<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2turkishfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:creativeCommons="http://backend.userland.com/creativeCommonsRssModule" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title />
	
	<link>http://www.dahiturk.com</link>
	<description />
	<pubDate>Mon, 02 Feb 2009 18:59:40 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.5</generator>
	<language>en</language>
			<media:copyright>lutfen emege saygi</media:copyright><media:keywords>hastalik,kalp,krizi,kanser,tedavi,tedavisi,kene,cikarma</media:keywords><media:category scheme="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd">Health/Alternative Health</media:category><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:keywords>hastalik,kalp,krizi,kanser,tedavi,tedavisi,kene,cikarma</itunes:keywords><itunes:subtitle>dahiturk</itunes:subtitle><itunes:summary>sanal saglik sitesi</itunes:summary><itunes:category text="Health"><itunes:category text="Alternative Health" /></itunes:category><creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by/2.0/</creativeCommons:license><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/dahiturk/PiAe" type="application/rss+xml" /><feedburner:feedFlare href="http://add.my.yahoo.com/rss?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fdahiturk%2FPiAe" src="http://us.i1.yimg.com/us.yimg.com/i/us/my/addtomyyahoo4.gif">Subscribe with My Yahoo!</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.newsgator.com/ngs/subscriber/subext.aspx?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fdahiturk%2FPiAe" src="http://www.newsgator.com/images/ngsub1.gif">Subscribe with NewsGator</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://feeds.my.aol.com/add.jsp?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fdahiturk%2FPiAe" src="http://o.aolcdn.com/favorites.my.aol.com/webmaster/ffclient/webroot/locale/en-US/images/myAOLButtonSmall.gif">Subscribe with My AOL</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.bloglines.com/sub/http://feeds.feedburner.com/dahiturk/PiAe" src="http://www.bloglines.com/images/sub_modern11.gif">Subscribe with Bloglines</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.netvibes.com/subscribe.php?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fdahiturk%2FPiAe" src="http://www.netvibes.com/img/add2netvibes.gif">Subscribe with Netvibes</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://fusion.google.com/add?feedurl=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fdahiturk%2FPiAe" src="http://buttons.googlesyndication.com/fusion/add.gif">Subscribe with Google</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.pageflakes.com/subscribe.aspx?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fdahiturk%2FPiAe" src="http://www.pageflakes.com/ImageFile.ashx?instanceId=Static_4&amp;fileName=ATP_blu_91x17.gif">Subscribe with Pageflakes</feedburner:feedFlare><item>
		<title>Akupunktur ve sigara bırakma</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/dahiturk/PiAe/~3/TsTMMQmYII8/akupunktur-ve-sigara-birakma.htm</link>
		<comments>http://www.dahiturk.com/akupunktur-ve-sigara-birakma.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2009 18:57:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diğer rahatsızlıklar]]></category>

		<category><![CDATA[Akupunktur ve sigara bırakma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dahiturk.com/?p=1317</guid>
		<description><![CDATA[Akupunkturla Sigara Bırakma Tedavisi Akupunktur ile sigara nasıl bırakılabilir ? Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir ? Akupunktur ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir ? Sigarayı Neden Bırakalım&#8230;
Akupunktur ve zayıflama
Bilindiği gibi akupunktur alışkanlık tedavilerinde kullanılır. Kilo verme de beslenme alışkanlıklarının ve yaşam tarzının değiştirilmesi ile mümkün olduğuna göre, bu yeni alışkanlıkların edinilmesi sırasında, akupunktur hastaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akupunkturla Sigara Bırakma Tedavisi Akupunktur ile sigara nasıl bırakılabilir ? Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir ? Akupunktur ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir ? Sigarayı Neden Bırakalım&#8230;<br />
Akupunktur ve zayıflama<br />
Bilindiği gibi akupunktur alışkanlık tedavilerinde kullanılır. Kilo verme de beslenme alışkanlıklarının ve yaşam tarzının değiştirilmesi ile mümkün olduğuna göre, bu yeni alışkanlıkların edinilmesi sırasında, akupunktur hastaya çok büyük..<br />
Pratikte şişmanlığın ölçümü için kullanılan çok basit iki yöntem vardır<br />
Pratikte şişmanlığın ölçümü için kullanılan çok basit iki yöntem vardır</a> 1. BMI (Beden Kitle İndeksi) = Vücut ağırlığı (kg.) / boy² (m²) 40 çok şişman (morbid obez) 2. Bel çevresi ölçümü: Erkeklerde 102 cm., kadınlarda 88 cm. üzeri riskli görülmektedir. Beden kitle&#8230;</li>
<p>Akupunktur ve zayıflama<br />
Şişmanlık Şişmanlık Nedir? Dünyada şişmanlık Neden kilo almak/vermek istediğimizde zorlanırız? Vücut-Kitle indeksi nedir? Akupunktur ve Zayıflama Akupunkturla neden daha kolay ve kalıcı zayıflanır? Şişmanlık (Obezite) Şişmanlık, vücutta yağ dokusunun normalden fazla olmasıyla karakterize bir hastalıktır. Şişman&#8230;<br />
Akupunkturda Kulağın Önemi<br />
Kulakta bedenin hemen hemen her uzvuyla ilgili bir akupunktur noktası bulmaktadır. Örneğin, insanın bağırsağı, kalbi, karaciğeri ile ilgili noktalar kulağında mevcuttur. Bu yüzden akupunktur tedavisinde vücutla beraber veya tek başına&#8230;</li>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dahiturk.com/akupunktur-ve-sigara-birakma.htm/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.dahiturk.com/akupunktur-ve-sigara-birakma.htm</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Uyku bozukluklarından bazıları</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/dahiturk/PiAe/~3/XQ9xCx3_qWY/uyku-bozukluklarindan-bazilari.htm</link>
		<comments>http://www.dahiturk.com/uyku-bozukluklarindan-bazilari.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2009 18:53:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diğer rahatsızlıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dahiturk.com/?p=1315</guid>
		<description><![CDATA[Uykuda kabus bozukluğu
Bu uyku bozukluğu, korkutucu rüyalarla kişinin uykudan uyanmasına neden olur. Çoğunlukla 3-5 yaş arası çocuklarda görülür. Çocuk uykudan korku ve dehşet içinde uyanır, nöbetin sonlanmasıyla uykuya tekrar dalar. Uyandığında rüyasında gördüklerini hatırlamaktadır. Bu bozukluk çocuklarda kendiliğinden geçer.
