<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:blogger='http://schemas.google.com/blogger/2008' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245</id><updated>2026-07-24T09:01:12.227+03:00</updated><category term="Strateji"/><title type='text'>                  &quot;   YAZI    &quot;</title><subtitle type='html'>                                                                                                                                                            `Kültür ve Gezi Blogu`   </subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default?redirect=false'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;redirect=false'/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>458</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-9072431036611360602</id><published>2015-08-11T09:42:00.002+03:00</published><updated>2015-08-11T09:42:25.576+03:00</updated><title type='text'>Hakkâri İzlenimleri (1) </title><content type='html'>&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Yedi günlük Rize Çamlıhemşin Yaylaları ve beş günlük Hakkâri gezisinden döndükten sonra bir kaç gün şaşkınlığımı üzerimden atamadım. Hem Karadeniz’de hem de Hakkâri’de üç bin metrelik irtifalarda gezdikten sonra İstanbul’a &amp;nbsp;dönmek kolay olmadı. Önce Hakkâri seyahatini daha sonra da Karadeniz seyahatini yazmaya karar verdim. Dokuz bin kareye varan fotoğraf arşivini ayıklamak da epey vakit alacağa benziyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Her şeyden önce bölgenin tarihini ve coğrafyasını öğrenmek gerekir. Tarih konusuna şimdilik kısaca değinirsek; İlk çağlardan itibaren insan topluluklarının barındığı bölgede MÖ. 9 bin yıl öncesinden kalma mağara resimleri bulunmuştur. Daha sonra Urartu, Asur uygarlıklarının hüküm sürdüğü bu topraklar sırasıyla Pers, Grek,Roma, Arap, Ermeni krallıklarının etkisinde kalmıştır. Bölge her zaman &amp;nbsp;uzun savaşlara sahne olmuştur. &amp;nbsp;Hakkâri 1514’te Çaldıran Seferinden sonra Osmanlı topraklarına katılmıştır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında 24.04.1915’te Rusların işgaline uğrayan Hakkâri, 22.04.1918 tarihinde Rus işgalinden kurtarılmıştır. 1926’da yapılan Ankara Antlaşması ile Musul ve Hakkâri’nin beş bölgesi sınır dışında kaldı. Hakkâri 1933 yılında Van iline bağlanmış, 1936 yılında yeniden il statüsü kazanmıştır. (Hakkari Üniversitesi broşüründen alınmıştır.)&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Hakkâri bölgesinde &amp;nbsp;iki ana sıradağ kütlesinden söz etmek mümkün. Cilo ve Sat sıradağları. Dağlarla ilgili bir alıntıyı aşağıda notlar kısmına alıyorum. (Dağlar)&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Birinci Gün&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
İstanbul’da giderek yeknesak hale gelen yaşamı biraz hareketlendirmek biraz da uzun süredir merak ettiğim ama bir türlü gidemediğim Hakkâri ilinin sınırlarında bulunan Cilo ve Sat Sıradağları Reşko ve Sat Buzulu ve Reşko dağını yakından görmek için iki bin kilometrelik bir yolculuğu göze alarak uçakla Van’a hareket ettim. Her dağcı ve doğa yürüyüşçüsünün hayallerini süsleyen Cilo ve Sat Dağları’nı yakından görme arzum &amp;nbsp;çok güçlüymüş demek ki.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Bukla Tur ile Fujifilm ortak projesi olan Cilo Seyahati &amp;nbsp;fotoğraf sanatçısı Faruk Akbaş’ın rehberliğinde fotoğraf eğitimi ağırlıklı bir gezi amacını taşıyordu. Bu seyahat aslında iki amaca birden hizmet ediyordu. Hem Türkiye’nin en ilginç doğa harikası dağlarda dolaşacak hem de &amp;nbsp;yeni aldığım Fujifilm XT1 &amp;nbsp;kamerayı denemek ve öğrenme fırsatım olacaktı. Hemen yer ayırtıp ciddi bir ücret ödedikten sonra gruba dahil oldum. Anlaşıldığı kadarıyla tura talep fazla değildi. Başvuru sayısı sekizin altında kalıyordu. Minimum katılımcı sayısına rağmen gezinin gerçekleşeceğini firmanın sahibi Okan Yenigün beni Çat Köyü’nde arayıp telefonla bildirdi. Çamlıhemşin yaylaları seyahatinin hemen ardından gelen bu ilginç fırsatı &amp;nbsp;kaçırmak istemedim.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Sırt çantası, dağ botları, bol alternatif giysi ile&amp;nbsp; kamera ve Fujifilm’den ödünç aldığım iki lensle&amp;nbsp; iki saatlik bir uçak yolculuğundan sonra Van’a indik. Ramazan Bayramı dolayısıyla uçaklar tıklım tıklım. Daracık Van havaalanında adım atacak yer yok. Uçakta birkaç kişiye gözüm takıldı. Bizim fotoğrafçı grubundan olabilirler diye aklımdan geçirdim. Nitekim yanılmadığımı sonradan anladım. Dörtte dört tutturmuşum. Fena değil. &amp;nbsp;İlk kez geliyorum buralara. Van Gölü sakin bir deniz gibi öylesine uzanıp gidiyor. İlk bakışta eski yapılar göze çarpmıyor. Buralardaki şehirleşme Urartu uygarlığından hiç feyz almamışa benziyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Eski adıyla başkent Tuşpa’nın&amp;nbsp; iki bin yıl önce bu bölgenin en güzel şehri olduğu anlatılıyor. O güzelim şehirden geriye çok az şey kaldığı söyleniyor. Van Müzesi’ne uğramak için vakit yok ama duyduğum kadarı ile müzede çok az eser varmış. Talan etmişler bu bölgeyi. Yerel halk İranlı, Ermeni ve Kürt. Sonradan önce İskender daha sonra Araplar ve Moğollar&amp;nbsp; da geliyor.Yıkımı ve halkın çektiği acıyı düşünmek bile istemiyorum. Bugün burada yaşayan insanların gözlerine o tarihin derinliklerinden gelen korku gelip yerleşmiş. Her dönem bir zorba çıkmış ortaya. İnsanların huzur içinde yaşayacakları bir yer yok buralarda. Nereye kaçsan gelip seni buluyorlar. Yeniden alel acele inşa edilmiş gibi duran betonarme binalar hiç hoş görünmüyor. Mimari bir estetikten yoksun olan bu binaları depremden sonra yenileme fırsatı vardı. Ama her şeyin çarpık bir dengeye oturtulduğu menfaat çarklarının estetik kaygılara prim vermediği kesin. &amp;nbsp;Belki de deprem nedeniyle toplanan paralar, yardımlar şehrin yeniden inşa edilmesine yeterdi ama kim bilir? Devlet halka hesap vermiyor, halktan hesap soruyor. Zorbalık düzeni bu bölgede sürüp gidiyor. Kaba gücü elinde tutan halkı hiç çekinmeden eziyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Grup toplandıktan sonra minibüsle Hakkâri’ye doğru yola çıkıyoruz. Dört gece beş gün sürecek olan seyahatin öngörülen programı şöyleydi:&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;ul style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #404040; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin: 0px 0px 1.5em 3em; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;15 Temmuz&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;16 Temmuz Reşko Buzulu&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;17 Temmuz Berçelan Yaylası ve Gölü&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;18 Temmuz Sat Buzul Gölleri ve mağara resimleri&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;19 Temmuz Hoşap Kalesi&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Bu seyahatin benim için en etkileyici bölümü Cilo, Reşko Buzulları ve Yüksekova “Sat Dağları” buzul göllerine yapılan tırmanışlar ve Trişin yaylasında olduğu söylenen neolitik zamanlardan kalma kaya resimleri idi. Bölgede tarihi eserlerden ziyade doğal güzelliklerin&amp;nbsp; daha fazla olduğu dikkate alınırsa gezinin ağırlıklı olarak manzara fotoğrafçılığını geliştirme amaçlı olacağı anlaşılıyordu. Nitekim öyle de oluyor. Minibüste rahat rahat oturuyoruz. Sayımız az. İstanbul’dan beş, Ankara’dan bir,&amp;nbsp; Fethiye bir olmak üzere grup lideri Faruk Akbaş ile birlikte yedi kişiyiz. Erzincan’dan da iki kişilik bir video film ekibi de bize katılınca dokuz kişi oluyoruz. Hakkâri Üniversitesi Spor Akademisi öğretim üyelerinden üç rehberi de sayarsak on ikiye ulaşıyoruz.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Van’a iner inmez ilk fark ettiğim şey buralarda farklı bir dil konuşulduğu ve insanların çekingen ve sürekli tetikte durduğu oldu. İnsanların gözlerinde bir ürkeklik bir bıkkınlık var. &amp;nbsp;Kürtçe ve Koyu Doğu aksanlı Türkçe buraların iletişim dili. Kimse yüksek sesle konuşmuyor. &amp;nbsp;Buraların insanıyla aramızda farklılıklar var. Hakkâri’ye yaklaştıkça bölgedeki bariz &amp;nbsp;askeri varlığı hissediyorsunuz. Kontrol noktalarında ağır silahlarla donatılmış tam teçhizatlı birliklerin konuşlandığı yollarda insanın içine ister istemez bir korku düşüyor. Hüviyet kontrolü ve nereden gelip nereye gittiğinize ilişkin sorular yadırganmıyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Oysa burası demokratik bir ülke olsa kimse kimseyi böylesine sorguya çekemeyecek. &amp;nbsp;Birden medyanın yalan yanlış ve yan tutarak çizdiği resim gözlerinizin önüne geliveriyor. Her tür komplo mekanizması çalışıyor. Yollarda patlamaya hazır mayınlar, keskin nişancıların konuşlandığı tepeler; zırhlı araçlar, Tomalar, biber gazları ve taş atan çocuklar. Medyanın beyninize zorla ve ahlaksızca çarpıtarak indirdiği bu zoraki senaryo &amp;nbsp;muhakeme ve gözlem kabiliyetinizi etkiliyor. Sağlıklı düşünebilmek için çaba harcıyorsunuz. Kuşku sarıyor etrafı bir sis bulutu gibi. Deneyimli bir gözlemci olmak gerekiyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Yolumuz üzerinde bulunan&amp;nbsp; Akçalı Köyü yakınlarındaki Pamukkale’ye benzediği söylenen travertenleri ziyaret edeceğiz. Van Hakkâri karayolunun 87. kilometresinden &amp;nbsp;&amp;nbsp;toprak bir yola saparak Zap Suyu’na dökülen Karacasu adı çayın kaynağına doğru tepelere tırmanıyoruz. Berbat bir yol. Bu kadar tozlu bir yolu ilk defa görüyorum. Tozdan öksürenler çoğunlukta. Minibüsün kapısı tam kapanmadığı için içeriye toz doluyor. Boynumdaki fuları kovboylar gibi maske yapıp tozdan korunmaya çalışıyorum.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Burada da karakollar da var. Akçalı Köyü birkaç evden ibaret. Alabildiğine uzanıp giden tarlalar &amp;nbsp;ıssız görünüyor. Birkaç yüz metre daha tırmandıktan sonra &amp;nbsp;Cilo Dağları’na &amp;nbsp;kadar uzanan derin vadilere ulaşıyoruz. Cilo Sıradağlarında çoban ateşlerinin dumanları görünüyor. Akçalı Travertenlerini &amp;nbsp;fotoğraflamak üzere vadinin aşağısında ağaçların arasından akıp giden şelalenin döküldüğü yere inmemiz gerekiyor. Kayalık zemin neredeyse hiç geçit vermiyor. Tehlikeli bir iniş. Yaklaşık 2500 metre irtifadayız. Karacasu Çayı,&amp;nbsp; Merkez Dağ (3240 m), Küçükkale Dağı (3040 m) ve Gilehöyük Tepe (3505 m) yamaçlarından fışkıran pınarların sularını&amp;nbsp; &amp;nbsp;toplayan Karacasu Çayı daha sonra&amp;nbsp; Zap Suyu ile birleşiyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Kayalık ve taş &amp;nbsp;sarp bir zeminden inmeye &amp;nbsp;başlıyoruz.&lt;a href=&quot;http://www.yavuzcekirge.com/?p=5056#_ftn1&quot; name=&quot;_ftnref1&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; color: #6a6a6a; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline;&quot;&gt;[1]&lt;/a&gt;&amp;nbsp;Patika filan yok. Öylesine dokunulmamış bir yer. Doğa cömertçe açıyor kendini. Rengarenk çiçekler sarmış her yeri. Vadinin derinliklerine indikçe çiçekler, kelebekler ve arılar &amp;nbsp;çoğalıyor. Her tehlikeyi hesaplayarak zik zaklar çizerek &amp;nbsp;vadinin dibine kadar inmeyi başarıyorum. Belime kadar otlara bata çıka şelalenin dağdan fışkırdığı kayalıklara ulaşıyorum. İki üç farklı yönde gelişen travertenin kahverengiyle beyaz arasında değişen teraslar oluşturduğu görülüyor. Zaman zaman ağır bir kükürt kokusu geliyor burnuma.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Merkez Dağ’a doğru uzanan çayırların yeşiliyle travertenlerin beyaz sarı ve kahverengi tonlardaki şekillenmelerini kamerayla yakalamaya çalışıyoruz. Saatlerce çekim yapılacak kadar malzeme var bölgede. Travertenlerin&lt;a href=&quot;http://www.yavuzcekirge.com/?p=5056#_ftn2&quot; name=&quot;_ftnref2&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; color: #6a6a6a; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline;&quot;&gt;[2]&lt;/a&gt;&amp;nbsp;dalga dalga yüzeyinde bir perde gibi su akıyor. Dağdan büyük bir hızla gelen Karacasu tam da travertenlerin orada yedi sekiz metreden dökülerek bir dev kazanı oluşturuyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Buranın bir fay hattı olduğu kesin. Okuduğum bir deprem raporunda bu açıkça belirtilmiş.&lt;a href=&quot;http://www.yavuzcekirge.com/?p=5056#_ftn3&quot; name=&quot;_ftnref3&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; color: #6a6a6a; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline;&quot;&gt;[3]&lt;/a&gt;Kocaeli Deprem Sempozyumu 2005 raporunda bölgedeki deprem hassasiyetleri açıkça ifade ediliyor. Bu traverten bölgenin de olası bir fay kırılmasında ne olacağı bilinmez.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
23 Ekim 2011 Van depreminden sonra yaralar sarıldı mı? Yeterli tedbir alındı mı sorusunun cevabı çok net. Resmi kayıtlara göre 600 civarında yaşam yok olurken beş &amp;nbsp;bine yakın yaralı &amp;nbsp;ve bir o kadar da bina hasarının meydana geldiği açıklandı. Resmi rakamlara inanmak için ortada bir sebep yok. Devlet bu tür olaylarda gerçek rakamları şu veya bu sebepten dolayı açıklamıyor. Bölgedeki etnik hassasiyet bir güvensizlik ortamı doğurmuş. Buranın Kürtçe konuşan halkı devlete güven duymuyor. Devlet de onlara güven duymuyor. Bir güven bunalımı sarmalını her yönü kapladığını insanlarla konuştukça algılamamak mümkün değil. Kontrol noktalarında askerlerin ses tonunda saklı olan o zorbalık ve tek yanlılık halkla devlet arasında aynen Karacasu’nun zaman içinde Merkez Dağı oyarak açtığı kanyonun iki yakası &amp;nbsp;gibi uçurumlar açıyor. Bu uçurumların kapanması çok zor. Devlet tek yanlı olarak bu Det Facto ilişkiyi kurmuş. Hoşap Kalesi’nde konuştuğum köyün yaşlılarının yüzlerindeki derin çizgilerden de anlaşılıyor bu.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Karacasu Çayı’nın oluşturduğu bu mini kanyon sürprizlerle dolu. Çay kıyısı boyunca uzanıp giden çiçek denizi üzerinde kelebek, arı, böcek orduları dolaşıyor. Bölgedeki endemik çiçek çeşitliliği dikkat çekici. Yabani sümbül çeşitleri, salep otları, orkideler, çan çiçekleri, ters laleler, yüksük otları bunlardan sadece bazıları. Hakkâri bölgesinin bir doğa harikası olduğunu rahatlıkla söylemek mümkün. Cilo ve Sat Dağları bölgenin en önemli ekosistemleri. Yaklaşık yirmi bin yıllık buzulların yer aldığı bu dağlardaki buzul gölleri, akarsular tüm bölgeyi besleyen doğal kaynaklar olarak tanımlanıyor.&lt;a href=&quot;http://www.yavuzcekirge.com/?p=5056#_ftn4&quot; name=&quot;_ftnref4&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; color: #6a6a6a; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline;&quot;&gt;[4]&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Yer kabuğunun çatlağından sızan kalsiyum bikarbonat ihtiva eden &amp;nbsp;suların yeryüzünde &amp;nbsp;bıraktığı izler bunlar. Bilimsel izahatın dışında görüntü olarak insanda hemen bu suyla banyo yapma isteği uyandırıyor. Yola köylülerin diktiği levhada beyaz zemin üzerine siyah harflerle “Pamukkale” yazılmıştı. Ne de olsa tanınan isim bu. Bir çok yerde “Doğu’nun Pamukkale’si” tabiri kullanılıyor. Issız topraklar buralar. Kimsenin ekip biçmediği ama yüksek otları balya balya yığıp bıraktıkları görünüyor. Buralarda bu ovaların çok az olduğu bölgelerde sık sık aynı şeyi görüyoruz. Otlar kesilmiş balyalanmış ve oraya bırakılmış. Daha sonra gelip ihtiyaçları olduğunda alacaklar her halde. Kanyonun derinliklerine indikçe kuş sesleri artıyor. İnsanlardan ürkmeyen korkusuz kuşlar. Hasret kaldığım bir şey kuş sesleri. Doğa yürüyüşlerinde ormanın, rüzgârın ve kuşların sesini duymak için sessizce beklemek gerekiyor. &amp;nbsp;Oysa Toros Dağları yaylalarında tek bir kuş sesi bile duymak mümkün değil artık.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Vadinin dibinde akşam güneşinin ilk ışıklarına kadar çekim yapıyoruz. Faruk Akbaş ve diğer arkadaşlar “kompozisyon” çalışıyorlar. İnsan unsurunun doğayla birleştirilerek görselleştirilmesi hiç te kolay değil. Konu travertenler ve kanyonun derinlikleri olunca bir çok kompozisyonu denemek gerekiyor. Ben doğa ve insan ilişkisini fotoğraflamayı çok iyi beceremiyorum. Bu grafiksel hatta geometrik bir düşünce tarzını gerektiriyor. Geniş açı lenslerle normal lensler arasında büyük farklar oluşuyor. Özellikle de böylesine dağlık bir coğrafyada ışığın yayılışını kontrol etmek kolay değil. Ben yine çiçeklerime ve kelebeklerime dönüyorum. Akşamın son ışıkları tepeleri yalarken Hakkâri’deki ilk günümüzün sonuna geliyoruz.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
——————————————————————–&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
(Dağlar)&amp;nbsp;Hakkâri il topraklarını ortadan bölen Zap Suyu Vadisi’nin doğusunda Hakkâri Torosları’nın ana kütlesi kuzeydoğu ve güneydoğu yönünde açılarak İran ve Irak sınırlarına dek uzanır. Yörenin en yüksek tepesi, ülkenin de en yüksek dağlarından olan Cilo Dağı’ndadır. Hakkâri il merkezi doğusunda Zap Suyu’ndan sonra Sümbül (3467 m) ve Mere (3200 m) dağları ile birden bire yükselen Cilo kütlesinin temelini, kalkerli ve volkanik kayalar oluşturur. Batı-doğu yönünde uzanan bir kıvrım dağı olan bu kütle, doğuya gidildikçe yükselmektedir. Ana kütle 3000 m yüksekliğinde bir kabartı durumundadır. Sırtın sağında ve solunda genellikle çıplak, dik ve sarp çok sayıda doruk yükselir. Bunlar sırasıyla 3500 m yükseltili Kisara Dağı, 4060 m yükseltili Suppadurek Dağı, 3700 m yükseltili Köşedireği Dağı ve bütün Cilo kütlesinin en yüksek noktası olan 4135 m yükseltili Reşko (Gelyaşin ya da Uludoruk ) Tepesi’dir. 3850 m yükseltili Maunseli Sivrisi ve 3650 m yükseltili Gelyano Tepesi asıl kütleden ayrılarak kuzey yönünden uzanan bir kol üzerindedir. Zap Suyu’nun doğusunda Sümbül Dağı ile başlayıp Gevar Ovası’nın güneyi boyunca İran sınırına dek uzanan bu yüksek sıra dağlar, güneydeki Irak sınırı arasında kalan Şemdinli yöresinin en sarp kesimidir. Cilo ve Şemdinli yörelerindeki yüksek dağlardan çıkan ve güney yönünde akan akarsular, kalkerler ve volkanik kayaçlardan oluşan toprakları zamanla oymuş ve birtakım sarp bölmelere ayırmıştır. Cilo Dağı’ndan güney batı yönünde Zap Suyu dirseği içine doğru uzanan geniş dağ kütlesi, bu şekilde yontulmuş ve parçalanmıştır. Bu engebeli kütle üzerinde 3000 m’yi geçen çok sayıda doruk vardır. 3250 m yükseltili Beridalo ve Yekboy Dağları, 3250 m yükseltili Samur Dağı, 3460m yükseltili Gare Dağı bunların başlıcalarıdır. Avarobaşın Çayı (Rubareşin) ile Şemdinli Çayı arasında geniş ölçüde volkanik kayalardan oluşan Sat Dağları (İkiyaka Dağları) uzanır. Kütlenin üzerinde 3540 m yükseltili Sat Dağı ile 3356 m yükseltili Gevaroki Dağı önemli doruklardır. Kaynak: Hakkâri Üniversitesi kitapçığı: &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;http://husis.hu.edu.tr/doc/0/pdf/Hu_2013_faaliyet_raporu_cmyk.pdf&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://www.yavuzcekirge.com/?p=5056#_ftnref1&quot; name=&quot;_ftn1&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; color: #6a6a6a; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline;&quot;&gt;[1]&lt;/a&gt;&amp;nbsp;Seyahatten döndükten sonra yaptığım araştırmada bölgeye ait bir makaleye rastladım. Yüzüncü yıl &amp;nbsp;Universitesi, Egitim Faktiltesi ve &amp;nbsp;Atatürk Universitesi, Kazim Karabekir Egitim Fakultesi öğretim üyeleri Yrd. Doçent .Dr. Süleyman ELMACI ve&amp;nbsp; Yrd. Doçent .Dr. Ramazan SEVER’in Eastern Geographical Review sayı 15, sayfa&amp;nbsp; 137’de yayınlanan, DOĞAL BiR ANIT: AKÇALI TRAVERTENLERi (VAN-BAŞKALE) başlıklı makalesi konuya az da olsa biraz ışık tutuyor.&amp;nbsp; Akçalı Travertines (Van-Baskale): A Natural Monument&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://www.yavuzcekirge.com/?p=5056#_ftnref2&quot; name=&quot;_ftn2&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; color: #6a6a6a; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline;&quot;&gt;[2]&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;Traverten; kalsiyumbikarbonat Ca (HCO3) içeren soğuk ve sıcak su kaynakları tarafından çökeltilen karbonatlı oluşumlardır. Denizli-Pamukkale, Ağrı-Diyadin, Erzincan-Otlukbeli Gölü, Erzurum-Hölenk, Van-Başkale, Hadim-Aksazak, Hadim-Yerköprü, Sındırgı- Hisaralan, Cihanbeyli-Bolluk Gölü, Bolu-Akkale, Sivas-Sıcakçermik gibi birçok yerde birer doğa harikası olan bu traverten birikim şekilleri bulunmaktadır.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
&lt;strong style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;Kaynak:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;Yrd. Doç. Dr. Selahattin POLAT Uşak Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Uşak, TÜRKİYE’DE TRAVERTEN OLUŞUMU, YAYILIŞ ALANI VE KORUNMASI, MARMARA COĞRAFYA DERGİSİ SAYI: 23, OCAK – 2011, S. 389-428 İSTANBUL –&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://www.yavuzcekirge.com/?p=5056#_ftnref3&quot; name=&quot;_ftn3&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; color: #6a6a6a; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline;&quot;&gt;[3]&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;Hakkari yöresinde bölgesel ölçekte üç önemli tektonik yapı yer alır. Bunlar Bitlis Kenet Kuşağı (BKK), Şemdinli Yüksekova fay kuşağı (ŞYFK) ve Başkale fay kuşağıdır. Kaynak:&lt;/em&gt;&amp;nbsp;Ali Koçyiğit, 2005.01.25, MW 5.9 SÜTLÜCE (HAKKARİ) DEPREMİNİN KAYNAĞI: BAŞKALE FAY KUŞAĞI, GD TÜRKIYE.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://www.yavuzcekirge.com/?p=5056#_ftnref4&quot; name=&quot;_ftn4&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; color: #6a6a6a; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline;&quot;&gt;[4]&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;Hakkâri il topraklarının yaklaşık % 87’sini kapsayan dağlar, genellikle ülke dağlarının ortalamasından daha da yüksektir. Bu dağların en önemlileri; Cilo (4.135), Sandil (3.818), Mordağ (3.810), Karadağ (3.630), Geverok (3.680), Sümbül (3.250 m.)’dir. Cilo ve Sat dağları yöresi bölgenin en önemli doğal varlıklarıdır. Bu dağlardaki 20 bin yıllık buzullar, buzul gölleri ve barındırdığı yaban hayvanlar ve endemik bitki örtüsü ile bölge “doğa harikası” olarak nitelenebilir. Kaynak:&lt;/em&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://www.daka.org.tr/panel/files/files/yayinlar/TRB2_Bolgesi_MDA_DogalKaynaklar_2011.pdf&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; color: #6a6a6a; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline;&quot;&gt;http://www.daka.org.tr/panel/files/files/yayinlar/TRB2_Bolgesi_MDA_DogalKaynaklar_2011.pdf&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://i1.wp.com/www.yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/07/DSF0003.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; color: #ffc800; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;_DSF0003&quot; class=&quot;aligncenter size-large wp-image-5065&quot; height=&quot;134&quot; scale=&quot;1.5&quot; src-orig=&quot;http://i1.wp.com/www.yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/07/DSF0003.jpg?resize=600%2C135&quot; src=&quot;http://i1.wp.com/www.yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/07/DSF0003.jpg?zoom=1.5&amp;amp;resize=600%2C134&quot; srcset=&quot;http://i1.wp.com/www.yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/07/DSF0003.jpg?zoom=1.5&amp;amp;resize=600%2C134&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; clear: both; display: block; height: auto; margin: 0px auto; max-width: 100%; transition: all 0.3s cubic-bezier(0.83, 0.08, 0.88, 0.51) 0s;&quot; width=&quot;600&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/9072431036611360602'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/9072431036611360602'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2015/08/hakkari-izlenimleri-1.html' title='Hakkâri İzlenimleri (1) '/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-3486328925406051581</id><published>2015-06-05T23:39:00.001+03:00</published><updated>2015-06-05T23:39:37.908+03:00</updated><title type='text'>Neyi Seçiyorum..?</title><content type='html'>&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Yine bir seçim dönemi yaşanıyor. Bol küfürlü,
skandallı, kavgalı, bol gürültülü, bombalı, TOMA’lı ve biber gazlı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu seçimlerin ve geçmiş seçimlerin bol aritmetikli,
kavranması zor bir yanı var. Seçmen sayısı, baraj, nispi mi yoksa çoğunluk mu
gibi parametreler var. Sonuç itibariyle basit bir sistem değil. Türkiye’de &amp;nbsp;seçim sistemi olarak “&lt;i&gt;yüksek barajlı liste usulü nispi temsil sistemi”&lt;/i&gt; uygulanmaktadır.
Yüzde onluk bir baraj söz konusudur. Seçmen bölgesi söz konusu olmaksızın
siyasi partilere veya bağımsız adaylara oy vermektedir. Siyasi partiler de daha
önce belirlemiş ve deklare etmiş oldukları listelere göre seçim bölgelerindeki
oy sayılarına göre milletvekili çıkarmaktadırlar. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;7 Haziran 2015 Milletvekili Genel seçimlerinde oy
kullanacak seçmen sayısı (55,922,380 ) Elli Beş Milyon Dokuz Yüz Yirmi iki bin üç
yüz seksen olarak YSK Tarafından açıklanmış bulunuyor. Bir yıl önce
Cumhurbaşkanlığı seçimi için belirlenen seçmen sayısından yaklaşık iki yüz bin daha
fazla (55,701,719). &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Seçime katılım oranı genellikle yüzde yetmiş civarında
seyretmektedir. Seçmen merkez ağırlıklı bu siyasi yapıdan aslında hoşnut
değildir. Devletin tüm kadrolarıyla siyasallaştığı dönemlerde halkın
tercihinden ziyade çıkar gruplarının menfaatleri belirleyici olmaktadır. Merkeze
toplanan siyasi güç yerel sorunlarla uğraşmaktan çok iktidarı elinde tutmak
için devletin olanaklarını seferber etmeyi tercih etmektedir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Nitekim bu seçimlerde de iyice kutuplaşan Türkiye’de
mücadele dört parti arasında cereyan edecektir. Bu seçimlerin iki kritik alanı
vardır. Birincisi AKP’nin uğradığı oy kaybının ne ölçüde olacağının tahmin
edilememesidir. Son seçimlerde Yüzde elli oy alan AKP’nin bu seçimlerde yüzde
otuzlara düşeceğinden söz edilmektedir. İkinci kritik alan HDP’nin barajı geçip
geçmeyeceği konusudur. Eğer HDP barajı geçerse mecliste en az altmış milletvekiliyle
önemli bir temsil sağlayacaktır. Eğer barajı geçemezse AKP ve diğer barajı
geçen partilerin milletvekili sayısında orantısal bir artış olacaktır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu seçimlerde oy çalma, hile ile torba saklama, bilgisayar
kayıtlarında sahtecilik gibi seçim hilelerinin yapılacağı ihtimali üzerinde
durulmaktadır. Yaklaşık iki aydır bu söylentiler ayyuka çıkmış durumdadır. Eğer
seçimlerde hile yapılırsa, bu sonuçları çok vahim olaylar dizisinin başlangıcı
demektir. İkinci tehlike parti mitinglerinde patlayan bombalardır. Özellikle de
HDP mitinglerinde meydana gelen taciz olaylarının maksatlı olduğu kesindir.
Hükümetin bu konuda aciz olduğu hatta ateşe körükle yaklaştığı da görülmüştür.
Bu da vahim terör olaylarının seçimlerden sonra patlayacağı şüphesini
güçlendirmektedir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Seçim anketlerinin çoğu AKP’nin oy kaybını ve HDP’nin
barajı geçeceğini işaret etmektedir. Bu da yapılacak seçim simülasyonunun bu
iki parametre ışığında yapılmasının daha mantıklı olduğunu göstermektedir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Yapılan istatistiki akıl yürütmeye göre ortaya şöyle
iki temel senaryo çıkmaktadır: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Birinci
Senaryo:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Birinci Senaryoya göre: &amp;nbsp;AKP % 33-35 bandına gerileyecektir. HDP tüm
sol kesimin ve bir kısım AKP oyu alarak %12-14 bandına çıkacaktır. CHP ise %
35-32 bandına yükselecek, MHP ise %18-14 bandında oy sağlayacaktır. Diğer
partilerin oy oranının barajı geçmeye yeterli olmayacağı için bu seçim
sistemine göre ziyan olacağını da söylemek gerekir. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;İkinci
Senaryo: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;İkinci senaryo tümüyle sürpriz bir tabloyu ortaya
çıkaracaktır. Bu sürprizde HDP barajı geçemeyecek, AKP ciddi bir oy kaybına
değil de yüzde onluk bir oy kaybına uğrayacaktır. AKP % 39-36 bandında, CHP ise
%30-34, MHP %18-15 bandında bir sonuçla milletvekili dağılımı gerçekleşecektir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Birinci
Senaryo milletvekili sayısı: &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;İkinci Senaryo Milletvekili Sayısı &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;AKP &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;215 &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;279&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;CHP&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 199&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;202&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;MHP &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;73&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;69&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;HD &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;63&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;
-&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;İkinci senaryoya bakılınca HDP’nin barajı
geçememesinin sonucu olarak AKP altmış milletvekili daha fazla çıkarma olanağına
kavuşmuş bulunmaktadır. Esas sorun da budur. HDP’nin barajı geçip geçmemesinin
CHP ve MHP oylarında belirgin bir artış veya düşüş meydana getirmediği
aşikardır. Bu senaryonyu çok önceden hesaplayan partiler seçim stratejilerini
de bu yönde kurmuşlardır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Birinci senaryo gerçekleşirse Türkiye siyasi
yaşamında yeni bir dönem açılacaktır. Bu dönemde AKP’yenilgisi giderek ciddi oy
kayıplarına dönüşecektir. Rüşvet, ihaleye fesat karıştırma &amp;nbsp;&amp;nbsp;ve
yolsuzluk davalarıyla partinin hırpalanacağını &amp;nbsp;rahatlıkla söylemek mümkündür. En büyük zararı
da Cumhurbaşkanı görecektir. Meclise verilecek gensoruları bu kez reddetmeye oy
gücü yetmeyecek olan partinin geleceği pek parlak görünmüyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;İkinci senaryo ise ciddi sorunların ortaya çıkacağı
huzursuzluk dolu ağır bir dönemin başlangıcında olduğumuzu gösterecektir. HDP’nin
meclis dışında kalmasının sonuçları Güney Doğu bölgelerinde giderek artan
şiddet olacaktır. Bu şiddet sarmalı tüm Türkiyeyi ve meclisi &amp;nbsp;sarsacak şiddette olacaktır. Nispi bir AKP başarısı
gibi görünse de bu senaryo Türkiye’nin hayrına olmayacaktır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;8 Haziran sabahı Türkiye’nin hangi yolda yürüyeceğini
şimdiden kestirmek kolay değil. Özgürlüklerin arttığı, beraberlik ruhunun
yeniden kurulduğu refah dolu bir döneme girmediğimiz ise çok belli.&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/3486328925406051581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/3486328925406051581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2015/06/neyi-seciyorum.html' title='Neyi Seçiyorum..?'/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-3692275434595683060</id><published>2015-05-12T16:04:00.001+03:00</published><updated>2015-05-12T16:07:34.936+03:00</updated><title type='text'>Kenan Evren ve 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiM5M0oHaAHsJMbyWJ8O-zdJvzuUHC__bwlFxutp3bQrs0NUI4One25lxhMXGauTU9CPp0-7ozUbIdv2cFeZp8vyugjpDUiVsbZjEGmAcKIyuViWq20e4H7q4BRfnRVUsi3myuo5oxfQN0/s1600/29+Nisan+2015+Emirgan+Lale+Sabanc%C4%B1+M%C3%BCzesi+144.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; height=&quot;213&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiM5M0oHaAHsJMbyWJ8O-zdJvzuUHC__bwlFxutp3bQrs0NUI4One25lxhMXGauTU9CPp0-7ozUbIdv2cFeZp8vyugjpDUiVsbZjEGmAcKIyuViWq20e4H7q4BRfnRVUsi3myuo5oxfQN0/s320/29+Nisan+2015+Emirgan+Lale+Sabanc%C4%B1+M%C3%BCzesi+144.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye Cumhuriyeti tarihi müdahalelerle dolu. Cumhuriyetin ilan edildiği 1923 tarihinden bu yana kaç müdahale olduğu ve bu müdahalelerin nedenleri çok kapsamlı siyasal analizleri yapmayı gerektiriyor. 12 Eylül darbesi yapıldığında Stockholm’deydim. Tüm dünya medya organlarında flaş haber olarak verilmişti. Meclis ve siyasi partiler kapatılmış, parti başkanları tutuklanmıştı. İsveç medyasına darbeyle ilgili yorum yaparak katkıda bulunmuştum. Aradan tam kırk beş yıl geçmiş. Geçen Cumartesi günü &amp;nbsp;Kenan Evren’in de vefat haberi geldi. Darbeci general, müebbet hapse mahkum olduğu 12 Eylül davasında yargılanmıştı.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Cumhuriyet tarihinin en kanlı ve ağır darbesinin sonuçlarını bir gazete şöyle özetliyordu:&lt;/div&gt;
&lt;ul style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #404040; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin: 0px 0px 1.5em 3em; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;Bir milyon 683 bin kişi fişlendi, bir milyona yakın kişi gözaltına alındı.&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;517 kişiye idam cezası verildi. 50 kişi asıldı.&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;71 bin kişi irtica ve komünizm propagandası suçlamasıyla, 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;50 binin üzerinde kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı. 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;Yaklaşık 300 kişi gözaltındayken öldürüldü. 171 kişi işkenceden öldü.&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı. 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;3 bin 854 öğretmen, 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi. 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 31 gazeteci cezaevine girdi. 300 gazeteci saldırıya uğradı.&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;3 gazeteci silahla öldürüldü. Gazeteler 300 gün yayın yapamadı. 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;em style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;Cezaevlerinde 299 kişi yaşamını yitirdi.&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Şimdi Kenan Evren’in vefatının ardından yazılanlara bakıyorum da iç karartıcı dengelerin ne kadar içine batılmış olduğunu görüyorum. Darbeci olarak mahkum edilen birine devlet cenaze töreni düzenlemek her halde bir başka ülkede olmaz. Bir hukuk sistemi düşünün ki, darbe yapmak suçuyla müebbet hapis cezası veriyor ama unvanlarını geri almıyor. Bir başka darbe davasında “Balyoz” ya da “Ergenekon” &amp;nbsp;artık ne ad verildiyse önce kalabalık bir grup muvazzaf subaya müebbet hapis cezası veriliyor &amp;nbsp;daha sonra berat kararı çıkıyor. darbe var mı yok mu diye tartışılan davaların yanında 27 mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri de fakta ortadayken tam bir yargılama yapılmıyor, gerçek suçlular işkenceciler toparlanıp hapsedilmiyor da iki general suçlu gösteriliyor. &amp;nbsp;Bir yerde bir terslik olduğu kesin. Bakıyoruz şimdi de cenaze için devlet töreni yapılacak ama devleti temsilen ne hükumet ne de siyasi parti temsilcileri cenaze törenine katılmayacaklarını beyan ediyorlar. Bu nasıl bir hukuk düzeni &amp;nbsp;diye sorgulamamak elde değil.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://i2.wp.com/www.yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/05/Konstantiniyye-139.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; color: #6a6a6a; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;Konstantiniyye-139&quot; class=&quot;aligncenter size-large wp-image-5028&quot; src=&quot;http://i2.wp.com/www.yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/05/Konstantiniyye-139.jpg?zoom=1.5&amp;amp;resize=600%2C400&quot; height=&quot;400&quot; scale=&quot;1.5&quot; src-orig=&quot;http://i2.wp.com/www.yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/05/Konstantiniyye-139.jpg?resize=600%2C400&quot; style=&quot;-webkit-transition: all 0.3s cubic-bezier(0.83, 0.08, 0.88, 0.51) 0s; border: 0px; box-sizing: inherit; clear: both; display: block; height: auto; margin: 0px auto; max-width: 100%; transition: all 0.3s cubic-bezier(0.83, 0.08, 0.88, 0.51) 0s;&quot; width=&quot;600&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Osmanlı’nın darbe tarihi çok uzun. En bilinenlerden biri ise: 23 Ocak 1913 tarihinde Enver Paşa ve arkadaşlarının Babı &amp;nbsp;Âli’yi elde tabanca bastıkları darbe. Bu &amp;nbsp;baskınla &amp;nbsp;başlayan bir darbe geleneği, demokrasinin değil zorbalığın ve kaba gücün egemen olduğu bir siyasi akımın özellikle iktidar gücünü elinde tutanlarla onların rakiplerinin halkın katılımı olmadan giriştikleri mücadelelerin altyapısını oluşturduğu söylenebilir. İttihat ve Terrakki &amp;nbsp;adı verilen siyasi akım aslında Jakoben yani buyurgan, katılımcı olmayan bir siyasi geleneğin benimsendiği bir grup askerin söz sahibi olduğu süreçte ortaya çıkmıştır. Cumhuriyetin kurulması ile birlikte o günkü savaş şartları ve dünya genel ekonomik ve siyasi konjonktürü dikkate alınarak yine halkın katılımcı olmadığı Jakoben &amp;nbsp;devlet modeline geçilmiştir. Tek parti dönemi olarak adlandırılan bu dönemde ordu ve askerler ülke siyasetinde etkili olmuşlar, gerektiğinde müdahalelerde bulunmuşlardır. 1923-1946 dönemi siyasi analizini yapan onlarca bilimsel çalışma var. Cemil Koçak, Ahmet Demirel, Mete Tunçay, Çetin Yetkin, vb. gibi düşünür yazarların eserlerini her kitapçıda bulmak mümkündür. Burada özetle darbe geleneğinin sadece 1980 yılında ortaya çıkmadığını evveliyatının olduğunu söylemekle yetineceğim. Bir diğer önemli nokta da 1982 anayasasıdır. Halen yürürlükte olan bu anayasa bir türlü değişmemiştir. Seçim barajı, baskı kanunları özgürlüğü kısıtlayıcı maddeleriyle bir türlü değiştirilemeyen bu anayasa Kenan Evren anayasasıdır. Bugün hiçbir siyasi partinin bu konuda savunulacak bir yanı yoktur. İkiyüzlü bir &amp;nbsp;siyaset yürüten günümüz siyasi partilerinin &amp;nbsp;&amp;nbsp;bu anti demokratik anayasadan nemalandıkları da unutulmamalıdır. Bugün meydanlarda halkın desteği, milli irade &amp;nbsp;nutku atan siyasilerin halen yürürlükte olan Evren anayasasına sığınarak gerçek halk desteğini yok saydıkları, nispi seçim sistemiyle parti başkanı hegemonyasını sürdürdükleri ve kendi millet vekilini seçemeyen halkın bir kısmının oylarının heba olduğu bir başka seçime hazırlanıyoruz. Geçen dört yıl boyunca anayasayı değiştirme çabalarını bilinçli olarak baltalayan siyasi partilerin amacının mevcut bozuk düzeni sürdürmek olduğu aşikardır. Halkın özgürlük talepleri, demokratik hukuk devleti rüyası maalesef bir başka bahara kalmış görünüyor. Mevcut sıkı düzen yetmiyormuş gibi şimdi dikta heveslisi siyasilerin bir de başkanlık sistemi talebi gündeme oturmuştur. Demokrasi isteyen halkın karşısına başkanlık sistemi adı altında bir de tek adam idaresi sorunu çıkacaktır.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://i2.wp.com/www.yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/05/29-Nisan-2015-Emirgan-Lale-Sabanc%C4%B1-M%C3%BCzesi-143.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; color: #6a6a6a; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;29 Nisan 2015 Emirgan Lale Sabancı Müzesi 143&quot; class=&quot;aligncenter size-large wp-image-5031&quot; src=&quot;http://i1.wp.com/www.yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/05/29-Nisan-2015-Emirgan-Lale-Sabanc%C4%B1-M%C3%BCzesi-143.jpg?zoom=1.5&amp;amp;resize=600%2C400&quot; height=&quot;400&quot; scale=&quot;1.5&quot; src-orig=&quot;http://i1.wp.com/www.yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/05/29-Nisan-2015-Emirgan-Lale-Sabanc%C4%B1-M%C3%BCzesi-143.jpg?resize=600%2C400&quot; style=&quot;-webkit-transition: all 0.3s cubic-bezier(0.83, 0.08, 0.88, 0.51) 0s; border: 0px; box-sizing: inherit; clear: both; display: block; height: auto; margin: 0px auto; max-width: 100%; transition: all 0.3s cubic-bezier(0.83, 0.08, 0.88, 0.51) 0s;&quot; width=&quot;600&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Soğuk savaş yılları Türkiye için felaketleri de beraberinde getirmiştir. İki kutuplu dünyada bir ileri bir geri giden demokratikleşme çabalarının sert darbelerle yok edildiği görülmüştür. Farklı görüşten olanlara tahammülün olmadığı bir atmosferi yaratan da darbeler ve baskı rejimleridir. Kenan Evren Türkiye’deki sol akımları bertaraf etmeyi kendisine görev edinmiş ve bunu da Atatürkçü, milliyetçi ve dindar bir nesil yetiştirme adına sert ve buyurgan toplumsal müdahaleler yaparak gerçekleştirme yoluna gitmiştir. Hapishaneler işkence merkezlerine dönüştürülmüş, üniversitelerdeki demokratik hareketler &amp;nbsp;asker ve polis kordonuna alınarak durdurulmuş, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları zararlı, kökü dışarda örgütler ve çeteler olarak ilan edilerek bertaraf edilmiştir. Toplumun en dinamik ve eğitimli kesiminden üç milyona yakın insanın yok edilmesi bazı güçlerin amaçladığı değişimi sağlamıştır. Demokrasi yerine dindarlık ve biat kültürünü aşılayan toplum mühendislerinin en büyük yardımcısı da bir şekilde sağlanan ekonomik refah düzeyiydi. Turgut Özal uluslararası sermayenin muhafazakar temsilcisi olarak fakir halka zengin olma yolları açıyor, birbiri ardından reformlar yapıyordu. Parlamenter sistem yine Kenan Evren anayasasıyla çalışıyordu. Aynen bugün olduğu gibi. Sağlanan göreceli ekonomik refahla Batıya açılınıyor ihracatta patlama yaşanıyordu. Demokratik talepler, özgürlük istekleri ağır şekilde cezalandırılıyor devlet dindar muhafazakar kadrolarla farklı bir mecraya dönüştürülüyordu.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
İşte Kenan Evren bu dönüşüm süresince cumhurbaşkanlığı yapmış, onun emrindeki istihbarat güçleri &amp;nbsp;sistematik işkencelerle ve tutuklamalarla her tür muhalefeti bastırmıştır. Medya bu dönemde el değiştirmiş yeni oluşumu destekleyen kalemşörler piyasaya çıkmıştır. Turgut Özal ve Kenan Evren hayranı bu kalemşörler methiyeler dizerek halka güllük gülistanlık ileriye giden bir Türkiye fotoğrafı sunmuşlardır. Kenan Evren ve Turgut Özal ‘ın korku üzerine kurulu idaresi , sendikalara, medyaya &amp;nbsp;ve sivil toplum kuruluşlarına uyguladıkları baskıyla Türkiye siyasi gidişatının &amp;nbsp;soldan sağa kaymasına &amp;nbsp;neden olmuşlardır. Bugün eğer din üzerinden siyaset yapan birileri varsa bunun mucidi Turgut Özal’dır. Sağlanan ekonomik refah sürdürülebilir ekonomik refah değil dış sermayeye bağlı güdümlü ve göreceli bir refahtır. Toplumun belirli bir kesimi yolsuzluklarla, sahtecilikle zengin edilmiş çalışan ve vergi ödeyen kesimin yükü ağırlaştırılmıştır. Özal döneminde yapılan reformlar zaten liberal ekonomilerde olmazsa olmaz mekanizmalarla desteklenmek zorundaydı. Bu değişimi bir başarı, bir mucize gibi lanse eden ve duyuran &amp;nbsp;medya sahipleri devlet banka ve fabrikalarını cazip kredilerle satın alıyor giderek zenginleşiyorlardı. İşte bu yeni Türkiye fotoğrafında &amp;nbsp;eksik olan en önemli şey özgürlükçü bir anayasaydı. Yeni iktidar sahipleri bu anayasayı değiştirmek için ciddi bir çaba göstermediler.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://i0.wp.com/www.yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/05/Polis-ve-Vatanda%C5%9F-%C4%B0li%C5%9Fkisi.jpeg&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: inherit; color: #6a6a6a; font-style: inherit; font-weight: inherit; margin: 0px; outline: 0px; padding: 0px; text-decoration: none; vertical-align: baseline;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;Polis ve Vatandaş İlişkisi&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-5012&quot; src=&quot;http://i0.wp.com/www.yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/05/Polis-ve-Vatanda%C5%9F-%C4%B0li%C5%9Fkisi.jpeg?zoom=1.5&amp;amp;resize=600%2C496&quot; height=&quot;495&quot; scale=&quot;1.5&quot; src-orig=&quot;http://i0.wp.com/www.yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/05/Polis-ve-Vatanda%C5%9F-%C4%B0li%C5%9Fkisi.jpeg?resize=600%2C496&quot; style=&quot;-webkit-transition: all 0.3s cubic-bezier(0.83, 0.08, 0.88, 0.51) 0s; border: 0px; box-sizing: inherit; clear: both; display: block; height: auto; margin: 0px auto; max-width: 100%; transition: all 0.3s cubic-bezier(0.83, 0.08, 0.88, 0.51) 0s;&quot; width=&quot;600&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
Kenan Evren yargılandı mahkum oldu ama 12 Eylül iktidarının önemli oyuncuları &amp;nbsp;yargılanmadı. Onlar hala serbest ve kilit noktalarda görev yapıyorlar. Savcılar 12 Eylül’ün gerçek suçlularını yargı önüne çıkaramadı. Sembolik olarak iki emekli generalin apoletlerini söküp müebbet hapse mahkum ettiler ama dava Yargıtay aşamasında onaylanmadığı için uygulama aşamasına geçemedi. Bir anda hukuk uygulanamadı. Şimdi Kenan Evren’in ölümüyle ortada suçlu da kalmadı. Türkiye cumhuriyetinin ve demokrasisinin &amp;nbsp;bu kadar ağır bir yara almasına neden olanların adalet önüne çıkarılamadığı gibi verilen zararın da ne olduğu artık unutulmuş durumda. Yaratılan balık hafızalı toplum, dindar ve muhafazakâr kimliği kabullenmiş görünüyor. Özgürlük ve adalet isteyenler hemen cezalandırılıyor ve tasfiye ediliyor. Kenan Evren öldü ama 12 Eylül ruhu her yeri kaplamış durumda. Nefes almak çok zor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: inherit; color: #646464; font-family: &#39;open sans&#39;, sans-serif; font-size: 16px; line-height: 30px; margin-bottom: 1.5em; outline: 0px; overflow: hidden; padding: 0px; vertical-align: baseline;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/3692275434595683060'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/3692275434595683060'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2015/05/kenan-evren-ve-12-eylul-1980-askeri.html' title='Kenan Evren ve 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiM5M0oHaAHsJMbyWJ8O-zdJvzuUHC__bwlFxutp3bQrs0NUI4One25lxhMXGauTU9CPp0-7ozUbIdv2cFeZp8vyugjpDUiVsbZjEGmAcKIyuViWq20e4H7q4BRfnRVUsi3myuo5oxfQN0/s72-c/29+Nisan+2015+Emirgan+Lale+Sabanc%C4%B1+M%C3%BCzesi+144.jpg" height="72" width="72"/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-216549754292643635</id><published>2015-02-11T23:39:00.002+02:00</published><updated>2015-02-11T23:41:33.998+02:00</updated><title type='text'>İstanbul’da  Balık Çorbası Aramak</title><content type='html'>&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div align=&quot;center&quot; class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-fareast-language: TR; mso-no-proof: yes;&quot;&gt;&lt;!--[if gte vml 1]&gt;&lt;v:shapetype id=&quot;_x0000_t75&quot;
 coordsize=&quot;21600,21600&quot; o:spt=&quot;75&quot; o:preferrelative=&quot;t&quot; path=&quot;m@4@5l@4@11@9@11@9@5xe&quot;
 filled=&quot;f&quot; stroked=&quot;f&quot;&gt;
 &lt;v:stroke joinstyle=&quot;miter&quot;/&gt;
 &lt;v:formulas&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;if lineDrawn pixelLineWidth 0&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @0 1 0&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum 0 0 @1&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @2 1 2&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @3 21600 pixelWidth&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @3 21600 pixelHeight&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @0 0 1&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @6 1 2&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @7 21600 pixelWidth&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @8 21600 0&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @7 21600 pixelHeight&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @10 21600 0&quot;/&gt;
 &lt;/v:formulas&gt;
 &lt;v:path o:extrusionok=&quot;f&quot; gradientshapeok=&quot;t&quot; o:connecttype=&quot;rect&quot;/&gt;
 &lt;o:lock v:ext=&quot;edit&quot; aspectratio=&quot;t&quot;/&gt;
&lt;/v:shapetype&gt;&lt;v:shape id=&quot;Resim_x0020_3&quot; o:spid=&quot;_x0000_i1027&quot; type=&quot;#_x0000_t75&quot;
 style=&#39;width:454pt;height:302.5pt;visibility:visible;mso-wrap-style:square&#39;&gt;
 &lt;v:imagedata src=&quot;file:///C:\Users\YAVUZE~1\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image001.jpg&quot;
  o:title=&quot;&quot;/&gt;
&lt;/v:shape&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if !vml]--&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu Şubat ayını İstanbul’da geçirmek istedim.
Özlediğim şeylerden biri de balık çorbası idi. Tarihi şehrin keşfetmediğim
yörelerini adım adım gezerken fotoğraf çekecek, esnaf ve &amp;nbsp;&amp;nbsp;balık
lokantalarını yoklayacaktım. İlk etapta Kadıköy çarşısı içinde balık çorbası
içilecek yerleri soruşturmaya başladım. Kadıköy çarşısı Osman Ağa Camii ile
başlayan Mühürdar Caddesi ve Güneşli Bahçe sokak ile Üzellik sokağın arasında
yoğunlaşan şarküteri, balıkçı ve manavların çoğunlukta olduğu dükkanların
birbiri ardına sıralanışıyla oluşuyor. Manavlar ve balıkçılar zaten üç dört
metre kadar olan dar sokaklara tezgahlarını taşırarak&amp;nbsp; geçiş yerini yarı yarıya azaltmışlar.
Sabahtan akşama kadar buradan yoğun bir kalabalık akıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Ara sokaklarda Mukadderhane Caddesi ve Serasker sokağında
&amp;nbsp;ise &amp;nbsp;balık ekmek, midye, kokoreç, lahmacun gibi
hızlı servis lokantaları var. Meyhaneler ve Pub’ların tüm Kadıköy ara
sokaklarına yayıldığı, Moda Caddesi, Reks Sineması çevresinde hemen hemen tüm
sokakları dolduran kafeler, meyhaneler ve publarla İstanbul’un hiçbir semtinde
görülmeyen yoğunluğa ulaşıyor. &amp;nbsp;Mühürdar
Caddesi üzerinde “Közde Kahve” adı altında Türk kahvesi servisi yapan cep &amp;nbsp;kafeleri çoğunlukta. Hemen hemen her türlü yiyeceğin
satıldığı bu yüzlerce lokantada en yaygın tür ise &amp;nbsp;kebap ve meze &amp;nbsp;türü. Dünyanın en verimli balık alanlarından
biri olan İstanbul Boğazı ve Marmara denizine &amp;nbsp;açılan &amp;nbsp;Kadıköy lokantaları zaman içinde ahalinin
değişimine paralel olarak &amp;nbsp;balık
ağırlıklı değil et ve tavuk ağırlıklı yemeklerle dolu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Çarşı yüzlerce yıllık eski geleneğinin yanı sıra
göçlerle başlayan değişim sürecinin de odağı haline gelmiş. Eskiden çok talep
olan Yahudi, Rum ve Ermeni ahalinin tercih ettiği yiyeceklere artık &amp;nbsp;nadiren rastlanıyor. Çarşının ara sokakları
akşamcıların ve Fenerbahçe taraftarlarının&amp;nbsp;
içki ve yemek ihtiyaçlarına göre yarı Pub yarı meyhane yarı bistro tarzı
dekore edilmiş lokantalarla dolu. Sokağa konan masalar iki metre geçiş yeri ya
bırakıyor ya da bırakmıyor. Bu lokantalarda tavana yerleştirilen büyük
ekranlarda futbol maçları yayınlanıyor. Özellikle de Fenerbahçea takımının
maçlarının olduğu &amp;nbsp;akşamlarda iğne atılsa
yere düşmeyecek şekilde taraftarlarla doluyor bu lokantalar. Kadıköy semtinde
yaşayanların &amp;nbsp;Fenerbahçe tutkusu o kadar &amp;nbsp;derin ki Fenerbahçeli olmak Kadıköylü olmakla
eş anlamlı kullanılıyor. Galatasaray taraftarının &amp;nbsp;Nevizade Sokağın’da, Beşiktaş taraftarının
Beşiktaş Çarşı’sında oluşturduğu Sports Bar, meyhane tarzı İstanbul gençliğinin
yaşam tarzının önemli bir yanını yansıtıyor. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Lokantaların menüleri meze ağırlıklı. Çoğu da bir
iki günlük. Bu mekanlarda balık çorbası bulmak imkansız. İki büyük balık
lokantası var çarşıda. Boğaz balık lokantalarına benzeyen beyaz örtülü, bol &amp;nbsp;meze çeşidi çıkaran ızgara &amp;nbsp;balık yenen içkili eski İstanbul tarzı lokantalar.
Bu lokantaların menüsünde de yok balık çorbası.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 18.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Dicle Balık &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 18.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Sora sora Bağdat bulunurmuş. Sonunda balık çorbası
yapan bir lokanta buldum. Dicle balık lokantası. Safran kullandıkları için
çorbanın rengi sarı. İçinde özellikle küçük &amp;nbsp;balık filetosu &amp;nbsp;parçaları var. Fransız usulü kırlangıç çorbası
diye yazmışlar menüye. Kırlangıç balığı olup olmadığını anlamak zor. Bana kırlangıç
gibi gelmedi. İnce kıyılmış sebzeler ve unla terbiye edilmiş çorba lezzetli. Her
gün saat on ikide çıkarmış çorba. Çorbanın fiyatı yedi Türk Lirası. Hamsiyi ayıklayarak
fileto halinde servis ediyorlar. Lezzetinden Karadeniz hamsisi olduğu
anlaşılıyor. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div align=&quot;center&quot; class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-fareast-language: TR; mso-no-proof: yes;&quot;&gt;&lt;!--[if gte vml 1]&gt;&lt;v:shape id=&quot;Resim_x0020_2&quot;
 o:spid=&quot;_x0000_i1026&quot; type=&quot;#_x0000_t75&quot; style=&#39;width:454pt;height:302.5pt;
 visibility:visible;mso-wrap-style:square&#39;&gt;
 &lt;v:imagedata src=&quot;file:///C:\Users\YAVUZE~1\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image003.jpg&quot;
  o:title=&quot;&quot;/&gt;
&lt;/v:shape&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if !vml]--&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 18.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Halikarnas Balıkçısı &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 18.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Balık çorbası arayışımı bir tanıdığın tavsiyesine
uyarak Üsküdar’da sürdürmeye karar veriyorum. Üsküdarlılar &amp;nbsp;Kadıköy’den çok farklı bir yaşam tarzına
sahip. Anadolu’dan gelen daha muhafazakâr bir kitlenin yerleştiği Üsküdar’da
Kadıköy’ün aksine bir tane bile içkili lokanta yok. Ünlü Kanaat lokantası
bulunduğu binanın yanındaki binayı da alarak iyice genişlemiş. Kanaat lokantası
İç Anadolu ve Karadeniz &amp;nbsp;tarzı et
ağırlıklı yemekler sunuyor. Menüsünde balık yok. Balıkçılar çarşısına girince
sol tarafta Halikarnas Balıkçısı var. Balık tezgâhında balık satıyor ve içeride
yeni dekore ettiği iki katlı balık lokantasında balık çorbası var. Beyaz renkli
yoğun bir çorba. Bol un kullandıkları belli. Sebze ağırlıklı balık fileto
parçalarının da bulunduğu çorba altı Türk Lirası. Çorbanın pek lezzetli
olduğunu söyleyemeyeceğim. Terbiyesi biraz yoğun, kullandıkları sebzeler de pek
lezzet vermemiş. Her halde doyurucu olması için patates ağırlıklı bir tarif
kullanıyorlar. Hamsi tavasını da farklı buldum. Dicle Balık’ın aksine
kılçıklarıyla bütün halde tavasını yapmışlar. Kılçıklar da oldukça sert.
Ayıklayarak yemek gerekiyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 18.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kuzguncuk Balıkçısı &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;İstanbul’un mahalle hayatını yaşayan &amp;nbsp;semtlerinden biri olan Kuzguncuk’ta Perihan
Abla Sokağı’nda bulunan lokanta dekoruyla dikkat çekiyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div align=&quot;center&quot; class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-fareast-language: TR; mso-no-proof: yes;&quot;&gt;&lt;!--[if gte vml 1]&gt;&lt;v:shape id=&quot;Resim_x0020_1&quot;
 o:spid=&quot;_x0000_i1025&quot; type=&quot;#_x0000_t75&quot; style=&#39;width:454pt;height:302.5pt;
 visibility:visible;mso-wrap-style:square&#39;&gt;
 &lt;v:imagedata src=&quot;file:///C:\Users\YAVUZE~1\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image005.jpg&quot;
  o:title=&quot;&quot;/&gt;
&lt;/v:shape&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if !vml]--&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Hafta arası olduğu için olsa gerek sokaklar
tenhaydı. Kuzguncuk Balıkçısını kolaylıkla buldum. Zaten internet araştırması
yaparken burayla ilgili bir çok bilgiye de eriştim. Fransız usulü kırlangıç
balığı çorbası çok meşhurmuş. Çorbayı daha ilk kaşığında beğendim. İçine konan
sebze ve baharatlardan olsa gerek çok hoş bir kokusu hafif bir tadı vardı. İçindeki
balık parçaları diğer balık çorbalarının aksine çok küçüktü. Belli ki balık filetolarını
ince ince doğrayarak ayrı bir tat yaratmak istemişlerdi. Burada balık çorbası
fiyatı altı Türk Lirası. Kış mevsiminde olmanın gereği dışarıda sokakta oturamadım.
İçeride oldukça dar bir alanda yemek zorunda kaldım. Ama çorbasını ve fiyatını
beğendim. Üsküdar’da Halikarnas Balıkçısına gitmektense buraya Kuzguncuk’a
gelmeyi tercih ederim. Zaten giderek ahalisinin Arap yaşam tarzına dönüştüğünü
gördüğüm &amp;nbsp;Üsküdar’a gitmek hiç içimden
gelmiyor. Kuzguncuk hem balık çorbasıyla hem de atmosferiyle balık çorbasına
çok daha uygun bir semt. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 18.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Tarihi Karaköy Balıkçısı &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 18.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=5061959141149377245&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=5061959141149377245&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=5061959141149377245&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bir dostumla balık çorbası mekanları üzerine &amp;nbsp;konuşurken &amp;nbsp;o hatırlattı. Tarihi Karaköy Balıkçısını. Perşembe
Pazarı’nın ara sokaklarında Grifin Han’da iki katlı küçük bir aile işletmesi.
1923 yılından&amp;nbsp; bu yana hizmet verdiği
söyleniyor. Sadece öğle yemeği saatlerinde açık. Cumartesi kapalı. Acaba sahibi
Yahudi olduğu için olabilir mi? &lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 18.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bir zamanlar Sık sık
gittiğim bir yerdi. Annemle ablamla da birkaç kez gidip balık çorbasını,
kağıtta levreğini &amp;nbsp;denemiştik. Çok az
sayıda balık alıp onlar bitince de lokantayı kapatan bir işletme anlayışı var.
On ikide açılıyor saat üç civarında da balıklar bitiyormuş. Çorba kırmızı
renkli. Küçük balık parçaları &amp;nbsp;hoş kokulu
sebzelerle tatlandırılmış. Havuç rendelenmiş sanırım. İçimi çok rahat, yoğun
değil. Bu çorbanın da mükemmel olduğunu söylemeliyim. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Böylelikle Üsküdar’ı saymazsak çok kısa bir
yolculukla ulaşılacak üç farklı mekanda balık çorbası içilebileceğini&amp;nbsp; anlamış oldum. Doğal olarak duymadığım,
gözden kaçırdığım bir çok mekan vardır. Örneğin Yeniköy, Sarıyer, Kanlıca,
Beykoz, &amp;nbsp;&amp;nbsp;Kumkapı, Samatya, Balat, Fatih &amp;nbsp;Yeşilköy, Bakırköy &amp;nbsp;gibi semtlerin balık lokantalarında da balık
çorbası yapıldığını sanıyorum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Araştırmaya devam… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;11
Şubat 2015, Yel değirmeni&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/216549754292643635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/216549754292643635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2015/02/istanbulda-balk-corbas-aramak.html' title='İstanbul’da  Balık Çorbası Aramak'/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-677797321399748986</id><published>2015-01-22T22:10:00.000+02:00</published><updated>2015-01-22T22:10:16.463+02:00</updated><title type='text'>Sagalassos</title><content type='html'>&lt;header style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;h1 class=&quot;entry-title&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #333333; font-family: &#39;Cantata One&#39;, serif; font-weight: 400; line-height: 1.2; margin: 0px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/h1&gt;
&lt;h2 class=&quot;entry-meta&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #333333; font-family: Lato, sans-serif; font-size: 13px; font-weight: 300; line-height: 1.3; margin-top: 2px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/h2&gt;
&lt;/header&gt;&lt;div class=&quot;entry-content&quot; style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; overflow: hidden; padding: 0px; width: 560px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4755&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4755&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;18 Ocak 2014 Sagalassos 104&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4755&quot; height=&quot;3072&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/01/18-Ocak-2014-Sagalassos-104.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Yıl 1885. Polonyalı Kont Karol Lanckoronski, Psidia’ya Sagalassos’a gelir ve fotoğraf çekmeye başlar. 1892 yılına kadar tüm antik kentlerin fotoğrafını çeker. Dönüşünde iki ciltlik bir kitap yayınlar: “Städte Pamphyliens und Pisidiens”. O yıl Osmanlı İmparatorluğu bürokrasisi Mısır Eyaletini tüm toprakları ve tebaasıyla İngilizlere verdiğine ilişkin anlaşmaya imza atar. İstanbul Anlaşması yıl 1885.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4757&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4757&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;18 Ocak 2014 Sagalassos 084&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4757&quot; height=&quot;1716&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/01/18-Ocak-2014-Sagalassos-084.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
1907 yılının Nisan ayında ünlü İngiliz Casus/Arkeolog Gertrude Bell Sagalassos’u ziyaret eder. O tarihte antik kent kar altındadır. Antik tiyatronun 16 fotoğrafını çeker. O tarihte İstanbul’da Osmanlı bürokrasisi Babıali’de birbirini yemektedir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4760&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4760&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;18 Ocak 2014 Sagalassos 107&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4760&quot; height=&quot;3072&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/01/18-Ocak-2014-Sagalassos-107.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
İlk kez 8 Nisan 2013’de ziyaret ettiğim Sagalassos’da kar filan yoktu. Aksine bahar günü gibiydi. Kente 7 kilometre mesafede kurulmuş olan Türkmen köyü, zamanla kasabaya dönüşmüş. &amp;nbsp;Ağlasun adı verilen kasabaya neden bu adın verildiği bilinmiyor. Antik kentte &amp;nbsp;Helen-Roma mimarisi şaheserlerinden sonra kasabanın derme çatma yapıları iç karartmaya yeterli. Kasabanın tam ortasında yer alan yaşlı çınar ağacı zamana tanıklık ediyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4761&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4761&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;18 Ocak 2014 Sagalassos 247&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4761&quot; height=&quot;3072&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/01/18-Ocak-2014-Sagalassos-247.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Anadolu’nun yazılı olmayan tarihi her türlü yoruma açık. Antik kent hakkında bulunan ilk belgeler MÖ.333 yılından kalma. Makedonyalı İskender’in Anadolu seferinden. Termessos’u aldıktan sonra İskender ordusunun &amp;nbsp;yönünü Sagalassos’a çeviriyor. Akdağlar üzerinden gelerek kenti kuşatıyor. Kenti aldıktan sonra adını değiştirmiyor. Bronz Çağı’ndan bu yana var olan kentin gerçek ahalisinin kimler olduğu hep tartışmalı. Kuruluşundan on ikinci asırda terk edilişine kadar geçen süre içinde Pisidia’nın en önemli şehirleri arasında saygın bir yere sahip oluyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Belçika&amp;nbsp;Leuven Katolik Üniversitesi öğretim üyelerinden Marc Waelkens ‘in birinci Burdur Sempozyumunda sunduğu bildiride bölgede kazı yapan &amp;nbsp;bilim adamlarıyla ilgili referanslar var. Kenti ilk keşfeden arkeologun Paul Lucas olduğu bilgisi var. Kazı yapanlar arasında Van Neel, F Arundell, Stephen Mitchell sayılıyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Kentin tarihçesi işgallerle dolu. Kent sürekli el değiştiriyor. Helenleşme döneminden sonra sırasıyla Seleukoslar, M.Ö. 281, Attaloslar ve Bergama Kırallığı M.Ö. 188-133, Roma Galatya Eyaleti M.Ö: 39 siyasi yapının önemli dönüm noktaları. Değişmeyen şey kent meclisi. Her dönemde kent meclisi ve monarşi varlığını koruyor. Bu da kentin asillerinin hakim güçlerle işbirliği yaparak kentin yağmalanmasını önlediklerini gösteriyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Bugün belirgin şekilde ayakta kalan yapılar var. İki buçuk kilometreye yayılan kenti gezmek zaman alıyor. Kentin önemli yapıları sırasıyla meclis binası,aşağı ve yukarı &amp;nbsp;agora,stadyum, kütüphane, çeşmeler, hamam,Zeus tapınağı,Kiliseler ve diğer yapılar olarak özetlenebilir. Tüm Roma şehirlerinde görülen döşeme taş döşeli Agora dikkat çekici. Görkemli sütun ve heykellerle iki yanı süslenmiş bu blok taş döşeme yollar iki bin yıllık görkeminden hiç bir şey kaybetmemiş.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Günümüzde Pisidia &amp;nbsp;bölgesinin en &amp;nbsp;iyi durumda kalmayı başaran tarihi yapıları bence İmparator Augustus zamanında yapılan döşeme yollar. Latince adıyla Via Sebaste. Bu döşeme yolların bazı bölümleri tahrip olmamış. Özellikle de Akseki Sarıhacılar bölgesindeki döşeme yol üç kilometre kadar var. Bu yolun büyük bir bölümünün köylüler tarafından asfalt dökülerek tahrip edildiği söyleniyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Sagalassos &amp;nbsp;en zengin ve görkemli dönemini Roma Galatya Eyaletine dahil olduğu zaman yaşamıştır. Mısır başta olmak üzere tüm Akdeniz bölgesinde kereste, zeytinyağı, seramik, çeşitli madenler ticareti yapmışlardır. &amp;nbsp;Şehir yedinci asırda meydana gelen büyük depremde büyük zara görmüştür. Nüfusu azalmaya başlayan şehir on ikinci yüzyıldan sonra &amp;nbsp;terk edilmiştir. Günümüze kalan eserler heyelan altında kaldıkları için korunmuşlardır. Kentte yapılan kazılarda yeni yapılar ve heykeller bulunmaktadır.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Sagalassos’u ikinci kez karlar altında gezerken içimi bir hüzün kapladı. Üstün bir medeniyetin izlerini taşıyan yapılara baktıkça kafamdaki sorular çoğalıyordu. Bu en az elli bin nüfusun yaşadığı, dokuz bin kişilik antik tiyatrosu ve stadyumu olan antik şehrin, su ve kanalizasyon teşkilatı, muntazam yolları ve planlı yapıları vardı. Şehri Akdağ eteklerine kuranlar aşağıdaki ovayı da tarım için kullanıyorlardı. Oysa bugün o ova baştan aşağıya çarpık betonlaşmayla tarım yapılamayacak hale getirilmiş. Sarnıç sistemi tahrip edildiği için ova yağmur sularıyla bir bataklık gibi örtülmüş. İki bin yıl önce o coğrafyada var olan medeniyet şimdi yok. Ağlasun ve Mamak belediyelerinin aldığı &amp;nbsp;acemi tedbirler iflas etmiş durumda. Çirkin yapılar, viraneye dönmüş yapılar, evlerin arasından akan kanalizasyon karışan dere yeterince hüzün verici.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Bir zamanlar seramik atölyeleriyle dolu olan Mamak’ta tek bir usta kalmış. O da zar zor geçiniyor. Kasabayı gezerken başları takkeli elleri tespihli erkek kalabalığın kötü bakışlarıyla karşılaşıyorsunuz. Çocuklar saldırgan ve eğitimsiz. Sagalassos’dan geriye sadece taşlar kalmış. Taşlara kazınan medeniyet orada duruyor ama yerli halkın buna aldırdığı yok. Ülkeyi yavaş yavaş saran kara cehalet burayı da demir pençelerine almış. Sıkıyor da sıkıyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4765&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4765&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; outline: 0px; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;18 Ocak 2014 Sagalassos 351&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4765&quot; height=&quot;3072&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/01/18-Ocak-2014-Sagalassos-351.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/677797321399748986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/677797321399748986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2015/01/sagalassos.html' title='Sagalassos'/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-2679095009451158973</id><published>2015-01-13T14:39:00.000+02:00</published><updated>2015-01-13T14:40:56.280+02:00</updated><title type='text'>Bellum Sacrum </title><content type='html'>&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgrdlKbbVQKAwXo9ng150J5XshkfmQ1tge5ElcOi_3CQJR_3XlHl3DLhjYH1rTooq_RXyDPRInE1MRK9aKLCCKLDKuaIwZ-nqnacFXWm7w5DvaW4UWmcrMc1pCj6hWC43fLirevr6x4xHA/s1600/charlie-hebdo1.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgrdlKbbVQKAwXo9ng150J5XshkfmQ1tge5ElcOi_3CQJR_3XlHl3DLhjYH1rTooq_RXyDPRInE1MRK9aKLCCKLDKuaIwZ-nqnacFXWm7w5DvaW4UWmcrMc1pCj6hWC43fLirevr6x4xHA/s1600/charlie-hebdo1.png&quot; height=&quot;182&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;text-align: right;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;text-align: right;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;text-align: right;&quot;&gt;
Bellum Sacrum[1] mu Cihad[2]’mı?&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Paris’te Fransız vatandaşı üç Radikal İslam
militanının işledikleri korkunç cinayetin etkisi giderek genişliyor. Cinayeti
işleyen El Kaide/IŞİD&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/D%C3%BCnya%20Bas%C4%B1n/Neden%20Charlie%20Hebdo.docx#_ftn3&quot; name=&quot;_ftnref3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
bağlantılı teröristlerin Fransız güvenlik güçleri tarafından bertaraf
edilmesinin ardından yarın (11 Ocak 2015) Paris’te Fransız Cumhurbaşkanının
çağrısıyla geniş katılımlı bir protest yürüyüşü düzenlenecek. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Yürüyüşe şimdiden önemli sayıda siyasi liderin
katılacağı bilgisi haber ajanslarının gündeminde. Bu yürüyüşün ne amaçla
yapılacağı ve nasıl bir mesaj vereceği de tartışılan konular arasında. Batı
basını haberi terörizme vurgu yaparak verirken “Radikal İslam” akımları
üzerinde de duruyor. Teröristlerin cinayet sebebi olarak Charlie Hedbo
dergisinde geçtiğimiz aylarda yayınlanan Hz. Muhammed ve İslam konulu
karikatürlerin gösterilmesi de demokrasi ve basın özgürlüğü tartışmalarını
alevlendirmiş görünüyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Dergide
yayınlanan karikatürlerin özellikle dinin siyasetle olan ilişkisinin ve
kitleleri etkileme biçimi üzerine yoğunlaştığı, sadece İslam dini ile sınırlı
olmadığı, aynı hicivlerin Hıristiyan ve Yahudi dinlerini ve peygamberlerini de
kapsadığı biliniyor. Özellikle de Hz. İsa konulu birçok karikatürün
yayınlandığı ama Hıristiyan toplulukların bu karikatürleri çok daha serinkanlı
bir biçimde karşıladığı da ileri sürülüyor. Hiçbir Hıristiyan grup “İsa’ya ve
dinimize hakaret ettiniz.” diye dergiye saldırmıyor. Ama radikal İslami gruplar
saldırıyor. Öncelikle de bunun üzerinde durmak gerekiyor. Neden Müslümanlar
şiddete başvuruyor? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Charlie Hedbo cinayetleri Hıristiyan ve İslam
toplulukları karşı karşıya getirdi. Her ne kadar İslam ülkeleri liderleri ve
din adamları bu saldırıyı gecikmeli olarak da olsa kınasa da yine de
konuşmalarda bir “ama” tonu var. Batılı ve özellikle de Fransız entelektüel
çevrelerinin demokrasi ve söz hürriyeti vurgusu görmezden geliniyor. İslam
ülkelerinde bazı çevreler yapılan eylemi haklı bulurken bazı çevreler de
şiddetle kınıyor. Toplum ikiye bölünmüş durumda. IŞID’in İslam adına kelle
kesme törenlerini sosyal medyada yayınlamasına tepki duyan Batı kamuoyu şaşkın
durumda. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Dinler arası hoşgörü ve siyaset tartışmalarının din
adına cinayetlere dönüşmesi kimi sosyologlar tarafından barbarlık olarak
nitelendiriliyor. Nitekim bu cinayetleri başka türlü izah etme imkânı da
yoktur. On ikinci asırda işlenen din cinayetlerine gönderme yapan Radikal İslam
grupları özellikle de IŞID her fırsatta&amp;nbsp;
“Cihad” çağrısı yapmaktadır. “Şeytanla savaş” &amp;nbsp;olarak nitelendirilen bu çağrının Hıristiyan
Batıya ve İsrail’e karşı yapıldığını biliyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Birinci savaş sonrasında Orta
Doğu’da yeniden çizilen sınırların günümüzde artık geçerli olmadığı da ayrı bir
gerçek olarak çıkıyor karşımıza. Arap İsrail savaşları, Baas rejimleri,
Müslüman kardeşlerin güçlenişi, İran’da Humeyni ile başlayan yeni Şia akımı,&amp;nbsp; Çöl savaşları, Arap baharı, Yemen, Suriye ve Irak’ta
meydana gelen mezhep savaşları ve daha birçok sorunun ortaya çıktığı bir
dönemden geçiyoruz. Batı Avrupa demokrasi, söz hürriyeti ve insan hakları
temelli demokratik rejimlerle refah içinde yaşarken Orta Doğu bir kan gölü
içine sürüklendi. Yaklaşık altmış yıldır süren kanlı çatışmaların bilançosu çok
ağır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Orta Doğu bitmeyen katliamlarla sarsılırken
tutunacak bir dal arayan insanların karşısına uzun süre bir kurtarıcı çıkmadı.
Önceleri Sovyetler Birliği tarafından desteklenen Mısır ve Suriye tarafından
kurulan Arap Birliği’nin yolundan giden Orta Doğu halkları hayal kırıklığına
uğrayınca Müslüman Kardeşler, FKC gibi örgütlere bel bağladılar. Lübnan bir
savaş alanına döndü. Lübnan halkı neredeyse bir gece bile silah sesi olmadan
uyku uyuyamadı. Bugün bu karmaşa şiddeti artarak sürmektedir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Sonra çöl savaşları geldi. Irak yerle bir edildi.
Beş milyon insan göç etti. Sünni ve Şia mezhepten olanlar çatışmaya başladı.
Mezhep savaşlarının önü de bu şekilde açılmış oldu. Orta Doğu’da artık Avrupa’nın
1600 yıllarında başlayan ve Vestfalia anlaşmasıyla sona eren ama milyonlarca
insanın ölümüne sebep olan “Otuz Yıl Savaşları’na benzer savaşlar başlamış
oldu. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bu mezhep savaşlarının tarafı olan çeşitli
radikal gruplar yani &amp;nbsp;El Kaide ve ISIS
gibi gruplar acaba nereden besleniyordu? El Kaide grubu bir hayal peşinde
koşuyor, &amp;nbsp;Abbasi imparatorluğunu kurmak
ve şeytanı (Batılı İnsanları) yok etmek için mücadele ettiğini ilan ediyordu. Bu
amaç için her yol mubahtı. Orta Doğu’da bir gözlemci statüsünden başka bir rol
üstlenmeyen Avrupa ülkelerinin radikal İslam terörüne maruz kalması hiç te
tesadüf değildir. Bu ülkelerde örneğin Fransa’da beş milyondan fazla Müslümanın
yaşadığı bilinmektedir. Aynı şekilde ciddi bir Müslüman nüfus barındıran
İngiltere, Almanya, Hollanda ve İskandinav ülkelerinin de terörün arka
bahçelerinde beklediği endişesi içinde oldukları bir gerçektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Siyasal alanda
sağ muhafazakâr ve sağ radikal yelpazenin giderek güçlendiğini görüyoruz.
Fransa’da bu yıl yapılan seçimlerde % 25 oy alan bu grupların ülkelerindeki
göçmenler aleyhine bir kampanya yürüttükleri de varsayılırsa, artık Avrupa’da ikinci
savaştan bu yana süren huzurlu dönemlerin sonuna gelindiği sonucuna
varılabilir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Demokrasinin
ve söz hürriyetinin tehlike altına girdiğini gören Avrupa’nın demokratik
güçleri olayın ciddiyetine vurgu yapıyorlar. Dünya ve özellikle de Batı din
savaşlarından çok çekti. Hıristiyanlarla Müslümanlar arasındaki savaşların yanı
sıra Hıristiyanlar arasında mezhep savaşları tüm Avrupa’yı kana boyadı. Nitekim
bu yürüyüşün birinci mesajı savaş karşıtlığı demokrasi ve insan hakları, söz
hürriyeti olacaktır. Batıda endüstri devriminden sonra ortaya çıkan ulusalcı
laik devletlerin dini meseleleri bir yana bırakarak liberal ekonomilerin
sağladığı bireylerin refahını temin etmek amacıyla yayılmaya başlamasıyla din
dışı sömürgecilik dönemi başlamıştır. Birinci ve ikinci savaşların din
savaşları olmadığını ekonomik savaşlar olduğunu biliyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Orta Doğu’da ikinci savaş sonrasında meydana gelen
din savaşları Müslümanlar ile Yahudiler arasında cereyan etti. Arap İsrail
savaşı denilen bu savaş ta aslında bir din savaşıydı. &amp;nbsp;İslam dinine mensup bazı grupların yayılmacı bir
strateji izlemediğini söylememiz mümkün müdür? El kaide ve İŞİD gibi radikal
İslami grupların programlarında İslam dininin bütün dünyaya yayılması vardır.
Halifeliğin ilan edilmesiyle İŞİD Suriye ve Irak merkezli bir İslam devleti
kurmuş ve kendi tabirleriyle “Cihad” başlamıştır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;IŞİD bu savaşı sadece
Hıristiyanlara karşı sürdürmüyor, onların yolundan gitmeyen Müslümanlara karşı
da yürüttüğünü söylüyor. Bu bağlamda Paris saldırısı Hıristiyan dünyaya ve
Avrupa medeniyetine olduğu kadar Müslümanlara karşı yapılan bir saldırı olarak da
ortaya çıkmaktadır. Fanatik radikal grupların kendi amaçları dışında gözlerini
hiçbir şey görmemektedir. İntihar saldırılarının giderek artacağı da
söylenebilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Türkiye bugünkü gidişatıyla çok tehlikeli bir yol
ayırımına girmiştir. 1923 yılında kurulan laik devlet yapısını değiştirmek
isteyen bazı güçler, radikal İslami gruplar tarafından da desteklenmektedir. Ülkede
giderek zayıflayan demokratik yapının totaliter bir rejime evrildiği de ayan
beyan görünmektedir. Basın özgürlüğü sıralamasında 148. sıraya düşen Türkiye’yi
karanlık günler beklemektedir. İktidar partisinin demokratik reformları
yapmakta geciktiği, muhafazakâr siyasal atılımlar yaparak dini siyasetin
merkezine oturtma çabalarının giderek arttığı gözlemlenmektedir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Din yani İslam
dini geniş çapta devlet kurumlarının içine sindirilmektedir. Devlet memurları “mahalle
baskısı” tabir edilen iktidar rüzgârı ile modernizeyi ve liberal cepheyi bırakıp
İslam cephesine geçmiş bulunuyorlar. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Şiddetin her geçen gün tırmandığı Orta Doğu’da
din yani İslam dini en önemli güç haline gelmiştir. Bir yanda İran, öte yanda
Müslüman Kardeşler, Hamas, IŞİD, El Nusra, El Kaide, Taliban ve diğer gruplar.
Hem birbirleriyle hem Hıristiyanlarla hem Yahudilerle, kısacası tüm dünyayla
savaşıyorlar. Türkiye bu denklem içinde kendine bir yer bulma çabasındadır. Bir
yanda laik Avrupa öte yanda İslam Şeriatı olmak üzere iki farklı siyasi cephede
aynı anda bulunmak isteyen iktidar giderek tehlikeli sulara kapılmaktadır.
Türkiye radikal grupların cirit attığı bir coğrafya haline gelmiştir. Ülkede
sesi son derece cılızlaşan demokratik güçlerin bu gidişatı engellemeye takati
kalmamıştır. Muhalefet partileri, STK’ları, medya organları iktidarın güvenlik
güçleri ve etkisi altına aldığı adalet mekanizması, ekonomik teşvik paketleri
tarafından bertaraf edilmiştir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Sonuç olarak sıralamada 148. Olan medyanın
gerçekleri yazamayacağı, gösteremeyeceği söylenebilir. Giderek güçlenen
iktidarın gelecek seçimleri de alacağına kesin gözüyle bakılmaktadır. Batılı
özgür basının Türkiye’yi nasıl gördüğü konusuna gelince; her şeyden önce söz
hürriyetinin ve adaletin sorunlu olduğu bir Orta Doğu ülkesi olarak
görmektedirler. İktidarın ikili bir oyun sergilediği de gözden kaçmamaktadır.
Batılı demokratik değerlerden hızla uzaklaşan bir ülkenin AB üyeliği de zaten
söz konusu olmayacaktır. Bu bağlamda danışıklı siyasi bir dövüşe dönen AB
müzakerelerinden de bir sonuç çıkmayacağı da aşikârdır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Cereyan eden din savaşlarında hangi tarafı
tutacağına karar vermesi gereken bir iktidarın geleceği de buna bağlıdır. Bir
yanda Güney Doğu sorunu öte yanda yolsuzluk, özgürlük ve adalet ihlalleri at
başı giderken Paris’te özgürlük ve dayanışma yürüyüşüne başbakanlık düzeyinde katılmak
derin çelişkinin gözler önüne serilmesine neden olmuştur. Nitekim özgür batı
medyası bu çelişkiye dikkat çekmiştir. Bu çelişkiyi örtmek için hamaset
nutukları atan siyasi liderlerin her şeyden önce insan aklına ve mantığına
saygısı yoktur. Derin bir siyasi bunalıma doğru sürüklenen Türkiye’nin
önümüzdeki günlerde ciddi sarsıntılar geçireceğine muhakkak gözüyle bakılabilir…
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;!--[endif]--&gt;

