<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/atom10full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" gd:etag="W/&quot;DkYEQH48eyp7ImA9WhRaE0Q.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-2338127072475206610</id><updated>2012-02-16T14:08:21.073+02:00</updated><category term="bebekte emme refleksi" /><category term="bebek beklerken nelere dikkat etmeli" /><category term="yenidoğan emzirmesi" /><category term="ilk altı ay bebek gelişimi" /><title>Çocuk Hattı</title><subtitle type="html">Çocuk,çocuk psikolojisi,çocuk beslenmesi,çocuk bakımı,çocuk giyimi</subtitle><link rel="http://schemas.google.com/g/2005#feed" type="application/atom+xml" href="http://hattivelet.blogspot.com/feeds/posts/default" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://hattivelet.blogspot.com/" /><author><name>Bilge Kamile</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09485866441188346582</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><generator version="7.00" uri="http://www.blogger.com">Blogger</generator><openSearch:totalResults>4</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/atom+xml" href="http://feeds.feedburner.com/cocukHatti" /><feedburner:info uri="cocukhatti" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><entry gd:etag="W/&quot;Ak4CR3o6cCp7ImA9WxFUEU0.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-2338127072475206610.post-7816649726968574007</id><published>2010-06-21T11:25:00.003+03:00</published><updated>2010-06-21T11:29:26.418+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-06-21T11:29:26.418+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bebekte emme refleksi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="yenidoğan emzirmesi" /><title>Bebeğin Yanağına Dokunulduğunda Ağzını Açması: Emme Refleksi</title><content type="html">Minik Bebeğiniz Soruyor: Yanağıma Ne Zaman Bir Şey Dokunsa Başımı O Yöne Çevirip Ağzımı Açıyorum. Neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğiniz yaptığı ilk hareketlerden birçoğu istem dışıdır. Bazıları midesindeki gazlara veya sıcaklık değişimlerine vücudunun verdiği tepkilerden kaynaklanır. Anne ve babaların en sevdiği hareketse, genellikle gülümsemeyle karıştırılan istem dışı yüz buruşturma hareketidir. Bebeğinizin yaptığını göreceğiniz diğer hareketler, doğum sırasında edindiği şaşırma, kavrama ve yürüme reflekslerinden kaynaklanır. Bazı refleksler evrim kalıntılarıdır ve bebek için anlam taşımaz. Ancak emzirme sırasında görülen yönelme refleksi gibi bazı hareketlerse, bebeğinizin hayatta kalması için büyük önem taşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhtemelen, doğumdan birkaç saat sonra sizden bebeğinizi emzirmeniz istendi. Bunun nedeni bebeğin çok aç olması değildi. İlk emzirmenin önemi, antikorlarınızla, besleyici minerallerle ve proteinlerle dolu susuzluk giderici bir sıvı olan kolostrumun bebeğinize aktarılmasında yatar. Rahimdeyken bebeğinizi enfeksiyonlardan plasenta koruyordu. Ancak bebeğiniz hayatını sürdüren bu organdan ayrıldıktan sonra enfeksiyonlara açık hale geldi. Hayatın ilk birkaç gününde ona emzirerek verebileceğiniz kolostrum, bebeğinizin bağışıklık sistemini bir anda körükleyerek onun dünyadaki maceralarına hazırlanmasına yardımcı olacaktır. Tabii bazı anneler bebeklerini emziremezler; böyle bebeklerin bağışıklık sistemi başka yollardan gelişecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiçeği burnunda anneler, ilk emzirmeleri sırasında kendilerini sakar ve beceriksiz bulabilirler. Hem anne hem de bebek yeni bir beceri edinmektedir. Ancak ilk emzirme deneyimi, tüm zorlamalara, kesintilere, sakarlıklara rağmen, bebekle annenin bağ kurması için bulunmaz bir fırsattır. Neyse ki bebeğinizin çok kullanışlı üç tane beslenme refleksi vardır. Birincisi yönelme refleksidir: Bebek, yanağına bir ten teması hisseder hissetmez başını çevirir, ağzını açar ve memeyi aramaya başlar. İkincisi, bebeğin sütü almasını sağlayan emme refleksidir. Sıvı, memeden veya biberondan bebeğin ağzına dolduğu zaman üçüncü refleks olan yutma refleksi devreye girer ve bebeğin ilk beslenmesi tamamlamış olur.  