<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><rss xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0"><channel><title>Aydın Oksay Official Blog ve Websitesi</title><description>Aydın Oksay ile müzik ve diğer şeyler...</description><managingEditor>noreply@blogger.com (Aydın Oksay)</managingEditor><pubDate>Tue, 27 Jun 2023 13:00:36 +0300</pubDate><generator>Blogger http://www.blogger.com</generator><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">35</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">25</openSearch:itemsPerPage><link>https://www.dunyaloji.com/</link><language>en-us</language><item><title>Yanmaktan</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/12/yanmaktan.html</link><category>Benim Şarkılarım</category><pubDate>Sun, 13 Dec 2020 19:36:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-5407124283575268535</guid><description> Yirmili yaşlarımın ortalarında yazmıştım bu şiiri, "Özlem" demiştim adına. "Ne ayrılıklar hüzünlü eskisi gibi ne kavuşmalar mutlu ediyor beni, Hayatım boş bir kovan, Ben hedefini şaşırmış mermi. Oysa ben yağmurda ıslanmaktan hiç korkmadım, hiç korkmadım güneşin doğuşunu izlemekten, hiç dilek tutmadım, ne zaman yıldız kaysa ağladım... Ki ben yağmurda ıslanmaktan hiç korkmazdım hiç utanmazdım </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-_1XbnCT9t7Y/X9ZCue6kS6I/AAAAAAAAAMU/kbOV9ghsIfI4pJwmzjrXgIB-EGjDDjdygCLcBGAsYHQ/s72-w640-h640-c/yanmaktan-cover.png" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Bacağımda Diş İzleri</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/09/bacagmda-dis-izleri.html</link><category>Diğer Şeyler</category><category>Hayat</category><pubDate>Wed, 16 Sep 2020 20:19:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-283102149871473045</guid><description>  &lt;!--[if gte mso 9]&gt;
 
  Normal
  0
  
  
  21
  
  
  false
  false
  false
  
  TR
  X-NONE
  X-NONE
  
   
   
   
   
   
   
   
   
   
  
  
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
  
&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;
 
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-GwA5JUPBeJ8/X15WZnimhlI/AAAAAAAAALo/NoeBphZCpKoit1zQGa_1xkyYul1YjKZBQCLcBGAsYHQ/s72-c/nasreddin.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Otogarda [Kısa Öykü]</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/09/otogarda-ksa-oyku.html</link><category>Edebiyat</category><pubDate>Sun, 13 Sep 2020 20:02:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-5151948831627874450</guid><description>   Asuman
 bankta oturmuş, ördüğü kazağı bir türlü bitiremediğine hayıflanıyordu. 
Bu kazak bitene kadar gelecekti otobüs, biliyordu. Bilmiyordu aslında, 
ama hissediyordu. Buraya her gün 50 otobüs gelir, 50 otobüs buradan 
kalkardı. Her gelen otobüsten onlarca insan iner, içeriye sel gibi akar,
 Asuman heyecanlı bakışlarını her birinin yüzünde gezdirirdi. Görmek 
istediği yüzü yıllardır </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-_RopIrWRoIU/X15SGnhf_cI/AAAAAAAAALc/aNPCnGLiQLsgU_3LZgEgtoo6Sal7Lyc9QCLcBGAsYHQ/s72-c/otogar.png" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>13880. Gün</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/08/13880-gun.html</link><category>Hayat</category><pubDate>Sun, 30 Aug 2020 19:25:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-2353676428669736051</guid><description> 13.880 gün, 333.120 saat… Yürüyerek, konuşarak, 
koşarak, yorularak, dinlenerek, uyuyarak, gülerek, kızarak, bağırarak, 
susarak… Hepsinde de sonuna kadar yaşayarak geçen zaman. Ve artık 13.000 gün devrilmiş, 880 gün daha uzanmış 
yanına. 13.880 gün boyunca, parçalara ayrılabilir insan, 
tekrar birleşir. Umutlara ve umutsuzluklara boğulur, yine de iyileşir. 
Sessizliklerde kaybolur, seslerle </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://img.youtube.com/vi/WC5FdFlUcl0/default.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Hep</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/08/hep.html</link><category>Edebiyat</category><pubDate>Fri, 28 Aug 2020 20:34:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-2580676327754657747</guid><description>   …
 
Sonra ellerim kan olsun istiyorum. Gözlerimden ateşler yağsın, yansın
 oksijene değdikçe, kabarsın, alevler yalayıp dursun hücrelerimi, 
bedenim baştan aşağı dağlansın diyorum.
 
