<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/abc" --><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">

<channel>
	<title>BAKINIZ</title>
	<link>http://www.bakiniz.com</link>
	<description>film incelemesi, sinema, yabancı diziler, röportaj, film eleştiri, sinema yazıları</description>
	<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 13:25:38 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
	<language>en</language>
			<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/bakinizcom" /><feedburner:info xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" uri="bakinizcom" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><item>
		<title>Cronenberg’in Freud’u Viggo Mortensen</title>
		<link>http://www.bakiniz.com/cronenbergin-freudu-viggo-mortensen/</link>
		<comments>http://www.bakiniz.com/cronenbergin-freudu-viggo-mortensen/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 13:24:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Üstünsoy</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GELİŞMELER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bakiniz.com/cronenbergin-freudu-viggo-mortensen/</guid>
		<description><![CDATA[ 
2007&#8242;den beri üzerinde çalıştığı Christopher Hampton oyunu &#8220;The Talking Cure&#8221; ile ilgili çalışmalarını sürdüren David Cronenberg, oyuncu kadrosunu finalize etmek üzere. Daha önce Christopher Waltz tarafından canlandırılacağı açıklanan Sigmund Freud rolü ani bir değişiklikle Cronenberg&#8217;in favori oyuncularından Viggo Mortensen&#8217;e verildi. Mortensen daha önce iki Cronenberg filmi Eastern Promises ve History of Violence&#8217;ta oynamıştı.
Mortensen, filmde daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/uploads/2010/03/viggo-mortensen.jpg" alt="viggo-mortensen.jpg" /> </p>
<p>2007&#8242;den beri üzerinde çalıştığı Christopher Hampton oyunu &#8220;The Talking Cure&#8221; ile ilgili çalışmalarını sürdüren David Cronenberg, oyuncu kadrosunu finalize etmek üzere. Daha önce Christopher Waltz tarafından canlandırılacağı açıklanan Sigmund Freud rolü ani bir değişiklikle Cronenberg&#8217;in favori oyuncularından Viggo Mortensen&#8217;e verildi. Mortensen daha önce iki Cronenberg filmi Eastern Promises ve History of Violence&#8217;ta oynamıştı.</p>
<p>Mortensen, filmde daha önce yer alacağı açıklanan Keira Knightley, Michael Fassbender ve Vincent Cassel&#8217;le birlikte, Freud ve Jung&#8217;un ilginç bir kadının yaşadığı ruhsal durum üzerine girdiği tartışmaları canlandıracak. Filmin çekimlerinin 2010 yılı içinde tamamlanması bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bakiniz.com/cronenbergin-freudu-viggo-mortensen/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sinemanın Güçlü Kadınları: Bigelow ile Riefenstahl</title>
		<link>http://www.bakiniz.com/sinemanin-guclu-kadinlari-kathryn-bigelow-leni-riefenstahl/</link>
		<comments>http://www.bakiniz.com/sinemanin-guclu-kadinlari-kathryn-bigelow-leni-riefenstahl/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 06:11:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ege Tanır</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[SİNEMA YAZILARI]]></category>

