<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:creativeCommons="http://backend.userland.com/creativeCommonsRssModule" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Kirpi'nin Yeri</title>
	
	<link>http://www.kirpininyeri.com</link>
	<description>Amat Victoria Curam</description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 May 2012 18:01:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/kirpininyeri" /><feedburner:info uri="kirpininyeri" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-sa/3.0/</creativeCommons:license><image><link>http://creativecommons.org/licenses/by-sa/3.0/</link><url>http://creativecommons.org/images/public/somerights20.gif</url><title>Some Rights Reserved</title></image><item>
		<title>Sağlıklı bir fast-food zinciri: South Philly Steaks &amp; Fries</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kirpininyeri/~3/ur2v_dEEZsU/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2012/05/saglikli-bir-fast-food-zinciri-south-philly-steaks-fries/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 17:56:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat Kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[afiyet]]></category>
		<category><![CDATA[ağız tadı]]></category>
		<category><![CDATA[fast food]]></category>
		<category><![CDATA[lezzet]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yemek]]></category>
		<category><![CDATA[south philly]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=1734</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda damak tadıma çok dikkat eder oldum. Gurmelik gibi bir iddiam yok. Sadece hassas bir bünyeye sahip olduğumdan (ne yesem hem dokunuyor hem de yarıyor ) bazı yemekleri geride bıraktım. Bunların başında da eski usül fast-food (al-tez ye-çektir git) zincirleri &#8230; <a href="http://www.kirpininyeri.com/2012/05/saglikli-bir-fast-food-zinciri-south-philly-steaks-fries/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: left; margin-right: 10px;"><g:plusone size="tall" count="true" href="http://www.kirpininyeri.com/2012/05/saglikli-bir-fast-food-zinciri-south-philly-steaks-fries/"></g:plusone></div><p>Son zamanlarda damak tadıma çok dikkat eder oldum. Gurmelik gibi bir iddiam yok. Sadece hassas bir bünyeye sahip olduğumdan (ne yesem hem dokunuyor hem de yarıyor <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) bazı yemekleri geride bıraktım. Bunların başında da eski usül fast-food (al-tez ye-çektir git) zincirleri geliyor.<span id="more-1734"></span></p>
<p>Yaşın geçmeden, daha doğrusu damak tadın biraz kompleks tatları ayırmaya başlamadan, Burger King, KFC, Pizza Hut gibi &#8220;lezzet&#8221;leri terk etmek çok zor oluyor. Hatta terk edebileceğini bile düşünmüyorsun. Örneğin uzunca bir dönem Burger King hamburgerlerini, gün aşırı yiyebilecek kadar seviyordum. İki arkadaş KFC&#8217;den bir kova tavuk yemişliğimiz var, garnisiyle vesaireyle.<div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Sonra sonra fark etmeye başladım ki, bu gibi yemekler, özellikle yavaş yendiğinde, insanın ağzında iğrenç bir tat bırakıyor. Örneğin Burger King&#8217;in herhangi bir hamburgerini yavaş yavaş yerseniz ağzınızda oluşan yağ tabakasını fark edebilirsiniz. Hatta bunu daha da kolay fark etmek için ısırdığınız hamburgeri iyice çiğneyip yutmadan önce buzlu kolanızdan bir yudum alın. Kuyruk yağına benzeyen bu yağ tadının koyun eti yediğinizde ağzınızda kalan yağ tadından farklı olduğunu da fark edeceksiniz <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Neyse, buraya Burger King yermeye gelmedik. Özetlersem, sağlıksız olduğunu düşündüğüm, yedikten sonra ağzımda kötü tatlar bırakan lezzetleri birer birer geride bırakıyorum. Ama dışarıda yemek yemeyi bırakamıyorum maalesef. (Hem bırakırsam keşfettiğim lezzetleri sizle nasıl paylaşacağım?) Bırakmak yerine yediklerime dikkat etmeye başladım. Son zamanlarda dışarıda et yemekleri yiyeceksem sadece işlenmemiş, löp et yiyorum. Zira köfte gibi yiyecekler, zincir lokantalarda olmasa bile kötü malzemelerle yapıldığında mideyi mahfedebiliyor. Çoğunlukla da lezzetsiz oluyor. South Philly Steaks &amp; Fries işte tam da bu sağlıklı fast-food yeme çalışmalarım sırasında karşıma çıktı. İyiki de çıktı.</p>
<div id="attachment_1736" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/05/southphilly_franchise.jpg"><img class="size-medium wp-image-1736" title="South Philly Steaks &amp; Fries" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/05/southphilly_franchise-300x148.jpg" alt="South Philly Steaks &amp; Fries" width="300" height="148" /></a><p class="wp-caption-text">South Philly Steaks &amp; Fries</p></div>
<p>South Philly, Ümraniye&#8217;de daha çiçeği burnunda bir alışveriş merkezi (AVM) olan <a href="http://www.buyaka.com.tr/" target="_blank">Buyaka</a>&#8216;da yemek avlusunda (food-court) yer alıyor. Bir zincir mağazanın Türkiye&#8217;deki ilk örneği. Tahmin edeceğiniz üzere, bu restoranın yemeklerini oldukça beğendim ki, oturdum üşenmeden hakkında yazıyorum. Peki ne satıyorlar?</p>
<p>Menüye bakmadım. Dükkanın ismindeki Steaks (biftek) kısmı dikkatimi çektiği için yanına yanaştım ne satıyorlar diye. Restoranın sahibi (daha doğrusu işletmecisi?) olduğunu tahmin ettiğim Sırrı bey yanıma yanaşarak ürününü anlatmaya başladı. &#8220;Gerçek biftekten yapıyoruz, gözlerinizin önünde pişiyor. Patatesimiz de donmuş değil, gerçek patates. Annelerimizin yaptığı gibi&#8221; Ben zaten gerçek biftek kısmında cüzdanı çıkarmış, &#8220;al paramı al al al&#8221; demeye hazırdım <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Yemek gözümün önünde hazırlanıyordu.</p>
<div id="attachment_1737" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/05/southphilly_piserken.jpg"><img class="size-medium wp-image-1737" title="Biftekler pişerken" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/05/southphilly_piserken-300x225.jpg" alt="Biftekler pişerken" width="300" height="225" /></a><p class="wp-caption-text">Biftekler pişerken</p></div>
<p>19.90TL&#8217;lik büyük boy menüyü tercih ettim. Bir adet büyük boy sandviç, bir adet kola, ev usulü parmak patates kızartması, barbekü sosu ve hardal için bu para bence oldukça makul. Hele de sandviçin içindekileri duyduktan (veya gördükten) sonra.</p>
<p>Büyük seçim olan sandviçin içinde, 2 adet 85 gram olmak üzere, toplam 170 gram antrikot biftek yer alıyor. (Küçük boya bifteklerden sadece bir tanesini koyuyorlar) Garnitür olarak da soğan, kırmızı ve yeşil biber, mantar ve eritilmiş çedar peyniri var. Garnitürler ve eti, pişerken spatulalar ile doğruyorlar ve karıştırıyorlar. Böylece daha eşit dağılmış bir lezzet elde ediyorlar. Ağzınızı sulandırmak istemezdim ama pişmiş hali aşağıdaki gibi bir şey:</p>
<div id="attachment_1738" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/05/southphilly_kesit.jpg"><img class="size-medium wp-image-1738" title="South Philly sandviçi (az ısırılmış)" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/05/southphilly_kesit-300x225.jpg" alt="South Philly sandviçi (az ısırılmış)" width="300" height="225" /></a><p class="wp-caption-text">South Philly sandviçi (az ısırılmış)</p></div>
<p>Doğrusu bu resmi yüklerken bile ağzım sulandı. Göreceğiniz gibi, bu sandviç biraz tantuni teknolojisine benziyor. Çedarı çıkartırsanız aynı o hatta. Az yağlı tantuniyi de sağlıklı yemekler arasında saydığımı belirtmem gerekir.</p>
<p>Menünün de oldukça göz doyurucu olduğunu, hatta daha patateslerin büyük bir kısmını yemeden doydum. Kirpigillerden yüzyüze tanışmış olduklarım bilirler, beni doyurmak az iş değildir <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Menüyü de görürseniz daha ikna edici olacaktır:</p>
<div id="attachment_1739" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/05/southphilly_menu.jpg"><img class="size-medium wp-image-1739" title="South Philly Steaks &amp; Fries menüsü" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/05/southphilly_menu-300x225.jpg" alt="South Philly Steaks &amp; Fries menüsü" width="300" height="225" /></a><p class="wp-caption-text">South Philly Steaks &amp; Fries menüsü</p></div>
<p>Bu menü, son derece lezzetli. Yanımdaki arkadaşlara öve öve bitiremedim. O kadar ki, South Philly&#8217;den yemediklerine pişman olduklarını sanıyorum. Ancak lezzet her şey değil tabii ki, bir de hazım testi var. (Dedim ya bünye hassas diye.) Yemekten hemen sonra oldukça ağır konuların işlendiği bir eğitime katıldım. Uykum gelmediği gibi midemde yanma da olmadı. Bu da kullanılan malzemenin oldukça kaliteli olduğunu bir kez daha teyit etmiş oldu.</p>
<p>Umarım fiyatlar 19,90TL mertebelerinde ve aynı kalitede kalmaya devam eder de, bu lezzetten mahrum kalmayız <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Siz de denemek isterseniz, <a href="http://www.buyaka.com.tr/" target="_blank">Buyaka</a> alışveriş merkezine gidebilirsiniz. Giderseniz Sırrı beye selamımı iletin <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  &#8220;Çok beğendim, bir şube de ben açayım&#8221; derseniz de <a href="http://www.villapizza.com/south-philly-steaks-and-fries.asp" target="_blank">şu adrese</a> göz atabilirsiniz. Sanıyorum ki Franchise&#8217;ın ana adresi orası.</p>
<p>Denerseniz sonuçları da aşağıdaki yorum kısmında mutlaka paylaşın. Ayrıca buna benzer, löp etten sağlıklı yemek yapan ve bütçeyi zedelemeyen, yani nesil başka fast-food zincirleri varsa onları da paylaşırsanız seve seve denerim.</p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/QAQ2lSwJbAyNLAvx53E_O6EiO8A/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/QAQ2lSwJbAyNLAvx53E_O6EiO8A/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/QAQ2lSwJbAyNLAvx53E_O6EiO8A/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/QAQ2lSwJbAyNLAvx53E_O6EiO8A/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kirpininyeri/~4/ur2v_dEEZsU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2012/05/saglikli-bir-fast-food-zinciri-south-philly-steaks-fries/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirpininyeri.com/2012/05/saglikli-bir-fast-food-zinciri-south-philly-steaks-fries/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Asus Zenbook Wireless Problem Solution</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kirpininyeri/~3/yvGdM2O1bjM/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2012/05/asus-zenbook-wireless-problem-solution/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 18:27:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Information Technology]]></category>
		<category><![CDATA[802.11n]]></category>
		<category><![CDATA[asus]]></category>
		<category><![CDATA[bluetooth problem]]></category>
		<category><![CDATA[UX31]]></category>
		<category><![CDATA[UX31E]]></category>
		<category><![CDATA[wireless problem]]></category>
		<category><![CDATA[zenbook]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=1727</guid>