Nasıl çıkarım? Nasıl çıkılır geceden? Nasıl kaçılır sesten? Nasıl 
çıkar sesim kaçarken? Nasıl çıkacaksam ordan başlasın istiyorum.
 
Nedir gök, yer nedir?
 
Nedendir?
 
Nedendir tüm uzuvlarımın titremesi, tüm </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-_vV_MDvrZdE/X0aubypRFSI/AAAAAAAAAJw/5NYORuFqcdo9pRI_g0GT5nBXJlDGDlnZgCLcBGAsYHQ/s72-c/andy-falconer-v8Gb0gCvDHY-unsplash.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Bu kadar mı?</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/08/bu-kadar-m.html</link><category>Hayat</category><pubDate>Wed, 26 Aug 2020 18:59:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-3635198471482954988</guid><description>   Bu kadar zor olmamalıydı, ama kolay nedir ki zaten?
 Gözlerimi kapatmak mı daha güç, görkemli bir rüyadan gerçeğe uyanmak 
mı? İçimde bir kavga başlatıp kaçmak mı daha güç, yavuz bir düşmana 
karşı yalın ayak kalmak mı? Soğuktan donmak mı daha güç, sıcaktan 
kavrulmak mı? Düşündüğünü konuşmak mı daha güç, içinde tutmak mı? Gülmek
 mi daha güç, ağlamak mı? Dinlemek mi daha güç, anlatmak mı? </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-4OmOx8TRK2I/X0aGvTwd2rI/AAAAAAAAAJk/g4Y10A79OVQHV3KsgTU12cIYVb3HGL3ngCLcBGAsYHQ/s72-c/ian-chen-wrrgZwI7qOY-unsplash.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Yok...</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/08/yok.html</link><category>Edebiyat</category><pubDate>Sun, 23 Aug 2020 23:46:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-1291099071504152329</guid><description>   Sözlerin
 yankısı dinmeden başladı sessizlik, içerde devam eden bir fısıltı kaldı
 geriye. Hiçbir parça bağlı kalamadı. Hiçbir parça sabit duramadı. Her 
parça bir başka bütüne yamandı. Hiçbir parça bütününe alışamadı. Hiçbir 
parça tekrar kopmayı göze alamadı. Hiçbir parça, paramparçalığın 
izlerini söküp atamadı. Sessizlik,
 yok olmayan bir sessizlik. Varlığını her fırsatta duyuran bir 
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-7vtODx-Bg_Y/X0LViuGdskI/AAAAAAAAAJQ/7aVPG7OEj-8g5z-cmaAeyZ0mZSvusTuwACLcBGAsYHQ/s72-c/1%2BqTNc2XH-oclaIUfP-OFt6Q.png" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>13. Katta Yüzleşilen Varoluşsal Sorular</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/08/13-katta-yuzlesilen-varolussal-sorular.html</link><category>Diğer Şeyler</category><category>Sinema</category><pubDate>Thu, 20 Aug 2020 20:41:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-4488109325699875204</guid><description> Düşünüyorum durmadan, ben robot muyum?Makineler düşünebilir mi?Alan
 Turing bunu sorduğunda takvimler 1950 yılını gösteriyordu. Henüz bizim 
bildiğimiz anlamda bilgisayarlar, uygulamalar ve yazılımlar yokken. Onun
 daha da öncesinde Rene Descartes 17. Yüzyılda benzer sorular sormuştu. 
Ve en basitinden Google arama motorunun insanların hatalarını düzelttiği
 bugünlerde bu soruları daha fazla </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-j2nS90wk-pk/Xz62PtivtGI/AAAAAAAAAHk/gH9F-9RA48A3k8Ef-9Ar8qT9xPfxdQhdQCLcBGAsYHQ/s72-c/the-worlds-end-13th-floor.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Bir Cover: Al Beni - Mavi Sakal</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/08/bir-cover-al-beni-mavi-sakal.html</link><category>Aydın Oksay Cover</category><category>Müzik</category><pubDate>Mon, 17 Aug 2020 23:09:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-1829837708591596660</guid><description>  Gençliğimin en nadide gruplarından Mavi Sakal'dan, bayıldığım bir şarkıyı söyledim ve çok serbest bir cover çıktı ortaya. Beğenerek dinlemeniz dileğiyle...</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://img.youtube.com/vi/j5PYTlEY1Fk/default.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Yeni Single: UÇURUM</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/07/yeni-single-ucurum.html</link><category>Benim Şarkılarım</category><pubDate>Wed, 22 Jul 2020 23:07:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-7124103419562868079</guid><description>    Nefes alıp yaşıyorsam,Bil ki sana olan aşkımdan...       </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-KgKwcZvqUto/X0vaMZLYGRI/AAAAAAAAAKQ/PJ0Wa8zCjhQduy-aLWK_UIDeRiEdMHVoQCLcBGAsYHQ/s72-c/u%25C3%25A7urum-.png" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>His Illustrious Highness</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/07/his-illustrious-highness.html</link><category>Hayat</category><pubDate>Sat, 18 Jul 2020 23:29:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-7680365182430154415</guid><description> The King of My Kingdom [BABA]Doğduğumda
