<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2enclosuresfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0">
	<channel>
		<title>Dini ilimler, Eğitim, Edebiyat ve Kişisel gelişim siteniz</title>
		<link>http://www.hayatinrengi.net</link>
		<description>Dini ilimler, eğitim haberleri, ödevler, kişisel gelişim, şiir ve edebi paylaşımların yapıldığı kişisel gelişim sitesi</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Fri, 24 Jul 2009 13:43:27 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://www.hayatinrengi.net/caribbean/misc/rss.jpg</url>
			<title>Dini ilimler, Eğitim, Edebiyat ve Kişisel gelişim siteniz</title>
			<link>http://www.hayatinrengi.net</link>
		</image>
		<itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Dini ilimler, eğitim haberleri, ödevler, kişisel gelişim, şiir ve edebi paylaşımların yapıldığı kişisel gelişim sitesi</itunes:subtitle><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/hayatinrenginet" type="application/rss+xml" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com" /><item>
			<title>Bitanesin sen bitane!!</title>
			<link>http://www.hayatinrengi.net/bayanlara-ozel-bolumdur/41459-bitanesin-sen-bitane.html</link>
			<pubDate>Thu, 23 Jul 2009 11:59:52 GMT</pubDate>
			<description>habire facebooktan video izlemekten sıkıldım bişiler buluyorum şimdi de bunu buldum siz de bakın gününüz şenlensin :p  http://bitanesinyaparsin.kizlararasinda.com ben bitane yapıp arkadaşıma gönderdim bakalım yapıcak mı :D:D siz de kendi isteklerinize göre hazırlatabiliyosunuz</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>habire facebooktan video izlemekten sıkıldım bişiler buluyorum şimdi de bunu buldum siz de bakın gününüz şenlensin :p  <a href="http://bitanesinyaparsin.kizlararasinda.com" target="_blank">http://bitanesinyaparsin.kizlararasinda.com</a> ben bitane yapıp arkadaşıma gönderdim bakalım yapıcak mı :D:D siz de kendi isteklerinize göre hazırlatabiliyosunuz</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.hayatinrengi.net/bayanlara-ozel-bolumdur/">Bayanlara Özel Bölümdür...</category>
			<dc:creator>lidoo_la</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.hayatinrengi.net/bayanlara-ozel-bolumdur/41459-bitanesin-sen-bitane.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>miraç kandiliniz mubarek olsun:)</title>
			<link>http://www.hayatinrengi.net/ozel-kutlamalar/41458-mirac-kandiliniz-mubarek-olsun.html</link>
			<pubDate>Sun, 19 Jul 2009 11:19:39 GMT</pubDate>
			<description>miraç kandiliniz mubarek olsun site sakinleri nerelerdesiniz yaaaaaaa</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>miraç kandiliniz mubarek olsun site sakinleri nerelerdesiniz yaaaaaaa</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.hayatinrengi.net/ozel-kutlamalar/">Özel Kutlamalar</category>
			<dc:creator>betüş:P</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.hayatinrengi.net/ozel-kutlamalar/41458-mirac-kandiliniz-mubarek-olsun.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Siteyi Kapatıyoruz</title>
			<link>http://www.hayatinrengi.net/forumdaki-gelismeler-duyurular/41457-siteyi-kapatiyoruz.html</link>
			<pubDate>Fri, 17 Jul 2009 08:24:33 GMT</pubDate>
			<description>Arkadaşlar merhabalar
Geçici bir süreliğine siteyi kapatmak zorundayız.
Site açıldığında tekrar görüşmek üzere.
Haklarınızı helal edin.</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Arkadaşlar merhabalar<br />
Geçici bir süreliğine siteyi kapatmak zorundayız.<br />
Site açıldığında tekrar görüşmek üzere.<br />
Haklarınızı helal edin.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.hayatinrengi.net/forumdaki-gelismeler-duyurular/"><![CDATA[Forumdaki Gelişmeler & Duyurular]]></category>
			<dc:creator>TIRSAK KEDİ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.hayatinrengi.net/forumdaki-gelismeler-duyurular/41457-siteyi-kapatiyoruz.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Nice senelere ;)</title>
			<link>http://www.hayatinrengi.net/ozel-kutlamalar/41456-nice-senelere-%3B.html</link>
			<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 08:35:28 GMT</pubDate>
			<description>*Nice mutlu senelere bizlerle sağlıkla ve sevdiklerinle girmen dileğiyle secemcemre abla :) İyiki doğdunnn :p*</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font color="darkgreen">Nice mutlu senelere bizlerle sağlıkla ve sevdiklerinle girmen dileğiyle secemcemre abla :) İyiki doğdunnn :p</font></b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.hayatinrengi.net/ozel-kutlamalar/">Özel Kutlamalar</category>
			<dc:creator>ebru_1200</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.hayatinrengi.net/ozel-kutlamalar/41456-nice-senelere-%3B.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tan /Biliyormusun?</title>
			<link>http://www.hayatinrengi.net/sarki-sozleri-lyrics/41455-tan-biliyormusun.html</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2009 20:10:37 GMT</pubDate>
			<description>*Gurur mu Yaptın Gitme bir hikayem var
kendime göre haklı sebeplerim var
biliyormusun Kötü karakterler var

biliyormusun seni benden çalarlar
biliyormusun herkes ben gibi sevmez
biliyormusun her masal mutlu bitmez

biliyormusun kötü karakterler var
bilyormusun seni benden çalarlar
biliyormusun herkes ben gibi sevmez
biliyormusun her masal mutlu bitmez

baktığın her yerde beni göreceksin
için hep acıyacak çok üzüleceksin
Yazın Tatil Yolunda aşk filminin sonunda
başka kollarda öğreneceksin

eski zamanda iki aşık varmış
çok severlermişkavga ederlermiş
herkesin gözü onların üstündeymiş
yağmurlu bir günde ayrılık gelmiş

biliyormusun kötü karakterler var
bilyormusun seni benden çalarlar
biliyormusun herkes ben gibi sevmez
biliyormusun her masal mutlu bitmez*</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><i>Gurur mu Yaptın Gitme bir hikayem var<br />
kendime göre haklı sebeplerim var<br />
biliyormusun Kötü karakterler var<br />
<br />
biliyormusun seni benden çalarlar<br />
biliyormusun herkes ben gibi sevmez<br />
biliyormusun her masal mutlu bitmez<br />
<br />
biliyormusun kötü karakterler var<br />
bilyormusun seni benden çalarlar<br />
biliyormusun herkes ben gibi sevmez<br />
biliyormusun her masal mutlu bitmez<br />
<br />
baktığın her yerde beni göreceksin<br />
için hep acıyacak çok üzüleceksin<br />
Yazın Tatil Yolunda aşk filminin sonunda<br />
başka kollarda öğreneceksin<br />
<br />
eski zamanda iki aşık varmış<br />
çok severlermişkavga ederlermiş<br />
herkesin gözü onların üstündeymiş<br />
yağmurlu bir günde ayrılık gelmiş<br />
<br />
biliyormusun kötü karakterler var<br />
bilyormusun seni benden çalarlar<br />
biliyormusun herkes ben gibi sevmez<br />
biliyormusun her masal mutlu bitmez</i></b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.hayatinrengi.net/sarki-sozleri-lyrics/">Şarkı Sözleri, Lyrics</category>
			<dc:creator>secemcemre</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.hayatinrengi.net/sarki-sozleri-lyrics/41455-tan-biliyormusun.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>en çok sevilen baba</title>
			<link>http://www.hayatinrengi.net/deneme-hikaye-oyku/41454-en-cok-sevilen-baba.html</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 19:34:10 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Babalarımız&#8230;