Uyurgezerlik
Uykunun ilk saatlerinde ortaya çıkar. Ortalama 10 dakika kadar sürer. Uyurgezerlik sırasında kişinin bilinci tam açık değildir, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uykuda kabus bozukluğu<br />
Bu uyku bozukluğu, korkutucu rüyalarla kişinin uykudan uyanmasına neden olur. Çoğunlukla 3-5 yaş arası çocuklarda görülür. Çocuk uykudan korku ve dehşet içinde uyanır, nöbetin sonlanmasıyla uykuya tekrar dalar. Uyandığında rüyasında gördüklerini hatırlamaktadır. Bu bozukluk çocuklarda kendiliğinden geçer.</p>
<p>Uyurgezerlik<br />
Uykunun ilk saatlerinde ortaya çıkar. Ortalama 10 dakika kadar sürer. Uyurgezerlik sırasında kişinin bilinci tam açık değildir, uyandırılması zordur. Nöbet kısa sürer ve kişi olanları hatırlamaz. Bu rahatsızlık da çoğunlukla çocuklarda görülmektedir. Yetişkin kişilerde de nadiren de olsa görülebilmektedir.</p>
<p>Sınav kaygısı<br />
Hiç kuşkusuz öğrencilik yıllarının en stresli zamanları sınav dönemlidir. Sınavlar yaklaştıkça öğrencilerin üzerindeki yük artar. Gerek ailenin beklentileri gerekse öğrencinin kendi sorumluluğu açısından bu yük gittikçe ağırlaşır. Bu kaygıyı yaşayan bir kısım öğrenciler büyük bir gerilim yaşarlar. Kimisi stresten ötürü yemek yiyemez, uyku uyuyamaz, büyük bir korku yaşar. Bu korku zamanla ümitsizliğe, karamsarlığa dönüşür. Öğrenci başaramayacağını ve bunun sonucunda da mahvolacağını düşünür. Okul sınavlarında da yaygın olarak bu ruh hali görülmesine rağmen asıl olarak okullara giriş sınavlarında bu kaygı daha yoğun yaşanmaktadır. Oysa sınavlarda öğrencilerin bilgileri ve çalışma verimleri değerlendirilir. Öğrenciler sınav sonucuna göre iyi ya da kötü diye ya da akıllı veya aptal diye damgalanmazlar. Bu sadece basit bir değerlendirmedir. Elbette ki bu derslere ve sınavlara önem verilmemesi anlamına gelmemelidir. Önem verilmeli, belirli bir heyecan da duyulmalıdır. Ancak strese, kaygıya, gerginliğe gerek yoktur, Öğrenci elinden geleni mutlaka yapmalı, ama ondan sonrasını çok düşünmemelidir. Çoğu öğrenci bunu düşünmekten dikkatini verip sınava iyi çalışamaz. Başaracak gücü olduğuna inanmalıdır. Bu tür kaygıların başarısını çok olumsuz etkileyeceğini düşünüp bundan vazgeçmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dahiturk.com/uyku-bozukluklarindan-bazilari.htm/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.dahiturk.com/uyku-bozukluklarindan-bazilari.htm</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Şişmanlık nedir… ?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/dahiturk/PiAe/~3/Uv9RQel_jek/sismanlik-nedir.htm</link>
		<comments>http://www.dahiturk.com/sismanlik-nedir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2009 18:52:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[Şişmanlık nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dahiturk.com/?p=1313</guid>
		<description><![CDATA[Kilo verme ve diyet endüstrisi son yıllarda milyarlarca doların döndüğü ticari bir yapı haline gelmiştir. Bir takım diyet listeleriyle, oldukça sağlıklı ve kendisiyle barışık kişiler bile zayıflama çılgınlığına itilmektedir. Reklamlardaki ve televizyonlardaki vücut tipi, sağlıksız bir şartlanma oluşturmaktadır. Sopa gibi zayıf olma modası son derece sağlıksızdır.
Ancak aşırı şişmanlık da pek çok sağlık sorunlarına yol açmaktadır; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kilo verme ve diyet endüstrisi son yıllarda milyarlarca doların döndüğü ticari bir yapı haline gelmiştir. Bir takım diyet listeleriyle, oldukça sağlıklı ve kendisiyle barışık kişiler bile zayıflama çılgınlığına itilmektedir. Reklamlardaki ve televizyonlardaki vücut tipi, sağlıksız bir şartlanma oluşturmaktadır. Sopa gibi zayıf olma modası son derece sağlıksızdır.</p>
<p>Ancak aşırı şişmanlık da pek çok sağlık sorunlarına yol açmaktadır; yüksek tansiyon, diyabet, kalp rahatsızlıkları, aşırı uyku ve horlama, böbrek problemleri ve eklem iltihaplanmaları bunlardan sadece bir kaçıdır.</p>
<p>Kilo vermek kan basıncını düşürdüğü gibi; kolesterolü azaltır, ayrıca kalp krizi geçirme riskini de düşürür. Aşırı kilolu olanlar, normal kilolulara oranla hastalıklara karşı daha büyük risk altındadır.</p>
<p>Kaç kilo vermeliyiz ?<br />
Bunu doktorunuz belirleyecektir ama ideal kiloya ulaşayım diye kendinizi zorlamayınız. Fazla kilolarınızın bir kısmını vermeniz ve daha sonra kilonuzu korumanız, sağlığınız için yararlı olacaktır. Böylelikle kendimizi daha zinde ve enerjik hissedersiniz.</p>
<p>Kim şişmandır ?<br />
Kilolarla, santimlerle ölçmenin yanı sıra şişman olup olmadığınızı ortaya koyan pek çok usûl vardır. Parmaklarınızla içi yağ dolu derileri tutabiliyor musunuz? Asıl test ise, dürüstlükle aynaya bakmanız olacaktır. Vücudunuzda fazla yağ varsa bunu bilecek, görecek, hissedeceksiniz. Bırakın en iyi hakem, gözleriniz olsun.</p>
<p>Kişinin şişman olup olmadığını anlaması için birinci metot, boyu kilo olarak söylemektir. Bu rakamı erkekler için aynen, kadınlar için 3 eksilterek söylersek normalin üst, şişmanlığın alt sininin buluruz. Sözgelimi 1.78 boyu olan bir erkek için şişmanlık sınırı 78′den, hanımsa 75′ten itibaren başlar diyebiliriz.</p>
