<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2enclosuresfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0"><channel><title>Eğitim Haberleri</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/</link><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/fullegitim" /><description>eğitim, öğrenci affı haberleri</description><language>en</language><managingEditor>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</managingEditor><lastBuildDate>Mon, 05 Dec 2011 13:15:59 PST</lastBuildDate><generator>Blogger http://www.blogger.com</generator><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">36</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">25</openSearch:itemsPerPage><feedburner:info xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" uri="fullegitim" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><media:keywords>eğitim</media:keywords><itunes:owner><itunes:email>noreply@blogger.com</itunes:email></itunes:owner><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:keywords>eğitim</itunes:keywords><itunes:subtitle>eğitim, öğrenci affı haberleri</itunes:subtitle><item><title>Üniversiteliye harç müjdesi</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2011/09/universiteliye-harc-mujdesi.html</link><category>YURTKUR</category><category>yök</category><category>Üniversite</category><category>üniversite harcı</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Tue, 06 Sep 2011 04:50:17 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-6691961748261356799</guid><description>&lt;div style="font-size: 22pt; font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;  Bakanlar Kurulu, üniversite öğrencilerinden alınacak harç miktarlarına, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da zam yapmadı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;  &lt;/span&gt;         &lt;a style="font-weight: bold; font-family: arial;" href="http://www.haber7.com/" title="Üniversiteliye harç müjdesi"&gt;&lt;img src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/2009/117420090907021841502.jpg" class="intImg" alt="Üniversiteliye harç müjdesi" height="180" width="245" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a style="font-weight: bold; font-family: arial;" href="http://www.haber7.com/" title="Üniversiteliye harç müjdesi"&gt;         &lt;/a&gt;  &lt;div style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;p&gt;Bakanlar Kurulu, üniversitelerde eğitim gören öğrencilerin  2011-2012 eğitim-öğretim yılında ödemesi gereken katkı paylarını  belirledi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan ve 31 Haziran 2011  tarihinden itibaren geçerli olan karara göre, yükseköğretim kurumlarında  öğretim gören öğrencilerden okudukları bölümlere göre birinci öğretimde  71 lira ile 591 lira, ikinci öğretimde ise 770-4 bin 268 TL arasında  katkı payı alınacak.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bakanlar Kurulu kararına göre üniversitelerdeki lisans programlarının 2011-2012 akademik yılı katkı payı miktarları şöyle:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;''Tıp fakülteleri 591 TL, diş hekimliği ve eczacılık fakülteleri 494  TL, veteriner fakülteleri 386 TL, tıbbi biyolojik bilimler ve fizik  tedavi ve rehabilitasyon programları ile teknik eğitim fakülteleri 281  TL, İTÜ İşletme Fakültesi 402 TL, mühendislik, mimarlık,  mühendislik-mimarlık, inşaat, makine, maden, elektrik-elektronik, kimya  metalürji, mühendislik ve teknik, uçak ve uzay bilimleri, ziraat ve  orman fakülteleri, mimarlık ve tasarım ile mühendislik ve doğa bilimleri  fakülteleri 387 TL, gemi inşaat ve deniz bilimleri, deniz bilimleri, su  ürünleri, denizcilik, tekstil teknik ve tasarım, sanat ve tasarım,  güzel sanatlar fakülteleri 316 TL, fen, fen-edebiyat (fen programı), dil  ve tarih-coğrafya, ilahiyat, eğitim, mesleki eğitim, sağlık eğitim,  sağlık bilimleri, endüstriyel sanat eğitim, ticaret turizm eğitimi,  eğitim bilimleri, edebiyat, fen-edebiyat (edebiyat ve sosyoloji  programı) iletişim bilimleri ve iletişim fakülteleri ile insani bilimler  ve edebiyat fakültesi 284 TL, hukuk, iktisat, işletme, siyasal  bilgiler, iktisadi ve idari bilimler 313 TL, Açıköğretim Fakültesi 71  TL.''&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #0000ff;"&gt;YÜKSEKOKULLAR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yüksekokul öğrencileri de harç ücretlerini zamsız ödeyecek.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Katkı payları devlet konservatuvarlarında 589, sivil havacılık  yüksekokullarında 470, mesleki teknoloji, tütün eksperliği, ev ekonomisi  227 TL, bankacılık ve sigorta, uygulamalı bilimler, ilahiyat meslek,  sağlık, endüstriyel sanatlar, takı teknolojisi ve tasarımı, beden  eğitimi ve spor, spor bilimleri teknolojisi, fizik tedavi ve  rehabilitasyon, hemşirelik, ulaştırma, engelliler entegre, tapu  kadastro, sağlık hizmetleri, turizm ve otelcilik işletme ve turizm  işletme ve otelcilik, sivil havacılık, sosyal bilimler, teknik bilimler,  su ürünleri, denizcilik, deniz işletmeciliği ve yönetimi, adalet  yüksekokulları ile ormancılık ve uzaktan eğitim meslek yüksekokulunda  190 TL olarak alınacak.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Lisansüstü öğrenim yapan öğrenciler ise 258 TL ödeyecek.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #0000ff;"&gt;İKİNCİ ÖĞRETİM&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Üniversitelerde ikinci öğretim ücretleri de şöyle:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Veteriner fakültesi ile tıbbi biyolojik bilimler programı, fizik  tedavi ve rehabilitasyon programı 2 bin 134 TL, gemi inşaat ve deniz  bilimleri, deniz bilimleri, su ürünleri, denizcilik, sanat ve tasarım,  güzel sanatlar, tekstil teknik ve tasarım ile gemi inşaatı ve denizcilik  fakülteleri 1924 TL, mühendislik, mimarlık, mühendislik-mimarlık,  mühendislik ve teknik, mimarlık ve tasarım, inşaat, makine, maden,  elektrik-elektronik, kimya metalurji, uçak ve uzay bilimleri, ziraat,  orman fakülteleri 1529, fen, fen-edebiyat (fen programı) 1281 TL, hukuk,  iktisat, işletme, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler  fakülteleri 1155; teknik eğitim fakültesi 1147 TL, Dil Tarih ve  Coğrafya, eğitim, mesleki eğitim, sağlık bilimleri, sağlık eğitim,  endüstriyel sanat eğitim, ticaret turizm eğitim, turizm, insani bilimler  ve edebiyat, eğitim bilimleri edebiyat fakülteleri 1027 TL, fen-  edebiyat (edebiyat ve sosyoloji programı) iletişim bilimleri ve iletişim  fakülteleri 962 TL.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İkinci öğretimde yüksekokullarda ise öğrenim ücretleri 770 TL ile 4  bin 268 TL arasında değişiyor. İkinci öğretimde devlet konservatuvarı ve  sivil havacılık yüksekokulu öğrencileri 4 bin 268 TL, meslek  yüksekokulları, tapu kadastro meslek yüksek okulu, sağlık hizmetleri  meslek yüksek okulu, turizm ve otelcilik işleri, sivil havacılık meslek  yüksek okulu, adalet meslek yüksek okulu, uzaktan eğitim meslek yüksek  okulu, su ürünleri meslek yüksek okulu öğrencileri 770 TL ödeyecek.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #0000ff;"&gt;ÖDEME&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Öğrenci katkı payını süresi içinde ödemeyen öğrencilerin kayıtları  yapılamayacak ve yenilenmeyecek. Ancak yükseköğrenim kurumları, verilen  süre içinde kaydını yaptırmayan öğrencilere ek süre verebilecek.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Öğrenci katkı payı iki eşit taksitte ödenecek. YURTKUR'a katkı  kredisi için başvuran adayların katkı payları YURTKUR tarafından  ödenecek. Ancak ikinci öğretim ücreti için YURTKUR tarafından kredi  verilmiyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Katkı kredisi almak için müracaat ettiğini belgeleyen ve 2011-2012  eğitim öğretim yılında yükseköğretim kurumlarına ilk defa kayıt yaptıran  öğrencilerden, kayıt sırasında birinci taksit katkı payı alınmayacak.  Kurumca yapılan değerlendirme sonucunda katkı kredisi almaya hak  kazanamayan öğrenciler, katkı paylarının tamamını ikinci taksitle  birlikte ödeyecek.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Öğrenim ücretlerinin birinci taksitini ödemeyenlerin kayıtları yapılmayacak ve yenilenmeyecek.&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;  &lt;div style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;AA&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-6691961748261356799?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-09-06T04:50:17.985-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>148 bin kişi 'Af' ile üniversiteye döndü</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2011/09/148-bin-kisi-af-ile-universiteye-dondu.html</link><category>yök</category><category>Üniversite</category><category>öğrenci affı</category><category>af</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Tue, 06 Sep 2011 04:48:21 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-7367269940894229569</guid><description>&lt;span style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Çeşitli nedenlerle üniversiteden atılan 148 bin 584 kişi ''Af Kanunu''ndan yararlanarak yeniden üniversiteli oldu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-family: arial; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;  &lt;/span&gt;         &lt;a style="font-weight: bold; font-family: arial;" href="http://www.haber7.com/" title="148 bin kişi 'Af' ile üniversiteye döndü"&gt;&lt;img src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/2010/843220110727103721519.jpg" class="intImg" alt="148 bin kişi 'Af' ile üniversiteye döndü" height="180" width="245" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a style="font-weight: bold; font-family: arial;" href="http://www.haber7.com/" title="148 bin kişi 'Af' ile üniversiteye döndü"&gt;         &lt;/a&gt;  &lt;div style="font-family: arial; font-weight: bold;"&gt;&lt;p&gt;Üniversiteden atılanlara ''af'' getiren kanun, 25 Şubat 2011  tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmış ve ''Her ne sebeple olursa olsun  ilişiği kesilenlerle, bir programı kazandıkları halde kayıt  yaptırmayanların, 5 ay içinde ilişiklerinin kesildiği yükseköğretim  kurumuna başvuruda bulunmaları'' istenmişti. Bu durumdakilerin  başvurusu, 25 Temmuz 2011'de sona ermişti.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;''Af''tan yararlanarak üniversitelere toplam 148 bin 584 kişi döndü.  Yeniden üniversiteli olanların 57 bin 914'ü ön lisans, 60 bin 54'ü  lisans, 30 bin 616'sı lisansüstü için başvurdu.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;En fazla ''geri dönüş'', Açıköğretim Fakültesinin de bağlı bulunduğu  Anadolu Üniversitesine oldu. Anadolu Üniversitesine ön lisans için 33  bin 388, lisans için 34 bin 123 ve lisansüstü için 433 kişi başvurdu.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Anadolu Üniversitesini İstanbul, Marmara, Gazi ve Ankara  üniversiteleri izledi. Bu üniversitelere lisansüstü alanda başvuruların  yoğunluğu dikkati çekti. İstanbul Üniversitesine 616 kişi ön lisans, 2  bin 889 kişi lisans, 2 bin 781 kişi lisansüstü olmak üzere toplam 6 bin  286; Marmara Üniversitesine 741 kişi ön lisans, 1450 kişi lisans, 3 bin  98 kişi lisansüstü olmak üzere toplam 5 bin 289; Gazi Üniversitesine 190  kişi ön lisans, bin 431 kişi lisans, 3 bin 105 kişi lisansüstü olmak  üzere toplam 4 bin 726, Ankara Üniversitesine 133 kişi ön lisans, 2 bin  137 kişi lisans, bin 886 kişi lisansüstü olmak üzere toplam 4 bin 156  başvuru yapıldı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;En fazla başvuru olan üniversiteler arasında Selçuk (3 bin 418) Dokuz  Eylül (2 bin 651), İstanbul Teknik (2 bin 636), ODTÜ (2 bin 466),  Hacettepe (2 bin 36) de yer aldı.&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;  &lt;div style="font-family: arial; font-weight: bold;"&gt;AA&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-7367269940894229569?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-09-06T04:48:21.984-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Üniversiteden atılma resmen tarih oluyor</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2010/12/universiteden-atlma-resmen-tarih-oluyor.html</link><category>yök</category><category>Üniversite</category><category>öğrenci affı</category><category>Yusuf Ziya Özcan</category><category>eğitim</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Thu, 30 Dec 2010 13:04:51 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-8903360261732207628</guid><description>&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" id="contextual" &gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan 800 bin kişinin beklediği müjdeyi açıkladı.  Özcan, bütçe görüşmelerinden hemen sonra ele alınması beklenen torba  kanunda 1980 ve sonrasında üniversiteden atılanlara af geleceğini  açıkladı&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img alt="Üniversiteden atılma resmen tarih oluyor" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/2010/459720100613060017264.jpg" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;    &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Üniversitelerde yeterlilik, seviye tespit ve  ders başarılarını ölçen tüm sınavlar, kağıt ortamında ve eş zamanlı  olarak yapılabileceği gibi alan ve zorluk düzeyine göre elektronik  ortamda her bir adaya farklı zamanlarda farklı soruların  yöneltilebileceği bir sisteme geçilmesi planlanıyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, üniversitelerde hem atılmayı  kaldıran hem de sınavlara teknolojiyi dahil eden bir sisteme gidilecek.  Konuyla ilgili son şekli verilen Yükseköğretim Kanunu'nun 44. maddesinde  değişiklik öngören kanun taslağına göre, üniversitelerde yeterlilik,  seviye tespit veya ders başarılarını ölçen tüm sınavlar kağıt ortamında  ve eş zamanlı olarak yapılabileceği gibi alan ve zorluk düzeyine göre  tasnif edilerek, güvenli biçimde saklanan bir soru bankasından her bir  adaya farklı zamanlarda farklı soru sorulmasına izin verecek şekilde  elektronik ortamda da yapılabilecek.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sınavlarda yöneltilecek soruların hazırlanması, soru bankasının  oluşturulması ve şifrelenmesi, sınav sorularının kağıt ortamında veya  elektronik ortamda saklanması ile sınav güvenliğinin sağlanmasına  ilişkin ilkeler YÖK tarafından belirlenecek. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 255);"&gt;ATILMA KALKACAK, KREDİ SİSTEMİ GELECEK&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kanun taslağında, üniversitelerden atılmayı kaldıran düzenleme  öngörüldü. Bu çerçevede, bir yıl süreli yabancı dil hazırlık sınıfı  hariç kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden  başlamak üzere her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına  bakılmaksızın, ön lisans programlarını azami 4 yıl, lisans programlarını  azami 7, lisans ve yüksek lisans derecesini birlikte veren programları  azami 9 yıl, yüksek lisans programını azami 3 yıl, doktora programını  ise azami 6 yıl içinde başarıyla tamamlayarak mezun olamayanlar daha  fazla harç ödeyerek öğrenimlerine devam edebilecekler. Bu durumda ders  ve sınavlara katılma ile tez hazırlama hariç öğrencilere tanınan diğer haklardan yararlandırılmaksızın öğrencilik statüleri devam edecek.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Öğrenciler üniversitelerden belirlenen ders kredilerini tamamlayarak  mezun olabilecek. Yükseköğretim kurumlarının ön lisans, lisans ve  lisansüstü düzeyindeki diploma programlarına kayıtlı öğrenciler,  belirlenen ders kredileri ve diğer yükümlülükleri başarıyla  tamamlamaları halinde ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora  diploması alabilecek.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 255);"&gt;DERS KREDİLERİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 255);"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ders kredileri, YÖK tarafından ilgili programın yer aldığı diploma  düzeyi ve alan için ''Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi''ne göre  belirlenen kredi aralığı ve öğrencilerin çalışma saati göz önünde  tutularak üniversitelerin senatoları tarafından tespit edilecek. Ders  kredileri, ilgili diploma programını bitiren öğrencinin kazanacağı bilgi beceri ve yetkinliklere o dersin katkısını ifade eden öğrenim kazanımları  ile açıkça belirlenmiş teorik veya uygulamalı ders saatleri ve  öğrenciler için öngörülen diğer faaliyetler için gerekli çalışma  saatleri de göz önünde bulundurularak üniversite senatoları tarafından  belirlenen ilkeler çerçevesinde hesaplanacak.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Üniversitelerde öğretim faaliyetlerinin ders yılı içinde kaç döneme  ayrılacağı, her bir dönemde alınması gereken asgari ve azami kredi  miktarları, her bir diploma programının diplomayı almayı hak eden kişiye  kazandıracağı bilgi, beceri ve  yetkinliklerin neler olacağı ve bunların ölçme ve değerlendirmelerinin  nasıl yapılacağı YÖK'ün belirlediği temel ilkeler çerçevesinde  üniversite senatolarınca saptanacak.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ayrıca, üniversitelerin hazırlık sınıfı veya başka yollarla yabancı dil yeterliğinin nasıl kazandırılacağı  ve yabancı dil bilgi düzeyinin nasıl ölçüleceği; kayıt, devam,  uygulama, tez ve teorik ders içerikleri, ön şartlı dersler, sınav  çeşitleri ve bunların ders başarı notuna katkısı, öğrencilerin mezuniyet  sonrası istihdamına ilişkin bilgi, görüş ve tecrübelerine &lt;nobr&gt;&lt;/nobr&gt;ihtiyaç duyulan kişileri ifade eden dış paydaşların diploma programlarına  ilişkin değerlendirmelerinin alınması, yurt içi ve yurt dışı  yükseköğretim programlarından alınan derslerin kredilerinin intibakının  sağlanması, ilgili programın tamamlanmasına yönelik önceden kazanılmış  yeterliliklerin tanınması, farklı diploma programlarından bazı  derslerin alınmasıyla yan dal veya çift ana dal yapılmasına ilişkin  hususlar da yine YÖK'ün belirlediği ilkeler doğrultusunda üniversite  senatolarınca düzenlenecek.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Konuyla ilgili düzenlemelerin TBMM Plan Bütçe Komisyonunda görüşülmekte olan ''Torba Tasarı'' içinde ele alınması öngörülüyor.