<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Sağlık Diyet Şifa</title>
	
	<link>http://www.mebahis.com</link>
	<description>Modern tıp ile hastalıklara çareler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jan 2012 11:56:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/saglikdiyet" /><feedburner:info uri="saglikdiyet" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><feedburner:browserFriendly></feedburner:browserFriendly><item>
		<title>Evde çiçeklerin sağlığa etkisi</title>
		<link>http://www.mebahis.com/evde-ciceklerin-sagliga-etkisi</link>
		<comments>http://www.mebahis.com/evde-ciceklerin-sagliga-etkisi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 11:52:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Konular]]></category>
		<category><![CDATA[Alternatif tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlığa Zararlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mebahis.com/?p=11546</guid>
		<description><![CDATA[Evlerde yetiştirilen süs bitkilerinin insan sağlığına olumlu ve olumsuz etkileri..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Havayı temizleyici etkileri:</strong> Bazı bitkiler hakkında havayı temizliyor söylentileri gerçektir ama bitkiler daima esintiye ihtiyaç duyar. Yani evlerde hayatta kalabilmeleri zordur, hayatta kalsalar bile nefes alıp vermeleri çok yavaştır. Ayrıca havayı temizlemeyi başarabilmeleri için çok sayıda bitkiye ihtiyaç var.<br />
Ayrıntılı bilgi: <a title="hava temizleyen bitkiler" href="http://www.bitkivecicek.com/havasi-temizleyen-bitkiler-hangileri">Hava temizleyen bitkiler</a></p>
<p><strong>Peki bitkiler gece oksijen tüketiyor mu?</strong> Evet ama o kadar azdır ki, yatak odanızın tamamı bitkilerle doldurulsa, tümünün gece tüketecekleri oksijen ancak küçük bir serçenin tüketeceği kadardır hatta ondan bile azdır. Yani hiçbir zararı yok.<br />
Ayrıntılı bilgi: <a title="bitkiler gece oksijen tüketir mi" href="http://www.bitkivecicek.com/bitkiler-gece-odanin-oksijenini-tuketir-mi">Bitkiler gece oksijen tüketir mi?</a></p>
<p><strong>Radyasyonu alır mı?</strong> Radyasyon ışık gibi ve ses gibi hareket eder. Anında her yere yayılan bir şeydir. Bitkilerin bu konuda yapabileceği en küçük bir şey yoktur. Kim ne derse desin inanmayın. Radyasyon sigara dumanı gibi bir şey değil ki bitkiler çeksin alsın. Bazen televizyonlarda bilim adamı diye konuşanlar bile saçmalıyor. Onlar bile bile yalan söylüyor: amaçları süs bitkileri sektörüne biraz olsun katkı sağlamaktır.<br />
Ayrıntılı bilgi: <a title="kaktüs radyasyonu almaz" href="http://www.bitkivecicek.com/kaktus-radyasyonu-onler-mi#comment-7575">Kaktüs ve radyasyon</a></p>
<p><strong>Evde bitkilerin zararlarına gelince:</strong></p>
<p><strong>1- Süs bitkilerinin birçoğu zehirlidir.</strong> Birkaç istisnası var o kadar. Onun için, her şeyi kemiren ısıran yemeye çalışan bebekleriniz varsa çok dikkatli olmalısınız. Zehir, gerçekten zehir söz konusu. Öldürür.<br />
Ayrıntılı bilgi: <a title="zehirli süs bitkileri" href="http://www.bitkivecicek.com/zehirli-bitkiler">Süs bitkileri niçin zehirlidir</a></p>
