<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><rss xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0"><channel><title>Endüstriyel Teknoloji Eğitimi</title><description></description><managingEditor>noreply@blogger.com (ETEMEP)</managingEditor><pubDate>Wed, 6 Nov 2024 06:04:22 +0300</pubDate><generator>Blogger http://www.blogger.com</generator><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">31</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">25</openSearch:itemsPerPage><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/</link><language>en-us</language><itunes:explicit>no</itunes:explicit><copyright>copyright by etemep</copyright><itunes:image href="http://i173.photobucket.com/albums/w53/etemep/etemep-4.png"/><itunes:keywords>egitim,meb,program,endustriyel,teknoloji,tasarim,education,endustrial,arts,endustriyel,sanatlar,endustriyel,teknoloji</itunes:keywords><itunes:summary>oss olmayan bir egitim sistemi</itunes:summary><itunes:subtitle>oss olmayan bir egitim sistemi</itunes:subtitle><itunes:category text="Education"><itunes:category text="Educational Technology"/></itunes:category><itunes:author>etemep</itunes:author><itunes:owner><itunes:email>etemep@gmail.com</itunes:email><itunes:name>etemep</itunes:name></itunes:owner><item><title>Başarı öğrencinin, ödül öğretmenin</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2009/04/basar-ogrencinin-odul-ogretmenin.html</link><category>Alıntı</category><category>eğitim</category><category>haber</category><pubDate>Thu, 30 Apr 2009 18:15:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-7194705998474795295</guid><description>&lt;p align="justify"&gt;&amp;#160;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;Mehmet Kayhan YILDIZ/KONYA, (DHA)&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="border-right: #8a614f 1px solid; padding-right: 5px; border-top: #8a614f 1px solid; margin-top: 5px; font-size: 80px; background: #f4a460; float: left; border-left: #8a614f 1px solid; color: white; line-height: 60px; margin-right: 6px; padding-top: 2px; border-bottom: #8a614f 1px solid; font-family: times"&gt;K&lt;/span&gt;onya'da 8. sınıf &amp;#246;ğrencisinin resim yarışmasından kazandığı İtalya gezisine okul y&amp;#246;netiminin &amp;#231;ocuklarıyla gittiği iddia edildi. Okul y&amp;#246;netimi bu konuda a&amp;#231;ıklama yapmazken olayla ilgili soruşturma başlatıldı.&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;İTALYA YERİNE KURŞUN KALEM HEDİYE&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;a href="http://i151.photobucket.com/albums/s125/ihtiyarus/ilknur_karaaslan-3.jpg" target="_blank"&gt;&lt;img style="margin: 0px 0px 0px 15px" height="179" alt="ilknur_karaaslan-3" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh8XM9OvQU4AuGx_ptrnhd7TBYopIMIjfGSggWPOhqsaVSdRr-rwPT4yoq4DujDXflnOzI_HyfcDffNmloc9m_7ZxOCY32fZX4f-8tOU2pEdnb6w8RTCVpni_0GQt9Nvw9lZAGBUq8BdZfe/?imgmax=800" width="105" align="right" /&gt;&lt;/a&gt; KONYA'da Ahmet Haşhaş İlk&amp;#246;ğretim Okulu 8'inci sınıf &amp;#246;ğrencisi 14 yaşındaki İlknur Karaaslan, AB destekli resim yarışmasında kendisinin birincilik elde ettiğini, 10 arkadaşının da başarılı olduklarını, &amp;#246;d&amp;#252;l olarak da İtalya gezisi kazandıklarını s&amp;#246;yledi. Ancak geziye kendilerinin g&amp;#246;t&amp;#252;r&amp;#252;lmediğini belirten Karaaslan, yerlerine bazı &amp;#246;ğretmenlerin &amp;#231;ocuklarıyla birlikte gittiğini iddia etti. &amp;#214;ğretmenlerinin İtlaya'dan kendisine hediye olarak kurşun kalem getirdiğini kaydeden İlknur Karaaslan, olayı dilek&amp;#231;eyle Milli Eğitim M&amp;#252;d&amp;#252;rl&amp;#252;ğ&amp;#252;'ne bildirerek şikayet&amp;#231;i oldu. Konya İl Milli Eğitim M&amp;#252;d&amp;#252;r&amp;#252; Halil Şahin, olayla ilgili idari soruşturma başlattığını a&amp;#231;ıkladı.&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;a href="http://i151.photobucket.com/albums/s125/ihtiyarus/ilknur_karaaslan-2.jpg" target="_blank"&gt;&lt;img style="margin: 10px 10px 0px 0px" height="240" alt="ilknur_karaaslan-2" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj7uxrpMw-BdOsNtdUkBW9-J8yu-7I1zET4o7XoUixJjQFfWdSzeTUtjgUhyphenhyphenB9FoNLxoFcVdwQIEtJcSOzqd7AR9MmWGnpfKL9YkFw_mAX83xOWUtV_VmcmSZG61zRJCdphtDn-O_BFRzM2/?imgmax=800" width="159" align="left" /&gt;&lt;/a&gt; Avrupa Birliği Eğitim ve Gen&amp;#231;lik Programları kapsamında, Ulusal Ajans tarafından kabul edilen '&amp;#199;evremiz ve K&amp;#252;lt&amp;#252;r&amp;#252;m&amp;#252;z' adlı proje i&amp;#231;in &amp;#246;ğrenciler arasında 'dosya kapağı resim yarışması' d&amp;#252;zenlendi. 8'inci sınıf &amp;#246;ğrencilerinin katıldığı ve İtalya seyahati &amp;#246;d&amp;#252;ll&amp;#252; yarışmayı, '&amp;#231;ift başlı kartal &amp;#252;zerine, projeye katılan &amp;#252;lkelerin bayraklarının tasvir edildiği resimle' İlknur Karaaslan kazandı. &amp;#214;d&amp;#252;l olarak Karaaslan'la birlikte yarışmaya katılan ve başarılı olan 10 &amp;#246;ğrenci, başlarında bir &amp;#246;ğretmenle İtalya'ya davet edildi. Ancak iddiaya g&amp;#246;re başarılı &amp;#246;ğrencilerin yerine, bazı &amp;#246;ğretmenler kendi &amp;#231;ocuklarıyla birlikte İtalya'ya gitti. Milli Eğitim M&amp;#252;d&amp;#252;rl&amp;#252;ğ&amp;#252;'ne dilek&amp;#231;eyle başvuran İlknur Karaaslan, &amp;quot;&amp;#214;ğretmenlerimiz beni ve diğer arkadaşlarımı İtalya'ya g&amp;#246;t&amp;#252;rmedi. &amp;#199;ocuklarıyla birlikte kendileri gitti. &amp;#214;ğretmenlerimiz hakkımızı yedi&amp;quot; dedi. 1 hafta s&amp;#252;ren gezi d&amp;#246;n&amp;#252;ş&amp;#252; &amp;#246;ğretmenlerin kendisine hediye olarak kurşun kalem getirdiklerini s&amp;#246;yleyen İlknur Karaaslan, sorumluların cezalandırılmasını istedi.&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;'HAKKIMIZI YEDİLER'&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;Yaşanan olayların ardından b&amp;#252;y&amp;#252;k bir hayal kırıklığına uğradığını belirten İlknur Karaaslan şunları s&amp;#246;yledi:&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;a href="http://i151.photobucket.com/albums/s125/ihtiyarus/ilknur_karaaslan-4.jpg" target="_blank"&gt;&lt;img style="border-right: 0px; border-top: 0px; margin: 10px 0px 0px 10px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="163" alt="ilknur_karaaslan-4" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgT9IERiifRP7bMC2wKlGxHsz7iClh_GLS2YwJvntRhBj4vGP1fMZvH2qy0cbLdE2s8Fr4G2AehtgsbMfCc-Hv5C1IGf52B7v_aa9tQxUF1SFGEsh-IUSRRQ6apYivc20iIws3p-bC2LiPy/?imgmax=800" width="244" align="right" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &amp;quot;Hazırlanan proje kapsamında dosya kapağı resmi yarışması d&amp;#252;zenlediler. 34 kişilik sınıfta yarışmaya katılanlar İ&amp;#231;erisinden sadece benim resmin birinci se&amp;#231;ildi. Birinci olanın da, proje kapsamında hediye olarak İtalya'ya g&amp;#246;t&amp;#252;r&amp;#252;leceği s&amp;#246;ylendi. Benimle birlikte 10 &amp;#246;ğrenci daha gidecekti. Ben resim yarışmasında birinci olduğum i&amp;#231;in, diğerleri de başarılı oldukları i&amp;#231;in gidecekti. Ama İtalya'ya giderken bin 500 TL para talebinde bulunuldu ve sadece parayı verebilenlerin gideceğini s&amp;#246;ylediler. Ben aileme durumu anlattım. 'Ne olursa olsun parayı karşılarız' dediler. Ben gerekirse parayı bulurdum. Ama g&amp;#246;t&amp;#252;rmek istemediler. Diğer arkadaşlarım da gidemedi. &amp;#214;ğretmenlerim de, &amp;#231;ocuklarıyla gitmeyi tercih etti. O y&amp;#252;zden biz de bir şey diyemedik. Yarışmayı kazandığım zaman, 'oraları ben de g&amp;#246;r&amp;#252;p gezerim' diye d&amp;#252;ş&amp;#252;nm&amp;#252;şt&amp;#252;m. Ama, hakkımızı yediklerinde hepimiz &amp;#231;ok &amp;#252;z&amp;#252;ld&amp;#252;k. Sadece ben değil, diğer &amp;#246;ğrenciler de &amp;#252;z&amp;#252;ld&amp;#252;. Ama onlar sadece 'okulumuzu bitirelim yeter' diye d&amp;#252;ş&amp;#252;nd&amp;#252;ler ve şikayet dilek&amp;#231;esi yazmadılar. İtalya'dan gelirken bana bir tane kurşun kalem getirdiler.&amp;quot;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;SORUŞTURMA BAŞLATILDI&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;Kabul edilen projelerle ilgili yol ve konaklama gibi masrafların Ulusal Ajans tarafından karşılandığını belirten Konya Milli Eğitim M&amp;#252;d&amp;#252;r&amp;#252; Halil Şahin iddiayla ilgili şunları s&amp;#246;yledi:&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&amp;quot;&amp;#214;ğrenciden para istenmesine gerek yok. Masrafları Ulusal Ajans karşılıyor. Bize proje uygulaması sırasında herhangi bir olumsuzluk ulaşırsa inceleme yaptırırız. Ahmet Haşhaş İlk&amp;#246;ğretim Okulu ile ilgili de bize şikayetler oldu ve incemele başlattık. Şu anda idari soruşturma devam ediyor. Hen&amp;#252;z sonu&amp;#231;lanmadı. Bu projenin uygulamasında herhangi bir hukuksuzluk ve kuralsızlık s&amp;#246;z konusu olursa, sonu&amp;#231;ları neyse, g&amp;#246;revliler sonucuna katlanacak.&amp;quot;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;M&amp;#220;D&amp;#220;R&amp;#220;N &amp;#199;OCUĞU DA KATILMIŞ&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;img style="margin: 5px 0px 0px 15px" src="http://i151.photobucket.com/albums/s125/ihtiyarus/saltay-1.jpg" align="right" /&gt; Okul M&amp;#252;d&amp;#252;r&amp;#252; Ş&amp;#252;kr&amp;#252; Altay da soruşturmanın s&amp;#252;rd&amp;#252;ğ&amp;#252;n&amp;#252; belirterek, konuşmak istemediğini s&amp;#246;yledi. &amp;#214;ğrencilerden herhangi bir para talebinde bulunulmadığını iddia eden Altay, İl Milli Eğitim M&amp;#252;d&amp;#252;rl&amp;#252;ğ&amp;#252;'ne gerekli bilgileri verdiğini s&amp;#246;yledi. İtalya gezisine kendi &amp;#231;ocuğunun da katıldığını s&amp;#246;yledi. İtalya gezisine katılan &amp;#246;ğretmen ve &amp;#246;ğrenciler şunlar:&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;'Ahmet Haşhaş İlk&amp;#246;ğretim Okulu M&amp;#252;d&amp;#252;r&amp;#252; Ş&amp;#252;kr&amp;#252; Altay ve kızı 8'inci sınıf &amp;#246;ğrencisi Ezgi Altay, M&amp;#252;d&amp;#252;r Yardımcısı Aydın Meral ve 5'inci sınıf &amp;#246;ğrencisi oğlu Furkan Meral, okulun İngilizce &amp;#246;ğretmeni Canan Taş, Din K&amp;#252;lt&amp;#252;r&amp;#252; ve Ahlak Bilgisi &amp;#214;ğretmeni Hasan H&amp;#252;seyin &amp;#199;ibuk, bir başka okulda babası sınıf &amp;#246;ğretmeni olan 8'inci sınıf &amp;#246;ğrencisi Alaaddin Ateş&amp;quot;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;GEZİ, OKULUN İNTERNET SİTESİNDE&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;Br hafta s&amp;#252;ren İtalya gezisi okulun resmi internet sitesinde de yayınlandı. İnternet sitesinde 2 okul y&amp;#246;neticisi ve &amp;#246;ğretmenlerin isimleri ge&amp;#231;erken &amp;#246;ğretmen &amp;#231;ocuklarının isimleri yayınlanmadı. İtalya'da &amp;#231;ekilen fotoğraflarla verilen geziyle ilgili olarak internet sitesinde şunlar yazıldı:&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&amp;quot;25.11.2008- 02.12.2008 tarihleri arasında proje koordinat&amp;#246;r ortağımız olan İtalya/Taranto'daki Scuola Secondaria L. Pirandello okuluna ilk ziyaretimizi okul m&amp;#252;d&amp;#252;r&amp;#252; Ş&amp;#252;kr&amp;#252; ALTAY, Aydın MERAL, Hasan H&amp;#252;seyin &amp;#199;İBUK ve Canan TAŞ ile ger&amp;#231;ekleştirdik. Toplantımız gayet g&amp;#252;zel ve verimli ge&amp;#231;ti. Bizleri sıcak bir ilgi ile karşıladılar. &amp;#199;alışmalarımız s&amp;#252;resince proje konumuz olan 'K&amp;#252;lt&amp;#252;r&amp;#252;m&amp;#252;z ve &amp;#199;evremiz' ile ilgili &amp;#231;ok sayıda gezi ve inceleme programları d&amp;#252;zenlediler. Okul ve eğitim- &amp;#246;ğretimleri hakkında az da olsa bilgilenme fırsatı bulduk. &amp;#220;lkemizi ve okulumuzu g&amp;#252;zel bir şekilde tanıtma imkanı bulduğumuza inanıyoruz. Bu toplantıda iki yıl s&amp;#252;recek proje ilgili planlamalar yaptık. İyi bir izlenimle bu &amp;#252;lkeden ayrıldık.&amp;quot;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.cumahashas.k12.tr/cms/index.php?option=com_frontpage&amp;amp;Itemid=96"&gt;&lt;strong&gt;http://www.cumahashas.k12.tr/cms/index.php?option=com_frontpage&amp;amp;Itemid=96&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Okul iletişim bilgileri:&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Şeyh Şamil Mahallesi Semt pazarı Bitişiği   &lt;br /&gt;Sel&amp;#231;uklu    &lt;br /&gt;KONYA    &lt;br /&gt;T&amp;#220;RKİYE    &lt;br /&gt;42070 &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;E-posta:&lt;/strong&gt;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160; &lt;a href="mailto:cumahashas@gmail.com"&gt;&lt;strong&gt;cumahashas@gmail.com&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;    &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160; 0 332 248 24 35    &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Fax:&lt;/strong&gt;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160;&amp;#160; 0 332 248 16 19&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;30 Nisan 2009&lt;/p&gt;  </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh8XM9OvQU4AuGx_ptrnhd7TBYopIMIjfGSggWPOhqsaVSdRr-rwPT4yoq4DujDXflnOzI_HyfcDffNmloc9m_7ZxOCY32fZX4f-8tOU2pEdnb6w8RTCVpni_0GQt9Nvw9lZAGBUq8BdZfe/s72-c?imgmax=800" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>ATATÜRKÇÜ EĞİTİM ANLAYIŞINDAN NASIL UZAKLAŞILDI?</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2009/02/ataturkcu-egitim-anlayisindan-nasil.html</link><category>Atatürk</category><category>eğitim</category><category>kadrolaşma</category><category>MEB</category><pubDate>Tue, 3 Feb 2009 05:14:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-6526954585212703782</guid><description>&lt;p class="MsoNormal" align="justify"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;a href="http://i173.photobucket.com/albums/w53/etemep/ataturk1.jpg" target="_blank"&gt;&lt;img style="border-width: 0px; margin: 0px 0px 5px;" alt="ataturk1" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj1SJ7Q6Yhg42oAxE_YBbClde_p0My5qvz4nJJh6SRir9nNQc9P-N9ZqlTKlNaHN0eyMqlI5LJzi9X7chjGzdOx0iRon7Kuk2Co0w3uy9qVGuZ6IR5KoNMrRT5dZj7DFo6IwHHnCC8uZwZI/?imgmax=800" border="0" width="459" height="384" /&gt;&lt;/a&gt; Ülkemizin sinsi tertiplerle nerelere getirildiğini kendi gözlerinizle görün. &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;Atatürk'ün: "Kendilerini yöneten hükümetin icraatına katlananlar, o icraata katılmış sayılırlar" sözünü anımsayarak izleyiniz. &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;Siz de Benim gibi dehşete kapılacaksınız. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;span style=""&gt;Tabi, (başta bakan olmak üzere) aynı gerici-tarikatçı kafalar Üniversitelere de el atmaktan geri kalmadı. &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;Atadıkları YÖK başkanından, rektörlerden, Üniversitelerde Atatürkçü öğretim görevlilerine uygulanan kıyımdan belli değil mi ! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;ol&gt;&lt;br /&gt; &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;9 Ağustos 2006 tarihinde, Milli Eğitim Bakanlığı Kurum tanıtım yönetmeliğinde yapılan bir değişiklikle, Okulların adındaki, Türkiye Cumhuriyeti ibaresi Kaldırıldı. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Milli Eğitimde, Yönetici Atama Yönetmeliği, değiştirildi. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Özel yurtlar yönetmeliği değiştirilerek, bu yurtlarda dinsel propaganda yapmak suç olmaktan çıkarıldı. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;700 e yakın imam kurumlar arası nakil yoluyla, Milli Eğitim kadrosuna geçti. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Temel Eğitim politikalarını belirleyen.,kitapları inceleyen ve programları hazırlayan, Talim Terbiye Kurulu’nun, sadece tüm üyeleri değil, 167 uzmanı da Görevden uzaklaştırıldı. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda yapılan değişikliklerle, Önce yardımcı ders kitaplarının ve Eğitim araçlarının, sonrada ders kitapları Ve Öğretmen Kılavuz kitaplarını inceleme ve denetleme yetkisi, Talim Terbiye Kurulundan alındı. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Baş Bakan Erdoğan, “ Onuncu Yıl Marşını” okumakla Türkiye Raylarla Donanmıyor. Bu işler lafla olmuyor. Marşı oku demir ağlarla ör. Neyi ördün yahu neyi. Ama bak biz örüyoruz. Öreceğiz inşallah. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Dada da devam edeceğiz. Demir ağlarla ördük diye bunlar konuşuyorlar. “Neyi örmüşler” açıklamasını yaptı. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;“Onuncu Yıl Marşı” ders kitaplarından çıkarıldı. Beyoğlu Belediyesi’nin, ilköğretim öğrencilerine dağıttığı Resimli Trafik Rehberi’nde Şu ifadeler yer alıyor. Kuşkusuz trafik kazaları da diğer büyüklü küçüklü bütün olaylar gibi, Taktiri İlahidir. Çünkü her şey Allah’ın taktirine bağlıdır. Onun ilminin dışında bir şey olamaz. Hatta bir yaprak dahi onun izni olmadan kıpırdayamaz. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bu bakımdan bazılarının ”vatandaş trafik kazaları kader değildir” teraneleri bizim Tevhidi Birlik esası üzerine kurulu inançlarımıza aykırıdır. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Yeni ders kitaplarında, Padişah Vahdettin ile, Damat Ferit’in İngilizlerle işbirliği yaptığı anlatılmıyor. Yeni ders kitaplarında, Atatürk’le Vahdettin arasında uyum olduğunu çağrıştıran ifadeler bulunuyor. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Yeni ders kitaplarında, Padişah Vahdettin in İngilizlere sığındığı bilgisi bulunmuyor. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Yeni ders kitaplarında Halifeliğin kaldırılışı, Laikliğe geçişin büyük adımı olarak ele alınmıyor. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;8. sınıflarda okutulan “İnkılap Tarihi” kitabından, Atatürk’ün eşi Latife Hanımın başı açık fotoğrafı çıkarılıp, yerine başı örtülü fotoğrafı kullanıldı. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Yine 8. sınıflarda okutulan ”Din Kültürü Ahlak Bilgisi” kitabında tarikatlar, yeni bir anlam yüklenilerek övülüyor. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Yeni ders kitaplarında, Laiklik tanımlanırken, laikliğin dinsizlik olarak algılanmasını sağlayacak, “dini olmayan şey” ifadesi kullanılıyor. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Liseler için hazırlanan ders kitaplarında, Atatürk’ün Nutku (Söylevi) konulmazken, “Türkler bir milyon Ermeni’yi ve otuz bin Kürdü katletti” diyen yazar Orhan Pamuk’a yer veriliyor. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Yeni ders kitaplarında Şeyh Sait ayaklanmasının Adı ”Doğu İsyanı” olarak değiştirilirken, Şeyh Sait’in tarikat lideri olduğu ifadesine yer verilmiyor. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;2 Ekim1920’de Konya’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne karşı İngiliz ve Fransızların desteği ile başlayan “Deli Baş Mehmet” isyanı ve isyancıların başı Deli Baş Mehmed’in bir İngiliz Rahibi’nin yardımıyla Yunanistan’a sığınması yeni kitapta yer almıyor. Evliya olarak anılıyor. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;İlköğretim öğrencileri için başlatılan “100 Temel Eser” uygulamasıyla yayınlanan kitaplara, Atatürk, Cumhuriyet ve laiklik karşıtı ifadeler, yabancı masal kahramanlarının diyaloglarına İslami söylemler serpiştirildi. Tarikat liderlerinin yasaklanmış kitapları, takma adlarla öğrencilere sunuldu. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;“100 Temel Eser” uygulanmasından bazı örnekler, &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;        &lt;p align="justify"&gt;Mendilin ipeklisi&lt;br /&gt;Tarlanın keseklisi&lt;br /&gt;İyi olur oğlanlar&lt;br /&gt;Karının göbeklisi.&lt;/p&gt;    &lt;p align="justify"&gt;Ecevit in kafası&lt;br /&gt;Cum Sezer’in sopası&lt;br /&gt;Aptal olduk hepimiz&lt;br /&gt;Kafaları kopası&lt;/p&gt;    &lt;p align="justify"&gt;Öküzü saldım çifte&lt;br /&gt;Sırtımda güllü küfe&lt;br /&gt;Aç gireyim koynuna&lt;br /&gt;Döndük Cumhuriyete.&lt;/p&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bazı Liselerin İnternet sitelerinde irtica propagandası yapan yazılardan örnekler Laiklik kavramını istismar ederek insanımıza dünyayı dar etmeye çalışanların Cumhuriyet tarihi boyunca Laiklik kavramı üzerinde ittifak ettikleri tek konunun bu kavramı cadı kazanı gibi kaynatıp, inanç ve fikir sahiplerini, bu kazanda eritme olduğuna şahit olmuş bir kuşağız. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li&gt;&lt;p align="justify"&gt;Evlenmeden birkaç gün önce resmi nikah denen uyduruk formalite, kimseyi davet etmeden gözlerden ırak bir şekilde tamamlansın. Böylece bizim nazarımızda İslam nikahın nikah olduğu, resmi nikah ise, beş paralık kıymeti olmayan bir formalite olduğu, dosta düşmana ayan beyan ispat edilmiş olur. &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Atamızın Eğitimle ilgili şu söylediklerini unutmayalım:&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;blockquote&gt;   &lt;p align="justify"&gt;&lt;a href="http://i173.photobucket.com/albums/w53/etemep/ataturk_1j.jpg" target="_blank"&gt;&lt;img style="border-width: 0px; margin: 5px;" alt="ataturk_1j" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjfndi2Iuquc1QxiBbJPeW9AroRVa48VHRSOzyiSWHL_2c9nMz92jbhytxNUPPYkf7WSXx6IrQWl8ZeM6P3HREnuj6a6QEfn6Fdn68tN8Tfo4qxdjOBboqS-S154ZV9egq8cTRLPovPlfpo/?imgmax=800" align="right" border="0" width="170" height="172" /&gt;&lt;/a&gt; Cumhuriyet'in temelinin laik bir dünya görüşüne dayalı olduğu hiçbir zaman unutulmamalı ve bu gerçek gözden kaçmamalıdır. Zira Türk halkı teokratik yönetimden çok ızdırap çekmiştir. Geri kalışının nedenleri arasında bunun önemli bir yeri vardır. (1930, Kırklareli) (Utkan Kocatürk, Doğumundan Ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü, AKDTYK. Atatürk Araştırma Merkezi,   Ankara, 1999, s. 437)&lt;/p&gt;    &lt;p align="justify"&gt;Eğitimdir ki, bir ulusu ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır, ya da bir ulusu esaret ve sefalete terk eder.&lt;/p&gt;    &lt;p align="justify"&gt;Siz genç arkadaşlar, yorulmadan beni takip etmeye söz vermişsiniz. İşte ben özellikle bu sözden çok duygulandım. Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar yorulmadan ne demek ? Yorulmamak olur mu ? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her canlı için doğal bir durumdur. Fakat insanda yorgunluğu yenebilecek manevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür. Sizler, yani, yeni Türkiye'nin genç evlatları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. ..dinlenmemek üzere yürümeğe karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir. (1937, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 327-328)&lt;/p&gt;    &lt;p align="justify"&gt;Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların gayesi, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün mana ve şekliyle uygar bir toplum haline getirmektir . İnkılâplarımızın ana ilkesi budur. Bu gerçeği kabul edemeyen zihniyetleri darmadağın etmek zaruridir. Şimdiye kadar milletin, beyinlerini paslandıran, uyuşturan bu zihniyette bulunanlar olmuştur.&lt;/p&gt;    &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;CUMHURİYET, FİKRİ HÜR, VİCDANI HÜR, İRFANI HÜR KADINLARIN ELLERİNDE AYDINLIĞA ULAŞACAKTIR&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;/blockquote&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="wlWriterSmartContent" id="scid:5737277B-5D6D-4f48-ABFC-DD9C333F4C5D:18bedb46-9e52-4635-aa8f-d4986612c0dd" style="margin: 0px; padding: 10px 0px 0px 5px; display: inline; float: none;"&gt;&lt;div&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" src="http://i173.photobucket.com/player.swf?file=http://vid173.photobucket.com/albums/w53/etemep/egitim.flv" width="448" height="361"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj1SJ7Q6Yhg42oAxE_YBbClde_p0My5qvz4nJJh6SRir9nNQc9P-N9ZqlTKlNaHN0eyMqlI5LJzi9X7chjGzdOx0iRon7Kuk2Co0w3uy9qVGuZ6IR5KoNMrRT5dZj7DFo6IwHHnCC8uZwZI/s72-c?imgmax=800" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>ron clark story</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2008/12/ron-clark-story.html</link><category>ders</category><category>eğitim</category><category>film</category><category>kitap</category><category>sinema</category><category>öykü</category><pubDate>Sun, 28 Dec 2008 01:37:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-3016120981429604034</guid><description>&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="border-right: darkkhaki 1px solid; padding-right: 5px; border-top: darkkhaki 1px solid; margin-top: 5px; font-size: 80px; background: #bf6a27; float: left; border-left: darkkhaki 1px solid; color: white; line-height: 60px; margin-right: 6px; padding-top: 2px; border-bottom: darkkhaki 1px solid; font-family: times"&gt;D&lt;/span&gt;ostlar birka&amp;#231; g&amp;#252;n &amp;#246;nce &lt;strong&gt;&lt;font color="#ff8040"&gt;TNT TV&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt; Kanalında &amp;#231;ok g&amp;#252;zel bir film izledim. Film iki kere yayınlandı. Biri akşam kuşağında diğeri g&amp;#252;nd&amp;#252;z sabah saatlerinde. Esasında son yıllarda pek TV izlemiyorum. Bu film &amp;#246;ylesine tesad&amp;#252;fen denk geldi. Filmin adı &lt;strong&gt;&lt;font color="#ff8040"&gt;Ron Clark Story.