		<description><![CDATA[I normally do not write in English unless I discover critical information which is relevant worlwide. This is one of those rare cases and I would like to describe the solution to the wireless problems of the Asus Zenbook, known &#8230; <a href="http://www.kirpininyeri.com/2012/05/asus-zenbook-wireless-problem-solution/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: left; margin-right: 10px;"><g:plusone size="tall" count="true" href="http://www.kirpininyeri.com/2012/05/asus-zenbook-wireless-problem-solution/"></g:plusone></div><p>I normally do not write in English unless I discover critical information which is relevant worlwide. This is one of those rare cases and I would like to describe the solution to the wireless problems of the Asus Zenbook, known also as UX31E (or falsely known as UX31). I would keep the reasoning behind the solution short and go straight to giving the solution but you can read my full rant in Turkish (thru Google Translate if you wish) <a href="http://www.kirpininyeri.com/2012/04/asus-zenbook-ux31e-incelemeleri-yaniltici-olabilir/" target="_blank">by clicking here</a>. Here is the low down:<span id="more-1727"></span></p>
<p>Asus UX31E wireless card is a half mini PCI Express card in a form factor that is (apparently) invented by Apple, produced by AzureWave using an Atheros bluetooth/wifi combo chipset. The model number of the card is <a href="http://www.techrepublic.com/photos/cracking-open-the-asus-zenbook-ux21-ultrabook/6344657?seq=20&amp;tag=siu-container;thumbnail-view-selector" target="_blank">AW-NB086</a> and AzureWave has no information on this card on its web site. The chipset model number is Atheros AR9485WB-EG. There are two types of problems related to this wireless card in Asus Zenbook (aside from the lack of 5ghz frequency).</p>
<p>The first type of wireless problem stems from a hardware design error you can do nothing about. Zenbook chassis is made <em>entirely of aluminium</em> and this causes many wireless (and bluetooth) interference problems. If you use your computer connected to a screen and keyboard when you are at home, you&#8217;ll want to use the laptop with its lid closed. However, when you do that, both wireless and bluetooth signals will get erratic. In my case, my bluetooth mouse pointer starts jumping all over the screen and I would get (very) frequent drops of wireless connection. The cause of this behavior was hardest to discover. I could only discover the cause was related to the aluminium chassis when I suddenly realized that although there are tens of wireless access points in my building, I could see only three or four of them in Windows&#8217; wireless network manager. (i.e. The problem was not only affecting the connection with my access point but with others too)<div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>One other manifestation of the all-aluminium chassis problem is that you cannot wirelessly tether your phone to the computer if you put your phone behind the screen. The phone should reside at either the left or the right side of the laptop.</p>
<p>So solution to the first type of wireless problem is (idiotic but) simple: <strong></strong></p>
<blockquote><p><strong>Do not close the lid of your laptop while it&#8217;s connected to a wireless access point, and position your laptop such that the display looks in the direction of your wireless access point.</strong></p></blockquote>
<p>The cause for the second type of problem was, believe or not, easier to discover (since there are many pointers on the web for this cause). Windows and Asus power management utilities work hand-in-hand to drop your wireless connection (seemingly) randomly, especially while you are using your laptop unplugged. This is because your device wants to save power and tries to lower the current of your wireless card &#8220;thinking&#8221; that you don&#8217;t need that much power anyways. Well, it is wrong, you need more juice not less. The solution to this problem is a series of driver/software/bios updates and configuration of Windows power management utility so that the wireless card never sleeps and it is never power-deprived. But first, a warning:</p>
<p>Read the following steps till the end and <strong><span style="color: #ff0000;">download all the programs before executing them</span></strong>. Also, print this page if you like. <strong><span style="color: #ff0000;">Your connection will certainly get lost during these updates.</span></strong> Also make sure that the battery is charged enough and the laptop is plugged. Last but not least, make sure that you can understand what the risks of performing the following steps are. If you can&#8217;t know the risks, do not perform these steps on your own. Please go to your local customer support center and make them perform these steps for you. One thing goes wrong and your thousand dollar laptop becomes a paper weight. You have been warned. (<strong><span style="color: #ff0000;">I take no responsibility whatsoever for any problems that may arise from your application of these steps</span></strong>.) Well, enough with the warnings. Here you go:</p>
<ul>
<li>You will find that Asus&#8217; automatic update utility does not update the BIOS (and some other stuff as well). Why, you ask? Ask that to Asus and if you get an answer, please come back and tell me. In short, you should manually update your BIOS to the latest version available. At the time of writing, the latest version was<em> 212</em>. You can download it from <a href="http://support.asus.com/download.aspx?p=3&amp;m=UX31E" target="_blank">Asus support site</a>.</li>
<li>Uninstall <em>Wireless Console 3</em> completely and do not use it unless necessary. If you like to use it, download and install its latest version. You can download the latest version from <a href="http://support.asus.com/download.aspx?p=3&amp;m=UX31E" target="_blank">Asus support site</a>. At the time of writing, the latest version was <em>3.0.27</em>.</li>
<li>Uninstall <em>Asus Power4Gear Hybrid</em>, reboot, and install the latest version. You can install the <em>1.2.1</em> or a newer version if available. The <em>1.2.1</em> version can be downloaded from the UX21E support site, and not from the UX31E support site. (You can <a href="http://dlcdnet.asus.com/pub/ASUS/nb/B33E/Power4Gear_Hybrid_WIN7_64_Z121.zip" target="_blank">click this direct link</a> to download)</li>
<li>Update your wireless drivers to the latest available version. The card is recognized by Windows as <em>Atheros AR9485WB-EG</em>. Asus does not publish newer drivers on the UX31E support site. You can however download the latest drivers from third party sites like <a href="http://www.station-drivers.com/page/atheros.htm" target="_blank">Station Drivers</a> or <a href="http://atheros.cz" target="_blank">http://atheros.cz</a>. At the time of writing the latest version was 10.0.0.45 (dated 09 March 2012). If you wish, you can also update your bluetooth drivers using drivers from these sites. The bluetooth radio is dubbed <em>Atheros AR3012 Bluetooth 4.0 + HS</em> and the latest driver as of this writing is <em>7.4.0.126</em> (dated 06 March 2012).</li>
</ul>
<p>Now comes the hard part, the power configurations. I use the Turkish version of the Windows 7 and I will try to translate the menu names and options as good as I can but they may be off. Sorry for the inconvenience. So here are the steps:</p>
<ul>
<li>Right click the power icon on your tray and click <em>Power Options</em> from the menu. (You can open also go to the Power Options menu from the Control Panel)</li>
<li>Click &#8220;Show additional plans&#8221; to see all available plans. Perform the following steps <strong>for each</strong> of the plans (both for the &#8220;Plans shown on the battery meter&#8221; and for the &#8220;Additional Plans&#8221;)</li>
<ul>
<li>Click &#8220;Change Plan Settings&#8221;.</li>
<li>Click &#8220;Change advanced power settings&#8221;.</li>
<li>Expand &#8220;PCI Express&#8221; and under &#8220;Link State Power Management&#8221;, choose &#8220;Off&#8221; for both &#8220;On Battery&#8221; and &#8220;Plugged In&#8221;.</li>
<li>Expand &#8220;Wireless Adapter Settings&#8221; and under &#8220;Power Save Mode&#8221;, choose &#8220;Maximum Performance&#8221; for both &#8220;On Battery&#8221; and &#8220;Plugged In&#8221;.</li>
</ul>
<li>After you finish setting these options for every single plan (yes for all of them), close the Power Options screen.</li>
<li>Open the &#8220;Device Manager&#8221; by opening the Control Panel and then searching for it. Then perform the following:</li>
<ul>
<li>Expand &#8220;Network Adapters&#8221;.</li>
<li>Find the adapter whose name contains &#8220;Atheros AR9485WB&#8221;. Right click on the adapter name and select Properties.</li>
<li>A window will pop. Go to the &#8220;Power Management&#8221; tab.</li>
<li>Uncheck (untick) the option that says &#8220;Allow the computer to turn off this device to save power&#8221;.</li>
<li>Click OK. And close the window.</li>
</ul>
</ul>
<p>Voila! Your problems should be solved. You could also update all your Intel drivers to their latest versions using the Intel Driver Update Utility, just to make sure everything works fine. <a href="http://www.intel.com/p/en_US/support/detect?iid=dc_iduu" target="_blank">Click here to go there</a>.</p>
<p>I paid over 1000USD to buy this computer, which is a very high price for a laptop in Turkey (let alone a ULV). This puts the Zenbook on the high-end class and these many steps should not be necessary for the end-user to have a decent user experience, on a high-end device like this. However, here we are..</p>
<p>Please share your results after you apply these steps and if you have any more steps to add, I would love to add them to this (pseudo)guide.. Also if you find a decent 2.4 &amp; 5Ghz MIMO/Bluetooth 4.0 combo adapter suitable to replace the one in the UX31E, I&#8217;d love to hear &#8217;bout that too..</p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/rB2tEl3QY5zG8LSaSHRVjrtYPzg/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/rB2tEl3QY5zG8LSaSHRVjrtYPzg/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/rB2tEl3QY5zG8LSaSHRVjrtYPzg/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/rB2tEl3QY5zG8LSaSHRVjrtYPzg/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kirpininyeri/~4/yvGdM2O1bjM" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2012/05/asus-zenbook-wireless-problem-solution/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirpininyeri.com/2012/05/asus-zenbook-wireless-problem-solution/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Çay ile ilgili üç ipucu</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kirpininyeri/~3/n_1Z7rqXf3c/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2012/05/cay-ile-ilgili-uc-ipucu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 May 2012 12:21:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat Kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[ahmad tea]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[poşet çay]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta kokusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=1721</guid>
