<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Kanserliyiz</title>
	
	<link>http://www.kanserliyiz.com</link>
	<description>Kanser Hastalığına dair ne varsa hepsi burada</description>
	<lastBuildDate>Wed, 30 May 2012 22:12:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/kanserliyiz" /><feedburner:info uri="kanserliyiz" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><item>
		<title>Sinsi tümör tesadüfen ortaya çıkıyor</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/AiyFmCKA2AU/sinsi-tmr-tesadfen-ortaya-ikiyor.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/sinsi-tmr-tesadfen-ortaya-ikiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 May 2012 22:12:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tümör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4443</guid>
		<description><![CDATA[Böbreklerin hemen üstünde yer alan üçgen biçimindeki böbrek üstü bezleri, salgıladıkları hormonlarla vücut için yaşamsal önem taşıyor. Stres anında vücutta dengeyi koruyan böbrek üstü bezlerinde ortaya çıkan tümörler, genellikle başka bir hastalık nedeniyle karın içinin görüntülenmesi ya da ani olarak ortaya çıkan yüksek kan basıncı gibi sorunların araştırılması sırasında ortaya çıkıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Endokrinoloji [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Böbreklerin hemen üstünde yer alan üçgen biçimindeki böbrek üstü bezleri, salgıladıkları hormonlarla vücut için yaşamsal önem taşıyor.</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/16791417.jpg"><img title="16791417" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="260" alt="16791417" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/16791417_thumb.jpg" width="373" align="left" border="0" /></a> Stres anında vücutta dengeyi koruyan böbrek üstü bezlerinde ortaya çıkan <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/tumor"title="Tümör" >tümör</a>ler, genellikle başka bir hastalık nedeniyle karın içinin görüntülenmesi ya da ani olarak ortaya çıkan yüksek kan basıncı gibi sorunların araştırılması sırasında ortaya çıkıyor.</p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen ve Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kemal Raşa, hastalık ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi veriyor.</p>
<p><strong>HORMONLAR AKTİVİTELER ARAŞTIRILMALI </strong></p>
<p>Bilgisayarlı Tomografi ile yapılan incelemelere göre, rastlanma sıklığının yüzde 1 ile 4.4 arasında değiştiğini ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, tanı konduğunda hormonal aktivitelerin araştırılması gerektiğine dikkat çekiyor.   <br />“Böbrek üstü bezleri, kabuk kısmı (korteks) ve iç kısımdan (medulladan) oluşuyor. Korteksten kortizol, aldosteron ve androjen hormonları; medulladan da adrenalin ve noradrenalin salgılanıyor” diyen&#160; Dr. Erdem Türemen,&#160; bunların ana görevlerini; kan basıncını sabit tutmak, sıvılar ile elektrolitleri dengelemek ve stres anında vücuttaki gerekli düzenlemeleri yapmak olarak özetliyor.</p>
<p><strong>HASTALARIN YAĞ DOKUSU DAĞILIMI DEĞİŞİYOR </strong></p>
<p>Dr. Türemen,&#160; bu tümörlerin yüzde 20’sinin hormonal yönden aktif olduğunu belirtiyor. Eğer kitle kortizol hormonu salgılıyorsa hastalarda yağ dokusu dağılımının değiştiğine işaret eden Dr. Türemen, “Yağ dokusu göbek çevresinde, yüzde ve ensede toplanıyor. Kan kortizol ölçümleri ve kortizol baskılama testleri ile tanı kesinleşiyor” diyor.&#160; Dr. Türemen, kitlenin aldosteron hormonu salgılaması durumunda ise, bu durumun kendini kontrol altına alınması zor hipertansiyon ve elektrolit bozuklukları ile gösterdiğinin belirtiyor. </p>
<p><strong>TANI İÇİN FARKLI YÖNTEMLER VAR </strong></p>
<p>Dr. Türemen, adrenalin tümörlerinin belirtilerini ise söyle sıralıyor:   <br />“Ani ve ataklar halinde olan kan basıncı yüksekliği, buna eşlik eden soğuk terleme, deride solukluk, aşırı kaygı durumu (panik atak ile karışabiliyor), baş ağrısı, ‘flushing’ denilen yüzde ve boyunda atağa eşlik eden kızarıklık hali, bulantı ve kusma ile nefes darlığı…”&#160; </p>
<p><strong>CERRAHİDE 3 TEMEL YÖNTEM KULLANILIYOR </strong></p>
<p>Adrenalektomi olarak adlandırılan böbrek üstü bezinin cerrahi yöntemle çıkartılmasında üç temel yöntemin kullanıldığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kemal Raşa, bunları; geleneksel açık cerrahi, laparoskopik cerrahi ve son dönemlerde daha sık kullanılmaya başlanan robotik cerrahi olarak sıralıyor.</p>
<p>Seçilecek cerrahi yönteme hasta ile birlikte karar verilmesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Kemal Raşa, bu kararı böbrek üstü bezinde yer alan tümörün iyi huylu mu kanser mi olduğuna, boyutuna, çevre dokularla olan ilişkisine bakılarak verildiğini ifade ediyor.<a href="http://www.hurriyet.com.tr/saglik/20651544.asp" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/AiyFmCKA2AU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/sinsi-tmr-tesadfen-ortaya-ikiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/sinsi-tmr-tesadfen-ortaya-ikiyor.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kasık ağrısı neden önemli?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/Rq7WhciStac/kasik-agrisi-neden-nemli.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kasik-agrisi-neden-nemli.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 May 2012 19:10:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4440</guid>
		<description><![CDATA[Kasık ağrısı deyip geçmeyin, önemsiz zannedip hafife almayın! İki üç haftadır devam eden bir kasık ağrısı yumurtalık kanserinin ilk işareti bile olabileceğini unutmayın&#8230; Tabii ki her kasık ağrısı yumurtalık kanserine işaret etmez ama, her kasık ağrısını nedeni anlaşılana kadar araştırmak, sorunun “adını koymak” lazımdır. Özellikle kadınlarda kasık ağrısına yol açabilen çok sayıda sağlık sorunu var. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kasık ağrısı deyip geçmeyin, önemsiz zannedip hafife almayın! İki üç haftadır devam eden bir kasık ağrısı yumurtalık <a href="http://www.kanserliyiz.com/"title="kanser" >kanser</a>inin ilk işareti bile olabileceğini unutmayın&#8230;</b></p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/eriko1.jpg"><img title="İçerikıo" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="260" alt="İçerikıo" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/eriko_thumb1.jpg" width="328" align="left" border="0" /></a> Tabii ki her kasık ağrısı <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/yumurtalik-kanseri"title="Yumurtalık Kanseri" >yumurtalık kanseri</a>ne işaret etmez ama, her kasık ağrısını nedeni anlaşılana kadar araştırmak, sorunun “adını koymak” lazımdır. Özellikle kadınlarda kasık ağrısına yol açabilen çok sayıda sağlık sorunu var. Zaten bu nedenle de problem erkeklerden çok kadınlarda görülür. Hatta, bazı kadınlar neredeyse her ayın bir iki gününü bu ağrılarla geçirebilir. Nedeni şu&#8230;</p>
<p><strong>YUMURTLAMA AĞRISI DA, KİST YIRTILMASI DA OLABİLİR</strong></p>
<p>Her ayın belirli günlerinde ritmik olarak tekrarlayan kasık ağrısı özellikle genç kız ve kadınlarda sık görülür. Bu son derece masum ağrıların nedeni periyot orta dönemindeki normal “yumurtlama”dır. Ağrının özelliği ise son periyodun yaklaşık 2. haftasına rastlamasıdır! Yumurtalık kistlerinin, kist içi kanamalar, kistin iltihaplanması, dönerek boğulması ya da aşırı büyümesi sonucunda da ağrı olabiliyor. Kistlerin patlaması da önemli ve şiddetli ağrıyla sonuçlanabiliyor.   <br />Kadınlarda kasık ağrısına yol açan daha pek çok şey var: Dış gebelik, rahim içi araçlar (spiraller), endometriozis, rahmin dönük olması veya kendi ekseni etrafında kıvrılması bunlardan sadece bazıları.     <br />Kasık bölgesinin kronik iltihapları ile ağrı, yanma, üşüme, titreme ve ateş gibi belirtilerinde eşlik ettiği enfeksiyonlara toplu olarak “Pelvik İnflamatuar Hastalık” (PİD) adı veriliyor. PİD sık görülen, teşhisi zor olan, tedavisi pek de başarılı olmayan can sıkıcı bir kasık ağrısı nedeni.     <br />Kasık ağrılarının erkeklere özel nedenlerine gelince&#8230; Yumurtalık iltihapları (orşit), yumurtalık kanalı varisleri (varikosel), prostat iltihapları (prostatit)&#160; erkeklerde kasık ağrısının sık sık görülen nedenleri.</p>
<p><strong>DİĞER NEDENLER&#8230;</strong></p>
<p>“Kasık ağrılarının ne kadar da çok sebebi varmış” diye düşüneceğinizi biliyorum. Üzülerek belirtmek zorundayım ki liste aslında bundan çok daha uzun: İdrar yolları ve mesane taşları, idrar torbası iltihapları, sinirsel bağırsak spazmları (İBS), iltihabı kolitler, kalın bağırsak <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/tumor"title="Tümör" >tümör</a>leri de tekrarlayan kasık ağrılarına yol açabiliyor.   <br />Eğer birkaç günden uzun süren, hele hele tekrarlayıp duran kasık ağrılarından şikâyet ediyorsanız, ağrılarınız giderek daha da şiddetleniyorsa, ağrılar, ateş, üşüme, titreme, kilo kaybı, iştahsızlık, idrar veya makattan kan gelmesi, kilo kaybı, adet düzensizlikleri, vajinal kanamalar gibi işaret eşlik ediyorsa lütfen fazla gecikmeden bir tıbbı yardım isteyin. Müracaat edeceğiniz ilk aile hekimi basit bir değerlendirme ile ağrınızın muhtemel nedeni hakkında fikir sahibi olacak ve sizi ilgili uzmana yönlendirecektir.</p>
<p><strong>BENİM ÖNERİM&#8230;</strong></p>
<p>Birkaç günden fazla devam eden kasık ağrılarını lütfen ciddiye alın. Süreci ağrı kesiciler, bölgesel sıcak soğuk uygulamalar ve istirahatla geçiştirmeye kalkmak zaman diliminizin kaybı anlamına gelir, aklınızda olsun. Özellikle giderek şiddeti artan, başka sorunlarında eklendiği durumlarda işi şansa bırakmayın.</p>
<p><strong>BİR ÖNERİ</strong></p>
<p><strong>Ne yapacağız </strong></p>
<p>Diyet yapmanın kilo yönetiminin iki ayağından sadece birini oluşturduğunu unutmayın. Çözümün ikinci ayağını yani egzersiz yapmayı, aktif bir hayat tarzı oluşturmayı unutmamak da şart!    <br />Kilo yönetimi yolculuğuna çıkarken sadece benzin almayı değil, biraz da gaza basmayı kafanıza koymalısınız. Daha fazla aktivite yapmayı asla ihmal etmemelisiniz. Sadece yememek sizi mutsuz edecektir. Oysa az yiyip hareket etmek bu mutsuzluğu ortadan kaldırmakla kalmayıp keyif ve heyecan verecektir. Küçük bir önerimiz daha var: Beslenme planınızı yaparken de aktivite düzeyiniz artırırken de “makulü” yani “orta noktayı” arayın. Makul bir diyet ve aktivite planı daha kalıcı ve etkili olacaktır. Tercihi az kısıtlaması bol hiçbir yaşam tarzı değişikliği kalıcı olmaz.</p>
