<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/rss2full.xsl" type="text/xsl" media="screen"?><?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css" type="text/css" media="screen"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222</atom:id><lastBuildDate>Thu, 17 Jul 2008 02:24:15 +0000</lastBuildDate><title>Küresel ısınmaya hayır, küresel ısınma, küresel ısınma resimleri</title><description /><link>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (Yönetici)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>104</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/blogspot/yWvv" type="application/rss+xml" /><feedburner:emailServiceId>1261199</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname>http://www.feedburner.com</feedburner:feedburnerHostname><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-8025721660332897242</guid><pubDate>Tue, 04 Mar 2008 06:06:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-03-04T08:06:36.479+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Küresel ısınma hızlanıyor</category><title>Küresel ısınma hızlanıyor</title><description>Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, atmosfere salınan sera gazlarının yüzde 15’ini emen Güney Kutbundaki okyanus çukurları, bu işlevlerini kaybetmeye başladı. Bu da, küresel ısınmanın daha da korkutucu boyutlara geleceği anlamına geliyor.       &lt;p class="style6"&gt;&lt;img src="http://www.kureselfelaket.net/images/buzullar.jpg" alt="buzullar" longdesc="images/buzullar.jpg" height="192" width="300" /&gt;&lt;/p&gt;       &lt;p class="style9"&gt;İSTANBUL - Küresel ısınma, Güney Okyanusu’nun karbondioksit (CO2) soğurmasını azaltıyor. Uluslararası uzmanlardan oluşan bir ekibin 4 yıl boyunca yaptığı ve Science dergisinde yayımlanan bir araştırma, gelecekte küresel ısınmaya yol açan karbondioksit oranının tahmin edilenden daha yüksek olacağını ve küresel ısınmanın hızlanacağını ortaya koydu. &lt;/p&gt;       &lt;p class="style9"&gt;Zira araştırmaya göre, atmosfere salınan karbon gazının yüzde 15’ini emen Güney Kutbundaki okyanus, artık bu işlevini tam anlamıyla yerine getiremiyor.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;Bunun nedeni de küresel ısınmanın etkisiyle rüzgarların şiddetinin artması. Okyanuslardaki karbondioksitin büyük kısmı diplerde bulunuyor. Kuvvetli rüzgarlar da, Antarktika kıtasını çevreleyen denizlerde diplerdeki karbondioksit taşıyan suları yüzeye çıkarıyor. Yüzeydeki karbondioksit yeniden atmosfere karışıyor.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;          Sonuçta, atmosferdeki karbon gazı miktarının çoğalması, küresel ısınmayı yüzde 30’a kadar artırabilir.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;Araştırma, Antarktika’da sera etkisi yaratan gazların birikmesi ve ozonun azalmasının neden olduğu hava akımlarının yoğunlaşmasının, soğurma kapasitesini doyma noktasına getirerek suda biriken karbondioksidi (CO2) açığa çıkardığını da gösterdi.&lt;/p&gt;       &lt;p class="style9"&gt;&lt;img src="http://www.kureselfelaket.net/images/fabrikalar.jpg" alt="fabrikalar" longdesc="images/fabrikalar.jpg" height="253" width="379" /&gt;&lt;/p&gt;       &lt;p class="style7"&gt;&lt;strong&gt; “BU CİDDİ BİR DURUM”&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;        &lt;span class="style9"&gt;Araştırmanın katılımcılarından East Anglia üniversitesinden Corinne Le Quere, “İlk kez iklim değişikliğinin Antarktika Okyanusu’nun havadaki karbondioksidi (CO2) soğurma kapasitesinin doygunluk noktasına ulaşmasının sorumlusu olduğunu söyleyebiliriz, bu ciddi bir durum” dedi. Le Quere, “iklim değişimiyle ilgili tüm bilgi işlem modellerinin bu olayın bu yüzyıl boyunca yoğunlaşarak süreceğini gösterdiğini” belirtti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;       &lt;p class="style9"&gt;Bu araştırmaya katılanlardan Chris Rapley, 19. yüzyıldaki endüstri devriminin başlangıcından bu yana, okyanusların, insanların faaliyetleri nedeniyle atmosfere salınan 500 milyar ton karbonun yaklaşık dörtte birini soğurduğunu söyledi.&lt;/p&gt;       &lt;p class="style9"&gt;&lt;img src="http://www.kureselfelaket.net/images/araclar.jpg" alt="araclar" longdesc="images/araclar.jpg" height="251" width="379" /&gt;&lt;/p&gt;       &lt;p class="style7"&gt;&lt;strong&gt; ATMOSFERDEKİ SERA ETKİSİ VE ISINMA ARTACAK&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;        &lt;span class="style9"&gt;Bilimadamları bu oluşumun tahmin edilenden 40 yıl önce ortaya çıktığına dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        Yeryüzünde temel olarak 2 karbon kuyusu bulunuyor. Okyanuslar ve biyosfer.&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;Bilimadamları, okyanuslar, denizler, göller ve ormanların, insan faaliyetlerinden kaynaklanan CO2 salımının yaklaşık yarısını soğurduğunu, Güney Okyanusu’nun tek başına bu işlemin yüzde 15’ini yerine getirdiğini belirterek, bu okyanusun doyma noktasına ulaşmasıyla atmosferde daha fazla CO2’nin kalacağını ve atmosferdeki sera etkisinin ve ısınmanın artacağını kaydettiler.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;       &lt;p class="style9"&gt;Uzmanlar doğal yollarla emilimin zorlaştığına dikkat çekerek, atmosfere salınınan sera gazlarının oranının sınırlandırılmasının önemini vurguluyor.&lt;/p&gt;       &lt;p class="style6" align="right"&gt;Kaynak: NTV-MSNBC VE AJANSLAR&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/245313645" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/245313645/kresel-snma-hzlanyor.html</link><author>noreply@blogger.com (Yönetici)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2008/03/kresel-snma-hzlanyor.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-2190931088469939135</guid><pubDate>Thu, 13 Dec 2007 09:54:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-12-13T11:55:42.832+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">küresel ısınma etkileri</category><title>Küresel ısınmanın etkileri</title><description>İnsanlık daha şimdiden küresel ısınmanın birçok sonucuyla karşı karşıya. Küresel ısınma okyanusları, tarım, orman ve kent alanları ile balık tutulan bölgeleri, yiyecek ve iş kaynaklarını, kıyı kentlerini ve insan sağlığını etkilemeye başlamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel ısınmanın yarattığı iklim değişikliğinin sonuçlarından bazılarını şöyle sıralayabiliriz: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İklim değişikliği sonucu canlı kompozisyonları yavaş yavaş değişiyor, tür çeşitliliği giderek azalıyor, doğal yaşam alanları ortadan kalkıyor. Kuş ve memeliler yeni iklim koşullarına uyum sağlayamıyorlar. Kostarika'ya özgü altın kaplumbağalar küresel ısınma kurbanı ilk tür. İngiltere'de son 25 yılda 22 milyon çift kuşun 17 milyon çifti yok oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İklim değişikliği insan ve hayvan göçünü beraberinde getiriyor. Örneğin Türkiye üzerinden Avrupa'ya gitmeye çalışan göçmenlerin büyük bölümü Afrika ve Asya'da iç savaşların yanısıra, kuraklık, salgın hastalık ve kıtlığın pençesindeki ülkelerden gelmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanların açıkladığına göre, Güney Kutbu'ndaki dev buzul kütleleri çözülerek ayrılıyor. '95'ten sonra buzulların kopma süreci hızlandı. Güney Kutbu'nda yaz sıcaklıklarının normalden 1-2 derece fazla olması buzulların erimesini önemli oranda hızlandırdı. Kuzey kutbundaki buz tabakasının %40 inceldiği düşünülüyor. Kutuplardaki buzullar artık karbondioksit yok eden kaynaklar olmaktan çıkıp karbondioksit yayan kaynaklar haline gelmiş durumda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB bünyesinde yürütülen Permafrost ve Avrupa'da İklim Projesi'ne göre Alp Dağları'ndaki buz kütlesi eriyor. Avrupa'nın en büyük buzul kütlesi Breidamerkurjokull'un buzlarında büyük bir delik açılmış, bu buzul iki yıl içerisinde parçalanıp sulara karışacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afrika'daki ünlü Klimanjaro Dağı son yüzyılda buzul kütlesinin 3/4'ünü yitirdi. Diğer kıtalardaki dağlar da buzullarının büyük kısmını yitirdi. And Dağları'nda buzulların 1/4'ü eridi. Bolivya ve Peru buzullarını inceleyen Fransız bilim adamı Bernard Pouyaud'a göre, "insanoğlu sermayeden yemeye başladı".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buzullardaki bu erime deniz seviyesinin yükselmesini de beraberinde getiriyor. Örneğin NASA'nın açıklamasına göre, Grönland'da eriyen buzlar yılda 4,5 trilyon litre su oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz yüzyılda deniz seviyesi 15-20 cm yükseldi. ABD Çevre Koruma Ajansı'na göre, bunun 2-5 cm'si buzul erimesi, 2-7 cm'si okyanuslardaki ısınmadan dolayı genleşme, % 1'lik kısmı ise yaşanan çökelme sonucu meydana geldi. Yükselme nedeniyle denizsuyu kıyılara yakın tatlı su kaynaklarına karışıyor ve bu içme suyu sıkıntısı doğuruyor. Deniz seviyesinin yükselmesi sonucunda Pasifik'te Kribati bölgesinde 3 ada sulara gömüldü. &lt;br /&gt;İngiltere Çevre Kirliliği Kraliyet Komisyonu'nun 2000 yaz raporuna göre, küresel ısınma, deniz seviyesinde değişiklik dışında yağmur yağışlarında da değişikliğe neden oluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Monaco Oşinografi Müzesi Direktörü Prof. Doumange denizlerin ciğerlerine benzettiği mercan resiflerinin küresel ısınmaya bağlı olarak yok olduklarını söylüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BM Çevre Pogramı uzmanlarından Sverin Tveidtal, permafrost alanların (donmuş toprakların) küresel ısınma nedeniyle çözüldüğünü söylüyor. Bunların çözülmesiyle birlikte binlerce yıl boyunca sakladıkları sera gazları atmosfere çıkıyor, bu ise bir kısır döngü şeklinde küresel ısınmayı arttıracak. Permafrost alanlar Alaska'nın %80'ini, eski Sovyet topraklarının ve Kanada'nın yarısını, Antartika'nın ise hemen hemen tamamını kapsamaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD Çevre Koruma Fonu'nun açıklamalarına göre geceler daha çok ısınıyor, bu durumda gece gündüz farkı azalıyor. Göl sularının ısınması sürüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güç santralleri, taşıtlar ve fabrika bacalarının ürünü olarak atmosferde biriken gazlar daha sonra asit yağmurlarına neden oluyor. Bu ise yağmur ormanlarının yanısıra birçok canlı ve bitki türünün yok olmasına yol açıyor ya da büyümesini engelliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanada'da hortum, Alaska'da ilk kez fırtına, Hindistan, Bangladeş, Kolombiya ve İsviçre'de sel, Ortadoğu ve Asya'da kuraklık... Bunlar geçtiğimiz yıl doğal olduğu şüpheli afetlerden bazıları. Bunlara geçtiğimiz Temmuz sonunda Güney Afrika'da ve Arabistan'da kar yağması da eklenebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'98 yılı verilerine göre, 56 ülkede sel baskını, 45 ülkede kuraklık yaşanmış. Amerika'da bulunan World Watch Institute adlı doğa araştırma grubunun bir incelemesine göre, '97'de küresel ısınma nedeniyle artan buharlaşma sonucu yağan yağmurlar ve fırtınalardan dolayı 92 milyar dolar maddi zarar meydana gelmiş. "96'da aynı nedenlerden dolayı meydana gelen zarar ise 60 milyar dolar. '97'de meydana gelen sel, yağmur ve kasırgalar dolayısıyla 300 milyon insan evsiz kalmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: &lt;a href="http://www.kizilbayrak.org/2001/sykb22/sayfa_14.html"&gt;&lt;/a&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/199651042" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/199651042/kresel-snmann-etkileri.