<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><!-- generator="wordpress/2.2" --><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">
<channel>
	<title>Anafikir.com - Fikrin kadar varsın için yorumlar</title>
	<link>http://www.anafikir.com</link>
	<description>Fikrin kadar varsın</description>
	<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 05:29:23 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.2</generator>

	<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/anafikiry" type="application/rss+xml" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com" /><item>
		<title>Münazara yazısına naz tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/anafikiry/~3/fBBKaa5xwl0/</link>
		<author>naz</author>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2009 10:27:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.anafikir.com/munazara/#comment-10949</guid>
		<description>cok güzel açıklanmıs ama ödev için pek tavsiye etmem ağır gelir öğrencilere:)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>cok güzel açıklanmıs ama ödev için pek tavsiye etmem ağır gelir öğrencilere:)</p>
]]></content:encoded>
	<feedburner:origLink>http://www.anafikir.com/munazara/#comment-10949</feedburner:origLink></item>
	<item>
		<title>Verimli çalışmanın önemi yadsınamaz yazısına alim tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/anafikiry/~3/j6CRfMTB5nY/</link>
		<author>alim</author>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 18:36:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.anafikir.com/verimli-calismanin-onemi-yadsinamaz/#comment-10905</guid>
		<description>kompozisyon ödevim için çok yararlı oldu derledim topladım güzel bir kompozisyon teşekkürler metin 2 oynayanlar 1 yazsın</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>kompozisyon ödevim için çok yararlı oldu derledim topladım güzel bir kompozisyon teşekkürler metin 2 oynayanlar 1 yazsın</p>
]]></content:encoded>
	<feedburner:origLink>http://www.anafikir.com/verimli-calismanin-onemi-yadsinamaz/#comment-10905</feedburner:origLink></item>
	<item>
		<title>Ozon Tabakası yazısına ufukk tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/anafikiry/~3/x7FfTPRsQMM/</link>
		<author>ufukk</author>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 18:24:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.anafikir.com/ozon-tabakasi/#comment-10902</guid>
		<description>küresell ısınmanın önemini almak için suyu tüketmemeliyiz parfüm kullanmamalıyızz ağaçlara ve çevreye zarar vermemeliyiz</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>küresell ısınmanın önemini almak için suyu tüketmemeliyiz parfüm kullanmamalıyızz ağaçlara ve çevreye zarar vermemeliyiz</p>
]]></content:encoded>
	<feedburner:origLink>http://www.anafikir.com/ozon-tabakasi/#comment-10902</feedburner:origLink></item>
	<item>
		<title>Münazara yazısına Damla tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/anafikiry/~3/bx-ES5XhY7s/</link>
		<author>Damla</author>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 16:49:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.anafikir.com/munazara/#comment-10900</guid>
		<description>Güzel Ama Bi Kaç Eksikleri var tekrar Gözden Geçirilmesi Rica Olunur,bunun yanında yarın gireceğim münazaraya yardımcı oldu tesekkürler</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Güzel Ama Bi Kaç Eksikleri var tekrar Gözden Geçirilmesi Rica Olunur,bunun yanında yarın gireceğim münazaraya yardımcı oldu tesekkürler</p>
]]></content:encoded>
	<feedburner:origLink>http://www.anafikir.com/munazara/#comment-10900</feedburner:origLink></item>
	<item>
		<title>Ünlü olmak mı istiyorsunuz? yazısına gözde tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/anafikiry/~3/eoRHad8uTJY/</link>
		<author>gözde</author>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2009 13:31:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.anafikir.com/unlu-olmak-mi-istiyorsunuz/#comment-10894</guid>
		<description>ben ünlü olmak  istemiyorum    ama hiç  
