<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Kanser Tedavisi</title>
	
	<link>http://www.kanser-tedavisi.net</link>
	<description>Kanser Hakkında Geniş Bilgi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Sep 2010 21:51:43 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/kanser-tedavisi/BQnt" /><feedburner:info uri="kanser-tedavisi/bqnt" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><item>
		<title>Kanser düşmanı: Gül</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~3/DF-D8IMIMq0/</link>
		<comments>http://www.kanser-tedavisi.net/kanser-dusmani-gul/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 21:51:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[gül]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser düşmanı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser düşmanı: Gül]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser türleri]]></category>
		<category><![CDATA[kanserli hücreler]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanser-tedavisi.net/?p=5454</guid>
		<description><![CDATA[
Kanser düşmanı: Gül
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Tıp Tarihi Kürsüsü’nü yöneten Prof. Dr. Ayten Altıntaş’ın yaptığı bilimsel araştırma gül çiçeği ve gül yağının kanser tedavisinde de kullanılabileceğini gösterdi.Isparta Valisi Ali Haydar Öner, gül çiçeği ve gül yağı üzerinde yapılan bilimsel araştırmalarda antioksidan etkisinin saptandığını, kanserli hücrelere karşı da olumlu sonuçlar verdiğini açıkladı. Bilim insanları tarafından gülün DNA&#8221;sının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5453" title="3264pembe_gul_resmi" src="http://www.kanser-tedavisi.net/wp-content/uploads/3264pembe_gul_resmi-150x150.jpg" alt="3264pembe_gul_resmi" width="150" height="150" /></p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Kanser </a>düşmanı: Gül<br />
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Tıp Tarihi Kürsüsü’nü yöneten Prof. Dr. Ayten Altıntaş’ın yaptığı bilimsel araştırma gül çiçeği ve gül yağının <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">kanser tedavisi</a>nde de kullanılabileceğini gösterdi.Isparta Valisi Ali Haydar Öner, gül çiçeği ve gül yağı üzerinde yapılan bilimsel araştırmalarda antioksidan etkisinin saptandığını, <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">kanserli hücreler</a>e karşı da olumlu sonuçlar verdiğini açıkladı. Bilim insanları tarafından gülün DNA&#8221;sının çıkartıldığını, daha ayrıntılı sonuçların ve yol haritasının önümüzdeki süreçte açıklanacağını bildiren Vali Öner, “Yağ Gülü&#8221;nün yüzde 65&#8243;ini Isparta üretiyor. Yani dünyanın ihtiyacının yüzde 65&#8243;ini biz karşılıyoruz. Bilimsel bir araştırma var şu an. Araştırma-Geliştirme&#8221;de (Ar-Ge) gülün DNA&#8221;sı çıkartılıyor. <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Antioksidan </a>etkileri saptanıyor. Gül kanser bakımından çok önemli. Etkileri ortaya çıkıyor. Bu bakımdan her şey çok güzel olacak” dedi.<span id="more-5454"></span></p>
<p>SONUÇLAR OLUMLU</p>
<p>Gülbirlik Genel Müdürü Bolat Tamer de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayten Altıntaş&#8221;ın yönetiminde çalışan bilim insanlarının gülün antioksidan etkilerini saptadığını, özellikle <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">cilt kanseri </a>olmak üzere kanserli hücrelere karşı sonuç verdiğini bildirdi.</p>
<p>2010 yılında heyecan verici 2 bilimsel proje üzerinde çalıştıklarını belirten Tamer, “Gül çiçeğinin antioksidan etkisinin olduğundan emindik. Çağlar boyu tedavi amaçlı kullanılmış bir ürün. Şimdi heyecan verici bir gelişme var. O da <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">kanser </a>tedavilerine yönelik. Sayın Vali Ali Haydar Öner&#8221;in de işaret ettiği gibi kanser tedavisinde gül kullanabilecek. Bu doğrultuda bilimsel çalışmalar devam ediyor. Gülün ruh sağlığı ve kas, sinir gevşetici özellikleri olduğu da aşikar. Şimdi biz 2010 yılını ilmi projeler yılı olarak ilan ettik. 2010 yılında iki yeni bilimsel ürün sunacağız” diye konuştu. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi&#8221;nden gelecek olan bilimsel raporlar ışığında formülünü kendilerinin hazırlayacağı bir ürün sunacaklarını belirten Gülbirlik Genel Müdürü Tamer, açılımını şöyle yaptı:</p>
<p>“Ürünün ismi Aroma Terapi Lambaları olacak. Bu lambaların içerisinde 1 gr gül yağı olacak. Alttan mum yanacak. Koku böylece bulunulan ortama yayılacak. Ortalama 25 TL&#8221;den piyasaya sunacağız. Eczanelerde de satılacak. Ayrıca reçete ile satışı konusunda da gerekli girişimlere başlayacağız.”</p>
<p>Gülü, yağ, kozmetik ve temizlik endüstrisinin yanı sıra tedavi amaçlı tıpa da taşıyan heyecan verici projelerden birinin de özellikle cilt olmak üzere kanser tedavilerinde kullanılması olduğunu belirten Gülbirlik Genel Müdürü Tamer, “Isparta için heyecan verici iki güzel gelişme yaşanıyor. Bunlardan en önemlisi kanser tedavisine yönelik olanıdır. Gülün özellikle cilt kanserlerine karşı etkin olduğu bilimsel bir gerçektir artık. Artık Isparta için yeni bir dönem başlıyor diyebiliriz. Bunu ürün haline getireceğiz. Reçete ile yani doktor kontrol ve denetiminde satışlarını yapacağız” diye konuştu.</p>
<div id="crp_related"> </div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~4/DF-D8IMIMq0" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanser-tedavisi.net/kanser-dusmani-gul/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanser-tedavisi.net/kanser-dusmani-gul/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Grip</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~3/dZcKo6Ionvk/</link>
		<comments>http://www.kanser-tedavisi.net/grip/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 21:53:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[grip belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Grip Etkenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Grip nasıl bulaşır]]></category>
		<category><![CDATA[grip nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[grip tanı]]></category>
		<category><![CDATA[grip tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[grip teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[İnfluenza A virusu]]></category>
		<category><![CDATA[İnfluenza C virusu]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanser-tedavisi.net/?p=5451</guid>
		<description><![CDATA[
Grip
Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim ve Araş. Hastanesi İnfeksiyon Hast. ve Klinik Mikrobiyoloji Şefi
Grip (=influenza, = flu),  her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen bir solunum yolu akut enfeksiyonudur. Oldukça bulaşıcıdır. Her yaş grubunu etkiler. Çok hafif belirtilerden hastaneye yatışı gerektirecek hatta ölümcül olabilen ağır enfeksiyonlara kadar farklı seyredebilir.  Birçok solunum yolu viral  infeksiyonu benzer klinik tabloya yol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2051" title="grip1" src="http://www.kanser-tedavisi.net/wp-content/uploads/grip1-150x150.jpg" alt="grip1" width="150" height="150" /></p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Grip</a></p>
<p>Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim ve Araş. Hastanesi İnfeksiyon Hast. ve Klinik Mikrobiyoloji Şefi<br />
Grip (=influenza, = flu),  her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen bir solunum yolu akut enfeksiyonudur. Oldukça bulaşıcıdır. Her yaş grubunu etkiler. Çok hafif belirtilerden hastaneye yatışı gerektirecek hatta ölümcül olabilen ağır enfeksiyonlara kadar farklı seyredebilir.  Birçok solunum yolu viral  infeksiyonu benzer klinik tabloya yol açabilir. Gribi diğerlerinden ayıran temel özellikler salgınlar yapabilmesi, tüm dünyada salgınlara yol açması ve özellikle alt solunum yolunda olumsuz sonuçlara yol açması, önemli ölçüde iş-gücü ve okul süresinden kayba neden olmasıdır.<span id="more-5451"></span></p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Grip Etkenleri</a><br />
Grip etkeni virustur. İnfluenza viruslar çekirdek proteinlerindeki antijenik farklılığa göre A, B, ve C olmak üzere 3 tipe ayrılır. <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">İnfluenza A virusu  </a>sadece insanları değil kuş türlerini, atları, domuzları da enfekte edebilir. İnfluenza B ve C ise sadece insanlarda hastalığa neden olur. En sık görülen influenza A, daha az oranda B’dir. <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">İnfluenza C virusu </a>çok daha hafif hastalık tablosuna yol açar ve salgınlara yol açmaz. Virus genetik yapısındaki değişiklikler yeni alt tiplerin ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır. Virusun en önemli özelliklerinden biri de antijenik değişim göstermesidir. İnfluenza virusu HA ve NA.larına göre alt tiplere ayrılır.</p>
<p>Antijenik shift, genetik yeniden yapılanma sonucu yeni bir  virüs alt tipinin sentezlenmesi demektir. Shift sonucu ortaya çıkan yeni virus alt tipine karşı toplumda bağışıklık olmadığından, tüm dünyayı etkileyen ve pandemi diye nitelendirilen geniş salgınlar çıkabilir. Bazı influenza A virusları bazı hayvan türlerine özgü iken, bazıları farklı türlerde hastalık yapabilir. İnfluenza A’nın kuşlarda, domuz ve insanlarda hastalık yapabilmesinin yeni shiftler oluşmasında en önemli rolü oynadığı düşünülmektedir. İnfluenza C tipinde antijenik değişim söz konusu değildir. Geçtiğimiz yüzyılın en önemli pandemileri; 1918’de influenza A (H1N1), 1957’de influenza A; H2N2, 1968’de influenza A (H3N2) ve 1977 de influenza A (H1N1) alt tipleri ile ilgilidir. 1918 pandemisinde 21 milyon kişi ölmüştür.</p>
<p>Antijenik drift ise; bir influenza alt tipinde her yıl ya da birkaç yılda bir görülür. Yeni suşlar ortaya çıkar. Böylece de vücudun bağışıklık sisteminden kaçmış olur.  Antijenik drift sonucu da epidemiler görülür. Her yeni suş da izolasyon yeri, laboratuvar numarası ve yılına göre adlandırılır. Örneğin: İnfluenzaA/Sydney/5/97 (H3N2) gibi. İlk kez 1997&#8242;de Sydney’den gelen bir İnfluenza A virusu. Eğer hayvandan elde edilmiş ise onun ismi de yazılır.</p>
<p>Grip ne zaman görülür?<br />
İklim tipine göre değişir. Ülkemizin de içinde olduğu ılıman iklim bölgelerinde sonbahar sonu, kış aylarında ve ilkbahar başında (Aralık-Nisan) görülür.</p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Grip nasıl bulaşır</a>?<br />
Öksürme, hapşırma ile virus içeren küçük partiküllerin solunması ve yakın temas ile bulaşır. Kuluçka süresi çok kısadır. Virus solunum yollarının iç yüzünü döşeyen hücrelere tutunur ve dökülmesine neden olur. Alınan virusa bağlı olarak 18-72 saatte ortaya çıkabilir. Virusun atılımı 5-10 gün kadar sürer. Solunum yolunda oluşturduğu hasar genellikle iki haftada iyileşir.</p>
<p>Klinik belirti ve bulguları nelerdir?<br />
