<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>oziloz.com</title>
	<atom:link href="https://oziloz.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oziloz.com</link>
	<description>Doğala Özdeş Aroma</description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 Aug 2025 16:29:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.8</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">63704909</site>	<item>
		<title>Brooklyn Nine-Nine</title>
		<link>https://oziloz.com/brooklyn-nine-nine/</link>
					<comments>https://oziloz.com/brooklyn-nine-nine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oziloz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2017 20:04:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema - TV]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[fox]]></category>
		<category><![CDATA[komedi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oziloz.com/?p=661</guid>

					<description><![CDATA[<p>Brooklyn Nine-Nine, New York Polis Teşkilatında çalışan Jake Peralta adlı polisin etrafında geçen maceraları anlatan bir komedi dizisi. 2013&#8217;de başlayan dizide pek çok komik, absürt karakter mevcut. 20 dakikalık süresi&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://oziloz.com/brooklyn-nine-nine/">Brooklyn Nine-Nine</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oziloz.com/wp-content/uploads/brooklynn-9-9.jpg" rel="attachment wp-att-663" data-rel="lightbox-image-0" data-rl_title="" data-rl_caption="" title=""><img fetchpriority="high" decoding="async" src="http://oziloz.com/wp-content/uploads/brooklynn-9-9.jpg" alt="brooklynn-9-9" width="1200" height="675" class="aligncenter size-full wp-image-663" srcset="https://oziloz.com/wp-content/uploads/brooklynn-9-9.jpg 1200w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/brooklynn-9-9-300x169.jpg 300w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/brooklynn-9-9-768x432.jpg 768w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/brooklynn-9-9-1024x576.jpg 1024w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></a></p>
<p>Brooklyn Nine-Nine, New York Polis Teşkilatında çalışan Jake Peralta adlı polisin etrafında geçen maceraları anlatan bir komedi dizisi. 2013&#8217;de başlayan dizide pek çok komik, absürt karakter mevcut. 20 dakikalık süresi ile her şeyi tam tadında bırakıyor. Maalesef Türkiye&#8217;de 2 saat komedi dizisi çekip buna 2 saat boyunca gülmemizi bekliyorlar. Sonra da diziler iptal olunca şaşırıyorlar. Halbuki bir komedi dizisinin maksimum süresi 30 dakika olmalı. Süreyi makul seviyede bırakan dizilerden bir diğeri de tabi ki benim için gelmiş geçmiş en komik dizi olan: <a href="http://oziloz.com/community/">Community</a>. Bakmadan geçmeyin.</p>
<p>Dizinin yıldızı <strong>Andy Samberg</strong>&#8216;i internet aleminde tanımayan çok az kişi vardır. Kendisini ilk olarak <a href="https://www.youtube.com/watch?v=NisCkxU544c" data-rel="lightbox-video-0">Like A Boss</a> skeci ile tanımıştım. Bu parodi şarkıyı zamanında kaç defa izledim bilmiyorum. Samberg&#8217;in bir kaç arkadaşı ile birlikte kurduğu The Lonely Island adlı grup komik şarkılara klipler çekiyordu. Bu klipler internette patlama yaptı ve bugün geldiği nokta iyi bir dizide başrol oyunculuğu. Dizide Jack Peralta adlı ruhen ergen bir polisi canlandırıyor.</p>
<p><a href="http://oziloz.com/wp-content/uploads/b99.jpg" rel="attachment wp-att-664" data-rel="lightbox-image-1" data-rl_title="" data-rl_caption="" title=""><img decoding="async" src="http://oziloz.com/wp-content/uploads/b99.jpg" alt="b99" width="1250" height="727" class="aligncenter size-full wp-image-664" srcset="https://oziloz.com/wp-content/uploads/b99.jpg 1250w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/b99-300x174.jpg 300w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/b99-768x447.jpg 768w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/b99-1024x596.jpg 1024w" sizes="(max-width: 1250px) 100vw, 1250px" /></a></p>
<p>Ana karakterlerden bir diğeri olan <strong>Terry Crews</strong> dizide Terry Jeffords adlı polis çavuşunu oynuyor. Beyazperde kariyerini çok bilmiyorum ama onu <a href="https://www.youtube.com/watch?v=Hq2SlCja3zo" data-rel="lightbox-video-1">Old Spice reklamları</a>ndan tanıyorum. Fazlasıyla kaslı ve komik. Eşcinsel siyahi yüzbaşı Ray Holt karakterini canlandıran <strong>Andre Braugher</strong> ise dizideki favorim. Minimum cümle ve mimikle maksimum keyfi veriyor. Yüzü inanılmaz tanıdık gelen ancak oynadığı hiç bir filmi/diziyi izlemediğim <strong>Joe Lo Truglio</strong> dizide, yemeklerden çok iyi anlayan naif polis Charles Boyle karakterini canlandırıyor. Dizideki 3 kadın oyuncu: <strong>Stephanie Beatriz</strong> (Rose), <strong>Melissa Fumero</strong> (Amy) ve <strong>Chelsea Peretti</strong> (Gina). Üçü de tanınmamış oyuncular. Ancak dizide hepsi rollerinin hakkını veriyor diyebiliriz. Dizinin iki yan karakteri Dirk Blocker ve Joel McKinnon Miller. Bu iki oyuncu epey bir yan karakter olarak komedi öznesi yerine, nesnesi olarak dizide yer alıyorlar.</p>
<p>Lafı daha fazla uzatmadan diziyi absürd komedi seven herkese rahatlıkla tavsiye edebilirim. Şu an 4.sezonu devam ediyor. Netflix&#8217;de ilk iki sezonu türkçe altyazılı olarak mevcut. İyi seyirler.</p>
<p><strong>Kimler İçin?</strong> (TL;DR köşesi)</p>
<ol>
<li>Absürd komedi sevenler.</p>
</li>
<li>
<p>Gülme efektine karşı olanlar.</p>
</li>
<li>
<p>Community dizisini beğenmiş olanlar.</p>
</li>
<li>
<p>Bir komedi dizisinin yarım saatten uzun olmaması gerektiğini düşünenler.</p>
</li>
</ol>
<p><div class="video-container"><iframe class="youtube-player" width="720" height="405" src="https://www.youtube.com/embed/icTOP9F17pU?version=3&#038;rel=1&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;fs=1&#038;hl=tr-TR&#038;autohide=2&#038;wmode=transparent" allowfullscreen="true" style="border:0;" sandbox="allow-scripts allow-same-origin allow-popups allow-presentation allow-popups-to-escape-sandbox"></iframe></div><p>The post <a href="https://oziloz.com/brooklyn-nine-nine/">Brooklyn Nine-Nine</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oziloz.com/brooklyn-nine-nine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">661</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Cahil Olmak Kötü Değildir</title>
		<link>https://oziloz.com/cahil-olmak-kotu-degildir/</link>
					<comments>https://oziloz.com/cahil-olmak-kotu-degildir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oziloz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2017 19:23:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fikirsel]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oziloz.com/?p=658</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biliyorum bu cümle kendi içerisinde dahi eğreti duruyor hatta biraz clickbait havası var ancak gerçekten cehalet sorun edilebilecek bir kavram değildir. &#8220;Ignorance is bliss&#8221; yani &#8220;cehalet mutluluktur&#8221; diye klasik bir&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://oziloz.com/cahil-olmak-kotu-degildir/">Cahil Olmak Kötü Değildir</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biliyorum bu cümle kendi içerisinde dahi eğreti duruyor hatta biraz clickbait havası var ancak gerçekten cehalet sorun edilebilecek bir kavram değildir. &#8220;Ignorance is bliss&#8221; yani &#8220;cehalet mutluluktur&#8221; diye klasik bir deyiş vardır. Bu cümlenin çıkış noktasını merak ettim ve <a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Thomas_Gray">Thomas Gray</a>&#8216;e ulaştım. İginçtir Thomas Gray&#8217;in &#8220;Ode on a Distant Prospect of Eton College&#8221; adlı şiirinde kurduğu asıl cümle daha kapsamlı ve tartışmaya açık. Diyor ki &#8220;<span style="color: #ff0000;">Where ignorance is bliss, &#8217;tis folly to be wise</span>&#8221; yani &#8220;<strong><span style="text-decoration: underline;">Cehaletin mutluluk olduğu yerde, bilge olmak aptallıktır</span></strong>&#8220;. Temel olarak iki cümle birbiri ile aynı anlamda ancak ilk cümle içerisinde cahile olan övgünün altında net bir iğneleme yatarken ikinci cümlede bilge olanın boşa çabası eleştiriliyor. İlk cümlede hissedilen olumlu gamsızlık, ikinci cümlede yerini boşvermişliğe ve olumsuzluğa bırakıyor.</p>
