<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Erdal Kaplanseren Blog</title>
	
	<link>http://www.kaplanseren.com</link>
	<description>Yazmış bulundum...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Jul 2010 13:40:06 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/kaplanseren" /><feedburner:info uri="kaplanseren" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><item>
		<title>Bir kitabı yeniden yazmak</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/-gNjUHBFtTY/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/07/05/bir-kitabi-yeniden-yazmak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 08:15:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Küçük Detaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Mevzu]]></category>
		<category><![CDATA[buket bakkal]]></category>
		<category><![CDATA[edip cansever]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=874</guid>
		<description>Az önce, geçen hafta bir sahaftan sipariş ettiğim Edip Cansever kitabı geldi. Mümkün olduğunca eski basımları sahaflardan topluyorum. Cansever&amp;#8217;in pek çok kitabının ilk basımlarını edindim. Fotoğrafta gördüğünüz kitap, toplu şiirlerden Yerçekimli Karanfil&amp;#8217;in giriş sayfası. Fotoğrafta gördüğünüz notla karşılaştığımda yüzümde kocaman bir gülümseme belirdi. Hemen sonrasında, mutluluk yerini derin bir hüzne bıraktı. Gördüğünüz sayfanın öncesinde, Buket&amp;#8217;in [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/-gNjUHBFtTY" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/07/05/bir-kitabi-yeniden-yazmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/07/05/bir-kitabi-yeniden-yazmak/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Hatıralar gökyüzü gibi, gitmiyor üzerimizden</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/Ry2KQqd2Hzk/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/06/18/hatiralar-gokyuzu-gibi-gitmiyor-ustumuzden/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Jun 2010 00:06:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=851</guid>
		<description>Sade bir yaşanmışlık, kazara &amp;#8220;anı&amp;#8221; olacakken hani, çok zaman sonra anlarsınız bunun bir &amp;#8220;hatıra&amp;#8221; olduğunu. Ne zaman hatıra oluverir, ne zaman gelir, ne zaman belirir? Bir anıdan hatıra devşirebilir misiniz? Veya şöyle sorayım; geçmişinizden bir parçayı hatıra defterinize yazdıran nedir? Zaman mı sadece? O yaşanmışlığın izlerinin ansızın ortaya çıkması, yerini belli etmesi olabilir mi? Belki [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/Ry2KQqd2Hzk" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/06/18/hatiralar-gokyuzu-gibi-gitmiyor-ustumuzden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/06/18/hatiralar-gokyuzu-gibi-gitmiyor-ustumuzden/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Dur ihtarına hoşçakalla karşılık vermek</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/uG6B3U1Oj68/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/06/08/dur-ihtarina-hoscakalla-karsilik-vermek/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 10:40:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=838</guid>
		<description>Kısa süre önce,  yakın bir dostum, aşık olduğu kadının &amp;#8220;gidiyorum&amp;#8221; sözüne &amp;#8220;gidene dur denmez&amp;#8221; karşılığını verdi. Ve kız, söylediğini yaparak gitti.
Aşık olduğunuz insan &amp;#8220;gidiyorum&amp;#8221; dediğinde, kalmasını istiyorsanız, gururu bir kenara bırakıp dur diyin, kal diyin, gitme diyin. Doğru, &amp;#8220;git&amp;#8221; bazen &amp;#8220;gitme&amp;#8221; demektir. Mamafih aşklar bazen metafor kaldırmıyor. İçinizden ona gitme demek geçiyorsa, bunu içinizde tutan sebep [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/uG6B3U1Oj68" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/06/08/dur-ihtarina-hoscakalla-karsilik-vermek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/06/08/dur-ihtarina-hoscakalla-karsilik-vermek/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Rain Dogs</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/25ArZVuBPcY/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/06/07/rain-dogs/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 20:25:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=829</guid>
		<description>Her yağmurdan sonra, elektrik direklerine bıraktıkları izler kaybolduğu için yolunu kaybeden sokak köpekleri, biçare serseriler gibi ortalıkta dolaşıp acı acı havlar.
