<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2turkishfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>etilen sosyete</title>
	
	<link>http://etilen.net</link>
	<description>fanzin &amp; webzine</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Apr 2012 19:24:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/etilen" /><feedburner:info uri="etilen" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><feedburner:emailServiceId>etilen</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname>http://feedburner.google.com</feedburner:feedburnerHostname><feedburner:feedFlare href="http://add.my.yahoo.com/rss?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fetilen" src="http://us.i1.yimg.com/us.yimg.com/i/us/my/addtomyyahoo4.gif">Subscribe with My Yahoo!</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://fusion.google.com/add?feedurl=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fetilen" src="http://buttons.googlesyndication.com/fusion/add.gif">Subscribe with Google</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.live.com/?add=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fetilen" src="http://tkfiles.storage.msn.com/x1piYkpqHC_35nIp1gLE68-wvzLZO8iXl_JMledmJQXP-XTBOLfmQv4zhj4MhcWEJh_GtoBIiAl1Mjh-ndp9k47If7hTaFno0mxW9_i3p_5qQw">Subscribe with Live.com</feedburner:feedFlare><item>
		<title>oyun bitti.</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/etilen/~3/oYXKjbkJBGY/</link>
		<comments>http://etilen.net/oyun-bitti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Apr 2012 19:21:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>flagg</dc:creator>
				<category><![CDATA[etilensel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etilen.net/?p=3394</guid>
		<description><![CDATA[geçtiğimiz haftalarda hakkımızda basında çıkan sosyete uzaya çıkıyor haberleri ile etileni karalamaya yönelik devam eden propoganda faaliyetlerine tepki değildir efendim bu mesaj öncelikle. evet oyun bitti. dağılabilirsiniz. türkiyenin en az okunan magazini etilen yaklaşık 6-7 yıldır götürdüğü blog olayını kafasında bitirdi. içerik ileride saklanadabilir, saklanmayadabilir bu sebeple sömürmek istediğiniz kısımları sömürmekte yarar var. bu etilen&#8217;in bittiği anlamına gelmiyor. etilen öncelikle yazılı hamlelerini artık fanzin üzerinden gerçekleştirecek, özüne dönecek, arayan bulacak, bulan okuyacak. okuyan sövecek. söven kendi fanzinini yapacak ve biz mutlu olacağız. zahiri alem aktivitelerimiz de devam edecek. wordpress ile seviyeli bir şekilde yürüttüğümüz ilişkimizi karşılıklı konuşarak sona erdirme kararı aldık. bundan sonra daha hızlı ve daha öfkeli olarak deneysel hamleler ile doğaçlama içerikli bir etilen karşınızda olacak. bizi izlememeye devam edin bu sebeple. ayrıca ve ayrıca allah nasip kısmet ederse ve bonserviste anlaşabilirsek 62ytl ile yerli fanzin külliyatı procemizi aktif hale getireceğiz. faaliyetlerini başlamadan bitiren türkiye fanzinlere yeniden özgürlük vakfını da bu şekilde ayağa kaldırabileceğiz. bakarsınız yürürüz de. uzatmanın anlamı yok. ne olur gitmeyin mesajlarına cevap veremeyeceğimiz kadar meşgul olduğumuz için bir call center ile anlaştık. arkadaşlar neden gittiğimizi anlatan metni sizin haykırışlarınızı sallamadan okumaya devam edecekler. dur gitmeden bir çay içelim, tam bu sefer parayı kıracağız projem var diyenler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3395" title="etilen_kacti" src="http://etilen.net/wp-content/uploads/2012/04/etilen_kacti.jpg" alt="" width="610" height="458" /></p>
<p>geçtiğimiz haftalarda hakkımızda basında çıkan sosyete uzaya çıkıyor haberleri ile etileni karalamaya yönelik devam eden propoganda faaliyetlerine tepki değildir efendim bu mesaj öncelikle.</p>
<p>evet oyun bitti. dağılabilirsiniz. türkiyenin en az okunan magazini etilen yaklaşık 6-7 yıldır götürdüğü blog olayını kafasında bitirdi. içerik ileride saklanadabilir, saklanmayadabilir bu sebeple sömürmek istediğiniz kısımları sömürmekte yarar var.</p>
<p>bu etilen&#8217;in bittiği anlamına gelmiyor. etilen öncelikle yazılı hamlelerini artık fanzin üzerinden gerçekleştirecek, özüne dönecek, arayan bulacak, bulan okuyacak. okuyan sövecek. söven kendi fanzinini yapacak ve biz mutlu olacağız.</p>
<p>zahiri alem aktivitelerimiz de devam edecek. wordpress ile seviyeli bir şekilde yürüttüğümüz ilişkimizi karşılıklı konuşarak sona erdirme kararı aldık. bundan sonra daha hızlı ve daha öfkeli olarak deneysel hamleler ile doğaçlama içerikli bir etilen karşınızda olacak. bizi izlememeye devam edin bu sebeple.</p>
<p>ayrıca ve ayrıca allah nasip kısmet ederse ve bonserviste anlaşabilirsek <a title="62ytl" href="http://www.62ytl.com/">62ytl</a> ile yerli fanzin külliyatı procemizi aktif hale getireceğiz. faaliyetlerini başlamadan bitiren <a title="FYÖV" href="http://etilen.net/turkiye-fanzinlere-yeniden-ozgurluk-vakfi/" target="_blank">türkiye fanzinlere yeniden özgürlük vakfı</a>nı da bu şekilde ayağa kaldırabileceğiz. bakarsınız yürürüz de.</p>
<p>uzatmanın anlamı yok. ne olur gitmeyin mesajlarına cevap veremeyeceğimiz kadar meşgul olduğumuz için bir call center ile anlaştık. arkadaşlar neden gittiğimizi anlatan metni sizin haykırışlarınızı sallamadan okumaya devam edecekler. dur gitmeden bir çay içelim, tam bu sefer parayı kıracağız projem var diyenler ya da güzel kızlar <a title="iletişelim" href="http://etilen.net/iletisim/" target="_blank">iletişmeye</a> devam edebilirler.</p>
<p>bir de zaten henüz fame olamasakta yeterince sosyaliz (yakında paraya kıymayıp 50 tl&#8217;ye 50bin layk alıcaz aman sabahlar olmasın);</p>
<ul>
<li><a title="Etilen Sosyete" href="http://www.facebook.com/pages/Etilen-Sosyete/220289117987461" target="_blank">feysbuk</a></li>
<li><a title="twitter" href="http://twitter.com/#!/etilen" target="_blank">tivitır</a></li>
<li><a title="tumblr" href="http://etilen.tumblr.com/" target="_blank">tambılır</a></li>
</ul>
<p>artık <em>daha</em> yeni şeyler söylemek lazım.</p>
<p><strong>nyse msglsn sanirim, peki, ii eglencler sna.</strong></p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=oYXKjbkJBGY:vN5yPw2wie8:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=oYXKjbkJBGY:vN5yPw2wie8:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a>
</div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/etilen/~4/oYXKjbkJBGY" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etilen.net/oyun-bitti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://etilen.net/oyun-bitti/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>teknoloji bizi öldürüyor</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/etilen/~3/QlsxpJeDzAg/</link>
