<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>A. S. Hakan GÖK</title>
	<atom:link href="http://ashakangok.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ashakangok.com</link>
	<description>Full Automattic Filmmaker</description>
	<lastBuildDate>Fri, 07 Aug 2020 10:42:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.2.9</generator>
	<item>
		<title>Yeşilay &#8211; Kendi Hikayeni Seç &#124; Kamera Arkası</title>
		<link>http://ashakangok.com/kamera-arkasi/yesilay-kendi-hikayeni-sec-kamera-arkasi/</link>
					<comments>http://ashakangok.com/kamera-arkasi/yesilay-kendi-hikayeni-sec-kamera-arkasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. S. Hakan GÖK]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2020 10:34:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kamera Arkası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ashakangok.com/?p=1068</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Yeşilay Cemiyeti için çekilen &#8220;Kendi Hikayeni Seç&#8221; interaktif filmin kamera arkası fotoğrafları.</p>
The post <a href="http://ashakangok.com/kamera-arkasi/yesilay-kendi-hikayeni-sec-kamera-arkasi/">Yeşilay – Kendi Hikayeni Seç | Kamera Arkası</a> first appeared on <a href="http://ashakangok.com">A. S. Hakan GÖK</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Yeşilay Cemiyeti için çekilen &#8220;Kendi Hikayeni Seç&#8221; interaktif filmin kamera arkası fotoğrafları.</p>The post <a href="http://ashakangok.com/kamera-arkasi/yesilay-kendi-hikayeni-sec-kamera-arkasi/">Yeşilay – Kendi Hikayeni Seç | Kamera Arkası</a> first appeared on <a href="http://ashakangok.com">A. S. Hakan GÖK</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://ashakangok.com/kamera-arkasi/yesilay-kendi-hikayeni-sec-kamera-arkasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>A. S. Hakan GÖK URSA Mini Pro’yu Tercih Ediyor</title>
		<link>http://ashakangok.com/roportaj/a-s-hakan-gok-ursa-mini-proyu-tercih-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. S. Hakan GÖK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Sep 2018 01:01:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ashakangok]]></category>
		<category><![CDATA[blackmagic design]]></category>
		<category><![CDATA[broadcasterinfo]]></category>
		<category><![CDATA[ursa mini pro]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/foobla/SquareRoot/?p=116</guid>

					<description><![CDATA[<p>broadcasterinfo</p>
The post <a href="http://ashakangok.com/roportaj/a-s-hakan-gok-ursa-mini-proyu-tercih-ediyor/">A. S. Hakan GÖK URSA Mini Pro’yu Tercih Ediyor</a> first appeared on <a href="http://ashakangok.com">A. S. Hakan GÖK</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<div align="justify">Geçtiğimiz günlerde <b>A. S. Hakan GÖK</b> ile neden <b>URSA Mini Pro</b>’yu tercih ettiği üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.</p>
</blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Bir profesyonel olarak sizin için en iyi kamera nedir?</b>&nbsp;</p>
<div align="justify">Bence “en iyi kamera projeye en uygun kamera”dır. Bir projeye dahil olduğumda ilk önce nasıl bir atmosfer üzerinde çalışacağımızı anlamak istiyorum. Kamera tercihim de bu projede oluşturmak istediğim atmosfere göre şekilleniyor. Sinema harekete biçim verebilen dramatik bir sanat olmasına rağmen, kişisel seçimlerimin arasında tüm plastik sanatlarda olduğu gibi bir zemin arayışı var. Dijital sinema devriminden önce bunu filmle biçimlendirebiliyordunuz. Günümüz koşullarında ise kamera üre- ticisi markalarının ürettiği sensörler ile bu tasarıma başlamanın doğru olduğunu düşünüyorum. Örneğin bir *found-footage korku filmi için hazırlanıyorum. Projeye uygun olması için hafıza kartlarına çekim yapan ya da harici kayıt üniteleri ile desteklenen günümüz sinema kameraları yerine kasetli bir kamera bile tercih edebilirim. Post prodüksiyonda doku arayışlarına ve değişikliklerine pek açık birisi değilim.</div>
<p>&nbsp;</p>
<div align="justify">Bir reklam projesi için ise farklı bir tercihim olabilir. Reklam filmlerinin çoğunda ışıltılı bir dünya kurulduğu için daha çekici görüntüler elde etmek amacıyla başka bir kamerayı seçebilirim. Bu örnekleri diğer filmler için de çoğaltabiliriz. Ama benim için önemli olan projenin işlevine ve atmosferine uygun bir kamera tercihi yapmaktır.</div>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>URSA Mini Pro ile çekim yaparken hangi tür ışık ekipmanları kullandınız?</b></p>