&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;     &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;AA&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-8903360261732207628?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-30T13:04:51.455-08:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>YÖK Başkanı Y.Z. Özcan'ın öğrenci affı yorumu</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2010/12/yok-baskan-yz-ozcann-ogrenci-aff-yorumu.html</link><category>yök</category><category>Üniversite</category><category>öğrenci affı</category><category>Yusuf Ziya Özcan</category><category>eğitim</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Thu, 30 Dec 2010 13:05:26 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-6016991586141911096</guid><description>&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" id="contextual" &gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Üniversiteden atılanlarla ilgili af konusunun sorulduğu YÖK Başkanı  Prof.Dr. Yusuf Ziya Özcan, kapsam ve içerikte inisiyatifin TBMM'de  olduğunu söyledi. Özcan 800 bin kişinin af beklediği iddialarını  gerçekçi bulmadı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img alt="YÖK Başkanı Özcan'ın öğrenci affı yorumu" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/2009/647020091230041238937.jpg" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;    &lt;/p&gt;&lt;p&gt;YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan,  üniversiteden atılanlarla ilgili af konusunun ne zamandan itibaren  başlayacağı ve kimleri kapsayacağına siyasilerin karar vereceğini,  konunun TBMM'de alt komisyonda ele alındığını belirterek, ''Rasyonel  olan, 2008'den itibaren açıkta kalan öğrencileri kapsaması, ama ona  siyasiler karar verecek'' dedi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;YÖK Genel Kurulu toplantısına verilen arada gazetecilerin ''öğrenci  affına'' ilişkin sorularını yanıtlayan Özcan, konuyla ilgili bir kanun  taslağı çalışması yaptıklarını, bu çalışmada belirli kredileri alan  öğrencilerin okuldan mezun olmasının ve böylece üniversiteden atılmanın  ortadan kalkmasının hedeflendiğini söyledi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Özcan, şunları kaydetti:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;''Biz afla ilgili değiliz. Affın ne zamandan itibaren başlayacağı,  nasıl olacağı siyasilerin işi. Onlar Meclis'te karar verecekler. Hangi  tarihten bu tarafa olacak, kimler bunun içine girecek, Meclis'te karar  verilecek.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Rasyonel olan, 2008'den itibaren açıkta kalan öğrencileri kapsaması  ama ona siyasiler karar verecek. Ama madem ki artık okuldan atmanın  kalkması söz konusu, affı gerektirmeyecek bir sistem söz konusu, o zaman  bence mümkün olduğu kadar geriye gidip herkesi içine almak ondan sonra  da yeni sistemi kurmak ve bunu işletmek gerekir.''&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Aftan kaç öğrencinin yararlanacağı sorusuna Özcan, ''Onu henüz  bilmiyoruz. Ama bugüne kadar oldukça fazla sayıda af çıktığı için zaten  öğrenciler döndüler'' dedi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir gazetecinin üniversiteden atılan 800 bin kişi bulunduğu yönündeki  haberleri hatırlatması üzerine YÖK Başkanı Özcan, ''Öyle bir rakam  olacağını, üniversiteden atılan 800 bin kişi olacağını zannetmiyorum, o  çok yüksek bir rakamdır. Ne kadar geriye gideceğine siyasilerimiz karar  verecek, o bizim vereceğimiz bir karar değil'' diye konuştu.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, ''Bizim taslağın içine koyduğumuz  öneriler esasında her nedenle olursa olsun okuldan atılan, diğer af  metinlerinde geçen metine benzer bir metindir&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ama onu genişletirler, terör suçluları da bunun içine girecek mi  girmeyecek mi gibi meseleler tamamen siyasilerimizin vereceği karardır.  Onlar kararlaştıracak'' dedi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;YÖK Genel Kuruluna verilen arada gazetecilerin soruların yanıtlayan  Özcan, bir gazetecinin öğrenci affıyla ilgili sorusu üzerine Meclisteki  kanun tasarısının afla ilgili olmadığını belirtti.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Özcan, şunları kaydetti:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;''Bu okuldan atılmayı, üniversiteden atılmayı ortadan kaldıracak bir  mevzuat düzenlemesi, ama böyle bir düzenleme yapılırken 'herkese şans  verelim, sisteme dahil olsunlar, zaten af da kalkıyor, sistemde  kalsınlar, başarılarına göre mezun olup sistemi terk etsinler' diye bir  düşüncemiz vardı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Onun için af bunun küçük bir kısmı. Esas olan kısmı, yıllar bazında  öğrencinin takibi yerine kredilerinin takip edilmesi ve belli krediyi  alan öğrencilerin okuldan mezun edilmesinin sağlanmasıydı. Esas önemli  olan, bizim vurgu yapmak istediğimiz esas konu odur.''&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Affın ne zaman başlayacağının, nasıl olacağının belirlenmesinin  siyasilerin işi olduğunu söyleyen Özcan, hangi tarihten bu yana  olacağına, kimlerin buna başvuracağını siyasilerin karar vereceğini  vurguladı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Özcan, ''Ama artık okuldan atılmanın kalkması söz konusu. Affı  gerektirmeyecek bir sistem söz konusu. O zaman bence mümkün olduğu kadar  geriye gidip herkesi içine almak, ondan sonra da yeni sistemi kurmak ve  onu işletmek gerekir'' dedi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir gazetecinin ''Bu düzenleme kaç kişiyi kapsayacak'' sorusuna  Özcan, ''Bunu henüz bilmiyoruz. Ama bugüne kadar oldukça fazla sayıda af  çıktığı için öğrenciler döndü'' yanıtını verdi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;''Başarısız olan öğrencilere sınav hakkı mı tanınacak?'' sorusu  üzerine Özcan, ''Eski aflar gibi bir şey olur, eğer geriye dönük olursa,  aynı eski aflarda ne yapılıyorsa o yapılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Öğrenciler, kaldıkları yerden başlayarak sisteme dahil edilirler. Ondan sonra da öğrenimlerine devam ederler'' dedi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Özcan, ''Bu son af mı olur'' sorusuna ''Evet. Bundan sonra af olmayacak'' cevabını verdi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;''Bu düzenlemede hiçbir şart aranmayacak mı, kılık kıyafet, mesela  türban nedeniyle kaydı silinen öğrenci...'' sorusuna da Özcan,  ''Taslağın içerisine bazı önermeler koyduk. Ama onları değiştirecek olan  siyasilerdir. Bakalım neye karar verecekler'' yanıtını verdi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Özcan, taslağın içine konulan önerilerin neler olduğu sorusu üzerine şunları söyledi:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;''Bizim taslağın içine koyduğumuz öneriler esasında her nedenle  olursa olsun okuldan atılan, diğer af metinlerinde geçen metine benzer  bir metindir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ama onu genişletirler, terör suçluları da bunun içine girecek mi  girmeyecek mi gibi meseleler tamamen siyasilerimizin vereceği karardır.  Onlar kararlaştıracak.''&lt;/p&gt; &lt;p&gt;''Af kapsamının çok genişlediği görülüyor. Bu siyasilerin tercihi mi?'' sorusunu yanıtlayan Özcan, şöyle konuştu:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;''Bizim kararımız. En son affa kadar öğrencilerimize haklar  verilmiştir. Onlardan faydalanmaları gerekirdi. Bence rasyonel olanı son  aftan bu tarafa açıkta kalan öğrencilerimizi içine almasıdır, ama o bir  siyasi karardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Açılım politikası gereği işte 80'lerin politikalarını da düşünürseniz  birçok insanın çeşitli nedenlerle sistemden zarar gördüğü, bir şekilde  eziyet edildiği insanlara, onu da hesaba katarsak belki öyle bir  mantıkla daha geriye götürmek mümkün olabilir. Ama şu an için kesin bir  şey yok. Şu anda da Mecliste o toplantı devam ediyor.''&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 255);"&gt;SBF'DEKİ OLAYLAR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir gazetecinin Ankara üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde  (SBF) yaşanan olayları anımsatması üzerine Özcan, ''Henüz inceleme  sonucu gelmedi. Galiba bu hafta sonuna yetiştirecekler'' dedi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;''Gelecek rapordan sonra yeni bir inceleme yapmanız söz konusu mu?''  sorusuna Özcan, ''O gelince bir bakalım. O bizi tatmin ediyorsa  yapmayız. Ama tatmin etmiyorsa açıklıklar bulursak yaparız'' yanıtını  verdi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;''TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ve CHP Genel Sekreteri  Süheyl Batum'un da görüşlerine başvurulacağı belirtiliyor'' denmesi  üzerine Özcan, bu konuda bir fikrinin olmadığını söyledi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Özcan, ''KPSS ile ilgili soruşturma sonuçlandı mı?'' sorusuna da  ''Hayır KPSS ile ilgili savcımızın yaptığı soruşturma hala devam ediyor.  Esasında onu bekliyoruz. Ben herkes gibi heyecanla bekliyorum, ama  maalesef bitmedi. Çünkü araya tekrarlanan sınav girdi. O süreyi  kullanamadı Sayın Savcı Bey. Kullanamayınca da büyük bir gecikme oldu''  cevabını verdi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir gazetecinin ''YÖK'ten Anayasa Mahkemesi üyeliği için bir seçim  olacaktı. Bu aday belirlendi mi'' sorusu üzerine Özcan, ''Hayır onu  şimdi belirleyeceğiz. YÖK Genel Kurulundaki maddelerden birisi de o.  Gündemimizde var'' dedi.&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;     &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;AA&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-6016991586141911096?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-30T13:05:26.798-08:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total></item><item><title>Üniversiteden atılma tarihe karışıyor</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2010/06/universiteden-atlma-tarihe-karsyor.html</link><category>yök</category><category>Üniversite</category><category>ogrenci affi</category><category>Yusuf Ziya Özcan</category><category>af</category><category>öss</category><category>eğitim</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Tue, 29 Jun 2010 08:04:07 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-7631143865470539936</guid><description>&lt;div  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yükseköğretimde köklü değişiklikler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010-06-25&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;        &lt;div style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Yükseköğretim Kurulu'nun hazırladığı kanun taslağıyla  yükseköğretimde köklü değişikliklere gidiliyor. Üniversiteden atılma  tarihe karışıyor.  Başarısız olan daha fazla harç ödeyerek üniversiteye  devam hakkı kazanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="Yükseköğretimde köklü değişiklikler" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/2009/107726.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taslaktaki düzenlemelerle, üniversiteden atılmaya son  verilirken, başarısız olanlar için daha fazla katkı payı (harç) ödeyerek  üniversiteye devam hakkı sağlanıyor. Vakıf üniversitelerinde devlet  burslu öğrenci okutulmasına ve öğrencilerin öğrenim gördükleri  üniversitelerde asgari ücret baz alınarak hesaplanacak ücretlerle geçici  işlerde çalışabilmelerine olanak veriliyor.&lt;/div&gt;     &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Alınan bilgiye göre, YÖK, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun bazı  maddelerinde değişiklik öngören kanun tasarısı taslağı hazırladı.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Taslağa göre, yabancı dil hazırlık sınıfı hariç olmak üzere ön lisans  diploma programlarını 4 yıl, lisans diploma programlarını 6 yıl, lisans  ve yüksek lisans derecesini birlikte veren diploma programlarını 9 yıl,  yüksek lisans öğretimini 4 yıl, doktora öğrenimini ise 6 yıl içinde  tamamlayarak mezun olamayanlar öğrenimlerine devam edebilecekler. Ancak  bu öğrenciler ders ve sınavlara katılma dışında öğrencilere tanınan  diğer haklardan yararlanamayacaklar.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Aynı yükseköğretim kurumundaki öğrenimi sırasında bir derse üçüncü  kez kayıt yaptıran öğrencilerin kredi başına ödeyecekleri katkı payı,  ders alacağı yılda o program için belirlenen katkı miktarının yüzde 100  fazlasıyla alınacak. Bir derse dört veya daha fazla kez kayıt yaptıran  öğrencilerden alınacak katkı payları, aşamalı olarak öğrenci başına o  yıl için belirlenen cari hizmet maliyetinin tamamının iki katını  aşmayacak şekilde, üniversitelerden gelen öneriler de değerlendirilerek  YÖK tarafından belirlenecek.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Hazırlık sınıfı hariç, bulundukları sınıfın bütün derslerini vermek  ve ilk yüzde 10'a girmek suretiyle bir üst sınıfa geçmiş olan ikinci  öğretim öğrencileri, o yıl için birinci öğretim öğrencilerinin  ödeyecekleri öğrenci katkı payını ödeyecekler. Aynı kolaylık birinci  öğretimde okuyan öğrencilere de getirilecek. Böylece, başarılarıyla  yüzde 10'a giren hem birinci hem ikinci öğretim öğrencileri daha az harç  ödeme kolaylığı sağlanıyor.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Üniversitelerde öğretim faaliyetlerinin bir yıl içinde kaç döneme  ayrılarak sürdürüleceği; kayıt, devam, uygulama ve teorik ders  içerikleri, ön şartlı dersler, sınav çeşitleri ve bunların ders başarı  notuna katkısı; öğrenci, mezun ve dış paydaşların diploma programlarına  ilişkin değerlendirmelerinin alınması; yurt içi ve yurt dışı  yükseköğretim kurumlarından alınan derslerin kredilerinin intibakının  yapılması; başarı notlarının yüzlü ve harf sistemine dönüştürülmesi ile  eğitim-öğretimin devamına ilişkin diğer hususlar, bu konularda YÖK'ün  belirlediği ilkelere aykırı olmayacak şekilde üniversite senatolarınca  belirlenecek.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;-VAKIF ÜNİVERSİTELERDE DEVLET BURSLU ÖĞRENCİ-&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;u&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/u&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Vakıf üniversitelerinde, Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek  sayıda devlet burslusu öğrenci okutulabilecek. Taslağa göre, vakıf  üniversitelerine yıllık olarak yapılan devlet yardımı kaldırılacak. Onun  yerine vakıf üniversitesi öğrencisine verilecek devlet bursu  getirilecek. Öğrenciye verilecek devlet bursu, üniversite değiştirse de  öğrenciye verilecek burs devam edecek. Burs miktarı, vakıf yükseköğretim  kurumlarının öğrenci kabul eden diploma programlarına devlet  yükseköğretim kurumlarındaki eş değer programların ikinci öğretim  öğrencileri için hesaplanan bir yıl önceki cari hizmet maliyetlerini  aşmayacak.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen burslu öğrenci sayılarının  yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslara göre başvuran vakıf  yükseköğretim programlarına dağılımı YÖK tarafından, üniversitelere  yerleştirme yapılmadan önce ilan edilecek.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Devlet burslusu olarak vakıf yükseköğretim kurumlarına yerleştirilen  öğrencilerden o yıl için Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen ikinci  öğretim katkı payının dışında her ne isimle olursa olsun başka bir  öğrenim ücreti alınamayacak.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;u&gt;&lt;strong&gt;-ÖĞRENCİLERE ''PART TİME'' İŞ-&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/u&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Üniversitelerde ''part time'' olarak çalışan ve yasal mevzuat  bulunmadığı için sık sık yakınmalara yol açan öğrencilerin hakları da  yasal düzenlemeyle koruma altına alınıyor. Geçen yıl ''Üniversitelerin  Kısmi Zamanlı Öğrenci Çalıştırılabilmesine Yönelik Usul ve Esaslar''  belirleyen YÖK, bu konuyu kanun taslağında düzenledi.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Taslağa göre, üniversiteler, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu  (YURTKUR) tarafından burs verilmekte olan veya burs alma şartlarını  taşıyanlara öncelik tanıyarak, kısmi zamanlı olarak geçici işlerde  öğrenci çalıştırabilecekler.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Kısmi zamanlı olarak çalıştırılan öğrenciler, bu çalışmalarından  dolayı işçi olarak kabul edilmeyecek. Kısmi zamanlı olarak çalıştırılan  öğrencileri bir saatlik çalışma karşılığı ödenecek ücret, 4857 sayılı İş  Kanunu gereğince 16 yaşından büyük işçiler için belirlenmiş olan günlük  brüt asgari ücretin dörtte birini geçmemek üzere üniversite yönetim  kurulu tarafından belirlenecek. Kısmi zamanlı çalışma karşılığı ödenen  ücret, YURTKUR tarafından verilmekte olan burs veya öğrenim kredisinin  kesilmesini veya aynı kuruma ait yurtlardan yararlanma hakkını  kaldırmayacak.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Kısmi zamanlı olarak öğrenci çalıştırılmasına ilişkin haftalık  çalışma süreleri ile diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı'nın görüşü  alınarak YÖK tarafından belirlenecek.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;u&gt;&lt;strong&gt;-HARÇLAR-&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/u&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Harç miktarları mevcut düzenlemede olduğu gibi yine Bakanlar  Kurulunca saptanacak.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyde yapılan birinci öğretim,  ikinci öğretim, açık ve uzaktan öğretim için devlet tarafından yapılacak  ödemelerin miktarı öğrenci başına olacak şekilde YÖK'ün görüşü ve Milli  Eğitim Bakanlığı'nın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu'nca tespit  edilecek. Harç miktarları her yıl en geç Haziran ayı sonuna kadar tespit  edilmiş olacak.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;u&gt;&lt;strong&gt;-ÖĞRETİM ELEMANINA AKADEMİK FAALİYET ÖDENEĞİ-&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/u&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Taslağa göre öğretim elemanları için ''akademik faaliyet ödeneği''  adı altında bir düzenlemeye gidilecek.