<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:blogger='http://schemas.google.com/blogger/2008' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563</id><updated>2024-08-30T14:16:21.345+02:00</updated><category term="Felsefe"/><category term="hayat felsefesi"/><category term="hikaye"/><category term="mutluluk"/><category term="sevgi"/><category term="Aşk"/><category term="Hayat"/><category term="Yaşam Felsefesi"/><category term="dilek"/><category term="insan ilişkileri"/><category term="mucize"/><category term="Albert Einstein"/><category term="Aude Oliva"/><category term="Nazım Hikmet"/><category term="Phillippe G. Schyns"/><category term="Sevgililer günü"/><category term="St valentine"/><category term="Türkiye"/><category term="Uyku"/><category term="Vatan"/><category term="amerika"/><category term="anılar"/><category term="başarı"/><category term="beklenti"/><category term="benlik"/><category term="düşünceler"/><category term="ekonomik kriz"/><category term="fısıltı"/><category term="hayaller"/><category term="hayalperest"/><category term="hediye"/><category term="ikiz kuleler"/><category term="illuzyon"/><category term="istahttp://www.blogger.com/img/gl.align.full.gifnbul"/><category term="kavram"/><category term="kişilik"/><category term="korku"/><category term="kurum"/><category term="kurumsallaşma"/><category term="q33NY"/><category term="rekabet"/><category term="saint valentine day"/><category term="sağlık"/><category term="shakespeare"/><category term="teknoloji"/><category term="tesadüf"/><category term="umut"/><category term="uyku sorunları"/><category term="uyma süresi"/><category term="yozlaşma"/><category term="zaman"/><category term="şehit"/><title type='text'>Hayatın İçinden</title><subtitle type='html'>Hayatlarımızın içerisinde varolan, fakat kontrolümüzün dışında fark etmeden, kontrolsüzce akan gerçeklerin tebessüm dolu anlamı.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>22</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-6390255706126294729</id><published>2009-05-31T18:53:00.000+02:00</published><updated>2009-05-31T18:55:00.140+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Aşk"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="dilek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Hayat"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hayat felsefesi"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hikaye"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="insan ilişkileri"/><title type='text'>GİTME, KAL&#39;DAN ÖNCE SEV BENİ!...</title><content type='html'>Keşke hiç çıkmasaydın karşıma, şimdi bensiz bir yerlerde nefes alacaksın ve bu canımı daha çok acıtacak...&lt;br /&gt;Dedi genç adam, havaalanında, uçağa binmek üzereyken yetiştiği kadınına.&lt;br /&gt;Arkasına bakmadan gitti kadın, bindi uçağına, adımları geri saya saya...&lt;br /&gt;Bitti...&lt;br /&gt;Bir ilişki daha...&lt;br /&gt;Televizyon dizisinde de olsa nerede bir ayrılık yaşansa içim cız ediyor benim.&lt;br /&gt;Dayanamıyorum elvedalara.&lt;br /&gt;Kendim &#39;cesetlerim&#39;den minare kuracağım o başka...&lt;br /&gt;Şaşılacak bir şey yok gerçi.&lt;br /&gt;Başkalarının ilişkilerine gösterdiğimiz özeni kendimizden esirgeriz değil mi biz?..&lt;br /&gt;En yakın arkadaşlarımız hiç ayrılmasın isteriz mesela.&lt;br /&gt;Anlaşamasalar da çok yakışır onlar birbirlerine, öyle güzeldirler, öyle kalsınlar, hiç bitmesinler dileriz. O mutluluk tablosu bozulmasın.&lt;br /&gt;Kimbilir içlerinde ne fırtınalar kopuyordur ama...&lt;br /&gt;Düşünmeyiz ki; bize sunulana bakarız, gördüğümüze kanarız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keşke başkalarının mutlu olmasını istediğimiz kadar, kendimize de geçse sözümüz.Aynı mutluluğu kendimiz için de istesek, imrendiğimiz o tablonun bir parçası olabilmek için çabalasak ya biraz da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapmayız, tanıdığımız tanımadığımız herkese pek şefkatli, bir kendi ilişkimize acımasızız biz.&lt;br /&gt;Eski Türk filmlerini hatırlar mısınız?.. Siyah beyaz olanları...&lt;br /&gt;Esas oğlan esas kızı sever, kız da ona vurgundur hani.&lt;br /&gt;Cümlealem bilir aşklarını, bir onlar açılamaz birbirlerine.&lt;br /&gt;Gizli saklı dökerler gözyaşlarını.&lt;br /&gt;Kötü niyetli üçüncü şahısların sözlerine kanarlar, sevdiklerini başkalarından duyduklarıyla yargılarlar. Kavuşmazlar bir türlü.&lt;br /&gt;Kızmaz mıydınız siz de onlara, köklemez miydiniz tırnaklarınızı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Yapma be kızım!..&quot; diye bağırmaz mıydınız, duyacakmış gibi...&lt;br /&gt;&quot;Söylesene be adam sevdiğini!..&quot;&lt;br /&gt;Dilin ucuna gelir, yine de söylenmez sevgi sözcükleri.&lt;br /&gt;Hoş hep mutlu sonla biter Türk filmleri...&lt;br /&gt;Ama o mutluluğu yakalayana kadar çekilenler illet etmez mi ekran başındakiler!?..&lt;br /&gt;(Belki de beni o filmler delirtti!.. Öyle çok seyrettim ki... :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat da filmlerden farksız aslında. Hepimiz eski bir Türk filminin kahramanı gibi yaşamıyor muyuz ilişkilerimizi?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saklamıyor muyuz sevgi sözcüklerimizi:&lt;br /&gt;İçimizden gelene gem vurmuyor muyuz:&lt;br /&gt;&quot;Şimdi olmaz, daha çok erken.&quot;&lt;br /&gt;Söyleyeni de söylediğine pişman etmiyor muyuz:&lt;br /&gt;&quot;Üç günde kim kimi sevdi oğlum, yeme beni!..&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Sevmenin günü olur mu sahi?.. Bir günde sevenle, on günde seven aynı kefede tartılmaz mı yani?..)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgimizi saklamayı maharet sayıyoruz ne yazık ki... Kim daha çok saklarsa o kazanıyor. Söyleyen söylediğiyle kalıyor. Gün gelip de bittiğinde ilişki, bin pişmanlık biniyor aklına:&lt;br /&gt;&quot;Keşke o kadar açık etmeseydim, hemen söylemeseydim sevdiğimi. Bak o söylemedi.&quot;&lt;br /&gt;Sevdiğini haykırmak insanı eksiltirmiş gibi...&lt;br /&gt;&quot;Seni seviyorum...&quot; demek çok mu zor ki... Ağaç kovuklarına, okul sıralarına, günlüklere, buğulu camlara içimizden geldiği an yazmasını biliyoruz da, iş söylemeye gelince,iki dudağın arasında bitiverince, niye yutuveriyoruz dünyanın en güzel iki kelimesini?..&lt;br /&gt;Sevgi sözcüklerinin açık edilmesinin ayıp sayıldığı evlerde; sevgiyi kalbe gömmenin erdem olarak sunulduğu filmlerle büyüyoruz da ondan mı bu cimriliğimiz, bilmem ki...&lt;br /&gt;&quot;Şimdi bensiz bir yerlerde nefes alacaksın ve bu canımı daha çok acıtacak&quot;&lt;br /&gt;son çırpınışından daha kolay oysa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Gitme, kal&quot;dan önce,&quot;Seni Seviyorum&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diyebildiğimizde birlikte nefes almayı da öğreniriz belki...</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/6390255706126294729/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/6390255706126294729' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/6390255706126294729'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/6390255706126294729'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2009/05/gitme-kaldan-once-sev-beni.html' title='GİTME, KAL&#39;DAN ÖNCE SEV BENİ!...'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-1652630915819447455</id><published>2009-05-12T14:46:00.004+02:00</published><updated>2009-05-12T23:26:49.401+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Aşk"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sevgi"/><title type='text'>Şarap ve Aşk</title><content type='html'>Aşk dünyada tek şişesi kalmış bir şarap şişesi gibidir. Önce uzaktan bakarsın şaşasına kapılırsın. Bilmeden neyi istediğini sadece istersin. Tadına baktığında, doya doya içmek istersin, Bilirsin ki kolay değildir ya bedeli ağırdır, ya da sarhoşluğu beterdir. Günü gelirde bedelini ödersen bu seferde sarhoşluğu kederlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçmeye başlarsın hesabını tutmadan düşünmeden. Sanki hiç bitmeyecek gibi içmeye devam edersin. Bir süre sonra kör oluverir gözlerin, birde bakmışsın ruhun şişenin içine şıkışmış. Düşünmezsin artık bir çıkış yolu. Garip bir şekilde tutsak halinden keyif alırsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya beklerinsin gerçeklerin sarhoşluğunla birlikte hayallerini de götürmesini. Yada durmazsın atarsın kendini sarhoşluğunun kollarına ve izlersin seni rezil etmesini. Hayallerin sonu hep gözyaşı, gerçeklerin sonu ise hep çok acı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Severek terkedilmek, Hiç sevmemekten iyidir.</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/1652630915819447455/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/1652630915819447455' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/1652630915819447455'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/1652630915819447455'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2009/05/sarap-ve-ask.html' title='Şarap ve Aşk'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-5281818971110437252</id><published>2009-01-05T18:42:00.002+02:00</published><updated>2009-01-05T18:46:08.792+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="shakespeare"/><title type='text'>Farenin Korkusu</title><content type='html'>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjhhlsi7BqJmn9BWmC3IaWvLMdgMnQKtiCarvZZuabVUAyIeo1ApNxR7odZwgB99gIIKIFGRdUDH6j8BvGQDMYiEgbl4debYqh-N6CnkocVMgw8MaqHnKPM8RhHj7aHH0HF-LxmzGTLgAw/s1600-h/fare_kedi.