<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Onur Almışlar</title>
	
	<link>http://www.onuralmislar.com</link>
	<description>reklam, medya ve toplum yazıları</description>
	<lastBuildDate>Sat, 05 May 2012 21:52:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/onuralmislar" /><feedburner:info uri="onuralmislar" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><item>
		<title>Ne diyordum?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/onuralmislar/~3/ubQCaZVDrbc/</link>
		<comments>http://www.onuralmislar.com/2012/05/06/ne-diyordum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 21:44:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur ALMIŞLAR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuralmislar.com/?p=2689</guid>
		<description><![CDATA[Issız bir hayata düşsem kanıma alacağım üç şey nikotin, alkol, bir de aspirin olurdu. İlk ikisiyle kanımı zehirledikten sonra, sonuncusuyla da çok katı olan bu yalnızlığı sulandırmaya çalışırdım. Yalnızlık deyince kendimden, senden ya da ondan bahsetmiyorum, daha çok toplumsal yalnızlık ve sınıfsal başı boşluk belki de örgütselsiz dokümansızlık… Başa dönünce; yine en başa, yani “Eee, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.onuralmislar.com/wp-content/uploads/2012/05/Ar6mLx1CQAAWs19.jpg-large.jpg"><img title="Ar6mLx1CQAAWs19.jpg large" src="http://www.onuralmislar.com/wp-content/uploads/2012/05/Ar6mLx1CQAAWs19.jpg-large.jpg" alt="" width="512" height="380" /></a></p>
<p>Issız bir hayata düşsem kanıma alacağım üç şey nikotin, alkol, bir de aspirin olurdu. İlk ikisiyle kanımı zehirledikten sonra, sonuncusuyla da çok katı olan bu yalnızlığı sulandırmaya çalışırdım. Yalnızlık deyince kendimden, senden ya da ondan bahsetmiyorum, daha çok toplumsal yalnızlık ve sınıfsal başı boşluk belki de örgütselsiz dokümansızlık… Başa dönünce; yine en başa, yani “Eee, şimdi neyi tüketiyoruz?”a gelince sıra, sıra bir türlü bize gelmiyor. Bu otobüsün yolcuları neden hep ayrı duraklarda iniyor ve neden hep tek başlarına mücadele ediyorlar, tanımadıkları şehirlerdeki canavarlarla? Canavar dediysem tamamen medyasünasyon, yok gerçekte öyle bir şey ama öyle bir anlatılıyor ki, “şey”ler oluyor “kocaman bir şey”. Şeyin ney olduğunu bilen yok ama önden eşek çekiyor işte ne yapsın deve!</p>
<p>Ne diyordum… Bir gün yine böyle kazıyorken kazı kazandan çıkacak umudu, aslında kazıdığımın ruhumuzun üzerindeki deri olduğunu fark ettim. Gerçi fark etmez ve derimiz beş para etmez elinde sihirli değneği bulundurana ama bilsen ki, ne sihir ne keramet el çabukluğu marifet… Bir propaganda da görmüştüm kitlelerin yavşaklığını, dinleyenlerden çoktu alkışlayan… Sağır Sultan’ın aslında körmüş gözü, Kel Oğlan’ın çokmuş saçı, Nasreddin mi, aman canım ne hocası!  Kimisi bazen “İnanıyor musun?” diye soruyor, “Hayır!” diyorum, hemen kızıyor, “Hayır inanmıyorum, biliyorum!” diyorum, “Ne diyorsun sen yahu?” diyor. Ben ne dediğimi biliyor muyum? Bilmiyor muyum? Sen biliyor musun?<span id="more-2689"></span></p>
<p>Ne diyordum… Geçen gün hiç tanımadığım bir iktidar bana demokrasi verdi, nedeni impaulsmuş. Çok ilginç lan! He, yeri gelince dört kavanoz balın yüz lira olmasında bir bit yeniği arıyorsun ama bu kadar kolay, bu kadar; gerçek olamayacak kadar güzel özgürlük dağıtandan huylanmıyorsun. İlahi Azrail! Sen adamı sütten psikolojik olarak zehirlendirir, katkı maddeli yoğurdu üfleterek yedirirsin, ya da her neyse…</p>
