<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><rss xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0"><channel><title>TeknolojiBlogg</title><description></description><managingEditor>noreply@blogger.com (Unknown)</managingEditor><pubDate>Tue, 5 Nov 2024 18:55:21 -0800</pubDate><generator>Blogger http://www.blogger.com</generator><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">240</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">25</openSearch:itemsPerPage><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/</link><language>en-us</language><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:keywords>teknoloji,blog,tekno,blog,teknoloji,haberleri,teknoloji</itunes:keywords><itunes:summary>Hergün yenilenen içeriğiyle teknolojiblogg.blogspot.com sizi teknolojiden haberdar etmeye devam ediyor.</itunes:summary><itunes:subtitle>Gelişen Teknolojiden Haberim Yok Demeyin</itunes:subtitle><itunes:category text="Technology"/><itunes:owner><itunes:email>noreply@blogger.com</itunes:email></itunes:owner><item><title>Dünyayı dinleyen kulak: Echelon</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/dunyay-dinleyen-kulak-echelon.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Mon, 16 Sep 2013 12:56:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-8534114124277019249</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgyiPJJ188u9Y1ueTe9KC9MMV-KuK8kYHnZ1uwV0fi5WZioLF5NCuxhNeKriMRp2dR5h6V_l_2RbXK9l5y8axV-k9ewn-due4moWfy-I_e7omk1ch76GGub1GqGLNEQVkTuWB3jBThTgEUe/s1600/echelon.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="181" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgyiPJJ188u9Y1ueTe9KC9MMV-KuK8kYHnZ1uwV0fi5WZioLF5NCuxhNeKriMRp2dR5h6V_l_2RbXK9l5y8axV-k9ewn-due4moWfy-I_e7omk1ch76GGub1GqGLNEQVkTuWB3jBThTgEUe/s320/echelon.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Dünyadaki bütün iletişim, varlığı ilk kez 23 Mayıs 1999'da ortaya çıkan Echelon adında gizli bir sistem tarafından dinleniyor. NSA öncülüğünde kurulan ve beş ülkenin katılımıyla oluşan bu sistem tam 50 yıldır faaliyettte. Telefon, telsiz, faks, SMS ve elektronik posta işlemlerini dinleyen sistem, elde ettiği verileri NSA'nın ABD'deki merkezine aktarıyor. Verilen burada otomatik olarak metne dönüştürülüyor, tasnif ediliyor ve ilgili birimlere iletiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Echelon'un dinleme merkezleri, ABD, İngiltere, Avustralya, Yeni Zelenda ve Kanada'da bulunuyor. Aralarında Türkiyenin'de bulunduğu müttefik ülkelerde de Echelon'un üsleri bulunuyor. Bunların yanısıra, sürekli hareket halinde olan özel yapım gemi, uçak ve denizaltılar Echelon'a havadaki sinyalleri toplamak ve NSA'ya aktarmakla görevli.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Elektronik dinleme operasyonunu genellikle sinyal istihbaratı (Signal İntelligence) ya da kısaca Sigint deniliyor. ABD, birkaç müttefikiyle birlikte yürüttüğü Sigint her gün dünyanın her tarafından milyonlarca mesajı yasal olmayan yollarla zaptedip inceliyor.Bu sinyal istihbaratının yanısıra, genel elektronik istihbarat sisteminin bir parçası olarak IMINT (görüntü istihbaratı) devrede. IMINT, fotograf uydularıyla resim çekerek ve radar uydularıyla karaları ve denizleri tarayarak dünya ölçeğinde gerçekleştirilen bir casusluk sistemi. Bu görevi yürüten Ulusal İstihbarat Ofisi (NRO), Ameriran gizli servisleri arasında en küçüğü. 2000 kadar görevli, uyduları yönergesinde tutmak ve yönlendirmekten sorumlu. Bu görevliler uydularla elde edilen gizli bilgileri CIA ve Amerikan ordusuna dağıtıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Sinyal istihbaratı yalnızca ABD'nin tekelinde değil. Bu alanda en büyük istihbarat faaliyeti NSA tarafından yürütülmekteyse de, başta Rusya, Çin, Fransa olmak üzere başka bazı ülkeler de kendi sinyal istihbarat ağlarını geliştirmeye çalışıyorlar. Hatta, Danimarka, Hollanda ve İsviçre gibi ülkelerin de görece küçük Echelon türü dinleme istasyonları geliştirdikleri bildiriliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Dünyanın gizli bir kulak tarafından dinlendiği aslında 1960'da ortaya çıkmıştı. Rusya'ya iltica eden iki NSA görevlisi, Bernon Mitchell ve William Martin, 6 Eylül 1960'da Moskova'da yaptıkları bir basın toplantısında NSA'nın 2000 dinleme istasyonuyla, bunların kurulu oldukları 40 ülkenin gizli haberleşmesini dinlediğini açıkladılar. Dünyanın her yanına dagılmış olan istasyonlardaki binlerce analistin mesajlarını izlediği "mimli" kişiler arasında, Afrikalı gerilla liderlerinin yanısıra, Vietnam Savaşı'na karşı çıkan Aktris Jane Fonda ile bebek bakımı uzmanı Dr. Benjamin Spock da bulunuyordu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Sistemin varlılığının ilk kez Echelon'a üye ülkelerden biri olan Avustralya tarafından 23 Mayıs 1999'da kabul edilmesinden sonra AB harekete geçti. ABD'den istihbari olarak geri kalmamak için, hemen bir rapor hazırlattı. Echelon hakkında Avrupa Parlementosu'ndaki ilk rapor 1988'de yayınlandı. AB raporuna göre ABD, Avrupa'daki telefon, faks, ve e-posta haberleşmelerinin yüzde 90'ını Echelon sistemiyle denetliyordu.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgyiPJJ188u9Y1ueTe9KC9MMV-KuK8kYHnZ1uwV0fi5WZioLF5NCuxhNeKriMRp2dR5h6V_l_2RbXK9l5y8axV-k9ewn-due4moWfy-I_e7omk1ch76GGub1GqGLNEQVkTuWB3jBThTgEUe/s72-c/echelon.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Bu "tuğla" 6 ay şarj olmadan çalışıyor</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/bu-tugla-6-ay-sarj-olmadan-calsyor.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Mon, 16 Sep 2013 08:42:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-7843209844396762506</guid><description>

&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhEa7ZZF-jPmE52eAl0s3i0v7sP4928Z5vTJAD3fCKD_eeLrzGWa0lS_v3RjKEHysWrbYSJbe_g6-fhfbUdOqFY_WjOGw5UscjqzNCyCBTrpWI7CqEKMXydv3jreDoy2PNIXH7w7VAkXpb4/s1600/aa.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhEa7ZZF-jPmE52eAl0s3i0v7sP4928Z5vTJAD3fCKD_eeLrzGWa0lS_v3RjKEHysWrbYSJbe_g6-fhfbUdOqFY_WjOGw5UscjqzNCyCBTrpWI7CqEKMXydv3jreDoy2PNIXH7w7VAkXpb4/s1600/aa.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;
&lt;span style="color: black; font-family: chipmed; mso-bidi-font-family: Arial;"&gt;Eğer bu telefonla ortalıkta görünecek kadar medeni cesaretiniz
varsa, şarj cihazını unutabilirsiniz!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: 21.6pt; margin: 0cm 0cm 21.6pt; mso-margin-top-alt: auto;"&gt;
&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Şarj sorununun pek çok
akıllı telefon kullanıcısını bezdirdiği bir gerçek. Giderek büyüyen ekranlar ve
telefonlara eklenen yeni özellikler onları daha fazla enerji vampiri haline
dönüştürüyor. Telefonlarını satın aldığı günden itibaren çok özenli ve enerji
tasrrufuna dikkat edecek şekilde kullanmayanlar, bir sene içinde pil
problemleriyle karşılaşmaya başlıyor ve akıllı telefonlar, birkaç saatte bir
şarj olmayı isteyecek hale gelebiliyorlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: 21.6pt; margin: 0cm 0cm 21.6pt; mso-margin-top-alt: auto;"&gt;
&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;İngiltere'de piyasaya
çıkmak üzere hazırlanan bir cep telefonu ise doğrudan bu soruna çare olmak için
tasarlanmış. 80'lı yılların "&lt;b&gt;tuğla&lt;/b&gt;" gibi cep telefonları
şeklinde dizayn edilmiş olan "&lt;b&gt;The Brick&lt;/b&gt;"de çok büyük bir pil
kullanılmış ve modern telefonlarda yer alan enerji emici &lt;/span&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;özelliklere yer
verilmemiş.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;

&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: 21.6pt; margin: 0cm 0cm 21.6pt; mso-margin-top-alt: auto;"&gt;
&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Dokunmatik ekrana veya
geniş bir hafızaya sahip olmayan telefon, ayrıca klasik cep telefonu işletim
sistemiyle çalışıyor. Ancak aynı zamanda &lt;b&gt;Bluetooth&lt;/b&gt; üzerinden Android'li
ceplere bağlanıp ahize olarak kullanılabiliyor veya kullanıcı SIM kart takarsa,
cep telefonu olarak da işlev görüyor. Ayrıca, kullanıcı MicroSD kart üzerinde
depoladığı &lt;b&gt;MP3&lt;/b&gt; dosyalarını da dinleyebiliyor.&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: 21.6pt; margin: 0cm 0cm 21.6pt; mso-margin-top-alt: auto;"&gt;
&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Ancak telefonun asıl
özelliği, &lt;b&gt;altı ay&lt;/b&gt; boyunca şarj olmadan bekleyebilmesi. Ayrıca sürkeli
konuşma halinde ise şarj süresi 28 saat dayanıyor. Bu özellik, elektriğin zor
bulunduğu veya sık sık kesildiği dağlık bölgelerdeki köylerde çok önemli.
Ayrıca telefonun üzerinde bulunan pili, mini USB üzerinden şarj etmek de
mümkün.&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: 21.6pt; margin: 0cm 0cm 10pt; mso-margin-top-alt: auto;"&gt;
&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Telefon 10 Ekim'de ilk defa İngiltere'de
satışa sunulacak. 1000 mAH ve 2000 mAH pil kapasitesiyle iki farklı sürümü
olacak ve fiyatları &lt;b&gt;79 dolar&lt;/b&gt; ile &lt;b&gt;126 dolar&lt;/b&gt; olacak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;
&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhEa7ZZF-jPmE52eAl0s3i0v7sP4928Z5vTJAD3fCKD_eeLrzGWa0lS_v3RjKEHysWrbYSJbe_g6-fhfbUdOqFY_WjOGw5UscjqzNCyCBTrpWI7CqEKMXydv3jreDoy2PNIXH7w7VAkXpb4/s72-c/aa.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Google'nin arabası çıldırttı....!</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/googlenin-arabas-cldrtt.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Mon, 16 Sep 2013 08:39:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-553745595980801197</guid><description>

&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgCH3rP2PHeW79xHPl9p9sAuN46CYBoulG7ddy6MK7m4NWeghnLZbfugcZyPVDTDl8_OQE_42YhbMMCuY176wd0FOH87hSUFPRZ2LjmGW4e9A8wSLUjHIhQfrPDKo1c88vvTBm0utJeVJrz/s1600/2013091417284581788.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="179" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgCH3rP2PHeW79xHPl9p9sAuN46CYBoulG7ddy6MK7m4NWeghnLZbfugcZyPVDTDl8_OQE_42YhbMMCuY176wd0FOH87hSUFPRZ2LjmGW4e9A8wSLUjHIhQfrPDKo1c88vvTBm0utJeVJrz/s320/2013091417284581788.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; line-height: 115%;"&gt;Google Street View aracının sürücüsü, bu ülkede yaptığı
"mantıksız" hareketlerle herkesi çıldırttı!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: 21.6pt; margin: 0cm 0cm 21.6pt; mso-margin-top-alt: auto;"&gt;
&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Google Street View sürücüsü olmak veya birinin yakınında bulunmak için,
güzel bir yılda değiliz. Endonezya, Bogor'da şanssız bir Google Street View
sürücüsü bir vur-kaç denemesini başaramayarak başını belaya sokmuş durumda.