<p>Hepimiz belirli konularda cahilizdir. Çünkü evrendeki tüm bilgilere ulaşabilmemiz bu yaşam süresi ile mümkün değil. Dolayısı ile bir matematik profesörü sosyal bilimlerde yeterince cahildir. Bir atom mühendisi de inşaat ustalığı konusunda gayet cahil olabilir. Ancak burada bahsetmek istediğim cehalet aslında öğretim temelli değil. Çünkü bu tip cehalet kötü değil doğamızın gereğidir. Herkes belirli konularda uzmanlaşabilir. Herkesin ilgi alanları kısıtlıdır. Dolayısı ile hakkında fikir yürütebileceği konuların aşağı yukarı farkındadır.</p>
<p>Cehaletin yarattığı tahribatın kaynağı cahil olduğunu bilmemek, yeni bilgi ve fikirlere kapalı olmak ve sahip olunan bu bilgisizliği önemsememektir. Cahil olmak kurnazlığa engel teşkil etmiyor. Dolayısı ile cahil kurnazlar, saf cahilleri manipüle ederek güç sahibi olabiliyorlar. Bunu da cehaleti yücelterek, kişiyi bilgiden ve doğru eğitimden yoksun bırakarak, kişinin potansiyelini fayda yerine kendi emellerine hizmet edecek doğrultuda yönlendirerek sağlıyorlar. İşin acıklı tarafı ise saf cahillerin tüm bu olanların farkında olmaması, durumdan memnun olması ve aksi yönde hiçbir şey yapmaması.</p>
<p>Şimdi şöyle bir düşünce oluşabilir. Bilgisizliğin de kendi içerisinde seviyeleri vardır, belki sadece bir kaç seviye yukarıda yer alan cehaletin ile kendinden daha cahil gördüğün tabakaya eleştiri yazıyorsun. Kısmen doğrudur ancak burada önemli olan nokta bilgiye erişimin sınırı, bilgiye ulaşma isteği ve yönlendirilmenin seviyesi. Bu açıdan bakıldığında kişi kendine şu soruları sormalı;</p>
<ul>
<li>Bilgiye erişimim engelleniyor mu?</li>
<li>Bilgiye erişmek istiyor muyum?</li>
<li>Yeni bilgiye karşı direnç gösteriyor muyum?</li>
<li>Fikirlerim birileri tarafından yönlendiriliyor mu?</li>
</ul>
<p>Bu sorulara verilen cevaplar kişinin kendi değerlendirmesini sunacaktır.</p>
<p>Başlıkta söylediğim gibi cahil olmak kötü değildir. <strong>Amaç öğrenmekse ve kişi bilginin peşindeyse cehalet iyidir.</strong> Çünkü bu düşüncedeki insan kendisini cahil gördüğü sürece daha kaliteli bir bireye dönüşür. Fakat bildiğim tek şey hiç bir şey bilmediğimdir cümlesini samimiyetle kurmuyorsa, bilmediği konular hakkında safi içgüdüsel yorumlarla kendisini takdim edip bunu da yüceltiyorsa, daha da kötüsü bilgiye erişmek için hiç bir çabası yoksa; o insan kendisine,topluma ve tüm insanlığa zararlıdır.</p><p>The post <a href="https://oziloz.com/cahil-olmak-kotu-degildir/">Cahil Olmak Kötü Değildir</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oziloz.com/cahil-olmak-kotu-degildir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">658</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İşe Yarar Web Siteleri</title>
		<link>https://oziloz.com/ise-yarar-web-siteleri/</link>
					<comments>https://oziloz.com/ise-yarar-web-siteleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oziloz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2017 18:39:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oziloz.com/?p=647</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazıda pek bilinmeyen ancak herkes için faydalı olabilecek web sitelerini paylaşacağım. Bu konudaki ana kaynaklarım reddit, stumbleupon ve ekşi sözlük. Drawspace: Resim çizme konusunda çocukluğunuzdan gelen bir yeteneksizliğiniz varsa&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://oziloz.com/ise-yarar-web-siteleri/">İşe Yarar Web Siteleri</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıda pek bilinmeyen ancak herkes için faydalı olabilecek web sitelerini paylaşacağım. Bu konudaki ana kaynaklarım reddit, stumbleupon ve ekşi sözlük.</p>
<p><a href="https://www.drawspace.com/">Drawspace</a>: Resim çizme konusunda çocukluğunuzdan gelen bir yeteneksizliğiniz varsa bu web sitesi size yardımcı olabilir. Basit çizimler, temel bilgiler ücretsiz. Eğer işe yaradığını düşünürseniz ileri seviyeler ücretli olarak sunuluyor.</p>
<p><a href="https://www.drawspace.com/"><img loading="lazy" decoding="async" src="http://oziloz.com/wp-content/uploads/2017-01-02-21_10_50-Drawspace_-Now-everyone-can-draw.jpg" alt="2017-01-02 21_10_50-Drawspace_ Now everyone can draw" width="1117" height="477" class="aligncenter size-full wp-image-652" srcset="https://oziloz.com/wp-content/uploads/2017-01-02-21_10_50-Drawspace_-Now-everyone-can-draw.jpg 1117w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/2017-01-02-21_10_50-Drawspace_-Now-everyone-can-draw-300x128.jpg 300w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/2017-01-02-21_10_50-Drawspace_-Now-everyone-can-draw-768x328.jpg 768w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/2017-01-02-21_10_50-Drawspace_-Now-everyone-can-draw-1024x437.jpg 1024w" sizes="(max-width: 1117px) 100vw, 1117px" /></a></p>
<p><a href="https://tr.ifixit.com/">iFixit</a>: Eşya tamiri daima sonuncu olduğumuz bir ata sporu olsa da hep bu şekilde olmak zorunda değil. iFixit, aklınıza gelebilecek hemen hemen her eşyayı nasıl tamir edebileceğinizi anlatıyor.</p>
<p><a href="http://www.dogrulukpayi.com/">Doğruluk Payı</a>: Türkiye’deki siyasi aktörlerin daha sorumlu, seçmenlerin ise doğru bilgiye daha rahat ulaşmasına katkı sağlamayı amaçlayan bağıumsız bir organizasyon. Site ekibi Türkiye’de siyaseti etkileyen aktörlerin demeçlerini günlük olarak takip edip, bu demeçlerin doğruluğunu kamuya açık kaynaklardan kontrol ediyor ve okuyucularıyla paylaşıyor.</p>
<p><a href="https://teyit.org/">Teyit</a>: Doğruluk payı ile paralel bir anlayışa sahip olan teyit.org, kapsamını daha geniş tutuyor. Sadece siyasi söylemlerin değil medyada çıkan her konudan manşet haberleri, sosyal ağlarda yayılan dedikoduları araştırarak doğru ya da yanlış olup olmadığı bilgisini kullanıcılarla paylaşıyor.</p>
<p><a href="https://www.google.com/publicdata/directory">Google Halka Açık Veriler Gezgini</a>: Asgari ücretlerden internet bağlantı hızlarına kadar pek çok konuda ülkelerin birbirine göre durumunun izlenebileceği tablolar sunan bir google hizmeti. Türkçe veri tabanı kısıtlı ancak sağ üstten ingilizce dilini seçerseniz çok daha farklı tablolara ulaşabilirsiniz.</p><p>The post <a href="https://oziloz.com/ise-yarar-web-siteleri/">İşe Yarar Web Siteleri</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oziloz.com/ise-yarar-web-siteleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">647</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dinler ve Gelişim</title>
		<link>https://oziloz.com/dinler-ve-gelisim/</link>
					<comments>https://oziloz.com/dinler-ve-gelisim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oziloz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Jan 2017 18:41:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fikirsel]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oziloz.com/?p=649</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pek çok inançlı insan dinlerin bilimle çelişmediğine, tam aksine dinin bilimi teşvik ettiğine inanır. Bu durum yakın geleceğe kadar öyle değildi. Yani insanların dinleri bilimle bağdaştırma gibi bir çabası yoktu.&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://oziloz.com/dinler-ve-gelisim/">Dinler ve Gelişim</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pek çok inançlı insan dinlerin bilimle çelişmediğine, tam aksine dinin bilimi teşvik ettiğine inanır. Bu durum yakın geleceğe kadar öyle değildi. Yani insanların dinleri bilimle bağdaştırma gibi bir çabası yoktu. Fakat yine bu yakın gelecekte bilim öylesine gelişti ki artık din ve bilimi aynı cümlede kullanmak kaçınılmaz bir hal aldı. Çünkü diğer türlü gözün gördüğü ile kalbin hissettiği ayrı düşüyordu.</p>
