<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" version="2.0">

<channel>
	<title>Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</title>
	<atom:link href="http://hayatiinanc.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
	<link>https://hayatiinanc.com</link>
	<description>Can Veren Pervaneler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Oct 2025 10:23:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Eylemişlerdir</title>
		<link>https://hayatiinanc.com/damlalar/eylemislerdir/</link>
		
		
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 12:07:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damlalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatiinanc.com/?p=269</guid>

					<description><![CDATA[Şeyh Gâlib’in ‘eylemişlerdir’ redifli iki gazeline, Keçecizâde İzzet Molla’nın nazîresini büyük bir zevkle okuduktan sonra, anladıklarımı sizlerle paylaşmayı istedim. Buyurun: O âkıller ki râhın semt-i takdîr eylemişlerdirÇıkar yolancak oldur hüsn-i tedbîr eylemişlerdir O akıllı kimseler ki, takdîre yönelmişler yani teslim olmuşlar; tek çıkar yol zaten odur, mâşâallah güzel bir yol tutmuşlar. Öyle ya “Men âmene [&#8230;]<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/eylemislerdir/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Şeyh Gâlib’in ‘eylemişlerdir’ redifli iki gazeline, Keçecizâde İzzet Molla’nın
nazîresini büyük bir zevkle okuduktan sonra, anladıklarımı sizlerle paylaşmayı istedim. Buyurun:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>O âkıller ki râhın semt-i takdîr eylemişlerdir</strong><br><strong>Çıkar yolancak oldur hüsn-i tedbîr eylemişlerdir</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">O akıllı kimseler ki, takdîre yönelmişler yani teslim olmuşlar; tek çıkar yol zaten odur, mâşâallah güzel bir yol tutmuşlar. Öyle ya <strong><em>“Men âmene bil-kaderi emine min-el kederi”</em></strong>(Kadere îmân eden kederden emîn olur).</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Şerâr-ı âhı dâne eşk-i çeşmi âb kılmışlar</strong><br><strong>O sayyâdân ki murg-i kâmı nahcîr eylemişlerdir</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Şerâr&nbsp;:</em></strong><em>&nbsp;Kıvılcımlar </em><br><strong><em>Eşk-i çeşm&nbsp;:</em></strong><em>&nbsp;Gözyaşı </em><br><strong><em>Sayyâd&nbsp;:</em></strong><em>&nbsp;Avcı </em><br><strong><em>Murg&nbsp;:</em></strong><em>&nbsp;&nbsp;Kuş </em><br><strong><em>Kâm :</em></strong><em>&nbsp;Mutluluk </em><br><em><strong>Nahcîr&nbsp;:</strong> Av</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kafes avı şöyle yapılır: Yere koyduğunuz bir kafesin içine bir avuç arpa tanesi ile biraz su koyarsınız. Yem veya su için kafese giren kuş, kapağın kapanması ile avlanmış olur. (Tecrübeli avcılar kafes avını tasvip etmezler, çünkü mertliğe aykırı bulurlar.)</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte şairimizdiyor ki; saadet kuşunu avlayabilmek için dâne ve su yerine; (Ah!)
kıvılcımlarını ve gözyaşını koyacaksın. Fuzûlî’nin beytini hâtıra getiriyor:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Fuzûlî dehrden kâm almak olmaz olmadan giryân </strong><br><strong>Sadef su almayınca ebr-i nîsândan güher vermez</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>[Ağlamadan maksada kavuşulamaz dünyada. Sadef
de nisan yağmuru almadan inci vermiyor malûm.]</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Devam edelim İzzet Molla’nın gazeline:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Me’âl-i aşk çıkmaz sözlerinden Kays u Ferhâd’ın </strong><br><strong>O bahsi her biri bir başka takrîr eylemişlerdir</strong><br><br><strong><em>Me’âl-i aşk&nbsp;:&nbsp;</em></strong><em>Aşkın manâsı</em><br><strong><em>Kays :&nbsp;</em></strong><em>Mecnûn’un adı</em><br><strong><em>Takrîr etmek&nbsp;:</em></strong><em>&nbsp;&nbsp;Îzâh etmek, sözlü anlatmak</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşkın gerçek manâsını Ferhad’ın da, Mecnûn’un da sözlerinden anlamak mümkün değil. Farklı farklı anlatmışlardır zaten.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kiminbaşında sevdâ varsa bir bir toplayıp uşşâk Gelince tâ ser-i Mecnûn’a zencîr eylemişlerdir</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Herkesin sevda namına çektiklerini toplamış da aşıklar, vakti gelince
Mecnûn’un başına zincir etmişler. Bütün aşıklara model olmuş böylelikle Mecnûn.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yıkıldı hâtırım şâd eyledim hussâdı hamd olsun
</strong><strong>Anın nakzıyla çok vîrâne ta’mîr eylemişlerdir </strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Hussâd&nbsp;:</em></strong><em>&nbsp;Hasetçiler </em><br><strong><em>Nakz etmek&nbsp;:</em></strong><em>&nbsp;Bozmak, yıkmak</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Benim gönlüm yıkıldı ama bu sayede hasetçilerim sevindi, elhamdülillah!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rakîb olsun sevindi sâyesinde baht-ı bî-dâdın</strong><br><strong>Felekden çekdiğim cevr ile tebşîr eylemişlerdir</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Bî-dâd&nbsp;:</em></strong><em>&nbsp;Acımasız </em><br><strong><em>Tebşîr :</em></strong><em> Müjde </em><br><strong><em>Cevr :</em></strong><em>&nbsp;Acı, dert</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Beni hep üzen bahtım hiç değilse rakîbi sevindirdi; öyle ki çektiğim ızdırâbı
birbirlerine müjdeliyorlar. Ben üzüldüm ama sevinen var…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bilinse aşk-ı mutlak kimse olmaz İzzetâ âşık </strong><br><strong>Koyup nâmın muhabbet hüsn-i ta’bîr eylemişlerdir</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Mutlak aşkın ne olduğu bilinse ortada aşık falan kalmaz da; insanlar küçük duygu ve
eğilimlerine muhabbet adını vermişler. Aslında muhabbet ile alakası bile yok.
“Nefsin arzusuna aşk adını vermek, altın taç giydirilmiş kel kör bir başa
benzer”. Fakat insanlar böyle adlandırmışlar, ne yapalım hüsn-ü tabir etmişler.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Olanlar genc-i lâ-yefnâya mâlik künc-i râhatde</strong><br><strong>Koyup dünyâyı azm-i der-geh-i Pîr eylemişlerdir</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Genc&nbsp;:</em></strong><em>&nbsp;Hazine </em><br><strong><em>Lâ-yefnâ&nbsp;:</em></strong><em>&nbsp;Kaybolmaz, tükenmez </em><br><strong><em>Künc&nbsp;:</em></strong><em>&nbsp;Köşe </em><br><strong><em>Azm etmek&nbsp;:</em></strong><em>&nbsp;Yönelmek, o tarafa doğru gitmek</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerçek hazineye sahip olanları (gerçek aşıkları) söyleyeyim; onlar dünyaya kıymet vermeyip, Allah dostunun kapısına yönelenlerdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başta belirttiğim gibi bu gazel Şeyh Gâlib’e nazîre. Merhûmun gazelinden örnek beyt olmadan olmaz:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Devirde sâkıyân-ı zehr-i minnet ber-murâd olsun </strong><br><strong>Bizi kat’-ı recâ bahşıyla memnûn eylemişlerdir</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir iyilik yapınca zamâne insanı hemen arkasından başa kakıyor ya; onların bu tavrı için doğrusu minnettarım. Zira o sayede insanlardan bir şey beklemekten kurtulduk da, yalnız Allah’a tevekkül şuuruna erdik.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/eylemislerdir/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></content:encoded>
					
