<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2enclosuresfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0"><channel><title>muhaber.net</title><link>http://www.muhaber.net/</link><description>almanak, güncel yorumlar, siyaset, yer yer anılar, ve neler neler</description><language>en</language><managingEditor>colaturka@hotmail.com (muhaber)</managingEditor><lastBuildDate>Thu, 09 Jul 2009 18:48:46 PDT</lastBuildDate><generator>Blogger</generator><atom:id xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962</atom:id><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">341</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">25</openSearch:itemsPerPage><itunes:owner><itunes:email>colaturka@hotmail.com</itunes:email></itunes:owner><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>almanak, güncel yorumlar, siyaset, yer yer anılar, ve neler neler</itunes:subtitle><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/MuHaber" type="application/rss+xml" /><feedburner:emailServiceId xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0">MuHaber</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0">http://feedburner.google.com</feedburner:feedburnerHostname><item><title>Hırıfleyiğim</title><link>http://www.muhaber.net/2009/07/hirifleyigim.html</link><category>ANILAR BENDEN BAŞKA</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Thu, 09 Jul 2009 11:10:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-8415207851622238736</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-07-10T00:32:23.982+03:00</atom:updated><media:thumbnail url="http://1.bp.blogspot.com/_RpSYI9Bct2A/SlY4KmcK5qI/AAAAAAAAAts/0yuoyjZMl5k/s72-c/adana+salvari.JPG" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total><description>Dedem, Adana şalvarı giyerdi. Ben de merak ederdim hep, "şalvarın sarkan kısmında ne var?" diye.


Dedem bir akşam bize geldiğinde, arkasına geçip, şalvarın sarkan kısmını tutup "dede, burda ne var?" demiştim.



Dedem beni küçücük evde kovalamaya başladı. Salonun girişinde yakaladı beni. Kafama...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/fIS30crpG0A" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Michael Jackson'un Vefatı ve Töreni ve Gömülmesi</title><link>http://www.muhaber.net/2009/07/michael-jacksonun-vefati-ve-toreni-ve.html</link><category>ALMANAK 2009</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Tue, 07 Jul 2009 13:53:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-1968987680279881415</guid><enclosure url="http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=fd62b9b26c6035ff&amp;type=video%2Fmp4" length="0" type="video/mp4" /><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-07-08T16:16:01.002+03:00</atom:updated><media:thumbnail url="http://1.bp.blogspot.com/_RpSYI9Bct2A/SlO45u5BCYI/AAAAAAAAAtk/L70nWIimSFk/s72-c/rip+r+i+p+michael+jackson+allah+rahmet+etsin.JPG" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">5</thr:total><media:content url="http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=fd62b9b26c6035ff&amp;type=video%2Fmp4" type="video/mp4" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Gerek, şeyini düzeltme hareketleriyle, gerekse de perdenin arkasından Hacıvat ve Karagöz gibi ışık oyunları kullanarak oynamalarıyla, O, bizden birisiydi... 40 Yılldır "Almanak" etiketi altında sadece önemli olayları haber yapıyorum (!). Ama böylesini ilk</itunes:subtitle><itunes:author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</itunes:author><itunes:summary>Gerek, şeyini düzeltme hareketleriyle, gerekse de perdenin arkasından Hacıvat ve Karagöz gibi ışık oyunları kullanarak oynamalarıyla, O, bizden birisiydi... 40 Yılldır "Almanak" etiketi altında sadece önemli olayları haber yapıyorum (!). Ama böylesini ilk kez gördüm. Çok önemli birisi öldüğü zaman, olay "Ali Veli'nin Ölümü" başlığı altında haber yapılır ve bu haberin içeriğinde, cenaze töreni, toprağa verme falan hepsi olurdu. Ama Michael'de öyle olmadı. Vefatı, cenaze töreni, gömülmesi (daha gömülmedi gerçi) hepsi ayrı ayrı olay ve haber oldu. 25 Haziran 2009'da vefat eden Michael Jackson'un ölüm haberini, İran olayları gibi Twitter'den haber aldık. Manşetler belliydi: "Siyah ve hristiyan doğdu, beyaz ve müslüman öldü" gibisinden manşetler... Sonraki gün tüm internet sitelerindeki Michael Jackson videolarının altına çılgınlar gibi Rip yorumları yapıldı. R.i.p. 'in ne demek olduğunu ve ne olduğunu böylece ilk kez öğrendim. Ne kadar cahilmişim :(..."Allah Rahmet Eylesin" demekmiş. Bu ripler sayesinde internet bile çökecekmiş bir ara... "cnn tarafından ölüm haberinin yayıldığı saatlerde google, twitter, aol gibi sitelerin aşırı yükten yamulduğu belirtilmiştir. ek olarakta "internet'i çöktürmek için kaç kişi gerekli? 25 haziran'da bunun sadece bir kişi olduğunu öğrendik. tabi o bir kişi michael jackson olursa..." denmiştir." kaynak </itunes:summary><itunes:keywords>ALMANAK 2009</itunes:keywords><description>Gerek, şeyini düzeltme hareketleriyle, gerekse de perdenin arkasından Hacıvat ve Karagöz gibi ışık oyunları kullanarak oynamalarıyla, O, bizden birisiydi...