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 188px; height: 141px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjhhlsi7BqJmn9BWmC3IaWvLMdgMnQKtiCarvZZuabVUAyIeo1ApNxR7odZwgB99gIIKIFGRdUDH6j8BvGQDMYiEgbl4debYqh-N6CnkocVMgw8MaqHnKPM8RhHj7aHH0HF-LxmzGTLgAw/s320/fare_kedi.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5287851869459674850&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(0, 0, 153);&quot;&gt;Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı  endişe içinde yasayan bir fare vardır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(0, 0, 153);&quot;&gt;Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye  dönüştürür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(0, 0, 153);&quot;&gt;Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya  başlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(0, 0, 153);&quot;&gt;Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(0, 0, 153);&quot;&gt;Kaplan olan fare, sevineceği yerde  avcıdan korkmaya baslar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(0, 0, 153);&quot;&gt;Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(0, 0, 153);&quot;&gt;Onu eski haline döndürür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(153, 0, 0);&quot;&gt;Ve der ki,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(204, 0, 0);&quot;&gt;&#39;Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir  farenin yüreği var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(204, 0, 0);&quot;&gt; O yüzden ben sana yardim edemem.&#39;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(0, 102, 0); font-style: italic;&quot;&gt;Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda söyle diyor :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&#39;&lt;span style=&quot;color: rgb(153, 51, 0);&quot;&gt;İnsanların çoğu Sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(153, 51, 0);&quot;&gt;Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(153, 51, 0);&quot;&gt;Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(153, 51, 0);&quot;&gt;Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(153, 51, 0);&quot;&gt;Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(153, 51, 0);&quot;&gt;Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için...&lt;/span&gt;&#39;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/5281818971110437252/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/5281818971110437252' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/5281818971110437252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/5281818971110437252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2009/01/farenin-korkusu.html' title='Farenin Korkusu'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjhhlsi7BqJmn9BWmC3IaWvLMdgMnQKtiCarvZZuabVUAyIeo1ApNxR7odZwgB99gIIKIFGRdUDH6j8BvGQDMYiEgbl4debYqh-N6CnkocVMgw8MaqHnKPM8RhHj7aHH0HF-LxmzGTLgAw/s72-c/fare_kedi.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-3565613011792861628</id><published>2008-09-12T15:15:00.005+02:00</published><updated>2008-09-12T15:24:05.870+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hikaye"/><title type='text'>Ölünce Ölmüş mü Olacağız ?</title><content type='html'>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhmFal0hNN0Hat33FItKNbzTBGXOJ0S27I1Qq2xjKXjB3EnJ6VNfIkjyg7lCyVN5xI_TgqItCkwTi6obWPl2joLsbrEhl1zLxOb4zScFq9sD54eakW0yhcqaGzpyXQS4WZZTun_jd8FkoQ/s1600-h/bebekler.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 198px; height: 148px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhmFal0hNN0Hat33FItKNbzTBGXOJ0S27I1Qq2xjKXjB3EnJ6VNfIkjyg7lCyVN5xI_TgqItCkwTi6obWPl2joLsbrEhl1zLxOb4zScFq9sD54eakW0yhcqaGzpyXQS4WZZTun_jd8FkoQ/s320/bebekler.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5245124425315263362&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Karanlıktaymışlar&lt;br /&gt;İki embriyo, bir ana  rahminde...&lt;br /&gt;Her şeyden habersiz bekleşiyorlarmış, sudan bir beşiğin içinde...&lt;br /&gt;Sarılıp birbirlerine, karanlıkta uyumuşlar öylece...&lt;br /&gt;Haftalar geçmiş, ikizler gelişmiş.&lt;br /&gt;Elleri, ayakları belirginleşmiş.&lt;br /&gt;Gözleri çıktıkça meydana,&lt;br /&gt;İkisi de çevrede olup biteni fark etmiş...&lt;br /&gt;Ne rahat, ne güvenli bir dünyaymış bu...&lt;br /&gt;Sıcak, ıslak, sevgi dolu...&lt;br /&gt;&#39;Öyle güzel bir dünyada yaşıyoruz ki&#39; demişler, &#39;...bize ne mutlu...&#39;&lt;br /&gt;Gel zaman git zaman, çevreyi keşfe girişmişler.&lt;br /&gt;Bu karanlık dünyayı ve hayatın kaynağını deşmişler.&lt;br /&gt;Onları besleyip büyüten kordonu fark edince&lt;br /&gt;O kordonla kendilerini var eden Anne&#39;lerine şükretmişler.&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-style: italic; color: rgb(153, 51, 0);&quot;&gt;Sonra başlamış bir varoluş tartışması:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&#39;Buraya nereden geldik, biz nasıl olduk&#39; diye sormuş ikizler...&lt;br /&gt;&#39;Annemiz&#39; demiş biri, &#39;O bizi var etti, bize can verdi.&#39;&lt;br /&gt;&#39;Ne biliyorsun&#39; diye itiraz etmiş öteki, &#39;Sen hiç Anneni görmedin  ki...&#39;:&lt;br /&gt;&#39;Belki de o sadece zihnimizdedir. Anne inancı bizi rahatlattığı için uydurduğumuz bir şeydir.&#39;&lt;br /&gt;Süredursun ana rahmindeki tartışma, ikizler büyüyüp gelişmişler.&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-style: italic; color: rgb(153, 51, 0);&quot;&gt;Rahme sığmaz olup tekmeleşmişler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Artık parmakları ve kulakları varmış kerataların...&lt;br /&gt;Büyüdükçe anlamışlar ki, yolun sonu yakın...&lt;br /&gt;Gün gelecek, bu güzelim hayat bitecek;&lt;br /&gt;Karanlık bir yolculuk, onları bir başka diyara çekecek.&lt;br /&gt;&#39;- Buradaki hayatımızın sonuna yaklaşıyoruz&#39; diye fısıldamış ikizlerden  biri efkarla...&lt;br /&gt;&#39;- Ben gitmek istemiyorum&#39; diye diretmiş öteki; &#39;doyamadım ki daha hayata...&#39;&lt;br /&gt;&#39;- Ama mukadderat alnına yazılandır; dua et, belki doğumdan sonra  hayat  vardır.&#39;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-style: italic; color: rgb(0, 0, 153);&quot;&gt;Sormuş karamsar olan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&#39;- Bir gün bize hayat veren kordon kesilecek. Ondan sonra  başımıza neler gelecek?&#39;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(0, 102, 0); font-style: italic;&quot;&gt;Şiirle cevaplamış iyimser olan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&#39;Birçok giden/ memnun ki yerinden/ çok seneler geçti/ dönen yok  seferinden...&#39;&lt;br /&gt;Ve günlerden bir gün, yer sarsılmış, duvarlar kasılmış.&lt;br /&gt;Dayanılmaz sancılarla ikizler beklenen günün geldiğini anlamış.&lt;br /&gt;Buruşuk kollarıyla birbirlerine son kez sarılıp vedalaşmışlar.&lt;br /&gt;Ve &#39;&lt;span style=&quot;color: rgb(153, 0, 0);&quot;&gt;ömrümüz bitti&lt;/span&gt;&#39; diye çığlık çığlığa ağlaşmışlar.&lt;br /&gt;Azrail sandıkları bir el kesmiş onları hayata bağlayan kordonu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağlaya ağlaya karanlık bir koridordan öbür &lt;span style=&quot;color: rgb(51, 102, 102);&quot;&gt;hayata&lt;/span&gt; çıkmışlar.&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-style: italic; color: rgb(102, 102, 102);&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(51, 51, 51);&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(51, 51, 51);&quot;&gt;Can DÜNDAR&#39;dan Nefis bir yazı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(51, 51, 51);&quot;&gt;.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(51, 51, 51);&quot;&gt;Kim bilebilirki belkide ölünce ölmüş değil doğmuş olacağız. hayat anlamında nefis bir yazı.&lt;/span&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/3565613011792861628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/3565613011792861628' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/3565613011792861628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/3565613011792861628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2008/09/olunce-olmus-mu-olacagiz.html' title='Ölünce Ölmüş mü Olacağız ?'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhmFal0hNN0Hat33FItKNbzTBGXOJ0S27I1Qq2xjKXjB3EnJ6VNfIkjyg7lCyVN5xI_TgqItCkwTi6obWPl2joLsbrEhl1zLxOb4zScFq9sD54eakW0yhcqaGzpyXQS4WZZTun_jd8FkoQ/s72-c/bebekler.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-1804732569162004841</id><published>2008-08-28T15:29:00.004+02:00</published><updated>2008-08-28T15:39:22.897+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Nazım Hikmet"/><title type='text'>Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhBHfKMpYaiVEQPP0eUmvPxDsQFM9JZxPMMuDoQIDstEA0rnrT9K7O3weacjCwHziMBBhnPiRR8XB1y2zNDAxfxNXSpn1BJVwdOJgzPsqUzemlGRVvushRMCIGd_gnMqchPvteIoTjmuOo/s1600-h/ask.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhBHfKMpYaiVEQPP0eUmvPxDsQFM9JZxPMMuDoQIDstEA0rnrT9K7O3weacjCwHziMBBhnPiRR8XB1y2zNDAxfxNXSpn1BJVwdOJgzPsqUzemlGRVvushRMCIGd_gnMqchPvteIoTjmuOo/s400/ask.