<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/' xmlns:blogger='http://schemas.google.com/blogger/2008' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0' gd:etag='W/&quot;DE8BR345eyp7ImA9WhNRGEQ.&quot;'><id>tag:blogger.com,1999:blog-967921903882266370</id><updated>2012-11-14T14:40:56.023+02:00</updated><category term='Amerika'/><category term='İran'/><category term='Önasya'/><category term='Türkiye'/><category term='Hamas'/><category term='Demokrat Parti'/><category term='Hükümet'/><category term='Trabzon'/><category term='Federal'/><category term='Savaş'/><category term='İskenderun'/><category term='Eyalet'/><category term='Avukat'/><category term='Ortadoğu'/><category term='Türk Hükümeti'/><category term='Yolsuzluk'/><category term='Vali'/><category term='Chicago'/><category term='Rüşvet'/><category term='Barış'/><category term='Dava'/><category term='Terör'/><category term='Barack Obama'/><category term='İsrail'/><category term='Kamu'/><category term='Federal Devlet'/><category term='Konfederal Devlet'/><category term='Senato'/><category term='Devlet'/><title>ÜNTAÇ GÜNER</title><subtitle type='html'>Bundan böyle yazılarımı kendi bloğumda yayımlamaya karar verdim. Amacım, hukuki, politik, ekonomik ve sosyal konuların, sebep, gelişim ve sonuçlarına ilişkin düşünce ve analizlerimi bu konulara ilgi duyan arkadaşlarımla paylaşabilmek, fikirlerime olan olumlu veya olumsuz eleştirilerini alabilmek ve böylelikle, dünden daha anlaşılmaz hale gelen dünyamızda yaşananları daha iyi anlayabilmektir.

Saygı ve sevgilerimle,

Üntaç GÜNER</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://www.untac.net/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/967921903882266370/posts/default?redirect=false&amp;v=2'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.untac.net/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>ÜNTAÇ GÜNER</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04769460446335230736</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_MAmEACcZUK8/SQm8be7ed9I/AAAAAAAAA0w/FEdfi4iT_6o/S220/untac+resim.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>2</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry gd:etag='W/&quot;Ck8BSXc8cCp7ImA9WxVREkg.&quot;'><id>tag:blogger.com,1999:blog-967921903882266370.post-6078037509840840008</id><published>2009-01-07T01:40:00.025+02:00</published><updated>2009-01-18T05:54:18.978+02:00</updated><app:edited xmlns:app='http://www.w3.org/2007/app'>2009-01-18T05:54:18.978+02:00</app:edited><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İsrail'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Terör'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hükümet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Önasya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Konfederal Devlet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Barış'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İran'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İskenderun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ortadoğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk Hükümeti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Federal Devlet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hamas'/><title>BARIŞ İÇİN SAVAŞ</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;HAMAS&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başta, İsrail, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği'nin terör örgütü ilan ettiği, Birinci İntifada(*)  olarak adlandırılan, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde, İsrail işgaline karşı başlatılan Filistin ayaklanması öncesinde, daha 1987'de kurulan, hem siyasi hem de askeri hatta bir de sosyal kanadı bulunan Hamas, Filistinliler için mücadele veren, askeri alanda değil ama sosyal hayatta kazandığı başarıları siyasi alana tahvilde gösterdiği maharet ile benzeri örgütlere ilham kaynağı olan paramiliter bir örgüttür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hedefi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örgüt’ün kısa vadedeki hedefi: “İsrail'i tüm işgal topraklarından çıkarmak”, olmakla birlikte uzun vadedeki hedefi ise şu an büyük bir bölümü 1948'de kurulan “İsrail Devleti’nin sınırları içinde yer alan bir &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İslam devleti&lt;/span&gt; kurmak”tır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas, Filistin’de geniş bir toplumsal tabana dayanarak elde etmeyi planladığı siyasi iktidarı üzerinde, İsrail’e karşı önce askeri sonra siyasi başarı kazanmayı hedeflemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Politikaları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Hamas’ın amacına ulaşabilmek için takip ettiği politikalar siyasi ve askeri olarak ikiye ayrılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyasi politikaları içerisinde ilk başta Filistin’de toplumsal sempatiyi elde ederek Filistin halkının desteğini arkasına alabilmek ve bu desteği siyasi desteğe çevirerek, Filistinlilerin tümünü çatısı altında birleştirmekle birlikte, Filistinlilerin geleceği hakkında tek söz hakkına sahip olan örgüt haline gelip, Filistin’de tek başına iktidara hakim olabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas, İsrail karşısında olan niha-i amacına ulaşabilmek için &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;silahlı &lt;/span&gt;mücadeleyi benimseyen, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;militan&lt;/span&gt; bir örgüttür.  Hamas, sahip olduğu paramiliter yapılanmayı İsrail karşısında, vazgeçilmez politik bir araç olarak kabul etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas, Filistinliler arasındaki desteğini arttırarak, Filistinlilerin tümünü çatısı altında birleştirmek amacıyla hakimiyeti altındaki yerlerde, açlık ve sefalet içerisinde, tüm kamusal hizmetlerden mahrum olarak yaşamak zorunda kalan Filistinlilerin ihtiyaç duyduğu altyapı ve sosyal hizmetlerine ağırlık vererek Filistin toplumunun sempatisini elde edebilmek ve sonuçta bu sempatiyi siyasi desteğe tahvile yönelik başarılı çalışmalarda bulunmaktadır.  Bu şekilde,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas toplumsal tabanını koruyabilmek ve büyültebilmek amacıyla bir kısım faaliyetlerini okul, hastane ve camiler gibi toplum yararına, kamusal hizmetlere vakfederken, siyasi kanadıyla Filistinlilerin kaderini elinde tutmakta ve niha-i amacına yönelik olarak  &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İzzettin el Kasım Tugayları &lt;/span&gt;adıyla İsrail’e karşı, hedefine ulaşabilmek uğrunda askeri zafer kazanabilmek amacıyla İsrail topraklarındaki, sivil ve askeri birimlere, intihar saldırılarına varan silahlı eylemler düzenlemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Başarıları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas, sistemli ve disiplinli siyasi ve askeri örgütlenmesi, toplum yararına çalışmaları, Filistin’in kurtuluşu yolunda kendi başına yüklendiği misyona uygun net ve açık tavizsiz politikaları neticesinde Filistin halkının büyük kesiminin desteğini almaktadır.  