		
		
			<dc:creator>Av. Hayati ?nanç</dc:creator></item>
		<item>
		<title>MUALLİM NÂCÎ (1850-1893)’ NİN GAZELİ</title>
		<link>https://hayatiinanc.com/damlalar/muallim-naci-1850-1893-nin-gazeli/</link>
		
		
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2011 11:04:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damlalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatiinanc.com/?p=267</guid>

					<description><![CDATA[Oldu cân hem-bezm-i cânân dinlemem sussun cihân Gûş-i cânım dinlesin ârâm-ı cânım söylesin Hem-… : …daş (hem-şehri=aynı şehirden gibi) Bezm : Meclis Cânân : Sevgili Hem – bezm – i cânân : Sevgili ile birlikte olma hâli. Gûş : Kulak Gûş-i cân : Can kulağı Ârâm&#160;: Durma, eğlenme. Durulan, sükûnet&#160; bulunan yer. -Zımnen- sevgili.Ârâm-ı cân [&#8230;]<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/muallim-naci-1850-1893-nin-gazeli/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Oldu cân hem-bezm-i cânân dinlemem sussun cihân </em></strong><br><strong><em>Gûş-i cânım dinlesin ârâm-ı cânım söylesin</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Hem-… : </em></strong><em>…daş (hem-şehri=aynı şehirden gibi) </em><br><strong><em>Bezm :</em></strong><em> Meclis </em><br><strong><em>Cânân :</em></strong><em> Sevgili </em><br><strong><em>Hem – bezm – i cânân : </em></strong><em>Sevgili ile birlikte olma hâli. </em><br><strong><em>Gûş : </em></strong><em>Kulak </em><br><strong><em>Gûş-i cân : </em></strong><em>Can kulağı </em><br><strong><em>Ârâm&nbsp;: </em></strong><em>Durma, eğlenme. Durulan, sükûnet&nbsp; bulunan yer. -Zımnen- sevgili.</em><br><strong><em>Ârâm-ı cân : </em></strong><em>Can durağı; sevgili.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>[Sevgili ile buluştum. Artık kimseyi dinleyemem; herkes sussun. Can özüm söyleyecek, can kulağım dinleyecek.]</em><strong><em>Bir zemân ben söyledim kim bildi bundan böyle de</em></strong><strong><em>
Gönlümün hâlin yıkılmış hânümânım söylesin</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Hânümân&nbsp;:&nbsp;</em></strong><em>Ev, bark, ocak.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>[Hayli zamandır ben söyledim; anlayan oldu mu? Bundan böyle viran olmuş evim- ocağım söylesin artık.]</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Meşhedim mahşer kesilmiş bende yok sözden eser </em></strong><br><strong><em>Kıssa-i rengînimi hûn-ı revânım söylesin</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Meşhed : </em></strong><em>Şehidin defnolunduğu yer. </em><br><strong><em>Rengîn : </em></strong><em>Renkli </em><br><strong><em>Hûn&nbsp;: </em></strong><em>Kan </em><br><strong><em>Hûn-i revân&nbsp;: </em></strong><em>Akan (yürüyen) kan</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>[Kabrim mahşer yeri gibi sessizdir. Artık benim renkli hikâyemi akan kanım anlatsın.]</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Ben nihân oldumsa âsârım nihân olmaz durur </em></strong><br><strong><em>Şânımı ahlâfa sît-i câvidânım söylesin</em></strong><br><br><strong><em>Nihân : </em></strong><em>Gizli. </em><br><strong><em>Âsâr&nbsp;: </em></strong><em>Eserler </em><br><strong><em>Ahlâf&nbsp; : </em></strong><em>Halefler (bizden sonrakiler) </em><br><strong><em>Sît : </em></strong><em>Ün, iyi şöhret. </em><br><strong><em>Câvidân :</em></strong><em> Dâimî kalacak olan.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>[Ben kabre girer, gözden gizlenirim ama eserlerim kalacaktır. Bizden sonrakilere onlar anlatsın artık.]</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Bir zemân olsun bana seng-i mezârım tercemân </em></strong><br><strong><em>Ben yoruldum söylemekten tercemânım söylesin</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Seng :&nbsp; </em></strong><em>Taş</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>[Bir müddet de mezar taşım bana tercüman olsun. Ben söylemekten yoruldum, tercümanım söylesin.]</em></p>
<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/muallim-naci-1850-1893-nin-gazeli/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></content:encoded>
					
		
		
			<dc:creator>Av. Hayati ?nanç</dc:creator></item>
		<item>
		<title>Ali Emîrî’nin Tahmîsi</title>
		<link>https://hayatiinanc.com/damlalar/ali-emirinin-tahmisi/</link>
		
		
		<pubDate>Fri, 18 Mar 2011 12:02:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damlalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatiinanc.com/?p=265</guid>

					<description><![CDATA[Sultan 5. Mehmet Reşad&#8217;ın &#8216;Çanakkale Gazeli&#8217; ne yapılan onlarca tahmisden üçü Diyarbakırlı Ali Emîrî Efendi&#8217;ye ait olup aşağıda arzolunmuştur. (Enfel Doğan ve Fatih Tığlı&#8217;nın İ. Ü. Ed. Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi-cilt 33 İst. 2005) Ali Emîrî’nin Tahmîsi Ne mülûkâne eserdir bu ne nutk-ı ahsenTab‘-ı şâhânesidir masdar-ı ilhâm-ı sühanBuyurur şevket ile pâdişâh-ı mülk ü [&#8230;]<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/ali-emirinin-tahmisi/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Sultan 5. Mehmet Reşad&#8217;ın &#8216;Çanakkale Gazeli&#8217; ne yapılan onlarca tahmisden üçü Diyarbakırlı Ali Emîrî Efendi&#8217;ye ait olup aşağıda arzolunmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(Enfel Doğan ve Fatih Tığlı&#8217;nın İ. Ü. Ed. Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi-cilt 33 İst. 2005)</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ali Emîrî’nin Tahmîsi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne mülûkâne eserdir bu ne nutk-ı ahsen<br>Tab‘-ı şâhânesidir masdar-ı ilhâm-ı sühan<br>Buyurur şevket ile pâdişâh-ı mülk ü vatan<br>Savlet etmişdi Çanakkal‘aya bahr ü berden<br>Ehl-i İslâmın iki hasm-ı kavîsi birden</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hasm-ı müstağrak-ı âhen sataşıp ordumuza<br>Top u tayyâre-i müz‘icle üşüp ordumuza<br>Cevşen ü seyf ü siperle yanaşıp ordumuza<br>Lakin imdâd-ı ilâhî yetişip ordumuza<br>Oldu her bir neferi kal‘a-i pûlâd-beden</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bakınız satvete Osmanlıların rezminde<br>Söylenir yeryüzünün Hind ile Hârizminde<br>Okunur nutk-ı mülûkâne cihân bezminde<br>Asker evlâdlarımın pîşgeh-i azminde<br>Aczini eyledi idrâk nihâyet düşmen</p>