<p><strong>2- Alerji:</strong> Saksılarda toprak yüzeyinde oluşan küflerden havaya karışan tozlar bazı insanlarda alerjiye sebep olabilir. Ama hiç duymadım. Yine de siz evde fazla sayıda saksıda süs bitkisi bulunduruyorsanız evinizi sık sık havalandırın. Hem sık havalandırılma ve esinti bitkilerin sağlıklı gelişebilmesi için şarttır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mebahis.com/evde-ciceklerin-sagliga-etkisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SGK hastaların tedavi süreçlerini takibe alıyor</title>
		<link>http://www.mebahis.com/sgk-hastalarin-tedavi-sureclerini-takibe-aliyor</link>
		<comments>http://www.mebahis.com/sgk-hastalarin-tedavi-sureclerini-takibe-aliyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 May 2011 00:41:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Konular]]></category>
		<category><![CDATA[Doktorlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mebahis.com/?p=11544</guid>
		<description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu uzun süreli tedavi gerektiren hastaları izlemeye almayı kararlaştırdı. Hastaların kullandığı ilaçlar ve doktorlar takibe alınacak, iyileşemeyen hastanın evine gidilip ilaçlara müdahale edilecekmiş.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal Güvenlik Kurumu uzun süreli tedavi gerektiren hastaları izlemeye almayı kararlaştırdı. Hastaların kullandığı ilaçlar ve doktorlar takibe alınacak, iyileşemeyen hastanın evine gidilip ilaçlara müdahale edilecekmiş.</p>
<p>Niçin? Uzun zamandır benim dile getirdiğim, annemi öldürmeleri gibi müthiş çirkinliklerin giderilmesi için mi? Hayır! İnsanların sağlığı için sanmıştım, meğer devletin gelirleri &#8211; giderleri içinmiş. Çünkü 3 milyarlık kayıp varmış.</p>
<p>Gazetelerde çıkan haberden ilgili kısım aynen şöyle:<br />
Sosyal Güvenlik Kurumu yeni sistemle karaciğer, böbrek yetmezliği, diyabet, hepatit, KOAH gibi uzun süreli tedavi gerektiren hastaları izlemeye alacak. SGK, bu hastaların kullandığı ilaçları ve doktorlarını bilgisayar ortamında takip edecek. Hastalığın seyrine ilişkin günlük kayıt tutulacak. İyileşme görülmüyorsa hastaların evlerine kadar giderek kullandığı ilaçlara müdahale edilebilecek. Böylece en uygun tedavi bulunarak, devletin ilaç giderleri azaltılacak. (<a rel="nofollow" href="http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2011/05/25/sgk-hasta-ziyaretinde" target="_blank">» haberin tümü</a>)</p>
<p>Yani bütün mesele “Devletin ilaç giderlerini azaltmak”mış. İnsanların pisi pisine ölmeleri hiç de umurlarında değilmiş.</p>
<p>Bu arada benden başkalarının gündeme getirmediği Türkiye gerçeklerinden birinin bu haberle nasıl kesin bir şekilde teyit edilmiş olduğunu görüyorsunuz. Yani hastane yönetimleri ve doktorlar ilaç firmalarından aldıkları yüksek primler karşılığında insanların sağlıklarını hiç önemsemeden bol bol ilaç verirler.</p>
<p>Neyse, bu yine de iyi bir haber. En azından devletin hastane yönetimleri tarafından soyulmaması uğruna insan sağlığına biraz olsun değer verilecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mebahis.com/sgk-hastalarin-tedavi-sureclerini-takibe-aliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devlet ölüm oranlarını arttırmak için neler yapıyor?</title>
		<link>http://www.mebahis.com/devlet-olum-oranlarini-arttirmak-icin-neler-yapiyor</link>
		<comments>http://www.mebahis.com/devlet-olum-oranlarini-arttirmak-icin-neler-yapiyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Apr 2011 23:11:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Konular]]></category>