<p>Dinler dogmatiktir. Bilimin aksine deneylenemezler, sorgulanamazlar ve tartışmaya açık değillerdir. Dinlerin vicdanlar dışında yaşandığı yerlerde insanları kaçınılmaz şekilde fanatizme sürükler. Fanatizm; bireylerin mantıklı, sağduyulu ve vicdanlı düşünme yetilerini ellerinden alır. Bir çok insan bu fanatizm ile birlikte dini liderlerin, cemaatlerin, din popülizmi yapan grupların ve hatta örgütlerin peşine düşer. Bunun sonucunda da kişi; sorgulayıcı ve mantıksal olmaktan vazgeçip kaderci ve biatçı bir bireye dönüşür. Bu durum dini fanatizmin yaygın olduğu bölgeleri hurafeler coğrafyasına dönüştürür. Yaratılan pek çok hurafe dinin manevi yönünün de içini boşaltır. Dini kitaplardaki ana fikirlerin hak yememek, iyilik yapmak olmasına rağmen; fanatiklerin bu kavramları ikinci plana atarak gösterişi ve dayatmayı temel alan kavramları yüceltmesi bunun bir örneğidir.</p>
<p>Dini inancın tarikatlaştığı, bireysel bir tercihten çıkıp toplumsal bir zorunluluğa, baskı unsuruna dönüştürüldüğü coğrafyalar gelişim gösterememiştir. Bugün dini inancın en zayıf olduğu ülkelerde yaşayan insanların daha rahat, huzurlu ve mutlu olması tesadüf değildir. Yine bugün dinin en güçlü olduğu Ortadoğu&#8217;nun mutsuzluk ve ölüm coğrafyası olması sadece jeopolitik konum ve emperyalizm ile açıklanamaz. Neredeyse tüm radikal grupların bu coğrafyalarda hakimiyet sürmesi de bölge insanının nasıl bir fanatizm içerisinde olduğunu iyi açıklamaktadır.</p>
<p>Norveç, 2009 yılından bugüne insani gelişmişlik endeksinin ilk sırasında yer alan ve aynı zamanda dini inançların en zayıf olduğu ülke konumundadır. İlk sıralarda da yine dini inançların bireysel olarak yaşandığı toplumsal bir yargı aracına dönüşmediği deyim yerindeyse fikri hür vicdanı hür irfanı hür bireylerden oluşan ülkeler yer almaktadır. Tabi ki insani gelişmişlik endeksi inanç ölçüm aracı değildir. Temel olarak eğitimi, yaşam kalitesini ve insan sağlığına verilen önemi ölçen verilerden oluşan bir tablodur. Ancak dini inancın bugünkü haliyle insan hayatında etkilediği noktaları bir düşününce aradaki ilişkiyi kurmak zor olmayacaktır.</p>
<p>İşin politik yönüne değinmek gerekirse laikliği benimsemiş ülkeler daima önde olacaklar. Çünkü zamanlarını inançları şekillendirmeye değil, insanlığa daha faydalı olmaya harcarlar. Dinin, ülke siyasetinin bir unsuru olarak görüldüğü ülke insanları da maalesef fanatizme, ayrışmaya sürüklenecek ve sürekli daha kötüsü olmadığına şükrederek yaşayacaklar. Ta ki artık şükredemeyecek kadar kötü duruma düşene kadar.</p>
<p>Özetlemek gerekirse dini inanç bireysel haliyle gelişimin önünde bir engel değildir ancak tarikatlaştığı, toplumsal bir tabu, bir baskı aracı, bir siyasi unsur ve yargılama aracı haline geldiği anda din insanlığın gelişimi ve ilerlemesi önündeki en büyük engeldir.</p><p>The post <a href="https://oziloz.com/dinler-ve-gelisim/">Dinler ve Gelişim</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oziloz.com/dinler-ve-gelisim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">649</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Link arşivcileri için bulunmaz nimet: Papaly</title>
		<link>https://oziloz.com/link-arsivcileri-icin-bulunmaz-nimet-papaly/</link>
					<comments>https://oziloz.com/link-arsivcileri-icin-bulunmaz-nimet-papaly/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oziloz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Mar 2016 21:58:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[link]]></category>
		<category><![CDATA[tarayıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oziloz.com/?p=637</guid>

					<description><![CDATA[<p>Internette özellikle araştırma ve keşfetmeye dayalı zaman harcayanların elinde yüzlerce bağlantı (link) birikir. Bu bağlantılar en kolay şekilde sık kullanılanlara atılır. Peki sonra ne olur? Ya bu bağlantılar monitörün dikey&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://oziloz.com/link-arsivcileri-icin-bulunmaz-nimet-papaly/">Link arşivcileri için bulunmaz nimet: Papaly</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Internette özellikle araştırma ve keşfetmeye dayalı zaman harcayanların elinde yüzlerce bağlantı (link) birikir. Bu bağlantılar en kolay şekilde sık kullanılanlara atılır. Peki sonra ne olur? Ya bu bağlantılar monitörün dikey ekranını aşacak bir şekilde tek klasörde birikir ya da tek tek konuya göre klasörlere ayrılıp tarayıcı üzerinde saklanmaya devam edilir. Artık tüm tarayıcılarda senkronizasyon mevcut olduğundan bu bağlantıları da kaybetme şansı yoktur. Ancak daha basit, işlevli bir alternatif daha var: Papaly.</p>
<p><a href="http://oziloz.com/wp-content/uploads/papaly-2.jpg" rel="attachment wp-att-638" data-rel="lightbox-image-0" data-rl_title="" data-rl_caption="" title=""><img loading="lazy" decoding="async" src="http://oziloz.com/wp-content/uploads/papaly-2.jpg" alt="papaly-2" width="800" height="465" class="aligncenter size-full wp-image-638" srcset="https://oziloz.com/wp-content/uploads/papaly-2.jpg 800w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/papaly-2-300x174.jpg 300w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/papaly-2-768x446.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></p>
<p>Papaly, sık sık ziyaret ettiğim <a href="http://alternativeto.net">alternativeto.net</a> sitesinde keşfettiğim, ilk bakışta karışık görüp es geçtiğim ancak ikinci incelememde çok daha basit olduğunu farkedip kullanmaya bağladığım bir link arşiv sitesi (ben böyle tanımlıyorum). Daha sonra okumak üzere ya da lazım olduğunda kolayca ulaşabilmek için sık kullanılanlar klasörüne sıkıştırdığımız tüm bağlantıları organize bir şekilde saklamamızı sağlıyor. Önce bir ana kategori oluşturup bunun altında açılacak alt kategorilerle hemen hemen her konu için spesifik bir bölüm oluşturulabiliyor. Oluşturulan tüm kategori ve bağlantıları dilerseniz herkese açık dilerseniz sadece size özel olarak saklayabiliyorsunuz. <a href="https://chrome.google.com/webstore/detail/bookmark-manager-speed-di/pdcohkhhjbifkmpakaiopnllnddofbbn">Chrome eklentisini</a> kurduğunuzda navigasyon çubuğuna eklenen uzantıdaki artı tuşuna basarak o an açık sayfayı doğrudan arşive ekleyebiliyorsunuz. Hatta daha da ileri gidip aynı uzantı penceresinde eklenmesi gereken kategoriyi de belirleyebiliyorsunuz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://papaly.com/assets/landing_features/PA-1427/landing_feature_1-05172eb4ef9d9fece2bb547af3d6d2fc.gif" width="700" height="501" class="aligncenter" /></p>
<p>Sitenin diğer özellikleri ise şöyle:</p>
<ul>
<li>Chrome eklentisi ile tarayıcının açılış sayfası olabiliyor. (speed dial)</li>
<li>Facebook, twitter ve youtube paylaşımlarınızı &#8220;social bookmarking&#8221; adlı kategoride bir arada tutabiliyor. (gerekli izinler ile bağlantı yapılırsa)</li>
<li>Yeni siteler keşfetmek için &#8220;explore&#8221; özelliği bulunuyor.</li>
<li>Besleme (feed) ekleme özelliği ile siteyi rss feeder olarak kullanabilme imkanı veriyor.</li>
</ul>
<p>Papaly&#8217;nin alternatiflerinden bir tanesi <a href="https://www.diigo.com/">diigo</a>. Fakat arayüzü başarılı değil. Bir diğer alternatif ise <a href="https://getpocket.com">pocket</a>. Pocket pek çok eklentisi ve tam mobil uyumluluğu ile harika bir yardımcı. Ancak kategorileme konusunda maalesef yeterli değil.</p>
<p>Papaly&#8217;nin şu an <a href="https://itunes.apple.com/us/app/papaly-bookmark-manager/id972143285">ios uygulaması</a> mevcut. Android uygulaması ise hazırlanma aşamasında. Android için şimdilik sorunsuz mobil arayüz ile idare edilebilir.</p><p>The post <a href="https://oziloz.com/link-arsivcileri-icin-bulunmaz-nimet-papaly/">Link arşivcileri için bulunmaz nimet: Papaly</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oziloz.com/link-arsivcileri-icin-bulunmaz-nimet-papaly/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">637</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Clickbait nedir?</title>
		<link>https://oziloz.com/clickbait-nedir/</link>
					<comments>https://oziloz.com/clickbait-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oziloz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Mar 2016 00:40:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oziloz.com/?p=623</guid>

