<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>ismailari.com</title>
	
	<link>http://ismailari.com</link>
	<description>İsmail Arı'nın anasayfası</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 17:25:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/ismailari" /><feedburner:info uri="ismailari" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><item>
		<title>Evrim karşıtlığı</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ismailari/~3/NETrrFf8smk/</link>
		<comments>http://ismailari.com/blog/evrim-karsitligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 17:24:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsmail Arı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ismailari.com/?p=3161</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Taksim'den metroya girerken gözüme bir sergi ilişti: Fosil sergisi. Kapıda bir görevli var. Geçen herkese "sergimize buyurun, ücretsiz" diyor. Hayırdır dedim, girdim. Gözüme ilk çarpan şey fosillerin üstündeki açıklayıcı yazıların altındaki bastıra bastıra yazılmış ibare. Fosillerin ışık tuttuğu en önemli maddeler şunlarmış: Canlılar (türler) hiç değişmemiş. Fosillerde nasılsa şu anda da öyleymiş. Tüm canlılar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Taksim'den metroya girerken gözüme bir sergi ilişti: Fosil sergisi. Kapıda bir görevli var. Geçen herkese "sergimize buyurun, ücretsiz" diyor.</p>
<p>Hayırdır dedim, girdim. Gözüme ilk çarpan şey fosillerin üstündeki açıklayıcı yazıların altındaki bastıra bastıra yazılmış ibare. Fosillerin ışık tuttuğu en önemli maddeler şunlarmış:</p>
<ul>
<li>Canlılar (türler) hiç değişmemiş. Fosillerde nasılsa şu anda da öyleymiş.</li>
<li>Tüm canlılar kusursuzmuş.</li>
</ul>
<p>İkinci şey de içerde küçük bir seminer olması ve gelenlerin bilgilendirilmesi.</p>
<p>Deniyor ki tüm canlılar böyle küt diye olmuş ve hiç değişmemiş. Yani insanoğlu da hiç mağara adamı falan olmamış, peyderpey günümüz insanı olmamış da, öyle pat diye oluvermiş bir anda. Hatta tüm canlılar insan için öyle pat diye yapılıvermiş.</p>
<p>Görevliler biyolog değil.</p>
<p>Gelen geçen herkes elini kolunu sallayarak yanlarından geçiyor, güvenlik neredeyse sıfır.</p>
<p>Burası İstanbul Taksim Metrosu'nun girişi. Günde yüzbinlerce kişi önünden geçiyor. Belki de bazı günler milyonlarca. Türkiye'deki en yoğun noktalardan biri. Orada bu sergiyi açabilmek için izin almak gerekiyor.</p>
<p>Gösterilen fosiller milyonlarca yıllık. Yanlış duymuyorsunuz, milyonlarca yıllık! Yani, bu organizasyonu yapanlar, milyonlarca yıllık fosilleri bulup bizim iyiliğimiz için ayağımıza kadar getirmişler. Hangi müzeden ne kadar süreli kiralandıklarını falan yazmaya gerek duymamışlar. Kendilerinin kim oldukları, nasıl finanse edildikleri, sergi açma iznini nasıl alabildikleri de pek önemli değil tabii. Bir de üşenmemişler, ne anlama geldiğini de bizim için düşünmüşler ve hap yapmışlar.</p>
<p>Bize düşen de bunu yutmak...</p>
<p>mı?</p>
<p>Hayır!</p>
<p>Sesimizi değil sözümüzü yükseltmek...</p>
<p>Bilimin ve özgür düşüncenin ışığını daha çok kişiye taşımak. Bunu, yorumlarla değil bulguları göstererek yapmak. Bunu yaparken bilimi de kutsallaştırmamak...</p>
