<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:blogger="http://schemas.google.com/blogger/2008" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141</atom:id><lastBuildDate>Thu, 05 Sep 2024 14:59:42 +0000</lastBuildDate><category>Fikrimce</category><category>Tarih&#39;ten Sayfalar</category><category>Kendimce</category><title>Nihal Giray</title><description></description><link>http://nihalgiray.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (Unknown)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>15</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-1575598434745890237</guid><pubDate>Sat, 19 May 2012 11:52:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-05-19T13:53:15.688+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Fikrimce</category><title>19 MAYIS RUHU YAŞATILMALI !</title><atom:summary type="text">





19 Mayıs Ruhunu anlayabilmek için, öncelikle 19 Mayıs’ın ne
olduğunu bilmek lazımdır. Anlayamadığın birşeyin ruhunu kavramak imkânsızdır.
Öyleyse nedir 19 Mayıs?&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;


&amp;nbsp;“1919 yılı
Mayısının 19. Günü Samsun’a çıktım…” Nutuk bu cümleyle başlar. Atatürk, böylece
Türk Bağımsızlık Savaşı’nın 19 Mayıs 1919’da başladığını vurgulamak istemiştir.
Atatürk için bu tarih, sadece bir </atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2012/05/19-mayis-ruhu-yasatilmali.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-O46PULff8c4/T7eISxzoLyI/AAAAAAAAAQk/XdUPHRnosMU/s72-c/x.jpg" height="72" width="72"/></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-2681104094873784605</guid><pubDate>Fri, 16 Mar 2012 22:04:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-03-17T00:04:49.536+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Fikrimce</category><title>YANIBAŞIMIZDAKİ  HAYATLAR</title><atom:summary type="text">





&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yoksulluk, çaresizlik,
açlık, parasızlıktan intihar, &amp;nbsp;bu tarz
haberleri her gün görüyoruz ama bu haber, beni son zamanlarda en çok etkileyen
haber oldu. &amp;nbsp;Haber şu; “Adana’da
eşi bir yıla aşkın süre işsiz kalan 26 yaşındaki Emine Akçay, 8 aydır kirasını
ödeyemeği evde iki çocuğunun ısınması için saç kurutma makinesini çalıştırıp,
diğer odada kendini tavana </atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2012/03/yanibasimizdaki-hayatlar.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-P6rjDnyHVms/T2O20IsO4bI/AAAAAAAAAQY/Uygk0kZtUp8/s72-c/hh.jpg" height="72" width="72"/></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-4631713897551246922</guid><pubDate>Thu, 08 Mar 2012 20:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-03-13T22:28:18.660+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Kendimce</category><title>BAZI &quot;AŞK&quot;LAR ...</title><atom:summary type="text">




&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bazı &quot;aşk&quot;lar yer edermiş insanın hayatında. Öyle ki, bir bakarsın sana hissettirmeden yıllarca kalbinin bir köşesinde kalmış... Sen bunu belli bir zaman sonra farkedersin. Ve herşeyin bir anlamı olması zorundaymış gibi anlamlandırmaya çalışırsın ve anlatmaya... Ama nafile çabadır, anlatamazsın... Üstelik o anlatamadıkların kalp kırığı olarak sana geri döner. Çünkü; zaman </atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2012/03/bazi-asklar.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-jrzRjqc83k4/T1-pHx17S1I/AAAAAAAAAQQ/-pVEbV99Ia0/s72-c/x.jpg" height="72" width="72"/></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-4033720915450704489</guid><pubDate>Thu, 10 Nov 2011 22:56:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-01-03T22:22:28.399+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Fikrimce</category><title>ATATÜRK’Ü ANLAMADIK, ANLATAMADIK …</title><atom:summary type="text">