		<category><![CDATA[ÖNE ÇIKANLAR]]></category>

		<category><![CDATA[Kathryn Bigelow]]></category>

		<category><![CDATA[Leni Riefenstahl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bakiniz.com/sinemanin-guclu-kadinlari-kathryn-bigelow-leni-riefenstahl/</guid>
		<description><![CDATA[ 
Çok değil 7 Mart akşamı gerçekleşen Oscar gecesinde ekrana gelen son kare hakikaten ilginçti. Oscar gecesinin esprili sunuculari Steve Martin ve Alec Baldwin, Oscar tarihinde bir ilki gerçekleştirip yönetmen Oscarını alan ilk kadın ’u aralarına almış esprili bir şekilde kapanış konuşması yapıyorlardı. Bigelow ise iki elinde de olan heykelcikler ile biraz şaşkın, heyecanlı ama oldukça [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/uploads/2010/03/kathryn-bigelow-2010-oscar-final.jpg" alt="kathryn-bigelow-2010-oscar-final.jpg" /></p>
<p>Çok değil 7 Mart akşamı gerçekleşen Oscar gecesinde ekrana gelen son kare hakikaten ilginçti. Oscar gecesinin esprili sunuculari Steve Martin ve Alec Baldwin, Oscar tarihinde bir ilki gerçekleştirip yönetmen Oscarını alan ilk kadın ’u aralarına almış esprili bir şekilde kapanış konuşması yapıyorlardı. Bigelow ise iki elinde de olan heykelcikler ile biraz şaşkın, heyecanlı ama oldukça utangaç bir şekilde gülümsüyordu. Evet, belki TV kamerası karşısında milyonların önünde ve iki usta şakacı arasında oldukça çekingen duran bu kadın, kendi bildiği ortamda ise oldukça güçlü ve donanımlı bir figür.</p>
<p>Bigelow’un Hurt Locker filmi ile aldığı Oscarı hak edip hak etmediği, soru işaretleri yaratsa da sinema takipçileri için Bigelow’un bu ilki gerçekleştiren isim olması yüzlerde tebessüm bıraktı. Evet, kuşkusuz <a href="http://www.bakiniz.com/tag/kathryn-bigelow/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Kathryn Bigelow">Kathryn Bigelow</a> günümüzdeki en önemli ve işine en hâkim kadın yönetmenlerden biri.  Bugüne kadar amerikan, daha doğrusu Hollywood sinemasına birçok sayıda kadın yönetmen gelmişti ama hiçbiri <a href="http://www.bakiniz.com/tag/kathryn-bigelow/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Kathryn Bigelow">Kathryn Bigelow</a>’un yarattığı etkiyi yaratamadı. Diğer isimler ya çok ünlü oyuncu olup meraktan veya zevk için yönetmenliğe atılanlar ya da Nora Ephron gibi Hollywood’un tek tür filmler yapan maaşlı çalışanlarıydılar. Bigelow ise hep farklıydı; işine hâkim ve güçlü bir isimdi.</p>
<p><img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/uploads/2010/03/hurt-locker-kathryn-bigelow.jpg" alt="hurt-locker-kathryn-bigelow.jpg" /></p>
<p>Aslında başlarda Bigelow, oldukça yetenekli bir ressamdı. Hiç şüphe yok ki yaptığı filmlerdeki aşırı estetik-gözü de buradan gelmekte. Yıllarca içinde bulunduğu New York entelektüel sanat çevresinden sinemaya ilgi duyup, Columbia Üniversitesinde sinema master’ı yapıp film dünyasına atılmıştı. İlk filmi, 1978 yılında çektiği 20 dakikalık kısa The Set-Up idi. Bu filmde Bigelow şiddeti anlatıyordu. Bu utangaç görünümlü bir kadının yaptığı ama hayli sert stilli film fazlaca dikkat çekmişti. 1982 yılında kariyerinin ilk ciddi filmi The Loveless’ı yaptı. Bu filmde dikkat çeken estetik bakış açısı kameraya ve sete hâkimiyetin yanısıra kullanılan şiddet ve daha erkeksi bir kurgu önplandaydı. Daha sonraki yıllarda yönetmen Blue Steel, Point Break, Strange Days, K19 Widowmaker gibi filmiler ve Homicide gibi uzun soluklu TV dizilerinden bolümler çekti. Bu işlerde hep sert bir erkek dünyası anlatılıyor; bu dünyalar anlatılırken estetik ve iyi kamera kullanımı önplanda tutuluyordu. En önemlisi ise bu filmlerde hep bir bağımsız sinemacı havası seziliyordu. Oscar başarısından sonra kuskusuz Bigelow dünya üzerinde daha bir popüler olacak, daha büyük paralara, daha fazla sayıda filmler yapacak ama şu bir gerçek ki Bigelow, Amerikan sinemasının çıkardığı en yetenekli ve güçlü kadın yönetmen. Hatta dünya sinemasında da günümüzdeki en hâkim kadın sinemacı. Gerçi Bigelow daha dünyada yokken bir isim vardı ki dünya sinema tarihine geçecek filmler çekmekteydi. O gerek yeteneği, gerek becerisi, gerekse de karizması ile dünyanın gelmiş geçmiş en güçlü kadın sinemacısı idi. Yaşadığı asırlık hayatta az ama öz sayıda filmler çekti. Gerçi kendisinin ufak bir kusuru vardı kendisi Nazi partisinin resmi sinemacısıydı o Leni Riefenstahl idi.</p>