		<category><![CDATA[Alternatif tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Tiroid]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mebahis.com/?p=11540</guid>
		<description><![CDATA[Dünya ekonomi uzmanlarının her ülkenin maliye banklıklarına ve ilgili birimlerine verdikleri gizli tavsiyeler arasında hastaların ve yaşlıların ölüm oranlarını arttırıcı şeyler yapılması tavsiyeleri vardır. Amaç işsizliğe güya biraz olsun çözüm getirmek ve emekli maaşı ödemelerinde azalmaların olmasıymış. Bu tür insanlık ayıbı dehşetli uygulamalar ne yazık ki Türkiye'de de olduğunu iddia eden çevreler var.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya ekonomi uzmanlarının her ülkenin maliye bakanlıklarına ve ilgili birimlerine verdikleri gizli tavsiyeler arasında hastaların ve yaşlıların ölüm oranlarını arttırıcı şeyler yapılması tavsiyeleri olduğunu iddia eden çevreler var.<br />
Bilgiyi Okan Bayülgen’in programında Ali Tezel, şifalı bitkilerle tedavi hakkında çok ciddi olarak, üstüne basa basa anlattı. Amaç işsizliğe güya biraz olsun çözüm getirmek ve emekli maaşı ödemelerinde azalmaların olması gibi beklentilermiş. Bu tür insanlık ayıbı dehşetli uygulamalar, şarlatan şifalı otçuların serbestçe televizyonlarda tanıtılmaları ve övülmeleri, hayvancılık sektöründe kimyasallı yemlerin kullanılması, GDO&#8217;lu ürünler, hastane acil servislerinde yaşlı hastalara başka ne gibi rahatsızlık var kontrol etmeden tansiyon düşürmek için idrar söktürücü iğneler vesaire yoluyla  ne yazık ki Türkiye&#8217;de de görülüyor; kasıltlı mıdır kasıtlı değil midir yorum sizin.</p>
<h2>1- Şifalı bitkilerle tedavi şarlatanlığına kasıtlı teşvik</h2>
<p>Televizyonlardaki <a href="http://www.mebahis.com/alternatif-tip-atesle-oynamak-gibi">şarlatan otçuları</a> dinlerseniz nasıl yanıltıcı bilgiler verdiklerini görürsünüz. Tabii konu edilen hastalıklar ve ilaçları hakkında bilginiz varsa.</p>
<p>Sadece bir örnek vereyim:<br />
Filan bitkiyi guatr hastaları kullanmalıymış. Guatr tiroid bezinin fonksiyonları ile ilgilidir başlıca iki guruba ayrılır: Tiroit bezlerinin yavaş çalışması ve hızlı çalışması. Hızlı çalışıyorsa (<a href="http://www.mebahis.com/zehirli-guatr-nedir-nasil-bir-hastaliktir">zehirli guatr</a>) yavaşlatmak gerekir. Yavaş çalışıyorsa hızlandırmak gerekir. Mesele burada. <span style="color: #800080;"><strong>Televizyonlarda ahkam kesen şarlatan otçular bundan bahsetmez. Bahsetsinler veya bahsetmesinler, yaptıkları iş tıp ilmine alternatif olmaları sebebiyle cinayet derecesinde büyük suçtur ama devletin işine geliyor yasaklamıyor.</strong></span> Adamın tiroit bezi hızlı ise hızlandıran bitkileri kullanacak, ölecek. Eğer yavaş ise bilmeden zaten yavaşlatıcı etkisi olan bitkileri kullanacak ölecek.</p>
<p>Bir hastalık için gerçekten doğru bitki kullanılsa bile yine zararlı. Birincisi, doz ayarlamak kesinlikle mümkün değil. İkincisi, hasta ilaç kullanıyorsa o ilaçtaki maddeleri ihtiva eden bitkiler ilaç dozajını arttıracak ve hasta ölecek.</p>
<p>İlaç kullananlar yanlış bitkiyi kullansa bu sefer bitkideki maddeler ilacın etkisini yok edecek, hasta iyileşemeyecek ölecek.</p>
<h2>2- Yaşlı hastalara hastanelerde aşırı yıpratıcı tedavi(!)</h2>
<p>Devletin ve hastanelerin ölüm oranlarını arttırmada başka yolları da var. Daha önce yazmıştım gerçi ama meselenin bu boyutunu hiç bilmiyordum.</p>
