<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:creativeCommons="http://backend.userland.com/creativeCommonsRssModule" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Kalpsiz.net | Bir kalbin için'de ağlıyor AŞK !</title>
	
	<link>http://www.kalpsiz.net</link>
	<description>Z/amansız sus/ma ömrüm!</description>
	<pubDate>Sun, 05 Jul 2009 00:49:43 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by/2.0/</creativeCommons:license><image><link>http://creativecommons.org/licenses/by/2.0/</link><url>http://creativecommons.org/images/public/somerights20.gif</url><title>Some Rights Reserved</title></image><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/kalpsiz" type="application/rss+xml" /><item>
		<title>Kadınların dili / Bükçe’yi öğrenmek</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kalpsiz/~3/MLlSAzfB3rQ/</link>
		<comments>http://www.kalpsiz.net/kadinlarin-dili-bukceyi-ogrenmek/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2009 00:46:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KaLpsiz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<category><![CDATA[asim yildirim]]></category>

		<category><![CDATA[bükce]]></category>

		<category><![CDATA[kadin]]></category>

		<category><![CDATA[kadin dili]]></category>

		<category><![CDATA[kadinlar]]></category>

		<category><![CDATA[kadinlarin dili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsiz.net/?p=197</guid>
		<description><![CDATA[
Oğlum bir hafta sonra evleniyor. Sorumluluk sahibi bir baba olarak ona öğüt vermem gerekiyor. Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi ağız tadıyla öğüt vermeme izin vermez, sözü ağzımdan kapıp kendi devam eder. İş yerimden oğluma telefon açtım, &#8220;Akşam yemeğini dışarıda birlikte yiyelim.&#8221; dedim. Deniz kenarındaki şirin lokantada şimdi onu bekliyorum.