&lt;br /&gt;
&lt;div id=&quot;ftn1&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/D%C3%BCnya%20Bas%C4%B1n/Neden%20Charlie%20Hebdo.docx#_ftnref1&quot; name=&quot;_ftn1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Calibri, sans-serif; line-height: 115%;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Lat.
Kutsal Savaş, din savaşları. Batı kültüründe Hıristiyan ve Müslüman dünyalar
arasındaki savaşları ifade etmek üzere kullanılan bir kavram. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn2&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/D%C3%BCnya%20Bas%C4%B1n/Neden%20Charlie%20Hebdo.docx#_ftnref2&quot; name=&quot;_ftn2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Calibri, sans-serif; line-height: 115%;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Arapça.
İslam dinini yaymak &amp;nbsp;uğruna savaşmak
anlamında kullanılan Arapça kökenli bir kavram.&amp;nbsp;
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn3&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/D%C3%BCnya%20Bas%C4%B1n/Neden%20Charlie%20Hebdo.docx#_ftnref3&quot; name=&quot;_ftn3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Calibri, sans-serif; line-height: 115%;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Bu radikal
İslami akımlar kök itibariyle Selefiyye fırkasından doğan unsurlardır. Müslüman
Kardeşler grubunun yıllarca sürdürdüğü silahsız siyasi mücadelenin ötesinde &amp;nbsp;Vahabilik ile yakınlığı olan bu itikatların 1988
yılında Afganistan’da doğan kolu El- Kaide, 2004 yılında El Kaide’ye bağlı
olarak kurulan IŞİD 2014 yılında hilafet ilanıyla bağımsızlığını ilan etmiştir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/2679095009451158973'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/2679095009451158973'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2015/01/bellum-sacrum.html' title='Bellum Sacrum '/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgrdlKbbVQKAwXo9ng150J5XshkfmQ1tge5ElcOi_3CQJR_3XlHl3DLhjYH1rTooq_RXyDPRInE1MRK9aKLCCKLDKuaIwZ-nqnacFXWm7w5DvaW4UWmcrMc1pCj6hWC43fLirevr6x4xHA/s72-c/charlie-hebdo1.png" height="72" width="72"/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-8872771562422710743</id><published>2015-01-06T09:05:00.002+02:00</published><updated>2015-01-06T09:05:40.757+02:00</updated><title type='text'>Sedir Direnişi </title><content type='html'>&lt;header style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;h1 class=&quot;entry-title&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #333333; font-family: &#39;Cantata One&#39;, serif; font-weight: 400; line-height: 1.2; margin: 0px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4735&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4735&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;4 Ocak 2015 Sedir Protestosu 038&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4735&quot; height=&quot;3072&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/01/4-Ocak-2015-Sedir-Protestosu-038.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/h1&gt;
&lt;/header&gt;&lt;div class=&quot;entry-content&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: border-box; overflow: hidden; padding: 0px; width: 560px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Asırlık sedir ormanlarının yer aldığı Antalya Hisarçandır Ekizce yaylasında taş ocağı kurmak amacıyla en genci iki yüz yaşındaki sedir ağaçları birer birer kesiliyor. Ağaçları korumak amacıyla Hisarcandır çevresi köyleri halkı ve Antalya doğa grupları 4 Ocak 2015 saat 12:00 de bir basın açıklaması yaparak sedir ağaçlarının kesimini protesto ettiler.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Taş ocağı işletmesi İMSA, Orman Bakanlığından aldığı izinle yüz dönümlük sedir ormanı alanında sedir ağaçlarının kesimine başlamış.Bir de ikaz levhası asmış.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4736&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4736&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;4 Ocak 2015 Sedir Protestosu 140&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4736&quot; height=&quot;3072&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/01/4-Ocak-2015-Sedir-Protestosu-140.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Bölgede doğa yürüyüşü yapan grupların sedir katliamını basına intikal ettirmesiyle birlikte STK’ları bu eylem planını hazırlıyorlar. Antalya ve Burdur bölgelerinde yaklaşık dört bin kadar taş ocağı ve maden arama lisansı verildiği söyleniyor. Bölgede yürüyüş yapan biri olarak bu taş ocağı ve maden işletmelerinin doğaya verdiği zararı ben de gördüm. Tahribat her geçen yıl artarak ilerliyor. Yerel yönetimlerin konuya olumlu bakışıyla cesaretlenen şirketler birbirinden farklı projelerle ellerindeki lisans adedini artırıyorlar. Çin ile bağlanılı çalışan taşeron firmalar yabancı işçi ithal etmeye de başlamışlar.Doğanın sistemli biçimde tahrip edilmesine yönelik bu projelere destek veren orman bakanlığı ve yerel yönetimler kulaklarını STK’larının direnişlerine de kapatmış durumdalar.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4732&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4732&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;4 Ocak 2015 Sedir Protestosu 070&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4732&quot; height=&quot;2997&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/01/4-Ocak-2015-Sedir-Protestosu-070.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;2280&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Sedir ağacı ilk kez kerestesi uğruna değil de bulunduğu yer nedeniyle yok ediliyor. Şimdi de taş ocakları ve Hes modası çıktı. Sedir binlerce yıldır kerestesi için kesiliyor.Katliamlar yıllardır sürüyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;em style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;“Antalya’nın Elmalı ilçesi sınırlarında yer alan dünyaca ünlü Çığlıkara Sedir Ormanları’nda maden arama ruhsatı alan İspanyol ortaklı şirket tarafından, 1000’e yakın yüzlerce yıllık ardıç ve sedir ağacı kesildi.” 24 Aralık 2006 &amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.bugday.org/portal/haber_detay.php?hid=1706&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;http://www.bugday.org/portal/haber_detay.php?hid=1706&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Daha öncesi de var. Sedir ormanlarının kesimi çok uzun bir süredir devam ediyor. Toros Dağları’nın sarp yamaçlarında bulunan ormanlara henüz ulaşılmadı ama yakında onların da katliama uğrayacaklarına kesin gözle bakılabilir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Sedir direnişi bölgede doğa grupları rehberliği yapanlara göre Antalya’da yapılan bu çaptaki ilk büyük çevre eylemiymiş. Çevre bilinci ve farkındalığı Türkiye’de 1975 yılından itibaren oluşmaya başladı. Çeşitli maden işletmelerinin çevreye verdikleri zararlara karşı halkın açtığı davaların başlangıcı bu tarihlere rastlıyor. Önceleri Osmanlı daha sonra Cumhuriyet dönemlerinde çevreye özellikle de akarsu, göl ve ormanlara verilen zararlara medyanın ve halkın tepkisi yok.Devletin şirketlere farklı amaçlarla orman arazisi içinde faaliyetlerine izin belgesi vermesiyle hukuki bir zemine oturtulan çevre tahribatının hukuki olarak durdurulması hemen hemen imkansız. Öte yandan son bir kaç yılda STK’larının etkili çalışmasıyla Antalya’da çevre bilincinin özellikle gençler arasında yaygınlaştığı söylenebilir. Henüz nüfusun çok küçük bir kısmının ulaştığı bu bilinç seviyesi hızla artmaktadır. Önümüzdeki yıllarda çevre gruplarının sayısının da artmasıyla çevre bilinci daha da yaygınlaşacaktır. Kazanımlar olacağı gibi kayıplar da olacaktır.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Hisarçandır Sedir Direnişine katılmak üzere gelen beş yüz civarında bilinçli bir kitle vardı. Bölgede doğa yürüyüşü yapan kişilerin sayısının bin civarında olduğu göz önüne alınırsa bu katılım oldukça iyi bir katılım olarak değerlendirilebilir. Bölgede son iki yılda bir kaç çevre direnişi görülmüştür. Bu direnişlerin bir kısmı hukuki açıdan olumlu sonuçlanmıştır. Ama en önemli sonuç yaygınlaşan çevre bilincidir. Hisarçandır Sedir direnişi de bu bilincin yaygınlaşmasında önemli bir rol oynayacaktır. Konuya bu açıdan bakılması çok önemlidir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4740&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4740&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;4 Ocak 2015 Sedir Protestosu 119&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4740&quot; height=&quot;3072&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/01/4-Ocak-2015-Sedir-Protestosu-119.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Sedir ormanları kurtulacak mı?Hiç sanmıyorum. Sedirleri kesmeye devam edecekler. Her zaman hukuki bir kılıf bulunacak çevreye zarar vermek için. Antalya’ya dağ zirvelerinden kuş bakışı baktığımda ne görüyorum. Şahane bir deniz ve kumsal ama şehir bir beton yığını olarak gözüküyor. Geniş alanlar bomboş dururken şehrin içindeki yeşil alanlar hızla yok ediliyor. Halkın da buna pek aldırdığı yok. Köylerini işsizlik nedeniyle terk eden yeni Antalyalıların çevreye pek aldırdıkları yok. Farkında değiller. Çölleşen köyler terk ediliyor. Evler harabeye dönüşüyor, göller ve dereler kuruyor, tarlalar verimsiz. Antalya Korkureli, Elmalı, Akseki köylerinden gelen göçlerle çoğalıyor. Birbiri ardından yüksek apartmanlar yükseliyor. Dağlardaki sedir ağaçlarını düşünen pek yok. Sedir ağaçlarını düşünen oralarda spor amaçlı yürüyüş yapan bir avuç doğa yürüyüşçüsü. Beş bin yıldır kesilen kutsal sedir ağaçlarının çok değerli olduğu antik çağlardan bir alıntı:&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;em style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;“M.Ö. 2600 yıllarına tarihlenen Palermo taş yazıtından bir alıntı: “Sedir tomruğuyla yüklü 40 gemi getirdik. Her biri 45 m boyunda gemiler inşa ettik. Firavun sarayının kapılarını sedirden yaptık” (Mayer &amp;amp; Sevim, 1959, s. 113; Kuniholm &amp;amp;Griggs, 1990, s.1).”&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Lübnan dağları sedir ağaçlarıyla dolu. Ulaşılması kolay dağlar. Bugün sadece dört yüz adet sedir ağacının kaldığı söyleniyor. Dört bin senede tüm sedir ormanları yok edilmiş. Sıra Toros sedirlerine geldi. Bazı bölgeler (Çığlıkara) &amp;nbsp;koruma altına alındı ama yeterli değil. Gezip dolaştığım dağlardaki sedir ağaçları yok olacak.Beş yüz kişi bu yok oluşu durdurmaya yetmeyecek. İki milyona yakın nüfusu olan Antalya ilinde sadece beş yüz kişi. Direnişe katılan köylüler de vardı. Acaba onların çevre bilinci nasıl oluştu?&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4744&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4744&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;4 Ocak 2015 Sedir Protestosu 153&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4744&quot; height=&quot;2343&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2015/01/4-Ocak-2015-Sedir-Protestosu-153.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;1844&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Bu Hisarçandır köylüsü eyleme katılmak üzere ayağında kara lastiklerle soğuk havada bir kilometrelik çetin bir yamacı tırmanarak eylem alanına gelmişti. Onun gibi sayıları on beşe yakın köylü eylemci de vardı. Aralarında yaşlı kadınlar, çocuklar ve gençler de vardı. Maden ocağına karşı çıkmak için oraya gelmişlerdi. Ormandan geçinen bu insanların geçim kaynağı da yok oluyordu. Öte yandan ormanda yaşıyan bitkilerin, hayvanların ve böceklerin de yok olacağını biliyoruz. Onların haklarını kim savunacak? Bu beş yüz kişi. Orman içinde endemik şakayıklar var. Şakayıkların bir diğer adı da Ayı Gülü. Bu çiçeklerin de işmaninalarının tekerlekleri altında kalarak yok olacağını biliyoruz. Bu bölge şakayıkların en yoğun olduğu bölge. Buranın koruma altına alınması gerekiyor. Şakayıklar burada yetişiyorsa mutlaka bir nedeni olmalı. Bakalım zaman ne gösterecek.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4742&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4742&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/8872771562422710743'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/8872771562422710743'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2015/01/sedir-direnisi.html' title='Sedir Direnişi '/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-5901204424432889575</id><published>2014-12-31T14:47:00.004+02:00</published><updated>2014-12-31T14:47:51.332+02:00</updated><title type='text'>2015 “Penguen Modu” </title><content type='html'>&lt;header style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;h1 class=&quot;entry-title&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #333333; font-family: &#39;Cantata One&#39;, serif; font-weight: 400; line-height: 1.2; margin: 0px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4713&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4713&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;28 Aralık 2014 Pamphyllia 133&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4713&quot; height=&quot;3072&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/12/28-Aral%C4%B1k-2014-Pamphyllia-133.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/h1&gt;
&lt;/header&gt;&lt;div class=&quot;entry-content&quot; style=&quot;background-color: white; border: 0px; box-sizing: border-box; color: #555555; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 23.625px; overflow: hidden; padding: 0px; width: 560px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Yeni bir yıla girerken nedense her yönden gelen felaket haberlerinde bir artış var gibime geliyor. Türkiyeden verilen &amp;nbsp;iki tür felaket haberi var. Birincisi cahil ve aç gözlü yerel yönetimlerin &amp;nbsp;yol açtığı büyük ve onarılmaz doğa katliamları. İkincisi ise basiretsiz nobran yönetimin yol açtığı &amp;nbsp;sosyal katliamlar.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Toros dağlarında sedir ormanları arasında yaptığım doğa yürüyüşlerinde gördüğüm kaçak ağaç kesimlerinin yarattığı erozyon giderek belirgin hale geliyor. Antik çağın Solyma Dağlarının kadim sedir ve ardıç ağaçları cahil yerel yönetimler tarafından gözden çıkarılmış durumda. STK’ları katliamları durdurma konusunda &amp;nbsp;sonuç alamıyor.Gereken siyasi destek yok. Çıkar sarmalı her şeyin üstünü örtüyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4585&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4585&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;28 Eylül 2014 Lisinya Burdur 097&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4585&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/10/28-Eyl%C3%BCl-2014-Lisinya-Burdur-097.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Kuruyan ve suyu azalan göller, dereler giderek kuraklık ve çölleşme tehlikesini beraberinde getiriyor. İdarede bir hamaset edebiyatıdır gidiyor. Hukuki yollar kapalı. STK’larının yürütmeyi durdurma talepleri hasır altı ediliyor. Çıkar çeteleri yerel idarelerle ortak ve gizli kapaklı paravan şirketler kuruyor, doğal kaynakları talan ediyorlar. Avam olup bitenin farkında değil. Açlık sınırının altında yaşayan çoğunluk yerel yönetimlerin dağıtacağı yardımların yüzü suyu hürmetine susuyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Medya uzun bir süredir “Penguen Modu”nda. Sözüm ona sanatçı,yazar, düşünür ve akademik personel iktidara yaranmak için yarışıyor. Her &amp;nbsp;geçen gün nedamet getirerek kervana katılan yeni güvercinleri ibretle izliyoruz.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Yeni bir yıla girerken karamsar olmak için her türlü neden var.Enflasyon hızlandı. Dolar 2,50’ye doğru koşuyor. Güney Doğu şehirleri teker teker düşüyor, oralarda iktidar el değiştiriyor. Polis ve jandarma güçleri çaresiz. Yeni yılda büyük süprizlerin &amp;nbsp;o bölgeden gelmesi bekleniyor.Açılım adı verilen demokratikleşme hareketinin iktidarın 2015 seçimleri için bir yatırımı olduğu düşüncesi yaygın. Sayıları üç milyona varan Suriyeli göçmen ordusu büyük şehirlerin sokaklarında alenen dileniyor. İdare bu konuda sessiz. Kültür çatışmaları, seks cinayetleri, adam kaçırmalar, kaçakçılık türleri ve diğer suçlar &amp;nbsp;giderek &amp;nbsp;artıyor.Çocuklar bu karmaşada en zarar gören grup olarak gözler önünde.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4422&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4422&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;images (3)&quot; class=&quot; size-full wp-image-4422 alignleft&quot; height=&quot;170&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/07/images-3.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; float: left; height: auto; margin: 5px 20px 20px 0px; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;296&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
İktidar sessiz. Tek adam projesi topluma dayatılıyor. Güvenlik güçleri tek adam iktidarı için alarma geçmiş durumda. Biber gazsız tek bir gün bile geçmiyor. Toplumun demokratik güçleri şimdiden yenilmiş durumda. Lümpen kültürü sosyal yaşamın tüm öğelerine sızmış durumda. Yeni nesil AVM’lerde dekadansı yaşıyor. Eğitim kurumları siyasallaşmış durumda. Artık her eğitim kurumu iktidara endeksli bir idari yapılanma içine girmiş durumda.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Yeni bir yıldan ne beklenir? Beklentiler malesef artık sadece mesajlarda var. Gerçekleşme imkanı hemen hemen yok. Muazzam bir göç dalgası geliyor.Mali durumu müsait olanlar kitleler halinde güvenli bölgelere göç ediyor. Cumhuriyet Toplumu bir kez daha kabuk değiştiriyor.1923, 1926, 1956, 1967 yıllarında yaşanan göçlere benzer göç yolları açılmış durumda.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4716&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4716&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;28 Aralık 2014 Pamphyllia 073&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4716&quot; height=&quot;3072&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/12/28-Aral%C4%B1k-2014-Pamphyllia-073.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Anadolunun kaderi bu. Binlerce yıldır hep aynı senaryo. Kaba güç, avam medeniyeti yok ediyor, göçe zorluyor. Bomboş antik kentlere bakınca bunu görüyorum. İleri bir medeniyetin kaba güç tarafından yıkıldığı yok edildiği şehirler. Şimdi de boşalan köyler, kuruyan tarlalar yok edilen ormanlar yeni bir göç dalgasının habercisi.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4717&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4717&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;6 Aralık 2014 Zivit Yakaköy  Foto safari 053&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4717&quot; height=&quot;3072&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/12/6-Aral%C4%B1k-2014-Zivit-Yakak%C3%B6y-Foto-safari-053.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Terk edilen canım konaklar, yıllarca verilen emek artık viraneye dönmüş durumda. Hasta ve yaşlı insanların içinde yaşam savaşı verdikleri tarihi evler yavaş yavaş yıkılıp gidiyor. Gençler iki nesil önce işsizlikten ve geçim sıkıntısından bıkıp büyük şehirlere göç edip gitmişler. Çocukları geri dönmek istemiyor. Konaklar içlerinde yaşayan yaşlı insanlarla birlikte ölüp gidiyor. Bir zamanlar dünyanın en verimli yaylaları olan bu yerlerde artık bir tek ot bile bitmiyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4718&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4718&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;6 Aralık 2014 Zivit Yakaköy  Foto safari 244&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4718&quot; height=&quot;2302&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/12/6-Aral%C4%B1k-2014-Zivit-Yakak%C3%B6y-Foto-safari-244.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
Yeni yılı beklerken içimi ısıtacak tek şey yeni güneşin doğumu. Sanki artık daha parlak ve daha dost. Yılın son gününde esen bu fırtına da yağan yağmur da bir şeyler anlatmak istiyor gibi. Yine de ne varsa doğada var. Doğanın kucağında saklanıp fırtınanın geçmesini beklemekten başka çare yok. Taşları okuyarak, rüzgârın sesini dinleyerek,&amp;nbsp;denize ve ağaçlara dokunarak bekleyeceğiz.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4719&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4719&quot; style=&quot;border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; box-sizing: border-box; color: #3d97c2; outline: dotted thin; text-decoration: none; word-wrap: break-word;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;6 Aralık 2014 Zivit Yakaköy  Foto safari 273&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4719&quot; height=&quot;3072&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/12/6-Aral%C4%B1k-2014-Zivit-Yakak%C3%B6y-Foto-safari-273.jpg&quot; style=&quot;border: 1px solid rgb(226, 226, 226); box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; word-wrap: break-word;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/5901204424432889575'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/5901204424432889575'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/12/2015-penguen-modu.html' title='2015 “Penguen Modu” '/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-2184188939680492571</id><published>2014-11-16T19:14:00.004+02:00</published><updated>2014-11-16T19:14:27.143+02:00</updated><title type='text'>Zeytin Ağacının Altında </title><content type='html'>&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgMcZe_5Qye3gBbQ09KigeHVxfWcCo6_j9VsyqwFgxFLssQ_0-_l3pFQRdTHKvMnnsMsqn3HsP7_Q2J3UwpV9KvkjGqDg4BL6WpGfP2wznAm83XuHnDfosdJWkcMC3wAw88CAowim0KpiM/s1600/2+Kas%C4%B1m+2014+Andriace+Sura+132.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgMcZe_5Qye3gBbQ09KigeHVxfWcCo6_j9VsyqwFgxFLssQ_0-_l3pFQRdTHKvMnnsMsqn3HsP7_Q2J3UwpV9KvkjGqDg4BL6WpGfP2wznAm83XuHnDfosdJWkcMC3wAw88CAowim0KpiM/s1600/2+Kas%C4%B1m+2014+Andriace+Sura+132.JPG&quot; height=&quot;426&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Geçtiğimiz günlerde Manisa’nın Soma ilçesi Yırca
köyünde (Antik Sandaina) &amp;nbsp;bir
kamulaştırma skandalı yaşandı. Hükümet kararıyla kamulaştırılan Yırca köyü
ahalisine ait tapulu zeytinlikte bulunan yaklaşık altı bin zeytin ağacı iş makinalarıyla
köklerinden sökülerek yok edildi.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Zeytin%20A%C4%9Fac%C4%B1n%C4%B1n%20Alt%C4%B1nda.docx#_ftn1&quot; name=&quot;_ftnref1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
Köyün ahalisinin itiraz dilekçesini dikkate alan Danıştay yürütmeyi durdurma
kararı alıyor. &amp;nbsp;Kararın alınmasından
yirmi dört saat önce de zeytinliğin tahsis edildiği şirket özel güvenlik
timleri ve iş makinaları marifetiyle altı bin kadar zeytin ağacını yok ediyor.
Kamulaştırma kararı iptal ediliyor ama yok edilen altı bin zeytin ağacının
nasıl yerine konacağına ilişkin bir haber yok.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjg8xigO5ubi4NHSF1fIuxHWGKjYi-3RLsK_qPnNQE_uvJOen1_dZTnWLxagsjf5OYkQFXB-qQe9MUOSAgWg_yxObM463SnF71Qt-lSBq_EFgHCVtgHgr17X2sU20plDKkfBdXwZ-p8KDg/s1600/19+Ekim+2014+Adada+181.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjg8xigO5ubi4NHSF1fIuxHWGKjYi-3RLsK_qPnNQE_uvJOen1_dZTnWLxagsjf5OYkQFXB-qQe9MUOSAgWg_yxObM463SnF71Qt-lSBq_EFgHCVtgHgr17X2sU20plDKkfBdXwZ-p8KDg/s1600/19+Ekim+2014+Adada+181.JPG&quot; height=&quot;426&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Doğa katliamlarına bir örnek
teşkil eden bu skandalın bir çok yerde tekrar edildiğini görüyoruz. Devlet
kamulaştırma marifetiyle doğayı sistematik bir biçimde yok ediyor. Bir yanda
kamulaştırma diğer yanda orman yangınları ve diğer yanlış uygulamalarla giderek
doğa kaynaklar yok oluyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Zeytin ağaçlarının&amp;nbsp;
Türkiye’de toplam kapladığı alan 594,000 Hektar olarak ölçülmektedir. Dünya
sıralamasında ağaç adedi olarak ilk beşe girebilen bir konumda iken sistematik
bir biçimde yok edilen zeytin ormanları&amp;nbsp;
her yıl azalarak&amp;nbsp; yakında yok
olacağa benziyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Binlerce yıl
öncesinden gelen bir ağaç. Sedir gibi Meşe gibi insan dostu ağaçlar bunlar. Zeytin
meyvesi ise ayrı bir mucize. Her türlü hastalığa deva yaprakları yağ çıkarılan
meyvesi ve bir çok alanda kullanılabilen gövdesiyle yüz değil bin sene
insanları besleyebilecek bir mucize. İnternet kaynaklarını taradığımda
aşağıdaki teknik bilgilere ulaştım. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Zeytin
ağacı(Olea europaea), zeytingiller(Oleaceae) familyasından; meyvesi yenen,
Akdeniz iklimine özgü bir ağaç türüdür. Zeytinin kromozom sayısı, 2n=46&#39;dır.
Zeytingiller familyasının, 27 kadar cinsi ve 600 kadar türü vardır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Ekilmeden, kendiliğinden yetişen zeytine;
yabani zeytin veya delice (oleaster) denir. Köylülerin dağdaki deli zeytini
sıkıp çıkardıkları ve ilaç gibi kullandıkları yağa da &quot;çoral&quot; denir.
Delice, aşılanıp-ıslah edilerek, kültür bitkisine(sativa) dönüştürülüp, daha
verimli bir hale getirilebilir. Fidandan, dikme olarak yetiştirilen zeytin
ağacı, kazık kök yapmaz ve çabuk yıkılır. Oysa dağda, tohumdan üreyen zeytin
ağacı; kazık köklüdür, yerinden kolay sökülmez. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Zeytin
ağacı, meyvesinin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen, altın sarısı
yağı olan, çok değerli bir ağaçtır. Uygun koşullarda yetiştirilirse, ekimini
izleyen 5-6 yıl içinde, meyve verecek duruma gelir. Zeytin ağacının verimli
hale gelmesi, 20 yılı bulur ve giderek de verimi artar. Zeytin ağacı, bir yıl
bol ürün verirken, arkasından gelen yılda adeta dinlenir ve verimi azalır.
Sonuçta, bir yıl çok, bir yıl az ürün verir. Buna Periyodisite denir. Bu durum,
halk arasında var yılı ve yok yılı olarak adlandırılır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Zeytin
ağacı, çok özel bir ağaçtır. 1000 yaşına kadar yaşayabilir. 3000 yaşında zeytin
ağaçları bulunduğu, bazı araştırmacılar tarafından ifade edilir. Zeytin
ağacının uzun yaşamı, yapraklarındaki, oleuropein maddesine dayanır. Bu madde,
zeytin ağaçlarını, hastalık ve zararlılardan korur. Ayrıca yapraklarından çıkan
kalsiyum elenolaten maddesi, zararlı virüs, bakteri ve mantarları yok eder. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Dayanıklı
ve kolay çoğalan bu ağaç; yaşlansa, gövdesi çökse, kurusa, gövde yumrularından
ve köklerinden fışkıran sürgünlerle canlanır, yeni bir ağaç olarak ortaya
çıkar. Odunu, sert ve sağlamdır. Erozyona karşı mücadelede de, en uygun ağaç
türüdür. Orman yangınlarına dayanıklıdır. Yanan ağaçlar, kısa sürede sürgün
verirler. Yaşlı zeytin ağaçlarının, gövdelerindeki öz kısımları, öteki
ağaçlarda olduğu gibi boğumlaşmaz, zamanla çürür gider. Bu nedenle, gövde
kesitindeki yıl çizgilerini araştırıp, zeytinin yaşını bulmak zordur. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Zeytin
ağacının boyu, 10 metreyi bulur. Sık dallı, yayvan tepelidir. Genç zeytin
ağaçları, geniş, kıvrımlı, yumrulu, yuvarlak tek gövdelidirler. Bazı yörelerde,
ana kökten gelen üç ayrı gövdeli ağaçlar bulunur. Ağacın tacı (tepesi),
yaklaşık olarak, artan boy kadar her sene genişler ve tacının 2-3 misli genişlikte,
bir alana yayılabilir.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiuyxAGbab_SzmQf4cRKsx19ejxJ6YvkgGx1mGv_7cwYVlBpP0-XV4KxgXwqIVuUehdNWLK0eeZr1NJQCtzotOu2ipsTfpL3YgpOLBIX1QA8_tJ7Qma4fhcPCAhn-PV2XPfw6gwrc6yDIU/s1600/20-21+Eyl%C3%BCl+2014+Frigya+Gezisi+180.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiuyxAGbab_SzmQf4cRKsx19ejxJ6YvkgGx1mGv_7cwYVlBpP0-XV4KxgXwqIVuUehdNWLK0eeZr1NJQCtzotOu2ipsTfpL3YgpOLBIX1QA8_tJ7Qma4fhcPCAhn-PV2XPfw6gwrc6yDIU/s1600/20-21+Eyl%C3%BCl+2014+Frigya+Gezisi+180.JPG&quot; height=&quot;480&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu bilgilerin ötesinde binlerce yıldır insanoğlunun ve
hayvanların yiyecek, yakıt, ilaç gibi çok önemli ihtiyaçlarını karşılayan&amp;nbsp; zeytin ağacı mitolojide ve gerek çoktanrılı
dönemde gerekse de tek tanrılı dinlerde önemli bir öğe olarak karşımıza çıkar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Akdeniz&amp;nbsp;
havzası zeytin ağacının anavatanı gibidir. Bu büyük coğrafyada her yerde
zeytin ağacı bulmak mümkündür. Binlerce yıldır var olan önemli bir ağaç.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bir
simge bir iz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Likya bölgesinde gezerken hemen hemen her antik
kentte zeytin yağı ve şarap elde etmek için geliştirilen antik çağdan kalma imalathaneleri
gördüm. Zeytinin ya da üzümün ezildiği oyma taşlar çok belirgin. Sonra yine
taştan oyulma yağın akması için&amp;nbsp; geliştirilen
taş kanallar ve küpler, amforalar. Antik çağda zeytin yağı&amp;nbsp; yakıt olarak da kullanılıyordu. Lykialı
tüccarlar hasattan sonra zeytinyağlarını amforalara doldurulup gemilerle uzak
bölgelere sevk ediliyordı. Termessos’da zeytinyağı imalathaneleri gördüm.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Dağlar zeytin ağaçlarıyla dolu. Ne yazık ki bu ağaçların&amp;nbsp; zeytinlerini bölgede oturan köylü
değerlendirmiyor. Çünkü zeytini bilmiyorlar. Buralara yerleşen göçebe halk
hayvancılık kültürüne sahip. Kendilerinden önce o topraklarda oturanların
zeytin, şarap, tütsü, seramik, mermer, vb. gibi hüner gerektiren işlerinden
haberdar değiller. Zeytin ağacını diğer ağaçlardan ayırabilecek bilgiye de
sahip değiller.&amp;nbsp; Bu nedenlerle bölgedeki
zeytin ağaçları, asmalar bakımsızlıktan işe yaramaz hale gelmiş durumda. Antik
çağdaki kültür günümüz taşınamamış. Ne yazık. &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Ayvalık’a ilk kez gittiğimde zeytinyağının ne denli
önemli olduğunu anladım. Sabah kahvaltısında getirilen ısıtılmış baharatlı zeytinyağına
ekmek banmak büyük bir değişiklikti. Sonra zeytinyağıyla pişen o enfes sebze yemeklerinin
&amp;nbsp;lezzeti unutulur gibi değil. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Cunda adasında bir tepeye tırmanmıştım. Orada
bulunan ulu zeytin ağacının gölgesinde oturmuş denize bakıyordum. Ağacın
altında olgunlaşarak dalından düşen zeytinler vardı. Karatavuk kuşları birbiri
ardından gelip onları teker teker götürüyordu. Bir süre sonra benim varlığıma
alıştılar. Zeytin ağacının altında oturmak bana iyi gelmişti. Bu topraklarda
eskiden oturan insanların nereye gittiklerini sık sık düşünürüm. Bu toprakların
tarihini ve kültürünü anlamak için mübadele yıllarına geri gitmek gerekiyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Birinci cihan savaşı öncesinde Anadolu nüfusu on
altı milyon olarak tespit edilmektedir. Bu nüfus içerisinde üç milyona yakın
Rum ve üç milyona yakın da Ermeni ve yüz elli bine yakın Yahudi bulunduğu
bilinmektedir. O dönemde ağırlıklı ayırım din aidiyeti üzerinden yapıldığı için
toplam nüfusun yüzde kırkının gayri Müslim olduğu söylenebilir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu nüfusun Rum Ortodoks
kesimi &amp;nbsp;MÖ.200 yıllarından&amp;nbsp; itibaren Hellen etkisinde kalan Anadolu
halklarıdır. Likyalıdır, Frigyalıdır, Lidyalıdır.İyonyalıdır, Karyalıdır.
Anadolu kültürünü taşıyan halktır. Ermeni nüfus ise daha çok Doğu Anadolu
uygarlıklarının mirasçısı olan Urartu, Kilikya ve diğer kültürlerin mirasçısı
halktır. Sayıları altı milyona varan bu Osmanlı tebaası İttihat ve Terakki
hükümetleri tarafından sistematik bir şekilde yok edilmiştir. &amp;nbsp;1915 yılında tehcir kapsamında bir buçuk
milyon Ermeni, 1921 yılında bir buçuk milyon 1923 yılında da bir milyon iki yüz
bin Rum Yunanistan’a göçe zorlanmıştır. Bütün Ege bölgesinde bulunan Rum nüfus
mübadele marifetiyle boşaltılmış, yerlerine Trakya, Balkan ve adalarda bulunan
Türk nüfus yerleştirilmiştir. Dolayısıyla bugün Ege ve Akdeniz bölgelerinde
oturan halk sonradan oraya yerleştirilen Müslüman halktır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu halkın prensip
itibariyle göçebe Türkmen halk olduğu düşünüldüğünde Batı Anadolu yerleşik
kültürüyle alakaları olmadığı açıktır. Aradan geçen süre içinde zeytin ağacının
ve üzüm bağlarının nasıl geçim kaynağı haline dönüştürülebileceğini
kavrayamayan halk hayvancılık ve hububat tarımı başta olmak üzere bir dönüşüme
meyil etmişlerdir. Köylünün ağaçlara ve suya olan nefreti tarım arazisi azlığından
kaynaklanmaktadır. Bölgedeki gölleri kurutarak, ormanları yakarak &amp;nbsp;tarım arazisi açmaya çalışan köylü farklı bir
coğrafyanın insanıdır. Ağaçsız ve susuz topraklardan geldikleri için bugün
yaşadıkları ormanlık ve sulu arazileri çölleştirmeye çalışmaktadırlar. Devlet
ise bu gidişe dur diyeceğine aksine teşvik etmektedir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgULTbh_lyFmGrlNMFDoR5MNSAbbaLheKkG775KqTRroOOlD90D2kdOEuWBa6ClD4BsfW7zCTjC3RXS45HBUyo69IXB3ONwLlLGefyVADlJVVKA858RVwjkSj0E-O7nrZPoDjrJk3es770/s1600/Sagalassos+Susuz+ve+%C4%B0ncirli+Han+A%C4%9Flasun+Gezisi++8+Nisan+2013+126.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgULTbh_lyFmGrlNMFDoR5MNSAbbaLheKkG775KqTRroOOlD90D2kdOEuWBa6ClD4BsfW7zCTjC3RXS45HBUyo69IXB3ONwLlLGefyVADlJVVKA858RVwjkSj0E-O7nrZPoDjrJk3es770/s1600/Sagalassos+Susuz+ve+%C4%B0ncirli+Han+A%C4%9Flasun+Gezisi++8+Nisan+2013+126.JPG&quot; height=&quot;480&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Eğer Rum nüfus göçe zorlanmasaydı ne olurdu? Cunda
adasında o ulu zeytin ağacının altında bunu düşündüm. Eğer o nüfusun orijinal orantısı
korunsa idi 1923 yılında ilan edilen Cumhuriyet dört resmi dile ve dört resmi
dine sahip olan çok dilli, çok dinli, çok kültürlü demokratik bir Cumhuriyet
olabilirdi. Siyasi olarak bu başarılabilir miydi? Söylemesi çok zor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Öte yandan Cumhuriyet döneminde Türleştirme adı
altında Anadolu’da Müslümanlaştırma ve Araplaştırma eğilimi daha baskın
olmuştur. Hıristiyan ve Yahudi nüfus azalmış, Müslüman nüfus çoğalmıştır. Bu
bir asimilasyon hareketi değil bir değiştirme ve yerleştirme hareketidir. Cumhuriyet
döneminde kültürel altyapıyı da yeniden yazılan uydurma bir tarihle destekleme
yoluna gidilmiştir. Orta Asya’dan gelen Türk nüfusun Ergenekon tarihi kalame
alınmıştır. Bu Anadolu’nun gerçek tarihi değildir. Zeytin ağacı bunun
şahididir. Bütün tarihi örenler bunun şahididir. Arkeoloji müzeleri bunun
şahididir. En belirgin olan ise Antalya müzesidir. Müzeyi gezerken heykeller
salonundan, tanrılar salonundan lahitler bölümünden geçip birden bire bir yörük
çadırının içinde kendinizi bulup afallarsınız. Aynen Adrasan isminin Çavuşköy
yapılması gibi bölgenin tarihi müzede bile çarpıtılmıştır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Cumhuriyet iktidarlarının Türkleştirme politikası
nasıl olup ta Müslümanlaştırma politikasına dönüşmüştür? Bunun gelişimi için
yine 1900 yıllarına geri dönmek gereklidir. Türkçülük akımının&amp;nbsp; güçlendiği Osmanlı İmparatorluğunun çöküş yıllarında
çare olarak bir de İslamcılar formülü &amp;nbsp;ortaya çıkmıştır. Bu iki akım aynı amaç için
farklı ideolojilerle siyaset yapmışlardır. Cumhuriyet tarihi boyunca bu iki
akım birbiriyle demokratik olmayan yöntemlerle mücadele etmiştir. Zeytin ağacı
en az iki yüz yaşında olduğuna göre bütün bu olaylara tanıklık edebilecektir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Aslında
Ayvalık bölgesinde beş yüz hatta bin yaşında zeytin ağaçları vardır. Söylentiler
doğruysa iki bin hatta üç bin yaşında zeytin ağaçları olduğu ileri
sürülmektedir. Anadolu’nun kadim sedir, ardıç ve zeytin ağaçları her&amp;nbsp; şeye tanıklık edebilecektir. Fakat en büyük
sorun bu tanıkları bir şekilde yok ederek ortadan kaldırmak isteyen
paradigmadır. Ağaç ve su düşmanlığı giderek yaygınlaşmakta günümüz iktidarları
tarafından doğa hızla tüketilmektedir. Doğal afetlerdeki artışın nedeni her ne
kadar dini nedenlere dayandırılmak istense de inandırıcılık katsayısı giderek
düşmektedir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Cunda adasında güneş yavaş yavaş ufka yaklaşıyor. Binlerce
yıldır olduğu gibi güneş tam zamanında batıyor. Denizin üzerini koyu bir
karanlık kaplıyor. Orta Doğu’da giderek artan ırk ve mezhep savaşları hızla
ülkenin Güney Doğu &amp;nbsp;bölgesini sarıyor. Bir
yanda etnik ayırımcılık öbür yanda inanç ayırımcılığı bölgeyi bir şiddet
sarmalına sürüklüyor. Güney Doğu sınırına yığılan iki buçuk milyon Suriyeli,
bir buçuk milyon Iraklı siyasi depremlere neden olmaya başladı. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Demokratikleşme süreci giderek şiddet ve baskı
sürecine dönüşüyor. Cumhuriyetin tüm kurumları tehlike altında. Bu gidiş iyi
değil. Çok kısa bir süre içinde şiddetli bir sarsıntıyla rejim değişikliği
yaşanacağa benziyor. Bu tehlikeyi görüp örgütlenen STK ‘ların da yok olması
tehlikenin büyüklüğünü gösteriyor. Artık çok kısa bir süre içinde her şey
olabilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;