<p>Kısaca şöyle anlatayım: Özellikle acil servislerde yaşlı hastalar hiç eksik olmaz. Bunların hemen <strong>tansiyon</strong>ları ölçülür biraz yüksek ise derhal <a href="http://www.mebahis.com/lasix-idrar-sokucu-igneleri-devlet-hastanelerinin-para-makinesi">idrar sökücü Lasix vb ilaçlardan</a> iğneyle şırınga edilir. O idrar söktürücü ilaçlar aslında sadece <a href="http://www.mebahis.com/4-tehlikeli-kilo-verme-metodu">idrar söktürücü</a> değildir, adı öyle  çıkmış. Esas etkisi bünyeye muazzam oranda sıvı kaybettirmektir. Hastanın tansiyonu böylece düşüyor ve acil servis doktorları hasta yakınlarına hiçbir tembihte bulunmadan hastayı eve gönderirler. Yaşlı kişinin başka bir hastalığı var mı diye kontrol etmezler.</p>
<p><strong>Sıvı kaybı yaşlıları fazlasıyla yıpratır. Yaşlıların bünyesi ani ve yoğun sıvı kaybını kaldıramaz. </strong>Her yaşlıya uygulanan lasix, o yaşlılarda kesinlikle ve kesinlikle önemli derecede büyük hasar bırakır. En kötü etkilenen organlar beyin ve böbreklerdir. Çünkü organların hayati önem taşıyan elektrolitli sıvıları yok olmuştur.</p>
<p><strong>Yaşlılarda Lasix ilacının zararını azaltmak için:</strong> İlk 24 saat boyunca hastanın uyumasına çok az izin verilmeli, bu sırada bünyesinin kaybettiği sıvıyı, vitaminleri ve mineralleri hastaya kazandırmaya çalışılmalı. Bunun için yapılacak en iyi şey, bir doktora danışarak aşırı sıvı kaybı için yaşlı hastalara gereken iyi bir serumu sağlamaktır. En iyi yol budur. Mümkün değilse besleyici değeri yüksek ve özellikle &#8220;sıvı&#8221; gıdalar hastaya düzenli aralıklarla yedirilmeli içirilmeli. Ayrıca haddinden fazla olmamak şartıyla çok su içirilmeli. Yaşlı hasta ilk 24 saati böyle atlatırsa aşırı sıvı kaybının zararları en aza iner.</p>
<p>Bu aslında hastanenin görevidir. Lasix iğnesi yapılmış yaşlı hastaları hastane yönetimi kendisi bir gün özel bakımda ve gözetimde tutarak gereken telafiyi sağlamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mebahis.com/devlet-olum-oranlarini-arttirmak-icin-neler-yapiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meğer sedef hastasıymışım!</title>
		<link>http://www.mebahis.com/meger-sedef-hastasiymisim</link>
		<comments>http://www.mebahis.com/meger-sedef-hastasiymisim#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Jan 2011 02:24:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Konular]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt - Deri]]></category>
		<category><![CDATA[İyi Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mebahis.com/?p=11426</guid>
		<description><![CDATA[Sedef hastalığı insanlarda psikolojik sıkıntılar + bağışıklık sistemindeki birtakım yanlış tepkiselliklerle ortaya çıkar. Deri dokularında yer yer hızlı yapılanmalar olur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Neredeyse çocukluğumdan beri egzama filan sandığım şeyler meğer sedefmiş. Gerçi iyi ki bilmiyormuşum yoksa herhalde bütün vücudum sedef dökerdi. Bilmediğim için sağlığıma temizliğime dikkat ettim hem sedef yayılmadı hem bazıları geçti. En şiddetlisi sağ dizimin yan tarafında. Diğerleri önemli değil. Arada bir görünüp kaybolurlar.</p>