10
Kasım 2011, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bedenen aramızdan ayrılışının 73.
Yılı. Geçen 73 senede ne Atatürk’ü&amp;nbsp;
anlayabildik ne de anlatabildik... Bugün yapılan tartışmalar gösteriyor
ki; &amp;nbsp;Atatürk, O’nu anlamaya çaba
göstermeyenlerle, anlatmayı beceremeyenler arasında sıkışıp kalmıştır.
Atatürk’ü gereğiyle anlamadığımız, anlatamadığımız, açtığı yolda sahip
olduğumuz değerleri </atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2011/11/ataturku-anlamadik-anlatamadik.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-RVQPXkydJh8/TrxXClcDgiI/AAAAAAAAAM8/d0239bustOI/s72-c/13558208.jpg" height="72" width="72"/></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-5124212189380251121</guid><pubDate>Thu, 17 Mar 2011 21:26:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-01-03T22:20:12.587+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tarih&#39;ten Sayfalar</category><title>ÇANAKKALE DESTANI</title><atom:summary type="text">


Çanakkale Savaşları , herhalde Savaş Tarihinin en kanlı , en trajik , en stratejik ama aynı zamanda en duygu dolu savaşlarından biri. Zaman ilerledikçe pek çok belge de gün ışığına çıkmaya başladı. Başbakanlık Osmanlı Arşivi&#39;nden çıkan yeni bir belge, Türk tarihine şanlı bir zafer olarak geçen Çanakkale Savaşları&#39;yla ilgili korkunç bir gerçeği ortaya çıkarttı. Türk ordusunun binlerce şehit </atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2011/03/canakkale-destani.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://lh3.googleusercontent.com/-b7GpEj-AgEU/TYJyIt9KHLI/AAAAAAAAAMo/71KCiBtf1_s/s72-c/ataturk1.jpg" height="72" width="72"/></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-3402496898278210849</guid><pubDate>Sun, 27 Feb 2011 00:25:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-01-03T22:20:12.587+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tarih&#39;ten Sayfalar</category><title>TARİH İÇİNDE TÜRKLERİN UĞRADIKLARI SOYKIRIMLAR</title><atom:summary type="text">






Katliamlar, kıyımlar, sürgünler yüzyılıydı 20. yüzyıl. Soykırımla açıldı, soykırımla kapandı... Yahudi soykırımı gibi çok bilinenleri dışında, pek çok soykırım ya görmezden gelindi, ya unutturuldu...Biz kendi topraklarımızda ya da soydaşlarımıza yapılan katliamların, soykırımların ne kadarını biliyoruz?



