<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:creativeCommons="http://backend.userland.com/creativeCommonsRssModule" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0"><channel><title>nebilim.net</title><link>http://www.nebilim.net/</link><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/nebilim" /><description>Uzaydan görülebilen tek blog</description><language>en</language><managingEditor>noreply@blogger.com (Emir ALP)</managingEditor><lastBuildDate>Mon, 15 Mar 2010 13:20:34 PDT</lastBuildDate><generator>Blogger http://www.blogger.com</generator><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">442</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">25</openSearch:itemsPerPage><feedburner:info uri="nebilim" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/</creativeCommons:license><image><link>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/</link><url>http://creativecommons.org/images/public/somerights20.gif</url><title>Some Rights Reserved</title></image><feedburner:emailServiceId>nebilim</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname>http://feedburner.google.com</feedburner:feedburnerHostname><item><title>Bayraktar Bayraklı ne kadar dayanabilir?</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/6GkUzXn21rw/bayraktar-bayrakl-ne-kadar-dayanabilir.html</link><category>fatih altaylı</category><category>murat bardakçı</category><category>yaşar nuri öztürk</category><category>kafadan</category><category>teketek</category><category>bayraktar bayraklı</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Mon, 15 Mar 2010 13:20:34 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-2992274168760701508</guid><description>Haberturk gazetesinin Yaşar Nuri den sonraki yazarı Bayraktar Bayraklı. Kendisi hemen hemen Yaşar Nuri çizgisinde bir din alimi yalnız bir farkla; henüz Kuran ışığında siyasi mesajlara bulamamış durumda.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yaşar Nuri, haberturk bünyesinde oldukça geniş bir nüfuz alanına kavuştuğu için İslamın ahlaki yönünü ele alarak siyasetin içinde bulunduğu durumu ve din istismarını ekranlarda o kadar kör gözüm parmağına bir şekilde anlattı ki; bu durumdan rahatsız olan iktidar ve çevrelerinin baskıları dolayısıyla haberturk ile yolunu ayırmak durumunda kaldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geçen akşam yayımlanan haberturk teki teke özel programında Fatih Altaylı nın sorularını dikkate alınca Bayraktar Bayraklı nın da bir süre sonra Yaşar Nuri gibi İslamın sosyal ahlakını dile getirip siyasilerinin İslam üzerindeki oyunlarını diline dolayacağına inanıyorum.&lt;br /&gt;
Bence iyi de yapmış olur ama ne yazık ki bu düzen içerisinde o da eriyip gidecektir. Olsun, televizyon gibi geniş tesir alanına sahip bir mecrada bu tür söylemleri dile getirebilme fırsatı her zaman herkesin eline geçmez.&lt;br /&gt;
İnşallah Yaşar Nuri gibi, ele geçirdiği bu büyük fırsatı heyecanına yenilip de tez elden kaybetmez. Nefesin bol olsun Bayraktar Hoca...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-2992274168760701508?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-15T22:20:34.700+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/03/bayraktar-bayrakl-ne-kadar-dayanabilir.html</feedburner:origLink></item><item><title>Beşiktaşa gönül vermenin gururu</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/CfIAMcTjZwI/besiktasa-gonul-vermenin-gururu.html</link><category>sosyal sorumluluk</category><category>kafadan</category><category>beşiktaş</category><category>elazığ depremi</category><category>revna demirören</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Sun, 14 Mar 2010 04:15:09 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-5144300110075324887</guid><description>Elazığ'da meydana gelen depremin ardından Beşiktaş&amp;nbsp; Kadın, Aile ve Çocuk İstişare Heyetinin hasar gören&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.samanyoluhaber.com/h_400342_elaziga-kartal-eli-degdi.html"&gt;bölgeye gittiğini&lt;/a&gt; ve ailelere, çocuklara gösterdiği ilgiyi ve bölgeye yapılacak bir okul için attıkları imzayı tv ekranından seyredince nasıl büyük bir gurur yaşadım anlatamam, Beşiktaş futbol takımı şampiyonlar ligi şampiyonu olsaydı dahi bu yaşadığım gururu yaşattıramazdı eminim. Bu işe ön ayak olan heyeti ve Beşiktaşı canı gönülden kutluyor ve kendimi bildim bileli Beşiktaşlı olduğum için bu takımla gurur duyuyorum.&lt;br /&gt;
Nihayet Beşiktaş sahip olduğu asaletin farkına vardı ve bunu da yaşatıyor. Demirören i pek sevmesem de kurumsal olarak ön ayak olduğu bu gurur verici sosyal çalışmalarından dolayı tebrik ediyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-5144300110075324887?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-14T13:15:09.025+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/03/besiktasa-gonul-vermenin-gururu.html</feedburner:origLink></item><item><title>Hey Coni, senin sorunun ne biliyor musun?</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/i73wFNb9EuM/hey-coni-senin-sorunun-ne-biliyor-musun.html</link><category>dış politika</category><category>abd</category><category>kafadan</category><category>sözde ermeni soykırımı yasa tasarısı</category><category>memleket meselesi</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Fri, 05 Mar 2010 14:37:06 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-2934755878184495146</guid><description>Hey Coni, senin sorunun ne biliyor musun?&lt;br /&gt;
- Masum kanı üzerine kurulmuş demokrat beyaz(!) popon elbette&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kendi tarihinin kanlı sayfalarını, sömürgeciliğinin maskesi olarak kullandığı demokrasiyle dünya tarihini yargılayarak örtmeye çabalayan ABD'ye kimse gıkını çıkaramıyor maalesef.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;ABD, AB parlamentoları uluslararası bir yargı mercii midir? Nedir bu Türk diplomasisinin suskunluğu?&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Nerede bizim aydın, okumuş yazar çizer tayfası? Neymiş? Orhan PAMUK denen herifin ettiği iki cümle Türk tarihinin itirafıymış. Bir devlet parlamentosunun referans aldığı noktaya bakar mısın arkadaş? Üzerine ne vazife orasını hiç demiyorum bile.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Ama artık Türkiye, kendi tarihi üzerinde demokrasi üzerinden oynanan bu soysuz oyuna karşı tepkisini göstermeli.&lt;/b&gt; ABD tesmilciler meclisi dış ilişkiler komisyonunun sözde soykırımı kabul kararı sömürgeci demokrasinin vardığı son raddedir.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Türk diplomasisi başka ülkelerin&amp;nbsp;meclis, parlamento, bilmem ne komisyonu veya ne haltsa güya demokrasi meydanı olan bu şaklabanlık mekanlarında tarihiyle oynanmasının bir bedeli olduğunu dünya kamuoyuna ve bu soysuz şaklabanlara göstermelidir.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sus, sus, savunmaya geç, yok 15 nisan geldi bilmem nerenin parlamentosu sözde soykırımı kabul kararı alacakmış da aman ne olacakmış. Hemen lobi çalışmalarına girişilmeliymiş. Ulan Türk siyaseti, hükümeti azıcık omurgalı olun da bu soysuz demokrasi havarilerine gereken cevabı verin artık. Yeter yahu! Nedir bu dünyanın ABD ve onun demokrasi illetinden çektiği?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-2934755878184495146?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-06T00:37:06.588+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/03/hey-coni-senin-sorunun-ne-biliyor-musun.html</feedburner:origLink></item><item><title>Muhafazakar demokrat - Fıkra</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/xpMm7uM9QGs/muhafazakar-demokrat-fkra.html</link><category>muhafazakar demokrat</category><category>kafadan</category><category>fıkra</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Sun, 28 Feb 2010 08:38:10 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-49738210364436823</guid><description>Gün olur, kıyamet kopar cümle ademoğlu mahşere toplanır.&lt;br /&gt;
Baş melek, künyeleriyle birlikte tek tek insanları mizana alır.&lt;br /&gt;
Sıra muhafazakar demokrata gelir ve baş melek künyesiyle mizan kürsüsüne çağırır.&lt;br /&gt;
Dünyada verdiği sadaka falan, sevap kefesi ağır basmaya başlar ve muhafazakar demokratı bir sevinç alır derken, bu sefer günahlar sıralanır. Biraz evvel yere vuran sevap kefesi havalandıkça havalanır ve günah kefesi bastıkça basar ve günah kesesi yere çakılır kalır, bunu gören muhafazakar demokrat basar figanı:&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
-Böyle şey mi olur? Biz dünyada Allah dedik, Peygamber dedik buraya geldik günah kefesi ağır bastı.&lt;br /&gt;
Baş melek büyük bir azarla susturur adamı :&lt;br /&gt;