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Akademik faaliyet ödeneği, öğretim elemanlarının her yurtiçi ve yurt  dışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, sergi, patent,  çalışmalarına yapılan atıflar, katıldığı bilimsel toplantılar, bilimsel  faaliyetlere yönelik hakemlik, akademik unvanların kazanılması, jüri  üyeliği, almış olduğu akademik ödüller esas olarak, öğretim elemanları  için 100 puan üzerinden verilecek yıllık akademik faaliyet puanına göre  belirlenecek.&lt;/p&gt; &lt;span style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;" &gt;Her puan için bir para miktarı belirlenecek ve bu miktar öğretim  elemanının maaşına yansıtılacak. Öğretim elemanının sonuçlandırdığı  faaliyet ve aldığı faaliyet puanı hem YÖK'ün internet sitesinde hem de  bu konuyla ilgili kurulacak internet sitesinde yayımlanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;qtlend style="font-family: arial;"&gt;&lt;/qtlend&gt;&lt;qtlend&gt;&lt;/qtlend&gt;&lt;qtlend&gt;&lt;/qtlend&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-7631143865470539936?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-06-29T08:04:07.336-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>6. VE 7. SINIF için SBS KALDIRILIYOR</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2010/06/6-ve-7-sinif-icin-sbs-kaldiriliyor.html</link><category>meb</category><category>öğrenci</category><category>SBS</category><category>eğitim</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Tue, 29 Jun 2010 07:58:16 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-6605775003104004751</guid><description>&lt;div style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;    &lt;div style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu Seviye Belirleme Sınavı'nın 6.  ve 7. sınıflarda kademeli olarak kaldırılacağını açıkladı. 8. sınıflar  sadece kendi müfredat konularından sorumlu olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="6. VE 7. SINIF SBS KALDIRILIYOR" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/2010/105520100607014833684.jpg" border="0" /&gt;       &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;    &lt;div style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;img src="http://image.haber7.com/v3/images/spacer.gif" height="5" width="1" /&gt;&lt;/div&gt;    &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Seviye Belirleme Sınavının  (SBS) 6 ve 7. sınıflarda kademeli olarak kaldırıldığını, sınavın sadece  8. sınıfta gerçekleştirileceğini bildirdi.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Çubukçu, Milli Eğitim Bakanlığı Tevfik İleri Toplantı Salonu'nda  ''Ortaöğretim Geçiş Sistemi ve Seviye Belirleme Sınavı''na ilişkin basın  toplantısı düzenledi.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Yapılan çalışmalar ve hazırlanan raporlar doğrultusunda SBS'nin genel  olarak olumlu yönleri olmakla beraber olumsuz etkilerinin bulunduğunun  da tespit edildiğini kaydeden Çubukçu, şunları söyledi:&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;''Seviye Belirleme Sınavını 6 ve 7. sınıflarda kademeli olarak  kaldırıyoruz. Sarmal bir yapı içeren müfredat doğrultusunda SBS sadece  8. sınıfta gerçekleştirilecek, bundan sonra ve 8. sınıf konularından  sorumlu olacaklar. 2010-2011 eğitim-öğretim yılında 6. sınıfa başlayan  öğrencilerimiz sınava girmeyecekler. Bu öğrenciler 2011-2012 yılında da  7. sınıf öğrencisi olarak sınava girmeyecekler.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Fakat bu yıl Seviye Belirleme Sınavı'nda 6. sınıfta olup eski sisteme  uygun olarak sınava giren öğrencilerimiz 7 ve 8. sınıflarda da sınava  girecekler. Bu yıl 7. sınıfta olup SBS'ye katılan öğrencilerimiz eski  sisteme uygun olarak 8. sınıfta da sınava girip bu şekilde ortaöğretim  kurumlarına yerleşecekler.''&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;strong&gt;''SBS'DE YAPMIŞ OLDUĞUMUZ BU DÜZENLEME BİR GERİYE DÖNÜŞ  OLARAK ALGILANMAMALIDIR''&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Seviye Belirleme Sınavının (SBS)  6. ve 7. sınıflardan kaldırılarak sadece 8. sınıfta uygulanması  kararının ''geriye dönüş'' olarak algılanmaması gerektiğini bildirdi.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Çubukçu, Ortaöğretime Geçiş Sistemi ve SBS ilgili yeni düzenlemelere  ilişkin bilgi vermek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı Tevfik İleri  Salonu'nda basın toplantısı düzenledi.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Ortaöğretime Geçiş Sistemi ve bundan üç yıl önce uygulamaya konulan  SBS konusunda yaptıkları yeni düzenlemelerle ilgili kamuoyunu  bilgilendirmek amacıyla bu toplantıyı düzenlediklerini belirten Çubukçu,  yaklaşık 15 milyon öğrenci ve ebeveynleriyle toplumun neredeyse tümünü  ilgilendiren her soruna büyük duyarlılıkla yaklaştıklarını söyledi. En  büyük zenginliği genç nüfusu olan Türkiye'nin kalkınması ve  ilerlemesinin yaygın ve kaliteli bir eğitimle mümkün olduğuna işaret  eden Çubukçu, bu çerçevede çağdaş bir eğitim için uygun şartlar ile  ortamı hazırlama yolunda yoğun bir çaba gösterdiklerini ifade etti.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Çubukçu, sözlerini şöyle sürdürdü:&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;''Ancak hem eğitimin kalitesini yükseltme hem de ortaöğretimi yeniden  yapılandırma çalışmalarının arzu edilen sonuçlar doğurabilmesi ve  çocuklarımıza bilginin yanında değer de kazandırması sınava odaklı bir  sistemde mümkün görünmemektedir. Eğitim sisteminin farklı kademelerinin  çocukların gereksinimlerini karşılayacak ve onlara yaşam becerileri  kazandıracak şekilde yeniden yapılandırılması için sınavların sistem  üzerinde yarattığı baskının ortadan kaldırılması şarttır.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Hepimizin bildiği gibi uygulanan üç sınavlı Ortaöğretim Kurumlarına  Geçiş Sisteminin okul dışı kaynaklara yönelimi artırdığına, okulun  eğitim sistemindeki merkeziliğini kaybetmesine yol açtığına ve  çocukların sosyo-psikolojik gelişimlerini olumsuz yönde etkilediğine  yönelik kamuoyunda geniş bir uzlaşı bulunmaktadır.''&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Katıldığı tüm toplantılarda eğitimcilerin, sivil toplum  kuruluşlarının, medyanın, öğretmen, öğrenci ve velilerin SBS'nin 11-14  yaş aralığındaki çocukları olumsuz etkilediği konusunda fikir birliği  içinde olduklarını gördüğünü vurgulayan Çubukçu, bunun yanı sıra  Bakanlığa ve kendisine konuyla ilgili sayısız mektup geldiğini anlattı.  Çubukçu, bunun, sistemi gözden geçirmeye, olumlu ve olumsuz yönleriyle  SBS'nin eğitim sistemi içindeki yerini tespit etmeye yönelik Bakanlıkça  başlatılan çalışmaları pekiştiren bir husus olduğunu belirtti.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Araştırmaların uzun vadeye yayıldığını ve yaklaşık bir yıldır bu konu  üzerinde çalışıldığını ifade eden Çubukçu, başta Bakanlık bürokratları  olmak üzere tüm paydaşlarla konunun değerlendirildiğini ve görüş  alındığını söyledi.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Yapılan bütün bu çalışmalar sonucunda ve hazırlanan raporlar  doğrultusunda Seviye Belirleme Sınavının genel olarak öğrenci, veli,  öğretmen ve okul sistemi üzerinde olumlu yönleri olmakla beraber olumsuz  etkilerinin de bulunduğunun tespit edildiğini kaydeden Çubukçu,  araştırmaları akademisyenlerden oluşan bilimsel bir heyet ve Bakanlığın  üst düzey bürokratlarının katılımıyla tüm paydaşlara ulaşarak  gerçekleştirdiklerini anlattı.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Çubukçu, ''Bakanlığımızca, akademisyenler ve sivil toplum  örgütlerince yapılan bilimsel araştırmalar ve raporlar doğrultusunda  genel olarak öğrenci, veli, öğretmen, okul ve eğitim sistemi üzerinde  olumlu etkileri olmakla birlikte olumsuz etkilerinin de olduğu tespit  edilmiştir. Bunların en önemlilerinden biri ise çocuklarımızın sınav  odaklı yaşamaktan sosyal etkinliklere vakit ayıramamalarıdır'' diye  konuştu.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;strong&gt;''AŞIRI STRES VE KAYGIDAN UZAKLAŞACAKLAR''&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, bu veriler ışığında getirilen yeni  düzenlemeyi şöyle anlattı:&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;''Seviye Belirleme Sınavını 6. ve 7. sınıflarda kademeli olarak  kaldırıyoruz. Sarmal bir yapı içeren müfredat doğrultusunda SBS sadece  8. sınıfta yapılacak ve 8. sınıf konulardan sorumlu olacaklar. 2010-2011  eğitim-öğretim yılında 6. sınıfa başlayan öğrencilerimiz sınava  girmeyecekler. Bu öğrenciler 2011-2012 yılında da 7. sınıf öğrencisi  olarak yine sınava girmeyecekler.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Fakat bu yıl Seviye Belirleme Sınavında 6. sınıfta olup eski sisteme  uygun olarak sınava giren öğrencilerimiz 7. ve 8. sınıflarda da sınava  girecekler. Bu yıl 7. sınıfta olup SBS'ye katılan öğrencilerimiz  önümüzdeki yıl yine eski sisteme uygun olarak 8. sınıfta da sınava girip  bu şekilde ortaöğretim kurumlarına yerleşecekler.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Böylelikle öğrencilerimizi sınavdan değil ama sınav odaklı bir  sistemden, aşırı stres ve kaygıdan uzaklaştırmış olacağımızı ümit  ediyorum. Velilerimizin sırtındaki büyük ekonomik yükü kaldırmayı da  hedefliyoruz. Bu karar sadece SBS ile ilgili düzenlemeyi değil aynı  zamanda Bakanlığımızın eğitim politikaları doğrultusunda ortaöğretimin  yeniden yapılandırılması çalışmalarını destekleyici yönde olmuştur.  Dolayısıyla SBS'de yapmış olduğumuz bu düzenleme bir geriye dönüş olarak  algılanmamalıdır.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Yaklaşık 8 yıl önce hükümet olduğumuzda eğitim en önemli konu olarak,  Sayın Başbakanımızın da ifadesiyle 'Türkiye'nin en önemli  problemlerinden birisi' olarak ele alınmış ve eğitime ayrılan bütçe,  Türkiye bütçesinin en büyüğü olarak bu konuya verilen önemin altı  çizilmiştir. Yaklaşık 8 yıldır Türkiye'de çok uzun yıllardır, onlarca  yıllardır eğitimde ihmal edilmiş olan fiziki ve teknolojik altyapı gibi  çalışmalara hız verilmiştir.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Arzu edilen odur ki tüm ortaöğretim kurumlarımızın fırsat eşitliği  sağlayacak şekilde, akademik başarıları yüksek olan okullar haline  dönüştürmek. Bunları yapabilmek için her şeyden önce fiziki altyapıları  yeterli okullara ihtiyacımız vardı. Bugün derslik başına düşen öğrenci  sayısı 50-60'lı sayılardan, yaklaştığımız noktada, en geç 5 yıl  içerisinde Türkiye'de eğitim ve öğretim sistemimiz içerisinde batının  standartlarını yakalamış olacağız.''&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Eğitimin uzun bir süreç olduğuna işaret eden Çubukçu, dolayısıyla  sınav sistemi üzerinde değerlendirmeler yaparken ortaöğretim  sistemindeki yeniden yapılanmayı göz önünde bulundurduklarını kaydetti.  Sınav sisteminin toplumda yarattığı baskıyı dile getiren Çubukçu,  velilerin birbirlerine SBS'den çocuklarının kaç puan aldığını sorduğunu  aktardı. Bakan Çubukçu, sınavlardaki başarının hayat başarısı gibi  algılanmasından rahatsızlık duyduğunu ve bunun ortadan kaldırılması  gerektiğine inandığını söyledi.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;strong&gt;''SINAVLARA DUYULAN İHTİYAÇ MİNİMUMA İNECEK''&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Sınavlardaki başarının hayatta başarılı olma anlamına geldiği yönünde  toplumda oluşan yanlış algının ortadan kaldırılması ve okullar arası  kalite farkının giderilmesine yönelik çalışmalara Bakanlıkça hazırlanan  ''2010-2014 Stratejik Planı''nda yer verildiğini ifade eden Çubukçu,  öğrencilerin kişisel gelişimini ve sosyal katılımını öncelikli kılan,  genel ortaöğretim ile mesleki ortaöğretim arasında yatay ve dikey  geçişleri sağlayan daha esnek bir yapıya gereksinim duyulduğunu  vurguladı.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Ortaöğretimde gerçekleştirilecek yeniden yapılanmayla önümüzdeki  yıllarda genel liselerin Anadolu liseleri ile meslek liselerine  dönüşeceğini belirten Çubukçu, böylece okullar arası niteliksel  farklarla birlikte okul çeşitliliğinin en aza indirileceğini kaydetti.  Çubukçu, böylece sınavlara duyulan ihtiyacın da minimuma ineceğini  söyledi.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Kaliteli bir eğitimin tüm çocukların hakkı olduğunu ve Bakanlığın da  onlara en iyi fırsatları sunmakla sorumlu bulunduğunu dile getiren  Çubukçu, bu kapsamda gelecek Kasım ayında yapılacak 18. Milli Eğitim  Şurası'nın gündeminin ''Ortaöğretimin Güçlendirilmesi ve Ortaöğretime  Erişimin Sağlanması'' olarak belirlendiğini kaydetti.&lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-6605775003104004751?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-06-29T07:58:16.943-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>2010'da 25 bin öğretmen ataması yapılacak</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2010/05/2010da-25-bin-ogretmen-atamas-yaplacak.html</link><category>meb</category><category>öğretmen</category><category>kpss</category><category>eğitim</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Mon, 24 May 2010 09:31:13 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-5995645530149573465</guid><description>&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" id="contextual" &gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Milli &lt;nobr&gt;Eğitim&lt;/nobr&gt;  Bakanlığına, 2010 yılı içinde 25 bin öğretmen kadrosuna atama  yapılmasını öngören yasa tasarısı, TBMM Başkanlığına sunuldu.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.haber7.com/" class="img" title="Ana Sayfa"&gt;&lt;img alt="2010'da 25 bin öğretmen ataması" src="http://img-haber7.mncdn.net/haber/haber7/photos/2009/113524.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;      &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve  Görevleri Hakkında Kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun  tasarısıyla, Bakanlığın taşra teşkilatında kullanılmak  üzere toplam 70 bin kadro ihdas ediliyor. Ayrıca, tasarıyla, merkezi  yönetim bütçe kanunlarına göre tahsis edilen atama izinleri dışında,  Milli Eğitim Bakanlığının serbest öğretmen  kadrolarından boş bulunan 25 bin kadroya 2010 yılı içinde atama  yapılması düzenleniyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Tasarının gerekçesinde, Milli Eğitim  Bakanlığının bilgi çağının gereklerine ve bilgi toplumunun beklentilerine cevap verebilmek  için çeşitli değişim ve gelişim projeleri geliştirdiğine işaret edilerek  şöyle denildi:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;''Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın  bilgi çağının &lt;nobr&gt;ihtiyaçlarına&lt;/nobr&gt;  ve beklentilerine cevap verecek ve yetişmelerini sağlayacak şekilde eğitim ve öğretimin aksatılmadan sürdürülebilmesi bakımından öğretmen kadrosu ihdasının yapılması  zorunlu hale gelmiştir. Öğretmen ihtiyacının  karşılanması amacıyla merkezi yönetim bütçe kanunlarına göre tahsis  edilen atama izinleri dışında, Milli Eğitim  Bakanlığının serbest öğretmen kadrolarından boş bulunan 25 bin kadroya  2010 yılı içinde atama yapılması amaçlanmaktadır.''&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;     &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;AA&lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-5995645530149573465?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-05-24T09:31:13.640-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Her öğrenci üniversiteye girecek</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2009/04/her-ogrenci-universiteye-girecek.html</link><category>yök</category><category>öss</category><category>universite</category><category>egitim</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Tue, 29 Jun 2010 07:59:12 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-7330021594221527966</guid><description>&lt;div  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;   &lt;div class="news_image"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan sürpriz çıkışlarına bir yenisini daha ekleyerek, "İki yıl sonra üniversiteye giremeyen lise mezunu kalmayacak" dedi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Benim de icra kurulu üyesi olduğum &lt;strong&gt;TÖ- DER &lt;/strong&gt;(Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği) yönetim kurulu üyeleriyle yaptığı toplantıda, dershanecilere de şu mesajı gönderdi: "Artık eskisi gibi öğrenci bulamayabilirsiniz."&lt;br /&gt;Bu nasıl olacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette yeni üniversiteler ve meslek yüksek okulları açılarak ve mevcutların kontenjanlarını artırarak. Bu noktada uzaktan eğitimin geliştirilmesi de çok önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;  &lt;/p&gt; &lt;center  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/center&gt; &lt;p  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;Prof. Dr. Özcan&lt;/strong&gt;, önceki YÖK Başkanlarından çok farklı bir görüntü sergiliyor. Ne olursa olsun statükoyu koruma gibi bir derdi yok. &lt;strong&gt;'Yok, olmazcı' &lt;/strong&gt;da değil. Bir şeyler yapmak istiyor. Yeni fikirler ortaya atıyor.&lt;br /&gt;Örneğin, üniversitelerin paralı olması fikri aslında çok önemlidir. Pek çok problemi çözecektir. Ama tepki alacağı için siyasetçilerin ve bürokratların ortaya atması çok risklidir. Ama O, risk alan biri. Bazen düşünceleri sözlerinin önüne geçebiliyor. Bu hızı ve cesareti bir şans olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü, taşın altına elini sokmayanlardan dolayı YÖK'ün sorunları yeteri kadar birikti zaten. &lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;center  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/center&gt; &lt;p  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Geçtiğimiz yıl üniversite kontenjanları yüzde 20 artırıldı. 