<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' gd:etag='W/&quot;CUACQXYzeCp7ImA9Wx9UFU4.&quot;'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8084031609035198181</id><updated>2011-02-12T10:02:40.880-08:00</updated><title>SAĞLIK</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://sonerkara2020.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8084031609035198181/posts/default?redirect=false&amp;v=2'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sonerkara2020.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>türkiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04285319097450941603</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>3</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry gd:etag='W/&quot;CUACQXYyeCp7ImA9Wx9UFU4.&quot;'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8084031609035198181.post-809278174744010473</id><published>2011-02-12T10:02:00.001-08:00</published><updated>2011-02-12T10:02:40.890-08:00</updated><app:edited xmlns:app='http://www.w3.org/2007/app'>2011-02-12T10:02:40.890-08:00</app:edited><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uzmanlar uyarıyor…'/><title>Uzmanlar uyarıyor…</title><content type='html'>Uzmanlar soğuk havalarda yüz felcine karşı dikkatli olunması konusunda uyardı. Dr. Ayşe Nur Tekin, yüz felcinin soğuk havalarda, yüz kaslarını kontrol eden sinirlerin hasarı sonucu görüldüğünü belirtti. Yüz felcinden yüzün sağ ya da sol yarısının etkilendiğini belirten Tekin, “Göz kapanmaz ve ağız bir tarafa doğru çekilir. Beraberinde kulak arkasında ağrı, tat duyusunda azalma, gözde yaşarma, işitmede aşırı duyarlılık olabilir. Yüz felçlerin çoğu idiopatiktir yani belirli bir sebep yoktur” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Ayşe Nur Tekin: Yüz felcinde en iyi tedavinin bütün hastalıklarda olduğu gibi, hastalıktan korunmak olduğunu belirtti. Tekin, “Nedeni bilinmeyen felçler genelde yüzün ani soğuğa maruz kalmasıyla gelişebilir. Özellikle yüz ıslakken soğuğa maruz kalmak bu riski daha fazla arttırır. Hamilelerin bu durumu önlemek için daha fazla dikkat etmesi gereklidir. Yüzü atkıyla korunmalı ve sıcaktan soğuğa ani çıkışlar yapılmamalıdır. Felç olan yüz sıcak tutulmalıdır. Göz tam kapanmıyorsa gözün nemli kalması için mutlaka yatmadan önce göz kapatılmalı, damlalar ve pomatlarla göze bakım yapılmalıdır. Tedavide yüksek doz kortizon verilebilir” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Ayşe Nur Tekin, Yüz felçlerinde belli bir zaman fonksiyon olmadığı için kaslarda zayıflık olacağını anlatan Tekin, “Sinir kendini toparlayıncaya kadar oluşabilecek bu zayıflığın önüne geçmek için fizik tedavi yapılır. Fizik tedavi kaslardaki spazmı çözmek, ağrıyı azaltmak ve kasları çalıştırmak açısından uygundur. Hastaya yüz kası egzersizleri, suyu pipetle içmek, sakız çiğnemek ve fasial tapping dediğimiz yüze uyuşma oluncaya kadar parmak uçlarıyla hafifçe vurma önerilir. Yüz felci egzersizleri günde en az 3-5 defa ayna karşısında yapılır. Bu egzersizlerde ağız, burun ,göz, alın kasları ayrı ayrı çalıştırılır. Yüz felci geçirenlerin çoğu ilk bir kaç ay içinde mükemmel denilebilecek şekilde iyileşirler ve başka tedavilere genellikle gerek kalmaz” şeklinde konuştu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8084031609035198181-809278174744010473?l=sonerkara2020.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sonerkara2020.blogspot.com/feeds/809278174744010473/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sonerkara2020.blogspot.com/2011/02/uzmanlar-uyaryor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8084031609035198181/posts/default/809278174744010473?v=2'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8084031609035198181/posts/default/809278174744010473?v=2'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sonerkara2020.blogspot.com/2011/02/uzmanlar-uyaryor.html' title='Uzmanlar uyarıyor…'/><author><name>türkiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04285319097450941603</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name='OpenSocialUserId' value='01635747614143282532'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry gd:etag='W/&quot;C0cAR3s9fip7ImA9Wx9UFU4.