					<description><![CDATA[<p>Clickbait ya da türkçe karşılığıyla tık tuzağı, web sitelerinin okuyucuyu istedikleri sayfalara yönlendirmek amacıyla kullandıkları başlıklardır. Bu tuzağı kullanan web sitesinin amacı; siteye daha fazla hit kazandırmak, okuyucuyu daha uzun&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://oziloz.com/clickbait-nedir/">Clickbait nedir?</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Clickbait ya da türkçe karşılığıyla <strong>tık tuzağı</strong>, web sitelerinin okuyucuyu istedikleri sayfalara yönlendirmek amacıyla kullandıkları başlıklardır. Bu tuzağı kullanan web sitesinin amacı; siteye daha fazla hit kazandırmak, okuyucuyu daha uzun süre web sitesinde tutmaktır. Bu yönteme en çok başvuranlar haber siteleridir.</p>
<p>Bu tür başlıklar sonuç itibariyle zararlı bir içeriğe yönlendirmez, amaç okuyucunun merak duygusunu manipule etmektir. Internet kullanıcılarının da büyük kısmı bu tuzağa bilerek veya bilmeyerek düşmektedir. Şimdi bu kavramı örneklerle açıklayalım. Burada site ismi vermek istemiyorum ama örnekleri verdiğimde bu başlıkların hangi sitelerde yer aldığını az ya da çok farkedeceksiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Örnek 1</strong>: <span style="color: #ff0000;">&#8220;Flaş Flaş Flaş&#8221; </span>ya da<span style="color: #ff0000;"> &#8220;Olay Olay Olay&#8221;</span></p>
<p>Genellikle haber sitelerinin manşette kullandığı bir ifadedir. İçeriği ise aynı derecede önemsizdir. Haber şu şekilde devam ediyordur:</p>
<p>&#8220;Sudan tarım bakanı istifa etti.&#8221;</p>
<p>Kaçımız Sudan hükümeti ile ilgileniyor?</p>
<p><strong>Örnek 2</strong>: <span style="color: #ff0000;">&#8220;Güneş istifa etti&#8221;</span></p>
<p>Güneş soyadını duyduğumuzda bugün aklımıza gelecek olan kişi Şenol Güneş&#8217;tir. Fakat haber içeriği şöyle bir şeydir:</p>
<p>&#8221; Mezitli chp ilçe başkanı Mahmut Güneş görevi bıraktı&#8221;</p>
<p><strong>Örnek 3</strong>: <span style="color: #ff0000;">&#8220;Öyle bir cevap verdi ki&#8221;</span></p>
<p>Kim sordu? Ne sordu? Kim neye cevap verdi? Bu tür bir başlığın yegane amacı okuyucuda merak uyandırmak ve habere tıklamasını sağlamaktır. Genellikle içerikte şöyle hiç ilgilenmediğiniz bir şey gelir:</p>
<p>&#8220;Bahattin Taşlı &#8216;tansiyonunuz yüksek mi?&#8217; sorusuna &#8216;sana ne be&#8217; diye cevap verdi. Ortalık buz kesti&#8221;</p>
<p><strong>Örnek 4</strong>: <span style="color: #ff0000;">&#8220;Orhan Gencebay ölüm döşeğinde&#8221;</span></p>
<p>Bu başlığa tıklamayacak insan sayılıdır. Peki habere gelelim:</p>
<p>&#8220;Orhan Gencebay oynayacağı yeni filmde ölmek üzere olan bir babayı canlandıracak&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Böyle örnekler çoğaltılabilir de clickbait&#8217;in bir başka türü de galerilerdir. Özellikle haber siteleri galeri oluşturmayı keşfettiği günden bu yana işin iyice suyunu çıkardılar. Haber, galeri gerektirse de bunu 3-4 sayfada bitirebilecekken uzatır da uzatırlar. Görmek istediğiniz şey galerinin genellikle son sayfalarındadır.</p>
<p>Galeri oluşturmayı gerektirmeyecek haberler de vardır. Tek fotoğraf ve bir kaç cümle ile geçilecek bir haberin cümlelerini her &#8220;alakasız&#8221; ya da &#8220;aynısının farklı açılısı&#8221; fotoğraflarla uzatır da uzatırlar. Hatta aralara reklam da serpiştirirler..</p>
<p>Maalesef son zamanlarda facebook, twitter gibi sosyal medya sitelerinde de buna benzer tuzak başlıklarla yapılan paylaşımlar var.</p>
<p>Internette biraz olsun zaman geçirmiş, bir kaç haber sitesine girip çıkmış iseniz tuzak başlıkları kilometrelerce öteden fark edersiniz. Merakınıza yenilmeyin, clickbait tuzağına düşmeyin, düşenleri uyarın.. Yoksa bunun işe yaradığını gören siteler tuzak kurmaktan vazgeçmeyecekler. Eğer bir haber sitesinde yukarıdakine benzer başlıklar görüyorsanız koşarak uzaklaşın, çünkü o site size istediğiniz bilgileri vermeyecek, ilgilenmediğiniz tonla ıvır zıvırdan haberdar olmanızı sağlayacaktır.</p><p>The post <a href="https://oziloz.com/clickbait-nedir/">Clickbait nedir?</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oziloz.com/clickbait-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">623</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Tower Defence Türü Oyunlar</title>
		<link>https://oziloz.com/tower-defence-turu-oyunlar/</link>
					<comments>https://oziloz.com/tower-defence-turu-oyunlar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oziloz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Nov 2014 23:32:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[armor games]]></category>
		<category><![CDATA[kule savunması]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[steam]]></category>
		<category><![CDATA[tower defence]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oziloz.com/?p=603</guid>

					<description><![CDATA[<p>En sevdiğim oyun türlerinin başında tower defence (kule savunması) geliyor. Aslında bu oyun türü görece yeni sayılır. Önceleri flash olarak çıkarlardı. Tür tutunca son yıllarda özellikle steam&#8217;e bol miktarda bu&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://oziloz.com/tower-defence-turu-oyunlar/">Tower Defence Türü Oyunlar</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>En sevdiğim oyun türlerinin başında tower defence (kule savunması) geliyor. Aslında bu oyun türü görece yeni sayılır. Önceleri flash olarak çıkarlardı. Tür tutunca son yıllarda özellikle steam&#8217;e bol miktarda bu türde oyun eklendi. Kısaca bahsetmek gerekirse belirli periyotlarla yapılan saldırılara karşı savunmanız gereken bir bina/alan/obje bulunuyor. Savunmanız gereken bölgeye ulaşan belirli bir yol mevcut. Bu yolun üzerine de çeşitli silahlar yerleştirerek düşmanların savunmanızı aşmasını engellemeye çalışıyorsunuz. Konu itibariyle gayet basit ama bir çoğunda doğru strateji gerektiren bir tür. Lafı fazla uzatmadan beğendiğim, saatlerce oynadığım oyunları tanıtayım. Öncelikle flash oyunları ardından steam oyunlarını yazacağım.</p>
<p>1. <a href="http://armorgames.com/play/5803/cursed-treasure">Cursed Treasure</a>: Tower defence aşkımın çıkış kaynağı bu oyundur. Bir Rus firması olan <a href="http://www.iriysoft.ru/">IRIYSOFT</a>&#8216;un bu oyununda savunmamız gereken 5 adet mücevher var. Belirli periyodlarla saldıran yaratıkların ve son olarak gelen bir boss&#8217;ın mücevherleri çalmasını engelliyoruz. Bunu yaparken 3 farklı savunma kulesinin yanında 2 farklı saldırı elemanı mevcut. Oyunun grafikleri ve sesleri mükemmel. Zorluğu da tam ayarında. İkinci oyunu değişen grafikler sebebiyle beğenemedim ama o da <a href="http://armorgames.com/play/14412/cursed-treasure-2">şurada</a>. Bu arada ikinci oyunu apple store&#8217;a da <a href="https://itunes.apple.com/us/app/cursed-treasure-2/id670189358?ls=1&amp;mt=8">eklemişler</a>.</p>
<p><a href="http://oziloz.com/wp-content/uploads/cursed_treasure.jpg" data-rel="lightbox-image-0" data-rl_title="" data-rl_caption="" title=""><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-605" src="http://oziloz.com/wp-content/uploads/cursed_treasure.jpg" alt="cursed_treasure" width="797" height="596" srcset="https://oziloz.com/wp-content/uploads/cursed_treasure.jpg 797w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/cursed_treasure-300x224.jpg 300w" sizes="(max-width: 797px) 100vw, 797px" /></a></p>
<p>2. <a href="http://www.xgenstudios.com/game.php?keyword=xenotactic">Xeno Tactic</a>: Bu ikinci oyun daha basit grafiklere sahip, ancak oyuncuyu epey zorluyor. Oyunda toplam 6 bölüm var. Geliştirilebilir 6 kulenin yanında saldırı için herhangi bir silah bulunmuyor. Tower defence tutkumun gelişmesinde katkısı olduğu için buraya da ekledim.</p>
<p><a href="http://oziloz.com/wp-content/uploads/ngbbs4798adacaad55.jpg" data-rel="lightbox-image-1" data-rl_title="" data-rl_caption="" title=""><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-606" src="http://oziloz.com/wp-content/uploads/ngbbs4798adacaad55.jpg" alt="ngbbs4798adacaad55" width="599" height="484" srcset="https://oziloz.com/wp-content/uploads/ngbbs4798adacaad55.jpg 599w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/ngbbs4798adacaad55-300x242.jpg 300w" sizes="(max-width: 599px) 100vw, 599px" /></a></p>