<p><strong>1- Sedef hastalığı (psoriasis) insanlarda psikolojik sıkıntılar + bağışıklık sistemindeki birtakım yanlış tepkiselliklerle ortaya çıkar:</strong> Kaplıca vesaire yerlere gitmek, bence sıkıntılı askerlere verilen hava değişimi izninin faydası gibi bir fayda sağlar. Belki daha önemlisi, suda beklemekle sedefli yerler yumuşuyor ve dökülmesi gereken deri tabakası suya karışıp gidiyor. Hasta iyileştiğini sanıyor, büyük moral buluyor. Psikolojik etki ile iyileşenler de vardır. <span style="text-decoration: underline;">Sedef sorununuz rahatsız edici boyutlarda ise konunun uzmanı bir doktora görünün, tedavisi mümkündür.</span></p>
<p><strong>2- Sedef hastalığında deri dokularında yer yer hızlı yapılanmalar , üst üste birikimler olur.</strong> En üst hücre tabakası fazlalık halini alır, kurur ve kaşıntıya sebep olur, sedef hastası kişi temizliğe dikkat etmezse o deri pullarının arasında bakteriler ürer ve daha fazla kaşıntı olur.</p>
<p>Hangi tür sedef hastalığı olursa olsun sebepleri aslında gıda eksikliğinden ve sıkıntılardandır diye düşünüyorum. Sedef hastaları şifalı gıdaları arayıp bulmalı ve temiz havada düzenli spor yapmalıdır. Bunun yanı sıra temizlik ve sık sık yıkanma çok iyi fayda sağlar.</p>
<p><strong>Sedef hastalarına iyi gelebilecek benim tavsiye edeceğim şifalı gıdalar şunlar:</strong><br />
dağlık tepelik ve hep yeşilliklerle dolu bölgelerde sınırsızca özgür, serbest bırakılarak yetiştirilen tavukların yumurtası ve aynı doğal ortamlarda yine özgür bırakılarak beslenen keçilerin sütü. Bu iki gıda maddesi dünyada eşine rastlanamaz şifalılığa sahiptir. Bağışıklık sistemimizi düzenleyecek, hataları giderecek besinler bunlardır. Ayrıca balık yağı dokuların yenilenmesinde, tazelenmesinde, yepyeni ve sağlıklı doku yapılanmalarında çok faydalıdır. Son olarak taze zeytinyağı ve bal tavsiye ederim. Bütün bunlar yenilecek, bir yerinize sürmeyeceksiniz.</p>
<p><strong>Fazla kaşınan sedefli yerlerinize</strong> arpacık iltihabı için kullanılan göz pomadından sürmelisiniz. İçinde ne gibi maddeler varsa sedefli yerlere çok iyi geliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mebahis.com/meger-sedef-hastasiymisim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilinçaltı terapisi ile panikatak ve depresyon geçer mi?</title>
		<link>http://www.mebahis.com/bilincalti-terapisi-ile-panikatak-ve-depresyon-gecer-mi</link>
		<comments>http://www.mebahis.com/bilincalti-terapisi-ile-panikatak-ve-depresyon-gecer-mi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2010 19:26:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Konular]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji - Psikiyatri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mebahis.com/?p=11419</guid>
		<description><![CDATA[Geçmesi, hastalığın niteliğine bağlıdır. Beyinde oluşan arazlar yüzünden veya hormonal dengesizlikler yüzünden oluşan davranış bozukluklarının çözümü ancak psikiyatri tedavisi ile mümkün olabilir. Psikologların, NLP uzmanlarının veya bilinçaltı terapistlerinin yapabileceği hiçbir şey yoktur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçmesi, hastalığın niteliğine bağlıdır. Beyinde oluşan arazlar yüzünden veya hormonal dengesizlikler yüzünden oluşan davranış bozukluklarının çözümü ancak psikiyatri tedavisi ile mümkün olabilir. Psikologların, NLP uzmanlarının veya bilinçaltı terapistlerinin yapabileceği hiçbir şey yoktur. Ancak psikiyatr doktorun gerekli görüp yönlendirmesiyle diğer kişilere başvurulmalıdır.</p>
<p>Paniakatak için yapabilecekleri bir şey olmadığı gibi ayrıca psikologlar ve diğerleri çok para istiyor. Bunlara para yetiştirebilmek ancak maddi durumu çok yüksek olan insanların yapabileceği bir şeydir. Asgari ücretle geçinen biri bütün maaşını verse bile parası yetmez. Bir aylık maaş, masrafların belki beşte birine yetebilir.</p>