<p>Bana kalırsa daha da önemlisi kardeşlerimize, çocuklarımıza, küçüklerimize mantığı, analitik düşünceyi, özgürce sorgulamayı öğretmek. Cevap vermek yerine soru sormanın daha önemli olduğunu göstermek. Bu özellikler kişinin olaylara bakışındaki temel yapıtaşlarını oluşturuyor. Bilim hayattaki onlarca önemli konudan yalnızca biri.</p>
<p>Notlar:</p>
<ul>
<li>İlgili bir video için <a href="http://www.youtube.com/watch?v=zEEY6YWO-qs">buraya</a> bakabilirsiniz. Kapıda duran, milyonlarca yıllık fosilleri hemen göreceksiniz.</li>
<li>Burası bir evrim bloğu değil. Bilgisayar bilimleri odaklı bir blog. Genetik algoritmalar gibi konular da bilgisayar bilimlerinin ilgi alanında. Bilgisayarınızı bir evrim laboratuvarına çevirebilirsiniz.</li>
<li>Evrim 'karşıt'ları her zaman olacaktır. Evrim güçlenmeye devam ettikçe karşıtlarının takipçi konumları daha da yerleşecek.</li>
<li>Evrim Allah yok demez: İnsanoğlu dahil tüm canlılar böyle pat diye olmadı, yaşamın kanunu evrilmektir der ve bunun açıklamasını yapar. İnançlı bir insan yerçekimi kanununa nasıl bir hayranlıkla bakıyorsa evrime de aynı gözle bakabilir. İnanmak onun kendi tercihidir, başkalarını ilgilendirmez.</li>
<li>Bir gün evrim de insanlığın nazarında dünyanın yuvarlak olması gibi bir yere gelecek ve şu anki 'karşıt' zihniyet bunun nasıl da mucizevi bir kanun olduğunun, her şeyin bu kurallarla evrildiğinin, bunun önceden müjdelendiğinin tellâlliğini yapacak. Fakat arkada, inanç sömürüsüyle elde ettikleri dağlar yanlarına kâr kalacak.</li>
</ul>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ismailari/~4/NETrrFf8smk" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ismailari.com/blog/evrim-karsitligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://ismailari.com/blog/evrim-karsitligi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Zaman ölçer</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ismailari/~3/kgSn983NV8Q/</link>
		<comments>http://ismailari.com/blog/zaman-olcer/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 15:34:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsmail Arı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Programlama]]></category>
		<category><![CDATA[matlab]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ismailari.com/?p=3142</guid>
		<description><![CDATA[Büyük büyük verilerde uzun uzun işlemler yapıyoruz. Kodu yazdık, bastık 'run'a. Bekle Allah bekle... Bir sayaç olaydı da bize geçen süreyi göstereydi, hatta kalan süreyi tahmin edeydi ne de güzel olurdu diye iç geçiriyoruz. Biliyoruz tic/toc var ama daha modüler bir şeyler olsun istiyoruz. Gelin, bugün böyle bir şey yazalım. Bunun için persistent anahtar sözcüğünü kullanacağız. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-thumbnail wp-image-3155" style="margin: 4px;" title="Sayaç" src="http://ismailari.com/wp-content/uploads/2012/01/sayaç-150x150.png" alt="" width="150" height="150" />Büyük büyük verilerde uzun uzun işlemler yapıyoruz. Kodu yazdık, bastık 'run'a. Bekle Allah bekle...</p>
<p>Bir sayaç olaydı da bize geçen süreyi göstereydi, hatta kalan süreyi tahmin edeydi ne de güzel olurdu diye iç geçiriyoruz. Biliyoruz <a href="http://www.mathworks.com/help/techdoc/ref/tic.html">tic</a>/<a href="http://www.mathworks.com/help/techdoc/ref/toc.html">toc</a> var ama daha modüler bir şeyler olsun istiyoruz. Gelin, bugün böyle bir şey yazalım.</p>