&lt;hr align=&quot;left&quot; size=&quot;1&quot; width=&quot;33%&quot; /&gt;

&lt;!--[endif]--&gt;

&lt;div id=&quot;ftn1&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Zeytin%20A%C4%9Fac%C4%B1n%C4%B1n%20Alt%C4%B1nda.docx#_ftnref1&quot; name=&quot;_ftn1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href=&quot;http://t24.com.tr/haber/yerin-alti-olum-yerin-ustu-aclik-somada-6-bin-zeytin-agaci-kesildi,276351&quot;&gt;http://t24.com.tr/haber/yerin-alti-olum-yerin-ustu-aclik-somada-6-bin-zeytin-agaci-kesildi,276351&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/2184188939680492571'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/2184188939680492571'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/11/zeytin-agacnn-altnda_16.html' title='Zeytin Ağacının Altında '/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgMcZe_5Qye3gBbQ09KigeHVxfWcCo6_j9VsyqwFgxFLssQ_0-_l3pFQRdTHKvMnnsMsqn3HsP7_Q2J3UwpV9KvkjGqDg4BL6WpGfP2wznAm83XuHnDfosdJWkcMC3wAw88CAowim0KpiM/s72-c/2+Kas%C4%B1m+2014+Andriace+Sura+132.JPG" height="72" width="72"/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-5105415226066756620</id><published>2014-10-23T23:00:00.003+03:00</published><updated>2014-10-23T23:02:07.594+03:00</updated><title type='text'>Parrhesia</title><content type='html'>&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhkjufoBRlSzuo-JJzavYJRY0z4g3NcDLBDaJLJIsg2eP1-8no9-QqJqS9asFpBlu6Bgd95PMFnRL2Hlbp-xvySt8jlGo3wy1sboSYCX9yn4uvi56Pso5B6sQm4JAb51q6ozeSv1gHm9mI/s1600/18+Ekim+2014+Adada+Maps+006.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhkjufoBRlSzuo-JJzavYJRY0z4g3NcDLBDaJLJIsg2eP1-8no9-QqJqS9asFpBlu6Bgd95PMFnRL2Hlbp-xvySt8jlGo3wy1sboSYCX9yn4uvi56Pso5B6sQm4JAb51q6ozeSv1gHm9mI/s1600/18+Ekim+2014+Adada+Maps+006.JPG&quot; height=&quot;426&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Parrhesia”&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Parrhesia.docx#_ftn1&quot; name=&quot;_ftnref1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
kelimesini Adada Antik Kenti’ni&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Parrhesia.docx#_ftn2&quot; name=&quot;_ftnref2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
gezerken hatırladım. &amp;nbsp;“Adada” ve “Termessos”
şehir devletleri ezeli düşmanları “Selge’ye” karşı bir dostluk anlaşması
yapıyorlar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-fareast-language: TR; mso-no-proof: yes;&quot;&gt;&lt;!--[if gte vml 1]&gt;&lt;v:shapetype
 id=&quot;_x0000_t75&quot; coordsize=&quot;21600,21600&quot; o:spt=&quot;75&quot; o:preferrelative=&quot;t&quot;
 path=&quot;m@4@5l@4@11@9@11@9@5xe&quot; filled=&quot;f&quot; stroked=&quot;f&quot;&gt;
 &lt;v:stroke joinstyle=&quot;miter&quot;/&gt;
 &lt;v:formulas&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;if lineDrawn pixelLineWidth 0&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @0 1 0&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum 0 0 @1&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @2 1 2&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @3 21600 pixelWidth&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @3 21600 pixelHeight&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @0 0 1&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @6 1 2&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @7 21600 pixelWidth&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @8 21600 0&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @7 21600 pixelHeight&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @10 21600 0&quot;/&gt;
 &lt;/v:formulas&gt;
 &lt;v:path o:extrusionok=&quot;f&quot; gradientshapeok=&quot;t&quot; o:connecttype=&quot;rect&quot;/&gt;
 &lt;o:lock v:ext=&quot;edit&quot; aspectratio=&quot;t&quot;/&gt;
&lt;/v:shapetype&gt;&lt;v:shape id=&quot;Resim_x0020_1&quot; o:spid=&quot;_x0000_i1025&quot; type=&quot;#_x0000_t75&quot;
 style=&#39;width:441pt;height:276pt;visibility:visible;mso-wrap-style:square&#39;&gt;
 &lt;v:imagedata src=&quot;file:///C:\Users\YAVUZE~1\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image001.jpg&quot;
  o:title=&quot;&quot;/&gt;
&lt;/v:shape&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if !vml]--&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Şehrin son derece akıllıca planlanmış kanyon giriş
yolunda yürürken bu şehri yönetenlerin M.Ö.1500 yıllarından itibaren civar
şehir devletleriyle savaşarak ayakta kaldığını düşündüm. Sarp ve dar kanyon kayalıklarını
kullanarak Güneyden yani Selge’den gelecek her türlü tehdidi bertaraf edebilmek
için kale gibi inşa edilen bir şehir Adada. Diğer Pisidia şehirleri gibi yüksek
irtifalarda derin kanyonlar içinde gizlenerek inşa edilmiş garnizon şehirlerinden
biri. Tarım alanları oldukça kısıtlı sayılır. Bunun dışında hayvancılık, orman
ürünleri ve madencilik konularında zengin olanaklara sahip bir coğrafya. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgsLM2518tBzO5AbLTwzD1uavHiHcj3bVm-whoLSuAHAP_Vpo3zdPIBhBRrl1mXzPKL-fVdzmvkjQu4cSYYRTavaIu_KAXqu2DFJ9yEic8pPEsv4oHtyvjXpILRFcMq8WlVgTCKonOvJLo/s1600/19+Ekim+2014+Adada+142.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgsLM2518tBzO5AbLTwzD1uavHiHcj3bVm-whoLSuAHAP_Vpo3zdPIBhBRrl1mXzPKL-fVdzmvkjQu4cSYYRTavaIu_KAXqu2DFJ9yEic8pPEsv4oHtyvjXpILRFcMq8WlVgTCKonOvJLo/s1600/19+Ekim+2014+Adada+142.JPG&quot; height=&quot;426&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Şehrin Kuzey girişine &amp;nbsp;ise ancak bir kaç yüksek
tepe aşılarak ulaşılabiliyor. Üç tapınak karşılıyor sizi: İlki İmparator
Traianus Tapınağı MS. 114 yılında inşa edildiği anlaşılıyor. İkincisi “Tanrı
İmparatorlar Tapınağı” zengin bir Adadalı’nın adak için yaptırdığı bir tapınak.
Üçüncü tapınak ise Zeus Magisteus Severus tapınağı. Bu üç tapınak birbirine yüz
metre mesafede yer alıyor. Agora yolunun uzunluğuna bakılırsa ticaret
kapasitesi yüksek bir şehir. Yolun bitiminde ise antik tiyatro ve devlet
binaları yer alıyor. Kuzey girişinde yarım kalmış bir tiyatronun basamakları
dikkat çekiyor. Bu tiyatronun neden bitirilemediğini anlamak zor. Hellen
tarzında bir yanı tepeye doğru inşa edilmiş olan bu tiyatronun Roma döneminde
daha farklı bir amaçla kullanıldığı düşünülebilir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEibbIDX2hkR-4vty71mCvXj7lJf-kAR7OWrqp1uGEx-7aSXGDIQK8nMGcQyi3PzbnVUy6tbyq7dhIREUDGj4NiKVLpH1n98k0wlOJkOcImuwKoq6OIVormxeXA3DrN8f_iGPXktVrm3TVg/s1600/19+Ekim+2014+Adada+149.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEibbIDX2hkR-4vty71mCvXj7lJf-kAR7OWrqp1uGEx-7aSXGDIQK8nMGcQyi3PzbnVUy6tbyq7dhIREUDGj4NiKVLpH1n98k0wlOJkOcImuwKoq6OIVormxeXA3DrN8f_iGPXktVrm3TVg/s1600/19+Ekim+2014+Adada+149.JPG&quot; height=&quot;426&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Tapınaklara iki dilde bilgi
levhaları konmuş. Bu tapınakların imparatorlar adına inşa edildiği yazılmış.
Roma imparatorları için yapılan büyük bir olasılıkla Apollon tapınakları
bunlar. Roma öncesi dönemden kalan Zeus tapınağı da dikkat çekiyor. Bölgenin
bilinen tanrıça kültünden hiç iz yok. Tapınakları çok fazla inceleme fırsatı
bulamadım. Zaten bu tapınakların ölçüleri oldukça mütevazi . En fazla on on beş
metre eninde ve on metre boyunda takribi yedi sekiz metre yüksekliğinde küçük
tapınaklar bunlar. Çok geniş bir alana yayılmış olan şehir yıkıntılarından
sonuç çıkarmak iğneyle kuyu kazmak gibi. Şehir &amp;nbsp;ana planı ve bölümlerini gösteren bir kroki
konmamış. Bu da her tarafa saçılmış olan şehir yıkıntılarından tahmin yürüterek
bir takım sonuçlar çıkarmak zorunda bırakıyor ziyaretçileri. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Antik
tiyatronun bin kişilik bir tiyatro olduğu söyleniyor. Bu da şehrin nüfusunun
diğer şehirlere göre Termessos, Selge, vb. daha az olduğunu gösteriyor. Antik
tiyatro merdivenleri hiç bozulmamış. O dönemin vaz geçilmez kamu binalarından
biri &amp;nbsp;anfitiyatrolar. Anadolu’da yüz elli
kadar antik tiyatro bulunduğu söyleniyor. Neden her şehirde bir anfitiyatro
var? Üç farklı mimari stilde &amp;nbsp;inşa edilmiş tiyatrolar var. Hellen öncesi,
Hellen ve Roma tipi tiyatrolar. &amp;nbsp;Hellen
tipi tiyatro yarım çember biçiminde iken Roma stili tam çember biçimini tercih
etmiş. Aradaki fark doğal olarak seyirci adedi. Hellen anfitiyatroları daha çok
tiyatro gösterileri amaçlanırken Roma döneminde gladyatör dövüşlerinin de
aralarında bulunduğu sportif gösteriler için bir mekan olarak tasarlanmış. &amp;nbsp;Hellen tiyatrolarında oynanan oyunlar ise
trajedi tarzında.&lt;/span&gt; &lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Aiskhylos, Sofokles ve Euripides gibi
tiyatro yazarlarının eserlerinde mitolojinin geniş çapta kullanıldığı “parrhesia
oyunları” oynanırdı.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Parrhesia.docx#_ftn3&quot; name=&quot;_ftnref3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Antik Yunan Uygarlığında hakikatin tanrılar
tarafından söylendiğine inanılırdı. Sorular sorulur, tanrılar bu soruları
cevaplardı. Hakikati ancak tanrılar bilebilirdi. Pharrsia &amp;nbsp;oyunları
tiyatronun yani kamu hayatının vaz geçilmez unsurlarından biri idi. &amp;nbsp;Günümüzde televizyonun daha doğrusu medyanın
yerini tuttuğunu söyleyebiliriz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Tiyatrolarda nasıl oynanabiliyordu? Merdivenlerde
otururken&amp;nbsp;bir oyun hayal ettim. Michel Faucault’un ders notlarını
hatırlamaya çalıştım:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Pharrhesia kullanan insan kandırma ,sahtecilik ,
yaltaklanma, çıkarını koruma yerine, &amp;nbsp;dürüstlüğü tercih ederse ne olur? &amp;nbsp;Hakikat nedir? Hakikat’i duymaya hazır
olmayanlara söylendiğinde ne olur? Bütün bu soruların bir çok cevabı olabilir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kimi idareciler gerçeğin söylenmesine tahammül
edemezler. Etraflarındaki insanların sürekli yalan söylemesiyle gerçeklerden
uzaklaşırlar. Bu tür yöneticilerin dikta rejimi kurdukları ilkçağlardan bu yana
bilinmektedir. Anadolu antik kentlerinin hemen hemen hepsinde ortak üç tür yapı
var. Tiyatro, tapınak, agora. Bu üçlü bir şehri şehir yapan üç temel unsur
olarak karşımıza çıkıyor. Şehir devletlerinde bu üç mimari yapı kamunun vaz
geçilmez unsurları olarak idare tarafından yapılmak zorunda. Günümüzde olduğu
gibi varlıklı insanlar kamunun yararına tapınak, okul, iş hanı vb. yaptırıyorlar.
İki bin yıl önce &amp;nbsp;zenginlerin kamu
yararına yaptırdıkları binalara konan kitabelerden anlıyoruz bunu. Antik
kentlerin çoğunda birileri adına yaptırılan binaların duvarlarındaki yazıt veya
kabartmaları görüyoruz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bir ipucu bulmak üzere geldiğim bu antik şehirde
parrhesia oyununun nasıl oynandığına ilişkin hiç bir ipucu bulamadım. Görünen
en bariz şey; şehirlerin ne kadar korunaklı yerlere yapıldığı. Bronz Çağı ve
daha sonra Demir Çağı savaşlarla dolu. Zenginleşen şehirlere mutlaka birileri
saldırıyor. Bunu önlemek için Adada halkı kayalıkların, derin kanyonların içine
saklıyorlar şehirlerini. Köle olma korkusu her yerde karşınıza çıkıyor. Güçlü
olan güçsüz olanı köleleştiriyor. Kölelerin hiçbir şekilde kurtulma şansları yok.
Antik çağın en araştırılmamış konusu bence &amp;nbsp;kölelik. Savaşlarda esir edilenler, doğumdan
köle olanlar, köle pazarından satın alınanlar olarak üçe ayırabileceğimiz bu
sınıf her kültürde farklı kurallara uymak zorunda. Bir kez köle olan birinin
kurtulması isde çok zor. İlkçağda ikinci büyük olay ise kadın kaçırmalar. Kadınlar
ganimet olarak alınıp satılabiliyor. Bazı yazarlara göre köle nüfusunun yurttaş
nüfusundan kat be kat üstün olduğu biliniyor. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Şimdi geçmişin kültürel değerlerinin nasıl yok edildiğini
daha iyi anlıyorum. Tiranlar ve din adamları kültürden ve eleştiriden
hoşlanmazlar. Dünya üzerinde sadece kendilerinin fikirlerinin doğru olduğunu düşünürler.
Eleştiriye gerek yoktur. Övgü hak ettikleri şeydir. Övgünün dışında bir bakış
açısı kabul etmezler. &amp;nbsp;Kendilerini tanrı
yerine koyarlar ve bir imparator olarak ya da bir tanrı olarak halka eziyet
etmeye başlarlar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Doğruyu söyleyenler yavaş yavaş şehri terk etmeye
başlarlar. Diktatör ise etrafındaki dalkavuklarıyla kurmaca dünyasında küçük
tanrı rolünü oynar. Bir gün &amp;nbsp;güçlü bir orduyla gelen yeni bir kral
surlardan içeri sızar ve küçük tanrıyı öldürerek yerine geçer. Bir süre hakikat
oyunu oynanır sonra yeni kral da küçük tanrı kral olmaya heveslenir. Oyun sona
erer. Bu döngü böyle sürüp gider.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu mudur demokrasi dengesi? Antik Yunan uygarlığında
en çok tartışılan konulardan biri de bu. MÖ. 5. Asırda Atina nüfusu yirmi bin
köle sayısı kırk bin olarak veriliyor. Her evde en az iki üç köle bulunduğundan
söz eden etnologlar var. Atinalı vatandaş Parrhesia hakkına sahip. Dışarıdan
gelenler vatandaş da olsalar bu hakka sahip olamıyor. İkinci kriter ise “bilge
insan” olma özelliği. Atina aristokrasisi demos yani halkın çoğunluğunu seçkin
olarak kabul etmiyor. Halkın çoğunluğu bilgisiz olarak kabul ediliyor. Cahil
çoğunluk olarak nitelendirilen bu kitlenin söz sahibi olmasını eleştirenler de
var. Bilgisiz bir kitlenin gözüne girmek için yalan söyleyen politikacılardan
oluşan idarecilerin şehre faydalı olamayacağı görüşü var. Bugün popülizm olarak
nitelendirilen çoğunluğun nabzına göre şerbet veren usul o zamanlar antik
dünyada daha da yaygınmış. Demos yerine seçkinler tarafından yönlendirilen
demos veya tanrılar tarafından seçilmiş kralın tebası olmak gibi seçenekler var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiD8LPWSf1KlBSOJo13Lc6fMepxvTqNamoKyNxjHv4FSSeMvrSrrD2yqLMGDVsYvqqrXhjaUr-v8kqBqw4rgmnyctd4DOcH9bhM8T0_zX7VPdMfocFEkfPYxzHsObHWFHt8Kmtck5C2QLQ/s1600/19+Ekim+2014+Adada+181.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiD8LPWSf1KlBSOJo13Lc6fMepxvTqNamoKyNxjHv4FSSeMvrSrrD2yqLMGDVsYvqqrXhjaUr-v8kqBqw4rgmnyctd4DOcH9bhM8T0_zX7VPdMfocFEkfPYxzHsObHWFHt8Kmtck5C2QLQ/s1600/19+Ekim+2014+Adada+181.JPG&quot; height=&quot;426&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Siyasi iktidarların halkın çoğunluğunun oyuyla
seçildiğini biliyoruz. Demokrasilerde seçim sistemi ne olursa olsun çoğunluğun
seçtiği parti iktidar yolunda ilerliyor. Düşüncesini ortaya koyan çoğunluk bir
yerde kendi isteğiyle ve hür iradesiyle oyunu kullanıyor. Buraya kadar bir
sorun yok. İktidar olan kişi ya da zümre devletin idaresini ele geçirdikten
sonra iki seçenekle karşı karşıya kalıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bir:&amp;nbsp; Pharrsia
oyununu oynayacak . İki: Pharrsia oynayanları yok edecek. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Aslında&amp;nbsp; söz
ile düşünce arasında bir denge kurulmaya çalışılıyor. Söz yani logos insanın
düşündüğünü söyleme özgürlüğüne göre anlam kazanır. Düşündüğünü söyleme hakkına
sahip olanlarla olmayanların dengesi hiç te kolay değil. Bugünde kolay değil
geçmişte de kolay değilmiş. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Adada antik kentini boydan boya geçerken&amp;nbsp; geçmişi hayal etmeye çalıştım. Agorada alış
veriş yapan şehir halkı, askerler, idareciler, rahipler &amp;nbsp;ve köleler. Döşeme yolların üzerinde yürürken bir
bir buçuk metre uzunluğunda kırk elli santim kalınlığında kesme taşlardan
yapıldığını görüyorum. Kilometrelerce uzayıp giden caddeler ve sokaklar. Şehrin
giriş kapsına doğru “kral yolu” adı verilen &amp;nbsp;döşeme yolda yürürken Pisidia &amp;nbsp;coğrafyasında beş yüzden &amp;nbsp;&amp;nbsp;fazla
antik kentin olduğu varsayımını düşünüyorum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhB49rJn1YAQ4OtQmBKUXiusZrN314h9W1cIn0l7eitHiC4SvN5OLRusbRIj2qt_U6jFad63_-b_BzMMm2m_mTtELXSlo74lLRMiYEZFTP0s3oecTUh7dzZIMLP4Jj2zPveNqCTuIVZb2k/s1600/19+Ekim+2014+Adada+200.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhB49rJn1YAQ4OtQmBKUXiusZrN314h9W1cIn0l7eitHiC4SvN5OLRusbRIj2qt_U6jFad63_-b_BzMMm2m_mTtELXSlo74lLRMiYEZFTP0s3oecTUh7dzZIMLP4Jj2zPveNqCTuIVZb2k/s1600/19+Ekim+2014+Adada+200.JPG&quot; height=&quot;426&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;
&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;br clear=&quot;all&quot; /&gt;
&lt;hr align=&quot;left&quot; size=&quot;1&quot; width=&quot;33%&quot; /&gt;
&lt;!--[endif]--&gt;