40 Yılldır "Almanak" etiketi altında sadece önemli olayları haber  yapıyorum (!). Ama böylesini ilk kez gördüm. 

Çok önemli birisi...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/EiRjGHrLLpY" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Hacı Bayram'ın Delisi (4. Bölüm)</title><link>http://www.muhaber.net/2009/07/haci-bayramin-delisi-4-bolum.html</link><category>BENDEN BAŞKA</category><category>ANILAR</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Mon, 06 Jul 2009 01:51:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-8996349141900178401</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-07-06T22:38:51.653+03:00</atom:updated><media:thumbnail url="http://1.bp.blogspot.com/_RpSYI9Bct2A/SlJSCZl_-CI/AAAAAAAAAtc/4WZkKoBPb_8/s72-c/muz+kabugu+copu+yere+atilmis.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">2</thr:total><description>İkaz: Aslan'ın anlattığı hikayedeki kişi ben değilim. Umredeki hatıralarımın birleşkesidir. Mesela, Medine sokaklarına muz kabuğu  atanlardan birisi bendim... ve erzak da götürmüştüm :)



Mikrofon Aslan'da:



"

gece yarısı, mescid’i nebi’nin (hz. Muhammed'in mezarının olduğu cami) minarelerini...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/TzMZST2XAFU" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Alacakaranlık Arog Kuşağında</title><link>http://www.muhaber.net/2009/07/alacakaranlik-arog-kusaginda.html</link><category>VİDEO</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Sat, 04 Jul 2009 14:35:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-2041535663498892809</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-07-05T00:52:43.428+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">2</thr:total><enclosure url="http://www.dailymotion.com/swf/x9rt6p" length="-1" type="application/x-shockwave-flash" /><media:content url="http://www.dailymotion.com/swf/x9rt6p" type="application/x-shockwave-flash" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Alacakaranlık (Twilight)'ı izlerken, sinemada beni bir gülme tuttu. Sinemadaki herkes bana bakıyordu... Gülmelerimin sebebim çok basitti: Günümüz gençliğine ideal insan tiplemesinde sunulan vampilerden birisi, ağaçtan ağaca sekerken, aklıma Arog'tan sahne</itunes:subtitle><itunes:author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</itunes:author><itunes:summary>Alacakaranlık (Twilight)'ı izlerken, sinemada beni bir gülme tuttu. Sinemadaki herkes bana bakıyordu... Gülmelerimin sebebim çok basitti: Günümüz gençliğine ideal insan tiplemesinde sunulan vampilerden birisi, ağaçtan ağaca sekerken, aklıma Arog'tan sahneler gelivermişti birden. Uğraştım, videosunu yaptım... Alacakaranlik Arog Kusaginda by www_muhaber_net Not: Devamı yok kardeşim </itunes:summary><itunes:keywords>VİDEO</itunes:keywords><description>Alacakaranlık (Twilight)'ı izlerken, sinemada beni bir gülme tuttu. Sinemadaki herkes bana bakıyordu... Gülmelerimin sebebim çok basitti: Günümüz gençliğine ideal insan tiplemesinde sunulan vampilerden birisi, ağaçtan ağaca sekerken, aklıma Arog'tan sahneler gelivermişti birden. Uğraştım, videosunu...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/aDrOd49Fu3I" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Akp ve Gülen'i Bitirmeme Planı</title><link>http://www.muhaber.net/2009/07/akp-ve-guleni-bitirmeme-plani.html</link><category>ALMANAK 2009</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Thu, 02 Jul 2009 04:13:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-7317864033802881046</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-07-02T20:08:38.781+03:00</atom:updated><media:thumbnail url="http://1.bp.blogspot.com/_RpSYI9Bct2A/SkyXzy-TpWI/AAAAAAAAAtQ/8uxJUGjRBqM/s72-c/yasama+yurutme+yargi+cemaat.bmp" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><description>Bu karikatür bence çok yanlış. Çünkü yasama, yürütme, yargı, cemaat yerine; sadece "cemaat" deseydi...

Cemaatten severek ayrılmış ve bunun göstergesi olarak 20 yıllık, Zaman aboneliğini hala yürüten (küçük dünyam 1'in tüm sayfaları hala arşivimde mesela) bendeniz dün, Zaman'ı eline aldığında...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/WjhOfuDRiVU" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Mehmet Öz ! Size Soruyorum !!</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/mehmet-oz-size-soruyorum.html</link><category>FİŞ</category><category>İĞRENÇ</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Tue, 30 Jun 2009 10:35:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-1705059700567276241</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-30T21:20:04.562+03:00</atom:updated><media:thumbnail url="http://4.bp.blogspot.com/_RpSYI9Bct2A/SkpRDALzMtI/AAAAAAAAAs4/ywOy5uj8F3w/s72-c/siz+guzellik+sirlari.JPG" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">2</thr:total><description>Amerika Birleşik Devletleri'nde yani Abd'de, bir profesör büyüğüm var.