Bu kadar uzun yazıyı okuyamam diyorsanız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img404.imageshack.us/img404/5535/lazyimgaq1.jpg" alt="http://img404.imageshack.us/img404/5535/lazyimgaq1.jpg" /></p>
<p>Oğlum bir hafta sonra evleniyor. Sorumluluk sahibi bir baba olarak ona öğüt vermem gerekiyor. Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi ağız tadıyla öğüt vermeme izin vermez, sözü ağzımdan kapıp kendi devam eder. İş yerimden oğluma telefon açtım, &#8220;Akşam yemeğini dışarıda birlikte yiyelim.&#8221; dedim. Deniz kenarındaki şirin lokantada şimdi onu bekliyorum.</p>
<p><span id="more-197"></span></p>
<p><strong>Bu kadar uzun yazıyı okuyamam diyorsanız aşağıda sesli anlatımıda var dilerseniz oradan dinleyebilirsiniz. <img src='http://www.kalpsiz.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </strong></p>
<p>Geliyor aslan parçası, yakışıklılığı da aynı ben. Yan masadaki kızlar gözleriyle oğlumu süzüyorlar. Bakmayın kızlar, onu kapan çoktan kaptı.<br />
Hoş beşten sonra konuya giriyorum.<br />
-Oğlum haftaya düğünün var, bir baba olarak sana bazı konularda yol yordam göstermem gerekiyor.<br />
Çocukluğunda suç işlediği zamanlardaki gibi birden bire kızardı. Kerata ne anlatacağımı zannettiyse!<br />
-Baba ben yirmi altı yaşındayım, bazı şeyleri biliyorum artık.<br />
-Ah senin o biliyorum zannettiğin konularda da çok bilmediğin çıkacak ama ben o konulardan bahsetmeyeceğim. Keşke konuşabilseydik ama henüz o kadar modern olamadım.<br />
Rahat bir nefes aldı. Bu arada yemeklerimiz de geldi. Oğlumla şöyle keyif yaparak muhabbet edelim bakalım.<br />
-Kaç dil biliyorsun oğlum sen?<br />
-İngilizce, Fransızca, bir de Türkçe&#8217;yle üç dil oluyor.<br />
-Bugün ben sana dördüncü dili öğreteceğim. Dilin adı Bükçe. Kadınlar tarafından kullanılır. Sen buna &#8220;kadın dili&#8221; de diyebilirsin.<br />
Güldü. Güldüğü zaman benim yanağımdaki gibi küçük bir gamzesi var, o ortaya cıkıyor.<br />
-Kadınların ayrı bir dili mi var?<br />
-Tabii ki. Eğer kadın dilini bilirsen bir kadınla yaşamak dünyanın en büyük zevkidir, ama bu dili bilmezsen hayatın kararabilir. O yüzden bir kadınla mutlu olmak isteyen her erkek Bükçe&#8217;yi öğrenmeli.<br />
İyi de niye Bükçe?<br />
-Çünkü kadınlar konuşurken, genellikle söyleyecekleri sözü net söylemezler. Eğip bükerler; onun için dilin adını; &#8220;Bükçe&#8221; koydum.<br />
-&#8221;Bükçe zor bir dil mi baba?&#8221; diye sordu gülerek.<br />
-Bana bak, çok önemli bir konu ama eğleniyor gibisin, biraz ciddiye al. Bir kadınla mutlu olmak istiyorsan bu dili bilmen çok önemli. Çünkü kadınlar sözü bükerek bükçe konuşurlar sonra da senin sözün doğrusunu anlamanı beklerler. Felsefesini anlarsan kolay, anlamazsan zor. Mesela Çinli bir karın var, sen karına sürekli Fransızca &#8220;seni seviyorum&#8221; diyorsun ama karın hiç Fransızca anlamıyor. Fransızca &#8220;seni seviyorum&#8221;un onun için bir anlamı yoktur. Ona Çince &#8220;seni seviyorum&#8221; dediğinde seni anlayabilir.<br />
-Tamam baba, haklısın ciddiyetle dinliyorum. Peki, sence kadınlar neden bizimle aynı dili konuşmuyorlar, söyleyeceklerini direkt söylemiyorlar?<br />
-Bence bir kaç sebebi var. Birincisi, duygusal oldukları için, hayır cevabı alıp kırılmaktan korktuklarından sözlerini de dolaylı söylüyorlar. İkincisi, kadınlar dünyaya annelikle donanımlı olarak gönderildikleri için onların iletişim yetenekleri çok güçlü.<br />
-Bu konuda biz erkeklerden bir sıfır öndeler yani.<br />
-Ne bir sıfırı oğlum, en az on sıfır öndeler. Düşünsene, henüz konuşmayan, küçük bir çocuğun bile yüz ifadesinden ne demek istediğini hemen anlıyorlar. İşin kötüsü kendileri leb demeden leblebiyi anladıkları için biz erkekleri de kendileri gibi zannediyorlar. Onun için leb deyip bekliyorlar. Hatta bazen, leb demek zorunda kaldıkları için bile kızarlar. &#8220;Niye leb demek zorunda kalıyorum da o düşünmüyor?&#8221; diye canları sıkılır.<br />
-Biz de bazen Canan&#8217;la böyle sorunlar yaşıyoruz. &#8220;Niye düşünmedin?&#8221; diye kızıyor bana.<br />
-Kızarlar oğlum, kızarlar. Kadınlar ince düşüncelidirler, detaycıdırlar, küçük şeyler gözlerinden hiç kaçmaz. Bizim de kendileri gibi düşünceli olmamızı beklerler, fakat erkekler onlar gibi değil. Biz bütüne odaklıyız, onlar detaya. Beyinlerimiz böyle çalışıyor.<br />
-Ne olacak baba o zaman, yok mu bu işin çaresi?<br />
-Var dedik ya oğlum, Bükçe&#8217;yi öğreneceksin, bunun için buradayız. Hazır mısın?<br />
-Hazırım baba.<br />
-Bükçe bol kelime kullanılan bir dildir. Biz erkeklerin on kelime ile anlattığı bir konu, Bükçe&#8217;de en az yüz kelime ile anlatılır. Dinlerken sabırlı olacaksın. Mesela karın o gün kendine elbise aldı, diyelim. Bunu sana &#8220;Bugün bir elbise aldım.&#8221; diye söylemez. Elbise almak için dışarı çıktığından başlar, kaç mağazaya gittiğinden, almak için kaç elbise denediğinden, indirimlerden, yolda gördüğü tanıdıklarından, alırken yaptığı pazarlıktan devam eder ve sana kocaman bir hikaye anlatır.<br />
-Hikaye dili yani.<br />
-Aynen öyle. Sen akıllı bir erkek olarak ona asla, &#8220;Hikaye anlatma, ana fikre gel, kısa kes.&#8221; demeyeceksin. Böyle bir şey dediğinde bittin demektir. İster öyle de, istersen &#8220;seni sevmiyorum.&#8221; de. İki durumda da &#8220;seni sevmiyorum&#8221; demiş olacaksın.<br />
-Ne alakası var baba &#8220;seni sevmiyorum&#8221; demekle &#8220;kısa anlat&#8221; demenin?<br />
-Çok alakası var. Kadınlar dinlenmedikleri zaman sevilmediklerini düşünürler.<br />