<p>Fakat şişmanlığın değerlendirilmesinde en son kriter, beden kitle indeksi (BKI) ölçülmesidir. BKI’nin 20-25 arasında tutulması sağlıklı hayat göstergesi olarak kabul edilir. BKI’sı 25-30 arasında olan kişiler toplu, 30′un üzerinde olanlar şişman olarak kabul edilir.</p>
<p>Şimdi kilosu 79 ve boyu 1.79 olan kişiyi ele alalım:<br />
BKI- Ağırlık (kg) / Boy (metrekare) idi.<br />
BKI= 79: (1.79)2 = 79:3.2041 = 24.2 bulduk.<br />
Bu 20-25 arasında bir rakam olduğu için kişi normal sınırlar içerisinde demektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dahiturk.com/sismanlik-nedir.htm/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.dahiturk.com/sismanlik-nedir.htm</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>HEMOROİD VE BESLENME YÖNTEMLERİ</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/dahiturk/PiAe/~3/-iVeoujL95I/hemoroid-ve-beslenme-yontemleri.htm</link>
		<comments>http://www.dahiturk.com/hemoroid-ve-beslenme-yontemleri.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Dec 2008 20:10:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Makat hastalıkları]]></category>

		<category><![CDATA[HEMOROİD VE BESLENME YÖNTEMLERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dahiturk.com/?p=1311</guid>
		<description><![CDATA[Hemoroid pek çok kişinin sıkıntı yaşadığı bir sağlık sorunu&#8230; Dışkıyı yumuşak tutmak ve barsak hareketlerini arttırmak için bol posalı diyet ve bol sıvı tüketilmesi önerilir. İşte sizlere bazı öneriler:
Hemoroid ve Beslenme Önerileri
1. Gün içerisinde yeterli miktarlarda su tükettiğinizden emin olunuz.
—Ortalama 1, 5–2, 5 lt arasındaki su tüketimi normaldir.
—Genellikle su ihtiyacımız gün içerisinde besinlerden sağladığımız enerjiye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hemoroid pek çok kişinin sıkıntı yaşadığı bir sağlık sorunu&#8230; Dışkıyı yumuşak tutmak ve barsak hareketlerini arttırmak için bol posalı diyet ve bol sıvı tüketilmesi önerilir. İşte sizlere bazı öneriler:</p>
<p>Hemoroid ve Beslenme Önerileri</p>
<p>1. Gün içerisinde yeterli miktarlarda su tükettiğinizden emin olunuz.<br />
—Ortalama 1, 5–2, 5 lt arasındaki su tüketimi normaldir.<br />
—Genellikle su ihtiyacımız gün içerisinde besinlerden sağladığımız enerjiye göre değişkenlik göstermektedir. Aldığımız kalori miktarı kadar su tüketmeliyiz.<br />
2. Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği, kepekli ekmek, kepeği ayrılmış unlar yerine tam tahıl unlarını tercih ediniz.<br />
— Tam tahıllı ekmek, çavdar ekmeği, yulaf ekmeği ve kepekli ekmeğinin içeriğinde bulunan posa sayesinde sindirim sistemi üzerinde olumlu etki göstermektedir. </p>
<p>— Özellikle hemoroid sorunu yaşayan kişilerin bu ekmek türlerini kesinlikle tercih etmesi gerekir.<br />
3. Haftada 2 kez kurubaklagil tüketmeye özen gösteriniz.<br />
— İyi birer bitkisel protein kaynağı olan kuru baklagiller, bol miktarda posa içerirler. Sağlık açısından pek çok olumlu etkileri olan kuru baklagillerin (kuru fasulye, bulgur, mercimek, nohut gibi) haftada 2 kez mutlaka tüketilmesi gereklidir.<br />
4. Beyaz undan yapılmış her türlü kek, pasta, kurabiye gibi hamur işlerinin yerine kepekli unla yapılmış olanları tercih ediniz.<br />
— Hamur işi besinler için kullanılacak unun rafine edilmiş beyaz un yerine tam buğday unu ile yapılmış olmasına dikkat ediniz. Tam buğday unu rafine edilmiş una (beyaz un) göre çok daha fazla miktarda posa (lif) içermektedir. Böylece tam buğday unu kullanarak hazırladığınız besinin posa içeriği çok daha yüksek olacaktır.<br />
5. Pilav, makarna ve çorbalarınızı pişirirken içine kepek-tam tahıl unu ve bol sebze ilave ediniz.<br />
— Tüketeceğiniz besinlerin posa içeriğini arttırmak sizin elinizde. Örneğin bir makarna! Kremalı bir makarna yerine bol sebzeli bir sos ile hazırlanmış kepekli bir makarna çok daha fazla miktarda posa içerecek, sağlığınız için çok daha olumlu bir uygulama olacaktır.<br />
6. Günlük diyetinizin yeterli miktarda sebze içerdiğinden emin olunuz.<br />
— Sebzeler posa /lif içeriği çok yüksek olan besinlerdir. Sindirim sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışması için gerekli olan posanın, aynı zamanda kansere karşı ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi de bulunmaktadır. Her öğününüzde bir miktar sebze bulunmasına özen gösteriniz. Bu bir salata olabilir veya bir sebze yemeği olabilir. Çorbalarınızda, etli yemeklerde, makarna / pilav veya böreklerde de sebzeleri kullanmaya özen gösteriniz.<br />
— Özellikle posa içeriği çok yüksek olan; lahana, brokoli, ıspanak, pırasa, enginar, kereviz, bezelye, bamya, taze fasulye, kabak gibi sebzelere diyetinizde daha geniş yer veriniz.<br />
— Gaz sorunu yaşıyorsanız lahana, brokoli, karnabahar, brüksel lahanası gibi gaz sıkıntısına yol açabilecek besinleri tercih etmeyiniz.<br />
Günde en az 3 porsiyon meyve tüketmeye çalışınız.</p>
<p>— Meyveler posa, vitamin ve mineraller bakımından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacımızı da karşılamaktadır. Günlük meyve ihtiyacımız almamız gereken enerji miktarına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Ortalama 3–5 porsiyon meyveyi gün içerisinde tüketmenin, hemoroid sorununuz için de olumlu etkileri olacaktır.</p>
<p>— Zengin posa içeriğine sahip erik, incir, kayısı, armut, elma, üzüm gibi meyveleri tercih ediniz. Bu meyveleri taze, kuru veya komposto olarak tüketebilirsiniz.</p>