Birçok hastalıkta olabilecek belirti ve bulgular gösterir. Kişiye bağlı olarak semptomlar hafif veya ağır seyredebilir. Nezleden farklı olarak  burun akıntısı çok daha azdır. Burun tıkanıklığı olabilir ve klinik tablo daha ağırdır. Sadece hafif bir boğaz ağrısı  ve hafif bir kırgınlıkla da seyredebilir. En belirgin bulguları: ani başlayan ateş, titreme, başağrısı, göz hareketleriyle ağrı, kas ağrısı ve halsizlik, bitkinlik, terleme, boğaz ağrısı ve iştahsızlıktır. Ateş genellikle 3 gün kadar sürer, 8 güne dek uzayabilir.  Kuru öksürük,  göğüs kemiği altında ağrı ve yanma hissi olabilir. Çocuklarda yüksek ateş daha fazla olup, solunum sıkıntısı da olabilir. Bulgular 1-2 haftada sonlanır.</p>
<p>Gribe bağlı olumsuz sonuçlar neler olabilir ?<br />
Bizzat grip virüsüne bağlı akciğer enfeksiyonu ( viral pnömoni) az da olsa  görülebilir. Bu gebelerde ve kalp hastaları olanlarda daha fazladır. Yine daha çok yaşlılarda, kalp ve akciğer hastalarında daha fazla olmak üzere ikincil bakteriyel pnömoniye yol açabilir. Virus solunum yolu epitelini hasara uğrattığı için bazı bakterilerin yerleşimini kolaylaştırır. Özellikle yaşlılarda  hayati risk oluşturacak ağır enfeksiyonlara yol açabilir. Akciğer dışında da otit (kulak iltahabı), myozit (kas iltihabı), kalp zarlarında iltihap ve ensefalit (beyin iltihabı), myelit (kemik iltihabı), nadiren Guillian Barre sendromu görülebilir. Daha çok influenza B ile birlikte görülen Reye sendromunda karaciğer ve santral sinir sistemi bulguları görülür. Çocuklarda aspirin alımıyla ilgisi bulunduğu için grip olan çocuklarda aspirin önerilmez.</p>
<p>Tanı<br />
Birçok tanı yöntemi vardır. Direkt virus antijen tayinininden, virus hücre kültürlerine ve serolojik yöntemlere kadar. Bu testler için özel laboratuvarlar gereklidir, ayrıca her hastaya uygulanması pratik değildir. Testler daha çok epidemiyolojik veriler için kullanılmaktadır. Grip tanısı hekim tarafından hastanın semptomları ve fizik muayene bulgularına göre konulur.</p>
<p>Tedavi<br />
Gribin kesin tedavisi yoktur. Tedavi genelde belirtilere yöneliktir. Ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Aspirinin, gripte kullanımıyla, Reye sendromu olarak adlandırılan, karaciğer ve santral sinir sistemini tutan bir tablo ile ilişkisi kurulduğundan 18 yaş altında önerilmez. Antibiyotik kullanımının yararı yoktur. Eğer sekonder  bakteriyel enfeksiyonlar varsa hekimin önereceği antibiyotik kullanılmalıdır. Bugün için semptom süresini azaltan birkaç antiviral ajan bulunmaktadır. Yan etkileri nedeniyle kesinlikle hekim kontrolunda  ve  risk gruplarında olup aşı yapılamayanlarda , ilk 48 saatte uygulanması gerekir.<br />
İstirahat ve düzenli, sağlıklı beslenme önemlidir. Bol su ve sıvı gıdalara ağırlık vermelidir. Ağır, yorucu hareketlerden kaçınılmalıdır. Eğer belirtiler düzelmez, ateş yüksek seyreder veya kişi kendini kötü hissederse hemen bir hekime başvurulması gerekmektedir.</p>
<p>Korunma<br />
Kişisel korunma, aşı ve kemoproflaksi olarak adlandırılan ilaçla korunma şeklindedir.<br />
Kişisel korunma; grip kalabalık, havalandırma sorunu olan ortamlarda hızla yayılır. Zorunlu olmadıkça, grip salgınları esnasında bu tür ortamlardan uzak durmak gerekir. Hasta olan kişiyle yakın temastan kaçınılmalıdır. El sıkışma, öpüşme, ortak eşya kullanımıyla da bulaşabilir. Sık sık el yıkamak gerekir. Grip aşısının, kimlere yapılması gerektiği ve koruyuculuğu ayrı bir başlık altında ele alınacaktır.</p>
<div id="crp_related"><h1>Benzer Yazılar:</h1><ul><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/avrupa%e2%80%99dan-turkiye%e2%80%99ye-sicrayan-virus-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey/" rel="bookmark">Avrupa’dan Türkiye’ye sıçrayan virüs hakkında bilmeniz gereken her şey.</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/sonbaharin-gelisiyle-hastaliklar-artti/" rel="bookmark">Sonbaharın gelişiyle, hastalıklar arttı</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/grip-asisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/" rel="bookmark">Grip aşısı hakkında bilinmesi gerekenler</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/cocuklari-domuz-gribinden-korumak/" rel="bookmark">Çocukları domuz gribinden korumak</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/oldurucu-grip-korkutuyor/" rel="bookmark">Öldürücü grip korkutuyor</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/bati-nil-virusu-turkiye-ye-de-gelebilir/" rel="bookmark">BATI NİL VİRÜSÜ TÜRKİYE' YE DE GELEBİLİR</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/cocuklarinizin-bagisiklik-sistemini-guclendirin/" rel="bookmark">Çocuklarınızın bağışıklık sistemini güçlendirin</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/kis-haslatiklari-kapimiza-dayandi/" rel="bookmark">KIŞ HASTALIKLARI KAPIMIZA DAYANDI</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/domuz-gribi-hakkinda-soru-ve-cevaplar/" rel="bookmark">Domuz Gribi hakkında soru ve cevaplar</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/sorularla-domuz-gribi/" rel="bookmark">Sorularla  Domuz Gribi</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~4/dZcKo6Ionvk" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanser-tedavisi.net/grip/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanser-tedavisi.net/grip/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Grip kapıya dayandı</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~3/MikyCOn1jkE/</link>
		<comments>http://www.kanser-tedavisi.net/grip-kapiya-dayandi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 21:48:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[gribal enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[Grip kapıya dayandı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sonbahar mevsimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanser-tedavisi.net/?p=5449</guid>
		<description><![CDATA[
Grip kapıya dayandı
Kendinizi gripten koruyun, dikkatli olun.Sonbahar mevsimi ile hava sıcaklığının düşmesi gribal enfeksiyonları artırdı. Uzmanlar, vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Önder Akkaya, artış gösteren gribal enfeksiyonların Ramazan ayının da etkisiyle daha ciddi hissedildiğini vurguladı. Hastalığın özel bir tedavisi olmadığına dikkat çeken Akkaya, hastalara kesinlikle yatak istirahatı önerdi. Akkaya, enfeksiyon hastalıklarının belli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1587" title="nezle_grip_mendil2" src="http://www.kanser-tedavisi.net/wp-content/uploads/nezle_grip_mendil2-150x150.jpg" alt="nezle_grip_mendil2" width="150" height="150" /></p>
<p>Grip kapıya dayandı</p>
<p>Kendinizi gripten koruyun, dikkatli olun.<a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Sonbahar mevsimi </a>ile hava sıcaklığının düşmesi <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">gribal enfeksiyonlar</a>ı artırdı. Uzmanlar, vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.</p>
<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Önder Akkaya, artış gösteren gribal enfeksiyonların Ramazan ayının da etkisiyle daha ciddi hissedildiğini vurguladı. Hastalığın özel bir tedavisi olmadığına dikkat çeken Akkaya, hastalara kesinlikle yatak istirahatı önerdi. Akkaya, enfeksiyon hastalıklarının belli başlı klinik bulgularının yüksek ateş, halsizlik, eklem ağrıları, iştahsızlık ve baş ağrıları olduğunu vurguladı.Gribal enfeksiyonun basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu olup olmadığının tanısının dikkatle yapılması gerektiğini belirterek, &#8220;Hastalarda özellikle iki günden uzun süren ateş veya diğer bulgular varsa, doktor yardımı almaları gerekmektedir.&#8221; dedi.</p>
<div id="crp_related"> </div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~4/MikyCOn1jkE" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanser-tedavisi.net/grip-kapiya-dayandi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanser-tedavisi.net/grip-kapiya-dayandi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Batı nil virüsü sivrisineklerle bulaşıyor</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~3/GX9dDcEwyaM/</link>
		<comments>http://www.kanser-tedavisi.net/bati-nil-virusu-sivrisineklerle-bulasiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 21:44:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[BATI NİL VİRÜSÜ]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Nil Virüsü belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[batı nil virüsü hakkında bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Batı nil virüsü kimlerde görülür]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Nil Virüsü nasıl bulaşır]]></category>
		<category><![CDATA[Batı nil virüsü nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Nil Virüsü nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Batı nil virüsü sivrisineklerle bulaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Nil Virüsü tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sivrisineklerle bulaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[West Nile Virus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanser-tedavisi.net/?p=5446</guid>
		<description><![CDATA[
Batı nil virüsü sivrisineklerle bulaşıyor
 Ziraat Mühendisi Derya Ulaşoğlu, batı nil virüsü hakkında bilgiler verdi. Ulaşoğlu virüsün nasıl taşındığını ve yayıldığını açıklayıp alınabilecek önlemleri de sıraladı.
Geçen yıl İsviçre’de bu yılda Yunanistan’da görülmeye başlayan, hatta Manisa’daki ölümlerinde nedeni olduğu konusunda kuşkular bulunan ‘Batı Nil virüsü (West Nile Virus)’ hakkında böcek uzmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Derya Ulaşoğlu açıklamalarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5447" title="_0_1282160997" src="http://www.kanser-tedavisi.net/wp-content/uploads/0_1282160997-150x150.jpg" alt="_0_1282160997" width="150" height="150" /></p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Batı nil virüsü </a>sivrisineklerle bulaşıyor<br />
 Ziraat Mühendisi Derya Ulaşoğlu, <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">batı nil virüsü hakkında bilgiler </a>verdi. Ulaşoğlu virüsün nasıl taşındığını ve yayıldığını açıklayıp alınabilecek önlemleri de sıraladı.<br />
Geçen yıl İsviçre’de bu yılda Yunanistan’da görülmeye başlayan, hatta Manisa’daki ölümlerinde nedeni olduğu konusunda kuşkular bulunan ‘Batı Nil virüsü (<a href="http://www.kanser-tedavisi.net">West Nile Virus</a>)’ hakkında böcek uzmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Derya Ulaşoğlu açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Batı Nil Virüsü nedir</a>?<span id="more-5446"></span></p>
<p>İlk kez 1937 yılında Uganda’nın Batı Nil bölgesinde bir insandan izole edilen bir virüstür. 45-50 nm büyüklüğündeki bu virüs Flaviviridae familyasının Flavivirus cinsine aittir. Bu virüsün ana rezervuar (taşıyıcısı) kuşlardır. Bu kuşlardan kan emen özellikle sivrisinek ve keneler bu virüsü alarak insana ve diğer bazı memelilere taşınmaktadır.</p>
<p>Hangi ülkelerde görülmektedir? Bunlar nasıl yayılmaktadır?</p>
