<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:blogger='http://schemas.google.com/blogger/2008' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5182668433383966072</id><updated>2024-11-05T18:55:09.291-08:00</updated><category term="Ağaçların Arkasını Görebilmek"/><category term="Ekopsikoloji"/><category term="Great Keppel"/><category term="Great Keppel &#39;de Deniz Faciası"/><category term="Mercan kayalıklar"/><category term="National Geographic Türkiye"/><category term="Peysaj Ekolojisi"/><category term="Yeşil Dünya&#39;nın 10 yılı"/><category term="amazon ormanları"/><category term="bilgi öğretisi yolu"/><category term="bitkisel ürünler"/><category term="biyotik faktörler"/><category term="bulut açar"/><category term="canlılar"/><category term="ceviz"/><category term="dünyanın en büyük mercan kayalıkları"/><category term="ekoloji"/><category term="ekosistem"/><category term="eski yol"/><category term="gemi yakıtı"/><category term="greenpeace"/><category term="klimanjaro"/><category term="kızılderili halkı"/><category term="mercan adaları"/><category term="mikroorganizmalar"/><category term="shen neng"/><category term="tuz gölü"/><category term="türkiye ekolojisi"/><category term="yakıt sızıntısı"/><category term="yeşil dünya"/><category term="yürüyen bulut"/><category term="çevre bilimi"/><title type='text'>Çevre Bilimi</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://ekodoga.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5182668433383966072/posts/default?redirect=false'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ekodoga.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Yürüyen Bulut</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10307302429129179190</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj7Vzc8Owehca1CaM0BomFnicD8jSpZcvnxrCYN7a_nQ_Vsu0-Xkt5g_6pOOOPu-l5nq7raJMU3Eeb8FH7c4FEwNsq0ts1k9IB37jNsaDQgZr-yKxqdu7qfLLPcnTZ6Ew/s220/4885_98890815858_630070858_1907352_555866_n.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>6</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5182668433383966072.post-4112473912627239130</id><published>2010-06-16T23:28:00.000-07:00</published><updated>2010-06-16T23:28:40.364-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Ağaçların Arkasını Görebilmek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bilgi öğretisi yolu"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bulut açar"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ceviz"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="eski yol"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kızılderili halkı"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="yürüyen bulut"/><title type='text'>Ağaçların Arkasını Görebilmek !</title><content type='html'>&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhYmRa-96RsbOWcWco5F1STkFPhybvjIjPe97Q4uDQGgWygFVQpA_8DEKUrBtGh4SSIeugz3DzE_mAGS4SzA5VhshghM5Ggk9ovoq5z8s0flTBzkjaBdT5dElsQsPxsEnzw06RDryUiGdIe/s1600/%C3%87EVRE+1.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; height=&quot;267&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhYmRa-96RsbOWcWco5F1STkFPhybvjIjPe97Q4uDQGgWygFVQpA_8DEKUrBtGh4SSIeugz3DzE_mAGS4SzA5VhshghM5Ggk9ovoq5z8s0flTBzkjaBdT5dElsQsPxsEnzw06RDryUiGdIe/s400/%C3%87EVRE+1.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;h6 class=&quot;uiStreamMessage&quot; data-ft=&quot;{&amp;quot;type&amp;quot;:&amp;quot;msg&amp;quot;}&quot; style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif; font-weight: normal;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Ağaçların  Arkasını Görebilmek !&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Günümüz koşullarında insanların teknolojik  gelişmeye uyum sağlamasıyla, asıl yaşam biçimimiz olan doğa yolundaki  sevgiye dayalı birlikteliğimize duvar çekmiş durumdayız. Yapılaşmayla  beraber yok olan doğa ve değişmeye başlayan ekosistem kuşakların  yaşamını olumsuz etkilediği gibi canlıların bulundukları tabii alanlara  da zarar vermeye başladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yaşam kaynağımız olan doğayı bir  taraftan tahrip ederken, diğer taraftan kuşakların maddeye olan bağımlı  ve sınırsız istekleriyle çatışma ve karmaşanın ortasında yeni nesli  karşılıyoruz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeni nesillerin gelişme dönemlerinde doğaya ihtiyaç  duyduğu, kist bir ortamın çevresinde bilinçsiz bir çağa ayak uydurduğu  ve sıkışmış betonlaşma yapılarının arasında çocukluk çağını  yaşayamadıkları gerçeği gözler önündedir. Bu olumsuz gelişim süreciyle  beraber bu neslin ileriki dönemlerinde çevresel sorunlarla iç içe  kalacağı gerçeği toplumsallaşma biçimine de darbe vuracaktır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Doğanın  gücünün bireyler üzerindeki olumlu psikolojik etkisi eski zamanlardan  beri varlığını sürdürmüştür. Eski toplumların yaşayışlarına baktığımızda  insanların doğayla iç içe olduğu bir dünyevi bir ortam vardır. Geçmiş  dönemlerde doğadan bir şey alındığında süreklilik için yeni bir şeyler  bırakılırdı ve doğa tüketilmezdi umarsızca. Bu toplumlardan biride  Kızırderililerdir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eski yoldaki Kızılderili halkları doğa ile iç  içe oldukları yaşam biçimleriyle beraber bir çok öğreti ve bilgiyi  tabiatı inceleyerek yaşamlarına aktardılar. Çocukların gelişme  dönemlerinde; çocukların canlıları inceleyerek, onları taklit ederek  oyunlar oynamaları, gelişmelerinde de önemli bir etkendi. Oyun çağını  özgürlüğe adımlayarak koşan çocuklar yetişkinlik dönemlerine  girdiklerinde yaşama karşı bilinçli ve hakimdiler. Bu olumlu süreçte ise  toplumsallaşmayı ve gelişmeyi devam ettiriyordu. Çocukların gelişmesi  ve doğanın insanlarla uyumunda Powhatan kabilesinin hikayesini dile  getirmek bizlere bir nevi nerde hata yaptığımızı hatırlatabilir  beklide..&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