<p><a href="http://www.mebahis.com/panik-atak-psikolojik-degil">Panik atak sorunu</a> olanlar psikologlarla, terapistlerle vakit ve para kaybetmemeli. Her şeyden önce devlet hastanelerinin psikiyatri servislerinde tedaviye başlamaları gerekir. Depresyon tedavisi ise uzun yıllar sürse de sonuç vermiyor. Psikologlara para kazandırmaktan başka bir işe yaramaz. İnsan bu konuda kendi kendisinin doktoru olmalı. Bilinçaltı terapisi, nlp vs. uygulamaları belki depresyona faydalı olabilir.</p>
<p><strong>Panikatak gibi “Öncelikli olarak psikiyatri tedavisi” gerektiren ruh sağlığı bozukluklarına benim takviyeci tavsiyelerim – aynı zamanda depresyon için:</strong><br />
1- <a href="http://www.mebahis.com/sifa-kaynaklari-en-etkili-sifali-gidalar">Şifalı yiyeceklerden</a> yemeniz. Doktorlar pek sözünü etmiyor ama bazı besinler insan psikolojisini gerçekten oldukça olumlu yönde müthiş etkileyebiliyor. En başta fındık, içinde birçok tür B vitamini var, beyne faydalı. Sonra ceviz, bunlardan her gün belirli miktarda yemelisiniz. Bir de her mevsimde bulmak mümkün değil ama bazı köylerde devamlı dışarda serbest yetiştirilen tavukların yumurtaları tahmin edemeyeceğiniz kadar faydalı ve “şifalı”dır.</p>
<p>2- Kendinize “üstünde severek çalışmaktan kendinizi alamayacağınız” bir uğraşı edinmeniz.. Ve bu uğraşı ile hobidaşlar edinip onlarla paylaşımlarda bulunabilirseniz birçok sıkıntınızı unutacaksınız, hatta o sıkıntıları hatırlamakta zorluk bile çekersiniz. İnsanlarla sevgi ve heyecan dolu paylaşımlarda bulunmak ilaç gibi etkilidir.</p>
<p>3- Dindarlık: Özellikle itikat bilgilerini “edinmek” akıl ve ruh sağlığına bir gıdadır diye biliyorum. Örneğin, en dindarlarımızın bile ilgilenmeye gerek duymadığı meselelerden meleklerin özelliklerinin, peygamberlerin sıfatlarının sadece ne olduğu değil, ayrıntılı açıklamaları ve benzeri konuları araştırıp okumak anlamaya çalışmak. Yani imanın 6 şartı var diyoruz ya, onları tek tek tafsilatıyla okumak (ezberlemek değil) anlamaya çalışarak arada sırada okumak insanın manevi gıdalarındandır.</p>
<p>4- Elimizden geldiğince hayır işlerinde bulunmak da büyük bir “huzur” ve mutluluk kaynaklarındandır. Her hayır hasenat işi maddi imkân gerektirmiyor. Bir kimsesizi arayıp sormak, yalnızlarla ilgilenmek, yaşlıları ve hastaları küçük bir çiçek alıp ziyaret etmek onları teselli etmek gibi. Hatta peygamber efendimiz “Güler yüz de bir sadakadır” demiş. Pozitif olmak, insanlara / hayvanlara / bitkilere iyi davranmak ve sadaka vermek birçok belaları sıkıntıları başımızdan savar.</p>
<p>5- Evde kedi beslemek: Peygamber efendimizin sünnetlerindendir. Kedi olan evde başka bir huzur havası olur. Stresi gidermede kedilerin büyük bir etkisi vardır.</p>
<p>Bu anlattıklarımı inşallah uygulayabilirsiniz. Allahın izniyle faydasını göreceğinizden eminim. Allah sabredenlerle beraberdir ayetini de hep düşünün ve sabredin. Madem sabrediyorum o halde Allah gerçekten benimle deyin. İnşallah bütün bunların büyük faydasını göreceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mebahis.com/bilincalti-terapisi-ile-panikatak-ve-depresyon-gecer-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su, çay, kahve kilo aldırır mı?</title>