<p class="wp-block-paragraph">Düşmenin hâlini ey hâme-i ferruh-reftâr<br>Sende yok tâb-ı beyân eyleyemezsen ihbâr<br>Bak ne âlî buyurur pâdişeh vahy-âsâr<br>Kadr ü haysiyyeti pâmâl olarak etdi firâr<br>Kalb-i İslâma nüfûz etmeğe gelmiş-iken</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yâ bütün bir yere toplandı künûz-ı dünyâ<br><br><strong>Ali Emîrî Efendi Tarafından İkinci Defa Takdîm Kılınan Tahmîs</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yâ zuhûr eyledi gevherleri hôş-bû ma‘den<br>Yâ yetişdi gül-i hôş-bûsu münevver gülşen<br>Levh-i ilhâma yazıldı yâ bu şâhâne sühan<br>Savlet etmişdi Çanakkal‘aya bahr ü berden<br>Ehl-i İslâmın iki hasm-ı kavîsi birden</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nûrlar katdı bu şâhâne sühan duygumuza<br>Nüsha-i cân edelim tâ süt emen yavrumuza<br>Gözümüz çünki vedâ‘ etmiş idi uykumuza<br>Lâkin imdâd-ı ilâhî yetişip ordumuza<br>Oldu her bir neferi kal’a-i pûlâd-beden</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nutk-ı şâhâneye bak leşkerinin rezminde<br>A‘zam-ı tâ‘at olan azm-i zafer cezminde<br>Okunur hürmet ile pâdişehân bezminde<br>Asker evlâdlarımın pîşgeh-i azminde<br>Aczini eyledi idrâk nihâyet düşmen</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zillet-i düşmeni ey hâme-i çâbük-reftâr<br>Sende yok tâb-ı beyân eylemezsen ihbâr<br>Bak ne âlî buyurur pâdişeh-i feyz-âsâr<br>Kadr ü haysiyyeti pâmâl olarak etdi firâr<br>Kalb-i İslâma nüfûz etmeğe gelmiş-iken</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sıdk ile cândan o sultân-ı adâlet-fermâ<br>Ediyor hâlıkına arz-ı münâcât ü ricâ<br>Mazhar-ı hüsn-i kabûl eyleye Rabb-i a‘lâ<br>Kapanıp secde-i şükrâna Reşâd eyle duâ<br>Mülk-i İslâmı Hudâ eyleye dâim me’men</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine tahmîsi Emîrî kulu etdi imlâ<br>Böyledir âdet-i dîrîn-i sunûf-ı şuarâ<br>Çünki tahmîs oluyor bâ’is-i tekrâr-ı duâ<br>Müstedâm eyle[ye] tahtında Cenâb-ı Mevlâ<br>Hândânî ile mesrûr ola evlâd-ı vatan<br> <br><strong>Ali Emîrî Efendi: Üçüncü Def‘a Tahmîs-i Gazel-i Pâdişâhî</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Nerde Kıbrıs’la Cezâyir, nerede Mısr u ‘Aden<br>Nerde sâir bu kadar muhterem eczâ-yı vatan<br>Olmayıp râzı yine düşmen o atşân-ı fiten<br>Savlet etmişdi Çanakkal‘aya bahr ü berden<br>Ehl-i İslâmın iki hasm-ı kavîsi birden</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bahrden zırhlı donanma yanaşıp ordumuza<br>Karadan leşker sudan neşter üşüp ordumuza<br>Kanlı tayyâre havâdan sataşıp ordumuza<br>Lâkin imdâd-ı ilâhî yetişip ordumuza<br>Oldu her bir neferi kal’a-i pûlâd-beden</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geliyor nevbet-i ahyâ-yı hükûmet Hind’e<br>Müjdeler anda olan zâhid ü şeyh ü rinde<br>Hasta-i illet-i ye’s oldu adû-yı zinde<br>Asker evlâdlarımın pîşgeh-i azminde<br>Aczini eyledi idrâk nihâyet düşmen</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oldu Osmanlılara kanlı kazâlar gülzâr<br>Geliyor leşkere kurşun sesi ivâne-i hezâr<br>Böyle saff-derleri gördükde adû-yı gaddâr<br>Kadr ü haysiyyeti pâmâl olarak etdi firâr<br>Kalb-i İslâma nüfûz etmeğe gelmiş-iken</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şanlı askerlere yârmend ola avn-i Mevlâ<br>Dâimâ feth ü zaferle edeler kesb-i safâ<br>Sulh-ı gâlible ola devlet ü millet ihyâ<br>Kapanıp secde-i şükrâna Reşâd eyle duâ<br>Mülk-i İslâmı Hudâ eyleye dâim me’men</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ömr-i sermedle ola taht-ı hilâfetde celîs<br>Yaza bu şi‘r-i hümâyûn gibi çok nazm-ı selîs<br>Eyle dâim Emîrî kulu böyle tahmîs<br>Mülkümüzdür el’an Mısr u Cezâyir Tiflîs<br>Emr ü fermânına fermân-ber ola Çin ü Hoten</p>
<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/ali-emirinin-tahmisi/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></content:encoded>
					
		
		
			<dc:creator>Av. Hayati ?nanç</dc:creator></item>
		<item>
		<title>Ok – Yay</title>
		<link>https://hayatiinanc.com/damlalar/ok-yay/</link>
		
		
		<pubDate>Mon, 22 Nov 2010 11:47:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damlalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatiinanc.com/?p=241</guid>

					<description><![CDATA[“Bu menzil-gehde tîrin çekdiği cevri kemân çekmez” Tam bir mısra-i berceste. Yani benzersiz mısra. Bursalı Çelebi Âsım’a ait. İzahata girişmeden önce, bu vesile ile hatırıma gelen Yenişehirli Avni Bey’in bir beytine bakalım: Bin safsata bir mısra-i bercesteye değmez İndimde esâtîr-i Felâtun hezeyândır [Kuru akılla hakîkate ulaşmaya çalışan filozofların sayıklama sözleri andıran safsataları nerede; mensubu bulunduğumuz [&#8230;]<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/ok-yay/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>“Bu menzil-gehde tîrin çekdiği cevri kemân çekmez”</strong></em> <br><br>Tam bir mısra-i berceste. Yani benzersiz mısra. <br><br><strong>Bursalı Çelebi Âsım’a</strong> ait. İzahata girişmeden önce, bu vesile ile hatırıma gelen<strong> Yenişehirli Avni Bey’in</strong> bir beytine bakalım: <br><br><em><strong>Bin safsata bir mısra-i bercesteye değmez </strong></em><br><em><strong>İndimde esâtîr-i Felâtun hezeyândır</strong></em> </p>