“Powhatan kabilesinin yetişkinliğe geçiş sınav ve  töreni yapılacaktır. Sadece, adı reis tarafından konuncaya kadar &#39;Ceviz&#39;  diye hitap edilen küçük Kızılderili çocuğun annesi endişelidir. Çünkü  bir Kızılderili için en önemli duyulardan bir tanesi, görüşü,  kısıtlıdır. Uzağı zorlukla görebilmektedir Ceviz.&lt;br /&gt;
Annesi, onu  yıllardır bu sınavda düş kırıklığına uğramaması için hazırlamakta ve  onun diğer duyuları, duyma, dokunma ve koku alma yetilerini  pekiştirerek, görme noksanını örtmeye çalışmaktadır.&lt;br /&gt;
Kızılderililerin  geleneklerinde, bu sınava girecek ergenlik çağı çocukları silahlarını  takınıp, ormanın en karanlık, en yoğun bölgesine, gece karanlığında,  kendi başlarına bırakılacaktır. Süresi her kabileye göre değişir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ceviz&#39;in  heyecandan titreyen annesi, onu öpe koklaya, teşvik edici sözler ve son  uyarılar ile uğurlar ormana.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ceviz, ilk gece, kulaklarını bir  çakal, el ve ayaklarını bir köstebek, burnunu bir leopar gibi  kullanarak, her tehlikeye hazır, bekler ormanda. Gözleri ile  göremediklerini burnu ve kulaklarıyla hisseder. Ağaçların arkasına  saklanmış hayvanları bile yakalayıp avlar, becerikli Ceviz.&lt;br /&gt;
Yetişkinliğe  geçiş töreninde, reis Ceviz&#39;in başını okşar. &quot;Sen&quot; der, &quot;çok akıllı ve  güçlü bir savaşçısın. “Herkesin gördüğünden fazlasını görüyorsun!”&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;&lt;h6 class=&quot;uiStreamMessage&quot; data-ft=&quot;{&amp;quot;type&amp;quot;:&amp;quot;msg&amp;quot;}&quot; style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif; font-weight: normal;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;Yazı : Yürüyen Bulut, Bulut Açar&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;&lt;h6 class=&quot;uiStreamMessage&quot; data-ft=&quot;{&amp;quot;type&amp;quot;:&amp;quot;msg&amp;quot;}&quot; style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif; font-weight: normal;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt; &lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ekodoga.blogspot.com/feeds/4112473912627239130/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ekodoga.blogspot.com/2010/06/agaclarn-arkasn-gorebilmek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5182668433383966072/posts/default/4112473912627239130'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5182668433383966072/posts/default/4112473912627239130'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ekodoga.blogspot.com/2010/06/agaclarn-arkasn-gorebilmek.html' title='Ağaçların Arkasını Görebilmek !'/><author><name>Yürüyen Bulut</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10307302429129179190</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj7Vzc8Owehca1CaM0BomFnicD8jSpZcvnxrCYN7a_nQ_Vsu0-Xkt5g_6pOOOPu-l5nq7raJMU3Eeb8FH7c4FEwNsq0ts1k9IB37jNsaDQgZr-yKxqdu7qfLLPcnTZ6Ew/s220/4885_98890815858_630070858_1907352_555866_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhYmRa-96RsbOWcWco5F1STkFPhybvjIjPe97Q4uDQGgWygFVQpA_8DEKUrBtGh4SSIeugz3DzE_mAGS4SzA5VhshghM5Ggk9ovoq5z8s0flTBzkjaBdT5dElsQsPxsEnzw06RDryUiGdIe/s72-c/%C3%87EVRE+1.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5182668433383966072.post-5397552343227193708</id><published>2010-06-16T23:24:00.000-07:00</published><updated>2010-06-16T23:24:59.587-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="amazon ormanları"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="greenpeace"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="klimanjaro"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="National Geographic Türkiye"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="tuz gölü"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="türkiye ekolojisi"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="yeşil dünya"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Yeşil Dünya&#39;nın 10 yılı"/><title type='text'>Yeşil Dünya&#39;nın 10 Yılı</title><content type='html'>&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjLblmRntxH9P9_HHljDbXlp5YNl00QQmnzCmpib1eHS2XyST9ngyJzt2luhSE89daxB1-hQChseSTxHd5T6dV2YgBKv5u_GeuW_SHbubejYrF48MV1_4VY5IZKgtrkQHv-JX9INjds6i8q/s1600/%C3%87EVRE+1.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; height=&quot;400&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjLblmRntxH9P9_HHljDbXlp5YNl00QQmnzCmpib1eHS2XyST9ngyJzt2luhSE89daxB1-hQChseSTxHd5T6dV2YgBKv5u_GeuW_SHbubejYrF48MV1_4VY5IZKgtrkQHv-JX9INjds6i8q/s400/%C3%87EVRE+1.jpg&quot; width=&quot;300&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;h6 class=&quot;uiStreamMessage&quot; data-ft=&quot;{&amp;quot;type&amp;quot;:&amp;quot;msg&amp;quot;}&quot; style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif; font-weight: normal;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&quot;İyi  bir şeyle karşılaştığın zaman, yapman gereken ilk şey bulabildiğin  insanla onu paylaşmaktır; bu şekilde iyilik öyle bir yayılır ki nereye  gittiğini bilemezsiniz. Ki bu da doğrudur...&quot;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Yeşil Dünya&#39;nın  10 yılı&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2000&#39;li yılların ilk 10&#39;unda &quot;Yeşil Dünya&quot; da neler  yaşandı? 2009&#39;da neleri kaybettik, neleri kazandık? National Geographic  Türkiye&#39;den Oya Ayman yazdı &quot;Geleceğin Provası&quot;...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gelecek,  Geliyor, Geldi... Napolyon 2000 yılının başında yaşıyor olsaydı, ünlü  “Geldim, Gördüm, Yendim” sözü yerine olasılıkla bunları söylerdi. Akıllı  adamdı! Bugün en büyük düşmanın iklim değişikliğini yaratan etkenler  olduğunu anlardı...