Bu profesör büyüğüm, Mehmet ÖZ'den daha bilgili ve sağlıklı...

Ama, Mehmet Öz kadar...







evet. Mehmet Öz kadar saçlı, yakışıklı, iyi giyinen, asil, boğazda yalısı olan, esprili,uzun boylu, zengin, medyayla bağlantısı...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/Dvb5gF_fV9o" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Dudak Okuma Kursu (Ders 1)</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/dudak-okuma-kursu-ders-1.html</link><category>İĞRENÇ VİDEO</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Mon, 29 Jun 2009 06:22:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-4131763366612643074</guid><enclosure url="http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=3f86fd5121cd84e4&amp;type=video%2Fmp4" length="0" type="video/mp4" /><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-29T16:30:59.752+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">23</thr:total><media:content url="http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=3f86fd5121cd84e4&amp;type=video%2Fmp4" type="video/mp4" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Ne diyor? Bir sonraki kursumuz "Hızlı namaz kılma ve kıldırma teknikleri" olacaktır. Nerden aklıma geldi bu kurs? Geçen camide, namaz kılma yarışı yapan iki çocuk gördüğümde.. Tabii ki böyle bir kurs caiz değildir... Not: Devamı yok kardeşim. </itunes:subtitle><itunes:author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</itunes:author><itunes:summary>Ne diyor? Bir sonraki kursumuz "Hızlı namaz kılma ve kıldırma teknikleri" olacaktır. Nerden aklıma geldi bu kurs? Geçen camide, namaz kılma yarışı yapan iki çocuk gördüğümde.. Tabii ki böyle bir kurs caiz değildir... Not: Devamı yok kardeşim. </itunes:summary><itunes:keywords>İĞRENÇ VİDEO</itunes:keywords><description>Ne diyor? 






Bir sonraki kursumuz "Hızlı namaz kılma ve kıldırma teknikleri" olacaktır. Nerden aklıma geldi bu kurs? Geçen camide, namaz kılma yarışı yapan iki çocuk gördüğümde.. Tabii ki böyle bir kurs caiz değildir... 

Not: Devamı yok kardeşim. 
 

 &lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/8dEJkenaq-A" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Hacı Bayram'ın Delisi (3. Bölüm)</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/haci-bayramn-delisi-3-bolum.html</link><category>BENDEN BAŞKA</category><category>ANILAR</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Sun, 28 Jun 2009 03:08:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-3629672938919337072</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-28T13:11:52.503+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total><description>Gene not: Aslan'ın yaşadıkları olaylar, umrede yaşamadığım, ama umremden esinlendiğim olaylardır.



Aslan'ım, anlatmaya devam ediyor:

  



Medine'ye Yolculuk



"uçağa bindik. ilk defa uçağa biniyordum. uçakta, , insanların karınca, yolların da yılan gibi gözüktüğü anlatılan bir fıkrayı...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/TBBVMJkRak8" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Bozum Bozum Bozmak ve Bozulmak</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/bozum-bozum-bozmak-ve-bozulmak.html</link><category>ANILAR</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Fri, 26 Jun 2009 08:22:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-4255051358631550059</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-26T18:48:04.880+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">10</thr:total><description>Ankara'da bir cemaatin dersanesinde, değişik bir felsefeci vardı. O zamanlar dersaneler kız erkek karışık olmadığı için çok rahat konuşurduk. Hatta imam hatip lisesinde bile okurken sadece erkek sınıfı olduğumuz için erkek hocalarla neler, neler konuşurduk...Hele bi Muammer Hoca'mız vardı......&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/m0ftPlBLyOU" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Eylül, Gönül ve Behlül</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/eylul-gonul-ve-behlul.html</link><category>İĞRENÇ</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Tue, 23 Jun 2009 09:52:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-4834820244772277893</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-23T19:55:35.176+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total><description>Eylülde melül oldu Behlül, soldu da lale
Bir Bihter'e meyl etti gönül, geldi bu hale

devamı yok (beytin orjinali değiştirilmiştir. şairin ruhu beni affetsin)

  


 &lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/fdqQ1bjq8QY" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Meb 'den Yasaklı Sitelere Giriş</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/meb-den-yasakli-sitelere-giris.html</link><category>FİŞ</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Sun, 21 Jun 2009 12:56:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-3995507086635231864</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-21T22:57:58.420+03:00</atom:updated><media:thumbnail url="http://3.bp.blogspot.com/_RpSYI9Bct2A/Sj6PHxDj46I/AAAAAAAAAso/kAUlnWQHBXg/s72-c/fizy.JPG" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total><description>Milli Eğitim, bir çok siteye giriş izni vermiyor. Bu izin vermeyiş, mahkeme kararları ya da internet üst bilmemne kurullarından bağımsız olarak veriliyor Meb'de.



