<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><rss xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0"><channel><title>İsimlerin Manâları</title><description>Güzel İsimler,  İsim'lerin Anlamları, Çocuk sağlığı Hakkında bilğiler,</description><managingEditor>noreply@blogger.com (Anonymous)</managingEditor><pubDate>Fri, 4 Oct 2024 20:10:07 -0700</pubDate><generator>Blogger http://www.blogger.com</generator><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">44</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">25</openSearch:itemsPerPage><link>http://isimmana.blogspot.com/</link><language>en-us</language><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:summary>Güzel İsimler, İsim'lerin Anlamları, Çocuk sağlığı Hakkında bilğiler,</itunes:summary><itunes:subtitle>Güzel İsimler, İsim'lerin Anlamları, Çocuk sağlığı Hakkında bilğiler,</itunes:subtitle><itunes:category text="Kids &amp; Family"/><itunes:category text="Kids &amp; Family"/><itunes:owner><itunes:email>noreply@blogger.com</itunes:email></itunes:owner><item><title>Annelik Beynin Yapısını Değiştiriyor</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/annelik-beynin-yapsn-degistiriyor.html</link><category>Aile</category><category>Anne ve bebek</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Mon, 3 Oct 2011 01:20:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-2210721157008451645</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiHfvxwBQvm9sgPAy7i0EjJbllrjPHzSj8unXYVjVw4L0ix4yIs7iEDragSX9YnJeVixyoR8c-G7ny4NQt8iwOZ3KHDJ5xdoJAwkjJD9jPCJuFa0RCWB_WVP5LJpaSuG39m6hrgWjvh_1w/s1600/annelik.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiHfvxwBQvm9sgPAy7i0EjJbllrjPHzSj8unXYVjVw4L0ix4yIs7iEDragSX9YnJeVixyoR8c-G7ny4NQt8iwOZ3KHDJ5xdoJAwkjJD9jPCJuFa0RCWB_WVP5LJpaSuG39m6hrgWjvh_1w/s320/annelik.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659178295998009890" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;ANNE OLMAK&lt;/span&gt; bir kadının hayatında çok farklı bir evredir. O zamana dek gözetilen biri iken, hamilelikle başlayan annelik sürecinde adım adım gözeten kişi olmaya doğru ilerler. Bir annenin yavrusu olmaktan, bir yavrunun annesi olmaya doğru yaşanan bu geçiş sürecinde, ihtiyaç duyulan davranış örüntüleri de değişir. O vakte değin kendini yöneten, kendi ihtiyaçlarına ve kendi hayatını sürdürmeye adanmış olan bünye, yavrularının iyi durumda olmasına ve onların bakımına odaklanmaya başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandan beri bilim adamları tarafından gözlemlenen bu değişimin biyolojik temeli yakın zamana kadar aydınlatılamamış bir sahaydı. Fakat son yapılan araştırmalar hamilelik, doğum ve emzirme süreçleri boyunca ortaya çıkan heyecan verici hormonal değişimlerin annenin beyin yapısında birtakım değişikliklere neden olduğunu ortaya koydu. Buna göre beynin bazı bölümlerinde nöronların hacmini arttırdığı, bazı bölümlerde yapı değişikliklerin meydana geldiği görüldü. Bilim adamları beyinde görülen bu biyolojik değişimlerin annenin beyninin anneliğe uygun davranışlar sergilemek amacıyla yeniden biçimlenmesi anlamına geldiğini düşünüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar annenin beyninde meydana gelen değişimlerin yuva inşa etmek, yavrusunu yetiştirmek ve onları yırtıcı hayvanlardan korumak gibi annenin annelik görevlerini yerine getirmesine zemin oluşturduğunu ortaya koyduğu gibi; bazı değişimlerin de hafıza, öğrenme, korku ve strese verilen tepkileri kontrol etmeyle ilgili olduğu sonucuna vardı. Örneğin, fareler üzerine yapılan bir çalışma, anne farenin avını yakalamada diğer farelere göre daha başarılı olduğunu ortaya koydu. Avcılık kabiliyetinin yanında, anne farelerin yiyecek arama ve bulma beceresinin de daha ileride olduğunu ortaya koyan bu çalışmaya göre, anneliğin getirdiği değişimler fareler yaşlanana dek sürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Peki insanlar açısından durum ne?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;TORONTO&lt;/span&gt; Üniversitesi?nden Alison Fleming, annelerin hamilelik döneminden itibaren beş duyularının hassasiyetlerinde artış olduğunu ortaya koydu. Anneler bu sayede küçük bebeklerinin kokularını ve seslerini ayırd edebilir hale geliyorlar. Fleming?e göre anneler doğum sonrası yüksek seviyedeki ?cortisol? hormonu sayesinde bebeklerinin kokularına daha fazla dikkat kesildikleri gibi, onların ağlama seslerini de daha duyarlı oluyorlar. Normalde stresle birlikte ortaya çıkan ve insan sağlığı üzerinde yıkıcı etkileri olan ?cortisol? tam tersine annede son derece işlevsel ve faydalı bir rol yükleniyor. Cortisol hormonu seviyesi yükselen anne, hormon sayesinde dikkati, uyanıklığı ve duyarlılığı arttığı için bebeğine karşı görevlerini çok daha başarıyla yerine getirebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneliğin hormonlar ve beyin yapısı üzerinde yaptığı değişimlerin etki süresine gelince, bu konuda en çarpıcı bulgu Boston Üniversitesi?nden Thomas Perls ve arkadaşlarından geldi. Hamilelik yaşına ilişkin yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, kırklı yaşlarda hamile olan kadınların yüz yaşına kadar yaşama ihtimalleri erken yaşlarda hamile olanlara göre dört kat daha fazla. Perls?in bu konudaki yorumu, kırklı yaşlarında hamile olan kadınların daha yavaş yaşlandığı yönünde. Bunun muhtemel sebeplerinden birinin, hamilelikte yaşanan hormonal değişikliklerin menopoz devresinde ortaya çıkan yıkımları dengelemesi olarak düşünülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu bilgilerden sonra, anneliğin kadınların sağlığını deformasyona uğrattığı şeklindeki genelgeçer kabulün ne kadar hatalı olduğu da görülmesi gereken bir başka nokta. İlâhî hikmet, bir canlı dünyaya getiren annenin annelik görevini yerine getirebilmesi için, onu olduğundan daha dayanıklı ve sağlıklı kılıyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;KAYNAK:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Maternal Brain,Scientific American, ocak 2006</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiHfvxwBQvm9sgPAy7i0EjJbllrjPHzSj8unXYVjVw4L0ix4yIs7iEDragSX9YnJeVixyoR8c-G7ny4NQt8iwOZ3KHDJ5xdoJAwkjJD9jPCJuFa0RCWB_WVP5LJpaSuG39m6hrgWjvh_1w/s72-c/annelik.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Anne adayına test işkencesi.?</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/anne-adayna-test-iskencesi.html</link><category>Aile</category><category>Anne adayına test işkencesi</category><category>Anne ve bebek</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Mon, 3 Oct 2011 01:12:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-469444169766210212</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhNQ-m9lZCR6qcIBGHQG0UiS8kxYDrmqZRl0P5YESWAbtYHYdzIFNn-RsiJufKWBRqJYNB1o2MFw5eQjh4Mwx_C-F9ynhmSM5YUre7oT4YA4CpWmEVS5JXaopuMn6-Nu9oZe_ACfvvQFL0/s1600/What-Does-24-Hour-Urine-Test-Show.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 212px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhNQ-m9lZCR6qcIBGHQG0UiS8kxYDrmqZRl0P5YESWAbtYHYdzIFNn-RsiJufKWBRqJYNB1o2MFw5eQjh4Mwx_C-F9ynhmSM5YUre7oT4YA4CpWmEVS5JXaopuMn6-Nu9oZe_ACfvvQFL0/s320/What-Does-24-Hour-Urine-Test-Show.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659176653659150962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Gebelik döneminiz başladıktan aylar sonra bir anda, özürlü bir bebeğe sahip olacağınızı öğrenirsiniz. Sanki dünya başınıza yıkılır. Üç aydır birlikte yaşadığınız bebeğinizden ayrılmak hiç de kolay olmaz değil mi? Peki, ayrılmayı göze alamadığınız bebeğiniz ?sağlıklı? olarak kucağınıza gelirse ne yaparsınız? Paniğe kapılmayın, bebekler karışmadı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her hamilenin zihnini kurcalayan bir endişedir ?Acaba çocuğum sağlıklı mı?? sorusu... Şüphesiz, bu sorunun cevabını bulmak günümüz teknolojisinde çok da zor değil. Nitekim, ?tarama testi? adı verilen ve Türkiye?de yaygın olarak uygulanan testler sayesinde bebeğin sağlıklı ya da özürlü olacağını öğrenmek mümkün. Fakat söz konusu testler ailelerin merakını gidermenin yanında kabus dolu günlerin başlamasına da sebep olabiliyor. Zira, tarama testinde kesinlik oranı yüzde 60 olmasına rağmen anne baba adayları yüzde yüz olduğu zannıyla hareket ediyor. Belki de sağlıklı doğacak bebekler kesin olmayan testlere dayanılarak, özürlü olacağı gerekçesiyle aldırılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halk arasında ?zeka testi? olarak yanlış bilinen tarama testi; 35 yaşından küçük anne adaylarının kanındaki hormon, protein seviyesi ve ultrason bilgilerinin aynı pozisyondaki diğer hamilelerle karşılaştırılması yöntemiyle yapılıyor. Test sonuçlarıyla bebeğin taşıması muhtemel riskler belirleniyor. Eğer risk yüksek ise amniyosentez yapılıyor. Amniyosentez, hamileliğin 16-18?inci haftalarında gebelik kesesindeki sıvının (amniyon sıvısı) bir kısmı alınarak yapılan test. Anne adayı tarama testinin ?tanı? koymak için uygulandığını zannediyor ve risk oranını öğrendiği andan itibaren hayatı kararıyor. Doktorlar da uyarmadığından, özürlü bebeğinin olacağını düşünerek amniyosentez testini yaptırmıyor. Aile için kabus dolu günler de böylece başlıyor. Oysa istatistiklere göre tarama testinde risk oranı yüksek olan bebeklerin sadece yüzde 4-5?i özürlü olarak doğuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;?Keşke testi hiç yaptırmasaydım?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pınar Yıldız (26) ilk çocuğuna hamile olduğunu öğrendiğinde tarifsiz bir mutluluk yaşar. Ama hamileliğinin 16. haftasında yaptırdığı tarama testinde bebeğinin özürlü doğacağını öğrenince dünyası yıkılır. ?Öğrendiğim an tepki veremedim. Doktorun neler söylediğini hatırlamıyorum bile. Eve geldim. Saatler sonra şoku atlatınca ağlamaya başladım. Eşim de çok üzüldü, doktorumla konuştu. Yüzde yüz özürlü olmadığı söylendi. Amniyosentez yaptırmak istemedim. Çünkü düşük yapma riski vardı. Çocuğumu Allah vermiş, onun canına kıymaya hakkım yoktu. Down sendromlu olsa da dünyaya getirecektim.? diye anlatıyor yaşadıklarını. Genç çift başka bir merkezde tekrar test yaptırmak ister; fakat kemik testleri için 20. haftaya kadar beklemeleri gerekir. Şüpheyle geçirdiği her gün kabus gibidir Pınar Yıldız için. Bir ay sonra farklı merkezlerde yaptırdığı testler sonrasında bebeğinin sağlıklı olduğunu öğrenir. Bugün 2 yaşında Ahmet Buğra adını verdikleri bir oğlu var. Yaşadığı sıkıntı dolu günleri hatırladıkça, ?Keşke bu testleri yaptırmasaydım. Psikolojimizi bozdu.? diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne adaylarının sorunu testlerin yanlış anlaşılmasından ibaret değil. Sıkça rastlanan bir başka durum ise farkına varılmayan hamilelikler ve bu dönemde kullanılan ilaçlar. Anne adayları ilk birkaç hafta hamile olduğunun farkına varamıyor ve o dönemde tedavi amaçlı ilaçlar kullanabiliyor. Bu ilaçlar ise bebeğin gelişimini olumsuz etkiliyor. Onlardan biri Ankara Keçiören?de yaşayan 41 yaşındaki Tülin Dilmaç. ?Hiç tahmin etmediğim bir anda hem hamile olduğumu hem de zeka özürlü bir bebeğim olacağını öğrendim. Ağlaya ağlaya eve geldim. Yapabileceğim ne var diye düşünmeye çalışıyordum. Gözümün yaşı hiç kurumadan çaresizlik dolu aylar geçti.? diyen Dilmaç, başka bir rahatsızlığı için kadın doğum uzmanına gider. Doktor, tedavi için antibiyotik ilaçlar verir. İlaçları kullandıktan sonra kontrole giden Dilmaç, aslında bir aylık hamile olduğunu, en son kullandığı ilaçlardan dolayı da bebeğin beyninin hasar gördüğünü, çocuğunun yüzde elli zeka özürlü olacağını öğrenir. Hayatının en zor dönemi başlamıştır. Bebeğinin canına kıymayı bir an bile düşünmez. Ayrıca, herhangi bir genetik test de yaptırmaz. Hamileliği boyunca sağlıklı bir bebeğe sahip olabilmek için dua eder. ?İyi ki bebeğimi aldırmamışım.? diyen Tülin Dilmaç?ın şimdi on yaşında Reyyan isminde bir kızı var ve bırakın zeka özürlü olmayı, yaşıtlarına göre üstün zekalı. Sağlıklı bebeğe sahip olmanın kıymeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benzer bir olayı İstanbul Alibeyköy?de ikamet eden Başaran ailesi yaşar. Onların hikâyesi diğerlerinin aksine doğum öncesinde değil, sonrasında başlar. Gebelik döneminde genetik testlerin hiçbirini yaptırmazlar ve kızları Asude sağlıklı olarak dünyaya gelir. İlk ay sağlık ocağında, geç de olsa fenülkötünöri hastalığı taşıyıp taşımadığını öğrenmek için topuğundan kan alınır. Doktorlar, ?Eğer sizi aramazsak bir şey yoktur.? der. Yedi ay sonra eve telefon gelir ve tekrar kan vermeleri söylenir. Kan verilir ve yine bir problem olmazsa aramayacakları belirtilir. Kısa süre sonra bu kez İstanbul Çapa Hastanesi?nden uzman doktorlar bebeği ister. Yine kan alınır ve tekrar beklemeleri söylenir. Tüm bu gidip gelmeler onların aylarca üzülmesine sebep olur. Çünkü, onlara ?Problem çıkmazsa aramayacağız.? denir, ama her defasında tekrar aranır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne Aytül Başaran (30) o dönem hayatlarının karardığını anlatıyor: ?Hastalığın belirtilerini internetten aradık, bulduk. Tüm işaretler kızımı gösteriyordu. Doktorlar da açıklama yapmadı. Artık proteinsiz yiyecekleri yurtdışından nasıl getirebileceğimizi öğrenmeye çalışıyorduk. Sonuçları beklerken, kızımı beslemek zorundaydım. Fakat, ellerimle zehir veriyormuşum gibi geliyordu. Verdiğim her lokma beynini öldürüyor olabilirdi. Ama yapacak bir şey de yoktu. Hep gözlem altında olacaktı. Gizli yediği bir çikolata dahi yaşamını kısaltacaktı. Nihayet sonuç geldi. Problem yoktu. Kızımın belirtileri üzerinde taşıması farklı bir durumdu. Sanırım sağlıklı bir çocuğun kıymetini anlamak için bu sıkıntıyı çekmemiz gerekiyordu.? Başaran ailesinin yeni mensubu Asude, şu an 3,5 yaşında ve gayet sağlıklı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konya?da yaşayan 27 yaşındaki Hatice Kar, amniyosentez testini yaptıran ve çıkan sonuca göre bebeğini aldırmak isteyen anne adaylarından biri. Hatice Hanım, hamileliğinin ilk aylarında hiçbir rahatsızlık yaşamaz. Gebeliğin beşinci ayında başka bir rahatsızlığı için doktora gider. Ultrasona girdikten sonra doktor, bebeğin beyninin su topladığını, kesinlikle özürlü olduğunu ve bebeği aldırması gerektiğini söyler. Emin olmak için başka doktorlara da gider. Onlar, bebeğin sağlıklı olduğunu söyler. Şüphelerini gidermek için amniyosentez testi yaptırır. Testin sonucu negatif çıkar. Şimdi 2,5 yaşında Sıla isminde sağlıklı bir kızı olan Hatice Kar, yaşadığı bu olayı kelimelere dökmekte zorlanarak, ?Allah kimseye bu durumu yaşatmasın.? diyor. Psikolojik olarak yıprandığını, hassas hale gelen gebenin sonucu sindirmesinin zor olduğunu belirtiyor: ?Hâlâ o günlerin etkisinden kurtulamadım. Anlatılmaz yaşanır cinsinden bir şeydi. Bebeğim sağlıklı doğmuştu ama içim rahat etmediği için birçok doktora muayene ettirdim. Şükür ki bir problem yoktu, olmadı da.?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Neden farklı sonuçlar?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçeci Kadın Hastalıkları Doğum Teşhis ve Tedavi Merkezi?nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Esra Aksoy tarama testlerinin birkaç değerin elde edilmesiyle oluştuğunu belirterek, ?Anne yaşı, bebek boyu, gebelik haftası, ense kalınlığı, anne karnından gelen iki belirleyici hormon değerinin toplamı bebeğin risk oranını veriyor. Farklı sonuçların nadir da olsa çıkmasının sebebi ense kalınlığının farklı ölçülmesi, kullanılan araçların teknik farklılıkları, annenin gebelik yaşını tam olarak bilmemesi ve kullanılan donanımın birbirini tutmaması olabilir.? diyor. Amerikan Hastanesi Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi Sorumlusu Tıbbi Biyoloji ve Genetik Uzmanı Dr. Nesrin Erçelen?e göre farklı teşhis koymak kolay değil. Çünkü, testler belirli kurallar çerçevesinde, bilgisayar ortamında görülerek yapılıyor. Eğer hatalı teşhis konuyorsa doktor görmeden rapor yazmış demektir. Dr. Erçelen; aile, doktor ve genetik uzman arasındaki iletişim eksikliğinin de önemli bir etken olduğunu düşünüyor ve her çiftin genetik danışmanlığından yardım alması gerektiğini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genetik danışmanlık ?sözlü muayene? olarak da biliniyor. Test yapmadan önce tarama testinin lüzumu, nasıl yapıldığı, doğruluk oranı, bilgilendirmenin nasıl yapılacağı ve çiftin sonuç raporundaki bilgileri nasıl yorumlaması gerektiği hakkında bilgi veriliyor. Neticeler alınınca da ?sonuç bilgilendirmesi? yapılıyor. Dr. Nesrin Erçelen aslında hiçbir yöntemin mucize olmadığına dikkat çekerek, ?Biz var olan şeyi gösteriyoruz. Her şeyin görülebilme sınırı var. Bazen ailenin genetik bir rahatsızlığı olup olmadığı dahi bilinmiyor, konuşulmuyor. Test yapmadan önce aile için tüm risk faktörlerini bilmek lazım. Anneden yumurta, babadan sperm gelerek yumurta dölleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Umutlar sönmesin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genetik danışmanlığı uzmanlara göre önemli kabul edilse de gebelere göre doktorlar iletişime yeteri kadar önem vermiyor. Tarama testini yaptıran Pınar Yıldız ve Hatice Kar yeteri kadar bilgilendirilmediklerini söylüyor. ?Bilgilendirilmiş olsaydım bu testi kesinlikle yaptırmazdım.? diyen Pınar Yıldız, sorularına da her zaman açıklayıcı cevaplar alamadığından yakınıyor. Hatice Kar ise bilmesi gereken bütün bilgileri internetten öğrendiğini, doktorundan sadece teyit aldığını anlatıyor. İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinotoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Ermiş, halkın amniyosentez testiyle tarama testini karıştırdığını, amniyosentezi sadece, bebeği özürlü olup da hamileliğini sonlandırmak isteyenlere yaptıklarını, tarama testiyle bin çocuk içinde on ?down sendromlu? varsa bunun ancak altısını anlayabildiklerini belirterek, ?Halk riski yanlış anlayıp yorumluyor ve engelli bebeği olduğunu düşünüyor. Sonra da sağlıklı dünyaya gelince tıp yanılmış oluyor.? diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karnında engelli bir bebeğin olduğunu bilmesine rağmen aldırmayan annelerin sayısı da azımsanmayacak kadar çok. Fakat, ilk aylardan başlayıp tüm ömür sürecek zor bir dönemi tek başına atlatmak da kolay değil. Hele hamileyken... Geçtiğimiz temmuz ayında Psikolog Zühre Çelen?in başkanlığında, ?derdi ancak çeken bilir? mantığından yola çıkarak kurulan Umutlar Sönmesin Derneği?nin hamileler açısından özel bir misyonu var. ?Severek başarabiliriz? sloganıyla yola çıkan derneğin gönüllüleri, genetik testlerle engelli ya da down sendromlu olduğu anlaşılan bebeklerin alınmasına karşı çıkıyor ve anneyi bebeği aldırmaması için ikna etmeye çalışıyor. Sonra da annenin bu ağır yükü taşıyabilmesi için ona psikolojik destek veriyor. Zühre Çelen?e göre, bebek üç aylık da olsa yaşıyor ve bir canlının hayatı sırf bu nedenle sona erdirilemez. Üstelik anne karnı kapalı bir kutu. Testler ise yanılabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkan Çelen, aileleri grup terapilerine alarak onlarla özel olarak ilgileniyor. Terapi grubunda aynı duyguları paylaşan sekiz hamile kadın var. İçinde bulundukları durumu Zühre Çelen şöyle anlatıyor: ?Anne adayları psikolojik olarak iyi değil. Biz ne olursa olsun bebeklerini bu haliyle kabul edip sevmeleri gerektiğini, canda özür olmadığını anlatıyoruz. Ayrıca özürlü çocukla nasıl baş etmeleri gerektiği hakkında da bilinçlendirme yapıyoruz.? diyor. Yakında, toplanan yardımlarla derneğin rehabilite merkezi açılacak. Ayrıca derneğin bir başka hizmeti de gönüllü hemşirelerin doğum sonrası annenin yanında bulunması. Hemşireler annenin lohusa döneminde üzerindeki şoku kısa sürede atlatmasına yardımcı oluyor ve anneye bebek bakımını öğretiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;İslam?da bebek aldırmak yasak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslam dininin hayatımızı kuşatan herşey için bir hükmü ve gösterdiği bir çözüm yolu var. İslam?a göre, bebek aldırma ancak annenin de hayatı tehlikedeyse caiz (uygun) olabiliyor. İstanbul Fetva Hattı?ndan Jale Şimşek?in konuyla ilgili görüşleri şöyle: ?Hanımın karnındaki çocuğun yaratıcısı Allah?tır. Bir bebek sakat olduğu için kimsenin onu öldürmeye hakkı yoktur. Ne Kur?an?da ne de sünnette çocuğun aldırılmasına izin verilir. İnsan tercihinin dışında da bir şeyler yaşar. Bunlar ?imtihan?dır. Eğer çocukların hepsi sağlıklı olsaydı tamamen sağlıklı insanların yaşadığı bir dünya olurdu. O zaman insanoğlu sağlığın değerini nasıl anlayacaktı??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jale Şimşek, konuyla ilgili günde 3-4 telefon aldıklarını, anneleri telefonda ikna etmeye çalıştıklarını belirterek, ?Biri özürlü bebeğe sahip olmak için hazır olmadığını söylerken diğeri bu ?Allah?ın takdiridir? diyerek kabul edebiliyor. Geneli ikna oluyor. Aileler ise doktor ve büyükler tarafından baskı altında kalıyor ve çıkmaza giriyor. Bize danışanlar sonuçta İslam dinini yaşamaya çalışanlar. Bebeğini aldıran anne sayısı çok fazla. Biz, ?Allah bu çocuğu yeryüzünde yaşatmak istiyor ki senin karnına koymuş, sen nasıl istemezsin? diyoruz. Bu aslında işin özünü en iyi anlatan cümle...?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;KİMLERİN BEBEĞİ RİSK ALTINDA?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;35 yaşından büyük anne adayları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrar eden düşükleri olan çiftler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önceki gebeliğinde, bebekte anomali (yaşamla bağdaşmayan kromozomlar) saptanan çiftler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genetik hastalık taşıyan çocuğu olan çiftler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebelik süresince yapılan ultrasonografi izleminde anomali saptanması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci ve ikinci tarama testlerinde risk artışının saptanması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailesinde kalıtsal bir hastalık olan çiftler&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aksiyon dergisi&lt;br /&gt;Yazar: ismimana</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhNQ-m9lZCR6qcIBGHQG0UiS8kxYDrmqZRl0P5YESWAbtYHYdzIFNn-RsiJufKWBRqJYNB1o2MFw5eQjh4Mwx_C-F9ynhmSM5YUre7oT4YA4CpWmEVS5JXaopuMn6-Nu9oZe_ACfvvQFL0/s72-c/What-Does-24-Hour-Urine-Test-Show.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Hamilelikte nasıl beslenmeli?</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/nelere-dikkat-edilmeli-hamilelikte-nasl.html</link><category>Aile</category><category>Gebelikte ki sorunlar</category><category>Hhttp://www.blogger.com/img/blank.gifamilelikte nasıl beslenmeli</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><category>Çocuklarda beslenme</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Mon, 3 Oct 2011 01:01:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-80457669105227441</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiC-TIJDw8GUWuujlK8GGWF9OypBOd-0oELvp947n4t9K5DFmEW6IJq8SYQ-RmgGhZ-EmCcDljcRsimZeyaRSTWxiLqxack407RHMGPaNktxhlctSyl5cJJqRP0RCGQB3OI729ihjzL6l8/s1600/262f88d_b.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiC-TIJDw8GUWuujlK8GGWF9OypBOd-0oELvp947n4t9K5DFmEW6IJq8SYQ-RmgGhZ-EmCcDljcRsimZeyaRSTWxiLqxack407RHMGPaNktxhlctSyl5cJJqRP0RCGQB3OI729ihjzL6l8/s320/262f88d_b.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659173855038156866" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Nelere dikkat edilmeli?  Gebelik, anne adayı olmak, eşine ve kendine benzer bir canlıyı vücutta taşımak çok özel ve sorumluluk isteyen bir süreçtir.  &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal, fiziksel, zihinsel yönden  iyi gelişmesi annenin sağlığı ve beslenmesi ile doğru orantılıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Annenin gebelik öncesi fiziksel gelişimini tamamlamış olması,  besin depolarının yeterli olması ve doğum yaşı, hem bebeğin hem de  annenin sağlığını koruyacak en önemli etkenlerdir. Çünkü bebek annenin  besin yedeklerinden ve gebelik boyunca tükettiklerinden kendisi için  lazım olanları seçip alarak büyür, beslenir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Çocuğun bedensel ve zihinsel büyümesi, gelişmesi doğum öncesi  dönemde annenin iyi beslenmesi ile başlar. Anne gebe kalınca  beslenmesine uygun şekilde ekleme yapmazsa, kendi vücudundaki besin  öğesi depolarını harcar. Bu depolar bitince kendi sağlığı bozulur ve  bebeğini de yeterince besleyemez. Bu kez bebeğin büyümesi ve gelişmesi  tam gerçekleşmiş olmaz ve bebek sağlıksız doğar. Hatta annenin gebe  kalmadan önceki beslenme durumu da aynı şekilde hem anne hem bebek  sağlığı açısından önemlidir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Gebelikte beslenmeye dikkat edilmezse ne olur?&lt;/b&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Gebe anne iyi beslenmez ise; bebek, annenin vücudundaki besin  depolarını tüketmeye başlar. Böylece, anne ve bebeğin sağlığı tehlikeye  girer. Bebekte; ölü doğum, erken doğum, düşük doğum ağırlığı, bedensel  ve/veya zihinsel özürler; annede ise kansızlık, bacaklarda şişlik,  yorgunluk, kemiklerde zayıflık görülebilir. Gebelikte beslenmedeki temel  amaç; annenin fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamak, annenin besin öğesi  depolarını dengede tutmak, fetüsün normal büyüme ve gelişmesini  sağlamak, emzirirken yeterli süt salımına imkan vermek olarak  sıralanabilir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Gebeliğin gerektirdiği enerji ve besin öğeleri&lt;/b&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Et, yumurta, kurubaklagiller:&lt;/i&gt; Beyin, kas, kemik ve dişlerin gelişimi ve kan yapımında görevlidir. Protein ve demir ihtiyacını karşılar.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Süt ve süt ürünleri:&lt;/i&gt; Kemik, diş gelişimi ve büyüme ile görevlidir. Protein ve kalsiyum kaynağıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Sebze ve meyveler:&lt;/i&gt; Büyüme ve gelişme için vitamin ve mineralleri sağlar.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Tahıl ve tahıl içeren besinler: &lt;/i&gt;Kalori ve B grubu vitaminler içerdiklerinden büyüme ve gelişme için önemlidir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Enerji veren yağ ve şekerler :&lt;/i&gt; Sadece enerji içerir ve  enerji açığını kapatırlar. Bu besin gruplarını normal yaşantımızda  olduğu gibi gebelikte de aynı özenle tüketmeliyiz.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Kalsiyum&lt;/b&gt;&lt;/i&gt; Kalsiyum, bebeğinizin gebeliğin 8.  haftasından itibaren oluşmaya başlayan kemik ve dişlerinin gelişimi için  gerekli bir mineraldir. Gebelikte, normalde gerek duyduğunuz miktarın  iki katı kadar kalsiyum gereklidir. Çünkü gebelik boyunca diş ve  kemiklerden sürekli bir kalsiyum eksilmesi olmaktadır. Kalsiyum  açısından zengin besinler peynir, süt, yoğurt ve yeşil yapraklı  sebzelerdir. Ancak süt ürünlerinin yağ açısından da zengin olduğundan  dolayı yağı alınmış süt ve yoğurdu tercih etmeniz daha doğru olacaktır.  Brucella, tifo benzeri hastalıklardan korunabilmek için tükettiğiniz  peynirin ve sütün hijyenik ve pastörize olmasına da özen gösterin.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;C vitamini &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;C vitamini demirin bağırsaklardan  emiliminde, vücudun hastalık etkeni mikroorganizmalara karşı bağışıklık  direncinin artırılmasında ve metabolizmamızdaki pek çok biyokimyasal  süreç için gerekli bir vitamindir. Düzenli bir şekilde beslenen  gebelerde hap şeklinde vitamin alınması önerilmemektedir. C vitamini  portakal, limon, kırmızı ve yeşil biber, domates, çilek, greyfurt,  karnıbahar, lahana, brüksel lahanası gibi pek çok taze meyve ve  sebzelerde bulunur. Vücutta depolanmadığı için her gün belli bir miktar  alınmalıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Folik Asit&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; Bebeğin merkezî sinir sisteminin  gelişmesi için özellikle gebeliğin ilk haftalarından itibaren folik asit  alınması çok önemlidir. Vücutta depolanmadığı ve gebelik süresince  normalden fazlasına gerek duyulduğu için her gün alınmalıdır. Taze yeşil  sebzeler folik asit kaynağıdır, ancak uzun süreli pişirmeler ve uzun  süre bekleyen gıdalardaki miktarını azaltır. En çok ıspanak, yer  fıstığı, fındık, karnıbahar, kepekli ekmekte mevcuttur. Doğal gıdalar  gebenin folik asit açığını tam olarak kapatamayacağından ötürü gebeliğin  ilk haftalarından itibaren hap olarak dışarıdan alınması uygun  olacaktır. Gebelerde folik asit eksikliğine bağlı birtakım anormallikler  çıkabilir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Proteinler&lt;/b&gt;&lt;/i&gt; Gebelikte artan protein gereksinimi  karşılamak için kırmızı ve beyaz et, süt ve süt ürünleri, yumurta,  balık, kuru baklagiller (fasulye, mercimek, barbunya..) gibi proteinden  zengin besinler önerilir. Proteinler, hayvansal ve bitkisel proteinler  olarak ikiye ayrılır. Hayvansal gıdalardaki yağ mümkün ölçüde alınarak,  etin yağsız şekilde tüketilmesi önerilir. Ayrıca balıkta bebeğin zeka  gelişimi üzerine olumlu etki yapar.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Lifli Gıdalar&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; Günlük beslenmenizin büyük bir  bölümünü oluşturması gereken lifli (posalı) yiyecekler, gebelikte sık  görülen kabızlığın ve bağırsak tembelliğinin önlenmesinde çok  yararlıdır. Genellikle tüm sebze ve meyveler lif açısından zengindir.  Her gün bolca yiyebilirsiniz. Kepekli besinler de lif içerir, ancak  diğer bazı besinlerin bağırsaklardan emilimini azalttığından aşırı  tüketilmemelidir. Lifli gıdalar en sık olarak kepekli ekmek, barbunya,,  kayısı, kuru üzüm, bezelye, pırasa, esmer pirinç ve kuruyemişte bol  miktarda vardır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Gebelikte bulantı &lt;/i&gt;Sabahları yataktan kalkmadan önce tuzlu  bir bisküvi, kraker veya ekmek tüketilmesi bulantıyı azaltacaktır. Az az  sık sık beslenerek alım arttırılmalıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Gebelikte pika&lt;/i&gt; Bulantı hissini azaltacağı görüşü ile  toprak yeme olayıdır. Yetersiz beslenen annelerde sıklıkla görülür. Fe  (demir) eksikliği anemisine neden olur.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Gebelik ve kabızlık &lt;/i&gt;Kabızlık oluşumunu engellemek için  posadan zengin besin ( kepekli ürünler, sebze ve meyveler) ve sıvı  tüketimini arttırmak, sık sık beslenmek önerilebilir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Gebe anneler için 2000 kalorilik menü örneği&lt;/b&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Sabah: &lt;/b&gt;1 bardak süt, 1 yumurta, 1 dilim peynir, 1 dilim ekmek,  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;1 domates, 1 salatalık, maydanoz, yeşil biber, dereotu vb.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Ara öğün: &lt;/b&gt;1 meyve, 1 bardak ayran, 1 ince dilim ekmek  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Öğle:&lt;/b&gt; 1 porsiyon etli kurubaklagil yemeği, 1 porsiyon pilav veya makarna  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;1 bardak ayran, 1 porsiyon salata, 1 orta dilim ekmek, 1 adet meyve  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Ara öğün:&lt;/b&gt; 1 dilim ekmek, 1 dilim peynir, domates ve salatalık, 1 adet meyve  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Akşam: &lt;/b&gt;1 porsiyon et, balık, tavuk (sebzeli), 1 porsiyon zeytinyağlı sebze yemeği,  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;1 bardak ayran, 1 porsiyon salata , 1 orta dilim ekmek  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Gece: &lt;/b&gt;1 su bardağı süt veya 1 porsiyon sütlü tatlı 1 porsiyon meyve  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Kahvaltıda veya ara öğünlerde 5 zeytin, 1 tatlı kaşığı bal,  pekmez, reçel tüketilebilir. 1 porsiyon meyve, kışın 1 orta boy elma,  portakal yazın küçük bir salkım üzüm, ince bir dilim karpuz veya kavun,  yarım muz yenilebilir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Gebelere yönelik beslenme önerileri ve dikkat edilmesi gereken kurallar:&lt;/b&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Doktora danışmadan ilaç kullanımı sakıncalıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Sigara (annenin yetersiz beslenmesine neden olarak bebeğin  gelişmesini engeller) ve alkol (kullanımına bağlı olarak bebekte çeşitli  sakatlıklara yol açabilir) kullanılmamalıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Şişmanlık söz konusu ise şekerli, unlu, yağlı besinlerden fazla tüketilmemesi gerekir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Gebelik başlangıcında kadının ağırlığı normal ise her ay ortalama 1-1,5 kg ağırlık kazanacak şekilde beslenmelidir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Yemekler düzenli öğünler şeklinde tüketilmeli, öğünler de azar azar, sık sık olmalıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;İyotlu tuz kullanılmalıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Gerekliyse, su kaynatıldıktan sonra içilmelidir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Hazmı zor olan kızartılmış ve ağır yağlı besinlerden sakınılmalıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Çay yerine yemeklerden 1-2 saat sonra fazla olmamak şartıyla açık ve limonlu çay içebilir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Gebelikte kabızlık sık görülür. Bunu önlemek için düzenli bir  beslenme uygunlamalı, taze sebze meyve, kuru erik, kuru kaysı vb. ile  bunların kompostolarının tüketimi artırılmalıdır. Uzun süreli ve  beslenme ile düzelmeyen kabızlıklarda doktora başvurulmalıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Bulantı ve kusmayı önlemek için sabah yataktan kalkar kalkmaz 1-2  tane tuzlu bisküvi veya benzeri kuru besinler tüketmeli, yemek  sırasında su içmemelidir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Bulantı önleyici ilaçlar doktora danışmadan alınmamalıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Yeterli D vitamini alabilmesi için, uygun havalarda güneşten yararlanmalıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Anne adayı emzikli bir kadın ise ne yapmalı?  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Emziklilikte anne süt salgılar. Bu süt annenin aldığı besinlerin  ürünüdür. Bu nedenle yeterli miktarda süt yapımı için gerekli besinler  annenin kendi ihtiyacına ek olarak düşünülmelidir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Emzikli kadınlar da gebeler gibi doktora danışmadan ilaç  kullanmamalıdırlar. Çünkü bazı ilaçlar süte geçebilir ve bebek için  sakıncalı olabilir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Anne emzirmeye istekli olmalıdır. Bu istek anne sütü salınımını artıran bir faktördür.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Anne psikolojik yönden rahat ve huzurlu olmalıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Sık sık emzirme, meme bezlerini uyararak süt yapımını artırır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Gebelikte karşılaşılan sağlık sorunlarının sebepleri nelerdir?&lt;/b&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Sık sık tekrarlayan enfeksiyonlar.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Sık doğum yapma ve doğum sayısının fazla oluşu.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Gebelik öncesi ve gebelik süresince anne beslenmesinin kötü oluşu.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;18 yaşından küçük veya 35 yaşından büyük oluş.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Nelere dikkat etmeli?&lt;/b&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Öğünleriniz sık ve az az porsiyonlar halinde olmalıdır. Ne uzun süre aç kalın, ne de tıka basa midenizi doldurun.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Aldığınız gıdaların taze olmasına dikkat edin. Konserve, beklemiş  gıdalar ve içinde katkı maddeleri bulunan gıdalar yerine taze ve doğal  olanları tüketmeye özen gösterin.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Yediğiniz gıdalarda "çeşitliliğe" önem verin. Bu şekilde pek çok vitamin ve minerali almanız mümkün olacaktır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Aşırı yağlı, tatlı, baharatlı ve kalorili gıdalar yerine protein  ve karbonhidrattan zengin, yağ oranı düşük besin öğelerine yönelin.  Unutmayın ki önemli olan sizin kilo almanız değil bebeğin içeride  yeterli şekilde beslenebilmesidir. Preeklampsi durumu veya riski varsa  protein alımınızı artırmanız gerekebilir veya gebeliğe bağlı şeker  hastalığı (gestasyonel diabet) söz konusu ise diyetisyeninizin önereceği  şekilde kalori kısıtlamasına gitmeniz gerekebilir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Gebelikte dışarıdan hap olarak alınması gereken iki madde folik  asit ve demirdir. Dengeli beslenebilen bir gebede bunların harici  vitamin veya mineral alımı gereksizdir. Piyasada pek çok multivitamin  adı verilen ve içinde pek çok vitamin ve mineralleri barındıran ilaç  vardır. Bunlar çoğu hekim tarafından reçete de edilmektedir. Ancak son  yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar; gebelikte dışarıdan hap olarak  alınan A, C, E vitaminleri ile magnezyum, kalsiyum, çinko, selenyum,  bakır, flor gibi eser elementlerin gebelik üzerine herhangi bir olumlu  etkilerinin olmadığını göstermiştir. Eğer gebeliğe bağlı bacak  kramplarınız oluyorsa magnezyum, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi)  riskiniz varsa kalsiyumu ilave olarak doktorunuz size reçete edebilir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Sentetik multivitamin hapları dengeli beslenemeyen gebelerde  destekleyici olarak verilse de doğal gıdaların hiçbir zaman yerini  tutmayacaktır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Gebeliğin ilk aylarında yapılan "Toxoplasma testleri" sonucunda  vücudunuz bu parazitle önceden hiç karşılaşmamışsa bazı önlemleri  almanız şarttır. Özellikle kedi ve köpek dışkılarıyla bulaşan bu  rahatsızlık gebelik döneminde ortaya çıkarsa bebekte ölümcül veya  sakatlıklara yol açan problemlere neden olabilir. Toxoplasma özellikle  iyi yıkanmamış sebze ve meyveler ile iyi pişmemiş çiğ etlerden geçer.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Toxoplasma'dan korunmak için; ellerinizi yemekten önce iyice  yıkayın. Sebze ve meyveleri de tüketmeden önce uzun süreli yıkayınız.  Evinizde kedi veya köpek besliyorsanız aşılarını ihmal etmeyin, onlara  da çiğ et vermeyin ve yakın temastan kaçının. Çiğ veya iyi pişmemiş et  ve et ürünlerinden kaçının.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Beslenmede suyu asla ihmal etmeyin. Günde en az 8-10 bardak su  için. Yaz aylarında bu miktar 15 bardağa kadar çıkılabilir. Özellikle  ileri aylarda kabızlık şikayeti varsa bol su içerek, kabuğu ile yenen  meyveleri tüketerek, her öğünde sebze ile salataya yer vererek ve  yürüyüş yaparak bu sorunun önüne geçebilirsiniz.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Günde 1-2 bardak süt içmeniz gebelikte ortaya çıkan kalsiyum  kayıplarını yerine koymak içindir. Süt içemiyorsanız yoğurt veya ayran  tüketiniz. Peynir veya çökelek de tüketebilirsiniz. Süt ve süt  ürünlerinin pastörize olmasına dikkat edin.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Yemeklerde iyotlu tuz kullanın. Yüksek tansiyon varsa yemekleri  az tuzlu pişirin. Son aylarda olan ödemlerin azaltılması amacıyla bu  dönemlerde tuzu azaltın.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Genelde sabahları yataktan kalkınca başlayan bulantılarda bir  dilim peynir, bir iki grissini rahatlık sağlayabilir. Özellikle  gebeliğin ilk üç ayında olan bu bulantı ve kusmalardan kendinizi korumak  için bu dönemde katı, kuru ve yağsız gıdaları tercih edin. Mutfak  kokularından ve ağır parfümlerden uzak durun.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Yetersiz beslenme, anne ve bebeği nasıl etkiler?&lt;/b&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Gebelik süresince bebek iyi beslensin diye fazla ve dengesiz  beslenmek doğru olmadığı gibi doğum sonrası eski görünüme ulaşmak için  az yemek de doğru değildir. Temel prensip; içerdeki bebeğin yeterince  yararlanacağı doğru ve dengeli bir beslenme olmalıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Zayıflık:&lt;/b&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Zayıflık yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı olarak gebelikte  artan enerji ve besin öğesi gereksinimlerinin tam olarak karşılanmaması  sonucu ortaya çıkar. Normal kilolu bir gebe ilk 3 ayda, her ay 1 kg;  sonraki aylarda ise 1,5-2 kg ağırlık kazanmalıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Şişmanlık:&lt;/b&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Şişmanlık özellikle dengesiz ve tek yönlü beslenmeye veya aşırı  besin tüketimine bağlı olarak oluşan bir sağlık sorunudur. Şişmanlık  doğum sırasında hem anne, hem de bebek için çeşitli güçlüklere ve  sorunlara neden olabileceğinden istenmeyen bir durumdur. Gebelik  süresince kadının 9-14 kg alması normal kabul edilir. Ağırlık alması 9  kg?dan az olduğunda zayıflık, 14?kg dan fazla olduğunda ise şişmanlık  ortaya çıkar.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Osteomalazi:&lt;/b&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Gebelik süresince artan kalsiyum ve D vitamini gereksinimi  karşılanamadığında kemiklerden kalsiyum çekilmesi nedeniyle kemik  yumuşaması ile belirlenen osteomalazi hastalığı ortaya çıkar. Ayrıca  böyle durumlarda diş çürüklüğü görülme riski de artar.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Anemi (kansızlık)&lt;/b&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Gebelik döneminde vücudun demir ihtiyacı arttığından demir emilimini azaltan etmenlerden kaçınılmalıdır. Örneğin;  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;- Yemek arasında çay içilmemeli  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;- Demir içeriği yüksek besinlerle birlikte, mutlaka C vitamini içeren besinlerin alınmasına özen gösterilmeli,  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;- Etli ya da kuru baklagilli yemek ile taze salata ya da meyve tüketilmeli,  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;- Mayalandırılmadan yapılmış ekmek tüketiminden sakınılmalıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Ayrıca sindirim sistemi bozuklukları ve parazitler, bulantı ve kusma anemiye neden olan etmenlerden bazılarıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Gebelik toksemisi (Gebelik zehirlenmesi)&lt;/b&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Gebelik toksemisi denilen rahatsızlık ise yetersiz ve dengesiz  beslenen kadınlarda daha sık görülür. Yüksek tansiyon, göz kapaklarında,  ayak ve ayak bileklerinde ödem, baş ağrısı, kulaklarda uğultu, bulanık  görme, şiddetli bulantı ve kusma ile ortaya çıkar. Hastanın vücut  ağırlığı genellikle olması gerekenden fazladır. Vücutta su ve tuz  tutulması vardır. Hemen tedaviye alınmayan vakalarda bebek  kaybedilebilir.  &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;    TABLE.bilge { border: 1 solid #2B4C9B;font-family:arial; font-size:  8pt;text-align:right; }TR.baslik { background-color:#2B4C9B;font-weight:  700; color:white; }TR.normal { background-color:white; }TR.koyu {  background-color:#DEE3EF; }   &lt;/p&gt;&lt;table style="text-align: left; margin-left: 0px; margin-right: 0px;" class="bilge" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="384"&gt;  &lt;tbody&gt;&lt;tr bgcolor="#ff0000"&gt; &lt;td colspan="2" align="center" height="25" width="380"&gt;&lt;b&gt;Temel besin grupları ve alınması gereken miktarlar&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr class="baslik"&gt; &lt;td align="center" height="25" width="126"&gt;Besin&lt;/td&gt; &lt;td align="center" height="25" width="252"&gt;Miktarı&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr class="normal"&gt; &lt;td align="left" height="20" width="126"&gt;&lt;b&gt;Süt ve süt ürünleri&lt;/b&gt;&lt;/td&gt; &lt;td align="left" height="20" width="252"&gt;2 su bardağı süt veya yoğurt, 1 porsiyon peynir (2 dilim) veya 2 yemek kaşığı çökelek&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr class="koyu"&gt; &lt;td align="left" height="20" width="126"&gt;&lt;b&gt;Et, yumurta, kurubaklagiller&lt;/b&gt;&lt;/td&gt; &lt;td align="left" height="20" width="252"&gt;1 yumurta, 1 porsiyon et, balık, tavuk, hindi (60-90gm.), 1 porsiyon kurubaklagil yemeği (120gm)&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr class="normal"&gt; &lt;td align="left" height="20" width="126"&gt;&lt;b&gt;Taze sebze ve meyveler&lt;/b&gt;&lt;/td&gt; &lt;td align="left" height="20" width="252"&gt;2 porsiyon pişmiş taze sebze, 3 porsiyon çiğ taze sebze, 2-3 adet orta boy meyve veya taze meyve suyu&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr class="koyu"&gt; &lt;td align="left" height="20" width="126"&gt;&lt;b&gt;Tahıllar&lt;/b&gt;&lt;/td&gt; &lt;td align="left" height="20" width="252"&gt;6-8 ince dilim ekmek, 1 porsiyon pilav veya makarna, 1 porsiyon çorba&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr class="normal"&gt; &lt;td align="left" height="20" width="126"&gt;&lt;b&gt;Yağlar&lt;/b&gt;&lt;/td&gt; &lt;td align="left" height="20" width="252"&gt;3-4 silme yemek kaşığı sıvı yağ&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr class="koyu"&gt; &lt;td align="left" height="20" width="126"&gt;&lt;b&gt;Şekerler&lt;/b&gt;&lt;/td&gt; &lt;td align="left" height="20" width="252"&gt;1-2 tatlı kaşığı bal, reçel veya pekmez&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt; &lt;p&gt; &lt;/p&gt; &lt;p align="right"&gt;Ailem&lt;/p&gt;&lt;div class="field field-type-nodereference field-field-yazar"&gt;       &lt;div class="field-label"&gt;Yazar: &lt;/div&gt;     &lt;div class="field-items"&gt;             &lt;div class="field-item odd"&gt;                     Opt. Dr. Ayşe Uyar, Doç. Dr. Serpil Bozk        &lt;/div&gt;         &lt;/div&gt; &lt;/div&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiC-TIJDw8GUWuujlK8GGWF9OypBOd-0oELvp947n4t9K5DFmEW6IJq8SYQ-RmgGhZ-EmCcDljcRsimZeyaRSTWxiLqxack407RHMGPaNktxhlctSyl5cJJqRP0RCGQB3OI729ihjzL6l8/s72-c/262f88d_b.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Muhteşem yiyecekler ve faydaları</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/muhtesem-yiyecekler-ve-faydalar.html</link><category>Aile</category><category>Anne ve bebek</category><category>Meyve Suları ve Faydaları</category><category>Muhteşem yiyecekler</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><category>Çocuklarda beslenme</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Mon, 3 Oct 2011 00:54:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-3446506025664533055</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjb2k1g51CY4-H3VWD10O7uGEKs-xNRT9eykD4uKmL-gnjrrRfoQeLf0AWJtwEOcPR2E0BDFoZwL7L678k-QiqM5DwFyQw5UIUqD3Z2RuXGX755ToE-tS_q5hVxCgY53-NR83jWGnQHpNk/s1600/yesil+sebzeler.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 189px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjb2k1g51CY4-H3VWD10O7uGEKs-xNRT9eykD4uKmL-gnjrrRfoQeLf0AWJtwEOcPR2E0BDFoZwL7L678k-QiqM5DwFyQw5UIUqD3Z2RuXGX755ToE-tS_q5hVxCgY53-NR83jWGnQHpNk/s320/yesil+sebzeler.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659180267711218994" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Uzmanlara göre brokoli, portakal, yulaf, domates, somon balığı, bezelye, ceviz, çay üzümü, yoğurt, bal kabağı, soya fasulyesi, hindi, ıspanak ve çayı haftada en az 4 kez tüketmek estetik gençleşmeyle eş değerde, ayrıca sağlıklı ve uzun bir ömür sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;"Süper Yiyecekler"&lt;/span&gt; olarak adlandırılan 14 temel besin ürünü Californialı bir doktor tarafından daha önce hastalarına önerilmişti. Avustralyalı doktor ve alternatif tıp uzmanlarının da önerdikleri bu 14 yiyecekten brokolinin göğüs ve prostat kanserlerine, portakalın da C vitamini deposu olmasıyla tüm kanserlere karşı koruyucu özelliği bulunuyor. Yulaf ise kan basıncını dengeleme ve kilo almayı durdurma özelliği ile öneriliyor. Böğürtlen olarak da bilinen çay üzümü, soya fasulyesi, ıspanak, yeşil veya siyah çay, hindi eti, ceviz ve yoğurt ise yoğun vitamin içerdikleri için özellikle yaşlı kişilerin sağlıklı ve dinç olmalarını sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avustralyalı Plastik Cerrah Dr. Steve Pratt, yaklaşık 20 yıldır, yaptığı güzellik operasyonlarından sonra bu yiyeceklerin yer aldığı bir diyeti hastalarına verdiğini belirterek, hepsinin periyodik olarak yenmesiyle birçok sağlık sorununun kolaylıkla çözüme kavuşacağını ve derinin gençleşeceğini öne sürdü. Pratt, bu 14 ayrı yiyecekten her birinin haftada en az 4 kez yenilmesi gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eternal Health adlı kitabın yazarı Dr. Michael Elstein ise "Hindi etinin neden yaşlılığı önlediğini çözemedim. Fakat beyaz et vejeteryan olmayanlar için oldukça sağlıklı" dedi. Bu yiyeceklerin anti-oksidan içerdiği için vücut sisteminin hastalıklarla savaşında yardımcı olduğunu ifade eden Elstein, "Yaşlandıkça göğüs ve prostat kanseri riski artar. Önlemenin tek yolu da yüksek oranda anti-oksidan içeren ve zengin vitamine sahip olan bu yiyecekleri tüketmektir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ispanak ve ceviz kolesterolü düşürmek için önerilirken, yeşil çayın yağları yakmak ve yetişkinlerde obeziteyi önlemek için ideal olduğu savunuldu. Omega 3 yağı içeren somon balığının ise kalp krizini önleme ve beyin hücrelerinin çalıştırılması ile depresyona karşı birebir olduğu öne sürüldü. Özellikle yaşlıların ıspanak yemekten vazgeçmemeleri gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, ıspanağın gözün görme yeteneğini geliştirdiğini ve karaciğere yardımcı olduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Estetik ameliyatların insanları genç gösterdiğini fakat genç hissettiremediğini savunan uzman doktorlar, "Vücut sağlıksızsa, genç görünmenin bir önemi ve faydası yok" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazar:&lt;br /&gt;hekimce.com</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjb2k1g51CY4-H3VWD10O7uGEKs-xNRT9eykD4uKmL-gnjrrRfoQeLf0AWJtwEOcPR2E0BDFoZwL7L678k-QiqM5DwFyQw5UIUqD3Z2RuXGX755ToE-tS_q5hVxCgY53-NR83jWGnQHpNk/s72-c/yesil+sebzeler.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Meyve Suları ve Faydaları</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/meyve-sular-ve-faydalar.html</link><category>Aile</category><category>Anne ve bebek</category><category>Meyve Suları ve Faydaları</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><category>Çocuklarda beslenme</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Mon, 3 Oct 2011 00:50:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-8699920601719106398</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgU77B1sJVWz27ZjsJRbr56jhwuxX86K-yvadIx174hBYqJ1nLQ6Bgk1bGczGnoN9BaJzQqEXhtgrEZ4dLBld1GZ_C6FC1DjvCkpkwrojWR5kkwmeGUZjEqEKLz9go6gTanuXMJOFO3R2U/s1600/kalorisi-az-olan-yiyecekler.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 188px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgU77B1sJVWz27ZjsJRbr56jhwuxX86K-yvadIx174hBYqJ1nLQ6Bgk1bGczGnoN9BaJzQqEXhtgrEZ4dLBld1GZ_C6FC1DjvCkpkwrojWR5kkwmeGUZjEqEKLz9go6gTanuXMJOFO3R2U/s320/kalorisi-az-olan-yiyecekler.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659172280622036370" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="art-postcontent"&gt; &lt;div class="art-article"&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal" align="center"&gt;&lt;strong&gt;Grip  ve soğuk algınlığının en sık görüldüğü dönem, içinde bulunduğumuz kış  ayları. Doğal birer sağlık iksiri olan meyve suları ile gribe karşı  önlemler alabilir ve böylece grip ve soğuk algınlığına yakalanmaktan  kurtulabiliriz.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" align="center"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" align="left"&gt;&lt;br /&gt;Hava sıcaklıklarının değişkenliği  ve mevsimsel virüsler, grip ve soğuk algınlığını artırıyor. Bu tür  rahatsızlıkların en sık görüldüğü dönemlerse sonbahar ve kış ayları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grip  ve soğuk algınlığından korunmak için bağışıklık sistemini güçlendirmek  önem taşır. Düzenli uyku ve dengeli beslenme bağışıklık sisteminin güçlü  kalması için gerekli bir koşuldur. Bu amaçla uzmanlar, C vitamini ve  çinko gibi antioksidanlarca zengin gıdalardan oluşan bir beslenme tarzı  öneriyorlar. Vitamin, antioksidan ve minarelerce zengin olan meyve  suları da bu amaca en uygun gıdalardan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal birer sağlık iksiri  olan meyve suları ile tüm bu önlemleri alabilir ve böylece grip ve  soğuk algınlığına yakalanmaktan kurtulabiliriz. Eğer hastalandıysanız  meyve suları aynı zamanda birer ilaç etkisi göstererek iyileşmeyi de  hızlandırır.&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/narenciye.jpg" align="bottom" border="0" hspace="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;PORTAKAL SUYU&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bağışıklık sistemini güçlendirerek bizleri soğuk algınlığı ve gripten  koruyan meyvelerin başında portakal gelir. İçerdiği C vitamini ve folik  asit sayesinde öksürüğü azaltır. Bunların dışında da, portakal  suyundaki bir antioksidan olan bioflavin damarları ve kılcal damarları  güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller. Portakal suyunda bulunan  yüksek miktardaki potasyum tansiyonun dengelenmesine yardımcı olmakla  kalmayıp aynı zamanda cildin kuruyup kırışıklıkların oluşmasını da  engeller. Ayrıca, içerdiği vitaminler ve antioksidanlar sayesinde  portakal, kanın pıhtılaşmasını, mide ve pankreas kanserini engeller ve  ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" align="left"&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/visnee1.jpg" align="bottom" border="0" hspace="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;VİŞNE SUYU&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ateşli  hastalıklara karşı güçlü bir silah olan vişnede A vitamini ve potasyum  bulunur. Ateşi düşürüp susuzluğu gideren vişne suyu, ateşli  hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizlemeye de yardımcı olur.  Susuzluğu giderdiği gibi, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında  da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını  sağlar.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Ayrıca, diyareyi keser ve idrar söktürücü özelliği vardır.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/kayisii1.jpg" align="bottom" border="0" hspace="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;KAYISI SUYU&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Grip  ve soğuk algınlığına karşı bir başka silahımız olan kayısı, içerdiği A,  B3 (Niasin) vitamini, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor sayesinde  bağışıklık sistemini güçlendirir kansızlığa iyi gelir, kan yapımına  yardımcı olur ve sinirleri gevşetip uyku getirir. İçerdiği kalsiyum ve  magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır. Kayısı,  doğal lif açısından çok zengin bir meyvedir. Lifli bir meyve olduğundan  bağırsakları korur ve pekliğe iyi gelir. Kayısıda bulunan betakaroten  ise, kanserin, özellikle akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve  kataraktın önlenmesine yardımcı olur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt; &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/green-apple.jpg" align="bottom" border="0" hspace="0" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ELMA SUYU&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Elma bağışıklık sistemini  güçlendirici özelliği olan B3(Niasin) ve E vitamini, potasyum ve bol  miktarda pektin içerir. Kan şekerini kontrol altında tutan elma suyu baş  ağrısına da iyi gelir. Ayrıca böbreklerin temizlenmesine yarar ve  kolesterolü düşürür. Hastalanmamızda büyük rol oynayan bağırsaklardaki  parazitlerin dökülmesini sağlar. Grip ve soğuk algınlığını tetikleyen  bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde ise etkin rol oynar.  