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Milenyumun ilk on yılı çevre kirliliği ve  iklim değişikliğinin sonuçlarının adeta bir provasıydı. Kimimiz bu  provayı izledi, kimimiz de bizzat yaşadı. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geri dönüp son 10 yıla  baktığımda gördüğüm dünyanın iki yüzünden birinde kasırgalar, seller,  kuraklık ve giderek artan açlık, savaşlar, karbon kusan termik  santraller, yeşili yutan kentler, çılgınca bir tüketim ve (burada açlık  derken yemekten yoksunluktan çok yetersiz beslenmeyi kastediyorum) acı  çeken insanlar var... Diğer yanda ise güneş santralleri, rüzgâr  türbinleri, kentlerin ortasında kurulan meyve sebze bahçeleri,  alışkanlıklarıyla karbon salımını azaltmaya çalışan insanlar, yaban  hayatın ve yaşam alanlarının korunması için ilan edilen koruma alanları,  kimyasal gübre ve ilaçları bırakıp tarlasında doğa dostu tarım  yapanlar, kendi kendine yeterli ekolojik köyler, yavaş şehirler,  arabadan vazgeçip bisiklete binenler...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İki yüzün ağırlığını  hangi bölümün çekeceği ve bu provanın sahneye konulup konulmayacağını  ise önümüzdeki 10 yılda alınan kararlar belirleyecek. Karar vermek için  provalara bakmak yeterli...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
New Orleans sular altında: Dünya  tarihinin en yıkıcı ve en ölümcül kasırgalarından biri 2005 yılında  Meksika Körfezi ve ABD’nin Lousiana eyaletinde büyük yıkımlara neden  oldu. 23 Ağustos 2005’te oluşmaya başlayan Katrina’nın neden olduğu en  büyük can kaybı ve maddi zarar, New Orleans&#39;da meydana geldi.  Louisiana&#39;yı sel bastı. Saatte 160 km/saat olarak ölçülen kasırga  nedeniyle yaklaşık 2000 kişi hayatını kaybetti. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Buzullar yol  vermeye başladı: 2008’in ilk aylarında tarihsel olarak geçiş mümkün  olmayan, &#39;&#39;Kuzey Buz Denizi Kuzeybatı Geçişi&#39;&#39; yolu, Atlas-Pasifik  okyanusları geçişlerine artık tamamen açık hale geldi. Çünkü buzullar  eridi. Avrupa Uzay Ajansı ESA, Kuzey Buz Denizi&#39;ndeki erime sonucu  buzulların kapladığı alanın, uydudan ölçümlerin başladığı 1978&#39;den  sonraki en alt seviyesine indiğini duyurdu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tuz Gölü de  kurudu: 2007 yılında yaşanan kuraklık bütün dünyayı etkiledi. Kuraklık  nedeniyle barajlar kurudu, göllerin suyu çekildi. Ürünler boy atamadı ya  da tarlada kavruldu. Pirinç, mercimek gibi bazı ürünlerin fiyatı arttı.  Olanlar, iklim degisikliğinin sadece yaşam alanlarımızı ve soluduğumuz  havayı değil, gıdamızı nasıl tehdit edeceğinin bir göstergesiydi. Tuz  Gölü 2007-2008 yıllarında neredeyse tamamen kurudu. Yeraltı suyu 20  metrenin üzerinde düşen Konya Kapalı Havzası’nda Düden Gölü Bolluk Gölü,  Samsam Gölü, Tersakan Gölü de kuraklık yüzünden tamamen kurudu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Amazonlar  acı çekiyor: 2000’li yıllar en büyük orman katliamlarının yapıldığı  yıllar olarak terihe geçecek. Greenpeace, 2009 yazında yayımladığı bir  raporla, dünyadaki yıllık ormansızlaşmanın yüzde 14’lük bir oranla en  büyük sorumlusunun, Brezilya&#39;daki Amazon ormanlarının, hayvancılık için  katledilmesi olduğunu ortaya koydu. 2003’ten yılından bu yana 70 bin km2  alan yakıldı. Tarım alanlarında da %80 oranda hayvancılıkta yem olarak  kullanılmak üzere soya yetiştirildiği ve bu sektörün köle ticaretini  hâlâ sürdürdüğü açıklandı. &lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhg2qhrzTlqOXOdx9kQxziToMKB7jffoLgt4JMTepKxKsalYMYZ31_su5jOIvgHNIVnkyKU7xy-O693qhFXzR4yOLFQG9DUgx0vpcnS7opkG_kkF28Sie6XYykon5x5e2zaOzv5OmeR0p3G/s1600/%C3%87EVRE+2.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; height=&quot;300&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhg2qhrzTlqOXOdx9kQxziToMKB7jffoLgt4JMTepKxKsalYMYZ31_su5jOIvgHNIVnkyKU7xy-O693qhFXzR4yOLFQG9DUgx0vpcnS7opkG_kkF28Sie6XYykon5x5e2zaOzv5OmeR0p3G/s400/%C3%87EVRE+2.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;Klimanjaro’nun Karları hikâye  oldu: Ernest Hemingway’in ünlü başyapıtı “Kilimanjaro’nun Karları”nda  ilham aldığı Tanzanya’daki Klimanjaro’nun buzulları eriyerek yok olmaya  başladı. Kilimanjaro’yu 1912’de kaplayan buzul takkesinin yaklaşık yüzde  85’lik bölümü 2007’de tamamen yok oldu. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Güneş enerjisinin  yükselişi: Güneş enerjisinden yararlanmada hızlı bir gelişme kaydedildi.  Artık güneşten gelen ısıyı yansıtan iç bükey aynalar ve dev fotovoltaik  panellerle kaplı kilometrelerce alanda bu ısıdan elde edilen buhar  sayesinde enerji üretilebiliyor. Türkiye ise onlarca yıl önce başladığı  güneş enerjisiyle ısıtma konusunda dünyanın sayılı ülkeleri arasında  olduğunu ve avantajını daha yeni yeni fark etmeye başladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeşil  şehirler: Çevre kirliliği ve iklim değişikliğinin etkileri görüldükçe  insanlar yaşadıkları yerleri de değiştirme ihtiyacı duymaya başladılar.  Tamamen bu amaçla inşa edilmiş dünyanın ilk kendi kendine yeterli, sıfır  karbon, sıfır atık kenti olması planlanan Abu Dhabi’deki Masdar City  2006’dan bu yana amacına hızlı adımlarla ileriyor. Ancak varolan  kentlerin iklim ve doğa dostu olması yolundaki girişimler de var.  İtalya’dan dünyaya yayılan Slow City (Yavaş Şehir) hareketi 2000’li  yıllarda hız kazandı. Arabalar şehir merkezlerinden çıkarılan, sadece  yerel ürünlerin ve sürdürülebilir enerjileri kullanan bu şehirlerde  süpermarket aramanın bir anlamı yok. İtalya’da 42 Yavaş Şehir’le  birlikte, İngiltere, İspanya, Portekiz, Avusturya, Almanya, Polonya ve  Norveç’te de birçok Yavaş Şehir var. Bu yıl Seferihisar Tüğrkiye’nin ilk  Yavaş Şehri ilan edildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pencap’ta tarım ilaçlarının getirdiği  yıkım: 2000’li yıllar dünyanın pek çok yerinde bir zamanlar yeşil devrim  olarak adlandırılan kimyasal ilaçlı, suni gübreli yopun tarım  uygulamalarının zararlarının fark edilmeye başladığı yıllar oldu. Bunun  en yoğun yaşandığı yerlerden biri de Pencap’tı. Onlar da verimi  artırdığı için, makineleşmiş, modern tarıma “Yeşil Devrim” demişti. Ama  bugün ineklerin yediği yiyeceklerle ürettikleri sütte yüksek düzeyde  haşere öldürücü kalıntıları var. Çiftçilerde ise kanser vakaları  artıyor. Bu durum doğa dostu tarım uygulamalarının da artmasına neden  oldu. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ekolojik ürün pazarı hızla gelişiyor 2002’de 23 milyar  dolarlık ekolojik gıda ve içecek pazarı 2007 yılına kadarki sürede %43  artış gösterdi ve 33 milyar dolara ulaştı. 2007 yılı sonu itibariyle 141  ülkede 1,2 milyon üretici 32,2 milyon hektarda organik tarım yapıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye’de  ise ekolojik/organik üretici sayısı ve üretim yapılan alan 2004’den bu  yana yüzde 25 arttı. Üretim miktarında ise yüzde 50’ye yakın bir artış  gözlemleniyor. 2006’dan itibaren önce İstanbul Şişli’de, ardından  Antalya, Samsun ve Kartal’da %100 Ekolojik Pazarların açılması, onu  Bursa, Çankaya, Kuşadası Kirazlı organik pazarlarının izlemesi ekolojik  ürün kullanımını ve üretimini artıran etkenlerden biri oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çiftçi  intiharları: Avustralya, küresel ısınmanın getirdiği kuraklık nedeniyle  son yüzyılın neredeyse en kötü dönemini yaşıyor. Kuraklık yüzünden son  beş yıl içinde çiftçilerin onda biri topraklarını terketmek zorunda  kaldı. Son altı yılda içme suyu havzalarındaki yağış miktarı yüzde 80  oranında azaldı. Üreticileri büyük sıkıntıya sokan bu durum nedeniyle  yaklaşık 10 bin çiftçi aile topraklarını terketti. Dünya pirinç  ticaretinde önemli ülkeler arasında yer alan Avustralya’da kuraklık  dolayısıyla çeltik ekimi 2008 yılında yüzde 98 düştü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kent  tarımı: İnsanlar kentte sürdrükleri yaşamın ne denli tüketimi  destekleyen ve doğadan uzak olduğunu keşfettikçe doğal olana yaklaşmak  için yeni yöntemler denemey başladılar. Artık sadece Kübalılar değil,  Manhattın’ın ortasında, Paris’te ya da İstanbul’da yaşayanlar da küçk  apartıman aralıklarında, balkonlarında meyve, sebze yetiştirmeye  başladılar. 2000’li yıllarının şehircilik anlayışında artık çatı ve  balkon bahçeleri ve kent tarımı var.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çevreci teknolojiler:  2000’li yıllar çevreci ya da başka bir deyişle yeşil teknolojilerin  yaygınlaştığı ve günlük yaşama girdiği yıllar oldu.Tasarruflu ampuller,  hibrid arabalar, güneş enerjisiyle çalışan aletler, enerji tasarruflu  ürünler günlük hayatımızın bir parçası olmaya başladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;...Ve  2009&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;İnsan Türü Yok Olmamak İçin Çareler Arıyor&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2000  yılının ilk on yılının son yılına damgasını vuran en önemli olay  Kopenhag İklim Zirvesi’ydi. Olaylı oturumları, polis şiddetiyle  karşılaşan eylemleri, istifaları ve sonuna kadar yaşanan belirsizlikleri  ile gerilimli bir havada geçen Zirvede 192 ülkeden temsilciler iklim  değişikliğini durdurmak için BM Kyoto İklim Protokolü&#39;nün yerini alacak  yeni bir anlaşma sağlamak üzere biraraya geldiler. Ancak gelişmiş  ülkelerin karbon dioksit salımlarında yüzde 40 indirime girtmesi yonünde  beklenen anlaşma sağlanamadığı gibi, ne karbon dioksit salımlarında ne  de G77 ülkeleri ve Afrika Birliği ülkelerinin sera gazı azaltımı ve uyum  için bekledikleri 350 milyar dolarlık maddi desteği de alamadılar.  Zirvenin en önemli kısmı sivil toplumun artık hükümetlerin kararlarından  tatmin olmadığı yolunda sesini yükseltmesiydi. 48 yeni termik sanral  planıyla iklim değişikliğini önleme değil destekleyici adımlar atan  Türkiye ise Kopenhag Zirvesi’nde açıkladığı 2020 yılına kadar yüzde 11  indirimle bu tavrını sürdürdü. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ancak Kopenhag Zirvesi’nde  yapılan eylem ve protestolar sokaktaki insanın geleceğine nasıl sahip  çıkmaya başladığının bir göstergesi sayılabilir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Zirve aynı  zamanda dünyanın ilk iklim orucuna sahne oldu. Climate Justice Fast  üyeleri ve Türkiye’den Dr. Uygar Özesmi, “iklim orucu” tutarak iklim  değişikliği nedeniyle yaşanan ve gelecekte yaşanacak açlığa dikkat  çekmek üzere açlık orucu tuttular. Tüm dünyada binlerce kişi iklim  orucuna destek verdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
GDOların Tehlikeli Yükselişi: Gıdaların  genleriyle oynanması ve GDO tarımının ve ürünlerinin dünyaya yayılması  aslında son 10 yılın önemli olayları arasında sayılmalı. Ancak Ekim  ayında Türkiye’de çıkan GDOlarla ilgili bir yönetmelik, 7 yıldır  gündemde olan Biyogüvenlik Yasa Tasarısı’nı ve GDOların saglik riskleri  konusunu yeniden gündeme getirdi. Bu kez medya konuyu etraflıca ele aldı  ve GDO konusunda 15 gün süren tartışmalar sonucu Taırm Bakanlığı geri  adım attı. Ancak yönetmeliğin ömrü uzun olmadı. Danıştay’ın Kasım ayında  aldığı yürütmeyi durdurma kararıyla yasa yürürlükten kaldırıldı. Ancak 2  ay yürülükte kalan yönetmelikle ilgili tartışmalar kamuoyunda GDOlar  konusunda ciddi bir farkındalık yarattı. Bazılarına göre yönetmelikle  birlikte yapılan tartışmalar kanuoyunun GDOlar konusunda bilgilenmesini  sağladı; bazılarıysa bu tartışmaların büyük bir bilgi kirliliğine yol  açtığı görüşünde... Aralık ayına gelindiğinde Biyogüvenlik Yasa  Tasarısı’nın meclise sunulmasıyla tartışma yeniden alevlendi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nükleer  santral ihalesi 4. kez iptal edildi: Türkiye’de nükleer planlar  1978’den bu yana tam 3 kez iptal edildi. Ve Ekim ayı sonunda Danıştay’ın  yürütmeyi durdurma kararının ardından ihale 4. Kez iptal edildi. Ancak  Enerji yeni yılla birlikte süreci yeniden başlatacaklarını açıkladı. Her  ne kadar ihale 4 kez iptal edilmiş olsa da nükleer karş¸ıtları ise  “henüz rahat bir nefes almak için erken” diyorlar. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dumansız hava  sahası: 19 Temmuz’da başlayan dumansız hava sahası ve kapalı yerlerde  sigara iöme yasağı tüm tartışmalara rağmen tüm Türkiye’de başarıyla  uygulandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
