<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604</id><updated>2011-10-27T02:09:16.509+03:00</updated><category term='murathan mungan'/><category term='ağlayan'/><category term='üzgün'/><category term='franz kafka'/><category term='Deneme'/><category term='Anlaşılamayan'/><category term='dava'/><category term='kahraman'/><category term='Hissedilen'/><category term='Şiir'/><category term='Hans Magnus Enzensberger'/><category term='Edip Cansever'/><category term='Shakespeare'/><category term='palyaço'/><category term='Alıntı'/><category term='Edgar Allan Poe'/><category term='Ingeborg Bachmann'/><category term='şaka'/><title type='text'>Hayatı karalıyorum!</title><subtitle type='html'>buharlaşmayı bekleyen bir damla sadece. döngünün anarşist öğesi olup, yağmur olarak dönmeyecek.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>52</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-5291931968660544099</id><published>2011-10-27T02:06:00.000+03:00</published><updated>2011-10-27T02:09:16.520+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://1.gvt0.com/vi/67bpqEZ_AlU/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/67bpqEZ_AlU&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/67bpqEZ_AlU&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diyorum ki, ben burada sandalyemde otururken, birden bir sıcak bassa ve ben eriyip gitsem. yavaş yavaş. önce kafam erise mesela. sonra kollarım. bacaklarım. ayaklarım. kesinlikle bir düzen içerisinde erimeliyim. su olsam. dökülsem birden, birden ama hızlıca, bu dönen altın renginde, dıştan bir patron koltuğunu andıran, fakat o dışındaki bezi söktüğüm anda bir süngerden ibaret olacak -ayakları olan bir sünger- bu sandalyeye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birileri geldiğinde, ki o birileri de bir robot olacaktır. ve bir robot ıslak gördüğü bir yeri mutlaka kurutur. bu yüzyıllardır böyle olmuştur, bu bir kuraldır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diyorum ki, kafasına sıçtığımın uzaylıları neden hala gelmiyorsunuz? bakın, oralarda bir yerlerden okuyorsanız beni sevgili uzaylılar, size sesleniyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eğer geldiğinizde ben dostum ayaklarına girişecekseniz, yanınızda çorum leblebisi ve pişmaniye getirmeyi unutmayın. haa bana sorarsanız, bırakın bu ayakları. gelin, teknoloji harikası silahlarınızla bizleri bir bir havaya uçurun. önce o gökdelenleri yıkın mesela, onlar fazla uzunlar, sona bırakmayın. tarihi eserleri yıkın sonra. hiç acımayın. sonra da gelip oturduğum bu dandik binayı ben içindeyken havaya uçurun. lütfen. size çizdiğim bu yol haritasını kullanırsanız, insanlık gerçekten dost olduğunuzu anlayacak ve sizleri asla unutmayacaktır sevgili kahramanlar. tanrının ışığı sizinle olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;not: biriniz benimle iletişime geçerse açık adresimi vereceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diyorum ki, tüm çocukluğum boyunca canlanmayan pelüş oyuncak köpeğim, şu aralar canlanacakmış gibi hissediyorum. birden o dolabın üzerinden atlayıp deli gibi dışarıya koşacak. sonra gezmediği sokak, cadde kalmayacak. aç kalacak, susuz kalacak ama koşmaya devam edecek. ve sonra birden yorulacak, sıkılacak ve yavaşça, kimseye çaktırmadan dolaptaki yerine geçecek. bunların hepsi takriben bir buçuk saat içerisinde gerçekleşecek. ve ben dahil, kimsenin umurunda olmayacak. seni umursamıyoruz sevgili pelüş oyuncak köpeğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diyorum ki, yukarıdaki şarkının konumuzla bir alakası yok. ama bu onun güzel olduğu gerçeğini değiştirmiyor. yani güzelliğin de konumuzla bir alakası yok. ama bu onun da bir gerçek olduğunu değiştirmiyor. gerçekliğin konumuzla bir alakası bulunduğu için, konumuzun da konumuzla bir alakası olmadığı da bir gerçek. yanlış anlaşılmalar elbette olacaktır, burada bahsedilen gerçeklik, sadece bir oyun hamurudur. ve elbette kuruyacaktır. ellerimiz ve beynimiz yer değiştirdiğinde her şeyin daha güzel olacağını görebilmek için ise sadece bir adet teleskop yeterlidir. gözler olmasa da olur. teleskop yeterli. bir teleskop kendi kendine yetebilmeyi her zaman bilmiştir. seni umursuyoruz sevgili teleskop.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;demiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-5291931968660544099?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/5291931968660544099/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2011/10/diyorum-ki-ben-burada-sandalyemde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/5291931968660544099'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/5291931968660544099'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2011/10/diyorum-ki-ben-burada-sandalyemde.html' title=''/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-3402311245940991037</id><published>2011-09-08T15:03:00.000+03:00</published><updated>2011-09-08T15:07:09.889+03:00</updated><title type='text'>----</title><content type='html'>&lt;iframe width="420" height="345" src="http://www.youtube.com/embed/0AGD78mWcss" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-3402311245940991037?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/3402311245940991037/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2011/09/blog-post.