<p>Ne diyordum… Hayat bazen İngilizce klavyeyle yazılanı okumaya benzer, hayat bize “Sıkı tutun!” der, biz “Siki tutun!” anlarız. Belki doğru anlayan bizizdir ve gerçekleri direk söyleyemeyen hayatın ta kendisidir. Yani ne kadar sallarsan salla Raskolnikov en sonunda reklamlara malzeme olur. Düzen bu, kaçınılmaz anlayacağın. Yine de sen bilirsin. Ah bir mention ver egomu yakayım. Herkesin osuruğunun kendine güzel koktuğu bir ortamda değil sıçsan, isal olup cümle âlemi sıvasan bu bokla, fayda etmez. Hani “Burası sörvayvır, burada her şey gerçek!” diyen san(dığın)atçı gerçekten gerçek. Düşün işte altında binlerce kefensiz yatanı. Lafla peynir gemisi yürümez, basar gider. Sen hala annenin margarinini kullanırken, yüz kiloluk bir zenci asmış kendini. Üstelik gece inmiş ses gelmiş küvetten. Doğrusu böyle değil gerçi ama doğrusunu bilen mi var, bilen olsa da umursayan yok, takma kafana!</p>
<p>He, ne diyordum…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuralmislar.com/2012/05/06/ne-diyordum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.onuralmislar.com/2012/05/06/ne-diyordum/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=ne-diyordum</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Toplum Ağabey ve doğzbin doğzyüz doğzan doğuz</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/onuralmislar/~3/cZEUjzlB7CU/</link>
		<comments>http://www.onuralmislar.com/2012/04/22/toplum-agabey-ve-dogzbin-dogzyuz-dogzan-doguz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Apr 2012 20:05:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur ALMIŞLAR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuralmislar.com/?p=2681</guid>
		<description><![CDATA[Sınıf ayırmadan ve genel olarak söylüyorum (bir “sosyolog” adayı için istatistikler olmadan genelleme yapmak ne derece doğruysa artık); bulunan altın herkes için değerlidir. Mesela bulunan altınlar,  yazımın arkesi olan Köyden İndim Şehire filmindeki köylülerimiz için çok değerliydi. Bu güzel filmi alıp, metaforlarla çitileyip, günümüz toplumumuzun zihin askılarına asarak ileride doğacak güneşte kurumasını bekleyeceğim. Boşuna da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sınıf ayırmadan ve genel olarak söylüyorum (bir “sosyolog” adayı için istatistikler olmadan genelleme yapmak ne derece doğruysa artık); bulunan altın herkes için değerlidir. Mesela bulunan altınlar,  yazımın arkesi olan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6yden_%C4%B0ndim_%C5%9Eehire" target="_blank">Köyden İndim Şehire</a> filmindeki köylülerimiz için çok değerliydi. Bu güzel filmi alıp, metaforlarla çitileyip, günümüz toplumumuzun zihin askılarına asarak ileride doğacak güneşte kurumasını bekleyeceğim. Boşuna da beklemiş olabilirim ama sorun yok, o zaman da ünlü şairlerimizden kapitalizmin “Kirlenmek güzeldir” dizeleriyle kapatırız bu bahsi olur biter.</p>
