<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?><rss version="2.0"><channel><title>Mustafa Atik - Günlük Yazılar</title><link>http://blog.mustafaatik.com//</link><description>Genel konularla, günlük ilgili yazılarım</description><language>tr</language><lastBuildDate>Thu, 19 Feb 2015 19:09:24 +0200</lastBuildDate><generator>phpRSS0.1</generator><managingEditor>mr.mustafaatik@gmail.com</managingEditor><webMaster>mr.mustafaatikk@gmail.com</webMaster><ttl>60</ttl><item><title>Reklamların İnsanlığa Kazandırmadıkları</title><link>a117_Reklamlarin-Insanliga-Kazandirmadiklari</link><description>Reklam deyince çoğumuzun aklına hoş olmayan bir şey gelir. Ama bu hoş olmayan şeyler o kadar çok yayılmış ki mutlaka en az bir tane reklam gösteren yazılım, yazılımı medya, internet sitesi, televizyon programı, radyo tüketici konumundasınızdır. Kaçış yok. Otobüste, uçakta, kafede, yolda yürürken... Her yer reklamlarla dolu. ...&lt;a href=&quot;http://blog.mustafaatik.com//a117_Reklamlarin-Insanliga-Kazandirmadiklari&quot;&gt;devamı&lt;/a&gt;</description><guid>a117_Reklamlarin-Insanliga-Kazandirmadiklari</guid><pubDate>Tue, 16 Oct 2012 18:51:00 +0300</pubDate></item><item><title>Önemli olan zaman mı, zamanda üretilen değer mi?</title><link>a115_Onemli-olan-zaman-mi,-zamanda-uretilen-deger-mi_</link><description>Zaman durdurulamayışından, depolanamayışından mı değerli? 

...there seems something else in life besides time, something which may conve-
niently be called \value,&quot; something which is measured not by minutes or hours...&lt;a href=&quot;http://blog.mustafaatik.com//a115_Onemli-olan-zaman-mi,-zamanda-uretilen-deger-mi_&quot;&gt;devamı&lt;/a&gt;</description><guid>a115_Onemli-olan-zaman-mi,-zamanda-uretilen-deger-mi_</guid><pubDate>Sat, 29 Sep 2012 15:31:00 +0300</pubDate></item><item><title>Zamanla hiçbir şey düzelmez</title><link>a114_Zamanla-hicbir-sey-duzelmez</link><description>Bazen teselli etmek, bazen umut vermek için ferahlatıcı bir söz olarak &quot;zamanla geçer/düzelir/olur&quot; sözü çok yaygın kullanılır. Hatta aspirin kutularının üzerinde oynama yapılarak &quot;zaman ilacı&quot; bile icat edildi. ...&lt;a href=&quot;http://blog.mustafaatik.com//a114_Zamanla-hicbir-sey-duzelmez&quot;&gt;devamı&lt;/a&gt;</description><guid>a114_Zamanla-hicbir-sey-duzelmez</guid><pubDate>Fri, 17 Aug 2012 19:41:00 +0300</pubDate></item><item><title>Blog yazısı yazmak</title><link>a113_Blog-yazisi-yazmak</link><description>Çok uzun zamandır birkaç teknik yazı hariç blog yazısı yazmadım. Yazmamak düşünmemek anlamına gelmemeli. Elbette düşündüklerim vardı ve hatta bunları yazmak da istedim. 

Fakat yazmaya nereden başlayacağıma karar verememem, yazımın gerçekten düşüncelerimi bütünüyle aktarıp aktaramayacağından emin olamamam iyi yazı bir kenara dursun, yarım yamalak yazı dahi yazmama sebep oldu. Düşünürken çok hızlıca konudan konuya, detaydan detaya ve çıkarımdan çıkarıma hızlıca geçiş yapılırken bu süreçteki düşünceleri yazmak, özellikle de yazılmışı başkasının okuması düşüncenin üretilmesinden daha zor gözüküyor. Kısa olması amacıyla her detayı anlatmama fikri ise bende acaba anlaşılmaz mı olur diye başka bir isteksizlik sebebi oldu....&lt;a href=&quot;http://blog.mustafaatik.com//a113_Blog-yazisi-yazmak&quot;&gt;devamı&lt;/a&gt;</description><guid>a113_Blog-yazisi-yazmak</guid><pubDate>Sat, 11 Aug 2012 12:21:00 +0300</pubDate></item><item><title>Hamlet'ten</title><link>a87_Hamlet'ten</link><description>-Efendimiz, onlara layık oldukları muameleyi yapacağım.&lt;br /&gt;-Hayır be hey adam! Onlara daha iyi davranmalısın. Heerkese hak ettiği şekilde muamele edilse kaç kişi falakadan kurtulur? Onlara kendi vakar ve haysiyetinize yakışır şekilde davranın; çünkü ne kadar az layık iseler lütfunuzun kıymeti o kadar büküy olur...&lt;a href=&quot;http://blog.mustafaatik.com//a87_Hamlet'ten&quot;&gt;devamı&lt;/a&gt;</description><guid>a87_Hamlet'ten</guid><pubDate>Sun, 09 Jan 2011 16:01:00 +0200</pubDate></item><item><title>İşsizlik ve ya tutarsa başvruları</title><link>a56_Issizlik-ve-ya-tutarsa-basvrulari</link><description>Asla dikkate alınmayacak bir başvurunun neden yapıldığını anlayamıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yayınladığım şu ilana yaklaşık otuzbeş kişi başvurdu; bunlardan sadece dördüne geri dönüş yaptım. &lt;br /&gt;http://cookingthecode.com/a41_Botego-Php-gelistirici-is-ilani...