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/3402311245940991037'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/3402311245940991037'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2011/09/blog-post.html' title='----'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/0AGD78mWcss/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-7592247555290335028</id><published>2011-07-05T01:58:00.002+03:00</published><updated>2011-07-05T02:44:31.227+03:00</updated><title type='text'>once basligi atmaliydim bir hata daha</title><content type='html'>bence bir gun tum salakligimizla haberleri izlerken, gecelerin artik tedavulden kaldirildigini, gunesin batmaktan sIkIldigini ve artik hep bizlerle olacagini soyledigini ogrenmeliyiz. yani bu gece denen seyde benim hayatim oyle durgunlasiyor, oyle bir agir cekimde oynuyor ki dusuncelerim de ritmik bir sekilde yavasliyor, yavasliyor ve yok oluyor. geriye unutmaya calistigim varligim ve duygularim kaliyor. bas basa kaliyoruz oyle, sohbet ediyoruz ama bu adi duygularla anlasamiyoruz bir turlu. kavga, yaralama derken beni oldurme curetinde bulunacak kadar bile ileri gidebiliyorlar. simdi tanisan sen de seversin diyen bir isguzar mutlaka dunya uzerinde bir yerde bulunuyordur. bulunmuyorsa da kayip ilani verelim bulunsun. tanimiyorumdur belki haklisin da, beni bununla suclu cikarabilecek bir mahkeme de tanimiyorumdur. ha yani demem o ki insan oldugumu hatirlatmasina ne gerek var bunlarin? ben alarm kurunca bile uyanamayan bir kisiyim. kisi evet kendimi nasil tanimlarim diye dusundum bes on saniye ve bu samimiyetsiz kelimeyi kendime uygun gordum. peki toplum uygun gorur mu diye de dusunmedim sanma tum ahlaki kurallara sordum sakincasi yok dediler. derler, derler tabi hem ne zaman sakincam olmus ki, sorsan bakkala soyler, iyi cocuktur der. cok iyi cocuktur. kucuklugunu bilirim ben onun. soyle soyle yap dedik yapti. sunu yapmalisin, buyuk adam olucaksin sen dedik, sesini cikarmadi. yapti. hic sormadik sen ne istersin diye, sorsak ne cevap verecekti sanki? simdi sorsan ne cevap verebilir? anlamsiz anlamsiz bakar ancak. hep oyle bakacak. biz ogrettik zaten her seyi ona, her sey ve her yer ve herkes ogrenilir bu hayatta. ogretiriz her seyi, sinirlari belirleriz, duvarlari oreriz ve kimse kacamaz. nereye kacacak hem kacmanin kimseye yakismadigini da ogrettik. iste oyleyken boyle. neden bahsettik bilmiyorum ama hayatin anlami buralarda bir yerde. caldirsa biri buluruz ne guzel umarim sessize almamisimdir. yani diyorum ki bence ben bencilce benligimle dusunuyorum ki bir sabah uyansak ve kar tatili nedeniyle yasamimizin tatil oldugunu ogrensek. tum yollar kapanmis olsa ve bugun de nefes almayalim desek. guzel olurdu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-7592247555290335028?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/7592247555290335028/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2011/07/once-basligi-atmaliydim-bir-hata-daha.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/7592247555290335028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/7592247555290335028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2011/07/once-basligi-atmaliydim-bir-hata-daha.html' title='once basligi atmaliydim bir hata daha'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-5117639050485511016</id><published>2011-06-30T07:09:00.002+03:00</published><updated>2011-06-30T07:11:35.819+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dava'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='franz kafka'/><title type='text'>yazmak zorunda değilim ve bu hoş</title><content type='html'>kimdi bu? bir dost mu? bir iyi insan mı? ilgilenen biri mi? yardım  etmeyen biri mi? tek bir kişi miydi? hepsi miydiler? hala yardım var  mıydı? unutulan itirazlar var mıydı?  vardı hiç kuşkusuz. mantık her ne  kadar sarsılmaz ise de, yaşamak isteyen bir insana karşı koyamazdı.  hiçbir zaman görmediği yargıç nerdeydi? asla ulaşamadığı yüksek mahkeme  nerdeydi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanki utanç ondan sonra da hayatta kalacaktı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-5117639050485511016?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/5117639050485511016/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2011/06/yazmak-zorunda-degilim-ve-bu-hos.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/5117639050485511016'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/5117639050485511016'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2011/06/yazmak-zorunda-degilim-ve-bu-hos.html' title='yazmak zorunda değilim ve bu hoş'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-252646541098459409</id><published>2011-03-19T22:07:00.001+02:00</published><updated>2011-03-19T22:07:00.723+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>çalışmak, insanı ruhsuzlastırıyor. hıhı evet.  ve tam şu anda paslanan beynimle ne kadar zamandır düşünmediğimi düşünüyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-252646541098459409?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/252646541098459409/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2011/03/calsmak-insan-ruhsuzlastryor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/252646541098459409'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/252646541098459409'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2011/03/calsmak-insan-ruhsuzlastryor.html' title=''/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-7866617256055078649</id><published>2011-02-03T19:19:00.000+02:00</published><updated>2011-02-03T19:19:49.113+02:00</updated><title type='text'>trrum tiki tak</title><content type='html'>trrrrum, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;trrrrum, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;trrrrum! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;trak tiki tak! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;makinalaşmak istiyorum! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beynimden, etimden, iskeletimden geliyor bu! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her dinamoyu &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;altıma almak için çıldırıyorum! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tükrüklü dilim bakır telleri yalıyor, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;damarlarımda kovalıyor &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oto-direzinler lokomotifleri! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;trrrrum, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;trrrrum, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;trak tiki tak &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;makinalaşmak istiyorum! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mutlak buna bir çare bulacağım &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve ben ancak bahtiyar olacağım &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karnıma bir türbin oturtup &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kuyruğuma çift uskuru taktığım gün! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;trrrrum &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;trrrrum &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;trak tiki tak! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;makinalaşmak istiyorum! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nazım hikmet, 1923.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok uzun zaman olmuş yazmayalı buraya&amp;nbsp;, yine de makinalaşmak istiyorum çok uzun bir süre daha...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-7866617256055078649?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/7866617256055078649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2011/02/trrum-tiki-tak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/7866617256055078649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/7866617256055078649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2011/02/trrum-tiki-tak.html' title='trrum tiki tak'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-1429251651518632224</id><published>2010-06-07T20:53:00.000+03:00</published><updated>2010-06-07T20:53:49.696+03:00</updated><title type='text'>sıcaktan sırılsıklam oldum</title><content type='html'>Yaz yağmurları, mutluluk gözyaşları gibi. Gökyüzü ve insanın, bırakmıyor galiba peşini, gözlerindeki aykırılık hissi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-1429251651518632224?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/1429251651518632224/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/06/scaktan-srlsklam-oldum.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/1429251651518632224'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/1429251651518632224'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/06/scaktan-srlsklam-oldum.html' title='sıcaktan sırılsıklam oldum'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-1434664057880459500</id><published>2010-05-25T21:49:00.002+03:00</published><updated>2010-05-25T21:49:32.303+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ingeborg Bachmann'/><title type='text'>Bu tufandan sonra</title><content type='html'>Bu tufandan sonra, isterim ki &lt;br /&gt;yalnızca güvercin, &lt;br /&gt;ama tek bir güvercin&lt;br /&gt;kurtulsun bir kez daha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğulurum çünkü bu denizde, &lt;br /&gt;uçup gitmese güvercin&lt;br /&gt;ve getirmese son anda&lt;br /&gt;o yaprağı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-1434664057880459500?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/1434664057880459500/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/05/bu-tufandan-sonra.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/1434664057880459500'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/1434664057880459500'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/05/bu-tufandan-sonra.html' title='Bu tufandan sonra'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-6817963978303925908</id><published>2010-05-16T00:52:00.001+03:00</published><updated>2010-05-16T00:53:59.671+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edgar Allan Poe'/><title type='text'>a dream within a dream</title><content type='html'>alnına konsun bu öpüş!&lt;br /&gt;ve, şimdi senden ayrılırken,&lt;br /&gt;itiraf edeyim ki-&lt;br /&gt;günlerimi bir düş&lt;br /&gt;sayarken yanılmıyorsun;&lt;br /&gt;ama, umut gitmişse uzaklara&lt;br /&gt;bir gece ya da bir gün&lt;br /&gt;bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın&lt;br /&gt;fark eder mi bu yüzden?&lt;br /&gt;bütün gördüğümüz ve göründüğümüz&lt;br /&gt;yalnızca bir düşün içinde bir düş.&lt;br /&gt;kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının&lt;br /&gt;haykırışları içinde duruyorum:&lt;br /&gt;ve altın kum taneleri tutuyorum avucumda-&lt;br /&gt;ne kadar az! ama nasıl da&lt;br /&gt;süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlere&lt;br /&gt;ben ağlarken -ben ağlarken!&lt;br /&gt;ah tanrım! daha sıkı&lt;br /&gt;tutamaz mıyım onları?&lt;br /&gt;ah tanrım! tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan?&lt;br /&gt;bir düşün içinde bir düş mü&lt;br /&gt;bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-6817963978303925908?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/6817963978303925908/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/05/dream-within-dream.