525 bin yeni öğrenci alındı. Bu önemli bir hamledir. Yeterince planlanmadan şişirme yapıldı diye eleştirildi. Ama son 12 yıldır birikim vardı. Öğrencilere okuma hakkı sağlanamıyordu. Büyük ölçüde buna cevap verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi öğrenci sayısı 40 binin üzerinde olan &lt;strong&gt;İstanbul Üniversitesi, Marmara, Gazi, Uludağ &lt;/strong&gt;ve &lt;strong&gt;Selçuk Üniversiteleri&lt;/strong&gt;'nin bölünüp yeni üniversiteler kurulması gündemde. Amaç yeni yapılanmayla verimi artırmak. Ek kontenjanlar da sağlanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işe YÖK karışmasın, üniversiteler kendi içerisinde halletsin diye eleştirenler var. Belki doğru olan bu, ama madem kendi içlerinde çözebiliyorlardı da, bugüne kadar niçin yapamadılar, diye sormamak da elde değil. &lt;/span&gt;  &lt;/p&gt; &lt;center  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/center&gt; &lt;p  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;Prof. Dr. Özcan&lt;/strong&gt;, iki yıl sonra üniversitelerin kontenjanını &lt;strong&gt;725 &lt;/strong&gt;bine çıkarmayı hedefliyor. Bu yıllık lise mezunu sayısını karşılıyor. Beklemeli öğrencilerin istihdamına yönelik ise, uzaktan eğitim cazip hale getirilecek.&lt;br /&gt;Elbette, henüz 500 bin kontenjan olanağı varken, yılda 1.5 milyon öğrenci talebinin karşılanması çok zor.&lt;br /&gt;Ama 1 milyonu aşkın öğrenciyi sokaktan kurtarmak için, YÖK'te her zamankinden çok iyi niyet ve cesaret görüyorum. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;center  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/center&gt; &lt;p  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;Her öğrenciye üniversitede okuma hakkı tanınınca, dershanelerin işi biter mi?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asla. Çünkü her öğrenciye istediği fakültede okuma hakkı sağlanamayacaktır.  Daha iyi bir üniversiteye girebilme yarışı olacaktır. Yarışın ve sınavın olduğu her yerde dershanelere ihtiyaç duyulur. Liseye girişlerde olduğu gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlköğretim mezunlarının açıkta kalma durumları yok ama her yıl 1 milyon öğrenci Anadolu ve fen lisesi sınavına giriyor. Dershanelerde hazırlanarak. &lt;/span&gt;   &lt;/p&gt; &lt;center  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/center&gt; &lt;span style="font-family: arial;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Elbette eğitimde kalite ve verimlilik önemli. Yeterli alt yapı sağlanmadan kontenjan artırmak doğru değil. Ama okuma hakkının verilememesi hiç doğru değil. Yetersiz eğitimden bile mahrum bırakmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-7330021594221527966?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-06-29T07:59:12.292-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total></item><item><title>Sosyaller Fenliler’i solladı</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2009/04/sosyaller-fenlileri-sollad.html</link><category>öss</category><category>universite</category><category>egitim</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Tue, 29 Jun 2010 07:59:35 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-9117058405066277980</guid><description>&lt;div  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;   &lt;div class="news_image"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/122421.jpg" alt="Sosyaller Fenliler’i solladı" width="192" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div  style="font-weight: bold; font-family: arial;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Öğrenci Seçme Sınavı okul türlerine göre başarı sıralamasında Fen Liseleri geride kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: arial;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;5 yıl önce kurulan Sosyal Bilimler Lisesi'nde yüzde 92.2 başarı yakalandı. En başarılı okul türü olarak hafızalara kazınan Fen Liseleri ise yüzde 67.4 başarı oranıyla ikinci sıraya geriledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-9117058405066277980?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-06-29T07:59:35.715-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>YÖK öğrenci affı Açıklaması</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/12/yok-ogrenci-affi-aciklamasi.html</link><category>yök</category><category>öğrenci</category><category>Üniversite</category><category>ogrenci affi</category><category>af</category><category>eğitim</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Fri, 05 Dec 2008 17:36:13 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-3503069046360525874</guid><description>&lt;p  style="font-weight: bold;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://img2.blogcu.com/images/m/i/l/mileyinyeri/21498.jpg" style="margin: 5px; float: left;" height="125" width="179" /&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kendi isteğiyle okuldan ayrılan öğrenciler de aftan yararlanacak&lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;p  style="font-weight: bold;font-family:arial;"&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Yükseköğretim Kurulu, okuldan atılma ihtimali olan üniversite öğrencilerini sevindirecek bir karar verdi. 28 Ekim'de yürürlüğe giren Öğrenci Affı Yasası'nı genişleten YÖK, bu tarihten sonra kendi isteğiyle okuldan ayrılanları da af kapsamına aldı.Öğrenciler, 28 Aralık'a kadar af başvurusunda bulunabilecek. &lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;p  style="font-weight: bold;font-family:arial;"&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;YÖK, üniversitelerin tereddüde düştüğü ihtilaflı bir konuyu öğrenci lehine karara bağladı. Buna göre halen üniversiteden atılma tehlikesi bulunan veya başarılı olamayacağına kanaat getiren öğrenciler kendi istekleriyle üniversiteden ayrılırsa aftan yararlanabilecek. &lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p  style="font-weight: bold;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="font-weight: bold;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;28 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren yasa, 7 Haziran 1995'ten bu yana her ne sebeple olursa olsun üniversiteden ilişiği kesilen öğrencileri kapsıyor. Kanun, çıktığı tarihten itibaren 2 aylık başvuru süresi içerisinde 'okul tarafından ilişiği kesilenleri' de içeriyor. Ancak üniversitelerde yasa çıktıktan sonra 'kendi isteğiyle üniversiteden ayrılan' öğrencilerin bu kapsamda olmadığı yönünde ihtilaf çıkmıştı. YÖK Yürütme Kurulu, 26 Kasım'da yaptığı toplantıda kendi istekleriyle 28 Aralık'a kadar üniversiteden ayrılacak öğrencileri de af kapsamına aldı. &lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;p  style="font-weight: bold;font-family:arial;"&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;Öte yandan Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrak, aftan yararlanacak öğrencilere kredi borçlarını erteleme çağrısı yaptı. Kurumun son yıllarda kredi borçlarını yakından takip ettiğini hatırlatan Albayrak, şunları söyledi: "Bu kişiler yeniden öğrenci olduklarına göre öğrenim ve katkı kredi borçlarının tahsilini erteleyeceğiz. Ancak bu durumdaki öğrencilerin bize başvurmaları lazım. Tabii bu kişilerin herhangi bir işte çalışmıyor olmaları gerekiyor." &lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;p  style="font-weight: bold;font-family:arial;"&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı eğitim kurumları (GATA, harp okulları ve astsubay meslek yüksekokulları) ile polis akademisi ve bağlı yükseköğretim kurumlarında önlisans ve lisans öğrenimi görenler de aftan yararlanabiliyor. Ancak bu öğrenciler askerî ve polis okullarına değil, normal üniversitelerin bölümlerine yerleştiriliyor. Bu durumdaki öğrencilerin YÖK'e başvurması gerekiyor. &lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;"  &gt; Aftan yararlanacak öğrencilere, devam şartını yerine getirmedikleri dersler için bir öğretim yılı, dönemlik dersler için 1 dönem devam etme ve 4 sınav hakkı tanınıyor. Not ortalaması nedeniyle mezun olamayanlara, istedikleri 3 dersten not yükseltmek için 2 sınav hakkı veriliyor. Yüksek lisans öğrencileri için bir, doktora için de 3 yıl tez hazırlama süresi tanınıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-3503069046360525874?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-12-05T17:36:13.267-08:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total></item><item><title>Meslek lisesi mezunlarına müjde</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/10/meslek-lisesi-mezunlarina-mujde.html</link><category>meb</category><category>Meslek lisesi mezunları</category><category>yök</category><category>öğrenci</category><category>Üniversite</category><category>öss</category><category>eğitim</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Tue, 28 Oct 2008 08:43:53 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-8719876134728436205</guid><description>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan katsayı adaletsizliğinin kalkacağını açıkladı. Yüksek öğretimle ilgili bir radikal öneri de Cumhurbaşkanı Gül'den geldi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;img style="font-weight: bold; font-family: arial;" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/645520081028121003703.jpg" alt="Meslek lisesi mezunlarına müjde" width="200" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Üniversite kapısından dönen lise mezunlarına müjde. Artık her lise mezunu üniversiteli olacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Müjde bizzat yüksek öğretimin başındaki isimden geldi. YÖK Başkanı bugün meslek liselileri de sevindirdi. Ve katsayı adaletsizliğinin kalkacağını açıkladı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;üksek öğretimle ilgili bir radikal öneri de Cumhurbaşkanı’ndan geldi. Cumhurbaşkanı Gül, "Rektör seçiminde yetkilerimi devretmeye hazırım" dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Dünya üniversiteleri bilimde çığır açıyor. Türkiye'de ise yüksek öğretim kısır rektör seçimi tartışmalarının gölgesinde kalıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Eğitim sistemimizdeki bu soruna Abdullah Gül'den bugün radikal bir çözüm önerisi geldi. Cumhurbaşkanı Gül, "Rektörleri belirleme yetkimi devretmeye hazırım" dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Rektör seçimi tartışmalarının üniversitelerde derin yaralar açtığını düşünen tek isim Cumhurbaşkanı değil. YÖK Başkanı da bu konuda Cumhurbaşkanı Gül'le benzer düşüncelere sahip.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;YUSUF ZİYA ÖZCAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, yürüttükleri çalışmalardan söz ederken, "en önemli konunun, mesleki ve teknik eğitimi seçenlerin seviyenlerini yükseltmek ve önlerindeki engelleri kaldırmak olduğunu" vurgulayarak, "Bu amaçla, meslek liselerinden başlamak doğru olacaktır ve bu liselere sınavla öğrenci alınması için Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşmelerimiz devam etmektedir" dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Meslek liselilere uygulanan katsayı uygulamasının, "onların gelişimini önlemeyecek hale getirileceğini" ve "dikey geçiş imkanlarının olabildiğince artırılacağını" bildiren Özcan, "Halen, üzerinde çalıştığımız ÖSS sistemi ile üniversiteye giriş daha çağdaş bir hale gelecek ve sorunlar kendiliğinden çözülecektir." dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Yusuf Ziya Özcan, TÜSİAD tarafından Avrupa Üniversiteler Birliği Kurumsal Değerlendirme Programı'na hazırlatılan "Türkiye'de Yüksek Öğretim: Eğilimler, Tartışmalar ve Fırsatlar" başlıklı raporunun sunumu amacıyla Sheraton Oteli'nde düzenlenen toplantıda konuştu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Yükseköğretim sistemine ilişkin bilgi vererek, yürüttükleri çalışmaları anlatan Özcan, diğer ülkelerin eğitime ilişkin sorunlarından farklı olarak Türkiye'deki en önemli sorunun, üniversite öğretimi talep eden ortalama 1,5 milyon mezununa üniversitelerde yer bulmak olduğunu belirtti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Bu problemi çözebilmek için farklı yaklaşımlar uyguladıklarını söyleyen Özcan, kontenjanlardaki artışı ve taban puanların düşürülmesini örnek gösterdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Özcan, ayrıca vakıf üniversitelerini desteklediklerini, yaratacakları kapasite artışının yükseköğretim sistemi için yararlı olacağını düşündüklerini vurgulayarak, "Yeni açılan üniversite kontenjanları, ikinci öğretimdeki genişlemeler, Açık Öğretim'in bütün bölümlerinin herkese açık hale gelmesi ve yeni uzaktan öğretim programları sayesinde önümüzdeki yıllarda bütün lise mezunu öğrencilerimize üniversite imkanı sağlanacaktır" diye konuştu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Yüksek öğretim sisteminin, ikinci öncelikli sorununun, öğretim üyesini ihtiyacını karşılamak olduğuna işaret eden Özcan, yürütülen çalışmaları anlattı ve sonuçların gelecek yıllarda alınacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-8719876134728436205?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-10-28T08:43:53.404-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>İşte öğrenci affının tüm ayrıntıları</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/10/iste-ogrenci-affinin-tum-ayrintilari.html</link><category>meb</category><category>yök</category><category>ogrenci affi</category><category>Acikogretim</category><category>dikey gecis</category><category>aof</category><category>öğrenci</category><category>Üniversite</category><category>ogrenci</category><category>af</category><category>Yusuf Ziya Özcan</category><category>universite</category><category>eğitim</category><category>egitim</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Mon, 13 Oct 2008 09:29:56 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-936045493449948428</guid><description>&lt;div  style="font-weight: bold;font-family:arial;" class="icr"&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;Üniversitelerde öğrenci affını düzenleyen kanun tasarısı, yarın TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda görüşülecek.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Sağlam, Türkiye'de 1983 yılından bu yana, neredeyse her 1,5 yılda bir af çıkartıldığını anımsatarak, affın başlangıç tarihi ile ilgili olarak, ''(af tarihi, 1950'den başlasın) diyenler var. Belli süre içinde insanlar üniversiteleri boşaltmazsa, geriden gelen gençlere yer açmak mümkün olmaz'' dedi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Öğrenci affına ilişkin soruları yanıtlayan Sağlam, TBMM'ye sunulan tasarının neler getirdiğini anlattı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Tasarıda, 28 Haziran 2000 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun üniversiteden ilişiği kesilenlere, 2 ay içerisinde başvurmaları halinde aftan yararlanabilmelerine imkan tanındığını ifade eden Sağlam, ön lisans ve lisans düzeyinde ilişiği kesilenlere; devam şartını yerine getirmedikleri dersler için bir eğitim öğretim yılı, dönemlik dersler için bir dönem devam etme ve 4 sınav hakkı verildiğini bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Sağlam, açık öğretim sistemi ile öğrenim yapılan ön lisans, lisans tamamlama ve lisans programlarından kaydı silinenler de bu haktan yararlanacağını bildirerek, aftan yararlanacakların askerliğinin tecil edilebileceğini, öğrenim kredisi veya katkı kredisi borcu bulunanların da borçlarının erteleneceğini kaydetti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Tasarının, ön lisans, intibak sınıfları, lisans tamamlama, 4 yıllık lisans eğitimi, pedegojik formasyon, lisansüstü eğitim, tıpta uzmanlık ve sanatta yeterlilik gibi yükseköğretimdeki tüm alanları kapsadığını vurgulayan Sağlam, ''Tasarı çok ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş ve geniş tutulmuş. Kapsamı daha fazla olamazdı, bütün ayrıntıyı vermişler'' dedi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;YAKLAŞIK 164 BİN KİŞİ YARARLANMIŞ&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Sağlam, 1983 yılından bu yana öğrenci affıyla ilgili 9 ayrı kanun çıkartıldığını anımsatarak, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;''Bu kanunlardan 163 bin 851 öğrenci faydalanmış. Türkiye'de 1983 yılından bu yana, neredeyse her 1,5 yılda bir af çıkartılmış. Bunun sonu yok. Her insanın kendine göre mazeretinin olmasını anlayışla karşılarım. Ama her insanın mazeretine göre kanun tarihini koyamazsınız. En büyük tartışma da buradan çıkıyor. 'Af tarihi, 1950'den başlasın' diyenler var. Bana bu yönde müracaat eden, 74 yaşında insan var. Bir düzenleme yapılırken, uygulamaya da bakmak lazım. Geçmişte öyle haller oldu ki aftan yararlanan insan üniversiteye gittiği zaman, kendi sınıf arkadaşı fakültenin dekanı olmuş... Bir de geride bekleyen çocukları var. Üniversitelerdeki kontenjan sıkıntıları malum. Belli süre içerisinde insanlar, üniversiteleri boşaltmazsa, geriden gelen gençlere yer açmak mümkün olmaz. Dolayısıyla işin popülist tarafını düşünürseniz, yararlanma tarihinin geriye gitmesi için birçok tartışma olacaktır. Bir adama ne kadar şans verilir, ne kadar geriye gidilir? Bunun da bir sınırı olmalı. Üniversitelerimiz zaten af meselesine hiç sıcak bakmıyorlar. YÖK Başkanı olduğum dönemde, 'Bunlara son verilsin' diye bir düzenleme yapıldı. Öğrenciler bize 'Tek dersten atıldım' diye gelirdi. Yıllardır, artık 'tek dersten atılma' diye bir şey kalmadı. Mezuniyet için 3 derse indirenlerin de 2 yıl ilave hakları var. Bütün bunlardan sonra başarısızlıkta okuldan atılma oluyor. Bunları da düşündüğünüz zaman bir insanın 7-8, bazen de 9 yıl bir üniversitenin kadrosunu işgal ettiğini görüyorsunuz. Arkadan gelen daha çalışkan çocukları da düşünmek lazım.''&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;''TARİHİN GERİYE ÇEKİLMESİ İÇİN BİR ŞEY SÖYLEMEM''&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Mehmet Sağlam, komisyon toplanmadan, kapsamın genişletilmesine ilişkin taleplere bir şey söylemek istemediğini belirterek, ''Komisyon Başkanı olarak peşinen, 'Şuna karşıyım, buna karşıyım' demem doğru olmaz. Ama olabilecek en kapsamlı affı hazırlamışlar. Bu şekliyle herkesin sorununa çözüm getireceği kanaatindeyim. Ama tabii ki işin Komisyon, TBMM Genel Kurulu tarafı var. Ne çıkar? Onu bilemiyorum'' diye konuştu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kendi kişisel fikrinin sorulması üzerine de Sağlam, ''Benim için bir öğrenci de önemlidir. Kendi çocuğunuz olduğu zaman anlarsınız. Birini kazanmak için yapılanlara hiçbir zaman karşı çıkmam'' dedi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu düzenlemeden kaç öğrencinin yararlanacağının henüz bilinmediğini de dile getiren Sağlam, 2000 yılından bu yana ''kimler üniversiteden atılmış'' diye bir çalışma yapılması gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;''Bu da en güzel, başvuru yapanlardan anlaşılır'' diyen Sağlam, geçmişte af başına düşen öğrenci sayısının 18 bin civarında olduğunu bildirdi.