Bunların dışında, romatizma, gut ve mide rahatsızlıklarının (Gastrit,  Ülser) panzehiridir. Elma suyunun içindeki bitki besinleri, kalp ve  akciğer kanseri rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır. Damar  sertliğini önler, kan basıncını düşürerek tansiyonun yükselmesine engel  olur.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/seftalii1.jpg" align="bottom" border="0" hspace="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ŞEFTALİ SUYU&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Şeftali  içerdiği A, B3 (Niasin) ve C vitaminleriyle, folik asit, betakaroten,  potasyum ile gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir.  Vücutta A vitamini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok  zengin miktarda bulunur. Ayrıca antioksidan özelliği ile toksit  maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Sinir sistemi üzerinde  olumlu etki yapar, uykusuzluğu giderir. Sindirim sistemini çalıştıp  hazmı kolaylaştıran şeftali aynı zamanda böbreklerin ve safra kesesinin  düzenli çalışmasını sağlar ve iyi bir idrar sökücüdür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/uzumm1.jpg" align="bottom" border="0" hspace="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ÜZÜM SUYU&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar  tarafından sihirli iksir ve bitki sütü olarak da adlandırılan doğal  kalkanlarımızdan üzüm suyu, bileşimindeki zengin vitamin ve mineral  maddeler vücudun günlük ihtiyacını karşılayabilecek özelliktedir. Bol  miktarda A ve C vitaminleri, mineraller en çok da demir ile potasyum  içeren üzüm suyu vücudun hastalıklara karşı daha dirençli olmasını  sağlar. Antioksidan özellikli olduğu için cildin yaşlanmasını  geciktirir. Kan yapıcı özelliğinin yanı sıra romatizma ve mafsal  ağrılarına iyi gelen üzüm suyu, kalp sistemini düzenler, bedensel ve  zihinsel yorgunlukları giderir. &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Sonbahar, kış aylarında daha çok gereksinim duyduğumuz enerjiyi ise  vücut tarafından kolayca özümsenen basit şekerleri sayesinde üzüm  suyundan alabiliriz. Ayrıca içerdiği diyet lifleri sayesinde  bağırsakları yumuşatıcı ve idrar söktürücü özelliği ile organizmayı  toksinlerden arındırıp temizler.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/domatess1.jpg" align="bottom" border="0" hspace="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;DOMATES SUYU&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Domates  içerdiği C ve E vitaminleri, potasyum ve diğer mineralleri ile, insan  sağlığı için oldukça yararlı bir sebzedir. Domates suyunda bol miktarda  bulunan C vitamini ve bir antioksidan olan likopen, grip virüsüne karşı  bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu grip ve nezleden korur. Ayrıca  likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir maddedir. Hazmı  kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir. Kan  basıncının düşürülmesinde de etkilidir. Bir bardak domates suyu ve bir  adet çiğ yumurta ile hazırlanan karışım fazla miktarda sistein içerir ve  zararlı maddelerin vücuttan atılmasını hızlandırır.&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgU77B1sJVWz27ZjsJRbr56jhwuxX86K-yvadIx174hBYqJ1nLQ6Bgk1bGczGnoN9BaJzQqEXhtgrEZ4dLBld1GZ_C6FC1DjvCkpkwrojWR5kkwmeGUZjEqEKLz9go6gTanuXMJOFO3R2U/s72-c/kalorisi-az-olan-yiyecekler.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Gebelikte Sık Rastlanan Sorunlar Yakınmalar</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/gebelikte-sk-rastlanan-sorunlar.html</link><category>Aile</category><category>Anne ve bebek</category><category>Bebek için bilgiler</category><category>Gebelikte ki sorunlar</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Mon, 3 Oct 2011 00:36:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-1550617197886490308</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEilxcBfjr2tKRmLr0C6ltKjmci4PBtgtZHNdpJbGBwP26XKKLVdOyvrwmtelsBZWZZ6lTvmoIHgBrAiJ86OREKfdJ1QJKDKrE7VzoCTt_Gr4v9RwQYPAkwCKqUhGtUzOq_e2EToQTFDpHo/s1600/Walpaperss+%2528150%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEilxcBfjr2tKRmLr0C6ltKjmci4PBtgtZHNdpJbGBwP26XKKLVdOyvrwmtelsBZWZZ6lTvmoIHgBrAiJ86OREKfdJ1QJKDKrE7VzoCTt_Gr4v9RwQYPAkwCKqUhGtUzOq_e2EToQTFDpHo/s320/Walpaperss+%2528150%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659167850810184818" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Gebelik kaşıntısı: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebelik döneminde vücutta yaygın kaşıntının en önemli nedeni gebelik kaşıntısı adı verilen durumdur. Yaklaşık 700 anne adayından birinde genellikle gebeliğin son haftalarında görülen bu hastalıkta artan gebelik hormonların etkisiyle safra kanallarında akım yavaşlamakta ve böylece kanda kaşıntıya neden olan safra asitleri birikmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebelik kaşıntısında genellikle tek belirti kaşıntı olmasına karşın ileri durumlarda kaşıntıdan birkaç gün sonra safra kanallarındaki tıkanıklık kanda bilirubin artışına ve sarılık gelişmesine neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek başına gebelik kaşıntısı gebeliğin seyrini ve bebeğin durumunu olumsuz etkileyen bir durum olarak kabul edilmemekle birlikte beraberinde sarılık olması durumunda gebeliğin daha yakın takibi gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebelik kaşıntısı preeklampsi seyrinde gelişebilen karaciğer tutulumundan ayırtedilmesi gerekli bir durum olmakla beraber bu ayrım tansiyonun normal olması ve idrarda protein çıkışı olmamasıyla kolaylıkla yapılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebelik kaşıntısının tedavisinde doktor önerisine göre bölgesel krem veya losyon şeklinde tedavi veya ağızdan tablet alınması şeklinde tedavi yapılabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebelik kaşıntısı genellikle doğumdan iki hafta sonra kaybolur, ancak genellikle her gebelikte tekrarlayıcılık arzeder ve hastalığı geçiren anne adayları doğum kontrol hapı kullandıklarında da aynı belirtiler ortaya çıkabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Gebelikte Diğer Sık Karşılaşılan Yakınmalar:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanoğlu; anne karnı içinde ilk oluştuğu günden itibaren ortalama 266 gün keyifli bir yolculuk sürer. Bu yolculuğun ilk iki ayında adı "embryo" dur. İkinci aydan itibaren doktorlar bu canlıya "fetus" derler. Fetus latince bir kelime; anlamı genç demektir. Bu yolculuk sırasında anne adayı da aynı keyifle, ancak zaman zaman çeşitli küçük sıkıntıları da beraberinde yaşar. Embryo 15 günlük olduktan itibaren anne adayında adet gecikmesi başlar. İlk sinyali bebek vermiştir. Adet gecikmesinin 1. haftasında evde yapılabilecek basit idrar tetkiki ile gebelik tanısı konabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu ilk gebelik belirtisinin ardından, herkeste farklı şiddette hissedilen aşağıdaki belirtiler kendini gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Göğüslerde büyüme, gerilme hissi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Memelerdeki bu değişim hormonların etkisi ile olmaktadır, göğüslere gelen kan akışı hızla artar, bu da gerilme ve duyarlılık hissine neden olur. Gebelik ilerledikçe östrojen, progesteron ve prolaktin hormonlarının artışına bağlı olarak süt kanalları büyür ve gelişir.&lt;br /&gt;Bazı anne adaylarında son aylarda (20. haftadan itibaren) süte benzer bir sıvı akışı olabilir. Bu durumda göğüsleri sıkmamak gerekir, olağan bir durumdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Bulantı, Kusma:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Gebelikte anne adaylarının sıkça rastladığı bu durum; tahminen gebelikte salgılanan bHCG hormonu etkisi sonucu oluşmaktadır. Genellikle ilk 12 hafta boyunca görülür ve ardından giderek azalarak kaybolur. Bulantının şiddeti ve buna kusmanın eşlik etmesi kişiden kişiye değişmektedir. Anne adaylarının yaklaşık yarısında değişen derecelerde bulantı-kusma yakınmaları olur.&lt;br /&gt;Sabah bulantıları (Morning Sickness) çok rahatsızlık veren bir olay olmasına rağmen nadiren bebek ve anne için tehlikeli olur. Birçok anne adayı, midesi boş olduğunda bu şikayetlerin arttığından yakınır. Bu yüzden gün içinde az ve sık yemek gerekir. Yatağınızın kenarında kraker, bisküvi gibi yiyecekler bulundurarak ve sabah kalkmadan önce birkaç parça atıştırarak yakınmalarınızı azaltabilirsiniz. Baharatlı, yağlı, kızarmış yiyeceklerden kaçının, bol su için.&lt;br /&gt;Bulantı ve kusmanın çok yoğun olup artık beslenme düzenini bozacak ve neredeyse gıda alınımını çok azaltacak seviyede olmasına "hiperemezis" adı verilir. Bu durum özellikle çoğul gebeliklerde daha sık görülür. Hiperemezis geliştiğinde anne adayına damar yolu ile dışarıdan sıvı (serum) ve glukoz (şeker) takviyesine gerek duyulur. Hafif bulantılar varlığında; bunun geçici olduğunu bilmek, yemek kokularından uzak kalmak faydalı olacaktır. Bazen bulantı kesicilere (antiemetikler) gereksinim duyulabilir. Doktorunuz size uygun tedaviyi planlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;İdrar  Sıklığında     Artış:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Gebelik ilerledikçe; büyüyen uterusun etkisi ile mesaneye bası sonucu mesane kapasitesi azalır. Daha az miktardaki idrar ile mesanede dolma hissi belirir. Bu da sık ve az miktarda idrar yapmaya neden olur. Hatta bazen anne adayları geceleri idrara sık kalkmak nedeni ile uyku problemi bile yaşayabilirler. Bu durum özellikle ilk 3 ay ve son 3 aylık gebelik periyodunda kendini gösterir. Nadiren idrar kaçırma da görülebilir. Bunlar tamamen olağan (fizyolojik) durumlardır. Ancak, idrar sıklığının yanı sıra idrar yaparken yanma, ağrı gibi yakınmalar da varsa, bir idrar yolu enfeksiyonu geçiriyor olabilirsiniz. Bu durumda doktorunuza başvurmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Yorgunluk ve  Uyku:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; İlk 3 aylık dönemde uyuma isteği ve yorgunluk hissi çok sık rastlanan bir yakınmadır. Özellikle çalışan anne adayları daha belirgin yaşarlar. Vücudunuzun gebeliğe uyumu sırasında gelişen bu durum, bir hastalık belirtisi değil, tamamen normal bir süreçtir. Gebeliğin 3. ayından itibaren tekrar eski uyku düzeninize kavuşacağınızı bilmeniz belki de yeterli olacaktır.&lt;br /&gt;Gebeliğinizin son dönemlerinde ise uyuma güçlüğü yakınması ile karşılaşabilirsiniz. Bunun sebebi sik idrara gitmek, bebeğinizin hareketleri olabilir. Telaşlanmamanız önemlidir. Ilık bir duş, ılık bir bardak içecek, kitap okumak yararlı olabilir. Çay, kahve, kola gibi içeceklerden özellikle gece kaçınmalısınız. Gebeliğinizin son dönemlerinde endişelere bağlı uyku problemleri, korkutucu rüyalar gibi yakınmalar görülebilir. Uykusuzluk probleminizi doktorunuzla görüşünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 51, 153);"&gt;İştah  Değişikliği:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Gebelik ilerledikçe oluşan en belirgin değişimlerden biri; artan besin gereksinimi sonucu oluşan iştah artışıdır. Kimi anne adaylarında iştah artışı çok fazla ve özellikle belli bir grup besin maddelerine karşı oluşur ki buna halk arasında aşerme denir. Normal zamanından farklı tatlı, tuzlu veya mevsimi olmayan yiyecekler arzulayabilirler. Bunun tıbbi bir açıklaması yoktur. Anne adayının çok çeşitli tip besin maddelerinden özellikle bir gruba yönelmesi durumu da yine en belirgin olarak ilk 3 aylık gebelik periyodunda görülür. Kimi zaman anne adayı; toprak, kil vb... zararlı olabilecek maddeleri yeme isteği duyabilirler. Kimi zamanlarda gebelik dışı çok severek yenilen bir besin maddesine tiksinti gelişebilir.&lt;br /&gt;Gebeliğin ilk aylarından itibaren tükrük bezlerindeki salgı artışı sonucu anne adaylarında aşırı tükrük salgısı (pityalizm) gelişebilir. Bu durum daha çok bulantı nedeniyle tükrük yutmada güçlük sonucu olur. Bulantıların kesilmesinin ardından tükrük salgısının azalması beklenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Besin maddelerinin ağızda metalik bir tat bırakma hissi de sıklıkla rastlanan bir yakınmadır. Ağız içi tat alma duyularındaki değişik sonucu oluşur ve geçicidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Kilo Alımı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Anne adaylarının en belirgin değişimi gebelik boyunca alınan kilolardır.&lt;br /&gt; Sağlıklı bir anne adayı dengeli beslenmelidir. Beslenmesinde protein, şeker ve yağ oranı dengeli olmalıdır. Başlangıç boy/kilo oranı (Body mass index) gebelik boyunca ortalama alınması beklenen kiloyu belirler. Normal bir tekiz gebelikte ortalama 10-15 Kg kilo artışı beklenir. Daha fazla kilo alımı siz ve bebeğiniz için sakıncalı olabilir.&lt;br /&gt; Eğer sigara kullanıyorsanız; bu sizin dengeli beslenmenizi olumsuz yönde etkileyecek ve çok belirgin bir şekilde bebeğinizin kilo alımı da beklenenden düşük olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Mide  Yanması:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Gebeliğin başından itibaren mide - barsak sistemindeki fizyolojik değişiklikler, artan gebelik hormonu etkisine bağlı olarak kendini gösterir. Mide yanması gebelerin yaklaşık yarısında görülür. Progesteron hormonu yükselmesine bağlı olarak mide - barsak sistemindeki düz kaslarda gevşeme olur ve aynı zamanda yemek borusu ile mide arasındaki kapı (sfinkter) eskiye oranla daha fazla açık kalır. Midede yenen besinlerin hazmedilmesi ve bağırsaklara doğru ilerlemesi daha uzun zaman alır. Asitli mide içeriğinin yemek borusuna doğru kaçışını kolaylaştırır. Bu da anne adayında mide yanması, ekşimesi ve geri kaçış arttıkça ağızda ekşi-acı bir tat belirmesine neden olur. Bu yakınmalar sık sık, bölünmüş porsiyonlar halinde ve daha az yağlı yemek tüketmekle önemli miktarda azaltılır. Yemeğinizi yavaş yemeli ve iyi çiğnemelisiniz. Yemek yedikten hemen sonra yatmamak, en erken 2 saat sonra yatış pozisyonuna geçmek oldukça faydalı olabilir. Gece yatarken düz yatmamaya gayret edin, başınız 15-30 cm yüksekte olsun. Yine de yakınmalar devam ediyorsa doktorunuz antiasid ilaç tedavisini önerebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Kabızlık:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Kabızlık; gebelikte sık görülen bir diğer yakınmadır. Yukarıdaki nedenle boşaltım sisteminin yavaşlaması ve büyüyen uterusun kalın bağırsağın son kısmına (rektum) bası yapması sonucu gelişir. Bol miktarda sıvı tüketilmesi (günde en az 3 litre), lifli-posalı besinler (meyve, sebze, baklagil, salata vb.) sorunu çözerler. Kahvaltıda kepekli ekmek yemeniz yardımcı olacaktır. Eğer beslenme tedbirlerinden fayda görmezseniz bizim önerilerimizle bir laksatif kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;Eğer daha önceden kabızlık şikayetiniz varsa bu genellikle gebelikte daha da kötüleşir. Kabızlığın ilerlemesi ve büyüyen uterusun rektum toplar damarına basısı ile hemoroid (basur) oluşumu da gelişebilir. Bu durum da makat bölgesinde ağrılı bir şişlik oluşur. Kabızlık önlenemezse ıkınmalar ile karın içinde basıncın artması; hemoroidin ilerlemesine ve ağrının artmasına hatta kanamaya neden olabilir. Bu durumda doktorunuz gereken tedaviyi düzenleyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Dişeti  Değişimleri:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Gebelikte dişetlerinde hiperplazi denen şişkinlik ve ağrıya sebep olan kabarmalar görülebilir. Dişlerin fırçalanması sırasında hassasiyet ve kanama yakınmasına sebep olabilir. Sık fırçalamak, diş etlerine masaj yapmak, yumuşak uygun diş fırçası seçimine dikkat etmek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Tansiyon düşüklüğü     ve çarpıntılar:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Gebelikte çok belirgin olan değişimlerden biri de kalp-damar sisteminde olan fizyolojik değişikliklerdir. Gebelik boyunca kanı oluşturan sıvı kısım (plazma) ve kanın şekilli elementleri (alyuvar - akyuvarlar vb.) belirgin bir oranda artış gösterirler. Bu değişim, uterus ve gelişen fetusa besin ve oksijen (O2)' nin yeterince taşınabilmesi içindir. Kalbe binen yük gebelik öncesi döneme göre yaklaşık %50 oranında artış gösterir. Bunun sonucunda gebelikte kalp atış sayısında bir miktar yükselme olur. Kalbin bu atım hızındaki artış çarpıntı olarak hissedilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Aynı zamanda özellikle gebeliğin ilk ve ikinci 3 aylık periyodunda hafif bir tansiyon düşüklüğü fizyolojik bir durumdur. Kalp atış hızı belirgin ve çarpıntı hissi yoğun ise; altında bir anemi (kansızlık) durumu yatıyor olabilir. Yakınmalarınızı doktorunuza bildirmeniz son derece önemlidir. Basit bir tam kan sayımı ve fizik muayene ile durumun gebelik nedeniyle olup olmadığı ayırt edilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Varisler:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Gebelikle birlikte karın içinde basınç artışı sonucu toplar damarlardan kalbe dönen kanın akışında bir miktar güçlük başlar. Bu da özellikle bacaklarda bazen de vulva-vajen bölgelerinde varis denen damar genişlemelerine neden olabilir. Varisler gebeliğin geç dönemlerinde daha sık görülür. Özellikle gebelik öncesi varisi bulunan kişilerde bu varislerde belirginleşme, artma oluşabilir. Çok uzun süre ayakta kalmaktan kaçınmak, bacak kaslarını çalıştırıcı ritmik egzersizler (özellikle uygun tempoda günlük yürüyüş yapmak), yatarken dolaşımı kolaylaştırmak için bacakları yükseltmek hem varis oluşumunu azaltır hem de varolan varislere bağlı ağrı yakınmanızı hafifletir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Ödem:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Vücutta plazma (sıvı) miktarının artışı ve özellikle gebeliğin son aylarında kilo artışları sonucunda ayak sırtı, ayak bileği, eller ve parmaklarda bir miktar 'ödem' adı verilen şişlikler gözlenebilir. Gebelik boyunca aldığınız kilonun dörtte biri sıvıdır. Çok fazla süre ayakta kalmakla bu şişlikler daha da belirginleşebilir. Mümkün olduğu kadar el ve ayaklarınızı dinlendirin. Ödemin daha çabuk çözülmesi için ayakları yukarı kaldırarak (altına destek koyarak) yatmak faydalı olacaktır. Rahat, sıkı olmayan ayakkabılar seçilmelidir. Ayak numaranız artabilir. Eğer ödem ayak sırtından daha farklı bölgelerde belirginleşiyorsa, bacak şişmesi halini aldıysa bu durum Preeklampsi denen bir hastalığın belirtisi olabilir. Bu durumun varlığı yapılan fizik muayenelerde erken dönemde saptanabilmektedir. Tansiyon yükselmesi ve idrar tahlilinde protein varlığı araştırılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Baş Ağrıları:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Daha önceden baş ağrıları olan anne adaylarında gebelikte iki olasılık söz konusudur: baş ağrıları azalabilir veya artabilir. Baş ağrıları ilk defa gebelikte ortaya çıkabilir. Mümkün olduğu kadar ilaç kullanımından kaçındığımız bu dönemde zorunlu durumlarda doktorunuzun tavsiyesi ile zaman zaman parasetamol tabletleri kullanılabilir.&lt;br /&gt;Eğer baş ağrıları gebeliğin ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkmışsa bu yüksek tansiyon nedeniyle olabilir ve incelenmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Anemi: (Kansızlık)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Hemoglobin değeriniz belli bir sınırın altına düştüğünde buna anemi denir. Gebelikte bir dereceye kadar hemoglobin düşüşü normaldir. Eğer hafif dereceli kansızlık söz konusu ise bu sizde hiçbir belirtiye neden olmayabilir. Ağır kansızlık (derin anemi) durumunda, çarpıntı, bayılma, baş dönmesi, nefes darlığı oluşur. Diğer gebelik yakınmalarına zıt olarak, kansızlık, hem anne hem bebek için tehlikeli olabilir. Bunun için gebelik süresince demir ve folat takviyesi almanızı ve aralıklı olarak kan sayımı yaptırmanızı öneriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255); font-weight: bold;"&gt;Kramplar:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Özellikle ikinci ve üçüncü 3 aylık periyotlarda sık görülen yakınmalardandır. Bacaklara binen yükün artması, eskiye oranla fizik aktivitenizin azalması ve kas yorgunluğunun kolaylaşması sonucu oluşurlar. Bazen kalsiyum, magnezyum elementlerinin yetersiz alımı sonrasında görülebilir. En rahatlatıcı çözüm düzenli, doktorunuzun önerdiği tür egzersizleri gebelik başından itibaren yapmaktır. Süt ve süt ürünleri tüketiminizin düzenli olması da krampların sıklığını azaltacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Bel   -  Sırt Ağrıları:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Gebelik ilerledikçe artan ağırlık, uterus ve fetusun ağırlığı, fazlalaşan sıvı oranları sonucu yerçekimine karşı koymak için ister istemez omurgada pozisyon (postür) değişiklikleri oluşur. Bel-sırt omurlarına içe dönük bir eğim verilmesi nedeniyle, özellikle aşağı sırt ve bel bölgesinde yoğun ağrı hissi olabilir. Oldukça sık görülen bir yakınmadır. Omurga çevresindeki kasların bu duruşu sağlayabilmek için uzun süreli kasılı (spazm) kalmaları ağrının başlıca sebebidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Omuzlar dik olacak şekilde uygun duruş pozisyonunu sağlamak, otururken bel bölgenizin arkasına uygun büyüklükte bir yastığı koymak, ortopedik ve yüksek topuklu olmayan uygun ayakkabı giymek, yattığınız yatağın nispeten sert ve ortopedik olmasına dikkat etmek, dinlenmek bu tür yakınmalarınızı hafifletebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Gebeliğinizin ilerleyen aylarında progesteron hormonu ile eklem yerlerinizdeki bağların yumuşaması sonucu özellikle pelvis kemikleri denen leğen kemikleri arasındaki ayrılma sırt, kalça, bacak üst kısımlarına yayılan yoğun ağrılara neden olabilir. Aslında bu durum, vücudun doğal olarak kendini doğuma hazırlamasıdır. Ligamanlarınız doğuma hazırlanmak için gevşer ve postürü korumak için kaslarınız daha çok çalışmak zorunda kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bazen de omurilikten çıkan ve vücuda yayılan sinir kılıflarındaki ödem sonucu siyatik türü bacağa yayılan ağrılar görülür. Doktorunuzun masaj önerileri doğrultusunda birtakım egzersiz, gerekirse medikal (ilaçla) tedavi, dinlenme ile bu sorunla kolaylıkla baş edilebilir. Tüm bunlar doğum sonrası şiddeti giderek azalacak yakınmalardır. Doğum sonrası yapılacak size önerilen uygun egzersizlerle yakınmalar tamamen geçecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 102, 0);"&gt;Akıntı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Gebelikte damar dışına çıkan sıvı miktarının artması, hormonal değişimler vb nedenlerle vaginal akıntı miktarında önemli oranda artış olur. Vajinal akıntı artışı daha gebeliğin ilk haftalarından itibaren hissedilir. Ancak bu akıntı renksiz ve kokusuzdur. Eğer akıntının miktarı dışında; koyu sarı - yeşilimsi renk değişikliği, kötü koku varlığı yada kaşıntı gibi ek yakınmalar da varsa en kısa zamanda doktorunuzu bilgilendiriniz. Bazen varolan bakteriyel bir enfeksiyon, düşük , erken doğum , erken membran rüptürü (su kesesi açılması) gibi önemli sorunlara neden olabilir. Bu durumun tanısı kolaylıkla yapılabilmektedir ve uygun tedavinin seçimi ile risklerden kolaylıkla uzak kalabilirsiniz. Gebeliğin özellikle de son aylarında size olağan dışı gelen her türlü akıntı artışında daha dikkatli olunmalıdır. Çünkü bazen su kesenizin erken açılması (EMR) sonucu vaginal yolla amnion sıvısı sızması olabilir. En ufak bir şüphede doktorunuzu bilgilendiriniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0); font-weight: bold;"&gt;Cilt Değişiklikleri,  Gebelik Maskesi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Anne adaylarında çeşitli düzeylerde görülebilir. Belirli vücut bölgelerinde cilde koyu rengini veren melanin pigmentlerinin bölgesel artışı sonucu olur. Özellikle bazı anne adaylarında yüzde maske tarzında olabilen bu koyu renk görüntüye kloazma adı verilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Güneş ışınlarına direkt maruz kalma ile durum belirginleşebilir. Doğum sonrası bu renk koyulaşmaları loğusalık dönemi boyunca giderek azalacak ve tamamen kaybolacaktır. Ancak yinede direk güneş ışığına maruz kalmamak ve bu durumu önlemek için uygun bir güneş kremi kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Gebelikte nevus denen "ben" lerin boyutları artabilir, renkleri koyulaşabilir. Yine bazı anne adaylarında, ciltte yağlanma sonucu aknelerde artış olabilir. Tam tersine kimileri de ciltte kurumadan yakınabilirler. Uygun temizleyici sabunlar ve nemlendiriciler kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Özellikle gebeliğin ikinci yarısından itibaren karın cildinde gerginliğe bağlı çatlaklar (stria) sıkça görülür. Hızlı kilo artışı ile bu çatlaklar bacak, kalça yüzeylerinde de izlenebilir. Cildin esnekliği kişiler arasında belirgin farklılık göstereceğinden çatlak oluşumu herkeste farklı boyutta olur. Cilt esnekliğini bol sıvı alarak, uygun kremler kullanarak destekleyebiliriz. Başlangıçta koyu mavi-mor renkli bu cilt izleri, doğum sonrası renklerini kaybedip sedefi renkte izlere dönerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Kaşıntı sık karşılaşılabilen bir diğer yakınmadır. Sıklıkla gerginleşen cilt bölgelerinde görülür. Ilık duş almak, bol rahat giysiler ve nemlendiriciler faydalı olabilir. Şiddetli kaşıntı durumunda, safra yolları ile ilgili bir anormallik olabileceğinden (gebelik kolestazı), doktorunuzla görüşmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Düşmeler:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Gebelik ilerledikçe ve karnınız büyüdükçe denge merkeziniz değişir. Ligamanlarınızın progesteron hormonu etkisiyle gevşemesi de burkulmalara daha yatkın bir durum yaratır. Özellikle merdiven inerken dikkat etmelisiniz. Kısa topuklu (düz değil) ayakkabılar giyin. Düz ayakkabı giymek, gebelikte taban düşüklüğü riski arttığından önerilmez. Gece tuvalete kalktığınızda düşmekten korunmak için bir ışık açık bırakmak basit bir tedbirdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;El ve parmaklarda  karıncalanma- uyuşma:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Gebeliğin ikinci 3 ayından itibaren el ve parmaklarda uyuşma, karıncalanma görülebilir. Bazen kollarda ağrı hissedilir. Bu durum özellikle sabahları şiddetlidir ve gün içinde, hareket ettikçe, giderek azalır. Karpal tünel sendromu olarak adlandırılan bu problem bilekteki sinir kılıflarının ödem ve bası nedeniyle sıkışmasına bağlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Görme Bozukluğu:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Bazı anne adayları, görme bozukluğundan söz ederler. Gebelik sırasında göz içi sıvı dengesi değişimi sonucu hafif lens şişmesi olabilir. Bu durum doğum sonrası kaybolur. Ancak ani başlangıçlı görme bozukluğu, özellikle gebeliğin son aylarında gözlerde sinek uçuşmaları diye tanımlanan durumlarda en kısa zamanda doktorunuzu arayınız. Çünkü preeklampsi denen (gebelik zehirlenmesi) durumunun ağırlaşmasına bağlı olarak da gelişebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Psikolojik Değişiklikler:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Gebeliğin ilk aylarından itibaren duygusal değişimler sıklıkla anne adaylarını etkiler. Çabuk hüzünlenme, yersiz alınganlıklar, ayrıntılarla çok ilgilenme, uyku düzeni bozuklukları, sinirlilik anne adayının çok yakın çevredeki kişilerin dikkatini çekmektedir. Bu durumda stress hormonlarındaki değişimlerin sebep olduğu düşünülür. Yakın çevrenin anne adayına oldukça faydalı          olacaktır.&lt;br /&gt;Tüm bunlara rağmen özellikle bebek hareketlerinin hissedilmesinden itibaren anne ile bebeğin arasında daha bu dönemde kurulan güçlü iletişim anne adayının bu dönemi keyifle sürdürmesini sağlamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;www.gebelik.org&lt;br /&gt;www.kadinvegebelik.org&lt;br /&gt;Yazar:&lt;br /&gt;isimmana.com</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEilxcBfjr2tKRmLr0C6ltKjmci4PBtgtZHNdpJbGBwP26XKKLVdOyvrwmtelsBZWZZ6lTvmoIHgBrAiJ86OREKfdJ1QJKDKrE7VzoCTt_Gr4v9RwQYPAkwCKqUhGtUzOq_e2EToQTFDpHo/s72-c/Walpaperss+%2528150%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Gözde Yabancı Cisim İlk Yardım Nasıl yapılır</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/gozde-yabanc-cisim-ilk-yardm-nasl-yaplr.html</link><category>Aile</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><category>İlk Yardım</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Mon, 3 Oct 2011 00:16:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-1966114799030940948</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg8D19rAv4O9G1RWgJnJLnOcy-xUe9t6uRUvZLoFwn4mcU1bbDN1Sc2cwkDHVsSJcu0sgWum0XB36yjgwZO1ZDezdIcIy4iZorK91fnTj3NNY9tORxnuup-Vnj3_FfeSzoKUmNJdolWomA/s1600/Bebe%25C4%259Finizin-ilk-yard%25C4%25B1m-%25C3%25A7antas%25C4%25B1.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 308px; height: 238px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg8D19rAv4O9G1RWgJnJLnOcy-xUe9t6uRUvZLoFwn4mcU1bbDN1Sc2cwkDHVsSJcu0sgWum0XB36yjgwZO1ZDezdIcIy4iZorK91fnTj3NNY9tORxnuup-Vnj3_FfeSzoKUmNJdolWomA/s320/Bebe%25C4%259Finizin-ilk-yard%25C4%25B1m-%25C3%25A7antas%25C4%25B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659165816304403538" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="color: rgb(51, 204, 0); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Göz, Kulak, Burun, Boğazda Yabancı Cisim&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Gözde Yabancı Cisim&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Çocuklarda ve işçilerde sıkça  rastlanabilir. Açık havada oynayan çocuklarda bitki parçaları ya da  toprak taneleri, metal kesimi, düzeltilmesi, sıva işinde çalışan  işçilerde ise metal ve sıva parçacıkları göze kaçar. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Gözde yanma, batma, sulanma, kaşıntı ve ovmaya bağlı kızarıklık  görülür. Hatalı müdahaleler göze zarar verir ve yabancı cismin  çıkarılması da güçleşir. İlkyardımcı, kişinin gözlerini ovmasını  önlemeli bol suyla yıkandıktan sonra gözlerini kapattırıp cismin gözyaşı  ile çıkmasını beklemelidir. Bu olmuyor ve cisim gözle görülebiliyorsa  temiz bir bez parçasının kenarı ile alınabilir. Çıkartma işleminden  pamuk kullanılmaz. Yabancı cisim yine çıkmıyorsa kişi nakledilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Kulakta Yabancı Cisim&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Kulağa nohut, mercimek gibi gıdalar,  boncuk tanesi, böcek ya da bitki parçaları kaza ile kaçabilir.  Özellikle böcekler hareket ve sesleri ile çok rahatsızlık verir. Su ile  şişen tahıllar ve kuru baklagillerin çıkarılması çok zorlaşır. Bazen  kulağı temizlemekte kullanılan pamuk, çöpler kulakta kalabilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Kulaktaki yabancı cisimleri çıkartmak için sivri, uzun cisimler  sokmak doğru değildir. Kulak yere bakar durumda iken kulak kepçesi küçük  çocukta geriye ve aşağıya büyükte geriye ve yukarıya çekilerek cisim  çıkarılır. Böcekler ışık tutularak dışarıya çıkarılabilir. Başarı  olunamazsa kişi nakledilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Burunda Yabancı Cisim&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Çocuklarda görülebilir. Buruna  sivri, uzun cisimler sokmamak gerekir. Yabancı cismin olduğu tarafın  karşısındaki burun köküne bastırılarak kişi sümkürtülür. Başarılı  olunamazsa kişi nakledilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Boğazda Yabancı Cisim&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Boğaza takılan yabancı cisim, elle  ulaşılabiliyorsa elle çıkarılır. Aksi takdirde çocuksa baş aşağı  tutularak, büyükçe iki kürek kemiği arasına vurularak yardım edilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(102, 51, 255);"&gt;Yabancı Cisimlerin Yutulması&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Yutulan cisim küçük, düzgün  kenarlı ise kendiliğinden çıkacaktır. Müdahale gereksizdir. Sivri, uzun,  batıcı, kesici cisimler yatılmış ise acilen nakledilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(204, 51, 204); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;İlkyardım Uygulanabilecek Kazalar&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;YANIK&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Doğrudan ateş ya da yüksek ısı veren fiziksel kimyasal etkenlerl  karşılaşma sonucu yanıklar oluşur. Bu etkenler ateş, elektrik, güneş,  sıcak su ya da yağ, kimyasal maddeler, sıcak metal cisimler olabilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Yanık cilt, açık yara gibi değerlendirilmelidir. Vücut bu kısımdan su  kaybeder ve açık yara gibi mikroplanmaya açıktır. Toplam vücut  yüzeyinin %20'sinden fazlasını etkileyen yanıklar yaşamsal tehlike  doğurur. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Yanıklar, ortaya çıkan tahribata göre derecelendirilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; text-align: justify;"&gt;1. Derece Yanıklar &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;ul style="text-align: justify;" type="disc"&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;En çok güneşte fazla kalma nedeniyle olur.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Cildin kızarması ve şiddetli ağrı ile tanınır.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Kendiliğinden iyileşip, cilt normal görünümünü alabilir. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt; &lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/ilkyardim1.JPG" align="bottom" border="0" hspace="10" vspace="10" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/ilkyardim2.JPG" align="bottom" border="0" hspace="10" vspace="10" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Elbisesi tutuşan kişi yere yatıp kendi etrafında dönmelidir &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;2. Derece Yanıklar&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;ul style="text-align: justify;" type="disc"&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Kızarıklığa ek olarak su dolu keseciklerin görünmesi ile tanınır.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;En sık sıcak sıvılar ile olur.Ağrılı ve ciddi yanıklardır.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Su keselerini patlatmak sakıncalıdır.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Doğru bakım yapılmaz ise iz kalır. Mikrop üremesine açıktır. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;3. Derece Yanıklar&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;ul style="text-align: justify;" type="disc"&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Cildin tamamı etkilenmiştir. Ağrı azdır. Hayati tehlike yaratacak sıvı kayıpları ve iltihaplanmalar mümkündür.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Yanıklarda ilkyardımcının ilk amacı, yanığa neden olan madde ya da kaynağın uzaklaştırılmasıdır.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Tutuşmuş kazazedenin kaçması önlenir. Üzerine bir örtü atılarak ya da yuvarlanarak söndürülür.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Yanıklı kazazede soyulurken cilt de soyulabileceğinden elbiseler kesilerek çıkartılır.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Tüm yanıklarda ilk yapılacak işlem, yanık bölgenin ağrı geçene ve sonra 10 dakika kadar soğuk suda tutulmasıdır.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Yaralının üzerinde yüzük, bilezik, saat, künye varsa çıkarılır.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Yanık bölge üzeri ıslak, temiz bir bezle örtülür.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Bu nitelikte malzeme yoksa açık bırakılır.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Bilinç açık ise ağızdan sulu gıdalar ve su verilir. Şoka karşı uygun pozisyonda tutulur.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;İkinci ve üçüncü derece yanıklar var ise kişi nakledilir. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;a name="SICAK"&gt;&lt;/a&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;SICAK ÇARPMASI&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Güneşte fazla kalma sonucu ortaya çıkar. Güneş çarpması olarak da  bilinir. Kazazede aşırı terlemektedir ya da terlemiştir. Vücut sıcaklığı  40 derece ya da üzerinde olabilir. Nabız hızlı, bilinç bulanıktır.  Aşırı susuzluk hissi, halsizlik ve ağrılar vardır.&lt;br /&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(255, 102, 0); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Bilinç kapalı ise;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/ilkyardim3.JPG" align="left" border="0" hspace="10" vspace="10" /&gt;Kazazede gölge, serin bir yere taşınır. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;ABC kontrol edilir, serinletilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;Bilinç açık ise&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Kazazede serin bir yere taşınır, yarı  oturur pozisyon verilir. Su serpme, ıslak havlu ve hava akımı  kullanılarak (yelpaze,                                      vantilatör  vb.) serinletilir, su ve alkolsüz içecekler verilir. Fazla giysileri  çıkarılır. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="SUDA"&gt;&lt;/a&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;SUDA BOĞULMA&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;ul style="text-align: justify;" type="disc"&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Havuz ya da denizde çırpınmakta olan kişiye suda kurtarmaalmamış kişilerin, yüzme bilseler dahi yaklaşmaması gerekir.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Bir tekne ile yaklaşmak mümkün değil ise, ipe  bağlı bir can simidi ya da tahta parçası, çırpınan kişiye yardım amacı  ile atılabilir.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Uzun bir sırık ya da ip ile kişiye ulaşmak denenebilir. Bunlar yapılamıyorsa, çırpınmaların bitmesi beklenir .  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Tekneye ya da sahile çıkarılan kazazedenin ABC?si kontrol edilir.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Normal solunum ve dolaşım sağlandıktan sonra bilincin durumuna göre pozisyon verilir.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;Üzeri örtülerek nakledilir. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;a name="HAYVAN"&gt;&lt;/a&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;HAYVAN ISIRIĞI&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Bir tahrik olmaksınız saldırarak ısıran kedi ya da köpeğin kuduz  olmasından şüphe edilmelidir. Kuduz mikrobu ısırılmış bölgeden vücuda  girer. Isıran hayvanın gözlem altına alınması gerekir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Isırılma halinde, ısırık yeri hemen bol su ve sabun ile iyice yıkanır. Kazazede yürütülmeden nakledilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;Arı Sokması&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;İğnenin girdiği yerde kızarıklık, ağrı, kaşıntı, şişme olabilir. İğne  hala ciltte ise düzgünce çıkarılır. İğne yerine buz koyarak soğutma  yapılır. Alerjisi olanlar, astımlılar, ağızdan sokulanlar, çok sayıda  arı tarafından sokulanların hemen nakli gerekir.&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Yılan Sokması&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Yılan zehirlenmelerinde ısırık yerinde ağrı, şişlik, morluk,  hassasiyet vardır. Sokulan yer hareket ettirilmeden yıkanır. Isırılan  yerin birkaç cm yukarısına boğucu sargı uygulanır. Isırık yeri 0.5 cm  kesilerek ve elle sıvazlanarak zehrin kısmen çıkması sağlanır. Yaranın  emilmesi etkili değildir ve zararlı olabileceği için uygulanmamalıdır.  Isırık yerine buz uygulanabilir. Kişinin yatarak nakli sağlanır.&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Akrep Sokması&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Akrep sokmasında yara yerinde ağrı ve uyuşukluk olur. Solunum  bozulabilir. Sokulan bölge yıkanır, buzla soğutulur, sokulan kol veya  bacakla vücut arasına boğucu sargı uygulanılarak akrep antiserumu  bulunabilecek bir merkeze yatarak nakledilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;a name="Kanama"&gt;&lt;/a&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Kanama Kontrolü&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Kanın, normal olarak içinde bulunduğu kalp ve damarlardan dışarıya çıkmasına kanama denir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Nedeni ve yeri ne olursa olsun, durmayan ya da durdurulamayan her  kanama, şok, hatta ölüme yol açar. Kazalarda ölümlerin önemli bölümü bir  kanamadan kaynaklanır. Kanama kontrolü bir ilkyardımcının en çok  gereksinim duyacağı ve kullanacağı becerilerdendir.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Kanamaları zedelenmiş damar çeşidine göre üçe ayırabiliriz;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;1. Kılcal damar kanamaları:&lt;/span&gt; &lt;/b&gt;Kılcal  damarlar hücrelere ulaşan son damar uzantılarıdır. Çok ince olup  içlerinde çok az kan bulunduğu için zedelenme, kesilmelerinde ancak  sızıntı tarzında ve hafif bir kanama olur. Bir kesi ya da darbe sonrası  ortaya çıkabilir. Hemen her zaman, dış müdahale olmasa bile,  kendiliğinden sona erer. Hayati tehlike yaratmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;2. Toplardamar kanamaları:&lt;/span&gt; &lt;/b&gt;Toplardamarlar  hücrelerden dönen kanı kalbe taşıyan, düşük basınçlı kan akımı olan  damarlardır. Cilde yakın, yüzeysel toplardamarlar kol ve bacak, el, ayak  sırtında rahatça seçilebilir. Toplardamar kesileriyle olan kanamalarda  koyu renkli, taşma tarzında kan kaçışı görülür. Çoğu kez doğrudan baskı  uygulayarak kontrol altına alınabilir. Genellikle yaşamı tehlikeye  sokmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Atardamar kanamaları: Atardamarlar kalbimizden yüksek  basınçla pompalanan kanı hücrelere ileten, toplardamarların tersine kol  ve bacakta derinde yol alan damarlardır. Atardamardan olan kanamalarda,  açık renkli kanın, yara ağzından kalp atımına uyumlu şekilde fışkırarak  çıktığı izlenir. Genellikle durdurulması daha zor olan, hayati tehlike  yaratan kanamalardır.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0); text-align: justify;"&gt;Kanamaları konumu ve yönüne göre de üçe ayırmak mümkündür. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Kanın kaçışının gözle izlenebildiği kanamaya dış kanama adı verilir.  İç organlara ait damarlar, ya da vücut içinde kafa-göğüs-karın  boşluklarında yerleşik damarların, bir darbe ya da kesici delici bir  aletle parçalanmasıyla ortaya çıkan kan kaçışı dışardan görülmez.  Bunlar, iç kanama olarak adlandırılır. Kanayan damarın vücudun iç  organlarında olduğu kanamalar, doğal deliklerden dışarıya doğru kanama  olarak adlandırılır.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Kanamada ilkyardımcının amacı, önce damardan kan kaçışını önlemek, sonra da, kan hacmi azaldığı için şoka karşı önlem almaktır.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Kanamaya müdahalede en basit, risksiz, malzeme gerektirmeyecek  yöntemden daha etkili, ancak uygulaması daha zor, riskler taşıyan  yönteme doğru bir sıra izlenir. Değişik yöntemlerle damarı sıkıştıran,  içinden kan geçmesi ve dışarıya kaçmasını önleyen ilkyardımcı, damardan  kan kaçışını önleyen sağlam pıhtı oluşuna kadar uygulamasını  sürdürmelidir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Kanamayı durdurmak için kullanılan ilkyardım yöntemleri sırayla;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Kanayan yer üzerine doğrudan baskı yapmak,&lt;br /&gt;2. Kanayan damarın kalpten geliş yolu üzerindeki özel noktalara baskı yapmak,&lt;br /&gt;3. İlk iki yöntemle kontrol edilemeyen özel durumlarda, turnike-boğucu sargı yapmaktır. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Ufak bir keside, kesi yerinin su ve sabunla yıkanıp üzerine birkaç  dakika bastırılması yeterli olacaktır. Üzeri bir yara bandı ile  kapatılabilir.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Daha büyük bir yaralanmada, yara bezi üzerinden avuç ya da  parmaklarla yapılacak baskı ile kanama durdurulduktan sonra, yeniden  açılmayı önlemek için rulo, ya da, bohça haline getirilecek yara bezleri  ile, üzerine sıkı bandaj yapılması uygun olur. Kanamalı kişinin  sakinleştirilmesi ve kanayan kol ya da bacağın yukarıya kaldırılması,  kanamanın durmasını kolaylaştıracaktır. Kanla ıslanan bandaj sökülmez,  üstten yenilenir.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Doğrudan baskı ile kontrol edilmeyen kanamalarda, ilkyardımcı  kanamanın yerine uygun bir noktadan, baş parmağı ya da yumruğu ile baskı  yaparak, kanı getiren atardamarı sıkıştırır. Ancak uygun baskı  noktaları bu konuda beceri eğitimi almadan kullanılmamalıdır.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Organ kopması birden fazla atardamar kanamasına yanı anda baskı  uygulayamayacak tek ilkyardımcı olması, kazazedenin yanından ayrılma  zorunluluğu, ilkyardımcının uzun sürecek yol boyunca baskı yapacak gücü  olmaması durumunda, son çare olarak, boğucu sargı-turnike uygulanır.  Uygulama omuz-dirsek ya da diz-kalça arasındaki tek kemikli bölgeye  yapılır. Kan dolaşımının tam olarak kesilmesi kalıcı doku hasarlarına  neden olabileceği için istenmeyen bir uygulamadır.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/ilkyardim4.jpg" align="bottom" border="0" hspace="10" vspace="10" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Her yüz kanamalı olaydan doksanının yara yerine baskı yapılarak, geri  kalan on olayın dokuzunun özel noktalara baskı ile kontrol altına  alınabileceği, turnike-boğucu sargının çok az başvurulacak yöntemler  olduğu unutulmamalıdır.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/ilkyardim5.jpg" align="bottom" border="0" hspace="10" vspace="10" /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/ilkyardim6.jpg" align="bottom" border="0" hspace="10" vspace="10" /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;İç Kanamalarda İlkyardım&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;İç kanamada ilkyardımcı kanamanın varlığını dışarıdan göremez. Büyük  kemik kırıkları, kafaya gelen darbeler, tüm vücudu etkileyen kazalarda,  dıştan izlenebilen kanama olsun ya da olmasın, iç kanamadan şüphe  edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Huzursuz kazazede, görme&lt;br /&gt;? işitme sorunları, uyuklama hali&lt;br /&gt;- Soğuk, soluk, nemli cilt&lt;br /&gt;- Karında sertlik ve bastırmakla ağrı&lt;br /&gt;- Vücutta yaygın sıyrık, morluk, şişlikler&lt;br /&gt;- Halsizlik&lt;br /&gt;- Susuzluk hissi&lt;br /&gt;- Sayısı artmış ancak zayıf solunum ve nabız varsa iç kanama düşünülmelidir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;İç Kanama Düşünülen Kazazede İçin Yapılacaklar:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Şok ile mücadele et (ayakları yüksek olarak yatır, ısıt)&lt;br /&gt;2. Hızlı naklet &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(51, 204, 0); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Kırık, Çıkık ve Burkulma&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Yüksekten düşen, üzerine bir cisim düşen, trafik kazası geçiren  kazazedelerde kırık, çıkık ve burkulmalara sıklıkla rastlanır. Kırıklar,  büyük kemik kırıklarında görülebilen iç kanamalar dışında, hayatı  doğrudan tehdit etmeyen olaylardır. Bununla birlikte, hatalı yaklaşımlar  sonucu bir boyun ya da omurga kırığı olan kazazede felç kalabilir, kol  yada bacak kemiği kırık bir kazazedede kol ve bacak damarları ve  sinirleri kesilip durum ağırlaşabilir, yerine takma çabası içine girilen  omuz çıkığı ameliyatla dahi düzelemeyecek hale gelebilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Kırık, çıkık, burkulma gibi kemik ve eklemi ilgilendiren olaylarda  ilkyardımcının temel hedefi, sorunlu vücut uzantısı ya da bölümünü  hareketsiz hale getirerek, kazazedenin durumunun kötüleşmesini önlemek,  ağrısız ve güvenli bir şekilde naklini sağlamaktır. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;a name="1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Kırıklarda İlkyardım&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Kemik bütünlüğünün  çarpma ya da düşme sonucu ortadan kalkmasına kırık denir. Kırık kemik  parçaları cildi delerek dışarıya çıkmış ise buna açık kırık, cilt sağlam  ise kapalı kırık olarak tanımlanır. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Aşağıdaki maddelerin birkaçının varlığında kırıktan şüphelenmek gerekir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;- Düşme, üzerine düşme, çarpma tarif edilmesi&lt;br /&gt;- Sorunlu bölgede hareketle ya da temasla çok şiddetlenen ağrı&lt;br /&gt;- İlgili vücut bölümünde şekil bozukluğu, simetrinin kaybolması&lt;br /&gt;- Kırılma sırası ya da sonrasında kırık sürtünme sesinin duyulmuş olması&lt;br /&gt;- Kırık bölgesinde şişlik, morarma ,&lt;br /&gt;- Kol ya da bacakta kısalma&lt;br /&gt;- Eklem olmayan bir yerde, eklem varmış gibi açılaşma olması&lt;br /&gt;- Deriyi parçalamış kırık kemik ucunun dışarıdan görülmesi&lt;br /&gt;- Hareket kısıtlılığı ya da hiç hareket ettirememe&lt;br /&gt;- İlgili bölgede hissetmede azalma, uyuşma, karıncalanma&lt;br /&gt;- Dolaşımda aksama sonucu soğuma &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Kırığı olan, ya da kırık şüpheli kazazedeye ilkyardım uygularken, aşağıdaki ilkelere uymak gerekir: &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;ul style="text-align: justify;" type="disc"&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;- Kırık olmadığına kanaat getirilmiş bir kazazede  kesinlikle yerinden oynatılmamalıdır. Kırık bölgenin hareket ettirilmesi  sonucu kırık parçanın keskin kenarı etrafındaki bir damar ya da siniri  kesebilir, kas dokusunu zedeleyebilir.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;- Kazazedenin oturması ya da sağa sola  kımıldamasına izin verilmez, kırık şüpheli bölge hareketsizleştirilmeden  taşıma yapılmaz.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;- Kaza ortamında hayatı tehdit eden bir zararlı etkenin bulunmadığı her durumda kırığa müdahale bulunduğu ortamda yapılır.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;- Kırık açık kırık şeklinde ve kopuk kemik parçaları görünüyorsa parçalara dokunulmaz.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;- Kırıklı uzvun bileğinden nabız ve bölgede kanama olup olmadığı kontrol edilmelidir.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;- Açık kırıklarda görünen kemik parçasını  içeri sokmaya, kemik uçlarım birleştirmeye, kol ya da bacakta bozulmuş  şekli düzeltmeye çalışmamak gerekir.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;- Kırıkla beraber kanama-şok belirtileri varsa öncelikle bunlara müdahale edilir.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;- Boyun kırıklarında hatalı taşıma ve  gereksiz hareketler omurilik zedelenmesi sonucu tüm vücutta felçle  sonuçlanabilir. Boynun desteklenmesi ve hareketsizleştirme hayati önem  taşır.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;- Başa gelen darbeden sonra burun ve kulaktan  su gelmesi; gözlük şeklinde morarma, bayılma, uyku hali, nabız ve  solunum zayıflaması, gözbebeklerinde büyüklük farkı, püskürür tarz  kusma, kafa kemiklerinde çökme şeklinde şekil bozukluğu varsa;  kafatasında kırıkla beraber beyinde de sıkıntı var denektir. Acilen  kazazedenin nakli gerekir.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;- Sorunlu bölgenin hareketsizleştirilmesi,  yani tespit edilmesi ağrıyı azaltacak, kırık uçlarının çevre dokuları  zedelemesini önleyerek, kırık uçların birbirinden ayrılması ya da  deriden dışarı çıkmasına engel olacaktır. Böylece iyileşme de daha kolay  olacaktır.  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;- Tespit işlemi, kırık kemikleri ilgilendiren  iki eklemin sert-uzun bir cismin yardımıyla hareketsiz hale  getirilmesidir. Bu amaçla kullanılacak standart malzemenin bulunmadığı  yerlerde ilkyardımcı pratik çözümler aramalıdır. Bir dal parçası,  katlanmış gazeteler, karton kutular, baston ya da şemsiye atelle  tespitte, kazak-ceket gömlek vb. eşyalar askı ile tespitte, kemer,  kravat, gömlek kolu gibi eşyalar sargı olarak kullanılabilir. Hiçbir  malzeme bulunamaz ise kazazedenin sağlam bacağı kırık bacağa atel  olabilir &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/ilkyardim7.jpg" border="0" hspace="10" vspace="10" /&gt;Kol ve Bacakta kırık&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;a name="2"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Çıkıklarda İlkyardım&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Bir eklemi meydana getiren  kemiklerden birinin, bir dış etki sonucu normalde bulunduğu yerden  ayrılmasına çıkık denir. Eklem bağlarının normalde izin vermeyeceği bir  harekete zorlanan kemik bağları, aralayarak ya da yırtarak yerinden  uzaklaşır. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;ul style="text-align: justify;" type="disc"&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;- Eklemin ve vücut uzantısının görünümünde bozukluk  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;- Ağrı nedeniyle kısıtlanmış ya da tamamen ortadan kalkmış hareket  &lt;/li&gt;&lt;li class="MsoNormal"&gt;- Hassasiyet ve şişlik görülmesi çıkık düşündürmelidir. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/ilkyardim8.jpg" align="bottom" border="0" hspace="10" vspace="10" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Çıkmış bir kemiği, eklem boşluğuna ancak yetkili ve deneyimli bir  kişi yeniden yerleştirebilir. Yetkisiz kişilerce yapılan denemeler ise  damar-sinir sıkışmalarına, eklem bağlarının düzelemeyecek ölçüde tahrip  olmasına, sık sık çıkığın tekrar etmesine (alışkanlık çıkığı) neden  olabilir. İlkyardımcın görevi, yetkili ve deneyimli bir sağlıkçıya  ulaşana kadar çıkık eklem bölgesini hareketsiz hale getirmektir. Bu  amaçla askı, atel ve sargı uygulamaları&lt;br /&gt;yapılır &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;a name="3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;b style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Burkulmada İlkyardım&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Eklem bağlarının  kopması, ya da kısmen zedelenmesine burkulma denir. Ağrı, hassasiyet,  şişlik ve morluk görülebilir. Zorlanan eklem buz torbası ve benzer  uygulamalarla soğutulur. Varsa, elastik bandaj uygulanarak şişlik  önlenmeye çalışılır. Zedeli eklem kullanılmadan ve hareket ettirilmeden,  mümkünse yukarıda tutularak taşınır.