<p>Her şeyden uzak kaldırılmış; bilimsizleştirilmiş, felsefesizleştirilmiş, siyasetsizleştirilmiş, eğitimsizleştirilmiş, kültürsüzleştirilmiş, sanatsızlaştırılmış, ucubeleştirilmiş, ayrıştırılmış, düşüncesizleştirilmiş, kinlendirilmiş, fanatikleştirilmiş, tüketicileştirilmiş, seksileştirilmiş, futbollaştırılmış ve daha birçok, insan olmanın özünden kopartılmış bir toplum için uzak olduğu şeyleri bulması, bunlara sahip olması, birlik olması, yüzeysel değil derinsel değerler için yaşaması, filmdeki köylülerin altın bulmasına benziyor. Yani, bu yazıda kendimizi Himmet Ağa, Himmet Ağa’nın kardeşlerini de yukarıda saydıklarımdan uzak kalmamızı sağlayan sistem olarak düşüneceğiz. En azından ben öyle düşüneceğim.<span id="more-2681"></span> Altın bulan köylüler sevinç içinde ve bir arada, buldukları altının miktarını hesaplamaya çalışırken, Himmet Ağa dışındakilerin aklında altından çok altın sayesinde elde edecekleri yüzeysel şeyler var. Himmet Ağa ne zaman altının miktarına yoğunlaşsa kardeşlerinden birisi kendi yüzeysel hayali için Himmet Ağa’nın aklını karıştırıyor ve bu akıl karışıklığı altının en baştan sayılmasına neden oluyor. Bizler de toplum olarak, ne zaman bir olaya yoğunlaşsak; içinde bulunduğumuz soruna çözüm bulmak için çabalasak, yaramıza melhem hazırlamaya kalkışsak, sistem gelip yüzeysel hayaller için aklımızı karıştırıyor. Şu ana kadar yazdıklarıma bakınca tam olarak anlatmak istediğimi anlatamadığım kanısına vardım. Ama yine de anlatmaya devam edeceğim ve anlayan vara kendisini tebrik edeceğim.</p>
<p>Toplumca kanayan birçok yaramız var. Aslında bu kadar kanayan yarayla şimdiye kadar ölmemiz lazımdı ama neyse… Yahu! Kendimi o kadar da zorladım; bak nasıl da kelime oyunu yaptım, bak nasıl da bilgiliyim falan diyerek sizi kafalamaya çalıştım ama bir türlü beceremedim anlatmayı. Şunu demek istiyorum aslında: Mesela terör, mesel işsizlik, mesela adaletsiz gelir dağılımı&#8230; Mesela, tüm sorunlarımızın üstüne yoğunlaşıp hep birlikte bir çözüm bulacakken kardeşlerden birisi “Toplum Ağa Derby maç var” diyor ve kafamız karışıyor. Tüm konsantrasyonumuz bozuluyor ve her şey yeni baştan başlıyor. Bu kafa karışıklığı her zaman “Derby maç”la olmuyor elbette, bazen “Hadi bakalım terör örgütünden içeriye” denilerek, bazen de “Biberli gaz sağlığa yararlıdır”la oluyor. Velhasıl kelam (yine) sistem yüzeysel hayalleri beynimize öyle bir zerk etmiş ki, biz istediğimiz kadar konsantre olalım, O kafamızı her zaman karıştıracak. Siz, memleketinizdeki o şehit cenazesine kahrolup, içinizden “Doğzbin doğzyüz doğzan doğuz” diye sayarken, kardeşlerden birisi “Toplum Ağa akşam dizi izleyeceğn değel mi?” diyerek sizin kafanızı karıştırıyor. Siz istediğiniz kadar kinlenin, nefretlenin, “Atam izindeyiz”, “Ülkücü hareket engellenemez”, “Kahrolsun faşizm!” deyin, sistem sizi en fazla üç gün rahat bırakır, sonra ta en başa dönersiniz. Sistem bize en fazla “Doğzbin doğzyüz doğzan doğuz”a kadar müsaade ediyor. Sonra en başa döndürüyor. Yazdıklarımı boş verin, kendi hayatınıza bakın. Bir ay önce hangi toplumsal olaya çok üzülmüştünüz? Hatırlıyorsanız, o zaman sizi ayakta alkışlıyorum. Herkese bol şans…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuralmislar.com/2012/04/22/toplum-agabey-ve-dogzbin-dogzyuz-dogzan-doguz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.onuralmislar.com/2012/04/22/toplum-agabey-ve-dogzbin-dogzyuz-dogzan-doguz/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=toplum-agabey-ve-dogzbin-dogzyuz-dogzan-doguz</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Spam Nesiller!</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/onuralmislar/~3/HtaeeuVA2do/</link>