		<comments>http://etilen.net/teknoloji-bizi-olduruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2012 18:35:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>flagg</dc:creator>
				<category><![CDATA[makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etilen.net/?p=3377</guid>
		<description><![CDATA[Dijital dünyaya olan bağımlılığımız bir materyal pahasına  ortaya çıkıyor. Her defasında Apple yeni bir iPhone ya da iPad halka sunduğunda dünya çıldırıyor. Fakat ne fark eder? Neden ‘smartphone’ (Akıllı Telefon) ve tabletler bu kadar önemli oldular? CNN’de Şubat’ın sonlarında, Andrew Keen, Cep Telefonu Dünya Kongresinde (Mobile World Congress) rapor verirken, raporun “Cep Telefonlarımız Nasıl Frankenstein’in Canavarı Oldu”  isimli bir bölümünü “cep telefonlarına olan bağımlılığımızda bir artış” olarak andı. SecureEnvoy, bir İngiliz güvenlik firması, cep telefonu yokluğu korkusu ya da cep telefonu kaybetme korkusu olarak adlandırılan yaygın bir durumu açıkladı. SecureEnvoy tarafından yapılan ankete katılanların üçte ikisi cep telefonlarını kaybetmekten çok korktuklarını – bu korku 4 sene önce %53’ten yükseldi – belirterek bu korkunun titreme, terleme ve mide bulantısı gibi belirtileri olduğunu kaydettiler. Bu garip gelişme bazı yönlerden yenidir ve ayrıca çok yeni değil. Hızlanan bir süratle ve yeni teknolojinin çığırtkan vaatleriyle şüpheler ortaya çıkmaya başlar. iPhone gibi cihazlar yüksek teknolojinin bizi güçlendirdiği ve iletişim sağladığımız iddiasını somutlaştırır. Ve bir kat daha biz her zamankinden daha güçsüzleşmiş ve daha izole edilmiş olmadık mı? Bir mezar kinizm noktasında güçsüzleştirilmiş ve hesap verilebilirlik ya da sorumluluk duygusu kaybıdır. Sosyologlara göre izole edilmiş bir toplumda daha az arkadaşlarımız var ve onları daha az ziyaret [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3381" title="technology is killing" src="http://etilen.net/wp-content/uploads/2012/04/technology.jpg" alt="" width="610" height="460" /></p>
<p>Dijital dünyaya olan bağımlılığımız bir materyal pahasına  ortaya çıkıyor.</p>
<p>Her defasında Apple yeni bir iPhone ya da iPad halka sunduğunda dünya çıldırıyor. Fakat ne fark eder? Neden ‘smartphone’ (Akıllı Telefon) ve tabletler bu kadar önemli oldular?</p>
<p>CNN’de Şubat’ın sonlarında, Andrew Keen, Cep Telefonu Dünya Kongresinde (Mobile World Congress) rapor verirken, raporun “Cep Telefonlarımız Nasıl Frankenstein’in Canavarı Oldu”  isimli bir bölümünü “cep telefonlarına olan bağımlılığımızda bir artış” olarak andı.<br />
SecureEnvoy, bir İngiliz güvenlik firması, cep telefonu yokluğu korkusu ya da cep telefonu kaybetme korkusu olarak adlandırılan yaygın bir durumu açıkladı. SecureEnvoy tarafından yapılan ankete katılanların üçte ikisi cep telefonlarını kaybetmekten çok korktuklarını – bu korku 4 sene önce %53’ten yükseldi – belirterek bu korkunun titreme, terleme ve mide bulantısı gibi belirtileri olduğunu kaydettiler.</p>
<p>Bu garip gelişme bazı yönlerden yenidir ve ayrıca çok yeni değil. Hızlanan bir süratle ve yeni teknolojinin çığırtkan vaatleriyle şüpheler ortaya çıkmaya başlar. iPhone gibi cihazlar yüksek teknolojinin bizi güçlendirdiği ve iletişim sağladığımız iddiasını somutlaştırır. Ve bir kat daha biz her zamankinden daha güçsüzleşmiş ve daha izole edilmiş olmadık mı?</p>
<p>Bir mezar kinizm noktasında güçsüzleştirilmiş ve hesap verilebilirlik ya da sorumluluk duygusu kaybıdır. Sosyologlara göre izole edilmiş bir toplumda daha az arkadaşlarımız var ve onları daha az ziyaret ediyoruz. 1980’lerin ortalarından itibaren arkadaşları olmayanların sayısı 3 katına çıktı.</p>
<p>İzole edilmiş ve aralıksız bir şekilde devam eden daha ve daha çok teknolojik kültürde dayanışma erozyonuna, bağların yıpranmasına şahit oluyoruz. Teknolojinin tek faktör olduğu söylenemez, fakat yüksek düzeyde bunalan ve dağınık duyguların toplumun koşulu olarak yükselişine eşlik etmesi tesadüf değildir.</p>
<p>Fenomenin hayatımızı teknikleştirmekle ilgisi olduğu için ben şu anın kronik öfkeli alanlarına kadar gidebilirim. İnsan topluluklarını cihazlarıyla birlikte belirlediğimizde herşey olabilir. Sosyal ilişkilerde giderek artan çatlaklar herşeyin olabileceği ve olurluğu demektir. Hiçbir yerden hiçbir yere anında bağlantı bizim aşırılığımıza bir çözüm değildir.</p>
<p>Okullardaki, işyerlerindeki ve alışveriş merkezlerindeki alanlar bilinçli olarak incelenmediler ve bilinmez olarak kaldılar. Bu yönelimin toplum hakkında ne söylediği tartışılmıyor. Bu arada son versiyonunda daha da kötüleşiyor. Baba (ya da anne) bütün ailede katliam yapıyor.</p>
<p>Toplum da giderek zayıflamakta iken gerçek; ekranın arkasında kaybolduğunda ve direkt deneyim zayıfladığında  tekno-meditasyon yeni zirvelere ulaşır. Sanal gerçeklik, herhangi biri? Gerçekten hemen hemen hiçbir topluluğun kalmaması üzücü bir durumdur. Bu nedenle siyasetçiler ve geliştiriciler (programcılar) bu sözü sıklıkla kullanıyorlar. Günümüzde toplum ne süreklidir ne de dolaysızdır (doğrudandır). Dijital dünyaya gerçekten ev denir mi?</p>
<p>Nasıl yapılırlığın problemi olarak bu kadar çok hayat teknolojik terimlerde inceleniyor. Bizim dünya ile, birbirimiz ile, insan olarak içgüdülerimiz ile olan doğal bağımıza ne oldu? Bu bir gecede olmadı. 1968’de Bilgisayar öncüsü J.C.R Licklider; “Gelecekte yüz yüze iletişim kurmaktansa makina yoluyla iletişim kurmak daha etkin biçimde olabilecek.” dedi. İnancını yitirmiş teknolojik alan yüz yüze iletişimi ısrarla tüketerek bu durumu başardı. Hangi yüksek fiatla? Cep telefonlarının yerleşik gözetim fonksiyonunu ve beyin kanseri riskini bir yana bırakın diğer teknolojik gruplar gibi onlar doğal dünyanın sistematik yıkımı üzerine inşa edilmektedir. Ölü sayısı ne kadar ve böyle “harika” şeylere düşkünlük için alternatif olabilir mi?</p>
<p>Bireysel ve toplumsal yabancılaşma kitle toplumunun doğasında birleşiyor. Seri üretim, kitle kültürü, kitle tüketimi ne kadar sağlıklı? Bir zaman önce, W. H. Auden; “bir aldatıcı suç gibi zamanımızın koşullarının etrafı sarılıyor” sonucuna vardı. Fakat bu sadece aldatıcı bir ölçüde çünkü belirlenmiş olarak çağımızın temel özelliklerini kabul etmeye devam ediyoruz – sorunlaştırılmamaya ya da politize olmamaya, soruya açık değil.</p>
<p>Muazzam bir teknolojik yabancılaşma aileye de uzanıyor. Hiçbir yer bundan muaf değil. 1800’den itibaren küresel ısınma küresel sanayileşmenin artan seviyesine cevap verdi. Aletlere karşı olan modern sistemlerin teknolojisi endüstri olmadan varlığını sürdüremez.</p>
