<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:blogger='http://schemas.google.com/blogger/2008' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419</id><updated>2026-10-21T19:21:16.068+03:00</updated><category term="Edward Bernays&#xa;Emrah Safa Gürkan"/><category term="TRT"/><category term="bilim"/><category term="dijitalisyan"/><category term="haliç köprüsü"/><category term="kireçtaşı"/><category term="kuş"/><category term="mükemmel"/><category term="rocky"/><category term="teknik"/><title type='text'>Mess Mind Center</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default?redirect=false'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;redirect=false'/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>350</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-7026946629432149306</id><published>2026-08-28T14:26:05.656+03:00</published><updated>2026-08-28T14:26:05.656+03:00</updated><title type='text'>Sitemim yok</title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;Dayanamadım. Yazmasam olmayacak. Yazdan mıdır güneş mi beni delirtiyor böyle bilmiyorum. Her zaman yıldızımıza saygımız vardır.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bunları yazacağıma gidip tezimi yazsam ya da projemi bitirsem daha iyi miydi? Sanmıyorum. Hayatımın “canım ne isterse onu yaparım” döneminde canımın istediğini yapacağım. Aslında eskisi gibi Chopin ile yazacaktım ama Freddy Mercury beni yolda çıkardı. Dont Stop Me iyi gidiyor. Benim Rpm (revolution per minute) ile uyumlu. Esasen bir youtube canlı yayınını da yapabilirdim. Nedense yine yazmak istedim. Elim çalışıyor. El yazısını her zaman tercih ederim ama önce el yazısı sonra bilgisayara aynı şeyleri yazmak beni akıştan koparıyor. elbette el yazısını dijitalize eden araçlar var ama benim el yazımı okuyabileceğini sanmıyorum.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugünden bahsedeceğim. Sabah sancım olmasına rağmen kendimi dışarı attım bugün fiziksel hızım düşük yukarıdaki motor hızlı dönüyor yine de. Migren atağımın bir tanesini atlatmış olabilirim. Neler yaptım bakalım. 15.07.2026 tarihi itibariyle&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;li&gt;İşlenmiş şekeri yok.&amp;nbsp;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gluten yok.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Günlük sabah yürüyüşleri yaklaşık bir saat bazen daha uzun.&amp;nbsp;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Günlük çok kısa da olsa posture reset yoga rutini ( 4 dakika)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Vücut ağırlığı ile egzersiz (calisthenics) program takip ediyorum ) Chloe bacımla devam.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Hayatıma taze zencefil ve zerdaçal en az haftada bir kez olsa bile girdi.&amp;nbsp;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;D vitamini eksikliği için takviye kullanmak durumunda kaldım. Aynı zamanda günlük yürüyüşle güneşlenmiş de oluyordum. D vitamini sentezi için güneş şart&amp;nbsp;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Lenf drenaj masajlarını ve kuru fırçalamayı hayatıma soktum.&amp;nbsp;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Aralıklı oruç da işe yaradı. İnsülin değerlerim zıp zıp zıplamadı Akşam en geç 7 gibi yemek yemeyi bıraktım yani son öğümü yedim. aslında zaten 2 öğünüm var zaten. Bu bitti. Sabah da 12-13 arası kahvaltı yaptım.&amp;nbsp;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div&gt;Bir de şöyle güzel bir tarafı var. Bunları 1 aylık bir süre içerisinde ne kadar değişim yaratığını test etme şansım olacak. İstanbulda rutin kan tahlillerime bakıldı. Sanırm 12 Temmuzda. &amp;nbsp;Şimdi de burada kan verdim. 14 Ağustos civarı. Henüz sonuçları almadım çünkü klinik tatilde falan. O kliniği çok seviyorum. Girişte kayıtları yapan beyfendi çok nazik ve altı boş bir nezaket değil samimiyetle nezaket gösteriyor. Hemşire de çok tatlı doktorum zaten sanırım Afrikadan müslüman bir ülkeden ama uzun zamandır Avusturyada zaten Almanca konuşuyor ama İngilizce konuşmaktan da hiç dertli değil. Her seferinde henüz değli diyorum. Hala Almancam o kadar ilerlemedi. Bir kez bana oruç tutmayı önerdi kendi de oruçluydu ramazan zamanı gitmiştim. Her neyse Chitechi hocam bana akdeniz tipi beslen dedi geçen yıl kolestrol seviyem buraya göre sınırda çıktı. Türkiyedekine göre normal burda lahmacun yok kebap yok. Zaten biz başka bir şey yemiyoruz ki.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/7026946629432149306/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/08/sitemim-yok.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/7026946629432149306'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/7026946629432149306'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/08/sitemim-yok.html' title='Sitemim yok'/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-710606781053737678</id><published>2026-01-27T22:10:02.451+02:00</published><updated>2026-07-08T10:28:49.152+03:00</updated><title type='text'>WikiTR</title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;27.01. 2026 Wiki &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;TR&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ne de olsa kimse okumayacak okuyacak olan olursa da hoş ve çok kısa ve hatta pek de emek gerektirmeyen bir şifre çözme macerası olur. Yıllar önce AutoCAD uzayına Satürn çizmek gibi. Uzayda bir yerde layoutta değil. O zaman sonsuz satürnlerimle siz uğraşın. Aslında bazı arkadaşlarıma sorup kontrol etmeye çalışmıştım ama olmamış demek ki bir şekilde keşiş moduna ya da sınırına veya sınırının da ötesine geçmişim. 80lerde doğdum 90larda büyüdüm 2binlerde gençtim ve hatta çalışmaya başladım. Ben zamanımı yalnız, internetsiz, telefonsuz geçirdim cicim sizin kadar ırgalamaz beni. Böyle analı babalı kişisel hikayeler anlatmaktan da nefret ederim dinlemek de bana mutsuz her zaman gergin aile olamamış ailemi hatırlatıyor. Şimdi bile &amp;nbsp;sovyetler birliği sonrası dağılan devletler gibi her biri başka bir tarafa savrulmuş 7 devlet. Bir tanesi 2008de öldü. Ne ayıp ve acı ki ölmesini beklediğimiz.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Sürdürülebilirlik ulan zaten benim görmediğim kıtlık acı yok ki ben zaten survival mode on yaşadım. sistematik fiziksel işkence dışında yaşamadığım hiç bir eziyet yok. bu kadar da iddialıyım. Aç kaldım, fiziksel şiddet gördüm, psikolojik şiddet gördüm, çalışıp kazandığım paraya bile kondu. İhlal görmediğim kategori yok. Hürriyetten alı koyma bunun üzerine gerçekten uzun uzun detaylı düşündüm şimdi buraya yazmaktan çekindiğim kategori de dahil her türlü pislikle karşılaştım. Çocukken çocuk baktım çocukken yaşlı baktım sakat baktım. Sizlerin pembe götlerinin hayal bile edemeyeceği dudağınızın uçuklayıcı şeyler oldu. 20 iran filmi gücünde geçmişim var. Sürdürülebilir bebeler reşit değilken evden atıldığımda Deutche marklarımı alıp gitmem gerekti. &amp;nbsp;O kadar sikimde değil ki.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Araştırmamızın ilk basamağı nereden başlayacağımız sorusu. İlk kendi hayatını devam ettirmekten başlayacaksın yavrum. Yaşamanı sürdürebiliyorsan ilk sürdürme görevini başarı ile gerçekleştirdin demektir. İkinci aşamada bir de sen sürdürülmesen dünya daha mı rahat edecek sorusu. Soruları sorarken her zaman başa dönme problemi vardır. Zaten Cycle baba cycle baba söyle bana. 2017’de aniden gelen yaşamı bir şekilde matematiksel olarak yazma maymunluğu ile tekrar ve değişimdir deyip buna tutuldum. Bir gaflet anında birine sordum. Sence nasıl bir özet her şeyi kapsayabilir diye. Tabii ki büyük bir hataydı. Bugünkü gibi omurilikten konuşmanın pişmanlığı. Bu kadar içine kapanık olamazsın. Bunu bir lüks olarak gördüğüm için kendi kendime tribe girmeye izin verdim. Gülümsemedim artık. Eskisi gibi duygularımın elinde bir kukla olmak iyi de geldi. İplerimi suçlamak çok kolay çünkü.