<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">

<channel>
	<title>Kübra Yılmaz</title>
	
	<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog</link>
	<description />
	<lastBuildDate>Fri, 02 Sep 2011 01:43:09 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/kubrayilmaz" /><feedburner:info xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" uri="kubrayilmaz" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://superfeedr.com/hubbub" /><item>
		<title>Naber? İyilik.</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/naber-iyilik/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/naber-iyilik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Sep 2011 01:43:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=300</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır girip de bakmadım bile buraya, neredeyse nasıl girdiğimi unutacakmışım. Yazmayı severdim, hala seviyorum ama kendime yazıyorum artık. Paylaşmak biraz daha abes geliyor. Belki de &#8220;yargı&#8221; ya da &#8220;çevre baskısı&#8221; durumu. tabiki gözle görülür, elle tutulur bir durum yok ama insan rahatsız oluyor. sonuçta kişisel yazıyorum.Bir süredir adamakıllı blog da okumuyordum. Biraz biraz başladım. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zamandır girip de bakmadım bile buraya, neredeyse nasıl girdiğimi unutacakmışım. Yazmayı severdim, hala seviyorum ama kendime yazıyorum artık. Paylaşmak biraz daha abes geliyor. Belki de &#8220;yargı&#8221; ya da &#8220;çevre baskısı&#8221; durumu. tabiki gözle görülür, elle tutulur bir durum yok ama insan rahatsız oluyor. sonuçta kişisel yazıyorum.Bir süredir adamakıllı blog da okumuyordum. Biraz biraz başladım. Sonra fark ettim ki yazdıkça rahatlarım ben.</p>
<p>Bayram geldi derken, zamanın azizliğine uğradık yine. Bir diğeri daha bitti. Zaman geçip gidiyor ama hala &#8220;naber?&#8221; sorusuna &#8220;iyilik&#8221; deyip geçiştiriyoruz. İyi miyiz, orası bilinmez. Bir şeylerin eksikliği içerisinde çırpınıp gidiyoruz.</p>
<p>Küçükken kardeşler arasında en küçüğü ben olduğum için şanslı olduğum söylenirdi. Hatta bir şeyden yakındığımda &#8220;kızım arabayı senle aldık, ne telefon vardı bizim zamanımızda ne bilgisayar. hepsine sen yetiştin ne şanslısın&#8221; derlerdi. O zamanlar verebildiğim pek yanıt yoktu. Sonra fark ettim ki şans göreceli bir kavram. Kime göre şans? neye göre şans?</p>
<p>Diğerlerinin mezuniyetlerinde, üniversite kayıtlarında, doğum günlerinde, başarılarında, sevinçlerinde, üzüntülerinde tüm aile birarada olurken, sende durum kopuyor. Herkes ayrı bir yerde. Kopuk kopuk yaşıyoruz artık hayatı. Fotoğraflarda 5 kişi değil de 2 kişi oluyor.Bu mu şans, tartışılır.</p>
<p>Her türlü imkana sahip olma durumu mu, birarada olmak mı deseler ikincisini tercih ederim kesinlikle. Ama insanoğlu işte ne yaşarsak yaşayalım, genelde tatmin olmuyoruz. başka birileri de birinciyi istiyor belki. Hep daha fazlasını istemek olarak nitelendirilemez bu, bir şeyleri tamamlayıp devamını istemiyoruz çünkü. Eksik yerleri tamamlamayı deniyoruz ama imkansıza yakın bir şey aslında istediğimiz. Hayat öyle ya da böyle herkese zor.</p>
<p>(eskiden olsa daha kolay yazardım, duraksamadan, daha net. yapacak bir şey yok bir dahaki sefere. )</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/bilgisayar-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">Bilgisayar mı?</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/dogru-ya-da-yanlis-tercih/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğru ya da Yanlış Tercih</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/mutlu-olmak-ya-da-mutlu-etmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Mutlu Olmak ya da Mutlu Etmek</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/kan-ihmale-gelmez/" rel="bookmark" class="crp_title">Kan İhmale Gelmez!</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/ermis-sorfcu-ve-patrondan/" rel="bookmark" class="crp_title">Ermiş, Sörfçü ve Patron'dan</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/naber-iyilik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>SINAV, SINAV İLLE DE SINAV!</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/sinav-sinav-ille-de-sinav/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/sinav-sinav-ille-de-sinav/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Dec 2010 20:38:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[LYS]]></category>
		<category><![CDATA[önyargı]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[YGS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=296</guid>
		<description><![CDATA[Ne zamandır açıp da bakmıyorum bile bloguma. Ancak mailime Choyang ile ilgili yazdığım yazıya yorumlar arttıkça, siteye girme isteğim arttı. Gelmişken, hazır yıllık için de yazı yazmaya alışmışken bloguma da bir şeyler karalayayım dedim. Sonra düşündüm, sınavla ilgili aklıma bazı şeyler geldi. Yanlışlar var ancak &#8220;nerde, kimde suç&#8221; bilemiyorum. Kimi zaman eğitim sistemimizi suçluyorum, kimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ne zamandır açıp da bakmıyorum bile bloguma. Ancak mailime Choyang ile ilgili yazdığım yazıya yorumlar arttıkça, siteye girme isteğim arttı. Gelmişken, hazır yıllık için de yazı yazmaya alışmışken bloguma da bir şeyler karalayayım dedim. Sonra düşündüm, sınavla ilgili aklıma bazı şeyler geldi. Yanlışlar var ancak &#8220;nerde, kimde suç&#8221; bilemiyorum. Kimi zaman eğitim sistemimizi suçluyorum, kimi zaman kendimi, kimi zamansa insanların beyinlerine yerleşmiş ve çıkmak bilmeyen düşünceleri.</p>
<p><span id="more-296"></span></p>
<p>Eğitim sistemimizi suçluyorum; çünkü bir öğrenci için bu kadar bilginin son sınıfta tekrar tekrar yüklenilmesi çoğu öğrenciyi bunaltıyor. İnsan beyni aynı anda birçok konuyu kavrayamıyor. Bir matematik dersinin bile üçe bölünmesi bir öğrenci için çalışılacak, öğrenilecek daha çok konu demek. Son sınıf için okulların hala zorluyor olması, değişen sınav sistemleri&#8230;Kendi fikrim ve bende oluşan durum bu yönde. Kavramları birbirine karıştırmaya başlamak üzereyim.</p>
<p>Kendimi suçluyorum; çünkü ne yapmam gerektiğini bildiğim halde üzerimde nedenini bilmediğim bir rahatlık var.</p>
<p>İnsanların beyinlerine yerleşmiş ve çıkmak bilmeyen düşünceleri suçluyorum, önyargılarından hoşlanmıyorum. Çünkü değerlendirdikleri insanları belli kalıplara sokmaya çalışıyorlar. Onlar için o kişi, istedikleri kalıba girmiyorsa yok, giriyorsa var.</p>
<p>O kadar klişe yaklaşımlarda bulunup o kadar alakasız beklentilerde bulunuyorlar ki ister istemez baskı oluşturuyorlar.</p>
<p>Bunun önüne geçmek için önyargılardan kurtulup, kulakları tıkamak lazım.Aynı zamanda eğitim sistemi böyle devam ettiği sürece her gelen iktidarla, her gazla sistem değişirse biraz zor.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/sinav/" rel="bookmark" class="crp_title">SINAV!</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/veda/" rel="bookmark" class="crp_title">Veda :)</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/oyun-oynardik-biz-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Oyun Oynardık Biz-2</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/yardim-gerekmez-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">Yardım Gerekmez Mi?</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/bir-sarkiyla-baslar-her-sey/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir Şarkıyla Başlar Her Şey</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/sinav-sinav-ille-de-sinav/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>Veda :)</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/veda/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/veda/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Aug 2010 12:02:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=293</guid>
		<description><![CDATA[
Bir şekilde açılan blogla uzun süre ilgilenememek&#8230;
Aslında yazmayı çok severken, bir türlü fırsat bulamamak. E malum bu sene de sınav var, bu bir bahane değil ancak bu sene bile yeterince ilgilenememişken önümüzdeki yıl ilgilenebileceğimi sanmıyorum. En azından 8-9 ay gibi bir süre blog yazmaya ara veriyorum. Bu süreden sonra geri döneceğim.  