&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt; &lt;img style="margin: 10px 5px 0px 10px" height="126" src="http://i173.photobucket.com/albums/w53/etemep/ronpt8.jpg" width="250" align="right" /&gt; ABD de yaşayan, mesleğini &amp;#231;ok seven, her zorluğa rağmen yılmayan, Newyork şehrinin harlem mahallesinde bir ilkokulda g&amp;#246;rev yapan bir &amp;#246;ğretmenin başarı &amp;#246;yk&amp;#252;s&amp;#252;n&amp;#252; anlatıyor. Bir zamanlar benim &amp;#231;ocukluğumdaki &amp;#246;ğretmenlere benzettim. Hatta hi&amp;#231; unutmadığım &amp;#252;niversite son sınıfta yaptığım staj g&amp;#252;nlerimi birden hatırladım. &amp;#214;ğretmenlik stajımı Ankara Emek Mahallesinde bulunan O zamanki adı &lt;strong&gt;Bah&amp;#231;elievler İlk&amp;#246;ğretim Okulu&lt;/strong&gt; olan okulda yapmıştım. Staja başlarken ya başarısız olursam diye &amp;#246;d&amp;#252;m kopuyordu. Fakat hi&amp;#231; de korktuğum gibi olmadı. G&amp;#252;nler bir r&amp;#252;ya gibi su gibi akıp ge&amp;#231;ti. &amp;#199;ocuklarla olmak, onlara bir şeyler &amp;#246;ğretmek beni en &amp;#231;ok mutlu eden olaydı. Fakat beni en &amp;#231;ok mutlu eden ise stajın son g&amp;#252;nlerinde okul bah&amp;#231;esinden i&amp;#231;eri girdiğimde &amp;#252;zerime atlayıp sarılan, &amp;#231;evremi saran beni kucaklayan &amp;#246;ğrencilerimin saf ve katışıksız sevgi g&amp;#246;sterileriydi. Okulun diğer &amp;#246;ğrencileri de etrafımı sarıyor onlara ne zaman derse gireceğimi soruyorlardı. Staj yaptığım sınıfın esas kadrolu &amp;#246;ğretmeni bir g&amp;#252;n yanıma geldi ve şunu sordu: &lt;em&gt;&amp;#8220;Hocam affedersiniz ama bir şey sormadan edemeyeceğim. Bu ilgiyi sağlamak i&amp;#231;in ne yapıyorsunuz?&amp;#8221;&lt;/em&gt;&amp;#160; Evet ama bende ne yaptığımı bilmiyordum ki ama bildiğim tek şey varsa yaptığım işi severek yapıyor olmamdı. Sınıfa girince her şeyi unutuyordum. Adeta dış d&amp;#252;nyayla ilgim kesiliyordu ve &amp;#231;oğu kez zil sesi ile kendime geldiğimi hatırlıyorum. İşin &amp;#246;z&amp;#252;nde &amp;#231;ocukların ilgisini &amp;#231;ekerek işe başlıyor ve ders konusuna odaklanmalarını sağlıyordum. Ama bunu her seferinde eğlenceli hale getirerek başardığımı keşfetmiştim. İşin p&amp;#252;f noktası da buydu. İşte dostlar filmdeki &amp;#246;ğretmende seneler evvel benim yaptıklarımı yapıyordu. Ders konularını eğlenceli hale getirerek sunmak. Aynen tiyatro oynar gibi. Tabii staj sonunda okul m&amp;#252;d&amp;#252;r&amp;#252; ve diğer &amp;#246;ğretmenler beni hararetle kutlayarak, &amp;#214;ğrencilerim ise ağlayarak beni yolcu etmişlerdi.&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;İlk okula başladığım yıllardaki &amp;#246;ğretmenler ile şimdiki oğlumun &amp;#246;ğretmenlerini kıyasladığımda &amp;#231;ok b&amp;#252;y&amp;#252;k bir u&amp;#231;urumun hatta eski yıllardaki &amp;#246;ğretmenlerdeki mesleki beceri ve bilincin olmadığını a&amp;#231;ık&amp;#231;a g&amp;#246;r&amp;#252;yorum. Filmde işlenen konu tamda benim branşımı yansıtıyordu. &lt;a href="http://www.ronclarkacademy.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="margin: 10px 5px 0px 10px" height="179" src="http://i173.photobucket.com/albums/w53/etemep/ron_clark_academy.png" width="240" align="right" /&gt;&lt;/a&gt; Filmin sonunda &lt;strong&gt;&lt;font color="#ff8040"&gt;Ron Clarke&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt; karakterinin ger&amp;#231;ek hayatta var olduğu ve filmin onun başarı hikayesini perdeye aktarıldığı s&amp;#246;yleniyordu. İnternette yaptığım araştırmada Filmin ger&amp;#231;ek adının &lt;strong&gt;&lt;font color="#ff8040"&gt;Ron Clarke Story&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt; olduğunu ve bir&amp;#231;ok da &amp;#246;d&amp;#252;l aldığını &amp;#246;ğrendim. Yine Ger&amp;#231;ek &lt;font color="#ff8040"&gt;&lt;strong&gt;Ron Clark&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt; ın birde &amp;#231;ok satan bir kitap yazdığını ve ABD de birde kendi adını taşıyan okul a&amp;#231;tığını &amp;#246;ğrendim. İlgilenenler &lt;a href="http://www.ronclarkacademy.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;buradan&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt; Web sitesine girip bakabilirler. Kitabıyla ile ilgili ulaştığım bilgi ve yorumlar aşağıda. Kitabın t&amp;#252;rk&amp;#231;esi Arkadaş yayınları tarafından yayınlanmış. İnternette kitap satan sitelerden 3,50 YTL ye kadar satıldığını g&amp;#246;rd&amp;#252;m. Kitabın adı &lt;strong&gt;&lt;font color="#ff8040"&gt;&amp;#214;ğretmenin 55 Altın Kuralı.&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;  &lt;blockquote&gt;   &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;font color="#ff0080"&gt;&amp;#214;ğretmenin 55 Altın Kuralı&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;img style="margin: 25px 10px 0px 0px" src="http://i173.photobucket.com/albums/w53/etemep/k21403_90.jpg" align="left" /&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p align="justify"&gt;&lt;font color="#ffff80"&gt;ABD&amp;#180;de 2001 yılında Disney Yılın &amp;#214;ğretmeni &amp;#246;d&amp;#252;l&amp;#252;n&amp;#252; alan Ron Ciark, bu kitabıyla t&amp;#252;m &amp;#246;ğretmenlere başarılı ve bilgili &amp;#246;ğrenciler yetiştirme yol ve y&amp;#246;ntemlerini g&amp;#246;steriyor. Ron Clark, en başarısız &amp;#246;ğrencilerin olduğu geri kalmış y&amp;#246;relerdeki okullarda başladı &amp;#246;ğretmenlik mesleğine. &amp;#199;ocukların &amp;#246;ğrenmeye en ufak ilgileri yoktu ve hi&amp;#231; kimse şimdiye dek ellerinden tutmamıştı. Bu boş vermiş &amp;#231;ocukları nasıl disiplin altına sokacak, onları nasıl d&amp;#252;ş&amp;#252;nceli ve meraklı &amp;#246;ğrencilere d&amp;#246;n&amp;#252;şt&amp;#252;recekti? &amp;#214;ğrencilerin bazı temel kuralları &amp;#246;ğrenmeleri gerektiğini anlamakta gecikmedi. 55 maddeden oluşan bir liste derledi ve hemen uygulamaya koyuldu. Bazı konularda m&amp;#252;fredatın iki yıl gerisinde kalmış g&amp;#246;r&amp;#252;nen &amp;#246;ğrencileri, a&amp;#231;ığı kapatıp &amp;#246;ne bile ge&amp;#231;mişlerdi ve derslerini seviyorlardı artık. &amp;#220;stelik &amp;#231;ok da &amp;#246;nemli bir şey kazanmışlardı: &amp;#214;zg&amp;#252;ven.İşte bu 55 ders, deneyim ve uygulamalardan s&amp;#252;z&amp;#252;lerek Clark&amp;#180;ın yaşamak ve başkalarıyla iletişim kurmak i&amp;#231;in 55 Altın Kural olarak tanımladığı maddelere d&amp;#246;n&amp;#252;şt&amp;#252;. &amp;#214;ğretmenin 55 Altın Kuralı, nasıl teşekk&amp;#252;r edileceğinden, m&amp;#252;lakatta başarılı olmaya dek yaşam kurallarıyla ilgili her şeyi &amp;#246;ğrencilere &amp;#246;ğretmeleri i&amp;#231;in hem anne babalara hem de eğitimcilere dersler veriyor.Bu kısa ve değerli kitabın her eğitimcinin ve anne babanın kitaplığında bulunması gerektiğini d&amp;#252;ş&amp;#252;n&amp;#252;yoruz. Aslında &amp;#214;ğretmenin 55 Altın Kuralı yaşamı bir &amp;#246;ğrenme deneyimi olarak g&amp;#246;ren herkes i&amp;#231;in de ge&amp;#231;erli.&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/blockquote&gt;  &lt;p align="justify"&gt;Kitabı i&amp;#231;in s&amp;#246;ylenenler bu. Ama filmde burada anlatılanların nasıl ger&amp;#231;ekleştiğini daha g&amp;#252;zel g&amp;#246;r&amp;#252;yorsunuz. Bu filmi b&amp;#252;t&amp;#252;n &amp;#246;ğretmen meslektaşlarımın izlemesini şiddetle tavsiye ederim. Esasında yalnız &amp;#246;ğretmenler mi? herkesin izlemesi gereken bir başyapıt bence.... &lt;/p&gt;  </description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>MEZUNLARIMIZIN YENİ YILI KUTLU OLSUN</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2008/12/mezunlarimizin-yeni-yili-kutlu-olsun.html</link><category>haber</category><category>Mesaj</category><pubDate>Sat, 27 Dec 2008 03:04:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-9111716813150438185</guid><description>&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="border-right: darkkhaki 1px solid; padding-right: 5px; border-top: darkkhaki 1px solid; margin-top: 5px; font-size: 80px; background: #bf6a27; float: left; border-left: darkkhaki 1px solid; color: white; line-height: 60px; margin-right: 6px; padding-top: 2px; border-bottom: darkkhaki 1px solid; font-family: times"&gt;D&lt;/span&gt;ostlar;     &lt;br /&gt;Bu &lt;strong&gt;&lt;font color="#ff8040"&gt;Haber grubunu&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt; b&amp;#246;l&amp;#252;m mezunlarının daha etkin olmaları, birbirleriyle haberleşmeleri ve dayanışma i&amp;#231;inde olmaları i&amp;#231;in kurduk. Yine bu &lt;strong&gt;&lt;font color="#ff8040"&gt;Web sitesini&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt; ise sesimizi duyurmak i&amp;#231;in oluşturduk. Bu Web sitesi sizlerin. Bu sitede t&amp;#252;m isteyen mezunların yazıları yayınlanır, yine bu sitede t&amp;#252;m mezunlar yazar olarak g&amp;#246;rev alabilir. Bunun i&amp;#231;in grup y&amp;#246;netimiyle iletişim kurmanız yeterli olacaktır. Dersinize ve mesleğinize sahip &amp;#231;ıkın. Web sitesinde grup &amp;#252;yelerinin resimleriyle birlikte yayınlanması i&amp;#231;inde bir sosyal ara&amp;#231; koyduk. İlgilerinizi bekliyorum. Web sitesinin linki aşağıdadır. Hepinizin bu vesileyle de yeni yılınızı kutluyor başarılar diliyorum. Her şey g&amp;#246;nl&amp;#252;n&amp;#252;zce olsun.     &lt;br /&gt;Sevgiyle kalınız.     &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;WEB SAYFASI URL: &lt;a href="http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/"&gt;http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&lt;a href="http://i173.photobucket.com/albums/w53/etemep/yeni_yil-3.gif" target="_blank"&gt;&lt;img height="446" alt="yeni_yil-3" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhJhYyFTuUMXqoZw8amhAQP9O0MLsk8oHY0xMz7knqVo9RRc75V4Tjc90q7cS-GAK0WPnrP1FVNSVWo86cW4W_dx3lP2YBS27AmBl-KUCmLdmGUOzRxpjKZfARv5tuEEq53TANakOvKMNKE/?imgmax=800" width="474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhJhYyFTuUMXqoZw8amhAQP9O0MLsk8oHY0xMz7knqVo9RRc75V4Tjc90q7cS-GAK0WPnrP1FVNSVWo86cW4W_dx3lP2YBS27AmBl-KUCmLdmGUOzRxpjKZfARv5tuEEq53TANakOvKMNKE/s72-c?imgmax=800" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>Verimli ders çalışma yöntemleri</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2008/11/verimli-ders-alma-yntemleri.html</link><category>Alıntı</category><category>ders</category><category>eğitim</category><category>MEB</category><category>öss</category><pubDate>Wed, 19 Nov 2008 23:51:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-8835468623358666326</guid><description>&lt;div&gt;&lt;a href="http://i173.photobucket.com/albums/w53/etemep/kitap-defter-cocuk-ders-okul.jpg" target="_blank"&gt;&lt;img style="border-top-width: 0px; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; margin: 0px 0px 5px 10px; border-right-width: 0px" height="114" alt="kitap-defter-cocuk-ders-okul" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiEl_FcLO2pOU5H-6Z42LrsoSImMotu1Nx4cCBx76uHehU9SNtkYvGlj22XMSMO12N4F113e9hARFSjmQuxnoHhOMgP2v0jk0OzrI4ylXzUr5K72Ok5u3XEnFpXX7cmijzm7x3vH4ZVqrDO/?imgmax=800" width="146" align="right" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;     &lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="border-right: darkkhaki 1px solid; padding-right: 5px; border-top: darkkhaki 1px solid; margin-top: 5px; font-size: 80px; background: #bf6a27; float: left; border-left: darkkhaki 1px solid; color: white; line-height: 60px; margin-right: 6px; padding-top: 2px; border-bottom: darkkhaki 1px solid; font-family: times"&gt;B&lt;/span&gt;aşarıya giden yolda ilk adım, kendinize a&amp;#231;ık bir hedef belirlemek. &amp;#214;ğrenmeye karşı istekli ve &amp;#246;ğrenme i&amp;#231;in gerekli yeteneklere sahip olma, &amp;#246;ğrenmede başarıyı etkileyen en &amp;#246;nemli etmenlerdir. Ancak, bazı yetenekli &amp;#246;ğrenciler yeterince &amp;#231;aba g&amp;#246;sterdikleri halde bekledikleri verimi alamamaktan yakınır. Bu durum genellikle &amp;#231;alışma y&amp;#246;ntemlerini kazanamamış olmaktan ileri gelir. Verimli ders &amp;#231;alışma ve etkin &amp;#246;ğrenmenin en temel koşulu bu konuda istekli ve kararlı olmaktır. İsteklilik ve kararlılık, &amp;#231;alışma davranışlarınızı olumlu etkileyerek, verimli ders &amp;#231;alışmanızı ve etkin &amp;#246;ğrenmenizi sağlayacaktır.&lt;/p&gt; &lt;/div&gt;  &lt;div class="text"&gt;   &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;  &lt;div class="text" align="justify"&gt;İkinci olarak yapmanız gerekenler; kendi koşullarınıza g&amp;#246;re bir &amp;#231;alışma sistematiği geliştirmek ve sistemli ders &amp;#231;alışma alışkanlıklarını kazanmaktır.&lt;/div&gt;  &lt;div class="text"&gt;   &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;  &lt;div class="text"&gt;&lt;b&gt;VERİMLİ DERS PROGRAMI NASIL OLUŞTURULUR?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;  &lt;div class="text"&gt;   &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;  &lt;div class="text"&gt;   &lt;ul&gt;     &lt;li&gt;Ayları g&amp;#246;steren takvim edinmelisiniz. &lt;/li&gt;      &lt;li&gt;Ders &amp;#231;alışmaya ayırmayacağınız g&amp;#252;nleri (tatil, bayram vs.) işaretlemelisiniz &lt;/li&gt;      &lt;li&gt;Kendinizi bir hafta g&amp;#246;zlemlemeli, en &amp;#231;ok hangi zamanlarda verimli ders &amp;#231;alıştığınızı saptamalısınız. &lt;/li&gt;   &lt;/ul&gt; &lt;/div&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;div&gt;&lt;b&gt;G&amp;#252;nl&amp;#252;k program yaparken şu noktalara dikkat etmelisiniz:&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;ul&gt;   &lt;li&gt;Uykudan uyanış saati &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;Kahvaltının bitiş saati &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;Okul ya da dershaneye gidiş geliş saatleri &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;Yolda ge&amp;#231;en s&amp;#252;re &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;Yemek i&amp;#231;in verilen aralar &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;&amp;#199;alışma i&amp;#231;in ayırdığınız s&amp;#252;reler (başlama ve bitiş saatleri) &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;Dinlenme, eğlenme, TV seyretme gibi uğraşlar i&amp;#231;in saptanan zamanlar &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;Tekrarlar i&amp;#231;in ayrılan zamanlar &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;Ev &amp;#246;devlerine ayrılan zaman &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;Uykuda ge&amp;#231;en s&amp;#252;re &lt;/li&gt; &lt;/ul&gt;  &lt;p&gt;   &lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Planlı &amp;#231;alışma:&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Hangi dersi ne kadar ve ne zaman &amp;#231;alışabileceğınızı, zamanı en verimli şekilde nasıl kullanacağınızı belirlemektir. En kullanışlı &amp;#231;alışma planı, haftalık &amp;#231;alışma planıdır. Bu planı yaparken dikkat etmeniz gereken en &amp;#246;nemli unsur, ders &amp;#231;alışmanızı engelleyecek etkenlerin en az olduğu saatleri saptamaktır.&lt;/p&gt;  &lt;div class="wlWriterSmartContent" id="scid:5737277B-5D6D-4f48-ABFC-DD9C333F4C5D:96963d3c-7320-4d0c-9738-e681b38512bf" style="padding-right: 0px; display: inline; padding-left: 0px; padding-bottom: 0px; margin: 0px; padding-top: 0px"&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="width:450px"&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/pr00QPGmea7" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always" /&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/pr00QPGmea7" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="float:left;"&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://www.uzmantv.com/images/uzmantv.png" style="border:none" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="padding-top:7px;"&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com/arama?q=&amp;Ouml;SS+i&amp;ccedil;in+verimli+ders+&amp;ccedil;alışma+programı+nasıl+hazırlanır+şık+ders+saat+&amp;ouml;ss+ders+&amp;ccedil;alışma+&amp;uuml;niversite+hazırlık+test+konu+&amp;ouml;ğrenci+se&amp;ccedil;me+sınavı+program+rehberlik+&amp;uuml;niversite+sınavı+&amp;amp;e=1" target="_blank" style="font-family:Verdana;font-size:12px"&gt;Benzer videolar i&amp;ccedil;in t&amp;#305;klay&amp;#305;n&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;VİDEOLARI KONU BAŞLIKLARINA TIKLAYARAK İZLEYİNİZ &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&amp;#160;&amp;#160; &lt;a href="http://i173.photobucket.com/albums/w53/etemep/video-5.png" target="_blank"&gt;&lt;img height="27" alt="video-5" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgirpVu_atURfDq1E0O_iO8HPlPkLq0e10dKGMvWTXtn7cDqfv4BQph4dRiG7xgzRnTViv3F3YDfpDSNx9C6AMZwb_0OUnZqIc7X-DpIRuY2gGw50qPGVws0cAB6QyC8D6O-1l_pvjkfGgH/?imgmax=800" width="31" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgMCdEl1lSLo-pwpZ68wQSMYfwBFo6udiBcs6urFLlSODKnxzf_eRIPscTQ2hnhGSPOAmw0Qe9ak_4Ig-goHiR-i-VEtEYfEoinxdcBsuXaaxFB-z5SojqQU5UauCttePaKyBoTcjinfKKx/s1600-h/video48x4825.png" target="_blank"&gt;Nasıl Ders &amp;#199;alışılır?&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com/konu/ossye-hazirlanmanin-puf-noktalari" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&amp;#160; &lt;a href="http://i173.photobucket.com/albums/w53/etemep/video-5.png" target="_blank"&gt;&lt;img height="27" alt="video-5" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgmsYrFut_hdCc_h1kOQfex35if47i1vZKZFK0-6H5hKSM0Px4ruUXgOcGeQjlwsS3VaS6LT8xScThobJ4-_fBUPu8iZ-Oz0KnGjNKfaZtncIIDB50LwmKYzDSJazO63tQO3q-u261fYc6-/?imgmax=800" width="31" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.uzmantv.com/konu/ossye-hazirlanmanin-puf-noktalari" target="_blank"&gt;&amp;#214;SS'ye Hazırlanmanın P&amp;#252;f Noktaları&lt;/a&gt;&lt;/a&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&amp;#160;&lt;a href="http://i173.photobucket.com/albums/w53/etemep/video-5.png" target="_blank"&gt;&lt;img height="27" alt="video-5" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhmYW9hbGcFhFE_QXf5oTCxCvcx_jOq_b7QuoRSTV7-tnmNUrH8hV5jSOkkih_Pydz0AORMJuFmUs56SlvBoSNhj3TNFD-1J97WBPBNu0R2kW9hlMAC9bxPjQaCFxDy-2IBqNoqLT3SBWN5/?imgmax=800" width="31" /&gt;&lt;/a&gt; KONUYLA İLGİLİ DİĞER VİDEOLAR:&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;ul&gt;   &lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com/ders-calisirken-dikkatimiz-kolay-dagiliyorsa-neler-yapabiliriz" target="_blank"&gt;Ders &amp;#231;alışırken dikkatimiz olay dağılıyorsa neler yapabiliriz?&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com/gunun-hangi-saatleri-ders-calismak-icin-uygun-olur" target="_blank"&gt;G&amp;#252;n&amp;#252;n hangi saatleri ders &amp;#231;alışmak i&amp;#231;in uygun olur?&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com/ders-calisirken-hangi-siklikta-ara-verilmeli" target="_blank"&gt;Ders &amp;#231;alışırken hangi sıklıkta ara verilmeli?&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com/muzik-dinleyerek-ders-calisilir-mi" target="_blank"&gt;M&amp;#252;zik dinleyerek ders &amp;#231;alışılır mı?&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com/onemli-sinavlar-oncesinde-nasil-bir-calisma-programi-yapilmali" target="_blank"&gt;&amp;#214;nemli sınavlar &amp;#246;ncesinde nasıl bir &amp;#231;alışma programı yapılmalı?&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com/ders-calismadan-once-nasil-bir-plan-yapmaliyiz" target="_blank"&gt;Ders &amp;#231;alışmadan &amp;#246;nce nasıl bir plan yapmalıyız?&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com/gunu-gunune-ders-calismak-gercekten-yararli-mi" target="_blank"&gt;G&amp;#252;n&amp;#252; g&amp;#252;n&amp;#252;ne ders &amp;#231;alışmak ger&amp;#231;ekten yararlı mı?&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com/calisilan-konular-ne-zaman-tekrarlanmali" target="_blank"&gt;&amp;#199;alışılan konular ne zaman tekrarlanmalı?&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com/ders-calisirken-not-tutmak-ise-yarar-mi" target="_blank"&gt;Ders &amp;#231;alışırken not tutmak işe yarar mı?&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com/calismaya-baslarken-konu-secimini-nasil-yapmaliyiz"&gt;&amp;#199;alışmaya başlarken konu se&amp;#231;imini nasıl yapmalıyız?&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/li&gt;    &lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com/ders-calisilan-ortamin-ozellikleri-nasil-olmali"&gt;Ders &amp;#231;alışılan ortamın &amp;#246;zellikleri nasıl olmalı?&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;       &lt;p&gt;&amp;#160;&lt;/p&gt;   &lt;/li&gt; &lt;/ul&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;HABER KAYNAKLARI: &lt;a href="http://www.guncel.net/gundem/yasam/2008/11/17/verimli-ders-calisma-yontemleri.htm" target="_blank"&gt;G&amp;#252;ncel Net&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.uzmantv.com/konu/nasil-ders-calisilir/1" target="_blank"&gt;Uzman TV&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiEl_FcLO2pOU5H-6Z42LrsoSImMotu1Nx4cCBx76uHehU9SNtkYvGlj22XMSMO12N4F113e9hARFSjmQuxnoHhOMgP2v0jk0OzrI4ylXzUr5K72Ok5u3XEnFpXX7cmijzm7x3vH4ZVqrDO/s72-c?imgmax=800" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author><enclosure length="2134" type="application/x-shockwave-flash" url="http://www.uzmantv.com/getswf/pr00QPGmea7"/><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Başarıya giden yolda ilk adım, kendinize a&amp;#231;ık bir hedef belirlemek. &amp;#214;ğrenmeye karşı istekli ve &amp;#246;ğrenme i&amp;#231;in gerekli yeteneklere sahip olma, &amp;#246;ğrenmede başarıyı etkileyen en &amp;#246;nemli etmenlerdir. Ancak, bazı yetenekli &amp;#246;ğrenciler yeterince &amp;#231;aba g&amp;#246;sterdikleri halde bekledikleri verimi alamamaktan yakınır. Bu durum genellikle &amp;#231;alışma y&amp;#246;ntemlerini kazanamamış olmaktan ileri gelir. Verimli ders &amp;#231;alışma ve etkin &amp;#246;ğrenmenin en temel koşulu bu konuda istekli ve kararlı olmaktır. İsteklilik ve kararlılık, &amp;#231;alışma davranışlarınızı olumlu etkileyerek, verimli ders &amp;#231;alışmanızı ve etkin &amp;#246;ğrenmenizi sağlayacaktır. İkinci olarak yapmanız gerekenler; kendi koşullarınıza g&amp;#246;re bir &amp;#231;alışma sistematiği geliştirmek ve sistemli ders &amp;#231;alışma alışkanlıklarını kazanmaktır. VERİMLİ DERS PROGRAMI NASIL OLUŞTURULUR? Ayları g&amp;#246;steren takvim edinmelisiniz. Ders &amp;#231;alışmaya ayırmayacağınız g&amp;#252;nleri (tatil, bayram vs.) işaretlemelisiniz Kendinizi bir hafta g&amp;#246;zlemlemeli, en &amp;#231;ok hangi zamanlarda verimli ders &amp;#231;alıştığınızı saptamalısınız. G&amp;#252;nl&amp;#252;k program yaparken şu noktalara dikkat etmelisiniz: Uykudan uyanış saati Kahvaltının bitiş saati Okul ya da dershaneye gidiş geliş saatleri Yolda ge&amp;#231;en s&amp;#252;re Yemek i&amp;#231;in verilen aralar &amp;#199;alışma i&amp;#231;in ayırdığınız s&amp;#252;reler (başlama ve bitiş saatleri) Dinlenme, eğlenme, TV seyretme gibi uğraşlar i&amp;#231;in saptanan zamanlar Tekrarlar i&amp;#231;in ayrılan zamanlar Ev &amp;#246;devlerine ayrılan zaman Uykuda ge&amp;#231;en s&amp;#252;re Planlı &amp;#231;alışma: Hangi dersi ne kadar ve ne zaman &amp;#231;alışabileceğınızı, zamanı en verimli şekilde nasıl kullanacağınızı belirlemektir. En kullanışlı &amp;#231;alışma planı, haftalık &amp;#231;alışma planıdır. Bu planı yaparken dikkat etmeniz gereken en &amp;#246;nemli unsur, ders &amp;#231;alışmanızı engelleyecek etkenlerin en az olduğu saatleri saptamaktır. &amp;nbsp; &amp;nbsp;Benzer videolar i&amp;ccedil;in t&amp;#305;klay&amp;#305;n &amp;#160; VİDEOLARI KONU BAŞLIKLARINA TIKLAYARAK İZLEYİNİZ &amp;#160;&amp;#160; Nasıl Ders &amp;#199;alışılır? &amp;#160; &amp;#214;SS'ye Hazırlanmanın P&amp;#252;f Noktaları &amp;#160; KONUYLA İLGİLİ DİĞER VİDEOLAR: Ders &amp;#231;alışırken dikkatimiz olay dağılıyorsa neler yapabiliriz? G&amp;#252;n&amp;#252;n hangi saatleri ders &amp;#231;alışmak i&amp;#231;in uygun olur? Ders &amp;#231;alışırken hangi sıklıkta ara verilmeli? M&amp;#252;zik dinleyerek ders &amp;#231;alışılır mı? &amp;#214;nemli sınavlar &amp;#246;ncesinde nasıl bir &amp;#231;alışma programı yapılmalı? Ders &amp;#231;alışmadan &amp;#246;nce nasıl bir plan yapmalıyız? G&amp;#252;n&amp;#252; g&amp;#252;n&amp;#252;ne ders &amp;#231;alışmak ger&amp;#231;ekten yararlı mı? &amp;#199;alışılan konular ne zaman tekrarlanmalı? Ders &amp;#231;alışırken not tutmak işe yarar mı? &amp;#199;alışmaya başlarken konu se&amp;#231;imini nasıl yapmalıyız? Ders &amp;#231;alışılan ortamın &amp;#246;zellikleri nasıl olmalı? &amp;#160; HABER KAYNAKLARI: G&amp;#252;ncel Net, Uzman TV</itunes:subtitle><itunes:author>etemep</itunes:author><itunes:summary>Başarıya giden yolda ilk adım, kendinize a&amp;#231;ık bir hedef belirlemek. &amp;#214;ğrenmeye karşı istekli ve &amp;#246;ğrenme i&amp;#231;in gerekli yeteneklere sahip olma, &amp;#246;ğrenmede başarıyı etkileyen en &amp;#246;nemli etmenlerdir. Ancak, bazı yetenekli &amp;#246;ğrenciler yeterince &amp;#231;aba g&amp;#246;sterdikleri halde bekledikleri verimi alamamaktan yakınır. Bu durum genellikle &amp;#231;alışma y&amp;#246;ntemlerini kazanamamış olmaktan ileri gelir. Verimli ders &amp;#231;alışma ve etkin &amp;#246;ğrenmenin en temel koşulu bu konuda istekli ve kararlı olmaktır. İsteklilik ve kararlılık, &amp;#231;alışma davranışlarınızı olumlu etkileyerek, verimli ders &amp;#231;alışmanızı ve etkin &amp;#246;ğrenmenizi sağlayacaktır. İkinci olarak yapmanız gerekenler; kendi koşullarınıza g&amp;#246;re bir &amp;#231;alışma sistematiği geliştirmek ve sistemli ders &amp;#231;alışma alışkanlıklarını kazanmaktır. VERİMLİ DERS PROGRAMI NASIL OLUŞTURULUR? Ayları g&amp;#246;steren takvim edinmelisiniz. Ders &amp;#231;alışmaya ayırmayacağınız g&amp;#252;nleri (tatil, bayram vs.) işaretlemelisiniz Kendinizi bir hafta g&amp;#246;zlemlemeli, en &amp;#231;ok hangi zamanlarda verimli ders &amp;#231;alıştığınızı saptamalısınız. G&amp;#252;nl&amp;#252;k program yaparken şu noktalara dikkat etmelisiniz: Uykudan uyanış saati Kahvaltının bitiş saati Okul ya da dershaneye gidiş geliş saatleri Yolda ge&amp;#231;en s&amp;#252;re Yemek i&amp;#231;in verilen aralar &amp;#199;alışma i&amp;#231;in ayırdığınız s&amp;#252;reler (başlama ve bitiş saatleri) Dinlenme, eğlenme, TV seyretme gibi uğraşlar i&amp;#231;in saptanan zamanlar Tekrarlar i&amp;#231;in ayrılan zamanlar Ev &amp;#246;devlerine ayrılan zaman Uykuda ge&amp;#231;en s&amp;#252;re Planlı &amp;#231;alışma: Hangi dersi ne kadar ve ne zaman &amp;#231;alışabileceğınızı, zamanı en verimli şekilde nasıl kullanacağınızı belirlemektir. En kullanışlı &amp;#231;alışma planı, haftalık &amp;#231;alışma planıdır. Bu planı yaparken dikkat etmeniz gereken en &amp;#246;nemli unsur, ders &amp;#231;alışmanızı engelleyecek etkenlerin en az olduğu saatleri saptamaktır. &amp;nbsp; &amp;nbsp;Benzer videolar i&amp;ccedil;in t&amp;#305;klay&amp;#305;n &amp;#160; VİDEOLARI KONU BAŞLIKLARINA TIKLAYARAK İZLEYİNİZ &amp;#160;&amp;#160; Nasıl Ders &amp;#199;alışılır? &amp;#160; &amp;#214;SS'ye Hazırlanmanın P&amp;#252;f Noktaları &amp;#160; KONUYLA İLGİLİ DİĞER VİDEOLAR: Ders &amp;#231;alışırken dikkatimiz olay dağılıyorsa neler yapabiliriz? G&amp;#252;n&amp;#252;n hangi saatleri ders &amp;#231;alışmak i&amp;#231;in uygun olur? Ders &amp;#231;alışırken hangi sıklıkta ara verilmeli? M&amp;#252;zik dinleyerek ders &amp;#231;alışılır mı? &amp;#214;nemli sınavlar &amp;#246;ncesinde nasıl bir &amp;#231;alışma programı yapılmalı? Ders &amp;#231;alışmadan &amp;#246;nce nasıl bir plan yapmalıyız? G&amp;#252;n&amp;#252; g&amp;#252;n&amp;#252;ne ders &amp;#231;alışmak ger&amp;#231;ekten yararlı mı? &amp;#199;alışılan konular ne zaman tekrarlanmalı? Ders &amp;#231;alışırken not tutmak işe yarar mı? &amp;#199;alışmaya başlarken konu se&amp;#231;imini nasıl yapmalıyız? Ders &amp;#231;alışılan ortamın &amp;#246;zellikleri nasıl olmalı? &amp;#160; HABER KAYNAKLARI: G&amp;#252;ncel Net, Uzman TV</itunes:summary><itunes:keywords>egitim,meb,program,endustriyel,teknoloji,tasarim,education,endustrial,arts,endustriyel,sanatlar,endustriyel,teknoloji</itunes:keywords></item><item><title>Harf devrimi</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2008/11/harf-devrimi.html</link><pubDate>Sat, 1 Nov 2008 05:46:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-6830905131599172567</guid><description>&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgf8O7OPVegpGSaDF90Bk-M5xmhhk5I7xZ9IVf0_PbNX9sra6EjdMGrFYgMBQoqP6-k70Uf0mTa0n2LC6MkPv_y-C137KEt_A4Euy5vyiatnMF3j3uALj2bYQ78RSzgnaJ1BfcaasAKMWuc/s1600-h/ozdemir_ince%5B3%5D.gif"&gt;&lt;img style="border-top-width: 0px; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="154" alt="ozdemir_ince" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjeiYmzQAmgAbz2H-k0n_a725QgCJPOsX0fDjJ3aKJQM7gl9mlFyNt1kxxbSVGYydqSK7BJuF48Qh4jVd2cx9TnZGH6zQkSMevu2VzfNwthyphenhyphenmta7R2FzmViJR7rCjrwHwtzmawmUHCVnSzZ/?imgmax=800" width="114" align="right" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; YAHYA Kemal &amp;quot;&amp;#199;ocukluğum, Gen&amp;#231;liğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım&amp;quot; adlı kitabının &amp;quot;Yeni Mekteb&amp;quot; başlıklı b&amp;#246;l&amp;#252;m&amp;#252;nde, ilkokuldaki okuyup yazma ser&amp;#252;venini ş&amp;#246;yle anlatır:&lt;/b&gt;     &lt;br /&gt;&lt;b&gt;&amp;quot;Yeni Mekteb&amp;#8217;e gide gele, gide gele &amp;#252;&amp;#231; sene ge&amp;#231;mişti. L&amp;#225;kin c&amp;#252;z kılıfımdaki &lt;/b&gt;Elifb&amp;#225;&lt;b&gt;&amp;#8217;yı hen&amp;#252;z s&amp;#246;kt&amp;#252;rememiştim. Yalnız &lt;/b&gt;Adem, İdris, N&amp;#251;h, S&amp;#225;lih, İshak, İbr&amp;#225;him... &lt;b&gt;diye peygamberlerin isimlerini ezber &amp;#246;ğrenmiştim. // Babam arada sırada Elifb&amp;#225; c&amp;#252;z&amp;#252;n&amp;#252; a&amp;#231;arak, harfleri sorardı. Bilemezdim; hemen mahalle mekteplerine k&amp;#252;fretmeğe başlardı. Beni, &amp;#246;ğrenebileceğim bir mektebe vereceğini s&amp;#246;yler dururdu.