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Test ettim mi? Ettim canım; etmem mi hiç? Duvarlar, evdeki mandolin, çoklu priz, elips ayna, IC’den evlat edindiğim bitkiler, kırmızı sıcak su torbası ile test ettim. Hepsi telefonlarını bırakıp azıcık daha başka bir hayata hazır olduklarını söylediler. Mandolin Nokia 5110 telefonu yere çaldı artık yogaya başlıyorum dedi. Tibete bilet bakıyor ama internet kafeden giriyor Skyscaner’a. Ara sıra sikicem böyle işi dediği duyulsa da arkadaşım diye demiyorum pek sözünün eri bir enstrüman bireydir. diğeri ile ayrıntılı olmasa da verileri buraya dökmek boynumuzun borcu olduğundan çoklu prix sony ericson kullanıyordu kurtulcam bu aptal telefondan enerjimi drain eyledi diye isyan etti. aralarında sugar dady ilişikisi var çünkü. Sony onu ciddi sömürüyor. Telefonu sokağa attı. Sony Ericson hemen Linz’den eldery meldery demeden yaşlı bir birey buldu. Seviyorlar dumb phone iyi ki sokağa atıldım diyordu hem bataryam sıcaktansa soğuya daha meftun dedi. Elips ayna Motorola kullanıyor istiridye kapak mutlaka Judoda bir ismi olan çevik bir hareketle dirsek darbesi ile istiridyeyi ikiye ayırdı. sonra pencereden uçan halı gibi çıkıp gitti. Şimdilerde Hauptplatz 6daki mütecessis kameranın karşısında duruyor güneşli günlerde kameranın gözü gözüne ışık ışınlarını sokuyormuş. Agresifleşti yani. IC’den evlat edindiğim bitkiler az akıllı telefon blackberry kullanıyordu WAP’lı falan ama türdaşlık falan hoşlarına gitmişti. Buna nepotizm dememek lazım. Herkes ilk başta topluluğunu bulur. Birey toplumsuz olmuyor. Ne garip değil mi? Tek başına insan bile insan değil. Benim gibi ayrıksı değilse bulur. Her neyse Bizim evlatlıklar analog dünyaya köklerine dönmeye karar verdiler şamanik bişiler peşinde koşuyorlarmış. deli deli kafalar yaşatan bir çay işini girmişler önlerine gelen her kerizi silkeliyorlar. Son olarak kırmızı sıcak su torbası Itel lt2166 telefonunu içine attı. İçinde su vardı tahmin edersiniz ve hatta sıcak su. Telefon uzun süre dayandı kaderinde ıstakoz gibi haşlanmak var imiş. Can mı verdi batarya mı yaktı balata mı sıyırdı hepsi mi bir arada bilmiyoruz. Cep telefonlarına otopsi yapılmıyor. Hayvanlara da yapılmıyor sessizce ölüyorlar ölüleri de boş bir sandık gibi ya da sandık değil de kirli bir elbise gibi çöpe atılıyor. Genelde, çoğunlukla şimdi bana aptal saptal örneklerle gelmeyin hayvan mezarlıkları petler falan zart zurt. Sivrisinekler kefensiz gidiyor işte. SOn olarak demiştim duvarları unuttum sanıyorsunuz ama duvarların dili olsa da konuşsa. Onlar LinkedIn’de “opentowork” sarmışlar yusyuvarlak suratlarına neden kimse bilmiyor.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bak şimdi özellikle akşam üzeri gelen dayaklık olma modu hala açık olduğundan kendime hakim olamıyorum zıp zıp zıplıyor ışıl ışıl nöronlar amk. Lazım olsa evde yoksunuz şimdi getirdin beni attın her yaldır yaldır gündüz vakti ışığı yanan balkonlara. Şimdi siz o zamanlar muhtemelen bir arının götünde polen, rafine şekerin herhangi bir karbonu, magnezyumunuz bir bilardo salonundaydı. El netice henüz atomlarınız dağınık ve ahenk içinde değildi. Tüm yapı taşlarınızı sayamam. temelde carbonlu bir birleşik kocaman bir artı (+) pek çok mikroorganizma ile mücehhez organizmanız bir hidrokarbon zinciri. Bazen bir araya gelip sizin benim gibi dallamaları oluşturuyor. Her neyse neyse. O zamanlarda Altın Rehber isimli telefon rehberi vardı. Hollywood filmlerinde aradıkları isimleri rehberden bulup o sayfaları koparıp adreslerine gidiyorlardı hani. O zaman kişisel verileri koruma ve yaşatma dernekleri yoktu. İnsanlar severdi numaralarını rehberde görmekten ve hatta işletme sahipleri reklam verirdi. AA bir saniye sanki bir şeye çok benziyor. Bütün datamızı aldıkları sağa sola sattıkları para kazandıkları ve yine bize reklam gösterdikleri. Neyse bir an başka bir evrene immerse oldum yeminle. Ne alaka canım data güvenliği çok önemli artık kimse sizin adınızı rehbere yazıp herkese gösteremez ama onun sizin bile haberiniz olmayan şekilde veriniz meriniz neyiniz varsa hepsini satarlar. Siz de sevdiklerimi likelıyorum mavalı ile sabaha kadar scroll. Scroll anacağım scroll ellerin dert görmesin. Sonsuz parşömenin sonunu göresin. Yine çok uzağına düşmeye başladım. Parlak nöronlarıma geri dönüyorum Nöromarketing. Yaşadığımız yerde yakınlarda pek çok apartman vardı bazılarının balkon ışıkları gündüz vakti açık olabiliyordu. Biz böyle bir israfa kayıtsız kalamayız tabii. Altın rehberi alıyorduk. Adresten de tarama yapmak zor da olsa mümkündü ihtimalleri 4 ya da 2 ye indirebilirdiniz. Bir katta 2 ya da en çok 4 daire vardı çünkü. İhtimalleriniz ve telefon numaralarınız hazırsa bakır kablolu döner numaralı değil tuşlu telefonuzdan aramamızı yapıyoruz. Bu etkinlik tek başınıza da sizi eğlendirebilir ya da kardeşiniz varsa çağırın hatta ekipler halinde çalışmak da işe yarayabilir. bir gözlemci bir yazıcı bir de arayıcı. Aradınız. Telefonu açtı biri derdinizi hemen nazikçe anlatıp gereğinin yapılıp yapılmadığını görmek müthiş bir tatmin. Bazen teşekkür etmeyen ayılar çıkabilirdi ama kimse en benim numaramı nerden buldun demezdi. İşte enerjileri bu şekilde save ettik biz. Böyle bir kez nostaljiye bulandın mı kurtulmak mümkün değildir. Deniz gibi ben bir anda atlarım soğuk denize severim de soğuk denizleri. Ya da bütün denizleri. Gelecek sefer cyborg bir yunus olarak gelip insanlara pandik atmayı planlıyorum. Pek çok şeyden tasarruf ettik mesela satranç oynuyorduk ama satranç tahtamız yoktu. Bazen taşlar da eksikti ama hatta bazen sağdan soldan topladığımız siyah beyaz taşlarla zemine çizdiğimiz yamuk yumuk gridte satranç oynadık o zamanlar Stefan Zweig daha fazla dayanamacağım bu dünyanın derdine deyip zaten terk etmiş dünyayı. Dünya bu savaşlardan sonra tekrar iyiliğin güzelliğin var olduğu bir yer olmaz diye düşünmüş ve gitmeye karar vermiş. Hem de Amerikada yani kıta olan Amerikada. her neyse bakalım başka nerelerde nelerden tasarruf etmişiz. Basketbol potamız olmadan basketbol oynarken oldukça çevreci davrandık ve hatta topumuz da yoktu. Bir cips markası 1000 puan toplarsanız ve getirirseniz üzerinde bizim lanet markamızın olduğu en boktan topu veririz demişti. Kendimizi buna adadık. Cipsler yendi sokaklardan toplandı. 1000 puan toplamak çok zordu bazı başka çocuklara da söz vermek zorunda kaldık. Basketbol topuna ikna etmek durumundaydık çünkü bazıları futbol topu istiyordu. ittifaklar kuruldu bisikletlere binildi yakın çöplükler araştırıldı. 1000 puan çoktu. O gün 1000 sayısını anladım. Bazı cips paketleri 5 puan olmasına rağmen yetmedi. Sonra bir gün oldu. Basketbol topumuzu aldık. Çok uzun sürdüremedik top dandikti iç kauçuk balon patladı. Kafası şişmiş gibi bir yumruk çıktı bir köşesinde topun. Sektirmek imkansız olmuştu. Bir şeye yatırım yaptık güçlerimizi birleştirdik projemizi yaptık. Pek de güzel oldu. Bu arada yaşadığım şehirde basketbol topu satan bir dükkan yoktu. Internetten alışveriş de yoktu. Bunlarını hepsi enerji tasarrufu işte makarna yedik çöp topladık bisiklete bindik topumuzu aldık oyandık patladı. Bazen evdeki hiçbir kitap çekici gelmiyordu o zamanlar da en iyisi ansiklopedi karıştırmaktı. Kağıt wikipedialar. Onlar da gazetelerin kuponla verdiği kallavi kitaplardı. Yine şuraya yazalım yaşadığım şehirde kitapçı yoktu. Internetten sipariş diye bir şey yoktu. Sonra bir ara savaş başladı. Sizin bildiğiniz Suriye savaşı değil Körfez savaşı başladı. akşamları uçaklar bombalar endişesi ile karartma perdeleri ve mum alındı eve. bol miktarda. Ben ilkokula yeni başlamıştım neyse ki okuma kısmını halletmiştim. Akşamları o kalın perdeleri kapatıp mum yakıyorduk ölmemek için yani hayatımızı devam ettirmeye çalışıyorduk. Oldukça sustainable şekilde. Scrolling yine yoktu. Kimyasal silah kullanılırsa Mardindekiler ölüyordu tahminlere göre. Babam devlet memuru anneme down sendromlu bacağı sakat olan halamı 9 yaşında olan ablam 6 yaşında olan ben ve 4 yaşında olan kardeşimi alıp Ankara’ya otobüsle gitmemizi söyledi. O gece kavga çıktı babam defol git dedi anneme. Annem de gururda dünya markası olduğu için bu gece çocuklarımla kalcam sabah gidecem dedi. Sabah 6da bizim yalvarmamıza rağmen gitti. Bir gün sonra babam bizi şizofren teyzesine götürdü ve bıraktı.Ankaraya. &amp;nbsp;Orada