<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:blogger="http://schemas.google.com/blogger/2008" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741</atom:id><lastBuildDate>Fri, 01 Nov 2024 10:44:39 +0000</lastBuildDate><category>insan</category><category>ben</category><category>acı</category><category>tanrı</category><category>aşk</category><category>bilge</category><category>düş</category><category>oyun</category><category>zerdüşt</category><category>ölüm</category><category>bilgi</category><category>düşünce</category><category>gönül</category><category>güzellik</category><category>güç</category><category>hayat</category><category>kalp</category><category>karanlık</category><category>melek</category><category>olgun</category><category>olgunluk</category><category>ruh</category><category>yaşam</category><category>ışık</category><category>şeytan</category><category>acımak</category><category>alkol</category><category>anlam</category><category>arayış</category><category>arkadaş</category><category>arzu</category><category>av</category><category>ayna</category><category>ağlamak</category><category>benzetme</category><category>biyoloji</category><category>cahil</category><category>cennet</category><category>cevap</category><category>devir</category><category>deyiş</category><category>dil</category><category>dinlemek</category><category>doktor</category><category>dost</category><category>doğru</category><category>duvar</category><category>duymak</category><category>dünya</category><category>düşlemek</category><category>erdemli</category><category>erdemli insan</category><category>etiket</category><category>exit</category><category>gerçek</category><category>gerçeklik</category><category>giysi</category><category>gurur</category><category>güneş</category><category>hakaret</category><category>hayal</category><category>hayvan</category><category>his</category><category>huzur</category><category>hırs</category><category>iltifat</category><category>insanlık</category><category>intihar</category><category>irfan</category><category>kadercilik</category><category>karşılaştırma</category><category>kaçmak</category><category>kitap</category><category>kompozisyon</category><category>korku</category><category>kör</category><category>kıskançlık</category><category>mutluluk</category><category>okumak</category><category>onur</category><category>onurlanmak</category><category>onurlu insan</category><category>para</category><category>ruh hali</category><category>salt</category><category>sağır</category><category>sen</category><category>sevgi</category><category>siyah</category><category>sonsuz</category><category>soru</category><category>tuval</category><category>yangın merdiveni</category><category>yansıma</category><category>yarat</category><category>yaratıcılık</category><category>yardım</category><category>yazmak</category><category>yaşamak</category><category>yoksunluk</category><category>yol</category><category>yüce</category><category>yüce insan</category><category>yürek</category><category>zaman</category><category>zeka</category><category>zıtlar</category><category>ölmek</category><category>önem</category><category>önyargı</category><category>öykü</category><category>özgür</category><category>özgürlük</category><title>BUYURMUŞ BİN KERE ZERDÜŞT</title><description></description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>68</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><language>en-us</language><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle/><itunes:owner><itunes:email>noreply@blogger.com</itunes:email></itunes:owner><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-3038274168721980179</guid><pubDate>Fri, 08 Aug 2008 14:55:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-08T08:29:09.087-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">okumak</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yazmak</category><title>şafak vakti</title><description>Bir ömür oldu sanki kaleme dokunmayalı. Unutmuşum ne kadar davetkar olduğunu boş sayfaların. Zihnim değildi üşenen; kalem tutan elimdi... Şayet kalem tutamıyor olsaydı ellerim, elleriniz, ellerimiz, o vakit ne yapardık? Dönebilir miydi dillerimiz anlatmaya düşüncelerimizi, hislerimizi, hazlarımızı, deneyimlerimizi?.. "Dil uzaydan gelmiş bir virüstür." diyen Chuck Palahniuk'a hak vererek; "tabi ki dönemezdi" de karar kılıyorum.&lt;br /&gt;Yalnız olmadığımızı hissetmek için okuruz ve aynı nedenden dolayı da yazarız, kimi zaman kağıtlara, kimi zaman duvarlara, kimi zaman boşluklara... Biliriz ki; hiç görmediğin, göremeyeceğin, tanımadığın ve tanıyamayacağın birisinin gözleri, bir gün okşayacaktır senin yarattığın o satırları, aynı senin okşadığın gibi... Anlayacaktır; senin anladığın gibi. Tutacaktır, otlar biteli çok olmuş toprağının örttüğü kefenindeki elini.&lt;br /&gt;Ne sen benden farklısın, ne de ben bir ötekinden. Beni senden ayıran tek olgu; benim, ben olduğumun farkında olmam, senin ise, sen olduğunun farkındalığını yaşayamaman. Şayet bu yazıyı okuduktan sonra, elini monitörün üzerine koyma cüretkarlığını gösterebiliyorsan, bil ki;  o camın hemen ardında benim elim var. Her kimsen, her neredeysen; ellerimizin buluşması dileği ile...