Sizi emzirme konusunda yönlendirecek bir uzmanınız var!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2338127072475206610-7816649726968574007?l=hattivelet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/rT79CahPVMLwUsF7APqUn73rcKo/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/rT79CahPVMLwUsF7APqUn73rcKo/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/rT79CahPVMLwUsF7APqUn73rcKo/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/rT79CahPVMLwUsF7APqUn73rcKo/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/cocukHatti/~4/BBTX_-1p-BQ" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://hattivelet.blogspot.com/feeds/7816649726968574007/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2338127072475206610&amp;postID=7816649726968574007" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/2338127072475206610/posts/default/7816649726968574007?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/2338127072475206610/posts/default/7816649726968574007?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/cocukHatti/~3/BBTX_-1p-BQ/bebegin-yanagna-dokunuldugunda-agzn.html" title="Bebeğin Yanağına Dokunulduğunda Ağzını Açması: Emme Refleksi" /><author><name>Bilge Kamile</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09485866441188346582</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://hattivelet.blogspot.com/2010/06/bebegin-yanagna-dokunuldugunda-agzn.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkMMRX88eip7ImA9WxFVFkU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-2338127072475206610.post-1508045521802115381</id><published>2010-06-16T12:26:00.001+03:00</published><updated>2010-06-16T12:28:04.172+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-06-16T12:28:04.172+03:00</app:edited><title>0-3 Aylık Bebeklerin Gelişimi:  HİSSET Dönemi</title><content type="html">0-3 Aylık Bebeklerin Gelişimi:  HİSSET Dönemi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mucizevî an: Bebeğiniz doğuyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’İşte oldu!’’ Bebeğiniz, son bir kasılmayla kendisini bütünüyle dışarıda bulduğu andan itibaren, yeni görüntülere, duygulara ve seslere maruz kalmaya başladı. Doğumdan sonraki ilk birkaç dakika telaş içinde geçti. Bebeğiniz hemen sıcak bir havluya sarılıp ebe tarafından sertçe ovalandıktan sonra ilk çığlığını attı ve bir sesi olduğunu keşfetti. O bilmiyordu ama doğum odasındaki herkes nefesini tutmuş, onun akciğerlerini havayla doldurup ilk nefesini alacağı anı bekliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğiniz bu çığlıkla birlikte solumaya başlamış olsa da, hala göbek bağı duruyordu ve sizden fiziksel olarak bağımsız değildi. Son ana kadar bebeğinize besin pompalamaya devam eden göbek bağı kesildiğinde, bebeğinizin organları kendi kendilerine çalışmaya başladı ve bağımsız bir hayat başlamış oldu. Bebeğinizin vücudundaki olağanüstü yüksek adrenalin düzeyi birkaç saat daha korunarak, tüm organların çalışmasına ve bebeğin çok uyanık olmasına yola açtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum anında bebeğinizin duyuları, dış dünyadan gelen uyarıların bombardımanı altında kaldı ve gelişmekte olan beyninde pek çok yeni bağ kuruldu. Bebeğinizin dokunma ve tatma duyuları henüz rahimdeyken uyanmıştı ve işitme duyusu hayli gelişmişti. Doğduğu anda, odayı dolduran birçok garip ve yeni ses kulağına çalındı. Rahimdeyken duymuş olduğu sesler bile, etten duvarlar ve rahim sıvısı artık olmadığı için çok farklı geliyordu. Tüm bu uyarıların önemine rağmen, bebeğinizin hayatının ilk birkaç dakikasında onu en çok zorlayan değişim, rahimdeki karanlığın ardından içine düştüğü aydınlık ortamdı. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bebeğiniz yeni ortamında geçireceği birkaç saten sonra, muhtemelen uzunca bir uykuya dalacaktır. Kandaki adrenalin düzeyi düşmüş, bebeğin doğum deneyimini atlatmak için uyuması sağlanmıştır. Araştırmacılar, yeni doğanlarla ilgili çalışmalarını genellikle doğumdan sonraki bir saat içinde, bebek henüz çok uyanıkken yaparlar. Bu kısa zamanda bebeklerin rahimde neler öğrendiğiyle ilgili pek çok bilgi toplanabilir. &lt;br /&gt; Henüz dış dünyada çok az zaman geçirmiş olan bebek, seslere dair deneyime dayalı fazla bilgi edinememiştir, ama buna rağmen, annesinin sesini diğer kadınların sesinden ayırt etmeye başlar. İşte bu yüzden minicik bebeğiniz, siz onu emzirir veya kucaklarken ilgiyle yüzünüze bakar. Benzer şekilde, rahim dışındaki deneyimleri çok kısıtlı olan yeni doğanların annelerinin en sevdiği şarkıyı veya hamileyken hep okuduğu öyküyü de tanıyabildikleri görülmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Hayatın ilk saatinde yapılan araştırmalar, bebeklerin ilginç ayırt etme becerilerinin olduğunu da ortaya koymuştur. Daireleri dikdörtgenlerden, küçük nesneleri büyük nesnelerden, hareketli nesneleri de duran nesnelerden ayırt edebilirler. Ayrıca bu yenidünya hakkında öğrenebilecekleri her şeyi bir an önce öğrenmek için can atarlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2338127072475206610-1508045521802115381?l=hattivelet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/uZGyyPUMYneo1KUZ1zzogc48cAk/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/uZGyyPUMYneo1KUZ1zzogc48cAk/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/uZGyyPUMYneo1KUZ1zzogc48cAk/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/uZGyyPUMYneo1KUZ1zzogc48cAk/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/cocukHatti/~4/rr8DlDkqvSg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://hattivelet.blogspot.com/feeds/1508045521802115381/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2338127072475206610&amp;postID=1508045521802115381" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/2338127072475206610/posts/default/1508045521802115381?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/2338127072475206610/posts/default/1508045521802115381?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/cocukHatti/~3/rr8DlDkqvSg/0-3-aylk-bebeklerin-gelisimi-hisset.html" title="0-3 Aylık Bebeklerin Gelişimi:  HİSSET Dönemi" /><author><name>Bilge Kamile</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09485866441188346582</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://hattivelet.blogspot.com/2010/06/0-3-aylk-bebeklerin-gelisimi-hisset.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;AkcDR3c5eip7ImA9WxFVFko.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-2338127072475206610.post-3642588265539350875</id><published>2010-06-16T11:40:00.002+03:00</published><updated>2010-06-16T11:47:56.922+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-06-16T11:47:56.922+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ilk altı ay bebek gelişimi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bebek beklerken nelere dikkat etmeli" /><title>Bebek Gelişim Bilgileri</title><content type="html">Sağlıklı Bir Bebeğin Doğumdaki Kilo, Boyu Ve Baş Çevresi Ne Kadardır?
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;Anne karnında iyi beslenmiş bir bebek, doğduğunda 3-3,5 kilogram ağırlığındadır.Boyu ise 47-52 santimetre arsındadır. Yeni doğan bebeğin ağırlığı 3 kilogramın olabilir, ancak sağlıklı bir  bebek Için ağırlığın alt sınırı 2, 5 kilogramdır.
&lt;br /&gt;3 kilogram altında doğan bebeklerin bakımı daha fazla özen gerektirir. Yeni doğan bebeğin baş çevresi ölçümü 34-36 cm olmalıdır. Bebeğin baş çevresi bu sınırlar dışında olursa, muhakkak hekime başvurulmalıdır.
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;1-5 ay Arasında Bebeğim Ne Kadar Büyümelidir?
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;Yeni doğan bebekler, ilk 15 günde doğum ağırlıklarının %5-10 unu kaybedebilir. Bundan sonra boy ve kiloları düzenli olarak artar. Bebekler bu dönemde ayda ortalama 600-1000 gram ağırlık kazanırlar. Yine bu dönemde boyları ayda ortalama 2-4 cm uzar.
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;Annenin Sağlık Durumu ve Alışkanlıkları Bebeğin Doğumdaki Boy ve Kilosunu Etkiler Mi?