Benzer Yazılar:Bir Şarkıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/08/cookiesm_veda_lanzarote_wege_1243599404.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-294" title="cookiesm_veda_lanzarote_wege_1243599404" src="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/08/cookiesm_veda_lanzarote_wege_1243599404.jpg" alt="" width="315" height="376" /></a></p>
<p>Bir şekilde açılan blogla uzun süre ilgilenememek&#8230;</p>
<p>Aslında yazmayı çok severken, bir türlü fırsat bulamamak. E malum bu sene de sınav var, bu bir bahane değil ancak bu sene bile yeterince ilgilenememişken önümüzdeki yıl ilgilenebileceğimi sanmıyorum. En azından 8-9 ay gibi bir süre blog yazmaya ara veriyorum. Bu süreden sonra geri döneceğim. <img src='http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/bir-sarkiyla-baslar-her-sey/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir Şarkıyla Başlar Her Şey</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/sinav/" rel="bookmark" class="crp_title">SINAV!</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/dogru-ya-da-yanlis-tercih/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğru ya da Yanlış Tercih</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/yol-ayrimi/" rel="bookmark" class="crp_title">Yol Ayrımı</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/sinav-sinav-ille-de-sinav/" rel="bookmark" class="crp_title">SINAV, SINAV İLLE DE SINAV!</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/veda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/08/cookiesm_veda_lanzarote_wege_1243599404-150x150.jpg" />
		<media:content url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/08/cookiesm_veda_lanzarote_wege_1243599404.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">cookiesm_veda_lanzarote_wege_1243599404</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/08/cookiesm_veda_lanzarote_wege_1243599404-150x150.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bir Şarkıyla Başlar Her Şey</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/bir-sarkiyla-baslar-her-sey/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/bir-sarkiyla-baslar-her-sey/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 21:39:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=288</guid>
		<description><![CDATA[Bir şarkıyla başlar her şey. Dinlersin anlamlı gelir sözleri. Dinlemeye devam edersin, aynı zamanda şarkıyı yazan kişinin psikolojisini de anlamaya başlarsın. Ve birden o oluverirsin. Durmadan dinlersin, dinledikçe değişir duyguların.
Bir süre sonra unutursun ya da bıkarsın o parçadan. başka yerde başka durumda duyduğunda aynı anıları tekrar tekrar yaşar gibi olursun.
Yazarken dinleyip, dinlerken yazarsın. İster istemez [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir şarkıyla başlar her şey. Dinlersin anlamlı gelir sözleri. Dinlemeye devam edersin, aynı zamanda şarkıyı yazan kişinin psikolojisini de anlamaya başlarsın. Ve birden o oluverirsin. Durmadan dinlersin, dinledikçe değişir duyguların.</p>
<p>Bir süre sonra unutursun ya da bıkarsın o parçadan. başka yerde başka durumda duyduğunda aynı anıları tekrar tekrar yaşar gibi olursun.<span id="more-288"></span></p>
<p>Yazarken dinleyip, dinlerken yazarsın. İster istemez gülümsememin altındaki o hüznü geri getirir Some Day.</p>
<p>&#8220;Some day, you will find a better place to stay.&#8221; kısmıyla bir umut beslerim her nakaratta.  Sonra yeniden, yeniden geçmiş. Tekrar. En nefret ettiğim şeydir aslında bir kez düştüğüm hataya bile bile bir kez daha düşmek. Nefret ettiklerim gelir, bulur. Kim bilir belki bir gün kalacak daha iyi bir yer bulurum.</p>
<p><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/07/08-Some-Day.mp3">08 &#8211; Some Day</a></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/anin-tadini-cikarmak/" rel="bookmark" class="crp_title">Anın Tadını Çıkarmak!</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/sinav-sinav-ille-de-sinav/" rel="bookmark" class="crp_title">SINAV, SINAV İLLE DE SINAV!</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/veda/" rel="bookmark" class="crp_title">Veda :)</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/gulup-gecilen-batil-inanclar/" rel="bookmark" class="crp_title">Gülüp Geçilen Batıl İnançlar</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/dengeden-yoksun-insan/" rel="bookmark" class="crp_title">Dengeden Yoksun İnsan</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/bir-sarkiyla-baslar-her-sey/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
<enclosure url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/07/08-Some-Day.mp3" length="6041107" type="audio/mpeg" />
	
	</item>
		<item>
		<title>Bilmedikleri Çok Şey Var</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/bilmedikleri-cok-sey-var/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/bilmedikleri-cok-sey-var/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 May 2010 19:01:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=284</guid>
		<description><![CDATA[Sen!
Karşındakinin seni tanıdığı kadarsın.
Karşındakine kendini tanıttığın kadar&#8230;
Onlar seni senden çok bilemeyecekler.
Seninle ilgili kötü konuşacaklar, sen sadece gülümseyeceksin. Onlar bunu, onların düşüncelerinin kanıtı olarak algılayacaklar. Ama bilmeyecekler senin tüm bu saçmalıklara karşılık sadece gülümsediğini!
Birilerinin hayatından gitmesini isteyeceksin, onlar gidecekler. Niye gittiklerini bilmeden&#8230; Sana hakaret yağdıracaklar, sen onları üzmemeye çalışırken.