<p><strong>Sağlıklı beslenmenin tüyoları </strong></p>
<p>Yiyecekleri hazırlama biçiminizde değişiklik yapmadığınız sürece sağlıklı beslenmek için bütün iyi niyetiniz ve planlarınız mutfakta yok olabilir. Öğrenmeniz gereken en önemli şey, yiyecekleri yağsız veya çok az yağlı pişirmektir. Başlamak için şu önerileri uygulayın:   <br />- Yemek kitapları veya gazetelerde, besleyici değerlerin de verildiği az yağlı yemek tariflerini arayın.    <br />- Yapışmaz yüzeyli tencere-tava alın. Böylece yağ eklemeden bazı yemekleri pişirebilirsiniz.     <br />- Sarmısak ezme aleti, baharat değirmeni, limon kabuğu rendesi, yumurta sarısı ile beyazını ayıran alet gibi yeni ve değişik birkaç tane mutfak aleti alın. Böylece yemek pişirme yöntemleriniz gelişir.    <br />- Evde soğan, baharat, taze limon, tatlandırılmış sirke, düşük sodyumlu soya sosu ve sade-yağsız yoğurt gibi yağ içermeyen tat vericiler bulundurun.     <br />- Soğan, mantar veya kerevizi; tereyağı veya başka bir yağ yerine, çok az miktarda şarap, et-balık suyu, su veya soya sosu içerisinde sote edin.&#160; <br />- Sebzeleri mikrodalga veya buharda pişirin. Daha sonra tatlandırılmış sirke, şifalı otlar, baharat ekleyin.    <br />- Sıvı yağları dökmek yerine püskürterek kullanın, ızgaraya, tavaya, salataya yağ katmak yerine püskürtme ile yetinin. Bunun için sprey şeklinde yağlar alabilirsiniz.     <br />- Salata yaparken sebzeleri rendelemek veya incecik kıymak yerine daha iri parçalar halinde doğrayın. &#8211; Balığı hemen her süper markette bulabileceğiniz parşömen kâğıdına veya alüminyum folyoya sararak pişirin.    <br />- Balık veya derisi alınmış tavuk etini; et-balık suyu, sebze suyu, tatlandırılmış sirke, sek şarap, şifalı otlar ve baharat içinde haşlayın.     <br />- Tencere yemeklerindeki et miktarını 1/3 oranında azaltın. Yerine daha fazla sebze, pirinç veya makarna ekleyebilirsiniz. </p>
<p><strong>Dr. Evren ALTINEL</strong></p>
<p><strong>UNUTMAYIN</strong></p>
<p><strong>Ara öğünler çocuklar için daha da önemlidir </strong></p>
<p>Bizi izleyenlerin çok sık karşılaştığı bir beslenme önerisi de ara öğünleri ısrarla almaktır. Metabolizma beslenme bilimi ile ilgilenen doktorlar, çocuk hastalıkları uzmanları ve diyetisyenler ara öğünler konusunda müthiş ısrarlıdır. Haklı olduklarından hiç kuşkunuz olmasın!    <br />Ara öğünler, sağlıklı beslenmenin sigortalarıdır. Ara öğünlere kan-şeker dengesi, iştah seviyesi ayarlanır metabolizma hızı düzenlenip hesaplanır. Ara öğünlerle enerji eksikliği sorunundan uzak kalınır. Bu öğünler güç, kuvvet, mutluluk ve huzur verir. Ara öğün alışkanlığı edinmenin en doğru yolu buna çocukluk çağlarında başlamaktır. Ana öğünler gibi ara öğünler de dikkatle planlanmalıdır. Üç ana öğüne ek olarak iki üç ara öğün alınmalıdır. Ara öğünler bir eğlence ve bir dinlenme zamanları gibi algılanmalıdır.     <br />Hemen hatırlatalım: Ara öğünler ana öğünlerin yerini almamalı sadece onları tamamlamalıdır. Ara öğünlerin bir takviye, bir destek, bir yeniden enerji alma zamanı olduğu unutulmamalıdır. Ara öğünler kilo yönetiminin önemli bir sigortasıdır.</p>
<p><strong>Ara öğünlerde&#8230;</strong></p>
<p><strong>DOĞRULAR      <br /></strong>&#8216; Yağsız yoğurt    <br />&#8216; Peynir    <br />&#8216; Çiğ sebzeler    <br />&#8216; Sebze çorbaları    <br />&#8216; Taze meyveler, kurutulmuş meyveler, pestiller    <br />&#8216; Ton balığı salatası    <br />&#8216; Kepekli kraker ve bisküviler    <br />&#8216; Ceviz, fındık, badem</p>
<p><strong>YANLIŞLAR     <br /></strong>Cipsler    <br />Yağlı kurabiyeler ve börekler    <br />Çikolatalı kekler    <br />Hazır kremalı bisküviler    <br />Browniler    <br />Patlamış mısır    <br />Gofretler     <br />Kremalı dondurmalar    <br />Pizza parçaları <a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20520163.asp?utm_source=hurriyet&amp;utm_medium=yazarlar&amp;utm_campaign=yazarsonyazi" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/Rq7WhciStac" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kasik-agrisi-neden-nemli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/kasik-agrisi-neden-nemli.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kalınbağırsak taramaları hayat kurtarıyor</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/iRPb--lmWKQ/kalinbagirsak-taramalari-hayat-kurtariyor.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kalinbagirsak-taramalari-hayat-kurtariyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 May 2012 18:57:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalın Bağırsak Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4436</guid>
		<description><![CDATA[Birçok kişi, utanma duygusu ve inceleme öncesi hazırlıkların rahatsızlık vermesi nedeniyle kolon kanseri taramalarını ihmal ediyor. Ancak bu taramalar hayat kurtarıyor! Sağlık riski taramalarından geçirdiğim hastalarımda sıra iki organa gelince problem başlar: Kalınbağırsak ve prostat! Özellikle kalınbağırsak taramalarında kadınlarda da erkeklerde de biraz dirençle karşılaşmayı neredeyse olağan görüyoruz. Kalınbağırsak -kolon- kanseri, erken yakalandığında hayatı tehdit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><b>Birçok kişi, utanma duygusu ve inceleme öncesi hazırlıkların rahatsızlık vermesi nedeniyle kolon <a href="http://www.kanserliyiz.com/"title="kanser" >kanser</a>i taramalarını ihmal ediyor. Ancak bu taramalar hayat kurtarıyor!</b></p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/eriko.jpg"><img title="İçeriko" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="285" alt="İçeriko" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/eriko_thumb.jpg" width="379" align="left" border="0" /></a> Sağlık riski taramalarından geçirdiğim hastalarımda sıra iki organa gelince problem başlar: Kalınbağırsak ve prostat! Özellikle kalınbağırsak taramalarında kadınlarda da erkeklerde de biraz dirençle karşılaşmayı neredeyse olağan görüyoruz. Kalınbağırsak -kolon- kanseri, erken yakalandığında hayatı tehdit edici bir sorun olmaktan çıkabiliyor. Özellikle bağırsak duvarında yerleşen ve daha sonra kansere dönüşebilen polipler erken tespit edilip ortadan kaldırıldığından yüz güldürücü sonuçlar alınıyor. Bu nedenle kalın<a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/bagirsak-kanseri"title="Bağırsak Kanseri" >bağırsak kanseri</a>ne karşı korucuyu taramaları düzenli olarak yaptırmakta yarar var.</p>
<p><strong>Utanma duygusu</strong></p>
<p>Birçok kişi utanma duygusu ve inceleme öncesi hazırlıkların rahatsızlık vermesi nedeniyle <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/kolon-kanseri"title="Kolon Kanseri" >kolon kanseri</a> taramalarını ihmal ediyor.    <br />Bu hastalığı erken yakalamak için yapılan muayene ve incelemelerin biraz can sıkıcı olduğu doğru ama elde edilen yarar dikkate alınınca katlanmak gerekiyor.     <br />Özellikle 50 yaşı tamamladıysanız, bu tarama testlerini mutlaka yaptırmanızı ve üç-beş yılda bir tekrarlamanızı tavsiye ediyoruz. Ailesinde kolon kanseri geçirmiş olanlar, kalınbağırsağında polip belirlenenler, kolitis, ülseroza veya Crohn hastalığı olanlar varsa bu taramaları ihmal etmemesi gerekiyor.    <br />İlk taramaları takiben sonraki taramaların ne zaman yapılacağını doktorunuz size aktaracaktır. Gerek görürse üç-beş yıllık tarama sürelerini daha da kısaltacaktır.     <br /><strong>Elle muayene</strong></p>
<p>Kalınbağırsak kanseri taramalarına başlarken mutlaka deneyimli bir hekimin elle muayenesi şart. Bunu gaitada gizli kan testi, sigmoidoskopi ve kolonoskopi incelemeleri takip eder.    <br />Gaitada gizli kan testi dışkıda kan olup olmadığını araştırır. Pozitif çıkması anlamlıdır ama kanama olmaması <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/tumor"title="Tümör" >tümör</a> ihtimalini ortadan kaldırmaz. Ayrıca kanama tümörden başka nedenlerden de kaynaklanmış olabilir. Bu yüzden gözle incelemeye dayanan endoskopik yöntemler kesin teşhis için şarttır.     <br />Bu işlemler esnasında erken dönem kanser lezyonu veya polip bulunabilir. Bu durumda tedavi anında yapılır.     <br />Kalınbağırsak incelemelerinden duyulan rahatsızlığı azaltmak amacıyla sanal kolonoskopi adıyla bilinen ve vücudunuzun dışından bilgisayar aracılığıyla alınan görüntülerin incelenmesine dayanan yöntemler de geliştirilmiştir. </p>
<p><strong>Karın tomografisi</strong></p>
<p>Bu yöntemde iki-üç dakikalık bir süre içinde karnın tomografisi çekilmekte ve elde edilen görüntüler değerlendirilmektedir. Bu tekniği uygulamadan önce de kalınbağırsakların tamamen temizlenmesi ve bağırsak içine hava verilerek şişirilmesi gerekmektedir.    <br />Eğer koruyucu sağlığın değerini bilen biriyseniz, ne kadar hoşnutsuzluk yaratırsa yaratsın kalınbağırsaklarınızı gözden geçirtmeyi unutmamanızda yarar var.</p>
<p><strong>Depresyonun belirtileri</strong></p>
<p>- Negatif olma durumu: Kötümserlik ve hiçbir şeyin hayatı daha iyi yapamayacağı duygusu hâkimdir.   <br />- Uyku düzeninde değişme: Tipik olarak başlangıçta uykusuzluk hali vardır. Kişi gecenin ortasında uyanır ve bir daha uykuya dalamaz. Bunun tersine fazla uyuma da olabilir.     <br />- Yeme alışkanlıklarında değişme: İştahta değişiklikler oluşur. Kişi ya iştah azlığı nedeniyle çok az yer ve kilo kaybeder ya da çok fazla yiyerek kilo alır.    <br />- Bitkinlik: Enerji yoksunluğu hissedilir. Bu yoksunluk, ilgi alanında olan işlerin yapılmasında bile ortaya çıkar. Konsantrasyonda veya karar vermede zorluklar görülür.     <br />- İzolasyon: Sosyal çevreye ilgisizlik hissedilir ve sonunda insanlardan uzaklaşma görülür.     <br />- İnatçı ya da üzüntülü olmak ve kendinden nefret etmek: Kendine güven azalır ve işe yaramazlık duygusu ortaya çıkar. Nedensiz ağlama krizleri olabilir.</p>
<p><strong>AKLINIZDA OLSUN</strong></p>
<p><strong>Kalınbağırsak kanserinden korunmak için</strong></p>
