<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/atom10full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" gd:etag="W/&quot;D04FRHc-fyp7ImA9WhRRFE4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788</id><updated>2011-11-27T15:18:35.957-08:00</updated><category term="Ağız ve diş bakımı" /><category term="ibrahim saraçoğlu sağlık" /><category term="Ömer Coşkun" /><category term="Kilo Verme" /><category term="Şifalı Bitkiler" /><category term="diyet" /><category term="Muzaffer Kuşhan" /><category term="Ayakkabı modelleri" /><category term="Ender Saraç diyet" /><category term="Faydalı Bitkiler" /><category term="Çanta Modelleri" /><category term="Zayıflama" /><category term="Gebelik" /><category term="El-ayak bakımı" /><category term="ikballe şifalı bitkiler kanal 7.com.tr" /><category term="Osman Müftüoğlu" /><category term="Kadın" /><category term="Hastalıklar" /><category term="cilt-maskeleri" /><category term="Suna Dumankaya" /><category term="Örgü Modelleri" /><category term="Cinsel Sağlık" /><category term="Bebek Sağlığı" /><category term="Selülit Diyeti" /><category term="Kış Diyeti" /><category term="Ebru Şallı" /><category term="Sağlık" /><category term="Kadın Sağlık" /><category term="Ender Saraç zayıflama" /><category term="Hamilelik Kıyafetleri" /><category term="Ender Saraç" /><category term="İbrahim saraçoğlu" /><category term="Patates Diyeti" /><category term="Hamilelik" /><category term="Beslenme" /><category term="Saç bakımı" /><category term="Güzellik" /><category term="Yemek Tarifleri" /><category term="Anne-Çocuk" /><category term="Genel Sağlık" /><category term="Genel" /><category term="İkballe Şifalı Bitkiler" /><category term="Cilt bakımı" /><category term="Ebru Şallı'dan Browni tarifi" /><category term="Ahmet maranki" /><category term="Laze Epilasyon" /><title>Zayiflama, Şifalı bitkiler, Sağlık, Diyet, Kilo verme, Ahmet maranki, Hastalıklar</title><subtitle type="html">Zayıflama, diyet, sağlıklı diyet, şifalı bitkisel kürler, şifalı bitkiler, sağlık, hastalıklar, hastalıkların tedavisi, doğal zayıflama, şifalı bitki kürleri.</subtitle><link rel="http://schemas.google.com/g/2005#feed" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/posts/default" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/" /><link rel="next" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;redirect=false&amp;v=2" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><generator version="7.00" uri="http://www.blogger.com">Blogger</generator><openSearch:totalResults>279</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/atom+xml" href="http://feeds.feedburner.com/blogspot/fMZc" /><feedburner:info uri="blogspot/fmzc" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><entry gd:etag="W/&quot;D08AQXczeip7ImA9WhRTE0k.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-1129247136837556005</id><published>2011-11-03T11:43:00.000-07:00</published><updated>2011-11-03T11:44:00.982-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-11-03T11:44:00.982-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kadın" /><title>Misafir odası için özel dekorasyon önerileri</title><content type="html">Evinizin en önemli kısımlarından biri misafir odalarıdır. Bu tarz bir oda yaratma imkanınız varsa eğer kesinlikle yapmalısınız. Yeterli yere ve imkana sahipseniz bir misafir odası tasarımı evinizde harika olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tasarımı yaratmanız için en çok üstünde duracaksanız eğer davetkar ve çekici bir oda tasarlamalısınız. Aynı zamanda bu odada misafirlerinizin rahat hissettirmeniz ve bunun yanı sıra kendi evindeymiş gibi hissettirebilmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu odayı kesinlikle bir oturma ve davet odası olarak tasarlamalı ve mobilya ve süs eşyalarınızı buna göre satın almalısınız. Düzenlemeleri bu doğrultuda yapacağınız için öncelikle seçtiğiniz oturma gruplarının aynı zamanda yatak olabilmesi önemli bir ayrıntı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekmeceli bir bölüm oluşturmalı ve bu kısımda misafirlerinizin evinizde kaldığı sürece kullanacağı ihtiyaçlarını bu kısımlarda saklayabilir ve gerekli aralıklarla değişiklikleri yapmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer odada daha fazla yere sahipseniz bir okuma köşesi veya bir çay köşesi ayarlayabilir bu kısımda güzel davetler verebilirsiniz. Bir misafir odası evinizin çekiciliğini kesinlikle arttıracak ve bir o kadarda isteği arttıracaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-1129247136837556005?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/MKE1YefxWcCmZhQ81zawaLblVL8/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/MKE1YefxWcCmZhQ81zawaLblVL8/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/MKE1YefxWcCmZhQ81zawaLblVL8/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/MKE1YefxWcCmZhQ81zawaLblVL8/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/icA6H-bMSK8" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/1129247136837556005/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=1129247136837556005&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/1129247136837556005?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/1129247136837556005?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/icA6H-bMSK8/misafir-odas-icin-ozel-dekorasyon.html" title="Misafir odası için özel dekorasyon önerileri" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2011/11/misafir-odas-icin-ozel-dekorasyon.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0ADSXc_eyp7ImA9WhRTE0k.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-4846680743827151018</id><published>2011-11-03T11:41:00.000-07:00</published><updated>2011-11-03T11:42:58.943-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-11-03T11:42:58.943-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sağlık" /><title>Kolay ve çabuk zayıflamanın yolları</title><content type="html">Hamur işi yemeklerini afiyetle yerken, belki kilo alacağımızı düşünürüz ama kesin olan aldığımız kiloları nasıl vereceğimizi düşünmemiz olur. Ve bunun için piyasada yer alan diyet yöntemmlerini, olmadı zayıflama ilaçları ya da maliyeti düşük olan  bitkisel zayıflama yöntemleri uygularız. Bu uygulamaların çoğu kimi zaman olumlu sonuçlar verir, kimki zamanda hüsranla nihayet bulur ve belkide vaz geçilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konumuzun başında da dediğimiz gibi kolay olan herşeyi severiz, özelliklede bu kolay zayıflama yöntemi ise bu sevgimiz dahada bir büyür ve kolay diyet yöntemi ile çarçabuk zayıflamak için kolay kilo vermek isteriz:) Uzun lafın kısası Melek’ler, sizlerinde anladığı gibi bu makalemizde kolay zayıflama yöntemlerini ele alıyoruz ve bu konu hakkında sizlerle bilgiler paylaşıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obezite&lt;br /&gt;Obezite ne demektir?&lt;br /&gt;Aldığımız gıdaların sağladığı enerji miktarı eğer metabolik ve fiziksel faaliyetlerle tükettiğimiz enerji miktarından fazla ise obezite meydana gelir.&lt;br /&gt;Obezitenin sebepleri nelerdir?&lt;br /&gt;1. Genetik Yapı: Bazı kişiler ailelerindeki kalıtımsal şişmanlık vakaları nedeniyle obeziteyle karşılaşabilir. Böyle durumlardaki obezite kişinin suçu değildir ancak kişi yine de dengeli beslenerek olası bir şişmanlık durumunun önüne geçebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Hormonlar: Hormonal yapılarımızın daha çok kadınlarda olmak üzere yaşantımız üzerinde büyük önemi vardır. Öyle ki, obezitenin sebeplerinden biri de hormonal dengesizliktir. Bu yüzden eğer sağlıklı zayıflamak istiyorsanız hormon testlerinizi yaptırın ve bu test sonuçlarına göre bir beslenme programı uygulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Beslenme: Çoğu kişide aslında şişmanlığın tek temel nedeni dengesiz ve gereğinden fazla besin almaktır. Diğer nedenlerden kaynaklanan şişmanlık vakalarıyla karşılaştırırsak, aslında dengesiz beslenmeden kaynaklanan şişmanlığın çözülmesi en kolay şişmanlık türü olduğunu söyleyebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Hareketsizlik: Eğer besinlerle aldığınız enerji miktarı kullandığınız enerjiden fazla ise tembellik kilolarıyla tanışmanız kaçınılmazdır. Fazla kilolarınızı atmak için daha fazla hareket edin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Stres: Bazı kişiler depresyona girdiklerinde veya kendilerini boşlukta hissettiklerinde bu boşluğu beslenmeyle doldurmak isteyebiliyorlar. Fazla besin alma şişmanlığa sebep olabiliyor. Burada insan psikolojisi de çok önemli bir etken olduğu için bu sorunun oldukça önemli olduğundan bahsedebiliriz. Tersi durumlarda depresyon ve stres zayıflamaya da neden olabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. İlaç ve operasyon: Bazı antidepresan ilaçların, hormonal dengeyi etkileyen ilaçların, kortizon vb ilaçların kullanımı şişmanlığı tetikleyebiliyor. Bu nedenle bu tarz ilaçların doktor kontrolünde kullanılması gerekir. Bazı kişiler operasyonlardan sonra da kilo alabilir, bunun nedeni daha çok operasyon şokunun atlatılamamasıyla fazla yeme isteği oluşmasıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-4846680743827151018?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/3qQTDYdsJ1bug5xctAE5e4Dnb_I/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/3qQTDYdsJ1bug5xctAE5e4Dnb_I/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/3qQTDYdsJ1bug5xctAE5e4Dnb_I/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/3qQTDYdsJ1bug5xctAE5e4Dnb_I/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/3OBEEO9D5fY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/4846680743827151018/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=4846680743827151018&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/4846680743827151018?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/4846680743827151018?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/3OBEEO9D5fY/kolay-ve-cabuk-zayflamann-yollar.html" title="Kolay ve çabuk zayıflamanın yolları" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2011/11/kolay-ve-cabuk-zayflamann-yollar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0ENR3o_fSp7ImA9WhRTE0k.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-6197099981247496998</id><published>2011-11-03T11:40:00.000-07:00</published><updated>2011-11-03T11:41:36.445-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-11-03T11:41:36.445-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Genel" /><title>Kurban Bayramı mesajları 2011 yeni mesajlar</title><content type="html">Allah izin verirse şayet, önümüzde pazar günü yani 6 Kasım 2011 pazar günü Kurban Bayramı’nı kutlayacağız, tüm islam ülkeleri olarak… Bizim evde dahil olmak üzere bir çok evde bayram temizliği başladı ve mutfaklarda bayramlık ikramları hazırlanmaya başladı. Bayram tatlıları, ev usulü baklava tatlısı, çörekler, bayram şekerleri ve bayramlık alışverişi telaşları… Her ne kadar 2011 kurbanlık fiyatları biraz cep yakıyor tarzında olsada, dini görevlerimiz arasında yer alan kurban kesme görevimizi yerine getirmeye niyetlendik çoğumuz, maddi durumumuz el verdikçe tabi… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dileriz ki, Rab niyetimizi kısmetimiz eder ve bu bayram telaşesini hayırlara vesile eder, mutlu bir bayram yaşamamızı nasip eder. Ah bir de şu bayramnda yakınlarını kaybedenlerde olmasa… Bayramların en acı yanlarından biridir bu duygu ve arefe günü mezarlık ziyaretleri. Bayramı babasız geçirenler ve annesiz, yakının kaybedenler, sol yanınızda ki acıyı hissediyorum, çünkü o acının bir benzeri, benimde sol yanımı yakıyor. Yine sensiz bir bayram daha geldi babam diyor ve acıyorum… Bayramlar böyledir işte, hem acıyı, hem de mutluluğu bir arada yaşatır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel olan yanlarından biride uzakta ki yakınları görmek, tüm sevdiklerini ziyaret etmek, ziyaaret edemediklerine de en güzel bayram mesajları ile tebrikler göndermektir. Biz de bu yazımızda, sizlere Kurban Bayramı mesajları 2011 sözlerini sunuyor ve şimdiden Kurban Bayramınız hayırlara vesile olsun, kutlu ve mutlu olsun diyoruz. Buyrun yeni bayram mesajları ve önümüzde ki kurban bayramı mesajı burada diyoruz&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-6197099981247496998?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_n6vfVIB4kNylMjWgIdWwKpDi1c/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_n6vfVIB4kNylMjWgIdWwKpDi1c/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_n6vfVIB4kNylMjWgIdWwKpDi1c/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_n6vfVIB4kNylMjWgIdWwKpDi1c/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/jegEoV4NuSk" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/6197099981247496998/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=6197099981247496998&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/6197099981247496998?