<p>iPhone ve diğerleri bu bütünün bir parçası. Bir çözüm tüm parçaları sorgulamayı gerektirir. Teknolojik gelecek, gelecek değildir.</p>
<p><em>John Zerzan<br />
</em><strong></strong>Websitesi: <a href="http://www.johnzerzan.net/" target="_blank">http://www.johnzerzan.net/</a><strong><a href="http://www.johnzerzan.net/" target="_blank"><br />
</a></strong>Kaynak: <a href="http://www.nydailynews.com/opinion/technology-killing-article-1.1052015#ixzz1qbCXqJ7U" target="_blank">NY Daily News – 28/03/2012 </a><strong><a href="http://www.nydailynews.com/opinion/technology-killing-article-1.1052015#ixzz1qbCXqJ7U" target="_blank"><br />
</a></strong>Çeviren: Tijen Tansel</p>
<div></div>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=QlsxpJeDzAg:wM-NWj9n9wE:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=QlsxpJeDzAg:wM-NWj9n9wE:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a>
</div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/etilen/~4/QlsxpJeDzAg" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etilen.net/teknoloji-bizi-olduruyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://etilen.net/teknoloji-bizi-olduruyor/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>anarka-feminist manifesto</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/etilen/~3/gJC7mFSumcQ/</link>
		<comments>http://etilen.net/anarka-feminist-manifesto/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2012 19:05:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>flagg</dc:creator>
				<category><![CDATA[manifesto]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etilen.net/?p=3371</guid>
		<description><![CDATA[Dünyadaki kadınların çoğu kendi yaşamlarını ilgilendiren konularda alınan kararlar [üzerinde] hiçbir hakka sahip değiller. Kadınlar iki çeşit tahakküme maruz kalmaktalar: 1) insanların genel toplumsal tahakkümü, ve 2) cinsiyetçilik [ing. sexism] -cinsiyetleri nedeniyle [karşılaştıkları] tahakküm ve ayrımcılık. Tahakkümün beş ana biçimi var: İdeolojik tahakküm; katı kültürel gelenekler, din, reklamcılık ve propaganda yolu ile beyin yıkama [ing. brainwash]. Kavramları manipüle etme, ve kadının duygu ve hassasiyetiyle oynama. Tüm alanlarda yaygın ataerkil ve otoriter davranışlar, ve kapitalist zihniyet. Devlet tahakkümü; insanlar arasındaki ilişkilerin çoğunda ve yine sözde özel yaşam&#8217;da, yukarıdan aşağıya doğru [olan] emir komuta zinciri şeklindeki hiyerarşik örgütlenme biçimleri. Ekonomik sömürü ve baskı; bir tüketici olarak; evde ve kadın işleri&#8217;nde düşük ücretli bir işçi olarak. Özel alanda olduğu kadar, toplumun kollaması altında da [karşılaşılan] Şiddet &#8211;alternatiflerin ve doğrudan fiziki şiddetin olmadığı baskı [durumlarında] dolaylı olarak. Örgütlenme yoksunluğu; sorumluluğu ezip geçen, zayıflık ve eylemsizliği yaratan yapısızlığın [ing. structurelessness] tiranlığı. Bu etkenler birarada çalışırlar; ve biri diğerinin devamlılığını beslemek üzere, eşanlı olarak bir kısırdöngü içinde birbirlerini beslerler. Bu çemberi kıracak bir her derde deva [bir çare] yoktur, ama bu kırılmaz da değildir. Anarka-feminizm bir bilinçlilik sorunudur. Gardiyanları işlevsiz kılacak bir bilinçlilik. Özgürleşen bir toplumun ilkeleri, bu nedenle bizim için gayet açık seçiktir. Anarka-femizm kadınların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3373" title="anarka-feminist manifesto" src="http://etilen.net/wp-content/uploads/2012/04/feminist.jpg" alt="" width="610" height="407" /></p>
<p>Dünyadaki kadınların çoğu kendi yaşamlarını ilgilendiren konularda alınan kararlar [üzerinde] hiçbir hakka sahip değiller. Kadınlar iki çeşit tahakküme maruz kalmaktalar: 1) insanların genel toplumsal tahakkümü, ve 2) cinsiyetçilik [ing. sexism] -cinsiyetleri nedeniyle [karşılaştıkları] tahakküm ve ayrımcılık.</p>
<p>Tahakkümün beş ana biçimi var:</p>
<ul>
<li>İdeolojik tahakküm; katı kültürel gelenekler, din, reklamcılık ve propaganda yolu ile beyin yıkama [ing. brainwash]. Kavramları manipüle etme, ve kadının duygu ve hassasiyetiyle oynama. Tüm alanlarda yaygın ataerkil ve otoriter davranışlar, ve kapitalist zihniyet.</li>
<li>Devlet tahakkümü; insanlar arasındaki ilişkilerin çoğunda ve yine sözde özel yaşam&#8217;da, yukarıdan aşağıya doğru [olan] emir komuta zinciri şeklindeki hiyerarşik örgütlenme biçimleri.</li>
<li>Ekonomik sömürü ve baskı; bir tüketici olarak; evde ve kadın işleri&#8217;nde düşük ücretli bir işçi olarak.</li>
<li>Özel alanda olduğu kadar, toplumun kollaması altında da [karşılaşılan] Şiddet &#8211;alternatiflerin ve doğrudan fiziki şiddetin olmadığı baskı [durumlarında] dolaylı olarak.</li>
<li>Örgütlenme yoksunluğu; sorumluluğu ezip geçen, zayıflık ve eylemsizliği yaratan yapısızlığın [ing. structurelessness] tiranlığı.</li>
</ul>
<p>Bu etkenler birarada çalışırlar; ve biri diğerinin devamlılığını beslemek üzere, eşanlı olarak bir kısırdöngü içinde birbirlerini beslerler. Bu çemberi kıracak bir her derde deva [bir çare] yoktur, ama bu kırılmaz da değildir.</p>
<p>Anarka-feminizm bir bilinçlilik sorunudur. Gardiyanları işlevsiz kılacak bir bilinçlilik. Özgürleşen bir toplumun ilkeleri, bu nedenle bizim için gayet açık seçiktir.</p>
<p>Anarka-femizm kadınların erkeklerle eşit koşullarda bağımsızlığı ve özgürlüğü demektir. Hiç kimsenin bir diğerinden ne daha aşağı ne de daha yukarı olmadığı; hem erkeğin hem de kadının, yani herkesin uyumlu olduğu bir toplumsal örgütlenme ve toplumsal hayat. Bu, özel alanı da kapsamak üzere, toplumsal hayatın tüm seviyeleri için geçerlidir.</p>
<p>Anarka-feminizm kişisel konularda bireysel; ve birçok kadını ilgilendiren konularda ise diğer kadınlarla birarada olmak üzere, kadınların kendilerinin karar vermesini ve meselelerini kendilerinin çözmesini ifade eder. Esas olarak her iki cinsi de ilgilendiren konularda ise kadınlar ve erkekler eşit koşullarda karara varmalıdırlar.</p>
<p>Kadınlar kendi bedenleri üzerinde kendi kararlarına [ing. self-decision] sahip olmalıdırlar; gebelikten korunma ve doğumla ilgili tüm konular kadınların bizzat kendilerince kararlaştırılmalıdır.</p>
<p>Erkek hakimiyetine karşı, kadını sahiplenme ve kontrol etme tutumuna karşı, baskıcı yasalara karşı ve kadının ekonomik ve toplumsal özerklik ve bağımsızlığı için, bireysel ve kolektif olarak mücadele edilmelidir.</p>
<p>Kriz merkezleri, kreşler, çalışma ve tartışma grupları, kadının kültürel aktiviteleri vb. şeyler oluşturulmalı; ve [bunlar] kadınların kendi yönlendirmesiyle işletilmelidirler.</p>