Bu nedenle, Hamas, daha ilk kez katıldığı genel seçimlerde Filistin Hükümeti’ni kurabilecek sayıda milletvekili çıkaracak kadar başarı sağlayabilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filistin parlamento seçimlerine katılma kararı, Hamas için bu güne kadar takip ettiği politikalar içerisinde sonuçları açısından kendisi için almış olduğu kararların, en başarılı olanı addedilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçimler öncesinde Filistin yönetiminde artık değişim zamanının geldiğine inanan seçmenlerin oyunu almayı hedefleyen Hamas, Filistin siyasetinde artık yolsuzluklara son vereceğini iddia ederek seçimlere girmiş ve başarılı olmuştur.  Hamas’ın seçim dönemindeki kampanyası, tamamen İsrail'in Gazze'den çekilmesi üzerine kurulmuş idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hamas’ın Oslo Barış Sürecini Ortadan Kaldırması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;On yıldan fazla süren görüşmeler neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nin çabalarıyla varılan Oslo anlaşması, İsrail'in Filistin topraklarından çekilmesi karşılığında Filistinlilerin, İsraillilerin güvenliği konusunda garanti vermesi temeli üzerinde bir anlaşmayı öngörüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas bu anlaşmaya karşı çıkan ve tanımayan örgüt olarak adını ilk kez İntifa’dan sonra duyurmaya başladı.  Hamas, Arafat döneminde Filistin Yönetimi'nin kendisine uyguladığı tüm baskı ve önlemeye ve dahi İsrail'in sayısız operasyonlarına karşın,&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; intihar saldırılarıyla&lt;/span&gt;, barış ve huzuru arayan Filistinliler için güvenli bir gelecek öngören, Oslo Barış Süreci’nin hayata geçirilmesini &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;sabote&lt;/span&gt; etmeyi başarmıştır.  Bu silahlı saldırıların bazılarında İsrail’in altmıştan fazla vatandaşını dahi  kaybettiği olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas’ın Oslo Barış Süreci’ne karşı tutumu, İsrail iç siyaseti içindeki dengeleri de değiştirmiş ve sonuçta Oslo Anlaşması’na karşı çıkan sağcı İsrailli lider Benyamin Netanyahu, iktidara getirilmiştir.  Böylece Hamas’ın takip ettiği silahlı saldırgan tutum sebebiyle, İstail’de sertlik yanlıları başarı kazanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sonuçsuz 2002 Camp David Görüşmeleri ve Hamas’ın Filistin’deki İktidarı’nın Temelleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bill Clinton'ın girişimiyle 2000 yılında yapılan &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Camp David&lt;/span&gt; görüşmelerinde sonuç alınamamasının ardından başlayan İkinci İntifada’dan sonra Hamas, gücünü doruğa çıkardı.  Hamas’ın silahlı eylemleri neticesinde, kendileri gibi İslamcı olmayan Filistin Yönetimi'ni de yıpratan, silahlı saldırıları başladı.  Sonuçta,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas’ın politikaları tüm Filistinlilerin hayatını olumsuz yönde etkiledi ve saldırılar sonucu o zamanki Filistin hükümeti çok zayıfladı ve Filistinlilerin yaşamsal altyapıları tamamen çöktü.  İşte Hamas’ın bu dönemde çöken altyapılar yerine hastaneler, okullar ve ibadethaneler açma şeklinde, yoğun biçimde kamusal alanda faaliyetlerine girişmiş ve bir yandan da Filistin Yönetimi'ni, pasif kalmak ve yolsuzluk iddialarıyla suçlayarak, sürdürdüğü başarılı propaganda çalışmalarıyla da Filistinliler için umut haline gelebilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas bu arada, İsrail ile işbirliği yapmakla suçladığı bazı Filistinlileri &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;katletmekten&lt;/span&gt; kesinlikle imtina etmemiştir; hatta, "Ahlaksız” ve “Dine aykırı” davranışlarda bulunmakla suçladığı Filistinlileri, kendi iddialarına göre islam hukukuna göre gerçekte ise &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;bilinen Hamas yöntemleriyle&lt;/span&gt;, cezalandırmış ve böylelikle Filistin’de, baskı ve korku yaratarak altarnatifsiz yegane siyasi ve askeri oluşum haline gelebilme yolunda kendi politikalarına olan muhalefeti büyük ölçüde bastırabilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas’ın takip ettiği politikalar sonucunda bu gün gelinen noktada Filistinlilerin çoğu, Hamas'ın başlattığı ve devam ettirttiği &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;intihar saldırılarını&lt;/span&gt; dahi haklı ve meşru kabul edebilmektedir.  Hamas'ın İsrail vatandaşlarına olan silahlı veya silahsız eylem ve saldırıları, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İslami Cihad, El Aksa Şehitleri Tugayı &lt;/span&gt;ve &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;PKK&lt;/span&gt; tarafından örnek alınmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filistinlilerin bugün çoğunluğu tarafından bu silahlı saldırılar, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"Şehadet saldırıları"&lt;/span&gt; olarak meşru ve İsrail karşısında verdikleri şehitlerinin ve İsrail’in işgali altında bulunan topraklarda inşa ettiği yerleşim birimlerinin, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"intikamı" &lt;/span&gt;olarak addedilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hamas'ın Var Olması Filistin İsrail Çatışmasının Devam Etmesine Bağlıdır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filistinli guruplar içerisinde silahlı saldırıların devamından yana olan örgüt yalnızca Hamas’tır.&lt;br /&gt;Hamas, işgal sürdükçe İsrail'le kalıcı bir ateşkese karşı olduğunu, kesin bir dille söylemektedir.  Filistin’de faaliyet gösteren diğer bütün örgütler Filistin İsrail barışının görüşmeler yoluyla iki taraf halklarına her hangi bir zarara gelmeksizin çözülebileceğine inanmaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas’ın militan eylemlerinin devamı İsrail iç politikasını doğrudan etkilemekte ve İsrail’de sertlik yanlılarının başarı kazanmasına sebep olmaktadır. Bu, Hamas'ın Filistinlilerin geleceği ve güvenliği açısından olumsuz sonuçlar doğuran politikalarından sadece bir tanesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yeni Başlayan Savaş Bir İsrail – Filistin Savaşı Değil fakat  Bir İsrail - Hamas Savaşıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas, İsrail ile arasında olan ateşkesi 2008 Aralık ayının sonunda İsrail topraklarına ve yerleşim birimlerine silahlı saldırılar yaparak bozmuştur.  Bu durum İsrail’in Hamas’a yaptığı ihtarla verdiği kırksekiz saatlik mehil dolmadan, mukabil hava saldırısıyla karşılık bulmuştur.  İsrail hava saldırısını müteakip karadan Hamas’a karşı kara savaşı başlatmıştır.  