<p>Meyve suları yerine meyvenin kendisini tüketiniz.</p>
<p>- Meyvenin suyu yerine kendisini tüketmek posa alımını arttıracaktır. Meyve sularını daha nadir kullanmaya çalışınız.</p>
<p>Kabuğuyla yenebilen meyveleri soymadan yemeyi tercih ediniz.</p>
<p>— Meyvelerin kabukları zengin birer posa kaynağıdır. Meyvelerinizi soymadan, kabuğu ile birlikte tüketmeye çalışınız.</p>
<p>Hemoroidte uzak durulması gereken besinler nelerdir?<br />
· Acılı ve ekşi besinler<br />
· Turşu ve baharatlar, baharatlı besinler<br />
· Alkol (özellikle bira, şarap gibi fermente ürünler)<br />
· Fast-food tarzındaki yiyecekler</p>
<p>HEMOROİDTE UYGULANABİLECEK ÖRNEK BİR MENÜ: </p>
<p>Uyanınca:<br />
Kuru meyve ve ılık su </p>
<p>Sabah :<br />
Ihlamur çayı<br />
Beyaz peynir / haşlanmış yumurta<br />
Taneli reçel<br />
Bol çiğ sebze(Zeytinyağlı olabilir)<br />
Tam tahıllı ekmek</p>
<p>Ara Öğün :<br />
Meyve</p>
<p>Öğle :<br />
Kurubaklagil yemeği<br />
kepekli pirinçten yapılmış pilav veya kepekli makarna<br />
Probiyotik yoğurt<br />
Salata (zeytinyağlı)<br />
tam tahıllı ekmek<br />
Taneli komposto</p>
<p>Ara Öğün :<br />
Kepekli grisini<br />
Beyaz peynir<br />
Domates söğüş<br />
Bitki çayı</p>
<p>Akşam :<br />
Çorba (mercimek ve brokoli hariç-gaz sıkıntısına yol açabilir.)<br />
1 porsiyon etli sebze yemeği<br />
Cacık(Salatalık gaz sıkıntısına yol açmıyor ise) veya ayran<br />
Salata<br />
tam tahıllı ekmek</p>
<p>Gece :<br />
Taze ve kuru meyve<br />
ılık su / Bitki çayı<br />
Not:<br />
Örnek menüde besinlerin miktarları yer almamaktadır. Bunun sebebi; diyetin bireye özel olması gerektiğidir. Günlük alınması gereken besin miktarları kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir. Sizin almanız gereken besin miktarları ve size özel beslenme programı için diyetisyene başvurunuz.</p>
<p>Diyetisyen İpek AĞACA</p>
<p>YEMEKTEN HEMEN SONRA İÇİLEN ÇAYA DİKKAT</p>
<p>Türkiye’nin hangi şehrine giderseniz gidin, hangi restaurant-cafe-lokantaya girerseniz girin yemekten sonra garson size çay ikram etmek isteyecektir. Ya da; garsonun ikram etmesine zaman bırakmadan siz çayınızı zaten isteyeceksinizdir.</p>
<p>Misafirliklerde de aynı şey geçerlidir, evlerimizde de. Öğle yemeği veya akşam yemeği fark etmez, yemekten kalkar kalkmaz çaylar demlenmeye başlanır.</p>
<p>Türkiye&#8217;de bu beslenme davranışı pek çok kişide alışkanlık haline gelmiştir. Kimi yorgunluğunu atmak için; kimi içini ısıtmak için; kimi de yemekten sonra içeceği sigarasının tadını daha çok çıkartmak için yemekten sonra çayını yudumlamak ister.<br />
Bu alışkanlığımız, sağlıklı beslenme açısından bakıldığında çok da doğru bir davranış değildir. Çünkü yemekten hemen sonra içilen çay, yemekle birlikte alınan Demir (Fe) mineralinin vücut tarafından kullanımını sınırlar (tabi demir içeren besin tüketildiyse).</p>
<p>Bu ne demektir diyecek olursanız: örneğin; yemekte kırmızı et yemiş olun (Kırmızı ette yüksek oranda Fe bulunmaktadır). Yemeğin hemen ardından çay içtiğinizde vücudunuz, köfteden gelen Demir’den tam olarak faydalanamayacaktır; çünkü çayda bulunan ‘tanen’ , demir’le bağlanarak demir emilimini azaltıcı etki gösterir.</p>
<p>Kahve için de aynı şey geçerlidir. </p>
<p>Ne yapmalı?</p>
<p>Yemekten en az 1 saat sonra tüketilen çay ve kahvenin demir emilimini etkilemediği bilinmektedir.</p>
<p>Peki Demir yeteri kadar alınamaz veya vücut tarafından kullanılamazsa ne olur? Demir eksikliğinde anemi dediğimiz kansızlık oluşabilmektedir. Anemi, ülkemizde çok sık görülen bir sağlık sorunudur. Ekonomik durum, beslenme alışkanlıkları ve daha pek çok etken kansızlığın meydana gelmesinde rol almaktadır. </p>
<p>Tabi bu etkenlerden biri de çaya olan düşkünlüğümüz diye düşünüyorum. Demir eksikliğine dayalı kansızlıkta, renk solukluğu, halsizlik, yürüyüş ve hareketlerde isteksizlik, efora tahammülsüzlük görülmektedir.</p>
<p>Eğer aneminiz varsa; siz herkesten daha çok dikkat etmelisiniz. </p>
<p>Çay tüketiminizi yemekten 1-2 saat sonraya kaydırmaya çalışın.<br />
Çayınızı mümkün olduğunca açık için, hatta limon ekleyin. Böylece bir miktar C vitamini de almış olacaksınız.<br />
Sağlıklı günler dilerim&#8230;</p>
<p>Gülseren kalkan Diyetisyen</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dahiturk.com/hemoroid-ve-beslenme-yontemleri.htm/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.dahiturk.com/hemoroid-ve-beslenme-yontemleri.htm</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>HEMEROİD BASUR TEDAVİSİ NASIL OLMALIDIR</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/dahiturk/PiAe/~3/A1kPNpCfUZY/hemeroid-basur-tedavisi-nasil-olmalidir.htm</link>
		<comments>http://www.dahiturk.com/hemeroid-basur-tedavisi-nasil-olmalidir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Dec 2008 12:33:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Makat hastalıkları]]></category>

		<category><![CDATA[HEMEROİD BASUR TEDAVİSİ NASIL OLMALIDIR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dahiturk.com/?p=1309</guid>
		<description><![CDATA[HEMOROİDLERİN GENEL TEDAVİSİ
Hemoroid tedavisinde yöntemler pek çok olup bunlar 3 grupta toplanabilir: 
1 - İlaç ve diyet ile yapılan, konservatif, yani medikal tedaviler; 
2 - Az invazif müdahale ile yapılan konservatif tedaviler; 
