<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/rss2full.xsl" type="text/xsl" media="screen"?><?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css" type="text/css" media="screen"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-29867799</atom:id><lastBuildDate>Thu, 29 May 2008 12:30:57 +0000</lastBuildDate><title>Köz Ve Ateş</title><description /><link>http://camirunar.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (camirunar)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>10</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/kozveates" type="application/rss+xml" /><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-29867799.post-829158810998514246</guid><pubDate>Fri, 21 Sep 2007 20:48:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-09-21T23:56:20.144+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">paris komünü</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">la commune de paris</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">vive la commune</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">komün şiirleri</category><title>Yaşasın Komün,  Eugène Châtelain 1871 Paris</title><description>Ben açık sözlü ve kaygısızım;&lt;br /&gt;İnan olsun, bununla gurur duyuyorum!&lt;br /&gt;Seçtiğim bayrak&lt;br /&gt;Kızıl kırmızıdır.&lt;br /&gt;Kanımdandır rengi&lt;br /&gt;Kalbimin içinden dağılan.&lt;br /&gt;Yaşasın Komün!&lt;br /&gt;Çocuklar,&lt;br /&gt;Yaşasın Komün!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, kesinlikle kırmızıdır&lt;br /&gt;En güzel simgesi&lt;br /&gt;İşçi yurttaşın;&lt;br /&gt;Bu yüzden seviyorum onu.&lt;br /&gt;İşçilerin bayrağı&lt;br /&gt;Her zaman en iyisi olacaktır.&lt;br /&gt;Yaşasın Komün!&lt;br /&gt;Çocuklar,&lt;br /&gt;Yaşasın Komün!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canileri sevmem,&lt;br /&gt;Dayağı da;&lt;br /&gt;Ama bütün çocukları severim,&lt;br /&gt;Arkadaşım olurlar&lt;br /&gt;Onlarla oynarken ben,&lt;br /&gt;Şarkı söyleriz, canı gönülden:&lt;br /&gt;Yaşasın Komün!&lt;br /&gt;Çocuklar,&lt;br /&gt;Yaşasın Komün!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Komün, bilirsiniz,&lt;br /&gt;Küçük cesur insanlar,&lt;br /&gt;Neymiş  o ? Dinleyin hepiniz:&lt;br /&gt;Yaşamak içindir kardeşler.&lt;br /&gt;Ve biz büyüdüğümüz zaman&lt;br /&gt;Zalimlerle dövüşeceğiz.&lt;br /&gt;Yaşasın Komün!&lt;br /&gt;Çocuklar,&lt;br /&gt;Yaşasın Komün!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adaletini doğrulamak için&lt;br /&gt;Cumhuriyetimizin,&lt;br /&gt;Alt etmemiz gerekli bizim kralları&lt;br /&gt;Ve onların bütün alayını&lt;br /&gt;İyi Tanrıdan ve İsa’dan fazlası!&lt;br /&gt;Rahiplere ihtiyacımız yok artık!&lt;br /&gt;Yaşasın Komün!&lt;br /&gt;Çocuklar,&lt;br /&gt;Yaşasın Komün!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman geldiğinde,&lt;br /&gt;Hiç bir ailenin&lt;br /&gt;Çocuğu olmayacak çıplak ayaklarını&lt;br /&gt;Çaputlar içinde sürüyen.&lt;br /&gt;Herkesin biraz ekmeği olacak,&lt;br /&gt;Bir işi, iyi şarabı.&lt;br /&gt;Yaşasın Komün!&lt;br /&gt;Çocuklar!&lt;br /&gt;Yaşasın Komün!</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/kozveates/~3/160927862/yaasn-komn-eugne-chtelain-1871-paris.html</link><author>noreply@blogger.com (camirunar)</author><feedburner:origLink>http://camirunar.blogspot.com/2007/09/yaasn-komn-eugne-chtelain-1871-paris.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-29867799.post-6750684235185860234</guid><pubDate>Sat, 26 May 2007 00:48:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-05-26T03:52:15.505+03:00</atom:updated><title>Mavinin Keşfi</title><description>&lt;p class="MsoNormal"&gt;Yeşilin büyüsü büyürken titreyince mavi, parıldayarak, aramanın heyecanı ışığı fark eder. Maviyi ve yeşili anlamlandıran ışık gözler çözülürken bolluğu müjdeliyordur. Mavi ve yeşil hiçbir zaman yalnız değildir. Belki onlar, kendilerini kutsayan ışığın sayısız çocuğundan sadece birkaç binidirler. Ama ışık onları unutmaz. Tek başlarına güzellikleri hiç kimseye yetmediğinden değil, yapıları ve doğaları bir olduğundan, nakış gibi işlenebilsinler diye dağa, taşa, düne, yarına, ve umuda; onlara diğer renkleri, dokuları, teni, saçları, kirpikleri ve kaşları, dudakları hediye eder ve onları ses ile tanıştırır.