Öyle ki, sürücü bu denemesi sırasında 2 otobüs ve bir kamyona çarptı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: 21.6pt; margin: 0cm 0cm 21.6pt; mso-margin-top-alt: auto;"&gt;
&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Sürücü &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-bidi-font-size: 11.0pt; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;ilk olarak&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt; bir otobüse çarptı ve
normal olarak panikledi ancak bu panik hali kabul edilebilir iken, ardından
yaptığı kaçma denemesi pek de kabul edilebilir değil. Heyecan içerisinde
yaptığı kaçış hamlesinde, sürücü, &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-bidi-font-size: 11.0pt; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;bir başka otobüs ve
bir kamyona daha&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;çarptı. Tahminen bu üçüncü kazadan sonra artık durması gerektiğini
farketti. Halen kimsenin yaralanıp yaralanmadığı açıklanmış değil ancak Google
böyle bir kazanın varlığını kabul etmiş durumda. Endonezya forumlarında görgü
tanığı olduğu varsayılan kişiler tarafından yüklenmiş resimler de mevcut.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;


&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: 21.6pt; margin: 0cm 0cm 21.6pt; mso-margin-top-alt: auto;"&gt;
&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Google'ın Endonezya'da yer alan çalışmalarının lideri Vishnu Mahmud'un
haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklama "&lt;i&gt;Bu şekildeki kazalarını çok
ciddiye alıyoruz. Durumu değerlendirmek için yerel otoriteler ile yakın çalışma
içerisindeyiz.&lt;/i&gt;" şeklinde.&amp;nbsp;Başka bir deyiş ile çok fazla şey &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-bidi-font-size: 11.0pt; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;söylemiş değil&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: 21.6pt; margin: 0cm 0cm 21.6pt; mso-margin-top-alt: auto;"&gt;
&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Google Street View sürücülerinin başına gelen bir başka ilginç olay ise bir
grup Tay (Taylandlı) köylünün, bölgedeki Google Street View sürücüsünü
istenmeyen barajların kurucuları için &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-bidi-font-size: 11.0pt; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;casus olmak ile&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt; suçlamaları sonucu
ortaya çıkmıştı. Hiçbir suç işlememiş bulunan sürücü tutuklandı ve ancak Buda
heykeline yemin ettikten sonra serbest bırakıldı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: 21.6pt; margin: 0cm 0cm 10pt; mso-margin-top-alt: auto;"&gt;
&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Köylülerin kameralarla
çevrili aracı casus olarak tanımlamaları (yanlış araç bile olsa) anlaşılabilir
ancak kamera dolu bir araç ile kaza mahalini terk etmeye çalışmak çok da
mantıklı bir hareket olmasa gerek...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgCH3rP2PHeW79xHPl9p9sAuN46CYBoulG7ddy6MK7m4NWeghnLZbfugcZyPVDTDl8_OQE_42YhbMMCuY176wd0FOH87hSUFPRZ2LjmGW4e9A8wSLUjHIhQfrPDKo1c88vvTBm0utJeVJrz/s72-c/2013091417284581788.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Virüslerden korunmanın etkili yolları...</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/viruslerden-korunmann-etkili-yollar.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 15 Sep 2013 09:37:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-7782509892369653421</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://encrypted-tbn2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSvxaZRxJgBwHxd2syoGeH6Hn4fx33_sjz4UrkeafVFYaz4dtE9Tw" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="https://encrypted-tbn2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSvxaZRxJgBwHxd2syoGeH6Hn4fx33_sjz4UrkeafVFYaz4dtE9Tw" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; İnternetten yararlanırken gücende olmak için her şeyden önce bir antivirüs yazılımı edinmeli ve bu yazılımın virüs tanıma dosyalarını sık sık güncellemelisiniz. Bu önleme rağmen, bilgisayarınıza yüklediğiniz diğer programlardaki açıklar nedeniyle solucanların bilgisayarınıza bulaşma riskini tamamen ortadan kaldırılmayacağını da unutmayın. Bu programlardaki güvenlik açıklarından yararlanan solucanlar, antivirüs yazılımının bulunmasına karşın yine de bilgisayarınıza bulaşabilirler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Solucan ve virüslerden kendinizi korumanıza yarayacak yöntemlerden biri de bilmediğiniz kişilerden gelen e-postaları açarken dikkatli olmak, hatta açmadan silip atmak ve uzantısı şüpheli dosyalardan uzak durmaktır.</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Borsa, yeni iPhone'ları sevmedi...</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/borsa-yeni-iphonelar-sevmedi.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 15 Sep 2013 09:35:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-8426473186966122924</guid><description>
 
 
 


&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh7KctwoVp5WK7E5Iasw1TSosB4Kark4xRN6IerxVC8ovAIE-p7busw_hKarb7j4z_OMFVDVzuUwjEIg7UCX8tAOkoazVLe5XdGXu3yZHKwaWTPM8hkLEXf_fQMRyrh8AnyCeQSp0CMo0LU/s1600/2013091101583175346.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="179" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh7KctwoVp5WK7E5Iasw1TSosB4Kark4xRN6IerxVC8ovAIE-p7busw_hKarb7j4z_OMFVDVzuUwjEIg7UCX8tAOkoazVLe5XdGXu3yZHKwaWTPM8hkLEXf_fQMRyrh8AnyCeQSp0CMo0LU/s320/2013091101583175346.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
Apple'ın yeni iPhone'larını
tanıtması, bakın şirket hisselerini nasıl etkiledi...&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
Apple'ın 10 Eylül'de
yeni&amp;nbsp;&lt;strong&gt;iPhone&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;modellerini tanıtmasının
ardından, Çarşamba sabahı&amp;nbsp;&lt;strong&gt;borsada&lt;/strong&gt;Apple
hisselerinin düşmeye başlaması şaşkınlık yarattı.&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;strong&gt;Teknoloji yatırımcılarının&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;yeni
iPhone modellerini, rakiplerinin karşısında yeterince&amp;nbsp;&lt;strong&gt;güçlü
bulmadığına&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;işaret eden bu olay, yakın gelecekte
Samsung, Motorola, Microsoft / Nokia gibi rakiplerin telefonlarının
daha iyi satacağını düşündüklerinin işareti olarak da
yorumlanabilir.&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
Salı günü&amp;nbsp;&lt;strong&gt;yüzde
2&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;düşüşle 494 dolara gerileyen hisse senetlerinin
aslında her yeni cihaz tanıtımından sonra olduğu gibi,
yükselmesi bekleniyordu. Ancak durum daha da kötüleşti ve
Çarşamba günü düşüş&amp;nbsp;&lt;strong&gt;yüzde 5&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;oldu.&amp;nbsp;&lt;strong&gt;467
dolara&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;gerileyen hisse senetlerinin şimdilik yükseliş
beklentisi de bulunmuyor. Apple'ın ise yatırımcıların bu olumsuz
tepksine nasıl cevap vereceği merak ediliyor.&lt;br /&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
Ancak şu çok açık ki, yatırımcılar
insanların Apple mağazaları önünde&amp;nbsp;&lt;strong&gt;kuyruk&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;olup
yeni iPhone almak için sıralara gireceğine dair inancını
yitirmiş durumdalar ve rakiplerin çok daha fazla satacak,
daha&amp;nbsp;&lt;strong&gt;başarılı&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;telefonlar ürettiklerine
inandıkları için, ellerindeki hisseleri bir an önce satıp,
zirvedeyken karlarını realize etmeye çalışıyorlar. Apple önlem
almazsa, bu tepki giderek büyüyebilir.&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh7KctwoVp5WK7E5Iasw1TSosB4Kark4xRN6IerxVC8ovAIE-p7busw_hKarb7j4z_OMFVDVzuUwjEIg7UCX8tAOkoazVLe5XdGXu3yZHKwaWTPM8hkLEXf_fQMRyrh8AnyCeQSp0CMo0LU/s72-c/2013091101583175346.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Devin üzerinde oturuyormuşuz...!</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/bugune-kadar-gunes-sisteminin-enbuyuk.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 15 Sep 2013 09:20:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-3209953718800119115</guid><description>&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgRFKaDb6uiSiCRDKtqrtkrZql56TtebA8as5UQQ1NNY0329sFPyKJQx5r8iR6dLEEV4ZkeAZzWomPlP3lt_L5hxsmTMjMaIgV4dg2LDyb0Tsnc4Dsn0avLFw1igu40gvmZIQBeLl7LWvf-/s1600/011e88ef4a8328e08be9d913808b8290_L.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="190" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgRFKaDb6uiSiCRDKtqrtkrZql56TtebA8as5UQQ1NNY0329sFPyKJQx5r8iR6dLEEV4ZkeAZzWomPlP3lt_L5hxsmTMjMaIgV4dg2LDyb0Tsnc4Dsn0avLFw1igu40gvmZIQBeLl7LWvf-/s320/011e88ef4a8328e08be9d913808b8290_L.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
Bugüne kadar güneş sisteminin en
büyük volkanlarının başka gezegenlerin acımasız
atmosferlerinde bulunduğunu sanıyorduk ancak bilim insanları
yanıldığımızı ispatladılar&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
Bilim insanları, güneş sisteminin en
büyük ikinci volkanının, Dünya gezegeni üzerinde bulunduğunu
keşfetti. Keşf, Japonya'nın 1500 kilomete doğusunda, okyanus
altında yapıldı. Bulunan devasa volkanın dünyanın en büyük
volkanı olduğu gibi, güneş sisteminin de ikinci büyük volkanı
olduğu hesaplandı. yaklaşık 200 bin kilometre karelik bir alanı
kaplayan volkanın boyutlarını tasavvur etmek için verilen örnek
ise ürkütücü. Volkan, İngiltere ve İrlan'danın toplam
yüzölçümü kadar büyük.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
Volkanın en üst noktası denizin 2000
metre altında. En derin noktası ise 6 kilometre derinlikte
bulunuyor. Yani 4 kilometre yüksekliğinde dev bir volkandan
bahsediyoruz.&lt;/div&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
Volkan, güneş sisteminin en büyük
volkanı olan, Mars'taki Olympus'tan sonra bilinen en büyük volkan
sıfatını da bu boyutlarıyla kazanıyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
Tamu Massif adı verilen volkanın 145
milyon yaşında olduğu hesaplanıyor. Son püskürmesinin ise