&lt;br /&gt;
&lt;div id=&quot;ftn1&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Parrhesia.docx#_ftnref1&quot; name=&quot;_ftn1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Calibri, sans-serif; line-height: 115%;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Parrhesia
kavramı en kapsamlı bir şekilde Michel Foucault’un&amp;nbsp; Kalifornia Ünivesitesi’nde &amp;nbsp;1983 senesi Sonbahar Dönemi’nde verdiği ders
notlarında izah ediliyor. Ayrıntı Yayınları tarafından “Doğruyu Söylemek”&amp;nbsp; adıyla yayınlanan kitap “Fearless Speech” &amp;nbsp;adıyla 2001 yılında ABD’de yayınlanır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn2&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Parrhesia.docx#_ftnref2&quot; name=&quot;_ftn2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Calibri, sans-serif; line-height: 115%;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Pisidia
Bölgesi&#39;nin antik kentlerinden biri olan Adada, Isparta ili, Sütçüler ilçesine
bağlı Sağrak köyü yakınındadır. Adada&#39;nın adı ilk kez M.Ö. I. yüzyıl
yazarlarından Artemidoros tarafından verilmiştir (Strabon XII, 570). Sonra
Ptolemaios (V 5, 8) ve Bizans tarihçisi Hierokles&#39;te (674, 4) de
&quot;Odada&quot; olarak geçer. Ancak kentin tarih sahnesine çıkışı
Termessos&#39;ta bulunan bir atlaşma metni dolayısıyla M.Ö. 2. yüzyıla kadar
inmektedir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn3&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Parrhesia.docx#_ftnref3&quot; name=&quot;_ftn3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Calibri, sans-serif; line-height: 115%;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Turizmci
İsmail Altınçekiç’in &amp;nbsp;bloğundan bir
alıntı yaparak Hellen &amp;nbsp;Roma tiyatroları
karşılaştırmasını &amp;nbsp;yapalım. &lt;b&gt;Yunan –
Roma Tiyatrosu karşılaştırması&lt;/b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Y/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Yunan Tiyatrosu, onu çevreleyen kent ve
manzara ile bütünleşmişti.Sahne binası küçük bir kulübe,hatta bir çadır
şeklinde.Bu seyircinin görüşünü etkilemiyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Y/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Tiyatro yapılarında enstrümanların
geride, aktörlerin onların önünde yer aldığı alanı çeviren oturma yerlerinin
ilk sırası ile oyun alanı aynı yükseklikte bulunuyor. İlk sıradakiler yatay,
tiyatro yüksek olmadığından en arka sıradakiler de kuşbakışı oymayan yataya
yakın bir eğik görüş açısı ile oyunları izleyebiliyor. Oturma yerlerinin tümü,
merkezde yer alan sahneyi eşit düzeyde görme olanağına sahip bulunduğundan,
oturma sıralarının yarım daire (180 derece) den daha geniş açıda yerleşmesi
optik bir sakınca oluşturmuyor. Bu dönem tiyatroları daha fazla oturma yeri
kazanma amacına yönelik olarak yarım daireden büyük olabiliyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;R/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Roma tiyatrosunda sahne binası, seyirci
oturma yerleri ile aynı yükseklikte.Bununla seyirciler kendilerini dış dünyadan
ayrılmış buldular.Bu durumda artık tamamıyla gösteriye yoğunlaşıyorlardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;Seyirci oturma yerlerinin üst kısımları
revaklıdır.Sahne binası ve revakların aynı seviyede olması akustik yönünden
avantaj sağlar. Tiyatrolar, birden çok orta yollu(diazoma) olarak büyüyünce,
orta yolun(diazoma) arkasındaki destek duvarının içine bronz küpler
yerleştirdiler. Ayrıca ses yansıtıcı panoların düzeneğini geliştirip malzeme
seçimine özen gösterdiler. Bu önlemlerle sorunlara çözüm bulmaya çalıştılar.
Daha sonraki yüzyıllarda Romalılar, bu sorunları (Aspendos Tiyatrosu örneği
gibi) sahne binası ile izleyici koyağını(cavea) 180 derecede yapışık hale
getirerek birlikte inşa edip büyük oranda aştılar. İzleyici koyağının(caveanın)
üst sırası ile sahne binası çatısı aynı yükseklikte yapılınca yankı sorunu
azaldı. Bu durumda tiyatro, tam kapalı bir yapı olarak dışarının gürültüsünden
arınmış, sesin yapı içindeki çınlaması&amp;nbsp; kolaylaşmış oluyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;R/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Roma İmparatorluk döneminin gösterilere
getirdiği en büyük yenilik, insanların birbirleriyle ölümüne çarpıştırıldığı
gladyatör dövüşleri, venationes (vahşi hayvanlarla insanların ya da hayvanların
birbirleriyle yaptıkları dövüşler) oldu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;Birbirinden çok farklı iki gösteri türü vardı.
Bunların birincisinde profesyonel gladyatörler, kuralları son derece disiplinli
biçimde belirlenmiş olan kavgalara girişiyorlardı. Ölüm oranının 20’de 1 olduğu
bu oyunlar günümüzün boks karşılaşmalarından çok da farklı sayılmazlardı.Roma
döneminde gelişen bir başka gösteri türü ise Venationes’ti. Bu gösterilerde
gladyatörlerle aslan, kaplan, leopar, ayı gibi vahşi hayvanlar ölümüne mücadele
ederlerdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;Uzun Roma barış döneminde mühendisler halkı
eğlendirmek için yepyeni gösteriler tasarlarken, orkestra çukurunu suyla doldurup
boşaltacak şekilde yeni teknolojiler ürettiler. Bu teknoloji sayesinde kara
savaşlarının kanlı betimlemelerine ek olarak deniz savaşlarının da yeniden
canlandırılması mümkün oluyordu. Bir başka gösteri, su içindeki güzel yüzücü
kızlar tarafından yapılan senkronize hareketlerdi. Belirli bir koreografik
düzenleme ve müzik eşliğinde yapılan bu gösteriler izleyicileri kendinden
geçirirdi. Anadolu’da Ksanthos, Myra, Ephesos ve Nysa, Hierapolis gibi
kentlerin tiyatrolarının tabanları bu oyunlar için mermerle kaplanır, suyun
doldurulup boşaltılması için gerekli su kanalları hazırlanırdı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Y/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Yunan tiyatrosunun başlangıcı, Dionysos
ayinlerine uzanır. MO 7.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;R/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Roma tiyatroyu Yunan’dan alır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Y/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;İlk tiyatrolar son derece
basitti.Düzeltilmiş toprak bir alan, tahtadan yapılmış seyirci basamakları ve
gene tahtadan bir sahne.Taştan yapılan tiyatrolar ilk defa MO 4. yüzyıldan
itibaren görülmeye başladı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Y/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Yunan tiyatrosu daima denize veya
dağlara bakar. Bu manzara dekorun doğal bir parçasını oluşturur.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;R/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Yapılacak tiyatronun yeri, hava
şartlarına uygun, alanı güneye bakmayacak şekilde ve akustik şartlara
elverişli, bir yer olarak özenle seçildikten sonra, aşağıdaki şekilde
tiyatronun mimari planı hazırlanır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;Sahne bölümünün (proskenion) uzunluğu, başlangıçta
seçilen daire çapı CD’nin iki katıdır. Sahne platformunun yerden yüksekliği,
orkestra çapı CD’nin on iki de biri kadardır.Bu&amp;nbsp; durumda :&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;1.&amp;nbsp; Sahnenin eni .r’dir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;2.&amp;nbsp; Sahnenin uzunluğu&amp;nbsp; 4r’dir&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;3.&amp;nbsp; Sahnenin orta noktası M’nin, tam karşısındaki
daire uzerindeki orkestra noktası H ya uzaklığı r’dir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;4.&amp;nbsp; Sahnenin eni ile boyu arasındaki oran
1/8’dir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;5.&amp;nbsp; İzleyicilerin oturma yerlerinin
basamaklarının yuksekliği, bir ayak ve bir avuctan az, bir ayak ve
altıparmaktan fazla olmamalıdır. Derinlikleri de, iki bucuk ayaktan fazla, iki
ayaktan az olmayacak şekilde secilmelidir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;R/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Roma devrinde tiyatroya girmek
kadın&amp;nbsp; erkek her vatandaş için serbesttir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;Y/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Tiyatro festivalleri tanrıların
şerefine düzenlenir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;R/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Tiyatro her türlü gösteri halkın
eğlenmesi içindir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;Y/&lt;/b&gt;Yunanda tiyatro yamaçlarda seçilir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;R/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Kemerli duvar yardımıyla düzlükte
bile tiyatro inşaa edebilmişlerdir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;Y&lt;/b&gt;/ Tiyatro yüksek olmadığından yarım
daire(180 derece) büyük olabiliyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;R/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Sahne yapısı, oturma sıralarının sağ ve
sol başlarındaki izleyicilerin görüşünü engelleyeceğinden Roma İmparatorluk
dönemi tiyatro yapılarını 180 derece daha büyük açılı olamıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Y/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Tiyatrolar, her gün izleyici toplamak
zorunda değildi. Çünkü o dönemde tiyatro oyunları, yılın her günü değil, özel
günlerde oynanırdı. Büyük merkezlerde, özel günlerde sergilenen oyunlar, daha
sonra bir anlamda turneye çıkar ve kırsal kesimde, küçük merkezlerde
sergilenirdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Y/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Tiyatro gösterileri gün doğumundan
günbatımına dek sürerdi. Her gün beş oyun sahnelenirdi. (İlk gün beş komedi,
diğer günler trajediler ve birer satir.)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Y/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Eski Yunan’da tiyatro önce yalnız
korodan oluşurdu. İ.Ö. 543’de, yazar Thepis, oyunlarına koroyla diyaloga giren
bir aktör aldı. İ.Ö. 480’de, Aiskhylos’la, ikinci bir oyuncu ortaya çıktı.
Yunan resim ve yontu sanatlarında üçüncü boyutun ortaya çıktığı yıllarda, İ.Ö.
470’de, Sofokles oyunlarında üçüncü oyuncuya da rol verdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Y/&lt;/b&gt;&amp;nbsp; Eski Yunan tiyatrosu oyunlarında,
yaklaşık 30 kişi görev alırdı. Bir oyundaki oyuncu sayısı dördü geçmezdi.
Oyuncular dışındaki kadro, yaklaşık onbeş kişilik koro, flüt ve saz çalanlar,
öğretmenler ve sahne çalışanlarından oluşurdu .&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: xx-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Y/&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Eski Yunan’da, kent bütçesinden tiyatro
giderleri için yapılan harcama, toplam bütçe harcamalarının yüzde beşini
oluştururdu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/5105415226066756620'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/5105415226066756620'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/10/parrhesia.html' title='Parrhesia'/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhkjufoBRlSzuo-JJzavYJRY0z4g3NcDLBDaJLJIsg2eP1-8no9-QqJqS9asFpBlu6Bgd95PMFnRL2Hlbp-xvySt8jlGo3wy1sboSYCX9yn4uvi56Pso5B6sQm4JAb51q6ozeSv1gHm9mI/s72-c/18+Ekim+2014+Adada+Maps+006.JPG" height="72" width="72"/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-5462998400234271250</id><published>2014-10-01T19:42:00.001+03:00</published><updated>2014-10-01T19:44:15.640+03:00</updated><title type='text'>Kybele’nin izinde</title><content type='html'>&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhZ9YPRN4I_oW87EWTyFLO4JQNznLKwtb6pJbVYojsRR9-gdG9JCPSWzgTnMyGQNm1TQ56Gd_mP_BdTiZ0_59ki5jaDvYh41Rp9QGevOKdSqjGKxtAOPB-uyqyhq8AyueY01vxiviN519E/s1600/Frigya+Kamp+21+Eyl%C3%BCl+2014+Esdoge+5.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhZ9YPRN4I_oW87EWTyFLO4JQNznLKwtb6pJbVYojsRR9-gdG9JCPSWzgTnMyGQNm1TQ56Gd_mP_BdTiZ0_59ki5jaDvYh41Rp9QGevOKdSqjGKxtAOPB-uyqyhq8AyueY01vxiviN519E/s1600/Frigya+Kamp+21+Eyl%C3%BCl+2014+Esdoge+5.jpg&quot; height=&quot;466&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div align=&quot;right&quot; class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: right;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu bir gezi yazısı mı, yoksa bir deneme mi? Karar
vermek zor. &amp;nbsp;Belki de ikisi birden. Buna
okuyucu karar verecek. Benim açımdan üzerinde uzun yıllar çalıştığım &amp;nbsp;&amp;nbsp;Anadolu
Ezoterizmi&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftn1&quot; name=&quot;_ftnref1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &amp;nbsp;kapsamında olan üç bin yıl süren Kybele
kültünün somut coğrafyasına yaklaşmak ve dokunmak için bulunmaz fırsattı.&amp;nbsp; Gizemli Frigya vadisinde &amp;nbsp;&amp;nbsp;gün
batımı, yıldızlar altında çadırlı kamp ve gündoğumu ile sürüp giden heyecan
dolu iki gün çok cazipti. Andost başkanı Cemal Ertugay’ın&amp;nbsp; grubun Facebook sayfasında Prof. Dr. Yüksel
Şahin ve Esdoge (Eskişehir Doğa Gezginleri) grubu &amp;nbsp;ile birlikte Frigya vadisine kamplı bir
gezinin düzenlendiği duyurusunu okuduğumda ilk aklıma gelen kelime doğal olarak
&amp;nbsp;“Kybele” oldu. Anadolu ezoterizmi
araştırmalarının önemli bir bölümü olan Anadolu&amp;nbsp;
Ana Tanrıçalar kültüne ilişkin kaynaklar arasında Kybele kültüne ait ciddi
bir liste var önümde. Çoğu önemli üniversitelerde verilen yüksek lisans ve
doktora tezlerinden ve makalelerden &amp;nbsp;oluşuyor. Anadolu’nun kültür tarihini yorumlayan
&amp;nbsp;araştırmacıların &amp;nbsp;çoğu &amp;nbsp;Ana
Tanrıça kültünün başlangıcını M.Ö. 3000 yıllarına kadar götürüyorlar. &amp;nbsp;“Magna Mater” kültünün tarihsel süreç içinde
hangi isimlerle anıldığını araştıran arkeologlar da var. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Kybele’nin
ana yurdu neresidir diye sorsalar birbirinden farklı cevaplar alabilirsiniz.
Ana Tanrıça kültünün en tanınmış olanı Kybele mi yoksa “Kumbaba” mı ? Yoksa “Artemis”
midir? Söylemesi zor. Bu hangi ülkede yaşadığınıza bağlı. Likya ve Pisidia
bölgelerinde yaklaşık iki yıldır dere tepe antik kentleri geziyorum. Tarihi
kalıntıların çoğu Roma döneminden kalma. Roma hakimiyetinin Anadolu’da
hissedildiği &amp;nbsp;M.Ö. 200 –M.S.350 yılları
arasında bu dönem öncesi uygarlıkların sırasıyla Hellen, Pers, Likya, Hitit ve
öncesi dönemlerden kalan kültür mirasıyla senkretizasyon &amp;nbsp;sürecinde&amp;nbsp;
kaynaşarak eklektik bir yapı oluşturdukları söylenebilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;M.Ö. 540
yılında Pers generali “Harpagos” tarafından fethedilen Anadolu’nun bu tarihten
önceki siyasi ve inanç tarihi soru işaretleriyle dolu. &amp;nbsp;“Karanlık Çağ” adı verilen bir dönemden söz
ediliyor. Bu dönemin karanlık olarak nitelendirilmesi her şeyden önce belge
yani bilgi olmamasından kaynaklanıyor. Eğer bir yerlerde bazı belgeler toprak
altında henüz keşfedilmeyi bekliyorsa onları bulacak arkeologlara ihtiyaç var.&amp;nbsp; Frigya bölgesi antik Anadolu coğrafyasının karanlık
döneminin sonralarına rastlayan M.Ö. 1200 –600 ‘lere &amp;nbsp;tarihlenen döneminde Trakya ya da Makedonya’dan
gelip yerel halkla kaynaşarak bir imparatorluk kuran “Trak” &amp;nbsp;halklarının yeni adıyla Frigler’in ana yurdu
olduğu hipotezi üzerinde duruluyor. Özellikle de Troya savaşından sonra Trakya
ve Balkanlar üzerinden göçlerin başladığını ileri sürenler var.&amp;nbsp; &amp;nbsp;Akademik
dünyanın üzerinde anlaştıkları tek konu Demir Çağı adı verilen dönemin başlangıcının
bu göçlere neden olduğu. O dönemi belgeleyen düşünürlerin eserleri Hellen
döneminden başlıyor. Strabon bu önemli kişilerden biri. Öte yandan Hellen
öncesi döneme ilişkin Anadolu krallıklarından herhangi birinden bir tarihçi bir
yazar veya bir şair yok. Varsa bile ortada bir eser yok. Karanlık bir dönem.
Bir Frig rahibi bir Gallos’un el yazması kitabı bulunmuyor. Bir Likya bir Lidya
ya da Lykia &amp;nbsp;rahibinin eserleri ortada
yok. Neden acaba? Bu kadar zengin &amp;nbsp;kültürleri
&amp;nbsp;barındıran topraklarda neden hiç bu
zenginliği belgeleyen kimse yok? &amp;nbsp;Likyalı
ve Lydia ‘lı tarihçilerin varlığı biliniyor. Hellen öncesi dönemden kalan
tabletlerin çözümlemesi mutlaka bazı konulara ışık tutacaktır. Yazılı kültür
ile sözlü kültür arasındaki farkın en belirgin örnekleri yine Anadolu’da
bulunabilir. &amp;nbsp;Doğu’nun mistik sözlü
tarihi ile Batı’nın yazılı tarihi birleşince karanlıklar aydınlanıyor: &amp;nbsp;Lidyalı tarihçi Xanthus’un eserlerinde Kral
Midas’dan söz ettiği bilinmektedir. &amp;nbsp;Midas ve oğullarının &amp;nbsp;&amp;nbsp;Doğu’da Asur ve Urartu, Batı’da Lidya ve Hellen
krallıkları ile anlaşmalar yaparak imparatorluklarını güçlendirdikleri fakat
Kuzeyden gelen savaşçı bir kabile olan Kimmerler karşısında tutunamadığını
başkent Gordion’un yağmalanmaktan kurtulamadığını&amp;nbsp; öğreniyoruz. Kimmerler başlarında efsanevi
savaşçı Dougdamme&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftn2&quot; name=&quot;_ftnref2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
olmak üzere Anadolu’da savaş rüzgarları estirdiler. Büyük şehirleri yıkıp
yağmaladılar. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kimmerler tüm Anadolu için bir tehdit oluşturuyordu.
Birbiri ardından akınlar düzenlediler. Keskin demir kılıçları ve gözü kara
savaşçıları vardı. Liderleri Dougdamme ‘ye çok güveniyorlardı. Önlerine gelen
her şehri yağmaladılar. Frigya başkenti ve hazinesi ellerine geçti. Midas’ın
ailesi civar şehirlere kaçarak canlarını kurtardılar. Bu şehirler bir süre daha
varlığını sürdürdü. Kimmerler &amp;nbsp;bu kez de Lydia
krallığına saldırdılar. Lidya kralı Gyges’i yenilgiye uğratarak Sardes ‘i
yağmaladılar. Önceleri savaşı kazandılar fakat daha sonra M.Ö.650&amp;nbsp; yılında Dougdamme ölünce Kimmerler’in gücü
azalmaya başladı. Orduları dağılma noktasına geldi. Asurlulardan yardım alan Kral
Alyattes tarafından ağır bir yenilgiye uğratıldılar. Bu yenilgiden sonra Kimmerler
Anadolu’da tutunamadılar. &amp;nbsp;Kuzeye çekildiler.
Frigya şehirleri kralları Midas’ı ve tanrıçaları Kybele’yi hiç unutmadılar. Anadolu
artık bereketli ovaları ve doğal kaynaklarıyla paylaşılamayan bir coğrafyadır.
Frigyalıların ana yurdu sürekli işgal altındadır. Her yeni güçlü kral Frigleri
etkisi altına almaya çalışır. Kybele’nin çocukları kültürlerini muhafaza etmek
için mücadelelerini sürdürürler. En sonunda Frigya adı M.S. 500 yıllarında Doğu
Roma İmparatorluğu bünyesinde siyasi olarak ikiye ayrılır ve iki farklı ad
verilir. Esaretle geçen&amp;nbsp;&amp;nbsp; bin yıllık
süreç içinde Frigya hafızalardan silinir yok olur. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Aslında Osmanlı ve daha sonra Cumhuriyet döneminde
tarihi kendilerine göre&amp;nbsp; &amp;nbsp;yazanlar Frigleri bir&amp;nbsp; paragrafla şöyle özetlemişler: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Frigler,
Ege göçleri sırasında Anadolu’ya gelerek M.Ö. 800 yıllarında Gordion (Polatlı)
merkezli bir devlet kurdular. Kafkaslar üzerinden gelen Kimmerlerin egemenliği
altına giren Frigyalılara Persler son vermişlerdir.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Orta öğretimde öğrenci bu halkın yani Frig
halkının&amp;nbsp; dış göçlerle ortaya çıkıp bir
medeniyet kurduğu sonra yok olup gittiği fikrine endeksleniyor. Burada bir
medeniyete “son verme” kavramından neyin kast edildiği belli değildir. Bir
kültür politikası gereği yapılıyor bu. Antik Anadolu Tarihinde beş bin yıllık
kültür mirasına kimsenin sahip çıkma niyeti yoktur. Hangi antik kente
giderseniz gidin bu bölgeler Batılı araştırmacılara terk edilmiştir. Bu
Cumhuriyet dönemi öncesinde de böyleydi sonrasında da böyle. Cumhuriyet
üniversiteleri Orta Asya steplerinden kalkıp gelen ve 1071 tarihinde Anadolu’yu
fetheden Türkmen kabilelerinden söz eder. Anadolu’nun kadim halkıyla hiçbir
bağlantı kurmaz. &amp;nbsp;İki kutup halinde
birbirlerinin kuyusunu kazan Ulusalcılarla Osmanlıcılar!ın taban tabana zıt
kültür politikalarını savundukları artı gizli değil. Osmanlıcılar on yedinci
yüzyıla geri dönmek istiyorlar. Ulusalcılar ise 1920’lere. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Anadolu kültürünün ve medeniyetlerinin modern
Türkiye cumhuriyeti halkına yabancı olduğu tezi eğitimde ana tema olarak
kullanılıyor. Halkın kanaatleri üzerinde tarihi mühendislik yapılıyor. Zaman
içerisinde tarihi gerçekler ortaya çıktıkça bu yanlış politikaların iflas
edeceği de açıktır. Anadolu’nun kadim halklarının&amp;nbsp; yeni gelenlerle karışarak çoğaldığı gerçeği
aslında “saf ırk” hipotezini dayatan faşist ideolojinin iflası demektir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Burada Anadolu ezoterizmi üzerine fikirlerini
paylaşan M. Bülent Gökhan’dan bir alıntı yapmak faydalı olacaktır: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Anadolu’daki
yapılanma sürecini düzgün izleyebilmek için, Anadolu’nun kültür yapısına ve &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;sosyal
tarihine bakmak gerekir. Bilindiği gibi Anadolu ‘Doğu’dur ve ışık Doğu’dan
yükselir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Anadolu,
Ana-Tanrıçanın yani Kibele’nin vatanıdır ve antik mitler Anadolu’da doğup &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;serpilmiştir;
tüm Tanrılar (inançlar) Kibele’nin çocukları olduğu için kardeştir ve
aralarında &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kibele’nin
şefkati hâkimdir. Daha sonra pagan öğreti ve gelenekler bu mitlerle
kaynaşmıştır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Pagan
geleneğin plüralist (çoğulcu) yapısı özünde hoşgörüyü barındırır; herkes birbirinin
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;inancına
saygı duymaktadır. Tek Tanrılı dinlerin Anadolu’ya gelişi, ikonoklast
(put-kırıcı) &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;tavrıyla
baskı oluşturmuş ve bu nedenle de kadim öğretileri yer altına itmiş ve ezoterik
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;örgütlenmeyi
pekiştirmiştir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;İyonya
felsefe geleneği, Diyonizos ve Orfe Geleneği, Delf Mabedi ve Pisagor
Okul-Mabedi bir pota oluşturmuş ve sonradan gelen inanç ve gelenekleri kendi
potasında dönüştürmüştür &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;(simya).
Anadolu’daki çoğulcu yapı bununla da sınırlı değildir. Yukarıda anılanların
yanında &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Sümer,
Hitit, Asur, Babil’in kültürel mirası, Budist gelenek, Zerdüştilik, Gnostik
Hıristiyanlık, &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Sufi
İslâm, Karmatilik, Bâtınilik, bu kültür toprağına ekilmiş tohumlardır.
Günümüzde yeni &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;yeni
bilgi dağarcığımıza katılan ve Anadolu’nun en kadim öğretisi ise Luvi’lerin
öğretisidir ve kendilerine ‘ışığın çocukları’ denmektedir.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kybele’nin önemi bundan iyi izah edilemezdi.
Hoşgörünün sınırlarını tanımlıyor Kybele. Yani sınır yok. Aynı tezi Mevlana da
savunuyor bin yıl sonra. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 22.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Friglerde Din &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Friglerin inanç sistemi geleneksel Luvi- Anadolu
tanrıça kültünün devamıdır. Ezoterizmin tarihi&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftn3&quot; name=&quot;_ftnref3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
süreci düşünüldüğünde her kültür kendi inanç sistemini geliştirmiştir. &amp;nbsp;Din &amp;nbsp;kavramının oluştuğu bu topraklarda Ömer
Çapar’ın tarifiyle söylemek gerekirse uzun yıllar etkili olacak bir düşünce
sisteminin temelleri atılmıştır: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;”
İnsanoğlunun kendisini yarattığına ve yaşadığı sürece her türlü işlerini
kontrol ve dikkat ettiğine inandığı doğa üstü kuvvet ve kuvvetlerle olan
ilişkilerinin bütünüdür.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Önceleri Luvi’ler, Hatti’ler’in Kumbaba’sı sonra Frigler’in
Kybelesi yani “Magna Mater “ inanışının&amp;nbsp;
M.Ö.400 lerde Frig hakimiyetinin sona ermesine rağmen kutsal şehir
Pessinus’da hadım rahipler tarafından devam ettirildiği Selevkos&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftn4&quot; name=&quot;_ftnref4&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[4]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
krallarının Hellenleşme ve Roma İmparatorluk sürecinde bile varlığını
sürdürdüğü bilinmektedir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Binlerce yıllık bir geleneğin bu coğrafyaya izlerini
bıraktığını bilerek yola çıkıyordum. Acaba orada aradığım cevapları bulacak
mıydım? Anadolu ezoterizminin kaynağında yeni ipuçları elde edebilecek miydim? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Bu bölgeyi
yani bugünkü adlarıyla Eskişehir Afyonkarahisar arasında kalan bölgede iki
günlük çadırlı kamp&amp;nbsp; heyecan verici bir
seyahat olacaktı &amp;nbsp;Efsanevi Anadolu&amp;nbsp; Ana tanrıçası kültünün en önemlilerinden biri
olan Kybele’nin &amp;nbsp;ana yurdunda bir gece çadırlı
kamp yapacaktık. &amp;nbsp;Kybele’ye dokunacaktım.
Anadolu da “Ana Tanrıça” tapınımının değişik zamanlarda ve değişik adlarla da
olsa özünde aynı neredeyse tek tanrı sayılabilecek &amp;nbsp;özellikleri olması da şaşırtıcı. &lt;b&gt;“Magna Mater”&lt;/b&gt;&amp;nbsp; kültünün binlerce yıllık hikâyesi var. Kybele
kültünün sadece Frigya hakimiyet dönemine tarihlenmesi hiç de doğru olmaz.
Üstelik yanıltıcı olabilir. &amp;nbsp;Taradığım
kaynaklara göre ana tanrıça kültünü &amp;nbsp;sekiz bin yıl öncesine dayandıranlar bile var.
&amp;nbsp;Anadolu coğrafyasıyla da kısıtlı değil.
Kuzeyden Güneye Doğudan Batıya Bronz çağında her yerde görülen &amp;nbsp;tanrıçalar tapınımının bir uzantısı. &amp;nbsp;Kybele tüm arkeoloji dünyasında bir Frig
Tanrıçası olarak biliniyor. Kybele kültü yani “Magna Mater” tanrıçalar dönemi
adı verilen sürecin çok geniş bir coğrafyada yayıldığı zamanlarda&amp;nbsp; Friglerin ana tanrıçası olarak adına
tapınaklar inşa edilen tanrıçadır. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;M.Ö. 450 yıllarından öncesine ulaşmak için
arkeolojik kazıların sonuçlanmasını beklemek gerek. Bölgede kazı yapan
uzmanların derinlemesine kazı yapmalarını sağlayacak bütçe ve eleman bulmaları da
zor. Bu yıllarda Pers ve Hellen &amp;nbsp;hakimiyeti yerel kültlerin giderek ortadan
kalkmasına neden olmuştu. Belirli bir zaman sonra&amp;nbsp; Hellen &amp;nbsp;kültürü Anadolu’da iyice baskın hale gelmiş
Pers kültürünün etkilerini de yok etmişti. Anadolu kanımca hiçbir zaman Hitit-Luvi-Frig-Pers-Hellen
&amp;nbsp;etkisinden kurtulmadı. Roma imparatorluk
devrinde bile halkın konuştuğu dil Yunancaydı. Bizim arkeologlarımızın kabul
etmekte zorlandığı&amp;nbsp; bir durum bu. Batı
Anadoluda Likya, Frigya, Lydia, Karya ve Iyonya uygarlıklarının M.Ö: 450
yıllarından itibaren Hellenleşmeye başladığını ve bu etkinin büyük Rum göçü
kabul edilen mübadele günlerine kadar devam ettiğini söyleyebiliriz. &amp;nbsp;Bizans dönemi her ne kadar Roma İmparatorluk
dönemi olarak da bilinse halkın konuştuğu dil Rumca yani Yunanca idi. Frigya
bölgesinin de Batı bölgelerinden daha farklı olduğunu söylemek zordur. Bugün
M.Ö. 800-600 yıllarına tarihlenen Frigya uygarlığı kültürüyle neredeyse bin yıl
kadar varlığını sürdürmüştür. Buna rağmen bugün Frigce anlayan bir tane bile
arkeolog yoktur. Cumhuriyet kültür politikalarının bu medeniyetlere arkasını
dönmesinin nedeni “Güneş Dil Teorisi” adı verilen yani Türklerin Orta Asya’dan bütün
dünyaya yayıldığı ve her dilin temelinin Türkçe olduğu &amp;nbsp;&amp;nbsp;masalıdır. Hititçe, Likya, Frigya, Urartu,
Lidya, Kilikya,v.b. gibi antik Anadolu uygarlıklarının eserleri toprak üstünde
ve altında durmaktadır. Buna rağmen ciddi bir arkeoloji hamlesi hiçbir zaman
yapılmamıştır. Kaynak ortada yoktur. Üniversitelerde hazırlanan tezler sayıca
azdır ve kullanılan kaynaklar Hellen ve Roma kaynaklarıdır. &amp;nbsp;Frigce dilini çözmek bir çok konuya çözüm
getirecektir. En azından kaya mabetlerin üzerinde neler yazıldığını anlama
imkanı doğacaktır.&amp;nbsp; Anadolu Antik Çağ
tarihinin yeniden yazılması gereklidir. Bunu yazacak bilgiye sahip akademik
kadro vardır ama niyet yoktur. Bunu yazarken M.Ö: 8000 yıllarından başlayarak
Hellen ve Roma dönemine kadar kazılardan elde edilen belgelere göre tarih
kurgulanmalıdır. Örneğin Kimmerlerin saldırılarının nedenleri ve sonuçları
üzerinde durulmalıdır. Bu tarih yazımının eksikliği o dönemler için üretilen
hipotezleri de çoğaltmaktadır. Neredeyse mitolojik öyküler kullanılarak
hipotezler üretilmektedir. Yazılıkaya’da gün doğumunda kutsal kayaya vuran
güneşin ışıklarına bakarken tarifsiz bir aşağılık kompleksi duymamak elde
değil. İki bin beş yüz yıldır ayakta duran o açık hava mabedi hala keşfedilmeyi
bekliyor. Belki de bir depremle yok olacak. Sırrı çözülemeden. Frigya
bölgesinde kazı yapan yabancı arkeologlar yaklaşık üç yüz yıldır Frig yazısını
çözememişlerdir. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-fareast-language: TR; mso-no-proof: yes;&quot;&gt;&lt;!--[if gte vml 1]&gt;&lt;v:shapetype
 id=&quot;_x0000_t75&quot; coordsize=&quot;21600,21600&quot; o:spt=&quot;75&quot; o:preferrelative=&quot;t&quot;
 path=&quot;m@4@5l@4@11@9@11@9@5xe&quot; filled=&quot;f&quot; stroked=&quot;f&quot;&gt;
 &lt;v:stroke joinstyle=&quot;miter&quot;/&gt;
 &lt;v:formulas&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;if lineDrawn pixelLineWidth 0&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @0 1 0&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum 0 0 @1&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @2 1 2&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @3 21600 pixelWidth&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @3 21600 pixelHeight&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @0 0 1&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @6 1 2&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @7 21600 pixelWidth&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @8 21600 0&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @7 21600 pixelHeight&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @10 21600 0&quot;/&gt;
 &lt;/v:formulas&gt;
 &lt;v:path o:extrusionok=&quot;f&quot; gradientshapeok=&quot;t&quot; o:connecttype=&quot;rect&quot;/&gt;
 &lt;o:lock v:ext=&quot;edit&quot; aspectratio=&quot;t&quot;/&gt;
&lt;/v:shapetype&gt;&lt;v:shape id=&quot;Resim_x0020_1&quot; o:spid=&quot;_x0000_i1028&quot; type=&quot;#_x0000_t75&quot;
 style=&#39;width:454pt;height:417pt;visibility:visible;mso-wrap-style:square&#39;&gt;
 &lt;v:imagedata src=&quot;file:///C:\Users\YAVUZE~1\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image001.jpg&quot;
  o:title=&quot;Frigya_ve_antik_kentler2&quot;/&gt;
&lt;/v:shape&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if !vml]--&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Yazılıkaya yani 17 metre yüksekliğindeki kayaya
oyulmuş Kybele tapınağının olduğu yere çadır kurabileceğimizi söylediklerinde
kulaklarıma inanamadım. Hiçbir görevli yok. Kaya savunmasız. Mangalcıların ve
define avcılarının insafına bırakılmış. Uyanık bir köylünün açtığı gözleme
restoranı ve tuvalet gezginlere hizmet veriyor. Tuvalet 1 lira. Gözleme çay on
lira. Restoran sahibi oraya çadır kurmamızı istemedi. Gürültü yaparmışız, içki
içermişiz, köylü rahatsız olurmuş. Sonra onun başı ağrırmış. Ekmek parasından
olurmuş. Her gittiğim antik kentte bu &amp;nbsp;tip bir &amp;nbsp;insan karşıma çıkıyor. Patlayacakmış kadar
şişman, iri yarı, kaba saba, söylediği kelimeler anlaşılmayan , para kazanmak
için ne gerekirse yapmaya hazır bir adam ve onun iskeleti görünecek kadar
zayıf&amp;nbsp; karısı ve çocukları. Kültür
bakanlığı oraya bir kulübe koysa ne olacak? Bunlar yine bildiklerini
okuyacaklar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Frigya hakkında eski bir Anadolu kavmi olduklarının
dışında kralları Gordion ve onun oğlu Midas’ın adı geçen iki efsaneyi de daha
önce duymuştum. Öncelikle Frigler’in kim olduğunun cevabını aramak gerekli. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Hemen hemen tüm kaynaklarda Frigler’in M.Ö. 12.
Yüzyılda büyük göçler sırasında Trakya ve Boğazlar hattı üzerinden Anadolu ya
girerek yerel halklarla birleşerek bugünkü Eskişehir, Kütahya ve Afyon
vilayetleri sınırlarında 400 yıl sürecek olan bir imparatorluk kuran &amp;nbsp;ve kendilerine “Trak” adı veren bir kabileden
söz ediliyor. Bu bilginin hangi belgeye dayandığı araştırılması gereken ayrı bir
konu. Frigya yazılı metinlerinin tercüme edilmediğini de ilave etmek gerek. Frigce
dilini tercüme edecek kadar bilen&amp;nbsp; bir
arkeoloğun olmaması da ayrı bir sorun. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Trak uygarlığının ana teması olan rahip kralların ana
tanrıça Kybele kültünü temsil ettikleri biliniyor. İmparatorluğun yıkılışından
sonra da yüzlerce yıl daha süren Kybele inanışı Roma İmparatorluğu’nun resmi
dini olma hüviyetini de kazanıyor. Nitekim Romalı konsüller Pön savaşları
sırasında Hannibal siyasi ve askeri krizi sırasında “Sybille Kehanetleri” ne
dayanarak Hannibal’ı yenilgiye uğratmak için Roma’nın beşinci resmi dini olarak
Kybele kültünü kabul etmek zorunda kalırlar:&amp;nbsp;
M.Ö. 200 yıllarında Kybele’yi temsil eden siyah meteor taşı bulunduğu
kutsal şehir olan Pessinus’dan (Sivrihisar/Ballıhisar) &amp;nbsp;alınarak Roma’ya götürülür. Roma’da Kybele
adına yapılan tapınağa büyük bir törenle yerleştirilir. Yazılıkaya’da bulunan
mabedin kapı gibi görünen niş kısmında &amp;nbsp;bu
taştan yapılmış bir tanrıça heykeli bulunduğunu &amp;nbsp;durduğu hipotezini&amp;nbsp; ileri sürenler de var. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Ana tanrıça kültleri arasında en bilineni olan
Kybele kültü üzerine araştırma yapan akademisyenlerin tez çalışmalarından bazı
notları da aktarmak gerekiyor: Aşağıda alıntı yaptığım çalışmalar Kybele
kültüne ilişkin güvenilir bilgiler ihtiva etmektedir. Gazi Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü tarih Bölümünde Frig Dini İnançları konulu Yüksek
Lisans&amp;nbsp; çalışması yapan Güllü Çintiriz’in
çalışmasından geniş bir biçimde yararlandığımı belirtmek isterim. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Mitolojilerde Ana Tanrıça kadar
çeşitli adlarla adlandırılan başka bir tanrının varlığı bilinmemektedir. Bu ad
ve sıfat çokluğu, Ana Tanrıça’nın evrensel bir nitelik kazandığını
kanıtlamaktadır. Kültepe yazıtlarında adına Kubaba olarak rastlanır. Lidya’da
adı Kybebe, Frigya’da Kybele olarak geçer. Hitit kaynaklarında Arinna’nın Güneş
Tanrıçası Hepat, Sümer’de İnanna, Mısır’da İsis, Suriye’de Lat, Girit’te Rhea,
Efes’te Artemis, İtalya’da Venüs, Lübnan’da Astarte, Babil’de İştar, Ermenistan
ve Arap kavimlerinde, Hubel, Hindistan’da Aditi, Yunanistan ve Roma’da Gaia,
Rhea, Demeter, Mater, Magna Mater, Dindymos, Dindymene, Tokat yöresindeki
Gümenek ve Kayseri yöresindeki Kemer kentlerinde adı çok eski bir Anadolu adı
olan Ma olarak geçer. Efes Artemis’inde görülen kuleli başlığıyla Mater Turrita
ya da Turrigera yani Kuleli ya da Kule taşıyan Ana sıfatını alır”&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftn5&quot; name=&quot;_ftnref5&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[5]&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bütün
araştırmalar Suriye bölgesinde hakim olan “Kubaba” kültünün Kybele kültünün
oluşmasında önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Öte yandan Kybele yani
Ana tanrıça “Mater” kültünün Anadoluda M.Ö. 8 bininci yıldan bu yana var olduğu
da bilinmektedir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kutsal
şehir Pessinus, Frigler’in en önemli dini merkezi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu şehrin gökten inen tanrıça Kybele’nin tapınaklarıyla dolu olması da dikkat
çekmektedir. Kybele en eski ana tanrıça olması itibariyle birçok isimle
anılmıştır. Frigya tanrıçası olarak Frigya platosu olarak bilinen bölgede adına
bir çok tapınak yapılmıştır. Gökten düşen siyah meteor taş sembolizması bir kez
daha karşımıza çıkmaktadır. Siyah meteor taşı Kybele ile ilişkilendirilerek bir
göğe yükseliş ve gökten iniş miti yaratılmıştır. Her inanç sisteminin dayandığı
mitler vardır. Kybele için iki ana mit söz konusudur. Birincisi gökten inen
siyah taş, diğeri ise sevgilis Attis’in bir çam ağacı altında kendini hadım
etmesidir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kybele
ve sevgilisi Attis Frig inanışının iki ana figürü olarak taşlara kabartma
olarak resmedilmiştir. Doğanın uyanışı ve doğanın ölümü hep Kybele ve Attis’in
ilişkisiyle irtibatlandırılır. Nitekim Frigya uygarlığı ardından gelen Grek ve
Roma uygarlıkları da bu efsaneleri kullanmıştır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Antik
Çağ tarihçisi&lt;b&gt; Strabon&lt;/b&gt; kitabında &lt;b&gt;Pessinus&lt;/b&gt; şehrinden söz eder. İki rahip
kral tarafından yönetilen şehir zamanının en zengin ticari merkezi olarak
biliniyor. Rahip krallara &lt;b&gt;“Attis”&lt;/b&gt; ve
“&lt;b&gt;Megabyzos”&lt;/b&gt; adı verilirdi. Bu
kralların erkekliklerini tanrıça Kybele’ye adamış olmaları gerekiyordu. &lt;b&gt;Attis &lt;/b&gt;efsanesinde olduğu gibi
erkekliğini kendi eliyle kesip atan rahipler tapınağa girmeye hak kazanırlardı.
Bu olay son derece şaşalı bir tören sırasında herkesin gözü önünde yapılırdı.
Erkekliklerini tanrıça Kybele’ye feda eden rahiplere” &lt;b&gt;Gallos&lt;/b&gt;”&amp;nbsp; adı verilmekteydi. Ayrıca
&lt;b&gt;“Metragrytoi”&lt;/b&gt; adı verilen dilenci
rahipler köyden köye Kybele kültünü Anadolu’nun her yerine taşımışlardır. &lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftn6&quot; name=&quot;_ftnref6&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[6]&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 20.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Yazılıkaya
( Midas ) Kybele Anıtı &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Kral
Midas’ın tanrıça Kybele adına yaptırdığı bu anıt&amp;nbsp; kayaya oyulmuş bir çerçeve olarak
görünmektedir. İlk zamanlar bu anıtın Midas adına yaptırıldığı söylenmişse de
üzerindeki yazılardan Tanrıça Kybele’ye adak olarak yapıldığı anlaşılmıştır. 17
metre yüksekliğinde ve 16 metre genişliğinde olan anıtın üzerindeki yazıların
bir kısmı deşifre edilebilmiştir. Hadım rahiplerin yönettiği mabetlerde iki ana
tören yapılırdı: &lt;b&gt;“Strosis”&lt;/b&gt; döşeme &amp;nbsp;ve&amp;nbsp; &lt;b&gt;“Agermos”&lt;/b&gt; toplama törenleri. &amp;nbsp;Kybele törenlerinin detayına ilişkin kayıtlara
ulaşılamamıştır. Eldeki bilgiler Frig Krallığı yıkıldıktan çok sonrasına Roma
dönemine aittir. Belgelerin neredeyse tamamı Roma İmparatorluk kayıtlarından
elde edilebilmektedir. M.Ö. 12. Yüzyıldan itibaren Anadoluda yaygın bir kült
olan Kybele tapınımının detayları konusunda elde yeterli belge bulunmamaktadır.
Yapılan araştırmalarda kullanılan kaynaklar Roma ve Yunan kaynaklarıdır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Strabon’a
göre: Frigler genel olarak Tanrıça Rea’ya taparlardı. Değişik adlar ve­rerek
tanrıların anası “Angdissis”, Büyük Frigya tanrıçası “Kybele”, ya da sadece “Ida”,
“Dyndyma”, “Spilos” veya Pessinus gibi Kybele kültünün bulunduğu kutsal
mekânlara göre adlandırılırdı. Anadolu Tanrıçası Kybele tarihe Frig tanrı­çası
olarak da geçmiştir. Kybele kutsal alanları, çoğunlukla kayaların üzerine yapılmaktaydı.
Friglerin kayalara oyulmuş diğer bir dinsel yapı türü, genel­likle doğuya bakan
kaya merdivenlerdir. Bir çeşit oturma yerine doğru çıkan bu merdivenlerin sunak
olarak kullanıldığına inanılır. Kybele aynı zamanda genç kızların da
koruyucusudur. Tanrıçanın en büyük tapınma yeri, Pessinus’ta idi. Frigler bu
tanrıçayı öyle benimsediler ki, tüm devlet ve ülkelerini Pessinus Kybele’nin
mülkü saydılar. Bunun sonucunda, aslında çok köklü bir Anadolu tanrıçası olduğu
halde Kybele tarihe bir Frig tanrıçası olarak geçti; kral Midas tanrıçanın oğlu
ve Pessinus’taki tapınağın kurucusu sayıldı.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Novarese, serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;&quot;&gt; &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Eskişehir
ve Afyonkarahisar arasındaki kutsal platoya, M.Ö.8. yüzyıl ile 6. yüzyıl
arasında, tanrıçanın tapınaklarını temsil etmek üzere, yapılmış olan bu kaya
yapıları çok büyük bir emeğin ürünüdürler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu
kaya yüzeylerinden en ünlü­sü, kuşkusuz ki, MIDAS=Midas adını içeren Frigce
yazıtı nedeniyle Midas Me­zarı denen, 17 m. yüksekliğindeki Yazılı Kaya Anıtı
oluşturur. Ancak bu anıt bir mezar olarak değil, yine bir tapınma cephesi
olarak kullanılmıştır. Öteki Frig oyma kaya cephelerinde olduğu gibi, M.Ö.8.
yüzyılın ikinci yarısına ait olan “Midas Anıtı”nın yüzü de doğuya bakar. Bir
kaya yüzeyinin, tepeden aşağıya doğru işlenmesiyle oluşturulmuş bulunan bu
süslü cephe, semer damlı bir Frig&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Novarese, serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;&quot;&gt; &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;tapınağının
ön kesimini temsil eder. Bu cephenin en önemli bölümü, tanrı­ça heykelinin
içinde durduğu kapı biçiminde bir kaya nişidir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Bu anıt aslında, Frigler’in Büyük Tanrıça’sı
adına yapılmış bir kutsal alandır. Bu nedenle, anıtın merkezi bölümündeki nişin
içinde, Kybele’ye ait bir heykelin durduğu sanılır. Toprak Ana Kybele’nin en
fazla tapınım gördüğü yer Pessinous (Ballıhisar) ken­tiydi. Bu kentte tanrıçanın
gökten inmiş bir ilah &amp;nbsp;olduğu inancı
hakimdi. Yine bu kentte tanrıçanın sevgilisi Attis ile birleştiği ve bunun
tabiata can verdiği kabul görmüştü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Burası
Frigler tarafından bir kült merkezi olarak benimsenmiş ve burada dini törenler
düzenlenmiştir. Eskişehir’in Sivrihisar ilçesi yakınla­rındaki kentte tanrıçayı
siyah meteorik bir taş temsil ediyordu.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Novarese, serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;&quot;&gt; &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Frigler
tanrıça­ları için daha çok boğa kurban ederlerdi. Kütahya ve Eskişehir
yakınlarındaki üçgen alınlıklı kimi kaya anıtları (Bakşeyiş, Maltaş, Deliktaş)
bu türde kurbanlar için yapılmışlardır. Bir tapınak cephesini simgeleyen anıtların
gerisinde derin bir kuyu bulunmaktadır. Tanrıça için kesilen boğaların kanı bu
kuyularda bi­riktirilmiştir. Frigler bu tanrıçayı öyle benimsediler ki, tüm
devlet ve ülkelerini Pessinus Kybelesi’nin mülkü saydılar. Bunun sonucunda,
aslında çok köklü bir Anadolu tanrıçası olduğu halde Kybele tarihe bir Frig
tanrıçası olarak geçti; kral Midas tanrıçanın oğlu ve Pessinous’taki tapınağın
kurucusu sayıldı. Tapı­nımı Roma İmparatorluk Çağı’nın içlerine değin sürdü. Kybele,
kutsal anıtları, genellikle dağlardaki kayalık alanlara yapılırdı. Kaya
anıtları, tanrıçanın tapı­naklarını temsil ederdi. Büyük emek ürünü bazı kaya
anıtlarının cepheleri ka­bartmalarla süslenmiştir. Bunlar üzerinde geometrik,
bitkisel, bazen de hayvan motifleri yer alırdı. Üzerinde MIDAI=Midas adını
içeren Frigce yazıtı nedeniyle Midas mezarı denen görkemli anıt Eskişehir
yakınlarında Midas’ın kenti diye bilinen yerde bulunmaktadır. Bu anıt bir mezar
değil, bir tapınma cephesi (açık hava mabedi) durumundadır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Midas
Çağı’nın biri gömüt, diğeri tapınak işlevli olan iki en tanınmış olan anıtsal
kaya yapıtı, Aslantaş ve Aslankaya, aslan ve Kybele birlikteliğin­de
birbirleriyle özdeştir. Aslanlar, kaya tapınağının “sella” anlamındaki mihrabı
içinde bir kült yontusu gibi oturan Ana Tanrıça’yı her iki yanda arka ayakları
üzerine kalkarak kuşatırlarken; mezar alnacında, gene her iki yandan, kapının
ortasından yükselen soyut “Kybele” resmine uzanırlar. Aslankaya’nın tapınak
olduğu kuşkusuzdur; Aslantaş’ın da gömüt odası olmasa, “tapınak” denece­ğinden
kuşku duyulamaz. Gerçekten de P.Z. Spanos’a göre, Aslantaş’ta “gömüt odası
ikincil bir anlam içermektedir; bu nedenle de anıt, öncelikle dağların
tanrıçası Kybele ya da orgiea thea’nın
kült anıtı olmalıdır”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;İki kaya anıtı arasın­daki benzerlik, gömütün sol
kaya duvarında bitmemiş bir aslan kabartmasının varlığıyla da vurgulanır;
aslan, tapınağın sağ yan yüzünde de vardır. Tüm bu benzerlikler, işlevde de
benzerliği düşündürürken, bey gömütünde tapınıma ilişkin bu beklentiyi damdaki
sunu çanaklı basamaklı sunak döşemi karşılar; ölü kültüne ilişkin bir açık hava
tapınma alanı. Sonuçta Aslantaş bir ölü ta­pınağı olarak saygı görür;
tanrılaşmış yerel beyin kült anıtı olarak… Urartu’yla bağlantı, Atabindi Bey
gömütünün damındaki kült döşemleriyle ve buradaki “kaya işaretli” sunakların
Frig Hamamkaya tapınak gömütü arkasındaki kült alanına doğrudan etkisindedir ve
köken, Hitit’in Gavurkale’deki kral/prens mezarına dek iner. Hellenistan’da
benzeri yoktur; çünkü Yunan düşüncesinde bir ölümlü tanrılaşmaz, “heroize” edilir,
kahramanlaştırılır. Bir başka önemli konuda Frigler’in Anadoluluğu belgelenmiş
olur. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“W.M.Ramsay’in
eski bir savına göre, ölüleri tanrılaştırmak ya da bir tanrıya benzetmek
Frigya’da eski ve yaygın bir gelenekti. Her mezar bir tapı­nak gibiydi” diye
başlar M.Waelkens bir makalesine ve sonuçta, “ne yazık ki geç dönem
literatüründe de sıklıkla ortaya çıkan” bu epigrafik yorumu “yanlış” olarak
değerlendirir. Ancak “yanlışlık”, Waelkens’in yöntemindedir; bir kök­leşmiş
Anadolu geleneği, “Yunan” düşüncesiyle değerlendirme tersliğinden kaynaklanır.
Geç dönem Hellence yazıtlarda Frigliler’in “tanrılaşması” belli ki geleneğine
sıkı sıkıya bağlılıktandır ve Frigliler’in yüreği Afyon çevresinde oku­nan bu
yazıtların Ramsay yorumu, yukarda erken zaman için vardığım bilimsel sonucun en
somut belgesidir. Destansal yüceliğiyle bir insandan farklılaşan Frig Kralı
Midas, başkent Gordion’da görkemli bir tümülüs mezarla da farklıdır; tıpkı
kendisinden 650 yıl kadar sonra Kommagene Kralı I.Antiochos’un Nem­rud Dağındaki
mezarı üzerindeki benzer yığma tepeyle farklı olduğu gibi. Ve o, “Theos Dikaios
Epiphanes”, Fırat toprağında bir tanrı kraldır. Anadolu’nun geç tanrı
krallarına tümülüsü özel bir mezar biçimi olarak sunan düşünce, onun bir
“tapınak” olduğu düşüncesini de sunmuş olmalıdır; “tanrılara özgü” olduğu
düşüncesini… Frigyalı Kibele rahipleri (Koribantlar), efsanelere göre tılsımlı
taşlar kullanırlar, kehanet ustası, büyücü ve doktordular. Kybele kara taşı de­nilen
taş ise tılsımlı taşların en ünlüsüdür. Pessinus kentindeki bu kara taş bir gök
taşıydı ve M.Ö.204 de Roma’daki Platinus tepesindeki tapınağa taşı­nacaktı. Bu
göktaşı hala orada durmaktadır. Koribantlar günahtan arındırma işlerini de
yaparlardı. Kybele kabartmaları, Aslankaya gibi kayadan oyulmuş anıtsal
eserlerin küçültülmüş bir modelidir ve bu yapıtlar Ana Tanrıça’nın rabı
işlevindedir.Öte yandan Göynüş’teki Aslantaş kaya mezarı da öncelikle
Kybele’nin Kült alanı olarak yorumlanmıştır. Aslında o bir ölü tapınağıdır.
Kral tanrılaştığı için bir kayaya benzetilmiştir. Geç dönem Frig yazıtlarında
ölülerin tanrıya, mezarların tapınağa benzetilmesi, ancak erken dönemlerdeki
gelene­ğin devam etmesiyle anlaşılabilir.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-fareast-language: TR; mso-no-proof: yes;&quot;&gt;&lt;!--[if gte vml 1]&gt;&lt;v:shape
 id=&quot;Resim_x0020_4&quot; o:spid=&quot;_x0000_i1027&quot; type=&quot;#_x0000_t75&quot; style=&#39;width:462.5pt;
 height:355.5pt;visibility:visible;mso-wrap-style:square&#39;&gt;
 &lt;v:imagedata src=&quot;file:///C:\Users\YAVUZE~1\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image003.emz&quot;
  o:title=&quot;&quot;/&gt;
&lt;/v:shape&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if !vml]--&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Strabon’un Pessinos şehri konusunda yazdıkları
şöyle: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Pessinos
dünyanın o kısmındaki en büyük ticaret merkezi olup, büyük saygı gören Tanrılar
Anasına ait tapınak buradadır.Ona &lt;b&gt;Agdistis
&lt;/b&gt;derler. Eski devirlerde rahipler aynı zamanda hükümdardı ve rahipliğin
sağladığı nimetleri onlar biçiyorlardı. Fakat şimdi ticaret merkezi hala ayakta
durduğu&amp;nbsp; halde rahiplerin yetkileri çok
azalmıştır. Kutsal bölge Attaloslar tarafından kutsal bir yere yakışacak
şekilde bir tapınak ve beyaz mermerlerden portikler ilave edilerek yapılmıştır.
Romalılar tıpkı Epidauros’daki Asklepios’a yaptıkları gibi Kybele’nin kehaneti
doğrultusunda oradaki tanrıçanın heykelini almak üzere girişimde bulunarak
tapınağı ünlü kılmışlardır.”&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftn7&quot; name=&quot;_ftnref7&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[7]&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-fareast-language: TR; mso-no-proof: yes;&quot;&gt;&lt;!--[if gte vml 1]&gt;&lt;v:shape
 id=&quot;Resim_x0020_5&quot; o:spid=&quot;_x0000_i1026&quot; type=&quot;#_x0000_t75&quot; style=&#39;width:454pt;
 height:377pt;visibility:visible;mso-wrap-style:square&#39;&gt;
 &lt;v:imagedata src=&quot;file:///C:\Users\YAVUZE~1\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image005.emz&quot;
  o:title=&quot;&quot;/&gt;
&lt;/v:shape&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if !vml]--&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div align=&quot;center&quot; class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Roma
Yolları&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 20.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Ana
Tanrıça kavramı &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Antik çağ tarihçileri geçmişi daha iyi anlatabilmek
amacıyla geçmiş zamanı belirli çağlara&amp;nbsp;
bölerek incelerler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Anadolu antik coğrafyasını ve siyasi tarihini şöyle
özetlemek mümkündür: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;table border=&quot;1&quot; cellpadding=&quot;0&quot; cellspacing=&quot;0&quot; class=&quot;MsoNormalTable&quot; style=&quot;background: white; border-collapse: collapse; border: none; margin-left: 12.0pt; mso-border-alt: solid #777777 .75pt; mso-yfti-tbllook: 1184;&quot;&gt;
 &lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #C3C4DB; border-bottom: none; border: solid #777777 1.0pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-top-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu_tarihi&quot; title=&quot;Anadolu tarihi&quot;&gt;Anadolu
  tarihi&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;border-bottom: none; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Bronz_%C3%87a%C4%9F%C4%B1&quot; title=&quot;Bronz Çağı&quot;&gt;Bronz Çağı&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Troya&quot; title=&quot;Troya&quot;&gt;Troya&lt;/a&gt;&amp;nbsp;I-VIII&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak.
  İ.Ö. 3000 - İ.Ö. 700&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Hattiler&quot; title=&quot;Hattiler&quot;&gt;Hattiler&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak.
  İ.Ö. 2500 - İ.Ö. 2000/1700&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Akadlar&quot; title=&quot;Akadlar&quot;&gt;Akadlar&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak.
  İ.Ö. 2400 - İ.Ö. 2150&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Luvi_Krall%C4%B1%C4%9F%C4%B1&quot; title=&quot;Luvi Krallığı&quot;&gt;Luvi Krallığı&lt;/a&gt;&amp;nbsp;/&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Luviler&quot; title=&quot;Luviler&quot;&gt;Luviler&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak.
  İ.Ö. 2300 - İ.Ö. 1400&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Asurlar&quot; title=&quot;Asurlar&quot;&gt;Asurlar&lt;/a&gt;&amp;nbsp;ticari
  koloniler&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak. İ.Ö. 1950 - İ.Ö. 1750&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Akalar&quot; title=&quot;Akalar&quot;&gt;Akalar&lt;/a&gt;&amp;nbsp;Krallığı
  (münakaşalı)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak. İ.Ö. 1700 - İ.Ö. 1300&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Kizzuvatna&quot; title=&quot;Kizzuvatna&quot;&gt;Kizzuvatna&lt;/a&gt;&amp;nbsp;Krallığı&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak.
  İ.Ö. 1650 - İ.Ö. 1450&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: none; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Hititler&quot; title=&quot;Hititler&quot;&gt;Hititler&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak.
  İ.Ö. 1680 - İ.Ö. 1220&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: none; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;b&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Eski_Hitit_Devleti&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1&quot; title=&quot;Eski Hitit Devleti (sayfa mevcut değil)&quot;&gt;Eski Krallık&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: none; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;b&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Hitit_Orta_Krall%C4%B1%C4%9F%C4%B1&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1&quot; title=&quot;Hitit Orta Krallığı (sayfa mevcut değil)&quot;&gt;Orta Krallık&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;b&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Ge%C3%A7_Hititler&quot; title=&quot;Geç Hititler&quot;&gt;Yeni
  Hitit Devleti&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Likya&quot; title=&quot;Likya&quot;&gt;Likya&lt;/a&gt;&amp;nbsp;/&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Likyal%C4%B1lar&quot; title=&quot;Likyalılar&quot;&gt;Likyalılar&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak.
  İ.Ö. 1450 - İ.Ö. 350&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0yonya&quot; title=&quot;İyonya&quot;&gt;İyonya&lt;/a&gt;&amp;nbsp;Gizli
  Anlaşması&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak. İ.Ö. 1300 - İ.Ö. 700&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Neo-Hitit&quot; title=&quot;Neo-Hitit&quot;&gt;Neo-Hitit&lt;/a&gt;&amp;nbsp;Kralları&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak.
  İ.Ö. 1200 - İ.Ö. 800&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Frigya&quot; title=&quot;Frigya&quot;&gt;Frigya&lt;/a&gt;&amp;nbsp;/&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Frigler&quot; title=&quot;Frigler&quot;&gt;Frigler&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak.
  İ.Ö. 1200 - İ.Ö. 700&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Karya&quot; title=&quot;Karya&quot;&gt;Karya&lt;/a&gt;&amp;nbsp;/&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Karyal%C4%B1lar&quot; title=&quot;Karyalılar&quot;&gt;Karyalılar&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak.
  İ.Ö. 1150 - İ.Ö. 547&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #F0DC82; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Urartu&quot; title=&quot;Urartu&quot;&gt;Urartu&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak.
  İ.Ö. 859 - İ.Ö. 595 / 585&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;border-bottom: none; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Demir_%C3%87a%C4%9F%C4%B1&quot; title=&quot;Demir Çağı&quot;&gt;Demir Çağı&lt;/a&gt;&#39; dan&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Klasik_Antik_d%C3%B6nem&quot; title=&quot;Klasik Antik dönem&quot;&gt;Klasik Antik dönem&lt;/a&gt;&#39;e&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: lightcyan; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Lidya&quot; title=&quot;Lidya&quot;&gt;Lidya&lt;/a&gt;&amp;nbsp;/&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Lidyal%C4%B1lar&quot; title=&quot;Lidyalılar&quot;&gt;Lidyalılar&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak.
  İ.Ö. 685 - İ.Ö. 547&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: lightcyan; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Persler&quot; title=&quot;Persler&quot;&gt;Persler&lt;/a&gt;&#39;in&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Ahameni%C5%9F_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu&quot; title=&quot;Ahameniş İmparatorluğu&quot;&gt;Ahameniş İmparatorluğu&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;yak.
  İ.Ö. 559 - İ.Ö. 331&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: lightcyan; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%BCy%C3%BCk_%C4%B0skender&quot; title=&quot;Büyük İskender&quot;&gt;Büyük İskender&lt;/a&gt;&amp;nbsp;İmparatorluğu&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;İ.Ö.
  334 - İ.Ö. 301&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: lightcyan; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Selevkos İmparatorluğu&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;İ.Ö.
  305 - İ.Ö. 64&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: lightcyan; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Pontus&quot; title=&quot;Pontus&quot;&gt;Pontus&lt;/a&gt;&amp;nbsp;Hükümdarlığı&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;İ.Ö.
  302 - İ.Ö. 64&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: lightcyan; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Pergamon_Krall%C4%B1%C4%9F%C4%B1&quot; title=&quot;Pergamon Krallığı&quot;&gt;Pergamon Krallığı&lt;/a&gt;-&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Attalos_Hanedan%C4%B1&quot; title=&quot;Attalos Hanedanı&quot;&gt;Attalos Hanedanı&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;İ.Ö.
  283 - İ.Ö. 133&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: lightcyan; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Ermeni_Krall%C4%B1%C4%9F%C4%B1_(antik)&quot; title=&quot;Ermeni Krallığı (antik)&quot;&gt;Ermeni Krallığı&lt;/a&gt;-&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Artaksiad_Hanedanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1&quot; title=&quot;Artaksiad Hanedanlığı&quot;&gt;Artaksiad Hanedanlığı&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;İ.Ö.
  190 - İ.S. 428&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #CADABA; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Roma_Cumhuriyeti&quot; title=&quot;Roma Cumhuriyeti&quot;&gt;Roma
  Cumhuriyeti&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;İ.Ö. 133 - İ.Ö. 27&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #CADABA; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Roma_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu&quot; title=&quot;Roma İmparatorluğu&quot;&gt;Roma İmparatorluğu&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;İ.Ö.
  27 - İ.S. 330&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;border-bottom: none; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Orta çağlar&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #E0B0FF; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Bizans_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu&quot; title=&quot;Bizans İmparatorluğu&quot;&gt;Bizans İmparatorluğu&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;330
  - 1453&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #E0B0FF; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu_Sel%C3%A7uklu_Devleti&quot; title=&quot;Anadolu Selçuklu Devleti&quot;&gt;Anadolu Selçuklu Devleti&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;1077
  - 1307&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #E0B0FF; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Klikya_Ermeni_Krall%C4%B1%C4%9F%C4%B1&quot; title=&quot;Klikya Ermeni Krallığı&quot;&gt;Klikya Ermeni Krallığı&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;1078
  - 1375&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #E0B0FF; border-bottom: solid #DBD9C5 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #DBD9C5 .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Artuklu_Beyli%C4%9Fi&quot; title=&quot;Artuklu Beyliği&quot;&gt;Artuklu Beyliği&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;1101 -
  1409&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #E0B0FF; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Trabzon_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu&quot; title=&quot;Trabzon İmparatorluğu&quot;&gt;Trabzon İmparatorluğu&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;1204
  - 1461&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #E0B0FF; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0znik_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu&quot; title=&quot;İznik İmparatorluğu&quot;&gt;İznik İmparatorluğu&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;1204
  - 1261&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: #E0B0FF; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0lhanl%C4%B1lar&quot; title=&quot;İlhanlılar&quot;&gt;İlhanlılar&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;1256
  - 1355&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;border-bottom: none; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Osmanlı Devleti ve Türkiye&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: lightpink; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu%27nun_do%C4%9Fu%C5%9Fu&quot; title=&quot;Osmanlı İmparatorluğu&#39;nun doğuşu&quot;&gt;Osmanlı İmparatorluğu&#39;nun doğuşu&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;1299
  - 1453&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: lightpink; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_Devleti_y%C3%BCkselme_d%C3%B6nemi&quot; title=&quot;Osmanlı Devleti yükselme dönemi&quot;&gt;Osmanlı Devleti yükselme dönemi&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;1453
  - 1683&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: lightpink; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_Devleti_duraklama_d%C3%B6nemi&quot; title=&quot;Osmanlı Devleti duraklama dönemi&quot;&gt;Osmanlı Devleti duraklama dönemi&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;1683
  - 1827&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: lightpink; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_Devleti_gerileme_d%C3%B6nemi&quot; title=&quot;Osmanlı Devleti gerileme dönemi&quot;&gt;Osmanlı Devleti gerileme dönemi&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;1828
  - 1908&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: lightpink; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_Devleti_da%C4%9F%C4%B1lma_d%C3%B6nemi&quot; title=&quot;Osmanlı Devleti dağılma dönemi&quot;&gt;Osmanlı Devleti dağılma dönemi&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;1908
  - 1922&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;
  &lt;td style=&quot;background: lightpink; border-bottom: solid #C3C4DB 1.0pt; border-left: solid #777777 1.0pt; border-right: solid #777777 1.0pt; border-top: none; mso-border-bottom-alt: solid #C3C4DB .75pt; mso-border-left-alt: solid #777777 .75pt; mso-border-right-alt: solid #777777 .75pt; padding: 0cm 3.75pt 0cm 3.75pt;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye&quot; title=&quot;Türkiye&quot;&gt;Türkiye&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;1922
  - Günümüz&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;
 &lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kaynak: Vikipedi (Bağlantılar ilgili referanslara
gönderme yapmaktadır.)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Anadolu antik
tarihi için Bronz Çağı adı verilen dönem M.Ö: 3300 ile M.Ö: 1200 yılları
arasındaki&amp;nbsp; süreyi kapsar. Bu dönemde
M.Ö. 1600-1150 Hitit uygarlığının etkilerini görürüz. Demirin icadıyla birlikte
daha sağlam silahlara sahip olan kabileler diğerlerine karşı üstünlük
sağlarlar. Böylelikle de Demir Çağı’na geçilmiş olur. Tüm Anadolu’yu etkisi
altına alan Hatti’lerin yıkılışıyla&amp;nbsp; Geç
Bronz çağı sona ererken her yerde kurulan bronz imparatorlukların çöküşüne
şahit oluruz. Erken demir çağının başlamasıyla birlikte özellikle Kuzeyden
Anadolu’nun bereketli ovalarına&amp;nbsp; göçler &amp;nbsp;başlar. Tarım alanları zenginleşerek diğer
bölegelere üstünlük sağlamaya başlarlar. Tarım alanlarında çalışanların köleler
olduklarını unutmamak gerekir. Kölelik o dönemde savaş esirlerine verilen
sosyal statü olarak şehir vatandaşlarını ve toprak sahiplerini ayrıcalıklı bir
konuma getirmektedir. Frigler de erken demir çağını yaşayan bir kabile
olarak&amp;nbsp; henüz Bronz Çağını yaşayan
Anadolu’nun Eskişehir Afyonkarahisar bölgesini işgal ederek şehirler kurarlar. Frigler
Hititler’in yıkılış sürecinde yerel halkla birleşerek daha da güçlenirler.
Zaten Anadolu’da Neolitik çağdan bu yana var olan ana tanrıça inanışı Kalkolitik
çağı, Bronz çağı ve Demir çağı boyunca devam eder. Bu oldukça uzun bir
süreçtir. Kadının dişiliği ve doğurganlığına dayanan bu inanç Hellen ve Roma
dönemlerinde&amp;nbsp; de devam eder. Anadolu’da
yapılan kazılarda elde edilen bulgulara göre ana tanrıçaya değişik adlar
verilmiştir. Bu adları Tuba Efendioğlu &lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftn8&quot; name=&quot;_ftnref8&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[8]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; ve
Canan Albayrak&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftn9&quot; name=&quot;_ftnref9&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[9]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
iki farklı tezde &amp;nbsp;şöyle sıralıyorlar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpFirst&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Meter
Alassene”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Meter
Kadmene”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Meter
Oreia”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Oinoanda”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Meter
Kubeliya”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Meter
Theon”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Kitanaura”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Korydalla”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Sümer‟de;
İnanna&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Babil‟de;
İştar, Astarte&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Mısır‟da;
İsis&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Suriye‟de;
Atargatis;(Lat.)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kenan
bölgesi ( Filistin)‟nde ve Fenike‟de ; Anat ve Astarte&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Girit‟te;
Rhea103&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kültepe
tabletlerinde; Kubaba&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Hitit
kaynaklarında; Hepat&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Hititler‟de;
Arinna‟nın Güneş Tanrıçası&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Frigya‟da;
Kybele, Agdistis104&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Lydia‟da;
Kybebe, Kubebe&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Lykia‟da
adı; Kybele&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Komana
Pontika (Karadeniz Ereğlisi, Tokat bölgesi‟nin 9 km.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;kuzeydoğusunda)
ve Kappodokiası‟nda; Ma105&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Efes‟te;
Artemis&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Yunanistan‟da
ve Roma‟da; Gaia, Rhea, Demeter, Mater, Magna&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Mater,
Dindymos, Dindymene106&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;İtalya‟da
(Nemi gölü bölgesinde); Venüs, Vesta&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Ermenistan
ve Arap kavimlerinde; Hubel ve Kıble&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpLast&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Hindistan‟da;
Aditi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Hitit panteonu oldukça zengindir. Eril ve dişi
tanrılar yüzlerce yıl Hattiler’in inanç sistemini oluşturur. Hatti ana
tanrıçası Kumbaba Frig döneminde Kybele adını alarak panteondaki yerini alır. Frigler
açık hava tapınakları inşa ederler. Büyük kayaları oyarak iki boyutlu
tapınaklar oluştururlar. Kybele tanpınakları Frig şehirlerinin vaz geçilmez
tapınma merkezlerini oluştururlar. Yazılıkaya’yı ziyaret ettiğimde bu 17 metre
boyunda 16 metre enindeki Kybele tapınağını gördüm. Gün batımında ve gün
doğumunda fotoğraflarını çektim. Kahverengi tonlarından açık sarıya kadar
binlerce ton kayanın üzerindeki geometrik biçimler üzerine yansıyor. Mabedin
çatısı bir ev çatısını andırıyor. En yüksek noktada bulunan kabartma yok
edilmiş. Belli ki o kabartma hırsızlar tarafından kim bilir hangi yöntemle&amp;nbsp; çıkarılmış. Mabedin niş bölümü de tahrip
edilmiş. Orada bulunan sunak ve heykellerin yerinde yeller esiyor. Törenlerin
yapıldığı alandaki yapıların izleri bile yok edilmiş. Oysa sunakların bulunduğu
alanda başka destek yapıların olması gerekirdi. Rahiplerin kaldığı kaya
oyuklarının durumu daha da fena. Mabedin yan duvarları üzerinde Frig dilinde
yazılar var. Taradığım kaynaklarda bu yazıların &amp;nbsp;okunamadığı bilgisi var. Trajik olan konu bu
kadar değil. Arkeoloji eğitimi veren üniversitelerde de bu kadar araştırmacı
varken hiç biri Frig dilini öğrenmeyi düşünmüyor. Doğru ya nereden
öğreneceksin? Kim öğretecek? &amp;nbsp;Kybele
törenlerinin M.Ö: 600-200 yıllarında nasıl yapıldığı konusunda hiç bir fikrimiz
yok. Hipotezler var. O da Roma kayıtlarından elde edildiği kadarıyla ;olsa olsa
metoduyla yapılan tartışılır yorumlar. Bölgeyi gezerken orada çalışma yapan
arkeologların ne kadar işin başlangıcında olduklarını görmemek elde değil.
Birincisi bölgedeki kalıntıların koruma altına alınmadığını görüyoruz. Yazılıkaya
üzerine takılan “sarsıntı ölçer” düzeneğin alınacak tedbirlerden sadece bir
tanesi olduğunu söylemek gerekir. Köyün tarihi kalıntıları bir hazine-değer
olarak değil de imar için bir engel olarak gördükleri de bir başka gerçek.
Derme çatma yapılmış uydu antenli kerpiç evlerin çoğu harabe halinde. Köylü
bronz çağında yaşamakta ısrarlı. &amp;nbsp;Aslında
köyde yaşam ileriye gitmiyor. Görüldüğü kadarıyla büyük şehirlere göç buradan
da yapılıyor. Giden yıkarak ve tahrip ederek gidiyor. Geri de dönmüyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-fareast-language: TR; mso-no-proof: yes;&quot;&gt;&lt;!--[if gte vml 1]&gt;&lt;v:shape
 id=&quot;Resim_x0020_7&quot; o:spid=&quot;_x0000_i1025&quot; type=&quot;#_x0000_t75&quot; style=&#39;width:453.5pt;
 height:340.5pt;visibility:visible;mso-wrap-style:square&#39;&gt;
 &lt;v:imagedata src=&quot;file:///C:\Users\YAVUZE~1\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image007.jpg&quot;
  o:title=&quot;&quot;/&gt;
&lt;/v:shape&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if !vml]--&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kamp alanında inanılmaz bir çöp dağıyla karşılaştık.
Yakılan mangal ateşleri etrafında kümelenmiş plastik ve metal atıklar güzelim
ormanın bir çöplük görüntüsü haline gelmesine neden olmuş. Kamp alanında
tuvalet binası yapılmış ama çöp konteynerleri yok. Hep birlikte önce mıntıka
temizliğine girişiyoruz. Yarım saat içinde bütün çöpleri toplayıp yanımızda
götürmek üzere otobüsün bagajına yerleştiriyoruz. Çadırlar hızla kuruluyor. Gün
batımını kaçırmak istemiyoruz. Kybele bizi gün batımı ayini için anıt tapınağın
önünde bekliyor. Kameralarımızı kuşanıp kral yolundan anıtlara doğru
tırmanıyoruz. Basamakların çoğu travers ile güçlendirilmiş. Tüm vadiyi gören
tepeye vardığımızda güneş ufuk çizgisine iyice yaklaşmıştı. Frigya vadisi
güneşin altın ışıklarıyla boyanmaya başlıyor. Kayalara vuran ışıklar turuncuya
dönüşüyor. Bitmemiş anıt denen Batıya bakan anıtı 1826 yılında Laborde adlı bir
arkeolog keşfediyor. Anıtı oluşturan boyutların orantısızlığına bakarak
arkeologlar bu anıtın bitirilememiş olduğu yorumunu yapıyorlar. Yönü Batıya
bakan anıtın yedi metre on santim yüksekliği, dokuz metre doksan santim genişliğinde,
yerden yüksekliği ise beş metre elli santim olarak ölçülmüş. Anıtın yer aldığı
tüf kütlesi boyu yirmi bir metre olarak ölçülmüş. Bu da alınlık potansiyelinin
tamamının kullanılmadığını yarım kalan bir anıt olduğunu düşündürüyor. Ben
anıtın yarım kaldığını düşünmüyorum. Doğuya &amp;nbsp;bakan esas anıt Kybele için yapılmışsa Batıya
bakan anıt ise daha az güçlü bir tanrı olan Men için yapılmış olabilir. Vadide
görülecek o kadar anıt var ki, zaman yetmiyor. Sarnıçlar, Arezastis, Bahşayiş
Anıtı, Aslantaş Anıtı, Aslankaya Anıtı, Maltaş Anıtı bunlardan sadece bir kaçı.
İki bin beş yüz yıldır ayakta kalan bu anıtların hepsi bir şeyler anlatıyor. Bitmemiş
anıt üzerinde Likya mezar taşları üzeride de bulunan altı yapraklı rozet
figürünü görüyorum. Demek ki lotus (yaşam) çiçeği adını verdiğim bu süslemenin
tarihi de çok eskilere kadar uzanıyor. Likya ve Frigya bölgelerinde taş
üzerindeki süslemelerin sembolik anlamlarında bir ortak nokta var. Anadolu’da
çok yaygın bir çiçek türü olan “çiğdem” bir süsleme sembolü olarak her kültürde
kullanılıyor. Müzelerde teşhir edilen Frig eserlerini de görme fırsatı bulursam
başka ortak noktalar yakalayabilirm diye düşünüyorum. Hava kararırken kampa
geriye dönüp kamp ateşini yakıyoruz. Hava soğuyor. Güneş batar batmaz sıcaklık onlu
&amp;nbsp;derecelere düşüyor. İki bin beş yüz yıl
önce insanların bu soğukta ne yaptıklarını düşünmeden edemiyorum. Üstelik
kölelerin giysileri de yok. Kamp ateşinin etrafında toplanıp yemeğimizi
yiyiyoruz. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 16.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Sonuç
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;İşte Frigya Likya ve Psidia bölgelerinde Antik çağda
ana tanrıça kültünün varlığını hemen hemen her antik kentte görmek mümkün. Batı
Anadolu bölgesindeki Antik kentlerin çoğu Grek ve Roma uygarlıklarının izlerini
taşıyor. Bronz çağının 12. Yüzyıl öncesine uzanan dilimine “Karanlık çağ” adı
veriliyor. Böyle nitelendirilmesinin nedenleri var. Öncelikle cumhuriyetin
kültür politikalarının tesiri var. Anadolu’yu Türkleştirmek üzerine kurulu bir
kültür politikasının 1923 öncesini bir kalemde silerek Orta Asya’dan at
üzerinde gelen halk masalına herkesi inandırmaları bir yerde üzücü sonuçlar
veriyor. Halk antik kentlere, kiliselere, havralara&amp;nbsp; daha doğrusu 1923 öncesi her yapıya kuşkuyla
yaklaşıyor. Bir keçisi için komşusunu öldürmekten çekinmeyen &amp;nbsp;halk kendisinin olmayan tarihi hazineleri
tahrip etmekten çekinmiyor. Aynı şekilde doğal kaynakları, suları ve ormanları
hoyratça tahrip ediyor. Her gittiğim yörede halkın doğaya ve antik eserlere verdiği
ağır zararı gördüm. Popülist politikalar uğruna en değerli varlıkların yok
edildiği dekadans kültürü giderek yayılıyor. Devlet kendi öz varlıklarını korumak
ve yaşatmak için hiçbir gayret sarf etmiyor. Lümpen kültürünün giderek
çürüttüğü değerler bir daha geri gelmeyecek. Bu seyahatte Kybele’ye dokundum. Tapınağın
kabartmalarına dokununca hadım rahiplerin boğa ve koçları nasıl kurban
ettiklerini onların kanlarıyla nasıl yıkandıklarını hayal etmeye çalıştım. Güneş
doğarken kesilen kurbanlardan akan kanın aktığı kanalları gördüm. Kybele güneşin
ilk ışıklarıyla kucaklaştı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kaynaklar : &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpFirst&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;http://www.yolculuk.com.tr/sayi_59/34_turkiye-defteri-sirlar-vadisi-daglik-frigya,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;http://www.frigvadisi.org/4-sayfalar-frigler.aspx,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Frig
Yürüyüs Yolu Projesi Sunum-Doç. Dr. Hüseyin Sarı,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;a href=&quot;http://www.frigvadisi.org/4-sayfalar-frigler.aspx&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;http://www.frigvadisi.org/4-sayfalar-frigler.aspx&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kadriye BARAN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;,18/08/2010
Frigya Gezi Notları &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Fatma Birecikli&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;;
Ana Hatlarıyla Friglerde Din,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Güllü Çintiriz&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;,&amp;nbsp; Frig Dini İnanç ve Adetleri , Gazi
Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2010&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;H. Onur Tıbıkoğlu&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;,
Doğu Likya’da Artemis Kültü, Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji
Ana Bilim Dalı &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Tuba Efendioğlu&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;,
Yüksek Lisans Tezi ; Hellenizm ve Roma çağları Likya’sında Yerel Kültler,
Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Antik Çağ tarihi, İstanbul, 2006
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Ömer Çapar&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;,
Roma Tarihinde Magna Mater (Kybele)&amp;nbsp;
tapınımı,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpLast&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Canan Albayrak, &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Anadolu’da
Kybele-Attis Kültü, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji Ana
Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2007&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;
&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;br clear=&quot;all&quot; /&gt;
&lt;hr align=&quot;left&quot; size=&quot;1&quot; width=&quot;33%&quot; /&gt;
&lt;!--[endif]--&gt;