<p>Cezayir, Fas, Romanya, Fransa, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Tunus, Rusya ve İsrail’de görülmüştür. Amerika’da ise New York şehrinde 1999 yılında 62 vaka ile başlamış ve hızla diğer eyaletlere yayılmıştır. Başladığı yıl New York, New Jersey ve Connecticut eyaletlerinde 7 insan, 6 at ve yüzlerce kuş ölmüştür. Bunlar göçmen kuşlarla yayılabildiği gibi uçak içinde ve eşyalar arasında da taşınabilmektedir.</p>
<p> İnsandan insana geçiş nasıl olmaktadır?</p>
<p>Nadir de olsa kan ve organ nakli, hamile kadından bebeğine, süt emziren anneden bebeğine</p>
<p>geçebilmektedir.</p>
<p>Isırıktan sonra belirtiler( inkübasyon süresi) ne zaman başlamaktadır?</p>
<p>Belirtiler 2-15 gün içinde çıkmaktadır. Genel olarak 1-6 gündür.</p>
<p>Bu virüse karşı aşı var mıdır?</p>
<p>Atlar için aşı geliştirilmiştir. İnsan ve köpek vs. için yoktur.</p>
<p>Amerika’da vaka sayısı nedir?</p>
<p>2009 verilerine göre Amerika ve Kanada’da 30 bin kişi bu virüsü almış, bunlardan 1000 kişi</p>
<p>ölmüştür. Ölüm oranı insanda ortalama % 3-15’dir; ancak atlarda ölüm oranı %30’lardadır.</p>
<p>Hangi yaş grubu risk altındadır?</p>
<p>Vakalar izlendiğinde 50 yaş ve çok üzeri yaş grubu dağılımı mevcut.Manisa’da genç değilde orta yaş üstü insanların hastalanması dikkat çekicidir.Yine de tüm yaş grubu insanlar dikkat etmelidir.Örneğin Amerika’da farklı yaş grubunda (örneğin 6 yaş) nadirde olsa vakalar vardır.</p>
<p>Ne tip belirtiler vardır. Tedavisi var mıdır ?</p>
<p>Bu virüse özgü spesifik belirtisi yoktur. Ani başlayan ateş, kas ağrısı, bulantı, yorgunluk, halsizlik, kızarıklık, kusma, ishal, nörolojik problemler, hafıza kaybı. koma, lenf bezlerinde şişme, boyun tutulması, oryantasyon bozukluğu, birbirine karıştırma durumu, menenjit vs. görülebilir.</p>
<p>Spesifik tedavisi yoktur. Destek tedavisi yapılmaktadır.</p>
<p>Hangi sivrisinek ve kene türleri taşıyabilmektedir?</p>
<p>Amerika’da 21 farklı sivrisinek türünün taşıdığı tespit edilmiştir. Özellikle ‘Culex pipiens’ çok önemli vektör olarak öne çıkmaktadır. Özellikle bu sivrisinek türünün kan emmek için kuşları tercih etmesi de önemli faktördür.</p>
<p>Hangi kanatlılar taşımaktadır ?</p>
<p>Karga, ördek, güvercin, martı başta olmak üzere çok çeşitli kuş türleri ve tavuk bu virüsü taşıyabilmektedir.</p>
<p>Diğer memelilerde durum nedir?</p>
<p>Koyun,hamsters,fare ve bazı maymun türlerinde görülürken domuz,köpek,tavşan virüse dayanıklılık gösterebilmekte hatta simptom bile oluşmamaktadır.Buna rağmen çok sık olmasada belirti gösteren köpek ve kedi vakaları vardır.</p>
<p>Manisa’da salgın gibi artış olmamasının bu virüs olasılığını olduğu ihtimalini zayıflattığı söylendi. Siz ne düşünüyorsunuz ?</p>
<p>Bana göre bu sayı artmasa da ‘batı nil virüsü’ olmuş olabilir. Amerika’daki verilerde bu sonuca ulaşmak mümkün. Amerika’daki verilerde Connecticut eyaletinde 1999-2009 yılları arasındaki vaka sayısı 69, sadece 2008 yılında 8 vaka varken, 2003 yılında 17 vaka var. 2009‘da hiç görülmemiş. Bu 69 kişinin üçü ölmüş. Bazı yıllar görülmese de yine sonraki yıllar vaka çıkabilir.</p>
<p>Amerika’da bu virüse karşı ne tip çalışmalar yapılmaktadır?</p>
<p>Nitekim Amerika’da Connecticut Agricultural Experiment Station(CAES)’ 1998-2009 yılları arasında 1.7 million sivrisinek üzerinde test yapmışlardır. Sadece 2009 yılında 200 bin sivrisinek test yapılmıştır.Sivrisenekler kurulmuş tuzaklar ile yakalanmaktadır. Bunlar her yıl rutin virüs testine tabi tutuluyor.Bu uygulama bizde de vakalar olmasa da başlamalıdır.</p>
<p>Sivrisineklerin yaşam döngüsü nasıldır? Temel özellikleri nedir?</p>
<p>Sivrisineklerin yaşam döngüsü yumurta, larva, pupa, ergin dönemlerinden oluşur. İlk üç aşama sucul ortamda geçerken, ergin sivrisinek karada yaşar. Ergin sivrisinek uçma yeteneğine sahiptir.</p>
<p>Yumurta döneminden ergin olmaya kadar geçen süre 9-14 gündür. Ergin sinek 2-6 ay yaşar. Bir sivrisinek dişisi bir defada türlere göre değişmekle birlikte 35-450 yumurta bırakabilir.</p>
<p>Sivrisinekler yumurtalarını durgun suya bırakırlar (yosunlu, sığ sular, durgun sular, lağım ve kanalizasyonlar, bataklık ve taban suları, su birikintileri)</p>
<p>ÖNLEMLER :</p>
<p>a) Kullanılmış ve ıskarta lastiklerin arazinizde biriken durgun sularını boşaltın (örneğin lastik salıncak). Ya da bekletmeden atınız.</p>
<p>b) Arazinizde biriken kutular, plastik kaplar, seramik saksılar ya da benzer su biriktirmiş kapları atın yada içerisinde biriken suları çok sık bekletmeden düzenli dökün. Saksı alt tabağında su birikintisi olmadığından emin olun yada delikli alt tabak kullanınız.Bitkilerle kaplanmış kapları gözden kaçırmayınız.</p>
<p>c) Özellikle yapraklar vs. olukları tıkayabilir. Tıkanan çatı oluklarını yıllık olarak temizleyiniz. Çatı olukları genelde göz ardı edilir, ancak bu alanlarda her mevsim milyonlarca sivrisinek üreyebilir.</p>
<p>d) Plastik seyyar havuzları kullanmadığınızda ters çevirin. Düzenli olarak kullanılmayan bir seyyar havuz sivrisinek yuvası haline gelir.</p>
<p>e) El arabalarını ters çevirin ve kuş kablarında suların durgun halde birikmesini önleyiniz; aksi takdirde, sivrisinekler için ideal üreme ortamı oluşur. Kuş kabları ve seyyar havuzlardaki suları her hafta değiştirin.</p>
<p>f) Süs havuzlarını havalandırın,bakımını yapınız ya da balıkla doldurunuz (önerilen yada biyolojik larvasid (sineklerin larva dönemini öldüren) kullanınız. .Süs havuzları revaçta olmakla birlikte durgun su içermeleri durumunda ciddi bir sivrisinek tehdidi yaratabilir.</p>
<p>g) Kullanılmayan yüzme havuzlarını temizleyip klorlayın. Bir aylık tatile çıkan bir ailenin başıboş bıraktığı bir yüzme havuzu komşuların şikayetlerine yol açabilecek kadar sivrisineğin üremesiyle sonuçlanabilir. Unutmayınız ki, yüzme havuzu kapaklarında biriken sularda bile sivrisinekler üreyebilir.</p>
<p>h) Arazinizde biriken durgun suları ortadan kaldırmak için peyzajdan faydalanın. Yaz aylarında 7- 10 gün üzerinde ortada olan tüm su birikintilerinde sivrisinekler üreyebilir.</p>
<p>o) Çöp kutusu, branda ve suyu biriktiren kap ve oyuncaklardaki suları boşaltın.</p>
<p>ı) Evcil hayvan ve büyükbaş hayvan su teknelerindeki suyu haftada iki kez değiştirin.</p>
<p>i) Kapların altında su birikmeyecek şekilde delikler açın ya da suları tahliye edin.</p>
<p>j) Drenaj delikleri sivrisineklerin üremesi için yeterli miktarda suyu toplar.</p>
<p>k) Kesilen çimlerin yol kenarındaki oluklara ve toplama çukurlarına girmesine izin vermeyin, çünkü bu alanlar sivrisinekler için çok uygun üreme alanlarıdır.</p>
<p>l) Yapay göletlerde durgun su oluşmaması için uygun sirkülasyon sistemi kurunuz.Sinek</p>
<p>larvalarına karşı hedef dışı canlılara ve insanlara toksik olmuyan biyolojik larvasid olan ‘Bacillus</p>
<p>thuringiensis israelensis’ ,’Bacillus sphaericus’ belli aralıklar ile kullanılabilir.</p>
<p>m) Durgun suların arazideki molozlar, derin batak ve deliklerde, çukurlarda, çöküntü alanlarında, korunmayan ve kullanılmayan kuyularda birikmesini önleyiniz,</p>
<p>n) Açılan kapı ve pencerelere sineklik yapılmalıdır;hatta Amerika’da bahçeli evlerde ana giriş kapısına yapılan ikinci kapının yarısı sinekliktir.İnsanlar daha çok bu kapıyı kullanmaktadır.Sineklik yaptırırken him boşluk kalmadığına dikkat ediniz.Sürgülü modeller uygudur.Fırçalı olanlar çabuk bozulabilir.Buna rağmen fırçalı olacaksa sıfır oturmalıdır ve hiç gözenek kalmamalıdır.</p>
<p>o) Hem kene hemde sivrisineği aynı anda kovan repellent(kovucu) kullanılmalıdır.</p>
<p>p) Sineklerin aktif olduğu saatlerde dışarı çıkmayınız.</p>
<p>q) Bahçede ölü kuş görülürse çıplak elle dokunulmamalıdır.Eldiven ile iki ayrı kalın poşete koyarak ana çöpe atılmalıdır.Eldiven çamaşır suyu ile dezenfekte edilmelidir.</p>
<p>r) Bahçede kuru yaprak,birikmiş çalılıklar toplanıp,atılmalıdır.</p>
<p>s) Komşularında aynı tedbirleri almasını sağlayınız.</p>
<p>t) Riskli alanlarda açık renkli,mümkün olduğunca kapalı giysiler giyilmelidir</p>
<div id="crp_related"><h1>Benzer Yazılar:</h1><ul><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/bati-nil-virusu-turkiye-ye-de-gelebilir/" rel="bookmark">BATI NİL VİRÜSÜ TÜRKİYE' YE DE GELEBİLİR</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/domuz-gribi-hakkinda-soru-ve-cevaplar/" rel="bookmark">Domuz Gribi hakkında soru ve cevaplar</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/avrupa%e2%80%99dan-turkiye%e2%80%99ye-sicrayan-virus-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey/" rel="bookmark">Avrupa’dan Türkiye’ye sıçrayan virüs hakkında bilmeniz gereken her şey.</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/sicak-havayla-gelen-kene-kabusu/" rel="bookmark">SICAK HAVAYLA GELEN "KENE KABUSU"</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/bocek-sokmalari/" rel="bookmark">Böcek Sokmaları</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/aids-nedir/" rel="bookmark">AIDS nedir?</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/abdde-domuz-gribinden-olenlerin-sayisi-4-bini-gecti/" rel="bookmark">ABD'de domuz gribinden ölenlerin sayısı 4 bini geçti</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/sivrisinek-ve-tarim-ilaclari-kanseri-tetikliyor/" rel="bookmark">Sivrisinek ve Tarım ilaçları Kanseri Tetikliyor !</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/simdide-hanta-virusu/" rel="bookmark">ŞİMDİDE HANTA VİRÜSÜ</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/domuz-gribi-tehdidi-gun-gectikce-artiyor/" rel="bookmark">Domuz gribi tehdidi gün geçtikçe artıyor</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~4/GX9dDcEwyaM" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanser-tedavisi.net/bati-nil-virusu-sivrisineklerle-bulasiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanser-tedavisi.net/bati-nil-virusu-sivrisineklerle-bulasiyor/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Daha iyi hafızaya sahip olmanın 10 kuralı</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~3/-_ylfbU10HE/</link>
		<comments>http://www.kanser-tedavisi.net/daha-iyi-hafizaya-sahip-olmanin-10-kurali/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 21:35:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin kasları]]></category>
		<category><![CDATA[Daha iyi hafızaya sahip olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Daha iyi hafızaya sahip olmanın 10 kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[Daha iyi hafızaya sahip olmanın kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanser-tedavisi.net/?p=5443</guid>
		<description><![CDATA[
Daha iyi hafızaya sahip olmanın 10 kuralı
İnternet sitesi Yahoo, Sarah Jio&#8217;nun değişik uzmanlardan derlediği &#8221;Daha iyi hafızaya sahip olmanın 10 kuralı&#8221; başlıklı araştırmasının sonuçlarını yayınladı.
Sakinleşmek, stresten uzak durmak, egzersiz yapmak, yeşil yapraklı ve parlak renkli sebze ve meyve yemek, şarkı ezberlemek hafızayı güçlendiriyor.