		<description><![CDATA[Kirpigiller, biliyorsunuz burada yaşam kalitenizi arttırmaya yarayacağını umduğum şeyleri komik görünmesi pahasına yazıyorum Bugün de size çay ile ilgili üç adet ipucu vereyim istedim. Kahvaltıda yumurta benzeri şeyler yediğinizde, çay bardağınızın koktuğunu fark etmişsinizdir. Bunun sebebini &#8220;uzun incelemelerim&#8221; sonucunda buldum. &#8230; <a href="http://www.kirpininyeri.com/2012/05/cay-ile-ilgili-uc-ipucu/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: left; margin-right: 10px;"><g:plusone size="tall" count="true" href="http://www.kirpininyeri.com/2012/05/cay-ile-ilgili-uc-ipucu/"></g:plusone></div><p>Kirpigiller, biliyorsunuz burada yaşam kalitenizi arttırmaya yarayacağını umduğum şeyleri komik görünmesi pahasına yazıyorum <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bugün de size çay ile ilgili üç adet ipucu vereyim istedim.<span id="more-1721"></span></p>
<p>Kahvaltıda yumurta benzeri şeyler yediğinizde, çay bardağınızın koktuğunu fark etmişsinizdir. Bunun sebebini &#8220;uzun incelemelerim&#8221; sonucunda buldum. Bardağı ağzınıza götürdüğünüzde, ağız boşluğunuza giren çayın bir kısmı çay bardağına geri dönüyor. Bunun sebebi de çayı yutarken oluşan hareketler veya yutabileceğinizden çok çayı ağzınıza atmanız. O zaman ne yapıyoruz? <strong>Çaydan ağzımızda rahat duracak kadar bir yudum alıp (bir fırt çekip) hızlıca ağzımızı kapatıyoruz. Sonra yutuyoruz.</strong> Böylece çayımızda koku ve diğer rahatsız edici parçacıklar yüzmüyor. Bu ipucu yemeğin yanında içilen bütün içecekler için geçerli. (Balık &#8211; rakı ikilisi gibi)</p>
<p>İkinci ipucu çayı yavaş yavaş ve bolca içmek isteyenlere. Çayı bir kez demledikten sonra üç şansınız var. Ya altı kısık bir şekilde ocakta tutacaksınız (kettle da aynı), ya bir termosa koyacaksınız ya da yeniden ısıtacaksınız. Termosta bekleyen çayın tadı ve kokusu bir süre sonra değişiyor. Altı açık olan çay ise çok geçmeden acımaya başlıyor. Tiryakisi bilir, çayı tekrar ısıtmak ise çaya hakaret gibi bir şey. Yani öyleydi. Ta ki ben yine dehşetengiz gözlem gücümle bu sorunu da çözene kadar. İşte çözüm: Demliğe çayı ve sıcak suyu koyup 20 dakika boyunca kısık ateşte pişirdiniz ve çay demlendi. <strong>Çay demlenir demlenmez demlikteki çay tanelerini çıkarın.</strong> Bunun en kolay yolu demlik poşeti kullanmak. Ancak siz de benim gibi taneli çay kullanıyorsanız da bunun yolu var. Demlikteki sıvı çayı ayrı bir kaba süzerek koyun. Demlikte kalan çay tanelerini dökün ve demliği sıcak suyla bir güzel yıkayın. Kaptaki çayı geri yerine koyun ve çayı ısıtmaya devam edin. Bu şekilde çay uzun süre acımadan sıcak kalacaktır. Eğer çayın altını kapatıp çayı daha sonra tekrar ısıtacaksanız <strong>çayın altını ayrı üstünü ayrı ateşte ısıtmanız gerekiyor.</strong> Demlikteki çay ısındıktan sonra suyla birlikte ısıtmaya devam edebilirsiniz. Aksi takdirde köpük problemi ile karşılaşırsınız.<div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Son ipucu ise sallama (poşet) çay ile ilgili. Uzun bir süre sallama çaya epey mesafeli yaklaştım. Hatta İngilizlerin neden sallama çay içtiğini hiç anlayamamıştım. Ta ki bir forumda <strong>Ahmad Tea London</strong> adında bir çayın tavsiye edildiğini okuyana kadar. (Web sitesi <a href="http://www.ahmadtea.com/" target="_blank">şurada</a>) Tavsiye üzerine hemen araştırmaya çıktım ve Kadıköy balık pazarındaki Brezilya Kuruyemiş ve Doğa Kuruyemiş isimli iki dükkanda buldum. (Dikkat! Mısır çarşısında yoktu) Hemen satın alıp denedim ve sonuçlara inanamadım. Bir poşet ile koskoca bir kupa dolusu çay yapmanız mümkün. O kadar sert bir çay <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ya da normal çay bardağı kullanacaksanız üç çay bardağı çay çıkartabiliyorsunuz. İngilizlerin sallama çay içmelerinin sırrını anlamış oldum. Meğer Lipton vesairenin adam gibi tadı çıkmıyormuş ki sallandığında.. Burada ipucu değil marka vermişsiniz diyenler için ipucu olarak da yazayım: <strong>Bilinen markaların sallama çayları yerine yakınlarınızdaki aktarlarda satılan ithal sallama çayları deneyin pişman olmazsınız.</strong></p>
<p>Ahmad Tea&#8217;nin en beğendiğim çeşitleri <strong>&#8220;Special Blend&#8221;</strong> (bergamot&#8217;lu özel karışım) ve <strong>&#8220;Cardamon&#8221;</strong> (kakuleli karışım). Special Blend&#8217;in piyasadaki Early Gray&#8217;lerden açık ara daha iyi olduğunu söylemem gerekir. İşin çarpıcı tarafı ise Lipton gibi markaların 100&#8242;lük paketinden bile ucuza 100&#8242;lük Ahmad Tea bulmanız mümkün. Kadıköy&#8217;e gidemiyorsanız, Gittigidiyor gibi sitelerde &#8220;<a href="http://arama.gittigidiyor.com/?aramakelime=ahmad+tea" target="_blank">Ahmad Tea</a>&#8221; diye aratarak da satın alabilirsiniz. Yalnız dikkat edin. Bu çay çok tuttuğu için Türkler hemen &#8220;Ahmad<strong>i</strong> Tea&#8221; adıyla, hem de paketi de Ahmad Tea ile bire bir aynı olan taklidini üretmişler. Onlar daha da ucuza bulunuyor ama çayın tadı ve kalitesini bilemiyorum. Yani aldığınız markanın isminin sonunda i harfi bulunmadığına dikkat edin.</p>
<p>İpuçları serisi yazılarıma ileride de devam edeceğim. Hepsi bu kadar uzun olmayacak. Kısa yazacağım diye yola çıktım yine uzadıkça uzadı <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bu ipuçlarını denerseniz sonucu aşağıda yazıverin. Hatta bildiğiniz diğer ipuçları da varsa onları da alayım. Zira <strong>bilgi paylaştıkça çoğalır</strong> <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/FRP_CevLr5ydTGJBjjKzoQjFQI0/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/FRP_CevLr5ydTGJBjjKzoQjFQI0/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/FRP_CevLr5ydTGJBjjKzoQjFQI0/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/FRP_CevLr5ydTGJBjjKzoQjFQI0/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kirpininyeri/~4/n_1Z7rqXf3c" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2012/05/cay-ile-ilgili-uc-ipucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirpininyeri.com/2012/05/cay-ile-ilgili-uc-ipucu/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>23 Nisan Doğal İletişim Gününü büyük coşkuyla kutladık</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kirpininyeri/~3/PeYRXXCoAXs/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2012/05/23-nisan-dogal-iletisim-gununu-buyuk-coskuyla-kutladik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 May 2012 11:19:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğal İletişim Günü]]></category>
		<category><![CDATA[çalar saat]]></category>
		<category><![CDATA[doğal iletişim günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=1716</guid>
		<description><![CDATA[Sizleri doğal iletişim gününü bu sene birlikte kutlamaya davet etmiştim. Bir arkadaşım katıldı. Cep telefonlarını da bırakıp yürüyerek gelmiş. Tam anlamıyla bir doğal iletişim günü kutladık. Güneş yakmadan tatlı tatlı ısıtıyordu. Daha önce belirttiğim gibi, Moda Starbucks&#8217;ta başlayan serüven, kısa &#8230; <a href="http://www.kirpininyeri.com/2012/05/23-nisan-dogal-iletisim-gununu-buyuk-coskuyla-kutladik/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: left; margin-right: 10px;"><g:plusone size="tall" count="true" href="http://www.kirpininyeri.com/2012/05/23-nisan-dogal-iletisim-gununu-buyuk-coskuyla-kutladik/"></g:plusone></div><p>Sizleri doğal iletişim gününü bu sene birlikte kutlamaya <a href="http://www.kirpininyeri.com/2012/04/bu-sene-dogal-iletisim-gununu-birlikte-kutlayalim/" target="_blank">davet etmiştim</a>. Bir arkadaşım katıldı. Cep telefonlarını da bırakıp yürüyerek gelmiş. Tam anlamıyla bir doğal iletişim günü kutladık. Güneş yakmadan tatlı tatlı ısıtıyordu. Daha önce belirttiğim gibi, Moda Starbucks&#8217;ta başlayan serüven, kısa bir öğle yemeği ile devam etti ve Arka Oda&#8217;da keyifli bir sohbetin ardından son buldu. Gelelim bu sene aldığım derslere&#8230;</p>
<p><span id="more-1716"></span></p>
<p>İlk ders daha önceki gece bitmeden geldi. Katılan arkadaşımla buluşmak üzere telefonda randevulaşırken, nerede kaçta olacağımı söyledim. Yazıda saat vermediğim için arkadaş &#8220;Telefon yokken öyle buluşma mı olur?&#8221; dedi. Ben de saatleri belirttim. Haklı. Gidip beni saatlerce bekleyebilir, ya da gelmeyip beni bekletebilir. Saatler üzerinde anlaştık. Telefonu kapatır kapatmaz ikinci ders hanımdan geldi. &#8220;Ne o, kime rapor veriyorsun bakayım?&#8221; İnsanlarla buluşurken saat vermemeye, yani esnekliğe ve arkadaşlarımızı bekletmeye o kadar alışmışız ki, şu saatte şurada, bu saatte burada olacağım deyince rapor veriyor damgası yiyoruz <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ve üçüncü ders de hemen ardından geldi. Yatağa uzanır uzanmaz farkettim ki elim telefona gidiyor. &#8220;Saçmalama ulan, dön yat&#8221; dedim kendime. Meğerse her gece telefonla yatağa giriyormuşuz.</p>
<p>Daha gün doğmadan üç ders. Bereketli geçeceği belliydi bu yıl doğal iletişim gününün.</p>
<p>Telefon olmayınca uyanmak da zor oluyormuş. Bu da sabahın dersi oldu. Arkadaşımı beklettim maalesef <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' />  Bu vesileyle buradan da özür dilerim kendisinden. Demek ki her eve telefonunki hariç bir çalar saat lazımmış. En azından yılda bir gün kullanmak üzere.</p>
<p>Günün en mutlu haberi, bana eşlik edecek olan arkadaşımın da cep telefonu ve elektronik eşya taşımadığını öğrenmem oldu. Biliyorsunuzdur belki, &#8220;Bir hareketin başarıya ulaşmasında hareketi başlatanın bir payı varsa, harekete destek veren ikinci kişinin iki payı vardır&#8221; diyorlar. (<a href="http://www.ted.com/talks/derek_sivers_how_to_start_a_movement.html" target="_blank">Şuradan</a> izleyebilirsiniz) Haklılar da. Arkadaşımın katılmasına o kadar sevindim ki, bu günün nasıl daha geniş kitlelere yayılabileceği konusuna daha detaylı kafa yormaya karar verdim. Seneye Doğal İletişim Günü daha büyük olacak, göreceksiniz <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bu yapının amacını ve kurallarını daha net ortaya koymaya, örnek vererek ve istisnaları tanımlayarak nasıl katılabileceğini belirlemeye karar verdik. Yakında yapacağım. Daha başka sürprizler de olabilir seneye, bekleyin <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Elektronik gürültü olmayınca insan neler neler düşünüyor. En az iki yazılık konu çıktı. Hatta birisini yazdım bile. Kağıt ve kalemle hemde. Ayrıca bir kez daha fark ettim ki el yazım çok çirkinmiş <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Üzerinde çalışmak gerektiğine karar verdim. Yazıyı ise yayınlamakla yayınlamamak arasındayım. Burası için fazla protest olabilir. Biraz daha düşüneceğim üzerinde.</p>
<p>Özetle, 23 Nisan Doğal İletişim Günü&#8217;nün üçüncüsü çok keyifli geçti. Artık saymayı da bırakıyorum. Bundan sonra sadece Doğal İletişim Günü diyeceğim kendisine.</p>
<p>Ne diyorsunuz Kirpigiller? Seneye de birlikteyiz değil mi? Niye mi? Çünkü doğal iletişim, iletişimin en güzel yolu..</p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/L9PB_iTCSYCeMSnTbYjrpMnqcZU/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/L9PB_iTCSYCeMSnTbYjrpMnqcZU/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/L9PB_iTCSYCeMSnTbYjrpMnqcZU/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/L9PB_iTCSYCeMSnTbYjrpMnqcZU/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kirpininyeri/~4/PeYRXXCoAXs" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2012/05/23-nisan-dogal-iletisim-gununu-buyuk-coskuyla-kutladik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirpininyeri.com/2012/05/23-nisan-dogal-iletisim-gununu-buyuk-coskuyla-kutladik/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Asus Zenbook UX31E incelemeleri yanıltıcı olabilir</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kirpininyeri/~3/Wpcsavxiw-s/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/asus-zenbook-ux31e-incelemeleri-yaniltici-olabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Apr 2012 07:30:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat]]></category>