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/6817963978303925908'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/6817963978303925908'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/05/dream-within-dream.html' title='a dream within a dream'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-5021181304480719625</id><published>2010-05-11T23:41:00.002+03:00</published><updated>2010-05-14T17:28:46.397+03:00</updated><title type='text'>uçları kırık</title><content type='html'>Aynamsın benim, derdi, sana bakarak güzelleşiyorum her geçen gün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz kirlendi diye kırıp attı sonra aynasını. Halbuki gerek yoktu, biraz tozunu alsaydı kendinin -ki kirlenen görüntülerdi sadece, eskisinden de temiz olmaz mıydı? Hem batmazdı belki kalbine, yere dökülen cam parçacıkları ve görmezdi belki kırıklardaki yansımalarını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su. Buz. Cam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nefret etmezdi belki hiçbirinden, belki gözlerindeki uçurumlar var olmayacaktı&amp;nbsp; ve atlamayacaktı hiçbir duygu telaşla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudunun sıcaklığı dengeliyor şimdi ruhunun soğuklarını. -Kaç kişi donmuştu bu cehennemin öteki yüzünde? Kaç kişiyi asmıştı bu ölü meyveler veren darağacı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçları hala aynı... Eskimiş bir fotoğraftan farksız gülümsüyor solmuş albümlerde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-5021181304480719625?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/5021181304480719625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/05/uclar-krk.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/5021181304480719625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/5021181304480719625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/05/uclar-krk.html' title='uçları kırık'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-7279879293850002034</id><published>2010-04-20T23:36:00.002+03:00</published><updated>2010-04-20T23:37:58.322+03:00</updated><title type='text'>gibi gibi</title><content type='html'>dik bir yokuşu çıkarken nefes nefese,&lt;br /&gt;yokuşun başındaki kedinin gülümsememesi&lt;br /&gt;gibiydi hayat&lt;br /&gt;hiç gülmezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babasının elini koparırcasına tutan&lt;br /&gt;küçük bir kız çocuğunun götürdüğü yerdi&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; hayat, lunaparktı&lt;br /&gt;öylesine canlı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;taşmaya hazırlanan bir nehir&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; kadar hareketli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir gün kuruyacak mı bu nehir, umutlar yerin dibinde büyürken? bir gün yırtılacak mı bu siyah-beyaz fotoğraf?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçmişe doğru yaşarken ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlamıştım&lt;br /&gt;tüm bilgelerin yalan söylediğini.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-7279879293850002034?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/7279879293850002034/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/04/gibi-gibi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/7279879293850002034'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/7279879293850002034'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/04/gibi-gibi.html' title='gibi gibi'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-5303178553720910600</id><published>2010-04-12T23:57:00.002+03:00</published><updated>2010-04-12T23:59:36.128+03:00</updated><title type='text'>  şey</title><content type='html'>bugünlerde sık sık hiçbir şey yapmak istiyorum, hiç kimse olarak. etrafa boş boş bakmak saçma oluyor biliyorum, düşünmeden durmak da öyle. dalgınım, sebebini bilmeden. üzgünüm. neden ama? bilmiyorum, belki de bilmemek, bilememek tüm bunların sorumlusu.-etrafımızda ne de çok suçlu bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'va vis et deviens' adlı filmde bir sahne vardı;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yalın ayak koşuyordu çocuk, uçsuz bucaksız kırlara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte aynen o sahneyi yaşamak istiyorum başa sarıp sarıp bozana dek film şeridini.&lt;br /&gt;-sahi kaldı mı öyle bir şey?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-5303178553720910600?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/5303178553720910600/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/04/blog-post.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/5303178553720910600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/5303178553720910600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/04/blog-post.html' title='  şey'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-7783754910911550465</id><published>2010-04-10T00:07:00.000+03:00</published><updated>2010-04-10T00:07:07.838+03:00</updated><title type='text'>anonim</title><content type='html'>Büyük dinler&lt;br /&gt;Gemilerdir,&lt;br /&gt;Şairler&lt;br /&gt;Filikalar.&lt;br /&gt;Bildiğim aklı başında herkes&lt;br /&gt;Fırlattı kendini denize.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-7783754910911550465?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/7783754910911550465/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/04/anonim.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/7783754910911550465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/7783754910911550465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/04/anonim.html' title='anonim'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-4988597942665048443</id><published>2010-04-01T20:17:00.000+03:00</published><updated>2010-04-01T20:17:57.023+03:00</updated><title type='text'>"ben demiştim" diyeceğim</title><content type='html'>ortaokulda anlamıştım, büyüdükçe her şeyin kötüleştiğini!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama anlamak yetmedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-4988597942665048443?