&amp;quot; &lt;/b&gt;(İstanbul Fetih Cemiyeti, 2.Baskı, s.27)     &lt;br /&gt;1884 yılında Makedonya&amp;#8217;nın &amp;#220;sk&amp;#252;p kentinde doğan Yahya Kemal, 1890-1892 yıllarında alfabedeki harfleri bile &amp;#246;ğrenemediğini itiraf ediyor. &amp;#214;ğrenemediği alfabe Arap alfabesi!     &lt;br /&gt;İBRETLİK SATIRLAR     &lt;br /&gt;Balıkhane Nazırı Ali Rıza Bey ise &lt;b&gt;&amp;quot;Bir Zamanlar İstanbul&amp;quot; &lt;/b&gt;adlı kitabında şu ibretlik satırları yazar: &lt;b&gt;&amp;quot;Ne yazık ki, memleketimizin okumuş insanları ge&amp;#231;im kaygısı ile ilkokul &amp;#246;ğretmenliğini kabul etmemişler, bu y&amp;#252;zden ilkokul &amp;#231;ağındaki &amp;#231;ocuklar okulsuz kalmışlardır. &amp;#220;sk&amp;#252;dar tarafında 115, Galata civarında 120 ve İstanbul&amp;#8217;da 300 ilkokul varken, bunların i&amp;#231;inde ancak on okulda &amp;#246;ğretmen bulunuyordu ki, bunun ne derece okumaya yardım edebileceği kolayca anlaşılır. // İnsaf olunsun, bir &amp;#231;ocuk k&amp;#252;&amp;#231;&amp;#252;kl&amp;#252;ğ&amp;#252;nden delikanlılık &amp;#231;ağına kadar sokaklarda b&amp;#252;y&amp;#252;r, yazıları heceleyemeyen &amp;#246;ğretmenlerden terbiye g&amp;#246;r&amp;#252;rse artık ondan ne beklenir?&amp;quot;&lt;/b&gt; (Terc&amp;#252;man, 1001 Temel Eser, S.23-24)     &lt;br /&gt;Balıkhane Nazırı Ali Rıza Bey, 1800-1870 yılları arasından s&amp;#246;z ediyor olmalı. &amp;#214;yle bir eğitim sistemi ki Rus donanmasının Cebelitarık Boğazı&amp;#8217;ndan ge&amp;#231;erek &amp;#199;eşme &amp;#246;nlerine gelebileceğini bilmeyen, coğrafyadan habersiz vezirler, nazırlar yetiştirmekteydi.     &lt;br /&gt;&amp;#220;NİVERSİTELİ MADENCİ     &lt;br /&gt;1 Ekim, 1 Ekim 1928 tarihli ve 1353 sayılı &amp;quot;T&amp;#252;rk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun&amp;quot;un, yani Anayasa&amp;#8217;nın 174. maddesi tarafından korunan 6 numaralı Devrim Yasası&amp;#8217;nın &amp;#231;ıkartılmasının 80. yıld&amp;#246;n&amp;#252;m&amp;#252;.     &lt;br /&gt;Şimdi adı gerekmeyen, &amp;quot;Prof. Dr&amp;quot; unvanlı bir tarih&amp;#231;i, 2. Cumhuriyet&amp;#231;i zat, Cumhuriyet&amp;#8217;in nasıl tepeden inmeci jakoben bir bela olduğunu kanıtlamak i&amp;#231;in &lt;b&gt;&amp;quot;Harf Devrimi yapılırken halka sorulmadı&amp;quot; &lt;/b&gt;diye sık sık kabarır. Y&amp;#252;zde 95&amp;#8217;i okul y&amp;#252;z&amp;#252; g&amp;#246;rmemiş, geriye kalanların b&amp;#252;y&amp;#252;k bir &amp;#231;oğunluğu okula gitse de Arap alfabesini s&amp;#246;kememiş bir kitleye mi sorulacaktı Harf Devrimi? Harf Devrimi sayesinde &amp;#252;niversite mezunlarımız şimdi madenci (kol emek&amp;#231;isi) olabilmek i&amp;#231;in sıraya ve sınava girmiyor mu?!     &lt;br /&gt;400 YILDA NE YAZDIN     &lt;br /&gt;Cumhuriyet d&amp;#252;şmanları, Harf Devrimi&amp;#8217;nin ge&amp;#231;miş k&amp;#252;lt&amp;#252;r birikimimizi unutturduğunu ileri s&amp;#252;rerler. Divan Şiiri&amp;#8217;nden başka hangi k&amp;#252;lt&amp;#252;r birikimi vardı? 16, 17, 18 ve 19. y&amp;#252;zyıllarda Osmanlı vatandaşları tarafından Osmanlıca yazılmış ka&amp;#231; ekonomi, tıp, fizik, kimya, biyoloji, matematik, geometri, cebir ve &amp;#246;teki bilim kitapları vardı? Var olanların tamamı terc&amp;#252;medir. Ayrıca b&amp;#252;t&amp;#252;n Osmanlı d&amp;#246;neminden g&amp;#252;n&amp;#252;m&amp;#252;ze kalma niteliğine sahip ka&amp;#231; bilim kitabı yayınlanmıştır? Bu d&amp;#246;nemde ka&amp;#231; Osmanlı Newton&amp;#8217;u, Kopernik&amp;#8217;i, Galileo Galilei&amp;#8217;si vardı? 1923 yılında ka&amp;#231; adet k&amp;#252;t&amp;#252;phane ve bu k&amp;#252;t&amp;#252;phanelerde ka&amp;#231; kitap vardı? Bu sorulara hi&amp;#231; kimse utanmadan cevap veremez.     &lt;br /&gt;Harf Devrimi&amp;#8217;nin 80. yıld&amp;#246;n&amp;#252;m&amp;#252; halkımıza kutlu olsun!&lt;/p&gt;  </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjeiYmzQAmgAbz2H-k0n_a725QgCJPOsX0fDjJ3aKJQM7gl9mlFyNt1kxxbSVGYydqSK7BJuF48Qh4jVd2cx9TnZGH6zQkSMevu2VzfNwthyphenhyphenmta7R2FzmViJR7rCjrwHwtzmawmUHCVnSzZ/s72-c?imgmax=800" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>BİR BAKAN VE İKİ ÇOCUK</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2008/05/bir-bakan-ve-iki-ocuk.html</link><category>bakan</category><category>devrim KöyEnstitüsü</category><category>MEB</category><category>Mesaj</category><pubDate>Thu, 1 May 2008 01:05:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-6114921115953345937</guid><description>&lt;p&gt;&amp;#160;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="border-right: #AF7817 1px solid; padding-right: 2px; border-top: #AF7817 1px solid; margin-top: 5px; font-size: 80px; background: #AF7817; float: left; border-left: #AF7817 1px solid; color: white; line-height: 60px; margin-right: 6px; padding-top: 2px; border-bottom: #AF7817 1px solid; font-family: times"&gt;Y&lt;/span&gt;ıllar &amp;#246;nce bir Milli Eğitim Bakanının makam odasının kapısı &amp;#231;alındı. İ&amp;#231;eriden kararlı ve tok bir ses&lt;strong&gt; ''Giriiin''&lt;/strong&gt; diye seslendi. Olduk&amp;#231;a m&amp;#252;tevazi d&amp;#246;şenmiş odaya iki tane lise talebesi girdi. Tombul yanaklı olan Milli Eğitim Bakanının yanına yanaşarak :&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;''Babacığım merhaba. Elini &amp;#246;pmeye geldik Gazi'yle beraber''&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;diyerek arkadaşını g&amp;#246;sterdi. Mezun olmuşlardı iki samimi arkadaş liseden. &lt;strong&gt;Gazi&lt;/strong&gt; ve &lt;strong&gt;Can&lt;/strong&gt;, Bakanın elini &amp;#246;pt&amp;#252;kten sonra masanın karşısındaki koltuklara oturdular.&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;Tombul yanaklı &amp;#231;ocuk s&amp;#246;z aldı:&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;b&gt;''Babacığım biliyorsun okulumuzu her ikimizde başarı ile bitirdik. Ve bir yıldır para biriktiriyorduk. &lt;/b&gt;&lt;b&gt;Eğer senin de iznin olursa Bakanlığın bursundan yararlanıp Amerika&amp;#8217;ya okumaya gitmek istiyoruz''&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;Bakan k&amp;#252;&amp;#231;&amp;#252;k bir sessizlikten sonra oğluna:&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;''Oğlum biraz dışarı &amp;#231;ıkar mısın?Bizi arkadaşınla bir iki dakika yalnız bırak''&lt;/strong&gt;dedi.&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;Oğlu dışarı &amp;#231;ıktıktan sonra uzun boylu &amp;#231;ocuğa ş&amp;#246;yle dedi:&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;''Bak evladım, ben sizler gibi başarılı &amp;#246;ğrencilerin yurtdışında &amp;#246;ğrenim g&amp;#246;rmesini her zaman desteklerim. Fakat, bir bakan olarak oğlumu Amerika'ya g&amp;#246;nderirsem, bunu başkaları farklı değerlendireceklerdir. Bu y&amp;#252;zden sadece sana burs vereceğim. Gerekli işlemlerin yapılması i&amp;#231;in talimatı veririm az sonra. Hayırlı olsun''&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;diyip dışarı &amp;#231;ıkmasını s&amp;#246;yledi talebenin. Heyecan i&amp;#231;inde kapının &amp;#246;n&amp;#252;nde bekleyen bakanın oğluna sarıldı &amp;#231;ocuk.&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;b&gt;''Can sana bir iyi, bir k&amp;#246;t&amp;#252; haberim var. Baban bana burs verdi ama senin gitmeni onaylamıyor. ''&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;Tombul yanaklı &amp;#231;ocuk elini cebine atıp bir mendil &amp;#231;ıkarttı. İ&amp;#231;i para dolu olan mendili arkadaşına verip: &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;''Al bunları Gazi. Nasıl olsa bana lazım değil bu para artık''&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;dedi bir yıldır biriktirdiği Amerika hayalini arkadaşına uzatırken.&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;Oğlunun geleceğini bile &amp;#252;lkesinden sonra d&amp;#252;ş&amp;#252;nen onurlu &lt;strong&gt;Milli Eğitim Bakanı&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;font color="#ff0000"&gt;Hasan Ali Y&amp;#252;cel&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;'dir. &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;a href="http://lh4.ggpht.com/etemep/SBjs20w8WzI/AAAAAAAAAEc/3rwp6ll90PM/s1600-h/Hasan_Ali_Ycel9.png"&gt;&lt;img style="border-top-width: 0px; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="180" alt="Hasan_Ali_Y&amp;#252;cel" src="http://lh3.ggpht.com/etemep/SBjs4kw8W0I/AAAAAAAAAEk/W3Sk9A15U1I/Hasan_Ali_Ycel_thumb5.png?imgmax=800" width="244" align="left" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;#160; &lt;a href="http://lh5.ggpht.com/etemep/SBjs7Ew8W1I/AAAAAAAAAEs/sQEqvnNWHKU/s1600-h/Hasan_Ali_Ycel17.png"&gt;&lt;img style="border-top-width: 0px; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="178" alt="Hasan_Ali_Y&amp;#252;cel-1" src="http://lh6.ggpht.com/etemep/SBjs8Uw8W2I/AAAAAAAAAE0/U9Wd0DqqJGc/Hasan_Ali_Ycel1_thumb5.png?imgmax=800" width="142" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;Oğlu, &lt;strong&gt;b&amp;#252;y&amp;#252;k edebiyat&amp;#231;ı&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;font color="#ff0000"&gt;Can Y&amp;#252;cel&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;'dir &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;a href="http://lh3.ggpht.com/etemep/SBjs9kw8W3I/AAAAAAAAAE8/xUFGnvaP6Xo/s1600-h/Can_Ycel3.png"&gt;&lt;img style="border-top-width: 0px; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="169" alt="Can_Y&amp;#252;cel" src="http://lh4.ggpht.com/etemep/SBjs-0w8W4I/AAAAAAAAAFE/-xDpL1THjPA/Can_Ycel_thumb1.png?imgmax=800" width="125" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;VE&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Onun &lt;strong&gt;lise arkadaşı&lt;/strong&gt; ise d&amp;#252;nyanın en &amp;#252;nl&amp;#252; &lt;strong&gt;beyin cerrahı&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;font color="#ff0000"&gt;Prof. Dr. Gazi Yaşargil&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;'dir.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://lh6.ggpht.com/etemep/SBjtAUw8W5I/AAAAAAAAAFM/cNvcOplguQE/s1600-h/Prof.Dr.Gazi_Yaargil3.png"&gt;&lt;img style="border-top-width: 0px; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="244" alt="Prof.Dr.Gazi_Yaşargil" src="http://lh5.ggpht.com/etemep/SBjtCEw8W6I/AAAAAAAAAFU/F58GiLbiELs/Prof.Dr.Gazi_Yaargil_thumb1.png?imgmax=800" width="244" align="left" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;#160; &lt;a href="http://lh5.ggpht.com/etemep/SBjtEEw8W7I/AAAAAAAAAFc/BYhHFkKINoY/s1600-h/Prof.Dr.Gazi_Yaargil12.png"&gt;&lt;img style="border-top-width: 0px; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="244" alt="Prof.Dr.Gazi_Yaşargil-1" src="http://lh3.ggpht.com/etemep/SBjtFkw8W8I/AAAAAAAAAFk/hFxiBm8WyHA/Prof.Dr.Gazi_Yaargil1_thumb.png?imgmax=800" width="174" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;b&gt;ŞİMDİKİ BAŞBAKANLAR, BAKANLAR ve M&amp;#220;RİTLERİNE İTHAF OLUNUR&amp;#8230;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://lh3.ggpht.com/etemep/SBjs4kw8W0I/AAAAAAAAAEk/W3Sk9A15U1I/s72-c/Hasan_Ali_Ycel_thumb5.png?imgmax=800" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>TÜRBAN DAYATMASI DİNE SUİKASTTIR</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2008/01/trban-dayatmasi-dine-suikasttir.html</link><pubDate>Thu, 31 Jan 2008 01:26:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-5270781746500474015</guid><description>&lt;p class="MsoNormal" align="justify"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: arial; mso-fareast-language: tr"&gt;&lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&amp;#160;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" align="justify"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: arial; mso-fareast-language: tr"&gt;İLAHİYAT&amp;#199;IDAN İDDİA: BAŞ&amp;#214;RT&amp;#220;S&amp;#220;N&amp;#220;N İSLAM'DA YERİ YOK &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" align="justify"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: arial; mso-fareast-language: tr"&gt;&lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&amp;#160;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: arial"&gt;'Baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252; Yahudi geleneğidir' &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: arial"&gt;&lt;a href="http://lh6.google.com/etemep/R6EHjqZaQ0I/AAAAAAAAAD8/BExVGOLCJiY/doc.dr.sahin_filiz-1%5B4%5D"&gt;&lt;img style="border-top-width: 0px; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="142" alt="doc.dr.sahin_filiz-1" src="http://lh5.google.com/etemep/R6EHkaZaQ1I/AAAAAAAAAEE/SQUHIvHkV7w/doc.dr.sahin_filiz-1_thumb%5B2%5D" width="129" align="right" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Do&amp;#231;. Dr. Şahin Filiz, İslam'da baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;n&amp;#252;n yeri olmadığını ve Kuran'da da baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;n&amp;#252;n farz olduğuna dair herhangi bir ayetin bulunmadığını iddia etti ve ekledi: &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: arial"&gt;Sel&amp;#231;uk &amp;#220;niversitesi İlahiyat Fak&amp;#252;ltesi İslam Felsefesi Ana Bilim Dalı Başkanı Do&amp;#231;. Dr. Şahin Filiz, islam dininde baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;n&amp;#252;n yeri olmadığını ve Kuran'da da baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;n&amp;#252;n farz olduğuna dair herhangi bir ayetin bulunmadığını ileri s&amp;#252;rd&amp;#252;.      &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;Do&amp;#231;. Dr. Filiz, baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;n&amp;#252;n Yahudilikte bir gelenek olduğuna dikkat &amp;#231;ekerek, Yahudi geleneğinin İslamı etkilediğini iddia etti.       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;Do&amp;#231;. Dr. Filiz, baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;n&amp;#252;n İslam dininin bir emri olmadığını savunarak, bu konuda şu g&amp;#246;r&amp;#252;şleri ileri s&amp;#252;rd&amp;#252;:       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;&lt;em&gt;&amp;#8220;Dini temeller bakımından baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;, kesinlikle dinin bir emri, ya da farz ibadeti değildir. İnan&amp;#231;la da ilgili uygulanan bir ibadet olmadığı halde, sanki dini bir emirmiş ve farzmış gibi yansıtılıyor. Baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252; takılmadığı takdirde de, dini y&amp;#246;nden b&amp;#252;y&amp;#252;k cezaları varmış gibi hareket ediliyor.        &lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;Burada, siyasi ve sosyal anlamda &amp;#231;&amp;#246;z&amp;#252;me ilişkin kamusal bir dinsellik yaratılmıştır. Normalde baş&amp;#246;r&amp;#252;t&amp;#252;s&amp;#252; ile ilgili olduğu belirtilen ayetlerde Nur Suresi 30,31, 33. Ahzab Suresinin 59&amp;#8217;uncu ayetlerinde, sadece bir tanesinin baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252; ile ilgili olduğu iddia ediliyor. O da Arapların, İslam &amp;#246;ncesinde başlarına taktıkları &amp;#246;rt&amp;#252;n&amp;#252;n &amp;#231;eki d&amp;#252;zeni ile ilgili bir ayettir. Daha &amp;#246;nce Arap kadınlarının g&amp;#246;ğ&amp;#252;sleri ve pek &amp;#231;ok b&amp;#246;lgeleri a&amp;#231;ıktı.         &lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;Hatta Kabe&amp;#8217;yi bile &amp;#231;ıplak tavaf ederlerdi. &amp;#199;ıplak tavaf etmenin bir fazilet olduğunu d&amp;#252;ş&amp;#252;n&amp;#252;rlerdi. &amp;#214;rt&amp;#252;nme ayetleri, gerek kadının, gerekse erkeğin her ikisine birden ge&amp;#231;erlidir. Temel, kaba avret yerlerinin a&amp;#231;ık olmasından dolayı toplum i&amp;#231;inde hoş karşılanmayan kaba avret yerlerinin (&amp;#246;n ve arkalarını) ve kadınların g&amp;#246;ğ&amp;#252;slerinin &amp;#246;rt&amp;#252;lmesine y&amp;#246;nelik emirlerdir.         &lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;Ama son d&amp;#246;nemlerde baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252; siyasallaştığı i&amp;#231;in, kamusal bir dinsellik yaratıldığından dolayı, insanın temel &amp;#246;rt&amp;#252;nmesine ilişkin ayetleri, tamamen baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252; simgesinde toplamışlar ve bunun bir farz ve emir olduğu s&amp;#246;ylenmiştir. &amp;#8216;Baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;ne &amp;#246;zg&amp;#252;rl&amp;#252;k ve kadına &amp;#246;zg&amp;#252;rl&amp;#252;k&amp;#8217;, tamamen siyasi ve sosyolojik bir hadisedir. Baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;n&amp;#252;n farz olduğunu kimse iddia edemez.&amp;#8221;&lt;/em&gt;       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;&lt;b&gt;&amp;#8216;KURAN&amp;#8217;DA BAŞ&amp;#214;RT&amp;#220;S&amp;#220; DEĞİL, HIMAR GE&amp;#199;İYOR&amp;#8217;&lt;/b&gt;       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;Kuran da baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252; ifadesinin yer almadığını savunan Do&amp;#231;. Dr. Filiz, &lt;em&gt;&amp;#8220;Kuran-ı Kerim&amp;#8217;de sadce &amp;#8216;Hımar&amp;#8217; kelimesi gi&amp;#231;iyor. &amp;#8216;Hımar&amp;#8217; kelimesi, normal bir &amp;#246;rt&amp;#252;y&amp;#252; ifade etmektedir. Baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;n&amp;#252; değil. Giysi sıkıntısının &amp;#231;ekildiği, hatta &amp;#231;ıplak ibadet edildiği d&amp;#246;nemde, Kuran&amp;#8217;ı Kerim&amp;#8217;in s&amp;#246;ylediği şuydu: &amp;#8216;Nasıl Hz. Adem ile Havva&amp;#8217;nın cennet a&amp;#231;ıldığında &amp;#246;n ve arkaları a&amp;#231;ılınca, doğal olarak, kendi yaratılışları icabı &amp;#246;rt&amp;#252;nd&amp;#252;lerse, siz de &amp;#246;yle &amp;#246;rt&amp;#252;n&amp;#252;n&amp;#8217; demektedir. Yoksa başınızı, sa&amp;#231;ınızı &amp;#246;rt&amp;#252;n, &amp;#246;rtmediğiniz takdirde yaptığınız haramdır anlamına gelmez.&amp;#8221;&lt;/em&gt; dedi.       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;&lt;b&gt;&amp;#8216;KADININ İNSAN OLDUĞUNU HAZMEDEMEDİK&amp;#8217;&lt;/b&gt;       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;Do&amp;#231;. Dr. Filiz, &lt;em&gt;&amp;#8220;Baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252; s&amp;#246;yleminin arkasında yatan unsur; İslamın, insana ve kadına vermiş olduğu hak ve şeref payesini, hen&amp;#252;z islam toplumu i&amp;#231;ine sindirebilmiş değildir.        &lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;Kadını, insan diye g&amp;#246;rmeyen k&amp;#252;lt&amp;#252;rden gelen m&amp;#252;sl&amp;#252;manlar, hen&amp;#252;z daha islamın, kadını insan olarak g&amp;#246;rmesi emrini hazmetmiş değiller. Hala daha akademik seviyede bile cariyeler ve h&amp;#252;r kadınlar şeklinde ayrımlar vardır. Hatta, deniyor ki, &amp;#8220;H&amp;#252;r kadınlar &amp;#246;rt&amp;#252;n&amp;#252;r de, cariyeler &amp;#246;rt&amp;#252;nmez.&amp;#8217; Peki kim bu cariyeler, denince. Buna cevap yok. Burada baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;n&amp;#252;n, belirli sınıfa ait h&amp;#252;r kadınların, bir simgesi olarak g&amp;#246;sterilmesi ve başını a&amp;#231;anların ise kadın bile sayılmadığı s&amp;#246;ylemleriyle karşılaşıyoruz.&amp;#8221;&lt;/em&gt; dedi.       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;Hz. Muhammed&amp;#8217;in de baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252; ile ilgili net bir hadisinin bulunmadığını belirten Filiz, baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252; ile ilgili olan rivayetlerin birbiri arasında &amp;#231;elişki i&amp;#231;erdiğini s&amp;#246;yledi.       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;&lt;b&gt;&amp;#8216;YAHUDİ GELENEĞİ İSLAMI ETKİLEDİ&amp;#8217;&lt;/b&gt;       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;Baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;n&amp;#252;n Yahudi geleneği olduğunu da anlatan Do&amp;#231;. Dr. Filiz, Tevrat ve Talmud&amp;#8217;da baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252; ile ilgili ayetlerin bulunduğunu belirterek şunları s&amp;#246;yledi:       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;&lt;em&gt;&amp;#8220;Yahudi geleneğini inceledim. Yahudilerde, &amp;#8216;Baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;z kadınlar iffetsizdir, namussuzdur. İffet ve namusun korunmasının &amp;#246;l&amp;#231;&amp;#252;s&amp;#252; baş &amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;d&amp;#252;r.        &lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;Baş &amp;#231;irkindir, &amp;#246;rt&amp;#252;lmesi gerekir. Baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;z hi&amp;#231;bir kadın dışarı &amp;#231;ıkmamalıdır&amp;#8217; denilmektedir. Yahudi geleneği direkt olarak islamı etkilemiştir. Yoksa islamda baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252; kesinlikle s&amp;#246;z konusu değildir. İslamda, oru&amp;#231; tutmadığınızda, tutmadığınız oru&amp;#231;u ya sonradan tutarak telafi edersiniz, ya da parasını &amp;#246;dersiniz.         &lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;Baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;, &amp;#246;rtemeyenler ile ilgili kesin bir ceza yoktur. 76 tane temel farzdan bahsedilmektedir. Bu 76 farzda kesinlikle baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252; ge&amp;#231;memektedir. Kesin bir dini emir diyeceksiniz ve yapmayan hakkında da bunun bir cezası yok diyeceksiniz. Allah ile kul arasında diyeceksiniz. Allah ile kul arasında ise, kamusal alana dinsellik taşınmak isteniyor. Dinsel kanıtlarda dil oyunu yapılıyor.