<p class="wp-block-paragraph">[Kuru akılla hakîkate ulaşmaya çalışan filozofların sayıklama sözleri andıran safsataları nerede; mensubu bulunduğumuz kültürün kodlarını iyi bilen bir tek şairimizin söylediği bir tek mısra nerede? Bir kamyon dolusu çakıl taşı ile iki parmak arasında tutabildiğiniz elmasın değeri kıyas kabul eder mi?] Evet! Keçi boynuzunda bir miktar kalori vardır; ama bir çuval keçiboynuzu yiyerek alacağın kaloriyi bir tek kesme şekerden alabiliyorsan, o kadar posayı taşımaya ne hâcet… <br><br><strong>Çelebi Âsım’</strong> dan aldığım mısra bir beytin yarısı. Tamamı şöyle: <br><br><strong><em>Cihânda gec-menîşden rast-kîşin renci efzûndur </em></strong><br><strong><em>Bu menzil-gehde tîrin çekdiği cevri kemân çekmez</em></strong><br><br><strong>Gec-menîş :</strong> Eğri tabîatlı, kötü huylu <br><strong>Rast-kîş :</strong> Dosdoğru giden <br><strong>Menzil-geh : </strong>Ok atılan saha, Okmeydanı <br><strong>Tîr : </strong>Ok <br><strong>Kemân : </strong>Yay<br><strong>Renc :</strong> Üzüntü, sıkıntı <br><strong>Efzûn :</strong> Çok <br><strong>Cevr :</strong> Haksızlık edip incitme <br><br>[Kötü yolda gidenlere oranla, dosdoğru olanların çektikleri sıkıntı çok daha fazladır. Doğru ok uzaklara atılmak, hedefe saplanıp yıpranmak gibi zahmetler çekerken, eğri yay bunlardan âzâdedir, elden düşmez.] </p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğrulukla yaşamanın sıkıntılara hazır ve tahammülkâr olmayı gerektirdiğini ihtar eden bu beyt; otuz sene önce Sahaflar Çarşısında bir dükkânın camında gördüğüm kıt’ayı da hatırlatıyor; tabiî “o eski hâlinden eser kalmamış” Sahaflar’ın hüznünü de… Şöyle diyordu dört mısrada ve henüz yirmisine kadem basmamış hukuk talebesi yazar, dikilip ezberlemiştim (Kim demiş, ezbercilik iyi değil diye.): <br><br><em><strong>Doğru olsam ok gibi yabana atarlar beni </strong></em><br><em><strong>Eğri olsam yay gibi elde tutarlar beni </strong></em><br><em><strong>Ne doğruyu aç gördüm ne eğriyi tok </strong></em><br><em><strong>Eğri yay elde kalır, menzil alır doğru ok</strong></em><br><br>Ok doğru olduğu için yabana atılıyor ve yay eğri olmakla elde tutuluyor. Bu hâl eğri olmayı kârlı gibi gösterse de; ârifâne bakış şunu da görmeli; evet öyle ama; son tahlilde herkes kendisi için takdir edilen rızkı yiyip gitmiyor mu dünyadan? Dünyada aç mezarı mı var? Bak etrafına! Doğruyu aç görmezsin, eğri de tok değildir. Hatta eğri olanın hırsı daha çok olduğundan –karnı olmasa bile- gözü daima aç olarak gelir ve gider. Dosdoğru ol da sen, atan olursa bırak atsın; gittiğin yerde tutan da olur. Hem, yol alan oktur, yay değil. Ayrıca izzetle ve namusla gidersin. Huzurla yatarsın; yatakta da, kabirde de. Nasıl olsa dimdik yürüyenler, gün gelir, dümdüz yatarlar. </p>
<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/ok-yay/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></content:encoded>
					
		
		
			<dc:creator>Av. Hayati ?nanç</dc:creator></item>
		<item>
		<title>…Sevgili Okuyucularım Son</title>
		<link>https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-son/</link>
		
		
		<pubDate>Wed, 21 Apr 2010 10:58:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damlalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatiinanc.com/?p=262</guid>

					<description><![CDATA[FENNÎ’NİN MÜSEBBÂ’ININ SON ÜÇ KIT’ASININ ÎZÂHI: Fesâd ü mekri çoktur çerh ile ahz ü ‘atâdan geç [Hilesi de bozuklukları da çoktur; dünya ile alışveriş yapma!] Haşv ü hâşâk ile doldurma kalbi mâsivâdan geç [Çer-çöp ile doldurma kalbini; ma-sivayı terk et. Ma-siva Allah’dan gayrı her şey demektir. Kalp Allah evidir; başka sevgiye yer vermek doğru değildir; [&#8230;]<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-son/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>FENNÎ’NİN MÜSEBBÂ’ININ SON ÜÇ KIT’ASININ ÎZÂHI:</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Fesâd ü mekri çoktur çerh ile ahz ü ‘atâdan geç</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Hilesi de bozuklukları da çoktur; dünya ile alışveriş yapma!]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Haşv ü hâşâk ile doldurma kalbi mâsivâdan geç</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Çer-çöp ile doldurma kalbini; ma-sivayı terk et. Ma-siva Allah’dan gayrı her şey demektir. Kalp Allah evidir; başka sevgiye yer vermek doğru değildir; hane sahibine hıyanet olur.]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Girip ihlâsla meyhâne-i ‘aşka riyâdan geç</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Tam bir ihlas (samimiyet, duruluk; daha doğrusu yalnız Allah için yapmak) üzere ol; gösterişi terk et. Ne ‘desinler’ için iş tut ne ‘demesinler’ için! Hesabını insanlara vermeyeceksin ki… Seni yoktan var eden insanlar değil ki… Rızkın insanlardan gelmiyor ki… Veren de O, alan da O nedir senden gidecek/Telâşını görenler can senin zannedecek.]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Eğer pîrân ile ünsiyyet istersen hatâdan geç</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[İlim-irfan sahipleri ile beraber olmak için edebi gözetmelisin; hatalarından dönmelisin.]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Garaz hammâlı olma kîni terk et mâ-mezâdan geç</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Garaz bir yüktür, ona hamal olma. Kin zehirdir, kendini zehirleme. “Olan oldu” güzel sözdür; kendine şiâr edin.]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Edersen bir iyilik intîzâr eyle mükâfâta</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[İyilik yaparsan hiç tereddüt etme, karşına çıkar. Balık bilmezse Hâlık bilir.]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yaparsan bir fenâlık hâzır ol ‘ayn-ı mücâzâta</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Kötülük yapınca da görürsün karşılığını. İnsan ektiğini biçer. “Eden kendine eder” unutma!]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Lihâzâ müstâkîm ol inhimâk etme huzûzâta</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Sonuç itibariyle dosdoğru ol. Zevklere aldanma. İki zevk [(tegaddî (gıdalanma) ve tenâsül (üreme)]’e dikkat. Bunlardan ilki olmasa insan çalışıp kazanmaya üşenir, ikincisi olmasa nesil devam etmez. İşte bu lezzetlerin, işbu varlık gayesini unutup ahmakça kapılma! İnsanlığını kaybedersin.]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Eğer kîsende pâren var ise sarf eyle hayrâta</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Kesende, kasanda paran varsa da akıllı ol, hayra sarf et. Yoksa ya yersin, kanalizasyona gider; ya da bırakırsın, başında mirasçıların kavga eder; ikisi de akıl kârı değil.]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Şu nushi dinlemezsen dûş olursun çok beliyyâta</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Dediğimi ve diyeceğimi dinlemezsen çok belâlara düşersin; pişman olursun. (Dediği hemen yukarıda, diyeceği birinci kıt’anın sonunda. Yani ‘Sakın bir dîdeyi ağlatma… diye başlayan mütekerrir beyt’)]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ekâbir meclisinden çıkma FENNÎ mahrem-i râz ol</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Büyüklerle oturup kalkmaya gayret et; sırları da saklamasını bil.]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kanâat göster aza devlet-i fakr ile mümtâz ol</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Azla yetin. Kanaat hazinedir.]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Te’âlî kıl şikâr-ı himmeti kapmakta şahbâz ol</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Çer-çöple uğraşma. Sen armudun sapı, üzümün çöpü derdinde olursan kaybedersin, himmet kuşunu kapamazsın.]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Târîk -i dil-nüvâzîde alıklık yapma kurnaz ol</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Gönül okşama bir sanattır. Akıllı ol da fırsatı kaçırma. Aramanı bekleyen annen veya baban, belki komşun filan vardır; arayıversen gönüllerini fethedersin. Sana da lazım olan odur. Akıllı ol.]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Nüfûzun nisbetinde derd-mendâna devâ-sâz ol</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Servet veya makam gibi bir imkâna sahipsen eğer dertlilere deva olmaya çalış. Kabir karanlıktır.]</p>
<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-son/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></content:encoded>
					