En büyük rüzgâr çiftliği: 2009 yılı yenilenebilir  enerjiler için bereketli ve yeniliklerle dolu bir yıldı. Dünyanın en  büyük açık deniz rüzgâr çiftliği Horns Rev II işletime açıldı. Kuzey  Denizi’nde yer alan tesis, elektrik üretmek için 91 adet rüzgâr  türbininden oluşuyor. Rüzgâr çiftliği maksimum verimle çalıştığında 200  bin evin elektrik ihtiyacını karşılayabiliyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nehirlerde HES  mücadelesi: 2008’de başlayan ancak 2009’a da bütün yoğunluğuyla yansıyan  Doğu Karadeniz Bölgesi’nde planlanan HES’lere karşı yerel halkın  verdiği mücadele devam ediyor. Yerel halk ve çevre avukatları Rize’nin  İkizdere Vadisi’yle birlikte Munzur Vadisi, Fırtına Vadisi ve Çoruh  Vadisi için de mücadele veriyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hasankeyf’te son round:  Avrupalı Kredi Kuruluşları, Ilısu barajının gereken krediyi alabilmesi  için belirlenmiş şartları yerine getirmeden baraj inşaatının  başlayamayacağını, başladığı taktirde krediyi derhal geri çekeceklerini  belirttiler. Gerekli şartlar yerine gelmedi, kredi kuruluşları da &quot;kredi  vermeyeceklerini&quot; açıkladılar. Doğa korumacılar barajın yapılmasıyla  sulara gömülecek olan 10 bin yıllık tarihin ve Dicle Nehri’nin biyolojik  çeşitliliğinin korunması için mücadeleyi sürüdürüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bez  torbaya ve fileye dönüş: Annelerimizin fileyle pazara çıktığı günleri  unutmak üzereydik ki, plastik torbaların yarattığı çevre kirliliği  nedeniyle bez torbalara ve filelere geri dönüş başladı. Plastik torba  yerine bez torba kampanyaları etksini gösterdi ve dünyanın bazı  ülkelerinde plastik torbalar yasaklandı, parayla satılmaya ya da yerine  biyoçözünür plastiklerin yanı sıra bez torba ve çok kullanımlık  dayanıklı torbalar sunulmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez Şişli %100  Ekolojik Pazar’da plastik torba kullanımdan kaldırıldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Kaynak  : NtvYeşilEkran&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;&lt;h6 class=&quot;uiStreamMessage&quot; data-ft=&quot;{&amp;quot;type&amp;quot;:&amp;quot;msg&amp;quot;}&quot; style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif; font-weight: normal;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi-IZPCrTHDXd-J0Zyo5rNpmjeZkG8HF16BIwdDJMearc1FfohmZtOLfGOE4ygfxJ6JMfXvU6ce6CagzJJpYWMksjW-HqLopDQ_-TPabjbycdrr9DrTjdauz1cKIAbkNhb-WpY0_FQxpanp/s1600/%C3%87EVRE+3.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; height=&quot;300&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi-IZPCrTHDXd-J0Zyo5rNpmjeZkG8HF16BIwdDJMearc1FfohmZtOLfGOE4ygfxJ6JMfXvU6ce6CagzJJpYWMksjW-HqLopDQ_-TPabjbycdrr9DrTjdauz1cKIAbkNhb-WpY0_FQxpanp/s400/%C3%87EVRE+3.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ekodoga.blogspot.com/feeds/5397552343227193708/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ekodoga.blogspot.com/2010/06/yesil-dunyann-10-yl.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5182668433383966072/posts/default/5397552343227193708'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5182668433383966072/posts/default/5397552343227193708'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ekodoga.blogspot.com/2010/06/yesil-dunyann-10-yl.html' title='Yeşil Dünya&#39;nın 10 Yılı'/><author><name>Yürüyen Bulut</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10307302429129179190</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj7Vzc8Owehca1CaM0BomFnicD8jSpZcvnxrCYN7a_nQ_Vsu0-Xkt5g_6pOOOPu-l5nq7raJMU3Eeb8FH7c4FEwNsq0ts1k9IB37jNsaDQgZr-yKxqdu7qfLLPcnTZ6Ew/s220/4885_98890815858_630070858_1907352_555866_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjLblmRntxH9P9_HHljDbXlp5YNl00QQmnzCmpib1eHS2XyST9ngyJzt2luhSE89daxB1-hQChseSTxHd5T6dV2YgBKv5u_GeuW_SHbubejYrF48MV1_4VY5IZKgtrkQHv-JX9INjds6i8q/s72-c/%C3%87EVRE+1.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5182668433383966072.post-1020523368558002829</id><published>2010-06-16T23:19:00.000-07:00</published><updated>2010-06-16T23:19:20.344-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="dünyanın en büyük mercan kayalıkları"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="gemi yakıtı"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Great Keppel"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Great Keppel &#39;de Deniz Faciası"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mercan adaları"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Mercan kayalıklar"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="shen neng"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="yakıt sızıntısı"/><title type='text'>Great Keppel &#39;de Deniz Faciası</title><content type='html'>&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg_To36BZGWs2H48sOWN_jtXzRhLFDrHzBKO41EI073x5RiDKGFWjpha4yTyb0SAmyIQvAxU9O3hZcCLjJNeEMKoXmB9ji94lf43Lw5PrVpnqKYLymnJFk2UZ7gBE7LfKUAmUFbhhKZF-nK/s1600/great-keppel-islands-australia.gif&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; height=&quot;400&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg_To36BZGWs2H48sOWN_jtXzRhLFDrHzBKO41EI073x5RiDKGFWjpha4yTyb0SAmyIQvAxU9O3hZcCLjJNeEMKoXmB9ji94lf43Lw5PrVpnqKYLymnJFk2UZ7gBE7LfKUAmUFbhhKZF-nK/s400/great-keppel-islands-australia.gif&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;h6 