<div align="justify">Orhan Hakalmaz’ın “Değmen Benim Gamlı Yaslı Gönlüme” müzik videosunda çok az ışık ekipmanı kullandım. Türkü aslında oldukça bilindik bir türkü, çok da hüzünlü bir türkü. Bu türküye uygun atmosfer olması için kapalı bir havada çekimleri gerçekleştirdik. Tüm projede yalnızca çeşitli reflektörleri, yakın planlarda dolgu ışığı için kullandım. Bu reflektörlerin dışında hiçbir ışık ekipmanı kullanmadım.</div>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>URSA Mini Pro’nun ışık hassasiyeti konusunda ne düşünüyorsunuz?</b></p>
<div align="justify">URSA Mini Pro’nun sinematik sensörü, bence bugüne kadar üretilen en başarılı Blackmagic Design sensörü. URSA Mini Pro’nun ışık hassasiyeti bence tam olması gerektiği gibi. Örneğin Orhan Hakalmaz’ın “Değmen Benim Gamlı Yaslı Gönlüme” müzik videosunda, Base ISO olarak 800 ISO’yu tercih ettim. Oldukça kapalı bir havada yaptığımız çekimlerde, kamera bana herhangi bir noise etkisi olmadan yük- sek karelerde çekim yapma imkânı tanıdı. Ayrıca daha önce belirttiğim gibi oldukça az ışık ekipmanı kullandım.</div>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>URSA Mini Pro size neler kattı?</b></p>
<div align="justify">URSA Mini Pro, bana en çok çalışma esnekliği kattı. Sette pek yerinde duramayan biriyim. Sürekli çekimde olalım istiyorum. Kameranın alan değişimleri arasında uzayan süreleri pek sevmiyorum. URSA Mini Pro, bu bakımdan kullandığım en kompakt sinema kamerası. Standart kamera aksesuarlarını da eklediğimizde yine ideal bir ağırlıkta oluyor ve bu özelliği ile hızlı çalışmamı sağlıyor.</div>
<p>&nbsp;</p>
<div align="justify">Çalıştığınız kamerayı iyi tanımanız her zaman çok önemli. Ama oturup kamera menüsü ezberleyen birisi olmadım hiçbir zaman. Zaten bununda yanlış olduğunu düşünüyorum. URSA Mini Pro’nun dokunmatik ekranı, menüler arasında hızla geçiş yapmanızı sağlıyor. Bu da sette hâkim olmam gereken başka konular için bana zaman tanıyor.</div>
<p>&nbsp;</p>
<div align="justify">URSA Mini Pro’nun yan kontrol paneli ise kamera üzerinde kısa bir sürede hemen hemen kullanmam gereken tüm fonksiyonlarına ulaşmamı kolaylaştırıyor. Bu kontrol kabiliyetim ile asistan- larıma daha az iş düşüyor ve asıl işlerine odaklanabiliyorlar.</div>
<p>&nbsp;</p>
<div align="justify">Kameranın bir diğer sevdiğim özelliği dahili ND filtre seçenekleri. Bu özelliği ile yine çalışma hızı ve esnekliği sağlayan bir kamera. Çoğu zaman hızlı sök-tak tarzı clip-on matte box’ları tercih ediyorum. Kamera üzerinden ND filtre kullanmadığım zaman, bir filtre için bir stage’im daha kalıyor. Bu durumda herhangi bir filtre alternatifini eklemem çok daha kısa süre alıyor.</div>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>URSA Mini Pro’yu sete hazır hale getirmeniz ne kadar zaman alıyor?</b></p>
<div align="justify"><a href="https://filmekipmanlari.com/kiralik-ekipman/blackmagic-ursa-mini-pro-4-6k-pro-set-01/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">URSA Mini Pro</a>’yu tüm aksesuarları ile en geç 10-15 dakika içerisinde çekime hazır hale getirebiliyorum.</div>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Kayıtlarınızı hangi tür kartlara kaydediyorsunuz?</b></p>
<div align="justify">Eğer RAW çekmiyorsam, Wise’nın yüksek hızlı CFAST 2.0 versiyonu hafıza kartlarını tercih ediyorum. RAW formatında çekim yapacaksam, Blackmagic Design URSA Mini SSD Recorder ile URSA Mini Pro uyumlu Angelbird SSD kartlarını tercih ediyorum.</div>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Hangi formatta çekiyorsunuz (4K, 2K, HD) ve neden o formatta?</b></p>
<div align="justify">Çözünürlük konusunda benim için asıl belirleyici olan konu, projenin seyir- ciye ulaşacağı mecra. İnternet üzerin- den seyredilecek bir projeyi 2K çekmeyi tercih ediyorum. En nihayetinde 1080p oynatılacak bir proje için 4K çekim yap- manın post prodüksiyonda yorgunlu- ğa ve zaman kaybına neden olacağı- nı düşünüyorum. Ayrıca 1080p oynatılacak bir proje için 2K çekim yaptığımda post pro- düksiyonda bazı planların düzeltilmesi için çözünürlük alanı da tanımış oluyorum. Eğer sinema seyredilecek bir proje ise kesinlikle RAW olarak en kayıpsız ve en yüksek çözünürlüğü tercih ediyorum. Yine bu seçimlerim ile post prodüksiyondaki, VFX eklemeleri ve düzeltmeler için çözünürlük alanı tanımış oluyorum.</div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak: broadcasterinfo Sayı: 165 • Eylül 2018<br />