İki gündür İstanbul&amp;#8217;da yağmurun hükümdarlığı sürüyor. Bu son yağmurlar, ömrümde ilk defa bana kendimle ilgili bir şeyi fark ettirdi. Ben de yağmur köpekleri gibi, her uzun yağmurdan sonra yolumu kaybediyorum, kendi içime gömülüyorum, ruhumu ve [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/25ArZVuBPcY" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/06/07/rain-dogs/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/06/07/rain-dogs/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kaldırımda yürümek</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/VyBA7qcymJE/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/06/07/kaldirimda-yurumek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 10:11:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mevzu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=817</guid>
		<description>Yeni şehirlerin kaldırımları, binaları gibi eksik ruhlu. Eskiliği korunmuş şehirlerin kaldırımları ise sizlere hikayeler sunar. O kaldırımlarda elleriniz cepte, bir şarkı tutturup adımlarınızı kolaylaştırabilirsiniz.
İstanbul&amp;#8217;un kaldırımları genellikle dar, hasarlı, gereğinden yüksek , ayrıca otomobil ve dükkanların işgali altında. Sıklıkla kaldırımdan yola inmeniz gerekir. Üstelik ne yazık ki insanımız, -çoğunlukla- trafikte nasılsa kaldırımda yürürken de öyle. Anlayışsız, [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/VyBA7qcymJE" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/06/07/kaldirimda-yurumek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/06/07/kaldirimda-yurumek/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>alacânım</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/I89vU4rPleY/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/05/24/alacanim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 19:46:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mevzu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=805</guid>
		<description>bazı şiirler, ömrümüze bedellenir. ilk karşılaşmamızda bunun ayırdına varırız. şiir diye okurken, gün gelir, hayatımızın bir yerinde şiir olmaktan çıkar. bir hikaye olur. alacânım öyle bir şiir. her kelimesi birer mermi.
kalbimiz delik deşik, perişan. geldin, vurdun, gittin. alacânım, söyle, indi mi göğsüne heves?



ah, nerde benim altından avaze sesim!
yankısı bir duvara gömülmüş testide kaldı
avaze sesim!
şimdi başkalarının kalplerinde yankılanan
bir [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/I89vU4rPleY" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/05/24/alacanim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/05/24/alacanim/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Yaş değiştirme günü için</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/K9npmpmSsHU/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/05/20/yas-degistirme-gunu-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 May 2010 22:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Okumalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=799</guid>
		<description>O şehre davrandığın gibi davran bana da
O şehre gittiğin gibi bana da git uçarak
bana da in, bana da kon ve el salla geride
bıraktığına: Elveda benim küçük adamım!
ufacıktan bir şehri nasıl adam ettinse,
Sevdinse adam gibi, beni de o şehir gibi
sev! Korkma sakın, adam etmez aşk beni,
geç benden, benim de köprülerim var,
aşkı seyret oradan, dalgın günüm geçiyor,
benim [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/K9npmpmSsHU" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/05/20/yas-degistirme-gunu-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/05/20/yas-degistirme-gunu-icin/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Konuşmalar, susmalar</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/6Xawv38zlIQ/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/05/19/konusmalar-susmalar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 10:37:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mevzu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=765</guid>
		<description>Konuşan ama aslında durmaksızın susan insanlar tanıyorum. Anlatıyor, gülüyor, gayet mutlu görünüyor. Onun bakışlarını dinlediğimde (kalbini dinler gibi ama!), esasında ne denli suskun ve dalgın olduğunu anlayabiliyorum. Konuşurken aslında susuyor, gülümserken aslında dalıyor. Görüyorum, şahit oluyorum bu süse.
İçinizdeki derin hüznü coşkuyla, kahkahalarla, sarılmalarla, esprilerle sarıp sarmalıyorsunuz bazen. Biliyorum biliyorum, hiç saklamaya çalışmayın. Kahkahalarla süslediğiniz o susmaların [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/6Xawv38zlIQ" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/05/19/konusmalar-susmalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/05/19/konusmalar-susmalar/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Derin bir aşk hikayesi: Betty Blue</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/xzuw_cvVX_Y/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/05/08/derin-bir-ask-hikayesi-betty-blue/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 23:15:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okumalar]]></category>
		<category><![CDATA[İzlemeler]]></category>
		<category><![CDATA[37°2 le matin]]></category>
		<category><![CDATA[Béatrice Dalle]]></category>
		<category><![CDATA[betty]]></category>
		<category><![CDATA[betty blue]]></category>
		<category><![CDATA[Jean-Jacques Beineix]]></category>
		<category><![CDATA[Philippe Djian]]></category>
		<category><![CDATA[zorg]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=720</guid>
		<description>Kadın kapıdan içeri girer ve film başlar. Sonrasında filmin kopacağını bilmesek de, bu başlangıç hoşumuza gider. Güzel bir kadının evinizin kapısında çantasıyla dikilmesi duruma göre iyi veya kötü olabilir. Zorg&amp;#8217;un bungalovuna konuk olan bu kız için kimse bir şey söyleyemez. Çünkü o bir istisna.