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/6197099981247496998?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/jegEoV4NuSk/kurban-bayram-mesajlar-2011-yeni.html" title="Kurban Bayramı mesajları 2011 yeni mesajlar" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2011/11/kurban-bayram-mesajlar-2011-yeni.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0MBQ3c7fSp7ImA9WhZTE0g.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-9076778882604091837</id><published>2011-03-17T03:57:00.001-07:00</published><updated>2011-03-17T03:57:32.905-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-03-17T03:57:32.905-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sağlık" /><title>Gögüs Estetiği estetik ve burun estetiği istanbul2011</title><content type="html">Gögüs Estetiği estetik ve burun estetiği istanbul2011 başlıklı seo yarışmasına katılan değerli abim için açmış olduğum bu konu ile sitesinin iyi yerlere geleceğini düşünüyorum. &lt;a title="Gögüs Estetiği estetik ve burun estetiği istanbul2011" href="http://www.ciltlekeleri.gen.tr/gogus-estetigi-estetik-ve-burun-estetigi-istanbul2011" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Gögüs Estetiği estetik ve burun estetiği istanbul2011&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt; yarışması için bir çok çalışma yaptı umut ediyorum ki emekleri boşa gitmeyecektir. Desteklerimiz seninle&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-9076778882604091837?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/AtHftGta8546ihzr70IK09mWUzE/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/AtHftGta8546ihzr70IK09mWUzE/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/AtHftGta8546ihzr70IK09mWUzE/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/AtHftGta8546ihzr70IK09mWUzE/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/9B1tjpK18-s" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/9076778882604091837/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=9076778882604091837&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/9076778882604091837?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/9076778882604091837?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/9B1tjpK18-s/gogus-estetigi-estetik-ve-burun.html" title="Gögüs Estetiği estetik ve burun estetiği istanbul2011" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2011/03/gogus-estetigi-estetik-ve-burun.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUQASHk7eCp7ImA9Wx9REUo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-5848260173923704900</id><published>2010-12-12T10:08:00.000-08:00</published><updated>2010-12-12T10:09:09.700-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-12T10:09:09.700-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Zayıflama" /><title>zayıflama sitesi</title><content type="html">İnternetin kaliteli bilgi ve paylaşım sitesi varsayim.com sağlık ve bilgi platformuna Hoşgeldiniz. Sitemiz Türkiye’nin en popüler internet siteleri arasında yer almaktadır. Sizlerde bu platformda yer alıp yazılarınızı binlerce insana ulaştırmak istiyorsanız doğru yerdesiniz.&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;Sizde düşüncelerinizi bizimle paylaşmak istemezmisiniz. Yazdığınız yazıları bizimle paylaşmak istermisiniz o zaman kendi yazmış olduğunuz yazıları bize isterseniz mail yoluyla isterseniz sitemize üye olup kendiniz kaydederek paylaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varsayim.com ailesi olarak yetenekli kullanıcılarımız için güzel bir bölüm oluşturarak sizlerin, makalelelerinizi, yazılarınızı, görüşlerinizi gibi konulardaki yazılarınızı sitemizde özgürce paylaşabilmeniz için olanak sağlıyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-5848260173923704900?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/JIf7-hxTHH3_5zZ2mIgk9zX42NA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/JIf7-hxTHH3_5zZ2mIgk9zX42NA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/JIf7-hxTHH3_5zZ2mIgk9zX42NA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/JIf7-hxTHH3_5zZ2mIgk9zX42NA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/_nVJzjOxdvo" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/5848260173923704900/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=5848260173923704900&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/5848260173923704900?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/5848260173923704900?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/_nVJzjOxdvo/zayflama-sitesi.html" title="zayıflama sitesi" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/12/zayflama-sitesi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CE4GQXc4cCp7ImA9Wx5VGEs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-6551580661302892055</id><published>2010-10-11T22:53:00.000-07:00</published><updated>2010-10-11T22:55:20.938-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-10-11T22:55:20.938-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Yemek Tarifleri" /><title>revani tarifi</title><content type="html">YAPILIŞI: Yumurtaları şekerle birklite beyazlaşıp köpük olana kadar çırpalım. Yoğurdu, sıvı yağı ekleyip tekrar çırpalım. Elenmiş unu, irmiği, kabartma tozunu, vanilyaları ekleyip mikserin düşük ayarı ile karıştıralım. Hamuru margarinle yağlayıp, tabanına un serptiğimiz tepsiye boşaltalım. 180 derece ısılı fırında altı üstü pembeleşene dek pişirelim. Fırından alır almaz üzerine önceden hazırlayıp soğuttuğumuz şerbeti gezdirelim. Tatlıyı sönmüş fırına sürüp 5 dk. şerbetini emmesini sağlayalım. Dilimleyip üzerine hindistan cevizi serpelim. Şerbeti için şekeri, suyu, limon suyunu 5 dk. kaynatıp ateşten alarak, iyiee soğutalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MALZEMELERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-3 yumurta&lt;br /&gt;-3 çay bardağı un&lt;br /&gt;-3 çay bardağı irmik&lt;br /&gt;-3 çay bardağı yoğurt&lt;br /&gt;-1 çay bardağı sıvı yağ&lt;br /&gt;-1 çay bardağı şeker&lt;br /&gt;-2 paket kabartma tozu&lt;br /&gt;-2 paket vanilya&lt;br /&gt;-hindistan cevizi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞERBETİ İÇİN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4,5 su bardağı şeker&lt;br /&gt;4,5 su bardağı su&lt;br /&gt;1/2 tatlı kaşığı limon suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak: &lt;a href="http://www.ediyetisyen.net/revani-tarifi.html"&gt;revani tarifi&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-6551580661302892055?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5uGBX5HCLKq2oSrefY72W3dcn08/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5uGBX5HCLKq2oSrefY72W3dcn08/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5uGBX5HCLKq2oSrefY72W3dcn08/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5uGBX5HCLKq2oSrefY72W3dcn08/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/luJhL4MS_q8" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/6551580661302892055/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=6551580661302892055&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/6551580661302892055?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/6551580661302892055?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/luJhL4MS_q8/revani-tarifi.html" title="revani tarifi" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/10/revani-tarifi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkQCQXk8fCp7ImA9Wx5VGE4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-3024395861894017945</id><published>2010-10-11T13:33:00.000-07:00</published><updated>2010-10-11T13:52:40.774-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-10-11T13:52:40.774-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Beslenme" /><title /><content type="html">insan vücudunun normal çalışabilmesi, sağlıklı ve düzenli bir yaşam için gerekli olan enerjiyi besinlerden sağlar; ancak, her insanın da aynı miktar enerjiye ihtiyacı yoktur. Demek oluyor ki, her kişinin kendisine göre günlük enerji ihtiyacı vardır. Birisi için normal ve yeterli olan enerji, diğer bir kişi için çok veya az olabilir. Şu halde, kişinin günlük enerji ihtiyacı, o kişinin boyuna, kilosuna, günlük yaşamına, iş ve çalışma hayatına göre hesaplanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerji açısından yetersiz bir beslenme, insanı yalnız zayıflamaya değil, aynı zamanda birçok komplikasyonlara ve hastalıklara götürür. Beslenme yetersizliği ani ve birden başlarsa, örneğin bir açlık grevine başlan­dığında, kısa zamanda ağır bir tablonun ortaya çıkmasına sebep olur. Diğer taraftan, beslenme yetersizliği ne kadar zararlı ise, aşırı beslenme ve enerji fazlalığı da o kadar zararlıdır. Çünkü, aşırı beslenme kişiyi şişmanlığa götürür. Ne var ki, aşırı beslenme, bilerek veya bilmeyerek, iki şekilde yer alabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birincisi, vakitli vakitsiz her şeyden fazla miktarda yemekle meydana gelebilir, ikincisi ise, bazı yemekleri diğerlerinden ‘fazla yemekle kendini gösterir, örneğin, fazla yağlı veya fazla şekerli maddeler yenerek. Her iki şekilde aşırı beslenme evvela şişmanlığa ve sonra da, daha önce de belirttiğimiz gibi çeşitli zararlara ve hastalıklara neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu halde, dengeli beslenme deyince, konuya geniş bir açıdan bakmak gerekir. insan vücudunu bir fabrikaya veya bir otomobile benzetmiştik. Bir fabrikanın enerji dışında diğer temel maddelere veya bir otomobilin yürüyebilmesi için nasıl yalnız benzine değil aynı zamanda yağ ve suya da ihtiyaç varsa, vücudun tüm fonksiyonlarını normal olarak yapabilmesi için de yalnız enerji yeterli değildir, daha birçok kalori vermeyen ve sözünü ettiğimiz vitaminlere ve minerallere de ayrı ayrı ihtiyaç vardır. Nitekim, dengesiz ve yetersiz beslenmenin uzun sürdüğü bölgelerde, savaşlarda veya ülkelerin ekonomik sıkıntılarında, gerek çocuklarda ve gerekse yetişkinlerde çeşitli hastalıkların meydana geldiği görülmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce de belirttiğimiz gibi enerjiyi, değişik oranlarda olmak, üzere, üç ana besin grubu (proteinler, karbonhidratlar ve yağlar) sağlar. Bu görüşe göre, bir insanın devamlı olarak günlük enerji ihtiyacını bunların birinden veya ikisinden karşılamak ve diğer grup veya gruplardan almamak teorik (nazarî) olarak mümkün görülürse de, yapılan çalışmalar ve araştırmalar bunun çok yanlış ve hatta zararlı bir uygulama olduğunu kanıtlamıştır. Örneğin, gerektiğinden fazla karbonhidrat ve özellikle şeker alınması şişmanlığa ve şeker hastalığına neden olurken, yağların fazla alınması da yine şişmanlığa, safrakesesi hastalığına ve damar sertliğine sebep olmaktadır. Şu halde, günlük gerekli kalori ihtiyacı orantılı olarak her üç ana gruptan sağlanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün modern beslenme tekniğine göre, normal ve dengeli bir beslenme için enerji ihtiyacı, azar da olsa üç ana gruptan karşılanmalıdır. Bilginlere göre, sindirimin normal olabilmesi, organ ve sistemlerin fonksiyonlarını tam yapabilmeleri için, değişik oranlarda da olsa, her üç ana gruptan yiyecekler, beslenmede yer almalıdır. Yine bu bilginlere göre, normal bir kişinin günlük kalori ih­tiyacının % 15′ini proteinlerden, % 60′mı karbonhidratlardan ve %% 25′ini de yağlardan sağlanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bununla beraber, zayıflama rejimlerinde —kuşkusuz şişmanlık derecesine göre — veya şeker, kalp, damar, karaciğer veya böbrek hastalıkları gibi özel rejimler, gerektiren hallerde bu oranlarda değişikliklerin yer almaları normal ve zorunlu kabul edilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağlar ile ilgili bir noktayı açıklığa kavuşturmak gerek. Bazı insanlar sabah kahvaltılarında veya öğlen veya akşam yemeklerine başlarken (ki bu gelenek daha ziyade lüks lokantalarda yer almaktadır) tereyağı yemezler ve kendilerinin yağ yemediklerini sanırlar ve savunurlar. Oysa, bu kişiler, yağ almaktadırlar. Şöyle ki, gözle görünmeyen yağlar etlerin ve balıkların lifleri arasında mevcuttur, kuşkusuz değişik oranlarda. Ayrıca, tencerede pişirilen pilav ve çeşitli sebze ve yemekler, tavada kızartılan etler, balıklar ve patates tahminin üstünde yağ çekmişlerdir hazırlanırlarken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, süt, peynir, fındık, fıstık ve ceviz gibi birçok yiyeceklerde ve içeceklerde değişik oranlarda yağ vardır.