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5239561874984276034&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold;&quot;&gt;Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken ,o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır.Hani ağzınla kuş tutsan &quot;&lt;span style=&quot;color: rgb(102, 51, 0);&quot;&gt;B&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(153, 51, 0);&quot;&gt;u kuşun kanadı neden beyaz değil?&lt;/span&gt;&quot; diye bir soruyla bile karşılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, &quot;Ama senin için şunu yaptım&quot; derken o, &quot;şunu yapmadın&quot; diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin,düşündün,şiirler yazdın. &quot;Peki o ne yaptı&quot; deme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayati ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. &quot;Acılara tutunarak&quot; yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakını baliğin yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası... Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun as olan yürektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(51, 51, 51);&quot;&gt;Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da İçini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte.&lt;/span&gt; Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet yukarıda &lt;span style=&quot;color: rgb(153, 51, 0);&quot;&gt;Nazmı Hikmet&lt;/span&gt;&#39;in hoş bir yazısını görüyoruz. genelde kendi yazılarımı yazarım ama bu yazıyı olduğu gibi yaranın kendi ifadesini bozmamak adına direk yayınlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/1804732569162004841/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/1804732569162004841' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/1804732569162004841'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/1804732569162004841'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2008/08/hayati-iskalama-luksun-yok-senin.html' title='Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhBHfKMpYaiVEQPP0eUmvPxDsQFM9JZxPMMuDoQIDstEA0rnrT9K7O3weacjCwHziMBBhnPiRR8XB1y2zNDAxfxNXSpn1BJVwdOJgzPsqUzemlGRVvushRMCIGd_gnMqchPvteIoTjmuOo/s72-c/ask.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-4378929154131309004</id><published>2008-08-15T16:16:00.007+02:00</published><updated>2008-08-15T16:37:14.526+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Yaşam Felsefesi"/><title type='text'>Umut Etmenin Mutluluğu</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiF4882XJLyJuOFVcQd3xDzz2dsUtT4T2W5UtNHJE-0wfoWr4IQl6Yck2Fi_UsbnTeoEYFCvmnBDAh0FLAnZLvhbS1HmROseC1U66bZwwmQuHlg2amLv0b9HkZ3cLTO2wTf8bIX38wxgnM/s1600-h/umut.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiF4882XJLyJuOFVcQd3xDzz2dsUtT4T2W5UtNHJE-0wfoWr4IQl6Yck2Fi_UsbnTeoEYFCvmnBDAh0FLAnZLvhbS1HmROseC1U66bZwwmQuHlg2amLv0b9HkZ3cLTO2wTf8bIX38wxgnM/s400/umut.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5234749185970397458&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=&quot;font-style: italic; font-family: georgia;font-family:georgia;&quot; &gt;Hayata umut dolu gözlerler bakmayı bilmeli insan. Bilmeli ki yaşamanın bir anlamı olsun. Anlamı olsun ki mutlu olabilsin. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style=&quot;font-family: georgia;font-family:georgia;&quot; &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify; font-family: georgia;&quot;&gt;Biz insanlar nedense acı çekmeyi çok seviyoruz. Bekli insanların yardım sever yanlarının bize oluşturduğu ilgi için fark etmeden bu durumlara düşüyoruz. Düşünün ve mazinize şöyle bir göz atın. Anılarınıza baktığınızda kötü, olumsuz ve istenmeyen olayları hatırlıyor ama ne kadar üzüldüğünü hissedemiyorsunuz değil mi? Sadece birkaç kelime. “Ne kadarda çok sıkılmıştım.” Oysaki istenmeyen bir acı hali ile karşılaştığınızda o anı o kadar kuvvetli bir acı hissederek yaşarsınız ki zaman durur sanki, nefesiniz daralır, bir türlü düşüncelerden kurtulamazsınız. Biran önce durumun düzelmesini istersiniz ama nedense zaman, o noktaya hiç akmaz. Zaman gelir gider ve kafanızda bir düşünce oluşur. Neden üzülüyorum ki. İşte bununla beraber kelimeler halinde saklanmaya başlar o acı yüklü saniyeleriniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: georgia;font-family:georgia;&quot; &gt;Zamandır ilaç olan insana, unutturan. Bir de düşünsenize unutamadığımızı, unutulamadığımızı herhalde kin dolu insanların akıl almaz hikayelerini diler ve bir fiil yaşardık. Bence insanın en güzel özelliklerinden biriside budur, unutmak. Buna karşın istemediğimiz şeyleri de saklamayı biliriz. Kötü olan duyguları saklarken iyi olan duyguları yaşatır hissederiz. O yüzden insanlar sevgi yaşanırsa büyür derler diye düşünüyorum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-family: georgia;font-family:georgia;&quot; &gt;İnsan önce sevmeyi öğrenmelidir ki umut etmeyi bilsin. Sevdikçe yaşama anlam katmalı, anlam kazandıkça mutluluğu yaşamalı. Mutluluğu yaşamanın keyfine varmalı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/4378929154131309004/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/4378929154131309004' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/4378929154131309004'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/4378929154131309004'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2008/08/umut-etmenin-mutlulugu.html' title='Umut Etmenin Mutluluğu'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiF4882XJLyJuOFVcQd3xDzz2dsUtT4T2W5UtNHJE-0wfoWr4IQl6Yck2Fi_UsbnTeoEYFCvmnBDAh0FLAnZLvhbS1HmROseC1U66bZwwmQuHlg2amLv0b9HkZ3cLTO2wTf8bIX38wxgnM/s72-c/umut.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-4556214259968159936</id><published>2008-07-30T08:39:00.006+02:00</published><updated>2008-07-30T08:57:50.100+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mutluluk"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Yaşam Felsefesi"/><title type='text'>Yaşam Felsefesi</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEilj1uiJwDDVagew42tLSf1yrihyEV06a9eNqSAOzYMaFO-XtMB3sLxPO0cPN5pva_JeUhLNS6v7bH1FFxKY0STcLC9ZmHtGQTp_ghoBzMbE5Hp80atqoTrMA_M__VI4VwqDdBYpLDIw54/s1600-h/faces.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEilj1uiJwDDVagew42tLSf1yrihyEV06a9eNqSAOzYMaFO-XtMB3sLxPO0cPN5pva_JeUhLNS6v7bH1FFxKY0STcLC9ZmHtGQTp_ghoBzMbE5Hp80atqoTrMA_M__VI4VwqDdBYpLDIw54/s400/faces.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5228697245539956194&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&quot;&lt;span style=&quot;color: rgb(153, 51, 0);&quot;&gt;Nasıl istersen öyle yaşa, fakat bil ki bir gün mutlaka öleceksin. Kimi seversen sev ama unutma ki, bir gün ondan ayrılacaksın. Dilediğin gibi davran, lakin şu da her zaman hatırında olsun ki her yaptığının karşılığını mutlaka göreceksin.&lt;/span&gt;&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet insanın yaşamının temel denge ve önem noktalarının güzel bir şekilde tanımlandığını bu cümlelerde görebilirsiniz. İnsan bu dünyada gelip geçici bir varlık. Mutluluklarımız da, üzüntülerimiz de hepsi gelip geçiyor. Tamamen unutuyormuyuz hayır! İnsan olmanın güzel olan kısmıda kolay unutamamamız olsa gerek. Düşünsenize hayatınızda ilk defa öpüştüğünüz anın ne kadar büyüleyici olduğunu? Hissettiniz değil mi o anı? işte insan olmaktan keyiflenmem için bir sebep.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz insanlar genelde kötü anların, acı çektiğimiz zamanların hislerini beynimizden silebilen aksi gibi mutluluk anlarının etkilerini kuvvetlendiren varlıklarız. Aslında yaşamamızın en büyük nedeni ve sebebi mutlu olmaya çalışmak olarak nitelendirilebir. Hayatımızda sürekli kendimizi ve etrafımızdakileri mutlu etmeye çalışarak geçiriyoruz. belkide bu hedeflere ulaşırken karşılaştığımız sorunlar bize inanılmaz büyüklükte geliyor. Aslında mutluluk için uğraşmamıza göre küçük sorunlarımızı unutmamızın en temel nedeni de bu olmasın sakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(0, 0, 102);&quot;&gt;Hayatta iyilikle yaşağımız sürece iyiliklerle karşırız.&lt;/span&gt; tabi ki bu kötü anlarımız olmayacağını göstermez. Ama unutmayalım ki yardım ettiğiniz insanlar günün birinde gelip size yardım etmek için bekliyor olacaklar. Hayatta en kalpsiz kişi bile kendine yapılan iyilikleri görmezden gelemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat çok kısa, yaşanacak güzellikler düşünüldüğünde. Birbirimizi sevelim ve dünyada misafir gibi yaşadığımız bu sürede birbirimize acı çektirmek yerine mutluluklar hediye edelim. &lt;span style=&quot;color: rgb(153, 0, 0);&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kendinize iyi davranın ki insanlarda size siz gibi davransınlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/4556214259968159936/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/4556214259968159936' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/4556214259968159936'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/4556214259968159936'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2008/07/yasam-felsefesi.html' title='Yaşam Felsefesi'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEilj1uiJwDDVagew42tLSf1yrihyEV06a9eNqSAOzYMaFO-XtMB3sLxPO0cPN5pva_JeUhLNS6v7bH1FFxKY0STcLC9ZmHtGQTp_ghoBzMbE5Hp80atqoTrMA_M__VI4VwqDdBYpLDIw54/s72-c/faces.