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(204, 51, 204); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Şok&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Değişik nedenlerle kalbin pompalama etkinliğinin zayıflaması, ya da,  damarlarda pompalanacak yeterli kan olmaması halinde, ciltte, bilinçte  ve kaslarda ortaya çıkan ilerleyici nitelikte belirtilerin tümüne şok  denir. Müdahale edilmezse, belirtiler ilerler, kişi ölebilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Aşırı kanamalar, ishal, yanıklar, kusma, kalp krizi, aşırı korku ve  heyecan, allerjik olaylar, aşırı ağrılı olaylar şok nedeni olabilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Şok belirtileri: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- Soğuk, soluk, nemli deri&lt;br /&gt;- Eller ve ayaklarda soğuma, his kaybı&lt;br /&gt;- Nabız sayısında artma, nabızın zayıflaması&lt;br /&gt;- Solunumun sayıca artması, ancak yüzeyselleşmesi&lt;br /&gt;- Göz kararması, halsizlik&lt;br /&gt;- Bulantı, kusma&lt;br /&gt;- Huzursuzluk&lt;br /&gt;- Aşırı susuzluk hissi, ağızın kurumasıdır. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Başlangıçta açık ya da bulanık olabilen bilinç, zamanla kapanabilir.  Şokla mücadelede temel ilke, kan kaybı varsa daha fazla kaybın  önlenmesi, mevcut kanın daha hayati organlarca kullanılması için uygun  pozisyon verilmesidir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Şok pozisyonu için kazazede, bilinci açıksa sırtüstü, bilinci kapalı  ise, yan güvenli pozisyonda yatırılır. Daha sonra ayakları 30 cm yukarı  kaldırılır. Üzeri battaniye ile örtülür ve 112?ye haber verilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/ilkyardim9.jpg" align="bottom" border="0" hspace="10" vspace="10" /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Bilinç Kaybı&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Beyine giden kan miktarının azalması sonucu, beş duyu organından  gelen uyarılara geçici olarak cevap verememe haline bilinç kaybı, ya da  bayılma denir. Bu durumdaki bir kişi, sözle ya da dokunarak kendisine  ulaşmaya çalışan ilkyardımcıya cevap veremez, ancak, ağrı yaratan bir  uyarana refleks karşılık verir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Basit bayılmalar genellikle uzun süren açlıklar, ağır yorgunluk, uykusuzluk, ani korku ya da acılar sonucu olarak ortaya çıkar. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Bu durumdaki bir kazazedeye ağızdan yiyecek, içecek verilmez,  giysileri rahatlatılır, ayakları yukarıya kaldırılır, kusma olabileceği  için yan güvenli pozisyonda tutulur. Kendine gelmeye başlayan kazazede  hemen ayağa kaldırılıp, yürümeye zorlanmamalıdır. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(204, 51, 204); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Koma&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Bilinç kaybının en ileri durumu komadır. Sözlü uyaranlara ek olarak,  komadaki kişi ağrılı uyarılara da cevap vermez. Kolunun kuvvetli bir  şeklide cimdiklenmesine, hatta cildine batırılacak bir iğneye hiçbir  tepki vermez. Beyin hücreleri canlılığını hala koruyor olmakla beraber,  hiçbir uyarıya cevap çıkartamayacak ölçüde sıkıntıdadır. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Koma Nedenleri:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;- Ağır kafa darbeleri (kafada darbe izleri, nedensiz püskürür tarz kusma)&lt;br /&gt;- Beyin kanamaları ve inme (cebinden tansiyon ilacı çıkabilir, yüz ve vücut simetrisi bozuktur)&lt;br /&gt;- Beyin tümörleri (düzensiz, şiddetli baş ağrıları ve çeşitli belirtiler)&lt;br /&gt;- Beyin zarının iltihabi hastalıkları (yüksek ateş, ciltte döküntüler)&lt;br /&gt;- İlaç zehirlenmesi (etrafta boş ilaç şişesi ya da enjektör, kusmukta ilaç)&lt;br /&gt;- Aşırı alkol alımı (nefesinde alkol kokusu)&lt;br /&gt;- Karaciğer yetmezliği (ince, bitkin bir vücut, bazen şişmiş bir karın)&lt;br /&gt;- Üre birikimi (cilt renginde değişiklik, zihinsel sorunlar, halsizlik)&lt;br /&gt;- Şeker hastalığı (nefesi meyva kokar, kalp hızlı, cilt kuru ve sıcaktır, karın ağrısı kusma) &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Komadaki kazazedenin özellikleri:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;- Yardım isteyemez, kolayca zarar görebilir&lt;br /&gt;- Dikkatli incelenmezse öldüğü sanılabilir&lt;br /&gt;- Solunum ve dolaşımın bozulma riski vardır&lt;br /&gt;- Soluk yolu her an tıkanabilir&lt;br /&gt;- Her an kusabilir&lt;br /&gt;- Göz kapağı refleksi bozulmuştur&lt;br /&gt;- Öğürme ve öksürük refleksi çalışmayabilir &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Komadaki kazazedeye müdahale &lt;a href="http://www.tr.net/saglik/ilk_yardimin_temeli.shtml#%C4%B0LK%20YARDIMIN"&gt;ABC&lt;/a&gt;  ile başlar. Solunum ve dolaşım normal ise koma pozisyonunda (yan  güvenli pozisyon) tutulur ve nakledilir. Nedene uygun müdahalelerle  yaşamı kurtulup, zaman içinde tamamen normale de dönebilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;img alt="" src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/ilkyardim10.jpg" align="bottom" border="0" hspace="10" vspace="10" /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; color: rgb(255, 102, 0); text-align: justify;"&gt;Elektrik Çarpması &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Elektrik çarpması evlerdeki pirizler-elektrikli aletlerden  kaynaklanan elektrik kaçakları, enerji iletim kablolarının kopması ya da  direklere tırmanılması, yıldırım düşmesi ile ortaya çıkabilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Deri üzerinde yanık, solunum ve dolaşım sisteminde bozukluk, bilinç  kaybı sonucu düşme ve buna bağlı kırıklar elektrik çarpmasının muhtemel  sonuçlarıdır. Elektrik çarpmasının damarlar üzerindeki etkisi, kalıcı,  geç ortaya çıkan sorunlar yaratabilir. Tellere asılı, ya da elektrik  tellerine temas halinde yerde yatarken bulunan kişide, elektrik çarpması  düşünülmelidir. Bazen kazazede bayılmadan önce kablodan ayrılmayı  başarmış olabilir. Kimi kısa süreli, düşük voltajlı elektrik  çarpmalarında kazazedenin bilinci açık olup, cilt üzerinde dahi hiç iz  bulunamayabilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;İlkyardım Müdahalesi Üç Aşamadan Oluşur:&lt;br /&gt;1. Elektrik akımı  şalterden kesilmeli, bu yapılamıyorsa çıplak kablo ile kazazedenin  teması iletken olmayan bir cisim kullanılarak kesilmelidir.&lt;br /&gt;2. Kaza ortamında hemen ilkyardımın ABC?si kontrol edilmeli ve sağlanmalı, bilinç kaybı var ise koma pozisyonu verilmelidir.&lt;br /&gt;3.  Yanık varsa bakımı yapılır, fiziksel ve psikolojik olarak rahatlatılır,  kazazede ayağa kaldırılmadan nakli sağlanır. Düşmeye bağlı kırık varsa  tespit işleminden sonra nakil gerçekleştirilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;a name="Donuk"&gt;&lt;/a&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;Donuk&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Aşırı soğuk ortamda uzun süre kalınması sonucu donma ortaya çıkar.  Kazazede halsiz, uykuludur. Donuk vücut bölümleri beyaz, sert, soğuktur.  Henüz donmamış kısımlar kızarık olabilir. Hareketleri ağır ve  ağrılıdır. Ciltte su dolu keseler görülebilir. Donmuş kısımlarda duyu  kaybı vardır. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Karla ovuşturmak, masaj yapmak, kumaş parçaları sürterek ısıtmaya  çalışmak, sıcak odaya ya da sıcak suya sokmak, bandaj yapmak, cilde  ilaçlar sürmek, alkol ya da sigara vermek sakıncalıdır. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;İlkyardımcı önce kazazedenin ıslak giysilerini çıkartıp kurumasını  sağlamalıdır. Donmuş bölgeler temas, sürtünme, doğrudan ısıdan  korunmalı, yüksekte tutularak bir battaniye ile sarılmalıdır. Isıtma  işlemi yavaş ve aşamalı olarak yapılmalıdır. Ilık su bu amaçla  kullanılabilir. Kazazedeye ılık içecekler ve şekerli sıvı gıdalar  verilebilir.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;Kalp Krizi&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Şiddetli göğüs ağrısına şok belirtileri eklenen  bir kişinin kalp krizi geçiriyor olabileceği düşünülmeli,  sakinleştirilmeli, oturtulmalı ve nakledilmelidir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Yüksek Ateşe Bağlı Havale&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Genellikle iltihabi hastalıklar  arasında yükselen ateşe bağlı olarak küçük çocuklarda ortaya çıkar.  Beyin hücrelerinin yüksek ısıda normal çalışmayıp kontrolsüz emiriler  iletmesi sonucu bilinç kapanıp, titreme-kasılmalar ortaya çıkar. Çocuğun  üzerinin soyulması, ıslak havlularla serinletilmesi ya da yıkanması  yoluyla ateşi düşürülerek havale durdurulabilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Sara-Epilepsi Nöbeti&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Doğuştan ya da sonradan ortaya  çıkabilen, bir grup beyin hücresinin düzensiz emirler üreterek beyinin  çalışmasını geçici olarak bozması ile oluşan bir durumdur.&lt;br /&gt;Bilinç  kaybı, idrar kaçırma, çenenin kilitlenmesi, adalelerde kasılmalar  görülür. Nöbet sırasında solunumda bozularak ağızdan köpüklü tükürük  akar. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Kendiliğinden düzelene kadar kişinin dilini ısırması ve başını bir  yere çarpması engellenir. Bu amaçla dişler arasına rulo yapılmış bir  kumaş parçası ya da mendil konur. Baş iki el ile kontrol altına alınır,  altına yumuşak destekler konur. Nöbetin sonlandığı görülünce hasta  nakledilir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Ev Yangınları Güvenlik Rehberi&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;ABD'de Ulusal Yangın Önleme Derneği'ne (NFPA) göre her yıl  3.300 kişi ev yangınları nedeniyle ölmekte ve bu ölümlerin 700'ü 14 yaş  altı çocuklarda olmaktadır. Yine aynı kaynağa göre ev yangınlarının  nedenleri şöyle sıralanıyor; Sigara %26, kasti yangın %16, ısınma %14,  çocuk oyunları %10, elektrik %10, yemek pişirme %6, diğer%16. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(51, 204, 0); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Evlerimizi yangından nasıl korumalıyız?&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Duman Algılayıcıları:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Algılayıcılar yangın dumanlarının belli bir düzeye ulaştığında bize haber veren elektronik sistemlerdir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Bu sistemler;&lt;br /&gt;1. Evde yangın tehlikesi olacak her yere takılmalıdır.&lt;br /&gt;2. Elektrik kesildiğinde de otomatik dolan akü ya da pil yolu ile de çalışabilmelidir. Aküler ayda bir kez kontrol edilmelidir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Yangın Söndürücüleri:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Evde yangın tehlikesi olan her yerde, yeteri kadar ve uygun yangın söndürücü bulunmalıdır.&lt;br /&gt;2. Ev halkı yangın söndürücülerin kullanımı konusunda yeterli eğitimi almalıdır.&lt;br /&gt;3. Özellikle mutfaklarda elektrik, yağ ve mobilya yangılarına uygun söndürücüler seçilmelidir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Yanıcı ve yakıcılar:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Kibrit, çakmak ve mum gibi yanıcılar çocuklardan uzak tutulmalıdır.&lt;br /&gt;2. Yatak odasında sigara içilmemelidir. Sigara atıkları dökülmeden söndürülmelidir.&lt;br /&gt;3. Mutfakta ve mutfak araçlarında yağların birikmesi önlenmelidir.&lt;br /&gt;4. Yemek pişirme alanı yakınında havlu, temizlik bezi ve perde bulunmamalıdır &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Yangından kaçış planı:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;1. Yangından kaçış yolları (iki adet olması önerilmektedir) önceden  belirtilmelidir. 2. Aile bireyleri yangından kaçış planı üzerine  eğitilmeli, eğitim aralıklarla yinelenmelidir.&lt;br /&gt;3. Kaçış planında çocuklara ve yaşlılara mutlaka yer verilmelidir.&lt;br /&gt;4. Yangının ya da acil durumların haber verileceği telefon numaraları kolay görülebilir bir yere asılmalıdır.&lt;br /&gt;5.  Bir elektrik prizine fazla bağlantı yapılmamalı, prizlerde toprak hattı  bulunmalıdır. (Elektrik sisteminin aşırı yüklenmediğinden emin  olunmalıdır. Elektrikli ev araçlarının kabloları kontrol edilmelidir.  Kullanmadığınız zaman bağlantıları kesilmelidir. Gaz ya da elektrikle  çalışan mobil ısıtıcıları üretici talimatlarına göre kullanılmalıdır.  Yanma tehlikesi olan ev eşyaları ısıtıcılardan uzak tutulmalıdır.  Olanaklı ise uzatma kablosu kullanılmamalıdır.)&lt;br /&gt;6. Tüm elektrikli ev araçları su kaynaklarından uzak tutulmalıdır.&lt;br /&gt;7. Zedelenmiş kablolar değiştirilmelidir.&lt;br /&gt;8. Çocuklu evlerde elektrik prizleri korumalı olmalıdır.&lt;br /&gt;9. Ev halkı elektrik şoklarına karşı eğitilmelidir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(204, 51, 204); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Televizyon yangınlarını önleme ipuçları:&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Televizyonlar (TV) kapalı bir kütüphane ya da dolap içinde ise mutlaka yeterli havalandırma alanı bulunduğuna emin olunmalıdır. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;1. TV dolaplarının havalandırma boşluklarına,havalandırma kesecek gazete, örtü gibi malzemeler bırakılmamalıdır.&lt;br /&gt;2. TV'nin üzerine mum, elektrik lambası gibi araçlar konulmamalıdır.&lt;br /&gt;3. İçinde vazo gibi sıvı bulunan süs eşyalarının bir kaza anında dökülmesi kısa devreye neden olur ve yangın çıkarabilir.&lt;br /&gt;4. TV'ler perde önüne yerleştirilmemelidir.&lt;br /&gt;5. Uzun süre kullanılmayan TV'lerin elektrik kabloları ve anten bağlantıları kesilmelidir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(204, 51, 204); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;TV'den duman çıkıyor ya da tüpü patlamış ise ne yapmalı?&lt;/b&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;1. Hemen elektrik fişini çekin.&lt;br /&gt;2. Hala duman çıkıyor ise yangın söndürücü ya da su kullanın. İtfaiyeye haber verin. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Ev Yangınları Güvenlik Rehberi&lt;/b&gt;  &lt;b style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Evet sayınız ne kadar çok ise yangın riski o kadar az demektir (E: Evet, H:Hayır).&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;Odun Sobaları&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Soba üreticinin önerdiği yere konmuştur. E/H&lt;br /&gt;2. Soba bacaları sık sık kontrol edilmekte, her kış sezonunda temizlenmektedir. Sobalar yanmayan&lt;br /&gt;bir zemin üzerine oturtulmuş ya da zeminle soba arasına yanmaz bir koruyucu yerleştirilmiştir. E/H&lt;br /&gt;3. Perde, sandalye vb. tahta, kumaş eşyalar sobadan etkilenmeyecek uzaklıktadır (60 cm) E/H&lt;br /&gt;4. Sobada uygun yakıt yakılmaktadır. E/H&lt;br /&gt;5. Küller metal taşıyıcılar aracılığı ile boşaltılmaktadır. E/H &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;Kerosen Sobalar&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Yalnızca evde ısınmak amacı ile  üretilen kerosen sobaları kullanılmaktadır. Bu durum üretici sertifikası  ile belgelenmiştir. E/H&lt;br /&gt;2. Soba, hol, kapı gibi ev trafiğinin yoğun olduğu yerlere konulmamıştır. E/H&lt;br /&gt;3. Sobalar kullanılmadığında oda dışında, çocukların ulaşamayacakları bir yerde depo edilmektedir. E/H&lt;br /&gt;4. Sobanın yakıt giriş kapağı sıkıca kapalıdır.E/H&lt;br /&gt;5. Sobanın kullanıldığı yer iyi havalandırılmaktadır. E/H &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Doğal Gaz Sobaları&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Yalnızca "vented" tipi ısıtıcılar kullanılmaktadır. E/H&lt;br /&gt;2. "Vented ısıtıcılar dışarda uygun biçimde "vented" edilmektedir. E/H&lt;br /&gt;3. "Unvented" ısıtıcıların üzerinde uyarı bulunmaktadır. E/H&lt;br /&gt;4.  "Unvented" sobalarda "pilot güvenlik sistemi" bulunmakta, yetersiz  temiz hava akımı olduğunda gaz otomatik olarak kesilmektedir. E/H&lt;br /&gt;5. Üreticinin pilotu ateşleme kuralları uygulanmalıdır. E/H&lt;br /&gt;6. Pilot açılmadan önce kibrit alevi hazır tutulmaktadır. E/H&lt;br /&gt;7. Yanıcı malzemeler, özellikle sıvılar sobadan en az 60 cm uzakta durmaktadır. E/H &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Taşınabilir Elektrik Sobaları&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Elektrik sobalarının kabloları bu işe uygun seçilmiş ve TSE standardındadır. E/H&lt;br /&gt;2. Geceleyin ve uyurken sobanın elektrik bağlantısı kesilmektedir. E/H&lt;br /&gt;3. Sobalar yalnızca yerde kullanılmaktadır. E/H&lt;br /&gt;4. Yanıcı malzemeler ve özellikle sıvılar sobadan en az 60 cm uzakta durmaktadır. E/H&lt;br /&gt;5. Elektrik sobaları çamaşır kurutmak amacıyla kullanılmamaktadır. E/H &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Mutfak Ocakları&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Ocak ve fırın üzerindeki dolaplara yanıcı, alev alıcı sıvı malzeme yerleştirilmemektedir. E/H&lt;br /&gt;2. Yemek pişirirken kısa kollu ya da kolları düğmeli/lastikli elbise giyilmektedir. E/H&lt;br /&gt;3. Çocuklar için ilgi çekici süs eşyaları ocak ve fırın yakınında bulunmamaktadır. E/H&lt;br /&gt;4. Yemek pişirme sırasında ocak terk edilmemektedir. E/H &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Sigara, Çakmak, Kibritler&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Çakmaklar ve kibritler  çocukların uzanamayacağı yerlede saklanmaktadır. E/H 2. Çakmak ve  kibritler çocukları eğlendirmek amacıyla kulanılmamaktadır. E/H &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Yanma Tehlikesi Olan Eşyalar&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Güvenlik nedeniyle döşemelik kumaşlar yün, termoplastik, fiber ya da vinil türü malzemeden seçilmektedir. E/H&lt;br /&gt;2. Toplantı ve eğlence gecelerinden sonra koltuk araları sönmemiş sigara izmaritlerine karşı kontrol edilmektedir. E/H &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Yatak Odaları&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Yatakta asla sigara içilmemektedir. E/H&lt;br /&gt;2. Isıtıcılar ve kül tablaları yataktan uzakta tutulmaktadır. E/H &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Giyim İçin Seçilen Kumaşlar&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Giyim için satın alınacak kumaşlar fiber katkılı olanlardan seçilmektedir. E/H&lt;br /&gt;2. Çocukların gece giyimleri için yangına karşı dirençli kumaşlar yeğlenmektedir. E/H &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Yanıcı ve Parlayıcı Sıvılar&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Yanıcı sıvılar cam  dışındaki kaplarda, ağzı kapalı, üretici firma istekleri doğrultusunda  ve üretici etiketi korunarak saklanmaktadır. E/H&lt;br /&gt;2. Yanıcı sıvılar ateşten, su ısıtıcılarından uzak yerlerde depolanmaktadır. E/H&lt;br /&gt;3. Çocuklar bu tür sıvılara ulaşamamaktadır. E/H &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Duman Dedektörleri&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Her odada duman dedektörü vardır. E/H&lt;br /&gt;2. Dedektörler her ay kontrol edilmekte ve aküleri yılda bir kez değiştirilmektedir. E/H&lt;br /&gt;3. Akülerin elektrik bağlantıları kesilmemektedir. E/H &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Yangın Söndürücüleri&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Evde her türlü yangın için taşınabilir yangın söndürücü bulunmaktadır. E/H&lt;br /&gt;2. Yangın söndürücülerin sayısı ve kapasitesi uygun olarak hesaplanmıştır. E/H&lt;br /&gt;3. Yangın söndürücülerin kullanımı konusunda ev halkı yeterli eğitimi almıştır. E/H &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Kaçış Planı&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Evde yangından kaçış planı vardır. E/H&lt;br /&gt;2. Ev halkına yeterli eğitim verilmiştir. E/H &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;İlk Yardım Çantasında Bulunması Gereken malzemeler&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;* Yapışkan rulo bant&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Rulo sargı bezi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kendinden ilaçlı küçük yara bandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yaraları örtmek ya da temizlemek için steril kare gaz bezi (10 cmx10 cm)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Burkulma ve incinmelerde kullanılmak üzere 5, 7 ve 10 cm'lik elastik bandaj&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Üçgen bandaj; havlu, örtü ya da turnike olarak kullanılmak üzere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kaşıntı ve böcek sokmalarında kullanılmak üzere, sprey ya da losyon anestetikler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Alerjik reaksiyonlar için tablet ya da şurup antiallerjik ilaçlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İnce lastik eldivenler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yaraları temizlemek için antiseptik solüsyonlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yaralara sürülmek üzere antibiyotikli kremler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yanık ve yaralarda yapışmayan, yağlı tül bandaj&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Mikroplu atıkları koymak için torba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Çengelli iğne; bandajları tutturmak için&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Makas&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kıymıkları çıkarmak için cımbız. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Sağlıkla kalın... &lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="field field-type-nodereference field-field-yazar"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;       &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;" class="field-label"&gt;Yazar: &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;     &lt;/div&gt;&lt;div class="field-items"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;             &lt;/div&gt;&lt;div class="field-item odd"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;                     &lt;a href="http://www.hanimlar.com/ankara-tabip-odasi"&gt;Ankara Tabip Odası&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;        &lt;/div&gt;         &lt;/div&gt; &lt;/div&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg8D19rAv4O9G1RWgJnJLnOcy-xUe9t6uRUvZLoFwn4mcU1bbDN1Sc2cwkDHVsSJcu0sgWum0XB36yjgwZO1ZDezdIcIy4iZorK91fnTj3NNY9tORxnuup-Vnj3_FfeSzoKUmNJdolWomA/s72-c/Bebe%25C4%259Finizin-ilk-yard%25C4%25B1m-%25C3%25A7antas%25C4%25B1.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Kan Uyuşmazlığı Belirtiler Teşhis Tedavi</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/kan-uyusmazlg-belirtiler-teshis-tedavi.html</link><category>Aile</category><category>Anne ve bebek</category><category>Kan Uyuşmazlığı</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Mon, 3 Oct 2011 00:10:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-1582243950863218456</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjasFcb68Vhn1ve7lnWB4tuUGxEqTXXcFWsEg0mjBWWO8b_U6KqmKcTPqoTuidDrxtM9LU3jXce-oHJq57D_pv6u2YJwYGGOHnSy1wl2F81aWDqYvuN7VmEikl9HWHbcY5sGF1hX8kWbzs/s1600/Walpaperss+%252826%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjasFcb68Vhn1ve7lnWB4tuUGxEqTXXcFWsEg0mjBWWO8b_U6KqmKcTPqoTuidDrxtM9LU3jXce-oHJq57D_pv6u2YJwYGGOHnSy1wl2F81aWDqYvuN7VmEikl9HWHbcY5sGF1hX8kWbzs/s320/Walpaperss+%252826%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659160450092964354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kan uyuşmazlığı adından da anlaşılacağı üzere anne ve babanın kan grupları arasında uygunsuzluk olmasıdır. İnsan kan grupları A, B, AB, ve O olarak 4 türdür. Bunun yanı sıra D faktörü adı verilen Rh faktörü de pozitif ya da negatif olabilir. Anne karnındaki bebeğin uyuşmazlıktan etkilenebilmesi için bebeğin kan grubu ile anneninkinin uyumsuz olması, bebeğin kanının anne kanı ile temas etmesi, ve annenin bağışıklık sisteminin bu duruma cevap olarak antikor üretmesi gerekir. En sık rastlanılan uygunsuzluk Rh uygunsuzluğudur. Bu durumda baba Rh(+) iken anne Rh(-)dir. Eğer bebek de Rh (+) olursa bebeğin kanındaki bu Rh faktörü anne kanına geçer ve annenin bağışıklık sitemi Rh faktörünü ortadan kaldırmak için antikor adı verilen maddeler üretir. Bu nedenle ilk bebek durumdan etkilenmez. Rh uygunsuzluğundan sadece Baba pozitif anne negatif iken söz edilebilir. Baba negatif anne pozitif ise uyuşmazlık önemli değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Etki Mekanizması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Rh uygunsuzluğu varlığında (anne (-) baba (+)) eğer bebek de pozitif ise doğum esnasında anne kanı ile bebeğin kanı temas eder ve anne kanına Rh faktörü geçer. Anne buna anti Rh üreterek cevap verir. Bir sonraki bebek eğer Rh (+) olur ise anne kanındaki bu anti Rh lar bebeğe geçer ve bebeğin kanında çökelmelere neden olur. Bazı durumlarda anne ve bebek kanı doğumdan önce de temas edebilir. Bu durumlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Amniyosentez&lt;br /&gt;   Düşük&lt;br /&gt;   Gebelik sırasında fazla miktarda kanamalardır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen Rh(-) bir kadına hata ile Rh(+) kan verilebilir. Bu durumda ortada gebelik yokken bile kadının kanında anti-Rh antikorlar bulunabilir ve ilk bebek uygunsuzluktan etkilenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Belirtiler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kan uyuşmazığında eğer bebek etkilenmiş işe anneden geçen anti-Rh lar bebeğin kan hücrelerinin parçalanmasına ve çökelmesine neden olur. Bu durumda bebekte kansızlık yani anemi görülür. Buna bağlı olarak ultrasonda bebekte hidrops adı verilen durum tespit edilir. Bebekteki anemi sonucu kalp yetmezliği ve vücut boşuklarında biriken sıvı hidrops tablosunun nedenidir. Hastalığın şiddetine ve yok edilen kan hücrelerinin miktarına bağğlı olarak bebekte anne karnında ölüm de dahil olmak üzere her türlü distres belirtisi görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Teşhis&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kan uyuşmazlığının teşhisi için hem anne hem de baba adayının kan grubunun bilinmesi önemlidir. Eğer anne Rh (+) ise babanın kan grubu önemini yitirir. Gebelik takibi esnasında annenin kanında normalde olmaması gereken anti-Rh aranır. Bu teste indirek coombs adı verilir. Doğum sonrası bebekte anneden geçen antikorların aranmasına ise direk coombs testi adı verilir. Bebeğin kan uyuşmazlığından etkilenip etkilenmediğini anlamak için ayrıca kordosentez de yapılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Tedavi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kan uyuşmazlığında amaç annenin Rh pozitiflere karşı antikor oluşturmasını engellemektir. Bu nedenle kan grubu Rh(-) eşi Rh (+) olan gebelere 28. haftada anti-D iğnesi yapılmalıdır. Bu ilaçlara halk arasında uyuşmazlık iğnesi adı verilir. Doğumdan sonra bebeğin kan grubu pozitif ise ilk 72 saat içinde yeniden anti-D yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benzer şekilde düşük, dış gebelik, kürtaj gibi durumlarda da müdahaleden hemen sonra anti-D yapılmalıdır. Tanısal amaçlı girişimler olan amniyosentez, kordosentez, CVS gibi işlemleri takiben anti-D yapılması gebeliğin sağlıklı devamı açısından son derece önemlidir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazar:&lt;br /&gt;Hasta Rehberi.com&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjasFcb68Vhn1ve7lnWB4tuUGxEqTXXcFWsEg0mjBWWO8b_U6KqmKcTPqoTuidDrxtM9LU3jXce-oHJq57D_pv6u2YJwYGGOHnSy1wl2F81aWDqYvuN7VmEikl9HWHbcY5sGF1hX8kWbzs/s72-c/Walpaperss+%252826%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total></item><item><title>Sezaryenmı ? Yoksa normal Dogummu Sizin İçin En Doğru Olanları</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/sezaryenm-yoksa-normal-dogummu-sizin.html</link><category>Bebek için bilgiler</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><category>sezaryen</category><category>Çocuklarda beslenme</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Mon, 3 Oct 2011 00:02:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-2995444194119843798</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjdT6zkxAwTNov7VZPv9hFxj8zbyr63he5GTTh5x-UPnCPdfiDtBSmli4YlzeE86tbFjXvAg1iwp8kYku4TRSSjH7NVfUs__njhTTX6fZ0GDV0LmutWwXNXR3Me5243z8NZ0dyBcErXEG0/s1600/Walpaperss+%252872%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjdT6zkxAwTNov7VZPv9hFxj8zbyr63he5GTTh5x-UPnCPdfiDtBSmli4YlzeE86tbFjXvAg1iwp8kYku4TRSSjH7NVfUs__njhTTX6fZ0GDV0LmutWwXNXR3Me5243z8NZ0dyBcErXEG0/s320/Walpaperss+%252872%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659158372008444866" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Bebeğiniz ve Sizin İçin En Doğru Olanlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne adaylarının çoğu sezaryeni seçiyor. Oysa normal doğum bebek ve anne için daha yararlı. Üstelik sanıldığı kadar zor da değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Hangi doğum sağlıklı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye?de kadınların yüzde 80?i sezaryenle doğum yapıyor. ABD?de ise bu oran sadece yüzde 20. Doktorlar kadınların sezaryeni tercih etme nedeni olarak korkuyu gösteriyor. Sağlık ve maliyet açısından bakıldığında normal doğum sezaryene göre çok daha avantajlı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memorial Hastanesi çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı Dr. Arzu Özgeneci, yurtdışında hamilelik eğitim programlarının bulunması, sezaryenin sigorta kapsamı dışında olmasının normal doğumun tercih edilmesinde etkili olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Neden sezaryen?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezaryene büyük bir ameliyat gibi bakılması gerektiği belirtilirken anne ve bebeğin koşullarının uygun olması halinde normal doğum yapılması öneriliyor. Bazı anne ve babalar çocuğun burcunun istedikleri gibi olması için veya doğumu daha önceden belirledikleri özel bir güne denk getirmek için sezaryene başvurabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204); font-weight: bold;"&gt;Normal doğumun avantajı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezaryenin hem annenin hem de bebeğin anestezi almak olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Dr. Arzu Özgeneci, normal yolla doğumun avantajlarını şöyle sıraladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bebek annenin karnındayken, su içinde yüzer pozisyondadır ve bu nedenle akciğerleri suyla dolmuştur. Normal doğumda önce bebeğin kafası, ardından basınçla göğüs kafesi çıkar. Bu sırada bebeğin ciğerlerindeki sıvı boşalır ve ağlamaya başlar. Ağlamayla birlikte akciğerlere hava gider. Oysa sezaryende basınç olmadığı için bebek ciğerlerindeki suyu atmadan doğuyor. Sezaryenle doğan bebek, normal yolla doğan bebeğe oranla üç gün boyunca daha hızlı nefes alıp veriyor ki ciğerlerindeki sıvıyı atabilsin. Ayrıca sezaryen yöntemiyle doğumda bebek anestezi aldığı için uyanmıyor, emzirmeye daha geç başlanıyor. Oysa ki ideal olan, bebeğin doğduktan sonra ilk yarım saatte emzirilmesidir." Dr. Özgeneci, gerekmedikçe sezaryenle doğum yapmanın annenin sağlığını da olumsuz etkileyebilecek yönleri olduğunu şöyle anlattı: "Doğumdan sonra ağrı olduğu için anne hayata geç başlayabiliyor. Normal doğum yapan anne ve bebeği yaklaşık 24 saat sonra taburcu edebilirken, sezaryende bu süre 72 saattir. ?Bebeğin sarılığı var mı, solunumu iyi mi, annede bir sorun görülüyor mu?? Bütün bu risklerin düşünülmesi gerekiyor. Sezaryenle doğum yapan annelerin uzun süre ağır işlerden kaçınması gerekiyor. Çünkü dikiş yerlerinde ağrılar da oluyor. Sezaryenle doğum yapan anneler normal doğum yapanlara göre de daha geç kilo veriyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Ağrısız doğum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne olmak isteyen çoğu kadının adeta kâbusu olan normal doğum sancıları için ise artık çözüm var. ?Epidural anestezi? adı verilen ve sıklıkla normal doğumda kullanılan bu yöntemle, omurilikten çıkan sinirlerin omuriliği çevreleyen zardan çıktıktan sonra vücuda dağıldığı nokta uyuşturuluyor. Böylece bel ve belin alt kısmı uyuşturuluyor ve ağrı hissedilmiyor. Bölgesel bir anestezi olan bu yöntem sayesinde doğum yapan kadın etrafında olup bitenleri, özellikle bebeğin doğumunu görme şansına sahip oluyor. Tam ağrı kontrolü sağlanabilen ?epidural anestezi?de doğum sonrası 1-2 gün ağrı hissedilmiyor ve hareket edilebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;?Bavulunuz hazır olsun?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Anne mutlaka doğum yapacağı yeri önceden görmeli ve bu konuda bilgilenmeli. Hangi hastanede doğum yapacağına karar vermeli anne. Bebek odasını görsün. Çünkü doğduğu an bebeğini teslim ediyor. Doğum yapacağı hastaneyi seçerken anne sütünü destekliyorlar mı, doğar doğmaz bebeği getiriyorlar mı, yoksa mama mı kullanıyorlar bunları öğrenmeli. Çoğu anne, kadın doğumcuları tanıyor ama çocuk doktorunu bilmiyor. Doğumdan önce mutlaka çocuk doktorunu görmeli, konuşmalı ve güven sağlanmalı. Emzirmeyle ilgili kendini hazırlasın. Meme ucu içeri çökükse masaj yaparak dışa doğru çekerek hazırlansın. Anne her zaman doğum yapabilirmiş gibi hazırlıklı olsun. 7?nci aydan itibaren bavulu hazır olsun."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. ay: Gebeliğe bağlı olarak annede göz kuruluğu görülebilir. Bacaklarda ve belde ağrıların yanı sıra uyumada güçlükler ve nefes darlığı olabilir. Bacaklardaki varislerde artış ve şişme fark edilebilir. Glikoz yükleme testinin yanı sıra kan basıncının ölçülmesi gerekir. Annede var olan rahatsızlıklar (tansiyon vb.) bu aylarda daha da kötüleşebilir. Annenin bu durumuna karşın bebek yağ depolamaya devam eder ve ışığa tepki verebilir. Tat alma duyusu büyük ölçüde gelişen bebeğin kaşları gelişimini tamamlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. ay: Bebek vücut ısısını ayarlayabiliyor ve el-ayak tırnakları yavaş yavaş uzuyor. Beyin ve kemikler hızla gelişiyor. Bu nedenle süt ve süt ürünleri tüketimi artırılmalı, gerekiyorsa kalsiyum ilaçları alınmalı. Bebeğin hareketleri iyiden iyiye artıyor. Bebeğin cildinin altındaki yağ dokusu geliştikçe bebeğin rengi kırmızıdan pembeye doğru döner. Bu arada anne adayı uyuyamaktan ve mide yanmalarından şikâyet edebilir. Hemoroid görülebilir. Sindirim sistemi sorunları için bol sıvı ve lifli yiyecekleri tüketmekte fayda var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. ay: Bebek yavaş yavaş doğum pozisyonu alıyor. Zaman zaman bebek hıçkırabilir, o yüzden anne adayı bu hareketlerden ötürü telaşlanmamalı. Bir yandan da bebeğin bağışıklık sistemi gelişmektedir. Bebeğin uykusu da tıpkı büyükler gibidir. Uyurken gözlerini kapar, uyanıkken açar. Annede de hareket yeteneği ve cinsel istek azalır. Halsizlik şikâyetleri artar. Uyuma güçlüğü görülür. Doğuma dair endişeler başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yazar: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hanimlar.com&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjdT6zkxAwTNov7VZPv9hFxj8zbyr63he5GTTh5x-UPnCPdfiDtBSmli4YlzeE86tbFjXvAg1iwp8kYku4TRSSjH7NVfUs__njhTTX6fZ0GDV0LmutWwXNXR3Me5243z8NZ0dyBcErXEG0/s72-c/Walpaperss+%252872%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>İnsan Beyni Üzerindeki Anne Sütünün Tesiri</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/insan-beyni-uzerindeki-anne-sutunun.html</link><category>Anne Sütü</category><category>Anne ve bebek</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><category>Çocuklarda beslenme</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 23:55:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-6548827643757460588</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgvgZ_-pzok4mrT4hl1lkEcfPNhqQ0HpmbR-nKIPkNf6OfItOPTP3M5gal1uT-Pc40XBlIqg83aqtcMdB-D-bYZu5ymHvlf2Of_t3WS3qs_foxKsCJu2IID3sPFECt5ZBQyijlbsG87IWE/s1600/Walpaperss+%2528141%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgvgZ_-pzok4mrT4hl1lkEcfPNhqQ0HpmbR-nKIPkNf6OfItOPTP3M5gal1uT-Pc40XBlIqg83aqtcMdB-D-bYZu5ymHvlf2Of_t3WS3qs_foxKsCJu2IID3sPFECt5ZBQyijlbsG87IWE/s320/Walpaperss+%2528141%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659157057282308386" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İnsan beyninin ağırlığı ortalama 1300 ile 1500 gram arasında değişmekte ve yaratıklar arasında beyin ağırlığı bakımından balina ve filden sonra üçüncü sırada yer almaktadır. Fakat beynin ağırlığı gövde ağırlığına kıyaslandığında da, insanın bu hayvanlardan çok üstün bir yerde olduğu görülür. Çünkü insan beyninin ağırlığı, gövde ağırlığının ortalama 1/40?ını; fil beyni 1/560?ını, balina beyni ise vücud ağırlığının 1/15000?ini oluşturmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Yeni doğmuş bir çocukta beynin ağırlığı, gövde ağırlığının 1/10?u kadardır. Yetişkinlerdeki 1/40 oranına bakarsak, bu miktarın ne kadar büyük olduğu hemen anlaşılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatın ilk 6 ayı süresince bir bebeğin beyin ağırlığı, tam iki kat artarak 330 gramdan 660 grama çıkar. İki yaşına geldiğinde, beyin ağırlığı 1000 gram olur ki, bu da erişkin beyin ağırlığının %75?ine tekâbül eder. İki yaşından sonra ise beyin çok yavaş bir şekilde 10-12 yaşına kadar büyür ve 1300 grama ulaşarak erişkin bir beyin ağırlığını elde eder. O halde ilk 2 yıl, insan hayatında en önemli dönemlerden birisidir ve beyin bu dönemde gelişimini büyük oranda tamamlamaktadır. Bu gelişme esnasında ise bebek, organizmanın yapı taşları olan proteinleri ve bunları teşekkül ettiren aminoasitleri yeterli ve dengeli şekilde almalıdır. Bugün artık kesinlikle biliyoruz ki, bu proteinler en iyi, en dengeli, en kaliteli ve yeterli tarzda sadece anne sütünden alınmaktadır. Bu sebeple ilk altı ay ve ilk iki yıl içinde anne sütünün alınması, hayatî bir önem arzeder. Bu konuda bütün doktorlar fikir birliği içinde olup bebeklere ilk altı ay içinde muhakkak surette anne sütü verilmesini ve her hangi bir ek gıdaya gerek olmadığını söylemektedirler. Ayrıca ?İki yaşını doldurana kadar da diğer gıdalara destek olarak anne sütü verilmeye devam edilmeli? denmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne sütü üzerine sürdürülen tartışmalar uzun yıllar devam etmiş ve  araştırmalar neticesinde bu gıdanın mûcizevî tesiri anlaşılarak bütün dünyaya ilân edilmiştir. Hatta bilindiği gibi kutu halindeki çocuk mamalarının üzerine yine en iyi gıdanın anne sütü olduğuna dair ifadeler konmuştur. Cenâb-ı Hak Kur?an?da (Bakara 233, Lokman 14) emzirmenin tam olması için 2 yıl boyunca sürdürülmesini tavsiye ederek Allah (c.c.) kelâmının yüceliğini ortaya koymuştur. Zaten insanı en iyi bilen ve ona en yakın olan da onun yaratıcısı değil midir?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yazar: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dç. Dr. Ahmrt Yıldızhan&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgvgZ_-pzok4mrT4hl1lkEcfPNhqQ0HpmbR-nKIPkNf6OfItOPTP3M5gal1uT-Pc40XBlIqg83aqtcMdB-D-bYZu5ymHvlf2Of_t3WS3qs_foxKsCJu2IID3sPFECt5ZBQyijlbsG87IWE/s72-c/Walpaperss+%2528141%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Ishalli Çocuga neler yapılmalı</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/ishalli-cocuga-neler-yaplmal.html</link><category>Bebek için bilgiler</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><category>Çocuklarda beslenme</category><category>İshal</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 23:48:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-1703135070763597739</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEio6I4kz2ZnuwruDBf03Mh7a2Ij2lK5ljHA8OE50Fd_OVMjnaiL_SUgqGP0nQe4H5ICNpvPnbplZLXyHA4WU9Ki6NQVfHPlBuZU6qOnpVCv9fEMh2cL4Jlrgoejd0ORrcYp7HVzjDXdqQw/s1600/Walpaperss+%2528143%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEio6I4kz2ZnuwruDBf03Mh7a2Ij2lK5ljHA8OE50Fd_OVMjnaiL_SUgqGP0nQe4H5ICNpvPnbplZLXyHA4WU9Ki6NQVfHPlBuZU6qOnpVCv9fEMh2cL4Jlrgoejd0ORrcYp7HVzjDXdqQw/s320/Walpaperss+%2528143%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659155845974352578" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Ishal, yirmi dört saatte üçten fazla sulu diskilama veya anne sütü alan bebeklerde her zamankinden daha sik ve sulu diskilamadir. Dünyada her yil bes yasin altindaki yaklasik 2.2 milyon çocuk ishal nedeniyle ölmektedir. Ishale bagli ölümler siklikla su ve mineral kaybi nedeniyle olmakta ve beslenme durumunun iyi olmamasi ishal ve ishale bagli ölüm riskini arttirmaktadir. Ishalle birlikte çocuklarda kusma , karin agrisi ates de olabilir. Ishal gelisiminde risk faktörleri:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Ilk 4 ayda anne sütü ile beslenmeme&lt;br /&gt;· Biberon ve emzigin mikroplarla çabuk bulasmasi&lt;br /&gt;· Besinlerin uygun sekilde hazirlanmamasi ve saklanmamasi&lt;br /&gt;· Uygun olmayan su kullanimi, kötü hijyen özellikle kanalizasyon sisteminin bulunmamasi&lt;br /&gt;· Kisiye ait risk faktörleri ( bagisiklik sisteminin zayif olmasi, müzmin hastalik vb.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Ishalin nedenleri:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Barsak enfeksiyonlari: Virüsler, bakteriler, parazitler ve diger mikroplar&lt;br /&gt; Gida zehirlenmesi&lt;br /&gt; Dis çikarma&lt;br /&gt; Bazi gidalara karsi hassasiyet (alerji)&lt;br /&gt; Gereginden fazla meyve ve meyve suyu (özellikle elma ve üzüm) tüketimi ve diger ishal yapici gidalar&lt;br /&gt; Antibiyotik tedavisi&lt;br /&gt; Üst/alt solunum yolu enfeksiyonlari&lt;br /&gt; Dogustan metabolik hastaliklar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Ishal belirtileri:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sulu diski yapma&lt;br /&gt;* Diskilama sikliginin artmasi&lt;br /&gt;* Diski miktarinin artmasi&lt;br /&gt;* Sümükümsü ve/veya kanla karisik diski&lt;br /&gt;* Kusma&lt;br /&gt;* Karin agrisi&lt;br /&gt;* Huzursuzluk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ishal yilin her mevsimi olabilir. Ancak yazin yiyeceklerin daha çabuk bozulmasi, tatil yerlerinde hijyenik kurallarin tam uygulanamamasi ve beslenme aliskanliklarinin degismesi nedeniyle daha sik görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Bulasma sekilleri:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enfeksiyon en sik olarak diskinin agiz ve el temasi yoluyla geçer. Ayni zamanda uzun süre bekletilmis besinler, uygun sekilde hazirlanmamis konserveler ve iyi pisirilmemis besinler, kaynagi belli olmayan içme sulari da mikroplari barindirarak ishale neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Ishalin süresi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle birkaç saatten bir kaç güne kadar degisebilir. Daha uzun sürebilmekle birlikte, iki haftadan daha uzun süren ishaller doktor takibi gerektirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;TEDAVI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedenleri farkli olsa da ani baslangiçli ishallerde tedavi yaklasimlari aynidir. Kesinlikle ishal olan bebege doktor onayi olmadan antibiyotik yada diger ilaçlar verilmemelidir. Küçük çocuklarda ishal özellikle kusma varliginda büyük su kayiplarina yol açtigindan 5-7 gün içinde düzelebilecek olan barsak enfeksiyonu yeterli su verilmedigi takdirde öldürücü olabilmektedir. Ishali baslayinca emzirilmesi ve beslenmesi kesilen, sivi verilmeyen çocuklar günde 8 veya daha fazla sulu ishal yapan çocuklar, günde ikiden fazla kusmasi olan çocuklar ve 12 aydan küçük bebekler susuzluk açisindan risk altinda olan çocuklardir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Susuzlugu önlemek için bir sivi verin. Ishalli bebekte hem sivi ihtiyacinin hemde kalori aliminin saglanmasi önemlidir. Sivi ihtiyacini en iyi sekilde karsilamak amaci ile ezcanelerde satilmakta olan hazir tozlar (örnegin Ge-Oral toz) kaynatilmis ve sogutulmus suya karistirildiktan sonra yavas yavas, kasikla içirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Yagsiz çorba, pirinç suyu ile ve seyreltilmis sütle hazirlanmis muhallebi, ayran, elma suyu gibi sivilar susuzlugu önlemek ve kalori ihtiyacini karsilamak için verilebilir. Alti ayliktan küçük ve henüz ek gida baslanmamis bebeklerde emzirme siklastirilir. Bebek aldigi takdirde aralikli kaynatilmis ilik su verilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Ne kadar aralikla sivi verilmelidir? Her ishalli diskidan sonra 2 yasin altindakilere yarim veya bir çay bardagi, 2 yasindan büyüklere yarim veya bir su bardagi olup daha fazla içmek isteyen çocuklara alabildigi kadar verilmelidir. Kusmasi olan çocuklarda ayni miktarda sivi iki veya üç dakikada bir bir kasik veya bir yudum seklinde verilmelidir. Kisa zamanda çok miktarda sivi verilmesi veya beslemeye zorlama kusmayi arttirmaktadir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;BESLENMEMEYI SÜRDÜRÜN!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Anne sütüne devam ediniz ve daha sik emdiriniz.&lt;br /&gt; Anne sütü almiyorsa her zamanki mamasina devam edin.&lt;br /&gt; Bebek alti aydan büyük ve ek gida baslanmissa kisa araliklarla enerjiden zengin, protein de içeren yumusak püre seklindeki yiyeceklerden (yogurt, iyi pismis yagsiz et, balik, patates püresi, pirinç lapasi gibi ) taze hazirlayarak veriniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Potasyumdan zengin besin olarak muz püresi ve havuç suyu verin veya taze sikilmis meyve suyu içirin. Ishal düzeldikten sonra da iki hafta süreyle bir ögün fazla besleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Ne zaman doktora basvurmali?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Çok fazla sayida ve miktarda diskilama&lt;br /&gt; Su içmeme * çocugun su kaybi belirtileri ( göz yasi olmamasi, gözlerin içe çökük olmasi, cildin kuru ve burusuk olmasi, tükrügün azalmasi) varsa&lt;br /&gt; Tekrarlayan kusmalar&lt;br /&gt; Diskida kan görülmesi&lt;br /&gt; Ates&lt;br /&gt; Idrar çikisinin azalmasi&lt;br /&gt; Verilen mama veya besinlerin bozulmus oldugundan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazar:&lt;br /&gt;Dr. Çigdem Arikan, Dr. Mustafa Bakir&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEio6I4kz2ZnuwruDBf03Mh7a2Ij2lK5ljHA8OE50Fd_OVMjnaiL_SUgqGP0nQe4H5ICNpvPnbplZLXyHA4WU9Ki6NQVfHPlBuZU6qOnpVCv9fEMh2cL4Jlrgoejd0ORrcYp7HVzjDXdqQw/s72-c/Walpaperss+%2528143%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Kisa Boylu Çocuga anlatılma biçimi</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/kisa-boylu-cocuga-anlatlma-bicimi.html</link><category>Kısa Boy</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><category>Çocuk eğitimi</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 23:43:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-4485419003952479367</guid><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEinvKTS8DGn4le1bynoiE4Ro7zzSf825_6e0lMKWIDDJY67GxNlIbGsQm323gSnmjrFClcaWa59gA-6HBQd26DL8ksggzhP_84zvSl8gobzNR-0w2sfvf9Uwsb9qNFgQkylw57Fj6a52hQ/s1600/Walpaperss+%252823%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEinvKTS8DGn4le1bynoiE4Ro7zzSf825_6e0lMKWIDDJY67GxNlIbGsQm323gSnmjrFClcaWa59gA-6HBQd26DL8ksggzhP_84zvSl8gobzNR-0w2sfvf9Uwsb9qNFgQkylw57Fj6a52hQ/s320/Walpaperss+%252823%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659154083095864674" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Bir bebek nasil büyür ?&lt;/span&gt; Bir takim belirtileri saptamak amaciyla çilginca boy ve kilo egrilerini inceleyen titiz ebeveynlerin korkularinin aksine bebek kendisi için normal olan bir düzende büyür. Bir bebegin gelecekteki boy ve agirligi büyük ölçüde döllenme aninda belirlenmistir. Dogum öncesinde içinde yasadiklari kosullari yeterli olan, dogum sonrasinda da sevgiden ve gidadan yoksun birakilmayan bebeklerin çogu eninde sonunda genetik potansiyellerini gerçeklestirirler. Genellikle hayatin ilk üç yilinda büyüme hizinda ve boyunda sapma olmasi çok sik olmayip ebeveyn boylariyla ilgili olup siklikla normaldir. Ufak tefek ebeveynden olan iri bir bebegin büyüme hizi genellikle ikinci yilin sonunda azalmaya baslayarak kendi genetik potansiyeli dogrultusunda devam eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aksine iri anne babasi olup saglikli prematüre bir bebegin büyüme hizi özellikle ilk alti ay içinde çok hizli bir artis gösterir. Özellikle üç yasindan sonra görülen büyüme hizindaki sapmalar anormal olup incelemeyi gerektirir. Ergenlik döneminde büyüme hizinda tekrar hizli bir artis olur. Ergenlik döneminde nihai boya ulasilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normal boy uzamasi genetik, beslenme ve hormonlarin uygun etkilesimi sonucu olur. Hormonlar içinde özellikle büyüme hormonu önemli olup tiroid hormonu, kortizol, seks hormonlari da büyüme üzerine etkileri olan hormonlardir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyun genetik olarak belirlenmesi esas olarak anne ve bebek boylarinin ortalamasina dayanmaktadir. Yapilan arastirmalar erkek çocuklarin bu ortalamanin biraz üstüne kiz çocuklarinin da biraz altinda kaldiklarini göstermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüme egrileri doktorlara bebegin hangi noktada normalden ayrildigi konusunda, anne ve babanin ölçüleri ( boy ve kilo) çocugun beslenme durumu ve genel saglik durumu da dikkate alinarak, inceleme gerekip gerekmedigi konusunda yol gösterirler. Ilk yil boyunca büyüme siçramalar halinde gerçeklestigi için büyümenin çok az ya da çok fazla oldugunu gösteren tek bir ölçüm önemli olmayabilir. Yine de bir uyari olarak dikkate almalidir.&lt;br /&gt;· Boyun 3. persentil altinda olmasi&lt;br /&gt;· Büyüme hizinin yavas olmasi (örnegin 4-10 yas arasinda yilda 5 cm altinda olmasi)&lt;br /&gt;· Boy büyüme egrilerinde düsme olmasi&lt;br /&gt;· Büyüme hizinin&lt;br /&gt;··· 2-3 yasta yilda 8 santimetreden kisa olmasi&lt;br /&gt;··· 3-4 yasta yilda 7 santimetreden kisa olmasi&lt;br /&gt;··· 4-9 yas arasinda yilda 5 santimetreden az olmasi&lt;br /&gt;· Anne baba boyuna göre çocugun beklenen boyunun kisa olmasi&lt;br /&gt;"boy kisaligi" olarak tanimlanmaktadir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Boy kisaliklari genel olarak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;*normal boy kisaliklari&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0);"&gt;*normal olmayan boy kisaliklari olarak ikiye ayrilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Normal boy kisaliklari ise kendi içinde genetik ve ailesel tipte boy kisaligi olarak iki sekilde görülebilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;1- Iyi beslenen kilosu normal veya normalin üstündeki çocuklarda büyümenin yavaslamasi:&lt;br /&gt;Bunlar genellikle hormonal bozukluklari olan çocuklardir. Bu çocuklarda hormonal tetkiklerin yapilmasi gerekir.&lt;br /&gt;2- Zayif çocukta büyüme hizinin yavaslamasi:&lt;br /&gt;Kilosu yasina göre düsük olan çocukta boyun kisa olmasinda tibbi durumlarin düsünülmesi gerekmektedir. Örnegin:&lt;br /&gt;· Uzun süreli ishal olmasi&lt;br /&gt;· Sindirim sistemi hastaliklari&lt;br /&gt;· Böbrek hastaliklari&lt;br /&gt;· Beslenme bozukluklari&lt;br /&gt;· Diger sistemik hastaliklar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Kisa boylu ama büyüme hizi normal olan çocuk:&lt;br /&gt;Bu çocuklar genellikle ailesel veya genetik olarak boy kisaligi olan çocuklardir.&lt;br /&gt;· Ailesel boy kisaliklarinda özellikle ilk 3 yasta büyüme hizlarinda yavaslama olur, genellikle kilo alimi ve boy uzamasindaki azalma birbirine paralel seyreder. Ergenlik öncesi dönemde normal veya normale yakin büyüme hizi gösterirler. Bu çocuklarda kemik gelisimi ve ergenlik dönemine girme de gecikir. Ergenlikte nihai boylarina ulasmakla birlikte ebeveyn boyundan daha kisa olurlar. Bu çocuklarda baska hiçbir tibbi anormallik yoktur. Ailelerinde de benzer büyüme özelligi saptanir. Erkeklerde daha sik olmak üzere kiz çocuklarinda da görülür.&lt;br /&gt;· Genetik boy kisaliklarinda çocuklarin dogumda boyu ve kilosu normal olup bunlarda büyüme hizi ilk 2 yasta azalip daha sonra genetik potansiyellerine uygun büyüme egrisine paralel gider. Nihai boylari anne baba boylarina uygundur. Ergenlik baslama yasi normal olup kemik gelisimleri yaslarina uygun seyreder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Nihai boy için formül:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak büyüme sürekli bir olay olup bir çok faktör boyun uzamasina etki eder. Tek bir ölçüm yerine en az 6 aylik periyotlarla ayni yerde ve kisi tarafindan yapilan ölçümlerde , büyüme hizinda veya boy egrilerinde sapma varsa ileri tetkik ve arastirmalarin, çocuk endokrinoloji uzmaninca degerlendirilmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yazar:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dr. Çigdem Arikan, Dr. Mustafa Baş&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEinvKTS8DGn4le1bynoiE4Ro7zzSf825_6e0lMKWIDDJY67GxNlIbGsQm323gSnmjrFClcaWa59gA-6HBQd26DL8ksggzhP_84zvSl8gobzNR-0w2sfvf9Uwsb9qNFgQkylw57Fj6a52hQ/s72-c/Walpaperss+%252823%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Bebekler ve Çocuklar Nasil Beslenmelidir?</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/bebekler-ve-cocuklar-nasil.html</link><category>Bebek için bilgiler</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><category>Çocuklarda beslenme</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 23:34:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-596868707761171002</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi4rnnzUHPuHd3eJxv_1k46Qbq2nMOHvxQ5yj8NVHCJlYMv8Zjv4h4kxFHhDI6H1muG4pSrGsp0jQ1ON6VMT01zM5ReRDzn8yXtehYJ1XGyTt0VWn2T3ydf9O_eGTFOslaEEE3rBRG6dBU/s1600/Walpaperss+%2528126%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 229px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi4rnnzUHPuHd3eJxv_1k46Qbq2nMOHvxQ5yj8NVHCJlYMv8Zjv4h4kxFHhDI6H1muG4pSrGsp0jQ1ON6VMT01zM5ReRDzn8yXtehYJ1XGyTt0VWn2T3ydf9O_eGTFOslaEEE3rBRG6dBU/s320/Walpaperss+%2528126%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659152026991725602" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204); font-weight: bold;"&gt;Bir çocugun saglikli oldugunun en iyi göstergesi onun büyümesinin normal olmasidir. Normal büyüme için çocugun protein, yag, karbonhidratlar, vitaminler ve elementleri yeterli ve dengeli almasi gereklidir. Beslenme ve saglik arasinda karsilikli bir etkilesim vardir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204); font-weight: bold;"&gt;Beslenmesi yetersiz olan çocuklarin daha çok hastalandigi, her hastalik ataginin çocugun beslenmesini daha fazla bozdugu bilinmektedir. Çocuklarin gerek beden gerekse zihinsel gelisimlerinin yeterli olmasi yasamlarinin ilk günlerinden itibaren uygun beslenmeleriyle mümkün olmaktadir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;0-6 AYLIK SÜT ÇOCUGUNUN BESLENMESI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeklerinizi ilk alti ay sadece anne sütü ile besleyiniz, çünkü anne sütü elde edilmesi en kolay, en ucuz, en güvenilir ve saglikli olan besindir. Içerigi sabit olmayip o annenin çocugunun yasina, fizyolojik durumuna uygun bir degisiklik gösterir. Besin maddelerini gereken miktar ve kalitede içeren süt, çocugu enfeksiyondan koruyan tek dogal bebek besleyicisidir. Her kosulda verilebilir. Hazirlama problemi yoktur. Uygun sekilde hazirlanmayan mamalar savunma sistemi yeterince gelismemeis bebeklerde enfeksiyon riskini arttirmaktadir. Anne sütü ile beslenme seker hastaligi, dis çürükleri, orta kulak iltihabi, allerjik hastaliklar ve ishalin önlenmesinde önemli bir faktördür. Anne sütüyle beslenen çocuklarin büyüme ve zihinsel gelisimleri, konusma ve matematiksel becerilerinin biberonla beslenen bebeklere oranla daha iyi oldugu bilinmektedir. Anne sütü sadece ideal bir besleyici degil süt çocugunu en ekonomik olarak besleme yoludur. Anne sütü yerine kullanilan mamalar anne sütünün yerini tutamadigi gibi aile ve ülkeye ekonomik yük getirmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili anneler, bebeginize dogumdan itibaren en az alti ay anne sütü veriniz. Böylece çocugunuzun saglikli ve dengeli gelisimini saglams olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;4-9 AYLIK BEBEGIN BESLENMESI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ek gidalara altinci aydan sonra baslayiniz. Altinci aydan itibaren verdiginiz ek gidalarin anne sütünün tamamlayicisi oldugunu unutmayiniz. EK GIDALAR: Çocugu degisik tadlara alistiran, ileri yaslar için kolay yeme aliskanligi kazandiran, besleyici degeri yüksek, allerji yapma niteligi az olan besinlerdir. Besinler hazirlanmadan ve bebek beslenmeden önce eller mutlaka yikanmalidir. Besinleri hazirlarken kullanilan su ve gereçler temiz olmalidir. Ek gidalar kasikla veya bardakla verilmelidir.       &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni deneyeceginiz besini çocuk açken, alisik oldugu yiyeceklerden önce veriniz. Ilk kez verilecek besinler haftada bir çesit olacak sekilde verilmelidir. Böylece bebegin yeni besine alismasi için zaman taninmis olur. Verilen besinlerin allerji yapip yapmadigina dikkat ediniz. Süphelenilen gida verilmedigi zaman belirtilerin geçip geçmedigini kontrol ediniz. Çocugunuzun sevmedigi yiyecekleri vermekte israr etmeyiniz. 1-2 gün sonra tekrar deneyiniz. Ek besinler tek ögün olarak az miktarda hazirlanmalidir. Çocugunuzun durumuna göre miktar ve ögün sayisi arttirilmalidir. Verilecek yiyecekler dogal ve taze ürünler kullanilarak hazirlanmalidir. Konserveler, dondurulmus yiyecekler, katki maddeli hazir besinler verilmemelidir. Hazirlanan besinler uzun süre oda isisinda bekletilmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;MEYVE SUYU &lt;/span&gt;: Ilk verilecek ek gidadir. Elma, havuç, seftali gibi meyvvelerin sulari, 1-2 tatli kasigindan baslanarak verilir ve her gün bir kasik arttirilarak 50 cc?ye ulasilir. (ilk 4 ayda anne sütü almayan bebeklerde 4. ayda baslanabilir).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazirlanisi : Meyveler iyice yikanir, kabuklari soyulur, cam rendede rendelenir. Temiz bir süzgeç veya tülbentle süzülerek suyu elde edilir. Meyve suyuna basladiktan 1-2 hafta sonra muz ve diger meyveler püre seklinde verilmemelidir. Meyve sularina asla seker eklenmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;MUHALLEBI&lt;/span&gt; : 5. ayindan itibaren (sebze püresinden 1-2 hafta sonra) baslanir. Genellikle aksam ögünü olarak verilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazirlanisi : 1 su bardagi su, 1 tatli kasigi pirinç unu, 2 tatli kasigi mama, 1 tatli kasigi seker ile yapilir. Soguk suyun bir kismi ile pirinç unu iyice ezilir. Kalan su eklenir ve karistirilarak pisirilir. Indirdikten sonra seker eklenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeginize ilk bir yil boyunca tercihen inek sütü vermeyiniz. Bu nedenle muhallebiyi bebegin yasina uygun mamalarla (formüllerle) hazirlayiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;SEBZE ÇORBASI &lt;/span&gt;: 4-6. ayda (meyva sularina basladiktan 1-2 hafta sonra) genellikle ögle ögününde 1-2 tatli kasigindan baslanarak ve yavas yavas arttirilarak verilir. Genellikle havuç, patates, kabak, kereviz gibi sebzelerden günlük olarak hazirlanir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazirlanisi : 2 bardak su, 1 küçük boy havuç, 1 küçük boy patates, yarim kabak ve bir tatli kasigi pirinçle hazirlanir. Sebzeler iyice yikanip soyulduktan sonra haslanir. Iyice pistikten sonra, süzgeçten geçirilerek bir tatli kasigi sivi yag eklenerek sulu olarak verilir. 1-2 kasikla baslanir ve giderek kivam ve miktari arttirilir. Bir ögününü aldiktan sonra yesil yaprakli sebzeler (maydonoz, kereviz yapragi) ilave ediniz. Yesil yaprakli sebze ilave ettiginiz gün sebze çorbalarini günlük olarak hazirlayiniz. Bir yasina kadar ispanak eklenmemelidir. 6. aydan sonra sebze püresine önce findik, sonra ceviz büyüklügünde beyaz tavuk eti, 7. aydan itibaren 1 yemek kasigi kiyma ( üç kez çekilmis, yagsiz) veya kirmizi mercimek eklenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;KAHVALTI &lt;/span&gt;: 8. aydan itibaren çocuk yukaridaki besinlere alistiktan sonra baslanir. Hazirlanisi: Süt, peynir, pekmez, ekmek ile hazirlanir. Formül süt içinde geceden suya konularak tuzu çikarilmis peynir ve reçel ezilir ve karisima ekmek içi konulur. Önce bir iki tatli kasigi baslanir ve miktari giderek arttirilir. 1 yasindan önce allerji yapma özelligi nedeniyle bal verilmemelidir. Bir süre sonra peynir, reçel, yag ve ekmek sütten ayri olarak verilmelidir. Yumurta: Sertlesecek kadar haslanmis yumurta sarisi 8. ayda bir çay kasigi olarak kahvaltiya eklenir, yavas yavas miktari arttirilir. Bir haftanin sonunda tam bir yumurta sarisi verilebilir. Yumurta sarisi alistirma döneminde kati daha sonra kayisi kivaminda verilir. Yumurtayi çig veya çok pismis (yumurta sarisi üzerinde gri halka olusmasin) vermeyiniz. Beyazini 9. aydan sonra veriniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;YOGURT&lt;/span&gt; : Genellikle ara ögünü olarak verilir. Hazirlanisi: Süt kaynatilir, elin dayanabilecegi sicakliga kadar sogutulur. 1 litre süt içine bir kasik yogurt , 1-2 kasik sütle karistirilarak eklenir ve yavasça karistirilir. Hareket ettirmeksizin sicakligini koruyabilecek sekilde 3-4 saat bekletilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;TAHILLI ÇORBALAR&lt;/span&gt; : (Mercimek, yogurtlu yayla , acisiz tarhana çorbalari) çocuga degisik tadlari ögretmek açisindan verilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;KÖFTE&lt;/span&gt; : Sebze çorbasi ile birlikte baharatsiz hazirlanmis köfte 6-7. ayda verilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;TAVUK&lt;/span&gt; : 6. aydan itibaren verilebilir. Balik ve karaciger: 8. ayda ögle ögünlerinde püre seklinde köfte ile degistirerek 10-15 günde bir kez olmak üzere verilebilir. Özellikle karaciger verilmesi gerekmez. Hazirlanisi: Kuzu, koyun, dana cigeri kullanilir. Karaciger az tuzlu suda haslanir, zari çikarilir ve izgarada pisirilir. Rendelenir veya makineden geçirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;KURU BAKLAGILLER&lt;/span&gt; : Kuru fasulye, mercimek, nohut ezilmis olarak 9. aydan sonra verilebilir. Çorbalara eklenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;ÇAY&lt;/span&gt; : Besleyici hiçbir degeri olmayan çayin çocuk beslenmesinde yeri yoktur.Aksine diger besinlerin besleyici degerlerini azaltarak çocugunuza zarar verebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8 aylik bebekte günlük beslenme örnegi :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Ögün (sabah) Kahvalti + anne sütü Ara ögün (kusluk) Meyva püresi(elma , seftali, muz)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Ögün (öglen) et + sebze mamasi + anne sütü (Et olarak 1 köfte veya tavuk ezmesi veya 5 tatli kasigi ciger ezmesi verilebilir.) Ara ögün (ikindi) yogurt + meyva püresi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Ögün (aksam) Formüla süt ile hazirlanmis muhallebi + anne sütü (Muhallebi yerine hazir unlu sütlü mamalarda verilebilir.) Gece anne sütü 1-2 kez verilebilir. Anne sütü verilemeyen durumlarda uygun hazirlanmis formula süt verilebilir. Sebze mamasi ve muhallebi ögünlerine önce az miktarda baslanir.Daha sonra bir kase (200-250 gram) olarak hazirlanir.     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;9-12 AY ARASI ÇOCUGUN BESLENMESI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne sütünün tamamlayicisi olan ek gidalarin, bu dönemde çocugunuz için asil besin özelligi tasidigini unutmayiniz. Çocugunuz için bu dönemde özel yiyecekler hazirlamaniza gerek yoktur. Yetiskinler için pisirilen tüm ev yemekleri (az yagli ve püreler halinde) bebege verilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;ÖRNEK MENÜ&lt;/span&gt;:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah : 1 bardak süt, 1 yumurta sarisi, 1 tatli kasigi reçel veya pekmez, 1 çay kasigi yag, 1 ince dilim ekmek veya 3-4 adet bisküvi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öglen : Meyva püresi, kiymali sebze püreleri, dolma içleri, sebzeli köfteler, kurubaklagil püreleri vs. Beraberinde 1 dilim ekmek içi yemek suyu ile birlikte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aksam : Muhallebi veya öglenin aynisi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocugunuz bir yasina basinca aile sofrasina oturtunuz. Siz de destek olarak kendi yemesine izin veriniz. Bu yasta çocugunuzun günde bir bardak süt içmesine özen gösteriniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;1-5 YAS ARASI ÇOCUGUN BESLENMESI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. aydan sonra çocugun temel gidasi olmaktan çikan anne sütü 12-15 ay arasinda en geç 2 yasinda anne ve çocuk için uygun olan bir zamanda kesilmelidir. Çocuk 13-14 ayliktan itibaren kasik kullanmaya alistirilmalidir. Bir yasina dogru çocuk ailenin diger bireyleriyle sofraya oturtulmaya baslanabilir. Çocugun ayri bir tabagi olmali ve neyi ne kadar tüketecegine dikkat edilmelidir. En sik yapilan hatalardan biri, çocugu yemek suyu ile beslemektir. Hiç bir besleyici degeri olmayan bu beslenme biçimi uygulanmamalidir. Bu dönemde de çocuklar günde 4 ögün beslenmeli, temel besin gruplarindan (Süt ve sütlü gidalar; etler, yumurta, baklagiller, sebze ve meyvalar, unlu ve nisastali besinler) yeterli ve dengeli tüketilmelidir. Genellikle dengeli beslenme listesi su sekilde olmalidir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Her gün yarim litre süt çocuklara verilmelidir. Süt her sekilde verilebilir. Sütün içerdigi kalsiyum çocuklarin gelisimi için çok önemlidir. Peynir ve yogurtta kalsiyum kaynagidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Her gün et veya baklagillerden 1-2?si listede olmalidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Her gün (düzenli et verilen çocuklarda gün asiri) bir yumurta verilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Günde bir veya iki kez sebze verilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Günde bir iki kez meyve yenmelidir. fazladan bir ögün meyve vermek sebzenin yerini tutabilir. Meyve sulari da meyve yerine geçebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Günde 1-2 kez nisastali besinler ve üç dilim ekmek günlük beslenme listesinde bulunmalidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklara mümkün oldugu kadar erken dönemde kendi kendilerine çatal- kasik kullanarak yemek yemeleri ögretilmelidir. Her çesit sekerleme, pasta, kek, dondurma çocuklara sik verilmemesi gereken yiyeceklerdendir. Yemek aralarinda çocuga sekerleme vermek istahini kapatarak yetersiz beslenmesine yol açacagi gibi dis çürüklerine de sebep olur. Çocuklara çay, kahve verilmesi içerdikleri uyarici maddeler nedeniyle asiri sinirlilige neden olur. En iyi çözüm bu içecekleri çocuga tattirmamaktir. Bu dönemde çocuklar agiz ve dis sagligi konusunda egitilmelidirler. 1.5-2 yasindaki bir çocuk bir dis firçasina sahip olmalidir. Bu yasta henüz dis macununa gerek yoktur. Dis macunu kullanmaya 3 yasindan itibaren baslanmalidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Yazar: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dr. Çigdem Arikan, Dr. Mustafa Bakir&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi4rnnzUHPuHd3eJxv_1k46Qbq2nMOHvxQ5yj8NVHCJlYMv8Zjv4h4kxFHhDI6H1muG4pSrGsp0jQ1ON6VMT01zM5ReRDzn8yXtehYJ1XGyTt0VWn2T3ydf9O_eGTFOslaEEE3rBRG6dBU/s72-c/Walpaperss+%2528126%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Kilo Almayan Çocuk nedenleri ve yaklaşım</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/kilo-almayan-cocuk-nedenleri-ve-yaklasm.html</link><category>Bebek için bilgiler</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><category>Çocuk eğitimi</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 23:28:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-3659763136218792827</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjVKXzC2FjX7VyRSeCE26kyD4lWoo_sike7gyZaOtdJpAEDATwc9Lu60IP6GMYD2cK8t3LoFm6QdQPjf6LyOEjrrn-qgy3EiD_Mn1YOu_7WBlJeNxecUAbcliPtHFNkdGkAyWEVyZ18nq4/s1600/Walpaperss+%252863%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjVKXzC2FjX7VyRSeCE26kyD4lWoo_sike7gyZaOtdJpAEDATwc9Lu60IP6GMYD2cK8t3LoFm6QdQPjf6LyOEjrrn-qgy3EiD_Mn1YOu_7WBlJeNxecUAbcliPtHFNkdGkAyWEVyZ18nq4/s320/Walpaperss+%252863%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659150243911498274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Çocukluk çaginda sik karsilasilan problemlerden biri olup özellikle ilk 3 yasta görülür. Çocugun büyümesinin izlemi her toplumun kendi çocuklarina göre düzenledigi büyüme egrilerinden takip edilir. Ülkemizde bu amaçla kullanilan Türk çocuklari büyüme egrileri bulunmaktadir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocugun kilosunun yasina uygun olmamasi tek basina olabilecegi gibi boy kisaligi ile birlikte de olabilir. Ayrica ailesel büyüme gecikmesi veya genetik faktörler de az kilo ve boy kisaligina neden olabilir. Tüm sosyoekonomik düzeylerde görülmekle birlikte ekonomik geliri çok düsük ailelerin çocuklarinda daha sik olarak karsimiza çikmaktadir. Kilo alamama yakinmasi ile basvuran çocuklarin %80'inin 18 aydan küçük oldugu görülürken, %1'inin de zayiflik ve/ veya boy kisaligi ile çocuk polikliniklerine getirildikleri bilinmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüme anne karninda baslayarak ergenlik döneminin sonunu kadar devam eden bir süreçtir. Büyüme sabit bir hizla devam etmez. Süt çocuklugu döneminde ve ergenlik döneminde yasamin diger periyotlarina göre büyüme hizi artmistir. Çogu bebek ilk sene sonunda dogum kilosunu üç katina ulasir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ikinci yil ise bu artis Dogum kilosunun dörtte bire iner. Dolayisiyla bebegin istahi da buna paralel olarak azalir. Oyun çaginda ise artmis aktiviteye bagli olarak enerji gereksinimi artar. Uygun kalori saglanamazsa kilo aliminda duraklama ve kilo kaybi olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara kullanma, gebelik esnasinda hastalik geçirme gibi nedenlerle anne karninda yeterince gelisemeyen bebekler yasamin ilk yillarinda bu farki kapatmak için fazlaca kaloriye ihtiyaç duyarlar. Bu bebekler ilk yilda aldiklari fazla kilo artisini daha sonraki yillarda kendi normallerine göre sürdürürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyümedeki normaller tamamen bireysel olup, çocuklar uygun beslenme ve uygun sosyal, psikolojik kosullarda genetik olarak belirlenmis hedefe ulasirlar. Bu nedenle dogumdan itibaren hiç bir problemi olmayan, büyüme egrisinde sapma olmayan, boyu ve kilosu orantili olan ama zayif görünen çocuklari daha sisman ve daha uzun boylu yapma çabasina girmek gereksiz ve yanlistir. Her seyden önemlisi bu tür arayislar normal giden gelisimde sapmalara neden olur. Çocuklari kiyaslamak son derece hatali bir davranistir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Yetersiz Tarti Alimi Nedenleri :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;· Yetersiz beslenme (en sik neden )&lt;br /&gt;· Ilgi eksikligi · Kronik hastaliklar&lt;br /&gt;· Akut hastaliklardan sonra (örnegin ishal, anjin, kulak iltihabi vb. sonrasi)&lt;br /&gt;· Alinan besinlerin bagirsaklardan emilmemesi&lt;br /&gt;· Demir eksikligi, toprak, kil, kagit yeme aliskanligi&lt;br /&gt;· Dogumsal hastaliklar&lt;br /&gt;· Ölçüm farkliliklari&lt;br /&gt;··· Bebegin yeni beslenmis olmasi&lt;br /&gt;··· Farkli tartilarin kullanilmasi&lt;br /&gt;··· Bebegin giyinik tartilmasi&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklarin çogunda ciddi bir hastalik olmayip çogu zaman yetersiz beslenme, özellikle ilk bir yas içinde bebegin ihtiyaçlarinin yeterince anlasilamamasi nedeniyle kilo alamamanin sik nedenidir. Bebegin agirlik egrisinde bir kaç aydir düsme varsa ve bu kayip sonraki ayda bir siçrama ile telafi edilmiyorsa yetersiz beslenme yönünde uyaricidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne sütü ile beslenen bir çocukta :&lt;br /&gt;Bebek çok sik araliklarla emiyorsa bu, gereksindigi besini aliyor anlamina gelmeyebilir. Tam tersine yeterince beslenemedigi için sürekli emmeye ve beslenmeye çalisiyor olabilir. Bu durum geçicidir. Bebek büyüme sürecine girdiginde aldigi süt miktarini arttirmaya çalisir. Ayrica anne sütü rezervinin yetersiz oldugu anlamina da gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Anne sütünün yeterli olup olmadigini anlamanin bir kaç yolu vardir:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebegin diski sayisi, rengi, kivami&lt;br /&gt;Bezinin her beslemeden önce islak bulunmasi&lt;br /&gt;Bebegin yutkunurken yutma sesi çikarmasi,&lt;br /&gt;Meme emdikten sonra bebegin mutlu ve halinden memnun olmasi&lt;br /&gt;Annenin sütü geldiginde gögüslerinin sismesi&lt;br /&gt;Bir meme emzirilirken diger memeden kendiliginden süt gelmesi&lt;br /&gt;Kilo aliminin yasi ile orantili olarak devam etmesi&lt;br /&gt;Bütün bunlarin bulunmasina ragmen kilo alma problemi varsa asagidaki sorunlar arastirilmalidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bebek yeterince emzirilmiyor olabilir. Günde en az sekiz kez beslemek gerekir. Gün boyunca üç saatten fazla veya gece boyunca 5 saatten fazla ara vermeyin&lt;br /&gt;  Bebekte emmeyi engelleyen gelisim kusurlari olabilir. Özellikle zayif emen, çabuk yorulan bebeklerde düsünülmelidir.&lt;br /&gt;  Annenin meme basinda çatlaklari, enfeksiyon, meme uçlarinin içe dönük veya düz olmasi bebegin memeyi kavramasini güçlestirir. Bu açidan dikkat edilmelidir.&lt;br /&gt;  Süt gelmesi fiziksel bir olaydir ve zihinsel durumunuz bu olayi engelleyebilir. En rahat hissedilen ortamda emzirilmelidir. Yeterli süt gelmemesi kiloda duraklamaya yol açar.&lt;br /&gt;  Bebek emme tatminini emzik gibi bir yerden sagliyor olabilir. Bu durumda gögüslere olan ilgisini kaybeder. Ayrica destekleyici nitelikte su verilmesi de istahini azaltarak emmesini engeller.&lt;br /&gt;  Beslenme sonrasi gazin çikarilmasi bebegi rahatlatir ve istahini arttirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biberonla beslenen bebeklerde hangi türde mama kullanildigi, nasil hazirlandigi, gün içinde kaç kez ve hangi miktarda verildigi önemlidir. Beslenme sonrasi kusan bebeklerde veya aldigi besin agzina gelen bebeklerde istah azalmasi ve beslenmeyi reddetme görülebilir. Kilo alimini engelleyen böyle bir durum varliginda doktora basvurulmalidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne sütü alirken gayet güzel kilo alan bebekler ek gidalarin özellikle de kati pürtüklü gidalarin verilmeye baslamasiyla beslenmeyi reddedebilir. Bu durum geçici olup zorlamadan alistirarak azar miktarda yeni besinlerin tanitilmasiyla asilabilir. Ayrica yine ek gidalarin baslanmasiyla ishal, kusma gibi belirtiler ortaya çikabilir. Bu durumda tibbi bir problem olasiligi nedeniyle doktora basvurulmalidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyun çagi dönemindeki çocuklarin dikkatini toplamalari özellikle de uzun süreli sofra basinda oturmalari oldukça güçtür. Anne babalarin çocuklarini uzun süreli oturmaya zorlayarak yemeklerini bitirmelerini beklemeleri çocuklarda yemege karsi ilgisizlik yaratir. Ayrica yemek sirasinda televizyon vb. dikkat çekici aktiviteler de çocugun yeme aliskanliklarini olumsuz etkiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beslenme aralarinda veya ana ögüne yakin verilen abur cubur besinler de çocugun istahini azaltarak kilo alimini engeller. Sürekli meyve suyu içen çocuklar beklenildiginin aksine siska ve zayif çocuklardir. Çocuklari oyalamak için ellerine bisküvi, çikolata vb. besinlerin verilmesi oldukça yanlistir. Artmakta olan bagimsizlik duygulari da önlerine konulan yemege karsi reaksiyon göstermelerine neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyümekte olan çocuklar yemek masasinin hakimini kendileri oldugunu düsünebilir ve farkli lezzet arayisinda olabilirler. Ayrica çocugun düzenli yeme aliskanligi kazanmasi için ailece sofraya oturulmasi ve çocugun bir birey olarak kabul edildiginin gösterilmesi gerekir. Sadece çocugun yedikleriyle ilgilenilmesi, bunu kullanacagi bir silah haline getirebileceginden, bu konuda ölçülü olunmalidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemesinde problem olmadigi halde kilo alamayan çocuklar ise mutlaka doktora götürülerek, aldigi besinlerin kalorisinin yeterli olup olmadigi, kilo ile boyunun paralel gidip gitmediginin tayin edilerek problemin ne oldugu çözülmelidir. Unutulmamalidir ki çok yemekten ziyade verilen yemegin kalori ve protein açisindan kalitesi önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Kusma, ishal vb. hastalik belirtileri varsa&lt;br /&gt;· Halsiz ve bitkinse, soluk görünüyorsa&lt;br /&gt;· Boy uzamasi da durakladiysa&lt;br /&gt;· Gelisim basmaklarinda (oturma, kalkma, yürüme vb.) gerilik varsa&lt;br /&gt;· Saçlari ve cildi sagliksiz görünüyorsa&lt;br /&gt;· Annesiyle iyi iliskide degilse&lt;br /&gt;· Okul basarisizligi varsa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yazar: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dr. Çigdem Arikan, Dr. Mustafa Bakir&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjVKXzC2FjX7VyRSeCE26kyD4lWoo_sike7gyZaOtdJpAEDATwc9Lu60IP6GMYD2cK8t3LoFm6QdQPjf6LyOEjrrn-qgy3EiD_Mn1YOu_7WBlJeNxecUAbcliPtHFNkdGkAyWEVyZ18nq4/s72-c/Walpaperss+%252863%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Anne Sütünü Artırmanın Yolları</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/anne-sutunu-artrmann-yollar.html</link><category>Anne ve bebek</category><category>Bebek için bilgiler</category><category>Sağlık</category><category>Sağlıklı olmanın yolları</category><category>Çocuk eğitimi</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 23:17:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-3952061679197992090</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgw7x-o6sN7c4xcw850d5aZ-UuwmLs4fWWk9rkOCj4uGkZuWNKtwbDq3i_BsHxJZqvhJUH3rOp2C16DHMAFzrg3YKl8Ly-zos5cezSu1s4zIF5NP-fHLfOcV7yrxVdjX6mb_qcaQTnJ4Yo/s1600/Walpaperss+%252892%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgw7x-o6sN7c4xcw850d5aZ-UuwmLs4fWWk9rkOCj4uGkZuWNKtwbDq3i_BsHxJZqvhJUH3rOp2C16DHMAFzrg3YKl8Ly-zos5cezSu1s4zIF5NP-fHLfOcV7yrxVdjX6mb_qcaQTnJ4Yo/s320/Walpaperss+%252892%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659147725796494610" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Anne sütünün üstünlüğü tartışılmaz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İlk 4-6 ayda anne sütü, bebek için gerekli tüm besinleri içerir ve beraberinde başkaca bir gıda verilmesi gereksizdir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Emzirme, anne ile bebek arasındaki ilişki kalitesinin en yüksek seviyede olmasını sağlayan psiko-sosyal ortamı yaratır. Anne sütü ile beslenen çocuklarda bulaşıcı hastalıklar daha seyrek görülür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ayrıca anne açısından bakıldığında ise, annede meme ve yumurtalık kanseri gelişme olasılığını azalttığı saptanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğinizin sağlıklı gelişmesini, büyümesini ve hastalıklardan en iyi şekilde korunmasını istiyorsanız; bebeğinize mutlaka anne sütü vermelisiniz, yani doğal beslenmeden uzaklaşmamalısınız. Ayrıca her annenin kendi sütü bebeğinin erken, zamanında veya geç olarak doğmuş olmasına bağlı olarak içeriği değişmekte; sonuçta: her annenin sütü özellikle kendi çocuğunun en ideal besin kaynağı olmakta ve başkaca hiç bir besin onun yerini dolduramamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak annelerin büyük bir çoğunluğu, önemli bir yanılgıya düşmektedirler, bunun en büyük sebebinin annelerin bebeklerine karşı duydukları aşırı sevgi ve koruma isteğine bağlı olmasına karşın, sonuçta bebeklerine istemeden çok büyük bir zarar vermektedirler. Bu yanılgı, bebeğin doymadığı kanısıyla ek gıdalara başlanmasıdır. Unutulmamalıdır ki; ağlamanın tek sebebi acıkmak değildir, bunun birçok sebebi olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin; bebek daha çok kucaklanmak sevilmek isteyebilir, bazı bebekler memeyi sırf keyif için emmek isterler veya bebeğin bir rahatsızlığı olabilir (gaz sancısı, ateş vs.). Bebeğinize kendi sütünüzün yetmediğine lütfen tek başınıza karar vermeyiniz, bu karar için aile büyüklerinizle ve en önemlisi bebeğinizin doktoru ile görüşmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 0);"&gt;Sütünüzün Yeterince Gelmesi İçin Azami Dikkat Göstermeniz Gereken Konular&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Kendinizi psikolojik olarak emzirmeye hazırlamak, ayrıca emzirme eğitimi ile birlikte meme başının süt vermeye hazır hale getirilmesi için gerekli egzersizleri öğrenmek ve uygulamak için doğumdan önce mutlaka bir çocuk hekimine gitmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Sütünüzün gelmesini beklemeden ve kesinlikle şekerli su vermeden, bebeğinizi doğar doğmaz ilk yarım saat içinde mutlaka emzirmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Doğduğu andan itibaren istedikçe emzirilmelidir. Yenidoğan bebekler genellikle 8-10 öğün emmek isterler. Öğün sayısı daha sonra giderek azalır. Sık emzirme bol süt gelmesini sağladığı gibi, göğüslerin şişmesini ve acımasını da önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Emzirmeden önce veya sonra ticari mama, inek sütü ya da başka gıdaların verilmesi, bebeğin aldığı süt miktarını azaltır. Bu durum da daha az süt gelmesine neden olur. Bu tür ek gıdaları, bebek 4-6 aylık olmadan başlamamak gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Başkaca sıvılar vermek için biberon kullanılmamalıdır, bebeğin meme emmesini tümüyle kesebilir. Biberonun gerektirdiği emme şekli meme emilmesinden daha farklı ve kolay olduğu için biberonu tercih etmelerine neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Geceleri emmek isteyen bebeği annenin emzirmesi çok önemlidir. Bu durum hem bebeğin psikolojik dengesinin sarsılmaması hem de annenin süt veriminin artması açısından son derece önemlidir. Geceleri emzirmenin anne açısından güçlüğü ve nahoş durumu nedeniyle babanın ve aile büyüklerinin bu konuda anneye yardımcı ve destek olması çok yararlı olacaktır. Zaten bu nahoş durum 2. ayın sonuna doğru yavaş yavaş ortadan kalkacak ve geceleri emme ihtiyacı azalacaktır. Ancak bu konuda bazen aileler büyük bir yanlışlık yapmaktadırlar. Geceleri emzirmek yerine biberon ile beslemektedirler. Böylece hem annenin süt verimi azalmakta, hem çocuğa mikrop kaynağı olabilecek doğal olmayan beslenme yapılmakta, hem de bebek en yararlı olan anne sütünden mahrum bırakılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Anne bebeğini emzirdiği dönemde kendi beslenmesine de özel bir önem göstermelidir. Emziren anne, günde en az iki litre sıvı, en az iki bardak süt içmeli veya yoğurt ve peynir gibi süt ürünlerini yemelidir. Protein gereksinimini karşılamak için kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagiller, et, tavuk, balık gibi yiyeceklerden her öğünde yemelidir. Bol bol sebze ve meyve ihmal edilmemelidir. Ayrıca sütünün az geldiği düşüncesinde olan annelerin şekerli gıdalardan ( pekmez, bal, reçel gibi...) daha fazla tüketmesi tıbben tam kanıtlanmış olmamakla birlikte faydalı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Emziren annenin ruhsal yönden desteklenmesi, huzurlu bir ortam sağlanması ve mutlu edilmesi de son derecede önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Her emzirmede, bir önceki beslenmede en son verilmiş memeden başlanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğin emme gücüne bağlı olmakla birlikte her emzirme yaklaşık 20-30 dakika sürmelidir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yazar: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Çocuk Hastalıkları Uzmanı &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dr. Mesut KILINÇ,&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgw7x-o6sN7c4xcw850d5aZ-UuwmLs4fWWk9rkOCj4uGkZuWNKtwbDq3i_BsHxJZqvhJUH3rOp2C16DHMAFzrg3YKl8Ly-zos5cezSu1s4zIF5NP-fHLfOcV7yrxVdjX6mb_qcaQTnJ4Yo/s72-c/Walpaperss+%252892%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>A harfi ile başlayan isimler ve manaları</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/harfi-ile-baslayan-isimler-ve-manalar.html</link><category>A harfi ile başlayan</category><category>adını koy</category><category>bebek isimleri</category><category>bebeğe isim</category><category>en güzel isimler</category><category>isim manalari</category><category>isim ve anlamları</category><category>kız erkek isimleri</category><category>yeni dogan bebege isimler</category><category>çocuk isimleri</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 23:12:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-4281307579856568795</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEifC7lcV2a3NtPld9CTok2Sx9nhGPltuj5LSF0JBAsDFhKAHU_Fsrbho-QLqO2OEbqaaAYv3KbIVS_ZK3rHTFvbeb5yiSMyqux03tepIJ5RVaoqrLJtqB3tvjRvDWAhyHncg8n_Nl5HMB8/s1600/Walpaperss+%252875%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEifC7lcV2a3NtPld9CTok2Sx9nhGPltuj5LSF0JBAsDFhKAHU_Fsrbho-QLqO2OEbqaaAYv3KbIVS_ZK3rHTFvbeb5yiSMyqux03tepIJ5RVaoqrLJtqB3tvjRvDWAhyHncg8n_Nl5HMB8/s320/Walpaperss+%252875%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659145720994184882" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ÂBAD :(Fars.) Er. 1. Şen, bayındır. 2. (Ar.) Sonsuz gelecek zamanlar.&lt;br /&gt;ABADÎ :(Fars.) Er. - Şen, bayındır, mamurlukla ilgili. Abadı Mehmet Çe­lebi. Türk hukuk bilgini (1555).&lt;br /&gt;ABAKA HAN :(Tür.)- İlhanlı hükümdarı Hülagu´nun oğlu.&lt;br /&gt;ABAY :(Tür.) Er. - Beceri. Sezgi, an­layış, dikkat. Abay Kunanbayoğlu. Kazak Türk şiirinin kurucusu.&lt;br /&gt;ABAZA :(Tür.) - Karaçay-Çerkes Özerk bölgesinde yaşayan müslüman bir halk. - Abaza Hasan Paşa, Os­manlı vezirlerinden.&lt;br /&gt;ABBAD :(Ar.) Er. -Allaha itaat ve ibadet eden, kulluğunu hakkıyla yeri­ne getiren. Yasaklarından kaçınan. -Abbad b. Bişr. Ashab´dan.&lt;br /&gt;ABBAS :(Ar.) Er. 1. Sert, çatık kaşlı kimse. 2. Arslan - Abbas b. Abdülmuttalib. Rasûlullah (s.a.s)´ın amcası, Mek­ke´nin fethinde müslüman olmuştur.&lt;br /&gt;ABBASE :(Ar.) Ka. Ahmed b. Hanbel´in hanımının ismi. Hz. Abbas´a mensup olan.&lt;br /&gt;ABBAZ :(Fars.) Er.- Yüzgeç, yüzücü.&lt;br /&gt;ABD :(Ar.) Ka. - Köle, hizmetçi, itaat edici. Kul. Sonuna Allah´ın isimleri getirilince bazı isimler meydana gelir. Abdullah, Abdurrahim, Abdulmelik gibi.&lt;br /&gt;ÂBDAR :(Fars.) Ka. - 1. Sulu, taze. 2. Parlak. 3. Sağlam vücutlu. 4. Nük­teli. 5. Zarif, güzel, hoş. 6. Su veren hizmetçi.&lt;br /&gt;ABDİ :(Ar.) Er. - Kulluk ve itaat eden.&lt;br /&gt;ABDÜDDAR :(Ar.) Er. - Zararlı şeyleri ve sebeblerini bir hikmete mebni olarak yaratan Allah´ın kulu. ed-Dar. Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLAFUV :(Ar.) Er. - Geniş Avf ve mağfiret sahibi yüce Allah´ın kulu. Allah´ın isimlerinden.&lt;br /&gt;ABDÜLALİ :(Ar.) Er. - Yüce, ulu, şan ve şeref sahibi Allah´ın kulu. Ali kelimesi Kur´an´da Allah´ın yüceliğini vasfetme anlamında kullanılmıştır.&lt;br /&gt;ABDÜLALİM :(Ar.) Er. - Alim ve mükemmel bilgiyi uhdesinde bulun­duran Allah´ın kulu. Alim kelimesi Allah´ın 99 isminden birisidir.&lt;br /&gt;ABDÜLAZİM :(Ar.) Er. - Azamet ve büyüklük sahibi Allah´ın kulu. - Al­lah´ın isimlerinden.&lt;br /&gt;ABDÜLAZİZ :(Ar.) Er. - Büyük ve aziz olan, izzet ve şeref sahibi Al­lah´ın kulu. Aziz Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLA´LA :(Ar.) Er. - En yüksek, en yüce ve yücelikte eşi olmayan Allah´ın kulu. A´la kelimesi Kur´an-ı Kerim´in sıfatı olarak geçmektedir. Ünlü bir İslam bilgini.&lt;br /&gt;ABDÜLBAKİ :(Ar.) Er. - Sonsuz, ebedi olan ve ölmenin kendisi için sözkonusu olmadığı. Allah´ın kulu-Allah´ın isimlerinden,&lt;br /&gt;ABDÜLBARİ :(Ar.) Er. - Yaratan, yaratıcı Allah´ın kulu. Bari ismi, Al­lah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı al­madan kullanılmaz.&lt;br /&gt;ABDÜLBASİR :(Ar.) Er. - Her şeyi görüp gözeten ve gizliliğin kendisi için söz konusu olmadığı yüce Al­lah´ın kulu.&lt;br /&gt;ABDÜLBASIT :(Ar.) Er. - Genişlik, ferahlık ve kolaylık verici olan Al­lah´ın kulu. - Allah´ın isimlerinden&lt;br /&gt;ABDÜLBEDİ :(Ar.) Er. - Allah´ın isimlerinden.- Bedi´nin kulu&lt;br /&gt;ABDÜLBERR :(Ar.) Er. - Berr´in kulu. Cömert ve ihsan edicinin kulu.-Berr, Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLCEBBAR :(Ar.) Er. - Cebredici, zorlayıcı, kuvvet ve kudret sahi­bi Allah´ın kulu. Cebbar, Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLCELİL :(Ar.) Er. - Büyük, ulu, yüce Allah´ın kulu. Celil, Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLCEMAL :(Ar.) Er. - Güzellikleri kendinde toplayan Allah´ın ku­lu.&lt;br /&gt;ABDÜLCEVAT :(Ar.) Er. - Cömert olan Allah´ın kulu.&lt;br /&gt;ABDÜLEHAD :(Ar.) Er. - Şeriki ve ortağı bulunmayan, tek olan Allah´ın kulu. Ehad, Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLESED :(Ar.) Er. - Aslan´ın kulu.- Hz. Rasûlullah (s.a.s)´m reddet­tiği isimlerdendir. Müslümanlar kul­lanmazlar.&lt;br /&gt;ABDÜLEVVEL :(Ar.) Er. - Herşeyin evveli, ilk olan, varlığının başlangıcı bulunmayan Allah´ın kulu.&lt;br /&gt;ABDÜLEZEL :(Ar.) Er. - Ezelden beri var olan varlığı için başlangıç söz konusu olmayan Allah´ın kulu.&lt;br /&gt;ABDÜLFERİD :(Ar.) Er. - Tek, eşsiz, eşi olmayan, kıyas kabul etmez, üstün olan. Allah´ın kulu.&lt;br /&gt;ABDÜLFETTAH :(Ar.) Er. ? Zafer kazanmış, üstün gelmiş, fetheden açan, kullarınının kapalı müşkil işlerini açan Allah´ın kulu. Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLGAFFAR :(Ar.) Er. - Kullarının günahlarını affeden Allah´ın kulu. - Allah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.&lt;br /&gt;ABDÜLGAFUR :(Ar.) Er. - Kullarının günahlarını tekrar tekrar bağışlayıcı olan Allah´ın kulu. - "Abd" takısı almadan kullanılmaz.&lt;br /&gt;ABDÜLGANİ :(Ar.) Er. - Zengin, varlıklı, bol, doygun olan Allah´ın kulu.Allah´ın isimlerinden.&lt;br /&gt;ABDÜLHABİR :(Ar.) Er. - Her şeyin iç yüzünden, gizli ve saklılıklarından haberdar olan Allah´ın kulu. Allah´ın isimlerinden.&lt;br /&gt;ABDÜLHADİ :(Ar.) Er. - Hidayet eden, doğru yolu gösteren Allah´ın kulu. - Allah´ın isimlerinden&lt;br /&gt;ABDÜLHAFIZ :(Ar.) Er. - Herşeyi bütün ayrıntı ve inceliğiyle kayıtlayıp tutan ve dilediği zamana kadar bela ve afetlerden koruyan Allah´ın kulu.&lt;br /&gt;ABDÜLHAK :(Ar.) Er. - Hak ve gerçek olan, varlığı hiç değişmeden du­ran Allah´ın kulu. - Hak, Esmau´l-Hüsna´dandır.&lt;br /&gt;ABDÜLHAKEM :(Ar.) Er. Bütün işlerin kendisine döndürüldüğü, onun adalet ve kararına baş vurulduğu yüce Hakem Allah´ın kulu. - Allah´ın isimlerinden.&lt;br /&gt;ABDÜLHAKİM :(Ar.) Er. - Her şe­ye hükmeden Allah´ın kulu.- Hakim, Allah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.&lt;br /&gt;ABDÜLHALİK :(Ar.) Er. - Yaratan, yoktan vareden, yaratıcı Allah´ın kulu. - Halik, Allah´ın isimlerinden. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.&lt;br /&gt;ABDÜLHALİM :(Ar.) Er. - Tabiatı yavaş olan, yumuşak huylu, hikmetli Allah´ın kulu. - Allah´ın isimlerinden.&lt;br /&gt;ABDÜLHAMİD :(AR) Er.Hamdolunmuş, övülmüş, bütün varlığın diliyle övülmüş Allah'ın kulu. - Hamid; Allah'ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLHASİB :(Ar.) Er. - Bütün varlıkların takdir edilen hayatları boyunca yaptıkları bütün işlerin ayrıntılarıyla hesabını en iyi bilen Hasib´in kulu. - Hasib&lt;br /&gt;ABDÜLHAY :(Ar.) Er. - Daima diri olan, ebedi hayat sahibi, her şeye gücü yeten Cenab-ı Allah´ın kulu. Allah´ın isimlerinden.&lt;br /&gt;ABDÜLKADİR :(Ar.) Er. - Bitmez tükenmez kuvvet sahibi olan, her şeyi yapmaya gücü yeten Allah´ın kulu.-Kadir&lt;br /&gt;ABDÜLKAVİY :(Ar.) Er. - Sonsuz güç ve kuvvet sahibi Allah´ın kulu. -Kaviy kelimesi Esmau´l-Hüsna´dandır. (bkz. el-Kaviyy).&lt;br /&gt;ABDÜLKAYYUM:(Ar.) Er. - Bu isim her şeyin bir varlık olarak durabilmesi için neye ihtiyacı varsa onu veren, gökleri, yeri ve her şeyi tutan, baki, kaim Allah´ın kulu. - Kayyum, Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLKEBİR :(Ar.) Er. - Kebir'in, büyüklük ve Azamette eşsiz olan Allah'ın kulu. - Kebir; Allah'ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLKERİM :(Ar.) Er. - Keremi bol, cömert olan Aziz ve Celil Allah'ın kulu. - Kerim; Allah'ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDULLAH :(Ar.) Er.- Allah´ın kulu. Peygamber (s.a.s)´in en sevdiği isimlerden aynı zamanda babasının adıdır.&lt;br /&gt;ABDÜLLATİF :(Ar.) Er. - Latif, güzel, yumuşak, hoş, nazik olan bütün olayların ve eşyanın inceliklerini bilen Allah'ın kulu. - el-Latif; Allah'ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLMACİD :(Ar.) Er. - Kadru şanı büyük, cömertlik ve keremi bol olan, Allah´ın kulu. - Macid kelimesi, Allah´ın isimlerindendi.&lt;br /&gt;ABDÜLMALİK :(Ar.) Er. - Sahip olan, her şeyin mülkiyetinin sahibi olan Allah´ın kulu. - Malik&lt;br /&gt;ABDÜLMECİD :(Ar.) Er. - Şanı bü­yük ve yüksek olan, şan ve onur sahi­bi yüce Allah´ın kulu. - Mecid kelime­si Allah´ın 99 isminden biridir. Sultan Abdülmecid Han: 31. Osmanlı padi­şahı.&lt;br /&gt;ABDÜLMENNAN:(Ar.) Er. ? Çok ihsan eden, ihsanı bol olan Allah´ın kulu. - Mennan kelimesi, Allah´ın sıfatlarındandır.&lt;br /&gt;ABDÜLMESİH :(Ar.) Er. - Hastalara şifa veren, mesih İsa´nın kulu. İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;ABDÜLMETİN :(Ar.) Er. - Metanetli, sağlam, dayanıklı olan Allah´ın ku­lu. - Allah´ın isimlerin-dendir.&lt;br /&gt;ABDÜLMUCİB :(Ar.) Er. - Kendisine yönelip yalvaranların isteklerine cevap veren, onların dua ve tevbelerine icabet eden yüce Allah´ın kulu. Mucib, Esmau´l-Hüsna´dandır.&lt;br /&gt;ABDÜLMUHSİ :(Ar.) Er. - Bütün varlıkların sayısını tek tek bilen Allah´ın kulu. - Muhsi, Esmau´l-Hüs­na´dandır.&lt;br /&gt;ABDÜLMUHYİ :(Ar.) Er. - Hayat veren, can ve ruh veren, bütün canlıları ve hayatı diri tutan Allah´ın kulu. - Muhyi, Allah´ın 99 isminden birisi­dir,&lt;br /&gt;ABDÜLMUİD :(Ar.) Er. - Yaratılmışları yokettikten sonra tekrar dirilten Allah´ın kulu. - Muid Allah´ın 99 isminden birisidir, (bkz. el-Muid).&lt;br /&gt;ABDÜLMUİZ :(Ar.) Er. - Muiz´in, izzet veren, şereflendiren Allah´ın kulu. - Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLMÜMİN :(Ar.) Er. - Gönüllerde iman nurunu yerleştiren, kendisine yönelenlere, iman nasib ederek onları hidayetine alan, koruyan yüce Allah´ın kulu. - Mü´min, Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLVACİD :(Ar.) Er. - Yoktan vareden, meydana getiren, dilediğini anında elde eden, zenginlik ve serve­tine nihayet bulunmayan Vacid´in kulu. Vacid, Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLVAHİD :(Ar.) Er. - Tek ve eşsiz olan, zatında sıfatlarında, hü­kümlerinde, işlerinde asla benzeri ol­mayan Allah´ın kulu. - Vahid kelimesi Cenab-ı Hakk´ın Kur´an´da zikredilen 99 isminden birisidir, (bkz. el-Vahid).&lt;br /&gt;ABDÜLVALİ :(Ar.) Er. - Bütün alemleri ve meydana gelen bütün olayları tedbir ve idare eden Allah´ın kulu. - Vali, Esmau´l-Hüsna´dandır.&lt;br /&gt;ABDÜLVARİS :(Ar.) Er. - Gerçek servet ve zenginliklerin mutlak sahibi. Bütün zenginliklerin son ve asıl sahi­bi olan yüce Allah´ın kulu. - Varis ke­limesi Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLVASİ :(Ar.) Er. - Vasi´nin kulu.Genişlik sahibi ve müsade edici, darlık, fakirlik ve sıkıntıdan münez­zeh olan Allah´ın kulu. - Vasi kelime­si, Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜLVEDUD :(Ar.) Er. - Vedud'un kulu.- Allah'ın isimlerinden. Vedud; iyi amel sahibi kullarını seven, onlara rahmet ve rızasını yönelten, sevilmeye ve sayılmaya, dostluğu kazanılmaya yegane layık olan yüce Allah anlamındadır.&lt;br /&gt;ABDÜLVEHHAB:(Ar.) Er. - Çok çeşitli nimetleri daima bağışlayan Allah´ın kulu. Vehhab, Allah´ın isimle-rindendir. - "Abd" takısı almadan kul­lanılmaz.&lt;br /&gt;ABDÜLVEKİL :(Ar.) Er. - Kendisine tevekkül edilen, kudretiyle kullarının işlerini halleden, onlara yardımcı olan yüce Allah´ın kulu. - Vekil. Allah´ın isimlerindendir. .&lt;br /&gt;ABDÜLVELİ :(Ar.) Er. - Kendisine iman edenlerin dostu ve yardımcısı, Yarattıklarına mütevelli ve nazar edici olan Allah´ın kulu. - el-Veliyy kelimesi Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜNNAFİ :(Ar.) Er. - Yararlı şeyleri ve sebeplerini kudretiyle yaratan Allah´ın kulu. - Nafı kelimesi, Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜNNASIR :(Ar.) Er. - Yardım eden, Yardımcıların en hayırlısı, mü´minlere nusret ve zafer veren Allah´ın kulu. - Nasır, Allah´ın sıfatlarındandır.&lt;br /&gt;ABDÜNNASIR :(Ar.) Er. - Yardımcı, yardım eden Allah´ın kulu.&lt;br /&gt;ABDÜNNUR :(Ar.) Er. - Nur sahibi, aydınlık, parlaklık sahibi olan Allah´ın kulu. - Nur, Allah´ın isimlerin­dendir.&lt;br /&gt;ABDÜRRAFİ :(Ar.) Er. - Rafı´nin kulu. Allah´ın isimlerinden&lt;br /&gt;ABDÜRRAHİM :(Ar.) Er. - Merha­metli, esirgeyen, koruyan, acıyan, ahirette mümin kullarına merhamet eden Allah´ın kulu.- er-Rahim, Al­lah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDURRAHMAN:(Ar.) Er. - Rahman'ın kulu. Rahman; dünyada her canlıya, mü'min-kafir ayırdetmeksizin herkese merhamet eden. Allah'ın isimlerindendir. Abdurrahman İbn Avf: Sahabedendir.&lt;br /&gt;ABDÜRRAUF :(Ar.) Er. - Çok lütuf, şevkat ve rahmet eden. Onları belli nimetlerle dengeli yaşatan, seviyelendiren Allah´ın kulu.&lt;br /&gt;ABDURRAUF :(Ar.) Er. - Rauf olan Allah´ın kulu.&lt;br /&gt;ABDÜRREŞİD :(Ar.) Er. - Allah´ın isimlerinden. Reşid´in kulu.&lt;br /&gt;ABDÜRREZZAK :(Ar.) Er. - Bütün mahlukların rızkını veren Allah´ın kulu. - Rezzak, Allah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.&lt;br /&gt;ABDUSSABUR :(Ar.) Er. - Sonsuz sabır ve genişlik sahibi Allah´ın kulu. Allah´ın isimlerinden.&lt;br /&gt;ABDÜŞŞAHİD :(Ar.) Er. - Şahid´in kulu. Görünen ve görünmeyen eşyanın hepsini görücü ve tasarruf edici olan ve her şeyi müşahade altında bulunduran Allah´ın kulu. - Şahid, Al­lah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDÜSSAMED :(Ar.) Er. - Kimseye hiçbir şeye muhtaç olmayan, Allah´ın kulu. - Samed, Allah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.&lt;br /&gt;ABDÜŞŞEKÜR :(Ar.) Er. - Emrine uyan, yasaklarından sakınan kullarını seven ve çok ikramda bulunan Al­lah´ın kulu. - Şekür, Allah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.&lt;br /&gt;ABDÜSSELAM :(Ar.) Er. - Barış, rahatlık, selamete çıkaran, selam eden, zevalsiz ebedi olan Allah´ın kulu. - es-Selam kelimesi, Allah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılamaz.&lt;br /&gt;ABDÜSSEMİ :(Ar.) Er. - Her şeyden arınmış olarak bütün sesleri, sözleri ve kelimeleri işitip ayırdeden yüce Allah´ın kulu.&lt;br /&gt;ABDÜSSETTAR :(Ar.) Er. - Günahları örten, gizleyen Allah´ın kulu.&lt;br /&gt;ABDÜZZAHİR :(Ar.) Er. - Varlık ve birliği sonsuz sayıda eserler ve delillerle belli olan Allah´ın kulu. - ez-Zahir, Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABDU´L-MELİK:(Ar.) Er. - Her şey üzerinde tasarruf ve hükmeden tek hükümdar Allah´ın kulu. el-Melik, Allah´ın isimlerindendir.&lt;br /&gt;ABENDAM :(Fars.) Ka. - Güzel vücutlu, güzellik.&lt;br /&gt;ABER :(Ar.) Er. - Hz. Nuh´un erkek torunu.&lt;br /&gt;ABGUN :(Fars.) Er. - 1. Mavi renk. Gök. 2. Parlak. 3. Nişasta.&lt;br /&gt;ABHER :(Ar.) Er. 1. Nergis çiçeği. 2. Yasemin. 3. Zerrin kadehi çiçeği. 4. Dolu kab.&lt;br /&gt;ABHİZ :(Fars.) Er. 1. Büyük dalga. 2. Kaynak. 3. Su yolu.&lt;br /&gt;ABİD :(Ar.) Er. Allah´a ibadet eden, çok ibadet eden, zahid. Kullar, köleler.&lt;br /&gt;ABİDE :(Ar.) Er. - Anıt. Önemli ve değerli yapıt.&lt;br /&gt;ABİDİN :(Ar.) Er. - İbadet edenler-Zeyne´l-Abidin´den kısaltma isim ad. Zeynelabidin: Hz. Ali´nin torunlarından biri, ibadet edenlerin ziyneti.&lt;br /&gt;ABILAY HAN :(Tür.) Er. - Orta cüz Kazak Hanı. Ülkesini Çinlilere, Hive hanlıklarına karşı ustaca savundu (1711-1781).&lt;br /&gt;ABIŞKA NOYAN:(Tür.) Er. - İlhan­lı komutan. (XIII-XIV. yy.)&lt;br /&gt;ABŞAR :(Ar.) Ka.- Şelale.&lt;br /&gt;ABUŞKA :(Tür.) Er. - Koca, zevc, yaşlı erkek.&lt;br /&gt;ABUZER :(f.a.i.) Er. - Altın suyu. Altın suyu gibi parlak ve görkemli. Yahut Ebu Zer (el-Gıfarî) isminin fonetik değişikliğe uğramış şekli.&lt;br /&gt;ABUZETTİN :(Ar.) Er. - Din yolunda çabuk, hızlı giden&lt;br /&gt;ACA :(Tür.) Er. 1. Amca, ağabey. 2. Güçlü kuvvetli, başladığı işi bitiren. 3. Büyük&lt;br /&gt;ACAR :(Tür.). 1. Becerikli. 2. Atılgan, ele avuca sığmaz. 3. Halk. 4. Yeni, taze- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır (örfte). Acar, Sırrı: 1967 Dünya Güreş şampiyonu Türk.&lt;br /&gt;ACARALP :(Tür.) Er. - Yiğit, becerikli, cesur kişi.&lt;br /&gt;ACARBAY :(Tür.) Er. - Doğan Acarbay, olimpiyatlarda yarışmış Türk atlet, 1948.&lt;br /&gt;ACARMAN :(Tür.) Er. - Çevik, becerikli, girişken.&lt;br /&gt;ACARÖZ :(Tür.) Er. - Özünde yiğitlik bulunan.&lt;br /&gt;ACARSOY :(Tür.) Er. - Yiğit, soylu.&lt;br /&gt;AÇE :(Tür.) Ka. - Sumatra adasının en kuzey kısmı. Önceleri burada Açe İslam devleti hüküm sürerdi. Şimdi ise Hollanda sömürgesidir.&lt;br /&gt;AÇELYA :(Yun.i.) Ka. - Kokusuz, fundagillerden çeşitli renklerde çiçekler açan bir bitki.&lt;br /&gt;ACEM :(Ar.) Er. 1. Arap olmayan milletlerin hepsi 2. Açık ve doğru Arapça konuşamayan kimse 3. Özel­likle İranlı, İran halkından biri. Acem Bekir Efendi: Türk Reisü´l-Küttab, 1723.&lt;br /&gt;ACER :(Ar.) Ka. - Hz. İsmail (a.s.)´in annesi (bkz. Hacer).&lt;br /&gt;AÇIL :(Tür.) Ka. - Açılmak eyleminden emir&lt;br /&gt;AÇILAY :(Tür.) Ka. - Ayın dolunay halinde olmaya başlaması&lt;br /&gt;ACLAN :(Ar.) Er. - Hızlı, çabuk, telaşlı. Osman Bey ile çağdaş olan 14. yy. ortalarında yaşamış Karasi Beyi.&lt;br /&gt;ACUN :(Ar.) Er. - Dünya, varlık.&lt;br /&gt;ACUNAL :(Tür.) Er. - Dünyayı kapsayan, dünyayı fetheden.&lt;br /&gt;ACUNMAN :(Tür.) Er. - Dünyaca tanınmış, ünlü.&lt;br /&gt;AD :(Ar.) Er. - Çok eskiden Yemen taraflarında bulunan ve Hz.Hud tarafından imana getirilemediği için Allah tarafından yok edildiğine inanılan bir kavmin adı. Kur'an-ı Kerim'de bu kavim aynı isimle anılmış ve başlarından geçen hadiseler genişçe ele alınmıştır&lt;br /&gt;ADAHAN :(Tür.) Er. - Adanın haki­mi, yöneticisi.&lt;br /&gt;ADAL :(Tür.) Er. - "Adın yayılsın, ün kazan" manasında.&lt;br /&gt;ADALEDDİN :(Ar.) Er. - Dinin adaleti- Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ADALET :(Ar.) Ka./Er. - 1. Hakka riayctkarlık, hak tanırlık, haklılık, doğruluk. 2. Haksızlıktan uzaklaşma. 3. Düzenli ve dengeli davranma. 4. Hakkaniyet.&lt;br /&gt;ADANIR :(Tür.) Ka./Er. - Şanlı, şöhretli&lt;br /&gt;ADEM :(İb.h.i.) Er. 1. Allah´ın yarattığı ilk insan, insan soyunun atası ve ilk peygamberi. 2. Adam. 3. İyi, temiz kimse. Âdem (a.s.) ilk insan ve ilk isimlendirilen varlık. Kur´an´da Hz. Adem´in 25 yerde ismi geçer.&lt;br /&gt;ADETULLAH :(Ar.) Er. - Allah´ın kanunu, ilahi sünnet.&lt;br /&gt;ADEVİYE :(Ar.) Ka. 1. İyilik, yar­dımseverlik. 2. Ünlü hanım mutasav-vıfe.&lt;br /&gt;ADIGÜZEL :(Tür.). Ka./Er. - Güzel isim. Verilen ismin güzel olması.&lt;br /&gt;ADİL :(Ar.) Er. 1. Doğruluk gösteren. Doğru. 2. Eşit, eş, müsavi. 3. Adaletli davranan. Kur´anî bir isimdir. Allah´ın emirlerini hakkıyla uygula­yan anlamına gelir. Raşid halifelerin 2. cisi Ömer b. el-Hattab´ın meşhur lakabı.&lt;br /&gt;ADİL GİRAY :(a.t.i.) Er. - Kırım veliahtı. (1548- Kazvin 1579) Devlet Giray´ın oğlu. Osmanlı-İran savaşında Osmanlılara yardımcı oldu. İkinci Şa-&lt;br /&gt;ADİLE :(Ar.) Ka. 1. Doğruluk gösteren. 2. Doğru- Her işinde adalet, doğruluk bulunan hükümet. 3. Adile Sultan&lt;br /&gt;ADİLHAN :(a.t.i.) Er. - Adil yönetici.&lt;br /&gt;ADİN :(Ar.) Er. - Cennet (Adn).&lt;br /&gt;ADİY :(Ar.) Er. - Savaşçı, savaştan geri durmayan, mücahid. Adiy b. Ha­tim et-Tai: 630 yılında müslüman ol­du. Babası gibi cömertti. Kabilesinde İslam´dan dönme eğilimleri görünce engel oldu. Cemel vakasında Hz. Alinin yanında yer aldı.&lt;br /&gt;ADNAN :(Ar.) Er. - Cennette ölümsüzlüğe kavuşan kimse.&lt;br /&gt;ADNİ: (Ar.) Er. 1. Adın´a mens:&lt;br /&gt;AFAFET :(Ar.) Ka. 1. Afıflik, temizlik, temiz olan. 2. Fenalıktan, günah işlemekten kaçınma. 3. Namuslu ol­mak.&lt;br /&gt;AFET :(Ar.) Ka. 1. Büyük felaket, bela, musibet. 2. Çok güzel kadın, dil­ber&lt;br /&gt;AFFAN :(Ar.) Er. - Kötü şeylerden kaçınan, kötülüklerden uzaklaşan, te­miz. Ashab´dan bu ismi kullananlar olmuştur.&lt;br /&gt;AFGAN :(Ar.) Er. - Heyecanlı, çabuk öfkelenen. Orta Asya´da yaşayan müslüman bir kavim. Cemalettin Af-gani: Müslüman alimlerden.&lt;br /&gt;AFİF :(Ar.) Ka. 1. İffetli, namuslu, ırz ve namus sahibi kadın. 2. Doğru, haramdan sakınan, yolsuzluğa sap­maz kişi.&lt;br /&gt;AFİFE :(Ar.) Ka. İffetli, namuslu, ırz ve namus sahibi kadın - IV. Mehmed´in hanımı.&lt;br /&gt;AFİL :(Ar.) Er. 1. Uful eden, gurub eden, batan (güneş, yıldız). 2. Görünmez olan, kaybolan&lt;br /&gt;AFİTAB :(Fars.) Ka.l. Güneş, gün ışığı. 2. Çok güzel, dilber, parlak yüz.&lt;br /&gt;AFRA :(Ar.) Ka. 1. Ayın onüçüncü gecesi. 2. Beyaz toprak. Afra binti Ubeyde: Sahabe hanımlardan.&lt;br /&gt;AFŞAR :(Tür.) Er. 1. Oğuz Türklerinin 24 boyundan biri. Türkiye, Iran, Azerbaycan ve Afganistan´da dağınık olarak yaşamaktadırlar. 2. Çabuk iş gören, çevik, atılgan&lt;br /&gt;AFŞİN :(Tür.) Er. - Zırh, silah. Afşin bey: Selçuklu komutanı. ( XI. yy.). Gümüştigin´le birlikte Anadolu savaşlarına çıktı. Malatya´da Bizans ordula­rını yendi. Marmara kıyılarına kadar ilerledi (1079).&lt;br /&gt;AFTABE :(Fars.) Ka. - 1. Su kabı. 2. Güneş biçiminde yapılan mücevher.&lt;br /&gt;AFUV :(Ar.) Er. - Daima affeden, merhametli. Esmaü´l-Hüsna´dandır. "Abd" takısı alarak kullanılır.&lt;br /&gt;AĞA :(Tür.) Er. 1. Yaşlanma manası­na gelen "ağmak"tan. Büyük, efendi. Büyük kardeş, ağabey. 2. Amir, baş, reis. Eski devlet teşkilatımızda bazı idarecilere verilen unvan. 3. Osmanlı devletinde okuma-yazma bilenlere verilen şeref unvanı.&lt;br /&gt;AGAH :(Fars.) Er. - Bilgili, haberli, uyanık, afif. Vakıf olmuş, malumatlı. Agah Efendi: (1744-1824). Türk dev­let adamı.&lt;br /&gt;AĞAHAN :(Tür.) Er. - Nizari İsmaili imamlara verilen unvan. Doğu Türkçesinde ağabey anlamında da kulla­nılmıştır. Türk kökenli Kaçarların onur unvanıydı. Ağa Han: Nizari İsmailîlerin dini önderi.&lt;br /&gt;AĞAN :(Tür.) Ka.- Akanyıldız, ağma&lt;br /&gt;AĞANER :(Tür.) Er. - Saf, temiz, duru insan.&lt;br /&gt;AĞAR :(Tür.) Er. - 1. Beyaz renkli. 2. Açık tavırlı, samimi. 3. Asil, onurlu, şerefli.&lt;br /&gt;AĞCA :(Tür.) Ka. - Beyaz tenli kadın.&lt;br /&gt;AGER :(Tür.) Er. - Temiz, doğru kimse&lt;br /&gt;AĞGÜL :(Tür.) Ka. - Beyaz gül, ak gül.&lt;br /&gt;AGRA :(Ar.) Er. - Çok sevimli, çok yakışıklı.&lt;br /&gt;AHAD :(Ar.) Er. 1. Bir, kişi, kimse. 2. Birler, birden dokuza kadar olan sayılar. 3. Ünlü Türk denizcilerinden Ahad bey (Umur bey donanmasından).&lt;br /&gt;AHAVİ :(Ar.) Er. - 1. Kardeşçe, dostça. Kardeş gibi.&lt;br /&gt;AHBARÎ :(Ar.) Er. - Haber veren, rivayet eden.&lt;br /&gt;AHDİ :(Ar.) Er. - Ahd, and icabı veya ahd ve ahda müteallik. Ahdî, Türk tezkire yazan ve Divan şairi (Bağdat 1593).&lt;br /&gt;AHENK :(Fars.) Ka. 1. Uygun, uyum düzen, armoni. 2. Renkler arasında uygunluk. Sesler arasında uygunluk, düzen, makam. 3. Çalgılı eğlence-Saz takımınca icra edilen beste. 4. Kasıt, niyet.&lt;br /&gt;AHFA :(Ar.)- Kalb, ruh, sır, hafi, ah-fa şeklinde sıralanan "Ietafet-i hamse" sonuncusuna verilen ad.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AHFAZ :(Ar.) Er. - 1. Belleği çok kuvvetli. 2. Kur´an´ı en iyi hıfzetmiş kişi. 3. Alçak gönüllü.&lt;br /&gt;AHFEŞ :(Ar.) Er. 1. Küçük gözlü, zayıf bakışlı. 2. Yalnız gece gören kimse. Ahfeş lakabında üç büyük Arap alimi vardır. Abdülhamid, Said b. Mes´ade, Ali b. Süleyman.&lt;br /&gt;AHİ :(Ar.) Er. 1. Ahi ocağına mensup olan kimse. 2. Cömert, eliaçık. Ahi Benli Hasan. Türk şairi. Yavuz döneminde yaşamış ve Şirinu Perviz mesnevisini yazmıştır.&lt;br /&gt;AHİD :(Ar.) Er. 1. Bir şeyin yerine getirilmesini emretmek. 2. Söz vermek. Emir, talimat, taahhüt, anlaşma, yükümlülük.&lt;br /&gt;AHKAF :(Ar.) Er. 1. Kum fırtınası 2. Kur´an-ı Kerim´in 6. suresi. Araplar bu ismi, Arabistan´ın güneyinde, kimsenin bilmediği ve giremediği çöle vermişlerdir.&lt;br /&gt;AHLA :(Ar.) Ka. - Çok tatlı. Pek şirin.&lt;br /&gt;AHLAS :(Ar.) Er. - 1. Saf, halis, karışımsız. 2. İyi yürekli, temiz kimse. 3. Kur´anî ıstılahta, Allah´a halis olarak yönelip ihlaslılıkta ileri bir dereceye varmış kul.&lt;br /&gt;AHMED :(Ar.) Er. - Çok, en çok övülmüş, methedilmiş. Kur´an-ı Kerim´de Saf suresinin 2. ayetinde: Hz.İsa, İsrailoğullarına: "...adı Ahmed olan peygamberi de müjdeleyici olarak geldim" şeklinde geçen isimlendirme ile Peygamberimizin isimlerinden birisi olarak anı&lt;br /&gt;AHMER :(Ar.) Er. - Kırmızı, kızıl.&lt;br /&gt;AHNEF :(Ar.) Er. 1. Ayaklan çarpık ve eğri büğrü olan. Daha çok lakap olarak kullanılır. Ahmet b. Kays, as-habdan.&lt;br /&gt;AHNES :(Ar.) Er. - Basık ve sivri burunlu. Daha çok lakap olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AHRA :(Ar.) Ka. - Daha layık, münasip, uygun&lt;br /&gt;AHSA :(Ar.) - Arabistan´ın Kuveyt-Katar kısmına verilen isim- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır&lt;br /&gt;AHSEN :(Ar.) - Daha güzel, çok güzel, en güzel. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Ahsen-i takvim: En gü­zel şekil. Kur´an-ı Kerim´in Tin suresinin 3. ayetinde insanın ahsen-i takvim üzere yaratıldığı beyan buyurulmaktadır. Ahsen kelimesi, Kur´an´da 16 yerde&lt;br /&gt;AHTER :(Fars.) Ka. - Yıldız.&lt;br /&gt;AHU :(Fars.) Ka. 1. Ceylan, karaca, gazal. 2. Güzel, ince alımlı kadın. 3. Gözleri ceylan gözüne benzeyen kadın. 4. Kardeş, dost&lt;br /&gt;AHVER :(Ar.) Er. -1. Müşteri yüzlü, güzel gözlü adam. 2. Zeki, akıllı.&lt;br /&gt;AHVES :(Ar.) Er. - Cesur, kahraman, yiğit.&lt;br /&gt;AİŞE :(Ar.) Ka. - 1. Yaşayan, zenginlik ve bolluk gören. Yaşayış. Aişe binti Ebu Bekir. Peygamberimiz (s.a.s)´in hanımlarından. Muhterem annelerimizden biri olan Aişe (r.a.) İslami bilgisi ve fakihliği ile de meşhurdur (bkz. Ayşe).&lt;br /&gt;AJDA :(Tür.) Ka. 1. Filiz sürgün. 2. Çentik çentik olan şey&lt;br /&gt;AKABE :(Ar.) Er. 1. Sarp geçit, çıkılması zor yokuş. 2. Tehlike. Atlatılması zor güçlük, muhtıra.&lt;br /&gt;AKAD :(Tür.) Er. - Doğruluğuyla, dürüstlüğüyle tanınmış kimse.&lt;br /&gt;AKALIN :(Tür.) Er. - Alnı açık, suçu olmayan, onurlu. Akalın (Besim Ömer Paşa). Türk hekim.&lt;br /&gt;AKALP :(Tür.) Er. - Doğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınan kimse.&lt;br /&gt;AKALP :(Tür.) Er. - Cömert, eli açık yiğit.&lt;br /&gt;AKANAY :(Tür.) Ka. - Yıldız kümesi.&lt;br /&gt;AKANSEL :(Tür.) Er. 1. Akarsu. 2. Uzun mesafeler geçerek denize dökülen akarsu.&lt;br /&gt;AKAR :(Tür.) Er. 1. Akıp geçen. 2. Gelir getiren.&lt;br /&gt;AKASMA :(Tür.) Ka. - Beyaz, mavi, morumsu, pembe çiçek veren yabani, tırmanıcı bir bitki.&lt;br /&gt;AKASOY :(Tür.) Er. - Sevilen, sayılan soydan gelen&lt;br /&gt;AKASYA :(Yun.i.) Ka. - Küçük sıra yapraklı, gölgeli küçük cinsleri süs için yetiştirilen baklagillerden bir ağaç. Salkım ağacı da denir.&lt;br /&gt;AKAY :(Tür.)- Beyaz ay, ayın tam bir daire olarak dolgun, parlak göründüğü evre. Ak ve ay kelimelerinden birleşik isim. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AKBATU :(Tür.) Er. - Yiğit erkek.&lt;br /&gt;AKBEHMEN :(Tür.) Er. Peygamber çiçeğinin eşanlamlısı.&lt;br /&gt;AKBİLGE :(Tür.) - Alim, bilgili, dürüst kimse.