<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:creativeCommons="http://backend.userland.com/creativeCommonsRssModule" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>zest!™ Society</title>
	
	<link>http://www.myzest.com</link>
	<description>"Sosyal Bi' Hadise"</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Jun 2009 23:50:14 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/3.0/</creativeCommons:license><image><link>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/3.0/</link><url>http://creativecommons.org/images/public/somerights20.gif</url><title>Some Rights Reserved</title></image><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/myzest" type="application/rss+xml" /><item>
		<title>Mevlana’dan Şems’e – Etme</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~3/3b6Z8y6rjRo/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/mevlanadan-semse-etme/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2009 06:58:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kuzha</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Şems]]></category>
		<category><![CDATA[Etme]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/mevlanadan-semse-etme/</guid>
		<description><![CDATA[

Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-
1244 yılında Konya’ya gelen Şemseddin Tebrîzî adlı bir zat, onun ilimle dolu dünyasında “aşk” ile yepyeni ufuklar açtı.
Bu iki ilâhî âşık, bir müddet yalnızca bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-423" title="mevlana1" src="http://www.myzest.com/wp-content/mevlana1-225x300.jpg" alt="mevlana1" width="225" height="300" />Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı<br />
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme</p>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<p>1244 yılında Konya’ya gelen Şemseddin Tebrîzî adlı bir zat, onun ilimle dolu dünyasında “aşk” ile yepyeni ufuklar açtı.</p>
<p>Bu iki ilâhî âşık, bir müddet yalnızca bir köşeye çekilerek kendilerini tamamen Hakk’a verdiler. Günlerce, gecelerce sohbetlere daldılar. Birbirlerinde kendilerini ve Yüce Allah’ın eşsiz güzelliklerinin tecellîlerini gördüler. Buluştuklarında Hz.Mevlânâ 38, Hz.Şems 60 yaşlarında idiler.</p>
<p><span id="more-419"></span></p>
<p>Artık Mevlânâ bütün zamanını Şems ile sohbete ayırıyordu. Bu ilâhî aşkı idrâk etmekten âciz olanlar, Hz.Mevlânâ’nın Şems’e olan ilgisini kıskanarak, ileri geri konuşmaya başladılar. Bu sözleri duyan Şems üzüldü ve 1246 yılında Konya’yı terk edip Şam’a gitti.</p>
<p>Şems gidince Hz.Mevlânâ derin üzüntülere boğuldu. Şems’i tedirgin ederek uzaklaşmasına neden olanlar da Mevlânâ’nın bu hâli karşısında pişmân oldular.</p>
<p>Hz.Mevlânâ bir mektup yazarak oğlu Sultan Veled’in de bulunduğu bir kâfileyi Şam’a gönderdi. Şems mektubu okudu ve Hz.Mevlânâ’nın dâvetini geri çevirmeyerek 1247 yılında Konya’ ya döndü.</p>
<p>Şems’in dönmesine herkes sevindi. Hz.Mevlânâ artık gülüyor, ziyâfetler veriyor, sema’ meclisleri düzenliyordu. Şems’le sohbet günlere ve gecelere sığmıyordu.</p>
<p>Fakat bu huzurlu günler uzun sürmedi. Dedikodular, çirkin sözler ve iftiralar yeniden başladı.</p>
<p>1247-1248 yılında Şems aniden kayboldu. Onu bir daha ne gören, ne de izini bulan olmadı.</p>
<p>Hz.Mevlânâ, Şems’i çok aradı. Ayrılığın büyük acısıyla şiirler söyledi, gözyaşları döktü. İki kere Şam’a gittiyse de izine rastlayamadı. Şems’in bedenî varlığını bulamayan Hz.Mevlânâ, onu mânâ yönünden kendinde buldu ve aramaktan vazgeçti. Bir şiirinde şöyle der:</p>
<p>Beden bakımından ondan ayrıyım ama, bedensiz ve cansız ikimiz de bir nûruz.<br />
Ey arayan kişi! İster onu gör, ister beni. Ben O’yum, O da ben.</p>
<p>&#8212;spoiler&#8212;</p>
<p>-</p>
<p>&#8212;spoiler&#8212; (Mevlana-Aşkın Dansı Film&#8217;inden)</p>
<p>&#8220;Bir sabah olan oldu, Şems yoktu&#8230; Celalettin dostunun gidişiyle adeta yıkıldı&#8230; Büyük ıstıraplar içinde dosta onlarca beyit, şiir ve rubayi yazdı. İlahi aşkının ilk kıvılcımını başlatan biricik dostu Şems artık yoktu. Büyük acı, üzüntü ve keder vardı&#8230; &#8221;<br />
&#8211;spoiler&#8212;</p>
<p>İlahi aşkı Şems, Mevlana ve Konya&#8217;yı terk edip Şam&#8217;a göçe karar verince, Mevlana &#8220;Etme&#8221; diye yakarır ona&#8230;</p>
<p>Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme<br />
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme</p>
<p>Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı<br />
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme</p>
<p>Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru<br />
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme</p>
<p>Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için<br />
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme</p>
<p>Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi<br />
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme</p>
<p>Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan<br />
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme</p>
<p>Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan<br />
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme</p>
<p>Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer<br />
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme</p>
<p>Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi<br />
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme</p>
<p>Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize<br />
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme</p>
<p>Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle<br />
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme</p>
<p>Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı<br />
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme</p>
<p>İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil<br />
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/mevlanadan-semse-etme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.myzest.com/mevlanadan-semse-etme/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Ali Murat Güven’den “Milk” Eleştirisi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~3/RL8NEm1xdlE/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/ali-murat-guvendan-milk-elestirisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2009 01:38:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Murat Güven]]></category>
		<category><![CDATA[Gus Van Sant]]></category>
		<category><![CDATA[milk]]></category>
		<category><![CDATA[Sean Penn]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=392</guid>
		<description><![CDATA[