		
		
			<dc:creator>Av. Hayati ?nanç</dc:creator></item>
		<item>
		<title>…Sevgili Okuyucularım Devam 4</title>
		<link>https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-devam-4/</link>
		
		
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2010 10:58:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damlalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatiinanc.com/?p=259</guid>

					<description><![CDATA[FENNÎ’NİN MÜSEBBÂ’ININ ALTINCI VE YEDİNCİ KIT’ASININ ÎZÂHI: Ne lâzım hasmı ta’kîb eylemek ta’dîl-i efkâr et [Düşmanının peşine düşmekte ne fayda var? Kafayı değiştirsene!] Gelirse nefse hiddet kibriyâ-yı Hakk’ı tezkâr et [Hiddetin seni mağlup edecek gibi olduğu zaman Allahü teâlânın büyüklüğünü düşün.] Edip mahv-ı enâniyyet ‘ubûdiyyette ısrâr et [Benliğini yok et ve kullukta ısrar et. Şuracıkta [&#8230;]<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-devam-4/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>FENNÎ’NİN MÜSEBBÂ’ININ ALTINCI VE YEDİNCİ KIT’ASININ ÎZÂHI:</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ne lâzım hasmı ta’kîb eylemek ta’dîl-i efkâr et</strong><br><br>[Düşmanının peşine düşmekte ne fayda var? Kafayı değiştirsene!]<br><br><strong>Gelirse nefse hiddet kibriyâ-yı Hakk’ı tezkâr et</strong><br><br>[Hiddetin seni mağlup edecek gibi olduğu zaman Allahü teâlânın büyüklüğünü düşün.]<br><br><strong>Edip mahv-ı enâniyyet ‘ubûdiyyette ısrâr et </strong><br><br>[Benliğini yok et ve kullukta ısrar et.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br><strong>Şuracıkta Usûlî’nin bir beytini derc etmeli:</strong><br><br><strong>Bunluğu ko, benliği terk eyleyuben ol şehin </strong><br><strong>İtlerinden olmağa sa’y et Usûlî sen sen ol</strong><br><br>(Tembelliği bırak, benlikten kurtul da o şahın isimsiz kölelerinden biri olmağa canına minnet bil ey kişi; sen sen ol!)]<br><br><strong>Leyâlîde le’âlî-i şirişki durma îsâr et</strong><br><br>[Gecelerde inci tanesi gibi gözyaşlarını hesapsızca saç! Gülmekten ne buldun, ağla biraz, ağla!]<br><br><strong>Garaz kâşânesin yık hıtta-i ‘irfânı i’mâr et</strong><br>[Kin ve garez tutma yolunu bırak da, arif kişi ol!]<br><br><strong>Tuz ekmek hakkını hıfz eylemekte i’tinâ göster</strong><br><br>[Üzerinde bulunan hakları korumak, gereğini yerine getirmek, vefalı olmak hususunda azami derecede özen göster!]<br><br><strong>Hudâ’dan gayre ‘arz-ı ihtiyâç etme gınâ göster</strong><br><br>[Allah’tan başka kimseden bir şey bekleme, tok gözlü ol. En kötü şey (bir) el açmak; en iyi şey de (iki) el açmak. Uyanık ol!]<br><br><strong>Şikâyet etme Hak’tan halka her hâle rızâ göster</strong><br><br>[İnsanlara karşı halinden şikâyetçi olmak, dikkatle bakarsan ne kadar çirkin bir iştir; Allah’ını kullarına şikâyet etmiş oluyorsun, öyle değil mi? Bu ne densizliktir; dikkat et!]<br><br><strong>Tama’dan kıl ferâgat ehl-i îsâr ol sehâ göster </strong><br><br>[Açgözlülükten uzak dur; kendi ihtiyacın varken bile başkalarına vermekte tereddüt etme; cömert ol!<br><br><strong>Şuracıkta da Hâzık Mehmed’den bir beyt kayd etmeli: </strong><br><br><strong>Yeten ancak gürisne-çeşme müşt-i hâk-i lahdidir</strong><br><strong>Halâs olmaz hezârân gence mâlik olsa zilletten</strong><br><br>(Aç gözlü dünyanın hazinelerine sahip olsa da zelil ve tatminsiz olmaktan kurtulamaz; onu gözünü ancak kabrinin bir avuç toprağı doyurur)]<br><br><strong>Düşen bî-keslere rahm et tarîk-i i’tilâ göster</strong><br><br>[Düşmüş kimsesizlere acı; yücelik göster. Acımayana acınmaz bilirsin.]<br><br><strong>Tesâdüf eyledikçe bir fakîr ebnâ-yı âdemde</strong><br><br>[İnsan oğullarından bir fakire rastladığında…]<br><br><strong>Edip taltîfîne himmet bırakma berzah-ı gamda</strong><br><br>[Gönlünü al, işini gör; üzüntü koridorunda bırakma onu. Desin ki “iyi insanlar hâlâ var”]<br><br><strong>Ne buldun saklamakla surre-i dînâr u dirhemde </strong><br><br>[Parayı pulu biriktirip saklamakta ne gibi bir fayda olabilir? Ölüp gideceksin; arkandan bir sürü dava, dedikodu ve saire…]<br><br><strong>Gerek sahn-ı kenîsâda gerek Beyt-i mükerremde</strong><br><br>[Nerede olursa olsun; gerek Kâ’be-i Şerîf’in civarında, gerek kilisenin avlusunda…]<br><br><strong>Hüner bir kalb-i mahzûnu sevindirmektir ‘âlemde</strong><br><br>[Hüzünlü bir kalbi sevindirmektir hüner.]</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-devam-4/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></content:encoded>
					