- O dediklerini koltuk sevdası, sandık sevdasına demeyecektin Allah rızası için diyecektin.&lt;br /&gt;
Bu sefer muhafazakar demokrat kem küm ederken aklına dünya gelir ve:&lt;br /&gt;
-&amp;nbsp;Nedir bu statüko arkadaş? &amp;nbsp;Ben bu mizan mahkemesini kabul etmiyorum. Bu mahkemede statüko var, atanmışlar var parlamentonun seçtiği kimse yok, diye bağırırken Baş melek :&lt;br /&gt;
- Hangi parlamentodan üye istersin, İngiltere, Fransa, Almanya, ABD, Türkiye?&lt;br /&gt;
Muhafazakar demokrat tam ağzını açacakken:&lt;br /&gt;
-&amp;nbsp;Kes lan denyo!&amp;nbsp;Dünyada demokrasi, seçilmişler, insan hakları diye diye insanlığı aldatıp soydunuz sıra buraya mı geldi? Yemezler, &amp;nbsp;hadi canım, hadi! Cehennemin yolları taştan, seni demokrasi çıkardı baştan...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-49738210364436823?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-02-28T18:38:10.111+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/02/muhafazakar-demokrat-fkra.html</feedburner:origLink></item><item><title>Öyle kahvaltıya bizim karnımız tok!</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/I3i64Mk0Z3A/muhalefet-de-bir-sanatc-kahvalts.html</link><category>akp</category><category>kürt açılımı</category><category>demokratik açılım</category><category>alevi açılımı</category><category>memleket meselesi</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Mon, 22 Feb 2010 13:30:53 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-1691995002617160269</guid><description>&lt;a href="http://www.cnnturk.com/2010/kultur.sanat/diger/02/20/sanatcilarla.kahvaltiya.mizahi.bir.bakis/564580.0/index.html"&gt;Başbakanın kahvaltısına katılan sanatçı&lt;/a&gt;, şarkıcı, türkücü, yapımcı tayfasına madem bir rol biçildi, açılım saçılım hikayesi anlatıldı bir de şu muhalefet bu "açılım misyoneri adaylarını" bir kahvaltıya çağırıp da kendi bakışından hükümetin açılım sevdasını anlatıverse. Hani demokratik olsun değil mi? Nasıl olur, kaç kişi gider acaba?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kahvaltıya katılanlar şöyle :&lt;br /&gt;
&lt;blockquote&gt;Emel Sayın, Nuri Sesigüzel, Orhan Gencebay, Mustafa Sandal, Yavuz Bingöl, Arif Sağ, Neşet Ertaş, Davut Güloğlu, Kıraç, Kubat, Fatih Kısaparmak, Kenan Doğulu, Orhan Hakalmaz, Ferdi Tayfur, Funda Arar, İzzet Yıldızhan, Özdemir Erdoğan, Fuat Güner, Özkan Uğur, Alişan, Ferhat Göçer, Rojin, Aynur, Gülay, Hüseyin Turan, Murat Göğebakan, Mustafa Sağyaşar, Samsun Demir, Bülent Ersoy, Manga, Muazzez Ersoy, Feryal Öney, Teoman, Ali Rıza Binboğa, Safiye Soyman, Ahmet Koç, Garo Mafyan, Bülent Forta, Onur Akın, Nükhet Duru, Sinan Özen, Demir Demirkan, Demet Akalın, Zerrin Özer, Kayahan, Nilüfer,&amp;nbsp;Sertab Erener, Işın Karaca, Bülent Ortaçgil, Seda Sayan, Bedia Akartürk,&amp;nbsp;İbrahim Tatlıses,&amp;nbsp;Emel Müftüoğlu, Nihat Doğan, Erol Evgin, Zekai Tunca, Cengiz Kurtoğlu, Hakan Peker, Ali Kocatepe, İskender Ulus, Cengiz Erdem ve Şahin Özer.&lt;/blockquote&gt;En güzelini &amp;nbsp;&lt;a href="http://www.haberayna.com/Dunya-Ersoydan-sasirtan-istek-haber_29280.html"&gt;Bülent Ersoy söylemiş:&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;blockquote&gt;Ersoy, “Sanatçı var, şarkıcı var. Biz sanatçıyız ve sanatçı gibi davranılmasını istiyoruz. Çok seyahat eden bir insanım. Sanatçıların havaalanlarında VIP’ten geçmesini istiyoruz” dedi.&lt;/blockquote&gt;Safiyenin Faiki eksik kalmış burada oldu mu şimdi? Safiye açılım derken Faik de olaydan bihaber kalıp: Safiye yeteri kadar açılmışsın sen, açılacak neyin kaldı demesin sonra.&lt;br /&gt;
Neyse, &amp;nbsp;haydi &amp;nbsp;ne duruyorsunuz? Türkü yapın, şarkı yapın, film yapın, eğlendirin bizi çucuklar! Açılalım, saçılalım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-1691995002617160269?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-02-22T23:30:53.909+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/02/muhalefet-de-bir-sanatc-kahvalts.html</feedburner:origLink></item><item><title>Tanrının kitabı ne renk?</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/mM33cY0eH9I/tanrnn-kitab-ne-renk.html</link><category>book of eli</category><category>denzel washington</category><category>kafadan</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Sun, 21 Feb 2010 09:44:34 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-7485128021212135083</guid><description>Odatv de&lt;a href="http://www.odatv.com/n.php?n=abdde-tanrinin-kitabi-hala-beyaz-2102101200"&gt; Tanrının Kitabı isimli filmle&lt;/a&gt; ilgili eleştiriyi okurken bazı yerlerine katılmakla beraber şu yaklaşıma ne kadar güldüm anlatamam:&lt;br /&gt;
&lt;blockquote&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #111111; font-family: verdana, tahoma, verdana, arial, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;&lt;b style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; background-image: initial; background-origin: initial; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;Bu dünyada Mila Kunis (Solara) filmin güzel kızı olarak boy&lt;br /&gt;
gösterirken, Denzel Washington (Eli) geçmişini unutan bir dünyada&lt;br /&gt;
geçmişi olan bir adamı oynuyor.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Fakat Denzel Washington zenci&lt;br /&gt;
olduğundan bu filmde de “esas oğlan” ile “esas kız” bir türlü&lt;br /&gt;
sevişemiyorlar. Obama’yı başkan seçmelerine rağmen Amerikan toplumunun&lt;br /&gt;
beyaz egemen unsuru bu konuda hala çok tutucu.&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;Yazar anlaşılan sadece filmde &amp;nbsp;bu sahneye kilitlenmiş kalmış oysa ki Carnegie isimli karakter,&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt; kızı bizzat kendisi Eli ı mutlu edip de aradığı &amp;nbsp;kitapla ilgili bir şeyler bilip bilmediğini &amp;nbsp;öğrenmek için gönderiyor. Buna mukabil Eli'ın &amp;nbsp;kendisine neredeyse bir kurban gibi sunulan güzel kızla sevişmeyi reddetmesini sadece siyah beyaz ayrımına izafe etmek Eli'ın filmde temsil ettiği ahlakı göz ardı etmek veya görememekten başka bir şey değildir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eli, Cernegie nin yerleşim yerinden ayrılır, daha sonra kız da peşinden gider. Bir kesişme noktasında Eli, kızın canı ile kitap arasında bir seçim yapmak zorunda kalır ve kitabı teslim ederek kızı kurtarır. &lt;b&gt;Kızın, canını bile feda etmeyi göze aldığın kitabı verip de, neden beni kurtardın mealindeki sorusuna Eli, &amp;nbsp;kitabı okumaktan, kitabın söylediği şekilde yaşamayı unutmuşum,&lt;/b&gt; şeklinde cevap vererek &amp;nbsp;filmin çok önemli ve hatta filmin can noktası diyebileceğim cümleyi dile getirir.&lt;br /&gt;
Aslında filmde söz konusu edilen dini bağnazlık çok ince bir şekilde dile getirilir ki bunu da; Eli'nin her gün okuduğu kitabı elinden kaybedince gittiği yerde bütün kitabı hafızasında okuduğundan anlayabiliriz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ojXdrAH4mcM/S4Fto8UFRjI/AAAAAAAAAw4/CL29-GFKHG8/s1600-h/bookofeli.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_ojXdrAH4mcM/S4Fto8UFRjI/AAAAAAAAAw4/CL29-GFKHG8/s1600/bookofeli.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Filmdeki doğu-batı kavramları ve kitabın da özellikle müreffeh batıya ulaştırılması konusunda verilen çaba doğunun kıymet bilmezliğine vurgu olarak yer alıyor. Eli'nin yolculuğunun başlarında boynunda bulunan puşiyi (özellikle filistinlilerin kullandığı, tam adı nedir bilemiyorum) geldiği kasabada otelde takasa vermesi ve alıcı adamın "Ancak yarısı eder!" vurgusu da garip geldi bana.&lt;br /&gt;
Tarih boyunca &amp;nbsp;kutsal kitaplar ve inançlar &amp;nbsp;konusunda, bunları savunduğunu, koruduğunu iddia edenler kitabın ne dediğinden ve bunu insanlara anlatmaktan ziyade kitabın kendisine atfettikleriyle bununla halk üzerinde bir hükümranlık kurmaya yeltenmişlerdir. Filmde de kutsal kitabın hükümranlık konusunda bir güç olduğu, Carnegieden kitabın sakınılmasıyla çok açıkca ortaya konuyor. Yönetmeni ve yazarları tetkik etmediğimden dolayı filmdeki doğu-batı tanımlamalarında Avrupa-Amerika &amp;nbsp;ilişkilerine vurgu yapıldığı düşünüyorum.&lt;br /&gt;