120-130 milyon yıl önce gerçekleştiği düşünülüyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgRFKaDb6uiSiCRDKtqrtkrZql56TtebA8as5UQQ1NNY0329sFPyKJQx5r8iR6dLEEV4ZkeAZzWomPlP3lt_L5hxsmTMjMaIgV4dg2LDyb0Tsnc4Dsn0avLFw1igu40gvmZIQBeLl7LWvf-/s72-c/011e88ef4a8328e08be9d913808b8290_L.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>İlk virüsle 1986'da tanıştık...</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/ilk-virusle-1986da-tanstk.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Mon, 9 Sep 2013 02:32:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-4507235175395766360</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://encrypted-tbn2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQTXGIv_hQ_7UJNPWeRB3vSKOy0h3befbCZwn85NAENlPK8aSsMVQ" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="195" src="https://encrypted-tbn2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQTXGIv_hQ_7UJNPWeRB3vSKOy0h3befbCZwn85NAENlPK8aSsMVQ" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Dünya ilk bilgisayar virüsü ile 1986'da tanıştı. "Brain" adlı bu virüs, Pakistanlı iki kardeşin yasadışı yollarla kopyalayıp sattıkları programın ikinci kez kopyalanmasını önleyen bir &amp;nbsp;yazılımdı. 1980'lerde internet kullanımı bugünkü düzeyinde olmadığından "Brain" virüsü çok büyük bir tehlike yaratmadı. Ancak daha sonra ortaya çıkacak olan virüs programcılarının yolunu açmış oldu. Zaman içinde işletim sistemlerinin açıklarını kullanan binlerce amatör ya da profesyonel virüs üretildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; "Brain" virüsünden hemen bir yıl sonra 1987'de "Christmas Tree" virüsü ortaya çıktı. 1981'de kurulan Because It's Time NETwork (BITNET), 9 Aralık 1987'de ilk ciddi virüs saldırısına uğradı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; İlk büyük solucan saldırısı ise 3 Kasım 1988'de geldi. O gün internete bağlı bilgisayarların neredeyse onda biri, anlaşılamayan bir nedenle işlemez hale geldi. Bilgisayar uzmanları, aslında pek de şaşırmadılar; çünkü&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;
internetin ne kadar kırılgan bir yapısı olduğunu biliyorlardı. Solucanı yazan 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Robert Tappan Morris, bu yüzden üç sene gözetim cezası aldı. Morris, esasında sadece bilgisayarlar arasında dolaşacak ve kendini bir kere kopyalayacak bir program yazmak istemiş, ancak bir yanlışlık yaparak solucanın kendisini sonsuz sayıda kopyalamasına neden olmuştu. Ancak, program yazmakta başarısız olup biraz da "kazara" solucan yazan Morris'in geleceği çok parlak oldu. Kurduğu Viaweb Inc. adlı şirket, Yahoo! tarafından 49 milyon dolara satın alındı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Tappan'ın yazdığı solucan, aslında habis bir solucan değildi. Bilgisayarlardaki dosyaları silmiyordu. Ancak temizlenmesi için büyük zaman ve emek harcanmasını gerektirdi. Sadece Colorado Üniversitesi'nde, yaklaşık 1000 saati bulan bir temizlik yapılması gerekti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; 1989'da bulaştığı bilgisayardaki verileri silme kapasitesine sahip "Dark Avanger" adli virüs "Brain"ın izinden gitti. 1991'de ortaya çıkan "Michelango" virüsü bilgisayar dünyasını yayılma hızıyla şaşkınlığa uğrattı. Asıl büyük ise 1994'de yaşandı; bir programcı virüs yaymak için interneti kullanınca artık virüsler internet ortamına girmiş oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; 1999'da baş gösteren "Melisa" virüsü internet hızıyla tüm dünyaya yayılarak internetin virüs için en uygun "üreme" ortamı olduğunu kanıtladı. 2000'de ise "Y2K" (2000 yılı krizi) korkusu tüm dünyayı sardığında virüs konusu artık uluslararası anlaşmalara kadar taşınmış oldu. Ancak "Y2K" virüs beklenen zararı vermeyince, dikkatler 2000 başında e-postalarda görünen " I love You" ve "Çernobil" virüslerine çevrildi. İlerleyen yıllarda bilgisayar sistemlerine zarar veren binlerce virüs ortaya çıktı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Symantec Anti-Virüs İzleme Merkezi'nin tahminlerine göre bilgisayar virüsleri her yıl 1 milyondan fazla bilgisayar kullanıcısını etkiliyor. Virüs saldırılarının internet ortamında patlaması Anti-Virüs programı yazılımlarına yapılan yatırımları da olumlu etlkiledi. Hatta 1980'li yıllardan itibaren virüs saldırılarına karşı sigorta yapan özel sigorta şirketleri bile kuruldu. ABD'deki bankaların yüzde 70'inin virüs saldırılarına karşı sigortaları bulunuyor, zira herhangi bir kurumun sunucularının virüs saldırısı sonucunda uğrayabileceği zararlar milyonlarca doları bulabiliyor. Sadece "I Love You" virüsü 6.7 milyar dolar kurumsal zarara yol açtı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Infonet Genel Müdürü Taner Özdeş, 2001'de virüslerin yol açtıkları zararın maddi değerinin 9 milyar doları bulduğunu tahmin ettiklerini açıkladı. Sadece 2001'de tespit edilen virüs sayısı 12 bine yakındır. Virüslerin bu kadar etkili olmasında özellikle Microsoft Outlook'taki güvenlik açıkları etkili oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; 2002'de ise Trend Micro'nun verilerine göre, "Klez" virüsü yaklaşık 1 milyon 200 bin bilgisayara bulaştı. "Funlove" adlı virüs ise 431 bin bilgisayarda görüldü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; İnternet ve bilgisayar kullanımı arttıkça daha etkili virüsler yazılmaya başlandı. Bunu örneklendirmek için 2003'ün Ağustos ayında ortaya çıkan SoBig virüsüyle ilgili America On Line'ın (AOL) yaptığı açıklamaya dikkat çekmek gerekir. AOL, sadece 24 saatte 31 milyon e-posta aldıklarını ve bunların 11 milyonunun SoBig virüsünün kendisini içerdiğini açıklamıştı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Microsoft'tan "pil çözümü!"</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/microsofttan-pil-cozumu.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Mon, 9 Sep 2013 02:30:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-6522537326846436221</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjHqkEhShKzCApB93bu8CT1M0LC9_YZiwDfum57AVpOSwZSPGWHa1a_YbgQHI0EcgY1A3T0xcU6PEhcNCiohIKiTUkvRuHQw5w2vydU2yqVF9Le1j9whezURL2eFRzlnbkDXxpP09S0IZ_t/s1600/s.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="192" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjHqkEhShKzCApB93bu8CT1M0LC9_YZiwDfum57AVpOSwZSPGWHa1a_YbgQHI0EcgY1A3T0xcU6PEhcNCiohIKiTUkvRuHQw5w2vydU2yqVF9Le1j9whezURL2eFRzlnbkDXxpP09S0IZ_t/s320/s.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Microsoft, yeni nesil Surface tabletlerinin daha uzun pil ömrü sunması için, işte bunu üretiyor!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sadece birkaç gün önce görücüye çıkan Microsoft'un yeni tableti Surface Pro 2, her ne kadar beraberinde çok büyük yenilikler getirmiyor olsa da aslında gözükenden fazlasını vaat ediyor. İlk olarak Surface RT 2 modeli ile kendisini gösteren seri, akabinde Pro modelinin de devamı geleceğini müjdelemişti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Öyle görünüyor ki bahsi geçen yeni Pro 2 modelin en büyük özelliği, yeni kapak - kılıfının sahip olacağı pil düzeneği. Evet, doğru duyunuz; Microsoft an itibarı ile yeni Pro 2'yi kaplayacak olan kapağa, cihazın daha uzun ayakta kalabilmesi için fazladan enerji üretmesini sağlayacak bir teknoloji eklemeye çabalıyor. Power &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Cover adı verilen bu yeni sistem sayesindeyse, yeni Surface cihazlar, gün boyu rahatlıkla kullanılabilir hale gelecekler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Konu hakkındaki ilk adım, zaten Haswell çipleri kullanılarak atılmış; ürünün pil ömrü, bir önceki modellere göre gözle görülür şekilde arttırılmıştı. İlk Surface modelleri üzerinde bulunan Type Cover, özellikle düz zeminde mükemmel performans sağlıyordu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
An itibarı ile Power Cover'ın çıkışına dair hiçbir bilgi bulunmuyorken, birçok kaynak ürünün Surface Pro 2 ile değil, daha sonrasında, tek başına satılacak bir ürün olacağı konusunda hem fikir. Bir diğer söylentiye göreyse cihaz kuvvetle muhtemel ilk Surface Pro'lar ile uyumlu çalışacak ama kesinlikle eski Surface RT cihazlar ile uyumlu olmayacak.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjHqkEhShKzCApB93bu8CT1M0LC9_YZiwDfum57AVpOSwZSPGWHa1a_YbgQHI0EcgY1A3T0xcU6PEhcNCiohIKiTUkvRuHQw5w2vydU2yqVF9Le1j9whezURL2eFRzlnbkDXxpP09S0IZ_t/s72-c/s.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Ekransız bilgisayar geliyor...!</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/ekransz-bilgisayar-geliyor.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Mon, 9 Sep 2013 02:28:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-8122867443234560979</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiV-fHT1XcrPQKX4Qzmh2eGDoJI2-xRtH4Sf5YoQisoAnYEUzu4quE4WlgkA1WBYCHDt4CXizWBsCdDq34NUVA4u2hbT1ba1MXns6Wa3RoNVeR6Iprm9-GuavlVqIyxxITg6odeUt8arwvs/s1600/a.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="105" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiV-fHT1XcrPQKX4Qzmh2eGDoJI2-xRtH4Sf5YoQisoAnYEUzu4quE4WlgkA1WBYCHDt4CXizWBsCdDq34NUVA4u2hbT1ba1MXns6Wa3RoNVeR6Iprm9-GuavlVqIyxxITg6odeUt8arwvs/s320/a.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Google, monitörleri çöpe attıracak, bambaşka bir bilgisayar teknolojisi için ilk adımları atıyor!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hayatın her alanında karşımıza çıkan bilgisayarların kullanıcılara bakan yüzünü oluşturan ve söz konusu akıllı telefonlar olduğunda &amp;nbsp;cihazın etkileşim arayüzünü de oluşturan ekranlar, yakın gelecekte bu derece ön planda olmayabilirler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Teknoloji devi Google'ın bilgisayarların sesle kontrolü konusunda yaptığı çalışmalar ve ses kontrolü opsiyonuna hemen her ürün ve servisinde yer verme hedefi, artık otomobillerden kıyafetlere kadar yaygın bir &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;kullanım alanı bulan bilgisayalarda ekran kullanımına gerek bırakmayacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ses kontrolü konusunda araştırmalar yürüten Google mühendislerinde Scott Huffman'ın geliştiricilere yönelik bir konferansta yaptığı açıklamada, "Güçlü bir bilgisayar sistemi artık otomobillere ve hatta giysilere bile adapte edilebilir hale geldi. Bu tür kullanım alanlarının tamamında erkan veya klavyeye gerek olmayacak.." demesi şirketin ses kontrolüne verdiği önemi artıracağının göstergesi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternet tarayıcısı Chrome'un ses ile kontrolünün mümkün hale gelmesi ve Google tarafından satın alınan Motorola'nın Moto X modelinin kapalıyken bile ses komutlarını algılamasını sağlayan özel bir çipe sahip olması, şirketin bu yönde attığı son adımlar olarak göze çarpıyor.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiV-fHT1XcrPQKX4Qzmh2eGDoJI2-xRtH4Sf5YoQisoAnYEUzu4quE4WlgkA1WBYCHDt4CXizWBsCdDq34NUVA4u2hbT1ba1MXns6Wa3RoNVeR6Iprm9-GuavlVqIyxxITg6odeUt8arwvs/s72-c/a.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Tüm bunlar sadece 1 ayda oldu...!</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/tum-bunlar-sadece-1-ayda-oldu_9.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Mon, 9 Sep 2013 02:25:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-3283126116365727544</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEin0QM9hICAFwejnNFkI1Bxn8Z49CG8aixl5HGeRJnhuw8phLL9PZlGfhN3ewXUg6JmEAjNbkY1GOpzoZ1p2uOe4Gp9ugJGpUezrLOnzAokJBGoFFE36mXbjhK3axNBP41But8OmXEUDdK3/s1600/2013090400305131188.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEin0QM9hICAFwejnNFkI1Bxn8Z49CG8aixl5HGeRJnhuw8phLL9PZlGfhN3ewXUg6JmEAjNbkY1GOpzoZ1p2uOe4Gp9ugJGpUezrLOnzAokJBGoFFE36mXbjhK3axNBP41But8OmXEUDdK3/s1600/2013090400305131188.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