<p>Bunun için <code>persistent</code> anahtar sözcüğünü kullanacağız. Hatırlarsanız <a href="http://ismailari.com/blog/kalici-degiskenler/">kalıcı değişkenler</a> yaratmamıza yarıyordu kendisi. Kalıcı olmasını istediğimiz şey ölçümün ilk yapıldığı an.</p>
<p>Yazacağımız zaman ölçme fonksiyonu bir döngünün içinden çağıracağımızı düşünelim. Toplamda n tane iterasyon olsun ve fonksiyonu i. iterasyonda çağıracağımızı varsayalım ve başlayalım:</p>
<pre>function [gecenSure, kalanTahminiSure, mesaj] = zaman_olcer(i, n)
    persistent zaman</pre>
<p>Fonksiyon ilk kez çağrıldığında <code>zaman</code> değişkeni boş olacak, bunu hesaba katarak ilklendirmeyi yapalım:</p>
<pre>    if(isempty(zaman)) % İlk çağrıldığında t'yi şu anki zamana eşitle
        zaman = clock;
    end</pre>
<p>Geçen süreyi <a href="http://www.mathworks.com/help/techdoc/ref/etime.html">etime</a> fonksiyonu ile ölçmek çok kolay:</p>
<pre>    gecenSure =  etime(clock, zaman); % Geçen süre = şu anki zaman - bir önceki ölçüm</pre>
<p>Buraya kadar hava hoştu. Eğer kalan süreyi tahmin etmemiz bekleniyorsa, döngünün neresinde olunduğu bilgisi (<code>i</code> ve <code>n</code> parametreleri) verilmeli:</p>
<pre>    if nargout &gt; 1 % Birden fazla sonuç isteniyorsa
        assert(nargin == 2) % Şu anki döngü numarası ve toplam döngü sayısı verilmeli
        kalanTahminiSure = gecenSure / i * (n-i);
        if nargout &gt; 2 % mesaj olarak basılacaksa
            mesaj = sprintf('Geçen süre: %.1f sn. Tahmini kalan süre: %.1f sec\n', ...
                       gecenSure, kalanTahminiSure);
        end
    end
end</pre>
<p>Şimdi de test için, her döngüde (aynı dağılımdan gelen rastgele) bir süre harcayan şöyle basit bir betik yazalım:</p>
<pre>zaman_olcer(); % ilklendirme
K = 200;
for k = 1:K
    pause(rand/10) % Döngüde bir takım işlemler yapılsın ve biraz zaman alsın
    [gecenSure, kalanTahminiSure, mesaj] = zaman_olcer(k, K);
    fprintf(mesaj)
end</pre>
<p>İşimiz bittiğinde fonksiyonu silmeyi aman unutmayalım:</p>
<pre>clear zaman_olcer;</pre>
<p>Sonuçların her döngüde yeni bir satıra yazılması sizi rahatsız ediyor mu? Beni çok rahatsız ediyor. Gelin tek satırda bu işi çözelim! Sonucu eskisini güncelleyerek göstermeye yarayacak bir 'akıllı çıktı' fonksiyonu yazalım:</p>
<pre>function cikti = akilli_cikti(girdi)
    persistent silgi

    if(isempty(silgi))
        silgi = '';
    end

    cikti = sprintf([silgi, girdi]);
    silgi = repmat(sprintf('\b'), 1, length(girdi));
end</pre>
<p>Burada <code>silgi</code> dediğimiz değişken <code>girdi</code>'deki karakter sayısı kadar <code>'\b'</code> karakterinin yan yana dizilmesinden oluşuyor. <code>'\b'</code>, <em>backslash</em> yerine geçiyor; yani önceki yazılan karakterleri siliyor. <a href="http://www.mathworks.com/help/techdoc/ref/repmat.html">repmat</a> ise belli bir girdiyi yatay veya dikey döşeyerek daha büyük değişkenler elde etmeye yarıyor. Bu durumda <code>'\b'</code>leri yan yana döşüyor.</p>
<p>Artık test betiğimizdeki ekrana basma satırını güncelleyebiliriz:</p>
<pre>    fprintf(akilli_cikti(mesaj))</pre>
<p>Harika! Artık yüzlerce satır görmek yerine her döngüde güncellenen tek bir satırda ne olup bittiğinden haberdar olabiliyoruz.</p>