Kısacası beğendim filmi, bir şeyler arayanlar için bu filmde bulunacak epey değer yer alıyor. Kitaba sahip olma tutkusunu biraz da tarih coğrafyamızdaki &amp;nbsp;İslam sancaktarlığına benzetiyorum ya neyse artık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-7485128021212135083?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-02-21T19:44:34.255+02:00</app:edited><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_ojXdrAH4mcM/S4Fto8UFRjI/AAAAAAAAAw4/CL29-GFKHG8/s72-c/bookofeli.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/02/tanrnn-kitab-ne-renk.html</feedburner:origLink></item><item><title>Orkestra şeflerinin Cem Yılmazlığı</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/4XFpn145xRM/orkestra-seflerinin-cem-ylmazlg.html</link><category>cem yılmaz</category><category>kafadan</category><category>borusan flarmoni orkestrası</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Wed, 10 Feb 2010 11:26:31 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-5957930311319050686</guid><description>Tv ve basını seyredenlerin malumları; flarmoni orkestrasına şeflik yapan Cem YILMAZ seyircileri gülmekten kırdı geçirdi, çatlattı patlattı vs. haberleri dört nala yer aldı bugün.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cem'in ( Umumiyetle çekinir, abi der bana ondan mütevellit böyle hitap ederim kerataya. Yok be haber bülteni havasında olmasın diye böyle yazıyorum) parçalar arasında ve konser öncesinde çeşitli güldürü ve şakalar yapmasına konser seyircileri bayılmış. Klasik, mlasik müzik ama sonuçta gösteri amaçlı bir konser olduğundan o esnada klasik müzik pek önemli değilmiş anlaşılan.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Neyse ne! Asıl benim aklıma gelen durum şu: Mesela bir orkestra şefi, bir klasik müzik konseri öncesi ve parçalar arasında bu tür muhabbetler ve gösteriler yapsaydı bu elit, seçkin ve klasik müzik sevdalısı zümre karşısında acaba durumu nasıl olurdu?&amp;nbsp;Ben hiiiiç duymadım böyle birşeyi, duyan varsa da söylesin haberdar olalım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bence mi? Bence adamın kariyerinin sonu olurdu da konser salonunun muhitinden dahi geçirmezlerdi adamı.&lt;br /&gt;
Amaaan bana ne ki?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-5957930311319050686?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-02-10T21:26:31.228+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/02/orkestra-seflerinin-cem-ylmazlg.html</feedburner:origLink></item><item><title>Anıtkabir defterlerini "Bay Karakaçan"a versinler</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/ENuhwZI3_Wo/antkabir-defterlerini-bay-karakacana.html</link><category>atatürkçülük</category><category>karakaçan bey</category><category>kafadan</category><category>anıtkabir özel defteri</category><category>engin ardıç</category><category>kemalizm</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Fri, 05 Feb 2010 14:02:58 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-5448143336401081156</guid><description>&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #444444; font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Geçmiş çağlardan beri, aileler arası, kabileler, obalar, koloniler arası ziyaret ve misafirliklerde çeşitli ritüeller uygulanagelmiştir.&amp;nbsp; Ziyaret edilen ailelerin nüfuzuna istinaden gerek ziyaret edenlerin ziyaret ettikleri yere gösterdikleri saygı, biat gibi bağlar gerekse ziyaret edilenlerin sahip oldukları gücü göstermeleri açısından ziyaretçilerinden bekledikleri ve zaman zaman da zorunlu gördükleri çeşitli ritüeller vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Toplulukların devletleşme sürecinden sonra da bu ritüeller diplomatik bir usul ve adab halini almış ve uluslararası çeşitli standartlar oluşmakla beraber ülkelerce kendi değer ve kültürlürine göre de bazı usuller belirlenmiştir.&lt;br /&gt;
Anıtkabir ziyareti ve Anıtkabir defteri de böyledir. Bunların pratikte bir faydaları olması da gerekmez ama sosyolojik ve diplomatik değerler içerirler.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #444444; font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Örneğin &lt;b&gt;Anıtkabir sadece bir anıt &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;kabir değildir; bir milletin, esaretin pençesinden bütün varlığı ve cesaretiyle kurtuluşu ve kendi varlığını, bağımsızlığını ve gücünü tüm dünyaya kanıtlamasının Mustafa Kemal Atatürk şahsında abideleşmiş yansımasıdır. Anıtkabir&amp;nbsp;bazı yobazları türlü çabalarına rağmen, Atatürktür, silah arkadaşlarıdır, Türk milletidir, Türk Cumhuriyetidir hatta ve özellikle Anadolu müslümanlığıdır, bağımsızlıktır.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #444444; font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Gelgör ki kaytarmacı köşe taşlığının duayeni&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ardic/2010/02/01/anitkabir_defteri_kaldirilsin"&gt;Karakaçan Beyimizin&lt;/a&gt; bazen sivri zekalılığı başgösteriyor ve Anıtkabir Özel Defterinin kaldırılmasını istiyor, isteyebilir bu ülkenin vatandaşı olarak gayet doğal hakkı. Yazdığı yazı daha evvel birçok kez yazdığı gibi ve basın yayında yer alan bir çok ahmağın yapmak istediği Atatürk düşmanlığıyla suçlanacak bir yazı değil kanımca. ama şöyle birşey var ki Anıtkabir defteri bence de diplomatik düzeyde kalmalı ve Ardıçın yazdığı eleştirileri almaktan kurtarılmalı; sivil mivil toplum kuruluşlarına, rutin törenlerde makam sahiplerinin,"milli" orospuların (Bknz Sibel Kekilli) vd yazımına kapatılmalı, uluslararası düzeyde kalmalı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #444444; font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Bu zamana kadar yazılmış olanlar da Karakaçan Beye teslim edilmeli ve kim gerçek kim çakma Atatürkçü, belirlemesine fırsat verilmeli, bilelim yani değil mi bilirkişisinden.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-5448143336401081156?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-02-06T00:02:58.337+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/02/antkabir-defterlerini-bay-karakacana.html</feedburner:origLink></item><item><title>Çevrimin dibine kadar yolun var!</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/rpxJTu5MtEE/cevrimin-dibine-kadar-yolun-var.html</link><category>wlm</category><category>can sıkanlar</category><category>msn</category><category>kafadan</category><category>msn mesajları</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Mon, 01 Feb 2010 10:54:38 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-1290985854066047462</guid><description>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 19px;"&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 19px;"&gt;Var işte böyle arkadaşlar, n'aparsın Allah vergisi. Çok çalışkandırlar kendileri, o kadar odaklanmışlardır ki yaptıkları/yapacakları işe msn iletilerine bu halleri şahane bir şekilde yansıtırlar: Bilmem ne halt çeviriyorum, çok ama çok yoğunum. Lütfen önemli değilse rahatsız etmeyin, diye.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;Ulan dangalak! Madem çok önemli işin var, rahatsız edilmek de istemiyorsun ne bok yemeye msnyi çevrimiçi tutuyorsun? Ya çevrimdışına çık ya da çevrimin dibine git! Ha bir de ecnebice yazmış dangalak namzetleri, çok önemli değilse lütfen rahatsız etmeyin diye.&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 19px;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 15px; line-height: 19px;"&gt;Çok samimi olsam bu dangalaklığını söyleyeceğim kendisine ama neyse, okul yıllarının hatırası var :)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 15px; line-height: 19px;"&gt;Benzer dangalaklıklarını zamanında söylemişliğim vardı ama arayı soğuttuk işte.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-1290985854066047462?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-02-01T20:54:38.478+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/02/cevrimin-dibine-kadar-yolun-var.html</feedburner:origLink></item><item><title>Kamyon arkası yazıları I</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/2RP41iA7t4c/kamyon-arkas-yazlar-i-dinci-takiyeci.html</link><category>kamyon arkası yazıları</category><category>akp</category><category>kafadan</category><category>akicraatler</category><category>dinci</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Wed, 27 Jan 2010 09:15:26 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-8288829167624289048</guid><description>&lt;ul&gt;&lt;li&gt; &lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;Takiyyecisin dediler, yol vermediler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt; &lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;İktidar dediğin nedir ki gülüm, ben senin için "Ali Diboları" göze almışım!&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;İktidarımız Washington zoru, ey demokrasi sen bizi koru&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Fetocuysan ara, değilsen yüreğimde yara&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Tüysüz yetimin hakkı, Bilal oğlanın gemiciğine yattı!&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Milletin yolunda değil, Brüksel yollarında öleyim&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Cemaat sağolsun&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Milletimin sinesinden&amp;nbsp; Brükselin şefaatine sığınırım&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Takiyyenin ustasıyım, ABD yollarının hastasıyım.