class=&quot;uiStreamMessage&quot; data-ft=&quot;{&amp;quot;type&amp;quot;:&amp;quot;msg&amp;quot;}&quot; style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif; font-weight: normal;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Great  Keppel &#39;de Deniz Faciası&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Avustralya kıyılarında karaya  oturan bir gemideki yakıt sızıntısı, dünyanın en büyük mercan  kayalıklarını tehdit ediyor&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çin bandıralı &#39;&#39;Shen Neng 1&#39;&#39;  adındaki kömür yüklü gemi, gece saatlerinde Avustralya&#39;nın kuzeydoğu  kesimindeki mercan kayalıklarıyla Great Keppel adasının doğu kesiminde  karaya oturdu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gemiden sabah saatlerinde yakıt sızıntısı tespit  edildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Queensland eyaleti sahil güvenlik yetkilileri, yakıt  sızıntısı miktarının fazla olmadığını belirttiler ancak buna rağmen  mevcut sızıntının da dünyanın en büyük mercan kayalıklarının bulunduğu  bölgede çevre açısından ciddi zararlara yol açabileceğini vurguladılar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Büyük  Mercan Resifi, yaklaşık 2 bin kilometre uzunluğundaki mercan adaları  zinciri olarak Avustaralya&#39;nın başta gelen turistik merkezleri arasında  yer alıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mercan adaları, denizlerde pek çok çeşit ve farklı  güzellikte canlının yaşadığı bölgeler olması nedeniyle ekolojik  zenginlik açısından da büyük önem taşıyor.&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ekodoga.blogspot.com/feeds/1020523368558002829/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ekodoga.blogspot.com/2010/06/great-keppel-de-deniz-facias.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5182668433383966072/posts/default/1020523368558002829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5182668433383966072/posts/default/1020523368558002829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ekodoga.blogspot.com/2010/06/great-keppel-de-deniz-facias.html' title='Great Keppel &#39;de Deniz Faciası'/><author><name>Yürüyen Bulut</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10307302429129179190</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj7Vzc8Owehca1CaM0BomFnicD8jSpZcvnxrCYN7a_nQ_Vsu0-Xkt5g_6pOOOPu-l5nq7raJMU3Eeb8FH7c4FEwNsq0ts1k9IB37jNsaDQgZr-yKxqdu7qfLLPcnTZ6Ew/s220/4885_98890815858_630070858_1907352_555866_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg_To36BZGWs2H48sOWN_jtXzRhLFDrHzBKO41EI073x5RiDKGFWjpha4yTyb0SAmyIQvAxU9O3hZcCLjJNeEMKoXmB9ji94lf43Lw5PrVpnqKYLymnJFk2UZ7gBE7LfKUAmUFbhhKZF-nK/s72-c/great-keppel-islands-australia.gif" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5182668433383966072.post-7085306571667354915</id><published>2010-06-14T00:34:00.000-07:00</published><updated>2010-06-14T00:34:48.305-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Ekopsikoloji"/><title type='text'>Ekopsikoloji</title><content type='html'>&lt;span style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif; font-size: small;&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhbVU4Xxgafo6xkKXi1z34UHA5-3n32_yUhrMhDqF6cpc9Eb609C3vW0BZQ5uXlD5j2BAh0z3xx3ThAfykA7hV_4vqjPb_Z-ZgLjq_M0rPotLPORd-Kr6dGTjrby1yhgEJG3KxBSJZAHvsA/s1600/DO%C4%9EA+EKOLOJ%C4%B0.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; height=&quot;276&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhbVU4Xxgafo6xkKXi1z34UHA5-3n32_yUhrMhDqF6cpc9Eb609C3vW0BZQ5uXlD5j2BAh0z3xx3ThAfykA7hV_4vqjPb_Z-ZgLjq_M0rPotLPORd-Kr6dGTjrby1yhgEJG3KxBSJZAHvsA/s400/DO%C4%9EA+EKOLOJ%C4%B0.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Ekopsikoloji&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;Ekopsikoloji, psikoloji ile ekoloji&#39;yi birleştirir. Yabancılaşma&#39;yı tedavi etmek üzere sürdürülebilir bir doğa dengesi oluşturmayı gözeten siyasi ve uygulamalı kuramları inceler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ekopsikolojinin 8 Kuralı&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Zihnin temelinde ekolojik bilinçdışı yatar; yani her insan doğuştan doğaya dair bir bilince sahiptir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ekolojik bilinçdışının içeriğinde, kozmik evrimin, tarihin ilk zamanlarına kadar uzanan kaydı bulunur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ekopsikolojinin amacı, insanın ekolojik bilinçdışında bulunan ve doğuştan sahip olduğu, doğa ve insanın karşılıklı ilişkisine dair bilgiyi uyandırmaktır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnsan gelişiminin hayati aşaması çocukluk dönemidir. Ekopsikoloji çocuğun henüz unutmadığı çevresel bilinci yetişkinlerde de uyandırmayı amaçlar. Çocukta bu bilincin gelişmesi içinse doğayla ilgili hikâyeler, masallar, ninniler çok önemlidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ekolojik egonun gelişmesiyle insan, doğaya ve diğer insanlara karşı ahlaki bir sorumluluk duygusuna sahip olur. Ekopsikoloji bu sorumluluk duygusunun sosyal ilişkilerde ve politik kararlarda söz sahibi olmasını amaçlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ekopsikolojinin en önemli terapilerinden birisi, doğayı bir yabancı gibi gören ve ona hükmetmeye çalışan, politik gücün de kaynağı olan &quot;eril&quot; karakter özelliklerini yeniden ele almak ve düzeltmektir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ekopsikoloji sanayi kültürünün yıkıcılığını sorgular. Ancak bunu yaparken hayatımızı kolaylaştıran teknolojiye karşı değildir. Bu anlamda ekopsikoloji anti-endüstriyel değil, post-endüstriyeldir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünyanın ve kişinin iyiliği arasında &quot;sinerjik&quot; bir etkileşim vardır. Bu yüzden dünyanın ihtiyaçları insanın da ihtiyaçlarıdır; insanın hakları, dünyanın da haklarıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ekodoga.blogspot.com/feeds/7085306571667354915/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ekodoga.blogspot.com/2010/06/ekopsikoloji.