		<category><![CDATA[kalite]]></category>
		<category><![CDATA[UX31]]></category>
		<category><![CDATA[UX31E]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=1700</guid>
		<description><![CDATA[Epeydir Lenovo X220&#8242;ye ağzım sulanarak bakıyordum ancak Türkiye&#8217;de istediğim fiyatta ve özellikte yoktu. Bu sırada Asus sağolsun UX31E&#8217;yi müthiş bir hızla Türkiye&#8217;ye getirdi. Asus&#8217;un Zenbook dediği, piyasada UX31 adıyla da anılan bu cihazın ne kadar müthiş olduğuna dair bir sürü &#8230; <a href="http://www.kirpininyeri.com/2012/04/asus-zenbook-ux31e-incelemeleri-yaniltici-olabilir/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: left; margin-right: 10px;"><g:plusone size="tall" count="true" href="http://www.kirpininyeri.com/2012/04/asus-zenbook-ux31e-incelemeleri-yaniltici-olabilir/"></g:plusone></div><p>Epeydir Lenovo X220&#8242;ye ağzım sulanarak bakıyordum ancak Türkiye&#8217;de istediğim fiyatta ve özellikte yoktu. Bu sırada Asus sağolsun UX31E&#8217;yi müthiş bir hızla Türkiye&#8217;ye getirdi. Asus&#8217;un Zenbook dediği, piyasada UX31 adıyla da anılan bu cihazın ne kadar müthiş olduğuna dair bir sürü yazı okudum. Sonra tam da bilgisayarsızlıktan bloguma yazı yazamaz hale geldiğimi fark ettiğim bir haftasonu, Bimeks&#8217;te %25 gibi uçuk bir indirim görünce dayanamayıp koşturup aldım. Asus UX31E-RY009V&#8217;nin fiyatı (yani i5 sürümünün) Bimeks&#8217;te o sırada 2081,34TL idi. (Hem de 6 taksitle) Sonunda bu cihazın <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Zen" target="_blank">Zen</a> ile alakası olmadığını öğrendiğim ve bilgisayar almadan önce incelemeleri okumanın tek başına yeterli olmadığını, kullanıcı yorumlarını da dikkate almam gerektiğini anladığım maceram Bimeks&#8217;te başladı.<br />
<span id="more-1700"></span></p>
<p>İlk fark ettiğim, şarj aletinin ucunun kulaklık girişi boyutunda olduğu oldu. Neyse ki aleti yakmadan fark ettim. Aman dikkat. Karıştırıp şarj aletini kulaklık girişine takmaya kalkmayın. Her seferinde kontrol edin.</p>
<p>İkincisi ise tam bir hayal kırıklığı oldu. Kablosuz ağ kartının 5GHz bandını desteklemediğini fark ettim. Oysa taa Birleşik Devletler&#8217;den bunun için özel kablosuz erişim noktası getirtmiştim. Bu kadar üst sınıf bir alette 5GHz nasıl olmaz, hala anlamış değilim.</p>
<p>Üçüncü tatsızlık ise touchpad&#8217;de çıktı. Elantech&#8217;in ürettiği bu touchpad parmak hareketlerimi düzgün algılamıyordu. Epey zorlandım başlarda. BIOS ve sürücü güncellemesi yaptıktan sonra düzgün çalışmaya başladı. Yani demem o ki, bilgisayarı kullanmaya başlar başlamaz ilk iş olarak Asus&#8217;un kurduğu tüm çöp programları (demo oyunları vesaireyi) kaldırın. Arkasından da güncellemeleri kurun. Bu yazıyı yazdığım sırada en son BIOS sürümü 212 idi. Elantech sürücüsü ise 10.5.9.0 idi. En güncel sürümleri <a href="http://support.asus.com/download.aspx?p=3&amp;m=UX31E" target="_blank">şuradan</a> kontrol edebilirsiniz. Dikkat! BIOS güncelleme herkesin kendi başına yapabileceği bir iş değil. Lütfen nasıl yapılacağını bilmiyorsanız profesyonel destek alın.</p>
<p>Sabit diski Seagate olmayan modellerde touchpad markası Elantech değil Sentellic&#8217;miş. Sentellic&#8217;in problemleri BIOS güncellemesi ile de düzelmiyor sanırım. Yani UX31E almadan önce hard diskin Seagate olduğundan, hatta daha da iyisi touchpad&#8217;in Elantech olduğundan emin olun.</p>
<p>Asus Live Update denilen günceleme aracı epey bir sürücüyü güncelleyebiliyor ama maalesef hepsini değil. Mesela BIOS&#8217;u elinizle kurmanız gerekiyor. Yani en son sürüm sürücüleri arıyorsanız kendi başınasınız. Yukarıda verdiğim bağlantıyı belli aralıklarla kontrol edebilirsiniz. Bir de <a href="http://www.station-drivers.com" target="_blank">Station Drivers</a> diye bir site buldum. Buradaki bazı sürücüler Asus&#8217;un kendi sitesindekilerden de güncel. Yalnız bazıları cihazla uyumlu değil. Örneğin Elantech sürücüsünü sadece Asus&#8217;un sitesinden kurun aksi takdirde touchpad&#8217;in tuşları çalışmıyor.</p>
<p>Bilgisayarı esasen blog yazmak için aldığımı söylemiştim. UX31E ile ilk blogumu yazmaya çalıştığım anda başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Firefox 11 ile WordPress&#8217;in editörünü kullanmaya çalıştığımda tarayıcı o kadar yavaş çalıştı, o kadar çok takıldı ki, az kalsın ilk kez kullandığım bilgisayarımı kaldırıp yere atıyordum. (Neyse ki iki bin lira verdim alete, kıyıp atamıyorum) Sonradan fark ettim ki, problem cihazın pil koruma (Battery Saving) modunda olmasıymış. Yüksek Performans (High Performance) modunda takılmadan yazı yazabiliyorum. Fakat pil ömrü de hatrı sayılır derecede düşüyor. Tam ölçmedim henüz ama 5 saatin altında olduğunu söyleyebilirim. Dahası fandan gelen gürültü korkutucu olabiliyor ve cihazın altı epey ısınıyor. Biraz daha derinlemesine araştırınca tam da bu durumu net bir şekilde ispat eden bir inceleme (ve benchmark) buldum. <a href="http://techreport.com/articles.x/21902/6" target="_blank">Şuradan</a> ulaşabileceğiniz bu benchmark&#8217;a göre, pil koruma modunda işlem hızı normal modun üçte biri kadar. Sistem kullanılamayacak kadar yavaşlıyor pil koruma modunda. Özetle, ULV işlemcilerin Intel&#8217;in Atom&#8217;dan sonraki en lüzumsuz işlemcisi olduğunu öğrendim. <div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>İşte bu son söyleyeceğim eksiklik ise bardağı taşıran son damla oldu. Kablosuz bağlantılar, Bluetooth bağlantısı da olmak üzere kopup duruyordu. İnternette aratınca siz de göreceksiniz ki bir sürü insan bu dertten muzdarip. Kablolu bağlantısı olmayan bir bilgisayarın kablosuz bağlantısının müthiş olmasını bekleriz değil mi? Değilmiş. Bu sorunu çözene kadar gerçekten cihazı elden çıkarmayı düşündüm. Sorunun birden fazla sebebi olduğunu buldum. Ancak bir tanesi öylesine saçma bir hata ki &#8220;Biz müşterimize kazık atmak derdindeyiz Kirpi. Bize dizaynda öyle bir hata yap ki akıllara durgunluk versin&#8221; deyip dünyanın parasını verseler uyduramam böyle bir şeyi. Buyrun sorunun detayları ve çözümü (Bunlar oldukça ileri konular. Lütfen teknik bilginiz ileri seviyede değilse kendi başınıza denemeyin):</p>
<p>Kablosuz bağlantı sorunlarına öncelikle Wireless Console denilen, Bluetooth&#8217;u ve Kablosuz bağlantıyı fiziksel olarak açıp kapamaya yarayan nane sebep oluyor. Bu naneyi ya tümden kaldırın, bağlantılarınız sürekli açık kalsın. Ya da en son sürümüne güncelleyin. Bu epey işe yarıyor. Bu yazıyı yazdığım sırada son sürüm 3.0.27 idi. <a href="http://support.asus.com/download.aspx?p=3&amp;m=UX31E" target="_blank">Asus destek sitesinden </a>indirilebiliyor, yukarıda da belirttiğim gibi.</p>
<p>Daha sonra yine Asus&#8217;un enteresan bir yazılımı olan Power4Gear Hybrid&#8217;i son sürümüne güncelleyin. Bunun için önce &#8220;Program Kaldır&#8221;a girip &#8220;ASUS Power4Gear&#8217;ın eski sürümünü kaldırın. Arkasından 1.2.1 sürümünü kurabilirsiniz. Maalesef bu sürüm UX31E&#8217;nin değil UX21E&#8217;nin destek sayfasından indirilebiliyor. Doğrudan indirmek isterseniz <a href="http://dlcdnet.asus.com/pub/ASUS/nb/B33E/Power4Gear_Hybrid_WIN7_64_Z121.zip" target="_blank">şuraya</a> tıklayın.</p>
<p>Kablosuz bağlantı için kullanılan Atheros marka adaptör, PCI Express veriyoluna bağlı. Sorunun ikinci sebebi de burada yatıyor. Cihaz pil koruma gibi düşük enerji kullanan modlarda iken pil tüketimini düşürmek için kartın enerjisini düşürüyor. Tüm enerji profillerinin gelişmiş ayarlarına tek tek girin ve &#8220;PCI Express&#8221; altında &#8220;Bağlantı Durumu Güç Yönetimi&#8221;ni &#8220;Kapalı&#8221; duruma getirin.</p>
<div id="attachment_1706" class="wp-caption aligncenter" style="width: 293px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/04/ux31e_pci_gucayari.png"><img class="size-medium wp-image-1706" title="PCI Express, Gelişmiş Güç Ayarları" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/04/ux31e_pci_gucayari-283x300.png" alt="PCI Express, Gelişmiş Güç Ayarları" width="283" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">PCI Express, Gelişmiş Güç Ayarları</p></div>
<p>Yine tüm enerji profillerinin gelişmiş ayarlarında &#8220;Kablosuz Bağdaştırıcı Ayarları&#8221; altında &#8220;Güç Tasarruf Modu&#8221;nda &#8220;En Yüksek Performans&#8221;ı seçin.</p>
<div id="attachment_1707" class="wp-caption aligncenter" style="width: 289px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/04/ux31e_kablosuz_gucayari.png"><img class="size-medium wp-image-1707" title="Kablosuz Bağdaştırıcı Ayarları, Gelişmiş Güç Ayarları" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/04/ux31e_kablosuz_gucayari-279x300.png" alt="Kablosuz Bağdaştırıcı Ayarları, Gelişmiş Güç Ayarları" width="279" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Kablosuz Bağdaştırıcı Ayarları, Gelişmiş Güç Ayarları</p></div>
<p>&#8220;Aygıt Yöneticisi&#8221;ne girin ve Atheros kablosuz ağ bağdaştırıcısının ayarlarından &#8220;Güç kazancı sağlamak için, bilgisayar bu aygıtı kapatsın&#8221; ayarını kapatın.</p>
<div id="attachment_1708" class="wp-caption aligncenter" style="width: 237px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/04/ux31e_kablosuz_aygit_yoneticisi.png"><img class="size-medium wp-image-1708" title="Ağ bağdaştırıcısı güç yönetimi, Aygıt Yöneticisi" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/04/ux31e_kablosuz_aygit_yoneticisi-227x300.png" alt="Ağ bağdaştırıcısı güç yönetimi, Aygıt Yöneticisi" width="227" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Ağ bağdaştırıcısı güç yönetimi, Aygıt Yöneticisi</p></div>
<p>Son olarak da kablosuz bağdaştırıcının sürücüsünü 10.0.0.45 sürümüne veya varsa daha yeni bir sürüme güncelleyin. <a href="http://www.station-drivers.com/page/atheros.htm" target="_blank">Station Drivers</a> sitesinde de, güncel Atheros sürücülerini sunan Atheros&#8217;tan bağımsız bir sayfa olan <a href="http://atheros.cz" target="_blank">http://atheros.cz</a> adresinde de mevcut bu sürüm. Asus&#8217;un kendi sayfasında ise mevcut değil.</p>
<p>Bütün bunları yaptıktan sonra en bomba kısma geliyoruz. Yani dizayn hatasına. Eve geldiğimde, bilgisayarı ergonomik klavye, Bluetooth fare ve monitör ile kullanıyorum. Bunu yaparken de laptopun ekranını kapatıyorum. Yani kapatıyordum. Ve fark ettim ki, kasanın tamamı alüminyum kaplı olduğu için ne kablosuz bağlantı ne de Bluetooth fare düzgün çalışabiliyor. Kablosuz bağlantı kopup duruyor. Fare ise daha yakında olduğu için sadece takılmalar ve atlamalarla yetiniyor. Yani UX31E&#8217;nin ekranını kapatırsanız kablosuz bağlantınız düzgün çalışmıyor. &#8220;Ben de kapatmam o halde&#8221; diye düşünüyor olabilirsiniz. O halde şunu da bir dinleyin derim.</p>