&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Mücahitlikte&amp;nbsp;kadro yoksa güzelim fark etmez ben müteahhitliğe de girerim.&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Yardım derneği dediler, kumarda yerken enselediler.&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Gemiciği alırım, gözlerimi kaparım&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Demokrasi dikenli bir hayat, hep dincilerde mi kabahat?&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Üç kuruş zammınla mı yaşadım ki krizinle öleyim&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Teğet geçti dediler krizi fark etmediler&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;İşsizlik evimde bir yara, Tayibim dönünce beni ara.&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Adrese gerek yok, gazeteci Zamanı bırakacağı yeri bilir&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bu sene&amp;nbsp;seçim yok dediler,&amp;nbsp;kömür vermediler&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Brüksel yolunu görmeden sollama, Berlusconiye acı haber yollama&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Sağda Deniz Feneri var, soldan geç&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Siirtte bastım gaza, vuramadım hiç saza&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Brükselin yolları taştan, demokrasi sen çıkardın beni baştan&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Diktatörlük deme, canımı ye!&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Oylarım kömür karası, sözlerim şehit yarası, dincilik etmeyim dedim bulamadım gemicik&amp;nbsp; parası&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Yetimin hakkı değil onlar, senin hakkın Bilal oğlan&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-8288829167624289048?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-01-27T19:15:26.352+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/01/kamyon-arkas-yazlar-i-dinci-takiyeci.html</feedburner:origLink></item><item><title>Ucuz bilet nerenize battı?</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/Ee38Iu185is/ucuz-bilet-nerenize-batt.html</link><category>memeleket meselesi</category><category>kafadan</category><category>otobüslerde ucuz bilet</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Sat, 23 Jan 2010 12:26:45 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-934026794058306693</guid><description>Ulaştırma Bakanlığı otobüs firmalarının rekabet dolayısıyla &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25047915/"&gt;ucuz bilet satışlarına engel&lt;/a&gt; getiriyormuş; bilet fiyatları mesafeye göre belirlenecekmiş!&lt;br /&gt;
Şimdi insan sormadan edemiyor; ulan hani siz liberaldiniz? &lt;b&gt;Liboş düşünceleriniz, piyasa tüketiciye döndüğü zaman niye rafa kalkıyor?&lt;/b&gt; Zaten yılbaşında geçirilebilecek en kallavi vergileri geçirdiniz vatandaşa, daha ne istiyorsunuz vatandaştan? &lt;b&gt;Bırakın biraz da piyasa vatandaşa çalışsın&lt;/b&gt;.&lt;br /&gt;
İndirimler sektörün gelişmesine engel oluyormuş; ulan züttürük sektör gelişeceği kadar gelişip vatandaşı da ülkeyi de senelerdir sömürüyor zaten, bırakın da piyasanın tadını biraz da vatandaş çıkarsın çakma liboşlar!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-934026794058306693?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-01-23T22:26:45.355+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/01/ucuz-bilet-nerenize-batt.html</feedburner:origLink></item><item><title>Darbeciliğin de bir şanı vardır heralde!</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/if4W3f5QiP8/darbeciligin-de-bir-san-vardr-heralde.html</link><category>kafadan</category><category>acemi darbeciler</category><category>memleket meselesi</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Thu, 21 Jan 2010 11:17:56 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-7743114016257402709</guid><description>Ne darbeci cuntaymışsa ayışı, yakamoz, gökkuşağı, ebegümeci, eldiven, merdiven, sarıkız, karakız fasa fiso gibi binlerce sayfalık bir ton darbe planı yapmış ama bir türlü bir darbe yapamamış...&lt;br /&gt;
Darbecilik oynamışlar sanırsam. &lt;b&gt;Hele bir de uygulamaya konamayan bu kadar plan ne diye saklanmış hala daha çözebilmiş değilim.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Hadi bunlar fasa fiso, geçmişte kalmış etmiş şeyler de peki ya bu kadar şey üzerine çekirdek çitleyerek yazı döktüren yandaş, canhıraş yazar, çizer, köşe bendi tayfasına ne demeli? Şahsen, diyecek şeyi biliyorum da hakaret etmek bana yakışmaz. Bu kadar acemi cuntacılar varken &amp;nbsp;bir darbe göremeden bu dünyadan geçip gideceğim ya ona yanıyorum, ühüüü ühhüüüü. &lt;br /&gt;
O kadar kurmay var, binlerce sayfa plan yazıyor ediyorlar nafile demek ki onlar kompozisyon ödevi içinmiş :) Ulen cuntacı tayfası onları yazıp çizeceğinize doğrudan uygulamaya geçseydiniz bu kadar kavşak geçilmezdi sizinle. Hayır bişey değil, askerliğin kurmaylık karizmasını çizdiriyorsunuz ona yanıyorum. Yok yok aslında kurmaylığı beceriyorlar da plandan eyleme geçemiyorlar, demek ki &amp;nbsp;gladyoda bu konular işlenirken bunlar da o dersleri asmışlar. Belki de o esnada gladyo dersliklerinin sotesinde çeeek çeeek bırak sigara talimi yapıyorlardı. Hey Allahım ya!&lt;br /&gt;
Dur bakalım &amp;nbsp;hele, &amp;nbsp;daha kaç darbe planı göreceğiz şu garip memlekette?&lt;br /&gt;
Şöyle darbeciler diye bir senaryo yazmaya mı girişsem acaba, seri bile olur bundan komedi serisi, polis akademisi misali: Darbeciler: Merhaba, Darbeciler : Geliyoruz, Darbeciler : Eli kulağında, Darbeciler : Tüüh beceremedik,&amp;nbsp;Darbeciler: Bu sefer olacak,&amp;nbsp;Darbeciler : Emekli olduk ama hala umudumuz var! :P&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yazık, valla yazık, millet de bu yazan çizenlere bakıp : &lt;b&gt;Bak bak gördün mü; peygamber ocağı dediğimiz yerde münafıklar neler planlıyormuş. Deyyuslar, dinsizler camiyi havaya uçuracakmış&lt;/b&gt; diye hayıflanıyorlar. Belki de bu bilgi kirliliğinin asıl sebebi insanların kafasına bunları sokmaktı, ha ne demeli?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-7743114016257402709?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-01-21T21:17:56.819+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/01/darbeciligin-de-bir-san-vardr-heralde.html</feedburner:origLink></item><item><title>Alevi-Sunni kaynaşmasında güzel bir adım olabilir : Kasaba</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/Na2QkuYM2zc/alevi-sunni-kaynasmasnda-guzel-bir-adm.html</link><category>alevi açılımı</category><category>kasaba dizi</category><category>kafadan</category><category>atv</category><category>memleket meselesi</category><category>yandaş medya</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Wed, 20 Jan 2010 13:17:12 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-8759715697976024958</guid><description>ATV de rastladım bugün, daha önce zap yaparken denk gelmiştim ama ilgimi çekmemişti. Bugün beyz ekranda benim için seyredecek bir şey olmadığından bir müddet kalıverdim &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.atv.com.tr/diziler/yeni_diziler/2009/11/18/kasaba"&gt;Kasaba&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; adlı dizide.&lt;br /&gt;
Yandaş medyadır, şudur budur da bu konuda pek önemli değil, çünkü Kasaba adlı bu dizide toplumda yer etmiş Alevi-Sünni çatışmasını (Özellikle kız alıp-kız verme konularında)- dizi tanıtımında Güneydoğudan gelen işçiler diye bahsedilmekte- yumuşatacak çok sağlam metinler ortaya konmuş, üstünkörü bir çalışma değil, beğendim, dikkate değer. Alevilik veya sünnilik konusunda ön yargısı olanlara seyretmelerini tavsiye ederim.&lt;br /&gt;