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/12/kresel-snmann-etkileri.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-5750830214768124118</guid><pubDate>Thu, 13 Dec 2007 09:48:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-12-13T11:49:20.289+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">küresel ısınmaya karşı alınabilecek önlemler</category><title>Küresel ısınmayı durdurmak için...</title><description>TEMA, küresel ısınmayı durdurmak için herkesin uygulamaya koyabileceği bir dizi önlem alınmasını öneriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEMA yetkililerinden alınan bilgiye göre, küresel ısınmaya karşı kişisel çabalar yetersiz olabiliyor, ancak hep beraber hareket edildiğinde etkili oluyor. Evleri ısıtmak ve soğutmak için kullanılan enerjiden, yapılacak ufak değişikliklerle tasarruf yapılabileceğini belirten TEMA yetkilileri, daha az enerji kullanımı için şu önerilerde bulundu: &lt;br /&gt; Evimizin yalıtımını iyi yapalım. İyi yalıtılmış çatılar metrekarede 15 litre yakıt tasarrufu sağlayabilir. İç ve dış duvarların yalıtımı, eski binalarda zor da olsa ısıyı korur. &lt;br /&gt; Doğru oda sıcaklığı sağlanmalı. Çalışma ve yaşama alanları için ortalama 20-21 derecedir. Bu değerlerden aşağı her derecede yüzde 6 oranında ısınma giderlerinden tasarruf edilir. Gece düşürülen ısı da aynı yönde etkili olacaktır. Üşüyünce her zaman biraz daha fazla giyinebiliriz. Kullandığımız odaları ısıtalım. Sürekli oturmadığımız odaların ısıtıcıları kapatılabilir, daha az kullanılan yatak odası, misafir odası ve banyolardaki ısıtıcıları ise gerektiği zamanlarda kullanabiliriz. &lt;br /&gt; Havalandırma, az ve öz olmalı. Bütün gün yarı açık bir pencere ve çalışan bir radyatör, odamız yerine sokağı ısıtır. Geceleri panjurları, perdeleri, storları kapatalım. Tek camlı pencerelerimizi şeffaf izolasyonla kaplayabiliriz, ucuzdur ve yüzde 6-10 enerji giderlerini azaltır. &lt;br /&gt; Elektrikli ısıtıcıları asgari düzeyde kullanalım. Elektrikli radyatörleri ancak acil durumlarda kısa süreli kullanalım. Her türlü elektrikli ısıtıcı yoğun enerji tüketir. &lt;br /&gt; Isıtma sistemlerinin birkaç yılda bakımları, temizliği yapılmalı, havaları alınmalı. Bakımı yapılmış sistemler yüzde 10 civarında enerji tasarrufu sağlar. &lt;br /&gt; Çamaşırlarımızı kaynar su yerine ılık suda yıkayalım. Aynı temizliği ve yüzde 50 enerji tasarrufu sağlamış oluruz. &lt;br /&gt; Bulaşık makinesi tam doluncaya kadar bekleyelim. Makineye bulaşıkları koymadan önce çalkalamayalım, bırakalım doğru seçtiğiniz ekolojik deterjanlar işlerini yapsın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ESKİ BUZDOLAPLARI YÜZDE 40 FAZLA ENERJİ HARCIYOR&lt;br /&gt; Dışarısıyla içerisi arasındaki her 1 derecelik farkın, yüzde 10 oranında ısınma ve soğutma faturalarına yansıyacağını ve sera gazlarına ekleneceğini vurgulayan yetkililer, konfor ve ekonomi için oda sıcaklıklarının kışın 18-20, yazın da 23-25 derece olmasını önerdi. &lt;br /&gt; Az enerji harcayan ampullerin kullanılması gerektiğini, ifade eden yetkililer, “Akkor ampullerimizi tasarruf ampulleriyle değiştirelim. Tasarruf ampulleri yüzde 80 daha az enerji harcar, daha çok ışık verir ve uzun ömürlüdür” dedi. &lt;br /&gt; Eski buzdolaplarının yenileriyle değiştirilmesi önerisinde bulunan yetkililer, 10 yıl önce üretilen buzdolaplarının bugünkü modellerden yüzde 40 daha fazla enerji tükettiğini, bu miktarın evin üç aylık aydınlatma tüketimine eşdeğer gelebileceğini bildirdiler. &lt;br /&gt; Bilgisayarların, müzik setlerinin, televizyonların uyur konumda bırakılmaması gerektiğine dikkati çeken yetkililer, kumandadan kapatılmış televizyonların açık konumda oldukları kadar enerji harcadığını kaydetti.&lt;br /&gt; TEMA yetkilileri, 4 kişilik bir ailenin, musluğun gereksiz yere akmasına izin vermeyerek, kısa duş alarak, bulaşıklarını makinede yıkayarak, gereksiz yere sifon kullanmayarak, güneş battıktan sonra bahçe sulayarak, bir yılda 140 ton su tasarrufu yapabileceğini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞ YERİNDE NELER YAPILABİLİR?&lt;br /&gt;İş yerlerinde aydınlatma, ısınma, soğutma, bilgisayarlar, yazıcılar, fotokopi makinelerinin de küresel ısınmaya katkıda bulunduğuna işaret eden yetkililer, şu önerilerde bulundu: &lt;br /&gt; Evdeki kurallar iş yeri için de geçerlidir. Bunlara bir de çalışanların ulaşımı, uçak yolculuklarını, kağıt kullanımlarını da eklersek iş yerlerinin küresel ısınmaya etkisinin azımsanmayacak miktarda olduğu görülür. Dolayısıyla karbon salımı azaltma çabamızda iş yerlerimiz önemli bir yere sahiptir. Bilgisayarlarımızı kapalı tutalım. Bilgisayarlarımızı üç saatten fazla bir süre, ekranımızı 30 dakikadan fazla bir süre kullanmayacaksak kapatalım. &lt;br /&gt; Kahve-çay makinesini açık bırakmayalım. Sıcak durması için termos kullanabilirsiniz. &lt;br /&gt; Enerji tasarrufu etiketine dikkat edelim. İş yerimize tasarruflu ofis donanımları seçelim. Sadece enerji tasarrufu değil, bütçemize de katkı sağlamış oluruz.&lt;br /&gt; Alternatifler düşünelim. İş yerimizde, bisiklet kullanımını teşvik edelim. Toplu ulaşım araçlarının kullanılmasını, araçların paylaşılmasını kağıtların geri kazanımını düşünerek hareket edelim.&lt;br /&gt; Karbondioksit salınımının en önemli kaynağı, kara ve hava taşıtlarının oluşturduğu ulaşım sektörüdür. Uçaklar küresel karbondioksit miktarının yüzde 12’sini oluştururlar. &lt;br /&gt; Arazi araçları, pikaplar, minibüsler gibi yüksek motor hacimli araçlar diğerlerine göre daha çok yakıt tüketirler. Bu tip büyük araçları kullanmaktan kaçınalım. &lt;br /&gt; Eğer 30 saniyeden fazla bekleme yapacaksak kontağı kapatalım.&lt;br /&gt; Lastiklerimizi kontrol edelim. 0,5 bar eksiltilmiş hava, yakıt tüketimimizi yüzde 5 arttırır. Bagajdaki gereksiz yükleri ayıklayalım. Aracımız, 100 kiloluk bir yükle 100 kilometrede 1 litre daha fazla yakıt tüketir.&lt;br /&gt; Arabamız dururken ısıtmaya çalışmayalım. Yürürken daha hızlı ısınır ve daha az yakıt tüketir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜKETİME DİKKAT&lt;br /&gt;Küresel ısınmanın önlenmesinde günlük gıda tüketiminin de önemli rol oynadığını belirten yetkililer, önerilerine şöyle devam etti: &lt;br /&gt; Organik ürünleri seçelim. Çiftçiler her yıl milyarlarca ton tarım ilacı kullanırlar. Bu ilaçlar zararlıları öldürürken toprağın içindeki karbonu tutan mikroorganizmaları da öldürür. Dolayısıyla karbon toprakta tutunamadığı için atmosfere karbondioksit olarak salınır. Organik olmayan tarım ürünleri sadece sağlığımıza zararlı olmayıp küresel ısınmaya da yol açar.&lt;br /&gt; Yerel ürünlerle beslenelim. Çok seyahat etmiş ürünler bize ulaşana kadar karbondioksit salınımına neden olurlar.&lt;br /&gt; Mevsiminde yiyelim. Ulaşımın yol açacağı sera gazlarını önlemiş oluruz.&lt;br /&gt; Atıkları azaltalım, geri dönüştürelim ve tekrar kullanalım. Evimizde ne kadar atık ürettiğimizi düşünelim. Halen çevresel maliyetler atık yönetimine yansımamaktadır ve Avrupa Birliği ülkelerinin yüzde 60’ında çöpler gömülerek ortadan kaldırılmaktadır.&lt;br /&gt; Yeşil enerjiye yatırım yapalım. Yeşil enerji üreten firmaların hisse senetlerini tercih edelim. Yeşil enerji geleceğin enerjisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: ntvmsnbc.com&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/199651043" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/199651043/kresel-snmay-durdurmak-iin.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/12/kresel-snmay-durdurmak-iin.