Birine bir durumu sadece açık açık anlatabileceksin, ima [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sen!</p>
<p>Karşındakinin seni tanıdığı kadarsın.</p>
<p>Karşındakine kendini tanıttığın kadar&#8230;<a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/05/AGACLI-YOL-NEW-YORK-POSTER__22697510_0.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-285" title="AGACLI-YOL-NEW-YORK-POSTER__22697510_0" src="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/05/AGACLI-YOL-NEW-YORK-POSTER__22697510_0-300x210.jpg" alt="" width="300" height="210" /></a></p>
<p>Onlar seni senden çok bilemeyecekler.</p>
<p>Seninle ilgili kötü konuşacaklar, sen sadece gülümseyeceksin. Onlar bunu, onların düşüncelerinin kanıtı olarak algılayacaklar. Ama bilmeyecekler senin tüm bu saçmalıklara karşılık sadece gülümsediğini!</p>
<p>Birilerinin hayatından gitmesini isteyeceksin, onlar gidecekler. Niye gittiklerini bilmeden&#8230; Sana hakaret yağdıracaklar, sen onları üzmemeye çalışırken.</p>
<p><span id="more-284"></span></p>
<p>Birine bir durumu sadece açık açık anlatabileceksin, ima kullanamayacaksın. Anlamayacaklar!</p>
<p>Vakit geçirdiğin insanlara göre yargılayacaklar seni. Sen, farklı insanlarla iletişim kurmayı seviyorken.</p>
<p>Sergilediğin hareketlerle sorgulayacaklar seni, ifadelerinle. Durumdan duruma değişiyorken davranışların, nasıl ifade etmen gerektiğini bilemeyeceksin.</p>
<p>Güldüğünü görecekler, özenecekler belki mutluluğuna. Nerden bilsinler ki değer verdiğin birini henüz kaybettiğini, aslında hiç de mutlu olmadığını.</p>
<p>Kimisi hiç yanaşmayacak sana. Kimisi seni çözmek isteyip &#8220;Hep yanındayım ben!&#8221; diyecek. Zoru görünce çekip gidecek. Kapalı bir kutusun sen!</p>
<p>Bir gün biri gelecek ve çözecek seni. O zamana kadarsa yapabilecek bir şey yok, sadece BEKLE!</p>
<p>NOT: Resimdeki poster etrafta boş boş dolanırken gördüğüm ve beğendiğim bir posterdir. Şu anda bir arkadaşımın odasında asılı durmaktadır.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/her-sey-sende-gizli/" rel="bookmark" class="crp_title">Her Şey Sende Gizli</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/anin-tadini-cikarmak/" rel="bookmark" class="crp_title">Anın Tadını Çıkarmak!</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/yol-ayrimi/" rel="bookmark" class="crp_title">Yol Ayrımı</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/dengeden-yoksun-insan/" rel="bookmark" class="crp_title">Dengeden Yoksun İnsan</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/yolculuk/" rel="bookmark" class="crp_title">Yolculuk</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/bilmedikleri-cok-sey-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/05/AGACLI-YOL-NEW-YORK-POSTER__22697510_0-150x150.jpg" />
		<media:content url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/05/AGACLI-YOL-NEW-YORK-POSTER__22697510_0.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">AGACLI-YOL-NEW-YORK-POSTER__22697510_0</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/05/AGACLI-YOL-NEW-YORK-POSTER__22697510_0-150x150.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yol Ayrımı</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/yol-ayrimi/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/yol-ayrimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Apr 2010 16:17:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=279</guid>
		<description><![CDATA[On yıl kadar önce bir gazete ek olarak çeşitli okuma kitapları veriyordu. Çocuklara yönelik olan bu kitaplarda çeşitli olay döngüleri vardı. Ancak normalden farklı olarak bu kitaplarda, olay döngüsünü siz belirliyordunuz. Mesela kahraman bir mumya evine giriyordu ve çeşitli sesler duyuyordu. Sonra karar size bırakılıyordu. Ya kahramanı sesin olduğu yöne, üst kata çıkaracaktınız ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/04/tren-yolu.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-280" title="tren yolu" src="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/04/tren-yolu.jpg" alt="" width="350" height="295" /></a>On yıl kadar önce bir gazete ek olarak çeşitli okuma kitapları veriyordu. Çocuklara yönelik olan bu kitaplarda çeşitli olay döngüleri vardı. Ancak normalden farklı olarak bu kitaplarda<span id="more-279"></span>, olay döngüsünü siz belirliyordunuz. Mesela kahraman bir mumya evine giriyordu ve çeşitli sesler duyuyordu. Sonra karar size bırakılıyordu. Ya kahramanı sesin olduğu yöne, üst kata çıkaracaktınız ya da koşarak evden kaçıracaktınız.</p>
<p>Kahramanların vereceği kararlar, gideceği yerler&#8230; Seçim sizindi ve  onları siz yönlendiriyordunuz. Aynı hayatta olduğu gibi&#8230; Aynı kimden kaçacağımıza bizim karar vermemiz gibi&#8230; Aynı birini üzüp, üzmemeyi seçmek gibi&#8230;Tek farkla. Kitabı okurken &#8220;Acaba bunu seçsem ne olur?&#8221; sorusunun cevabını çok çabuk alabiliriz. Eğer kötü devam ediyorsa dönüp diğer seçeneği seçebiliriz. Peki ya yaşam?</p>
<p>Yaşamda bu, malesef mümkün değil. İki durumu aynı anda seçemediğiniz gibi değiştiremiyorsunuz da seçiminizi. Değiştiremiyorsunuz; çünkü bir şeyler kopup gitmiş oluyor. Bu nedenle sevdiklerinizi kaybediyorsunuz sürekli!</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/ermis-sorfcu-ve-patrondan/" rel="bookmark" class="crp_title">Ermiş, Sörfçü ve Patron'dan</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/bilmedikleri-cok-sey-var/" rel="bookmark" class="crp_title">Bilmedikleri Çok Şey Var</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/yolculuk/" rel="bookmark" class="crp_title">Yolculuk</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/veda/" rel="bookmark" class="crp_title">Veda :)</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/davranisin-arkasindaki-neden/" rel="bookmark" class="crp_title">Davranışın Arkasındaki Neden</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/yol-ayrimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/04/tren-yolu-150x150.jpg" />
		<media:content url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/04/tren-yolu.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">tren yolu</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/04/tren-yolu-150x150.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mutlu Olmak ya da Mutlu Etmek</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/mutlu-olmak-ya-da-mutlu-etmek/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/mutlu-olmak-ya-da-mutlu-etmek/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Apr 2010 13:19:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=273</guid>
		<description><![CDATA[Havalar güzel, bahar geldi. İnsanlar doldurmaya başlıyor parkları, bahçeleri. Yaz yaklaşıyor diye artmakta sevinçleri. Gülümseyen yüzler dolanıyor ortalıkta, buna karşılık somurtanlar da epey fazla. Peki nedir insanları mutlu eden ya da gülümsemekten alıkoyan?