Yüreğimizdeki güçlü adam, sırtımızı dayadığımız serin çınar&#8230; Üzüntülerimiz karşısında gözyaşlarını içine akıtan, bazen sevgisini göstermeyi ar edinen babalarımız&#8230;

Ama bir baba var ki&#8230; En güzel, en sevgili baba&#8230; Hüznünü, sevincini, muhabbetini hiç gizlemeyen, evlatlarını çok seven, evlatlarının da en çok sevdiği eşsiz baba&#8230;

Kıyâmete kadar gelen babalara &#8220;Üsve-i Hasene&#8221; (en güzel örnek)!..

Evet, babalar; bu sayımız size özel! Haydi, en güzelden, en özelden öğrenelim babalığı&#8230;



Babasının Süsü 

Kıymetli eş, vefâkâr dost Hazret-i Hatice, ilk kızı doğduğunda sevgili Peygamberimiz, doğum müjdesini alır almaz sevgili hanımının yanına girdi. Hazret-i Hatice üzgündü, çünkü O&#8217;na bir erkek evlat vermek istiyordu. Ancak kız çocuğu olmuştu. Câhiliyye bakışlarının O&#8217;nu incitmesinden korkuyordu. Peygamberimiz minik yavruyu sevinç ve huzurla kucağına aldı, bağrına bastı. Öptü, kokladı. Annesini tebrik etti ve: 

&#8220;&#8211;Kızımın adı Zeynep olsun.&#8221; dedi. 

Herkes şaşkındı. Zeynep ha, yani babasının süsü&#8230;

Câhiliye devrinde kız çocuklarının kaderini değiştirecek ilk adımdı bu&#8230;

Bundan böyle kızlar artık utanç değil, babalarının süsü olacaktı.

O, çocuklarına hep en güzel isimleri koydu ve: 

&#8220;Çocuğun babası üzerindeki haklarından biri, rûhâniyetli bir isim koyması ve güzel bir edep vermesidir.&#8221; (Beyhakî, Şuâbu&#8217;l-Îmân, VI, 401-402) buyurarak güzel isimler koyulmasını da tavsiye etti.



Kim Kız Çocuğunu Güzelce Yetiştirirse&#8230; 

Daha sonra Allah Rasûlü şöyle buyuracaktı:

&#8220;Her kim üç kız çocuğunu himâye edip, büyütüp evlendirirse, sonra da onlara lütuf ve iyilikte devâm ederse o kimse cennetliktir.&#8221; (Ebû Dâvûd, Edeb 121; İbn-i Hanbel, III, 97) 

Yine o Rahmet Peygamberi: 

&#8220;Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına dek yetiştirip himâye ederse kıyâmet günü o kimseyle yan yana olacağız.&#8221; buyurdu ve parmaklarını bitiştirdi. (Müslim, Birr, 149; Ayrıca bkz. Tirmizî, Birr, 13) 

&#8220;Her kim kız çocuklarını yetiştirme yüzünden bir sıkıntıya uğrar da onlara iyi bakarsa, bu çocuklar, onu cehennem ateşinden koruyan bir siper olur.&#8221; (Buhârî, Zekât 10, Edeb 18; Müslim, Birr, 147; Ayrıca bkz. Tirmizî, Birr, 13) 



Kim Çocuklarını Terbiye Ederse 

Peygamber Efendimiz çocukların terbiyesine çok ehemmiyet vermiş, ashâbını da bu hususta pek çok hadîs-i şerîfi ile eğitmiştir: 

&#8220;Çocuklarınıza ikrâm edin ve terbiyelerini güzel yapın.&#8221; (İbn-i Mâce, Edeb, 3)

&#8220;Bir baba, evlâdına güzel edepten daha kıymetli bir şey hediye edemez.&#8221; (Tirmizî, Birr, 33/1952) 

&#8220;Kişinin, çocuğunu (bir kerecik) te&#8217;dip etmesi (edeplendirmesi ve uslandırması), kendi hakkında, bir sâ&#8217; miktarında (yiyecek) tasadduk etmesinden daha hayırlıdır.&#8221; (Tirmizî, Birr, 33) 

&#8220;Kişinin öldükten sonra geride bıraktığı şeylerin en hayırlısı, kendisine duâ eden sâlih bir evlât, sevabı kendisine ulaşan sadaka-i câriye, kendisinden sonra halkın amel ettiği bir ilimdir.&#8221;(Müslim, Vasiyyet, 14; Tirmizî, Ahkâm, 36) 



Çocuklara Kızılmasından Hoşlanmazdı 

Bir defasında Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, üzerine küçük abdestini yapan torununu:

&#8220;&#8211;Sen nasıl Rasûlullâh&#8217;ın üzerine küçük abdest yaparsın?&#8221; diye pataklamaya kalkan Ümmü Fadl&#8217;a:

&#8220;&#8722;Oğlumun canını yaktın. Allah sana rahmet etsin!&#8221; buyurarak çocukların bu tür sıkıntılı hâllerine tahammül etmek gerektiğini ifade buyurmuştur. (İbn-i Mâce) 



Çocuklara Karşı Çok Merhametliydi 

Varlık Nûru, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, bir çocuk ağlaması duyduğunda namazı kısa keserdi. Bir defasında evinde namaz esnâsındayken çocuk ağlayınca namazını kısa tutmuş ve ev halkına: 

&#8220;&#8211;Onların ağlamalarının beni üzdüğünü bilmiyor musunuz?&#8221; buyurmuştu.

On yaşından itibaren on yılını Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-&#8217;in hizmetinde geçiren Enes -radıyallâhu anh- anlatır:

&#8220;Rasûlullâh&#8217;a tam on sene hizmet ettim. Bana bir defa bile; «Öf!» demedi. Yaptığım bir şeyden dolayı; «Niye böyle yaptın?» diye azarlamadığı gibi, yapmadığım bir şey sebebiyle; «Şöyle yapsan olmaz mıydı?» da demedi.&#8221; (Buhârî, Savm 53, Menâkıb 23; Müslim, Fezâil 82) 



Çocukları Arasında da Adâletliydi 

Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Hazret-i Fâtıma&#8217;nın evinde kaldığı bir gün, torunları olan Hasan ve Hüseyin Efendilerimiz su istediler. Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, önce Hazret-i Hasan&#8217;a su verdi. Hazret-i Fâtıma -radıyallâhu anhâ-, Efendimiz&#8217;in Hasan&#8217;ı daha çok sevdiği hükmüne vardı. Peygamber Efendimiz onun bu düşüncesini düzelttiler:

&#8220;&#8211;Hayır! Suyu ilk defa Hasan istediği için ona verdim.&#8221; buyurdular ve sonra da şöyle ilâve ettiler: 

&#8220;&#8211;Bağış ve ihsanlarınızda çocuklarınıza müsâvî (eşit) muâmelede bulunun. Eğer ben birini üstün tutacak olsaydım, kızları üstün tutardım.&#8221; (İbn-i Hanbel, I, 101; İbn-i Hacer, el-Metâlibu&#8217;l-Âliye, IV, 69; Heysemî, IV, 153) 



Onlara Bakacak Birisi Var mı? 