		
		
			<dc:creator>Av. Hayati ?nanç</dc:creator></item>
		<item>
		<title>…Sevgili Okuyucularım Devam 3</title>
		<link>https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-devam-3/</link>
		
		
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 10:57:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damlalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatiinanc.com/?p=257</guid>

					<description><![CDATA[FENNÎ’NİN MÜSEBBÂ’ININ DÖRDÜNCÜ VE BEŞİNCİ KIT’ASININ ÎZÂHI: Gözetmekte rızâ-yı Hakk’ı çeşmin hurdebîn olsun [Hurde-bîn, mikroskop demek; küçük şeyleri de gösteren gibi yani… Çeşm ise göz demek bilindiği gibi. Hakkın rızasını gözetme işinde küçük ayrıntıları da dikkatten uzak tutma! Bu küçük bir sevap falan deme; ahiret yolcususun, sevabın azında çoğuna da ihtiyacın var. Yarın pişman olmamak [&#8230;]<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-devam-3/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>FENNÎ’NİN MÜSEBBÂ’ININ DÖRDÜNCÜ VE BEŞİNCİ KIT’ASININ ÎZÂHI:</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Gözetmekte rızâ-yı Hakk’ı çeşmin hurdebîn olsun</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Hurde-bîn, mikroskop demek; küçük şeyleri de gösteren gibi yani… Çeşm ise göz demek bilindiği gibi. Hakkın rızasını gözetme işinde küçük ayrıntıları da dikkatten uzak tutma! Bu küçük bir sevap falan deme; ahiret yolcususun, sevabın azında çoğuna da ihtiyacın var. Yarın pişman olmamak için iyiliğin büyüğüne olduğu gibi küçüğüne de dikkat et; kazancını çoğatmaya bak. Malûm ya ömrün kazası yok. Cennetlikler de pişman olur o günde; daha fazlasını niye kazanmadım diye…]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ehemm-i kâr u bârın hidmet-i dîn-i mübîn olsun</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[En çok önem vereceğin işin, faaliyetin din hizmeti olsun. Bir kimseye para versen, bir iyiliktir, ihtiyacını görür, sevap kazanırsın. Karnını doyursan da öyle; iş sağlasan da, evlendirsen de ve saire… bütün bunlar iyidir, güzeldir, sana sevap kazandırır, tamam da, eğer onun dinine hizmetin olursa; onun doğru yolda olmasını sağlarsan, imanını kurtarmasına hizmet edersen meselâ, sonsuz felâketten kurtulup sonsuz saadete kavuşmasına sebep olmuş olursun ki, bundan âlâ iş mi olur? Hepsi önemli ama, bu en önemli. İşte ehemm ve mühim kelimeleri kullanımımızda olursa, önemli, daha önemli ve en önemli kavramlarını idrak etmemiz de kolayca mümkün hale gelir. Lisan meselesi bundan dolayı mühim değil, ehemm cümlesinden işte!<br><br>İrfan ehli tasavvufu şöylece tarif etmiş: “Ehemmi mühimme tercih”. Şimdi bunu iyice anlayabilmek için kelimelerin gücüne ihtiyacımız ortada değil mi?]<br><br><strong>Ta’ârruz etme bir şahsa cesûr olsun cebîn olsun</strong><br><br>[ne güzel söylemiş şair ve ne güzel nükte yapmış. Gözüne kestiremediğin ve “ilişmeyelim şimdi, başımıza belâ olur” diyeceğin bir kabadayıya belki saldırmazsın, hatırlatmaya gerek yok ta; sen sen ol, korkak olan, zayıf olan, vurunca yatıracağını düşündüğün kimseye de saldırma.]<br><br><strong>Sitem lâyık mıdır nâsa husûsâ mü’minîn olsun </strong><br><br>[İnsanları üzmek yerinde bir davranış mıdır? Hele mümin ise.]<br><br><strong>‘Umûmen halk-ı ‘alem şerr ü mekrinden emîn olsun </strong><br><br>[Sözün aslı şu; iyi ve kötü herkes senin zararından, hile yapmandan falan korkmasın. Senden kötülük beklemesin kimse. İyi insan şöyledir ki, yapanı bilinmeyen bir iyilik söz konusu olduğunda derler ki “bunu filân kimse yapmıştır, ona yakışır böyle bir iyilik”. Kötü kimse de odur ki, yapmadığı kötülüğü bile ondan bilirler.]<br><br><strong>Yakışmaz bir sıfattır dil-şikenlik tab’-ı merdâne</strong><br><br>[Mert insanların tabiatına hiç yakışmayan bir sıfattır gönül kırıcı olmak. Mert adam gerektiğinde sert olur. Kadife eldiven içinde demir yumruk gibi yani. Yoksa, katıra cilve et demişler, çifte atmış.<br><br><strong>Bu gülşende gül ol hâr olma çeşm-i andelîbâne </strong><br><br>[Gül bahçesinde gül, bülbül ve diken vardır malûm; sen bülbülün gözüne batan diken gibi olma da, onu hayrân eden gül gibi ol. İyi insan aranan insandır, özlenen insandır. Derler ki “Ah! Nerede? Görsek, sohbet etsek de içimiz açılsa, kasvetimiz dağılsa…”]<br><br><strong>Geçinmekse merâmın istirâhatle hakîmâne</strong><br><br>[Eğer bu dünyada arzun iç rahatlığı ve huzur ile geçinip gitmekse, arkanda güzel bir isim bırakmaksa…]<br><br><strong>Elinden geldiği müddetçe sa’y et bezl-i ihsâne </strong><br><br>[Elinden geldiğince ve saymadan iyilik yap; serveti biriktirme kaygısında olma! Ne olacak biriktiğinde? Mirasçılar kavga edecek, seni de hayırla anan olmayacak; değil mi? Akıllı ol akıllı! Duacılarını arttır.]<br><br><strong>Sezâ ancak budur her sâlik-i şeh-râh-ı ‘irfâne </strong><br><br>[Ana yolun yolcusuna yaraşan ancak bu davranış biçimidir.]</p>
<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-devam-3/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></content:encoded>
					
		
		
			<dc:creator>Av. Hayati ?nanç</dc:creator></item>
		<item>
		<title>…Sevgili Okuyucularım Devam 2</title>
		<link>https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-devam-2/</link>
		
		
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2010 10:57:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damlalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatiinanc.com/?p=254</guid>