&lt;blockquote&gt;Ayrılık yaratan inançlar değil, insanlardır.&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-8759715697976024958?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-01-20T23:17:12.146+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/01/alevi-sunni-kaynasmasnda-guzel-bir-adm.html</feedburner:origLink></item><item><title>İsrail rahatsızmış!</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/lpixu_POQ5Q/israil-rahatszms.html</link><category>kurtlar vadisi pusu</category><category>kafadan</category><category>memleket meselesi</category><category>israil vahşeti</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Mon, 11 Jan 2010 13:40:10 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-1885677396474364797</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ojXdrAH4mcM/S0uZ_aaxzOI/AAAAAAAAAw0/j38jpj-HiG4/s1600/israilbask%C4%B1n%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="160" src="http://1.bp.blogspot.com/_ojXdrAH4mcM/S0uZ_aaxzOI/AAAAAAAAAw0/j38jpj-HiG4/s320/israilbask%C4%B1n%C4%B1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-size: 13px;"&gt;İsrail, Ayrılık dizisinden rahatsız, "One minute"ten rahatsız, &lt;a href="http://www.gazeteciler.com/israilden-kurtlar-vadisine-tepki-news11186.html"&gt;Kurtlar Vadisi disizinden&lt;/a&gt; rahatsız, rahatsız oğlu rahatsız...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-size: 13px;"&gt;Ne rahatsız adamlarsınız yahu? Her haltı yap et, eyle, bunlar dile getirilince de rahatsız ol! &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-size: 13px;"&gt;İsrail rahatsız, Mısır, ABD rahatsız Suudiler rahatsız bizim bürokratlar rahatsız... Hadi İsraili anladık da size ne oluyor dal yapraklar?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-size: 13px;"&gt;Biz sizin yediğiniz haltlardan çok mu memnunuz, yaptıklarınız karşısında çok mu rahatız?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-size: 13px;"&gt;Ulan 1.5 milyar Müslüman nüfusu sizden ezelden rahatsız, niye duyan yok anasına rahmet okuyayım. Göt kadar &amp;nbsp;devlet her halttan rahatsız, ortalığı ayağa kaldırıyor, bir dünya bu göt kadar devletten rahatsız kimse bi bok yapamıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 13px;"&gt;Ama işte göle maya çalmakla bu iş olmuyor. Halk rahatsız ama devletlerin başındakilerin koltuk sevdası yüzünden halkın rahatsızlığını devletleri gerektiği gibi dile getirip gereken ültimatomu veremiyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-size: 13px;"&gt;Ben böyle feleğin tekerine çomak sokayım, Cem Karaca misali.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-size: 13px;"&gt;&lt;b&gt;Ayrıca artık Kurtlar Vadisini Star dan başka bir kanala alsınlar da kurtulalım şu kolaj, özet, özel bölüm saçmalıklarından. Zaten dizi gittikçe zıvanadan çıktı bir de futbol yoluna iyice gümbürtüye gitti, bir aydır adam gibi bir bölüm vermedi üçkağıtçılar.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-1885677396474364797?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-01-11T23:40:10.504+02:00</app:edited><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_ojXdrAH4mcM/S0uZ_aaxzOI/AAAAAAAAAw0/j38jpj-HiG4/s72-c/israilbask%C4%B1n%C4%B1.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/01/israil-rahatszms.html</feedburner:origLink></item><item><title>Cumhurbaşkanı Halife olduğunu biliyor mu?</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/h08zKvhD85Q/cumhurbaskan-halife-oldugunu-biliyor-mu.html</link><category>ılımlı islam</category><category>şeriat</category><category>kafadan</category><category>hilafet</category><category>halifelik</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Wed, 06 Jan 2010 12:15:55 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-7117450777918647644</guid><description>Halifelik hakkında müfredat düzeyinde bilgimiz, 3 mart 1924 te kaldırıldığıdır ki yanlıştır yayım tarihi olan 6 mart 1924 te kaldırılmıştır neyse asıl mesele tarih değil; hilafetin ihtiva ettiğidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hepimiz hilafetin o tarihten itibaren sona erdiğini düşünürüz ama maalesef yine yanılıyoruz. "Hepimiz" tanımı içine yazar, çizer, siyasetçi gibileri de sokuyorum elbette.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gerçekten siz Cumhurbaşkanının Halife olduğunu bilmiyor musunuz?&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt; Ben de öğreneli fazla olmadı zaten :)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/367.html"&gt;İlgili Kanun'un 1. maddesi&lt;/a&gt; ne diyor bakalım:&lt;br /&gt;
&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Madde 1&lt;/b&gt; -&amp;nbsp;Halife halledilmiştir. Hilafet Hükümet ve Cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen mündemiç olduğundan Hilafet makamı mülgadır.&lt;br /&gt;
&lt;/blockquote&gt;&amp;nbsp;Halife halledilmiş, yani makamından indirilmiştir. Hilafet, esasında Hükümet ve Cumhuriyetin manasında ve kavramsallığında yer aldığından Hilafet makamının varlığına son verilmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Başta Cumhurbaşkanı olduğuna göre de hilafet makamının kaldırılmasının gerekçesi olan Hükümet ve Cumhuriyetin mana ve mefhumunda yer alması vesilesiyle de hilafetin Cumhuriyet dahilinde vücut bulmuş hali Cumhurbaşkanıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;Mehmet Seyyid Bey'in hilafetin kaldırılması tartışmalarında mecliste söylediği &amp;nbsp;şunlar var:&lt;br /&gt;
&lt;blockquote&gt;İlkönce şunu arz edeyim ki, hilafet meselsi dini olmaktan çok dünyevi bir meseledir. İtikadi meselelerden değil, millete ait haklar ve kamu menfaatlerindendir, itikadla ilgisi yoktur...&lt;br /&gt;
Her şeyden evvel şu noktayı arz edeyim ki, hilafet hükümet demektir. Doğrudan doğruya millet işidir, zamanın gerektirdiklerine tabidir. Onun içindir ki, Hz. Peygamber Efendimiz vefat ettikleri zaman ashab-ı kiram hazretlerine hilafet meselesini açıklamamışlardı.&lt;br /&gt;
&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;...İslam dini, hem diyanet ve hem siyaseti cami olan (kapsayan) yüce bir dindir. Hz. Muhammed yalnız şeriatı koymakla iktifa buyurmadılar; bir taraftan şer’i kanunları vaz’ ve tebliğ ettiler; diğer taraftan da o şer’i kanunların uygulanmasını bizzat üzerlerine aldılar. Milletin mesalihini-faydasını gözetip ümmetin kamu işlerini yürüttüler. Etrafa vali ve kadı tayin ettikleri gibi, cihad işinde de başkomutanlık görevini bizzat ve bilfiil ifa ettiler. Bu ise ehl-i İslam üzerinde amme tasarrufu demektir ki, İslamiyet’in siyasi yönüdür. Müsayere adlı kitabın şerhinde buna, “nübüvvet” üzerine oturmuş-yerleşmiş “imamet” denilir ki, zamanımız örf ve ıstılahınca hükümet tabirinden kast olunan manadan başka bir şey değildir...&amp;nbsp;İşte şu zikrolunan siyaset, imamet ve hükümet de Cenab-ı Peygamber’e halef olduğu için İmamü’l-Müslimin hazretlerine halife, sahip olduğu sıfat ve makama da hilafet adı verilmiştir&lt;a href="http://www.enfal.de/oe81.htm"&gt;***&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/blockquote&gt;Herhalde bunun farkında olan tek ve ilk Cumhurbaşkanı da Mustafa Kemal Atatürk'tü&lt;br /&gt;
Ne hilafetin kaldırılmasıyla İslam, din, diyanet bir yere gitmemiştir. İslamı yeryüzünden kaldırmaya çalışanlar kendilerini İslam sancaktarı olarak göstermeye çalışan çakma dindarlar ya da dincilerdir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-7117450777918647644?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-01-06T22:15:55.390+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2010/01/cumhurbaskan-halife-oldugunu-biliyor-mu.html</feedburner:origLink></item><item><title>Kurtlar Vadisi Pusu senaryosundan gerçeğe yansıyanlar</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/kw2LrtfPsVk/kurtlar-vadisi-pusu-senaryosundan.html</link><category>kurtlar vadisi pusu</category><category>kamu düzeni müsteşarlığı</category><category>memleket meselesi</category><category>gladio</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Fri, 18 Dec 2009 13:03:12 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-2834570336556642710</guid><description>&lt;span style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ojXdrAH4mcM/SyvtyCiOfpI/AAAAAAAAAws/gAKS4LzIpJc/s1600-h/b%C3%BCy%C3%BCk%20iskender.png" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/_ojXdrAH4mcM/SyvtyCiOfpI/AAAAAAAAAws/gAKS4LzIpJc/s200/b%C3%BCy%C3%BCk%20iskender.png" width="192" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;b&gt;Senaryodan gerçeğe yansıyanlar arasında en önemlisi son günlerde gündemde olan açılımla ilgili basın ve yayında yer alan İ&lt;a href="http://www.haber10.com/haber/188727/"&gt;çişleri Bakanının yaptığı açıklamada&lt;/a&gt; Meclis gündeminde bulunduğundan söz edilen Kamu Düzeni Müsteşarlığı çalışmaları.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Kurtlar Vadisi seyircileri ve fanatikleri bilirler ki dizide kurulan kamu güvenliği müsteşarlığının başına Gladio tarafından kullanılmış ve halen daha gladio amaçları için kullanılmaya çalışılan Büyük İskender namlı dizi şahsiyeti geliyor.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir ara basında epey pompalanan, ne iş yaptığı &amp;nbsp;belirsiz bir &lt;b&gt;terörle mücadele koordinatörlüğü&lt;/b&gt; kuruldu, ABD ile istihbarat paylaşımı falan yapıldı, güya.&amp;nbsp;Bu ülkede bilinen 3 tane istihbarat birimi olmasına rağmen bir de kamu düzeni müsteşarlığı kurulmaya çalışılıyor. İstihbarat temelli örgütlenecek olsa gerek olmadı aynı terörle mücadele koordinasyonluğu gibi kurumlar arası koordinasyonu sağlama maksatlı kofti bir teşkilatlanma olur sanırsam.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;3 tane kurum arasında koordinasyon sağlanamıyorken şimdi kurulmaya çalışılan başka bir teşkilatla ne amaçlanıyor, insan &amp;nbsp;merak etmiyor değil hani...&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-2834570336556642710?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-12-18T23:03:12.889+02:00</app:edited><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_ojXdrAH4mcM/SyvtyCiOfpI/AAAAAAAAAws/gAKS4LzIpJc/s72-c/b%C3%BCy%C3%BCk%20iskender.png" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2009/12/kurtlar-vadisi-pusu-senaryosundan.html</feedburner:origLink></item><item><title>Suçlu esnaf değil devletin güvenlik güçleridir</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/HhZFlDAnBJo/suclu-esnaf-degil-devletin-guvenlik.html</link><category>bölücü dtp</category><category>açılım</category><category>memleket meselesi</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Wed, 16 Dec 2009 14:01:13 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-1617856755215172217</guid><description>Hep riya hep riya!&lt;br /&gt;