mi hiç istemiyorum</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ben ünlü olmak  istemiyorum    ama hiç<br />
mi hiç istemiyorum</p>
]]></content:encoded>
	<feedburner:origLink>http://www.anafikir.com/unlu-olmak-mi-istiyorsunuz/#comment-10894</feedburner:origLink></item>
	<item>
		<title>Ünlü olmak mı istiyorsunuz? yazısına gözde tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/anafikiry/~3/a6rC-24GaNo/</link>
		<author>gözde</author>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2009 13:23:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.anafikir.com/unlu-olmak-mi-istiyorsunuz/#comment-10892</guid>
		<description>ünlü  olan insanlar  çokağırbir  bedel ödüyorlar  ama ünlü  olmak isteyenlere hiç tafsiye etmem  hiç birzaman ünlü olmayın  ünlü olursanız çokağırbedeler ödemek zorunkakalırsınız benden söylemesi arkadaşlar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ünlü  olan insanlar  çokağırbir  bedel ödüyorlar  ama ünlü  olmak isteyenlere hiç tafsiye etmem  hiç birzaman ünlü olmayın  ünlü olursanız çokağırbedeler ödemek zorunkakalırsınız benden söylemesi arkadaşlar</p>
]]></content:encoded>
	<feedburner:origLink>http://www.anafikir.com/unlu-olmak-mi-istiyorsunuz/#comment-10892</feedburner:origLink></item>
	<item>
		<title>Haydar Dümen yazısına muko tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/anafikiry/~3/HXsk-pUexO8/</link>
		<author>muko</author>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2009 14:35:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.anafikir.com/haydar-dumen/#comment-10889</guid>
		<description>siz eşi benzeri olmayansınız</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>siz eşi benzeri olmayansınız</p>
]]></content:encoded>
	<feedburner:origLink>http://www.anafikir.com/haydar-dumen/#comment-10889</feedburner:origLink></item>
	<item>
		<title>Cumhurbaşkanlığı seçimi için çağdaş bir öneri yazısına sinem tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/anafikiry/~3/xoYMDZJ31FE/</link>
		<author>sinem</author>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2009 12:04:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.anafikir.com/cumhurbaskanligi-secimi-icin-cagdas-bir-oneri/#comment-10886</guid>
		<description>ben ce barış için bir uçaga 1000 barış güvercini koyup küs oldugumuz bir ülkeye göndermeliyiz 
 
bilgi: yaşım 12</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ben ce barış için bir uçaga 1000 barış güvercini koyup küs oldugumuz bir ülkeye göndermeliyiz </p>
<p>bilgi: yaşım 12</p>
]]></content:encoded>
	<feedburner:origLink>http://www.anafikir.com/cumhurbaskanligi-secimi-icin-cagdas-bir-oneri/#comment-10886</feedburner:origLink></item>
	<item>
		<title>Bilim Allah’ın varlığını kanıtlayabilir mi? yazısına yusuf tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/anafikiry/~3/ewuSTZX1MNo/</link>
		<author>yusuf</author>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2009 16:55:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.anafikir.com/bilim-allahin-varligini-kanitlayabilir-mi/#comment-10883</guid>
		<description>Allah Var Mı?
Tanrı konusu insanlık tarihi kadar eski bir mesele, bu konuda günümüzde yazılmış yüzlerce ilahiyat, dinler tarihi ve bilimse anlamda sosyoloji ve antropoloji gibi alanlarda çalışma ve yazılar mevcut buna ek olarak hem İslam medeniyeti hem de diğer medeniyetlerin tarihleri boyunca konuyla ilgili birçok görüş bildiren eserler yazılmış. Halen de tartışılmaya devam etmesi insanlığı ne kadar etkilediğinin bir kanıtı. Tanrının gerçekten var olup olmadığının tartışmasını bir kenara bırakırsak insan canlısının dinle olan ilişkisini incelemek bize dinin insanlık için ne ifade ettiği ve neye yaradığı konularında bazı veriler sağlayacaktır. Şöyle bir dinler tarihi ve Özellikle mitoloji ile ilgili bazı yazıları okursak göreceğimiz üzere din ve tanrı(tanrılar) sosyal yaşamımızın ideallerimizin ve soyut düşüncemizin birer temsilcisi olmuşlar. Aslında biz istesek de istemesek de zihnimiz bilinçaltı süreçlerimiz her zaman mitlerle ve soyut inançlarla dolu olacak. 