 kırdı saçları, yıllarca beyazlaşmasını seyrettim. Yüksek sesle konuşur,
 çabuk sinirlenir, yeşil gözlerindeki masumiyet ve acı kaybolur giderdi 
bağırdığında. Onlarca iş değiştirmiş, elleri yılların sivri ve keskin 
uçlarına tutunmaktan çatlamış, nasır bağlamıştı. Dudağının üstünden 
eksik olmayan bembeyaz bıyığı kısalır uzar ama asla alt dudağına 
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-GI3v6rlG7es/Xz2MiM-Nc6I/AAAAAAAAAG8/IM_JzGPevpgj9KktHwIWBMGNlZFQ3X1uwCLcBGAsYHQ/s72-c/baba.jpeg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Bittiğinde Başlayan Film: The Fountain</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/07/bittiginde-baslayan-film-fountain.html</link><category>Diğer Şeyler</category><category>Sinema</category><pubDate>Thu, 9 Jul 2020 23:20:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-5562851066493249123</guid><description>   Bir 16. yüzyıl şövalyesi, bir doktor ve uzayda bir seyyah-keşiş. Aynı
 öyküyü iki ters bir düz üç iplik ile dokuyup, herkesin kurabileceği bir
 cümleyi, çok tanıdık bir hikayeyi, büyük bir ihtişamla ve 
unutulamayacak güzellikte gözlerimize akıtan bir çeşme The Fountain. Gitmek
 üzere olanın, kalana bırakabileceği en güzel hediyeyi verir Izzi Tom’a,
 öyküsünün sonunu yazacaktır, artık devam </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-SrXSS10f-nw/Xz2JVYxm2cI/AAAAAAAAAGo/XLG28chs9Bs5qhpbLsyaKJBVsnCgFxe_wCPcBGAYYCw/s72-c/the-fountain-original.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Güvercinler</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/06/guvercinler.html</link><category>Edebiyat</category><pubDate>Wed, 24 Jun 2020 20:40:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-7302255580775281402</guid><description>    …. Ne diyordum? Ha, evet… O
 bahsettiğim yol var ya, eskiden vardı işte anla! Çalıya, ota, taşa, 
toprağa basa basa açmıştık, yalınayak bastığımız bile olmuştur, bir de 
etraftaki ağaçlar kendiliğinden çıkmış sanırdık, kimsenin ağaç diktiğini
 görmedim ki ben; bir de taşladığımız kuşlar vardı, siyah ve çirkin. İşte
 o yol diyordum, o ağaçlardan biri bir gün kapattı o yolu, hem de ne 
ağaç </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-FikEYtMl7XM/Xz61kEoGUyI/AAAAAAAAAHY/yR_c_pL9N9U4eE9VYUAyOgGjBeWmDO-0wCLcBGAsYHQ/s72-c/swamp.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Fotöykü: Yeşil Işık </title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/06/fotoyku-yesil-isk.html</link><category>Edebiyat</category><pubDate>Fri, 19 Jun 2020 20:37:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-8022560386329547559</guid><description> Bir Stalker Hikayesi...  Ve
 yine kırmızı. Tam arkandayım senin, dönüp bir baksan göreceksin. 
Saatlerdir ettiğin onca kelimenin titreşimlerini takip ediyorum. Kokunun
 arkasındayım, saç renginin peşinde. Sana
 yakın durabilmek için, kalabalık olsun diyorum bu şehir, daha 
kalabalık. İçim titriyor yine de, yakınlıkta korkular uyanıyor 
derinliklerimde, ellerimi saçlarına dokundurmamak için </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-cPxL15723yU/Xz607Qga-qI/AAAAAAAAAHQ/Awv0hfeX9ewWX1Wf7yiD9ywZV87-fDDBACPcBGAYYCw/s72-c/yesil-isik.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Bir Cover: Lioness - Songs: Ohia</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/06/bir-cover-lioness-songs-ohia.html</link><category>Aydın Oksay Cover</category><category>Müzik</category><pubDate>Wed, 10 Jun 2020 23:04:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-4687854226595500495</guid><description>   Bu çok çok sevdiğim şarkıyı söyleme isteği duydum. Bu harika şarkıyı Jason Molina'dan henüz dinlemediyseniz mutlaka orijinalini dinlemelisiniz. 