&lt;br /&gt;Kalori veya enerji sağlayan gıdaların üç ana gruba ayrıldıklarını ve bu gruplara ayrümalarındaki esa­sın da, gıdalar içinde her ne kadar değişik oranlarda olmak üzere (protein, hidrokarbon ve yağ) mevcut ise de bu bileşimde en yüksek oran hangi gruptan ise, yiyecek veya içeceğin o gruba dahil edildiğini söylemiştik. Ne var ki yiyecek ve içeceklerin bu üç ana gruba ayrılması bilimsel açıdandır ve bileşimindeki orana göredir. Oysa, gerek pratik bakımdan ve gerekse halk arasında yiyecekler ve içecekler iki ana gruba ayrılmışlardır. Bunlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Hayvansal gıdalar ve&lt;br /&gt;2) Bitkisel gıdalar, diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ayırımda kriter veya ölçü ise şudur: Bir yiyecek ve içeceğin kökeni hayvansal ise, hayvansal gıdalar grubuna, bitkisel ise, bitkisel gıdalar grubuna dahil edilmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer taraftan, bu üç ana grup yani proteinlerin, karbonhidratların ve yemeklik yağların dışında kalan, her ne kadar kalori sağlamasalar da yaşam için çok zorunlu olan diğer iki gruba gelince: Yani vitaminler ve mineraller ne olacak? Daha Önce de belirttiğimiz gibi bu çok önemli iki grupta yer alan vitamin ve mineral çeşitlerini yiyeceklerden ve içeceklerden almaktayız. Şu halde bunlar da hayvansal veya bitkisel kökenlidirler, işte bu bakımdan tüm yiyecekler ve içecekler «Hayvansal Besinler» ve «Bitkisel Besinler» diye iki gruba ayrılmaları genel olarak kabul edilmiştir. Birçok yayınlarda ve kitaplarda bu ikili sınıflama kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayvansal Gıdalarla Bitkisel Gıdalar Arasında Ne Fark Vardır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel olarak, hayvansal kökenli gıdaların sindirimi nispeten daha kolaydır. Bununla beraber, bitkisel yiyecekler de yaşam için zorunludur. Bitkisel yiyeceklerin arasında sindirimi kolay olmayan ve selüloz denilen lifli ve posa bırakan madde vardır. Ancak, buna da ihtiyaç vardır. Bunlar sindirim borusu ve özellikle kalın bağırsakların hareketleri için zorunludur. Bunların azlığı veya yokluğu kabızlıka neden olur. Bu itibarla, günlük yiyecekler arasında bir miktar posa bırakanların da bu­lunması yararlı ve çok önemlidir. Posa bırakanlar arasında bazı meyveleri, sebzeleri, marul, salatalık ve hıyar gibi yiyecekleri sayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak: &lt;a href="http://www.ediyetisyen.net/dengeli-beslenme-nedir.html"&gt;dengeli beslenme nedir&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-3024395861894017945?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/j0X72ZKWZlkiG4BmBnTHcxViZXI/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/j0X72ZKWZlkiG4BmBnTHcxViZXI/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/j0X72ZKWZlkiG4BmBnTHcxViZXI/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/j0X72ZKWZlkiG4BmBnTHcxViZXI/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/ZvJwHGSXRF0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/3024395861894017945/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=3024395861894017945&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/3024395861894017945?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/3024395861894017945?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/ZvJwHGSXRF0/insan-vucudunun-normal-calsabilmesi.html" title="" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/10/insan-vucudunun-normal-calsabilmesi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0cARn4-eCp7ImA9Wx5VGE8.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-7988037561501166328</id><published>2010-10-11T13:10:00.000-07:00</published><updated>2010-10-11T13:30:47.050-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-10-11T13:30:47.050-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sağlık" /><title>akraba evliliğinin zararları</title><content type="html">Ülkemizde her gün binlerce kişi evleniyor. Akraba evliliklerinin bu evliliklerden farkı nedir?&lt;br /&gt;Aynı soydan gelen kişilerin yaptığı evliliğe AKRABA EVLİLİĞİ denir. Akrabalık; anne soyundan gelebileceği gibi baba soyundan da gelebilir. Her ikisi de aynı derecede önemlidir.&lt;br /&gt;Akraba evliliği genel olarak iki derecede incelenir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne veya babalarından biri kardeş olan bir çiftin yaptığı evliliklere 1.DERECE AKRABA EVLİLİĞİ (Kuzen Evlilikleri) denir.&lt;br /&gt;Büyükanne veya büyükbabalarından biri kardeş olan çiftlerin yaptığı evliliklere ise 2.DERECE AKRABA EVLİLİĞİ (Torun Evlilikleri) denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akraba evliliklerinin çocuklardaki etkisi nasıl oluşur?&lt;br /&gt;Her çocuk anne ve babanın özelliklerini taşır. Anne babanın özellikleri kromozomlar üzerindeki genlerle çocuklara taşınır. Bu genler bir çifttir. Aynı soydan gelen kişilerin gen özellikleri benzerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ikisi de bir bozuk gen taşıyan anne babadan doğan çocuklar sağlam geni alırsa SAĞLIKLI olur.&lt;br /&gt;Anne veya babadan bir sağlam bir hastalıklı gen alırsa TAŞIYICI olur. Kendileri hasta olmasa bile hastalığı bir sonraki nesile taşırlar. Evlendiğinde hastalıklı çocuk sahibi olma ihtimali vardır.&lt;br /&gt;Anne ve babanın her ikisinden de hastalıklı gen alan çocuk HASTA olur.&lt;br /&gt;Akraba dışı evliliklerde hasta çocuk sahibi olma ihtimali düşüktür!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akraba Evliliklerinde En Sık Rastlanan Hastalıklar&lt;br /&gt;Kan Hastalıkları&lt;br /&gt;Göz, kulak, kalp ve şeker hastalıkları,&lt;br /&gt;Zeka geriliği, fenilketonüri&lt;br /&gt;Vücut yapısındaki bozuklukları sayabiliriz.&lt;br /&gt;Bunların yanında hastalıklı çocukların topluma ve ailesine getirdiği yük ve sorunlar da çok önemlidir. Hasta çocuğun yaşam kalitesi çok düşük olacak, ilaçlara ve çevresine bağımlı olarak yaşayacak belki de toplumdan itilecektir. Hasta çocuğa sahip olan anne baba hem maddi, hem manevi yük altında kalarak yıpranacaklardır. Mümkün olduğunca akraba evliliğinden kaçınarak çocuğumuzun sağlığıyla kumar oynamayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak: &lt;a href="http://www.ediyetisyen.net/akraba-evliliginin-zararlari.html"&gt;akraba evliliğinin zararları&lt;/a&gt; -&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-7988037561501166328?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/lMPMB5qx1pUy2TGVwbxuOWvwvHY/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/lMPMB5qx1pUy2TGVwbxuOWvwvHY/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/lMPMB5qx1pUy2TGVwbxuOWvwvHY/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/lMPMB5qx1pUy2TGVwbxuOWvwvHY/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/jEVeU8IH-wg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/7988037561501166328/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=7988037561501166328&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/7988037561501166328?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/7988037561501166328?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/jEVeU8IH-wg/akraba-evliliginin-zararlar.html" title="akraba evliliğinin zararları" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/10/akraba-evliliginin-zararlar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DU8AQXo5cSp7ImA9Wx5VGE8.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-6642300510634062895</id><published>2010-10-11T12:55:00.000-07:00</published><updated>2010-10-11T13:10:40.429-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-10-11T13:10:40.429-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sağlık" /><title>iç salgı bezleri</title><content type="html">İÇ SALGI BEZLERİ (Endokrin bezler). Kanalsız olup, salgılarını doğrudan kan dolaşımına akıtan bezlerdir. Salgılarını, kanallar aracılığıyla dolaşıma veren bez­lere ise, ekzokrin bezler adı verilir. İç salgı bezlerinin salgıları hormon adını alır ve büyüme, cinsel gelişme ve çalış­ma, metabolizma, zekâ ve duygusal ge­lişimin kontrolunda başlıca rolü oynar. Hormonlararası denge, yaşam için gerek­lidir. Başlıca iç salgı bezleri; hipofiz (ön ve arka bölümleri), tiroid, parati-roid, böbreküstü (adrenal, korteks ve medulla bölümleri), böbrekler, testis, överler (yumurtalıklar), plasenta (son), pankreas, mide, duodenum, incebarsak-tır. (Bu organların bazılarının, hormon salgılamak dışında, diğer önemli fonksi­yonları vardır). Boyundaki timus bezi, son yıllara kadar görevi tanınmayan bir organdı. Yeni çalışmaların ışığında, bu- nun lenfosit yapımıyla ilgili olduğu ve lenfosit oluşmasını kontrol eden bir hor­monu salgıladığı ortaya çıkmıştır. Be­yindeki pineal bez, “üçüncü göz” adını almıştır. Descartes, bunun, ruhun bu­lunduğu organ olduğunu sanmıştır. Gü­nümüzde, hiç değilse sıçanlarda, mela-tonin adı verilen bir hormon salgılaya­rak, cinsel gelişimi kontrol ettiği iddia edilmektedir. Çeşitli bezlerin, daha ay­rıntılı anlatımı için, başlıkları altına ba­kınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak: &lt;a href="http://www.ediyetisyen.net/ic-salgi-bezleri.html"&gt;iç salgı bezleri&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-6642300510634062895?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/RjXiz88egDggze02BIJkv8B_f44/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/RjXiz88egDggze02BIJkv8B_f44/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/RjXiz88egDggze02BIJkv8B_f44/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/RjXiz88egDggze02BIJkv8B_f44/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/ohT5X9vEfcY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/6642300510634062895/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=6642300510634062895&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/6642300510634062895?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/6642300510634062895?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/ohT5X9vEfcY/ic-salg-bezleri.html" title="iç salgı bezleri" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/10/ic-salg-bezleri.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;AkMCSX8_fSp7ImA9Wx5VFU4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-4038510861850782958</id><published>2010-10-08T04:47:00.001-07:00</published><updated>2010-10-08T04:47:48.145-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-10-08T04:47:48.145-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="diyet" /><title>Balıksız diyet olmaz</title><content type="html">Vücudun ihtiyaç duyduğu bütün besin maddelerine sahip olan balık etinin, zayıflama diyetlerinin vazgeçilmez besini olduğu bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Avlama ve İşleme Tekniği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Çelik, balığın her yaşta insanın her mevsimde rahatlıkla tüketebileceği bir diyet besini olduğunu belirterek, yetişkin bir kişinin günde 100 gram balık tüketmesi durumunda vücudunun ihtiyaç duyduğu bütün besin maddelerini karşılayacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balık etinde proteinler, yağlar, mineral maddeler ve vitaminler bulunduğunu hatırlatan Çelik, "Balık, bitki ve diğer hayvansal gıdalarda bulunmayan amino asitler ve yağ asitleri yönünden de çok zengin bir besindir. Ayrıca balıkta kemik gelişimi için mutlaka alınması gereken mineral maddelerden kalsiyum, magnezyum ve fosfor yönünden olduğu gibi bu gelişime katkıda bulunan D vitamini ve A vitamini yönünden de oldukça zengin bir besin kaynağıdır" dedi. Balık etinin birçok hastalığa da iyi geldiğini vurgulayan Çelik, şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Balık eti, kırmızı ete oranla daha az yağlıdır ve bazı özel yağ asitleri içerir. EPA ve DHA adı verilen bu özel asitler, et, süt, peynir gibi diğer hayvansal besinlerde yoktur. Bu yağ asitleri kan pıhtı oluşumunu engelleyerek, atardamarın tıkanmasını önler, böylece kalp krizi ve felç riskini azaltır, tansiyonu düşürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle şeker hastalarının, kalp hastalığı ve felç riskinden daha çok etkilendikleri için diğer insanlara göre daha fazla balık yemeleri gerekir. Balık, diğer hayvanlara göre genel olarak daha az yağlı olduğu için, kilonun sağlıklı düzeyde tutulabilmesine yardımcı olur. Balık eti bu özelliğinden dolayı zayıflama diyetlerinin vazgeçilmez besinidir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çelik, her gün 100 gram balık tüketilmese de bazı toplumların yaptığı gibi geleneksel olarak haftada bir balık günleri düzenlemenin az da olsa sağlık için çok önem taşıyacağını sözlerine ekledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-4038510861850782958?