		<comments>http://www.onuralmislar.com/2012/03/29/spam-nesiller/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 20:56:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur ALMIŞLAR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[markalar]]></category>
		<category><![CDATA[sermaye]]></category>
		<category><![CDATA[Sömürü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuralmislar.com/?p=2676</guid>
		<description><![CDATA[Facebook, Twitter ve benzerleri hayatımıza girince hayatımızdan da dışarıya çıkanlar oldu; dostlar, akrabalar, aileler, arkadaşlar, patronlar, çalışanlar birbirleriyle online(!) olarak iletişime geçince, ofline iletişim spamlara kaldı. Spamlar her yerimizi sardı. Evimizin kapısın yanındaki ya da apartmanımızın girişindeki posta kutusunda eşten dosttan gelen mektuplar yerine şehirde yeni açılan dükkanların reklamları, bankaların kampanyaları, marketlerin indirim kuponları ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Facebook, Twitter ve benzerleri hayatımıza girince hayatımızdan da dışarıya çıkanlar oldu; dostlar, akrabalar, aileler, arkadaşlar, patronlar, çalışanlar birbirleriyle online(!) olarak iletişime geçince, ofline iletişim spamlara kaldı. Spamlar her yerimizi sardı. Evimizin kapısın yanındaki ya da apartmanımızın girişindeki posta kutusunda eşten dosttan gelen mektuplar yerine şehirde yeni açılan dükkanların reklamları, bankaların kampanyaları, marketlerin indirim kuponları ve tekelleşmiş firmaların gözümüze; imkanı olsa başka tarafımıza sokmaya çalıştıkları faturaları var. Mutlu değiliz! İletişim, presentabıl, kurumsal, ceo, seo, meo derken boka dönen bir sistemi külaha koyup bize yalatıyorlar. Medeniyet dediğimiz tek dişi kalmış canavar yularımızdan tutmuş ve ciğerimizi sökmüşken, yalnızlığımızın çığlığı kokuşmuş gündem helalarında yankılanıyor. Çabalarımız boşuna, çünkü iğneyle kuyu kazmaya, kuyudan yaşam çıkarmaya çalışıyoruz. Başkalarıyla uğraşmaktan kendimizi çok yalnız bıraktık. Neyse…<span id="more-2676"></span></p>
<p>Son bir haftada cep telefonuma gelen mesajlardan bazıları:</p>
<p><strong>22 Mart 2012-AKBANK</strong> &#8211; “<em>Artı para dünyasına hoş geldiniz! Artı paradan 26 Mart-1 Nisan tarihleri arasında 500 TL’ye kadar yapacağınız harcamaların faizi Akbanktan chippara olarak hediye</em>”</p>
<p><strong>23 Mart 2012-Axess</strong> – “<em>Axessle %0.49 faizli, 14 ay vadeli Taksitli Avansi 4442525,ATM’den alabilirsiniz. Dilerseniz 3155’e TA yazın, sizi arayalım. Ücret vergi hariç %5’tir. Axess.com.tr</em>”</p>
<p><strong>25 Mart 2012-KAZANMAKMAK</strong>-“<em>KAZANMAKMAK büyük çekilişi için son gün 24 mart! Siz de, <a href="http://www.kazanmakmak.com.tr%27ye/">www.kazanmakmak.com.tr’ye</a> üye olun;ev,otomobil ve birçok hediye kazanma fırsatı yakalayın</em>”</p>
<p><strong>25 Mart 2012-TTNET-</strong>“<em>BİR TTNET AYRICALIĞI TIVIBU WEB İLE TANISIN! YERLİ YABANCI TV KANALLARI, TEKRAR İZLE HİZMETİ VE BİNLERCE FİLM, DİZİ,BELGESEL, İLE MUTHİŞ BİR EĞLENCE ARSIVI! HEMEN DENEMENİZ İÇİN İLK 2 AY HEDİYE ***** KODU İLE UYELİĞİNİZİ TIVIBU.COM.TR DEN BASLATIN. 2 AY SONUNDA IPTAL EDILMEYEN UYELIK, AYLIK UCRETLENDIRILIR</em>”</p>