1 ay önce ve sadece iOS'a gelen efsane oyunun ikinci sürümü, küçük çaplı bir destan yazıyor!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu haber iOS kullanıcısı olmayanları üzebilir ama "Plants vs. Zombies 2", App Store'a ulaşmasının ilk ayında 25 milyon kullanıcı tarafından indirildi. Bu sayı, 2009 yılında çıkan ilk "Plants vs. Zombies"e göre, oyunun ikincisinin daha ilk aydan daha fazla sattığı anlamına geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Plants vs. Zombies oyuncularının bu bir aylık kısa sürede başardıkları diğer şeylere gelirsek: 5.4 milyar zombi dalgası yenildi, 10 milyar bitki ekildi, 39 milyar güneş toplandı ve en önemli nokta, 81 milyon saat oyun oynandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Asıl ilginç olan ise, oyunun şu ana kadar sadece iOS'a özel kalmasına rağmen son derecede popüler bir oyun olarak yerini koruyabilmesi. Ancak oyunun yeni sürümü ile ilk Plants vs. Zombies arasında pek çok fark bulunmakta. Bu farkların en önemlisi ise, indirilme sayısını kesinlikle etkilemiş bir özellik olsa gerek: Oyunun &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;bedavaya indirilebilmesi... Ancak oyun içerisinde daha zengin ve daha zombi-yok-edici bir eğlence istiyorsanız para vererek bunu sağlayabiliyorsunuz. Pek çok açıdan bakıldığında Facebook sürümü ile ortak yanların gözüktüğü bu devam oyununda da oyunu para vermeden bitirmeniz mümkün ancak en güçlü ve en güzel gözüken bitkilere sahip olmak gibi bazı özel durumlar için para harcamanız şart.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sabırsız oyuncular, oyun içerisindeki yeni bölümleri de "satın alabilirler." Yani bir bölümü geçmek için birkaç saat harcamak yerine, belirli bir miktar para vererek o bölümü geçmiş sayılabilirler. Aynı durum bitkilerinize bir miktar güçlendirme sağlayan "power-up"lar için de geçerli.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
iOS platformunda bütün bunlar olurken, yayımcılardan oyunun diğer platformlarda ne zaman kullanılabilir olacağı hakkında henüz bir açıklama gelmiş değil....&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEin0QM9hICAFwejnNFkI1Bxn8Z49CG8aixl5HGeRJnhuw8phLL9PZlGfhN3ewXUg6JmEAjNbkY1GOpzoZ1p2uOe4Gp9ugJGpUezrLOnzAokJBGoFFE36mXbjhK3axNBP41But8OmXEUDdK3/s72-c/2013090400305131188.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Siber savaşın silahları </title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/siber-savasn-silahlar.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 8 Sep 2013 03:16:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-3522567351506576633</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://encrypted-tbn3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTiF325ycq8BX-DWgXKzLnJwvBMfsJjK5EXSwWZKqYINl7Dtc3awQ" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://encrypted-tbn3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTiF325ycq8BX-DWgXKzLnJwvBMfsJjK5EXSwWZKqYINl7Dtc3awQ" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Siber savaşçılar, bilgisayarla kumanda edilen bütün sivil ve askeri sistemlere girerek, bu sistemleri istedikleri gibi yönlendirebilirler, bu sistemleri devre dışı bırakıp çalışamaz hale getirebilirler. Bilgi savaşlarında kullanılacak olası silahlar bilgisayar virüsleri, Kurtlar, Truva atları, Mantık bombası, Tuzak kapıları, Mikroçipler, Nano makineleri ve mikroplar, Elektronik sıkışıklık, HERF silahları ve EMP bombalar olarak sıralanabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Mantık bombası&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;/b&gt;Bomba, virüs, kurt yada başka bir sistemi yaymak için kullanılan bir truva atı türüdür. Bağımsız bir program ya da bir sistem programcısı tarafından yazılmış, bir kod olabilir. Dışarıdan çalıştırılması mümkün olan mantık bombası, bir bilgisayarın sabit disk ya da posta dökümanlarının formatını etkileyebilir. &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Günümüzde yoğunlukla Amerikan yazılımları kullanılmaktadır. Microsoft ya da UNIX sistemleri dünya bilgisayar sistemlerinin neredeyse tamamını ellerinde tutmaklar. Bu durumda, Amerika'nın başka ülkelere ihraç edilen programların hepsine truva atı yüklenmesini istediğini hayal edin. Böylece, Örneğin CIA, dünyanın her yerinden bilgisayar sistemlerine bağlanarak, istediği her bilgiyi alabilecek, tüm bilgi savaşı ajanları, istedikleri her bilgiye elleriyle koymuş gibi ulaşabileceklerdir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Tuzak kapılar (Trap doors)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;
&lt;b&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;/b&gt;Tuzak kapısı ya da arka kapı, bir sistemin içine derleyicisi tarafından yerleştirilen bir mekanizmadır. Tuzak kapısının fonksiyonu,derleyicisinin sistemin içine, normal sistem koruyucularını aşarak, sızmasını sağlamaktır. Mantık bombalarında olduğu gibi, tüm sistem üreticilerinin böyle bir mekanizmayı başka ülkelere ihraç ettikleri yazılımların içine yerleştirdiklerini düşünün. Bu belkide, stratejik planlar ve uygulamalar için en kullanışlı yol olacaktır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Mikroçipler&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Yazılımın yanı sıra donanımın içine de bilinmeyen işlevler yerleştirmek mümkündür. Günümüz mikroçipleri, üreticisi tarafından biçimlendirilebilen ve bilinmeyen işlevler yapabilecek olan, milyonlarca entegre devre içermektedir. Bu devreler, bir süre sonra tükenmek üzere yapılabilir, belli bir frekanstan sinyal aldıktan sonra silinebilir ya da radyo sinyalleri yollayarak bulundukları yeri belli edebilirler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Nano makineleri&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Nano makineleri ve mikroplar bir sisteme çok ciddi zararlar verebilir. Virüslerden farklı olarak bu tür savaş araçları, hem yazılıma hemde donanıma saldırıda bulunabilir. Nano makineleri, karıncadan bile daha küçük boyutta robotlardır. Düşmanın bilgi merkezine yayılarak kullanılırlar. Nano'lar bir ofisin içindeki her türlü boşluktan süzülerek, bir bilgisayar buluncaya kadar ilerlerler. Boyutları çok küçük olduğu için bilgisayarın içindeki en küçük delikten bile geçebilirler. Elektronik devreleri kullanılmaz hale getirirler. Donanımı yok etmenin başka bir yolu da özel üretilmiş mikroplardır. Bu mikroplar bildiğimiz kadarıyla yağ yemektedirler. Ya silisyum yiyenleri geliştirilirse? Bir bilgisayar labaratuvarındaki tüm entegre devreleri, bir siteyi, bir binayı, bir binayı hatta bir şehri yiyip yok edebilirler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Elektronik sıkışıklık&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;/b&gt;Elektronik sıkışıklık metodu, düşmanın iletişim kanalları bloke ederek, onun bilgi almasını engellemek için kullanılır. Bu metodun ikinci aşaması, iletişim trafiğini bloke etmek yerine, düşmanı yanlış bilgilendirmektir. Yanlış bilgilendirme metodu, "Hafif Savaş" olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde de düşmanın ya da hedef alınan kuruluşun internet trafini kullanılmayacak derecede yavaşlatmak için uygulanan bazı teknikler vardır. Zaman zaman ortaya çıkan virüsler de iletişim trafiğini meşgul ederek interneti kullanılmayacak derecede yavaşlatabilmekte, sunucuları çökertebilmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;HERF silahları ve EMP bombaları&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; High Energy Radio Frequency (HERF) Yüksek enerji Radyo Frekansı'nın kısaltmasıdır. HERF silahları, elektronik bir hedefi yüksek radyo frekansıyla vurarak onu saf dışı bırakır. Elektronik devreler, pek çok kişinin zannettiğinden daha hassastır. Fazla yüklemeyi kaldıramazlar. HERF silahları aslında, radyo ileticisinden başka bir şey değildir. Hedefe konsatre radyo sinyali gönderirler. Hedef bir binanın tüm ağ sistemi ya da günümüzün elektronik donanımlı, uçakları, arabaları olabilir. İçindeki insanlar için ölümcül sonuçlar doğuracak, hareket halindeki bir araç da olabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; EMP(Elektromagnetic Pulse) elektromakyetik atış anlamına gelmektedir. Kaynak nükleer ya da nükleer olmayan patlamalar olabilir. Oldukça geniş bir alandaki tüm bilgisayar ve iletişim sistemlerini yok etmek üzere, özel kuvvet ekipleri tarafından kullanılır. EMP bombası, HERF'ten daha küçük ebattadır ancak aynı zararı verebilir. EMP tek bir hedefi değil, bombanın etrafındaki tüm donatımı yok eder.&amp;nbsp;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Virüs ve solucanlar&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Bilgisayardaki bilgilerimizi tehdit eden en önemli unsurlardan biri virüslerdir. Bilgisayarın yeni yeni hayatımıza girdiği yıllarda, "Bilgisayarımda virüs varmış, acaba banada bulaşırmı?" diye soranlar bile olurdu. Bugün ise, bilgisayarlardaki virüslerin ne olduğunu hemen hemen bilmeyen yok gibi. Biz yine de virüsler hakkında kısaca bilgi vererek konumuza giriş yapalım. Bilgisayar virüsleri, kötü amaçlı olarak tasarlanmış küçük yazılımlardır. Bu yazılımlar, bilgisayarımıza yüklediğimiz program, oyun veya internetten indirdiğimiz mp3 formatlı müziklerin içinde gelişerek bilgisayarımıza sızabilir. Virüsleri geliştiren kişiler, bunları çeşitli amaçlar için programlamış olabilir. Virüslerin kimi, bilgisayarımızın içinde bulunan tüm bilgileri tahrip ederken, bazıları sabit diskimizin bozulmasına yol açabilir. Bazı virüsler kendilerini hiç belli etmeden bilgisayarımızdaki bilgileri virüs yazarının programladığı bir e-posta adresine bizim haberimiz olmadan gönderebilir. Benzer bir şekilde bilgisayarımızın "Belgelerim" klasöründe tuttuğumuz dökümanlar, Outlook Express e-posta yazılımımızın içindeki Adres Defteri uygulamasında kayıtlı olan tüm adreslere rastgele gönderiliyor olabilir. Veya virüs, aynı adreslere kendinin çoğaltarak gönderiyor olabilir. Virüsün bulaştığı her bilgisayarda bulunduğu e-posta adreslerine kendini gönderdiğini düşünürsek, çok kısa bir süre içinde yaygınlaşacağını ve büyük tehdit oluşturacağını öngörmemiz mümkündür.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; İlk bilgisayar solucanı 1978'de doğdu. Xerox Palo Alto Araştırma Merkezi'nde görevli John Shoch adlı bir çalışanın yazdığı minik yazılımın amacı, sunucular arasında dolaşmak ve işlemcisi o an için kullanılmayan bilgisayarları tespit edip bunların kullanılmayan işlemci gücünden faydalanmayı sağlamaktı.