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AKBOĞA :(Tür.) Er. - Boğa gibi güçlü ve temiz şahsiyetli. Akboğa Celayir: Moğol emir ve komutanı.&lt;br /&gt;AKBUDUN :(Tür.) Er. - Temiz, tanınmış soydan gelen&lt;br /&gt;AKÇA :(Tür.) Ka. 1. Oldukça ak, beyazca. 2. Eskiden kullanılan küçük gümüş para, nakit. 3. Temiz, saf, iyi niyetli kişi.&lt;br /&gt;AKÇAKİRAZ :(Tür.) Ka. - Bir kiraz çeşidi.&lt;br /&gt;AKÇAKOCA :(Tür.) Er. - Temiz ve namuslu erkek. - Osman Gazi ve Orhan Gazi´nin silah arkadaşı.&lt;br /&gt;AKÇALI :(Tür.) Er. - Varlıklı, zengin.&lt;br /&gt;AKÇAM :(Tür.) Er. - Kuzey Amerika´da yetişen bir çam türü.&lt;br /&gt;AKÇAN :(Tür.) Ka. - Temiz, dürüst kimse&lt;br /&gt;AKÇAR :(Tür.) Er. - iyi ruhlar.&lt;br /&gt;AKCEBE :(Tür.) Er. - Beyaz zırh sahibi yiğit.&lt;br /&gt;AKÇİÇEK :(Tür.) Ka. - Beyaz çiçek- Daha çok örfte kullanılır.&lt;br /&gt;AKÇIL :(Tür.) - Beyazımsı, solgun Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AKÇORA :(Tür.) Er. - İyi ruhlar.&lt;br /&gt;AKDA :(Ar.) Ka. - Himaye altında olan cariye, kadın, köle.&lt;br /&gt;AKDEMİR :(Tür.) Er. - Demir gibi güçlü ve temiz yürekli. Yiğit.&lt;br /&gt;AKDES :(Ar.) Er. - En kutsal.&lt;br /&gt;AKDİL :(Tür.) Er. - İyi, doğru, güzel konuşan kişi.&lt;br /&gt;AKDORU :(Tür.) Er. - Doruğu bulutlu dağ.&lt;br /&gt;AKEL :(Tür.) Er. 1. Doğru, dürüst işler yapan kimse. Dürüst, güvenilir erkek.&lt;br /&gt;AKERMAN :(Tür.) Er. - Dürüst, soylu, temiz kişi.&lt;br /&gt;AKGÜL :(Tür.) Ka. - Beyaz gül.&lt;br /&gt;AKGÜN :(Tür.) Er. - Mutlu, sevinçli gün.&lt;br /&gt;AKHAN :(Tür.) Er. - Dürüst hakan.&lt;br /&gt;AKİF :(Ar.) Er. 1. Bir şeyde sebat eden. 2. İbadet eden, ibadet maksadıyla mübarek bir yere çekilen. İ´tikafa giren. 3. Direnen. M. Akif Er soy: Ünlü şair ve yazarımız. Safahat´ın yazarı. İstiklal marşını telif etmiştir.&lt;br /&gt;AKİFE :(Ar.) Ka. 1. Bir şey üzerinde azimle duran, sebatlı, kararlı. 2. İba*&lt;br /&gt;AKİL :(Ar.) Er.- Akıllı, akıl sahibi. Uslu, kavrayışlı. Ali b. Ebi Talib´in kardeşi. Akil b. Ebi Talib.&lt;br /&gt;AKIMAN :(Tür.) Er. - Cömert, eli açık kimse.&lt;br /&gt;AKIN :(Tür.) Er. - Her engeli aşan, güçlüklerden yılmayan, hızlı hareket kabiliyetine sahip.&lt;br /&gt;AKINALP :(Tür.) Er. - Akın yapan yiğit. Yiğit.&lt;br /&gt;AKINCI :(Tür.) Er. -Osmanlılarda ileri karakol. Ani vurkaçlarla düşmanlarının moralini bozan uç süvarileri. Hafif süvari.&lt;br /&gt;AKINTAN :(Tür.) Er. - Tan yeri ağarırken yapılan akın&lt;br /&gt;AKİPEK :(Tür.) Ka. - İpek gibi ka­dın.&lt;br /&gt;AKİS :(Ar.) Ka. 1. Yankı. 2. Işığın veya bir şeklin bir satha çarpıp orada görünmesi, yansı. 3. Zıt, ters, muhalif.&lt;br /&gt;AKKIZ :(Ar.) Ka.- Beyaz kadın.&lt;br /&gt;AKKOR :(Tür.) Ka. - Işık saçacak aklığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.&lt;br /&gt;AKMAN :(Tür.) Er. 1. Temiz, beyaz, güzel insan. 2. Yaşlı kimse.&lt;br /&gt;AKMAR :(Ar.) Ka. - Aylar, yıldızlar.&lt;br /&gt;AKMER :(Ar.) Ka. - Ay gibi beyaz (yüz)&lt;br /&gt;AKNUR :(t.a.i.) Ka. - Beyaz nur.&lt;br /&gt;AKÖZ :(Tür.) Er. - Özü sözü doğru kişi, temiz kişilikli.&lt;br /&gt;AKSAN :(Tür.) Er.- İyi ve temiz tanınmış kimse.&lt;br /&gt;AKŞEMSEDDİN :(t.a.i.) Er.- Dinin güneşi.- Türk din bilgini ve hekim. (Şam 1389-Göynük 1459). Fatih´in hocasıdır. İstanbul´un fethinde bulundu. Ünlü sahabi komutan Eba Eyyub el-Ensari´nin mezarını bulduğu söylenir.&lt;br /&gt;AKSEN (Tür.) Ka.- Sen aksın, t :&lt;br /&gt;AKŞIN :(Tür.) 1. Az ak, akımsı.2. Derisinde, kıllarında ve gözlerinde doğuştan boya maddesi bulunmadığı için her yanı beyaz olan (insan, hayvan). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AKSIN :(Tür.) Er.- Temiz, doğru, dürüstsün.&lt;br /&gt;AKŞİT :(Tür.) Er. - Kutlu uğurlu. 2. Ak. 3. Güneş, nur, aydınlık. Akşit Muhammed b. Tugac: İhşidiler devle­tinin kurucusu.&lt;br /&gt;AKSOY :(Tür.) Er. - Temiz soylu.&lt;br /&gt;AKSU :(Tür.) Ka. 1. Temiz, pırıl pırıl su gibi. 2. Nehir&lt;br /&gt;AKSUNA :(Tür.) Ka. -Ak renkli yaban ördeği.&lt;br /&gt;AKSUNGUR :(Tür.) Er.-Doğan cinsinden bir nevi av kuşu. - Aksungur b. Abdullah. Melikşah zamanında Halep´in hakimliğini, yöneticiliğini yapan Türk Emiri.&lt;br /&gt;AKSÜYEK :(Tür.) Er. - Eski Türklerde soylu anlamında kullanılırdı.&lt;br /&gt;AKTAÇ :(Tür.) Er. - Beyaz taç.&lt;br /&gt;AKTAN :(Tür.) - Aydınlık, mehtaplı gece.&lt;br /&gt;AKTAR :(Tür.) Er. - Parlak, aydınlık sabah.&lt;br /&gt;AKTAŞ :(Tür.) Er. - Mermer.&lt;br /&gt;AKTAY :(Tür.) Er. - Beyaz tay. Türkler´de çok kullanılan bir isimdi.&lt;br /&gt;AKTEKİN :(Tür.) Er. - Parlak, görkemli, temiz huylu yiğit.&lt;br /&gt;AKTEMÜR :(Tür.) Er. - Akdemir.&lt;br /&gt;AKYİĞİT :(Tür.) Er.- Dürüstlüğü ve temizliğiyle tanınmış yiğit.&lt;br /&gt;AKYIL :(Tür.) Er. -Temiz, güzel sene. - Erkek ve kadın adı olarak da kullanılır.&lt;br /&gt;AKYILDIZ :(Tür.) - Akşama doğru doğan parlak yıldız. Çoban yıldızı, sabah yıldızı.&lt;br /&gt;AKYOL :(Tür.) Er. - Dürüst, doğru ve iyi yol.&lt;br /&gt;ALAADDİN :(Ar.) Er. -Dini yücelt­mek için din uğruna çalışan kimse. Alaaddin Keykubad (1192-1237) Anadolu Selçuklu Sultanı. - Türk dil kuralları açısından "d/t" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ALACAN :(Tür.) Er. - (bkz. Akan).&lt;br /&gt;ALAGÜN :(Tür.) Ka. - Yazın güneş buluta girdiği zamanki gölgeli hava.&lt;br /&gt;ALAMET :(Ar.) Ka. 1. İşaret, iz, nişan. 2. Remiz, sembol. 3. Belirti, emare. 4. Çok iri, şaşılacak büyüklükte (mec.).&lt;br /&gt;ALANALP :(Tür.) Er. - Ülke alan, fetheden, fatih.&lt;br /&gt;ALANGOYA :(Moğ.) Ka. 1. Altın geyik. 2. Ünlü Moğol destanının kutsal sayılan kadın kahramanı.&lt;br /&gt;ALANGU :(Tür.) Er. -Altın geyik.&lt;br /&gt;ALATAN :(Tür.) Er. - Güneş doğmadan önce ufukta beliren karışık renkler.&lt;br /&gt;ALCAN :(Tür.) Ka. - Can alıcı güzel. Can alan, cesur, yürekli.&lt;br /&gt;ALEMDAR :(a.f.i.) Er. 1.Bayrak veya sancak tutan, taşıyan, bayraktar, sancaktar. 2. İşe önderlik eden. Alemdar Mustafa Paşa: Osmanlı veziri.&lt;br /&gt;ALEV :(Tür.) Ka. 1. Ateşten ve yanıcı cisimlerden çıkan parlak, çeşitli şekillere giren gazlardan meydana gelen şeffaf dil, yalım. 2. Aşk ateşi, sevda. 3. Alımlı, cazibeli kadın.&lt;br /&gt;ALEVİ :(Ar.) Er. - Hz. Ali soyundan, Hz. Ali´ye hususi ilgi gösteren, ona taraftar olan. Şii mezhebinin kolların­dan biri.&lt;br /&gt;ALGAN :(Tür.) Er. - Alan, fetheden, fatih.&lt;br /&gt;ALGIN :(Tür.) Er. 1. Güçlü, iyi, gü­zel, sıcakkanlı, sevimli. 2. Sevdalı, aşık, vurgun. 3. Hızlı akan su. 4. Renksiz, cılız, zayıf.&lt;br /&gt;ALGUHAN :(Tür.) Er. - Çağatay hanlığı hükümdarı. (1266). Orta Asyayı ele geçirip Harezmden Afganis­tan´a kadar sınırlarını genişletti. Cengiz´in yasalarını şiddetle uyguladı.&lt;br /&gt;ALGÜL :(Tür.) Ka. - Kırmızı gül.&lt;br /&gt;ALGUN :(Fars.) Ka. 1. Aklı alınmış. 2. Al renginde, koyu ve parlak pem­be. 3. Tümsek, tepe.&lt;br /&gt;ALGUNE :(Fars.) Ka. 1. Serap. 2. Allık.&lt;br /&gt;ALİ :(Ar.) Er. 1. Yüce, ulu, yüksek. 2. Hz. Ali: Ebu Talib´in oğlu. Pey­gamberimizin amcazadesi ve kızı Fat­ma (r.anha)´nın kocası. Dördüncü halife.&lt;br /&gt;ALİ HAN :(a.t.i.) Er. - Yüce han.&lt;br /&gt;ALİCAN :(a.f.i) Er. - Ali ve can isimlerinin bir araya gelmesinden meydana gelmiştir. - (bkz. Ali ve Can).&lt;br /&gt;ALİCENGİZ :(a.t.i.) Er. - Akla gelmez, şeytanca, beklenmedik ve umulmadık tarzda anlamlan ile "Alicengiz oyunu" deyiminde geçer.&lt;br /&gt;ALİGÜHER :(a.f.i.) Er. - Yaratılışı ve mayası yüce ve değerli olan.&lt;br /&gt;ALİKADR :(Ar.) Er. 1. Yüksek kıymette olan, çok kıymetli, çok takdir edilen, çok saygıdeğer. 2. Meşhur bir çeşit lale.&lt;br /&gt;ALİM :(Ar.) Er. 1. Çok okumuş, bilgin.,2. Çok bilen. 3. Sonsuz. İlim sahibi. Allah´ın sıfatlarındandır. Kur´an´da Cenab-ı Hakk´ın ismi olarak 13 yerde geçer. "Abd" takısı alarak da kullanılır.&lt;br /&gt;ALINAK :(Tür.) Er. - Doğru, güvenilir.&lt;br /&gt;ALİŞAH :(a.f.i.) Er. - Hükümdarların en yücesi. Alişah Taceddin. (?-1324). İlhanlı veziri.&lt;br /&gt;ALIŞAN :(a.f.i.) Er. - Şan ve şerefi yüce ve yüksek olan çok değerli.&lt;br /&gt;ALİYAR :(a.f.i.) Er. 1. Yar, dost, sevgili. 2. Alinin dostu, sevgili adı. 3. Yüce dost. - Birleşik isim&lt;br /&gt;ALİYE :(Ar.) Er. - Yüce, yüksek, bir şeyin en yukarısı, tepesi.&lt;br /&gt;ALKAN :(Tür.) Er. - Kırmızı kan. Alkan bey: Türk denizci. Selçukluların egemenliğindeki İznik´te Ebu´l-Kasım´ın donanma komutanı.&lt;br /&gt;ALKIM :(Tür.) Er. - Gökkuşağı. Alkım (Uluğ Bahadır) Türk Arkeolog.&lt;br /&gt;ALKIN :(Tür.) Er. 1. Sevdalı, aşık, vurgun. 2. El çırpma, övme.&lt;br /&gt;ALKUR :(Tür.) Er. - Hep, bütün, herkes.&lt;br /&gt;ALLAHVERDİ :(a.t.i.) Er. - İran´da yaşayan bir Türkmen kabilesinin adı.&lt;br /&gt;ALP :(Tür.) Er. 1. Eski Türklerde kahraman, yiğit, cesur, bahadır, pehlivan. 2. Seyfi kola mensup, savaşçı, fütüvvet ehli. Alperen, Alpgazi. Bu isim İslam´dan sonra da Türkler arasında kullanılmaya devam etti.&lt;br /&gt;ALPAĞAN :(Tür.) Er. - Cesur, yiğit, kahraman.&lt;br /&gt;ALPAGU :(Tür.) Er. 1. Tek başına düşmana saldıran yiğit. 2. Eski Türklerde bir rütbe adı. 3. Eski Türklerde bir kurt adı.&lt;br /&gt;ALPAK :(Tür.) Er. - Dürüst, kahraman, yiğit.&lt;br /&gt;ALPARTUR :(Tür.) Er. - Kendine güveni olan yiğit.&lt;br /&gt;ALPASLAN :(Tür.) Er. - Arslan gibi cesur ve yiğit, savaş beyi. Büyük Sel­çuklu hükümdarı. Selçukluların en büyük zaferi sayılan Malazgirt zaferi onundur (l071).&lt;br /&gt;ALPAY :(Tür.) Er. - Cesur, yiğit kimse.&lt;br /&gt;ALPBİKE :(Tür.) Er. - genç, delikanlı,&lt;br /&gt;ALPDOĞAN :(Tür.) Er. - Doğuştan yiğit olan.&lt;br /&gt;ALPEREN :(Tür.) Er. - Yiğit, bahadır.&lt;br /&gt;ALPERTUNGA :(Tür.) Er. - Efsanevi Türk hükümdarı ve destan kahramanı. M.Ö. 626 yıllarında yaşayıp İranlılarla uzun savaşlara giren Turan (Saka) hükümdarı olduğu söylenir.Türk, İran, Arap, Hint, Eski Yunan ve Asur kaynaklarında kendisinden değişik adlarla bahsedilir.&lt;br /&gt;ALPGİRAY :(Tür.) Er. - Yiğit hükümdar. Kırım veliahtı. Bir ara Kırım Hanı da oldu.&lt;br /&gt;ALPHAN :(Tür.) Er. - Yiğit hükümdar.&lt;br /&gt;ALPKAN :(Tür.) Er. - Yiğit soydan gelen.&lt;br /&gt;ALPKIN :(Tür.) Er. - Keskin kılıç.&lt;br /&gt;ALPMAN :(Tür.) Er. - Yiğit, cesur, kahraman.&lt;br /&gt;ALPSOY :(Tür.) Er. - Yiğit ve cesur soya mensub.&lt;br /&gt;ALPTEKİN :(Tür.) Er. - Kahraman şehzade. Birleşik isim. Alp: Kahraman, Tekin: Şehzade.&lt;br /&gt;ALTAN :(Tür.) Er. 1. Sabahın güneş doğarkenki zamanı. 2. Hakanlara verilen unvan, sultan, padişah.&lt;br /&gt;ALTAY :(Tür.) Er. 1. Asya´da Batı Sibirya ile Moğolistan´ı ayıran dağlık bölge. 2. Altay dağlan bölgesinde yaşayan Türklerin genel adı.&lt;br /&gt;ALTIN :(Tür.) Ka. 1. Parlak, san renkte, paslanmayan, kolay işlenebilen, ziynet eşyası olarak da kullanılan maden, zer, zeheb. 2. Örfte kadın adı olarak kullanılır. Zerrin (bkz. Zerrin).&lt;br /&gt;ALTINBAŞAK :(Tür.) Ka. - Değerli kimse.&lt;br /&gt;ALTINIŞIN :(Tür.) Ka. - Işığın en güçlü anı.&lt;br /&gt;ALTINTAÇ :(Tür.) Ka. - Altından taç.&lt;br /&gt;ALTUNAY :(Tür.) Er. - Ay´ın san renkli hali&lt;br /&gt;ALTUNÇ :(Tür.) Er. 1. Bakır alaşımı. 2.Kırmızı bakır. 3. Kırmızı, al gözlü.&lt;br /&gt;ALTUNER :(Tür.) Er. - Değerli kimse.&lt;br /&gt;ALTUNHAN :(Tür.) Er. - Zengin hakan. Türklerin, Çin´de hüküm süren Türk-Moğol hükümdarlarına verdikleri ad.&lt;br /&gt;ALYA :(Ar.) Er. 1. Yüksek yer, yükseklik. 2. Gök, sema.&lt;br /&gt;AMANULLAH :(Ar.) Er. - Allah´ın bağışlaması. Allah´ın koruması.&lt;br /&gt;AMİD :(Ar.) Er. 1. Çok hasta. 2. Aşk hastası. 3. Başlıca nokta. 4. Önder, şef, komutan. 5. Diyarbakır´ın eski adı. Ortaçağ´da İslam Türk devletlerinde kullanılan bazı unvanlar ve memuriyet isimleri.&lt;br /&gt;AMİL :(Ar.) Er. 1. Fail, yapan, işleyen. 2. İslam devletlerinde zekat, vergi tahsildarı veya valiler ve devlet memurlan.&lt;br /&gt;AMİNE :(Ar.) Ka. - Gönlü emin, kalbinde korku olmayan. - Peygamber´in (s.a.s) annesinin adı. (bkz. Emine).&lt;br /&gt;AMİR :(Ar.) Er. 1. Mamur eden, şenlendiren. 2. İmar olunmuş. 3. Devlete ait. 4. Kendisine bağlı görevliler bulunan. Amir b. Abdullah b. Mes´ud: Tabiindcndir. İslam fıkıh bilgini.&lt;br /&gt;AMMAR :(Ar.) Er. 1. Memur eden. 2. Bayındırlaştıran. - Ammar b. Yasir. Sahabeden. İlk müslüman olanlardandır. Çok işkence gördü. Habeşistan´a hicret etti. Annesi ilk İslam şehidcsi Sümeyye (r. anha)´dir.&lt;br /&gt;AMR :(Ar.) Er. - Uzun yaşamak, uzun ömürlü olmak. Amr b. Madikerib: 631´de Medine´ye gitti ve müslüman oldu. Çok yaşlıyken bile iyi savaştı.&lt;br /&gt;AMUZ :(Fars.) Er. - Bilen, öğrenmiş, öğreten.&lt;br /&gt;ANBER :(Ar.) Ka. 1. Ada balığının bağırsaklarında toplanan yumuşak, yapışkan ve misk gibi kokan, kül renginde madde. 2. Güzel koku. 3. Güzellerin saçı.&lt;br /&gt;ANDAK :(Tür.) Er. - Hemen, o anda. - Erkek ve kız adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ANGIN :(Tür.) Er. 1. Tanınmış, ünlü, namlı. 2. Bayındır&lt;br /&gt;ANI :(Tür.) - Yaşanmış olaylardan belleğin sakladığı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ANİF :(Ar.) Er. 1. Sert, şiddetli. 2. Haşin. 3. Geçmişte, pek yakında, burnun ucu denecek kadar yakından ge­çen. 4. Biraz önce, belirtilen, bahsedilen.&lt;br /&gt;ANIL :(Tür.) Ka. 1. Anılmak eylemi. 2. Meşhur, ünlü. 3. Hatırlanan.&lt;br /&gt;ARAF :(Ar.) Er. 1. Cennet ile cehennem arasındaki yer. 2. Sert, tepe. 3. Adetler, usuller. Arafat: Mekke´nin yakınında bulunup hacıların arefe günü durdukları yerdir. Bu duruş haccın rükünlerindendir.&lt;br /&gt;ARAL :(Tür.) - Birbirine yakın adalar topluluğu. Orta Asya´da bir göl.&lt;br /&gt;ARAM :(Fars.) Ka. 1. Dinlenme, sükun, karar. 2. Rahat, huzur, istirahat. 3. Oturma, eğlenme, ikamet etme.&lt;br /&gt;ARAMCAN :(Fars.) Ka. -1. Gönül rahatı. 2. Sevgili, sevilen güzel.&lt;br /&gt;ARAMDİL :(Fars.) Er. 1. gönül rahatı. 2. Sevilen güzel. 3. Yer mekan.&lt;br /&gt;ARCA :(Ar.) Ka. -1. Temiz, namuslu. 2. Aksak, topal.&lt;br /&gt;ARDA :(Tür.) Er. 1. Eskiden bazı çavuşların elde tuttukları uzun değnek. 2. İşaret için dikilen değnek. -3. Çıkrıkçı kalemi. 4. Sonra gelen.&lt;br /&gt;AREF :(Ar.) Er. 1. Pek maruf, çok bilinen. 2. Arif, anlayışlı ve bilgili.&lt;br /&gt;AREFE :(Ar.) Ka. 1. Arife, dini bayramlardan bir evvelki gün. 2. Bir önceki gün.&lt;br /&gt;AREL :(Tür.) Er. - Temiz, dürüst kimse.&lt;br /&gt;ARGU :(Tür.) Er. 1. İki dağ arası, uçurum. 2. Orta Asya´da Issık gölü çevresinde Çu ve Talaş havzalarında yaşamış Kırgızların en büyük boyu. Argu Türkleri.&lt;br /&gt;ARGÜN :(Tür.) Er. - Temiz, aydınlık gün.&lt;br /&gt;ARGUN :(Tür.) Er. 1. Zayıf, güçsüz, düşkün, dermansız, zebun. 2. Yanyana iki kamış düdüğünden veya kartal kemiğinden yapılmış kaval. - Argun: İlhanlı hükümdarı. Abaka Han´ın oğlu.&lt;br /&gt;ARGUN ŞAH :(Tür.) Er - Argunşah. (Nizameddin) Anadolu Selçuklu Sultanı Kılıç Aslan II´nın oğlu. Babası ülkeyi oğullan arasında pay edince, hissesine Amasya düşmüştü.&lt;br /&gt;ARHAN :(Tür.) Er. - Üstün nitelikli, gururlu bakan.&lt;br /&gt;ARIÇ :(Tür.) Er. - Barış, asayiş.&lt;br /&gt;ARICAN :(Tür.) Er. - Temiz, doğru kimse.&lt;br /&gt;ARIER :(Tür.) Er. - Çalışkan kimse.&lt;br /&gt;ARİF :(Ar.) Er. 1. Meşhur, çok tanınmış, mütearif. 2. Bilgi sahibi. Bilen, bilgili, irfan sahibi. 3. Sıbyan mektebi hocası veya kalfası.&lt;br /&gt;ARİFE :(Ar.) Ka. - Bilgi ve irfan sahibi kadın. Uyanık, ince ruhlu, latif.&lt;br /&gt;ARIKAL :(Tür.) Er. - Temiz, doğru, dürüst kal.&lt;br /&gt;ARIKAN :(Tür.) Er. - Temiz soy.&lt;br /&gt;ARIN :(Tür.) Er. 1. Temiz, arı, saf. 2. Alın. 3. Yüz, cephe. Dağların, tepelerin yüzü.&lt;br /&gt;ARINÇ :(Tür.) Er. 1. Temiz, saf, arı. 2. Barış.&lt;br /&gt;ARISAL :(Tür.) Er. - Arı gibi çalışkan kimse.&lt;br /&gt;ARISAN :(Tür.) Er. - Temiz, doğru tanınmış kimse.&lt;br /&gt;ARITAN :(Tür.) Er. - Temizleyen, arı duruma getiren.&lt;br /&gt;ARKAN :(Ar.) Er. 1. Temiz, ari kandan gelen. 2. Üstün galip. Arkan (Seyfı) Türk mimar (1903-1966).&lt;br /&gt;ARKIN :(Tür.) Er. - Yavaş, ağır, sakin, gelecek yıl.&lt;br /&gt;ARKUT :(Tür.) Er. - Temiz, uğurlu, kutlu.&lt;br /&gt;ARMAĞAN :(Fars.) 1. Hediye, peşkeş, tuhfe, bergüzer. 2. Birinin gördüğü işe veya başarısına karşılık olarak verilen şey, mükafat.3. Bir ilim adamını tanıtmak veya çalışmalarından ötürü mükafatlandırmak maksadıyla adına çıkarılan ilmi eser. (Köprülü Armağanı). - E&lt;br /&gt;ARMAN :(Fars.) Er. 1. Hasret, özleme. 2. Zahmet, sıkıntı. 3. Teessüf. 4. Pişmanlık.&lt;br /&gt;ARRAF :(Ar.) Er. l Falcı, kahin. Müneccim. 2. Hekim. 3. Göçebe Arap aşiretlerinin örfe vakıf umumi bilgileri.&lt;br /&gt;ARSAL :(Tür.) Er. - Temiz huylu, namuslu.&lt;br /&gt;ARSEBÜK :(İ.) Er. - 1. Temiz ruhlu ve çabuk. 2. Toy. 3. Namus konusunda titiz.&lt;br /&gt;ARSLAN :(Tür.) Er. 1. Kuvvet ve saldırganlığıyla tanınan hayvan, esed, şir. 2. Cesur adam, bahadır. 3. Bir çeşit çiçek. Arslan Argun: Alpaslan´ın oğlu (1097).&lt;br /&gt;ARSLANGİRAY:(Tür.) Er. Cesur, korkusuz han. Arslan Giray: Kırım hanı (1702-1767).&lt;br /&gt;ARSLANŞAH :(Tür.) Er. - Arslan gibi cesur ve yiğit şah, kral. Cesur komutan. Arslan Şah: Kirman Selçuklu hükümdarı (l 145). ,&lt;br /&gt;ARTAN :(Tür.) Er. 1. Yarar, fayda. 2. Üstünlük, meziyet, nitelik.&lt;br /&gt;ARTUÇ :(Tür.) Er. - Ucu sivri demirle donanmış mızrak.&lt;br /&gt;ARTUK :(Tür.) Er. - Selçuklu Emiri. (XI. yy.). Selçukluların ünlü hakanı Alpaslan´ın emrinde Malazgirt savaşı­na katıldı.&lt;br /&gt;ARÜSEK :(Fars.) Ka. 1. Gelin, küçük gelin. 2. Bebek gibi güzel kız. 3. İşlemecilikte kullanılan yeşil parlak sedef. 4. Ateş böceği. 5. Küçük bir mancınık çeşidi.&lt;br /&gt;ARZIK :(Tür.) Er. - Dindar, sofu.&lt;br /&gt;ARZU :(Ar.) Ka. 1. İstek, bahşiş. 2. Emel, heves, meyl. 3. Özlemek, müştak olmak. "Arzum" olarak da kullanılır. Meşhur halk hikayelerinde Kamber´in sevgilisi.&lt;br /&gt;AS :(Ar.) Er. 1. Mersin ağacı. 2. (Fars.) Değirmen.&lt;br /&gt;ASAF :(Ar.) Er. 1. Vezir. 2. Erdem, ileri görüşlülük, yönetimde başarı. Hz. Süleyman´ın ünlü veziri. Süleyman (a.s.)´ın en çok güvendiği kişiydi. Neml suresinde anlatılanlar Asaf üzerine yorumlandı. Daha sonra padişahın vezirlerine Asaf unvanı verildi.&lt;br /&gt;ASAL :(Tür.) Er. - Başlıca, esaslı, temel.&lt;br /&gt;ASALET :(Ar.) Er. - Soy temizliği, soyluluk.&lt;br /&gt;ASENA :(Tür.) Er. - Kurt.&lt;br /&gt;ASFA :(Ar.) Er. - Çok saf, en temiz, halis.&lt;br /&gt;ASGAR :(Ar.) - En küçük, daha küçük. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ASHAB :(Ar.) Er. 1. Sahib´in çoğulu. 2. Hz. Muhammcd (s.a.s)´i görüp ona tabi olan kişiler. İnsanlık alemi­nin en seçkin simaları ve örnek nesli­dirler. Haklarında varid olan naslarla korunmuşlar, Allah´ın yardımını müşahade etmişler ve büyük peygambe­rin öğret&lt;br /&gt;ASIF :(Ar.) Er. - Pek sert, pek şiddetli, şiddetle esen.&lt;br /&gt;ASIFE :(Ar.) Ka. - Şiddetle esen rüzgar. Kur´an´da Yunus 22, İbrahim 18 ve En´am suresi 81. ayetlerde geçer.&lt;br /&gt;AŞIK :(Tür.) Er. 1. Bir başkasını aşkla seven. 2. Dalgın, unutkan. 3. Tasavvufta Allah´a muhabbet duyan kişi. Aşık Çelebi (1520-1572) Osmanlı şair ve yazarlardan.&lt;br /&gt;ASİL :(Ar.) Er. 1. Sağlam. 2. İyice kökleşmiş, yüksek duygularla hareket eden. 3. Kendi kendine hareket eden. 4. Soyu, sopu belli. Necip.&lt;br /&gt;ASIM :(Ar.) Er. 1. Yasak, yanına yaklaşılamayan. 2. Günahtan, haramdan çekinen. 3. İffetli, afif, ismetli, perhizkar. Asım b. Umeyr: (749). İslam komutanlarından. Maveraünnehir fethine katıldı ve yiğitliğiyle ün saldı.&lt;br /&gt;ASİME :(Fars.) Er. - Akılsız, beyinsiz, şaşkın, sersem. - İsim olarak kulLanılmaz.&lt;br /&gt;AŞİR :(Ar.) Er. 1. Ondabir, onuncu. 2. Samimi dost ve arkadaş. 3. Koca. 4. Aşar toplayan. 5. Kur´an-ı Kerim´den 10 ayetlik bir bölümü okuma. Aşir Efendi (Mustafa). Osmanlı Şeyhülislamı (1728-1804).´Bursa, Mekke ve İstanbul kadılıklarında bulundu. 1758-1800´de&lt;br /&gt;ÂSİYE :(Ar.) Ka. - 1. Kederli üzüntülü. Musa (a.s.)´ı daha bebekken Nil´den kurtarıp sarayda büyüten ve sonra onun peygamberliğine iman eden kadın. Kur´an´da Fir´avun´un karısı olduğu belirtilmiştir. Fakat ismi zikredilmemiştir. - (bkz. Kasas: 9&lt;br /&gt;ASİYE :(Ar.) Ka. 1. Sütun, direk, kolon. 2. Mersingiller, mersin ağacı tü­ründen ağaçlar. 3. İsyan eden, itaatsiz, başkaldıran, serkeş, bagi. 4. Allah´ın emirlerini yerine getirmeyen, günahkar. 5. Haydut, şaki. -Bu isim Rasulullah tarafından yasaklanmıştır. İçe&lt;br /&gt;ASKER :(Ar.) Er. 1. Ordu, ordu örgülüyle ilgili. Vazife yapan. 2. Ülke savunmasında istihdam edilmek üzere eğitilip donatılan kimse. 3. Rütbesiz asker, er.&lt;br /&gt;ASKERÎ :(Ar.) Er. - Orduya mensup. Orduyla alakalı. Askeri (Ebu Ahmed el-Hasan b. Abdullah el): Zamanının ünlü alimlerdendir (903-993). Ebu Davud esSicistani´nin talebesiydi.&lt;br /&gt;AŞKIN :(Tür.) 1. Geçkin, aşmış olan. 2. Ölçüyü kaçıran, coşkun. 3. Fazla. 4. Sonra. 5. Benzerlerinden da­ha üstün. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ASLI :(Ar.) Ka. 1. Asıl, tek, dip, kütük, temel, esas, kaide, kural, hakikat. 2. Soy, sop, nesep. 3. Bir şeyin belli başlı kısmı, başlangıç, baş yer, sıhhat. 4. Hakiki, esaslı, halis, safi. 5. Esasen, zaten, başlıca, en ziyade, hakikaten.&lt;br /&gt;ASLIHAN :(a.t.i.) Ka. - Aslı ve Han kelimelerinden türetilmiş birleşik bir isimdir. Kerem ile Aslı hikayesinin kadın kahramanıdır. Güzelliğinin ya­nında saçlarının uzunluğu ve gürlü­ğünden bahsedilir.&lt;br /&gt;ASRİ :(Ar.) Er. - Zamana uygun, çağdaş.&lt;br /&gt;ASUDE :(Fars.) Ka. 1. Rahatlamış, sükuna ermiş, keder ve sıkıntıdan uzak, müsterih. 2. Sakin, sessiz.&lt;br /&gt;ASUMAN :(Fars.). - Gök, sema, felek. Asuman ile Zeycan hikayesinin erkek kahramanı. Doğu Anadolu´da yaygın olarak anlatılır. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ASUTAY :(Tür.) Er. - Hırçın tay.&lt;br /&gt;ASYA :(Tür.) Ka. - Dünyadaki kıtaların en büyüğü.&lt;br /&gt;ATA :(Tür.) Er. 1. Baba. 2. Soyun geçmişte yaşamış ferdi. 3. Vermiş, veriş. Bağışlama, ihsan. 4. Yesevi tarikatında mürşid. Ata b. Ebi Rabah: Fıkıh alimi (Mekke 733). Ebu Meysere b. Ebu Hüseyin el-Fikri´nin azatlı kölesiydi. Birçok hadis rivayet etmiştir.&lt;br /&gt;ATABEK :(Tür.) Er. 1. Selçuklu devletinde şehzadelerin terbiyesiyle vazifeli şahıs. 2. Lala. Devlet idaresinde yetki taşıyan naip.&lt;br /&gt;ATABEY :(Tür.) Er. - Devlet yönetiminde bir san. Lala.&lt;br /&gt;ATAÇ :(Tür.) Er. - Atalardan gelen, atalarla ilgili olan.&lt;br /&gt;ATAKAN :(Tür.) Er. -1. Düşünmeksizin her işe sokulan adam. 2. İleri atılan.&lt;br /&gt;ATALAY :(Tür.) Er. - Ünlü, namlı, şöhretli. Atalay Mahmut, Türk güreşçi. Balkan, Avrupa, Dünya ve Meksika Olimpiyatları şampiyonu oldu (1968).&lt;br /&gt;ATAMAN :(Tür.) Er. - (bkz. "Ata"). 1. Ata kişi, başkan, önder. 2. Don kazaklarının önderlerine verilen ad.&lt;br /&gt;ATASAGUN :(Tür.) - Eski Türklerde hekimlere verilen isim.&lt;br /&gt;ATAULLAH :(Ar.) Er. - Birleşik isim. - Allah´ın bağışladığı, hediye ettiği, ihsanı, lütfü. Ataullah Efendi. (Arapzade). Osmanlı Şeyhülislamı (1719-1785) Şam, Mekke, İstanbul kadılıklarında bulundu.&lt;br /&gt;ATAY :(Tür.) Er. - Bilinen, tanınmış.&lt;br /&gt;ATIF :(Ar.) Er. 1. Çevirme, meylettirme, imale. 2. Yükletme, birinin işi veya sözü olduğunu iddia etme, hami, isnad. 3. Yüzünü çeviren, meyleden, mail, müteveccih. 4.Merhamet sahibi, şefkatli, acıyan. 5. Beğenen. Atıf Efendi (Mehmet Kuyucaklı. (-İst. 1847). Os&lt;br /&gt;ATIFET :(Ar.) Ka. 1. Birine iyi niyet ve sevgi ile yönelme, teveccüh, meyi. 2. Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, ihsan.&lt;br /&gt;ATİK :(Ar.) Er. 1. Sırtın üst kısmı. 2. Berrak, saf, karışmamış, kıymetli. 3. Eski, kadim, kühen, dirin. 4. Azatlı, hür. 5. Güzel genç kız. 6. Çok hareketli, çevik, hızlı hareket eden. 7. Asil. 8. Hz. Ebubekir´in lakabı. Peygamber (s.a.s)´in "Sen ateşten kurtul&lt;br /&gt;ATİKE :(Ar.) Ka. - (bkz. Atik). Atike: Kureyş kabilesinden Zeyd b. Amr´ın kızıdır. Hicretten önce İslamiyeti kabul etmiştir. Medine´ye hicret edenler arasındadır. Hz. Ebubekir´in oğlu ile evlenmiştir. Abdullah, Taif te şehid olunca Hz. Ömer´le O şehid edilince&lt;br /&gt;ATIL :(Tür.) Er. - Girişken ol, ilerlemek için çaba göster.&lt;br /&gt;ATILAY :(Tür.) Er. 1. Ünlü, namlı, şöhretli. 2. Atilla´dan sonra tahta geçen ünlü hükümdar.&lt;br /&gt;ATILGAN :(Tür.) Er. 1. Karşısına çıkabilecek engellerden ve tehlikeler­den korkmadan her zaman ileriye atılan. 2. Karşı çıkan, çekinmesi olmayan, cüretkar. 3. Hevesli.&lt;br /&gt;ATİYE :(Ar.) Ka. 1. Bağış, bahşiş, ihsan. Hediye. 2. Gelecek, istikbal.&lt;br /&gt;ATKIN :(Tür.) Er. - Atılmış. Kumaş dokumada kullanılan tabir.&lt;br /&gt;ATLAN :(Tür.) Er. - Ata bin.&lt;br /&gt;ATLAS :(Tür.) Er. 1. Üstü ipek, altı pamuk kumaş, diba. 2. Düz, havasız, tüysüz. 3. Büyük harita. 4. Atlas okyanusu. 5. Kuzey Afrika´da Fas, Cezayir´i geçerek Tunus Körfezi´ne kadar uzanan sıradağlara verilen ad.&lt;br /&gt;ATLIHAN :(Tür.) Er. - Ata binmiş süvari. - Birleşik isim. Atlıhan: Alınca Hanın oğlu. Tatar´ın kutsal göbek soyundan sekizinci kuşak.&lt;br /&gt;ATSAN :(Ar.) Ka. - Susuz, susamış, teşne.&lt;br /&gt;ATTAB :(Ar.). - Yumuşak huylu. Sertlik yanlısı olmayan. Uyumlu. Attab b. Esid. Sahabeden. Mekke valiliği yapmıştır. Rasulullah tarafından atanmıştır.&lt;br /&gt;ATTAR :(Ar.) Er. 1. Güzel kokulu bitki özleri, yağlan vb. satan, güzel koku ticareti yapan kimse. 2. İlaç maddeleri vb. şeyler satan adam. 3. Mahalle aralarında bazı baharatlar ile iğne, iplik vb. satan dükkan sahibi. Attar: Meşhur İranlı şair.&lt;br /&gt;ATUF :(Ar.) Er. - Birine sevgisi olan, sevgi duyan. Allah´a karşı sevgi duyan.&lt;br /&gt;ATUFET :(Ar.) Ka. - Şefkat, merhamet.&lt;br /&gt;ATYEB :(Ar.) Ka. - Çok güzel, pek güzel.&lt;br /&gt;AVCI :(Tür.) Er. l. Avlanan, av spo­ru yapan kişi. 2. Bir şeyi elde etmeye uğraşan. 3. Osmanlı sarayında şikariler diye adlandınlan askeri grup.&lt;br /&gt;AVFİ :(Ar.) Er. Arap düşünür (Basra- ? ) İhvanu´s-Safa denilen İslam felsefe akımının kurucularından biri.&lt;br /&gt;AVNİ :(Ar.) Er. 1. Yardımla ilgili, yardıma ait. 2. Fatih Sultan Mehmed´in şiirde kullandığı mahlas.&lt;br /&gt;AVNİYE :(Ar.) Ka. 1. Yeniçeriler tarafından ve daha sonra Sultan Mecid ve Sultan Aziz zamanlarında giyilen bir çeşit yağmurluk. 2. Yardım etmiş. Yardımla ilgili.&lt;br /&gt;AVNULLAH :(Ar.) Er. Allah´ın yardımı. - Birleşik isim.&lt;br /&gt;AVŞAR :(Tür.) Ka. - Oğuzların önemli bir kolu. Büyük Selçuklu Devleti´nin kurulması ve yakındoğunun Türkleşmesinde büyük rol oynamışlardır.&lt;br /&gt;AVVAD :(Ar.) Er. - Ud çalan, udçu. Avvad (Tevfik Yusuf): Lübnanlı yazar, gazeteci. Diplomat.&lt;br /&gt;AY :(Tür.) Er. 1. Yılın on iki bölümünden biri. 2. Dört hafta, 29-30, 31 günden oluşan zaman dilimi. 3. Kut­sal kitapta adı geçen kent. Kudüs´ün kuzeyi. 4. Dünyanın uydusu. Ay: Mı­sır kralı. Amarnada memurdu. Genç kral Tutank Hamon´un danışmanı oldu. Daha so&lt;br /&gt;AYABA :(Tür.) Er. - Muhammed Tapar´ın oğlu. Büyük Selçuklu Sultanı Sancar´ı Oğuzların elinden tutsaklık­tan kurtarıp tahtına oturttu. Selçuklu­ları istila etmek isteyen Harizm Şah­lan uzun süre engelledi.&lt;br /&gt;AYALP :(Tür.) Er. - Ay kadar parlak ve güzel, yiğit.&lt;br /&gt;AYANA :(Tür.) Er.-Saygı.&lt;br /&gt;AYANFER :(Ar.) Ka. - Gözün ışığı, nuru.&lt;br /&gt;AYANOĞLU :(Ar.) Er. - Ayan: Açık, belirli. Ayan´ın oğlu.&lt;br /&gt;AYAS :(Ar.) 1. Dolunay, mehtap. 2. İskenderun Körfczi´nin batı kıyısında Ceyhan nehrinin ağzının vücuda ge­tirdiği Yumurtalık limanı veya Ayaş koyunun kuzeydoğu kenarında, Ada­na ilinin Yumurtalık ilçesinin idare merkezidir. Ayaş Paşa: Osmanlı sad­razamlarında&lt;br /&gt;AYAYDIN :(Tür.) Er. - Ay ışığı, aydınlığı.&lt;br /&gt;AYAZ :(Tür.) Er. - Soğuk ve Durgun hava. Dondurucu soğuk. Ayaz: Selçuklu emin (Öl. 1105).&lt;br /&gt;AYBAR :(Tür.) Er. 1. Gösterişli, heybetli, görkemli. 2. Korku veren.&lt;br /&gt;AYBEG :(Tür.) Er. -Ay gibi temiz ve aydın yönetici, ileri gelen, bey. Abeg Kutbeddin (Öl. 1210): Delhi Memlükler Devleti´nin kurucusu. İslam´ın Ortaasya´da yayılmasında bü­yük başarılar gösteren, Gazne sultanı Muiziddin´le birlikte savaşıp onun ölümüyle Delhi s&lt;br /&gt;AYBEK :(Fars.) - Put, sanem. - İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;AYBEN :(Tür.) Ka. - Ay benizli.&lt;br /&gt;AYBER :(Tür.) - Ay meyvası. - Er­kek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AYBERK: :(Tür.) Er. 1. Sağlam ay, sağlam kişilik. 2. Şimşek, ay´ın şimşek gibi parlaklığı. 3. Yaprak, ay yaprağı.&lt;br /&gt;AYBİGE :(Tür.) - Büyük ay, dolunay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AYBİKEN :(Tür.) Ka. - Eski Türk hükümdarlarından birinin hanımının ismi.&lt;br /&gt;AYCA :(Tür.) Ka. - Ay gibi güzel, ışıklı, parlak.&lt;br /&gt;AYÇA :(Tür.) Ka. 1. Ayın yeni doğduğu günlerdeki şekli, yeni ay, hilal. 2. Cami kubbelerine ve minare külahlarına konulan hilal şeklindeki süs. 3. Ay kadar güzel, aydınlık.&lt;br /&gt;AYÇAN :(Tür.) Ka. - Ay gibi parlak güzel ve sevimli.&lt;br /&gt;AYÇETİN :(Tür.) Er. - Zor, güç ay.&lt;br /&gt;AYCİHAN :(a.f.i.) - Cihanı aydınla­tan ışık. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AYÇIL :(Tür.) Ka. 1. Işık saçan, sürekli parlaklık veren ay. 2. Ay gibi.&lt;br /&gt;AYDAN :(Tür.) Ka. - Ay´a dahil olan. Ay gibi.&lt;br /&gt;AYDANUR :(Tür.) Ka. - Ay´ın ışığı, aydan yayılan ışık.&lt;br /&gt;AYDEMİR :(Tür.) Er. - Marangozların kullandığı kavisli bir keser çeşidi.&lt;br /&gt;AYDERUSİ :(Ar.) Er. - Güney Arabistan´ın eski ve tanınmış bir derviş ailesinden olup (1722-1778) yılları arasında yaşamış, Hindistan, Mısır, Taif, Suriye ve İstanbul´a ziyaretler yapmıştır.&lt;br /&gt;AYDİLEK :(Tür.) Ka. - Ay ve dilek isimlerinden oluşmuş birleşik isim. -Ay´a ait arzu, istek.&lt;br /&gt;AYDIN :(Tür.) 1. Aylı gece, mukmin. 2. Aydınlık, ışıklı, parlak, ruşen, ziyadar, münevver. 3. Açık, belli, ortada, vazıh, aşikar, bahir. 4. Kutlu, uğurlu, mübarek, mesut. 5. Okumuş, kültürlü ileri fikirli, münevver. Kılıçarslanın hanımının ismidir. Erkek ve kad&lt;br /&gt;AYDINALP :(Tür.) Er. - Münevver, bilgili, yiğit, kahraman kişi. Konya Selçuklulan´ndan ünlü bir komutan.&lt;br /&gt;AYDİNÇ :(Tür.) Er. - Cesur, aydın.&lt;br /&gt;AYDINTAN :(Tür.) Er. - Şafak vakti.&lt;br /&gt;AYDOĞDU :(Tür.) Ka. - Doğmakta olan ay. Ay doğdu Bey. Ertuğrul Gazi´nin oğlu veya torunu (1302).&lt;br /&gt;AYDOLUN :(Tür.) Er. - Dolunay, mehtap.&lt;br /&gt;AYETULLAH :(Ar.) Er. 1. Allah´ın ayetleri. 2. Özellikle Şii mollalarının kullandığı isimlerdendir. Allah´ın göndrermiş olduğu yasalar ve emirler. 3. Mucizeler, hikmetler. 4. İz, nişan.&lt;br /&gt;AYFER :(t.f.i.) Ka. 1. Ayyüzlü, ay gibi güzel, parlak ışık saçan. 2. Şan, haşmet sahibi.&lt;br /&gt;AYGEN :(Tür.) Ka. 1. Dost, arkadaş. 2. Sevgili, yar. 3. Temiz yaratılıştı.&lt;br /&gt;AYGÜL :(Tür.) Ka. - Ay´ın gülü.&lt;br /&gt;AYGÜN :(Tür.) Ka. - Gösterişli, ay ve güneş kadar güzel anlamında.&lt;br /&gt;AYGUT :(Tür.) Er. - Karşılık, müka­fat.&lt;br /&gt;AYGUTALP :(Tür.) Er. - (bkz. Aygut). Aygutalp: (XIV. yy.) Türk ko­mutan. Osman Gazi´nin silah arkadaşı. İlk Türk denizcisi İmralı fatihi Kara Ali´nin babası. Yıldırım Bayezid´le birlikte Timur´a esir düşen Timurtaş Paşa´nın dedesi.&lt;br /&gt;AYHAN :(Tür.) Er. - Ay sahibi, ay hakimi. Oğuz Kağan Destanı´na göre, Oğuz´un altı oğlundan biri. Efsanede bahsedilen, Oğuz´un ışıktan doğan karısından olan 3 oğlundan biri. Ayhan´ın 4 oğlu 24 Oğuz boyunun 4´ünü oluşturur. Bunlar Bozoklu soyudur.&lt;br /&gt;AYHATUN :(Tür.) Ka. - Ay yüzlü kadın. Ay ve hatun kelimelerinden birleşik isim.&lt;br /&gt;AYİLKİN :(Tür.) Ka. - İlk çocuklara takılan isim.&lt;br /&gt;AYKAÇ :(Tür.) Er. 1. Söyleyen, konuşan. 2. Akıl veren. 3. Ozan, şair.&lt;br /&gt;AYKAN :(Tür.) Er. - Soylu, asil, temiz kişi.&lt;br /&gt;AYKE :(Ar.) Ka. - Sık koruluk.&lt;br /&gt;AYKUT :(Tür.) Er. 1. Kutlu, uğurlu ay. 2. Karşılık, mükafat.&lt;br /&gt;AYKUTALP :(Tür.) Er. - Mükafat veren kahraman, iyi karşılık veren bahadır.&lt;br /&gt;AYLA :(Tür.) Ka. - Ay´ın ve güneşin etrafında bazı zamanlarda görülen halka, ayla. Beyaz ışık. (bkz. Hale).&lt;br /&gt;AYLİN :(Tür.) Ka. - Ay´a ait.&lt;br /&gt;AYMAN :(Tür.) Er. - Ay gibi güzel, ışıklı kimse.&lt;br /&gt;AYNAMELEK :(t.a.i.) Ka. - Melek gibi, melek görünüşlü kadın.&lt;br /&gt;AYNDİLGE :(a.t..i.) - Pınar, su, kaynak. - Antakya-Halep arasında, Suriye sınırına çok yakın bir yerde bulunan kaynak su. Tarihte bu kaynak dolayısıyla önemli yerleşim bölgesi olmuştur. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AYNİ :(Ar.) Er. 1. Ayn´a ait. 2. Pınar, kaynak, göz. 3. Karşılığı mal olarak ödenmiş. el-Ayni, (1360-1451) yıllan arasında yaşamış İslâm âlimi.&lt;br /&gt;AYNIHAYAT :(Ar.) Ka. ? Hayatın gözü, hayat pınarı.&lt;br /&gt;AYNŞEMS :(Ar.) 1. Güneş kaynağı. 2. Mısır´da bir kasaba. 3. Bir cins değerli taş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AYNÜDDEVLE :(Ar.) Er. - 1. Devletin gözü. 2. Devletin kaynağı. Aynüddevle (Öl. 1152). Danişmendli hükümdar. Melikşah´ın oğlu.&lt;br /&gt;AYNUR :(t.a.i.) Ka. - Ay ışığı.&lt;br /&gt;AYPARE :(f.t.b.i.) Ka. - Ay parçası.&lt;br /&gt;AYPERİ :(t.f.i.) Ka. - Ay yüzlü güzel, dilber.&lt;br /&gt;AYRAL :(Tür.) - Benzerlerinden farklı olan, kendine özgü, değişik. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AYSAL :(Tür.) - Ay gibi, ay´a benzeyen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AYSAN :(Tür.) - Ay gibi, ay yüzlü. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AYŞAN :(Tür.) - Ay gibi şanlı, görkemli, parlak. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AYŞE :(Ar.) Ka. - Yaşayan. Rahat yaşayan.&lt;br /&gt;AYSEL :(Tür.) Ka. 1. Bol ışık saçan, ay. 2. Ay´ın en parlak zamanında doğan.&lt;br /&gt;AYSEMA :(t.a..i.) Ka. - Ay gözlü.&lt;br /&gt;AYŞEN :(Tür.) Ka. - Neşeli ay, gülen ay.&lt;br /&gt;AYSEN :(Tür.) Ka. - Ay gibi güzel. Parlak ve nurlu.&lt;br /&gt;AYŞENUR :(Ar.) Ka. - Nurlu, ışıltılı hayat.&lt;br /&gt;AYSEV :(Tür.) - Ay gibi sevgili. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AYŞIL :(Tür.) Ka. - Ay gibi ışıl ışıl. - Ay ve şıl kelimelerinden birleşik isim.&lt;br /&gt;AYŞİRİN :(Tür.) Ka. - Sevimli ay, ay gibi sevimli. Şirin.&lt;br /&gt;AYSU :(Tür.) Ka. - Su gibi berrak ay.&lt;br /&gt;AYSUDA :(Tür.) Ka. - Suya yansıyan ay.&lt;br /&gt;AYŞULE :(t.a.i.) Ka. 1. Ay kıvılcımı. 2. Ay ışığı.&lt;br /&gt;AYSUN :(Tür.) Ka. - Ay gibi ışıltılı ve güzelsin anlamında.&lt;br /&gt;AYTAÇ :(Tür.) Er. - Başa takılan ay şeklinde taç.&lt;br /&gt;AYTEK :(Tür.) Er. - Ay gibi&lt;br /&gt;AYTEKİN :(Tür.) Er. - Ay şehzadesi, ay prensi.&lt;br /&gt;AYTEN :(Tür.) Ka. 1. Ay yüzlü. 2. Teni beyaz ve parlak olan. 3. Güzel vücutlu.&lt;br /&gt;AYTOLUN :(Tür.) Er. 1. Dolunay. 2. Ay´ın ondördü gibi güzel.&lt;br /&gt;AYTUĞ :(Tür.) Er. 1. Mızrağın ucu­na yapılmış ayın üstüne yapılan tüy. 2. Tuğ, tüy, fars gibi.&lt;br /&gt;AYTÜL :(Tür.) Ka. - Ay ve tül kelimelerinden oluşan birleşik isimlerden. - Son zamanlarda yapılmış, uydurma bir isimdir.&lt;br /&gt;AYTÜN :(Tür.) Er. - Ay ve gece.&lt;br /&gt;AYTUNA :(Tür.) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır, (bkz. Tuna).&lt;br /&gt;AYVAZ :(Ar.) Er. 1. Arapça ivaz kelimesinin bozulmuş şekli. 2. Eskiden kibar konaklarda yemek servisi yapan ve sokak işlerinde kullanılan Vanlı Ermenilere verilen ad. Ermeni uşak. 3. Karagöz perdesinin belli başlı tiplerinden biri. 4. Köroğlu destanında bir kah&lt;br /&gt;AYYÜKSEL :(Tür.) Ka. - Yükselen ay.&lt;br /&gt;AYZER :(l.a.i.) 1. Altın renginde ay. 2. Ay´ın altın rengini aldığı an. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AZAD :(Fars.) Er. l. Hür, serbest. 2. Kimseye bağımlı olmayan. 3. Kurtul­muş. 4. Müberra. 5. Zarif, nazik.&lt;br /&gt;AZAM :(Ar.) Er. - En büyük, daha büyük, ulu. İmam-ı Azam Ebu Hanife: Hanefi mezhebinin kurucusu. Büyük alim ve müctehid.&lt;br /&gt;AZAMET :(Ar.) Er. - Büyüklük, ululuk.&lt;br /&gt;AZER :(Fars.- İbr.) Er. - Ateş. İbrahim (a.s.)´in babası olduğu söylenir.&lt;br /&gt;AZİM :(Ar.) Er. 1. Büyük, ulu, cesim, iri, muhteşem. 2. Kuvvetli, şiddetli, derecesi yüksek. 3. Ehemmiyetli, mühim, müthiş.&lt;br /&gt;AZİME :(Ar.) Ka. 1. Kesin kararlılık, niyet, sebat. 2. Cin, yılan ve benzeri şeylerin şerrinden kurtulmak için okunan dua. 3. Büyük iş, büyük günah, büyük bela.&lt;br /&gt;AZİMET :(Ar.) Ka. 1. Kuvvetli bir iradeye dayanan karar, yemin anlamına gelmektedir. 2. Herhangi bir kolaylığa başvurmaksızın bütün güçlüklerin irade gücüyle yenilerek yapılması gerekli olan dini vecibeler.&lt;br /&gt;AZİZ :(Ar.) Er. 1. Muhterem, sayın. 2. Sevgili. 3. Veli, evliya, ermiş. 4. Az bulunur. 5. Allah´ın izzetli kıldığı, mü´min. - Aziz (İmadettin Abulfeth Osman el-Aziz): Selahaddin Eyyubi-´nin II. oğlu. Kardeşi el-Efdal, Melik iken kendisi Şam´ı terkederek Mısır&lt;br /&gt;AZİZİ :(Ar.) Er. - Aziz´e ait. - XVI. yy.´da yaşamış Türk şairi. "Yedikuleli Azizi´ lakabıyla tanınır. Asıl adı Mustafa´dır.&lt;br /&gt;AZMİ :(Ar.) 1. Kasıt, niyetlilik karar. 2. Kemikli. 3. Güçlü, kuvvetli. Azmi Pir Mehmet (-1583): Şehzade Mehmed´in ve III. Mehmed´in hocalığını yapmıştır.&lt;br /&gt;AZMİDİL :(a.f.i.) Ka. - Gönül yüceliği.&lt;br /&gt;AZMUN :(Fars.) Er. - Deneme, sınama, tecrübe.&lt;br /&gt;AZRA :(Ar.) Ka. 1. Ayak değmemiş kum. 2. Delinmemiş inci. 3. Hz. Meryem´e verilen adlardan. 4. Medine şehrinin adların­dan biri. 5. Masal kahramanı "Vamık"´ın sevgilisi.&lt;br /&gt;AZRAF :(Ar.) Er. 1. Zarif. 2. Pek ince, pek nazik. 3. Çok zeki.&lt;br /&gt;AZREF :(Ar.) 1. Çok zarif, en zarif. 2. Çok zeki. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;AZZAM :(Ar.) Er. - En büyük, en ulu. Abdullah Azzam: Afganistan İslâmî hareketinin siyasi liderlerinden. Bir suikast sonucu şehit olmuştur.&lt;br /&gt;AZZE :(Ar.) Ka. 1. Dişi ceylan yavrusu. 2. Yüce, şerefli.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEifC7lcV2a3NtPld9CTok2Sx9nhGPltuj5LSF0JBAsDFhKAHU_Fsrbho-QLqO2OEbqaaAYv3KbIVS_ZK3rHTFvbeb5yiSMyqux03tepIJ5RVaoqrLJtqB3tvjRvDWAhyHncg8n_Nl5HMB8/s72-c/Walpaperss+%252875%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>B harfi ile başlayanlar isimler ve manaları</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/b-harfi-ile-baslayanlar-isimler-ve.html</link><category>adını koy</category><category>B harfi ile başlayanlar</category><category>bebek isimleri</category><category>en güzel isimler</category><category>güzel isimler</category><category>isim manalari</category><category>isim ve anlamları</category><category>kız erkek isimleri</category><category>yeni dogan bebege isimler</category><category>çocuk isimleri</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 23:10:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-1599252078679135339</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjoTlceJI0pqQmrfyOL8g-xB54OJXl2Ad8ZfA69nJ1mN26SJL4p4jh0ZxqmZslYaRhjqURIzUiqvcBaoZrDVcz2Cu5kssEBs9d6JAQ12Shik6kgReGp8e6DeGZWOKPbT0KK2xOWVoe7kzc/s1600/Walpaperss+%25287%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjoTlceJI0pqQmrfyOL8g-xB54OJXl2Ad8ZfA69nJ1mN26SJL4p4jh0ZxqmZslYaRhjqURIzUiqvcBaoZrDVcz2Cu5kssEBs9d6JAQ12Shik6kgReGp8e6DeGZWOKPbT0KK2xOWVoe7kzc/s320/Walpaperss+%25287%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659144881355990178" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;BABA :(Tür.) Er. 1. Kendi dölünden çocuğu olan erkek. 2. Birinci dereceden erkek akraba. 3. Koruyucu, velinimet. 4. Saygı ifadesi olarak yaşlılara verilen unvan. 5. Ecdad, Ata. 6. Tekke büyüğü. 7. Zencilerde görülen saraya benzer bir hastalık. - Baba Oruç. Oru&lt;br /&gt;BABÜR :(Tür.) Er. 1. Böbürlenme. 2. Hükümdar. - Babürşah. Zahirettin Muhammed (1483-1530). Hindistan´daki Türk-Hint İmparatorluğu´nu kuran kişi.&lt;br /&gt;BADE :(Fars.) Ka. - Şarap, içki. İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;BADEM :(Fars.) Ka. 1. Gülgillerden ülkemizin her bölgesinde yetişen ağaç. 2. Bu ağacın yaş ve kuru yenen meyvesi.&lt;br /&gt;BADİ :(Fars.) Er. 1. Rüzgara veya havaya ait. 2. Geçici. Badi Ahmed (1839-1908). Türk yazar ve şair.&lt;br /&gt;BADİYE :(Ar.) Ka. - Çöl, kır.&lt;br /&gt;BAĞATUR :(Tür.) Er. - Cesur yiğit.&lt;br /&gt;BAĞDAGÜL :(Tür.) Ka. - Değeri ölçülemeyen gül.&lt;br /&gt;BAĞDAŞ :(Tür.) Er. - Yakın arkadaş, dost.&lt;br /&gt;BAĞDAT :(Ar.) Ka. - İrak´ın başkenti olan tarihsel kent. Bağdat Hatun: (XIV. yy.) Emir Coban´ın güzelliğiyle ünlü kızı. İlhanlılar devletinin son hükümdarı Ebu Said Bahadır Han ile evlenmiştir. Bahadır Han´ın ölümünden sorumlu tutularak Arpa Han tarafından öldür&lt;br /&gt;BAĞIŞ :(Tür.) 1. Bağışlanan şey, ihsan. 2. Sıçrayış, atlama. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BAĞLAM :(Tür.) 1. Cinsleri ayrı ya da birbirlerine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, deste. 2. Bir koşuttaki dörtlüklerin herbiri. 3. Herhangi bir olayda, olaylar durumlar ilişkiler örgüsü ya da bağlantısı. 4. Dilbilgisinde, önce veya sonra gelen&lt;br /&gt;BAHA :(Ar.) Er. 1. Güzellik, zariflik. 2. Parıltı. 3. Alışma, dadanma. - Bahailik mezhebinin kurucusu.&lt;br /&gt;BAHADDİN :(Ar.) Er. - Dinin güzelligi. Dinin değerlisi.&lt;br /&gt;BAHADIR :(Fars.) Er. - Cesur, yiğit, bağatur. Timur soyundan Hindistan´da hükümdarlık yapmış Türk lider.&lt;br /&gt;BAHAMRA :(Ar.) - Irak´ta bir yer. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BAHAR :(Fars.) Ka. 1. Kışla yaz arasındaki mevsim. 22 Mart´la Haziran arası, ilkyaz. 2. Güzellik, güzel. 3. Sığır gözü, papatya, sığır papatyası, sarı papatya. 4. Put, çelipa, sanem. 5. Atılmış pamuk. 6. Ölçek. 7. Karanfil, tarçın, karabiber gibi kokulu şey.&lt;br /&gt;BAHAULLAH :(Ar.)Er. - Allah katında değer ve kıymet sahibi.&lt;br /&gt;BAHİR :(Ar.) Er. 1. Deniz, derya. 2. Yalancı, ahmak, alık. 3. Ekin sulayıcı, sulayan. 4. Belli, besbelli, açık, apaçık. 5. Işıklı, parlak, güzel. Bahir (Abdurrahman) İst. 1688-1746). Osmanlı dönemi kadılarından. Şair, bestekar.&lt;br /&gt;BAHİRA :(Ar.) Ka. 1. Kulağı yarık dişi deve veya koyun. Hayvan yavru doğurduğunda veya 5 yavru dişi olduğu zaman hayvanın kulağı kesilerek belirtilirdi. - Kur´an-ı Kerim, bu adetleri kaldırmıştır.&lt;br /&gt;BAHİRE :(Ar.) Ka. 1. Işıklı, parlak, güzel. 2. Dikenli ağaç. 3. Açık, apaçık. 4. Çok koşan cins deve. 5. Vapur.&lt;br /&gt;BAHİSE :(Ar.) Ka. - Söz eden, bahseden.&lt;br /&gt;BAHİT :(Ar.) Er. - Bahtı açık şanslı.&lt;br /&gt;BAHRA :(Ar.) Er. - Timur devletinin güney sınırını koruyan eski bir sınır kalesi.&lt;br /&gt;BAHRİ :(Ar.) Er. 1. Denize ait denize mensup, denizle ilgili. 2. Denizci, levent. 3. Tüyünden kürk olan, patkada denilen, gagası kaşığa benzer bir çeşit deniz ördeği.&lt;br /&gt;BAHRİYE :(Ar.) Ka. 1. Donanmaya ait. 2. Libya çölünde vahalar grubu, Bahriye, Mısır´ın büyük vahalar grubunun en kuzeyinde olan aşırı verimli vahalardır. 3. Gönlü geniş, cömert vaha gibi verimli.&lt;br /&gt;BAHTEVER :(Tür.) Er. - Şah Avrangzeb´in gözde kadınlarından biri.&lt;br /&gt;BAHTI :(Ar.) Er. 1. Bahtla, kaderle ilgili. 2. Kimi Divan şairlerinin ortak mahlası.&lt;br /&gt;BAHTINUR :(Ar.) Ka. - Talihli, şanslı, yazgısı parlak.&lt;br /&gt;BAHTİŞEN :(a.f.i.) Ka. - Talihi, kaderi, kısmeti şen. (bkz. İkbal).&lt;br /&gt;BAHTİSER :(a.f.i.) Ka. - Talihli, şanslı, iyi yazgılı. İşleri başından beri iyi giden.&lt;br /&gt;BAHTİYAR :(a.f.i.). 1. Bahtlı, talihli. 2. Mesud, mutlu. Bahtiyar (Ebu Mansur) (942-978). Büveyhilerin hükümdarlarından biri.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BAKANAY :(Tür.). ? Gökyüzünde duran ay, açık seçik. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BAKİ :(Ar.) Er. 1. Allah´ın isimlerindendir. Genellikle "abd" takısı alarak kullanılır. Kalıcı, sürekli, devamlı. Varlığının sonu olmayan. Ölümsüz. 2. Artan, kalan, geriye kalan. 3. Korunmuş. Baki: - Ünlü Türk şairlerinden olup asıl adı Abdül­baki Mahmud´dur.&lt;br /&gt;BAKİNAZ :(Fars.) Ka. - Sürekli nazlanan, çok nazlı.&lt;br /&gt;BAKIR :(Fars.) Er. l. İnceleyen, tetkik edip açıklayan. 2. Arslan. 3. Hz. Hüseyin´in Zeyne´l-Abidin´den torununun adı.&lt;br /&gt;BAKİYE :(Ar.) Ka. - Ağlayan kadın. Hüzünlü kadın.&lt;br /&gt;BAKİYE :(Ar.) Ka. - Şehvetli kadın. İsim olarak kullanılmaması uygundur.&lt;br /&gt;BAKYAZI :(Tür.). - Sevilen bir olaydan sonra verilen ziyafet. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BALA :(Tür.) Er. 1. Çocuk yavru. 2. Yüksek, yüce, yukarı 3. Azat. 4. Yedek atı.&lt;br /&gt;BALABAN :(Tür.) Er. 1. Çocuk bekçisi. 2. Gürbüz canlı, cüsseli, insan veya hayvan. Balaban: Gıyasu´d-Din Uluğ Hanın IV. yy. başlarında Aybek tarafından İltutmuş´dan sonraki en büyük hükümdar.&lt;br /&gt;BALAHATUN :(Tür.) Ka. - Üstün, asil kanlı. Değerli soy mensubu. Balahatun: Şeyh Edebali´nin kızı ve Osman beyin karısı.&lt;br /&gt;BALAMİR :(Tür.) Er. - Eski bir Türk kağanı. (IV. yy.) Alanları ve Ostrogotları yenerek batıya sürdü.&lt;br /&gt;BALDAN :(Tür.) Ka. - Bal gibi tatlı, şirin, hoş.&lt;br /&gt;BALDEMİR :(Tür.) Er. - Güçlü, kuvvetli, şirin.&lt;br /&gt;BALER :(Tür.) Er. - Tatlı dilli, cana yakın kimse.&lt;br /&gt;BALGIN :(Tür.) Ka. 1. Bal´a doymuş. 2. Çok tatlı, bal gibi.&lt;br /&gt;BALHAN :(Tür.) Ka. - Hazar denizi sahilinde Anuderyanın eski yatağının denize vardığı yerde bir dağ silsilesi.&lt;br /&gt;BALİ :(Ar.) Er. - Eski, koca, köhne.&lt;br /&gt;BALİBEY :(a.t.i.) Er. - Osmanlı beylerinden. Bosna beyi olarak Kanuni´nin Belgrad Seferine katıldı. Mohaç savaşında (1526) düşmanı iki yandan çevirerek zaferin kazanılmasında büyük payı oldu.&lt;br /&gt;BALIM :(Tür.). 1. Kardeş. 2. Çok sevgili, samimi arkadaş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BALİSOY :(a.t.i.) Er. - Eski, köklü soydan gelen.&lt;br /&gt;BALK :(Tür.) Er. - Şimşek.&lt;br /&gt;BALKAN :(Tür.) Er. 1. Sarp ve ormanlık sıradağları. 2. Avrupa´nın güneydoğu bölgesine verilen isim. Bulgaristan, Yunanistan, Yugoslavya, Arnavutluk ve Romanya´yı içerir.&lt;br /&gt;BALKAR :(Tür.) Er. 1. Kuzey Kafkasya´da yaşayan bir Türk boyu. Kıpçaklann bir kolu. 2. Bu boya mensup kişi.&lt;br /&gt;BALKI :(Tür). 1. Parıltı, ışık. 2. Güzel parlak, süslü. 3. Şimşek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BALKIR :(Tür.) Er. - Parıltı, ışık, şimşek. Balkır Rıza: (Öl. 1945). Türk Karagöz oyunu ustası.&lt;br /&gt;BALKIZ :(Tür.) Ka. - Şirin, tatlı, hoş. Belkıs adının örfte söylenişi.&lt;br /&gt;BANGU :(Tür.) Er. 1. Haykırış, bağırış. 2. Gökgürültüsü, yankı.&lt;br /&gt;BANU :(Fars.) Ka. 1. Kadın hatun, hanım. 2. Kraliçe, prenses. 3. Gelin. 4. Şarap ve gül suyu gibi şeylerin şişesi. 5. Yusuf ve Zeliha öyküsünün kadın kahramanı. - Banu Hanım (Cevheriye Banu). Türk halk şairi. (1864-1914 Çankırı). Kadiri tarikatı bağlılarından.&lt;br /&gt;BARAK :(Tür.) Er. - Oğuzların Bayat boyuna mensup bir oymak. Gaziantep, Kilis ve Nizip çevresinde yaşarlar. - Barak Han: Çağatay hükümdarı (1266-1271).&lt;br /&gt;BARAN :(Fars.) Ka. 1. Yağmur. Mevsim-i Baran, yağmur mevsimi.&lt;br /&gt;BARAY :(Tür.) Er. - Ezeli, öncesi olmayan, öncesiz.&lt;br /&gt;BARBAROS :(İtal.) Er. Kırmızı sakal. Baba-Oruç. Türk denizci kaptan-ı derya. Oruç Gazi´nin İtalyanlarca meşhur olan ismi. Kanuni döneminde yaşayan ünlü denizci. Barbaros Hayrettin olarak bilinmekte.&lt;br /&gt;BARÇIN :(Tür.) Ka. - Bir tür ipekli kumaş.&lt;br /&gt;BARIK :(Tür.) Er. 1. Sivri tepeler arasındaki uçurum, yüksek kayalıklardaki çatlaklıklar. 2. Yeşillik, çayırlık yer.&lt;br /&gt;BARİK :(Ar.) Er. 1. Parıldayan. 2. Nazik, dakik, ince. Fikr-i Barik İnce düşünce.&lt;br /&gt;BARİKA :(Ar.) Ka. - Şimşek, yıldırım parıltısı.&lt;br /&gt;BARIKHAN :(Tür.) Er. - (bkz. Barık).&lt;br /&gt;BARIM :(Tür.) Er. - Varlık, servet, zenginlik.&lt;br /&gt;BARIN :(Tür.) Er. 1. Bütün, hep. 2. Güç kuvvet. 3. Göğüs. 4. Moğol devrinde Orta Asya´da büyük beyliklerden biri.&lt;br /&gt;BARIŞ :(Tür.) Er. 1. Savaşsızlık durumu. 2. Savaştan sonra silah bırakma, uzlaşma sulh. 3. Dirlik, düzenlik.&lt;br /&gt;BARKAN :(Tür.). 1. Çöllerde rüzgarın esme yönüne dikey doğrultuda oluşan ay biçimindeki küçük kumsal külle. 2. Hareketli kumul. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BARKIN :(Tür.) Er. - Yolculuk eden, yolcu gezgin.&lt;br /&gt;BARLAS :(Tür.) Er. - Kahraman, savaşçı.&lt;br /&gt;BARS :(Tür.) Er. l. Kaplana benzeyen yırtıcı hayvan. 2. Arı oğulu. -İsim olarak kullanılmaz. Barsbay: (el-Melikü´1-Eşref (Öl. 1438). Mısır Memluklan sultanı. Çerkez hanedanındandır.&lt;br /&gt;BARTU :(Tür.) Er. - En eski Türk kağanlarından biri.&lt;br /&gt;BASAK :(Tür.) Er. - Sağlam, dayanıklı.&lt;br /&gt;BAŞAK :(Tür.) Ka. 1. Tahıl tanelerini taşıyan kısım, sünbüle: Buğday başağı. 2. Hasattan artakalan şey. 3. Okun uç kısmındaki sivri demir.&lt;br /&gt;BAŞAR :(Tür.) Er. - Başarılı ol, işi sonuçlandır.&lt;br /&gt;BAŞARMAN :(Tür.) Er. - Yaptığı işi başarıyla sonuçlandıran.&lt;br /&gt;BAŞAY :(Tür.). - Birinci, ilkay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BAŞBUĞ :(Tür.) Er. - Başkumandan, hükümdar. - Eski Türklerde orduya kumanda eden hükümdar veya komutanlar..&lt;br /&gt;BAŞEĞMEZ :(Tür.) Er. - Buyruk altına girmeyen, kişilikli.&lt;br /&gt;BAŞİR :(Ar.) Er. 1. Müjdeci. 2. Güler yüzlü, mesut, mutlu.&lt;br /&gt;BASİR :(Ar.) Er. 1. Göz. 2. Görme. 3. Allah´ın sıfatlarından, herşeyi gören ("Abd" takısı almadan kullanılmaz).&lt;br /&gt;BASİRET :(Ar.) Ka. 1. Göz açıklığı, inceden inceye etraflı derin görüş. 2. Ön görüş, seziş.&lt;br /&gt;BAŞKAYA :(Tür.) Er. ? Kayaların başı, güçlü, kuvvetli.&lt;br /&gt;BAŞKAYNAK :(Tür.) Er. - İlk kaynak. Ana kaynak.&lt;br /&gt;BAŞKUR :(Tür.) Er. - Türk çadırlarının çevresindeki kanatlan örten bölümlerin üst tarafına bağlanan ve 18 cm eni olan kuşak.&lt;br /&gt;BAŞKURT :(Tür.) Er. - Ural dağlan bölgesinde yaşayan ve Türklerin Kıpçak kolundan olan bir boy. Asıl ismi Başkırt´tır. Ural dağlannın güneyinde yerleşiktirler&lt;br /&gt;BAŞKUT :(Tür.) Er. - Kutlu, talihli kimse.&lt;br /&gt;BAŞOK :(Tür.) Er. - Önde olan yiğit.&lt;br /&gt;BAŞOL :(Tür.) Er. - Başta ol, önder ol.&lt;br /&gt;BAŞÖZ :(Tür.) Er. - Önemli soydan gelen.&lt;br /&gt;BASRİ :(Ar.) Er. - Basralı, Basra şehrinde oturan. Hasan´ı Basri´ye izafeten kullanılmıştır.&lt;br /&gt;BATI :(Tür.) - Güneşin battığı yön ve bu yöndeki ülkeler. Erkek ve kadın adı, birleşik isim yapılarak kullanılır.&lt;br /&gt;BATIBOY :(Tür.) Er. - Türklerin göç sonucu batıya yerleşen oymakları.&lt;br /&gt;BATIGÜL :(Tür.) Ka. - Batı´da açan yetişen gül.&lt;br /&gt;BATIR :(Tür.) Er. - Yiğit, kahraman, bahadır.&lt;br /&gt;BATTAL :(Ar.) Er. 1. Cesur, kahraman. 2. Pek büyük. 3. İşe yaramaz, hantal. 4. İşsiz. Battal Gazi: Emevilerin VII. yy. Bizans´a düzenledikleri sefer ve savaşlarda ün salmış komutanı.&lt;br /&gt;BATU :(Tür.) Er. - Üstün gelen, gücü yeten, galip.&lt;br /&gt;BATUHAN :(Tür.) Er. - Altınordu devletinin kurucusu (1204-1255). Cengiz Han´ın torunu.&lt;br /&gt;BATUR :(Tür.) Er. - Kahraman, yiğit, cesur, bahadır.&lt;br /&gt;BATURALP :(Tür.) Er. - Yiğitler yiğidi.&lt;br /&gt;BAVER :(Fars.) Er. - Tasdik, inanma. Sağlam, pek doğru.&lt;br /&gt;BAYAR :(Tür.) Er. 1. Ulu, yüce saygın, soylu. 2. Ekilmemiş toprak.&lt;br /&gt;BAYBARS :(Tür.) Er. - Bahri Memlüklerin sultanı olup Kıpçak ülkesinde doğmuştur. Baybars (el-Melikü´l-Zahir Rüknettin). (1223 Şam - 1277). Eyyubi hanedanını ortadan kaldırıp Abbasi halifeliğinin yeniden kurulmasını sağladı.&lt;br /&gt;BAYBAŞ :(Tür.) Er. - Zengin, ileri gelen, saygın.&lt;br /&gt;BAYBORA :(Tür.) Er. - Fırtına.&lt;br /&gt;BAYÇA :(Tür.). - Zengin, varlıklı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BAYDAK :(Tür.) Er. - Bayrak.&lt;br /&gt;BAYDAN :(Tür.) Er. - Şımarık, gururlu, kendini beğenmiş.&lt;br /&gt;BAYDAR :(Tür.) Er. - Kırım yarımadasında Sivastopol şehrinin güneyinde tartada bir Türk köyü. Güzellik ve bereketiyle ünlüdür.&lt;br /&gt;BAYDIR :(Tür.) Er. - Güçlü, kuvvetli.&lt;br /&gt;BAYDU :(Tür.) Er. - İlhanlı devleti hükümdarı Hulagunun torunu. 11 ay İlhanlı devleti hükümdarı oldu.&lt;br /&gt;BAYDUR :(Tür.) Er. - Güçlü, kuvvetli, cesur.&lt;br /&gt;BAYER :(Tür.) Er. - Zengin, varlıklı kimse.&lt;br /&gt;BAYEZİT :(Ar.) Er. - Çeşitli zamanlarda yaşamış Osmanlı şehzadelerinin genel adı. Bayezit l. (Bursa 1360-Alaşehir 1403). Yıldırım, Osmanlı padişahı. I. Murat´ın Gülçiçck Hatun´dan olma oğlu.&lt;br /&gt;BAYGÜÇ :(Tür.) Er. - Zengin ve güçlü kimse.&lt;br /&gt;BAYINDIR :(Tür.) Er. - İmar edilmiş, mamur.&lt;br /&gt;BAYKAL :(Tür.) Er. - Yaban kısrağı Orta Asya Türk ülkelerinde yaşar.&lt;br /&gt;BAYKAM :(Tür.) Er. - Hekim, doktor.&lt;br /&gt;BAYKAN :(Tür.) Er. - Bay soyundan, zengin. Baykan (XIV. yy. Kars). Türk halk şairi. Timur´un 1386´da Kars´ı Karakoyunlular´dan alması üzerine ünlü bir destan yazdı. Anadolu-Azerbaycan sahasının en eski aşığıdır.&lt;br /&gt;BAYKARA :(Ar.) Er. 1. Helak olma, mahvolma. 2. Böbürlene böbürlene, salınarak yürüme. 3. Malı çok olma. Baykara: Timuroğullan şehzadesi. Timur´un torunu Şeyh Ömer´in oğludur.&lt;br /&gt;BAYKOCA :(Tür.) Er. - Varlıklı, saygın.&lt;br /&gt;BAYKUT :(Tür.) Er. - Kutlu talihli.&lt;br /&gt;BAYLAN :(s.) Ka. 1. Nazlı, şımarık. 2.Bayla büyüdü bir dediği iki edilmedi.&lt;br /&gt;BAYMAN :(Tür.) Er. - Varlıklı, saygın.&lt;br /&gt;BAYRAM :(Tür.) Er. 1. Neşe ve sevinç günü. Dini bakımdan hususi değeri olan ve milletçe kutlamalar yapılan gün veya günler.&lt;br /&gt;BAYRI :(Tür.) Er. - Çok eski zamanlarda var olmuş, eskiden beri var olan.&lt;br /&gt;BAYSAL :(Tür.) Er. - Soylu, ünlü kişi.&lt;br /&gt;BAYSAN :(Tür.) Er. - Zengin, tanınmış.&lt;br /&gt;BAYSUNGUR :(Tür.) Er. - Akkoyunlu hükümdarlarından. Gıyase´d-Din Baysungur. Timur´un torunu ve Şahruh Mirzanın oğlu. Büyük bir hattattır ve resim ve sanatın koruyucusu olarak tanınmıştır.&lt;br /&gt;BAYTAL :(Tür.) Er. 1. Kısrak. 2. Bayır, yokuş.&lt;br /&gt;BAYTEKİN :(Tür.) Er. - (bkz. Baytal).&lt;br /&gt;BEDAHŞAN :(Fars.). - Amu-derya´nın kaynağı olan Perc´in yukarı mecrasının sol sahilindeki dağlık memleket. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BEDAYİ :(Ar.) Er. - Eşi benzeri olmayan güzel, mükemmel, yeni şeyler.&lt;br /&gt;BEDEL :(Ar.). 1. Değer, kıymet. 2. Bir şeyin yerine verilen, yerini tutan şey, karşılık. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BEDİ :(Ar.) Er. 1. Bir şeyi örneği olmadığı halde meydana getiren. 2. Yoktan vareden. Allah´ın 99 isminden birisidir. 3. Söz estetiği, halin muktezasına uyan delilleri açık şekilde belirtme ve sözü güzelleştirme yollarına ait bilgiler toplamı. 4. Güzel, güzell&lt;br /&gt;BEDİA :(Ar.) Ka. 1. Yüksek estetik değerde, sanat eseri. 2. Beğenilen ve takdir edilen şey. Eşi az bulunur güzellikte. 3. Ülkü, ideal.&lt;br /&gt;BEDİD :(Fars.) Er. - Meşhur, görünür, açık meydanda. (Hüveyda).&lt;br /&gt;BEDİH :(Ar.) Er. - Şan ve şerefi büyük olan.&lt;br /&gt;BEDİHE :(Ar.) Ka. 1. Düşünmeden, birden bire söylenen güzel söz. 2. Başlangıç.&lt;br /&gt;BEDİHİ :(Ar.) Er. - Besbelli, açık-apaçık.&lt;br /&gt;BEDİR :(Ar.) Er. - Dolunay, ondört gecelik ay.&lt;br /&gt;BEDİRAN :(Fars.) Ka. 1. İşleri kötü idare eden. 2. Çapkın kadın.&lt;br /&gt;BEDİRHAN :(Fars) Er. - İleri görüşlü, aydın lider.&lt;br /&gt;BEDİÜZZAMAN:(Ar.) Er. 1. Zamanın harikası. 2. Asrın mükemmel insanı. - Daha çok lakab olarak kullanılır. - Bediüzzaman Said Nursi: Son devrin meşhur müslüman alimlerindendir. Hayatının önemli bir kısmı İslami düşüncelerinden ötürü hapislere girip çıkmakla geçti. Ris&lt;br /&gt;BEDRAN :(Fars.) Ka. 1. Sert başlı at.2. Daima. 3. Hoş latif, yakışıklı.&lt;br /&gt;BEDREDDİN :(Ar.) Er. 1. Din´in nuru, ışığı. 2. Dinin aydınlığı, dinde bilgelik. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BEDREKE :(Fars.) Ka. - Yol gösteren, kılavuz.&lt;br /&gt;BEDRİ :(Ar.) Er. 1. İçi altın dolu kese. Bedr-i Dilşan b. Mehmed b. Oruç b. Gazi b. Şeban: (XV. yy. il yarısı) Türk şairlerinden. Murat II. adına yazdığı Murat namesi ünlüdür. 2. Ayla ilgili, ayın ondördü gibi güzel.&lt;br /&gt;BEDRİYE :(Ar.) Ka. 1. Ay gibi. Ay kadar güzel. Ay´a ait. 2. Sühreverdiyye tarikatının altı şubesinden biri.&lt;br /&gt;BEDRULCEMAL:(Ar.) Er. 1. Ay yüzlü. 2. Fatımi devleti vezir ve serdarlarındandır. 2 defa Şam valisi olmuştur. (1013-1094).&lt;br /&gt;BEDRUNNİSA :(Ar.) Ka. - Dolunay yüzlü kadın.&lt;br /&gt;BEDÜK :(Tür.) Er. - Büyük, yüce, gösterişli, önemli.&lt;br /&gt;BEGÜM :(Fars.) Ka. - Kadın hükümdar, prenses. Doğu Türk hükümdarlarının harem ve kızlarına isim olarak verilirdi.