her şeyden tasarruf ettik; anneden babadan yıkanmaktan bile tasarruf ettik. Alaturka tuvalete doğru kafamızı uzattırıp sadece saçımızı yıkıyordu ve sadece buna izin veriyordu teyze. Hasta olmamızdan korkuyordu. Beyaz lahana ve arko krem günlerimiz başladı ben her gün suratıma arko krem sürüyordum. Hiç oyuncağımız yoktu kağıtlardan bebekler oyuncaklar kestik, origamiler yaptık. Vehbiye teyze şizofrendi gece oyuncaklarımızı atıyordu. Kutsal kase gündüz yatak odasında gece de oturma odasına taşıyordu değersiz porselen bir kase. bazı ritüelleri vardı. Bize sürekli başına gelen acıklı şeyleri anlatıyordu. Ziyarete gelenlere bu çocukların anneleri babaları savaşta diyordu. Kapuska yemekten nefret ediyorduk. Çok ucuz olduğu için sürekli kapuska pişiyordu evde. Günde 1 saat televizyon izleme hakkımız vardı. Ben zaten yeni okuma öğrenmiştim ve okulu terk ettim 3 ay boyunca çünkü Irak, Kuveyti işgal etmeye karar vermişti. Bir gün annemi aradık çünkü o zamanlar bütün telefonları aklımızdaydı. Vehbiye aramamıza izin verdi. Biz bir şekilde 9-6-4 yaşındaki çocuklar müzakere ederek şehirlerarası arama yapmaya izin aldık. Kimse konuşamadı telefonda hereks ağladı. her şey çok tasarrufluydu ama akşamları televizyondan bombaları izliyorduk. Cep telefonumuz internetimiz olmadığı gibi telefonumuz da yoktu. Her şeyden bol miktarda tasarruf ettik ve hayattaydık. Sonra bir de bunlardan önce Türkiyede iç savaşımsı bişiler oluyordu &amp;nbsp; Pencerelerin olmadığı koridorda uyuyorduk. Roketatar mermisi girmesi girerse pencereden biraz sağlam kalalım diye. Pencerenin önünden geçen roketatar mermisi gördüm. Aydınlatma fişeği gördüm. birilerini arıyorladı. bazı ıssız tepelerde çok kez ateş ettiler belki de birileri öldü. O ıssız antropojen bozkırlarda hikinglere çıkardık. kurtların parçaladığı eşek, değişik değişik renkli allı güllü kuşlar yaban tavşanları bir sürü diken türü. Yine scrolling yok. Sonra bizim harika bir güç antremanımız vardı şimdi ağır bişi kaldırınca aman pek de güçlüsün diyorlar. Çocuk yaşta başlarsanız güç antremanlarına oluyor demek ki. beşinci katta bir apartman dairesinde oturuyorduk ve musluktan 10 günde bir su akıyordu hatta o zaman da akmıyordu. Bidonlarla bahçedeki depodan taşıyorduk. Yani yaklaşık 10kg ile 5 kat çık sonra in 10-15 tekrar. Bu ve buna benzer güç antremanları bazı çıtıpıtı hanımhanımcık erkek bebelerden bile kas ve direnç bakımından güçlü olmama sebep oldu. Yani herhangi ekstra spor yapmama gerek olmadı. Bu da büyük bir tasarruf. Bu antremanı yıllarca sürdürdük. Hala benimle bu konuda konuşmak isteyen var mı?&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Zamanın sonsuz olduğu bazı çocukluk günlerimizde çocuk gibi takıldığımız da oldu. Karıncalara eğlence parkı inşa ettim. Fena mı? Bazı ağaçları aşıladım. Bir tanesi zeytin verdi mesela. Akasya çiçeklerini yedim abur cubur yerine. Küçücük beynimde bahçede hiçbir şeye ihtiyaç duymadan ne kadar yaşayabilirim diye düşünüyordum. Akasya yerim, hülhüleyya, çamın, göknarın, hem tadı güzel değildi hem de iğne yapraklı bişi yemek saçmaydı. Dut ağaçlarının büyümesini bekliyordum. çocukların belli aptallıklara kollektif tutulmaları olur. Bir dönem çamurdan pasta yapmaya tutulmuştuk. çamur çikolata oluyordu üzerine de kalkerli bir taştan pudra şekeri yapıyorduk. Dizayn etmek ve regüle etmekle kafayı bozduğum bir dönem on metrelerce kalkerli taşla çizgi çizmiş bisikletler için her iki apartmanın bahçesinde gidiş geliş kontrollü geçiş kavşak falan yapmıştım. Mardinde bisikletiniz varsa kaderi çalınmak olacak bu şaşmaz. bisikletleri kilitli bir depoda tutuyorduk. Aynı yerde güvercinler de yaşıyordu. Bizim evcil güvercinlerimiz. güvercinler de köpeklerin kakaya çıkması gibi çıkıp uçmaları gerekiyor. Ben çıkarıp uçurup geri getirmeyi biliyorum. Güvercin çobanlığı. Ne fark eder ki şu an bir kavanozun içinde yaşıyorum. Güvercinler de yüzüme bakmıyor.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/710606781053737678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/wikitr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/710606781053737678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/710606781053737678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/wikitr.html' title='WikiTR'/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-5148163356302374217</id><published>2026-01-16T05:05:00.001+02:00</published><updated>2026-01-16T05:05:04.548+02:00</updated><title type='text'>Açıldı yollar </title><content type='html'>&lt;p&gt;çerle çöple oynadığımız yetti.geçmiş hurdalıkları serdik şimdi tavan arasına girme zamanı geldi. artık kimse bişi okumadığına göre hele blogları sadece AI scraperlar dadandığına göre gönül rahatlığı ile kaşar bir arkadaşım diye bahsedebilirim. Al, AI kardeş ekle databasein şenlensin.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İzmirde manolyaya yine manolya denir, bir çiçek ismi taşıyan bir kaşar. Adı Manolya olsun. Manolya kızımız pek çok aptal dişi bireyde olduğu gibi diğer dişi bireyleri kıskanma çekememe ama açıkça da söyleyememe ezik ezik etrafında gezinme huyları boldur. burada antifeminist bir söylememim haşa yok. aksine bu tavrı sosyal baskı ve savunma mekanizması olarak geliştirdiğini düşünüyorum kadınların. Bir noktada da yediğin boku fark et ama değil mi hep şeytanlık herkese ikiyüzlülük yaşamda kalma çabasının ötesinde; yok yere, &amp;nbsp;insan olma erdemlerini yere çalma bunlar gereksizin de ilerisinde bir aşamada duruyor.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aslında takma isme de gerek yokmuş kaşar deyip geçebilirim.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;üzgünüm hanımlar, &amp;nbsp;teveccühünüz beyler hatta bazı hanımlardan da teveccüh edenler olmuştu onlar da sağ olsun alımlı çalımlı bir kadınım. Herhangi bir yerde varlığım dikkat çeker. bunu anlamam ve ikna olmam yıllar sürdü. Hala ben o öz güvenle yaşamam ama bilirim ve bazen de kendime hatırlatırım.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İlk geometrik şeklimizi çizelim. Üçgen. pek çok üçgen çizeceğiz. bazen bunlar dörtgenler de oluşturacak ama sırayı bozmayalım nokta doğru üçgen dörtgen. Manolya kızımız çok güzel bir kızımız ama bazı dertleri var sağlık da denemez ama biraz değişik doğmuş anasından doğal olarak sealed gelmiş dünyaya. yani downtownda olması gereken üçüncü kapı hiç yok ortalarda. haklı olarak bunun kafa gidik bazen bana gelip Bilge belki de ben kız değilim erkeğim diyordu. her neyse bu bambaşka bir konu. neden ve ne kadar manyak olabileceğini ölçeklendirmek için bir miktar değinmiş oldum. bunun ne kadar iki uçta tepki veridiğini de ölçeklendirmek için küçük bir örnek verelim. Bir tasarım yarışması var. benim mezun olduğum ünvan yarışmaya girmeye izin vermiyor. bu kamileye sordum senin adına katılalım mı ben yapacağım her şeyi tüm işçilk emek kısmı bende dedim herhangi bir ödül kazanırsak da paylaşalım olur mu dedim tabii dedi. 2 gün geçti üzerinden hayır bu etik değil dedi. ben katılmıcam dedi. ben çalışmaya başlamıştım. benim de amacım o sıralar başladığım 3d dizayn programlarda deneyim kazanabilmek. aynı zamanda bazı yarışmalara yollarsam neye ne kadar hazır olduğumu da anlarım diye düşünüyorum o zamanlar internet şimdiki gibi çılgın değil. 3d program kullanmayı kitaptan öğreniyorum. içinde bir tane CD var kitabın bu kadar birikmiş bilgiye erişebiliyorsunuz yani. her şey bir tarafa tavrı o kadar saldırgan ki ben bişi yaptım zannediyorum henüz ezikliğinin farkına varamıyorum. neredeyse bana bağırıyor ve olmayacağı ile ısrar ediyor bu arada ben zaten ısrar etmiyorum. çnükü zaten utana sıkıla sorduğum bir soruydu. Birinden bir şey istemek benim için hala oldukça zordur. Belki de bu yüzden de zordur. Dallama dallama mal mal insanlar yüzünden. bu ölçeği de burada bırakıyorum.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;pek çok aptal saptal ipe sapa gelmez davranışı var da bunları bir kenara bırakıyorum.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Asıl kalleşliğine gelelim. Bir gün bir mail almışım sanırım geçen gün tüm eski mailleri silerken gördüm çok da ilk nasıl başlamış kısmına gitmek istedim ama son kısımda şu yazıyor.