<p><img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/uploads/2010/03/leni-riefenstahl-nazi.jpg" alt="leni-riefenstahl-nazi.jpg" /></p>
<p>Leni Riefenstahl 1902 yılında Almanya&#8217;da doğdu. Gerçek ismi Helena Bertha Amalie idi. Zengin ve soylu bir aileden gelmekteydi. 16 yaşında annesinin desteği ile bale ve dans dersleri almaya başlamış, Berlin&#8217;deki prestijli Grimm-Reiter dans okulunun önemli isimlerinden biri olmuştu. O dönemde Almanya’da önemli bir olay olan sinema dünyasına adım atması ise gecikmedi. Yirmili yıllarda Almanya’da sanat ve mimaride hüküm suren bir dışavurumculuk akımı vardı. Sinemada bundan etkilenmiş Hitler’in başa gelmesine kadar dünya sinema tarihine damga vuran bu stilde bilumum sayıda film yapılmıştı. Riefenstahl da bu dönemde aktrisliğe başladı. O dönem moda olan ve çoğunluğu dağlarda geçen filmlerin duayeni Arnold Franck’in birkaç dağcılık filminde rol aldı. 1929 yılında rol aldığı Die Weiße Hölle vom Piz Palü filmi ile uluslararası bir star oldu Riefenstahl.</p>
<p>1932 yılında kamera arkasına geçip macar yahudisi kökenli yönetmen Bela Balasz ile ortaklaşa Das Blau Licht’i çekti. O film aynı yıl Venedik Film Festivalinde gümüş aslan kazandı. Das Blau Licht filmi bir nevi Leni Riefenstahl’in yönetmenliğini dünyaya teğit eden işi oluyordu. Ayrıca o zamanlar hızla yükselmekte olan Adolph Hitler’in de dikkatini çekti Riefenstahl aynı filmle. Kendi çekmiş olduğu filmde cesur ve güçlü köylü kızını canlandıran Riefenstahl, Hitler’e göre kendi dünyasında görmek istediği üstün Alman kadınının açılımıydı. O yıllarda Riefenstahl hem çok başarılı bir dansçı hem de başta Arnold Franck’in dağcı filmlerinde maceracı, gözüpek dağcı veya kayakçı kadın kahramanları canlandıran bir sinema yıldızı idi. Birkaç yıl sonra dava ortaklığı yapacağı isimlere nazaran, daha çok alman sanat çevresinin yahudi ve solcu çevresi ile ortaklık yapmaktaydı. Aynı zamanda da o isimlerden sinema tekniklerini öğrenmekteydi. Hitler’in ilk kez Rifenestahl’i gördüğü ve etkilendiği Das Blau Licht filminin yapımı sırasında, Riefenstahl da Hitler’in Kavgam kitabını okuyup o da kısa boylu politikacıdan etkileniyordu.</p>
<p>1932 yılında Hitlerin mitingine katılıp Hitler ve Josef Goebels ile arkadaş oldu. 1934 yılında ise Nazi partisinin yegâne propaganda filmi Nürnberg mitingini anlatan Triumph des Willens çekti. Bu film sevimsiz bir Nazi propagandası olsa da kurgusu ve çekimlerin estetiği dikkat çekmekteydi. Günümüzde bile birçok farklı yerde bu film iyi bir sinema örneği olarak gösterilmekte. Hitler&#8217;in ülkedeki iktadarı almasından sonra Riefenstahl’da Nazi Almanyası’nın resmi sinemacısı konumunu aldı. 1936 Berlin olimpiyatlarının belgeseli Olimpia’yı kalabalık bir ekiple gerçekleştirdi. Bu filmde öne çıkan Nazilerin de mottosu olan üstün insan ırkını atletler üzerinden veriyordu Riefenstahl. Ama Olimpia’nin o zamana göre çok üst düzey olan kurgusu, değişik ve o zamana göre yegâne olan kamera açıları bu belgeseli özel bir konuma soktu. Bugün Olympia dünyanın en önemli belgesellerinden biri sayılmakta. Daha sonra o çirkin savaş başladı. Riefenstahl Polonya cephesinde ordunun resmi fotoğrafçısı ve filmcisi idi. Savaş alanlarından belgesel oluşturacak kadar görüntüler almıştı ama bunlar asla ortaya çıkmadı. Hatta Amerikalılar Leni Rifenstahl’ı savaş suçlusu ilan ettiler. Gerçi Hitler ve Goebels ile yakınlığından kendisi o dönem Almanya’nın en güçlü figürlerinden biri olmuştu. 1954te yaptığı ve ispanyol çingenelerini anlattığı Tiefland filmini zamanında Nazilere yaptığı propaganda filmleri sahnesinde kazandığı paralar ve itibar ile çekti. Bu film de fazla bilinmese de izlenildiğinde estetik ve anlatım açısından özel olduğu ortaya çıkmakta. Hatta ünlü fransız sanatçı Jean Coctuou bu filmin Cannes’da gösterilmesi için lobi oluşturdu. Ama fransızlar bir Nazinin filmini asla kendi festivallerinde göstermiyeceklerdi. Riefenstahl 1950 ve 60 arası tam 15 kez film çekmeye yeltenmiş ama eleştiriler ve protestolardan bunu gerçekleştirememişti.</p>
<p><img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/uploads/2010/03/leni-riefenstahl-afrika.jpg" alt="leni-riefenstahl-afrika.jpg" /></p>