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-7298423588557999637</id><published>2008-07-16T08:28:00.005+02:00</published><updated>2008-07-16T08:42:35.721+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="insan ilişkileri"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="teknoloji"/><title type='text'>Teknoloji ve İnsan İlişkileri</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhzdmmq_s9SDD4mxClFL0DwoXZ9VUO1ltOdNlOMioh8eFPZFl3S2Y7mNir7wdgqo3WL-mXPKVY1zXtJq1RPuj2egq1Dz8sS2idSfxdkLNB3ulQHAhHS95DHJzdGcMKokFpbPR8JTulrEbA/s1600-h/smschat.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 116px; height: 116px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhzdmmq_s9SDD4mxClFL0DwoXZ9VUO1ltOdNlOMioh8eFPZFl3S2Y7mNir7wdgqo3WL-mXPKVY1zXtJq1RPuj2egq1Dz8sS2idSfxdkLNB3ulQHAhHS95DHJzdGcMKokFpbPR8JTulrEbA/s400/smschat.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5223498454004261922&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Teknoloji, hızla ilerliyor ve bizi hızla içerisine alıyor. Hayatımızda bir çok kolaylık getirdği doğru. eskiden saatlerce uğraştığımız işlerimizi anlar içerisinde gerçekleştirip yaşam kalitemizi arttırıyorlar. işte bu noktada bazı kavram kargaşaları ortaya çıkmıyorda değil. Gerçkten teknoloji yaşam kalitemizi arttırıyormu yoksa bize zararmı veriyor. Teknoloji sayesinde toplumda asosyalleşme oluşuyor, gerçi bir çok kişi buna sosyallikte diyor ama bana sorarsanın internet üzerinden yapılan görüşmeler pek de sosyal sayılamaz. neden derseniz, sadece kelimeleri görüyoruz yada dinliyoruz. Evet web kameralı sohbetlerde ne sıkıntı var dediğinizi duyuyorum. Web kameralı sohbetlerde de çok büyük bir eksik var dokunma hissi yok. insan 5 duyusu ile algılarsa gerçekleri görebilme yetisine sahip olabilir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;Çoğu zaman insanlar internet üzerinden birbirlerini yanlış anlıyorlar ve yanlış sonuçlara ilerliyorlar. insan ilişkerinde zaman ve yaşananlar son derece önemli bir etmendir. teknoloji sayesinde bu zaman süreci kısalıyor ve unutulduğunda problem teşkil etmeyecek ufak ayrıntılar unutulmadan yenileri eklenip bir negatif birikmeyede sebep verdiklerini düşünmekteyim. Hani bir söz vardır &quot;Hızılı koşan atan b.. seyrek düşermiş&quot; işte bu gibi bir durumunda oluşmasına taban hazırladığınıda düşünmüyor değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknolojisizde olmaz önemli olan yaşam dengemzi düzgün birşekilde kurabilmek. ne zaman bu hızı kontrol etmeyi öğreniriz o gün daha mutlu olaruz.&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/7298423588557999637/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/7298423588557999637' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/7298423588557999637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/7298423588557999637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2008/07/teknoloji-ve-insan-iliskileri.html' title='Teknoloji ve İnsan İlişkileri'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhzdmmq_s9SDD4mxClFL0DwoXZ9VUO1ltOdNlOMioh8eFPZFl3S2Y7mNir7wdgqo3WL-mXPKVY1zXtJq1RPuj2egq1Dz8sS2idSfxdkLNB3ulQHAhHS95DHJzdGcMKokFpbPR8JTulrEbA/s72-c/smschat.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-4590977615447683303</id><published>2007-10-23T23:33:00.000+02:00</published><updated>2007-10-23T23:34:33.960+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Türkiye"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Vatan"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="şehit"/><title type='text'>Şehitlerimizin Anısına</title><content type='html'>&lt;span style=&quot;font-weight: bold;&quot;&gt;Herşey Vatan Uğruna&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Akan kan kırmızı olsa da,&lt;br /&gt;Dökülen göz yaşı hep beyaz kalacak.&lt;br /&gt;Sevdanın adı yare de olsa, Vatan da olsa,&lt;br /&gt;Verilecek tek şey can dır.&lt;br /&gt;Toprak bir zerre cana bakarsa,&lt;br /&gt;Varsın helal olsun bu sefil can.&lt;br /&gt;Sabırsız bir sessizlik çöksede karamsar gözlere,&lt;br /&gt;Aldırma bende kalanlara&lt;br /&gt;Ben sana bir sözverdim&lt;br /&gt;Sende kalacağım diye&lt;br /&gt;Seni sen olduğundan tanımadım&lt;br /&gt;Sen de bir şey ler unuttuğumdan hatırlarım.</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/4590977615447683303/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/4590977615447683303' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/4590977615447683303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/4590977615447683303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2007/10/ehitlerimizin-ansna.html' title='Şehitlerimizin Anısına'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-2572279139646949868</id><published>2007-09-19T10:33:00.000+02:00</published><updated>2007-09-19T10:38:11.552+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hayat felsefesi"/><title type='text'>Hayalkırıklığı mı ? Hayatkırıklığı mı?</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Hayalkırıklığı bir insanın bir insanı aldatmasıdır. Hayatkırıklığı ise birçok insanın bir insanı aldatmasıdır. Yani Hayalkırıklığı kişiselse , hayatkırıklığı genellemedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığı aldatılmak, kandırılmaktır. Hayat kırıklığı aldatılacağını ve kandırılacağını bilmektir. Yani birisi di&#39;li geçmiş zamandır, dündür, diğeri gelecek zamandır ve gelecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığı iyi huylu bir tümördür. Hayatkırıklığı kötü huyludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığı tatsızsa , hayatkırıklığı tuzsuzdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığında bir anne adayının acısını paylaşırsınız, hayatkırıklığında ise çocuğun zaten sizden olmadığını farketmişsinizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığı bu yüzden hala bir pişmanlıktır. Hayat kırıklığı aldığınız kararlardan ne yazık ki pişman olmamaktır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığında başkasını affedersiniz. Hayatkırıklığında kendizi affetmezsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığı aldatılmaktır oysa hayatkırıklığı artık aldatılamayacağınızı bilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığı fevridir, hayatkırıklığı kalıcı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığında meleklerin mucizelerine inancınızı yitirirsiniz, hayatkırıklığında melekler de yoktur artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığı bir evliliğin taammüden kasti bir cinayete kurban gitmesidir. Hayatkırıklığı intihardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığı narsist bir kendine acımadır. Hayatkırıklığı objektif bir başkasına acımadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığında canınız yanar. Hayatkırıklığı başkasının canını yakar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığında yaşamadıklarınızın öfkesi vardır. Hayatkırıklığında yaşadıklarınızın hüznü siner üzerinize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığı bencilliktir. Hayatkırıklığı bencilliğe bir isyan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığı geçicidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatkırıklığı kalıcıdır.&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/2572279139646949868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/2572279139646949868' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/2572279139646949868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/2572279139646949868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2007/09/hayalkrkl-m-hayatkrkl-m.html' title='Hayalkırıklığı mı ? Hayatkırıklığı mı?'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-472059526212403058</id><published>2007-08-01T10:29:00.000+02:00</published><updated>2007-08-01T10:42:23.652+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="istahttp://www.blogger.com/img/gl.align.full.gifnbul"/><title type='text'>İstanbul Trafik Rezaleti</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEispicK5cFdG2gjkO8tEO-grpSesRQbPZSf8NKl40UKFqLQxeoAqVOYH6I2xcpFUbZ4NOguOS-mcQf3g6iqPaBWAoTCAmyFhd0EKcsXDRO7yVWh3ReqGOxoKb_jEPVVG_mJWmIBCm8lStk/s1600-h/istanbul4.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEispicK5cFdG2gjkO8tEO-grpSesRQbPZSf8NKl40UKFqLQxeoAqVOYH6I2xcpFUbZ4NOguOS-mcQf3g6iqPaBWAoTCAmyFhd0EKcsXDRO7yVWh3ReqGOxoKb_jEPVVG_mJWmIBCm8lStk/s400/istanbul4.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5093649629251859602&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;istanbul&#39;da araba kullanmak her geçen gün daha beter bir hal almaya başladı. Trafikte saygısızca haraket eden şöförlerden artık gına geldi. trafik kurallarına uymak bukadarmı zor. E-5&#39;de araç sağlanmaz. Olabilecek tehlike ölümlerle sonuçlanabilir ama malesef sol şeritten 120km ile seyir etmek bazılarımıza yavaş geliyor. Birde sağlamaya kalkan araçın van tipi ve iş aracı olmasını düşünürsek tehlike daha da büyük oluyor tabi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araç kullanmak tamamen kültür işidir. Yanlış anlamayın kültür derken ne kadar akademik bir öğrenime sahip olduğunuzla ilişkilendirmiyorum. Kişilere ne kadar saygı göstermenizle alakalı. Heleki istanbul trafiğinde hızın size 10dk kazandırdığı düşünülürse yaşamamımın değerinin yanından değil uzağından geçemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okadar çok gariplik varki, minibüs caddesinde üstünüze çıkarca caddede haraket eden devasa mavi minibüsler, dört yollarda yavaşalamaya tenezzül etmeyen taksi sürücüleri, hızlı ve teklikeli aceleci araç kullanmanın iyi sürücülük olduğunu düşünen ufak beyinli sürücüler, neler var neler saymakla bitmiyor malesef. insanların şehirli olamadıklarını görebiliyorum. insanlara kızdığım kadar yetkililerede aynı şiddette kızıyorum. insanları eğitmek zorunda olan yetkililer. ceza sistemi neden keşfedildi. nerede polisler neden uygulanamayan yasalara sahibiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm yetkililerin artık istanbuldaki trafik, suç oranlarının istatistiklerine bakıp kararlı ceza sistemine geçmelerini bekliyorum.