Beyin kaslarını harekete geçirerek, daha güçlü hafızaya sahip olabilmenin mümkün olduğunu ortaya koyan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5441" title="hafiza" src="http://www.kanser-tedavisi.net/wp-content/uploads/hafiza-150x150.jpg" alt="hafiza" width="150" height="150" /></p>
<p>Daha iyi hafızaya sahip olmanın 10 kuralı</p>
<p>İnternet sitesi Yahoo, Sarah Jio&#8217;nun değişik uzmanlardan derlediği &#8221;Daha iyi hafızaya sahip olmanın 10 kuralı&#8221; başlıklı araştırmasının sonuçlarını yayınladı.<br />
Sakinleşmek, stresten uzak durmak, egzersiz yapmak, yeşil yapraklı ve parlak renkli sebze ve meyve yemek, şarkı ezberlemek hafızayı güçlendiriyor.</p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Beyin kasları</a>nı harekete geçirerek, daha güçlü hafızaya sahip olabilmenin mümkün olduğunu ortaya koyan araştırmanın sonuçları şöyle:</p>
<p>- Bir şeyi öğrenmek için el hareketleri kullanmak beynin anımsama yapmasında kolaylık sağlıyor.<span id="more-5443"></span></p>
<p>- Televizyon izlemek, kitap okumak ve müzik dinlemek gibi aktivitelerle beyni meşgul etmeden kesintisiz en azından 6 saat uyuma hafızayı onarıyor.</p>
<p>- Sakinleşmek ve stresten uzak durmak beyne ciddi anlamda yardımcı oluyor.</p>
<p>- Egzersiz, tüm vücuda özellikle beyindeki hafıza bölümlerine ulaşarak kan akımını hızlandırıyor.</p>
<p>- Brüksel lahanası, brokoli, kabak, yapraklı yeşillikler, kiraz, kırmızı elma, patlıcan ve üzüm gibi parlak renkteki sebze ve meyve yemek hafızayı kuvvetlendiriyor.</p>
<p>- Okumak ve okunan kitabı tartışmak hafızayı güçlendiriyor. Beyindeki düşünmeden sorumlu bölgeyi güçlendirmek için okunan şeyin tercüme edilmesi de etkili oluyor.</p>
<p>- Koku, hatırlamaya yardımcı oluyor. En kuvvetli ve ekonomik koku ise biberiye. Konsantrasyon ve dikkat sorunu çeken kişilere biberiye içerikli parfüm öneriliyor.</p>
<p>- Tek bir şeyle ilgilenmek. Örneğin, kitap okurken televizyonun açık olmaması, yemek yaparken telefonla konuşmamak gibi&#8230;</p>
<p>- Şarkı ezberlemek.</p>
<p>- Sürekli yeni şeyler öğrenmek</p>
<div id="crp_related"><h1>Benzer Yazılar:</h1><ul><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/unutkanlik-beyindeki-molekuler-degisimden/" rel="bookmark">UNUTKANLIK BEYİNDEKİ MOLEKÜLER DEĞİŞİMDEN</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/hafiza-kaybi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/" rel="bookmark">Hafıza kaybı hakkında bilinmesi gerekenler</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/hangi-meyveler-sagligi-koruyor/" rel="bookmark">Hangi meyveler sağlığı koruyor  ?</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/seker-hastaligi-riskine-karsi-sebze/" rel="bookmark">ŞEKER HASTALIĞI RİSKİNE KARŞI SEBZE</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/sigaranin-dumani-bile-hafizaya-zarar-veriyor/" rel="bookmark">Sigaranın dumanı bile hafızaya zarar veriyor</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/asiri-yemenin-5-nedeni/" rel="bookmark">Aşırı yemenin 5 nedeni</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/uykusuzluk-beyni-kucultuyor/" rel="bookmark">UYKUSUZLUK BEYNİ KÜÇÜLTÜYOR</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/guclu-hafiza-icin-d-vitamini-sart/" rel="bookmark">Güçlü hafıza için D vitamini şart</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/surekli-stresli-ve-halsizmisiniz/" rel="bookmark">Sürekli stresli ve halsizmisiniz?</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/kemoterapi-ve-radyoterapide-beslenme/" rel="bookmark">Kemoterapi ve radyoterapide beslenme</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~4/-_ylfbU10HE" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanser-tedavisi.net/daha-iyi-hafizaya-sahip-olmanin-10-kurali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanser-tedavisi.net/daha-iyi-hafizaya-sahip-olmanin-10-kurali/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kalbiniz için bu beş önemli riske dikkat!</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~3/8M_DFssGf4I/</link>
		<comments>http://www.kanser-tedavisi.net/kalbiniz-icin-bu-bes-onemli-riske-dikkat/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 21:31:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[DEPRESYON]]></category>
		<category><![CDATA[Genetik]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalbiniz için]]></category>
		<category><![CDATA[Kalbiniz için  önemli risk]]></category>
		<category><![CDATA[Kalbiniz için bu beş önemli risk]]></category>
		<category><![CDATA[Kalbiniz için bu beş önemli riske dikkat!]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp damar hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[ÖFKE]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanser-tedavisi.net/?p=5439</guid>
		<description><![CDATA[
Kalbiniz için bu beş önemli riske dikkat!
 Eğer koroner kalp hastalığından korunmak ve bu hastalığa bağlı kalp krizi tehlikesini azaltmak istiyorsanız her riski ciddiye almanızda fayda var. İşte o minör, yani adı küçük, etkisi ve önemi büyük risklerden 5 tanesi:
Müftüoğlu&#8217;nun sağlıklı bir kalp için uyarıları şöyle:
Kalbiniz için beş önemli riski dikkate alın
Tıbbi terminolojide minör riskler, yani [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-3419" title="248_kalp_seks" src="http://www.kanser-tedavisi.net/wp-content/uploads/248_kalp_seks-150x150.jpg" alt="248_kalp_seks" width="150" height="150" /></p>
<p>Kalbiniz için bu beş önemli riske dikkat!</p>
<p> Eğer koroner <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">kalp hastalığı</a>ndan korunmak ve bu hastalığa bağlı <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">kalp krizi </a>tehlikesini azaltmak istiyorsanız her riski ciddiye almanızda fayda var. İşte o minör, yani adı küçük, etkisi ve önemi büyük risklerden 5 tanesi:</p>
<p>Müftüoğlu&#8217;nun sağlıklı bir kalp için uyarıları şöyle:</p>
<p>Kalbiniz için beş önemli riski dikkate alın<span id="more-5439"></span></p>
<p>Tıbbi terminolojide minör riskler, yani önemi az faktörler olarak tanımladığımız risklerin de önemli olabileceklerini gösteren ciddi veriler var. Eğer koroner kalp hastalığından korunmak istiyorsanız her riski ciddiye almanızda fayda var.</p>
<p>Genç, yaşlı, kadın veya erkek hepimiz şu üç şeyi çok iyi öğrendik:</p>
<p>BİR: <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Kalp damar hastalıkları </a>en önemli sağlık sorunlarından biri.</p>
<p>İKİ: Ölüm sebepleri arasında ilk sıralardaki yerini korumaya hala devam ediyor.</p>
<p>ÜÇ: <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Genetik </a>mirasımız kötü de olsa bu hastalıktan korunmak, en azından etkisini hafifletmek de bizim elimizde.</p>
<p>Ama ne var ki çoğumuz inatla yumurta kapıya gelmeden, hatta testiyi kırmadan soruna hak ettiği önemi vermiyoruz. Verenlerimiz de genellikle işin kolayına kaçıp fazla kilolarını vermeden, sigara içmeyi bırakmadan, uyku, stres ve benzeri konulardaki sorunlarını çözmeden, yaşadıkları sorunu yalnızca ilaçlarla çözmeye, kolesterolünü, şekerini, tansiyonunu haplarla düşürüp işi çözmeye bakıyor. Oysa birçok sorunda olduğu gibi bunların da bir değil, birçok sebebi var. Sigara içmek, şekeri, kolesterolü, tansiyonu yüksek biri olmak en önemli riskler olsa da tıbbi terminolojide, minör riskler, yani önemi az faktörler olarak tanımladığımız risklerin de önemli olabileceklerini gösteren ciddi veriler var. Eğer koroner kalp hastalığından korunmak ve bu hastalığa bağlı kalp krizi tehlikesini azaltmak istiyorsanız her riski ciddiye almanızda fayda var. İşte o minör, yani adı küçük, etkisi ve önemi büyük risklerden bazıları&#8230;</p>
<p>RİSK 1: STRES, DEPRESYON VE ÖFKE</p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Stres </a>kalbimiz için en önemli risklerden biri. Özellikle kalp krizleriyle stres arasında yakın bir ilişki var. Bilhassa şehirde yaşayan, çok önemli kararlar vermek zorunda kalan, yaşam koşullarında beklenmedik değişiklikleri çok sık yaşayanlarda stres konusu daha bir önem kazanıyor. İşadamları, bankacılar, borsada işlem yapanlar, gazeteciler, doktorlar, güvenlik görevlileri bu konuda oldukça dikkatli olmak zorunda. Stres, kalp hızını artırarak, kan basıncını yükseltip kalbi besleyen koroner arterlerde spazm ve kasılmalara yol açarak kalp krizlerine davetiye çıkarıyor.</p>
<p>Araştırma sonuçları <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">depresyon</a>un da önemli bir risk faktörü olduğunu gösteriyor. Depresyonla kalp krizi ilişkisinde hangi mekanizmanın etkili olduğu bilinmiyor ama depresyonlu hastalarda taşikardi, hipertansiyon, ritim bozukluğu, kilo sorunu, uyku problemleri, beslenme yanlışlarının daha sık görülmesinin çok önemli birer kriz davetiyeleri olduğu düşünülüyor. Endişe ve öfke durumu da stres ve depresyon kadar önemli bir risk faktörü. Özellikle öfke patlamaları son derece tehlikeli. Öfke, koroner damarlar içindeki yangısal süreçleri tetikliyor, kalp hızını ve kan basıncını arttırıyor. Benzer şekilde endişe özellikle yol açtığı stres tepkileri ve öfke kontrolü güçlüğü olanlarda önemli risk haline geliyor.</p>
<p>RİSK 2: CİNSEL GÜÇ KAYBI</p>
<p>Erkeklerde cinsel güç kaybı (EİB) tıbbi adıyla elektiv işlev bozukluğu, yaygın bir sorun olma yolunda. Uzmanlar 40-70 yaş grubundaki erkeklerin hemen hemen yarısının bu sorunu yaşadığına işaret ediyor. Farklı ülkelerde yapılan çok sayıda araştırma da gösterdi ki EİB sorunu yaşayan erkeklerde ortalama iki-üç yıl sonra koroner kalp hastalığıyla ilgili sorunlar başlıyor. Kısacası EİB yakın bir gelecekteki koroner kalp hastalığının erken işareti de olabiliyor. Sebep olarak da EİB ile kalp damar hastalığının aynı risk faktörlerinden etkilenmeleri gösteriliyor: Yüksek kolesterol düzeyi, kan şekeri fazlalığı, hipertansiyon, sigara içmek, yoğun ve tekrarlayan stres, kilo almak, fiziksel aktiviteden uzak kalmak, uykusuzluk, depresyon gibi faktörler her iki sorunu da hızlandıran nedenler olduğu için bugün EİB ile başlayan süreç iki-üç yıl sonra koroner kalp hastalığına da yol açabiliyor. EİB gibi bir sorun yaşıyorsanız bunun birkaç yıl sonra ortaya çıkabilecek bir kalp damar hastalığının (hatta kalp krizinin) erken işareti olabileceği aklınızda olsun. EİB ile mücadelede göstereceğiniz azim ve dikkat, yani sigarayı bırakmak, fazla kiloları vermek, stresi frenlemek, tansiyonu, şekeri, kolesterolü düşürmek sizi muhtemel bir kalp hastalığından da koruyabiliyor.</p>
<p>RİSK 3: BELİNİZ KALINLIĞI</p>
<p>Farklı merkezlerde yapılan çok sayıda araştırma gösterdi ki bel çevresinin kalanlığının artması yani karın, göbek ve bel bölgesinde yağ birikmesi tıbbi adıyla abdominal obezite, koroner kalp hastalığı, hatta kalp krizi için çok ama çok önemli bir risk. Bel çevresinin erkeklerde 101, kadınlarda 88 santimin üzerinde olması gelecekte geçirilecek kalp krizine de işaret. Bu durumun nedeni olarak da abdominal obezitenin çoğu zaman tokluk şekeri yüksekliği, iyi kolesterolün azlığı, kan basıncının artması, trigliserit seviyelerinin yükselmesi gibi önemli risk faktörleriyle birlikte olması gösteriliyor. Ayrıca bütün bu işaretlerin arkasında dikkatli bir araştırma yapılırsa insülin direnci sorunu saptanıyor. Hücrelerin enerji kaynağı olarak glikozu alıp kullanmasını sağlayan insüline karşı tepki verme yeteneği azaldıkça kanın pıhtılaşma olasılığı artıyor, plak oluşumunu hızlandıran yangısal süreçler hızlanıyor. Tıp pratiğinde metabolik sendrom olarak adlandırılan bu duruma yakalananlarda kalp krizi geçirme riski bazı çalışmalarda neredeyse üç kat yüksek.</p>
<p>RİSK 4: YÜKSEK CRP</p>