Mutluluk ne demek? Mutlu olmak için önce bunu bilmek gerek. &#8220;Nasılsın?&#8221;, &#8220;İyi misin&#8221;, &#8220;Mutlu musun?&#8221; soruları geçiştirilerek cevaplandırılıyor. Düşünüyorum da son günlerde iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Havalar güzel, bahar geldi. İnsanlar doldurmaya başlıyor parkları, bahçeleri. Yaz yaklaşıyor diye artmakta sevinçleri. Gülümseyen yüzler dolanıyor ortalıkta, buna karşılık somurtanlar da epey fazla. Peki nedir insanları mutlu eden ya da gülümsemekten alıkoyan?<img class="alignnone" title="happy or sad" src="http://l.yimg.com/g/images/spaceball.gif" alt="" width="1" height="1" /></p>
<p><span id="more-273"></span></p>
<p><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/04/mixed-emotions.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-274" title="mixed emotions" src="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/04/mixed-emotions-242x300.jpg" alt="" width="242" height="300" /></a></p>
<p>Mutluluk ne demek? Mutlu olmak için önce bunu bilmek gerek. &#8220;Nasılsın?&#8221;, &#8220;İyi misin&#8221;, &#8220;Mutlu musun?&#8221; soruları geçiştirilerek cevaplandırılıyor. Düşünüyorum da son günlerde iyi olup olmadığımdan, mutluluğumdan bihaberim. Sorulan kaç soruya içimden gelerek yanıt verdim?</p>
<p><img class="aligncenter" title="happy or sad" src="http://l.yimg.com/g/images/spaceball.gif" alt="" width="1" height="1" /></p>
<p>Kendini geliştirmen için azla yetinmemen gerek, doğru. Mutluluk için de aynı şey geçerli olmak zorunda mı? Herkes her şeyden şikayet ediyor. Herkes mutluluğu istiyor, aynı zamanda daha fazlasını da. İkisinin birarada olabileceği ise meçhul. Hep daha fazlasını istediğin sürece mutlu olamazsın ki.</p>
<p>Sanırım önce belirlenmesi gereken kimin mutluluğuna önem verdiğimiz. Kendimiz için mi yaşıyoruz, yoksa birilerini mutlu etmek için mi kendimiz gibi olmuyoruz? Gülüyoruz, gerçekliğine aldırmadan. Yapmacık oluyor çoğu zaman, aldırmıyoruz kimse de aldırmıyor. Çünkü herkes aynı.</p>
<p>Mutlu olmak gerek, sonra mutlu etmek. Eğer hayat seninse; onu senden başkası yaşamayacaktır.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/dengeden-yoksun-insan/" rel="bookmark" class="crp_title">Dengeden Yoksun İnsan</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/dogru-ya-da-yanlis-tercih/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğru ya da Yanlış Tercih</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/naber-iyilik/" rel="bookmark" class="crp_title">Naber? İyilik.</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/bilmedikleri-cok-sey-var/" rel="bookmark" class="crp_title">Bilmedikleri Çok Şey Var</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/dis-gorunusumuz/" rel="bookmark" class="crp_title">Dış Görünüşümüz</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/mutlu-olmak-ya-da-mutlu-etmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://l.yimg.com/g/images/spaceball.gif" />
		<media:content url="http://l.yimg.com/g/images/spaceball.gif" medium="image">
			<media:title type="html">happy or sad</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/04/mixed-emotions.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">mixed emotions</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/04/mixed-emotions-150x150.jpg" />
		</media:content>
		<media:content url="http://l.yimg.com/g/images/spaceball.gif" medium="image">
			<media:title type="html">happy or sad</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>SINAV!</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/sinav/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/sinav/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 20:37:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=271</guid>
		<description><![CDATA[
Sınav haftası başlıyor pazartesi. Sonra cuma bitiyor. Böyle daha iyi oldu sanki ama sistemli çalışan için. Günde üç sınav olacak ve biz daha ne olduğunu anlamadan bitecek. Bir de değiştirdiler sınav sistemini. Öğleden sonra YGS ve LYS mantığıyla artık okuldaki sınavlar. Test, bir cevap anahtarı alınıp diğeri verilecek gibi gibi&#8230;
İyi olduğuna emin olduğum bir nokta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" title="sınav" src="http://2.bp.blogspot.com/_Xx5xgmx5sx0/R_QvGz44gPI/AAAAAAAAAd4/p211f8IkOWM/s1600/sinav_stresi.jpg" alt="" width="418" height="420" /></p>
<p>Sınav haftası başlıyor pazartesi. Sonra cuma bitiyor. Böyle daha iyi oldu sanki ama sistemli çalışan için. Günde üç sınav olacak ve biz daha ne olduğunu anlamadan bitecek. Bir de değiştirdiler sınav sistemini. Öğleden sonra YGS ve LYS mantığıyla artık okuldaki sınavlar. Test, bir cevap anahtarı alınıp diğeri verilecek gibi gibi&#8230;</p>
<p>İyi olduğuna emin olduğum bir nokta var. İlk dönemki sınavlar sistemsizdi ve bir dersin bir sınavı bittiğinde, diğer dersin ikinci sınavı başlıyordu. Böylece dönem sonuna kadar sürekli sınav. Bu sistem sayesinde her şeyin daha güzel olması dileğiyle. <img src='http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/sinav-sinav-ille-de-sinav/" rel="bookmark" class="crp_title">SINAV, SINAV İLLE DE SINAV!</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/veda/" rel="bookmark" class="crp_title">Veda :)</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/tam-da-muzik-tarzina-gore/" rel="bookmark" class="crp_title">Tam da Müzik Tarzına Göre</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/choyang-masaj-yataklari-mucizeler-yaratiyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Choyang Masaj Yatakları Mucizeler Yaratıyor!</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/davranisin-arkasindaki-neden/" rel="bookmark" class="crp_title">Davranışın Arkasındaki Neden</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/sinav/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://2.bp.blogspot.com/_Xx5xgmx5sx0/R_QvGz44gPI/AAAAAAAAAd4/p211f8IkOWM/s1600/sinav_stresi.jpg" />
		<media:content url="http://2.bp.blogspot.com/_Xx5xgmx5sx0/R_QvGz44gPI/AAAAAAAAAd4/p211f8IkOWM/s1600/sinav_stresi.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">sınav</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Tercih</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/tercih/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/tercih/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 19:02:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=268</guid>
		<description><![CDATA[&#8230;Güneydoğu Asya&#8217;daki büyük deprem sonrasında sulara kapılan bir anne, kucağındaki iki çocuğundan birini gücü kesilince bırakmak zorunda kalıyor
5 yaşındaki oğlu sulara kapılıyor.
Anne ve kucağındaki yirmi aylık oğlu direniyor.
Mucize eseri, sulara kapılan oğlu da, kocası da sular çekildikten sonra ortaya çıkıyor.
Gazetede bu haberi okuduğumda en çok bir cümleye takıldı aklım; &#8220;Yaşadıkları bu olayı ne anne ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8230;Güneydoğu Asya&#8217;daki büyük deprem sonrasında sulara kapılan bir anne, kucağındaki iki çocuğundan birini gücü kesilince bırakmak zorunda kalıyor<br />
5 yaşındaki oğlu sulara kapılıyor.<br />
Anne ve kucağındaki yirmi aylık oğlu direniyor.<br />
Mucize eseri, sulara kapılan oğlu da, kocası da sular çekildikten sonra ortaya çıkıyor.<br />
Gazetede bu haberi okuduğumda en çok bir cümleye takıldı aklım; &#8220;Yaşadıkları bu olayı ne anne ne de 5 yaşındaki Lachie artık unutabilecek&#8230;&#8221;</p>