Oscar&#8217;ı o almayacaktı da ben mi alacaktım?
Amerikalı yönetmen Gus Van Sant&#8217;ın 30 yıllık sinema serüvenindeki en sıradan filmlerden biri görünümündeki “Milk”, eşcinsel bir politikacının hayatını destansı bir mücadeleye dönüştüren biyografik öyküsüyle, -beklendiği üzere- şimdiye kadar ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><strong><a href="http://www.myzest.com/wp-content/milk-poster.jpg" rel="shadowbox[post-392];player=img;"><img class="alignleft size-full wp-image-394" title="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" src="http://www.myzest.com/wp-content/milk-poster.jpg" alt="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" width="300" height="432" /></a></strong>Oscar&#8217;ı o almayacaktı da ben mi alacaktım?<br />
Amerikalı yönetmen Gus Van Sant&#8217;ın 30 yıllık sinema serüvenindeki en sıradan filmlerden biri görünümündeki “Milk”, eşcinsel bir politikacının hayatını destansı bir mücadeleye dönüştüren biyografik öyküsüyle, -beklendiği üzere- şimdiye kadar 2&#8217;si Oscar olmak üzere toplam 34 ödül kazandı; ayrıca 44 ödüle de aday gösterildi. <strong><span id="more-392"></span></strong></p>
<p>1970&#8242;li yılların başı… New York&#8217;ta yaşayan 40 yaşlarındaki eşcinsel borsacı Harvey Milk ve partneri Scott Smith, eşcinsellerin görece daha rahat ettikleri bir kent olan San Fransisco&#8217;ya taşınarak, burada “Castro Camera” adında küçük bir fotoğrafçı dükkanı açarlar. Fotoğrafçılıktan çok bir “sivil toplum örgütü” gibi faaliyet gösteren bu dükkan ve kurulu bulunduğu işçi mahallesi, kısa bir süre sonra ülkenin dört tarafından eşcinsellerin akın ettikleri popüler bir buluşma noktasına dönüşür. Temellerini attığı dernek benzeri oluşumun her meslekten kadın ve erkek sempatizanlarla giderek politik bir güç kazanmaya başladığını fark eden Milk, patlamaya hazır durumdaki bu büyük potansiyeli yerel yöneticiliğe giden yolda kullanmak için kolları sıvayacaktır.</p>
<p>Edindiği yeni arkadaş grubunun da desteğiyle politik arenaya hızlı bir dalış yapan eşcinsel aktivist, 1973, 1975 ve 1976&#8242;da katıldığı ilk üç seçim yarışında çuvallasa da 1977&#8242;deki dördüncü adaylığında büyük bir başarı yakalar ve o tarihte yeni kurulan San Fransisco 5&#8242;inci Bölge Meclisi&#8217;ne seçilir. Belediye&#8217;de göreve başladığında karşısına çıkan en dişli rakiplerden biri ise kendisi gibi yeni seçilmiş, muhafazakâr görüşlü bir politikacı olan Dan White&#8217;dır. Birbirinden çok farklı toplumsal kesimleri temsil eden bu iki orta yaşlı adamın ilk dönemlerde “karşılıklı saygı ve tahammül” temelinde ilerleyen ilişkileri, yerel yönetimdeki çıkar çatışmalarının gitgide yoğunlaşmasına paralel olarak sonunda trajik bir dönüm noktasına ulaşacaktır.</p>
<p><strong>ÖDÜL KAZANMANIN İKİ GARANTİLİ FORMÜLÜ</strong></p>
<p>Başta ABD&#8217;nin Oscar&#8217;ları olmak üzere, batı ülkelerindeki önemli yarışmalar ve film festivallerini uzun süredir istikrarlı bir biçimde takip edenler için, “Milk” gibi orta karar sinemasal anlatıların nasıl olup da ardarda ödüllere boğulduğu üzerine düşünme faslı epeyce gerilerde kaldı. Çünkü, bu sektörü belli bir süre dikkatlice gözlemlemiş olanlar, artık şu şaşmaz gerçeği de çok iyi biliyorlar: Eğer ki “eşcinsellik” ya da “Yahudi soykırımı” üzerine bir film yapmışsanız, ne Oscar&#8217;dan ne de dünyanın batı yarımküresindeki diğer prestijli yarışmalardan asla eli boş dönmezsiniz. Öyle ki siz “Ben yalnızca spor olsun diye katılmıştım, o yüzden hiç almayayım” deseniz bile, ellerinize zorla sıkıştırırlar ödülleri… Çünkü, bu kategorideki yapımlar günümüzde artık yalnızca birer “film” olmaktan çıkmış, küresel ölçekte yürütülen iki devâsâ politik mücadelenin de başat propaganda araçlarına dönüşmüş durumda&#8230;</p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/milk-1.jpg" rel="shadowbox[post-392];player=img;"><img class="alignright size-full wp-image-395" title="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" src="http://www.myzest.com/wp-content/milk-1.jpg" alt="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" width="300" height="200" /></a>Hemen her alanda olduğu gibi sinema sektöründe de köşe başlarını tutmuş olan Yahudi lobisi “Nazi vahşeti”ne ağıt yakan bol ağlak filmleri ödüllendirmeyi; aynı şekilde eşcinsellerin her türlü maddî ve manevî desteği sağladığı diğer bir lobi grubu da kendi cinsel tercihlerini uluslararası kamuoyunun nazarında sıradanlaştırıp olağan bir forma sokan, bu hayat tarzının kitlelerce kolay yenilip yutulmasını sağlayan yapımları yüceltmeyi “stratejik bir görev” olarak kabul ediyorlar.</p>
<p>Yahudi propagandalarına hizmet eden İkinci Dünya Savaşı temalı filmlerin bol keseden pohpohlanıp ödüllendirilmesi geleneği görece daha eski tarihlere uzanmakla birlikte, eşcinselliğin kitlelere kanıksatılması yönündeki sinemasal çabaların ise özellikle 1970&#8242;lerin ortalarından itibaren ciddi bir ivme kazandığını görmekteyiz.</p>
<p>Hâl böyleyken, Amerikalı eşcinsel aktivist ve politikacı Harvey Milk&#8217;in hayatının son 8 yılını ele alan Gus Van Sant imzalı “Milk”in, şimdiye dek katıldığı yarışmalarda nal toplamasını beklemek de safdillik olurdu herhalde… Hele de bundan 3-4 yıl öncesinde batı ülkelerini kasıp kavuran, sahneye çıktığı organizasyonlarda 3&#8242;ü Oscar olmak üzere toplam 81 ödül kazanarak erişilmesi güç bir rekora imza atan şu meşhur “Brokeback Dağı” fırtınasını hatırlayınca, yaptığımız tespit daha bir anlamlı geliyor. Sanırım, çiçeği burnunda yönetmenimiz Mahsun Kırmızıgül de bu gerçeğin farkına erkenden varmış olmalı ki ülke içinde “terör kurbanı bir Kürt ailesinin büyük kente savruluş öyküsü” olarak pazarladığı son yapıtı “Güneşi Gördüm”e yurt dışı festivaller için (filmin içinde sınırlı bir alt-motif olmaktan daha öte anlamı bulunmayan “eşcinsellik” olgusunu bütünüyle öne çıkardığı) yepyeni ve alabildiğine cüretkâr posterler hazırlattı. Kırmızıgül&#8217;ün pazarlama taktiği açısından son derece akıllıca bir iş yaptığına hiç kuşku yok; çünkü film bu yönü ve yeni posterleriyle en azından bazı uluslararası festivallerde eşcinsel lobisinin temsilcileri tarafından mutlaka “görülecektir.”</p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/milk-2.jpg" rel="shadowbox[post-392];player=img;"><img class="alignleft size-full wp-image-396" title="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" src="http://www.myzest.com/wp-content/milk-2.jpg" alt="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" width="300" height="217" /></a>Sinema dünyasındaki bu genel manzaradan hareketle, “Milk”in başrolünü üstlenen saygın Amerikalı oyuncu Sean Penn&#8217;in söz konusu performansıyla kazandığı “en iyi erkek oyuncu” Oscarı&#8217;na da bir kaç cümleyle değinmek gerekiyor. Sen kalk, çeyrek yüzyıldan uzun süren bir oyunculuk kariyeri boyunca, aralarında “Ölüm Yolunda”nın (Dead Man Walking / Yön: Tim Robbins / 1996) gariban idam mahkûmu Matthew Poncelet, “İnce Kırmızı Hat”tın (Thin Red Line / Yön: Terence Mallick / 1998) cesur çavuşu Welsh, “Benim Adım Sam”in (I am Sam / Yön: Jessie Nelson / 2001) iyi kalpli otistik babası Sam Dawson&#8217;ın da yer aldığı birbirinden müthiş performanslar ortaya koy; fakat en sonunda “En İyi Erkek Oyuncu Oscar&#8217;ı”nı, sırf 2-3 sahnede erkek partnerlerinle ateşli bir şekilde öpüştün diye “Milk” ile kazan!</p>
<p>Adını sinema tarihine altın harflerle yazdırmak için yıllardır birbirinden zor rollerde deliler gibi çalışıp kendini helâk eden bir oyuncu konumundaki Penn, 1996, 2000 ve 2002&#8242;de bu ödüle üç kez aday gösterilmiş, fakat hiç birinde kazanamamıştı. Akademi&#8217;nin uzun yıllar boyunca sıra dışı yeteneğini es geçtiği sanatçı, 2003&#8242;de Clint Eastwood imzalı suç draması “Mistik Nehir”de canlandırdığı Jimmy Markum karakteriyle artık Oscar jürisinin bile görmezden gelemeyeceği ölçüde devleşince, nihayet mesleğinin de ilk Oscar heykelciğiyle tanışma fırsatını buluyordu.</p>
<p>Bundan beş yıl sonra, oyunculuk gösterisi açısından öncekilerle kıyas kabul etmez bir film olan “Milk” ile kazandığı ikinci Oscar ise ödül töreninde kendisini anons eden Robert De Niro&#8217;yu bile şaşırtacak ve Akademi&#8217;nin raconunu çok iyi bilen efsanevî aktörün -hafiften kinayeli bir ifadeyle- “Bu adamın bunca zaman boyunca normal erkekleri canlandırmasına hiç de gerek yokmuş” demesine yol açacaktı.</p>
<p><strong><a href="http://www.myzest.com/wp-content/milk-3.jpg" rel="shadowbox[post-392];player=img;"><img class="alignright size-full wp-image-397" title="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" src="http://www.myzest.com/wp-content/milk-3.jpg" alt="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" width="300" height="182" /></a>&#8216;EŞCİNSEL HIRSI&#8217;NA KURBAN VERİLEN HAYATLAR</strong></p>
<p>Pazar sabahları ekranlarda izlemeye alıştığımız dolgu mahiyetindeki televizyon biyografilerini andıran bu vasat öykünün, tıpkı başrol oyuncusu Penn gibi yönetmeni Gus Van Sant&#8217;ın kariyerine de ekleyebileceği pek fazla bir şey yok. 1940-1978 yılları arasında yaşamış Amerikalı eşcinsel hakları savunucusu ve yerel politikacı Harvey Milk&#8217;in kısa fakat çalkantılı hayatını son derece düz bir anlatımla beyazperdeye aktaran filmde, hafızalara kazınabilecek nitelikte büyük anlar yakalayabilmek için epeyce bir tırmalamak gerekiyor. Belki bu noktada, etki gücünü yalınlığından (ve de gerçekliğinden) alan final bölümü istisna tutulabilir, hepsi hepsi o kadar…</p>
<p>Öte yandan, son 20-30 yıl boyunca çekilmiş eşcinsellik temalı pek çok filmde sistematik bir biçimde sergilendiğini gözlemlediğimiz “karşı tarafı yapış yapış bir alaycılıkla aşağılama” çabasının bu yapıtta da bütün sinsiliğiyle yer aldığına tanık oluyoruz. 1967 yılında Los Angeles&#8217;taki bir “gay bar”a yapılan polis baskınının gerçek haber görüntüleriyle açılan “Milk”, “Amerikalı eşcinseller, bir dönem, onların aşklarını anlayamayan gerici öküzlerin işte böylesine ağır baskıları altındaydı” vurgusu eşliğinde ilerlerken, eşcinselliğe karşı olduğunu kameralar önünde lafı kıvırmadan, dürüstçe ve açıkça ifade eden kadın-erkek herkesi de izleyicisine katıksız birer “faşist” olarak servis ediyor. Filmin -Josh Brolin tarafından canlandırılan- en önemli karakterlerinden biri konumundaki dindar politikacı Dan White&#8217;ın -Harvey Milk&#8217;in bir konuşması üzerinden- aslında “gizli eşcinsel” olduğunun imâ/iddia edilmesi de fazlaca politize olmuş eşcinsellerde pervasız tezahürlerini görmeye alışık olduğumuz bu saldırganca tutumun son derece tipik bir örneğini oluşturmakta… Ki söz konusu küstahlığın, meslek hayatında yolu zaman zaman eşcinsellerin bahçesine düşmüş, yazıları ve düşünceleri nedeniyle onlar tarafından çılgınca taşlanmış benim gibi birinin de çok yakından tanıdığı bir davranış modeli olduğunu özellikle belirtmeliyim.</p>
<p>Hayat tarzlarını sevimli ve çekici bulmayan herkesin boynuna tereddütsüzce “homofobik” yaftasını asmayı pek seven agresif eşcinseller için, White, karısı ve ona politik mücadelesinde destek veren herkes, kafalarının tez zamanda ezilmesi gereken birer böcekten farksız… Nitekim, Harvey Milk de seçim yenilgisi sonrasında içine düştüğü bir duygusal boşluk ânında belediye başkanına istifasını veren rakibi için, aynı yönde bir hesapçılıkla, hazır fırsatını yakalamışken onu bütünüyle politik arenanın dışına sürmek üzere “altın vuruş”unu yapmakta hiç tereddüt etmiyor. Ancak, “kendini topluma bastıra bastıra kabul ettirme” ve “kendisi gibi yaşamayanları/düşünmeyenleri fırsatını bulduğu ilk anda ezme” hırsıyla gözü dönmüş olan kahramanımız, hayatını inanç temeli üzerine inşâ eden insanların kariyeri ve onuruyla pervasızca oynamanın bedelini de son derece acı bir biçimde ödemek durumunda kalıyor. Filmin sonundaki tarihsel açıklamaların da ortaya koyduğu üzere, hem kendininkini, hem de rakibi White ve o dönemin San Fransisco Belediye Başkanı George Moscone&#8217;nin hayatlarını bozuk para gibi harcayarak yapıyor bunu…</p>
<p><strong></strong></p>
<div id="attachment_398" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://www.myzest.com/wp-content/milk-gus-van-sant.jpg" rel="shadowbox[post-392];player=img;"><img class="size-full wp-image-398" title="Gus Van Sant" src="http://www.myzest.com/wp-content/milk-gus-van-sant.jpg" alt="Gus Van Sant" width="300" height="200" /></a><p class="wp-caption-text">Gus Van Sant</p></div>
<p>GUS VAN SANT<br />
“Milk” en azından bu noktada dürüst ve açık bir film; adına “eşcinsel hırsı” denilen o tehlikeli saplantıyı, baş karakteri ve çevresine kümelenenlerin konuşmaları, tutum ve davranışları üzerinden eğip bükmeden, olduğu gibi yansıtmış beyazperdeye… Harvey Milk, eşcinsellerin toplumsal hayat içinde itilip kakılmasını engelleme söylemiyle girdiği politik mücadelede, elde ettiği taşkın kitlesel gücün doğurduğu şımarıklıkla toplumun genel ahlâk değerlerini ve bu değerlerin temsilcilerini bir süre sonra öylesine zorlamaya başlıyor ki sonunda bu ölçüsüz cüretkârlık hâli gerek onun, gerekse çevresindeki bir sürü insanın hayatının topluca mahvolmasına yol açıyor.</p>
<p>Milk&#8217;in verdiği planlı-programlı mücadelenin satır aralarında da görüldüğü üzere, eşcinsel hareketin temsilcilerinin çağımızdaki öncelikli hedefleri “kendi mahremiyetleri içinde başkaları tarafından rahatsız edilmeden huzurlu bir hayat sürmek” falan değil, aksine gücü temsil eden irili ufaklı bütün kurumlarda köşe başlarını tutarak toplumsal doku içinde mümkün olduğunca geniş bir mevzî kazanmak&#8230; Böylelikle kitlelerin ahlâkî algıları (politika, medya, görsel sanatlar, edebiyat ve moda gibi etkin araçların kullanımıyla) yavaş yavaş dönüştürülecek, -eşcinsel evliliklerin yasalaşması ve eşcinsellerin evlatlık edinmesi de dahil olmak üzere- bugüne kadar ahlâkdışı/doğadışı sayılan pek çok davranış biçiminin son derece olağan sayıldığı yeni bir sürece girilecek. Yapılan sosyolojik hesap kabaca böyledir.</p>
<p>Tam bir bıçak sırtı görünümündeki bu konuda yıllar yılı yazıp çizdikleriyle, artık ciddi biçimde eşcinsel lobisinin denetimine girmiş durumdaki merkez medyada (ve daha bir çok yan sektörde) çalışma şansını büyük ölçüde yitirmiş biri olarak şimdi bir kez daha altını çizerek tekrarlıyorum ki Allah bizi böyle bir mantaliteyle hareket eden aktivistlerden ve oy kaygısıyla onları destekleyen politikacılardan korusun; aynı şekilde bu çizgide hareket eden medya yöneticileri ve sanatçılardan da…</p>
<p>Eşcinseller, bırakın Oscar&#8217;ı ya da Cannes jürilerini, velev ki “dünyanın tapusu”nu bile ele geçirseler, şu sınırlı ömürde Hz. Lut&#8217;un öyküsünü hatırladıkça, onların liderlik koltuğuna oturacakları bir dünyadan ısrarla uzak durmaya çalışacak birileri hep olacaktır.</p>
<p>Bu da böyle biline&#8230;</p>
<blockquote><p>Kaynak: <a href="http://yenisafak.com.tr/Sinema/?t=14.05.2009&amp;i=185533" target="_blank">Ali Murat Güven &#8211; Yeni Şafak</a></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/ali-murat-guvendan-milk-elestirisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.myzest.com/ali-murat-guvendan-milk-elestirisi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Uluslararası Filistin Sivil Dayanışma Konferansı</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~3/Qe9K-5mPeOc/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/uluslararasi-filistin-sivil-dayanisma-konferansi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 02:01:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[ihh]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=379</guid>
		<description><![CDATA[