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/4988597942665048443/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/04/ben-demistim-diyecegim.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/4988597942665048443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/4988597942665048443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/04/ben-demistim-diyecegim.html' title='&quot;ben demiştim&quot; diyeceğim'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-8356579674101552358</id><published>2010-03-27T23:31:00.000+02:00</published><updated>2010-03-27T23:31:54.224+02:00</updated><title type='text'>Fare-kedi ilişkisi</title><content type='html'>&lt;i&gt;"En büyük isteğim bir farenin bir kediyi canlı canlı yediğini görmektir. Ama daha önce fare de kediyle oynamış olmalıdır." (*)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Ben de bir insan istiyorum, dünyayı canlı canlı yiyebilen. Onu türlü kederlere sürükleyip, acılar çektirmesini, acının birazı kadar da mutluluk vermesini istiyorum ona. Müthiş bir sıkıcılık, tekdüzelik ve iğrenç bir yaşam sunmasını istiyorum önüne. Bunun yanında ruhsuzluk versin biraz da ona -ki dayanabilsin daha çok. Ya da boşversin bunları. Sadece insanlarla tanıştırsın dünyayı ve onlarla yaşamasını istesin ondan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir durumda dünya, katlanabilir miydi acaba, bizim ona katlanabildiğimiz kadar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben sadece bir insan istiyorum! Doymak bilmez dünyayı canlı canlı yesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok mu şey istiyorum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(*): &lt;i&gt;Elias Canetti, Notlar, 1942.&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-8356579674101552358?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/8356579674101552358/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/03/fare-kedi-iliskisi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/8356579674101552358'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/8356579674101552358'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/03/fare-kedi-iliskisi.html' title='Fare-kedi ilişkisi'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-2626842316787332132</id><published>2010-03-18T22:50:00.001+02:00</published><updated>2010-03-18T22:52:12.313+02:00</updated><title type='text'>sayı doğrusunda kavram göstermece</title><content type='html'>-acı——————————donma noktası——————————+mutluluk&lt;br /&gt;&lt;div class="post_content"&gt;&lt;br /&gt;*mutluluk, acının yokluğu değil.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-2626842316787332132?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/2626842316787332132/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/03/say-dogrusunda-kavram-gostermece.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/2626842316787332132'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/2626842316787332132'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/03/say-dogrusunda-kavram-gostermece.html' title='sayı doğrusunda kavram göstermece'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-2181196785026178059</id><published>2010-03-06T00:09:00.002+02:00</published><updated>2010-03-06T00:13:06.207+02:00</updated><title type='text'>Can kırıkları</title><content type='html'>Sayfalarca yazdıktan sonra yazdıklarıma anlam veremeyip onlara bir başlık dahi bulamamak, yıllarca yaşadıktan sonra da yaşananların anlamsızlığını görüp adını bile koyamamak gibi. Konuşmak, konuşmak, konuşmak ama anlaşılamamak, yürümek, hep yürümek ama bir yere varamamak gibi. Denizin sonsuzluğunu düşünmek gibi. Derin bir nefes almak, henüz kirlenmemiş hayatlardan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suç ve ceza. Cezasız bir suç yokken, neden tüm cezalar suçsuz? -Raskolnikov haklıydı, evet, hep haklıydı...-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmediklerimizi, sevdirir ve görmediklerimizi gördürür ya çoğunluk. Hani nerede o "Kral çıplak!" diyebilen o çocuk? Hepimizin mi sesi kısık? Hepimizin de aynı yüzyılda? Aman ne tesadüf! Ne hoş tesadüf!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bıktım her nasılsın sorularına iyiyim sahteciliklerinden" dememiş miydi Aziz Nesin? Ee ne gereği var hala bu merasimin? Kötü olunduğunda bile iyi gösterebilen kendini, pis bir alışkanlık. Ha bu arada, nasılsınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Oldum olası sevmemişti..." şeklinde başlayan bir cümle nasıl tüm romanların vazgeçilmeziyse, kendini acındırmak isteyenlerin vazgeçilmezidir yalancı gözyaşları. Timsah gözyaşları mı demeliydi... Yoo, o pek klişe. -Klişe değilmişiz gibi sanki hepimiz, klişe kullanmaya da çekiniriz. Merhaba, bizler fazla güdülenmiş gösteriş meraklıları.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve söz gümüşse, sükut altınmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzyıllardır yanan bir yalancının mumuyla mı aydınlanıyoruz yoksa?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-2181196785026178059?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/2181196785026178059/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/03/can-krklar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/2181196785026178059'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/2181196785026178059'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/03/can-krklar.html' title='Can kırıkları'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-6678919080285874789</id><published>2010-02-28T00:06:00.000+02:00</published><updated>2010-02-28T00:06:54.530+02:00</updated><title type='text'>saçmalıyorum mütemadiyen</title><content type='html'>küçük, plastik bir semazen biblosu var masamda. duruyor öylece. dönmesini bekliyorum. dönmüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ışık ve bedenimin her kavgasında bir dev doğuyor, bir gölge. bir gölge karanlık, uzayan ya da kısalan sıska bir sihirbaz. ezip geçemediğim her dakika kafamda tepinen o küçük cücelere haddini bildirmesi gerek birinin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fotoğraflarımın arkasındaki insanlar dururken bana birer ayrıntı olmak düşüyor. farkedilmeyen birer ayrıntı, açılmamış birer hediye paketi oluyorum ve endişeli gözler tek eğlencem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;duyguların renkleri yok, hayır. renklerin birer duygusu var. gökyüzü neden mavi mesela? siktir et.