&lt;br /&gt;BEHÇET :(Ar.) Er. 1. Sevinç. 2. Güzellik, güleryüzlülük. 3. Şirinlik. Bu kelime Kur´an-ı Kerim´in Neml suresi 60. ayetinde geçmektedir.&lt;br /&gt;BEHİÇ :(Ar.) Er. - Şen, güzel, güler-yüzlü adam. Kur´an-ı Kerim´de adı geçen kelimelerdendir. - (bkz. Hac, ayet 5).&lt;br /&gt;BEHİCE :(Ar.) Ka. - Şen, güzel, güleryüzlü kadın.&lt;br /&gt;BEHİRE :(Ar.) Ka. 1. Güzel kadın. Soyu-sopu temiz kadın. 2. Şişmanlıktan dolayı nefes darlığı olan.&lt;br /&gt;BEHİŞT :(Fars.) Er. 1. Cennet. 2. Uçmak.&lt;br /&gt;BEHİYE :(Ar.) Ka. - Beha´dan güzel.&lt;br /&gt;BEHLÜL :(Ar.) Er. 1. Çok gülen, çok gülücü. 2. Hayır sahibi, çok iyi adam. 3. Bir İslam sofisi, Behlül-i Dana. Harun er-Reşid´in kardeşinin adı olup, delice hareketleriyle meşhur olmuştur.&lt;br /&gt;BEHMAN :(Fars.) Er. 1. Filan filanca. 2. Fars takviminde 11. ay´a ve her ayın 2. gününe delalet eder.&lt;br /&gt;BEHMAR :(Fars.) Er. - Çok ziyade, fazla. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BEHMENYAR :(Fars.) Er. - İbn Sina mektebine mensup ve Arapça telifleri olan filozof. (X-XI. yy.). İbn Sina´nın kitaplarını şerhetmişir.&lt;br /&gt;BEHNAN :(Ar.) Er. - Güleç, güler yüzlü, iyi huylu ve daima gülen adam.&lt;br /&gt;BEHNANE :(Ar.) Ka. - Güleryüzlü, iyi huylu ve daima gülen kadın.&lt;br /&gt;BEHRA :(Fars.) Ka. l. Onun için ondan dolayı. 2. Bir Arap kabilesi olup Hunus ovasında yerleşmişlerdir.&lt;br /&gt;BEHRAM :(Fars.) Er. 1. Merih yıldızı. 2. Her ayın 20. gönü. 3. Acem pehlivanlarından birinin adı. 4. İran hükümdarlarından birkaçının adı ki en meşhuru yaban eşeği avına pek düşkün olan "Behram Gûr"dür.&lt;br /&gt;BEHRAMŞAH :(Fars.) Er. 1. Gazne sultanı. 2. Kirman Selçukluları hükümdarı. 3. Eyyubilerin büyük şairi.&lt;br /&gt;BEHREM :(Ar.) Ka. - Asfur çiçeği kırmızı gül.&lt;br /&gt;BEHZAD :(Ar.) Er. - Ressam, minyatürcü.&lt;br /&gt;BEKATA :(Tür.) Er. - İleri gelen, saygın. Soylu, isim yapmış sülaleden.&lt;br /&gt;BEKDİL :(Tür.) Er. 1. Doğru sözlü, mert. 2. Gönlü zengin. Baygönüllü.&lt;br /&gt;BEKİL :(Ar.) Er. - Yakışıklı, süslü delikanlı, genç.&lt;br /&gt;BEKİR :(Ar.) Er. 1. Sabahları erken kalkmayı alışkanlık edinen kimse, bakir. 2. Yeni doğmuş. 3. Öncesi, İsmaili zümresine ait büyük bir Arap kabilesi.&lt;br /&gt;BEKRİYE :(Ar.) Er. 1. Her şeyin evveli, ilk çocuk. 2. Genç ve taze kız. 3. Dişi deve yavrusu.&lt;br /&gt;BEKSAN :(Tür.) Er. 1. Tanınmış, ünlü, saygın. 2. Bey ünvanı taşıyan.&lt;br /&gt;BEKTAŞ :(Fars.) Er. 1. Akran. 2. Eş, müsavi. - Bektaşi: Hacı Bektaş Veli tarikatına mensubolan kişi, Horasan´da gelip Anadolu´ya yerleşen Hacı Bektaş Veli tarafından kurulduğu ileri sürülen tarikata mensup ilk zamanlan bilinmeyen bu tarikat, sonradan batıni bir&lt;br /&gt;BEKTÖRE :(Tür.) Er. - Güçlü, değişmez töreleri olan, törelerine bağlı.&lt;br /&gt;BELAZURİ :(Ar.) Er. - II. yy. Arap tarihçilerinin en büyüklerinden. (Ahmet b. Yahya) Belazur usaresi içmiş ve şuurunu kaybederek öldüğü için kendisine bu ad verilmiştir.&lt;br /&gt;BELEK :(Tür.) Er. 1. Hediye, armağan. 2. Selçukluların Dersim, Gere, Harput ve Halep emiri.&lt;br /&gt;BELEN :(Tür.) 1. Dağ beli, dağın aşılacak yeri, dağlık yer. 2. Akdeniz bölgesinde İskenderun´da Suriye´nin Kuzeye ulaşan büyük yolun Amanos dağlarım aştığı geçit üzerinde bulunan kasaba. - Erkek ve kadın adı ola­rak kullanılır.&lt;br /&gt;BELGE :(Tür.) Er. - Bir gerçeğe tanıklık eden şey.&lt;br /&gt;BELGİN :(Tür.) Ka. 1. Alamet, nişan, marka. 2. Tam ve kesin olarak belirlenmiş, sarih.&lt;br /&gt;BELHİ :(Ur.). - Belh şehrine mensup (Afganistan). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BELİĞ :(Ar.) Er. 1. Fasih ve düzgün konuşan. 2. Açık, yeterli, tam.&lt;br /&gt;BELİK :(Tür.) Ka. - Saç örgüsü.&lt;br /&gt;BELİN :(Tür.) Ka. - Gözlerini açıp baka kalmış şaşkın.&lt;br /&gt;BELKIS :(Ar.) Ka. - Müslümanların seba melikesine verdikleri isim. - Güneşe tapan bir kavmin kraliçesi iken Hz. Süleyman´a biat ederek kendisiyle evlenmiş ve müslüman olmuştur. Kur´an´da ismi lafzen geçmemiştir. Fakat Hz. Süleymanla arasında geçen olaylar Neml s&lt;br /&gt;BEL´AM :(Ar.) Er. 1. Terbiyesiz, aç gözlü, pisboğaz, obur. 2. Hz. Musa hakkında İsrailoğullarını kandırarak yalan söyleyip dünya menfaatından ötürü gerçeğe sırtını dönen, bilge olmasına rağmen küfrü tercih edip Hz. Musa´ya beddua etmesiyle tanınmış olan "Bel´am b&lt;br /&gt;BENDE :(Fars). 1. Bağlanmış kimse, tutsak. 2. Kul, köle. 3. Yürekten bağlı. 4. Büyük aşkla seven. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BENDER :(Fars.) Er. - Deniz veya büyük nehir üzerindeki liman. Ticaret limanı.&lt;br /&gt;BENGİ :(Tür.) Er. - Sonu olmayan, hep kalacak olan, sonsuz, ebedi.&lt;br /&gt;BENGİSU :(Tür.) Ka. - Ebedilik, ölümsüzlük veren su, Ab-ı hayat.&lt;br /&gt;BENGÜ :(Tür.) Ka. - Ebedi, sonu olmayan.&lt;br /&gt;BENNA :(Ar.) Ka. - Yapı yapan, mimar, kalfa, dülger.&lt;br /&gt;BERA :(Ar.) Er. - 1. Fazilet. 2. Seçkin olma vasfı. 3. Olgunluk. el-Bera´ b. Azib: Ashabdandır. (Küfe-691). Bedir gazası dışında bütün savaşlara katıldı. Rey ve Kazvin´i fethetti. Kufe´de vefat etti.&lt;br /&gt;BERAT :(Ar.). 1. Resmi belge, imtiyaz belgesi. 2. Osmanlıda bir kimseye verilen nişan, rütbe veya toprak imtiyazını gösterir belge. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BERCA :(Fars.). - Yerinde tam doğru ve münasip. - Kadın ve erkek adı olarak kullanılabilir.&lt;br /&gt;BERCESTE :(Fars.) Ka. 1. Seçilmiş, beğenilmiş. 2. Güzel, hoş, latif.&lt;br /&gt;BERÇİN :(Fars.) Ka. - Toplayıcı.&lt;br /&gt;BERCİS :(Ar.) Ka. 1."Müşteri" denilen yıldız, Jüpiter gezegeni. 2. Sütü çok olan deve.&lt;br /&gt;BEREKET :(Ar.) Ka. 1. Bolluk. 2. Meymenet, saadet, mutluluk, Allah vergisi.&lt;br /&gt;BEREN :(Tür.) Er. - Güçlü, kuvvetli, akıllı.&lt;br /&gt;BERFİN :(Fars.) Ka. 1. Kardan yapılmış. 2. Tertemiz, kar gibi beyaz.&lt;br /&gt;BERGÜZAR :(Fars.) Ka. - Hediye, hatıra, andaç.&lt;br /&gt;BERGÜZİN :(Fars.) Ka. - Seçkin, beğenilmiş makbul.&lt;br /&gt;BERHUZ :(Fars.) Er. - Dağarcık, torba.&lt;br /&gt;BERİ :(Ar.) Er. 1. Salim, kurtulmuş. 2. Temiz, Arınmış.&lt;br /&gt;BERİA :(Ar.) Ka. - Olgunluk ve güzelliğiyle akranlarından üstün olan sevgili.&lt;br /&gt;BERİD :(Ar.) Er. 1. Haberci. 2. Eskiden müslüman devletlerde posta ve haber alma örgütünün adı.&lt;br /&gt;BERİN :(Fars.) Er. 1. En yüksek, çok yüce. 2. Soylu.&lt;br /&gt;BERİRE :(Ar.) Ka. - İnam ve ihsan sahibi. Saliha ve vazifesini yapan hanım.&lt;br /&gt;BERK :(Tür.) Er. 1. Sağlam, kuvvetli. 2. Katı, sert. Şiddetli. 3. Hızlı. 4. Orman. 3. Arı, şimşek, yaprak.&lt;br /&gt;BERK YARUK :(Tür.) Er. - Selçuklu Sultanı. (Öl. 1104). Melikşah´ın oğlu.&lt;br /&gt;BERKA :(Ar.). - Kuzey Afrika´da eski bir şehir. - Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BERKAN :(Ar.) Er. 1. Şakıma, parıldama. 2. Kıvırcık tüylü kuzu postu kürkü.&lt;br /&gt;BERKANT :(Tür.) Er. - Güçlü, bozulmaz, yemin.&lt;br /&gt;BERKE :(Tür.) Er. 1. Kama. 2. Altınordu hükümdarı. Cengiz Han´ın torunu ve Cuci´nin 3. oğludur.&lt;br /&gt;BERKEL :(Tür.) Er. - güçlü el.&lt;br /&gt;BERKER :(Tür.) Er. - Güçlü, sağlam kişilikli.&lt;br /&gt;BERKİ :(Tür.) Er. - Şimşek gibi parlak.&lt;br /&gt;BERKİN :(Tür.) Er. - Sağlam güçlü kuvvetli.&lt;br /&gt;BERKKAN :(Tür.) Er. - Güçlü soydan gelen.&lt;br /&gt;BERKMAN :(Tür.) Er. - Güçlü, sağlam, kişilikli.&lt;br /&gt;BERKSAN :(Tür.) Er. - Güçlü tanınan kimse.&lt;br /&gt;BERKSU :(Tür.) Er. - Soğuk ve keskin su.&lt;br /&gt;BERKÜN :(Tür.) Er. - Sağlam, güçlü tanınmış.&lt;br /&gt;BERMAL :(Fars.) Ka. - Dağ tepesi, doruk. - (bkz. Şahika, zirve).&lt;br /&gt;BERNA :(Fars.) - Genç delikanlı, yiğit. - Kadın ve erkek için kullanılır.&lt;br /&gt;BERRA :(Ar.). - Doğru sözlü, hayır işleyen kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BERRAK :(Ar.) Ka. 1. Duru, saf, bulanık olmayan, nurlu. 2. Şimşek, parıltı. 3. Kulağa hoş gelen ses.&lt;br /&gt;BERRAKA :(Ar.) Ka. - Aydınlık görünüşlü güzel kadın.&lt;br /&gt;BERRAN :(Fars.) Ka. - Kesen, kesici, keskin.&lt;br /&gt;BERRİN :(Fars.) Ka. - Yüksek yüce.&lt;br /&gt;BERŞAN :(Fars.) Ka. - Ümmet. Bir peygamberin din ve kitabını kabul ve tasdik eden kimse.&lt;br /&gt;BERŞE :(Tür.) Ka. - Hep, bütün, çok.&lt;br /&gt;BERTER :(Fars.) Er. - Üstün, yüksek nitelikli, değerli.&lt;br /&gt;BERZALİ :(Ar.) Er. - Ebu´l-Kasım b. Muhammed. - Arap tarihçilerinden-dir.&lt;br /&gt;BERZEN :(Fars.). - Yöre, mahalle, yol. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BESALET :(Ar.). - Korkusuzluk, yüreklilik. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BESAMET :(Ar.) Ka. - Güleryüzlülük, şenlik.&lt;br /&gt;BEŞAREDDİN :(Ar.) Er. - Dinin müjdesi. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BEŞARET :(Ar.) Ka. 1. Müjde, muştu, iyi haber. 2. Güler yüzlülük, gülümseme.&lt;br /&gt;BESİM :(Ar.) Er. - Güleryüzlü, güleç adam.&lt;br /&gt;BEŞİR :(Ar.) Er. 1. Müjde getiren müjdeci. 2. Güleryüzlü güleç adam. Kur´ani bir kavramdır. İnsanlara Allah´ın emir ve nimetlerini, cennet ve mükafatı haber veren peygamberler ve Kur´an için kullanılmıştır.&lt;br /&gt;BEŞİRE :(Ar.) Ka. 1. Müjde getiren, müjdeci. 2. Güleryüzlü, güleç hanım&lt;br /&gt;BESTE :(Fars.) Ka. 1. Kapalı, bağlı, bitiştirilmiş bağlanmış. 2. Müzikte, şarkının makam ve ahengi.&lt;br /&gt;BEŞUŞ :(Ar.) Ka. 1. Okşadıkça süt veren deve. 2. Araplarca çok meşhur ve meş´um bir kadın.&lt;br /&gt;BETİK :(Tür.) Er. - Yazılı olan şey, yazılmış yapıt.&lt;br /&gt;BETİM :(Tür.). 1. Bir nesnenin kendine özgü belirtilerini tam ve açık bir biçimde, söz ya da yazıyla anlatma, tasvir. 2. Herhangi bir şeyin resmi ya da heykeli.&lt;br /&gt;BETÜL :(Ar.) Ka. 1. Bakire. 2. Erkekten çekinen, erkeklere yaklaşmayan namuslu kadın. 3. Ayrı kök salan fidan. 4. Hz. Meryem´in lakabı. 5. Hz. Muhammed (s.a.s)´in kızı Hz. Fatıma´nın lakabı.&lt;br /&gt;BEYAN :(Ar.). 1. Bildirme, söyleme, açıklama. 2. Belagat ilimlerinden ikincisi. 3. Belli apaçık. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BEYATİ :(Ar.) Er. 1. Gece uyuma, gece iş görme, geceyi işiyle geçirme. 2. Türk müziğinin en eski makamlarından olup, hala kullanılmakta olan bir makamdır.&lt;br /&gt;BEYAZ :(Ar.) Ka. 1. Ak, en açık renk. 2. Aydınlık. 3. Deri rengine göre bir insan ırkı. 4. Yumurta akı. -Mahalli yerlerde kadın adı olarak kullanılmakladır.&lt;br /&gt;BEYAZIT :(Ar.) Er. - Ebu Yezid, Yezid´in babası, kısaltılmıştır. - Arapça´dan Türkçeleşmiş.&lt;br /&gt;BEYBOLAT :: (Tür.) Er. - Çelik gibi güçlü, saygın kimse.&lt;br /&gt;BEYDA :(Ar.) Ka. 1. Tehlikeli yer. 2. Sahra, çöl. 3. Mekke ile Medine arasında düz bir yer.&lt;br /&gt;BEYHAK :(Ar.) Er. - Horasan´ın Nişabur eyaletinde bir bölge.&lt;br /&gt;BEYHAKİ :(Ar.) Er. - el-Beyhaki: Arap müellifi olup muhaddis ve Şafii fakihlerindendir.&lt;br /&gt;BEYHAN :(Tür.) Ka. - Hükümdarların üstünü. Seçkin han. Beyhan Sultan: Mustafa III. kızı.&lt;br /&gt;BEYREK :(Tür.) Er. 1. Çok nazik, efendi, bey. 2. Hüzünlü.&lt;br /&gt;BEYSUN :(Tür.) Ka. - Nazik insan.&lt;br /&gt;BEYTİYE :(Ar.) Ka. - Eve ait, evle ilgili.&lt;br /&gt;BEYTÖRE :(Tür.) Er. - Baş adet, adetleri yerine getiren.&lt;br /&gt;BEYZA :(Ar.) Ka. 1. Daha ak, çok beyaz. 2. Günahtan kaçınmış. Günahla kirlenmemiş.&lt;br /&gt;BEYZADE :(Tür.) Er. 1. Beyoğlu. 2. Soylu kimse. - Farsça´dan birleşik isim olarak Türkçeleştirilmiştir.&lt;br /&gt;BEYZAVİ :(Ar.) Er. - Beyzavi (Abdullah b. Ömer). İran´da yaşamış Tefsir ve Kelam alimi. Şafii mezhebindendir. Tefsirin yanında fıkıh usulü, kelam ve irab hakkında eserler vermiştir.&lt;br /&gt;BEZEN :(Tür.) Ka. - Süs, benek, zinet.&lt;br /&gt;BEZMİ ALEM :(Ar.) Ka. - Dünya meclisi, sohbet toplantısı. Bezm-i Alem Sultan. Sultan Abdülmecid´in annesi.&lt;br /&gt;BİCAN :(Fars.) Er. 1. Cansız, ruhsuz. 2. Canını esirgemeyen, şehit.&lt;br /&gt;BİDAYET :(Ar.) Ka. - Başlama, başlangıç.&lt;br /&gt;BİDİL :(Tür.) Er. - Hindistan´da yerleşmiş Farsça yazan büyük Türk şairi.&lt;br /&gt;BİGE :(Tür.) Ka. - Evlenmemiş, çouğu olmamış.&lt;br /&gt;BİHRUZ :(Fars.) Ka. - İyi gün, güzel gün anlamında. Bihruze Hatun: Şah İsmail´in zevcesi. Çaldıran´da yenilip her şeyini bırakan Şah İsmail´in zevcesi.&lt;br /&gt;BİHTER :(Fars.) Ka. - Pek iyi, daha iyi.&lt;br /&gt;BİHTERİN :(Fars.) Ka. - En iyi, pek iyi.&lt;br /&gt;BİKE :(Tür.). - Benzersiz, eşsiz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BİLAD :(Ar.) Er. - Şehirler bölge, eyalet, memleket isimlerini ifade için terkiplerde kullanılır.&lt;br /&gt;BİLAL :(Ar.) Er. - Su gibi ıslatan, ıslatış, ıslaklık. Bilal b. Raba: İslamın ilk müezzini, Habeş asıllı olup İslamı köle olarak ilk kabul edenlerden birisidir.&lt;br /&gt;BİLAN :(Tür.) Er. - Süslü ve işlemeli kılıç kemeri.&lt;br /&gt;BİLAY :(Tür.). - Ay gibi asil ol. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BİLDAR :(Fars.) Er. 1. Bel, belleyen, yer kıran, kürek çeken. 2. İstihkam neferi.&lt;br /&gt;BİLEK :(Tür.) Er. - Güç, kuvvet.&lt;br /&gt;BİLEN :(Tür.) Er. - Bilgili, görgülü, anlayışlı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BİLGE :(Tür.). - Bilgili, iyi geniş, derin, bilgi sahibi kimse. - Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BİLGE HATUN :(Tür.) Ka. - Kutluk Han´ın annesi. Türk hükümdarı (VIII.yy-).&lt;br /&gt;BİLGEHAN :(Tür.) Er. - Göktürk hakanı (683-734). Babası Kutluğ İlteriş Han´dır.&lt;br /&gt;BİLGEKAĞAN :(Tür.) Er. - (bkz. Bilge). Bilge Kağan (683-734). Göktürk hakanı. İkinci Göktürk hanedanlığının kurucusu.&lt;br /&gt;BİLGEKAN :(Tür.) Er. - Bilgin soydan gelen.&lt;br /&gt;BİLGEN :(Tür.) Ka. - (bkz. Bilge).&lt;br /&gt;BİLGER :(Tür.) Er. - Akıllı, bilgili, bilge, bilgin.&lt;br /&gt;BİLGİN :(Tür.). - Bilgili kişi (alim, karşılığı olarak da kullanılmaktadır). -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BİLGİNUR :(t.f.i.) Ka. - Bilginin ışığı, bilginin aydınlığı.&lt;br /&gt;BİLGİYE :(Tür.) Ka. - Bilgin hanım.- Yanlış yapılmış isimlerdendir.&lt;br /&gt;BİLKAN :(Tür.) Er. - Bilgili.&lt;br /&gt;BİLLUR :(Ar.) Ka. 1. Bazı cisimlerin tabi olarak aldıkları geometrik şekil. 2. Duru, berrak, kesme cam, kristal. 3. Necef taşı. (Mec.) Temiz, pırıl pırıl insan.&lt;br /&gt;BİLMEN :(Tür.) Er. - Bilen, anlayan, bilgili.&lt;br /&gt;BİLSEN :(Tür.) Ka. - Kendini bil.&lt;br /&gt;BİNALİ :(Ar.) Er. - Ali´nin oğlu.&lt;br /&gt;BİNALP :(Tür.) Er. - Yiğitler.&lt;br /&gt;BİNAY :(Tür.) Ka. - Bin tane ay, çok kuvvetli ışık.&lt;br /&gt;BİNHAN :(Tür.) Ka. - Hanların hanı.&lt;br /&gt;BİNKAN :(Tür.) Er. - Soylu kanlar.&lt;br /&gt;BİNNAZ :(Tür.) Ka. 1. Nazlı. 2. Cilveli. 3. Allah´a yalvaran.&lt;br /&gt;BİNNUR :(Tür.) Ka. 1. Nurla özdeşleşmiş. 2. Bin tane nur.&lt;br /&gt;BİNTUĞ :(Tür.) Er. - (bkz. Binkan).&lt;br /&gt;BİRANT :(Tür.) Er. 1. Özel, tek yemin. 2. Özelliği olan yemin.&lt;br /&gt;BİRAT :(Tür.) Er. 1. Asil, soylu, bir aileye mensup. 2. İlk erkek çocuğa verilen isim.&lt;br /&gt;BİRAY :(Tür.) Ka. - Ay gibi tek, eşsiz.&lt;br /&gt;BİRCAN :(Tür.) Er. - Tek, eşsiz. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BİRCE :(Tür.) Ka. - Tek, eşsiz, biricik.&lt;br /&gt;BİRCİS :(Ar.) Ka. - Gezegen, Jüpiter, müşteri yıldızı, bercis.&lt;br /&gt;BİRDAL :(Tür.) Er. - Bir tane, tek dal.&lt;br /&gt;BİRGE :(Tür.) Er. 1. Kamçı. 2. Birlikte, beraber.&lt;br /&gt;BİRGİ :(Tür.) Ka. - Batı Anadolu´da İzmir ilinin Ödemiş ilçesinin merkezi, Bozdağ eteklerinde kurulmuştur.&lt;br /&gt;BİRGİT :(Tür.) Er. - Birleşik, birleşmiş, birlik almış.&lt;br /&gt;BİRGİVİ :(Tür.) Er. - Birgivi: Büyük din ve dil alimi (d. 1522) İmam Birgivi lakabıyla şöhret olmuş, vasiyetnamesi ve ilmihali o dönem halkının ihtiyacını karşılamıştır.&lt;br /&gt;BİRGÜL :(Tür.) Ka. - Bir tane, tek gül. Kıymetli gül.&lt;br /&gt;BİRHAN :(Tür.) Er. - Tek yönetici.&lt;br /&gt;BİRİM :(Fars.) Ka. - Bir tanem, biriciğim.&lt;br /&gt;BİRKAN :(Tür.) Er. - Soylu.&lt;br /&gt;BİRKE :(Ar.). 1. Büyük havuz. 2. Gölcük. 3. Göğüs. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BİRMA :(Hint.). - Çin Hindi´nde bir yer. Birmanya diye de tanınır. Birmanya müslümanları ülkelerinin % 30´una ulaşmışlardır. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BİRMEN :(Tür.) Er. - Tek olan, benzeri olmayan kimse.&lt;br /&gt;BİROL :(Tür.) Er. - Tek ad, bir ol.&lt;br /&gt;BİRSEN :(Tür.) Ka. - Sadece sen, tek sen.&lt;br /&gt;BİRSEV :(Tür.) Ka. - Tek sevgili.&lt;br /&gt;BİRSİN :(Ar.) Ka. - Yonca.&lt;br /&gt;BİRTAN :(Tür.) Er. - Bir tane, tek.&lt;br /&gt;BİRUN :(Fars.) Er. 1. Dışarı. 2. Dış harici. 3. Osmanlı Devleti´nde saray dışında vazifeli memurlar.&lt;br /&gt;BİRÛNÎ :(Fars.) Er. - Reyhan Muhammed b. Ahmed el-Biruni: Büyük İslam bilgini (973-Gazne 1048). İbn Sina´dan ders altı. Hindistan´a gitti. Sanskritçe öğrendi. Pozitif ilimlerin hepsiyle ilgilendi ve bu konuda birçok kitap yazdı.&lt;br /&gt;BİŞAR :(Fars.) Er. 1. Esir tutsak. 2. Altın, gümüş kakmalı işlemeler. 3. Saçılan şey, saç. 4. Güçsüz, dermansız.&lt;br /&gt;BİŞR :(Ar.) Er. - Güler yüzlü kişi, güleç, sevimli. Bişr b. Bera´: Sahabedendir. Babası Bera´ b. Marun Akabe beyatına katılanlardandı. Bişr, iyi bir savaşçı ve okçuydu. Yahudi bir kadının verdiği zehirli eti yiyince zehirlenerek şehid oldu.&lt;br /&gt;BİSTAMİ :(Fars.) Er. - (bkz. Bistem). - Bayezid Bistami: Ünlü mutasavvıf, hayatı hakkında çok az şey bilinmektedir.&lt;br /&gt;BİSTEM :(Fars.) Er. - Horasan eyaletinde El-Bürz eleklerinde bir şehir. Hüsrev 2. Pervizin dayısı Bistam tarafından kurulduğu için bu ismi almıştır. Elmaslanyla ünlüdür.&lt;br /&gt;BİTENGÜL :(Tür.) Ka. - Güllerin bitmesi.&lt;br /&gt;BOĞAÇ :(Tür.) Er. - Küçük yaşta boğa öldürdüğü için kendisine bu ad verilen, Dede Korkut hikayelerindeki bir kahraman. Dirse Han´ın oğlu.&lt;br /&gt;BOĞATAŞ :(Tür.) Er. - Ünlü Türk beylerinden biri.&lt;br /&gt;BÖKE :(Tür.) Er. 1. Kahraman, güçlü kimse. 2. Önder, başkan, reis. 3. Kabadayı, cesur efe. 4. Güreşçi, pehlivan.&lt;br /&gt;BOLGAN :(Tür.) Er. - Eski Türk adlarından.&lt;br /&gt;BORA :(İtal.) Er. - Araziden çıkan şiddetli rüzgar.&lt;br /&gt;BORAN :(Tür.) Er. - Rüzgar, şimşek, gökgürültüsü, sağanak yağmurun birlikte olduğu iklim hadisesi. Boran Hatun: Emevi halifesi Me´mun´un zevcesi.&lt;br /&gt;BÖRÇETİN :(Tür.) Er. - Eski tarihçilere göre Türkleri Ergenekon´dan kurtaran demircinin adı.&lt;br /&gt;BÖRİTİGİN :(Tür.) Er. - Karahanlı hükümdarı. Maveraünnehir´e hakim oldu. Bastırdığı paralarda İbrahim b. Nasr adıyla anılır (XI. yy.).&lt;br /&gt;BOYLA KUTLUG YARGAN :(Tür.) Er. - Eski Türklerde birleşik rütbe unvanı. Suci yazıtında Kırgız kabilesinden Yaplakar Kan Ata´nın ünvanı olarak geçer.&lt;br /&gt;BOYLA BAĞA TARKAN :(Tür.) Er. - Anlamı iyice bilinmemekle birlikte. Orhun yazıtlarında vezir Tonyukuk´a verilen unvan olarak geçer.&lt;br /&gt;BOYLAN :(Tür.) Er. - Kibirli, mağrur.&lt;br /&gt;BOYRAZ :(Tür.) Er. - Kuzey rüzgarı.&lt;br /&gt;BOYSAN :(Tür.) Er. - Uzun boylu, yakışıklı delikanlı.&lt;br /&gt;BOYSEL :(Tür.). - Uzun boylu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BOZAN :(Tür.) Er. - Büyük Selçuklu Emiri. Selçuklu Sultanı Melikşah´a büyük yardımları dokundu. Kazanılan birçok zaferde etkin rol oynadı.&lt;br /&gt;BOZBEY :(Tür.) Er. - Kır beyi, gri.&lt;br /&gt;BOZBORA :(Tür.) Er. - Fırtına.&lt;br /&gt;BOZDOĞAN :(Tür.) Er. - Bir şahin türü.&lt;br /&gt;BOZER :(Tür.) Er. - Beyaz tenli.&lt;br /&gt;BOZKURT :(Tür.) Er. - Göktürk efsanelerinde yer alan kutsal hayvan.&lt;br /&gt;BOZUN :(Tür.) Er. 1. Büyük Selçuklu emirinin adı. 2. Sürülmemiş tarla.&lt;br /&gt;BOZYEL :(Tür.) Er. - Yağmur getiren lodos rüzgarı.&lt;br /&gt;BUDAK :(Tür.) Er. 1. Ağacın dal olacak sürgünü. 2. Dal. 3. Dalın göv­de içindeki sert bölümü.&lt;br /&gt;BUDUN :(Tür.) Er. - Halk, kavim, ahali.&lt;br /&gt;BUĞRA :(Fars.) Er. 1. Büyük erkek deve, iki hörgüçlü deve. 2. Turna kuşu, turna sürüsünün önünde uçan turna horozu. 3. Harizm hükümdarlarından birinin lakabı.&lt;br /&gt;BUĞRAHAN :(f.t.i.) Er. 1. X. yy.´ın başlarında Orta Asya´daki yağma boyundan çıkan ve ilk İslam devletinin Türk hükümdarlarının birçoğuna verilen ünvan. 2. İliğ ve Karahanlı sülalesinden birçok hükümdarların unvanıdır. - Tarık Buğra, Saltuk Buğra.&lt;br /&gt;BUHAYRA :(Ar.) Ka. 1. Küçük deniz. 2. Mısır´ın kuzeybatısında bir şehir.&lt;br /&gt;BUHRİ :(Ar.) Er. 1. Tütsüye ait. 2. Denize ait.&lt;br /&gt;BUHTAN :(Ar.). - Yalan, iftira. - İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;BUKA :(Ar.). - 1. Ülke, yer. 2. Büyük bina. 3. Ben, benek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Buka Han: Altınordu devletinin Bayagut boyundan Nogay Yarguçi adlı prensin oğlu.&lt;br /&gt;BUKET :(Fars.) Ka. - Çiçek demeti.&lt;br /&gt;BUKLE :(Fars.) Ka. - Kıvrılmış, küçük lüle şeklinde saç.&lt;br /&gt;BÜKLÜM :(Tür.) Ka. - Bükülmüş kıvrılmış şeylerin oluşturduğu halka.&lt;br /&gt;BULAK :(Tür.) Er. - Kaynak, pınar, çeşme.&lt;br /&gt;BÜLBÜL :(Ar.) Ka. 1. Sesinin güzelliğiyle ünlü ötücü kuş. 2. Sesi çok güzel olan kimse. Bülbül Hatun: Bayezid II.´in eşi. (Öl. Bursa 1515). Şehzade Ahmed´in annesi.&lt;br /&gt;BÜLENT :(Fars.) Er. - Yüce yüksek, ala, ulu.&lt;br /&gt;BULGAR :(Tür.) Er. - Olgun, bilgili, görgülü, hoşgörülü kimse.&lt;br /&gt;BUMİN :(Tür.) Er. - Göktürk devletinin kurucusu (Öl. 552). Avarlarla arası açılınca, savaşarak onları çökertti ve merkezi Ötüken olmak üzere Göktürk devletini kurdu (552). Aynı yıl öldü.&lt;br /&gt;BÜNYAMİN :(Ar.) Er. - Yakub peygamberin en küçük oğlu.&lt;br /&gt;BURAK :(Ar.) Er. - Berk-Yıldırımdan türetilmiştir. - Hz. Muhammedin Mirac´daki bineği. Kur´an´da böyle bir isim geçmemekle beraber, İslam kaynaklarında böyle bir binitin olduğuna dair rivayetler vardır. Burak Reis: (Öl. 1499). Osmanlı denizcilerinden.&lt;br /&gt;BURÇ :(Ar.) Er. 1. Süryanice Burgus kelimesinin Arapçalaştınlmış hali. 2. Kalenin köşelerine yapılan daha yüksek ve daha kalın çıkıntı kule. 3. Yuvarlak bina. 4. Güneşin ayrıldığı oniki kısımdan herbiri. 5. Tek hisar.&lt;br /&gt;BURÇAK :(Tür.). - Baklagillerden, taneleri yemiş olarak kullanılan bir bitki. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BURÇİN :(Tür.) Ka. - Dişi geyik.&lt;br /&gt;BURCU :(Tür.) Ka. - Güzel koku.&lt;br /&gt;BÜRDE :(Ar.) Ka. 1. Hırka, Arapların gece üzerlerine örttükleri, gündüz giyindikleri elbise. 2. Ka´b b. Züheyrin yazdığı kaside. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) tarafından beğenilmiş ve Peygamberimiz hırkasını çıkararak şaire giydirmiştir. Bu yüzden bu kaside&lt;br /&gt;BÜRGE :(Tür.). - Bir yerde duramayan canlı, taşkın kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BURHAN :(Ar.) Er. 1. Delil hüccet. 2. Hakkı batıldan, doğruyu yanlıştan ayıran delil. 3. İlahi aydınlık.&lt;br /&gt;BURHANEDDİN:(Ar.) Er. - Dinin delili. Burhaneddin Mahmud b. Taceddin el-Buhari (Öl. 1149). Hanefi fıkıh alimi. Önemli yapıtı. el-Muhit el-Buhari´dir. - Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BURKAN :(Ar.) Er. - Yanardağ, volkan.&lt;br /&gt;BURKAN :(Tür.). - Uygur Türklerinin Budaya verdikleri ad. - İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;BÜRKE :(Ar.) Ka. 1. Martı. 2. Havuz, gölcük.&lt;br /&gt;BURKHAN :(Tür.). - Put, heykel, Buda heykeli. - İsim olarak kullanılması yanlıştır.&lt;br /&gt;BUSE :(Fars.) Ka. - Öpüşmek, öpmek. - İslâmî ahlâka aykırı olduğu için isim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;BÜŞRA :(Ar.) Ka. - Müjde, sevinçli haber.&lt;br /&gt;BÜTE :(Tür.) Ka. - Fidan.&lt;br /&gt;BÜTEYRA :(Ar.) Ka. 1. Güneş. 2. Sabah.&lt;br /&gt;BUYAN :(Tür.). 1. Mutluluk, uğur, talih. 2. İyi biliş, sevab. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BUYRUK :(Tür.) Er. 1. Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı güç. 2. Egemen. 3. Emir. 4. Kendi başına hareket eden.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjoTlceJI0pqQmrfyOL8g-xB54OJXl2Ad8ZfA69nJ1mN26SJL4p4jh0ZxqmZslYaRhjqURIzUiqvcBaoZrDVcz2Cu5kssEBs9d6JAQ12Shik6kgReGp8e6DeGZWOKPbT0KK2xOWVoe7kzc/s72-c/Walpaperss+%25287%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>C harfi ile başlayan isimler ve manaları</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/c-harfi-ile-baslayan-isimler-ve-manalar_02.html</link><category>adını koy</category><category>bebek isimleri</category><category>bebeğe isim</category><category>C harfi ile başlayan</category><category>en güzel isimler</category><category>güzel isimler</category><category>isim manalari</category><category>isim ve anlamları</category><category>kız erkek isimleri</category><category>yeni dogan bebege isimler</category><category>çocuk isimleri</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 23:07:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-7485296911359323863</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh6uaDhDqu2yfigolTlesFqAjuLPFzCr9jT8NSSQgI-rZlYA4GmxDn0ewza0di_6sYlu58Sg6K-Uqga00FOHbPIDmy7DooauK6sOaeoi8I02QgHxoN-bjMjuUy3MKU6zlCi5avgIpfyCM8/s1600/Walpaperss+%252861%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh6uaDhDqu2yfigolTlesFqAjuLPFzCr9jT8NSSQgI-rZlYA4GmxDn0ewza0di_6sYlu58Sg6K-Uqga00FOHbPIDmy7DooauK6sOaeoi8I02QgHxoN-bjMjuUy3MKU6zlCi5avgIpfyCM8/s320/Walpaperss+%252861%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659144219267518050" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;CABGU : (Ar.) Er. 1. Efendi, 2. Bey. 3. İleri gelen, saygın kimse.&lt;br /&gt;CABİR : (Ar.) Er. - 1. Cebreden, zorlayan. 2. Galip gelen. 3. Aziz ve kuvvetli olan. Allah´ın hükümlerini uygulamada güç kullanan. 4. Kırıkçı, kırık sancı. Cabir b. Abdullah b. el-Ensari: Sahabedendir (603-697). Birinci Akabe Bey´atından sonra müslüman oldu. Ras&lt;br /&gt;CABİYE : (Ar.) Ka. 1. Hazine 2. Şam´ın güneybatısında, Çavlan´da bir yer. 3. Havuz.&lt;br /&gt;CAFER : (Ar.) Er. - Küçük akarsu. Çay. Cafer b. Muhammed: Lakabı es-Sadık olup 12 imamın 6.´ncısıdır. Muhammed b. el-Bakır´ın yerine imamete geçmiştir. Cafer-i Tayyar: Hz. Alinin kardeşi olup, Mute savaşında bayrak tutarken iki elini de kaybederek şehid olmuştur&lt;br /&gt;CAHİD : (Ar.) - Er. - Cehdeden, elinden geldiği kadar çalışan. Bu kelime Kur´an-ı Kerim´de "cihad et". "Allah yolunda savaşa çık" anlamında kullanılmıştır.&lt;br /&gt;CAHİZ : (Ar.) Er. 1. Gözü pek, yürekli, cesur kimse. 2. Patlak gözlü. Daha çok lakap olarak kullanılmıştır. - Cahiz b. Ebu Osman, Basra Mutezile kelamcılarının ileri gelenlerinden. Bir köle olduğu halde ilimde ilerlemiş ve devrinin ünlü simalarından olmuştur.&lt;br /&gt;CAİZ : (Ar.) Er. 1. Geçer. 2. Caiz, İslam´ın mumaleta taalluk eden 5 ahkamından biridir. 3. İşlenmesi, yapılması "müsaade alınabilir" anlamında olup, şeran yasaklanmayan her fiili içerir.&lt;br /&gt;CAİZE : (Ar.) Ka. 1. Armağan, hediye. 2. Yol yiyeceği, azık. 3. Eski şairlere yazdıkları methiyeler için verilen bahşiş.&lt;br /&gt;CALİB : (Ar.) Er. - Çekici, celbedici, cazib.&lt;br /&gt;CALİBE : (Ar.) Ka. - Kendine çeken, celbeden, çekici.&lt;br /&gt;CALP : (Ar.) Er. - Güçlü, kuvvetli, gayretli.&lt;br /&gt;CALUT : (Ar.) Er. - Calut, Ad ve Semud kavimlerinin soyundandır. Hz. İsmail´den evvel bir müddet Beni İsrail´e hükümdar oldu. Onlara zulmetti. Filistin´de yaşayan Berberilerin krallarına Calut adı veriliyordu. Filistinlilere yaptığı zulümden dolayı Hz. Davud tar&lt;br /&gt;CAMİ : (Ar.) Er. 1. Derleyen, toplayan. 2. İçine alan. 3. Cuma namazı kılınan mescid. 4. En az sekiz bablık hadis kitabı. - Molla Cami: İranın XV. asırda yetişmiş büyük mutasavvıf, mütefekkir, alim ve şairi. Asıl adı Mevlana Nureddin Abdurrahman b. Nizameddin´d&lt;br /&gt;CAN : (Fars.) Er. 1. Can, ruh. Hayat. 2. Güç, kuvvet, hayatiyet, dirilik. 3. Gönül, yakın dost, çok sevilen arkadaş. 4. Mevlevi ve Bektaşi tarikatlarında dervişlerin birbirlerine hitabı. 5. Kişi, fert. 6. Sevgili.&lt;br /&gt;CANAL : (Tür.). 1. Gönül al. Kendini sevdir, sevilen biri ol. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CANALP : (Tür.) Er. - Özünde yiğitlik, güçlülük olan kimse. Cana yakın yiğit.&lt;br /&gt;CANAN : (Fars.) Ka. - Sevgili, gönül verilmiş, sevilen kadın.&lt;br /&gt;CANAY : (Tür.). - Ay gibi temiz, saf, parlak kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CANAYDIN : (Tür.) Er. - Özü temiz, aydınlık ruhlu kimse.&lt;br /&gt;CANBEK : (Tür.) Er. 1. Özü pek. 2. Güçlü kişilikli kimse. Canbek Giray (1568-1636): Kırım hanı. Devlet Giray´ın torunu. Şakay Mübarek Giray´ın oğlu. Selamet Giray´ın son zamanlarında kalgay (veliaht) oldu. Arkasından han oldu. IV. Murat tarafından Rodos´a sürüldü&lt;br /&gt;CANBERK : (Tür.) Er. - Güçlü, sağlam kimse.&lt;br /&gt;CANBEY : (Tür.) Er. - Canım gibi sevgili.&lt;br /&gt;CANBULAT : (Tür.) Er. - Canbulat en-Naşirî. Mısır Memlûk sultanı. Yaşbekin kölesiydi. Yaşbek, Canbulat´ı Sultan Kayıtbay´a sattı. Kayıtbay kendisine önemli görevler verdi. Halep ve Şam valiliğine kadar yükseldi. 1500 yılında sultanlığı ele geçirdi.&lt;br /&gt;CANDAN : (Tür.) Ka. 1. Samimi, içten, kalbi. 2. Yakınlık belirten davranış.&lt;br /&gt;CANDANER : (Tür.) Er. - İçten, samimi, dost kimse.&lt;br /&gt;CANDAR : (Tür.) Er. 1. Silah taşıyan, can ve dar isimlerinden müteşekkil birleşik isim. 2. Osmanlı´da, hassa askeri, kılıç askeri, idam hükümlerini infaz eden kimse. 3. Jandarma. Muhafız.&lt;br /&gt;CANDEĞER : (Tür.) Er. - Uğrunda can verilecek kadar güzel, değerli, sevilen.&lt;br /&gt;CANDEMİR : (Tür.)Er. - Özü güçlü, demir gibi sağlam kişilikli.&lt;br /&gt;CANDOĞAN : (Tür.) Er. - Cana doğan.&lt;br /&gt;CANEL : (Tür.) Er. - İçten uzatılan el, dostluk eli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CANER : (Tür.) Er. - Delikanlı, genç, dinamik. - Can ve er kelimelerinden birleşik isim.&lt;br /&gt;CANFEDA : (Fars.). - Canını veren, özverili kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Canfeda Hatun: III. Murad´ın annesinin en gözde cariyesiydi. Harem kethüdalığına getirildi ve sarayda büyük nüfuz kazandı.&lt;br /&gt;CANFER : (Fars.) Er. 1. Aydın bilgili. 2. Güçlü saygın.&lt;br /&gt;CANFEZA : (Fars.) Ka. - Can artıran, cana can katan.&lt;br /&gt;CANGÜL : (Tür.) Ka. 1. Gül gibi canlı. 2. Güzel, temiz kimse.&lt;br /&gt;CANGÜN : (Tür.) Er. - Doğduğu gün çok sevinilen kimse.&lt;br /&gt;CANGÜR : (Tür.) Er. - Canlı, neşeli kimse.&lt;br /&gt;CANİB : (Ar.) - Ön taraf, cihet. -Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CANİPEK : (Tür.) Ka. ? Yumuşak huylu (kimse).&lt;br /&gt;CANKAN : (Tür.) Er. - Soyu temiz, asil kimse.&lt;br /&gt;CANKUT : (Tür.) Er. 1. Kişinin mutluluğu talihi, şansı, uğuru. 2. Mutlu talihli kimse.&lt;br /&gt;CANNUR : (Tür.) Ka. - Özü aydınlık, nurlu kimse.&lt;br /&gt;CANOL : (Tür.) Er. - Canım ol, can gibi içten ol.&lt;br /&gt;CANRUBA : (Fars.) Ka. - Gönül alan, sevgili.&lt;br /&gt;CANSAL : (Tür.) Er. - (bkz. Can). -Can ve sal kelimelerinden birleşik isim.&lt;br /&gt;CANSEL : (Tür.) Ka. - Hayat veren su. - Can ve sel kelimelerinden birleşik isim.&lt;br /&gt;CANSEN : (Tür.). - Sen cansın, sevilensin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CANSET : (Tür.) Ka. - Küçük kraliçe, prenses.&lt;br /&gt;CANSIN : (Tür.) Ka. Canım gibisin, canımsın.&lt;br /&gt;CANSOY : (Tür.) Er. - Asil, soylu, cana yakın.&lt;br /&gt;CANSU : (Tür.) Ka. 1. Hayat veren su, tazelik. 2. Sevgili, sevimli.&lt;br /&gt;CANTEKİN : (Tür.) Er. - Tek can, eşsiz can.&lt;br /&gt;CANTEZ : (Tür.) Er. - Tez canlı, aceleci.&lt;br /&gt;CANTÜRK : (Tür.) Er. - İyi hasletlere sahip Türk.&lt;br /&gt;CANVER : (Tür.) Er. - Canlı, haşere.&lt;br /&gt;CARULLAH : (Ar.) Er. - Allah´a yakın. Allah dostu. Carullah Zemahşeri: Müfessir, alim.&lt;br /&gt;CAVİD : (Fars.) Er. - Baki, daimi, ebedi.&lt;br /&gt;CAVİDAN : (Fars.) Ka. - Daimi kalacak olan, sonrasız, ebedi.&lt;br /&gt;CAZİM : (Ar.) Er. 1. Kesin. 2. Kesin kararlı. Cazim Mehmed: Türk şair (1725).&lt;br /&gt;CEBBAR : (Ar.) Er. 1. Cebreden, zorlayıcı. 2. Kuvvet, kudret sahibi Allah, Allahın isimlerinden. 3. Becerikli. 4. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir yıldız kümesi.&lt;br /&gt;CEBE : (Ar.) Er. 1. Zırh. 2. Osmanlıda silah ihtiyacını karşılayan aracın adı. Cebeci ocağı, Yeniçeri ocağının kaldırılmasıyla ilga edilmiş, kaldırılmıştır. Cebe Ali Bey: Türk komutan (XV. yy.) İstanbul´un fethine kendi sipahileriyle katıldı. Ele geçirdiği kapı&lt;br /&gt;CEBEL : (Ar.) Er. 1. Dağ. 2. Tarıma elverişsiz arazi.&lt;br /&gt;CEBERUT : (İbr.) Er. - İbranice "kudret" anlamına gelmektedir. Yeni Eflatuncu filozoflar ile işraki felsefesine tabi olan mutasavvıflara verilen ad.&lt;br /&gt;CEBİR : (Ar.) Er. 1. Zorlamak. 2. Düzeltme, onarma. 3. Kırık veya çıkık bir kemiği yerleştirip sarmak.&lt;br /&gt;CEBRAİL : (Ar.) Er. 1. Peygamberlere vahiy getiren dört büyük melekten biri. 2. Cibril, İbranice Allahın kulu. 3. Az çok zorla olgunlaştırmak. Cebrail b. Ömer. Batı Karahanlı hükümdar (1099-1102).&lt;br /&gt;CEDİS : (Ar.) Er. - Arabistanın yerli kabilelerinden birinin adı.&lt;br /&gt;CEHDİ : (Ar.) Er. - Uğraşan, çalışan. Çaba ve gayret gösteren.&lt;br /&gt;CEHİD : (Ar.) Er. - Çalışma, çabalama, uğraşma. - Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CEHM : (Ar.) Er. - Cehm b. Safvan: İslam kelamcısı. Mürcie ve Mutezile kelamından kendisine ait inanç kaidelerini belirleyerek özel bir akım geliştirmiştir. Öğrencileri II. yy.´a kadar Cehmiye inancını taşıyarak, Tirmiz´de yaşadılar. Daha sonra Eş´ariye mezhebi&lt;br /&gt;CEHVEN : (Ar.). - Kurtuba´da yerleşmiş, birçok alim, fakih, vezir yetiştirmiş meşhur bir Arap ailesi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CELADET : (Ar.). 1. Gözüpeklik. 2. Yiğitlik. 3. Kahramanlık.&lt;br /&gt;CELAL : (Ar.) Er. 1. Büyüklük, ululuk azamet. 2. Hiddet, öfke. 3. Allah´ın "Kahhar, cebbar, mütekebbir" gibi sertlik ve büyüklük ifade eden sıfatları. Kur´an´da Rahman suresi 27, 78. ayetlerde geçmektedir. Zül Celali&lt;br /&gt;CELALEDDİN : (Ar.) Er. 1. Dini savunan. 2. Dinin ululadığı, övdüğü. Celaleddin Harizmşah: Son Harizm hükümdarı (Öl. 1231). Celaleddin Rumi: Ünlü Türk mutasavvıfı, Mevlana.&lt;br /&gt;CELASUN : (Tür.) Er. 1. Kahraman, cesur, atak, delikanlı, yiğit. 2. Genç sağlıklı, gürbüz.&lt;br /&gt;CELAYİR : (Tür.) Er. - Moğol kavminin bir kolu olup birçok kabileyi bünyesinde toplamıştır. Celayirliler devleti, kendisine İlhanlılar devletini örnek almıştır.&lt;br /&gt;CELİL : (Ar.) Er. 1. Büyük, ulu. (bkz. Celal). Allah için sıfat olarak kullanılır. 2. Osmanlı devletinde vezir ve müşir rütbelerinde bulunanlara hitapta bu sıfat kullanılırdı. 3. Güzel sanatlarda bir yazı stili.&lt;br /&gt;CELİLAY : (a.t.i.). - Ulu, yüce ay. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CELVET : (Ar.) Er. 1. Yerini yurdunu terk etmek. 2. Tasavvufta, kulun, Allanın sıfatlarıyla halvetten çıkışına ve fena fillahda fani oluşuna denilir. Celvetiye&lt;br /&gt;CEM : (Ar.) Er. 1. Toplama, biraraya getirme, yığma. 2. Hükümdar, şah. 3. Süleyman Peygamberin lakabı. 4. Büyük İskender´in lakabı. Cem Sultan: Fatih Sultan Mehmed´in Çiçek hatundan olma oğlu (1459-1495).&lt;br /&gt;CEMAL : (Ar.) Er. - Yüz güzelliği, zahiri ve batıni güzellik. Allah´ın rahmetle tecellisi. Allah´ın lütuf, ihsan, rıza sıfatlarının karşılığı.&lt;br /&gt;CEMALLEDDİN: (Ar.) Er. 1. Dinin cemali, parlak yüzü. Daha çok şeref unvanı olarak kullanılmıştır. el-Cevad el-İsfahani tarafından ilk defa kullanılmıştır.&lt;br /&gt;CEMALULLAH: (Ar.) Er. - Allah´ın lütfü, bağışı.&lt;br /&gt;CEMİL : (Ar.) Er. 1. Güzel erkek. 2. İyilikle anma. 3. Eskiden okullarda verilen başan kağıdı.&lt;br /&gt;CEMİLE : (Ar.) Ka. 1. Güzel kadın. 2. Gönül almak amacıyla yapılan davranış. 3. İlk Emevi devrinde yaşamış meşhur Arap şarkıcısı.&lt;br /&gt;CEMİNUR : (Ar.) Ka. - Işık, nur topluluğu, çok nurlu, aydınlık kimse.&lt;br /&gt;CEMRE : (Ar.) Er. 1. Ateş. 2. Kor halinde ateş. 3. Şubat ayında azar azar artan sıcaklık. 4. Hacıların Mina´da şeytan taşlaması. Küçük taş parçası. Arafat´ta hacıların şeytan taşlamaları.&lt;br /&gt;CEMŞASB : (Fars) Er. 1. Hz. Süleyman. 2. Cemşid´in oğlu.&lt;br /&gt;CEMŞİ : (Fars.) Er. - Cemşasb´ın babası.&lt;br /&gt;CENAB : (Ar.) Er. - "Yan"manasına gelir. Şeref, onur ve büyüklük terimi olarak kullanılır. Hazret, Cenab-ı Hakk, Cenab-ı Halik, Allah. - Dil kuralı açısından "b/p" olarak kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;CENAN : (Ar.) Ka. - Kalb, yürek, gönül.&lt;br /&gt;CENGAVER : (Fars.) Er. Savaşçı, silahşor. Savaşı seven, savaşkan, dövüşken.&lt;br /&gt;CENGİZ : (Tür.) Er. - Cengiz Han. Moğol İmparatorluğu´nun kurucusu, asıl adı Timuçin´dir. Moğolcada Çing sıfatının çoğulu olarak, güçlü, kuvvetli anlamındadır. İslam ülkelerine düzenlediği seferlerle acımasız ve gaddarca müslümanları katletti. İslam medeniyetine&lt;br /&gt;CENK : (Fars.) Er. - Harp, savaş, kavga. - İsim olarak kullanılması uygun değildir. Hz. Peygamberin değiştirdiği isimlerden birisi.&lt;br /&gt;CENKER : (f.t.i.) Er. - İyi savaşan, savaşçı.&lt;br /&gt;CENNET : (Ar.) Ka. 1. Uçmak. 2. Bahçe. 3. Çok ferah ve havadar yer. 4. Firdevs. - Allah´ın insanlara müjdelediği, ölümden sonraki alemde bulunan, Allah´a inanan, günah işlememiş veya günahlarından temizlenmiş olanların gireceği fevkalade güzel yer. 8 cennet olduğ&lt;br /&gt;CEREN : (Tür.) Ka. - Halk ağzında "ceylan" anlamına gelir.&lt;br /&gt;CERİB : (Ar.). - Hububat için kullanılan bir ölçek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CERİR : (Ar.) Er. İp, halat. Yular anlamında. Sahabeden bu ismi taşıyanlar vardır.&lt;br /&gt;CERİT : (Ar.) Er. 1. Verimsiz çorak yer. 2. Bekar.&lt;br /&gt;CESARET : (Ar.) Ka. - Yüreklilik, korkusuzluk. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CESİM : (Ar.) Er. - İri, büyük, kocaman, ulu, mühim.&lt;br /&gt;CESİMİ : (Ar.) Er. - İri, büyük.&lt;br /&gt;CESUR : (Ar.) Er. - Cesaretli, yürekli, yiğit, gözüpek, atılgan.&lt;br /&gt;CEVAD : (Ar.) Er. 1. Cömert, eli açık. 2. İhsan eden. - Dil kurumuna uygun olarak "d/t" ye dönüştürülür.&lt;br /&gt;CEVAHİR : (Ar.) Er. 1. Cevherler, elmaslar, kıymetli taşlar. 2. Mayalar, özler. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CEVAN : (Fars.) Er. - Genç, taze, delikanlı. - Cüvan şeklinde kullanılabilir, (bkz. Civan).&lt;br /&gt;CEVDET : (Ar.) Er. 1. İyilik, güzellik. 2. Olgunluk. 3. Büyüklük. 4. Tazelik. 5. Kusursuzluk. Cevdet Paşa: Osmanlı devlet adamı. Tarihçi ve hukukçu (1822-1895).&lt;br /&gt;CEVHER : (Ar.) Ka. 1. Öz, maya. 2. Başlı başına, kendiliğinden olan. 3. Tıynet, cibilliyet, soydan gelen, haslet, tabii istidat. 4. Kıymetli taş. 5. Ebcet hesabında yalnız noktalı harfleri hesaplamaya dayanan tarih düşürme şekli. 6. Kılıç namlusuna yapılan menevi&lt;br /&gt;CEVHERE : (Ar.) Ka. - (bkz. Cevher). Hicri 5. asırda Bağdat´ta yaşamış meşhur bir İslam hanımı.&lt;br /&gt;CEVRİYE : (Ar.) Ka. 1. Haksızlık. 2. Eza, cefa, eziyet, gadir, zulüm, sitem.&lt;br /&gt;CEVVAL : (Ar.). - Koşan, dolaşan, hareket eden, canlı.&lt;br /&gt;CEVZA : (Ar.) Er. - Güneşin Mayıs ayında girdiği ikizler burcu. Ebced.&lt;br /&gt;CEYDA : (Ar.) Ka. - Uzun boyunlu ve güzel.&lt;br /&gt;CEYHAN : (Tür.). - Güney Anadolu´da Toroslar´dan doğan ve Akdeniz´e dökülen nehir. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CEYHUN : (Tür.) Er. 1. Orta Asya´da Amu-Derya´ya Arap ve Farslıların vermiş olduğu ad. 2. Tevrat´a göre cennetin 4 nehrinden biri.&lt;br /&gt;CEYLAN : (Tür.) Ka. - Hızlı koşan, biçimli bacakları olan ve güzel gözleriyle tanınan bir gazel cinsi.&lt;br /&gt;CEZLAN : (Ar.). - Mutlu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CEZMİ : (Ar.) Er. 1. Cezm ile ilgili. 2. Kat-i karar ve niyete ait. 3. Kesmek.&lt;br /&gt;CEZRİ : (Ar.) Er. - Kökle ilgili, kökten.&lt;br /&gt;CEZZAR : (Ar.) Er. - Deve kasabı. -Daha çok lakab olarak kullanılır. Cezzar Ahmet Pasa (?-Akka 1804). Osmanlı vezirlerindendir.&lt;br /&gt;CİHAD : (Ar.) Er. 1. Din uğrunda düşmanla savaşma. 2. İslam uğrunda çalışma. Cihad müslümanlara farz kılınmıştır. Mallarıyla, canlarıyla savaşan mü´minler övüldüğü gibi, bu mücadele uğruna canını veren kişi şchidlik makamıyla yüceltilip taltif edilmişlerdir. Kur&lt;br /&gt;CİHAN : (Fars.) 1. Dünya, alem, kainat, yeryüzü, yerküresi. 2. Dünyada yaşayan insanların tümü. Cihan Ara Begüm: Hint-Türk hükümdarı Şahcihan ile adına Taç Mahal´in yapıldığı Mümtaz Mahal´in kızı. Dindarlığı ve ihlaslı oluşu sebebiyle "Zamanın Fatıması" olarak an&lt;br /&gt;CİHAN BANU : (Fars.) Ka. - Dünyaca tanınmış kadın.&lt;br /&gt;CİHANDAR ŞAH : (Fars.) Er. - Delhi, Türk-Hind İmparatorları´nın 13.´sû olup Şah Alem Bahadır´ın büyük oğludur.&lt;br /&gt;CİHANDİDE : (Fars.). - Dünyayı gezip görmüş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CİHANEFRUZ : (Fars.). - Dünyayı parlatan, aydınlatan.&lt;br /&gt;CİHANER : (Fars.) Er. - Dünyaya bedel kişi, yiğit.&lt;br /&gt;CİHANFER : (Fars.) Ka. - Cihanı, dünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı.&lt;br /&gt;CİHANGİR : (Fars.) Er. - Dünyaya egemen olan, dünyayı zabteden kimse. Fatih. Osmanlı şehzadelerinin ortak adıdır.&lt;br /&gt;CİHANNUR : (Fars.). - Dünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı. - Türk-Hind padişahı Ekber´in büyük oğlu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CİHANŞAH : (Fars.) Er. - Cihan´ın şah´ı. - Kara-Koyunlu padişahlarından Timur´un ölümünden sonra kaybedilen yerleri geri almıştır.&lt;br /&gt;CİHANSER : (Fars.). - Cihan´ın başı. - Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CİHANSUZ : (Fars.) Ka. 1. Cihan yakan. 2. Gaznelilerden Buhran Şahı mağlup edip, Gaznice ve Bust şehirlerini yakıp-yıkan, gaddar vahşi Alaeddin-Hüseyin´e verilen ad.&lt;br /&gt;CİLASUN : (Tür.) Er. - Babayiğit, boylu, boslu, delikanlı, gürbüz.&lt;br /&gt;CİLVE : (Ar.) Ka. 1. Hoşa gitmek için yapılan davranış. 2. İşve, naz. 3. Yeni gelin duvağının kaldırılması merasiminin ve bu münasebetle güveyin geline verdiği hediyenin (Türk yüz görümlüğü) adıdır.&lt;br /&gt;CİNAN : (Ar.). - Cennetler, yedi göğün üstünde ve Arş ile Kürsi´nin altındaki sekiz cennet. - Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;CİNUÇEN : (Tür.) Er. - Üstün, galip, zafer kazanmış.&lt;br /&gt;CİRYAL : (Ar.) Ka. 1. Bir nevi kırmızı boya. 2. Altının kırmızılığı. 3. Temiz renk. 4. Saf.&lt;br /&gt;CİVAN : (Fars.) Er. - Genç, delikanlı, yakışıklı. - (bkz. Cevan, cuvan).&lt;br /&gt;CİVANBAHT : (Fars.) Er. - Mutlu, şanslı (kimse).&lt;br /&gt;CİVANMERT : (Fars.) Er. - Cömert, eli açık genç, delikanlı.&lt;br /&gt;COŞAN : (Tür.) Er. - Coşku duyan, heyecanlı (kimse).&lt;br /&gt;COŞKUN : (Tür.) Er. 1. Coşmuş, galeyana gelmiş. 2. Duyarlı, aşın hareketli.&lt;br /&gt;COŞKUNER : (Tür.) Er. - Coşan kimse.&lt;br /&gt;COŞKUNSU : (Tür.) Er. - Sel, gürültüyle akan su.&lt;br /&gt;CÜBEYR : (Ar.) Er. - Küçük kahraman, küçük yiğit. Sahabe isimlerindendir.&lt;br /&gt;CUDİ : (Ar.) Er. l. Cömert, eli açık. 2. İyilik severlikle ilgili.- Dicle nehri kıyısında bir dağ. Nuh´un gemisinin tufandan sonra bu dağın üzerinde durduğu söylenir.&lt;br /&gt;CÜHEYNE : (Ar.) Er. - Ünlü bir Arap kabilesidir. Kızıldeniz-Vadi´l-Kura arasında yaşamaktadırlar.&lt;br /&gt;CUMA : (Ar.) Er. 1. Haftanın beşinci günü. 2. Müslümanların ibadet ve Bayram günü. 3. Cuma günü kılınan öğle namazı. 4. Toplanma. Sure-i Cuma Kur´an´ın 62. suresi.&lt;br /&gt;CUMALİ : (Tür.) Er. - Cuma günü doğan.&lt;br /&gt;CÜMANE : (Ar.) Ka. - Tek inci anlamında. Hz. Ali (r.a.)´nin kızkardeşi ve Rasulullah´ın amcasının kızı olan hanım sahabi.&lt;br /&gt;CUMHUR : (Ar.) Er. 1. Halk, ahali. 2. Kalabalık, başıboş kalabalık. 3. Takım, heyet. - Tekke musikisinde koro tarafından okunan ilahi.&lt;br /&gt;CÜNEYD : (Ar.) Er. 1. Küçük asker, askercik. Cüneyd-i Bağdadi: Ünlü mutasavvıf.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh6uaDhDqu2yfigolTlesFqAjuLPFzCr9jT8NSSQgI-rZlYA4GmxDn0ewza0di_6sYlu58Sg6K-Uqga00FOHbPIDmy7DooauK6sOaeoi8I02QgHxoN-bjMjuUy3MKU6zlCi5avgIpfyCM8/s72-c/Walpaperss+%252861%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Ç harfi ile başlayan isimler ve manaları</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/c-harfi-ile-baslayan-isimler-ve-manalar.html</link><category>adını koy</category><category>bebek isimleri</category><category>bebeğe isim</category><category>en güzel isimler</category><category>güzel isimler</category><category>isim manalari</category><category>isim ve anlamları</category><category>kız erkek isimleri</category><category>yeni dogan bebege isim</category><category>Ç harfi ile başlayan</category><category>çocuk isimleri</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 23:05:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-2209427629673071629</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi1WlKX1fcLBcDRryBzNrcgYfkF5DYazpa8IS4y8r6dkLk5ApdvcIx9S7UGdZr88vEJlrANQ3U6GlSBPkK4WUFzHtjQeXeF5LFojiX6hdU1451yJpy7rzOuiP5iHEzbxtDlLJY9LaI4RO0/s1600/Walpaperss+%252854%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi1WlKX1fcLBcDRryBzNrcgYfkF5DYazpa8IS4y8r6dkLk5ApdvcIx9S7UGdZr88vEJlrANQ3U6GlSBPkK4WUFzHtjQeXeF5LFojiX6hdU1451yJpy7rzOuiP5iHEzbxtDlLJY9LaI4RO0/s320/Walpaperss+%252854%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659143638269364786" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ÇAĞA :(Tür.). - Çocuk.&lt;br /&gt;ÇAĞAÇAR :(Tür.) Er. - Çağ açacak kimse.&lt;br /&gt;ÇAĞAKAN :(Tür.) Er. - Çağı yakalayan, çağdaş.&lt;br /&gt;ÇAĞAN :(Tür.) Er. - Bayram, şenlik.&lt;br /&gt;ÇAĞANAK :(Tür.) Er. - Körfez, liman.&lt;br /&gt;ÇAĞAR :(Tür.) Er. 1. Bayram. 2. Kalın ve kuvvetli deve kösteği. 3. Doğan kuşu.&lt;br /&gt;ÇAĞATAY :(Tür.) Er. 1. Yavru at, tay. 2. Doğu Türklerine, lehçelerine dayanılarak verilan ad. - Çağatay Han: Cengiz Han´ın 2. oğlu Çağatay. Müslümanlara ve dinin emirlerine karşı politika uygulamakta ve Moğol yasasını tatbik etmekteydi. Gusl abdestini yasaklamışt&lt;br /&gt;ÇAĞILI :(Tür.). 1. Çağla ilgili. 2. Çakıl. 3. Çağla. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ÇAĞIN :(Tür.). - Yıldırım, şimşek. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ÇAĞKAR :(Tür.) Er. - Canlı, dinamik, çalışkan.&lt;br /&gt;ÇAĞLA :(Tür.) Ka. - Olgunlaşmamış meyve, bazı meyvelerin olgunlaşmadan, henüz yeşilken yenen hali.&lt;br /&gt;ÇAĞLAR :(Tür.). - Çağlayan, şelale - Erkek ve kadın adı olarak da kullanılır.&lt;br /&gt;ÇAĞMAN :(Tür.) Er. - Çağın insanı.&lt;br /&gt;ÇAĞNUR :(Tür.) Er. - Çağın nuru, zamanın nuru. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ÇAĞRI :(Tür.) Er. 1. Çakır gözlü. 2. Mavi hareli göz. Çağrı bey (990-1060). Büyük Selçuklu devleti hükümdarı Tuğrul beyin kardeşi. Çağrı bey müslüman olduğunda Davud ismini aldı. Kardeşi Tuğrul ise Muhammed ismini almıştır.&lt;br /&gt;ÇAKA BEY :(Tür.) Er. - Oğuzların Çavuldur boyundan olan Türk beyi. XI. yy. ilk yarısında İzmir bölgesinin hakimi oldu.&lt;br /&gt;ÇAKAR :(Tür.) Er. - Parıldayan, ışık veren.&lt;br /&gt;ÇAKIR :(Tür.). - Mavimsi, mavi renkli, gri benekli gözleri olan kişi. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ÇAKMAN :(Tür.) Er. 1. Amacına erişen, ulaşan kimse. 2. Süt mavisi.&lt;br /&gt;ÇAKMUR :(Tür.) Er. 1. Yarı uykulu bakış. 2. Sert taş. 3. Pinti.&lt;br /&gt;ÇALAP :(Tür.). 1. Tanrı. 2. Ateş. -İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;ÇALAPKULU:(Tür.) Er. - Tanrı kulu- Abdullah.&lt;br /&gt;ÇALAPÖVER:(Tür.) Er. - Tanrı´nın övgüsüne mazhar olmuş kişi.&lt;br /&gt;ÇALGAN :(Tür.) Er. - Yatağı taşlık olan ve gürültüyle akan su.&lt;br /&gt;ÇALKIN :(Tür.) Er. - Alev.&lt;br /&gt;ÇAPAN :(Tür.) Er. - Tatar, ulak, postacı.&lt;br /&gt;ÇAVAŞ :(Tür.) Er. 1. Güneş. Güneşli yer. 2. Güney.&lt;br /&gt;ÇAVLAN :(Tür.). - Büyük çağlayan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ÇAVLI :(Tür.). - Ava alıştırılmamış doğan. Çavlı Çandar: (Öl. 1146). Selçuklu emiri. Sultan Mesud döneminde yararlı işler yaptı.&lt;br /&gt;ÇAYKARA :(Tür.). - Küçük akarsu, yazın kuruyan küçük akarsu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ÇELEBİ :(s.) Er. 1. Efendi, nazik ve kibar. 2. Şehir terbiyesi almış okuryazar kimse. 3. Osmanlı devletinin ilk devirlerinde şehzadelere verilen unvan. Musa Çelebi, Süleyman Çelebi. - Mevlevi tarikatının başı bu adla anılırdı. Mevlana veya Hacı Bektaş soyundan ol&lt;br /&gt;ÇELEN :(Tür.) Er. 1. Yakışıklı delikanlı. 2. Tepelerin kar tutmayan kuytu yeri. 3. Açıkgöz, becerikli, kurnaz. 4. Evlerin dışında bulunan saçak.&lt;br /&gt;ÇELGİN :(Tür.) Ka. - Yaralanarak kaçan av hayvanı.&lt;br /&gt;ÇELİK :(Tür.) Er. 1. Su verilip sertleştirilen demir. 2. Çok güçlü kuvvetli. 3. Kısa kesilmiş dal.&lt;br /&gt;ÇELİKEL :(Tür.) Er. - Çelik gibi güçlü el.&lt;br /&gt;ÇELİKER :(Tür.) Er. - Çelik gibi güçlü kimse.&lt;br /&gt;ÇELİKHAN :(Tür.) Er. - Güçlü hakan, yönetici.&lt;br /&gt;ÇELİKKAN :(Tür.) Er. - Güçlü soydan gelen kimse.&lt;br /&gt;ÇELİKYAY :(Tür.) Er. - Güçlü, kuvvetli.&lt;br /&gt;ÇEMAN :(Fars.) Ka. 1. Salına salına yürüyen. 2. Nazlı sevgili.&lt;br /&gt;ÇEMENZAR :(Fars.) Ka. - Otlak. Çimenlik.&lt;br /&gt;ÇERAĞ :(Fars.) Er. 1. Yağ kandili, lamba, mum. 2. Atın şaha kalkması. 3. Çırak edilme. 4. Bir memuriyete ve ihsana nail olan. 5. Vazifesinden emekli edilen.&lt;br /&gt;ÇERİ :(Tür.). - Asker, savaşçı.&lt;br /&gt;ÇERME :(Tür.) Er. 1. Çay kıyılarında sulu ve yeşil yer. 2. Akarsuların topraktan çıkan sızıntısı. 3. Kaynak.&lt;br /&gt;ÇEŞMAN :(Fars.). - Gözler. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ÇEŞMİAHU :(Fars.) Ka. - Ahu gözlü kadın, ceylan gözlü güzel.&lt;br /&gt;ÇEŞMİNAZ :(Fars) Ka. 1. Süzerek bakma, bakış. 2. Nazlı nazlı bakan göz. 3. Güzel gözlü sevgili.&lt;br /&gt;ÇEŞPAN :(Fars.). - Layık, uygun, münasip, yakışır. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ÇETİN :(Tür.) Er. 1. Sert, işlenmesi, elde edilmesi, çözümü zor, sarp, müşkil. 2. İnatçı, azimli, şedid.&lt;br /&gt;ÇEVİK :(s.) Er. - Çabuk davranan, hızlı ve hareketli.&lt;br /&gt;ÇEVRİM :(Tür.) Er. 1. Sınır. 2. Girdap. 3. Sürekli ve düzenli değişme.&lt;br /&gt;ÇİÇEK :(Tür.) Ka. 1. Bitkilerin üreme unsurlarını ihtiva eden renkli veya beyaz renkte açan, çok defa kokulu, sonradan meyve veya tohum haline gelen kısımları (bkz. Şükûfe). 2. Bitki, çiçek açan bitki. 3. Bazı şeylerin toz haline getirilmiş özü, kükürt çiçeği.&lt;br /&gt;ÇIDAM :(Tür.) Er. - Sabır, tahammül.&lt;br /&gt;ÇİĞDEM :(Tür.) Ka. - Zambakgillerden, soğanlı otsu, çeşitli renklerde çiçek açan kır bitkisi, mahmur çiçeği.&lt;br /&gt;ÇİLAY :(Tür.) Ka. - Ayın üzerinde beliren açık renk lekeler.&lt;br /&gt;ÇİLE :(Fars.), l. Zevk ve sefadan el çekerek kuytu bir yerde yapılan 40 günlük ibadet. 2. Eziyet, sıkıntı. 3. İbrişim, yün vs. demeti. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ÇİLTAY :(Tür.) Er. - Üzerinde benekler bulunan tay.&lt;br /&gt;ÇINAR :(Fars.) Er. - Çınar ağacı.&lt;br /&gt;ÇINAY :(Fars.) Ka. - Soylu ay, ayın en parlak zamanı.&lt;br /&gt;ÇİNEL :(Tür.). - Doğru, dürüst, namuslu kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ÇİNTAR :(Tür.) Er. - Sabah vakti.&lt;br /&gt;ÇİNTAY :(Tür.) Er. - Soylu at.&lt;br /&gt;ÇİNUÇİN :(Tür.) Er. - Üstün, galip, zafer kazanmış.&lt;br /&gt;ÇIRAĞ :(Fars.). - Meşale, ışık, kandil (bkz. Çerağ). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ÇİRAY :(Fars.). 1. Yüz çizgileri, yüz güzelliği. 2. Beniz, yüz. 3. İnsan resmi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ÇİRE :(Fars.). 1. Maharetli, becerikli. 2. Kahraman, yiğit. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ÇİTRA :(Fars.) Er. - Afganistan´da bir kabile. Büyük ekseriyetle ari ırktan olup narin yapılı, güzel gözlü ve gür saçlı, hoş ve cazip tavırlı olmalarına rağmen haşin, sert yapılı ve gaddar olarak bilinmektedirler.&lt;br /&gt;ÇOĞA :(Tür.) Er. - Çocuk, yavru.&lt;br /&gt;ÇOĞAN :(Tür.) Er. - Kökü ve dalları sabun gibi köpüren bitki, çöven.&lt;br /&gt;ÇOĞAŞ :(Tür.) Er. - Güneş.&lt;br /&gt;ÇOĞUN :(Tür.). - Çok defa, ekseriya.&lt;br /&gt;ÇOKAY :(Tür.) Er. 1. Köy zengini, çiftlik sahibi. 2. Eşkıya.&lt;br /&gt;ÇOKMAN :(Tür.) Er. - Topuz, gürz.&lt;br /&gt;ÇOLPAN :(Tür.) Ka. 1. Çoban yıldızı. 2. Aciz, beceriksiz, zavallı. 3. Zühre, venüs</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi1WlKX1fcLBcDRryBzNrcgYfkF5DYazpa8IS4y8r6dkLk5ApdvcIx9S7UGdZr88vEJlrANQ3U6GlSBPkK4WUFzHtjQeXeF5LFojiX6hdU1451yJpy7rzOuiP5iHEzbxtDlLJY9LaI4RO0/s72-c/Walpaperss+%252854%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>D harfi ile başlayan isimler ve manaları</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/d-harfi-ile-baslayan-isimler-ve-manalar.html</link><category>adını koy</category><category>bebek isimleri</category><category>bebeğe isim</category><category>D harfi ile başlayan</category><category>en güzel isimler</category><category>güzel isimler</category><category>isim manalari</category><category>isim ve anlamları</category><category>kız erkek isimleri</category><category>yeni dogan bebege isim</category><category>çocuk isimleri</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 23:03:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-7524719281692000322</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgbZ2kYpkKzVrlj8tjqSOdroo-Yvq8Hwm_XXr7rhu_AUUsigDzR8r8nGj8QWe1Z4j8UOFMqxdraS9NL7QYhEI5RCp9Pexwl2xTS9NACbZpN4JzbA7RpedvyacLH9P3Ji_-_wQsvDD682tE/s1600/Walpaperss+%252821%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgbZ2kYpkKzVrlj8tjqSOdroo-Yvq8Hwm_XXr7rhu_AUUsigDzR8r8nGj8QWe1Z4j8UOFMqxdraS9NL7QYhEI5RCp9Pexwl2xTS9NACbZpN4JzbA7RpedvyacLH9P3Ji_-_wQsvDD682tE/s320/Walpaperss+%252821%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659143065195147890" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;DADAŞ :(Tür.) Er. 1. Erkek kardeş. 2. Delikanlı, babayiğit.&lt;br /&gt;DAFİ :(Ar.) Er. l. Defeden, gideren. 2. Savan, savuşturan, iten.&lt;br /&gt;DAĞAŞAN :(Tür.) Er. - Dağaşan.&lt;br /&gt;DAĞHAN :(Tür.). - Eski Türklerde dağ tanrısı. - İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;DAHHAK :(Ar.) Er. - Çok gülen, çok gülücü. - Daha çok lakab olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DAHİ :(Ar.) Er. - Üstün zeka sahibi.&lt;br /&gt;DAİM :(Ar.) Er. - Devamlı sürekli, her zaman.&lt;br /&gt;DALAN :(Tür.) Er. 1. Biçim, şekil. 2. İnce, narin, zarif.&lt;br /&gt;DALAY :(Tür.) Ka. - Deniz.&lt;br /&gt;DALAYER :(Tür.) Er. - Deniz adamı.&lt;br /&gt;DALDAL :(Tür.) Er. - Kahraman, yiğit-&lt;br /&gt;DALGA :(Tür.). 1. Denizin yel esince oynayıp kabarması. 2. Denizde hareketli su kütlesi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DALOKAY :(Tür.) Er. - Çok beğenilen.&lt;br /&gt;DALYA :(Tür.) Ka. - Yıldız çiçeği.&lt;br /&gt;DAMAN :(Fars.) Er. 1. Etek. 2. Bir dağ silsilesinin eteğinde uzanan bölge.&lt;br /&gt;DAMLA :(Tür.) Ka. 1. Bir sıvıdan ayrılarak düşen parça halinde, küçük miktar, katre. 2. Belli miktarlarda akıtılarak kullanılan ilaç.&lt;br /&gt;DANA :(Fars.) Er. 1. Bilen, bilici, bilgin.&lt;br /&gt;DANİŞ :(Fars.) Er. 1. Bilim, bilgi, ilim. Ehl-i daniş: Bilgi sahipleri. Daniş-Merd: Bilgili, Tanzimattan önce kadıların yanında stajer olarak çalışan kimse. - Danişmend: Sultan Melikşah´ın alimlerinden emir Danişmend´in kurmuş olduğu bir Türk devlet ve sülalesi.&lt;br /&gt;DANİYAL :(İbr.) Er. - Ben-i İsrail peygamberlerinden biri. "Tanrı benim yargıcımdır" anlamına gelir. İki tane Daniyal vardır: a) Babillilcre esir olmuş genç Daniyal, b) Hz. Nuh ile Hz. İbrahim arasında geçen zamanda yaşayan Daniyal.&lt;br /&gt;DARCAN :(Tür.) Er. 1. Aceleci, sıkıntılı. 2. Serçe.&lt;br /&gt;DAREKUTNİ:(Ar.) Er. - Ebu´l-Hasen Ali b. Ömer. Tanınmış muhaddislerdendir (917-995) yıllan arasında yaşamış 80 yaşında Bağdat´ta vefat etmiştir. Hadis sahasında kıymetli eserleri vardır.&lt;br /&gt;DARGA :(Tür.) Er. - Başkan, lider.&lt;br /&gt;DARİMÎ :(Ar.) Er. - Ebu Muhammed b. Abdurrahman. Hadis bilgini. Müslim ve Ebu İsa hadislerini Darimi´den aldıklarını söylerler. En meşhur eseri Camiu´s-Sahih´dir.&lt;br /&gt;DAVUD :(İbr.) Er. Kendisine kitap olarak Zebur´un gönderildiği büyük peygamberlerden biri. Kur´an-ı Kerim´de 16 yerde ismi geçer. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DEDE :(Tür.). 1. Ana ve babanın babası. 2. Ced, ata. 3. Çok yaşlı kimse. 4. Mevlevilikte çile doldurmuş, dervişlik gayesine erişmiş ve dergahta hücre sahibi olmuş kimse. 