Konferansa Davet
Filistin&#8217;in daimi kurtuluşuna doğru
Değerli Filistin Dostu!
Filistin, yarım asrı aşan bir süredir İsrail işgali altında. Katliam, gözaltı, işkence, ambargo, yoksulluk ve her türlü ayrımcı uygulamanın mağduru Filistin halkının son trajedisi ise bu yılın başında Gazze&#8217;de ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<h2><a href="http://www.myzest.com/wp-content/filistin-konferansi.jpg" rel="shadowbox[post-379];player=img;"><img class="alignleft size-medium wp-image-380" title="filistin-konferansi" src="http://www.myzest.com/wp-content/filistin-konferansi-300x240.jpg" alt="filistin-konferansi" width="300" height="240" /></a>Konferansa Davet</h2>
<h2>Filistin&#8217;in daimi kurtuluşuna doğru</h2>
<p><strong>Değerli Filistin Dostu!</strong></p>
<p>Filistin, yarım asrı aşan bir süredir İsrail işgali altında. Katliam, gözaltı, işkence, ambargo, yoksulluk ve her türlü ayrımcı uygulamanın mağduru Filistin halkının son trajedisi ise bu yılın başında Gazze&#8217;de yaşandı.  <span id="more-379"></span></p>
<p>Ancak tıpkı daha önce yaşanan katliamlarda olduğu gibi, son saldırıların ardından da dünya derin bir sessizliğe ve kayıtsızlığa büründü.</p>
<p>Bu suskunluk hâlinin bozulması ve Filistin&#8217;in yeniden ayağa kalkması için sivil toplumun yapıcı bir birliktelik içinde iş birliği imkânlarının araştırılacağı Uluslararası Filistin Sivil Dayanışma Konferansı&#8217;na katılımınız; &#8220;Filistin&#8217;in daimi kurtuluşuna doğru&#8221; atacağımız adımları daha güçlü kılacaktır.</p>
<p><strong>Konferansla ilgili detaylı bilgi için:</strong><br />
Ahmet Emin Dağ &#8211; Tahsin Mısırlı<br />
0530 341 19 34 &#8211; 0531 662 90 08<br />
E-mail: ahmelemindag@gmail.com &#8211; mtgaza@yahoo.com &#8211; info@fidder.org.tr<br />
Web: <a href="http://filistinkonferansi.ihh.org.tr/" target="_blank">http://filistinkonferansi.ihh.org.tr/</a></p>
<p>22-23 Mayıs 2009</p>
<p>Kaya Ramada Otel Beylikte İstanbul</p>
<p><strong>Program:</strong></p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/filistin-davetiye.jpg" rel="shadowbox[post-379];player=img;"><img class="alignleft size-medium wp-image-382" title="Etkinlik Davetiyesi" src="http://www.myzest.com/wp-content/filistin-davetiye-300x300.jpg" alt="Etkinlik Davetiyesi" width="300" height="300" /></a></p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/banner-kodlari.rtf"><img class="alignnone" title="n" src="http://www.myzest.com/wp-includes/images/crystal/document.png" alt="" width="24" height="32" /> Banner Kodları için tıklayın</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/uluslararasi-filistin-sivil-dayanisma-konferansi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>

		<feedburner:origLink>http://www.myzest.com/uluslararasi-filistin-sivil-dayanisma-konferansi/</feedburner:origLink><enclosure url="http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~5/Dkvs_zwvE6c/filistin-konferansi.jpg" length="0" type="" /><feedburner:origEnclosureLink>http://www.myzest.com/wp-content/filistin-konferansi.jpg</feedburner:origEnclosureLink></item>
		<item>
		<title>Dünya’nın Müslümanı – Müslüman’ın dünyası</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~3/1MdZY2qTH0g/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/dunyanin-muslumani-muslumanin-dunyasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 May 2009 08:48:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kuzha</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=377</guid>
		<description><![CDATA[