&amp;#8221; &lt;/em&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: arial"&gt;&lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&amp;#160;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-outline-level: 2" align="justify"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;'Azınlığın zorlaması' &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-outline-level: 2" align="justify"&gt;&lt;strong&gt;LEYLA TAVŞANOĞLU-S&amp;#214;YLEŞİ&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;DO&amp;#199;. DR. FİLİZ: T&amp;#220;RBAN 1970'TE FARZ KILINDI        &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr; mso-bidi-font-weight: bold"&gt;Sel&amp;#231;uk&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;&amp;#220;niversitesi &amp;#214;ğretim &amp;#220;yesi Filiz, siyasal İslamın baskıcı, bi&amp;#231;imleyici ve geriye d&amp;#246;n&amp;#252;ş&amp;#252; temsil eden bir siyasal erk haline geldiğini s&amp;#246;yledi. Siyasal İslamı cemaat ve tarikatların taşıdığını belirten Filiz, &amp;quot;T&amp;#252;rban 1970'te farz kılınmıştır. &amp;#199;&amp;#252;nk&amp;#252; T&amp;#252;rkiye'de ithal dinsel anlayışlar, 1970'ten itibaren İslamcı ve Arap&amp;#231;ı milliyet&amp;#231;ilerin kitaplarının terc&amp;#252;me edilmesiyle T&amp;#252;rkiye'ye girmiştir&amp;quot; dedi. &lt;b&gt;LEYLA TAVŞANOĞLU'nun s&amp;#246;yleşisi        &lt;br /&gt;&amp;#160;&lt;/b&gt; &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;Sel&amp;#231;uk &amp;#220;niversitesi &amp;#214;ğretim &amp;#220;yesi, İslam Felsefecisi Do&amp;#231;. Dr. Şahin Filiz'den ağır uyarılar:&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-outline-level: 2" align="justify"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;T&amp;#252;rkiye'de tarikatlar oligarşisi &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;S&amp;#214;YLEŞİ : LEYLA TAVŞANOĞLU &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;Bu h&amp;#252;k&amp;#252;met toplumsal barışı iyice bozmaya ve ipleri kopma noktasında germeye kararlı. &amp;#220;lkede halledilecek hi&amp;#231;bir konu kalmamış gibi Başbakan t&amp;#252;rbana odaklanmış. En kısa zamanda sıkmabaş ya da t&amp;#252;rbanı &amp;#252;lkenin b&amp;#252;t&amp;#252;n toplum katmanlarına dayatmayı kafasına koymuş. İslam felsefecisi Do&amp;#231;. Dr. &lt;b&gt;Şahin Filiz'&lt;/b&gt; le konuşuyoruz. Kuran'da kadınların başlarını &amp;#246;rtmeleriyle ilgili kesinlikle hi&amp;#231;bir ayetin olmadığını anlatıyor. 14. y&amp;#252;zyıldan sonra birtakım uydurma hadislerle saf M&amp;#252;sl&amp;#252;manların kafalarının karıştırıldığını vurguluyor. Bug&amp;#252;n T&amp;#252;rkiye'nin tarikatlar ve cemaatler tarafından y&amp;#246;netildiğinin de altını &amp;#231;iziyor. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Siyasal ideoloji olarak İslamın siyasi yelpazede yeri neresidir?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;FİLİZ &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- İslam dini ger&amp;#231;ekten siyasallaştıysa yeri dinsel oligarşidir. Bu oligarşi de tarikattan tarikata, cemaatten cemaate devredilen bir otorite olarak karşımıza &amp;#231;ıkar. Bir yerde cemaatler ve tarikatların oligarşisi haline gelir. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- T&amp;#252;rkiye'de olduğu gibi mi?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Tabii. Zamanla bu oligarşiler o kadar &amp;#231;oğalır ki bunlar kendi i&amp;#231;lerinde bir iktidar ve n&amp;#252;fuz savaşına girerler. Kendilerinin dışında addettikleri, &amp;#246;tekileştirdikleri kişiler, gruplar ve i&amp;#231;inde bulundukları topluma karşı m&amp;#252;cadeleye girişirler. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;Bu m&amp;#252;cadele hem birbirleriyle hem de bulundukları devlete, cumhuriyete karşıdır. Her iki durumda da siyasal İslam tahakk&amp;#252;mc&amp;#252;, baskıcı, belirleyici, bi&amp;#231;imleyici ve geriye d&amp;#246;n&amp;#252;ş&amp;#252; temsil eden bir siyasal erk haline gelir. Siyasal İslamın taşıyıcıları cemaatler ve tarikatlardır. Cemaatler ve tarikatlar bunu birdenbire yapmazlar. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Yavaş yavaş g&amp;#252;ndeme getirdikleri t&amp;#252;rban konusu gibi mi?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Evet. T&amp;#252;rban 1970'te farz kılınmıştır. &amp;#199;&amp;#252;nk&amp;#252; T&amp;#252;rkiye'de ithal dinsel telakkiler, anlayışlar, 1970'ten itibaren Ortadoğu'daki İslamcı ve Arap&amp;#231;ı milliyet&amp;#231;i hareketlerin kitaplarının Arap&amp;#231;adan terc&amp;#252;me edilmesiyle T&amp;#252;rkiye'ye girmiştir. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;Bazı semboller dinle &amp;#246;zdeşleşerek T&amp;#252;rkiye'ye geldi. Dolayısıyla biz dini de Araplardan &amp;#246;ğrendik. Eğitim ve &amp;#246;ğretimini de onlardan aldık. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;L&amp;#252;bnan'dan ithal siyasi islam&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Bu mesele neden 1970'ten başlayarak T&amp;#252;rkiye'ye girdi? 1970 tarihinin belirleyiciliği nedir?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Bunun birka&amp;#231; nedeni var. Birincisi, 1970'li yıllarda G&amp;#252;ney L&amp;#252;bnan'daki Şiilerle oraya yerleşen Filistinliler arasında huzursuzluklar &amp;#231;ıktı. Filistinliler Şiilerin kadınlarını rahatsız ediyorlar gerek&amp;#231;esiyle Şii lider &lt;b&gt;Musa Sadr&lt;/b&gt; bir baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252; modeli yarattı. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;Bu bir &amp;#252;niforma bi&amp;#231;imiydi. Daha sonra bu T&amp;#252;rkiye'ye t&amp;#252;rban olarak geldi. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;1970'lerde zaten Arap d&amp;#252;nyasında &amp;#231;ıkan kitapların T&amp;#252;rk&amp;#231;eye terc&amp;#252;meleri, t&amp;#252;rban, Arap dilinin dini &amp;#246;ğrenme ve yaşamanın bir yolu olduğuna ilişkin propagandanın yoğunlaşmasıyla T&amp;#252;rkiye'de Araplara g&amp;#246;re bir din, d&amp;#252;nya ve devlet anlayışı h&amp;#226;kim olmaya başladı. O tarihten bu yana da yoğunlaşarak devam eden mikro Arap milliyet&amp;#231;i d&amp;#252;ş&amp;#252;ncesine odaklanan bir din anlayışı doğdu. Zaten &amp;#231;arpışma da bundan kaynaklanıyor. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;1970'li yıllardan itibaren Arap d&amp;#252;nyasındaki &lt;b&gt;Seyit Kutup'&lt;/b&gt; ların, &lt;b&gt;Hasan el Benna'&lt;/b&gt; ların, İran'da &lt;b&gt;Ali Şeriati'&lt;/b&gt; lerin başını &amp;#231;ekmiş olduğu M&amp;#252;sl&amp;#252;man Kardeşler Hareketi, Marksist diyalektikle birlikte İslam devrimciliğini &amp;#246;ne &amp;#231;ıkardı. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- İyi de Marksist diyalektikle İslam nasıl birbiriyle bağdaşır? Ama&amp;#231; kafaları mı karıştırmaktı?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Tabii. Bir tarafta Marksist diyalektik, &amp;#246;b&amp;#252;r tarafta ta İslamcı dogma... Bu akım T&amp;#252;rkiye Cumhuriyeti devletine, ulusal birlik ve beraberliğine karşı bir ideolojiye d&amp;#246;n&amp;#252;şt&amp;#252;. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;Ne kadar &amp;#231;ok karşıt bir ideoloji olarak tanımlandıysa o kadar &amp;#231;ok &lt;b&gt;Atat&amp;#252;rk&lt;/b&gt; , T&amp;#252;rkiye Cumhuriyeti ve bağımsızlıkla m&amp;#252;cadele formuna d&amp;#246;n&amp;#252;şm&amp;#252;şt&amp;#252;r. İmanın, M&amp;#252;sl&amp;#252;man olmanın tek koşulu haline gelen bu karşıt konumlanma bug&amp;#252;n kendini değişik simgelerle g&amp;#246;stermeye başladı. Bu simgelere karşı &amp;#231;ıkanlar ve bu simgelerin gerisindeki gerek&amp;#231;eleri g&amp;#246;rebilen insanlar &amp;#231;ok haklıdırlar. &amp;#199;&amp;#252;nk&amp;#252; bu simgelerin gerisinde &amp;#231;ok netameli gerek&amp;#231;eler vardır. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- T&amp;#252;rbana geri d&amp;#246;nersek... Kuran'da Nur Suresi'nin 30. ve 31. ayetlerinde kadınların başlarını &amp;#246;rtmelerinin kesinlikle farz olmadığı ortaya &amp;#231;ıktı. Ayetlerde sadece kadınların cinsel organlarını ve g&amp;#246;ğ&amp;#252;slerini &amp;#246;rtmeleri gerektiği tavsiye ediliyor. O zaman, &amp;quot;Kuran'da farz&amp;quot; diye kadınlara bu dayatma nasıl yapılabiliyor?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Baş &amp;#246;rtmeye Nur Suresi'nin 30. ve 31. ayetleriyle Ahzab Suresi'nin 59. ayeti s&amp;#252;rekli kanıt olarak g&amp;#246;steriliyor. Ancak bunlar kesinlikle baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252;yle ilgili değildir. &amp;#199;&amp;#252;nk&amp;#252; bu ayetlerde baş ve sa&amp;#231; s&amp;#246;zc&amp;#252;kleri ge&amp;#231;mez. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;Bu kadar &amp;#246;nemli, bu kadar vurgulanan bir emir olsaydı sa&amp;#231; ve baş s&amp;#246;zc&amp;#252;klerinin ge&amp;#231;mesi gerekirdi. Oysa b&amp;#246;yle bir şey yok. Sizin de s&amp;#246;ylediğiniz gibi Kuran'a g&amp;#246;re asıl &amp;#246;rt&amp;#252;lmesi gereken g&amp;#246;ğ&amp;#252;s kısmı ve cinsel organlardır. O d&amp;#246;nem giyim kuşam k&amp;#252;lt&amp;#252;r&amp;#252; yeni yeni yerleşen Araplara bu da normal bir tavsiyedir. &amp;#214;b&amp;#252;r yanda Araf Suresi 20, 22. ayetlerde &amp;#194;dem ve Havva'dan s&amp;#246;z eder. Yasak ağaca yaklaştıklarında utandılar ve hemen ayıp yerlerini &amp;#246;rtmeye başladılar, diyor. Bu Tevrat ve İncil'de de vardır. Ama o surelerde, &lt;b&gt;&amp;quot;Bu arada Havva başını da &amp;#246;rtt&amp;#252;&amp;quot;&lt;/b&gt; diye bir ifade yok. Demek ki kadının başını &amp;#246;rtmesi konusu kesinlikle kullanılan ve siyasallaştırılan bir simgedir. Bir dinin T&amp;#252;rkiye'de nasıl siyasete alet edildiğini g&amp;#246;r&amp;#252;yoruz. Arkasından, dini alet eden siyasetin bug&amp;#252;nk&amp;#252; aşamada nasıl din haline geldiğini g&amp;#246;r&amp;#252;yoruz. Bug&amp;#252;n ortada İslam dini yoktur, siyaset dini vardır. O siyaset ne s&amp;#246;ylerse halk onu İslam dininin bir emri gibi g&amp;#246;rmeye başladı. Asıl tehlike buradadır. Bu siyaset iktidarları yaratıyor; iktidardan d&amp;#252;ş&amp;#252;r&amp;#252;yor; &amp;#252;lkenin kaderiyle oynayabiliyor; Atat&amp;#252;rk Cumhuriyeti'ni tartışılır hale getiriyor. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Peki, bu halk bu ger&amp;#231;eği nasıl g&amp;#246;remiyor?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Halkımızın şunu g&amp;#246;rmesi gerekiyor: &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;İslam dini kendi y&amp;#252;celiği ve g&amp;#252;zelliğiyle kalplerde yerini alır. Bu y&amp;#252;celik ve g&amp;#252;zellik ortadan kaldırılıyor, dine saygısızlık yapılıyorsa bunu da siyasiler yapıyor. Başbakan da dahil olmak &amp;#252;zere hi&amp;#231; kimse dine elini uzatarak siyaset fetvası &amp;#231;ıkarmak suretiyle genelgeler yayımlayamaz. B&amp;#246;yle bir yetkisi yok. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;Siyasilerin mutlak surette dinden ellerini &amp;#231;ekmeleri gerekiyor. En azından tamamıyla laikleşmeleri gerekiyor. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Bir de kadınların d&amp;#246;v&amp;#252;lmesini caiz kılan ayetler olduğu s&amp;#246;ylenir. B&amp;#246;yle ayetler ger&amp;#231;ekten var mıdır?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Bakın, Kuran'da darp kelimesi ge&amp;#231;er. Ancak darp kelimesinin &amp;#231;ok &amp;#231;eşitli anlamları vardır. D&amp;#246;vmek anlamı bunlardan sadece birisidir. Kadınlarla ilgili ayette kullanılan darp kelimesi d&amp;#246;v&amp;#252;n anlamında değildir. Kadınla oturun konuşun, anlamındadır. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;&amp;#214;rneğin Ahzab Suresi 34. ayet, kadın ve erkek ayrımını kesinlikle ortadan kaldırıyor. Diyor ki: &lt;b&gt;&amp;quot;Allah'a inanan kadınlar ve erkekler, doğru, d&amp;#252;zg&amp;#252;n hayat yaşayan kadınlar ve erkekler, namaz kılan kadınlar, namaz kılan erkekler, sadaka veren kadınlar ve erkekler, sabreden kadınlar ve erkekler...&amp;quot; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;G&amp;#246;rd&amp;#252;ğ&amp;#252;n&amp;#252;z gibi kadını ve erkeği eşit kılıyor; b&amp;#252;t&amp;#252;n ayrımları kaldırıyor. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Kuran'ın ayetlerinde b&amp;#246;yle bir eşitleme varken siyasal İslam kadını neden ikinci plana itmek istiyor? Neden kadını toplumdan dışlamayı ama&amp;#231;lıyor? Ayrıca kadın kendini neden bu şekilde kullandırtıyor?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Bunun birtakım nedenleri var. Bu sadece baş&amp;#246;rt&amp;#252;s&amp;#252; ya da t&amp;#252;rbanla ilgili değil. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;Aslında bu, kadın, insan sorunuyla ilgili. 14. y&amp;#252;zyıla kadar İslam uygarlığı i&amp;#231;inde &lt;b&gt;&amp;quot;Peygambere gerek var mıdır, yok mudur, Kuran'ın ne kadarı rasyoneldir, ne kadarı değildir&amp;quot;&lt;/b&gt; den tutun, her şey tartışılmıştır. B&amp;#246;ylece koskoca bir İslam uygarlığı ortaya &amp;#231;ıkmıştır. Ama o zamana kadar kadın konusunda hi&amp;#231;bir tartışma yoktur. O İslam r&amp;#246;nesansı d&amp;#246;neminde kadın d&amp;#246;v&amp;#252;l&amp;#252;r m&amp;#252;, tesett&amp;#252;re girmeli mi, gibi en ufak bir tartışma yoktur. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;Uyduruk hadisler&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- İyi de o zaman b&amp;#252;t&amp;#252;n bu kadın &amp;#252;zerine tartışmalar nereden kaynaklanıyor?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- İslam r&amp;#246;nesansı d&amp;#246;neminde din homosentriktir. Yani insan merkezlidir. İnsana g&amp;#246;re bir Tanrı ve din telakkisi geliştirilmiştir. Benim o d&amp;#246;nemlerdeki İslam felsefesiyle ilgili &amp;#231;alışmalarım da var. Ama 14. y&amp;#252;zyıldan sonra İslam d&amp;#252;nyasında teosentrik bir din ve d&amp;#252;nya g&amp;#246;r&amp;#252;ş&amp;#252; h&amp;#226;kim olmaya başladı. Tanrı nesnel bir varlıktır. Ama Tanrı tasavvuru her kişiye g&amp;#246;re değişir. Herhangi bir Tanrı tasavvurunu alıp dinin odak noktasına, insanın yerine koyarsanız her şeyi o Tanrı'ya g&amp;#246;re belirlemiş olursunuz. İlk belirlediğiniz kişi de insan olur. Demek ki 14. y&amp;#252;zyıldan sonra, &amp;#246;zellikle &lt;b&gt;İmam Gazali'&lt;/b&gt; yle birlikte, teosentrik, yani Tanrı tasavvuruna dayalı bir din ve d&amp;#252;nya g&amp;#246;r&amp;#252;ş&amp;#252; geliştirilmiştir. &amp;#214;yle bir insan tipi ortaya &amp;#231;ıkmıştır ki, Tanrı emreder insan yapar, inancına sahip olmuştur. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;B&amp;#246;yle insan anlayışına en uygun gelebilecek zayıf varlık, erkek tarafından kolayca istismar edilebileceği d&amp;#252;ş&amp;#252;n&amp;#252;len cins olarak se&amp;#231;ilen de kadın olmuştur. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- 14. y&amp;#252;zyıldan s&amp;#246;z ediyoruz. Aradan 700 yıl ge&amp;#231;ti. Bunlar h&amp;#226;l&amp;#226; 700 yıl &amp;#246;ncesinin kafasıyla mı yaşıyorlar?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Evet. Kadın da h&amp;#226;l&amp;#226; kendini bu şekilde kullandırtabiliyor. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;Kadın, sığınma bekleyen, aciz, Allah katında eksik bir varlık olarak konumlandırılmıştır. Kadının eksikliklerini sayıp d&amp;#246;kmek i&amp;#231;in bazı hadisler de uydurulmuştur. Ayetler &amp;#231;arpıtılarak tefsir edilmiştir. Size uydurulan hadise bir &amp;#246;rnek vereyim: &lt;b&gt;&amp;quot;Peygamber kadınları topladı. &lt;/b&gt;'Ey kadınlar. Sizin dininiz eksiktir' &lt;b&gt;dedi. &lt;/b&gt;'Neden?' &lt;b&gt;diye sordular. &lt;/b&gt;'Ayda bir kere aybaşı olmuyor musunuz? O d&amp;#246;nemde namaz kılabiliyor, oru&amp;#231; tutabiliyor musunuz' &lt;b&gt;diye kadınlara sordu. &lt;/b&gt;'Hayır' &lt;b&gt;cevabını alınca da &lt;/b&gt;'Sizin dininiz eksiktir. Aklınız eksiktir' &lt;b&gt;dedi. Kadınlar,&lt;/b&gt; 'Niye aklımız eksiktir' &lt;b&gt;diye sordular. &lt;/b&gt;'Mirastan daha az pay alıyorsunuz. Şahitlikte erkeklere g&amp;#246;re ikiye birsiniz' &lt;b&gt;dedi. Kadınlar da kabul ettiler.&amp;quot; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;B&amp;#246;yle hadisler var, uydurulmuş olan... &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Ama Kuran'ın orijinalinde bu t&amp;#252;r hadisler yok, &amp;#246;yle mi?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Yok. Bunlar uydurma. Ama bunlar mahalle anneleriyle tarikatlardaki abla tabir edilen kadınlar tarafından s&amp;#252;rekli olarak her toplantıda kadınlara telkin ediliyor. Kadınlarımıza, &lt;b&gt;&amp;quot;Sizin insan olmak gibi bir l&amp;#252;tfa ermeye daha &amp;#231;ok vaktiniz var. Siz erkeğe g&amp;#246;re daha az insan, cariyeye g&amp;#246;re daha fazla kadınsınız&amp;quot; &lt;/b&gt;diye s&amp;#252;rekli anlatılıyor. Bu iğren&amp;#231; ve netameli gerek&amp;#231;eleri dine dayandırmak siyasal İslamın biricik can simidi haline gelmiştir. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Mahalle anneleri ve tarikat ablalarının kadınlarımıza bu telkinleri yaptığını s&amp;#246;ylediniz. Ama onların kendileri de kadın. Nasıl oluyor da b&amp;#246;ylesine yetkili ağızla bu telkinleri yapabiliyorlar? Onları dinleyen kadınlar, &amp;quot;Siz de kim oluyorsunuz&amp;quot; diye soramıyorlar mı?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Soramıyorlar, &amp;#231;&amp;#252;nk&amp;#252; dinin emri olduğunu d&amp;#252;ş&amp;#252;n&amp;#252;yorlar. Sorduğu takdirde, aklını kullandığı takdirde o anneler ve ablalar da o bilgileri şeyhlerinden aldıklarını s&amp;#246;yleyerek işin i&amp;#231;inden sıyrılıyorlar. Onlar taşıyıcı. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Şeriat hukukunun ge&amp;#231;erli olduğu &amp;#252;lkelerde insan yaşamını hi&amp;#231;e sayan cezalar var. &amp;#214;rneğin kol, bacak, el kesmek, kadınları recmetmek gibi... Bunlar Kuran'da var mı?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;- Yok. Uydurulan hadislere konulmuşlardır. Sonradan eklenmişlerdir. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;&amp;#214;ylesine b&amp;#252;y&amp;#252;k bir uydurma literat&amp;#252;r&amp;#252; var ki. Şehir ismi vermeyeyim. Ama pek &amp;#231;ok şehirde bu hadisler &amp;#231;ok ciddi oldukları s&amp;#246;ylenen insanlar tarafından ev sohbetlerinde dinin temel emirleri gibi sunuluyor. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;B&amp;#252;t&amp;#252;n bunlar aslında yeraltı faaliyetleridir. Yeraltı faaliyetinde h&amp;#252;kme bağlanmış, birer yargı halini almış, bi&amp;#231;imlenmiş, artık sorgulanması bile k&amp;#252;fr&amp;#252; gerektirecek diye inanılan h&amp;#252;k&amp;#252;mlerin siyasete aktarıldıktan sonra nasıl insan hakları ve kadın &amp;#246;zg&amp;#252;rl&amp;#252;kleri olarak paketlenmeye &amp;#231;alışıldığını g&amp;#246;r&amp;#252;yoruz. Bu aslında illegaldir. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;h2 align="justify"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: verdana"&gt;Dincilerin yeraltı faaliyetleri&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: verdana"&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;- Bunların &amp;#252;reme yerleri nereleri?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;- Bodrumlarda, havasız, karanlık, sağlıksız ortamlarda meyve &amp;#252;retiyorsunuz. Sonra&amp;#160; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;bunları pazara &amp;#231;ıkarıyorsunuz. &lt;b&gt;&amp;quot;Meyve &amp;#252;retiyorum. Niye benim pazarımı engelliyorsunuz?&amp;quot; &lt;/b&gt;diyorsunuz. Oysa sizin &amp;#252;rettiğiniz hastalıklı bir meyve. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;Dinin barış, dostluk, kardeşlik gibi temel ilkelerini &amp;#231;iğneyerek yeraltında &amp;#252;retilen bu h&amp;#252;k&amp;#252;mler daha sonra bizim karşımıza kadın hakları, &amp;#246;zg&amp;#252;rl&amp;#252;kler, insan hakları olarak &amp;#231;ıkıyor. Zaten illegalite burada. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;- T&amp;#252;rkiye d&amp;#252;nyada en y&amp;#252;ksek faiz oranını &amp;#246;deyen &amp;#252;lke. Oysa Kuran'da faiz haram. O zaman bizimkilerin M&amp;#252;sl&amp;#252;manlığı nerede kaldı?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;- Kuran'da paradan para kazanmak, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;herhangi bir emek harcamadan mal &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;edinmek ya da yarar sağlamak kesinlikle haramdır. Bu temel ilkeler &amp;#231;iğnenirken &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;&amp;#246;b&amp;#252;r taraftan simgeler &amp;#252;zerinden &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;dindarlık yapmanın daha verimli, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;daha kolay olduğu, d&amp;#252;nyasal hedeflere &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;daha kısa yoldan ulaşılabileceği kanısı iyice yerleşmiştir. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;&amp;quot;T&amp;#252;rban yasağının kalkmasıyla &amp;#246;zg&amp;#252;rleşeceğiz&amp;quot;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt; deniliyor. H&amp;#226;l&amp;#226; akademisyen, solcu, entelekt&amp;#252;el ge&amp;#231;inen birtakım insanlar, ikinci cumhuriyet&amp;#231;ilerle el ele veren ve &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;&amp;quot;AB k&amp;#252;f&amp;#252;rd&amp;#252;r, Hıristiyan kul&amp;#252;b&amp;#252;d&amp;#252;r&amp;quot;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;diyen d&amp;#252;n&amp;#252;n RP'li bakanı, bug&amp;#252;nk&amp;#252; cumhurbaşkanı, bug&amp;#252;n nedense y&amp;#246;n &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;değiştirdi. İslam mı değişti, yoksa onlar mı? &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;Bir kere İslam dininde konjonkt&amp;#252;r&amp;#252;n &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;yaratmış olduğu ayrımla ilgili değerlendirmeler vardır. &amp;#214;rneğin &lt;b&gt;&amp;quot;h&amp;#252;r - cariye&amp;quot;. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;Kuran da bu ayrımı ortadan kaldırmak &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;istiyor ve her insanın &amp;#246;zg&amp;#252;r olduğunu s&amp;#246;yl&amp;#252;yor. Yeni Şafak gazetesi yazarı &lt;b&gt;Hayrettin Karaman, &amp;quot;İslamda Kılık Kıyafet&amp;quot; &lt;/b&gt;adlı sempozyumun basılı kitabında diyor ki: &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;&amp;quot;H&amp;#252;r - cariye diye bir ayrım vardı. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;Eskiden cariyeler her ihtiyacımızı &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;g&amp;#246;r&amp;#252;rlerdi. Şimdi o m&amp;#252;essese kalktı. Ben buradaki bilim adamlarına soruyorum. Eskiden cariyelerimize g&amp;#246;rd&amp;#252;rd&amp;#252;ğ&amp;#252;m&amp;#252;z &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;işleri bug&amp;#252;n h&amp;#252;r kadınlarımıza g&amp;#246;rd&amp;#252;r&amp;#252;yoruz. Bu boşluğu dolduracak bir m&amp;#252;essese olsa. Bir kadınla yetinmeyip ikinci kez evlenmek isteyen gen&amp;#231;ler var. Bu m&amp;#252;essesenin boşluğunu dolduracak başka bir m&amp;#252;essese olamaz mı?&amp;quot;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt; &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;&amp;#160;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt; &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;h2 align="justify"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: verdana"&gt;Kadının namusu t&amp;#252;rbana odaklandı&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: verdana"&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;- Peki, bu s&amp;#246;zler kadınların topuna hakaret değil mi?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;- Burada şunu s&amp;#246;ylemek istiyorum. Bu insanlar kadının başını &amp;#246;rterek &amp;#246;zg&amp;#252;rleştiğini s&amp;#246;ylerken Hayrettin Karaman ve benzerleri şunu dile getiriyorlar: &lt;b&gt;&amp;quot;Cariyelerin başlarını &amp;#246;rtmesi doğru değildir. &amp;#199;&amp;#252;nk&amp;#252; &amp;#246;rt&amp;#252;nmek h&amp;#252;r kadının hakkıdır.&amp;quot; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;Ben başımı &amp;#246;rterek &amp;#246;zg&amp;#252;rleşmek istiyorum, diyen bir kızımız, kadınımız b&amp;#246;yle bir psikolojiye odaklandı. Başını &amp;#246;rtmediği i&amp;#231;in cariye sınıfından h&amp;#252;r sınıfına atlayamayacağı korkusu ve psikozu i&amp;#231;ine giriyor. Bir kız, &lt;b&gt;&amp;quot;Başımı &amp;#246;rterek &amp;#246;zg&amp;#252;rleşmek istiyorum&amp;quot; &lt;/b&gt;diyorsa onun aklında cariye sınıfından h&amp;#252;r sınıfa atlamak vardır. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;- Yani o sapık psikolojiye g&amp;#246;re başı a&amp;#231;ık kadın fahişedir. &amp;#214;yle mi?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt; &lt;/span&gt;      &lt;p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;- Zaten, başı a&amp;#231;ıklarla oturulmaz, deniyor. Hatta, başını &amp;#246;rtmekle &amp;#246;rtmemek imanla k&amp;#252;f&amp;#252;r arasındaki &amp;#231;izgi kadardır, deniliyor. Bir kadının başını &amp;#246;rtmesi, M&amp;#252;sl&amp;#252;man kimliğine, namusuna, iffetine, imanına sahip olması anlamına geliyor, deniyor. &amp;#214;rtmemeyi ise siz artık d&amp;#252;ş&amp;#252;n&amp;#252;n. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;Başbakan, &lt;b&gt;&amp;quot;İnancı gereği başını &amp;#246;rten insanlar&amp;quot; &lt;/b&gt;dedi. Herhangi bir giyim tarzı ya da davranış bi&amp;#231;imi inancın gereği olarak ortaya atılıyorsa onu yapan inan&amp;#231;lıdır, yapmayan inan&amp;#231;sızdır, demektir. Ayrım burada başlıyor. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;&lt;strong&gt;T&amp;#220;RKİYE ARAPLAŞIYOR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Fikret Kozok - S&amp;#214;YLEŞİ Cumhuriyet&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: arial"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: arial"&gt;&lt;a href="http://lh4.google.com/etemep/R6EHlKZaQ2I/AAAAAAAAAEM/8CtOK49WQkU/pic%5B13%5D"&gt;&lt;img style="border-top-width: 0px; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="151" alt="pic" src="http://lh3.google.com/etemep/R6EHl6ZaQ3I/AAAAAAAAAEU/EYkYlh7VEew/pic_thumb%5B7%5D" width="204" align="right" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Filiz,T&amp;#252;rkiye'yi bekleyen asıl tehlikenin dindarlaşma &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: arial"&gt;değil, &lt;strong&gt;&amp;quot;Araplaşma&amp;quot;&lt;/strong&gt; olduğunu vurguladı. Filiz, Vahabi anlayışının dini temele dayanan siyasete de altyapı oluşturduğunu s&amp;#246;yledi.       