&lt;br /&gt;
&lt;div id=&quot;ftn1&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftnref1&quot; name=&quot;_ftn1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;Ezoterizm
(Bâtıniye, içreklik): Kadim bilgelikle günümüze kadar gelen ve gerçeğin
yalnızca &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
seçkin ve söyleneni anlayacak kişilere verilebileceği
anlayışına dayalı bir öğreti biçimidir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
Toplumdaki akıldışı âdet ve bilgilerle çatışan ussal
öğretiler zorunlu olarak içrekliği ve kapalı &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
olmayı, başka deyişle ezoterik (gizlemli)
yapılanmaları gerektirmiştir. Akla dayalı bilgiye Zâhiri-bilgi, keşfe dayalı
bilgiye ise Bâtıni-bilgi denmiştir. Zâhiri bilgi ilim, Bâtıni bilgi irfan diye
adlandırılır. Zâhiri bilginin kanıtı akıl ve deney, bâtıni bilginin kanıtı ise
zevk ve vicdandır. Zâhiri bilgi kavramlarla elde edilirken, Bâtıni bilgi
simgeler, ritüeller aracılığıyla keşfedilir. Keşfedilen bilgi (irfan) kişinin
kendisinde gizlidir (gömülüdür). Bu nedenle “Bilen başkasını bilir, keşfeden
kendini keşfeder,” özdeyişi ünlüdür.Ezoterik bilgi, mistik bilgiden ayrılır;
gerçi her ikisi de deneyime dayanır, ancak mistik deneyim düzensiz olduğu
halde, ezoterik deneyim düzenli ve ritüeliktir. Kaynak: M. Bülent Gürkan,
ANADOLU’DA EZOTERİK YAPILANMALAR, &amp;nbsp;A N A
D O L U A Y D I N L A N M A V A K F I &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn2&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftnref2&quot; name=&quot;_ftn2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
Kimmerler halkının efsanevi komutanı. Dev gibi vücuduyla ve inanılmaz
cesaretiyle bütün Kimmer halkını kendine hayran bırakan kral.&amp;nbsp; Kralın hikayesi sinemaya “Conan the barbarian
“ hikâyesiyle aktarılmıştır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn3&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftnref3&quot; name=&quot;_ftn3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Tarihsel
ezoterizm &amp;nbsp;çok eski zamanlara kadar
uzanır. Kadim Mısır dini inisiyasyon törenleri&amp;nbsp;
kitabelerle belgelenmiş durumdadır. Ezoterizm&amp;nbsp; daha çok dinsel kavramların dış yüzünden iç
yüzüne geçmeyi dile getirir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
Kutsal olanın özüne bakıştır. Bu kadim gelenek,
adaylara inisiyasyon (tekris) yolu ile aktarılır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
Yola girmek isteyene , tâlip, çırak ya da mürid
(inisiye), yol gösterene de usta, &amp;nbsp;mürşid
(inisiyatör) denir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn4&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftnref4&quot; name=&quot;_ftn4&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[4]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
Makendonya Kralı İskender Pers İmparatorunu yendikten&amp;nbsp; sonra kısa süre içinde topraklarını&amp;nbsp;&amp;nbsp; Suriye, Mısır ve&amp;nbsp; Hindistan’a kadar genişletmişti. Zamansız
ölümüyle bu geniş imparatorluk dört generali arasında pay edildi. (M.Ö.
323—M.Ö.63) Bunlardan biri de Selevkos i di. Selevkos imparatorluğunu Babil’de
M.Ö. 312 yılında ilan etti. Anadolu da Selevkos İmparatorluk toprakları
arasındaydı. Roma İmparatorluğu M.ö. 63 yılında son imparator Mitridates’i
yenerek Hellen dönemini sonlandırdı Anadolu’da Roma hakimiyeti başladı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn5&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftnref5&quot; name=&quot;_ftn5&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[5]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Güllü
Cintiriz, s.4&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn6&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=5061959141149377245&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=5061959141149377245&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=5061959141149377245&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=5061959141149377245&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=5061959141149377245&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=5061959141149377245&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=5061959141149377245&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=5061959141149377245&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=5061959141149377245&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftnref6&quot; name=&quot;_ftn6&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[6]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
Cintiriz, Güllü, s. 40&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn7&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftnref7&quot; name=&quot;_ftn7&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[7]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Strabon,
Antik Anadolu Coğrafyası, Geographica, XII,XIII,XIV,Çeviren Prof.Dr. Adnan
Pekman, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 1993, İstanbul , s.48&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn8&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftnref8&quot; name=&quot;_ftn8&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[8]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Tuba
Efendioğlu, Yüksek Lisans Tezi ; Hellenizm ve Roma çağları Likya’sında Yerel
Kültler, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Antik Çağ tarihi,
İstanbul, 2006&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn9&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Frigya%20Gezi%20Notlar%C4%B1.docx#_ftnref9&quot; name=&quot;_ftn9&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[9]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Canan
Albayrak, Anadolu’da Kybele-Attis Kültü, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Arkeoloji Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2007&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/5462998400234271250'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/5462998400234271250'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/10/kybelenin-izinde.html' title='Kybele’nin izinde'/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhZ9YPRN4I_oW87EWTyFLO4JQNznLKwtb6pJbVYojsRR9-gdG9JCPSWzgTnMyGQNm1TQ56Gd_mP_BdTiZ0_59ki5jaDvYh41Rp9QGevOKdSqjGKxtAOPB-uyqyhq8AyueY01vxiviN519E/s72-c/Frigya+Kamp+21+Eyl%C3%BCl+2014+Esdoge+5.jpg" height="72" width="72"/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-3205214743628036617</id><published>2014-08-29T22:08:00.001+03:00</published><updated>2014-08-29T22:17:37.030+03:00</updated><title type='text'>Restorasyon </title><content type='html'>&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg1Cv0qaK3KImgsKBBGbkp6_3qNcNQxP9XfYDKbxvlXui32qrC4LC5O9jdlaX_BFsJGcyy-wz0gF89iGzNpX5JMTPaHLm6AM_gTakgH7_Z05IbyNmKC_j55x2PW3RTBdyaVo-qMg8D7Ohs/s1600/22+May%C4%B1s+2013+Antalya+M%C3%BCzesi+015+Detay.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg1Cv0qaK3KImgsKBBGbkp6_3qNcNQxP9XfYDKbxvlXui32qrC4LC5O9jdlaX_BFsJGcyy-wz0gF89iGzNpX5JMTPaHLm6AM_gTakgH7_Z05IbyNmKC_j55x2PW3RTBdyaVo-qMg8D7Ohs/s1600/22+May%C4%B1s+2013+Antalya+M%C3%BCzesi+015+Detay.jpg&quot; height=&quot;320&quot; width=&quot;271&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;, serif; line-height: 115%;&quot;&gt;Davutoğlu:
“Restorasyon devam edecek”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;“Tarih
bilimi terminolojisinde restorasyon (lat. restaurare = yeniden kurmak) genel
olarak bir politik durumun yeniden kurulması, kural olarak da bir devrim sonucu
&lt;b&gt;devrilmiş bir hanedanın&lt;/b&gt; yeniden
iktidara gelişini ifade eder. Restorasyon sözcüğünü terminolojiye sokan
İsviçreli devlet hukukçusu Karl Ludwig von Haller&#39;dir. Haller kavramı olumlu
anlamda kullanmışsa da, kavram 19. yüzyılda bütün olumlu anlamlarını yitirmiş
ve gericilikle eş anlamlı olarak kullanılır olmuştur. Tarihte restorasyon
sözcüğüyle ifade edilen en önemli iki dönem İngiltere&#39;deki Stuart Restorasyonu
(1660-1688) ve Fransa&#39;daki Bourbon Restorasyonu&#39;dur (1814/1815-1830). Ayrıca
1815 ile 1830 yılları arasındaki dönem Almanca konuşulan ülkelerin hepsinde
Fransız Devrimi&#39;nden esinlenilerek ve Napoleon işgali ve Prusya Reformları
sonucu hazırlanan anayasaların saf dışı edildiği, yurttaş hak ve
özgürlüklerinin kısıtlandığı ve aristokrasinin yeniden kendi düzenini kurduğu
bir dönem olarak restorasyon dönemi olarak tanımlanır.” Kaynak: Vikipedi &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Restorasyon kavramı medya tarafından oldukça farklı
algılandı. Davutoğlu’nun ne söylediği ise önümüzdeki dönemde anlaşılacak. Şimdi
konuyu analiz edenlerin düşüncelerine bakalım:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;“Davutoğlu’nun
“AKP bir restorasyon hareketidir” sözlerinin doğru olduğu kanaatine vardım. Bir
tek Hıristiyan’ın dahi olmadığı yerlerdeki kalıntıları restore edip ayağa
kaldırmak! Evet… AKP bir restorasyon hareketidir. Bizans’tan kalma kiliseleri
restorasyon hareketi, bir bakıma Bizans’ı ihya hareketi… Ne dersiniz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Saygılar…””&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Bayram Coşkun, Yeni Mesaj, 29
Ağustos 2014&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Mümtaz’er
Türköne&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt; ise 24 Ağustos 2014 tarihli Zaman gazetesinde
konuya şöyle değiniyor:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;“AK
Parti kurmayları da Davutoğlu’nun muradını anlayamaz. Fransız Devrimi’ni,
Napolyon Savaşları’nı sonrasında Avusturya şansölyesi Metternich’in mimarı
olduğu Avrupa Uyumu’nu ve 1815’ten 1848’e kadar devam eden dönemin Restorasyon
Dönemi olduğunu bilmeden, Davutoğlu’nun uzmanı olduğu alana ait bu kavrama ne
anlam yüklediğini ve dolayısıyla Türkiye’ye nasıl bir yön tayin ettiğini
çözemezsiniz. “Van minits”in karşısına “restorasyon”u yerleştirmek,
Erdoğan-Davutoğlu farkını anlamak için size bir fikir verebilir.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu iki yorumun arasında ne kadar fark olduğunu
görüyoruz. Hangi yorum daha gerçekçi? Söylemek zor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Restore edilecek olan ne? Bir sistem. Bir ideoloji.
Bir rejim. Yani kısacası Cumhuriyet. Hangi cumhuriyet? Türkiye Cumhuriyeti.
Davutoğlu 1923 yılında kurulan cumhuriyet rejimini restore etmekten söz ediyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Bir başka medya yazarı ise Davutoğlu’nun gizli bir
planı olduğundan şüpheleniyor. Soner Yalçın, OdaTv köşesinde şöyle yazıyor:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;“Si­ya­sal
ta­rih­te çok bi­li­nen res­to­ras­yon dö­nem­le­ri var­dır:Ör­ne­ğin: 1653’te
İn­gi­liz kra­lı­nı ko­van Cum­hu­ri­yet­çi Crom­wel­l’­den son­ra, 1661’de,
Stu­art Ha­ne­da­nı­‘nın (Kral II.Char­les) ye­ni­den ik­ti­da­ra gel­me­si­dir.Ör­ne­ğin:
Fran­sız İh­ti­la­li­’nin ürü­nü Cum­hu­ri­ye­t’­i yı­kan 1814-1830 Bo­ur­bon
mo­nar­şi­si ve 1830-1848 Kral Lou­is Phi­lip­pe­’nin meş­ru­ti­yet res­to­ras­yo­nu­dur.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;İki
ör­nek­te gö­rül­dü­ğü gi­bi res­to­ras­yon; dev­rim­ci­ler için&amp;nbsp;&lt;b&gt;“kö­tü­”,&lt;/b&gt;&amp;nbsp;kral­cı­lar
için&lt;b&gt;&amp;nbsp;“i­yi­”&lt;/b&gt;&amp;nbsp;bir dö­nem.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Da­vu­toğ­lu
“ne­yi­” yı­kıp,&amp;nbsp;&lt;b&gt;“ne­yi­”&lt;/b&gt;&amp;nbsp;ge­tir­mek­ten bah­se­di­yor? Giz­li
ajan­da­da ne­yin ya­zı­lı ol­du­ğu­nu yıl­lar­dır söy­lü­yo­ruz.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu yazarlar öncelikle kendi düşüncelerini öne
sürerek kavram üzerinden spekülatif akıl yürütmelere yönelmişler. Öte yandan
Davutoğlu restorasyon hareketinin nerelerde yapılacağını &amp;nbsp;AKP kongresinde
dokuz madde halinde sıralamış: Bu dokuz madde üzerinde duran hiç kimse yok. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;ul style=&quot;margin-top: 0cm;&quot; type=&quot;disc&quot;&gt;
&lt;li class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;1- Özgüven ve
     darbe girişimlerine karşı duruş&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;2- Sosyo-kültürel
     bütünlük, çözüm sürecine devam mesajı&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;3- Özgürlüklere
     yeni bir ahlaki formasyon&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;4- Paralel yapıyla
     mücadele, devlet ve bürokrasinin restorasyonu&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;5- Ahlak
     restorasyonu, 3Y ile mücadele&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;6- Yargıdan
     paralel yapının temizlenmesi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;7- Kültür ve
     medeniyet restorasyonu&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;8- Ekonomik
     restorasyon&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;9- Türkiye’nin
     uluslarası alandaki yeri&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Davutoğlu geçen yıl Diyarbakır Dicle
Üniversitesi’nde yaptığı bir konuşmada daha da detaylı bir şekilde
“restorasyon” kavramının içini dolduruyor. Aşağıdaki linkte konuşmanın metnini
bulabilirsiniz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://www.mfa.gov.tr/disisleri-bakani-ahmet-davutoglu_nun-diyarbakir-dicle-universitesinde-verdigi-_buyuk-restorasyon_-kadim_den-kuresellesmeye-yeni.tr.mfa&quot;&gt;http://www.mfa.gov.tr/disisleri-bakani-ahmet-davutoglu_nun-diyarbakir-dicle-universitesinde-verdigi-_buyuk-restorasyon_-kadim_den-kuresellesmeye-yeni.tr.mfa&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Genel yapı itibariyle &lt;b&gt;“cahil&lt;/b&gt;” ve &lt;b&gt;“lümpen”&lt;/b&gt;
seviyesinde yayın yapan Türkiye medyasının İngiltere, Fransa ve Almanya siyasi
tarihini okuyucularına hatırlatması beklenemez. Zaten bu bilgiye sahip olan bir
gazetecinin de medya organlarında barınabileceğini &amp;nbsp;sanmıyorum. Davutoğlu 1660-1785 yılları
arasında süren restorasyon dönemini akademik alanda araştırmış bir kişi olarak
gerek medyaya gerekse de parti kadrolarına göre çok daha avantajlı durumdadır. Aşağıda
vereceğim linklerden bu döneme ilişkin bilgilere ulaşılabilir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;ul style=&quot;margin-top: 0cm;&quot; type=&quot;disc&quot;&gt;
&lt;li class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://www.wwnorton.com/college/english/nael9/section/volC/overview.aspx&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;http://www.wwnorton.com/college/english/nael9/section/volC/overview.aspx&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.wwnorton.com/college/english/nael/18century/review/summary.htm&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;https://www.wwnorton.com/college/english/nael/18century/review/summary.htm&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://mason.gmu.edu/~ayadav/historical%20outline/overview.htm&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;http://mason.gmu.edu/~ayadav/historical%20outline/overview.htm&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://www.saylor.org/site/wp-content/uploads/2013/10/ENGL203-OC-1.1.1-Restoration18thcintro.pdf&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;http://www.saylor.org/site/wp-content/uploads/2013/10/ENGL203-OC-1.1.1-Restoration18thcintro.pdf&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Restorasyon dönemi adı verilen süreçte İngiltere,
Fransa ve Almanya’da yüzlerce düşünür bilim, felsefe ve sanat &amp;nbsp;alanlarında
çağlarının en önemli eserleriyle düşünce dünyasında çığır açmışlardır. Bu
döneme sanat alanında “Neoklasik” dönem adı verilmektedir. Batı kültür tarihi
göz önüne alındığında 1600 yılları ile 1800 yılları arasındaki iki yüz senede
düşünce akımları coşmuş, nehirler gibi akmıştır. &amp;nbsp;İngiliz edebiyatında çığır açan &amp;nbsp;Dryden, Pope, Swift, Johnson gibi yazar ve
düşünürlerin siyasi akımlar üzerindeki tesiri azımsanamaz:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;“Literary historians sometimes break up
this era into three periods, the Age of Dryden,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;from 1660 to John Dryden’s death in 1700, when English neoclassicism was
being&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;established; the Age of Pope and Swift, from 1700 to their deaths in
1744-45, when&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;neoclassicism fully flowered; and the Age of Johnson, from 1744-45 until his
death in&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;1784, when neoclassicism began to be more fully challenged by a variety of
ideas and attitudes, including the rise of the novel as a popular form, the
development of&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;sentimentalism as a literary and philosophical movement, and the increasing
optimism of Enlightenment thought.”&lt;b&gt;The
Restoration and the Eighteenth Century&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Aynı dönemde Osmanlı İmparatorluğu derin bir Ortaçağ
karanlığında fanatizmin hüküm sürdüğü hilafet rejiminde hiç bir düşünce akımı
üretememiştir. Din ile bilim aynı kefeye konarak bilim kültürü teoloji ile
özdeşleştirilmiş bugün bile bir çok kişinin yanlış ifade ettiği din ve bilim
anlayışı imparatorluk siyasetine hakim olmuştur. Din fanatizminin hakim olduğu
hilafet rejimi bugün lümpen kültürünün hakim olduğu yığınlara yeniden
tanıtılmaya çalışılmaktadır. Cumhuriyet rejiminden hilafet monarşisine geçiş
veya demokrasiden otokrasiye geçiş için zemin hazırlanmaktadır. Bu siyasi
akımın ideolojisi ve fikri temeli dine dayalı teokrasidir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Eğer restorasyon
kavramından anlaşılan bu ise önümüzdeki günlerde çok ciddi siyasi çatışmalar
beklenmelidir. Türkiyede söz konusu edilen &amp;nbsp;restorasyon hareketinin
Batıdaki restorasyon hareketi ile hiç bir benzerliği yoktur. Olamaz da. Her
şeyden önce kamusal alanda ve siyasi kültürel alanda fikri temeli yoktur.
Lümpen kültürü içinde bocalayan halkın çoğunluğunun &amp;nbsp;bu konuda kafası da
karışıktır. Kutsal olan şeylere ve dini söylemin hakim olduğu siyasi alanda
fikri bir farklılığa rastlamak mümkün değildir. Çoğunluğun din duygularına
gönderme yapılarak siyaset yapılmaktadır. Eğitilmiş kitleler bu siyaset
karşısında bocalamaktadır. Cumhuriyet Türkiyesinin kamu kurumlarının hemen
hemen hepsinde değişim yaşanmaktadır. AB normlarına göre şekillenen kurumlar
yeniden proglamlanmaktadır. Adalet ve hürriyet gibi temel siyasi kavramlar inanç
ve sadakat gibi teolojik kavramlarla yer değiştirmektedir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Eğer restorasyon kavramıyla bu değişim söz konusu
ediliyorsa cumhuriyet kurumlarının teker teker kabuk değiştireceğine kesin
gözüyle bakabiliriz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Umarım restorasyon kavramı kullanılırken yapısal reformlar
kastediliyordur. Eğer Davutoğlu bir analoji kurguluyorsa. İngiltere tarihindeki
iç savaşlar sonrasında monarşinin restore edilmesiyle meydana gelen özgürlük
ortamının ve liberal ekonominin sağladığı refah sürecini söz konusu ediyorsa bu
benzetmenin Türkiye toplumuyla uzaktan yakından bir alakası olamaz. Böyle bir
analoji kurmak ise doğru olmayacaktır. Magna Carta ile 1200 yıllarında monarşinin
saldırganlığını ve kanun tanımazlığını ehlileştiren bir ülkede restorasyon dönemi
de o ülkenin kültürel siyasi yapısına uygun olacaktır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; line-height: 115%;&quot;&gt;Eğer cumhuriyet kurumlarının bozulan, çürüyen
parçalarının tamir edilmesi yenilenmesi söz konusu ediliyorsa buna restorasyon
demek zordur. Osmanlı İmparatorluk topraklarını ve düzenini yeniden sağlamak
söz konusuysa bu günümüz siyasi konjunktüründe ve uluslararası dengeler
nezdinde &amp;nbsp;&amp;nbsp;trajikomik bir hayalden başka bir şey
değildir.&amp;nbsp;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/3205214743628036617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/3205214743628036617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/08/restorasyon.html' title='Restorasyon '/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg1Cv0qaK3KImgsKBBGbkp6_3qNcNQxP9XfYDKbxvlXui32qrC4LC5O9jdlaX_BFsJGcyy-wz0gF89iGzNpX5JMTPaHLm6AM_gTakgH7_Z05IbyNmKC_j55x2PW3RTBdyaVo-qMg8D7Ohs/s72-c/22+May%C4%B1s+2013+Antalya+M%C3%BCzesi+015+Detay.jpg" height="72" width="72"/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-6745407234686568544</id><published>2014-08-11T23:49:00.002+03:00</published><updated>2014-08-12T12:42:17.229+03:00</updated><title type='text'>Cumhurbaşkanlığı Seçimleri </title><content type='html'>&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEikeDwLuWBLWM0d_wWxmfG4TuP-ZHvMeYN4438NJxtA4FrPtEwlRgLs3HttGfGHtAL9dv8C_GMkTEqFLplsoKGMLYXZvFcGe72HFvcpxtNb0YruRqyK1KHkRbnzY2nwI9ki3KNdZBVmGBo/s1600/Sagalassos+Susuz+ve+%C4%B0ncirli+Han+A%C4%9Flasun+Gezisi++8+Nisan+2013+113.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEikeDwLuWBLWM0d_wWxmfG4TuP-ZHvMeYN4438NJxtA4FrPtEwlRgLs3HttGfGHtAL9dv8C_GMkTEqFLplsoKGMLYXZvFcGe72HFvcpxtNb0YruRqyK1KHkRbnzY2nwI9ki3KNdZBVmGBo/s1600/Sagalassos+Susuz+ve+%C4%B0ncirli+Han+A%C4%9Flasun+Gezisi++8+Nisan+2013+113.JPG&quot; height=&quot;480&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Sonuçları ne olursa olsun bu seçim bir tür
referanduma dönüştürüldü. Tek bir kişinin etrafına örülen klasik anlamda&amp;nbsp; sanal bir&amp;nbsp;
“monarşi” propagandası.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&amp;nbsp;Sanal bir şato ya da bir kale. Yüz yıllık laik
cumhuriyet geleneğinin &amp;nbsp;geldiği aşama bu
işte. Bu aşama aynı zamanda yüz yıllık siyasi geleneğin temsilcisi olan
Cumhuriyet Halk Partisi’nin de ısrarla değişmemekte ısrar edişinin daha doğrusu
siyasi yenilgisinin de göstergesi.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn1&quot; name=&quot;_ftnref1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
CHP yüz yıl öncesinin paradigmasıyla yaklaştığı halktan bir türlü destek
görmüyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Daha da kötüsü neden destek görmediğinin de farkında değil. Partinin
ileri gelenleri gelenekle yeni arasında sıkışmış bir durumda olduklarının
farkında değiller. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Halkın siyaset anlayışı işte bu sanal şato
duvarlarının&amp;nbsp; içinde tutuklu. Önce
padişah vardı. Sonra karizmatik askeri liderler, daha sonra da gücünü İslam
dininden alan “din tacirleri”. Laik cumhuriyet paradigması bir anlamda teokrasiye
çok önceleri dönüşmeye başladı. Daha doğrusu teokrasiye geri dönüşmeye başladı
desek daha doğru.Halifelik kaldırıldı ama diyanet işleri devletin kontrolünde
bırakıldı. Devlet her türlü biçimde toplumdaki dini kurumları denetlediğini
sandı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&amp;nbsp;Yasaklı tarikatların faaliyetini önlemekten aciz kaldı. Devletin
bütçesinden savunmadan sonra en büyük payı diyanet işleri aldı. Eğitim
bakanlığı değil. İkinci büyük yanlış da eğitimim devlet kontrolüne almak ve
devlet çarkları içinde tek tip eğitim ısrarıyla eğitimi siyasete malzeme yapmak
oldu. Bu iki büyük yanlış zaten bireysel özgürlükler alanında iki büyük kara
delik.&amp;nbsp; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Bu seçim sonucunun ne olacağı o kadar belli ki.
Merak bile etmiyorum. Çoğunluğun kapıldığı ağızdan ağıza yayılan &amp;nbsp;seçiminin ne olacağı çok önceden belli oldu
zaten. On kadar araştırma şirketi şişirilmiş iktidar yanlısı istatistikler
yayınlamakta birbirleriyle yarıştılar. Yüzde yetmişler bile telaffuz edildi.
Zaten Ağustos ayında seçime gidilmesi bir anlamda iktidar partisinin ekmeğine
yağ sürüyordu. Elli milyon seçmenden söz ediyoruz. Katılım oranının düşük
olacağı zaten biliniyordu. Nitekim yüzde yetmiş üçte kaldı. On üç milyon seçmen
sandığa gitmedi. Eğer katılım oranı yüzde doksan beşler seviyesinde olsaydı
sonuç çok farklı olabilirdi. &amp;nbsp;Çoğunluk
denen sadece yirmi milyonu. On beş milyon kadar seçmen zaten siyasete ilgisiz.
Hiçbir zaman da ilgileri ve umutları olmadı zaten. Hangi parti gelirse gelsin
sanal şatonun yıkılmayacağını biliyorlar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Temsili demokrasi&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn2&quot; name=&quot;_ftnref2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
denilen geri kalmış demokrasi anlayışının siyaseti getirdiği nokta bu. Parti
lideri tek imzayla milletvekili dağılımı yapıyor. İstediğini milletvekili
yapıyor istediğini dışarıda bırakıyor. Vilayetlerde oy kullanan seçmenin kendi
adayını belirleme şansı yok. Böyle bir şans verilmiyor. Daha doğrusu seçim
sistemi buna izin vermiyor. Yüz yıldır da bu sistemi değiştirmek için kimse bir
gayret harcamıyor. Siyaset anlayışı üretim ilişkilerine yeterince yansımıyor.
Devletin kasasını ele geçiren siyasetçi yandaşlarını kadrolaştırarak başlıyor
değişime.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&amp;nbsp;Kısa sürede bir bağımlılar ve bağlayanlar denklemi ortaya çıkıyor.
Hukuk ihlalleri bireysel özgürlük alanının giderek daraltılması yadırganmıyor.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn3&quot; name=&quot;_ftnref3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; AB
Kopenhag kriterlerini uygulayacağını ileri süren hükümetler tam tersi ihlallerle
seçmenini bunaltma yoluna gitmektedir. Mezhep, ırk, etnik kimlik, sosyal kimlik
alanlarında azınlıkta olanların tarumar edildiği ve cezalandırıldığı bir
siyaset anlayışı egemen olmuştur.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn4&quot; name=&quot;_ftnref4&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;[4]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Demokrasi
adı verilen siyasi alan aslında örtülü bir otokrasi geleneği olarak gelişme
göstermiştir. Yerel yönetimler Ankara’ya endeksli siyasetlerle kendi bindikleri
dalları kesmişlerdir. Oysa Osmanlı imparatorluk döneminde bile böylesine
merkeziyetçi siyaset izlememiştir. Yarı özerklik verilen vilayetlerin yönetimi
yerel idarecilere bırakılırken yakın dönemde özerklik tümüyle ortadan
kaldırılarak merkeze dönük idare egemen kılınmıştır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Seçmen bir ölçüde
aldatılmıştır. Seçmenin devlet algısı “devlet baba” terimiyle ifade
edilmektedir. Seçmen geleneksel olarak padişah, kral gibi eskiyle yapışkan bir
liderlik anlayışını bilmektedir. Burjuvazinin gelişmemiş olduğu bu topraklarda
feodal ilişkiler ve ataerkil otokratik aile yapısı belirleyici olmuştur. Aile
bireylerinin demokrasi anlayışı yoktur. Devlet ise korkulan, vergi toplayan,
cezalandıran , askere alan, desteklediklerini zengin eden sihirli bir güç
olarak algılanmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn5&quot; name=&quot;_ftnref5&quot; title=&quot;&quot;&gt;[5]&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn5&quot; name=&quot;_ftnref5&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt; Siyasi
partilerin demokrasi anlayışı ise cumhuriyet tarihi boyunca “odunu aday
göstersem seçtiririm.” &lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn6&quot; name=&quot;_ftnref6&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;[6]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;Doğrultusunda
olmuştur. Meşrutiyet yıllarından bu yana liberalleşmeye çalışan Türk siyasi sistemi
liderlerin gölgesinde kalmıştır. Güçlü liderler “tek adam”&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn7&quot; name=&quot;_ftnref7&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;[7]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
siyaseti izleyerek etraflarındaki güçlü rakiplerini tasfiye etmeyi siyasetin
bir gereği olarak görmüşlerdir. Bugün güçlü liderleri “diktatör” olarak
nitelendirenlerin cumhuriyet tarihinin 1923-1945 ve 1946-1960 dönemlerini
etraflı olarak incelemeleri Türk siyasetinde bu geleneğin köklerine inmelerine
ve esas kaynağı kavramalarına yardımcı olacaktır. Değerli araştırmacı Mete
Tunçay&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn8&quot; name=&quot;_ftnref8&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;[8]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; ve
Cemil Koçak’ın&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn9&quot; name=&quot;_ftnref9&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;[9]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
tüm eserleri bir ölçüde sözünü ettiğimiz siyasi geleneğin belgeli örnekleriyle
doludur. 1960 sonrası “Kemalist” akımının şiddetle reddettikleri bu belgelere
dayanan Cumhuriyet tarihi “tek adam” siyasetinin gelişimine ve bugününe ışık
tutmaktadır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Demokrasinin kalitesinin bu kadar düşük olmasının
nedenlerini analiz etmek kolay değildir. Her şeyden önce siyasi uygulamaların
ve siyasetçilerin eylemlerinin anayasal dayanaklarıyla hukuksal çatısının
sağlamlığı büyük bir rol oynamaktadır. Anayasal ve adli&amp;nbsp; kurumların bağımsızlığı ve gücü demokrasi
kalitesini doğrudan etkilemektedir. Diğer yandan partilerin siyasi
geleneklerinin ve eğitim faktörlerinin sonucu olan&amp;nbsp; siyasi eylemlerin bağımsız ve gerçek bir
medya ile denetlendiği kamusal alanın önemini vurgulamalıyız.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Bireysel hak ve
özgürlükler, söz hürriyeti gibi demokrasinin olmazsa olmaz öğelerinin derecesi
de demokrasinin kalitesini göstermesi açısından önemlidir. Güçlü siyasi
liderlerin sahip oldukları gücü medyayı susturmak için kullanmaları Türk siyasi
geleneğinde vardır.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn10&quot; name=&quot;_ftnref10&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;[10]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Gelişmiş
toplumlarda örneğin AB ülkelerinde , ABD’de,&amp;nbsp;
Kanada’da ve Avustralya’da demokrasi nasıl ölçülüyorsa burada da öyle
ölçülmelidir. Türkiye’yi bu çizgiden ayrı tutarak sanki daha düşük seviyede
demokrasi, bireysel özgürlükler, sanat, medya, spor vb. gibi alanlarda da düşük
kalitede standartlara uygun görmek ne kadar doğru olur?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Halkın işin kolayına
kaçmak için sık sık kullandığı “Burası Türkiye” sözü her alanda kaliteyi
aşağıya çekmek için kullanılmaktadır. Kamusal alanda insanların birbirlerine
gösterdikleri saygı ölçüsünde de bir yanlışlık olduğu muhakkaktır. Sıraya
girmeden tanıdığını devreye sokarak işini gördüren, trafikte emniyet şeridini
ihlal eden mantalite hakem görmeden faul yapan sporcunun ruh halini
yansıtmaktadır. Gerçek anlamda yerleşik yaşayan uygarlıkların iki bin yılda
oluşturdukları şehir kültürü her yönden yok edilmiştir. Bu topraklarda yaşayan
yerleşik halk zaten göç ettirilmiş ya da katledilmiştir. Gidenlerin yerine
yerleşenlerin ise şehir yaşamından haberleri yoktur.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Kabile kültürel
değerlerini muhafaza eden eğitimsiz bir kalabalığın doldurduğu şehirler çarpık
yapılaşma, gecekondulaşma, altyapı hizmetlerinin yetersizliği gibi yerel
konularla mücadele etmek yerine Ankara’da dağıtılan rant peşine düşmüşlerdir. Bu
o kadar yaygın hale gelmiş durumda ki ihale alarak zengin olan yandaşlar,
yeğenler, dayılar her dönemde olduğu gibi bu dönemde de var. “İhaleye fesat
karıştırma” olarak ifade edilen siyasi müdahale ne zaman başladı söylemek zor. Çok
eski bir hikâye olduğu kesin. İktidar gücünü elde eden kişi ya da zümrelerin
hemen hemen her dönemde yolsuzluk yaptıkları belgelerle sabittir. İmparatorluk
devrinde vezirlerin ve kadıların adlarının karıştığı sayısız yolsuzluk olayı
kayıtlarına kolayca ulaşılabilir.&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn11&quot; name=&quot;_ftnref11&quot; title=&quot;&quot;&gt;[11]&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn11&quot; name=&quot;_ftnref11&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Devlet gücünün bu şekilde kullanılmasını engelleyen
yasalar var. Yasaları uygulayacak olan hukukçuların bağımsız olması ve
cesaretle bu yolsuzlukların üzerine gidebilmesi için özgür bir hukuk ortamı var
olmalıdır. Oysa günümüzde cumhuriyet tarihinin en ağır hasarını gören kurum
adalet mekanizmasıdır. Hukuk ihlalleri uluslararası kuruluşlarca da
belgelenmiştir.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn12&quot; name=&quot;_ftnref12&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;[12]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
Örnek kaynakların çokluğu karşısında hayrete düşmemek mümkün değildir. Türkiye
cumhuriyeti devlet kurumları kendilerinden beklenen halka hizmet görevi yerine siyasi
iktidarın isteklerini yerine getiren enstrümanlar haline dönüştürülmüştür.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Bu
dönüşümü engellemesi beklenen sivil toplum örgütleri ise henüz emekleme
safhasındadır. İktidarın baskı uyguladığı sivil toplum örgütleri ve medya bağımsızlıklarını
ve tarafsızlıklarını kaybetmenin ataleti içinde sürüklenmektedirler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Sonuç olarak cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin birkaç
noktaya değinmek lüzumludur.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&amp;nbsp;Bu seçimlerin
ortaya koyduğu bir gerçek Türk demokrasisinin gelmiş olduğu noktanın endişe
verici boyutta olduğudur.&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn13&quot; name=&quot;_ftnref13&quot; title=&quot;&quot;&gt;[13]&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn13&quot; name=&quot;_ftnref13&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Seçimlerde haksız rekabet kurallarının ihlal
edildiğine ilişkin AGIT raporu önümüzdeki günlerde yayınlanacaktır. Bu raporun
muhtevasında adaylardan birinin devlet olanaklarını kullanarak diğer iki aday
üzerinde avantaj sağladığı ifade edilmektedir. YSK’nun bu noktayı göz önüne
almamasının da mevcut konjonktür içerisinde şaşırtıcı olmadığını söylemeliyiz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;İkinci önemli nokta seçime katılım oranıdır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Yüzde yetmiş
üç oranı cumhuriyet tarihinin en düşük katılım oranlarından biridir. Oyların
dağılımı Türkiyede artık üç ana akım siyaset olduğunu tescil etmiştir.&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn14&quot; name=&quot;_ftnref14&quot; title=&quot;&quot;&gt;[14]&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn14&quot; name=&quot;_ftnref14&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt; &amp;nbsp;Batı Anadolu tabir ettiğimiz bölgelerde
ağırlıklı olarak CHP-MHP koalisyonu ön plana çıkarken Güney Doğu Anadolu’da
BDP/HDP koalisyonu belirgin olmuştur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&amp;nbsp;Katılım oranı üzerinden yapılacak
düzeltme ne kadar sağlıklı sonuç verecek bilinmez ama aşağıdaki analiz bir
fikir verebilir:&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn15&quot; name=&quot;_ftnref15&quot; title=&quot;&quot;&gt;[15]&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftn15&quot; name=&quot;_ftnref15&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpFirst&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;Seçmen
sayısı : 52,894,115&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;Seçime
katılan seçmen sayısı: 40,753,657&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;Geçerli
Oy sayısı : 40,019,361&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;Geçersiz
oy sayısı :734,296&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;Katılmayan
seçmen sayısı:12,192,000&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;RTE
aldığı oy: 51,65%&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 20,670,920&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;Eİ
aldığı oy :38,56%&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;15,433,609&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpLast&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;SD
aldığı oy 9,78%&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 3,914,832&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpLast&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Eğer seçime katılmayan seçmenler Eİ’na oylarını
verselerdi oran &amp;nbsp;% 52,25 Eİ: %39,08 RTE
olacaktı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&amp;nbsp;Burada SD’a da oy verebilecek olanların sayısının en az bir milyon
daha fazla olabileceği varsayımı üzerinde durulmalıdır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Bu da SD’ın % on
barajını rahatlıkla geçebileceği sonucunu doğurmaktadır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;Bu seçimlerin sonuçlarını yorumlarken &amp;nbsp;2015 genel seçimleri için yeni bir aritmetiğin
ortaya çıktığını da düşünmeliyiz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpFirst&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;CHP-MHP
koalisyonu iktidarı ele geçirecek çoğunluğu sağlayabilecektir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;BDP/HDP
koalisyonu yüzde on barajını geçerek Türkiye de önemli bir parti olarak
demokrasi denkleminde yerini alabilecek güce sahiptir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;Yurtdışında
&amp;nbsp;seçime katılım organizasyonunun nasıl
yapıldığı YSK tarafından &amp;nbsp;kapsamlı bir raporlarla
açıklanmalıdır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;AKP
oy kaybına uğramıştır. Oy kaybının ne kadar olduğu önümüzdeki günlerde yerel
sonuçlar açıklandığında belli olacaktır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;Türkiye
yeni siyasi bir iklime girmiştir. Bu siyasi iklimde üç cephede sert mücadeleler
olacağı yerel ve uluslararası STK ve Hukuk kurumlarının bu mücadelede çok
önemli kaleler olacağı görünmektedir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpLast&quot; style=&quot;margin-left: 39.0pt; mso-add-space: auto; mso-list: l1 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 115%;&quot;&gt;AGIT,
AB ve ABD denetimlerinin daha da artacağına kesin gözüyle bakılabilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;

&lt;hr align=&quot;left&quot; size=&quot;1&quot; width=&quot;33%&quot; /&gt;

&lt;!--[endif]--&gt;

&lt;div id=&quot;ftn1&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref1&quot; name=&quot;_ftn1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Yıllar
içinde oy oranı yüzde yirmilere gerileyen bir partinin hikâyesi bu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn2&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref2&quot; name=&quot;_ftn2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; “Evet
mührünü kır atın böğrüne basın.” Sözü burada zikredilmelidir. Seçmen kır ata oy
vermektedir. Ya da ampule. Seçim hakkı kişilerden bağımsız sadece bir lidere
ait olan bir ayrıcalık olarak karşımıza çıkmaktadır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn3&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref3&quot; name=&quot;_ftn3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
Yolsuzluk skandallarıyla dalgalanan yüz yıllık Türk demokrasisinin geldiği son
nokta yolsuzlukta dünya rekoru kırılmasıdır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn4&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref4&quot; name=&quot;_ftn4&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[4]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Türk
toplumunun ayrılmaz bir parçası olan Alevi, Hıristiyan, Yahudi, Ateist&amp;nbsp; gruplar baskı görmekte; Ermeni, Rum,
ayırımcılığı yapılmaktadır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn5&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref5&quot; name=&quot;_ftn5&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[5]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Köylerde
tüm hizmetler devletten beklenmektedir. Sağlık,Su, eğitim,mahsul alımı, kredi,
memuriyet ve diğer menfaatlerin devlet tarafından karşılıksız olarak
sağlanacağı varsayımı siyaseti yozlaştırmıştır. Aynı zamanda seçmen olan
üretici devletten belirli menfaatler sağladığında ancak oy vermektedir. Oyların
satın alındığı bir sistem söz konusudur. Burada da yerel idareler değil,
merkezi hükümet yani Ankara karar vermektedir. Siyasi gücü elinde tutan parti
devletin kaynaklarını siyasi amaçları için yönlendirmeyi hak görmektedir.
Cumhuriyet tarihi şeker, tütün, pamuk, fındık, çay, pancar üreticilerinin taban
fiyatlarında oynama yaparak yönettiği KİT’ler vasıtasıyla siyasi menfaat
karşılığında ekonomik menfaat sağlamayı demokrasinin önemli bir uygulaması
olarak görmektedirler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn6&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref6&quot; name=&quot;_ftn6&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[6]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Bu sözü
eski siyasi parti başkanlarından Adnan Menderes’in söylediği rivayet edilir. Parti
başkanı olan liderin iki dudağının arasında&amp;nbsp;
olan milletvekili seçilme olanağının temsili demokrasinin yüz karası
olduğu bir gerçektir. Seçmen partiyi seçmekte, parti başkanı da dilediği kişiyi
milletvekilliği ile ödüllendirmektedir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn7&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref7&quot; name=&quot;_ftn7&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[7]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Şevket
Süreyya Aydemir’in kaleme aldığı üç ciltlik eser olan “Tek adam “ güçlü
bir&amp;nbsp; liderin hikâyesidir. Bu kitaplar
1963-65 yılları arasında yayınlanmıştır. Bu yıllar zaten askerlerin siyasete
yaptıkları 1960 müdahalesinden sonra doğan “Atatürkçü”&amp;nbsp; ideolojinin bir yansıması olarak
değerlendirilebilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn8&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref8&quot; name=&quot;_ftn8&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[8]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href=&quot;http://www.kitapyurdu.com/yazar/default.asp?id=1401&quot;&gt;http://www.kitapyurdu.com/yazar/default.asp?id=1401&lt;/a&gt;;
&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Mete_Tun%C3%A7ay&quot;&gt;http://tr.wikipedia.org/wiki/Mete_Tun%C3%A7ay&lt;/a&gt;;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn9&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref9&quot; name=&quot;_ftn9&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[9]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href=&quot;http://www.iletisim.com.tr/kisi/cemil-kocak/5292#.U-jkLfl_t8F&quot;&gt;http://www.iletisim.com.tr/kisi/cemil-kocak/5292#.U-jkLfl_t8F&lt;/a&gt;;
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn10&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref10&quot; name=&quot;_ftn10&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[10]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href=&quot;http://sites.khas.edu.tr/tez/Pinar_Sevginer_izinli.pdf&quot;&gt;http://sites.khas.edu.tr/tez/Pinar_Sevginer_izinli.pdf&lt;/a&gt;;
&lt;a href=&quot;http://www.amnesty.org/fr/library/asset/EUR44/022/2013/en/6e4b867c-b4aa-4016-b584-33be46e35ae7/eur440222013tr.pdf&quot;&gt;http://www.amnesty.org/fr/library/asset/EUR44/022/2013/en/6e4b867c-b4aa-4016-b584-33be46e35ae7/eur440222013tr.pdf&lt;/a&gt;;
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn11&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref11&quot; name=&quot;_ftn11&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[11]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href=&quot;http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/35/313.pdf&quot;&gt;http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/35/313.pdf&lt;/a&gt;;
&lt;a href=&quot;http://www.yesevi.edu.tr/bilig/biligTur/pdf/31/04.pdf&quot;&gt;http://www.yesevi.edu.tr/bilig/biligTur/pdf/31/04.pdf&lt;/a&gt;;
&lt;a href=&quot;http://www.aydinlikgazete.com/yazarlar/183-oezdemir-nce/17700-osmanlida-rusvet-uzerine-2-.html&quot;&gt;http://www.aydinlikgazete.com/yazarlar/183-oezdemir-nce/17700-osmanlida-rusvet-uzerine-2-.html&lt;/a&gt;;
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn12&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref12&quot; name=&quot;_ftn12&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[12]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href=&quot;http://www.liberal.org.tr/upresimler/MuratBurakAydin.pdf&quot;&gt;http://www.liberal.org.tr/upresimler/MuratBurakAydin.pdf&lt;/a&gt;
; &lt;a href=&quot;http://www.inhak.adalet.gov.tr/duyuru/EYLEM%20PLANI.pdf&quot;&gt;http://www.inhak.adalet.gov.tr/duyuru/EYLEM%20PLANI.pdf&lt;/a&gt;;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn13&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref13&quot; name=&quot;_ftn13&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[13]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href=&quot;http://www.abgs.gov.tr/files/strateji/2012_ilerleme_raporu.pdf&quot;&gt;http://www.abgs.gov.tr/files/strateji/2012_ilerleme_raporu.pdf&lt;/a&gt;;
&lt;a href=&quot;http://www.osce.org/tr/odihr/86845?download=true&quot;&gt;http://www.osce.org/tr/odihr/86845?download=true&lt;/a&gt;;
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn14&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref14&quot; name=&quot;_ftn14&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[14]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href=&quot;http://www.cihan.com.tr/reservedPage?linkid=cumsec&quot;&gt;http://www.cihan.com.tr/reservedPage?linkid=cumsec&lt;/a&gt;;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn15&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Se%C3%A7imi%202014.docx#_ftnref15&quot; name=&quot;_ftn15&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[15]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Bu
sonuçlar YSK resmi web sitesinden alınmıştır: &lt;a href=&quot;http://www.ysk.gov.tr/ysk/content/conn/YSKUCM/path/Contribution%20Folders/HaberDosya/2014CB-Gecici-416_a_Yurtici.pdf&quot;&gt;http://www.ysk.gov.tr/ysk/content/conn/YSKUCM/path/Contribution%20Folders/HaberDosya/2014CB-Gecici-416_a_Yurtici.pdf&lt;/a&gt;;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/6745407234686568544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/6745407234686568544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/08/cumhurbaskanlg-secimleri.html' title='Cumhurbaşkanlığı Seçimleri '/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEikeDwLuWBLWM0d_wWxmfG4TuP-ZHvMeYN4438NJxtA4FrPtEwlRgLs3HttGfGHtAL9dv8C_GMkTEqFLplsoKGMLYXZvFcGe72HFvcpxtNb0YruRqyK1KHkRbnzY2nwI9ki3KNdZBVmGBo/s72-c/Sagalassos+Susuz+ve+%C4%B0ncirli+Han+A%C4%9Flasun+Gezisi++8+Nisan+2013+113.JPG" height="72" width="72"/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-2848138722729043643</id><published>2014-07-23T17:22:00.002+03:00</published><updated>2014-07-23T23:33:14.642+03:00</updated><title type='text'>Filistin İsrail Çatışması</title><content type='html'>&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjKIeNWhI7BSDFvhU-rsjAxvEcVp19dRNATgChVRmpLd8pe9pJUrNGelgva4IhCwFYa4BTgX5n3TqI3MEaT7ecXhrZ5SLS71zdL23Q31dKJtby69SJWgI8MNaTZL_kuJL8czi0F9qSGqv4/s1600/images+(3).jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjKIeNWhI7BSDFvhU-rsjAxvEcVp19dRNATgChVRmpLd8pe9pJUrNGelgva4IhCwFYa4BTgX5n3TqI3MEaT7ecXhrZ5SLS71zdL23Q31dKJtby69SJWgI8MNaTZL_kuJL8czi0F9qSGqv4/s1600/images+(3).jpg&quot; height=&quot;367&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu bir din çatışması mıdır? Yoksa etnik bir çatışma
mıdır? Ya da güçler dengesi midir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Filistin topraklarının yani Kudüs’ün de dâhil olduğu
kutsal toprakların kimin tarafından kontrol edileceğini belirleyecek olan bu
çatışmanın galip gelen tarafı bugünkü statü göz önüne alınırsa İsrail olmuştur.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Filistin%20%C4%B0srail%20%C3%87at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1.docx#_ftn1&quot; name=&quot;_ftnref1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
Kudüs ve Gazze İsrail tarafından kontrol edilmektedir. Mısır son yıllarda Gazze
konusunda ilkeli bir siyaset izlememiştir. Özellikle de yeni yönetimin Filistin
sorununa eğilmediği görüşü yaygınlık kazanmıştır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu çatışmanın tarihçesine bakmanın ötesinde
çatışmanın nedenleri üzerinde de durmak gerekir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Öncelikle bazı hipotezler üzerinde durmamızda fayda
vardır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpFirst&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;&quot;&gt;1)&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu
çatışma Sünni İslam ile Yahudiler arasındaki bir din çatışmasıdır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;&quot;&gt;2)&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu
çatışma bölgede ABD’nin çıkarlarını koruyan İsrail’in güç savaşıdır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpMiddle&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;&quot;&gt;3)&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bölgedeki
dengeleri kendi lehine çevirmeye çalışan Suudi Arabistan, Suriye, Mısır gibi
Arap ülkelerinin İsrail’e karşı kurmuş oldukları ittifak çatışmasıdır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpLast&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;&quot;&gt;4)&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bölgede
kurulacak yeni dengeler çerçevesinde Türkiye daha aktif bir rol üstlenebilmek
için İsrail yerine&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpLast&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;ABD’nin bölgedeki tek müttefiki olma yolunda siyasi çabalar
göstermektedir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpLast&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Hipotezlerin hangi medya kanallarından kamuoyuna
yansıtıldığı da önem arz etmektedir. Bu bölgenin tarihine birkaç dönem halinde
bakmak gerekir. Öncelikle 1917 yılı Birinci Savaş sonrası Lord Balfour
deklarasyonu belirleyici bir öneme sahiptir. Osmanlı kontrolündeki vilayetlerin
Fransız ve İngilizler tarafından paylaşımı öncesinde bölgesel kabilelere
verilen sözler vardır. Faysal ailesinin önderliğinde kurulan Suriye devleti, Fransız
desteğiyle, Yine aynı kabilenin desteğiyle İngilizler tarafından kurulan Ürdün
devleti dışındaki Kudüs ve Filistin İngilizlerin kontrolünde kalmıştır.
İngilizlerin Yahudilere devlet kurma sözü verdikleri bilinmektedir. Bu sözün
karşılığının ne olduğu ise hala tartışılmaktadır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bin iki yüz yıllarından başlayarak sekiz asır
boyunca Kuzey Avrupa’nın başta İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, Portekiz,
Rusya, Polonya olmak üzere her yerinden Filistin’e göç eden Yahudiler vaat
edilmiş topraklar adını verdikleri yerde BM desteğiyle 1948 yılında İsrail
devletini kurmuşlardır. BM ‘lerin iki devlet formülüne karşı çıkan Mısır, Suriye
ve Ürdün İsrail’e karşı silahlı mücadele başlatmışlardır. Arap-İsrail savaşları
olarak adlandırılan bu savaşlardan daha modern teçhizata sahip olan İsrail
kârlı çıkmıştır. Filistin Kurtuluş Örgütü daha farklı bir savaş taktiği denemek
üzere kurulmuş bir gerilla teşkilatı olarak yıllar boyunca İsrail ve Yahudilere
misilleme saldırılarında bulunmuştur. Yaser Arafat’ın önderliğinde başarıya
ulaşan FKÖ sonunda tarafları barış masasına oturtmayı başarmıştır. Tam Orta
Doğu’da barış rüzgârları esecek derken FKÖ’den ayrılan bir grup mücadeleye
devam edeceğini ilan etmiştir. Radikal İslam söylemiyle taraftar toplayan
Hizbullah ve Hamas grupları özellikle Filistinliler arasında çalışarak seçimle
iktidar olmayı başarmışlardır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Hamas’ın FKÖ’nü siyasi arenadan çıkarmasıyla
birlikte yeniden savaş rüzgârları esmeye başlamıştır. Hamas liderleri açıkça
İsrail’in kutsal topraklardan (Filistin) çıkarılmasıyla son bulacak bir “cihat”
dan söz etmektedirler.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Filistin%20%C4%B0srail%20%C3%87at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1.docx#_ftn2&quot; name=&quot;_ftnref2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
Her ne koşulda olursa olsun bu amaçla yola çıkan bir teşkilatın barış masasına
oturmayacağı inancı yaygındır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Sosyalist FKÖ’nün aksine “şeriat” düzeni isteyen
Hamas’ın “Müslüman Kardeşler” le köklü ve tarihi bağları mevcuttur. Bu anlamda
Mısır’daki &amp;nbsp;siyasal değişimler Hamas’ın
Gaza politikasını da yakından etkilemiştir. Hamas İsrail’in askeri gücünün farkındadır.
Bu güçle başa çıkamayacağının da farkındadır. Öte yandan Rusya ve AB destekli
Hamas medya stratejisinin uzun vadede başarılı olacağı görüşünden hareketle bir
anlamda İsrail’in dünya kamuoyunda sivilleri hunharca katleden bir ülke
görüntüsü vermesi için elinden geleni yapmaktadır. İsrail yöneticileri bu
oyunun farkında değilmiş gibi davranmaya devam etmektedirler.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Filistin%20%C4%B0srail%20%C3%87at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1.docx#_ftn3&quot; name=&quot;_ftnref3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
Nitekim Gazze ablukası, hava saldırıları ve sivil kayıplar Hamas’ın lehine bir
dünya kamuoyu oluşmasına neden olmaktadır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Dünya basını İsrail Hamas mücadelesinde tarafsız
kalmak için ciddi anlamda zorlanmaktadırlar. Hamas’ın masum sivil
Filistinlileri kalkan olarak kullandığı tezini ileri sürenleri haklı çıkaracak
kanıtlar mevcuttur. Öte yandan bütün bu olanları sadece Hamas ile İsrail
arasındaki eski husumetin alevlenmesi olarak görmek de büyük bir yanılgıdır. Bölgenin
hızla değşen stratejik yapısı her geçen gün yeni paradokslar ortaya çıkmasına
neden olmaktadır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Suriye, Irak ve Mısır yani bir anlamda Filistin
davasını destekleyen bu üç ülke iç savaş durumundadır. Özellikle Irak &lt;i&gt;defacto&lt;/i&gt; üçe bölünmüş durumdadır. Mezhep
savaşları ciddi insan kayıplarına yol açmaktadır. Demokrasi kültürü olmayan bu
topraklarda kaba güç iktidarı ele geçirmek için can almaya devam etmektedir.
Kabileler birbiriyle savaşırken aynı mezhep grupları da sürekli bölünerek
radikalleşmekte tüm bölge bir kan denizine dönüşmektedir.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Filistin%20%C4%B0srail%20%C3%87at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1.docx#_ftn4&quot; name=&quot;_ftnref4&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[4]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Sünni
grupların giderek radikalleşmesi bölgede gerek Şiiler gerekse de gayri Müslimler
arasında büyük bir göç dalgasının da habercisi olmuştur. Irak ve Suriye’de
komşu ülkeler göç edenlerin sayısı milyonlarla ifade edilmektedir. Bu göç
dalgalarının ne kadarının Filistin’e ulaştığını ise bilmiyoruz.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Filistin%20%C4%B0srail%20%C3%87at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1.docx#_ftn5&quot; name=&quot;_ftnref5&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[5]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
İsrail’in bu göç dalgaları karşısında kayıtsız kalması düşünülemez. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Orta doğuda din söylemiyle taraftar toplayan
grupların insan hakları ve demokrasi gibi çağdaş siyasi eğilimlerden söz etmek
yerine kaba gücün egemen olduğu, küçük yaştaki insanlara makinalı tüfekle ateş
etmeyi öğreten tek düze “ya öl ya öldür” mantığıyla tek boyutlu bir toplum
yaratmaya çalıştıkları ortadadır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Gerek İsrail gerekse de Hamas bir ölüm oyunu
oynamaktadırlar. Hangi tarafın haklı olduğu konusu artık önemini yitirmiş;
giderek her yaştan masum insanların katledildiği amaçsız ve sonuçsuz bir oyunu
oynayan aklını yitirmiş liderlerin oyuncağı olmuş barış isteyen insanları bu
ölüm sarmalından kurtaracak bir çözüm beklentisi olanağı maalesef ortadan
kalkmıştır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bütün bu gelişmeler karşısında Türkiye’nin taraf
olarak Filistin’i yani Hamas’ı seçmesi de bir çok bakımdan anlamlıdır. 2002
yılı öncesi stratejisiyle taban tabana zıt yürütülen bu Hamas yanlısı İsrail
karşıtı diplomasisi giderek olumsuz sonuçlar vermeye başlamıştır. Bir görüşe
göre bir yandan Hamas yanlısı görünüp “Mavi Marmara Krizi” yaratan Türkiye öte
yandan İsrail ile gizli anlaşmalar yapmaktadır. &amp;nbsp;Bu hipotez eğer doğru ise Türk Dış politikası
ikili bir oyun sürdürmektedir. Bu oyunun sonunda evdeki bulgurdan olma riski de
vardır. Şark kurnazlığıyla iki tarafın suyuna da gidiyor görünerek dış
politikada hiçbir yere varmak mümkün değildir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Nitekim İsrail’i terörist devlet ilan ederken,
Hamas’ın şeriat uygulamalarını da onaylamış olma durumuna girilmektedir.
Hamas’ın Filistin kadınlarına uyguladığı dini baskı Afganistan’daki Taliban
uygulamalarını da geçmiş durumdadır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bu da&amp;nbsp; hiçbir
şekilde kabul edilemez.&amp;nbsp; Aynı bakış
açısıyla bireysel özgürlükler, hukuk devleti, evrensel değerler gibi anayasal
hakları savunması gereken Türkiye’nin dünyanın en gerici sistemlerini savunuyor
duruma düşmesi kabul edilemez. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Türk dış politikası son derece yanlış bir yola
girmiştir. Mısır’da&amp;nbsp; Müslüman
Kardeşler’in çağ dışı uygulamalarını savunan bir anlayış, Filistin’de Hamas’ın
katı şeriat kurallarını da desteklemektedir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bütün bu çelişkilerin odağında ise Türkiye’nin
siyasal geleceği durmaktadır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Türkiye taraf tutmak yerine ilkeli bir diplomasi
yürüterek insan hakları ve bireysel özgürlüklerin savunucusu duruşu
sergilemelidir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Büyük devletlerden beklenen de budur.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;
&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;br clear=&quot;all&quot; /&gt;

&lt;hr align=&quot;left&quot; size=&quot;1&quot; width=&quot;33%&quot; /&gt;

&lt;!--[endif]--&gt;