<p>Bu arada unutmayalım: Akıllı çıktıyı sadece zaman ölçmede değil, kaçıncı turu attığımızı görmek gibi binbir türlü küçük ekran raporlamalarında kullanabiliriz.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ismailari/~4/kgSn983NV8Q" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ismailari.com/blog/zaman-olcer/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://ismailari.com/blog/zaman-olcer/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Stackexchange'de puan arttırmak için birkaç tüyo</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ismailari/~3/JKFctdZ9S1Y/</link>
		<comments>http://ismailari.com/blog/stackexchangede-puan-arttirmak-icin-birkac-tuyo/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 16:00:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsmail Arı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Programlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ismailari.com/?p=3139</guid>
		<description><![CDATA[Türkçe yazılım geliştirme soru cevap sitesi için birçok destek geldi ve kısa sürede 200 destekçiye  ulaştık. Beta aşamasına geçebilmemiz için herhangi bir SX sitesinde 200+  puana sahip en az 100 kullanıcıya ihtiyacımız var. Şu an 44 kişideyiz. Yani özetle, nicelik cepte, şimdi sıra nitelikte. Arkadaşlarla konuşuyoruz, nasıl puan toplanır diye muhabbet çeviriyoruz. Bir sürü üstad [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://area51.stackexchange.com/proposals/34945/stack-overflow-in-turkish?referrer=0zpaIyVcMMM7uyvjVsZajA2">Türkçe yazılım geliştirme soru cevap sitesi</a> için birçok destek geldi ve kısa sürede 200 destekçiye  ulaştık. Beta aşamasına geçebilmemiz için herhangi bir SX sitesinde 200+  puana sahip en az 100 kullanıcıya ihtiyacımız var. Şu an 44 kişideyiz. Yani özetle, nicelik cepte, şimdi sıra nitelikte.</p>
<p>Arkadaşlarla konuşuyoruz, nasıl puan toplanır diye muhabbet çeviriyoruz. Bir sürü üstad varken ben bu işin muhatabı sayılmam ama yine de birkaç tüyo verebilirim.</p>
<p>Öncelikle <strong><a href="http://stackexchange.com/sites">SX siteleri</a> arasından gözünüze birini kestirin</strong>. Teknik konularda bir sürü site var. Ama dahası da var. Örneğin, gezmeyi çok severseniz Travel'ı seçebilirsiniz, ya da oyun oynamayı seviyorsanız oyun siteleri de olur. Veya aşçılık, dil, her ne isterseniz.</p>
<p>Sonra bu site içindeki <strong>ilgi alanınıza giren etiketi "favorite tags" kısmına ekleyin</strong>. Siteye girdiğinizde etikete tıklayarak filtrelemeye olanak sağlayacak ve navigasyonu kolaylaştıracaktır. Birkaç etiket de ekleyebilirsiniz.</p>
<p>RSS okuyucunuz ile <strong>etiketin sayfasına abone olun</strong>. Örneğin ben Google Reader'a <a href="http://stackoverflow.com/questions/tagged/matlab">adresini</a> girerek MATLAB etiketine üye olmuştum. İsterseniz sadece bunun için bir "RSS notifier" programı indirip yeni gelen soruları ilk okuyan siz olursunuz. Sadece bunun için diyorum çünkü Reader'a her gelen yazı için uyarılmayı istemem. Sizin de isteyeceğinizi sanmıyorum.</p>
<p><strong>İlk cevap veren siz olun</strong>. Cevabını bildiğiniz soruya hızlıca cevap verin. Eksikler olabilir, sonradan düzenleme yapabilirsiniz.</p>
<p>Stackoverflow meta sitesindeki şu soruya ve cevaplarına bir bakın: <a href="http://meta.stackoverflow.com/questions/17204/6-simple-tips-to-get-stack-overflow-reputation-fast">6 simple tips to get Stack Overflow reputation fast</a> </p>