<p>3. <a href="http://www.puffgames.com/daily_games/starcraft_2_td/">Starcraft TD</a>: Yine bu türü araştırırken rastladığım ve bir süre zaman geçirdiğim bir oyun. Starcraft adından da anlaşılacağı üzere oyunun elemanları ile yapılmış bir tower defence. Tek bölümü var ancak epeyce zor bir oyun. Grafiklerinden seslerine (zaten oyun bir klasik) çok başarılı olduğunu da söylemeliyim.</p>
<p><a href="http://oziloz.com/wp-content/uploads/starcraft-2-tower-defense-3-590x481.jpg" data-rel="lightbox-image-2" data-rl_title="" data-rl_caption="" title=""><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-607" src="http://oziloz.com/wp-content/uploads/starcraft-2-tower-defense-3-590x481.jpg" alt="starcraft-2-tower-defense-3-590x481" width="590" height="481" srcset="https://oziloz.com/wp-content/uploads/starcraft-2-tower-defense-3-590x481.jpg 590w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/starcraft-2-tower-defense-3-590x481-300x244.jpg 300w" sizes="(max-width: 590px) 100vw, 590px" /></a></p>
<p>4. <a href="http://armorgames.com/play/12141/kingdom-rush">Kingdom Rush</a>: Kesinlikle bu türün en iyilerinden biri. Önce flash sonra android ve son olarak steam&#8217;e gelen bu oyunu tüm platformlarda oynadım. Grafiklerinden tutun müziklerine, senaryosuna, oynanabilirliğine kadar dört dörtlüktür. Ücretli versiyonlarında çok daha fazla bölüm vardır. Steam&#8217;de bu oyuna 32 saat ayırmışım ve hâla tüm bölümleri bitiremedim. Verilen parayı kesinlikle hak ediyor.</p>
<p><a href="http://store.steampowered.com/app/246420/">Steam</a> (18 TL)<br />
<a href="https://play.google.com/store/apps/details?id=com.ironhidegames.android.kingdomrush">Andorid</a> (2.19 TL)</p>
<p><a href="http://oziloz.com/wp-content/uploads/screen_04.jpg" data-rel="lightbox-image-3" data-rl_title="" data-rl_caption="" title=""><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-608" src="http://oziloz.com/wp-content/uploads/screen_04.jpg" alt="screen_04" width="1024" height="768" srcset="https://oziloz.com/wp-content/uploads/screen_04.jpg 1024w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/screen_04-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></p>
<p>5. <a href="https://play.google.com/store/apps/details?id=com.popcap.pvz_row">Plants vs. Zombies</a>: Bu oyunu sanırım bilmeyen yoktur. Mobil telefonların en popüler oyunlarından bir tanesi. Evimize ve arka bahçemize saldıran komik zombilere karşı çiçek ve sebzelerimizle savunma yapıyoruz. Oyun, android ve Steam&#8217;de mevcut. Şahsen telefonda oynamak pek keyifli olmadı ancak bilgisayar başında çok güzel zaman geçirmemi sağlıyor. Başarımları tamamlamaya çalışıyorum hâla. Geçen sene <a href="https://play.google.com/store/apps/details?id=com.ea.game.pvz2_row">ikincisi</a> de çıktı ama oynamadım.</p>
<p><a href="http://store.steampowered.com/app/3590/">Steam</a> (10 TL)</p>
<p><a href="http://oziloz.com/wp-content/uploads/pvz3.jpg" data-rel="lightbox-image-4" data-rl_title="" data-rl_caption="" title=""><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-609" src="http://oziloz.com/wp-content/uploads/pvz3.jpg" alt="pvz3" width="800" height="600" srcset="https://oziloz.com/wp-content/uploads/pvz3.jpg 800w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/pvz3-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></p>
<p>6. <a href="http://store.steampowered.com/app/235250/">Super Sanctum TD</a>: Artık tower defence&#8217;a olan sevgim arttıkça yeni oyunlar denemeye başladım. Bu oyunu da steam&#8217;de indirim dönemindeyken aldım ancak beklediğim gibi çıkmadı. Bir tower defence oyununa göre fazlasıyla karmaşık ve zor geldi. Bilmiyorum belki de ısınamadığım ya da belli bir bölümü geçemediğim için bahane yaratıyorum. Denemek isteyenlere steam&#8217;de fiyatı 8 TL.</p>
<p><a href="http://oziloz.com/wp-content/uploads/SSTD.jpg" data-rel="lightbox-image-5" data-rl_title="" data-rl_caption="" title=""><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-610" src="http://oziloz.com/wp-content/uploads/SSTD.jpg" alt="SSTD" width="1000" height="563" srcset="https://oziloz.com/wp-content/uploads/SSTD.jpg 1000w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/SSTD-300x168.jpg 300w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a></p>
<p>Yukarıda saydığım 6 oyunun dışında gerek android&#8217;de gerek flash olarak tonla oyun denedim. Örneğin bu türün iyi oyunlarından ancak benim ısınamadığım <a href="http://armorgames.com/play/1716/gemcraft">gemcraft</a> var. Ya da steam sonbahar indiriminde alıp henüz deneme fırsatı bulamadığım <a href="http://store.steampowered.com/app/318570/?snr=1_7_15__13">Hunters of the Dead</a>. Satın almayı düşündüğüm, türe multiplayer özelliği kazandıran <a href="http://store.steampowered.com/app/201790/">Orc Must Die! 2</a>&#8216;yi de sayabilirim. Uygun bir fiyata düştüğünde denemek istediğim oyunlardan bir tanesi de <a href="http://store.steampowered.com/app/221540/">Defense Grid 2</a>. Bu arada <a href="http://armorgames.com/play/5396/mini-tower-defence">Mini Tower Defence</a>&#8216;ı unutmuşum. Yazıyı bitirmeden ekşide ilgili başlığa bakınca hatırladım. Yine Xeno Tactic zamanları epey oynadığım bir oyundu.</p>
<p>Bu türde daha fazla oyun arayanlara: <a href="https://play.google.com/store/search?q=tower%20defence&amp;c=apps">Android</a> &#8211; <a href="http://armorgames.com/category/strategy/rating/2#games">Armor Games</a> &#8211; <a href="http://store.steampowered.com/tag/tr/Kule%20Savunmas%C4%B1/">Steam</a></p>
<p>Yazıyı bitirirken tower defence sevenlerden özür diliyorum. Yeni bir şeyler göremediniz büyük olasılıkla ama malzeme bu kadar. Eğer bu türde bildiğiniz kıyıda köşede kalmış yeni çıkan harika oyunlar varsa lütfen paylaşın.</p>
<p><strong>03/03/2016 Güncellemesi</strong>: Yazıyı 1 sene önce yazmıştım. Bu süreden sonra oynadıklarım;</p>
<p>7. <a href="http://store.steampowered.com/app/235360/">Prime World Defenders</a>: Bu oyun, türün geleneksel örneklerinden farklı olarak bir hikayeye sahip. Grafik kalitesi ise üst düzeyde. Yine farklı olarak kule/büyü kartı düşürme, bunları birleştirerek daha güçlü büyüler, kuleler yapma imkanı veriyor. Kart düşürme işi biraz şansa kalmış. Ne çıkacağını bilemiyorsunuz. Kuleler, yaratıklar, büyü gibi diğer her tower defence oyununda olan özellikler mevcut. 60 saatin üzerinde oynamama rağmen sonuna yakın bir bölümde takılıp kaldığım için bıraktım. Steam fiyatı 18 TL.</p>
<p><a href="http://oziloz.com/wp-content/uploads/prime-world-defenders.jpg" data-rel="lightbox-image-6" data-rl_title="" data-rl_caption="" title=""><img loading="lazy" decoding="async" src="http://oziloz.com/wp-content/uploads/prime-world-defenders.jpg" alt="prime-world-defenders" width="1280" height="720" class="aligncenter size-full wp-image-626" srcset="https://oziloz.com/wp-content/uploads/prime-world-defenders.jpg 1280w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/prime-world-defenders-300x169.jpg 300w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/prime-world-defenders-1024x576.jpg 1024w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>8. <a href="http://store.steampowered.com/app/296490/">GemCraft &#8211; Chasing Shadows</a>: Tower Defence sevip de Gemcraft&#8217;ı bilmeyen insan sayısı çok azdır. Hatta türün bir çok seveni tarafından Gemcraft en iyi tower defence oyunudur. <a href="http://armorgames.com/play/1716/gemcraft">Ücretsiz versiyonu</a>nu yıllar önce oynamıştım. Çok ısınamadım. Yıllar sonra oyun steam&#8217;e geldi ve bir şans daha vermek istedim. Öncelikle steam versiyonu herhangi bir grafik kalitesi yükseltilmeden flash versiyonun doğrudan aktarımı. En azından ben oynarken bu hissi aldım. Çünkü flash olarak oynarken ortalama diyebileceğimiz görüntü kalitesi steam&#8217;deki tam ekran versiyonda pikselleşiyor. En azından grafiklerde bir iyileştirme olmalıydı diye düşünüyorum. Yine de türün önde gelen oyunlarından biridir. Steam&#8217;de 18 TL etikete sahip.</p>