İsrail’in Gazze’de ilerlemesiyle birlikte İslam Dünyası’nda infial ortaya çıkmıştır. Bu infial, İsrail'in çok dar ve yoğun Filistin nüfusuna sahip Gazze Şeridi'nde halkın arasına mevzilenmiş Hamas gerillalarına karşı verdiği mücadelede hayatını kaybeden masum sivillerin Dünya basınına dağıtılan içler acısı fotoğraf ve video görüntülerinin ortaya çıkmasıyla, doruk noktasına ulaşmıştır. Bu durum, Hamas'ın ateşkesi tek yanlı bozarak, İsrail'e saldırması üzerine, İsrail'in uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanarak Gazze'den gelen Hamas'ın yoğun silahlı saldırısına yönelik kendi vatandaşlarının can güvenliğini korumak ve toprak bütünlüğü savunmak amacıyla başlatmak zorunda kaldığı bir karşı saldırı olduğu gerçeğinin göz ardı edilmesine sebep olmuştur. Bu infialin İslam Dünyası dışında da ortaya çıkmasına ve büyük yankı bulmasına, Filistin yanlısı gurupların İsrail'in kanlı saldırılarının, Hamas'ın daha önce ateşkesi bozarak başlattığı, tek yanlı saldırısına olan bir karşılık değil de ortada hiç bir neden yok iken, İsrail'in doğrudan Filistinlilerin toptan yok edilmelerine yönelik bir &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;katliam/soykırım &lt;/span&gt;başlattığı yönünde yaptıkları başarılı propagandalar, yardımcı olmuştur. İsrail, daha saldırı başlamadan Filistin Halkı'nın zarar görmemesi için elinden gelen önlemi, almaya büyük gayret etmiştir. Çatışmaların safhaları tetkik edildiğinde ortada Filistin - İsrail savaşı olmadığı aksine savaşın Hamas ile İsrail arasında cereyan ettiği kolayca tesbit edilebilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hamas’ın Benzeri Örgütere Örnek Olabilecek Uygulamaları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas, toplumsal taban bulabilmek ve İsrail karşısında diğer Filistinli örgütlerden daha fazla İslam Dünyası’nın desteğine sahip olabilmek amacıyla dini hem iç hem de dış politikasında bir faktör kabul etmiştir.  Siyasi ve askeri hedeflere ulaşılmasında, İslam Dini, Hamas’ın hem Filistinliler hem de İslam ülkeleri ve halklarının gözünde meşruiyet ve sempatisini, diğer Filistinli örgütlere nazaran daha fazla arttırmıştır.  Parti’nin işlem ve eylemlerinde, bir doktrin olarak kabul ettiği İslam Dini, Hamas’ın Filistinliler ve İslam Dünyası’ndaki popularitesinin, kesintisiz devamiyetinin en büyük sebebidir.  Hamas’ın partinin resmi ideolojisi olarak İslami Dini’ni kabul etmesi ve dini politik, askeri ve uluslararası arenada bir &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;motive&lt;/span&gt; olarak kullanması, konumu ve geleceği açısından, kesinlikle başarılı bir tutumdur.  Bu tutum, bölgede ve çevre ülkelerde, faaliyette bulunan benzeri yapılanmalar tarafından adapte edilebilir bir özelliktir.  Yakın gelecekte dini, politik veya militer çalışmalarında belirleyici ve yol gösterici olarak kabul etmemiş, siyasi veya militan diğer örgütler ki bunların arasında &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;PKK&lt;/span&gt; da bulunmaktadır, artık kendi eylem ve işlemlerinde, din olgusuna, daha fazla toplumsal taban ve meşruiyet sahibi olabilmek adına siyasi ve militer çalışmalarında bir &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;motive&lt;/span&gt; olarak yer vereceklerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Filistinlilerin Durumu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail her ne kadar Hamas’a yönelik bir harekat başlatmışsa dahi yoğun nüfuslu Gazze Şeridi’nde, Filistin halkına zarar vermeksizin bir savaşı sürdürebilmesi mümkün değildir.  Filistin halkı iki ateş arasında çaresiz kalmış uzun yıllardır en temel insani ve toplumsal gereklere muhtaç halde yaşayan zavallı bir halktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İsrail’in Durumu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail geçen yüzyılda Bulgaristan ile birlikte ortaya konulan en başarılı devlet projesidir. İsrail’in talihsizliği, İsrail gibi örnek bir devletin başarılarından ders alamamış komşulara sahip olmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hamas’ın Yönetim Anlayışı’nın Özü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas, Gazze’de iktidarının devamını sağlayabilmek uğrunda, rakip veya muhalifleriyle açık veya gizli silahlı mücadele etmekte ve kan dökmektedir.  Hamas otokratik ve totaliter anlayışı ile hakimiyetinde bulunan yerlerde, politik ve sosyal baskı unsurudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hamas’ın Risk Alabilme Kapasitesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas, İsrail’e karşı verdiği mücadelede sözcüsü ve tek temsilcisi olduğunu iddia ettiği Filistin halkını, riske etmekten dahi çekinmemektedir.  &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cami, okul veya hastane olarak işlettiği yerleri karargah ve cephanelik olarak kullanmakta ve bu gibi kamusal alanları militan eylemlere yönelik faaliyetlere hasredebilmektedir. &lt;/span&gt; Bu gibi yerlerin önceden istihbaratını alan İsrail’in gerçekleştirdiği nokta atışlarında bu yerlerde zarar gören veya hayatını kaybeden, sivil unsurların görüntüleri vicdanlarda yaralar açmaktadır. Hamas, İsrail’in gerçekleştirdiği bu saldırılar sonucunda hayatını kaybedenlerin görüntülerini, İsrail karşısında ne kadar haklı bir savaş verdiğinin ispatı olması amacıyla, Dünya basın-yayın organlarına sunarak, Filistin ve Dünya kamuoyunun vicdanını Filistinlilerin ve tabi ki kendi muhtemel akıbetlerine kolayca ve yoğun biçimde çekebilmektedir. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hamas hedeflerine varma yolunda, pragmatik olan, her yöntemi adapte etme ve uygulamada başarılıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Diğer Ülkelerin Umulmayan Sessizliği’nin Sebebi Savaşı Hamas’ın Başlatmasıdır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamas, kaybedeceğini bildiği bir savaşı Dünya kamuoyunun dikkatini Filistin sorununa çekebilmek ve mücadelesinde ne kadar haklı ve Filistin’in tek temsilcisi olduğunun ispatı için bile bile başlatabilmiştir.  