5. Bektaşilerde şeyh, baba. - Örfte isim olarak kullanılırken, daha çok lakap olarak kulla&lt;br /&gt;DEFİNE :(Ar.) Ka. 1. Yere gömülmüş, kıymetli eşya. 2. Kıymet ve değeri olan kimse veya mal.&lt;br /&gt;DEFNE :(Yun.) Ka. - Akdeniz ikliminde yetişen, yapraklan sert ve üst yüzleri parlak açık sarı çiçek ve güzel kokan defnegillerden bir ağaç.&lt;br /&gt;DEĞER :(Tür.). 1. Bir şeyin tam karşılığı, kıymet, baha. 2. Layık. 3. Bir şeyin sahip olduğu yüksek vasıf. 4. Ehliyet, kabiliyet. 5. Kadir, itibar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DEHNA :(Ar.). - Kızıl. Kumun rengi dolayısıyla Arabistan´da ıssız iller adıyla anılan bir çölün adı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DEHRİ :(Ar.). - Dünyanın sonsuzluğuna inanıp öteki dünyayı inkar eden, ruhun da cesetle birlikte öldüğüne inanan. Materyalist. İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;DELAL :(Ar.). - İnsana hoş, sevimli görünen hal, naz, işve. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DELFİN :(Yun.). - Yunus balığı. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DELİSTAN :(Tür.) Ka. - İlkbaharda birdenbire kabarmış bahçe. Gelişmiş, içinde her türden bitki bulunan, karışık bahçe.&lt;br /&gt;DEMET :(Tür.) Ka. 1. Bağlanarak, oluşturulan deste. 2. Biçilip bağlanmış ekin. 3. Bir kaynaktan çıkan ışıkların meydana getirdiği ışık destesi, hazne.&lt;br /&gt;DEMİR :(Tür.) Er. - Dayanıklı ve kullanış sahası geniş, mavimsi esmer renkli bir maden.&lt;br /&gt;DEMİRAĞ :(Tür.) Er. ? Demirden ağ.&lt;br /&gt;DEMİRALP :(Tür.) Er. - Demir gibi sağlam ve yiğit.&lt;br /&gt;DEMİRAY :(Tür.) Er. - Demir gibi.&lt;br /&gt;DEMİREL :(Tür.) Er. - Demir gibi güçlü eli olan.&lt;br /&gt;DEMİRER :(Tür.) Er. - Demir gibi güçlü kimse.&lt;br /&gt;DEMİRHAN:(Tür.) Er. - Güçlü hükümdar.&lt;br /&gt;DEMİRKAN:(Tür.) Er. - Güçlü soydan gelen.&lt;br /&gt;DEMİRMAN:(Tür.) Er. - Demir gibi güçlü sağlam kimse.&lt;br /&gt;DEMİRÖZ :(Tür.) Er. - Özü demir gibi güçlü olan.&lt;br /&gt;DEMREN :(Tür.) Er. - Okun ucuna geçirilen demir ya da kemik parçası.&lt;br /&gt;DENGİZER :(Tür.) Er. - Denizci.&lt;br /&gt;DENİZ :(Tür.) Ka. 1. Büyük su kütlesi. 2. Büyük su kütlesindeki dalgalanma.&lt;br /&gt;DENİZALP :(Tür.) Er. - Yiğit denizci.&lt;br /&gt;DENİZER :(Tür.) Er. - Deniz adamı, denizci.&lt;br /&gt;DENİZHAN :(Tür.) Er. 1. Denizlerin hakimi, yöneticisi. 2. Eski Türklerde Deniz tanrısı. - İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;DERBEND :(Ar.) Er. - Kapılar kapısı.&lt;br /&gt;DEREM :(Fars.). - Para, akçe. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DEREN :(Tür.) Ka. - Derleyen, toplayan, ekini biçip toplayan.&lt;br /&gt;DERİM :(Tür.). - Çadır. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DERKAVA :(Ar.) Er. - Afrika´nın kuzeybatısında, Fas-Cezayir´i içine alan müslüman tarikatların genel adı.&lt;br /&gt;DERKAVİ :(Ar.) Er. - Derkava´ya mensup.&lt;br /&gt;DERMAN :(Fars.) Er. 1. İlaç. Çare. 2. Takat, kuvvet, güç.&lt;br /&gt;DERSU :(Tür.). - Hepsi, kamilen, baştan başa hep. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DERVİŞ :(Fars.) Er. 1. Allah için alçakgönüllülüğü ve fukaralığı kabul eden veya bir tarikata bağlı bulunan kimse. 2. Fakir ve muhtaç kimse. 3. Daha çok lakap olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DERYA :(Fars.) Ka. - Deniz, büyük nehir.&lt;br /&gt;DERYAB :(Fars.). - Akıllı, anlayışlı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DERYACE :(Fars.) Ka. 1. Küçük deniz. 2. Göl.&lt;br /&gt;DERYADİL :(Fars.) Ka. - Gönlü geniş, herşeyi hoş gören.&lt;br /&gt;DERYANUR:(f.a.i.) Ka. - Nur denizi, deryası.&lt;br /&gt;DESEN :(Fran.) Ka. 1. Renksiz çizim. 2. Kumaş şekli.&lt;br /&gt;DESTAN :(Fars.) Ka. 1. Hikaye, kıssa. 2. Hile, mekr, tenvir. 3. Rüstem´in babasının lakabı.&lt;br /&gt;DESTE :(Fars.) Ka. 1. Demet, tutam, takım. 2. Kabza, tutacak yer. 3.On yapraklık altın varak defteri.&lt;br /&gt;DESTEGÜL :(Fars.) Ka. - Gül demeti, destesi.&lt;br /&gt;DEVA :(Ar.). - İlaç. Çare, tedbir. ? Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DEVAN :(Fars.) Er. 1. Koşan, seğirten, hızlı yürüyen. 2. Koşmak. Süratle, hızla gitmek.&lt;br /&gt;DEVLEDDİN:(Ar.) Er. - Dinin mutluluğu, uğuru, büyüklüğü. - Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanı­lır.&lt;br /&gt;DEVLET :(Ar.). - Bir hükümet dairesinde teşkilatlandırılmış olan siyasi topluluk. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Devlet Giray: Kırım hanı (1530-1577). Mübarek Giray´ın oğlu.&lt;br /&gt;DEVLETŞAH:(Fars.) Er. - XV. yy. yetişen en tanınmış İran edebiyatçısı.&lt;br /&gt;DEVRAN :(Ar.) Er. 1. Dünya, felek. 2. Zaman. 3. Talih, yazgı.&lt;br /&gt;DEVRİM :(Tür.) Er. 1. Hareket halinde bir şeyin bir eğri çizerek dönmesi, devretmesi. 2. Köklü değişiklik, inkılap. 3. Eski olduğu fark edileni yıkıp yerine yeni olduğu farz edileni koymak. 4. İhtilal.&lt;br /&gt;DİBA :(Fars.) Ka. 1. Alacalı ipek kumaş. 2. Atlas.&lt;br /&gt;DİBACE :(Fars.) Ka. 1. Kitabın başlangıç kısmı, önsöz. 2. Kitapların süslü sayfaları.&lt;br /&gt;DİCLE :(Tür.). - Yakındoğu´nun Türkiye´den doğan ve Mezopotamya´dan Basra Körfezine dökülen nehirlerden biri. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DİCLEHAN :(Tür.) Er. - Dicle´nin hükümdarı.&lt;br /&gt;DİDAR :(Fars.) Ka. 1. Yüz, çehre. 2. Görme, görüşme. 3. Görüş kuvveti. 4. Açık meydanda.&lt;br /&gt;DİDE :(Fars.) Ka. 1. Göz. 2. Gözcü. 3. Gözbebeği. 4. Gözucu.&lt;br /&gt;DİDEM :(Fars.) Ka. - Gözüm.&lt;br /&gt;DİHYE :(Ar.) Er. - Dihye b. Halife. Kelbi kavmine ait, Hz. Rasûlullah (s.a.s)´ın ticaret ortağı. Hoş tavırlı, kibar, zengin bir tacir. Cebrail (a.s.)´in bazen Dihyetü´l-Kelbi suretinde vahiy getirdiği rivayet olunur.&lt;br /&gt;DİKÇAM :(Tür.) Er. - Çam gibi uzun. Metanetli.&lt;br /&gt;DİKMEN :(Tür.) Er. 1. Koni biçiminde sivri tepe. 2. Dağların en yüksek yeri. 3. Yayla.&lt;br /&gt;DİLAN :(Fars.). - Gönüller, yürekler. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DİLARA :(Fars.) Ka. 1. Gönül alan, gönül kapan, gönül okşayan, gönlü dinlendiren. 2. Bugün elde örneği olmayan eski Türk mürekkep makamlarından biri.&lt;br /&gt;DİLAVER :(Fars.) Er. - Yiğit, yürekli.&lt;br /&gt;DİLAVİZ :(Fars.) Ka - Gönlün takıldığı, gönüle takılan.&lt;br /&gt;DİLAY :(Fars.) Ka. - Gönlü aydınlatan ay.&lt;br /&gt;DİLAZAD :(Fars.) Er. - Gönlü bir şeyle ilgili olmayan, gönlü rahat. Özgür.&lt;br /&gt;DİLBAZ :(Fars.) Ka. 1. Gönül eğlendiren. 2. Güzel söz söyleyen. 3. Yüze hoş görünen.&lt;br /&gt;DİLBER :(Fars.) Ka. - Gönül alıp götüren, güzel.&lt;br /&gt;DİLBERAN :(Fars.) Ka. - Dilberler, güzeller.&lt;br /&gt;DİLBESTE :(Fars.) Ka. - Gönül bağlamış, aşık.&lt;br /&gt;DİLDAR :(Fars.) Ka. 1. Birinin gönlünü almış, sevgili. 2. Abdülbaki Dede´nin terkib ettiği 7 makamdan biri.&lt;br /&gt;DİLDEREN :(Fars.) Ka. - Sevgi toplayan, gönül alan, beğenilen.&lt;br /&gt;DİLEFRUZ :(Fars.) Ka. - Gönül aydınlatan.&lt;br /&gt;DİLEK :(Tür.) Ka. 1. Dilenen şey, arzu, istek. 2. İsteme, arzu etme, dileme.&lt;br /&gt;DİLEM :(Fars.) Ka. - Gönül ilacı.&lt;br /&gt;DİLERCAN :(Fars.) Er. - Dilekte, istekte bulunan.&lt;br /&gt;DİLFERAH :(Fars.) Ka. - Gönlü ferah, sevinçli.&lt;br /&gt;DİLFEZA :(Fars.) Ka. - Gönlü genişleten, gönlü artıran.&lt;br /&gt;DİLFÜRUZ :(Fars.) Ka. - Gönüle ferahlık veren, sevindiren.&lt;br /&gt;DİLGE :(Tür.). - Güzel konuşan kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DİLHAN :(Fars.) Er. - Gönülden söyleyen, içten konuşan.&lt;br /&gt;DİLHUN :(Fars.) Er. - İçi kan ağlayan.&lt;br /&gt;DİLKESTE :(Fars.) Ka. - Gönül çekici.&lt;br /&gt;DİLMEN :(Fars.) Ka. 1. Güzel. 2. Güzel dil bilen, konuşan, söz söyleyen.&lt;br /&gt;DİLNUR :(Fars.) Ka. - Gönlü nurlu.&lt;br /&gt;DİLRAH :(Fars.) Ka. - Gönül yolu.&lt;br /&gt;DİLRUBA :(Fars.) Ka. 1. Gönül kapan, gönül alan. 2. Tahminen 2 asırlık bir makam.&lt;br /&gt;DİLŞAD :(Fars.) Ka. - Gönlü hoş, sevilmiş.&lt;br /&gt;DİLSAFA :(Fars.) Er. - Gönlü şen, rahat, dertsiz.&lt;br /&gt;DİLŞAH :(Fars.) Er. - Gönül hükümdarı, şahı.&lt;br /&gt;DİLSAZ :(Fars.) Er. - Gönül yapan.&lt;br /&gt;DİLŞÜKUFE :(Fars.) Ka. - Gönül çiçeği.&lt;br /&gt;DİLSUZ :(Fars.) Ka. - Gönül yakan, yürek yakıcı.&lt;br /&gt;DİNÇ :(Tür.) Er. - Gücü kuvveti yerinde ve sağlıklı.&lt;br /&gt;DİNÇAY :(Tür.) Er. - Kuvvetli ay.&lt;br /&gt;DİNÇER :(Tür.) Er. - Kuvvetli kimse, genç, erkek, yiğit.&lt;br /&gt;DİNDAR :(f.a.i.) Er. - Allah´a inanmış, bağlanmış olan kimse.&lt;br /&gt;DİRAHŞAN:(Fars.) Ka. - Parlak, parlayan.&lt;br /&gt;DİRAYET :(Ar.). - Zeka, bilgi, kavrayış. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DİREM :(Fars.) Er. 1. Akça, para. 2. Gümüş para.&lt;br /&gt;DİRENÇ :(Tür.) Er. - Karşı koyan kuvvet, mukavemet.&lt;br /&gt;DİRİCAN :(Tür.) Er. - Güçlü, canlı kimse.&lt;br /&gt;DİRİĞ :(Fars.) Er. - Esirgeme, acıma.&lt;br /&gt;DİRSEHAN :(Tür.) - Dede Korkut hikayelerinde, çocuğu olmadığı için hor görülen sonra da Boğaç Han adında yiğit bir oğula sahip olan kahramanın adı.&lt;br /&gt;DİZDAR :(Fars.) Er. - Kale muhafızı.&lt;br /&gt;DOĞA :(Tür.) Er. - Tabiat karşılığı olarak kuraldışı uydurulmuş kelime.&lt;br /&gt;DOĞAN :(Tür.) Er. - Kartalgillerden, alıştırılarak kuş avında kullanılan, yırtıcı bir kuş.&lt;br /&gt;DOĞANAY :(Tür.) Er. - Ayın ilk günleri.&lt;br /&gt;DOĞANBEY:(Tür.) Er. - Doğan gibi atik ve cesur bey. Doğan bey: Niğbolu kalesini haçlılara karşı koruyan Osmanlı beyi Yıldırım Bayezid dönemi.&lt;br /&gt;DOĞANER :(Tür.) Er. - Güçlü, kuvvetli, yiğit.&lt;br /&gt;DOĞANGÜN:(Tür.) Er. - Sabahın ilk ışıklan.&lt;br /&gt;DOĞANNUR:(Tür.) Ka. - Nurun doğması.&lt;br /&gt;DOĞANTEN :(Tür.) Er. - Şafak vakti.&lt;br /&gt;DOĞAY :(Tür.) Er. - Ayın doğması.&lt;br /&gt;DOĞU :(Tür.) Er. 1. Doğma bölgesi. 2. Güneşin doğduğu yön, şark.&lt;br /&gt;DOĞUHAN :(Tür.) Er. - Doğu ülkesinin hükümdarı, hakimi.&lt;br /&gt;DOLUNAY :(Tür.). - Tam yuvarlak halde görünen ay, bedir, bedr-i tam. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DÖNDÜ :(Tür.) Ka. 1. Henüz evlenmemiş kız. 2. Örfte devamlı erkek çocuğu olan ailenin son doğan çocuğu kız olursa döndü adını koyarlardı.&lt;br /&gt;DÖNE :(Tür.) Ka. - Karşı ziyarette bulunma.&lt;br /&gt;DORUK :(Tür.) Er. - Tepe, ağaç tepesindeki körpe filiz.&lt;br /&gt;DOYUM :(Tür.) Ka. - Ganimet almış.&lt;br /&gt;DÜCANE :(Ar.) Er. - sahabe-i kiramdan önemli bir şahsiyetin adı.&lt;br /&gt;DUCİHAN :(Fars.) Ka. - İki cihan, dünya ve ahirct.&lt;br /&gt;DÜDEN :(Tür.). 1. Yer altında akan suların kireçli tabakaları eriterek meydana getirdikleri tabii kuyu. 2. Bataklık, girdap. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DUDU :(Fars.) Ka. 1. Hanım, küçük kardeş. 2. Papağan, tuti. Bir papağan cinsi. 3. Abla, yaşlı ermeni kadın.&lt;br /&gt;DUHA :(Ar.). 1. Kuşluk vakti. 2. Kur´an-ı Kerim´de 93. surenin ismi. -Kız ve erkek adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DUHTER :(Fars.) Ka. - Kerime, kız.&lt;br /&gt;DÜLFİN :(Ar.) Ka. - Arap astronomları tarafından Delphinus yıldız kümesine verilen isim.&lt;br /&gt;DUMRUL :(Tür.) Er. - Dede Korkut hikayelerinde geçen bir kahramanın adı.&lt;br /&gt;DÜNDAR :(Fars.) Er. 1. Eski Fars hükümdarı. 2. Arkayı gözeten, koruyan asker.&lt;br /&gt;DURAK :(Tür.) Er. 1. Yolu taşıyan araçların düzenli olarak durdukları yer. 2. Durma, dinlenme. 3. Cümle sonuna konulan nokta.&lt;br /&gt;DURAN :(Tür.) Er. - Hareketsiz halde bulunan, sabit.&lt;br /&gt;DURANAY :(Tür.) Ka. - Ayın en uzun süre gökyüzünde kaldığı zaman.&lt;br /&gt;DURCAN :(Tür.) Er. - Canlı kal, ömrün uzun olsun.(Eski Türk adetlerinden olan bu tür temenni ifade eden isimler ve bu isimlerden bir şeyler beklemek islam´da kadere rıza anlayışına ters olduğu için yersiz ve mesnedsiz şeylerdir)&lt;br /&gt;DÜRDANE :(Fars.) Ka. 1. İnci tanesi. 2. Sevgili, kıymetli.&lt;br /&gt;DÜREFŞAN :(Fars.) Ka. 1. İnci serpen. 2. İnci gibi söz söyleyen ağız.&lt;br /&gt;DURHAL :(Tür.) Er. - Hal üzere kal, olduğun gibi kal(Eski Türk adetlerinden olan bu tür temenni ifade eden isimler ve bu isimlerden bir şeyler beklemek islam´da kadere rıza anlayışına ters olduğu için yersiz ve mesnedsiz şeylerdir)&lt;br /&gt;DÜRİYYE :(Ar.) Ka. 1. İnci gibi parlayan, parlak. 2. Parıltılı yıldız.&lt;br /&gt;DURKAYA :(Tür.) Er. - Çocukları devamlı ölen ailelerin yeni doğan çocuklarına verdikleri isim.(Eski Türk adetlerinden olan bu tür temenni ifade eden isimler ve bu isimlerden bir şeyler beklemek islam´da kadere rıza anlayışına ters olduğu için yersiz ve mesnedsiz&lt;br /&gt;DURNA :(Tür.) Er. - Bir cins kuş. Turna.&lt;br /&gt;DÜRNUR :(Fars.) Ka. - İnci ışığı.&lt;br /&gt;DÜRRE :(Ar.) Ka. - İnci tanesi.&lt;br /&gt;DURSALİHA:(t.a.i.) Ka. - Erkek çocuğu olmayan ailelerin en son doğan kız çocuklarına verdikleri ad.(Eski Türk adetlerinden olan bu tür temenni ifade eden isimler ve bu isimlerden bir şeyler beklemek islam´da kadere rıza anlayışına ters olduğu için yersiz ve mesned&lt;br /&gt;DURSUN :(Tür.) Er. - Çocukları devamlı ölen ailelerin yeni doğan çocuklarına verdikleri ad. (Eski Türk adetlerinden olan bu tür temenni ifade eden isimler ve bu isimlerden bir şeyler beklemek islam´da kadere rıza anlayışına ters olduğu için yersiz ve mesnedsiz ş&lt;br /&gt;DURSUNALİ:(t.a.i.) Er. - Kız çocuğu olmayan ailelerin en son doğan erkek çocuklarına verdikleri isim.(Eski Türk adetlerinden olan bu tür temenni ifade eden isimler ve bu isimlerden bir şeyler beklemek islam´da kadere rıza anlayışına ters olduğu için yersiz ve mesn&lt;br /&gt;DURU :(Tür.) Ka. - Saf, berrak.&lt;br /&gt;DURUALP :(Tür.) Er. - Özü temiz yiğit.&lt;br /&gt;DURUGÜL :(Tür.) Ka. - Temiz, saf gül.&lt;br /&gt;DURUL :(Tür.) Er. 1. Berrak, saf duruma gel. 2. Dibe çöken şey, tortu.&lt;br /&gt;DURUSAN :(Tür.) Er. - Temiz olarak tanınmış kimse.&lt;br /&gt;DÜRÜST :(Fars.) Er. 1. Doğru, düzgün, sağlam. 2. Bütün, tam.&lt;br /&gt;DÜRVEŞ :(Fars.) Ka. - İnci gibi.&lt;br /&gt;DUYGU :(Tür.) Ka. 1. His. 2. Duyulan, işitilen, hissedilen şey.&lt;br /&gt;DUYSAL :(Tür.) Ka. - Duymakla, hissetmekle ilgili olan.&lt;br /&gt;DÜZEY :(Tür.). - Seviye karşılığı olarak uydurulmuş olmayan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;DÜZGÜN :(Tür.). 1. Girintisi, çıkıntısı, pürüzü olmayan. 2. Düzeltilmiş, tesviye edilmiş. 3. İyi düzen verilmiş. 4. İntizamlı, nizamlı. 5. Yolunda, rayında. 6. Kadınların yüzlerine sürdükleri beyaz veya kırmızı boya. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgbZ2kYpkKzVrlj8tjqSOdroo-Yvq8Hwm_XXr7rhu_AUUsigDzR8r8nGj8QWe1Z4j8UOFMqxdraS9NL7QYhEI5RCp9Pexwl2xTS9NACbZpN4JzbA7RpedvyacLH9P3Ji_-_wQsvDD682tE/s72-c/Walpaperss+%252821%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>E harfi ile başlayan isimler ve manaları</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/e-harfi-ile-baslayan-isimler-ve-manalar.html</link><category>adını koy</category><category>bebek isimleri</category><category>bebeğe isim</category><category>E harfi ile başlayan</category><category>en güzel isimler</category><category>güzel isimler</category><category>isim manalari</category><category>isim ve anlamları</category><category>kız erkek isimleri</category><category>yeni dogan bebege isim</category><category>çocuk isimleri</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 23:00:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-6124149447488243882</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEio-dbRrOYYTu3s44uzBeJz5hE0lBj1Ef4aX6hXb9Qr4mv74MP89H80EZT0jlEiX-pnBxcUxu6R004OWV0H7jQ93IXBZpoXVzjZL3jO-I55rzNX3panIOlG-hFbOpEf5Eat9M3GwvIKNyg/s1600/Walpaperss+%252835%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEio-dbRrOYYTu3s44uzBeJz5hE0lBj1Ef4aX6hXb9Qr4mv74MP89H80EZT0jlEiX-pnBxcUxu6R004OWV0H7jQ93IXBZpoXVzjZL3jO-I55rzNX3panIOlG-hFbOpEf5Eat9M3GwvIKNyg/s320/Walpaperss+%252835%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659142241786183938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;EBAN :(Ar.) Er. - Eban b. Osman b. Affan: Hz. Osman´ın üçüncü oğlu olup valilik etmiştir. Cemel vakasında Hz, Aişe´ye refakat etmiştir.&lt;br /&gt;EBBEDULLAH :(Ar.) Er. - Allah ebedi eylesin, daim eylesin.&lt;br /&gt;EBECEN :(Tür.) Er. - Akıllı çocuk.&lt;br /&gt;EBED :(Ar.). - Sonu olmayan gelecek. - İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;EBER :(Ar.). - Hayırlı, şerefli, faziletli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;EBHER :(Ar.) Er. - En parlak.&lt;br /&gt;EBRA :(Ar.) Er. 1. Ürkme, kaçma. 2. Birden bire ölme.&lt;br /&gt;EBRAR :(Ar.) Er. 1. Hayır sahipleri. 2. İyiler, dindarlar, özü sözü doğru olanlar. Şeş Ebrar: Altı hayır sahibi, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin.&lt;br /&gt;EBRU :(Fars.) Ka. 1. Kaş. 2. Bulut renginde, buluta benzer, bulut gibi dalgalı, bulutlu. 3. Kağıt üzerine kendine has usulle yapılan, mermer, damarları gibi dalgalı şekilli süsleme. Ciltçilikte ve hüsn-ü hat´ta kullanılır.&lt;br /&gt;EBU :(Ar.) Er. - Baba, ata.&lt;br /&gt;EBU ALİ SİNA:(İbn Sina). Ali Sina´nın babası anlamında. Ünlü Türk bilgini.&lt;br /&gt;EBU CEHİL :(Ar.) Er. - (Ebu´l-Hakem Amr b. Hişam b. el-Muğire) İs­lam´ın doğuşunda müslümanların en büyük düşmanlarından. Mekkeli müşrik. Müslümanlara en büyük işkeneler onun tarafından yapıldı. Cehalet ve bilgisizliğin babası anlamında Ebu Cehil denildi. Hakkında&lt;br /&gt;EBU DAVUD :(Ar.) Er. - Süleyman b. el-Eşas es-Sicistani. Kütüb-i Sitte´den birisi olan Sünen-i Ebu Davud´un müellifi. Büyük hadis bilgini. 500.000 hadis arasından seçtiği 4800 hadisten oluşan Sünen´i, ahlak, tarih ve fıkıhla ilgili meseleleri içerir.&lt;br /&gt;EBU EYYUB EL-ENSARİ :(Ar.) Er. - Asıl adı Halid b. Seyd´dir. Sahabedendir. Rasûlullah Medine´ye geldiğinde ilk önce onun evinde misafir oldu. İstanbul´a kadar gelip Bizanslılarla savaştı.&lt;br /&gt;EBU HANİFE :(Ar.). (Nu´man b. Sabit). Hanefi mezhebinin kurucusu. Müetehid, alim. (Küfe 699-Bağdat 787). Kabil´den gelen büyük babası Kufe´ye yerleşti. İslami ilimler sahasında mükemmel bir eğitim gören İmam-ı Azam ictihad edebilecek seviyeye geldi. Devrinin en meşhu&lt;br /&gt;EBU HUREYRE:(Ar.) Er. - Suffe ashabındandır. Birçok hadis rivayet etmiştir.&lt;br /&gt;EBU UBEYDE B. EL-CERRAH :(Ar.) Er. - (571-639) (Amr b. Abdullah). İslami ilk kabul eden sahabelerden biri. Cennetle müjdelenmiştir. Çeşitli cephelerde ordu komutanlığı yaptı. Suriye´de vefat elti.&lt;br /&gt;EBU ZER :(Ar.) Er. - Altın sahibi, servet ve zenginlik sahibi.&lt;br /&gt;EBU ZER EL-GIFARİ :(Ar.) Er. -Sahabedendir.&lt;br /&gt;EBUBEKİR :(Ar.) Er. - Deve yavrusunun babası. - Hulefa-i Raşidin´in ilkidir. Hz. Ebubekir´in lakabı. Rasûlullah (s.a.s)´ın nübüvvetinden önce de sonra da en yakın arkadaşı olmuştur.&lt;br /&gt;EBYAR :(Ar.) Er. - Pek ak, pek beyaz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ECE :(Tür.) Ka. 1. Baş reis. 2. Kraliçe. 3. Ana. 4. Yaşlı kadın.&lt;br /&gt;ECEMİŞ :(Tür.) Er. - Çok bilmiş.&lt;br /&gt;ECER :(Tür.) Er. - Yeni, güzel, iyi.&lt;br /&gt;ECHER :(Ar.) Ka. 1. Son derece güzel kadın. 2. Gündüz iyi görmeyen karmaşık gözlü.&lt;br /&gt;ECİR :(Ar.) Er. 1. Bir iş ya da emek karşılığı verilen şey. 2. Sevap. 3. Aziz sevgili.&lt;br /&gt;ECMEL :(Ar.). - En güzel, en yakışıklı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ECVED :(Ar.) Er. 1. En iyi olan. 2. Eli açık cömert. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak okunur.&lt;br /&gt;EDA :(Ar.) Ka. - 1. Naz, cilve. 2. Kurum, caka. 3. Alınan şeyi geri ödeme. 4. Bir vazifeyi yerine getirmek.&lt;br /&gt;EDEBALİ :(Tür.) Er. - (Öl: 1325). Osman Gazi´nin kayınpederi ve hocası. Osmanlı imparatorluğunun kuruluşunda önemli bir rolü oldu.&lt;br /&gt;EDGÜ :(Tür.) Er. - İyi.&lt;br /&gt;EDGÜALP :(Tür.) Er. - İyi yiğit.&lt;br /&gt;EDHEM :(Ar.) Er. Karayağız at. -Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır. İbrahim Edhem: İslam tarihinde meşhur sofi&lt;br /&gt;EDİB :(Ar.) Er. 1. Edepli, terbiyeli, zarif, nazik. 2. Edebiyatla uğraşan kimse.&lt;br /&gt;EDİM :(Ar.) Er. - Fiil, amel.&lt;br /&gt;EDİZ :(Tür.) Er. 1. Yüksek, yüksek yer. 2. Ulu, yüce, değerli.&lt;br /&gt;EDVİYE :(Ar.) Ka. - Devalar, ilaçlar, çareler.&lt;br /&gt;EFADİL :(Ar.) Er. - Pek mümtaz olanlar, çok bilgililer.&lt;br /&gt;EFAHİM :(Ar.) Er. - En ulu, pek büyük ve saygıya layık kimseler.&lt;br /&gt;EFDAL :(Ar.). 1. Çok faziletli, yüksek derecede. 2. Tercihe şayan, müreccah. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;EFE :(Tür.) Er. 1. Ağabey, büyük kardeş. 2. Yiğit, cesur. 3. Kabadayı.&lt;br /&gt;EFEKAN :(Tür.) Er. - Efe soyundan gelen.&lt;br /&gt;EFGAN :(Fars.) Er. - Figan, ağlayıp inleme, feryat.&lt;br /&gt;EFGEN :(Fars.) Er. 1. Düşüren, yıkan, yere atan. 2. Alıcı, yakıcı, düşürücü. - (bkz. Figen).&lt;br /&gt;EFHEM :(Ar.) Ka. 1. Çabuk anlayan. 2. Zihni açık olan. 3. Daha ulu, çok büyük şeref sahibi fehametli. - (bkz. Fehamet).&lt;br /&gt;EFİDE :(Ar.) Ka. - Yürekler, kalpler, gönüller.&lt;br /&gt;EFİL :(Tür.) - Rüzgar, dalgalanma. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;EFKAR :(Ar.) Er. 1. Düşünceler. 2. İç sıkıntısı, kaygı.&lt;br /&gt;EFKEN :(Fars.) Er. - Düşkün.&lt;br /&gt;EFLAK :(Ar.) Er. 1. Semalar, felekler, yükler, küreler, zamanlar. 2. Bahtlar, talihler, kaderler.&lt;br /&gt;EFLAKİ :(Ar.) Er. - Gökte oturan melek. - Eflaki Şemseddin Ahmet Dede: (1360). Osmanlı sufi ve yazar. Mevlana´ya dair Menakıbü´l-Arifin adlı eserin müellifi.&lt;br /&gt;EFLATUN :(Yun.) Er. 1. Açık mor. 2. Aristo´nun hocası, Sokrat´ın talebesi, ünlü Yunan filozofu.&lt;br /&gt;EFRAHİM :(İbr.) Er. - Hz. Yusuf un ikinci oğlu. Orta Filistin´de yerleşen İsrail kabilesine adını verdiği söylenir. Bu kabile Hz. Süleyman´ın ölümünden sonra asıl İsrail topluluğunun 12 kola ayrılmasında etken oldu.&lt;br /&gt;EFRAS :(Ar.) Er. - Atlar, beygirler, kısraklar.&lt;br /&gt;EFRASİYAP :(Fars.) Er. - Turan Türkleri büyük kahraman kağanının Farsça adı. Alp er Tonga asıl adıdır. Büyük İskender´den evvel yaşamıştır. Kaşgar´daki ilk müslüman Türk sülalesi Karahanlıların Afrasiyab neslinden geldiği söylenmektedir. Alper Tonga Hüsrev tarafıan&lt;br /&gt;EFRAZ :(Fars.) Ka. - Kaldıran, yükselten. - Firar. Yükselten, mümtaz, büyük, meşhur, maruf.&lt;br /&gt;EFRİDUN :(Fars.). - Cemşid soyundan anlayış ve zekasıyla meşhur bir İran hükümdarı.&lt;br /&gt;EFRUG :(Fars.). 1. Parıltı, ışık. 2. Nur. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;EFRUZ :(Fars.) Ka. 1. Şule, parıltı. 2. Aydınlatan, parlatan. 3. Tutuşturan, yakan. Gösterişli güzel.&lt;br /&gt;EFŞAN :(Fars.) Ka. - Eklendiği kelimelere "saçan, dağıtan, serpen, silken" manası verir.. - Gülefşan: Gül saçan.&lt;br /&gt;EFSANE :(Fars.) Ka. 1. Asılsız hikaye. 2. Masal, boş söz, saçma sapan lakırdı. - Dillere düşmüş, maşhur olmuş hadise.&lt;br /&gt;EFSER :(Fars.). 1. Taç. 2. Subay. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır, (bkz. İklil).&lt;br /&gt;EFSUN :(Fars.) Ka. Büyü, sihir, gözbağcılık,&lt;br /&gt;EFZA :(Fars.). - Artmak, çoğalmak. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;EGE :(Tür.) Ka. 1. Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her halinden sorumlu olan. 2. Yaşça büyük, ulu. 3. Sahip.&lt;br /&gt;EGEMEN :(Tür.) Er. - Hakim, hüküm süren karşılığı olarak kullanılan bu kelime, hem kök, hem de ek olarak yanlıştır. Türkçe´de ne "eğe" kökü, ne de "man-men" şeklinde isim yapım eki vardır.&lt;br /&gt;EĞİLMEZ :(Tür.) Er. - Başkalarının baskısını ve üstünlüğünü kabul etmeyen, baş eğmeyen.&lt;br /&gt;EĞİN :(Tür.) Er. - sırt, arka.&lt;br /&gt;EHAD :(Ar.). 1. Bir, tek. 2. İlk sayı. 3. Allah´ın isimlerinden, bir ve tek olan Allah. - İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;EHİL :(Ar.) Er. 1. Sahip, malik. 2. Becerikli, yetenekli. 3. Karı-kocadan her biri.&lt;br /&gt;EHLİMEN :(Ar.) Er. - inançlı inanan kimse.&lt;br /&gt;EHLİYET :(Ar.) Ka. 1. İşe yarar halde bulunuş, bir işi hakedebilecek durumda bulunuş, selahiyet, yetki. 2. Mahirlik, iktidar, liyakat, kabiliyet, kifayet, mensubiyet. 3.İktidar, kabiliyet ve liyakat vesikası.&lt;br /&gt;EHLULLAH :(Ar.) Er. 1. Allah´ın adamı, veli, evliya. 2. Allah´a teveccüh etmiş, kulluğunu yanlız ona yöneltmiş. Küfür ehlinden, ve şirkten kaçınan.&lt;br /&gt;EKABİR :(Ar.) Er. - Rütbece, görgü ve faziletçe büyük olanlar, devlet ricali.&lt;br /&gt;EKBER :(Ar.) Er. - Daha büyük, çok büyük, en büyük, pek büyük, azam. -Allah´ın sıfatlanndandır. Kur´an-ı Kerim´de 23 yerde geçer. İsim olarak kullanılması iyi değildir. Hindistan´a hakim olan Türk hükümdarı.&lt;br /&gt;EKE :(Tür.) Er. 1. Bilgili, deneyli, olgun. 2. Kurnaz, açıkgöz. 3. Bilmiş çocuk. 4. Dahi.&lt;br /&gt;EKER :(Tür.) Er. - Toprakla uğraşan.&lt;br /&gt;EKİM :(Tür.) Ka. 1. Toprağa ürün ekme işi. 2. Yılın onuncu ayı.&lt;br /&gt;EKİN :(Tür.) Ka. 1. Ekilmiş tahılın sürmüşü, tarlada bitmiş tahıl. 2. - Kültür.&lt;br /&gt;EKMEL :(Ar.) Er. l. Daha, pek kamil, mükemmel ve kusursuz olan. 2. En uygun, en eksiksiz. 3. Ekmel-i Enbiya: Hz. Rasûlullah (s.a.s). 4. Dinin tamamlanması. Maide suresi ayet, 3.&lt;br /&gt;EKMELEDDİN :(Ar.) Er. 1. Dinin en olgunu, en olgunlaştırdığı isim. 2. Dinin tamamı. - Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır. - (bkz. Ekmelettin).&lt;br /&gt;EKREM :(Ar.) Er. 1. Daha, en kerim. 2. Çok şeref sahibi, pek cömert, çok eli açık. Ekremü´l-Ekremin: Cenab-ı Hak. (Alak suresi: 3 ).&lt;br /&gt;EKVAN :(Ar.) Er. - Varlıklar, alemler, dünyalar. - (bkz. Evren).&lt;br /&gt;ELA :(Ar.) Ka. - Sarıya çalan kestane rengi, göz rengi.&lt;br /&gt;ELBURZ :(Fars.). - 1. Kafkaslarda en yüksek dağ. 2. Uzun boylu yakışıklı kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ELÇİ :(Tür.) Er. 1. Başka bir devlet nezdinde devletini temsil eden kişi. 2. Sefir. 3. Allah´ın gönderdiği rasul ve nebiler.&lt;br /&gt;ELDEMİR :(Tür.) Er. - Demir gibi güçlü el.&lt;br /&gt;ELFAZ :(Ar.) Er. - Sözler, sözcükler.&lt;br /&gt;ELFİDA :(Ar.) Ka. - Feda etme, gözden çıkarma, verme.&lt;br /&gt;ELFİYE :(Ar.) Ka. l- 1000 mısralık manzume. 2. Manzum risaleler.&lt;br /&gt;ELGİN :(Tür.) Er. - Garip, yurdundan ayrılmış.&lt;br /&gt;ELHAN :(Ar.). - Nağmeler, ezgiler. -erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ELİF :(Ar.) Ka. 1. İslami alfabenin ilk harfi. Ebccd hesabında değeri birdir. 2. Musikide "la" notasını ifade için kullanılır. 3. Ülfet eden, dost, tanıdık. 4. Alışmış, alışkın, alışık. - İki kelimeli isimler yapılabilir (Elif Beyza, Elif Nur v.s.).&lt;br /&gt;ELMAS :(Yun.i.) Ka. 1. Bilinen kıymetli taş. 2. Pek sevgili ve kıymetli. 3. Billurlaşmış saf ve şeffaf karbon. 4. Ucunda sivri bir elmas parçası bulunan ve cam kesmekte kullanılan alet.&lt;br /&gt;ELVAN :(Ar.) - Levnler, renkler, çok renkli, polikrom. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ELVİDA :(Ar.) - Allah´a ısmarladık. Allah´a emanet olun yollu ayrılık hitabı. - Erkek ve kadın ismi olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ELYESA :(Ar.) Er. - Kur´an-ı Kerim´de adı geçen bir peygamber.&lt;br /&gt;EMAN :(Ar.) Er. 1. Emniyet. 2. Himaye, masuniyet. Güvence. - Müslüman her ferde eman verebilir.&lt;br /&gt;EMANET :(Ar.) Ka. 1. Emniyet edilen kimseye bırakılan şey, eşya veya kimse. 2. Osmanlı devletinde bazı devlet dairelerine verilen isim.&lt;br /&gt;EMANETULLAH:(Ar.) Er. - Allah´ın emaneti.&lt;br /&gt;EMANULLAH :(Ar.) Er. 1. Allah´ın emaneti. Devletin tebası, halk, millet.&lt;br /&gt;EMEÇ :(Tür.) Er. 1. Hedef. 2. Yamaç. 3. Henüz memeden kesilmemiş buzağı.&lt;br /&gt;EMEK :(Tür.) Er. 1. Uzun, yorucu ve özenli çalışma. 2. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü.&lt;br /&gt;EMEL :(Ar.) Ka. 1. Ümit. 2. Şiddetli arzu, hırs, tamah. 3. Uzun zamanda gerçekleşebilecek arzu. 4. İnsan ömrünün yetmeyeceği hülyalar, kuruntular.&lt;br /&gt;EMİN :(Ar.) Er. 1. Korkusuz kimse. 2. Emniyette olan. 3. İnanan, güvenen. 4. İnanılır, güvenilir. 5. Şüpheye düşmeyen, kati olarak bilen. 6. Emanet olarak idare edilen dairelerin başı. - 7. (Hz. Muhammed (s.a.s) ve Cebrail´in adı.&lt;br /&gt;EMİNE :(Ar.) Ka. - 1. Arapça´daki Amine kelimesinin Türkçeleştirilmiş şeklidir. 2. Peygamberimizin annesi.&lt;br /&gt;EMİR :(Ar.) Er. 1. Bir kavmin, bir şehrin başı. 2. Büyük bir hanedana mensup kimse. 3. Peygamberimizin soyundan gelen. 4. Kumandan. 5. Abbasi devletinde başkomutan. 6. Osmanlı devletinde beylerbeyi ve Tanzimat´tan sonra sivil paşalığın ilk derecesi.&lt;br /&gt;EMİR SULTAN:(Ar.) Er. I. Beyazıd zamanında Buhara´dan Bursa´ya hicret eden mutasavvıf.&lt;br /&gt;EMİRHAN :(a.t.i.) Er. - (bkz. Emir). - "Emir" kelimesine "han" eki getirilerek iki isimden meydana gelmiştir.&lt;br /&gt;EMRAH :(Tür.) Er. - Anadolu saz şairlerinden.&lt;br /&gt;EMRAN :(Ar.) Er. - Kürkler, hayvan derileri.&lt;br /&gt;EMRE :(Tür.) Er. - Aşık. Mübtela. Vurgun.&lt;br /&gt;EMREDDİN :(Ar.) Er. - Dinin emrettiği.&lt;br /&gt;EMRİ :(Ar.) Er. - Emirle ilgili.&lt;br /&gt;EMRULLAH :(Ar.) Er. - Allah´ın emri.&lt;br /&gt;EMSAL :(Ar.) Er. 1. Kıssalar, hikayeler, destanlar. 2. Numuneler, örnekler. 3. Eş benzer. 4. Yatış denk. 5. Katsayı.&lt;br /&gt;ENAM :(Ar.) Er. 1. Bütün mahlukat, yaratılmış her şey. 2. Halk, insanlar. Seyyidü´l-Enam: Halkın ulusu Rasûlullah (s.a.s). 3. Kur´an-ı Kerim´in 6. Suresinin adı. 4.Bazı ayet ve duaları içeren dua kitabı.&lt;br /&gt;ENBİYA :(Ar.) Er. - Peygamberler.&lt;br /&gt;ENDER :(Ar.) Er. - çok az, çok seyrek, çok az bulunur, pek nadir.&lt;br /&gt;ENER :(Tür.) Er. - En yiğit, en kahraman kişi.&lt;br /&gt;ENERGİN :(Tür.) Er. - En olgun, çok olgun.&lt;br /&gt;ENES :(Ar.) Er. 1. İnsan. 2. Enes b. Malik: (Basra 709). Rasûlullah (s.a.s)´den çok hadis nakleden sahabelerdendir. Hicretten sonra annesi onu, 10 yaşındayken Rasûlullah (s.a.s)´ın hizmetine vermiştir. Rasûlullah (s.a.s)´ın vefatına kadar yanında kalmıştır. 97&lt;br /&gt;ENFA :(Ar.) - Çok yararlı, daha çok faydalı, (bkz. Nafi). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ENFAL :(Ar.) Er. 1. Ganimet. 2. Kur´an-ı Kerim´in 8 suresinin adı.&lt;br /&gt;ENFES :(Ar.) Ka. - Çok güzel, en güzel.&lt;br /&gt;ENGİN :(Tür.) Er. 1. Ucu, bucağı görünmeyecek kadar çok geniş. 2. Denizin kıyıdan çok uzaklarda bulunan geniş bölümü, açık deniz. 3. Değer ve fiyatı düşük olan. 4. Yüksekte olmayan, alçak yer.&lt;br /&gt;ENGİNALP :(Tür.) Er. - Değerli yiğit.&lt;br /&gt;ENGİNER :(Tür.) Er. - İyi, güzel, değerli insan.&lt;br /&gt;ENGİNİZ :(Tür.) Er. - İz bırakacak kadar değerli insan.&lt;br /&gt;ENGİNSOY :(Tür.) Er. - Geniş soydan gelen.&lt;br /&gt;ENGİNSU :(Tür.) Er. - Açık deniz.&lt;br /&gt;ENGİNTALAY :(Tür.) Er. - Büyük deniz, okyanus.&lt;br /&gt;ENGÜR :(Tür.) Er. 1. Çok gür. 2. Bereketli.&lt;br /&gt;ENHAR :(Ar.) - Irmaklar, çaylar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Enhar. Kur´an-ı Kerim´de cennetlerin altlarından akan ırmaklar.&lt;br /&gt;ENİS :(Ar.) Er. 1. Dost arkadaş. 2. Yar, sevgili.&lt;br /&gt;ENSAR :(Ar.) Er. 1. Yardımcılar, muavinler, müdafiler, koruyucular. 2. Medine´ye hicretle Mekkeli muhacirlere yardım eden, Medineli müslümanlara verilen ad. Kur´an-ı Kerim´de çok geçen kelimelerden birisidir.&lt;br /&gt;ENSARULLAH:(Ar.) Er. - Allah yolunda Rasûlullah (s.a.s)´a yardım edenler.&lt;br /&gt;ENVAR :(Ar.) Er. - Ziyalar, aydınlıklar, ışıklar, parlaklıklar.&lt;br /&gt;ENVER :(Ar.) Er. - Daha nurlu, en nurlu, çok parlak.&lt;br /&gt;ERACAR :(Tür.) Er. - Becerikli erkek.&lt;br /&gt;ERAKALIN :(Tür.) Er. - Alnı ak, dürüst erkek.&lt;br /&gt;ERAKINCI :(Tür.) Er. - Yiğit akıncı.&lt;br /&gt;ERAKSAN :(Tür.) Er. - Temiz adlı yiğit.&lt;br /&gt;ERALKAN :(Tür.) Er. - Al kanlı yiğit.&lt;br /&gt;ERALP :(Tür.) Er. - Yiğit erkek.&lt;br /&gt;ERANIL :(Tür.) Er. ? Yiğitliğinle anıl, tanın.&lt;br /&gt;ERASLAN :(Tür.) Er. - Aslan gibi, güçlü kuvvetli erkek.&lt;br /&gt;ERAVEND :(Fars.) Er. 1. Şevk, arzu, istek. 2. Şan, şeref.&lt;br /&gt;ERAY :(Tür.) Er. - Erken ay, ilk ay, ayın ilk günlerinde doğan.&lt;br /&gt;ERBATUR :(Tür.) Er. - Cesur, yiğit.&lt;br /&gt;ERBAY :(Tür.) Er. - Soylu, ünlü aileye mensup erkek.&lt;br /&gt;ERBELGİN :(Tür.) Er. - Açık yürekli erkek.&lt;br /&gt;ERBERK :(Tür.) Er. - Şimşek gibi yiğit.&lt;br /&gt;ERBOĞA :(Tür.) Er. - Boğa gibi güçlü erkek.&lt;br /&gt;ERBOY :(Tür.) Er. - Yiğit soydan gelen.&lt;br /&gt;ERCAN :(Tür.) Er. - Canlı, diri, sıhhatli erkek.&lt;br /&gt;ERÇELİK :(Tür.) Er. - Çelik gibi güçlü erkek.&lt;br /&gt;ERÇETİN :(Tür.) Er. - Sert, güçlü erkek.&lt;br /&gt;ERÇEVİK :(Tür.) Er. - Çevik, hızlı erkek.&lt;br /&gt;ERCİHAN :(t.f.i.) Er. - Cihanın tanıdığı erkek.&lt;br /&gt;ERÇİN :(Fars.) - Merdiven, basamak. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ERCİVAN :(t.f.i.) Er. - Genç erkek.&lt;br /&gt;ERCÜMENT :(Fars.) Er. - Muhterem, şerefli, itibarlı, haysiyetli, seçkin, saygın, değerli.&lt;br /&gt;ERCÜVAN :(f.a.i.) 1. Erguvan çiçeği. 2. Kızıl şey. 3. Kırmızı kadife. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ERDA :(Ar.) Ka. - Beyaz karınca.&lt;br /&gt;ERDAL :(Tür.) Er. - Tek erkek, dal gibi uzun erkek.&lt;br /&gt;ERDEM :(Tür.) Er. 1. Fazilet. 2. Maharet, hüner. 3. Liyakat. 4. Usta gemici. 5. İnsanın ruhsal yetkinliği.&lt;br /&gt;ERDEMALP :(Tür.) Er. ? Erdemli yiğit.&lt;br /&gt;ERDEMER :(Tür.) Er. ? Erdemli kimse.&lt;br /&gt;ERDEMİR :(Tür.) Er. - Demir gibi güçlü erkek.&lt;br /&gt;ERDEMLİ :(Tür.) Er. - Erdemli, faziletli.&lt;br /&gt;ERDEŞİR :(Tür.) Er. - Cesur, kahraman, aslan yürekli.&lt;br /&gt;ERDİ :(Tür.) Er. 1. Amacına ulaşan, erişen. 2. Olgunlaşmış erkek. 3. Ermiş veli.&lt;br /&gt;ERDİBİKE :(Tür.) Ka. - Olgunluğa erişmiş, deneyimli kadın.&lt;br /&gt;ERDİNÇ :(Tür.) Er. - Duru, güçlü kuvvetli erkek.&lt;br /&gt;ERDOĞAN :(Tür.) Er. - Yiğit doğan.&lt;br /&gt;ERDÖNMEZ :(Tür.) Er. - Sözünden dönmeyen, doğru sözlü.&lt;br /&gt;EREK :(Tür.) Er. - Gerçekleştirilmek için tasarlanan ve erişmek istenilen şey, amaç, gaye, hedef.&lt;br /&gt;EREL :(Tür.) Er. - Erkek eli, güçlü el.&lt;br /&gt;EREN :(Tür.) Er. 1. Yetişen, ulaşan, vasıl olan. 2. İyi yetişmiş kişi. 3. Cesur, yiğit adam. 4. Ermiş. 5. Koca, zevc. 6. Kişi, şahıs.&lt;br /&gt;ERENDİZ :(Tür.) Er. - Gezegenlerin en büyüğü ve güneşe yakınlık bakımından beşincisi Jüpiter.&lt;br /&gt;ERENGÜL :(Tür.) Ka. - Eren ve gül isimlerinden birleşik.&lt;br /&gt;ERENTÜRK :(Tür.) Er. - Eren-türk.&lt;br /&gt;ERER :(Tür.) Er. - Ulaşır, kavuşur.&lt;br /&gt;ERETNA :(Tür.) Er. - XIV. yy. Orta Anadolu´da Sivas ve Kayseri´de beylik kuran bir zat. Aslen Uygur Türkleri´nden olup Küçük Asya´da Anadolu Selçuklularına ait yerleri idarelerine almış olan İlhanlıların emirlerinden biri. Adil yönelimi sayesinde halkın övgüsünü&lt;br /&gt;EREZ :(Ar.) Er. - Acıbadem ağacı.&lt;br /&gt;ERGALİP :(t.a.i.) Er. - Üstün, yenen kimse.&lt;br /&gt;ERGE :(Tür.) Ka. - Şımarık, nazlı.&lt;br /&gt;ERGENÇ :(Tür.) Er. - Genç erkek.&lt;br /&gt;ERGİ :(Tür.) Er. - İyi, güzel bir şeye erişme.&lt;br /&gt;ERGİN :(Tür.) Er. 1. Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. 2. Haklarını kendi kullanmak için yasanın gösterdiği yaşa gelmiş olan kimse ( bkz. Reşid).&lt;br /&gt;ERGİNCAN :(Tür.) Er. - Olgun ruhlu kimse.&lt;br /&gt;ERGİNER :(Tür.) Er. - Olgun erkek.&lt;br /&gt;ERGİNSOY :(Tür.) Er. - Olgun kişilerin soyundan gelen.&lt;br /&gt;ERGÖKMENÜ :(Tür.) Er. - Mavi gözlü, sanşın kimse.&lt;br /&gt;ERGÖNÜL :(Tür.) Er. - Gönül eri, iyi insan.&lt;br /&gt;ERGÜÇ :(Tür.) Er. - Erkek gücü.&lt;br /&gt;ERGÜDEN :(Tür.) Er. 1. Yiğitlik eden erkek. 2. Sevk ve idare kabiliyeti olan, lider.&lt;br /&gt;ERGÜL :(Tür.) - Nadide gül, tek gül. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ERGÜLEÇ :(Tür.) Er. - Güleryüzlü erkek.&lt;br /&gt;ERGÜMEN :(Tür.) Er. - Amacına, isteğine kavuşan.&lt;br /&gt;ERGÜN :(Tür.) Er. 1. Yumuşak uysal kimse. 2. Sulu kar, sulu saf kar.&lt;br /&gt;ERGUN :(Fars.) Er. - Sert başlı, oynak ve hızlı giden at. Ergun Celaleddin Çelebi: Türk sufı. Mevlananın soyundandır. Kütahya mevlevi hanesine de şeyhlik yapmıştır.&lt;br /&gt;ERGUNALP :(f.t.i.) Er. - Hızlı, çevik, yiğit.&lt;br /&gt;ERGUNER :(f.t.i.) Er. - Hızlı, çevik erkek.&lt;br /&gt;ERGÜNER :(Tür.) Er. - Yumuşak huylu, uysal erkek.&lt;br /&gt;ERGUVAN :(Fars.) Er. - Kırmızımtrak bir çiçek.&lt;br /&gt;ERGÜVEN :(Tür.) Er. - Kendine güvenen.&lt;br /&gt;ERGÜVENÇ :(Tür.) Er. - Güven duyulan kimse.&lt;br /&gt;ERHAN :(Tür.) Er. - İyi, adaletli hükümdar.&lt;br /&gt;ERİB :(Ar.) Er. - Akıllı, zeki kimse.&lt;br /&gt;ERİKE :(Ar.) Ka. - Taht.&lt;br /&gt;ERİKER :(Tür.) Er. - Becerikli, yürekli adam.&lt;br /&gt;ERİM :(Tür.) Er. 1. Bir şeyin erebileceği uzaklık. 2. Vakıf olmak, yetmek.&lt;br /&gt;ERİNÇ :(Tür.) Er. - Rahat, huzur.&lt;br /&gt;ERİNÇER :(Tür.) Er. - Huzur veren kimse.&lt;br /&gt;ERİPEK :(Tür.) Er. - Yumuşak, uysal erkek.&lt;br /&gt;ERİS :(Fars.) Er. - Zeki, uyanık, azılı.&lt;br /&gt;ERKAL :(Tür.) Er. - Erkek kal, adam olarak kal.&lt;br /&gt;ERKAM :(Ar.) Er. - Rakamlar, sayılar, yazılar. Erkam b. Erkam: İlk müslüman olan sahabilerden birinin adı. Peygamberimiz ve müslümanlar Mekke döneminde bir müddet çalışmalarını gizlice Erkam´ın evinden yürüttükleri için, evi İslâm tarihinde meşhur olmuş ve günü&lt;br /&gt;ERKAN :(Ar.) Er. 1. Bir topluluğun ileri gelenleri, büyükler, üstler. 2. General ya da amiral aşamasındaki askerler. 3. Yol, yöntem, adet, usûl. 4. Temel esaslar. Rükünler, direkler.&lt;br /&gt;ERKE :(Tür.) 1. İş başarma gücü. 2. Nazlı serbest büyütülmüş çocuk. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ERKEL :(Tür.) Er. - Güçlü, kudretli el.&lt;br /&gt;ERKILIÇ :(Tür.) Er. - Kılıç gibi keskin güçlü yiğit.&lt;br /&gt;ERKİN :(Tür.) Er. - Serbest, hür.&lt;br /&gt;ERKINAY :(Tür.) Er. - Çalışan erkek.&lt;br /&gt;ERKİNER :(Tür.) Er. - Bağımsız, özgür insan.&lt;br /&gt;ERKMAN :(Tür.) Er. - Güçlü, etkili, sözü geçen kimse.&lt;br /&gt;ERKOÇ :(Tür.) Er. - Güçlü, iriyan erkek.&lt;br /&gt;ERKSAN :(Tür.) Er. - Güçlü, etkili san, tanınmış ad.&lt;br /&gt;ERKSOY :(Tür.) Er. - Güçlü soydan gelen.&lt;br /&gt;ERKSUN :(Tür.) Er. - Gücünü, kudretini göster.&lt;br /&gt;ERKUL :(Tür.) Er. - Erkek kul, güçlü kuvvetli adam, kul.&lt;br /&gt;ERKUT :(Tür.) Er. 1. Güçlü, dayanıklı erkek. 2. Mübarek insan, kutlu insan.&lt;br /&gt;ERKUTAY :(Tür.) Er. - Uğurlu ayda doğan erkek.&lt;br /&gt;ERMA :(Ar.) Ka. - Çok güzel ve cilveli olan.&lt;br /&gt;ERMAN :(Fars.) Er. 1. Arzu, istek. 2. Yerinme, pişman olma.&lt;br /&gt;ERMİN :(Fars.) Er. - Keykubat´m dördüncü oğlu.&lt;br /&gt;ERMİŞ :(Tür.) Er. 1. Allah´a yönelmiş ve bu yolda merhale katetmiş kimse. 2. Veli, aziz.&lt;br /&gt;ERMİYE :(Ar.) Er. - Dolu yağdıran kasırga.&lt;br /&gt;ERNOYAN :(Tür.) Er. - Yiğit başkomutan.&lt;br /&gt;EROĞUZ :(Tür.) Er. - Yiğit kimse.&lt;br /&gt;EROKAY :(Tür.) Er. - Seçkin, beğenilen erkek.&lt;br /&gt;EROL :(Tür.) Er. - Erkek ol. - "Er" ve "ol" kelimelerinden birleşik isim.&lt;br /&gt;ERONAT :(Tür.) Er. - Dürüst, güvenilir, iyi erkek.&lt;br /&gt;ERÖZ :(Tür.) Er. - Özü erkek, yiğit olan.&lt;br /&gt;EROZAN :(Tür.) Er. - Erkek ozan, şair.&lt;br /&gt;ERSA :(Tür.) Er. l. Adıyla, sanıyla ünlenmiş erkek. 2. Güzel, güçlü san bırakmak.&lt;br /&gt;ERŞAD :(t.f.i.) Er. - Sevinçli, mutlu erkek.&lt;br /&gt;ERŞAHAN :(Tür.) Er. - Şahin gibi güçlü yiğit.&lt;br /&gt;ERŞAHİN :(Tür.) Er. - Erkek şahin, kuş.&lt;br /&gt;ERSAL :(Tür.) Er. - Yiğitliğinle tanın.&lt;br /&gt;ERŞAN :(Tür.) Er. - Yiğitliğiyle tanınmış, ünlenmiş erkek.&lt;br /&gt;ERSAYIN :(Tür.) Er. - Saygı değer kimse.&lt;br /&gt;ERSEÇ :(Tür.) Er. - Seçkin ol.&lt;br /&gt;ERŞED :(Ar.) Er. - Er reşid, ergin olan, doğru yola daha yakın, hareket hattı daha iyi olan. (bkz. Reşid).&lt;br /&gt;ERSEN :(Fars.) Er. - Meclis, kurultay, kongre.&lt;br /&gt;ERSEN :(Tür.) Er. - Mutlu, neşeli erkek.&lt;br /&gt;ERSEVEN :(Tür.) Er. - Seven erkek.&lt;br /&gt;ERSEVİM :(Tür.) Ka. - Sevimli, sempatik erkek.&lt;br /&gt;ERSEZER :(Tür.) Er. - Kavrayışı güçlü erkek.&lt;br /&gt;ERSÖZ :(Tür.) Er. - Yiğit sözlü.&lt;br /&gt;ERTAN :(Ar.) Er. - Dericilerin,, yaprağıyla sahtiyan (deri) boyadıkları bir nevi ağaç.&lt;br /&gt;ERTAŞ :(Tür.) Er. - Taş gibi erkek. -Er ve taş kelimelerinden birleşik isim.&lt;br /&gt;ERTAYLAR :(Tür.) Er. - Uzun boylu, yakışıklı erkek.&lt;br /&gt;ERTE :(Tür.) Er. 1. Gelecek şafak, şafak sökme zamanı. 2. Yarın. 3. Herhangi bir işte ilk başarı.&lt;br /&gt;ERTEK :(Tür.) Er. - Tek, eşsiz yiğit.&lt;br /&gt;ERTEKİN :(Tür.) Er. - Soylu erkek. - Er ve tekin kelimelerinden birleşik isim.&lt;br /&gt;ERTEN :(Tür.) Er. 1. Sabah güneşin doğduğu zaman. 2. Gün.&lt;br /&gt;ERTİNGÜ :(Tür.) Er. - Olağanüstü görülmemiş.&lt;br /&gt;ERTOK :(Tür.) Er. - Gözü, gönlü tok yiğit.&lt;br /&gt;ERTÖRE :(Tür.) Er. - Töreleri olan yiğit.&lt;br /&gt;ERTUĞ :(Tür.) Er. - Sorguç tutan erkek.&lt;br /&gt;ERTUĞRUL :(Tür.) Er. - Dürüst, doğru, yiğit. - Ertuğrul Gazi: Osmanlı hanedanının kurucusu. Osman Bey´in babası.&lt;br /&gt;ERTUNÇ :(Tür.) Er. l. Tunç renkli erkek. -2. Tunç madeni gibi güçlü kuvvetli erkek. - Er ve tunç kelimelerinden birleşik isim.&lt;br /&gt;ERTUNGA :(Tür.) Er. 1. Yiğit hakan. 2. Uygur yazıtlarında geçen Türk adı.&lt;br /&gt;ERÜSTÜN :(Tür.) Er. - Üstün erkek.&lt;br /&gt;ERVA :(Ar.) Er. 1. Çok güzel genç. 2. Son derece cesur ve yiğit adam.&lt;br /&gt;ERVİN :(Fars.) Ka. 1. Tecrübe, sınama, deneme. 2. Şeref ve itibar.&lt;br /&gt;ERYALÇIN :(Tür.) Er. - Sert, güçlü, boyun eğmez yiğit.&lt;br /&gt;ERYAMAN :(Tür.) Er. - Güçlü, becerikli.&lt;br /&gt;ERYAVUZ :(Tür.) Er. - Yürekli, korkusuz.&lt;br /&gt;ERYETİŞ :(Tür.) Er. - Erken gel.&lt;br /&gt;ERYILDIZ :(Tür.) Er. - Yıldız gibi parlak yiğit.&lt;br /&gt;ERZADE :(t.f.i.) Er. - Yiğit oğlu.&lt;br /&gt;ERZAN :(Fars.) Er. 1. Ucuz, bol. 2. Uygun, münasip, layık. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ESAD :(Ar.) Er. 1. Oldukça mutlu, daha saadetli. 2. Çok hayırlı. Esad b. Zürare: Sahabedendir. Künyesi Ebu Umame´dir. Akabe bey´atmdan önce müslüman oldu. 1.2. ve 3. Akabe bey´atlarında hazır bulundu. Medine´ye İslamı ilk tebliğ eden sahabidir. Hicretin II. y&lt;br /&gt;EŞAY :(Tür.) Er. - Ay kadar güzel.&lt;br /&gt;EŞCA :(Ar.) Er. - En cesur, en yiğit kişi.&lt;br /&gt;ESED :(Ar.) Er. - Arslan. Gazanfer. Haydar. Cesur ve kahraman kişi anlamında kullanılmıştır.&lt;br /&gt;ESEDULLAH :(Ar.) Er. - (Allah´ın arslanı) Hz. Ali, Hayber´in fethinde gösterdiği kahramanlıktan dolayı Rasûlullah (s.a.s), Hz. Ali´ye bu ismi vermiştir. Astronomi´de: Güneşin rumi, temmuzun 9´unda ve Efrenci temmuzun 23´ünde içine girdiği ve semanın kuzey yarımküre&lt;br /&gt;ESEDÜ´D-DİN:(Ar.) Er. - Dinin arslara. - Şeref lakabıdır.&lt;br /&gt;ESEN :(Tür.) Er. - Sağ, salim, sağlıklı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ESENDAĞ :(Tür.) Er. - Dağ gibi güven verici ve sağlam yaptı.&lt;br /&gt;ESENER :(Tür.) Er. - Sağlıklı, rahat kimse.&lt;br /&gt;ESENGÜL :(Tür.) Ka. - Canlı, dipdiri, renkleriyle yeni açan güzel gül.&lt;br /&gt;ESENTÜRK :(Tür.) Er. - Güçlü, kuvvetli, sağlıklı Türk.&lt;br /&gt;ESER :(Ar.) Er. 1. Nişan, alamet, iz. 2. Etki, tesir. 3. Yok olmuş bir nesneden kalma parça. 4. Bir kişinin ortaya koyduğu mahsul, telif. 5. Hadis, hadis ilmi. 6. İmal, icat. 7. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;EŞFAK :(Ar.) Er. - Daha şefkatli, çok merhametli.&lt;br /&gt;ESİN :(Tür.) Ka. -1. Rüzgar, sabah rüzgarı. 2. İlham, çağrışım.&lt;br /&gt;EŞİR :(Ar.) Er. - Çok sevinçli.&lt;br /&gt;ESLEK :(Tür.) Er. 1. Çalışkan, gayretli. 2. Yumuşak başlı, uysal. 3. Atik, çevik.&lt;br /&gt;EŞLEM :(Ar.) Er. 1. En selamatli, en emin, en doğru yol. 2. Kendisini bütünüyle Allah´ın dinine adamış, Silm´e girmiş mü´min. - Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ESMA :(Ar.) Ka. 1. Adlar. 2. Kulaklar, işitme. - Esmaü´l-Hüsna: Allah´ın güzel isimleri. - Hz. Esma: Hz. Ebu Bekir´in kızı, Hz. Aişe´nin ablasıdır.&lt;br /&gt;ESMAN :(Ar.) Ka. - Bedeller, kıymetler, değerler.&lt;br /&gt;ESME :(Tür.) Ka. - Esmek fiili.&lt;br /&gt;ESMERAY :(a.t.i.) Ka. - Siyah ay, buğday renkli, karayağız.&lt;br /&gt;ESRA :(Ar.) Ka. - Daha hızlı, daha çabuk, en çabuk.&lt;br /&gt;EŞRAF :(Ar.) Er. 1. Şerefli, saygın kimseler. 2. Bir yerin zenginleri, sözü geçenler.&lt;br /&gt;EŞREF :(Ar.) Er. - Daha şerefli, çok onurlu, çok aziz, pek muhterem. Eşrefi: Akkoyunlular devrinde kullanılan bir çeşit gümüş para. Yavuz Sultan Selim´in Mısırı fethettikten sonra burada bastırdığı para. Eşrefoğlu Rumi: Kadiri tarikatının bir kolu olan Eşrefîyye&lt;br /&gt;ESVED :(Ar.) Ka. - Siyah, kara.&lt;br /&gt;EŞ´ARİ :(Ar.) Er. - Ebu Musa Abdullah b. Kays el-Eş´ari (Öl. 935). Ünlü kelam alimi, Eş´ari mezhebinin, kurucusudur. 40 yaşına kadar Mutezile görüşü benimsemiş, daha sonra Basra camiinden de herkese ilan ederek Mutezile´yi bıraktığını açıklamıştır.&lt;br /&gt;ETEM :(Ar.) Er. - Daha tam daha noksansız, mükemmel. - (bkz. Ekmel).&lt;br /&gt;EVCAN :(Tür.) Er. - Evdeki insan evcimen.&lt;br /&gt;EVCİMEN :(Tür.) Er. - Evine, ailesine bağlı. Ev işlerinde becerikli.&lt;br /&gt;EVDEGÜL :(Tür.) Ka. - Güzel kız.&lt;br /&gt;EVFA :(Ar.) Er. Daha vefalı, cana yakın, sözünde duran.&lt;br /&gt;EVİN :(Tür.) Ka. - Tohum, tane, öz cevher.&lt;br /&gt;EVİRGEN :(Tür.) Er. - İşini bilen, tedbirli kimse.&lt;br /&gt;EVLA :(Ar.) Ka. - Daha uygun, daha layık, daha iyi üstün. Hayırlı amel.&lt;br /&gt;EVLİYA :(Ar.) 1. Veliler. 2. Allah´ın dostları. 3. İman edip salih amel işleyenler. 4. Allah yolunda mallan ve canlarıyla cihad edenler. 5. Allah´ın emaneti olan dinini ve hükümlerini yeryüzünde tevelli ederek korumaya çalışanlar.&lt;br /&gt;EVRA :(Fars.) Ka. - Hisar.&lt;br /&gt;EVREN :(Tür.) Er. 1. Büyük yılan, ejderha. 2. Felek, zaman. 3. Kainat, dünya. 4. Yaşanılan vasat.&lt;br /&gt;EVRENSEL :(Tür.) Er. - "Alemşümül" karşılığı olarak. - Fransızca "Universal´e benzetilerek kullanılır.&lt;br /&gt;EVSAN :(Ar.) - Pullar, harçlar (bkz. Esnam). - İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;EVVAH :(Ar.) Er. 1. Çok ah eden. 2. Çok dua eden. 3. Merhametli. 4. İmanı sağlam. 5. Din bilgisi çok geniş olan kimse. 6. Kur´an-ı Kerimde bu isimle Hz.İbrahim vasıflandırılmıştır.&lt;br /&gt;EVVEL :(Ar.) 1. İlk başlangıç, ilkin. 2. Allah´ın 99 isiminden biri.&lt;br /&gt;EYGÜL :(Tür.) - İyi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;EYLÜL :(Ar.) Ka. - Sonbahar´ın ilk ayı.&lt;br /&gt;EYMEN :(Ar.) Er. 1. Daha uğurlu, çok talihli, hayırlı, kutlu. 2. Sağ taraftaki. Eymen b. Hureym:. Sahabedendir. Mekke´nin alınışı sırasında müslüman oldu. Babası ve amcası Bedir şehitlerindendir. Hadis rivayctiylc ün kazandı.&lt;br /&gt;EYÜB :(Ar.) Er. 1. Sabırlı. 2. Dönen, pişman olan, günahlarına tevbe eden demektir. Kur´an´da adı geçen peygamberlerden. Güzel sabır sahibi. Allah´ın imtihanına güzellikle sabredip mükafat ve ihsana ulaşmıştır.&lt;br /&gt;EZAMET :(Ar.) Ka. 1. Büyüklük, ululuk. 2. Çalım, kıvrım.&lt;br /&gt;EZFER :(Ar.) Ka. - Güzel kokulu.&lt;br /&gt;EZGİ :(Tür.) Ka. 1. Belli bir kurala göre yaratılan ve kulakta haz uyandıran şeşname. 2. Makamla söylenen manzum söz. 3. Beste (bkz. Beste).&lt;br /&gt;EZGÜ :(Tür.) - Makam, hava. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;EZHAN :(Ar.) - İnsanda akıl, fikir, zeka, hafıza anlayış, kavrayış, kudretleri. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;EZHERAN :(Ar.) - Ay ve güneş. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;EZNEV :(Fars.) - Yeni baştan, yeniden. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;EZRA :(Ar.) Ka. 1. Pek fasih, sözü düzgün adam. 2. Beyaz kulaklı siyah at.&lt;br /&gt;EZRAK :(Ar.) - Mavi gözlü. Gök rengi saf ve temiz su. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEio-dbRrOYYTu3s44uzBeJz5hE0lBj1Ef4aX6hXb9Qr4mv74MP89H80EZT0jlEiX-pnBxcUxu6R004OWV0H7jQ93IXBZpoXVzjZL3jO-I55rzNX3panIOlG-hFbOpEf5Eat9M3GwvIKNyg/s72-c/Walpaperss+%252835%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>F harfi ile başlayan isimler ve manaları</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/f-harfi-ile-baslayan-isimler-ve-manalar.html</link><category>adını koy</category><category>bebek isimleri</category><category>en güzel isimler</category><category>F harfi ile başlayan</category><category>isim manalari</category><category>isim ve anlamları</category><category>kız erkek isimleri</category><category>yeni dogan bebege isimler</category><category>çocuk isimleri</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 22:53:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-2651734871482667727</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjPxy7wXfM2DaWLCFmUOBBnGw_J2sd_h9vMWt03UgmNpllidTuHgvy38iWVpzJk5CrPKGSxO89ZavEtDNMoyrnajM217LOPhATztZ8h6Et6d0l-QKIXWXuRoq2OJCJxAo5Bpe9B4LONdZM/s1600/Walpaperss+%252868%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjPxy7wXfM2DaWLCFmUOBBnGw_J2sd_h9vMWt03UgmNpllidTuHgvy38iWVpzJk5CrPKGSxO89ZavEtDNMoyrnajM217LOPhATztZ8h6Et6d0l-QKIXWXuRoq2OJCJxAo5Bpe9B4LONdZM/s320/Walpaperss+%252868%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659141669622739778" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;FADALE :(Ar.) Er. 1. Faziletli. 2. Rasulullah´a tabi olmuş sahabedendir. Medineli ilk müslümanlardandır. Birçok hadis rivayeti mevcuttur.&lt;br /&gt;FADL :1. İyilik. 2. Fazilet. 3. Erdemlilik. Fadl b. Abbas b. Abdülmuttalib: Rasulullah´ın amcası Abbas (r.a.)´ın oğludur.&lt;br /&gt;FAHAMET :(Ar.) Ka. 1. Fahimlik, ululuk. 2. İtibar, kıymet, değer.&lt;br /&gt;FAHHAR :(Ar.) Er. 1. Çok övünen, kendini çok metheden. 2. Çanak, çömlek, toprak testi. 3. Saksı.&lt;br /&gt;FAHİM :(Ar.) Er. 1. Akıllı, anlayışlı, kavrayışlı.2. Ulu, büyük, sayan.&lt;br /&gt;FAHİR :(Ar.) Er. 1. Övünülecek, iftihar edilecek. 2. Şerefli, kıymetli. 3. Parlak, güzel, mükemmel.&lt;br /&gt;FAHREDDİN :(Ar.) Er. - Dinin övdüğü, diniyle övünen. Dinin seçkini. Fahreddin Razi: (Rey 1149-Horat 1209). Müfessir, kelamcı. Dilbilimci. Fizikçi. Tıpçı.&lt;br /&gt;FAHRİ :(Ar.) Er. - Bir karşılık beklemeden yalnızca şeref ve iftihar vesilesi olarak kabul edilen iş. (İş, sıfat, unvan). Fahri aza, fahri üye&lt;br /&gt;FAHRİYYE :(Ar.) Ka. - İslami edebiyatla, şairlerin kendi vasıflarından, faziletlerinden ve şairlik kuvvetlerinden bahsettikleri şiirler. Daha çok kasidelerin bir bölümü bu şekildedir.&lt;br /&gt;FAHRUNNİSA:(Ar.) Ka. - Çok övünen, şanlı, şerefli, onurlu kadın.&lt;br /&gt;FAİK :(Ar.) Er. 1. Üstün, seçkin, yüksek, ileri. 2. Mümtaz, manevi olarak üstün olan.&lt;br /&gt;FAİZ :(Ar.) Er. - Fevz bulan, muradına ulaşan, başarı kazanan. Kur´an´da müslümanları vasfetme sadedinde birçok yerde geçmektedir.&lt;br /&gt;FAKI :(Tür.) Er. - Fakih´ten bozma kelime. Anadolu´da okuryazar ve bilgili imam, hoca gibi kimselere eskiden verilen unvan.&lt;br /&gt;FAKİH :(Ar.) Er. l. Bir şey bilen yahut anlayan kimse. 2. Fıkıh ilminde üstad. İslam hukuk bilgini.&lt;br /&gt;FALİH :(Ar.) Er. 1. Felaha eren, başarı kazanan, muradına eren. 2. Toprağı süren, eken.&lt;br /&gt;FARABİ :(t.h.i.) Er. - 870-950 yıllan arasında yaşamış ve Aristo felsefesinin İslam aleminde yayılmasına yol açmış Türk filozofudur. Kendisine muallim-i sani (Aristo´dan sonra 2. üstad) unvanı verilmiştir. Eserlerinin İbn-i Sina üzerinde büyük tesiri vardır. Kanu&lt;br /&gt;FARİS :(Ar.) Er. 1. Atlı (süvari). 2. Binici, ata binmekte maharetli. 3. Ferasetli, anlayışlı. 4. İran´ın güneyindeki Şiraz vilayeti.&lt;br /&gt;FARUK :(Ar.) Er. 1. Haklıyı-haksızı ayırmakta güçlü olan. 2. Doğruyu yanlıştan ayıran. 3. Keskin. - Hz. Ömer´in lakabı&lt;br /&gt;FARÛKİ :(Ar.) Er. - Hz. Ömer´in nesline yahut adaletine mensup.&lt;br /&gt;FARYAB :(Fars.) Er. 1. Dere ve ırmak suyu ile sulanan yer. 2. Eski Horasan´da Delh´e yakın bir şehir.&lt;br /&gt;FATİH :(Ar.) Er. 1. Fetheden, açan. 2. Bir ülkeyi, şehri veya kaleyi zapteden kimse. 3. Hüküm veren anlamında, Cenab-ı Hakk´ın sıfatlarından biridir. A´raf suresi 89. ayet. - İstanbul´u fetheden yedinci Osmanlı padişahı Sultan Mehmet Han´a bu fethinden ötürü ve&lt;br /&gt;FATIMA :(Ar) Ka. 1. Sütten kesilmiş. 2. Kendisi ve zürriyeti cehennemden uzak kılınmış.- Hz. Peygamber´in Hz. Hatice´den dünyaya gelen en küçük kızının adıdır. Hicretten 18 yıl önce 605´te Mekke´de dünyaya gelmiştir. 632 yılında Medine´de vefat etmiştir. 18 yaşı&lt;br /&gt;FATİN :(Ar.) Er. 1. Zeki, anlayışlı. 2. Zihni açık, kavrayışlı. Uyanık.&lt;br /&gt;FAYİH :(Ar.) Er. - Kendiliğinden dağılan güzel koku.&lt;br /&gt;FAYİHA :(Ar.) Ka. 1. Çiçek veya meyve kokusu. 2. Güzel kokulu nesne.&lt;br /&gt;FAYSAL :(Ar.) Er. 1. Keskin hüküm, karar. 2. Halletme, neticelendirme. 3. Keskin kılıç. 4. Hakim.&lt;br /&gt;FAZIL :(Ar.) Er. 1. Faziletli, fazilet sahibi. 2. Erdemli, faik, üstün.&lt;br /&gt;FAZİLET :(Ar.) Ka. 1. İnsanda iyilik etmeye ve fenalıktan çekinmeye olan devamlı ve değişmez istidat, güzel vasıf. 2. Kişiyi, ahlaklı ve iyi hareket etmeye yönelten manevi kuvvet. 3. İnsanın yaratılışındaki iyilik, iyi huy, erdem. 4. İyi anlak, iffet.&lt;br /&gt;FAZLI :(Ar.) Er. 1. Değer, üstünlük, iyilik, fazilet, lütuf. 2. Fazla, ziyade, artık, baki. 3. İki sayının birbirinden olan farkları. 4. İlim ve irfan sahibi. 5. Âli, cenablık, ihsan, cömert. 6. Olgunluk.&lt;br /&gt;FAZLULLAH :(Ar.) Er. - Allah´ın fazlı, erdemi, lütfü.&lt;br /&gt;FECRİ :(Ar.) Er. - Sabaha karşı güneş doğmadan önce ufkun gündoğusu tarafından görülen aydınlığı, tanyerinin ağarması.&lt;br /&gt;FEDAİ :(Ar.) Er. l. Canını esirgemeyen, mühim bir maksat uğrunda canını vermeye hazır bulunan. 2. Allah yoluna başkoymuş.&lt;br /&gt;FEDAKÂR :(Fars) Er. - Birleşik isim. Kendini veya şahsi menfaatlerini esirgemeyen.&lt;br /&gt;FEDAYİCAN :(a.f.i.) Er. - Canını vermeye hazır, canını verme.&lt;br /&gt;FEHİM :(Ar.) Er. - Zeki, anlayışlı, pek çok anlayan.&lt;br /&gt;FEHMİ :(Ar.) Er. - Fehme mensup, fehim ile ilgili (bkz. Fehim).&lt;br /&gt;FELAH :(Ar.) Er. - Kurtuluş, selamet, mutluluk, bahtiyarlık.&lt;br /&gt;FELAK :(Ar.). 1. Gün ağarması. 2. Kur´an-ı Kerim´in 113. suresinin adı. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;FELİN :(Ar.) - Mantar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;FENER :(Yun.) Er. - İçinde ışık kaynağı bulunan şeffaf mahfaza.&lt;br /&gt;FERAĞ :(Fars.) Er. - Serin rüzgar.&lt;br /&gt;FERAH :(Ar.) Ka. 1. Gönül açıklığı. 2. Sevinç, scvinme.&lt;br /&gt;FERAHENGİZ:(f.b.i.) Ka. - Ünlü bir çeşit lale.&lt;br /&gt;FERAHET :(Fars.) - Şan ve şeref. -Erkek ve kadın adı.&lt;br /&gt;FERAHFEZA :(a.f.i.) Ka. 1. Ferah artıran. 2. Türk müziğinin mürekkeb makamlarından. 3. Meşhur bir lale türü.&lt;br /&gt;FERAHNA :(Fars.) Ka. 1. Bolluk, genişlik. 2. Geniş yer.&lt;br /&gt;FERAHNAK :(a.f.b.s.) Ka. - Sevinçli. - Türk müziğinin mürekkeb makamlarından.&lt;br /&gt;FERAHNAZ :(Fars.) Ka. - Nazlı kız.&lt;br /&gt;FERAHŞAN :(a.f.b.s.) Ka. 1. Sevinç veren. 2. Ferah saçan.&lt;br /&gt;FERAMUŞ :(Fars.) Er. - Unutma, hatırdan çıkma, nisyan.&lt;br /&gt;FERASET :(Ar.) Ka. - Anlayışlılık, çabuk seziş.&lt;br /&gt;FERAY :(Fars.) Ka. - Aydınlık, parlak ay, canlılık, süs, zinet.&lt;br /&gt;FERDA :(Fars.) Ka. 1. Yarın. 2. Gelecek zaman, ati. 3. Ahiret, öbür dünya.&lt;br /&gt;FERDANE :(Ar.) Ka. - Tekli, yalnız.&lt;br /&gt;FERDİ :(Ar.) Er. - Fertle ilgili, ferde has, tek başına yapılan.&lt;br /&gt;FEREC :(Ar.) Er. 1. Gam, tasa ve sıkıntıdan kurtulma. 2. Zafer.&lt;br /&gt;FERHAD :(f.h.i.) Er. - Anadolu Anonimi´nde Ferhad ve Şirin adıyla meşhur olan eski bir hikayenin erkek kahramanı olup Şirin´in aşıkıdır. - (bkz. Ferhat).&lt;br /&gt;FERHAL :(Fars.) Ka. Kıvırcık ve dolaşık olmayan uzun saç.&lt;br /&gt;FERHAN :(Ar.) Er. 1. Sevinçli, mesut. 2. Şen, memnun.&lt;br /&gt;FERHAT :(Ar.) Er. - Sevinç, neşe.&lt;br /&gt;FERHUNDE :(Fars.) Ka. - Mübarek, mesut, meymenetli, kutlu, uğurlu.&lt;br /&gt;FERİD :(Ar.) Er. - Tek, eşsiz, eşi olmayan, kıyas kabul etmez, ölçüsüz, üstün. - Türk dil kurallarına göre "d/t" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;FERİDE :(Ar.) Ka. -Kendi reyiyle hareket eden, kibirli, gururlu kimse.&lt;br /&gt;FERİDÜDDİN:(Ar.) Er. - Dinin feridi, tek, eşsiz, kıyas kabul etmez kimse.&lt;br /&gt;FERİDUN :(Fars.) Er. 1. Sekizinci gök. 2. Pişdadilerin 6. padişahı olup Cemşid sülalesinden demirci Gave´nin yardımıyla Dahhak-ı Mari´yi öldürmüştür. Lakabı Ferruh´tur.&lt;br /&gt;FERİT :(Fars.) Er. 1. Avcı kuş. 2. Donmuş, katılaşmış şey.