					<description><![CDATA[FENNÎ’NİN MÜSEBBÂ’ININ&#160;ÜÇÜNCÜ KIT’ASININ ÎZÂHI: Şu meydâna niçindir bu geliş ettinse ger tahkîk [Bu dünyaya gelişinin sebebini merak etmişsindir herhalde, etmelisin; insanın taştan, hayvandan farkı bu değil mi?] Bütün ef’âlini eyle Kitâba sünnete tatbîk [Allah insanı kendine kulluk etmesi için yarattı, bildiğin gibi…] Gönül yıkma gönül yap cins ü mezhep etmeyip tefrîk [Kimsenin gönlünü yıkma; bilakis [&#8230;]<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-devam-2/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>FENNÎ’NİN MÜSEBBÂ’ININ&nbsp;ÜÇÜNCÜ KIT’ASININ ÎZÂHI:</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Şu meydâna niçindir bu geliş ettinse ger tahkîk</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Bu dünyaya gelişinin sebebini merak etmişsindir herhalde, etmelisin; insanın taştan, hayvandan farkı bu değil mi?]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bütün ef’âlini eyle Kitâba sünnete tatbîk</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Allah insanı kendine kulluk etmesi için yarattı, bildiğin gibi…]</p>



<span id="more-254"></span>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Gönül yıkma gönül yap cins ü mezhep etmeyip tefrîk</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Kimsenin gönlünü yıkma; bilakis gönül yapıcı ol. Hem de insanlar arasında ayrım gözetmeden…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hani demedi mi Yunus Emre: (Ben gelmedim da`vi için / Benim işim sevi için / Dostun evi gönüllerdir / Gönüller yapmaya geldim)]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Eder bu hak sözü yerde beşer gökte melek tasdîk</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Söyleyeceğim sözü melek de doğru bulur, insan da; dikkat et:]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mezâlim âdemiyyetle değildir kâbil-i telfîk</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Zulüm, insanlıkla bir araya getirilemeyecek bir yüz karasıdır.]</p>
<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-devam-2/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></content:encoded>
					
		
		
			<dc:creator>Av. Hayati ?nanç</dc:creator></item>
		<item>
		<title>…Sevgili Okuyucularım Devam</title>
		<link>https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-devam/</link>
		
		
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 10:56:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damlalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatiinanc.com/?p=252</guid>

					<description><![CDATA[FENNÎ’NİN MÜSEBBÂ’ININ İKİNCİ KIT’ASININ ÎZÂHI: Meserret-bahş olur gerçi ‘âdüvden ahz-ı sâr etmek [Sana kötülük yapan düşmanından intikam almak, içini rahatlatır; bu doğru…] Fakat îcâb eder birçok mezâhim ihtiyâr etmek [Fakat yerinde olan davranış bu değildir. Sıkıntılara tahammül gösterme yolunu seçmelisin. Evliyânın vasıflarından biri ‘hamul’ imiş; insanlardan gelen sıkıntılara dayanmak yani…] Benim re’yimce hattâ nâ-becâdır inkisâr [&#8230;]<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-devam/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>FENNÎ’NİN MÜSEBBÂ’ININ İKİNCİ KIT’ASININ ÎZÂHI:</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meserret-bahş olur gerçi ‘âdüvden ahz-ı sâr etmek</strong><br><br>[Sana kötülük yapan düşmanından intikam almak, içini rahatlatır; bu doğru…]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Fakat îcâb eder birçok mezâhim ihtiyâr etmek</strong><br><br>[Fakat yerinde olan davranış bu değildir. Sıkıntılara tahammül gösterme yolunu seçmelisin. Evliyânın vasıflarından biri ‘hamul’ imiş; insanlardan gelen sıkıntılara dayanmak yani…]</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Benim re’yimce hattâ nâ-becâdır inkisâr etmek</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Geç tahammül etmekten; kırıklık göstermen, yüzünü ekşitmen bile yersizdir…]</p>



<span id="more-252"></span>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Fazîlettir onu ‘afv-ı keremle şerm-sâr etmek</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Sana kötülük yapana iyilikle, yumuşaklıkla karşılık verip utandırman ne büyük erdemdir…]</p>



<p class="wp-block-paragraph">[Bu noktada hatırlamalıdır; harp ettiği hasmını mağlup edip tam kılıcını kaldırdığı anda, yerdeki Hazreti Alinin yüzüne tükürünce, O, Allahın arslanı kılıcını indirivermişti. Adamcağız da şaşkınlık ve sevinçle sebebini sorunca şu cevabı almış ve insafa gelerek Müslüman olmuştu: “Bana hakaretinden sonra seni öldürüp katil olmaklığımdan korktum.”]</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şu da hatırlanmalıdır: Malazgirt Meydan Muharebesinin galibi Alp Aslan, mağlup ordunun başındaki Romen Diyojen’i affedip memleketine salimen ulaşmasını temin etmişti. Halbuki kendisine “sen beni esir alsan ne yapardın” sualine “kafes içinde memleket memleket teşhir eder, sonra bedenini köpeklere parçalatırdım” cevabını almıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Not: Gel gör ki Diyojen, kendisini affeden Alp Aslan’ a reva gördüğü muameleye kendi adamları eliyle maruz kalmış. İbret işte</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Cinâyettir dil-i ebnâ-yı cinsi dâğ-dâr etmek</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">[Kim olursa olsun, insanı incitmek büyük suçtur. İnsana muamele insanca olmalı; dini, milleti farklı olsa da, hasmın olsa da… Zalime dahî zulmetme!]</p>
<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim-devam/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></content:encoded>
					
		
		
			<dc:creator>Av. Hayati ?nanç</dc:creator></item>
		<item>
		<title>Sevgili Okuyucularım;</title>
		<link>https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim/</link>
		
		
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 10:55:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damlalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatiinanc.com/?p=250</guid>