&quot;'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8084031609035198181.post-4744021401395025846</id><published>2011-02-12T09:16:00.001-08:00</published><updated>2011-02-12T09:17:26.566-08:00</updated><app:edited xmlns:app='http://www.w3.org/2007/app'>2011-02-12T09:17:26.566-08:00</app:edited><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yüksek oranda antioksidan içeriyor'/><title>Yüksek oranda antioksidan içeriyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-sa5HAOvJdzg/TVbAkoBTh_I/AAAAAAAAABA/V_Tee70UU2w/s1600/572635detay.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 290px; height: 298px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-sa5HAOvJdzg/TVbAkoBTh_I/AAAAAAAAABA/V_Tee70UU2w/s320/572635detay.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5572853324368283634" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zerdeçalın her türlü kanser hastalıkları, diyabet, enfeksiyon hastalıkları başta olmak üzere 100′den fazla hastalığa iyi geldiğini biliyor muydunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlhami Gülçin, Türkiye’de zerdeçalın kullanım alanının yaygınlaşması gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEZ ÇALIŞMASI YAPILIYOR&lt;br /&gt;Gülçin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yüksek lisans öğrencisi Tuğba Ak ile birlikte zerdeçalda bol miktarda bulunan ”curcumin” maddesi üzerine bir tez çalışması yaptıklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zerdeçalın Ortadoğu mutfağında yaygın bir şekilde, halk hekimliğinde haplar şeklinde kullanıldığını ve günlük diyetle birlikte de alındığını ifade eden Gülçin, ”Zerdeçal, Ortadoğu mutfaklarında çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Zerdeçallı pilavlar, salatalar yaygındır. Zerdeçal büyük bir öneme sahipken, bizim buna yabancı kalmamız mümkün değildi. Biz de son zamanlarda sadece zerdeçalı kullanmak değil, zerdeçalda bulunan etkin madde olan ‘curcumin’ üzerinde çalışmalarımızı yoğunlaştırdık” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YÜKSEK ORANDA ANTİOKSİDAN MADDE İÇERİYOR&lt;br /&gt;Çalışmalarında, zerdeçal bitkisini antioksidan kapasitesini irdelemeye çalıştıklarını anlatan Gülçin, ”Özellikle antioksidan ve radikal giderme kapasitesini hem belirledik hem de bilinen standartlarla kıyasladık. Gerçekten yapmış olduğumuz çalışmalarda aynı konsantrasyona denk gelen standartlara karşılık zerdeçal ve dolasıyla curcumin molekülünün çok yüksek oranda antioksidan aktive gösterdiğini tespit ettik”’ diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;100′DEN FAZLA HASTALIĞA İYİ GELİYOR&lt;br /&gt;Gülçin, zerdeçalın ve dolayısıyla curcuminin her türlü kanser hastalıkları, diyabet ve enfeksiyon hastalıkları başta olmak üzere 100′den fazla hastalığa iyi geldiğini, hatta bunlardan bazılarının gen seviyesinde iken engellediğinin tespit edildiğini ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİR BARDAK SÜTE BİR ŞEKER KAŞIĞI ZERDEÇAL KATIN&lt;br /&gt;Özellikle Türk mutfağında da zerdeçalın kullanım alanının yaygınlaşmasını tavsiye eden Gülçin, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;”Bilhassa çocuklara yönelik uygulamalarda özellikle sabah ve akşam yatarken bir bardak süte bir şeker kaşığı zerdeçal katıp çocuklara içirmek; hem bağışıklık sistemini kuvvetlendirir hem de olası hastalıklara karşı koruma ve direnç kazandırır. Kolon kanseri başta olmak üzere her türlü kanser hastalıklarına, diyabet ve enfeksiyon hastalıklarına çok iyi gelmektedir. Kışları her türlü hastalığa tedbir alıyoruz ama sonbahardan kışa doğru geçiş mevsiminde yeterince önlem alamıyoruz ya da güzel havaya güveniyoruz, dolayısıyla kış dönemlerinde enfeksiyon hastalıklarına çok daha sık yakalanıyoruz. Bunun için özellikle geçiş mevsimlerinde, enfeksiyon