Bir sahâbî, Peygamber Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-&#8217;a gelerek:

&#8220;&#8211;Hicret ve cihâd etmek üzere Sana bey&#8217;at ediyorum. Bunların sevâbını Allah&#8217;tan dilerim.&#8221; dedi. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: 

&#8220;&#8211;Anne ve babandan hayatta olan var mı?&#8221; diye sordu. O zât:

&#8220;&#8211;Evet, her ikisi de hayatta.&#8221; dedi. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

&#8220;&#8211;Allah&#8217;tan sevap kazanmak istiyorsun değil mi?&#8221; diye sordu. Sahâbî:

&#8220;&#8211;Evet.&#8221; deyince Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

&#8220;&#8211;(O hâlde) ana ve babanın yanına dön. Onlara iyi bak!&#8221; buyurdu. (Buhârî, Cihâd 138, Edeb 3; Müslim, Birr 6) 



Ashâb-ı kirâmdan başka bir zât da, Yemen&#8217;den hicret ederek Medîne-i Münevvere&#8217;ye Efendimiz&#8217;in huzûruna gelmiş ve cihâda katılmak üzere ondan izin istemişti. Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile aralarında şöyle bir konuşma geçti:

&#8220;&#8211;Yemen&#8217;de kimsen var mı?&#8221; 
&#8220;&#8211;Anam-babam var, yâ Rasûlallâh!&#8221;
&#8220;&#8211;Onlar sana izin verdiler mi?&#8221; 
&#8220;&#8211;Hayır, vermediler.&#8221;
"&#8211;Haydi Yemen&#8217;e git; onlardan izin iste! İzin verirlerse gel, cihâd et! Vermezlerse, anneni-babanı memnun etmeye çalış!&#8221;(Ebû Dâvûd, Cihâd, 31/2530) 

{

Hepiniz Çobansınız 
Peygamber Efendimiz, bir hadîs-i şerîflerinde insanların mes&#8217;ûliyetlerini şöyle beyân buyurmuşlardır:&#8220;Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumlusunuz&#8230; Erkek, âilesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Kadın, kocasının evinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur.&#8221; (Buhârî, Vesâyâ, 9; Müslim, İmâre, 20) 


Âyet-i kerîmede buyrulur:

&#8220;Ey îmân edenler! Kendinizi ve âilenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyunuz&#8230;&#8221; (et-Tahrîm, 6)

Allah Rasûlü bu âyet-i kerîme hakkında şöyle bir açıklamada bulunmuştur:

&#8220;Onları, Allâh&#8217;ın sizi nehyettiği şeylerden uzaklaştırır ve emrettiği şeylere de teşvik edersiniz. İşte bu, onları cehennemden muhâfaza etmektir.&#8221; (Âlûsî, XXVIII, 156) 



Çocuklarına Sevgisini Gösterirdi 

Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, çocuklara dâima derin bir muhabbet gösterir; onları öper, okşar; mübârek parmaklarını tarak yaparak onların saçlarını düzeltirdi. Çocuklara muhabbet göstermeyenlerden hoşlanmaz; onları kabalık ve katılıkla vasıflandırırdı. 

Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ-&#8217;nın rivâyet ettiğine göre, bir defasında Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, torunlarını severken ziyâretine İslâm&#8217;ın merhamet, şefkat, nezâket ve inceliğinden uzak bir bedevî geldi. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-&#8217;in çocukları fazlasıyla sevmesine hayret ederek:

&#8220;&#8211;Yâ Rasûlallâh! Siz çocuklarınızı öper (sever) misiniz? Biz çocuklarımızı öpüp okşamayız.&#8221; dedi.

(Allâh&#8217;ın evlât nîmetine karşı bedevînin duygusuz ve duyarsızlığı, Allah Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-&#8217;i müteessir etti.) Bedevîye:

&#8220;&#8211;Allah senin gönlünden merhamet ve şefkati çekip çıkarmışsa ben ne yapabilirim!..&#8221; buyurdu. (Buhârî, Edeb, 22) 

Hadîs-i şerîf gereğince bir Müslüman gönlü, Allâh&#8217;ın emânetleri karşısında muhabbet, şefkat ve merhametle dolu olmalı, şefkat ve muhabbeti nasıl ve nereye yönelteceğinin idrâki içinde yaşamalıdır.



Çocuklarını İbâdete Teşvik Ederdi 

&#8220;Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden bütün günahları ve mânevî kirleri gidermek istiyor.&#8221; (el-Ahzâb, 33) âyet-i kerîmesi gelince, sevgili Peygamberimiz her sabah namazı vakti kızı Hazret-i Fâtıma&#8217;nın kapısına gitti. Tam altı ay sürdü bu gidişler. Çoğu zaman da sabah namazından sonra uğradığı bilinir Fâtıma&#8217;ya... Çocuklu bir annenin geceyi uykusuz geçirip uyanamama ihtimali için kızını gözetmeyi ihmal etmedi. Allah Rasûlü, kızına;

&#8220;Şâyet Rabbinin emrini yerine getirmekte gevşek davranırsa, bir peygamber olan babasının bile kıyamette ona yardımcı olamayacağını&#8221; haber veriyordu. (İbnü&#8217;l- Esir, Üsdü&#8217;l-Gâbe, 7175)

Hazret-i Fâtıma, namaza kalkıyordu. Ancak Allâh&#8217;ın Rasûlü, kendi âilesi ve çocukları üzerindeki ihtimamıyla biz ümmetine örnek oluyordu. 



Yavrularının Arasını Islah Ediyordu 

Ashâb-ı kiramdan Sehl bin Sa&#8217;d, Hazret-i Ali ile muhterem zevcesi Hazret-i Fâtıma arasında geçen bir hâdiseyi şöyle anlatır: 

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, bir gün kızı Fâtıma&#8217;nın evine uğramıştı. Hazret-i Ali&#8217;yi evde bulamadı. Bunun üzerine Fâtıma&#8217;ya: 

&#8220;&#8211;Amcamın oğlu nerede?&#8221; diye sordu. 

Hazret-i Fâtıma: 

&#8220;&#8211;Aramızda bir şey oldu da darıldık. Bu sebeple dışarı çıktı ve kaylûleyi (gündüz uykusunu) benim yanımda uyumadı.&#8221; dedi. 