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/7fYJieeUE3VJtTjxodyRVLwgMRA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/7fYJieeUE3VJtTjxodyRVLwgMRA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/7fYJieeUE3VJtTjxodyRVLwgMRA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/7fYJieeUE3VJtTjxodyRVLwgMRA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/OTh5rNvArLs" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/4038510861850782958/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=4038510861850782958&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/4038510861850782958?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/4038510861850782958?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/OTh5rNvArLs/balksz-diyet-olmaz.html" title="Balıksız diyet olmaz" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/10/balksz-diyet-olmaz.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;AkQNRXw7eCp7ImA9Wx5VFU4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-8862593095683477980</id><published>2010-10-08T04:45:00.000-07:00</published><updated>2010-10-08T04:46:34.200-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-10-08T04:46:34.200-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="diyet" /><title>Rejim yaparken süt için</title><content type="html">Özellikle kadınlarda genç yaşlarda zayıflama amacıyla yapılan sağlıksız diyetler, ilerleyen yaşlarda başta osteoporoz olmak üzere bir çok hastalığa neden olabiliyor. Sağlıklı bir zayıflama programının yeterli miktarda süt ve süt ürünü içermesi gerekiyor. Diyetisyen Aysen Arıcan, güçlü bir kemik yapısı için gereken kalsiyumun en iyi kaynağının süt ve süt ürünleri olduğunu belirterek, zayıflama programlarında yağı alınmış veya yağ oranı azaltılmış sütlerin içilebileceğine dikkat çekiyor. Yağ oranı azaltılmış veya yağı alınmış sütlerin kalsiyum miktarı azalmadığı için, sağlıklı diyetlerin önemli bir unsurunu oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç yaşlarda zayıflamak için uygulanan sağlıksız diyetler, yaşlılıkta özellikle kadınlar açısından osteoporoz, bir başka deyişle kemik erimesi hastalığı riskini artırıyor. Bu nedenle tek tür besin tüketimine dayanan, yeteri kadar süt ve süt ürünleri içermeyen diyetlerin uygulanmaması gerekiyor. Süt ve süt ürünleri, bedenin ihtiyaç duyduğu kalsiyumu vücuda kazandırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sütün biyoyararlılığı en yüksek kalsiyum kaynağı olduğunu belirten Diyetisyen Aysen Arıcan, özellikle diyet uygulanırken süt tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti. Yağ oranı azaltılmış veya yağı alınmış sütlerde kalsiyum miktarının azalmadığını, diyet sırasında rahatlıkla bu sütlerin tüketilebileceğini sözlerine ekleyen Arıcan, şöyle konuştu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Kalsiyum için en iyi kaynak süt ve süt ürünleridir. 1 su bardağı sütte ortalama 240 mg kalsiyum bulunuyor. Günlük tüketilecek 2 bardak süt 480 mg kalsiyum sağlıyor. Diğer kalsiyum kaynağı olan süt ürünlerinin de tüketimiyle günlük gereksinim böylece tamamlanabiliyor. İnce bağırsaklardan kalsiyumun toplam yüzde 20-40’ı emilebiliyor. Yapılan bazı çalışmalar, sütün yüksek oranda emildiğini ortaya koyuyor. Zayıflama programı uygularken yağ oranı azaltılmış veya yağı alınmış süt içilebilir, böylece yeteri kadar kalsiyum alımı sağlanabilir. Yağ oranı azaltılmış veya yağı alınmış sütlerde kalsiyum miktarı azalmıyor. Böylelikle, kemiklerden kalsiyum çekilmesi önlenebiliyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük minimum 600 mg Kalsiyum almak Obeziteyi Önlüyor!&lt;br /&gt;Yeni yapılan bir araştırmada günlük 600 mg ın altında kalsiyum alan bireylerin Beden Kitle İndekslerinin daha yüksek olduğu, obezitenin neden olduğu hastalıkların görülme sıklığının arttığı tespit edilmiştir. Diyette tüketilen süt ve ürünlerinin, enerjisi planlanarak ve yağ oranı azaltılarak tüketilen 3 bardak süt tüketiminin kilo kontrolünü sağlamada etkin olduğu belirtilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı Zayıflamak İçin diğer altın kurallar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Besinleri İyi Tanıyın. İyi bir etiket okuyucusu olun, tükettiğiniz besinlerin ambalajının üzerindeki kalori, besin değeri tablosunu inceleyin.&lt;br /&gt;• Çeşitlilik ve Denge Yaratın.&lt;br /&gt;• Ölçülü Olun&lt;br /&gt;• Yediklerinizi Kaydedin. Gün sonunda kayıtlarınızı değerlendirin, farkına varmadan yediğiniz küçük atıştırmalıkların ne kadar fazla kalori içerdiğini gözleyin ve bunları zamanla azaltın.&lt;br /&gt;• Fiziksel Aktivitenizi Arttırın. Fiziksel aktivite kalori harcatması bir yana gençlikte kemik kütlesini artırır, yaşlılıkta ise kemik kaybını önler. Her yaş döneminde haftada en az 3- 4 kez 45- 60 dakika yürüyüş gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Aç kalmayın. Açlık metabolizmanın yavaşlamasına ve vücutta su oranının azalmasıyla, yağ oranının artmasına neden olur.&lt;br /&gt;• Günde 2-3 lt su için. İnsan vücudunun %60-70 i sudur. Kilo vermek ve metabolizmanın hızlanması için su içmek çok önemlidir.&lt;br /&gt;• Süt-Yoğurt tüketimini ihmal etmeyin. Yapılan araştırmalar diyetle yeterli kalsiyum alındığında yağ yakımının arttığını ve yağlanmanın engellendiğini ortaya koyuyor hem kemik ve eklem sağlığınız hem de kilo kontrolünüz için yağı alınmış süt ve ürünlerini diyetinizden eksik etmeyin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-8862593095683477980?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/0Hs8UsrGISrn38jTlXUfMB_U3fg/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/0Hs8UsrGISrn38jTlXUfMB_U3fg/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/0Hs8UsrGISrn38jTlXUfMB_U3fg/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/0Hs8UsrGISrn38jTlXUfMB_U3fg/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/MUk5XnKoYf0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/8862593095683477980/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=8862593095683477980&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/8862593095683477980?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/8862593095683477980?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/MUk5XnKoYf0/rejim-yaparken-sut-icin.html" title="Rejim yaparken süt için" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/10/rejim-yaparken-sut-icin.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;AkQHRnc9cSp7ImA9Wx5VFU4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-3128936303160959527</id><published>2010-10-08T04:44:00.002-07:00</published><updated>2010-10-08T04:45:37.969-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-10-08T04:45:37.969-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Beslenme" /><title>İşte kilo vermek için 16 şart</title><content type="html">Siz siz olun metabolizmanızın hızını düşürmeyin. Eğer metabolizma hızınız 2 bin ise yemeyi kısarak onu 1500'e düşürebilirsiniz. Bu noktadan sonra metabolizmayı hızlandırmak sanıldığı gibi kolay değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metabolizmayı öğün sayısını artırarak hızlandırın. Kuru kayısı, erik, dut, üzüm ve vişne bağırsakları çalıştırır. Meyveleri ara öğünde ve kabuğuyla tüketin. Karpuzu bile kabuğuna yakın kısmıyla yemeye çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meyve sınırsız yenebilir mi?&lt;br /&gt;Meyvenin kalorisiz olduğu düşünülerek sınırsız tüketilebileceği sanılıyor ama kalorisiz değil. Günde en azından iki porsiyon tüketilmesini istiyoruz. Normal büyüklükteki bir elma, bir muz iki porsiyon meyvedir. İki-üç bardak portakal suyu içmek diyet yaptığınız anlamına gelmez. Suyu yerine meyvenin kendisini yiyin.&lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;Meyvelerden bizim için olmazsa olmaz hangileri?&lt;br /&gt;Meyve adından çok miktar önemli. Hemen hemen hepsinde posa vardır. Özel durumlarda potasyum açısından zengin olanlar (muz) alınabilir. Karpuz çok yenir, çok kalorisi olmasa da çok aşırıya kaçılmamalı. Kuru meyveler çok önemli. Örneğin kuru kayısıyı her zaman her yerde yemek mümkün.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;Neden kuru kayısı?&lt;br /&gt;Bağırsak hareketlerini düzenliyor. Ama kayısı olmazsa kuru erik, kuru üzüm, vişne veya dut da yenebilir.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;Meyveler ne zaman yenmeli?&lt;br /&gt;Aslında A vitamini içeren gruplar için yemekle arayı çok açmamak gerekebilir. Çünkü vitaminin vücutta emilimi düşüyor. Meyve istendiği zaman yenebilir, ara öğün olarak iyidir. Kesinlikle kabuğuyla yenmeli. Karpuzu bile kabuğuna yakın kısmıyla yiyin Portakalın beyazı bile soyulmamalı.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;     Unutma!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      •  Kilo vermek için öğün atlama.&lt;br /&gt;      •  Kilo vermek için hareket et.&lt;br /&gt;      •  Metabolizmanı canlı tut.&lt;br /&gt;      •  Su, doğal detokstur.&lt;br /&gt;      •  Doğal vitamin, mineral ve antioksidanlardan vazgeçme.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;     Mutlaka yap!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      •  Günde en az beş öğün tüket.&lt;br /&gt;      •  Her gün 10 bardak su iç.&lt;br /&gt;      •  Haftada üç gün yürüyüş yap.&lt;br /&gt;      •  Kalsiyum ve posa tüket.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;     Bir dene!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      •  Bir şey içmek istersen asitli içecek yerine acı soslu domates suyunun tadını dene.&lt;br /&gt;      •  Salatayı yağ yerine yoğurtla lezzetlendirmeyi dene.&lt;br /&gt;      •  Sevdiğin sebzeleri baharat ve az yağ ile fırın torbasında pişir.&lt;br /&gt;      •  Canın tatlı istediğinde iki-üç tane doğal kayısıyı dene.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;     Uzak dur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      •  Yağı tamamen kesme ama aşırı yağlı yiyeceklerden de uzak dur&lt;br /&gt;      •  Tek çeşit yiyecekle diyet yapma, zarar görürsün.&lt;br /&gt;      •  Çok az yemek yemeye çalışma, aç kalmak zayıflamak değildir.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;     Ekmek değişim listesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      (Bu grupta yer alan besinlerin karşısında yazan miktarlar 1 dilim ekmeğe eşittir)&lt;br /&gt;      Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, barbunya): 4 yemek kaşığı   Mercimek çorba: 1 kâse.&lt;br /&gt;      Un çorbası: 1 kâse.&lt;br /&gt;      Şehriye çorbası: 1 kâse.&lt;br /&gt;      Pirinç çorbası: 1 kâse.&lt;br /&gt;      Domates çorbası: 1 kâse.&lt;br /&gt;      Tarhana çorbası: 1 kâse.&lt;br /&gt;      Pirinç pilavı: 2 yemek kaşığı.&lt;br /&gt;      Bulgur pilavı: 2 yemek kaşığı.&lt;br /&gt;      Kuskus: 2 yemek kaşığı.&lt;br /&gt;      Makarna: 2 yemek kaşığı.&lt;br /&gt;      Yufka: 1/4 adet.&lt;br /&gt;      Patates (haşlama): 1 küçük boy.&lt;br /&gt;      Grissini: 2 adet.&lt;br /&gt;      Galeta: 1 adet.&lt;br /&gt;      Etimek: 2 adet.&lt;br /&gt;      Beyaz leblebi: 1 çay bardağı.&lt;br /&gt;      Sarı leblebi: 1 çay bardağı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-3128936303160959527?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/1MVNGiiIoyT4lnpzOsXJO5Ci17E/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/1MVNGiiIoyT4lnpzOsXJO5Ci17E/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/1MVNGiiIoyT4lnpzOsXJO5Ci17E/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/1MVNGiiIoyT4lnpzOsXJO5Ci17E/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/dhGFpsCBDeg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/3128936303160959527/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=3128936303160959527&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/3128936303160959527?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/3128936303160959527?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/dhGFpsCBDeg/iste-kilo-vermek-icin-16-sart.html" title="İşte kilo vermek için 16 şart" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/10/iste-kilo-vermek-icin-16-sart.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;AkUMRX4-cCp7ImA9Wx5VFU4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-1801125947773315282</id><published>2010-10-08T04:44:00.001-07:00</published><updated>2010-10-08T04:44:44.058-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-10-08T04:44:44.058-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Beslenme" /><title>Kalori yakmanın 100 yolu</title><content type="html">Kahvaltı&lt;br /&gt;Kahvaltıda sütünüzü şeker yerine taze meyvelerle tatlandırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Yağlı süt yerine yağsız veya yarım yağlı süt için.