<p><strong>26 Mart 2012-118 99</strong> “<em>Hakkında açılmış bir dava veya icra takibi var mı? tarafı olduğun davanın yer ve tarih bilgileri?, 118 99 u arayin. 118 99 UYAP isbirligiyle ogrenin</em>”</p>
<p><strong>27 Mart 2012-TurkTelekom</strong> “<em>Turk Telekomlulara Ozel! 20 Nisana kadar kampanyaya katilan BP istasyonlarında 100TL akaryakita aninda 5TL hediye. Kampanya katilimi limitlidir. Bilgi 08002611949</em>”</p>
<p>Dostlarımız, arkadaşlarımız, komşularımız, ailemiz hayatımızdan çıkınca, yani online olunca hayatımızın geriye kalanını bu yavşaklar doldurdular. Bu yavşakların bazılarını hayatımıza biz soktuk; abone olduk, hesap açtık ve mecburen telefon numaramızı verdik. Ama bizi böyle daraltacaklarını düşünmedik. Biz saftık, onlar ise hiç saf değillermiş! Bu yavşaklardan bazılarını ise hayatımıza biz sokmadık. Google’a, Facebook’a, Hotmail’e; güvenlik için cep telefonumuzu kaydettik, onlar da sağa sola sattılar. Şimdi her gün, isteyerek ya da istemeyerek içine girdiğimiz bu iğrenç ve pislik markalar dünyasının tacizleriyle karşı karşıyayız. Bunlardan kurtulamıyoruz. Kurtuluşun tek yolu telefonları iptal etmek, mail adreslerini kapatmak, online kabloları kesmek, bankalara yaklaşmamak, marketlerden clup kart almamak… doğal hayata dönmek tek çare! Anlaşılan bu yavşaklardan kurtuluş yok! Onlar yalancı, onlar bizi düzmek için türlü türlü numara çeviren hokkabazlar, onlar bizi sömürmek, iliklerimize kadar emmek için fırsat bekleyen vahşiler…</p>
<p>Kibarca; lütfen hayatımızdan siktirip gider misiniz? Desek bile gitmeyecekler. Yarabbi şükür diyecekler. İş bize düşüyor. Biz onların dünyasından siktirip gideceğiz; lütfen! Çünkü başka çare yok; bizi koruyan, düşünen, kollayan, çıkarımıza hizmet eden yok. Özgür gündem yok, adalet yok, kalkınma yok, güven yok…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuralmislar.com/2012/03/29/spam-nesiller/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.onuralmislar.com/2012/03/29/spam-nesiller/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=spam-nesiller</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Mola</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/onuralmislar/~3/eSXyOGrpcNc/</link>
		<comments>http://www.onuralmislar.com/2012/03/18/mola/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Mar 2012 20:13:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur ALMIŞLAR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuralmislar.com/?p=2672</guid>
		<description><![CDATA[Bu aralar ara verdim yazdıklarıma çünkü başka yerde yazdıklarım var ara sıra. Bir kaç kitap çalışmam var, onlara verdim tüm enerjimi. Fırsat bulursam kafama takılanları yazarım burada. Baktım hem siyasiler, hem markalar, hem saçmalıklar ben yazınca yok olmuyorlar, bir de yazmayayım bakalım dedim ki yazmayınca yok olacaklar mı diye. Hani merak eden, &#8220;Nerede bu yazar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu aralar ara verdim yazdıklarıma çünkü başka yerde yazdıklarım var ara sıra. Bir kaç kitap çalışmam var, onlara verdim tüm enerjimi. Fırsat bulursam kafama takılanları yazarım burada. Baktım hem siyasiler, hem markalar, hem saçmalıklar ben yazınca yok olmuyorlar, bir de yazmayayım bakalım dedim ki yazmayınca yok olacaklar mı diye. Hani merak eden, &#8220;Nerede bu yazar, neden yazmıyor?