-Bu önemli. Bükçe&#8217;de dinlemek sevmektir diyorsun.<br />
-Aynen öyle. Devam edelim. Bükçe ima dolu bir dildir. Kadınlar konuşurken bir şeyler ima etmeyi severler. Biz erkekler de imalı konuşuyoruz diye düşünürler ve gözlerimizle onlara ne demek istediğimizi çözmeye çalışırlar. Oysa erkeklerin ima yeteneği pek gelişmemiştir. Bizim kastımız söylediğimiz şeydir.<br />
-Geçen hafta Canan bana &#8220;Bir kaç kilo daha versem gelinliğin içinde daha iyi duracağım.&#8221; dedi. Ben de &#8220;Böyle de iyisin.&#8221; dedim. Canı sıkıldı, bir kaç saat surat astı. &#8220;Neyin var?&#8221; diye sordum. &#8220;Hiçbir şeyim yok.&#8221; dedi. Sence nerede hata yaptım?<br />
-&#8221;Böyle de iyisin&#8221; derken o &#8220;de&#8221; ekini orda kullanmamalıydın. Canan bunu şöyle anlamıştır. &#8220;Böyle de fena sayılmazsın, eh işte, idare edersin ama tabi daha da iyi, daha da güzel olabilirsin.&#8221;<br />
-Peki ne demem gerekiyordu?<br />
-Şunu hiç unutma. Kadınlar kendileri ile ilgili, giysileri ile ilgili ya da aileleri ile ilgili bir soru soruyorlarsa, kesinlikle iltifat bekliyorlardır. Es kaza eleştirmeye kalkarsan yandın. Bunu hiç unutmazlar. O gün &#8220;Hayatım sen zaten çok güzelsin, kilo vermeye falan bence ihtiyacın yok.&#8221; deseydin, günün zehir olmazdı. Mesela bir gün kucağına oturup &#8220;Ağır mıyım?&#8221; derse sakın; &#8220;Evet, biraz&#8221; falan deme &#8220;Hayır&#8221; de.<br />
-Yani diyorsun ki bir kadın her daim güzeldir, her giydiği yakışır ve her kadının annesi bir hanımefendi, babası da beyefendidir. Bana ne yaparlarsa yapsınlar.<br />
-Aferin oğlum, çok hızlı anlıyorsun bana çekmişsin. Kadının, kendi anne babasıyla sorunu olsa, kendi eleştirir ama asla senin eleştirmeni kabul etmez. Bunu kendine hakaret olarak alır.<br />
-Ve asla unutmazlar, değil mi?<br />
-Aynen öyle. Yıllar once annene, annesi için &#8220;Biraz cimri.&#8221; demiştim. Hala &#8220;Sen benim annemi sevmezsin.&#8221; der ve annesi bize bir şey aldığında gözüme sokar, en çok göreceğim yere koyar.<br />
-Hadi o konularda dilimi tutarım da, şu ima işini çözmek zor geldi.<br />
-Zor gibi ama biraz gayret edersen çözersin. En önemlisi imaları anlayacaksın ama &#8220;Sen şunu mu demek istiyorsun?&#8221; diye asla yüzüne vurmayacaksın.<br />
-Anladım. Anlayacaksın ama anladığını belli etmeyeceksin. Buna şöyle de diyebiliriz. O beni iğnelediğinde &#8220;Niye bana iğne batırıyorsun?&#8221; diye sormayacağım, o iğneyi ben kendi kendime batırmışım gibi yapacağım.<br />
-Güzel ifade ettin oğlum. Mesela dün öğlen annen beni aradı. &#8220;Akşama tok mu geleceksin?&#8221; diye sordu. Beni biliyorsun akşam yemeklerinde hep evdeyimdir. Kırk yılda bir dışarıda yerim onu da haber veririm. Tabi ben hemen anladım annenin ne demek istediğini. &#8220;Tok gel, yemekle uğraşmak istemiyorum&#8221; demek istiyor. Anladım ama tabi &#8220;Ne demek istiyorsun?&#8221; demedim.<br />
-Dün çok yorulmuştu baba, düğün alışverişine çıkmıştık.<br />
-Bunun pek çok sebebi olabilir. Yorulmuş olabilir, bir kabul gününden tok gelmiş olabilir, bin beş yüzüncü diyetine başlamış ve o gün yemekle uğraşmak istemiyor olabilir. Ama bunu biz erkekler gibi kısa yoldan &#8220;Canım benim karnım tok, sen de dışarıda bir şeyler ye, ya da yorgunum, gelirken bir seyler getir yiyelim.&#8221; demez. Sanki böyle derse, iyi ev kadını rütbesi tozlanacak, mevki kaybedecek. İlla Bükçe anlatacak, asık bir yüzle karşılaşmamak için senin de anlaman gerekiyor. &#8220;Hayır, evde yiyeceğim ama istersen hazır bir şeyler alıp geleyim, ne dersin?&#8221;dedim. &#8220;Tamam.&#8221; dedi. Döneri sever biliyorsun, dün eve giderken, ekmek arası döner yaptırdım. Onun dönerini de porsiyon yaptırdım. Bunu düşündüğüm için ayrıca sevindi. O da diyette, düğünde daha zayıf görünme derdinde bu sıralar.<br />
-Bu Bükçe&#8217;de kısa konuşma yok mu baba?<br />
-Var ama yerinde olsam hiç tercih etmezdim. Kadın konuşmuyorsa ya da kısa konuşuyorsa kesin ciddi bir sorun var demektir. Mesela baktın canı sıkkın, soruyorsun, &#8220;Neyin var?&#8221; diye. &#8220;Hiçbir şeyim yok.&#8221; diyorsa, aman bir şeyi yokmuş diye bırakma. Yoksa az sonra, çok ilgisiz olduğundan yakınarak, ağlamaya başlar.<br />
-Bükçe&#8217;de &#8220;Hiçbir şey yok.&#8221; demek; &#8220;Çok şey var, benimle ilgilen.&#8221; demek oluyor, o zaman.<br />
-Evet. Biz erkekler &#8220;Bir şey yok.&#8221; diyorsak, ya gerçekten bir şey yoktur, sadece başımızı dinlemek istiyoruzdur ya da bir sey vardır ama; &#8220;Şu anda konuşacak bir şey yok.&#8221; diyoruzdur. Her ikisinde de konuşmak istemiyoruzdur. Ama kadınlar ilgiyi sevgi olarak gördükleri için &#8220;Bana değer veriyorsan, ilgilen ki anlatayım.&#8221; demek istiyordur. Çok nadiren gerçekten anlatmak istemiyor olabilir, o zaman da fazla üstüne varıp bunaltmayacaksın tabi.<br />
-Bir arkadaşım da &#8220;Kadınların &#8216;Peki.&#8217; demesi tehlikelidir&#8221; demişti.<br />
-Doğru. Bir kadının ağzından çıkan kuru bir &#8216;peki&#8217;, &#8216;olur&#8217;, &#8216;tamam&#8217; her zaman tehlikelidir. Bu Bükçe&#8217;de &#8220;Şimdi tamam diyorum ama acısını daha sonra çıkaracağım.&#8221; demektir. Sana en kısa zamanda kesin bir ceza keser. Fakat pekinin yanında &#8220;Peki canım, olur hayatım&#8221; gibi bir hoşluk ekliyorsa korkmaya gerek yok.<br />
-Zor bir dil baba.<br />
-Yok yok gözün korkmasın, her yabancı dil gibi. İlk başlarda biraz çalışacaksın, pratik yapacaksın, bazen hatalar yapacaksın, dikkat edeceksin sonra otomatiğe bağlanırsın. Kolay yanı şu; senin Bükçe konuşman gerekmiyor. Dili anlaman yeterli.<br />