Hemen dinlemek için: https://youtu.be/wxAaf16xXRk</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://img.youtube.com/vi/ar273p8HYC0/default.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Sakin...</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/05/sakin.html</link><category>Hayat</category><pubDate>Wed, 27 May 2020 20:56:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-7860220445684992249</guid><description>   Sakin! Durgun sular sanki… Yatıştırılmış
 bir fırtına, sonrası sessizliği mülk edinmiş. Soğuk sabah serinliğidir 
serveti. Güneşi bekleyen kızıl gözler var yeşillikler arasında. Ve 
kuşlar, ve kargalar. Ve bir timsah, ve bir yılan. Sular durgun sanki… Dipte
 batık hazineler yosunlarla kaplanmış. Dik bir yamaç sırtına dayanmış 
kar, definenin müfrezesi. Işık vurur yüzüne beyazın, ak vurur </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-PrKv9vmLojw/Xz65iHBMofI/AAAAAAAAAI0/gIvDLhGTW4U27tMd6I8orJHDFm6Gq3oJwCLcBGAsYHQ/s72-c/breath.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Yoklama </title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/05/yoklama.html</link><category>Müzik</category><pubDate>Fri, 22 May 2020 22:58:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-3277165698662756345</guid><description> 
  Bir hayalet misali kaçıp gitmek bir sis bulutunun içine, farkedilmeden. Sonra dönüp arada sırada, kapı önünden içerdeki sesleri dinlemek, içeriye hiç girmeden. Kafamıza bir silah gibi dayanmış duran, korktuğumuz, kılımızı kıpırdatamadığımız, karşı çıkamadığımız tabular tüm duyulan. 