<p><a href="http://oziloz.com/wp-content/uploads/gemcraft.jpg" data-rel="lightbox-image-7" data-rl_title="" data-rl_caption="" title=""><img loading="lazy" decoding="async" src="http://oziloz.com/wp-content/uploads/gemcraft.jpg" alt="gemcraft" width="655" height="501" class="aligncenter size-full wp-image-627" srcset="https://oziloz.com/wp-content/uploads/gemcraft.jpg 655w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/gemcraft-300x229.jpg 300w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></a></p><p>The post <a href="https://oziloz.com/tower-defence-turu-oyunlar/">Tower Defence Türü Oyunlar</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oziloz.com/tower-defence-turu-oyunlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">603</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Als miyim?</title>
		<link>https://oziloz.com/als-miyim/</link>
					<comments>https://oziloz.com/als-miyim/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oziloz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Feb 2014 00:52:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[als]]></category>
		<category><![CDATA[Amyotrofik lateral skleroz]]></category>
		<category><![CDATA[emg]]></category>
		<category><![CDATA[hipokondri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oziloz.com/?p=554</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazıyı okuyacak olanlar kelimenin ne anlama geldiğini çok iyi biliyordur ancak ben yine de bir tanım yazayım. ALS&#8217;nin açılımı &#8220;Amyotrofik lateral skleroz&#8221; ya da bilindik uzun adıyla &#8220;Motor Nöron&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://oziloz.com/als-miyim/">Als miyim?</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıyı okuyacak olanlar kelimenin ne anlama geldiğini çok iyi biliyordur ancak ben yine de bir tanım yazayım. ALS&#8217;nin açılımı &#8220;Amyotrofik lateral skleroz&#8221; ya da bilindik uzun adıyla &#8220;Motor Nöron hastalığı&#8221;. Tedavisi olmayan bu hastalıkta kasları kontrol eden motor sinir hücreleri yavaş ama geri dönülemez şekilde ölüyor ve sonucunda kasların işlevsiz kalmasına, erimesine yol açarak hastayı yatalak ediyor. Kollar, bacaklar ve gövde kaslarının işlevsiz kalmasından öte yutkunma ve solunum kasları etkilenmeye başlayınca hastalık ölümcül hale geliyor. Bu duruma gelen hastaların yapay solunum desteği alması gerekiyor. Görülme sıklığı 100 bin kişide 1-1.5 olan hastalık için hayatta kalma oranı ortalama 3-5 yıl arasındadır. Yapay solunum desteği sorunsuz sağlanabilen hastalar uzun yıllar yaşayabilmektedir. Bu hastalığa sahip en ünlü kişi fizikçi Stephen Hawking&#8217;dir ve 50 yıldır bu hastalıkla yaşamaya devam etmektedir. Konuyla ilgili daha geniş bilgi için:</p>
<ul>
<li><a title="Wikipedia" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Amyotrofik_lateral_skleroz">Wikipedia</a></li>
<li><a title="ALS-MNH Derneği" href="http://www.als.org.tr/">ALS-MNH Derneği</a></li>
<li><a title="ALSMND Alliance" href="http://www.alsmndalliance.org/">ALSMND Alliance</a></li>
<li><a title="ALS Forums" href="http://www.alsforums.com/forum/">ALS Forums</a></li>
</ul>
<p>Tarih 2010 ağustosunu gösterirken güzel bir tatilden dönmüştük. Her şey yolundaydı. Bir gün bacağımda bir gariplik hissettim. Sağ baldırım seğiriyordu. O zamanlar kendimi (vücudumu) dinleyen birisi olduğum için tüm dikkatim de bacağıma yönelmişti. Ertesi gün de seğirme geçmeyince hayatımın en büyük hatalarından birini yaptım ve dr.google&#8217;a (bildiğimiz google arama motoru) &#8220;seğirme&#8221; kelimesini yazdım. Ta taaa.. &#8220;ALS belirtisi&#8221; . Birisi bana &#8220;o kelime hayatının dönüm noktası olacak&#8221; deseydi ne de güzel gülerdim. Altı üstü bir arama eylemiydi değil mi? Değilmiş..</p>
<p>Seğirme kelimesi beni ALS belirtilerine çıkarınca ALS&#8217;nin okuduğum diğer belirtileri de vücudumda ortaya çıkmaya başladı. Örneğin &#8220;ALS hastaları sık esner&#8221; gibi bir belirtinin ertesi gününde 30 defa esniyordum. Ya da ALS hastalarının bacakları, ayakları soğuk olur yazıyorsa benim de öyle oluyordu. Ya da ne bileyim kulak çınlaması, kolay irkilme.. Bunların hepsi bende vardı. O halde als olmalıydım. Hiç unutmadığım bir an var ki o da seğirme tiplerini araştırdığım gündü. Doğru ya da yanlış hâla bilmiyorum ancak okuduğumda ALS seğirmelerinin &#8220;pop&#8221; denilecek abartılı seğirmelerden çok gözle görülmeyecek ya da çok az farkedilecek &#8220;solucan hareketi&#8221; şeklinde olduğunu öğrenmiştim. Bilin bakalım ne oldu? Ertesi güne bu tip seğirmelerle uyandım.</p>
<p>Araştırmalarımda ilk durağım ALS-MNH derneği oldu. İlk olarak sadece okuyarak geçirdiğim günlerden sonra bir konu açmaya karar verdim. 2 Eylül 2010 tarihinde <a href="http://www.als.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=3446">Anksiyete / Hipokondriyazis / ALS</a> başlıklı bir konu açtım. Şu an forumun en populer başlıklarından bir tanesi. Bunun sebebi de Türkiye&#8217;de ve dünyada azımsanmayacak kadar çok kişi als olduğundan şüpheleniyor. Hastalığın ilerleyiş şekli dehşeti artırıyor. Kanser, kalp krizi gibi hastalıklar ALS&#8217;nin yanında biraz daha düşük vahamete sahip. Açtığım bu konudan şahsımı bulan pek çok insan oldu. Arkadaş olduklarım oldu. Gerçekten yardıma muhtaç halde oluyor insan ve onların yaşadıklarını daha önce yaşadığım için tamamen empatik bir şekilde yaklaşabiliyorum.</p>
<p>Als olduğum düşüncesi artık kafamda net olarak oturmaya başlamıştı. Bir anlamda kaderimi kabullenir pozisyondaydım. Bu süreçte özellikle yabancı sayfalarda belirtileri, teşhis metodlarını ve tedavileri çok araştırdım. Hani bir nörolog olmak istesem konu hakkında bu kadar araştırma yapmazdım. Normal yaşamımda çalışkan bir insan değilimdir. 6 Eylül 2010&#8217;da Medhelp sayfalarında <a href="http://www.medhelp.org/posts/ALS/What-is-my-disease/show/1337225">What is my disease?</a> başlıklı sorum 7 Eylül 2010 tarihinde <a href="http://www.patientslikeme.com/forum/als/topics/81154">aynı şekilde</a> patients like me adlı sitenin forum bölümüne Tipacow adlı kullanıcı tarafından eklendi (özel mesaj ile sormuştu). 19 Eylül 2010 tarihinde ise ALS/MND forumlarında <a href="http://www.alsforums.com/forum/do-i-have-als-als/13190-terrible-hypochondria-what.html">Terrible hypochondria or what?</a> başlıklı bir konu açtım.</p>
<p>2 Eylül &#8211; 19 Eylül arasında 4 farklı sitede açtığım konular yaşadığım dehşetin adeta birer kanıtı. Bir an önce bir cevap istiyordum. Evet ya da hayır. Ama kimse doktor değildi ve kimse monitörün arkasından teşhis koyamazdı.</p>
<p>2010 Eylül ayında 5 farklı nöroloğa gidip 2 defa EMG çekildim. Aldığım teşhisler Hipokondri, anksiyete -ki öncesinde 2 yıl anksiyete ve panik atak ile uğraşmıştım- , B12 vitamin eksikliği ve magnezyum eksiliği oldu. B12 için 5 iğne, anksiyete için cymbalta ve magnezyum için de suda eriyen tablet kullandım. Hiç biri işe yaramadı. Çünkü asıl tedavi yolu kimyasal değil zihinseldi..</p>
<p>EMG sonuçlarımın ikisi de temizdi, tomografi, kan testleri bir sürü test test test.. Hepsi normaldi. Tam rahatlayacaktım ki bir şey oldu. İkinci kez çekildiğim EMG&#8217;de işlemi yapan kişi bacağımın bir noktasında problem farketti. Fakat aynı noktayı ikinci kontrolünde bu sorunu göremedi. Emg&#8217;de belirli vücut kaslarına ince bir iğne sokularak kasların aktiviteleri izleniyor (Karnımdan ve çenemden bile iğne soktular). Tüm sonuçlar normalken o tek belli belirsiz nokta ALS&#8217;ye tekrar tutunmama sebep oldu. Neden sorun çıkmıştı? Neden ilkinde vardı ve ikincisinde yoktu? Belki aynı noktaya sokmamıştı.. İğneyi..</p>
<p>Bu sürecin ardından derin bir depresyona girdim. Yaklaşık 1 sene boyunca hiç ama hiç bir şey beni mutlu etmiyordu. Tam 1 senemi bu kaygıya harcadım. Bu süreçte tabi araştırmayı da bırakmıyordum. Süreç, alsyi dışlamaya dönüyordu. BFS&#8217;yi (Benign Fasciculation syndrome) araştırmaya başladım. <a href="http://www.aboutbfs.com/forums/">Aboutbfs</a> adında bir forum buldum ve orada yazılanları okudum. Bu dönemde kişi belirtilerini normalleştirmeye çalışıyor.. Ancak bu, ALS&#8217;yi yeterince benimseyince oluşuyor. Yani olmadığınız bu hastalığı varmış gibi kabul edip ona göre yaşayınca.. Teşhis almasanız bile..</p>