<p>- Daha fazla sebze ve meyve yiyin. Kabuğuyla yenilebilenleri soymadan tüketin.   <br />- Sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş etleri az yiyin. Bu gıdalarla birlikte C vitamini yönünden zengin ürünler tüketmeye özen gösterin.    <br />- Et ürünlerini aşırı ateşte pişirmeyin, ateşte yakmayın.    <br />- Yanmış yağlardan ve kızarıp kömürleşmiş yiyeceklerden uzak durun.    <br />- Alkol ve sigara kullanmayın.    <br />- Düzenli fiziksel aktiviteyi asla unutmayın.    <br />- Sağlıklı kiloda kalmaya çalışın. <a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20652669.asp" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/iRPb--lmWKQ" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kalinbagirsak-taramalari-hayat-kurtariyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/kalinbagirsak-taramalari-hayat-kurtariyor.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Gece çalışanlar dikkat</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/Sh4kjcnUXP8/gece-alisanlar-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/gece-alisanlar-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 May 2012 17:32:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4433</guid>
		<description><![CDATA[Gece çalışan kadınlar meme kanseri riski altında. Araştırmalar gece vardiyasında çalışan kadınlarda meme kanseri görülme riskinin çalışmayanlara göre yüzde 40 daha fazla olduğunu ortaya koydu. Ayrıca haftada iki geceden fazla gece vardiyasında çalışan kadınlarda &#34;gündüz insanıyım&#34; diyenler &#34;gece kuşu&#34; olduğunu söyleyenlerden daha fazla etkileniyor bu durumdan. Uzmanlar bunun sebebinin gece saatlerinde ışığa maruz kalındığında salgılanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gece çalışan kadınlar meme <a href="http://www.kanserliyiz.com/"title="kanser" >kanser</a>i riski altında.</p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/16787767.jpg"><img title="16787767" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="208" alt="16787767" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/16787767_thumb.jpg" width="348" align="left" border="0" /></a> Araştırmalar gece vardiyasında çalışan kadınlarda <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/meme-kanseri"title="Meme Kanseri" >meme kanseri</a> görülme riskinin çalışmayanlara göre yüzde 40 daha fazla olduğunu ortaya koydu. </p>
<p>Ayrıca haftada iki geceden fazla gece vardiyasında çalışan kadınlarda &quot;gündüz insanıyım&quot; diyenler &quot;gece kuşu&quot; olduğunu söyleyenlerden daha fazla etkileniyor bu durumdan. </p>
<p>Uzmanlar bunun sebebinin gece saatlerinde ışığa maruz kalındığında salgılanan hormonların, <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/tumor"title="Tümör" >tümör</a>ü desteklemesi olduğunu söylüyor.</p>
<p>Araştırma Danimarka Kanser Derneği tarafından 18 bin 500 kadın üzerinde yapıldı. Danimarka ordusu için çalışmış, 1990-2003 arasında meme kanseri olan 210 kadın ile iletişime geçildi. Kadınlara ilaç kullanımı, güneşlenme alışkanlıkları, gece veya gündüz insanı olup olmadıkları soruldu ve Danimarka ordusu için çalışmış ama meme kanseri olmamış 899 kadınla yanıtlar karşılaştırıldı. </p>
<p>Sonuç olarak gece çalışan kadınların yüzde 40 oranında daha fazla meme kanseri oldukları ortaya çıktı. <a href="http://www.hurriyet.com.tr/saglik/20647797.asp" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/Sh4kjcnUXP8" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/gece-alisanlar-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/gece-alisanlar-dikkat.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kanserdeki artış korkutuyor</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/ZJ-ASH-XEag/kanserdeki-artis-korkutuyor.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kanserdeki-artis-korkutuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 May 2012 17:29:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4430</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada her yıl 7.6 milyon kişi kanserden hayatını kaybediyor. Ölüm nedenlerinde kalp hastalıklarından sonra ikinci sırada olan kanserin yakın zamanda birinci sıraya çıkacağı belirtiliyor. İSTANBUL &#8211; Ölüm nedenleri arasında birinci sırada yer alan koroner kalp hastalıklarının (KKH) teşhis ve tedavisinde önemli gelişmeler yaşanırken, kanser hastalığında ise büyük bir artış görülüyor. Dünya Kanser Kontrol Örgütü (UICC) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Dünyada her yıl 7.6 milyon kişi kanserden hayatını kaybediyor. Ölüm nedenlerinde kalp hastalıklarından sonra ikinci sırada olan kanserin yakın zamanda birinci sıraya çıkacağı belirtiliyor.</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/kanser.hlarge.jpg"><img title="kanser.hlarge" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="279" alt="kanser.hlarge" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/kanser.hlarge_thumb.jpg" width="380" align="left" border="0" /></a> İSTANBUL &#8211; Ölüm nedenleri arasında birinci sırada yer alan koroner kalp hastalıklarının (KKH) teşhis ve tedavisinde önemli gelişmeler yaşanırken, kanser hastalığında ise büyük bir artış görülüyor. </p>
<p>Dünya Kanser Kontrol Örgütü (UICC) Üyelik Komitesi Başkanı ve Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, önümüzdeki 4-5 yıl içerisinde dünyadaki ölüm nedenleri arasında kanserin kalp hastalıklarını geçerek birinci sıraya yerleşeceğini söyledi. </p>
<p>Bugün gazetesinden Nesrullah Sonay’a konuşan ve gelişen teknolojiyle özellikle kalp hastalıklarının teşhis ve tedavisindeki durum günden güne iyiye gittiğini kaydeden Kutluk, &quot;Tedavideki başarı kalp hastalıklarındaki ölüm sayılarını azaltıyor&quot; dedi. Bütün kanserlerin 3&#8242;te 1&#8242;inin önlenebilir, yüzde 65&#8242;inin de tedavi edilebilir olduğunu kaydeden Kutluk, kanserle savaşmak için öncelikle sigaraya işaret etti. </p>
<p><b><strong>13 MİLYON 200 BİNE ÇIKACAK        <br /></strong></b>2008 rakamlarına göre dünyada her yıl 7.6 milyon kişi kanserden öldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Kutluk, &quot;Böyle gitmesi halinde sadece nüfus artışının etkisiyle 2030 yılında her yıl kanserden ölen insan sayısı 13 milyon 200 bine çıkacak. 2009 TÜİK rakamlarına göre kanser, tüm ölümlerin yüzde 20&#8242;sini, kalp de yüzde 39&#8242;unu oluşturuyor. Dünyada olduğu gibi Türkiye&#8217;de de kanser ölümlerde 2. sırada ve giderek artıyor. Dünyada olduğu gibi Türkiye&#8217;de de kanser birinci sıraya almaya doğru gidiyor&quot; diye konuştu. </p>
<p><b><strong>3&#8242;TE BİRİ ÖNLENEBİLİR        <br /></strong></b>Kutluk, bütün kanser türlerinin 3&#8242;te 1&#8242;inin önlenebilir olduğunu kaydederek sözlerine şöyle devam etti: &quot; Bu çok önemli. Öte yandan tüm kanserleri erişkinlerde yüzde 65, çocuklarda yüzde 80 oranında tedavi etmek mümkün. Kanser nedenleri arasında tütün kullanımı öne çıkıyor. Türkiye&#8217;de erkeklerdeki kanser türlerinin yüzde 40&#8242;ı <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/akciger-kanseri"title="Akciğer Kanseri" >akciğer kanseri</a> oluşturuyor. Dolayısıyla tütünü yok etmemiz halinde tüm kanserlerin çok önemli kısmını yok etmiş olacağız. Tütünün yanında sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteye dikkat etmemiz lazım. Ayrıca kanserde tarama yöntemiyle erken teşhis mümkün.&quot; </p>
<p><b><strong>ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ       <br /></strong></b>Kutluk, Dünya Sağlık Örgütü de (DSÖ) 2025 yılına kadar kanserin de içinde olduğu bulaşıcı olmayan hastalıkların yüzde 25&#8242;i önlenebilir olduğuna yönelik görüş beyan ettiğini anlattı. &quot;Kanser ölümlerinin artmasını önlemek için dünya eyleme geçmeli&quot; diyen Kutluk, artmasını önlemek için korunma, erken teşhis ve tedaviyi tümüyle ele almak gerektiğini vurguladı. </p>
<p>Kutluk, &quot;Belki bu konuda çok yol alındı ama dünyada bütün ülkeler aynı anda istifade etmediği için kanser ölümleri can almaya devam ediyor. Bu nedenle BM, 19 Eylül 2011&#8242;de kalp, kanser, diyabet ve kronik solunum yetmezliği gibi bulaşıcı olmayan hastalıkları gündemine aldı. </p>
<p>Dünyadaki tüm ölümlerin yüzde 60&#8242;ını yani 36 milyon kişi bu dört hastalık oluşturuyor. Bu 4 hastalıkta 4 ayrı ortak faktör var: tütün, sağlıksız beslenme, fiziksel aktivite yetersizliği ve alkol. Bunlarla mücadelede yol alınırsa söz konusu 4 hastalıkla mücadelede başarılı oluruz&quot; ifadesini kullandı. <a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25353315/" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/ZJ-ASH-XEag" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kanserdeki-artis-korkutuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/kanserdeki-artis-korkutuyor.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kordon kanıyla kanseri yendi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/WwnUr14Ry54/kordon-kaniyla-kanseri-yendi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kordon-kaniyla-kanseri-yendi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 May 2012 17:25:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lösemi KanKanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4427</guid>