&lt;div id=&quot;ftn1&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Filistin%20%C4%B0srail%20%C3%87at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1.docx#_ftnref1&quot; name=&quot;_ftn1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; 1948
yılında&amp;nbsp; başlayan Arap İsrail çatışmaları
her iki tarafın da ağır kayıplar vermesiyle sonuçlanmıştır. İki kez ateş kes
sağlanmış fakat 1956 yılında çatışmalar tekrar alevlenerek tüm bölgeye
sıçramıştır.&amp;nbsp; Soğuk savaşın da etkisiyle
Arap dünyasında bölünmeler olmuştur. İsrail, Sudi Arabistan, Ürdün Batı
bloğunda kalırken Mısır, Suriye ve Kuzey Afrika ülkeleri Sovyet bloğunda yer
almışlardır. Dolayısıyla Arap İsrail çatışmasında soğuk savaş rüzgarları da
esmiş siyaset ona göre çizilmiştir. Üçüncü savaş 1967 yılında gerçekleşmiş ve
bütün bu savaşlardan galip çıkan taraf İsrail olmuştur.&amp;nbsp; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn2&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Filistin%20%C4%B0srail%20%C3%87at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1.docx#_ftnref2&quot; name=&quot;_ftn2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href=&quot;http://edition.cnn.com/2014/07/23/world/meast/mideast-hamas-endgame/index.html&quot;&gt;http://edition.cnn.com/2014/07/23/world/meast/mideast-hamas-endgame/index.html&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://edition.cnn.com/2014/07/23/world/meast/mideast-israel-endgame/index.html&quot;&gt;http://edition.cnn.com/2014/07/23/world/meast/mideast-israel-endgame/index.html&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn3&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Filistin%20%C4%B0srail%20%C3%87at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1.docx#_ftnref3&quot; name=&quot;_ftn3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href=&quot;http://www.independent.co.uk/voices/comment/israels-reaction-has-been-vicious-and-misdirected-9603064.html?origin=internalSearch&quot;&gt;http://www.independent.co.uk/voices/comment/israels-reaction-has-been-vicious-and-misdirected-9603064.html?origin=internalSearch&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn4&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Filistin%20%C4%B0srail%20%C3%87at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1.docx#_ftnref4&quot; name=&quot;_ftn4&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[4]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href=&quot;http://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2014/02/isis-qaeda-zawahri-baghdadi-jihadist-syria-iraq.html&quot;&gt;http://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2014/02/isis-qaeda-zawahri-baghdadi-jihadist-syria-iraq.html&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn5&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Strateji/Filistin%20%C4%B0srail%20%C3%87at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1.docx#_ftnref5&quot; name=&quot;_ftn5&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[5]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href=&quot;http://www.kurdistan-post.eu/tr/kurdistan/musul-tamamen-isidin-eline-gecti-binlerce-insan-panik-icinde-kaciyor&quot;&gt;http://www.kurdistan-post.eu/tr/kurdistan/musul-tamamen-isidin-eline-gecti-binlerce-insan-panik-icinde-kaciyor&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/2848138722729043643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/2848138722729043643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/07/filistin-israil-catsmas.html' title='Filistin İsrail Çatışması'/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjKIeNWhI7BSDFvhU-rsjAxvEcVp19dRNATgChVRmpLd8pe9pJUrNGelgva4IhCwFYa4BTgX5n3TqI3MEaT7ecXhrZ5SLS71zdL23Q31dKJtby69SJWgI8MNaTZL_kuJL8czi0F9qSGqv4/s72-c/images+(3).jpg" height="72" width="72"/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-4065231716743332716</id><published>2014-06-13T14:50:00.005+03:00</published><updated>2014-06-13T14:50:55.142+03:00</updated><title type='text'>Bezirgân</title><content type='html'>&lt;div align=&quot;center&quot; class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div align=&quot;center&quot; class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 48.0pt; line-height: 115%; mso-fareast-language: TR; mso-no-proof: yes;&quot;&gt;&lt;!--[if gte vml 1]&gt;&lt;v:shapetype id=&quot;_x0000_t75&quot;
 coordsize=&quot;21600,21600&quot; o:spt=&quot;75&quot; o:preferrelative=&quot;t&quot; path=&quot;m@4@5l@4@11@9@11@9@5xe&quot;
 filled=&quot;f&quot; stroked=&quot;f&quot;&gt;
 &lt;v:stroke joinstyle=&quot;miter&quot;/&gt;
 &lt;v:formulas&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;if lineDrawn pixelLineWidth 0&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @0 1 0&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum 0 0 @1&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @2 1 2&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @3 21600 pixelWidth&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @3 21600 pixelHeight&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @0 0 1&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @6 1 2&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @7 21600 pixelWidth&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @8 21600 0&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;prod @7 21600 pixelHeight&quot;/&gt;
  &lt;v:f eqn=&quot;sum @10 21600 0&quot;/&gt;
 &lt;/v:formulas&gt;
 &lt;v:path o:extrusionok=&quot;f&quot; gradientshapeok=&quot;t&quot; o:connecttype=&quot;rect&quot;/&gt;
 &lt;o:lock v:ext=&quot;edit&quot; aspectratio=&quot;t&quot;/&gt;
&lt;/v:shapetype&gt;&lt;v:shape id=&quot;Resim_x0020_4&quot; o:spid=&quot;_x0000_i1026&quot; type=&quot;#_x0000_t75&quot;
 alt=&quot;http://www.lycianturkey.com/images/bezirgan-ambars_small.jpg&quot; style=&#39;width:386pt;
 height:139pt;visibility:visible;mso-wrap-style:square&#39;&gt;
 &lt;v:imagedata src=&quot;file:///C:\Users\YAVUZE~1\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image001.jpg&quot;
  o:title=&quot;bezirgan-ambars_small&quot;/&gt;
&lt;/v:shape&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if !vml]--&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 48.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kalkan’a bağlı bir yayla köyü Bezirgan. Özellikle de
“Likya Yolu” trekking parkurunun köyden geçmesiyle dikkat çekti. Tahıl
ambarlarının Likya lahitleri biçiminde yapılmış olması bu bölge köylerinde çok
yaygın. Bezirgan da diğer yayla köyleri gibi aç gözlü &amp;nbsp;tüccarların tahribatından&amp;nbsp; kurtulmaya çalışıyor. Fethiye’den Antalya’ya
kadar uzanan Teke yarımadası tarihi eserleri, yaban ve doğal hayatı her geçen
gün artan &amp;nbsp;tehdit altında. Bölgede birkaç
tehlikeden söz edebiliriz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoListParagraphCxSpFirst&quot; style=&quot;mso-list: l0 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12pt; line-height: 115%; text-indent: -18pt;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;, serif; font-size: 12pt; line-height: 115%; text-indent: -18pt;&quot;&gt;Taş
Ocakları,&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12pt; line-height: 115%; text-indent: -18pt;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;, serif; font-size: 12pt; line-height: 115%; text-indent: -18pt;&quot;&gt;HES
Projeleri,&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12pt; line-height: 115%; text-indent: -18pt;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;, serif; font-size: 12pt; line-height: 115%; text-indent: -18pt;&quot;&gt;Ambalaj
Atıkları,&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12pt; line-height: 115%; text-indent: -18pt;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;, serif; font-size: 12pt; line-height: 115%; text-indent: -18pt;&quot;&gt;Kaçak
Avcılar,&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Symbol; font-size: 12pt; line-height: 115%; text-indent: -18pt;&quot;&gt;·&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 7pt; line-height: normal;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;, serif; font-size: 12pt; line-height: 115%; text-indent: -18pt;&quot;&gt;Kaçak
ve çarpık yapılaşma.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Yerel yönetimlerin popülist ve ötekileştirici
politikaları doğrultusunda doğal kaynakların bu hoyratça kullanımı ileri
kuşaklara devredecek pek bir güzellik bırakmayacak gibi görünüyor. Ne yazık ki bu
da nüfusun çok küçük bir bölümünün umurunda. Geçim derdinde olan bölge ahalisi
gözleme ve elişleri satarak kurtulmaya çalışıyor fakirlikten. Yaz aylarında
nüfusu bine yaklaşan köyün yerleşik ahalisi yüz elli civarında görünüyor
kayıtlarda. Tüm Korkuteli ve Elmalı köyleri hızla nüfus kaybediyor. Güzelim
tarım arazileri bomboş, düğmeli köy evleri viranelere dönüşüyor. Sokaklar ıssız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;En son
ziyaret ettiğimde mübadeleden&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Pirha.docx#_ftn1&quot; name=&quot;_ftnref1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
önce “Kalamaki” adıyla anılan ve günümüzde “Kalkan” adı verilen balıkçı
kasabası &amp;nbsp;beş yıldızlı turistik tatil
köyü görünümündeydi. Ayak bastığınız andan itibaren her şey size bir tuhaf
geliyor. Kasaba sokaklarında dolaşan &amp;nbsp;yabancıların çoğu İngiliz. Orta sınıf emekli İngiliz
kamu memurlarının &amp;nbsp;favori bölgesi Kalkan.
Sanki bu kasaba halkı buraya çok farklı yerlerden gelmişler gibi. Kasabada eski
balıkçı yaşamı yok olmuş. Türkiye’nin dört bir yanından para kazanmak için
bölgeye akın eden bir avuç yeni esnafın &amp;nbsp;gözlerini para bürümüş; &amp;nbsp;turistleri kazıklamaya endekslenmişler. Buranın
müdavimi olan İngilizler hangi amaçla burayı seçmişler belli değil. Limanda
sıra sıra görülen lüks lokantalar ne yazık ki bomboş. Tepelere doğru çıkıldıkça
sayıları artan derme çatma lokantalarda daha makul fiyatlara yeiyecek bulmak
mümkün. Yunanistan kıyısına gidilip bir balıkçı kasabasını ziyaret
ederseniz&amp;nbsp; orada kasaba halkının normal balıkçı
hayatını yürüttüğünü görürsünüz. İnsanlar sabah olunca işlerine gidip akşamları
evlerine dönüyor sonra ailesiyle ve arkadaşlarıyla birlikte meydandaki ucuz lokantalarda
yiyip içiyorlar. Tüm Ege sahil kasabalarının değişmeyen Kalkan kayıtlarında
1915 yılında kasabada on yedi lokanta bir terzi olduğu kaydı tutulmuş. Kalamaki
1923 yılından sonra el değiştirmiş. Zoraki bir değişim. Gelenler karma bir
nüfus. Çoğunluk Sünni Müslüman. hızla kasabayı dönüştürmüşler. Kasabanın
kilisesini camiye dönüştürmekle başlayıp tavernaları da kapatmışlar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kalkan ‘ a on yedi kilometre mesafedeki yayla köyü
“Pirha”&amp;nbsp; yeni adıyla “Bezirgan” ın
tarihçesi konusunda çelişkili bilgiler var.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Pirha.docx#_ftn2&quot; name=&quot;_ftnref2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
Köyün kahvesi&amp;nbsp; Derviş Kafe yolcuların
sığınak noktası. Köyün tek &amp;nbsp;pansiyonu “Owlsland”&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Pirha.docx#_ftn3&quot; name=&quot;_ftnref3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
Erol ve Pauline çifti tarafından yönetiliyor.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Pirha.docx#_ftn4&quot; name=&quot;_ftnref4&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[4]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Pansiyonun
özellikle Likya Yolunu yürüyenlere hizmet verdiği söylenebilir. Denizden yedi
yüz metre yükseklikteki yayla köyünün iklimi özellikle sıcak ve nemli geçen yaz
aylarında ılık olduğu söylenebilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;, serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bezirgân köyü konusunda maalesef elde fazla bir
bilgi yok. İnternet taramalarında da turizm ağırlıklı bilgilere ulaşılıyor. Öte
yandan “Pirha” adlı antik Likya kentinin kalıntılarının köyün yakınlarında yer
aldığı, kentin tapınak ve nekropol alanının kalıntılarının hala ayakta olduğu
söylenebilir. Doğa tutkunları için kuş ve bitki çeşitliliği bakımından çok
zengin olan bölgede keşfedilecek çok şey var. &lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;, serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;
&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;br clear=&quot;all&quot; /&gt;

&lt;hr align=&quot;left&quot; size=&quot;1&quot; width=&quot;33%&quot; /&gt;

&lt;!--[endif]--&gt;

&lt;div id=&quot;ftn1&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Pirha.docx#_ftnref1&quot; name=&quot;_ftn1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Lozan
anlaşması gereği Türkiye’deki Hıristiyan nüfusun Balkanlardaki Müslüman nüfusla
yer değiştirmesi olayına mübadele denmektedir. 1923 tarihinde bir milyon iki
yüz elli bin Hıristiyan Rum’un beş yüz bin Trakyalı Müslümanla&amp;nbsp; zorunlu olarak yer değiştirmesi sağlanmıştır.
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn2&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Pirha.docx#_ftnref2&quot; name=&quot;_ftn2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href=&quot;http://www.bezirgan.info/introduction.htm&quot;&gt;http://www.bezirgan.info/introduction.htm&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn3&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Pirha.docx#_ftnref3&quot; name=&quot;_ftn3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Baykuşlar
diyarı adını verdikleri pansiyonun web sitesinde çok yararlı bilgiler var: Üç
tür baykuş gözlemlenmiş, Strix aluco, Otus scops &amp;nbsp;ve Athene Noctua. Genel bilgi olarak başka bir
siteden elde ettiğim bilgiye göre, 60-70 yıl kadar yaşayabilen baykuşlar, 18-70
cm boylarındadır. Bilinen 123 türü bulunmaktadır. Puhu, cüce baykuş, alaca
baykuş, kukuma baykuş türleri arasında yer alır&amp;nbsp;
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn4&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/Trecking/Pirha.docx#_ftnref4&quot; name=&quot;_ftn4&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[4]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href=&quot;http://www.owlsland.com/bed&amp;amp;breakfast.htm&quot;&gt;http://www.owlsland.com/bed&amp;amp;breakfast.htm&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/4065231716743332716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/4065231716743332716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/06/bezirgan.html' title='Bezirgân'/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-8771916321478825676</id><published>2014-05-31T22:36:00.001+03:00</published><updated>2014-05-31T22:36:27.457+03:00</updated><title type='text'>Göğe Yükselen Taht  </title><content type='html'>&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjYmDCM_m_LfnLEh99676coQk7cseYq0wqjyC4VUdroBTuW75bkvXyNfVIIR7fLv0qiGOTL1AxQ2lmyApc5JHSuvhWFBZ_VF4Gs4K8kFzKzqraBLDFpceviD5ivV7EEeGps9toYI6MuOfI/s1600/30+May%C4%B1s+2014+M%C3%BCze+041.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjYmDCM_m_LfnLEh99676coQk7cseYq0wqjyC4VUdroBTuW75bkvXyNfVIIR7fLv0qiGOTL1AxQ2lmyApc5JHSuvhWFBZ_VF4Gs4K8kFzKzqraBLDFpceviD5ivV7EEeGps9toYI6MuOfI/s1600/30+May%C4%B1s+2014+M%C3%BCze+041.JPG&quot; height=&quot;300&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div align=&quot;center&quot; class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Asur Krallığı’nı yıkan &amp;nbsp;Media Krallığının ulu kâhini Eletolues’in&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/G%C3%B6%C4%9Fe%20Y%C3%BCkselen%20Taht.docx#_ftn1&quot; name=&quot;_ftnref1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
boğa derisine yazdığı ikinci belgeyi Elburz dağlarındaki kral mezarlarındaki
lahitlerden birinin içinde bulan Media topraklarını işgal eden, gözü dönmüş,
eli kılıçlı Güneyden gelen beyaz çarşaflara&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/G%C3%B6%C4%9Fe%20Y%C3%BCkselen%20Taht.docx#_ftn2&quot; name=&quot;_ftnref2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
bürünmüş kara sakallı adamlar, &amp;nbsp;her yerde
altın ve birlikte köle olarak götürmek için&amp;nbsp;
genç kadın ve çocuk arıyorlardı.&amp;nbsp;
Bir köye girdiklerinde önce erkekleri ve yaşlı kadınları kılıçtan
geçiriyorlar sonra genç kadınları ve çocukları esir alıyorlardı. &amp;nbsp;Her girdikleri köyde aynı şey oluyordu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh5Qy7d5Nj5dOxMCg3Ss92Zd59eyQcqkNrl48I4-wcE6xB_gtl-YpVAowEKZxrrxA4jUyhSochVbbS-nqW4xTwuilMzomSAH556eSBJjEz3v9uQLiTVt8pn1VyRlX72P2ePZZZ96darLMQ/s1600/30+May%C4%B1s+2014+M%C3%BCze+009.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh5Qy7d5Nj5dOxMCg3Ss92Zd59eyQcqkNrl48I4-wcE6xB_gtl-YpVAowEKZxrrxA4jUyhSochVbbS-nqW4xTwuilMzomSAH556eSBJjEz3v9uQLiTVt8pn1VyRlX72P2ePZZZ96darLMQ/s1600/30+May%C4%B1s+2014+M%C3%BCze+009.JPG&quot; height=&quot;300&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Hep
birlikte köye saldırıyor, erkekleri ve yaşlı kadınları kılıçtan geçirdikten
sonra kalanları boyunduruklara bağlayıp Güney’e doğru gönderiyorlardı. Bu Media
ırkının sonu demekti. Her yerde yıkım sürüyordu. Media topraklarında ayak
basmadık yer bırakmıyorlardı. Elburz dağlarının ücra köylerine kadar
ilerliyorlardı. Kutsal kâhin Eletoules&#39;in mezarını bulduklarında çılgına
dönmüşlerdi. Tapınağın tüm heykellerini ve mozaik resimleri kırdılar. Sıra
lahitlere gelince durdular. Anıt mezar tüm heybetiyle karşılarında duruyordu.
Köy ahalisinden birine anıtın üzerindeki yazıları okuttular. Kutsal kahinin lahitini
&amp;nbsp;&amp;nbsp;açmanın&amp;nbsp;
felaket getireceğini anlatan yazıları da kılıçlarıyla paramparça
ettiler. Yine de lanete aldırmadan lahitleri birer birer açtılar. Altınlar,
değerli taşlarla dolu lahitlerin içinden boğa derisine yazılmış dokuz rulo
çıktı. Belgeleri bulduklarında onlara bir anlam veremediler.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Güneyli halkların
kültüründe yazı ve alfabe yoktu. &amp;nbsp;Birisi ruloları
yakmak istedi ama başaramadı. Lanetten korkup yakmaktan vaz geçtiler. &amp;nbsp;Böylelikle rulolar kurtuldu. Altınları alıp
ruloları bıraktılar. Tapınağın rahibelerinden genç bir kadın ruloların sekizini
başka rahibelere&amp;nbsp; vererek saklamalarını
istedi. Elindeki ruloyu ormanda bir&amp;nbsp; yere
gömdü.&amp;nbsp; İşte o rulo ikinci ruloydu. Yıllar
sonra Media ülkesi Batıdan gelen sarışın savaşçılara teslim oldu. Güneyli
adamların çocuklarını doğuran kadınlar şimdi de sarışın adamların çocuklarını
doğuruyor onların her isteğini yerine getiriyorlardı. Batıdan gelen sarışın
adamların bazıları kadınlardan hoşlanmıyordu. Kadınlara karşı en acımasız
olanlar onlardı. Sarışın kral kısa kılıcını sallayarak baş rahibeye ruloyu okumasını
emretti. Rahibe önce tereddüt etti. Sonra okumaya başladı. Okurken titriyor,
başına bir felaket gelecekmiş gibi siyah gözlerini etrafında gezdiriyordu. Orta
yaşlı bir rahibeydi. Muhtemelen krallık döneminde tapınağa kabul edilen
bakireler arasından seçilmişti. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEieDfQaV7fF3CN1ypI_RztGA_F4uSN3QBGOku7BO1Mwdo0s5dDmjd72x9_kUji87Vb5S-X_HUIHAF7Sq9WVRo4IlOaBAQbeSAfdV8_1Auakq1PU2ppWAvonF9C-WX-byyM6BcAazKDBnks/s1600/30+May%C4%B1s+2014+M%C3%BCze+030.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEieDfQaV7fF3CN1ypI_RztGA_F4uSN3QBGOku7BO1Mwdo0s5dDmjd72x9_kUji87Vb5S-X_HUIHAF7Sq9WVRo4IlOaBAQbeSAfdV8_1Auakq1PU2ppWAvonF9C-WX-byyM6BcAazKDBnks/s1600/30+May%C4%B1s+2014+M%C3%BCze+030.JPG&quot; height=&quot;260&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&quot; Bu göğe yükselen tahtın ve tahtta oturan
kralın hikâyesidir&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/G%C3%B6%C4%9Fe%20Y%C3%BCkselen%20Taht.docx#_ftn3&quot; name=&quot;_ftnref3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;.
&amp;nbsp;Media halkını diğer halklardan ayırt
etmek mümkün değildir. Çünkü herkes bir başka yönden göç etmiştir. Küçük
krallıkların yaşama şansı kendilerinden güçlü olanlarla yaptıkları anlaşmalarla
sağlanabilirdi. Media halkı &amp;nbsp;karma bir
halk. Doğudan gelenlerle Kuzeyden gelenlerin yerli halkla uzun yıllar
karışımından meydana gelen bir karma bir halk. Kuzeyden gelenlerin tanrıları
çok farklıydı. Anlamak zordu. Krallar her halkın farklı tanrısını &amp;nbsp;kabul etmek zorundaydı. Halklar&amp;nbsp; krala hizmet eder ama kralın da onların
tanrılarına &amp;nbsp;hürmet etmesini beklerlerdi.
&amp;nbsp;Her özel mevsimde halklar tapınağa gelir
tanrıların isteklerini krallardan duymak isterlerdi. İnanışına göre Halkların &amp;nbsp;Krallar tanrılarla konuşabilirdi.&amp;nbsp; Daha doğrusu benim aracılığımla
konuşabilirlerdi. Tanrıların isteklerini ben krala bildirir kralın&amp;nbsp; isteklerini de tanrılara bildirmek benim
vazifemdi. Çoğu kez bu istekler bitmek tükenmek bilmezdi.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;Kral benim kanımdan ama bir kardeş olarak görmüyorum
onu. Annemizi hatırlıyorum. O Doğulu bir rahibin kızıymış. &amp;nbsp;Büyük savaşta kaçıp Media&#39;ya gelmişler. Dedem
de ulu rahipmiş. Babam askerdi savaşmaktan başka bir şeyden anlamazdı. Her
savaşa gider yaralanıp geri dönerdi. Yaralarını annem sarardı. Öyle hatırlıyorum.
Sonra bir gün kral olduğunu duyduk. Kralı öldürmüş onun yerine geçmişti. Kraliçe
ona yardım etmişti. Kendi kocasını ölüme yollayacak kadar nefret doluydu. Babam
kral olunca her şey değişti. Annemi ve beni tapınağa gönderdi. Kraliçeyle
evlenip yeni kral oldu. Acılı günler geçirdik. Doğudan, Kuzeyden rahipler gelip
yeni krala bağlılıklarını sundular. Babam birbirinden bilgili rahiplerin
arasından hiç birini istemedi. Annemi baş kâhin ilan etti. Beni de onun
yardımcısı. Annem iyi bir kâhin oldu. Aradan uzun yıllar geçti. Birlikte ne
gerekiyorsa onu yaptık. Bir gün babam bizi çağırdı ve tanrılarla konuşmak için
göğe yükselmek istediğini söyledi. O gün aklını kaybettiğini anladım. Yapacak
bir şey yoktu. Onu soma içirerek birkaç ay oyaladık. Somanın etkisinde göğe
yükseldiğini tanrılarla konuştuğunu söylüyordu. Kralın sözü tartışılmazdı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Hiç
kimse de tartışmadı. Kraliçe ona halkın göğe uçtuğunu görmesinin çok önemli
olduğunu söyledi. Babam tahtıyla göğe uçmayı kafasına koymuştu. Askerlerine
emir verdi. Dağlardan kartal yavruları toplattı. Onları bol etle besledi
büyüttü. Kısa sürede kartallar birer koyun kadar büyüdüler. Pençeleriyle
kavradıkları her şeyi taşıyabiliyorlardı. Babam öd ağacından kendine bir taht
yaptırttı. Öd&amp;nbsp; ağacı hafif olur. &amp;nbsp;Tahtın etrafına on palmiye boyunda mızraklar
diktirip mızraklara envayi çeşit lezzetli et bağlattı. Mızrakların ortasına da
kartalları sıkıca bağlattı. &amp;nbsp;Kartallar
acıkmaya başlayınca babam geçti tahta oturdu. Tüm halk sarayın bahçesine
toplanmış &amp;nbsp;onu seyrediyordu.&amp;nbsp; Kartallar giderek daha güçlü kanat çırpmaya
başladılar. Taht yerinden birkaç kez &amp;nbsp;oynadı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Halktan bir uğultu yükseldi. Derken
taht yerden kalkıp göğe doğru yükselmeye başladı. Yükseldikçe halktan çıkan
uğultu artıyordu. Babam halka el sallıyordu. Yüzünde bir gülümseme vardı.
Nihayet istediği olmuş göğe yükseliyordu. &amp;nbsp;Bu onu son görüşümüz oldu. Göğe yükselip
tanrılarla birleştiğine inanılıyordu. Bir yıl onun dönüşü beklendi. Gelen
yoktu. Tahta erkek kardeşimi oturtmaktan başka çare yoktu.” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;
&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;br clear=&quot;all&quot; /&gt;

&lt;hr align=&quot;left&quot; size=&quot;1&quot; width=&quot;33%&quot; /&gt;

&lt;!--[endif]--&gt;

&lt;div id=&quot;ftn1&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/G%C3%B6%C4%9Fe%20Y%C3%BCkselen%20Taht.docx#_ftnref1&quot; name=&quot;_ftn1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Media
Krallığı’nda (M.Ö: 858-M.Ö.549) Eletolues adlı bir kâhin yoktur. Bu yazar
tarafından kurgulanmış bir kişiliktir.&amp;nbsp; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn2&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/G%C3%B6%C4%9Fe%20Y%C3%BCkselen%20Taht.docx#_ftnref2&quot; name=&quot;_ftn2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Bu giysi
bugünkü Arap geleneksel giysisi Thobe’ye benzemektedir. Tagiyah, Ghutra ve Agal
adı verilen başlıktan da söz etmek gerekir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn3&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Gazete%20ve%20Blog%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1/G%C3%B6%C4%9Fe%20Y%C3%BCkselen%20Taht.docx#_ftnref3&quot; name=&quot;_ftn3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Bu
hikâye Firdevsi’nin Şehname adlı eserinin Milli Eğitim Basımevi tarafından 1967
yılında basılan,&amp;nbsp; Necati Lugal
çevirisinin ikinci cildinde s. 137 de yer alan&amp;nbsp;
‘Kâvus’un göklere çıkması’ hikâyesinden esinlenerek yeniden
kurgulanmıştır.&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/8771916321478825676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/8771916321478825676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/05/goge-yukselen-taht_31.html' title='Göğe Yükselen Taht  '/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjYmDCM_m_LfnLEh99676coQk7cseYq0wqjyC4VUdroBTuW75bkvXyNfVIIR7fLv0qiGOTL1AxQ2lmyApc5JHSuvhWFBZ_VF4Gs4K8kFzKzqraBLDFpceviD5ivV7EEeGps9toYI6MuOfI/s72-c/30+May%C4%B1s+2014+M%C3%BCze+041.JPG" height="72" width="72"/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-8407895695679949220</id><published>2014-05-07T15:46:00.001+03:00</published><updated>2014-05-07T15:46:21.149+03:00</updated><title type='text'>Antik Yollar </title><content type='html'>&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhS73PuSpcRaVkaeqMZeW3HUeqo21VfJmeCiULFdxM6qUwhSxAuz02u3DSWagNo9WILUJJ04gTzkFna95WJoaAEM0OlzJSB1XFywZORmPx3N1vro4GNy4nSAULbOXfwNWTeohYU0MQL6DI/s1600/6+Nisan+2014+Via+Sebaste+Sar%C4%B1hac%C4%B1lar+217.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhS73PuSpcRaVkaeqMZeW3HUeqo21VfJmeCiULFdxM6qUwhSxAuz02u3DSWagNo9WILUJJ04gTzkFna95WJoaAEM0OlzJSB1XFywZORmPx3N1vro4GNy4nSAULbOXfwNWTeohYU0MQL6DI/s1600/6+Nisan+2014+Via+Sebaste+Sar%C4%B1hac%C4%B1lar+217.JPG&quot; height=&quot;426&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjYEHy8QZ04YgSS9_JWFvYCr7C2vGUlNCbW1hDjRbNmmWV4Hu2VqX8e7TYuA-uLF12vdGAE8oS5sl2Flp9rlsAbuIotiH3QNulBPc0Ejc8_nPkULCdx6QDYdi2lNNG2Or0WKR9T3j2pQz4/s1600/6+Nisan+2014+Via+Sebaste+Sar%C4%B1hac%C4%B1lar+050.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjYEHy8QZ04YgSS9_JWFvYCr7C2vGUlNCbW1hDjRbNmmWV4Hu2VqX8e7TYuA-uLF12vdGAE8oS5sl2Flp9rlsAbuIotiH3QNulBPc0Ejc8_nPkULCdx6QDYdi2lNNG2Or0WKR9T3j2pQz4/s1600/6+Nisan+2014+Via+Sebaste+Sar%C4%B1hac%C4%B1lar+050.JPG&quot; height=&quot;426&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 1.5;&quot;&gt;Bu geziye çıkmadan önce araştırma 
notlarımı topladığım “Düğmeli Ev” adlı yazımdan &amp;nbsp;geniş ölçüde 
yararlandığım doğa yürüyüşü gerçek anlamda bir doğa ve kültür&amp;nbsp; harikası 
deneyimine dönüştü. Gezi notlarıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;

&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?paged=2&quot; title=&quot;Düğmeli Evler &quot;&gt;http://yavuzcekirge.com/?paged=2&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;

Patika grubu ile 6 Nisan 2014 Pazar günü&amp;nbsp; grup başkanı sayın Nusret 
Yakışıklı’nın “Anadolu Kervan Yolları ” olarak adlandırdığı etabı onun 
rehberliğinde yürüdük.&amp;nbsp; Her anı heyecan verici manzaralar, kuş 
cıvıltıları&amp;nbsp; ve bahar çiçeklerinin kokularıyla dolu geçen yürüyüş 
“seçkin anılar”&amp;nbsp; sınavını tam not alarak &amp;nbsp;geçti.&lt;br /&gt;

&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjMFa0gZG7FIVFLbaPVXtVUTXFHrzuv2u_0OB-jD0nDdt1x9xokokJtIi1o7CDhV9tU9p_VzLo6nShVKrhNhIHimcAWxyJVPSfvFL4qdMVoh7WUly_rO6C9glZw7W9Vejo3a8TU-Qy9OQU/s1600/6+Nisan+2014+Via+Sebaste+Sar%C4%B1hac%C4%B1lar+104.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjMFa0gZG7FIVFLbaPVXtVUTXFHrzuv2u_0OB-jD0nDdt1x9xokokJtIi1o7CDhV9tU9p_VzLo6nShVKrhNhIHimcAWxyJVPSfvFL4qdMVoh7WUly_rO6C9glZw7W9Vejo3a8TU-Qy9OQU/s1600/6+Nisan+2014+Via+Sebaste+Sar%C4%B1hac%C4%B1lar+104.JPG&quot; height=&quot;426&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Akseki’nin Fakıllar Mahallesi ‘nden başlayan antik yol, yedi yüz 
metrelik bir tırmanışla&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sarıhacılar Köyüne&amp;nbsp; daha sonra Belenalan 
köyünden sonra yine yedi yüz metre inişle&amp;nbsp;&amp;nbsp; son etabı Hüsamettin 
Köyü’nde sona eriyor. Yaklaşık on üç buçuk&amp;nbsp; kilometrelik&amp;nbsp; etabın tamamı 
bozulmamış taş döşeme antik yoldan oluşuyor. İzlediğimiz GPS 
koordinatlarını&amp;nbsp; aşağıda bağlantısını verdiğim “Wikiloc” kayıtlarında 
bulabilirsiniz:&lt;br /&gt;

&lt;a href=&quot;http://tr.wikiloc.com/wikiloc/spatialArtifacts.do?event=search&quot;&gt;http://tr.wikiloc.com/wikiloc/spatialArtifacts.do?event=search&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;

Yürüdüğümüz “Anadolu&amp;nbsp; Kervan Yolu” olarak adlandırılan antik yolun 
M.Ö. 69 yılında yapımına başlanan Roma Asya vilayetinin Anadolu’yu 
fethetmek için yaptırdığı &amp;nbsp;“Via Sebaste” adı verilen stratejik taş 
yollarının bir kolu olup olmadığını tartışma konusu oldu. Güzergah 
kırmızı beyaz &amp;nbsp;iki şeritle işaretlenmişti. Yolu işaretleyen seyahat 
acentesi “Patika Tour” belirli yerlere &amp;nbsp;işaret levhaları da dikmiş. Yola
 verdiği ad : “Kervan Yolları”.Bu yola verilen bir diğer ad ise “St. 
Paul Yolu”. &amp;nbsp;&amp;nbsp;Bu yolun Selçuklular tarafından inşa edildiğini iddia 
edenler de var. Bu iddiaya M.S. 1200 yıllarından itibaren bölgede 
görülen Selçuklu varlığı kanıt olarak ileri sürülüyor. Varsayımları 
gözden geçirmekte fayda var:&lt;br /&gt;

&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4299&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4299&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;Antik Yol &quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4299&quot; height=&quot;640&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/04/IMG_0500.jpg&quot; width=&quot;480&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;

&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;Bu yol Selçuklular tarafından inşa edilmiştir,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bu yol Roma ve Bizans tarafından inşa edilmiştir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bu yol İpek Yolu denen kervan yolunun bir parçasıdır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bu yol Likya, Pers ve Hellen uygarlıkları zamanında kronolojik olarak kullanılan kervan yoludur.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
Bu ihtimallerin hangisi&amp;nbsp; doğru? &amp;nbsp;Kesin olan şey şu: Yürüdüğümüz yol, 
sanki yeni yapılmış kadar düzgün ve bakımlı idi. İkinci olarak Klimax 
(Döşeme Boğazı) geçidindeki antik yolla benzerlikleri çok. Kaynakları 
taradığımda yürüdüğümüz döşeme yolun bir çok medeniyet tarafından 
kullanılan ve değişik adlar verilen yol ağı olduğunu söyleyebilirim. 
Eski kayıtlarda örneğin, Likya, Helen, Pers dönemlerinde bu yola ne ad 
verildiğine ilişkin bir kayıt bulamadım.&amp;nbsp; Via Sebaste’nin &amp;nbsp;Antiokhea’dan
 ( Yalvaç) çıkan, Neapolis( Karaağaç), Mishia( Beyşehir) , Erymna ( 
Ormana),Seleukeia ve&amp;nbsp; Side’de limana ulaşan bölümü M. Özsait’in 2006 
yılında çizdiği ve 1. Burdur Sempozyumunda sunulan Hellenistik ve Roma 
Döneminde Pisidia haritasında&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kuzey hattı olarak işaretlenmiş. İkinci 
kol ise Anabura (Enevre) , Tynada (Mirahor), Adada( Karabavlu) Pamukova 
üzerinden Selge ve Pednelissos antik kentlerinin batısından geçen Klimax
 yani Döşeme Boğazı (Kovanlık Köyü) hattı. &amp;nbsp;Klimax hattını daha önce 
yürümüştüm. İki yol arasında yol yapım tekniği&amp;nbsp; olarak çok büyük 
benzerlikler var. Dikine çakılmış taşlar ve basamaklara döşenen taş 
ocağı çıkışlı yontulmuş plaka halinde iri taşlar, tepelere ulaşmak için 
enine açılmış ve kıvrıla kıvrıla yükselen merdivene benzeyen basamaklı, 
kavisli yol tekniği Romalıların Etrüsklerden öğrendiği döşeme yol 
tekniğiyle benzerlikler gösteriyor. Bu benzerlikleri de kanıt olarak 
ileri sürebiliriz.&lt;br /&gt;

&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4297&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4297&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;6 Nisan 2014 Via Sebaste Sarıhacılar 040&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4297&quot; height=&quot;426&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/04/6-Nisan-2014-Via-Sebaste-Sar%C4%B1hac%C4%B1lar-040.jpg&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;

Taranan literatürde D.H: French’in 1980, 1990, 1991, 1992, 1993, 1995
 yıllarında yayınladığı “Roma Yollar, miltaşları araştırma raporları öne
 çıkıyor. Bu raporlara göre yolların taş döşemelerinin bölgede görevli 
Roma valileri tarafından yapıldığı biliniyor. Ticaret yollarının 
binlerce yıldır kullanıldığı düşünülürse en kuvvetli ihtimal Roma 
valilerinin eski yolları tamir ederek geliştirdikleri ve bugünkü duruma 
getirdikleri ihtimali üzerinde durulmalıdır.&lt;br /&gt;

D.H. French’in döşeme yollar ile ilgili özet makalesinde bir hipotez 
olarak Roma Valileri’nin yeni yol açmadıklarını, Anadoludaki Achaemenid 
yani Pers yol sistemini geliştirerek taş döşediklerinden söz etmektedir.
 Asya Vilayeti valisi Manius Aquillius’un M.Ö: 129-126 yıllarında bu 
konuda bir kayıt tutmadığı anlaşılmaktadır. Mil taşları üzerindeki 
yazılar başvurulacak tek belge niteliğini taşımaktadır.&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/null&quot; title=&quot;&quot;&gt;[1]&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;

French’in tespitlerine katılmamak elde değil. Nitekim bazı eski 
miltaşlarının zamanla yenileriyle değiştirildikleri de biliniyor. Klimax
 yolunda halen yerinde bulunan miltaşının üzerinde tespitlerde bulunan 
French yazıyı şöyle deşifre ediyor:&lt;br /&gt;

&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4311&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4311&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;Bülent Özkan Klimaks Mil Taşı&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4311&quot; height=&quot;640&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/04/B%C3%BClent-%C3%96zkan-Klimaks-Mil-Ta%C5%9F%C4%B1.jpg&quot; width=&quot;426&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;

&lt;div style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;
&lt;em&gt;Fotoğraf : Bülent Özkan (Klimax, Döşeme Boğazı,Kovanlık)&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
Bu taşın orada öylesine koruma altına alınmadan durması da ayrı bir 
muamma: Miltaşının üzerindeki yazıların tercümesini Burak Takmer ve 
Nihal Tüner Önen’in &amp;nbsp;ve D.H. French’in&amp;nbsp;makalelerinden okuyoruz:&lt;br /&gt;

&lt;i&gt;“Başrahip 11. Kez consul ve 12. Consul’lüğüne aday 15. Kez 
imparator olarak selamlanan halk idaresi yetkisini 18 yıldır elinde 
tutan, Tanrı’nın (Julius Caesar’ın) oğlu imparator Caesar Augustus, Via 
Sebaste olarak bilinen bu yolu yaptırdı. İnşaatı valisi Cormutus Aquila 
denetledi 139 mil.”&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;

&lt;i&gt;” Imp Caesar Divi f Augustus pont maxim sebasten cuarte Cornuto Aquila leg suo pro praetore CXXXVIIII&lt;b&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/null&quot; title=&quot;&quot;&gt;[2]&lt;/a&gt;“&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;

Bir diğer kaynak: Batı Pamphylia Antik Yol Araştırmaları adlı 
makalede ise Perge-Klimax arasındaki yol kalıntılarından söz ediliyor.&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/null&quot; title=&quot;&quot;&gt;[3]&lt;/a&gt;
 &amp;nbsp;Yol güzergahlarını gösteren bir çok sayıda harita mevcut. Haritaları 
incelediğimde bazı yolların daha geniş ve sağlam diğer yolların ise daha
 dar ve engebeli araziler için tasarlandığı sonucuna vardım. Nitekim 
askeri teçhizatın öküz ve katırların çektiği arabalarla yapıldığı 
düşünüldüğünde “on iki levha kanunları”nda da söz edilen yol 
standartları &amp;nbsp;düz yerlerde 8 ayak (2,48 m) ve virajlarda ise 16 ayak (4,
 96 m) genişliği belirtiliyor. Yürüdüğümüz yolun 2,48 den daha dar 
olduğunu söylemek gerekir. Tam olarak ölçüsünü almadığıma üzülüyorum 
şimdi. Yürüdüğümüz yol güzergahı üzerinde virajların 16 ayak yani 4,96 m
 olmadığını söyleyebilirim. Bu da yürüdüğümüz Sarıhacılar etabının en 
azından ana yol yani Via Sebaste olmadığı kuşkusunu doğuruyor. Bir diğer
 hipotez ise yol ağının farklı genişlikte yollardan oluşabileceğidir. 
Dağlık bölgelerde genişlik standartlarına uyulamayacağı son derece 
aşikâr. Bu da düzlük yerlerde daha geniş &amp;nbsp;&amp;nbsp;dağlık bölgelerde ise daha 
dar yolların yapıldığını düşündürüyor. Bazı kayıtlarda Anadolu Roma 
yollarının diğer Avrupa bölgelerindeki yollardan daha az itinayla 
yapılmış olabileceği varsayımını ileri sürülüyor.&lt;br /&gt;

&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4296&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4296&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;6 Nisan 2014 Via Sebaste Sarıhacılar 024&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4296&quot; height=&quot;426&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/04/6-Nisan-2014-Via-Sebaste-Sar%C4%B1hac%C4%B1lar-024.jpg&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;

Yürüdüğümüz güzergâhta tekerlekli bir arabanın hareket etmesi, 
virajları dönmesi o basamakları tırmanması &amp;nbsp;hemen hemen imkansız. Öte 
yandan bu tür dağ yollarında deve ve/veya katır kervanlarının 
geçebileceği varsayımı daha kuvvetli. D.H. French’in 
raporlarındaSarıhacılar köyünde bir mil taşı bulunduğu bilgisi de doğru 
fakat bu Akseki Sarıhacılar köyü için değil, Bilecik Sarıhacılar köyü 
için geçerli. Bu varsayıma göre &amp;nbsp;bizim yürüdüğümüz yol Via Sebaste 
olamaz.&lt;br /&gt;

Sarıhacılar köyü konusunda yaptığım kaynak taramasında köyün tarihi konusunda şu bilgiye ulaştım:&lt;br /&gt;

&lt;i&gt;“Sarıhacı: Kırgızların sağ şubesinden Sultu, Edigene ve Çerik 
boylarının bir oymağının adı Sarı’dır. Sarıhacı Köyü Aladağ Nahiyesi’ne 
bağlıdır. 1905 yılında Sarıhacı Köyü hâlâ Aladağ Nahiyesi’ne bağlı idi 
ve köyde 47 hane vardı. Nüfusu ise o yıl 127 idi. 1922 yılında ise nüfus
 199 ve hane sayısı 40’tır.Günümüz kaynaklarına baktığımızda Sarıhacı 
Köyü’nün Konya’nın Güneysınır İlçesi’ne bağlı olduğunu görmekteyiz. 
Nüfusu ise 241’dir”&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/null&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;b&gt;[4]&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;

Böylelikle köyün eski bir yerleşim yeri olup olmadığı konusunda 
elimizde yeterli bilgi de yok. Köyü gördükten sonra yapıların mimari 
stilinin Türkmenistan ya da Kırgızistan değil, &amp;nbsp;Toroslarda bir çok yerde
 görülen &amp;nbsp;geleneksel Likya taş yapı tekniğiyle &amp;nbsp;akrabalığı olduğu 
söylenebilir. Binaların ahşap aksamındaki oyma sanatı ise gerek işçilik 
gerekse de kullanılan semboller açısından &amp;nbsp;çok zengin. Bu da Anadolunun 
karmaşık kültürel yapısını yansıtıyor. Tek bir kültür ile izah etmek 
mümkün değil.&lt;br /&gt;

Hiç bozulmamış antik yolun üzerinde yürürken tarih ayaklarınızın 
altından akıp gidiyor sanki. Sihirli bir köprüyle antik çağa 
bağlanıyorsunuz. Yanınızdan deve ve katır kervanları geçiyor. At 
üzerinde hızla ilerleyen askerler, siyah cüppeleriyle rahipler, köleler,
 eşkıyalar ve çocuklar. &amp;nbsp;Kervan yollarında zaman hızla akıyor.&lt;br /&gt;

Bu yolu yürürken heyecanlanıyorsunuz. Çok &amp;nbsp;farklı duygular çıkıp 
geliyor bir yerlerden. Ruhunuz sakinleşiyor. &amp;nbsp;Sanki bir &amp;nbsp;tür büyü bu.&lt;br /&gt;

&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4312&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4312&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;Fotoğraf Nusret Yakışıklı 10&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4312&quot; height=&quot;720&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/04/Foto%C4%9Fraf-Nusret-Yak%C4%B1%C5%9F%C4%B1kl%C4%B1-10.jpg&quot; width=&quot;960&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;

&lt;div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;div style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;
&lt;em&gt;Fotoğraf: &amp;nbsp;Nusret Yakışıklı, &amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/null&quot; title=&quot;&quot;&gt;[1]&lt;/a&gt; Pre and Early Roman Roads of Asia Minor, D.H. French&lt;br /&gt;

&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/null&quot; title=&quot;&quot;&gt;[2]&lt;/a&gt;Roma Yolları ve Via Sebaste adlı makaleden alındı.&lt;br /&gt;

&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/null&quot; style=&quot;line-height: 1.5;&quot; title=&quot;&quot;&gt;3]&lt;/a&gt;&lt;span style=&quot;line-height: 1.5;&quot;&gt; Burak Takmer, Nihal Tüner Önen:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;

&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/null&quot; title=&quot;&quot;&gt;[4]&lt;/a&gt;1917 Tarihli Karaman-Konya-Ereğli Haritası ve Değerlendirilmesi, ISSN: 1309 4173 (Online) 1309 – 4688 (Print)&lt;br /&gt;

Volume 5 Issue 2, A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK p. 443-470, March, 2013&lt;br /&gt;

&lt;br /&gt;