hastalıklarına karşı zerdeçal kullanılmalıdır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;”GEÇİŞ MEVSİMLERİNDE, ZERDEÇAL KULLANIMINA ÖNEM VERİLMELİ”&lt;br /&gt;Doç. Dr. Gülçin, geçiş mevsimlerinde zerdeçal kullanımına biraz daha ağırlık verilirse, başta çocuklar olmak üzere, herkesin enfeksiyon hastalıklarından kendisini bir derece daha sakındırmış olacağını vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZERDEÇALIN GÜNLÜK HAYATTA KULLANIMI&lt;br /&gt;Zerdeçalın, Türkiye’de yetiştiğinin bilinmediğini, Ortadoğu’da ise çok yaygın bir yetişme alanına sahip olduğunu ifade eden Gülçin, diğer baharatlarda olduğu gibi günümüzde Türkiye’de hemen hemen bütün aktarlarda bol miktarda bulunduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zerdeçalın, salatalarda, pilavlarda taze olarak, kurusunun da baharat olarak kullanılabileceğini anlatan Gülçin, ”Zerdeçalın anayurdu Hindistan olarak bilinmektedir ancak günümüzde diğer baharatlar gibi tüm aktarlarda kolayca bulmak mümkündür. Her türlü kanser hastalıkları, diyabet, enfeksiyon hastalıkları başta olmak üzere 100′den fazla hastalığa iyi gelen zerdeçalın Türkiye’de kullanım alanının yaygınlaşması gerekiyor” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜNLÜK 2-3 BARDAKTAN FAZLASI İÇİLMEMELİ&lt;br /&gt;Birçok hastalığa iyi geldiği için ilaç sektöründe zerdeçalın çok yaygın bir kullanım alanı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Gülçin, zerdeçalın şuana kadar bilinen bir yan etkisinin bulunmadığını ancak tüm faydalı yeşil drogların fazlasının zararlı olabileceğini, bunun için de çay olarak tüketiliyorsa günlük 2-3 bardak kullanılması gerektiğini vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇALIŞMASIYLA ”ONUR ŞEREF” SERTİFİKASI ALDI&lt;br /&gt;Zerdeçal’ın yüzde 30′unu ”curcumin” molekülünün oluşturduğuna değinen Gülçin, sözlerini şöyle sürdürdü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;”Biz de çalışmalarımızı bunun üzerine yoğunlaştırdık. Çünkü zerdeçalın etken maddesi biyolojik olarak zerdeçala aktiflik kazandıran curcumin molekülüdür. Bundan dolayı curcumin molekülü üzerine bir çalışma yaptık. Bir yıllık çalışmada deneysel çalışmadan sonra tezi tamamladık ve yayına dönüştürdük. ‘Antioxidant And Radical Scavenging Properties Of Curcumin’ adlı çalışmamız, ‘Chemico Biological Ineractions’ dergisinde hemen kabul edildi ve kabulü ile birlikte 50 civarında atıf aldı. Çalışma hem yurt içi hem yurt dışı bilim adaları tarafından çok güzel bir şekilde karşılandı. Özellikle online olarak bilim adamları çalışma hakkında bilgi istedi.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zerdaçalın, en can acılı noktasının ise yayınlanan dergide scopus arama motorunda en çok atıf alan makale olduğunu belirten Gülçin, Elsevier (ünlü bilimsel yayınevi) tarafından kendisine çalışmasından dolayı ”Onur Şeref” sertifikası verildiğini ifade etti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8084031609035198181-4744021401395025846?l=sonerkara2020.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sonerkara2020.blogspot.com/feeds/4744021401395025846/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sonerkara2020.blogspot.com/2011/02/yuksek-oranda-antioksidan-iceriyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8084031609035198181/posts/default/4744021401395025846?v=2'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8084031609035198181/posts/default/4744021401395025846?v=2'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sonerkara2020.blogspot.com/2011/02/yuksek-oranda-antioksidan-iceriyor.html' title='Yüksek oranda antioksidan içeriyor'/><author><name>türkiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04285319097450941603</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name='OpenSocialUserId' value='01635747614143282532'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-sa5HAOvJdzg/TVbAkoBTh_I/AAAAAAAAABA/V_Tee70UU2w/s72-c/572635detay.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry gd:etag='W/&quot;CkEASX0_fyp7ImA9Wx9UFU4.