		<description><![CDATA[ERCİYES Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi’nde lösemi hastası 9 yaşındaki Yüksel Oğuzhan Soylu, ilk kez kordon kanından kök hücre nakli yapılarak sağlığına kavuşturuldu. Çocuk Hastanesi Çocuk Kemik İliği Nakli Ünitesi’nde görevli Doç. Dr. Musa Karakürkçü, 9 yaşında olan ve 4.5 yıldan bu yana lösemi (kan kanseri) tedavisi gören Yüksel Oğuzhan Soylu’ya kardeşi Sıla’nın ’Plesanta’ adı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/erik1.jpg"><img title="İçerik" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="272" alt="İçerik" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/erik_thumb.jpg" width="363" align="left" border="0" /></a> ERCİYES Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi’nde <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/losemi-kankanseri"title="lösemi" >lösemi</a> hastası 9 yaşındaki Yüksel Oğuzhan Soylu, ilk kez kordon kanından kök hücre nakli yapılarak sağlığına kavuşturuldu.    <br />Çocuk Hastanesi Çocuk Kemik İliği Nakli Ünitesi’nde görevli Doç. Dr. Musa Karakürkçü, 9 yaşında olan ve 4.5 yıldan bu yana lösemi (<a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/kan-kanseri-yaygin-miyelom"title="Kan Kanseri" >kan kanseri</a>) tedavisi gören Yüksel Oğuzhan Soylu’ya kardeşi Sıla’nın ’Plesanta’ adı verilen kordon kanından kök hücre nakli yapıldığını belirterek şunları söyledi:    <br />”Lösemi’ adını verdiğimiz kan kanseri olan hastamıza Kayseri’de ilk kez merkezimizde kordon kanı nakliyle kanser tedavisi yapıldı. Yüksel Oğuzhan Soylu’nun dünyaya yeni gelen kardeşi Sıla’nın doğumu sırasında anneden alınan kordon kanınına, bazı tıbbi işlemler yapıldı. Elde edilen kök hücreler hastamıza kan yoluyla nakledildi. Kök hücreler Yüksel’in iliklerine yerleşip iyileşmesini sağladı.”    <br />Kardeşinin doğumundan elde edilen kordon kanı nakliyle kanseri yenmeyi başaran Yüksel Oğuzhan Soylu, doktorlara teşekkür ederek ’Mini mini bir kuş donmuştu, pencereme konmuştu’ şarkısını söyledi. Yüksel Oğuzhan’ın babannesi Sevim Soylu’da torununu tedavisinde emeği geçen doktorlara teşekkür etti.<a href="http://haber.gazetevatan.com/kordon-kaniyla-kanseri-yendi/454015/7/Yasam" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/WwnUr14Ry54" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kordon-kaniyla-kanseri-yendi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/kordon-kaniyla-kanseri-yendi.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Sofradaki arsenik kalkıyor</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/lv8E3hmCtLo/sofradaki-arsenik-kalkiyor.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/sofradaki-arsenik-kalkiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 May 2012 17:52:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4424</guid>
		<description><![CDATA[Üretimde, tüketimde ve sofrada kanserle savaş başladı. Tarımda böcek ilacı olarak kullanılan ve sebze-meyvelerle sofralara taşınan arsenik yasaklanacak Üretimde, tüketimde ve sofrada kanserle savaş başladı. Kanser yayan kimyasallar hayatımızdan çıkıyor. Üretimden, tüketime kanserojen maddeler yasaklanacak, kullananlara ağır cezalar gelecek. Yeni yönetmelik ile kadınlarda meme kanserinin en büyük nedeni ağır metal &#8216;kadmiyum&#8217;, böcek ilacı olarak kullanılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Üretimde, tüketimde ve sofrada <a href="http://www.kanserliyiz.com/"title="kanser" >kanser</a>le savaş başladı. Tarımda böcek ilacı olarak kullanılan ve sebze-meyvelerle sofralara taşınan arsenik yasaklanacak</p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/11240888930.jpg"><img title="11240888930" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="257" alt="11240888930" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/11240888930_thumb.jpg" width="331" align="left" border="0" /></a> Üretimde, tüketimde ve sofrada kanserle savaş başladı. Kanser yayan kimyasallar hayatımızdan çıkıyor. Üretimden, tüketime kanserojen maddeler yasaklanacak, kullananlara ağır cezalar gelecek. Yeni yönetmelik ile kadınlarda <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/meme-kanseri"title="Meme Kanseri" >meme kanseri</a>nin en büyük nedeni ağır metal &#8216;kadmiyum&#8217;, böcek ilacı olarak kullanılan sofradaki zehir &#8216;arsenik&#8217; ve deri sanayinde en büyük kanser nedeni tabaklama kimyasallarının kullanımı yasaklanacak. Tarımda böcek ilacı olarak sık kullanılan arsenik ve arsenik bileşenleri, alınan sebze ve meyvelerle sofralara direk taşınıyor. İyi yıkanmayan gıdalarla vücuda alınan arsenik, özellikle çocuk sağlığını tehdit ediyor. Yasaklı listesinde dikkat çeken bir diğer husus da, işçi sağlığını tehdit eden maddelere getirilen yasaklamalar oldu.    <br /><b>İŞÇİ SAĞLIĞI DA DÜŞÜNÜLDÜ </b>    <br />Daha önceki düzenlemede çocuk eşyalarında kullanılan maddelere yönelik yasaklama dikkat çekerken, yeni düzenlemede işçi sağlığını tehdit eden ve üretimde sık kullanılan kurşun, nikel, cıva ve benzeri ağır metaller listede geniş yer tuttu. 2017&#8242;ye kadar tüm maddelerin tamamen üretimden çıkarılmasını hedefleyen bakanlık, iş dünyası ile bir dizi toplantılar gerçekleştirdi.     <br /><b>Dünyadan 7 kat fazla</b>    <br />Kanser oranlarında AB verilerinin çok üstünde olan Türkiye, kanser oluşumunda dünya ortalamalarından 7 kat fazla olan çevre faktörlerini yok etmek için seferberlik başlattı. Bu çerçevede en büyük mücadele kanserojen kimyasalların yasaklanması için verilecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mart 2011&#8242;de ilan ettiği yasaklı 9 kimyasal grubundan oluşan yasaklı listeyi genişletti. 29 kimyasal grubunu yasak listesine alan Bakanlık, sanayiden tarıma çok geniş çerçevede yasak madde yönetmeliği hazırladı.<a href="http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/05/28/sofradaki-arsenik-kalkiyor" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/lv8E3hmCtLo" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/sofradaki-arsenik-kalkiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/sofradaki-arsenik-kalkiyor.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Yanık etlerde kanser riski uyarısı</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/sFz34Baa1KM/yanik-etlerde-kanser-riski-uyarisi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/yanik-etlerde-kanser-riski-uyarisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 May 2012 17:34:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yemek Borusu Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4421</guid>
		<description><![CDATA[Yanık etlerin ve yanmış yağlarda pişirilen gıdaların yemek borusu kanserinin en önemli nedenleri arasında bulunduğu bildirildi. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlker Ökten, hava sıcaklığının artmasıyla “piknik mevsimi&#8217;nin açıldığını belirterek, mangalda pişirilen etlerin tüketimine dikkati çekti. Yanmış et ve diğer gıdaların tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Ökten, “Yanmış gıdalar ve uzun süre kullanılmış yanık yağlarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Yanık etlerin ve yanmış yağlarda pişirilen gıdaların yemek borusu kanserinin en önemli nedenleri arasında bulunduğu bildirildi.</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/16779263.jpg"><img title="16779263" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="242" alt="16779263" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/16779263_thumb.jpg" width="403" align="left" border="0" /></a> Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlker Ökten, hava sıcaklığının artmasıyla “piknik mevsimi&#8217;nin açıldığını belirterek, mangalda pişirilen etlerin tüketimine dikkati çekti.</p>
<p>Yanmış et ve diğer gıdaların tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Ökten, “Yanmış gıdalar ve uzun süre kullanılmış yanık yağlarda pişirilen gıdalar insan sağlığı için büyük bir risk oluşturuyor. Çok tehlikeli” dedi.</p>
<p>Yanık gıdaların yemek borusundaki iritasyonu artırdığını kaydeden Ökten, daha çok Afrika ve Japonya&#8217;da yenilen tütsülenmiş gıdaların, <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/yemek-borusu-kanseri"title="Yemek Borusu Kanseri" >yemek borusu kanseri</a>ne neden olduğunun tespit edildiğini anlattı.</p>
<p>Yemek borusu kanserinin erken teşhisinin zorluğuna işaret eden Ökten, teşhis edildiğinde, genellikle tedavi şansının yitirilmiş olduğunu ve bu nedenle çok fazla gündeme gelmediğini söyledi.</p>
<p><strong>&quot;HASTALIKTAN KORUNMAK İÇİN TAZE MEYVE VE SEBZE TÜKETİLMESİ ÇOK ÖNEMLİ&quot; </strong></p>
<p>Bu tür kanserlerin, genellikle taze meyve ve sebze tüketiminin az olduğu bölgelerde daha çok görüldüğünü belirten Ökten, “Ülkemizde en çok Erzurum, Ağrı, Van ve Hakkari başta olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde görülüyor. Bunun da başlıca nedeni, uzun kış şartları nedeniyle sebze ve meyve tüketiminin az olması. Bu hastalıktan korunmak için bol bol taze meyve ve sebze tüketilmesi çok önemli” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Ökten, genellikle 50-70 yaşlar arasında görülen bu hastalığın en sık Çin Halk Cumhuriyeti olmak üzere, Japonya, Hindistan ve ipek yolu üzerindeki diğer ülkelerde görüldüğünü dile getirdi.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki yemek borusu kanseri vakalarının ABD&#8217;deki vakalara oranla 10 kat daha fazla olduğuna dikkati çeken Ökten, bunda yiyecek ve içecekle ilgili    <br />faktörlerin yanı sıra, genetiğin, sudaki nitrozaminin, topraktaki silikatların da etkili olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>ALKOL VE SİGARAYA DİKKAT </strong></p>
<p>Dr. Ökten, diğer kanser türlerinde alkol veya sigara kullanımının temel etkenler arasında sayılabileceğini, ancak her ikisinin birlikte kullanımının yemek borusu kanserinin başlıca nedenlerinden biri olduğunu belirterek, şu uyarılarda bulundu:</p>
<p>“Sigara kullanıp da alkol kullanmayan bir insanın yemek borusu kanserine yakalanma riski, her ikisini de kullanmayanlara oranla 2-3 kat daha fazla. Yine sigara kullanmayıp da alkol kullanan bir insanın bu kanser türüne yakalanma riski de aynı. Ancak, hem alkol hem sigara kullananların yemek borusu kanserine yakalanma riski diğer insanlardan 100 kat daha fazla”</p>
<p>Yemek borusu kanserinin, ancak başlangıçta, yani takılma hissi seviyesinde teşhis edildiğinde tedaviye cevap verebildiğini, yemek borusu tam tıkanmış olan kanserli hastalarda ise cerrahi müdahale şansı olmadığından tedavi şansının çok zor olduğunu ifade eden Ökten, “Endoskopi imkanları arttığı ve tomografi ile duvar kalınlıkları tespit edilebildiği için son dönemde teşhis ve tedavide göreceli olarak bir ilerleme olduğunu söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.<a href="http://www.hurriyet.com.tr/saglik/20642572.asp" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/sFz34Baa1KM" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/yanik-etlerde-kanser-riski-uyarisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/yanik-etlerde-kanser-riski-uyarisi.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Dünya ilk rahim naklinden umut buldu</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/eBouI2FREBU/dnya-ilk-rahim-naklinden-umut-buldu.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/dnya-ilk-rahim-naklinden-umut-buldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 May 2012 15:28:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4414</guid>