&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/472059526212403058/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/472059526212403058' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/472059526212403058'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/472059526212403058'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2007/08/istanbul-trafik-rezaleti.html' title='İstanbul Trafik Rezaleti'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEispicK5cFdG2gjkO8tEO-grpSesRQbPZSf8NKl40UKFqLQxeoAqVOYH6I2xcpFUbZ4NOguOS-mcQf3g6iqPaBWAoTCAmyFhd0EKcsXDRO7yVWh3ReqGOxoKb_jEPVVG_mJWmIBCm8lStk/s72-c/istanbul4.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-5271519230699426583</id><published>2007-07-22T03:12:00.001+02:00</published><updated>2007-07-22T03:23:12.716+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Felsefe"/><title type='text'>Mutlu Olmak</title><content type='html'>Hayatta mutlu olabilmek için insan hep kendi gibi olmalı mı yoksa olmak istediği gibi bir varoluş içine mi girmeli. Neden insan kendi gibi olduğu zaman birşeyler hep olmayacak gibi olur. Evet bu sorularla yaşıyoruz. Bu soruların bile farkına varmadan yaşıyoruz. Bir takım şeylerin olması için süre gelmiş alışkanlıkları tekrarlıyarak yaşamaya devam da edeceğiz sanırım. Belkide hayat akışı içerisinde bu ufak oyunlardan heyecan duyarak yaşamak bizlerin hayatına renk katıyordur, belli mi olur. Ama şunu bilirim yaşam içerisinde direk söylem isteyipte kendini  ifade etmekte çekinen çok insan gördüm. zaman zaman bende bu çeşit anlar yaşarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman insan kendini ifade etmeke kolay davranamaz. belkide hiç gereği yokturç belkide yapmış olduğu hareket ve davranışların bir anlamı vardır. her değişik yol farklı bir kapıya götürür insanı. Her farklı davranışta bizi biz yapan, varoluşumuza bir anlam katar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle yada böyle yaşıyoruz ve yaşadığımız andan zevk almalıyız. Her karar acaba yanlışmıydı düşüncesi yerine, verilen kararların bizden geldiğini bizim öz hareketimiz olduğunu anlamamızdan geçer. Pişman olmanın faydası yoktur. Asıl fayda yaşananlardan ders çıkarmakta yatar.</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/5271519230699426583/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/5271519230699426583' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/5271519230699426583'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/5271519230699426583'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2007/07/hayatta-mutlu-olabilmek-iin-insan-hep.html' title='Mutlu Olmak'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-3732205234924562084</id><published>2007-02-28T10:54:00.000+02:00</published><updated>2007-02-28T10:56:41.166+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="başarı"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Felsefe"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hayat felsefesi"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mutluluk"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sevgi"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="umut"/><title type='text'>Hayat Felsefesi</title><content type='html'>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh2zvLd1BhbMEapLOm_Z6buH_qj2X6fsCpHsufpTlvTk31VCr7NrbTJuJG6PLEOvzDgrDXk-pMoaRPEVwPPaXD5m1xXGoDXo48TQeJj8WvTRo6g_rnD6tcmRuoEesM43NyBgTnwcUi0gUo/s1600-h/eldunya.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh2zvLd1BhbMEapLOm_Z6buH_qj2X6fsCpHsufpTlvTk31VCr7NrbTJuJG6PLEOvzDgrDXk-pMoaRPEVwPPaXD5m1xXGoDXo48TQeJj8WvTRo6g_rnD6tcmRuoEesM43NyBgTnwcUi0gUo/s320/eldunya.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5036505885639806002&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Unutmayacaksın umuttur insanı var eden, yaşatan. Umudunu eksik etmeyeceksin sevgi dolu bir yaşam için. Yaptığın her hatanın sonunda üzülmeyeceksin, gelecekte bir başarı olarak karşına çıkacağını bileceksin. Yaşanan başarısızlığın ileride yaşayacağın başarıları etkilemesine izin vermemelisin. Gözyaşın bırak sadece mutluluktan aksın.&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Onur insanın sahip olduğu en değerli varlığıdır. Onurun için savaşıp her ne olursa olsun onurunu korumalısın. Menfaatleridir, insanın hayatına yön veren değer. İnsan menfaatlerine nokta kadar sahip çıkmalı, virgül kadar eğilmemelidir. Severse insan Dünyayı yıkmalı sevmezse zerre kadar umurunda olmamalı. &lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Eleştirilere açık olmalıdır insan ki kendinin göremediği hataları ona söylenebilsin. Ama gaddarca yapılan eleştirilere kulak tıkamalı insan. Gülmeli, sıcakkanlı, alçakgönüllü olmalı. Ağlamasını, nerede ağlanacağını bilmeli insan. Bilmeli ki güçsüz görünmesin kişi. Kişinin özgürlüğü başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter. Kimsenin hakkına iğne kadar göz koymamalı ki insan, insan olduğunun değeri olsun.&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;“Hayat merdiveninde yukarı çıkarken herkese selam ver ki, eğer aşağı inersen bir gün onlarda sana selam versinler”&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/3732205234924562084/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/3732205234924562084' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/3732205234924562084'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/3732205234924562084'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2007/02/hayat-felsefesi.html' title='Hayat Felsefesi'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh2zvLd1BhbMEapLOm_Z6buH_qj2X6fsCpHsufpTlvTk31VCr7NrbTJuJG6PLEOvzDgrDXk-pMoaRPEVwPPaXD5m1xXGoDXo48TQeJj8WvTRo6g_rnD6tcmRuoEesM43NyBgTnwcUi0gUo/s72-c/eldunya.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-4931621708978937701</id><published>2007-02-14T18:08:00.000+02:00</published><updated>2007-02-14T18:10:37.416+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hediye"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="saint valentine day"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sevgi"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sevgililer günü"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="St valentine"/><title type='text'>Sevgililer Günü</title><content type='html'>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEggHLvlhhEUnQOx8_q_3BS7KuVUEXs7v-EtQaYb1Q8PLmSxgJQR2zNIbAMlBAsKxxVwUqDhrThvP6Za3JRb5XPCtPrpe3rwZoF-v_dijuP31RX7PnAglb8Z_qpV-K6IcFcDHVuGo0vjXFM/s1600-h/kalp.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEggHLvlhhEUnQOx8_q_3BS7KuVUEXs7v-EtQaYb1Q8PLmSxgJQR2zNIbAMlBAsKxxVwUqDhrThvP6Za3JRb5XPCtPrpe3rwZoF-v_dijuP31RX7PnAglb8Z_qpV-K6IcFcDHVuGo0vjXFM/s320/kalp.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5031422460838627682&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Senede bir gün hatırlanan günlerden biri sevgililer günü, gerçi sevgililer günün tarihine bakıldığında uzun bir yasaklama döneminden sonra gelen ilk serbest bırakım anıdır. Kimileri sevgililer gününü ticari bir tuzak olarak görürler. Kimileri yabancıların kutlamış olduğu bir gün olarak tepki ile yaklaşırlar. Sonuçta bir sebep olur sevdiğimize onu ne kadar sevdiğimizi ifade etmemiz için, belki ufak bir hediye, baş başa bir yemek. Bir başka bakışla, zaman geçirmek için bundan iyi bir fırsat da yoktur aslında, çünkü herkes aynı durumdadır nede olsa.&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Tabiî ki bugünü yalnız geçirenlerimizi de unutmamak lazım. Hiç inanmayanımız bile bir anda olsa keşke diye aklından geçirmez mi? Her zaman söylerim bugünün yalnızlığı asla geleceği göstermez. Sevgimizi ifade etmek için sevgililer gününü beklemeyelim. Sevgi paylaşıldıkça büyür unutmayalım.