</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Bimeks Electroworld Türkiye'yi alıyor</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/bimeks-electroworld-turkiyeyi-alyor.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 8 Sep 2013 03:13:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-7025133759271075120</guid><description>&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiG93BliXheF2Hk29tJPw5j6kewAiUdWCZlZwRgYJQHsijWpBHan6ZRF3-fzhdBzBVNYINDXaJImK8s0ZHT57H5XTll6XMlWjCPKWPdHUav2Im8NkesuoPEoFQXWGQJuwg-ph0n56W1aJG3/s1600/eeeee.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiG93BliXheF2Hk29tJPw5j6kewAiUdWCZlZwRgYJQHsijWpBHan6ZRF3-fzhdBzBVNYINDXaJImK8s0ZHT57H5XTll6XMlWjCPKWPdHUav2Im8NkesuoPEoFQXWGQJuwg-ph0n56W1aJG3/s1600/eeeee.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Elektronik şirketi Electroworld'ün Türkiye faaliyetleri Bimeks'e satılıyor. İngiliz perakendecilik şirketi Dixons Retail, Electroworld'ün satışını resmi olarak duyurdu. Şirketten yapılan açıklamada, satış bedelinin 2 milyon sterlin civarında olacağı ifade edildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;TÜRKİYE'DE 32 MAĞAZA&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Electroworld Türkiye'nin Nisan 2013'te sona eren mali yılda faaliyet zararının 9 milyon sterlin ve satışlarının ise 170.7 milyon sterlin olduğu belirtildi. Electroworld'ün Türkiye'de 18 franchise mağazası dahil olmak üzere 32 mağazası bulunuyor. Açıklamada satışın bu yılın sonuna kadar tamamlanmasının beklendiği belirtildi.&lt;br /&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiG93BliXheF2Hk29tJPw5j6kewAiUdWCZlZwRgYJQHsijWpBHan6ZRF3-fzhdBzBVNYINDXaJImK8s0ZHT57H5XTll6XMlWjCPKWPdHUav2Im8NkesuoPEoFQXWGQJuwg-ph0n56W1aJG3/s72-c/eeeee.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Counter Strike'ın yeni modu duyuruldu</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/counter-striken-yeni-modu-duyuruldu.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 8 Sep 2013 03:10:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-2317190627307726921</guid><description>&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiYgXpBKNy0GGZHio4Bqe0F0G2h3-gd8u1nlEW_Si-I6L5mFzSTJ0Q7JLKgOOLx9HicaQfggVcQE21qxsWsXPBVMwk_z_CdtpclzrRvGaLXvecxiHn1GmcL-j1PfTLsT0nJhlvCkU2USsJJ/s1600/cc.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiYgXpBKNy0GGZHio4Bqe0F0G2h3-gd8u1nlEW_Si-I6L5mFzSTJ0Q7JLKgOOLx9HicaQfggVcQE21qxsWsXPBVMwk_z_CdtpclzrRvGaLXvecxiHn1GmcL-j1PfTLsT0nJhlvCkU2USsJJ/s1600/cc.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Sayıları en fazla 10 adede ulaşan oyuncular, hikayenin bölüm sonu canavarı ve bilgisayar kontrolündeki zombi kamplarıyla mücadele etmek üzere takımlarını koordine edebiliyorlar. Baştaki turlarda oyuncular her yerde sürünen zombilere karşı savaşırken sıkı bir heyecan yaşayacak ve ilerleyen seviyelerde ise daha güçlü zombilerin ortaya çıkmasıyla birlikte tüyler ürpertici bir deneyim yaşayacaklar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;KUTUDAKİ ŞİFREYİ ÇÖZ ÖZEL EŞYA KAZAN&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Zombi modunu kutlamak üzere NEXON Avrupa, bu olağan dışı mücadelede oyuncuların yeteneklerini ve heyecanlarını arttırmak için ilginç eşyalar ve etkinlikler de ortaya koyuyor. Kutudaki şifreyi çözen oyunculara rastgele özel eşya veren gelişmiş dekoder sistemi ise özel eşyalardan sadece biri. Bu eşya da oyunculara hiç beklemedikleri anda büyük ödüller kazanma şansı veriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu güncelleme ile M60 ve küçük bir tıbbi malzeme de artık kullanılabilir. Oyuncular bu modda daha fazla &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;eşya satın aldıkça oyuna daha fazla heyecan ekleyen daha zor görevlerle karşı karşıya gelecekler. Ek olarak oyuncuların Lost City ve Double Gate haritalarında oynarlarken yüzde 50 oranında daha fazla EXP puanı kazanabilecekleri Zombi Modu Buff etkinlikleri de bugün itibariyle başlıyor ve 25 Eylül'e kadar devam ediyor.&lt;br /&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiYgXpBKNy0GGZHio4Bqe0F0G2h3-gd8u1nlEW_Si-I6L5mFzSTJ0Q7JLKgOOLx9HicaQfggVcQE21qxsWsXPBVMwk_z_CdtpclzrRvGaLXvecxiHn1GmcL-j1PfTLsT0nJhlvCkU2USsJJ/s72-c/cc.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Akıllı cepte rekabet kızıştı</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/akll-cepte-rekabet-kzst.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 8 Sep 2013 03:08:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-8798755780499955030</guid><description>&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjZw-AB41dfbeIYRASuxHPWSAYfxHDax5_lIYWs0bQRpxTAH6rZPJts6QSnGj18rswkIgHQii32zyC5XT9ecLast7hTNUbgIx56utphaFLKJga1WKeDCnfvul1USyIHLkYWY4b0f8Hqeu-Y/s1600/asd.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjZw-AB41dfbeIYRASuxHPWSAYfxHDax5_lIYWs0bQRpxTAH6rZPJts6QSnGj18rswkIgHQii32zyC5XT9ecLast7hTNUbgIx56utphaFLKJga1WKeDCnfvul1USyIHLkYWY4b0f8Hqeu-Y/s1600/asd.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Satılan cep telefonlarının yüzde 74'lük kısmını akıllı telefonlar oluştururken, aynı ürün cep telefonu pazarının cirosal büyüklüğünde ise yüzde 92'lik paya sahip. 49 markanın toplam 750 adet farklı model ile kıyasıya rekabet ettiği akıllı telefon pazarında, cihaz fiyatları ise 108 TL ile 3 bin 717 TL arasında değişiyor. Satılan akıllı telefonların yüzde 69'unda Android işletim sistemi bulunurken, satılan cihazların yüzde 97'si dokunmatik ekran özelliğine sahip.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;HER KESEYE UYGUN OLMASI PAZARI BÜYÜTTÜ&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
OPR Araştırma Hizmetleri verileri akıllı cihazların cep telefonu pazarının önemli bir kısmını elinde bulundurduğunu ortaya çıkardı. Bu yılık ilk yarısında toplam 3 milyon 292 bin 25 adet akıllı cihazın son kullanıcıya ulaştığı belirlenirken, gerek ürün fiyat yelpazesinin genişliği gerekse de GSM operatörlerinin pazarlama uygulamalarının akıllı telefon pazarının büyümesine katkı sağladığı bildirildi.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt; Araştırmada ayrıca her keseye uygun akıllı telefon alternatifinin sunulmasının akıllı telefon pazarının büyümesini hızlandırdığı ifade edilirken, GSM operatörlerinin 2012 yılının son çeyreğinden itibaren pazarlama uygulamaları içerisinde akıllı telefonlara yer vermesinin bu kategorinin yukarı doğru ivme kazanmasına neden olduğu vurgulandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;400 – 600 TL BANDINDA 5 MARKA YARIŞIYOR&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Belirtilen dönemde satışı gerçekleşmiş olan akıllı telefonların yüzde 12'sinin operatörlerin kendi markalarından oluştuğu belirtilen araştırmada, lansman dönemlerinde en çok satılan modellerin "Operatör" markalı cihazlar olduğuna vurgu yapıldı. Araştırmaya göre; en çok 400 - 600 TL fiyat aralığında yer alan akıllı telefonların satışı gerçekleşirken, bu aralıktaki satışların toplam satış içerisindeki payının yüzde 25 olduğuna dikkat çekildi. Diğer tüm fiyat bantlarında en fazla 3 marka rekabet ederken, 400 - 600 TL fiyat bandında 5 farklı markanın rekabet ettiği tespit edildi.&lt;br /&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjZw-AB41dfbeIYRASuxHPWSAYfxHDax5_lIYWs0bQRpxTAH6rZPJts6QSnGj18rswkIgHQii32zyC5XT9ecLast7hTNUbgIx56utphaFLKJga1WKeDCnfvul1USyIHLkYWY4b0f8Hqeu-Y/s72-c/asd.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Türkiye'den dev proje!</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/turkiyeden-dev-proje.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 8 Sep 2013 02:36:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-1285781664133524512</guid><description>&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh8Jf8vmzjCs_1q_Un02u2QcyQcnyoxct8QPs-XV1OzwPH6toBzMC08eV1wtjnTAhjDEIFLCBKrqdi2fcP-_rZJP5XvB-ENksEgSXfpba-cJz1Sy1BFfkZqWCrmJaMy8zMJmDCtIl1vGy40/s1600/ll.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh8Jf8vmzjCs_1q_Un02u2QcyQcnyoxct8QPs-XV1OzwPH6toBzMC08eV1wtjnTAhjDEIFLCBKrqdi2fcP-_rZJP5XvB-ENksEgSXfpba-cJz1Sy1BFfkZqWCrmJaMy8zMJmDCtIl1vGy40/s1600/ll.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="color: #333333; font-family: arial;"&gt;&lt;span style="line-height: 17px;"&gt;Türkiye 2018'de yerli yapım uydu üreterek yörüngeye gönderecek. 2035 yılına kadar uzaya güneş enerjisinden elektrik üreten güneş panelleri yerleştirilecek.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #333333; font-family: arial;"&gt;&lt;span style="line-height: 17px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="color: #333333; font-family: arial;"&gt;&lt;span style="line-height: 17px;"&gt;Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye'nin hedeflerinden bir tanesinin de uzaya uydu gönderip enerji elde etmek olduğunu söyledi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #333333; font-family: arial;"&gt;&lt;span style="line-height: 17px;"&gt;Yıldırım, "Uzaya, güneş enerjisinden elektrik üreten güneş panelleri yerleştirip, buradan üretilecek enerjiyi radyo frekans dalgalarıyla yeryüzüne ulaştıracak bir projeyi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz." dedi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #333333; font-family: arial;"&gt;&lt;span style="line-height: 17px;"&gt;11. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Şurası'nın kapanışı Harbiye'deki İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Kapanış programın Bakan Binali Yıldırım, yabancı bakanlar ve çok sayıda davetli katıldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #333333; font-family: arial;"&gt;&lt;span style="line-height: 17px;"&gt;Şurada 2023 hedeflerinin değerlendirildiğini belirten Yıldırım, "Dayandığımız ana hedef, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: arial;"&gt;Türkiye'nin 2023 genel görünümüdür. Genel görünümümü, 10 büyük ekonomi içerisinde yer alacağız. Bu ana hedefi ortaya koyduktan sonra, ulaşımla, eğitim, sanayi, sağlık, şehirleşme, teknolojik gelişmeler, ticaret ve sosyal devlet olma yönünde hedeflerimiz var. Yani insanın ihtiyacı olan tüm hedeflerin birleştiği nokta Türkiye'nin Cumhuriyetimizin 100. yılında büyük Atatürk'ün bize işaret ettiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak ve dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelmektir. Bunu yeni yollarlar, yeni hızlı ve normal tren hatları, havaalanlarımızı hava taşımacığımızı büyüterek, denizlerimizi daha fazla kullanarak, içinde bulunduğumuz bilişim çağının imkanlarından yapacağımızı ortak çalışmalarla başaracağız." ifadelerini kullandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #333333; font-family: arial;"&gt;&lt;span style="line-height: 17px;"&gt;2023 hedefleri içerisinde uçak yapımı olduğunu da değinen Yıldırım, "2023 hedefimiz, bir bölgesel uçak yapımı ve uçurtulmasıdır. Bu hedef kararlaştırılmış bir hedeftir. Adımları da atılmıştır. Bu bölgesel bir projedir, sadece Türkiye'nin tek başına planladığı bir proje değildir. 