</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/08/afak-vakti.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>36</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-3593271732262488836</guid><pubDate>Wed, 06 Aug 2008 22:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-06T15:44:40.132-07:00</atom:updated><title/><description>Herkes mutlu olduğunu sanabilirmiş.&lt;br /&gt;Olmak ta ne imiş; sanmak yetermiş meğer...</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/08/herkes-mutlu-olduunu-sanabilirmi.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-6896387173429625376</guid><pubDate>Tue, 29 Jul 2008 20:36:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-29T13:56:08.394-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">arayış</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">arzu</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">huzur</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">hırs</category><title>huzuru arayan ruh</title><description>Çoğu kimseden gün gelip huzuru elde etmek istediğini işitirsiniz. Pek çoğu bunun olasılığının gerçeklik payı üzerinde kafa dahi yormaz. Nitekim, yormasına da gerek yoktur. Evvelden hazırlanmış bir huzur tanımı mevcuttur ne de olsa; "popüler huzur"... Dört duvar arasına sıkıştırılmış bir huzur... Bu duvarların tuğlaları; hırs, arzu, para yahut din olabilmektedir.&lt;br /&gt;Hayalleri, hırsları, istekleri, arzuları istikametinde tırmanışta olan bir insan, zirveye ulaştığı vakit huzuru bulacağı yanılsamasını yaşar. Farkında değildir ki; huzura ermesinin yegane yolu vazgeçişte yatar. Evinden, ailesinden, parasından, arkadaşlarından, sevildiğini yahut sevdiğini sandıklarından... Herşeyden vazgeçmelidir.&lt;br /&gt;Senin gibi bir sana, sana yeten bir sana ulaşabildiğin vakit, O'nun adı artık "sen" değil; huzurdur...</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/huzuru-arayan-ruh.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>11</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-1281965109278541417</guid><pubDate>Sat, 19 Jul 2008 16:09:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-19T10:25:24.925-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">acı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">aşk</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">gurur</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kıskançlık</category><title>açık yara</title><description>Gururun öldüğü noktada aşk filizlenir, aşkın öldüğü noktada ise gurur...&lt;br /&gt;Şu insan yapımı hayat, saf kalplerimizi arzulamakta; lakin elde edememekte...&lt;br /&gt;Elde etmenin imkansıza vardığı ulaşılmazlık içerisinde; öncelikle gıpta, ardından kıskançlık, peşi sıra nefret boy gösterir. Yüreğine kulak kabartmayan insanların deneyimledği "acı", birbirine gebe bu hislerin, gözü pek olan son evladıdır.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/dirilen-hisler.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-9075805450218174907</guid><pubDate>Wed, 16 Jul 2008 16:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-16T09:52:03.979-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">acı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ağlamak</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">mutluluk</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yaşam</category><title>gözyaşları</title><description>Mutluluktan ağlayanlara şahit olmadınız mı hiç? Mutluluk bir geçiş evresidir; onun dahi zirvesine ulaştığınız vakit  acıya rastlarsınız. Acı mutluluğu kapsar. Acı heryerdedir; yaşamın kendisidir, hayatın en tatlı gerçeğidir...&lt;br /&gt;En güzel gözler, ağlamayı bilen gözlerdir.&lt;br /&gt;Ağlarken tebessüm edebilen dudaklar, öpülesi dudaklardır.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/gzyalar.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-7570390724774743372</guid><pubDate>Tue, 15 Jul 2008 23:31:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-15T16:48:11.514-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">hakaret</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">iltifat</category><title>iffetsiz iltifat</title><description>Hakaretler savurmak kolaydır; lakin hakaretleri sineye çekmektir zor olan. Görmezden geldiğiniz hakaretler, bakış açınızın dışarısında iltifatlara dahi dönüşebilir.&lt;br /&gt;Savurduğunuz en ağır hakaretlerin iltifatlarınız olması dileği ile; iltifatları kaale almayın, lakin hakaretlere de paha biçemeyin...</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/iffetsiz-iltifat.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-1822978981585630948</guid><pubDate>Sun, 13 Jul 2008 08:13:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-13T01:51:22.213-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">insan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">onur</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">onurlanmak</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">onurlu insan</category><title>zihnimin onur izleri</title><description>Onur dediğiniz nedir bilir misiniz? Kendini yüce görmelerin, beğenilme arzularının hat safhasıdır. Neden onur duyarsınız birşeyden, birisinden yahut kendinizden? Layığı ile var olamayanın hak etmediğini bildiğiniz övgülere maruz kalması mı okşar insanlığınızı?