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;Mahalle baskısı kavramı yerine ortaya attığı &amp;quot;mikrofaşizm&amp;quot; nitelemesiyle g&amp;#252;ndem yaratan Sel&amp;#231;uk &amp;#220;niversitesi İlahiyat Fak&amp;#252;ltesi &amp;#214;ğretim &amp;#220;yesi Do&amp;#231;. Dr. Şahin Filiz , Arap mikromilliyet&amp;#231;iliğinin ideolojisi olan Vahabiliğin ulus devleti par&amp;#231;alamayı ama&amp;#231;ladığını belirterek T&amp;#252;rkiye'yi bekleyen asıl tehlikenin dindarlaşma değil, &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&amp;quot;Araplaşma&amp;quot;&lt;/b&gt; olduğunu vurguladı. Vahabi anlayışının dini temele dayanan siyasete de temel oluşturduğunu anlatan Filiz, sanata ve felsefeye karşı d&amp;#252;şmanlığa varan karşı duruşun da Vahabiliğin d&amp;#252;nyayı siyah-beyaz g&amp;#246;ren anlayışının sonucu olduğunu dile getirdi.       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;Cumhuriyet 'e yaptığı mikro faşizm tanımıyla kamuoyunun dikkatini &amp;#231;eken Do&amp;#231;. Dr. Şahin Filiz ile, Vahabilik ve T&amp;#252;rkiye'deki yansımalarını konuştuk...       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal"&gt;- Vahabiliğin k&amp;#246;kenleri hakkında bilgi verir misiniz?&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;- Vahabilik bireysel planda inan&amp;#231;lı inan&amp;#231;sız ayrımı yapan, bu ayrımı keskinleştiren 19. y&amp;#252;zyıldada Osmanlılara karşı &amp;#231;ıkan, tamamen mikromilliyet&amp;#231;i bir Bedevi harekettir. Mısır'daki M&amp;#252;sl&amp;#252;man Kardeşler hareketiyle ortaya &amp;#231;ıkan hareket de, bu ayrımı toplamsal d&amp;#252;zeyde yapmaktadır.       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal"&gt;- Bu hareketin T&amp;#252;rkiye'deki yansımaları neler?&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;- Bu iki anlayışın birleşmesiyle oluşan kombinasyon T&amp;#252;rkiye'de siyasetin alternatif bir din haline gelmesini sağlamıştır.       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;Kabileci ve Araplaşmış dindarlık tarzı       &lt;br /&gt;Dinci kuruluşlar, partiler, cemaatler, bu kombinezonun en iyi &amp;#246;rnekleridir. Vahabilik, T&amp;#252;rkiye'de kabileci ve Araplaşmış bir dindarlık tarzını per&amp;#231;inlemiştir. Vicdan ve ahlak zenginliği olan dini bi&amp;#231;imselleştirmiştir ve şekil, simge paganizmine boğmuştur. İslam medeniyetinin ahlak, sanat ve estetiğini &amp;#246;ld&amp;#252;rm&amp;#252;şt&amp;#252;r. Atat&amp;#252;rk ilke ve devrimleri ile T&amp;#252;rk ulusunun laiklik ve demokrasi anlayışı sayesinde, Vahabilik Ortadoğu ve Kafkaslar'da yaptığını T&amp;#252;rkiye'de hen&amp;#252;z ger&amp;#231;ekleştirememiştir.       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal"&gt;- Bu yansımalardan &amp;#246;rnekler verebilir misiniz?&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;- &amp;#214;rneğin b&amp;#246;l&amp;#252;c&amp;#252; ter&amp;#246;re karşı &amp;#231;ok b&amp;#252;y&amp;#252;k bir m&amp;#252;cadele var. Ancak askere g&amp;#246;nderme t&amp;#246;renlerinde ge&amp;#231;mişte yaşanan heyecan gittik&amp;#231;e s&amp;#246;nmekte, buna karşın hacca gidenler i&amp;#231;in daha coşkulu, kalabalık uğurlamalar yapılmaktadır. Şekillere tapan bir toplumsal yapının ortaya &amp;#231;ıkmasında bu iyi bir &amp;#246;rnektir. Bizim şehit verdiğimiz g&amp;#252;nlerde bile şekilci dincilik daha fazla &amp;#246;ne &amp;#231;ıkmakta, bu y&amp;#246;nde g&amp;#246;steriler, y&amp;#252;r&amp;#252;y&amp;#252;şler yapılmaktadır. Ramazan ayında her yerin kapalı olması bir başka &amp;#246;rnektir. Hz. Muhammed d&amp;#246;neminde bile rastlanmayan bir uygulama, b&amp;#252;y&amp;#252;kşehirlerde bile hızla yaygınlaşmaktadır.       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;Hedef ulus devlet&lt;/b&gt;       &lt;br style="mso-special-character: line-break" /&gt;      &lt;br style="mso-special-character: line-break" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: arial"&gt;- Bu anlayışın T&amp;#252;rkiye'de temel hedefi nedir?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: arial"&gt;      &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;- Kesinlikle ulus devlettir... Vahabilik, Arap mikromilliyet&amp;#231;iliğinin ideolojisi olduğu i&amp;#231;in ulusal yapıyı, cemaat ve tarikatlara b&amp;#246;lerek atomize etmektedir. &amp;#199;&amp;#252;nk&amp;#252; mikromilliyet&amp;#231;ilikler ulus devletin en b&amp;#252;y&amp;#252;k d&amp;#252;şmanıdır. Her cemaat ve grubun, tarikatın kendilerine g&amp;#246;re bir t&amp;#252;rban, sarık, c&amp;#252;ppe, cilbat gibi bi&amp;#231;ime y&amp;#246;nelik simgeler taşıması da Vahabiliğin mikro d&amp;#252;zeyde ne kadar b&amp;#246;ld&amp;#252;ğ&amp;#252;n&amp;#252;, par&amp;#231;aladığını g&amp;#246;steriyor.       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;Şekilci uygulamalar&lt;/b&gt;       &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;Vahabilik T&amp;#252;rkiye'de din adına kabileci Arap k&amp;#252;lt&amp;#252;r&amp;#252;n&amp;#252;n hegemonyasını kurmaya &amp;#231;alışmaktadır. Mevlana , Hacı Bektaş , Pir Sultan gibi T&amp;#252;rk b&amp;#252;y&amp;#252;klerinin, T&amp;#252;rk ulusal kimliğini besleyen, ulusal din yorumu, Vahabiliğin en b&amp;#252;y&amp;#252;k hedefidir. Bug&amp;#252;n i&amp;#231;in T&amp;#252;rkiye'de bir dindarlaşma değil, Araplaşma s&amp;#252;recinin yaşandığını, kabileye d&amp;#246;n&amp;#252;şme s&amp;#252;recinin hızlandığını rahatlıkla s&amp;#246;yleyebiliriz. T&amp;#252;rkiye'nin karşısındaki en b&amp;#252;y&amp;#252;k tehdit de budur. İnananlar, T&amp;#252;rkiyeli M&amp;#252;sl&amp;#252;manlar, t&amp;#252;rbanlı hanımlar gibi ayırıcı kavramlar, vahabi dinciliğin T&amp;#252;rkiye'deki izd&amp;#252;ş&amp;#252;mleridir. &amp;#199;arşaf ve t&amp;#252;rban s&amp;#246;ylemi de Vahabiliğin dine bi&amp;#231;tiği şekilci uygulamalardır. &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: arial"&gt;Fikret Kozok      &lt;br /&gt;Cumhuriyet&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt; &lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; mso-bidi-font-family: tahoma; mso-fareast-language: tr"&gt;&lt;/span&gt;    &lt;p&gt;&amp;#160;&lt;/p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: verdana"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  </description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>KÖY ENSTİTÜLERİ YAŞASAYDI NE OLURDU?</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2007/10/ky-ensttleri-yaasaydi-ne-olurdu.html</link><category>Atatürk</category><category>devrim KöyEnstitüsü</category><category>eğitim</category><category>MEB</category><category>program</category><pubDate>Thu, 11 Oct 2007 04:19:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-1967793603979919304</guid><description>&amp;#xA0; &lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://lh5.google.com/etemep/Rw16KkMhOcI/AAAAAAAAADI/hX0v1aO0-Uo/koy_ens-1%5B4%5D.jpg"&gt;&lt;img id="id" style="border-top-width: 0px; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; margin: 0px 5px 5px 0px; border-right-width: 0px" height="139" alt="koy_ens-1" src="http://lh4.google.com/etemep/Rw16LUMhOdI/AAAAAAAAADU/PhycPaQeqA4/koy_ens-1_thumb%5B2%5D.jpg" width="220" align="left" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="border-right: sienna 1px solid; padding-right: 5px; border-top: sienna 1px solid; margin-top: 5px; font-size: 80px; background: peru; float: left; border-left: sienna 1px solid; color: white; line-height: 60px; margin-right: 6px; padding-top: 5px; border-bottom: sienna 1px solid; font-family: times"&gt;B&lt;/span&gt;u g&amp;#xFC;n e-postama gelen bir Powerpoint sunum dosyası bu yazıyı yazmama neden oldu. Ne zamandır en &amp;#xF6;nemli ATAT&amp;#xDC;RK devrim hareketlerinden biri olarak g&amp;#xF6;rd&amp;#xFC;ğ&amp;#xFC;m bu olgu beni &amp;#xF6;teden beri &amp;#xE7;ok etkilemiştir. Eğer bu oluşum kaldırılmasaydı g&amp;#xFC;n&amp;#xFC;m&amp;#xFC;zde sanmıyorum ki ne AKP iktidar olurdu ne de t&amp;#xFC;rban hadisesi tartışılırdı. G&amp;#xF6;r&amp;#xFC;yorum ki o g&amp;#xFC;nlerde yobaz, gerici Atat&amp;#xFC;rk devrimleri karşıtı kesim ile toprak ağaları tarafından yapılan baskılarla bu kurumların kapatılması sonucunda g&amp;#xFC;n&amp;#xFC;m&amp;#xFC;zde &amp;#xFC;lkemizin geldiği noktayı g&amp;#xF6;r&amp;#xFC;yor ve her Kemalist &amp;#xF6;ğretmen gibi benimde y&amp;#xFC;reğim sızlıyor. Aşağıda konuyla ilgili &amp;#xE7;eşitli kaynaklardan derlenmiş yazılar ve Fotoğrafları bulacaksınız. Elbette ki &lt;strong&gt;Atat&amp;#xFC;rk&lt;/strong&gt; &amp;#xFC;n de konuyla ilgili s&amp;#xF6;yledikerini yazmadan edemeyiz&amp;#x2026;. Ayrıca &lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.tekadamdevrimi.com/tekadamdevrimi/tad_koyenst/tad_koyenst.htm"&gt;buradaki&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; web sayfasından da k&amp;#xF6;y enstit&amp;#xFC;lerinin t&amp;#xFC;m tarih&amp;#xE7;esini okuyabilirsiniz.&lt;/div&gt;  &lt;div align="justify"&gt;&amp;#xA0;&lt;/div&gt;  &lt;div align="left"&gt;&lt;strong&gt;İN&amp;#xD6;N&amp;#xDC;'N&amp;#xDC;N EL YAZISI İLE K&amp;#xD6;Y ENSTİT&amp;#xDC;LERİNE SADAKAT S&amp;#xD6;Z&amp;#xDC;...&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;  &lt;div align="left"&gt;&amp;#xA0;&lt;/div&gt;  &lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://lh3.google.com/etemep/Rw16MEMhOeI/AAAAAAAAADc/rnfHjL19tEE/koy_inonu-1%5B4%5D.jpg"&gt;&lt;img id="id" style="border-top-width: 0px; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="238" alt="koy_inonu-1" src="http://lh3.google.com/etemep/Rw16NEMhOfI/AAAAAAAAADk/4CtrXoUDpy0/koy_inonu-1_thumb%5B2%5D.jpg" width="260" align="right" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;  &lt;blockquote&gt;   &lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;lerini Cumhuriyetin eserleri i&amp;#xE7;inde en kıymetlisi , en sevgilisi sayıyorum. K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;lerinden yetişen evlatlarımızın muvaffakiyetlerini &amp;#xF6;mr&amp;#xFC;m boyunca yakından ve candan takip edeceğim.(9.5.1941)&lt;/em&gt;&lt;/p&gt; &lt;/blockquote&gt;  &lt;div align="justify"&gt;&amp;#xA0;&lt;/div&gt;  &lt;div align="justify"&gt;&amp;#xA0;&lt;/div&gt;  &lt;div align="justify"&gt;&amp;#xA0;&lt;/div&gt;  &lt;div align="justify"&gt;diye s&amp;#xF6;z vermişti İn&amp;#xF6;n&amp;#xFC;. K&amp;#xF6;y enstit&amp;#xFC;l&amp;#xFC;ler, bu s&amp;#xF6;z&amp;#xFC; yıllar sonra acıyla anımsayacaklardı. &lt;/div&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;K&amp;#xD6;Y ENSTİT&amp;#xDC;LERİ&amp;#x2019;NİN DOĞUŞU ve BAŞARDIKLARI&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div align="justify"&gt;K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri fikri ( 17 Şubat- 4 Mart 1923) 1. İzmir İktisat Kongresinde kendini g&amp;#xF6;sterir. Bu anlamda İzmir İktisat Kongresinde &amp;#x201D; liberal ekonomi&amp;#x201D; modeline uygun olarak &amp;#x201C; faydacı eğitim&amp;#x201D; felsefesi benimsenmiştir. Bunun kanıtı da, faydacı eğitim felsefesi fikrinin &amp;#xF6;nc&amp;#xFC;s&amp;#xFC; John Dewey&amp;#x2019;in T&amp;#xFC;rkiye&amp;#x2019;ye davet edilmesidir. ( 1924) Dewey kalkınma i&amp;#xE7;in gerekli eğitim hamlesinin başlatılmasını, eğitim hizmetlerinin k&amp;#xF6;ye g&amp;#xF6;t&amp;#xFC;r&amp;#xFC;lmesi ile sağlanabileceğini belirtmiştir. K&amp;#xF6;ye eğitim hizmeti 1936 da başlamış ve bu tarih de 35.000 k&amp;#xF6;yde ilkokul yoktur. 16 Milyon n&amp;#xFC;fusun 12 milyonu k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;d&amp;#xFC;r. Bunlardan erkeklerin % 76.7 sı, kadınların ise % 91.8 i okur- yazar değildir. &lt;a href="http://i173.photobucket.com/albums/w53/etemep/koy_ens_harita-1.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;a href="http://lh3.google.com/etemep/Rw16OEMhOgI/AAAAAAAAADs/NKYWK2xvubY/koy_ens_harita-1%5B10%5D.jpg"&gt;&lt;img id="id" style="border-top-width: 0px; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" height="204" alt="koy_ens_harita-1" src="http://lh3.google.com/etemep/Rw16PEMhOhI/AAAAAAAAAD0/7K2eom-8g8A/koy_ens_harita-1_thumb%5B8%5D.jpg" width="454" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;İlk adım 1926 da Milli Eğitim Bakanı Mustafa Nejat tarafından atılmış &amp;#x201C; K&amp;#xF6;y Muallim mektepleri &amp;#x201C; a&amp;#xE7;ılmıştır. Daha sonra 1936 da deneme ama&amp;#xE7;lı başlayan &amp;#x201C; K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri&amp;#x201D; 1940 da yasallaşarak T&amp;#xFC;rk Eğitim tarihinde doğan reform olmuştur. 1942 de Hasanoğlan Y&amp;#xFC;ksek K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;s&amp;#xFC; a&amp;#xE7;ılmış ve 1946 da sayıları 21 e ulaşmıştır. Kuruluşu &amp;#xFC;zerinden 6 yıl sonra programları ve dersleri değiştirilmiş, 950 yılında da kapatılma s&amp;#xFC;recine girip 1954 de kapatılmışlardır. 1950 den sonra &amp;#x201C; Marshall yardımı&amp;#x201D; nın gelişi kapatılma s&amp;#xFC;re&amp;#xE7;lerininhız kazanmasına neden olmuştur. Bu yardım i&amp;#xE7;inde &amp;#x201C;K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri&amp;#x201D;nden vazge&amp;#xE7;ilmesini sağlayan 12 kadar eğitim projesi vardır. &lt;/p&gt;  &lt;div align="left"&gt;&lt;strong&gt;K&amp;#xD6;Y ENSTİT&amp;#xDC;LERİ&amp;#x2019;NİN BAŞARDIKLARINI Ş&amp;#xD6;YLE SIRALAYABİLİRİZ :&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;  &lt;p align="justify"&gt;- Y&amp;#xFC;zyıllardır biriken feodal toplumun &amp;#xFC;retim ve yaşam bi&amp;#xE7;imini ortadan kaldırmaya başlamıştır. - Bilimsel ve felsefi anlamda laik eğitim başlamıştır. &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;- Feodal toprak rejiminin değişimi toprak ağalarının kendilerinin ortadan kaldırılma tehdidinin hissetmelerine neden olmuştur. - Sanayi i&amp;#xE7;in eğitilmiş, nitelikli iş g&amp;#xFC;c&amp;#xFC; oluşmaya başlamıştır &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;- Sanat, edebiyat, bilim teknoloji de olumlu beklentiler oluşmuştur. - Atat&amp;#xFC;rk&amp;#x2019;&amp;#xFC;n &amp;#xF6;zlediği demokratik toplum ve k&amp;#xFC;lt&amp;#xFC;r i&amp;#xE7;in kurumsalalt yapı oluşmaya başlamıştır. &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;- Ataerkil toplumdan &amp;#xE7;ekirdek aile toplumuna d&amp;#xF6;n&amp;#xFC;ş belirtilerini vermeye başlamıştır. &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;- Ezberci değil, analitik d&amp;#xFC;ş&amp;#xFC;nen&lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;- sorgulayan birey yetiştiren demokratik ve &amp;#xFC;retici eğitim başlamıştır. Bu bağlamda yukarıda yer alan &amp;#xF6;zellikler stat&amp;#xFC;koyu rahatsız etmeye başlamıştır.K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;lerini kuranlarda yıkanlarda stat&amp;#xFC;kolarını korumak ve g&amp;#xFC;&amp;#xE7;lendirmek i&amp;#xE7;in hareket etmişlerdir. Bu emellerini gizlemek i&amp;#xE7;in de &amp;#x201C; K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;&amp;#x201D;lerinin &amp;#xFC;zerinden politika yapmışlardır. G&amp;#xF6;r&amp;#xFC;ld&amp;#xFC;ğ&amp;#xFC; gibi, demokratik k&amp;#xFC;lt&amp;#xFC;rden, bilim ve bilimsel d&amp;#xFC;ş&amp;#xFC;nceden yana olmayan her birey ve kurum &amp;#x201C; K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;&amp;#x201D;lerinin ortadan kaldırılmasında birinci derecede sorumluluk sahibidir. Bu g&amp;#xFC;n &amp;#xF6;nemli olan; K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;s&amp;#xFC; ruhunun yeniden kazanabilmektir. &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Kaynak : Mustafa Demir&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;  &lt;div align="left"&gt;&lt;strong&gt;K&amp;#xD6;Y ENSTİT&amp;#xDC;LERİ NEDEN KURULDU, NEDEN KAPANDI ?&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;  &lt;p align="justify"&gt;İstanbul Cumhuriyet Okurları aylık s&amp;#xF6;yleşi toplantısında &amp;#xE7;ıkarılacak b&amp;#xFC;ltende yer alacak konular konuşulurken, K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri &amp;#xFC;zerine bir yazı yazmam istendi. K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri gibi geniş kapsamlı bir konunun yarım sayfalık bir yazı i&amp;#xE7;inde anlatılamayacağı herkes tarafından bilinen bir ger&amp;#xE7;ektir. K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri 17 Nisan 1940 da 3083 sayılı yasayla, Hasan Ali Y&amp;#xFC;cel&amp;#x2019;in Bakanlığı &amp;#x2013; fikir babası İsmail Hakkı Tongu&amp;#xE7;&amp;#x2019;un &amp;#xF6;nderliğinde kurulmuştur. 1930 lar T&amp;#xFC;rkiye&amp;#x2019; sinin n&amp;#xFC;fusunun % 80 nin den fazlası k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC; olan, &amp;#xE7;ağdaş k&amp;#xF6;y kalkınma modeline uygun olarak bug&amp;#xFC;n dahi bir &amp;#xE7;ok &amp;#xFC;lkeye &amp;#xF6;rnek olabilecek &amp;#xFC;retime d&amp;#xF6;n&amp;#xFC;k &amp;#xF6;ğrenimi &amp;#xF6;ng&amp;#xF6;ren eğitim kurumlarıdır. Başka bir deyişle Anadolu&amp;#x2019;nun aydınlanması idi. K&amp;#xF6;y &amp;#xE7;ocuklarının alındığı bu okullarda amaca uygun olarak eğitildikten sonra geldikleri k&amp;#xF6;ylere donanımlı ( tarım, iş, sanat, sağlık ) &amp;#xF6;ğretmen olarak g&amp;#xF6;nderiliyorlardı. K&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;lerin bu gibi aydınlanma s&amp;#xFC;recinden rahatsız olan toprak ağaları, Cumhuriyet karşıtları ve din istismarcılarının &amp;#xE7;ıkarları bozuluyordu. Onlar i&amp;#xE7;in bu kurumların kapatılması gerekiyordu ve kapatıldı. Eğer kapatılmamış olsalardı; gidilmemiş k&amp;#xF6;y, okulsuz &amp;#xE7;ocuk, işlenmemiş toprak, kullanılmamış su, a&amp;#xE7;- a&amp;#xE7;ık insan, iş&amp;#xE7;ileri sokaktalar da a&amp;#xE7; dolaşan kapatılmış fabrikalar olmazdı. Eğer kapatılmasalardı iş&amp;#xE7;ilerimiz yabancı &amp;#xFC;lke kapılarında iş aramayacaklar, aileler b&amp;#xF6;l&amp;#xFC;nm&amp;#xFC;ş olmayacaklardı. En &amp;#xF6;nemlilerinden bir tanesi de, bug&amp;#xFC;nk&amp;#xFC; t&amp;#xF6;re cinayetleri işlenmeyecekti. Son yıllarda &amp;#xFC;zerinde en &amp;#xE7;ok durulan k&amp;#xF6;y boşalmaları yaşanmayacaktı. &amp;#xC7;&amp;#xFC;nk&amp;#xFC; insan i&amp;#xE7;in gerekli olan hizmetler k&amp;#xF6;yde &amp;#xFC;retilir olacaktı. Kapatılmamış olsalardı bu g&amp;#xFC;nk&amp;#xFC; &amp;#xF6;zg&amp;#xFC;rl&amp;#xFC;k kavgaları yapılmayacaktı. &amp;#xC7;&amp;#xFC;nk&amp;#xFC; K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri bir &amp;#xF6;zg&amp;#xFC;rl&amp;#xFC;k ve &amp;#xF6;zg&amp;#xFC;rleşme eylemi idi. Bir K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;l&amp;#xFC; olarak bu kurumların kuruluşunda ve yaşatılmasında emeği ge&amp;#xE7;en herkese saygılarımı sunuyorum. &lt;/p&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Kaynak : İzzettin YAŞAR Emekli &amp;#xD6;ğretmen&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;  &lt;div align="left"&gt;&lt;strong&gt;ATAT&amp;#xDC;RK, K&amp;#xD6;Y ENSTİT&amp;#xDC;T&amp;#xDC;LERİ&amp;#x2019;NE OLAN ZORUNLU İHTİYACIN GEREK&amp;#xC7;ELERİNİ Ş&amp;#xD6;YLE A&amp;#xC7;IKLAR :&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;  &lt;p align="justify"&gt;&lt;em&gt;&amp;#x201C;Efendiler! Asırlardan beri milletimizi idare eden h&amp;#xFC;k&amp;#xFC;metlerin tamamı eğitim isteğini ortaya koymuşlardır. Ancak bu arzularına erişmek i&amp;#xE7;in doğu ve batıyı taklitten kurtulamadıklarından, sonu&amp;#xE7;, milletin cehaletten kurtulamamasına sebep olmuştur. Bu acı ger&amp;#xE7;ek karşısında, bizim takibe mecbur olduğumuz eğitim siyasetimizin esas &amp;#xE7;er&amp;#xE7;evesi şu olmalıdır; demiştim ki bu memleketin asıl sahibi ve toplumsal varlığımızın asıl nedeni k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;d&amp;#xFC;r. İşte bu k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;d&amp;#xFC;r ki bug&amp;#xFC;ne kadar bilgi ışığından yoksun bırakılmıştır. Bu nedenle bizim takip edeceğimiz eğitim siyasetinin temeli, evvel&amp;#xE2; mevcut cehaleti yok etmektir.&amp;#x201D;&lt;/em&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;em&gt;&amp;#x201C;Efendiler!&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;em&gt;Bu hedefe ulaşmak, eğitim tarihimizde kutsal bir aşama oluşturacaktır. Bir taraftan cehaleti yok etmekle uğraşırken bir taraftan da memleket evladını toplumsal yaşama ve iktisatta fiilen etkili ve verimli kılabilmek i&amp;#xE7;in acil olan ilkel bilgiyi işe yarar bir tarzda vermek kuralı eğitimimizin esasını teşkil etmektedir.&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;em&gt;Efendiler!&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;em&gt;Yetişecek &amp;#xE7;ocuklarımıza ve gen&amp;#xE7;lerimize, g&amp;#xF6;recekleri tahsilin sınırı ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel T&amp;#xDC;RKİYE&amp;#x2019;NİN BAĞIMSIZLIĞI İLE KENDİ BENLİĞİNE VE MİLLİ GELENEKLERİNE D&amp;#xDC;ŞMAN OLAN B&amp;#xDC;T&amp;#xDC;N UNSURLARLA M&amp;#xDC;CADELE ETMEK L&amp;#xDC;ZUMU &amp;#xD6;ĞRETİLMELİDİR.&amp;#x201D;&lt;/em&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;b&gt;Mustafa Kemal ATAT&amp;#xDC;RK &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;K&amp;#xD6;Y ENSTİT&amp;#xDC;LERİ FOTOĞRAF ALB&amp;#xDC;M&amp;#xDC; :&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="wlWriterSmartContent" id="scid:5737277B-5D6D-4f48-ABFC-DD9C333F4C5D:7b6f55c0-9251-4d9b-b048-af91d95ec3a1" style="padding-right: 0px; display: inline; padding-left: 0px; padding-bottom: 0px; margin: 0px; padding-top: 0px"&gt;&lt;div&gt;&lt;embed width="448" height="361" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" src="http://i173.photobucket.com/remix/player.swf?videoURL=http%3A%2F%2Fvid173.photobucket.com%2Falbums%2Fw53%2Fetemep%2F17151b7a.pbr&amp;amp;hostname=stream173.photobucket.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;  &lt;div align="justify"&gt;   &lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;b&gt;Nadir Eyinnen'in Konferans Notlarından :&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;&amp;#x201C;Başarıyla tamamlanan Kurtuluş Savaşımızın ardından Cumhuriyet ilan edilmiş, Kemalist &amp;#xF6;nderlik &amp;#xFC;lkenin inşası i&amp;#xE7;in kolları sıvamıştır. &lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;Hedef&lt;strong&gt; &amp;#x2018;&amp;#xC7;ağdaş medeniyetler seviyesine &amp;#xE7;ıkmış&amp;#x2019;&lt;/strong&gt; yeni bir toplum yaratmaktır. K&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;n&amp;#xFC;n &amp;#xF6;zg&amp;#xFC;rleştirilmesi, ağa-şeyh-tarikat &amp;#xFC;&amp;#xE7;geninden kurtarılması, sanayi toplumu yaratmanın olmazsa olmaz koşuludur.&amp;#x201D;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;&amp;#x201C;Kurtuluş Savaşı&amp;#x2019;nın ağır y&amp;#xFC;k&amp;#xFC;n&amp;#xFC; &amp;#xE7;eken, hen&amp;#xFC;z demokrasiyi yaşatacak ve Cumhuriyet yurttaşı niteliğine kavuşamamış olan k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;ler, uygar toplumun t&amp;#xFC;m nimetlerinden yoksundurlar. Cumhuriyetle birlikte girişilen k&amp;#xF6;ye hizmet &amp;#xE7;abaları ya k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;n&amp;#xFC;n beklentilerine uymadığı ya da becerilemediği i&amp;#xE7;in yarım kalmıştır. &lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;Başarı i&amp;#xE7;in k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;n&amp;#xFC;n dilinden anlayan yeni bir aydın tipine gereksinim vardır. Bu da k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;n&amp;#xFC;n kendi i&amp;#xE7;inden &amp;#xE7;ıkarılabilecektir. İşin bu p&amp;#xFC;f noktasını ilk yakalayan ve kendisi de bir k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC; &amp;#xE7;ocuğu olan b&amp;#xFC;y&amp;#xFC;k eğitimcimiz İsmail Hakkı Tongu&amp;#xE7;&amp;#x2019;tur. B&amp;#xFC;y&amp;#xFC;k g&amp;#xFC;&amp;#xE7;l&amp;#xFC;klerle &amp;#xF6;ğrenim olanağı bulan Tongu&amp;#xE7;, K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;s&amp;#xFC; sisteminin hem kuramcısı, hem de kurucusudur.&amp;#x201D;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Uğur MUMCU'nun Köy Enstitüleri Konuşması&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/7ynyRPB9jHE"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/7ynyRPB9jHE" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&amp;#x201C;K&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;ye bir şey &amp;#xF6;ğretebilmek i&amp;#xE7;in, ondan bir &amp;#xE7;ok şey &amp;#xF6;ğrenmeli.&amp;#x201D;&lt;/em&gt; &lt;/strong&gt;diyen&lt;strong&gt; Tongu&amp;#xE7;,&lt;/strong&gt; 1938&amp;#x2019;de sorunun &amp;#xE7;&amp;#xF6;z&amp;#xFC;m&amp;#xFC;n&amp;#xFC; ş&amp;#xF6;yle a&amp;#xE7;ıklar:&lt;strong&gt; &lt;em&gt;&amp;#x201C;Kanımızı ve iliklerimizi isteyerek k&amp;#xF6;y&amp;#xFC;n i&amp;#xE7;ine akıtmadık&amp;#xE7;a, kırk bin k&amp;#xF6;y&amp;#xFC;n kenarına m&amp;#xFC;nevver (aydın) insanın mezar taşı dikilmedik&amp;#xE7;e, bu k&amp;#xF6;y&amp;#xFC;n sırlarını anlayamayız. K&amp;#xF6;y&amp;#xFC; anlayabilmek, duyabilmek i&amp;#xE7;in onunla kucak kucağa, nefes nefese gelmek lazımdır. Onun i&amp;#xE7;tiği suyu i&amp;#xE7;mek, yediği bulguru yemek, yaktığı tezeğin ifade ettiği sırları sezebilmek ve yaptığı işleri yapabilmek gerekir. Bizim k&amp;#xF6;y&amp;#xFC;n ne olduğunu evvela b&amp;#xFC;y&amp;#xFC;k alimler, artistler değil kahramanlar anlayacaklar, sonra alimlere ve sanatk&amp;#xE2;rlara anlatacaklardır.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;em&gt;T&amp;#xFC;rk k&amp;#xF6;y&amp;#xFC;, daha belki yirmibeş yıl alim değil, kahraman isteyecektir.