<p>Bugün Starbucks&#8217;ta bir şeyler yazayım dedim. Cep telefonumda kablosuz erişim noktası açıp bağlanmak istedim. O müthiş iki bin liralık UX31E, kapağının hemen arkasında duran cep telefonuma bağlanamadı. Sol tarafına doğru çekmem gerekti. Yani bu kadar kötü dizayn kadı kızında bile olmaz mı diyeyim. Ne diyeyim bilemedim.</p>
<p>Sonuç olarak, UX31E, tabiri caizse, aptal sarışın şarkıcı gibi bir şey. Çok güzel görünüyor, gelen geçen gözlerini alamıyor. Sesi de mükemmel. (Bang&amp;Olufsen harikalar yaratmış gerçekten) Ancak gel gör ki, esas işe yarayacak kısımları hep tekliyor. Ne diyeyim. Umarım Asus akıllanır da bundan sonraki modellerinde doğru dürüst dizayn yapar. Siz de umarım UX31E almadan önce bu yazıyı okursunuz.</p>
<p>Ben bundan sonra kullanıcı yorumu okumadan hayatta bilgisayar almam. Siz de almayın..</p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EJIvK5mb9zP42VSmR4zI9Fh_Jc8/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EJIvK5mb9zP42VSmR4zI9Fh_Jc8/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EJIvK5mb9zP42VSmR4zI9Fh_Jc8/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EJIvK5mb9zP42VSmR4zI9Fh_Jc8/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kirpininyeri/~4/Wpcsavxiw-s" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/asus-zenbook-ux31e-incelemeleri-yaniltici-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/asus-zenbook-ux31e-incelemeleri-yaniltici-olabilir/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Mey İçki’den bir iyi bir kötü haber</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kirpininyeri/~3/zCkAFRkFMqY/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/mey-ickiden-bir-iyi-bir-kotu-haber/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Apr 2012 15:40:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat Kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[kanyak]]></category>
		<category><![CDATA[meze]]></category>
		<category><![CDATA[modern meyhane]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=1692</guid>
		<description><![CDATA[Dikkat! 24 yaşın altında iseniz ve Türkiye yasalarıyla yönetiliyorsanız lütfen bu yazıyı okumayın. Türkiye&#8217;de değil de başka ülkedeyseniz ve sizin için neyin iyi neyin kötü olduğuna kendi kendinize karar verebildiğinizi düşünüyorsanız okuyabilirsiniz. Aksi takdirde başınıza gelebileceklerden dolayı mesuliyet kabul etmiyorum. &#8230; <a href="http://www.kirpininyeri.com/2012/04/mey-ickiden-bir-iyi-bir-kotu-haber/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: left; margin-right: 10px;"><g:plusone size="tall" count="true" href="http://www.kirpininyeri.com/2012/04/mey-ickiden-bir-iyi-bir-kotu-haber/"></g:plusone></div><p><span style="color: #ff0000;"><strong>Dikkat! 24 yaşın altında iseniz ve Türkiye yasalarıyla yönetiliyorsanız lütfen <strong>bu yazıyı </strong>okumayın. Türkiye&#8217;de değil de başka ülkedeyseniz ve sizin için neyin iyi neyin kötü olduğuna kendi kendinize karar verebildiğinizi düşünüyorsanız okuyabilirsiniz. Aksi takdirde başınıza gelebileceklerden dolayı mesuliyet kabul etmiyorum.</strong></span><br />
<span id="more-1692"></span></p>
<p>Özelleştirmenin büyük faydaları olabileceğini düşünüyorum. Tabii doğru oranda ve doğru şekilde yapıldığı takdirde (Zaten hayatımızdaki her şey öyle değil mi?) Misal, Yeni Rakı&#8217;nın ve kardeşlerinin özelleşmesi gerçekten yaramış delikanlılara. Babadan gelen bir alışkanlığın da etkisiyle olsa gerek, Yeni Rakı&#8217;dan başka beğendiğim rakıya denk gelmemiştim. Yok efendim Yeşil Efe şöyle güzelmiş, Siyah Efe böyle iyiymiş.. Ya baş ağrısı yapıyorlar ya da tatları güzel değil. Hatta Yeni Rakı Yeni Seri bile damak tadıma hitap etmedi. Ama geçenlerde iki yeni çeşit denedim ki, ilk defa eski usül Yeni Rakı&#8217;dan vazgeçebilirim dedim. Birisi Yeni Rakı Âlâ diğeri Tekirdağ Rakısı Trakya Serisi. Bunları bir deneyin. Efe gibi rakılara farklı bir gözle bakacaksınız. <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Yazıya başlarken rakı önermeye değil bir iyi bir kötü haber vermeye niyetlenmiştim. Onlara döneyim. Önce kötü haber. Yeni Rakı&#8217;nın üreticisi olan Mey İçki geçtiğimiz Kasım ayında Kanyak&#8217;ın üretimini durdurmuş. Bunu, bu yazıya kaynak toplarken öğrendim ve hüzünlendim doğrusu.  Üretimi durdurmalarına sebep olarak Kanyak&#8217;a talep olmamasını göstermişler. Bu bilgiyi Ekşi Sözlük&#8217;ten (<a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=26242762" target="_blank">şuradan</a>) öğrendim. Yani bu bilgi kesinlikle doğrudur diyemiyorum ama bir yandan da bilginin doğru olmaması için herhangi bir sebep veya motivasyon göremiyorum. Kanyak gerçekten de pek büyük talebi olacak bir içki gibi durmuyor. Ama böyle bir değerin de göz göre göre yok olması pek hoş olmaz doğrusu.</p>
<p>Adı Türkçe&#8217;ye en iyi tercüme edilmiş içki olabilir Kanyak. (Konyak&#8217;tan çevrilmiş olsa gerek) Düşünsenize içiyorsunuz, kanınız yanıyor: Kan Yak! Umarım üretim formülünü güzelce saklarlar da isteyen bir butik işletmeye isim hakkıyla birlikte hediye ederler. Bu da özelleştirmenin kötü yanı işte. Talep yoksa ürün de yok. Ürünün manevi değeri, sosyal sorumluluk kapsamında değerlendirilmediği sürece pek rağbet görmüyor.</p>
<p>Gelelim iyi habere (ve özelleştirmenin güzel yanlarına). <a href="http://www.mey.com.tr/" target="_blank">Mey İçki</a> müthiş bir işe girişmiş. Kısa adı <a href="http://www.turad.org/" target="_blank">TURAD</a> olan, Turizm Araştırmaları Derneği öncülüğünde Modern Meyhane adında bir meyhane türü geliştirmişler. Projenin müthiş yanı şu ki, bu meyhane türünü bir standarda bağlamışlar ve bu standart çerçevesinde denetimler yapmak ve sertifika vermek için <a href="http://www.tuv.com" target="_blank">TÜV Rheinland</a> adında bir denetim kuruluşu ile anlaşmışlar. Yani yakın zamanda dünyanın her yanında, belirli bir standarda sahip Türk meyhaneleri görmeye başlayabiliriz. Meyhanelere standart getirilmesinin Türkiye&#8217;deki meyhanelere de faydası olacağı kanaatindeyim. Eğer gerçekten sağlam bir şey çıkarsa, sadece TÜV sertifikalı meyhanelere gidiyorum diyen insanlar görmemiz mümkün.. <div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Mey İçki, modern meyhane konseptini ve bu türün ilk örneği olan Safi Meyhane&#8217;yi tanıtmak için blog yazarlarını bir güzel ağırladı. <a href="http://www.bibuyukblog.com/" target="_blank">Bi&#8217; Büyük Blog</a> yarışmasına katıldığım için olsa gerek beni de çağırdılar. Ben de meyhaneyi deneme fırsatı edindim. Öncelikle belirtmem gerekir ki konsepti adı modern ama aslında meyhanenin tasarımı post-modern olmuş. Dilerseniz bar taburesine oturup iki meze, iki rakı atıp çıkabiliyorsunuz. Dilerseniz asma kata geçip keyifle eski usül rakı sofrasının tadını çıkartabiliyorsunuz. Yani eski usül ve yeni usül bir arada.</p>
<p>Meyhanede rakıdan başka içecekler de mevcut ama biz gecenin şerefine Yeni Rakı ve Yeni Rakı Âlâ içtik. Yediğimizi içtiğimizi değil de gördüğümüzü anlatalım diyeceğim ama tatlılar bahsedilmeye değerdi doğrusu.</p>
<div id="attachment_1694" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/04/SafiMeyhane_Tatli.jpg"><img class="size-medium wp-image-1694" title="Safi Meyhane'de Tatlı Keyfi" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/04/SafiMeyhane_Tatli-300x225.jpg" alt="Safi Meyhane'de Tatlı Keyfi" width="300" height="225" /></a><p class="wp-caption-text">Safi Meyhane&#39;de Tatlı Keyfi (Solda tahinli sufle, sağda kabak tatlısı)</p></div>
<p>Meyhanenin içi rakının tarihi ile ilgili eserlerle donatılmış. Rakı yapımında kullanılan imbiklerden eski tip rakı şişelerine kadar. Duvarların dekorasyonu anason çiçeği teması ile yapılmış. Ayrıca tuvalete giden merdivene takvim yaprakları koymuşlar, kopartıp evinize götürebildiğiniz. Bun takvimlerden rakı hakkında ilginç bilgiler edinebiliyorsunuz. (Saatli maarif takvimi? <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  )</p>
<div id="attachment_1695" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/04/anason_cicegi.jpg"><img class="size-full wp-image-1695" title="Anason Çiçeği" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/04/anason_cicegi.jpg" alt="Anason Çiçeği" width="300" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Anason Çiçeği (Kaynak: http://www.sifalibitkitedavisi.com/ )</p></div>
<p>Safi Meyhane&#8217;ye en kolay ve güvenli yoldan ulaşmak için metroya binin. Ne de olsa içtikten sonra araba kullanmayacaksınız, değil mi? Taksim&#8217;den aktarma yaparak Şişhane&#8217;ye gidin. Metronun Şişhane durağından yeryüzüne çıkış biraz karışık ve uzun. Yürüyen merdivenlerle yukarı doğru çıkmaya başlayın. İlk yol ayrımında İstiklal tarafına sapın. İkinci yol ayrımında ise Şişhane tarafına çıkın. Şişhane&#8217;ye çıktığınız gibi on adım atın. Karşınıza ilk çıkan meyhane Safi Meyhane. Meyhane hakkında detaylı bilgi almak için <a href="http://safimeyhane.com/" target="_blank">web sayfalarına</a> bakabilirsiniz.</p>
<p>Safi Meyhane daha başlangıç aşamasında olan bir konsept için fena sayılmaz. Standartları olan ve bağımsız bir kuruluş tarafından denetlenen meyhane fikri beni oldukça heyecanlandırdı doğrusu. Umarım standardın uygulaması diğer bazı standartlarda olduğu gibi gevşeyip tavsamaz.</p>
<p>Bu vesileyle TURSAD&#8217;a ve Mey İçki&#8217;ye bu girişimlerinden dolayı tebriklerimi ve bizleri ağırladıkları için teşekkürlerimi sunmuş olayım. Kanyak konusunda da çok geçmeden bir şey yaparlar umarım..</p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wbjnQpVHrtccBL_7NwFdscGndHg/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wbjnQpVHrtccBL_7NwFdscGndHg/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wbjnQpVHrtccBL_7NwFdscGndHg/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wbjnQpVHrtccBL_7NwFdscGndHg/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kirpininyeri/~4/zCkAFRkFMqY" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/mey-ickiden-bir-iyi-bir-kotu-haber/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/mey-ickiden-bir-iyi-bir-kotu-haber/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Bu sene Doğal İletişim Gününü birlikte kutlayalım</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kirpininyeri/~3/eDmIaDP94T8/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/bu-sene-dogal-iletisim-gununu-birlikte-kutlayalim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Apr 2012 21:04:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğal İletişim Günü]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[doğal iletişim günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=1679</guid>
		<description><![CDATA[Kirpigiller! 23 Nisan&#8217;a iki gün kaldı. 23 Nisan&#8217;da ne mi var? Ayıp ayıp! Tabii ki her yıl 23 Nisan&#8217;da yaptığımız Doğal iletişim Günü kutlamalarının üçüncüsü var. Hala hatırlamadınız değil mi bu günün anlam ve önemini. Anlatayım. Senede bir gün, 24 &#8230; <a href="http://www.kirpininyeri.com/2012/04/bu-sene-dogal-iletisim-gununu-birlikte-kutlayalim/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: left; margin-right: 10px;"><g:plusone size="tall" count="true" href="http://www.kirpininyeri.com/2012/04/bu-sene-dogal-iletisim-gununu-birlikte-kutlayalim/"></g:plusone></div><p>Kirpigiller! 23 Nisan&#8217;a iki gün kaldı. 23 Nisan&#8217;da ne mi var? Ayıp ayıp! Tabii ki her yıl 23 Nisan&#8217;da yaptığımız Doğal iletişim Günü kutlamalarının üçüncüsü var. Hala hatırlamadınız değil mi bu günün anlam ve önemini. Anlatayım.<br />