<p>Daha sonra ortadan kayboldu kendi halinde minimalce fotoğraf ile ilgilenmeye başladı. 60lı yıllarda Hemingway’in Afrika kitabındaki George Roger’in Afrika yerlileri fotoğraflarından etkilenip Sudan’a gitti. Nuba kabilisenin arasına girip orada bir zaman yaşadı. Kendinden 40 yas küçük kameramanı ile birlikte belgeseller ve fotoğraflar çekti. Riefenstahl’in geçmişini pek bilmeyen Sudanlılar kendisini benimsediler. Sudan’a katkılarından dolayı Leni Riefenstahl, Sudan vatandaşlığı verilen ilk yabancı isim oldu. 1974 ve 76 da Riefenstahl, Afrika’da çektiği fotoğraflardan derlediği iki adet kitap çıkardı. Ayrıca yaptığı ufak belgesellerde sanat çevrelerinde gösterildi. Burada dikkat çeken yegâne stil Riefenstahl’in Sudanlı yerlileri adeta üstün insan olarak görüntüleme dürtüsü idi. Fotoğraflardaki ve filmlerdeki portlerler Olimpia filmindeki atletleri fazlaca andırıyordu. Belki, Leni Riefenstahl farklı bir yerde farklı insanlarla idi ama bazı fikirler ve alışılmışlıklar pek değişmiyordu. The Last of Nuba ve People of Kabu isimli fotoğraf kitapları uluslar arası alanda bestseller oldular. Ünlü Amerikalı yazar Susan Sontag ise bu Olympia’da ki benzer stili fark etmiş ve Rifenstahl’ın kitaplarını aşırı derecede faşizm estetiği diye eleştirmişti. Daha sonraki yıllarda Riefenstahl minimal ama saygın olarak fotoğrafçılık ile ilgilendi. Mick Jagger ve Andy Warhol gibi isimlerin fotoğraflarını çekti hatta Warhol ile iyi arkadaş olup 76 Montreal Olimpiyatlarının onur konuğu oldu. 72 yaşında sualtı fotoğrafçılığına ilgi duyup su altı fotoğrafları çekti. Su altı fotoğrafçılığı döneminde kameramanı ile belgeselvari görüntülerde çekmekteydi ve bunları kurgulayıp 2002 yılında tam 100. yas doğum gününde Impressionen unter Wasser filmini seyirci ile buluşturdu. Yaklaşık bir yıl sonra 101 yasındayken Afrika günlerinden tanıştığı ve bir anlamda büyüttüğü kameramanı Horst Kettner ile evlendi. 8 Eylül 2003 yılında da uykusunda bu dünyadan göçüp gitti.</p>
<p>Evet,  kimine göre çelişkili, kimine göre renkli, kimine göre karanlık hayatı olan ama ne olursa olsun dünya sinemasına katkısı yadsınamaz Leni Riefenstahl kuşkusuz gerek sinema ve görsel dili, gerekse de benliği ile sinema dünyasının gelmiş geçmiş en güçlü kadın yönetmeni. Belki birçoklarına göre arkasında Nazi partisi olmasa bu kadar güçlü olamayacaktı, ama şu bir gerçek ki Almanya’da o dönemde Hitler değil belki bir yahudi komünist lider olsa idi, Riefenstahl yine önemli ve güçlü bir sinemacı olurdu. Özel olmak Riefenstahl’in doğasında vardı.</p>
<p>Birkaç gün evvel Oscar kazanan Kathryn Bigalow da Rifendtahl’a benzer bir şekilde, şaşalı ve güçlü tiplerle yakınlığı olan biri. Fakat minimal yaşayan ve önemli bir yeteneği olan sinemacı. Şüphe yok ki Bigelow da, son 25 yıllık periyodun en güçlü kadın yönetmeni. Dünya sinema tarihinde birçok yetenekli ve önemli kadın sinemacı geldi. Avant-Gardes sinemanın göz bebeği Maya Deren’den günümüzün önemli feministi Mira Nair’e; çok yönlü ve kabiliyetli Gurinder Chadha’dan kısa hayatında Sovyet sinemasında isim olan Dinara Asanova’ya, yine Sovyet sinemasının duayenlerinden Kira Muratova’ya ve hatta bizim sinemamızın görmüş olduğu kendine özgün isimlerden ve maalesef trajik şekilde hayatını kaybeden Bilge Olgaç’a kadar birçok önemli kadın sinemacı bu dünyada yer aldı. Bu isimler ve daha birçok isim önemli işlere imza attılar. Ama onlar ya geçici kaldılar ya da hakikaten erkeklerin dünyasında şöyle bir gözüküp gittiler. Leni Riefenstahl ve <a href="http://www.bakiniz.com/tag/kathryn-bigelow/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Kathryn Bigelow">Kathryn Bigelow</a> ise her anlamı ile sinemada etki bırakan kadınlar oldular…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bakiniz.com/sinemanin-guclu-kadinlari-kathryn-bigelow-leni-riefenstahl/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>The Losers Poster</title>
		<link>http://www.bakiniz.com/the-losers-poster/</link>
		<comments>http://www.bakiniz.com/the-losers-poster/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 00:48:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fragman Poster</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[POSTER]]></category>