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5182668433383966072/posts/default/7085306571667354915'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5182668433383966072/posts/default/7085306571667354915'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ekodoga.blogspot.com/2010/06/ekopsikoloji.html' title='Ekopsikoloji'/><author><name>Yürüyen Bulut</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10307302429129179190</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj7Vzc8Owehca1CaM0BomFnicD8jSpZcvnxrCYN7a_nQ_Vsu0-Xkt5g_6pOOOPu-l5nq7raJMU3Eeb8FH7c4FEwNsq0ts1k9IB37jNsaDQgZr-yKxqdu7qfLLPcnTZ6Ew/s220/4885_98890815858_630070858_1907352_555866_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhbVU4Xxgafo6xkKXi1z34UHA5-3n32_yUhrMhDqF6cpc9Eb609C3vW0BZQ5uXlD5j2BAh0z3xx3ThAfykA7hV_4vqjPb_Z-ZgLjq_M0rPotLPORd-Kr6dGTjrby1yhgEJG3KxBSJZAHvsA/s72-c/DO%C4%9EA+EKOLOJ%C4%B0.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5182668433383966072.post-4587455822453221005</id><published>2010-06-14T00:31:00.000-07:00</published><updated>2010-06-14T00:35:10.420-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bitkisel ürünler"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="biyotik faktörler"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mikroorganizmalar"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Peysaj Ekolojisi"/><title type='text'>Peysaj Ekolojisi</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; font-family: Verdana,sans-serif; text-align: center;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjVDSLriY2oIMH5Vbbfnhffx6hNxtYCCFJNIwbHuDvWW6tP4hRuj9FtE2rebKplDa_RI5TBvr8Ci_hYuBU8TslamiXGgDRFgz8cRtd2QLysc2mLs_wHklQ03C2ydQxFbQjG1Su9HjCk6VIv/s1600/DO%C4%9EA+EKOLOJ%C4%B0.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; height=&quot;251&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjVDSLriY2oIMH5Vbbfnhffx6hNxtYCCFJNIwbHuDvWW6tP4hRuj9FtE2rebKplDa_RI5TBvr8Ci_hYuBU8TslamiXGgDRFgz8cRtd2QLysc2mLs_wHklQ03C2ydQxFbQjG1Su9HjCk6VIv/s400/DO%C4%9EA+EKOLOJ%C4%B0.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Peysaj Ekolojisi&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Peyzajın yapısını oluşuturan doğal ekolojik faktörler &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; * Klimatik faktörler: Işık, sıcaklık hava nemi, yağışlar ve hava haraketleri gibi iklim öğeleri veya meteorolojik verileri içermektedir. Bu faktörler, peyzaj alanlarında kullanılacak bitki seçimi için çok önemli faktörlerdir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; * Toprak faktörü: Toprak tüm bitkisel ürünlerin yaşam ve üretim kaynağı,yeraltı servetlerin ambarı, mikroorganizmaların konutu, tüm canlıların yaşama ortamıdır. Bu karakteri peyzajın yapısını oluşturan tüm öteki canlı ve cansız öğeler tarafından etkilenmekte ve böylece toprak faktörünün fonksiyonları peyzajlara göre değişik arz etmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; * Rölyef faktörü: Rölyef bir peyzaja ait arazi şeklinin düz, girintili-çıkıntılı, eğimli, alçak veya yüksek gibi deyimlerle tanıtılmasını sağlayan bir tanımdır. Rölyef, Rakım - Eğim ve Bakı olmak üzere üç alt başlıkta incelenir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; * Biyotik faktörler: Canlı faktörleri (İnsan, hayvan, bitki ve mikroorganizmalar)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ekodoga.blogspot.com/feeds/4587455822453221005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ekodoga.blogspot.com/2010/06/peysaj-ekolojisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5182668433383966072/posts/default/4587455822453221005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5182668433383966072/posts/default/4587455822453221005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ekodoga.blogspot.com/2010/06/peysaj-ekolojisi.html' title='Peysaj Ekolojisi'/><author><name>Yürüyen Bulut</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10307302429129179190</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj7Vzc8Owehca1CaM0BomFnicD8jSpZcvnxrCYN7a_nQ_Vsu0-Xkt5g_6pOOOPu-l5nq7raJMU3Eeb8FH7c4FEwNsq0ts1k9IB37jNsaDQgZr-yKxqdu7qfLLPcnTZ6Ew/s220/4885_98890815858_630070858_1907352_555866_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjVDSLriY2oIMH5Vbbfnhffx6hNxtYCCFJNIwbHuDvWW6tP4hRuj9FtE2rebKplDa_RI5TBvr8Ci_hYuBU8TslamiXGgDRFgz8cRtd2QLysc2mLs_wHklQ03C2ydQxFbQjG1Su9HjCk6VIv/s72-c/DO%C4%9EA+EKOLOJ%C4%B0.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5182668433383966072.post-1351167439429621292</id><published>2010-06-14T00:22:00.000-07:00</published><updated>2010-06-14T00:22:39.679-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="canlılar"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ekoloji"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ekosistem"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="çevre bilimi"/><title type='text'>Çevre bilimi</title><content type='html'>&lt;span style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif; font-size: small;&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; font-family: Verdana,sans-serif; text-align: center;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEihtmjCuNwKrXQInC9aprZJC2SQaQ2O6pgI3lMYhk3U54q1XJITx6h8Ip7Xcl3_rIBU8ObTNJ2Oly_9hFjkBkVAR7EyTaEHykMAXIC5lzRZkGOM0h-rrjyoAtL1ZdgW1H46o1EfWgf2y78B/s1600/DO%C4%9EA+EKOLOJ%C4%B0.