<p>Başka önerileriniz varsa yorum olarak girmeniz beni çok mutlu eder.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ismailari/~4/JKFctdZ9S1Y" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ismailari.com/blog/stackexchangede-puan-arttirmak-icin-birkac-tuyo/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://ismailari.com/blog/stackexchangede-puan-arttirmak-icin-birkac-tuyo/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Sadece çekiç yetiştirmek</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ismailari/~3/k8LyZ0PtMR0/</link>
		<comments>http://ismailari.com/blog/sadece-cekic-yetistirmek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 12:32:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsmail Arı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ismailari.com/?p=3134</guid>
		<description><![CDATA[ Eğitim sistemimizde en başarılılar belli mesleklere yöneltiliyor. Bu yıllara göre değişebiliyor. Şimdilerde durum bilgisayar, elektrik-elektronik ve endüstri mühendislikleri ile tıp leyhinde. Bütün üniversitelerde istisnasız bu meslekler en gözde öğrencileri alıyor. Neredeyse sözel veya sanatsal hiçbir meslek bu kadar gözde değil. En üzücü olanı ise idealist öğrencilerin hayallerini süsleyen matematik, fizik, biyoloji gibi bölümlerin sırf bu kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3135 alignright" style="margin: 5px;" title="polymath" src="http://ismailari.com/wp-content/uploads/2012/01/polymath.jpg" alt="" width="363" height="269" /> Eğitim sistemimizde en başarılılar belli mesleklere yöneltiliyor. Bu yıllara göre değişebiliyor. Şimdilerde durum bilgisayar, elektrik-elektronik ve endüstri mühendislikleri ile tıp leyhinde. Bütün üniversitelerde istisnasız bu meslekler en gözde öğrencileri alıyor. Neredeyse sözel veya sanatsal hiçbir meslek bu kadar gözde değil. En üzücü olanı ise idealist öğrencilerin hayallerini süsleyen matematik, fizik, biyoloji gibi bölümlerin sırf <em>bu kadar puan yaptın, yazık olmasın</em> diye gelen mahalle baskısından çektikleri.</p>
<p>Zamanında Almanya'da bilişsel bilimcilerin düzenlediği kod reçeli (code jam) denilen birkaç günlük bir <a href="http://neuralensemble.org/meetings/CodeJam3.html">etkinliğe</a> katılmıştım. Aralarındaki bilgisayarla görü alanındaki tek araştırmacı bendim. Hatta bilgisayar mühendisi kökeninden gelen ender katılımcılardandım. Biyoloji veya fizik mezunu birçok katılımcı mevcuttu. Öğle yemeklerinde yazılımla ilgili muhabbet dönerdi. Ağzım açık dinlerdim. Memlekette alışmışım, temel bilimciler C'yi öğrenene kadar mezun olurlar. Oysa burada durum bambaşka; nasıl olur da bu kadar iyi yazılım bilirler! Geliştirdikleri onlarca yazılım kütüphanesi var. Bir eleman vardı, Pragmatic Programmer kitabını ondan öğrendim, kendisi biyolog... Bir de bizim üniversite sayfalarımıza bir göz atın. Kütüphane geliştirmeyi bir yana bırakın, çoğunun web sayfası bile yok.</p>
<p>Boğaziçi'nde Calculus dersi veya herhangi bir kitle dersi alan herkes bilir. Bölümlere göre öğrencileri sıralarsak üniversite giriş puanlarıyla korelasyon cidden de çok yüksek çıkar. Geçende fizikten bir hocam eğitim bölümü öğrencilerinden yakınıyordu. Hazırladığı excel tablosunu gösterdi; fizik giriş dersinden kalan öğrencilerin çoğu eğitim fakültesi öğrencileri. Hatta çiftdikişden bile fazla. İleride fizik öğretmeni olacaklar da azınlık değil! Bölümler bir organizmanın organları gibiler. Bir taraf eksik kalınca diğerleri de bundan nasibini alıyor. Biz matematik bölümünden matematik dersi alırız, başkası bizden programlama öğrenir, birlikte sosyal dersler alırız...</p>