Gazete köşelerinde ve ekranlarda hep riyayla karşılaşıyoruz. Kapatılan DTP nin ardından M&lt;a href="http://aksam.com.tr/2009/12/16/haber/guncel/8515/esnaf_gostericiyi_kalasnikofla_taradi__2_olu.html"&gt;uş Bulanık'ta ortalığı ayağa kaldıran şehir eşkıyalarının&lt;/a&gt; zulmüne defalarca kafa tutan esnaf sonunda kirişi kırıp kalaşnikofla açtığı ateşle iki kişiyi öldürmüş.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
DTP ve PKK nın defalarca yaptığı kepenk kapatma çağrısına hiçbir sefer uymamış ve tek başına kafa tutmuş (Kynk: Hurriyet, Metehan DEMİR) olan bu kişi şimdi basın-yayında linç ediliyor. Hani bir benzetme vardır: "Hırsızın hiç mi suçu yok", diye&amp;nbsp;aynen o misal.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gazetelerden, ekranlardan şehir ve dağ teröristlerinin baskılarına boyun eğmek zorunda kalanlar veya gönüllü bu eyleme katılanlar defalarca aşağılandı, acizlikle ve devlete güvenmemekle suçlandılar.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Oysa şimdi bu durum canına tak etmiş esnaf elindeki silahla, malını canını korumaya kalkıyor ve haberlere bakın ki adam artık "saldırgan" olarak manşete çıkıyor. Sanki sokağı yerle yeksan eden, ateşe veren o soysuz köpekler sokakta gezintiye çıkmış da adam da keyfinden ateş açıp öldürmüş.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Tuh sizin iki yüzlülüğünüze.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Burada konu ile ilgili yazdığım hemen her yazıda söz ettim; Devlet, bu ülkenin dağına taşına şehrine kasabasına devletliğini gösterecek. Ne demişler "Ya devlet başa ya kuzgun leşe...".&lt;br /&gt;
Devlet otoritesinin hüküm süremediği yerde soysuz köpeklerin önünü almaya vatandaş yeltenir işte.&lt;br /&gt;
Helal olsun adama; ben de o adamın yerinde olsam aynı şeyi yapardım.&lt;br /&gt;
Sana laf diyenler senin .aşşağını yesin emmi!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-1617856755215172217?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-12-17T00:01:13.513+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2009/12/suclu-esnaf-degil-devletin-guvenlik.html</feedburner:origLink></item><item><title>Terörün sırtında demokrasi yürümez</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/CYi8Zcu5_gM/terorun-srtnda-demokrasi-yurumez.html</link><category>bölücü siyaset</category><category>memleket meselesi</category><category>dtpnin kapatılması</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Sun, 13 Dec 2009 05:51:34 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-8366612070250321069</guid><description>DTP denen bölücü söylemlerin odağı kapatıldı, sevincim büyük fakat ülkemizdeki terör sorunu için avuntu duyulacak bir durum değil. Bu parti, kişiler gider başkaları gelir; daha önceleri de değinmiştim Avrupada olsun Habur gibi kamplarda olsun yüzlerce insan bu bölücü ideolojik eğitimden geçiyor.&lt;br /&gt;
Önemli olan bu bölücü eğilim ve ideolojinin dayandığı terörü dağdan kazıyıp atmak.&lt;br /&gt;
DTP liler çıkmışlar, kapatmayla ilgili basın açıklaması yapıyorlar ve şunlara benzer söylemlerde bulunuyorlar; " biz demokrasi mücadelesi için meclise girdik fakat bize terörist dediler."&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aman nasıl da duygusal bir savunma. Ulen daha düne kadar meclis kürsüsünde, meydanlarda bağırıp çağırıyordunuz Tuğlukuyla, Aynasıyla; dağdakiler teröristse biz de teröristiz diye. Şimdi noldu, bu ağlaklık ve dönekliktir? Meclis kürsüsünde, mitinglerde biz de teröristiz diye esip kükrerken iyiydi de AYM &amp;nbsp;bunlar vbden &amp;nbsp;ötürü partinizi kapatınca mı mazluma döndünüz, dönekler, omurgasızlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Demokrasiymiş! Hadiyin lan ordan. Yok &lt;a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/babaoglu/2009/12/11/bask_gercegi_ve_uyduruk_benzetmeler"&gt;baskmış&lt;/a&gt;-&amp;nbsp;batasunaymış, sein feinmiş Avrupadan ottan boktan bir sürü referansa dayanmaya çalıştınız ama onların hiçbiri gibi bu terör belasını sona erdirme cesareti gösteremediniz. Gerçek demokrasi özgür toplumlarda ortaya çıkar, sizin yaptığınız terörün sırtında esip gürlemekten başka birşey değildir.&lt;br /&gt;
Silahların gölgesindeki terörün hegamonyasından vazgeçemediniz. Ağanızdan korktunuz, aşiretinizden, nüfuzunuzdan korktunuz. Asla ve asla bölge insanını düşünmediniz.&amp;nbsp;Mecliste siz olmasanız bölge halkı da memleket de bişey kaybetmez.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Düşünce özgürlüğünün ağza geleni değil, akla geleni söylemek olduğunu bir türlü öğrenemediniz.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ve maalesef ki korkum; Devletimiz gereken bağımsız dirayeti gösteremediği sürece terör belası ABD nin arzuladığı, bölge kukla bir devletleşme/federalleşme sağlanamadığı sürece devam edecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-8366612070250321069?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-12-13T15:51:34.235+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2009/12/terorun-srtnda-demokrasi-yurumez.html</feedburner:origLink></item><item><title>Merhaba Memleketim</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/eDzvTVfanTs/merhaba-memleketim.html</link><category>siyaset</category><category>memleket meselesi</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Sun, 06 Dec 2009 02:11:45 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-6575137582556593394</guid><description>Yirmi gün olmuş neredeyse buralarda klavye oynatmayalı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Memleketi ben mi kurtaracağım caaaaanım? Benimkisi burada "Sıkıp dert olacağına sal derman olsun" misali derdimi sıkıntımı paylaşmak.&lt;br /&gt;
Hasılı, hayırlı bir işe giriştim ek olarak bayram vesilesiyle büyükleri ziyaret işine girişince süreyi buralara vakit ayıracak kadar değerlendiremedim.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şu Danıştay meselesi önemli benim için çünkü katsayı farkının ortadan kaldırılmasına, mesleki öğretimden yetişmiş biri olarak sevinmiştim ama yürütmeyi durdurma konusunda yandaş basının "Hani yetki YÖKteydi" kabilinden tafralarından doğan acınası halleri güldürüyor insanı. Danıştay, &lt;b&gt;katsayı konusunda önceden yetkinin YÖKe ait olduğunu belirtmiş ama bu sefer ki yargılaması yetkili olup olmaması değil bilakis bu yetkinin doğru kullanılıp kullanılmamasına ilişkin. &lt;/b&gt;Öğrenecekler ama kendi tv kanallarında gazetelerinde bu doğruları anlatan olmadığı için bunların samimiyetine inanan insanları sömürmeleri sona ermeyecek. Benim anlatmam bir yere kadar kendi çevremle sınırlı...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Her neyse Öcalan köpeğinin(köpekler bile bu kadar adi olamaz ama hayvanların affına mahcuben işte) kafesinin dar gelmesi bunların bahane edilip &lt;b&gt;yandaşlarının halk düşmanlığı&lt;/b&gt;nı sergileyerek kamu malına insanların malına zarar vermesi elbette yenilir yutulur cinsten eylemler değil. Hele ki yandaş basın ve tvlerde (özellikle samanyolu, kanal 7, 24 vb.) bunları soruşturması süren örgütün yaptığı tezi tam safsata, bu teze inanırsak Başbakanın o sözde terör örgütünün başı olması sonucuna varmamız gerekir gibime geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hayret bir de nasıl olmuşsa ABD de Yahudi lobileri Erdoğanla görüşmeyecekmiş, ne kadar ilginç!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Zor arkadaş zor bu yandaş, satılmış yalamalarla uğraşmak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-6575137582556593394?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-12-06T12:11:45.113+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2009/12/merhaba-memleketim.html</feedburner:origLink></item><item><title>Uyusun da büyüsün mu-ha-le-feeeet</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/kc8MgthYaV8/uyusun-da-buyusun-mu-ha-le-feeeet.html</link><category>muhalefet belası</category><category>sömürge muhalefeti</category><category>memleket meselesi</category><category>AKP icraatleri</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Tue, 17 Nov 2009 13:58:48 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-8929032727341600421</guid><description>Değerli Başbakan bir konuşmasında 81 ili gezerek açılımı anlatacaklarını söylediğinde ben de friendfeed den&lt;br /&gt;