Rasûlullâh birisine, Hazret-i Ali&#8217;yi bulmasını istedi. O adam bir ara kayboldu, sonra dönüp geldi ve: 

&#8220;&#8211;Yâ Rasûlallâh, o mescitte uyuyor.&#8221; dedi. 

Allah Rasûlü mescide gitti. Baktı ki, Hazret-i Ali yanı üzerine yatmış, ridâsı bir yandan sıyrılmış, vücûdu toprağa bulanmış hâldeydi. Peygamber Efendimiz: 

&#8220;&#8211;Ey Ebû Türâb (Toprağın babası)! Ey Ebû Türâb, kalk!..&#8221; diye tozu-toprağı Hazret-i Ali&#8217;nin bedeninden silkelemeye başladı. 

Daha sonra birlikte Hazret-i Ali&#8217;nin evine gittiler. Hazret-i Peygamber&#8217;in birkaç saat sonra bu evden neşeyle çıktığı görüldü. Ashâb-ı kiramdan birisi sebebini sorunca, Peygamber Efendimiz: 

&#8220;&#8211;Nasıl sevinçli olmayayım; en yakınlarımı barıştırdım!&#8221; buyurdular. 

Bu hâdise Peygamber Efendimiz&#8217;in muhterem kızı ile muhterem damadı arasını düzeltme neticesinde ne kadar sevindiğini gösteriyor. Böylece O Allâh&#8217;ın Habîbi, dargın iki müslümanın arasını düzeltmiş, bir âile büyüğü ve reisi olmak itibariyle de evlatları arasında sevgi ve saygının yerleşmesine rehberlik etmiştir. Onun arabuluculuğu ve yardımcı olması sebebiyle bu örnek âilede uzun yıllar boyunca huzur ve sükûnet eksik olmamıştır.  
    *
rukiye gönüllü]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size="5"><b>Babalarımız&#8230;<br />
<br />
Yüreğimizdeki güçlü adam, sırtımızı dayadığımız serin çınar&#8230; Üzüntülerimiz karşısında gözyaşlarını içine akıtan, bazen sevgisini göstermeyi ar edinen babalarımız&#8230;<br />
<br />
Ama bir baba var ki&#8230; En güzel, en sevgili baba&#8230; Hüznünü, sevincini, muhabbetini hiç gizlemeyen, evlatlarını çok seven, evlatlarının da en çok sevdiği eşsiz baba&#8230;<br />
<br />
Kıyâmete kadar gelen babalara &#8220;Üsve-i Hasene&#8221; (en güzel örnek)!..<br />
<br />
Evet, babalar; bu sayımız size özel! Haydi, en güzelden, en özelden öğrenelim babalığı&#8230;<br />
<br />
<br />
<br />
Babasının Süsü <br />
<br />
Kıymetli eş, vefâkâr dost Hazret-i Hatice, ilk kızı doğduğunda sevgili Peygamberimiz, doğum müjdesini alır almaz sevgili hanımının yanına girdi. Hazret-i Hatice üzgündü, çünkü O&#8217;na bir erkek evlat vermek istiyordu. Ancak kız çocuğu olmuştu. Câhiliyye bakışlarının O&#8217;nu incitmesinden korkuyordu. Peygamberimiz minik yavruyu sevinç ve huzurla kucağına aldı, bağrına bastı. Öptü, kokladı. Annesini tebrik etti ve: <br />
<br />
&#8220;&#8211;Kızımın adı Zeynep olsun.&#8221; dedi. <br />
<br />
Herkes şaşkındı. Zeynep ha, yani babasının süsü&#8230;<br />
<br />
Câhiliye devrinde kız çocuklarının kaderini değiştirecek ilk adımdı bu&#8230;<br />
<br />
Bundan böyle kızlar artık utanç değil, babalarının süsü olacaktı.<br />
<br />
O, çocuklarına hep en güzel isimleri koydu ve: <br />
<br />
&#8220;Çocuğun babası üzerindeki haklarından biri, rûhâniyetli bir isim koyması ve güzel bir edep vermesidir.&#8221; (Beyhakî, Şuâbu&#8217;l-Îmân, VI, 401-402) buyurarak güzel isimler koyulmasını da tavsiye etti.<br />
<br />
<br />
<br />
Kim Kız Çocuğunu Güzelce Yetiştirirse&#8230; <br />
<br />
Daha sonra Allah Rasûlü şöyle buyuracaktı:<br />
<br />
&#8220;Her kim üç kız çocuğunu himâye edip, büyütüp evlendirirse, sonra da onlara lütuf ve iyilikte devâm ederse o kimse cennetliktir.&#8221; (Ebû Dâvûd, Edeb 121; İbn-i Hanbel, III, 97) <br />
<br />
Yine o Rahmet Peygamberi: <br />
<br />
&#8220;Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına dek yetiştirip himâye ederse kıyâmet günü o kimseyle yan yana olacağız.&#8221; buyurdu ve parmaklarını bitiştirdi. (Müslim, Birr, 149; Ayrıca bkz. Tirmizî, Birr, 13) <br />
<br />
&#8220;Her kim kız çocuklarını yetiştirme yüzünden bir sıkıntıya uğrar da onlara iyi bakarsa, bu çocuklar, onu cehennem ateşinden koruyan bir siper olur.&#8221; (Buhârî, Zekât 10, Edeb 18; Müslim, Birr, 147; Ayrıca bkz. Tirmizî, Birr, 13) <br />
<br />
<br />
<br />
Kim Çocuklarını Terbiye Ederse <br />
<br />
Peygamber Efendimiz çocukların terbiyesine çok ehemmiyet vermiş, ashâbını da bu hususta pek çok hadîs-i şerîfi ile eğitmiştir: <br />
<br />
&#8220;Çocuklarınıza ikrâm edin ve terbiyelerini güzel yapın.&#8221; (İbn-i Mâce, Edeb, 3)<br />
<br />
&#8220;Bir baba, evlâdına güzel edepten daha kıymetli bir şey hediye edemez.&#8221; (Tirmizî, Birr, 33/1952) <br />
<br />
&#8220;Kişinin, çocuğunu (bir kerecik) te&#8217;dip etmesi (edeplendirmesi ve uslandırması), kendi hakkında, bir sâ&#8217; miktarında (yiyecek) tasadduk etmesinden daha hayırlıdır.&#8221; (Tirmizî, Birr, 33) <br />
<br />
&#8220;Kişinin öldükten sonra geride bıraktığı şeylerin en hayırlısı, kendisine duâ eden sâlih bir evlât, sevabı kendisine ulaşan sadaka-i câriye, kendisinden sonra halkın amel ettiği bir ilimdir.&#8221;(Müslim, Vasiyyet, 14; Tirmizî, Ahkâm, 36) <br />
<br />
<br />
<br />
Çocuklara Kızılmasından Hoşlanmazdı <br />
<br />
Bir defasında Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, üzerine küçük abdestini yapan torununu:<br />
<br />
&#8220;&#8211;Sen nasıl Rasûlullâh&#8217;ın üzerine küçük abdest yaparsın?&#8221; diye pataklamaya kalkan Ümmü Fadl&#8217;a:<br />
<br />
&#8220;&#8722;Oğlumun canını yaktın. Allah sana rahmet etsin!&#8221; buyurarak çocukların bu tür sıkıntılı hâllerine tahammül etmek gerektiğini ifade buyurmuştur. (İbn-i Mâce) <br />
<br />
<br />
<br />
Çocuklara Karşı Çok Merhametliydi <br />
<br />
Varlık Nûru, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, bir çocuk ağlaması duyduğunda namazı kısa keserdi. Bir defasında evinde namaz esnâsındayken çocuk ağlayınca namazını kısa tutmuş ve ev halkına: <br />
<br />
&#8220;&#8211;Onların ağlamalarının beni üzdüğünü bilmiyor musunuz?&#8221; buyurmuştu.<br />
<br />
On yaşından itibaren on yılını Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-&#8217;in hizmetinde geçiren Enes -radıyallâhu anh- anlatır:<br />
<br />