<p>2011 yılında araştırmayı bırakmaya karar verdim. Çünkü farkettim ki araştırdıkça daha kötü oluyorum. Tamamen bırakmadım. ALS-MNH derneğinin forum sitesini takip etmeye devam ettim. Patientslikeme&#8217;de sahip olduğunuz hastalığın gidişatını takip edebildiğiniz bir sistem yapmışlar. Orada da bilgilerimi güncellemeye devam ettim. Ve sonunda farkettim ki belirtiler değişse de hastalıkta herhangi bir ilerleme yok. Araştırmayı iyice azaltınca normal yaşama dönmeye başladım. Kaygım, ciddi düzeyde azaldı. Belirtilerin bacağımdaki seğirme dışında hepsi yok oldu (Bacağım bugün bile seğiriyor). 2012 yılında ise tamamen normale döndüm. Olmayan bir hastalıkla varmış gibi 1.5 yıl geçirdim.. Buna tıp dilinde hipokondri ya da çağa uygun olarak siberkondri deniyor.</p>
<p>Uzun ve yorucu bir hikayeydi benimkisi. Aslında anlatılacak daha çok şey vardır ama ben bu yazıyı başka sebeplerle yazdım. Eminim benim yaşadığım şeylerin henüz başında olan bir çok insan var. Ve onlara tavsiyelerim olacak. Madde madde yazacağım ki kolay okunabilsin..</p>
<ol>
<ol>
<li>Kaygılısın, korkuyorsun. &#8220;Önümde yaşayacağım daha uzun yıllar varken nerden çıktı bu illet?&#8221; diyorsun. Korkma, bu sayfayı okuyan yüz bininci kişi değilsen ALS değilsin.</li>
<li>İlk yapman gereken doktora gitmek. Gerekirse EMG için ısrar etmektir (Benim ilk doktorum EMG çekmemekte ısrar etmişti). ALS teşhisi klinik muayene ve EMG ile koyulur. Doktorun sana ALS değilsin dediyse ona inan. Gerçekten inan. Belki görememiştir deme. Düşün. Yüz binde bir kişide görülen hastalığı doktorunun kaçırma olasılığı yok. Kaçırdıysa bence sevin çünkü çok talihli bir insansın. Şaka. Doktoruna inan. O doğruyu söylüyor. İlk gittiğim doktorum bana hipokondri demişti. Ondan sonra 4 doktora daha gittim. Sonucu biliyorsun.</li>
<li>Doktora gittikten sonra yapman gereken ikinci şey araştırmayı bırakmak. Tamamen bırakmak. Hiç bir şekilde ne google, ne başka bir sitede yaşadığın belirtileri araştırma. Çünkü hangi belirtiyle karşılaşırsan bir süre sonra o belirtiyi yaşayacaksın.</li>
<li>Seğirme ALS&#8217;nin ayırt edici belirtisi değildir ve seğirmelerin büyük çoğunluğu zararsızdır. Hatta okuduğum sitelerde birisi &#8220;vücudun otomatik masaj sistemi&#8221; şeklinde esprisini yapmıştı. Boşver seğirsin bacağın kolun. Hala yürüyebiliyorsun, yiyebiliyorsun.</li>
<li>Vücudunu dinlemeyi bırak. Bunun bir sonu yok. Vücudun çalışma şeklini görsen nasıl yaşadığına inanamazsın. Bırak o işini yapsın</li>
<li>Eminim yukarıda saydığım maddeler sende yeterince işe yaramayacaktır. Doktorunu dinlemeyeceksin, araştırmayı bırakmayacaksın ve vücudunu dinlemeye devam edeceksin. O zaman araştırdığım testlerden bazılarını söyleyeyim. Kavanoz açmak, anahtar çevirmek, araba sürmek, yerden bir cisim kaldırmak, tek ayağının üzerinde durmak.. Bunlardan herhangi birini yapıyorsan ALS değilsin.</li>
<li>Hayatına devam et. Çünkü ALS bile olsan yapacak bir şey yok. Ne kadar kaliteli zaman geçirirsen, senin için o kadar iyi</li>
</ol>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kafanızdaki sorulara cevap bulmak isterseniz yorum bölümü açıktır. Sağlıklı, alssiz günler..</p>
<p><del>21/04/2014 tarihli ekleme: Als korkusu yaşadığım yıllarda okuduğum bir yazı dizisi bana çok yardımcı olmuştu. İngilizcesi olan arkadaşlara muhakkak tavsiye ederim:</del></p>
<p><del><a title="Muscle Twitching: Is it ALS or Anxiety or BFS? Best Information for Terrified People" href="http://voices.yahoo.com/muscle-twitching-als-anxiety-2073717.html?cat=70">Muscle Twitching: Is it ALS or Anxiety or BFS? Best Information for Terrified People</a></del></p>
<p><del><strong>Not</strong>: Yukarıdaki bağlantı içerisinde verilen bağlantılarda hata var. Oradaki bağlantılara ulaşmak için: <a href="http://voices.yahoo.com/twitching-muscle-series-part-1-muscle-twitches-450438.html?cat=70">1</a> <a href="http://voices.yahoo.com/twitching-muscle-series-part-5-muscle-twitching-451183.html?cat=68">2</a> <a href="http://voices.yahoo.com/muscle-twitching-help-foot-drop-strength-test-for-1472503.html?cat=70">3</a> <a href="http://voices.yahoo.com/twitching-muscles-als-panic-tests-finger-muscle-1397495.html?cat=50">4</a> <a href="http://voices.yahoo.com/twitching-muscle-series-part-6-information-will-450456.html?cat=70">5</a> <a href="http://voices.yahoo.com/twitching-muscles-know-muscle-twitching-1262155.html?cat=70">6</a> <a href="http://voices.yahoo.com/twitching-muscles-exercise-routines-cause-846623.html?cat=50">7</a> <a href="http://voices.yahoo.com/muscle-twitching-why-feel-good-twitching-1397477.html?cat=70">8</a> <a href="http://voices.yahoo.com/triceps-muscle-twitching-1894938.html?cat=5">9</a></del></p>
<p><strong>Güncelleme</strong>: Maalesef yukarıdaki linkler ölmüş. Bunun yerine bulduğum başka benzer bağlantılar:</p>
<p><a href="http://www.scarysymptoms.com/2012/02/muscle-twitching-help-foot-drop.html">Twitching Muscles: Great Foot Drop Strength Tests</a><br />
<a href="http://www.scarysymptoms.com/2012/01/twitching-muscles-als-panic-great-tests.html">Muscle Twitching in Fingers? ALS Fear? Strength Tests</a></p><p>The post <a href="https://oziloz.com/als-miyim/">Als miyim?</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oziloz.com/als-miyim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>25964</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">554</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kısa Filmleri Neden Sevmeliyiz?</title>
		<link>https://oziloz.com/kisa-filmleri-neden-sevmeliyiz/</link>
					<comments>https://oziloz.com/kisa-filmleri-neden-sevmeliyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oziloz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Feb 2014 21:12:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema - TV]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[kısa film]]></category>
		<category><![CDATA[short film]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oziloz.com/?p=562</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kısa filmleri sevmek için pek çok nedenimiz var. Dahası bu filmleri, onları çekenleri, oynayanları, emeği geçenleri bilmeliyiz. Bu kişiler bilinmeyi, farkedilmeyi hak eden insanlar. Çünkü herhangi bir karşılık beklemeden, beğenilme&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://oziloz.com/kisa-filmleri-neden-sevmeliyiz/">Kısa Filmleri Neden Sevmeliyiz?</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oziloz.com/wp-content/uploads/short-films.jpg" data-rel="lightbox-image-0" data-rl_title="" data-rl_caption="" title=""><img loading="lazy" decoding="async" src="http://oziloz.com/wp-content/uploads/short-films.jpg" alt="short-films" width="960" height="370" class="aligncenter size-full wp-image-570" srcset="https://oziloz.com/wp-content/uploads/short-films.jpg 960w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/short-films-300x115.jpg 300w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></a><br />
Kısa filmleri sevmek için pek çok nedenimiz var. Dahası bu filmleri, onları çekenleri, oynayanları, emeği geçenleri bilmeliyiz. Bu kişiler bilinmeyi, farkedilmeyi hak eden insanlar. Çünkü herhangi bir karşılık beklemeden, beğenilme dışında -ki bu da hepsinde mevut değil- bir kaygı taşımadan, keyif için, hobi adına bu işi yapıyorlar. Neden sevmeliyiz konusunu maddeler halinde açıklayayım:</p>
<ol>
<li><strong>Maddi kaygıların olmaması:</strong> İlk ve en önemli sebep filme emek verenlerin maddi kaygılarının olmaması. Bu işi hobi ve keyif için yapanların yanı sıra hedefler arasında tabi ki daha yukarılara tırmanmak var. Tanınmak, farkedilmek ve uzun metraj sektörüne geçebilmek gibi. Kendisine bu yönde hedef belirleyen insanlar kısa filmlerle geçirdiği süreci olabildiğince kaliteli iş çıkarmaya harcıyor. Bunun sonucunda da gişe kaygısı ile çekilen kötü filmler yerini kısa ama kaliteli filmlere bırakıyor.</li>