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Gözlerindeki yeşilin arayışı,&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Onlar kadar derin, &lt;/p&gt;      &lt;p class="MsoNormal"&gt;Onlar gibi maviş bir kürede&lt;br /&gt;Dünyayı emzirecek kadar yaprak dolu memeleri ile&lt;br /&gt;Bir ormanı yaratamamanın, &lt;/p&gt;        &lt;p class="MsoNormal"&gt;Topraktan kopmuş olmanın tekliğini görmezden gelmek için&lt;br /&gt;Uzanıp bir tıraşsız ağacın gölgesine&lt;br /&gt;Sütten en erken kesilmiş en taze ve en zayıf yaprağı&lt;br /&gt;Karınca saflarını yere sererek tutuşturmanın,&lt;/p&gt;              &lt;p class="MsoNormal"&gt;Ve gözbebeklerinin karanlığında&lt;br /&gt;Annelerini kaybetmiş kuzulara&lt;br /&gt;Çobandan kurtulmuş olduklarını müjdeleyen, evrenin en dingin&lt;br /&gt;Zafer şarkısını çalan kavalın&lt;br /&gt;Deliklerinden çıkan havaya dem tutan rüzgarla ıslatılan gözlerin&lt;br /&gt;Hüznü, çaresizliği&lt;br /&gt;Ve Matemiyle taşar gözlerden. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Arayış kendini aşar. Ama yine de esirler, nasıl bırakılır biliyorsanız, öyle bırakılır.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Öyle susuz, bilgisiz, perişan. Unuturlar kendi başlarının çaresine bakabildikleri zamanları, ararlar efendilerinin karalığını. Köleler gibi ışıktan kaçarlar, göz kapaklarının zindanına sığınmışlardır. Artık yaralı kuşun kanadındaki tüy gibi rüzgara düşmandır onlar, sonra ne o maviden, ne yeşilden, ne de karıncalardan gerçek bir dost bulamamışlardır. Anlamlarını özdeşleriyle bulmuşlardır, onlarla kaybederler.&lt;/p&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/kozveates/~3/119734452/mavinin-kefi.html</link><author>noreply@blogger.com (camirunar)</author><feedburner:origLink>http://camirunar.blogspot.com/2007/05/mavinin-kefi.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-29867799.post-5899029793657142362</guid><pubDate>Tue, 09 Jan 2007 11:23:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-01-09T13:26:34.144+02:00</atom:updated><title>Kukla'nın Nutku</title><description>&lt;p class="MsoNormal"&gt;Ben de senin gibi kuklayım,&lt;br /&gt;Ben kendim&lt;br /&gt;Bir başkasının hayatının yanılsaması.&lt;br /&gt;Beni ben yapan tahta ve kumaştan başka ne varsa sana ait&lt;br /&gt;Ama ben oynamak istemiyorsam bu gün senin oyununda&lt;br /&gt;Benim yerime sahneye de çıkarmayacaksın başkasını.&lt;br /&gt;Bu oyun benim hayatımın kendisi olana dek oynamayacağız Usta!&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;                          &lt;p class="MsoNormal"&gt;Ben de senin gibi kuklayım Kukla&lt;br /&gt;Ben kendim&lt;br /&gt;Bir başkasının varlığının varlığı&lt;br /&gt;Beni ben yapan tahta ve kumaş yani ait olmalıydı başkasına&lt;br /&gt;Ama ben bir kez varolduysam&lt;br /&gt;Varlığımı sensiz var etmeyi öğrenmeyi, yönetmeyi birlikte&lt;br /&gt;Bu oyun benim hayatımın kendisi olana dek dileyeceğim Kukla!&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;                        &lt;p class="MsoNormal"&gt;Sen de benim gibi kuklasın Usta!&lt;br /&gt;Sen kendin&lt;br /&gt;Bir başkasının komedisinin komedyeni,&lt;br /&gt;Karşındakiler gülmeli yaptıklarına yani, başkasından öğrenmeli gülmeyi.&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kukla Ustası Kukla&lt;br /&gt;Sen, bir başkasının keyifinin tellalı&lt;br /&gt;Sen kendin&lt;br /&gt;Bir başkasını güldürmeli eğlendirmelisin&lt;br /&gt;Güldürmeden, eğlendirmeden de yaşayabilmek için kendi kendine&lt;br /&gt;Ve ben oynamak istemediğimde de senin oyununda&lt;br /&gt;Sen bir oyun oynayabilmek için, gülebilmek için güldürmeden de&lt;br /&gt;Bu oyun senin hayatının kendisi olana dek düşündürmek zorundasın Usta!&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Siz de benim gibi kuklasınız&lt;br /&gt;Siz hepiniz&lt;br /&gt;Bir başkasının sefasının düşkünleri&lt;br /&gt;Siz kendiniz&lt;br /&gt;Başkalarına bu sahnenin ön koltuklarını ayırmalı&lt;br /&gt;Sahnedeki ancak siluetleri izlemelisiniz&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/o:p&gt;Sonra buradan çıkınca buraya gelebilmek için&lt;br /&gt;Sonra, buraya&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;gelmek için yaşamak için&lt;br /&gt;Ve biz zavallı kuklalar için ve elleri nasırlı Ustam için&lt;br /&gt;Bu oyunu sizin hayatınızın kendisi olmaktan çıkarmak zorundasınız.&lt;/p&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/kozveates/~3/97368820/kuklann-nutku.html</link><author>noreply@blogger.com (camirunar)</author><feedburner:origLink>http://camirunar.blogspot.com/2007/01/kuklann-nutku.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-29867799.post-116491911045762566</guid><pubDate>Thu, 30 Nov 2006 20:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-11-30T23:43:22.813+02:00</atom:updated><title>Sinyalizasyon</title><description>&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;            &lt;p class="MsoNormal"&gt;Yüzgeçlerimizin ittiği kütle dalga olup imeceleşiyor&lt;br /&gt;Aramızdan biri sıyrılıyor sinsice&lt;br /&gt;bakakalıyoruz.