Fotoğraflar: Furkan Taşçı</p>
<div class='w3eden'><!-- WPDM Link Template: Default Template -->

<div class="link-template-default card mb-2">
    <div class="card-body">
        <div class="media">
            <div class="mr-3 img-48"><img class="wpdm_icon" alt="Icon"   src="http://ashakangok.com/wp-content/plugins/download-manager/assets/file-type-icons/pdf.svg" /></div>
            <div class="media-body">
                <h3 class="package-title"><a href='http://ashakangok.com/download/broadcasterinfo-sayi-165-eylul-2018/'>broadcasterinfo Sayı: 165 - Eylül 2018</a></h3>
                <div class="text-muted text-small"><i class="fas fa-copy"></i> 1 file(s) <i class="fas fa-hdd ml-3"></i> 20.03 MB</div>
            </div>
            <div class="ml-3">
                <a class='wpdm-download-link download-on-click btn btn-primary ' rel='nofollow' href='#' data-downloadurl="http://ashakangok.com/download/broadcasterinfo-sayi-165-eylul-2018/?wpdmdl=1058&refresh=6a224b87afffb1780632455">Download</a>
            </div>
        </div>
    </div>
</div>

</div>The post <a href="http://ashakangok.com/roportaj/a-s-hakan-gok-ursa-mini-proyu-tercih-ediyor/">A. S. Hakan GÖK URSA Mini Pro’yu Tercih Ediyor</a> first appeared on <a href="http://ashakangok.com">A. S. Hakan GÖK</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>A. S. Hakan GÖK FS7 ile Uzun Metrajlı Sinema Filmi Deneyimi</title>
		<link>http://ashakangok.com/roportaj/a-s-hakan-gok-fs7-ile-uzun-metrajli-sinema-filmi-deneyimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. S. Hakan GÖK]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Nov 2016 01:01:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ashakangok]]></category>
		<category><![CDATA[broadcasterinfo]]></category>
		<category><![CDATA[sony]]></category>
		<category><![CDATA[sony fs7]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ashakangok.com/?p=1040</guid>

					<description><![CDATA[<p>broadcasterinfo</p>
The post <a href="http://ashakangok.com/roportaj/a-s-hakan-gok-fs7-ile-uzun-metrajli-sinema-filmi-deneyimi/">A. S. Hakan GÖK FS7 ile Uzun Metrajlı Sinema Filmi Deneyimi</a> first appeared on <a href="http://ashakangok.com">A. S. Hakan GÖK</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Çekimini <b>Sony FS7</b> kamera ile gerçekleştirdiği filmi vizyonda olan Görüntü Yönetmeni <b>A. S. Hakan GÖK</b>, kamera hakkında görüşlerini ProVideo’ya aktardı.</p></blockquote>
<div align="justify">Adım A. S. Hakan GÖK. Adana doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Adana’da tamamladım. Daha sonra sırasıyla Trakya Üniversitesi’nde Radyo-TV Yayıncılığı üzerine önlisans, Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Gazetecilik üzerine de lisans eğitimimi tamamladım. 2010 yılında sinema üzerine yüksek lisansımı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde “Muharrem Gürses ve Sineması” başlıklı tezimle tamamladım.</p>
<div align="justify">Yüksek öğrenimime başladığım yıllarda kısa filmler üreterek sinemaya başladım. Yedi kısa filmin senaryosunu yazıp, yönetmenliğini yaptım. Bu filmlerin birkaçı hariç çoğunun görüntü yönetmenliğini üstlendim. Bu çalışmalarımın sonucunda ulusal ve uluslararası festivallerden 40’a yakın ödül kazandım.</p>
<div align="justify">Lisans eğitimim devam ederken, reklam ve uzun metrajlı sinema filmlerinde kamera ekiplerinde çalıştım. Bağımsız olarak müzik videoları ve reklam filmleri yönettim. 2011 yılında Türkiye’nin ilk butik fotoğraf ve film ekipmanları kiralama şirketi <a href="https://filmekipmanlari.com/" title="Kiralık Kamera" rel="noopener noreferrer" target="_blank">FilmEkipmanları.com</a>’u kurdum.</p>
<div align="justify">2014 yılında ilk uzun metraj görüntü yönetmenliği deneyimini, tamamı kendi memleketimde geçen bağımsız bir proje olan “Mehmet Salih” filmi ile gerçekleştirdim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>“Filmin atmosferinde istediğimiz rengi Sony FS7 ile elde ettik”</b></p>