&quot;'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8084031609035198181.post-1586908899118806065</id><published>2011-02-12T09:08:00.001-08:00</published><updated>2011-02-12T09:10:48.347-08:00</updated><app:edited xmlns:app='http://www.w3.org/2007/app'>2011-02-12T09:10:48.347-08:00</app:edited><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Daha az stres (daha iyi olmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu olmak)...'/><title>Daha az stres (daha iyi olmak, mutlu olmak)...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-tr3pNNnrT2g/TVa_DmkPtVI/AAAAAAAAAA0/bUZ656Z87b0/s1600/stresliinsan.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 239px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-tr3pNNnrT2g/TVa_DmkPtVI/AAAAAAAAAA0/bUZ656Z87b0/s320/stresliinsan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5572851657530651986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok uygunsuz bir beslenmeniz ve çok fazla serbest radikal üretiminiz varsa (bunlar yaşlanmamızı hızlandırırlar) ikinci ola­rak kuşkusuz stres de vardır. Birçok şekilde karşımıza çıkabilir, ofisimizdeki meslektaşlarımızla hoşgörümüzü ortadan kaldırır, arzularımızı yok eder, şehirlerimizdeki gürültü gibi küçük şeyle­re durmadan sinirleniriz, (treni kaçırmak, bir sakızın üzerine basmak, bir fermuarı açarken sıkıştırmak…) kişilere sinirlenmek vs. Uzmanların görüşüne göre stres bir uyumdan ya da değişim­den önce her zaman başa gelen bir şeydir. Stres hem iyi hem de kötü olarak hayatımızda yer alır. Değişim boyunca stresli olmak pozitif olarak değerlendirilebilir (bir evlilik, taşınma) ya da kötü stres (boşanma, işten çıkarılma).&lt;br /&gt;Günlük dilde, “stres” tanımı her zaman negatif bir anlam içe­rir, “stres” genellikle uyum kapasitesizliği olarak nitelendirilir. Bir nedene ya da başka bir şeye ulaşmadan, bir durumdan kaynakla­nan ve hayatımızı bozan bu durumdan kurtulmamız gerekir.&lt;br /&gt;Çünkü stresin ötesinde önemli olan tepki gösterme biçimi-mizdir. Gerçekte çok fazla stres yaşarız ve bunlar son derece do­ğaldır, ama bazı insanlarda bu önemlidir, durumlarını yansıtır­lar, aşırılık davrnırlar, bazılarıysa bu sınavlardan geçerken zor­lansa da kimseyi suçlamazlar. Bu iki uç arasında diğerleri bizler ve sizler varsınız ve düşlerimizi az ya da çok ruh sağlığımızı, sağ­lığımızı, neşemizi aynı zamanda isteklerimizi etkileyen stres var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stres&lt;br /&gt;* Kan basıncını yükseltir&lt;br /&gt;* Kardiyolojik rahatsızlıkları arttırır (% 20 oranında)&lt;br /&gt;* Beyni bozar (yakın zamanda yapılan bir çalışmada zihin­sel kapasiteyi azalttığı görülmüştür)&lt;br /&gt;* Hafızayı bozar&lt;br /&gt;* Gelişme bozukluğu&lt;br /&gt;* Libido bozukluklarını tetikler, iştahsızlık (anoreksia, blumia)&lt;br /&gt;* Endişe bozukluğu, uykusuzluk&lt;br /&gt;* Bağışıklığın gelişmemesi (çok kolay hastalanma)&lt;br /&gt;* Çeşitli ağrıları tetikler (klasik karın ağrıları, ama hangi or­ganlar olduğu önemli değildir “kalp bölgesinde” aşırı ka­rıncalanma vs.)&lt;br /&gt;* Solunum bozuklukları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Okinavva’da&lt;br /&gt;Yaşamak için bir amaç vardır, mutluluğun virüsleri tarafın­dan zorla bulaşan bir amaç. Somurtkanlığın uzağında bizi sık sık depresyona sürükleyen bir çağdaşlaşmanın içerisindeyiz. Oki­navva’da aksine bir hoşnutluk vardır. Güneşten hoşnutturlar, ko­kulardan, komşularıyla çene çalmaktan, kısaca orada olmaktan hoşnutturlar. Yaşamlarını kaybetmemek için basit, ama önemli şeyleri vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüteçle bakıldığında Okinavva’da her şeyden önce rahat bir düzen vardır; elbette bir beslenme vardır, gerekli besinlere sahip olan anti-stres maddeler üreten (vitaminler, magnezyum, bitkisel proteinler, iyi yağlar), ama iyi olan başka faktörler de vardır bunlar şu şekildedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Zaman ilişkileri farklıdır: Hoş olmayan bir şekilde sağa sola telaşla koşulmaz, akşam oluyor diye önce yarım olan her şeyi tamamlamaya çalışmazlar, küçük kuyruklarda vakit öl­dürmezler, bir otobüse yetişmeye uğraşmazlar kuşkusuz beklemezler de; bir günü 24 saat olarak sınırlandırmazlar…..