&lt;br /&gt;2. Kahvaltılık gevrek veya meyve suyunuz için kullandığınız tabağı veya bardağı küçültün.&lt;br /&gt;3. Sütünüzü şeker yerine taze meyveyle tatlandırın.&lt;br /&gt;4. Enerjisiz tatlandırıcılarla yapılmış light yoğurdu tercih edin.&lt;br /&gt;5. Ekmeğinizi tamamen tüketmek yerine birisiyle paylaşın veya ertesi sabah kahvaltısı için ayırın.&lt;br /&gt;6. Yumurtanızı pişirirken margarin veya sıvı yağ kullanmak yerine yağsız tavada veya domates ilavesiyle ile pişirin.&lt;br /&gt;7. Omletinizi peynir veya sucuk yerine soğan, mantar, ıspanak ve biber ile lezzetlendirin.&lt;br /&gt;8. Omletinizi yaparken iki yumurta kullanmak yerine, yumurtalarınızdan birinin tamamını kullanın, diğerinin ise sadece beyazını ekleyerek aldığınız kaloriyi azaltın.&lt;br /&gt;9. Şeker içeren reçeller yerine meyvenin kendi tadıyla yapılmış doğal reçelleri kullanın.&lt;br /&gt;10. Normal sosis, salam ve sucuk yerine yağsız etle yapılmış olanları seçin.&lt;br /&gt;11. Ekmeğinize sürdüğünüz veya sandviç/tost yaptığınız normal peynirler yerine yağsız olanları tercih edin.&lt;br /&gt;12. Çayınızı, kahvenizi veya kahvaltılık gevreğinizi tatlandırmak için normal şeker yerine enerjisiz doğal tatlandırıcıları kullanın.&lt;br /&gt;13. Sandviç veya tost yaparken beyaz ekmek yerine tahıllı ekmek kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğle ve akşam yemeği&lt;br /&gt;Tavuk ve balığı pişirirken haşlama, fırında pişirme ve ızgara yöntemlerini kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Makarnanızı kıymalı sos yerine biber, kabak, soğan ve mantar gibi sebzelerle hazırladığınız sosla lezzetlendirin.&lt;br /&gt;2. Ton balıklı veya tavuklu salatanızı limon, sirke, az zeytinyağı ilavesiyle tatlandırın veya mayonez kullanacaksanız light olanları tercih edin.&lt;br /&gt;3. Ton balığının yağda olanları yerine suda olanlarını kullanın.&lt;br /&gt;4. Sandviçinize koyduğunuz peynir veya ızgara etinizi azaltın ve yerine taze sebze ekleyin.&lt;br /&gt;5. Sandviçinize koyduğunuz peyniri zaman zaman tamamen kaldırıp sandviçinizi taze marul, domates, soğan gibi sebzelerle hazırlayın.&lt;br /&gt;6. Etlerinizi yağsız pişirin.&lt;br /&gt;7. Et, tavuk ve balığın yağsız olanlarını tercih edin.&lt;br /&gt;8. Pizza yaparken kullandığınız peyniri yarıya indirin.&lt;br /&gt;9. Sandviç hazırlarken ekmeğe yağ veya peynir sürmeden hazırlayın veya light olanları seçin.&lt;br /&gt;10. Normal margarin yerine light olanları tercih edin.&lt;br /&gt;11. Dışarıda yediğiniz yemeklerde başlangıç olarak yediğiniz besinlerde porsiyon kontrolünü sağlayın ve düşük kalorili olanları seçin.&lt;br /&gt;12. Yemek tariflerinde normal krema yerine yağsız olanları kullanın.&lt;br /&gt;13. Yemeklerinizle beraber tükettiğiniz ekmeğin porsiyonlarını küçültün.&lt;br /&gt;14. Yemekleri, çorbaları veya sosları servis ederken üzerinde biriken yağ tabakasını alıp servis yapın.&lt;br /&gt;15. Sofrada tabağınızı tamamen bitirmeyin.&lt;br /&gt;16. Salatalarınızı krutonsuz tüketin.&lt;br /&gt;17. Salatalarınızı normal soslar yerine düşük kalorili soslarla lezzetlendirin.&lt;br /&gt;18. Tavuk ve balığı pişirirken haşlama, fırında pişirme ve ızgara yöntemlerini kullanın.&lt;br /&gt;19. Tavuğun derisini tüketmeyin.&lt;br /&gt;20. Tükettiğiniz et porsiyonlarını azaltın.&lt;br /&gt;21. Salatalarınızda düşük yağlı lor peyniri tercih edin.&lt;br /&gt;22. Makarna ve pilav tüketirken porsiyon miktarınızı azaltın (özellikle yarım porsiyona indirmeyi deneyin).&lt;br /&gt;23. Ana yemeklerin yanında yağlı ve kalorisi yüksek garnitürler yerine ızgara mantar tercih edebilirsiniz.&lt;br /&gt;24. Yemek yaparken bir yemek kaşığı sıvıyağ kullanın.&lt;br /&gt;25. Aperatiflerinize peynir ve ızgara sebzeler eşlik etsin.&lt;br /&gt;26. Çok yağlı pişen sebze yemekleri yerine mevsimine uygun çiğ sebze ve meyve tercih edin.&lt;br /&gt;27. Yemekleri hazırlarken, yağ kullanmak yerine yanmaz tava ve tencerelerde yağ koymadan pişirmeyi deneyin.&lt;br /&gt;28. Peynirli, yoğurtlu, etli yemekler hazırlarken yemeğe girecek olan yağı azaltın veya hiç kullanmayın.&lt;br /&gt;29. Yavaş yemek daha fazla yemenizi engeller.&lt;br /&gt;Tatlılar&lt;br /&gt;Hazırladığınız tatlılarda yağlı soslar yerine elmalı soslar tercih edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Tatlı ihtiyacınızı karşılamak için tam bir porsiyon yerine tatlının tadına bakarak veya yarım porsiyon tüketerek daha dikkatli olabilirsiniz.&lt;br /&gt;2. Sofra şekeri yerine tatlandırıcı ile yapılmış hafif ve sütlü tatlıları veya meyveli tatlıları tercih edin.&lt;br /&gt;3. Tatlandırıcı kullanarak evinizde kendinize light komposto yapın.&lt;br /&gt;4. Külahlı dondurma yerine tekli dondurma kaplarında dondurma yemeyi tercih edin.&lt;br /&gt;5. Kremalı dondurmalar yerine buzlu dondurmaları tercih edinin.&lt;br /&gt;6. Kremalı pastalar yerine diyet dondurma veya meyve tercih edin.&lt;br /&gt;7. Kek veya turta yerken yarım porsiyonunu iptal edin.&lt;br /&gt;8. Evinizde acil durumlarda diyet dondurma ve meyve bulundurun.&lt;br /&gt;9. Puding veya vanilyalı soslar yerine mevsimine uygun taze meyveleri tercih edebilirsiniz.&lt;br /&gt;10. Cevizli, bademli tatlılar ve kremalı turtalar yerine elma, şeftali ve çilek tercih edebilirsiniz.&lt;br /&gt;11. Kek, brownie veya diğer tatlılar hazırlanırken yağ miktarını minimuma indirin.&lt;br /&gt;12. Tatlı yiyeceğiniz zaman mutlaka porsiyonunuzu başkası ile paylaşın.&lt;br /&gt;13. Standart yağlı kekler yerine daha az yağlı light kekleri tercih edin ve mutlaka bütün kek ve türevi besinlerin yağ miktarına dikkat edin.&lt;br /&gt;14. Hazırladığınız tatlılar da yağlı soslar yerine elmalı soslar tercih edin.&lt;br /&gt;15. Çikolatalarınızı bitter tercih edin ve mümkün oldukça az tüketin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçecekler&lt;br /&gt;Kahvenize yağsız süt veya şekersiz kahve aroması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Diyet veya meyvesiz sodaları tercih edin.&lt;br /&gt;2. Sıcak çikolata veya kahvaltıda tatlı besinler hazırlarken yağsız süt ve tatlandırıcı kullanın.&lt;br /&gt;3. Yemek, kahve veya içecekler servis edilirken yanında sunulan minik kurabiyelere dikkat edin.&lt;br /&gt;4. Sıvı ihtiyacınızı, su, light buzlu çay ve evde makine ile yapacağınız sade soda ile hazırlanan meyveli sodalarla gidebilirsiniz.&lt;br /&gt;5. İçeceklerinizi tüketirken orta büyüklükte veya büyük bardak yerine küçük boy bardak tercih ediniz.&lt;br /&gt;6. Yağsız veya yüzde&lt;br /&gt;50 yağlı sütler tercih edin.&lt;br /&gt;7. Gün içinde yeterli miktarda meyve ve kendinizin hazırladığı meyveli soda ve sade içecekleri tercih edin.&lt;br /&gt;8. Alkol tüketiyorsanız light bira veya şarap tercih edin.&lt;br /&gt;9. Kafein miktarı yüksek olan diyet ürünlerden kaçının (gazlı içecekler gibi).&lt;br /&gt;10. Şeker ilavesiz konsantreleri tercih edin.&lt;br /&gt;11. Alkollü karışık meyve kokteylleri yerine alkolsüz kokteylleri tercih edin.&lt;br /&gt;12. Kahvenize yağsız süt veya şekersiz kahve aroması ekleyerek daha hafif lezzetler yaratabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atıştırmalar&lt;br /&gt;Seçtiğiniz meyveler tenis topu büyüklüğünü geçmemeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Tatlı yerine meyva salatası tüketebilirsiniz.&lt;br /&gt;2. Yağsız yoğurdu soğutup taze meyve ile tatlandırabilirsiniz.&lt;br /&gt;3. Büyük kutularda satılan meyveli yoğurtlar yerine küçük kutularda satılan light meyveli yoğurtları tercih edebilirsiniz.&lt;br /&gt;4. Krakerlerinizi paketinden yemek yerine küçük kaplarda tüketerek porsiyon kontrolü yapabilirsiniz.&lt;br /&gt;5. Çiğ sebzeleri mayonezli soslar yerine baharatlandırılmış taze domates soslarıyla yiyebilirsiniz.&lt;br /&gt;6. Kızarmış cipsler yerine fırında pişirilmiş olanları seçebilirsiniz.&lt;br /&gt;7. Şurup veya şekerli suda beklemiş meyve konsantreleri yerine kendi suyunda bekleyenleri, şeker ilavesizleri seçebilirsiniz.&lt;br /&gt;8. Elma, armut veya portakal gibi bütün meyvelerin bir tenis topu büyüklüğünde olanlarını tercih edebilirsiniz.&lt;br /&gt;9. Kurabiye yerine küpler halinde doğranmış meyveleri tercih etmelisiniz.&lt;br /&gt;10. Meyve ve salata soslarında seçici olun. Yağı azaltılmış, kalorisi kısıtlı tatlı veya ekşi sosları tercih edin ya da ev yapımı olanları kullanın.&lt;br /&gt;11. Yarım kase kuru meyve yemektense yarım kap taze meyve tüketmeye çalışın.&lt;br /&gt;12. Çoklu paketlerde satılan barları tek porsiyonla sınırlayın, kendinizi durduramıyorsanız bir arkadaşınızla paylaşmayı deneyin.&lt;br /&gt;13. Küçük bir avuç dolusu beyaz leblebi tüketin.&lt;br /&gt;14. Çikolata krizlerini light olanlarla ve porsiyonları kontrol ederek geçiştirin.&lt;br /&gt;15. Çikolata yemek yerine yağsız ve şeker ilavesiz pudingleri tercih edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışarıda yemek yerken&lt;br /&gt;Masaya oturur oturmaz garsondan ekmek tabağını kaldırmasını isteyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Yağsız, tuzsuz patlamış mısırı paketleyip yanınızda taşıyın.&lt;br /&gt;2. Masaya oturur oturmaz garsondan ekmek tabağını kaldırmasını isteyin.&lt;br /&gt;3. İlk yemek olarak çorbayı seçin.&lt;br /&gt;4. Kremalı çorbalar yerine hafif sebze içerikli çorbalar tercih edin.&lt;br /&gt;5. Büyük porsiyonları tercih etmeyin, mönüleri asla bir boy büyük alternatifleri ile değiştirmeyin.&lt;br /&gt;6. Mayonezli soslar yerine sirkeli soslar tercih edin.&lt;br /&gt;7. Salatanıza kruton ekletmeyin.&lt;br /&gt;8. Karışık pizzalar yerine domatesli veya sebzeli pizzaları seçin.&lt;br /&gt;9. Garnitür olarak patates kızartması, pilav ve makarna yerine haşlanmış veya ızgara sebzeler tercih edin.&lt;br /&gt;10. Başlangıç yemeklerinden birini ana yemek olarak sipariş edin, yanına çorba, salata veya sebze yemeği alın.&lt;br /&gt;11. Siparişinizin yanında sunulan cips veya patates kızartması gibi opsiyonlara hayır deyin.&lt;br /&gt;12. Sipariş ettiğiniz yemeğin yarısını yiyin ya da paylaşın.&lt;br /&gt;13. Balığınızı ağır soslar yerine limonla tüketin.&lt;br /&gt;14. Fast food yiyecekseniz yanında salata sipariş edin.&lt;br /&gt;15. Kızarmış veya una bulanmış hamburger köfteleri yerine ızgarada pişirilmiş olanları tercih edin&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-1801125947773315282?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/IQlS44lHgrmbQZU6BiPqdHSk45Q/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/IQlS44lHgrmbQZU6BiPqdHSk45Q/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/IQlS44lHgrmbQZU6BiPqdHSk45Q/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/IQlS44lHgrmbQZU6BiPqdHSk45Q/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/BjGOBtoL_IU" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/1801125947773315282/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=1801125947773315282&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/1801125947773315282?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/1801125947773315282?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/BjGOBtoL_IU/kalori-yakmann-100-yolu.html" title="Kalori yakmanın 100 yolu" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/10/kalori-yakmann-100-yolu.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ck8DR3Y5eCp7ImA9Wx5QFk8.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-8396241408451839486</id><published>2010-09-04T10:20:00.000-07:00</published><updated>2010-09-04T10:21:16.820-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-09-04T10:21:16.820-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kilo Verme" /><title>Hızlı Ve Çabuk Kilo Vermek İsteyenler</title><content type="html">Çabuk şekilde kilo vermek isteyenlerin öncilikle bilmesi gereken en önemli konu hızlı verilen kiloların aynı hızda tekrar geri alınabileceğidir. Bir çok güçlük çekerek fazla kilolarından kurtulup istedikleri ideal kilo düzeyini yakalayan kişi diyet sonrası hatalı uygulamalar neticesinde verdikleri kiloları aynı şekilde tekrar geri alacaklardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo kaybı ile birlikte gelen sağlık sorunlarıyla baş etmek ayrı bir sıkıntı kaynağı olacaktır. Kilo verme konusunda en doğru karar sağlıklı şekilde kilo vermektir. Sağlıklı kilo vermenin ilk kurallarından birisi fazla kiloları belirli proğralar dahilinde ağır ağır vermektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo verme konusunda akla ilk gelen uygulamaların başında posa oranı yüksek düzeyde olan sebze ve meyvelerle işe başlamak ancak butür uygulamalar belirli bir proğram dahilindebeslenme ve diyet uzmanlarınca hazırlanmalı kendi başınıza hazırlayacağınız diyet proğramları olumsuz sonuçlar meydana getirecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beslenme uzmanları kişini metabolizme değerlerine uygun olarak diyet listelerinde verecekleri meyveleri itina ile seçerek kalori alım miktarını uygun düzeyde tutarlar. Sağlıksız diyet uygulamalarnıda yapılan hata ise gelişi güzel her gıdadan gereğinden fazla veya az olarak tüketmek başlıca hatalardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kilo verme isteğinde olan kişiler mutlaka uzman kontrolünde olarak kilo vermeye başlamalı daha ilerik aamalar için onların önerdiği tarzda düzenli beslenme alışkanlıklarını devam ettirmeliler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-8396241408451839486?