-Anlamak da pek kolay değil ama.<br />
-Korkma, o kadar zor değil. En önemli kuralları ben sana öğretiyorum zaten. Devam edelim. Kadınlar istediklerini söylemek zorunda kalınca, düşünemediğimiz için biz erkeklere kızarlar ve konuşurken suçlayarak konuşurlar; fakat suçladıklarının farkında olmazlar. Sitem ediyoruz zannederler.<br />
-Nasıl yani?<br />
-Mesela, karın sana &#8220;Ne zamandır dışarı çıkmadık.&#8221; derse bunu suçlama olarak üstüne alma, canı seninle gezmek istiyordur, bunu sen düşünüp teklif etmediğin için kalbi kırılmıştır. Maksadı seni suçlamak değildir. &#8220;Daha geçenlerde gezmeye gittik.&#8221; gibi bir savunmaya girme. &#8220;Tamam canım haklısın, ben de istiyorum, en kısa zamanda gideriz.&#8221; de, konu kapanır. Tabi ilk fırsatta da sözünü yerine getirirsen iyi olur.<br />
-Küçük ama önemli detaylar.<br />
-Aynen öyle. Mesela karın &#8220;Üşüdüm.&#8221; diyorsa, &#8220;Üstünü kalın giy.&#8221; demeni ya da kombiyi açmanı değil, ona sarılmanı istiyordur.<br />
-Keşke okullarda öğretselerdi biz erkeklere Bükçe&#8217;yi. Ne kadar erken başlasak o kadar çabuk kavrayabilirdik belki.<br />
-Haklısın, aslında ben de sana öğretmek için geç kaldım. Neyse zararın neresinden dönülse kardır.<br />
-Not mu alsaydım&#8230; Epeyce detayı varmış dilin.<br />
-Sen bilirsin oğlum, unutacaksan al. Keşke ben de not alıp gelseydim. Umarım sana eksik öğretmem. Şimdi aklıma geldi. Kadınların en nefret ettiği sözcük &#8220;Fark etmez.&#8221;dir. &#8220;Fark etmez&#8221;i kadınlar &#8220;Hiç umurumda değil, ne yaparsan yap.&#8221; diye anlarlar.<br />
-En değerli sözcük nedir?<br />
-Sen bil bakalım.<br />
-&#8221;Seni seviyorum.&#8221; herhalde.<br />
-Evet, kadınlar &#8220;Seni seviyorum.&#8221; sözünü sık sık duymak isterler. Biz erkekler; &#8220;Söylemiştim, zaten biliyor.&#8221; diye bu konuda gaflete düşmemeliyiz.<br />
-Bükçe sadece konuşma dili midir baba? Bunun bir de davranış dili var gibi geliyor bana.<br />
-Zekan kesinlikle bana çekmiş. Ben de tam ona geliyordum. Davranışlar da çok önemli tabii. kadınlar küçük şeylere önem verirler. Akşam ona sarıl, televizyon seyrediyorsan sarılarak seyret. Gündüz onu düşündüğünü ifade etmek için kısacık da olsa bir mesaj gönder, küçük sürprizler yap. O yemek hazırlarken ona yardım et, salata yap, çay demle.<br />
-Akşam gelip sırt üstü yatmak yok yani.<br />
-Gözünde büyütme. Sayınca çok şey gibi görünüyor ama aslında bunlar zaman alacak, zor ve masraflı şeyler değil. Sen bu küçük şeylere dikkat et, zaten karın sana paşa gibi davranır, seni yormaz. Bir erkek bu küçük şeylere dikkat etmezse zamanını karısıyla büyük kavgalar yaparak geçirir. Sevgiyle geçirmek varken niye kavgayla geçiresin ki? Kadınlar çok vericidir ama, eğer sen hep alıp hiç vermezsen, bir gün birden patlarlar. Küçük küçük alırlarsa, büyük büyük verirler.<br />
-Tamam baba, bunlara dikkat edeceğim.</p>
<p>Garson yemek tabaklarını kaldırırken oğlumun telefonu çalmaya başladı. Belli ki nişanlısı arıyor, konuşmak için deniz kenarına doğru adımlamaya başladı. Az sonra geldi.<br />
-Baba çok teşekkür ederim. Bükçe&#8217;yi anlamaya başladım. Canan aradı. &#8220;Salonun perdeleri ne renk olsun karar veremedim, yarın birlikte mi baksak?&#8221; dedi. Tam &#8220;Fark etmez, sen seç.&#8221; diyecektim ki bunu senin söylediğin gibi &#8220;Ev de perde de umurumda değil.&#8221; gibi anlayacağı aklıma geldi. &#8220;Tabii canım, istersen birlikte bakabiliriz ama ben senin zevkine güveniyorum, sen seç istersen.&#8221; dedim, çok mutlu oldu. Kendi seçecek.<br />
-O zaten perdeyi çoktan seçmiştir de kadınlar illa yaptıklarını onaylatmak isterler. Birlikte de gitsen o seçtiği perdeyi almak isteyecektir. Biz erkekler onların ne demek istediklerini anlarsak, işlerden kolay sıyırırız.<br />
-Baba tekrar teşekkür ederim. Bu iyiliğini hiç unutmayacağım. Bana Bükçe&#8217;yi öğretmeseydin h ali mi düşünmek bile istemiyorum.<br />
Şanslısın oğlum. Benim seninki gibi bir babam yoktu. Bunları deneye yanıla öğrenmem yıllarımı aldı. Sen yine iyisin, hazıra kondun. Güle güle kullan, isteyene de öğret, herkes de güle güle kullansın. Kullansınlar ki yüzleri gülsün.</p>
<p><strong>Sema Maraşlı&#8217;nın Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz kitabından.</strong></p>
<p><strong>Seslendiren : </strong>Asım YILDIRIM<strong><br />
</strong></p>
<p><object width="600" height="400" data="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-7189083385697171711&amp;hl=tr&amp;fs=true" type="application/x-shockwave-flash"><param name="id" value="VideoPlayback" /><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-7189083385697171711&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kalpsiz/~4/MLlSAzfB3rQ" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsiz.net/kadinlarin-dili-bukceyi-ogrenmek/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kalpsiz.net/kadinlarin-dili-bukceyi-ogrenmek/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Facebook’da adınıza sahip çıkın!</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kalpsiz/~3/iYdMfI1Qs_Y/</link>
		<comments>http://www.kalpsiz.net/facebookda-adiniza-sahip-cikin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 14:55:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KaLpsiz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<category><![CDATA[facebook]]></category>