&#8220;Rasûlullâh&#8217;a tam on sene hizmet ettim. Bana bir defa bile; «Öf!» demedi. Yaptığım bir şeyden dolayı; «Niye böyle yaptın?» diye azarlamadığı gibi, yapmadığım bir şey sebebiyle; «Şöyle yapsan olmaz mıydı?» da demedi.&#8221; (Buhârî, Savm 53, Menâkıb 23; Müslim, Fezâil 82) <br />
<br />
<br />
<br />
Çocukları Arasında da Adâletliydi <br />
<br />
Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Hazret-i Fâtıma&#8217;nın evinde kaldığı bir gün, torunları olan Hasan ve Hüseyin Efendilerimiz su istediler. Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, önce Hazret-i Hasan&#8217;a su verdi. Hazret-i Fâtıma -radıyallâhu anhâ-, Efendimiz&#8217;in Hasan&#8217;ı daha çok sevdiği hükmüne vardı. Peygamber Efendimiz onun bu düşüncesini düzelttiler:<br />
<br />
&#8220;&#8211;Hayır! Suyu ilk defa Hasan istediği için ona verdim.&#8221; buyurdular ve sonra da şöyle ilâve ettiler: <br />
<br />
&#8220;&#8211;Bağış ve ihsanlarınızda çocuklarınıza müsâvî (eşit) muâmelede bulunun. Eğer ben birini üstün tutacak olsaydım, kızları üstün tutardım.&#8221; (İbn-i Hanbel, I, 101; İbn-i Hacer, el-Metâlibu&#8217;l-Âliye, IV, 69; Heysemî, IV, 153) <br />
<br />
<br />
<br />
Onlara Bakacak Birisi Var mı? <br />
<br />
Bir sahâbî, Peygamber Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-&#8217;a gelerek:<br />
<br />
&#8220;&#8211;Hicret ve cihâd etmek üzere Sana bey&#8217;at ediyorum. Bunların sevâbını Allah&#8217;tan dilerim.&#8221; dedi. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: <br />
<br />
&#8220;&#8211;Anne ve babandan hayatta olan var mı?&#8221; diye sordu. O zât:<br />
<br />
&#8220;&#8211;Evet, her ikisi de hayatta.&#8221; dedi. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
&#8220;&#8211;Allah&#8217;tan sevap kazanmak istiyorsun değil mi?&#8221; diye sordu. Sahâbî:<br />
<br />
&#8220;&#8211;Evet.&#8221; deyince Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
&#8220;&#8211;(O hâlde) ana ve babanın yanına dön. Onlara iyi bak!&#8221; buyurdu. (Buhârî, Cihâd 138, Edeb 3; Müslim, Birr 6) <br />
<br />
<br />
<br />
Ashâb-ı kirâmdan başka bir zât da, Yemen&#8217;den hicret ederek Medîne-i Münevvere&#8217;ye Efendimiz&#8217;in huzûruna gelmiş ve cihâda katılmak üzere ondan izin istemişti. Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile aralarında şöyle bir konuşma geçti:<br />
<br />
&#8220;&#8211;Yemen&#8217;de kimsen var mı?&#8221; <br />
&#8220;&#8211;Anam-babam var, yâ Rasûlallâh!&#8221;<br />
&#8220;&#8211;Onlar sana izin verdiler mi?&#8221; <br />
&#8220;&#8211;Hayır, vermediler.&#8221;<br />
&quot;&#8211;Haydi Yemen&#8217;e git; onlardan izin iste! İzin verirlerse gel, cihâd et! Vermezlerse, anneni-babanı memnun etmeye çalış!&#8221;(Ebû Dâvûd, Cihâd, 31/2530) <br />
<br />
{<br />
<br />
Hepiniz Çobansınız <br />
Peygamber Efendimiz, bir hadîs-i şerîflerinde insanların mes&#8217;ûliyetlerini şöyle beyân buyurmuşlardır:&#8220;Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumlusunuz&#8230; Erkek, âilesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Kadın, kocasının evinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur.&#8221; (Buhârî, Vesâyâ, 9; Müslim, İmâre, 20) <br />
<br />
<br />
Âyet-i kerîmede buyrulur:<br />
<br />
&#8220;Ey îmân edenler! Kendinizi ve âilenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyunuz&#8230;&#8221; (et-Tahrîm, 6)<br />
<br />
Allah Rasûlü bu âyet-i kerîme hakkında şöyle bir açıklamada bulunmuştur:<br />
<br />
&#8220;Onları, Allâh&#8217;ın sizi nehyettiği şeylerden uzaklaştırır ve emrettiği şeylere de teşvik edersiniz. İşte bu, onları cehennemden muhâfaza etmektir.&#8221; (Âlûsî, XXVIII, 156) <br />
<br />
<br />
<br />
Çocuklarına Sevgisini Gösterirdi <br />
<br />
Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, çocuklara dâima derin bir muhabbet gösterir; onları öper, okşar; mübârek parmaklarını tarak yaparak onların saçlarını düzeltirdi. Çocuklara muhabbet göstermeyenlerden hoşlanmaz; onları kabalık ve katılıkla vasıflandırırdı. <br />
<br />
Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ-&#8217;nın rivâyet ettiğine göre, bir defasında Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, torunlarını severken ziyâretine İslâm&#8217;ın merhamet, şefkat, nezâket ve inceliğinden uzak bir bedevî geldi. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-&#8217;in çocukları fazlasıyla sevmesine hayret ederek:<br />
<br />
&#8220;&#8211;Yâ Rasûlallâh! Siz çocuklarınızı öper (sever) misiniz? Biz çocuklarımızı öpüp okşamayız.&#8221; dedi.<br />
<br />
(Allâh&#8217;ın evlât nîmetine karşı bedevînin duygusuz ve duyarsızlığı, Allah Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-&#8217;i müteessir etti.) Bedevîye:<br />
<br />
&#8220;&#8211;Allah senin gönlünden merhamet ve şefkati çekip çıkarmışsa ben ne yapabilirim!..&#8221; buyurdu. (Buhârî, Edeb, 22) <br />
<br />
Hadîs-i şerîf gereğince bir Müslüman gönlü, Allâh&#8217;ın emânetleri karşısında muhabbet, şefkat ve merhametle dolu olmalı, şefkat ve muhabbeti nasıl ve nereye yönelteceğinin idrâki içinde yaşamalıdır.<br />
<br />
<br />
<br />
Çocuklarını İbâdete Teşvik Ederdi <br />
<br />
&#8220;Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden bütün günahları ve mânevî kirleri gidermek istiyor.&#8221; (el-Ahzâb, 33) âyet-i kerîmesi gelince, sevgili Peygamberimiz her sabah namazı vakti kızı Hazret-i Fâtıma&#8217;nın kapısına gitti. Tam altı ay sürdü bu gidişler. Çoğu zaman da sabah namazından sonra uğradığı bilinir Fâtıma&#8217;ya... Çocuklu bir annenin geceyi uykusuz geçirip uyanamama ihtimali için kızını gözetmeyi ihmal etmedi. Allah Rasûlü, kızına;<br />
<br />
&#8220;Şâyet Rabbinin emrini yerine getirmekte gevşek davranırsa, bir peygamber olan babasının bile kıyamette ona yardımcı olamayacağını&#8221; haber veriyordu. (İbnü&#8217;l- Esir, Üsdü&#8217;l-Gâbe, 7175)<br />
<br />
Hazret-i Fâtıma, namaza kalkıyordu. Ancak Allâh&#8217;ın Rasûlü, kendi âilesi ve çocukları üzerindeki ihtimamıyla biz ümmetine örnek oluyordu. <br />
<br />
<br />
<br />