<p>Her iki [cinsin de] eşit karar alma hakkına sahip olduğu, ve [yine] kişinin bireysel özerkliğine ve bütünlüğüne saygılı, erkek ve kadınlar arasında [kurulacak] özgür birlikler geleneksel ataerkil çekirdek aile&#8217;nin yerini almalıdır.</p>
<p>Eğitimdeki, medyadaki ve işyerindeki cinsel basmakalıpçılık [bağnazlık] ortadan kaldırılmalıdır. Sıradan işlerde, ev hayatında ve eğitimde işlerin farklı cinsler tarafından köklü bir şekilde paylaşımı uygun bir amaçtır.</p>
<p>İş yaşamının yapısı, daha fazla yarım gün [ing. part-time] iş [yaratılması] ile ve toplumda olduğu kadar evde de [ev içinde de] düz bir şekilde örgütlenecek dayanışmayla kökten değiştirilmelidir. Erkeğin ve kadının çalışması arasındaki farklılık ortadan kaldırılmalıdır. Hasta bakımı ve çocuk yetiştirme kadını olduğu kadar erkeği de ilgilendirmelidir.</p>
<p>Dişi iktidar [ing. female power] ve kadın başbakanlar, ne kadınların çoğunun amaçlarına ulaşmasına, ne de tahakkümün yokedilmesine yol açabilir. Marksist ve burjuva feministler kadınların özgürlük kavgasını yanlış bir yola sevk ediyorlar. Kadınların çoğu için anarşizm olmadan herhangi bir biçimde feminizm olamaz. Diğer bir deyişle, anarka-feminizm, dişi iktidarın veya kadın başbakanların taraftarı değildir, iktidarın ve başbakanların olmadığı bir örgütlenmenin taraftarıdır.</p>
<p>Kadınların [karşılaştığı] iki yönlü tahakküm, iki yönlü bir savaşım ve yine iki yönlü bir örgütlenme gerektirmektedir: bir yanda feminist federasyonlarda, öte yanda ise anarşist örgütlerde. Anarka-feminizm bu iki yönlü örgütlenmede kesişimi [kesişim noktasını] teşkil eder.</p>
<p>Ciddi bir anarşizm de aynı zamanda feminist olmak zorundadır; aksi takdirde bu gerçek anarşizm değil, [sadece] ataerkil bir yarı-anarşizm sorunu olur. Anarşizmde feminist özelliği [çehreyi] sağlamak anarka-feminizmin görevidir. Feminizm olmadan anarşizm olamaz.</p>
<p>Anarka-feminizm&#8217;deki önemli nokta değişimin yarın veya devrimden sonra değil, hemen bugün başlaması gereğidir. Devrim sürekli olmalıdır. Günlük yaşamın içindeki tahakkümü ayırd ederek bugün başlamalıyız, ve bu modeli [kalıbı] hemen burada ve hemen şimdi kıracak bir şeyler yapmalıyız.</p>
<p>Ne arzuladığımıza ve ne yapmamız gerektiğine ilişkin karar verme hakkını herhangi bir lidere devretmeden, kendimiz özerk olarak hareket etmeliyiz; kararlarımızı, kişisel konularda tamamen kendimiz, tamamı ile dişil konularda diğer kadınlarla beraber, ve ortak konularda ise erkek yoldaşlarla birlikte almalıyız.</p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=gJC7mFSumcQ:mpH4NyHHPsA:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=gJC7mFSumcQ:mpH4NyHHPsA:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a>
</div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/etilen/~4/gJC7mFSumcQ" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etilen.net/anarka-feminist-manifesto/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://etilen.net/anarka-feminist-manifesto/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>şeref bey bizimdir direkleri sizindir</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/etilen/~3/3tiC1eiCDl8/</link>
		<comments>http://etilen.net/seref-bey-bizimdir-direkleri-sizindir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 20:32:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>flagg</dc:creator>
				<category><![CDATA[anlamsız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etilen.net/?p=3363</guid>
		<description><![CDATA[ &#8221;Çocukken.. Aslında yazıma bu kelime ile başlamak istedim fakat beceremedim. Yazıp, sildim; yazıp, sildim. O yıllara dair aklımda kalan anıların teker teker silindiğini fark etmek, bende önce &#8220;yaşlanıyor muyum acaba&#8221; endişesi yarattı. Yaşlılıkla ilgili olmadığını anladım; ama keşke anlamasaydım da yaşlılığımdan kaynaklanıyor diye düşünmeye devam etseydim. O çocukluğumdan kalan güzel anıların hepsi yok oluyor, evet; ama bu sorun benim hafızamla ilgili değil, sorun bende o güzel anıları yaratan değerlerin teker teker silinip gitmesi. Örneğin, çocukluğumun geçtiği mahallede Mahmut Amcanın bakkalı yok artık. Yerinde süpermarket var ya da Fatma Teyzelerin içi meyve ağacı dolu olan bahçesi.. Orada da 8 katlı koca bir apartman var, üstelik bahçesi de yok.. Bunları bana düşündürten şey, çocukluk anılarımın en güzel yerinde duran Şeref Bey Stadı için çıkan &#8220;yıkılacak mı ?&#8221; tartışmaları oldu. Senelerdir sürüp giden bu tartışmalarda hemen her ihtimal kendine taraftar topladı. Siz, hangi ihtimale karşı çıksanız karşınızda o ihtimali savunan birini buluyorsunuz. Ya da tam tersi. Hangi ihtimali savunsanız, birileri muhakkak o ihtimale karşı çıkıyor. Geçtiğimiz ay, Suat Kılıç&#8217;ın yaptığı “Beşiktaş&#8217;ın stadı Beşiktaş&#8217;ın semtinden koparılmamalı” tadındaki açıklamaları yüreklere su serpmişken, Ertuğrul Günay&#8217;ın &#8220;tarihi dokuyu bozuyor&#8221; ve &#8220;altında tüneller var&#8221; açıklamaları yeniden endişelenmemize vesile oldu. Kültür Bakanı&#8217;nın &#8220;altında tüneller var&#8221; söylemi doğru. Dolmabahçe Sarayı yapılırken, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="inönü bizimdir direkleri sizindir" src="http://etilen.net/wp-content/uploads/2012/03/inonu.jpg" alt="" width="610" height="381" /> &#8221;Çocukken.. Aslında yazıma bu kelime ile başlamak istedim fakat beceremedim. Yazıp, sildim; yazıp, sildim. O yıllara dair aklımda kalan anıların teker teker silindiğini fark etmek, bende önce &#8220;yaşlanıyor muyum acaba&#8221; endişesi yarattı. Yaşlılıkla ilgili olmadığını anladım; ama keşke anlamasaydım da yaşlılığımdan kaynaklanıyor diye düşünmeye devam etseydim. O çocukluğumdan kalan güzel anıların hepsi yok oluyor, evet; ama bu sorun benim hafızamla ilgili değil, sorun bende o güzel anıları yaratan değerlerin teker teker silinip gitmesi. Örneğin, çocukluğumun geçtiği mahallede Mahmut Amcanın bakkalı yok artık. Yerinde süpermarket var ya da Fatma Teyzelerin içi meyve ağacı dolu olan bahçesi.. Orada da 8 katlı koca bir apartman var, üstelik bahçesi de yok..</p>