Blogspot, Wordpress, Facebook, oyun siteleri, Dailymotion sadece bir kaçı, Meb'de yasaklı olanlardan... 



Fakat video sitelerine...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/Nt7MeNezYbE" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Hocam Baştan Alır mısınız?</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/hocam-bastan-alir-misiniz.html</link><category>İĞRENÇ</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Thu, 18 Jun 2009 09:48:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-4828566174665271229</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-18T19:52:40.904+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">12</thr:total><description>Bu soru geldiğinde hocalar başlamış, baştan almaya... 



Türkçeci: A,b,c...



Matematikçi: 1,2,3...



  

Tarihçi: Yazı icat edilince...



Coğrafyacı: Önce büyük bir patlama oldu...



İnkilap Hocası: Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım...



İngilizceci: Ey, bi, si.. 



Sınıf öğretmeni: Bu tarak:...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/XNNofgSDU2Y" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Haci Bayram'ın Delisi (2. Bölüm)</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/haci-bayramin-delisi-2-bolum.html</link><category>BENDEN BAŞKA</category><category>ANILAR</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Wed, 17 Jun 2009 05:35:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-5169799062560534848</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-17T19:14:57.166+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">6</thr:total><description>Üstüne basa basa not: Bu hikayede'ki olağan dışı olaylar, rüyalar, kerametler vb.  hikayeyi marjinalleştirmek için, ve benim yaşamadığım, ama yaşanılan olaylardan esintilenerek özenle  uydurulmuştur. 



Aslan anlatmaya devam ediyor:



  



umre veya hac sonrası, hediye adetleri vardır. ankara’da...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/sQVLf-CdLYc" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Kelebekler Ve Sinek</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/kelebekler-ve-sinek.html</link><category>VEZN-İ GEYİK</category><category>İĞRENÇ</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Sun, 14 Jun 2009 11:08:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-5135739589377717113</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-14T21:50:18.394+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">2</thr:total><description>İki kelebek yani bir çift kelebek, kur yaparak uçuyorlardı. Ne güzeller, ne kadar romantikler diye seyre daldım; önce bir kelebek, ötekine cilve yapıyor, sonra da diğeri, keskin bir falso yaparak, ötekine.... 