&lt;br /&gt;Şayet sıyırabilirseniz onuru benliğinizden; taşar olursunuz günün belirlediği insanlık duvarlarından.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/zihnimin-onur-izleri.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>7</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-5646475747024822957</guid><pubDate>Thu, 10 Jul 2008 16:04:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-10T09:25:05.368-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">erdemli</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">erdemli insan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yüce</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yüce insan</category><title>yücelen kanatlar</title><description>Başkalarının ağzından övgüler aracılığıyla yüceltilmeyi arzulayan bir insan, ne yüce, ne de erdemlidir. Yücelttiği kişinin gözünde kendi değerini azalttığının farkında değildir övgüler savuran.&lt;br /&gt;"Yücelen" insan; uçar, yükselir, zaman ile ufalır yerdekilerin gözünde, gün gelir görülmez olur... O vakit anlaşılır, onun yüceliğe layık olmadığı; lakin elden ne gelir. Layığı ile yaşamayan her insana öngördüğünüz gibi, buyur etmişsinizdir bir kere yücelen kanatları...</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/ycelen-kanatlar.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-1150586454460397117</guid><pubDate>Thu, 10 Jul 2008 14:53:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-10T08:32:10.483-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">gönül</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">güzellik</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">insan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">irfan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ruh</category><title>ahlaklı zorba</title><description>Kitaplar, insan yapımı raflarda değil, üzerinde gezinen gözlerde güzeldir. İnsan da, dört duvar arasında değil, doğada çıplak iken güzeldir. Hele ruhunu sarabilmişse çıplak bedenine; demeyin güzelliğine...&lt;br /&gt;Yüce gönüllere, yüce ruhlar bahşedilmeli. Denk gelmezse şayet, o gönül solar gider. Kalır geride et ve kemik.&lt;br /&gt;Arındığı vakit insan duygularından, bir yanılsama yaşar; huzura erdiğini düşünür. Arınabilirsen duygularından, ne ben sana insan diyeyim, ne de sen bana insan olduğumu söyle. Duygusuz bir insanın, bana "insan" sıfatını yakıştırması, bir hakarettir adıma. İrfan sahibi sanmayasın kendini; nitekim irfan sahibi, düşünmesini bilen değil, hissetmesini bilendir.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/ahlakl-zorba.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-2861670977196964599</guid><pubDate>Wed, 09 Jul 2008 00:58:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-08T18:20:23.674-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yarat</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yaratıcılık</category><title>imza: kulsuz tanrı</title><description>Yaratılmış olduğuna inanan kişi, yaratmaktan korkar. Bir el uzattığınız vakit o insana; avucunuzda inanç, kafanızda soru işareti ile kalakalırsınız.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/blog-post_08.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-9209535021009188986</guid><pubDate>Wed, 09 Jul 2008 00:23:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-08T18:16:05.827-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">bilge</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">cahil</category><title>zihni hüsran</title><description>Cahil insan; bilgisiz olan değil, bilmediğini bilmeyendir. Kim ki, bilmediğini farkeder; o vakit, bilgeden dahi üstün kılar kendini.&lt;br /&gt;Karanlık, kör etmez insanları; lakin fazla ışık eder. Bu nedenle, dikmem gözümü bilgelere; sakınırım onlardan.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/zihni-hsran.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-6918087201837180385</guid><pubDate>Mon, 07 Jul 2008 19:20:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-07T12:41:21.928-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ben</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">hayat</category><title>yitik uydu</title><description>Dört bir yanımda koşuşturan insanlar ilişmekte gözüme...&lt;br /&gt;Kendisinin neden sabitleştiğini düşüneduran beynim; hayat-yörüngesinden çıkmış olduğu kanısına varmakta. Ya "hayat" yeterli çekim gücüne sahip değildi, yahut "hayat" adında birşey mevcut değil.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/yitik-uydu.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-4430990657198457091</guid><pubDate>Mon, 07 Jul 2008 19:03:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-07T12:16:08.491-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ben</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">insan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kör</category><title>şemaalsiz göz</title><description>Herşeyi göründüğü gibi benimseyen insanların yanısıra, kör bir insan; görememektedir şeklin yanıltıcı  güzelliğini, her daim hayal etmektedir...