5 Şubat’ta Gulca Katliamının 10. yılında , 26. Şubat’ta da Hocalı Katliamının 15. </atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2011/02/tarih-icinde-turklerin-ugradiklari.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://lh6.googleusercontent.com/-wy76dev9LmU/TWmVFFCYmuI/AAAAAAAAAMg/xAxdfe81W4g/s72-c/Soyk%25C4%25B1r%25C4%25B1mYalan%25C4%25B1.jpg" height="72" width="72"/></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-3764159587468656303</guid><pubDate>Wed, 10 Nov 2010 13:14:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-01-03T22:22:28.399+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Fikrimce</category><title>BEN &quot;İZİNDE&quot; DEĞİLİM...</title><atom:summary type="text">
 Bugün 10 Kasım 2010, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bedenen aramızdan ayrılışının 72. yılı. Bu yılda, her yıl olduğu gibi her yerde “Atam İzindeyiz” cümlesine rastlayacaksınız. Ben kelimelerin insan beynine etkisinin çok fazla olduğuna inananlardanım. Araştırmalar kelimelerin gücünü düşüncelerden, duygulardan ve deneyimlerden aldığını göstermektedir. Kullandığımız kelimeler toplumu biçimlendiren</atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2010/11/ben-izinde-degilim.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/_ccLHTCt6AX4/TNqKL-OTUzI/AAAAAAAAAMQ/xVqvLFUhSZo/s72-c/n631391620_728266_8914.jpg" height="72" width="72"/></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-5649911033134755242</guid><pubDate>Wed, 19 Sep 2007 13:52:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-01-03T22:20:12.587+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tarih&#39;ten Sayfalar</category><title>ERTUĞRUL FACİASI</title><atom:summary type="text">
Japonya&quot;nın Kushimoto (Kuşimato) kıyılarındaki kayalıklar ise Türk denizcilik tarihinin en büyük facialarından birine sahne oldu 117 yıl önce. Kushimoto açıklarında tayfuna yakalanan Ertuğrul Firkateyni Oshima adasındaki Kashinozaki deniz fenerinin açıklarında, 16 Eylül 1890’da sabaha karşı kayalara çarparak battı Türk-Japon ilişkilerinin temelini atan “Ertuğrul” şehitleri Kushimato’da yatıyor.
</atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2007/09/erturul-faciasi.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_ccLHTCt6AX4/RvEtyglDJyI/AAAAAAAAAGw/-FZbkzBdIUA/s72-c/ertugrul.jpg" height="72" width="72"/></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-5749789301008309909</guid><pubDate>Sun, 01 Jul 2007 20:04:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-01-03T22:20:12.588+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tarih&#39;ten Sayfalar</category><title>KABOTAJ BAYRAMI VE GAZİ&#39;NİN DENİZ SEVGİSİ</title><atom:summary type="text">
19
 yüzyılda Osmanlı Devleti’nde demiryollarında olduğu gibi denizyolu 
ulaşımında da taşımacılık, liman yapımı ve işletmeciliği yabancı 
sermayenin yoğun olarak etkinlik gösterdiği bir alandı. Ülkenin bir 
limanından alınan yük ve yolcuların ülkenin diğer bir limanına deniz 
yolu ile taşınması anlamına gelen deniz kabotajının aleyhine olan bu 
durum, Lozan antlaşmasında gündeme geldi. Buna göre</atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2007/07/kabotaj-bayrami-ve-gazinin-deniz_01.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_ccLHTCt6AX4/RofHiE3FORI/AAAAAAAAAFs/dh1hajVl2I8/s72-c/yeres382.jpg" height="72" width="72"/></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-633687606275003406</guid><pubDate>Tue, 27 Mar 2007 20:12:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-01-03T22:20:12.588+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tarih&#39;ten Sayfalar</category><title>DARÜLBEDAYİ</title><atom:summary type="text">