&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/4931621708978937701/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/4931621708978937701' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/4931621708978937701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/4931621708978937701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2007/02/sevgililer-gn.html' title='Sevgililer Günü'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEggHLvlhhEUnQOx8_q_3BS7KuVUEXs7v-EtQaYb1Q8PLmSxgJQR2zNIbAMlBAsKxxVwUqDhrThvP6Za3JRb5XPCtPrpe3rwZoF-v_dijuP31RX7PnAglb8Z_qpV-K6IcFcDHVuGo0vjXFM/s72-c/kalp.JPG" height="72" width="72"/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-4295113578917804974</id><published>2007-02-10T02:33:00.000+02:00</published><updated>2007-02-09T11:16:47.067+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="beklenti"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hayaller"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hayalperest"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mutluluk"/><title type='text'>Hayalperest Mutluluk</title><content type='html'>&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Hayatın tüm güzelliği, anlamsızlığı içerisinde var oluyor. Yaşamımdaki en büyük mutluluklar hayatın anlam veremediğim akışlarında gerçekleşiyor. Belki de bu mutluluklar hiç beklenmeyen zamanlarda beklentilerimizin bizi bulmasından kaynaklanıyordur. Bizler daima geleceğimize dair ufak ya da büyük hayaller oluşturur. Yaşamımız içerisinde beklentiler oluştururuz. &lt;span style=&quot;&quot;&gt; &lt;/span&gt;Bu beklentiler ne kadar ayrıntılı planlanırsa o kadar ulaşılamaz bir hal alırlar nedense? Ne kadar zorlarsak zorlayalım, kurulan düzenekteki hayalimiz biz zorladıkça bizden o derecede uzaklaşıyormuş gibi olur. Neyin hayalini kurmamışsak elde edilebilirliği o kadar kolay olur.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ben bu durumu tamamen insanın beklentilerine bağlarım. Bir kişiden yada bir objeden, ne kadar çok maddi yada manevi beklenti içerisine girersek o kadar çok ayrıntı düşünmeye başlarız. Bu ayrıntılarda çıkmazları yaratır fark etmeden kendi isteğimizle hayallerimizi itmiş oluruz. Beklentiler yaratmadan karşımızdakini olduğu gibi görebilirsek bir o kadar kabullenmesi kolay olur ve elde etmiş oluruz. Belki de hayaller büyük olmalıdır ki düşlerken zevk alalım. “&lt;span style=&quot;font-style: italic;&quot;&gt;Kazanılan zaferlerin büyüklüğü, gösterilen fedakârlıklarla ölçülür&lt;/span&gt;” hayallerimizin büyüklüğü neleri göze alıp, neleri feda ettiğimize göre şekillenir. Ama yinede hayaller büyük olmalıdır ki düşlerken de &lt;span style=&quot;&quot;&gt; &lt;/span&gt;yaşarken de bizleri mutlu etsinler.&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/4295113578917804974/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/4295113578917804974' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/4295113578917804974'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/4295113578917804974'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2007/02/hayalperest-mutluluk.html' title='Hayalperest Mutluluk'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-6522664585354071256</id><published>2007-02-08T01:26:00.000+02:00</published><updated>2007-02-08T01:32:21.817+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="dilek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="fısıltı"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hikaye"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mucize"/><title type='text'>Fısıltı</title><content type='html'>Adam fısıldadı, &quot;&lt;span style=&quot;font-style: italic;&quot;&gt;Tanrım konuş benimle&lt;/span&gt;&quot; ve bir kuş cıvıldadı ağaçta ama adam duymadı.&lt;br /&gt;Sonra adam bağırdı &quot;&lt;span style=&quot;font-style: italic;&quot;&gt;Tanrım konuş benimle!&lt;/span&gt;&quot; Ve gökyüzünde bir şimşek&lt;br /&gt;çaktı, ama adam dinlemedi onu.&lt;br /&gt;Adam etrafına bakındı ve &quot;&lt;span style=&quot;font-style: italic;&quot;&gt;Tanrım seni görmeme izin ver&lt;/span&gt;&quot; dedi. Ve bir yıldız parıldadı gökyüzünde. Ama adam farkına varmadı.&lt;br /&gt;Ve adam bağırdı, &quot;&lt;span style=&quot;font-style: italic;&quot;&gt;Tanrım bana bir mucize göster!&lt;/span&gt;&quot; Ve bir bebek doğdu bir yerlerde. Ama adam bunu bilemedi.&lt;br /&gt;Sonra adam çaresizlik içinde sızlandı, &quot;&lt;span style=&quot;font-style: italic;&quot;&gt;Dokun bana Tanrım ve burada olduğunu anlamamı sağla!&lt;/span&gt;&quot; Bunun üzerine Tanrı aşağı doğru süzüldü ve adama dokundu. Ama adam kelebeği elinin tersiyle uzaklaştırdı ve yürüyüp gitti....&lt;br /&gt;Hayatta gerçekleşen dileklerimizi görmemiz için artık farklı gözlerle bakmamız gerektiğini öğrenmemiz gerekiyordur belkide ne dersiniz?</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/6522664585354071256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/6522664585354071256' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/6522664585354071256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/6522664585354071256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2007/02/fslt.html' title='Fısıltı'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-9156381380770422643</id><published>2007-01-29T11:38:00.000+02:00</published><updated>2007-01-29T11:53:05.494+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Albert Einstein"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Aude Oliva"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="illuzyon"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mucize"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Phillippe G. Schyns"/><title type='text'>Bakmak ve Görmek</title><content type='html'>&lt;span style=&quot;;font-family:Verdana;font-size:100%;color:black;&quot;   &gt;Hayatı yaşamanın iki yolu vardır: Biri hiç bir şeyin mucize olmadığını düşünmek,diğeri ise HERŞEYİN mucize olduğunu düşünmektir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;;font-family:Verdana;font-size:8;color:green;&quot;   &gt;&lt;span style=&quot;font-size:130%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:100%;&quot;&gt;Albert Einstein&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh7hsNv4HPYfQ6nBMj8rXUTGuM0SPec0EVpoChseqAVRgAPjO1pD23L1_4HS69lgAKl9ruFbcvGeVH5WiLRnDBWRQj2VL7zU5M_YL5hhTLZM0De5HKUNdhrbges71sPIBT_gADBEX-KrTQ/s1600-h/suratlar.JPG&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 338px; height: 162px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh7hsNv4HPYfQ6nBMj8rXUTGuM0SPec0EVpoChseqAVRgAPjO1pD23L1_4HS69lgAKl9ruFbcvGeVH5WiLRnDBWRQj2VL7zU5M_YL5hhTLZM0De5HKUNdhrbges71sPIBT_gADBEX-KrTQ/s320/suratlar.JPG&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5025385446006562786&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:100%;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color:black;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family:verdana;&quot;&gt;Eğer yukarıdaki görüntülere bilgisayarınızın hemen önünden bakarsanız, kızgın yüzün solda, sakin yüzün sağda olduğunu görüyorsunuz...&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p  style=&quot;text-align: justify;font-family:verdana;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;;font-family:verdana;font-size:100%;&quot;  &gt;&lt;span style=&quot;color:black;&quot;&gt;Ancak, 2-3 metre uzaklaşıp baktığınız zaman tam tersini görüyorsunuz...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;Bu illuzyon, Glasgow Üniversitesi&#39;nden Phillippe G. Schyns ve Aude Oliva tarafından yaratılmış.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;;font-family:verdana;font-size:100%;&quot;  &gt;&lt;span style=&quot;color:black;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(0, 0, 153);&quot;&gt;Her gördüğümüz, her zaman gerçek olmayabiliyor…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/9156381380770422643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/9156381380770422643' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/9156381380770422643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/9156381380770422643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2007/01/bakmak-ve-grmek.html' title='Bakmak ve Görmek'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh7hsNv4HPYfQ6nBMj8rXUTGuM0SPec0EVpoChseqAVRgAPjO1pD23L1_4HS69lgAKl9ruFbcvGeVH5WiLRnDBWRQj2VL7zU5M_YL5hhTLZM0De5HKUNdhrbges71sPIBT_gADBEX-KrTQ/s72-c/suratlar.JPG" height="72" width="72"/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-755379634720599771</id><published>2007-01-25T02:58:00.000+02:00</published><updated>2007-01-25T03:04:18.640+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="anılar"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="düşünceler"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Felsefe"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kavram"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zaman"/><title type='text'>Zaman</title><content type='html'>&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;;font-family:Tahoma;font-size:10;&quot;  &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhA2gRa2MMwAgMicZ-gTDcbZyV4s5hWwgaN9jVuBN8DrrtIK29hS5XUlqafRKCIisIb9Tlh04m8EE-rtj4qi9yKl_-0myw_FcrIT70U9rs99IbNWzvH-XJsvQydH4wpbgvhkIFMfps8cAw/s1600-h/saat-2.