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ortada bir dava var biliyorum. “ ilgili kişi” benden haber bekliyor gidip şahitlik edeceğim.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yalancı şahitlik yapacağını açıkça söylediği bu maildeki tek derdi benim ona aptal deyip demediğim şüphesi.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ortadaki dava, benim aldatılma nedeniyle ile biten intihara kalkıştığım, iki üç haftada 7-8 kilo verdiğim görenler kanser olduğumu düşündüğü, boğazlandığım, hukuki gayri hukuki türlü bezdirme yolları denenen &amp;nbsp;boşanma sürecim, boşanma davam.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/5148163356302374217/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/acld-yollar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/5148163356302374217'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/5148163356302374217'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/acld-yollar.html' title='Açıldı yollar '/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-4497170769277056002</id><published>2026-01-02T00:17:39.870+02:00</published><updated>2026-01-02T00:17:39.870+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;ben bir yılanın kafasına taş attım. keşke yapmasaydım. Şimdi aynı şeyi yapamam&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/4497170769277056002/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/bir-ylann-kafasna-tas-attm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/4497170769277056002'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/4497170769277056002'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/bir-ylann-kafasna-tas-attm.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-6744261481127973367</id><published>2026-01-02T00:17:36.272+02:00</published><updated>2026-01-02T00:17:36.272+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: helvetica;&quot;&gt;&amp;nbsp;Bir sigorta şirketinin reklam sloganı şöyleydi: Gelecek de bir gün gelecek. O zamanlardaki gelecek projeksiyonunda uçan arabalar mükemmel işçilikli beyaz ve griden renkli binalar vardı. Gelecek her zaman distopikti. Yeri gelmişken bunu da yazayım. Elbette başka becerileri vardır ama Gazi Mimarlık mezunu yaklaşık altmış yaşlarındaki patron yarısı insan, bu kelimenin anlamını bilmiyordu. Son zamanlarda boomer olduğum gerçeğiyle etrafımdaki genç bireylerin tespitiyle yüzleştim. Ama boomer olmanın da ton farkları var. İki cümle öncesine giderek tekrar yazayım distopya, ütopyanın antisidir. Ütopyada her şey iyi güzelken distopya da her şey bomboktur. Bir filmden bahsediliyordu.&amp;nbsp; Ben de salakça hikaye distopik miydi diye sordum. hiçbir şeyin bilinmediği bir yerde her şeyi bilebilirsin ama daha kötüsü de var. Senin ne bildiğinin kıymetini de onlar ölçüyor. Suratıma bakıp ne saçmalıyorsun bakışı attılar. En son kelimenin anlamını bilmediklerini öğrendim. Yine en masumu atmıştı ilk taşı. Distopik ne diye sordu biri.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: helvetica;&quot;&gt;Aynı koyu boomer bir anons geçiyor ofise Almanya işçi kabul ediyor fakat beyaz yaka ama bu sefer dil bilme düzeyini arttırmışlar A1 istiyorlar diyor. Herkesin tepkisi tüh biz gidemeyiz yönünde. siz zaten gidemezsiniz zekanız sorgulama kapasiteniz yetmiyor. A1 giriş seviyesi diyorum. Beni dinleyen yok. A ile başlıyorsa first classttır. En iyisi en entelektüeli az önce anlattıklarım seviyesinde olan bu ortamı terk ettim. Pandemi geldi ve beni aldı. Gelecek o zaman gelmiş. Gelecek beni aldı demek. İlk günlerinde kıçından bile korkan insanlara dönüşmüştük. Ben yine çocukken de neden olduğumu bilmediğim bedenime güvenme ve bir şey olmaz ortadoğu kafasıyla ne market poşeti sildim ne de elimi 1 saniye daha fazla yıkadım. öncesindeki günlük faaliyetlerimdeki değişiklik dışarı çıkarken maske takmak ve dışardan getirdiğim şeyleri bir süre mutfaktan uzak tutmak oldu. İnsanları öpmemek işime geliyordu tokalaşmak hep çok ilkel gelmiştir. Beden, hadi yanak neyse de el tam bir pislik yuvası. Avantaj sağlamıyor demiyorum. Bir başkasının elindeki türlü çeşit bakteri bana da yarayabilir tanışırız en kötü benim sistemim de bir bakar antijen olur antikor ürettirir. Bilim en çok sınıflama ve mecburen adlandırma ile ilerlemiş. Aristo zaten ortamı boş bulmuş ve bol miktarda sallamış. Şu şöyledir bu böyledir diye. Ama deli saçması bir şeyi yanlışlanamıyorsa hala araştırılması gerektiği anlamına geliyor. Kendi kendime kendi yunan filozoflar evremden geçerken belki de. Sadece dünya ile sınırlamadan bildiğimiz evreni nasıl özetleriz diye düşünürken, özetin tekrar olduğu sonucuna vardım. Kendi ilk çağlarımı yaşamak benim de hakkım kimlerin neler dediğini bilmiyorum. Newton puşt bir herif sınıfın hem kurnaz hem de çalışkan çocuğu gibi. Bu söz sanırım daha eski ama Newton güzel bir noktadan söylediği için onunla özdeşlemiş &lt;b&gt;&quot;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;background-color: white; color: #202122;&quot;&gt;&lt;b&gt;Eğer daha uzağı görebiliyorsam bu, benden önceki devlerin omuzlarında durduğum içindir.&quot;&lt;/b&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;background-color: white; color: #202122;&quot;&gt;Newton omuzlarda gezerken ileri görürken biz omuzunda bulunduğumuz devlerden ziyadesiyle çekindik. Her neyse neyse.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/6744261481127973367/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/sigorta-sirketinin-reklam-slogan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/6744261481127973367'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/6744261481127973367'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/sigorta-sirketinin-reklam-slogan.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-3322245305625437180</id><published>2026-01-02T00:17:33.197+02:00</published><updated>2026-01-02T00:17:33.197+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;Üzgünüm bunu yazmak zorundayım. Anıların hunting özelliği var. Yazınca sizi avlamayı bırakıyor. Deşifre etmek lazım. Anlatınca da çok kayda geçmiş olmuyor sanki. Ses kaydı denemedim video kaydı da işe yarayabilir. Unutmak istediğinize yabancılaşmanız gerekiyor. Kabul ettim, affettim falan değil. Geçmişin bir parçası size ait değil. Geçince bitmiş oluyor. Etkisiyle uğraşmak istiyorsan yabancılaşma travmasını kutsamak diye bir şey de var. Bunlar beni olgunlaştırdı diyebileceğin şey yabancılaştığın şeyler. O anı sana ait gibi değilse artık oradaki insan başka biri gibi hissettiriyorsa değişmişsin demektir. Dışla demiyorum. Looptan çık.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu looptan çıkış için, yabancılaşmak için. Pandeminin pandemi olduğu hızlı zamanları herkes evde aptal aptal ölmemeyi bekliyor distopik romanlar filmler aklımızda dönüyor. İnsanlık olarak birleşelim ne gerek var ki neden böyle birbirimizi üzüyoruz duygusallıkları pompalanıyor. Herkes ölümden önceki iyilik halinde. Tıbbi olarak değil sosyal olarak herkes sona geldiğini düşünüyor. Esasen gerçekten de oradan geçtik hatta geçemedik tüm ilişkiler değişti. Katastrofi sonrası hayata devam eden survivorların zaten kimseye ihtiyacım yok tribine girdiler. Bütün sosyal ilişkilerim değişti. Herkese sordum herkesin değişmiş. Aralara hep sitemlerimi ekiyorum. Sitem sarmaşıkları çıkıp bütün yazıyı kaplasın.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Pandemi demiştim. Pandemi herkesi internete soktu sanırım. Televizyon bir sürü bıçak darbesi aldı. Kalçadan, karından, bacaktan yaşamıyor ama ölmedi de. İnternet yeni başlayanlar için çok geniş çıkılmaz bir dehliz olabilirken kimileri de Facebooka baktım, haber sitelerini gezdim alışveriş sitelerine baktım ( sahibinden.com) e kaldı mı bir şey? Bunların bir üst versiyonu oyun alanlarının bir çember ötesine geçer ve kendini çok ilerici zanneder mesela LinkedIn profili oluşturur ama genelde gidiş yolu şöyledir. Yeni sekme-Google-Memleketten tanıdığım bir kişinin adı soyadı- Enter. Memleketten tanıdığım bir kişi adı soyadı x 154 falan. Muhtemelen 145lerde falan bana denk gelmiş beyni&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/3322245305625437180/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/bunu-yazmak-zorundaym.