<p><span id="more-268"></span></p>
<p>&#8220;Annem beni bırakmıştı&#8230;&#8221;</p>
<p>Acaba yıllar sonra nasıl bir kişiliği olacak 5 yaşındaki çocuğun.<br />
Gerçekten nasıl gelişecek ruhu?<br />
&#8220;Ağladım, ağladım kimse beni duymayınca sustum ve tahtalara tütündüm&#8221; demiş&#8230;<br />
Annesinin tercihi beyninde nasıl bir kıvrıma sıkışacak acaba?<br />
Hadi biraz daha ileri gidersek; &#8220;sevmeye engel bir yara&#8221; olacak mı acaba bu yaşadığı?<br />
&#8220;&#8230;Annem beni bırakmıştı&#8221;</p>
<p>Çocuklarını kurtarmaya çalışan anne, gücü kesilen kollarından bıraktığı oğlunun ertesi gün bulunmasından sonra ağlamış. Tanrı&#8217;ya şükretmiş. &#8220;Kendimi hiçbir zaman affedemezdim&#8221; demiş. Evlerine dönmüşler. Ama belli ki kurtulmuş hayatlarında artık hep bu olay var&#8230;<br />
Bir kere kolları çözülmüş annenin. Ne anne affedebilir kendini, ne de Lachie annesini&#8230;<br />
Bazen yakınım dediğiniz insanların ihaneti de sizi sulara bırakması gibi değil midir?<br />
Mesela arkadaşımdır dediğiniz birinin sizi kırmızı soğanlı lakerda ile pilaki arasındaki tabağa sarhoş mezesi yapması?<img class="alignright" src="http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/bk/zBK965219ZQ620_250.jpg" alt="" width="250" height="250" /><br />
Arkanızdan konuşması&#8230;<br />
Öyle ya, bu yiyeceklerin ve içkinin yanına bir de konu lazım&#8230;<br />
Uzatılacak, iştahlandıracak, rahatlatacak&#8230;<br />
&#8220;&#8230;Annem beni bırakmıştı&#8221; kadar sızlatır bence bu gerçek insanın kalbini&#8230;<br />
Sevgi tercih kabul etmiyor<br />
Ama hayat hep bir tercihe sürüklüyor insanı.<br />
&#8220;Akıp giden günlerimiz&#8221; bazen tsunami dalgaları kadar vahşice alıp götürüyor bir şeyleri&#8230;<br />
İnsan, kollarının direnme gücü tükendiğinde vazgeçiyor bir şeylerden&#8230;<br />
Bir tercihte bulunuyor&#8230;<br />
Ya annesini seçiyor ya da karısını.<br />
Ya karısını seçiyor ya da sevdiğini.<br />
Ya sevdiğini seçiyor ya da çevresini&#8230;<br />
O vahşi sular alıp götürüyor bir şeyleri.<br />
Kuşandığımız, takındığımız, bir yerlere tıkıştırdığımız ne varsa çekip alıyor. Bir can, bir de ten kalıyor çıplak&#8230;<br />
İşte o zaman ağlayıp ağlayıp susuyoruz. Bulduğumuz bir tahta parçasına tutunuyoruz&#8230;<br />
Uzanan elleri ya da sulara bırakanları unutmuyoruz hiç&#8230;<br />
O &#8220;tercihler&#8221; bir yerlere çörekleniyor&#8230;<br />
Ve bir gün bir başka kişisel tercihin sebebi oluyor&#8230;</p>
<p>İCLAL AYDIN</p>
<p>Bu yazıyı İclal Aydın&#8217;ın &#8220;Gördüğüme Sevindim&#8221; adlı kitabını okurken gördüm. Çok hoşuma gitti.Tercihler&#8230; Birinden birini seçmek zorunda kaldığımız zamanlar&#8230;</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/birini-kaybetmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Birini Kaybetmek</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/buyumus-de-kuculmusluk-mudur-nedir/" rel="bookmark" class="crp_title">Büyümüş de Küçülmüşlük Müdür, Nedir?</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/kotumserim/" rel="bookmark" class="crp_title">Kötümserim</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/yasamayi-ogrenmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Yaşamayı Öğrenmek</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/dunyadan-goc/" rel="bookmark" class="crp_title">Dünyadan Göç</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/tercih/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/bk/zBK965219ZQ620_250.jpg" />
		<media:content url="http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/bk/zBK965219ZQ620_250.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Doğru ya da Yanlış Tercih</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/dogru-ya-da-yanlis-tercih/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/dogru-ya-da-yanlis-tercih/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 15:52:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=265</guid>
		<description><![CDATA[Son bir hafta içerisinde bir şey yaptım. Ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemem ama beni rahatlatacak bir şey. Arada kaldığım bir konu, üzerine fazlaca yoğunlaştığım&#8230; 
Üç senedir devam edilen dersaneyi son sene değiştirmek. Herkesin tepkisi aynı olur. &#8220;Alışabilecek misin?&#8221; , &#8220;Nasıl bu kadar risk alabiliyorsun, ya kadrosu iyi değilse?&#8221; gibi gibi gibi. Herkes kuruma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son bir hafta içerisinde bir şey yaptım. Ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemem ama beni rahatlatacak bir şey. Arada kaldığım bir konu, üzerine fazlaca yoğunlaştığım&#8230; <img class="alignright" src="http://www.haberkapisi.com/galeri/images/gallery/66_s.jpg" alt="" width="362" height="400" /></p>
<p>Üç senedir devam edilen dersaneyi son sene değiştirmek. Herkesin tepkisi aynı olur. &#8220;Alışabilecek misin?&#8221; , &#8220;Nasıl bu kadar risk alabiliyorsun, ya kadrosu iyi değilse?&#8221; gibi gibi gibi. Herkes kuruma ayıp olacağını düşünür ama ya öğrenci? Kuruma ayıp olmasın diye, içinde kalanı yapmamak. Birkaç sene sonra &#8220;Keşke&#8221; dememektense şimdi birilerine ayıp etmek daha mantıklı gibi. Aslında ayıp etmek de değil. Babamın kurumu mu? -Hayır. Tamam 3 yıl emekleri olmuştur üzerimde. Ancak  her yerde böyledir bu. Yeterli imkanlar sağlanamazsa gider insan.</p>
<p>Dershanelerin yönetim anlayışları da farklı tabi. Öğrenciye verdikleri değer kime, neye göre fazla? Sağladıkları etüt imkanları kime, neye göre yeterli?</p>
<p>Öğretmenler bile uzun yıllar birlikte çalıştıkları kurumlarını anlaşamayıp bırakıyorlarken, öğrenciler böyle bir hamle yaptığında kötü gözle bakılıyor. Bu, öğrenciyi kaybetmek istememelerinden kaynaklanıyor diyoruz. Peki o zaman neden o öğrenciye istediğini vermiyorlar?</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/naber-iyilik/" rel="bookmark" class="crp_title">Naber? İyilik.</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/mutlu-olmak-ya-da-mutlu-etmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Mutlu Olmak ya da Mutlu Etmek</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/anin-tadini-cikarmak/" rel="bookmark" class="crp_title">Anın Tadını Çıkarmak!</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/bayram-bugun/" rel="bookmark" class="crp_title">Bayram Bugün</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/veda/" rel="bookmark" class="crp_title">Veda :)</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/dogru-ya-da-yanlis-tercih/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.haberkapisi.com/galeri/images/gallery/66_s.jpg" />
		<media:content url="http://www.haberkapisi.com/galeri/images/gallery/66_s.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Davranışın Arkasındaki Neden</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/davranisin-arkasindaki-neden/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/davranisin-arkasindaki-neden/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 21:19:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=261</guid>
		<description><![CDATA[İnsanların hal ve hareketlerine anlam veremezsiniz çoğu zaman. Yaptığı saçmalıklara katlanamayıp, önyargılarla ileri geri konuşursunuz. Bir süre sonra durup düşünürsünüz, anlam vermeye çalışırsınız belki. Aslında çoğumuz geçiştiririz. Nedendir bilmem ama bir yanlışını gördüğümüz an, o kişiden daha kötüsü yoktur. Çevrenin de etkisi var tabii bunda.