&lt;blockquote&gt;&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 19px;"&gt;Eyyy Muhalefet! Madem iktidar açılım sevdasını millete anlatmak için 81 vilayete açılacak o zaman sana da yol görünüyor, eğer gerçekten açılıma karşı duruşunda samimiysen tabii ki! Hadi bakalım görelim sizi; iktidar halka geliyorsa sen de gel, öyle kürsüden bağırıp çağırmakla olmaz bu işler...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/blockquote&gt;demiştim. Oysa &lt;a href="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=26347"&gt;Yeniçağ ın haberinden&lt;/a&gt; de görüyoruz ki iktidar açılım sevdasına memleketi karışlarken muhalefet uyumaya devam ediyor. Sadece grup toplantılarında avaz avaz bağırmakla kalıyor bütün muhalefetleri. Oysa bu devlet iktidarı olsun, meclise giren muhalefeti olsun bunlara milyonlarca lira yardım yapıyor. Ne için? Sağa sola bina dikmeleri, seçimlerde afiş, amblem bastırmaları için mi?&lt;br /&gt;
Hayır elbette! Demokrasiyi işletmeleri için.&lt;br /&gt;
Milyonlarca lira devlet desteğiyle güya siyaset yapan muhalefet sadece kürsüden yırtınma ve muhalefet deneyimlerde bulunuyor ama sadece gönüllülük temelinde teşkilatlanmaya çalışan &lt;a href="http://internethaber.com/news_detail.php?id=215993"&gt;Osman PAMUKOĞLU&lt;/a&gt; il il gezip iktidarın zihniyetini ve yaptıklarını anlatmaya çabalıyor.&lt;br /&gt;
Ve bu gönüllü çaba &lt;a href="http://internethaber.com/news_detail.php?id=215993"&gt;internet sitelerinde&lt;/a&gt; neredeyse dalga geçercesine "&lt;b&gt;Pamukoğlu mitinginde izdiham(!)" &lt;/b&gt;şeklinde adi bir başlıkla güya haber yapıyor.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Onlar da haklı! Çünkü elinde bu adi basına harcayacak devlet desteğiyle avucuna kondurulmuş milyonları olmayan bir partiden ne beklentileri olabilir ki?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Maalesef iktidara, güce sahip olanların peşinde herkes koşuyor ama fikirlerin, ideallerin peşinde koşan mert insanlar, yazarlar, çizerler, vatandaşlar nadir bulunuyor.&lt;br /&gt;
Onlar da haklılar, onlara da bir şey demek ne hakkım ne de haddim.&lt;br /&gt;
Orhan Baba deyimiyle:&lt;br /&gt;
"&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Courier, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 12px; white-space: pre-wrap;"&gt;Haklısın haklı&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 12px; white-space: pre-wrap;"&gt;Bence sen de haklısın&lt;/span&gt;"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-8929032727341600421?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-11-17T23:58:48.981+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2009/11/uyusun-da-buyusun-mu-ha-le-feeeet.html</feedburner:origLink></item><item><title>Trakyadan beklenen Doğu açılımı</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/fyZVal5kAxA/trakyadan-beklenen-dogu-aclm.html</link><category>aşk</category><category>doğu açılımı</category><category>kafadan</category><category>bireysel açılım</category><category>meşk</category><category>açılım</category><category>evlilik</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Sun, 15 Nov 2009 02:02:07 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-5061503521691274401</guid><description>Memlekette bir açılım havası almış başını gidiyorken bize de bir açılım yolu göründü.&lt;br /&gt;
Yok. Bu öyle memleketle falan ilgili değil, doğrudan şahsımla ilgili bir açılım, daha doğrusu açılım beklentisi. Ya aslında memleketle de ilgili ama benim memleketimle ilgili.&lt;br /&gt;
Dün akşam &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;evlenme teklif ettiğim "bi'tanem"in ailesinden beklediğim bir açılım. Açıkçası benim ailem için de bir açılım olacak bu iş nihayete erdiğinde. Çünkü ailemize&amp;nbsp;Antep, Adana,Trabzon gibi yerlerden gelin gelmişti ama&amp;nbsp;neredeyse Ankara'nın batısından &amp;nbsp;hiç gelinimiz olmadı.&lt;br /&gt;
Bu durum hem bizim için hem de "bi'tanem"in ailesi için bir açılım niteliğinde.&lt;br /&gt;
Düşünsenize Erzurum nere Kırklareli nere! Biri oldukça muhafazakar bilinen bir muhabbetlere çayın eşlik ettiği bir şehir diğeri ise çay yerine muhabbetlere eşlik edenin rakı-şarap olduğu bir şehir. Tabi kişisel olarak bu farklılıkları biz aştık da sırada aileler var. Memleketin iki ucu ne kadar farklı görünse de aslında tamamen aynı diğebilirim aradaki fark sadece diğer tarafın yeteri kadar tanınmaması ve insanların genellemelerin esiri olması.&lt;br /&gt;
Ülkemizin Doğusu için çoğu kez kapalı bir yapı vb yorumlar yapılır ama maalesef ki Batıda da durum pek farklı değil çoğunluk itibariyle.&lt;br /&gt;
Doğu'dan batıya göçen ailelerde evlilik tercihleri falan yine büyük çoğunlukla hemşehri, akraba takımı yönünde gerçekleşirken Batı'dan doğuya göç gibi bir olgu olmadığından Batının doğuya açılımı ilginç bir durum haline geliyor bence. Çünkü sonuçta Batıda doğup, yetişip, okumuş insanlar Doğuda görev yapmak zorunda kalsalar da Doğu'da yaşama tercihinde bulunanlar yok denecek düzeydedir oysa diğer tarafta ekonomik şartlar önde olmak üzere tam aksidir durum.&lt;br /&gt;
Haaa! Tamam. Anladım, ulan açılıma saçılıma karşısının ama sendeki bu açılım sevdası nedir diyebilirsiniz. Öyle demeyin arkadaşım; bizim açılımın şartı şurtu içeriği apaçık ortada. Kolpadan açılım maçılım diye sallamıyoruz yani.&lt;br /&gt;
Neyse bizim açılım görüşmeleri Kurban bayramının ardından başlayacak bir aksilik olmazsa ve tabi kısmetse.&lt;br /&gt;
Bakalım müzakere süreci neler getirip, neler götürecek? :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-5061503521691274401?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-11-15T12:02:07.714+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2009/11/trakyadan-beklenen-dogu-aclm.html</feedburner:origLink></item><item><title>İslami vatandaşlık tanımı ne zaman yapılacak?</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/sRSt7fdE1X0/islami-vatandaslk-tanm-ne-zaman.html</link><category>allah ile aldatmak</category><category>akp</category><category>kafadan</category><category>ikö</category><category>islami bakan</category><category>akparti</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Sun, 08 Nov 2009 02:28:53 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-6659229198305875871</guid><description>odatv.com da yapılan haberin başlığı şöyle: &lt;a href="http://www.odatv.com/Siyaset/bir_bakan__islami_bakan_unvani_kazandi-18314.html"&gt;Bir bakan "İslami bakan" unvanı kazandı&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
O Bakanın bu unvanı nasıl kazandığı ise şöyle anlatılıyor:&lt;br /&gt;
&lt;blockquote&gt;Cumhurbaşkanı Gül, Bakan Çağlayan’a “İslami Dayanışma Ödülü” veriyor.&lt;br /&gt;
Bu ödül neden veriliyor?&lt;br /&gt;
Bakan Çağlayan, “İslam ülkeleriyle İslami dayanışma gösterdiği” için bu ödül alıyor.&lt;br /&gt;
Veren kim?&lt;br /&gt;
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı.&lt;br /&gt;
Dikkat ediniz, söz konusu olan “İslam ülkeleriyle dayanışma ödülü” değil; “İslami dayanışma”.&lt;br /&gt;
&lt;/blockquote&gt;Başlıktaki soru bu haberi okuduktan sonra aklıma geldi. Düşündüm; acaba "İslami vatandaşlık" gibi bir kavram da yakında ortaya çıkar mı diye. Ne bileyim hani ab vatandaşlığı, dünya vatandaşlığı gibi şeyleri duyduk da eğer böyle birşey olursa tanımı nasıl olur? Şimdi Devletimiz ab yolunda koşturduğundan vatandaş da ab vatandaşlığına koşturmuş sayılıyor. E doğal olarak İKÖ içinde yer alıp, Devletin bir Bakanına Cumhurbaşkanı "İslami bakan" unvanını layık görüyorsa vatandaşlara da biçilen "İslami vatandaşlık" tanımı vardır gibime geldi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sizce böyle bir durumda, "İslami vatandaşlığın" tanımı neyi içerir?&lt;br /&gt;
a) Ameli "islamilik"&lt;br /&gt;
b) Tevhidi "islamilik"&lt;br /&gt;
c) Siyasi "islamilik"&lt;br /&gt;
d) AK "islamilik"&lt;br /&gt;