		<category><![CDATA[facebook kayıt facebok]]></category>

		<category><![CDATA[facebook nick değiştirme]]></category>

		<category><![CDATA[facebook.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsiz.net/?p=189</guid>
		<description><![CDATA[
Dünya genelinde 200 milyon üyesi bulunan facebook.com&#8217;dan yeni bir yenilik daha buna göre kullanıcılar profillerini  &#8220;facebook.com/isim.soyisim&#8221; şeklinde ayarlayabilecek.


Resim de görmüş olduğunuz gibi 1. örnekde ki adres mevcut olan uygulama 2. örnek ise değişikliği yaptıktan sonra ki profil adresiniz oluyor  
Bu uygulamayı yapmak için bu linke tıklayarak facebook.com/username adresinden değişikliği yapabilirsiniz. 13 Haziran da aktif [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://carlisleunitedway.org/images/Facebook_Logo.jpg" alt="http://carlisleunitedway.org/images/Facebook_Logo.jpg" width="350" height="132" /></p>
<p>Dünya genelinde 200 milyon üyesi bulunan facebook.com&#8217;dan yeni bir yenilik daha buna göre kullanıcılar profillerini  &#8220;facebook.com/isim.soyisim&#8221; şeklinde ayarlayabilecek.</p>
<p><span id="more-189"></span></p>
<p style="text-align: left;"><img class="size-full wp-image-4535 alignleft" title="facebook-username" src="http://www.webrazzi.com/wp-content/uploads/2009/06/facebook-username.jpg" alt="facebook-username" width="460" height="91" /></p>
<p>Resim de görmüş olduğunuz gibi 1. örnekde ki adres mevcut olan uygulama 2. örnek ise değişikliği yaptıktan sonra ki profil adresiniz oluyor <img src='http://www.kalpsiz.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bu uygulamayı yapmak için bu linke tıklayarak <a href="http://www.facebook.com/username/">facebook.com/username</a> adresinden değişikliği yapabilirsiniz. 13 Haziran da aktif olan bu uygulama şimdiden kapış kapış gidiyor acele edin adınıza sahip çıkın <img src='http://www.kalpsiz.net/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ayrıca unutmadan söyliyeyim adınız soyadınız şeklinde olması zorunlu değil nick de yapabilirsiniz <img src='http://www.kalpsiz.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ve unutulmaması gereken birşey daha bir defa değişiklik yaptığınız zaman tekrar değiştiremiyorsunuz.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kalpsiz/~4/iYdMfI1Qs_Y" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsiz.net/facebookda-adiniza-sahip-cikin/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kalpsiz.net/facebookda-adiniza-sahip-cikin/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Deniz Toprak / Hazan Nedir ?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kalpsiz/~3/4KP5Ojz8Rc0/</link>
		<comments>http://www.kalpsiz.net/deniz-toprak-hazan-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2009 22:26:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KaLpsiz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Muzik]]></category>

		<category><![CDATA[deniz toprak]]></category>

		<category><![CDATA[deniz toprak dinle]]></category>

		<category><![CDATA[hazan nedir]]></category>

		<category><![CDATA[hazan nedir dinle]]></category>

		<category><![CDATA[hazan nedir klip]]></category>

		<category><![CDATA[söylermisin hazan nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsiz.net/?p=186</guid>
		<description><![CDATA[

DÖRT YÖNDEN ES SEHER YELİ
GÖZ GÖZ OLSUN NAR ÇATLASIN
ÜŞÜMESİN HANIM ELİ
YERE DÜŞEN KAR ÇATLASIN
SÖYLERMİSİN HAZAN NEDİR?
YAPRAK DÜŞER YERE BİR BİR
USUL USUL GÖNLÜME GİR
YÜREĞİMİ SAR ÇATLASIN
NAZLI NAZLI SESLENİP GEL
GÜL SUYUYLA ISLANIP GEL
KARANFİL TAK SÜSLENİP GEL
KISKANSIN O YAR ÇATLASIN
BUGÜNÜN SEYRİ DÜNDEN Mİ?
AYIN ŞAVKI KENDİNDEN Mİ?
GÜZELLİĞİN MEVSİMDEN Mİ?
SÖYLE YILDIZLAR ÇATLASIN

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img190.imageshack.us/img190/9343/hazannedir2.jpg" alt="http://img190.imageshack.us/img190/9343/hazannedir2.jpg" /></p>
<p><span id="more-186"></span></p>
<p>DÖRT YÖNDEN ES SEHER YELİ<br />
GÖZ GÖZ OLSUN NAR ÇATLASIN<br />
ÜŞÜMESİN HANIM ELİ<br />
YERE DÜŞEN KAR ÇATLASIN</p>
<p>SÖYLERMİSİN HAZAN NEDİR?<br />
YAPRAK DÜŞER YERE BİR BİR<br />
USUL USUL GÖNLÜME GİR<br />
YÜREĞİMİ SAR ÇATLASIN</p>
<p>NAZLI NAZLI SESLENİP GEL<br />
GÜL SUYUYLA ISLANIP GEL<br />
KARANFİL TAK SÜSLENİP GEL<br />
KISKANSIN O YAR ÇATLASIN</p>
<p>BUGÜNÜN SEYRİ DÜNDEN Mİ?<br />
AYIN ŞAVKI KENDİNDEN Mİ?<br />
GÜZELLİĞİN MEVSİMDEN Mİ?<br />
SÖYLE YILDIZLAR ÇATLASIN</p>
<p><object width="500" height="408" data="http://tr.sevenload.com/pl/eWGTcaA/500x408/swf,play" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowFullscreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://tr.sevenload.com/pl/eWGTcaA/500x408/swf,play" /></object></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kalpsiz/~4/4KP5Ojz8Rc0" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsiz.net/deniz-toprak-hazan-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kalpsiz.net/deniz-toprak-hazan-nedir/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Senin Yolunda</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kalpsiz/~3/2ApaxDxxb9Q/</link>
		<comments>http://www.kalpsiz.net/senin-yolunda/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 May 2009 04:08:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KaLpsiz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Muzik]]></category>

		<category><![CDATA[senin yolunda]]></category>

		<category><![CDATA[yakup ekin]]></category>

		<category><![CDATA[yakup ekin senin yolunda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsiz.net/?p=181</guid>
		<description><![CDATA[