&lt;br /&gt;Oydum zihnimin gözlerini; bundan böyle kördür kendisi. Ne de olsa, gerçeği saptırmak dışında neye sebebiyet verir görüntü?&lt;br /&gt;Bunun üzerine " Görüntü sebebin kendisidir." i savlayanlar boy gösterebilir. Emin olun onlar, benden de kör olanlardır.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/emaalsiz-gz.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-5062389528954946264</guid><pubDate>Sun, 06 Jul 2008 21:25:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-06T14:53:12.575-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">dünya</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">insan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">insanlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">özgür</category><title>hayat; bir tutam zaman</title><description>Dünyevi olayları sorgularkene, unutur olmuşuz öz benliğimizi. Güncellik; hayatımızın ana teması, anlamı ise farklılaşmakmış.&lt;br /&gt;Hapsolana da, hapsedene de insan etiketi yapıştırmışız. Arası olmazmış ki bunun; ya zindan hayatı yaşamalı, ya da gardiyanı oynamalıymış. Meğer dört duvar arasında kendini özgür kılabilmekmiş insan olmak, yansımanı gördüğün vakit ise, kırmakmış aynaları. İnsan, insan olalı; böyle insan görmedi.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/hayat-bir-tutam-zaman.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-8938818515979243956</guid><pubDate>Sat, 05 Jul 2008 12:50:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-05T05:57:20.420-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">insan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">önem</category><title>....</title><description>İnsanlar anlamadıkları düşünceleri önemsemezler.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/blog-post.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-718036963219650125</guid><pubDate>Fri, 04 Jul 2008 13:26:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-04T06:59:08.952-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">devir</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">gerçeklik</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">insan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">önyargı</category><title>ÖNYARGILI ON YARGI</title><description>"Önyargı ile yaklaşmayın insanlara." denir. Hayal aleminde otlanan bir sürünün ortaya attığı ütopik bir sanallıktır bu yargı. "Laf" ebeliğinin son safhası olan bu deyiş; bir diğerine hak etmediği bir kılıf dikilmemesi maksadıyla öğütlenir insanlara. Lakin gerçekliğe göz atacak olursanız, bu olgunun bir yanılsama olduğunu fark edersiniz. Günümüzde önyargınızı kuşanmadığınız vakit, bu "sosyal" girişiminiz zarar ile oturacak poponuzu kısmen rahatsız edecektir.&lt;br /&gt;İnsanlığımızın özü olan saflığın, "saflık" sanıldığı kara bir dönemdir içinde bulunduğumuz yontma-aktör devri. Siz, siz olun; önyargınızı kalkanınız kılın.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/nyargili-nyargi.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-537819523028051769</guid><pubDate>Thu, 03 Jul 2008 15:21:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-03T10:26:36.378-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ben</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">doktor</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kalp</category><title>doktor aranıyor...</title><description>Kalbimde mi bir sorun var, yoksa ben hepten mi kalpsizim? Her halükarda bitmişim. Göğsümü açıp da bir kontrol etsene doktor bey. Eğer kalbimde bir sorun varsa; o artık sizin sorununuz, eğer kalbim hepten yok ise; o da beni sevenlerin sorunudur. Yeter ki yar o göğsü doktor bey, yeter ki yar...</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/doktor-aranyor.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-1877930994217316091</guid><pubDate>Thu, 03 Jul 2008 14:39:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-03T08:26:46.694-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">dil</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sevgi</category><title>dilsiz aşıklar</title><description>Dile getirmeyin duygularınızı. Dudaklarınızı oynatmanız kafidir. Kelimeler birer virüs, dil ise vücuttaki bir urdur.&lt;br /&gt;Sevildiğimi duyacağıma, sevilmemeyi tercih ederim.&lt;br /&gt;Rica ederim, konuşmayın; sevgi duyulmaz, hissedilir. Yeltenirseniz duyurmaya, aşar kelime haznenizi.  Anlayan zaten anlar, anlamayana söylesen kaç yazar?..</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/dilsiz-ak.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-7179041458940038325</guid><pubDate>Tue, 01 Jul 2008 17:15:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-01T10:19:51.567-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">acı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">insan</category><title>acıtır</title><description>İhanetin  fizyolojik yapısı keskin hatlıdır, ironik ve bir o kadar da absürtdür. Güvendiği kişi tarafından sırtı veya yüreği bıçaklanan insanın ortaya attığı bir olgudur ihanet. Bundandır bunu deneyimleyen kişinin yaşamında güvene daha nadir rastlanılmasının. Özüne yaklaştırır insanı deneyimler. Zamanla daha sıkı sarmaya başlarsın benliğini; kimse ulaşamasın diye. Gözümüze, yüreğimize tatlı görünen anlar, olaylar dahi acının iluzyona uğramış birer varyasyonudur. Hayat başlı başına acıdır be dostum! Ömrün süresince ne azına, ne de fazlasına şahit olabilirsin.