Bu amaçla aylardır ateşkes altında hiç olmazsa can derdinde olmadan yaşayabilen Filistinliler, Hamas’ın durup dururken Aralık ayında İsrail topraklarına yönelik tek yanli başlattığı füze saldırısı neticesinde İsrail’in, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanarak ancak orantısız bir güç kullanarak, &lt;/span&gt;Hamas’a yönelik, karşı saldırısı sonucunda, artık daha da çaresiz duruma düşmüşlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hamas İktidarı Filistin’deki Ekonomik, Siyasi ve Sosyal Durumun Zorunlu bir Sonucudur&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail’in uzun zamandır, kendi güvenliği için, Gazze’de uyguladığı &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ambargo&lt;/span&gt; nedeniyle kısıtlı şartlar altında yaşamak zorunda kalan Filistinliler, sadece İsrail karşısında Flistin için mücadele veren Filistinlilerin askeri ve siyasi gücü değil aynı zamanda kamusal yani bir bakıma devlet faaliyetleri de yürütebilen Hamas’ın Filistin’de iktidarı eline alabilmesine ve idaresine, sıcak bakmışlar ve böylece Filistinliler Hamas’a yaklaşmak ve iktidarını kabul etmek zorunda bırakılmışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ateşkesin Sağlanması &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazze’deki hassasiyetleri sebebiyle İsrail’in hiç bir Arap ülkesinin ne Gazze şeridinde, ne de diğer yerlerde bırakın ateşkesin sağlanmasını, Arapların Filistinlilere insani yardım adı altında, faaliyette bulunmasına dahi olanak tanıması mümkün değildir. Amerika Birleşik Devletleri’nin de Irak’ta aldığı sonuçtan sonra şimdi de Filistin – İsrail sorunu nedeniyle, ne askeri ne de siyasi olarak Gazze’ye doğrudan müdahalede bulunabilmesi, olanaklı görünmemektedir. Kaldı ki ABD'de yönetim değişikliği sebebiyle bir geçiş sürecine yaşamaktadır ki ülkesinde ortaya çıkan ve bu yıl da artacağı belli olan ekonomik durgunluk sebebiyle söz konusu geçiş sürecinin periyodunun uzayacağı malumdur. AB ülkelerinin fiilen Filistin – İsrail çatışmasına arabulucu olarak dahil olması, İsrail’in çıkarlarına aykırıdır. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ateşkes’in sağlanması ancak Türk Hükümeti’nin taraflar arasındaki hassasiyetlere çözüm getirebilmesi oranında başarılı olabilecektir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ateşkesin Devamı ve İsrail Filistin Barışı’nın Tesisi &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ateşkes Dünya kamuoyunun İsrail’e yönelecek baskıları ve Türk Hükümeti’nin çabaları, neticesinde er ya da geç sağlanacaktır. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ateşkesin devam edebilmesi ancak İsrail ve Filistin halklarının ayrı ayrı, güvenliklerinin sağlanması ve buna ek olarak, Filistin halkının refah düzeyinin, bir daha Hamas veya benzeri örgütlere artık ihtiyaç duyulmayacak düzeye yükseltilebilmesiyle, mümkün olabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ortadoğu’ya Barışı Getirebilecek Tek Ülke Türkiye’dir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortadoğu politikalarında her zaman esas dinamik olan Türk hükümetleri, mevcut &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;hükümetimiz&lt;/span&gt; zamanında, her iki kesimin de güvenini sağlayabilmiş olması nedeniyle, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Filistin – İsrail münasebetlerinde karar verici duruma gelebilmiştir.&lt;/span&gt; Hükümetimizin, İsrail Filistin sorununda takip ettiği politikalar, hem İsrail hem de Filistin’in ihtiyaçlarına cevap verebilmeleri bakımından, başarılıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ÖNERİLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acil ve Süreli Öneriler&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ordumuzun ve Kızılay’ın elinde bulunan &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;seyyar fırın&lt;/span&gt; ve &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;seyyar mutfaklar&lt;/span&gt; hemen Gazze’ye gönderilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GATA hemen bünyesinde bulunan savaş cerrahisinde ve anastezide uzman doktorlarından bir kısmını Gazze’de &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Türk Askeri Sıhhiyesi&lt;/span&gt;’nin &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hacettepe Tıp Fakültesi &lt;/span&gt;ile birlikte kuracağı seyyar hastanelerde görev alması amacıyla görevlendirmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık Bakanlığımız, bünyesinde yurdun çeşitli hastanelerinde görev yapan ve tercihen &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Arapça da bilen&lt;/span&gt; genç hemşirelerimizden gönüllü olarak teşkil edilecek &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;hemşire&lt;/span&gt; gurubunu hemen Gazze’ye göndermelidir. Bu amaçla &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mavi Melekler &lt;/span&gt;geleneği tekrar canlandırılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Diyanet İşleri Başkanlığı&lt;/span&gt;’mız yine tercihen Arapça bilen (bayan ve erkek) &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;imamlarımızdan&lt;/span&gt; oluşturacağı &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;gönüllü misyonlarını&lt;/span&gt;, Gazze’de halkın en azından şimdilik en temel, ölüm, nikah, doğum gibi dini ihtiyaçlarının karşılanabilmesi ve Gazze’de toplumsal ve ahlaki düzenin Filistin ve İsrail’in ortak yararına tesis edilip, devamiyetinin sağlanabilmesi bakımından, Gazze Şeridi’ne yollayıp, orada da faaliyete geçmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Devlet Su İşleri&lt;/span&gt; hemen Gazze’de halkın temiz su kullanım ve atık su drenaj sistemlerinin tesisi için bir takım oluşturmalı ve gerekli tüm alet ve edevatları ile birlikte Gazze Şeridi’ne yollamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;TRT&lt;/span&gt; hemen seyyar radyo ve telsiz istasyon kurulması ve işletilmesi amacıyla Arapça da bilen elemanlarından bir kısmını Gazze’ye yollamalıdır. Gazze’de halkın doğru biçimde ve İsrail ile Filistin’in &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ortak &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;güvenliğine  ve geleceğine &lt;/span&gt;hizmet ederek enforme edilebilmesine yardımcı olacak yayın ve programlar sunmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Toplu Konut İdaresi &lt;/span&gt;Gazze’de hemen halkın ihtiyaç duyacağı şekilde ve Filistinli ailelerin yaşam tarzları göz önüne alınarak planlanacak evlerin veya binaların inşasına başlamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İş Bankası&lt;/span&gt; ve &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ziraat Bankası &lt;/span&gt;Gazzede birer &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;temsilcilik&lt;/span&gt; veya &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;şube&lt;/span&gt; açmalıdırlar. Konut ve girişimciler için bireysel krediler uygun faizlerle Filistin halkına sunulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitim ve öğretimi aksamış Filistinli öğrenciler okullarında eğitim öğretim faaliyetleri başlayıncaya kadar Türkiye’ye getirilip muadili eğitim kurumlarımızda kesintisiz öğrenimleri sağlanmalı akabinde Gazze’ye dönmeleri temin edilmelidir. Bu amaçla, Gaze’ye özgü &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ÖSS&lt;/span&gt; dahil -Arapça olarak- parasız yatılı sınavları yapılıp, Gazzeli gençlere eğitim öğretim olanakları sunulmalıdır. Böylece Gazze’de &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;potansiyel militan &lt;/span&gt;varlığı eritilirken yakın gelecekte Filistin toplumuna ve &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İsrail – Filistin barışına &lt;/span&gt;katkıda bulunabilecek, Hamas veya benzeri militan örgütlerin propagandalarına kanmayacak aydın bir kuşak yetiştirilebilinir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu geldi-gittilerin kolayca yapılabilmesi için Gazze kıyısına hemen &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ofer&lt;/span&gt;’e bir liman inşaat izni verilmeli ve &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;TAV&lt;/span&gt;’ın bu sefer kendisinin hibe şeklinde inşa edeceği, ileride sivil havacılığın kullanımına açıldığında işletilmesinden elde edilecek gelirlerden alacağının karşılanması karşılığında küçük ama yeterli bir&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Gazze Havaalanı &lt;/span&gt;ve yanıbaşında kurulacak uluslarası büyük bir &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;AVM&lt;/span&gt; (Alış Veriş Merkezi) ile birlikte modern bir &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hotel&lt;/span&gt; inşaatına başlaması için müsade verilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazze'de kontrolun bu sekilde İsrail'in ve Filistinlilerin daima güveneceği &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Türk Kamu Kurumları&lt;/span&gt;'nın elinde olması demek &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Filistin ve İsrail'in güvenliğinin emin ellerde olması &lt;/span&gt;demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hizmetlere ilişkin harcamalara ait &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;fatura&lt;/span&gt; sayın Maliye Bakanımız tarafından tanzim ve imza edilerek,  &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;bu güne kadar bu işlerin buralara kadar gelmelerine sebep olan,&lt;/span&gt; ABD ve AB ülkelerinin ilgili kurumlarına, iadeli taahhüdlü olarak, UPS veya DHL ile her ay yollanmalı, ulaşıp ulaşmadıkları telefonla aranıp teyid edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylelikle her İsrail saldırısının ertesinde yaptığımız kampanyalarla topladığımız ve konvoylar halinde basın yayın organları önünde yolladığımız göstermelik un, yağ şeker ve benzeri mutad yardımlarımızın ötesinde, Filistin ve İsrail'in huzur ve güvenliğinin sağlanmasına olan yürekten inancımızı, tüm samimi his ve duygularlarımızla, Filistinlilerin acılarına ve İsrail - Filistin'in geleceklerine ortak ve her daim, kendilerine savaşta da barışta da, tüm Dünya milletlerinden daha yakın olduğumuzu göstermeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ateşkes'in Ardından Yapılması Gerekenler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ateşkesin sağlanmasının ardından, Gazze de iç güvenlliğin temini amacıyla, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İsrail’in&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;izni&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Filistinli&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yetkililerin&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kabulü&lt;/span&gt; ile &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Türk Jandarması ile Türk Polisi&lt;/span&gt; birlikte, görev almalıdır. Aynı zamanda,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filistin’in kendi iç güvenlik elemanlarını yetiştirilmesi amacıyla, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;polis okullarımıza&lt;/span&gt; ve polis akademilerimize Gazze şeridinde açılacak sınavla parasız yatılı öğrenci alınmalıdır. Altı ay, bir yıl, iki yıl ve daha uzun dönemli eğitimlerini tamamlayan Filistinli güvenlik görevlilerine Gazze’nin güvenliği emanet edilmelidir. Bu sürecin sonuna kadar Gazzze’nin komuta güvenliği, Türk Jandarması’ndan Türk Polisine devir edilmelidir. Daha sonra bu görev, yeni bir anlayışla Türk Polisi tarafından yetiştirilmiş Filistinli özel güvenlik görevlilerine tamamen devir ve teslim edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu alt yapı çalışmaları sayesinde Filistin halkının kazanılmasına çalışılmalı ve Filistin'de barış karşıtı militan gurupların barınmasına olanak tanınmamalı, böylece hem Filistin hem de İsrail’in güvenliğinin sağlanması ve Filistin’in bu şekilde kontrolünün temin edilmesi mümkün kılınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akabinde, Filistin, İsrail ve Türkiye aralarında bir uluslararası anlaşma imza ederek, kendi vatandaşları arasında bulunan işadamlarına, meslek ve sanat örgüt ve odalarına üye meslek meslek ve sanat erbabına, işçi sendikalarına üye kalifiye işçilere ve tabiki memurlarına söz konusu &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"Antlaşma Üyesi Vatandaşlar"&lt;/span&gt; adı altında &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ayrı bir üye kimliğiyle&lt;/span&gt;, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;pasaportsuz geçiş hakkı&lt;/span&gt; tanımalı; ortak sınır güvenliklerinin tesisi, askeri harcamalarda tasarrufa gidilmesi ve daha etkin ve güçlü sınır korumasının sağlanması amacıyla &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Antlaşma Ordusu &lt;/span&gt;adı altında bir ordu meydana getirip, süreç içerisinde kendi ulusal ordularının yönetimini bu ordunun emir ve kumandası altına sokmalıdırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu üç ülke sağlıklı ve büyük bir ekonominin kurulması ve işleyebilmesi için kendi ülkelerinde üretilen malların ve hizmetlerin, serbestçe &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;gümrüksüz&lt;/span&gt; geçişine olanak tanıyan hükümleri söz konusu Antlaşma'ya mutlaka koymalıdırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu büyük ekonominin daha sağlıklı işleyebilmesi amacıyla, her bir gram altının karşılığında bir yeni lira banknot basıp mal ve hizmetlerin mübadelesini daha kolay ve hızlı yapılabilmesine imkan verebilecek ortak ve yeni bir para kullanımının sağlanması yanında, bu üç ülkenin yeniden inşasına hizmet edebilecek ortak bir &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Antlaşma Yatırım Merkez Bankası&lt;/span&gt; kurulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Antlaşma Ülkeleri'&lt;/span&gt;nin oluşturduğu birliğin tek bir merkezden içe ve dışa karşı temsili ve antlaşmanın uygulanabilmesinin ve antlaşmaya uygun yeni genel düzenleyici işlemlerin kararların çıkarılması amacıyla antlaşma üyesi bu üç ülkenin parlementoları tarafından eşit sayıda seçilecek antlaşma vatandaşı olanlardan müteşekkil bir &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Senato&lt;/span&gt; ve yanında Antlaşma hüvviyeti taşıyan vatandaşlarca doğrudan seçilecek &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;parlementosu&lt;/span&gt; hemen faaliyete geçirilmelidir. Diğer yandan, antlaşma vatandaşları doğrudan bu &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Senato&lt;/span&gt;’nun ve &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Parlemento&lt;/span&gt;’nun ihdas edeceği tüm genel düzenleyici işlemlerin ve alacağı kararların uygulanabilmesi için bir ortak &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Üst Yönetim Kurul'u&lt;/span&gt; seçmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Antlaşma