&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/8407895695679949220'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/8407895695679949220'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/05/antik-yollar.html' title='Antik Yollar '/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhS73PuSpcRaVkaeqMZeW3HUeqo21VfJmeCiULFdxM6qUwhSxAuz02u3DSWagNo9WILUJJ04gTzkFna95WJoaAEM0OlzJSB1XFywZORmPx3N1vro4GNy4nSAULbOXfwNWTeohYU0MQL6DI/s72-c/6+Nisan+2014+Via+Sebaste+Sar%C4%B1hac%C4%B1lar+217.JPG" height="72" width="72"/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-845123328369935741</id><published>2014-05-07T13:05:00.002+03:00</published><updated>2014-05-07T15:18:23.432+03:00</updated><title type='text'>Baranda Gölü </title><content type='html'>&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjzcQ6snc21t1PAE6xCgqTG-onyF1w4jf5tK0IutC3njY1LKkAM6S86KABb7It9g6RUO5tw6EH1wc-pP-6VqMRCrh4XzeHaPaamWUsV-OUm7y4lqln7DmP-QFlmzms1pUfdA60STkKmavk/s1600/Baranda+G%25C3%25B6l%25C3%25BC+1+Haziran+2013+150.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjzcQ6snc21t1PAE6xCgqTG-onyF1w4jf5tK0IutC3njY1LKkAM6S86KABb7It9g6RUO5tw6EH1wc-pP-6VqMRCrh4XzeHaPaamWUsV-OUm7y4lqln7DmP-QFlmzms1pUfdA60STkKmavk/s1600/Baranda+G%25C3%25B6l%25C3%25BC+1+Haziran+2013+150.JPG&quot; height=&quot;480&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=5061959141149377245&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Bugün 1 Mayıs. Bütün gün medyadan uzak durdum. Söz birliği 
etmişçesine hep aynı penguen türü haberler hep aynı eğilim. Bıktığımız 
yalanlar ve yalan söyleyenlerin kakafonisi artık tahammül edilmez hale 
geldi. Ekranlara nasıl olup ta çıkarıldığı anlaşılamayan beceriksiz ve 
sahtekâr ordusunun yalanlarına&amp;nbsp; ben artık&amp;nbsp; tahammül edemiyorum. Bir 
hamaset yarışıdır gidiyor. İki kelimeyi bir araya getiremeyen henüz 
egosu şişmemiş güzel yüzlerle, egosu şişmiş amacı ve adresi belli 
kaşarlanmış yüzlerin ilkokul iki seviyesinden yaptıkları&amp;nbsp; konuşmaları 
tahammül sınırlarımın dışında artık. Medyanın hali gerçekten içler 
acısının da ötesine geçti. Sırtını birilerine yaslayarak kamera 
karşısına geçenlerin komedisi artarak sürüyor.&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
İşçi ve emekçinin bayramı artık idarenin istediği şekilde kutlanacak.
 Biz zamanlar “Newruz” için yapılan güvenlik alarmı uygulaması şimdi 
demokratik haklarını &amp;nbsp;kullanmak isteyen muhalifler için kullanılıyor. 
Hükümete muhalif olanlara karşı ciddi bir şiddet ve yıldırma kampanyası 
sürüp gidiyor. &amp;nbsp;Büyük kent meydanlarında &amp;nbsp;kendi halkına biber gazı ve 
tazzikli suyla saldıran güvenlik güçlerinin her geçen gün daha da 
artırdıkları şiddet bakalım nereye kadar sürecek?&lt;br /&gt;
Yürütmeden sorumlu valiler öyle karar vermiş. Şiddet tekelini elinde 
bulunduran “Polis” yani Yunanca kent anlamına gelen güvenlik güçleri 
&amp;nbsp;kent meydanlarını halktan koruyacaklarmış. Elinde her türlü silahla 
halka saldıran unsurları kışkırtan idarenin neyi amaçladığı çok açık. 
&amp;nbsp;Kutuplaşan siyasi eğilimlerin sokaklara yansıdığı bir gerçek. Halkın 
sorunlarının başında gelen ve hassas olunması gereken bireysel haklar ve
 özgürlükler alanında giderek kararan bir sahneyle karşı karşıyayız. 
Devletin idare gücünün ana konulara adaklanmak yerine kaynaklarını boş 
yere harcaması uzun vadede herkesin &amp;nbsp;zarar görmesine sebep olacak.&lt;br /&gt;
Hemen hemen her alanda reformlar gerekiyor. Özellikle de kent 
yaşamını sindiremeyen yığınlara temel eğitim verilmesi çok önemli. Her 
gittiğim doğa yürüyüşünde arttığını gördüğüm çöp dağları, dağaya verilen
 türlü zararı önlemek yerine kent meydanlarını kendi halkından koruyan 
bir zihniyet nasıl çözecek dağlar gibi biriken &amp;nbsp;sorunları? Özellikle de 
bilgisiz idarecilerin elinde yaz boz tahtasına dönen su havzaları, 
kurutulan göller ve yeniden doldurulan göl havzaları. Ekosisteme 
verdikleri zararın hesabı sorulmayan idarecilerin elinde yok olan doğa 
hazineleri.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg3XSnI9htEQ4kB2eLa6bFK-CxKnWkQdkmJBtFSdCeQJ9WF_YvVhyphenhyphen2b2utjoSailk9tTieBAh4Q4UHplYrWFegdLe4FZxt7vrW7OXL3lRiy5j_1l87kJgUCgZSEmejnJlbFnzDQ4Z2sdc8/s1600/Baranda+G%25C3%25B6l%25C3%25BC+1+Haziran+2013+086.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg3XSnI9htEQ4kB2eLa6bFK-CxKnWkQdkmJBtFSdCeQJ9WF_YvVhyphenhyphen2b2utjoSailk9tTieBAh4Q4UHplYrWFegdLe4FZxt7vrW7OXL3lRiy5j_1l87kJgUCgZSEmejnJlbFnzDQ4Z2sdc8/s1600/Baranda+G%25C3%25B6l%25C3%25BC+1+Haziran+2013+086.JPG&quot; height=&quot;320&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
Avlan Gölü ve Elmalı Platosu&amp;nbsp; üzerine bir yüksek lisans tezi
 yazan sayın Özgür Burhan Timur’un tespitleri yenilir yutulur gibi 
değil. Tarım arazisi kazanmak amacıyla kurutulan göllerin gerçek sahibi 
olan kuşlar ve bitkilerin yok oluşuyla çölleşen verimli arazilerin hazin
 hikâyesini okumak gerek. Antik çağda Elmalı platosu belki de dünyanın 
en verimli bölgelerinden biriydi. Phaselis limanlarından denize açılan 
ticaret gemileri Elmalı Platosu’nun zenginlikleriyle doluydu. Şimdi ise 
cahil idarecilerin yönetiminde çölleşmeye bırakılmış fakir alanlara 
dönüşmüş durumda. Yüksek lisans tezini okumak isteyenler aşağıdaki 
linkten indirip okuyabilirler:&lt;br /&gt;
&lt;a href=&quot;http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/2770/&quot;&gt;http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/2770/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Geçen yıl Haziran ayında gittiğim Baranda Gölü’ne yeniden gitmeyi 
planlıyorum. Elmalı ovasının sunduğu doğa hazinelerinden biri de bu göl.
 Göle yine cahil yerel idarecilerce yapılan müdahaleler sonucunda 
ekosistem zarar görmüş durumda. Kış aylarında biriken suların 
düdenlerden yeraltı su kaynaklarına akışı engellenmiş. Düden ağızlarını 
killi topraklarla tıkayıp borularla suyu köye taşıyanlar neden yeterince
 kar yağmadığını hiç anlayamayacaklar. Bu çılgınca ruhsat verilen taş 
ocaklarının verdiği zararı ise nasıl anlatmak gerek bilmiyorum. Geçen 
yıl karlı tepelerden gelip göl çanağını yalayarak geçen oldukça sert 
esen serin rüzgâr herkesi şaşkına döndürmüştü. Çobanların hayvanlarını 
yağış ve fırtınalardan korumak için yaptıkları derme çatma barınaklarda 
yemeğimizi yiyebilmiştik. Göl kıyısında iki çoban kulübesinden başka 
yerleşim yoktu. Geçen yıl yazdığım yazıya aşağıdaki linkten 
ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?p=3856&quot;&gt;http://yavuzcekirge.com/?p=3856 &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
İslamlar Köyü’nün kalın borularla aşağıya bastıkları göl suyu giderek
 her yıl daha da azalıyormuş. Bu yıl yeterince kar yağmadığı düşünülürse
 göl sularının iyice azaldığını göreceğimizden kuşkulanıyorum. Karstik 
bir göl olarak nitelendiriliyor Baranda Gölü. Acaba Karstik kelimesi 
neyi anlatıyor diye merak ediyorum.&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg4d5P4bWJ9d35B4llcgQ4J9TwaHpsSGy5cEjT4ruHgxDTFx2Y8CpB1IA1Gvy9rNzN30bfD-96sLo0eScHHuq25Pwr7pLHxh1CGt8xoQ9RjLNi5f451QfrGdmg5os8JzYpm2P3KWABq0TU/s1600/Baranda+G%25C3%25B6l%25C3%25BC+1+Haziran+2013+139.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg4d5P4bWJ9d35B4llcgQ4J9TwaHpsSGy5cEjT4ruHgxDTFx2Y8CpB1IA1Gvy9rNzN30bfD-96sLo0eScHHuq25Pwr7pLHxh1CGt8xoQ9RjLNi5f451QfrGdmg5os8JzYpm2P3KWABq0TU/s1600/Baranda+G%25C3%25B6l%25C3%25BC+1+Haziran+2013+139.JPG&quot; height=&quot;112&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;
&lt;i&gt;“KARSTİK GÖLLER Türkiye’de kireç taşı (kalker) ve alçı taşı 
(jips) gibi eriyebilen taşların çok yer tuttuğu bölgelerde erimelerle 
oluşmuş çanaklardan suların birikmesiyle göller doğmuştur ki, bunların 
sayısı çoktur.Bunlar memleketimizin kimi yerlerinde yan yana toplu halde
 bulundukları gibi kimi yerlerinde de tek tek bulunurlar.En yaygın 
oldukları yerler Batı Toroslar, Orta Torosların bazı yerleri, İç 
Anadolu’da Obruk Gölleri alanları ve Sivas bölgesidir.Bunların dışında 
da karstik göller yer yer ve tek tek vardır.Bu göller dolin, düden, 
obruk, polye gibi karstik çukurlarda suların birikmesinden doğmuşlardır.
 Bunların kimisi devamlı göldür,kimisi geçici göldür, kimisi de bataklık
 ve geçici bataklık özelliğindedir.İçlerinde derin olanları bulunduğu 
gibi, derinliği birkaç metreden çok olmayanları da vardır. Çoğunun 
dipten sızıntı yeri veya yerleri vardır.Bu yüzden bu türlü göllerde 
seviye oynamaları, başka göllere göre, daha çok olur.Böyle göllere yer 
olmuş çanakların toplu halde bulundukları dağlarda yağmurlar ve kar 
erimeleri mevsimlerinin hemen ardından birbiri ardından çok sayıda 
gölcükler belirir. Bir süre sonra bunlar çekilir veya büsbütün kuruyarak
 çanaklar aylarca susuz kalır.Bu göl çanaklarının bir kısmı, özellikle 
büyükçe olanları, yalnız karstik erimelerle değil aynı zamanda yer 
kabuğu çöküntüleri de eklenerek oluşmuşlardır. Böyle yerlerde göl 
suları, çanağın bir bölümünü örtmüş bulunur, mevsimlere göre genişler 
veya daralır. Böyle çanaklara bu nedenle gölova (polye) denir.Böyle 
göllere de gölova gölü (polye gölü) adı verilir.” yazının devamı da son 
derece faydalı bilgiler ihtiva ediyor.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;i&gt;Kaynak:&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/karstik-goller-nedir+karstik-goller-hakkinda-bilgi&quot;&gt;http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/karstik-goller-nedir+karstik-goller-hakkinda-bilgi&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjJe6X9HZq7_MOEf5oiZDKVLEt4vRxin2F_HmyAA0DJid4Mm-21XwcNbhXALdKU3XGeBQqrvRz8H8A-VV1IDNyVnc8O_OIxrV1BxtoKYO90U47VWZKxVvi4hK9doIx5S7YSoMu6Ep0y3Po/s1600/Baranda+G%25C3%25B6l%25C3%25BC+1+Haziran+2013+147.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjJe6X9HZq7_MOEf5oiZDKVLEt4vRxin2F_HmyAA0DJid4Mm-21XwcNbhXALdKU3XGeBQqrvRz8H8A-VV1IDNyVnc8O_OIxrV1BxtoKYO90U47VWZKxVvi4hK9doIx5S7YSoMu6Ep0y3Po/s1600/Baranda+G%25C3%25B6l%25C3%25BC+1+Haziran+2013+147.JPG&quot; height=&quot;112&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Baranda Gölü’nün DSİ tarafından kaleme alınan hikâyesine google 
üzerinden ulaşıyorum. Cümle düşüklükleriyle dolu imzasız metni yeniden 
kurgulayarak aşağıda araştırmacıların bilgisine sunuyorum:&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;i&gt;“Baranda Gölü, Antalya Elmalı Platosu İslamlar Köyü hudutları 
içerisinde denizden 1500 metre yükseklikte doğal karstik bir göldür. 
“Karstik” bir yapıya sahip göl havzasında , kışın yağan kar ve yağmur 
suları birikmektedir; ayrıca daha yüksek kesimlerden de derelerin yan 
kolları göle su taşınaktadır.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; 1970’li yıllarda DSİ tarafından zamanın şartlarına göre tarımda 
kullanılmak üzere göl rezervuar alanına bir su deşarj ünitesi 
yapılmıştır. Bu yapının amacı, fazla suyun kontrollü bir şekilde 
gerektiğinde göl dışına salınımı, ihtiyaç halinde ise kapatılarak suyun 
göl rezervuarında tutulmasıydı.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Fakat bölgenin karstik yapısı göl alanındaki suyun kontrollü bir 
şekilde tutulmasını ve salınmasını engellemekteydi. Pek çok yerden su, 
kendisine bir yol bulmuş ve çatlaklardan kontrolsüz bir şekilde hareket 
edebilmektedir. Bu amaçla 2005 yılından itibaren suyun kontrollü hareket
 edebilmesini sağlamak amacıyla DSİ tarafından çalışmalar yapıldı.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Yaklaşık 1000 metrelik uzunluğa sahip su kaçaklarının olduğu gölün,
 500 metrelik kısmı tamamen “kil dolgu” ile kaplandı. Bu da yaklaşık 1 
milyon m3’lük suyun kaçmasını ve göl rezervuarında kalmasını sağladı.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Baranda Gölü depolama hacmi, mevsimsel yağış perspektifleri, arazi 
eğimleri ile hiç bir alternatif sisteme dahil olmadan Elmalı Ovası’nın 
500 hektarlık sulanmasını sağlayacak bir özelliğe sahiptir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; DSİ Baranda Gölü islâh projesinin temel amacı, kışın biriken suyun 
yazın, tarım arazilerinin sulanmasında kullanılması ve fazla suyun ise 
kontrollü bir şekilde Akçay Deresi’ne bırakılarak, bu sayede Avlan 
Gölü’nün su miktarına artış sağlamaktır.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Baranda Gölü’nün su hacmi 3 milyon m3 olarak tahmin ediliyor. Gölün belirli yerlerinde 16 bin 167 metre boru döşemesi yapıldı. &lt;/i&gt;“&lt;/div&gt;
Bir makale &amp;nbsp;daha buluyorum.Murat Eliçalışkan’ın hazırladığı Coğrafya blogundan okuyorum:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;altbaslik&quot;&gt;
&lt;i&gt;“Karstik Şekiller :&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;i&gt;Yağışlar ve yer altı suları, kalker, jips, kayatuzu, dolomit gibi
 eriyebilen, kırık ve çatlakların çok olduğu taşların bulunduğu 
yerlerde, kimyasal aşınıma neden olurlar. Kimyasal aşınım sonunda oluşan
 şekillere karstik şekiller denir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;Yağışların ve yeraltı sularının oluşturduğu karstik aşınım 
şekillerinin aşınım şekillerinin büyüklükleri değişkendir. Karstik 
aşınım şekilleri şunlardır :&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;Lapya : Kalkerli yamaçlarda yağmur ve kar sularının yüzeyi eriterek 
açtıkları küçük oluklardır. Oluşan çukurluklar keskin sırtlarda yan yana
 sıralandığından yüzey pürüzlüdür. Büyüklükleri birkaç cm ile birkaç 
metre arasında değişir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Dolin : Kalker platolar üzerinde görülen, oval şekilli erime 
çukurluklarıdır. Genellikle derinlikleri az, genişlikleri fazladır. 
Türkiye’de özellikle Toroslar’da dolinler yaygın olarak görülür. Halk 
arasında kokurdan, koyak, tava gibi adlar verilir. Dolinler oluşum 
şekillerine göre iki gruba ayrılır :&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Erime Dolini : Kalker yüzeyler üzerinde, yağış sularının 
eritmesiyle oluşan karstik şekildir. Erime dolinlerinin tabanında yüzey 
sularının derine doğru sozdığı çatlak ve delikler bulunur. Dolin 
tabanlarında erimeden geriye kalan killi materyalin birikmesiyle oluşan 
terra rossa toprakları bulunur.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Çökme Dolini : Yeraltında bulunan mağara sistemlerinin 
tavanlarının incelerek çökmesi ile oluşan karstik şekillerdir. Çökme 
dolinleri, derinliklerinin fazla oluşu, yamaçlarının eğimli oluşu ve 
tabanlarındaki iri bloklar halinde maddeler bulunması nedeniyle erime 
dolinlerinden kolayca ayırtedilirler.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4320&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4320&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;33-Baranda Gölü 1 Haziran 2013 119&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4320&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/05/33-Baranda-G%C3%B6l%C3%BC-1-Haziran-2013-119.jpg&quot; height=&quot;112&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;i&gt; Uvala : Genişleyip, derinleşen dolinlerin birleşmesiyle oluşan, 
dolinlerden daha büyük çukurluklardır. Uvaların düzensiz şekle sahip 
olması ve tabanlarındaki erimeden geriye kalan kalker çıkıntıları 
dolinlerden kolayca ayırtedilmesini sağlar.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Obruk : Baca veya kuyu şeklinde, keskin köşeli, derin 
çukurluklara obruk denir. Derinliği 250-300 m’yi bulabilen obrukların 
bazılarının tabanında göl bulunur. Türkiye’de İç Anadolu’nun güneyinde 
ve Toroslar’da yaygın olarak obruklar görülür. İçel’deki Cennet-Cehennem
 mağaraları ve Konya’daki Kızören obruğu ülkemizdeki en güzel 
örneklerdir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Polye : Karstik yörelerdeki genişliği birkaç kilometre olan, 
uzunluğu 20-30 kilometreyi bulan, hatta geçebilen ova görünümlü büyük 
karstik çukurlara polye denir. Türkiye’de özellikle Toroslar’da polyeler
 yaygındır. Örneğin; Akdeniz Bölgesi’ndeki Ketsel, Elmalı ve Akseki 
ovası birer polyedir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Mağara : Kalkerli arazilerde çatlaklar boyunca yeraltına sızan 
suların oluşturduğu büyük boşluklara mağara denir. Damlataş, Narlıkuyu, 
Düden, İnsuyu, Kızılin mağaraları en ünlüleridir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Düden : Kalkerli arazide erime ile oluşan daire biçimli kapalı 
çukurluklara düden denir. Düdenler yer altı sularını birbirine bağlayan 
kanallardır. Düdenlere halk arasında su çıkan, su batan gibi adlar da 
verilir. &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Kör (Çıkmaz) Vadi : Karstik yörelerdeki akarsular bir düdende 
kaybolarak akışını yeraltında sürdürür. Bu akarsuların yeryüzünde 
süreklilik göstermeyen vadilerine kör (çıkmaz) vadi denir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; &lt;b&gt;Karstik Birikim Şekilleri&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Kimyasal birikim şekilleri, kalsiyum karbonatça zengin suların 
içindeki karbondioksit gazının uçması ve kalsiyum oksidin (kirecin) 
tortulanmasıyla oluşur. Karstik birikim şekilleri sarkıt, dikit ve 
travertendir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Sarkıt-Dikit: Kalsiyum karbonatça zengin suların mağara 
tavanından sızarak içindeki kirecin tavanda birikmesi ile sarkıtlar, 
damla¤¤¤¤¤ tabanında birikmesi ile dikitler oluşur. Karstik alanlardaki 
mağaralarda görülen bu şekillerin en güzel örnekleri Damlataş 
Mağarası’nda bulunmaktadır.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Traverten: Genellikle sıcak su kaynaklarının yakınında ve 
kalsiyum karbonatlı suların yayılarak aktığı alanlarda, kirecin 
çökelmesi ile oluşan basamaklardır. En güzel örnekleri 
Denizli-Pamukkale’dedir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; &lt;b&gt;Türkiye’deki Karstik Şekiller&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; Türkiye’de karstik şekiller yaygın olarak,&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; – Toros Dağları’nda &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; – İç Anadolu’da Sivas ve çevresinde (özellikle jips kartsı) &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt; – Batı Karadeniz’de ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin güneyinde 
görülür. Bu alanlarda çıplak kayalar geniş yer kaplar. Toprak erime 
sonucunda oluşmuş çukur alanlarda toplanmıştır. Karstik alanların 
yüzeyinin su bakımından fakir olması, tarım olanaklarını 
sınırlamaktadır. Türkiye’nin yüzölçümünün yaklaşık 1/5’inde bu tür 
şekiller görülmektedir. Karstik şekillerin en yaygın olduğu bölge ise 
kalkerli arazinin geniş alan kapladığı Akdeniz’dir.” &amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a href=&quot;http://www.cografya.gen.tr/egitim/fiziki/karstik-sekiller.htm&quot;&gt;&lt;i&gt;kaynak: (http://www.cografya.gen.tr/egitim/fiziki/karstik-sekiller.htm)&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhzUejc8Kq62-V_HflYkVomIjCVpuo85wPZNK5xJeeJwcBC6qmPdmOD9WYmOtaVf1TBesxmybQ58EcQPmglP-5t3xgABpmqbKtVYfMZTF1sldgW-rLkxC7MPSPOHjid2xh2urmI8wCPZ4Y/s1600/Baranda+G%25C3%25B6l%25C3%25BC+1+Haziran+2013+134.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhzUejc8Kq62-V_HflYkVomIjCVpuo85wPZNK5xJeeJwcBC6qmPdmOD9WYmOtaVf1TBesxmybQ58EcQPmglP-5t3xgABpmqbKtVYfMZTF1sldgW-rLkxC7MPSPOHjid2xh2urmI8wCPZ4Y/s1600/Baranda+G%25C3%25B6l%25C3%25BC+1+Haziran+2013+134.JPG&quot; height=&quot;112&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEghRCTaSZK1QZmLvqOohf-NcVxu2rYXG-tm1P0LdsSRtLA5PMFtezUmG0qLH5Kl-VBpIQ1TuPeA8eHGYZfjEsoeMwjVh2opkM1bQ6wjUHJyXpmkdvDTwcALlcWU85PwYec6ZKY1DKbBV0A/s1600/Baranda+G%25C3%25B6l%25C3%25BC+1+Haziran+2013+148.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEghRCTaSZK1QZmLvqOohf-NcVxu2rYXG-tm1P0LdsSRtLA5PMFtezUmG0qLH5Kl-VBpIQ1TuPeA8eHGYZfjEsoeMwjVh2opkM1bQ6wjUHJyXpmkdvDTwcALlcWU85PwYec6ZKY1DKbBV0A/s1600/Baranda+G%25C3%25B6l%25C3%25BC+1+Haziran+2013+148.JPG&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu pazar 4 Mayıs 2014 günü yapacağımız yürüyüşte özellikle bakmak 
istediğim bir kaç şey var. İlki göl suyunun seviyesi ikincisi ise yaban 
hayvanları, kuş,bitki ve çiçek çeşitliliği. Göl kıyılarını otlak olarak 
kullanan köylülerin (İslamlar Köyü) hayvanlarından &amp;nbsp;geriye çiçek 
kalmışsa fotoğraflamak istiyorum. Koyunlar özellikle bu mevsimde çıkan 
çiğdemlere pek düşkünlermiş. Sulak alan olması itibariyle göçmen kuşlara
 ev sahipliği yaptığı da bir gerçek. Geçen yıl her tarafta gördüğümüz 
avcılardan geriye kalan boş saçma kovanları düşünüldüğünde kuşların bu 
gölde pek de emniyette olmadıkları söylenebilir.&lt;br /&gt;
Gölün etrafında yer alan dağlar uzaktan da olsa tüm heybetleriyle 
görünüyordu. Yanlış hatırlamıyorsam ; Tezekli Dağı, Bozburun Dağı ve 
Akdağlar Kızlar Sivrisi isimlerini hatırladıklarım. Bu kez haritadan 
daha iyi incelemeyi umuyorum.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/845123328369935741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/845123328369935741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/05/baranda-golu.html' title='Baranda Gölü '/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjzcQ6snc21t1PAE6xCgqTG-onyF1w4jf5tK0IutC3njY1LKkAM6S86KABb7It9g6RUO5tw6EH1wc-pP-6VqMRCrh4XzeHaPaamWUsV-OUm7y4lqln7DmP-QFlmzms1pUfdA60STkKmavk/s72-c/Baranda+G%25C3%25B6l%25C3%25BC+1+Haziran+2013+150.JPG" height="72" width="72"/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-2756354372175737266</id><published>2014-04-03T16:05:00.004+03:00</published><updated>2014-04-03T16:05:43.815+03:00</updated><title type='text'>Düğmeli Evler</title><content type='html'>&lt;header class=&quot;entry-header&quot; style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin: 0px auto 30px; max-width: 1040px; padding: 0px 376px 0px 60px; width: 1040px;&quot;&gt;&lt;h1 class=&quot;entry-title&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; clear: both; font-family: Bitter, Georgia, serif; font-size: 48px; font-weight: normal; line-height: 1.3; margin: 0px 0px 5px;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/h1&gt;
&lt;div class=&quot;entry-meta&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; clear: both; font-size: 14px; margin: 0px auto; max-width: 1040px; padding: 0px; width: 604.0104370117188px;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/header&gt;&lt;div class=&quot;entry-content&quot; style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin: 0px auto; max-width: 1040px; padding: 0px 376px 0px 60px; width: 1040px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4067&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4067&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;20 Ekim 2013 Pekmez Safari 008&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4067&quot; height=&quot;2328&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2013/10/20-Ekim-2013-Pekmez-Safari-008.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;3284&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;em style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;Bu fotoğrafElmalı köy evi mimari örneğidir. Düğmeli evler daha farklıdır. &amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bu pazar günü ( 6 Nisan 2014) Akseki Sarıhacılar Köyü’ne Via Sebaste &amp;nbsp;adı verilen&amp;nbsp;Roma antik döşeme yollarının bir kolunun da geçtiği &amp;nbsp;köyü ve “düğme evler” i görmeye gidiyoruz. &amp;nbsp;Via Sebaste yol ağının mil taşlarından biri de Sarıhacılar köyünde bir tarlada bulunmuş. Mil taşının &amp;nbsp;bulunuşuyla güzergahın önemli bir bölümü ve yapım tarihi de ortaya çıkmış oluyor. &amp;nbsp;Konuyu araştıran &amp;nbsp;yerli yabancı bir çok araştırmacı var. &amp;nbsp;David H French bu konuda en yoğun çalışma yapan uluslararası bir uzman. &amp;nbsp;French’n başlattığı Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü’nün yıllar süren Antik Roma Yolları araştırması hala devam ediyor. Yayyınlanan eserler web sitesinden indirilebiliyor. Yayınlarda araştırmaların &amp;nbsp;toplandığı&lt;strong style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&amp;nbsp;“Roman Roads and Milestones of &amp;nbsp;Asia Minor”&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;ciltlerinde mil taşları &amp;nbsp;üzerindeki yazılar da deşifre ediliyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://biaa.ac.uk/publications/item/name/electronic-monographs&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;http://biaa.ac.uk/publications/item/name/electronic-monographs&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;Bu konuda taradığım diğer kaynaklara Via Sebaste yazımda değinmiş olduğum için (&lt;/span&gt;&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?p=4164&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; line-height: 1.5; text-decoration: none;&quot;&gt;http://yavuzcekirge.com/?p=4164)&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;bir kez daha tekrar etmeyeceğim. Giderek harita makale ve raporlardan oluşan küçük bir arşiv oluşturmuş durumdayım. Bu konuyla ilgilenen doğa severler de var. Onları da unutmamak gerekli.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4272&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4272&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;route via sebaste&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4272&quot; height=&quot;380&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/04/route-via-sebaste.png&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;650&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Sarıhacılar köyü 600-700 yıllık bir köy. Tarihi &amp;nbsp;konusunda çok fazla bilgi yok. Köyün bir web sitesi var:&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://www.sarihacilar.com/&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;www.sarihacilar.com&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Web sitesinde bilgi var ama yeterli değil. Yine de başka kaynaklardan bilgi edinilebiliyor:&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;em style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;“Belenalan gibi tarihi köylerimizden biridir.Defter-i Hakani de bagımsız olarak kayıtlı degildir.600-700 yıllık bir geçmişe sahiptir. Söylentilere göre Türkistandan gelen beş aşiretin bir kolu tarafından kurulmuştur. Aynı aşiretten gelen Sarıhaliller de aynı zamanda kurulan köydür. Ayrıca çevresindeki eski millet egemenliklerinin varlıgını gösteren tarihi kalıntılar vardır. Köyde su yoktur su ihtiyacını mevcudu 12 olan sarnıclardan temin etmektedirler Geçim kaynagı tarım ve hayvancılık olup, köyde göç nedeniyle yaşantı bitmek üzeredir Sarıhacılar Aksekinin güneyinde 8 km uzaklıktadır.”&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Alıntı yaptığım Site:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;lt;&lt;a href=&quot;http://aksahapkoyu.com/aksahap/index.php?option=com_content&amp;amp;view=article&amp;amp;id=18%3Akoeylerimiz-adn-nerden-ald&amp;amp;Itemid=1&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;http://aksahapkoyu.com/aksahap/index.php?option=com_content&amp;amp;view=article&amp;amp;id=18%3Akoeylerimiz-adn-nerden-ald&amp;amp;Itemid=1&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Şimdi de ziyaret edeceğimiz düğme evler konusuna bakmanın zamanı geldi:&amp;nbsp;Şeyda&amp;nbsp;Güvenç Duran ve Mine Kaya’nın 2001/298 &amp;nbsp;Mimarlık dergisinde &amp;nbsp;yayınlanan &amp;nbsp;bir makalesinden düğme evlerin özelliklerini öğreniyoruz.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;em style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;“Geleneksel Akseki evi iki katlı ve taş duvarlıdır. 60-&amp;nbsp;70 cm. genişliğindeki taş duvar, esas taşıyıcı gibi&amp;nbsp;görünse de, asıl taşıyıcı ahşap iskelettir. Ahşap iskeletli&amp;nbsp;çerçeve sistem ve yığma taş duvarın oluşturduğu&amp;nbsp;bu karma sistem; Akseki’ye özgüdür ve&amp;nbsp;Anadolu’da geleneksel dokularda benzerine rastlanmaz .”&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;em style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&lt;/em&gt;“Öncelikle sert zemin, 30-40 cm. derinliğinde kazılır&amp;nbsp;ve yöreye özgü, şekilsiz yassı taşlarla, temeli&amp;nbsp;oluşturacak kuru duvar örülür. Taş duvarın dikine&amp;nbsp;50-60 cm. aralıklarla kısa ahşaplar atılır ve bunların&amp;nbsp;ucu, 20-25 cm. dışarıda bırakılır. Bu kısa parçaların&amp;nbsp;üzerine, taş duvarın iç ve dış yüzünde, ahşap&amp;nbsp;hatıl, duvar boyunca geçmeli olarak oturtulur.&amp;nbsp;Düzensiz sıralarla oluşturulan kuru taş duvar, 50-60 cm. yükseldikten sonra aynı sistem tekrarlanır.&amp;nbsp;Duvar yükseldikçe, duvar hizasından dışarıda bırakılan&amp;nbsp;kısa ahşapların üzeri basamak olarak kullanılır&amp;nbsp;ve iskeleye ihtiyaç duyulmaz.&amp;nbsp;İki ahşap hatıl arası “destur” olarak isimlendirilirken,&amp;nbsp;taş duvarda dikine atılan kısa parçalara yöre&amp;nbsp;halkı “düğme” adını vermekte ve bu sistemle yapılan&amp;nbsp;evlere de “Düğmeli Ev” denmektedir.”&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Andız ağacından (&amp;nbsp;&lt;i style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;Juniperus drupacea) elde edilen&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&amp;nbsp;bu &amp;nbsp;kalaslara düğme adı veriliyormuş ve &amp;nbsp; yapıyı sağlamlaştırmak için çatıda merteklere bağlanırmış.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Sarıhacılar ya da Bucakatan köyü yapı ustalarının terminolojisi de ilginç: &amp;nbsp;Yapı ustalarının mesleklerine ilişkin geliştirdikleri bu terminoloji ileri düzey bir kültürün işareti. &amp;nbsp;Ağaç işlemelerde çiçek ve meyve motifleri kullanıyorlar. Üzüm ve nar en yaygın olanlarından. &amp;nbsp;Çam ve Katran ağacı yanı sıra düğmeler illaki andız ağacı kullanılacaktır: Aşağıda yapı ustalarının terminolojisinden bazılarını sıralıyorum:&lt;/div&gt;
&lt;ul style=&quot;box-sizing: border-box; list-style-type: square; margin: 16px 0px; padding: 0px 0px 0px 40px;&quot;&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&lt;strong style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;Düğme&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;-Andız ağacından bina üzerinde taşlar arasına bırakılan kalas&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;Mertek- Çatı konstrüksiyonu&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&lt;strong style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;Pişduvan&lt;/strong&gt;&lt;em style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;-&amp;nbsp;&lt;/em&gt;Binanın köşelerinde dikine ve çift sıra kalas dizme tekniği&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&lt;strong style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;Destur&lt;/strong&gt;- Kalaslar arasındaki boşluklar&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&lt;strong style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;Dökkü&lt;/strong&gt;-Kalaslarla taş blokların diziliş biçimi&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&lt;strong style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;Traka&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;-kapı kilit sistemi&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bu yapı tekniği 600-700 yıllık bir gelenekten kaynaklanıyormuş. Büyük bir olasılıkla yapı ustaları yerleştikleri bölgedeki yapıları da incelediler ve onlardan da yararlandılar. Nitekim sütun başlıkları ve diğer öğelerin antik çağdan kalma eserlerden yararlanılarak oluşturulduğu da bir gerçek. &amp;nbsp;Sarıhacılar köyünün ahalisi olan Türkmenler &amp;nbsp;Moğolların önünden kaçarak geliyorlar Akseki’ye. &amp;nbsp;Bu sadece Akseki için geçerli değil. Elmalı Korkuteli köylerinde de düğmeli evlerin varlığından söz ediliyor. Türkmenlerin Moğollardan kaçarak gelip yerleştikleri bölgelerde Bizans ile Moğol istilacılar arasında bir tampon bölge oluşturdukları da bir gerçek. Bizans bu yerleşimleri destekliyor mu? Yoksa çaresiz mi kalıyor. Doğu Roma İmparatorluğu önce Arapların daha sonra da Moğolların saldırılarıyla giderek zayıflıyor. . &amp;nbsp;On ikinci yüzyıl. Anadolu topraklarında olukla kan akan &amp;nbsp;yıllar. Zaten ne zaman durdu ki akan kan? Yerleşik olanı katledip onun yerine geleni de bir yeni gelenin &amp;nbsp;katlettiği bir döngü. M.Ö. 800 ile M.S 1400 &amp;nbsp;yılları arasında geçen iki bin iki yüz senelik bir boşluk var tarih kitaplarında.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bu toprakların gerçek tarihi bir gün yazılacak mutlaka. Antik kentler,Via Sebaste, düğme evler ve diğer arkeolojik kalıntıların yeni ufuklar açacağı da kesin. &amp;nbsp;O da anlayana. Eğer çoğunlukta olan ve rant peşinde koşan yobazlar bu eserlerin yer aldığı arazileri &amp;nbsp;tahrip etmeyi sürdürürse gelecek nesillere de bir şey kalmayabilir. &amp;nbsp;Zaten bu risk giderek artıyor. Bölgede yaşayanlar antik kentlerle hiç bir bağlantıları olmadığını düşünüyor. “Cavır” sıfatını yakıştırdıkları arkeolojik kalıntıları tahrip etmeyi sürdürüyorlar. Her yerde bu cahil halkın yaptığı tahribatı ve çevre kirliliğini görmek çok hüzün verici. Yerel yönetimler oy kazanma amacıyla bu yobaz topluluğa göz yumuyor…&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/2756354372175737266'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/2756354372175737266'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/04/dugmeli-evler.html' title='Düğmeli Evler'/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-6867708223638451059</id><published>2014-03-30T10:47:00.003+02:00</published><updated>2014-03-30T11:04:52.154+02:00</updated><title type='text'>Sihirli Sandık </title><content type='html'>&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;header class=&quot;entry-header&quot; style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin: 0px auto 30px; max-width: 1040px; padding: 0px 376px 0px 60px; width: 1040px;&quot;&gt;&lt;h1 class=&quot;entry-title&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; clear: both; font-family: Bitter, Georgia, serif; font-size: 48px; font-weight: normal; line-height: 1.3; margin: 0px 0px 5px;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4265&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4265&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;6 Ocak 2014 Perge Blues 032&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4265&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/6-Ocak-2014-Perge-Blues-032.jpg&quot; height=&quot;640&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/h1&gt;
&lt;/header&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;entry-content&quot; style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin: 0px auto; max-width: 1040px; padding: 0px 376px 0px 60px; width: 1040px; word-wrap: break-word;&quot;&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Tuhaf bir sabah. Seçim sabahı. Zaman hem ilerde hem geride. Geçmişle gelecek arasında mekik dokuyan düşüncelerimi sakinleştirmeye çalışıyorum. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları sandıklara gidip yerel seçimler için oy kullanacak. &amp;nbsp;Son altı aydır her derde deva olarak takdim edilen çözüm. Sandık. Her sorunu çözecek olan sihirli sandık sürekli gündemde tutuldu. &amp;nbsp;Burada da yerel yöneticilerden ziyade partilerin üst yönetimi tarafından atanan gözde partililer için oy kullanılıyor. Bu nasıl bir yerel seçimse. Garabet de burada. Seçmen yerel yöneticiyi değil de siyasi partiyi seçmek zorunda. Demokrasinin bir başka garabet noktası.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Mecliste, meydanlarda internette yayınlanan ses kayıtlarıyla şaşkına dönen bir kamu oyu var. Kimse bu ses kayıtlarının kimler tarafından , nasıl kayıt edildiğini ve nasıl servis edildiğini bilmiyor. Yabancı güçler deniyor, paralel yapı deniyo, cemaat deniyor. Kimin servis ettiği, kimlere servis edildiği &amp;nbsp; önemli ama; o &amp;nbsp;ses kayıtlarında cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk örnekleri yayınlanıyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bu topraklarda üç bin yıldır süren demokrasi ve cumhuriyet mücadelesinin &amp;nbsp;ne kadar gerçekleştiğine ve ölçüsünün ne olduğuna ilişkin sürekli tartışma yapılıyor. Demokrasinin bir kültür olduğu ve aileden başlaması gerektiği bir çok sosyolog tarafından vurgulandı. Ataerkil ailelerde hakim olan otokratik hatta şiddet içeren faşist sistem çoğunluğun geçmişinde önemli bir yer tutuyor. Öteki olana duyulan nefret ve dışlama bir davranış biçimi olarak sistemleşmiş durumda. &amp;nbsp;Böylesine bir geleneğin yaygınlaştığı bir coığrafyadan söz ediyoruz.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Sihirli sandık neyi çözecek?&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bir günde çoğunluğun farkında olmadan paylaştığı çağ dışı anti demokratik eğilimleri, trafikteki bencillikleri, öteki olana şiddet uygulama, kadını her türlü aşağılayıp şiddetle cezalandırma, kadını cinsel bir obje olarak görme, din istismarı, adaletin sulandırılması, çifte standart uygulamalara ses çıkarmama, her sorunun &amp;nbsp;dini inançla çözüleceğine &amp;nbsp;inanış, çalışmadan köşe dönme, yalan, hırsızlık, iftira, ayak kaydırma, altını oyma, göz koyma, dışlama, v. b. gibi son derece yaygın davranış biçimlerini sihirli sandık mı değiştirecek?&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4266&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4266&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;6 Ocak 2014 Perge Blues 051&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4266&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/6-Ocak-2014-Perge-Blues-051.jpg&quot; height=&quot;640&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Oy kullanmaya giden elli iki küsur milyon seçmenin profilini &amp;nbsp;çıkarmak gerekiyor. Bu kitlenin ne kadarı demokrasi ve özgürlüklerden yana? Ne kadarının hiç bir şeyden haberi yok? Ne kadarının umurunda değil? Ne kadarı zengin? Ne kadarı fakir? Ne kadarı devlet memuru? Ne &amp;nbsp;kadarı belediye çalışanı? Ne kadarı mevcut iktidar değişirse zarar görecek? Ne kadarının Avrupa Birliği demokratik kriterlerinden haberi var?&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bu sorulara cevap vermeden sihirli sandıktan ne çıkacağını tahmin etmek kolay değil. Sadece trafiğe bakarak söylenirse, &amp;nbsp;geleneksel düzen yani mevcut iktidar aynı oyu alarak devam edeceğe benziyor. Şark tipi hiç bir kurala uymayan sürücülerin oluşturduğu trafik kabulleniliyor. Kimse çözmek istemiyor. &amp;nbsp;Devlet memuru , belediye çalışanı analizine göre de mevcut iktidar devam eder. Medyaya bakarak da bir şeyler söylenebilir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Medya zaten hiç bir zaman demokrasi ve özgürlüklerden yana olmadı. Şişkin egolu cebini düşünen köşe yazarları, yandaşlıkla yalakalıkla kendine yer sağlayan &amp;nbsp;sözüm ona liberaller ile yandaş olup ta &amp;nbsp;yeterli nemalanmayı yapamayan ve yandaşlıktan vaz geçen diğer liberaller, iktidarın desteğiyle köşe ve ünvan elde eden bazı gazeteciler, &amp;nbsp;ortada gezenler, muhalif olanlar, şu ya da bu sebeple yeterli para ve ilgi görmeyenlere bakılırsa mevcut iktidar yine çoğunluğun oylarını kazanır.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
İş dünyasına gelince orada da yandaş işadamları ile yandaş olmayanların ayırımı &amp;nbsp;var. Mevcut iktidarın nimetlerinden faydalanan yeni gruplar, yeni zenginler , ihale alan, iş kotaran, köşe dönen yeni işadamlarının mevcut iktidarın devamından yana olduklarını söylemek zor değil. Bir de geçmiş iktidarların zengin ettiği iş adamları var. Onlar ne düşünüyor belli değil. Her dvrin adamı olanlar için zaten sorun yok.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Geriye ne kalıyor? Yarı batılılaşmış seksen ve doksan kuşağı, Gezi Parkı gençliği, sanatçılar, yazar çizerler, azınlıklar. Bu kesimin oy oranı da belli. Bu kesimin seçmenlerin yüzde onunu &amp;nbsp;oluşturduğu söylenebilir. Sokağa çıkıp protesto edenler de onlar biber gazı yiyenler de.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Mevcut iktidarın oyların minimum yüzde kırkını alacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Bu ortaya saçılan &amp;nbsp;hırsızlık suçlamalarına, yolsuzluk iddaalarına, her türlü rezaleti içeren ses bantlarına ve itibar zedeleyici skandala rağmen hiç bir şeyin farkında olmayan çoğunluk götürüp oyunu yine mevcut iktidara verecektir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Ayrışan toplumsaL katmanların &amp;nbsp; artık bir daha bir araya gelemeyecek kadar koptuğunu göreceğiz. &amp;nbsp; Asker, polis, öğrenci, öğretmen, doktor, avukat gibi meslek grupları arasında artık dayanışma yok. Yandaşlık kriteri daha geçerli. Yandaşlık artık yeni ideolojik eğilim olarak ülkeye hakim oluyor. Oportunizm de hedonizm de ne dersen de.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Yaklaşık olarak sekiz milyon seçmen zaten oy kullanmıyor. Bu küskün, aldırmaz, sorumsuz grubun tanımını yapmak kolay değil. Nitekim bu yerel seçimlerde oy kullanmayana uygulanan cezanın uygulanmayacağının söylenmesi de oy kullanmayanların sayısını artırabilecektir. Bunun kime faydası olur? Bir milyon seçmen de daha oy kullanmasını bile beceremiyor. On on beş milyon kadar seçmen de başkasının etkisinde kalarak oy kullanıyor. Geriye yirmi , yirmi beş beş milyon seçmen kalıyor. Bu yirmi beş milyon kendi hür iradesini kullanarak oy kullanacak. Bu şartlarda sihirli sandık &amp;nbsp;ancak seçnemin yarısının oyuyla siihirlenecek. Sandık sihirli olmaktan çıkıp bu coğrafyada kurulmuş olan hukuken adına cumhuriyet denen &amp;nbsp;demokrasi garabetiyle özdeşleşiyor. Hukuk skandallarıyla inim inim inleyen ülkede hukuk madurlarının sayısı milyonları buluyor. Kimsenin kimseye güveninin olmadığı bir bilim kurgu ülkesi oldu bu topraklar.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Şimdi bugünkü &amp;nbsp;saate göre 07:20 &amp;nbsp;yarınki &amp;nbsp;saate göre de &amp;nbsp;08:20 .&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Seçimin sonucunu merak bile etmiyorum. Boyalı otöbüslerin, minibüslerin üzerine monte edilen hoparlörlerle seçmeni taciz eden siyasilerin beceriksizliği aymazlığı anlatılır gibi değil.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Sandığın sihirli olduğunu da düşünmüyorum.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Seçmenin yarısı hiç bir şeyin farkında değil. Diğer yarısı şöyle böyle farkında ama yandaş taraf &amp;nbsp;ağır basıyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bu durumda önümüzdeki cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler sürecinde eğer ağır kopmalar, parçalanmalar toplumsal olaylar &amp;nbsp;olmazsa belki demokrasi yolunda önemli bir iki adım atılabilir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Benim çoğunluktan hiç umudum yok. Bu seçimlerde iktidar partisinin oy kaybına uğrayacağı, CHP ve MHP ‘nin oylarını artıracağını söyleyebiliriz. Eğer iktidar partisi %40′ın altına düşerse büyük süpriz olur.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bu seçimlere fesat karışır mı? “Merkator projeksiyonu”na göre bakarsak:&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Umut olabilir mi? Twitter’in Youtube’un yasaklandığı bu coğrafyada demokrasinin kırıntısını görme umudu olabilir mi? Olabilir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Artık bu topraklarda her an her şey olabilir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;box-sizing: border-box; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4260&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4260&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; outline: 0px; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;19 Mart 2014 Cymeria 041&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4260&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/19-Mart-2014-Cymeria-041.jpg&quot; height=&quot;521&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/6867708223638451059'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/6867708223638451059'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/03/sihirli-sandk.html' title='Sihirli Sandık '/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-7220651454337983539</id><published>2014-03-26T21:31:00.001+02:00</published><updated>2014-03-26T21:31:17.633+02:00</updated><title type='text'>Mor Yer ve Crocus Savitus</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4238&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4238&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4238&quot; style=&quot;color: #ac0404; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;23 Mart 2014 Moryer Tunç Dağı Kartal Dağı 009&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4238&quot; data-mce-src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/23-Mart-2014-Moryer-Tunç-Dağı-Kartal-Dağı-009.jpg&quot; height=&quot;2273&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/23-Mart-2014-Moryer-Tun%C3%A7-Da%C4%9F%C4%B1-Kartal-Da%C4%9F%C4%B1-009.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; cursor: default; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;4595&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;Fotoğraf: Yavuz Çekirge&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&quot;Mor Yer&quot; ismi ilk duyduğumda tuhaf gelmişti. Yine bir Mart ayıydı. Başka bir yıl çok karlı geçen bir yıl olsa gerek. Araba MornYer sapağından geçememişti kardan. Oradan geriye dönmek zorunda kalmıştık. Bu yıl hiç kar yok dense yeridir. İki bin metreden başlıyor kar. Feslikan yaylasının en yüksek noktasına kadar araçlar çıkabiliyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4239&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4239&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4239&quot; style=&quot;color: #ac0404; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;23 Mart 2014 Moryer Tunç Dağı Kartal Dağı 039&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4239&quot; data-mce-src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/23-Mart-2014-Moryer-Tunç-Dağı-Kartal-Dağı-039.jpg&quot; height=&quot;1196&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/23-Mart-2014-Moryer-Tun%C3%A7-Da%C4%9F%C4%B1-Kartal-Da%C4%9F%C4%B1-039.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; cursor: default; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;1357&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;Fotoğraf: Yavuz Çekirge&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bizi sarı çiğdemler karşılıyor. Karların içinden fışkırıyorlar. Sarı ve beyaz çiğdemler.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4241&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4241&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4241&quot; style=&quot;color: #ac0404; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;23 Mart 2014 Moryer Tunç Dağı Kartal Dağı 035&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4241&quot; data-mce-src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/23-Mart-2014-Moryer-Tunç-Dağı-Kartal-Dağı-035.jpg&quot; height=&quot;1385&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/23-Mart-2014-Moryer-Tun%C3%A7-Da%C4%9F%C4%B1-Kartal-Da%C4%9F%C4%B1-035.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; cursor: default; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;1452&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4242&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4242&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4242&quot; style=&quot;color: #ac0404; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;Fotoğraf: Yavuz Çekirge&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4242&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4242&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4242&quot; style=&quot;color: #ac0404; text-decoration: none;&quot;&gt;Aralarda tek tük anemonlar da görünmüyor değil.&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4242&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4242&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4242&quot; style=&quot;color: #ac0404; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;23 Mart 2014 Moryer Tunç Dağı Kartal Dağı 050&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4242&quot; data-mce-src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/23-Mart-2014-Moryer-Tunç-Dağı-Kartal-Dağı-050.jpg&quot; height=&quot;2512&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/23-Mart-2014-Moryer-Tun%C3%A7-Da%C4%9F%C4%B1-Kartal-Da%C4%9F%C4%B1-050.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; cursor: default; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;2125&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;Fotoğraf: Yavuz Çekirge&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Hava bulutlu . Fotoğraf için çok elverişli bir ışık olduğu söylenemez. Yine de çiçeklerin fotoğrafını çekmek için büyük bir istek duyuyorum. &amp;nbsp;Onların isimlerini bilmeden geçen yılları ve ıskaladığım bahar aylarını düşünüp gülümsüyorum. Çok güzeller. Sarı çiğdemler her yeri kaplamışlar.&amp;nbsp;&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4243&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4243&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4243&quot; style=&quot;color: #ac0404; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;23 Mart 2014 Moryer Tunç Dağı Kartal Dağı 081&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4243&quot; data-mce-src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/23-Mart-2014-Moryer-Tunç-Dağı-Kartal-Dağı-081.jpg&quot; height=&quot;2354&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/23-Mart-2014-Moryer-Tun%C3%A7-Da%C4%9F%C4%B1-Kartal-Da%C4%9F%C4%B1-081.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; cursor: default; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;3344&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;Fotoğraf: Yavuz Çekirge&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Karların arasından filiz verenler olduğu gibi pırıl pırıl açanlar da var. Çiğdemler hakkında ne bildiğimi düşünüyorum. İngilizcesini hatırlıyorum &quot;crocus&quot;. Referans kitaplarımı gözden geçiriyorum eve gelince : Üç farklı kaynak kullanıyorum.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
İlki proje ve yayın yönetmenliğini Hikmet Uğurluay&#39;ın yaptığı &quot;Türkiye&#39;nin Doğa Rehberi&quot; &amp;nbsp;İstanbul 2005.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
İkincisi Necati Güvenç Mamikoğlu&#39;nun &quot; Türkiye&#39;nin Ağaçları ve Çalıları&quot; NTV Yayınları,&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
4. Baskı, İstanbul 2011&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Üçüncü kaynak ise L. Yasemin Konuralp&#39;in &quot;Field Guide to Wild Flowers of Turkey&quot; &amp;nbsp;Kayseri, 2013 baskısı İngilizce kitabı. Her üç kaynaktan faydalanarak &quot;çiğdem&quot; türü konusunda bilgi edinmek için önce fihrist taraması yapıyorum:&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Önce Hikmet Uğurluay&#39;ın rehberine bakıyorum:&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Sayfa 172: Iridaceae Süsengiller/ Iris &amp;nbsp;familyası olarak başlık verilmiş: Mavi Çiğdem, Crocus Baytopiorum, S. 173: Crocus Biflorus ve sayfa 174 de benim fotoğrafını çektiğim sarı çiğdem &amp;nbsp;Crocus Chrysanthus Herbert . Beyaz renkli olan ise sayfa 175 ve 176 da yer alıyor: Crocus fleischeri Gay ve Crocus mathewii Kerndorff &amp;amp; Pashe &amp;nbsp;olarakak yer verilmiş. Türkçe ve İngilizce isimler hemen hemen aynı. Çiğdem ve Crocus.&lt;br /&gt;&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4244&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4244&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4244&quot; style=&quot;color: #ac0404; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;23 Mart 2014 Moryer Tunç Dağı Kartal Dağı 136&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4244&quot; data-mce-src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/23-Mart-2014-Moryer-Tunç-Dağı-Kartal-Dağı-136.jpg&quot; height=&quot;1479&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/23-Mart-2014-Moryer-Tun%C3%A7-Da%C4%9F%C4%B1-Kartal-Da%C4%9F%C4%B1-136.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; cursor: default; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;1496&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;Fotoğraf: Yavuz Çekirge&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
İkinci olarak Necati Güvenç Mamıkoğlu&#39;nun kitabına bakıyorum: Ağaç ve çalı olmadığı için çiğdeme yer verilmemiş. Üçüncü kaynağım olan L. Yasemin Konuralp&#39;in kitabına bakıyorum: Kitap ingilizce olduğu için &quot;crocus&quot; başlığını aramak gerekiyor indeks &amp;nbsp;sayfalarında: Oldukça zengin bir sınıflama yapılmış. sayfa 344 den sayfa 359 a kadar yer verilmiş İris familyasına. Yasemin Hanım, geniş bir tanımla başlıyor familyayı tanıtmaya. Sonra da resim referanslarına gönderme yapıyor. resim 205 , Abant Çiğdemi, Crocus abantensis. Adana Çiğdemi, Ankara Çiğdemi, Antalya Çiğdemi, Çizik Çiğdem, Mor çiğdem, Hanım çiğdemi, Beydağ çiğdemi, Artvin Çiğdemi, Gölbözük, Pisik, Çarpık, İbradi, Cemre, Bulut, Çakır,benli,Berfan, Gözenek, Pivok, Garip, Duru, Süslü,Ak, sarı, İnce,Demiriz, Menteşe, Yer, sarıçınar, taşlık, Yel, Koyak, Gezgin, Sürmeli, minik, sultan, koru, İstanbul,Güzçimi, çitvan,güzlalesi,hitit,gül,civdem, seyyah, ibrahim, ılgaz, çayır, boğaz, uludağ, hozmancuk,kaya çiğdemleri adında elli dört tür çiğdeme yer vermiş, latince isimleri ve fotoğraflarıyla gerçekten kapsamlı bir rehber &amp;nbsp;oluşturmuş. Böylelikle elli dört tür çiğdem arasından sadece üç türünü görebildiğim kar yürüyüşünü de kayda geçirme fırsatım oluyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4245&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4245&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4245&quot; style=&quot;color: #ac0404; font-size: 15.555556297302246px; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;23 Mart 2014 Moryer Tunç Dağı Kartal Dağı 084&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4245&quot; data-mce-src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/23-Mart-2014-Moryer-Tunç-Dağı-Kartal-Dağı-084.jpg&quot; height=&quot;3072&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/23-Mart-2014-Moryer-Tun%C3%A7-Da%C4%9F%C4%B1-Kartal-Da%C4%9F%C4%B1-084.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; cursor: default; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;Fotoğraf: Yavuz Çekirge&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Çiçekler ağaçlar, çalılar, hayvanlar, otlar genel adıyla bitkiler ve hayvanlar alemini tanımayı amaçladığım doğa yürüyüşlerini kaynaklarla zenginleştirmek çok keyifli. Bir de her çiçekle yeni bi dünya çıkıveriyor karşınıza.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4250&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4250&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4250&quot; style=&quot;color: #ac0404; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;Moryer Bülent 5&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4250&quot; data-mce-src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/Moryer-Bülent-5.jpg&quot; height=&quot;640&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/Moryer-B%C3%BClent-5.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; cursor: default; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;960&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;Fotoğraf: Bülent Özkan&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4251&quot; data-mce-style=&quot;line-height: 1.5;&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4251&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4251&quot; style=&quot;color: #ac0404; line-height: 1.5; text-decoration: none;&quot;&gt;Crocus Sativus yani &quot;Saffron &quot; Yasemin Konuralp&#39;in kitabında 345. sayfada detaylı bir biçimde anlatılmış. Safranbolu yöresinde Akveren ve Davutobası yörelerinde yetiştirilen safranın &quot;Anhatsum&quot; adı verilen kadim bir Hitit geleneğinin ana konusu olduğunu okuyoruz. Baharda otuz sekiz gün boyunca kutlanan Anhatsum bayramından söz ediliyor. Hemen başka bir kaynaktan teyid etmek geçiyor içimden.&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4251&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4251&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4251&quot; style=&quot;color: #ac0404; font-size: 15.555556297302246px; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;Moryer Bülent 4&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4251&quot; data-mce-src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/Moryer-Bülent-4.jpg&quot; height=&quot;640&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/Moryer-B%C3%BClent-4.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; cursor: default; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;960&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;Fotoğraf: Bülent Özkan&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 1.5;&quot;&gt;Google bu kelimeyle bir arama yapıldığında sonuç vermiyor. &amp;nbsp;Demek ki kelimenin yazılışında bir sorun var. Saffron&#39;un dağ çiğdeminden geliştirilen bir yan tür olduğu söyleniyor. İçindeki sarı renlendirici maddenin bazı hastalıkların tedavisinde kullanıldığı da belirtiliyor. Çiğdem deyip de geçmemeli...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/7220651454337983539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/7220651454337983539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/03/mor-yer-ve-crocus-savitus.html' title='Mor Yer ve Crocus Savitus'/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-2303347562072476821</id><published>2014-03-11T18:09:00.000+02:00</published><updated>2014-03-11T21:56:43.507+02:00</updated><title type='text'>Sillyon (Sylleion)</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh6StDLr8rj3kr0bLo88Xfe_n0Nl-vl3b9rpGH-6wOrXcY30I_AXlVBt_TIuBeH8pJHJxu1Y2DBVuna7F5sHBVzduQgL2LF3Pep3nKujgCmDuW_4kTWNmBokbwifraXgEcR7o4Kd4EHaaI/s1600/9+Mart+2014+Sillion+054.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh6StDLr8rj3kr0bLo88Xfe_n0Nl-vl3b9rpGH-6wOrXcY30I_AXlVBt_TIuBeH8pJHJxu1Y2DBVuna7F5sHBVzduQgL2LF3Pep3nKujgCmDuW_4kTWNmBokbwifraXgEcR7o4Kd4EHaaI/s1600/9+Mart+2014+Sillion+054.JPG&quot; height=&quot;242&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pamphyllia ovasına yüksek bir tepeden bakarsanız iki şey dikkatinizi çeker:&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Seralar ve masa biçiminde bir tepe.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
İşte o masa biçimindeki tepe antik kent Sillyon.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Ulaşımı çok kolay. Yol boyunca kahverengi yol işaretleri sizi antik kentin olduğu tepenin eteğine kadar getiriyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Antik kentin çevresi yerleşime açılmış olduğundan tahribat hat safhada.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Sizi metal bir levha karşılıyor. Levhanın üzerindeki yazıları okumak kolay değil. &amp;nbsp;Levha bir evin bahçe duvarına asılmış. Evin saldırgan köpeğinin havlamaları arasında ne kadar okunursa.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bir bekçi kulübesi &amp;nbsp;konmuş ama bekçi yok.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4222&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4222&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;9 Mart 2014 Sillion 051&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4222&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/9-Mart-2014-Sillion-051.jpg&quot; height=&quot;3072&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Levhada &amp;nbsp;antik kentin &amp;nbsp;haritası konmuş ama hangi yoldan yürüneceği anlaşılmıyor. Bir çivi bile çakılmaması gereken antik kent içinde aileler yaşıyor. Yerleşim alanı haline dönüştürülmüş. Koyunlar, keçiler, tavuklar ve köpekler antik kentte cirit atıyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4223&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4223&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;9 Mart 2014 Sillion 089&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4223&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/9-Mart-2014-Sillion-089.jpg&quot; height=&quot;3072&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Yukarı antik kente çıkmak için bir iki kez yanlış yola saptıktan sonra nihayet tepeye çıkan patikayı buluyorum.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
İki ev arasından geçiyor patika. &amp;nbsp;Yukarıdan bir yerden de patika üzerinden ince bir dere akıyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Sulara bata çıka ilerliyorum. Köpek havlamaları ve evlerde yaşayan kadınların &amp;nbsp;meraklı bakışları altında tırmanıyorum. Karşıma derenin kaynağı olan tarihi çeşme çıkıyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Binlerce yıldır akıp duran bu çeşme kim bilir neler anlatıyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4224&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4224&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;9 Mart 2014 Sillion 063&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4224&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/9-Mart-2014-Sillion-063.jpg&quot; height=&quot;3072&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Söylenceye &amp;nbsp;göre Troya savaşından sonra Pamphylia ‘ya kaçan Troyalılar tarafından kurulmuş &amp;nbsp;Sillyon. &amp;nbsp;Kurucusunun adının “Mophos” olduğu rivayet ediliyor. Helen (Grek) mitolojisinde Mophos üstün kehanetleri ve bilgeliği ile bilinen ve antik çağda bir çok şehrin kurucusu olarak anılan bir kahraman. Mophos’un Sillyon’u M.Ö. 500 yıllarında kurduğu varsayılıyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Savunma amaçlı olarak bir tepenin üzerine inşa edilen şehir, &amp;nbsp;kısa sürede bölgede önem kazanıyor. Antik çağın en çok para getiren iki işini yaparak &amp;nbsp;; köle ticareti ve paralı askerlerin yetiştirildiği bir garnizona dönüşüyor. Her yönden asker olmak isteyen gençlerin gelip eğitim gördüğü civardaki tüm krallıkların himaye ettiği bir paralı asker eğitim merkezi.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4225&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4225&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;9 Mart 2014 Sillion 156&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4225&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/9-Mart-2014-Sillion-156.jpg&quot; height=&quot;2335&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;4608&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Büyük İskender’in bölgeyi fethinden sonra mirasçıları Selevkos Hanedanlığı etikisine giren şehir bağımsızlığını sürdürüyor. Özellikle Selevkoslar devrinde en parlak günlerini yaşıyor. Tiyatrosu da bu dönemden kalma. Kayalar üzerine inşa edilen antik tiyatrodan geriye sadece on bir basamak kalmış. Depremle zarar gören tiyatronun büyük bir bölümü yıkılmış. Tepeden bakınca depremin verdiği hasar görünüyor. Tedbir alınmazsa tiyatronun geri kalan basamaklarının da aynı sonla buluşacağı kesin.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4226&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4226&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;9 Mart 2014 Sillion 148&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4226&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/03/9-Mart-2014-Sillion-148.jpg&quot; height=&quot;2027&quot; style=&quot;border: 0px; box-sizing: border-box; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;2571&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Sillyon &amp;nbsp;kendi adını taşıyan para basacak kadar özgür. Altın, gümüş ve bakır paralar şehrin adını taşıyor. Roma ve Bizans döneminde de şehir önemini koruyor. Yaklaşık bin yıldan fazla tarihi olan şehir, &amp;nbsp;önce Arap &amp;nbsp;akınları sırasında &amp;nbsp;(M.S. 677) ciddi hasar görüyor daha sonra da Selçuk güçleri tarafından (M.S. &amp;nbsp;1207) yılında&amp;nbsp;&amp;nbsp;fethediliyor. Selçuklu döneminde şehirde nasıl bir idare olduğu konusunda bilgi yok. &amp;nbsp;Zaman içerisinde diğer antik kentlerde olduğu gibi baskıdan bunalan şehir halkı başka yerlere göç ediyor ve geriye harabeler kalıyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Osmanlı döneminde uygulanan iskan politikası paralelinde konar göçer Türkmen boylarının bölgeye yerleştirilmesi ile de diğer antik kentlerin başına gelen Sillyon’un da başına geliyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bugün Yanköy adı verilen bölgenin Kocagözler mahallesi, &amp;nbsp;Sillyon arazisiyle iç içe bulunmaktadır.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Yapılan kazı çalışmalarında antik kentin bir çok eserinin tahrip olduğu ve Yanköy ahalisi tarafından inşaat malzemesi olarak kullanıldığı tespit ediliyor ama ne fayda ?&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bölgedeki her antik kentin kaderi burada da karşımıza çıkıyor. Cehaletin ve sorumsuzluğun beslediği talan zihniyeti bölgeye hakim oluyor. Bir avuç toprak için birbirinin boğazına sarılan ahalinin dinamitlediği nekropol alanı, nereye götürüldüğü bilinmeyen sütun başlıkları, kitabeler, heykeller ve mozaikler ortada yok. &amp;nbsp;Sit alanı haline dönüştürülen Sillyon şehri ve bölgesinin bilinçli yerel yönetimler tarafından &amp;nbsp;kurtarılacağını ve bu sempatik antik şehrin onarılacağını umuyorum.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;div style=&quot;font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgEmoTGurUhL-i7hYPQxoc1eq0omgoDEQpOEsrGurMCsiIi8T9S1l3oF9N6IEi9TGQR75IzSOOc7CxO0o29ARTi863FAvWu1vD6XOXhbeZ35B5arqBGbI5Augy-us0ZkDNJOme9wFDxp2w/s1600/9+Mart+2014+Sillion+133.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgEmoTGurUhL-i7hYPQxoc1eq0omgoDEQpOEsrGurMCsiIi8T9S1l3oF9N6IEi9TGQR75IzSOOc7CxO0o29ARTi863FAvWu1vD6XOXhbeZ35B5arqBGbI5Augy-us0ZkDNJOme9wFDxp2w/s1600/9+Mart+2014+Sillion+133.JPG&quot; height=&quot;426&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px;&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Fotoğraflar&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Times, Times New Roman, serif;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;© Yavuz
Çekirge&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 12pt; margin: 0in;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;font-family: &#39;Times New Roman&#39;; font-size: 12pt; margin: 0in;&quot;&gt;
&amp;nbsp;&lt;span style=&quot;font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; line-height: 23.33333396911621px;&quot;&gt;Kaynaklar :&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;ul style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; list-style-type: square; margin: 16px 0px; padding: 0px 0px 0px 40px;&quot;&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c018/b087/tbmm230180870200.pdf&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;http://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c018/b087/tbmm230180870200.pdf&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c018/b087/tbmm230180870200.pdf&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;&amp;nbsp;http://www.akmedanmed.com/pdf/2010/2010_08_29.pdf&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://www.kulturvarliklari.gov.tr/Eklenti/4650,29arastirma3.pdf?0&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;http://www.kulturvarliklari.gov.tr/Eklenti/4650,29arastirma3.pdf?0&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://akmed.kaleicimuzesi.com/upload/makale/pamphylia_bolgesi_ve_cevresi.pdf&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;http://akmed.kaleicimuzesi.com/upload/makale/pamphylia_bolgesi_ve_cevresi.pdf&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/2303347562072476821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/2303347562072476821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/03/sillyon-sylleion.html' title='Sillyon (Sylleion)'/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh6StDLr8rj3kr0bLo88Xfe_n0Nl-vl3b9rpGH-6wOrXcY30I_AXlVBt_TIuBeH8pJHJxu1Y2DBVuna7F5sHBVzduQgL2LF3Pep3nKujgCmDuW_4kTWNmBokbwifraXgEcR7o4Kd4EHaaI/s72-c/9+Mart+2014+Sillion+054.JPG" height="72" width="72"/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-4424516582877749953</id><published>2014-03-03T22:04:00.001+02:00</published><updated>2014-03-03T22:07:04.447+02:00</updated><title type='text'>Bük Ormanı </title><content type='html'>&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh71qkRo3fI9S_sCLCRmBU5168MJmKKZ7p8PaFl8L0YQ6d5JI9etxowuXUvq7KoCFC4codTjAUG1bebbYmAfzqNGFqWAA9OlE7Z7KXIrRHnjaeyGGw_YeuhJeOSPw2A9lsQd1tq9fyZe1w/s1600/2+Mart+2014+B%C3%BCk+Orman%C4%B1+004.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh71qkRo3fI9S_sCLCRmBU5168MJmKKZ7p8PaFl8L0YQ6d5JI9etxowuXUvq7KoCFC4codTjAUG1bebbYmAfzqNGFqWAA9OlE7Z7KXIrRHnjaeyGGw_YeuhJeOSPw2A9lsQd1tq9fyZe1w/s1600/2+Mart+2014+B%C3%BCk+Orman%C4%B1+004.JPG&quot; height=&quot;214&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;em style=&quot;box-sizing: border-box; font-size: 15.555556297302246px; text-align: center;&quot;&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;em style=&quot;box-sizing: border-box; font-size: 15.555556297302246px; text-align: center;&quot;&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;em style=&quot;box-sizing: border-box; text-align: center;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: x-small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Xanthoria Parietina&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bük Ormanı keşif gezisinde bazı ağaç dallarını sarmış olan sarı renkli bir bitki dikkat çekiyordu. Yukarıdaki fotoğrafta açıkça görüleceği gibi parlak sarı renkli bu liken türüne Latince Xanthoria Parientina adı veriliyor. Özellikle güneş alan bölgelerde bazı yapraklarını döken ağaçların gövde ve dallarını tümüyle saran bu liken türü benim için Bük Ormanı’nda yaptığım en büyük keşif oldu.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Botanik terminolojisinde bir ya da bir kaç organizmadan oluşan bir tür mantara “liken” &amp;nbsp;adı veriliyor. “Lichen” kelimesi Türkçe’ye “Liken” olarak geçiyor her halde. Fotosentez kaabiliyeti olan &amp;nbsp;xanthoria parientina yapraklara benzer minik tüplerden oluşan bir bitki türü. &amp;nbsp;Özellikle bol güneş alan yerlerdeki ağaçların dal ve gövdelerini saran bu likenin ağacı zararlı UV ışınlarından koruduğu da söyleniyor. Fotosentez yapabildiğine göre asalak değil; ağaç için koruıma görevi gören altın renkli bir kalkan denebilir.&lt;br /&gt;
&lt;b style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&lt;br style=&quot;box-sizing: border-box;&quot; /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Mecene vadisinde dere yatağında yürürken Tükçeye “Denizel günışığı Likeni” olarak çevrilen bu likenin adını bilmiyordum. Daha önce taşlar ve kayalıklar üzerinde gördüğüm portakal renkli likenlere çok benziyordu. Dere yataklarında çok bol görülen “ılgın ağacı” ikinci büyük keşfim oldu. Gövdesiz olan belki de tek ağaç “Tamarix” bir çok özelliğe sahip. Bir ormanı tanımak için her mevsimde gidip gözlemek gerek.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;em style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;Aşağıdaki bilgi &amp;nbsp; Ormancılık Entitüsü müdürü Burhan Soykan’ın &amp;nbsp;teknik raporu ve Orman Genel Müdürlüğü Batı Akdeniz Ormancılık araştırma Enstitüsü 44 nolu teknik bülteninden faydalanılarak derlenmiştir.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&quot;Bük Araştırma Ormanının tamamı 2101.61 ha olup bunun 1870.41 hektarı koru, 161.58 Hektarı baltalık ve 69.62 hektarı faydalanılması imkansız sarp kayalıktır.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Sıkışık, sazlık geçilmesi güç sulak araziye «Bük» tabir edilmektedir. Yazırdere ile Kızılderenin birleştiği yere Bük denmektedir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Güney Anadolu Ormancılık Araştırma İstasyonuna bağlı Bük Araştırma Ormanı, Antalya vilayeti, Korkuteli kazası hudutları dahilinde bulunmaktadır. Antalya – Korkuteli şosası Elmalı Belini müteakip ormanın&amp;nbsp;yukarı parçasını iki kısma ayırır. Orman Antalya’dan 35 km mesafededir. İki ayrı bloka ayrılan ormanın tamamı ı/200.000 mikyaslı Elmalı paftası içersinde olup en kuzey hududu 37°01′, güney hududu 36°57′,&amp;nbsp;doğu hududu ı 0 30′ ve batı hududu ı 0 26′ enlem ve boylamları arasında bulunmaktadır.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bük Araştırma Ormanı, Orman Genel Müdürlüğü‟nün 16.3.1956 gün 7-7892-1/344 sayılı emirleri gereğince Ormancılık Araştırma Enstitüsü elemanları tarafından düzenlenen kuruluş raporlarının Fen Heyeti‟nin 11.6.1957 gün 957-28 tarihli kararı ile kurulmuştur.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Koru kısmı iki ayrı bloka tefrik olunan ormanın kuzey hududunu Çağıllıkuyu mevkiinden Maarif mevkiine kadar Aksu deresi teşkil eder.&amp;nbsp;Maarif mevkiinde hudut Antalya – Korkuteli şosasını keserek kuzeyde sırtları müteakip 700 rakımlı tepeye varır.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Buradan itibaren yine ana sırtları müteakip Domuz tepeden geçen orman hududu kısa bir müddet güney istikametine doğru Antalya- Korkuteli şosası ile birleşir ve Fakgediği T. – Elmalı belini müteakip Ortakapı boynuna varır.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;box-sizing: border-box; line-height: 1.5;&quot;&gt;&amp;nbsp;Ormanın doğu hududunu Termesos harabelerinin bulunduğu Güllük dağının ana sırtları teşkil eder. Ortakapı boynundan itibaren ana sırtları takip eden hudut daha sonra Güllük T. – Gözetierne- Yelekboynu ve Sofra taşı sırtını müteakip Mecene boğazına iner.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Mecene boğazından itibaren batıya doğru ormanm güney hududunu Bük mevkiine kadar Mecene deresi teşkil eder. Hudut Bük mevkiinden itibaren Kayran sırtının Yazır deresini kestiği mevkiye kadar güney istikamette Yazır deresini takip eder.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Buradan itibaren yine ormanın güney hududu Kayran sırtı – Cüne Taşı – Atkoştuğu – Kayran mezarlığı – Kaykı belini – Bölükçam tepeden Bölükçam sırtının Sakızlık sırtı ile birleştiği noktaya kadar ana sırtları takip etmektedir. Buradan itibaren ormanın hududu doğu kuzey istikametinde Zeytinli ve Çıtırık sırtlarını takip ile Kızıldereye iner.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Aksuderesinin Kızıldereye birleştiği noktadan itibaren ormanm batı hududunu Aksuderesi teşkil eder. İki ayrı bloka tefrik edildiğini söylediğimiz koru ormanı kısmında Kızıldere I. ve II. blokları birbirinden ayırır.&amp;nbsp;Araştırma Ormanının hudutları, arazide hududa isabet eden ağaçların 2 m Yükseklikleri 10 cm genişliğinde beyaz yağlıboya ile çepeçevre boyanmak suretiyle belirtilmiştir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Flora açısından araştırma alanında 2‟si Pteridophyta (eğreltiler) 480‟i Spermatophyta (tohumlu bitkiler) olmak üzere 77 familyaya ait 295 cins, 475 tür, 81 alttür, 43 varyete olmak üzere toplam 482 takson tespit edilmiştir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Taksonların 22‟si (%4.6) endemiktir. Alan Akdeniz fitocoğrafik Bölgesinin etkisi altındadır. Taksonların 101‟i Akdeniz, 73‟ü Doğu Akdeniz, 17‟si Avrupa-Sibirya, 14‟ü Ġran-Turan ve geriye kalan 277 taksonun ise çok bölgeli olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca taksonların 110‟u odunsu, 372‟si otsu karakterde bulunurken, yaşam formları açısından 226 taksonun tek yıllık, 9‟unun tek ve iki yıllık 247‟sinin de iki ve çok yıllık olduğu belirlenmiştir. Bitkilerden 56‟sının kültür, 426‟sının da doğal olduğu belirlenmiştir. En fazla takson içeren familyalar; Leguminosae (77), Compositae (51), Labiatae (32), Gramineae (28), Cruciferae (21 ve Liliaceae (20), en fazla takson içeren cinslerin ise Trifolium (17), Medicago (10) ve Plantago (7) olduğu belirlenmiştir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Sahada faunistik açıdan memelilerde 6 takım, 14 familya ve 16 tür, sürüngenlerde 2 takım, 9 familya ve 19 tür, kuşlarda ise 24 familyaya ait 53 tür tespit edilmiştir.&quot;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Kaynaklar:&lt;/div&gt;
&lt;ul style=&quot;background-color: white; box-sizing: border-box; color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; list-style-type: square; margin: 16px 0px; padding: 0px 0px 0px 40px;&quot;&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&amp;nbsp;Bük Lütfi Büyükyıldırım Araştırma Ormanında Aktüel Durum, Enstitü Yayın no 59,&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;Burhan Soykan, Orman Amenajman Planı&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikiloc.com/wikiloc/view.do?id=6247987&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot; title=&quot;Bük Ormanı GPS Koordinatları ve yürüyüş Parkuru &quot;&gt;http://tr.wikiloc.com/wikiloc/view.do?id=6247987&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://www.birdemetnergis.com/icerikoku.asp?ids=756&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot; title=&quot;Şahika Nergis Bük Ormanı Yorumu &quot;&gt;http://www.birdemetnergis.com/icerikoku.asp?ids=756&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li style=&quot;box-sizing: border-box;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://en.wikipedia.org/wiki/Xanthoria_parietina&quot; style=&quot;box-sizing: border-box; color: #bc360a; text-decoration: none;&quot;&gt;https://en.wikipedia.org/wiki/Xanthoria_parietina&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/4424516582877749953'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/4424516582877749953'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/03/buk-orman.html' title='Bük Ormanı '/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh71qkRo3fI9S_sCLCRmBU5168MJmKKZ7p8PaFl8L0YQ6d5JI9etxowuXUvq7KoCFC4codTjAUG1bebbYmAfzqNGFqWAA9OlE7Z7KXIrRHnjaeyGGw_YeuhJeOSPw2A9lsQd1tq9fyZe1w/s72-c/2+Mart+2014+B%C3%BCk+Orman%C4%B1+004.JPG" height="72" width="72"/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-6525269990038955948</id><published>2014-02-19T11:42:00.002+02:00</published><updated>2014-02-19T11:42:17.500+02:00</updated><title type='text'>Modernite ve Birey</title><content type='html'>&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjPVtVvxRvycitFu55hWD9m4XVzOaEh3gWMZmlGpGVAUe-AwZOO1bo5mq9FC49lU-auKj7v4dqU0fBw-FNQjg6n1nQxd2zHgk-xvqxZIfiylfxA_7vetS4lY_lU03_G3KaViZ1ZmREcKSk/s1600/16+%C5%9Eubat+2014+Cape+Gelidonya+024.JPG&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjPVtVvxRvycitFu55hWD9m4XVzOaEh3gWMZmlGpGVAUe-AwZOO1bo5mq9FC49lU-auKj7v4dqU0fBw-FNQjg6n1nQxd2zHgk-xvqxZIfiylfxA_7vetS4lY_lU03_G3KaViZ1ZmREcKSk/s1600/16+%C5%9Eubat+2014+Cape+Gelidonya+024.JPG&quot; height=&quot;320&quot; width=&quot;306&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&lt;i style=&quot;text-align: right;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Artık
kişinin evindeyken, kendisini evinde hissetmemesi bir ahlâk sorunudur”&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;