<p>Vücudun herhangi bir yerinde şu veya bu nedenle yangısal bir süreç başlarsa CRP adı verilen proteini karaciğer daha fazla üretmeye başlıyor. Eğer damarların duvarında özellikle koroner ve/veya beyin damarlarının duvarında yangısal süreçler varsa işte o zaman da kanda CRP adı verilen bu proteinin düzeyi artmaya başlıyor. Yakın tarihlerde yapılan bir çalışma, CRP düzeyi en yüksek olanlarla CRP ölçümleri en düşük olanlar karşılaştırılmış. CRP düzeyi 3 mg/l.nin üzerinde olanlarda üç yıl içinde kalp krizi nedeniyle ölüm olasılığı yüzde 52 daha fazla bulunmuş. Özellikle kalp damar hastalığı açısından riskli yüksek olanların yıllık sağlık taramalarını yaptırırken CRP düzeylerine de baktırmaları faydalı olabilir. CRP düzeyi yüksek olanlara kilo vermeleri eğer kolesterol sorunları varsa statin grubu ilaç kullanmaları fiziksel aktiviteyi arttırmaları tavsiye ediliyor. Kan şekerinin dengelenmesi, kan trigliserid düzeylerinin azaltılması ve iyi kolesterolün artması CRP’nin normal seviyelere inmesini kolaylaştırıyor.</p>
<p>RİSK 5: UYKUSUZLUK</p>
<p>Yetişkin birinin günde en az altı saatlik kaliteli bir gece uykusuna ihtiyacı var. Şu veya bu sebebe bağlı uyku bölünmeleri, uyku apnesi veya horlama nedeniyle uyku kalitesinin bozulması özellikle ciddi düzeyde uykusuzluk probleminin başlaması önemli bir risk. İyi bir uyku yalnız beyni değil, kalbi de dinlendirir, dolaşım sisteminin kendine gelmesini sağlar. Sadece gece uykusu değil, gündüz yapılan şekerlemeler de kalbe faydalı. Çok sayıda çalışma, şekerleme yapmanın özellikle stresi azaltarak kalp sağlığına katkıda bulunduğunu söylüyor. Birkaç yıl önce 24 bin Yunanlının katıldığı bir çalışmada şekerleme yapanların koroner kalp hastalığından ölme olasılıkları şekerleme yapmayanlara göre üçte bir oranında daha az bulundu. Kaliteli bir uyku ve şekerleme alışkanlığı özellikle çalışanları muhtemel bir kalp krizinden korumada oldukça etkili. Önemli bir nokta da şu: Horlama ve uyku apnesi sorunları da kalp krizi bakımından önemli bir risk haline gelebilir. Bu, özellikle aşırı kilosu olanlar için önemli bir durum. Eğer böyle bir sorununuz varsa hele bir de kalp damar hastalığı yönünden riskli sayılan gruptaysanız dikkatli olun.</p>
<p>Griple kalp krizi arasındaki ilişki</p>
<p>2000’li yılların başında yapılan birkaç ön çalışma, gripten korunmanın kalp krizi ve inmeyi önlemeye de yardımcı olabileceğini gösterdi. 2004 yılında İngiliz bilim adamları hasta dosyalarının taramasına dayalı bir çalışma yaptılar ve grip başladıktan sonraki üç gün içinde kalp krizi olasılığının beş kat, inme olasılığının üç kat arttığını gördüler. Bunu diğer ülkelerde yapılan başka çalışmalar izledi. Sonuç değişmiyordu: Grip salgını özellikle kalp krizinden ölümlerin sayısını arttırıyordu. Bu durumun nedeni bilinmiyor. Aşılanarak gribi önlemenin kalp krizinden korunmaya ne kadar etkili olduğu tam olarak bilinmese de 50 yaşın üstündeki insanlara, kalp hastalığı yönünden yüksek risk grubunda bulunmaları ya da kalp hastası oldukları bilinmeleri halinde grip aşısı olmaları öneriliyor.</p>
<p>HÜRRİYET</p>
<div id="crp_related"><h1>Benzer Yazılar:</h1><ul><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/kalbin-tek-dusmani-kolesterol-mu/" rel="bookmark">Kalbin tek düşmanı kolesterol mü?</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/seks-kalpten-olumleri-artirir-mi/" rel="bookmark">Seks, kalpten ölümleri artırır mı?</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/yuksek-tansiyonla-birlikte-inme-riski/" rel="bookmark">Yüksek Tansiyonla Birlikte İnme Riski</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/tavuk-eti-kalbi-koruyor/" rel="bookmark">Tavuk eti kalbi koruyor</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/kalp-hastaligi-%e2%80%93-risk-faktorleri/" rel="bookmark">Kalp hastalığı – risk faktörleri</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/kotu-kolesterolde-kalp-riski/" rel="bookmark">Kötü kolesterolde kalp riski</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/kalsiyum-orani-kalp-krizini-bildiriyor/" rel="bookmark">KALSiYUM ORANI, KALP KRİZİNİ BİLDİRİYOR</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/grip-kalp-krizini-tetikliyor/" rel="bookmark">Grip kalp krizini tetikliyor</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/kalp-krizi-igne-batirarak-onlenirmi/" rel="bookmark">KALP KRİZİ İĞNE BATIRARAK ÖNLENİRMİ?</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/kalp-krizine-karsi-dis-fircalayin/" rel="bookmark">KALP KRİZİNE KARŞI DİŞ FIRÇALAYIN</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~4/8M_DFssGf4I" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanser-tedavisi.net/kalbiniz-icin-bu-bes-onemli-riske-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanser-tedavisi.net/kalbiniz-icin-bu-bes-onemli-riske-dikkat/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Akut Bronşit Hakkında Bilmeniz Gerekenler</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~3/sfNc57tEaOQ/</link>
		<comments>http://www.kanser-tedavisi.net/akut-bronsit-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 22:52:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akut Bronşit]]></category>
		<category><![CDATA[Akut Bronşit Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Akut Bronşit Hakkında Bilmeniz Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Akut bronşit nasıl tedavi edilir]]></category>
		<category><![CDATA[Akut bronşit nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Akut bronşitin nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[bronş]]></category>
		<category><![CDATA[Bronşit nasıl bulaşır]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanser-tedavisi.net/?p=5436</guid>
		<description><![CDATA[
Akut Bronşit Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Akut bronşit nedir?
Akut bronşit akciğerlere hava akımını sağlayan bronş ağacının bulaşıcı hastalığıdır. Bronşlar hastalandığında şişerler ve balgam salgılarlar. Balgam, öksürdüğünüzde ağzınıza gelen salgıdır. Bronşların şişmesi solunumunuzu zorlaştırır ve soluduğunuzda hışırtıya neden olur.
Akut bronşitin nedenleri
Akut bronşit sıklıkla bronş ağacına ulaşan, virüs denen mikroorganizmalarla oluşur. Boğaz ve burunda nezle ve iltihap yapan virüsler, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5434" title="bronsit" src="http://www.kanser-tedavisi.net/wp-content/uploads/bronsit-150x150.gif" alt="bronsit" width="150" height="150" /></p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Akut Bronşit </a>Hakkında Bilmeniz Gerekenler</p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Akut bronşit nedir</a>?<br />
Akut bronşit akciğerlere hava akımını sağlayan <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">bronş </a>ağacının bulaşıcı hastalığıdır. Bronşlar hastalandığında şişerler ve balgam salgılarlar. Balgam, öksürdüğünüzde ağzınıza gelen salgıdır. Bronşların şişmesi solunumunuzu zorlaştırır ve soluduğunuzda hışırtıya neden olur.<br />
<a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Akut bronşitin nedenleri<br />
</a>Akut bronşit sıklıkla bronş ağacına ulaşan, virüs denen mikroorganizmalarla oluşur. Boğaz ve burunda nezle ve iltihap yapan virüsler, akut bronşit de yaparlar. Virüsler bronş ağacının duvarlarına saldırır ve zedelerler. Vücudumuz bu saldırganlara karşı kendini savunur ve bu nedenle bronşlarda şişme ve balgam oluşur. Bedeniniz bu savunma sonucunda saldırgan virüsleri öldürse de, kendini toparlaması ve onarması için zamana gereksinim duyar. Bu sırada öksürmeye ve balgam çıkarmaya devam edersiniz.<span id="more-5436"></span> Bronş ağacına zarar verebilecek sigara gibi herhangi bir etmen, bronşların iyileşme süresini uzatabilir.<br />
<a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Bronşit nasıl bulaşır</a>?<br />
Akut bronşit kişiler arasında öksürükle bulaşır. Virüs ya havadan ya da hasta kişinin elinden bulaşır (el sıkışmayla). Bronş ağacınız zedelenmişse, bronşite çok daha kolaylıkla tutulabilirsiniz. Sigara içiyor ya da hava kirliliğinin yoğun olduğu bir ortamda bulunuyorsanız, bedeninizin direnci düşer. Sigara içen kişiler, daha kolaylıkla bronşit olurlar ve hastalıkları daha uzun sürebilir.<br />
<a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Akut bronşit nasıl tedavi edilir</a>?<br />
Akut bronşit virüsler tarafından oluşturulduğu için antibiyotiklerin kullanımı gereksizdir. Solunumunuzun sıkışık olduğu durumlarda hekiminiz bazen astım tedavisinde kullanılan bir ilaç önerebilir. Bu ilaçlar, nefesinizi açmaya ve balgamdan arınmanıza yardımcı olacaktır. Sigara içiyorsanız, sigara sayısını azaltmalı ya da sigarayı kesmelisiniz. Bu, bronş ağacına verilen zararı azaltacaktır.<br />
Akut bronşitle birlikte gelişebilen başka Sorunlar<br />
Bazen akut bronşitin öksürüğü haftalarca sürebilir. Bu, sıklıkla bronşların iyileşmesinin uzun sürmesi nedeniyle olur. Ancak, akut bronşit bazen astımla da karışabilir. Hırıltınız ve öksürüğünüz uzun sürerse ve bu özellikle geceleri ve hareket ettiğinizde oluyorsa, hafif bir astımınız da olabilir. Bu durum uzun sürecek olursa, bronşit ile astımınızı ayırt etmek için hekiminiz size solunum fonksiyonu testi yaptırabilir. Akut bronşit ile zatürre de aynı yakınmaları yapabilir. Yüksek ateşiniz olursa, kendinizi halsiz hissedecek olursanız ve öksürüğünüz sürecek olursa, sizde zatürre gelişmiş olabilir. Bu durumu ayırt edebilmek için, hekiminiz size bir göğüs röntgen filmi çektirebilir. Bronşitiniz, uyurken midenizden akciğerlerinize kaçan mide içeriği nedeniyle de olabilir. Öksürüğünüz sürüyor ve sabah ağızda kötü bir tatla uyanıyorsanız, hekiminize başvurunuz. Hekiminizin midenize yönelik vereceği ilaçlar, bu nedenle oluşan öksürüğü kesebilir.<br />
Hekime acil olarak gitmenizi gerektiren durumlar<br />
Öksürüğünüz bir aydan uzun sürüyor, ateşiniz devam ediyorsa hekiminize başvurmalısınız. Öksürdüğünüzde balgamınızla kan geliyorsa, yattığınızda soluk alıp vermede güçlük çekiyorsanız ve bacaklarınız şişiyorsa da hekiminizi görmelisiniz.</p>
<div id="crp_related"><h1>Benzer Yazılar:</h1><ul><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/bronsit/" rel="bookmark">Bronşit</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/oksuruk-deyip-gecmeyin-2/" rel="bookmark">Öksürük deyip geçmeyin</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/cocuklarda-uzun-sureli-oksuruge-dikkat/" rel="bookmark">Çocuklarda uzun süreli öksürüğe dikkat!</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/balgam-nedir/" rel="bookmark">Balgam nedir ?</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/beslenmesi-zayif-bebekler-kolay-hastalaniyor/" rel="bookmark">Beslenmesi zayıf bebekler kolay hastalanıyor</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/sonbaharin-gelisiyle-hastaliklar-artti/" rel="bookmark">Sonbaharın gelişiyle, hastalıklar arttı</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/sinus-ve-sinuzit-tedavisi/" rel="bookmark">Sinus ve Sinüzit Tedavisi</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/camfistigi/" rel="bookmark">Çamfıstıgı</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/bobrek-iltihabi/" rel="bookmark">Böbrek iltihabı</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/grip-asisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/" rel="bookmark">Grip aşısı hakkında bilinmesi gerekenler</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~4/sfNc57tEaOQ" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanser-tedavisi.net/akut-bronsit-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanser-tedavisi.net/akut-bronsit-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Saman Nezlesi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~3/0EO_zfoLUi4/</link>
		<comments>http://www.kanser-tedavisi.net/saman-nezlesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 22:47:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[allerjik rinit]]></category>
		<category><![CDATA[ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz kaşıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[burun iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Rinit]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Nezlesi]]></category>
		<category><![CDATA[SAMAN NEZLESİ NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz gribi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanser-tedavisi.net/?p=5432</guid>
		<description><![CDATA[
Saman Nezlesi
SAMAN NEZLESİ NEDİR?