<li><strong>Amatör ruh:</strong> Severiz aslında amatör ruhla yapılan işleri. Çünkü bir samimiyet, gerçeklik, bizdenlik barındırır. Kısa filmlerde rol bir yerde kendisini doğaçlamaya bırakabiliyor. Tamamen senaryo dışına çıkmaktan bahsetmiyorum tabi ki.</li>
<li><strong>Ücretsiz olması:</strong> Kısa filmleri asıl çekici yapan faktörlerin başında herhangi bir ücret ödenmesine gerek kalmaması. Yasal bir şekilde ücretsiz film izliyoruz.</li>
<li><strong>İsteyen herkesin üretebilmesi:</strong> Aslında bu madde bir avantaj mı yoksa dezavantaj mı tam karar veremedim. Elimize en basidinden bir cep telefonu ya da kamera alıp kendi filmimizi çekme imkanımız varken işin izleyici tarafına geçince pusula tam tersini gösteriyor. Ücretsiz ve amatör olduğu biliniyor olsa da bazı kısa filmleri izlemek gerçekten sabır istiyor. Bu konuda kısa film çekecek olanlara bir tavsiyem var. Çektiğiniz &#8220;şeyi&#8221; önce kendiniz beğenin. Oturup 2-3 defa izleyin ve &#8220;bu filmi bir başkası çekse izler miydim?&#8221; sorusunu sorun. Cevabınız evetse sorun yok.</li>
<li><strong>Zaman Tasarrufu:</strong> Son dakikada listeye giren bir madde. Kısa filmler ortalama olarak 5 ile 15 dakika arasında oluyor. Uzun metraj bir film ise en az 1.5 saat. Film izlemeyi seviyorsunuz ancak vaktiniz yok. Neden kısa film izlemeyesiniz? Öyle kısa filmler var ki bir uzun metrajın sizde yaratamayacağı etkiyi yaratıyor. Aklıma ilk gelen bir örnek korku türünde filmler çeken <a href="http://www.youtube.com/channel/UCBNz2Lb0P1uF8vDmOOdaDwQ">Drew Daywalt</a>. Günümüzde kaliteli bir korku filmi izlemek adeta mucize. Drew Daywalt&#8217;ın kısa ama çarpıcı filmlerine bir göz atınca uzun metraj korku filmi izlememize neredeyse gerek kalmıyor.<br />
</p>
<p>Yukarıda saydığım beş ya da dört buçuk madde kısa filmleri sevmemiz için fazlasıyla yeterli. Türkiye&#8217;de aslında dikkate değer bir kısa film sektörü mevcut. Çok kaliteli filmler var. Tek handikapımız arabeske yatkın kültürümüzden dolayı filmlerimiz ağırlıklı olarak dram ya da aşk konusuna sahip. Türkiye&#8217;de çekilen kısa filmlerin % 90&#8217;ı aşk ya da dram üzerine. Bir diğer eksiklik de animasyon türünde kısa filmler. Çok ama çok nadir olarak yerli animasyon kısa filmlere rastlayabiliyoruz. Mevcut olanların da süresi 1 ya da 2 dakikadan öteye gidemiyor.</p>
<p>Sonuca bağlarsak kısa filmleri sevelim. Kısa filme gönül verenleri de sevelim. Film sektöründe bütün yönetmenler, oyuncular işe kısa film ile başlamıştır. Geleceğin yönetmenleri ve oyuncuları bu sektörde farkedilmeyi bekliyor.</p><p>The post <a href="https://oziloz.com/kisa-filmleri-neden-sevmeliyiz/">Kısa Filmleri Neden Sevmeliyiz?</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oziloz.com/kisa-filmleri-neden-sevmeliyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">562</post-id>	</item>
		<item>
		<title>True Detective</title>
		<link>https://oziloz.com/true-detective/</link>
					<comments>https://oziloz.com/true-detective/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oziloz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jan 2014 22:33:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema - TV]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[HBO]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oziloz.com/?p=558</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarihler 2013&#8217;ün son çeyreğini gösterirken yüzyılın en iyi suç dizilerinden biri sona ermişti. IMDB&#8217;nin en iyi diziler kategorisinin zirvesinde yer alan Breaking Bad sona erince dizi sektörü suç mevzusunda adeta&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://oziloz.com/true-detective/">True Detective</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihler 2013&#8217;ün son çeyreğini gösterirken yüzyılın en iyi suç dizilerinden biri sona ermişti. IMDB&#8217;nin en iyi diziler kategorisinin zirvesinde yer alan Breaking Bad sona erince dizi sektörü suç mevzusunda adeta boşluğa düşmüştü ki <strong>HBO</strong> (Game of Thrones, True Blood) yapımı True Detective imdada yetişti. </p>
<p><a href="http://oziloz.com/wp-content/uploads/True-Detective-Tease-Woody.jpg" data-rel="lightbox-image-0" data-rl_title="" data-rl_caption="" title=""><img loading="lazy" decoding="async" src="http://oziloz.com/wp-content/uploads/True-Detective-Tease-Woody-202x300.jpg" alt="True-Detective-Tease-Woody" width="202" height="300" class="alignright size-medium wp-image-564" srcset="https://oziloz.com/wp-content/uploads/True-Detective-Tease-Woody-202x300.jpg 202w, https://oziloz.com/wp-content/uploads/True-Detective-Tease-Woody.jpg 630w" sizes="(max-width: 202px) 100vw, 202px" /></a></p>
<p>True Detective; iki zıt karakterli dedektifin cinayet araştırmasını anlatıyor. Rust Cohle karakteriyle <strong>Matthew McConaughey</strong>, Martin Hart karakteriyle <strong>Woody Harrelson</strong> başrollerde. Dizi, geçmişte işlenen ve çözülen bir cinayetin benzerinin günümüzde de yaşanması sonucu o dönemin iki dedektifinin anlattıklarıyla şekilleniyor. </p>
<p>Dizinin genç senaristi <strong>Nic Pizzolatto</strong>&#8216;nun -The Killing&#8217;in 2 bölümünü yazması dışında- ilk işi ve bu ilk işte şimdilik gayet başarılı görünüyor. Yönetmen <strong>Cary Fukunaga</strong>, daha önce 2011 yapımı Jane Eyre&#8217;ı yönetmişti. Dizi başarılı sinematografisi ile de öne çıkıyor ki bunun da arkasında <strong>Adam Arkapaw</strong> bulunuyor. Kısaca dizinin tüm yönetim kadrosunun ilk ciddi işi gibi görünüyor.</p>
<p>Karakterlerden biraz bahsedecek olursak; McConaughey&#8217;in canlandırdığı <strong>Rust Cohle</strong> karakteri sektörde kült olabilecek bir karizmaya sahip. Karakteri kendi cümleleriyle tanıtmak gerekirse; &#8220;beni pesimist olarak tanımlıyorlar ancak ben kendime realist derim&#8221;. Elinden sigarası düşmeyen Rust, aynı zamanda hap bağımlısı. Geceleri uyuyamayan bir kişi ve yine kendi ifadesiyle &#8220;ben uyumam sadece rüya görürüm&#8221;. 4 sene evli kaldıktan sonra 2 yaşındaki kızını kaybeden ve neticesinde boşanan bir karakter. Olayları iyi analiz edip suçlularla empati kurabiliyor.</p>
<p>Diğer dedektif Martin Hart bana tipik Türk insanını anımsattı. Evli ve iki çocuk babası Martin, din konusunda bağnaz, kendisine karşı korkak bir görüntü çiziyor. Tanrı inancı varmış gibi tanrıyı savunsa da dini ritüeller ve inancın yaşam tarzı ile hiç bir ilgisi olmayan, eşini aldatan ama eşinin kendisini aldatma ihtimalinden bile deliye dönen tam bir Türk erkeği. Türk erkeği deyimine takılmayın aslında bu coğrafyadan bahsediyorum.. Irksal değil coğrafi olarak şekillenen karakterlere sahibiz. Martin, işinde başarılı, saygı duyulan bir dedektif. Rust&#8217;ın aksine çevresinin söylediklerini son derece önemseyen ve hayatını buna göre şekillendiren birisi.</p>
<p>True Detective son derece can sıkıcı bir atmosfere sahip. Bunu olumsuzluk olarak algılamayın hikaye ile birebir örtüşüyor. Türü içerisinde düşük bir aksiyon dozuna sahip. Dizi daha çok akılda kalıcı replikler ve muazzam diyalogları ile izleyiciyi kendine bağlıyor. </p>
<p>Dizi ABD&#8217;nin Louisiana eyaletinde geçiyor. Düşük eğitim seviyesi ve obez halkı ile bilinen bir eyalet. Filmde de bunun izleri çok güzel yansıtılmış. Özellikle Rust karakerinin yaptığı eleştiriler  takdire şayan. Müziklerine de değinmek gerekir. Dizinin jeneriği bir HBO klasiği olarak son derece başarılı. Jenerik müziği olarak <strong>The Handsome Family</strong> adlı grubun <strong>Far From Any Road</strong> şarkısı seçilmiş ki yine dört dörtlük bir seçim. </p>
<p><center><iframe loading="lazy" width="640" height="360" src="//www.youtube.com/embed/FxXRkqXfhYM?rel=0" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></center></p><p>The post <a href="https://oziloz.com/true-detective/">True Detective</a> first appeared on <a href="https://oziloz.com">oziloz.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oziloz.com/true-detective/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">558</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