Kimi dünyaya güvenle, ahirete şüpheyle bakar.
çünkü dünyayı sever, ahiretten korkar.
Kimileride dünyaya şüpheyle, ahirete güvenle bakar.
Bu yüzden ahireti sever, dünyadan korkar.
Efenim şimdi bu işin (hangi işse) dünyaya açılmadan, sosyaleşmeden, gelişmelerden, konjektürden uzak kalarak olmayacağı, bir takım ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/beyazit-cami.jpg" rel="shadowbox[post-377];player=img;"><img class="alignleft size-medium wp-image-410" title="Beyazit Cami" src="http://www.myzest.com/wp-content/beyazit-cami-300x225.jpg" alt="Beyazit Cami" width="300" height="225" /></a>Kimi dünyaya güvenle, ahirete şüpheyle bakar.<br />
çünkü dünyayı sever, ahiretten korkar.</p>
<p>Kimileride dünyaya şüpheyle, ahirete güvenle bakar.<br />
Bu yüzden ahireti sever, dünyadan korkar.</p>
<p>Efenim şimdi bu işin (hangi işse) dünyaya açılmadan, sosyaleşmeden, gelişmelerden, konjektürden uzak kalarak olmayacağı, bir takım gerçeklerin görmezden gelinemeyeceğine dair bir çok yaklaşım, artık müslümanlar tarafından kabullenilmeye başladı, ya da buna mecbur edildiler. <span id="more-377"></span></p>
<p>Müslümanların &#8220;dünaya işlerini aksattık onu çok boşladık galiba&#8221; diyerek dünyaya yönelmeliri (nefislerine hoş geldiği ya da imanın gerektirdiği sabrın ibadet olmaktan çıkıp bir tahammül haline dönüşmesi ile) ortaya çıkan müslüman profili, artık batı tarafından diğerleri, yani geri kalmış, dünyayı fazlasıyla boşlamış, eğitimsiz, medeniyet seviyesini yakalayamamış, pis, bağnaz, gerici ve geri zekalılar (!), için model olarak gösteriliyor.</p>
<p>Bu proje kapsamında, az çok bu işin içinde olan ve gözlem yapabilen biri, türkiyede müslümanların nasıl bir değişim geçirdiğine dair yeterli bilgiyede sahiptir diye düşünüyorum.</p>
<p>(Bu ülkeden müslümanlar olarak ne yaparsak cici ne yaparsak tu kaka oluruz bir gözden geçirin mesala. Bunları kimlerin belirdeği ise hiç önemli değil, çünkü müslüman davranışların ölçüsü Allah ve Resulüdür) .</p>
<p>Bizlerde bu değişim içindeyiz ve en azından dürüst davranıp ne halde olduğumuza bakarak bu konuda farklı seviyelerde veri elde etmemiz mümkün.</p>
<p>Elbette bu seviyeleri belirleyen bir çok faktör var. bu faktörlerden bazıları kanımca şunlardır; din ilmi, imani hassasiyet, imani aklın keskinleştirdiği feraset ve bütün bunların besleyen, büyüten ve geliştiren amel.</p>
<p>Demem o ki yapılan işlerin meyli yani yönelişi, bizim nereye doğru gittiğimizi gösteren bir tabela özelliği taşır. Yani bahsettiğim şey elma tohumu ekip, koca bir armut bahçesi beklemekle örtüşür.</p>
<p>Aslolan Allahın (c.c) insanlara gönderdiği ve peygamberimizin (s.a.v) bizlere öğrettiği dindir. İşte burda müslümanlar olarak nedense bir belirsizlik, bir tereddüt, bir tedirginlik, bir güvensizlik yaşamaktayız. Oysa İslam Allahın gönderdiği ve Resulün yaşadığı şekliyle dosdoğru ve apaçık bir şekilde ortadadır, ve bunda hiçbir tereddüt ve güvensizlik sözkonusu değildir. Söz konus olan şey bizlerin imani eksikliği, cahilliği ve amellerimizin neredeyse yok denecek kadar az olmasıdır.</p>
<p>Gelelim en tepedeki söze.</p>
<p>Bizlerin dünyaya bakış açısı artık batının ya da islam dışı kültürlerin ona bakışı açısıyla aynı. Isterseniz kontrol edin. Dünya nedir? Bu soruya islamın ve diğerlerinin verdiği cevapları karşılaştırın.<br />
Bizler dünya hayatını seviyoruz ve bütün çalışma ve çabalarımız onun için. Ama bir yandanda ahiret diye birşey sürekli içimizi tedirgin ediyor. Hani müslümanız ve dinimiz bize ahiretten ve hesap gününden bahsediyor değilmi, “ya gerçekse diyoruz” diğerleri gibi. Ve gerçek olmasından korkuyoruz.</p>
<p>Kimi dünyaya güvenle, ahirete şüpheyle bakar.<br />
Çünkü dünyayı sever, ahiretten korkar.</p>
<p>Fakat korkumuz müslüman korkusu değil, imanı kalbine kök salmışların korkusu değil. Neden değil, çünkü müslüman ahiretten değil dünyadan korkar ve ondan çekinir. Dünyanın imanını alıp götürmesinden korkar. Dünyanın ona Rabbini unutturmasından korkar. Geçici dünya hayatını ebedi zannedip yanılmaktan korkar.</p>
<p>Kimileride dünyaya şüpheyle, ahirete güvenle bakar.<br />
Bu yüzden ahireti sever, dünyadan korkar.</p>
<p>Ahiretten de korkar fakat dünyaya dalıp ahiretini mahvetmekten, dünyası için çalışıp ahirette rüsvay omaktan korkar. Bahsettiğimiz korku bu değil. Böyle korkan zaten ahireti seviyor demektir. Anladınız&#8230;</p>
<p>Yazının ana fikrini bir kaç kelimeyle ifade ederseniz sevinirim,</p>
<p>Allaha emanet olun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/dunyanin-muslumani-muslumanin-dunyasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.myzest.com/dunyanin-muslumani-muslumanin-dunyasi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>‘Tarih Kadar Hayal, Rüya Kadar Gerçek’</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~3/AE9BgTbaE58/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/%e2%80%98tarih-kadar-hayal-ruya-kadar-gercek%e2%80%99/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 07:08:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kuzha</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=370</guid>
		<description><![CDATA[Yazar İhsan Oktay Anar 25 Nisan Cumartesi günü Santralistanbul‘da 'Tarih Kadar Hayal, Rüya Kadar Gerçek’ sempozyumunda...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<div>
<div class="textMedBlack"><img class="alignleft size-full wp-image-371" title="oktayanar" src="http://www.myzest.com/wp-content/oktayanar.jpg" alt="oktayanar" width="298" height="239" />Yazar İhsan Oktay Anar 25 Nisan Cumartesi günü Santralistanbul‘da &#8216;Tarih Kadar Hayal, Rüya Kadar Gerçek’ sempozyumunda&#8230;</div>
<div class="textMedBlack">İSTANBUL &#8211; 2009 Erdal Öz Edebiyat Ödülü&#8217;nün sahibi yazar İhsan Oktay Anar için İstanbul Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü tarafından düzenlenecek sempozyum Bezmara topluluğunun dinletisiyle başlayacak. Sempozyumun açış konuşmalarını Murat Belge ve Ahmet İnam yapacak.</div>
<div class="textMedBlack"><span id="more-370"></span></div>
</div>
<p class="textBodyBlack">Sempozyumda Elif Şafak ve Gürsel Korat, İhsan Oktay Anar’ın edebiyatını  romancı gözüyle ele alırken Handan İnci, Alaattin Karaca, Asuman Kafaoğlu-Büke, Akın Tek, Berat Açıl, Selma Altıntaş, Ömer Türkeş ve Semih Gümüş ise Anar’ın yapıtlarını çeşitli yönleriyle değerlendirecekler.</p>
<p class="textBodyBlack">Ersu Pekin, Temuçin Tüzecan ve Haluk Örs uzmanlık alanlarıyla bağlantılı olarak Suskunlar, Amat ve Kitab-ül Hiyel’i yorumlarken İlban Ertem, Puslu Kıtalar Atlası&#8217;nı çizgi roman olarak yeniden oluşturma çalışmalarını; Turgut Berkes, bu romanı İngilizceye çevirme sürecini; Zeynep Avcı, Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri’ni oyunlaştırırken yaşadıklarını anlatacak. Anar’ın metinlerinin sinemaya uyarlanmasını tartışacak isimler, Ezel Akay, Mustafa Altıoklar ve Derviş Zaim.</p>
<p class="textBodyBlack">ntvmsnbc <span id="udtD">Güncelleme: <span class="time">15:31</span> TSİ <span class="date">22 Nisan. 2009 Çarşamba</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/%e2%80%98tarih-kadar-hayal-ruya-kadar-gercek%e2%80%99/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.myzest.com/%e2%80%98tarih-kadar-hayal-ruya-kadar-gercek%e2%80%99/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Tevazu</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~3/n9rjNQS9nIY/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/tevazu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 09:08:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kuzha</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=347</guid>
		<description><![CDATA[

Bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi birşey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli’nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister. O zamanlar ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: x-small; font-family: Arial;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><img class="alignleft size-full wp-image-350" title="2" src="http://www.myzest.com/wp-content/2.jpg" alt="2" width="160" height="240" />Bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi birşey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli’nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister. <span id="more-347"></span>O zamanlar dergahlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordu. Durumu Hacı Bektaş Veli’ye anlatır ve Hacı Bektas Veli helal değildir diye bu kurbanı geri çevirir. Bunun üzerine adam mevlevi dergahına gider ve aynı durumu Mevlana’ya anlatır.. Mevlana ise bu hediyeyi kabul eder. Adam aynı şeyi Hacı Bektaş Veli’ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana’ya bunun sebebini sorar.</span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: x-small; font-family: Arial;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Mevlana şöyle der: &#8211; Biz bir karga isek Hacı Bektaş Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: x-small; font-family: Arial;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Adam üşenmez kalkar Hacı Bektaş Dergahı’na geri gider ve Hacı Bektaş Veli’ye, Mevlana’nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektaş Veli’ye sorar.</span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: x-small; font-family: Arial;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Hacı Bektaş da şöyle der: &#8211; Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana’nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/tevazu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.myzest.com/tevazu/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Aylık popüler bilim dergisi Focus’un son sayısında tüm ‘zamanların en büyük 101 sorusu’ başlığı ile özel bir dosya hazırladı. Dosya’da en merak edilen 101 soru ve cevabı yer alıyor.</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~3/Yx1uWpvthZU/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/aylik-populer-bilim-dergisi-focus%e2%80%99un-son-sayisinda-tum-%e2%80%98zamanlarin-en-buyuk-101-sorusu%e2%80%99-basligi-ile-ozel-bir-dosya-hazirladi-dosya%e2%80%99da-en-merak-edilen-101-soru-ve-cevab/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2009 00:37:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustaky</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=332</guid>
		<description><![CDATA[