<p>Bunları bana düşündürten şey, çocukluk anılarımın en güzel yerinde duran Şeref Bey Stadı için çıkan &#8220;yıkılacak mı ?&#8221; tartışmaları oldu. Senelerdir sürüp giden bu tartışmalarda hemen her ihtimal kendine taraftar topladı. Siz, hangi ihtimale karşı çıksanız karşınızda o ihtimali savunan birini buluyorsunuz. Ya da tam tersi. Hangi ihtimali savunsanız, birileri muhakkak o ihtimale karşı çıkıyor. Geçtiğimiz ay, Suat Kılıç&#8217;ın yaptığı “Beşiktaş&#8217;ın stadı Beşiktaş&#8217;ın semtinden koparılmamalı” tadındaki açıklamaları yüreklere su serpmişken, Ertuğrul Günay&#8217;ın &#8220;tarihi dokuyu bozuyor&#8221; ve &#8220;altında tüneller var&#8221; açıklamaları yeniden endişelenmemize vesile oldu. Kültür Bakanı&#8217;nın &#8220;altında tüneller var&#8221; söylemi doğru. Dolmabahçe Sarayı yapılırken, tepelerden gelecek suların saraya zarar vermemesi için bu tüneller inşaa edilmiş ve stadın ilk yapıldığı dönemlerde bu tünellerin bir kısmı da zarar görmüştür. Bunların hepsinde sayın bakanla hemfikiriz. Fakat bakanın hesaplayamadığı bir şey var. Şeref Bey Stadı’nın özellikle eski açık tribünü artık tarihi eser niteliğindedir. Arkeolojinin olmazsa olmazı, bir bölgede kazı yaparken, başka bir tarihi değere zarar vermeden kazı yapmaktır. Sayın bakan &#8220;biz buradaki tünelleri koruyacağız&#8221; derken, acaba başka bir tarihi esere zarar verileceğinin farkında değil midir ?</p>
<p>İkinci olarak, arkeoloji bilimi bugünkü modern kazı tekniklerini altmışlı yılların sonlarından itibaren kullanmaya başlamıştır. Stadın yapıldığı otuzlu yılların sonunda bugünkü gibi arkeoloji bilinci mevcut değildir. Kazılar, daha çok bilimsel veri elde etmek yerine değerli şeyler bulmak amacıyla yürütülmektedir. Yani stadı tünellerin üstüne yaptı diye kimse suçlanamaz, çünkü bugünkü bilinç düzeyi yoktur. Nasıl ki Fatih Sultan Mehmet&#8217;e Topkapı Sarayı’nı tam da Bizans Sarayı üzerine inşa ettirdi diye kızma şansımız yoksa, bu stat tünellerin üstünde diye dönemin yetkililerine de kızma şansımız yoktur. Aynı zamanda alttaki Bizans Sarayı’nı ortaya çıkaracağız diye, Topkapı Sarayı’nı yıkamayacağınız gibi tünelleri ortaya çıkaracağız diye stadı yıkamazsınız.</p>
<p>Bakanın ikinci iddiası ise, stadın tarihi dokuyu bozduğu iddiasıdır ki bu tamamen asılsızdır. Cumhuriyet döneminden seksenli yıllara kadar, yani ülkemizde neo-liberal saldırıların bu kadar yoğun yaşanmadığı dönemlerde yapılan mimari eserlere dikkat edilirse, şehrin dokusunun korunmaya çalıştığı açıkça görülmektedir. Örneğin İMÇ Çarşısı, Süleymaniye Camii&#8217;nin siluetini bozmayacak şekilde inşa edilmiştir ya da GATA Hastanesi, bugün Haydarpaşa Hukuk Fakültesi olarak kullanılan binaya zarar vermeden inşa edilmiştir. Şeref Bey Stadı’nın da aynı şekilde çevreye ve tarihi dokuya zarar vermeden inşa edilmesine dikkat edilmiştir. Şeref Bey Stadyumu’nun mimarı olan Paolo Vietti Violi İtalyan asıllıdır. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, uluslaşma sürecine giren İtalya, Mussolini dönemi ile birlikte Roma kökenine daha fazla sahip çıkmış ve Roma&#8217;ya ait tüm eserlerin korunmasına azami gayret göstermiştir. Böyle bir eğitimden geçen mimar Violi, stat planını çizerken, stadın çevresindeki hiçbir tarihi yapıya zarar vermemeye azami gayret göstermiştir. Mesela stad Dolmabahçe Sarayı’ndan, saat kulesinden ya da camisinden daha yüksek değildir. Bugün bile Üsküdar&#8217;dan Kabataş&#8217;a deniz yoluyla geçerken, stadı fark edebilmeniz için Kabataş sahiline kadar gelmeniz gerekmektedir. Sizi o sahilde ilk olarak saray, cami, ve saat kulesi karşılar. Stadı fark ettiğinizde çoktan karaya ayak basmış olursunuz.</p>
<p>Yukarıdaki paragrafta, deniz üzerindeyken Dolmabahçe tarafına baktığınızda görebileceğiniz eserlerden bahsettim. İtiraf ediyorum, yanıldım. Sizi karşılayacak olan asıl eserler Gökkafes ve Swissotel isimli mimari ! harikalarıdır. Sarayın arkasından bir ucube gibi yükselirler. Üstelik Gökkafes hakkında senelerdir uygulanmayan bir yıkım kararı da mevcuttur. Şimdi bu örnekler dururken, gözünüzü stada dikerseniz, kusura bakmayın sayın bakan ama biz samimiyetinizden şüpheye düşeriz. Ben bir arkeolog ve bir Beşiktaş taraftarı olarak diyorum ki: Siz, Swiss Otel ve Gökkafes&#8217;i tarihi dokuya zarar veriyor gerekçesiyle yıktığınız gün, biz sizinle yeniden bu konuyu tartışacağız. Üstelik bu kez samimiyetinizden emin olduğumuz için bizi ikna etmeniz çok daha kolay. Fakat o güne kadar lütfen bizi çocukluk anılarımızla başbaşa bırakın.&#8221;</p>
<p><a title="şeref bey bizimdir direkleri sizindir" href="http://sairlerparki.blogspot.com/2012/03/seref-bey-stad-bizimdir-ii_29.html">şairler parkı</a></p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=3tiC1eiCDl8:wIg5i_izzqQ:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=3tiC1eiCDl8:wIg5i_izzqQ:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a>
</div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/etilen/~4/3tiC1eiCDl8" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etilen.net/seref-bey-bizimdir-direkleri-sizindir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://etilen.net/seref-bey-bizimdir-direkleri-sizindir/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>novaya zemlya . 1990</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/etilen/~3/Wbi9lDGEN6I/</link>
		<comments>http://etilen.net/novaya-zemlya-1990/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Mar 2012 18:31:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>flagg</dc:creator>
				<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[musiki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etilen.net/?p=3346</guid>
		<description><![CDATA[90&#8242;lardan pankın en yalın, en çiğ hali ya da rikitiki bom bom. anlatmaya gerek yok, müzik gibi paldır küldür dinleyin. Novaya Zemlya, Avrupa Kıtası&#8217;nın en kuzey uçlarında, Rusya Federasyonu&#8217;na bağlı takımadalar. Rusça&#8217;da Yeni Yer anlamına gelir. Arktik Okyanusu&#8217;nda bulunan Novaya Zemlya, Rusya&#8217;nın Arhangelsk Oblast&#8217;ına bağlıdır. 2002 yılı verilerine göre adanın 2.716 sâkini vardır. Novaya Zemlya, iki büyük adadan oluşur. Severny ve Yujny Adası&#8217;nı birbirinden Matoçkin Boğazı ayırır. Bu iki ada ise Kara Denizi ile Barents Denizi&#8217;ni birbirinden ayırır. Takımadaların toplam yüzölçümü 90.650 km2&#8242;dir. Novaya Zemlya Soğuk Savaş dönemi boyunca önemli bir alan olmuş, genellikle nükleer test alanı olarak kullanılmıştır. Adalar genelde buzlar ile kaplı dağlık arazilerden oluşur. muhteviyat: - adanalı - bedia - fazla yalama - o yaylanın çimenine - rikitiki bom bom - un dos tres - yaş mı da kuru mu download . novaya zemlya]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3347" title="novaya_zemliya" src="http://etilen.net/wp-content/uploads/2012/03/novaya_zemliya.jpg" alt="" width="610" height="320" /></p>
<p>90&#8242;lardan pankın en yalın, en çiğ hali ya da rikitiki bom bom. anlatmaya gerek yok, müzik gibi paldır küldür dinleyin.</p>