		<description><![CDATA[İngiliz Daily Mail Gazetesi, dünyanın ölü bir bedenden ilk rahim nakli yapılan kadını olan Derya Sert&#8217;e geniş yer ayırdı. Gazete, haberde Akdeniz Üniversitesi&#8217;nin de fotoğrafına yer vererek ameliyatın ve Derya&#8217;nın hamilelik planlarının dünyada milyonlarca kadına umut olduğunu vurguladı. Daily Mail, &#34;Rahmi olmadan dünyaya gelen Derya Sert, 7 saatlik bir operasyonla sağlıklı bir organa kavuştu. Ultrason [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/imagesn1.jpg"><img title="imagesn" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="285" alt="imagesn" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/imagesn_thumb1.jpg" width="368" align="left" border="0" /></a> İngiliz Daily Mail Gazetesi, dünyanın ölü bir bedenden ilk rahim nakli yapılan kadını olan Derya Sert&#8217;e geniş yer ayırdı. Gazete, haberde Akdeniz Üniversitesi&#8217;nin de fotoğrafına yer vererek ameliyatın ve Derya&#8217;nın hamilelik planlarının dünyada milyonlarca kadına umut olduğunu vurguladı.     <br />Daily Mail, &quot;Rahmi olmadan dünyaya gelen Derya Sert, 7 saatlik bir operasyonla sağlıklı bir organa kavuştu. Ultrason görüntüleri Derya’ya araba kazasında ölen bir kadından nakledilen rahmin son derece sağlıklı çalıştığını gösteriyor.&quot; ifadesini kullandı.     <br />Bu ameliyatın dünyada ilk kez Türkiye’de gerçekleştiğinin vurgulandığı haberde yapılan ilk naklin dünya çapında milyonlarca çocuksuz kadına umut ışığı doğurduğu belirtildi.     <br />Haberde İsveçli doktorların da rahim nakli operasyonlarına başlamak üzere olduğu duyurulurken, İngiliz doktorların da bu konuda çalıştığını, İngiltere de en az 15 bin kadının rahimsiz doğduğu ya da kanser ve benzeri sebeplerden organlarını kaybettiği belirtiliyor.     <br />Daily Mail’e konuşan Derya Sert (22) ise “İnsanlar bana erkek çocuk mu kız çocuk mu istediğimi soruyorlar, sadece sağlıklı bir çocuk istiyorum. Eğer bir sihirli asam olsaydı. Şu anda hamile kalmak isterdim. Sadece anne olmak ve çocuğumu kollarımda tutmak istiyorum” dedi.     <br />Haberde “Bazı kadınların anne olma arzusu çok güçlü ve bunun için riskleri göze alabiliyorlar” denirken, doğum uzmanı Lord Winston’un “Kadınlar bazı durumlarda çocuk sahibi olamayacaklarını kabul ederek büyük riskler almamalı” sözlerine de yer verildi.     <br />Rahim naklinin daha önce fare, sıçan ve koyun gibi hayvanlarda başarılı olduğunu ve bu hayvanların döllemelerinin başarıyla gerçekleştiği haberde belirtilirken ölü bir kadının rahmi nakledilen Derya’nın, önümüzdeki sürecinin de dünya tarafından yakından izleneceği belirtiliyor.<a href="http://haber.gazetevatan.com/Haber/453265/1/Gundem" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/eBouI2FREBU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/dnya-ilk-rahim-naklinden-umut-buldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/dnya-ilk-rahim-naklinden-umut-buldu.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Güneş ve cildimiz!</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/yFMghlOI1w4/gnes-ve-cildimiz.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/gnes-ve-cildimiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 May 2012 16:08:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4410</guid>
		<description><![CDATA[Yazın gelmesiyle güneş kremi kullanalım mı, kullanmayalım mı sorusuna cevap.. D vitamini mutlaka gerekiyor Yapılan araştırmalar çoğumuzda D vitamini eksikliği olduğunu ortaya koydu. D vitamini sentezi için 2 şeyin bir araya gelmesi gerekiyor: Güneş ve cildimiz! İyi de fazla güneş kanser yapıyor diye korkumuzdan hepimiz güneşe çıkmadan önce kremleri bolca sıvıyoruz. Ne yapalım? Sürelim mi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazın gelmesiyle güneş kremi kullanalım mı, kullanmayalım mı sorusuna cevap..</p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/355.jpg"><img title="3 (55)" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="248" alt="3 (55)" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/355_thumb.jpg" width="372" align="left" border="0" /></a> D vitamini mutlaka gerekiyor     <br />Yapılan araştırmalar çoğumuzda D vitamini eksikliği olduğunu ortaya koydu. D vitamini sentezi için 2 şeyin bir araya gelmesi gerekiyor:     <br />Güneş ve cildimiz!     <br />İyi de fazla güneş kanser yapıyor diye korkumuzdan hepimiz güneşe çıkmadan önce kremleri bolca sıvıyoruz. Ne yapalım?     <br /><b>Sürelim mi, sürme-yelim mi? </b>    <br />Güneş koruyucular konusunda farklı görüşler var. Katıldığım konferanslarda defalarca bilim adamları şu görüşü ortaya koydular: ‘O kadar korunuyoruz ki artık D vitamini eksikliği çok sık görülüyor!’     <br />Konunun uzmanını buldum. Amerikan Hastanesi Dermatoloji     <br />Uzmanı Dr. Buket Pençe sorularımı yanıtladı:     <br />Güneş kremi kullanalım mı, kullanmayalım mı?    <br />Güneşin deri üzerindeki etkileri     <br />2 türlü:     <br />1) Akut (kısa süreli) olanlar: Güneş yanığı, immünolojik supresyon (direncin baskılanması), pigmentasyon (koyulaşma) ve deri kalınlaşması.     <br />2) Kronik (uzun süreli) olanlar: Deri yaşlanması ve kanser oluşumu.    <br />Bu etkilerden deriyi korumak için en az 30 koruma faktörlü güneş koruyucu kremler kullanılmalı. Bu kremler vücutta D vitaminin oluşumunu engelliyor. Ancak bu özellikleri güneşten korunmamak için neden olmamalı. Çünkü ağızdan alınan D vitamini takviyesi ile iskelet sisteminde D vitamini eksikliğine bağlı bir sorun oluşması önlenebiliyor.    <br />- Güneşte korunmadan fazla kalmak kesin kanser yapıyor mu?    <br />Evet! Güneş radyasyonunun korunmadığı takdirde deride kanser yapıcı etkisi olduğu kesin.     <br />Deride en sık üç tip kanser görülüyor:     <br />1) Bazal hücreli kanser     <br />2) Yassı hücreli kanser     <br />3) Malign melanoma    <br />İlk iki kanser tipinin oluşumunda güneşin etkisi çok önemli.     <br />Malign melanoma denen, koyu renkli benlere benzeyen kanserlerde ise çocukluk ve gençlik yıllarında (35 yaş öncesi) aralıklı olarak uzun süre güneşte kalmış olmak, güneş yanığı geçirmiş, solaryuma girmiş olmak dışında genetik, açık renk deri, vücutta çok sayıda çil veya ben olması, açık renk saç, açık renk göz de etkenler arasında sayılıyor. Malign melanoma ABD’de erkeklerde beşinci, kadınlarda altıncı sıklıkta görülen kanser. Teşhis konulduğu dönem erken değilse öldürücü bir <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/tumor"title="Tümör" >tümör</a> haline gelebiliyor.     <br />Böylesine korkutucu bir kansere yakalanma riskine karşı güneşten korunmak ve D vitaminini ağızdan almak daha sağlıklı olacaktır.    <br />- Güneş ışınlarının da tipleri var. Bunlar nasıl etkiliyor?    <br />Güneş ışınlarının 290 400 nanometre(nm) arasındaki dalga boyları, yani ultraviyole (UV) A ve B ozon tabakasını geçerek yeryüzüne ulaşır. UVC ise ozon tabakasının normal olduğu bölgelerde yeryüzüne ulaşamıyor. Çevre kirliliğine bağlı olarak ozon tabakasının incelmesi ve delinmesi sonucu, bu kanserojen ışın da yeryüzüne ulaşabilir hale geldi.     <br />Dalga boyu 290 &#8211; 320 nm arasında olan UVB daha çok öğlen saatlerinde güneşte kalanlarda kızarma yanık, bronzlaşma ve kansere neden olur.     <br />Dalga boyu 320 400 nm arasında olan UVA ya ise kış yaz ve tüm gün maruz kalınıyor. Daha uzun dalga boyuna sahip olan bu ışın derinin daha derin tabakalarına inebiliyor ve deride kızarma, daha sonra koyulaşma yapıyor. Kısa süreli sonuçlar kızarma, yanma, bronzlaşma da olsa bu ışınların sonraki yıllarda <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/deri-kanseri"title="Deri Kanseri" >deri kanseri</a>, deride çil, leke, kılcal damar genişlemeleri, akne benzeri oluşumlar, bazı alerjik reaksiyonlar, bazı cilt hastalıkları ve deri yaşlanmasına neden oldukları biliniyor. Bu nedenle sabah saat 10:00 ile öğleden sonra 16:00 arasında güneş ışınları zararlı kabul ediliyor. Daha erken ve daha geç saatlerde güneşte kalmakla güneşin antibakteriyel, ağrı kesici, gevşetici, moral düzeltici ve bazı cilt hastalıklarına yararlı etkilerinden faydalanılabilir.    <br />- Güneşten korunmak için krem sürdüğümüzde D vitamini sentezi baltalanıyor.     <br />Güneş koruma faktörü (SPF) 30 olan güneş koruyucular vücutta D vitamini sentezini yüzde 95’e kadar azaltıyor. D vitamini eksikliğine güneş koruyuculardan daha çok neden olduğu bilinen diğer nedenler ise     <br />1) Deri renginin genellikle D vitamini açısından güneş ışınlarından yararlanacak kadar açık renkte olmaması,     <br />2) Bebeklerin 6 aydan uzun süre sadece D vitamininden fakir anne sütü ile beslenmesi,    <br />3) Gebeler ve süt veren annelerde D vitamini eksikliği,     <br />4) Çocukların açık hava yerine kapalı ortamlarda vakit geçirmesi, egzersizden uzak kalmaları,     <br />5) Vejeteryanlığın neden olabileceği beslenme eksikliği,     <br />6) Obezite,     <br />7) Antiviral, antiepileptik, kortizon ve mantar ilaçlarının kullanımı.    <br /> <img src='http://www.kanserliyiz.com/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> Bağırsak hastalıkları,    <br />9) Yiyecek allerjileri,     <br />10) Kistik fibrozis gibi pankreas yetmezlikleri,     <br />11) Safra yolu tıkanıklıkları,     <br />12) Bağırsak ameliyatları,     <br />13) Karaciğer ve böbrek hastalıkları gibi çok çeşitli nedenlerdir.    <br />- Peki ne kadar güneşte kalalım?    <br />Altı aydan küçük çocuklar ihtiyaç duydukları D vitamini için direkt güneşten korunarak bebek bezi ile haftada 30 dakika güneş ışığı almalıdır. Açık renk insanlar 10 -15 dakika güneşte kalmakla, gerekli D vitaminini sentezlerken, koyu renklilerde aynı miktarda D vitamini için en az 30 45 dakika, Afrikalılarda 60.100 dakika gerekiyor.    <br />Camın arkasından güneş görürsek, pencere arkası gibi, bu yeterli mi?     <br />UVB ve UVC camdan geçemiyor. UVA camdan geçebiliyor ve tüm gün bizi etkileyebiliyor.    <br />- D vitamini eksikliğinin belirtileri neler?    <br />Çocuklarda yavaş büyüme, kemiklerin kolay kırılması, kollar, bacaklar, sırt ve kalça kemiklerinde ağrı veya gerginlik, ileri aşamada kemiklerde anormal görünüşlü eğilmeler, dişlerde sorunlar, ateş, kas zayıflığı ve kramplar, yetişkinlerde ise, kemik kas ağrıları ve kemiklerin erimeye bağlı kolay kırılmaları.    <br />Besinlerle de D vitamini alabiliyoruz. Somon, uskumru, sardalya gibi yağlı balıklar, balık yağı, sakatat, yumurta sarısı içinde bol D vitamini bulunduran gıdalar&#8230;    <br />Kış aylarında, kuzey ülkelerinde yaşayan insanlarda güneşin eğik gelmesi nedeni ile koyu renkli bebeklerde D vitamini ihtiyacı artar. Süt ürünleri, portakal suyu, müsli, mısır gevreği gibi gıdalara, bebek mamalarına, ekmeğe D vitamini takviyesi yapılabiliyor. Bebek mamaları, portakal suyu ve sütte litrede en az 400 i.ü. D vitamini bulunmalıdır. D vitaminin fazla alınmasının kalsiyum fazlalığı, kusma, böbrek taşı ve büyüme güçlüğüne neden olabileceğini hatırda tutmak gerekir. <a href="http://haber.gazetevatan.com/gunes-ve-cildimiz/452422/41/Saglik" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/yFMghlOI1w4" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/gnes-ve-cildimiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/gnes-ve-cildimiz.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Mesane kanserinin görülme yaşı 65-70 arası</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/H_IIpW8UetU/mesane-kanserinin-grlme-yasi-65-70-arasi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/mesane-kanserinin-grlme-yasi-65-70-arasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 May 2012 17:53:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mesane Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4407</guid>
		<description><![CDATA[Sık sık idrara çıkıyorsanız, idrar yaparken yanma, kanama, idrar kaçırma, ani sıkışma, gece idrara kalkma, idrarı tam olarak yapamama veya zorlanma yaşıyorsanız en kısa zamanda bir üroloji hekimine görünmenizde fayda var. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Basri Çakıroğlu, erkeklerde daha sık görülen mesane kanseri ile ilgili merak edilenleri&#160; anlattı. Mesane tümörleri (idrar kesesi tümörleri), mesane (idrar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sık sık idrara çıkıyorsanız, idrar yaparken yanma, kanama, idrar kaçırma, ani sıkışma, gece idrara kalkma, idrarı tam olarak yapamama veya zorlanma yaşıyorsanız en kısa zamanda bir üroloji hekimine görünmenizde fayda var. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Basri Çakıroğlu, erkeklerde daha sık görülen mesane <a href="http://www.kanserliyiz.com/"title="kanser" >kanser</a>i ile ilgili merak edilenleri&#160; anlattı.</strong></p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/imagesm.jpg"><img title="imagesm" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="273" alt="imagesm" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/imagesm_thumb.jpg" width="380" align="left" border="0" /></a> Mesane <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/tumor"title="Tümör" >tümör</a>leri (idrar kesesi tümörleri), mesane (idrar kesesi) kanseri, mesanenin duvarını oluşturan dokulardan kaynaklanan kötü huylu tümörlerdir. Mesane kanserlerinin %90&#8242;ı transizyonel hücreli karsinomlar adı verilen mesanenin iç yüzeyini döşeyen hücrelerden kaynaklanan tümörler oluşturur. Erkeklerde prostat, akciğer ve kalın barsak kanserlerinden sonra dördüncü sıklıkta görülen kanser türüdür.</p>
<p><strong>Kimlerde ve hangi yaş grubunda daha sık görülür?</strong>    <br /><a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/mesane-kanseri"title="Mesane Kanseri" >Mesane kanseri</a> çocukluk dahil her yaşta olabilir. Ortalama görülme yaşı 65-70’dir. Görülme sıklığı yaşla orantılı olarak artar. Genç yaşta görülen tümörler genelde daha iyi histolojik yapıya sahiptirler ve daha iyi bir seyir gösterirler. Mesane tümörlerinin sıklığı bölgelere ve ülkelere göre değişkenlik gösterir.</p>
<p><strong>Mesane kanserinde risk faktörleri nelerdir?</strong>    <br />Mesane kanserinin gelişimindeki en önemli risk faktörleri sigara içmek, erkek cinsiyette olmak ve sağlıksız beslenmedir. Mesane kanserine karşı;    <br />• Genetik yatkınlığı olanlar,    <br />• Sigara içenler,    <br />• İleri yaştakiler,    <br />• Beyaz ırktan olanlar,    <br />• Yağlı ve kızarmış yiyecekleri aşırı tüketenler,    <br />• Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu geçirenler,    <br />• Uzun süre mesane taşı hastalığı olanlar,    <br />• Mesane bölgesine yüksek doz <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/isin-tedavisi"title="Işın Tedavisi" >ışın tedavisi</a> uygulananlar (risk 4 kat artmaktadır),    <br />• Kemoterapi uygulamaları görenler risk altındadır.</p>
<p><strong>Mesane kanserinin belirtileri nelerdir?</strong>    <br />Mesane tümörünün en sık bulgusu idrarda ağrısız pıhtılı kanamadır. İdrarda ağrısız ve aralıklı kanama, hastaların yaklaşık %85’inde görülmektedir. Kanama gözle görülebilir veya mikroskopik olarak görülen kanamalar şeklinde olabilir. Bazı hastalarda sistitizm dediğimiz bulgular olabilir. Sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, zor idrar yapma gibi yakınmalar da mesane tümörünün ilk belirtileri olabilir. Kanama ile idrardan pıhtılar da gelebilir. Yayılıma bağlı ağrı olabilir, ileri evrede diğer kanserlerde de görülen halsizlik yorgunluk, kilo kaybı, kemik ağıları, sırt ve baş ağrıları, kanlı balgam, sarılık ile kendini gösterebilir. Böbrek boşaltım kanallarını tıkarsa böbrek ağrısı ve üre yükselmesi olabilir. Bunların yanı sıra karın alt bölgesinde veya bel bölgesinde ağrı bu yakınmalara eşlik edebilir. Hastalarda genellikle tipik bir muayene bulgusu yoktur. Ancak ileri evre ise karın bölgesinden hissedilebilir. Karaciğerde büyüme ve omuzda beze ele gelebilir.</p>
<p><strong>Tanı nasıl konulur?</strong>    <br />Tanıda idrar tetkikleri önemli yer tutar. Tam idrar tahlilinde idrarda kan hücrelerinin (eritrosit) görülmesi tümör şüphesini ortaya koymalıdır. İdrar Sitolojisi (İdrarın bir patolog tarafından incelenip kanser hücrelerinin saptanmasına dayanan bir yöntem) yapılması gerekir.    <br /><strong>Tedavi şekli</strong>    <br />Mesane kanserinin tanısı konulduktan sonra tümörün büyüklüğü ve yerleşimine göre yapılacak ilk tedavi seçeneği cerrahidir. TUR adı verilen yöntemle mesane tümörü sistoskop kullanılarak çıkarılır. Bu tedavi sıklıkla haftada bir 6 hafta süreyle uygulanır. Uygulanan bu haftalık tedavinin sonrasında size önerilecek zamanlarda kontrole gelmeniz ve koruyucu tedavilerinize devam etmeniz gerekir. Tedavi sonrasında sıklıkla 3 ayda bir sistoskopi ve idrar sitolojisi tetkiklerinizi yaptırmanız önerilir.</p>
<p><strong>Sistektomi nedir ve nasıl uygulanır?</strong>    <br />Mesane kas tabakasına yayılmış ama uzak dokulara yayılmamış hastalığı olanlarda kullanılan bir tedavi yöntemidir. Uzak dokulara yayılımı olan ama tümöre bağlı aşırı derecede kanaması olan hastalarda da kullanılabilir.<a href="http://www.hurriyetaile.com/saglik/hastaliklar/mesane-kanserinin-gorulme-yasi-65-70-arasi_17867.html" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/H_IIpW8UetU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/mesane-kanserinin-grlme-yasi-65-70-arasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/mesane-kanserinin-grlme-yasi-65-70-arasi.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Reflüde kanser uyarısı!</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/kbe-XvJ3Cvc/reflde-kanser-uyarisi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/reflde-kanser-uyarisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 May 2012 17:47:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gırtlak Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4404</guid>
		<description><![CDATA[Reflü, yemek borusu ve gırtlak kanserine yol açabiliyor Reflünün, ses bozuklukları, kronik sinüzit ve kulak hastalıkları ile yemek borusu ve gırtlak kanserine yol açabileceği belirtildi. Hastalığın nedenleri arasında, düzensiz yemek alışkanlığı, fast-food, gece geç saatlerde yemek yeme, aşırı çay kahve tüketimi, alkol, obezite ve stres yer alıyor. Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi Hastanesi Kulak Burun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Reflü, yemek borusu ve gırtlak <a href="http://www.kanserliyiz.com/"title="kanser" >kanser</a>ine yol açabiliyor</p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/112721.jpg"><img title="112721" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="256" alt="112721" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/112721_thumb.jpg" width="384" align="left" border="0" /></a> Reflünün, ses bozuklukları, kronik sinüzit ve kulak hastalıkları ile yemek borusu ve <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/girtlak-kanseri"title="Gırtlak Kanseri" >gırtlak kanseri</a>ne yol açabileceği belirtildi.</p>
<p>Hastalığın nedenleri arasında, düzensiz yemek alışkanlığı, fast-food, gece geç saatlerde yemek yeme, aşırı çay kahve tüketimi, alkol, obezite ve stres yer alıyor.   <br />Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Baş-Boyun Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Kayhan Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, reflünün, günümüzde giderek artan problemlerden olduğunu söyledi.</p>
<p>Öztürk, midede yemekleri sindirebilmek için yüksek oranda asit bulunduğunu ifade etti.</p>