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-8618545503414907297</guid><pubDate>Thu, 13 Dec 2007 09:43:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-12-13T11:46:50.667+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Küresel ısınma</category><title>Küresel ısınma, nemin de artışına yol açıyor</title><description>İnsan etkinliklerinin yol açtığı küresel ısınmanın, sadece dünyanın ısının daha fazla artmasına değil, rutubet artışına de yol açtığı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nature (Doğa) dergisinde yayımlanan bir çalışmada, sıcaklıkları daha dayanılmaz hale getiren nemin yüzeye yakın havadaki oranının yaklaşık son 30 yılda yüzde 2,2 arttığı kaydedildi. &lt;br /&gt;Bilgisayar örneklerinin, bu durumun tek açıklaması olarak insanın yol açtığı küresel ısınmayı gösterdiği belirtilen çalışmanın sahiplerinden İngiliz East Anglia Üniversitesinden Nathan Gillett, nem oranındaki bu değişimin, küresel ısınma sonucu sıcaklığın insanda yarattığı sıkıntıda önemli etkisi bulunduğuna işaret etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirli nem değişiklikleri üzerinde yapılan çalışmada, 1973-2002 yılları arasında havadaki toplam nem oranının ölçüldüğü belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada çalışmayla doğrudan bağlantısı olmayan Miami Üniversitesi sağlık ve iklim araştırmacısı Laurance Kalkztein, nem oranındaki artışın insanlar için tehlikeli olabileceğini, çünkü bunun vücudun kendini kendini soğutmasını daha zorlaştıracağını vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışmanın sahiplerinden, Yale Üniversitesinden iklim araştırmacısı Katharine Willet de nemin, kürenin çoğu bölgesinde arttığını, ABD’nin batısı, Güney Afrika ve Avustralya’nın bazı bölümlerinde havanın daha kuru olduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fizik kuralları uyarınca sıcak havanın daha fazla nem tutabilmesi nedeniyle, çalışmadaki bulgular iklim araştırmacılarını şaşırtmazken, çalışmada, şu anki nem artışının önemli oranda olduğunun ve bunda sera etkisi yaratan gazların salımının etkisi olabileceğinin ortaya konulduğuna dikkat çekiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışmanın ayrıntıları, Nature dergisinin internetteki &lt;a href="http://www.nature.com/nature"&gt;http://www.nature.com/nature&lt;/a&gt;” adresinden görülebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kaynak:&lt;/strong&gt;ntvmsnbc.com&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/199651044" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/199651044/kresel-snma-nemin-de-artna-yol-ayor.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/12/kresel-snma-nemin-de-artna-yol-ayor.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-5856502582527056587</guid><pubDate>Thu, 13 Dec 2007 09:42:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-12-13T11:43:52.685+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Fosil yakıtlar</category><title>Fosil yakıtlar tükenince ne yapacağız?</title><description>National Geographic Türkiye dergisi dergi bu ayki sayısında petrolün veliahtını arıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batı ülkeleri dev rüzgar tribünleri, dev güneş panelleri üretiyor. Pirinç kabuklarından çöpten, atık yağlardan enerji üretmeye çalışıyor ve hidrojen tüketen otomobiller Avrupa sokaklarında dolaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu çabaların nedeni halen aktif olarak kullanılan fosil yakıtlar tükendiğinde “ne kullanacağız?” sorusuna yakın zamanda net bir cevap verilemeyeceği korkusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık bir çok ülkede satışı yapılan bioyakıtlar ise yakıt ihtiyacını karşılamaktan uzak. National Geographic dergisindeki araştırmaya göre, biyoyakıtların petrolün yerini alması için tarıma ayrılan arazilerin en az iki katına çıkması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu çalışmaların bir noktada düğümlenmesi ise riskli olmasına rağmen akıllara nükleer enerjiyi getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya önümüzdeki yıllarda artan petrol üretiminin zirve yapıp ardından düşüşe geçmesini beklerken gelecekte neler olacağı ise bulunacak veliahta bağlı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kaynak:&lt;/strong&gt;ntvmsnbc.com&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/199651045" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/199651045/fosil-yaktlar-tkenince-ne-yapacaz.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/12/fosil-yaktlar-tkenince-ne-yapacaz.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-4152831999332832209</guid><pubDate>Thu, 13 Dec 2007 09:38:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-12-13T11:39:23.317+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><title>Küresel Isınmaya Karşı Eğitim Seferberliği.</title><description>Okullarda küresel ısınmaya ve su sıkıntısına karşı eğitim seferberliği başlatıldı. Doğal Hayatı Koruma Vakfı, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ortaklaşa olarak düzenlenen kampanyada öğrencilere ısınmaya ve su sıkıntısına karşı alınacak önlemler anlatılacak. Kartal Belediyesi'nin de destek verdiği kampanyadan 80 bin öğrenci yararlanacak. Kampanya çerçevesinde ilk toplantı Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi'nde yapıldı. Toplantıya çeşitli okullardan 500 öğrenci katıldı. Kartal Belediye Başkanı Arif Dağlar yerel yönetimlere büyük sorumluluk düştüğünü hatırlattı. Toplantıda Doğal Hayatı Koruma Vakfı'ndan Dr. Filiz Demirayak, İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Şen, Tema Vakfı'ndan Prof. Dr. Necmettin Çepel yaptıkları konuşmalarda küresel ısınmanın yol açtığı iklim değişikliklerinin su kaynaklarını çok önemli hale getirdiğini, nüfus artışına karşın su kaynaklarının artmadığını ve su probleminin kritik boyutlara ulaştığını vurguladılar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kaynak: &lt;/strong&gt;Sabah.com.tr&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/199651046" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/199651046/kresel-isnmaya-kar-eitim-seferberlii.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/12/kresel-isnmaya-kar-eitim-seferberlii.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-1163575678021900922</guid><pubDate>Thu, 13 Dec 2007 09:35:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-12-13T11:39:53.319+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Fosil yakıtlar</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><title>Fosil yakıtlar</title><description>Fosil yakıtlar, çürüyen tarih öncesi bitki ve hayvanlardan milyonlarca yılda oluşmuş, kömür, petrol ve doğalgaz gibi yakıtlardır. Fosil yakıtlar yenilenebilir kaynaklar değillerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fosil yakıtların kullanılması, karbondioksit gazı biçiminde karbon açığa çıkmasına yol açar. Karbondioksit ise iklim değişikliği yaratan insan etkinliklerinin yaydığı en önemli seragazıdır. Bugün, özellikle kuraklıklar, seller ve rekor kıran sıcaklıklar yüzünden mercanların ağarması ve kutupların erimesi gibi iklim değişikliği etkilerini tüm dünyada tanık oluyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin kirletici kömürlü termik santrallar işletme ve sözde "mobil" fuel-oil termik santralları dahil daha birçok fosil yakıtlı termik santral planlama konusunda kötü bir ünü vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliminsanları iklim değişikliğine ilişkin 'güvenli' sınırlar aşılmadan önce, atmosfere ne kadar karbon yayılabileceğini hesaplamışlardır. Bu sınır aşılırsa, iklim değişikliği o denli hızlı gerçekleşecektir ki ekosistemler, buna ayak uyduramayacak ve kontrolden çıkabilecek geri dönüşsüz bir süreç başlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İklim değişikliği açısından en fazla 'güvenli' sıcaklık artışı, bir derece santigrattır. Fosil yakıtları bu hızla yakmaya devam edersek, bu sınıra yalnızca 40 yılda ulaşılacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fosil yakıt endüstrisinin bulduğu mevcut ekonomik kömür, petrol ve doğalgaz rezervleri, bu miktarın yaklaşık dört katıdır. Bir başka deyişle, tehlikeli iklim değişikliklerini önlemek istiyorsak, bu rezervin dörtte üçünü yakmamız mümkün olmayacaktır. Buna karşın, petrol devleri petrol arama çalışmalarına yatırım apmaya devam ediyor. Çok uluslu petrol şirketlerinin yatırım yaptığı ana hedeflerden biri ise Hazar bölgesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunlar şu anlama gelmektedir: Hemen yenilenebilir enerji kaynakları yatırımlarına geçerek, acilen karbondioksit yayılımını azaltmaya ve fosil yakıtlardan vazgeçmeye başlamak zorundayız. Greenpeace, buna 'karbon mantığı' adını veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Petrol şirketleri, tehlikeli iklim değişikliklerine yol açmaya yetecek kadar petrolü zaten bulmuş durumdadır. Mevcut rezervleri piyasaya sunarlarsa, bunun iklim üzerindeki etkileri felaket olacaktır. Bu şirketler, daha fazla fosil yakıt aramak için para harcamak yerine, geleceğin temiz, sürdürülebilir enerji kaynaklarına şu anda yatırım yapmak zorundadır. Hiçbir şey olmamış gibi devam etmek, büyük ekolojik ve ekonomik yıkıma yol açarak milyonlarca insanın yaşamıyla kumar oynamaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Endüstrileşmiş ülke hükümetleri, yenilenebilir enerjinin gelişimini dünya çapında desteklemeli ve fosil yakıtlara ve nükleer enerjiye dayalı geleneksel enerji sistemlerine her yıl verilen 250-300 milyar dolarlık sübvansiyonları kaldırmak için adım atmalıdır. Sürdürülebilir bir geleceğe giden tek yol, güneş kaynaklı enerjilere dayalı bir ekonomiye geçiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kaynak:&lt;/strong&gt; GreenPeacE.OrG&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/199651047" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/199651047/fosil-yaktlar.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/12/fosil-yaktlar.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-4635635631741477890</guid><pubDate>Mon, 10 Dec 2007 12:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-12-10T14:43:20.242+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yarışma durumu</category><title>Yarışma İçin Son 20 Gün.</title><description>Eveeet. www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması için son 20 saymaya başladık artık kendi sitemden çok hangi sitenin birinci bitireceğini merak ediyorum.&lt;br /&gt;Bu arada halen yarışmaya katılımlar devam ediyor. Bence bu yarışmanın galibi myrize olacak, fakat cesurtürk de en az onun kadar iyi bir yarışma çıkardı bu arada blogspot ile yarışmaya katılan ByMsT nickli arkaşımı da tebrik ediyorum ki yarışmada müthiş bir performans sergiledi eh ne diyelim iyi olan en iyi kasan kazansın :)&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/198021741" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/198021741/yarma-iin-son-20-gn.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/12/yarma-iin-son-20-gn.