Philippe Djian&amp;#8217;ın Betty Blue adlı romanını okuduktan bir süre sonra, 90&amp;#8242;ların Fransız sinemasına [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/xzuw_cvVX_Y" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/05/08/derin-bir-ask-hikayesi-betty-blue/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/05/08/derin-bir-ask-hikayesi-betty-blue/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Marie ve Julien’in Hikayesi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/y8KwaaF4YW4/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/04/23/marie-ve-julienin-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2010 22:12:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[İzlemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Histoire de Marie et Julien]]></category>
		<category><![CDATA[Jacques Rivette]]></category>
		<category><![CDATA[Marie ve Julien'in Hikayesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=699</guid>
		<description>Fransız sinemasında Yeni Dalga Akımı&amp;#8217;nın öncü yönetmenlerinden Jacques Rivette&amp;#8217;in 2003 yapımı filmi &amp;#8220;Histoire de Marie et Julien&amp;#8221;, Türkçesiyle &amp;#8220;Marie ve Julien&amp;#8217;in Hikayesi&amp;#8221;nden bahsetmek istiyorum. 2004 yılında İstanbul Film Festivali&amp;#8217;nde ülkemizde izleyici karşısına çıktı ve beklendiği üzre sınırlı bir izleyici kitlesiyle kucaklaştı. 150 dakikalık bu ağır ve boğucu film, felsefik derinliğiyle, beni gerçek hayattan uzaklaştıran, sadece kendi [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/y8KwaaF4YW4" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/04/23/marie-ve-julienin-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/04/23/marie-ve-julienin-hikayesi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Pigalle ve Serge Gainsbourg</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/R1eyqeiN__U/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/04/22/pigalle-ve-serge-gainsbourg/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Apr 2010 23:47:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[jane birkin]]></category>
		<category><![CDATA[paris]]></category>
		<category><![CDATA[pigalle]]></category>
		<category><![CDATA[serge gainsbourg]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=661</guid>
		<description>Bazı şehirlere bazı mevsimler ve o mevsimlerin hakim renkleri pek yakışır. Paris benim için sonbaharın ve haliyle sarının şehri. Farklı bir mevsimde bu şehre gitmemiş olmamın bunda etkisi var mı bilmiyorum ama aklımda canlanan fotoğraflar ve film karelerinde de iklim aynı.
Şehirleri güzelleştiren, kenar mahalleleri oldu hep benim için&amp;#8230; O mahallelerin kendine özgü motifleri. Pigalle böyle [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/R1eyqeiN__U" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/04/22/pigalle-ve-serge-gainsbourg/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/04/22/pigalle-ve-serge-gainsbourg/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Bir vapur, bir şehir, bir deniz… Hayır bir kadın. Yorgun ve üzgün</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/NyS5iiQAqVI/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/04/21/bir-vapur-bir-sehir-bir-deniz-hayir-bir-kadin-yorgun-ve-uzgun/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Apr 2010 16:20:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=648</guid>
		<description>Derin düşüncelere dalmak için vapur ve trenlerin üstüne yoktur. İstanbul&amp;#8217;da, şehir hatları vapurunda seyahat ederken, hem şehri iki yanının silueti, hem de boğazın mavi suları bizi içine çeker.
İklimine göre değişir hissettirdikleri. İstanbul&amp;#8217;u seyretmek için vapurda olmak gibisi yoktur. Bazı zamanlar, başını korkuluk demirlerine dayamış kadınlar ve adamlar görüyorum. Bu defa fotoğrafını çekmek nasip oldu.
Neler düşündüğü [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/NyS5iiQAqVI" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/04/21/bir-vapur-bir-sehir-bir-deniz-hayir-bir-kadin-yorgun-ve-uzgun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/04/21/bir-vapur-bir-sehir-bir-deniz-hayir-bir-kadin-yorgun-ve-uzgun/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Bir şair ne zaman ölür?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/49z4tbp1FQM/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/04/05/bir-sair-ne-zaman-olur/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2010 09:45:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mevzu]]></category>
		<category><![CDATA[bir şair ne zaman ölür]]></category>
		<category><![CDATA[cemal süreya]]></category>
		<category><![CDATA[edip cansever]]></category>
		<category><![CDATA[nazım hikmet ran]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>
		<category><![CDATA[turgut uyar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=640</guid>
		<description>Bir şair ne zaman ölür? Şairler ve şiirseverler arasında sıklıkla konu olan bir sorudur. Cevabı bilinmez. Belki de sadece şairin kendisi bilir bu sorunun cevabını.