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/AvbAijYLvliqSIZ0U3gG6PB6Zig/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/AvbAijYLvliqSIZ0U3gG6PB6Zig/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/AvbAijYLvliqSIZ0U3gG6PB6Zig/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/AvbAijYLvliqSIZ0U3gG6PB6Zig/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/5UzeIYWWZ8c" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/8396241408451839486/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=8396241408451839486&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/8396241408451839486?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/8396241408451839486?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/5UzeIYWWZ8c/hzl-ve-cabuk-kilo-vermek-isteyenler.html" title="Hızlı Ve Çabuk Kilo Vermek İsteyenler" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/09/hzl-ve-cabuk-kilo-vermek-isteyenler.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkAMQHg-cSp7ImA9Wx5QFk8.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-5626341174005113266</id><published>2010-09-04T10:19:00.001-07:00</published><updated>2010-09-04T10:19:41.659-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-09-04T10:19:41.659-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kilo Verme" /><title>Kilo Verme Ve Yaş Fatörü</title><content type="html">İlerleyen yaş ile birlikte metobolizma hızı da düştüğünden kilo almanını kolayalaşmasısının yanında fazla kiloları vermek zorlaşır. Yaş ilerledikçe kilo almamak için neler yapılmalı sırasıyla inceleyelelim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaş ilerledikçe fiziksel aktivitelerde azalma olur. Buyüzden kilo dengesizliği başlayacaktır kişilerin mutlaka ilerleyen yaş ile birlikte bulunduğunuz yaşa uygun egzersiz proğramların ihmal edilmeden uygulanmalı ve ihmal edilmemeli. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo kontrolü açısından yapılan uygulamalarda bir çok kişi başarısız oluyor. Sürekli kilo vermeye çalışmak yerine işin en başında kilo almamaya çalışmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilol insanlar sadece diyet yaparak kendilerin açlığa mahkum ederek zayıyflamaya çılşmamalıdırlar. Sadece baslanme düzenindeki değişiklikler ile fazlalık kilolardan kurtulmak pek mümkün değildir. fakat hareketli insanların genelde kilo sorunu olduğu görülmediğinden daha harekteli bir yaşam tarzına geçmeyle bir çok sağlık sorunun üstesinden gelinebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-5626341174005113266?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_wwbMwNitqcOrcCjVHFuafGj3Ow/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_wwbMwNitqcOrcCjVHFuafGj3Ow/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_wwbMwNitqcOrcCjVHFuafGj3Ow/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_wwbMwNitqcOrcCjVHFuafGj3Ow/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/_dC89d6yX_A" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/5626341174005113266/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=5626341174005113266&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/5626341174005113266?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/5626341174005113266?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/_dC89d6yX_A/kilo-verme-ve-yas-fatoru.html" title="Kilo Verme Ve Yaş Fatörü" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/09/kilo-verme-ve-yas-fatoru.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkAHSXczcSp7ImA9Wx5QFk8.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-1587813034668073683</id><published>2010-09-04T10:18:00.001-07:00</published><updated>2010-09-04T10:18:58.989-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-09-04T10:18:58.989-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kilo Verme" /><title>Yoğun İş Temposunda Kilo Vermek</title><content type="html">Çalışma hayatında çeşitli nedenlerle fazla kilolarından kurtulamıyorlar. Beslenme ve özellikle egzersizleri yerinde ve zamanında uygulayamamak bu tür nedenlerin başında geliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış mevsiminin önümüzdeki sonbahar ayından sonra kendisini hissettirmesiyle kilo sorunu başlayan hareketsiz bir yaşam ile tekrar bir çok kişiyi etkilemeye devam edecek. İş hayatındaki zaman sorunu kişilerin hareketsiz bir yaşam sorunu ve aynı zamanda düzensiz uyku ile bir araya gelen düzensiz beslenme ile kişiler fazla kilo veya gereğinden fazla düşük kilo düzeyleriyle yaşamak zorunda kalıyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışan kişilerin günlük alması gereken kalori miktarı yaşadıkları günlerin durumuna göre sıradan kişelere göre daha fazla değişiklik gösterecektir. Tüm bu sorunların üstesinden gelebilmek için mutla beslenme ve diyet uzmanlarının önerileri doğrultusunda beslenmelerini daha düzenli bir şekilde sürdürmeliler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-1587813034668073683?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/C_qi8VogbiKTIfqkmrub6l0GAoY/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/C_qi8VogbiKTIfqkmrub6l0GAoY/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/C_qi8VogbiKTIfqkmrub6l0GAoY/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/C_qi8VogbiKTIfqkmrub6l0GAoY/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/Iy2DX04KA-g" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/1587813034668073683/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=1587813034668073683&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/1587813034668073683?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/1587813034668073683?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/Iy2DX04KA-g/yogun-is-temposunda-kilo-vermek.html" title="Yoğun İş Temposunda Kilo Vermek" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/09/yogun-is-temposunda-kilo-vermek.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0EEQHc5fSp7ImA9Wx5QFE4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-200120510115409834</id><published>2010-09-02T07:58:00.000-07:00</published><updated>2010-09-02T08:00:01.925-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-09-02T08:00:01.925-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kilo Verme" /><title>York testiyle kilolara son verin</title><content type="html">York testiyle kilolarınıza son verebilirsiniz. Evet yanlış duymadınız. York testi yapılması için size en yakın diyetisyene gidip, parmağınızdan kan aldırmanız yeterli, çıkan test sonuçlarına göre değerlendirmeler yapıldıktan sonra. Vücudunuzun hangi besinlere tepki verip vermediğini, hangi besinlerin size kilo alıp aldırmadığını öğrenebiliceksiniz, ve daha bilinçli bir diyet yapmış olacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;örneğin ; Her gün içtiğiniz 1 bardak çay bile, size zararı olabilirken, içmediğiniz kahvenin yararı olabilir. Beyaz et vücudunuzdaki yağ yaparken kırmızı et yapmıyabilir. Bunları öğrenmek için diyetisyen uzmanların kontrolünde bu teste girmeli, ve vücuduzun hangi besinlere tepki verip vermediğini öğrenmeli, ona göre diyeti uygulamalısınız. Bilinç altınızı bombardıman eden reklamlara, kimyasal ilaçlara saldırmak yerine bilinçli ve sağlıklı kilo verebilirsiniz. York testiyle size uygun besinleri öğrendikten sonra, uygulamaya geçerken 1 hafta gibi bir kısa sürede, faydasını ve yararını görmüş olacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudunuzun hangi besin değerlerine karşı tepki verdiğini testlerden geçmeden anlamanız imkansız. Son derece masum görüken bir besin türü, sizin asla kilo aldırmaz, bana yararı vardır dediğiniz besinler bile size problemler oluşturabilir. Sindirilmeyen besinler bağışıkık sisteminizi yavaşlatarak, metabolizmanızı yavaşlatır, ve kilo almaya başlar, şişmanlık belirtileri ortaya çıkarak, sağlığınızı tehdit edebilir.&lt;br /&gt;York testini vücudunuzdan parmağınızdan kan alarak test yoluyla, hangi besinlere karşı duyarlı olup olmadığınızı anlamamıza yarayan bir test sürüdür.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yok tersi ile hangi gıdalara karşı tepki verdiğiniz hemen, anında öğrenebilirsiniz. Gıda intoleransı, şişmanlık, migren, kilo verememe, nedeni bilinmeyen ödemler, cilt problemleri, gibi bir çok hastalığın sebepi vücudunuza tepki veren besinlerden oluşmaktadır. Ne tüketip tüketmemeniz gerektiğini öğrenmek için daha fazla beklemeye gerek yok, sağlık sitesi olarak sağlıklı yaşamın yollarını siz kullanıcılarımızı aktarmak, bizim görevimizdir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;York testini yaptırmış olan yaklaşık olarak 4000 hasta arasında yapılan kamoyu yoklamasında, hastaların % 95’i keşke daha önce böyle bi testi bize sunsalardı, bilinç altını bombardıman eden kimyasallarla vücudumuzu tehdit etmeseydik gibi cümleler kurarken. % 70’i bu test sonucunda kilo verdiğini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geri kalan kısım teşhis edilmiş gıdaları zamanla beslenme planları ek olarak ekledikleri için, uygulamayı, yani vücuduna tepki veren besinlerden vazgeçemediği için bu testi uyguladıktan sonra aynı hataları yapmaya devam ederek tekrar kilo aldıklarını belirtmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not : York testini, yaptırabilmek için size yakın tesisatlı hastanelerle iletişime geçebilirsiniz, Diyetisyene yönlendirildikten sonra, parmağınızdan alınan kan numunesiyle, diyetisyenin size vereceği diyeti uygulayabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-200120510115409834?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/t921WkUKQLw0gOS1VXMSd5QgwGc/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/t921WkUKQLw0gOS1VXMSd5QgwGc/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/t921WkUKQLw0gOS1VXMSd5QgwGc/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/t921WkUKQLw0gOS1VXMSd5QgwGc/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/uw4gwlBBldo" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/200120510115409834/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=200120510115409834&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/200120510115409834?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/200120510115409834?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/uw4gwlBBldo/york-testiyle-kilolara-son-verin.html" title="York testiyle kilolara son verin" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/09/york-testiyle-kilolara-son-verin.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkYDQHs6fyp7ImA9Wx5SGUU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-8423148822095174117</id><published>2010-08-16T10:35:00.000-07:00</published><updated>2010-08-16T10:36:11.517-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-08-16T10:36:11.517-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Zayıflama" /><title>Bölgesel İncelme Hangi Bölgeler için Uygundur ?</title><content type="html">Bölgesel incelme vücutta fazlalık hissettiğiniz tüm bölgeler için uygulanabilir.Vücut analiz yapıldıktan sonra yağlanmanın fazla olduğu bölgeler ne tür bir tedavi şekli uygulanacağına doktorunuz karar vermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bölgesel incelme yöntemleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bölgesel incelme ve zayıflama için birçok yöntem ve cihaz vardır.Bunun yanı sıra tıbbi destek ile de sonuca ulaşılabilmektedir.Bu uygulamalardan en önemlileri karboksiterapi ve mezoterapidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karboksiterapi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karboksiterapi,Karbondioksit gazının deri altına enjekte edilerek dokudaki metabolizmanın hızlandırılması işlemine denir.Tedavi ; Hızlı,etkili,rahat ve cerrahi bir yöntem gerektirmeden yapılır.Karboksiterapi özellikle çatlak ve selülit tedavisinde ve bölgesel zayıflamada çok etkilidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygulama ile birlikte&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    * pH dengesi sağlanır.