&lt;/em&gt; &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;em&gt;Bataklığı kurutmak, sıtmalıya kinin rejimi yaptırmak, trahomlunun g&amp;#xF6;z&amp;#xFC;ne ila&amp;#xE7; damlatmak, okul binasını yapmak, yaralının yarasını sarmak, gebeye &amp;#xE7;ocuğunu doğurtmak, pulluğun nasıl kullanılacağını veya tamir edileceğini &amp;#xF6;ğretmek, bozuk k&amp;#xF6;pr&amp;#xFC;y&amp;#xFC; yapmak, ıslah edilmiş tohumu tarlaya sa&amp;#xE7;mak, fidan dikerek onu b&amp;#xFC;y&amp;#xFC;tmek ve step k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;s&amp;#xFC;n&amp;#xFC;n &amp;#x2018;dal&amp;#x2019; diye adlandırdığı ağacı hakikaten ağa&amp;#xE7; haline getirmek; ulemanın (alimin) işi değil, kahraman teknisyenler ordusunun işidir. O (k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;), bu kahramanları kendi i&amp;#xE7;inden yetiştirmeğe mahkum. B&amp;#xFC;t&amp;#xFC;n felaketlere katlanarak, ıstırabı zehir gibi yutarak &amp;#xE7;alışan ve başlarının &amp;#xFC;st&amp;#xFC;nde şereflerle &amp;#xF6;r&amp;#xFC;l&amp;#xFC; birer ta&amp;#xE7; taşıyan bu kahramanlar k&amp;#xF6;y&amp;#xFC; dile getirecekler. O zaman yeni sesler duyacağız. Bu seslerden &amp;#xFC;rkmeden onları dinlemek lazımdır. K&amp;#xF6;yden yeni renk ve seda getirenleri saygı ile karşılamak gerekir.&amp;#x201D;&lt;/em&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;&amp;#x201C;Stat&amp;#xFC;kocu eğitimcilerin direnişlerine rağmen, K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;s&amp;#xFC; d&amp;#xFC;ş&amp;#xFC;, ilk olarak askerliğini yapmış okur-yazar gen&amp;#xE7;lerden oluşan ve okutman denilen bir grupla hayat bulmaya başlar. Bu grup 1936 yılında Eskişehir&amp;#x2019;in &amp;#xC7;ifteler &amp;#xC7;iftliği&amp;#x2019;nde d&amp;#xF6;rt aylık &amp;#x2018;Eğitmen&amp;#x2019; kursundan ge&amp;#xE7;irilip &amp;#x2018;ge&amp;#xE7;ici &amp;#xF6;ğretmen&amp;#x2019; olarak Ankara k&amp;#xF6;ylerinde g&amp;#xF6;revlendirilir bu 84 &amp;#x2018;okutman&amp;#x2019; başarılı olur.Eğitmen adayları, a&amp;#xE7;ılacak K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;lerinin ilk binalarını da yaparlar. Kendi k&amp;#xF6;ylerine giden eğitmenler, topladıkları &amp;#xE7;ocukları &amp;#xFC;&amp;#xE7; yıl okutup mezun ederek yenilerini alıyorlardı. K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri, k&amp;#xF6;ylerden toplanan başıkabak &amp;#x2013; yalınayak &amp;#xE7;ocuklarla oluşturuluyordu. Bu &amp;#xE7;ocuklar, Enstit&amp;#xFC;n&amp;#xFC;n yorucu işlerini yaparken, &amp;#xE7;ağdaş y&amp;#xF6;ntemler kullanarak kendi yetiştirdikleri &amp;#xFC;r&amp;#xFC;nlerle daha iyi beslenebiliyor, sanat ve meslek &amp;#xF6;ğreniyorlardı. Her biri i&amp;#xE7;in en az bir enstr&amp;#xFC;man &amp;#xE7;almayı &amp;#xF6;ğrenme zorunluluğu vardı.&amp;#x201D; &lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;&amp;#x201C;Osmanlı feodal toplumunun yerine &amp;#xE7;ağdaş ve sanayi toplumu yaratmayı hedefleyen Cumhuriyet ideolojisi, kişiyi kul olmaktan &lt;/em&gt;&lt;em&gt;&amp;#xE7;ıkarıp, &amp;#xF6;zg&amp;#xFC;r yurttaşlar konumuna &amp;#xE7;ıkarmayı hedefler. Cumhuriyet ideolojisine g&amp;#xF6;re toplum ise, &amp;#xFC;mmet değil &amp;#xF6;zg&amp;#xFC;r yurttaşlar birliğidir. Eğitimde ise hedef,&lt;strong&gt; &amp;#x201C;Fikri h&amp;#xFC;r, irfanı (anlayış) h&amp;#xFC;r, vicdanı h&amp;#xFC;r&amp;#x201D;&lt;/strong&gt; nesiller yetiştirmektir.&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;Bir devrimin s&amp;#xFC;rd&amp;#xFC;r&amp;#xFC;lebilmesi &amp;#xF6;zellikle iki alanda kazandığı başarılarına bağlıdır. Bunların biri hukuk diğeri ise eğitim alanıdır.Bu nedenle Cumhuriyet Devrimini s&amp;#xFC;rd&amp;#xFC;rebilmek ve T&amp;#xFC;rk toplumunu&lt;strong&gt; &amp;#x201C;&amp;#xC7;ağdaş medeniyetler seviyesinin &amp;#xFC;st&amp;#xFC;ne&amp;#x201D; &lt;/strong&gt;&amp;#xE7;ıkarabilmek i&amp;#xE7;in, eskiyen Osmanlı feodal kurumlaşmasının par&amp;#xE7;alanıp dağıtılması ve yerine yeni kurumlaşmanın yaratılması zorunluydu. Feodalizmin tasfiyesi ancak yeni kurumlaşma ile m&amp;#xFC;mk&amp;#xFC;nd&amp;#xFC;. Feodalizmin tasfiyesi demek ise k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;n&amp;#xFC;n &amp;#xF6;zg&amp;#xFC;rleştirilmesi anlamına geliyordu.&amp;#x201D; &lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;&amp;#x201C;K&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;y&amp;#xFC; &amp;#xF6;zg&amp;#xFC;rleştirmekten ne anlıyoruz? Hem ekonomik, hem de &lt;/em&gt;&lt;em&gt;d&amp;#xFC;ş&amp;#xFC;nsel (ideolojik) d&amp;#xFC;zlemde &amp;#xF6;zg&amp;#xFC;rleştirmeyi anlıyoruz. Burada &lt;/em&gt;&lt;em&gt;belirleyici olan, -yani diğerini de etkileyecek olan olgu ekonomik &lt;/em&gt;&lt;em&gt;&amp;#xF6;zg&amp;#xFC;rleşmedir. Ekonomik olarak bağımsızlığı olan bir kesimi &lt;/em&gt;&lt;em&gt;d&amp;#xFC;ş&amp;#xFC;nsel planda &amp;#xF6;zg&amp;#xFC;rleştirebilirsiniz. K&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;y&amp;#xFC; tarikat ideolojisinden kurtarabilmek i&amp;#xE7;in k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;n&amp;#xFC;n, ağanın marabası olmaktan &amp;#xE7;ıkarılması ve toprağın sahibi olması gerekir. Bunun i&amp;#xE7;in gerekli olan tek şey&lt;strong&gt; Toprak Devrimidir. &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&amp;#x2013;Bazılarının ifade ettiği gibi toprak reformu değil!-&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;Ancak Toprak Devrimini başlatmak ve s&amp;#xFC;rd&amp;#xFC;rebilmek i&amp;#xE7;in k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC; &lt;/em&gt;&lt;em&gt;&amp;#xF6;nderlerine ihtiya&amp;#xE7; vardır. &amp;#xC7;&amp;#xFC;nk&amp;#xFC; her devrim kendi &amp;#xF6;nc&amp;#xFC; kadroları &lt;/em&gt;&lt;em&gt;vasıtasıyla y&amp;#xFC;r&amp;#xFC;t&amp;#xFC;l&amp;#xFC;r. Oysa o g&amp;#xFC;n a&amp;#xE7;ısından bakıldığında Toprak &lt;/em&gt;&lt;em&gt;Devrimi bu &amp;#xF6;nc&amp;#xFC; kadrolarından yoksundur. K&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;y&amp;#xFC; &amp;#xF6;rg&amp;#xFC;tlemek i&amp;#xE7;in &lt;/em&gt;&lt;em&gt;k&amp;#xF6;ye g&amp;#xF6;nderilen kentli kadrolar ya k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;y&amp;#xFC; anlayamadıkları i&amp;#xE7;in &lt;/em&gt;&lt;em&gt;k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;yle diyalog kuramamakta ya da k&amp;#xF6;ydeki sıkıntılara g&amp;#xF6;ğ&amp;#xFC;s &lt;/em&gt;&lt;em&gt;geremedikleri i&amp;#xE7;in k&amp;#xF6;y&amp;#xFC; bırakıp geri d&amp;#xF6;nmektedirler. Bu sorunun tek &lt;/em&gt;&lt;em&gt;bir &amp;#xE7;&amp;#xF6;z&amp;#xFC;m&amp;#xFC; kalır. İsmail Hakkı Tongu&amp;#xE7;&amp;#x2019;un dediği gibi&lt;strong&gt;; &amp;#x2018;O (k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;), bu &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;kahramanları kendi i&amp;#xE7;inden yetiştirmeğe mahkum&amp;#x2019;&lt;/strong&gt; dur.&amp;#x201D;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;&amp;quot;İşte K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri b&amp;#xF6;yle bir s&amp;#xFC;recin ve b&amp;#xF6;yle bir ihtiyacın &amp;#xFC;r&amp;#xFC;n&amp;#xFC; olarak ortaya &amp;#xE7;ıkar. Hedefi Toprak Devrimine &amp;#xF6;nderlik edecek &amp;#x2013;yani k&amp;#xF6;yl&amp;#xFC;y&amp;#xFC; &amp;#xF6;zg&amp;#xFC;rleştirecek- kadrolar yetiştirmektir.Ve de &amp;#xF6;yle yapar. Zaten patlama noktasında olan toplumda &amp;#xF6;ylesine &amp;#xE7;abuk filizlenir ki, toprak ağalarının yanı sıra, devrimden sonra palazlanmaya başlayan Cumhuriyet burjuvazisinin de y&amp;#xFC;reklerine korku ateşleri d&amp;#xFC;şer. Daha CHP iktidarı d&amp;#xF6;neminde 1946-47&amp;#x2019;de K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri hedefinden saptırılarak &amp;#xF6;ğretmen okullarına &amp;#xE7;evrilir. B&amp;#xF6;ylece 1950&amp;#x2019;de iktidarı ele ge&amp;#xE7;iren karşıdevrimcilerin K&amp;#xF6;y enstit&amp;#xFC;lerini tamamen tasfiye etmeleri i&amp;#xE7;in zemin hazırlamış olurlar.&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;İşte bu y&amp;#xFC;zden, d&amp;#xFC;nden bug&amp;#xFC;ne s&amp;#xFC;ren K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri tartışması, aslında Cumhuriyet Devrimi&amp;#x2019;ne karşı alınan tutumla aynıdır. Kim ki Atat&amp;#xFC;rk Devrimine karşı &amp;#xE7;ıkmış ve sulandırmıştır, o, K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri&amp;#x2019;ne de karşı &amp;#xE7;ıkmış ve sulandırmıştır. K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri bir nostalji değildir. K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri Cumhuriyet Devrimi&amp;#x2019;nin d&amp;#xFC;n&amp;#xFC;n&amp;#xFC;n, bug&amp;#xFC;n&amp;#xFC;n ve yarınının ger&amp;#xE7;eğidir. Her kim ki K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri&amp;#x2019;ni d&amp;#xFC;n&amp;#xFC;n bir nostaljisi olarak yad etmek istiyorsa bilin ki K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;leri&amp;#x2019;ne ve Atat&amp;#xFC;rk Devrimlerine ihanet i&amp;#xE7;indedir.&amp;#x201D; &lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;&amp;#x201C;Son olarak şunu s&amp;#xF6;yleyeyim:&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;Hasan Ali Y&amp;#xFC;cel&amp;#x2019;in&lt;strong&gt; &amp;#x2018;Bu bizimdir, kimseden almadık; bizden alsınlar&amp;#x2026;&amp;#x2019;&lt;/strong&gt; &lt;/em&gt;&lt;em&gt;dediği K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;lerini bug&amp;#xFC;n yeniden kurabilir miyiz? Hayır. &lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;em&gt;Aynısını kuramayız ama daha iyisini kurarız. &amp;#xC7;&amp;#xFC;nk&amp;#xFC; bug&amp;#xFC;n gerek bilgi a&amp;#xE7;ısından, gerek yetişkin insan a&amp;#xE7;ısından, gerekse teknoloji &lt;/em&gt;&lt;em&gt;a&amp;#xE7;ısından 1940&amp;#x2019;lara g&amp;#xF6;re &amp;#xE7;ok daha ilerdeyiz. Peki, sorun ne? Sorun &lt;/em&gt;&lt;em&gt;1946&amp;#x2019;lardaki sorunla aynı. İktidar sorunu! İktidarın, Cumhuriyet Devriminden vazge&amp;#xE7;miş, uzlaşmacı ve teslimiyet&amp;#xE7;i anlayışların ve karşı devrimcilerin elinden kurtarılması gerekir. K&amp;#xF6;y Enstit&amp;#xFC;s&amp;#xFC; projesinin devrimci bir iktidar tarafından y&amp;#xFC;r&amp;#xFC;t&amp;#xFC;ld&amp;#xFC;ğ&amp;#xFC;n&amp;#xFC; dikkate alırsak, başka se&amp;#xE7;eneğimiz yoktur. Karşı devrimcilerden iktidarı geri almak, Cumhuriyet Devrimi&amp;#x2019;ni s&amp;#xFC;rd&amp;#xFC;rmek, Toprak Devrimi&amp;#x2019;ni tamamlayarak feodalizmi tasfiye etmek, g&amp;#xFC;n&amp;#xFC;m&amp;#xFC;z devrimcilerinin omuzlarındaki vazge&amp;#xE7;ilemez bir g&amp;#xF6;revdir.&amp;#x201D;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;/div&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">2</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>ORTAÖĞRETİM PROGRAMLARI YENİLENDİ</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2007/10/ortaretim-programlari-yenilendi.html</link><category>eğitim</category><category>haber</category><category>MEB</category><category>program</category><pubDate>Fri, 5 Oct 2007 19:03:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-6437007081555230763</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="border-right: sienna 1px solid; padding-right: 5px; border-top: sienna 1px solid; margin-top: 5px; font-size: 80px; background: peru; float: left; border-left: sienna 1px solid; color: white; line-height: 60px; margin-right: 6px; padding-top: 5px; border-bottom: sienna 1px solid; font-family: times"&gt;T&lt;/span&gt;alim ve Terbiye Kurulu Başkanı; Sayın &lt;strong&gt;Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN&lt;/strong&gt;'ın &lt;strong&gt;Anadolu Ajansı&lt;/strong&gt;'na yapmış olduğu a&amp;#xE7;ıklamadan alınmıştır. &lt;/div&gt;  &lt;div align="justify"&gt;&amp;#xA0;&lt;/div&gt;  &lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;ANKARA (A.A)&lt;/strong&gt; - 30.09.2007 - Milli Eğitim Bakanlığı &lt;strong&gt;(MEB)&lt;/strong&gt; Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı &lt;strong&gt;(TTK) Prof. Dr. İrfan Erdoğan&lt;/strong&gt;, yenilenen ilk&amp;#xF6;ğretim programının g&amp;#xF6;zden ge&amp;#xE7;irileceğini belirterek, &lt;strong&gt;''&amp;#xD6;ncelikle T&amp;#xFC;rk&amp;#xE7;e, Teknoloji ve Tasarım, Matematik derslerinin programlarını yeniden g&amp;#xF6;zden ge&amp;#xE7;ireceğiz&lt;/strong&gt;'' dedi. &lt;strong&gt;Prof. Dr. İrfan Erdoğan&lt;/strong&gt;, orta&amp;#xF6;ğretim programlarını yenileme &amp;#xE7;alışmalarıyla ilgili AA muhabirine a&amp;#xE7;ıklamada bulundu. &lt;strong&gt;''Orta&amp;#xF6;ğretim Projesi&lt;/strong&gt;'' kapsamında orta&amp;#xF6;ğretim kurumlarında okutulan derslerin &amp;#xF6;ğretim programlarının yenilendiğini anlatan &lt;strong&gt;Prof. Dr.Erdoğan&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;''Tarih, Fizik, Kimya, Biyoloji, Yabancı Dil (Almanca, İngilizce ve Fransızca) derslerinin 9. sınıflarına ait &amp;#xF6;ğretim programları hazırlanarak 2008-2009 &amp;#xF6;ğretim yılından itibaren uygulanmak &amp;#xFC;zere Kurul kararına bağlandı''&lt;/strong&gt; dedi. Derslerin 10, 11 ve 12. sınıflara ait &amp;#xF6;ğretim programlarının da &amp;#xF6;n&amp;#xFC;m&amp;#xFC;zdeki &lt;strong&gt;2007&lt;/strong&gt; yılı sonuna kadar tamamlanmasını planladıklarını kaydeden Erdoğan, b&amp;#xF6;ylece &lt;strong&gt;2008-2009&lt;/strong&gt; &amp;#xF6;ğretim yılından itibaren bu derslerin &amp;#xF6;ğretim programlarının uygulanmasına 9. sınıflardan başlamak &amp;#xFC;zere kademeli olarak başlanacağını kaydetti. &lt;/div&gt;  &lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;''11 &amp;#xDC;NİVERSİTEDEN 25 AKADEMİSYENİN KATKISI VAR''&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;  &lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&amp;#xD6;ğretim programlarını yenileme &amp;#xE7;alışmalarına başlarken olabildiğince &amp;#xE7;oklu ve &amp;#xE7;eşitli &amp;#xFC;niversite ve akademisyen katkısı almaya &amp;#xE7;alıştıklarını belirten Erdoğan, 9. sınıf &amp;#xF6;ğretim programlarının, 11 &amp;#xFC;niversiteden; &lt;strong&gt;Abant, Ankara, Bah&amp;#xE7;eşehir, Gazi, Hacettepe İstanbul, Kırıkkale, ODT&amp;#xDC;, Pamukkale, Yeditepe ve 9 Eyl&amp;#xFC;l&lt;/strong&gt; &amp;#xFC;niversitelerinden 25 akademisyenin katkılarıyla hazırlandığını s&amp;#xF6;yledi. İrfan Erdoğan, bu akademisyenlerin 15'inin profes&amp;#xF6;r, 4'&amp;#xFC;n&amp;#xFC;n do&amp;#xE7;ent, 6'sının yardımcı do&amp;#xE7;ent d&amp;#xFC;zeyinde olduğunu belirterek, programları uygulayacak branş &amp;#xF6;ğretmenlerinin g&amp;#xF6;r&amp;#xFC;şlerini de almak amacıyla toplantılar yapıldığına, toplantıların sadece Ankara ili ile sınırlı kalmadığına, İstanbul başta olmak &amp;#xFC;zere &amp;#xE7;eşitli illerde g&amp;#xF6;rev yapmakta olan &amp;#xF6;ğretmenlere de ulaşıldığına dikkat &amp;#xE7;ekti. Yirmi yılı aşkın bir s&amp;#xFC;redir orta&amp;#xF6;ğretimin fizik, yabancı dil gibi bir &amp;#xE7;ok alanında programların yenilenmemiş olduğunu s&amp;#xF6;yleyen Erdoğan, &lt;strong&gt;''&amp;#xC7;alıştıkları alanda uzmanlığı kabul g&amp;#xF6;rm&amp;#xFC;ş olan akademisyenlerle eksik olan yenileştirme &amp;#xE7;alışmalarını yaptık. Başvurduğumuz &amp;#xFC;niversitelerin &amp;#xE7;eşitliliğini arttırdık''&lt;/strong&gt; diye konuştu. Yenilenen ilk&amp;#xF6;ğretim programının da g&amp;#xF6;zden ge&amp;#xE7;irileceğini bildiren Erdoğan, &lt;strong&gt;''Aklın ve bilimin ışığında tespit ettiğimiz sorunlara neşter atacağız. Talim ve Terbiye Kurulunda uzmanlıklarından yeterince yararlanılamayan kadrolarımızın katkılarıyla &amp;#xE7;alışacağız. &amp;#xD6;ncelikle T&amp;#xFC;rk&amp;#xE7;e, Teknoloji ve Tasarım, Matematik gibi derslerin programlarını yeniden g&amp;#xF6;zden ge&amp;#xE7;ireceğiz''&lt;/strong&gt; dedi. &lt;strong&gt;Prof. Dr. İrfan Erdoğan&lt;/strong&gt;, eğitimi daha sade bir şekilde ele alacaklarını ve &amp;#xE7;ekici s&amp;#xF6;ylemlere başvurmadan gerekli iyileştirme &amp;#xE7;alışmalarını s&amp;#xFC;rd&amp;#xFC;receklerini s&amp;#xF6;yledi. &lt;/div&gt;  &lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;ARKADAŞLAR NE OLACAK BİZİM HALİMİZ BİLGİSİ OLAN VARMI?&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;  &lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;AYRICA ŞU SORULARI DA CEVAPLAYAMIYORUM:&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;  &lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;   &lt;ol&gt;     &lt;li&gt;NEDEN FAK&amp;#xDC;LTEDE TEKNOLOJİ VE TASARI DERSİNİN KARŞILIĞI YOK? &lt;/li&gt;      &lt;li&gt;NEDEN BİZİM KILAVUZ KİTAPLAR UZMANLAR TARAFINDAN ( PROF., DO&amp;#xC7;ENT VE ARAŞTIRMA G&amp;#xD6;REVLİSİ) HAZIRLANMAMIŞ? &lt;/li&gt;      &lt;li&gt;FAK&amp;#xDC;LTEDEN MEZUN OLANLARLA VERİLECEK DERSİN NEDEN BAĞLANTISI YOK? &lt;/li&gt;      &lt;li&gt;NEDEN B&amp;#xDC;T&amp;#xDC;N OLANLARA KARŞI DUYARSISIZ? &lt;/li&gt;   &lt;/ol&gt; &lt;/div&gt;  &lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;TEŞEKK&amp;#xDC;RLER.....&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;  &lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;BUNLAR HAKKINDA BİLGİSİ OLANLAR MUTLAKA PAYLAŞSIN....&lt;/p&gt; &lt;br /&gt;&lt;p&gt;ARTIK BİRŞEYLER YAPMALI &amp;#xC7;ARESİZSENİZ, &amp;#xC7;ARE SİZSİNİZ&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#xA0;&lt;strong&gt;KONUK YAZAR :&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;aakan33&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>4 YILDA 1467 ÖĞRETMEN VE 3538 YÖNETİCİYE SORUŞTURMA AÇILDI</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2007/02/4-yilda-1467-retmen-ve-3538-yneticiye.html</link><category>Alıntı</category><category>bakan</category><category>eğitim</category><category>haber</category><category>kadrolaşma</category><category>MEB</category><pubDate>Wed, 21 Feb 2007 13:08:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-2979816524407425221</guid><description>&lt;p style="text-align:justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="float:left;border:solid 1px #B8860B;padding:5px;margin-right:5px;" title="Art by etemep bakan_elik.jpg" src="http://i173.photobucket.com/albums/w53/etemep/bakan_elik.jpg" alt="Art by etemep bakan_celik" border="0" width="150" height="103" /&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="border-right: darkkhaki 1px solid; padding-right: 5px; border-top: darkkhaki 1px solid; margin-top: 5px; font-size: 80px; background: #bf6a27; float: left; border-left: darkkhaki 1px solid; color: white; line-height: 60px; margin-right: 6px; padding-top: 2px; border-bottom: darkkhaki 1px solid; font-family: times"&gt;M&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;illi Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;CHP Sinop Milletvekili Engin Altay'ın TBMM Başkanlığına verdiği yazılı soru önergesini yanıtladı.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çelik, son 4 yılda 81 ilin 79'unda 1467 öğretmen ile 3538 yönetici hakkında bakanlık müfettişlerince inceleme, soruşturma ve ön inceleme yapıldığını açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;CHP Sinop Milletvekili Engin Altay&lt;/strong&gt;'ın &lt;strong&gt;TBMM&lt;/strong&gt; başkanlığına verdiği `Hakkında soruşturma açılan personele ilişkin' başlıklı yazılı soru önergesini &lt;strong&gt;Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik &lt;/strong&gt;tarafından yanıtlandı. Bakan Çelik, önergeye cevaben gönderdiği yazıda, 81 ilden 79'unda 2003- 2006 yılları arasında toplam 1467 öğretmen ile 3538 yönetici hakkında çeşitli soruşturmalar açıldığını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Çelik, Mart 2003'ten itibaren hakkında inceleme, soruşturma ve ön inceleme yapılan öğretmen ve yöneticilerden 538'ine ihtar, 39'una tevbih, 516'sına uyarma, 1615'ine kınama, 778'ine aylıktan kesme, 28'inin ek ders ücretlerinin kesilmesi, 156'sının kademe ilerlemesinin durdurulması, 8'inin devlet memurluğundan çıkarma, 8'inin derece indirilmesi, 5'inin kıdem indirilmesi, 28'inin kusurlu sayılma, 3'ünün de meslekten çıkarılmak gibi cezalar teklif edildiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çelik, gerçekleştirilen soruşturma ve incelemeler sonunda, 2003 yılında Ankara'da siyasi parti lehine ayrımcılık yapmak iddiasıyla ilgili 4 kişiye ihtar ve tevbih cezası teklif edildiğini, Şanlıurfa, Ağrı ve Muş illerinde terör örgütü PKK yanlısı olduğu iddia edilen 31 kişiyle ilgili yapılan inceleme sonucunda teklif getirilmediğini vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004 yılında Giresun, Mersin ve Karaman'da siyasi parti lehine çalışmalar yapmak ve siyasi amaçlı eylemlerde bulunmak iddiasıyla inceleme raporu düzenlendiğini, ancak teklif getirilmediğini, diğer raporlarda ise 4 kişi hakkında kınama, aylıktan kesme ve devlet memurluğundan çıkarma cezaları teklifi getirildiğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine 2004 yılında Mersin'de yasa dışı DHKP/C yanlısı olduğu iddia edilen 1 kişiye kınama cezası, Sivas, Ankara, Mersin ve Batman'da terör örgütü PKK yanlısı olduğu iddia edilen 5 kişi hakkında düzenlenen raporlarda ise 2 kişiye uyarma ve kınama cezaları teklif edildiğine dikkat çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2005 yılında Mersin'de DHKP/C yanlısı olan 1 kişiye aylıktan kesme cezası teklif edildiğini, Ağrı, Mardin, Erzincan, Adıyaman ve Tunceli'de PKK yanlısı olduğu iddia edilen 8 kişiyle ilgili yapılan soruşturmalar sonucu 1 kişi için kademe ilerlemesinin durdurulması, 3 kişi için aylıktan kesme, 1 kişi için kınama, ön inceleme yapılan 1 kişi için de soruşturma izni verilmemesi teklif edildiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Çelik, 2006 yılında Bilecik, Mersin ve Tunceli'de PKK yanlısı olduğu iddiasıyla 5 kişi hakkında yapılan inceleme ve soruşturmada 1 kişi hakkında meslekten çıkarma, Ankara, Isparta ve İstanbul'da irticai faaliyet içerisinde bulunduğu iddiasıyla 9 personel hakkında yapılan inceleme soruşturma sonucunda, 6 personel hakkında da uyarma, kınama ve ihtar cezası teklifleri getirildiğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada en çok soruşturma 1431 personelle Ankara'da açıldığı ortaya çıktı. İstanbul'da 492, Balıkesir'de 272, İzmir'de ise 270 personel hakkında inceleme ve soruşturma yapıldı. Son 4 yıl içinde ise 81 ilden sadece Afyon ve Niğde'de öğretmen ve yönetici hakkında soruşturma açılmadığı belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;20.02.2007&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Haber: DHA&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>KARA ÇARŞAFLI REHBERLİK CD 'Sİ</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2007/02/kara-arafli-rehberlik-cd-si.html</link><category>Alıntı</category><category>bakan</category><category>eğitim</category><category>haber</category><category>MEB</category><pubDate>Wed, 21 Feb 2007 12:18:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-7396250281620116378</guid><description>&lt;p style="text-align:justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="float:left;border:solid 1px #B8860B;padding:5px;margin-right:5px;" title="Art by etemep kara_ar.jpg" src="http://i173.photobucket.com/albums/w53/etemep/kara_ar.jpg" alt="Art by etemep kara_carsaflı_ogrenci" border="0" width="125" height="87" /&gt;&lt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="border-right: darkkhaki 1px solid; padding-right: 5px; border-top: darkkhaki 1px solid; margin-top: 5px; font-size: 80px; background: #bf6a27; float: left; border-left: darkkhaki 1px solid; color: white; line-height: 60px; margin-right: 6px; padding-top: 2px; border-bottom: darkkhaki 1px solid; font-family: times"&gt;A&lt;/span&gt;ntalya &lt;strong&gt;Milli Eğitim Müdürlüğü Rehberlik Araştırma Merkezi&lt;/strong&gt;’nin anne ve babaların eğitimine yönelik hazırladığı CD’de siyah türbanlı 5 yaş civarındaki çocuk ile kara çarşaflı anne fotoğrafı büyük tepkilere neden oldu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CD’de ayrıca doğmamış bir bebek ile Allah arasındaki “temsili diyalog” da dikkat çekti. &lt;strong&gt;Antalya Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay &lt;/strong&gt;sunumda kesinlikle türbanlı bir kız çocuğu fotoğrafının yer almadığını ileri sürerek “Fotoğraflar karanlık içindeki bir kız çocuğunu temsil ediyor” dedi. Ancak tepkilerin artması üzerine slaytları tekrar izlendiğini ve bu bölümlerin sunumdan çıkarıldığını söyledi. &lt;strong&gt;Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Zeybek &lt;/strong&gt;ise eğitimde &lt;strong&gt;İran modeline &lt;/strong&gt;dönülmek istendiğini iddia etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bebek:&lt;/strong&gt; Allah’ım dünyaya gideceğim ve orada ne yapacağımı bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Allah:&lt;/strong&gt; Ben senin için bir melek yarattım ve o seninle ilgilenecek.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bebek:&lt;/strong&gt; Allah’ım onların dilini bilmiyorum. Onlarla nasıl anlaşacağım, nasıl iletişim kuracağım.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Allah:&lt;/strong&gt; Senin için yarattığım melek, sana onların dilini öğretecektir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bebek:&lt;/strong&gt; Allah’ım duyduğum kadarıyla dünyada çok kötülükler varmış. Onlarla nasıl başa çıkacağımı bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Allah:&lt;/strong&gt; Senin için yarattığım melek, seni canı pahasına kötülüklerden koruyacaktır. Merak etme.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bebek:&lt;/strong&gt; Allah’ım sana tekrar nasıl döneceğim.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Allah:&lt;/strong&gt; Senin için yarattığım melek, bana nasıl döneceğini sana anlatacaktır.&lt;br /&gt;Derken melekler gelir ve dünyaya gitme zamanının geldiğini söylerler ve çocuğu Allah’ın huzurundan götürürken bebek tekrar sorar:&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;BEBEK:&lt;/strong&gt; Allah’ım benim için yarattığın meleğin adı ne?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Allah:&lt;/strong&gt; Adının önemi yok. Ama, sen ona ANNE diyeceksin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21.02.2007&lt;br /&gt;Haber: Vahide YANIK&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>Türkiye'de okumak istesem ÖSS'yi kazanamam</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2007/01/trkiyede-okumak-istesem-ssyi-kazanamam.html</link><category>Atatürk</category><category>eğitim</category><category>hafıza</category><category>IQ</category><category>zeka</category><category>öss</category><pubDate>Mon, 8 Jan 2007 12:13:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-5108808726431476939</guid><description>&lt;a href="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/NadiaCamukova-2.