<p>Midedeki asidin yemek borusu, gırtlak, ağız ve burna kaçmasının &#8221;larengofarengeal reflü&#8221; olarak adlandırıldığını anlatan Öztürk, &#8221;Reflü, sesini kötü kullanan kişilerde ses problemlerine yol açabilmektedir. Reflüye bağlı olarak ortaya çıkan şikayetlerin başında sık boğaz temizleme ihtiyacı, ses kısıklığı, boğazda bir şey varmış hissi, yutma güçlüğü, nefes almada güçlük, kesik kesik öksürük gelir&#8221; diye konuştu. <a href="http://www.aksam.com.tr/reflude-kanser-uyarisi--117191h.html" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/kbe-XvJ3Cvc" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/reflde-kanser-uyarisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/reflde-kanser-uyarisi.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Çaresi Akdeniz mutfağında</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/3fE6iIXsVTQ/aresi-akdeniz-mutfaginda.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/aresi-akdeniz-mutfaginda.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 May 2012 23:11:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4401</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;de kanserle ilgili kapsamlı araştırmaların yapıldığı merkezlerden biri olan USC Norris Comprehensive Cancer Center&#8217;dan Prof. Dr. Heinz Josef Lenz, kolon kanserinin tedavisinde umut veren gelişmeler olduğunu açıkladı. Tümördeki “KRAS” adı verilen proteindeki mutasyonun (değişim) tedavinin başarısını düşürdüğünü söyleyen Prof. Lenz&#8217;e göre, bu değişimin olmadığı normal bir tümörü baskılayıcı yöntem, hastalığın tekrarlama olasılığını azaltıyor, metastazda bile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>ABD&#8217;de kanserle ilgili kapsamlı araştırmaların yapıldığı merkezlerden biri olan USC Norris Comprehensive Cancer Center&#8217;dan Prof. Dr. Heinz Josef Lenz, kolon kanserinin tedavisinde umut veren gelişmeler olduğunu açıkladı.</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/16707481.jpg"><img title="16707481" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="285" alt="16707481" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/16707481_thumb.jpg" width="411" align="left" border="0" /></a> <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/tumor"title="Tümör" >Tümör</a>deki “KRAS” adı verilen proteindeki mutasyonun (değişim) tedavinin başarısını düşürdüğünü söyleyen Prof. Lenz&#8217;e göre, bu değişimin olmadığı normal bir tümörü baskılayıcı yöntem, hastalığın tekrarlama olasılığını azaltıyor, metastazda bile yaşam süresi uzuyor.    <br /><a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/kolon-kanseri"title="Kolon Kanseri" >Kolon kanseri</a>nde kişiye özel tedavi konusunda çalışmalar yürüten Prof. Heinz Josef Lenz, bu kansere neden olan etkenler, önlenmesi ve tedavisiyle ilgili&#160; açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>BAŞKA HASTALIKLARLA KARIŞTIRILIYOR</strong></p>
<p>Erken teşhisin çok önemli olduğu kolon kanserinin belirtileri başka hastalıklarla karıştırıldığı için hastaların doktora gitme gereği duymadığını, bu nedenle çoğu zaman tedavi için geç kalındığını anlatan Lenz, “Oysa kolonoskopiyle ABD&#8217;de her yıl ortalama 35 bin kişinin hayatı kurtuluyor. Bu farkındalık başarılı tedavileri de beraberinde getiriyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>&quot;ÇARESİ AKDENİZ MUTFAĞI&quot; </strong></p>
<p>Dünyada meme, özellikle de kolon kanserlerinin görülme sıklığının arttığını belirten Lenz, bunun en büyük nedeninin Akdeniz mutfağından uzaklaşılması, giderek işlenmiş ve hazır yiyeceklere ve fast-food ürünlere yönelinmesi olduğunu söyledi.</p>
<p>Lenz, Akdeniz tipi beslenmenin kalın <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/bagirsak-kanseri"title="Bağırsak Kanseri" >bağırsak kanseri</a> riskini azalttığını vurgulayarak, “Bu önlenebilir bir kanser. Dışkılama normal değilse ve düzensizleşmişse, kan varsa, karın bölgesinde tarif edilemeyen bir ağrı söz konusuysa kolonoskopi yaptırılması gerekir” diye konuştu.</p>
<p><strong>&quot;TÜMÖRDEKİ DEĞİŞİMİ BULMAK ÖNEMLİ&quot; </strong></p>
<p>Kolon kanserinde yeni tedavi yaklaşımlarıyla ilgili bilgiler de veren Lenz, kişiye özel ya da hedeflenmiş tedaviyle bu kansere karşı ciddi bir başarı elde edildiğini bildirdi.</p>
<p>Bu yaklaşımda, kanserli hücrenin moleküler olarak incelenerek hastalığın nasıl hareket edeceğinin veya hangi tedavinin işe yarayacağının anlaşılabildiğini anlatan Lenz, şunları söyledi:   <br />“Son yıllarda tümörlerin yapısı konusundaki bilgimiz arttı. Kolon kanserine sebep olan hücrelerin yapısını belirleyen çok önemli testler geliştirildi. Bu konuda geçerliliği kabul edilen &#8216;KRAS&#8217; testiyle tümörün genetik yapısı hakkında bilgi edinebiliyoruz. Eğer tümördeki KRAS adı verilen proteinde bir değişim söz konusuysa tedavide olumlu yanıt alınamıyor. Tümörde böyle bir değişim yoksa kişiye özel tedaviden fayda sağlayabiliyoruz.”</p>
<p><strong>TÜMÖRDEKİ BİR BAŞKA PROTEİN: EGF </strong></p>
<p>Lenz, tüm kolon kanserli hücrelerde bulunan “EGF” adı verilen proteinin de her tümörde farklı seviyelerde olduğunu anlattı.   <br />Bunun seviyesinin çok yüksek olmasının hastanın gidişatını olumsuz etkilediğini belirten Lenz, “Ama eğer tümördeki seviyesi daha düşükse hastanın gidişatı daha iyi oluyor” dedi.</p>
<p>Kolon kanserinde tedavinin bu proteinin baskılanmasına yönelik uygulandığını ifade eden Lenz, “Bu protein bir tıkaçla kapatılır gibi bloke ediyor, kapatılıyor. Yani tümörün büyümesi için sinyal göndermesi engelleniyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>&quot;METASTAZ DA BİLE YAŞAM SÜRESİ ARTTI&quot; </strong></p>
<p>Bu şekilde hem hastanın tedavi şansının arttığını, hem de tedaviden kaynaklanan yan etkilerin en aza indiğini vurgulayan Prof. Dr. Lenz, “20 yıl önce ileri evre kolon kanseri hastalarının yaşam süresi ortalama 6 ayken kişiye özel tedavilerle en ileri evre kanserlerde yaşam süresi 36 aya çıkabiliyor” bilgisini aktardı.   <br />Metastaz halinde bile tümörde küçülme sağlanabildiğini ifade eden Lenz, “Geçmişte metastazı olan hasta kısa sürede yaşamını yitiriyordu. Ama şimdi seçilmiş tedaviyle uygun yaklaşım benimsenirse hastaların iyileşme şansı artıyor” diye konuştu.</p>
<p>“Kişiselleştirilmiş tedavi ile metastazı olan hastada yaşam süresi ne kadar uzadı? Bir karşılaştırma yapabilir mi?” sorusu üzerine Lenz, şunları söyledi:   <br />“Metastazı olan hastalarda yaşam süresi kişiye özel tedavi ile 2 yıla kadar uzatılabiliyor. Geçmişe kıyasla altının çizilmesi gereken önemli bir konu daha var. Artık bu türden kemoterapi tedavisiyle yalnızca yaşam süresi uzatılmıyor, aynı zamanda yaşam kaliteleri de iyileştiriliyor, yükseltiliyor. Metastaz çok daha etkili bir şekilde geriletildiği için çok daha fazla sayıda kişi tedavi edilebiliyor. Diğer önemli konulardan biri de yan etki. Normal kemoterapi tedavisinde mide bulantısı, kusma, saçların yitirilmesi gibi yan etkiler vardı. Ama bu yeni yaklaşımda bu yan etkiler görülmüyor. Onun yerine yan etki ciltte döküntü olarak görülüyor. Ama ciltte döküntü ne kadar çok olursa tedavinin daha etkili olduğunu, işe yaradığını gösteriyor.”</p>
<p>Belirli sürelerde verilen ilaçlarla bu baskılamanın devam ettiğini ifade eden Lenz, böylece kanserin yayılımının durdurulduğunu söyledi.<a href="http://www.hurriyet.com.tr/saglik/20597390.asp" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/3fE6iIXsVTQ" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/aresi-akdeniz-mutfaginda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/aresi-akdeniz-mutfaginda.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Tuzlu gıdalar kanser nedeni</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/LuxnONC0woQ/tuzlu-gidalar-kanser-nedeni.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/tuzlu-gidalar-kanser-nedeni.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 17:03:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4398</guid>
		<description><![CDATA[Bilinen en eski kanser türlerinden biri olan mide kanserine; 40 yaş üzerinde sıklıkla rastlanıyor. Beslenme alışkanlığı ile yakından ilgili olan mide kanserini aşırı tuzlu yiyecekler, koyu çay, tütsülenmiş besinler ve sigara kullanımı tetikliyor. Mide kanseri; eski Mısırlılar&#8217;dan bu yana bilinen bir kanser türü. Bu kanser türü, belirli bölgelerde ve toplumlarda daha sık görülüyor. İstatistiksel veriler; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilinen en eski <a href="http://www.kanserliyiz.com/"title="kanser" >kanser</a> türlerinden biri olan <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/mide-kanseri"title="Mide Kanseri" >mide kanseri</a>ne; 40 yaş üzerinde sıklıkla rastlanıyor. Beslenme alışkanlığı ile yakından ilgili olan mide kanserini aşırı tuzlu yiyecekler, koyu çay, tütsülenmiş besinler ve sigara kullanımı tetikliyor.</p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/images5.jpg"><img title="images" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="382" alt="images" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/images_thumb5.jpg" width="255" align="left" border="0" /></a> Mide kanseri; eski Mısırlılar&#8217;dan bu yana bilinen bir kanser türü. Bu kanser türü, belirli bölgelerde ve toplumlarda daha sık görülüyor. İstatistiksel veriler; Amerika&#8217;da kansere bağlı ölümlerin yemek alışkanlıklarının olumlu yönde gelişmesi ve çevresel faktörlerin düzelmesiyle 7&#8242;nci sıraya düştüğünü gösteriyor.</p>