3 - Cerrahi tedaviler; 
1 . HEMOROİDLERİN MEDİKAL TEDAVİSİ
 Hemoroidlerde en sık görülen şikayet, kanayan veya çamaşırı kirleten ağrılı ve ağrısız anal memelerdir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>HEMOROİDLERİN GENEL TEDAVİSİ</p>
<p>Hemoroid tedavisinde yöntemler pek çok olup bunlar 3 grupta toplanabilir: </p>
<p>1 - İlaç ve diyet ile yapılan, konservatif, yani medikal tedaviler; </p>
<p>2 - Az invazif müdahale ile yapılan konservatif tedaviler; </p>
<p>3 - Cerrahi tedaviler; </p>
<p>1 . HEMOROİDLERİN MEDİKAL TEDAVİSİ</p>
<p> Hemoroidlerde en sık görülen şikayet, kanayan veya çamaşırı kirleten ağrılı ve ağrısız anal memelerdir. Ağrı ve kanama mümkünse hemen ilk muayene sırasında giderilmeli; örneğin İNFRARED IŞIN, SKLEROTERAPİ (iğne ile kurutma) LASTİK BANT İLE BAĞLAMA gibi bir yöntem uygulanabilir. Hastaya veya yakınına, evde yapılacak ilaç ve diğer işlemler; spazm yapmış anüsün, sıcak uygulamaları ile yumuşatılması; hijyen ve diyet öğretilir. Henüz yeni cerrahi veya konservatif tedavi geçirmiş veya acil bir müdahale gerektiği halde; buna engeli bulunan akut anal fissür veya hemoroid gibi alevli bir anal patolojisi olan her hasta, ortalama bir hafta süre ile şu ALTIN KURALLARA UYMALI: </p>
<p>1 - Ilık Su Oturma Banyosu</p>
<p> Anal bölgede cerrahi veya medikal her ne patoloji varsa, tedavide birinci ilke, düzenli ılık su oturma banyosu sıcak torba uygulaması yapmaktır. Ağrı durumuna göre, yaklaşık bir hafta süre ile günde, 3 ila 6 kez 20 - 30 dk. ılık suya oturmalı ve daima ılık su ile taharetlenmeli ve ardından, sıcak su torbası üzerine oturmalı. Böylece ağrı, ödem, şişlik ve iltihabi görüntü bir hayli geriler. </p>
<p>2 - Ağrı Kesiciler</p>
<p> Ağrı kesici kullanımı şarttır. Ağrı kesiciler tablet, iğne veya melhem şeklinde olabilir. Bunlar anal spazmı yumuşatır; ödemi, şişlikleri ve dolayısıyla ağrıyı hafifletir. Gerekirse ağrıyı tamemen gidermek için bir iki gün süre ile günde tek doz ağrı kesici iğne yapılmalı. Ağrıya asla izin verilmemeli, yoksa ağrı, spazmı ve iskemiyi, o da yeniden hemoroidal şişmeyi getirir. </p>
<p>3 - Hemoroid Melhemleri</p>
<p> Başta akut yani alevli durumlar olmak üzere; bütün hemoroilerde; müdahale yapılmış olsun veya olmasın; melhem kullanılır. Bunlar antiseptik, damar büzüştürücü, ağrı ve ödem ve kaşıntı giderici veya yumuşatıcı etkiler taşır. Melhem seçimi; şikayetlerin cinsine, hastalığın derecesine, muayene bulgularına göre değişir. Yanlış melhem kullanımları ile ciddi komplikasyonlar olmasa bile şifa gecikebilir. Örneğin üzeri zedelenmiş ve bu yüzden kanayan veya fissür veya fistül hastalığı olanlarda kortizonlu melhemler tedaviyi olumsuz etkiler veya melhemlerin bir kısmı; 2 haftadan daha uzun süre kullanılırsa allerjik kaşıntı ve çevrede sulanma yani medika mentoza yapabilirler. Yine uzun süre melhem kullanmak gerekiyorsa, yan tesiri olmayan, vazelinli, kortizonsuz melhemler tercih edilmeli. Akut, tromboze ve müdahaleli hemoroidlerde, genellikle enfeksiyon olduğu için tedaviye antibiotikli melhem de eklenmeli. Yoksa enfeksiyon; ödem, şişlik ve gerginlik dolayısı ile ağrının şiddetini arttırır ve portal venlerde nadir de olsa pileflebitis denilen ve barsaklardan karaciğere uzanan bir yaygın enfeksiyon riski oluşturabilir. Belirgin bir lokal enfeksiyon varsa, reçeteye bir de oral antibiyotik eklenmeli. Enfeksiyonun baş belirtisi ateş ve üşüme nöbetleri hemoroidlerde soyulma yaraları ve akıntılar ve şiddetli ağrıdır. Melhemler, hastaların ihtiyaç talebine göre günde 2 - 6 kez uygulanır. Uygulama, duruma göre kanülle veya parmakla olabilir. Melhemleri tercihen parmakla, anüs içine, masaj yaparak uygulanmalı. Böylece anal genişleme yapılmış yani spazm çözülmüş olur, yavaş yavaş ödem ve şişlik azalır. Spazm ve ödem çözülünce ağrılar da azalır. Özellikle tuvaletten sonra melhem kullanımı ihmal edilmemeli. </p>
<p>4 - Gaitanın yumuşatılması</p>
<p> ve Sayısının Azaltılması Hemoroidlerin ve fissürerin oluşması veya alevlenmesinde, gıdaların türü, gaitanın sertliği veya yapışkanlığı, kabızlığın veya sık sık dışkılamanın ve bazan da ishalin olumsuz etkileri olduğu için; ishal ve özellikle KABIZLIK mutlaka düzeltilmeli; tuvalete çıkış programlanmalı, düzene sokulmalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dahiturk.com/hemeroid-basur-tedavisi-nasil-olmalidir.htm/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.dahiturk.com/hemeroid-basur-tedavisi-nasil-olmalidir.htm</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Bebeğimi Pişikten Nasıl Koruyabilirim?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/dahiturk/PiAe/~3/qwo8SEqAErs/bebegimi-pisikten-nasil-koruyabilirim.htm</link>
		<comments>http://www.dahiturk.com/bebegimi-pisikten-nasil-koruyabilirim.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 19:19:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>

		<category><![CDATA[Bebeğimi Pişikten Nasıl Koruyabilirim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dahiturk.com/?p=1307</guid>
		<description><![CDATA[Bebek cildi çok hassas olduğundan pişik, bebeklerde sık görülen bir problemdir. Özellikle antibiyotik tedavisi alırken, ek gıdalara geçiş sürecinde, sık kaka yapan bebeklerde, allerjik cilt özellikleri olan bebeklerde sıklık artmaktadır. 