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 5px 5px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 100px;" src="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/NadiaCamukova-2.jpg" border="0" alt="Prof.Nadia_Camukova" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Dünyanın en zekî insanı: "Türkiye'de okumak istesem ÖSS'yi kazanamam" &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Nadia Camukova, Einstein'ın zekâ testinden 200 puan üzerinden 199.37 aldı. 7 dil bilen Camukova, 25 yaşında dünyanın en genç profesörü oldu.&lt;/p&gt; &lt;p align="justify"&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="border-right: darkkhaki 1px solid; padding-right: 5px; border-top: darkkhaki 1px solid; margin-top: 5px; font-size: 80px; background: #bf6a27; float: left; border-left: darkkhaki 1px solid; color: white; line-height: 60px; margin-right: 6px; padding-top: 2px; border-bottom: darkkhaki 1px solid; font-family: times"&gt;M&lt;/span&gt;oskova Beyin Araştırmaları Enstitüsü tarafından dünyanın en zeki insanı ilan edilen Prof. Dr. Nadia Camukova, "Bugün Türkiye'de üniversiteye girmeye kalksam belki ÖSS'yi kazanamam!" itirafında bulunuyor. Türkiye'deki sınav sisteminin öğrencilerin kapasitelerini körelttiğini söyleyen Camukova, sınav sistemi ile ilgili ise şu yorumu yapıyor: "Bir insanın hayatını 3 saate sığdırmak kadar yanlış bir şey yok. İnsan hayatını Milli Piyango'dan çekmiyor ki!" &lt;br /&gt;Dünyanın en zeki insanı Camukova, Türkiye'deki üstün potansiyelli insan özelliğinin dünyanın hiçbir yerinde olmadığını iddia ediyor. Türkiye'nin dahilerinin yabancı ülkeler tarafından bilinçli olarak yok edildiğini vurgulayan Camukova, "Bazı üstün zekâlı öğrencilerle normal zekâlı çocuklar aynı ortamda kaynaştırılmaya çalışılıyor. Bu tür yollarla üstün potansiyelli çocuklar yok ediliyor, normalleştiriliyor." diyor. Genç profesör, Türkiye'de televizyon kültürünün insanları tembelliğe sürüklediğine de dikkat çekiyor. &lt;br /&gt;Dünyada genel kabul gören istatistiki verilere göre bir toplumda 1 milyonda 1 dâhi çıktığını söyleyen &lt;strong&gt;Nadia Camukova&lt;/strong&gt;, Türkiye'de üstün potansiyelli dâhi seviyesinde en az 70 insanın olması gerektiğini belirtiyor. Türkiye'de bulunan 70 dâhiden en az 60'ının normalleştirilerek çürütüldüğünü öne süren genç profesör, yeni doğmuş çocuklarla 7-8 yaşına kadar gelmiş olanları kurtarmanın mümkün olduğunu anlatıyor. Camukova, Rusya'daki sistemi ise şöyle özetliyor: "Bu iş devlet politikası olmalı. Bunun içine o çocuğun doğduğu günden itibaren sağlık kontrolü ile birlikte beyin kontrolü gelişmesini inceleme işi devreye girer. 1 yaşına kadar her 15 günde bir, eve gelerek çocuğu kontrol eden doktorları olan ülkeler var. Bunlardan biri Rusya. 1 yaşını doldurana kadar doktor çocuktan sorumludur. Her 15 günde bir, eve giderek evin sıcaklık derecesinden içindeki moral düzeyine kadar bütün verileri, özel defterine geçer. Ve o çocuğun ölmesinden de doktor sorumludur." &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nadia Camukova&lt;/strong&gt; şu an 30 yaşında. 25 yaşında iken dünyanın en genç profesörü olmuş. 3 yıl önce yapılan Picasso testinde 360 üzerinden 357, Einstein standartları ölçümünde ise 200 üzerinden 199,37 puan alarak dünyanın en zeki insanı unvanını almış. Camukova, Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça, Arapça ve Farsça olmak üzere 7 yabancı dil biliyor. Bugüne kadar 3 bin civarında kitap okuyan Camukova, "Her gün bir kitap okumaya çalışıyorum. Karl Marks'ın Das Kapital'ini 4 yaşında okudum. Kur'ân'ı da aynı yaşta okuyup ezberledim. Okuduğum bir kitabı ikinci kez okumam ama zevk alarak tekrar tekrar okuduğum tek kitap Kur'ân'dır. Her 20 günde bir okurum." diyor. 'Dindar mısınız?' sorusuna, 'İnanacak kadar zekiyim.' diye cevap veren Camukova, "Yaratılışa inanıyorum. İnanmıyorum diyen insanlar kısa vadeli inançlarla yaşarlar aslında." diye konuşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En zeki insan`dan Atatürk`e övgü&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/NadiaCamukova-1.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 5px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 100px;" src="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/NadiaCamukova-1.jpg" border="0" alt="Prof.Nadia_Camukova" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;199.37 IQ&lt;/strong&gt; ile dünyanın en üstün zekalı insanı unvanını taşıyan Dağıstanlı &lt;strong&gt;Prof. Dr. Nadia Camukova&lt;/strong&gt;, Batı`daki bilgi ve Doğu`daki duygu dengesinin en iyi Türkiye`de olduğunu vurguladı. Camukova, `Türkler dünyanın dengesini korumak için varlar. Türkiye`nin vazgeçilmez, yok olma noktasından varlığa taşımış olan bir lideri, Atatürk`ü var. Türkiye Atatürk`ü yaşatmadığı zaman dünya dengesini negatif şekilde etkileyecektir` dedi. Okan Üniversitesi`nde dün bir konferans veren Camukova`ya, salonu tamamen dolduran öğrenciler büyük ilgi gösterdiler. `Dünyada en zeki insan olmak önemli değil. İnsan olabilmek ve insan kalabilmek çok önemli` diyen Camukova, `Zekayı rakamlar üzerinden görmek yanlış. Zeka problemleri çözme yeteneğidir` dedi. `Türkiye ve Türkler Allah`ın sevip de yarattığı bir soy` diyen Camukova, dünyaya verilmiş olan birkaç liderin başta gelenlerinin içinde Atatürk`ün olduğunu vurguladı. Camukova şöyle devam etti: `Türkiye`yi yok olma noktasından varlığa taşımış olan bir lider. Türklerin ileriye yönelik varlığını korumak için var olan bir &lt;strong&gt;Atatürk&lt;/strong&gt; var.`&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dünyanın en zeki kadını Türkiye`de!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hafızasında tam üç bin kitap var&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="border-right: darkkhaki 1px solid; padding-right: 5px; border-top: darkkhaki 1px solid; margin-top: 5px; font-size: 80px; background: #bf6a27; float: left; border-left: darkkhaki 1px solid; color: white; line-height: 60px; margin-right: 6px; padding-top: 2px; border-bottom: darkkhaki 1px solid; font-family: times"&gt;D&lt;/span&gt;ağıstan Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Nadia Camukova, &lt;strong&gt;199.37 IQ&lt;/strong&gt; ile dünyanın en üstün zekalı insanı unvanını taşıyor. &lt;strong&gt;Prof. Camukova&lt;/strong&gt;`nın hafızasında tam üç bin kitap bulunuyor. Yedi dil bilen &lt;strong&gt;Nadia Camukova&lt;/strong&gt;, şu anda Türkiye`de ve Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı`nın davetlisi olarak Ahmet Yesevi konusunda araştırma yapıyor.&lt;br /&gt;DAĞISTAN Devlet Üniversitesi öğretim üyesi tarihçi ve edebiyatçı Prof. Nadia Camukova, `dünyanın en zeki insanı` unvanını taşıyor. Prof. Camukova`nın bu sıfatı, iki yıl önce Moskova`da düzenlenen uluslararası bir toplantıda tespit ediliyor. 23 ülkeden bilim adamının katılımıyla düzenlenen toplantıda yapılan ölçümde, Prof. Camukova`nın IQ`sü 140-200 aralığında &lt;strong&gt;199.37&lt;/strong&gt; çıkıyor. 14 yaşına kadar Moskova`da yaşayan, daha sonra Dağıstan`ın başkenti Mahaçkale`ye yerleşen Camukova`nın farklılığı, henüz bir yaşındayken doktor olan annesi tarafından fark ediliyor ve sekiz kişilik seçilmiş öğrenciler arasında okuması sağlanıyor. Ünlü mutasavvıf Ahmet Yesevi üzerine yaptığı bir araştırma dolayısıyla Türkiye`de bulunan 29 yaşındaki Prof. Nadia Camukova, sorularımızı cevaplandırdı. &lt;br /&gt;FAZLA OKUYAMIYORUM &lt;br /&gt;Dünyanın en yüksek IQ`süne sahip olmak keyifli mi, yoksa rahatsız edici mi? &lt;br /&gt;- Küçükken çok şey fark etmiyorsunuz zaten. Fark ettiğiniz şey, yaşıtlarınızın arasında olmadığınız. Ben üç yaşındayken yedi yaşındakiler, 3.5 yaşındayken 10 yaşındakilerin arasında yaşıyordum. Ama asıl sıkıntı, 23 yaşında beyin kanaması geçirince başladı. Zihnimdeki birikimden dolayı kanama geçirmiştim. O günden sonra fazla okuyamıyorum. Çünkü okuduğum her şey aklımda kalıyor. &lt;br /&gt;Nasıl oluyor bu? &lt;br /&gt;- Bende fotografik bir hafıza var. Yüzleri unutuyorum ama okuduğum herhangi bir kitabın bütün cümlelerini, noktasına, virgülüne kadar hatırlıyorum. Böyle üç binden fazla kitap var hafızamda. &lt;br /&gt;Mesela neler, Suç ve Ceza, Anna Karenina? &lt;br /&gt;- Klasikler elbette var. Sovyetler dönemindeki eğitim sisteminde hepsini okuyorduk çünkü. Bilgi, bilgisayarın hafızasında nasıl kalıyorsa, benim hafızamda da öyle kalıyor. &lt;br /&gt;GELECEĞİ SORUYORLAR Kaç dil biliyorsunuz? &lt;br /&gt;- Rusça, İngilizce, Fransızca, Almanca, Arapça, Türkçe ve Farsça olmak üzere yedi dil biliyorum ve sağlık sebebiyle daha fazlasını da öğrenmek istemiyorum. &lt;br /&gt;- Peki bu kadar zeki olduğunuzu öğrenenler nasıl bir tepki gösteriyor? &lt;br /&gt;Rusya`da bunun duyulmasına izin vermedim. Onun için sorun yoktu. Ama Türkiye`de nasılsa duyuldu. Duyulduktan sonra da, bazı insanlar bana geleceklerine dair sorular sormaya başladılar. Neden bilmiyorum ama bir tür falcı veya medyum muamelesi yapıyorlar bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dünyanın en zekisinden tavsiyeler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="border-right: darkkhaki 1px solid; padding-right: 5px; border-top: darkkhaki 1px solid; margin-top: 5px; font-size: 80px; background: #bf6a27; float: left; border-left: darkkhaki 1px solid; color: white; line-height: 60px; margin-right: 6px; padding-top: 2px; border-bottom: darkkhaki 1px solid; font-family: times"&gt;E&lt;/span&gt;skişehir`de düzenlenen `Dünya Bilim Kurgusu ve Türkiye` konulu söyleşiye 199.37 IQ`su ile dünyanın en zeki insanı olarak bilinen &lt;strong&gt;Prof. Dr. Camukova&lt;/strong&gt; konuşmacı olarak katıldı.&lt;br /&gt;Yazı boyutunu büyütmek için Dünyanın en zeki insanı olarak bilinen Dağıstan Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi &lt;strong&gt;Prof. Dr. Nadia Camukova&lt;/strong&gt;, dünyada en üst noktada siyasetin görüldüğünü belirterek aslında en üst noktada eğitimin kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Camukova, eğitimi, insanlara alabileceği bilgiyi vermek ve insanların aldıkları bilgiyi kullanabilmeleri olarak tanımladı. Eskişehir Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen `Dünya Bilim Kurgusu ve Türkiye` konulu söyleşiye 199.37 IQ`su ile dünyanın en zeki insanı olarak bilinen Prof. Dr. Camukova konuşmacı olarak katıldı. Sadece bilgiyi edinmekle sınırlanmayıp eğitimin kullanılması gerektiğini ifade eden Camukova, `İnsanların alabileceği bilgiyi vermek, alınan bilgiyi kullanabilmek eğitimdir. &lt;br /&gt;Okuma-yazmayı öğrenmek eğitim değildir. Onlar eğitimin ilk aşamasıdır. İnsanın elektriği kullanması gibi yazıyı okumada kullandığı bir araçtır. Eğitim daha ağır şekilde kendini tanıtmalı, dünyamızda ve geleceğimizde yer almalıdır. Dünyada ne yazık ki en yüksek nokta olarak siyaset görülüyor. Halbuki kişilere göre bu yüksek noktalar değişebilir. Sanatçıya göre sanattır. Bana göre ise en yüksek nokta eğitimdir. Eğitim, sanat, kültür,sağlık, siyaset gibi konular bana göre birer çarktır. Bu çarklar birbirlerine bağlıdır. Bu çarklar birbirinin desteğiyle dönmektedir. Ama bu çarkların hepsinin desteğiyle dönen bir çark vardır. O, siyaset çarkıdır. Bu kadar çark kendi içerisinde dönüp, kendi güçlerini harcayarak siyaset çarkını döndürmek zorunda. Çünkü, siyaset çarkı da strateji çarkını döndürüyor. Her türlü konu da stratejiye göre şekilleniyor.` diye konuştu. &lt;br /&gt;Dünyanın gelişiminde planların artık 100 yıllık değil en az 500 yıllık yapılması gerektiğini ifade eden Camukova, `Bir saniyede alış-veriş yaptığımız bir dönemde biz planımızı bugünkü hızımıza göre en az 500 yıllık yapmak zorundayız. Çünkü, zaman öyle gerektiriyor.` diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Prof. Nadia Camukova’nın özgeçmişi:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DAĞISTAN Devlet Üniversitesi öğretim üyesi tarihçi ve edebiyatçı &lt;strong&gt;Prof. Nadia Camukova, 199.37 IQ&lt;/strong&gt; ile &lt;strong&gt;"dünyanın en zeki insanı"&lt;/strong&gt; unvanını taşımaktadır. Prof. Camukova’nın bu sıfatı, iki yıl önce Moskova’da düzenlenen uluslararası bir toplantıda tespit edilmiştir. 23 ülkeden bilim adamının katılımıyla düzenlenen toplantıda yapılan ölçümde, Prof. Camukova’nın IQ’sü 140-200 aralığında &lt;strong&gt;199.37&lt;/strong&gt; çıkmıştır.&lt;br /&gt;Nadia Camukova, 1976'da Moskova'da dünyaya gelmiştir. Babasının görevi dolayısıyla Moskova’da doğan Nadia Camukova aslında Dağıstanlıdır ve bir Dağıstan (Kıpçak-Kumuk) &lt;strong&gt;Türküdür&lt;/strong&gt;. &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;14 yaşına&lt;/strong&gt; kadar Moskova’da yaşayan, daha sonra Dağıstan’ın başkenti Mahaçkale’ye yerleşen Camukova’nın farklılığı, henüz &lt;strong&gt;bir yaşındayken&lt;/strong&gt; doktor olan annesi tarafından fark edilmiş ve sekiz kişilik seçilmiş öğrenciler arasında okuması sağlanmıştır. &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2 yaşında&lt;/strong&gt; okuma-yazmayı öğrenmiş, &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3,5 yaşında&lt;/strong&gt; ilkokula başlamış,&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;4 yaşında&lt;/strong&gt; Marx’ın Das Kapital’i ve Kuran-ı Kerim’i aynı anda, Rusça ve Arapça dillerinde ezberlemiştir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;8 yaşındayken&lt;/strong&gt; ilk ve ortaokulu bitirmiş,&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;9 yaşında&lt;/strong&gt; felsefi konuları içeren, ‘Özel Düşünceler’ adındaki ilk kitabını yazmıştır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;11 yaşında&lt;/strong&gt; aynı anda iki liseyi birden birincilikle bitirmiştir. &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;14 yaşındayken&lt;/strong&gt; yine aynı anda Moskova Devlet Üniversitesi tarih bölümü ve Dağıstan Devlet Üniversitesi edebiyat bölümünü birincilikle bitirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;15 yaşında&lt;/strong&gt; iki üniversitede birden doktoraya başlamış, &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;25 yaşında&lt;/strong&gt; hem tarih hem de edebiyat profesörü olmuştur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Toplam 24 kitabı yayınlanmıştır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Testlerde Einstein'ın zekâsına sahip olduğu ortaya çıkan Prof. Camukova’nın hafızasında üç bin kitap bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Türkçe, Rusça, Arapça, İngilizce, Farsça, Almanca ve Fransızca&lt;/strong&gt; olmak üzere toplam yedi dil bilen Camukova, şu anda Türkiye’de bulunmakta ve Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın (İstanbul) davetlisi olarak Ahmet Yesevi konusunda araştırmalarına devam etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>SOL YANIM</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2006/11/sol-yanim.html</link><category>Alıntı</category><category>şiir</category><pubDate>Mon, 13 Nov 2006 02:34:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-8996985363388352583</guid><description>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/minik_k305z-2.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 400px; text-align: center;" alt="" src="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/minik_k305z-2.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="color: rgb(153, 153, 153);"&gt;&lt;strong&gt;SOL YANIM&lt;br /&gt;(Küçük bir kızın mezar ziyareti)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="border: 2px solid rgb(228, 228, 203); padding: 10px; background: #AF7817 none repeat scroll 0% 0%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; width: 93%;"&gt;&lt;br /&gt;Merhaba anne yine ben geldim&lt;br /&gt;Merak etme okuldan çıktımda geldim&lt;br /&gt;Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama&lt;br /&gt;Ali okula gitmezsem annem çok kızar merak eder&lt;br /&gt;Öğretti sağımı solumu&lt;br /&gt;ben biliyorum anne sağım neresi solum neresi&lt;br /&gt;Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani geçen geldiğimde şuram acıyor şuram işte demiştim de&lt;br /&gt;Bir türlü söyleyememiştim ya ağrıyan yanımı anne&lt;br /&gt;Bak Şimdi söylüyorum&lt;br /&gt;Şuram işte “Sol Yanım” çok acıyor anne&lt;br /&gt;Hem de her gün acıyor anne, her gün&lt;br /&gt;Dün sabah annesi Ayşe’nin saçlarını örmüştü&lt;br /&gt;Elinden tutup okula getirdi&lt;br /&gt;Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi&lt;br /&gt;Bende ağladım ağladım işte utanmadım&lt;br /&gt;Öğretmen ne oldu dedi&lt;br /&gt;Düştüm dizim çok acıyor dedim, yalan söyledim anne&lt;br /&gt;Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün bende saçım örülsün istedim babam ördü ama onunki gibi olmadı&lt;br /&gt;Dantel yaka istedim babam ben bilmem ki kızım dedi&lt;br /&gt;Bari okula sen götür dedim babam e kızım iş dedi&lt;br /&gt;Bende “bana ne” dedim ağladım&lt;br /&gt;Kızım ekmek dedi babam&lt;br /&gt;Sustum ama okula giderken yine ağladım anne&lt;br /&gt;Ha bide sol yanım çok acıdı anne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin çorapları bembeyaz benimkiler gri gibi&lt;br /&gt;Zeynep annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş dedi&lt;br /&gt;Babam hepsini birden yıkıyor&lt;br /&gt;Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne&lt;br /&gt;Uff babam&lt;br /&gt;Her gün domates peynir koyuyor beslenmeme&lt;br /&gt;Üzülmesin diye söylemiyorum ama&lt;br /&gt;Arkadaşlarım her gün börek pasta kurabiye getiriyor&lt;br /&gt;E biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne&lt;br /&gt;Hava kararıyor ben gidiyim anne&lt;br /&gt;Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi&lt;br /&gt;Duyarsa kızmaz ama&lt;br /&gt;Çok üzülür biliyorum&lt;br /&gt;Kim bozuyor toprağını çiçeklerini kim koparıyor&lt;br /&gt;İzin verme anne&lt;br /&gt;Ne olur&lt;br /&gt;Toprağına el sürdürme&lt;br /&gt;Eve gidince aklıma geliyor birde bunun için ağlıyorum anne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve gidince aklıma geliyor birde bunun için ağlıyorum anne&lt;br /&gt;Bak kavanoz yanımda toprağından bi avuç daha alıyım&lt;br /&gt;Biliyor musun anne&lt;br /&gt;Her gelişimde aldığım topraklarımı şu kavanozda biriktirdim&lt;br /&gt;Üzerine de resmini yapıştırdım başucuma koydum&lt;br /&gt;Her sabah onu öpüyorum kokluyorum&lt;br /&gt;Kimseye söyleme anne&lt;br /&gt;Bazen de konuşuyorum onunla&lt;br /&gt;Ne yapıyım seni çok özlüyorum anne&lt;br /&gt;Ha unutmadan öğretmen yarın anneyi anlatan bi yazı yazacaksınız dedi&lt;br /&gt;Ben babama yazdıracağım&lt;br /&gt;Öğretmen anlarsa çok kızar ama&lt;br /&gt;Bana ne kızarsa kızsın&lt;br /&gt;Ben seni hiç görmedim ki&lt;br /&gt;Neyi nasıl anlatacağım anne&lt;br /&gt;Senin adın geçince&lt;br /&gt;Sol yanım acıyor anne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir şey yutamıyorum&lt;br /&gt;Bazen de dayanamayıp ağlıyorum&lt;br /&gt;Kağıda da böyle yazamam ya anne&lt;br /&gt;Ben gidiyorum anne&lt;br /&gt;Toprağını öpiyim sen de rüyama gel, sende beni öp&lt;br /&gt;Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısı ile uyanıyorum anne&lt;br /&gt;Sol yanım acıyor anne&lt;br /&gt;İşte tam şurası&lt;br /&gt;Sol yanım çok acıyor anne&lt;br /&gt;Seni çok özledim&lt;br /&gt;Çok&lt;br /&gt;Anne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BEDİRHAN GÖKÇE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>GENÇLERİ ALLAH 'TAN ÇOK ÖSS KORKUTUYOR</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2006/09/genleri-allah-tan-ok-ss-korkutuyor.html</link><category>Alıntı</category><pubDate>Sat, 23 Sep 2006 13:19:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-1289870163544717326</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Gençleri Allah’tan çok ÖSS korkutuyor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/ihtiyarus/genlik.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/ihtiyarus/genlik.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) gençlerin en büyük korkusu olmaya devam ediyor. Gençler arasında yapılan bir anket, gençlerin Allah’tan çok ÖSS’den korktuğunu ortaya çıkardı.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;ULUSLARARASI Politik ve Strateji Araştırmalar Merkezi (UPSAM),&lt;/strong&gt; 17 ilde 1850 lise 1, 2 ve 3. sınıf öğrencilerine 38 soru yöneltti. Haziran ayında yüz yüze yapılan "Gençler Hayatı Nasıl Algılıyor" başlıklı ankette "Hayatta en çok korktuğunuz şey" sorusuna gençler sırasıyla, "Sevdiklerimi kaybetmekten, ÖSS’den, yalnızlıktan, açlıktan, hayattan, Allah’tan, yükseklikten, kalabalıktan, karanlıktan, ölmekten, başarısızlıktan, cin ve periden, böcekten, sınıfta kalmaktan" yanıtını verdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİGARA ÇOK YAYGIN&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gençlerin yüzde 72’si sigara kullandığını söylerken, yüzde 24’ü kendini tiryaki olarak niteledi. Yüzde 22’lik bir kesim ise günde bir paket sigara içiyor. "Hiç alkol kullandınız mı" sorusuna yüzde 66’sı evet dedi. Yüzde 40’lık kesim özel günlerde, yüzde 35’i arada sırada alkol aldığını söylerken, yüzde 17’lik kesimin her gün demesi ise dikkat çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;UYUŞTURUCU SORUNU&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hiç uyuşturucu kullandınız mı" sorusuna gençlerin yüzde 26’sı evet derken, yüzde 65’i ise bir kere denediğini söyledi. "Bunları kullanırken sizi etkileyen faktörler neydi" sorusuna ise "Okul ve ailevi problem (yüzde 28), arkadaş çevresi ve özenti (yüzde 25), merak (yüzde 17)" yanıtı verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İDOLÜ POLAT ALEMDAR&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gençlerin idolleri sırasıyla "Polat Alemdar, anne, baba, öğretmen, abi, Atatürk, Hülya Avşar, Recep Tayyip Erdoğan, Alpacino, Hz.Muhammed, Seray Sever, Aziz Yıldırım" olarak belirlendi. Gençlerin en çok beğendiği sanatçılar sırasıyla Sezen Aksu, İsmail YK ve Tarkan olurken, İsmail YK’nın "Allah B..... Versin" parçasının revaçta olmasına dikkat çekildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ŞİDDET GÖRÜYORLAR&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençlerin yüzde 74’ü şiddet gördüklerini dile getirirken, şiddeti en çok baba, abi, öğretmen, anne ve arkadaşlarının uyguladığını ifade etti. "Okulda herhangi bir çetenin içinde misiniz2 sorusuna yüzde 26’lık bir kesim evet derken, yüzde 12’si ise yanıt vermek istemediğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;KİTAP OKUMUYORLAR&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gençlerin yüzde 46’sı en son ne zaman kitap okuduğunu hatırlamazken, yüzde 33’ü "uzun zaman önce" demekle yetindi. Buna karşılık gençlerin yüzde 43’ü internette sohbet odalarına girdiklerini, yüzde 23’ü porno sitelerine baktıklarını, yüzde 15’i ise oyun oynadıklarını söyledi. &lt;/div&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/ihtiyarus/th_genlik.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>OECD: TÜRK ÖĞRENCİLERİN MATEMATİĞİ ZAYIF</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2006/09/oecd-trk-rencilerin-matematii-zayif.html</link><category>Alıntı</category><pubDate>Sat, 16 Sep 2006 13:13:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-2342122976220980517</guid><description>&lt;span style="font-family:Arial;font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OECD: Türk öğrencilerin matematiği zayıf&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify;font-family:verdana;" &gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify;font-family:verdana;" &gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;OECD 2006 raporuna göre Türkiye, eğitime en az pay ayıran ülkelerden biri. Türk öğrencilerin matematik performansları da çok düşük.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify;font-family:verdana;" &gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;ANKA&lt;/b&gt; - ANKARA - Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 2006 raporuna göre Türkiye gayrisafi yurtiçi hasıladan (GSYİH) eğitime en az pay ayıran ülkeler arasında. Türk öğrencilerin matematik performasları üye ülkelerin ortalamasının altında. Türk öğretmenlerin maaşları GSYİH'ye oranı açısından ise üst sıralarda.&lt;br /&gt;Raporda, OECD'ye üye ülkelerde 15 yaşındaki öğrenciler arasında yapılan matematik bilgi performansında Finlandiya, Kore ve Hollanda diğer ülkelerdeki ortalamadan yüksek başarı sağlarken Türkiye başarı sıralamasında sonlarda yer aldı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify;font-family:verdana;" &gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:maroon;"&gt;&lt;strong&gt;Türkiye en geri 11 ülke arasında&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Avrupa ülkelerindeki öğrenciler matematik bilgisi açısından 'tatminkâr' sıralarda bulunurken, Türk öğrencileri OECD'deki en geri 11 ülkenin öğrencileri arasında kaldı. Rapora göre, Türkiye, öğretmen maaşlarının kişi başına düşen GSYİH'ya oranı açısından iyi durumda olan ülkeler içinde. Macaristan, İzlanda, Norveç, Polonya ve İsrail öğretmen maaşları açısından en düşük; Kore, Meksika ve Türkiye en yüksek ülkeler oldu. Rapordaki diğer tespitler ise şöyle:&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;li&gt;OECD ülkelerinde eğitim harcamaları GSYİH'nin ortalama olarak yüzde 5.9'una denk düşüyor. Söz konusu oran Türkiye'de yüzde 3.7, İzlanda'da ise yüzde 8.