Eğer gerçekten inandığımız şeylerin var olup olmadığını merak edersek o zaman bazı tabularımızı yıkmamız gerektiğini anlarız. Bunun nedeni dinin kendisini yaşamaktan çıkıp dini tartışılabilir bir şeye çevirmektir. Aslında her insan öyle yada böyle inançlarını sorgular ancak inançlar sosyal hayatımızı sürdürmeye sorumluluk sınırlarımızı belirlemeye kendimizi güvende hissetmemize ve toplumsal kabul için model olmaya yaradığı için bunu sorgulamak sanki büyük bir tehlikeymiş hissine kapılırız.. Çünkü dinin dışına çıkmak tamamen reddetmek büyük bir güvensizlik yaratacak kâinat bilinmezlerle dolayısıyla korkularla dolu bir yere dönüşecektir. Üstüne üstlük toplumdan bir yabancılaşma ve köklerimizden kopma hislerine neden olacaktır. Buradan bazı insanların neden dinin tartışılmasına öfkelendiklerine bir sebep çıkartabiliriz. Tabi başka birçok sebebin yanında... 

Bilimin din ile bu şekilde karşı karşıya gelmesi aslında tarihte ilk defa bu düzeyde son çağlarda (aydınlanmadan itibaren) görülmektedir. Özellikle İslam medeniyeti  (Seyyit hüseyin NASR'ın İslam ve İlim Kitabı) Bilimle çatışmamış kâinatı kendi inancıyla okumanın bir aracı olarak görmüş ve bilimi müthiş bir hızla geliştirmiştir. Diğer medeniyetlerde de bilim her zaman ilahi bir kuvvet olarak görülmüş ve bilim adamları kutsal sayılmıştır. Aydınlanma özellikle bağnazlaşmış değişime ve gelişime kendini kapatmış elindeki gücü korumak adına dini kullanmış Hıristiyan kilisesine karşı bir akıl ve mantık atılımı olarak ortaya çıkmıştır. Bu süreçte aklın hâkimiyeti önemsenmiş ve rasyonalizm tek gerçek olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla kilise bu dönemde bilim ve akıl öncülerini aforoz etmiş lanetlemiştir.  Aydınlanma bu gün bilim ve yaratılışçılık tartışmalarının asıl başlangıcını teşkil etmektedir. 1800'lü yıllara gelindiğinde bu gün Türkiye’de de faaliyet gösteren özellikle Harun YAHYA’NIN temsil ettiği yaratılışçılık akımı ortaya çıkmıştır. Özellikle Katolik kilisesinin desteğiyle Avrupa ve Amerika’da güçlenmiş bir düşünce akımıdır. Son 30-40 yıldır da Türkiye’de kendini göstermektedir. Amacı aklın ve mantığın çürütücü bir eleştirisini yaparak rasyonalizmi çökertmek ve yeniden Kilisenin hâkimiyetini sağlayabilmektir. Bunu genellikle kendi araştırmalarının sonucu olmayan alıntı bilimsel bilgilerle rasyonel mantığın zayıflığını göstermeye çalışarak yaparlar. Ancak ilginç bir şekilde bilimle gerçek bir bağlantıları yoktur. İnsanlara kendi belirledikleri bilimsel yorumları içeren bir mantığı zorunlu bir yöntemmiş gibi göstermeye çalışırlar. Bir de yaratılışçılara cevap verme derdinde olan ve bunu bir siyaset ve görev meselesi olarak gören bir kesim vardır. Bunlar da Bilimin her şeyi açıklayabileceğini, inanca ihtiyaç olmadığını ve dindarlığın bir tehlike olduğunu bilim ve inancın bir arada olamayacağını söylerler.  Dikkat edilirse bazı siyasi, ekonomik ve mevkileriyle ilgili kaygılarının olduğu rahatlıkla fark edilir. Bilim adamı olmak pek alakaları yoktur. Bazılarının unvanı profesör olsa bile.