					<description><![CDATA[Hayli zamandır sizlerin “sitede neden yeni yazı yok?” şeklinde haklı sitemlerinizi almaktayım. Bir türlü düzene koyamamıştım. Bir de Fennî’nin şiirini çok beğendiniz. Artık vazife oldu. Şimdi şiirin tamamını aşağıda sunuyorum. İlk kıt’asının da günümüz Türkçesiyle izahını Zaman içinde inşallah tamamının izahını da paylaşırız. Mihenden kaçma ger mahsûd-ı ihvân olmak istersenYetiş imdâd-ı mazlûmâna arslan olmak istersenYapış [&#8230;]<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Hayli zamandır sizlerin “sitede neden yeni yazı yok?” şeklinde haklı sitemlerinizi almaktayım. Bir türlü düzene koyamamıştım. Bir de Fennî’nin şiirini çok beğendiniz. Artık vazife oldu. Şimdi şiirin tamamını aşağıda sunuyorum. İlk kıt’asının da günümüz Türkçesiyle izahını<br><br>Zaman içinde inşallah tamamının izahını da paylaşırız.<br><br>Mihenden kaçma ger mahsûd-ı ihvân olmak istersen<br>Yetiş imdâd-ı mazlûmâna arslan olmak istersen<br>Yapış bir kâmilin destinden insan olmak istersen<br>Nebiyy-i Efhamı medh eyle Hassân olmak istersen<br>Rızâ bâbında bekle rahme şâyân olmak istersen<br>Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen<br>Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meserret-bahş olur gerçi ‘âdüvden ahz-ı sâr etmek<br>Fakat îcâb eder birçok mezâhim ihtiyâr etmek<br>Benim re’yimce hattâ nâ-becâdır inkisâr etmek<br>Fazîlettir onu ‘afv-ı keremle şerm-sâr etmek<br>Cinâyettir dil-i ebnâ-yı cinsi dâğ-dâr etmek<br>Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen<br>Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen<br><br>Şu meydâna niçindir bu geliş ettinse ger tahkîk<br>Bütün ef’âlini eyle Kitâba sünnete tatbîk<br>Gönül yıkma gönül yap cins ü mezhep etmeyip tefrîk<br>Eder bu hak sözü yerde beşer gökte melek tasdîk<br>Mezâlim âdemiyyetle değildir kâbil-i telfîk<br>Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen<br>Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen<br><br>Gözetmekte rızâ-yı Hakk’ı çeşmin hurdebîn olsun<br>Ehemm-i kâr u bârın hidmet-i dîn-i mübîn olsun<br>Ta’ârruz etme bir şahsa cesûr olsun cebîn olsun<br>Sitem lâyık mıdır nâsa husûsâ mü’minîn olsun<br>‘Umûmen halk-ı ‘alem şerr ü mekrinden emîn olsun<br>Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen<br>Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen<br><br>Yakışmaz bir sıfattır dil-şikenlik tab’-ı merdâne<br>Bu gülşende gül ol hâr olma çeşm-i andelîbâne<br>Geçinmekse merâmın istirâhatle hakîmâne<br>Elinden geldiği müddetçe sa’y et bezl-i ihsâne<br>Sezâ ancak budur her sâlik-i şeh-râh-ı ‘irfâne<br>Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen<br>Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen<br><br>Ne lâzım hasmı ta’kîb eylemek ta’dîl-i efkâr et<br>Gelirse nefse hiddet kibriyâ-yı Hakk’ı tezkâr et<br>Edip mahv-ı enâniyyet ‘ubûdiyyette ısrâr et<br>Leyâlîde le’âlî-i şirişki durma îsâr et<br>Garaz kâşânesin yık hıtta-i ‘irfânı i’mâr et<br>Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen<br>Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen<br><br>Tuz ekmek hakkını hıfz eylemekte i’tinâ göster<br>Hudâ’dan gayre ‘arz-ı ihtiyâç etme gınâ göster<br>Şikâyet etme Hak’tan halka her hâle rızâ göster<br>Tama’dan kıl ferâgat ehl-i îsâr ol sehâ göster<br>Düşen bî-keslere rahm et tarîk-i i’tilâ göster<br>Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen<br>Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen<br><br>Tesâdüf eyledikçe bir fakîr ebnâ-yı âdemde<br>Edip taltîfîne himmet bırakma berzah-ı gamda<br>Ne buldun saklamakla surre-i dînâr u dirhemde<br>Gerek sahn-ı kenîsâda gerek Beyt-i mükerremde<br>Hüner bir kalb-i mahzûnu sevindirmektir ‘âlemde<br>Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen<br>Dokunma hâtır-ı mûra Süleyman olmak istersen<br><br>Fesâd ü mekri çoktur çerh ile ahz ü ‘atâdan geç<br>Haşv ü hâşâk ile doldurma kalbi mâsivâdan geç<br>Girip ihlâsla meyhâne-i ‘aşka riyâdan geç<br>Eğer pîrân ile ünsiyyet istersen hatâdan geç<br>Garaz hammâlı olma kîni terk et mâ-mezâdan geç<br>Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen<br>Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen<br><br>Edersen bir iyilik intîzâr eyle mükâfâta<br>Yaparsan bir fenâlık hâzır ol ‘ayn-ı mücâzâta<br>Lihâzâ müstâkîm ol inhimâk etme huzûzâta<br>Eğer kîsende pâren var ise sarf eyle hayrâta<br>Şu nushi dinlemezsen dûş olursun çok beliyyâta<br>Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen<br>Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen<br><br>Ekâbir meclisinden çıkma FENNÎ mahrem-i râz ol<br>Kanâat göster aza devlet-i fakr ile mümtâz ol<br>Te’âlî kıl şikâr-ı himmeti kapmakta şahbâz ol<br>Târîk -i dil-nüvâzîde alıklık yapma kurnaz ol<br>Nüfûzun nisbetinde derd-mendâna devâ-sâz ol<br>Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen<br>Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen<br><br><strong>Mihenden kaçma ger mahsûd-ı ihvân olmak istersen </strong><br><br>[Dostlarının imreneceği örnek bir insan olmak için sıkıntılardan kaçmamalısın. Rahat döşekte olmaz o iş. Şairin dediği gibi:<br><br><strong>Kâmilin taş yasdınıp toprak döşenmekdir işi<br>Bâliş-i râhatda dâim câhil ü nâdân yatur <br>Rahmî</strong><br><br>(Olgun insanlar taşı tastık, toprağı döşek ettiler; rahat yatakta olmaya bilgisiz ve değersiz kişiler özenir.)]<br><br><strong>Yetiş imdâd-ı mazlûmâna arslan olmak istersen</strong><br><br>[Sana ‘arslan gibidir’ denilmesi için zulme uğrayanların yardımına yetişmelisin.]<br><br><strong>Yapış bir kâmilin destinden insan olmak istersen</strong><br><br>[Olgun bir kimsenin eteğine yapışmadan iyi insan olamazsın. Kendi başına kalan nefsinin esiri olur; hayvandan aşağı olur da farkına varmaz.]<br><br><strong>Nebiyy-i Efhamı medh eyle Hassân olmak istersen</strong><br><br>[Meşhur şair Hassan bin Sâbit, Hazreti Peygamberi (aleyhisselâm) medh eden şiirleriyle o mertebeyi kazandı. Malûm O’nu övmek bizâtihî ibadettir, fazilettir. O’nu öven ancak kendisi yücelir ve esasen O’nu övmeye güç yetirebilecek kimse yoktur.]<br><br><strong>Rızâ bâbında bekle rahme şâyân olmak istersen</strong><br><br>[Rıza kapsında bekle ki; merhamete kavuşabilesin. Sen razı olmazsan senden kim razı olur?]<br><br><strong>Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen</strong><br><br>[Kimseyi ağlatma ki gülebilesin. Başkalarının felâketi üzerine saadet bina edemezsin. “Acımayana acınmaz” duymadın mı?]<br><br><strong>Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen</strong><br><br>[Karıncayı incitmezsen ancak, Hazreti Süleymana benzeyebilirsin.]</p>
<p>Read more at <a href="https://hayatiinanc.com/damlalar/sevgili-okuyucularim/">Hayati İnanç Resmi İnternet Sitesi</a></p>]]></content:encoded>
					
		
		
			<dc:creator>Av. Hayati ?nanç</dc:creator></item>
	</channel>
</rss>