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ortalama bir OECD ülkesinde öğrenci başına yapılan harcama ilköğretim düzeyinde yılda 5 bin 450 dolar, ortaöğretimde 6 bin 962 dolar, yükseköğretimde 11 bin 254 dolardır. OECD ülkeleri ilk ve ortaöğretim süresi boyunca öğrenci başına ortalama 77 bin 204 dolar harcamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:maroon;"&gt;&lt;strong&gt;Yükseköğretimide özel finansman&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;OECD üyesi ülkeler arasında yükseköğretim kademesinde öğrenci sayısının yüzde 10'dan az arttığı ülkeler Avusturya, Kanada, Danimarka, Almanya, İtalya, Hollanda ve Türkiye oldu.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yükseköğretim kademesi için özel finansman oranı Danimarka, Finlandiya, Yun&lt;span onmouseup="" class="" onmousedown="CheckFormatting(event);FormatbarButton('richeditorframe', this, 13);ButtonMouseDown(this);" id="formatbar_JustifyFull" onmouseover="ButtonHoverOn(this);" title="Justify Full" style="DISPLAY: block" onmouseout="ButtonHoverOff(this);"&gt;&lt;img alt="Justify Full" src="http://beta.blogger.com/img/gl.align.full.gif" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;anistan, Norveç ve Türkiye'de yüzde 5'ten az. Avustralya, Japonya, Kore, ABD ve Şili'de ise yüzde 50'den fazla. Özel finansmanın çoğu özellikle öğretim ücretleri şeklinde hane halklarından gelmektedir. Ülkelerin dörtte birinde öğretim ücreti alınmamakta olup, diğer ülkeler arasında ücret düzeylerinde değişiklik görülmektedir.&lt;/li&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>GİZEM 'İN ARTIK OKUL ÖNLÜĞÜ VAR</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2006/09/gizem-in-artik-okul-nl-var.html</link><category>Alıntı</category><pubDate>Fri, 15 Sep 2006 06:27:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-839414455562181141</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Gizem'in artık okul önlüğü var&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Kızılay, ailesi evinden çıkarılan Gizem 'e sahip çıktı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FLOAT: left; margin: 15px; padding: 10px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="BORDER-RIGHT: black 1px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: black 1px solid; PADDING-LEFT: 10px; BACKGROUND: white; PADDING-BOTTOM: 10px; BORDER-LEFT: black 1px solid; WIDTH: 114px; PADDING-TOP: 10px; BORDER-BOTTOM: black 1px solid; HEIGHT: 160px; TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: black 1px solid; BORDER-TOP: black 1px solid; BORDER-LEFT: black 1px solid; BORDER-BOTTOM: black 1px solid" height="160" src="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/gizem-5.gif" width="114" /&gt;&lt;br /&gt;Kızılay, ailesi evden çıkarılan Gizem'e sahip çıktı.&lt;br /&gt;FOTĞRAF: Demet ÖZTÜRK&lt;br /&gt;DHA&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;DHA - KAYSERİ&lt;/span&gt; - Kira ödeyemedikleri için ev sahibi evden çıkarınca ailesiyle sokakta yaşamaya başlayan, önlüğü olmadığı için kayıt edildiği ilköğretim birinci sınıfına başlayamayan yedi yaşındaki Gizem Tuna'ya Kızılay sahip çıktı. Kızılay Kayseri Sağlık Merkezi Müdürü Ünal Yüksel, Gizem'e önlük, çanta, kırtasiye ve tüm okul giderlerini içeren bir set aldı. Önlüğünü giyip, çantasını sırtına takan Gizem Tuna, dün de okula gidemedi. Sabit bir adreslerinin olmaması, okula başlamasını yine geciktirdi. Kızılay Şube Başkanı Ayhan Uzandaç, "Tuna ailesine ev arıyoruz. Bir yıllık kirayı ödeyeceğiz. Baba Ali Tuna'nın iş bulmasına yardımcı olacağız." dedi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:10;"&gt;&lt;?xml:namespace prefix = o /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>GİZEM'İN NE EVİ NEDE ÖNLÜĞÜ VAR</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2006/09/gizemin-ne-evi-ne-de-nl-var.html</link><category>Alıntı</category><pubDate>Wed, 13 Sep 2006 08:26:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-8187082404316926855</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/gizem-2.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer" alt="" src="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/gizem-2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gizem'in ne evi ne de önlüğü var&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Ailesi evinden çıkarılan Gizem, kayıt yaptırmasına karşın okula başlayamadı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;&lt;/span&gt;FOTOĞRAF: DEMET ÖZTÜRK / DHA&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;DHA - KAYSERİ -&lt;/span&gt; Kiralarını ödeyemedikleri için oturdukları evden çıkarılıp 15 gündür Kayseri sokaklarında yaşayan Tuna ailesinin yedi yaşındaki kızı &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Gizem&lt;/span&gt;, Argıncık Selçuk İlköğretim Okulu'na kayıt yaptırılmasına karşın, önlük ve diğer okul ihtiyaçları karşılanamadığı için okula başlayamadı. Arkadaşları okulda ilk gün heyecanını yaşarken, sessizce sokakta oynayan Gizem, tek hayalinin okuluna gitmek olduğunu, doktor olmak istediğini söyledi. Eşi ve 17, yedi, dört ve ikibuçuk yaşlarındaki dört çocuğuyla sokakta kalan ortopedik özürlü ve iki yıldır işsiz baba Ali Tuna'ysa hayırseverlerin verdiği yemeklerle karınlarını doyurduklarını söyledi.&lt;/div&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>Van'daki kurs mucizesi</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2006/09/vandaki-kurs-mucizesi.html</link><category>Alıntı</category><pubDate>Wed, 6 Sep 2006 14:57:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-9182915503451857658</guid><description>&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;&lt;br /&gt;Van'daki kurs mucizesi &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/vder-1.gif"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer" alt="" src="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/vder-1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Van Öğretmenler Derneği, dershaneye gidecek parası olmayan öğrencilere OKS kursu açtı. Öğretmenlerin hiçbir ücret almadan çalıştırdığı 320 öğrenciden 223'ü fen ve Anadolu liselerini kazandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;GÜLAY ÖZEK (Arşivi)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;VAN&lt;/span&gt; - Doğudan, "İşte benim öğretmenim ve öğrencim" dedirten bir başarı öyküsü... Öğretmenler Derneği'nin (VÖDER) Van'da dershaneye gitme imkânı olmayan öğrenciler için açtığı OKS kursuna katılan 320 kişiden 223'ü fen, Anadolu, Anadolu öğretmen ve Anadolu meslek liselerini kazandı. Hiçbir ücret almadan kursta ders veren öğretmenlerle elde edilen başarı özel dershaneleri bile kıskandırdı.&lt;br /&gt;Van'da eğitim alanında yaptığı birçok faaliyetle adından sıkça söz ettiren Van Öğretmenler Derneği, düzenlediği OKS kursuyla 223 öğrenciye Fen lisesi, Anadolu öğretmen lisesi, Anadolu lisesi ve Anadolu meslek lisesinin kapılarını açtı. Dernek bünyesindeki öğretmenler, dar gelirli 320 öğrenci için hiçbir ücret almadan OKS'ye hazırlık kursu açtı. 140 öğretmenin görev aldığı kursta öğrenciler, bir yıl boyunca toplam 350 saat matematik, Türkçe, fen ve sosyal bilgiler dersleri gördü. Yıl boyunca öğrencilere 40 deneme testi yapılırken, her öğrenciye dört matematik, Türkçe, fen ve sosyal bilgiler kitapları ve 350 sayfa test verildi.&lt;br /&gt;VÖDER Başkanı Aslan Sinir, açtıkları kursa katılan 320 öğrenci arasında OKS'de başarı gösteren altı öğrencinin Fen lisesi, 17 öğrencinin Anadolu Öğretmen lisesi, 109 öğrencinin Anadolu Lisesi, 91 öğrencinin ise Anadolu meslek lisesini kazandığını söyledi. Sinir, öğrencilerin başarısının altında disiplinli bir çalışma ve büyük bir fedakârlık örneğinin yattığını belirterek, "Kursa büyük çoğunluğu ilçelerden ve kentin varoşlarındaki okullardan maddi durumu iyi olmayan öğrenciler geldi. Öğretmen arkadaşlarımızın karşılıksız, fedakârca öğrencileri için harcadıkları çabalarının karşılığını almaları bizi çok mutlu ediyor. Özellikle dershaneye gitme imkânı olmayan öğrenciler için kursumuz çok faydalı oldu. Önümüzdeki yıl da kursumuzu devam ettirmeyi düşünüyoruz. Öğrencilerin bu başarısının her yıl böyle devam edeceği inancındayız" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Hayali gerçek oldu &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kursa devam ederek Anadolu lisesini kazanan öğrencilerden biri Adnan Okay. Hayatı değişen Okay, "Maddi durumumuz iyi olmadığı için dershaneye gidememiştim. İmdadıma VÖDER yetişti. Bir yıl çok kaliteli ders gördük. Kurstaki öğretmenlerimiz bizimle çok ilgilendi. Bize çok kaliteli kaynaklar verildi. Çok çalıştım, sonuçta hayalimdeki yeri kazandım" dedi. &lt;/div&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>SAHTEKARLIĞI KABUL ETTİ</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2006/09/sahtekarlii-kabul-etti.html</link><category>Alıntı</category><pubDate>Wed, 6 Sep 2006 14:18:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-8042222457927904137</guid><description>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenciler, Milli Eğitim'in dediğini yapın, yaptığını yapmayın!&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/bakan-2.gif"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer" alt="" src="http://i73.photobucket.com/albums/i235/aziz52/bakan-2.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlık, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Güney'i görevden almak için karne değiştiren 'haylazlara' özenmiş. Milli Eğitim yetkilileri, evrakta tahrifat yaparak Güney'i istifa etmiş gibi göstermiş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;RADİKAL &lt;/span&gt;- &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;ANKARA &lt;/span&gt;- Öğrencilere dürüst olmayı öğütleyen &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Milli Eğitim Bakanlığı&lt;/span&gt;'nın, bir bürokratı görevden alabilmek için sahtekârlık yapmaktan çekinmediği ortaya çıktı. Milli Eğitim Bakanı &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Hüseyin Çelik&lt;/span&gt;, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Öner Güney&lt;/span&gt;'in &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;2003&lt;/span&gt; tarihli dilekçesinin, &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;2005&lt;/span&gt; olarak değiştirilerek görevden alınmasına neden olan '&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;sahtekârlığı&lt;/span&gt;' kabul etti. &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Çelik&lt;/span&gt;, tahrifattan sorumlu tutulan personel genel müdürü &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Remzi Kaya&lt;/span&gt;'nın soruşturulmasına ise izin vermedi.&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Çankaya Köşkü&lt;/span&gt;'nün de yanıltılmasına neden olan sahtekârlık, bakanlıkta üst düzey görevlere getirilen bürokratlardan boş kâğıda imza attırılması uygulamasıyla başladı. 2003'te Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü görevine getirilen Güney de dilekçe şekline dönüştürülebilecek boş kâğıda imza attı. Güney, 2005'e gelindiğinde Çelik tarafından önce genel müdürlük unvanını üstünde taşımak şartıyla görevinden uzaklaştırılarak bakanlık müşavirliğine verildi, daha sonra da 'genel müdürlük' unvanı alınmak istendi. Bu doğrultuda Güney, 2005 Ağustos ayında Çankaya'ya gönderilen kararnameyle genel müdürlükten alınarak uzman yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Dava açtı görevine döndü &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kararnameyle görevden alınan Güney, genel müdürlüğe dönmek için mahkemeye başvurdu ve haklı bulundu. Mahkeme kararıyla görevine dönen Güney ikinci bir dava açarak Bakanlığın kendisinin görevden alınması sırasında evrakta sahtekârlık yaptığını savundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuran Güney, 2003'te verdiği 30 Temmuz 2003 tarihli imzalı boş dilekçenin yıl kısmındaki '2003' rakamının '2005' olarak değiştirildiğini iddia etti, bu tahrifattan sorumlu tuttuğu personel genel müdürü Remzi Kaya hakkında suç duyurusunda bulundu.&lt;br /&gt;Cumhuriyet Başsavcılığı, Güney'in başvurusu doğrultusunda, dilekçede tahrifat yapılıp yapılmadığının anlaşılması için Çelik'ten, personel genel müdürü Kaya için soruşturulma izni istedi. Bunun üzerine dilekçeyi incelemeye aldırtan Çelik, savcılığa bir yazı göndererek sahtekârlığı kabul etti ancak Kaya'nın suçsuz olduğunu savundu.&lt;br /&gt;Çelik yazıda, şu ifadelere yer verdi: "Öner Güney'e ait dilekçenin tarih kısmının yıl hanesinde bulunan '2005' rakamının birler basamağında evvelce yer alan bir rakamın '5' olarak değiştirildiği anlaşılmakla birlikte bunu personel genel Müdürü Remzi Kaya'nın yaptığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılmadığından soruşturma izni verilmemesine karar verilmiştir. &lt;/div&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>Yeni Ders Yılınız Kutlu Olsun</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2006/09/yeni-ders-ylnz-kutlu-olsun.html</link><category>Mesaj</category><pubDate>Sat, 2 Sep 2006 11:51:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-4404725486739409177</guid><description>2006 2007 ders yılının başlaması nedeniyle hepimize başarılar dilerim. Karşılaşacağınız sorunları, bilgilerinizi, düşüncelerinizi ve hatta tasarımlarınızı paylaşmak isterseniz buraya yazabilirsiniz veya kendi web adresinizi verebilirsiniz. İlla bu, mesleki dalda değil ilgili yandallarda da olabilir hizmet içi kurslara katılan arkadaşlar deneyimlerini paylaşabilirler. Bürokratik alanda olanlar veya bakanlığın değişik birimlerinde çalışanlar da sizlerde önerilerinizi gönderin; belki en iyi siz biliyorsunuz ama kimse bunun farkında değil... buyrun........kolay gelsin.&lt;br /&gt;Yazan: Hoca</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>Diğer  Ülkelerde Teknoloji Eğitimi</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2006/08/dier-lkelerde-teknoloji-eitimi.html</link><category>Makale</category><pubDate>Sun, 27 Aug 2006 12:17:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-7534903950925545217</guid><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;D&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;iğer dünya ülkelerinde Eğitim sistemleri içerisinde Teknoloji Eğitimi 'nin yeri ve önemi hakkında yayınlarımız da olacağını söylemiştik. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;DÜNYADA TEKNOLOJİ EĞİTİMİ&lt;/span&gt; başlığı altında hepsini topladık.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul style="text-align: justify;"&gt;&lt;li style="font-weight: bold;"&gt;ABD&lt;/li&gt;&lt;li style="font-weight: bold;"&gt;Avustralya&lt;/li&gt;&lt;li style="font-weight: bold;"&gt;İngiltere&lt;/li&gt;&lt;li style="font-weight: bold;"&gt;Fransa&lt;/li&gt;&lt;li style="font-weight: bold;"&gt;Hollanda&lt;/li&gt;&lt;li style="font-weight: bold;"&gt;İsveç&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;gibi ülkelerde Teknoloji Eğitimi 'nin yeri ve önemi hakkında sizleri bilgilendirmeye çalıştık. İlerdeki günlerde yine çeşitli ülkelerde kaç üniversitede bu konuyla ilgili eğitim veren ve ihtiyaç duyulan eleman yetiştiren bölüm var onları yayınlayacağız. Belki onlarla ilgili linkleride yayınlarız.&lt;/div&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>HOLLANDA 'DA TEKNOLOJİ EĞİTİMİ</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2006/08/hollanda-da-teknoloji-eitimi.html</link><category>Alıntı (Esef)</category><pubDate>Sun, 27 Aug 2006 12:03:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-2884592161129959036</guid><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Hollanda’nın Teknoloji Eğitimi Programı &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hollanda için teknoloji eğitimi faaliyet  planı ilköğretim okulları (bu okullar için öğrenci yaşı 4 ila 12 yaş arası) için 1993-1997 yılları arasında uygulamaya koyuldu. Bu plan Eğitim, Kültür ve Bilim, ve Ekonomi Bakanlıkları tarafından ortaklaşa finanse edildi. Amaç ilköğretim okullarındaki öğrenciler için okul içinde ve okul dışında teknolojinin öneminin farkına varmalarını sağlamaktı. Önemli olan öğrenciye düşüncenin ve faaliyetin (işe dönüştürmenin) birleştirilmesini vermekti.&lt;br /&gt;Hollanda’da bütün öğrenciler 15 yada 16 yaşına kadar farklı yetenekteki çocuklara eğitim veren “Basisvorming okulları” okullara giderler. Temel  eğitimin içeriğinin ne olacağı ulusal ortamlarda tartışılıp müzakere edildikten sonra hazır hale getirilen müfredat program 1998 yılında yayınlandı.  Bu programda 15 ana branş üzerinde duruldu ve onlardan biri teknoloji eğitimiydi. Seçilen bu alanlar içinde 5 temel hedef belirlendi. Bunlar;&lt;br /&gt;• Konulara disiplinli bir şekilde çalışma.&lt;br /&gt;• Bir görev veya planı yerine getirmeyi öğrenme.&lt;br /&gt;• Öğrenmeyi öğrenme.&lt;br /&gt;• Diyalog ve iletişim kurmayı öğrenme.&lt;br /&gt;• Gelecekte ve öğrenme aşamasında dikkatli düşünmeyi öğrenme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji eğitimi ise 3 farklı perspektiften sunuluyor. Bunlar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Teknoloji ve toplum&lt;br /&gt;• Teknik ürünler ve sistemler&lt;br /&gt;• Tasarım ve üretime geçiş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mantık ve içerik&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji eğitimi programının bütün amacı öğrencilere  şu olanakları sağlamaktır;   Öğrenciler teknolojinin şu önemli yönleriyle aşina olurlar; teknoloji öğrencilerin teknik kabiliyetlerini geliştirir, kültürleri tanımalarını sağlar ve toplumda kendi fonksiyonlarının yolunu çizebilirler.&lt;br /&gt;Teknolojinin fonksiyonunu anlarlar ve bilgi edinirler ve onu toplumla ve doğal bilimlerle ilişkilendirirler.&lt;br /&gt;• Teknoloji uygulamalarında aktif olarak yer almaya başlarlar.&lt;br /&gt;• İnsan ihtiyaçları için çözümler geliştirirler ve tasarlamayı öğrenirler.&lt;br /&gt;• Teknolojik ürünleri güvenli bir şekilde nasıl kullanabileceklerini öğrenirler.&lt;br /&gt;• Teknolojide ilgi ve kabiliyetlerini keşfedecek fırsatlar elde ederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel hedefler,  teknoloji ve toplum, teknik ürünler ve sistemler, tasarım ve üretime geçiş başlıkları altında düzenlenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ulusal hedefler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji eğitimi programı eşit fırsatlar sunmalı ve kız ve erkek öğrencilerin her ikisinin de dikkatini çekmelidir.(Huijs 1997, p. 107). İlk düzeyde program alanlara ayrılmamalı fakat doğal bilimler, sanatlar ve araç gereçlerle kaynaştırılmalıdır. İkinci düzeyde öğrenciler kendi alanlarını seçmeliler seçilen bu alan sosyal çalışmalar, bilim dersi ve matematikle kaynaştırılmalıdır. Teknoloji eğitimine   orta öğretimin birinci ve ikinci yıllarında haftada 2 saat  geri kalan kısımda haftada 180 dk. öğretilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Diğer Gözlemler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulusal testler ortaöğretim programının tamamını vermektedir.&lt;/div&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>İSVEÇ 'TE TEKNOLOJİ EĞİTİMİ</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2006/08/isve-te-teknoloji-eitimi-programi.html</link><category>Alıntı (Esef)</category><pubDate>Sun, 27 Aug 2006 11:57:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-7980845329223336251</guid><description>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; İsveç ’in Teknoloji Eğitimi Programı &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İsveç’te teknoloji eğitiminin karşılığı “teknik” teknikler olarak tanımlanmaktadır. 1994 ‘te yayınlanan ulusal programa göre, teknoloji eğitimi; tekniklerin özünü, pratiklerini,  üretimde teknoloji gerçeğini anlamayı, toplumu, fiziksel ortamı ve hayat şartlarını anlamayı amaçlıyor. Teknolojiyi kullanmanın ve kontrol etmenin en önemli ön şartı teknoloji uzmanı olmak.&lt;br /&gt;Öğrencilerden temel teknik yeteneği başarmaları bekleniyor.  Bu yetenek teknik problemlerin çözümlenmesinde fikir, tarihsel perspektif, teknik gelişim rolünün bilinmesinden  kaynaklanmaktadır. Ayrıca, toplumda, tekniklerde  ve doğa ortamında ekip çalışması yapan insanlar arasındaki ilişkilerin önemine ve analiz etme yeteneğini geliştirmeye ihtiyaç vardır. Öğrenciler öğrendikleri teknik yolları ve sonuçlarını  kullanırlar. Böylece  temel değerlerin  ahlaki sorularla ele almanın bir yolu belirlenmiş bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mantık ve içerik&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsveç’te teknoloji eğitimi çalışmalarının ilk hedefleri:&lt;br /&gt;• Tekniklerin insanlar üzerindeki, toplumdaki ve doğadaki etkileri ve teknik kültürün tarihi ve gelişimi için çalışılması&lt;br /&gt;• Öğrencinin dünya genelinde tekniklerin bilincinde olma konusunda kendini geliştirmesi.&lt;br /&gt;• Beşeri varlıklarda, toplumda ve doğada farklı tekniklerin seçilmesinin etkileri üzerinde düşünüp taşınılması ve değerlendirme yapılması.&lt;br /&gt;• Uygulamalı konular için teknikleri kullanma ve yapısal teknik bilgilerini yenileme.&lt;br /&gt;• Teknik problemleri çözmek için kendi yeteneklerine güvenme  ve teknik alanda ilgi duydukları pozitif alana sahip olma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elde edilen hedefler 5. ve  9. sınıf sonunda öğrencilerin öğrendiklerini bu yollarla tanımladıklarını ifade ediyor. Bu hedeflerin birleştirilmesi daha çok eğitim ve kariyer hakkında yapılan tercihler için bir kaynak sağlıyor.&lt;br /&gt;İlk olarak öğretilen metotlar keşfetmeyi ve pratik çalışmayı vurguluyor. Öğrenciler gözlemlemede, planlamada, yapımda ve değerlendirmede testlerle meşgul ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ulusal hedefler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknikler ortaöğretimin ilk ve ikinci kademesinin her ikisinde de öğretiliyor. Teknoloji  bilim, tarih ve sosyal bilimlerle birleştirilerek kız ve erkek öğrencilerin her ikisine de sunuluyor. Öğretilen teknikler;&lt;br /&gt;• Tarihsel ve ulusal bir görüş için tekniklerin doğa, toplum ve bireyler üzerindeki etkileri ile ilgili bakış açısının geliştirilmesi teşvik edilmeli.&lt;br /&gt;• İnsanlar, teknikler ve doğa arasındaki etkileşim sergilenmeli.&lt;br /&gt;• Teknik değişimler ve kontrol bir amaç taşımalı.&lt;br /&gt;• Parça-sistem görüşü sunulmalı.&lt;br /&gt;• Problemlerin belirlenmesi ve çözümü için bir çalışma ortamı bulunmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Diğer Gözlemler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Program belgelerinde teknik kültürün bir kanıtının gösterilmesi çoğunlukla pratik çalışma esnasında elde edilen teknik ustalığa dayandırılıyor. Geçerli olan teknolojik gelişme geçmişteki doğrulardan daha çok bilimsel araştırma ve sistematik gelişmeye dayandırılıyor. Ve bu dayanak okul programına yansıtılıyor.&lt;/div&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item><item><title>AVUSTRALYA 'DA TEKNOLOJİ  EĞİTİMİ</title><link>http://teknolojivetasarimegitimi.blogspot.com/2006/08/avustralya-da-teknoloji-eitimi.html</link><category>Alıntı (Esef)</category><pubDate>Sun, 27 Aug 2006 11:52:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8369073133912079854.post-2524767786120602491</guid><description>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Avustralya’nın Teknoloji Eğitimi Programı &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Avustralya’da teknoloji eğitimi  okullarda öğretilen sekiz alandan biridir. Teknoloji eğitimi kendi içinde dört alana bölünmüş durumda. Bu alanlar;&lt;br /&gt;1- Tasarlama,  yapım, değerlendirme&lt;br /&gt;2- Bilgi&lt;br /&gt;3- Materyaller- malzemeler&lt;br /&gt;4- Sistemler&lt;br /&gt;Bölümlerde programın izlenmesi, revizyonu ve reformu gibi temellerin birbirine bağlı olduğu düşünülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mantık ve içerik&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Programın dayandırıldığı mantık insanların her gün  teknolojiyle karşılaşmalarıdır. Bu yüzden insanlar teknoloji hakkında bilgi sahibi olmalıdırlar.&lt;br /&gt;Ulusal hedefler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel olarak amaç; toplumun soysal ihtiyaçlarına ekonomik çıkarlarına ve güncel hayatına cevap vermektir. Ayrıca öğrencilerin yeteneklerinin ortaya çıkarılmasını sağlamak onların gelecekteki istihdam ve hayatlarının diğer yönlerine ayak uydurmada son derece iyi uyum sağlama yeteneği ve çeşitlilik kazandırmaktır. Bu, öğrencilerin gelişimi için şu becerileri sağlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Problem çözme ve analiz etme becerileri&lt;br /&gt;• Bilgi işleme ve bilgisayar kullanma becerileri&lt;br /&gt;• Bilimsel ve teknolojik yeteneklerin gelişmesiyle birlikte, toplumda teknoloji ve bilimin yerinin kavranması&lt;br /&gt;• Evrensel ortamın dengeli bir şekilde gelişmesinin öneminin kavranması&lt;br /&gt;• Ahlaki, etik ve sosyal adalet konularında karar verme yeteneğinin kazanılması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Teknolojinin Önemi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji çalışmaları süreci içerisinde insanların daha fazla yenilikçi, bilgili, yetenekli, kolay uyum sağlayan ve girişken olacakları kesindir. Bu insanlara şunları sağlayacaktır;&lt;br /&gt;• Olaylara ciddi başarılı bir şekilde cevap vermek&lt;br /&gt;• Fikir üretme ve uygulama yolları oluşturmak&lt;br /&gt;• Sonuçların değerlendirilmesi esnasında fikirleri de değiştirmek&lt;br /&gt;• Toplumun gereksinimlerine yeni çözümler bulmak&lt;br /&gt;• Yöntemlerin ve ürünlerin tasarımında yoğunlaşmak&lt;br /&gt;• Bir bilgiye ulaşma yolunda belirsizliklerle ilgilenmek&lt;br /&gt;• Çok yönlü gruplarda işbirliği yapmak&lt;br /&gt;• Farklı kültürlerden anlamak&lt;br /&gt;• Hayatları boyunca öğrenmek&lt;br /&gt;• Yerel, ulusal, bölgesel ve uluslararası ağları kullanmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Uygulamalı hedefler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji eğitimi çalışmanın belirgin sekiz alanından biri olarak çalışmanın içinde bulunuyor. Bu sekiz alan;&lt;/div&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>etemep@gmail.com (etemep)</author></item></channel></rss>