Bu güzel manzarayı izlerken bir sinek, birden gözüme takıldı. Önce, uzaklarda süzülen...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/DdVdPnf-_Dg" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Hacı Bayram'ın Delisi (1. BÖLÜM)</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/hac-bayramn-delisi-1-bolum.html</link><category>BENDEN BAŞKA</category><category>ANILAR</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Sat, 13 Jun 2009 00:35:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-381982016432998558</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-17T16:07:34.550+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">4</thr:total><description>1993, Lise üçteyken okulca bir uçak kaldırıp umreye gitmiştik.  Bu umre'den çıkardığım bir dizi yazım başlıyor. Çok uzun bir dizi. Bu dizide, hayalimde kurduğum, günümüzün ermişleri, kafadan attığım rüyalar, imam hatiplilerin aşkı, serserilikleri ve uçuk kaçık anılarım var. Bu diziyi Aslan, benim...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/JiqiWRCD3Z8" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Öğrencileri Severken Kendini Sevmek Egoistliktir</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/ogrencileri-severken-kendini-sevmek.html</link><category>BENDEN BAŞKA</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Tue, 09 Jun 2009 14:02:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-6329871477231384598</guid><enclosure url="http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=e48b5f5d3252ceec&amp;type=video%2Fmp4" length="0" type="video/mp4" /><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-11T22:17:24.576+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">3</thr:total><media:content url="http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=e48b5f5d3252ceec&amp;type=video%2Fmp4" type="video/mp4" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Acemi askeriz. İlk günlerimiz. Acemi bölüklerde 1. dünya savaşından kalma tahta "M 1"ler var. Aynı mangadan bir savcı arkadaşım, bu bölüklere bakarak ve acı acı gülerek diyor: "Cengiz Çandar bizim taburları boşuna köylü taburlara benzetmiyor.Baksana, Kurt</itunes:subtitle><itunes:author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</itunes:author><itunes:summary>Acemi askeriz. İlk günlerimiz. Acemi bölüklerde 1. dünya savaşından kalma tahta "M 1"ler var. Aynı mangadan bir savcı arkadaşım, bu bölüklere bakarak ve acı acı gülerek diyor: "Cengiz Çandar bizim taburları boşuna köylü taburlara benzetmiyor.Baksana, Kurtuluş Savaşı'ndan kalma tahta tüfeklere" "Bize, o günlerden ruh kalmışsa, o bile yeter." diyorum. Evet askeriyedeki ruh, aynı ruh. 50 Yıl önce neyse, 50 yıl sonra da o.... Yıldızı ve kılıcı takan teğmen, daha ilk günden darbenin planlarını yapmaya başlamıştır çoktan... Öğretmenlik de böyle... Ve çok seviyorum bu yüzden öğretmenliği. Eğitimde de ruh hala aynı. Okulların tuvaletlerine bakın, hala aynı tuvaletler, sıralarına bakın hala aynı yazılar, çocuklar hala sözlüklerdeki müstehcen kelimelere bakıp- bakıp gülüyor... Öğretmenliğim sayesinde ruhum hala, öğrenci ruhu... Kar yağınca bir öğrenci gibi "tatil yağıyor" diye seviniyorum. Öğrencinin de en sevdiği ders, boş ders, öğretmenin de.... Öğrencilerimi çok seviyorum... Ve bu sevgi karşılığında istediğim tek şey, sevilmek... Sevilmeyi istemek kadar masum bir şey var mı... Ama ben öğrencilerime bağlanıyorum da.... Mezuniyet gecelerinin sonunda, doğum günü çocuğunun dağıttığı gecenin bitişinde yalnız kaldığı eve adım attığında tatttığı hüzün ve boşluk kadar hüzne ve boşluğa dalıyorum... Yalnız kaldığı eve her gece girişinde hüzünlenmeyen bebe, neden doğum günü bebesi olduğu gecenin bitişindeki eve girdiğinde yalnızlığını hissederse, ben de her mezuniyet gecesinde o kadar yalnızlık hissederim... Arkadan yeni öğrenciler de gelecektir... daha küçük sınıflardaki tüm öğrencilere de bağlanmışımdır.... ama sekizler gidince dağıtırım.... İlk öğretmenlik yaptığım okulıun 8. sınıflarının kabadayısı son gün nasıl ağlamıştı... işte o duyguları aynen her sene yaşıyorum evladım.... senin arkadaşlarına bağlandığın kadar ben de bağlanıyorum ve ben de ağlamak istiyorum... bahçede bisikletlerinizi sizden alıp turladığımda, sizlerden birisi olmak için turlarım.. her öğlen tenefüsünde sizlerle voleybol oynuyorsam, sizlerle beraber olmak için değil, sizlerden birisi olmak için oynarım... sizi dövüyorsam (yalan :P), ve beni şikayet edemiyorsanız, arkadaşlarınızdan dayak yediğinizde bunu anne babalarınıza şikayet edememe sebebi ile aynı görürüm... (belki de yanılıyorumdur...) bilgisayarı iyi biliyorsam, sizlerle aynı dili konuşmak içindir... varsın yaşıtlarımla aynı dili konuşmayım... kurtlar vadisini, kavak yellerini, arka sıraları, sizlerle beraber izlerim... derste sizler gibi sıralara oturuyorsam ve öğretmen sandalyesinde hiç oturmuyorsam,,, bunun bir anlamı olmalı.... geçen ay müdür yardımcılığı teklif edildiğinde kabul etmiyorsam, öğrencilerden ayrılmayı gözü alamadığından.... gözüme bakıp da, iltifat bekleyen her öğrenciye çok güzelsin, harikasın, çok yakışıklısın, delikanlı adamsın, temizsin, süpersin, diyorsam, aynı şeyleri sizden işitmek için yapıyorumdur.... yaşıtlarımın artık gülmediği ve hatırlamadığı nasreddin hoca fıkralarını ilk kez benden duyduğunuzda, bu fıkraları öğretmenimden ilk duyduğum günlere dönerim... nasreddin hoca fıkraları anlatırım... nasreddin hoca'yı genç kuşaklara ben taşırım... fatiha'yı öğretirim,, "yetişkinliğinizde beni anıp, ruhuma fatiha okuyun" derim... amaç fatiha'dan nasreddin hoca'dan çok unutulmamaktır... hac ünitesini anlattığımda ilerde hacca gideceksiniz, belki ben o zaman ölmüş olacağım, benim için bir tavaf yapın demem de, beyinlerinizde 40 sene boyunca yer edinmek içindir.... okul geceleri en son herkes dağılınca 8lerin zibidileri kalır... mahalleli gider, öğretmenlerin çoğu gider, ama ben sizlerle kalırım, sahnedeki yalnızlığımuz ve çalan müzik, ankara sokak düğünlerini çocukluğumda yatağımda sessizce dinlememi çağrıştırır........ okul gecelerinde tüm mahallelinin en güzel elbiselerini giyerek ve abartılı makyajla gelmesi, köyümün düğünlerini... mail adresimi "colaturka" şeklinde almışsam, mailimin unutulmaması ve her colaturka içilmesinde hatırlanmam içindir... çocuklara mail adresimi verip, kendileriy</itunes:summary><itunes:keywords>BENDEN BAŞKA</itunes:keywords><description>Acemi askeriz. İlk günlerimiz. Acemi bölüklerde 1. dünya savaşından kalma tahta  "M 1"ler var. 