İşte listenin başındaki ilk 20 soru ve cevapları;
1-Açık havada yıldırımdan korunmak için en güvenli yer neresidir?
Açık alanda uzun ve sivri isimler genellikle yıldırımın hedefi olurlar ancak bu kesin değildir. Bazı zamanlarda uzun bir ağacın çevresindeki ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/soru-isareti.jpg" rel="shadowbox[post-332];player=img;"><img class="alignleft size-medium wp-image-339" title="soru-isareti" src="http://www.myzest.com/wp-content/soru-isareti-240x300.jpg" alt="soru-isareti" width="240" height="300" /></a>İşte listenin başındaki ilk 20 soru ve cevapları;</p>
<p><strong>1-Açık havada yıldırımdan korunmak için en güvenli yer neresidir?</strong></p>
<p>Açık alanda uzun ve sivri isimler genellikle yıldırımın hedefi olurlar ancak bu kesin değildir. Bazı zamanlarda uzun bir ağacın çevresindeki düz alanlara da yıldırım düşebilir. Bir otomobil ya da kapalı metal bir yapı yıldırım düşmesine karşı en güvenli yerdir. Farklı araziler (su ve kaya, kaya ve toprak, ağaç ve yer) arasındaki sınırlardan uzak durun. Ayrıca, yıldırımın bir nesneden diğerine atlama özelliğinden dolayı, metal nesnelerden ve diğer insanlardan da en az beş metre uzak durun.</p>
<p><strong>2-Neden tek yumurta ikizlerinin parmak izleri farklıdır? </strong><span id="more-332"></span></p>
<p>Her ne kadar tek yumurta ikizleri aynı DNA’ya sahip olsalar da hücre-hücre aynı değildir, dış görünüşünüzü genleriniz belirlemez. Parmakizleri fetüs ana rahminde gelişirken hormon seviyesindeki dalgalanmalar gibi nedenlerden dolayı yarı rastlantısal biçimde belirlenir. Benzer biçimde deri üzerindeki çiller ve benler de rastgele oluşan mutasyonlardır ve tek yumurta ikizleri arasında farklılık gösterir.</p>
<p><strong>3-Ortalama insan boyu sürekili uzayacak mı?</strong></p>
<p>Ortalama insan boyu, çocukluk dönemindeki beslenme ve cinsel seçilim nedeniyle, en azından Batı dünyasında uzuyor. Ancak kadınların 183 cm’den uzun erkekleri daha çekici bulma eğilimlerinin devam etmeyeceği tahmin ediliyor, çünkü 188 cm. üzerindeki insanların, boyları nedeniyle sağlık problemlerine yatkınlıkları artıyor. Bunun nedeni de 203 cm’den daha uzun insanların kalpleri bedenin tamamına kan pompalamada zorlanıyor.</p>
<p><strong>4-Neden ateşimiz yükseldiğinde üşürüz ve titreriz?</strong></p>
<p>Ataşimizin yükselmesi, hipotalamusta bulunan bedenimizin iç termostadının sıcaklığının yükselmesi ile gerçekleşir. Fazla egzersiz yaptığınızda ya da sıcak bir günde vücut sıcaklığınız yükselebilir ama iç termostatt a bir ısı değişimi olmaz, yaklaşık 36.8°C’de sabir kalır. Kendinizi sıcaklamış hissttiğinizde hipatolamus bunu terleyerek ya da deriye kan pompalayarak düzeltmeye çalışır. Tüm bunların yanında ateşlendiğinizde termostaddaki ısı da artar. Bu da beden sıcaklığımızın 36.8°C’nin altına düştüğü anlamına gelir, siz de üşür ve beden ısınızı arttırmak için titrersiniz. Daha yüksek vücut ısısı akyuvar sayısını arttırıp, bakterilerin tekrar oluşumunu yavaşlattığı için mikroplarla savaşta yardımcı olabilir.</p>
<p><strong>5-OK neyin kısaltılmasıdır?</strong></p>
<p>Bununla ilgili en popüler teori ‘all correct’in (herşey yolunda) kasıtlı olarak ‘oll korreckt’ biçiminde yanlış yazılması ve buradan yapılan kısaltma olduğu yönündedir. OK, gülünç olması için sözcüklerin yanlış yazılmasının moda olduğu 1840’larda Boston gazetelerinde popüler oldu. Bununla ilgili bir efsane de OK sözcüğünün New York’lu demokratların adayları Martin Van Burten’in takma adı olan Old Kinderhook’un kısaltılmasıyla bu sözcüğü kullandıkları yönündedir.</p>
<p><strong>6-Neden ozon tabakasını, insan yapımı ozon gazıyla dolduramıyoruz?</strong></p>
<p>Antarktika üzerindeki ozon deliğinin kapladığı alan ABD’nin yüzölçümünden daha büyüktür ve buranın tekrar doldurulması için on milyonlarca ton ozon gerekir. Basitçe bu kadar büyük miktarda ozonu sadece gerekli olan yere taşımak bile astronomik bir maliyette neden olur.</p>
<p>7-Sudan çıkınca el ve ayaklar neden buruşur?</p>
<p>Eğer hücrelerinizin sahip olduğundan daha az yoğunlukta ya da da az tuz çözeltisinin olduğu suya girerseniz, su osmos yöntemiyle abzorbe edilir ve bu da derinizdeki hücrelerin şişmesine neden olur. Hücreler alt tabakadaki dokulara bağlı olduklarından deri bu duruma uyum sağlayabilmek için buruşur.</p>
<p>8-Hıçkırık nedir?</p>
<p>Hıçkırık diyaframın istemsiz kasılması sonucunda oluşan ani hava girişi sonucu oluşur. Glotis (nefes borusunun ağız bölümü) aynı anda kapanır böylece içeride kalan havanın kapanan glotise çarpması ile de hıçkırık sırasındaki karakteristik ses meydana gelir.</p>
<p>9-Dünya’nın yuvarlak olduğunu kanıtlamanın kolay bir yolu var mı?</p>
<p>Evet, seyahet edin. Dünya yüzeyi kavisli oldğu için farklı takım yıldızlarının ortaya çıktığını farkedeceksiniz.</p>
<p>10-Su dışında balık tutulabilir mi?</p>
<p>Evet. Bazı balık türleri su dışında nefes alabilir ve sürünebilir. Ayrıca yakşalık 50 tür balık uçabilir.</p>
<p>11-Neden deniz havası insan için iyidir?</p>
<p>Deniz havası, özel olarak insanlar için iyi değildir. Viktorya Çağı İngilteresi’nde belki de dönemin kentlerindeki kirli havayla karşılaştırılarak, sahil kenarlarındaki mesire alanları temiz havası nedeniyle ün kazandı. Deniz kenarlarının ‘sağlıklı’ kokusunun nedeni kıyı kenarında yaşayan bakteriler tarafından oluşturulan kimyasal maddelerin az yoğunluktaki varlığıdır. Son dönemlerde yapılan bir araştırma, deniz tuzunun, denizdeki egzos dumanıyla kimyasal tepkimeye girerek limanlardaki hava kirliliğini daha da arttırdığını ortaya koyuyor.</p>
<p>12-Bitkiler yaşlılık nedeniyle ölür mü?</p>
<p>Uygun şartlar altında bazı bitkiler sonsuza dek yaşayabilir. Ölüm nedenleri dış şartlarda oluşan değişimlerdir. Ancak yıllık bitkiler tohum verdikten sonra ölürler.</p>
<p>13-Sakızı yuttuğumuzda içimizde yıllarca kalır mı?</p>
<p>Hayır. Sakızın sindirimi zordur ama sindirim sisteminden kurtulmayı başarabilecek mucizevi özellikleri yoktur. Genellikle sindirilme süresi üç gündür.</p>
<p>14-Fobilerin nedeni nedir?</p>
<p>İnsanların yaklaşık yüzde onu fobilerden müzdariptir. Bazılarında travmatik bir olay tetikleyici olabilirken bazı fobiler fiziksel problemlerle ilgili olabilir. Yapılan araştırmalar bazı basit fobilerin genetik olduğunu bazılarınınsa kültürel geçmişe dayandığını gösteriyor. Örneğin, örümcek korkusu Ortaçağ’dan miras kalmış olabilir. Büyük veba salgını sırasında kurbanların boşaltıkları evlerinde ağlarını kuran örümcekler nedeniyle, bu hayvanlar ile veba arasında bir ilişki kurulduğu tahmin ediliyor.</p>
<p>15-Erkeklerde selülit olur mu?</p>
<p>Evet. Portakal kabuğu görünümlü deri sorunu yalnızca kadınların derdi değil. Erkeklerde de selülit olabilir ancak genellikle boyun ve karın çevresinde.</p>
<p>16-Bakteriler diğer bakterileri yakalar mı?</p>
<p>Evet. Bakteriler, diğer koloniledeki bakterilere saldırabilir.</p>
<p>17-Neden arka koltukta daha çok araç tutması yaşanır?</p>
<p>Bunun muhtemel cevabı, arka koltukta yeteri kadar iyi görüş açısının olmamasıdır. Araç tutması, iç kulakta hareket algılanırken, gözlerden sabit olduğunuz bilgisinin gelmesi nedeniyle yaşanır.</p>
<p>18-Yalnızca su ve vitaminle yaşayabilir miyiz?</p>
<p>Hayır. Vitamin ve minareller kadar enerji üretmek ve hücrelerin kendilerini yenileyebilmesi için karbonhitrat, yağ ve proteine de gereksinim duyarız.</p>
<p>19-Sıcak içecekler insanı üşütür mü?</p>
<p>Evet. Sıcak içecekler bedeni olduğundan daha sıcak hissetmesine neden olur. Bu nedenle terlenir ve bu da vücut ısısının düşmesine neden olur.</p>
<p>20-Ay olmasaydı ne olurdu?</p>
<p>En önemli etki (ayışığının eksikliği dışında elbette) gel-gitlerde olacaktı. Yalnızca Güneş’in kütleçekim kuvvetiyle, gel-gitlerin üst ve alt seviyesinde dramatik düşüşler olacaktır. Bu da Dünya’nın hızında yüzyılda yaklaşık 0.002 saniyelik bir yavaşlamaya neden olur. Bunun uzun dönemdeki etkileri çok daha ciddi olur. Mevsimler Dünya’nın yörüngesindeki 23.5°lik eğikliğe bağlıdır. Ay’ın görece olarak muazzam kütle çekimi olmadan yörüngedeki eğiklik sabitliğini yitirecek, diğer gezegenlerin kütle çekimi bu açıda büyük değişikliklere neden olacaktır. Ama bu çok kısa zamanda gerçekleşmeyecek. Örneğin Mars’ın etkisiyle açının 60° değişmesi bir milyon yıldan fazla zaman alacaktır.</p>
<p>(aa)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/aylik-populer-bilim-dergisi-focus%e2%80%99un-son-sayisinda-tum-%e2%80%98zamanlarin-en-buyuk-101-sorusu%e2%80%99-basligi-ile-ozel-bir-dosya-hazirladi-dosya%e2%80%99da-en-merak-edilen-101-soru-ve-cevab/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>