İki lafımdan bir tanesi sensin
Seviyoorum seni aşkım, sen bilmezsin
Sevmiyorsan beni git gözüm görmesin
Seni sevdiğimi unut, kimse bilmesin.
Yıkılsın dünya, koymaz ki bana
Ölümüm olsa da sonunda
Sensiz mi? Asla!
Doymadım ki sana
Ölümse ölüm olsun senin yolunda
İki lafımdan bir tanesi sensin
Seviyoorum seni aşkım, sen bilmezsin
Sevmiyorsan beni gir gözüm görmesin
Seni sevdiğimi unut, kimse bilmesin.
Yıkılsın dünya, koymaz ki bana
Ölümüm olsa da sonunda
Sensiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img34.imageshack.us/img34/3571/senisevdiimiunut.jpg" alt="http://img34.imageshack.us/img34/3571/senisevdiimiunut.jpg" width="540" height="415" /></p>
<p><span id="more-181"></span><br />
<img src="http://img30.imageshack.us/img30/2069/seviyorumseni.jpg" alt="http://img30.imageshack.us/img30/2069/seviyorumseni.jpg" width="540" height="523" /></p>
<p><img src="http://img34.imageshack.us/img34/3571/senisevdiimiunut.jpg" alt="http://img34.imageshack.us/img34/3571/senisevdiimiunut.jpg" /></p>
<p><img src="http://img37.imageshack.us/img37/3215/yklsndunya.jpg" alt="http://img37.imageshack.us/img37/3215/yklsndunya.jpg" width="810" height="598" /></p>
<p><img style="cursor: -moz-zoom-out;" src="http://img33.imageshack.us/img33/2251/sensizmiasladoymadimkis.jpg" alt="http://img33.imageshack.us/img33/2251/sensizmiasladoymadimkis.jpg" width="519" height="692" /></p>
<p><img style="cursor: -moz-zoom-out;" src="http://img35.imageshack.us/img35/3763/seninyolunda.jpg" alt="http://img35.imageshack.us/img35/3763/seninyolunda.jpg" width="567" height="824" /></p>
<p>İki lafımdan bir tanesi sensin<br />
Seviyoorum seni aşkım, sen bilmezsin<br />
Sevmiyorsan beni git gözüm görmesin<br />
Seni sevdiğimi unut, kimse bilmesin.</p>
<p>Yıkılsın dünya, koymaz ki bana<br />
Ölümüm olsa da sonunda<br />
Sensiz mi? Asla!<br />
Doymadım ki sana<br />
Ölümse ölüm olsun senin yolunda</p>
<p>İki lafımdan bir tanesi sensin<br />
Seviyoorum seni aşkım, sen bilmezsin<br />
Sevmiyorsan beni gir gözüm görmesin<br />
Seni sevdiğimi unut, kimse bilmesin.</p>
<p>Yıkılsın dünya, koymaz ki bana<br />
Ölümüm olsa da sonunda<br />
Sensiz mi? Asla!<br />
Doymadım ki sana<br />
Ölümse ölüm olsun senin yolunda</p>
<p><object width="500" height="408" data="http://tr.sevenload.com/pl/RZR9DoX/500x408/swf,play" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowFullscreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://tr.sevenload.com/pl/RZR9DoX/500x408/swf,play" /></object></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kalpsiz/~4/2ApaxDxxb9Q" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsiz.net/senin-yolunda/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kalpsiz.net/senin-yolunda/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>En çok senin yanında üşürdüm</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kalpsiz/~3/23lcxzXEkB0/</link>
		<comments>http://www.kalpsiz.net/en-cok-senin-yaninda-usurdum/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 May 2009 16:50:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KaLpsiz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<category><![CDATA[emre aydin]]></category>

		<category><![CDATA[kahraman tazeoglu]]></category>

		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsiz.net/?p=177</guid>
		<description><![CDATA[

En çok senin yanında üşürdüm..
Sen beni her zaman üşütürdün de
haddimi aştığım zamanlarda
sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda yani;
en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme..
Çok toydum..
Dayanamazdım..
Buz kesilirdim ve son bir vuruşla;
Paramparça etmeyi de ihmal etmezdin
O buz kütlesini her seferinde..
Yine de ben toplardım yerlerden; kalbimin kırıklarını..
Suya benzerdin..
Musluktan damlardın mesela;
ben uykuya dalmadan hemen önce..
Ya da durup dururken
Bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan;
Bana armağan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img39.imageshack.us/img39/6036/sdm1.jpg" alt="http://img39.imageshack.us/img39/6036/sdm1.jpg" /></p>
<p><span id="more-177"></span></p>
<p>En çok senin yanında üşürdüm..<br />
Sen beni her zaman üşütürdün de<br />
haddimi aştığım zamanlarda<br />
sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda yani;<br />
en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme..</p>
<p>Çok toydum..<br />
Dayanamazdım..<br />
Buz kesilirdim ve son bir vuruşla;<br />
Paramparça etmeyi de ihmal etmezdin<br />
O buz kütlesini her seferinde..</p>
<p>Yine de ben toplardım yerlerden; kalbimin kırıklarını..</p>
<p>Suya benzerdin..<br />
Musluktan damlardın mesela;<br />
ben uykuya dalmadan hemen önce..</p>
<p>Ya da durup dururken<br />
Bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan;<br />
Bana armağan ederdin..</p>
<p>Hiçbir şey yapmasan,<br />
Ayakkabımın içine girerdin;<br />
Tam da evden yeni çıkmışken ben..</p>
<p>Sen basbayağı suya benzerdin..</p>
<p>Ne zaman kötü hissetsen,<br />
Kötü hissettirmek için<br />
Yokuş aşağı akmaya başlardın bütün gücünle..<br />
Tabii ki ben olurdum yokuşun altında..<br />
Ve her zaman hazırdı savunman:<br />
&#8220;Yokuş yukarı nasıl akacaktın?&#8221;<br />
Ve tabii ki gövdemi parçalardın,<br />
Sen benim gövdemi parçalardın da;<br />
Yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını</p>
<p>Sen suya benzerdin ya,<br />
Sensiz olmazdı..<br />
Olduğu kadar da olmazdı..<br />
Yani ben bir hiç kimseydim..<br />
Ama yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını;<br />
Sırf ayaklarına batmasın diye..</p>
<p>Şiir : Emre AYDIN<br />
Seslendiren : Kahraman TAZEOĞLU</p>
<div><object width="480" height="381" data="http://www.dailymotion.com/swf/x9d6cg_usudum_music&amp;colors=background:DEDEDE;&amp;autoPlay=1&amp;related=0" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/x9d6cg_usudum_music&amp;colors=background:DEDEDE;&amp;autoPlay=1&amp;related=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></div>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kalpsiz/~4/23lcxzXEkB0" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsiz.net/en-cok-senin-yaninda-usurdum/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kalpsiz.net/en-cok-senin-yaninda-usurdum/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Osmanlı Padişahlarının Resulullah Sevgisi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kalpsiz/~3/U9L9FJocoUg/</link>
		<comments>http://www.kalpsiz.net/osmanli-padisahlarinin-resulullah-sevgisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 May 2009 18:20:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KaLpsiz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>