<p>Maalesef ipler en baştan kopuyor. Öğrenciler çeşitli mesleklere yöneltilmek yerine belli meslek gruplarına resmen itiliyor ve bölümler arası uçurum doğuyor. Buna tek yönlü yetiştirilen öğrenciler de eklenince etraf çekiçten geçilmiyor. Sanki şu hayattaki her problem çivi!</p>
<p>Not: Üniversite giriş sınavlarının bir öğrencinin ne kadar iyi olacağının salt göstergesi olduğuna inanmıyorum. Fakat tamamen değersiz olduğunu da düşünmüyorum. Bu sebeple, <em>başarılı</em> tabirini kullandım. Buradaki başarı eğitim sisteminin sunduğu basamaklardaki  başarıyı ifade ediyor.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ismailari/~4/k8LyZ0PtMR0" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ismailari.com/blog/sadece-cekic-yetistirmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://ismailari.com/blog/sadece-cekic-yetistirmek/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Beyin bu(ğu)lama</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ismailari/~3/2R7iqKhH7f4/</link>
		<comments>http://ismailari.com/blog/beyin-bugulama/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Jan 2012 14:12:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsmail Arı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ismailari.com/?p=3128</guid>
		<description><![CDATA[Bugün bir dersin proje sunumlarına girdim. Ne kaldı aklında diye sorsalar iki kelimeyle şöyle özetleyebilirim: Beyin bu(ğu)lama.  Beyin bu(ğu)lama şöyle yapılır: Malzemeler Bir adet özenle hazırlanmış powerpoint sunumu. Sunumda olması gerekenler: Düzyazı Karmaşık denklemler Eğlencelik malzeme (gülücük falan) Müthiş yüksek başarımlı sonuç tabloları Kopyala-yapıştır resimler ve figürler Tutarsız notasyon, hatta notasyonsuzluk Öz hazırlık Sunum için ışıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün bir dersin proje sunumlarına girdim. Ne kaldı aklında diye sorsalar iki kelimeyle şöyle özetleyebilirim: Beyin bu(ğu)lama. </p>
<p>Beyin bu(ğu)lama şöyle yapılır:</p>
<h3 id="toc-malzemeler">Malzemeler</h3>
<ul>
<li>Bir adet <a href="http://www.youtube.com/watch?v=lpvgfmEU2Ck" target="_blank">özenle hazırlanmış</a> powerpoint sunumu. Sunumda olması gerekenler:</li>
<ol>
<li>Düzyazı</li>
<li>Karmaşık denklemler</li>
<li>Eğlencelik malzeme (gülücük falan)</li>
<li>Müthiş yüksek başarımlı sonuç tabloları</li>
<li>Kopyala-yapıştır resimler ve figürler</li>
<li>Tutarsız notasyon, hatta notasyonsuzluk</li>
</ol>
</ul>
<h3 id="toc-z-hazrlk">Öz hazırlık</h3>
<p>Sunum için ışıkları kapanınca uyumaya müsait olabilecek, havasız bir sınıf seçin. Kaloriferi sonuna kadar açın, pencereleri açmayın. Dinleyiciler pembeleşinceye kadar bekleyin.</p>
<h3 id="toc-yapl">Yapılışı</h3>
<p>Öncelikle bir saattir zaten orada bekleyen dinleyicilere bi <em>welcome</em> çekin.</p>
<p>Perdenin önüne geçin, sırtınızı dinleyicilerinize dönün ve yaptıklarınızı elinizle göstererek anlatın.</p>
<p>Konuları sürekli karıştırın ki dibi tutmasın. Bir ondan bahsedin, bir bundan bahsedin. Dedikleriniz tam anlaşılmasın, <em>well, yea, hmm</em> diye yuvarlayıp geçin. </p>