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-4074178409848655637</guid><pubDate>Sun, 09 Dec 2007 12:24:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-12-09T14:33:09.716+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Seo teknikleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">back-link nasıl kasılır</category><title>Backlink nasıl kasılır :)</title><description>www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışmasına başladım başlayalı seo hakkında öğrendiğim en ilginç olay backlink kasma yöntemidir.. Profesyonel seo yapanlar tabiki de bu tarz şeyleri uygulamazlar fakat biz burada yarışıyoruz öyle değilmi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi size bir kaç örnek vereceğim (çok gizemli sırları açıklıyorum ona göre :) )mesela &lt;a href="http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/"&gt;www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması&lt;/a&gt; kelimesinde &lt;a href="http://www.google.com/search?hl=en&amp;q=www.r10.net+k%C3%BCresel+%C4%B1s%C4%B1nmaya+hay%C4%B1r+seo+yar%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1"&gt;google&lt;/a&gt;' da bir arama yapıyoruz birinci sırada kimler var bir bakınıyoruz &lt;a href="http://www.iwebtool.com/backlink_checker"&gt;bu adrese&lt;/a&gt; giderek birinci sırada ki sitenin backlink kasdığı sitelere bakıyoruz :) eğer birinci sırada ki şahıs profesyonel bir seocu değilse zaten yapmış olduğu SEO(!)yu aynı yolu izleyerek bizlerde yapabiliriz..&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/197537409" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/197537409/backlink-nasl-kaslr.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/12/backlink-nasl-kaslr.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-4369384768134271495</guid><pubDate>Sun, 09 Dec 2007 12:13:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-12-09T14:24:33.027+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Seo teknikleri</category><title>illegal SEO teknikleri :)</title><description>www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışmasına ücretsiz sitelerin katılması ayrı bir güzellik katıyor sonuç itibarı ile nette çok fazla yatırım yapmadan SEO ile neler yapabileceğinizi görebiliyorsunuz. Yarışmada şu anda birinciliğe oynayan sitelerden bir tanesi de blogspot dan aldığı site ile katılmış.. (aynı ben(= )  &lt;a href="http://www.r10.net"&gt;forum&lt;/a&gt;da yapılan tartışmalara bakılırsa google amcamızın ücretsiz uygulamalarından birisi olan blogger sitelerini çok hızlı bir şekilde indexlediği görülmekte. Bu çok yönlü olarak kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela :&lt;br /&gt;yeni bir site açıyoruz www.yenisite.com diyelim google ın bu siteyi indexlemesi içerisine eklenecek içerik ve alacağınız backlinklere göre değişebilir. fakat biraz kurnazlık yapalım dersek; blogger'dan yenisite.blogspot.com şeklinde bir adres alarak buradan ekleyeceğimiz içerikleri www.yenisite.com adresine yönlendirerek hem sitemize iyi bir backlink sağlamış olup hemde sitemizin google da daha hızlı indexlenmesini sağlayabiliriz..&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/197537410" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/197537410/illegal-seo-teknikleri.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/12/illegal-seo-teknikleri.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-4028306589842024900</guid><pubDate>Sun, 09 Dec 2007 12:08:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-12-09T14:13:29.662+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">asalaklar</category><title>SEO yarışmasına gölge düştü..</title><description>www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması tüm heyecanı ile devam ediyor yarışma son günlerine yaklaşırken cesurtürk'ün sobotaj iddaları var bunun yapan kişilerin kim olduğunu çok merak ediyorum doğrusu bu şekilde sen bu yarışmayı kazansan bile kişilik olarak bu sana neler kaybettirir sen bunun farkındamısın? diye sormadan da edemeyeceğim.. Her ne ise keşke bu tarz asalaklar olmasa bence şu anda karşı karşıya olduğumuz küresel ısınma teklikesi de bu tür asalakların halen dünya üzerinde varolmasından kaynaklanıyor.. Yarışmaya yarışma niteliğini kaybettirdiğiniz için sizleri kınıyorum.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saygılar...&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/197532238" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/197532238/seo-yarmasna-glge-dt.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/12/seo-yarmasna-glge-dt.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-532489740838516909</guid><pubDate>Mon, 26 Nov 2007 11:42:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-11-27T13:08:24.924+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><title>SEO Analiz</title><description>&lt;a href="http://www.sitening.com/tools/seo-analyzer/"&gt;SEO Analiz Aracı&lt;/a&gt; sitenize ait pekçok kriteri sofistike bir algoritma ile degerlendirerek, sitenizin nekadar arama motoru dostu oldugunu ve eger varsa eksiklerinizi nasil giderebileceginizi, düzeltmek için neler yapabilecegizi gösteren güzel bir araç.&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/190681980" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/190681980/seo-analiz.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/11/seo-analiz.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-6787287712212383977</guid><pubDate>Mon, 26 Nov 2007 11:38:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-11-26T13:41:01.352+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><title>Anahtar kelime (keywords):</title><description>Eğer ki SEO ile ilgileniyorsanız anahtar kelime seçimi arama motorlarındaki sıralamalardaki yeriniz için önemlidir.HTML kodunda ise ilk sıralarda yer almalıdır.Arama Motorları için anahtar kelimeler sitenin yerine geçer yani siteyi temsil eden sözcüklerdir.Örümcekler yukarıdan aşşağıya doğru okuduğu için sayfayı dolaşırken ilk önce sol tarafı okuyacaktır ve daha sonra sitenin içeriğine geçecektir.Bu nedenle anahtar kelimeler sol tarafa yazılmış olursa örümceğin gereksinimi hemen karşılanmış olur.Site içinde anahtar kelimeleri ard arda kullanmak arama motorları tarafından spam olarak algılanacağı için site içinde eşit dağıtılmasında fayda olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anahtar kelimelerinin belirlenmesi çok önemli bir adımdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kullanıcıların sitelerin içerik bilgilerini bulmak için en çok hangi kelimelerle arattığını bilmek gerekir.&lt;br /&gt;* Kullanıcıların internet sayfalarını bulmak için en çok hangi kelime gruplarını ve kelime kalıplarını kullandıklarını bilmek gerekir.&lt;br /&gt;* Diğer sitelerin kendilerini hangi kelimelere göre optimize ettiğini bilmek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayfa içindeki metinlerde anahtar kelimelerin eş anlamlı kelimelerini aralarda kullanmak faydalı olacaktır.Bu kelimelerle aranıldığında listelerin en üst kısımlarında yer alması büyük olasılıktır.Sayfa isimlerinde, site içi klasör isimlerinde, kullanılan domainin isimlerinde, anahtar kelimelere yer vermek çok iyi olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kaynak :&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://www.seoturkiye.com/discussion/14/anahtar-kelime-secimi/#Item_0"&gt;SEO Türkiye&lt;/a&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/190661135" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/190661135/anahtar-kelime-keywords.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/11/anahtar-kelime-keywords.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-9197138851983068618</guid><pubDate>Sat, 24 Nov 2007 09:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-11-24T11:15:10.763+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><title>Yarışma durumu</title><description>www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışmasında müthiş sona doğru yaklaşırken google indexlemeye devam ediyor.. uzun bi aradan sonra ikinci sayfada yerimi almış bulunuyorum biraz backlink kasmanın zamanı geldi sanırım bazı işlerim den dolayı bugün ilgilenemicem ama yarın tüm günümü buraya ayırmayı düşünüyorum.. Neyse şimdilik kolay gelsin herkese bol PR li günler.. (:&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/189730204" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/189730204/wwwr10net-kuresel-isinmaya-hayir-seo.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/11/wwwr10net-kuresel-isinmaya-hayir-seo.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-7986703875855309376</guid><pubDate>Mon, 19 Nov 2007 11:50:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-11-19T13:52:27.402+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">küresel ısınmaya karşı alınabilecek önlemler</category><title>Küresel ısınmayı durdurabilmek için yapabileceğimiz 10 basit katkı!</title><description>Küresel ısınmayı durdurmak için siz de birşeyler yapabilirsiniz. İşte, karbondioksit salınımını azaltmak için gerçekleştirebileceğiniz 10 basit katkı ve bunları yaptığınızda ne kadar karbondioksit tasarrufu sağlayabileceğinizin hesabı... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Ampulünüzü değiştirin: Standart akkor ampulünüzü tasarruf ampulü ile değiştirin, yılda 75 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayın. &lt;br /&gt;2- Daha az araba kullanın: Her zamankinden daha sık yürüyün, bisiklet kullanın ve toplu taşıma araçlarından daha çok faydalanmaya özen gösterin. Araba kullanmadığınız her iki kilometre için 0.75 kg. karbondioksit tasarruf edeceksiniz. &lt;br /&gt;3- Geri dönüşüme katkıda bulunun: Evinizden çıkan çöplerin sadece yarısını geri dönüştürerek yılda bin 200 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz. &lt;br /&gt;4- Lastiklerinizi kontrol edin: Düzgün şişirilmiş lastiklerle litre başına aldığınız yol yüzde 3 oranında artacaktır. Her 4 litre benzin tasarrufu, 10 kilo karbondioksiti atmosferimizden uzak tutar. &lt;br /&gt;5- Daha az sıcak su kullanın: Suyu ısıtmak için çok fazla enerji gerekmektedir. Daha az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kg., giysilerinizi soğuk ya da ılık suda yıkayarak da 250 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz. &lt;br /&gt;6- Ambalajları fazla olan ürünlerden kaçının: Çöpünüzü yüzde 10 oranında azaltarak 600 kg. karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz. &lt;br /&gt;7- Su ısıtıcınızı ayarlayın: Isıtıcınızı kışın iki derece aşağı, yazın iki derece yukarı ayarlayın. Bu basit ayarlamayla yılda bin kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz. &lt;br /&gt;8- Bir ağaç dikin: Bir ağaç ömrü boyunca bir ton karbondioksit emer. &lt;br /&gt;9- Çözümün parçası olun: Harekete geçmek ve daha fazla bilgi almak için 'www.iklimkrizi.net'i ziyaret edin. &lt;br /&gt;10- Herkese anlatın: Küresel ısınmayla ilgili bildiklerinizi çevrenize anlatın.&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/187119439" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/187119439/kresel-snmay-durdurabilmek-iin.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/11/kresel-snmay-durdurabilmek-iin.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-4210278668014143321</guid><pubDate>Mon, 19 Nov 2007 11:34:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-11-19T13:36:09.368+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Küresel ısınmanın farkındamıyız</category><title>Küresel ısınmanın farkında mıyız?</title><description>Küresel ısınma, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Bu olay son 50 yıldır iyice saptanabilir duruma gelmiş ve önem kazanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya'nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyılda 0.6 (± 0.2)°C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş, "son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir etkiler oluşturduğu" yönündedir [1].&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su buharı, diğer sera gazlarından farklı olarak güneşten gelen radyasyonun şiddetine ve gezegenin ortalama ısısına göre sabit olan bağlı bir değişkendir. Dolayısıyla küresel ısınma konusunda pasif etkiye sahiptir. Ancak diğer sera gazları, yer yer bağımsız değişken olarak küresel ısınma üzerinde aktif bir etki yaratabilirler. Örneğin karbondioksit, yoğun volkanik etkinlik sonucu ya da insanlar tarafından fosil yakıtların yakılmasıyla yoğun olarak atmosfere salınabilir. Bu durum, gezegenin ortalama ısısından bağımsız olarak ortaya çıkabilen ve ortalama ısının artması sonucunu doğuran bir etken olarak işlev görür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün için bilim çevrelerinde küresel ısınmadan başat rolün atmosferde karbondioksit oranının artmasına bağlanmaktadır. Her ne kadar atmosferdeki karbondioksit,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeşil bitkilerin fotosentez olayında, &lt;br /&gt;karbondioksitin litosfer yüzeyinde suda çözünmesiyle, &lt;br /&gt;atmosferden çekilmekte ise de, bu mekanizmaların kapasitesinin üzerinde karbondioksit salınımı, gezegen üzerinde sera etkisi yaratmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su buharı dışındaki sera gazları dolayısıyla gezegen yüzeyindeki ortalama ısının artması, buharlaşmanın artmasına yol açacaktır. Bu ise atmosferde daha fazla su buharı, yani bulut oluşmasına yol açar. Bulutlar, güneşten gelen radyasyonun bir bölümünü dış uzaya yansıtırken bir bölümünü soğurarak ısınırlar, bir bölümünü de yeryüzüne geçirirler. Litosfer ve hidrosfere ulaşan bu radyasyonun da bir bölümü soğurularak ısınmaya yol açarken bir bölümü dış uzaya yansır. Dış uzaya yansıyan radyasyon yeniden bulut kütlesi ile karşılaştığında, aynı olaylar yaşanır, yansıtılır, soğurulur, dış uzaya kaçar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mekanizma, su buharı dışındaki sera gazlarının atmosferde artması sonucu bulutların sera etkisini artırmakta, küresel ısınmaya yeni bir katkıya yol açmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: http://forum.istanbulxl.com&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/187119440" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/187119440/kresel-snmann-farknda-myz.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/11/kresel-snmann-farknda-myz.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-7161738883259663599</guid><pubDate>Mon, 19 Nov 2007 11:29:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-11-19T13:33:57.214+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">küresel ısınmanın zararları</category><title>Küresel ısınmanın zararları ve yararları.</title><description>www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması bize çok şey öğretti..buyrun bunlardan bir kaç tanesi :&lt;br /&gt;Küresel ısınmanın bir yarar sağlayacağını sanmıyorum ama zararları var: Küresel ısınma Dünyanın derecesini yükseltiyor bunun sonunda kuraklık ve kaos ortaya çıkıyor.rnrnKüresel ısınma ile sıcaklıklar yükseliyor bunun sonunda Antartikadaki buzullar eriyor ve okyasnuz akıntılarını yok ediyor.Daha ayrıntılı istersen, akıntının adını unuttum ama... bu okyasun akıntısı denizdeki tuz oradanı nedeniyle bir döngü içinde.Tuzlu su yoğun oluyor ve çekiyor ve bu akıntı oluşuyor.Ama bu buzullar eriyince okyanustaki tuzluluk oranları düşüyor.Sonuç olarak akıntı yok olma noktasına geliyor.Bu akıntı çok önemlidir. Akıntı her yıl İngiltereye, İngilterede çalışan bütün nükleer santrallerden daha fazla enerji veriyor.rnrnGeçmişteki kayıtlarda bu akıntının kaybolduğu dönemlerin yaşandığı görülebilmekte bu akıntının bittiği zamanlarda Dünya yeni bir buzul devrine girmiş. Sonuç olarak küresel ısınmanın asıl sonucu bu tür okyanus akıntılarını yok ederek Dünyanın iklimini tamamen değiştirmesi ve küresel ısınmanın sonunda bir küresel soğuma yani buzul devri yaşamamız.rnrnKüresel ısınma en çok okyasus aracığılıyla zarar verecek nede olsa Dünya bir okyasus gezegeni (3/4). Küresel ısınma sonunda, inanılmaz yanardağ patlamaları, akıl almaz depremler, olmayacağına göre okyanustaki değişimler bize asıl darbeyi vuracak.Bu yüzden küresel bir şekilde ısınmamalıyız :)... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak : http://forum.istanbulxl.com&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/187111859" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/187111859/kresel-snmann-zararlar-ve-yararlar.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/11/kresel-snmann-zararlar-ve-yararlar.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-2392958966324677157</guid><pubDate>Fri, 16 Nov 2007 08:28:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-11-16T10:36:07.128+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><title>Seo yarışması google sonuçları.</title><description>www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması google da çığır açmış vaziyette google da www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması kelimesi ile yapılan arama sonuçlarında şu anda karsımıza çıkan sonuç &lt;strong&gt;"1,820,000 for www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması"&lt;/strong&gt; bu  muhteşem birşey son günlerde yarışma heyecanı iyice artmış durumda ben her ne kadar ilgilenemesem de arada yazıyorum işte. bu arada myrize birinciliği ele almış bende bugünden itibaren onu desteklemeye başlayacağım nede olsa hemşerim :P neyse şimdilik işime bakayım herkese kolay gelsin..&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/185665761" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/185665761/seo-yarmas-google-sonular.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/11/seo-yarmas-google-sonular.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-6054736334123620369</guid><pubDate>Sun, 11 Nov 2007 13:32:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-11-11T15:36:10.374+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><title>Yarışma Durumu</title><description>www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması devam ederken gittikçe büyük finale yaklaşıyoruz yaptığım seo çalışmaları sonuç vermeye başladı yeniden yarışmada yine ikinci sayfaya yükseldim.. seo çalışmalarım devam edicek..&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/183092009" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/183092009/yarma-durumu.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/11/yarma-durumu.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-857642049729388502</guid><pubDate>Fri, 09 Nov 2007 08:54:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-11-09T11:43:07.334+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">küresel ısınma resimleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">resim</category><title>Küresel ısınma resimleri-2</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpnWApRRI/AAAAAAAAAFQ/DiRMuTNer8Q/s1600-h/w_manzara19.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpnWApRRI/AAAAAAAAAFQ/DiRMuTNer8Q/s320/w_manzara19.jpg" border="0" alt="www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması"id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130771631381759250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpnmApRSI/AAAAAAAAAFY/eMikGiItd9w/s1600-h/Who+are+these+guys+obstructing+my+way!.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpnmApRSI/AAAAAAAAAFY/eMikGiItd9w/s320/Who+are+these+guys+obstructing+my+way!.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130771635676726562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpnmApRTI/AAAAAAAAAFg/NEmhohn0xz0/s1600-h/warming.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpnmApRTI/AAAAAAAAAFg/NEmhohn0xz0/s320/warming.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130771635676726578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpn2ApRUI/AAAAAAAAAFo/WSCsI5hupcM/s1600-h/Turkiye+kuresel+isinma.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpn2ApRUI/AAAAAAAAAFo/WSCsI5hupcM/s320/Turkiye+kuresel+isinma.