Aynı mangadan bir savcı arkadaşım, bu bölüklere bakarak ve acı acı gülerek diyor:

"Cengiz Çandar bizim taburları boşuna köylü taburlara benzetmiyor.Baksana, Kurtuluş Savaşı'ndan kalma tahta...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/UvEQxPVnROA" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>muhaber net Diyor ki:</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/muhaber-net-diyor-ki.html</link><category>DİYOR Kİ</category><category>İĞRENÇ</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Sun, 07 Jun 2009 07:32:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-1373828831600003182</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-07T17:33:58.363+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">3</thr:total><description>İstanbul'da insan olunmaz, İstanbul olunur. (devamı yok)

  





&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/F2ip3n4MQwc" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Muhaber Magazin Servisi</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/muhaber-magazin-servisi.html</link><category>VEZN-İ GEYİK</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Sat, 06 Jun 2009 11:40:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-7210577215799233842</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-06T21:49:12.863+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total><enclosure url="http://www.youtube.com/v/_S6Yf-xbX1U&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;" length="763" type="application/x-shockwave-flash" /><media:content url="http://www.youtube.com/v/_S6Yf-xbX1U&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;" fileSize="763" type="application/x-shockwave-flash" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Hz. Peygamber (s), İblis ile buluşmasında, İblis'e sorduğu sorulardan birisi şu: "Sevgilin kim?" (kaynak için tıkla) Bu soruyu duyduktan sonra, magazincilere hak vermiştim. Sorulacak en güzel magazin sorusu bence bu... Magazinin sırrını çözdüm ben. Magazi</itunes:subtitle><itunes:author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</itunes:author><itunes:summary>Hz. Peygamber (s), İblis ile buluşmasında, İblis'e sorduğu sorulardan birisi şu: "Sevgilin kim?" (kaynak için tıkla) Bu soruyu duyduktan sonra, magazincilere hak vermiştim. Sorulacak en güzel magazin sorusu bence bu... Magazinin sırrını çözdüm ben. Magazin programlarını hiç seyretmediğim halde, öyle konuşurum ki, herkes beni süper magazinci sanır. Örnek: Birisinden mi bahsettiler. Hemen kafadan bir isim sallayıp, "şununla beraber değil mi?" derim. O ismi attığım halde, büyük ihtimalle tutar. Yok tutmazsa, nasılsa yakında beraber olacaklar demektir. Ve beraber olduklarında da, bana gelirler ve "helal olsun muhaber, nerden biliyordun?" derler. Tabii ki, böyle şeyler demem. Kim kimle beraber olmuş hiç yorumda bulunmam. Şimdiki magazin konum: "Aşk bu değil" şarkısı hakkında... Hayran olduğum bu şarkının sözleri söyle: "Aşk bu değil. Yapma güzel! Sen insanı güldürürsün… Sen insanı güldürürsün… Sevişirken ah güzel güzel. Sevişirken ah güzel güzel. Sen insanı öldürürsün. Sen insanı öldürürsün." Sözler, bariz ofsayt. Ama beste süper; bestecisi Üstad Avni Anıl. Hatta meşhur Avni Anıl İlahi Grubu bile var... Kimler okumuş bu şarkıyı: Zeki Müren, Funda Arar ve Müslüm Gürses... Mükemmel olan bu şarkının sözleri biraz daha düzgün olsaydı, Ahmet Özhan bu şarkıyı kesinlikle okurdu. Bu kadar güzel bir besteye, böyle söz yazılırsa, Müslüm'ün okumasında bir garabet olmamalı. Hatta Müslüm, söylemekle kalmıyor, bir de üstüne meşhur Nihavent Saz Semaisi ile şarkıya giriş yapıyor. Yapıyor ama, bu kadar güzel besteye, böyle sözler seçildi diye, bu muhteşem semaiye de, rezil bir şiir seçiyor Müslüm. Şiiri arz ederim: "Bana bakıp bakıp acıma öyle. Dolaşıp bir başıma geziyorsam başı boş, Bu benim kendi itliğim. Resminin de hesabını gördüm o gün. Sana beddua ettiğimi de nerden çıkardın. Sana duam tutmaz ki bedduam tutsun. Bundan sonra dünya güzeli kulağıma aşk dese, ben derim hoşt! İşte görüyorsun birtanem. Ortada ne aşk var, ne meşk var. İyisi mi anana babana dön, sımsıkı sarıl. Aklın ermez senin böyle şeylere. Dedim ya sen bana bakma, e mi?" Nasıl bir şiir ya... Ama gerçi şaşırmamak lazım. Üstadlar üstadı Avni Anıl, Aşk Bu Değil şiirine bu derece beste yaparsa, Müslüm de böyle şiirler okuyabilir, hem de nihavent saz semaisi ile... Önce Müslüm'ün videosunu vereceğim. Ardından, "Evlenmeden dula dönmüşsün" diyen Zeki Müren'i... Zeki Müren, asla böyle bir şarkı sözünü kullanmaz demişti, bir öğretmen abim. Şarkının sonunda çatır-çatır diyor ama... Zeki Müren böyle şeyler derse, Müslüm de böyle şiirleri haydi-haydi okur. Hiç kızmaya hakkımız yok. Müslüm'ün Aşk Bu Değil videosu: Zeki Müren'den Evlenmeden Dula Dönmüşsün Şarkısı (Gördüğüm Rüya) Not: Ben de bu yazıyla saçmalama hakkımı kullandım. Ha bir de, şeytanın sevgilisi ben değilmişim Allah'tan. Çünkü demiş ki şeytan: "Sevgililerim, cumaya gitmeyen erkeklerdir" </itunes:summary><itunes:keywords>VEZN-İ GEYİK</itunes:keywords><description>Hz. Peygamber (s), İblis ile buluşmasında, İblis'e sorduğu sorulardan birisi şu:



"Sevgilin kim?" (kaynak için tıkla)



Bu soruyu duyduktan sonra, magazincilere hak vermiştim. Sorulacak en güzel magazin sorusu bence bu... 



Magazinin sırrını çözdüm ben. 





Magazin programlarını hiç...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/he3Dc-rhhjc" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Terminator Kurtuluş,  Zayıflama ve Dağılma Dönemleri</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/terminator-kurtulus-zayiflama-ve.html</link><category>VEZN-İ GEYİK</category><category>İĞRENÇ</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Fri, 05 Jun 2009 12:09:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-293652283329839213</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-05T22:09:38.074+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">7</thr:total><description>Bir terminatorun, Connor'u yakaladığı an "bir sor bakim, seni neden öldürmek istedim?" diyor mu hiç? Basıyor tetiğe, basıyor tetiğe, koçum benim...







Filmlerde iyiler hiç ölmez. Tam öldürülecekken bile, kötü adam, bir mesaj vermek ister, bir soru sorar: "Yaptım. Ama niçin? Bi sor hele!"



İyi...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/0Z1KMNBy0hY" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Sevgili Siyaset</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/sevgili-siyaset.html</link><category>FİŞ</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Thu, 04 Jun 2009 07:45:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-3290356710442630056</guid><enclosure url="http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=695760b6727c83f6&amp;type=video%2Fmp4" length="0" type="video/mp4" /><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-04T19:04:24.909+03:00</atom:updated><media:thumbnail url="http://4.bp.blogspot.com/_RpSYI9Bct2A/SifsMxLbosI/AAAAAAAAAsA/Y9vCOrykst0/s72-c/ismet+inonu+ataturk+e+mektup.JPG" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">2</thr:total><media:content url="http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=695760b6727c83f6&amp;type=video%2Fmp4" type="video/mp4" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle> İsmet İnönü, Lozan'dan yolladığı mektubun sonunda "Benim güzel Şefim,sevgili kumandanım.Seni ne vakit göreceğim.Gözlerinden öperim.Çok laubaliliğimi affet,çok tahassürüm (özlemim) var.Kelimeler çok eksik ve içim hiç tatmin edilmemiştir." diyerek sesleniy</itunes:subtitle><itunes:author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</itunes:author><itunes:summary> İsmet İnönü, Lozan'dan yolladığı mektubun sonunda "Benim güzel Şefim,sevgili kumandanım.Seni ne vakit göreceğim.Gözlerinden öperim.Çok laubaliliğimi affet,çok tahassürüm (özlemim) var.Kelimeler çok eksik ve içim hiç tatmin edilmemiştir." diyerek sesleniyor Atatürk'e. Çok güzel bir mektup... Bu mektubu okuduğumdan beri siyasilerimizde bu samimi sözleri arıyorum. Özal mitinglerde, halka beraber şarkı söylediğinde çocuk olduğum halde acaip coşmuştum. Tayyip Erdoğan'ın Beraber Yürüdük Bu Yollarda şarkısını mitinglerde okuduğu zamanlarda Erdoğan'ı, Özal gibi görmüştüm hemen... Çocukluğumdan beri, çok yakından tanıdığım Demirel'in -geçenlerde- bir sözünü duymamla resmen sersemleştim. Diyordu ki: "Aydın Menderes bizim Sevgilimizdir. Bize vediadır (emanettir). Partimizde olsa da severiz, olmasa da..." 50 Yıllık Demirel için bu sözler çok yeni. Demirel'i vefasızın önde gideni, duygularını asla açığa vurmayan ve böyle samimi sözler söylemeyen birisi olarak gördüm her zaman... Bu tür sözleri keşke 50 yıldır hem Demirel, hem de diğer siyasiler kullansaydı; Özal, Erdoğan, Sezer, Ecevit, Yılmaz, Erbakan, Gül, Çiller, Baykal da kullansaydı... Şimdi eminim daha güzel bir ülkede yaşıyor olacaktık. Demirel'in ilgili videosu: Video Kaynak </itunes:summary><itunes:keywords>FİŞ</itunes:keywords><description>İsmet İnönü, Lozan'dan yolladığı mektubun sonunda

"Benim güzel Şefim,sevgili kumandanım.Seni ne vakit göreceğim.Gözlerinden öperim.Çok laubaliliğimi affet,çok tahassürüm (özlemim) var.Kelimeler çok eksik ve içim hiç tatmin edilmemiştir." 

diyerek sesleniyor Atatürk'e.