		<category><![CDATA[Chris Evans]]></category>

		<category><![CDATA[Jeffrey Dean Morgan]]></category>

		<category><![CDATA[Sylvain White]]></category>

		<category><![CDATA[The Losers]]></category>

		<category><![CDATA[Zoe Saldana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bakiniz.com/the-losers-poster/</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.bakiniz.com/the-losers-poster/2/" ><img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/uploads/2010/03/the-losers-afis.jpg" alt="the-losers-afis.jpg" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bakiniz.com/the-losers-poster/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Excalibur’u Yerinden Kim Çıkaracak?</title>
		<link>http://www.bakiniz.com/excaliburu-yerinden-kim-cikaracak/</link>
		<comments>http://www.bakiniz.com/excaliburu-yerinden-kim-cikaracak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 19:50:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Üstünsoy</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GELİŞMELER]]></category>

		<category><![CDATA[bryan singer]]></category>

		<category><![CDATA[Guy Ritchie]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bakiniz.com/excaliburu-yerinden-kim-cikaracak/</guid>
		<description><![CDATA[
Hollywood daha önce başarı sağladığı senaryo ve filmleri yeniden ele almaya daha uzun bir süre devam edecek gibi&#8230; Bunun son örneği Warner Bros&#8217;un, iki ayrı Excalibur projesinin hazırlık aşamasında olduğunu açıklamasıyla yaşandı.
WB yetkilileri, Kral Arthur ve Yuvarlak Masa&#8217;nın daha önceki 10&#8242;larca filmde iyi işlenmediğini düşünmüş olacaklar ki iki usta yönetmene Excalibur filmi siparişi verdi. Sherlock [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/uploads/2010/03/round-table.jpg" alt="round-table.jpg" /></p>
<p>Hollywood daha önce başarı sağladığı senaryo ve filmleri yeniden ele almaya daha uzun bir süre devam edecek gibi&#8230; Bunun son örneği Warner Bros&#8217;un, iki ayrı Excalibur projesinin hazırlık aşamasında olduğunu açıklamasıyla yaşandı.</p>
<p>WB yetkilileri, Kral Arthur ve Yuvarlak Masa&#8217;nın daha önceki 10&#8242;larca filmde iyi işlenmediğini düşünmüş olacaklar ki iki usta yönetmene Excalibur filmi siparişi verdi. Sherlock Holmes&#8217;un devam filmiyle uğraşan <a href="http://www.bakiniz.com/tag/guy-ritchie/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Guy Ritchie">Guy Ritchie</a> ve aralarında X-Men&#8217;in de bulunduğu birçok ayrı projeyi yürütmeye çalışan <a href="http://www.bakiniz.com/tag/bryan-singer/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bryan singer">Bryan Singer</a>, işlerinin arasında senaristlerle bir araya gelip filmi konuşmaya başlamışlar. Söylentilere göre <a href="http://www.bakiniz.com/tag/guy-ritchie/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Guy Ritchie">Guy Ritchie</a>, Warren Ellis&#8217;in hazır bir senaryosu üzerine giderek daha önce gösterime girme yarışında bir adım öne geçmiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bakiniz.com/excaliburu-yerinden-kim-cikaracak/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Beş Şehir Poster</title>
		<link>http://www.bakiniz.com/bes-sehir-poster/</link>
		<comments>http://www.bakiniz.com/bes-sehir-poster/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 07:12:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fragman Poster</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[POSTER]]></category>