&lt;br /&gt;Sağlam, ''Kamuoyuna öğrenci affından 600, 800 bin kişi yararlanacak'' gibi mesajlar verildiğine dikkati çekerek, ''Kanun teklifi veren muhalefetteki arkadaşlar, '600, 800 bin kişi yararlanacak' diye açıklama yapıyorlar. Bu tür beyanlar gereksiz bir baskı oluşturuyor. 18 bin kişi az rakam değil. Ama bir de üniversiteye girmek için bekleyen gençleri düşünmek lazım'' dedi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Türkiye'de ilişiği kesilen öğrencilerle ilgili yapılan düzenlemelerin, hep ''af'' olarak nitelendirilmesini de eleştiren Sağlam, Hükümetin TBMM'ye gönderdiği tasarıya ''imkan yasası'' olarak nitelendirdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Star Gazete&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-936045493449948428?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-10-13T09:29:56.466-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Mahkeme CHP'nin talebine uydu, hukukcular isyanda</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/06/mahkeme-chpnin-talebine-uydu-hukukcular.html</link><category>ogrenci</category><category>türban</category><category>universite</category><category>yok</category><category>egitim</category><category>haber</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Fri, 06 Jun 2008 08:45:56 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-7658182376799142885</guid><description>&lt;table style="font-weight: bold; font-family: arial;" align="right" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;           &lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;            &lt;td&gt;&lt;img class="haberresim" src="http://content.zaman.com.tr/2008/06/06/manset.jpg" align="right" /&gt;&lt;/td&gt;           &lt;/tr&gt;                      &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; Köşk seçimlerindeki 367 kararıyla tartışma doğuran Anayasa Mahkemesi, hukukçuları ayağa kaldıran yeni bir karara imza attı. CHP'nin talebine uyarak, Meclis'in 411 oyla kabul ettiği anayasa değişikliğini şekil yerine esastan görüşen Yüksek Mahkeme, 9'a 2 oyçokluğuyla düzenlemeyi iptal etti.&lt;/span&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Anayasa Mahkemesi, dün yeni bir tartışmalı karara imza attı. Anayasa'nın 14. maddesindeki açık hükme rağmen, şekille yetinmeyerek anayasa değişikliğini esastan inceleyen Yüksek Mahkeme, eğitim-öğretim eşitliğiyle ilgili düzenlemeyi iptal etti. CHP'nin talebini uygun bulan mahkeme, değişikliğin yürürlüğünü de durdurdu. Karar, alışılmışın dışında basın toplantısı yerine 3 satırlık yazılı bir açıklamayla duyuruldu. Borsa kapandıktan sonra gazetecilere verilen bildiride şöyle denildi: ''9 Şubat 2008 günlü 5735 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanunun 1. ve 2. maddeleri, Anayasa'nın 2., 4. ve 148. maddeleri gözetilerek iptal edilmiştir. Ayrıca yürürlüğü de durdurulmuştur." &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; Mahkeme, 9'a 2 oyçokluğuyla verdiği kararda, ilk kez bir Anayasa değişikliğini esas yönünden iptal ederken, kendi içtihatlarına aykırı davrandı. Artık, Meclis'in çıkartacağı bütün anayasa değişiklikleri içerik denetimine tabi tutulabilecek. Meclis'in Anayasa değiştirmesi neredeyse imkansız hale geldi. Başkan Haşim Kılıç ile Sacit Adalı'nın muhalefet ettiği karar, AK Parti hakkındaki kapatma davasını da yakından ilgilendiriyor. İptal edilen düzenlemeler iddianamenin en önemli gerekçesini oluşturuyordu. Mahkeme çıkışında gazetecilerin sorularını cevaplayan Kılıç, "Verilen kararlar bir kısım insanımızı sevindireceği gibi bir kısım insanımızı da üzebilecektir. Bu, ülkede birliği, beraberliği ve birlikte yaşama azmini ortadan kaldırmamalı." dedi. &lt;/p&gt;&lt;hr style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; &lt;h3 style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Anayasa Mahkemesi CHP'nin talebine uydu&lt;/h3&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;" align="center"&gt;&lt;img src="http://medya.zaman.com.tr/2008/06/06/kenar.jpg" align="right" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;   &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Anayasa Mahkemesi, üniversitelerde eğitim özgürlüğünün önündeki yasakları kaldıran Anayasa değişikliğini iptal etti. Mahkeme, 9'a 2 oyçokluğuyla verdiği kararda düzenlemenin yürürlüğünü de durdurdu. 1982 Anayasası'nın yürürlüğe girmesinin ardından ilk kez bir Anayasa değişikliği esas yönünden iptal edilirken, Mahkeme kendi içtihatlarına aykırı davrandı. Kararın sonuçlarının, cumhurbaşkanlığı seçimi sürecindeki tartışmalı 367 kararından daha ağır olacağı belirtiliyor. Buna göre, Meclis'in çıkartacağı bütün anayasa değişiklikleri içerik (esas) denetimine tutularak, iptal edilebilecek. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;10 ve 42. maddelerdeki değişikliği laiklikle ilgili 2. maddeye aykırı bulan Mahkeme, yasa koyucu gibi davranarak yetki alanını genişletti. Sadece, şekil yönünden denetleyebildiği anayasa değişikliklerini esas yönünden de denetleme yetkisini kendi kararıyla aldı. Mahkeme, bunu yaparken Anayasa'nın 4. maddesine dayandı. 'Değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez' hükmüyle korunan 2. maddeyle ilgili teklif verilmesini 148. maddeyle düzenlenen 'şekil' şartlarına aykırılık saydı. Böylece, şekilden esas denetimine gitti. Karar, AK Parti hakkındaki kapatma davasını da yakından ilgilendiriyor. İddianamede, söz konusu anayasa değişikliği kapatma talebinin en önemli gerekçesini oluşturuyor. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Mahkeme üyeleri, dün sabah saatlerinde CHP ve DSP'nin anayasa değişikliklerinin 'iptali veya yok hükmünde kabul edilmesi ve yürürlüğünün durdurulması" istemiyle açtığı davayı neticelendirmek için toplandı. Türkiye'nin merakla beklediği karar 17.20'de geldi. Yaklaşık 8 saat süren toplantının ardından Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, teamüllerin aksine basının karşısına çıkmadı. Karar yazılı açıklamayla duyuruldu. Açıklamada, şöyle denildi: "9.9.2008 günlü, 5735 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanunun 1 ve 2. maddeleri, Anayasa'nın 2, 4 ve 148. maddeleri gözetilerek iptal edilmiştir. Ayrıca yürürlüğü de durdurulmuştur..." &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Mahkeme, tartışmalı kararı 9'a 2 oyçokluğuyla verdi. Mahkeme Başkanı Haşim Kılıç ile üye Sacit Adalı karara muhalefet etti. Başkan Vekili Paksüt ile üyeler Fulya Kantarcıoğlu, Zehra Ayla Perktaş, Necmi Özler, Serruh Kaleli, Serdar Özgüldür, Ahmet Akyalçın, Mehmet Erten ve Şevket Apalak, iptal yönünde oy kullandı. Bu üyelerin çoğu, eski Cumhurbaşkanı Sezer tarafından atanmıştı. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; Mahkeme, Anayasa'nın 148. maddesinde anayasa değişikliklerinin denetimiyle ilgili 'teklif ve oylama çoğunluğu ve ivedilikle görüşülemeyeceği' şeklinde sıralanan şekil denetiminin sınırlarını genişletti. Meclis'in bundan sonra çıkaracağı anayasa değişikliklerini değiştirilmesi teklif edilemeyecek 1., 2. ve 3. maddelere aykırı bularak iptal edebilecek. Mahkeme, anayasa değişikliğini 'cumhuriyet, toplum huzuru, adalet anlayışı, insan hakları, Atatürk milliyetçiliği, demokrasi, laiklik, sosyal hukuk devleti' ilkelerine aykırılıktan iptal etmenin yolunu açtı. Son kararla Raportör Osman Can'ın 'Mahkemenin esasa giremeyeceği' yönündeki raporu da dikkate alınmadı. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Kılıç ve Adalı özgürlüğü savundu &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Alınan bilgilere göre toplantıda, raportörün raporunun okunmasının ardından üyeler tek tek görüşlerini açıkladı. Anayasa değişikliğinin iptali yönünde oy kullanan üyeler, laiklik ilkesinin dolaylı şekilde zedelendiğini savundu. Düzenlemenin, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerle ilgili olduğunu ileri sürerek iptal yönünde oy kullandı. Karara muhalefet eden Kılıç ve Adalı ise, değişikliğin laiklik ilkesine aykırı olmadığını, eğitim ve öğrenim özgürlüğünü pekiştirdiğini ifade etti. İki üye Anayasa'nın 148. maddesinin anayasa değişikliklerinin şekil denetimi konusunda sınırlı yetki verdiğine de dikkat çekti. &lt;/p&gt;&lt;h3 style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Kararın dayandığı anayasa maddeleri&lt;/h3&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Madde 4: Anayasa'nın 1'inci maddesindeki devletin şeklinin cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2'nci maddesindeki cumhuriyetin nitelikleri ve 3'üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Madde 148: Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün Anayasa'ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. &lt;/p&gt;&lt;h3 style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;411 oyla kabul edilmişti&lt;/h3&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Anayasa'nın 10. maddesinin 4. fıkrası değişti: Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Anayasa'nın 42. maddesinin 1 ve 2. fıkrası değişti, yeni fıkra eklendi: Kimse, kanunda açıkça yazılı olmayan hiçbir sebeple eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı ve kullanılmasının sınırları kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Meclis'e müdahale edildi &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Muhsin Yazıcıoğlu (BBP Genel Başkanı): TBMM'nin yasama yetkisine müdahale edildi. Meclis'in irade koyuculuğu ortadan kaldırıldı. Laikliğin net tanımının yapılması ihtiyacı doğdu. TBMM'nin büyük çoğunlukla esasa ve iç tüzüğe uygun olarak aldığı bu kararın iptali ileride sıkıntılı bir ortamın doğmasına vesile olacaktır. Bu da ülke insanımızın vicdanında her zaman tartışmalı bir halde duracaktır. Anayasa Mahkemesi'nin bu kararını desteklemiyoruz. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Karar hukuk skandalıdır &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Süleyman Soylu (DP Genel Başkanı): Mahkeme, kendisine verilmeyen bir yetkiyi kullandı. Mahkeme'nin TBMM çoğunluğu tarafından kabul edilen bir anayasa değişikliğini esasa girerek iptal etmesi açıkça bir hukuk skandalıdır. TBMM ve AKP iktidarının yasama ve yürütme görevini devam ettirme imkanı kalmadı. Türkiye, bir sistem krizinin tam göbeğine oturmuştur. Sivil bir anayasa yapılmadığı sürece ülkemizin Batı standartlarında bir demokrasiye kavuşması mümkün değildir. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Özgürlüklerin önü kapandı &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Erkan Mumcu (Anavatan Genel Başkanı): Ağır bir karar. Bundan sonra demokrasi ve hukuk devleti kavramlarının uyumlu bir anlayış içinde kavranması mümkün olmayacak. Bu kararla hak ve özgürlük alanlarının genişletilmesi ve siyasal sistemin reforme edilmesine yönelik girişimlerin de önü kapanmıştır. Mahkemeden üniversitelerdeki kılık kıyafet düzenlemesini 'devletin laik karakterine aykırı bir girişim' gibi görmemesini beklerdim. Bir hukukçu olarak bu kararın doğruluğunu savunamam. &lt;/p&gt;&lt;h3 style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;[HUKUKÇULAR İSYANDA]&lt;/h3&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Mahkeme zarar görecek &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Prof. Dr. Ergun Özbudun (Anayasa hukukçusu): Anayasa Mahkemesi, anayasal ilkelerini aştı. Şekil değil apaçık bir esas incelemesi yaptı. Anayasa'nın kendisine yasakladığı bir yetkiyi kullandı. Bu, yetki gasbıdır. Yüce Mahkeme'nin menfaatlerine zarar verecektir. Bundan sonra hiçbir anayasa değişikliği yapılamaz. Mahkeme, iktidarı kendine tevdi etmiştir. Hiçbir demokratik ülkede örneği yok. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Vahim karar, sınır aşıldı &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Prof. Dr. Levent Köker (Anayasa hukukçusu): Mahkeme çok vahim bir karar aldı ve sınırını tamamen aştı. Başörtüsünü değil, kanun önündeki eşitliği ve hiç kimsenin eğitim hakkının engellenemeyeceğini öngören özgürlükçü düzenlemeleri reddetti. Ayrıca, sadece şekil yönünden denetleyebileceği bir değişikliği, içerik yönünden de denetleyerek sakat bir durum oluşturdu. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Meclis, kararı yok sayabilir &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Doç. Dr. Mustafa Şentop (Hukukçu): Mahkeme, kendi meşruiyetini çiğnedi. Türkiye'nin en önemli hukukî sorunu haline geldi. Mahkemenin kararlarını denetleyen bir organ yok. Meclis, bu kararı yok sayıp mevcut değişikliği uygulamaya devam edebilir. Mahkeme hükümetin düşmesine karar verse, Resmi Gazete'de yayımlasa bu geçerli mi olacak? Geçerli olmayacak. Çünkü mahkemeye böyle bir yetki verilmemiş. Bu nedenle karar yok hükmündedir. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;367 kararını çağrıştırıyor &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Doç. Dr. Serap Yazıcı (Anayasa hukukçusu): Hukukî değil siyasî bir karar alınmıştır. Anayasa Mahkemesi, siyasî bir organ değildir. Üzüntü ile karşıladım. 367 kararını çağrıştırıyor. Anayasa'nın tüm hükümleri değiştirilebilir. Bunun istisnası ilk 3 maddedir. Bunu genişletmek suretiyle yorumladığımız zaman, çok tuhaf bir tablo ortaya çıkar. Çünkü Anayasa'nın her hükmü dolaylı bir biçimde ikinci maddedeki kavramlarla ilişkilendirilebilir. Bu mantığı kabul edersek tali kurucu iktidar hiçbir biçimde anayasayı değiştiremez. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Hukukçu mantığıma sığmıyor &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Prof. Dr. Hasan Tunç (Anayasa hukukçusu): Bu kararı anayasa hukukçusu olarak mantığıma sığdıramıyorum. Raportörün görüşü doğrultusunda karar verilmesini bekliyordum. Peki AK Parti'ye açılan kapatma davası nasıl etkilenir? İddianamede ortaya konulan gerekçelerin önemli bir kısmı başörtüsüne yönelik. Başbakan ve AK Parti temsilcilerinin söz ve demeçleri delil olarak gösterilmiş. Bu kararla kapatmaya hukukî bir dayanak bulundu. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Karar, halkı ikiye böldü &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu (Sabancı Üniversitesi): Mahkeme verdiği kararlarla siyasetin içindeydi. Şimdi yeni bir adım attı; başörtüsünün laiklikle bağlantılı olduğuna hükmetti. Başörtüsünde iç hukukta gelinebilecek son noktaya geldik. Ama tartışmalar bitmeyecektir. Siyaseten gündemden düşmez. Halk çok ciddi bir şekilde ikiye bölündü. Başörtüsünün tehdit unsuru olduğunu düşünen bir kesim ile kararın özgürlükleri kısıtladığı düşüncesinde olan bir kesim doğdu. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Yargıçlar devletine gidiyoruz &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Murat Yılmaz (Siyaset bilimci): Yargıçlar devletine doğru bir yürüyüş var. Mahkemenin hukuk dışına çıkarak siyaset yapmaya başladığı bir sürecin içinden geçiyoruz. Bu karar önemli bir kırılmaya işaret ediyor. İçtihat kapıları kapatılıyor. Bu durum Osmanlı'da 'gerilemenin sebebi' olarak gösterilmişti. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Yargı, özgürlükleri tehdit ediyor &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Sezgin Tanrıkulu (Diyarbakır Barosu Başkanı): Anayasa'ya uygun değil. Mahkeme, anayasa değişikliğini esas yönden inceleyemez. Bu noktada yapılacak iş Meclis'in mahkemenin yetkilerini değiştirerek daha açık yazmasıdır. Türkiye'de yargı özgürlüklerin güvencesi değil. Özgürlükleri sınırlayan ve tehdit eden bir kurum haline geldi. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Yetkinin kaynağı ne? &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Kamil Yaralı (Hukukçular Derneği Başkanı): Mahkeme, yetki ve meşruiyetini Anayasa'dan aldığını söylüyordu. Bu kararla Anayasa'yı da çiğnediler. Mahkeme Anayasa ile bağlı olmadığını ilan etmiştir. Mahkeme'yi bağlayan hiçbir metin kalmamıştır. Yetkisini Anayasa'dan almıyorsa nereden aldığını açıklamalı. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Yasama yetkisi gasp edildi &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Taha Akyol (Milliyet Gazetesi): Hukuka ve Anayasa'ya aykırı bir karar. Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliklerini esastan inceleyemez. Yeni koşullar getiremez. Sadece şekil yönünden inceler, bunun dışında bir inceleme yapamaz. Bundan sonra yasama faaliyeti yapılması imkansızlaşmıştır. Parlamento'nun yasama yetkisi gasp edilmiştir. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Sonunda hepimiz kaybedeceğiz &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Mehmet Altan (Star Gazetesi): AK Parti'nin kapatılması sürecinin başladığını görüyorum. Bir senaryo sahibi var ve onu uygulatıyor. Bunun Türkiye'ye ne yararı olacak? Hepimiz sonunda kaybeden haline gelebiliriz. AK Parti de yanlışlıklar yaptı. Temel haklar için adım atması gerektiğini söyledik. &lt;/p&gt;&lt;hr style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; &lt;h3 style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt;Süreci Bahçeli başlattı&lt;/h3&gt; &lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 7 Mart 1989: Anayasa Mahkemesi, başörtüsünü serbest bırakan yasayı iptal etti. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 25 Ekim 1990: Yükseköğretim Yasası'na 'Kanunlara aykırı olmamak kaydı ile yükseköğretim kurumlarında kılık kıyafet serbesttir.' ifadesi eklendi. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 14 Temmuz 1992: Mehmet Sağlam YÖK başkanı oldu. Sağlam, 3 yıllık görevi boyunca bu yasaya dayanarak üniversitelerde başörtüsü yasağını uygulamadı. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 6 Aralık 1995: YÖK Başkanlığı'na Kemal Gürüz getirildi. 1989'daki Anayasa Mahkemesi'nin yorumuna dayanarak katı bir yasak uyguladı. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 8 Haziran 2007: Başbakan Erdoğan, Prof. Dr. Ergun Özbudun'dan anayasa taslağı hazırlamasını istedi.  &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 28 Ağustos 2007: 6 kişilik heyet, hazırladıkları taslağı AK Parti'ye teslim etti. Başörtüsü yasağı konusunda iki alternatif sunuldu. İlkinde 'Hiç kimse kılık kıyafetinden dolayı öğreniminden mahrum bırakılamaz.', diğerinde 'Yükseköğrenimde kılık kıyafet konusunda herkes serbesttir.' denildi. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 17 Eylül 2007: AK Parti kurmayları ve bilim heyeti, Sapanca'da yapılan 3 günlük toplantıda anayasa taslağına son şeklini verdi. Başörtüsüyle ilgili maddede birinci ifade tercih edildi. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 13 Aralık 2007: MHP lideri Bahçeli, Anayasa'nın 10. maddesinde değişiklik yapılarak sorunun çözümünü istedi.  &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 14 Ocak 2008: Başbakan, İspanya'da "Velev ki simge olarak taktığını düşünün. Bunu suç kabul edebilir misiniz?" dedi.  &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 15 Ocak 2008: Başbakan'ın İspanya'daki açıklamalarını grup toplantısında değerlendiren Bahçeli, başörtüsü sorununun toplumsal uzlaşma ile çözülmesi gerektiğini vurguladı. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 16 Ocak 2008: Erdoğan, İspanya dönüşünde muhalefete şu çağrıyı yaptı: "Yeni anayasayı beklemeye gerek yok. Bunun çözümü çok kolay. MHP ben varım diyor. CHP yoksa yok." &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 17 Ocak 2008: MHP lideri Devlet Bahçeli, yazılı açıklama yaparak partisinin teklifini ortaya koydu.  &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 23 Ocak 2008: AK Parti, MHP'ye kendi teklifini iletti.  &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 24 Ocak 2008: Ortak noktada buluşan parti kurmayları, Anayasa'nın 10. ve 42. maddelerinin değiştirilmesinde uzlaştı.  &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 25 Ocak 2008: Yapılması düşünülen ikinci zirve, 'kılık kıyafet' ibaresinin doğurduğu endişeler yüzünden ertelendi.  &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 28 Ocak 2008: İki partinin kurmayları yeniden bir araya geldi. Yoğun görüşme trafiğinin ardından mutabakata varıldı.  &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 9 Şubat 2008: Yasak, 411 milletvekilinin, yani Meclis'in yüzde 80'inin desteğiyle kabul edildi. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 27 Şubat 2008: CHP, Anayasa Mahkemesi'ne iptal başvurusunda bulundu. Değişikliğin 'yok sayılması'nı ve 'yürürlüğünün durdurulması'nı istedi. &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold; font-family: arial;"&gt; 11 Mart 2008: Danıştay 8. Dairesi, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın üniversite rektörlerine gönderdiği 'başörtüsü serbest' yazısını genelge olarak tanımlayıp yürütmesini durdurdu. &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-7658182376799142885?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-06-06T08:45:56.645-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>ÖSS ye İngiliz modeli geliyor</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/04/oss-ye-ingiliz-modeli-geliyor.html</link><category>yök</category><category>ogrenci</category><category>öss</category><category>universite</category><category>egitim</category><category>haber</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Wed, 30 Apr 2008 16:33:24 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-8943184222296362256</guid><description>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, ÖSS'de yapılacak değişiklikle ilgili olarak çalışma yapıldığını bildirirken, "İngiliz Modeli" üzerinde düşünüldüğünü ifade etti. Özcan, "İngiliz modeli güzel bir model. Ben de beğeniyorum. İnsanların beş altı konudan imtihana girmesi, oradan aldıkları 3 alanda puanla üniversiteye müracaat etmesi hoş bir şey. Çocuklara o kadar hamallık ettirmek değmez gibi geliyor. 3 saat içinde kaderlerini belirlemek doğru değil" dedi. Çalışmaları ÖSS sınavından önce bitirmek istediklerini söyleyen Özcan, çalışmaların hızlı bir şekilde bitirildiğini, konu ile ilgili her gün rapor aldığını belirtti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Özcan, meslek liseleriyle ilgili çalışmanın da "çok iyi" gittiğini söyleyerek, meslek yüksek okullarının statüsünü arttırmak için ellerinden geleni yaptıklarını ifade etti. Teknik okullarla ilgili olarak da çalışma olduğunu söyleyen Özcan, "Onları da Avrupa'da olan teknolojik fakültelere çevirmek istiyoruz. Bu ikisi yapılırsa Türkiye'nin ihtiyacı olan insan gücü çok rahat karşılanabilecek" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-8943184222296362256?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-04-30T16:33:24.290-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>İstanbul'un Riskli Okullarının Listesi</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/04/istanbulun-riskli-okullarnn-listesi.html</link><category>ogrenci</category><category>egitim</category><category>haber</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Mon, 14 Apr 2008 09:19:05 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-7926139216019419659</guid><description>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulan İstanbul Şiddeti Önleme ve Azaltma Komisyonu, aylar süren çalışma sonunda bir rapor hazırladı. Yalnızca 85 okul güvenli bulundu.                                &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Komisyonun hazırladığı rapora göre, okullardaki şiddet ve uyuşturucu sorunu velileri ciddi şekilde endişelendiriyor. İstanbul'daki 2 bin 300 okuldan sadece 26'sı güvenli bulundu. Komisyonun hazırladığı 21 soruluk ankette velilerden yüzde 90'ı çocuklarının okula geliş-gidiş güzergahlarını güvenli bulmadıkları ve okul çevresinde çocukları kötü alışkanlıklara iten uyuşturucu madde satıcısı insanlar olduğu fikrinde birleşti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖZEL VE DEVLET OKULU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Komisyon raporuna göre, İstanbul'un tüm ilçelerinde güvenlik risk oranı yüzde 45'i geçen en az 1 okul tespit edilirken risk oranı yüzde 94,3'e kadar çıkan anaokullarına bile rastlandı. İstanbul'daki en güvenilir okullar sıralamasında ise sıfır risk puanıyla, devlet okulları ve özel okullar yarıştı. Risk puanı 40'a kadar olan okullar güvenli bulundu ve 85 okul en güvenilir okullar arasına girdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="color: rgb(204, 204, 255);"&gt;İşte riskli okullar &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adalar Hüseyin Rahmi Gürpınar Çok Programlı Lisesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avcılar Milli Eğitim Vakfı Nihat Çandarlı İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağcılar Aşkaleli İbrahim Polat Lisesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçelievler Dede Korkut A. Lisesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakırköy Hamdi Akverdi İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayrampaşa Yahya Kemal İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş Ortaköy Hayat İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beykoz Soğuksu İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyoğlu İstiklal İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çatalca Ovayenice Örfi Çetinkaya İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eminönü Tevfik Kut İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esenler Atışalanı Lisesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eyüp Esentepe İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fatih Çapa İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GOP Örfi Çetinkaya A. Teknik Lisesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadıköy Nuri Cıngıllıoğlu Lisesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kağıthane Yaşar Doğu İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kartal Şehit Öğretmen H. Ağırman End.Mesl. Lisesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçükçekmece Bezirganbahçe İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maltepe Ertuğrul Gazi Lisesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pendik Erol Türkeri İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarıyer Yeniköy İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Silivri Şakire Sadi Obdan İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanbeyli Mevlana İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şile İMKB 50.Yıl Lisesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şişli Ahi Evren Ticaret Meslek Lisesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuzla Barış Manço İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ümraniye İnanç Türkeş İÖO,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üsküdar Mustafa Noyan İÖO. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-7926139216019419659?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-04-14T09:19:05.138-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Üniversiteleri Kim Karıştırıyor</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/04/niversiteleri-kim-kartryor.html</link><category>Üniversite</category><category>eğitim</category><category>haber</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Tue, 08 Apr 2008 19:04:18 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-2078355935753357849</guid><description>&lt;div style="margin: 10px 0px; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-style: normal; font-variant: normal; font-size: 12pt; line-height: 20px; font-size-adjust: none; font-stretch: normal;font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;    &lt;div style="margin: 10px 0px; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Herkesin ortak endişesi ama ısrarla üniversiteler karıştırılmak isteniyor. Son haftalarda artan gerilimle karıştırilan üniversiteler ve çıkan olaylar.&lt;/span&gt;&lt;div class="part_1"&gt;    &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;img src="http://s.aktifhaber.com/images/news/71534.jpg" alt="" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;ANKARA ÜNİVERSİTESİ: Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde, 25 Mart'ta çıkan olaylarda 4'ü polis 5 kişi yaralandı. Olayın, sol görüşlü B.E.'nin, sağ görüşlü M.T.'nin kız arkadaşına tacizi üzerine çıktığı öne sürüldü, eğitime ara verildi. Üniversite etrafında 200 çevik kuvvet polisi ve iki panzer bekletiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ: Edebiyat Fakültesi'nde Mahir Çayan'ı anmak için 2 Nisan'da etkinlik düzenleyen sol görüşlü öğrencilerle sağ görüşlü öğrenciler, Beyazıt Kampusu önünde birbirlerine girdi. Çok sayıda öğrenci hafif yaralandı, 10'u kız 26 öğrenci gözaltına alındı. 26 Aralık 2007'de TKP'lİ öğrencilerle, 'İslamcı Gençlik' olarak tanınan grup arasında Fethullah Gülen kavgası çıktı. Üç öğrenci yaralandı, 30 öğrenci gözaltına aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABANT İZZET BAYSAL: 1 Nisan'da, ülkücü grubun lideri Bahadır Darı ile eski lider Yetiş Sarımsakçı arasındaki tartışma kavgaya dönüştü. Serdar Kökavşar ile Hazım Şeminer tabancayla, Yetiş Sarımsakçı bıçakla yaraland. 3'er kurşun isabet eden Kökavşar ile Şeminer, yaşam mücadelesi veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ: 10 Mart günü sağ görüşlü öğrenciler, sol görüşlü öğrencilere saldırdı. Saldırıyı protesto etmek için üniversitede toplanan 150 sol görüşlü öğrenci yürüyüş yaptı. Kendilerine engel olmak isteyen jandarmayla tartışan öğrenciler, ellerine aldıkları taşları yurt binası ve askerlere attı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MUĞLA ÜNİVERSİTESİ: Doğulu öğrencilerle ülkücü gençler arasındaki gerilim 7 yıldır sürüyor. Bugüne kadar bıçaklı sopalı kavgalarda 16 öğrenci yaralandı. Polis ve jandarma yüzlerce öğrenciyi gözaltına aldı. Üniversite yönetimi ise okulda kargaşa ve kavga ortamı yaratan 64 öğrenci hakkında disiplin cezası verdi. Bunlardan 18'i okuldan uzaklaştırıldı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-2078355935753357849?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-04-08T19:04:18.645-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>OKS ve SBS resmen değiştiler</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/03/oks-ve-sbs-resmen-deitiler.html</link><category>öğrenci</category><category>eğitim</category><category>haber</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Mon, 24 Mar 2008 08:50:39 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-7330434092695272331</guid><description>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;OKS'nin gelecek yıldan itibaren kaldırılması ve yerine Seviye Belirleme Sınavı’nın (SBS) getirilmesi ile ilgili Yönetmelik değişikliği Resmi Gazete’de yayımlandı &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;div style="font-weight: bold;" id="haberImage"&gt;   &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;img style="width: 214px; height: 214px;" alt=" OKS  ve SBS resmen değiştiler" src="http://image.haber7.com/haber/95298.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;    Orta Öğretim Kurumları &lt;nobr style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); color: rgb(255, 0, 0); line-height: 1.7;font-size:100%;" &gt;Öğrenci&lt;/span&gt;&lt;/nobr&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Seçme ve Yerleştirme Sınavı’nın (OKS) gelecek yıldan itibaren kaldırılması ve yerine Seviye Belirleme Sınavı’nın (SBS) getirilmesi ile ilgili Yönetmelik değişikliği Resmi Gazete’de yayımlandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Anadolu Liseleri, Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri ile Anadolu İmam-Hatip Liseleri yönetmeliklerinde yapılan değişiklikler, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yapılan değişiklik ile söz konusu yönetmeliklere “Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Yönergesini ifade ederö kısmı eklenerek, bu okulların OKS’ye dahil olması sağlandı. Yönetmeliklerin eklerinde yer alan “Öğrenci Nakline Esas Durum Belgesiönde de değişiklik yapılırken, belgeye, Birinci Yabancı Dili, İkinci Yabancı Dili, Hazırlık Sınıf Okuyup Okumadığı, Sınıf Tekrarı Yapıp Yapmadığı, Disiplin Cezası Alıp Almadığı, Öğrencinin Okula Yerleşmesinde Esas Alınan Puanı gibi soruların yanıtlanması istendi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ANADOLU LİSELERİ’NE SEVİYE TESPİT SINAVI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Anadolu Liseleri Yönetmeliği’nin ”kontenjan tespiti” başlıklı 4. maddesinde sıralanan kontenjan nedenleri arasına seviye tespit sınavı ile sınıf tekrarı da eklendi. Ayrıca Anadolu Liseleri’ne nakil konusunda da yeni düzenleme getirilirken, “Bu okullar arasında öğrenci nakilleri; açık kontenjan bulunması, öğrencinin yerleştirmeye esas puanının, naklen gitmek istediği okulun kendi sınıf seviyesindeki öğrenciler için uygulanan yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması ve puan üstünlüğü esaslarına göre yapılır. Naklen gidilmek istenilen yerleşim birimindeki okul/okullarda birinci yabancı dil farklı ise nakiller, puan üstünlüğü ve açık kontenjan esaslarına bağlı olarak velilerinin yazılı isteği doğrultusunda birinci yabancı dil değişikliği yapılarak gerçekleştirilir. Nakli gerçekleşen öğrencinin değiştirilen yabancı dildeki seviyesi belirlenir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;nobr style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); color: rgb(255, 0, 0); line-height: 1.7;font-size:100%;" &gt;Okul&lt;/span&gt;&lt;/nobr&gt; yönetimi, öğrenci velisi ile işbirliği yaparak 31/5/2006 tarihli ve 26184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde gerekli tedbirleri alır ve uygularö ibaresi eklendi. Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde yer alan ”giriş puanı” ibareleri de ”esas taban puan” şeklinde değiştirildi.&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Fen Liseleri Yönetmeliği’nin “Bu okullarda öğrenim görmek isteyen ilköğretim 8’inci sınıfta öğrenim görmekte olan öğrencilerden; 6’ncı, 7’nci sınıflarda Türkçe, matematik ve fen bilgisi derslerinin her birinin yıl sonu notu en az 4 (Dört) olanlar başvurabilirö ibaresi bulunan 9’uncu maddesi, “Yönergede belirlenen usul ve esaslar ilgili kılavuz/kılavuzlardaki açıklamalar doğrultusunda yerleştirmeye esas puana göre tercihte bulunurlar. İlgili mevzuata göre yurdumuzda öğrenim görme şartlarını taşıyan yabancı uyruklu öğrenciler hakkında da diğer öğrenciler gibi işlem yapılırö olarak değiştirildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sosyal Bilimler Lisesi Yönetmeliği’nde ise “Hazırlık Sınıfından Dokuzuncu Sınıfa Geçişiö düzenleyen madde “Hazırlık sınıfı öğrencileri; aynı okulun 9’uncu sınıfına veya nakil şartlarını taşımaları halinde hazırlık sınıfı bulunmayan diğer okulların 9’uncu sınıflarına 8/12/2004 tarihli ve 25664 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği hükümlerine göre geçiş yaparlarö olarak değiştirildi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;  &lt;p style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;ANKA&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-7330434092695272331?