		<feedburner:origLink>http://www.myzest.com/aylik-populer-bilim-dergisi-focus%e2%80%99un-son-sayisinda-tum-%e2%80%98zamanlarin-en-buyuk-101-sorusu%e2%80%99-basligi-ile-ozel-bir-dosya-hazirladi-dosya%e2%80%99da-en-merak-edilen-101-soru-ve-cevab/</feedburner:origLink><enclosure url="http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~5/RX6tWVo1pV4/soru-isareti.jpg" length="0" type="" /><feedburner:origEnclosureLink>http://www.myzest.com/wp-content/soru-isareti.jpg</feedburner:origEnclosureLink></item>
		<item>
		<title>Halil İbrahim Zengin’in I. Online Kişisel Sergisi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~3/0y7nNECQhZo/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/halil-ibrahim-zenginin-i-online-kisisel-sergisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2009 01:42:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[fotograf]]></category>
		<category><![CDATA[online sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=294</guid>
		<description><![CDATA[

Halil İbrahim Zengin&#8217;in (HİZ) I. Online Kişisel Sergisi 7 eserden seçki grubumuzca oluşturuldu. HİZ fotoğrafla isim vermekte biraz fazla rahat davrandığı için yeniden isimlendirdik. Büyük boyutu için fotoğrafları tıklayın. 















]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/hiz-manset.jpg" rel="shadowbox[post-294];player=img;"><img class="alignleft size-full wp-image-303" title="hiz-manset" src="http://www.myzest.com/wp-content/hiz-manset.jpg" alt="hiz-manset" width="200" height="225" /></a>Halil İbrahim Zengin&#8217;in (HİZ) I. Online Kişisel Sergisi 7 eserden seçki grubumuzca oluşturuldu. HİZ fotoğrafla isim vermekte biraz fazla rahat davrandığı için yeniden isimlendirdik. Büyük boyutu için fotoğrafları tıklayın. <span id="more-294"></span></p>
<p><strong></strong><br />
<strong></strong><br />
<strong></strong><br />
<strong></strong><br />
<strong></strong><br />
<strong></strong><br />
<strong></strong><br />
<strong></strong><br />
<strong></strong><br />
<strong></strong><br />
<strong></strong><br />
<strong></strong></p>
<div id="attachment_296" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><a href="http://www.myzest.com/wp-content/hiz07.jpg" rel="shadowbox[post-294];player=img;"><img class="size-thumbnail wp-image-296" title="Temmuz İstanbul'u" src="http://www.myzest.com/wp-content/hiz07-150x150.jpg" alt="Temmuz İstanbul'u" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">1- Temmuz İstanbul&#39;u</p></div>
<div id="attachment_301" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><a href="http://www.myzest.com/wp-content/hiz05.jpg" rel="shadowbox[post-294];player=img;"><img class="size-thumbnail wp-image-301" title="Fener" src="http://www.myzest.com/wp-content/hiz05-150x150.jpg" alt="2-Fener" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">2-Fener</p></div>
<div id="attachment_299" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><a href="http://www.myzest.com/wp-content/hiz03.jpg" rel="shadowbox[post-294];player=img;"><img class="size-thumbnail wp-image-299" title="Temmuz İstanbul'u Part II" src="http://www.myzest.com/wp-content/hiz03-150x150.jpg" alt="4-Temmuz İstanbul'u Part II" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">3-Temmuz İstanbul&#39;u Part II</p></div>
</p>
<p><b></b><br />
<b></b></p>
<p/><div id="attachment_300" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><a href="http://www.myzest.com/wp-content/hiz04.jpg" rel="shadowbox[post-294];player=img;"><img class="size-thumbnail wp-image-300" title="Bulutsuzluk Özlemi" src="http://www.myzest.com/wp-content/hiz04-150x150.jpg" alt="3-Bulutsuzluk Özlemi" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">4-Bulutsuzluk Özlemi</p></div></p>
<div id="attachment_302" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><a href="http://www.myzest.com/wp-content/hiz06.jpg" rel="shadowbox[post-294];player=img;"><img class="size-thumbnail wp-image-302" title="Temmuz İstanbul'u PART III" src="http://www.myzest.com/wp-content/hiz06-150x150.jpg" alt="5-Temmuz İstanbul'u PART III" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">5-Temmuz İstanbul&#39;u PART III</p></div>
<div id="attachment_297" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><a href="http://www.myzest.com/wp-content/hiz01.jpg" rel="shadowbox[post-294];player=img;"><img class="size-thumbnail wp-image-297" title="Şampiyon Galtasaray :P" src="http://www.myzest.com/wp-content/hiz01-150x150.jpg" alt="6-Şampiyon Galtasaray :P" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">6-Şampiyon Galtasaray <img src='http://www.myzest.com/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' /> </p></div>
</p>
<p><b></b><br />
<b></b></p>
<p/><div id="attachment_298" class="wp-caption center" style="width: 160px"><a href="http://www.myzest.com/wp-content/hiz02.jpg" rel="shadowbox[post-294];player=img;"><img class="size-thumbnail wp-image-298" title="Eylül İstanbul'u olsun bu da" src="http://www.myzest.com/wp-content/hiz02-150x150.jpg" alt="7-Eylül İstanbul'u olsun bu da" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">7-Eylül İstanbul&#39;u olsun bu da</p></div></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/halil-ibrahim-zenginin-i-online-kisisel-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.myzest.com/halil-ibrahim-zenginin-i-online-kisisel-sergisi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Micheal Heart “We will not go down”</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~3/mXfUiEZmpmM/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/micheal-heart-we-will-not-go-down/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Feb 2009 22:21:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=342</guid>
		<description><![CDATA[

You need to have flashplayer enabled to watch this Google video
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/micheal-heart.jpg" rel="shadowbox[post-342];player=img;"><img class="size-medium wp-image-343 alignright" title="micheal-heart" src="http://www.myzest.com/wp-content/micheal-heart-300x225.jpg" alt="micheal-heart" width="300" height="225" /></a><object class="embed" width="300" height="200" type="application/x-shockwave-flash" data="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=3757163468334359559"><param name="movie" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=3757163468334359559" /><em>You need to have flashplayer enabled to watch this Google video</em></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/micheal-heart-we-will-not-go-down/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>

		<feedburner:origLink>http://www.myzest.com/micheal-heart-we-will-not-go-down/</feedburner:origLink><enclosure url="http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~5/M-jlNrHT0Tg/micheal-heart.jpg" length="0" type="" /><feedburner:origEnclosureLink>http://www.myzest.com/wp-content/micheal-heart.jpg</feedburner:origEnclosureLink></item>
		<item>
		<title>Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~3/XF4d1lAgUTw/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/robert-fisk-israil-yalanlarina-hazir-olun/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 18:22:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/robert-fisk-israil-yalanlarina-hazir-olun/</guid>
		<description><![CDATA[