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/3322245305625437180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/3322245305625437180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/bunu-yazmak-zorundaym.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-1163844281316038347</id><published>2026-01-02T00:17:30.532+02:00</published><updated>2026-01-02T00:17:30.532+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;Carmen doğru söyledi ben de marjinelleştim aslında o tam olarak radikalleşmek dedi. hangisi daha az sakıncalı diye düşünmek de her ikisinin dışında bişi. Korktuğum&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/1163844281316038347/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/dogru-soyledi-ben-de-marjinellestim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/1163844281316038347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/1163844281316038347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/dogru-soyledi-ben-de-marjinellestim.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-1331706614315185855</id><published>2026-01-02T00:17:27.693+02:00</published><updated>2026-01-02T00:17:27.693+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;hızın geldiği son nokta sadece kendi sektörümde değil aynı zamanda diğer bütün sektörlerde de olduğunu fark ettim. Az önce yazılım sektöründe de benzer bir yaklaşım olduğunu fark ettim. sadece bitsin yeter anlayışı ne kadar süre çalışacağı önemli değil.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/1331706614315185855/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/geldigi-son-nokta-sadece-kendi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/1331706614315185855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/1331706614315185855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/geldigi-son-nokta-sadece-kendi.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-1649939851945494411</id><published>2026-01-02T00:17:25.045+02:00</published><updated>2026-01-02T00:17:25.045+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;I always felt and feel like an alien. The first time on this beautiful planet Earth. I always wish to be an alien and search for human beings as a scientist.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;h3 data-end=&quot;311&quot; data-start=&quot;267&quot;&gt;&lt;strong data-end=&quot;311&quot; data-start=&quot;274&quot;&gt;1. David Hanson (Hanson Robotics)&lt;/strong&gt;&lt;/h3&gt;&lt;ul data-end=&quot;665&quot; data-start=&quot;312&quot;&gt;
&lt;li data-end=&quot;420&quot; data-start=&quot;312&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;420&quot; data-start=&quot;314&quot;&gt;&lt;strong data-end=&quot;328&quot; data-start=&quot;314&quot;&gt;Known for:&lt;/strong&gt; Creating &lt;strong data-end=&quot;358&quot; data-start=&quot;338&quot;&gt;Sophia the Robot&lt;/strong&gt;, a hyper-realistic talking head that engages in conversation.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li data-end=&quot;575&quot; data-start=&quot;421&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;575&quot; data-start=&quot;423&quot;&gt;While Sophia is full-bodied, earlier Hanson projects like &lt;strong data-end=&quot;500&quot; data-start=&quot;481&quot;&gt;“Einstein Head”&lt;/strong&gt; or &lt;strong data-end=&quot;515&quot; data-start=&quot;504&quot;&gt;“K-Bot”&lt;/strong&gt; were &lt;em data-end=&quot;533&quot; data-start=&quot;521&quot;&gt;just heads&lt;/em&gt; capable of facial expressions and speech.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li data-end=&quot;665&quot; data-start=&quot;576&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;665&quot; data-start=&quot;578&quot;&gt;Hanson’s work blurs art, science, and philosophy — exploring what it means to be human.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;hr data-end=&quot;670&quot; data-start=&quot;667&quot; /&gt;&lt;h3 data-end=&quot;697&quot; data-start=&quot;672&quot;&gt;🤖 &lt;strong data-end=&quot;697&quot; data-start=&quot;679&quot;&gt;2. Ken Rinaldo&lt;/strong&gt;&lt;/h3&gt;&lt;ul data-end=&quot;1004&quot; data-start=&quot;698&quot;&gt;
&lt;li data-end=&quot;836&quot; data-start=&quot;698&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;836&quot; data-start=&quot;700&quot;&gt;&lt;strong data-end=&quot;709&quot; data-start=&quot;700&quot;&gt;Work:&lt;/strong&gt; &lt;em data-end=&quot;736&quot; data-start=&quot;710&quot;&gt;“Augmented Fish Reality”&lt;/em&gt; and other robotic ecosystems, but he’s also done installations involving &lt;strong data-end=&quot;835&quot; data-start=&quot;810&quot;&gt;talking robotic heads&lt;/strong&gt;.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li data-end=&quot;901&quot; data-start=&quot;837&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;901&quot; data-start=&quot;839&quot;&gt;Often explores symbiosis between humans, machines, and nature.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li data-end=&quot;1004&quot; data-start=&quot;902&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;1004&quot; data-start=&quot;904&quot;&gt;His pieces sometimes involve &lt;strong data-end=&quot;959&quot; data-start=&quot;933&quot;&gt;AI-generated dialogues&lt;/strong&gt; between robots or between robots and humans.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;hr data-end=&quot;1009&quot; data-start=&quot;1006&quot; /&gt;&lt;h3 data-end=&quot;1072&quot; data-start=&quot;1011&quot;&gt;🗣️ &lt;strong data-end=&quot;1072&quot; data-start=&quot;1019&quot;&gt;3. Nikolaus Gansterer &amp;amp; Klaus Obermaier (Austria)&lt;/strong&gt;&lt;/h3&gt;&lt;ul data-end=&quot;1298&quot; data-start=&quot;1073&quot;&gt;
&lt;li data-end=&quot;1170&quot; data-start=&quot;1073&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;1170&quot; data-start=&quot;1075&quot;&gt;Obermaier, in particular, has used robotic and projected heads in his interactive performances.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li data-end=&quot;1298&quot; data-start=&quot;1171&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;1298&quot; data-start=&quot;1173&quot;&gt;Projects like &lt;em data-end=&quot;1201&quot; data-start=&quot;1187&quot;&gt;“Apparition”&lt;/em&gt; and &lt;em data-end=&quot;1231&quot; data-start=&quot;1206&quot;&gt;“Le Sacre du Printemps”&lt;/em&gt; use motion tracking and AI-driven avatars that &quot;speak&quot; or respond.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;hr data-end=&quot;1303&quot; data-start=&quot;1300&quot; /&gt;&lt;h3 data-end=&quot;1340&quot; data-start=&quot;1305&quot;&gt;💬 &lt;strong data-end=&quot;1340&quot; data-start=&quot;1312&quot;&gt;4. Louis-Philippe Demers&lt;/strong&gt;&lt;/h3&gt;&lt;ul data-end=&quot;1642&quot; data-start=&quot;1341&quot;&gt;
&lt;li data-end=&quot;1526&quot; data-start=&quot;1341&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;1526&quot; data-start=&quot;1343&quot;&gt;&lt;strong data-end=&quot;1352&quot; data-start=&quot;1343&quot;&gt;Work:&lt;/strong&gt; Collaborated with Bill Vorn on &lt;em data-end=&quot;1395&quot; data-start=&quot;1384&quot;&gt;“Inferno”&lt;/em&gt;, &lt;em data-end=&quot;1416&quot; data-start=&quot;1397&quot;&gt;“The Blind Robot”&lt;/em&gt;, and other installations involving humanoid robotic bodies and heads that perform or &quot;interact&quot; with viewers.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li data-end=&quot;1642&quot; data-start=&quot;1527&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;1642&quot; data-start=&quot;1529&quot;&gt;In &lt;em data-end=&quot;1551&quot; data-start=&quot;1532&quot;&gt;“The Blind Robot”&lt;/em&gt;, robotic arms and heads explore human faces gently, reflecting on intimacy and perception.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;hr data-end=&quot;1647&quot; data-start=&quot;1644&quot; /&gt;&lt;h3 data-end=&quot;1681&quot; data-start=&quot;1649&quot;&gt;🧍‍♂️ &lt;strong data-end=&quot;1681&quot; data-start=&quot;1659&quot;&gt;5. Patrick Tresset&lt;/strong&gt;&lt;/h3&gt;&lt;ul data-end=&quot;1966&quot; data-start=&quot;1682&quot;&gt;