&lt;div align=&quot;right&quot; class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: right;&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Adorno
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bireyin birlikte yaşadığı topluluktan kendini tefrik
ederek egosunu keşfetmesi aslında Narcissus&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn1&quot; name=&quot;_ftnref1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
hikâyesiyle metaforlaştırılır. Birey yığından ayrı bir varlık olduğunu, bir
başına olduğunu, tekliğini keşfeder. Bu keşif yığınların geçerli değerleriyle
bireyin özel değerlerinin farkına varmasına yani ötekileşmeyi de beraberinde
getirecektir. Kırsal alanda doğa ile iç içe yaşayan birey artık toprağı,
hayvanları ve ormanları bırakıp şehirlere yerleşecek “modernus” yani yeni olan,
çağın gereği olan yaşamına merhaba diyecektir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Şehir yaşamıyla köy yaşamı arasındaki farkı zamanla
unutacak “Mimesis”&amp;nbsp; yani doğayı taklit
etmeye yönelecektir. &amp;nbsp;Doğanın yorumlanışı
daha doğrusu taklidi “Mimesis” &amp;nbsp;günümüzde
bile tartışılan bir sanat kuramı olarak karşımıza çıkmaktadır.&amp;nbsp; Modernite ile Mimesis arasındaki bağlantı
hemen anlaşılmayabilir. Oysa doğanın bir tür soyutlaması, suretinin çıkarılması
eylemi ister resimle, ister edebiyatla isterse de mimariyle olsun insanın
yaratıcı gücünün bir kanıtı olarak çıkar karşımıza. Birey çağın gereği olan
yaşam tarzını sürdürdüğü ve bu yaşamı soyutlamaya başladığında, bir özne
arayışına girdiğinde modernitenin kıyılarına ulaşmış demek olacaktır. Modernite
yeni olana yönelmek &amp;nbsp;“Mimesis”&amp;nbsp; ya da “diegesis”&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn2&quot; name=&quot;_ftnref2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
olarak da açıklanacaktır.&amp;nbsp; Zamanı kayda almak
sanatın birçok biçiminin konusu olmayı antik çağ öncesinden günümüze kadar
sürdürmüştür. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;


&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Antik çağda birey toplum ve çağdaş olmayı Platon ve öğrencisi
Aristoteles’in düşüncelerinde de görüyoruz.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn3&quot; name=&quot;_ftnref3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Platon’a
göre sanat geçek olanı taklitten başka bir şey değildir. Asıl olan idealardır. &amp;nbsp;Platon’un idealar kuramı gerçekle yansıyan
gerçek arasında kurulan bağlantı üzerinden tartışılır. Sanat gerçeğin taklidi
olan “Mimesis” &amp;nbsp;ile özdeşleşir.&amp;nbsp; Zaman ve mekân ikilemi Kant felsefesinin de
ana teması olarak karşımıza çıkar. Kant’a göre zaman yoktur. “An” vardır. Şimdi
yani yaşanan “an” her şeyden üstündür. Modernite işte bu yaşanan ana odaklanır.
Geçmişi ya da geleceği değil, şimdiyi ele alır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Modernitenin kesin bir tarifini yapmak kolay değil.
Bir ucundan felsefeye diğer ucundan metafizik ve siyasal bilimlere uzanan karmaşık
bir kavramdan söz ediyoruz. Kimi araştırmacıya göre “Modernus” tanımı pagan
Helen Roma uygarlığının Hıristiyanlığa dönüştürülmesinde ortaya atılmış
ideolojik bir hamle olarak değerlendirilmelidir. &amp;nbsp;Çok tanrılı dinlerden tek tanrılı dinlere bir
geçiş olarak da düşünülebilir. Dilin kültür taşıyıcı semboller sistemi olduğunu
varsayarsak geleneksel olarak kanıksanmış kültür kalıplarının temsil ettiği
zamanın ötesine geçen yeni kültür kalıpları olarak da açıklanabilir belki. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Geleneksel olan sanat, edebiyat veya ideoloji
modernitenin getirdiği yeni kalıplarla geleneksellikten çıkıp bireyin tek ve
özgür olduğu daha farklı bir alana konumlandırıldı. Bir anlamda Ortaçağın din
baskısından kurtulan sanat dalları burjuvazi ve liberalizmin doğuşu ve
desteğiyle özgürlüğün farkına varıyordu. Liberallerin ve reformistlerin tanrı
ve din eksenli düşünceyi reddeden çabalarının sonunda ekonomik bağımsızlığını
kazanan sanatçı özgün ve dini konuların dışına çıkabiliyordu. Sanatın
monarşilerin ve kilisenin desteğinden kurtulup serbest bir şekilde kitlelere
yönelmesidir modern olan. Bu değişim modernitenin en belirgin açılımlarından
biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Sanatçı her alanda özgürlüğün tadını
çıkaracaktır. Resim ve heykel alanında gerçeğin soyutlanmış yorumları ortaya
çıkmıştır.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn4&quot; name=&quot;_ftnref4&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[4]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
Sanatın özgürlüğü teması soyut çalışmalarla daha da belirgin bir çizgiye yani “
“Modernite” akımına dönüşmüştür. Sanat alanında modernlik geleneksel olanın
karşısında algılansa da yine de tam olarak geleneksel olana karşı olma
özelliğinden çok bireysel özgürlükler alanında iki ana akım düşünce temeli
üzerinde yükselen bir üst yapı olarak değerlendirilmesi gerekir. Bir yanda
Fransız devrimi öte yanda endüstri devrimi, şehirleşme, monarşilerin
cumhuriyetlere dönüşü modernitenin sosyolojik ve siyasal yanını da ortaya
çıkartıyordu. Sosyoloji alanında moderniteye vurgu yapan Marx, Durkheim, Weber ve
Simmel gibi düşünürler başta olmak üzere yeni bir sosyal akımın ortaya
çıktığını söylemek mümkündü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Modernitenin Anadolu topraklarında nasıl algılandığı
konusu da ayrı bir tartışma konusudur. “Ârâftaki Münevverler “ başlıklı
makalesinde Vildan Özertürk modernitenin “Osmanlı Düşünce Sistemine” ilk
girişini İkinci Viyana kuşatmasından hemen sonraki bir tarihe yani 1683 yılına
yerleştirir. Özertürk’e göre Merzifonlu Kara İbrahim Paşa komutasındaki
kuvvetlerin teknolojik olarak daha iyi imkânlara sahip olan “Modern Batı” düzenli
orduları karşısındaki bozgunu Osmanlı Bürokrasisinin dikkatini Batıya
çevirmesine neden olur.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn5&quot; name=&quot;_ftnref5&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[5]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Batının
geldiği seviye dikkat çeker. Sanayileşmeye başlayan Batı kültürel devrimini de
tamamlamıştır. Reformasyon dönemini son derece kanlı geçiren Batılı imparatorluklar
Papa’nın daha doğrusu Katolik Kilisesi’nin baskısından kurtulup sanayi
devriminin gerçekleşmesinde temel teşkil eden özgür düşünce yani pozitif
bilimlerin yayılmasına olanak sağlayacaktır. Toplumun geneline yayılan bu
aydınlanma felsefesi Batının ilerleme rüzgârı olacaktır. Osmanlı bunun farkında
olmamıştır. Geleneksel düzeninde yaşayan Osmanlı toplumu, etnik çeşitliliğine
ve doğal kaynakların zenginliğine rağmen Osmanlı monarşisinin n geleneksel
yapısı gereği atılım yapamamış taklitçiliğin etkisinden kendini
kurtaramamıştır. Bürokrasi Batılılaşma adı altında bazı girişimlerde bulunmuş
fakat genel anlamda halk bu yeniliklere itibar etmemiş geleneksel yaşam tarzını
sürdürmüştür. Aslında halkın modernitenin getirdiği yaşam tarzını benimsemesini
gerektirecek fikri bir gelişim çizgisine ulaşmamasının bunda çok büyük bir
etkisi vardır. Fakirlikten kurtulamayan halk, kaynaklarını israf eden
geleneksel bir monarşi, çürümüş bir bürokrasi her türlü gelişmeye yeniliğe
karşı durmuştur. Üstten dayatılan proje başarısızlığa uğramıştır. Geleneksel
olarak tarım ve avcılığa dayalı konargöçer yaşamı süren toplulukların
moderniteyle tanışması yönetici elitin zorlamasıyla olmuştur. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Birçok bilim insanının üzerinde mutabakata vardığı
esas konu da budur: Modernite Türkiye’de ve diğer Orta Doğu ülkelerinde bir
halk hareketi değil bir elit dayatmasıdır. Bunun böyle olmasının çok tartışmalı
yönleri de vardır. &amp;nbsp;Osmanlı Topraklarında
modernitenin bir halk hareketi olarak değil de bir dayatma şeklinde ortaya
çıkışı geleneksel kurumları geriletmiş, özellikle de dine dayalı kurumlar zarar
görmüştür. Devlet ile halk arasında bir köprü görevi gören dini kurumlar yerine
bürokrasi kontrolü ele geçirerek Batı ülkelerinin sanayileşme ve teknolojide
ulaştığı seviyeyi göstererek geleneksel olanı reddedip Batılı olan her şeye
olumlu gözle bakan değer yargıları oluşmasına neden olmuştur. 1839 yılında halkın
bir sabah ansızın Gülhane Meydanı’nda okunan fermanla artık “kul” değil,
“vatandaş” olduğunu anlaması aradan geçen yüz yıldan fazla sürede bile tam
olarak gerçekleşmemiştir. Günümüzde de bu çoğunluk açısından maalesef böyledir.
Cumhuriyet Türkiye’sinde halkın büyük bir çoğunluğu vatandaşlık haklarının
bilincinde değildir. &amp;nbsp;Batılılaşmış
azınlık kesim ile gelenekselliği sürdüren çoğunluk arasındaki mücadele son
derece karmaşık siyasi ve kültürel sürprizlerle doludur. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Yüz yıldan fazla bir süredir geleneksel yaşam
tarzını sürdüren halk Modernite yi kendilerine zorla kabul ettirmeye çalışan
devlet bürokrasisine güven duymamaktadır. Devlet bürokrasisi tarafından
horlanan halkın koruma refleksi geleneksel ölçülere ve etik kurallara göre
belirlenmektedir. İkinci Mahmud döneminden başlayarak gelenekselcilikle
modernitenin kavgası yanlış başlamış yanlış olarak devam etmektedir. “Oksidentalizm,”
adı verilen Garpçılık akımı ise bir avuç Osmanlı mütefekkirinin Batı
entelektüellerinin şarkı yorumlayarak hayal dünyalarında ortaya çıkardıkları
bakış açısı olan “oryantalizm” akımına bir tepki olarak doğmuştur. “Emperyalist-kolonyalist
Batıya şark değerlerinden yola çıkarak ulaşmak ve Modernite yi şark ölçüleriyle
ve kalıplarıyla oluşturma fikri, özellikle monarşi muhalifleri arasında oldukça
büyük bir taraftar kitlesi bulmuştur. Modernlik bir elit eğilimi olarak yüksek
bürokrasi ve burjuvazi arasında yayılırken çoğunluğu oluşturan küçük esnaf,
göçebe, köylü geleneksel çizgiden ayrılmamakta ısrar ediyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;İki yüz elli yıl önce oluşan bu çelişki günümüze kadar
her iki taraftan fire vererek ulaşmıştır. Siyasi ve kültürel alanda geleneksel
olanı temsil etme savıyla ortaya çıkan güç odakları çağdaş teknolojiyi de
kullanarak etki alanlarını güçlendirmiş iletişim kurumları marifetiyle
çoğunluğun eğilimlerini yönetmeyi her zaman kolaylıkla başarmışlardır. Burada
Serdar Taşçı’nın doktora tezinden söz etmek yerinde olacaktır. &lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn6&quot; name=&quot;_ftnref6&quot; title=&quot;&quot;&gt;[6]&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn6&quot; name=&quot;_ftnref6&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Batı olarak tanımlanan uygarlığın iki kırılma
noktasından yola çıkarak gerek Fransız devrimi gerekse de endüstri devriminin
toplumsal değerler dizisi değişimlerine yol açan halk hareketleri tezde detaylı
olarak incelenmektedir. Bu bağlamda tezde de vurgulanan sosyolojik analizlerde Max
Weber ’in devletin şiddet tekelini elinde bulunduran kurum olarak tanımlanması
da modernitenin şiddete bakan yüzünü deşifre etmesi açısından ilginç olarak
kabul edilmelidir. Taşçı Batı uygarlığının yüz yılda modernitenin yarattığı kitle
kültürünün yönlendirilmesi noktasında Max Horkheimer’in “Akıl Tutulması” adlı
yapıtındaki eleştirel bakış açısına da değinmektedir. &amp;nbsp;Tezin ana ekseni Batı toplumlarında bir halk
hareketi olarak başlayan ve tüm kurumlarıyla sosyolojik olayların
incelenmesiyle ve pozitivist düşüncenin Modernizm akımını eleştirmesiyle
süregider. Burada laboratuvar masasına yatırılan Batı uygarlığının
aşamalarıdır. Modernite yi elit bürokrasinin halka dayattığı toplumlarda örneğin
Osmanlı toplumunun Modernite yi algılama biçimi çok farklı olmuş, &amp;nbsp;kültür kalıpları siyasi erki elinde bulunduran
güç odaklarına göre şekil değiştirmiştir. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Monarşinin yüzyıllar boyunca yarattığı korku
imparatorluğu halkın bireysel özgürlüklerini hiçbir vakit tam olarak kabul
etmemiştir. Din kurumları başta olmak üzere moderniteye karşı çıkmışlardır.
Halkın özgürlük taleplerinin dikkate alınmadığı ortamı yaratan monarşi, hakkı
olan bireyselliği ve özgürlük ortamını, fırsat eşitliğini ve modern dünyanın ve
liberalizmin gereği olan hukuk düzenini kendi çıkarları için kullanmış
geleneksel yaşamı sürdüren kitlelerin aydınlanmasını istememişlerdir. Dini ve
askeri kurumlar monarşinin istekleri doğrultusunda hareket etmiş karşı çıkanlar
çok şiddetle cezalandırılmışlardır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Kanımca Horkheimer’in kitle kültür kalıpları tezi
Osmanlı toplumu ve onun devamı olan Cumhuriyet Türkiye’si için geçerli
değildir. Okuma yazma bilenlerin oranının yüzde beş olduğu bir ulusun
çoğunluğun içinde olduğu karanlığın nedeninin monarşinin kötü idaresinde aramak
gerekir. Viyana bozgunundan sonra iki farklı yönde değişim görülmektedir. Batı
hızla reformlar gerçekleştirerek bireylerin özgürlük taleplerini karşılarken
Osmanlı tam tersine özgürlükleri daha da kısıtlayarak halkı aldatma yolunu
seçecektir. Monarşinin tek yaptığı şey iktidar savaşlarıdır. Bürokrasi ise
iktidarların siyasi manevralarıyla kişiliksiz ve basiretsiz bir çizgiye
evrilecek halktan kopukluğu artacaktır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Yüzyıllar boyunca örgütlenmesine izin verilmeyen
sivil toplum kurumları gelişememiştir. Halk sadece dini kurumlar yani tekke ve zaviyeler
etrafında örgütlenen sivil toplum kurumlarına katılabilmekte giderek temel hak
ve özgürlükler için değil vaat edilen öteki dünya için çalışacaklardır.
Cumhuriyetin ilanından sonra aynı yanlış devam etmiştir. Halkın ilişki içinde
olduğu dini kurumlar yasaklanmışlardır. Bir yanda yasaklanan dini kurumlar öbür
yanda bürokrat elitin dayattığı Modernite kurumları halk arasında iki farklı
yapının oluşmasına neden olmuştur. Batılı anlamda moderniteye dönük gelişen bir
elit azınlık ile yeraltına inen dini kurumlar etrafında örgütlenen geleneksel
çoğunluk. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Modernite geleneksel bir yaşam süren çoğunluğa ne
verebiliyor? Her gidilen yerde karşı karşıya kalınan derin bir uçurum.
Paradigma uçurumu. Bir yanda Batılılaşmış bir elit azınlık, öte yanda
batılılaşma yolunda başarısızlığa uğrayan toplum yaşamı için hiç de uygun
davranışlar sergilemeyen çıkarcı yarı modernler ve hiçbir şeyden haberi olmayan
farkındalığı düşük cahil çoğunluk.&amp;nbsp; Zaman
içinde Batılılaşmış elit azınlık küçülecek onların yerini ise çıkarcı yarı
modernler alacaktır. Devlet kurumlarında kitle haberleşme organlarında çoğalan
çıkarcı yarı modernler iktidarı ele geçireceklerdir. Halkın yine hiçbir şeyden
haberi yoktur. Teknolojinin ilerlemesine rağmen, kitle iletişim organlarının
çoğalmasına rağmen geniş kitlelerin farkındalığı artmayacaktır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Öyleyse nedir bu Modernite? Nasıl tarif edebiliriz?
Sözlükten okuyalım: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“&lt;i&gt;Genel olarak bir uygarlığın kendi gelişim
çizgisi içinde görece en son dönemde geliştirdiği, özel olarak da Batı
uygarlığının Rönesans ve aydınlanma dönüşümünden sonra kazandığı kültürel değer
ve sosyal ilişkilerin özümsenmesi ile ortaya çıkan yaşam tarzı&lt;/i&gt;”&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn7&quot; name=&quot;_ftnref7&quot; title=&quot;&quot;&gt;[7]&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn7&quot; name=&quot;_ftnref7&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Çoğu düşünüre göre öznesi “yaşam tarzı” olarak
nitelendirilebilecek bir kavramdan söz ediyoruz. Bunu derinleştirecek bir
kelime daha ararsak o da olsa olsa “gelenek” olabilir. Gelenek de oldukça
karmaşık bir kavram olarak karşımıza çıkacaktır. Kimin gelenekten ne anladığına
göre paradigma ağıyla karşı karşıya olduğumuz muhakkaktır. Bu nedenle geleneklerin
tarifine de bakmamız gerekir: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Nedir gelenek? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;“Bir
toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup,
kuşaktan kuşağa iletilen kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre,
davranışlar ve anane”&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn8&quot; name=&quot;_ftnref8&quot; title=&quot;&quot;&gt;[8]&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn8&quot; name=&quot;_ftnref8&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Sosyologların gelenek tarifi farklılık
göstermektedir. Gelenek değişken midir? Kuşaktan kuşağa aktarılırken değişime
uğrar mı? Dinle ilgisi nedir? Bu soruları cevaplamak gerekir. Moderniteyi
geleneksel olanın karşısına getirerek bir zıtlık yaratmak kolaydır. Öte yandan
Moderniteyi üretmiş olan Batılı toplumların geleneklere bakışı ile moderniteyi
topluma dayatan elitlerin idare ettiği toplumların geleneklere bakışı çok
farklı olacaktır. Gelenek kelimesi Hint Avrupa dillerinde etimolojik anlamda ,
“intikal etme”, “aktarılan” , “getirilen, taşınan” köklerinden üretilmiştir.
Türkçede ise durum göründüğünden de karmaşıktır. Cumhuriyet öncesi dilde Osmanlıcada
“adet” , “An’ane” kelimesinin kökünün Arapça ‘falandan nakledildi’ anlamındaki
“an fulânin”den gelmekte olduğu ileri sürülmektedir. Batıdan ziyade Arap Fars
kültürünün baskın olduğu Osmanlı toplumunun geleneklere bakışını din ve
inanışlardan bağımsız düşünmek mümkün değildir. “Rivayet” kavramına da değinmek
gereklidir. İnanışların nesilden nesile intikal ederek değiştiği Osmanlı
toplumunda Müslümanlığı bazı hadisler gösterilerek yorumlayan din adamlarının
geleneklerin önemli bir bölümünü oluşturduğu söylenebilir.&amp;nbsp; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Bahtiyar Aslan doktora tezinde toplumda geleneksel
olanla geleneksel olmayan kültürlerin çatışmasının edebiyata yansımasını
inceliyor: Geleneksel olanın izahında İslam literatüründe rivayet edenlerin
(ravî) zincirinin uzun olduğu hadislere “an’aneli hadisler”&amp;nbsp; adı verildiğini belirtmektedir. &lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn9&quot; name=&quot;_ftnref9&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[9]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Önemle
vurgulanan konu ise geleneklerin üzerine yerleştirilen aslında “özel” bir alan
olan “din” olgusudur. Belirli bir dinin vurgulandığı geleneklere yönelik alan
tartışmalı bir alandır. Bir toplumun kültürel geçmişini dini öğelerle gösterme
eğilimi özellikle siyaset alanı için sonsuz olanaklar sunmaktadır. &amp;nbsp;Geleneklerine bağlı kalan çoğunluğun kamusal
alanda yapılan bu din vurgusuna eğilimli olduğu söylenebilir. Bu vurgu
moderniteyle birlikte azalması gerekirken aksine artmış, şiddetlenmiştir. &amp;nbsp;İki bin yıl önce ve bir başka kültürde geçerli
olan geleneklere “kutsal” vurgusu yapılarak yaratılan etki hiç de azımsanacak
bir güç değildir. Siyasi söylemlerde kutsal alan paylaşılamaz. Bir siyasi grup
kutsal alanı kendi alanıymış gibi savunmaya başlar. Siyasi rakiplerini de bu
kutsalı tehdit eden unsurlar gibi göstermeye çabalar. Bunda başarılı olursa
iktidarı elde eder. Nitekim son elli yıldır kutsalı savunan siyasi partiler
iktidara gelmişlerdir. Kutsal alan dokunulmaz kılınarak tartışma dışına itilir
ve gelenekçi kitle üzerinde bir baskı kurulmaya çalışılır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Modernitenin ne kadar göreceli olduğunu kavramanın esas
ayırım noktası ise işte tam da burasıdır. Batının moderniteyle tanışması çok
katı dindarlığın hakim olduğu ve milyonlarca insanın katledildiği engizisyon
dönemi sonrası “Rönesans” çağına rastlar. İtalya’dan başlayarak on beşinci
asırda aydınlanma dönemi ardından dinde reformasyon devri diye bilinen
özellikle Kuzey Avrupa’da Protestanlığın yayıldığı yüz binlerce insanın din
uğruna birbirini katlettiği çok uzun bir süreç yaşanır. Yüz yıldan fazla süren
bu savaşlar sonunda Fransa’da halk devrimi gerçekleşir. Modernitenin esas
anlamda başlangıcı olarak Fransız halk devriminin entelektüel ve kültürel
atılımı kabul edilir. Modernite bazı düşünürler için Fransız Halk Devrimi ile
özdeşleşmiştir. Fransız halkının geleneksel kilise kültüründen kurtularak
bilimsel yöntemleri kullanarak sanayi devrimine hazırlanması çok önemli bir
aşamadır. Bu bireyin özgür olduğu monarşinin yok edildiği bir alandır. Fransa monarşiden
kurtulmuş ama daha sonra diktatörlükten kurtulamamıştır. Napolyon Fransa’yı
farklı bir siyasi alana çekmiş askeri gücün dinin yerini aldığı farklı bir
rejim ortaya çıkmıştır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;On sekizinci asırda Batıda bunlar cereyan ederken.
Bazı Osmanlı bürokratlarının reçete olarak padişaha sundukları “Garpçılık”
projeleri çok farklı bir fitili ateşleyecek, halkın değil bir avuç elit
bürokratın ve zengin tüccarın modernleşmesi halkın ise her şeyden habersiz aynı
yaşayan geleneksel yapıyı yaşamaya devam etmesine neden olur. Bu ikilem zamanla
derinleşecek elitlerle çoğunluk halk arasındaki kültür makası giderek
açılacaktır. Moderniteyi yaşadığını gösterme gayretinde olan elit, halkla
bütünleşmek için değil halkla kendi arasına daha derin uçurumlar açmak için
yapar.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn10&quot; name=&quot;_ftnref10&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[10]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Nitekim
Bahtiyar Aslan da tezinde bu uçurumun nedenlerini ve süresine değinir:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Batı
dışı toplumlar için modernleşmenin anlamı, Batılı toplumlara benzemeye, onların
değerlerini benimsemeye, Batının kurum ve anlayışını toplumda yerleştirmeye,
yine bu kurum ve anlayışın gerektirdiği pratikleri hayata geçirmeye yönelik
çalışmaların gerçekleştirildiği süreç demektir.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;TimesNewRoman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: TimesNewRoman;&quot;&gt; &amp;nbsp;(…)
&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Batı dışı toplumlar,
özellikle de güçlü bir geleneğe sahip olan Osmanlı ve İran söz konusu
olduğunda, modernleşme, kendini tarif için belirlenen “öteki” ye dönüşmek
anlamına gelir. Dolayısıyla bu tür toplumlarda modernleşmenin “öteki” olana
benzemek gibi bir zorunluluğa işaret eden bir yanı vardır. Bu psikoloji, içinde
halli mümkün olmayan bir tenakuzu barındıran, dolayısıyla gelenekle modernin
çatışmasından ayrı olarak sürekli bir çatışmayı diri tutan bir sürecin psikolojisidir.”&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn11&quot; name=&quot;_ftnref11&quot; title=&quot;&quot;&gt;[11]&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn11&quot; name=&quot;_ftnref11&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Batı taklitçiliğinin ayyuka çıktığı on yedinci asır
her bakımdan siyasal ve toplumsal açıdan trajikomik olaylarla doludur. Modernleşme
sürecinde “paradigma” farklılıkları yaşanması doğaldır. Din, sanat, ekonomi ve
siyaset alanlarında modernleşmek arzusu acaba çoğunluk tarafından da aynı
iştahla isteniyor muydu? Yoksa bu “elit” bürokrasi tarafından bir reçete olarak
yazılmış ve halka dayatmayla içirilmeye çalışılan bir çare miydi? Habermas üç
büyük kültürel değere vurgu yapıyordu: Bilim, ahlâk ve sanat. Diğer
düşünürlerin aksine Habermas modernitenin tamamlanmamış bir proje olduğundan
söz ederek modernitenin aksayan yönlerinin düzeltilerek uygulanması gereğini
vurgulamıştır. Post yapısalcı ve Post Modern düşünürler bu analize katılmayarak
modernitenin iflas ettiğini söylemişlerdir. Eskiye doğru giderek modernitenin
hangi alanlarda etkili olduğunu da görmek mümkündür.&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Osmanlı bürokrasisi giderek eriyen imparatorluğun
yıkılmayla karşı karşıya olduğunu gördüler. Ötekileşme faturasını ödemeye hazır
olan elit modernleşmenin gereği olan aydınlanmanın hümanizm, deizm ya da
ateizm, akılcılık, ilerlemecilik, iyimserlik ve evrenselcilik gibi temel unsurlardan
oluştuğunun bilincinde olarak halktan bu unsurlara uygun davranışları hemen beklediler.
Kısa sürede yanıldıklarını da anladılar. Dayatmayla bu fikriyatı yerleştirmeye
çalıştılar. Dinin ilerlemenin önündeki en büyük engel olduğunu halka
anlatmaları çok zordu. Nitekim anlatamadılar da. Tabandan gelmeyen çarpık
çurpuk bir modernleşme Batıyı taklit ederek yaygınlaştırılmaya çalışıldı.
Batının dört yüz yılda geldiği seviyeye onları taklit ederek bir iki yılda gelene
bilineceği düşünüldü. Kıyafet değişimi, harf değişimi geleneksel paradigmayı
değiştirmeye yetmeyecekti. Öncelikle matbaanın üç yüz yıllık bir gecikmeyle
1740 yıllarında bu coğrafyaya geldiği düşünülürse bu süre içinde Batı’nın
kültürel anlamda çok ciddi mesafe kaydettiği söylenebilir. &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Moderniteyi şark entelektüellerinin eleştirmesi
başka Batılı entelektüellerin eleştirmesi ise bambaşkadır. Dr. Zeki Duman’ın
makalesinden işte tam da böyle bir Modernite eleştirisi okuyoruz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Modernite
nedir sorusuna, Berman’ın (2001) “şaşırtıcı bir paradokstur” deyişiyle ancak
cevap verilebileceğini, modern siyasetin telosunun
evrensellik ilkesi olması nedeniyle kamusala ilişin her şeyi birleştirmeyi
düşlerken böldüğünü, evrenselliğe ulaşmaya çabalarken tikelliği öne çıkardığı
için de bütünleşmeyi sağlayamadığını düşünür. Ona göre modernite olsa olsa,
“hâkimiyet dürtüsüdür; umut, hırs ve öz güvenle dolu olma durumudur. Veya
François Lyotard tarafından “doğa’nın boyun eğdirilmesi ve bir amaç yolunda
ayrılmasıyla bir zaman dizisine sonluluk katmak için “kartezyen kararlılığı
olarak tanımlanan şeyle ilişkisi olan davranışa ve tavra ilişkin bir bileşiktir”
(Bauman, 2000a:176).”&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn12&quot; name=&quot;_ftnref12&quot; title=&quot;&quot;&gt;[12]&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn12&quot; name=&quot;_ftnref12&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Modernitenin daha tamamlanmadan bir fiyaskoyla
sonuçlandığını ve insanları yeniden köleleştirerek özgürlüklerini ellerinden
zorla alan bir siyasi karmaşaya dönüştüğünü ileri süren düşünürler haksız da
değiller. Aydınlanma felsefesinin ana teması olan insan düşüncesinin özgürlüğü,
Liberalizmin ana teması olan serbest ticaret ve serbest rekabet alanları
iktidara gelen siyasi akımlar tarafından genişletilmek yerine dar alanlara
doğru sürüklenerek toplumda sosyal tabakalar arasında ciddi uçurumlar açmaya
başlayacaktı. Yetmişli yıllarda tartışılmaya başlanan “postmodernite” , “yeni muhafazakârlık”
gibi akımların moderniteye itibar kaybettirdiği de söylenebilir. Öte yandan on
yedinci ve on sekizinci asırlarda sanayileşme hamlesiyle birlikte ortaya çıkan
sömürgeciliğin moderniteyi yaymak adına uyguladığı baskının sonuçları hiç de
olumlu değil. Modernite paketinin içinden toplumsal yaşama ilişkin birçok
olumlu yön olmasına karşın ağır olumsuzluklar da var. Bireyin yaşamını hangi
yönde değiştirdiğine bakılırsa daha sağlıklı sonuçlar alabilmek mümkün.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Modernite dediğimizde ne anlıyoruz?&amp;nbsp;
İklim Özdikmenli’nin tezinden aktaralım.&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftn13&quot; name=&quot;_ftnref13&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 12pt; line-height: 115%;&quot;&gt;[13]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;“Nietzsche’de
Modernite tekil statüsünü kaybeder; yalnızca arkaik yasamın çözülüşü ve mitin
çöküşü ile başlayan rasyonelleştirmenin tarihindeki son dönemi ifade eder. Ona
göre, çağın kültürel ve bilişsel sorunları mitin yitiminden kaynaklanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;
(…) &lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;Mitolojinin estetik
yeniden doğuşu düşüncesini Dionysos metaforu üzerine inşa etmiştir. Zeus’un
gayrimeşru çocuğu Dionysos, Zeus’un karısı Hera tarafından deliliğe mahkum
edildiğinden beri yabancı topraklarda dolaşmaktadır. Dionysos miti Mesih sel
bir beklentiyi karşılamıştır, çünkü o “burada” olmayan ama döneceğine inanılan
bir tanrıdır.” İklim Özdikmenli, s.45 &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;&quot;&gt;&amp;nbsp;İşte burada
modern olan ile geleneksel olanı karşılaştırma olanağına sahip olan şanslı
kişilerin siyaset sahnesinde olmadığını düşünmek gerek. Geleneksel toplum
düzeninde yaşamak isteyen çoğunluk “Cumhuriyet” ve “Demokrasi” kavramlarından
pek bir şey anlamıyor. Anlamak da istemiyor. Kendini bir “birey” olarak değil “kitle”
olarak görüyor. Konuşurken “biz” diye konuşuyor. Eleştirirken “onlar” , “büyüklerimiz”,
“yapsınlar” diye üçüncü şahıs üzerinden aşırtmaya çalışıp “ben” ini saklıyor. Korku
dolu bir kitle. Tarihi gerçeklerle yani devlet şiddetiyle yılmış bir kitlenin
küçük bir parçası olmayı, cumhuriyet bireyi olmaya tercih ediyor. Bir gün ilahi
adaletin yerine geleceğine inanıp sesini çıkartmıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;br clear=&quot;all&quot; /&gt;

&lt;hr align=&quot;left&quot; size=&quot;1&quot; width=&quot;33%&quot; /&gt;

&lt;!--[endif]--&gt;

&lt;div id=&quot;ftn1&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftnref1&quot; name=&quot;_ftn1&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Nehir
tanrısı Cephissus ile Liriope’nin oğlu olan Narcissus ormanda avlanırken
Nemesis’in gazabına uğrar. Nehir kenarında otururken suda kendi yansımasına
aşık olan Narcissus,&amp;nbsp; nehre düşerek
boğulur. Kendine odaklı daha doğrusu bunu aşırı kendini beğenme saplantısı
haline getirenler için kullanılan bir kavrama dönüşmüştür. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn2&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftnref2&quot; name=&quot;_ftn2&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;
Diegesis: anlatma, dolaylı temsil. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn3&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftnref3&quot; name=&quot;_ftn3&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Çelik,
Rifat, 21. Yüzyılda yeni biçim-anlatım denemeleri, Yüksek Lisans Tezi,
Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Heykel Ana sanat Dalı
Programı, Ankara, 2006 &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn4&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftnref4&quot; name=&quot;_ftn4&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[4]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Yirmi birinci
yüzyılda Türkiye’de bir siyaset adamının yetkilerini kullanarak bir heykeli
“ucube” olarak nitelendirerek yıktırması ve kimsenin buna ses çıkarmaması bu
topraklarda geleneksel otoriterliğin hala geçerli olduğunu ispat etmektedir.
Batı ülkelerinde on beşinci asırda görülen bu uygulamaların artık günümüzde en
azından bu ülkeler tarafından terk edildiğini söylemek mümkündür. Temeli halka
değil de üst yapıdan yani elit siyasi otorite tarafından yönlendirilen kültür
değişiminin iktidar geleneksel güçlere geçtiği vakit ters yüz edildiğinin en
basit misali olarak “Ucube heykel” davası gösterilebilir. Heykeltıraş Mehmet
Aksoy yargıya başvurmuştu fakat yargının siyasetle ters düşmemek adına bu
konuda bir karar vermekten çekindiği söylenebilir.&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn5&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftnref5&quot; name=&quot;_ftn5&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[5]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Özertürk,
Vildan, ÂRÂFTAKİ MÜNEVVERLER, &lt;a href=&quot;https://www.academia.edu/&quot;&gt;https://www.academia.edu/&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn6&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftnref6&quot; name=&quot;_ftn6&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[6]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Serdar
Taşçı, Eleştirel kuramda Modernite sorunsalı, Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi,
Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2010, İstanbul&amp;nbsp;
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn7&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftnref7&quot; name=&quot;_ftn7&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[7]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Ömer
Demir; Mustafa Acar, &lt;b&gt;Sosyal Bilimler Sözlüğü&lt;/b&gt;, Ağaç Yayınları, İstanbul,
1992. s. 251.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn8&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftnref8&quot; name=&quot;_ftn8&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[8]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;b&gt;Türkçe
Sözlük&lt;/b&gt;, TDK Yayınları, Ankara 2005.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn9&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftnref9&quot; name=&quot;_ftn9&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[9]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Bahtiyar
Aslan, Cumhuriyet Dönemi Roman Kahramanlarında Kültürel Bocalama, Doktora Tezi,
İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi İstanbul, 2009, s. 6&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn10&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftnref10&quot; name=&quot;_ftn10&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[10]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Varolan
ekonomik farklılıkların ötesinde “monden”&amp;nbsp;
yani modern vatandaş profili zamanla köylü-şehirli, okumuş-cahil gibi
ikilemlere de başlangıç teşkil edecektir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn11&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftnref11&quot; name=&quot;_ftn11&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[11]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Aslan
Bahtiyar, s.13&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn12&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftnref12&quot; name=&quot;_ftn12&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[12]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Zygmunt
Bauman, Eleştirel Aklın Sözcüsü, &amp;nbsp;Dr. M.
Zeki DUMAN s.4, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div id=&quot;ftn13&quot;&gt;

&lt;div class=&quot;MsoFootnoteText&quot;&gt;
&lt;a href=&quot;file:///C:/Users/Yavuz%20%C3%87ekirge/Documents/Yavuz%20%C3%87ekirge%20Yaz%C4%B1lar/Denemeler/Felsefe/Modernite%20ve%20Birey.docx#_ftnref13&quot; name=&quot;_ftn13&quot; title=&quot;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;!--[if !supportFootnotes]--&gt;&lt;span class=&quot;MsoFootnoteReference&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; line-height: 115%; mso-ansi-language: TR; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin;&quot;&gt;[13]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; İklim
Özdikmenli, Jürgen Habermas ’ın Modernite savunusu üzerine bir değerlendirme,
Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara,
2006&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/6525269990038955948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/6525269990038955948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/02/modernite-ve-birey.html' title='Modernite ve Birey'/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjPVtVvxRvycitFu55hWD9m4XVzOaEh3gWMZmlGpGVAUe-AwZOO1bo5mq9FC49lU-auKj7v4dqU0fBw-FNQjg6n1nQxd2zHgk-xvqxZIfiylfxA_7vetS4lY_lU03_G3KaViZ1ZmREcKSk/s72-c/16+%C5%9Eubat+2014+Cape+Gelidonya+024.JPG" height="72" width="72"/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5061959141149377245.post-4767465689886129615</id><published>2014-01-22T11:34:00.005+02:00</published><updated>2014-01-22T11:34:53.829+02:00</updated><title type='text'>Antik Roma Yolu </title><content type='html'>&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4165&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4165&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4165&quot; style=&quot;color: #ac0404; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4165&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4165&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4165&quot; style=&quot;color: #ac0404; line-height: 1.5; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;Kovanlık Antik Helen Roma Yolu 079&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4165&quot; data-mce-src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/01/Kovanlık-Antik-Helen-Roma-Yolu-079.jpg&quot; height=&quot;3730&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/01/Kovanl%C4%B1k-Antik-Helen-Roma-Yolu-079.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; cursor: default; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;3072&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Kovanlık köyünün &amp;nbsp;yakınında olduğu söylenen ve her nedense çok iyi durumda olan iki bin yıllık antik yolu görmeye gidiyoruz. &amp;nbsp;Antalya Burdur yolunun otuzuncu kilometresinde Kovanlık köyüne sapan yola giriyorsunuz. &amp;nbsp;Asfalt yolda üç kilometre gittikten sonra toprak yola giriyorsunuz. Yol su birikintileri ve yağmur çukurlarıyla dolu. Dar toprak yol kıvrılarak Döşeme Boğazı diye bilinen &amp;nbsp;dağlara doğru uzanıyor. Bir çobana yol soruyoruz. İlerde karşımıza çıkacak olan köprüden sola dönüp arabanın gideceği kadar gidecek sonra yaya devam edecekmişiz.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Toprak yol bitiyor. Döşeme Boğazı&#39;na bir kilometre kala arabayı bırakmak zorunda kalıyoruz. Çobanların derme çatma ağıllarının yanından yürüyerek ilerde görülen harabelere doğru yaklaşıyoruz. &amp;nbsp;Zemin sanki &amp;nbsp;kurumuş bir göl yatağını andırıyor. Sular çekilmiş toprak tüm suyu içmiş ama doymamış gibi görünüyor. Ayaklarımızı basarken irkiliyoruz. &amp;nbsp;Harabeler bir kervansarayın harabelerine benziyor. Etrafta bölgede hemen hemen her yerde gördüğümüz parçalanmış lahit kapakları, dinamit çukurları &amp;nbsp;buraların defineciler tarafından sık sık ziyaret edildiğini gösteriyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4168&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4168&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4168&quot; style=&quot;color: #ac0404; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;Kovanlık Antik Helen Roma Yolu 033&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4168&quot; data-mce-src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/01/Kovanlık-Antik-Helen-Roma-Yolu-033.jpg&quot; height=&quot;2933&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/01/Kovanl%C4%B1k-Antik-Helen-Roma-Yolu-033.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; cursor: default; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;2011&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Antik yolun bu noktasında yoğun bir yerleşme olduğunu gösteren kalıntılar var. Nekropol alanı, sarnıç, agora gibi binaların kalıntıları halen duruyor. Muhtemelen burası bir geçiş noktası. Bir kırallıktan diğerine geçiş noktası. Pamphilia&#39;dan Psidia&#39;ya geçiş noktası. Buradan geçen yol Kuzeye Ariassos&#39;a doğru gidiyormuş. (1) Bu antik yol ağının haritası var.&amp;nbsp;David H. French adlı bir araştırmacı bu bölgenin bir haritasını çıkarmış. &amp;nbsp;Antik Anadolu coğrafyasında tüm kentleri birbirine bağlayan bu yolların önce Helen daha sonra da Romalılar tarafından yapıldığı erken Bizans ve Selçuklu döneminde de fiilen kullanıldığını söyleyen araştırmacılar var.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4170&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4170&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4170&quot; style=&quot;color: #ac0404; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;European 1950 Datum Equidistant Cylindrical Map:st paul1&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4170&quot; data-mce-src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/01/st-paul-map.jpg&quot; height=&quot;998&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/01/st-paul-map.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; cursor: default; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
İki bin yıllık bir yolun üzerinde yürümek çok heyecan verici. Döşeme Orta Ovası adı verilen yerden Döşeme Boğazı&#39;na doğru kıvrılarak yükselen taş döşeme antik yol önümüzde uzanıyor. Basamaklardan tırmanarak çıkıyoruz. Ova yavaş yavaş arkamızda küçülüyor. Üç kilometre boyunca antik yolun coğrafi yapı gereği basamak sistemine göre iri ve küçük taşlar üzerinde yürüyoruz. Boğaza geldiğimizde şiddetli rüzgar karşılıyor bizi. Psidia platosunun serin havası Pamphilia ovasına akıp gidiyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4169&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4169&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4169&quot; style=&quot;color: #ac0404; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;Kovanlık Antik Helen Roma Yolu 045&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4169&quot; data-mce-src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/01/Kovanlık-Antik-Helen-Roma-Yolu-045.jpg&quot; height=&quot;3041&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/01/Kovanl%C4%B1k-Antik-Helen-Roma-Yolu-045.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; cursor: default; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;2641&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Bu antik yolun &quot;Via Sabaste&quot; &amp;nbsp;olarak anılan yolun bir parçası olduğu kesin. Giray Ercenk de makalesinde yazıyor detaylarıyla. &amp;nbsp;M.Ö. 6. yılda yapılan bu yol tam tamına iki bin yaşında. Yolun Pamphilia kentlerine dağılan Batıya Phaselis&#39;e doğuya Perge&#39;ye uzanan bölümleri yok olmuş. Yol etrafında yoğun yerleşim bölgeleri var. Kovanlık Köyü büyük bir olasılıkla yolun tahrip edilmesinde büyük bir rol oynamıştır. Her gördüğümüz antik kentteki tablo değişmiyor. Köylüler hayvanlarını antik kentlerde otlatıyor zaman zaman da define arıyorlar. Yolun bazı bölümleri hiç bozulmamış. Bazı yerlerde ise heyelan ve selin yarattığı tahribatın &amp;nbsp;izleri var.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Roma İmparatorluğu&#39;nun M.Ö: 129 yılında bölgeye hakim olmasından sonra ilk yaptıkları işin bu yolu onarmak ve genişletmek olduğu söyleniyor. (2) Bu yolun via sabaste adı verilen yolun başlangıcı olduğu da vurgulanıyor. Pamphilia ve Pisidia bölgelerini fetheden Romalı komutanlar ilk iş olarak yol yapımına girişiyorlar. Via Sabaste &amp;nbsp;Döşeme Boğazı&#39;ndan başlayıp Perge&#39;ye oradan da Side&#39;ye kadar uzanıyormuş. Roma İmparatorluğunun Anadolu&#39;ya yayılma ve yerleşme sürecinde &quot;Asia Eyaleti&quot; siyasi yapısını kurduğu ve buna bağlı olarak da garnizonlar ve güvenlik alanları oluşturduğu. Mevcut yol güzergahlarının tamir edilerek yeni yollarla takviye edilmesinin bölgede Roma askeri gücünün kısa sürede etkili olmasına yardımcı olduğu tarihçiler tarafından ileri sürülmektedir. Antik yolları araştıran İngiliz Arkeoloji müdürü Dr. David H. French makalesinde &amp;nbsp;elde ettiği bilgilerin ışığında antik yolların haritasını oluşturmaya çalışmıştır (3) Özellikle güney &amp;nbsp;Pisidia bölgesindeki antik yolların mil taşlarından söz etmektedir.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Roma İmparatorluk ordularının bu coğrafyada vergi toplamakta çok zorlandığı giderek askeri gücü artırarak vergi toplamayı kolaylaştırmayı hedeflediği bazı araştırmacılar tarafından &amp;nbsp;ileri sürülmektedir. (4) Öte yandan Anadolu&#39;nun Roma orduları tarafından fethi çok da kolay olmamıştır. Pontos kralı Mithridates kırk yıl boyunca Roma ile savaşmıştır. &amp;nbsp;Romalı general Pompeus uzun mücadeleler ve siyasi manevralarla kralın en yakınında olanları ihanete zorlamış, oğulları ve en güvendiği generalleri tarafından ihanete uğrayan Mithridates yenildi böylelikle Roma İmparatorluk lejyonları tüm Anadolu&#39;ya yayıldılar. Helen döneminden kalan küçük krallıklardan biri olan Pontos zamanın güçlü ordusu karşısında kırk yıllık bir mücadelenin sonunda &amp;nbsp;Galat, Kapadokya &amp;nbsp;ve diğer krallıklar gibi tutunamamıştır. M.Ö. 100 yıllarında başlayan Roma istilası M.Ö. 60 yıllarında sonuçlanmıştır. Bu tarihten sonra Anadolu&#39;daki &amp;nbsp;Helen hakimiyeti sona ermiş Roma hakimiyeti başlamıştır. Roma yolları işte bu dönemde başlanıp yıllar boyunca geliştirilip tüm Anadolu&#39;ya yayılan bir ticaret ve lojistik ağına dönüşmüştür.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;a data-mce-href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4175&quot; href=&quot;http://yavuzcekirge.com/?attachment_id=4175&quot; rel=&quot;attachment wp-att-4175&quot; style=&quot;color: #ac0404; text-decoration: none;&quot;&gt;&lt;img alt=&quot;Kovanlık Antik Helen Roma Yolu 076&quot; class=&quot;aligncenter size-full wp-image-4175&quot; data-mce-src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/01/Kovanlık-Antik-Helen-Roma-Yolu-076.jpg&quot; height=&quot;3053&quot; src=&quot;http://yavuzcekirge.com/wp-content/uploads/2014/01/Kovanl%C4%B1k-Antik-Helen-Roma-Yolu-076.jpg&quot; style=&quot;border: 0px; cursor: default; display: block; height: auto; margin: 5px auto; max-width: 100%; vertical-align: middle;&quot; width=&quot;1886&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Önce Likya sonra Helen daha sonra da Roma tarafından kullanılan, tamir edilerek genişletilen yol ağları tüm Anadolu şehirlerini birbirine bağlayan son derece ustalıkla yapılmış antik hazineler arasında yer almaktadır. Binlerce kilometre uzunluğundaki bu döşeme taş yolların çoğu malesef yok olmuştur. Özellikle dağlık alanlardan, boğazlardan &amp;nbsp;geçen yollar bozulmadan günümüze kadar gelmiş, öte yandan tarım arazileri ve yerleşme bölgelerindeki yollar köylüler tarafından bilinçsizce yok edilmiştir. Tarihi eser katliamı günümüzde de bütün hızıyla devam etmektedir. Koruma altına alınan bölgelerde hayvan otlatan, define arayan, taş ocağı işeten kişilerce tahrip edilen antik eserlerin yok oluşuna seyirci kalınmaktadır.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
Biz iki bin yıllık bir yolun üzerinde yürürken Anadolu&#39;nun gerçek kralı Mithridates&#39;in işgalci Roma güçlerine karşı verdiği mücadeleyi düşünmeden edemedik.&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&amp;nbsp;&lt;span style=&quot;font-size: 15.555556297302246px;&quot;&gt;---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
(1) GİRAY ERCENK: &amp;nbsp;Pamphylia Bölgesi ve Çevresi Eski Yol SistemiBelleten, C. LVI, Ağustos 1992, Sayı: 216’dan Ayrı Basım,Ağustos 1992&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
(2) Burak Takmer, Nihal Ömer Tünen :&amp;nbsp;Batı Pamphylia&#39;da Antik Yol Araştrrmaları,&amp;nbsp;Via Sebaste, ADALYA, 2008 No XI, Antalya&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;span style=&quot;line-height: 1.5;&quot;&gt;3) Dr. David H. French, Roma yolları ve mil taşları,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
(4) Murat Arslan, Mithridates Eupator ve Roma, Doktora Tezi, Akdeniz Üniversitesi, Eskiçağ dilleri ve Kültürleri, Antalya , 2002&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=&quot;color: #141412; font-family: &#39;Source Sans Pro&#39;, Helvetica, sans-serif; font-size: 15.555556297302246px; line-height: 26.666667938232422px; margin-bottom: 24px;&quot;&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/4767465689886129615'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5061959141149377245/posts/default/4767465689886129615'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yavuzcekirge.blogspot.com/2014/01/antik-roma-yolu.html' title='Antik Roma Yolu '/><author><name>Unknown</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry></feed>