<span id="more-1679"></span></p>
<p><strong>Senede bir gün, 24 saat boyunca elektrik kullanmadan iletişim kuruyoruz.</strong></p>
<p>Peki ne faydası var elektriğin olmadığı günleri hatırlamanın bize? Saymakla bitmez:</p>
<ul>
<li>İnternet yokken de dünyada yaşam olduğunu ve yine olabileceğini hatırlıyoruz.</li>
<li>Gelişmiş teknolojik aletler olmadan neler yapabildiğimizi fark ediyoruz.</li>
<li>Hafızamızın ve zekamızın tamamını Google&#8217;a aktarmadığımızdan emin oluyoruz. Bizde de biraz kalmış <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
<li>Hiç tanımadığımız insanlara &#8220;Merhaba!&#8221; demeyi öğreniyoruz.</li>
<li>Tanıdığımız arkadaşlarımızla telefon olmadan haberleşmeyi ve onlarla birlikte plan yapmayı öğreniyoruz.</li>
<li>Verdiğimiz söze, yaptığımız plana sadık kalmayı öğreniyoruz. (Telefon var diye son dakikada iptal ettiğiniz buluşmaları hatırlayın. Ne kadar sinir bozucu değil mi?</li>
<li>POS cihazları elektrikli iletişim kullanan cihazlar olduğundan, sadece nakit kullanıyoruz ve kredi kartı olmadan da 24 saat boyunca yaşanabildiğini anımsıyoruz. (22 Nisan&#8217;dan cebinizdeki nakit miktarını kontrol edin, sonra sorun olmasın)</li>
<li>Ulaşım da iletişimin bir parçası olduğundan ve elektrikli cihazları kullanmadığımızdan arabalara da 24 saat ara veriyoruz. Böylece vücudumuzda ayak denilen bir çift organ olduğunu ve bunların yürümeye de yaradığını fark ediyoruz.</li>
</ul>
<p>Her şey bir yana, elektronik gürültüden uzaklaştığımız için düşünmeye fırsat bulabiliyoruz. Hayatımızı doğrudan etkileyen bir sürü konu üzerinde bol bol düşünüyoruz. Hem de telefon çalacak korkusu olmadan. Düşündüklerimizi de elektronik olmayan defter ve kalem teknolojisini kullanarak kalıcılaştırıyoruz (bildiğin yazıyoruz yahu) Elektroniğin düşünmeye olan etkisi konusunda bir yazı yazmıştım, bir de ona göz atın: <a href="http://www.kirpininyeri.com/2011/08/twitterin-fendi-konfucyusu-yener-miydi/" target="_blank">Twitter&#8217;ın fendi Konfüçyus&#8217;u yener miydi?</a></p>
<p>Gün bitiminde ise normal olduğunu düşündüğümüz pek çok şeyin ne kadar muhteşem teknolojiler olduğunu, bunları nasıl normal olarak kabullendiğimizi de fark etmiş oluyoruz.</p>
<p>Kısacası say say bitmez bu günün faydaları.</p>
<p>Bu sene daha önce pek yapmadığım bir şey yapıyorum. 23 Nisan&#8217;da bulunacağım iki yerin adını veriyorum. Sevgili Kirpigil kardeşim, sen de gel. İki muhabbetin belini kıralım. Göreceksin ki hiç de zor değil elektrik olmadan iletişim kurmak.</p>
<p><em>Sabah Moda Starbucks&#8217;ta olacağım. Öğleden sonra ise yine Kadıköy Kadife Sokak&#8217;taki Arka Oda denilen barda beni bulabilirsin.</em></p>
<p>Hadi defterini, kalemini, dergini, kitabını kap gel. Yürüyerek ama haa! Gelirsen doğrudan sor orada oturanlara, &#8220;Sen Kirpi misin?&#8221; diye.  Muhtemelen on kitabı yanındaki koltuğa yığmış, elindeki kalem ile defterine not alan kişi ben olacağım. (Barda başka kim not alır? <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) Yok o sorduğun kişi ben değilsem, otur onun yanına iki dakika. Anlat ona Doğal İletişim Günü&#8217;nü. Bakarsın hiç bitmeyecek bir arkadaşlığın başlangıcı olur. En kötü, &#8220;Kirpi&#8217;ye benzer bir yanım mı var?&#8221; diye tersler seni, güler eğlenirsin.</p>
<p>Kadıköy&#8217;e yürüyemeyecek kadar uzakta isen, en sevdiğin üç arkadaşını ikna et. Yakınlarınızda bir kafe seçin. Siz de orada kutlayın. Ama herkes cep telefonunu evde bırakacak ona göre. Sevdiklerinize gideceğiniz yeri haber verin e mi? Merak ederlerse gelip bulabilsinler sizi.</p>
<p>&#8220;Peki Kirpi, bu üçüncü Doğal İletişim Günü diyorsun. İlk ikisinde ne yaptın&#8221; diyeceksin belki. Geçtiğimiz senelerde Doğal İletişim Günü&#8217;nü nasıl kutladım görmek için anılarımı yazdığım yazılara <a href="http://www.kirpininyeri.com/etiket/dogal-iletisim-gunu/" target="_blank">şuradan </a>bakabilirsin.</p>
<p>Ne dersin? Bir gün boyunca cep telefonundan ayrı kalabilecek kadar cesur musun? Geliyor musun Üçüncü Doğal İletişim Günü&#8217;nü kutlamaya?</p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xkMWLXHsjBShTLiRcqruyCrwqAk/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xkMWLXHsjBShTLiRcqruyCrwqAk/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xkMWLXHsjBShTLiRcqruyCrwqAk/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xkMWLXHsjBShTLiRcqruyCrwqAk/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kirpininyeri/~4/eDmIaDP94T8" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/bu-sene-dogal-iletisim-gununu-birlikte-kutlayalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/bu-sene-dogal-iletisim-gununu-birlikte-kutlayalim/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Para mutluluk getirmez diyorlar, doğru mu?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kirpininyeri/~3/p9UloTVoNEU/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/para-mutluluk-getirmez-diyorlar-dogru-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Apr 2012 04:49:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat Kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[maslow]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=1670</guid>
		<description><![CDATA[1980 öncesi doğanlardan, diğer adıyla X neslinden olup da birilerini işe alacak olan veya birilerine iş görüşmesinde yapmaları gerekenler konusunda tavsiye veren herkesin en çok sarf ettiği laflardan biri budur: Paraya önem verme! Ben bu lafı her duyduğumda elektrik yemiş &#8230; <a href="http://www.kirpininyeri.com/2012/04/para-mutluluk-getirmez-diyorlar-dogru-mu/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: left; margin-right: 10px;"><g:plusone size="tall" count="true" href="http://www.kirpininyeri.com/2012/04/para-mutluluk-getirmez-diyorlar-dogru-mu/"></g:plusone></div><p>1980 öncesi doğanlardan, diğer adıyla X neslinden olup da birilerini işe alacak olan veya birilerine iş görüşmesinde yapmaları gerekenler konusunda tavsiye veren herkesin en çok sarf ettiği laflardan biri budur: <strong>Paraya önem verme!</strong> Ben bu lafı her duyduğumda elektrik yemiş gibi &#8220;Ulan nasıl vermeyeyim? Kirayı kim ödeyecek? Evde yemek nasıl pişecek? Buz gibi bira nasıl alınacak? Ayrıca para için çalışmayacaksak ne diye çalışacağız, evde otururum daha iyi. &#8221; sayhaları içinde debeleniyordum. Büyüklerimizin farkına vararak veya varmadan uyguladığı paraya önem vermeme temalı mahalle baskısı altında iken de bu düşünceleri dillendirmek pek kolay olmuyordu. ((Başıma bir şey gelmeyecekse paraya önem veriyorum! durumu yani <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) Ta ki, bir gece, arkadaşlarımla bir barda buz gibi biramı yudumlarken aydınlanana değin.<br />
<span id="more-1670"></span></p>
<p>Maslow&#8217;un &#8220;<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Maslow_teorisi" target="_blank">ihtiyaçlar hiyerarşisi</a>&#8221; terimini duymuş muydunuz? Abraham Maslow isimli bu abimiz taa 1943 yılında bir teori koymuş ortaya. Demiş ki, insan ihtiyaçları kademe kademedir. Bu kademelerin en altındaki ihtiyacı karşılayan bir insan bir sonraki kademedeki ihtiyaçları hissetmeye başlar. Aşağıdan yukarıya şu şekilde özetleyelim ihtiyaçları (1. kademe en alt kademe)</p>
<p>1- Fizyolojik gereksinimler: Nefes almak, besin, su, cinsellik, uyku, vücut dengesi (homeostazi), boşaltım v.b.<br />
2- Güvenlik gereksinimi: Vücut güvenliği, mülkiyet güvenliği, dolayısıyla barınma ihtiyacı gibi ihtiyaçlar<br />
3- Ait olma, sevgi gereksinimi: Arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık v.b.<br />
4- Saygınlık gereksinimi: Kendine saygı ve güven duyulması gibi ihtiyaçlar<br />
5- Kendini gerçekleştirme gereksinimi: Erdem, yaratıcılık, doğallık vb.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_1673" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/60/Maslow%27s_Hierarchy_of_Needs.svg/800px-Maslow%27s_Hierarchy_of_Needs.svg.png"><img class="size-medium wp-image-1673" title="Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi (Kaynak: Wikipedia)" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/04/800px-Maslows_Hierarchy_of_Needs.svg_-300x225.png" alt="Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi (Kaynak: Wikipedia)" width="300" height="225" /></a><p class="wp-caption-text">Maslow&#39;un İhtiyaçlar Hiyerarşisi (Kaynak: Wikipedia)</p></div>
<p>Bu nanenin adı &#8220;teori&#8221; ama gördüğünüz gibi yadsınamayacak kadar doğru duruyor. İspatlanması da oldukça güç olsa gerek. (Psikolojide neyin ispatı kolaysa&#8230;) Neyse, paraya dönelim.</p>
<p>Fark edeceğiniz üzere, birinci ve ikinci seviye ihtiyaçlarımızı, kirada oturmak, evde veya uygun bir restoranda yemek yemek vb. şekillerde karşılıyoruz. Bütün bu ihyiyaçların ortanın üstü bir kalitede karşılanması için günümüzde 2,000TL civarı bir düzenli gelir (net maaş) yeterli olacaktır. İstanbul dışında bu değerler daha da düşük olabilir. Biz yine de kötümser olalım ve 2,000TL&#8217;yi baz alalım.<div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Tahmin edeceğiniz üzere ilk iki kademeden sonraki ihtiyaçları maalesef para ile satın alamıyorsunuz. Evet, para her şeyi satın alamıyor. Dördüncü kademeden örnek vermek gerekirse saygı satın alınabilseydi, diktatörler çok saygın olurdu. Genelde saygıyı satın almaya çalışırken iflas ediyorlar galiba.</p>
<p>Özetle, para mutluluk getirmez söylemi de yanlış. Getirir söylemi de. İlk iki seviye ihtiyaçlarımızı karşılayacak kadar paraya (günümüzde 2,000TL) mutlaka ihtiyacımız var. Bunun üstünde ise para gerçekten ek bir mutluluk getirmeyecektir. &#8220;Diğer kademelerdeki ihtiyaçlar için para gerekmiyorsa ne gerekir?&#8221; tartışması ise epey uzun sürecek bir tartışma. Bu yazıya sığmaz.</p>
<p>X nesline bu olayın ders olması gerektiğini umuyorum. İspatlarsanız kabul ediyoruz kardeşim. Muğlakta bırakmayın. Büyüyünce anlarsın gibi savunmalar bize, yani Y nesline göre maalesef değil. Arkasının dolu olmadığını düşünüyoruz bu tür söylevlerin. (Google&#8217;da bir aratın, &#8220;Pics or it didn&#8217;t happen&#8221; ne demekmiş) Y nesli bu yazıyı okuduktan sonra daha kolay ikna olacaktır eminim. (Ben yazarken oldum.)</p>
<p>Son olarak eklemem gerekir ki, Maslow&#8217;un bu çarpıcı buluşunu barda, parayla satılan bir şeyi tüketirken bulmuş olmam, paranın başlı başlına mutluluk getirmese de belli seviyelerde bir ihtiyaç, bir araç olduğunu, ancak bu seviyenin de çok yükseklerde olmadığını ispatlıyor.</p>