&lt;br /&gt;    * Yağ eritici bir etki olur&lt;br /&gt;    * Damar genişlemesi artar&lt;br /&gt;    * Kılcal damarda kan akışı hızlanır ve artar&lt;br /&gt;    * Doku yenilenmesi gerçeklenir&lt;br /&gt;    * Adele artışı sağlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavi bölgeleri nelerdir ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    * Basende&lt;br /&gt;    * Karında&lt;br /&gt;    * Kollarda&lt;br /&gt;    * Gögüslerde&lt;br /&gt;    * Doğum sonrası alınan fazla kiloların giderilmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seans Süreleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    * Selülit için 8 seans&lt;br /&gt;    * Bölgesel zayıflama için 14 seans&lt;br /&gt;    * Çatlaklar için 8 seans&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karbondioksit vücudumuzda da bulunduğu için hiçbir yan etkisi ve alerji riski bulunmamaktadır.hastalar tedavi sonunda ayda 1 kez kontrol seanslarına alınarak kazanılan formun kaybedilmemesi sağlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mezoterapi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mezoterapi,yağ yakımını artırma özelliği bulunduran 32 antioksidanın ve kök hücrelerin kombinasyonları ile yağ dokusuna enjekte edilmesi olayıdır.Bu enjekte olayından sonra fakirleşmiş yağ dokusuna olacak bir diyete cevap verme özelliği kazandırır.Mezoterapi,selülit ve cilt gençleştirme tedavilerinde seçkinlini uzun yıllardan beri korumaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mezoterapi başka hangi Durumlarda Uygulanır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    * Selülit&lt;br /&gt;    * Saç Dökülmeleri&lt;br /&gt;    * Ergenlik ve Hamilelikte meydana gelen çatlaklar&lt;br /&gt;    * Yüz gençleştirme&lt;br /&gt;    * Yara İzlerinde&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-8423148822095174117?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vKf7EYez6a5mPki49lNzkycOwic/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vKf7EYez6a5mPki49lNzkycOwic/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vKf7EYez6a5mPki49lNzkycOwic/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vKf7EYez6a5mPki49lNzkycOwic/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/TGbekZTlTvY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/8423148822095174117/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=8423148822095174117&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/8423148822095174117?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/8423148822095174117?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/TGbekZTlTvY/bolgesel-incelme-hangi-bolgeler-icin.html" title="Bölgesel İncelme Hangi Bölgeler için Uygundur ?" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/08/bolgesel-incelme-hangi-bolgeler-icin.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkcNR3k6fyp7ImA9Wx5SGUU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-3793190978270429101</id><published>2010-08-16T10:34:00.003-07:00</published><updated>2010-08-16T10:34:56.717-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-08-16T10:34:56.717-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Cilt bakımı" /><title>Kimyasal Peeling</title><content type="html">eke,kırışıklı ve iz tedavilerinde kozmetik uygulamalar için uygulanır.Yüzdeki sivilceleri azaltmak ve tedavi etmek,kanser öncüsü lezyonların da ortadan kalkması için ayrıca kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leke,rozase ve sivilce tedavilerinde yardımcı bir tedavi şeklidir. Kimyasal Peeling deriye kimyasal solüsyonlar sürülerek derinin üst tabakasının soyulup iyilileşmesine ve düzeltmesine de yardımcı olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimyasal Peeling derinlik seviyesine göre yüzeysel,orta ve derin diye isimlendirilir.Şuan günümüzde daha çok yüzeysel ve orta derinlikteli uygulamalar saha çok tercih edilmektedir.Derin peeling in yerine lazer ile dermabrasyon ve soyma yöntemi tercih edilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzeysel peeling ler haftalık aralıklar ile,orta peelingler ise 3-6 ay aralıklar la uygulanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün Kimyasal Peelinglerin seyrek olarak ta görülmesede bazı riskleri vardır.Mutlaka uzman hekimler tarafından uygulanması lazımdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzeysel Peeling Uygulama Nedenleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    * Kuru cildin düzentilmesi&lt;br /&gt;    * Kırışıklıkların giderilmesi&lt;br /&gt;    * Sivilce lekeleri&lt;br /&gt;    * Leke problemleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzeysel peeling sırasında hafif bir batma hissi verir.Yüzeysel peeling uygulamasından sonra geçici bir kızarıklık,soyulma olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzeyel  peeling uygulaması sonrası sağlıklı ve canlı bir cilt oluşur. Tedaviye devam edildikçe cildin yapısı daha da sağlıklı bir hale almaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-3793190978270429101?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/A5OrWSaFOTtMskpIq1quIGUqv64/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/A5OrWSaFOTtMskpIq1quIGUqv64/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/A5OrWSaFOTtMskpIq1quIGUqv64/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/A5OrWSaFOTtMskpIq1quIGUqv64/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/nheRENcGrKY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/3793190978270429101/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=3793190978270429101&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/3793190978270429101?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/3793190978270429101?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/nheRENcGrKY/kimyasal-peeling.html" title="Kimyasal Peeling" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/08/kimyasal-peeling.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkcCSHwyeyp7ImA9Wx5SGUU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-4030840339546992585</id><published>2010-08-16T10:34:00.001-07:00</published><updated>2010-08-16T10:34:29.293-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-08-16T10:34:29.293-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Cilt bakımı" /><title>Sivilcelere Karşı Çilek Yiyin</title><content type="html">Çilek antioksidan olması nedeniyle vücuttaki tüm sivilceleri yok etmektedir. Çileğin antioksidan olmasından dolayı vücuttaki toksinleri atarak ter kokusuna karşı da sizleri koruyacaktır. Düzenli çilek yiyen bir insanda ter kokusu kolay kolay yaşanmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çilek yalnızca sivilcelere karşı değil kansere karşı koruyucu özelliği olduğu da bilinmektedir. Çilekte A, B, C vitaminlerinin yanı sıra demir, kalsiyum, fosfor gibi vücudumuza gerekli olan besin değerlerini taşımaktadır. Bu besin değerleri özellikle gelişim çağındaki çocuk için çok daha faydalı olacağına emin olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çilek satın alınmasının ardından dolabınızda 2 günden fazla bekletmemenizi öneriyoruz. Bekletildiği taktirde antioksidan özelliği kaybolarak hem sivilcelerinizden hem de ter kokunuzdan kurtulamayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çilek toprakta yetiştiğinden dolayı saplarını koparmadan uzunca bir süre suda bekletilip topraklarından arındırılması gerekmektedir aksi taktirde böbreklerinizden rahatsızlanabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-4030840339546992585?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/4_qEvqu-A90t-KlQZsFTVnrOmqM/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/4_qEvqu-A90t-KlQZsFTVnrOmqM/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/4_qEvqu-A90t-KlQZsFTVnrOmqM/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/4_qEvqu-A90t-KlQZsFTVnrOmqM/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/GRdl1cH8a-Y" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/4030840339546992585/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=4030840339546992585&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/4030840339546992585?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/4030840339546992585?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/GRdl1cH8a-Y/sivilcelere-kars-cilek-yiyin.html" title="Sivilcelere Karşı Çilek Yiyin" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/08/sivilcelere-kars-cilek-yiyin.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A04NR3s5cCp7ImA9Wx5SGUo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-4692766316741816572</id><published>2010-08-16T10:32:00.002-07:00</published><updated>2010-08-16T10:33:16.528-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-08-16T10:33:16.528-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Cilt bakımı" /><title>Kırışıklıklar İçin Estetiğe Gerek Yok</title><content type="html">Hücre yenilenmesinin en temel maddesi proteindir.Proteinler parçalanarak aminoasitleri meydana getirirler, bu aminoasitler ise vücudumuzun yaşlanma sürecini yavaşlatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En iyi proteinler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam yağlı sütlerde ve süt ürünlerinde,kırmızı ette bol miktarda asit bulundurduklarından fazla tüketmemeliyiz.Bunların yerine tavuk,hindi göğsü,balık tercih edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size deniz ürünleri yeter&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç bir cilde sahip kalmanızı sağlayacak besinler arasında ilk sırayı balık almaktadır.Balığı diğer protein kaynaklarından ayıran özellik yağ türü ve yağ asidi miktarlarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz ürünleri besin açısından zengindir.Deniz ürünleri bütün aminoasitlerin kaynağıdır.Bu açıdan her yaştaki insan için benzersiz bir besin kaynağıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu deniz ürününde kolesterol miktarıda düşüktür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz ürünlerinin içerisinde çok az yağ bulunur.Bunlar iyi yağlardır.Doymuş yağ oranında miktarı az olduğundan yağlanmaya sebep olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemeklerinizde kırmızı et yerine balık yemeyi tercih ederseniz,yağ ve doymuş yağ alınımı kontrol altına alırsınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-4692766316741816572?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/iV55PjogyXroEWrLvDZoYux5an0/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/iV55PjogyXroEWrLvDZoYux5an0/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/iV55PjogyXroEWrLvDZoYux5an0/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/iV55PjogyXroEWrLvDZoYux5an0/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/2bARv3uM5LI" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/4692766316741816572/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=4692766316741816572&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/4692766316741816572?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/4692766316741816572?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/2bARv3uM5LI/krsklklar-icin-estetige-gerek-yok.html" title="Kırışıklıklar İçin Estetiğe Gerek Yok" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/08/krsklklar-icin-estetige-gerek-yok.