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;Annenin bazı hastalıkları bebeğin doğumdaki kilosuna da etki eder. Örneğin, annenin tansiyonunun yüksek olması, bebeğin düşük doğum ağırlıklı olmasına neden olabilir. Annede şeker hastalığı olması, doğacak bebeğin kiloca daha ağır olmasına neden olabilir.
&lt;br /&gt;Gebelik sırasında annenin yeterli ve dengeli beslenmesi, bebeğin rahim içinde büyüme ve gelişmesine etki eden en önemli faktördür. Yetersiz ve dengeli beslenen anneler, normalden daha az boy ve kiloda bebek doğurma eğilimindedirler.
&lt;br /&gt;Gebelik sırasında sigara içilmesi, alkol ve diğer uyuşturucu maddelerin kullanımı, bebeğin hem doğum öncesi, hem de doğum sonrası gelişimin engelleyen en önemli faktörlerdendir.
&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2338127072475206610-3642588265539350875?l=hattivelet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/NQkLSIRCPfIilHYk5f-pHO03FOg/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/NQkLSIRCPfIilHYk5f-pHO03FOg/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/NQkLSIRCPfIilHYk5f-pHO03FOg/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/NQkLSIRCPfIilHYk5f-pHO03FOg/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/cocukHatti/~4/hqvhXfeklCo" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://hattivelet.blogspot.com/feeds/3642588265539350875/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2338127072475206610&amp;postID=3642588265539350875" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/2338127072475206610/posts/default/3642588265539350875?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/2338127072475206610/posts/default/3642588265539350875?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/cocukHatti/~3/hqvhXfeklCo/bebek-gelisim-bilgileri.html" title="Bebek Gelişim Bilgileri" /><author><name>Bilge Kamile</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09485866441188346582</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://hattivelet.blogspot.com/2010/06/bebek-gelisim-bilgileri.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0YNQnozcSp7ImA9WxRXFUo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-2338127072475206610.post-3988013636540100626</id><published>2008-10-21T11:50:00.002+03:00</published><updated>2008-10-21T11:53:13.489+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-10-21T11:53:13.489+03:00</app:edited><title>Çocuk Hangi Ortamda Büyürse Onu Öğrenir</title><content type="html">&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Çocuk Hangi Ortamda Büyürse Onu Öğrenir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir çocuk, sürekli eleştirilmişse, kınama ve ayıplamayı öğrenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir çocuk, kin ortamında büyümüşse, kavga etmeyi öğrenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir çocuk, alay edilip aşağılanmışsa, sıkılıp utanmayı öğrenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir çocuk, sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse, kendini suçlamayı öğrenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir çocuk, hoşgörü ile yetiştirilmişse, sabırlı olmayı öğrenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir çocuk, desteklenip yüreklendirilmişse, kendine güven duymayı öğrenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir çocuk, övülmüş ve beğenilmişse, takdir etmeyi öğrenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir çocuk, hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse, adil olmayı öğrenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir çocuk, güven ortamı içinde yetiştirilmişse, inançlı olmayı öğrenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir çocuk, kabul ve onay görmüşse, kendini sevmeyi öğrenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir çocuk, aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse, mutlu olmayı öğrenir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2338127072475206610-3988013636540100626?l=hattivelet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/z4MKMu9QsckmXEKdqr5DgjeLPQ0/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/z4MKMu9QsckmXEKdqr5DgjeLPQ0/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/z4MKMu9QsckmXEKdqr5DgjeLPQ0/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/z4MKMu9QsckmXEKdqr5DgjeLPQ0/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/cocukHatti/~4/KaGBEAQ0Hiw" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://hattivelet.blogspot.com/feeds/3988013636540100626/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2338127072475206610&amp;postID=3988013636540100626" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/2338127072475206610/posts/default/3988013636540100626?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/2338127072475206610/posts/default/3988013636540100626?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/cocukHatti/~3/KaGBEAQ0Hiw/cocuk-hangi-ortamda-buyurse-onu-ogrenir.html" title="Çocuk Hangi Ortamda Büyürse Onu Öğrenir" /><author><name>Bilge Kamile</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09485866441188346582</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://hattivelet.blogspot.com/2008/10/cocuk-hangi-ortamda-buyurse-onu-ogrenir.html</feedburner:origLink></entry></feed>