&lt;li data-end=&quot;1806&quot; data-start=&quot;1682&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;1806&quot; data-start=&quot;1684&quot;&gt;Known for his &lt;strong data-end=&quot;1726&quot; data-start=&quot;1698&quot;&gt;robotic drawing machines&lt;/strong&gt;, but also created &lt;strong data-end=&quot;1762&quot; data-start=&quot;1745&quot;&gt;robotic heads&lt;/strong&gt; that watch, draw, and mimic human behavior.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li data-end=&quot;1966&quot; data-start=&quot;1807&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;1966&quot; data-start=&quot;1809&quot;&gt;Works like &lt;em data-end=&quot;1838&quot; data-start=&quot;1820&quot;&gt;“Human Study #1”&lt;/em&gt; feature robot heads that observe sitters and then sketch them — they have a hauntingly human presence despite being mechanical.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;hr data-end=&quot;1971&quot; data-start=&quot;1968&quot; /&gt;&lt;h3 data-end=&quot;1994&quot; data-start=&quot;1973&quot;&gt;🔮 &lt;strong data-end=&quot;1994&quot; data-start=&quot;1980&quot;&gt;6. Stelarc&lt;/strong&gt;&lt;/h3&gt;&lt;p&gt;















&lt;/p&gt;&lt;ul data-end=&quot;2406&quot; data-start=&quot;1995&quot;&gt;
&lt;li data-end=&quot;2082&quot; data-start=&quot;1995&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;2082&quot; data-start=&quot;1997&quot;&gt;The Australian performance artist famous for using &lt;strong data-end=&quot;2081&quot; data-start=&quot;2048&quot;&gt;robotic prosthetics and heads&lt;/strong&gt;.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li data-end=&quot;2181&quot; data-start=&quot;2083&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;2181&quot; data-start=&quot;2085&quot;&gt;Works like &lt;em data-end=&quot;2119&quot; data-start=&quot;2096&quot;&gt;“The Prosthetic Head”&lt;/em&gt; (2003) — a &lt;strong data-end=&quot;2152&quot; data-start=&quot;2131&quot;&gt;3D talking avatar&lt;/strong&gt; that converses with viewers.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li data-end=&quot;2287&quot; data-start=&quot;2182&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;2287&quot; data-start=&quot;2184&quot;&gt;The piece explores what it means to have a “head” without a body — perfect match to what you described.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li data-end=&quot;2406&quot; data-start=&quot;2288&quot;&gt;
&lt;p data-end=&quot;2406&quot; data-start=&quot;2290&quot;&gt;The &lt;em data-end=&quot;2311&quot; data-start=&quot;2294&quot;&gt;Prosthetic Head&lt;/em&gt; speaks using AI-generated text responses, presented as a life-size projected head on a screen.&lt;/p&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/1649939851945494411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/always-felt-and-feel-like-alien.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/1649939851945494411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/1649939851945494411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/always-felt-and-feel-like-alien.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-7870914445267772933</id><published>2026-01-02T00:17:18.252+02:00</published><updated>2026-01-02T00:17:18.253+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;yazmadan olmayacak, şimdiden yapacağım yazım noktalama zart zurt için istediğinizi düşünün. İhtiyaçtan yazıyorum. Böyle bir şey var herhangi bir konuda biraz olsun çizgiyi aşıyorsan ama bir sebebin varsa mazur görülüyor. Mesela&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;karımı öldürdüm çünkü beni aldatıyordu.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ha tamam biraz daha az haksızsın.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;tersi geçersiz.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;kocamı öldürdüm çünkü beni aldatıyordu.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;geçerli değil. Haksızsın.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erkeklerin her zaman ikinci üçüncü beş yüzüncü hakkı var. Kadınların tek bir hatası hayatlarını mahvediyor.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kocamı aldattım.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Orospusun. Çocuklarının yüzüne nasıl bakacaksın. (Ömür boyu damgalandı)&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Karımı aldattım.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir daha yapma gül gibi karın var.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ya da&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Boş ver çapkınlıkta esas olan yakalanmamaktır.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erkekler kendilerinin avcı olduğunu düşünüyor hala Her neyse daha yumuşak örneklere geleyim.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gürültü yapmayın çocuklarımız uyuyor&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ya da&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gürültü yapmayın belki yaşlı hasta var.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Belki var belki de yok. Burada önemli olan gürültü yapmayın demenin aktöre bir bahane bir sebep gösterme ihtiyacı. Gürültü yapmayın lütfen beraber yaşıyoruz ve ben senin gürültünü dinlemek istemiyorum diyemiyoruz.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Biraz daha tersinden örnek verelim.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gürültü yapmayın lütfen yarın işimiz gücümüz var erken uyanacağız.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kusura bakmayın, çocuk var oyun oynuyor.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bana ne çocuk senin çocuğun hakim ol diyemiyorsun.&amp;nbsp; Dersen vicdansız köpek biri oluyorsun zaten.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir sonraki anne ile çocuk arasında diyalog bak alt katta amca teyze gelip sana iğne yapar olabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ben neden buralara kadar geldim. Elim yazmaya gitmiyor bile. günlerdir sancısını ağrısını ateşini içinde kendi kendime çektiğim anlatarak dindiremeyeceğim . şimdi bile kalp atışlarım hızlanıyor aklıma geldikçe aklımdaki fikirden kaçasım geliyor.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/7870914445267772933/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/olmayacak-simdiden-yapacagm-yazm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/7870914445267772933'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/7870914445267772933'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/olmayacak-simdiden-yapacagm-yazm.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-5188562294183087939</id><published>2026-01-02T00:17:15.597+02:00</published><updated>2026-01-02T00:17:15.597+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;Şu duyguyu hepinize damardan vermek isterdim. Birini kendinden ayırmamak. Benden biri benimle aynı kodu koşturuyor ya da benim kodumu baştan sona biliyor. Tüm algoritmalarımın sonuçlarını biliyor ve en istenen sonuçlarını kabul ediyor. çıktıları da öyle tatlı ele alıyor. Size çok çok iyi davranan dünyadaki tanrınız. Daha kötüsü aynısını o sizin için düşünüyor.&amp;nbsp; Mükemmel iki yaratığın dingin cenneti. Bunu damarınızdan zerk etmek isterdim. O cennette bir süre yaşadım. Sonra iki tanrı sıraları belirsiz şekilde intihar ettiler. Algoritma artık kendi kendine etki etmeye başlamıştı. Mükemmeli uzun süre tune edemezsiniz. Enstrümanlar da akordu bozuluyor. Bunun en büyük evrensel kümesi. gerçekten evrensel bak. Entropi. Cennet namümkün. tanrılar bile cenneti yaratamaz.Aklımın kuralları devreye giriyor. İmkansız yoktur ve %100 yoktur. Düşündüğümüz herhangi her şey vardır. Düşüncesi varsa vardır. Olmayan bir şeyin düşüncesine de ulaşılamaz. bunlar evrendeki kuvvetler gibi benim beynimde. Sorgulama ve itiraz. İtlerden hıyartolardan bahsettiğimiz diğer taslağımızda sıkça yer vermek zorunda kalacağımız bir hıyarto her şeye itiraz ediyorum diye eleştirildim. Siktir lan ordan. İktidarını sikiyim. Sessizce yapmadığım anlamına da gelmiyor. Çarpık çurpuk zayıf saçma mantık damında kadınlar boyun eğmeli ve erkeklerini takip etmeliydi. Sessiz direniş. bir kez 3 gün hiç konuşmadım.