<p>Figürler gösterin. Dikkat edin, figürlerde eksen adları veya tanımlayıcı bir şey olmasın. Bu figürleri kendiniz üretmekle aman aman hiç uğraşmayın, İnternet ne güne duruyor? Figürler çok önemli, ne demiş Juan Osbourne; bir resim bin kelimeye bedel. Bol bol kopyala yapıştır resim ve figür kullanın. Saydamda boş yer kalmasın.</p>
<p>Denklemler sade olmasın. Formüller havada uçuşsun ki görenler <em>vay be adama bak, amma matematik koymuş haa</em> desinler.</p>
<p>Dile önem verin. Aynı kelimeleri tekrar tekrar söyleyin. Beynin aynı kılcallarına sıkı çalışın. Örneğin her saydam değişmesinde <em>yes</em> diyerek radyo spikerliğinden tv'ye terfi eden Orhan Ayhan misali sayfa değiştirdiğiniz için sunumunuza katılanları bilgilendirin. Soru sorulduğunda güzelce bir cevaplayın. Karşıdaki anlamazsa aynı şeyi tekrar anlatın. Anlamaz da tekrar sorarsa aynı biçimde bir kez daha anlatın. Daha da anlayamıyorsa, yuh, o artık onun sorunudur. Özel muamele yapmanıza gerek yok; süreçte o da bu(ğu)lanacaktır. Geçin.</p>
<p>Sonuçları afilli, janjanlı ve de cafcaflı gösterin. Özellikle yüksek olanları kalın yapın veya farklı renk ile gösterin. Yorumlayın. Ama dikkat edin, yorumu sonuçları göstermeden önce yapmayın. Yani sunumda ilerlerken <em>böyle yapmak mantıklı olacak, motivasyonumuz budur, bu yöntemden şu anlamda daha üstün</em> falan demeyin. Sonuç üstünden dönen tartışmalar her zaman daha çekicidir, bunu asla unutmayın. Yoksa sonuçlanan maçların üstünden 2 saat geçmeden değerli Fanatik okurları yüzlerce yorum bırakmazdı. Sonuçları görünce en ilgisiz kişinin bile bir yorumu olacaktır, bunu göz ardı etmeyin.</p>
<p>Kontrollü deney yapmayın. Öyle bir deneyin, ne çıktıysa artık. Tek bir örnek gösterin. Hele istatistiksel öneme hiç girmeyin. Maazallah, yakarsınız beyni.</p>
<p>Yaptığınız şeylerin gizemli olmasına özellikle dikkat edin. Anlaşılır olmasın. Temel örnekler hazırlamayın, karmaşık figürler yaptığınız işin ne kadar da zor olduğunun göstergesidir. Hatta siz bile anlamayın. Kara kutular açılmadan kalsın.</p>
<h3 id="toc-sos-iin">Sos için</h3>
<p>Kısaltmalar bu(ğu)lamaya  tat katar. Mutfaktaki tüm kısaltmaları kullanın; FFT, PCA, DTW, DCT, NN, GS, F16, AKM, TDK, 559c... elde ne varsa artık. Kullanımdan önce ne olduğunu tanımlamayın, öyle daha iyi sonuç alırsınız.</p>
<p>Afiyet olsun.</p>
<p style="text-align: center;">* * *</p>
<p><strong>Not:</strong> Bu yazıyı herhangi birini kişisel olarak eleştirmek ya da rencide etmek adına kesinlikle yazmadım. Hatta bugün bu(ğu)lanan beynim yaşadığım tüm eski bu(ğu)lanmaları yeşertti, genele atfen düşündüm. Maalesef hepimiz bu bu(ğu)lanmanın içinde bir şekilde çırpınıyoruz ve araştırma yaptığımızı sanıyoruz. Bu durum yüksek eğitim/öğretim sistemimizde sürekli tekrarlıyor; maalesef kronik bir vaka haline gelmiş gibi görünüyor. Bu(ğu)lanmam gidince bunun sebep ve olası çözüm yolları üstüne kafa yormayı çok istiyorum.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ismailari/~4/2R7iqKhH7f4" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ismailari.com/blog/beyin-bugulama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://ismailari.com/blog/beyin-bugulama/</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>