<p>ÜLKEMİZDE ARTIYOR   <br />1930&#8242;larda kanser, ölüm nedenleri arasında erkeklerde ilk sıralarda yer alırken, son 50 yılda bu oranın Japonya dışındaki gelişmiş sanayi ülkelerinde belirli şekilde düştüğü gözlendi. İlk kez tanımlandığı eski Mısır&#8217;dan bu yana gerek toplum sağlığı, gerekse cerrahi açıdan sorun olan mide kanseri; son yıllarda ülkemizde artış göstermekte. Birçok ülkede sosyo-ekonomik durum ile mide kanseri arasında ilişki saptandı. Sosyoekonomik düzeyi düşük olan ülkelerde mide kanseri görülme ihtimali, diğerlerine oranla 2.5 kat fazla. Ayrıca çok kesin olmamakla birlikte madencilerde, balıkçılarda, tarım işçilerinde mide kanseri riski daha yüksek. Bu farklılığın beslenmeden ileri geldiği öne sürülüyor. 40 yaşın altındaki kişilerde seyrek rastlanıyor. Ne var ki son dönemde bu yaş ortalamasının da ülkemizde düştüğü görülüyor.    <br />İNATÇI HAZIMSIZLIK    <br />Mide kanseri erken evrelerde belirli bir semptom göstermez. Bu dönemdeki en önemli belirtinin inatçı hazımsızlık olduğu söylenebilir. Hazımsızlık, vakaların yüzde 50&#8242;inde görülüyor. İlk belirtilerin ortaya çıkışı ile tanı konulması arasında ortalama 6-9 aylık bir süre geçiyor. En sık rastlanan belirtiler ise; iştahsızlık, halsizlik, hızlı kilo kaybı, bulantı, mide yanması, yemeklerden sonra dolgunluk. Üç hastadan biri ağrı şikayetiyle hekime başvuruyor. Bazı vakalarda ağrı; kalp ağrısını bile taklit edebiliyor. Ağrının süreklilik kazanması, <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/tumor"title="Tümör" >tümör</a>ün mide dışına yayıldığını düşündürür. Midenin, bağırsağa açılan bölümdeki tıkanıklık hastada kusmaya; yemek borusundaki tıkanıklık ise yutma güçlüğüne sebep olur.     <br />HASTALARIN YARISINDA KİTLE ELE GELİR    <br />Mide kanseri sıklıkla gizli kanama yapar. Bu yüzden hastalar gereksiz yere anemi (kansızlık) tedavisi görür. Mide kanseri hastalarının yarısında kanserli kitle ele gelir. Kitlenin ele gelmesi hastalığın ileri devrede olduğunu gösterir. Bu durumda olan hasta ameliyat şansını kaybeder. Kimi vakalarda ise hastanın karnında sıvı olduğu görülür. Bu durum ise tümörün karın zarına yayıldığını gösterir. Erken tanı; erken evrelerdeki tümörün yakalanması bakımından önemlidir.    <br />BESLENME ALIŞKANLIKLARI İLE KANSER BAĞLANTISI    <br />Ülkelerin beslenme alışkanlıkları mide kanseri riskini belirleyen faktörlerden. Japonya&#8217;da pirinç ve tütsülenmiş balık; Galler&#8217;de kızarmış yiyecekler; Arnavutluk&#8217;ta patates; Finlandiya&#8217;da tahıl ürünleri; Türkiye&#8217;de tuzlanmış kırmızı et, aşırı kırmızı et tüketimi mide kanseri riskini artıran etkenler arasında. Sigara, aşırı tuzlu yiyecekler ve koyu çay da mide kanserini tetikliyor. Ayrıca besinlerin saklanmasında kullanılan tuz ile konserve yapımında kullanılan katkı maddelerine dikkat etmek gerekiyor. Pişirme alışkanlıkları da mide kanseri ile bire bir ilişkili; yüksek hararette pişirmek, kansere sebep oluyor.    <br />SOL BOYUNDAKİ KİTLEYE DİKKAT!    <br />Jinekolojik muayenelerde yumurtalıklarda tespit edilen kitle &#8216;krukenberg tümörü&#8217; denir. Bu da kanserin yumurtalıklara sıçradığını gösterir. Ayrıca sol boyun ve omuz arasındaki kitleye de dikkat edilmeli.<a href="http://www.stargazete.com/saglik/tuzlu-gidalar-kanser-nedeni/haber-578744" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/LuxnONC0woQ" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/tuzlu-gidalar-kanser-nedeni.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/tuzlu-gidalar-kanser-nedeni.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Tekstil boyasında kanser riski</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/s9z-Q26YZtU/tekstil-boyasinda-kanser-riski.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/tekstil-boyasinda-kanser-riski.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 16:44:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4395</guid>
		<description><![CDATA[Salam ve sucuk gibi gıda ürünlerinden sonra giyim sektörünü mercek altına alan Deşifre, bebek önlüğünden tişörte 20 üründen numune alıp analiz ettirdi. Numunelerin yüzde15&#8242;inde kanserojen madde ortaya çıktı Deşifre ekibi, birbirinden ünlü giyim firmalarında ve çarşı-pazarlarda satılan kıyafetleri mercek altına aldı. Bebek önlüğünden iç çamaşırına, çoraptan tişörte, pantolondan gömleğe varıncaya kadar onlarca giysiden numune alan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Salam ve sucuk gibi gıda ürünlerinden sonra giyim sektörünü mercek altına alan Deşifre, bebek önlüğünden tişörte 20 üründen numune alıp analiz ettirdi. Numunelerin yüzde15&#8242;inde <a href="http://www.kanserliyiz.com/"title="kanser" >kanser</a>ojen madde ortaya çıktı</p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/31.jpg"><img title="3 (1)" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="334" alt="3 (1)" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/31_thumb.jpg" width="248" align="left" border="0" /></a> Deşifre ekibi, birbirinden ünlü giyim firmalarında ve çarşı-pazarlarda satılan kıyafetleri mercek altına aldı. Bebek önlüğünden iç çamaşırına, çoraptan tişörte, pantolondan gömleğe varıncaya kadar onlarca giysiden numune alan ekip, bunları Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından referans kabul edilen TürkLab laboratuarlarında analiz ettirdi.     <br /><b>     <br />ALERJİK SORUNLARA YOL AÇIYOR       <br /></b>İstanbul&#8217;un ünlü alışveriş merkezlerinden alınan 20 numunenin yüzde 15&#8242;inde kanserojen madde tespit edildi. Ayrıca çarşı ve pazarlardan alınan onlarca numune üzerinde de aynı şekilde kanserojen etkiye sahip kimyasal bulundu. Uzmanlara göre, tekstil ürünlerinde kullanılan boyalar, kırışmayı önleyen ve parlaklık veren bir etkiye sahip. Ancak bu kimyasallar çocuk ve erişkinlerde alerjik sorunlara yol açabiliyor. Ayrıca giysilerde kullanılan kimyasallar, kanser ve otoimmün hastalıklarla da yakından ilişkilendiriliyor. Tekstilde kullanılan kimyasalların miktarı toksik düzeydeyse birçok organda toksik etkiler de görülebiliyor. Tekstil fabrikalarında uzun süre çalışan işçilerde ise bissinozis denilen ve astıma benzeyen kronik akciğer hastalığına neden olabiliyor. Hangi ünlü firmalara ait giyim eşyalarında kanserojen madde tespit edildi? Halk sağlığını kimler, neden tehlikeye atıyor? Kıyafet alırken nelere dikkat etmeli? Araştırma dosyasının ayrıntıları ve analiz sonuçları bu akşam A Haber&#8217;de saat 20.15&#8242;te, Mehmet Ali Önel yönetimindeki Deşifre&#8217;de ekrana gelecek. <a href="http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/05/18/tekstil-boyasinda-kanser-riski" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/s9z-Q26YZtU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/tekstil-boyasinda-kanser-riski.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/tekstil-boyasinda-kanser-riski.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kanserin doğum yerini buldular</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kanserliyiz/~3/XPlwX_tP8L0/kanserin-dogum-yerini-buldular.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kanserin-dogum-yerini-buldular.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 16:39:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/?p=4392</guid>
		<description><![CDATA[Bilim insanları insanın genetik bilgisini taşıyan DNA&#8217;daki bir maddenin şu ana kadar aynı sayılan değişik iki halinin kanser ve beyin hastalıkları olmak üzere birçok rahatsızlıkta önemli rol oynadığını keşfetti. Tüm organizmaların canlılık işlevleri ve biyolojik gelişmeleri için gerekli olan genetik talimatları taşıyan nükleik asit olan DNA&#8217;yı oluşturan dört temel azotlu bazdan biri olan sitozinin iki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Bilim insanları insanın genetik bilgisini taşıyan DNA&#8217;daki bir maddenin şu ana kadar aynı sayılan değişik iki halinin kanser ve beyin hastalıkları olmak üzere birçok rahatsızlıkta önemli rol oynadığını keşfetti.</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/35.jpg"><img title="Close View of a DNA Strand" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="321" alt="Close View of a DNA Strand" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/05/35_thumb.jpg" width="321" align="left" border="0" /></a> Tüm organizmaların canlılık işlevleri ve biyolojik gelişmeleri için gerekli olan genetik talimatları taşıyan nükleik asit olan DNA&#8217;yı oluşturan dört temel azotlu bazdan biri olan sitozinin iki modifikasyonu da aynı şey gibi görünüyor. Ancak aslında farklı şeyler olduğu ortaya çıktı. </p>
<p>Bilim insanları bu modifikasyonların belli başlı dokular ve hücre tiplerinde tam olarak nerede bulunduğunu saptamanın yolunu bilmiyorlardı. Şimdi ise Chicago Üniversitesi, Ludwig Kanser Araştırma Enstitüsü, California Üniversitesi, San Diego ve Emory Üniversitesi araştırmacılarından oluşan bir ekip bunun için yeni bir teknik geliştirdi.   <br />Ekip söz konusu tekniği insan ve fare embriyonik kök hücrelerinden alınan DNA&#8217;daki 5-metilsitozin (5-mc) ve 5-hidroksimetilsitozin&#8217;in (5-hmc) haritasını çıkarmakta kullandı. Böylece onların dağılım modelleri hakkında yeni bilgiler ortaya çıkarıldı. Bu çalışmaların en önemli yanı DNA&#8217;daki modifikasyonların hücre bölünmesi, kanser ve beyin fonksiyonları gibi temel yaşamsal işlemlerde büyük rol oynaması. </p>
<p>Chicago Üniversitesi&#8217;nden Profesör Chuan He, &quot;Bunlar genlerin şekillenmesini düzenliyor ve kök hücre gelişimi, kanser gibi birçok hastalık, sinirsel hastalıklarda geniş kapsamlı bir etkide bulunuyor. Hatta insan beyninin gelişimini bile etkileyebiliyor&quot; dedi. Bilim insanları 5-mc&#8217;nin yapısını onyıllardır inceliyorlar. Bununla birlikte araştırmacılar 5-hmc&#8217;nin DNA&#8217;da önemli miktarda mevcut olduğunu sadece birkaç yıldır biliyor. 5-mc ise genellikle &quot;devre dışı kalmış&quot; genlerde bulunuyor ve &quot;devreye girmemesi&quot; gereken genlerin &quot;sessizliğine&quot; yardımcı oluyor. </p>
<p>Ama tezat olacak şekilde 5-hmc aktif genlerde, özellikle beyin hücrelerinde daha da ağırlık kazanıyor. 5-mc&#8217;yi 5-hmc&#8217;ye dönüştüren Tet enzimlerindeki kusurlar <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/kan-kanseri-yaygin-miyelom"title="Kan Kanseri" >kan kanseri</a> oluşumuna yol açıyor. TAB-Seq adlı yöntem ise 5-hmc&#8217;yi doğrudan ölçüyor. Böylece 5-hmc&#8217;nin tüm gen haritasını ilk kez sunuyor. 5-hmc&#8217;nin DNA&#8217;daki kesin yerinin ve seviyesinin belirlenmesini sağlayacak. Böylece DNA yapısında yapılacak düzenlemelerle başta kanser olmak üzere birçok hastalığın önüne geçilebilecek. <a href="http://www.hurriyet.com.tr/planet/20580165.asp" target="_blank">kaynak</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kanserliyiz/~4/XPlwX_tP8L0" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kanserin-dogum-yerini-buldular.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kanserliyiz.com/kanserin-dogum-yerini-buldular.html</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss><!-- Dynamic page generated in 0.499 seconds. --><!-- Cached page generated by WP-Super-Cache on 2012-05-31 01:12:09 --><!-- Compression = gzip -->