Düşünmek gerekir ki, sergilenen her davranışın altında bir sebep vardır. Arkadaşlarını ezerek, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanların hal ve hareketlerine anlam veremezsiniz çoğu zaman. Yaptığı saçmalıklara katlanamayıp, önyargılarla ileri geri konuşursunuz. Bir süre sonra durup düşünürsünüz, anlam vermeye çalışırsınız belki. Aslında çoğumuz geçiştiririz. Nedendir bilmem ama bir yanlışını gördüğümüz an, o kişiden daha kötüsü yoktur. Çevrenin de etkisi var tabii bunda.</p>
<p>Düşünmek gerekir ki, sergilenen her davranışın altında bir sebep vardır. Arkadaşlarını ezerek, sürekli göz önünde olmak isteyen birinin geçmişine bakıldığındaanlaşılacaktır belki de bu davranışının sebebi.Belki de henüz ilkokul zamanında arkadaşları tarafından hor görülmüş, küçük düşürülmüştür sürekli. Bununla ilgili kesin bir şey söyleyebilir miyiz o da meçhul. Biraz kin, hırs da girer işin içine. Önceki zamanlarda ezilmesinin sebebini kendi pısırıklığına bağlamış olabilir. Bu yüzden bundan sonra böyle davranmayacağına dair söz verir kendi kendine. Sonra da hırs yapar ve önceden sergilediği davranışlar için &#8220;Madem böyle olmuyor ben de onlar gibi davranırım.&#8221; diye düşünür. Böylece bizim onaylamadığımız, kötülediğimiz insan modeline dönüşebilir</p>
<p>Daha iyi anlatabilmek amacıyla küçük bir örnekti aslında bu. Her gün, her an gördüğümüz şeyler. Çünkü herkesin geçmişten gelen, çeşitli eksikliklerine bağlı olarak yaşadığı çeşitli olaylar vardır. Bunu kendileri inkar etseler bile&#8230;</p>
<p>Değerlendirme yaparken önce durup düşünmek gerek bu yüzden.Aynı şeyleri biz yapıyor muyuz, yapmıyor  muyuz? Sorgulamak lazım neden böyle davranıyor diye. Tabii düşünmüyoruz biz bunları ayrı ayrı insanlarız &#8220;Ben ona nasıl davranıyorsam o da bana öyle olacak!&#8221;  Yanlış mı bu tutum, doğru mu bilmem.  Ama her ne kadar uygulayamasak da anlamaya çalışmalıyız en azından insanları. Önyargılar olduğu müddetçe ne anlayabiliriz, ne de dostluk kurabiliriz.</p>
<div></div>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/buyumus-de-kuculmusluk-mudur-nedir/" rel="bookmark" class="crp_title">Büyümüş de Küçülmüşlük Müdür, Nedir?</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/dengeden-yoksun-insan/" rel="bookmark" class="crp_title">Dengeden Yoksun İnsan</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/kan-ihmale-gelmez/" rel="bookmark" class="crp_title">Kan İhmale Gelmez!</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/oyun-oynardik-biz-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Oyun Oynardık Biz-2</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/bilgisayar-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">Bilgisayar mı?</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/davranisin-arkasindaki-neden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>Dünyadan Göç</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/dunyadan-goc/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/dunyadan-goc/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 13:54:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ani]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=258</guid>
		<description><![CDATA[Gece yarısı ya da sabahın köründe çalan bir telefonla öğrenilir genelde ölüm. Bu zamanlarda çalan telefonu korkarak açmanın temelinde de bu yatıyordur belki. Derin uykuda olsa da insanlar o telefon sesinden ürkerek uyanırlar
Ölüm&#8230; Bilimsel olarak doğal bir olay. Canlılar doğar,büyür,gelişir,ölür! Bu doğallık içerisinde nedir insanların kendini bu kadar parçalaması?Merhum yakınlarını rahatlatmak için söylenen sözler de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gece yarısı ya da sabahın köründe çalan bir telefonla öğrenilir genelde ölüm. Bu zamanlarda çalan telefonu korkarak açmanın temelinde de bu yatıyordur belki. Derin uykuda olsa da insanlar o telefon sesinden ürkerek uyanırlar</p>
<p>Ölüm&#8230; Bilimsel olarak doğal bir olay. Canlılar doğar,büyür,gelişir,ölür! Bu doğallık içerisinde nedir insanların kendini bu kadar parçalaması?Merhum yakınlarını rahatlatmak için söylenen sözler de bu yöndedir hep. Ama herkes de bilir ki bu sözler gelir ve geçer. Merhum yakının o an onu düşünecek hali yoktur,düşünmesi de beklenemez. O da bilmiyordur belki neye üzüldüğünü. Belki onu bir daha hiç göremeyeceği için, belki yıllardır yanında olan insanın bıraktığı boşluk büyük olduğundan&#8230;  Belki de bugüne kadar böyle geldiği için, herkes biri öldüğünde ağladığı için şartlanmıştır. Beklemiyordur belki O&#8217;nun gideceğine hazırlamamıştır kendini.<img class="alignright" src="http://farm2.static.flickr.com/1138/812612201_7b0515b909.jpg" alt="" width="359" height="500" /><span id="more-258"></span></p>
<p>Beklenen ölümler vardır bir de beklenmeyenleri&#8230; Beklenenlere de üzülür insan ama çok yaşlıysa,yatalak hastaysa en azından yakınları onun ölümüne hazırlamıştır kendini. Hem onun acı çekmemesi hem de yakınlarının onun o haline üzülmemesi için en hayırlısı ölümüdür. Ancak bir de ani ölümler vardır ki onlar şaşırtır insanı. Üzer. Yakın zamanda çevreden aklıma gelenler var. 5 yaşındaki bir çocuğun otobüsten indikten sonra heyecandan annesinin elini bırakıp otobüsün arkasından geçmeye çalışması ve annesinin gözleri önünde otobüsün altında kalması, gencecik insanların geçirdikleri trafik kazaları sonucu ölümleri, gayet sağlıklı olan insanların bir sabah yatağında ölü bulunması vb&#8230; Hepsi olması gerekenler tabi. &#8220;O niye öldü?&#8221; sorusu sorulmaz bile. Ama beklenmeyen ölümler insanlara gerçekçi gelmiyor. &#8220;Yok canım şaka yapıyorsun değil mi?&#8221; diyesi gelir insanın. Bir süre geçince ve O&#8217;nun gerçekten gittiğini anlarsın!</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/yolculuk/" rel="bookmark" class="crp_title">Yolculuk</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/dis-gorunusumuz/" rel="bookmark" class="crp_title">Dış Görünüşümüz</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/birini-kaybetmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Birini Kaybetmek</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/deprem-ile-gelenler/" rel="bookmark" class="crp_title">Deprem İle Gelenler</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/tercih/" rel="bookmark" class="crp_title">Tercih</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/dunyadan-goc/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://farm2.static.flickr.com/1138/812612201_7b0515b909.jpg" />
		<media:content url="http://farm2.static.flickr.com/1138/812612201_7b0515b909.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Dengeden Yoksun İnsan</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/dengeden-yoksun-insan/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/dengeden-yoksun-insan/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 19:29:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dengesiz]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=249</guid>
		<description><![CDATA[Dengesiz insan; dengeden yoksun, tutarsız kişi&#8230;
Bir fayda geldiği görülmemiştir bu insanlardan. Nadirdir bizi mutlu edecek bir şeyler yapmaları. Mutlu ederler, yaparlar belki ancak kısa sürelidir sevgileri, sevinçleri,üzüntüleri&#8230;
Herkes dengesizdir biraz. Ben de,sen de, o da, en yakınımızdakiler de&#8230; Bir dediğimiz bir dediğimizi tutmayabilir bazı zamanlar. Çünkü duygular değişir, o konu hakkında doğru olanı öğreniriz ona göre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dengesiz insan; dengeden yoksun, tutarsız kişi&#8230;</p>