Saman nezlesi tanımı yanlış isimlendirilmektedir. Çünkü saman bu olaya neden olmaz. Hastalık; akan / kaşınan burun ve göz, hapşırma, boğaz kaşıntısı ve burun, boğazda çok miktarda akıntıdan oluşmaktadır. Havayla solunan parçaçıklara karşı gelişen allerji buna neden olmaktadır.
Yaz gribi ise bilinen grip (Virüs enfeksiyonları) den farklıdır, gribin aksine saman nezlesi gibi havadaki parçaçıklara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5429" title="saman-nezlesi" src="http://www.kanser-tedavisi.net/wp-content/uploads/saman-nezlesi-150x150.jpg" alt="saman-nezlesi" width="150" height="150" /></p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Saman Nezlesi</a></p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">SAMAN NEZLESİ NEDİR</a>?</p>
<p>Saman nezlesi tanımı yanlış isimlendirilmektedir. Çünkü saman bu olaya neden olmaz. Hastalık; akan / kaşınan burun ve göz, hapşırma, <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">boğaz kaşıntısı </a>ve burun, boğazda çok miktarda akıntıdan oluşmaktadır. Havayla solunan parçaçıklara karşı gelişen allerji buna neden olmaktadır.</p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Yaz gribi </a>ise bilinen grip (Virüs enfeksiyonları) den farklıdır, gribin aksine <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">saman nezlesi </a>gibi havadaki parçaçıklara karşı gelişen bir alerjidir. <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Saman nezlesi </a>ve yaz gribi tıp dilinde allerjik rinit olarak bilinen durum için kullanılan yaygın isimlerdir. (<a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Rinit</a>, <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">burun iltihabı</a>dır.)<span id="more-5432"></span></p>
<p>Her yıl çok sayıda insan <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">allerjik rinit</a>e yakalanmaktadır. Bazıları çok hafif atlatırken bazıları için çok ağır geçmekte, işlerini engellemekte ve yaşam kalitesini bozmaktadır.</p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR</a>?</p>
<p>Bir bitki veya hayvana ait bir parçaçık vücüda girerse (gözü kaplayan zardan, burun veya boğazdan) bu istilayı önlemek amacıyla bağışıklık sistemine ait bir yanıt gelişir. Normal şartlar altında bu yararlı, doğal bir korunmadır. Bununla birlikte bazı kişiler bir takım maddelere karşı aşırı reaksiyon göstermektedir. Bu maddelere allerjen, kişilere ise allerjik denilmektedir. Bu olay ailevi olarak görülme eğilimi göstermektedir.</p>
<p>Allerjenler vücudu antikor yapmak üzere uyarırlar. Bunlar daha sonra allerjenlerle birleşerek, vücudda bu şekilde istenmeyen etkilere yol açan bazı kimyasal maddelerin salgılamasına neden olurlar. Histamin bunlar içinde en iyi bilinen kimyasal maddedir. Bu madde burun zarlarının şişmesine, kaşıntıya, tahrişe ve aşırı miktarda sümük oluşmasına neden olur.</p>
<p>HANGİ ALLERJENLER RİNİT YAPAR?</p>
<p>Havada taşınabilecek kadar küçük ve hafif olan hayvan ve bitki proteinleri gözümüz burnumuz ve boğazımızdaki zarlar üzerinde birikirler. Polenler, mantar sporları, hayvan tüyleri ve ev tozu bu parçaçıkların en sık rastlananlarındandır.</p>
<p>HANGİ POLENLER SORUN OLUR?</p>
<p>İlkbaharın erken dönemlerinde saman nezlesine polenler yada çevrede sıklıkla rastlanan ağaçlar neden olmaktadır. İlkbaharın geç dönemlerinde ise polenler çayırlardan kaynaklanmaktadır. Renkli süs bitkileri nadir olarak allerjiye neden olmaktadır. Çünkü onların polenleri havayla taşınamayacak kadar ağırdır. Bu bitkilerin polenleri bir yerden bir yere böcekler tarafından taşınmaktadır. (arılar, kelebekler)</p>
<p>Bazı bitkiler ise Ağustosun sonunda polen vermeye başlarlar. Bu eylül ayı boyunca devam eder. Kimi zaman ekim ayına kadar veya ilk soğuklara kadar polen verdiği olur.</p>
<p>MANTAR NEDİR?</p>
<p>Mantarlar ekmeği küflendiren, meyvaların bozulmasına neden olan küflerdir. Aynı zamanda kuru yapraklarda, çayırlarda, samanda, tohumlarda diğer bitki ve toprakta da bulunurlar. Soğuğa dirençli oldukları için allerji sorunu uzundur ve karın toprağı kapattığı dönemler dışında tüm bir yıl sporları havada bulunur.</p>
<p>Ev içinde mantarlar ev bitkilerinde ve onların saksı toprağında yaşar. Bodrum katları ve çamaşır odaları gibi nemli yerlerin yanı sıra peynirde ve mayalanmış içkilerde de bulunurlar.</p>
<p>TÜM YIL BOYUNCA SAMAN NEZLESİ NASIL DEĞİŞİR?</p>
<p>Allerjenler hayvan artıkları (kediler, köpekler, atlar, yün) kozmetik malzemeler, mantarlar, yiyecekler ve ev tozlarıda dahil olmak üzere bütün yıl boyunca bulunurlar. Ev tozu, mobilyalardan dökülen selülozdan, mantardan, ev hayvanlarında dökülen artıklardan ve böcek parçalarından oluşan karmaşık bir yapıdır. Allerji kışın sıcak hava sistemlerinin açılmasıyla ev tozunun etkisi altında artmaktadır.</p>
<p>ALLERJİ ZARARLI OLABİLİR Mİ?</p>
<p>Allerjik kişilerin soğuk algınlığına, sinüs enfeksiyonu ve kulak enfeksiyonlarına olan hassasiyetleri artmıştır. Bu hastalık onları allerjisi olmayan insanlardan daha fazla rahatsız edebilir. Hatta bazen daha ağır olarak bu kişilerde astım gelişebilir.</p>
<p>İdeal olarak allerjinizin oluştuğu yerden uzakta yaşamayı seçebilirsiniz. Örneğin sadece deniz havası teneffüs edebileceğiniz bir yerde veya hiçbir şeyin yaşamayacağı kadar kuru bir iklimde yaşamanıza devam edebilirsiniz. Ne yazık ki bu ideal uygulama nadiren yapılabilir. Ancak aşağıda sıralanan kendi kendinize yardım önerileri denemeye değerdir.</p>
<p>1. Çimleri keserken veya ev temizliği yaparken polen maskesi takın. (birçok eczaneden temin edilebilir)</p>
<p>2. Isıtma ve havalandırma sistemlerindeki filtreleri aylık olarak değiştirin yada bir hava temizleme aygıtı kullanmaya başlayın.</p>
<p>3. Polenlerin çok yoğun olduğu dönemlerde kapıları ve pencereleri kapalı tutun.</p>
<p>4. Evde bulunan bitki ve hayvanlardan uzak durun.</p>
<p>5. Kuş tüyü yastıkları, yün battaniye ve yün örtüleri pamuk veya sentetik maddeden yapılmış olanlarla değiştirin.</p>
<p>6. Gerekli olduğunda yeterince antihistaminik ve dekonjestan kullanın.</p>
<p>7. Yatağınızın baş tarafı yukarı kaldırılmış bir şekilde uyuyun. Bunun için yatağınızın baş tarafındaki ayakların altına birer tuğla koyabilirsiniz.</p>
<p>8. Genel sağlık kurallarına uyun.</p>
<p>Hergün egzerzis yapın.<br />
Sigarayı bırakın ve diğer hava kirliliğine neden olan şeylerden uzak durun.<br />
Dengeli beslenin karbonhitratları aza indirin.<br />
Dietinizi vitaminler ve özelliklede C vitaminiyle destekleyin.<br />
9. Doktorunuzun tavsiyelerine uyun<br />
Kış aylarında iyi bir nemlendirici kullanın. Çünkü kuru ev içi havası birçok allerjik kişinin kötüleşmesine neden olmaktadır. Ancak nemlendiricide mantar üreme şansına da dikkat edin.</p>
<p>DOKTORUNUZ SİZİN İÇİN NE YAPABİLİR?</p>
<p>Kulak Burun Boğaz uzmanınız tam bir kulak, burun, boğaz, baş ve boyun muayenesi yapacaktır. Dikkatli bir değerlendirme sonucunda doktorunuz şikayetlerinize herhangi bir enfeksiyonun yada yapısal bir bozukluğun yol açıp açmadığına ve bunlara yönelik uygun tedaviye karar verecektir.</p>
<p>Allerji tedavisinde bir çok ilaçtan yararlanılmaktadır ve dokturunuz bunlar arasından size en uygun olanını seçecektir. Bunlar arasında antihistaminikler, dekonjestanlar, kromolin ve kortizonlu ilaçlar vardır. Şüphelenilen bir allerjinin medikal tedavisi aynı zamanda çevre kontrolü danışmalığınıda kapsamaktadır. Sonuç olarak detaylı bir hikaye ve iyi bir muayeneden sonra doktorunuz hangi maddeye karşı allerjiniz olduğunu tespit etmek için testler önerebilir.</p>
<p>Solunum havasındaki allerjenlerin tek tedavisi spesifik olarak o allerjene karşı antikor oluşturacak enjeksiyonlar yapmaktır. Bundan önce hassasiyetinizin gerçek nedeni bulunmalıdır. Allerji araştırmaları ya kan tahlili yada deri testi şeklindedir. Modern testler sadece hangi maddeye karşı allerjiniz olduğu değil bu allerjinin düzeyi de ortaya çıkmaktadır. Bu, eğer enjeksiyon gerekiyorsa başlanabilecek en yüksek dozla başlayarak tedaviye cevabı en kısa zamanda almamızı sağlar.</p>
<div id="crp_related"><h1>Benzer Yazılar:</h1><ul><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/alerjik-rinit/" rel="bookmark">Alerjik Rinit</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/alerji/" rel="bookmark">alerji</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/sinus-ve-sinuzit-tedavisi/" rel="bookmark">Sinus ve Sinüzit Tedavisi</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/astma-ile-nezle-arasinda-iliskiler/" rel="bookmark">Astma ile Nezle Arasında İlişkiler</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/bahar-da-polen-alerjisi-korkutmasin/" rel="bookmark">BAHAR DA POLEN ALERJİSİ KORKUTMASIN</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/astim-hastalarina-ilkbahar-uyarisi/" rel="bookmark">ASTIM HASTALARINA İLKBAHAR UYARISI</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/astim/" rel="bookmark">Astım</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/bahar-nezlesi/" rel="bookmark">Bahar Nezlesi</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/bahar-hastaliklarina-dikkat/" rel="bookmark">Bahar hastalıklarına dikkat!</a></li><li><a href="http://www.kanser-tedavisi.net/baharda-cocuklarda-alerjik-hastaliklara-dikkat/" rel="bookmark">Baharda çocuklarda alerjik hastalıklara dikkat!</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~4/0EO_zfoLUi4" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanser-tedavisi.net/saman-nezlesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanser-tedavisi.net/saman-nezlesi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Sinus ve Sinüzit Tedavisi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~3/8v3O2V--1XE/</link>
		<comments>http://www.kanser-tedavisi.net/sinus-ve-sinuzit-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 22:41:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[AKINTI]]></category>
		<category><![CDATA[Baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[BASINÇ]]></category>
		<category><![CDATA[burun akıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[Burunda dolgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kronik öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[kronik sinüzit]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sinus]]></category>
		<category><![CDATA[SİNÜS - AĞRl]]></category>
		<category><![CDATA[SİNÜS NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[Sinus ve Sinüzit Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[SİNÜSLER NE İŞE YARAR]]></category>
		<category><![CDATA[SİNÜZİT BAŞ AĞRISI NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[Sinüzit Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[SİNÜZİT TEHLİKELİ MİDİR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanser-tedavisi.net/?p=5427</guid>
		<description><![CDATA[
Sinus ve Sinüzit Tedavisi
SİNÜS &#8211; AĞRl, BASINÇ, AKINTI
Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri için harcanmaktadır (Burunda dolgunluk, baş ağrısı ve burun akıntısı).