Yavrularının Arasını Islah Ediyordu <br />
<br />
Ashâb-ı kiramdan Sehl bin Sa&#8217;d, Hazret-i Ali ile muhterem zevcesi Hazret-i Fâtıma arasında geçen bir hâdiseyi şöyle anlatır: <br />
<br />
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, bir gün kızı Fâtıma&#8217;nın evine uğramıştı. Hazret-i Ali&#8217;yi evde bulamadı. Bunun üzerine Fâtıma&#8217;ya: <br />
<br />
&#8220;&#8211;Amcamın oğlu nerede?&#8221; diye sordu. <br />
<br />
Hazret-i Fâtıma: <br />
<br />
&#8220;&#8211;Aramızda bir şey oldu da darıldık. Bu sebeple dışarı çıktı ve kaylûleyi (gündüz uykusunu) benim yanımda uyumadı.&#8221; dedi. <br />
<br />
Rasûlullâh birisine, Hazret-i Ali&#8217;yi bulmasını istedi. O adam bir ara kayboldu, sonra dönüp geldi ve: <br />
<br />
&#8220;&#8211;Yâ Rasûlallâh, o mescitte uyuyor.&#8221; dedi. <br />
<br />
Allah Rasûlü mescide gitti. Baktı ki, Hazret-i Ali yanı üzerine yatmış, ridâsı bir yandan sıyrılmış, vücûdu toprağa bulanmış hâldeydi. Peygamber Efendimiz: <br />
<br />
&#8220;&#8211;Ey Ebû Türâb (Toprağın babası)! Ey Ebû Türâb, kalk!..&#8221; diye tozu-toprağı Hazret-i Ali&#8217;nin bedeninden silkelemeye başladı. <br />
<br />
Daha sonra birlikte Hazret-i Ali&#8217;nin evine gittiler. Hazret-i Peygamber&#8217;in birkaç saat sonra bu evden neşeyle çıktığı görüldü. Ashâb-ı kiramdan birisi sebebini sorunca, Peygamber Efendimiz: <br />
<br />
&#8220;&#8211;Nasıl sevinçli olmayayım; en yakınlarımı barıştırdım!&#8221; buyurdular. <br />
<br />
Bu hâdise Peygamber Efendimiz&#8217;in muhterem kızı ile muhterem damadı arasını düzeltme neticesinde ne kadar sevindiğini gösteriyor. Böylece O Allâh&#8217;ın Habîbi, dargın iki müslümanın arasını düzeltmiş, bir âile büyüğü ve reisi olmak itibariyle de evlatları arasında sevgi ve saygının yerleşmesine rehberlik etmiştir. Onun arabuluculuğu ve yardımcı olması sebebiyle bu örnek âilede uzun yıllar boyunca huzur ve sükûnet eksik olmamıştır.  <br />
    </b></font><br />
rukiye gönüllü</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.hayatinrengi.net/deneme-hikaye-oyku/"><![CDATA[Deneme, Hikaye & Öykü]]></category>
			<dc:creator>betüş:P</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.hayatinrengi.net/deneme-hikaye-oyku/41454-en-cok-sevilen-baba.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>hangi babalar sevilir?</title>
			<link>http://www.hayatinrengi.net/deneme-hikaye-oyku/41453-hangi-babalar-sevilir.html</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 19:11:27 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Başlığı şöyle de ifade edebilirdik: Siz olsanız, babanızın nasıl olmasını isterdiniz? 
Haydi beraberce düşünelim: 
&#8220;Hoşgörülü&#8221;olmasını isterdik. Bizi, hatalarımız sebebiyle durmadan azarlamayan, eksiklerimizi yüzümüze vurmayan, bazen alttan alan, görmezden gelen, ama bizi ciddi yanlışlara sürükleyebilen hatalarımızda ise müsamahasız ve dikkatli&#8230; 
Bu kadar hoşgörülü olması için &#8220;bizi anlamasını&#8221;, &#8220;dünyanın gerçeklerine, hayatın gidişâtına vâkıf olmasını&#8221; ve &#8220;çocukların ve gençlerin psikolojisinden haberdar olmasını&#8221; isterdik. Mesela başkasıyla bizi kıyaslamamasını isterdik. Çünkü biz, tek başımıza bir ferdiz. Her insanın bir benzeri daha olmadığı gibi, biz de başkasıyla kıyaslanamayacak kadar &#8220;tek&#8221;iz; bizim de üstün yönlerimiz olabileceği gibi eksik ve hatalarımız var. Bizi, biz olarak tanısın, bilsin. Bizi anlasın ve bizimle iftihar etsin. 
"Fedâkâr&#8221;olmasını isterdik. Evini, âilesini, çocuklarını her şeyin üstünde tutsun; bize ekmek getirmek için gösterdiği fedakârlığı bize vakit ayırarak da göstersin. Bizimle gezsin, oynasın, eğlensin. Bizimle bazen çocuk olsun. 
&#8220;Âilesini kanatları altına alıp onu kötülüklerden korusun.&#8221;isterdik. Sırtımızı verdiğimizde bir dağa dayandığımız hissedelim, isterdik. Başkasına yukarıdan bakmak için değil, güvende olduğumuzu hissetmek için&#8230; Onun sevgi ve büyüklüğünün bizi, sokakta uluyan köpekten, semadaki gök gürültüsünden, sınıftaki haşarı çocuktan, kötülerin musallat olmasından, aç kalmaktan, kimsesiz kalmaktan koruduğunu hissetmek isterdiz. O varsa bize bir şey olmaz duygusuydu bu&#8230; Korkusuz, güçlü ve yiğit bir babaya sahip olmak gibi bir şey işte&#8230; 
Babamızın bizi &#8220;sevmesini, ancak sevdiğini göstermesini&#8221; isterdik. Eski babalar gibi, çocuğu uyuduktan sonra yanına gidip öpen değil de, aynı Peygamber Efendimiz gibi kucağına alıp öpen, bineğine bindirip gezdiren bir baba isterdik. Bizi sahiplenen, seven, sevdiğini göstermekten utanmayan bir baba&#8230; 
Sonra babamızın &#8220;muzip&#8221; olmasını isterdik, ciddî, ama muzip&#8230; Zaman zaman espriler yapan, fıkralar anlatan, bilmeceler soran bir baba&#8230; Çocukla çocuk olmasını bilen bir baba&#8230; Hep somurtan, hep kurum satan bir baba değil asla!.. Gülen, gülümseten bir baba!.. 
&#8220;Çocuklarına karşı eşit davranan&#8221;bir baba olması da şarttır, birine aldığını diğerinden esirgeyen, birini sevip diğerine durmadan kızan baba istemeyiz biz&#8230; O zaten &#8220;sevmeyi de kızmayı da iyi bilir&#8221;. Sevgisiyle şımartmaz, kızmasıyla küstürmez. 
Biz, &#8220;hayatı bizimle paylaşan&#8221; bir babamız olmasını isterdik; ufuk açan, güzel bir muallim olan, dertlerimizi dinleyen, bizimle birlikte çözümler üreten, hayata hazırlayan, ama her şeyden önce gerçek hayatı, ebedî hayatı öğreten baba&#8230; 
Biz, &#8220;sözünde duran&#8221; bir baba isterdik; geçiştirme vaatlerle çocuğunu avutmak yerine, söz verdiğinde onda çakılı kalan babalar isterdik. 
Sonra &#8220;içkisi, kumarı, uyuşturucusu, çalması-çırpması olmayan tertemiz babalar&#8221; isterdik bir de&#8230; Temiz olmak, temiz kalmak için&#8230; 
&#8220;Allah&#8217;ı bilen, âhireti bilen&#8221;bir baba isterdik; çünkü onları bilen kendisini de, bizi de bilirdi. Ona yaklaşmak için gayret eder, kulluğunu unutmaz ve bize de unutturmazdı. 
Bilmiyorum, çok şeyler mi istedik?! 
Peki, siz babanızdan neler isterdiniz?