O küçük çocuğun önem verdiği her şey; eve geç gelmek, oyuna dalıp bırakmamak, oturup durmak zorunda olmamak,</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://img.youtube.com/vi/SAe3sCIakXo/default.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Modern Avcı-Toplayıcılar</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/05/modern-avc-toplayclar.html</link><category>Hayat</category><pubDate>Thu, 14 May 2020 20:52:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-6449251802381733406</guid><description> Farkında değiliz belki ama hafızamızı kaybediyoruz.  Hafızamızı kaybediyoruz, yeni çağın sarhoşluğunda, bırakıp kendimizi modern oyuncakların kucağına, fark etmeden, önemsemeden. Yüzleri
 hatırlamıyoruz, isimleri de, takma adlar ve avatarların diyarında 
dolanırken. Adresleri hatırlamıyoruz konumlar kaydedip Check-in 
yaparken. Aldığımız notları hatırlamıyoruz, doğum günlerini 
hatırlamıyoruz, </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-Jx6OLn7mGOA/Xz64eaS7mNI/AAAAAAAAAIQ/nrerwNlcpwULxHg95rCQi0ZMO3fXrKg1wCLcBGAsYHQ/s72-c/vintage-social-networking.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Şarkı Söylemek İstiyorum</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/05/sark-soylemek-istiyorum.html</link><category>Hayat</category><pubDate>Sat, 9 May 2020 21:00:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-1034673673534837224</guid><description> “Yavaş oğlum, başkaları da söylesin bişeyler!” İsmim
 anons ediliyordu. Üstelik “telefonunuz vardır” yerine “ziyaretçiniz 
vardır” diyordu ses. İnandırıcı gelmedi pek. Kesin bizden biri 
nöbetçiydi ve sıradan şakalarımızdan birini yapıyordu. İnanmasam da, 
şakayı kim yapıyor diye bakmaya gittim. Bir gün ben de nöbetçi olacaktım
 nasılsa. Camdan baktım, nöbetçi tanıdık değildi. Kafamı uzattım </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-g-uCNvMRnr4/Xz66czN06FI/AAAAAAAAAJE/iQsym08NCfE9S7GAyEKlbTQj8HAa09PNwCPcBGAYYCw/s72-c/ByeBye.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Bir Dahaki Sefere</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/05/bir-dahaki-sefere.html</link><category>Benim Şarkılarım</category><pubDate>Mon, 4 May 2020 22:59:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-6336331028670097155</guid><description>   Neler neler yaşadık oysa, değil mi?  Güldük, ağladık, gezdik, yorulduk, oturduk, ıslandık, kuruduk, uzandık, yedik, içtik, üşüdük, terledik... Ama bir gün "ölüm gibi bir şey oldu, ama kimse ölmedi". Ölmedi mi gerçekten? Bu muydu yaşamak peki? Ve yine sözler verdik kendi kendimize,
"Bir dahaki sefere sevmeyeceğim" diye... Oysa bu hayata bir defa daha gelmeyecektik... </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-UqJnmncx3kY/X0vZqLdCYXI/AAAAAAAAAKI/kCtBT6gmSPQhgA5PJ1EySX4zORr8678oACPcBGAYYCw/s72-c/a%25C5%259Fk%2Bhalleri.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Inflate - Deflate</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/04/inflate-deflate.html</link><category>Edebiyat</category><pubDate>Thu, 30 Apr 2020 23:23:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-8974151077493640033</guid><description> Balonlarız bizler de, rengarenk, şekil şekil. Her nefeste biraz daha büyüyoruz.  Kimimiz
 daha baştan defolu çıkıyor, sönük, bekliyor atılmayı. Kimimiz 
olgunluğuna ulaşamadan patlıyor, bazen kaza ile, bazen sebep kötü 
niyetli bir iğne. Sonra
 havada duruyoruz bir süre, elden ele geziyoruz. Kimimiz bir odada 
sürdürüyor hayatını, bazen diğer odaları da görüyor birilerinin 