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-03-24T08:50:39.807-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Netlerinizi artırmanın püf noktaları</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/03/netlerinizi-artrmann-pf-noktalar.html</link><category>Üniversite</category><category>ogrenci</category><category>öss</category><category>universite</category><category>egitim</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Thu, 20 Mar 2008 17:00:43 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-4861423304883614166</guid><description>&lt;strong&gt;&lt;i&gt;Sınav stresi dengede tutulduğunda başarıya ulaştırır. Takvim yaklaşırken, ÖSS'ye hazırlık sürecinde netlerinizin artmasını istiyorsanız, aşağıdaki püf noktalarına dikkat etmelisiniz&lt;/i&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.tedaliaga.k12.tr/lise/images/2006_oss_basarisi.jpg&amp;amp;imgrefurl=http://www.tedaliaga.k12.tr/lise/index.asp&amp;amp;h=343&amp;amp;w=600&amp;amp;sz=60&amp;amp;hl=tr&amp;amp;start=20&amp;amp;sig2=hr2YJrgI2Upt9G_f1klzRA&amp;amp;um=1&amp;amp;tbnid=i7NqfvIo7a3_SM:&amp;amp;tbnh=77&amp;amp;tbnw=135&amp;amp;ei=zPniR63YCJmE0QTyh-zQCA&amp;amp;prev=/images%3Fq%3D%25C3%25B6ss%26um%3D1%26hl%3Dtr%26rlz%3D1B2RNFA_trTR219TR219%26sa%3DG"&gt;&lt;img style="border: 1px solid ;" src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:i7NqfvIo7a3_SM:http://www.tedaliaga.k12.tr/lise/images/2006_oss_basarisi.jpg" height="77" width="135" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Öncelikle hedefinizi belirleyin. Ve hedefinizdeki bölümü kazanmak için ÖSS'de yaklaşık kaç net yapmanız gerektiğini öğrenin. Böylece çalışmalarınız "sonuca yönelik" olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;*Sayısalcılar öncelikle Mat-1 ve Fen-1 konularına çalışmalı, sonra Mat-2 ve Fen-2 konularına geçmeli. TM'ciler Mat-1 ve Ed-Sos konularını halletmeden Fen-1 ve Mat-2'ye aşırı yüklenmemeli. Sözelciler ise sözel dersleri halletmeden Fen-1 ve Mat-1'de yoğunlaşmamalı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;*Konulara yarım yamalak çalışmamalısınız. Örneğin, 6 konuya yarım yamalak çalışmaktansa 3 konuya derinlemesine çalışmanız daha mantıklıdır. Bir konuya ilişkin çıkan soruların yaklaşık yüzde 70-80'ini doğru çözebiliyorsanız, o konuyu kavramışsınız demektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.ankukolej.k12.tr/ankukolej/lise/anasayfa/cutenews/data/upimages/632.jpg&amp;amp;imgrefurl=http://www.onaltibucuk.com/%3Ftag%3Doss&amp;amp;h=680&amp;amp;w=680&amp;amp;sz=72&amp;amp;hl=tr&amp;amp;start=2&amp;amp;sig2=2lLp9b5JxI4UD4vlWS_2sA&amp;amp;um=1&amp;amp;tbnid=5OHNCam6lhgXSM:&amp;amp;tbnh=139&amp;amp;tbnw=139&amp;amp;ei=zPniR63YCJmE0QTyh-zQCA&amp;amp;prev=/images%3Fq%3D%25C3%25B6ss%26um%3D1%26hl%3Dtr%26rlz%3D1B2RNFA_trTR219TR219%26sa%3DG"&gt;&lt;img style="border: 1px solid ;" src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:5OHNCam6lhgXSM:http://www.ankukolej.k12.tr/ankukolej/lise/anasayfa/cutenews/data/upimages/632.jpg" height="139" width="139" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;*Özellikle zor olan konulara çalışırken, tıkandığınız noktada "kendim halledeceğim" diye ısrar etmeyin ve öğretmenlerinizden yardım alın. Öğretmenlerinizin göstereceği bazı püf noktaları size bir ufuk kazandıracaktır. Aksi takdirde ciddi manada zaman ve motivasyon kaybınız olabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;*Herhangi bir derse veya konuya karşı önyargılı olmayın. "Bu zor bir konu. Çalışsam da yapamam" demeyin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;*Farklı kaynaklardan bol soru çözmelisiniz. Yanlış cevapladığınız soruları da mutlaka öğretmenlerinize sormalısınız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;*Belirli aralıklarla ÖSS deneme sınavları çözmelisiniz. Fakat "deneme kolik" olmamaya özen göstermelisiniz. Zira konu eksiğiniz çok olduğu halde sürekli deneme sınavı çözmeniz, size ciddi bir katkı sağlamayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://img.mynet.com/ha2/2006oss.jpg&amp;amp;imgrefurl=http://haber.mynet.com/sayfali/bilim-egitim/OSYM-2008-sinav-takvimini-belirledi/21Ocak2008/N124535/2&amp;amp;h=257&amp;amp;w=343&amp;amp;sz=27&amp;amp;hl=tr&amp;amp;start=15&amp;amp;sig2=flWaeFrDm4CPHOBmZRKDoQ&amp;amp;um=1&amp;amp;tbnid=jO-0SAiieqZLoM:&amp;amp;tbnh=90&amp;amp;tbnw=120&amp;amp;ei=zPniR63YCJmE0QTyh-zQCA&amp;amp;prev=/images%3Fq%3D%25C3%25B6ss%26um%3D1%26hl%3Dtr%26rlz%3D1B2RNFA_trTR219TR219%26sa%3DG"&gt;&lt;img style="border: 1px solid ;" src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:jO-0SAiieqZLoM:http://img.mynet.com/ha2/2006oss.jpg" height="90" width="120" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;*Mayıs ayının sonuna kadar konularınızı bitirmeyi hedeflemelisiniz. Unutmayın ki "her bitiremediğiniz konu", ÖSS'de sizin için stres sebebi olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;zaman&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-4861423304883614166?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-03-20T17:00:43.608-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Hangi Üniversitede Kaç Kadro Var?</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/03/hangi-niversitede-ka-kadro-var.html</link><category>yök</category><category>Üniversite</category><category>eğitim</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Sun, 16 Mar 2008 19:43:44 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-2309538967456526034</guid><description>&lt;div style="font-weight: bold;" class="part_3"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="part_3_3"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; YÖK ün kadro alımı ile ilgili yönetmeliğini Danıştayın iptali sonrası, üniversiteler kadro sıkıntısı yaşıyor. Üniversitelerin öğretim üyelerinin dağılımı ve öğrenci sayıları.&lt;/span&gt;&lt;div class="news_top"&gt;   &lt;div class="part_1"&gt;    &lt;img src="http://www.egitimgazetesi.com/images/news/71104.jpg" alt="" /&gt;YÖK'ün üniversitelerde kadro alımlarını durdurması sonrasında rektörler konu ile ilgili kriz yaşandığını belirtirken, son üç yılda öğrenci sayısında 350 bine yakın artış olmasına karşın öğretim görevlisi sayısındaki artış 2 bin 400'ü geçmedi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;YÖK Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atama Yönetmeliği'nde Değişiklik yapılmasına Dair Yönetmelik'in Danıştay tarafından iptal edilmesi nedeniyle kadro atamalarını durdururken, rektörler bu durumun üniversiteleri büyük sıkıntıya sokacağı mesajı verdi. Üniversitelerin özellikle kadrolarında yaşanan sıkıntı açığa çıkarken, son üç yılda da öğretim görevlisi sayısındaki artış yüzde 5'de kaldı. Buna karşın öğrenci sayısındaki artış son üç yıl içerisinde yüzde 16.7 oldu.&lt;br /&gt;Üniversitelerde 2004-2005 döneminde 877 bin 424'ü kız öğrenci olmak 2 milyon 73 bin 428 öğrenci öğrenim görürken, bu sayı 2005-2006 eğitim döneminde 987 bin 914'ü kız öğrenci olmak üzere 2 milyon 309 bin 918'e çıktı. 2006-2007 eğitim dönemindeki üniversitelerde öğrenim gören öğrenci sayısı 2 milyon 419 bin 214'e ulaştı. Ayrıca 2007 yılı itibariyle de 17 yeni üniversite daha kuruldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-TÜRKİYE DOÇ. DR.'DEN MAHRUM-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğretim görevlisi sayısı ise 2004-2005 eğitim döneminde 82 bin 96 iken bu rakam 2005-2006 eğitim döneminde 84 bin 785'e, 2006-2007 eğitim döneminde ise 86 bin 522'ye çıktı. Buna karşın Profesör, Doçent ve Yardımcı Doçent sayısında önemli bir artış yaşanmazken, Öğretim Görevlisi sayısı ise düştü. 2004-2005 eğitim döneminde 11 bin 381 olan profesör sayısı 2006-2007 eğitim döneminde 12 bin 606 olurken, 5 bin 456 olan Doçent sayısı ise 5 bin 898 oldu. 2004-2005 eğitim döneminde 14 bin 461 olan Yardımcı Doçent sayısı ise 2006-2007 eğitim döneminde 15 bin 621 olurken, Öğretim Görevlisi sayısı ise 14 bin 64'den 13 bin 38'e düştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-�PROFESÖRDEN ÖĞRENİM GÖRMEK ZOR�-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversitelerde bir öğretim görevlisi başına 28 öğrenci düşerken, bir Profesör başına düşen öğrenci sayısı ise 192'yi buluyor. Bir Doçent başına düşen öğrenci sayısı da 410'u buluyor. Doçent sayısının az olması ise Profesör olmak için sıra bekleyen akademisyen sayısının da ne kadar az olduğunu gösteriyor. Türkiye'de üniversitelerde Yardımcı Doçent başına düşen öğrenci sayısı da 155'i bulurken, bir Araştırma Görevlisi başına ise 79 öğrenci düşüyor. Yeni kurulan 17 üniversiteye de 30 bine yakın bir kadro ayrılırken, bu kadrolar da diğer üniversitelerdeki mevcut kadrolar ile tamamlanmaya çalışıldı. Tabela üniversitesi olarak bilenen bu 17 üniversitenin durumu da tartışma konusu olurken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan üniversitesi bulunmayan 9 ile de üniversite kurulacağı �müjdesi� vermişti. Yeni kurulacak tabela üniversitelerine ise akademisyen kadrosunun nereden bulunacağı merak ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-ÜNİVERSİTELERDE 55 BİN ATAMA BEKLEYEN KADRO VAR-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı verilerine göre de kamu kurumlarında 2 milyon 329 bin 210 kişilik kadronun 80 bin 726'sı bloke olarak bekliyor. Bloke edilmiş kadro arasında ise üniversitelerin 55 bin 590 kişilik kadrosu da bulunuyor. Üniversiteler arasında Gaziantep Üniversitesi'nin 4 bin 676 kişilik kadrosunun bin 914'ü bloklu olarak bekliyor. Süleyman Demirel Üniversitesi'nin de 5 bin 929 kişilik kadrosunun bin 773'üne atama yapılmazken, Celal Bayar Üniversitesi'nin 4 bin 490 kişilik kadrosunun bin 454'üne atama yapılmadı. Üniversiteler arasında sadece İnönü Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi kadrolarının tamamını kullanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖĞRETİM GÖREVLİ SAYISI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÖNEM     Toplam Prof.  Doç.  Y.Doç. Öğr.G. Okut. Uzm.  Arş.Grv.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004-2005  82.096  11.381 5.456 14.461 14.064 5.964 2.444 28.271&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2005-2006 84.785 11.841 5.796 15.129 14.353 6.302 2.595 28.751&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006-2007 86.522 12.606 5.898 15.621 13.038 6.263 2.575 30.495&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖĞRENCİ SAYISI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÖNEM       TOPLAM       KIZ       ERKEK         &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004-2005  2.073.428    877.424    1.196.004&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2005-2006  2.309.918    987.914    1.322.004&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006-2007  2.419.214    1.040.008  1.379.206&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;pre style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜNİVERSİTE SERBEST BLOK TOPLAM KADRO&lt;br /&gt;AKDENİZ ÜNİV 4.096 879 4.975&lt;br /&gt;ANADOLU ÜNİV 5.772 830 6.602&lt;br /&gt;ANKARA ÜNİV 11.619 538 12.157&lt;br /&gt;ATATÜRK ÜNİV 6.788 413 7.201&lt;br /&gt;BOĞAZİÇİ ÜNİ 2.321 430 2.751&lt;br /&gt;CUMHURİYET Ü 3.398 129 3.527&lt;br /&gt;ÇUKUROVA ÜNİ 5.968 273 6.241&lt;br /&gt;DİCLE ÜNİV 4.384 1.339 5.723&lt;br /&gt;D.EYLÜL ÜNİV 7.485 1.130 8.615&lt;br /&gt;EGE ÜNİV 9.764 148 9.912&lt;br /&gt;ERCİYES ÜNİV 4.418 317 4.735&lt;br /&gt;FIRAT ÜNİV 3.913 935 4.848&lt;br /&gt;GAZİ ÜNİV 10.318 1.723 12.041&lt;br /&gt;GAZİANTEP ÜN 2.762 1.914 4.676&lt;br /&gt;HACETTEPE ÜN 11.257 5 11.262&lt;br /&gt;İNÖNÜ ÜNİV 2.599 0 2.599&lt;br /&gt;İSTANBUL ÜNİ 16.399 371 16.770&lt;br /&gt;İTÜ  4.876 607 5.483&lt;br /&gt;KARADENİZ TÜ 5.935 1.738 7.673&lt;br /&gt;MARMARA ÜNİV 5.807 42 5.849&lt;br /&gt;MİMAR SİNAN  1.467 577 2.044&lt;br /&gt;19 MAYIS ÜNİ 4.886 399 5.285&lt;br /&gt;ODTÜ  5.032 628 5.660&lt;br /&gt;SELÇUK ÜNİV 6.489 610 7.099&lt;br /&gt;TRAKYA ÜNİV 3.478 452 3.930&lt;br /&gt;ULUDAĞ ÜNİV 5.692 91 5.783&lt;br /&gt;YILDIZ TÜ 3.164 421 3.585&lt;br /&gt;100 YIL ÜNİV 3.777 174 3.951&lt;br /&gt;HARRAN ÜNİV 2.547 1.203 3.750&lt;br /&gt;18 MART ÜNİV 2.317 1.143 3.460&lt;br /&gt;S. DEMİREL Ü 4.156 1.773 5.929&lt;br /&gt;A.MENDERES Ü 2.863 1.330 4.193&lt;br /&gt;KARAELMAS ÜN 3.014 1.183 4.197&lt;br /&gt;MERSİN ÜNİV 3.025 1.078 4.103&lt;br /&gt;NİĞDE ÜNİV 2.016 790 2.806&lt;br /&gt;PAMUKKALE ÜN 3.270 1.256 4.526&lt;br /&gt;BATMAN ÜNİV 872 453 1.325&lt;br /&gt;BALIKESİR ÜN 2.587 1.091 3.678&lt;br /&gt;K.MEHMETBEY  872 453 1.325&lt;br /&gt;KOCAELİ ÜNİV 3.932 513 4.445&lt;br /&gt;AĞRI DAĞI ÜN 872 453 1.325&lt;br /&gt;SİNOP ÜNİV 872 453 1.325&lt;br /&gt;SAKARYA ÜNİV 2.228 940 3.168&lt;br /&gt;DUMLUPINAR Ü 2.097 527 2.624&lt;br /&gt;SİİRT ÜNİV 872 453 1.325&lt;br /&gt;C. BAYAR ÜN 3.136 1.454 4.590&lt;br /&gt;NEVŞEHİR ÜNİ 872 453 1.325&lt;br /&gt;İ. BAYSAL ÜN 2.588 1.182 3.770&lt;br /&gt;KARABÜK ÜNİV 872 453 1.325&lt;br /&gt;M. KEMAL ÜNİ 2.589 1.177 3.766&lt;br /&gt;7 ARALIK ÜNİ 872 453 1.325&lt;br /&gt;KARATEKİN ÜN 872 453 1.325&lt;br /&gt;KOCATEPE ÜNİ 2.103 561 2.664&lt;br /&gt;ÇORUH ÜNİV 872 453 1.325&lt;br /&gt;BİLECİK ÜNİV 872 453 1.325&lt;br /&gt;KAFKAS ÜNİV 1.489 395 1.884&lt;br /&gt;EREN ÜNİV 872 453 1.325&lt;br /&gt;G.OSMANPAŞA  1.913 164 2.077&lt;br /&gt;KIRKLARELİ Ü 872 453 1.325&lt;br /&gt;MUĞLA ÜNİV 2.093 419 2.512&lt;br /&gt;KORKUT ATA Ü 872 453 1.325&lt;br /&gt;BİNGÖL ÜNİV 872 453 1.325&lt;br /&gt;SÜTÇÜ İMAM Ü 2.032 324 2.356&lt;br /&gt;ALPARSLAN ÜN 872 453 1.325&lt;br /&gt;ARTUKLU ÜNİV 872 453 1.325&lt;br /&gt;KIRIKKALE ÜN 1.997 36 2.033&lt;br /&gt;OSMANGAZİ ÜN 3.308 0 3.308&lt;br /&gt;GALATASARAY  1.012 237 1.249&lt;br /&gt;İZMİR YTE 1.284 692 1.976&lt;br /&gt;GEBZE YTE 2.207 1.186 3.393&lt;br /&gt;AHİ EVRAN ÜN 1.735 803 2.538&lt;br /&gt;KASTAMONU ÜN 1.244 592 1.836&lt;br /&gt;DÜZCE ÜNİV 1.775 549 2.324&lt;br /&gt;M.A. ERSOY Ü 1.224 602 1.826&lt;br /&gt;UŞAK ÜNİV 1.104 660 1.764&lt;br /&gt;RİZE ÜNİV 1.441 780 2.221&lt;br /&gt;N. KEMAL ÜNİ 1.768 823 2.591&lt;br /&gt;ERZİNCAN ÜNİ 1.467 574 2.041&lt;br /&gt;AKSARAY ÜNİV 1.232 630 1.862&lt;br /&gt;GİRESUN ÜNİV 1.431 707 2.138&lt;br /&gt;HİTİT ÜNİV 1.717 1.007 2.724&lt;br /&gt;BOZOK ÜNİV 1.395 703 2.098&lt;br /&gt;ADIYAMAN ÜN  950 453 1.403&lt;br /&gt;ORDU ÜNİV 1.358 780 2.138&lt;br /&gt;AMASYA ÜNİV 1.078 459 1.537&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;TOPLAM  261.410 55.590 317.000&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/pre&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-2309538967456526034?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-03-16T19:43:44.029-07:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Parlak Eksik Nottan Vazgeçti Direkt Devlete Meydan Okudu!!!</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/02/parlak-eksik-nottan-vazgeti-direkt.html</link><category>öğrenci</category><category>Üniversite</category><category>türban</category><category>af</category><category>eğitim</category><category>haber</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Sun, 24 Feb 2008 18:23:09 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-1706690058168822169</guid><description>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak, Gül'ün onayına rağmen başörtülü öğrencilerin yarın İstanbul Üniversitesi kapısından geri çevrileceğini söyledi.                                &lt;/span&gt;&lt;img src="http://image.haber7.com/haber/98106.jpg" style="border-color: rgb(0, 0, 0); width: 151px; height: 113px; font-weight: bold;" align="right" border="1" hspace="12" vspace="12" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak, başörtüsü yasağına son veren yasal düzenlemenin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylandıktan sonra resmi gazetede yayınlanmasına rağmen, başörtülü öğrencilerin yarın İstanbul Üniversitesi kapısından geri çevrileceğini söyledi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bayburt Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından Yeşilköy Polat Renaissance Otel'de düzenlenen geceye katılan İstanbul Üniversitesi Rektörü Mesut Parlak, başörtüsü konusunda tavrını ortaya koydu. TBMM'den rekor oyla geçen, üniversitelerde başörtüsü yasağını sona erdirmesi düşünülen 10. ve 42. madde ile ilgili düzenleme Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından da onaylanmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kararın Resmi Gazete'de yayınlanmasının ardından üniversitelerde yarın nasıl bir tavır izleneceği merak ediliyor. İstanbul Üniversitesi Rektörü Mesut Parlak, YÖK'ün ek 17. maddesi değişmediği sürece öğrencilerin başörtüsü ile üniversiteye alınmayacağını savundu. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Rektör Parlak, konuşmasında, "Bu yasa geçmişteki uygulamayı ortadan kaldırmıyor. Ek 17. madde değişirse o zaman yapılacak bir şey yok" ifadelerini kullandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu hatırlatan Parlak, "Bu hukuk devletinde bürokrat olarak görev yapıyoruz. Hiç kimse yargının üzerinde değildir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı Gül'ün imzaladığı 10. ve 42. maddenin başörtüsü yasağını AİHM'nin ifade ettiği boyutu ortadan kaldırmayacağını savunan Parlak, "17. madde değişmedikçe öğrenciler ile ilgili herhangi bir değişiklik olmayacak. Geçmişte nasıl giriyorlarsa bu evlatlarımız yarın da aynı şekilde girecekler. Başörtüsü ile içeri alınmayacaklar" diye konuştu. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-1706690058168822169?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-02-24T18:23:09.466-08:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total></item><item><title>Yasakçı üniversiteden tuhaf gerekçe: 'Hukukun üstünlüğü ve toplumsal barış için Anayasa'ya uymuyoruz!'</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/02/yasak-niversiteden-tuhaf-gereke-hukukun.html</link><category>yök</category><category>Üniversite</category><category>ögrenci</category><category>türban</category><category>af</category><category>eğitim</category><category>haber</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Sun, 24 Feb 2008 18:18:15 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-7329609852786162841</guid><description>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;img class="haberresim" style="margin: 15px; font-weight: bold;" src="http://medya.zaman.com.tr/2008/02/25/neclapur.jpg" align="right" /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;" class="griyazi"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;" class="griyazi"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldıran anayasa değişikliği Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmesine rağmen, bazı rektörler düzenlemeye direniyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;                                                      &lt;p style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Fakülte kapılarına bir yazı asarak 'başörtülü öğrencilerin kampusa alınmayacağını' duyuran Marmara Üniversitesi, ilginç bir gerekçe sundu. Anayasadaki değişikliği dikkate almayan üniversite senatosu, 'hukukun üstünlüğüne duydukları saygı ve toplumsal barış için' yasakçı uygulamaya devam edeceklerini belirtti. Açık öğretim fakültesi derslerine giren başörtülü öğrenciler dün okula alınmadı. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Kapıya asılan 15 Şubat tarihli senato kararında, şu ifadeler yer alıyor: "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda değişiklik yapan 5735 sayılı 9 Şubat 2008 kabul tarihli yasanın yürürlüğe girmesi durumunda Anayasa'daki değişikliklerin doğrudan uygulanabilir hüküm içermemesi nedeniyle öğrenci kılık kıyafeti konusunda üniversitemizdeki uygulama 2547 sayılı kanunun ilgili maddelerinde yeni bir düzenleme yapılana kadar hukukun üstünlüğüne olan saygımız ve toplumsal barış açısından gerekli olduğunun kamuoyuna duyurulmasına oybirliği ile karar verilmiştir." Derse girmek isteyen öğrenciler, oluşturulan kulübede başlarını açarak okula girebildi. Marmara Üniversitesi Rektörü Necla Pur, bir dönem CHP Parti Meclisi üyeliği yapmıştı. Pur, rektör seçilince CHP'deki görevinden istifa ettiğini açıklamıştı. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-7329609852786162841?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-02-24T18:18:15.155-08:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total></item><item><title>İlk 500'de Türkiye'den iki üniversite</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/02/ilk-500de-trkiyeden-iki-niversite.html</link><category>universite</category><category>egitim</category><category>haber</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Tue, 19 Feb 2008 15:10:45 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-4311230367901707353</guid><description>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dünyada 15 bin üniversite üzerinde yapılan en yoğun araştırmanın sonuçlar açıklandı. 15 bin üniversite arasında yapılan sıralamaya göre ilk 500'te iki Türk üniversite var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;                                                       &lt;div style="font-weight: bold;" id="haberImage"&gt;   &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;img style="width: 215px; height: 161px;" alt="İlk 500'de Türkiye'den iki üniversite" src="http://image.haber7.com/haber/95338.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;Dünyadaki gelişmiş ülkelerde tüm üniversiteler akademik açıdan, bilinirlikleri, araştırmaları, yayınları açısından sıralanıyor. Ancak Türkiye’de böyle bir sıralama yok. Sadece “genel kanı” var. Üniversite dendiğinde “en çok tercih edilenler” diye bir “olgu” akla geliyor. ODTÜ, Boğaziçi, Bilkent, Koç, Sabancı gibi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        &lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İşte 2007 yılı sonunda 3 değişik kurumun sıralamaları: QT ilk 400’de sadece İstanbul Teknik Üniversitesi (390).&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Vatan’dan Rıfat Sarıcaoğlu’nun yazısına göre, Shanghai index ilk 500’de sadece İstanbul Üniversitesi (472) var. Ancak, aşağı yukarı tüm verileri göz önünde bulundurularak dünyada 15 bin üniversite üzerinde yapılan en yoğun araştırmanın (Webmaster) sonuçları, tablolarda görülüyor. (Not: Bu araştırmanın internette tıklama sayısı ile ilgisi yoktur. Tablolardaki sıralama dünyadaki ilk 4 bin üniversiteyi kapsıyor. Bu tabloda ismi bulunmayan üniversiteler ilk 4 binin içinde değildir.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dünya sıralamasındaki ilk 10’da ise MIT, Stanford, Harvard, UC-Berkeley, Cambridge, Cal Tech, Columbia, Princeton, Chicago ve Oxford üniversiteleri bulunuyor. Eğitimde ezberciliği bırakıp, uygulama ve araştırmaya yönelik, bilim çağına uygun, birkaç dili bilen bireyler yetiştirmek için tohumları bugünden ekmemiz gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İngiltere’de geçen hafta yayınlanan bir araştırmada, İngilizler’in nüfus artış oranı düşmesine rağmen üniversite eğitimi talebi yüzde 7.2 artmış. Kızlarda bu oran yüzde 10.4. Daha şaşırtıcı olanı, 25 yaş üztü talep yüzde 18 artmış durumda. Bu veriler kısa zamanda Türkiye için de söz konusu olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold;"&gt;VAKIF ÜNİVERSİTELERİ SIRALAMASI &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;479 Bilkent&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1246 Sabancı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1277 Doğu Akdeniz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1436 Başkent&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1523 İstanbul Bilgi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1564 Koç&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2223 Çankaya&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2250 İzmir Ekonomi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2451 Doğuş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2740 Kültür&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2957 Yeditepe&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3171 Fatih&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3236 TOBB&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3274 Beykent&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3650 Bahçeşehir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold;"&gt;TÜRK ÜNİVERSİTELERİNİN TABLODAKİ YERİ (DEVLET ÜNİVERSİTELERİ) &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;438 ODTÜ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;508 Boğaziçi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;720 ITÜ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;798 Ankara&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;818 Hacettepe&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;939 Ege&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1067 Anadolu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1082 Gazi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1231 Çukurova&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1342 Selçuk&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1355 Yıldız&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1398 Dokuz Eylül&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1410 İnönü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1427 İstanbul&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1535 Uludağ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1710 Süleyman Demirel&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1787 Marmara&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1802 Akdeniz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1846 Erciyes&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2120 Trakya&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2195 Dicle&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2232 Karadeniz Teknik&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2414 Gaziantep&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2439 Adnan Menderes&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2493 Sakarya&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2501 Çanakkale 18 Mart&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2503 Afyon Kocatepe&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2687 Sütçü İmam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2713 Ondokuz Mayıs&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2838 Cumhuriyet&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2972 Galatasaray&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3176 Balıkesir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3178 Mersin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3294 Yüzüncü Yıl&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3311 Karaelmas&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3314 Pamukkale&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3429 Atatürk&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3484 Izzet Baysal&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3491 Celal Bayar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3607 Osman Gazi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3766 Fırat&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3897 Gebze Yük. Tek. Ens.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3939 Harran&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-4311230367901707353?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-02-19T15:10:45.594-08:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Açık Öğretimliler yüksek lisans yapabilir mi?</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/02/ak-retimliler-yksek-lisans-yapabilir-mi.html</link><category>Acikogretim</category><category>egitim</category><category>haber</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Wed, 13 Feb 2008 16:23:04 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-4922804303921906965</guid><description>&lt;table style="font-weight: bold; width: 392px; height: 1070px;" border="0" cellpadding="5" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr style="font-weight: bold;"&gt;&lt;td&gt;    &lt;h2 style="font-family: Arial; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 16px; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;“A&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;çık öğretim lisans mezunları yüksek lisansa başvurma veya yüksek lisans yapma hakkına sahip mi?” öğrencilerin aklına takılan sorulardan biri. Konuyla ilgili düzenleme…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;     &lt;/td&gt;         &lt;/tr&gt;                            &lt;tr&gt;             &lt;td style="font-size: 14px;" id="objectContent" class="linkz01"&gt;    &lt;div id="haberImage"&gt;   &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;img alt="Açık Öğretimliler yüksek lisans yapabilir mi?" src="http://image.haber7.com/haber/70137.jpg" /&gt;Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinin 2.maddesine göre;“Yüksek lisans programına başvurabilmek için adayların bir lisans diplomasına sahip olmaları ve Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından merkezi olarak yapılan Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavından (ALES) başvurduğu programın puan türünde 55 standart puandan az olmamak koşuluyla ilgili senatoca belirlenecek ALES standart puanına sahip olmaları gerekir. Yüksek lisans programlarına öğrenci kabulünde, ALES puanı yanı sıra gerekirse, lisans not ortalaması ve mülakat sonucu da değerlendirilebilir. Bu değerlendirmeye ilişkin hususlar ile başvuru için adayların sağlaması gereken diğer belgeler (referans mektubu, neden yüksek lisans yapmak istediğini belirten kompozisyon, uluslararası standart sınavlar vb.) ve hangi düzeyde yabancı dil bilgisi gerektiği, ilgili senato tarafından düzenlenen yönetmelikle belirlenir…” &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;   &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu maddede, yüksek lisansa başvurmak için gerekli koşullar açıkça belirtilmiştir. Yüksek lisansa başvurmak için lisans mezunu olma şartı vardır ancak yönetmelikten de açıkça anlaşılacağı üzere örgün veya uzaktan eğitim yapan fakültelerden mezun olma şartı yoktur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;   &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ayrıca 2547 sayılı kanunun 12.maddesindeki d ve fıkraları ile 43.maddenin c fıkrasına göre hazırlanan Açık Yükseköğretim yönetmeliğin 13.maddesinde "Açıköğretim öğrencileri ile aynı öğretim programına göre örgün öğretim öğrencileri arasında öğrenci hakları bakımından fark bulunmadığı gibi her iki yoldan mezun olanlar eşit hak ve yetkilere sahip olurlar." hükmü yer almaktadır. Yönetmeliğin bu maddesinden de anlaşılacağı gibi &lt;strong&gt;açıköğretim fakültesi mezunları yüksek lisans dahil diğer öğrencilerle aynı haklara sahiptirler&lt;/strong&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;   &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Gerekli şartlar sağlandığında örgün öğretim mezunları gibi yüksek lisansa başvurma ve yüksek lisans yapma hakkına sahiptirler&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-4922804303921906965?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-02-13T16:23:04.425-08:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Üniversitelerde sadece yasakçı akademisyen yok</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/02/niversitelerde-sadece-yasak-akademisyen.html</link><category>yök</category><category>öğrenci</category><category>Üniversite</category><category>ögrenci</category><category>af</category><category>universite</category><category>eğitim</category><category>egitim</category><category>haber</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Mon, 04 Feb 2008 09:18:23 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-7042323892968408698</guid><description>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;img class="haberresim" style="margin: 15px; font-weight: bold;" src="http://medya.zaman.com.tr/2008/02/04/basortusu.jpg" align="right" /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;" class="griyazi"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;" class="griyazi"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;          &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Başörtüsü yasağının kaldırılması amacıyla öğretim görevlileri cephesinden başlayan "Özgürlük Bildirisi"ne 5 günde bin 500'ün üzerinde imza atıldı. 110 üniversitede imza sayısının 5 bini bulmasının beklendiği bildiriliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;                                                      &lt;p style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;img src="http://medya.zaman.com.tr/2008/02/04/ihsan-dagi.jpg" align="left" /&gt;Son dönemde türban sorununun Anayasa'ya girmesi ve Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) tarafından yapılan sert açıklamalara karşın, ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Dağı ile Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şaban Çalış öncülüğünde "Özgürlük Bildirisi" adı altında bir çalışma başlatıldı. Üniversitelerdeki başörtü yasağına karşı yayınlanan bildiride, her ülkede olduğu gibi üniversitelerde kılık kıyafet serbestliğinin hiçbir din, inanç, düşünce, ırk ve cinsiyet ayrımı yapılmadan tanınması gerektiği belirtiliyor. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;      &lt;span style="font-size:100%;"&gt;http://universitedeozgurluk.blogspot.com adlı sitede yayınlanan bildiriye şimdiye kadar bin 503 öğretim üyesi imza atarken, sayının 5 binin üzerine çıkması bekleniyor. Özgürlük Bildirisi öncülerinden Prof Dr. İhsan Dağı, hedef olarak bir sayı belirlemediklerini kaydederken, asıl amacın, üniversiteler arasında özgürlükçü düşünen öğretim görevlilerinin de olduğunu göstermek olduğunu ifade etti. Dağı, "Hedefimiz belli bir rakama ulaşmak değil. Şu anda bu rakam bin 500 olmasa 100 bile olsa aslında bir şeyleri göstermiş olurdu. Burada gösterilmek istenen üniversitelerde sadece yasakçı öğretim üyelerinin bulunmadığının gösterilmesidir. İnsanlar bu üniversitelerin özgür mekanlar olmasını istiyor. Bizler de buraların sadece bilimin tartışıldığı yerler olmasını istiyoruz" dedi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;  - "AMACIMIZA ULAŞTIK"-     &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Özgürlük Bildirisi'ne atılan imzalar ile bazı rektörlerin "yasakçı tutumunun" üniversite tabanından destek görmediğini göstermeyi amaçladıklarını ifade eden Dağı, "Ve bu amacımıza ulaştık" dedi. Bildiriye imza atanlar arasından Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Levent Köker, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ali Nesin, ODTÜ Öğretim üyesi Prof. Dr. Nuri Yurdusev gibi isimler de bulunuyor. Şu anda 2007 yılında kurulan 17 üniversite ile beraber Türkiye'de 110 üniversite bulunuyor. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-7042323892968408698?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-02-04T09:18:23.341-08:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Mesut Parlak, rektör olunca eski fikirlerini unuttu</title><link>http://fullegitim.blogspot.com/2008/02/mesut-parlak-rektr-olunca-eski.html</link><category>öğrenci</category><category>Üniversite</category><category>haber</category><author>noreply@blogger.com (sahildeki.kral)</author><pubDate>Mon, 04 Feb 2008 09:19:10 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8003591269884962470.post-420753912852810099</guid><description>&lt;table style="font-weight: bold;" cellpadding="0" cellspacing="0" height="16" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="metin" colspan="2" style="padding-top: 15px;" valign="top"&gt;&lt;table&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="2"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;        &lt;/tr&gt;        &lt;tr&gt;         &lt;td colspan="2" class="spot-haber" valign="top"&gt;                              &lt;table align="right" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;           &lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;            &lt;td&gt;&lt;img class="haberresim" src="http://medya.zaman.com.tr/2008/02/04/rektor.jpg" align="right" /&gt;&lt;/td&gt;           &lt;/tr&gt;                      &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt; '&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Türbanlı öğrenciye hak ettiği notu vermeyiz.' sözleriyle gündeme gelen İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak, eski rektör Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu'na karşı başörtülü öğrencileri savunmuştu.&lt;/span&gt; &lt;/td&gt;        &lt;/tr&gt;       &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;       &lt;/td&gt;      &lt;/tr&gt;       &lt;tr&gt;       &lt;td colspan="2" style="padding-bottom: 10px;" width="100%"&gt;       &lt;br /&gt;&lt;/td&gt;      &lt;/tr&gt;       &lt;tr&gt;       &lt;td class="metin" colspan="2" style="padding-right: 10px;" valign="top"&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;1997 yılında İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'ne aday olan Parlak, gazeteci Yalçın Doğan'ın NTV'deki programında başörtüsü yasağına karşı çıkmıştı. Parlak, programda, başörtülü öğrencilere kimlik verilmesi ve derslere girmesinin engellenmemesi gerektiğini söylemişti. &lt;/p&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8003591269884962470-420753912852810099?l=fullegitim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-02-04T09:19:10.683-08:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><media:rating>nonadult</media:rating></channel></rss>