<div align="justify">“<b>BERZAH-Cin Alemi</b>” benim görüntü yönetmenliğini üstlendiğim ikinci uzun metrajlı sinema filmi. Ana korku öğesinin metafizik varlıklar olduğu filmde, “BERZAH” kavramından yola çıkarak mekanları oldukça dar seçildi. Hatta bu seçimler filmin renk paletine de yansıdı ve genellikle toprak rengini çağrıştıran kehribar tonları baskın olarak kullanıldı. Filmin atmosferinde seyircinin hissetmesini istediğim kasvetli ve sıkışık bir hava var.</p>
<div align="justify">Tam da bu noktada Sony FS7 her şeyden önce oldukça esnek ve modüler bir kamera. Öncelikli olarak boyutları açısından FS7 bize bu dar mekanlarda hareket özgürlüğü tanıdı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>“FS7 ile yeniden uzun metrajlı film çekmeyi planlıyorum”</b></p>
<div align="justify">Bir diğer önemli neden ise FS7’nin sahip olduğu 4K Super 35 Exmor sensörü. Sensörün düşük ışık algısı, geliştirilmiş kullanım profillerinin olması-örneğin ben S-Log3 ile çalışmayı tercih ettim-kamerayı seçmemdeki en önemli özellikler arasında. Bunun yanı sıra kameranın sahip olduğu dinamik aralık, özellikle filmin post-prodüksiyon sürecinde bana oldukça yardımcı oldu. FS7’nin 180 fps’ye kadar yüksek kare hızına sahip olması filmde özellikle birkaç sahnenin oldukça etkili olmasını sağladı. Hafif ve ergonomik yapısıyla kamerayı filmin birçok sahnesinde omzumda büyük bir rahatlıkla kullandım.</p>
<div align="justify">Şu an ön hazırlığı yaptığım yeni bir uzun metrajlı film projesini FS7 ile çekmeyi planlıyorum. Ayrıca yüksek karenin yoğunlukla kullanılacağım birkaç reklam filmi için FS7 ile çalışacağım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>“Diğer görüntü yönetmenleri de FS7 konusunda cesur olmalılar”</b></p>
<div align="justify">Kameranın görüntü kalitesi oldukça üstün bir performans gösteriyor. Bunda tabi ana etken CMOS bir sensör kullanması ve tam 4K çözünürlükte olması. Bununla birlikte yüksek ISO hassasiyeti düşük ışık koşullarında çalışmayı kolaylaştırırken, geniş dinamik aralıkta post-prodüksiyon sürecinde projelerin daha sağlıklı ilerlemesini sağlıyor.</p>
<div align="justify">Kameranın Cine modlarının tanımı, dahili ND filtrelere sahip olması ve ergonomik yapısı. Ayrıca 180 fps’ye kadar yüksek karelere de çıkabilmesi kamerayı oldukça yetenekli bir hale getirmiş.</p>
<div align="justify">Kamerayı kesinlikle diğer kullanıcılara da öneririm. Sony kamerayı tüm dünyaya bir belgesel kamerası olarak lanse etti. Birçok belgesel projesinde aydınlatma koşullarını siz oluşturmazsınız ve kameranın ergonomik yapısı hızlı olmanız için önemlidir. Sanırım kamerayı Türkiye’de çekilen uzun metrajlı bir sinema filminde ilk defa ben kullandım. Diğer görüntü yönetmenlerine önerim FS7 konusunda cesur olmaları. Yeni eklenen modüllerle beraber RAW ve Apple ProRes 422 kayıtlar alınabilmesi de FS7’yi daha da cazip kılıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak: broadcasterinfo Sayı: 145 • Kasım 2016<br />
<div class='w3eden'><!-- WPDM Link Template: Default Template -->

<div class="link-template-default card mb-2">
    <div class="card-body">
        <div class="media">
            <div class="mr-3 img-48"><img class="wpdm_icon" alt="Icon"   src="http://ashakangok.com/wp-content/plugins/download-manager/assets/file-type-icons/pdf.svg" /></div>
            <div class="media-body">
                <h3 class="package-title"><a href='http://ashakangok.com/download/broadcasterinfo-sayi-145-kasim-2016/'>broadcasterinfo Sayı: 145 - Kasım 2016</a></h3>
                <div class="text-muted text-small"><i class="fas fa-copy"></i> 1 file(s) <i class="fas fa-hdd ml-3"></i> 22.67 MB</div>
            </div>
            <div class="ml-3">
                <a class='wpdm-download-link download-on-click btn btn-primary ' rel='nofollow' href='#' data-downloadurl="http://ashakangok.com/download/broadcasterinfo-sayi-145-kasim-2016/?wpdmdl=1061&refresh=6a224b87b21e11780632455">Download</a>
            </div>
        </div>
    </div>
</div>

</div></p>The post <a href="http://ashakangok.com/roportaj/a-s-hakan-gok-fs7-ile-uzun-metrajli-sinema-filmi-deneyimi/">A. S. Hakan GÖK FS7 ile Uzun Metrajlı Sinema Filmi Deneyimi</a> first appeared on <a href="http://ashakangok.com">A. S. Hakan GÖK</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>A. S. Hakan GÖK: “Seyirci Gürses’in Filmlerini Samimi Bulmustur”</title>