Bebeği pişikten korumak için altının kuru tutulması çok önemlidir. Islanan veya kirlenen bezi hemen değiştirin. 
Kullandığınız bez, ıslak mendil ve banyo ürünlerini bir sorun olmadıkça [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebek cildi çok hassas olduğundan pişik, bebeklerde sık görülen bir problemdir. Özellikle antibiyotik tedavisi alırken, ek gıdalara geçiş sürecinde, sık kaka yapan bebeklerde, allerjik cilt özellikleri olan bebeklerde sıklık artmaktadır. </p>
<p>Bebeği pişikten korumak için altının kuru tutulması çok önemlidir. Islanan veya kirlenen bezi hemen değiştirin. </p>
<p>Kullandığınız bez, ıslak mendil ve banyo ürünlerini bir sorun olmadıkça değiştirmeyin. Bazı ürünler bazı bebeklerin cildini tahriş edebilmektedir. </p>
<p>Alkol içeren ıslak mendiller kullanmayın. Islak mendil kullanırken pişik olursa, bebeğin altını sadece suyla yıkayarak temizleyin. Cildi kurutabileceği için her defasında sabun kullanmayın, günde 1 defa yeterlidir. </p>
<p>Arada bezini açıp bekleterek, bez bölgesinin havalanmasını sağlayın. </p>
<p>Cildin hava almasını engelleyecek kadar sıkı bezler kullanmayın. </p>
<p>Pişik oluşmadan önce, doktorunuzun önereceği koruyucu kremlerle bebeğin cildinde bir tabaka oluşturarak tahrişi önleyebilirsiniz. </p>
<p>Sayfa başı</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Grip Aşısı Kimlere Gerekli?<br />
 Yavaş yavaş yaz sıcaklarını geride bıraktığımız şu günlerde, sonbahar ve kış mevsiminin zorlukları da aklımıza geliyor. Kuşkusuz grip de, bu sevimsiz kış misafirlerinden biri. ‘ Alt tarafı basit bir grip ‘ deyip te geçemiyoruz, bazen erişkinleri bile süründürüyor, dünya çapında salgınlar yapıyor. Elbette; anne babalar bir de çocuklarını düşünüp endişeleniyorlar, ‘Acaba çocuğuma grip aşısı yaptırmalı mıyım?’ sorusu akıllarını kurcalıyor. </p>
<p>Grip açısından yüksek riskli kabul edilen ve mutlaka aşılanması önerilenler şunlar:<br />
65 yaş üstü kişiler<br />
Hangi yaşta olursa olsun; astım, şeker hastalığı,böbrek veya kalp hastalığı gibi kronik sağlık sorunları olanlar<br />
Bağışıklığı zayıflatan ilaçlar kullananlar<br />
Uzun süreli aspirin tedavisi alanlar<br />
Grip mevsiminde en az 3 aylık gebe olacak kadınlar<br />
 Bu yüksek riskli gruplar dışında ; 6- 23 ay arası bebekler de, gribe yakalanırlarsa hastaneye yatacak kadar ağır geçirme riskleri olduğundan aşı için uygun adaylardır. Küçük çocuklarda grip yüksek ateşe yol açarak bakteriyel enfeksiyonu taklit edebilir, ateşli havaleye, orta kulak iltihabına neden olabilir. Bu yaş grubundaki çocuğunuzu, altta yatan başka bir hastalığı olmasa da aşılatmak uygun olacak, böylece bu riskler azaltılabilecektir. Yine 2 yaş altı çocuklarla aynı evde yaşayan veya bakımını yapan kişiler de, hastalanıp çocuğa bulaştırmamak için aşılanmalılar. Özellikle evde 6 aylıktan küçük bir bebek varsa, o aşı olamayacağı için aile bireyleri aşı olarak onu enfeksiyondan koruyabilirler. Grip aşısı emziren anneler için de uygun bir aşıdır. 2006&#8242;da, aşılanması önerilen grupların kapsamı genişletilerek; 6 ay- 59 ay arası çocukların ve 50 yaş üstü erişkinlerin aşılanması da önerilmektedir. </p>
<p>Grip aşısı için Ekim, Kasım ayları uygundur. Ancak, 9 yaşını doldurmamış çocuk ilk kez aşılanacaksa, 1 ay arayla 2 doz aşı gerekli olacaktır. Tekrar dozu yapılmazsa, yeterli koruma sağlanamayabilir. O yüzden, fazla geç kalmadan harekete geçin ve doktorunuzun önerisini sorun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dahiturk.com/bebegimi-pisikten-nasil-koruyabilirim.htm/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.dahiturk.com/bebegimi-pisikten-nasil-koruyabilirim.htm</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Bebek ve Çocuklar Hangi Yaşta Hangi Oyuncaklarla Oynamalıdırlar?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/dahiturk/PiAe/~3/JYM3nadu9NA/bebek-ve-cocuklar-hangi-yasta-hangi-oyuncaklarla-oynamalidirlar.htm</link>
		<comments>http://www.dahiturk.com/bebek-ve-cocuklar-hangi-yasta-hangi-oyuncaklarla-oynamalidirlar.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 19:18:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>

		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuklar Hangi Yaşta Hangi Oyuncaklarla Oynamalıdırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dahiturk.com/?p=1305</guid>