<p>Ne dersiniz nesildaşım, yani Y neslinden olan Kirpigiller? İkna oldunuz mu? Aklınızda kalan, daha detaylı ispat isteyen bir konu var mı?</p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Pbjyo2zYC1BVqWneChg5xWiVl7M/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Pbjyo2zYC1BVqWneChg5xWiVl7M/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Pbjyo2zYC1BVqWneChg5xWiVl7M/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Pbjyo2zYC1BVqWneChg5xWiVl7M/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kirpininyeri/~4/p9UloTVoNEU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/para-mutluluk-getirmez-diyorlar-dogru-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/para-mutluluk-getirmez-diyorlar-dogru-mu/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>En iyi cep telefonu hangisi? ( 2012 )</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kirpininyeri/~3/S_fkQiDYE4Q/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/en-iyi-cep-telefonu-hangisi-2012/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Apr 2012 13:47:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Android]]></category>
		<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=1658</guid>
		<description><![CDATA[Kirpigiller! Siz de benim gibi &#8220;Bir yıldır aynı telefonu kullanıyorum, artık yeni bir şeyler bakmanın zamanı geldi&#8221; diyorsunuz  değil mi? Geçen sene en iyi telefon Galaxy S II demiştim, koşa koşa aldınız biliyorum. Memnun kalmışsınızdır umarım? Bu senenin en iyi &#8230; <a href="http://www.kirpininyeri.com/2012/04/en-iyi-cep-telefonu-hangisi-2012/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: left; margin-right: 10px;"><g:plusone size="tall" count="true" href="http://www.kirpininyeri.com/2012/04/en-iyi-cep-telefonu-hangisi-2012/"></g:plusone></div><p>Kirpigiller! Siz de benim gibi &#8220;Bir yıldır aynı telefonu kullanıyorum, artık yeni bir şeyler bakmanın zamanı geldi&#8221; diyorsunuz  değil mi? Geçen sene en iyi telefon Galaxy S II demiştim, koşa koşa aldınız biliyorum. Memnun kalmışsınızdır umarım? Bu senenin en iyi telefonunu açıklıyorum: iPhone 4S! Şaka şaka.. Bu senenin en iyi telefonu da bir Android: Samsung Galaxy Note ya da diğer adıyla N7000.<span id="more-1658"></span></p>
<p>Bu yazıyı oldukça uzatabilirim ama hem kendimi hem sizi sıkmamak adına sadece farklı olduğunu düşündüğüm özelliklerini yazacağım. Bir cep telefonunda olmazsa olmaz dediğim temel özelliklerin hepsine zaten sahip. (O özelliklerin hangileri olduğuna <a href="http://www.kirpininyeri.com/2010/06/cep-telefonunda-olmazsa-olmaz-ozellikler/" target="_blank">şuradan</a> bakabilirsiniz) Galaxy Note&#8217;un teknik özelliklerine ise <a href="http://www.gsmarena.com/samsung_galaxy_note_n7000-4135.php" target="_blank">şuradan</a> veya <a href="http://www.samsung.com/global/microsite/galaxynote/note/index.html" target="_blank">buradan</a> bakabilirsiniz. Gelelim Galaxy Note&#8217;un fark yaratan özelliklerine:</p>
<p>Note&#8217;u anlatmaya, en calıcı özelliği olan boyutuyla başlayalım. Boyu 14.7 santim. Eni 8.3 santim. Kalınlığı ise 1 santimin altında. (9.7 mm) İlk duyan (neredeyse) herkes bu cihazın boyutları çok büyük diyor. Cihazı telefon gibi düşünürseniz büyük gibi görünüyor gerçekten de. Ancak bu cihaza telefon değil de daha ziyade phablet diyorlar ecnebiler. Yani hem telefon hem tablet demek istemişler ve Phone + Tablet = Phablet diye kısaltmışlar. Bunun türkçesi bence Telefon + Tablet = <strong>Teblet</strong> olmalı. Daha iyisini bulana kadar şimdilik böyle kullanalım bakarsınız tutar. (Tabfon&#8217;un söylemesi zor, hem de ayfonu andırıyor <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  )</p>
<p>Tablet bilgisayar için uzun bir süre kullanım alanı bulamamıştım. Hatta bir ay arkadaşımdan ödünç alıp denedim. İşime yaramadı. Öyle yatağımın kenarında melûl melûl durdu ve geri verdim. Bu tablet bilgisayara kullanacak yer bulamama durumu elektronik kitap okuyucularının hemen hiçbirinin PDF dosyalarını doğru dürüst görüntüleyemediğini fark edene kadar sürdü. Okumak istediğim pek çok kitap (maalesef) PDF formatında olduğundan bir tablet ihtiyacım doğmuştu. Note burada imdada yetişti. Tabletler gibi kocaman olmadığından cebe sığıyor. (Evet kadınların da cebine sığıyor, sadece erkeklerin değil. Zaten kadınlar çanta taşır değil mi?) Hem de ekranı diğer cep telefonlarına göre daha büyük olduğundan kitaplar habire sayfayı yerinden oynatmadan  okunabiliyor. Cihaz zaten gönlümde yeri ayrı olan Nook Simple Touch&#8217;tan 2 santim daha kısa. Özetle Samsung nihayet ideal boyutu bulmuş.</p>
<p>Gelelim ikinci can alıcı özelliğe: Dokunmatik ekran kalemi. Apple&#8217;ın ve Apple ne yaparsa en iyisi odur sanan firmaların dünyaya attığı bir kazık olduğunu düşündüğüm yeni nesil telefonların dokunmatik ekranlarının büyük bir eksiği vardı. Ekrana ince şeyler yazılamaması. (Bende parmaklar dolma, sizi bilemem). Zaten dolma parmaklı olmasaydım bile parmağımın ucuyla yazmak epey sinir bozucu ve sürdürülemez olurdu. Samsung, dokunmatik ekran için kalemin bir fazlalık değil bir ihtiyaç olduğunu görüp geri getirdi. (Apple&#8217;ın faredeki sağ tuşu, SD kart okuyucuyu ve delete tuşunu fazlalık oldukları gerekçesiyle kaldırdığını ve hepsini şu veya bu şekilde geri getirdiğini hatırlatmamda fayda var.) Note sayesinde fotoğrafını çektiğimiz arkadaşlarımıza canlı canlı bıyık çizebiliriz.</p>
<p>Galaxy Note&#8217;a Android 4, ya da diğer adıyla Dondurmalı Bisküvi (Ice Cream Sandviç &#8211; ICS) güncellemesi ile birlikte çok çarpıcı bir özellik geliyor. Bu güncellemede yer alacak olan ve adına Premium Suite denilen program paketindeki bir program kalem ile ekrana yazdığınız integral fonksiyonunu çözebiliyor. Mühendislik öğrencileri ile <a href="http://www.tv.com/shows/the-big-bang-theory/the-bus-pants-utilization-1367514/" target="_blank">The Big Bang Theory</a> takipçileri çok beğenecektir bu uygulamayı. Şu videonun 38. saniyesine dikkat edin:</p>
<p><center><iframe src="http://www.youtube.com/embed/RkZz2pr69DY" frameborder="0" width="560" height="315"></iframe></center>Üçüncü dikkatimi çeken özellik ise konum belirlemek için GPS&#8217;in yanısıra GLONASS sistemini de kullanması oldu. GLONASS için özetle, Rusların uydu tabanlı konum bulma sistemi desem yeterli olur sanıyorum. Yani Galaxy Note&#8217;u geliştiren abiler demiş ki, ben niye sadece Amerikan uydularına bakıp konum belirleyeyim ki. Tonla Rus uydusu var onları da kullanırım, pek şık olur. Şık olmuş gerçekten.</p>
<p>Dördüncü demeyeyim de üçbuçukuncu özellik ise cihazda barometre bulunması. &#8220;Ne işe yarar barometre?&#8221; diyenler olacaktır. Benim aklıma yerel hava tahmini geldi misal. Yerel derken evinizdeki havanın tahmin edilmesi, uygun uygulama ile mümkün. Başka işlere de yarayacaktır eminim. Çok parlak zekalı insanlar var dünyada, buna da akla hayale gelmedik bir şey uydururlar. (Koltuğunun altına koy tansiyonunu ölçsün gibi <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  )<div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Galaxy Note&#8217;un her yanı mükemmel değil. Cihaz kalınlığı sebebiyle tek elle kullanıma uygun değil. Tek elle tutulabiliyor ama sağ elinizde cihazı tutarken, sağ elinizin baş parmağı ekranın en soluna yetişemiyor.</p>
<p>Bu tebletin bir diğer beğenmediğim yanı HD Super Amoled ekran kullanılmış olması. Yani renklerin gerçekçiliği konusunda bir miktar problem olabilir. Her göz algılamayacaktır. Samsung bundan sonraki tüm üst sınıf telefonlarında Super Amoled Plus kullanmalı. Keşke sesimizi duyurabilsek <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Son ve en kötü yanı ise fiyatı. Cihazın Türkiye&#8217;de distribütör garantili fiyatı en ucuz 1800TL civarı. Darty&#8217;lerde indirim olduğu zaman veya MediaMarkt&#8217;ta bu fiyata bulunabiliyor. İnternetten alacaksanız en ucuz fiyat 2000TL civarında geziniyor. Örneğin <a href="http://www.vatanbilgisayar.com/Cep%20Telefonu/samsung-sam_n7000_wh-n7000-galaxy-note-cep-telefonu-%28beyaz%29/productdetails.aspx?I_ID=58324" target="_blank">Vatan bilgisayar</a>&#8216;da normal fiyatı 2149TL iken bu haftasonu indirimdeki fiyatı 1927TL. Yine en iyisi MediaMarkt&#8217;tan almak. Bu arada yurt dışından cihazı almak isteyenler için de belirtmiş olalım. Cihazın yurtdışı fiyatı 1000 Türk Lirası civarında (<a href="http://allegro.pl/samsung-galaxy-note-n7000-i2227193036.html" target="_blank">Polonya</a>, <a href="http://www.ebay.es/itm/ws/eBayISAPI.dll?ViewItem&amp;Item=330713316021&amp;Category=9368&amp;_trkparms=algo%3DLVI%26its%3DI%26otn%3D1" target="_blank">İspanya</a> ve <a href="http://www.amazon.com/Samsung-GT-N7000-Unlocked-Phone--International-Version/dp/B0067HQL30/ref=sr_1_2" target="_blank">Amerika</a>&#8216;da bu civarda fiyatlar). Aldığınız ülkeye ve dükkana göre ülkeden çıkarken vergi iadesi de alabilirsiniz. Yani Note&#8217;u yurt dışından getirmek daha akıllıca. Kırılır bozulursa bir tane daha alırsınız. Türkiye&#8217;yle arasında o kadar büyük fiyat farkı var <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Samsung&#8217;un böylesi orijinal bir ürün üretmeye başlaması kendisine de yaramış olmalı. Galaxy Note 5 ayda 5 milyon satmış. Doğrusu telefon veya tablet değil <strong>teblet</strong> (phablet) üretmiş olması, tam bir <a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=blue+ocean+strategy" target="_blank">mavi okyanus stratejisi</a> örneği. Daha önce olmayan bir pazar yaratmış durumda ve şimdi de meyvelerini topluyor. Afiyet olsun diyelim..</p>
<p><em>Not: Android ile ilgileniyorsanız Tandroid isimli mesajlaşma grubumuza üye olup bu gibi bilgilerden daha çabuk haberdar olabilirsiniz. <a href="http://groups.google.com/group/tandroid" target="_blank">Buraya</a> tıklayarak üye olabilirsiniz.</em></p>
<p><em>Not 2: Daha önce olmayan bir cihaz yaratmış Samsung dedik ama Note&#8217;un atası sayılabilecek olan ve maalesef kepenklerini indirmiş olan <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/OQO" target="_blank">OQO</a>&#8216;yu da saygıyla analım burada.</em></p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/flHhgQbGPDsGKjk4v50mGMG7t40/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/flHhgQbGPDsGKjk4v50mGMG7t40/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/flHhgQbGPDsGKjk4v50mGMG7t40/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/flHhgQbGPDsGKjk4v50mGMG7t40/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kirpininyeri/~4/S_fkQiDYE4Q" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/en-iyi-cep-telefonu-hangisi-2012/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/en-iyi-cep-telefonu-hangisi-2012/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Mühendis usulü (kaymaksız) yoğurt yapımı</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/kirpininyeri/~3/uqujrP7LR-g/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/muhendis-usulu-kaymaksiz-yogurt-yapimi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 17:42:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat Kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[ev yapımı yoğurt]]></category>
		<category><![CDATA[kaymaksız]]></category>
		<category><![CDATA[maya]]></category>
		<category><![CDATA[yoğurt]]></category>
		<category><![CDATA[yoğurt nasıl mayalanır]]></category>
		<category><![CDATA[yoğurt nasıl yapılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=1643</guid>