&lt;br /&gt;Kuyruk vurup kapıyor yemi&lt;br /&gt;Sinyalizasyon hükümsüz, büyük balıkların geçidine alkış tutuyoruz&lt;/p&gt;        &lt;p class="MsoNormal"&gt;Dalgın balıklarla birlikte ağa takılıp da&lt;br /&gt;Su yüzüne çıkınca çaresizce&lt;br /&gt;Solungaçlarımızı&lt;br /&gt;açıp&lt;br /&gt;kapatıyoruz&lt;br /&gt;Geride markalı ve renkli konserveler bırakıyoruz&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;Peşi sıra dizilip ardından birkaçının bilinçsizce&lt;br /&gt;Bir hızlı küçük balığın peşinde&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;                                   &lt;/span&gt;fosforlu kanatları çırpıyoruz&lt;br /&gt;Sinyalizasyon, sarı-kırmızı-yeşil, ölüm kuyruğundan sıra satın alıyoruz&lt;/p&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/kozveates/~3/97368821/sinyalizasyon.html</link><author>noreply@blogger.com (camirunar)</author><feedburner:origLink>http://camirunar.blogspot.com/2006/11/sinyalizasyon.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-29867799.post-115982521516752130</guid><pubDate>Mon, 02 Oct 2006 21:36:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-10-03T00:48:25.936+03:00</atom:updated><title>Öteki</title><description>&lt;p style="font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Mülkiyet tarih olduğu zaman;&lt;br /&gt;Bütün hırsızları fani dünyanın&lt;br /&gt;Çıkacak cehennemin kapılarından,&lt;br /&gt;Paslı kilidi esaretin, çuvallarında…&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;        &lt;p style="font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Silahları gömdüğümüz zaman;&lt;br /&gt;Bütün katilleri eski dünyanın,&lt;br /&gt;Çıkacak cehennemin kapılarından&lt;br /&gt;İşleyerek elleriyle son cinayetlerini. &lt;/p&gt;  &lt;p style="font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;          &lt;p style="font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Zincire vurun cennetin kapılarını&lt;br /&gt;Ne çıkabilsin içeridekiler,&lt;br /&gt;Ne de girebilsin yeni köleleri tanrının.&lt;br /&gt;Zamanı doldu son cinayetin, SUSUN!&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;diyet ödeniyor.&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;   &lt;/span&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/kozveates/~3/97368822/teki.html</link><author>noreply@blogger.com (camirunar)</author><feedburner:origLink>http://camirunar.blogspot.com/2006/10/teki.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-29867799.post-115944654673236443</guid><pubDate>Thu, 28 Sep 2006 11:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-10-03T00:35:28.080+03:00</atom:updated><title>Şiirde ahenk üzerine</title><description>&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;&lt;br /&gt;Dalgalar ileri atlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Derinleşir deniz,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Dalgalar ileri atlarken gerisingeri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Devam etmektedir tedrici.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Hep derinseydi deniz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Ve hala derinleşiyorsa durmadan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Altımızı oyuyordur&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Ahenkle sarhoş edilen zaman.&lt;/span&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/kozveates/~3/97368823/iirde-ahenk-zerine.html</link><author>noreply@blogger.com (camirunar)</author><feedburner:origLink>http://camirunar.blogspot.com/2006/09/iirde-ahenk-zerine.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-29867799.post-115265496050480395</guid><pubDate>Tue, 11 Jul 2006 21:54:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-07-12T00:56:00.513+03:00</atom:updated><title>Adalet</title><description>Tek parmağının ucunda durmaya çalışıyor&lt;br /&gt;Bir elinde terazi, kefelerinde anıları, gözleri bağlı&lt;br /&gt;Tartamıyor o yüzden,&lt;br /&gt;Unutmuş diğer elindeki kitabı</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/kozveates/~3/97368824/adalet.html</link><author>noreply@blogger.com (camirunar)</author><feedburner:origLink>http://camirunar.blogspot.com/2006/07/adalet.