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A04BSX88fyp7ImA9Wx5SGUo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-6241254062522683333</id><published>2010-08-16T10:32:00.001-07:00</published><updated>2010-08-16T10:32:38.177-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-08-16T10:32:38.177-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Laze Epilasyon" /><title>Lazer Epilasyon</title><content type="html">Lazer Epilasyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstenmeyen tüylere son vermek için çok hızlı ve en sağlıklı yoludur; Lazer epilasyon.Cihaz tarafından kullanılan lazer ışığı melanin pigmentleri tarafından emilir.Soğutma sistemi lazer ise lazer ısısı cilde hiçbir zarar vermeden doğrudan doğruya kıl kökünü yok eden bir ısı haline dönüşür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer epilasyon yapılmaması gereken hasta grubu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    * Beyaz saçlı hastalar&lt;br /&gt;    * Gri saçlı hastalar&lt;br /&gt;    * Hiç güneşlenmemiş hastalar&lt;br /&gt;    * Yakın zamanda lazer tedavisi görenler&lt;br /&gt;    * Hiperpigmentesyon eğilimi olanlar&lt;br /&gt;    * Tetracycline gibi ışığa hassaslaştıran ilaçlar&lt;br /&gt;    * Hipoppigmentesyon eğilimi olanlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer epilasyon kimlere uygulanabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle 12 yaşını doldurmuş,koyu renkli tüylere sahip olan herkeste lazer epilasyon cihazı kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer epilasyon uygulandığı bölgeler ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz kapakları hariç tüm vücut bölgelerine uygulanabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer epilasyon sırasında ağrı oluşur mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer epilasyon anında hiçbir ağrı vermez fakat lastik çarpması gibi bir his vermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer epilasyon sonrasında cildimizde her hangi bir sorun olur mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer epilasyon sonrası genelde 5-10 dk. bazen de 30-45 dk. Sürebilen kızarıklıklar meydana gelebilir.Ama bu geçici bir olaydır.Soğutma sistemi olmayan lazer epilasyonlarda ciltte yanık ve leke kalma ihtimali görme ihtimali yüksektir. Aleksandrite tipi lazerlerde ise kalıcı yanık kalması da görülen nadir olaylardan birisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seansların aralıkları ne kadardır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer epilasyonda seanslar lazerin uygulandığı bölgelere göre 4 ile 8 hafta arasında değişmektedir.Ama tek bir seansta hiçbir sorun halledilemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer epilasyonun kalıcı sonuçlar vermekte midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer epilasyonlar son derece kalıcı sonuçlar vermektedir.Kökleri tahrip edilen kıllar bir daha çıkması mümkün değildir.Amerika FDA nın yapmış olduğu araştırmalar sonucu lazer epilasyonun çalışmalarını onaylamış ve bilimsel olarak kanıtlamıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-6241254062522683333?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/F0EX-PPVYynUyoe6cyHhkO2VVQM/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/F0EX-PPVYynUyoe6cyHhkO2VVQM/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/F0EX-PPVYynUyoe6cyHhkO2VVQM/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/F0EX-PPVYynUyoe6cyHhkO2VVQM/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/db3kL9eqIHI" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/6241254062522683333/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=6241254062522683333&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/6241254062522683333?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/6241254062522683333?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/db3kL9eqIHI/lazer-epilasyon.html" title="Lazer Epilasyon" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/08/lazer-epilasyon.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEYBSHw9fip7ImA9Wx5SFkk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-8694815046745668960</id><published>2010-08-12T12:41:00.000-07:00</published><updated>2010-08-12T12:42:39.266-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-08-12T12:42:39.266-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Ender Saraç" /><title>ender saraçla ramazan</title><content type="html">Sağlıklı beslenme konusunda ve şifalı bitkiler üzerine alanında uzman kişilerden olan Ender Saraç, Ramazan ayı boyunca yapacağı özel program ile adından söz ettirecek gibi görünüyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ender saraçla ramazan programına star tv ekranlarından ulaşabileceğiz ve ramazan boyunca program bizlerle olacak. Ender saraç bugüne kadar edindiği özel tecrübelerini ve sofra kültürlerini bizimle paylaşacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru bildiğimiz yanlışları bizlere göstereceği bu özel ender saraç programı dahilinde çok farklı şeyler öğreneceğinize ve ramazanın da desteğiyle kilolarınızdan kurtulabileceğinize inanmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek yapmanız gereken önerileri dikkatlice dinlemek olmalı… Hayatın tadına en son ne zaman vardınız, işte ender saraç size hayattan ve yediğiniz besinlerden tad almanız için mucize çözümlerle geliyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: &lt;a href="http://www.ediyetisyen.net/ender-saracla-ramazan.html"&gt;ender saraçla ramazan&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-8694815046745668960?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Q1wPLzgnwzAGYp_GojhjnRUGkxg/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Q1wPLzgnwzAGYp_GojhjnRUGkxg/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Q1wPLzgnwzAGYp_GojhjnRUGkxg/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Q1wPLzgnwzAGYp_GojhjnRUGkxg/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/vjxvwR9ZCHk" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/8694815046745668960/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=8694815046745668960&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/8694815046745668960?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/8694815046745668960?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/vjxvwR9ZCHk/ender-saracla-ramazan.html" title="ender saraçla ramazan" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/08/ender-saracla-ramazan.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkAESXw8cCp7ImA9Wx5TEE0.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-3547256850492787401</id><published>2010-07-24T13:51:00.001-07:00</published><updated>2010-07-24T13:51:48.278-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-07-24T13:51:48.278-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Zayıflama" /><title>etkili kilo verme yöntemi</title><content type="html">Beslenme kilo verme konusunda uzmanların hem fikir olduğu konular, kişilerin kilo verme konusunda uygulayıp kesin sonuç alabileceği gerçeklerdir. Sık olarak ama az miktarda yemek yemelisiniz gün içerisindeki yemek miktarının bir kısmı küçük ara öğünleri dağıtılarak planlama yapıldığında özellikle diyet listesi uygulayan kişilerin diyet proğrmı uygulamalarında sonuna kadar sağlıklı bir şekilde uygulamasını ve metabolizma hızını düşürmeden sağlıklı şekilde kilo vermesini sağlar. Yat yemeklerinden kaçınmak uyku düzeni diyet proğramının başarı anahtarları arasındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tahıl ürünlerini ihmal etmeden belirtüketmek gerekir ancak beyaz un beyz piriç ve makarna türlerine karşı dikkatli olunmali bunun yerine içeriğindeki bir takım öğeleri ayrıştırıldığından bizlere gereken yararı sağlayamayacaktır. İçerisindeki lifler alındığında tahıl ürünleri beklenen yararları yerine kabızlık başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına yol açacaktır.&lt;br /&gt;Kilo Vermek İçin Su İçin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su tüketimi çok önemli özellikle toksinlerin vücudumuzdan atılması ve sağlıklı çalışan bir metabolizma için gün içerisinde belirli aralıklarla ortalama iki buçuk litre civarinda su tüketmek gerekir. Uzmanlar kişinin yeterli su tüketip tüketmediğinin idrar renginden anlaşılacağını söylüyor sıcak içecekleri midemizde soğuk olanalara oranla daha fazla kaldığını belirten uzmanlar sıcak içeceklen tokluk hissini daha uzun süre verdiğini söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo verme sorunu olanların süt ürünü tüketiminde az yağlı veye yağsız olan süt ürünlerini tercih etmeleri gerekir. Stresle başarılı bir şekilde mücadele edebilmek kilo verme ve genel sağlık açısından oldukça önemli bir etkendir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-3547256850492787401?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xQMUoEiWbYrqXY3SstMFDkUwrBw/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xQMUoEiWbYrqXY3SstMFDkUwrBw/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xQMUoEiWbYrqXY3SstMFDkUwrBw/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xQMUoEiWbYrqXY3SstMFDkUwrBw/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/UjZdncDlUD0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/3547256850492787401/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=3547256850492787401&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/3547256850492787401?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/3547256850492787401?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/UjZdncDlUD0/etkili-kilo-verme-yontemi.html" title="etkili kilo verme yöntemi" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/07/etkili-kilo-verme-yontemi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkMER3s9eip7ImA9WxFaFk4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-8007446337774664788.post-3722514846737801536</id><published>2010-07-20T06:54:00.000-07:00</published><updated>2010-07-20T07:00:06.562-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-07-20T07:00:06.562-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Cinsel Sağlık" /><title>gerdek gecesi yaşananlar ve cinsel ilişki izle</title><content type="html">&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_G3_Tqof5NqM/TEWrHgcNcKI/AAAAAAAAAI0/KUuwWLdztuQ/s1600/guzel.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 200px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_G3_Tqof5NqM/TEWrHgcNcKI/AAAAAAAAAI0/KUuwWLdztuQ/s200/guzel.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5495987065731248290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İlk gece ilişkiye gireceksiniz diye bir gerekçe yok.Böyle bir zorunluluk hissetmeyin kendinizde. Genellikle erkekler ilk gece olsun, bitsin isterler. Ama siz bir kadınsanız ve istemiyorsanız partnerinizden anlayış göstermesini bekleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine aynı şekilde bu erkekler için de geçerlidir. İlişkinin başarıyla sonuçlanmasını istiyorsanız ilk olarak ilişkiye hazır olmanız gerekir. Kendinizi hazır hissettiğinizde ise kafanızdaki tüm endişe ve korkuları silin. Ek olarak cinsel ilişki “hadi bu gece yapalım” şeklinde başlamaz ve sollanmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer gerçekten onu istiyorsanız ve hazırsanız partlerinizle liseli aşıklar modunda takılın. Ona ufak ufak aşk oyunları oynayın. Partnerinizi tahrik etmek için ön sevişme sırasında vucüdunu keşfetmeye çalışın. Uyarıldığı en hassas bölgeleri bulun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dokunarak veya dil darbeleriyle bu bölgeleri uyarın. Bu durum hem sizi hem de partnerinizi çıldırtacaktır.Bu ilişkideki amacınız partnerinizi yeterli derecede tatmin ve mutlu etmek olsun. Kendinizi ikinci plana atın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu mutlu ettiğinizde sizde zevki doruk noktasında yaşayacaksınızdır zaten. Önsevişme ile iki tarafta ereksiyona uğradığında artık cinsel ilişki kaçınılmazdır. Korku ve endişelerinizin yersiz olduğunu böylece anlamış olursunuz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: &lt;a href="http://www.ediyetisyen.net/gerdek-gecesi-yasananlar-ve-cinsel-iliski-izle.html"&gt;gerdek gecesi yaşananlar ve cinsel ilişki izle&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8007446337774664788-3722514846737801536?l=ediyetisyen.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/tviJTcpQ1jUtN6I8S151apYBT_Q/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/tviJTcpQ1jUtN6I8S151apYBT_Q/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/tviJTcpQ1jUtN6I8S151apYBT_Q/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/tviJTcpQ1jUtN6I8S151apYBT_Q/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/fMZc/~4/A_PrF85nksc" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://ediyetisyen.blogspot.com/feeds/3722514846737801536/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8007446337774664788&amp;postID=3722514846737801536&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/3722514846737801536?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/8007446337774664788/posts/default/3722514846737801536?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/fMZc/~3/A_PrF85nksc/gerdek-gecesi-yasananlar-ve-cinsel.html" title="gerdek gecesi yaşananlar ve cinsel ilişki izle" /><author><name>ask</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13244203242973047085</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_G3_Tqof5NqM/TEWrHgcNcKI/AAAAAAAAAI0/KUuwWLdztuQ/s72-c/guzel.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://ediyetisyen.blogspot.com/2010/07/gerdek-gecesi-yasananlar-ve-cinsel.html</feedburner:origLink></entry></feed>