BATI’DAN NEDEN BU KADAR ÇOK NEFRET EDİYORLAR DİYE SORACAĞIZ
Robert Fisk*
Böylece bir kez daha, İsrail cehennemin kapılarını Filistinlilere açtı. Birleşmiş Milletler okulunda 40, başka birinde 3 sivil mülteci öldü. “Etik silah kullanımına” inanan bir ordu için ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><img class="size-full wp-image-259 alignleft" title="Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!" src="http://www.myzest.com/wp-content/gazze101.JPG" alt="Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!" width="168" height="112" /></p>
<p>BATI’DAN NEDEN BU KADAR ÇOK NEFRET EDİYORLAR DİYE SORACAĞIZ</p>
<p>Robert Fisk*</p>
<p>Böylece bir kez daha, İsrail cehennemin kapılarını Filistinlilere açtı. Birleşmiş Milletler okulunda 40, başka birinde 3 sivil mülteci öldü. “Etik silah kullanımına” inanan bir ordu için Gazze’de kötü bir gece işi değil hani. Peki, neden şaşırmalıyız ki?</p>
<p>İsrail’in Lübnan’ı 1982’de işgalinde, neredeyse hepsi sivil, ekserisi kadın ve çocuk, 17 bin 500 ölüyü; Sabre-Şatilla’da bin 700 Filistinlinin ölümünü; BM üssündeki, yarısı çocuk 106 Lübnanlı sivil mültecimin katliamı 1996 Kana’yı; İsraillilerin evlerinden ayrılmasını söylediği ve arkasından İsrail helikopteri tarafından katledilen 2006’daki Marvahin mültecilerini; Lübnan’ı 2006’daki bombalaması ve işgalindeki neredeyse hepsi sivil bin ölüyü, unuttuk mu? <span id="more-258"></span></p>
<p><a title="Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!" href="http://www.myzest.com/wp-content/gazze102.JPG" rel="shadowbox[post-258];player=img;"><img title="Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!" src="http://www.myzest.com/wp-content/gazze102.thumbnail.JPG" alt="Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!" align="right" /></a>Asıl şaşırtıcı olan bu kadar Batılı liderlerin, devlet başkanının ve başbakanının ile korkarım, birçok editör ve gazetecinin bu eski yalanı yutmasıdır: İsrail, sivil kayıplar için azami ihtimamı gösterir. Gazze katliamından sadece birkaç saat önce bir İsrail elçisi, “İsrail, sivil kayıpları önlemek için her olası çabayı göstermektedir” demişti. Her devlet başkanı ve başbakanı, dün geceki kasaplığın kanını onların ellerine bulaştıran ateşkesten kaçınma bahanesi olarak bu yalanı tekrar etti. Eğer George Bush’un 48 saat önce acil ateşkes isteğini söyleyecek cesareti olsaydı, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar hayatta olacaktı.</p>
<p>Olan sadece utanç verici değil, rezalettir de. Savaş suçu tanımlamak için çok sert mi olur? Eğer bu katliam Hamas tarafından yapılsaydı kullanacağımız tanım bu olurdu. Yani savaş suçu mu, evet, korkarım öyle. Orta Doğu ordularının- Suriye, Irak, İran ve İsrail- kitle katliamlarını bu kadar örtbas ettikten sonra, kinizm tepkim olmalıydı. Fakat İsrail “uluslararası terör”e karşı bizim savaşımızı verdiğini iddia ediyor. İsrailliler, Gazze’de Batılı ideallerimiz, güvenliğimiz ve bizim için bizim standartlarımızda savaştıklarını söylüyorlar. Yani biz de Gazze’nin üzerine yağan vahşette bizler de suç ortağıyız.</p>
<p><a title="Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!" href="http://www.myzest.com/wp-content/gazze103.JPG" rel="shadowbox[post-258];player=img;"><img title="Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!" src="http://www.myzest.com/wp-content/gazze103.thumbnail.JPG" alt="Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!" align="left" /></a>Bu kıyımlar için geçmişte İsrail ordusunun servis ettiği bahaneleri yazdım. Önümüzdeki saatlerde tekrar ısıtılacakları için bazılarını verelim: Filistinliler kendi mültecilerini öldürüyor, Filistinliler mezarlıkları kazıp enkazların içine gömüyor, silahlı bir kanadı destekledikleri için suçlanacak kimse varsa Filistinliler, silahlı Filistinliler bilerek masum mültecileri kalkan olarak kullanıyor.</p>
<p>Sabre ve Şatilla katliamı İsrail’in sağcı müttefiki Lübnan Falanjları tarafından gerçekleştirildi. İsrail’in kendi araştırma komisyonunun söylediği gibi, İsrail birlikleri 48 boyunca seyretti ve hiçbir şey yapmadı. İsrail suçlandığında, Menachem Begin hükümeti dünyayı kanlı bir iftirayla suçladı. İsrail topçusu Kana’daki BM üssüne 1996’da saldırdığında, İsrailliler Hizbullah savaşçılarının üste saklandığını söyledi. Hizbullah, sınırda iki İsrailli askeri ele geçirdiği için başlayan 2006’daki savaştaki bin ölünün faturası Hizbullah’a kesildi. İsrail, ikinci Kana katliamındaki çocuk cesetlerinin mezarlıktan çıkarılmış olabileceğini söyledi. Marvahin katliamına bahane bulunamadı. Köy halkına kaçmaları söylendi, onlar da İsrail emirlerine uydu ve İsrail helikopterinin saldırısına uğradı. Mülteciler çocuklarını çıkartıp kamyonetin etrafında yürütüyorlardı ki İsrail pilotları onların masum olduklarını görsünler. Sonra bir İsrail helikopteri onları yakın mesafeden biçti. İki kişi kurtuldu, ölü taklidi yaparak. İsrail özür bile dilemedi.</p>
<p>On iki yıl önce, başka bir İsrail helikopteri, yine İsrail’in verdiği emirle boşaltılan sivilleri taşıyan bir ambülans vuruldu ve 3 çocuk 2 kadın öldü. İsrailliler Hizbullah savaşçısının ambülansta olduğunu söyledi. Doğru değildi. Tüm bu katliamları haber yaptım, araştırdım, sağ kalanlarla konuştum. Birkaç meslektaşım da yaptı. Kaderimiz, tabi ki, en karasından iftira oldu: Antisemtik olmakla suçlandık.</p>
<p><a title="Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!" href="http://www.myzest.com/wp-content/gazze104.JPG" rel="shadowbox[post-258];player=img;"><img title="Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!" src="http://www.myzest.com/wp-content/gazze104.thumbnail.JPG" alt="Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!" align="right" /></a>Şimdi yazacağımdan en ufak bir şüphem dahi yok: yeniden bu skandal yalanları yeniden duyacağız. Suçlanacak-Hamastır yalanı, &#8211; Allah bilir ya, bu suç olmasa dahi onları suçlayacak çok şey var-, mezarlıktan-çıkan-cesetler yalanı, Hamas-BM-okulundaydı yalanı ve Antisemitizm yalanı gibi. Liderlerimiz oflayacak puflayacak ve ateşkesi bozanın Hamas olduğunu söyleyecek. Hayır, onlar bozmadı. İsrail bozdu. 4 Kasım’daki bombardımanda 6 Filistinliyi öldürdüler ve daha sonra 17’sinde de başka bir bombardımanda 4 Filistinliyi daha.</p>
<p><a title="Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!" href="http://www.myzest.com/wp-content/gazze105.JPG" rel="shadowbox[post-258];player=img;"><img title="Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!" src="http://www.myzest.com/wp-content/gazze105.thumbnail.JPG" alt="Robert Fisk: İsrail Yalanlarına Hazır Olun!" align="left" /></a>Evet, İsrail’in de güvenliğe ihtiyacı var. On yıl içerisinde Gazze etrafında ölen 20 İsrailli korkunç bir sayıdır. Ancak bir haftada 600 Filistinli öldü, binlercesi 1948’den beri ölüyor. İsrail’in Deir Yassin’deki katliamı şimdiler İsrail olmuş Filistin’den kaçışını başlattığından beri olaylar farklı boyuttadır. Bu normal Orta Doğu kan dökülmesi değil 1990’lardaki Balkan savaşları seviyesindeki bir katliamdır. Ondan sonra Araplar öfkelerini Batı’dan çıkarmaya kalktıklarında, bizimle ilgisi yok diyeceğiz. Neden bizden nefret ediyorlar diye soracağız. Artık en azından cevabı bilmediğimizi söylemeyelim.</p>
<blockquote><p>Robert Fisk: The Independent&#8217;ın ünlü Orta Doğu Yazarı</p>
<p>Alıntı: <a href="http://www.timeturk.com/Fisk-Israil-yalanlarina-hazir-olun!-44994-haberi.html" target="_blank">TimeTurk</a></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/robert-fisk-israil-yalanlarina-hazir-olun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.myzest.com/robert-fisk-israil-yalanlarina-hazir-olun/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Hakan Albayrak: Siyonist İşbirlikçiliğine Son!</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~3/P2fglDEgDxQ/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/hakan-albayrak-siyonist-isbirlikciligine-son/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Dec 2008 09:01:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/hakan-albayrak-siyonist-isbirlikciligine-son/</guid>
		<description><![CDATA[