<blockquote><p>Novaya Zemlya, Avrupa Kıtası&#8217;nın en kuzey uçlarında, Rusya Federasyonu&#8217;na bağlı takımadalar. Rusça&#8217;da Yeni Yer anlamına gelir. Arktik Okyanusu&#8217;nda bulunan Novaya Zemlya, Rusya&#8217;nın Arhangelsk Oblast&#8217;ına bağlıdır. 2002 yılı verilerine göre adanın 2.716 sâkini vardır.</p>
<p>Novaya Zemlya, iki büyük adadan oluşur. Severny ve Yujny Adası&#8217;nı birbirinden Matoçkin Boğazı ayırır. Bu iki ada ise Kara Denizi ile Barents Denizi&#8217;ni birbirinden ayırır. Takımadaların toplam yüzölçümü 90.650 km2&#8242;dir. Novaya Zemlya Soğuk Savaş dönemi boyunca önemli bir alan olmuş, genellikle nükleer test alanı olarak kullanılmıştır. Adalar genelde buzlar ile kaplı dağlık arazilerden oluşur.</p></blockquote>
<p>muhteviyat:</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3352" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="novaya_zemlya" src="http://etilen.net/wp-content/uploads/2012/03/novaya_zemlya.jpg" alt="" width="150" height="158" />- adanalı<br />
- bedia<br />
- fazla yalama<br />
- o yaylanın çimenine<br />
- rikitiki bom bom<br />
- un dos tres<br />
- yaş mı da kuru mu</p>
<ul>
<li><a title="novaya zemlya" href="http://www.mediafire.com/?a7sz5btuv7ocuh7" target="_blank">download . novaya zemlya</a></li>
</ul>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=Wbi9lDGEN6I:bTMe63_hy6Y:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=Wbi9lDGEN6I:bTMe63_hy6Y:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a>
</div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/etilen/~4/Wbi9lDGEN6I" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etilen.net/novaya-zemlya-1990/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://etilen.net/novaya-zemlya-1990/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>akiba</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/etilen/~3/pQhOFN_gaCw/</link>
		<comments>http://etilen.net/akiba/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Mar 2012 19:54:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>flagg</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebi.yat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etilen.net/?p=3341</guid>
		<description><![CDATA[özgürlük gündelik işlerden azade olmak demektir. akiba bolo&#8217;bolo ile tanıdığımız p.m&#8217;in kültürel çeşitlilik, ekolojik sürdürülebilirlik ve düşük yoğunluklu çalışmaya dayalı ütopyalarını fütürist bir bilimkurgu hikâyesine taşıyarak aktardığı gnostik romanı. arafdiyarı&#8217;nda çeşitli cennet ütopyaları &#8211; kendi cennetinizi kendiniz yaratmanız için. &#8220;düşmanlarımız kapitalistler, hükümetler ya da küresel şirketler değil. bizim düşmanımız bir matris, gezegeni ele geçiren yabancı bir mekanizma. küresel kapitalizm aslında bir saadet zinciridir: ancak müstakbel kazançları mevcut verimliliğe dahil edebildiğinde karlı olabilir. halihazırda mali balon küresel üretmin seksen katına tekabül ediyor. kapitalizmin hayatta kalabilmesinin yegane nedeni &#8211; devletin iktidarı sayesinde &#8211; kendi gerçek maliyetini başkasına fatura etmesidir. kendi başına asla karlı olmamıştır ve olmayacaktır da. ancak şimdi bu elverişsiz gezegende doğal sınırlarına ulaşmış durumda. büyük devalüasyon ancak işler büyümeye devam ettikçe ertelenebilirdi. ve işlerin büyümesi de ancak yeni arzuları harekete geçirmesiyle mümkün. insanlar çalışmayı ve tüketmeyi istemek zorundalar. kimse onları buna zorlayamazdı. peki ya şimdi: insanlar ne istiyorlar, burada olsun çin&#8217;de olsun hindistan&#8217;da olsun? hangi ütopik rüya onları ayakta tutuyor?&#8221; akiba kaos yayınları p.m çeviri: inan mayıs aru 400 sf. ~ 11 x 19 cm. istanbul . 2010 isbn: 9789757005247]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>özgürlük gündelik işlerden azade olmak demektir.</p></blockquote>
<p>akiba <a title="bolo'bolo" href="http://etilen.net/bolobolo/" target="_blank">bolo&#8217;bolo</a> ile tanıdığımız p.m&#8217;in kültürel çeşitlilik, ekolojik sürdürülebilirlik ve düşük yoğunluklu çalışmaya dayalı ütopyalarını fütürist bir bilimkurgu hikâyesine taşıyarak aktardığı gnostik romanı. arafdiyarı&#8217;nda çeşitli cennet ütopyaları &#8211; kendi cennetinizi kendiniz yaratmanız için.</p>
<p>&#8220;düşmanlarımız kapitalistler, hükümetler ya da küresel şirketler değil. bizim düşmanımız bir matris, gezegeni ele geçiren yabancı bir mekanizma. küresel kapitalizm aslında bir saadet zinciridir: ancak müstakbel kazançları mevcut verimliliğe dahil edebildiğinde karlı olabilir. halihazırda mali balon küresel üretmin seksen katına tekabül ediyor. kapitalizmin hayatta kalabilmesinin yegane nedeni &#8211; devletin iktidarı sayesinde &#8211; kendi gerçek maliyetini başkasına fatura etmesidir. kendi başına asla karlı olmamıştır ve olmayacaktır da. ancak şimdi bu elverişsiz gezegende doğal sınırlarına ulaşmış durumda. büyük devalüasyon ancak işler büyümeye devam ettikçe ertelenebilirdi. ve işlerin büyümesi de ancak yeni arzuları harekete geçirmesiyle mümkün. insanlar çalışmayı ve tüketmeyi istemek zorundalar. kimse onları buna zorlayamazdı. peki ya şimdi: insanlar ne istiyorlar, burada olsun çin&#8217;de olsun hindistan&#8217;da olsun? hangi ütopik rüya onları ayakta tutuyor?&#8221;</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3343" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="akiba" src="http://etilen.net/wp-content/uploads/2012/03/akiba.jpg" alt="" width="104" height="150" /><strong><a title="akiba" href="http://www.idefix.com/kitap/akiba-p-m-/tanim.asp?sid=H2PJ4GZRK3226W5SFVY0" target="_blank">akiba</a></strong><br />
<a title="kaos yayınları" href="http://www.kaosyayinlari.com/" target="_blank">kaos yayınları</a><br />
p.m<br />
çeviri: inan mayıs aru<br />
400 sf. ~ 11 x 19 cm.<br />
istanbul . 2010<br />
isbn: 9789757005247</p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=pQhOFN_gaCw:KbIjv5WCAmQ:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=pQhOFN_gaCw:KbIjv5WCAmQ:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a>
</div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/etilen/~4/pQhOFN_gaCw" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etilen.net/akiba/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://etilen.net/akiba/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>özür dilerim ben imparator olmak istemiyorum</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/etilen/~3/C-876eo_bL0/</link>