Şairlerin son dönem şiirlerine bakılacak olursa, ölümün ağırlığı hissedilir. Cemal Süreya&amp;#8217;nın, Edip Cansever için söylediği bir söz vardır şiirinde, &amp;#8220;fazla şiirden öldü Edip Cansever&amp;#8221; diye. Ne var ki Nazım Hikmet aşktan [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/49z4tbp1FQM" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/04/05/bir-sair-ne-zaman-olur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/04/05/bir-sair-ne-zaman-olur/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Hayat, hatırladığın kadardır</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/MBf0I_Kw_cA/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/03/01/hayat-hatirladigin-kadardir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 22:22:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=589</guid>
		<description>Hayat, bizler için bir tramvay gezisidir. Genellikle mutlu bir tramvay gezisi. Aslında bu gezinin büyük kısmını, bir yerlere yetişmeye çalışarak geçiriyoruz. O tramvayın penceresinden dışarıya bakmayı, tramvaydaki diğer yolcularla tanışıp sohbet etmeyi ihmal ediyoruz. Bir yerlerden bir yerlere gittiğimizi sanıyorken, aslında ömrümüz bu tramvayda geçiyor.
Duraklar, mevsimler, istasyonlar, seneler, meydanlar, anılar&amp;#8230; Yolculuğun başlarında ne kadar da [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/MBf0I_Kw_cA" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/03/01/hayat-hatirladigin-kadardir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/03/01/hayat-hatirladigin-kadardir/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Babadan harçlık almak</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/SxjH_sdn9Po/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/02/15/babadan-harclik-almak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 23:06:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[harçlık]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=581</guid>
		<description>Yaş ilerledikçe, insandaki maddi etkisi manevi etkiye dönüşen bir ilişki bu. Çocukluk döneminde tek gelir kaynağımız, babanızdan veya annemizden düzenli olarak aldığımız harçlıktı. Ulaşım, yeme-içme ve benzeri ıvır zıvır harcamalarınızı bu parayla karşılardık. Bazı çocuklar, bu düzenli harçlıklarından artırarak biriktirir, sonrasında hayırlı bir iş için kullanırlardı. Hep özenmiştim onlara. Hâlâ da özenirim, ne yalan söyleyeyim.
Periyodik [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/SxjH_sdn9Po" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/02/15/babadan-harclik-almak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/02/15/babadan-harclik-almak/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Arkadaşlar, ayrılıklar</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/oR8W58Yje1E/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/02/06/arkadaslar-ayriliklar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 11:20:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Mazi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=557</guid>
		<description>Fotoğraftaki kişi, yaklaşık 15 yıldır görmediğim bir arkadaşım. Bir insan, 15 yıldır görmediği bir tanıdığına &amp;#8220;arkadaşım&amp;#8221; demeye devam edebilir mi? Bence diyebilir, hatta en yakın arkadaşlarından biri olduğunu söylemesi de mümkün. Arkadaşlık ayrı geçirilen yıllarla, araya girmiş uzak mesafelerle ölçülemez. Yıllar eskitemez, yollar bozamaz; değişen hayatlar, değişen şehirler, duvarlarda eskiyen takvimler bir şeyi değiştirmez. Her [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/oR8W58Yje1E" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/02/06/arkadaslar-ayriliklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/02/06/arkadaslar-ayriliklar/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Ali aşkına!</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/kMyY3iDJ7WU/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/02/05/ali-askina/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 09:55:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Ali]]></category>
		<category><![CDATA[beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Feyyaz]]></category>
		<category><![CDATA[Metin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=553</guid>
		<description>Binaya geldim, asansör beklerken Beşiktaş&amp;#8217;ımın efsane &amp;#8220;Metin-Ali-Feyyaz&amp;#8221; üçlüsünün Ali&amp;#8217;siyle karşılaştım. Boynumdaki siyah-beyaz atkıya baktı ve gülümsedi. Uzun zamandır bu kadar heyecanlanmamıştım. Fotoğrafını çekme teklifimi kabul etti. Şaşkınlıktan bir şey söyleyemedim. Ne büyük mutluluk, çocukluğumun kahramanlarından biriyle karşılaşmak!