3 bin km menzil içerisinde kalan bütün noktalara ulaşabilecek projeyi gerçekleştireceğiz. Benzer şekilde uydu yapılması konusunda da adımlarımızı atmış bulunuyoruz. 2018 yılında kendi imalatımız olan uydu yapıp yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz. 2035 yılına kadar uzaya güneş enerjisinden elektrik üreten güneş panelleri yerleştirip, buradan üretilecek enerjiyi radyo frekans dalgalarıyla yeryüzüne ulaştıracak bir projeyi de gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu da bir vizyon projesi olarak şurada kararlaştırılmıştır." şeklinde konuştu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #333333; font-family: arial;"&gt;&lt;span style="line-height: 17px;"&gt;Diğer projelerden de kısaca bahseden Yıldırım, "Yakın vadede gerçekleştireceğimiz projelerden bir tanesi de Kanalİstanbul projesidir. Çalışmaları başlamış olup bugünlerde adımları atılma noktasına gelmiştir. Çanakkale Geçiş Projesi de diğer bir projedir." diye konuştu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh8Jf8vmzjCs_1q_Un02u2QcyQcnyoxct8QPs-XV1OzwPH6toBzMC08eV1wtjnTAhjDEIFLCBKrqdi2fcP-_rZJP5XvB-ENksEgSXfpba-cJz1Sy1BFfkZqWCrmJaMy8zMJmDCtIl1vGy40/s72-c/ll.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>XBox fenalaştı...!</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/xbox-fenalast.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 8 Sep 2013 02:32:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-348802632072502566</guid><description>&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhdVEBSc9xFRaQsFj8jyz-ofEkALSKRm1GobTdL3Fek8S46Cqf9t0r-Qw9ouH4t9TWAy-OA5-HT49qUui4sdAfhLPqGn8rcWAWQsm9UQqsjBmuCFmFSoMFOxoxuQRmFWRDkcEtIoYmbEyqw/s1600/ee.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="192" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhdVEBSc9xFRaQsFj8jyz-ofEkALSKRm1GobTdL3Fek8S46Cqf9t0r-Qw9ouH4t9TWAy-OA5-HT49qUui4sdAfhLPqGn8rcWAWQsm9UQqsjBmuCFmFSoMFOxoxuQRmFWRDkcEtIoYmbEyqw/s320/ee.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Sony, Microsoft'un Xbox One için patlattığı FIFA 14 bombasını fena halde diline doladı!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geçen hafta gerçekleştirilen ve çok sayıda yeni oyunun görücüye çıktığı Gamescom etkinliği, aynı zamanda, çıkışlarından önce yeni jenerasyon konsolların kozlarını oynayabilecekleri son alandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft cephesi her ne kadar kendi içerisinde bazı karışıklıklar yaşasa da, bu fırsatı kaçırmadı ve Xbox One'ın Avrupa'da satılacak kutusu için özel bir içerik sundu. FIFA 14'ün fiziksel kopyasını içerisinde barındıran bu özel kutu, rakibi Sony PS4'ten an itibarı ile 100 Avro daha pahalı olmasını bir nebze olsun kabul edilebilir hale getirmeyi hedefliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sony, tarafındaysa durum çok daha farklı... Eğer Xbox One için tasarlanan FIFA 14'lü bir kutuyu PS4 için &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;de bekliyorsanız, bu bekleyişin boşa olduğu PlaySatation Avrupa bölümü başkanı Jim Ryan tarafından, verdiği bir röportajda dile getirildi. Microsoft'un yaptığı hareketin tamamen satışları arttırma amaçlı olduğunu dile giren Ryan şu şekilde konuştu; "Bir üreticinin ya da dağıtıcının, sattığı ürünün gerekli noktaya gelemediğini anladığı anda, ön satışlar için birbirinden farklı promosyonlar hazırlaması kadar normal ve mantıklı bir şey olamaz. Her iş adamı benzeri bir atılım yapacaktır. Nitekim PS4 olarak aldığımız ön siparişlerden bir hayli mutluyuz ve rakiplerimiz karşısındaki her zamankinden daha güçlüyüz."&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kısacası Sony cephesi, Microsoft'un FIFA 14'lü Xbox One bundle'ını üstü kapalı da olsa, eleştirmekten geri kalmadı. Microsoft'u "ürününe güvenmemekle" itham eden bu açıklamalar, bakalım karşı tarafta nasıl bir yankı bulacak...&lt;br /&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhdVEBSc9xFRaQsFj8jyz-ofEkALSKRm1GobTdL3Fek8S46Cqf9t0r-Qw9ouH4t9TWAy-OA5-HT49qUui4sdAfhLPqGn8rcWAWQsm9UQqsjBmuCFmFSoMFOxoxuQRmFWRDkcEtIoYmbEyqw/s72-c/ee.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Cep devi veda etti...!</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/cep-devi-veda-etti.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 8 Sep 2013 02:30:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-5324217134428676510</guid><description>&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjCQM0CTScCmc9BjYpFoRHV7DzKlspiv6qRedX6pBZ_IWuX5faJuqTeA1DoKfrEbJYVMJ6V4EW1z2HLDlAvEkkJ6y1BD3F68tNfYbMWRvfP9JtBq7mC3rN5F80pKy7gdsvxXHQDyP0cjUwN/s1600/qq.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjCQM0CTScCmc9BjYpFoRHV7DzKlspiv6qRedX6pBZ_IWuX5faJuqTeA1DoKfrEbJYVMJ6V4EW1z2HLDlAvEkkJ6y1BD3F68tNfYbMWRvfP9JtBq7mC3rN5F80pKy7gdsvxXHQDyP0cjUwN/s1600/qq.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Artık, üzerinde bu markayı taşıyan cep telefonlarını sadece rüyalarınızda görebileceksiniz!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
90'lı yıllarda ürettiği cep telefonları ile adından söz ettiren Japon üretici Panasonic, telefon piyasasından çekildiğini resmi olarak açıkladı. Zaten beklenen bu gelişmenin en sonunda gerçek olması, aslında kimseyi de şaşırtması.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Firmanın Avrupa'da piyasaya sürdüğü akıllı telefon serisi Eluga'nın bekleneni verememesinin ardından şirket kendi evinde de pazar payında ciddi kayıp yaşadı. Tüm bu hayal kırıklıkları sonrasında Panasonic, telefon üretimini tamamen durdurma kararı aldığını açıkladı. 2001 yılında Japonya cep telefonu pazarının yüzde 21'ine sahip olan şirketin payı bu yılki rakamlara göre yüzde 7'ye kadar gerilemişti.&lt;br /&gt;
Japon üreticilerden NEC de, geçtiğimiz Temmuz ayında telefon piyasasından çekildiğini resmi olarak duyurmuştu.&lt;br /&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjCQM0CTScCmc9BjYpFoRHV7DzKlspiv6qRedX6pBZ_IWuX5faJuqTeA1DoKfrEbJYVMJ6V4EW1z2HLDlAvEkkJ6y1BD3F68tNfYbMWRvfP9JtBq7mC3rN5F80pKy7gdsvxXHQDyP0cjUwN/s72-c/qq.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Microsoft onuda alır mı..?</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/microsoft-onuda-alr-m.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 8 Sep 2013 02:28:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-822830193100573309</guid><description>&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiOoXjABdlIn2AINRKk_s2dwYI_9i7kzoyFCd9g37OLLASF6psUZN2Bv_3t70fNPfr2nMAQ7OCFyqwZkhShnk851QzuC4s9bCzDR9sJfGdZjhyphenhyphenak_TnR2RgfkqhLoWryNf1MDNVcr0JaDZW/s1600/xxx.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="192" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiOoXjABdlIn2AINRKk_s2dwYI_9i7kzoyFCd9g37OLLASF6psUZN2Bv_3t70fNPfr2nMAQ7OCFyqwZkhShnk851QzuC4s9bCzDR9sJfGdZjhyphenhyphenak_TnR2RgfkqhLoWryNf1MDNVcr0JaDZW/s320/xxx.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Microsoft, Nokia'yı satın aldıktan sonra bir başka cep devinin peşinde olabilir! İşte o dev!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pazartesi günü itibariyle Microsoft'un, Nokia'nın büyük bir kısmını satın alması haberi ile sallanan teknoloji dünyası, bazı kaynaklara göre ufak bir şok daha yaşayabilir. Bloomberg üzerinden yayınlanan yeni bir makaleye göre, Microsoft, zor zamanlar yaşayan mobil telefon üreticisi BlackBerry'nin de peşinde olabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Makale, isimsiz kaynaklardan alınan bilgiler doğrultusunda, Microsoft'un, BlackBerry'yi satın alınabilir, iyi bir yatırım olarak gördüğünü iddia ediyor. Bundan birkaç hafta önce "stratejik alternatifler" aradığını beyan eden Kanadalı firmanın yapacakları arasında, sahip olduğu markanın bir kısmını ya da tamamını satışa çıkarması olası. Makaleye göreyse BlackBerry halen hatırı sayılır miktarda pazar payına sahip ve BlackBerry cihazlar, &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;birçoklarının ilgisini çektiği için, Microsoft'un firmayı satın almayı düşünmesi şaşırılacak bir olay değil.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BlackBerry, aslında 2013 yılına çok iyi hazırlanmıştı ama ürettiği Z10 isimli telefon ve şahsına münhasır olan BlackBerry 10 işletim sistemi tam bir satış fiyaskosu yaşamıştı. Bu başarısızlıksa Microsoft'un Windows Phone'lu Nokia'ları için mükemmel bir fırsat doğurmuş, dünya mobil telefon pazar sıralamasındaki üçüncülüğün Microsoft'a geçmesini sağlamıştı.&lt;br /&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiOoXjABdlIn2AINRKk_s2dwYI_9i7kzoyFCd9g37OLLASF6psUZN2Bv_3t70fNPfr2nMAQ7OCFyqwZkhShnk851QzuC4s9bCzDR9sJfGdZjhyphenhyphenak_TnR2RgfkqhLoWryNf1MDNVcr0JaDZW/s72-c/xxx.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Kablosuz depolama ve fazlası...!</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/kablosuz-depolama-ve-fazlas.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 8 Sep 2013 02:25:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-199408235759867471</guid><description>&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEirVI__5OE64e8afbrqVnahps-m2eGschlxXIQhuIk8ifAbax6tlE8mEmoIHp49tIo5QZ_OVCHVnY-rzD7qS_kX6j-HsVwet1fKuPZUUyRuNLg8kMxHlHh2tRPM9rayTYDZxuuHRqEHjncE/s1600/aaaa.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="166" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEirVI__5OE64e8afbrqVnahps-m2eGschlxXIQhuIk8ifAbax6tlE8mEmoIHp49tIo5QZ_OVCHVnY-rzD7qS_kX6j-HsVwet1fKuPZUUyRuNLg8kMxHlHh2tRPM9rayTYDZxuuHRqEHjncE/s320/aaaa.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Hem kablosuz depolama, hem de şarj işlevlerini üstlenen bu cihaz, cebinizin en yakın dostu olacak!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kingston Technology'nin şirketlerinden biri olan Kingston Digital, MobileLite Wireless ürününü Türkiye'de satışa sunduğunu duyurdu. 2011 yılında piyasaya sunulan Wi-Drive ürününün yeni jenerasyonu olan MobileLite Wireless, kullanıcılara film, müzik, fotoğraf ve doküman gibi dosyalarını kablosuz olarak yayınlama ve paylaşma imkanı sunuyor. KDV dahil 149 TL fiyatla Türkiye'de ilk olarak Hepsiburada.com'da satışa sunulan ürün, tüm bu özellikleri cebinize rahatlıkla sığabilecek boyutlarla sunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Farklı depolama ürününlerini ve tek tıkla 3 kullanıcı destekliyor&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
MobileLite Wireless, sizi tek bir depolama birimine de mahkum etmiyor. Üzerindeki SD kart okuyucusu ve&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt; USB girişi sayesinde SD/SDHC/SDXC kartlar, bir adaptör yardımıyla microSD kartlar ve USB flash bellekler üzerindeki veriler MobileLite Wireless ile kablosuz aktarıma açılıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