		<link>http://ashakangok.com/roportaj/a-s-hakan-gok-seyirci-gurses-in-filmlerini-samimi-bulmustur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. S. Hakan GÖK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Mar 2014 01:01:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ashakangok]]></category>
		<category><![CDATA[hayal perdesi]]></category>
		<category><![CDATA[mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[muharrem gürses]]></category>
		<category><![CDATA[türk sineması araştırmaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ashakangok.com/?p=990</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayal Perdesi Sinema Dergisi</p>
The post <a href="http://ashakangok.com/roportaj/a-s-hakan-gok-seyirci-gurses-in-filmlerini-samimi-bulmustur/">A. S. Hakan GÖK: “Seyirci Gürses’in Filmlerini Samimi Bulmustur”</a> first appeared on <a href="http://ashakangok.com">A. S. Hakan GÖK</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<div align="justify">Yeşilçam melodramlarının tutkulu üreticilerinden <b>Muharrem Gürses</b> uzun ve bereketli çalışma hayatı ile Türk sinemasına en çok emek veren isimlerden biri. Gürses, 1945-1988 yılları arasında seksen küsur filme yönetmen olarak imza atan; bir o kadar filme de senarist, oyuncu veya yapımcı olarak katkı veren bir sinema insanı. Gürses’in sinemasının değişmez unsurlarını, seyirciyle kurmayı başardığı ilişkinin sırlarını, filmleriyle kendi hayat hikayesi arasındaki benzerlikleri, hayata ve sinemaya bakışını <b>A. S. Hakan Gök</b> ile konuştuk. GÖK, 2010 yılında <b>Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema Bölümü</b>’nde “<em>Muharrem Gürses ve Sineması</em>” başlıklı bir tez yayınladı.</p>
</blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Türk sinemasında melodramlarıyla anılan Muharrem Gürses’in filmleri hangi özellikleriyle dikkat çekiyor?</b></p>
<div align="justify">Muharrem Gürses’in melodramlarına baktığımızda Gürses’in kendi yaşamından izleri sinemasına taşıdığını görüyoruz. Filmlerindeki karamsar hava kendi hayat deneyiminden kaynaklanmaktadır. Öksüz ve yetim büyüyen, büyükbabasının himayesinde yaşayan bir çocuktur. Tiyatro kariyerinde birçok Anadolu turnesine katılmıştır. Temaşa geleneğinden geldiği için halkın nabzını ve ne istediğini halk ile iç içe yaşayarak öğrenmiş bir sanatçıdır Gürses. Seyircisine saygı duyduğu için onunla duygu birlikteliği kurabildiği için melodramları başarılı olmuştur.</p>
<div align="justify">Muharrem Gürses’in filmlerinde kurduğu dünyada keskin ve net çizgiler vardır. Onun dünyasında kötüler “kapkara”, iyiler ise “akpak”tır. Dramatik çatışmayı hep bu iki taraf arasına kurar. Onun dünyasında “gri”lere yer yoktur. Türk halkının hayatı algılayış biçimine uygun filmler yapmıştır. Biz kaderci bir halkız. Karamsarlığımız buradan geliyor. Gürses karamsarlığı ve dini motifleri çok iyi işliyor. Karamsarlık ve yazgıyı kabullenme anlayışı filmlerinin genelinde bir ruh hali olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<div align="justify">Muharrem Gürses kendi sinemasını oluştururken tabii ki her sinemacı gibi çeşitli etkiler altında kalmıştır. Örneğin Mısır filmlerinin etkilerinden bahsedebiliriz. İkinci Dünya Savaşı sırasında güvenlik nedenleri ile batı ülkelerinden Türkiye’ye film göndermek zorlaştığı için bu nakliye sorununu Mısır üzerinden çözen dağıtımcılar ortaya çıkmıştı. Mısırlı film dağıtım şirketleri de kendi ülke sinemalarında üretilen filmleri bu filmlerle birlikte ülkemize göndermeye başlamıştı. İki halk arasında ortak noktalar var. Bu ortak noktalardan dolayı filmler, Türk seyircisinin büyük ilgisini çekiyor. Bu dönemlerde henüz 21-22 yaşlarında olan Gürses de bu filmlerden çok etkileniyor. Hıçkıra hıçkıra ağladığı filmleri hep “biz nasıl yaparız?” diye düşünüyor. Gürses, Mısır filmlerinin atmosferinden, konularından ve seyirciyi içine çekme gücünden etkilenmiş ve bunu melodramlarına yansıtmıştır.</p>
<div align="justify">Filmlerine baktığımızda genellikle bir sentezle karşılaşıyoruz. Aşk, aile, çocuk, hastalık, ölüm, eğlence gibi birçok farklı kavramı filmlerinde aynı anda kullanmaya özen gösteriyor.</p>
<div align="justify">Gürses’in melodramlarında genellikle aynı temaların işlendiği de eklemeli. “Dağılan yuva” teması en sevdiği temalardan biri. Bu filmlerinde seyircilere çeşitli dersler verdiğini ve ahlâkçı bir yaklaşımı olduğunu görüyoruz. Gürses, filmlerinde seyircileri hem ağlatmış hem de güldürmüştür. Bu da dram sanatında oldukça güç bir durumdur.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;</p>