		<description><![CDATA[Anne babalar, bebek doğduğu andan başlayarak onun için oyuncak seçmeyi severler, oyuncak alışverişinden zevk alırlar. Bunda da haksız sayılmazlar; renk renk, çeşit çeşit oyuncaklar çocuklar kadar, biz büyüklerin de ilgisini çekmektedir. Özellikle de bebeğin henüz tercih bildiremeyeceği ilk aylarında seçtiğimiz oyuncaklar, bizim beğenimizi yansıtmaktadır . (Elbette , bizler çocukken böyle güzel ve çeşitli oyuncaklar yoktu!) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://www.sagliklicocuk.com/sc01/crklr/file/sss/CokSorulanSorular2_img/11.jpg" title="oyuncak" class="alignleft" width="97" height="99" />Anne babalar, bebek doğduğu andan başlayarak onun için oyuncak seçmeyi severler, oyuncak alışverişinden zevk alırlar. Bunda da haksız sayılmazlar; renk renk, çeşit çeşit oyuncaklar çocuklar kadar, biz büyüklerin de ilgisini çekmektedir. Özellikle de bebeğin henüz tercih bildiremeyeceği ilk aylarında seçtiğimiz oyuncaklar, bizim beğenimizi yansıtmaktadır . (Elbette , bizler çocukken böyle güzel ve çeşitli oyuncaklar yoktu!) </p>
<p>Aşağıdaki satırlar, çocuklarına uygun oyuncaklar seçmek isteyen anne babalara rehber olacaktır. Ancak unutmamalısınız ki, özellikle ilk aylarında onun en önemli oyun arkadaşı ve oyuncağı sizsiniz. Bebek ve çocuklar oynayarak öğrenir ve kendilerini geliştirirler, çevrelerindeki dünyayı oyun aracılığıyla tanırlar. Bu serüvende onun en büyük yardımcısı siz olacaksınız. Eğer birlikte oynamak için zaman ayırmazsanız, bebeğe ne oyuncak alırsanız alın pek anlam taşımayacaktır. </p>
<p>0 - 6 AY:<br />
İlk aylarda siyah - beyaz gibi kontrast renkler içeren, kolayca görülecek oyuncaklar bebeğin ilgisini çeker. Hareket ettirilen böyle bir oyuncağı gözleriyle izleyecektir. Asıl olarak 4. ayda cisimlere uzanmaya başlayacak, bundan sonra öğrenmede oyuncakların önemi artacaktır. </p>
<p> Bu dönemde yumuşak küpler, çıngıraklar, yumuşak hayvan oyuncaklar, diş halkaları, kırılmayacak aynalar ilgisini çekecektir. </p>
<p>6 -12 AY:<br />
 Neden - sonuç ilişkisini görebileceği aktivite kutusu tarzı oyuncaklar, çıngıraklar ilgisini çeker. 8 -10 aylarda başparmak ve diğer parmaklarla objeleri tutabilir, böylece bloklarla ve küçük objelerle oynayabilir.  </p>
<p>Uygun oyuncaklar; toplar, iç içe geçen kaplar, banyo için basit yüzen oyuncaklar, kalın pastel boyalardır. </p>
<p>12 - 24 AY:<br />
 1 yaş dolayında, bebek etrafındaki aktiviteleri taklit etmeyi sever. Hayali oyunları destekleyecek basit bebekler, eski giysi ve şapkalar verilebilir. </p>
<p> Uygun oyuncaklar; itilip çekilebilen oyuncaklar, basit yapboz tarzı oyuncaklar, yumuşak bebekler, peluş oyuncaklar, oyuncak telefon, müzik aletleri, oyuncak araba ve kamyonlar, resimli kitaplar, oyuncak mutfak eşyalarıdır. </p>
<p>2 -3 YAŞ:<br />
 Bu yaşta daha karmaşık oyuncaklarla oynayabilir, üç tekerlekli bisiklete binebilir, oyun bahçesindeki çoğu gereçle oynayabilir. Gelişen hayal gücüyle taklit oyunları oynar, oyuncak telefonda konuşur, mutfakta yemek pişirirmiş gibi yapar , basit sanatsal faaliyetlere başlayabilir </p>
<p> Uygun oyuncaklar; üç tekerlekli bisiklet, tahta bloklar, legolar, giydirip soyabileceği bebekler, puzzlelar, tebeşir, pastel boyalar, parmak boyalarıdır. </p>
<p>4 -6 YAŞ:<br />
Bu dönemde, arkadaşlar önem kazanmaya başlar, paylaşmayı, sıra beklemeyi öğrenir, açık havada grupla oynanan oyunlara katılabilir. İki tekerlekli bisiklete binebilir. </p>
<p>Uygun oyuncaklar;üç tekerlekli bisiklet, 10 parça ve üstü yapbozlar, kuklalar, giysiler, basit kutu oyunları, sanatsal faaliyetler için materyaldir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dahiturk.com/bebek-ve-cocuklar-hangi-yasta-hangi-oyuncaklarla-oynamalidirlar.htm/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.dahiturk.com/bebek-ve-cocuklar-hangi-yasta-hangi-oyuncaklarla-oynamalidirlar.htm</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Bebeğim düz taban olabilir mi?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/dahiturk/PiAe/~3/g1mN7KAfawU/bebegim-duz-taban-olabilir-mi.htm</link>
		<comments>http://www.dahiturk.com/bebegim-duz-taban-olabilir-mi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 19:17:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>

		<category><![CDATA[Bebeğim düz taban olabilir mi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dahiturk.com/?p=1303</guid>
		<description><![CDATA[Bütün bebeklerde o, tombik sevimli ayaklar düz taban gibi görünür. Çünkü, ayak tabanındaki kavisin gelşmesi için yürümesi ve buradaki kasların çalışması gerekmektedir. Ayrıca bu bölgedeki yağ yastıkçıkları da ayak tabanına düz bir görünüm verir. Bebek büyüyüp yürüdükçe, ayak tabanı normal kavisine ulaşacaktır
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://www.sagliklicocuk.com/sc01/crklr/file/sss/CokSorulanSorular_img/sss04.jpg" title="bebek ayağı" class="alignleft" width="104" height="86" />Bütün bebeklerde o, tombik sevimli ayaklar düz taban gibi görünür. Çünkü, ayak tabanındaki kavisin gelşmesi için yürümesi ve buradaki kasların çalışması gerekmektedir. Ayrıca bu bölgedeki yağ yastıkçıkları da ayak tabanına düz bir görünüm verir. Bebek büyüyüp yürüdükçe, ayak tabanı normal kavisine ulaşacaktır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dahiturk.com/bebegim-duz-taban-olabilir-mi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.dahiturk.com/bebegim-duz-taban-olabilir-mi.htm</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Diş çıkaran bebekte ne gibi belirtiler görülür?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/dahiturk/PiAe/~3/ZHbJax10SZ4/dis-cikaran-bebekte-ne-gibi-belirtiler-gorulur.htm</link>