fatma nur cihan]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Başlığı şöyle de ifade edebilirdik: Siz olsanız, babanızın nasıl olmasını isterdiniz? <br />
Haydi beraberce düşünelim: <br />
&#8220;Hoşgörülü&#8221;olmasını isterdik. Bizi, hatalarımız sebebiyle durmadan azarlamayan, eksiklerimizi yüzümüze vurmayan, bazen alttan alan, görmezden gelen, ama bizi ciddi yanlışlara sürükleyebilen hatalarımızda ise müsamahasız ve dikkatli&#8230; <br />
Bu kadar hoşgörülü olması için &#8220;bizi anlamasını&#8221;, &#8220;dünyanın gerçeklerine, hayatın gidişâtına vâkıf olmasını&#8221; ve &#8220;çocukların ve gençlerin psikolojisinden haberdar olmasını&#8221; isterdik. Mesela başkasıyla bizi kıyaslamamasını isterdik. Çünkü biz, tek başımıza bir ferdiz. Her insanın bir benzeri daha olmadığı gibi, biz de başkasıyla kıyaslanamayacak kadar &#8220;tek&#8221;iz; bizim de üstün yönlerimiz olabileceği gibi eksik ve hatalarımız var. Bizi, biz olarak tanısın, bilsin. Bizi anlasın ve bizimle iftihar etsin. <br />
&quot;Fedâkâr&#8221;olmasını isterdik. Evini, âilesini, çocuklarını her şeyin üstünde tutsun; bize ekmek getirmek için gösterdiği fedakârlığı bize vakit ayırarak da göstersin. Bizimle gezsin, oynasın, eğlensin. Bizimle bazen çocuk olsun. <br />
&#8220;Âilesini kanatları altına alıp onu kötülüklerden korusun.&#8221;isterdik. Sırtımızı verdiğimizde bir dağa dayandığımız hissedelim, isterdik. Başkasına yukarıdan bakmak için değil, güvende olduğumuzu hissetmek için&#8230; Onun sevgi ve büyüklüğünün bizi, sokakta uluyan köpekten, semadaki gök gürültüsünden, sınıftaki haşarı çocuktan, kötülerin musallat olmasından, aç kalmaktan, kimsesiz kalmaktan koruduğunu hissetmek isterdiz. O varsa bize bir şey olmaz duygusuydu bu&#8230; Korkusuz, güçlü ve yiğit bir babaya sahip olmak gibi bir şey işte&#8230; <br />
Babamızın bizi &#8220;sevmesini, ancak sevdiğini göstermesini&#8221; isterdik. Eski babalar gibi, çocuğu uyuduktan sonra yanına gidip öpen değil de, aynı Peygamber Efendimiz gibi kucağına alıp öpen, bineğine bindirip gezdiren bir baba isterdik. Bizi sahiplenen, seven, sevdiğini göstermekten utanmayan bir baba&#8230; <br />
Sonra babamızın &#8220;muzip&#8221; olmasını isterdik, ciddî, ama muzip&#8230; Zaman zaman espriler yapan, fıkralar anlatan, bilmeceler soran bir baba&#8230; Çocukla çocuk olmasını bilen bir baba&#8230; Hep somurtan, hep kurum satan bir baba değil asla!.. Gülen, gülümseten bir baba!.. <br />
&#8220;Çocuklarına karşı eşit davranan&#8221;bir baba olması da şarttır, birine aldığını diğerinden esirgeyen, birini sevip diğerine durmadan kızan baba istemeyiz biz&#8230; O zaten &#8220;sevmeyi de kızmayı da iyi bilir&#8221;. Sevgisiyle şımartmaz, kızmasıyla küstürmez. <br />
Biz, &#8220;hayatı bizimle paylaşan&#8221; bir babamız olmasını isterdik; ufuk açan, güzel bir muallim olan, dertlerimizi dinleyen, bizimle birlikte çözümler üreten, hayata hazırlayan, ama her şeyden önce gerçek hayatı, ebedî hayatı öğreten baba&#8230; <br />
Biz, &#8220;sözünde duran&#8221; bir baba isterdik; geçiştirme vaatlerle çocuğunu avutmak yerine, söz verdiğinde onda çakılı kalan babalar isterdik. <br />
Sonra &#8220;içkisi, kumarı, uyuşturucusu, çalması-çırpması olmayan tertemiz babalar&#8221; isterdik bir de&#8230; Temiz olmak, temiz kalmak için&#8230; <br />
&#8220;Allah&#8217;ı bilen, âhireti bilen&#8221;bir baba isterdik; çünkü onları bilen kendisini de, bizi de bilirdi. Ona yaklaşmak için gayret eder, kulluğunu unutmaz ve bize de unutturmazdı. <br />
Bilmiyorum, çok şeyler mi istedik?! <br />
Peki, siz babanızdan neler isterdiniz?<br />
<br />
fatma nur cihan</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.hayatinrengi.net/deneme-hikaye-oyku/"><![CDATA[Deneme, Hikaye & Öykü]]></category>
			<dc:creator>betüş:P</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.hayatinrengi.net/deneme-hikaye-oyku/41453-hangi-babalar-sevilir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bengü & Yalın &#8211; Özetle Ben Aşığım]]></title>
			<link>http://www.hayatinrengi.net/sarki-sozleri-lyrics/41452-bengu-yalin-ozetle-ben-asigim.html</link>
			<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 10:47:40 GMT</pubDate>
			<description>*Bardağı taşıran son damlayı
Bu aralar uzak tut bizden
Kalp düşmanı o hain gururu
Bu aralar sakın bizden