HERKESİN SİNÜSÜ VAR MIDIR?
Evet, yeni doğmuş bir bebeğin bile çok küçük olsa dahi sinüsleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5424" title="sinuzit1" src="http://www.kanser-tedavisi.net/wp-content/uploads/sinuzit1-150x150.jpg" alt="sinuzit1" width="150" height="150" /></p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Sinus </a>ve <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Sinüzit Tedavisi</a></p>
<p>SİNÜS &#8211; AĞRl, BASINÇ, AKINTI<br />
Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri için harcanmaktadır (Burunda dolgunluk, baş ağrısı ve burun akıntısı).</p>
<p>HERKESİN SİNÜSÜ VAR MIDIR?<span id="more-5427"></span><br />
Evet, yeni doğmuş bir bebeğin bile çok küçük olsa dahi sinüsleri vardır. Başlangıçta bezelye büyüklüğünde olan bu boşluklar burnun içinden yüz ve kafatası kemiklerinin içine doğru genişleyen boşluklardır. Çocukluk ve genç erişkinlik çağında büyümeye ve genişlemeye devam eder. Hava cepleridirler. Burnun iç yüzünü kaplayan zarın aynısı tarafından kaplanmaktadırlar ve bir kurşun kalem başı büyüklüğünde açıklarla burun boşluğuna bağlanırlar.</p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">SİNÜSLER NE İŞE YARAR</a>?<br />
Sinüsler normal salgı (mukus) oluşturan burun, sisteminin bir parçasıdır. Normal olarak burun ve sinüsler günde yaklaşık olarak yarım litre mukus salgılar. Üretilen mukus burun örtüsü (mukoza) üzerinde hareket ederek toz parçacıklarını, bakterileri ve diğer havayla taşınan partikülleri süpürür ve yıkarlar. Daha sonra bu mukus geriye boğaza süzülür ve yutulur. İçindeki parçacıklar ve bakteriler mide asidi tarafından parçalanır. Birçok insan bunun farkında değildir çünkü normal bir vücut fonksiyonudur.</p>
<p>BURUN GERİSİNE AKINTl NE DEMEKTİR?<br />
Burun içi; hava kirliliği tarafından, allerjiye neden olan maddeler tarafından, dumanla veya virüsler tarafından rahatsız edildiğinde normalden çok fazla mukus üretir. Bu burun zarlarındaki allerjik maddeyi yıkayıp uzaklaştırmak amacıyla bol miktarda üretilmiş, berrak su gibi bir salgıdır. Burun arkasına doğru su gibi bir salgı oluşur. Arkaya akıntının en önemli nedeni bu olaydır. Bir başka tipte ise mukus yapışkan ve kıvamlıdır. Bu, hava yollarının çok kuru olduğu ve zarların yeterince sıvı salgılıyamadığı durumlarda görülür. Bakteriler tarafından oluşturulan enfeksiyonlarda da yapışkan ve kıvamlı mukus gözlenir aynı zamanda cerahatten dolayı mukusun rengi sarı veya yeşil olabilir.</p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">SİNÜS NEDİR</a>?<br />
&#8220;-it&#8221; eki tıpta enfeksiyon veya enflamasyonu ifade eder. Bu nedenle sinüzit, sinüslerin enfeksiyonu veya enflamasyonudur. Tipik bir akut sinüzit vakası soğuk algınlığı veya allerjik bir atak sonucunda fazla miktarda mukus salgılanması ile ortaya çıkar. Zarlar o kadar çok şişebilir ki sinüslerin küçük açıklıkları kapanır. Hava ve mukus burun ile sinüsler arasında rahat hareket edemezse mukus sinüsler içinde birikir ve basıncın artmasına neden olur. Hangi sinüsün etkilendiğine bağlı olarak yüzde veya alında üzerine basmakla oluşan, gözler arasında veya gerisinde, yanaklarda ve üst dişlerde ağrıya meydana gelir. Çıkışı kapalı ve mukus dolu bir sinüs bakterilerin üremesi için çok uygun bir ortamdır. Soğuk algınlığı normalden fazla sürerse ve sümüğün rengi yeşil-sarıya dönerse veya garip bir tat oluşursa muhtemel bakteriyel enfeksiyon gelişmiştir. Akut sinüzit olgularında yüzdeki ve alındaki ağrı çok kötü olabilir. Sinüs çıkışının uzun süre kapandığı durumlarda <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">kronik sinüzit </a>gelişir. Baş ağrısı az görülür ancak akıntı ve kötü koku devam eder. Enflamasyonun çok aşırı olması sonucunda polip adı verilen oluşumlar gelişir. Bazı sinüzit olguları üst dişteki enfeksiyonun sinüse geçmesi sonucunda oluşur.</p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">SİNÜZİT TEHLİKELİ MİDİR</a>?<br />
Sinüzit olgularının büyük çoğunluğu tıbbi tedaviye cevap verir ve tehlikeli değildir. Bununla birlikte sinüs içindeki bir enfeksiyon hem göze hem de beyne çok yakındır. <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Enfeksiyon</a>un göze veya beyine yayılması çok nadirdir. Enfeksiyonlu sinüslerden akan mukus akciğerler için sağlıklı değildir. Böylece sinüzit; bronşit, <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">kronik öksürük </a>veya astımı ya azdırır yada bunların ortaya çıkmasına neden olur.</p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">SİNÜZİT BAŞ AĞRISI NEDİR</a>?<br />
Soğuk algınlığı sırasında veya burun örtüsü şiştiği ve burnun aktığı zamanda veya burun sümükle dolu olduğunda yüzde, yanaklarda, alında veya göz çevresinde ortaya çıkan baş ağrısı muhtemelen sinüzit ağrısıdır. Sinüs enfeksiyonu buna neden olur. Bir başka tür sinüs baş ağrısı ise uçak inmek üzere alçaldığı zaman ortaya çıkar. Bu özellikle soğuk algınlığınız veya aktif allerjiniz varsa belirgin olur (buna &#8220;Vakum Baş Ağrısı&#8221; denilir). Maalesef sinüs baş ağrısıyla karıştırılabilecek birçok başka neden vardır. Örnek olarak migren ve diğer damar kaynaklı baş ağrıları veya gerginlik baş ağrısı hem alın ve göz çevresinde ağrı oluşturması hem de burun akıntısına da neden olabilmelerinden dolayı sinüzit ile karıştırabilirler. Ancak bu tip baş ağrıları doktor müdahalesi olmadan kısa sürede gelip geçerler. Doktor müdahalesi olmadan uzun süren ve ancak antibiyotik tedavisiyle düzeltilebilen sinüzitten farklıdırlar. Bununla birlikte arada sırada gelen, bulantı ve kusmaya neden olan baş ağrısı daha ziyade migren baş ağrısıdır. Şiddetli, sık ve uzun süren baş ağrılarının tanısı için mutlaka doktora baş vurulmalıdır.</p>
<p>KİMLER SİNÜS PROBLEMİYLE KARŞILAŞIRLAR?<br />
Gerçekte herkes sinüs enfeksiyonu geçirebilir ancak bazı gruplar daha hassastırlar.</p>
<p>Allerjisi olanlar : Bir allerji atağı soğuk algınlığı gibi mukozanın şişmesine, sinüs kanallarının kapanmasına, mukus akımının engellenmesine ve bakteri enfeksiyonuna neden olur.<br />
İyi nefes almayı ve mukus akışını engelleyecek yapısal burun bozuklukları olanlar : Örnek olarak kırık bir burun veya septum deviasyonu (septum burun delikleri arasında burnu sağ ve sol olmak üzere ikiye bölen kıkırdak bir yapıdır. Bunun bir tarafa doğru eğilmesine deviasyon denir.)<br />
Sık sık enfeksiyona maruz kalanlar: Okul öğretmenleri ve sağlık personeli hassastır.<br />
Sigara içenler: Tütün dumanı, nikotin doğal direnç mekanizmasını bozarlar.<br />
DOKTOR SİNÜSLERİM İÇİN NE YAPACAKTIR?<br />
Doktorunuz size soluk alıp vermeniz, burun akıntınızın rengi ve kokusu ve hangi olayların (günün hangi saatinde veya hangi mevsiminde ) bu bulgulara neden olduğu ile ilgili sorular soracaktır. Baş ağrınızı tarif etmeye hazır olun; Ne zaman ve hangi sıklıkta olduğu, ne kadar sürdüğü, bulantı, kusma, görme bozukluğu, veya burun tıkanıklığı ile ilişkili olup olmadığı. Kulak Burun Boğaz uzmanı özellikle mukozanın görünüşüne ve salgının niteliğine dikkat ederek kulağınızı, burnunuzu, ağzınızı, dişlerinizi, ve boğazınızı muayene edecektir. Burnunuzdaki hassasiyeti inceleyecektir. Bazı durumlarda sinüslerinizin röntgen fılmi gerekli olabilir. Tedavi doktorunuzun koyduğu teşhis ile bağlantılı olacaktır. Enfeksiyonlar için antibiyotik tedavisi veya cerrahi müdahale bazen de her ikisi birden gerekebilir. Akut sinüzit çoğunlukla antibiyotik tedavisine yanıt verirken kronik için genellikle cerrahi müdahale gerekmektedir. Son yıllarda uygulanan Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi (FESS) bu hastalıkların çözümünde uygulanan basit bir tekniktir. Sonuçlar oldukça başarılıdır. Eğer bulgular allerji, migren veya sinüzite benzeyen bir başka nedenden dolayı ise doktorunuz alternatif bir tedavi planı uygulayacaktır.<br />
SİNÜSLERİM İÇİN BEN NE YAPABİLİRİM?</p>
<p>Allerjiniz varsa bunu kontrol edin. Soğuk algınlığı olduğunuz zaman buharla nemlendirici kullanın. Yatağınızın baş tarafı daha yükseltilmiş bir şekilde uyuyun. Dekonjestanlar kullanılabilir ancak içlerindeki kimyasal maddeler adrenalin gibi etki gösterebileceğinden yüksek tansiyonu olanlarda riskli olabilir. Aynı zamanda bunlar uykusuzluğa neden olan uyarıcıdırlar. Kullanmadan önce doktorunuza baş vurun.<br />
Burnunuzu tahriş eden kirleticilerden, özellikle sigara dumanından uzak durun.<br />
Dengeli beslenin, düzenli egzersiz yapın.<br />
Enfeksiyonu olduğunu bildiğiniz insanlarla ilişkilerinizi sınırlamaya çalışın bu olmuyorsa bir takım önlemler alın (el yıkamak, ortak havlu ve önlük kullanmamak).<br />
Birçok reçetesiz sinüs ilacı satılmaktadır ancak uygun bir tanı koyulmadan bunları kullanmak doğru değildir. En iyisi sizi muayene eden ve sizin şikayetlerinizi bilen doktorunuzun verdiği ilaçları kullanmaktır.</p>
<div id="crp_related"> </div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~4/8v3O2V--1XE" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanser-tedavisi.net/sinus-ve-sinuzit-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanser-tedavisi.net/sinus-ve-sinuzit-tedavisi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Astma ile Nezle Arasında İlişkiler</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~3/VebYfVFC8Jc/</link>
		<comments>http://www.kanser-tedavisi.net/astma-ile-nezle-arasinda-iliskiler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 22:35:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Astma]]></category>
		<category><![CDATA[Astma ile Nezle Arasında İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[balgam çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[Baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Burun boşluğu]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[nezle]]></category>
		<category><![CDATA[Nezle belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[refleks]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanser-tedavisi.net/?p=5422</guid>
		<description><![CDATA[
Astma ile Nezle Arasında İlişkiler
Üst solunum yollarının en önemli organlarından olan burun, anatomik yapı bakımından bronş dediğimiz alt solunum yollarından farklı değildir. Bazıları, burunu kıkırdaktan yoksun iki bronş olarak kabul eder.