		<category><![CDATA[osmanli devleti]]></category>

		<category><![CDATA[osmanli padişahları]]></category>

		<category><![CDATA[resulullah sevgisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsiz.net/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img1.loadtr.com/b-357280-osmanli_tu%C4%9Fras%C4%B1.jpg" alt="http://img1.loadtr.com/b-357280-osmanli_tu%C4%9Fras%C4%B1.jpg" width="370" height="382" /></p>
<p><span id="more-171"></span></p>
<p><object type="application/x-shockwave-flash" data="http://tr.sevenload.com/pl/UUssXdc/500x408/swf,play" width="500" height="408"><param name="allowFullscreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="movie" value="http://tr.sevenload.com/pl/UUssXdc/500x408/swf,play" /></object></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kalpsiz/~4/U9L9FJocoUg" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsiz.net/osmanli-padisahlarinin-resulullah-sevgisi/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kalpsiz.net/osmanli-padisahlarinin-resulullah-sevgisi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Senin için ölürüm !</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kalpsiz/~3/5jz4hUFJZ1c/</link>
		<comments>http://www.kalpsiz.net/senin-icin-olurum/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 May 2009 03:12:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KaLpsiz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<category><![CDATA[gercek ask]]></category>

		<category><![CDATA[iki sevgili]]></category>

		<category><![CDATA[ölümsüz aşk]]></category>

		<category><![CDATA[sonsuz sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsiz.net/?p=169</guid>
		<description><![CDATA[

Hikayeyi sesli dinlemek isterseniz altta video mevcuttur. Asım YILDIRIM&#8217;ın sesinden.
Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez&#8230; Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç&#8230; Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img2.imageshack.us/img2/5567/seniniinlrm.jpg" alt="http://img2.imageshack.us/img2/5567/seniniinlrm.jpg" /></p>
<p><span id="more-169"></span></p>
<p>Hikayeyi sesli dinlemek isterseniz altta video mevcuttur. Asım YILDIRIM&#8217;ın sesinden.</p>
<p>Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez&#8230; Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç&#8230; Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.<br />
Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra&#8230;<br />
Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu&#8230; Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri, hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki&#8230;<br />
Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü&#8230; Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağmen çocuk sahibi olmayınca, “bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur” diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler&#8230; “Senin için ölürüm” derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adam; “Hayır, ben senin için ölürüm” diye yanıt verirdi hep&#8230;<br />
Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, “Bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak&#8230;” Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu; “Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma.” Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı&#8230; Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten&#8230;<br />
Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar çok olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı.<br />
Bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde satılık levhası asılı olan.<br />
“Ne dersin, bu evi alalım mı?” dedi adama. “Bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı&#8230;”<br />
“Sen istersin de ben hiç hayır diyebilir miyim?” diye cevap verdi adam. “Amerika’daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçiyi&#8230; Kaç para olursa olsun, burası bizimdir artık&#8230;”<br />
Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu adam Amerika’ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla…<br />
Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı: “Canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut&#8230;”<br />
Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama. “Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat” diye dil döktü boş yere&#8230;<br />
Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği&#8230;<br />
Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken; “Artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım” diye sözünü kesti arkadaşı: “O, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki lokantada genç bir kadınla yemek yiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya&#8230;”<br />
“Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları” diye bağırdı kadın. Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı&#8230;<br />
Ertesi gün, öğle vakti o lokantanın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının, sadece masal olduğunu anladı&#8230; Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın&#8230;<br />
Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkar etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken, “son bir kez kucaklamak isterim seni” diyecek oldu ama kadın, “defol” dedi nefretle&#8230;<br />
İlk celsede boşandılar&#8230; Modern bir aşk hikayesinin böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika’ya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar kuvvetli bir duygu olan nefretin alması için dua ediyordu.<br />
Aradan bir yıl geçti&#8230; Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü.<br />
“Sen, buraya ne yüzle geliyorsun” diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı.<br />
“Lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor.” dedi genç kadın.<br />
Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı:<br />
“Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika’daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldğını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi. Birlikte Amerika’ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi&#8230;”<br />
Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu kutuda. İlk kağıtta,<br />
“Lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem diyordu&#8230;”<br />
Sırayla okudu;<br />
“Seni çok sevdim,<br />
Seni sevmekten hiç vazgeçmedim,<br />
Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim.<br />
Fakat benim için ölmeni istemedim.<br />
Şimdi bana söz vermeni istiyorum. Benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?”<br />
Son kağıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın&#8230; Ve son kağıtta şunlar yazılıydı:<br />
“Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni seyrediyor olacağım&#8230;”</p>
<p><object width="400" height="309"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=4576799&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1" /><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=4576799&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="309"></embed></object></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kalpsiz/~4/5jz4hUFJZ1c" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsiz.net/senin-icin-olurum/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kalpsiz.net/senin-icin-olurum/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Bir yudum hikaye / KÃBUS !</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kalpsiz/~3/_ukAr9LQD4U/</link>
		<comments>http://www.kalpsiz.net/bir-yudum-hikaye-kabus/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 May 2009 02:35:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KaLpsiz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<category><![CDATA[asim yildirim]]></category>

		<category><![CDATA[bir yudum hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[kabus hikayesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsiz.net/?p=166</guid>
		<description><![CDATA[Bir gece yatsanız sıcacık döşeğinize&#8230; Ve sabah uyandığınızda &#8220;yeniden&#8221; ama gerçekten &#8220;yepyeni&#8221; olarak başlayabilseniz güne&#8230; Gördüğünüz bir rûya ise hayatınızı değiştirecek olan ve değiştirmeye gücü yetecek olan&#8230;! Muzdarip olduğumuz halde bir türlü bırakamadığımız kötü alışkanlıklarımız ve yapmaya bir türlü zaman ayıramadığımız güzellikler&#8230; Bir rûya bunları yapmamız için &#8220;bizi&#8221; değişim yoluna sokabilir mi acaba?
Asım YILDIRIM abimizin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir gece yatsanız sıcacık döşeğinize&#8230; Ve sabah uyandığınızda &#8220;yeniden&#8221; ama gerçekten &#8220;yepyeni&#8221; olarak başlayabilseniz güne&#8230; Gördüğünüz bir rûya ise hayatınızı değiştirecek olan ve değiştirmeye gücü yetecek olan&#8230;! Muzdarip olduğumuz halde bir türlü bırakamadığımız kötü alışkanlıklarımız ve yapmaya bir türlü zaman ayıramadığımız güzellikler&#8230; Bir rûya bunları yapmamız için &#8220;bizi&#8221; değişim yoluna sokabilir mi acaba?</p>
<p><span id="more-166"></span>Asım YILDIRIM abimizin dilinden bu ibretlik hikayeyi hep beraber dinleylim belki bir ders çıkarırız kendimizce ..</p>
<p><object width="400" height="309" data="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=4671398&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=4671398&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1" /></object></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kalpsiz/~4/_ukAr9LQD4U" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsiz.net/bir-yudum-hikaye-kabus/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kalpsiz.net/bir-yudum-hikaye-kabus/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Nazım Hikmet / Yaşamaya dair</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kalpsiz/~3/ZwLrAtNkv8M/</link>
		<comments>http://www.kalpsiz.net/nazim-hikmet-yasamaya-dair/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 May 2009 01:49:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KaLpsiz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<category><![CDATA[nazim hikmet]]></category>