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fark ettin mi bilmiyorum, soru işaretleri pek sevimsiz bugün. ve nokta güzel kadınım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uyarmasa olmaz şu gözlerimdeki kızarıklıklar. tamam, peki, uyuyacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;söylemeyi unuttum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;büyük, plastik bir dünya var etrafımda. duruyor öylece. dönmesini bekliyorum. dönmüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-6678919080285874789?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/6678919080285874789/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/sacmalyorum-mutemadiyen.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/6678919080285874789'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/6678919080285874789'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/sacmalyorum-mutemadiyen.html' title='saçmalıyorum mütemadiyen'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-4183592111504892359</id><published>2010-02-14T12:50:00.002+02:00</published><updated>2010-02-22T23:04:12.336+02:00</updated><title type='text'>the road not taken</title><content type='html'>şanslıydı robert frost,&lt;br /&gt;iki yol vardı önünde sadece.&lt;br /&gt;oysa benim önümde&lt;br /&gt;milyonlarca yol var şimdi&lt;br /&gt;seçsem birini&lt;br /&gt;küsecek diğerleri&lt;br /&gt;az aşınmış olanları da göremiyorum&lt;br /&gt;karanlıktayım çünkü&lt;br /&gt;hepsi aynı&lt;br /&gt;hepsi aynı güzellikte&lt;br /&gt;o karar verdi&lt;br /&gt;ben vermeyeceğim&lt;br /&gt;ben&lt;br /&gt;bekleyeceğim karanlıkta&lt;br /&gt;güneş doğana dek&lt;br /&gt;izleyeceğim&amp;nbsp; yolları&lt;br /&gt;geç kalana dek&lt;br /&gt;yaşam gibi ölüme.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-4183592111504892359?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/4183592111504892359/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/road-not-taken.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/4183592111504892359'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/4183592111504892359'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/road-not-taken.html' title='the road not taken'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-544631173427962094</id><published>2010-02-13T12:35:00.000+02:00</published><updated>2010-02-13T12:35:38.206+02:00</updated><title type='text'>Başlığın ilgisizliği</title><content type='html'>Burası bir bataklık. Uzun boylu bitkiler dikkatinizi çeker önce. Yeşildirler, ürkütücü yeşiller. Toprak hiç olmadığı kadar koyudur etrafta. Siyah olmaya çalışırcasına. Güneş de pek sevmez burayı, uğramaz sıklıkla! Bataklık dediysek çamur gelmesin aklınıza hemen. Çünkü resmin bütününde çok az yer kaplar onlar. Suyun kıyıya vuran ayakları çamurları incelediğimizde kurbağa yavrularını görürüz. Ahenkli bir şekilde dans ederler hep. Yoktur küçük bir balıktan farkları, siyah olmaları ve vatanlarının çamur olmasından başka. Ah, bakın şu uçan kocaman sineği gördünüz mü? Gerçek adını kimse bilmez onun çünkü o kocaman sinektir sadece. Korkutabilir sizi filmlerdeki o dev böcekler aklınıza düşerse. Bir zararı yoktur ama karşılamak ister kendisini yalnızlıktan kurtaranları. Sivrisinekler de çoktur burada, onlar gerçekten korkutucudur ve belki de gerçekten korkmalı onlardan. Bataklığın -Aslında ufak bir göl fakat biz ona yine de bataklık demeye devam edeceğiz.- derin kısımlarında pek de geniş olmayan nilüfer yaprakları yeşilliğini kaybedecekler yakında, çünkü üzeri toprakla kaplı hepsinin. Kimbilir kaç yıldır burada yaşar bu cesetler. Bataklığın en hoş yeri ise ortası. Orayı sahiplenmemiştir çünkü hiçbir canlı. Orası herkesindir, herkes bunu bilir. Bataklığın adı mı? Onu da herkes bilir fakat kimse cesaret edemez söylemeye. Sırdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burası bir bataklık. Çeşit çeşit canlı yaşar burada, çeşit çeşit insan. Koyu gridir her taraf. Uzun boylu binalar dikkatimizi çeker önce. Çok gözlü canavarlar. Tepelerinde kulakları da var. Daha yukarıya baktığımızda gökyüzünü görürüz. Gökyüzü sakin ve tekdüze. Ağır hareketleriyle sıkıcı. Sıkılıp, gözümüzü yere çevirdiğimizde renkli canlıları fark etmemiz çok uzun sürmez. Arabalar, birbiri ardına arabalar... Ve kovalamacalar. Bataklığın nüfusa en üstün canlısı her yerde -insanlar!-. Acı ve kederle dövüşüyorlar, eksik olmuyor yüzlerinden gülümsemeleri de. Gülümsemelerinde saklı hazinenin kapağını açmaya korkmamak elimizde değil. Kimbilir içinde neler saklıdır! Sessizliğin ürkütücülüğünü bastırmak istercesine gürültülü burası. Evet, böyle daha iyi, bu daha ürkütücü. Burada her şey daha ürkütücü. Çünkü her şey sahte burada ve bir o kadar dengesiz. Hala nasıl kırılmamış bu terazi. Hala nasıl kırılmamış tüm bu saçmalık. Burada herkes her şeyi biliyor. Bildiğini sanıyor. Burası karmaşık, burası bir bataklık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize iki resim arasındaki yedi farkı bulmak düşüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-544631173427962094?