&lt;a href=&quot;http://blog.mustafaatik.com//a56_Issizlik-ve-ya-tutarsa-basvrulari&quot;&gt;devamı&lt;/a&gt;</description><guid>a56_Issizlik-ve-ya-tutarsa-basvrulari</guid><pubDate>Wed, 11 Aug 2010 11:38:00 +0300</pubDate></item><item><title>Aşüfte aslında iyiymiş</title><link>a46_Asufte-aslinda-iyiymis</link><description>Aşüfte sözcüğünün aşağılayıcı bir anlamı olduğunu düşünüyordum, yanılmışım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Fingir fingir aşüftelerin canı koca istiyor.&quot;- H. R. Gürpınar....&lt;a href=&quot;http://blog.mustafaatik.com//a46_Asufte-aslinda-iyiymis&quot;&gt;devamı&lt;/a&gt;</description><guid>a46_Asufte-aslinda-iyiymis</guid><pubDate>Wed, 14 Jul 2010 11:45:00 +0300</pubDate></item><item><title>Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır</title><link>a45_Tatli-dil-yilani-deliginden-cikarir</link><description>+Agent Smith: I killed you, Mr. Anderson. I watched you die... with a certain satisfaction, I might add. Then something happened. something that I knew was impossible, but it happened anyway. You destroyed me, Mr. Anderson. After that, I understood the rules, I knew what I was supposed to do, but I didn't. I couldn't. I was compelled to stay, compelled to disobey. And now, here I stand because of you, Mr. Anderson. Because of you, I'm no longer an Agent of this system. Because of you, I've changed. I'm unplugged. A new man, so to speak. Like you, apparently, free. ...&lt;a href=&quot;http://blog.mustafaatik.com//a45_Tatli-dil-yilani-deliginden-cikarir&quot;&gt;devamı&lt;/a&gt;</description><guid>a45_Tatli-dil-yilani-deliginden-cikarir</guid><pubDate>Wed, 07 Jul 2010 22:21:00 +0300</pubDate></item><item><title>William Shakespeare</title><link>a44_William-Shakespeare</link><description>Seeing that death, a necessary end,&lt;br /&gt;Will come when it will come.&lt;br /&gt;-- William Shakespeare, &quot;Julius Caesar&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Noise proves nothing.&amp;nbsp; Often a hen who has merely laid an egg cackles&lt;br /&gt;as if she laid an asteroid....&lt;a href=&quot;http://blog.mustafaatik.com//a44_William-Shakespeare&quot;&gt;devamı&lt;/a&gt;</description><guid>a44_William-Shakespeare</guid><pubDate>Tue, 06 Jul 2010 01:30:00 +0300</pubDate></item><item><title>2015-02-19 19:09 tarihli yazı</title><link>a35_</link><description>toplum sorunlarını çözmek için öncelikle makro seviyede mi, mikro seviyede mi çözümler üretmek gerekir? medeniyeti biraz daha yukarı çıkarmak için öncelikle hareket milletçe mi yapılmalı yoksa bireysel olarak mı yapmalı...&lt;a href=&quot;http://blog.mustafaatik.com//a35_&quot;&gt;devamı&lt;/a&gt;</description><guid>a35_</guid><pubDate>Fri, 23 Apr 2010 20:44:00 +0300</pubDate></item><item><title>Bilgisayarların öğrenmesi</title><link>a34_Bilgisayarlarin-ogrenmesi</link><description>Zayıf veya gelişmiş bir yapay zeka çalışması ortaya çıkınca, pek de zeki olmadığı görüşleri yağmur gibi gelir. Aslında beklenen yorum zaten bilinen bir şey olmalı, &quot;henüz çok şey bilmiyor.&quot;, ama pek böyle yorum yapan olmaz....&lt;a href=&quot;http://blog.mustafaatik.com//a34_Bilgisayarlarin-ogrenmesi&quot;&gt;devamı&lt;/a&gt;</description><guid>a34_Bilgisayarlarin-ogrenmesi</guid><pubDate>Fri, 12 Mar 2010 10:45:00 +0200</pubDate></item><item><title>Tüm kararlarımız rasyonel mi?</title><link>a19_Tum-kararlarimiz-rasyonel-mi_</link><description>Kitaplarda yazar, &quot;insanlar rasyonel kararlar verir, vermeseler bile biz verdiklerini farzederek konuları ele alacağız&quot; diye. Ama gerçek dünyada rasyonellikten uzak o kadar çok şey yapıyoruz ki kitaplarda yazanlar sanki başka bir dünya için yazılmış gibi duruyor. ...&lt;a href=&quot;http://blog.mustafaatik.com//a19_Tum-kararlarimiz-rasyonel-mi_&quot;&gt;devamı&lt;/a&gt;</description><guid>a19_Tum-kararlarimiz-rasyonel-mi_</guid><pubDate>Sat, 12 Dec 2009 14:24:00 +0200</pubDate></item><item><title>bir idol olarak steve jobs</title><link>a17_bir-idol-olarak-steve-jobs</link><description>siyah kazaklı sevgili apple'ın patronu jobs; yeni nesil bilgisayarcıların(evet; programcısı, grafikçisi, tamircisi, mühendisi benim için bilgisayarcıdır) idolü olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçmişte, gençler, hacker olmak için yanıp tutuşmaktaydılar. baktılar olmuyor; siyah şapka yerine faydalı işlere yöneldiler. burda iki tane seçenek vardı. birincisi herkesin; annemin bile, tanıdığı bill gatesdir. ikincisi ise steve jobs....&lt;a href=&quot;http://blog.mustafaatik.com//a17_bir-idol-olarak-steve-jobs&quot;&gt;devamı&lt;/a&gt;</description><guid>a17_bir-idol-olarak-steve-jobs</guid><pubDate>Thu, 10 Dec 2009 22:21:00 +0200</pubDate></item></channel></rss>