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/actr.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-8818131682875723949</guid><pubDate>Tue, 01 Jul 2008 14:05:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-01T07:21:13.050-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">insan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yardım</category><title>yardım edemez sana, senden gayrı kimse...</title><description>Yardım amacıyla yaklaşan insan dahi, zarar teşkil eder size. Tutmadan önce uzatılan elleri, yöneltin şu soruyu soğukkanlılıkla: "Kendine bir hayrın dokundu mu, ey insan?". "Evet." der ise, boşboğaz bir yalancıdır. "Hayır." der ise, öpün o eli; lakin yine de tutmayın. Nitekim vurgulamıştır; tutulası bir ele sahip olmamakla birlikte, sözde yardımının ego tatmininden ibaret olduğunu.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/07/kimse-yardm-edemez-sana-senden-gayr.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-9156459844699872396</guid><pubDate>Mon, 30 Jun 2008 21:43:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-30T14:51:41.881-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">insan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">tanrı</category><title>EV YAPIMI TANRI</title><description>Çekinmeyin, yazmaya koyulun. İlk kelimeyi yazmadan, ikincisine ulaşamazsınız.&lt;br /&gt;Kelimeler; cümleleri, cümleler; düşünceleri oluşturagelmiştir. Başlangıcı olmayan bir son düşünülemez. Bundan dolayı, yaratın kendi kelimelerinizi. Lakin, üstünkörü değil; kılı kırk yararak efendiler! Zor lokma olun her daim. Kimileri sizi sindiremesin, kimilerinin midesine oturun. Amacınız bir kanıya varmak değil, kendi farkındalığınızı yaratmak olsun. Lakin, bu tanrıyı oynamak değil, tanrı olmaktır. Emin olun hayatta, kullar değil; tanrılar kazanır...</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/06/ev-yapimi-tanri.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-5712708714368786740</guid><pubDate>Mon, 30 Jun 2008 21:35:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-30T14:40:06.138-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">giysi</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">güzellik</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">salt</category><title>kuşanma sanatı</title><description>Salt güzellik çıplaklıktır. Giysilerimiz topluma çektiğimiz setlerdir, birer kaçıştır. Yalnızlığın anası olan toplumun elinden çıkma zırhlarımızı kuşanırız, uykuda dahi... Alışmışızdır, alıştırılmışızdır... Yapay olan şu dünyada, doğallık utandırır olmuştur.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/06/kuanma-sanat.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-3769642567242948266</guid><pubDate>Mon, 30 Jun 2008 21:32:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-30T14:34:38.165-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">güç</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">hayal</category><title>GÜÇ</title><description>"Hayal gücünüzü zorlayın" şeklinde bir tabir mevcuttur günlük hayatta. Ben zorlamayın derim; akışına bırakın.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/06/g.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-549168640340462355</guid><pubDate>Mon, 30 Jun 2008 16:49:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-30T10:00:19.519-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">aşk</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">insan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ölüm</category><title>TIKAÇ</title><description>Aşk ölüme benzer; bir kez öldüğünüz vakit, bir daha ölemezsiniz. Lakin tek benzerlikleri bu değildir. Kimi zaman, karşılıksız aşkın ölüme, ölümün ise huzura eşit olduğu, bir denklem sistemi akar mantık süzgecinizden. Süzgecin altını tıkamak, el becerinize kalmıştır.</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/06/tika.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2661446108002428741.post-3670659781701624899</guid><pubDate>Mon, 30 Jun 2008 14:55:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-01T10:12:55.994-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ayna</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">düşünce</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">insan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yansıma</category><title>YANSI(MA)</title><description>Aynadaki yansıma size ait değil. Kaçının onu benimsemekten.&lt;br /&gt;Düşünceleriniz ile fiziğiniz yer değiştirdiği vakit, görünmez olursunuz. Şayet beceremiyorsanız; kırın aynanızı!</description><link>http://fireoffreedom.blogspot.com/2008/06/yansma.html</link><author>noreply@blogger.com (THE SHADOW)</author><thr:total>0</thr:total></item></channel></rss>