<p>Bir fayda geldiği görülmemiştir bu insanlardan. Nadirdir bizi mutlu edecek bir şeyler yapmaları. Mutlu ederler, yaparlar belki ancak kısa sürelidir sevgileri, sevinçleri,üzüntüleri&#8230;<img class="alignright size-thumbnail wp-image-256" title="Denge" src="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/01/Denge-150x150.jpg" alt="Denge" width="150" height="150" /></p>
<p>Herkes dengesizdir biraz. Ben de,sen de, o da, en yakınımızdakiler de&#8230; Bir dediğimiz bir dediğimizi tutmayabilir bazı zamanlar. Çünkü duygular değişir, o konu hakkında doğru olanı öğreniriz ona göre fikrimizi değiştiririz.Öyle kabul ederiz birbirimizi çünkü küçük ayrıntılardır bunlar. Dengeler yanında dengesizlikler göz ardı edilir.</p>
<p><span id="more-249"></span></p>
<p>Bahsettiğim; saniyede bir, hiçbir etki altında kalmadan değişenler. İşte zarar onlardan gelir. Bir söz verir size, arkanızı döndüğünüz gibi unutur. &#8220;Şunu benim için oraya götürür müsün?&#8221; der birkaç saniye sonra &#8220;N&#8217;apıyorsun sen, niye götürdün onu oraya?&#8221; diye kızar.</p>
<p>Bu insanlar iki arada bir derede kalmanıza da neden olanlardır aynı zamanda. Onlara karşı tutumunuzun ne olacağına iyi karar vermek gerekir. Gördüğün yerde bir dengesizlik sezdiğin an kaçacaksın ! Benden size tavsiye. <img src='http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/kucuk-kiz-uzerine/" rel="bookmark" class="crp_title">Küçük Kız Üzerine</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/agaclari-sevin/" rel="bookmark" class="crp_title">Ağaçları Sevin</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/davranisin-arkasindaki-neden/" rel="bookmark" class="crp_title">Davranışın Arkasındaki Neden</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/mutlu-olmak-ya-da-mutlu-etmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Mutlu Olmak ya da Mutlu Etmek</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/gulup-gecilen-batil-inanclar/" rel="bookmark" class="crp_title">Gülüp Geçilen Batıl İnançlar</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/dengeden-yoksun-insan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/01/Denge-150x150.jpg" />
		<media:content url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/01/Denge.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Denge</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/01/Denge-150x150.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yaşamayı Öğrenmek</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/yasamayi-ogrenmek/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/yasamayi-ogrenmek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 19:44:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=251</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Tabut, musalla taşında. İçinde yatan, otuz yaşında bir entellektüel. Birkaç dil biliyormuş. Maddi bir sorunu olmamış şimdiye kadar. Ailesi varlıklıymış. Bir insanın bu yaşa kadar edinebileceği bütün bilgilere sahipmiş, kariyer yapmış. Aynı yaştan arkadaşları etrafında toplanmışlar, omuzlarına alıp onu yol etmek için. Herkesin başı öne eğik. Dün akşam intihar etmiş tabuttaki. Babası haykırıyor: &#8220;Oğluma her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Tabut, musalla taşında. İçinde yatan, otuz yaşında bir entellektüel. Birkaç dil biliyormuş. Maddi <img class="alignright size-medium wp-image-252" title="2008122875652" src="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/01/2008122875652-222x300.jpg" alt="2008122875652" width="222" height="300" />bir sorunu olmamış şimdiye kadar. Ailesi varlıklıymış. Bir insanın bu yaşa kadar edinebileceği bütün bilgilere sahipmiş, kariyer yapmış. Aynı yaştan arkadaşları etrafında toplanmışlar, omuzlarına alıp onu yol etmek için. Herkesin başı öne eğik. Dün akşam intihar etmiş tabuttaki. Babası haykırıyor: &#8220;Oğluma her şeyi öğrettim; ama yaşamayı öğretememişim.&#8221;  Televizyondaki haberlerde seyrettim bu manzarayı. Babanın feryat ile söylediği &#8220;Yaşamayı öğretememişim.&#8221; cümlesi hafızamda yer etti.  Ayakkabı boyatmak gibi bir adetim yoktu. Kendim boyardım ayakkabılarımı. Birkaç gün önce karşılaştığım ilk boyacının sandığına dayadım ayakkabılarımı. Bir güler yüz, karşıladı beni. Hal hatır etti. Fırçaları ayakkabının sağına soluna vurdu boyacı. Boyayı sürdü, ince bir fırçayla yaymaya başladı ayakkabının üzerinde. &#8220;Bu fırçayı bulandan Allah razı olsun, çağın son buluşu bu.&#8221; dedi fırça için. Ona göre, bu fırça boyayı ayakkabının ayrıntılarına kadar nüfuz ettirebiliyormuş, onun için pek marifetliymiş. Ayakkabıyı <span id="more-251"></span>parlatmaya geldi sıra. Önce cilaladı, sonra fırçalamaya başladı. Bir taraftan da &#8220;Koçum be!&#8221; diyerek fırçalarını seviyordu. Ayakkabı parladıkça &#8220;Sanat, işte bu abi!&#8221; demekten kendini alamıyordu. Yoldan geçenlere de selam vermeyi ihmal etmiyordu. Bir ara &#8220;Allah&#8217;ım kimseyi akılsızlıkla imtihan etme!&#8221; dediğini duydum. Verdiğim paraya yerlere kadar eğilerek teşekkür etti. Sadece o beni kazanmadı, ben de onu kazandım.  Öğrencilerimle sohbet ediyoruz zaman zaman. Yaşadığı ortamdan, dönemden memnun olan ve geleceğe dönük yüksek idealler besleyen öğrencilerimin az olduğunu görüyorum. Çoğunluğu, yaşamak için yaşadığını, dış baskılar sebebiyle kendilerine hedefler koyduğunu söylüyor. İdealist görünenler de bunu konfor, prestij, megalomanlıkla temellendiriyorlar. Bu duygular da olmasa idealist bir gençlikten yoksun kalacağız. Yetişmesine sebep olan insanlara borcunu ödemek, memleketine, insanlığa yararlı olmak, bir şeyler yapmayı varlığının gereği kabul etmek gibi bir gerekçe ile izah eden gençlere pek rastlamıyoruz. Bu tabloyla kendimizi kıyaslayınca &#8220;Hey gençlik!&#8221; diyerek hayıflanmaktan kendimi alamıyorum.    Sınıfta öğrencilerime &#8220;yaşamayı öğrenmenin&#8221; ne demek olduğunu sordum. Beklediğim cevap gelmemişti. Onlara göre yaşamak; gülüp oynamak, eğlenmek, doldur boşalt işlemi yapmaktı. Dedim ki: &#8220;Yaşamak, eşyanın sihrini keşfetmektir. Varlığının nedenini bilmek, buna göre bir hayat sürmektir. Varlığınla hayata değer katmaktır. İki yanıcı olan hidrojen ve oksijenin bir araya gelmesiyle nasıl söndürücü olan, insanlara hayat veren suya dönüştüğünü görmek ve bundaki sırrı anlamaktır.&#8221; Samimiyetle onayladıkları bu bakış açıma öğrencilerim pek uzak kalmıştı. Bunda onların da bir suçu yok. Uygulanan eğitim, yaşadıkları ortam onlara bunu telkin etmiyor. Hazların tatminine dayanan pozitivist eğitim, insanları öğütüyor, insanlar otuz yaşına da gelse onları intihar etmekten sakındıramıyor. Geride, boşa geçen yıllar, tüketilen emekler, gözü yaşlı ebeveynler kalıyor.   Hayatımızın kozmolojisini gözden geçirmeliyiz. Doğadaki kozmoloji ile genlerimizin kozmolojisi arasındaki barışıklığı yaşantımıza indirgemeliyiz. Nefsimize zor gelse de bunu başarmak zorundayız. &#8220;Sac tava gelir hamur tükenir, insan tava gelir ömür tükenir.&#8221; demiş atalarımız. Sacı tava getiren ateş, insanları tava getiren eğitimdir. Ömrü tüketmeden tavı yakalamak için doğru bir eğitim şart.  Şimdi düşünmek lazım: Maddi kaygılardan uzak olduğu, dünya standartlarına göre iyi bir öğrenim sürecinden geçtiği halde otuzuncu yaşında intihar etmeyi kurtuluş gören kişinin eğitimi mi daha insani, &#8220;Allah&#8217;ım bizi akısızlıkla imtihan etme!&#8221; diyen boyacının eğitimsizliği mi daha insani? Hangisi yaşamayı öğrenmiş ve nerede; hangisi yaşamaya karşı kör edilmiş ve nerede?  Bugünden itibaren yaşantımızı bir daha sorgulamalıyız.&#8221;</p>