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgvHlOpZt7cM28RJC_mVNpu0AB4wWeSD1tCwgI_IE2_iUV-MzObUdRM6Eggb2PUln35bDMADn_X4k0TlMBTM-hIkadKRcISBFFqS3brAO1LV_lIbg1hMLKui_NExUtfKciWfBZk4r07hPCZ7oLoIJP3a-l-cmDeLM-P9ZgNv9kFqU0sao6vqGoi0dJ9JH0/s716/DrawingHands.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;600&quot; data-original-width=&quot;716&quot; height=&quot;268&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgvHlOpZt7cM28RJC_mVNpu0AB4wWeSD1tCwgI_IE2_iUV-MzObUdRM6Eggb2PUln35bDMADn_X4k0TlMBTM-hIkadKRcISBFFqS3brAO1LV_lIbg1hMLKui_NExUtfKciWfBZk4r07hPCZ7oLoIJP3a-l-cmDeLM-P9ZgNv9kFqU0sao6vqGoi0dJ9JH0/s320/DrawingHands.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/5188562294183087939/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/duyguyu-hepinize-damardan-vermek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/5188562294183087939'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/5188562294183087939'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/duyguyu-hepinize-damardan-vermek.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgvHlOpZt7cM28RJC_mVNpu0AB4wWeSD1tCwgI_IE2_iUV-MzObUdRM6Eggb2PUln35bDMADn_X4k0TlMBTM-hIkadKRcISBFFqS3brAO1LV_lIbg1hMLKui_NExUtfKciWfBZk4r07hPCZ7oLoIJP3a-l-cmDeLM-P9ZgNv9kFqU0sao6vqGoi0dJ9JH0/s72-c/DrawingHands.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-806826969079476810</id><published>2026-01-02T00:17:12.521+02:00</published><updated>2026-01-02T00:17:12.521+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Durup durup beni avlayan bazı şeyleri dökeyim beni avlayamasınlar artık. Yazınca geçiyor. Büyünce unutursun büyünce geçer gibi yazınca unutursun yazınca geçer. Bugün bazı hıyartolara değineceğiz. Hıyarto nedir? Bir sunumu sunum yapan soru ile başlanması olabilir. Hoop hepinizin dikkatini topladım ne kadar süreliğinine bilmiyoruz. Hıyarto mahalle ünlüsü gibi bir şeydir. Götü rahatta ve ahkam kesen biridir. Hıyartoya ondan daha büyük bir hıyarto gelip kışt (aslında siktir lan) diyene kadar oranın en büyüğü ve her şeye kadiri odur. Ondan büyük bir hıyartoya da ihtiyaç yok ama öz güvenleri yüksektir ilk siktir lan&#39;a kadar (kışt diye bahsettmiştik, ağzımızı bozduk artık) Bu hıyartolar akıl verirler akılları kendilerine fazla geldiği için cömertçe&amp;nbsp;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/806826969079476810/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/durup-durup-beni-avlayan-baz-seyleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/806826969079476810'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/806826969079476810'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/durup-durup-beni-avlayan-baz-seyleri.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-7137011800795777448</id><published>2026-01-02T00:17:10.050+02:00</published><updated>2026-01-02T00:17:10.050+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;Eskileri kurcalamayım diyorum ama aklımda dönüp duruyor&lt;/p&gt;&lt;p&gt;her şeyi aklıma bir şekilde kazımak sorundaydım.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;lale bişi anlatıyor, orkide başka bir şey, kırmızı güller daha anlamsız yine de bir şeyler anlatıyor.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/7137011800795777448/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/kurcalamaym-diyorum-ama-aklmda-donup.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/7137011800795777448'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/7137011800795777448'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/kurcalamaym-diyorum-ama-aklmda-donup.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-3759179965537976538</id><published>2026-01-02T00:17:07.350+02:00</published><updated>2026-01-02T00:17:07.351+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;Buralardan çıkıp nerelere geldik&lt;/p&gt;&lt;p&gt;biraz da şiir yazasım geldi.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;biraz biraz ufak kırıntılarla biraz içinde tekstil tüyleri&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;şehrin çimentoyla karışık tozları&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/3759179965537976538/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/ckp-nerelere-geldik-biraz-da-siir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/3759179965537976538'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/3759179965537976538'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/ckp-nerelere-geldik-biraz-da-siir.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-9116854512162275442</id><published>2026-01-02T00:17:03.348+02:00</published><updated>2026-01-02T00:17:03.348+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;Bazen gerçekten katlanamıyorum. çok sinirleninde elbiselerini yırtmak diye bişi var mı biliyor musunuz? ben biliyorum belki bildiğim için belki de sıkışmış hissettiği için insan üstünü başını yırtmak istiyor.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şimdi size birkaç gerzekten bahsedeceğim. Teknolojik gelişmelerin bizi aya marsa arşa marşa çıkaracağı yok. Okuyamıyoruz. İnsanların internet kullanması ile ilerlemiyor herkes. Ben kötüye de gidiyor demiyorum ama sandığınız gibi hızlı ve kesin değil. Her şey öyle dağını öyle uniform ki.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Pandemiden önceydi 2019 sonları olmalı belki İstanbulun hissettiği küçük depremin öncesi ya da sonrasıdır bilmiyorum. 26 Eylül öncesi ya da sonrası olabilir yani. Yeninden Kanal İstanbul diye konuşmaya başladılar.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/9116854512162275442/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/gercekten-katlanamyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/9116854512162275442'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/9116854512162275442'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/gercekten-katlanamyorum.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-7994070735338305505</id><published>2026-01-02T00:16:59.414+02:00</published><updated>2026-01-02T00:16:59.414+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;Bugün şöyle sakince oturup bir şeyler yazayım dönüp gidip araştırmam gereken bir şeyler değil de aklımdan geçtiğince birilerine sinirlenip perdeler arkasından küfreder gibi değil de nehir kenarında sakince yürür gibi. Yürürken kimseye kızmıyorum kimseyle hesaplaşmıyorum yürürken kendime bile en yumuşak halimle yaklaşıyorum.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu beden kabında bulunduğum kırk yılın sonunda&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/7994070735338305505/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/soyle-sakince-oturup-bir-seyler-yazaym.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/7994070735338305505'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/7994070735338305505'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/soyle-sakince-oturup-bir-seyler-yazaym.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-8304741907597398825</id><published>2026-01-02T00:16:56.300+02:00</published><updated>2026-01-02T00:16:56.300+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;uzun tatil bana benle ilgili&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/8304741907597398825/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/blog-post_878.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/8304741907597398825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/8304741907597398825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/blog-post_878.