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130771639971693890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpn2ApRVI/AAAAAAAAAFw/mSelmaDOINg/s1600-h/Sunset+at+Langhovde.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpn2ApRVI/AAAAAAAAAFw/mSelmaDOINg/s320/Sunset+at+Langhovde.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130771639971693906" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpLmApRMI/AAAAAAAAAEo/lU2Bt218GTw/s1600-h/bigstockphoto_Global_Warming_217540.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpLmApRMI/AAAAAAAAAEo/lU2Bt218GTw/s320/bigstockphoto_Global_Warming_217540.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130771154640389314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpMGApRNI/AAAAAAAAAEw/kIPCh-nwZ3g/s1600-h/emissions.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpMGApRNI/AAAAAAAAAEw/kIPCh-nwZ3g/s320/emissions.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130771163230323922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpMGApROI/AAAAAAAAAE4/AM0IRNUEjHc/s1600-h/EUFLocationMap.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpMGApROI/AAAAAAAAAE4/AM0IRNUEjHc/s320/EUFLocationMap.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130771163230323938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpMWApRPI/AAAAAAAAAFA/iOu9Ck2hirg/s1600-h/Glacier+cliffs!.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpMWApRPI/AAAAAAAAAFA/iOu9Ck2hirg/s320/Glacier+cliffs!.jpg" border="0" alt="www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması"id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130771167525291250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpMWApRQI/AAAAAAAAAFI/FnLJVxuEdvk/s1600-h/glaciernp-best!.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQpMWApRQI/AAAAAAAAAFI/FnLJVxuEdvk/s320/glaciernp-best!.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130771167525291266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQopWApRHI/AAAAAAAAAEA/iV-p7VSMhG4/s1600-h/274662.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQopWApRHI/AAAAAAAAAEA/iV-p7VSMhG4/s320/274662.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130770566229869682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQopmApRII/AAAAAAAAAEI/kBOTRMQLm7Q/s1600-h/antaricwaves.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQopmApRII/AAAAAAAAAEI/kBOTRMQLm7Q/s320/antaricwaves.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130770570524836994" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQopmApRJI/AAAAAAAAAEQ/5mOYlpIiAvI/s1600-h/ap_global_warming_070425_ms.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQopmApRJI/AAAAAAAAAEQ/5mOYlpIiAvI/s320/ap_global_warming_070425_ms.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130770570524837010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQoqGApRKI/AAAAAAAAAEY/EzoiMnUzmJo/s1600-h/ARCPolarbear.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQoqGApRKI/AAAAAAAAAEY/EzoiMnUzmJo/s320/ARCPolarbear.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130770579114771618" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQoqGApRLI/AAAAAAAAAEg/NoVmqA9EJSE/s1600-h/AtlanticOmap.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQoqGApRLI/AAAAAAAAAEg/NoVmqA9EJSE/s320/AtlanticOmap.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130770579114771634" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQoS2ApRCI/AAAAAAAAADY/PYwgdL9hSbc/s1600-h/02.0509.MapShowsGlobalWarming_GrinnellGlacier.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQoS2ApRCI/AAAAAAAAADY/PYwgdL9hSbc/s320/02.0509.MapShowsGlobalWarming_GrinnellGlacier.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130770179682812962" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQoS2ApRDI/AAAAAAAAADg/cbU6MBBI_mQ/s1600-h/2.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQoS2ApRDI/AAAAAAAAADg/cbU6MBBI_mQ/s320/2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130770179682812978" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQoTWApREI/AAAAAAAAADo/3dNjH5nJMQs/s1600-h/17cec82ac8b8061c87f40d04ea1a17d1.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQoTWApREI/AAAAAAAAADo/3dNjH5nJMQs/s320/17cec82ac8b8061c87f40d04ea1a17d1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130770188272747586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQoTmApRFI/AAAAAAAAADw/5LBXFLSj0DI/s1600-h/2007-06-20GlobalWarming.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQoTmApRFI/AAAAAAAAADw/5LBXFLSj0DI/s320/2007-06-20GlobalWarming.jpg" border="0" alt="www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması"id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130770192567714898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQoTmApRGI/AAAAAAAAAD4/YM8Hf3iBMJ4/s1600-h/2007-09-03GlobalWarming.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_DA9hLoyzXXk/RzQoTmApRGI/AAAAAAAAAD4/YM8Hf3iBMJ4/s320/2007-09-03GlobalWarming.jpg" border="0" alt="www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması"id="www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/182103446" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/182103446/kresel-snma-resimleri-2.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/11/kresel-snma-resimleri-2.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-7060454908582929018</guid><pubDate>Fri, 09 Nov 2007 08:51:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-11-09T10:54:05.446+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Küresel ısınma</category><title>Küresel ısınma ve Mısır Çarşısı.</title><description>Dünyada son dönemlerin en çok tartışılan konularından biri olan küresel ısınma, firmaların gelecek planlarında radikal değişikliklere neden olurken, insanların günlük yaşımını da tahmin edilenden daha çok etkiliyor. Küresel ısınma nedeniyle kışlık malları elinde kalan İstanbul'daki Mısır Çarşısı esnafı tedirgin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ENFLASYON İÇİN RİSK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkez Bankasının bile enflasyon riskleri arasında değerlendirdiği,&lt;br /&gt;sektörlerin ağırlıklı olarak olumsuz etkilendiği küresel ısınmadan en fazla&lt;br /&gt;etkilenen sektörlerin başında, mevsimsel ürün satan konfeksiyon ve hazır giyim sektörü geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MONT VE ÇİZMELER SATMIYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Ali Murad Kızıltaş, mevsimlerin&lt;br /&gt;kaymasının hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün planları ile hedeflerinde ciddi değişikliklere neden olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızıltaş, ''Bu kış da bunu yoğun olarak yaşadık. Havaların güzel gitmesi&lt;br /&gt;nedeniyle hafif ürünler, ince kazaklar ve ince montlar çok satarken, kalın&lt;br /&gt;ürünlerde kalın montlarda ve çizmelerde ciddi bir satış sıkıntısı yaşandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayakkabıda ise bugüne kadar satmadığımız kadar çok ayakkabı sattık'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel ısınma nedeniyle birtakım ürünlerin karsız satıldığını ifade eden&lt;br /&gt;Kızıltaş, mont ve çizmeler satılmadığı için de erken indirime gidildiğini&lt;br /&gt;kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumun sadece Türkiye'ye özgü olmadığını, tüm dünyada benzer bir&lt;br /&gt;sıkıntının yaşandığını dile getiren Kızıltaş, ''Bu saatten sonra bu ürünleri&lt;br /&gt;ihraç etme şansımız yok. Kimse yeni mal almaz. Herkes elindeki eski malı&lt;br /&gt;bitirmeye çalışır. Ancak indirimlerle bu mal temizlenerek yeni mala yer açılmaya çalışılacak'' değerlendirmesinde bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızıltaş, mevsimlerin kaymaya başlamasının kendilerini ciddi olarak rahatsız ettiğini, önümüzdeki yaz benzer bir sıkıntı yaşanması durumunda sektörün bundan büyük zarar göreceğini ifade ederek, gelecek kış planlamasının mutlaka bu seneki gelişmelere göre yapılacağını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''ÜRETİCİLERDE YÜZDE 30 SERMAYE KAYBI YAŞANDI''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Aynur Bektaş da bu yıl&lt;br /&gt;manto, kaban ve mont gibi ağır hazır giyim ürünlerinin önceki yıllara göre çok satılamadığına değinerek, sektörün buna hazırlıksız yakalandığını ve iç piyasada stok mal tutan, koleksiyon mal yapanların ürünlerinin depolarda kaldığını ifade etti. Bektaş, bunun sonucunda üreticilerde yüzde 30 oranında sermaye kaybı yaşandığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makro ekonomik açıdan bakıldığında ise küresel ısınmanın şirketlerde yeniden yapılanmayı gerekli kılacağına dikkat çeken Bektaş, bu konuda devletin önayak olması gerektiğini vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynur Bektaş, şirketlerin, bunun etkilerinin yaratacağı iş yapış şeklindeki&lt;br /&gt;ve stratejideki değişiklikler ile etkilerinin azaltılmasını tek başına yapamayacağını, konunun, devlet politikası dahilinde sivil toplum örgütleri, şirketler ve toplumun diğer kesimlerince ele alınmasının zorunlu olduğunu, makro anlamda Türkiye'yi zor bir dönemin beklediğini ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konunun aslında mikro ölçekte sektörü olumlu etkileyeceğini dile getiren Bektaş, ''İç piyasada mal satanlarla, ellerinde mal kalanlarla konuştum. Gelecek yıl fazla koleksiyon yapıp stoklarına (bu kış malıdır, bu yaz malıdır) diye mal koymayacaklar. Ağırlıklı olarak ortak sezon dediğimiz mallar üretecekler. Bu, hızlı mal alınmasını gerektiriyor. Türkiye, bu durumda zaman açısından daha avantajlı bir ülke konumuna gelecek'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''KIŞ ÜRÜNLERİNİ ÇIKARDIK, İNCELERİ KOYDUK''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. Genel Müdürü Aslı Karadeniz de küresel&lt;br /&gt;ısınmanın satışlarını etkilediğini ifade ederek, Kasım aylarından itibaren normal şartlar altında mağazalarında ağır kış ürünlerinin satışının başladığını, ancak bu yıl havaların beklenildiği şekilde seyretmemesi nedeniyle ağır kış ürünlerin öngörülen ölçüde satılamadığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek markalı mağazaların bundan daha çok etkilendiğine işaret eden Karadeniz, ''Biz de mağazalarımızdan kalın kış ürünlerini çıkarıp, yerine daha ince olanları koyduk. Bu şekilde riskten en az etkilenen firmalardan biri olduk. Perakendecilerin bundan sonra en çok dikkat edeceği konulardan biri de bu olacak'' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''DAHA AZ İNŞAAT YAPILACAK, DAHA AZ EV SATIN ALINACAK''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Koçoğlu da her ne kadar kış aylarında önceki yıllara oranla daha fazla çalışılsa da küresel ısınmanın inşaat sektörünü olumlu etkilediğini söyleyemeyeceğini ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun etkilerine genel ekonomi çerçevesinde bakmak gerektiğini dile getiren Koçoğlu, ''Küresel ısınma ile birlikte eğer erozyon, çölleşme söz konusuysa bu ülke ekonomisine daha fazla maliyet demektir. Daha fazla maliyet de bir yerde fakirliğe sebebiyet verir. Bu nedenle daha az inşaat yapılacak, daha az ev satın alınacaktır. Kış kış gibi olmalı, yaz mevsimi de yaz gibi olmalı...'' şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu ise havaların&lt;br /&gt;sıcak gitmesinden dolayı şu anda iş programının çok önlerinde olduklarını&lt;br /&gt;belirterek, şöyle dedi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"YAZIN BANYO YAPACAK SU BULABİLECEK MİYİZ?