e) Tayyibi "islamilik"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-6659229198305875871?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-11-08T12:28:53.794+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2009/11/islami-vatandaslk-tanm-ne-zaman.html</feedburner:origLink></item><item><title>Domuz gribi - Gribal toplum psikolojisi</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/Ng61NlIdaFY/domuz-gribi-gribal-toplum-psikolojisi.html</link><category>h1n1</category><category>domuz gribi</category><category>sağlık bakanlığı</category><category>memleket meselesi</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Thu, 05 Nov 2009 12:54:19 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-7496376945299933931</guid><description>Toplum olarak daha öncesinde de &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Pandemi"&gt;pandemik&lt;/a&gt; hastalıklar aştık; deli dana, kuş gribi gibi.&lt;br /&gt;
Ama bu H1N1 namı diğer domuz gribi memlekette muazzam bir panik havası estiriyor.&lt;br /&gt;
Akademisyenlerin bir çoğu ülkemizde görülen vakaların dünya sağlık örgütü verilerine göre domuz gribi olmadığından bahsedip, sağlık bakanlığı tarafından ülkede estirilen havanın paniğe sebep olduğunu dile getiriyor. Diğer taraftan, sağlık bakanlığı tarafından sağlık kuruluna davet edilen ve domuz gribi konusunda hükümetin politikalarını yönlendiren akademisyenler de tam aksine, ülke sathında &lt;a href="http://www.nethaber.com/Politika/119150/Eski-Saglik-Bakani-Osman-Durmustan-KORKUTAN-UYARI"&gt;pandemik bir hava estirilmesine&lt;/a&gt; sebep oluyorlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sağlık kurulunda yer alan akademisyenlerin sebep oldukları, bence üzerlerinde hissetmiş oldukları sorumluluk baskısından kaynaklanıyor ve bu sebeple paranoyak bir şekilde yürütülen politikaları yönlendiriyorlar. Bir yanda Başbakan korkusu diğer yanda ya beklendiğinden öte bir şey olursa korkusu...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Söz konusu salgının olduğu süre içerisinde H1N1 den &amp;nbsp;can kayıpları göz önüne alınınca normal gripten hayatını kaybedenlerin oranı pandemi tedbirlerinin akılcılıktan öte paranoyaya dönüştüğünü gösteriyor. Hele ki aşı üretici firmaların aşı deney fazları (2 yaş altı ve hamilelerde denenmediği gibi )konusunda yapmış oldukları açıklamalar dikkate alınınca ben estirilen havaya inanmıyorum.&lt;br /&gt;
İşyerleri artık iyice huzursuzlukla dolmaya başladı, insanlar en ufak bir aksırık da dahi karşısındakilere tıpkı bir vebalı tavrı koyuyor. &lt;b&gt;Tedbir elbette önemli ama tedbir alınmaya çabalanırken toplum psikolojisi de düşünülüp korkudan çok akılcı bir tavırla politikalar yürütülmeli.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Ne diyeyim toptan geçmiş olsun...&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Son olarak değerli Dohtur Kenan Abimin paylaştığı tabipler birliğinin &lt;a href="http://www.istabip.org.tr/icerik/ttb-12/"&gt;konu ile ilgili açıklamasını vereyim.&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-7496376945299933931?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-11-05T22:54:19.074+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2009/11/domuz-gribi-gribal-toplum-psikolojisi.html</feedburner:origLink></item><item><title>Peygamber Efendimizi bulaştırmayın bu işe (bestofmen.org)</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/cEMfhgH3Kso/peygamber-efendimizi-katmayn-bu-ise.html</link><category>bestofmen.org</category><category>saçmalık</category><category>kafadan</category><category>best of men</category><category>bestofmen</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Sun, 01 Nov 2009 09:00:33 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-232347073668105021</guid><description>&lt;div class="gmail_quote"&gt;&lt;br /&gt;
Bugün &amp;nbsp;e-posta kutusunda, sevdiğim insanlardan gelen, aşağıdaki zincir posta beni ne kadar hüsrana uğrattı bilemezsiniz. Bir zamanlar benzer birşey için Atatürk kullanılmıştı. Sonunda bir fiyasko ve üç kağıt olduğu da ortaya çıkmıştı. &lt;a href="http://beyn.org/who-should-live-again/"&gt;beyn.org bununla&lt;/a&gt; ilgili ayrıntıları yazmıştı. Şimdi benzer bir şey, Hz Muhammed'in ve Hz İsa nın da adının yer aldığı bir şaçmalık ortalarda dolaşıyor. "Best of men" diye bir saçmalıkta iki peygamber; bilimadamları, devlet adamları vd ile karşılaştırılıyor. Bir de iletinin başındaki mesaja bakar mısınız?&lt;br /&gt;
&lt;blockquote&gt;Her ne kadar kimseye herhangi bir şey ispatlamaya gerek olmasa da Peygamberimiz'i (SAV) sevdiğimizi ifade etmek açısından katılmak lazım diye düşünüyorum. Gerisi ilgine kalmış ;)&lt;br /&gt;
&lt;/blockquote&gt;&amp;nbsp;Ya Allah'ınızı severseniz bunlarla uğraşılıp ispat edilmeye çalışılan nedir, nasıl bir egodur, neyin çabasıdır benim aklım almıyor. &lt;b&gt;Aklı alıp da bu işi zincirleme yürütenlere de üzüntülerimi iletiyor ve alet oldukları oyunu daha bir akıllıca düşünmelerini diliyorum.&lt;/b&gt; Peygamber Efendimize sevgiyi ifade etmenin yolu bu işlerden geçiyorsa ben almayayım, böyle sevgi olmaz arkadaşım, kardeşim! Kusura bakabilirsiniz ben sizler gibi sevemiyorum, böyle saçma şeyleri kanıksayamıyorum. Sonuçta ne olacak? Kim kendini nasıl tatmin edecek? Ya oylamadan Hz Muhammed çıkmazsa?&lt;br /&gt;
&lt;blockquote&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;DUNYADA EN&amp;nbsp;COK SEVILEN KISI diye bir oylama  var....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;
&lt;blockquote&gt;2010 subatda sonuc belli olacak....&lt;br /&gt;
&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;10 kisi var bu oylamada aday...&lt;br /&gt;
&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;biride Peygamber Efendimiz...&lt;br /&gt;
&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Oyunuzu kullanin vede bu&amp;nbsp;mesaji baskalarinada  yollayinki,Rabbimizin bu&amp;nbsp;kainati onun yuzu suyu hurmetine yaratttigi,bizim  rehberimiz,efendiler efendisi......insanligin iftihar tablosu...Kainatin  efendisi..HZ.seyyidul beser&amp;nbsp; kimmis insanliga gosterelim..............sevgiler  ve saygilar.Adres:&lt;br /&gt;
&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;a href="http://www.bestofmen.org/"&gt;http://www.bestofmen.org/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/blockquote&gt;&lt;span style="font-size: medium;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-232347073668105021?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-11-01T19:00:33.217+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2009/11/peygamber-efendimizi-katmayn-bu-ise.html</feedburner:origLink></item><item><title>Sakarya'da çelenk koyma töreninde Başsavcının gelmeyen çelenk gerginliği</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/nebilim/~3/BHEUcFKFSWE/sakaryada-celenk-koyma-toreninde.html</link><category>cumhuriyet bayramı</category><category>kafadan</category><category>sakarya</category><category>çerez haber</category><category>çelenk koyma töreni</category><author>noreply@blogger.com (Emir ALP)</author><pubDate>Wed, 28 Oct 2009 12:53:58 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9018948.post-2617165284708340016</guid><description>Ara sıra şöyle Sakarya şehrinin bürokrasisine ilişkin çerez (magazinel) haberler vereyim istiyorum ama açıkçası göze batma meselesi beni biraz alıkoyuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bugün, Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle kent meydanında, yağmur altında yapılan Atatürk anıtına çelenk koyma töreninde maalesef şehrimiz Başsavcısı talihsiz anlar yaşadı. (Nasıl, hemen hemen yerel gazete haberi tadında değil mi? Neyse devam edeyim...)&lt;br /&gt;
Şehrimiz Valisi Hüseyin ATAK ve diğer protokolün de hazır bulunduğu törenin başlaması esnasında Sakarya adliyesine ait çelengin yerinde olmadığını öğrenen şehrimiz Başsavcısı büyük panik ve heyecan yaşadı.Öfkeyle, sunulacak çelenklerin dizildiği alana gelip de çelengi sırasında göremeyip küplere bindiği gözlenen Başsavcı o sinirle alanda makam aracının park ettiği alana doğru ilerlemeye başladı. Çelengin yerine doğru getirildiğini görünce büyük rahatlık hissettiği gözlendi.&lt;br /&gt;
Çelengi tören alanına getirmekle sorumlu koruma, şöför ve diğer görevlilerin ahvali hakkında net bilgilere ulaşılamadı ama &amp;nbsp;şehrimiz Başsavcısının gazabına uğrayabilecekleri düşüncesinin bürokratik çevrelerde dillendirilmeye başlandığı görüldü.:)&lt;br /&gt;
Emir ALP, nebilim.net, Sakarya, esen kalın! :)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şimdi normal bir vatandaşın pek de farkında olmayacağı olsa dahi kendisi için bir anlam taşımayacak olan bu durum maalesef ki protokol içerisinde Başsavcı aleyhine olumsuz bir intiba bırakacak ve çeşitli dedikodulara vesile olacaktır. Neyse bilginiz olsun işte.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9018948-2617165284708340016?l=www.nebilim.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-10-28T21:53:58.477+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.nebilim.net/2009/10/sakaryada-celenk-koyma-toreninde.html</feedburner:origLink></item></channel></rss>