<p><b>Muharrem Gürses’i diğer yönetmenlerden ayıran en önemli özellikler neler?</b></p>
<div align="justify">Merhum Muharrem Gürses hakkında araştırma yaparken onun sadece bir yönetmen olmadığını tam anlamıyla bir sinemacı olduğunu gördüm. Muharrem Bey, filmlerinin senaryosunu kendi yazıyor, filmlerinde rol alıyor, yönetiyor, yapımcılığını üstleniyor, yeri geliyor tiyatrodaki dekor bilgisi ile sanat yönetmenliği bile yapıyor. Aynı zamanda Gürses, bir ressam olduğu için bazı filmlerinin afişini kendi çiziyor.</p>
<div align="justify">Gürses hakkında okuduklarım, sorduğum sorulara aldığım cevaplar ve kendi anılarında konu hep bir şekilde sinema tutkusuna geliyordu. Bence her şeyden önce Muhharem Bey’i özgünleştiren sinema konusundaki bu tutkusuydu. Ve bu tutkusunu bir biçimde “seyirciye dokunmak” amacıyla kullanmıştı.</p>
<div align="justify">Onu çok etkileyen ve hatıralarında da yer verdiği bir anısından bahsetmek istiyorum. Daha küçük bir çocukken memleketi Amasya’ya gelen gezici tiyatroları takip ediyor: O günlerde Amasya’ya önce Hafız İhsan Kumpanyası gelir, ardından da Topal Atıf’ın Melodram Tiyatrosu temsiller vermeye başlar. Hafız İhsan’ın operet türündeki oyunları Gürses’in ilgisini çekmemişti. Onu asıl derinden etkileyen ve tüm sanat yaşamında etkisi görülecek olan yerel tiyatrocu Topal Atıf’ın, Gürses’in deneyimi ile “seyircisini zırıl zırıl ağlatan melodramlarıydı”.</p>
<div align="justify">“Deli oluyordum onu seyrederken göğsümü döve döve ağlıyor, “Ah ben de onun gibi şu milleti bir ağlatabilsem” diyordum. Yeri göğü inleten şu alkışlardan birazını da ben alabilsem&#8230; Topal, mopal, herif sahneye bir çıkıp da tiradına hıçkırıklı sesiyle bir başladı mı, kimde cantakat kalırdı ki. Ne yapıyor, nasıl yapıyor da, şu tiyatroya gelen (kadın-erkek, yaşlı genç) herkesi sonuna kadar hıçkırıklara boğuyor, alkış üstüne alkış alıyordu?”</p>
<p>Topal Atıf’ın oyunlarından Gürses’in çok sevdiği bir sahne vardır ki sürekli bu sahneyi oynamak istemektedir:</p>
<div align="justify">“Eve geldiğim, yatağa girdiğim zaman, saatlerce onun taklidini yapıyor, “Sesimi bazı kısarak, bazı kelimelere fazlaca basarak, boğazıma da hıçkırıklar yığarak mı ağlatabilirim ben de bir gün seyircilerimi?” der, provalarda sesimi çoğu kez frenleyemez; “Zalim kadın, yavrumu sen katlettin&#8230; Dünya ve ahrette bu senin hunharca işlediğin cinayetini Cenab-ı Mevla affü mağfirete asla erdiremez. Geber ey Mel’une.. Ey zulmün bâziçesi hain kadın!”</p>
<div align="justify">Kendi yazdıklarını incelediğimizde Gürses’i diğer yönetmenlerden ayıran en büyük özelliği bence bu tutkusudur. Seyirci ile yakaladığı birlikteliktir. Burada tüm sinema dilini, teknik ve estetik meseleleri başka bir yere koyuyorum. Bence Muharrem Bey’in seyirci ile bir arada olma, seyirciye dokunma amacı yıllarca onu bu işe yoğunlaştırdı ve filmlerini büyük seyirci kitleleri ile buluşturdu.</p>
<div align="justify">Her şeyden önce Muhharem Bey’i özgünleştiren sinema konusundaki tutkusuydu. Ve bu tutkusunu da “seyirce dokunmak” amacıyla kullanmıştı.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;</p>
<p><b>Gürses sinemasını araştırmak istemenizin nedeni neydi?</b></p>
<div align="justify">Gürses hakkında araştırmaya yapmamın iki temel nedeni vardı. Birincisi Türk sinemasının kendini aradığı yıllarda sinemaya başlayan bir isim Muharrem Gürses. Yani “Sinemacılar Dönemi” olarak adlandırdığımız tarihlerde bu işe atılmış ve yıllarca film üretmiş. Muharrem Gürses’in kendine has özellikleri ile öne çıkan özgün bir yönetmen olması, araştırma yapmamın ana nedeni idi. Çünkü bizim kaynaklarımızda Sinemacılar dönemi ile ilgili yapılan hemen hemen bütün araştırmalar, belli başlı isimlere ve konulara odaklanmıştı. Bu yüzden bu çalışmanın Türk sineması üzerine araştırma yapacaklar için faydalı olacağını düşündüm. İkinci nedeni ise benim kişisel ilgi alanlarımdan biri olması. Ben yönetmen tanımayı seviyorum. Özelikle sinema tarihinde izler bırakmış yönetmenlerin filmografilerini inceleyip onları tanımayı istiyorum. Bu kişisel merakım ayrıca beni çalışmaya yoğunlaştıran etkenlerden biri olmuştur.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;</p>