<p><a href="http://www.kocaeligazetesi.com.tr/default.asp?part=yazar&amp;gorev=yazilari&amp;id=17">Kadir DURGUN</a></p>
<p>Gittiğim dershanedeki Türkçe öğretmenimdir Kadir Durgun. Aynı zamanda Kocaeli Gazetesi&#8217;nde köşe yazarıdır. Bir dersinde iki arkadaşımız arasında çıkan gereksiz bir tartışma sonucu bu yazıyı okuma gereği duymuştur bize. Çok da beğendiğim bir yazı olmuş. Elinize sağlık hocam.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/dengeden-yoksun-insan/" rel="bookmark" class="crp_title">Dengeden Yoksun İnsan</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/sinav-sinav-ille-de-sinav/" rel="bookmark" class="crp_title">SINAV, SINAV İLLE DE SINAV!</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/her-sey-sende-gizli/" rel="bookmark" class="crp_title">Her Şey Sende Gizli</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/yemin-toreni-idrak-toreni/" rel="bookmark" class="crp_title">Yemin Töreni, İdrak Töreni</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/tercih/" rel="bookmark" class="crp_title">Tercih</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/yasamayi-ogrenmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/01/2008122875652-150x150.jpg" />
		<media:content url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/01/2008122875652.JPG" medium="image">
			<media:title type="html">2008122875652</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2010/01/2008122875652-150x150.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>KKFL MEZUNLARI BULUŞMASI</title>
		<link>http://www.kubrayilmaz.com/blog/kkfl-mezunlari-bulusmasi/</link>
		<comments>http://www.kubrayilmaz.com/blog/kkfl-mezunlari-bulusmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Dec 2009 20:02:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kübra Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kubrayilmaz.com/blog/?p=242</guid>
		<description><![CDATA[Okulumuzda bir ilk gerçekleşti. Mezunlar buluşması&#8230; Benim de görevli olarak bulunduğum bu organizasyona katılım oldukça düşüktü.


Bu buluşmaya eski mezunlarla tanışmak, okulda nelerin değiştiğini görmek, onların hangi yollardan geçerek şu an bulundukları konuma geldiklerini öğrenmek ve onları anlamak amacıyla katıldım aslında. Ancak hepsiyle tanışma fırsatı bulamadım tabiki. Katılan en eski mezun 1997 yılında okulumuzdan ayrılmış. İlk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okulumuzda bir ilk gerçekleşti. Mezunlar buluşması&#8230; Benim de görevli olarak bulunduğum bu organizasyona katılım oldukça düşüktü.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-244" title="mezunlar, öğrenciler, öğretmenler" src="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2009/12/ati_0918.jpg" alt="mezunlar, öğrenciler, öğretmenler" width="600" height="399" /></p>
<p><span id="more-242"></span></p>
<p>Bu buluşmaya eski mezunlarla tanışmak, okulda nelerin değiştiğini görmek, onların hangi yollardan geçerek şu an bulundukları konuma geldiklerini öğrenmek ve onları anlamak amacıyla katıldım aslında. Ancak hepsiyle tanışma fırsatı bulamadım tabiki. Katılan en eski mezun 1997 yılında okulumuzdan ayrılmış. İlk mezunlarla da tanışmak isterdim tabiki ama bu ilk buluşma olduğu için biraz aceleye geldi gibi.</p>
<p><img class="alignnone" title="kkfl 1997 mezunu" src="http://photos-b.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs186.snc3/19338_221646986107_634131107_2950693_5975160_n.jpg" alt="" width="379" height="285" /></p>
<p>Programa göre;</p>
<p>Önce mezunlar toplandı ve yemekhanede yemek yenildi. Sonrasında sinevizyon gösterisi için konferans salonunda toplanıldı. Bu arada mezunlar da anı defterine okulla ilgili düşündüklerini yazdılar. Eski öğretmenlerimiz de ilk mezunlar buluşmasında öğrencilerini yalnız bırakmadılar. Katılabilen öğretmenler de aramızdaydı.</p>
<p>Sonrasında okul binasında kokteyl vardı. Mezunlarla öğretmenler ve hala KKFL öğrencisi olanlar sohbet ettiler. Mezunlar için eskileri hatırlamak, öğrenciler içinse geçmişi öğrenmek eğlenceliydi.</p>
<p><img class="alignnone" title="öğrenci ve mezun" src="http://photos-g.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs166.snc3/19338_221646471107_634131107_2950689_1785015_n.jpg" alt="" width="604" height="453" /></p>
<p>Bu buluşmaya katılan en eski mezun (1997) ile ortak bir şeyimiz vardı. Okulumuzun yıllardır değişmeyen ve ne zaman değişeceğini de bilmediğimiz resmi aracı <img src='http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Yolda bırakana dek bizimle.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-medium wp-image-243 aligncenter" title="ford minibüs" src="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2009/12/ati_0925-300x199.jpg" alt="ford minibüs" width="300" height="199" /></p>
<p>Genel olarak eğlenceli geçti. Dernek ve okul idaresi tarafından alınan karara göre bu buluşma her yıl nisan ayının 3.pazarında tekrarlanacak. Böylece köklü okullardaki gibi (Galatasaray Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, İstanbul Lisesi vb&#8230;) mezunlarımız birbirleriyle sürekli iletişim halinde olacaklar.</p>
<p>Bu fikir belki herkesin aklına geliyordu ancak uygulama aşamasında duruyordu. <a href="http://www.itusozluk.com/goster.php/kkflmed">KKFLMED</a> ve okul yönetimine teşekkürler. Sonraki yıllarda katılımın artması dileğiyle.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/dogru-ya-da-yanlis-tercih/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğru ya da Yanlış Tercih</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/dalyandan-babakaleye/" rel="bookmark" class="crp_title">Dalyan'dan Babakale'ye</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/dalyan/" rel="bookmark" class="crp_title">Dalyan</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/yangina-ilginc-yaklasim/" rel="bookmark" class="crp_title">Yangına İlginç Yaklaşım</a></li><li><a href="http://www.kubrayilmaz.com/blog/deprem-ile-gelenler/" rel="bookmark" class="crp_title">Deprem İle Gelenler</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kubrayilmaz.com/blog/kkfl-mezunlari-bulusmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2009/12/ati_0918-150x150.jpg" />
		<media:content url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2009/12/ati_0918.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">mezunlar, öğrenciler, öğretmenler</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2009/12/ati_0918-150x150.jpg" />
		</media:content>
		<media:content url="http://photos-b.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs186.snc3/19338_221646986107_634131107_2950693_5975160_n.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">kkfl 1997 mezunu</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://photos-g.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs166.snc3/19338_221646471107_634131107_2950689_1785015_n.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">öğrenci ve mezun</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2009/12/ati_0925.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ford minibüs</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.kubrayilmaz.com/blog/wp-content/uploads/2009/12/ati_0925-150x150.jpg" />
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>