&amp;nbsp;1913-1914
 yıllarında, İstanbul Belediyesi’nin başına geçen operatör Cemil 
Topuzlu, Türkiye’nin sanat hayatına önemli bir katkıda bulunarak milli 
tiyatro olgusunun ortaya çıkmasını sağlamıştır. Cemil Topuzlu, tıp 
fakültesini bitirdikten sonra uzmanlığını Fransa’da tamamlamış aydın bir
 kişiydi. Fransa’da bulunduğu yıllarda görsel sanatları yakından 
inceleme fırsatı bulmuştur. Cemil </atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2007/03/darulbedayi.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_ccLHTCt6AX4/Rgl-PQdAu1I/AAAAAAAAAFI/Ew-CGsgNBwc/s72-c/nostalji31.jpg" height="72" width="72"/></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-4207082256747939616</guid><pubDate>Thu, 08 Mar 2007 14:18:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-07-12T01:30:10.343+02:00</atom:updated><title>ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞINDA TÜRK KADINININ ROLÜ</title><atom:summary type="text">30 Ekim 1918’de Osmanlı Devleti Mondros Ateşkes Anlaşması’nı imzalamıştı. Böylece hukuken, Osmanlı Devleti yok olmayı kabullenmiştir. Anlaşma devletleri de artık Anadolu toprağını ele geçirdiklerini düşünmekteydiler. Oysa Türk halkı yer yer örgütlenmeye başlamış, kolay kolay yok olmayacağını göstermeye çalışmıştır. Böyle bir anda Mustafa Kemal, Samsun’da halkın vereceği destekten emin olarak </atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2007/03/ulusal-kurtulu-savainda-trk-kadininin.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_ccLHTCt6AX4/RfAeC41fnII/AAAAAAAAAE4/cWLfNgZ80fw/s72-c/March+8.jpg" height="72" width="72"/></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-3494409913284285808</guid><pubDate>Tue, 20 Feb 2007 17:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-07-12T01:30:10.344+02:00</atom:updated><title>OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA İSTANBUL&#39;A VİZE UYGULAMASI</title><atom:summary type="text">Uzun yıllardır dönem dönem Türkiye’nin gündemini meşgul eden, çeşitli tartışmalar yaratan İstanbul’a vize uygulaması projesi Başbakan Erdoğan’ın 1 Şubat’ta yaptığı açıklamayla tekrar gündeme geldi. Hızlı nüfus artışı ve köylerden kentlere göç ve işsizlik büyük şehirlerin başlıca sorunlarıdır. Bunlarda gecekondulaşma ve işportacılık sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Yılardır birileri </atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2007/02/osmanli-imparatorluunda-istanbula-vize.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_ccLHTCt6AX4/RdsyJJeNU8I/AAAAAAAAAD8/FwvEpz8WdYo/s72-c/esk03.jpg" height="72" width="72"/></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-5581660536101700575</guid><pubDate>Tue, 13 Feb 2007 00:35:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-01-03T22:22:28.400+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Fikrimce</category><title>SEVGİLİLER GÜNÜ</title><atom:summary type="text">Nedir Bu Sevgililer Günü? Her önüne geleni sorgusuz sualsiz tüketmeye alıştırılan yurdum insanı da hiç ses etmeden, Sevgililer gününü &quot;bütün dünya da kutlanıyor, neden bizde de kutlanmasın?&quot; şeklinde düşünüp, her geçen gün bizi biz yapan tüm değerlerimizi bir köşeye atıp onun yerine Batının aptalları sömürmek için kullandığı saçma sapan adetleri yerleştiriyor. Sevgililer günü, kapitalist </atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2007/02/sevgililer-gn.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_ccLHTCt6AX4/RdEJTpeNUxI/AAAAAAAAAB0/aPi9JUC27Kc/s72-c/valentine.bmp" height="72" width="72"/></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-7601022504269530922</guid><pubDate>Mon, 05 Feb 2007 22:45:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-07-12T01:30:10.344+02:00</atom:updated><title>MİLLİ MÜCADELEDE KIBRISLI TÜRKLER</title><atom:summary type="text">Kıbrıs’ın benim hayatımda yeri çok ayrı. Çocukluğumun en güzel günleri Kıbrıs’ta geçti. Kıbrıs’la ilgili pek çok şeyi çok küçük yaşımda öğrendim. Bana göre tarih ayrıntılarda gizlidir. Ayrıntıları bilirseniz tarihe farklı gözle bakarsınız. Türk Kurtuluş Savaşında da o kadar çok ayrıntı var ki...Bende o ayrıntılardan bir tanesini paylaşmak istedim, Kıbrıslı Türklerin Milli Mücadeleye katkılarını..</atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2007/02/milli-mcadelede-kibrisli-trkler.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_ccLHTCt6AX4/Rce5U9n6vvI/AAAAAAAAAAc/ItofJ8AmjBU/s72-c/images.jpg" height="72" width="72"/></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8128820674484940141.post-4150211287081915706</guid><pubDate>Tue, 30 Jan 2007 22:44:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-07-12T01:30:10.344+02:00</atom:updated><title>KADINLAR BİRLİĞİNİN KAPATILMASI</title><atom:summary type="text">Türk Kadınının siyasete katılımının fazla olmaması, meclise fazla kadının girmemesi üzerine pek çok analiz ve değerlendirme yapılmıştır. Türk Kadınının siyasette olamayışının nedenlerini tarih sayfalarında aradım, ve ilginç bir detayla karşılaştım. Bunu da burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Acaba; bugün mecliste fazla kadın siyasetçi olmayışının ve Türk kadınının siyasete ilgisizliğinin </atom:summary><link>http://nihalgiray.blogspot.com/2007/01/kadinlar-birliinin-kapatilmasi.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/_ccLHTCt6AX4/RdRTXpeNU5I/AAAAAAAAADQ/zlkL4alTbGM/s72-c/TTT.jpg" height="72" width="72"/></item></channel></rss>