		<category><![CDATA[nazim hikmet yasamaya dair]]></category>

		<category><![CDATA[yaşamaya dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsiz.net/?p=164</guid>
		<description><![CDATA[
1
Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img8.imageshack.us/img8/5469/yasam.jpg" alt="http://img8.imageshack.us/img8/5469/yasam.jpg" /></p>
<p>1</p>
<p>Yaşamak şakaya gelmez,<br />
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın<br />
bir sincap gibi mesela,<br />
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,<br />
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.</p>
<p><span id="more-164"></span></p>
<p>Yaşamayı ciddiye alacaksın,<br />
yani o derecede, öylesine ki,<br />
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,<br />
yahut kocaman gözlüklerin,<br />
beyaz gömleğinle bir laboratuarda<br />
insanlar için ölebileceksin,<br />
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,<br />
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,<br />
hem de en güzel en gerçek şeyin<br />
yaşamak olduğunu bildiğin halde.</p>
<p>Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,<br />
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,<br />
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,<br />
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,<br />
yaşamak yanı ağır bastığından.</p>
<p>1947</p>
<p>2</p>
<p>Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,<br />
yani, beyaz masadan,<br />
bir daha kalkmamak ihtimali de var.<br />
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini<br />
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,<br />
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,<br />
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz<br />
en son ajans haberlerini.</p>
<p>Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,<br />
diyelim ki, cephedeyiz.<br />
Daha orda ilk hücumda, daha o gün<br />
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.<br />
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,<br />
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz<br />
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.</p>
<p>Diyelim ki hapisteyiz,<br />
yaşımız da elliye yakın,<br />
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.<br />
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,<br />
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla<br />
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.</p>
<p>Yani, nasıl ve nerede olursak olalım<br />
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak&#8230;</p>
<p>1948</p>
<p>3</p>
<p>Bu dünya soğuyacak,<br />
yıldızların arasında bir yıldız,<br />
hem de en ufacıklarından,<br />
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,<br />
yani bu koskocaman dünyamız.</p>
<p>Bu dünya soğuyacak günün birinde,<br />
hatta bir buz yığını<br />
yahut ölü bir bulut gibi de değil,<br />
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak<br />
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.</p>
<p>Şimdiden çekilecek acısı bunun,<br />
duyulacak mahzunluğu şimdiden.<br />
Böylesine sevilecek bu dünya<br />
&#8216;Yaşadım&#8217; diyebilmen için&#8230;</p>
<p>1948</p>
<p>.. Nazım Hikmet ..</p>
<p><object type="application/x-shockwave-flash" data="http://tr.sevenload.com/pl/XyqgSsf/500x408/swf,play" width="500" height="408"><param name="allowFullscreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="movie" value="http://tr.sevenload.com/pl/XyqgSsf/500x408/swf,play" /></object></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kalpsiz/~4/ZwLrAtNkv8M" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsiz.net/nazim-hikmet-yasamaya-dair/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kalpsiz.net/nazim-hikmet-yasamaya-dair/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Senin adını bir bilsem</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kalpsiz/~3/XV-qKdXB3nE/</link>
		<comments>http://www.kalpsiz.net/senin-adini-bir-bilsem/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 May 2009 04:34:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KaLpsiz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Muzik]]></category>

		<category><![CDATA[kisa film]]></category>

		<category><![CDATA[platonik aşk]]></category>

		<category><![CDATA[platonik sevgi]]></category>

		<category><![CDATA[yakup platonik]]></category>

		<category><![CDATA[yakup platonik dinle]]></category>

		<category><![CDATA[yakup platonik film]]></category>

		<category><![CDATA[yakup platonik izle]]></category>

		<category><![CDATA[yakup platonik sözleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsiz.net/?p=161</guid>
		<description><![CDATA[

Senin adını bir bilsem
Sarılıp öpebilsem
Çaresizlik benim neşem
Platonik aşığınım ben
Çaldın bütün tellerimi, akorsuz keyfimi
Sardın denizlerle sahillerimi
Açtın kuralsızca seven gözlerimi
Hayallerle geçen günlerimi
Senın adını bir bilsem
Verdim flimlerimde başrollerini
Sildim defterimden bütün dertlerimi
Gördüm habersizce zehirlendiğimi
Sensizken seni sevdiğimi
Senin adını bir bilsem&#8230; 

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img167.imageshack.us/img167/6906/seninadnbirbilsemvv0.jpg" alt="http://img167.imageshack.us/img167/6906/seninadnbirbilsemvv0.jpg" width="400" height="400" /></p>
<p><span id="more-161"></span></p>
<p>Senin adını bir bilsem<br />
Sarılıp öpebilsem<br />
Çaresizlik benim neşem<br />
Platonik aşığınım ben</p>
<p>Çaldın bütün tellerimi, akorsuz keyfimi<br />
Sardın denizlerle sahillerimi<br />
Açtın kuralsızca seven gözlerimi<br />
Hayallerle geçen günlerimi</p>
<p>Senın adını bir bilsem</p>
<p>Verdim flimlerimde başrollerini<br />
Sildim defterimden bütün dertlerimi<br />
Gördüm habersizce zehirlendiğimi<br />
Sensizken seni sevdiğimi</p>
<p>Senin adını bir bilsem&#8230; </p>
<p><object type="application/x-shockwave-flash" data="http://tr.sevenload.com/pl/zilyeiR/500x408/swf,play" width="500" height="408"><param name="allowFullscreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="movie" value="http://tr.sevenload.com/pl/zilyeiR/500x408/swf,play" /></object></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kalpsiz/~4/XV-qKdXB3nE" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsiz.net/senin-adini-bir-bilsem/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kalpsiz.net/senin-adini-bir-bilsem/</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>