Çok güzel bir...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/-CU2z-5KL4s" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Aydın Doğan mı, Aydın Koç mu?</title><link>http://www.muhaber.net/2009/06/aydin-dogan-m-aydin-koc-mu.html</link><category>FİŞ</category><category>VEZN-İ GEYİK</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Mon, 01 Jun 2009 07:38:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-6038395586025185163</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-01T19:28:57.868+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total><description>Kesinlikle yalan olduğunu bildiğim bir şehir efsanevi dedikodusuna göre Aydın Doğan, Vehbi Koç'un öz oğluymuş. İnternette ufacık bir araştırma yapılsa bu iddia  yüzlerce sitede görülebilir.



  



Ben bu iddiayı ilk kez bir yemekte  duydum. Bana fikrimi sorduklarında:



"Anlattıklarınıza...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/uRxR1xLo-nY" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Mayın Tarlası mı, Tarım Tarlası mı?</title><link>http://www.muhaber.net/2009/05/mayin-tarlasi-mi-tarim-tarlasin-mi.html</link><category>FİŞ</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Fri, 29 May 2009 11:14:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-4611935036893726812</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-05-29T21:26:57.433+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">20</thr:total><description>Doğu'daki mayın tarlasından geçileceği vakıt, eşek önden, karı da eşeğin  arkasından sürülürmüş. İkisini de, erkek takip edermiş.



Bence bu çok yanlış. Önden karı, ardından da eşek sürülmeliydi.



Evet benim ki de yanlış. Hanımlara "karı" denilmez. Hanımların önden buyurması kesinlikle yanlış...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/UXF7P88XHAI" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>İzmirliyik Ruh İkiziyik</title><link>http://www.muhaber.net/2009/05/izmirliyik-ruh-ikiziyik.html</link><category>İĞRENÇ</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Wed, 27 May 2009 07:10:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-7913493587162488487</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-05-27T17:10:44.947+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">8</thr:total><description>İzmirli bir çiftin diyaloğu:



Sami: Sonunda ruh ikizimi buldum.

Fulya: Evet ben de.



Aradan bir süre geçer.



 



Fulya: Hani biz, ruh ikiziydik?

Sami: Çift yumurta ikiziymişiz. 



Başka bir İzmirli çift.



Cenk: Beni neden seviyorsun?

İlayda: Sen beni seviyorsun diye. Peki sen beni...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/LqIEBQynD_Y" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Bunalım.3</title><link>http://www.muhaber.net/2009/05/bunalim3.html</link><category>VEZN-İ GEYİK</category><category>BENDEN BAŞKA</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Mon, 25 May 2009 11:31:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-7421087322849178273</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-05-25T21:34:34.178+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">4</thr:total><description>gök, tohum atar, babalar gibi; toprak, yavrular verir



toprak anam, beni, anama emanet verir. ölünce ben, geri alır, emanetini. doğarım bir anam olur; ölürüm, gene bir anam olur. toprağın yavrusu olur; büyümeye başlarım... kök olurum; meyvem, gökten daha derin yerlere salınır. 



en büyük...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/rS_Gkar75CE" height="1" width="1"/&gt;</description></item><item><title>Ciğerim Yandı ve Ciğersiz (Ciğer Deyimleri)</title><link>http://www.muhaber.net/2009/05/cigerim-yand-ve-cigersiz-ciger.html</link><category>VEZN-İ GEYİK</category><author>colaturka@hotmail.com (muhaber)</author><pubDate>Fri, 22 May 2009 02:14:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-5061466109947729962.post-7830105853824382924</guid><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-05-22T14:05:22.404+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">4</thr:total><description>"Bebenin sütten kesildiği gün, karaciğeri üzüntüden kararırmış." 
Yani karaciğer önceleri akmış, beyazmış. Bu sözü kaynanamdan duyduğum an, görecelik kavramının ne kadar izafiyetli bir şey olduğunu Einstein'den sonra yeniden keşfettim.

 
Karaciğeri düşündüm... Demek ki, sütten kesildiği gün,...&lt;br/&gt;
&lt;br/&gt;
devamini okumak icin lutfen basliga tiklayin&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/MuHaber/~4/bAQUi6pcIFU" height="1" width="1"/&gt;</description></item><media:rating>nonadult</media:rating></channel></rss>