&lt;br /&gt;* Toplumda yetişkinlerin yeri bizim onlara ayırdığımız yer­den tümüyle farklıdır. Batılı gençlerin uzağında, Okina­vva’da yeni nesil, yaşlılarla karşılıklı uyum içerisindedir, yetişkinlere saygı gösterirler ve saygı duyarlar. Kadınlar özellikle bazı yaşlarda ailesel ve sosyal dokuda köklü bir rol oynarlar.&lt;br /&gt;* Dostluk anlayışı çok gelişmiştir. Komşular arasında konuş­malar, birbirlerine gidip gelmeler (sadece özel günlerde, bayramlarda değil), yardımlaşmalar yaygındır.&lt;br /&gt;* Kişilikleri ve yaşam stilleri sayesinde Okinavva’lılar doğal koruyucu bir kalkan ortaya çıkardılar: Anti-stres. Hiç çaba-lamaksızın kendi kendilerini kontrol edebildiler, (öfke pat­laması olmadan, uygunsuz hareketlerde bulunmadan) sağlam bir tabiattan zevk aldılar (dişlerini sıkmadan) her­kes büyük bir uyum içerisindeydi, (tarihsel geçmişlerinin zenginlikleriyle, zorunlu olarak) ve bütün felaketlerde iyimserdiler. Diğer yandan onların negatif duygu oranları bizimkine oranla çok düşüktür: Kin, düşmanlık yoktur, kaygı aşağı düşme düşüncesi yoktur, -mesleklerinde örne­ğin- düşüncesiz ya da içgüdüsel hareket etmezler, güven­sizlik duyguları yoktur. Bütün bunlar ortaya koyar ki Oki­navva’lılar kusurluluğun karşısındadırlar ve stres onların üzerinde pek etki etmez. Onların güçlü kişiliklerinde hiç­bir pürüz yoktur, aksine: Ünlü asırlıklar incelendiğinde iyi gelişmiş bir karaktere sahip oldukları görülür. Kısacası, ra­porlarında ılımlı, uysal oldukları iyi gelişmiş ve ruh bozuk­lukları olmadıkları belirlenmiştir. Böylece bütün anlaş­mazlıklar ortadan kalkar, bizden daha az gürültüyle patlak verir ve ara sıra faciayla sona erer. Hiçbir sır gizli kalmaz, ciddi bir eğitime sahip olmak, kendi üzerlerinde çalışmak, savaş sanatlarıyla uğraşmak;kısaca bu kültürel denge bi­zim için de her biri ulaşabilirdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stres arttırıcı etkenler&lt;br /&gt;* Sürekli olarak zamanla yarışmak&lt;br /&gt;* Çözümü olmayan anlaşmazlıklar&lt;br /&gt;* Dengesiz, vitamin ve mineraller açısından fakir bir beslen­me (özellikle magnezyum)&lt;br /&gt;* Kendini kontrol edememe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stresi azaltıcı etkenler&lt;br /&gt;* Kendiyle meşgul olmak (banyo, sanatsal etkinlik, arkadaş­larla dışarı çıkmak)&lt;br /&gt;* Herkesle ilgilenmek (iyiliksever, gönüllü)&lt;br /&gt;* Zamanın tadını çıkarmak (öğle uykusu)&lt;br /&gt;* Sakin bir çevrede yaşamak&lt;br /&gt;* İnanmak (bir şeylere, birilerine)&lt;br /&gt;* Projeler üretmek&lt;br /&gt;* Dengeli yemek yemek (iyi yağlar, iyi proteinler, az şeker, vitaminler ve mineraller…)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8084031609035198181-1586908899118806065?l=sonerkara2020.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sonerkara2020.blogspot.com/feeds/1586908899118806065/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sonerkara2020.blogspot.com/2011/02/daha-az-stres-daha-iyi-olmak-mutlu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8084031609035198181/posts/default/1586908899118806065?v=2'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8084031609035198181/posts/default/1586908899118806065?v=2'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sonerkara2020.blogspot.com/2011/02/daha-az-stres-daha-iyi-olmak-mutlu.html' title='Daha az stres (daha iyi olmak, mutlu olmak)...'/><author><name>türkiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04285319097450941603</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name='OpenSocialUserId' value='01635747614143282532'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-tr3pNNnrT2g/TVa_DmkPtVI/AAAAAAAAAA0/bUZ656Z87b0/s72-c/stresliinsan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>