Eskiden yıldız futbolculara çok farklı, bitmez bir sevgi beslerdik. O zamanlar futbolcular da çok naif, mütevazı, güzel insanlardı. Şimdiki [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/kMyY3iDJ7WU" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/02/05/ali-askina/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/02/05/ali-askina/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Yarısı içilmiş bir ufak rakı</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/pN7o7qfc2lI/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/01/31/yarisi-icilmis-bir-ufak-raki/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 15:18:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Mazi]]></category>
		<category><![CDATA[rakı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=545</guid>
		<description>Yaşadığım bu eve taşınmamdan hemen önce öğrendim, benden önceki kiracısının 32 yaşında kan kanserinden ölen bir genç kız olduğunu. Eşyalar taşınmadan önce son bir defa gelip temizlikçileri getirmem, ön hazırlığı tamamlamam gerekiyordu. Fakat aklımda hep bu düşünceler dolaşıyordu. Birkaç parça eşyası kalmıştı. Bozuk bir telefon, alışverişlerden kalma fişler, yeni alınmış televizyonun kolisi, rengi solmuş bir [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/pN7o7qfc2lI" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/01/31/yarisi-icilmis-bir-ufak-raki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/01/31/yarisi-icilmis-bir-ufak-raki/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kadın ve kedi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/vh_lUHD4_BQ/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/01/30/kadin-ve-kedi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 15:08:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Küçük Detaylar]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=538</guid>
		<description>Binlerce yıl önce, vahşi doğanın içindeki kedi, en güçlü hayvan olarak gördüğü aslanın kudretinden etkilenip onun peşine düşmüş, kendine sahip saymış. Sonra bir gün, avcının biri gelip aslanı vurunca, gücün insanda olduğunu görmüş ve adamla gitmiş. Adam kediyi evine götürmüş. Evde, iktidarın adamın karısında olduğunu anlamış ve sahibinin kadın olduğuna karar vermiş. Kediler o gün bu [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/vh_lUHD4_BQ" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/01/30/kadin-ve-kedi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/01/30/kadin-ve-kedi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Ekmek bulamıyorlarsa poğaça yesinler</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/qxRpzTvrbqc/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/01/29/ekmek-bulamiyorlarsa-pogaca-yesinler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 00:26:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Küçük Detaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Brioche]]></category>
		<category><![CDATA[Ekmek bulamıyorlarsa]]></category>
		<category><![CDATA[pasta yesinler]]></category>
		<category><![CDATA[qu’ils mangent de la brioche]]></category>
		<category><![CDATA[S'ils n'ont plus de pain]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=533</guid>
		<description>1789 fransız devrimi sırasında kraliçe Marie-Antoinette&amp;#8217;in söylediği iddia edilen &amp;#8220;ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler&amp;#8221; sözü dünyaca meşhur. Sanırım bu satırları okuyanların büyük kısmı defalarca duymuştur. Soruşturmacı gazetecilik yaparak, bu sözde -aslında- kast edilen şeyin, bizim bildiğimiz pasta olmadığını tespit ettim.
Bir çeviri hatası yüzünden yıllarca &amp;#8220;ulan ekmek bulamayan insan evlatları, kremalı meyveli pastayı nereden bulacak? Tamam dalga geçmiş [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/qxRpzTvrbqc" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/01/29/ekmek-bulamiyorlarsa-pogaca-yesinler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/01/29/ekmek-bulamiyorlarsa-pogaca-yesinler/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Fuad</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/Al_cAa01VLs/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/01/26/fuad/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 22:39:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mevzu]]></category>
		<category><![CDATA[Fuad]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=515</guid>
		<description>Gece başınızı yastığa koyarsınız. Tek başınasınızdır. Her şeyden uzakta. Çok uzakta. Bir yabancısınızdır bulunduğunuz yerde.
Kimseyle konuşmak, kimseyi dinlemek istemezsiniz. Erkenden yatağa girersiniz. Hava yeni kararmıştır. Erkendir uyumak için. Müzik çaların kulaklığını takarsınız.