&#8221; diye soran olursa diye yazdım bu duyuruyu. Yakında kitapçılarda görüşürüz. İlk kitabım 70 adet satmış. Bakalım ikinciyi 100 yapaiblirsek; üçüncü 200, dördüncü 300 derken 20 kitap yazdığımda bestten seller olurum belki&#8230; Sevgiler&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuralmislar.com/2012/03/18/mola/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.onuralmislar.com/2012/03/18/mola/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=mola</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Yüzümüze tükürenler!</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/onuralmislar/~3/cr4u4MNg3QM/</link>
		<comments>http://www.onuralmislar.com/2012/03/03/yuzumuze-tukurenler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Mar 2012 18:36:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur ALMIŞLAR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medya / Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[Medyaloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onuralmislar.com/?p=2670</guid>
		<description><![CDATA[[Bu yazı 01 Mart 2012 Tarihinde Medyaloji.net'te yayınlanmıştır] Geçen gün Twitter’da zaman öldürüyordum bir baktım ki, Ali Atıf BİR ile Ateş İlyas BAŞSOY “Parodontax” isimli diş macunun reklamıyla ilgili cıvıldıyorlar(1). Ali Atıf BİR “Paradontax Turk halkinin neresini kaldiriyor?” diye soruyor, Ateş İlyas BAŞSOY da “ben geçen gün düşündüm bunu. böyle reklam olabilir mi? neyi amaçlıyorlar?” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">[<a href="http://www.medyaloji.net/haber/yuzumuze_tukurenler_.htm" target="_blank">Bu yazı 01 Mart 2012 Tarihinde Medyaloji.net'te yayınlanmıştır</a>]</p>
<p>Geçen gün Twitter’da zaman öldürüyordum bir baktım ki, Ali Atıf BİR ile Ateş İlyas BAŞSOY “Parodontax” isimli diş macunun reklamıyla ilgili cıvıldıyorlar(1). Ali Atıf BİR “<em>Paradontax Turk halkinin neresini kaldiriyor?</em>” diye soruyor, Ateş İlyas BAŞSOY da “<em>ben geçen gün düşündüm bunu. böyle reklam olabilir mi? neyi amaçlıyorlar?</em>” diye konuya düşünce katkısı yapıyordu. Tabii ben de reklam eleştirmeni olarak konuya balıklama daldım ve “reklamı izleyebileceğimiz bir link var mı?” diye sordum. Bu üçlü monologumuz (kimse kimseye cevap vermedi çünkü) böylece noktalandı. Ama ben sonra reklamı aradım, buldum, izledim ve bu iki ustaya “<em>parodontax reklamını izledim; LİG TV&#8217;den tek farkı, buradaki balgamın/tükürüğün kanlı olması gibi geldi bana</em>.” Dedim; kendim dedim kendime…</p>
<p>Evet, bazen ekranlardan yüzümüze tükürülüyor. Bu bazen bir lig maçında oluyor, bazen bir diş macunu reklamında. Ama bunlar gelip geçici, sinek kadar küçük ama mide bulandırıcı ve çoğu zamanda “İğrrenç!” kelimesiyle tepkiselleştirilen basit tükürükler. Çoğumuz için önemli bile değiller. Hem gerçekler; ne yani kimin diş eti kanamıyor ki? Tamam, sigaranın buzlanması gibi buzlanmalı belki de bu kanlı tükürükler ama silahların buzlanmadığı bir dünyada ne fark eder; silahlar sokulurken körpe zihinlere, bir okka kanlı tükürük, bir dal sigara buzlanmış ne fayda…<span id="more-2670"></span></p>