Ordusu, Antlaşma Merkez Bankası, Antlaşma Yönetim Üst Kururulu, Antlaşma Senatosu ve Antlaşma  Parlementosu&lt;/span&gt;’nun faaliyetlerinin, Antlaşma hüküm ve koşullarına uygun olup olmadığını denetleyecek ve antlaşmaya karşı gelen veya aykırı davrananları yargılayabilecek bir &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Üst Mahkeme&lt;/span&gt;, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Antlaşma Vatandaşları&lt;/span&gt; tarafından doğrudan seçilip, tesis edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya’nın en eski coğrafyasında tarihin tarihin onlar için en zon zamanlarında bir araya getirdiği bu üç genç devlet ve onların her zaman farklı olmuş asi ve idealist genç insanları geleceklerini başka yerlerde değil ortak bir çatı altında yer alacak bu yukarıda önerdiğim kurumlar dahilinde aramalıdırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu üst yapı yani Antlaşma Devleti, ilk başta Lübnan, Ürdün, KKTC ve GKRY’’nin kendisine katılması için resmi davet yapmalıdır. İkinci aşamada Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’la birlikte, Bulgaristan, Makedonya ve Arnavutluk’a davetiye çıkarılmalıdır. Bu yapı Antlaşma şartlarını kabul edebilecek mesela Ukrayna gibi diğer komşu devletlerin katılımına her zaman açık olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İran’ın kaygılarını giderebilmek ve İran gibi büyük ve güçlü bir devletin hışmının yerine parasının çekilebilinmesi için Trabzon ve İskenderun limanlarının, İran’ın kendi bankalarından sağlayacağı finansmanla silbaştan yeniden en güzel şekilde kurulması veya modernize edilmesi şartı ile en az elli yıl işletilmeleri için İran’lı bir veya bir kaç şirkete verilmesi uygun olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tahran’dan Trabzon ve İskenderun’a kadar uzanan birer hızlı tren yolu ile otoyolun inşasını finansal açıdan tamamen, İran’ın üstlenmesi şartıyla bu oto yolların ve rayların işletilmesi de Erzurum’da, İran ve Antlaşma Devletleri ortak konsorsiyum şirketi tarafından kurulacak yeni bir şirkete verilebilir. Böylelikle,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önasya ticareti Avrupa’ya daha kolayca bağlanabilecek ticari hayata daha büyük canlılık gelebilecektir. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ortak ticari risklerin büyüklüğü çatışan çıkarların azalmasına sebep olacaktır. &lt;/span&gt;Siyasi risklerin ortadan kaldırılmasına hizmet eden ekonomik ortaklıklara daima imkan tanınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sonuç&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ortadoğu'da Türkiye'siz her hangi bir barış olamayacağı gibi savaş da olamaz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk hükümeti sadece ateşkesin gerçekleşmesi amacıyla çalışmamalı ateşkesle birlikte kalıcı barışın temini için kamusal faaliyetlerini İsrail ile ortaklaşa hareket ederek Gazze'ye kadar kaydırmalıdır. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Türk Devleti için İsrail'in ve Filistin'in güvenliği, en az kendi ülkesinin ve kendi ülke vatandaşlarının, güvenliği kadar önemlidir. &lt;/span&gt;Türkiye 1974 yılından bu yana Kıbrıs'tadır ve o tarihtan bu yana barış ve sükun kalıcı olarak sağlanmıştır. Kıbrıs'ta artık kimse can ve mal derdinde değildir fakat henüz Federal Yapı tesis edilemediğinden ötürü halen bölünmüş bir siyasi ayrılık ve Kıbrıs mevcuttur. Aynı olumsuz deneyimin yaşanmaması için küçük ama yeterli bir Türk Barış Gücü'nün İsrail'in talep ve izniyle Gazze'ye gelmesi ve ateşkesin sağlanması, Flistin halkının güvenliğinin Türk ve İsrail ordularınca garanti edilmesiyle birlikte Gazze'nin silahlardan arındırılması sonrasında yukarıda izah etmeye çalıştığım merhalelerin aşama aşama gerçekleştirilmesini müteakip ilk önce Filistin ile İsrail'in ve akabinde Türkiye'nin dahil olacağı ortak &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;siyasi,&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ticari&lt;/span&gt; ve &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;askeri&lt;/span&gt; birlik vakit geçirilmeden ilan edilmelidir.&lt;br /&gt;________________&lt;br /&gt;(*) İlk İntifada, 1987’de Cebelye Göçmen Kampı’nda başlayan ve Gazze Şeridi, Batı Bank ve Doğu Kudüs’te hızla yayılan, 1993’e kadar devam eden Filistin ayaklanmasına verilen isimdir. Bu dönemde Filistinlilerin eylemleri sivil iteatsizlikten şiddet eylemlerine kadar değişik çapta farklı biçimlerde ortaya çıkmıştır. Genel grevler, İsrail mallarına karşı boykotlar, grafittiler, barikatlar, çocuklar tarafından ağır silahlarla donatılmış İsrail Güvenlik Kuvvetleri’ne karşı taşlı sopalı saldırılar bu dönemin hazfızalardan silinmeyen eylemleri arasında hatırlanmaktadır. Bu dönemde Filistinlilerin kendi aralarındaki kanlı iç hesaplaşmalar da görülmüştür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/967921903882266370-6078037509840840008?l=www.untac.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://feeds.feedburner.com/blogspot/kwxk' title='BARIŞ İÇİN SAVAŞ'/><link rel='enclosure' type='' href='http://feeds.feedburner.com/blogspot/kwxk' length='0'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/967921903882266370/posts/default/6078037509840840008?v=2'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/967921903882266370/posts/default/6078037509840840008?v=2'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.untac.net/2009/01/bari-iin-sava.html' title='BARIŞ İÇİN SAVAŞ'/><author><name>ÜNTAÇ GÜNER</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04769460446335230736</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_MAmEACcZUK8/SQm8be7ed9I/AAAAAAAAA0w/FEdfi4iT_6o/S220/untac+resim.jpg'/></author></entry><entry gd:etag='W/&quot;CEAAR3g8eip7ImA9WxRaFEo.&quot;'><id>tag:blogger.com,1999:blog-967921903882266370.post-2828408807755187058</id><published>2008-12-12T02:50:00.034+02:00</published><updated>2008-12-17T02:12:26.672+02:00</updated><app:edited xmlns:app='http://www.w3.org/2007/app'>2008-12-17T02:12:26.672+02:00</app:edited><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Federal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Barack Obama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eyalet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vali'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amerika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dava'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Chicago'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avukat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yolsuzluk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Senato'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rüşvet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Demokrat Parti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kamu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Devlet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title>DEVLERİN SAVAŞI</title><content type='html'>AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'NDE, ÇETELER, ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTLERİ, YOLSUZLUKLAR, HAKSIZ KAZANÇLAR, ADAM KAYIRMALAR, RÜŞVET, İRTİKAP VE SONUÇTA: POLİTİK DAVALAR, ....