Özetle ben aşığım çok
Özetle ben hastayım çok

En deli aşk halimi hep sana sakladım ben
Taptığın o şarkılara seni yazdım ben
Artık sen de hislensen diyorum
Çocuğumuzun bile adını buldum ben

Seven küçük detaylara bozuluyor işte
Bir anlayabilsen
Ve ilgisiz soluyor kuruyor her çiçek
Yüzüne döndürüversen

Özetle ben aşığım çok
Özetle ben hastayım çok*</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><i><b>Bardağı taşıran son damlayı<br />
Bu aralar uzak tut bizden<br />
Kalp düşmanı o hain gururu<br />
Bu aralar sakın bizden<br />
<br />
Özetle ben aşığım çok<br />
Özetle ben hastayım çok<br />
<br />
En deli aşk halimi hep sana sakladım ben<br />
Taptığın o şarkılara seni yazdım ben<br />
Artık sen de hislensen diyorum<br />
Çocuğumuzun bile adını buldum ben<br />
<br />
Seven küçük detaylara bozuluyor işte<br />
Bir anlayabilsen<br />
Ve ilgisiz soluyor kuruyor her çiçek<br />
Yüzüne döndürüversen<br />
<br />
Özetle ben aşığım çok<br />
Özetle ben hastayım çok</b></i></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.hayatinrengi.net/sarki-sozleri-lyrics/">Şarkı Sözleri, Lyrics</category>
			<dc:creator>secemcemre</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.hayatinrengi.net/sarki-sozleri-lyrics/41452-bengu-yalin-ozetle-ben-asigim.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Niran Ünsal 2009 /sesler ve izler</title>
			<link>http://www.hayatinrengi.net/sarki-sozleri-lyrics/41451-niran-unsal-2009-sesler-ve-izler.html</link>
			<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 10:23:33 GMT</pubDate>
			<description>*sevda yolu*

*Silinmiyor adın sevda yolunda
Bilinmiyor yarın hayat yolunda
Bugün yarım kalır sen olmayınca
Biraz ahım kalır yolun olursa

Gel acımı dindir ah beni sevindir
Sev sonumuzu sen yaz aşkım
Gel acımı dindir ah beni sevindir
Sev sonumuzu sen yaz aşkım

Silinmiyor adın sevda yolunda
Bilinmiyor yarın hayat yolunda
Bugün yarım kalır sen olmayınca
Biraz ahım kalır yolun olursa

Gel acımı dindir ah beni sevindir
Sev sonumuzu sen yaz aşkım
Gel acımı dindir ah beni sevindir
Sev sonumuzu sen yaz aşkım*</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><i>sevda yolu</i></b><br />
<br />
<b><i>Silinmiyor adın sevda yolunda<br />
Bilinmiyor yarın hayat yolunda<br />
Bugün yarım kalır sen olmayınca<br />
Biraz ahım kalır yolun olursa<br />
<br />
Gel acımı dindir ah beni sevindir<br />
Sev sonumuzu sen yaz aşkım<br />
Gel acımı dindir ah beni sevindir<br />
Sev sonumuzu sen yaz aşkım<br />
<br />
Silinmiyor adın sevda yolunda<br />
Bilinmiyor yarın hayat yolunda<br />
Bugün yarım kalır sen olmayınca<br />
Biraz ahım kalır yolun olursa<br />
<br />
Gel acımı dindir ah beni sevindir<br />
Sev sonumuzu sen yaz aşkım<br />
Gel acımı dindir ah beni sevindir<br />
Sev sonumuzu sen yaz aşkım</i></b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.hayatinrengi.net/sarki-sozleri-lyrics/">Şarkı Sözleri, Lyrics</category>
			<dc:creator>secemcemre</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.hayatinrengi.net/sarki-sozleri-lyrics/41451-niran-unsal-2009-sesler-ve-izler.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Nalan 2009/ Demode</title>
			<link>http://www.hayatinrengi.net/sarki-sozleri-lyrics/41450-nalan-2009-demode.html</link>
			<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 10:13:11 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[söz verdik



Ben umdugumu buldum hayattan oda sen
Gördüğüm duyduğum en güzel sey
Onunda adı sen (2x)

Söz verdik biz Allah&#8217;a
Candan öte bir aşkla
Bir daha gelsem dünyaya
Yine sen ol yanımda (2x)

Kücücük fırtınalar bizi bizden edemez
Kederli mutlulukla sınandık
Yinede aşkımız bitmez(2x)

Söz verdik biz Allah&#8217;a
Candan öte bir aşkla
Bir daha gelsem dünyaya
Yine sen ol yanımda]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>söz verdik<br />
<br />
<br />
<br />
Ben umdugumu buldum hayattan oda sen<br />
Gördüğüm duyduğum en güzel sey<br />
Onunda adı sen (2x)<br />
<br />
Söz verdik biz Allah&#8217;a<br />
Candan öte bir aşkla<br />
Bir daha gelsem dünyaya<br />
Yine sen ol yanımda (2x)<br />
<br />
Kücücük fırtınalar bizi bizden edemez<br />
Kederli mutlulukla sınandık<br />
Yinede aşkımız bitmez(2x)<br />
<br />
Söz verdik biz Allah&#8217;a<br />
Candan öte bir aşkla<br />
Bir daha gelsem dünyaya<br />
Yine sen ol yanımda</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.hayatinrengi.net/sarki-sozleri-lyrics/">Şarkı Sözleri, Lyrics</category>
			<dc:creator>secemcemre</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.hayatinrengi.net/sarki-sozleri-lyrics/41450-nalan-2009-demode.html</guid>
		</item>
	<media:rating>nonadult</media:rating></channel>
</rss>