MobileLite Wireless, sürekli hareket halinde olan, mobiliteyi adeta yaşam tarzı haline getirmiş kullanıcılar için işe yarayan özellikler sunuyor. Film, müzik, fotoğraf ve dokümanlarınızı paylaşmak istediğinizde bu verilerin yer aldığı USB bellek ya da SD kartı MobileLite Wireless'a takmanız yeterli oluyor. Böylece tek bir hamle ile verileriniz, istediğiniz kişilerin erişimine kablosuz olarak açılmış oluyor. Üstelik aynı anda 3 kullanıcı MobileLite Wireless'a bağlanıp, verilere erişebiliyor. MobileLite Wireless'ın kutu içeriğinde gelen microSD kart adaptörü ile tablet ve akıllı telefonlarda kullanılan bu kartları, MobileLite Wireless ile uyumlu hale getiriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Telefon ve tabletinizin şarjı biterse kurtarıcınız MobileLite Wireless&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şarj bitmesi durumunun önemli bir sorun olduğu günümüzde MobileLite Wireless, iyi &amp;nbsp;bir özellik daha sunuyor. Üzerindeki dahili bataryanın barındırdığı gücü, USB girişi üzerinden diğer cihazlarla paylaşabilen MobileLite Wireless, böylece kritik anlarda akıllı telefonunuzu ve tabletinizi şarj edebiliyor. Üstelik MobileLite Wireless'ın şarj kapasitesi, ortalama bir akıllı telefonunun pilini tümüyle doldurabilecek seviyede. Kablosuz paylaşım modunda ise MobileLite Wireless, 5 saat boyunca aralıksız veri paylaşımı yapabiliyor.&lt;br /&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEirVI__5OE64e8afbrqVnahps-m2eGschlxXIQhuIk8ifAbax6tlE8mEmoIHp49tIo5QZ_OVCHVnY-rzD7qS_kX6j-HsVwet1fKuPZUUyRuNLg8kMxHlHh2tRPM9rayTYDZxuuHRqEHjncE/s72-c/aaaa.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>100.000 dolarlık kart...!</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/100000-dolarlk-kart.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 8 Sep 2013 02:20:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-5521079405467228641</guid><description>&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiA36YYz4BZbM86TQbsON0PbgRwty6O7VB_81sdWqfcVJr293ED3aI5TD6f8xPy7ThzSNTS9Nw653Wd-763EckG1GtN4j9DIwaetLfHX4YQ6GxaMTmkKX1BBwryhBVAAza1gtBRi_PL7SH8/s1600/2013090700001442788.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="170" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiA36YYz4BZbM86TQbsON0PbgRwty6O7VB_81sdWqfcVJr293ED3aI5TD6f8xPy7ThzSNTS9Nw653Wd-763EckG1GtN4j9DIwaetLfHX4YQ6GxaMTmkKX1BBwryhBVAAza1gtBRi_PL7SH8/s320/2013090700001442788.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Ufacık bir kartın, 100.000 dolar gibi inanılmaz bir fiyata satılacağı hiç aklınıza gelir miydi?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir dönem ülkemizde de inanılmaz derecede ilgi toplayan Pokémon çizgi filmi, aslında sadece bir çizgi film değil. Hatta ilk olarak Gameboy oyunu şeklinde ortaya çıkan Pokémon, sonradan bir çizgi film serisi ve kart oyununa dönüştü. Ülkemizde yayından kaldırılmış ve oyunlarının bulunması zorlaşmış olsa da, dünya genelinde halen hatırı sayılır bir takipçi sayısına sahip. Öyle ki, oyunları şu anda beşinci nesile ulaşmış durumda ve çizgi filmi de on yedinci sezonuna doğru ilerlemekte...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ancak bu yazının konusu 1997 yılında basılmış özel bir kart. Pokémon henüz Japonya'nın dışına taşmamış ve Japonya'da da Pocket Monsters olarak bilinir iken, kart oyunu çizimleri için bir yarışma düzenlenmiş. &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Yarışmada çizimleri kabul edilen kişilere ise "Illustrator" adlı özel bir koleksiyon kartı hediye edilmiş. Tabii ki bu durum kartı nadir bir kart yapıyor ancak ne kadar nadir olduğu sorusunun cevabı, kartın değerinin inanılmaz seviyelere yükselmesine sebep oluyor. Bu kartın dünya üzerinde bilinen baskı adedi sadece altı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şu anda ise bu kartlardan bir tanesi &lt;span id="goog_1792816334"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.ebay.com/itm/360722199528?ssPageName=STRK:MEWAX:IT&amp;amp;_trksid=p3984.m1423.l2649"&gt;eBay üzerinde&lt;/a&gt;&lt;span id="goog_1792816335"&gt;&lt;/span&gt; satışa sunulmuş durumda. Satışı başlatan kart sahibi Scott Pratte, fiyat olarak 100.000 dolar gibi bir inanılmaz bir rakam belirlemiş. Ancak kendisi de fiyatın bu seviyeye ulaşmasını beklemiyor. Sonuç ne olursa olsun, haber yayına hazırlanırken yapılan öneriler 50.000 dolara ulaşmış durumda.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pratte, satış hakkındaki görüşünü "Gerçekçi olunursa, derecelendirilmemiş bir kopya kolaylıkla 20.000 dolar kazandırabilir. Ben, derecelendirilen kartımın fiyatının 50.000 dolar civarında kalmasını bekliyorum." cümlesi ile açıklıyor. Bahsedilen derelendirme ise "Professional Sports Authenticator (PSA)" adlı üçüncü parti bir firma tarafından kartın olması gerektiğine ne kadar yakın olduğunu belirten resmi bir açıklama. Pratte'nin satışa sunduğu kart ise firmadan 9/10 gibi bir derece almış. Kartların çoğu zaman kutularından çıkarken 9.5 gibi bir dereceye düştükleri düşünülür ise bahsedilen kart için 9 gibi bir dereceye sahip olmak neredeyse mükemmele eşdeğer bir durum.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Illustrator kartı daha önceki yıllarda da oyun kartlarının satış fiyatı konusunda bir rekora imza atmıştı. Pratte'nin söylediğine göre bir açık arttırma ile Illustrator kartı 23.000 dolara satılarak en pahalı kart koltuğuna oturmuştu. Bu satışın gerçekleştiği tarihten beri Pokémon kartlarının değerleri yükseldi ve azaldı ancak Pratte şu anda 90'ların sonlarındaki değerin iki veya üç katına ulaşıldığını söylüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kısacası Pratte, kendi elindeki karta oldukça güvenmekte. Mükemmeleyakın durumu ve eBay'de yer alan teklifler göz önüne alındığına Pratte "Bu kart kesinlikle eski rekoru geçecek" diyor.&lt;br /&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiA36YYz4BZbM86TQbsON0PbgRwty6O7VB_81sdWqfcVJr293ED3aI5TD6f8xPy7ThzSNTS9Nw653Wd-763EckG1GtN4j9DIwaetLfHX4YQ6GxaMTmkKX1BBwryhBVAAza1gtBRi_PL7SH8/s72-c/2013090700001442788.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Makineli tabanca yerine bilgisayar...</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/makineli-tabanca-yerine-bilgisayar.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sat, 7 Sep 2013 06:03:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-6338928895761187053</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://encrypted-tbn3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcT0Y_-Muzu6B2HA1Ed4NPwwsotoRiaO2HFuabAb8XKRLTGsDHHW2w" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://encrypted-tbn3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcT0Y_-Muzu6B2HA1Ed4NPwwsotoRiaO2HFuabAb8XKRLTGsDHHW2w" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Siber savaş bugün birçok ülkenin gündeminde. Bu çevrede Londra Dışişleri Araştırma Enstütüsü de bir rapor yayınladı. Söz konusu raporda, modern bir sanayi devletinin bilgisayar sistemlerine yönelik bir terörist eylemle felce uğratabileceği uyarısında bulunuluyor. "Belli başlı bilgisayar kurumlarına giriş, bir suçlu içinde, iyi bir vatandaşa olduğu kadar açık. Bu sebeple, "elektronik teröristler" için, bazı güvenlik sistemlerinin en zayıf noktalarına yönelik stratejik planlar kurmak zor olmayacaktır. Hedefin bilgisayar olduğu eylemlerde yöntem, sabotaj yoluyla bilgisayara zarar verilmesi ya da kullanımının tamamen durdurulmasıyken, bilgisayar bir eylem aracı olarak kullanılmaya kalkıldığında uygulanacak yöntem, verilerin değiştirilmesi ya da kopyalanması. Bu seneryonun baş rolünü oynayan "hacker"ler , birinci yöntemi uygulayan teröristlerin yaptıkları gibi bilgisayar merkezlerini &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;bombalamak yerine, sistemin merkezi virüs göndererek ya da sistemi kırıp içine girme yolu ile bilgi çalarak saldırmayı tercih ediyorlar. Geleceğin Carlos'unun Çek yapımı bir VZ61 makineli tabanca yerine bir IBMPC ile silahlanmış olması pek şaşırtıcı olmaz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Bireysel bilgi de tehlikede&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;
&lt;b&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;/b&gt;Siber savaşta devletler ve şirketler kadar bireylerde hedef. "Bireysel Bilgi Savaşı" olarak tanımlayabileceğimiz bu grupta yer alan saldırılar bir bireyin elektronik mahremiyetini hedef alır. Bir kişiye ait tüm dijital kayıtları ve veri tabanlı girişleri tehdit eden bu saldırılar, bilgi nerede olursa olsun onu bulup zarar vermeye yöneliktir. Ortalama bir bilgisayar kullanıcısının, sakladığı bilgi üzerindeki kontrolü ne yazık ki çok fazla değildir. Kendimize ait bilgilerin tamamını kontrol edemeyiz. ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, bilgisayar kullanıcılarının yüzde 78'i böyle bir saldırı sonucu bilgi kaybına uğramıştır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Geçmişte, bir kişi hakkında bilgi almak için çalışan bir ajan, minyatür kamera ya da mikrofon kullanmak zorundaydı. Günümüz ajanları ise, o cihazların daha da küçülmüş modellerini kullanmakla beraber, çoğunlukla zaten varolan verilere ulaşarak her türlü bilgiyi edinmektedir. Birisine şantaj yapmak için artık onu aylar boyu takip etmek gerekmiyor, telefon hatlarının ucunda bulunan bir bilgisayardan pek çok şey öğrenmek mümkün.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Hayatımız hakkındaki pek çok bilgi dijital ortamda saklanıyor. Hakkımızdaki bilgiler sürekli bilgisayarlar arasında gidip geliyor. İşin kötüsü, bilgisayarlarda kayıtlı olan bilgiler yüzde yüz doğru değildir, yanlış bir yasal kaydı düzeltmek oldukça zordur. İlk başta çok da tehlikeli görünmeye bu gibi saldırılar, bir insanın hayatını mahvedebilir.</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>iPhone 5S'in parmak izi sensörü sızdı</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/iphone-5sin-parmak-izi-sensoru-szd.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sat, 7 Sep 2013 04:48:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-1961663866291672833</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjABvuMOZVNi-kCemNSF481y1DdiZFLHPex4ghNROw2ymrDwwP2qm-0NlpHzMKXgYSyLfYZeOSUoX0YTsnnR3Au1trj76rE0RWWk8yqCx0X0k_6aX48hZNWzsARzoQSD9S75HGVrw0SDyIc/s1600/iphone_5s_6184.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjABvuMOZVNi-kCemNSF481y1DdiZFLHPex4ghNROw2ymrDwwP2qm-0NlpHzMKXgYSyLfYZeOSUoX0YTsnnR3Au1trj76rE0RWWk8yqCx0X0k_6aX48hZNWzsARzoQSD9S75HGVrw0SDyIc/s1600/iphone_5s_6184.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Yeni iPhone'larla önümüzdeki hafta Salı günü tanışacağız.