		<comments>http://etilen.net/ozur-dilerim-ben-imparator-olmak-istemiyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Mar 2012 19:43:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>flagg</dc:creator>
				<category><![CDATA[makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etilen.net/?p=3319</guid>
		<description><![CDATA[Özür dilerim ben imparator olmak istemiyorum. Bu beni ilgilendirmiyor. Hükmetmek veya işgal etmek istemiyorum. Herkese yardım etmek istiyorum. Yahudi, Katolik, siyah, beyaz. Hepimiz birbirimize yardım etmek istiyoruz. Diğerinin mutluluğu hepimizi mutlu ediyor. Hiç kimseden nefret etmiyoruz. Hiç kimseyi aşağılamıyoruz. Bu dünyada herkese yer var. Dünyada herkesi doyuracak kadar zenginlik var. Hayat hür ve güzel olmalı. Biz doğru yoldan çıktık. İktidar hırsı insan ruhunu zehirledi, nefret duvarları ördü. Bizi mutsuzluğa ve insan kıyımına mahkûm etti. Hızı keşfettik ama yerimizde sayıyoruz. Makineleşme bolluk yerine yokluk getirdi. Bilgimiz bizi saygısız ve yobaz yaptı. Çok düşünüp az hissediyoruz. Makineden çok insanlığa ihtiyacımız var. Beceriden çok iyiliğe ihtiyaç duyuyoruz. Aksi takdirde şiddet galip gelecek ve hayat yok olacak. Uçak ve radyo bizi birbirimize yaklaştırdı. Bu icatların temelinde iyilik kardeşlik ve beraberlik var. Şu anda sesimi milyonlarca insan duyuyor. Umutsuz kadın, erkek ve çocuklar… Masum insanlara işkence yapan, hapse atan bir sistemin kurbanları onlar. Beni duyanlara sesleniyorum. Umutsuzluğa kapılmayın! Mutsuzluğumuzun sebebi hırslı kişilerin insanlığın ilerlemesinden korkmasıdır. Nefret geçer, diktatörler ölür. Halktan aldıkları iktidar halka geri döner… İnsanlar ölür, hürriyet ölmez! Askerler! Zorbalara itaat etmeyin. Onlar sizi eziyor… Düşünce ve hareketlerinizi planlıyor… Sizin koyun yerine koyuyorlar! İnsanlıktan çıkmış beyni ve kalbi makineleşmiş kişilere teslim olmayın… Siz ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3338" title="charlie chaplin" src="http://etilen.net/wp-content/uploads/2012/03/charlie_chaplin.jpg" alt="" width="610" height="458" /></p>
<p>Özür dilerim ben imparator olmak istemiyorum. Bu beni ilgilendirmiyor. Hükmetmek veya işgal etmek istemiyorum. Herkese yardım etmek istiyorum.</p>
<p>Yahudi, Katolik, siyah, beyaz. Hepimiz birbirimize yardım etmek istiyoruz. Diğerinin mutluluğu hepimizi mutlu ediyor. Hiç kimseden nefret etmiyoruz. Hiç kimseyi aşağılamıyoruz. Bu dünyada herkese yer var. Dünyada herkesi doyuracak kadar zenginlik var.</p>
<p>Hayat hür ve güzel olmalı. Biz doğru yoldan çıktık. İktidar hırsı insan ruhunu zehirledi, nefret duvarları ördü. Bizi mutsuzluğa ve insan kıyımına mahkûm etti. Hızı keşfettik ama yerimizde sayıyoruz. Makineleşme bolluk yerine yokluk getirdi. Bilgimiz bizi saygısız ve yobaz yaptı. Çok düşünüp az hissediyoruz. Makineden çok insanlığa ihtiyacımız var. Beceriden çok iyiliğe ihtiyaç duyuyoruz. Aksi takdirde şiddet galip gelecek ve hayat yok olacak.</p>
<p>Uçak ve radyo bizi birbirimize yaklaştırdı. Bu icatların temelinde iyilik kardeşlik ve beraberlik var. Şu anda sesimi milyonlarca insan duyuyor. Umutsuz kadın, erkek ve çocuklar… Masum insanlara işkence yapan, hapse atan bir sistemin kurbanları onlar. Beni duyanlara sesleniyorum. Umutsuzluğa kapılmayın!</p>
<p>Mutsuzluğumuzun sebebi hırslı kişilerin insanlığın ilerlemesinden korkmasıdır. Nefret geçer, diktatörler ölür. Halktan aldıkları iktidar halka geri döner… İnsanlar ölür, hürriyet ölmez!</p>
<p><strong>Askerler!</strong><br />
Zorbalara itaat etmeyin. Onlar sizi eziyor…</p>
<p>Düşünce ve hareketlerinizi planlıyor… Sizin koyun yerine koyuyorlar!</p>
<p>İnsanlıktan çıkmış beyni ve kalbi makineleşmiş kişilere teslim olmayın… Siz ne makine ne koyunsunuz! Sizler insansınız!</p>
<p>Kalbinizde insanlara aşk besliyorsunuz. Sizde nefret yok. Sevilmeyen insan kin besler. Askerler, esirlik için değil, hürriyet için savaşın. Aziz Luke’unn dediği gibi cennetin kapıları insana açıktır. Bir kişiye, bir gruba değil herkese açıktır.</p>
<p>Güç sizin halkın elindedir… Makine ve mutluluk yaratma gücü… Bu güçle yaşamı hür ve güzel yapın! Harika bir maceraya dönüştürün!</p>
<p>Demokrasinin verdiği bu gücü kullanalım. Birlik olup harika bir dünya yaratalım.</p>
<p>Herkese iş sağlayan, gençlere umut, yaşlılara garanti veren bir dünya. Yobazlar bunları vaat ederek iktidarı aldılar. Yalan söylediler. Zaten asla sözlerini tutamazlar. Diktatörler, kendi hırsları için halkı köleleştirir… Biz bu vaatleri yerine getirmek için savaşalım. Dünyayı kurtaralım. Milli engelleri yok edelim. Hırs, kin ve yobazlığı yürürlükten kaldıralım. Aklın idare ettiği bir dünya için savaşalım. Bilim ve ilerleme herkese mutluluk getirsin.Askerler, demokrasi uğruna birlik olalım!</p>
<p><em>Charlie Chaplin</em></p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=C-876eo_bL0:fnjQtnRUaCo:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=C-876eo_bL0:fnjQtnRUaCo:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a>
</div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/etilen/~4/C-876eo_bL0" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etilen.net/ozur-dilerim-ben-imparator-olmak-istemiyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://etilen.net/ozur-dilerim-ben-imparator-olmak-istemiyorum/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>fanzines en lima</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/etilen/~3/nJfsXeM30WU/</link>
		<comments>http://etilen.net/fanzines-en-lima/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Mar 2012 19:51:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>flagg</dc:creator>
				<category><![CDATA[anlamsız]]></category>
		<category><![CDATA[fanzin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etilen.net/?p=3325</guid>