		<category><![CDATA[Ahmet Rıfat Şungar]]></category>

		<category><![CDATA[beste bereket]]></category>

		<category><![CDATA[bülent emin yarar]]></category>

		<category><![CDATA[Ege Tanman]]></category>

		<category><![CDATA[onur ünlü]]></category>

		<category><![CDATA[Şebnem Sönmez]]></category>

		<category><![CDATA[Tansu Biçer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bakiniz.com/bes-sehir-poster/</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/uploads/2010/03/bes-sehir-film-posteri.jpg" alt="bes-sehir-film-posteri.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bakiniz.com/bes-sehir-poster/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ciddi Bir Adam Veya Absürt Bir Film</title>
		<link>http://www.bakiniz.com/a-serious-man-coen-biraderler-inceleme/</link>
		<comments>http://www.bakiniz.com/a-serious-man-coen-biraderler-inceleme/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 06:28:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Doğrul</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[ÖNE ÇIKANLAR]]></category>

		<category><![CDATA[İNCELEME]]></category>

		<category><![CDATA[coen kardeşler]]></category>

		<category><![CDATA[Serious Man]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bakiniz.com/a-serious-man-coen-biraderler-inceleme/</guid>
		<description><![CDATA[
Yaşam önceden belirlenmiş kurallar, mantıklar ya da sistemlerle işlemez. Yaşadığımız hiçbir şeyin nedeni yoktur. Yaşadıklarımız sonucu ortaya çıkan durumlar da, biz onlara sonuç dediğimiz için sonuçtur. Hayat bir komplo teorisi değildir. Çünkü hayatın bir teorisi yoktur. İşte tüm bu saydıklarım yüzünden aslında hayat absürttür; bir gösteri değildir,  ya da bir tiyatro sahnesi… Hayat en çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/uploads/2010/03/serious-man.jpg" alt="serious-man.jpg" /></p>
<p>Yaşam önceden belirlenmiş kurallar, mantıklar ya da sistemlerle işlemez. Yaşadığımız hiçbir şeyin nedeni yoktur. Yaşadıklarımız sonucu ortaya çıkan durumlar da, biz onlara sonuç dediğimiz için sonuçtur. Hayat bir komplo teorisi değildir. Çünkü hayatın bir teorisi yoktur. İşte tüm bu saydıklarım yüzünden aslında hayat absürttür; bir gösteri değildir,  ya da bir tiyatro sahnesi… Hayat en çok yaşanılan bir şey değil midir ki neden onu yaşamak yerine konuşuruz? Neden ona bir değer biçer, onda anlamlar arar, ona küser, onunla barışırız? Karanlık kutudan içinde zehirli gaz bulunan şişeyi kırmadan çıkabilecek miyiz?<strong>*</strong> Bu, bilinebilecek mi?  Ve daha da acıklısı, bunu kim umursayacak?</p>
<p>Durmadan sorular sorarken hiçbir sorusuna cevap aramayan bir sinemadır Coenlerin sineması. Onların filmlerinde anlatılan hikâyelerin, bize öğretilen mantığa uymayan bir yönü vardır. Çoğu zaman hikâyelerini bir sona bağlamazlar. Hikâyelerin ulaştıkları sonda herkes için ortak olarak tanımlanabileceği bir final yoktur.  Bu, belki de hayatın da tıpkı çektikleri filmler gibi herkes için öngörülebilecek ortak bir sonu olmamasındandır. Onların filmlerinde her an her şey olabilir. Gariplikler birbirini takip ederken, her şey olabildiğince sıradan görünür. Kendini zeki sanan kahramanlar oldukça alık tiplerdir. Bunun nedeni onların zekâlarında bir sorun olmasından değil, hayatı ve amaçlarını fazlasıyla ciddiye almalarındandır. Onların hikâyelerinde en acınılası insanlar en ciddi olanlardır.  Yaptıkları her plan giderek karmaşıklaşır ve en sonunda bir hiçliğe ulaşır. Hayat planlanabilir bir şey değildir.</p>
<p>Coenlerin sineması için tanımlanabilecek en genelgeçer kavram trajikomik olabilir. Kahramanları genelde çok karmaşık ruh hallerine sahip kişiler değildir. Kahramanların, kardeşlerin filmlerinde karmaşık görünmelerinin sebebi ise son derece yalın tipler olmalarıdır. Çok temel duygularla hareket ederler ve çoğu çaresizdir. Sürekli bir kaygı haliyle yaşarlar ya da tam tersi son derece vurdumduymaz olurlar. Ama hepsi için geçerli olan şey kendilerini çok açmamaları, ele vermemeleridir. Hikâye onlar için bir açıklama yapmaz. Coenlerin filmlerinde kahramanlar bir kabın içinde sürekli devinen ama birbirine hiç karışmayan sıvılara benzerler. Aralarında benzer özellikler yoktur. Aynı hikâyede yaşayan kahramanlar olsalar da ayrı ya da daha doğrusu kendi dünyalarında yaşarlar. Amansız ve acımasızca yalnızdırlar aslında onlar. Daha en baştan karşılarındaki insanları anlamak yerine kendilerini anlatmaya çalışırlar. Ve bunu son derece kesin ve net bir dik başlılıkla yaparlar. Coenlerin filmlerinde her kahraman aslında sadece kendi kendiyle konuşur ve kardeşlerin filmlerinin temelindeki absürt durumların çıkış noktalarından biri de budur.</p>
<p>“A <a href="http://www.bakiniz.com/tag/serious-man/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Serious Man">Serious Man</a>”&#8217;in giriş sekansındaki kişiler ana hikâye ile hiçbir alakası yok gibi görünen kimselerdir.   Bu sekans ana hikâyeden bağımsız başka küçük, kısa bir hikâye gibi durur. Daha en başından absürt bir hikayeyle giriş yapar film. Ve neredeyse ortada hiçbir neden yokken boş ve dik kafalı bir inanç yüzünden bir cinayetle biter. Ama kendisine saldırılan adamın ölüp ölmediği konusunda hiçbir ipucu yoktur.</p>
<p>“Ben ciddi bir adamım”  A <a href="http://www.bakiniz.com/tag/serious-man/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Serious Man">Serious Man</a> filminin en çaresizce söylenen repliğidir.  Filmde kahramanın bir matematik profesörü olması rastlantı değildir. Yaşadığı her olayı bir matematik problemiyle çözen, hayatındaki hiçbir şeyi rastlantıya bırakmayan kahramanımız filmin girişinde bir muayenehanede görünür. Doktor muayeneden sonra her şeyin yolunda olduğunu söyler. O an aslında bir sihirbazın gösterisine hazırlanan bir kurban gibidir ve en başta her şeyin yolunda gittiği sıradan ve bildik bir insan olarak gösterilir. Hikâyede basit, küçük ve beyaz bir mendildir profesör ve yaşam profesörü seyircinin gözleri önünde avucunun içine alır. Profesör hayatın avucundadır, avuç kapatılır ama bir daha hiç açılmaz. Seyirciyse hikayenin kahramanının hala o avucun içinde olup olmadığını hiçbir zaman bilemez.</p>
<p><img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/uploads/2010/03/coen-biraderler-ciddi-bir-adam.jpg" alt="coen-biraderler-ciddi-bir-adam.jpg" /></p>
<p><strong>Filmin Olay Örgüsü:</strong></p>