Akciğerlere giren havanın ilk ugrağı burundur. Hava burada, bedene uygun gelecek şekilde ısıtılır veya ılıtılır, içindeki yabancı maddeler temizlenir ve nemlendirilir. B umun bunlardan başka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1899" title="20090110022524_grip1019_ic" src="http://www.kanser-tedavisi.net/wp-content/uploads/20090110022524_grip1019_ic-150x150.jpg" alt="20090110022524_grip1019_ic" width="150" height="150" /></p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Astma </a>ile <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Nezle </a>Arasında İlişkiler</p>
<p>Üst solunum yollarının en önemli organlarından olan burun, anatomik yapı bakımından bronş dediğimiz alt solunum yollarından farklı değildir. Bazıları, burunu kıkırdaktan yoksun iki bronş olarak kabul eder.</p>
<p>Akciğerlere giren havanın ilk ugrağı burundur. Hava burada, bedene uygun gelecek şekilde ısıtılır veya ılıtılır, içindeki yabancı maddeler temizlenir ve nemlendirilir. B umun bunlardan başka koku alma ve konuşma sesinin oluşmasında da etkisi vardır.<br />
<span id="more-5422"></span><br />
<a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Burun boşluğu</a>na, yüz sinüsleri dediğimiz, içinde hava boşluğu bulunan organların ağızları veya kanalları açılır. Bu geçiş yerleri iltihap, allerjik olaylarla veya polip dediğimiz yapılarla tıkandığı zaman, sinüslerin temizliği yeterli olamaz ve sonunda Sinüzit dediğimiz <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">hastalık </a>meydana gelir.<br />
Burun dış ortam ile temaslı bir organ olduğundan sıklıkla hastalanır. Buradaki hastalık, <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">refleks </a>olarak veya burun salgısının geceleri genizden aşağı solunum yollarına akması sebebiyle, <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">öksürük </a>ve <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">balgam çıkarma </a>gibi bronşlarla ilgili belirtiler meydana gelir.</p>
<p>Hepimizin bildiği gibi, en sık görülen burun hastalığı halk dilinde Nezle, Up dilinde &#8220;Rhinitis&#8221; denilen durumdur. Akut, yani birdenbire başlayıp, bir hafta içinde geçen nezle üzerinde pek duymak istemiyoruz. Bu durum, daha ziyade virüs denilen ajanlarla meydana gelen, &#8220;Soğuk algınlığı&#8221;, &#8220;Grip&#8221; dediğimiz üst solunum yolunun hastalıklarında görülür. Normal sağlıklı insanların nezlesi kısa sürede geçmesine karşın, asmalılarda süre daha uzundur. Asmalı hastaların bazıları, &#8220;Benim hiçbir şeyim yoktu. Kendimi üşüttüm, grip oldum. Bir türlü bunu atlatamadım&#8221; derler. Olay sanıldığı gibi basit değildir. işin aslı, asmaya ait kalıtımsal yatkınlığın, nezle ile su üstüne çıkmasıdır .</p>
<p><a href="http://www.kanser-tedavisi.net">Nezle belirtileri</a>, burunun mukoza dediğimiz iç örtüsünde yığılan hücrelerden salgılanan mediatör denilen kimyasal maddelerden (Histamin, kinin ve lökotrienler) kaynaklanır. Kaşıntı, akıntı, tıkanıklık, hapşırma bilinen nezle belirtileridir. Olay müzminleştiği, yani süreğen bir hale geldiği zaman genizde akıntı, koku alma hissinin kaybolması, sinüslerin iltihaplanması ile yüzde ve alında lokalize <a href="http://www.kanser-tedavisi.net">baş ağrısı </a>ve hatta nefes kokması da ortaya çıkabilir.</p>
<p>Bir hastada, kronik yani süreğen nezle oluşmuşsa bu Allerjik veya Non-allerjik (Allerjik olmayan) nedenli olabilir. Allerjik nezle, episodik dediğimiz gelip geçici, mevsimsel (Seasonal) veya Yıl Boyu (Perennial) olabilir. Allerjik mevsimsel nezlenin bilinen sebepleri; yabani çalı; ot veya ağaçların polenleridir. Bu tür nezlenin tanınması gayet kolaydır. Bahar aylarında, yeşil bir alanda dolaşan hassas yapılı kişilerde ani başlayan ard arda hapşırma, burundan su gibi salgı gelmesi ve kaşınma, allerjik mevsimsel riniti hemen hatırlatır. Her çayırın, otun, çimenin veya ağacın polenleri, allerjik hastalık yapmaz.</p>
<p>Bir polenin hastalık yapabilmesi için, iç ve dış yapı özelliklerinin (protein, nişasta içeriği) yanı sıra çapının ve ağırlığının da etkisi vardır. Her şeyden önce polen havada uzun süre asılı kalabilmelidir. Yeni bilimsel çalışmalar, kirli havanın zararsız polenleri zararlı hale getirdiğini göstermektedir. En çok Kuzey Amerika ülkelerinde bulunan &#8220;Ragweed&#8221; bitkisinin pollenleri çok allerjiktir. Bu bitkinin Türkiye&#8217;de olmaması bizler için iyi bir şanstır. Amerika ve Avrupa ülkelerinin allerjik polen taşıyan en önemli ağ acı olan &#8220;Huş&#8221; (Birch), bizde ancak bahçe ve park gibi yerlerde ve otellerde süs ağacı olarak bulunur. Huş ağacının gövde kabuğu, ince ve beyaz renkte olup kolayca sıyrılabilir. Bu nedenle, kabukları çok eski yıllarda kağıt ve ekmek unu olarak kullanılırmış. Kliniğimizde yapılan deri testlerine göre, ülkemizde poleni allerji yapabilen birkaç ağaçtan en önemlileri, fındık ve zeytin ağaçlarıdır.&#8217; Yabancıların Rye Grass, Timothy, English Plantain gibi isim verdikleri yabani çayır, ot ve çimen türü bitkiler ülkemizde yaygın olarak bulunur ancak özel isimleri yoktur. Bunlar, halk arasında &#8220;Tilki Kuyruğu&#8221;, &#8220;Kuzu kulağı&#8221; gibi isimlerle anılmaktadır. Ülkemizin doğu ve güneydoğu bölgesi polen ve bitki örtüsü bakımından en zayıf yerlerdir .</p>
<p>Allerjik nezlenin bir de devamlı, her mevsimde görülen türü vardır. Biz buna, yıl boyu süren allerjik rinit (Perrenial Rhinitis) diyoruz. Yıl boyu allerjik rinit yapan en önemli etkenler, ev tozu içindeki Mite denilen küçük canlıların dışkı ve tükürük gibi atıkları; kanatlı ve kedi-köpek gibi hayvanların tüy veya kılları ve solunan havada bulunan mantar sporlardır. Bu tür yıl boyu devam eden nezleli hastalarda burun belirtileri yanında, gözlerde de yanma ve kaşınma olaya eşlik eder.</p>
<p>Mevsimsel ve yıl boyu devam eden allerjik nezlenin tanınmasında; hastadan alınan bilgilerin yanında, deri testi ve bu maddelere karşı kanda bulunan IgE türündeki bağışıklık ürünü antikorların gösterilmesi gerekir. Teşhis için bunların üçünün birlikte bulunması şarttır.</p>
<p>Allerjik nezlenin tedavisinde ilk yapılacak şey kişinin kendisini bu dokunan etkenlerden koruması ve onlardan kaçınmasıdır. Eğer bunu başaramıyorsa, ilaçla tedavi önerilir. Burada da en etkili ilaçlar, burun içindeki inflamasyonu gideren kortizonlu burun spreyleridir. En çok kullanılan kortizonlu burun spreyleri, Fluticasone (Flixonase), Beclomethasone ( Beconase) ve Budesonide (Rhinocort) gibi ilaçlardır. Allerjik nezlenin tedavisinde, dekonjestan dediğimiz geçici süre için burunu açan tablet ve damlalardan da zaman zaman yararlanılır. Saf allerjik nezle durumunda, kortizonlu spreylere göre dal1a zayıf ancak gayet etkili olabilen Kromolin Sodyum içeren spreylerde kullanılmaktadır.</p>
<p>Her kronik, süreğen nezlenin allerjik olması şart değildir. Allerjik olmayan 10&#8242;un üstünde kronik nezle türü vardır. Sebebi henüz bilinmeyen, sinirsel olduğu sanılan vazomotor, mesleksel, ilaçlara bağlı (Bazı kalp ve tansiyon düşürücü ilaçlar, göz ilaçları gibi), belirli gıdaların kokusuyla başlayan, sistemik hastalıklarla (Tiroid bezinin az çalışması, tüberküloz, ozena gibi) birlikte ve gebelikte, yaşlılıkta, görülen müzmin nezle türleri vardır. Bunların yanında, ameliyatla düzelen burun şekil bozuklukları (Burun orta kemiğinin eğriliği gibi) ile birlikte olan devamlı nezle türleri de görülmektedir.</p>
<p>Tedavisi kolay olmayan bir astma türü olan Samter Sendromu&#8217;nda astma ile birlikte burun sorunları; devamlı nezle hali, burun içinde polip, sinüs iltihabı ve ağrı kesici ilaçlara karşı intolerans üçlüsü vardır. Bu hastalar aspirin veya novaljin sınıfı ağrı dindiricileri aldığında ya astmaları şiddetlenir veya yüzü, gözü şişer, derisinde ürtiker dediğimiz kaşıntılı kabarıklıklar olur. Samter sendromu olan hastalar, ağrı dindirici olarak Acetaminophen (Paracetamol) , kodein veya sodyum salisilatlı ilaçları ral1atlıkla kullanırlar, Eğer nezle ve aksırma hali ilaçla kontrol altına alınamıyorsa, burun ve yüz sinüslerindeki iltihap veya Polipler cerrahi olarak temizlenir. Bu tür müdal1aleden sonra, hasta kortizonlu burun spreylerini gene devamlı kullanmak zorundadır. Aksi takdirde, burun ve sinüslerdeki olaylar tekrar başlar. Takip ettiğimiz bir hastanın tam 17 kez burnundan polip aldırdığını öğrendik. Samter sendromu denilen durum genellikle 30-40 yaş civarında ve genellikle hanım hastalarda önemli bir sorundur.</p>
<div id="crp_related"> </div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanser-tedavisi/BQnt/~4/VebYfVFC8Jc" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanser-tedavisi.net/astma-ile-nezle-arasinda-iliskiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanser-tedavisi.net/astma-ile-nezle-arasinda-iliskiler/</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>