Buraya kadar anlattıklarımız konuyla ilgili küçük bir girizgâh. Görüyoruz ki insanlar ya bağlı bulundukları toplumdan çıkmanın dışlanmanın psikolojik baskısından, ya sahip oldukları saygıyı mevkii ve etkiyi kaybetme korkusundan ya da bazı siyasi çıkarların elde edilmesi ümidinden hareket ediyorlar. Gerçekten tanrının var olup olmadığını merak ediyorsak gerçekten objektif bir şekilde kaygılarımızdan uzak bir araştırma zemini oluşturmamız gerekir. Karşımıza çıkan sonuçlardan korkmamalı kabullenmekte güçlük çekmemeliyiz. Yoksa hangi tarafta olursak olalım ister yaratılışçı dindar ister bilimselci bağnazlıktan kurtulamayız.

Yusuf KASAP</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Allah Var Mı?<br />
Tanrı konusu insanlık tarihi kadar eski bir mesele, bu konuda günümüzde yazılmış yüzlerce ilahiyat, dinler tarihi ve bilimse anlamda sosyoloji ve antropoloji gibi alanlarda çalışma ve yazılar mevcut buna ek olarak hem İslam medeniyeti hem de diğer medeniyetlerin tarihleri boyunca konuyla ilgili birçok görüş bildiren eserler yazılmış. Halen de tartışılmaya devam etmesi insanlığı ne kadar etkilediğinin bir kanıtı. Tanrının gerçekten var olup olmadığının tartışmasını bir kenara bırakırsak insan canlısının dinle olan ilişkisini incelemek bize dinin insanlık için ne ifade ettiği ve neye yaradığı konularında bazı veriler sağlayacaktır. Şöyle bir dinler tarihi ve Özellikle mitoloji ile ilgili bazı yazıları okursak göreceğimiz üzere din ve tanrı(tanrılar) sosyal yaşamımızın ideallerimizin ve soyut düşüncemizin birer temsilcisi olmuşlar. Aslında biz istesek de istemesek de zihnimiz bilinçaltı süreçlerimiz her zaman mitlerle ve soyut inançlarla dolu olacak. </p>
<p>Eğer gerçekten inandığımız şeylerin var olup olmadığını merak edersek o zaman bazı tabularımızı yıkmamız gerektiğini anlarız. Bunun nedeni dinin kendisini yaşamaktan çıkıp dini tartışılabilir bir şeye çevirmektir. Aslında her insan öyle yada böyle inançlarını sorgular ancak inançlar sosyal hayatımızı sürdürmeye sorumluluk sınırlarımızı belirlemeye kendimizi güvende hissetmemize ve toplumsal kabul için model olmaya yaradığı için bunu sorgulamak sanki büyük bir tehlikeymiş hissine kapılırız.. Çünkü dinin dışına çıkmak tamamen reddetmek büyük bir güvensizlik yaratacak kâinat bilinmezlerle dolayısıyla korkularla dolu bir yere dönüşecektir. Üstüne üstlük toplumdan bir yabancılaşma ve köklerimizden kopma hislerine neden olacaktır. Buradan bazı insanların neden dinin tartışılmasına öfkelendiklerine bir sebep çıkartabiliriz. Tabi başka birçok sebebin yanında&#8230; </p>
<p>Bilimin din ile bu şekilde karşı karşıya gelmesi aslında tarihte ilk defa bu düzeyde son çağlarda (aydınlanmadan itibaren) görülmektedir. Özellikle İslam medeniyeti  (Seyyit hüseyin NASR&#8217;ın İslam ve İlim Kitabı) Bilimle çatışmamış kâinatı kendi inancıyla okumanın bir aracı olarak görmüş ve bilimi müthiş bir hızla geliştirmiştir. Diğer medeniyetlerde de bilim her zaman ilahi bir kuvvet olarak görülmüş ve bilim adamları kutsal sayılmıştır. Aydınlanma özellikle bağnazlaşmış değişime ve gelişime kendini kapatmış elindeki gücü korumak adına dini kullanmış Hıristiyan kilisesine karşı bir akıl ve mantık atılımı olarak ortaya çıkmıştır. Bu süreçte aklın hâkimiyeti önemsenmiş ve rasyonalizm tek gerçek olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla kilise bu dönemde bilim ve akıl öncülerini aforoz etmiş lanetlemiştir.  