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; height=&quot;400&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEihtmjCuNwKrXQInC9aprZJC2SQaQ2O6pgI3lMYhk3U54q1XJITx6h8Ip7Xcl3_rIBU8ObTNJ2Oly_9hFjkBkVAR7EyTaEHykMAXIC5lzRZkGOM0h-rrjyoAtL1ZdgW1H46o1EfWgf2y78B/s400/DO%C4%9EA+EKOLOJ%C4%B0.jpg&quot; width=&quot;341&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;b&gt;Çevre Bilimi&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Verdana,sans-serif;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;Çevre bilimi, canlıların birbirleri ve çevreleriyle ilişkilerini inceleyen bilimdir. Ekosistem ise canlı ve cansız çevrenin tamamıdır. Ekosistemi de abiotik faktörler (toprak, su, hava, iklim gibi cansız faktörler) ve biyotik (üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılar) faktörler olmak üzere iki faktör oluşturur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&amp;nbsp;Kapsam&amp;nbsp; &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu tanımlamadaki organizmalar; diğer bir deyim ile canlılar veya canlı çevre, insan, hayvan ve bitkilere ait bireyleri veya bunlardan oluşmuş toplumları ifade etmektedir. Tanımlamanın içinde geçen organizmaların içinde yaşadıkları ortam deyimi ise cansız çevre olarak da ifade edilir ve hava, su, toprak, ışık gibi faktörleri kapsar. Çevre bilimin; botanik, zooloji, mikrobiyoloji, fizyoloji, bitki beslenmesi, anatomi, morfoloji, patoloji, pedoloji, jeoloji, jeomorfoloji, mineraloji, fizik, kimya, meteoroloji ve klimatoloji gibi bilim dalları ile yakın ilgisi vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Araştırma konusu, yöntemi ve amaçlarındaki bazı özellikleri yardımıyla çevre bilimi diğer doğa bilimlerinden ayırma olanağı vardır. Çevre bilimi bütün canlılar için ortak olan ve canlılar üzerinde etki yapabilen temel konularla ilgilenir. Diğer bir ayırıcı özelliği ise çevre biliminin bir canlıya ait belirli organları ve bu organlardaki hayat süreçlerini değil, canlıların içinde bulundukları hayat ortamı ve diğer canlılarla olan karşılıklı ilişkilerini incelemesidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Marksist Ekoloji&amp;nbsp; &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünyanın özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren karşı karşıya Kaldığı çevresel sorunlar ve felaketler ile birlikte çevre sorununun politik yaşamdaki en önemli konulardan biri haline gelmesi ile modern düşüncenin köşe taşlarını oluşturan akımların ve düşüncelerin, düşünce sistemlerini oluşturan pek çok kavram ekolojik bir perspektif ile yeniden incelemeye alınmaya başlamıştır. Bu çaba sonucunda bu akımlar ve sistemlere ekolojik bir boyut katılmaya çalışılmış ve/veya sistemde içkin olan ekolojik boyut araştırılmış ve ön plana çıkarılmaya çalışılmıştır. Gelmiş geçmiş en etkili kapitalist toplum eleştirmeni olarak Karl Marx da bu çabadan payına düşeni almış, Marksist teori bir kez de yeşil gözlüklerle inceleme konusu olmuştur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Marx&#39;ın teorisinde ekolojik bir boyutun olup olmadığına ilişkin üç farklı yaklaşım görülür. Bu yaklaşımlardan ilki Marx&#39;ı açık bir anti-ekolojist olarak itham eder. İkinci yaklaşıma göre: Marx&#39;ın çevresel sorunlara ilşikin bir takım farklı düşünceleri olmakla beraber, bu düşünceler Marx&#39;ın düşüncesinin temel ekseninin dışında ve talidir. Son yaklaşıma göre ise ekolojik boyut Marx&#39;ın düşüncesinin merkezindedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Marx&#39;ın teorisinin içerisinde ekolojik bir boyut var mıdır? Ayrıca Marx&#39;ın bir antiekolojist olduğuna ilişkin savlar nelerdir ve haklılık payları var mıdır? Marx&#39;ın düşüncesinde bir ekolojik boyutun varlığından sözedilebilirse eğer, bu düşünce sisteminin merkezinde midir, yoksa uzun uzun aramalar gerektirecek kadar kıyıda köşede ve bol bol yeşil boya gerektirecek kadar soluk ve cılız mıdır? Ekolojik yıkım ve çevre sorunlarının anlaşılmasında ve aşılmasında Marx&#39;ın öngörü ve önerileri ne ölçü de ön açıcıdır ve ne gibi imkânlar sunar?Bu çalışma bu sorulara cevap aramak amacıyla başlatılan bir çabaya giriş ve başlangıç olması niyeti ile yapılmıştır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Ekolojik disiplinler&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; * Ekopsikoloji&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; * Otokoloji&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; * Topluluk Ekolojisi&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; * Ekosistem Ekolojisi&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; * Peyzaj Ekolojisi&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ekolojik Denge Ekolojik denge,ekolojinin oluşturduğu faktörlerin döngüsüdür.Örneğin besin zincirindeki halkalardan biri koparsa bu olay ekolojik dengeyi de etkiler.Ekolojik dengenin bozulması da çevremiz ve biz canlılar için olumsuz sonuçlara neden olabilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ekodoga.blogspot.com/feeds/1351167439429621292/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ekodoga.blogspot.com/2010/06/cevre-bilimi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5182668433383966072/posts/default/1351167439429621292'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5182668433383966072/posts/default/1351167439429621292'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ekodoga.blogspot.com/2010/06/cevre-bilimi.html' title='Çevre bilimi'/><author><name>Yürüyen Bulut</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10307302429129179190</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj7Vzc8Owehca1CaM0BomFnicD8jSpZcvnxrCYN7a_nQ_Vsu0-Xkt5g_6pOOOPu-l5nq7raJMU3Eeb8FH7c4FEwNsq0ts1k9IB37jNsaDQgZr-yKxqdu7qfLLPcnTZ6Ew/s220/4885_98890815858_630070858_1907352_555866_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEihtmjCuNwKrXQInC9aprZJC2SQaQ2O6pgI3lMYhk3U54q1XJITx6h8Ip7Xcl3_rIBU8ObTNJ2Oly_9hFjkBkVAR7EyTaEHykMAXIC5lzRZkGOM0h-rrjyoAtL1ZdgW1H46o1EfWgf2y78B/s72-c/DO%C4%9EA+EKOLOJ%C4%B0.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>