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir sonraki "tam donanımlı" Apple telefonu olması beklenen iPhone 5S'ten sızıntılar ise devam ediyor. Sonny Dickson'un ortaya çıkardığı parmak izi sensörü, iPhone 5S'in giriş düğmesinin gerçekten de parmak izi güvenliğini destekleyeceğini gösteriyor olabilir. Fotoğrafa parmak izi sensörünün bir şerit kabloyla bağlandığı görünüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;YENİLİKLERE DOYMUYOR&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Parçanın iPhone 5'tekinden oldukça farklı olması dikkat çekiyor. Ancak bu, iPhone 5S'ten sızan ilk parmak izi sensörü değil. Geçtiğimiz hafta Fransız web sitesi NWE'nin ortaya çıkardığı görüntüler de aynı bugünküne benziyordu. Apple'ın geçtiğimiz sene biyometrik üzerine yoğunlaşan AuthenTec'i satın almış olması, bu alanda bir yenilikle karşılaşabileceğimizin haberini veriyor olabilir&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjABvuMOZVNi-kCemNSF481y1DdiZFLHPex4ghNROw2ymrDwwP2qm-0NlpHzMKXgYSyLfYZeOSUoX0YTsnnR3Au1trj76rE0RWWk8yqCx0X0k_6aX48hZNWzsARzoQSD9S75HGVrw0SDyIc/s72-c/iphone_5s_6184.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>İşte Vestel'in yüzde 100 yerli akıllı telefonu</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/iste-vestelin-yuzde-100-yerli-akll.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sat, 7 Sep 2013 04:45:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-496362763468126266</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjliAmMP81wAH2KFJ-zxugfS7k674rA3Vu0CbhO_saLfcJ2wHUgrlG9irwcoTNKD8TfbjR_vVwaHEApx4WYjA5qBPNkGtLkDed6TWGOrc_G9c8oXCMtbWGPrrHSEYraxx38wljd5rb-LcSN/s1600/iste_vestelin_yuzde_100_yerli_akilli_telefonu_5884.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="162" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjliAmMP81wAH2KFJ-zxugfS7k674rA3Vu0CbhO_saLfcJ2wHUgrlG9irwcoTNKD8TfbjR_vVwaHEApx4WYjA5qBPNkGtLkDed6TWGOrc_G9c8oXCMtbWGPrrHSEYraxx38wljd5rb-LcSN/s320/iste_vestelin_yuzde_100_yerli_akilli_telefonu_5884.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Beklenen yerli telefonlar çıktı IFA’ya ilk kez katılan Vestel, büyük bir sürpriz yaparak tasarım ve üretimi yüzde 100 yerli olan akıllı telefonlarını görücüye çıkardı. Şirket, kısa süre sonra seri üretime başlayacağını açıkladı. 4.3, 4,7 ve 5 inçlik telefonlar Ocak 2014’te Türkiye`de satışa çıkacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;HEDEF DÜNYADA İLK 5'E GİRMEK&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Vestel, Avrupa’nın en büyük tüketici fuarı Berlin IFA’da, 1.5 yıldır üzerinde çalıştığı yüzde 100 Türk tasarımı akıllı telefon ailesini görücüye çıkardı. Fuarda Android işletim sistemli 4.3”, 4.7” ve 5” ekranlı üç farklı çalışan prototipi sergileyen Vestel’in İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan dünyada ilk 5’e giremeyecekleri bir alanda &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;iş yapmayacaklarını belirtti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;MANİSA'DA ÜRETİLECEK&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Erdoğan’ın verdiği bilgiye göre şu an için ismi belli olmayan Vestel akıllı telefon ailesi orta ve üst segmentte ürünler barındıracak. Firmanın Manisa fabrikasında aralık ayında seri üretime başlanacak ve ocak ayında akıllı telefonlar raflarda yerlerini almış olacak. Turan Erdoğan şu an için telefonların fiyatını açıklamazken her alanda Uzakdoğu firmalarıyla rekabet ettiklerini bunun için akıllı telefonda da rekabette sorun çekmeyeceklerini ifade etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiEOididCfPdwsn7AnAqFTktKdYwwFBeAZR2DJjNMrJKBvD9oujuRYnZVyZx8IiFc2-o9ZtIhAKgrqraahvM01uHL7ItnUegbdfGs4veOgdgBl_eaEkFmUiqyL68LeE1MJLDEnPVnoCO_Qn/s1600/2_5652.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiEOididCfPdwsn7AnAqFTktKdYwwFBeAZR2DJjNMrJKBvD9oujuRYnZVyZx8IiFc2-o9ZtIhAKgrqraahvM01uHL7ItnUegbdfGs4veOgdgBl_eaEkFmUiqyL68LeE1MJLDEnPVnoCO_Qn/s400/2_5652.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;b&gt;İHRAÇ DA EDİLECEK&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Erdoğan, çok büyük rakipler olmasına rağmen akıllı telefon ihracatı için Avrupa, Güney Amerika ve Ortadoğu ülkeleriyle görüşmelere başladıklarını da söyledi. Vestel akıllı telefon kullanıcıları V Store’dan söz konusu uygulamaları indirebilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;"DEVLET DESTEĞİ ÖNEMLİ TEŞVİK İÇİN GÖRÜŞÜYORUZ"&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Erdoğan, üretimde devlet desteğinin çok önemli olduğunu belirterek, “Teşvik için çeşitli görüşmelerimiz oldu. Şu anda da devam ediyor” diye konuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;"YAĞLI GÜREŞ OYUNU ÜRETEBİLİRİZ"&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
İnsanları cezbetmek için lokal bir esintiye de ihtiyaç duyulduğunu belirten Erdoğan, “Akıllı televizyonda imsak saatleri uygulamamız çok beğenildi. Telefon için de mesela bir yağlı güreş oyunu üretebiliriz’ diye konuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cihaz daha sonra Avrupa, Guney Amerika ve Ortadoğu’da satılacak. Android 4.2 Jelly Bean’li cihazların 5 inçlik amiral gemi modelinin özellikleri şöyle:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgpkOZ6IglWnv1JWYFgvU949zTJqlZhowv7_WenxMM9Piu7QYFgb3Bb1enAS6OpD_goDB1aMbWpCsqQwP7AVv8Qt-RzS5yX74pyezOriMKghM5V9BJl2T96_KEZ9NahDG2xD8eKQy-Vk1Qu/s1600/vestekl_6150.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgpkOZ6IglWnv1JWYFgvU949zTJqlZhowv7_WenxMM9Piu7QYFgb3Bb1enAS6OpD_goDB1aMbWpCsqQwP7AVv8Qt-RzS5yX74pyezOriMKghM5V9BJl2T96_KEZ9NahDG2xD8eKQy-Vk1Qu/s400/vestekl_6150.jpg" width="370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;12 MEGAPİKSEL KAMERASI VAR&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
*1280x800 piksel&lt;br /&gt;
*1.2 Ghz Quad Core işlemci&lt;br /&gt;
*2 GB RAM&lt;br /&gt;
*Android 4.2 işletim sistemi&lt;br /&gt;
*12 Megapiksel arka kamera, 2 Megapiksel ön kamera&lt;br /&gt;
*Wi-Fi 802.11 a/b/g/n</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjliAmMP81wAH2KFJ-zxugfS7k674rA3Vu0CbhO_saLfcJ2wHUgrlG9irwcoTNKD8TfbjR_vVwaHEApx4WYjA5qBPNkGtLkDed6TWGOrc_G9c8oXCMtbWGPrrHSEYraxx38wljd5rb-LcSN/s72-c/iste_vestelin_yuzde_100_yerli_akilli_telefonu_5884.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Nokia'lar için ilk karar!</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/nokialar-icin-ilk-karar.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sat, 7 Sep 2013 04:40:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-5594360995089523283</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhAWlijY6cbJtEhlPYxB18yxAwzTDuOoqMUp_AqIdv51eq45-pzImfm5izOUTm04bLjoXHEagBrw9MNe6tK7sRrw4Oe2_pEzCBAf9YOlT6TrdHbHyaeXQ8Iv0bEQm47r4bn7OgtgPsimtT2/s1600/20130905055647_microsoftnokia.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhAWlijY6cbJtEhlPYxB18yxAwzTDuOoqMUp_AqIdv51eq45-pzImfm5izOUTm04bLjoXHEagBrw9MNe6tK7sRrw4Oe2_pEzCBAf9YOlT6TrdHbHyaeXQ8Iv0bEQm47r4bn7OgtgPsimtT2/s1600/20130905055647_microsoftnokia.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Microsoft, Nokia'yı satın almasından sonra yapacağı ilk değişikliği açıkladı: Artık Nokia cepler...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nokia'yı sürpriz bir hamle ile satın alan Microsoft'un, deneyimli telefon üreticisi ile neler yapacağını, nasıl ürünler piyasaya çıkaracağını yakın gelecekte çok daha iyi göreceğiz. Microsoft'un, bugüne kadar alıştığımız Nokia modellerinden farklı tasarımlarda ve işlevlerde yeni ve hatta devrimsel telefon fikirleri olduğu şüphesiz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ancak, bu evliliğin başka sonuçları da kısa sürede hayata geçecek. Microsoft'un emekli olmaya hazırlanan CEO'su Steve Ballmer'ın açıklamasına göre, şirket, Nokia'nın "uzun" telefon isimlerini kısaltacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Örneğin, çok yakında piyasaya çıkacak ve isminin "Nokia Lumia Windows Phone 1020" olması beklenen amiral gemisi telefonun ismi kısaltılarak, daha "karizmatik" bir isim alacak.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft'un piyasaya süreceği telefonlarda "Surface" markasını kullanmasına kesin gözüyle bakılıyor. Ancak farklı isimlendirmelere gitmesi de düşük olasılık değil. Yakında Apple'ın iPhone'u karşısında, Nokia Surface Phone'u görürsek şaşırmayalım.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhAWlijY6cbJtEhlPYxB18yxAwzTDuOoqMUp_AqIdv51eq45-pzImfm5izOUTm04bLjoXHEagBrw9MNe6tK7sRrw4Oe2_pEzCBAf9YOlT6TrdHbHyaeXQ8Iv0bEQm47r4bn7OgtgPsimtT2/s72-c/20130905055647_microsoftnokia.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Chrome'a önemli bir yenilik!</title><link>http://teknolojiblogg.blogspot.com/2013/09/chromea-onemli-bir-yenilik.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sat, 7 Sep 2013 04:38:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8173157318333382907.post-5332405103465130590</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiBwVd5EeYohTExNqxvd30BpxKJXA4CMthhT-WUlFZSt_ywtTcerDuC8CJD2r-tKuflCIMceFLhNA8LkUNcE4RsXhEIJWqsyA5Fha-8LHoW23ZMS6KpeCJ_TQCqLFqPdzFnjnPyN6cOFpa3/s1600/20130906053634_chromeapps.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiBwVd5EeYohTExNqxvd30BpxKJXA4CMthhT-WUlFZSt_ywtTcerDuC8CJD2r-tKuflCIMceFLhNA8LkUNcE4RsXhEIJWqsyA5Fha-8LHoW23ZMS6KpeCJ_TQCqLFqPdzFnjnPyN6cOFpa3/s1600/20130906053634_chromeapps.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Chrome ve Chrome OS, bu yenilik sayesinde önemli bir dezavantajından kurtulacak!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Google'ın bizlerle 2011'de tanıştırdığı Chromebook'larının başarısızlığının en önemli nedenlerinden bir tanesi, bilgisayarın neredeyse tamamen web tarayıcı ve bulut tabanlı olmasıydı. Şimdi ise Google, çevrimdışı olarak çalışabilen "Chrome Apps" ile bu sorunu çözmenin peşinde.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çevrimdışı Chrome uygulamaları aslında ilk kez ortaya çıkmıyor. Ancak tanıtılan yeni uygulamalar, öncekilere göre çok daha fazla işlev sunacak. Kendi başına çalışabilecek olan bu uygulamalar, kendi arayüzlerine sahip olacak ve USB, Bluetooth gibi bağlantı işlevlerinden faydalanabilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Google'ın blog'unda tanıttığı uygulamalar arsında Wunderlist, Pixlr Touch Up ve Cracking Sands var. Bu &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;uygulamaları Chrome OS kullanıcılarının yanı sıra Chrome kullanıcıları da Chrome Web Store'dan indirebiliyorlar. Uygulamaların Mac ve Linux için hazırlanması ise yaklaşık 6 hafta sürecek.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiBwVd5EeYohTExNqxvd30BpxKJXA4CMthhT-WUlFZSt_ywtTcerDuC8CJD2r-tKuflCIMceFLhNA8LkUNcE4RsXhEIJWqsyA5Fha-8LHoW23ZMS6KpeCJ_TQCqLFqPdzFnjnPyN6cOFpa3/s72-c/20130906053634_chromeapps.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item></channel></rss>