Allah’a ve Kıyamet Günü’ne inanan milletvekillerinin Filistin’de akan Müslüman kanını hiçe sayarcasına “Türkiye-İsrail Dostluk Grubu”na doluşmaları olacak şey değildi, ama oldu…
Katil İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde barış edebiyatı yaptırmak ve onu ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/gazze21.jpg" title="Hakan Albayrak: Siyonist işbirlikçiliğine son!" rel="lightbox"><img src="http://www.myzest.com/wp-content/gazze21.thumbnail.jpg" title="Hakan Albayrak: Siyonist işbirlikçiliğine son!" alt="Hakan Albayrak: Siyonist işbirlikçiliğine son!" align="left" /></a>Allah’a ve Kıyamet Günü’ne inanan milletvekillerinin Filistin’de akan Müslüman kanını hiçe sayarcasına “Türkiye-İsrail Dostluk Grubu”na doluşmaları olacak şey değildi, ama oldu…</p>
<p>Katil İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde barış edebiyatı yaptırmak ve onu ayakta alkışlamak olacak iş değildi, ama oldu…</p>
<p>İsrail Başkasabı Ehud Olmert’i Ankara’da barış gündemiyle ağırlamak olacak iş değildi, ama oldu…</p>
<p>Yıllardır süren bu aymazlık nihayet sona erecek mi?</p>
<p>İsrail’in barışa metelik vermediği ve asla vermeyeceği, Siyonist İşgal Rejimi’ni diplomasi marifetiyle yola getirmenin mümkün olmadığı, varlığını zulme borçlu olan bu devlet kılıklı terör örgütünün zulümden asla vazgeçemeyeceği, bunu kendi iradesiyle yapamayacağı, tabiatı gereği zulme mecbur olduğu, ancak zor kullanılarak yola getirilebileceği nihayet anlaşılacak mı? <span id="more-253"></span></p>
<p>İsrail’e karşı gereken tavır alınacak mı nihayet?</p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/gazze1.jpg" title="Hakan Albayrak: Siyonist işbirlikçiliğine son!" rel="lightbox"><img src="http://www.myzest.com/wp-content/gazze1.thumbnail.jpg" title="Hakan Albayrak: Siyonist işbirlikçiliğine son!" alt="Hakan Albayrak: Siyonist işbirlikçiliğine son!" align="right" /></a>Dün İstanbul Beyazıt Meydanı’nda ve Türkiye’nin dört bir yanındaki meydanlarda İsrail’e lanet okurken onun zulmüne şu veya bu şekilde ortak olan yahut çanak tutan yahut gereken tepkiyi göstermeyen devlet ricalini de sert bir şekilde kınayan halkın sesine kulak verilecek mi?</p>
<p>Türkiye semaları, Gazze’ye ölüm yağdıran İsrail Hava Kuvvetleri pilotlarının idmanlarına kapatılacak mı?</p>
<p>Akdeniz’deki mutat Türkiye-İsrail-ABD ortak askeri tatbikatlarına son verilecek mi?</p>
<p>Türkiye-İsrail Savunma İşbirliği Anlaşması yırtılıp çöpe atılacak mı?</p>
<p>AK Parti’li milletvekilleri ‘Soykırımcı Siyonistlerle Dostluk Grubu’nu terk edecek mi?</p>
<p>Yoksa Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan’ın Gazze’de bir gün içinde 200′ü aşkın masum insanı hunharca katleden İsrail’e tepki demeçleri basit birer sitem olarak mı kalacak?</p>
<p>‘Suriye ile barış konusunda Olmert’i arayacaktım ama bu gelişme üzerine aramaktan vazgeçtim, çünkü bu bize karşı da yapılmış bir saygısızlıktır’ diyor Başbakan…</p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/gazze3.jpg" title="Hakan Albayrak: Siyonist işbirlikçiliğine son!" rel="lightbox"><img src="http://www.myzest.com/wp-content/gazze3.thumbnail.jpg" title="Hakan Albayrak: Siyonist işbirlikçiliğine son!" alt="Hakan Albayrak: Siyonist işbirlikçiliğine son!" align="left" /></a>Birkaç gün önce Türkiye’de ağırladığı ve “barış”ı konuştuğu Olmert’e “Bu Gazze katliamı da nereden çıktı şimdi? Hani gündeminizde barış vardı? Hani barışa bir şans tanıyacağınıza söz vermiştiniz? Oldu mu bu yaptığınız?” diye soruyor lisan-ı hal ile…</p>
<p>İsrail’in kan dökmeden durabileceğine gerçekten inanmış olabileceğine inanamıyorum!</p>
<p>Bir gün hayvanların lideri aslan bütün hayvanları bir yolun kenarına toplayıp şöyle demiş:</p>
<p>“Biraz sonra buradan Hazret-i Süleyman geçecek. Sakın saygıda kusur etmeyin. Bilhassa köpeklere sesleniyorum: Ey köpekler! Hazret-i Süleyman buradan geçerken havladığınızı duymayacağım. Havlamayacağınıza söz veriyor musunuz?”</p>
<p>Köpekler söz vermiş.</p>
<p>Fakat Süleyman Aleyhisselam yoldan geçerken köpekler kendilerini tutamayıp havlamışlar.</p>
<p>Herkes onlara dönüp ters ters bakınca da şöyle demişler:</p>
<p>“Biz köpeğiz kardeşim, havlarız. Elimizde değil.”</p>
<p>Kıssadan hisse:</p>
<p>İsrail’in elini kolunu bağlamadığınız müddetçe, İsrail önüne geleni boğazlamaya devam edecektir.</p>
<p>Bugün Gazze’ye uygulanan ambargo ve abluka aslında İsrail’e uygulanmalıdır.</p>
<p>Bununla yetinilmeyip, İsrail’in askeri noktaları ağır bombardımana tutulmalıdır.</p>
<p>İsrail’e karşı savaşan kim varsa –HAMAS, İslami Cihad, Hizbullah- her bakımdan ve sonuna kadar desteklenmelidir.</p>
<p>Türkiye’nin gücü bunlara yetmiyor mu?</p>
<p>Öyleyse hiç değilse İsrail’le “savunma ittifakı”na resmen son verilerek Siyonist katillere mevzi kaybettirilmelidir.</p>
<p>Yeri gelmişken:</p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/gazze4.jpg" title="Hakan Albayrak: Siyonist işbirlikçiliğine son!" rel="lightbox"><img src="http://www.myzest.com/wp-content/gazze4.thumbnail.jpg" title="Hakan Albayrak: Siyonist işbirlikçiliğine son!" alt="Hakan Albayrak: Siyonist işbirlikçiliğine son!" align="right" /></a>“Nedir bu savunma ittifakı? İsrail’le hangi ortak düşmanlarımız var ki onunla savunma ittifakı kurduk? Filistin halkı mı ortak düşman? Suriye mi? İran mı? Türkiye semalarında idman yapan İsrail savaş pilotları bizim kardeşlerimizden başka kimi bombalayabilir ki? Gazze halkının ‘en iyi şekilde bombalanmasına’ hizmet etmek değilse nedir İsrail’le savunma ittifakı?” diye soru önergesi verecek bir milletvekili çıkmayacak mı Allah aşkına?</p>
<blockquote><p>Makale: <a href="http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=29.12.2008&amp;y=HakanAlbayrak" target="_blank">Hakan Albayrak &#8211; Yani Şafak</a></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/hakan-albayrak-siyonist-isbirlikciligine-son/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.myzest.com/hakan-albayrak-siyonist-isbirlikciligine-son/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Gül Yetiştiren Adam – Rasim Özdenören</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/myzest/~3/1EForMU4EtM/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/gul-yetistiren-adam-rasim-ozdenoren/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2008 15:33:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kuzha</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/gul-yetistiren-adam-rasim-ozdenoren/</guid>
		<description><![CDATA[

İnsanlar, diye seslendi.… ey cemaati müslimîn dedi. Bekledi.… ey cemaat-i müslimîn ve gafilin…Az önce camide gördüğü fötr, şimdi önünde duran başların birinin üstündeydi. Yaşlı adam sanki anlamak isteyen, öğrenmek isteyen bir ses tonuyla:… sizler Nasrani ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/gul1.JPG" title="gul1.JPG" rel="shadowbox[post-251];player=img;"><img src="http://www.myzest.com/wp-content/gul1.thumbnail.JPG" title="gul1.JPG" alt="gul1.JPG" align="left" /></a>İnsanlar, diye seslendi.… ey cemaati müslimîn dedi. Bekledi.… ey cemaat-i müslimîn ve gafilin…Az önce camide gördüğü fötr, şimdi önünde duran başların birinin üstündeydi. Yaşlı adam sanki anlamak isteyen, öğrenmek isteyen bir ses tonuyla:… sizler Nasrani misiniz? diye sordu.… yoksa Mecusi misiniz? Dedi adam… hangi millettensiniz? diye sordu adam, gözlerini kalabalıkta dolaştırarak</p>
<p>…Şimdi namazdan çıktığınıza göre siz İslam milletindensiniz, dedi adam bakışlarını o belirsiz, bilinmeyen noktadan ayırmayarak. Ve devam etti: <span id="more-251"></span></p>
<p>Ama bunu ispat edebilir misiniz? Siz buraya, camiye na maz kılmaya geldiğinize göre îslâma uyan insanlarsınız? Fa kat hani İslâmınız?</p>
<p>… Adam, ihtiyar ama dinçliğini yitirmemiş ses tonuyla konuştu gene:</p>
<p>Allah celle celâluhû … sizden öncekileri niçin helak etti biliyor musunuz? de­di, çünkü onlar kâfirlere benzemeye başlamışlardı.</p>
<p>Kardeşlerim!</p>
<p>… içinizdeki İslâmı gösterin. Çünkü İslâm, sizin üzeriniz­de görünmek ister. İman gizlidir, İslâm açık. İman kalbdedir, İslâm zahirde. İslâm şeriatsa, şeriat sizin amellerinizde gö­rünmek ister.</p>
<p>… Söz çok, ama sözlerle oyalanacak vakit yok. Hani amelle­riniz? Benim gibi zamanın uzaklarından gelmiş bir garip sizi şu halinizle görse, vallahi size müslümanlar demezdi. Sizler namaz kılan nasranîlere benziyorsunuz. Namaz kılıyorsunuz ama görünüşünüz nasranîler gibi. Kardeşler! Dışı kâfire ben­zeyen insanın içi de ona benzemeye başlar. … Dönüş yakındır.. O’na döndürüleceği­miz gün yakındır, pişmanlığın fayda vermeyeceği dem gel­meden hemen tevbeye sarılın. Allahtan korkun. Dediklerimi anlamaya çalışın. O gün, hakir ve zelil insanlar olarak Alla­nın huzuruna çıkmak ister misiniz? Kâfirleri dost edinenler ve onlara benzemek isteyenler onlardan olur. Onlar zalimler­dir. Zalimler olarak huzura varmak ister misiniz? Sözlerimi düşünün. Boşa konuşmadığımı anlayın. Haydi herkes şimdi işinin başına, siz Allahtan sizi korumasını dilerseniz Allah si­zi korur.</p>
<p>Ortalık iyice aydınlanmıştı. Güneş doğmak üzereydi. Or-daki insanlar daha da dinlemek istiyordu. Fakat adamın sus­tuğunu ve sözü uzatmıyacağını anlamışlardı. Küçük, önem­siz bir hareket yaşlı adamın dikkatinden kaçmadı: önünde dağılmaya başlayan insanlar arasında biri, başından şapkası­nı çıkarmış, avucunun içinde buruşturarak sıkıyordu. Bu adamın tek başına, yüzü yere eğik gidişini seyretti arkasın­dan, elinde kara bir nesneyi sıkıp buruşturarak ve onu ataca­ğı bir yer aranarak.</p>
<p>Ökkeş usta dükkânına doğru adımlıyordu. Arkasından dükkân komşusu Bekir Efendi seslendi. Çarşı içinde, kaldırı­lan bir iki darabanın sesi, derin yankılar yaptı. Ökkeş ustayla Bekir Efendi yan yana yürüyordu şimdi.</p>
<p>Kimdi bu? diye sordu Bekir Efendi.</p>
<p>Bir derviş herhalde, dedi Ökkeş usta, böyle birinin yaşa­dığını işitmiştim ben..</p>
<p>Sonra durdu, düşündü:</p>
<p>Gül yetiştiren bir adamdan söz ediyorlardı, o olmasın?</p>
<p>Ben de duymuştum, dedi Bekir Efendi, belki de odur.</p>
<p>Evet, evet, dedi Ökkeş usta, hiç şüphem yok, gül yetişti­ren adamdır bu, çünkü..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/gul-yetistiren-adam-rasim-ozdenoren/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.myzest.com/gul-yetistiren-adam-rasim-ozdenoren/</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>