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-7755805783151202551</id><published>2026-01-02T00:16:52.489+02:00</published><updated>2026-01-02T00:16:52.489+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;Daha önce fiziki bir varlığınızı çaldılar mı?&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çok karışık duygular uyandırıyor. Aptal haksızlığa uğramış, zavallı, zayıf. Hırsıza karşı garip bir gücüne karşı boyun eğme ve saygı hissi geliyor. bana geldi. Bununla birlikte sizi ihlal ettiği için sinirleniyorsunuz. bunu yapabildiği için saygı gibi bişi yine. Stokholm komplesini anlıyorum. Ben tamamen teslim olurdum. güce karşı garip bir tepkim var. Güçlü tarafından sevilmek istiyorum. Zavallılığım fark edilim şefkat görmek istiyorum. Sert bir şefkat. doğrudan değil indirekt.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/7755805783151202551/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/once-fiziki-bir-varlgnz-caldlar-m-cok.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/7755805783151202551'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/7755805783151202551'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/once-fiziki-bir-varlgnz-caldlar-m-cok.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-6526540446650601736</id><published>2026-01-02T00:16:48.230+02:00</published><updated>2026-01-02T00:16:48.230+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;Donna Haraway 1985 yılında sosyal hayatı hayal ettiği şekilde şekillendirebilmek için&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/6526540446650601736/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/blog-post_653.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/6526540446650601736'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/6526540446650601736'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/blog-post_653.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-1747542336436324480</id><published>2026-01-02T00:16:44.736+02:00</published><updated>2026-01-02T00:16:44.737+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;hiç ölmediğim halde nasıl ölündüğüne dair pek çok film gördüm ve bunun nasıl oynandığını gördüm. gerçekten&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/1747542336436324480/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/olmedigim-halde-nasl-olundugune-dair.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/1747542336436324480'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/1747542336436324480'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/olmedigim-halde-nasl-olundugune-dair.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-8457161388962042668</id><published>2026-01-02T00:16:42.709+02:00</published><updated>2026-01-02T00:16:42.709+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;Yalan, performans sanatıdır. İki yıl önce başladı. Birini seçtim ona yalan söyledim. Bir tane de sigorta seçtim. Yalanımın yalan olduğunu sigortaladı.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/8457161388962042668/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/performans-sanatdr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/8457161388962042668'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/8457161388962042668'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/performans-sanatdr.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-3284778037355127390</id><published>2026-01-02T00:16:41.282+02:00</published><updated>2026-01-02T00:16:41.282+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>İnsan eğitmek çok zor. Kediler eğitilmiyor diyen insanların eğitilip eğitilmediğini düşünüyorum her seferinde.&amp;nbsp;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mardin&#39;e de pek sık gitmem pandemide gittik işte. Herkes yaşlanmış olduğu için herkes evde ve bir şekilde hastaneye gitmiş kronik hastalıkları var ve sair.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/3284778037355127390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/insan-egitmek-cok-zor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/3284778037355127390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/3284778037355127390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/insan-egitmek-cok-zor.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-5251780583746410374</id><published>2026-01-02T00:16:40.257+02:00</published><updated>2026-01-02T00:16:40.257+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;Birinin sevmenin ve karşılılık olarak sevildiğini de bilmenin evdeymiş gibi bir hissi var. Bu benim için evde olma hissi her an başıma kötü bir şey gelebilir ve yerin dibine girebilirim hissini de getiriyor. demek ki önce evde olma hisseni düzenlemek gerek&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/5251780583746410374/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/sevmenin-ve-karsllk-olarak-sevildigini.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/5251780583746410374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/5251780583746410374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/sevmenin-ve-karsllk-olarak-sevildigini.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-5289469148227804367</id><published>2026-01-02T00:16:38.799+02:00</published><updated>2026-01-02T00:16:38.799+02:00</updated><title type='text'>Kareli Gömlek </title><content type='html'>&lt;p&gt;&amp;nbsp;Basit kareli bir gömlek gridlere ayrılmış beyaz üzerine içi boş kareler. Bir kısım pamuk bir kısım keten olan bir gömlek mavi kareli olabilir. 24 yaşında ütü yaparken neden bu çaresizlik içinde kaldığım kaderin benim için dipsiz bir zaman kuyusu olduğunu düşündüğümü biliyorum. Bunu bilmemem mümkün değildi. aptaldım ama sandığımdan daha güçlü örüntü görme sezgim vardı. Bunu bilinçle yapmıyordum ama seziyordum esasen bu irrasyonel bir seziş değil. sadece sistematik görüş yok. geri planda daha büyük resmi gören bir şeyler var ama kelimelerle ifadesi yok. bizim kendi kendimizle olan iletişimimiz de kelimeler üzerinden bu durum bazı şeyleri kavramakta zorluk yaratıyor.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün hatta kısa bir süre önce yazı yazmaya tekrar başlayabilirsem istediğim gibi çalışmaya da başlayabileceğimi fark ettim. kendi düşünce bulutum içerisinde kaybolup düzensiz beyinim içinde neyle işe başlayacağımı bilemiyorum ama yazmak sistem geliştirmek için en iyi yöntem. verimli bir şeyler ortaya çıkması garanti değil elbette sadece bir yerden başlatması açısından kick starter. &amp;nbsp;ATP&#39;yi hatırlayın Adenozin trifosfat&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/5289469148227804367/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/kareli-gomlek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/5289469148227804367'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/5289469148227804367'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/kareli-gomlek.html' title='Kareli Gömlek '/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1941931194348441419.post-5028552851587394505</id><published>2026-01-02T00:16:37.323+02:00</published><updated>2026-01-02T00:16:37.323+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Fiziksel bedenimizi bir yerlere sürüklemek mümkün olmayacak yani&amp;nbsp;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://massmindcenter.blogspot.com/feeds/5028552851587394505/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/blog-post_411.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/5028552851587394505'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1941931194348441419/posts/default/5028552851587394505'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://massmindcenter.blogspot.com/2026/01/blog-post_411.html' title=''/><author><name>Bilge Nefise YARDIMCI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03650284585180074805</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgqpTBF4mPMzSGyD-GpKEuC19aCZw97mZ2nfYuPjJyELLGkEZXS2SGTfNVWHaNdxvMlRMxl85QGYVJ2knNKsaWkkLqvivUNlgHmpiGom7sobyRGlvQQQ0_MueD8z8abtrnrq1T2k8_tfkyYyRWwWsA-ziDtuFavf7eVpd5Z_k3lBgo/s220/47536_430811104018_5380805_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>