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-29867799.post-115206351165120728</guid><pubDate>Wed, 05 Jul 2006 01:27:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-07-05T04:38:31.660+03:00</atom:updated><title>İt</title><description>Yabancı gördüğü her şeye nefretiyle, tasması ve kulübesiyle o tam bir köpekti. Sokaktaki diğer hayvanların ne yediğinin önemi yoktu, sahibinin korunacak ne kadar çok şeyi varsa o kadar iyi semirirdi. Çarpık bir algı ile koruduğu şeyleri kendinin zannederdi. Zaten sahiplenecek bir şeyi olmalıydı havlaması için; o içinde yaşadığı bahçe, kulübe, boynundaki tasma, ucundaki uzun zincir sahibinden gayri hem de onun değil miydi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokaktaki diğer köpeklerle ağız dalaşına girip kafa ütülerdi her gün, onları hiç görmese de tanımasa da kendince bekçilik işini elinden alabilecekleri dürtüsü ile soluğu kesilene kadar bağırır, dayak yemeden susmazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceleri hürriyetinin çivili utancından çıkarılırdı uzun zinciri. O yüzden çok severdi kameri bahçenin efendisi kutsal köpek. Özgürlüğü ahmakça kuyruğunu sallayarak kutlardı her gece. Kazanılmamış özgürlüğün aslında esaretin kendisi olduğundan bihaber o çok sevdiği gecenin gündüz zincirlenmesine neden olduğunu anlayamadı hiçbir zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle zavallı, böyle aptal geçti yılları köpeğin. Benim pencerelerinden kovulduğum eve bir gün bir hırsız girdi, o ahmak ile son görüşmemiz oldu o gecenin sabahı. Sonraları  kulübesini kaldırdılar ıslak burunlunun. Eşiği kendi evlerininki kadar büyük yeni bir  kulübe yaptılar yeni köpek için.</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/kozveates/~3/97368825/it.html</link><author>noreply@blogger.com (camirunar)</author><feedburner:origLink>http://camirunar.blogspot.com/2006/07/it.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-29867799.post-115058514575992312</guid><pubDate>Sat, 17 Jun 2006 22:56:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-06-18T02:18:19.770+03:00</atom:updated><title>Demir'e Rubai</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/3370/3158/320/alevv.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/3370/3158/320/alevv.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Demiri dövdük, dövdük geberesiceyi&lt;br /&gt;Yaktık gün gibi kızıllaşana kadar&lt;br /&gt;Demiri yaktık, yaktık eriyesiceyi&lt;br /&gt;Etinde dağlandı mazlumun, yazık...&lt;/div&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/kozveates/~3/97368827/demire-rubai.html</link><author>noreply@blogger.com (camirunar)</author><feedburner:origLink>http://camirunar.blogspot.com/2006/06/demire-rubai.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-29867799.post-115058457319393093</guid><pubDate>Sat, 17 Jun 2006 22:47:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-05-29T14:19:26.763+03:00</atom:updated><title>Süslü Acı</title><description>&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:16;"  &gt;Kişilik bozuklukları toplumu güçleştiriyor yaşamayı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gün dostunum yarın düşmanından da hain&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gün sevgilinim yarın en anlaşılamamış kayıp kişiyim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamak etten tırnak sökülüyormuş gibi kopmasını bekleyerek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunalım,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Gaz molekülleri misali itişip kakışarak yaşamak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstüne basarak soğuk olanın, sıcak olandan çalmak hayatı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen soğuk olan tarafından çekilmek aşağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                     Tabakalaşarak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbirimiz istemese de birbirimizi bekleyerek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aramızdaki duvarları boyamak yaptığımız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kelimeleri renkli taşlar gibi dizerek anlatmak hayatı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süsleyerek acıyı, yücelterek, okşayarak kanlı başını&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Kafasızca denkleştirirken çelişkileri yarını bekleyerek&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://feeds.feedburner.com/~r/kozveates/~3/97368826/ssl-ac.html</link><author>noreply@blogger.com (camirunar)</author><feedburner:origLink>http://camirunar.blogspot.com/2006/06/ssl-ac.html</feedburner:origLink></item></channel></rss>