		<description><![CDATA[İnternette epey tarif var yoğurt nasıl mayalanır anlatan gerçi ama ben deneme yanıma yoluyla en iyi olduğunu düşündüğüm yolu buldum. Kirpigiller zaten biliyordur ama ekranını yeni açanlar için tekrar paylaşayım: Mühendis usulü diyorum fakat gıda mühendisi değil bilgisayar mühendisiyim. Yanlış &#8230; <a href="http://www.kirpininyeri.com/2012/04/muhendis-usulu-kaymaksiz-yogurt-yapimi/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: left; margin-right: 10px;"><g:plusone size="tall" count="true" href="http://www.kirpininyeri.com/2012/04/muhendis-usulu-kaymaksiz-yogurt-yapimi/"></g:plusone></div><p>İnternette epey tarif var yoğurt nasıl mayalanır anlatan gerçi ama ben deneme yanıma yoluyla en iyi olduğunu düşündüğüm yolu buldum. Kirpigiller zaten biliyordur ama ekranını yeni açanlar için tekrar paylaşayım: Mühendis usulü diyorum fakat gıda mühendisi değil bilgisayar mühendisiyim. Yanlış olmasın sonra <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bu tarifin kaymaksız yoğurt yapmak için olduğun da ekledikten sonra hemen gereken malzemelere geçelim:<span id="more-1643"></span></p>
<ul>
<li>3 adet yarım litrelik cam şişe SEK günlük süt</li>
<li>Sütü alacak büyüklükte bir çelik tencere</li>
<li>Bir adet klipsli kapaklı cam kap (yine sütü alacak büyüklükte)</li>
<li>Bir battaniye</li>
<li>Bir sofra bezi</li>
<li>İki adet küçük kase (50-100gram kaymak alacak kadar)</li>
<li>İki adet çorba kaşığı (boyut önemli değil)</li>
<li>Bir kasenin ağzını örtecek kadar streç film</li>
<li>Bir tatlı kaşığı yoğurt (10gram civarı)</li>
<li>Ocak ve buzdolabı <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
<li>Vee aslında bu süreçteki en kritik teknoloji olan gıda termometresi (30-80 santigrat derece ölçebilmeli)</li>
</ul>
<p>Gelelim tarife. Detayları en sonunda vereceğim.</p>
<ol>
<li>Boş kaseye, maya olarak kullanılacak olan yoğurttan bir tatlı kaşığı konur ve yoğurt ılımaya bırakılır. (Mayalık yoğurt yoksa uzaylınıza, o da yoksa komşunuza danışın)</li>
<li>Sütün hepsi (1.5 litre) tencereye dökülür.</li>
<li>Tencere, ağzı açık bir şekilde 70 santigrat dereceyi geçene kadar ısıtılır.</li>
<li>Ocak ateşi en kısık haline alınır.</li>
<li>Süt yarım saat kadar ısıtılmaya devam edilir. Bu sayede içinde bulunan suyun bir kısmının buharlaşması sağlanır.</li>
<li>Süt, ısıtılırken ağzı açık olduğu için mütemadiyen kaymak bağlayacaktır. Kaselerden biri alınır ve oluşan kaymaklar birinci çorba kaşığı aracılığıyla tekrar tekrar kaselerden birine aktarılır.</li>
<li>Suyun yeteri kadar buharlaştığına ikna olununca sütün tamamı cam kaba dökülür.</li>
<li>Ağzı açık cam kapta soğumaya bırakılan süt, 45 santigrat dereceye soğuyana kadar termometre ile sık sık kontrol edilir.</li>
<li>Süt soğurken tekrar kaymak oluşacaktır. Bunlar da kaşıkla alınıp kaymak kasesine koyulur.</li>
<li>Yine süt soğurken battaniye 6 saat boyunca rahatsız edilmeyecek bir yere serilir.</li>
<li>Battaniyenin üzerine sofra bezi serilir.</li>
<li>Kasedeki mayalık yoğurdun üstüne 45 dereceye kadar soğumuş olan sütten iki kaşık eklenir.</li>
<li>Kasedeki karışım, yoğurt sütün içinde çözünene kadar karıştırılır. Amacımız homojene yakın bir çözelti elde etmek.</li>
<li>Kasedeki karışım cam kaptaki sütün içine koyulur ve süt aynı kaşıkla üç ila beş tur arası nazikçe karıştırılır.</li>
<li>Cam kabın kapağı kapatılır ve kapağın klipsleri kilitlenir.</li>
<li>Cam kap battaniyenin içindeki sofra bezinin üzerine sarsmadan koyulur.</li>
<li>Önce sofra bezi sonrasında da battaniye katlanarak sıcaklığın korunması sağlanır.</li>
<li>5.5 saat sonraya alarm kurulur.</li>
<li>Alarm çaldıktan sonra yoğurt battaniye ve sofra bezinin içinden nazikçe, sarsmadan çıkartılarak buzdolabına alınır.</li>
<li>Kaymakların toplandığı kasenin üstüne streç film kapatılır ve bu kase bir sonraki kahvaltıda balla yemek üzere buzdolabına kaldırılır.</li>
<li>24 saat buzdolabında bekletilen yoğurt afiyetle yenir.</li>
</ol>
<p>Yukarıdaki tarifin sonucu şöyle oluyor:</p>
<div id="attachment_1648" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/04/evyapimiyogurt.jpg"><img class="size-medium wp-image-1648" title="Ev Yapımı Yoğurt" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2012/04/evyapimiyogurt-300x225.jpg" alt="Ev Yapımı Yoğurt" width="300" height="225" /></a><p class="wp-caption-text">Ev Yapımı Yoğurt</p></div>
<p>Gelelim mühendisvari detaylara:</p>
<ul>
<li>Sütün sıcaklığını serçe parmak ile ölçmek ve tariflerin belirttiği gibi &#8220;elimi 10 saniye içinde tutabilecek&#8221; kadar bekletmek bende hiç iyi sonuç vermedi. Bu ölçü birimi insanın psikolojisine göre bile değişiklik gösterebiliyor. (Hijyen de ayrı konu) Onun yerine termometre kullandım. Gereken sıcaklıkları da internette aratınca buluyorsunuz. Nesnel ve tekrarlanabilir bir şekilde yoğurt yapmak için termometre şart <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ben <a href="http://magaza.hammaddeler.com/Termometre-Dijital-50-300-C-,PR-352.html" target="_blank">şuradan </a>edindim termometreyi. Biraz pahalı oldu ama olsun. Başka işlere de yarar (diye kendimi avutuyorum).</li>
<li>Anladığım kadarıyla <a href="http://www.samsuntarim.gov.tr/teknikbilgiler/liftletler/gida/yogurtyapimi.pdf" target="_blank">45 santigrat derece</a> bakterilerin ideal üreme sıcaklığı. Sütü 70 dereceye kadar ısıtmanın yetmesinin veya gerekmesinin (bilimsel) sebebi ne bilmiyorum. Bazı <a href="http://www.belgeler.com/blg/2g4l/yogurt-yapimi" target="_blank">kaynaklarda</a> sütü homojenize etmek için bu derecenin yettiğine dair bir şeyler okudum. Halbuki günlük süt zaten homojenize edilmiş oluyor yanılmıyorsam. Bir de sütü kaynatmadan yoğurt yapmak X nesline tuhaf gelebilir. Ama kullandığımız süt zaten pastörize. Bakterilik bir durum yok yani. Daha doğrusu, sütü yoğurt bakterilerini üremeye teşvik edecek kadar ısıtsak yetiyor.<div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></li>
<li>Günlük süt pahalı olduğu için çeşit çeşit süt denedim. Günlük olmayan sütlerin hiçbiri kabul edilebilir kalitede yoğurt yapmaya yaramadı. Mecburen günlük süte döndüm. SEK&#8217;in de hatırası olduğundan onu seçtim. Yoksa muhtemelen başka sütlerle de olur. Bir litrelik cam şişe SEK sütler çıktı bir de. Onlar da fena değil.</li>
<li>Mayalık yoğurt olarak en çok beğendiğim, en iyi sonuç veren yoğurt <a href="http://www.yaliciftligi.net/" target="_blank">Yalı Çiftliği</a> isimli şarküterinin kendi markasıyla sattığı yoğurt oldu. Mayalık yoğurdun tadı ile bundan yapılan yoğurdun tadı arasında dağlar kadar fark olabiliyor. Mesela Biga yoğurdu diye satılan şeyle yaptığım yoğurt o kadar iğrenç oldu ki o Biga yoğurdunu almayı bıraktım. Artık ne çeşit bakteri kullanıyorlarsa. Bakteri demişken, termometreyi aldığım sitede yoğurt mayası da satılıyor ama bir paketi ile bir ton (1000kg) süt mayalanıyormuş. Jiletle filan mayaları küçültmeye uğraşacaksanız buyrun <a href="http://magaza.hammaddeler.com/Peyma-Hansen-Yogurt-Kulturu-YFL-812-CH-1-50-U-x-3er-adet,PR-16703.html" target="_blank">buradan</a>.</li>
<li>Kendi yaptığınız yoğurttan maya olarak ayırarak yoğurt mayalamaya devam etmek en iyisi. Anladığım kadarıyla piyasadaki yoğurtlar da pastörize olduğu için bunların içinde yaşayan bakteri sayısı epey az (sıfır değil neyse ki). Siz onları üretmeye devam ettikçe kerataların oranı artıyor ve sanıyorum ki bu sebepten yoğurdunuzun kıvamı artıyor. Nihayetinde yoğurt dediğimiz şey süt içmeyi seven <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yo%C4%9Furt" target="_blank">iki bakteriden</a> ibaret <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
<li>Sütlere, günlük olanlarına bile, su katıyorlar sanırım. Muhtemelen bunun sebebi de bütün ineklerin aynı kıvamda süt vermemesidir. Hatta aynı inek farklı beslenmeyle farklı sululukta süt veriyordur. Süt firması da bunu dengelemeye çalışıyordur. (Müşteri deneyimi <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) Bu yüzden sütü ısıtırken tencerinin ağzını açık bırakıyoruz ve suyun buharlaşmasını sağlıyoruz (Evet yoğurdun maliyeti artıyor ama ne yapalım yahu)</li>
<li>Battaniyeye sofra bezi serme sebebimiz, battaniyenin daha sonra insan ısıtmada kullanılabilir halde kalmasını sağlamak. Yoksa süt bir sıçrar, iki sıçrar, üçüncüde hanım sizi market yoğurduna razı(!) eder <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
<li>Battaniye yerine alüminyum folyo kullanmak işe yarar mı bilmiyorum mühendis arkadaşlar. Zira 5.5 satin sonunda bu süt soğutulacak. Aniden soğutursanız bakteriler intikam uğruna tuhaf şeyler salgılayabilir (Freedoooomm!!). Bu da sütün kesilmesine ve emeklerin heba olmasına sebep olabilir. Biz yine yavaş soğutma yolından gidelim. (Folyo ile denerseniz sonucu paylaşın lütfen. Öğrenelim <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  )</li>
<li>Mayalık olan yoğurdu doğrudan cam kaba dökmüyoruz ki yine bakterileri yeni ortamlarına alıştıralım. Sıcaklık aniden değişirse de bu süt denen narin nesne kesiliveriyormuş.</li>
<li>Mayalanmış yoğurt adayı 5.5 saat yerine 6 saat veya abartmamak kaydıyla daha da uzun bekletilebilir. Bu durumda yoğurt ekşimeye başlayacaktır. Tatlı yoğurt sevmeyenler için ideal. Ha bu arada, sütü ısıtma süresi, soğutma süresi ve dışarıda bekletme süresini hesaba katarsanız, bu yoğurdu akşam saat altıdan sonra kurmaya çalışmamanız gerektiğini anlarsınız.</li>
<li>Sütün ısı sığasını vesairesini öğrenip oda sıcaklığında kaç dakikada 45 santigrat dereceye ineceğini hesaplarsanız paylaşın ki bu yazıya ekleyeyim.</li>
<li>Yoğurt adayı buzdolabında bir gün beklemezse yoğurdun kıvamı pek güzel olmuyor. Tavsiye etmiyorum aceleci davranmanızı.</li>
<li>Cam kap kullanmamın sebebi, adam gibi bir toprak kap bulamamış olmam. Ayrıca cam da bir çeşit topraktan yapılmıyor mu kardeşim? <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
<li>Hiç denemedim ama yoğurdu kaymaklı yapmak için 4.5 saat geçtikten sonra ve buzdolabına koymadan önce yoğurdun ağzını 1 saat kadar açık bıraksanız yeterli olabilir. Denerseniz sonucu paylaşın. Bu arada ilk adımlarda ayrı bir kaseye ayırdığımız süt kaymağı, bildiğiniz süt kaymağı. En hasından. Balla enfes olmaktadır kendisi. Denemenizi tavsiye ederim. Kaymak ile ilgili söyleyeceğim en tuhaf şey de şu ki, sütü ısıtırken kaymağı kenara ayırmazsanız sütün üstünde kapak görevi görüyor ve süt taşıyor. Aman dikkat.</li>
<li>Son olarak, &#8220;Ne diye uğraşayım bu kadar? Gider yoğurt makinesi alırım&#8221; diyorsanız, &#8220;Haklı olabilirsiniz&#8221; derim. Ama yazması ve okuması uzun sürse de yapımı bu kadar basit (ve hatta keyifli) olan bir şeyi bile alete yükleyip ufak ufak yapacaksak vay halimize diyorum. Hem apartman dairemizde yemelik tavuk yetiştiremiyoruz, bari bakteri yetiştirelim öyle değil mi? <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
</ul>
<p>Son bir sır vereyim. Elcağızınızla yapıp yediğiniz yoğurdun tadı apayrı oluyor. Afiyet olsun.</p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EErzpYWFJG943yxkw7xZyG92kPU/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EErzpYWFJG943yxkw7xZyG92kPU/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EErzpYWFJG943yxkw7xZyG92kPU/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EErzpYWFJG943yxkw7xZyG92kPU/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/kirpininyeri/~4/uqujrP7LR-g" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/muhendis-usulu-kaymaksiz-yogurt-yapimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirpininyeri.com/2012/04/muhendis-usulu-kaymaksiz-yogurt-yapimi/</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>