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FBI’ın Chicago bürosu Özel Ajanı, Robert Grant, Birleşik Devletler’in bu yılın en önemli politirajik olayı hakkında basına, geçen Salı günü verdiği demeçte, “ ... Eğer Amerika Birleşik Devletleri’nde en fazla yolsuzluğa bulaşmış devlet değilse bile kesinlikle bunların başında gelen o Allahın cezalarından bir tanesidir ... ” derken, o anda, orada O’nu dinleyenlerden çok azı, bu sözlerle, aslında, Amerika Birleşik Devletleri’nin yönetimini devir alacak Demokrat Parti ile Federal Başkanlık Koltuğu’na oturmak için sayılı günleri olan Barack Hüseyin Obama’nın hedef alındığının, farkındaydılar ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece Birleşik Devletler içerisinde değil, Kuzey Amerika Kıtası dahilinde, bilimde, sanatta, sanayi ve ticarette en gelişmiş, sonuçta, ekonomik ve toplumsal olarak, diğerlerine oranla, en fazla kalkınmayı sağlayabilmiş federe devlette  - ülkemizde hatalı söylendiği şekli ile İllinois Eyalet&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;’&lt;/span&gt;inde - ve endüstri bölgelerinin merkezinde yer alan, Chicago şehri, en son seçimlerde, Amerika Birleşik Devletleri’ni yönetecek başkanı Washington D.C’ye gönderebilme başarısını, bir milyondan fazla kişinin ısıttığı serin bir Chicago akşamında katıldığı muhteşem bir gecede sevinçle kutlamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Chicago’lu yeni Federal Devlet Başkanı Barack Obama’nın, Washington D.C.’de görevi devir almasına çok az bir süre kalmışken, arkasında bıraktığı federe devletinin yönetimini emanet ettiği dava arkadaşı, Sırp asıllı, Illinois Federe Devleti Başkanı, Avukat Rod Blagojevich, FBI’nin sıkı bir takibinden sonra, geçen Salı sabahı, evinden yaka paça alınıp, kelepçelenip, Federal Savcı tarafından, tutuklanması istemiyle Federal Mahkeme karşısına çıkarıldı fakat aradan çok fazla geçmeden, Mahkeme salonundan, sadece 4.500 Dolar olan kefaleti, verdiği bir senet karşılığı hemen ödedikten sonra, sayın Federe Başkan’ın, kendisi hakkında bu kadar koparılan fırtınanın ardından, elini kolunu sallayarak çıkıp evine gittiğini gören ve bir önceki başkanlarının da halen yolsuzluktan hapis yattığını hatırlayan İllinois halkı, gazeteciler tarafından olaylar hakkındaki görüşlerinin öğrenilmesi amacıyla, kendilerine uzatılan mikrofonlara, şaşkınlıktan ne diyeceklerini bilemediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehrin her yerine, Chicago’lu Avukat ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ünlü Başkanı Abraham Lincoln’e atfen üzerlerinde “Bu (federe) devlette gayet iyi hukuçular yetişir, bunlardan bir tanesi de Abraham Lincoln’dür” diye görevi sırasında büyük ışıklı tabelalar astırtan aynı zamanda avukat da olan sayın Başkan, bu sözlerinde ne kadar haklı ve cesaretli olduğunu, idaresinde olduğu, Demokrat Parti, Federe İllinois Devlet’i - Yönetimi aleyhinde, Federal Devlet organları tarafından yapılan, tüm ağır iddia ve ithamlara karşı, Federal Mahkeme önünde verdiği kısa savunmasından sonra, hemen çok az bir kefaletle salıverilmesi ve duruşmanın ertesi günü de sanki hiç bir şey olmamış gibi Federe Devlet Başkanlığı'ndaki Makamı’na girip masasına oturup, mesaisine kaldığı yerden devam etmesiyle, ispatlamış oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında Federal Savcı’nın tutuklama öncesi: “ ... seni almak için adamlarım şu an kapındalar! Sorun çıkartmadan teslim ol! ... “ dediğinde, cevaben Başkan’ın: “ ... bu bir şaka mı? ... ” derken, faaliyetlerinin hukuka aykırı olmadığı konusundaki fikrinde haksız olmadığı, daha sonra, yakışıklı ve karizmatik, Federal Savcı, Patrick Fitzgerald’ın basına verdiği demeçten de açıkça anlaşılıyordu çünkü Federal Savcı’nın “ ... Başkan'ın hareketleri benim makamımı araya girmeye zorladı ... ”, “ ... Blagojevic, Politik Yolsuzluk Olayları Suçu’nun tam ortasında, tutuklanmıştır ... ”, “ ... yaptıkları Abraham Lincoln’ü mezarında ters döndürecek cinsten ... “, şeklinde özetlediği, İllinois Federe Devlet Başkanı'nın daha çok gizli biçimde, FBI tarafından, kayıt edilmiş konuşmalarına istinaden hazırlanmış, yetmişaltı sayfalık Dava Dilekçesi`nin esasının, Federal Yasalar’da dahi tanımlanmamış olan ve ilk kez bir Federal Savcı tarafından duyurulan Politik Yolsuzluk Olayları Suçu’na, dayandırılmaya çalışıldığını açıkça gösteriyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkede koparılan onca gürültüye rağmen, Federal Mahkeme’nin Başkan leyhine verdiği “Kefaletle Salıverilme” ve “Tutuksuz Yargılama” kararları, her ne kadar fiilen görevlerini federe devletlerde icra etseler de “Washington DC’de yargıçlar var”, dedirten cinstendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İddianamede neler yoktu ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" ... Senato`da Barack Obama’nın başkan seçilmesinden sonra boşalacak koltuğuna doğrudan atama yapma yetkisi olan Başkan’ın, Barack Obama’nın boşaltacağı senatör koltuğu ile birlikte, yönetimindeki federe devlette mevcut memuriyetler dahil bütün kamu ihalelerini ve sözleşmelerini para veya maddi menfaat karşılığı satılığa çıkardığı ... ", " ... ünlü Chicago Tribune Gazetesi’nde, kendisi ve Demokrat Parti aleyhinde yazılar yazan gazetecilerin işlerinden atılmaları karşılığında, bu gazeteye bazı konularda resmi federe devlet yönetimi olarak finansman sağlama vaadinde bulunduğu ... ", " ... karısını yüksek maaşlarla bir işe yerleştirme karşılığında çıkar ve menfaat sağlamayı vaad ettiği ... ", iddianamede dikkati çeken en önemli suçlamalar olarak yer aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine, iddianemede isim verilmeden, Başkan’ın etrafında veya birlikte çalıştığı kişiler ima edilerek dolaylı yoldan suçlamalar yapılmakla, İllinois Federe Devleti'nin Demokrat Parti Yönetimi’nde ve Barack Obama’nın seçim kampayasında görev alan bir çok kişi zan altında bırakılarak, sonuçta Obama’nın çıkıp Başkanlık koltuğuna geldiği İllinois Federe Devleti'nin, Demokrat Parti Yönetimi bir bütün olarak halkın gözünde yıpratılmış, olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dava’nın, politik neticeleri adli boyutundan daha önemlidir. Savcı’nın iddianamesinde yer alan iddia ve ithamlara dayalı, suçlamalar karşısında, Federal Mahkeme’nin Başkan’ı, daha o gün derhal görevinin başına göndermesi de bunun kanıtıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tecrübeli ve iyi bir hukukçu olan Federal Savcı’nın hazırladığı iddianamesinin, pek muhtemel hukuki sonuçları arasında, Başkan’ın tutuklanmaksızın, dava sonuçlandırılıncaya kadar, mahkemece