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/544631173427962094/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/baslgn-ilgisizligi.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/544631173427962094'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/544631173427962094'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/baslgn-ilgisizligi.html' title='Başlığın ilgisizliği'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-7465967843936749896</id><published>2010-02-13T00:36:00.000+02:00</published><updated>2010-02-13T00:36:12.415+02:00</updated><title type='text'>Dağılan Renkler</title><content type='html'>Bak, bir göçebe geçiyor. Bir göçebe geçiyor tüm umarsızlığıyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişini, nerden geldiğini ve geleceğini, nereye gideceğini kimse bilmiyor. Kendisi de. Doğa tek arkadaş, ayakları tek yoldaş. Aşık inandıklarına, aşık, aşık. Eski tanıdık; pişmanlık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pişmanlık... Empati kuramadığımız, kendimize hakim olamadığımız anların istenmeyen çocuğu. Doğar yine de acılarla birlikte, kimseye aldırmadan. Büyür, büyür, büyür. Hayat o olur artık ve sadece yaşatmak ister kendini, yaşatmaz bizleri. Nefret edilenler listesini tek başına dolduracak kadar güçlü olur sonra. Yaşatamayacağı gibi öldüremez kimse onu doğurandan başka, doğduğu andan başka. Acıların saklandığı tek sığınak, tek koruyucu zaman yaralar belki onu ama bir yerlerde gülümser yine tüm hırçınlığıyla, kiniyle, nefretiyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ben... Öldürmek istiyorum onu, acımasızca asmak istiyorum bulduğum tüm iplerle, tüm ağaçlara. Yorgunum belki... Olsun. Yavaş yavaş ölürken kıvranır ya bir böcek. Son bir hamle yapmak, hayata dönmek ve gülmek ister sadece. Son hamle. Yaşamak ya da yaşatmak. Ya bilinmeyenin boşluğunda kazanan, kazanan kim olacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bak bir göçebe geçiyor. Bir göçebe geçiyor tüm umarsızlığıyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu tanıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-7465967843936749896?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/7465967843936749896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/daglan-renkler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/7465967843936749896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/7465967843936749896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/daglan-renkler.html' title='Dağılan Renkler'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-7666231238927249228</id><published>2010-02-07T00:24:00.002+02:00</published><updated>2010-02-07T00:25:39.576+02:00</updated><title type='text'>terapi</title><content type='html'>alıntılar yapıyorum çokca, ordan oraya savuruyorum metinleri. niye diye sorsalar cevap bile veremeyeceğim belli ki. yazıp yazıp siliyorum sonra. toza dumana karışıyor her şey. yeşil çimlerin ardında yine yeşil çimlerin olduğu gerçeğiyle yüzleşen bir kaplumbağa kadar aciz, yavaş ve sıkıntılıyım. yaşamamın bir amacı olmadığını bilmek rahatlatıyor sadece. ve sadece sevmediğim şeyleri yapıyorum. niye bilmiyorum. bizim görünmez köklerimiz her şeyin suçlusu. bunu da yeni keşfettim. bak, her şey birbirine sıkıca bağlı. kesip attığım gün işte, işte o gün serbest kalacağım. cezasını doldurmuş bir mahkum kadar şaşkın olmamayı umuyorum. umuyorum fakat umduklarım çıkmaz genelde benim. mesela milyon tane iyi şey düşünsem, bir kötü şey bozabilir her şeyi. öyle güçlü bu kötüler. anlatabiliyor muyum? ne kadar -yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da- dese de edip cansever, hep anlaşılma kaygısı gütmüyor muyuz sanki. bir bulutta bile var o kaygı, şekiller çiziyor, anlatmaya çalışıyor. eski bir tanıdığı görmüş kadar yapmacığım bir de. saçma muhabbetler ve boş diyaloglar. kafamın içinde çınlayıp duran bir çığlık gibiler. bildiğin çığlık senfonisi. kargalar da uçuşuyor, çirkin kargalar. kimse sevmesin onları ben seviyorum. nihayetinde bir kargayım ben de, onlar çığırarak uçuyor berbat sesleriyle, ben yazarak uçuyorum berbat kalemimle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uçuyorum, uçuyorum, fazla bir şey istemiyorum, şu insan yığınının ardını görsem yeter.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-7666231238927249228?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/7666231238927249228/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/terapi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/7666231238927249228'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/7666231238927249228'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/terapi.html' title='terapi'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-2319290055225354732</id><published>2010-02-07T00:00:00.001+02:00</published><updated>2010-02-07T00:00:54.802+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edip Cansever'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiir'/><title type='text'>Kirli Ağustos</title><content type='html'>O da var olanın ağır ağır yokluğu&lt;br /&gt;Şurda bir gündüz kımıldamakta&lt;br /&gt;Dağılmanın beyaz organı: tuz birikintileri&lt;br /&gt;Gibi bir gündüz&lt;br /&gt;Kalın kabuklarını kaldırır doğa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşer bir balıkçının tersi olan şey&lt;br /&gt;Kirli ağustos! beni ordan oraya götüren eşya&lt;br /&gt;Aklımda üç beş otel ya kalır&lt;br /&gt;Ya kalmaz üç beş otel aklımda&lt;br /&gt;O da değil bir otelin kendisi&lt;br /&gt;Yalnızlığın kahverengi organı: düş birikintisi&lt;br /&gt;Bir de kahverengi alevlerden yapılma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka değil, yokluğu görmek için&lt;br /&gt;Kirli ağustos! gözkapaklarımı da yaktım sonunda.