&lt;br /&gt;FERMA :(Fars.). 1. Emreden, buyuran. 2. Amir. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;FERMAN :(Fars.) Er. 1. Emir, buyruk. 2. Padişah tarafından verilen yazılı emir, berat, buyrultu.&lt;br /&gt;FERMEND :(Fars.) Er. - Mevki ve şeref sahibi.&lt;br /&gt;FERRUH :(Fars.) Er. 1. Uğurlu, kutlu. 2. Mübarek. 3. Aydınlık insan. - (bkz. Mübarek).&lt;br /&gt;FERRUHİ :(Fars.) Er. 1. Ferruha ait. 2. Uğurluluk, meymenet. 3. İranlı ünlü şair.&lt;br /&gt;FERZAN :(Fars.) Ka. - İlim ve hikmet.&lt;br /&gt;FERZANE :(Fars.) 1. Alim, bilgin, seçkin. 2. Benzerlerinden, akranlarından ileride. 3. Hakim, feylesof. 4. Tasavvufta, ncfsani bağlantılardan sıyrılmış olan derviş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;FESAHAT :(Ar.) - Açıklık, duruluk. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;FETANET :(Ar.) Ka. - Zihin açıklığı, zihnin yaratılıştan bir şeyi çabuk ve iyi kavraması. Peygamberlere mahsus beş sıfattan biridir.&lt;br /&gt;FETHİ :(Ar.) Er. - Fethe mensup. Fetih hakkında yazılan kaside.&lt;br /&gt;FETHULLAH :(Ar.) Er. - Dinin açılması. Yaşamaya başlamak. Allah´ın nusreti.&lt;br /&gt;FETİH :(Ar.) Er. 1. Açma, açış, açılma. 2. Bir ülkeyi, şehri veya kaleyi ele geçirme. 3. Zafer. 4. Kur´an-ı Kerim´in 48. suresi. 5. Kapalılığı giderme, ihtilafı halletme.&lt;br /&gt;FETTAH :(Ar.) Er. 1. Açan, açıcı, zafer kazanmış, üstün gelmiş. 2. Kullarının kapalı işlerini açan, Cenab-ı Hakk´ın isimlerinden.&lt;br /&gt;FEVZİ :(Ar.) Er. 1. Kurtuluşla ilgili. 2. Zafere ait. 3. Galip gelen, üstün olan.&lt;br /&gt;FEVZİYE :(Ar.) Ka. 1. (bkz. Fevzi). 2. Tarihte, yeniçeri ocağının kaldırılması üzerine 2. Sultan Mahmud tarafından eski adalar mevkiine verilen ad.&lt;br /&gt;FEYHA :(Ar.) - Büyük, geniş, engin.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;FEYYAZ :(Ar.) Er. 1. Çok faydalı, çok verimli. 2. Feyiz, bereket ve bolluk veren.&lt;br /&gt;FEYZA :(Ar.) Ka. 1. Suyun taşıp akması. 2. Bolluk, çokluk, verimlilik, fazlalık, gürlük, ilerleme, çoğalma. 3. İlim, irfan. 4. Feyz ile dolu olan.&lt;br /&gt;FEYZİ :(Ar.) 1. İlim, irfan. 2. Akma, suyun akıp taşması. 3. Bolluk çokluk, verimlilik. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;FEYZULLAH :(Ar.) Er. - Allah´ın feyzi, bolluğu, bereketi.&lt;br /&gt;FEZA :(Ar.) 1. Ucu bucağı bulunmayan boşluk. 2. Dünyanın sonsuz olan genişliği, sema. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;FEZZAN :(Ar.) - Büyük Sahra´da, Trablus ülkesinin güneyinde bir ülke.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;FİDAN :(Yun.) Ka. 1. Yeni yetişen körpe ağaç. 2. Fidan boylu: İnce uzun mütenasip.&lt;br /&gt;FİDE :(Yun.) Ka. - Bahçıvanlıkta, yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek.&lt;br /&gt;FİGEN :(Fars.) Ka. - Atıcı, yıkıcı, düşürücü.&lt;br /&gt;FİKRET :(Ar.) Er. 1. Fikir, düşünce. 2. İdrak. 3. Zihin, akıl. 4. Murat, maksat, niyet. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;FİKRİ :(Ar.) Er. - Fikre ait, fikirle ilgili, düşünerek meydana getirilen şey.&lt;br /&gt;FİLİZ :(Ar.) Ka. 1. Bitkilerde yeni sürgün, tohumdan çıkan yeni uçlar. 2. Ocaktan çıkarılmış, eritilmemiş ham maden, cevher, gümüş, filiz. 3. Betonarmede demirleri eklemek için bırakılan uzantılar. 4. İnce taze ve güzel vücutlu.&lt;br /&gt;FİRAS :(Ar.) Er. 1. Yiğit, mert. 2. Binici, at yetiştirici.&lt;br /&gt;FIRAT :(Ar.) Er. 1. Tatlı su. 2. Türkiye´nin en uzun nehri.&lt;br /&gt;FİRAZENDE :(Fars.) - Yükselten. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;FİRDEVS :(Ar.) Ka. 1. Cennet, 2. Bostan, bahçe. - Firdevsi: İran´ın milli destanı olan "Şeyhname"nin yazarıdır. Adı, Mansur b. Hasan´dır. 934-1020 yıllan arasında yaşadığı tahmin edilmektedir.&lt;br /&gt;FİRUZ :(Ar.) Er. - Mesut, mutlu, sevinçli, ferah, uğurlu, iyi bahtlı.&lt;br /&gt;FİRUZE :(Ar.) Ka. 1. (bkz. Firuz). 2. Nişabur´da çıkan açık mavi renkli ve değerli bir yüzük taşı. 3. Açık yeşil, dağ yeşili ile gök mavisi arasında ve bal mumu parlaklığında maruf kıymetli taş.&lt;br /&gt;FİTNAT :(Ar.) Ka. - Zihin açıklığı, zeyreklik. Zihnin herşeyi çabuk anlayışı. Türk şairlerinden meşhur bir İslam hanımının adıdır. Asıl adı Zübeyde´dir.&lt;br /&gt;FUAD :(Ar.) Er. - Kalb, yürük, gönül.&lt;br /&gt;FULYA :(İtal.) Ka. - Nergisgillerden, san renkte çiçeği keskin ve güzel kokulu bir bitki, sarı soğançiçcği.&lt;br /&gt;FUNDA :(Tür.) Ka. - Kırcık yerlerde yetişen ve birçok çeşidi olan çalı.&lt;br /&gt;FURKAN :(Ar.) Er. - Hakkı, batıldan, doğruyu yanlıştan ayırma, tefrik.&lt;br /&gt;FÜRUZAN :(Fars.). - Parlayıcı, parlayan, parlak. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;FÜSUN :(Ar.) Ka. - Büyü sihir. Şaşırtıcı güzelliğe sahip, hayret verici derecede güzel.&lt;br /&gt;FUZULİ :(Ar.) Er. 1. Boşuna, yersiz, lüzumsuz, haksız. 2. Boşboğaz lüzumsuz işlerle uğraşan. 3. Yetkisi olmadığı halde başkası namına tasarrufta bulunan. - Fuzuli Mehmed: XVI. yy. ´da yaşamış büyük Türk şairlerinden. Çağatay edebiyatı da dahil olmak üzere, Türk</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjPxy7wXfM2DaWLCFmUOBBnGw_J2sd_h9vMWt03UgmNpllidTuHgvy38iWVpzJk5CrPKGSxO89ZavEtDNMoyrnajM217LOPhATztZ8h6Et6d0l-QKIXWXuRoq2OJCJxAo5Bpe9B4LONdZM/s72-c/Walpaperss+%252868%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>G harfi ile başlayan isimler ve manaları</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/g-harfi-ile-baslayan-isimler-ve-manalar.html</link><category>adını koy</category><category>bebek isimleri</category><category>en güzel isimler</category><category>G harfi ile başlayan</category><category>isim manalari</category><category>isim ve anlamları</category><category>kız erkek isimleri</category><category>yeni dogan bebege isim</category><category>çocuk isimleri</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 22:51:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-3047201974602930694</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjRVjaQAAU6AWAphi5ENX-PPZh0OQVmK76I7jS-z2CV4D4zhRr60hMi6Ttsd9ljrH01ZHJ_-dZqbqPCZ0EZWkYOtTblceWjomgmv_8Mp4ybt4W5ges5z56j9Xvhxd3v2lmhhKiD6PR4iEw/s1600/Walpaperss+%2528139%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjRVjaQAAU6AWAphi5ENX-PPZh0OQVmK76I7jS-z2CV4D4zhRr60hMi6Ttsd9ljrH01ZHJ_-dZqbqPCZ0EZWkYOtTblceWjomgmv_8Mp4ybt4W5ges5z56j9Xvhxd3v2lmhhKiD6PR4iEw/s320/Walpaperss+%2528139%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659139969876194514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;GABRA :(Ar.) Ka. - Yer, yeryüzü, arz.&lt;br /&gt;GAFFAR :(Ar.) Er. 1. Kullarının günahlarını affeden, Allah. 2. Çok merhamet eden. Allah´ın isimlerinden. -(bkz. Abdülgaffar).&lt;br /&gt;GAFUR :(Ar.) Er. - Mağfiret eden, yarlığayan, affeden, bağışlayan, merhamet eden Allah. Allah´ın isimlerinden. - (bkz. Gaffar).&lt;br /&gt;GAGAUZ :(Tür.) 1. Gökoğuzlar. 2. Hristiyanların Ortodoks mezhebine bağlı Türk kavmi. Balkanlar ve Rusya´da yaşamaktadırlar. Deliorman, Dobruca, Beşerabya ve Ukrayna´da oturan Hristiyan Türklere verilen ad.&lt;br /&gt;GALİB :(Ar.) Er. 1. Galebe çalan, muzaffer, yenen. 2. Güçlü kuvvetli, kudretli, hükmeden. 3. Üstün baskın. Şeyh Galip: Meşhur divan şairlerinden. 1757-1798 yıllan arasında yaşamıştır. - Türk dil kurallarına göre "b/p" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GAMZE :(Ar.) Ka. 1. Süzgün bakış. 2. Çene veya yanak çukurluğu.&lt;br /&gt;GANİ :(Ar.) Er. 1. Zengin varlıklı, bol doygun. 2. Sahip olduğunda fazlasını istemeyen. Allah´ın isimlerinden. - (bkz. Abdülgani).&lt;br /&gt;GANİM :(Ar.) Er. - Ganimet alan.&lt;br /&gt;GANİMET :(Ar.) Ka. - Kafirlerle yapılan savaş sonucu ele geçirilen mal, para, silah gibi metalar. İslami usullere göre tasnif edilip, beytülmale, fakirlere, yoksullara ve mücahidlere dağıtılır.&lt;br /&gt;GANİYE :(Ar.) Ka. 1. Zengin kadın. Zengin kız. 2. Çok hoş. 3. Şarkıcı.&lt;br /&gt;GARİB :(Ar.) Er. 1. Yabancı, acaib. Kimsesiz, memleketinden uzak. Türk dil kuralları açısından "b/p" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GAVS :(Ar.) Er. 1. Suya dalma, dalgıçlık. 2. Yardım muavenet. 3. Yardım istemek için bağırmak. 4. Yardımcı, imdada yetişen. 5. Allah´ın velileri, hakkında kullanılır. Daha çok ünvan olarak verilir. - Gavs-ı Azam: Tarikat kurucusu, özellikle Abdülkadir Geylani&lt;br /&gt;GAYE :(Ar.) Ka. 1. Maksat, meram. 2. Netice, son, hedef.&lt;br /&gt;GAYRET :(Ar.). 1. Çalışma, çabalama. 2. Kıskanma, çekememe. 3. Aziz ve kutsal bir şeye tecavüz edildiğini görmekten doğan asil temiz duygu. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GAZA :(Ar.) Er. - Din uğruna savaş.&lt;br /&gt;GAZAL :(Ar.) Er. 1. Ceylan. 2. Geyik, âhû. 3. Geyik yavrusu. 4. Güzel göz, irigöz.&lt;br /&gt;GAZALE :(Ar.) Ka. - Dişi geyik.&lt;br /&gt;GAZANFER :(Ar.) Er. 1. İri arslan, şir. 2. Cesur, yürekli, yiğit adam. 3. Hz. Ali´nin lakabı.&lt;br /&gt;GAZEL :(Ar.) Er. 1. Latif. 2. Kuruyarak dökülmüş ağaç yaprağı. 3. Divan, Fars ve Arap edebiyatlarında en yaygın nazım şekli.&lt;br /&gt;GAZİ :(Ar.) Er. 1. Allah yolunda savaşan kişi. 2. Gaza sırasında yaralanan kimse. 3. Gaza sırasında yararlıklar gösteren kumandanlara verilen unvan. 4. 2. Mahmud zamanında çıkarılan altın sikke.&lt;br /&gt;GAZİR :(Ar.) Er. 1. Yumuşak, mülayim. Tatlı, nazik, uysal.&lt;br /&gt;GAZİYÜDDİN:(Ar.) Er. - Din uğrunda yara alan, yaralanan. Savaşan.&lt;br /&gt;GAZZAL :(Ar.) Er. - İplikçi.&lt;br /&gt;GAZZALİ :(Ar.) Er. - İslam aleminin büyük mütefekkirlerinden. - Babası "Gazzal-iplikçi" sanatçısı olduğu için kendisine Gazali adı verilmiştir.&lt;br /&gt;GELİNCİK :(Tür.) Ka. 1. Yazın kırlarda yetişen kırmızı ve büyük çiçekli bitki. 2. Sansargillerden ince yapılı, sivri çeneli, küçük bir hayvan. 3. Mezgitgillerden, yılan balığına benzer eti sevilen bir balık.&lt;br /&gt;GENÇ :(Fars.) Er. 1.Hazine define. 2. (a.) Naz, eda, cilve.&lt;br /&gt;GENCAL :(Tür.) Er. - Genç kal.&lt;br /&gt;GENCAY :(Tür.) Er. - Ayın bir haftalık oluncaya kadar ki şekli, hilal.&lt;br /&gt;GENCE :(Fars.) Er. - Kuzey Azerbaycan´ın Baku´dan sonra en büyük şehri.&lt;br /&gt;GENCER :(Tür.) Er. - Yeni taze, körpe kimse, yiğit.&lt;br /&gt;GENÇYAZ :(Tür.). - İlkbahar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GERMA :(Fars.) Ka. - Sıcak yaz.&lt;br /&gt;GEVAN :(Fars.) Er. - Kahramanlar, yiğitler.&lt;br /&gt;GEVHER :(Fars.) Ka. 1. Değerli taş. 2. Elmas. 3. Bir şeyin aslı, esası.&lt;br /&gt;GEVHER ŞAD :(Fars.) Ka. -Pırlanta gibi kıymetli ve neşeli. Gevherşad´. Baysungur´un annesi.&lt;br /&gt;GEYSU :(Fars.) Ka. - Uzun saç, saç örgüsü, zülüf.&lt;br /&gt;GEZEGEN :(Tür.) Er. - Güneş etrafında dolanan, ondan aldıkları ışığı yansıtan gök cisimlerinin ortak adı.&lt;br /&gt;GİLMAN :(Ar.) Er. 1. Tüyü, bıyığı çıkmamış delikanlılar gençler. 2. Köleler, esirler. 3. Cennette hizmet gören erkekler.&lt;br /&gt;GİLŞAH :(Fars.). 1. Balçık şah. 2. Balçıkta yapıldığı için Hz. Adem´in lakabı. 3. Farsların masal kahramanı Keyyummers´in lakabı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GİRAMİ :(Fars.) Er. - Aziz, muhterem, saygın ulu.&lt;br /&gt;GİRAY :(Tür.). - Kuvvetli, kudretli. Kırım hanları tarafından unvan olarak kullanılmıştır. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GİRGİN :(Ar.). - Herkesle çabucak yakınlık kurarak işini yürütebilen. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GİRYAR :(Fars.). Ağlayıcı, ağlayan, (bkz. Nalan). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GIYAS :(Ar.) Er. - Yardım, gavs, nusret.&lt;br /&gt;GIYASEDDİN:(Ar.) Er. - Dinin yayılması için yardımı dokunan zat. Gıyaseddin Keyhüsrev I: Anadolu Selçuklu Sultanı. - Türk dil kuralına göre "d/t" olur.&lt;br /&gt;GİZEM :(Tür.) Ka. - Sır karşılığı olarak kullanılan uydurma bir kelime.&lt;br /&gt;GÖĞEM :(Tür.). - Halk dilinde yeşile çalan mor. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÖKALP :(Tür.) Er. - Göklerin yiğidi bahadır.&lt;br /&gt;GÖKBEN :(Tür.). - Gökle ilgili, uzay sema. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÖKÇAY :(Tür.), (bkz. Gökçe). -Kuzey Kafkasya da az tatlı su gölü. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÖKÇE :(Tür.) Ka. 1. Gökle ilgili göğe ait semavi. 2. Mavi, mavimsi. 3. Güzel hoş güzelce, latif. 4. Gösterişli.&lt;br /&gt;GÖKÇEK :(Tür.) Er. 1. Güzel çok güzel. 2. Hoş, sevimli, cana yakın alımlı. 3. İnce narin zarif. 4. Güler&lt;br /&gt;GÖKDOĞAN :(Tür.) Kuzey yarımkürede yaşayan bir doğan türü.&lt;br /&gt;GÖKEKİN :(Tür.) - Yeni başak meydana getirmiş ekin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÖKKIR :(Tür.) - At donlarından maviye çalan kır. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÖKKUŞAĞI:(Tür.) - Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli kemer biçimindeki görüntü alkı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÖKMEN :(Tür.) Ka. - Mavi gözlü ve sarışın kimse.&lt;br /&gt;GÖKSEL :(Tür.) Er. - Semavi, gökçül karşılığı olarak kullanılan uydurma kelam.&lt;br /&gt;GÖKŞEN :(Tür.) Ka. - Gökle ilgili, aydınlık ışıklı gök, uydurma bir kelime.&lt;br /&gt;GÖKSEVİM :(Tür.) Ka. - Sevimli gök.&lt;br /&gt;GÖKSU :(Tür.) 1. Türklerin oturduğu birçok akarsuya verilen isim. 2. Adana´dan gelerek Akdeniz´e dökülen Seyhan nehrinin önemli kollarından. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÖKSÜN :(Tür.) - Binboğa dağlarından Elbistan´ın güney batısında Seyhan nehrine karışan çay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÖKTEPE :(Tür.) Er. - Mavi tepe.&lt;br /&gt;GÖKTÜRK :(Ar.) Er. - Orta Asya´da yaşamış eski bir Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse.&lt;br /&gt;GÖKYÜZÜ :(Ar.) - Göğün görünen yüzeyi (sema). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GONCA :(Fars.) Ka. 1. Henüz açılmamış gül, tomurcuk. 2. Sevgilinin ağzı.&lt;br /&gt;GÖNENÇ :(Tür.) Ka. - Refah hali, mutluluk.&lt;br /&gt;GÖNÜL :(Tür.) Ka. 1. İnsanın manevi varlığının ifadesi, inancı ve hislerinin kaynağı. 2. İstek, arzu, heves, niyet. 3. Duygu, his, aşk. 4. Kibir, gurur. 5. Tabiat, huy.&lt;br /&gt;GÖRGÜ :(Tür.) Ka. 1. Bir topluluğa ait uyulması gereken nezaket kaideleri muaşeret adabı. 2. Deneme, tecrübe. 3. Görmüş olma durumu, görgü şahidi.&lt;br /&gt;GÖRKEM :(Tür.) 1. İhtişam, gösteriş karşılığı olarak kullanılan bir kelimedir. 2. Gösterişli, heybetli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÖRSEL :(Tür.) - Görmekle ilgili manasına kullanılan uydurma bir kelime. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÖZDE :(Tür.) Ka. 1. Göze girmiş olan sevilen beğenilen, benimsenen. 2. Beğenilen kadın. 3. Osmanlı sarayında padişahın ilk dört cariyesine verilen ünvan.&lt;br /&gt;GÖZEN :(Tür.) Ka. - Bir nevi alageyik.&lt;br /&gt;GÖZLEM :(Tür.) - Müşahade, gözlemek karşılığı olarak kullanılan kelime. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÜÇLÜ :(Tür.) Er. 1. Gücü olan kuvvetli zorlu. 2. Bir musiki dizisinde duraktan sonraki en önemli perde.&lt;br /&gt;GUFRAN :(Ar.) - Günahların affı.&lt;br /&gt;GÜFTAR :(Fars.). - Söz, kelam. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÜFTE :(Fars.) Ka. 1. Söyleniş, söylenmiş. 2. Bir söz eserinin bestelenmiş bulunan manzum sözleri.&lt;br /&gt;GÜHER :(Fars.) - Gevher, cevher, (bkz. Gevher). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÜHERPARE:(Fars.) Ka. - Cevher parçası.&lt;br /&gt;GÜL :(Fars.) Ka. 1. Çiçek. 2. Bilinen çiçek, gül çiçeği, gülağacı. 3. Tasavvufta Allah´ın birliğinin remzi. 4. Başına ve sonuna ek ve isimler getirilerek yeni isimlerin türetilmesinde kullanılan bir isimdir. - (Ayşegül, Gülay, vb).&lt;br /&gt;GÜLABİ :(Fars..) Er. - Gülsuyu.&lt;br /&gt;GÜLAFET :(Fars.) Ka. - Nefes kesen güzellikle. - Gül ve âfet kelimesinden oluşmuş birleşik bir isimdir.&lt;br /&gt;GULAM :(Ar.) Er. 1. Oğlan, uşak. 2. İran ve Hindistan´da (abd) kelimesi yerine kullanılmıştır. - Gulam Ali, Gulam İshak Han gibi.&lt;br /&gt;GÜLBAHAR :(Fars.) Ka. - 1. Bahar gülü. 2. Ebru sanatında kullanılan koyu kırmızı renkte toprak. Gülbahar Hatun: Mehmet Il.´nin hanımı. Bayezid II ve Gevher Sultan´ın annesi.&lt;br /&gt;GÜLBANU :(Fars.) Ka. - Gülhanım. Gül gibi güzel kadın. Gül hatun.&lt;br /&gt;GÜLBEDEN :(Fars.) Ka. - Zarif, ince vücuda sahip. Gülbeden Begüm, Babur Şah´ın kızı.&lt;br /&gt;GÜLBERK :(Fars.) - Gül yaprağı. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÜLBEŞEKER:(Fars.) Ka. - Bir çeşit gül tatlısı.&lt;br /&gt;GÜLBEYAZ :(f.t.i.) Ka. - Beyaz gül.&lt;br /&gt;GÜLBİN :(Fars.) Ka. - Gül kökü, gül biten yer.&lt;br /&gt;GÜLBİZ :(Fars.) Ka. - Gül serpen, gül serpilmiş.&lt;br /&gt;GÜLÇE :(Fars.) Ka. - Gülcük, küçük gül.&lt;br /&gt;GÜLCİHAN :(Tür.) Ka. - Cihana, aleme bedel gül.&lt;br /&gt;GÜLÇİN :(Fars.) Ka. - Gül toplayan, gül devşiren.&lt;br /&gt;GÜLDEHAN :( Fars.) Ka. - Gül ağızlı, ağzı gül gibi olan.&lt;br /&gt;GÜLDESTE :(Fars.) Ka. - Güldemeti, çiçek destesi. - Türk müziğinde mürekkeb makamlardan.&lt;br /&gt;GÜLENAY :(Tür.) Ka. - Devamlı gülen, ayyüzlü kişi.&lt;br /&gt;GÜLENDAM :(Fars.) Ka.- Gül endamlı, gül boylu, nazik, güzel endam.&lt;br /&gt;GÜLENNUR :(Tür.) Ka. - Gülmesiyle etrafı aydınlatan, ışık saçan kimse.&lt;br /&gt;GÜLER :(Tür.) Ka. - Gülen, sevinçli, handan.&lt;br /&gt;GÜLFAM :(Fars.) Ka. 1. Gül renkli. 2. Gül gibi kızıl olan.&lt;br /&gt;GÜLGONCA :(Fars.) Ka. - Açılmamış gül.&lt;br /&gt;GÜLGÜN :(Fars.) Ka. - Gül renkli, gül renginde, pembe.&lt;br /&gt;GÜLHAN :(Fars.) Er. - Gül evi, ateşhane.&lt;br /&gt;GÜLHANIM :(Tür.) Ka. 1. İyi huylu, nazik hanım. 2. Gül yüzlü hanım.&lt;br /&gt;GÜLHAYAT :(Tür.) Ka. 1. Mutlu, huzurlu bir hayat. 2. Gül gibi güzel hayat.&lt;br /&gt;GÜLİBAR :(Tür.) - Gül fırtınası. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÜLİSTAN :(Fars.) Ka. 1. Gül bahçesi, güllük. 2. Azerbaycan´da Karabağ bölgesinde bir mevki.&lt;br /&gt;GÜLİZAR :(Fars.) Ka. 1. Gül yanaklı. 2. Al yanaklı. 3. Türk musikisinde mürekkep bir makam.&lt;br /&gt;GÜLKIZ :(Tür.) Ka. - Güle benzeyen kız.&lt;br /&gt;GÜLLÜ :(Tür.) Ka. 1. Gülü olan. 2. Gül desenli (kumaş). - Daha çok örfte kullanılır.&lt;br /&gt;GÜLNAME :(Fars.) Er. - Sevgiliye yazılan mektup, kaside.&lt;br /&gt;GÜLNAR :(Fars.) Ka. - Nar çiçeği.&lt;br /&gt;GÜLNAR :(Fars.) Er. - Hisar, kule.&lt;br /&gt;GÜLNAZ :(Fars.) Ka. 1. Gül yüzlü kadın. 2. Gül gibi, nazlı narin. - Birleşik isim.&lt;br /&gt;GÜLNİHAL :(Fars.) Ka. 1. Gül fidanı. 2. Gül ağacı. - Birleşik isim.&lt;br /&gt;GÜLNUR :(Tür.) Ka. - Etrafına ışık saçan, aydınlatan gül.&lt;br /&gt;GÜLNÜŞ :(Fars.) Ka. 1. Güliçen. 2. Gülle özdeşleşmiş, gül gibi.&lt;br /&gt;GÜLPERİ :(Fars.) Ka. - Gizli gül.&lt;br /&gt;GÜLRANA :(Fars.) Ka. - Güzel gül, dışı sarı içi kırmızı renkte olan bir çeşit gül.&lt;br /&gt;GÜLRİZ :(Fars.) Ka. 1. Gül saçan, gül serpen. 2. Meşhur bir çeşit lale.&lt;br /&gt;GÜLRUHSAR:(Fars.) Ka. - Gül yanaklı.&lt;br /&gt;GÜLŞAH :(Fars.) Ka. 1. Güllerin şahı. 2. Varaka´nın sevgilisi, masal kadın.&lt;br /&gt;GÜLŞEN :(Fars.) Ka. - Gülbahçesi, gülistan, gülizar,&lt;br /&gt;GÜLSEREN :(Tür.) Ka. - Gül toplayan, gül dağıtan.&lt;br /&gt;GÜLSEVİM :(Tür.) Ka. - Sevimli, güzel, hoş görünüşlü gül.&lt;br /&gt;GÜLSU :(Tür.) Ka. - Gül renkli su, taze su.&lt;br /&gt;GÜLSÜM :(Tür.) Ka. - Hz. Peygamber (s.a.s.)´in kızlarından birinin adı.&lt;br /&gt;GÜLSUNA :(Tür.) Ka. - Gül gibi çekici kadın. Güzel sevgili.&lt;br /&gt;GÜLTANE :(Tür.) Ka. - Yeni açmış gül, gonca.&lt;br /&gt;GÜLTEKİN :(Tür.) Er. - Genç delikanlı, nazik.&lt;br /&gt;GÜLTEN :(Fars.) Ka. - Gül tenli, gül vücutlu.&lt;br /&gt;GÜLZAR :(Fars.) Ka. - Gülbahçesi, gül tarlası.&lt;br /&gt;GÜNAY :(Tür.) Ka. - Gündüz, gün aydınlığında ay.&lt;br /&gt;GÜNEŞ :(Tür.) Ka. - Çevresindeki sisteme ait gezegenlerin etrafında döndüğü, ışık ve ısı yayan büyük gök cismi, şems.&lt;br /&gt;GÜNEY :(Tür.) - Dört ana yönden biri. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÜNSEL :(Tür.) Er. - Hızlı akan sel.&lt;br /&gt;GÜRAY :(Tür.) Er. - Yeni doğan ay.&lt;br /&gt;GURBET :(Ar.) - Doğup yaşanılmış olan yerden uzakta yer. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÜRBÜZ :(Tür.) Er. 1. İyi, yetişmiş, sağlam ve kuvvetli. 2. Cesur, kuvvetli. 3. Sağlıklı, sıhhatli.&lt;br /&gt;GÜRÇINAR :(Tür.) Er. - Çok büyümüş, gelişmiş, serpilmiş.&lt;br /&gt;GÜRCÜ :(Tür.) Er. - Gürcistan ahalisinden veya bu ahalinin soyundan olan. Gürcistan ahalisine ait.&lt;br /&gt;GÜRDAL :(Tür.) Er. - Güçlü, gelişmiş dal.&lt;br /&gt;GÜREL :(Tür.) Er. - Maiyeti geniş, çevresi güçlü kuvvetli.&lt;br /&gt;GÜRGAN :(Fars.) Er. 1. İran´ın kuzeydoğusunnda bir yer. 2. Aksak Timur´un lakabı.&lt;br /&gt;GÜRHAN :(Tür.) Er. 1. Hanlar hanı. 2. Kara-Hitay prenslerine verilen unvan.&lt;br /&gt;GÜRKAN :(Tür.) Er. 1. Bol kan. Genç, taze, gelişmiş, serpilmiş.&lt;br /&gt;GÜROL :(Tür.) Er. - Büyü, serpil, geliş.&lt;br /&gt;GÜRSU :(Tür.) - Temiz, pak, hızlı su. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÜVEN :(Tür.) 1. Korku ve kuşku duygusundan uzak. 2. İnanma ve bağlanma duygusu. 3. Yüreklilik, cesaret. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;GÜVENÇ :(Tür.) Er. 1. Güvenme, dayanma, itimat. 2.Övünme, gurur.&lt;br /&gt;GÜZİDE :(Fars.) Ka. - Seçkin, seçilmiş, beğenilmiş.&lt;br /&gt;GÜZİN :(Fars.) Ka. - Seçen, seçilmiş, seçkin, beğenilmiş. - Hz. Muhammed (s.a.s)´in dostu (halifesi) Hz. Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali (r.anhum).&lt;br /&gt;GÜZİR :(Fars.) - Çare, derman. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjRVjaQAAU6AWAphi5ENX-PPZh0OQVmK76I7jS-z2CV4D4zhRr60hMi6Ttsd9ljrH01ZHJ_-dZqbqPCZ0EZWkYOtTblceWjomgmv_8Mp4ybt4W5ges5z56j9Xvhxd3v2lmhhKiD6PR4iEw/s72-c/Walpaperss+%2528139%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>H harfi ile başlayan isimler ve manaları</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/h-harfi-ile-baslayan-isimler-ve-manalar.html</link><category>adını koy</category><category>bebeğe isim</category><category>en güzel isimler</category><category>güzel isimler</category><category>H harfi ile başlayan</category><category>isim manalari</category><category>isim ve anlamları</category><category>kız erkek isimleri</category><category>yeni dogan bebege isimler</category><category>çocuk isimleri</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 22:47:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-2015792386987249941</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjNA4IRlebP0T2fElgtPUAkUzw0wwjprB7ylTeUZrIkTCBx6uIztnO0pzI3V2Md4pYQN3dVUElVRUx2CHrL49pLrI45OntOD8k0KoPcDs-oTe74ZhA5LCQ8-LNwQb1SlMZfMHIXS2WMpE4/s1600/Walpaperss+%252827%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjNA4IRlebP0T2fElgtPUAkUzw0wwjprB7ylTeUZrIkTCBx6uIztnO0pzI3V2Md4pYQN3dVUElVRUx2CHrL49pLrI45OntOD8k0KoPcDs-oTe74ZhA5LCQ8-LNwQb1SlMZfMHIXS2WMpE4/s320/Walpaperss+%252827%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659139414739525090" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;HABBAN : (Ar.) Er. - Güney Arabistan´da bir kasaba.&lt;br /&gt;HABEŞİ : (Ar.) Er. - Habeşler gibi derisinin rengi çok koyu esmer olan kimse. Habeş ırkına mensup.&lt;br /&gt;HABİB : (Ar.) Er. - Sevgili. Seven, dost.&lt;br /&gt;HABİBULLAH : (Ar.) Er. - Allah´ın sevgilisi. Hz. Peygamber.&lt;br /&gt;HABİL : (Ar.) Er. - Habil. Hz. Adem´in oğullarından, Kabil´in kardeşi, Kabil tarafından öldürülmüştür. Yeryüzünde ilk öldürülen kişidir.&lt;br /&gt;HABİNAR : (Ar.) Ka. - Nar tanesi.&lt;br /&gt;HABİR : (Ar.) Er. 1. Taze, haberli, bilgili, agah, vakıf. 2. Cenab-ı Hak.&lt;br /&gt;HACCAC : (Ar.) Er. 1. Delil ikame eden. Delille galip olan. 2. Irak valisi olup, Hz. Muhammed soyuna ve taraflarına eziyet eden Yusuf b. Sakail´nin unvanı. Yezid´in komutanlarından.&lt;br /&gt;HACCE : (Ar.) Ka. 1. Hacca giden,Kabe´yi ziyaret eden hacı kadın. 2. Bir çeşit akdiken. - Daha çok lakab olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HACE : (Fars.) Er. 1. Hoca. 2. Bilgin, öğretmen. 3. Çelebi, sahip, muallim, profesör. - Daha çok lakab olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HACER : (Ar.) Ka. 1. Taş, kaya. -Hacer-i Esved: Kabe´nin duvarında bulunan meşhur kara taş. 2. Hz. İsmail´in annesi ve Hz. İbrahim´in cariyesinin adı.&lt;br /&gt;HACERUNNUR : (Ar.) Ka. - Kükürt ile demirin birleşmesinden meydana gelen altın sarısı renginde.&lt;br /&gt;HACI : (Ar.) Er. 1. Hacca giden, Kabe´yi ziyaret eden, hacı. 2. Dini bir mahalli ziyaret eden kimse.&lt;br /&gt;HACİB : (Ar.) Er. - Birinin bir yere gitmesine engel olan. 2. Kapıcı. -Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HACİR : (Ar.) Er. 1. Hicret eden, bir başka yere geçen. 2. Sayıklayan.&lt;br /&gt;HADDAS : (Ar.). Çabuk kavrayan, anlayışlı, kavrayışlı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HADİ : (Ar.) Er. 1. Yenilene yardım eden, yardımcı. 2. Hidayet eden, doğru yolu gösteren. Kılavuz, rehber. 3. Önde giden kimse. 4. Mızrak ucu.&lt;br /&gt;HADİC : (Ar.) Er. - Erken doğan oğlan çocuğu.&lt;br /&gt;HADİCE : (Ar.) Ka. - Vakitsiz, erken doğan kız çocuğu. - Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır. Hadice: Hz. Muhammed (s.a.s)´in ilk eşi.&lt;br /&gt;HADİD : (Ar.) Er. 1. Keskin. 2. Demir. 3. Öfkeli, hiddetli, şiddetli, titiz. 4. Kur´an-ı Kerim´in 50. suresinin adı.&lt;br /&gt;HADİM : (Ar.) Er. - Hizmetkar, yardım eden. Hadim-i Harameyn: Harem-i Şerifin hizmetkarı. Hicaz´ın alınmasından sonra Osmanlı sultanlarına verilen lakap.&lt;br /&gt;HAFAZA : (Ar.) Ka. 1. İnsanın yaptığı işleri yazmakla görevli melekler. 2. Bekçiler.&lt;br /&gt;HAFİ : (Ar.) Er. 1. Çok ikram eden, insanı güler yüzle karşılayan. 2. Yalınayak yürüyen, koşan adam.&lt;br /&gt;HAFİD : (Ar.) Er. - Erkek torun.&lt;br /&gt;HAFİDE : (Ar.) Ka. - Kız torun.&lt;br /&gt;HAFİZ : (Ar.) Er. 1. Allah´ın adlarındandır. Muhafaza eden, saklayan, esirgeyen, koruyan. 2. Kur´an´ı ezbere bilen ve usulüne uygun okuyan kimse.&lt;br /&gt;HAFİZÜDDİN : (Ar.) Er. - Dinin koruyucusu. - Daha çok unvan olarak verilir.&lt;br /&gt;HAFSA : (Ar.) Ka. - Hz. Ömer´in kızı. Hz. Peygamberin zevcelerinden, Ümmü´1-Mü´minin.&lt;br /&gt;HAKAN : (Tür.) Er. 1. Eski Türk ve Moğol hükümdarlarının kullandığı unvanlardan biri, hanlar hanı. 2. Kağan.&lt;br /&gt;HAKEM : (Ar.) Er. 1. Bir uzlaşmazlığın halli için tarafların üzerinde anlaştıkları kimse. 2. Çeşitli yarışmaları, müsabakaları idare eden kimse. 3. Jüri, bir yarışmada değerlendirme yapan kimse. 4. Allah´ın isimlerinden. Hüküm veren, karar veren, bütün meseleler&lt;br /&gt;HAKGÜZAR : (a.f.i.). - Hakkı tanıyan, haktan ayrılmayan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HAKİ : (Fars.) Er. ı. Yeşile çalan koyu sarı renk, toprak rengi. 2. Topraktan, toprağa mensup. Mütevazi kişi.&lt;br /&gt;HAKİKAT : (Ar.) Ka. l. Bir şeyin aslı ve esası, mahiyeti. 2. Gerçek, doğru, gerçekten, doğrusu. 3. Sadakat, doğruluk, bağlılık, kadirbilirlik.&lt;br /&gt;HAKİM : (Ar.) Er. 1. Her şeye hükmeden, hikmet sahibi olan Allah. 2. Hükmeden, dava yargılama işine memur olan, yargıç. 3. Üstte bulunan. 4. Hekim, akıllı, becerikli. 5. Kadı, vali, amir, hükümdar, emir.&lt;br /&gt;HAKİME : (Ar.) Ka. - Kişinin dilediği gibi kullanabilecek hakka malik olduğu malı (bkz. Harim).&lt;br /&gt;HAKİMİYET : (Ar.) Ka. - Hakimlik, amirlik, üstünlük, egemenlik. Sulta.&lt;br /&gt;HAKKI : (Ar.) Er. 1. Doğruluk ve insaf sahibi. 2. Bir insana ait olan şey. 3. Dava, iddiada hakikate uygunluk. 4. Emek. 5. Pay, hisse. 6. Layık, münasip.&lt;br /&gt;HAKTAN : (Tür.) Er. - Allah´tan gelen, Allah´ın verdiği.&lt;br /&gt;HAKTANIR : (a.t.i.) Er. - Herkesin hakkını gözeten kimse.&lt;br /&gt;HALAS : (Ar.) Er. - Kurtuluş, kurtulma.&lt;br /&gt;HALASKAR : (Ar.) Er. - Kurtarıcı.&lt;br /&gt;HALDUN : (Ar.) Er. - Devamlılar, sürekli olanlar.&lt;br /&gt;HALE : (Ar.) Ka. - Ayın ve güneşin etrafında bazı zamanlarda görülen ışıklı halka, ayla, ağıl.&lt;br /&gt;HALEF : (Ar.) Er. 1. Babadan sonra kalan oğul. 2. Memurlukta, birinden sonra gelip onun yerine geçen kimse.&lt;br /&gt;HALİD : (Ar.) Er. 1. Sonsuz, daim, ebedi. 2. Bir yıldan çok yaşayan. Halid b. Velid: Ünlü sahabi. Allah´ın kılıcı olarak anıldı.&lt;br /&gt;HALİDDİN : (Ar.) Er. - Dinin sonsuzluğu ölümsüzlüğü.&lt;br /&gt;HALİFE : (Ar.) Er. 1. Halef, naib. 2. Hz. Peygamber´in vekili ve dünyadaki müslümanların başı olan kimse.&lt;br /&gt;HALİL : (Ar.) Er. - Samimi dost, Allah´ın dostu.&lt;br /&gt;HALİLULLAH : (Ar.) Er. - Allah´ın dostu. Hz. İbrahim (a.s.).&lt;br /&gt;HALİM : (Ar.) Er. 1. Sakin, sessiz. 2. Tabiatı yavaş olan, yumuşak huylu. Allah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı alarak kullanılması tercih edilir.&lt;br /&gt;HALİME : (Ar.) Ka. Peygamberimizin (s.a.s) süt annelerinden.&lt;br /&gt;HALİS : (Ar.) Er. 1. Hilesiz, katkısız. 2. Karışmamış, katışıksız, saf, hilesiz. Temiz. 3. Yalnız, sadece.&lt;br /&gt;HALLAC : (Ar.) Er. - Pamuk, yatak, yorgan atan kimse. - Hallac-ı Mansur: 922 yılında "Ene´1-Hak" dediği için asılan ve divan edebiyatında adına sık sık rastlanılan ünlü sufı.&lt;br /&gt;HALUK : (Ar.) Er. - İyi huylu, insaniyetli, geçim ehli olan.&lt;br /&gt;HAMAN : (Ar.) Er. - Hz. Musa´ya karşı acımasızca mücadele eden Mısır Firavunu´nun veziri.&lt;br /&gt;HAMASE : (Ar.) Er. - Yiğitlik, kahramanlık şiirleri, marşlar.&lt;br /&gt;HAMASET : (Ar.) Ka. 1. Cesaret, kahramanlık, yiğitlik. 2. Kahramanca şiir.&lt;br /&gt;HAMDİ : (Ar.) Er. 1. Allah´ı övmek. 2. Allah´a şükretmek. 3. Şükreden, şükredici.&lt;br /&gt;HAMDULLAH : (Ar.) Er. - Allah´ın övgüsü.&lt;br /&gt;HAMİ : (Ar.) Er. - Himaye eden, koruyan, koruyucu, sahip çıkan, gözeten.&lt;br /&gt;HAMİD : (Ar.) Er. - Övülmeye değer. - Allah´ın isimlerinden (bkz. Abdülhamid). - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HAMİD : (Ar.) Er. 1. Koru sönmediği halde alevi sönen ateş. 2. Hamdeden, şükreden kul. 3. Hz. Pey. (s.a.s)´in lakaplarından.&lt;br /&gt;HAMİL : (Ar.). 1. Yüklü. Gebe. 2. Sahip, malik. 3. Taşıyan, gözeten. 4. Uhdesinde bir poliçe bulunan. 5. Hamil-i vahy: Cebrail (a.s.). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HAMİYE : (Ar.) Ka. 1. Himaye eden, koruyan korucu. 2. Kayıran, kayırıcı.&lt;br /&gt;HAMİYET : (Ar.) Ka. 1. Milli onur ve haysiyet. 2. İnsanlık, fazilet. 3. İzzeti nefs.&lt;br /&gt;HAMMAD : (Ar.) Er. -1. Çok hamdeden, çok şükür ve dua eden. Hammad b. Ebu Süleyman: Hadisçi. Tabiindendir.&lt;br /&gt;HAMRA : (Ar.) Ka. - Daha, pek çok kızıl, kırmızı. - el-Hamra: İspanya´nın Gırnata şehrinde Araplardan kalma meşhur saray.&lt;br /&gt;HAMZA : (Ar.) Er. 1. Arslan. 2. Heybetli, azametli demektir. - Hz. Peygamber´in amcası, Mekke döneminde müslüman olmuş, Uhud Savaşı´nda Vahşi tarafından şehid edilmiştir.&lt;br /&gt;HANBELİ : (Ar.) Er. Ahmed b. Muhammed b. Hanbel (Öl. 855): Ehli sünnetin dört ana mezhebinden birisi olan Hanbeli mezhebinin imamı.&lt;br /&gt;HANDAN : (Fars.) Ka. 1. Gülen, gülücü. 2. Güler yüzlü, sevimli.&lt;br /&gt;HANDE : (Fars.) Ka. 1. Açılış, açılma. 2. Gülme, gülüş.&lt;br /&gt;HANDEGÜL : (Fars.) Ka. - Gülün açması.&lt;br /&gt;HANEDAN : (Fars.) Er. - Kökten, asil ve büyük aile.&lt;br /&gt;HANEF : (Ar.) Er. - Doğruluk, istikamet.&lt;br /&gt;HANEFİ : (Ar.) Er. - İmamdı Azam Ebu Hanife´nin mezhebinden olan. Hanefi mezhebine mensup kişi.&lt;br /&gt;HANİF : (Ar.) Er. l. Tek Allah´a, Al­lah´ın birliğine inanan. 2. İslam inan­cına sıkı ve samimi olarak bağlanan. 3. Hz. Muhammed (s.a.s)´in tebliğin­den önce Mekke´de tek Allah´a ina­nanlar.&lt;br /&gt;HANIM : (Tür.) Ka. 1. Kadınlar için kullanılan saygı sözü. 2. Eş, karı, zevce. 3. Ev sahibesi.&lt;br /&gt;HANNAN : (Ar.) Çok acıyan, çok merhametli. Allah´ın isimlerinden "abd" takısı alarak isim yapılır. Abdülhannan.&lt;br /&gt;HANNAS : (Ar.) - Şeytan. - İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;HANSA : (Ar.) Ka. - Arapların en büyük ünlü hanım şairi. Müslüman olmuştur.&lt;br /&gt;HANSOY : (Tür.) Er. - (Han sülalesine mensup.&lt;br /&gt;HANZADE : (Fars.) Ka. - Hükümdar çocuğu.&lt;br /&gt;HANZALE : (Ar.) Ka. - Doğu Arabistan´da bir Arap kabilesi.&lt;br /&gt;HARE : (Fars.) Ka. 1. Sert taş, kaya. 2. Meneviş, menevişli kumaş.&lt;br /&gt;HAREM : (Ar.) Ka. 1. Yasak kılınmış mukaddes olan şey. 2. Evlerde yabancı erkeklerin girmesine izin verilmeyen, kadınlara ait bölüm. 3. İç avlu. 4. Hicaz´da ihrama girilen yerden Ka´be´ye dek uzanan bölüm. 5. Mekke-Medine´nin ismi.&lt;br /&gt;HARİKA : (Ar.) Ka. İmkanların üstünde olup insanda hayret uyandıran şey.&lt;br /&gt;HARİM : (Ar.) Er. 1. Biri için kutsal olan şeyler. 2. Harem dairesi, harem. 3. Evin içi gibi, başkalarına kapalı olan yer. 4. Bir evin civarı. 5. Avlu. 6. Ortak, şerik. 7. Hacıların, hac zamanı giydikleri giysi.&lt;br /&gt;HARİS : (Ar.) Er. 1. Muhafız, bekçi, gözcü. 2. Koruyan, koruyucu. 3. Son derece hırslı olan. 4. Yemen´de bir Arap kabilesinin adı.&lt;br /&gt;HARİZM : (Fars.) Er. - Amuderya´nın aşağı kısmının her iki yanında bulunan ülke. Bu ülkede XIII. yy´a kadar dilini muhafaza ederek yaşamış olan İran kavminin adı.&lt;br /&gt;HARMAN : (Ar.) Er. 1. Tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması. Bu işin yapıldığı mevsim, sonbahar. 2. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni bir bileşim oluşturmak.&lt;br /&gt;HARRAS : (Ar.) Er. - Ekinci, çiftçi, toprağı işleyip ekin eken.&lt;br /&gt;HARUN : (Ar.) Er. - Kur´an-ı Kerim´de bahsedilen peygamberlerdendir. Musa Peygamberin büyük kardeşi. Fir´avun erkek çocukların öldürülmesi emrini kaldırdıktan sonra doğmuştur. Hz. Musa´dan 3 sene sonra doğduğu söylenir.&lt;br /&gt;HARUT : (Ar.). 1. Arkadaşı Marut ile tanınan melek, büyü ve sihir ile uğraştıkları için kıyamete kadar kalmak üzere Babil´de bir kuyuya hapsedil-mişlerdir. 2. Babil halkına korunmaları için büyü öğreten iki melekten biri, sihir yapar. - İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;HASAFET : (Ar.) Er. 1. Hükümde sağlamlık, kuvvet ve olgunluk. 2. Görüş sağlamlığı.&lt;br /&gt;HASAN : (Ar.) Er. - Güzellik, iyilik, hüsn sahibi olmak. Hasan b. Ali b. Ebi Talib: Ali (r.a.)´nin büyük oğlu. Peygamber Efendimizin torunu. Kur´an´da geçen kelimelerdendir.&lt;br /&gt;HASBEK : (Tür.) Er. - Dürüst, iyi, saf insan.&lt;br /&gt;HASBİ : (Tür.) Er. - İsteyerek ve karşılık beklemeksizin yapılan.&lt;br /&gt;HASEKİ : (Ar.) Er. - Hükümdarların hizmetine tahsis edilmiş şahıs ve zümrelere verilen ad.&lt;br /&gt;HASEN : (Ar.) Er. 1. Güzel, süslü. 2. Güzel işler, hayırlar. Hasan şeklinde kullanılır.&lt;br /&gt;HASENE : (Ar.) Ka. 1. İyilik, iyi hal, iyi iş, hayırlı iş. 2. Dünya ve ahiret saadeti. 3. Eski altın paralardan birinin adı.&lt;br /&gt;HASENİ : (Ar.) Ka. - Hasene ait.&lt;br /&gt;HASGÜL : (Ar.) Ka. - Değerli, eşsiz gül.&lt;br /&gt;HASHANIM : (Ar.) Ka. 1. Çıtıpıtı, ince, narin kadın. 2. Bilge, değerli kadın. - Birleşik isim.&lt;br /&gt;HASİB : (Ar.) Er. 1. Hayır sahibi, eliaçık, cömert. 2. Değerli, itibarlı, soyu temiz, muhterem, saygın, şahsi meziyet sahibi. 3. Muhasebeci, sayman.&lt;br /&gt;HASİBE : (Ar.) Ka. - (bkz. Hasib).&lt;br /&gt;HASİF : (Ar.) Er. - Hasafetli, aklı başında olgun adam.&lt;br /&gt;HAŞİM : (Ar.) Er. 1. Haşmetli, gösterişli, muhteşem. 2. Kuru ekmek kırıntısı doğrayan. - Ezen, kıran, yaran, parçalayan. - Ben-i Haşim Hz. Peygamber´in (s.a.s) soyu.&lt;br /&gt;HAŞİMÎ : (Ar.) Er. - Haşime mensup, Haşimilerden olan.&lt;br /&gt;HASKIZ : (Tür.) Ka. - İyi nitelikleri kendinde toplamış genç kız.&lt;br /&gt;HASLET : (Ar.) - İnsanın yaratılışındaki huyu, tabiatı, mizacı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HAŞMEDDİN : (Ar.) Er. - Dinin büyüklüğü, ihtişamı.&lt;br /&gt;HAŞMET : (Ar.) Er. - İhtişam, gösterişlilik, heybet, büyüklük. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HASNA : (Ar.) Ka. - İffetli, şerefli, namuslu.&lt;br /&gt;HASPOLAT : (Tür.) Er. - Katışıksız, saf, çelik gibi.&lt;br /&gt;HASRET : (Ar.) Ka. 1. Ele geçirilemeyen veya elden kaçırılan bir nimete veya kıymetli şeye üzülüp yanmak. 2. İç çekme, inleme, üzüntü, iç sıkıntısı, keder, zahmet, eseflenme, özleyiş.&lt;br /&gt;HATEM : (Ar.) Er. 1. Mühür, üstü mühürlü yüzük. 2. En son. 3. Hatemü´l-Enbiya: Peygamberlerin sonuncusu, Hz. Muhammed. 4. Halemi Tai: Arap kabileleri arasında tanınmış "Tayy" kabilesine mensup ve cömertliğiyle meşhur olan "İbn Abdullah b. Sa´d"ın lakabı. 5. Çok c&lt;br /&gt;HATİB : (Ar.) Er. 1. Hitab eden, söz söyleyen. 2. Camide hutbe okuyan. 3. Güzel, düzgün konuşan kimse. Sahabe isimlerindendir.&lt;br /&gt;HATİCE : (Ar.) Ka. - Erken doğan kız çocuğu. Hz. Haticetü´l-Kübra&lt;br /&gt;HATİF : (Ar.) Er. - 1. Kuvvetli, sert ve tiz bir sesle tebliğ veya davet eden kimse. 2. Göz kamaştıran. 3. Göze görünmeyen.&lt;br /&gt;HATİM : (Ar.) Er. 1. Sona erdiren, bitiren. 2. Mühürleyen, mühürleyici.&lt;br /&gt;HATIR : (Ar.) Er. 1. Şan ve şeref sahibi. 2. Yüce, ulu. 3. Tehlikeli.&lt;br /&gt;HATIRA : (Ar.) Ka. - Hatıra gelen, hatırda kalan şey, andaç.&lt;br /&gt;HATIRNEVAZ : (a.f.i.) Ka. - Gönlü okşayan, hatırnaz.&lt;br /&gt;HATIRSAZ : (a.f.i.) Er. - Gönül yapan, hoşnut eden.&lt;br /&gt;HATUN : (Ar.) Ka. 1. Kadın. 2. Eş, zevce. 3. Eskiden yüksek kişilikli kadınlara ya da hakan eşlerine verilen unvan.- Örfte isim olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HAVER : (Fars.). 1. Şark, doğu. 2. Güneşin doğduğu gün. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HAVLE : (Ar.) Ka. 1. Etraf, çevre, güç, kuvvet. 2. Sahabe hanımlarından birisi. Hakkında ayet inmiştir.&lt;br /&gt;HAVVA : (Ar.) Ka. - Esmer kadın. Havva: Hz. Adem (a.s.)´in karısı, ilk kadın. Adem (a.s) cennette uyurken sol kaburga kemiğinden yaratılmıştır. İnsan soyunun başlangıcı yani türeyiş, onların bir arada yaşamaya başlamasıyla vaki olmuştur.&lt;br /&gt;HAY : (Ar.) Er. 1. Canlı, diri. 2. Allah´ın sıfatlarından. - "abd" takısı alarak kullanılır. "Abdülhay".&lt;br /&gt;HAYA : (Ar.) Ka. l. Utanma, sıkılma. 2. Ar, namus, edep. 3. Allah korkusu ile günahtan kaçınma.&lt;br /&gt;HAYAL : (Ar.) Ka. 1. İnsanın kafasında canlandırdığı şey. 2. Bir olay veya eşyanın zihinde kalan izi. 3. Gerçekte olmadığı halde görüldüğü sanılan şey, görüntü.&lt;br /&gt;HAYALİ : (Ar.) Er. - 1. Hayal niteliğinde ya da hayal ürünü olan. 2. Kanuni Sultan Süleyman devrinin büyük şairlerinden biri.&lt;br /&gt;HAYAT : (Ar.) Ka. 1. Yaşayan, diri. 2. Canlılarda doğumdan ölüme kadar geçen süre. 3. Yaşama, yaşayış.&lt;br /&gt;HAYATEFZA : (a.f.i.) Ka. - Hayat artıran.&lt;br /&gt;HAYATENGİZ : (a.f.i.) Ka. - Yaşatan, yaşamaya zorlayan.&lt;br /&gt;HAYATİ : (Ar.) Er. 1. Dirilik, canlılık. 2. Büyük önem taşıyan. 3. Hayata, yaşayışa ait, hayatla ilgili.&lt;br /&gt;HAYDAR : (Ar.) Er. 1. Arslan, esed, gazanfer, şir. 2. Cesur, yiğit adam. 3. Hz. Ali´nin lakabı.&lt;br /&gt;HAYİM : (Ar.) Er. 1. Şaşkın, hayrette. 2. Sevgiden dolayı şaşkına dönmüş.&lt;br /&gt;HAYME : (Ar.) Ka. - Çadır.&lt;br /&gt;HAYR : (Ar.) Er. İyi, faydalı, hayırlı, yarar. Hayru´l-Vera: Halkın, alemin hayırlısı, Hz. Muhammed. Hayru´l-Beşer: İnsanların hayırlısı, Hz. Muhammed.&lt;br /&gt;HAYRAN : (Ar.) Er. 1. Şaşmış, şaşa kalmış, şaşırmış. 2. Çok tutkun. 3. Aşırı derecede sevgi duyan.&lt;br /&gt;HAYRAT : (Ar.) Er. 1. Sevap kazanmak için yapılan hayırlı işler, iyilikler. 2. Sevap için kurulan müessese.&lt;br /&gt;HAYREDDİN : (Ar.) Er. - Dinin hayırlı eylediği mübarek kıldığı insan.&lt;br /&gt;HAYRET : (Ar.) Ka. - Şaşma, şaşırma, şaşakalmış, ne yapacağını bilmeme.&lt;br /&gt;HAYRİ : (Ar.) Er. - Hayırla, iyilikle ilgili, uğur ve kutluluğa ait.&lt;br /&gt;HAYRİYE : (Ar.) Ka. - (bkz. Hayri).&lt;br /&gt;HAYRULLAH : (Ar.) Er. - Allah´ın hayırlı ettiği erkek.&lt;br /&gt;HAYRUNNİSA : (Ar.) Ka. - Kadınların hayırlısı.&lt;br /&gt;HAYSİYET : (Ar.) Er. - Şeref, onur, itibar, değer.&lt;br /&gt;HAYYAM : (Ar.) Er. 1. Çadırcı. 2. İran´ın meşhur şairlerinden Ömer Hayyam,&lt;br /&gt;HAZAL : (Ar.) Ka. - Kuruyup dökülen ağaç yaprakları.&lt;br /&gt;HAZAN : (Fars.) Ka. - Sonbahar, güz.&lt;br /&gt;HAZAR : (Ar.) 1. Sabit meskeni olanların oturdukları memleket. 2. Barış ve güven. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılabilir.&lt;br /&gt;HAZEN : (Ar.) Ka. - Üzüntü. Gam, keder.&lt;br /&gt;HAZER : (Ar.) - Deniz, bahr, büyük su. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HÂZİM : (Ar.) Er. - Zafer kazanan, galip, hazimete uğratan.&lt;br /&gt;HAZIM : (Ar.) Er. - Hazmeden, hazimli, ihtiyatlı, akıllı, işinde gözü açık, sağlam olan.&lt;br /&gt;HÂZİME : (Ar.) Ka. - Sindirici kuvvet.&lt;br /&gt;HAZİN : (Ar.) Er. 1. Hüzünlü, üzüntülü, acıklı. 2. Üzüntü veren, gamlandıran, kederlendiren.&lt;br /&gt;HAZİNE : (Ar.) Ka. 1. Devlet malının parasının saklandığı yer. 2. Gömülü ya da saklıyken bulunan değerli şeyler.&lt;br /&gt;HAZİZ : (Ar.) Er. 1. Mesud, mutlu. 2. Hisse ve nasibi olan.&lt;br /&gt;HAZLAN : (Ar.) Er. 1. Terketmek. 2. Allah ilminde, Allah´ın insanı lütuf ve nusretinden mahrum etmesi. İsim olarak kullanılmaması daha uygundur.&lt;br /&gt;HAZRÂ : (Ar.) Ka. 1. Yeşil, sebze, hadra. 2. Gökyüzü. 3. Türk musikisinde mürekkep bir makam.&lt;br /&gt;HAZREC : (Ar.) Er. 1. Bir Arap kabilesinin ismi. 2. Hz. Peygamberi Mekkeli muhacirlerle, Medine´de kabul eden ve ilk İslam devletinin temelini teşkil eden ensarın en önemli kolu.&lt;br /&gt;HEBİB : (Ar.)Er.-Rüzgar.&lt;br /&gt;HECİL : (Ar.) Ka. - İki dağın arasındaki kısım, vadi, dere.&lt;br /&gt;HEDEF : (Ar.) Er. 1. Nişan, nişan alınacak yer alanı. 2. Meram, maksat, gaye, amaç.&lt;br /&gt;HEDİYE : (Ar.) Ka. 1. Hediye, armağan. 2. Karşılıksız verilen şey. - Hediyetullah: Allah´ın hediyesi.&lt;br /&gt;HEKİM : (Ar.) Er. - 1. İnsan hastalıklarının teşhis ve tedavisi ile uğraşan kimse, doktor. 2. Hikmet sahibi kişi, filozof.&lt;br /&gt;HENNÂ : (Ar.) Ka. - Kına ağacı.&lt;br /&gt;HEPER : (Tür.) Er. - Cesur, yiğit kimse.&lt;br /&gt;HEPGÜL : (Tür.) Ka. 1. Gül gibi güzel kadın. 2. Neşeli ol.&lt;br /&gt;HESNA : (Ar.) Ka. 1. Güzel kadın. 2. Hanım, kadın.&lt;br /&gt;HEYBÂN : (Ar.) Er. 1. Korkunç, korku veren. 2. Çok utangaç.&lt;br /&gt;HEYBET : (Ar.) Er. 1. İnsanlarda korku ile birlikte saygı uyandıran görünüş. 2. Karizma, doğal etkileyiş.&lt;br /&gt;HEZÂR : (Fars.). 1. Bülbül. 2. Çok, pek çok. 3. Bin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HEZÂRE : (Ar.) Ka. - Afganistan´ın dağlık kesiminde oturan bir kabile.&lt;br /&gt;HEZARFEN : (Fars.) Er. - Çok bilen, elinden her iş gelen. Bin türlü iş beceren. Hezarfen Ahmet Çelebi: Türk bilgini. Yapay kanatlarla ilk defa uçma deneyimini başaran adam.&lt;br /&gt;HİBE : (Ar.) Ka. - Bağışlama, bağış.&lt;br /&gt;HİBETULLAH : (Ar.) Er. - Allah´ın bağışlaması, bağışı.&lt;br /&gt;HİCAB : (Ar.) Er. 1. Utanma, sıkılma. 2. Perde, ikişeyi birbirinden ayırmaya yarayan perde.&lt;br /&gt;HİCRAN : (Ar.) Ka. 1. Ayrılık. 2. Unutulmaz acı, keder.&lt;br /&gt;HİCRET : (Ar.) Ka. 1. Bir memleketten, başka bir memlekete göç ediş. 2. Rasulullah´ın Mekke´den Medine´ye göç etmesi, takvim başlangıcı olan Miladi 622 yılında vuku bulmuştur.&lt;br /&gt;HİDAYEDDİN : (Ar.) Er. - Dinin gösterdiği doğru yol.&lt;br /&gt;HİDAYET : (Ar.). - Hak yoluna doğru yola girme. 2. Müslüman olmak. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HİDİV : (Ar.) Er. - İmtiyazlı, Mısır valisi veya bu valinin ünvanı.&lt;br /&gt;HIFZI : (Ar.) Er. 1. Saklama, koruma ile ilgili. 2. Ezberleme, akılda tutma.&lt;br /&gt;HIFZULLAH : (Ar.) Er. - Allah´ın koruması, saklaması.&lt;br /&gt;HIFZURRAHMAN: (Ar.) Er. - Merhamet eden, acıyan. Allah´ın koruyuculuğu. Allah´ın uhdesinde.&lt;br /&gt;HİKEM : (Ar.) Er. - Hikmetler.&lt;br /&gt;HİKMEDDİN : (Ar.) Er. - Dinin hikmeti. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HİKMET : (Ar.). 1. Hakimlik, feylesofluk. 2. Sebeb, gizli, Allah´ın hikmeti. 3. Felsefe. 4. Ahlaki söz, öğüt verici, kısa öz, öğretici söz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HİKMETULLAH : (Ar.) Er. 1. Ancak Allah´ın bileceği iş. 2. Allah´ın hikmeti.&lt;br /&gt;HİLÂ : (Ar.) Er. - Hükümdarın taltif etmek istediği kimseye verdiği kıymetli elbise. Hil´at.&lt;br /&gt;HİLÂL : (Ar.) Ka. 1. Hilal, yeni ay şeklinde olan ay, ayça, gençay. 2. Bir yazı sitili. 3. Hilaliyye: Kadiri tarikatı şubelerinden birinin adı.&lt;br /&gt;HİLMİ : (Ar.) Er. - Yumuşak huylu, sakin tabiatlı.&lt;br /&gt;HİLYE : (Ar.) Ka. 1. Süs, zinet, cevher. 2. Güzel sıfatlar. 3. Güzel yüz. 4. Bir yazı sitili. 5. Hz. Muhammed´in mübarek vasıflarını ve güzelliklerini anlatan manzum ve mensur eser.&lt;br /&gt;HİMAYET : (Ar.) Er. - Koruma, korunma.&lt;br /&gt;HİMMET : (Ar.) Er. 1. Gayret, emek, çalışma, çabalama. Yüksek irade. 2. Ermiş kimsenin tesiri. 3. Türk dil kuralları açısından "d/t" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HİMYER : (Ar.) Er. - Yemen´de bir kavmin adı.&lt;br /&gt;HINCAL : (Tür.) Er. - Öc al.&lt;br /&gt;HİND : (Ar.) Ka. 1. Hindistan. 2. Sahabeden Ebu Süfyan´ın karısı.&lt;br /&gt;HİRAM : (Fars.) Er. - Salınma, salınarak edalı yürüme.&lt;br /&gt;HİŞAM : (Ar.) Er. - Nisam el-Melik: Emevi halifesi.&lt;br /&gt;HİSAR : (Ar.). 1. Kuşatma, etrafını sarma. 2. Kale etrafı islihkamlı bent. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HIYRE : (Fars.) Ka. - Kamaşık, donuk, fersiz göz.&lt;br /&gt;HİZBER : (Ar.) Er. 1. Arslan, esed, gazanfer, şir, bahadır. 2. Cesur, yürekli adam.&lt;br /&gt;HİZBULLAH : (Ar.) Er. - Allah´a inananlar topluluğu.&lt;br /&gt;HIZIR : (Ar.) Er. 1. Yeşil. Yeşillik. 2. Kehf suresinde 59-81. ayetlerde bahsi geçen ve Hz. Musa´nın onunla buluşarak imtihan olunduğu şahsın müfessirlerin ekseriyetinin üzerinde ittifakla durdukları ismi. Hızır hakkında çok çeşitli rivayetler vardır.&lt;br /&gt;HIZIR BEY : (Ar.) Er. - İstanbul´un fethinden sonra oranın ilk kadısı olan Türk alimi ve şairi.&lt;br /&gt;HIZIRHAN : (Ar.) Er. - Seyyid. Seyyidi sülalesinin kurucusu, Malik Süleyman´ın oğlu.&lt;br /&gt;HIZLAN : (Tür.) Er. - Hız kazan, hızını artır.&lt;br /&gt;HİZRAN : (Fars.) Ka. 1. Hezaren ağacı. 2. Harun er-Reşid´in annesi.&lt;br /&gt;HOŞEDA : (Fars.) Ka. - Hareket ve davranışı hoş, güzel. Cazibeli.&lt;br /&gt;HOŞENDAM : (Fars.) Ka. - Boyu bosu güzel, düzgün olan.&lt;br /&gt;HOŞFİDAN : (Fars.) Ka. - Güzel endamlı, boylu boslu kadın.&lt;br /&gt;HOŞKADEM : (Fars.) Ka. - Ayağı uğurlu.&lt;br /&gt;HOŞNEVÂ : (Fars.) Ka. - Güzel sesli.&lt;br /&gt;HOŞNİGAR : (Fars.) Ka. - Güzel, hoş sevgili.&lt;br /&gt;HOŞTEN : (Fars.) Ka. - Güzel vücutlu.&lt;br /&gt;HUBEYB : (Ar.) Er. 1. Küçük taze buğday taneceği. Tanecik. Hubeyb b. Adiyy el-Ensarî (Öl. 625): İslam´ın ilk şehitlerindendir. Uhud´un ardından tutsak edildi ve Mekke´ye köle olarak götürüldü. Uhud´ta öldürülen Haris´e mukabil, işkence edilerek vahşi bir biçimde&lt;br /&gt;HUBTER : (Fars.) Ka. - Pek güzel, en güzel.&lt;br /&gt;HÜCCET : (Ar.) Er. 1. Senet, vesika, delil. 2. Seçkin alimlere verilen unvan. - Hüccetü´l-İslam: Gazali.&lt;br /&gt;HÜCCET : (Ar.) Er. - Delil.&lt;br /&gt;HUCESTE : (Fars.) Ka. - Uğurlu, hayırlı, kutlu.&lt;br /&gt;HUCURAT : (Ar.) 1. Hücreler odalar. 2. Kur´an-ı Kerim´in 49. suresinin adı.&lt;br /&gt;HUD : (Ar.) Er. - Hz. Hud (a.s). Ad kavmine gönderilen peygamber. -Kur´an´da ismi geçen 24 peygamberden biridir. Dalalet ve sapıklık içinde olan kavmini ıslah için çok uğraştı fakat onlar, Hud´a inanmadılar ve ani bir fırtına ile yok olarak tarihten silindiler&lt;br /&gt;HUDA : (Ar.). 1. Doğru yol gösteren, hidayet eden. 2. Allah´ın isimlerinden. 3. Kur´an-ı Kerim. Ek almadan isim olarak kullanılmaz. Hudanur gibi.&lt;br /&gt;HUDAVENDİ : (Fars.) Er. 1. Hükümdarlık. 2. Efendi, sahip, maliklik. 3. Hakim, hükümdar.&lt;br /&gt;HUDAVENDİGAR: (Fars.) Er. 1. Sahip, hükümdar, bay. 2. Fars edebiyatında Allah manasında kullanılır.&lt;br /&gt;HÜDAVENDİGAR: (Fars.) Er. 1. Amir, hükümdar. 2. Osmanlı padişahlarından I. Murad´ın ünvanı.&lt;br /&gt;HUDAYİ : (Fars.) Er. - Allah´a mensup, Allah´ın yarattığı.&lt;br /&gt;HUDEYBİYE : (Ar.) Er. 1. Mekke´den ağır yürüyüşle 17 km mesafede bir vadi. 2. İslam tarihinde Hudeybiye Musalahası olarak bilinen anlaşmanın yapıldığı yer.&lt;br /&gt;HULAGU : (Fars.) Er. - Moğol hükümdarı olup, İran´da Moğol hanedanının kurucusudur.&lt;br /&gt;HULKİ : (Ar.) Er. 1. Hulk, yaratılışla ilgili, doğal tabi. 2. İyi ahlaklı, iyi huylu.&lt;br /&gt;HULUSİ : (Ar.) Er. 1. Halis olan, saf, iç temizliği. 2. Samimi, candan. -(bkz. Halis).&lt;br /&gt;HÜLYA : (Ar.) Ka. - Kuruntu.&lt;br /&gt;HÜMA : (Ar.) Er. 1. Devlet kuşu. 2. Saadet, mutluluk.&lt;br /&gt;HUMEYRA : (Ar.) Ka. 1. Beyaz tenli kadın. 2. Hz. Aişe´nin lakabı.&lt;br /&gt;HÜMEZE : (Ar.) - Birini arkasından çekiştirmek. Kur´an-ı Kerim´in 104. suresinin adı. İsim olarak kullanılmaz.&lt;br /&gt;HUNALP : (Tür.) Er. - Cesur, kahraman.&lt;br /&gt;HUNDE : (Ar.) Ka. - Sükun, sulh ve mütareke. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HÜNER : (Fars.) Ka. - Bir işte gösterilen incelik ve beceriklilik, maharet, ustalık marifet.&lt;br /&gt;HÜNKAR : (Fars.) Er. 1. Uğurlu. 2. 15-29 yaş arasında Osmanlı Sultanlarına verilen isim.&lt;br /&gt;HÜR : (Ar.) Er. - Özgür, bağımsız.&lt;br /&gt;HÜRAY : (a.t.i.). - Ay gibi özgür, ay kadar bağımsız. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HURDAZ : (Fars.) Er. - Farsların kullandığı şemsi senenin 3. ayına verilen isim.&lt;br /&gt;HÜREYRE : (Ar.) Er. Kedicik, kedi yavrusu. - Ebu Hüreyre: Ashab-ı Kiram´dan en çok hadis rivayet eden sahabi. Kedi yavrularını çok sevdiği için bu ismi aldığı söylenir.&lt;br /&gt;HÜRGÜL : (Tür.) Ka. - Gül gibi özgür güzel.&lt;br /&gt;HURİ : (Ar.) Ka. 1. Cennet kızı. 2. Sevgili. - Daha çok lakab olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HURİSER : (a.f.i.) Ka. - Cennet kızlarının başı, hurilerin başı.&lt;br /&gt;HURİYE : (Ar.) Ka. - Coşkunluk hallerinde hurilerle buluştuklarına inanan bir tarikat.&lt;br /&gt;HÜRKAL : (Tür.) Er. - Esir olma.&lt;br /&gt;HÜRKAN : (Tür.) Er. - Özgür soydan gelen.&lt;br /&gt;HÜRMET : (Ar.) Ka. - Saygı.&lt;br /&gt;HÜRMÜZ : (Fars.) Er. 1. Zerdüştlerin hayır tanrısı. 2. Eski İran takviminde güneş yılının ilk günü. 3. Jüpiter, müşteri, erendiz. 4. Sasani sülalesinden 5. padişahın adı.&lt;br /&gt;HURREM : (Fars.) Ka. 1. Şen, sevinçli, güleryüzlü, gönülaçan, taze, hoş. 2. Bir yazı sitili. 3. Hurrem Sultan: Kanuni Sultan Süleyman´ın gözde zevcelerinden. Osmanlı siyasetinde etkin rol oynayan hanımlardan.&lt;br /&gt;HÜRREM : (Fars.) Ka. 1. Yeşil taze. 2. Gönülaçıcı. 3. Şen şakrak, sevinçli.&lt;br /&gt;HÜRRİYET : (Ar.) Ka. 1. Hürlük, serbestlik. 2. İstediğini herhangi bir engelle karşılaşmadan karar dairesi içinde yapabilme hali.&lt;br /&gt;HÜRSEV : (Tür.) Er. - Hürriyeti seven kişi.&lt;br /&gt;HURŞİD : (Fars.) Er. - Güneş, aftab, mihr, şems. - Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.&lt;br /&gt;HÜSAM : (Ar.) Er. - Keskin kılıç.&lt;br /&gt;HÜSAMEDDİN : (Ar.) Er. 1. Dinin keskin kılıcı. 2. Mevlana´nın halifesi olan Hüsameddin Çelebi, Mevlana´nın Mesnevi´yi dikte ettirdiği kişidir.&lt;br /&gt;HÜSEYİN : (Ar.) Er. 1. Küçük sevgili. 2. Hz. Muhammed (s.a.s.)´in torunu, Hz. Ali´nin küçükoğlu.&lt;br /&gt;HÜSMEN : (Tür.) Er. - Hüseyin´den bozma olarak yapılan isim.&lt;br /&gt;HÜSNİ : (Ar.) Er. - Güzelliğe ait, güzellikle ilgili.&lt;br /&gt;HÜSNİYE : (Ar.) Ka. - (bkz. Hüsni).&lt;br /&gt;HÜSNÜ : (Ar.) Ka. - Çok güzel.&lt;br /&gt;HÜSNÜGÜL : (a.f.i.) Ka. - Gülün güzelliği.&lt;br /&gt;HÜSNÜGÜZEL : (Tür.) Ka. - Sarı çiçekli, güzel yapraklı süsbitkisi.&lt;br /&gt;HÜSNÜHAL : (Ar.) Ka. - Davranış güzelliği.&lt;br /&gt;HUSREV : (Ar.) Er. - Hükümdar, padişah.&lt;br /&gt;HÜSREV : (Fars.) Er. 1. Padişah, hükümdar, sultan. 2. Hüsrev şirin masalının erkek kahramanı. - Hüsrev: Eserlerini daha çok Farsça yazmış bir Türk şairi ve edibi olup 1253-1325 yıllan arasında Hindistan´da yaşamıştır.&lt;br /&gt;HÜTEYN : (Ar.) Er. - Hicaz ve Mısır´da dağınık halde yaşayan büyük bir göçebe kabile.&lt;br /&gt;HÜVARE : (Ar.) Ka. - Berberi kabilesinin en önemlilerinden birinin adı.&lt;br /&gt;HÜVEYDÂ : (Fars) Ka. - Açık, apaçık, belli, besbelli, zahir.&lt;br /&gt;HÜZEY : (Ar.) Er. - Kuzey Arabistan´da büyük bir Arap kabilesi.&lt;br /&gt;HUZUR : (Ar.) Er. - Baş dinçliği, gönül rahatlığı, dirlik, erinç.&lt;br /&gt;HÜZZAM : (Fars.) Ka. - Türk müziğinin en eski birleşik makamlarından.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjNA4IRlebP0T2fElgtPUAkUzw0wwjprB7ylTeUZrIkTCBx6uIztnO0pzI3V2Md4pYQN3dVUElVRUx2CHrL49pLrI45OntOD8k0KoPcDs-oTe74ZhA5LCQ8-LNwQb1SlMZfMHIXS2WMpE4/s72-c/Walpaperss+%252827%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>I harfi ile başlayan isimler ve manaları</title><link>http://isimmana.blogspot.com/2011/10/i-harfi-ile-baslayan-isimler-ve-manalar_02.html</link><category>adını koy</category><category>bebeğe isim</category><category>en güzel isimler</category><category>güzel isimler</category><category>isim manalari</category><category>isim ve anlamları</category><category>kız erkek isimleri</category><category>yeni dogan bebege isimler</category><category>çocuk isimleri</category><category>İ harfi ile başlayan</category><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sun, 2 Oct 2011 22:44:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2860966016995892832.post-2868416962280136080</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhUHbR6GXhndgcTkrdYE78ivU7lNRb0EJCKvbWX5KxbaWS4qPxDN_VC-ONVwODfdr-EM1UnW3oFs3NITCgwNA88DbDSpi2PIFlmnJSzPU70IxtgvfazZxl4S8erAoki_naTFSensw8mGlw/s1600/Walpaperss+%252828%2529.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhUHbR6GXhndgcTkrdYE78ivU7lNRb0EJCKvbWX5KxbaWS4qPxDN_VC-ONVwODfdr-EM1UnW3oFs3NITCgwNA88DbDSpi2PIFlmnJSzPU70IxtgvfazZxl4S8erAoki_naTFSensw8mGlw/s320/Walpaperss+%252828%2529.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659138364641861682" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;IDIK : (Tür.) Er. - Kutsal, mübarek.&lt;br /&gt;IDIKUT: (Tür.) Er. 1. Eski Türklerde bir şan. 2. Devlet yönetme gücü.&lt;br /&gt;IKNAT : (Ar.) Ka. 1. Allah´a dua etme, yalvarma. 2. İnkisar etme. 3. Namazda kıyamı uzatma ve hacca devam etme.&lt;br /&gt;ILDIR : (Tür.) Er. 1. Parıltı, parlayış. 2. Alacakaranlık.&lt;br /&gt;ILDIZ : (Tür.). 1. Yıldız. 2. Gündönümünden 10 gün önceki zaman. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ILGAR: (Tür.) Er. 1. Çok çabuk, hızlı. 2. Hücum, akın. 3. Verilen söz. 4. Havanın parlak, açık olması. 5. Öfke.&lt;br /&gt;ILGAZ : (Tür.). 1. Atın dört nalla koşması. 2. Hücum, akın. 3. Çankırı ilinin ilçe merkezi. 4. Batı Karadeniz bölgesinin en yüksek dağ kitlesi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;ILGI : (Tür.) Er. 1. Soy sop. 2. Sürü. 3. Çoban. 4. Hısım, akraba.&lt;br /&gt;ILGIM : (Tür.) Ka. 1. Serap. (bkz. Serap). 2. Gök erimi, serap. 3. Belli belirsiz.&lt;br /&gt;ILGIN : (Tür.) Ka. - Kumlu topraklarda yetişen ve çit bitkisi olarak kullanılan ağaççık.&lt;br /&gt;ILICAN: (Tür.) Er. - Ilıkça, biraz ılık.&lt;br /&gt;IRIZ : (Tür.) Er. - Cesur, yiğit.&lt;br /&gt;IRMAK: (Tür.) Ka. - Çoğunlukla denize dökülen, genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir.&lt;br /&gt;IŞIK : (Tür.) Ka. 1. Bazı cisimler tarafından tabii halde ve akkor haline gelinceye kadar ısıtıldığında yayılan, cisimleri görmemizi sağlayan ışıma, aydınlık, ziya, nur (bkz. Ziya, nur). 2. Aydınlatma cihazı, mum, lamba, ampul, fener. 3. Işık tutma, bir konuda&lt;br /&gt;IŞIKAY: (Tür.) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;IŞIL : (Tür.) Ka. - Çok aydınlık, parlak ışık.&lt;br /&gt;IŞILAR: (Tür.) Ka. 1. Parlayan, ışıldayan. 2. Neşeli, canlı, şen.&lt;br /&gt;IŞIMAN: (Tür.) Er. - Parlak, aydınlık yüzlü kimse.&lt;br /&gt;IŞIN : (Tür.) Ka. - Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti.&lt;br /&gt;IŞKIN : (Tür.) Ka. - Bitki sürgünü, asma filizi.&lt;br /&gt;ITIR : (Ar.) Ka. 1. Güzel, hoş koku. 2. Sardunyagillerden, yapraklan güzel kokan bitki, turnagagası.&lt;br /&gt;ITRİ : (Ar.) Er. - Itrî (Buharizâde Mustafa Efendi). Türk besteci, hattat ve şair.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhUHbR6GXhndgcTkrdYE78ivU7lNRb0EJCKvbWX5KxbaWS4qPxDN_VC-ONVwODfdr-EM1UnW3oFs3NITCgwNA88DbDSpi2PIFlmnJSzPU70IxtgvfazZxl4S8erAoki_naTFSensw8mGlw/s72-c/Walpaperss+%252828%2529.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item></channel></rss>