<p><b>Yönetmenin filmlerindeki estetik anlayışı için neler söylemek istersiniz? Yönetmenin tiyatro kökenli olduğunu biliyoruz, acaba bu durum filmlerindeki sinema dilini nasıl etkilemiştir?</b></p>
<div align="justify">Yaptığım çalışmada onun çektiği filmlerin yaklaşık %10’nu inceleyebilme imkanı buldum. Bu filmlerden yola çıktığımızda Gürses’in filmlerinde naif bir sinema dili olduğunu görüyorsunuz. Melodram olduğu için hepsi özellikle müzik kullanımıyla öne çıkan filmler. Türküler, gazeller ve şarkılar filmin hikayesini bütünleştirecek bir etki ile seçilmiş. Zaman zaman karakterin hislerini bu acıklı parçalarla seyirciye aktardığını söyleyebiliriz. Karşımıza genellikle doğrusal bir film akışı geliyor. Bazı filmlerinde çok az “flash-back” kullanımı olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca yönetmen bazen filmleri üst üste pozlayarak deneysel etkiler de aramış. Karakterlerin iç dünyalarını böylece yansıtmaya çalışmış. Kamerayı genellikle sabit kullanan bir yönetmen Gürses. Kamerayı anlam yaratmaktan çok oyuncu takipleri için kullanıyor. Filmlerin genelinde bir ritim bozukluğundan bahsedebiliriz. Özellikle filmlerinde şarkılı-türkülü sahnelerin fazlasıyla yer kaplaması filmlerinin dramatik yapısını zayıflatan bir etken. Abartılı oyunculukları seven bir yönetmen ayrıca; bunun temel etkisinin tiyatro kökenli bir yönetmen olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.</p>
<div align="justify">Seyirci ile iletişimi kaybetmemek için hep aynı yapı ve öğeleri kullanmış. Bu yüzden onun filmlerini art arda seyrettiğinizde “tek bir film” seyrediyor gibi hissedebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;</p>
<p><b>Yönetmenin dinsel temalı filmlere ağırlık verdiğini de biliyoruz. Bu filmlerde öne çıkan unsurlar neler?</b></p>
<div align="justify">Türk sinemasında böyle dönem dönem furyalar görmek mümkün. Günümüze baktığımızda da bence şu an sırtını dinsel motiflere dayamış korku filmleri, niteliği düşük komedi filmleri ve romantik filmler bir furya haline dönüşmüş durumda. Bunun temel nedeni de tecimsel başarı. Sinemacılar başarılı olan tema ya da filmleri örnek alarak bu tür film ya da benzeri filmler yaparak daha çok seyirciye ulaşmak istiyorlar.</p>
<div align="justify">Sizin de belirttiğiniz gibi Gürses’in birçok dini temalı filmi var. Muharrem Bey’in küçük yaşlarda din eğitimi aldığını biliyoruz. Daha bu yaşlarda dini-mitolojik karakterlerle ilişkisi başlıyor. Ve bu temalar onun sevdiği temalar. Melodramlarda kurduğu film yapısını bu filmlere uyguladığını söylemek mümkün. Melodramlarında olduğu gibi bu filmlerin dramatik yapısının kötüler-iyiler arasında kurulduğunu görüyorsunuz. Yani bunu din temalı bir filme uyguladığınızda inançlı kişiler karşısında inançsız kişileri görüyorsunuz. Karakterler arasında keskin ve net çizgiler var. Bu filmlerin finalinde hep aynı sonuca varıyorsunuz aslında “kafirler, münafıklar, Allahsızlar” ağır bir şiddetle cezalandırılıyor. Böylece seyirci tartışmasız bir “katharsis” yaşıyor. Açıkçası dini temalı filmlerin seyircilerin dini duygularını istismar eden filmler olduğunu görüyoruz. Tecimsel başarısı kanıtlanmış bu filmlere zaman zaman ara veriyor. Sonra tekrar dini temalı filmler yapıyor. Bu filmlerden vazgeçemediğini filmografisine baktığınızda açıkça görürsünüz.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;</p>
<p><b>Türk sinemasına “Muharrem Gürses sinemasının” etkilerinden söz edebilir miyiz?</b></p>
<div align="justify">Muharrem Gürses filmlerini yalnızca kendisi için değil seyirci için yapan bir yönetmen. Bu yüzden filmleri başarılı oluyor ve ardından birçok taklidi yapılıyor. Eğer bugün “Gürses Melodramları” diye bir konuyu tartışıyorsak bu Muharrem Bey’in sinema tarihimizde iz bıraktığını göstermektedir. Bence bunun temel nedeni de Gürses’in filmlerini yorumlama ve gerçekleştirme tarzıdır. Filmlerini hissederek, yaşayarak çeken bir yönetmen olduğu için halka samimi gelmiş ve filmlerindeki birçok soruna rağmen ilgi görmüş; yıllarca film çekmeye devam etmiştir.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;</p>
<p><b>Tezinizde, Gürses’in yaşam öyküsüyle filmleri arasında paralellik kurmuşsunuz bu konudan biraz bahseder misiniz?</b></p>