<p>Ardından hikâye başlar ve tüm terslikler arka arkaya gelir.  Daha en başta Koreli bir öğrencisi (Koreli öğrencinin ingilizce aksanı ve grameri çok komiktir) profesörden düşük not aldığı matematik dersinin notunu yükseltmesini ister. Aksi takdirde bursunu kaybetme olasılığıyla karşı karşıyadır. Bunun için kahramanımıza rüşvet verir. Ama bu rüşveti öyle usturuplu bir şekilde iletir ki profesör durumu geç anlar. Öğrenci odasından çıktığında masasındaki zarfı fark eder, içindeki parayı görür ama öğrenciye zarfı geri veremez çünkü öğrenci çoktan gitmiştir. Bunun için çok endişelenmez ama nasıl olsa zarfı öğrenciye daha sonra da geri verebileceğini düşünür. Ama bu hiç gerçekleşmez. Çünkü öğrenci böyle bir zarfı kendisine vermediğini söyler.  Filmin ilerleyen bölümlerinde öğrencinin babası kahramanımızı oğlundan rüşvet aldığı için kendisini mahkemeye vermekle tehdit eder.</p>
<p>Bu, filmin absürtlüklerinden ve profesörün başına gelen aksiliklerden sadece biridir. Ardından karısı ortada hiçbir neden yokken kendisinden ayrılmak istediğini söyler. Ve bununla da yetinmez, sevgilisini - bu adam aynı zamanda bir aile dostudur - kendisiyle görüştürüp konunun kendi aralarında tartışılmasını ister. Profesörün sevgilisi akıllara zarar cinsten bir sinir bozucudur. Profesöre sevgiyle sarılır, bunu birçok defa yapar ve kendisini anladığını söyler. Kahramanımıza yapılan, ciddi bir işkencedir.  Devamında işler pek de yolunda gitmez. Profesörün komşusu profesörün bahçesini işgal etmektedir ve işgal ettiği bahçeye bir kayıkhane yapmak niyetindedir. Bu konuyu tartışmaya açma gereği bile duymaz. Bir de çalıştığı üniversitede beklediği terfiyi bir türlü alamaz. Çünkü birileri üniversite yönetimine profesörün öğrencilerinden rüşvet aldığını bildiren imzasız mektuplar yazmaktadır. Bunu öğrenen profesör mektuptaki dilbilgisi seviyesini sorar. Mektuptaki ingilizce son derece yetkindir.</p>
<p>Kahramanımızın kardeşi boynundaki iltihaplı kistin iltihabını elindeki tuhaf makineyle sürekli vakumlarken neredeyse tüm gün tuvaletten çıkmayan amatör bir matematikçidir. Elindeki deftere kendi geliştirdiği bir matematik teorisine dair formüller yazıp durur. Bu formülle tüm olasılık sorunlarını çözebilen yarım akıllı kardeş eyalette yasak olmasına rağmen kumar oynar. Bununla da yetinmez cinsel tacizle suçlanır. Profesörün kızı profesörden habersiz sürekli plak satın alır. Fatura yine profesöre kesilir. Daha sonra profesör için iyi sayılabilecek bir şey olur ve karısının aile dostu olan sevgilisi bir trafik kazasında ölür. Ama işin aslı öyle değildir. Zaten evi ipotekte olan ve bir yığın faturayla uğraşmak zorunda kalan profesör karısının sevgilisinin cenaze masraflarını da üstlenmek zorunda kalır. Bu terslikler listesi böylece uzayıp gider…</p>
<p><img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/uploads/2010/03/a-serious-man-film-coenler-michael-stuhlbarg.jpg" alt="a-serious-man-film-coenler-michael-stuhlbarg.jpg" /></p>
<p>Coenler tüm bu tersliklerin hiçbirini karikatürize etmez. Onların amacı filmde bir komedi yaratmak değildir çünkü. Yaşananları hayatın içinde olduğu verirler. Her şey sıradan ve normaldir ama eninde sonunda yolunda gitmeyen bir şeyler vardır işte.</p>
<p>Artık kahramanımız aklının çözüm üretemeyeceği bir noktadayken din adamlarından yardım almaya karar verir.  Onların kendisine bir çözüm yolu bulabileceğini ummaktadır. Ama asıl trajedi de buradadır. Çünkü gittiği iki haham da aslında kendisine hiçbir şey söylemez. Ya da söylerler de söyledikleri kahramanımızın mantığına uymaz. İlki park yerindeki araçların perspektifinden bahsederken yaşama olan bakış açısını değiştirmesini tavsiye eder. Bunu söylerken takındığı tavır profesörle dalga geçer gibidir. Aldığı cevap elbette tatmin edici değildir. Başka bir hahama gider. O da profesöre daha açık olmasına rağmen yine saçma sayılabilecek bir hikaye anlatır: Musevi bir dişçi musevi olmayan bir hastasına protez diş yapmaktadır. Hastasının dişlerinin kalıbını alır ve kalıp üzerinde çalışırken aldığı diş kalıbında her dişin arkasına denk gelecek şekilde ibranice harfler yazdığını görür. Dişlerde “yardım et ve kurtar” yazmaktadır. Dişçi bu duruma çok şaşırır ve ne yapacağını bilemez. Bunun üzerine diğer hastalarından aldığı diş kalıplarının arkalarına, hatta başka hastalarının dişlerine, kendi dişlerine, karısının dişlerine de bakar. Kimsesinin dişlerinde herhangi bir yazıya rastlamaz. İşin içinden çıkamaz ve hikâyeyi anlatan hahama gider, ona hikayesini anlatır. Hikayeyi dinleyen haham duruma hiç şaşırmaz ve eğer yazıda “yardım et ve kurtar” yazıyorsa öyle yapmasında bir sakınca olmadığını söyler. Dişçi de hahamın dediğini yapar. Bu tuhaf durumun bu basit açıklaması dişçiyi tatmin etmiştir. Şüphelerinden kurtulur ve normal hayatına geri döner.</p>
<p>Hayat, kendisiyle ilgili mucizevî açıklamaları olabilecek bir şey değildir. Hayatı tanımlayamazsınız ya da ona şaşıramazsınız.   Hem bunu yapsanız bile değişen bir şey olmaz. O kendi sıradanlığında akıp gitmeye devam eder. Çünkü hayat içinde olağanüstü olayların ve durumların yaşandığı bir yer değildir. Size garip, tuhafmış gibi görünen olaylar yaşasanız bile&#8230; Eninde sonunda sıradan ve rutindir hayat.</p>
<p>Diğer birçok filmlerinde olduğu gibi “A <a href="http://www.bakiniz.com/tag/serious-man/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Serious Man">Serious Man</a>” de bir sonuca bağlanmaz ve Coenler gerek izleyicinin gerekse kahramanlarının aradığı bütün cevapları havada bırakan bir şekilde bitirirler filmlerini. Profesör filmin başında muayene olduğu doktordan kaygılı bir telefon alır. Doktor, mevzubahis muayenede çekilen röntgen filmleriyle ilgili profesörle acil olarak görüşmesi gerektiğini söylemektedir. Ama sorunun ne olduğuna dair hiçbir ipucu vermez. Mendil sihirbaz sandığımız yaşamın avucundadır ve avuç hala açılmamıştır.</p>
<p>Coenler için hayat bir nedenler ve sonuçlar silsilesi değildir. Hayatın bu türden bir ritmi ya da sistematiği yoktur. Bilinemez ve öngörülemez bir şeydir hayat. Onlar için hayat filmin bir bölümünde geçen, gösterilen bir hortum gibidir. Ortaya ne zaman çıkacağı, neleri yerle bir edeceği ve ne zaman kaybolacağını kestirmek imkânsızdır. Neredeyse nihilist bir algılayıştadır Ceonlerin sineması. Seyircide, onların filmlerini izlerken oluşan ağırlık duygusunun nedeni de bu olabilir.</p>
<p>&#8212;&#8211;</p>
<p>* Ayrıntılı bilgi için bkz: &#8220;Schrödinger&#8217;in Kedisi” deneyi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bakiniz.com/a-serious-man-coen-biraderler-inceleme/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>A Serious Man / Ciddi Bir Adam Fragman</title>
		<link>http://www.bakiniz.com/a-serious-man-ciddi-bir-adam-fragman/</link>
		<comments>http://www.bakiniz.com/a-serious-man-ciddi-bir-adam-fragman/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 00:11:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fragman Poster</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[FRAGMAN]]></category>