eşliğinde.  Kimimiz </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-KPEDzU7hHig/Xz2KXz4_nCI/AAAAAAAAAGs/BqC5Xn0YwXwVTl-Ac3DSIVIIFZJxXN1LQCLcBGAsYHQ/s72-c/Balloon.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Yeni Ezgiler</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/04/yeni-ezgiler.html</link><category>Benim Şarkılarım</category><pubDate>Mon, 27 Apr 2020 23:02:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-9018674644525221183</guid><description>  Hayat hep iniş ve çıkışlarla dolu... Birşeyler
 olur, hayat üzerine garip oyunlar oynar mesela, solarsın, kurursun, 
sararırsın, tüm umudun yitip gider ve yeminler edersin aynı insan 
olmamaya... Kendini çekip içine kendine saklarsın, kendi yalnızlığında huzur ararsın. Sonra birşeyler olur, mesela biri çıkar karşına, gözlerini ayıramaz, çivilenir kalırsın. Hayat hep iniş ve çıkışlarla dolu, bir</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-UqJnmncx3kY/X0vZqLdCYXI/AAAAAAAAAKE/U5kV23Vn4U43KOL2WzZ9seEfvO5PUgVawCLcBGAsYHQ/s72-c/a%25C5%259Fk%2Bhalleri.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Hayallerim Var Benim - Aydın Oksay</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/04/hayallerim-var-benim-aydn-oksay.html</link><category>Benim Şarkılarım</category><pubDate>Fri, 24 Apr 2020 19:48:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-9118688780243770742</guid><description>  Adam çok aşıktı, birlikte çok mutlulardı; bir süre…Bir
 gün ne oldu bilinmez kadın gitmeye karar verdi, adam gitmesini hiç 
istemedi ama ne yapılabilir ki yola düşene, yolundan çekilmekten başka…Adam
 hüzünlere sarıldı, hüzünler aldılar avuçlarına adamı, her saniye biraz 
daha sıktılar yumruklarını, adam ağladı, ağladı, çok ağladı…Yeni
 kararlar aldı adam, gözyaşlarını durdurmak için hayallere </description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-m_70NV_vLMo/X0vY7xXcTTI/AAAAAAAAAJ8/eqAyQ8mSL7g_SBatdh0T_C4h9MxPrS7wQCLcBGAsYHQ/s72-c/dreams.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>İlk Gün</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/04/ilk-gun.html</link><category>Hayat</category><pubDate>Thu, 23 Apr 2020 22:55:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-1532248064984415225</guid><description> 
   O karmaşa içerisinde oturuyordum. Etrafımda bir sürü ana baba ve kızlı-erkekli oturan, ağlayan, bağıran onlarca çocuk arasında, kapıdan birkaç saniye bakıp giden annemin arkasından,  bu kalabalık içinde, kalakalmış ama ne olduğunu hala tam anlayamamış bir şekilde, ağlanacak olanın ne olduğunu anlamaya çalışarak, merakla, oturuyordum. Arkalarda yeri göğü inleten esmer, uzunca bir çocuk vardı.</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-kfufgHnqWwA/Xz2ERW3z-gI/AAAAAAAAAGY/ou3QIS2jvNUoaecqiMotQzwY0IUM6GTrQCLcBGAsYHQ/s72-c/cumhuriyetio.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item><item><title>Sonra Müzik...</title><link>https://www.dunyaloji.com/2020/04/sonra-muzik-baslad.html</link><category>Edebiyat</category><pubDate>Thu, 16 Apr 2020 20:33:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5294592262817655648.post-8836386739267760842</guid><description>  …  Sonra müzik başladı. Başımın
 etrafında dönen notalar ve saçlarımı titreten bir enstrüman. Dolgun ve 
kızıl dudaklardan süzülen bir büyü. Gittikçe büyüyen bir mekan ve hiçbir
 bağlama oturmayan bir hikaye. Gerçek ve düş. Her yer ve hiçbir yer. Her
 zaman ve hiçbir zaman. Herkes ve hiç kimse. Sonra müzik hızlandı. Notaların
 etrafında dönen yüzler ve enstrümanları titreştiren sesler. Sıska ve</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://1.bp.blogspot.com/-DqllZxm94jI/Xz60GE_w7aI/AAAAAAAAAHI/ES9xtGohGRQ81d1gKB3uvzkz0N9cqER7ACLcBGAsYHQ/s72-w750-h500-c/the-end.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>noreply@blogger.com (Aydın)</author></item></channel></rss>