Ve her akşam yaptığınız gibi, Fuad&amp;#8217;ı bıkmadan, usanmadan, hep aynı hüzünle, özlemle dinlersiniz. Önce Yemen&amp;#8217;le içiniz titrer, Siresi Yarisdaran&amp;#8217;la dalar gibi olursunuz&amp;#8230; Canınız Mayrig [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/Al_cAa01VLs" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/01/26/fuad/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/01/26/fuad/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Tuğçe Kazaz’ın seksi hemşire kıyafeti</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/R7_lSZwJgOs/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2010/01/24/tugce-kazazin-seksi-hemsire-kiyafeti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jan 2010 12:42:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mevzu]]></category>
		<category><![CDATA[defile]]></category>
		<category><![CDATA[hemşire]]></category>
		<category><![CDATA[manken]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğçe Kazaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=507</guid>
		<description>Hürriyet.com.tr&amp;#8217;de az önce bir haber okudum. Başlığı &amp;#8220;Polis, Tuğçe Kazaz&amp;#8217;ı arıyor&amp;#8221; şeklinde. Sanırsınız ki Tuğçe Kazaz bir suça bulaşmış ve hakkında yakalama emri verilmiş. Haberi okuyunca hiç öyle bir şey olmadığı anlaşılıyor.
Spotta durum şöyle açıklanmış: &amp;#8220;Bir iç giyim firmasın defilesinde hemşire kıyafeti içinde seksi iç çamaşırı giyen manken Tuğçe Kazaz’ın başı dertte, polis ifade için [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/R7_lSZwJgOs" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2010/01/24/tugce-kazazin-seksi-hemsire-kiyafeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2010/01/24/tugce-kazazin-seksi-hemsire-kiyafeti/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Daha dün, yirmi yaşındaydım</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/1hBeIEW0EYo/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2009/07/28/daha-dun-yirmi-yasindaydim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 12:10:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dinlemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[C.R.A.Z.Y.]]></category>
		<category><![CDATA[Charles Aznavour]]></category>
		<category><![CDATA[Hier encore]]></category>
		<category><![CDATA[Jean-Marc Vallée]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=434</guid>
		<description>Sizin yirmili yaşlarınızda kalan, unuttuğunuz bir şey var mı? Benim var. Hep çok sonra hatırlarız bunları. 20&amp;#8242;li yaşlar dediysem, ilk yıllarını kast ediyorum aslında. O yıllardan alacaklıyım. Unuttum, fark etmedim, bilmiyordum&amp;#8230;
Geri dönüp toplayamazsınız, artık çok uzaklardadır yirmili yaşlar. Evden, kısa süre kaldığımız otel odasından veya iş yerinden filan, toplanıp çıkarken içimizi bir anlığına kaplayan, &amp;#8220;bir [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/1hBeIEW0EYo" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2009/07/28/daha-dun-yirmi-yasindaydim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2009/07/28/daha-dun-yirmi-yasindaydim/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Medyamızın seri katil özlemi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/uq0zc6fe0NU/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2009/07/15/medyamizin-seri-katil-ozlemi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2009 16:53:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mevzu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=430</guid>
		<description>Türk medyamızın iflah olmaz bir &amp;#8220;seri katil özlemi&amp;#8221; var bilmem farkında mısınız? İstiyorlar ki seri katiller çıksın, toplum çalkalansın, korku ve heyecan gırla gitsin. Art arda birkaç cinayet işleyen katilleri seri katil olarak gösterme çabası medyada eski bir hikaye. Özellikle gazeteler ve haftalık haber dergilerinde böyle bir davranış bozukluğu var. &amp;#8220;İlk yerli seri katil&amp;#8221; başlıklı [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/uq0zc6fe0NU" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2009/07/15/medyamizin-seri-katil-ozlemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2009/07/15/medyamizin-seri-katil-ozlemi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Yeni evde ilk gece</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kaplanseren/~3/KycrX10ThEc/</link>
		<comments>http://www.kaplanseren.com/2009/07/12/yeni-evde-ilk-gece/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2009 17:41:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaplanseren.com/?p=422</guid>
		<description>Yeni taşınılmış evdeki ilk gece misafirlik gibidir. Duvarlara yabancısınızdır, pencereden baktığınızda gördükleriniz tanıdık değildir, komşular hakkında hiçbir fikriniz yoktur. Eşyalarla dolu koliler yığılmıştır bir kenara, acil kullanımlık malzemeler çıkarılmıştır sadece. Bir huzursuzluk, bir karmaşa hakimdir. Evde bilmedik bir rüzgar, adı konulamayan bir sıkıntı vardır. Yağmur sancısı gibi bir sıkıntı. Yeni evinizi sevmiş olsanız da, eski [...]&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kaplanseren/~4/KycrX10ThEc" height="1" width="1"/&gt;</description>
		<wfw:commentRss>http://www.kaplanseren.com/2009/07/12/yeni-evde-ilk-gece/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kaplanseren.com/2009/07/12/yeni-evde-ilk-gece/</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>