		<description><![CDATA[globalleşen pazarda liberalleşmeden bir şeyler olmayacağını anlayan etilen okuyucu sayısını arttırmak için ilk yatırımını yaptı ve peru&#8217;da yayımlanan yerel bir fanzini bünyesine kattı. etilen&#8217;in güney amerikanan sorumlu kıdemli başkan yardımcısı, sosyeteninin yatırımlarının bununla sınırlı kalmayacağını, etilen’in, uygun koşulların oluşması durumunda izlanda&#8217;dan da fanzin satın almaya sıcak baktığını duyurdu. konuyla ilgili konuşan etilen sio&#8217;su, yeni satın alınan fanzin’in geliştirmiş olduğu dijital pazarlama platformunun, perakende pank konserlerinde ‘satışı artıran’ bir sistem olarak ödeme sistemine entegre olduğunu belirterek, fanzin deneyimini kişiselleştiren bu sistem sayesinde ödeme noktasındaki masada müşteriye anında gülümsemeler ve cazip tekliflerin birarada sunulabildiğini belirtti. yukarıda lansman videomuzu izleyebilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="500" height="281" src="http://www.youtube.com/embed/6xAzjYY8PrY?fs=1&#038;feature=oembed" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p>globalleşen pazarda liberalleşmeden bir şeyler olmayacağını anlayan <strong>etilen </strong>okuyucu sayısını arttırmak için ilk yatırımını yaptı ve peru&#8217;da yayımlanan yerel bir fanzini bünyesine kattı. etilen&#8217;in güney amerikanan sorumlu kıdemli başkan yardımcısı, sosyeteninin yatırımlarının bununla sınırlı kalmayacağını, etilen’in, uygun koşulların oluşması durumunda izlanda&#8217;dan da fanzin satın almaya sıcak baktığını duyurdu. konuyla ilgili konuşan etilen sio&#8217;su, yeni satın alınan fanzin’in geliştirmiş olduğu dijital pazarlama platformunun, perakende pank konserlerinde ‘satışı artıran’ bir sistem olarak ödeme sistemine entegre olduğunu belirterek, fanzin deneyimini kişiselleştiren bu sistem sayesinde ödeme noktasındaki masada müşteriye anında gülümsemeler ve cazip tekliflerin birarada sunulabildiğini belirtti.</p>
<p>yukarıda lansman videomuzu izleyebilirsiniz.</p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=nJfsXeM30WU:7fKZTBqiFpg:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=nJfsXeM30WU:7fKZTBqiFpg:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a>
</div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/etilen/~4/nJfsXeM30WU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etilen.net/fanzines-en-lima/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://etilen.net/fanzines-en-lima/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>özür dilerim</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/etilen/~3/BSSf2Kiw_N0/</link>
		<comments>http://etilen.net/ozur-dilerim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Mar 2012 20:27:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>flagg</dc:creator>
				<category><![CDATA[etilensel]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etilen.net/?p=3307</guid>
		<description><![CDATA[sosyeteden dev bir hizmet daha. etilen sosyete sevenler ayrılmasın platformu ilişkide yaşanacak problemleri tek celsede engelleyecek yeni buluşu ile karşınızda. ilişkinizin başında sevgilinize takdim edeceğiniz bu güzide not ile tam 42 özürü bir arada kolaylıkla dilemeniz mümkün. hem de kalitenizi göstermeniz için yüksek kalitede indirip ucuza siyah beyaz A4 çıktı alıp çaktırmadan fotokopi çekebileceğiniz formatta. korkmayın. bizi de sevebilirsiniz.  indir . senden çok özür diliyorum]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3308" title="ozur_dilerim" src="http://etilen.net/wp-content/uploads/2012/03/ozur_dilerim.jpg" alt="" width="610" height="863" />sosyeteden dev bir hizmet daha. etilen sosyete sevenler ayrılmasın platformu ilişkide yaşanacak problemleri tek celsede engelleyecek yeni buluşu ile karşınızda. ilişkinizin başında sevgilinize takdim edeceğiniz bu güzide not ile tam 42 özürü bir arada kolaylıkla dilemeniz mümkün. hem de kalitenizi göstermeniz için yüksek kalitede indirip ucuza siyah beyaz A4 çıktı alıp çaktırmadan fotokopi çekebileceğiniz formatta.</p>
<p>korkmayın. bizi de sevebilirsiniz.</p>
<ul>
<li> <a title="senden çok özür diliyorum" href="http://www.mediafire.com/?rox8fx6b6sjpxbg" target="_blank">indir . senden çok özür diliyorum</a></li>
</ul>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=BSSf2Kiw_N0:z_gdQ5Lnteo:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=BSSf2Kiw_N0:z_gdQ5Lnteo:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a>
</div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/etilen/~4/BSSf2Kiw_N0" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etilen.net/ozur-dilerim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://etilen.net/ozur-dilerim/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>los lunes al sol . 2002</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/etilen/~3/cevxK0LMnmA/</link>
		<comments>http://etilen.net/los-lunes-al-sol-2002/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 20:20:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>flagg</dc:creator>
				<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etilen.net/?p=3293</guid>
		<description><![CDATA[los lunes al sol orijinali. güneşli pazartesiler birebir çevirisi. &#8220;bu film gerçek bir hikayeden değil, binlerin hikayesinden uyarlanmış&#8221; diyor, gerçekten de öyle. 7 işsiz adamın &#8211; arkadaşın hikayesi. anlatılmaz izlenir. hem belki hepimizin ihtiyacı olan pazartesileri güneşin altında geçirmektir. &#8220;dostum, çok kötü bir şey farkettim. bize komünizmle ilgili anlatılan her şey yalanmış.&#8221; &#8211; &#8220;ben daha kötüsünü farkettim. bize kapitalizmle ilgili anlatılan her şey doğruymuş&#8221; los lunes al sol . imdb los lunes al sol . download . torrent &#160;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3295" title="güneşli pazartesiler" src="http://etilen.net/wp-content/uploads/2012/03/gunesli.jpg" alt="" width="610" height="444" /></p>
<p><strong>los lunes al sol </strong>orijinali. güneşli pazartesiler birebir çevirisi. &#8220;bu film gerçek bir hikayeden değil, binlerin hikayesinden uyarlanmış&#8221; diyor, gerçekten de öyle. 7 işsiz adamın &#8211; arkadaşın hikayesi. anlatılmaz izlenir. hem belki hepimizin ihtiyacı olan pazartesileri güneşin altında geçirmektir.</p>
<blockquote><p>&#8220;dostum, çok kötü bir şey farkettim. bize komünizmle ilgili anlatılan her şey yalanmış.&#8221; &#8211; &#8220;ben daha kötüsünü farkettim. bize kapitalizmle ilgili anlatılan her şey doğruymuş&#8221;</p></blockquote>
<ul>
<li><a title="los lunes al sol . güneşli pazartesiler" href="http://www.imdb.com/title/tt0319769/" target="_blank">los lunes al sol . imdb</a></li>
<li><a title="güneşli pazartesiler" href="http://thepiratebay.se/torrent/3801290" target="_blank">los lunes al sol . download . torrent</a></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=cevxK0LMnmA:7mCyGd7FaqQ:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?a=cevxK0LMnmA:7mCyGd7FaqQ:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/etilen?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a>
</div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/etilen/~4/cevxK0LMnmA" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etilen.net/los-lunes-al-sol-2002/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://etilen.net/los-lunes-al-sol-2002/</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>