		<comments>http://www.dahiturk.com/dis-cikaran-bebekte-ne-gibi-belirtiler-gorulur.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 19:15:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>

		<category><![CDATA[Diş çıkaran bebekte ne gibi belirtiler görülür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dahiturk.com/?p=1301</guid>
		<description><![CDATA[Eğer bebeğiniz diş çıkarması beklenen aylarda ise ( genellikle ilk diş 4-7 ay arası gelir), çoğu yakınmasını diş çıkarmasına bağlayabilirsiniz. Ama, bunların bazen dişle ilgili olmayabileceğini de bilmelisiniz. Diş çıkarmakta olan bir bebek ağrıdan dolayı keyifsiz, huzursuz olabilir, uykuya dalmakta güçlük çekebilir. Uykularından ağlayarak uyanabilir. Artmış tükürük salgısı, her bulduğunu ağza götürüp dişetlerini kaşımak istemesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://www.sagliklicocuk.com/sc01/crklr/file/sss/CokSorulanSorular_img/sss01.jpg" title="güzel bebek resmi" class="alignleft" width="140" height="153" />Eğer bebeğiniz diş çıkarması beklenen aylarda ise ( genellikle ilk diş 4-7 ay arası gelir), çoğu yakınmasını diş çıkarmasına bağlayabilirsiniz. Ama, bunların bazen dişle ilgili olmayabileceğini de bilmelisiniz. Diş çıkarmakta olan bir bebek ağrıdan dolayı keyifsiz, huzursuz olabilir, uykuya dalmakta güçlük çekebilir. Uykularından ağlayarak uyanabilir. Artmış tükürük salgısı, her bulduğunu ağza götürüp dişetlerini kaşımak istemesi dikkat çekicidir. Diş etleri şiş görünebilir. Bebeğinizin normal iştahı azalacak, belki sadece emmek veya sıvı gıdalar almak isteyecektir. Barsak hareketlerinde normale göre hafif artış, 38 dereceyi geçmeyen hafif bir ateş görülebilir. Fakat, ısrarla devam eden bir ishal, daha yüksek seyreden bir ateş varsa doktorunuzla görüşmelisiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dahiturk.com/dis-cikaran-bebekte-ne-gibi-belirtiler-gorulur.htm/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.dahiturk.com/dis-cikaran-bebekte-ne-gibi-belirtiler-gorulur.htm</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Yürüteç Yararlı Mı, Zararlı Mı?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/dahiturk/PiAe/~3/m3y0_-FQEvo/yurutec-yararli-mi-zararli-mi.htm</link>
		<comments>http://www.dahiturk.com/yurutec-yararli-mi-zararli-mi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 19:13:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>

		<category><![CDATA[Yürüteç Yararlı Mı]]></category>

		<category><![CDATA[Zararlı Mı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dahiturk.com/?p=1299</guid>
		<description><![CDATA[Anne babalar, bazen bebeğin yürümesini kolaylaştıracağına inanarak, bazen de onun hoşça vakit geçirip eğlenmesi için yürüteç alıyorlar. Evet, gerçekten de bebekler yürüteçte hoş zaman geçirebilirler, fakat doktorunuza danıştığında bunu onaylamadığını göreceksiniz. Yürütecin, sanılanın aksine, yürümeyi kolaylaştırıcı değil engelleyici etkisi vardır. Çünkü, kolayca hareket kabiliyeti kazanan bebek, kendisi çaba harcamaya gerek duymayacak, yürüme denemelerinden vazgeçebilecektir. Üstelik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://www.sagliklicocuk.com/sc01/crklr/file/sss/CokSorulanSorular_img/sss02.gif" title="yürüteç" class="alignleft" width="152" height="158" />Anne babalar, bazen bebeğin yürümesini kolaylaştıracağına inanarak, bazen de onun hoşça vakit geçirip eğlenmesi için yürüteç alıyorlar. Evet, gerçekten de bebekler yürüteçte hoş zaman geçirebilirler, fakat doktorunuza danıştığında bunu onaylamadığını göreceksiniz. Yürütecin, sanılanın aksine, yürümeyi kolaylaştırıcı değil engelleyici etkisi vardır. Çünkü, kolayca hareket kabiliyeti kazanan bebek, kendisi çaba harcamaya gerek duymayacak, yürüme denemelerinden vazgeçebilecektir. Üstelik yürüteçte; yürüme için özellikle önemli olan kalça ve üst bacak kasları değil, alt bacak kasları çalışmaktadır. Ayrıca, bebeğin takılıp düşme, önceden ulaşamadığı tehlikelere ulaşma riski vardır. Bebeğin emeklemesi, yerde yuvarlanması onun gelişimi açısından daha yararlıdır, hazır olduğunda nasılsa yürüyecektir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dahiturk.com/yurutec-yararli-mi-zararli-mi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.dahiturk.com/yurutec-yararli-mi-zararli-mi.htm</feedburner:origLink></item>
	<copyright>lutfen emege saygi</copyright><media:rating>nonadult</media:rating><media:description type="plain">dahiturk</media:description></channel>
</rss>