görevinin başına gönderilmesi, ihtimali’nin var olabileceğinin, ilgili adli hareketi başlatanlarca düşünülmemiş olması, imkan dahilinde değildir. Bu nedenle,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu adli olmaktan çok Federal Devlet’in, Barack Obama Liderliği’ndeki yeni ülke iktidarına karşı rezistansının göstergesi olarak değerlendirilebilinir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu rezistans, şu an için doğrudan Devlet Başkanı Barack Obama veya O’nun şahsında beliren Demokrat Hükümet’e, yönelik olmasa dahi bu dava ile birlikte iddianame, Obama’yı yetiştirip başkan yapan ve Obama’nın da içinde yer aldığı, İllinois Federe Devleti’ndeki, tüm Demokrat Yönetimini, zan ve töhmet altında bırakmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiçeği burnunda Devlet Başkanı Barack Obama’nın, politik kariyerinin temelini teşkil eden Chicago’daki evinden, bu dava ve iddianameyle, hiç bir politik yara almadan Washinton D.C.’deki Başkanlık koltuğunda oturamayacağının, öngörülmemiş olmasının ya da hesap edilmemiş olmasının düşünülmemesi, mümkün değildir. Sonuç olarak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika Birleşik Devletleri’nde, doğrudan Demokrat Parti’nin Obamayı yetiştiren ve Başkanlığa taşıyan en önemli federe devlet yönetimini, dolaylı olarak Obama ile birlikte yeni Demokrat Hükümeti, hedef alan bu sıcak ve görünüşte adli ancak esasta politik aksiyonlar, Başkanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Barack Obama ve Demokrat Hükümeti’nin, hiç ummadığı kadar önceden ve tahmin dahi edilemeyen bir yerden, rakibi Cumhuriyetçi Parti yerine, Federal Devlet’in kendi idari sistemi içerisinden gelmesi bakımından, endişe vericidir. Bu bakimdan da&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl içerisinde Tayland ve Türkiye'de, iktidardaki siyasi partilere karşı ikame edilen kapatma davaları ile 9 Aralık 2008 tarihinde Chicago'da Amerikan Federal Devlet Savcısı tarafından iktidardaki Demokrat Parti'nin Illonois Federe Devleti'deki yönetime karşı dava açılması arasında benzerlik bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayland'ta, seçim hileleri ile yolsuzluklar gerekçe gösterilerek, Türkiye'de ise rejim değişikliği amaçlandığı gerekçesiyle, iktidardaki partilere karşı, davalar açılırken, söz konusu devletlerin adli makamları tarafından hedeflenen gaye, iktidarların kendilerine anayasa ve kanunlarca verilmiş hak ve yetkileri ile asli ve kabul görmüş (meşruiyet kesbetmiş) politikalarının veya mevcut görevlerinin dışında, kurulu ve işleyen düzende radikal değişikliklere sebep olabilecek sonuçta, sosyal ve siyasal koas yaratabilecek yeni politikalar geliştirmesinin veya izlemesinin önüne geçebilmesi amacından başka bir şeyi, ihtiva etmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her üç örnekte de savcıların hazırladıkları dava dilekçelerinde ortak yan genel olarak, " ... iktidardaki partinin veya liderlerinin veya mensuplarının, kanun ve yasalarca kendilerine tanınmış yetkileri dışında faaliyetlerde bulunması ... " olarak dile getirilse dahi neticede elde edilmek istenen sonuç, üç ülkede de görülen muhalefet zayıflığı nedeniyle, devlet erkinin birer siyasi aktör imişçesine ortaya çıkmak zorunluluğu hissederek, gerçekte nitelikleri itibariyle politik olan sorunları, hukukileştirme zorunluluğu duyarak(*), mevcut iktidarın sınırlandırılmaya çalışılmasından başka bir şey değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika Birleşik Devletleri'ndeki mevcut durum, politikacıların, siyasetçilerin ve dahi siyaset bilimcilerin bu güne kadar kendisini içpolitikada bir güç olarak da ortaya koyabileceğini öngöremedikleri veya görmek istemedikleri, iç politikada yeni ama dış politikada nice hükümetler devirmiş, ülkedeki siyasi partilerden, daha güçlü yeni bir politik aktörün, Federal Devlet’in, iç politik gelişmeler karşısında, bundan sonra tavır koyabileceğini, göstermiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni Demokrat Parti yönetimi Federal Devlet’in idaresinde zorlanacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikan Federal Devleti’nin majör görevi olan dış ilişkilerin idaresinde süregelen politikalarında, Obama’nın seçim kampanyalarındaki vaadlerinin aksine, burada Estanblishment olarak adlandırılan, kurulu düzen ve yapının, benimseyemeyeceği, keskin dönüşlerin, meydana gelebilmesinin, kolay olmayacağı anlaşılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saygın ve başarılı geçmişe sahip yeni Barack Obama yönetimi kadrolarının, politik başarısının koşulu, Federal Devlet’in iç ve dış politikalarına uyum sağlamak ve bu politikalarla çatışmamaktan ibarettir, aksi halde, politik başarıların hallinin, adli yollardan, her zaman daha kolay olduğu, unutulmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Federal Devlet’in, federe devlet toprak ve çıkarlarını dışa karşı korumak, dış ilişkileri  ve ekonomiyi idare etmek şeklinde beliren asli görevlerinin dışına taşarak federe devletlerin iç işlerine, her bir federe devletin halkın kendi oylarıyla seçilmiş, kendi yargı sistemi, polisi zaten varken – federe devletler nezdinde yolsuzluklar ile mücadele görünümüyle – iç işlerine müdahaleye başlaması, Amerika Birleşik Devletleri’nde, bundan sonra Federal yönetim ile federe devletler arasında yetki ve sorumluluk tartışmalarını ortaya çıkarıp, neticede, anayasal krizleri de meydana getirebilecektir.&lt;br /&gt;__________________________________&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(*) Devlet kendi fonksiyonu dışında bir alanda - politik arenada - aktör olamaz ancak adli yoldan politik alanda yer alan aktörleri - siyasi partileri - kendi idari bünyesi dahilinde rahatça hareket edebileceği - adli mekanizma- içerisine alarak, ulaşmak istediği politik amaca, adli yoldan, kolayca ulaşabilir. Devlet'in kendi fonksiyonu itibarı ile politik alanda hareket edebilme hak ve yetkisine sahip organları bulunmaması sebebi ile iktidardaki politik partinin gücünün sınırlandırılması amaciyla, devletin muhalefet görevi üstlenmesi, ancak iktidardaki politik partinin eylem ve işlemlerinin, devlet tarafından, hukuki denetime tabi tutulması ile mümkün kılınabilinir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/967921903882266370-2828408807755187058?l=www.untac.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/967921903882266370/posts/default/2828408807755187058?v=2'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/967921903882266370/posts/default/2828408807755187058?v=2'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.untac.net/2008/12/eteler-ikar-amali-su-rgtleri.html' title='DEVLERİN SAVAŞI'/><author><name>ÜNTAÇ GÜNER</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04769460446335230736</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_MAmEACcZUK8/SQm8be7ed9I/AAAAAAAAA0w/FEdfi4iT_6o/S220/untac+resim.jpg'/></author></entry></feed>