<p>Bunlardan daha kötü tükürükler de var aslında suratımızın ortasına patlayan ve çoğunlukla “Yarabbi şükür!” diyerek umurumuzda olmayan. Belki sadece o tükürüğe tam hedef olanların önemsediği bir aşağılama, bir itilme… Tam hedef olanlar diyorum çünkü genellikle “Yok yahu, o ben değilim!” diyerek içinden sıyrılırız ve içinde bizim olmadığımız bir hayatın içinde kalanlaradır o tükürükler, kendimizce… Bize tükürmeyen bin yaşasındır bir yerde, en çok izlenen bir video internette; nasıl da vahşice ama zevkli…</p>
<p>Evet, bazen ekranlarda, bazen gazete sayfalarında, bazen siyasilerin konuşmalarında yüzümüze tükürülüyor. Severiz biz, bize olmadıkça başkalarına olanı; güleriz biz, bize olmadıkça başkasına olana. Her ne kadar “Eee, dünyanın düzeni böyle!” deseler de inanmayın siz, bozuk bir düzen bu, her yanı balgamlı tükürüklü. Bozuk düzene “Düzen” dedikçe bizimde bozulur ruhumuz, çürür insanlığımız bu pisliğin içinde.</p>
<p>Çooook satan gazetelerden herhangi birisinin ilk sayfasını açarsanız, üçüncü sayfada görürsünüz yüzüne tükürülenleri. Neden üçüncü sayfa? Çünkü ikinci sayfada yüzüne güller atılanlar vardır; ne giymişler, nerede eğlenmişler, ne yemişler… Hemen yan sayfada biz varızdır; cinayet mi işlemişiz, evimiz mi yanmış, tecavüze mi uğramışız, dayak mı yemişiz, bir şey mi çalmışız; tükürülesi yüzlerimiz vardır orda; her ne kadar buzlansa da veya siyah bir bantla yok olsa da oradadır tükürükler içindeki yüzlerimiz. Bir had bildirmedir, belki de bir “Sınırınızı bilin! Biz yan sayfadakileriz, siz ise busunuz; puhu!”dur. Bazen neden bu iki sayfayı yan yana koyduklarını düşünürüm. Sanırım ikincidekiler rahatça tükürsünler; kısa mesafe olsun da zorlanmasınlar diye…</p>
<p>Reklamdaki balgama; kanlı da olsa kansız da, pek takılmamak lazım… En nihayetinde gerçek anlamda tükürüktür o, zararsız, sinek kadar küçük ve sadece mide bulandırıcı. Asıl tükürükleri gözden kaçırmamak lazım. Hani o araba reklamındaki gibi, siz yüzüne tükürülesiceler o arabaya sahip olamazsınız ama iç geçirirsiniz. Siz çok kilolu olduğunuz için ekrana çıkartılan ve yüzüne tükürülenlersiniz; sizi kendinize küstürüp ekrana çıkartırlar ki diğerlerimiz sizin yüzünüze tükürsünler diye… Siz kendinizi yetenekli sanıp o ekranda yüzüne tükürülenlersiniz; sizi ekrana çıkartıp türlü şaklabanlıklarla bize gösterirler ki, yüzünüze tükürüp gülelim diye. O evlenme programındaki, o haberlerdeki, o miting alanındaki, o gösteridekilersinizdir siz, hepimiz; bizi bize, bizim yüzümüze tükürmek için gösterirler.  Aslında o ekranda olmamızın nedeni de yine yüzümüze tükürülmesidir. Sistem yüzümüze öyle bir tükürür ki, çaresizce bu tükürüklerden kurtulmanın yollarını ararız. En çabuk şekilde köşeyi dönersek belki de kurtulacağımızı sanırız tükürüklerden. Ve bir hayale kapılıp, yüzümüze tükürülmesin diye köşe dönme, meşhur olma yolunda kendimizi kendimizin yüzüne tükürürken buluruz&#8230; Yarabbi şükür!</p>
<p>(1) https://twitter.com/#!/SONSAYI/status/174185807081508864</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onuralmislar.com/2012/03/03/yuzumuze-tukurenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.onuralmislar.com/2012/03/03/yuzumuze-tukurenler/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=yuzumuze-tukurenler</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>