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''İstanbul'da kışın ortalama çalışılmayan gün sayısını 45-50 olarak&lt;br /&gt;hesaplarız. Bu sene kayıp gün hiç olmadı. Ocak ayında, Mayıs ayındaki gibi çalıştık. Yani inşaat sektörü için çok verimli bir yıl oldu, ama temennimiz mevsimlerin mevsim gibi yaşanması. Bu kadar kurak geçmesi, 'yazın banyo yapabilecek su bulabilecek miyiz?' diye kaygılandırıyor.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MISIR ÇARŞISI VE ÇEVRESİNDEKİ ESNAF TEDİRGİN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İklim değişiklikleri sonucu ortaya çıkan küresel ısınma, gıda sektörünü de&lt;br /&gt;tehdit ediyor. Daha çok kış aylarında tüketilen salep, ıhlamur, meyve ve bitki çayları, pastırma, turşu ve kestane satışları önceki yıllara göre geriledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumdan Mısır Çarşısı ve çevresindeki esnaf da tedirgin. Baklavacı&lt;br /&gt;Güllüoğlu, bu yıl hava sıcaklıklarının da etkisiyle satışlarının düştüğünü&lt;br /&gt;belirtirken, bazı aktarlar da daha çok kış aylarında tüketilen ürünlerin&lt;br /&gt;fiyatlarını geçen yıla göre düşürmelerine rağmen satışların iyi olmadığını&lt;br /&gt;söylediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş'ta seyyar salepçilik yapan Mehmet Karakaya, piyasadaki genel&lt;br /&gt;hareketsizliğin kendi işlerini de etkilediğini belirterek, özellikle havaların&lt;br /&gt;sıcak gitmesinden dolayı salep satışlarında önemli bir düşüş görüldüğünü anlattı.Karakaya, ''Ben normalde bu işi yaparken akşam saat 8.00-9.00 dedin miydi, eve giderdim. Şu anda (aynı kazancı elde etmek için) 12.00'lere, 1.00'lere kadar çalışıyorum'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''1,2 MİLYAR YTL'LİK MALİYET...''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz, küresel ısınma sebebiyle meydana gelen kuraklığın, özellikle kışlık olarak ekilen tahıllarda rekolte düşmesine neden olacağını, bu durumun gıdada, bu ürünleri kullanan un, bisküvi ve bira sektöründe ham madde sıkıntısı yaratacağını ve bunun da maliyetlere yansıyacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kopuz, ''Eğer kuraklık devam ederse, yazlık olarak ekilen tarım ürünlerinde&lt;br /&gt;de rekolte düşmeleri olacak ve bu durum ham maddesi tarım ürünleri olan gıda sektörünü ham madde sıkıntısı ile karşı karşıya bırakacaktır'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuraklığın devam etmesinin kışlık olarak ekilen tahılda yüzde 10 rekolte&lt;br /&gt;düşmesine sebep olacağına değinen Kopuz, ''Her bir yüzde 10 rekolte düşmesinin, ekonomiye maliyeti yaklaşık 1 milyar 200 milyon YTL olacaktır. Bu da çiftçiyi zor günlerin beklediğinin habercisidir'' görüşünü savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İklim değişikliklerinin ürünlerde rekolte düşmesinin yanı sıra çeşitliliği&lt;br /&gt;azalttığını ifade eden Kopuz, küresel ısınmayla birlikte tahıl üretimi ile&lt;br /&gt;şeftali ve kayısı gibi meyve üretiminde azalmalar yaşanacağını kaydetti.&lt;br /&gt;Vefa Boza Pazarlama Müdürü Hasan Sönmez, havaların ısınmasının boza&lt;br /&gt;satışlarını düşürdüğünü, satışları kötü yönde etkilediğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sönmez, ''Boza soğuk havada, hatta kar yağdığında aklımıza gelen bir içecek. Bu sene geçen seneye göre satış kaybı yüzde 30 oldu'' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satış kaybının önüne geçmeye çalıştıklarını ve ne yapabileceklerinin arayışına girdiklerini ifade eden Sönmez, ''Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Sadece kar yağdığı zaman içilecek bir içecek olmanın dışına çıkmaya çalışıyoruz. Kışın nasıl dondurma yenmeye başlandıysa, sıcak havalarda da insanların aklına boza getirmekle ilgili çalışmalar yapıyoruz'' görüşünü dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TARIM ÜRÜNLERİNDE SPEKÜLATİF HAREKETLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim&lt;br /&gt;Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da kuraklığın, son yıllarda tarım ürünlerinin&lt;br /&gt;fiyatlarında olumsuz yönde spekülatif hareketlere açtığını, hedge fonların bu fırsatları görerek spekülatif oyunları tarım ürünleri üzerinde oynadığını&lt;br /&gt;savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''KOMBİ YERİNE KLİMA İLE ISINMA TERCİH EDİLEBİLİR''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel ısınmadan en fazla etkilenen sektörlerin başında ısıtma soğutma&lt;br /&gt;sektörü de geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözle görülen en önemli gelişme, belki de iklim şartlarının değişimi ve sera&lt;br /&gt;etkisinin klimayı lüks olmaktan çıkarıp bir ihtiyaç haline getirmiş olması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Airfel Genel Müdürü Hasan Önder, konuya ilişkin değerlendirmesinde, küresel ölçekteki iklim değişikliğinin, aynı zamanda üretim ve tüketim biçimlerini de etkilediğine dikkat çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel ısınmanın, ısıtma soğutma sektöründeki üretim ve satış rakamlarına etkisini söyleyebilmek için ise biraz daha zaman geçmesi gerektiğini dile getiren Önder, sadece serinlemek için kullanılan klimaların geliştirilerek dört mevsim yararlanılan araçlara dönüştürüldüğüne işaret etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de çeşitli bölgelerde yürütülen doğal gaz çalışmalarının kombiye&lt;br /&gt;olan talebi artırdığına değinen Önder, henüz doğal gaza geçmemiş bölgelerin fazlalığı, inşaat sektörünün gelişmesi ve çevre bilincinin artması gibi unsurların kombi sektörünü olumlu etkileyecek faktörler arasında yer aldığını vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önder, önümüzdeki yıllarda kombi satışlarında bölgelere göre azalmalar&lt;br /&gt;olabileceğini ve klima ile ısınmanın tercih edilebileceğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAR YAĞMADI, ZİNCİRLER ELDE KALDI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araç kullananlar için kış aylarının vazgeçilmezlerinden olan kar zincirlerinde, bu yıl kar yağışlarının bazı bölgelerde tahminlerin altında kalması nedeniyle istenilen satış adetlerine ulaşılamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lastikcenter.com sahibi Şenol Tiryaki, geçen yıla göre kar zinciri satışlarında yaklaşık yüzde 70 oranında azalma görüldüğünü söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tiryaki, ''İstanbul'da yaz mı, kış mı belli değil'' diyerek, özellikle&lt;br /&gt;sezonluk ürünlerden olan kar zincirlerinin, kış ayları dışında satışının&lt;br /&gt;olmadığını, içinde bulunduğumuz aylarda da satışlarının durgun olduğunu aktardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomik krizlerin yaşandığı yıllar hariç, en kötü sezonu geçirdiklerine&lt;br /&gt;dikkat çeken Tiryaki, satışlarını artırmak için karlarından fedakarlık ederek bir miktar indirime gittiklerini ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tiryaki, meteoroloji bültenlerini sürekli takip ettiklerini, önümüzdeki&lt;br /&gt;günlerde kar yağmasını ümit ettiklerini dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SOBA SATIŞLARI YÜZDE 50 GERİLEDİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eminönü'nde yaklaşık 50 yıldır sobacılık işiyle uğraştığını belirten Nihat&lt;br /&gt;Mercankaya ise sezon başında iyi giden soba satışlarının hava sıcaklıklarındaki artışla birlikte azaldığını belirterek, şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Ekim ve Kasım aylarında normal satışlar oldu. Bu Ocak ayında havaların&lt;br /&gt;sıcak gitmesi dolayısıyla (satışlarda) durgunluk yaşandı. Tabii, ısınmanın bir (etkisi) oldu, daha hala onların sıkıntılarını çekiyoruz. Ocak ayında havaların iyi gitmesi piyasaya bayağı tesir etti.