		<category><![CDATA[coen kardeşler]]></category>

		<category><![CDATA[Fred Melamed]]></category>

		<category><![CDATA[Michael Stuhlbarg]]></category>

		<category><![CDATA[Richard Kind]]></category>

		<category><![CDATA[Sari Lennick]]></category>

		<category><![CDATA[Serious Man]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bakiniz.com/a-serious-man-ciddi-bir-adam-fragman/</guid>
		<description><![CDATA[A Serious Man / Ciddi Bir Adam Fragman

Yazan &#38; Yöneten: Coen Biraderler
Oynayanlar: Michael Stuhlbarg, Richard Kind, Fred Melamed, Sari Lennick
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong>A <a href="http://www.bakiniz.com/tag/serious-man/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Serious Man">Serious Man</a> / Ciddi Bir Adam Fragman</strong></p>
<p><img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/plugins/flash-video-player/default_video_player.gif" /></p>
<p><strong>Yazan &amp; Yöneten</strong>: Coen Biraderler<br />
<strong>Oynayanlar</strong>: <a href="http://www.bakiniz.com/tag/michael-stuhlbarg/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Michael Stuhlbarg">Michael Stuhlbarg</a>, <a href="http://www.bakiniz.com/tag/richard-kind/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Richard Kind">Richard Kind</a>, <a href="http://www.bakiniz.com/tag/fred-melamed/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Fred Melamed">Fred Melamed</a>, <a href="http://www.bakiniz.com/tag/sari-lennick/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Sari Lennick">Sari Lennick</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bakiniz.com/a-serious-man-ciddi-bir-adam-fragman/feed/</wfw:commentRss>
<enclosure url="http://video.ak.facebook.com/video-ak-sf2p/v2757/123/44/532747243386_17641.mp4" length="25307577" type="video/mp4" />
		</item>
		<item>
		<title>A Serious Man / Ciddi Bir Adam Poster</title>
		<link>http://www.bakiniz.com/a-serious-man-ciddi-bir-adam-poster/</link>
		<comments>http://www.bakiniz.com/a-serious-man-ciddi-bir-adam-poster/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 00:11:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fragman Poster</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[POSTER]]></category>

		<category><![CDATA[coen kardeşler]]></category>

		<category><![CDATA[Fred Melamed]]></category>

		<category><![CDATA[Michael Stuhlbarg]]></category>

		<category><![CDATA[Richard Kind]]></category>

		<category><![CDATA[Sari Lennick]]></category>

		<category><![CDATA[Serious Man]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bakiniz.com/a-serious-man-ciddi-bir-adam-poster/</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/uploads/2010/03/a-serious-man-poster.jpg" alt="a-serious-man-poster.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bakiniz.com/a-serious-man-ciddi-bir-adam-poster/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>La Rafle Fragman</title>
		<link>http://www.bakiniz.com/la-rafle-fragman/</link>
		<comments>http://www.bakiniz.com/la-rafle-fragman/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 12:26:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fragman Poster</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[FRAGMAN]]></category>

		<category><![CDATA[Gad Elmaleh]]></category>

		<category><![CDATA[Jean Reno]]></category>

		<category><![CDATA[La Rafle]]></category>

		<category><![CDATA[melanie laurent]]></category>

		<category><![CDATA[Raphaelle Agogue]]></category>

		<category><![CDATA[Rose Bosch]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bakiniz.com/la-rafle-fragman/</guid>
		<description><![CDATA[La Rafle / The Round Up Fragman

Yazan &#38; Yöneten: Roselyne Bosch
Oynayanlar: Jean Reno, Mélanie Laurent, Gad Elmaleh, Raphaëlle Agogué
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong><a href="http://www.bakiniz.com/tag/la-rafle/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with La Rafle">La Rafle</a> / The Round Up Fragman</strong></p>
<p><img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/plugins/flash-video-player/default_video_player.gif" /></p>
<p><strong>Yazan &amp; Yöneten</strong>: Roselyne Bosch<br />
<strong>Oynayanlar</strong>: <a href="http://www.bakiniz.com/tag/jean-reno/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Jean Reno">Jean Reno</a>, Mélanie Laurent, <a href="http://www.bakiniz.com/tag/gad-elmaleh/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Gad Elmaleh">Gad Elmaleh</a>, Raphaëlle Agogué</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bakiniz.com/la-rafle-fragman/feed/</wfw:commentRss>
<enclosure url="http://hd.fr.mediaplayer.allocine.fr/nmedia/18/70/61/48/18947453_fa1_hd_001.flv" length="23181447" type="video/x-flv" />
		</item>
		<item>
		<title>La Rafle Poster</title>
		<link>http://www.bakiniz.com/la-rafle-poster/</link>
		<comments>http://www.bakiniz.com/la-rafle-poster/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 12:23:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fragman Poster</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[POSTER]]></category>

		<category><![CDATA[Gad Elmaleh]]></category>

		<category><![CDATA[Jean Reno]]></category>

		<category><![CDATA[La Rafle]]></category>

		<category><![CDATA[melanie laurent]]></category>

		<category><![CDATA[Raphaelle Agogue]]></category>

		<category><![CDATA[Rose Bosch]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bakiniz.com/la-rafle-poster/</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bakiniz.com/wp-content/uploads/2010/03/la-rafle-poster.jpg" alt="la-rafle-poster.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bakiniz.com/la-rafle-poster/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