<div align="justify">Sanatını samimiyetle icra eden her sanatçı gibi Gürses’i de yaşadıklarından bağımsız düşünemeyiz. Hayatındaki olayları, deneyimleri bir biçimde sinemasına aksettirmiş. Örneğin küçük yaşta anne ve babasını kaybettiği için öksüzlük ve yetimlik motifi filmlerinde sık sık görülmekte. Birkaç film adıyla da örnek verebilirim: Yetimler Ahı, Ana Hasreti, Öksüz Gülnaz gibi. Ayrıca iki büyük savaşın gölgesinde büyüyen birinden bahsediyoruz. Bu savaşların getirdiği sıkıntılar ve karamsar hava ister istemez filmlerine yansımış. Ayrıca onu büyüten dedesinden din eğitimi almış. Bu da daha önce değindiğimiz gibi dini temalı filmler çekmesinde etkili olmuş. Onun filmlerinde görülen yazgıyı kabullenme ve yazgı karşısındaki çaresizlikte de dinin etkisi olduğunu düşünüyorum. Hatta bir filminin adı: Mukadderat. Bu filmi bulamadım ama ismi büyük bir ipucu bizim için.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;</p>
<p><b>Sinemanın hemen her alanında hizmet veren Gürses hangi alanda daha etkin olabilmiştir?</b></p>
<div align="justify">Günümüz seyircisi ne yazık ki Muharrem Gürses’i tanımıyor. Aslına bakarsanız Gürses’in geldiği yer, yaşadığı hayat koşulları, çalışma ortamı, çalışma dönemi ve ilginç çalışma koşulları göz önüne alındığında mesleğini çok seven, naif ve duygusal bir sanatçıdan bahsediyoruz. Bu yüzden ben “şu alanda daha etkili olmuştur” diyemem. Benim için önemli olan bıraktığı izdir. Ama size şöyle bir örnek verebilirim. Araştırmamı gerçekleştirdiğim günlerde Muharrem Bey’i hatırlatmak için çevremdekilere hep aynı örneği vermiştim: “Hababam Sınıfı serisindeki paragöz okul müdürü”. Muharrem Bey, birçok kişinin kafasına bu rolü ile kazınmış.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;</p>
<p><b>Araştırmanızı yaparken yazılı kaynaklara, filmlere ulaşma konusunda zorluk yaşadınız mı? Yönetmene ait bir arşiv mevcut mu?</b></p>
<div align="justify">Araştırma aşaması oldukça zor oldu. Filmlerin büyük bir kısmını internetten satın aldım. Satın aldım derken bildiğiniz DVD ya da VCD formatında değil. Meraklı bir sinemasever filmleri TV’den çekmiş ve arşivlemiş. Bir kısmını Mimar Sinan kütüphanesinde seyrettim. Ayrıca birkaç forumdan filmleri indirdim. Ne yazık ki bir film arşivi söz konusu değil. Çok araştırdım ama çoğu film kayıp. Muhterem Nur’la görüşmeyi çok istemiştim. Ama sağlık sorunları yüzünden görüşmemiz gerçekleşemedi. Muhterem Hanım’ın Muharrem Bey ve sineması hakkında söyleyecekleri çok önemliydi benim için.</p>
<div align="justify">Muharrem Bey’in oğullarından Kemal Gökhan Gürses bana çok yardımcı oldu. Muharrem Bey’in yayınlanmamış anılarını benimle paylaştı. Araştırmacı yazar Alican Sekmeç de birçok bilgi paylaştı. Daha önce bu konuda çalışma yapan Serpil Kırel’in çalışması ve röportajı dışında pek bir yazılı kaynak bulamadım. Türk sineması üzerine yazılan birçok kitapta Muharrem Gürses’e ne yazık ki bir paragraf ayrılmıştı. Benim tezim Muharrem Gürses üzerine yapılan en kapsamlı çalışma sanırım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Röportaj: Esra Tice Yıldırım<br />
Kaynak: Hayal Perdesi Sinema Dergisi • Sayı: 39 • Mart-Nisan 2014<br />
<div class='w3eden'><!-- WPDM Link Template: Default Template -->

<div class="link-template-default card mb-2">
    <div class="card-body">
        <div class="media">
            <div class="mr-3 img-48"><img class="wpdm_icon" alt="Icon"   src="http://ashakangok.com/wp-content/plugins/download-manager/assets/file-type-icons/pdf.svg" /></div>
            <div class="media-body">
                <h3 class="package-title"><a href='http://ashakangok.com/download/hayal-perdesi-sinema-dergisi-sayi-39-mart-nisan-2014/'>Hayal Perdesi Sinema Dergisi Sayı: 39 - Mart-Nisan 2014</a></h3>
                <div class="text-muted text-small"><i class="fas fa-copy"></i> 1 file(s) <i class="fas fa-hdd ml-3"></i> 14.95 MB</div>
            </div>
            <div class="ml-3">
                <a class='wpdm-download-link download-on-click btn btn-primary ' rel='nofollow' href='#' data-downloadurl="http://ashakangok.com/download/hayal-perdesi-sinema-dergisi-sayi-39-mart-nisan-2014/?wpdmdl=1064&refresh=6a224b87b36ef1780632455">Download</a>
            </div>
        </div>
    </div>
</div>

</div></p>The post <a href="http://ashakangok.com/roportaj/a-s-hakan-gok-seyirci-gurses-in-filmlerini-samimi-bulmustur/">A. S. Hakan GÖK: “Seyirci Gürses’in Filmlerini Samimi Bulmustur”</a> first appeared on <a href="http://ashakangok.com">A. S. Hakan GÖK</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