Aydınlanma bu gün bilim ve yaratılışçılık tartışmalarının asıl başlangıcını teşkil etmektedir. 1800&#8242;lü yıllara gelindiğinde bu gün Türkiye’de de faaliyet gösteren özellikle Harun YAHYA’NIN temsil ettiği yaratılışçılık akımı ortaya çıkmıştır. Özellikle Katolik kilisesinin desteğiyle Avrupa ve Amerika’da güçlenmiş bir düşünce akımıdır. Son 30-40 yıldır da Türkiye’de kendini göstermektedir. Amacı aklın ve mantığın çürütücü bir eleştirisini yaparak rasyonalizmi çökertmek ve yeniden Kilisenin hâkimiyetini sağlayabilmektir. Bunu genellikle kendi araştırmalarının sonucu olmayan alıntı bilimsel bilgilerle rasyonel mantığın zayıflığını göstermeye çalışarak yaparlar. Ancak ilginç bir şekilde bilimle gerçek bir bağlantıları yoktur. İnsanlara kendi belirledikleri bilimsel yorumları içeren bir mantığı zorunlu bir yöntemmiş gibi göstermeye çalışırlar. Bir de yaratılışçılara cevap verme derdinde olan ve bunu bir siyaset ve görev meselesi olarak gören bir kesim vardır. Bunlar da Bilimin her şeyi açıklayabileceğini, inanca ihtiyaç olmadığını ve dindarlığın bir tehlike olduğunu bilim ve inancın bir arada olamayacağını söylerler.  Dikkat edilirse bazı siyasi, ekonomik ve mevkileriyle ilgili kaygılarının olduğu rahatlıkla fark edilir. Bilim adamı olmak pek alakaları yoktur. Bazılarının unvanı profesör olsa bile.</p>
<p>Buraya kadar anlattıklarımız konuyla ilgili küçük bir girizgâh. Görüyoruz ki insanlar ya bağlı bulundukları toplumdan çıkmanın dışlanmanın psikolojik baskısından, ya sahip oldukları saygıyı mevkii ve etkiyi kaybetme korkusundan ya da bazı siyasi çıkarların elde edilmesi ümidinden hareket ediyorlar. Gerçekten tanrının var olup olmadığını merak ediyorsak gerçekten objektif bir şekilde kaygılarımızdan uzak bir araştırma zemini oluşturmamız gerekir. Karşımıza çıkan sonuçlardan korkmamalı kabullenmekte güçlük çekmemeliyiz. Yoksa hangi tarafta olursak olalım ister yaratılışçı dindar ister bilimselci bağnazlıktan kurtulamayız.</p>
<p>Yusuf KASAP</p>
]]></content:encoded>
	<feedburner:origLink>http://www.anafikir.com/bilim-allahin-varligini-kanitlayabilir-mi/#comment-10883</feedburner:origLink></item>
	<item>
		<title>Birleşme özelliği yazısına tugçe tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/anafikiry/~3/O66WA1eAWTE/</link>
		<author>tugçe</author>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 11:59:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.anafikir.com/birlesme-ozelligi/#comment-10878</guid>
		<description>bence site güzel ama daha güzel olabilirdi ne bilim birleşme özelligiyle ilgili sorular cevaplar birleşme özelligine ait bi çok örnek vb. şeyler yazarak dahada geliştirebilirdiniz.Ama bazı arkadaşlar bunu bile bulduklarına şükür ediceklerine küfür ediyolar beyenmiyosanız başka sitelere girebilirdiniz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bence site güzel ama daha güzel olabilirdi ne bilim birleşme özelligiyle ilgili sorular cevaplar birleşme özelligine ait bi çok örnek vb. şeyler yazarak dahada geliştirebilirdiniz.Ama bazı arkadaşlar bunu bile bulduklarına şükür ediceklerine küfür ediyolar beyenmiyosanız başka sitelere girebilirdiniz.</p>
]]></content:encoded>
	<feedburner:origLink>http://www.anafikir.com/birlesme-ozelligi/#comment-10878</feedburner:origLink></item>
</channel>
</rss>