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 119px; height: 97px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhA2gRa2MMwAgMicZ-gTDcbZyV4s5hWwgaN9jVuBN8DrrtIK29hS5XUlqafRKCIisIb9Tlh04m8EE-rtj4qi9yKl_-0myw_FcrIT70U9rs99IbNWzvH-XJsvQydH4wpbgvhkIFMfps8cAw/s320/saat-2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5023766376479956946&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=&quot;;font-family:Tahoma;font-size:10;&quot;  &gt;İnsanlar hayatlarının tüm evrelerinde her zaman tek bir kavramla karşı karşıya kalmışlardır. Zaman, işte önüne geçilemeyen sadece akıp giden, bazen pozitif bazen negatif, istenmeyen öğelerle dolu bu kavram. Şimdi anlıyorum ki, aslında her şeyimizle bu kavrama bağlı bir şekilde yaşıyoruz. Yer yer eski günleri kahkahalarla anar yada küçük gülücüklerle geçirir tekrarlanan güzellikleri hatırlayarak hiçbir şeyi değiştiremeden aynen olduğu gibi hatırlarız. Ama bir de madalyonun diğer yüzü vardır tabiî ki. &lt;span style=&quot;&quot;&gt; &lt;/span&gt;Bu mutluluk dolu anların birde insana azap çektiren, giderek büyüyerek artan olayların tekrarı da vardır. Mutlulukların artışını fark edemez hep olduğu gibi anımsarız. Fakat bizi üzen olayları tekrar tekrar hatırlamaya çalışıp eklemeli olarak artan bir karmaşa yaratmayı başarırız. Hatta bu durumu akıp gitmekte olan anlara da yansıtarak, anımsayacak daha fazla kötü hatıra sahibi oluruz. Taa ki hayatın, bize bu anıları unutacak yeni sorunlar, engeller çıkartmasına kadar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;   &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;;font-family:Tahoma;font-size:10;&quot;  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;   &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;;font-family:Tahoma;font-size:10;&quot;  &gt;İşte bu zaman karmaşasına sıkışıp kalma durumu hayatlarımızda bir paradoks yaratır. Peki bu duyguları yoğun olarak yaşadığımız anlar değişmez mi? Elbet değişecektir. Ne zaman ki, hayatta önümüzde duran bin bir güzelliği görmeye başlarız, işte o anda hayatımız değişim içerisine girmiş olur. İşte bu insanın, yeni bir evrim sürecine girmesini sağlar. Anılar acısıyla, tatlısıyla hatıra şeklinde anımsanmaya başlar. Akıp giden zamana ayak uydurarak sorunların üstesinden gelme çabası içerisine girip. Zamanın akıp gitmesini fark etmeyiz bile.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/755379634720599771/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/755379634720599771' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/755379634720599771'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/755379634720599771'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2007/01/insanlar-hayatlarnn-tm-evrelerinde-her.html' title='Zaman'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhA2gRa2MMwAgMicZ-gTDcbZyV4s5hWwgaN9jVuBN8DrrtIK29hS5XUlqafRKCIisIb9Tlh04m8EE-rtj4qi9yKl_-0myw_FcrIT70U9rs99IbNWzvH-XJsvQydH4wpbgvhkIFMfps8cAw/s72-c/saat-2.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-227284026051284982</id><published>2007-01-15T01:13:00.000+02:00</published><updated>2007-01-15T01:29:31.607+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sağlık"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Uyku"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="uyku sorunları"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="uyma süresi"/><title type='text'>Sağlıklı Uyku Süresi Nedir?</title><content type='html'>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjaOJ-RQEdabxs0BQOS27ZzEOYshvrvmhyphenhyphenuZaTfWkSJ-jRGRqLfLWwOqG7Z47p3oXIOPim3YG2ieI2Ov_7_eKg1ZrxviGBaRY_KVGpe5xIsjNOOhe1Ob_JVZ15hWQ9-_Ar_dQsZxkxCAtQ/s1600-h/uyuyanlar.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjaOJ-RQEdabxs0BQOS27ZzEOYshvrvmhyphenhyphenuZaTfWkSJ-jRGRqLfLWwOqG7Z47p3oXIOPim3YG2ieI2Ov_7_eKg1ZrxviGBaRY_KVGpe5xIsjNOOhe1Ob_JVZ15hWQ9-_Ar_dQsZxkxCAtQ/s320/uyuyanlar.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5020030004040540098&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify; font-family: trebuchet ms;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:100%;&quot;&gt;Çoğumuz hayatımızın yaklaşık üçte birini uyuyarak geçirmekteyiz. Gerçekten bu kadar uzun süre uyumak zorunda mıyız? Çevremizde seyrek de olsa çok daha kısa süre uyuyan insanlara rastlamaktayız. Uykumuzu kısaltmak mümkün müdür? Daha kısa süre uyursak ne tür problemlerle karşılaşırız? Son yıllarda yapılan araştırmalarla yukarıdaki soruların birçoğunu cevaplamak mümkün olmuştur&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify; font-family: trebuchet ms;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:100%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify; font-family: trebuchet ms;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:100%;&quot;&gt;Uyku süresinin kişiden kişiye değişmekte olduğu ve bu sürenin 4 saat ile 11 saat arasında değiştiği bilinmektedir. Uyku süreleri genetik faktörlerin etkisi ile kişiden kişiye değişmektedir. Doğuştan itibaren belirlenmiş olan bu süreyi belli limitler dışında değiştirmek mümkün olmamaktadır. Süreyi kısaltmak zorunda kaldığımızda uyku yoksunluğu sonucu görülen istenmeyen belirtilerle karşılaşmaktayız.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify; font-family: trebuchet ms;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:100%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify; font-family: trebuchet ms;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:100%;&quot;&gt;Türkiye’de yapılan araştırmalar sonucunda toplumun %75’i 7-8 saat süre ile uyudukları. 8 saatten fazla uyuyanların toplumun %15 ini oluşturduğu saptanmıştır. Tabi hafta içi 6 saat uyuyup hafta sonu 8 saat uyuyanlarında varlıkları unutulmamalıdır. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify; font-family: trebuchet ms;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:100%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify; font-family: trebuchet ms;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:100%;&quot;&gt;Kısa uyuyanlar ile uzun uyuyanların uykularının yapısı birbirinden farklılıklar göstermektedir. Kısa uyuyanlar daha yoğun olarak derin yavaş uyku ve REM döneminden oluşan bir uyku uyumaktadırlar. Gece içi uyanıklık sayısı ve 2. faz oranı bu tür insanlarda azalmıştır. Dolayısı ile kısa süreli, ancak daha etkin bir uyku uyudukları söylenebilir. Uzun uyuyanlarda bu fazların uzatılmış olduğu görülür. Sabaha karşı sık sık uyanıp uyuyarak uyku kalitesini düşürürler. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify; font-family: trebuchet ms;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:100%;&quot;&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify; font-family: trebuchet ms;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:100%;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://www.milliyet.com.tr/extra/venus/cocuk/coc004/cocuk30.html&quot;&gt;Çocuk Uyku Süresi&lt;/a&gt; gelişim için son derece önem taşımaktadır. Hücre gelişimi için 8 saatlik kaliteli bir uyku gerekmektedir. Uykunun kalitesini arttırmak için; uykudan 2 saat öncesine kadar yemek yenmemeli, uykuya yatmadan önce su içilmemeli, oda sessiz ve ışık kuvveti açısından minimum seviyede olmalıdır. &lt;a href=&quot;http://www.istanbuleah.gov.tr/saglik-kosesi/saglik-rehberi/saglik-rehberi-deposu/rehber/article/uyku-bozukluklar/?tx_ttnews%5BbackPid%5D=166&amp;amp;cHash=e8f2986832&quot;&gt;Uyku hastalıkları&lt;/a&gt; için öncelikle bir psikologla görüşebilir yardım alabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/227284026051284982/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/227284026051284982' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/227284026051284982'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/227284026051284982'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2007/01/salkl-uyku-sresi-nedir.html' title='Sağlıklı Uyku Süresi Nedir?'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjaOJ-RQEdabxs0BQOS27ZzEOYshvrvmhyphenhyphenuZaTfWkSJ-jRGRqLfLWwOqG7Z47p3oXIOPim3YG2ieI2Ov_7_eKg1ZrxviGBaRY_KVGpe5xIsjNOOhe1Ob_JVZ15hWQ9-_Ar_dQsZxkxCAtQ/s72-c/uyuyanlar.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-2955120030557859912</id><published>2007-01-10T11:05:00.000+02:00</published><updated>2007-01-10T14:43:26.856+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="amerika"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ikiz kuleler"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="q33NY"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="tesadüf"/><title type='text'>11 ile ilgili Tesadüfler</title><content type='html'>&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);font-family:arial;&quot; &gt;11 Sayısı ile ilgili ilginç Tespitler;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul style=&quot;font-family: arial;&quot;&gt;&lt;li&gt;York City 11 harften oluşur&lt;/li&gt;&lt;li&gt; Afganistan 11 harften oluşur&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ramsin Yuseb (1993 te ikiz kuleleri tehdit eden teröristin adi) 11 harften oluşur&lt;/li&gt;&lt;li&gt;George W. Bush 11 harften oluşur&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold;font-family:arial;&quot; &gt; Bunlar tesadüf olabilir evet, peki ya aşağıdakiler?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul style=&quot;font-family: arial;&quot;&gt;&lt;li&gt;New york, Amerika’nın 11. eyaleti&lt;/li&gt;&lt;li&gt;ikiz kulelere çarpan ilk uçağın uçuş numarası 11 di&lt;/li&gt;&lt;li&gt;11 numaralı uçuş 92 yolcu taşıyordu 9+2=11&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Uçuş numarası 77 olan ve kuleye çarpan ikinci uçakta 65 yolcu bulunuyordu 6+5=11&lt;/li&gt;&lt;li&gt; Olay 9 eylülde yani 9/11 de meydana geldi 9+1+1= 11&lt;/li&gt;&lt;li&gt; 911 ayni zamanda Acil Servis numarasıdır 9+1+1=11&lt;/li&gt;&lt;li&gt;9 Eylül yılın 254. günüdür 2+5+4=11&lt;/li&gt;&lt;li&gt; 9 Eylül’den sonra yılın sonuna 111 gün kalır&lt;/li&gt;&lt;li&gt; Madrid’deki 3/11/2004 ta meydana gelen terorist saldırısı ikiz kulelere olan saldırılardan 911 gün sonra meydana geldi&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold;font-family:arial;&quot; &gt;  peki devamı sizce tesadufmu?