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mercankaya, soba satışlarında son iki ayda neredeyse yarı yarıya azalma&lt;br /&gt;görüldüğünü dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SICAK GİDEN KIŞ AYLARINDA MOTOSİKLET KEYFİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle İstanbul gibi trafiğin yoğun olduğu şehirlerde, insanları trafik&lt;br /&gt;çilesinden kurtaran motosikletler de güzel seyreden havalar nedeniyle henüz garajlarına konulmadı.Honda Motosiklet Pazarlama Müdürü Can Eroskay, önceki yıllarda motosikletin sezonluk bir araç olarak görüldüğünü, Mart ayı sonunda başlayan sezonun, Ağustos ayına kadar sürdüğünü hatırlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle hobi amaçlı kullanılan motosikletin, artık ulaşım amaçlı da&lt;br /&gt;kullanımının arttığına işaret eden Eroskay, kış aylarının genellikle motosiklet kullanıcıları için sevimli aylar olmadığını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yılın, iyi seyreden havalar sebebiyle satışlar ve kullanıcıların konforu&lt;br /&gt;açısından olumlu geçtiğini dile getiren Eroskay, Honda'nın da kış ayları&lt;br /&gt;satışlarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15-20 civarında artırdığını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KORKUTUCU İKLİM RAPORU AÇIKLANACAK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma günü açıklanacak iklim değişimi raporunun taslağı geçtiğimiz günlerde Independent gazetesinin manşeti olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu alandaki en iyi iki bin bilim adamının hazırladığı BM raporunun, şimdiye kadarkilerin en korkutucusu olduğunu belirtiyor gazete: "Independent'ın ulaştığı taslak raporda, bu yüzyılda küresel olarak sıcaklığın 2 ile 4,5 derece arasında artmasının kaçınılmaz olduğu, etkilerinin somut yan etkilerle iyice şiddetlenebileceği belirtiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Dünya ısındıkça, okyanuslarda artan buharlaşma, atmosferdeki su buharı oranını artıyor, Bu da ısınma etkisini güçlendiriyor. Tüm iklim modellemelerinde, yükselen sıcaklığın, gezegenin insan eliyle üretilmiş karbon dioksiti etkisiz hale getirme özelliğini de azaltacağını gösteriyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kaynak :&lt;/span&gt; &lt;a href="http://www.kenthaber.com/Arsiv/Haberler/2007/Ocak/31/Haber_204584.aspx"&gt;Kent Haber&lt;/a&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/182081815" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/182081815/kresel-snma-ve-msr-ars.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/11/kresel-snma-ve-msr-ars.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-6559700531761005379</guid><pubDate>Thu, 08 Nov 2007 10:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-11-08T12:40:10.728+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><title>SEO yarışması Durum raporu.</title><description>www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması devam ediyor. Ama ben yerimde sayıyorum yarışma için yapmış olduğum seo teknikleri her ne kadar işe yara sa da bu aralar pek yarışma ile ilgilenemez oldum.. ama önümüz açık daha henüz yarışma sona ermiş değil.. şunu sakın unutmayın her zaman bir şans vardır;) hepinize saygılar..&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/181569201" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/181569201/seo-yarmas-durum-raporu.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/11/seo-yarmas-durum-raporu.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-3503551785627577371</guid><pubDate>Sun, 04 Nov 2007 17:09:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-11-04T19:11:00.030+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Haberler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><title>Sera gazı salımını azaltmada uzlaşı</title><description>&lt;strong&gt;Viyana’da düzenlenen BM İklim Konferansı’na katılan 158 ülkenin temsilcileri, “atmosferi kirleten ülkelerin, sera etkisi yaratan gazların salımını sınırlandırmalarının sağlanmasını” amaçlayan anlaşmayı kabul etti.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VİYANA - Anlaşmada, “sanayileşmiş ülkelerin gaz salımını 2020’ye dek, 1990’daki düzeyinin yüzde 25 ila 40’ı arasında azaltmış olmalarının sağlanması” hedefleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanada, Japonya ve Rusya gibi ülkelerden gelen itirazları aşmak için bu gece yoğun biçimde çalışan heyetler, sonuçta belirli bir mutabakata ulaştı. İtiraz eden ülkeler, salınım düzeylerinin net olarak belirlenmesine karşı çıkıyor ve konferansın, ucu daha açık bir sonuca ulaşmasını istiyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2020 için belirlenen hedef bağlayıcı değil, ancak bu hedefin konması, sanayileşmiş ülkeler için önemli bir uluslararası uyarı niteliğine sahip. Uzmanlara göre ülkeler için konan sınırlar, Endonezya’nın Bali Adası’nda aralık ayında düzenlenecek olan uluslararası iklim zirvesi için de iyi bir kılavuz olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bali’de, sera gazlarının azaltılmasını amaçlayan 1997 tarihli Kyoto Protokolü’nün sona ereceği 2012 yılından sonrasına ilişkin yeni bir uluslararası anlaşmanın imzalanması bekleniyor. Kyoto Protokolü, 35 sanayileşmiş ülkenin, sera etkisi yaratan gaz emisyonlarını 2012 yılında, 1990’a göre yüzde 5 oranında azaltmış olmaları koşulunu getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevreci gruplar, bu gazların yol açtığı küresel ısınma sonucu yeryüzünün ortalama sıcaklığının 2 derecenin üzerinde artmasının, büyük felaketleri getireceği uyarısı yapıyor. Sera gazı salımının azaltılmasının, 2020 yılında, 1990’daki düzeyinin yüzde 30’unun altında kalması durumunda dünyanın hastalıklarla, su sıkıntısıyla ve sefaletle boğuşacağı vurgulanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB şimdiden, 2020 yılında yüzde 20’lik bir azaltmayı sağlayacağını taahhüt etmiş durumda. AB, diğer sanayileşmiş ülkelerin de katılımı durumunda 2020 için ek bir yüzde 10’luk hedef daha belirleyerek, 1990’a göre yüzde 30’luk bir azaltmaya gideceğini de ilan etmişti.&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/179658817" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/179658817/sera-gaz-salmn-azaltmada-uzla.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/11/sera-gaz-salmn-azaltmada-uzla.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-8983256281410403433</guid><pubDate>Sun, 04 Nov 2007 16:56:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-11-04T18:59:57.148+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Küresel ısınma</category><title>Küresel ısınma büyük ‘güvenlik tehdidi’</title><description>&lt;strong&gt;ABD’nin iki düşünce kuruluşunun hazırladığı ortak raporda, küresel ısınmanın, ABD’nin tarihte karşı karşıya kaldığı en büyük ulusal güvenlik tehditlerinden biri olabileceği” ileri sürüldü.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMSTERDAM - “Center for Strategic and International Studies” ve “Center for a New American Security” adlı kuruluşların desteğiyle oluşturulan, güvenlik ve iklim uzmanlarını bir araya getiren bir panel tarafından hazırlanan, pazartesi günü kamuoyuna açıklanması beklenen rapora göre, küresel ısınmanın olası sonuçları, son 20 yıl içerisinde oldukça küçümsendi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporda, küresel ısınma sonucu, “göç patlaması yaşanacağı, su ve diğer kaynaklar üzerinde savaşlar çıkacağı, zengin ve yoksul ülkeler arasındaki gerginliğin artacağı, ülkelerin nükleer enerjiye daha çok ilgi gösterecek olmasından ötürü, nükleer silahların yayılması ile ilgili kaygıların yükseleceği” belirtilirken, gelecek 30 yıl içerisinde, dünyanın en kritik bölgelerinde “iklime bağlı istikrarsızlıklar yaşanacağına” dikkat çekildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporda su üzerindeki çatışmalar konusunda özellikle Orta Doğu bölgesine dikkat çekildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“NÜKLEER SAVAŞ SONRASI GİBİ OLABİLİR”&lt;br /&gt;Raporda, ortalama küresel sıcaklığın 2040 yılına kadar en az 1,3 santigrat derece artmasıyla, en çok 5,6 santigrat derece artması ihtimalleri karşısında olası senaryolar sıralandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcaklığın 1,3 santigrat derece gibi en düşük düzeyde arttığı bir ortamda “ABD’ye yönelik göçlerin artacağı, hastalıkların yayılacağı, Afrika’daki zayıf devletler arasında yeni savaşların baş göstereceği ve dünyada ülkeler arasındaki gücün, doğal kaynaklara ulaşabilmelerine göre yeniden dağılacağı” gibi sonuçlar ortaya konuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İklimdeki aşırı değişiklik halinde ise “modern insan yaşamının her alanının baştan sona istikrarsız hale geleceği” kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporda, bu sonuçlar, dünyada yaşanabilecek bir top yekun nükleer savaş sonrasında insanların karşılaşacakları yaşam koşullarıyla benzerlikler taşıyacağı kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Rapora katkı yapanlar arasında CIA eski başkanı James Woolsey, ABD eski başkanı Bill Clinton döneminin Beyaz Saray Sekreteri John Podesta, eski başkan yardımcısı Al Gore’un güvenlik danışmanı Leon Fuerth, ABD Ulusal Bilimler Akademisi başkanı Ralph Cicerone da bulunuyor.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kaynak :&lt;/strong&gt; NTV-MSNBC VE AJANSLAR&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/179652977" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/179652977/kresel-snma-byk-gvenlik-tehdidi.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/11/kresel-snma-byk-gvenlik-tehdidi.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8908021509185391222.post-8137824849334237050</guid><pubDate>Thu, 01 Nov 2007 08:15:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-11-01T10:21:51.651+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sandbox etkileri</category><title>Sandbox geliyorum demez :(</title><description>Ve sonunda beklediğim oldu Sandbox geliyorum demeden geldi :( www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması devam ederken ben yarışmada 6 sayfa gerilemiş bulunmaktayım o kadar fazla backlink kasmadığım halde neden bu oldu tam anlayabilmiş değilim ama yarışmanın bitmesine daha çok var ve ben hala kararlıyım 1 hafta  içerisinde sıralamadaki yerime geri dönücem :) bekle beni www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması ;) şimdilik iyi günler..&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~4/178153776" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/blogspot/yWvv/~3/178153776/sandbox-geliyorum-demez.html</link><author>noreply@blogger.com (JeAm)</author><feedburner:origLink>http://r10-net-seo-yarismasi-jeam.blogspot.com/2007/11/sandbox-geliyorum-demez.html</feedburner:origLink></item></channel></rss>