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-2319290055225354732?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/2319290055225354732/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/kirli-agustos.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/2319290055225354732'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/2319290055225354732'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/kirli-agustos.html' title='Kirli Ağustos'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-5871230490678070910</id><published>2010-02-05T19:07:00.000+02:00</published><updated>2010-02-05T19:07:10.017+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hans Magnus Enzensberger'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiir'/><title type='text'>Her şeye tıpatıp uyan ve her şeyi çoktan bilenlerin şarkısı</title><content type='html'>bir şey yapılması gerektiğini ve de hemen&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;ama daha erken olduğunu bir şey yapmak için&lt;br /&gt;ama artık geç olduğunu bir şey daha yapmak için&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve işlerimizin yolunda olduğunu&lt;br /&gt;ve bunun böyle süreceğini&lt;br /&gt;ve bunun anlamı olmadığını&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve suçlu olduğumuzu&lt;br /&gt;ve suçlu oluşumuzda bir suçumuz olmadığını&lt;br /&gt;ve elimizden bir şey gelmeyişinde suçlu olduğumuzu&lt;br /&gt;ve bunun bize yettiğini&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve belki de ağzımızı tutmanın daha iyi olacağını&lt;br /&gt;ve ağzımızı tutmayacağımızı&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz &lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve kimseye yardım edemiyeceğimizi&lt;br /&gt;ve bize kimsenin yardım etmeyeceğini&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve yetenekli olduğumuzu&lt;br /&gt;ve hiç ve gene hiç arasında seçme yapabileceğimizi&lt;br /&gt;ve bu sorunu temelden incelememiz gerektiğini&lt;br /&gt;ve çaya iki tane şeker attığımızı&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve baskıya karşı olduğumuzu&lt;br /&gt;ve sigaraların pahalılaştığını&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve her seferinde bir şeyin olacağını önceden kestirdiğimizi&lt;br /&gt;ve her seferinde haklı çıkacağımızı&lt;br /&gt;ve bundan bir şey çıkmayacağını&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve her şeyin yalan olduğunu&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bir şeyi atlatmanın her şey değilde hiçbir şey olduğunu&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bizim bunu atlatacağımızı&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bütün bunların yeni olmadığını&lt;br /&gt;ve yaşamanın güzel olduğunu&lt;br /&gt;ve bunun her şey olduğunu&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bunu çoktan bildiğimizi&lt;br /&gt;çoktan biliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Hans Magnus Enzensberger&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="line-height: normal; text-decoration: underline;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-5871230490678070910?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/5871230490678070910/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/her-seye-tpatp-uyan-ve-her-seyi-coktan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/5871230490678070910'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/5871230490678070910'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/her-seye-tpatp-uyan-ve-her-seyi-coktan.html' title='Her şeye tıpatıp uyan ve her şeyi çoktan bilenlerin şarkısı'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-791207016518453604.post-5639953972213543611</id><published>2010-02-01T00:35:00.000+02:00</published><updated>2010-02-01T00:35:04.607+02:00</updated><title type='text'>dönüşüm</title><content type='html'>nokta koymak istemiyorum artık hiçbir şeye&lt;div&gt;bitmesin istiyorum cümlelerim de&lt;/div&gt;&lt;div&gt;yaşadıklarım gibi&lt;/div&gt;&lt;div&gt;büyük harfle de başlamıyorum bak&lt;/div&gt;&lt;div&gt;kural yok çünkü&lt;/div&gt;&lt;div&gt;öldü&lt;/div&gt;&lt;div&gt;kaygılarımla birlikte gömdüm&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;meraklar da uçup gitti&lt;/div&gt;&lt;div&gt;biri hariç&lt;/div&gt;&lt;div&gt;nefes almak yaşamak değilken&lt;/div&gt;&lt;div&gt;kim yaşıyor acaba gerçekten&lt;/div&gt;&lt;div&gt;kim mücadelesinde haklı&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ölmek bu kadar basitken&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;kızmıyorum hiç&lt;/div&gt;&lt;div&gt;küfürler savuruyorum sadece&lt;/div&gt;&lt;div&gt;küfür diyor çünkü bir saldırmama eylemidir&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;kim mi oldum ben&lt;/div&gt;&lt;div&gt;kim miyim&lt;/div&gt;&lt;div&gt;yeni elbisesini giyerken&lt;/div&gt;&lt;div&gt;dönüp bakması gibiyim&lt;/div&gt;&lt;div&gt;siyah bir yılanın&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-nasıl yakışmış mı&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/791207016518453604-5639953972213543611?l=hayatikaraliyorum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/feeds/5639953972213543611/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/donusum.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/5639953972213543611'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/791207016518453604/posts/default/5639953972213543611'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatikaraliyorum.blogspot.com/2010/02/donusum.html' title='dönüşüm'/><author><name>monara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08119340415768098196</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>