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-family:arial;&quot;&gt;Bildiğiniz gibi Amerikanın sembolü kartaldır;  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-family:arial;&quot;&gt;Kuranda (9:11) numaralı ayet derki; Arapogullari’ndan biri zalim Kartalı uyandiricak.Zalim kartal öfkesini Allah’ın topraklarından(Arap toprakları) alacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-family:arial;&quot;&gt;İnsanlar çaresizlik içinde olayları izlerken birçok insan Kartal’ın yaptıklarını sevinçle karsilicak.ve en sonunda barış gelmek.(ayet numarasına bakin)&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; font-style: italic;&quot;&gt;Not&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-style: italic;&quot;&gt;: Doğruluğunu araştırmadım okuduğum gibi yansıtıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold;font-family:arial;&quot; &gt;  Simdi sıra asil ilginç olanda&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold;font-family:arial;&quot; &gt;1. &lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:arial;&quot;&gt; Bilgisayarınızda yeni bos bir  NOT DEFTERI yada WORD dosyası açın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold;font-family:arial;&quot; &gt; 2.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:arial;&quot;&gt;  İçine büyük harflerle &lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold;font-family:arial;&quot; &gt;Q33 NY&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:arial;&quot;&gt; yazın. (bu kulelere çarpan ilk uçağın havaalanındaki kapı çıkış numarası)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold;font-family:arial;&quot; &gt; 3.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:arial;&quot;&gt;  Q33 NY un üzerini kopyalıyormuş gibi aydınlatın (highlight)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold;font-family:arial;&quot; &gt; 4.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:arial;&quot;&gt;  .txt (font size) sayfa ayarlarından yazının boyutlarını büyütün ve 48 e ayarlayın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold;font-family:arial;&quot; &gt; 5.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:arial;&quot;&gt;  ve son olarak yazı çeşidini wingdings olarak değiştirin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold;&quot;&gt;&lt;br /&gt;Nemi çıktı ortaya ?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjFcFfzGs7RhkKXBXrfecIAmIoKK2iNQnJWv7mF2JxnI7H21WRmrE0tjq3o7whWDsb-jqaaIMHeY7cdxTiQmD9yuMBbUQ4JQViMazBOaFAj4QvSHf0egjzX8v1ZR1z-0EuWsLi_hP_EwOc/s1600-h/Q33-NY.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjFcFfzGs7RhkKXBXrfecIAmIoKK2iNQnJWv7mF2JxnI7H21WRmrE0tjq3o7whWDsb-jqaaIMHeY7cdxTiQmD9yuMBbUQ4JQViMazBOaFAj4QvSHf0egjzX8v1ZR1z-0EuWsLi_hP_EwOc/s320/Q33-NY.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5018327968630677410&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/2955120030557859912/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/2955120030557859912' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/2955120030557859912'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/2955120030557859912'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2007/01/11-ile-ilgili-tesadfler.html' title='11 ile ilgili Tesadüfler'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjFcFfzGs7RhkKXBXrfecIAmIoKK2iNQnJWv7mF2JxnI7H21WRmrE0tjq3o7whWDsb-jqaaIMHeY7cdxTiQmD9yuMBbUQ4JQViMazBOaFAj4QvSHf0egjzX8v1ZR1z-0EuWsLi_hP_EwOc/s72-c/Q33-NY.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-1769901756838128549</id><published>2007-01-09T12:01:00.000+02:00</published><updated>2007-01-10T14:42:36.163+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ekonomik kriz"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kurum"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kurumsallaşma"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="rekabet"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="yozlaşma"/><title type='text'>Krumsallaşan Türkiye Kaybedilen Değerler</title><content type='html'>&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Türkiye’nin son 10yıllık gelişiminde ülkemize gelen yabancı yatırımların kurumsal kimlik elde etmesi, var olan işletmelerimizin bu firmalarla rekabet içerisine girmesi, yeni oluşumları meydana getirmiştir. Yaşanan ekonomik krizler tüm Türkiye’yi hem ekonomik hem de psikolojik olarak etkilemiştir. Kurumsallaşma çabası içerisindeki firmalarımız bu kriterleri oluşturup hizmet kalitesini arttırmaya çalışırken, kendi çalışanlarına göstermiş olduğu hoş görü şeklini yitirmelerine sebep olmuştur. Artık insanlar kurumsal firmalarda alabildikleri kadar avantaj alıp firma ile hiçbir duygusal bağ kurmadan sadece para kazanılan bir sistem olarak görmeye başladılar. Bu şekilde olunca umursamaz tavırlarla yabancılaşan insan grupları oluşmuş oldu. Yıllarını vererek çalıştığın firmalarda insanlar daha iyi bir fırsat yakaladıklarında bir anda ben gidiyorum diyip ayrılabilir oldular. Oysaki bizim kültürümüzde iyi niyet her zaman var olmuştur. Tabiî ki bu gelişim bizim yaşamlarımızı da etkiledi, çoğumuz kendi apartmanımızda oturanları bile tanımaz olmadık mı?&lt;/p&gt;    &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Tabii kurumsallaşan firmalarımız içerisinde bu yabancılaşmayı düşünenler de var moral ve motivasyonun sadece çalışanlarına yüksek maaş olarak görmeyenler de var. İşte ben bu tip firmalara kurumsal diğer firmalara ise kurum taklidi yapan firmalar olarak bakıyorum. Bence firmalar varlıklarının asıl sebebinin çalışan insanlardan geldiği anlamalı ve biri gider yenisi gelir mantığından uzaklaşması gerektiğini düşünüyorum. &lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/1769901756838128549/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/1769901756838128549' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/1769901756838128549'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/1769901756838128549'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2007/01/krumsallaan-trkiye-kaybedilen-deerler.html' title='Krumsallaşan Türkiye Kaybedilen Değerler'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8259680980214171563.post-2636171620322165949</id><published>2007-01-05T14:17:00.000+02:00</published><updated>2007-01-05T14:21:36.286+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="benlik"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Felsefe"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Hayat"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişilik"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="korku"/><title type='text'>Hayat kişinin var olmak istediği anda başlar</title><content type='html'>&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 10pt; font-family: Tahoma;&quot;&gt;İnsanın kendini tanıması gerekir ki yaşamına doğru yön verebilsin. Çoğu zaman bir çıkmaz içerisinde kendi belirsizliğini yaşar. Kimi zaman mutsuzluğumuzun sebeplerini bilmemize rağmen doğru tepkiler vermenin korkusundan yanlışlarımızı katlarız. Oysaki insan vermesi gereken tepkiyi zaten bilir fakat uygulamada bir an düşünür ve çevresel gelişiminin oluşturduğu kişilik çizgisinin sınırlarını, nedense zorlamaktan korkar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 10pt; font-family: Tahoma;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Kişilik çizgisi nedir ki? Zaten kişilik sınırlarını, verilen tavizleri insan kendi yaratmaz mı? Madem bunu yaratan kişinin kendisidir, neden bunları tekrardan şekillendirmekte bu kadar zorluk çeker. Neden korkarak hareket ederiz neler korkularımızı oluşturur? İşte hayatı sorgulamak bu kadar basitir. Tüm bu soruların kendimizde var olduğunu düşüyorsak. Kişilik çizgisi yaratmada kendimizi ne kadar sıktığımızı kabullenmemiz gerekir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 10pt; font-family: Tahoma;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Kişi, olmak istediği kişilik olmaya çabalar. Çevremizde havada serbestçe uçuşan bilgilerden kendimize hoş gelenleri alır ve bir bütün oluşuturuz. Bu bütün bi süre sonra o kadar sertleşir ki esnetip tekrardan kurmaktan korkarız. İşte bu yıkılmasından kontrolsüzce korktuğumuz bilgi temeli, bizi oluşturan temeldir. Oysaki korku yaratmaya hiç gerek yoktur. İnsan yaşamak istediğini özgürce yaşarsa gerçek benliğini bulabilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/feeds/2636171620322165949/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment/fullpage/post/8259680980214171563/2636171620322165949' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/2636171620322165949'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8259680980214171563/posts/default/2636171620322165949'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatyorumu.blogspot.com/2007/01/hayat-kiinin-var-olmak-istedii-anda.html' title='Hayat kişinin var olmak istediği anda başlar'/><author><name>Arman Memil</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06579077972238268385</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry></feed>