		<link>http://www.mebahis.com/su-cay-kahve-kilo-aldirir-mi</link>
		<comments>http://www.mebahis.com/su-cay-kahve-kilo-aldirir-mi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Nov 2010 23:16:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[İyi Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlığa Zararlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mebahis.com/?p=11417</guid>
		<description><![CDATA[İnsan, bilinçli bir şekilde beslenme ihtiyaçlarına dikkat edip her canının istediğini yemez içmezse kilo alması ancak hareketsizliğe ve bazı hormonsal bozukluklara bağlıdır. Abur cubur beslenmede kalorisi düşük gıdaların kilo aldırmayacağı sanılır. Yanlış bir inanç. Kalorinin düşük olması her şey değildir. O yiyeceklerin kalorisi gibi pH derecesi de düşük ise, o zaman onlar yüksek kalorili yiyeceklerden bile daha fazla kilo almanıza sebep olurlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan, bilinçli bir şekilde beslenme ihtiyaçlarına dikkat edip her canının istediğini yemez içmezse kilo alması ancak hareketsizliğe ve bazı hormonsal bozukluklara bağlıdır. Abur cubur beslenmede kalorisi düşük gıdaların kilo aldırmayacağı sanılır. Yanlış bir inanç. Kalorinin düşük olması her şey değildir. O yiyeceklerin kalorisi gibi pH derecesi de düşük ise, o zaman onlar yüksek kalorili yiyeceklerden bile daha fazla kilo almanıza sebep olurlar.</p>
<p><strong>Büyük düşmanlarımız en yakınımızda</strong><br />
Çayda ve kahvede bitkisel asitler vardır. Gereğinden fazla çay ve kahve içmekle, pH derecesi düşük (yani asitli) sıvı tüketimimiz fazlalaşır, bu da kilo almamıza sebep olur. Çünkü insan bünyesi, yediği içtiği şeylerdeki asitlilik çok fazla olduğunda yağları depolamaya girişir. Sonuçta kilo alırız. <span style="text-decoration: underline;">Aslında, çayın ve kahvenin faydası zararından daha çok.</span> Hepten bırakalım demiyorum. Sadece azaltmalıyız, aşırıya gitmemeliyiz.</p>
<p><strong>Ölçü nedir?</strong><br />
pH 7 nötr, daha düşüğü asitli, daha yükseği alkalinlidir. pH derecesi aralıkları çok hassastır.  Mesela 7,2 bile çok şeyi değiştirir. Küçümsenecek bir rakam değil. Faydası olur. Bunu göz önünde bulundurarak, günlük beslenme rejiminde pH derecesi 7&#8242;den daha yüksek (alkalinli) gıdalara yeterince ağırlık verip dengeyi sağlarsak kilo alma risklerimizi azaltmış oluruz.</p>
<p><strong>Zararı &#8220;bir&#8221; yoldan değil</strong><br />
İnsan kanının pH değeri hafif yüksektir ve bünye bunu titizlikle korumaya çalışır. Biz eğer pH değeri oldukça düşük olan çayı kahveyi ve diğer meşrubatları fazla tüketirsek bünyemiz bir de bunun için fazladan çaba harcamak zorunda kalır. Bu bir yana, yan etkileri, vücutta yağ depolama faaliyetlerinin artması gibi şeylerdir. Öte yandan, yine pH düşük yiyecekleri içecekleri çok fazlaca tüketmemiz sonucu bağışıklık sistemimizde de dengesizlik baş gösterir. Bunun sonucunda sedef hastalığı gibi sebepsiz görünen alerjik reaksiyonlar baş gösterir. Alerjik tepkiler olmasa bile, <a href="http://www.mebahis.com/kortizol-etkisi-ile-stresin-sismanlatmasi">kortizol</a> hormonunun dengesi bozulur. Buna zaten stres de yol açıyor. Stresten ve/veya pH değeri düşük içeceklerden dolayı artan kortizol da bünyenin besin ve yağ depolamasına sebep olur. Yani fazlaca düşkün olduğumuz çay, kahve, kola gibi pH değeri düşük içecekler yüzünden birkaç farklı yolla kilo alıp dururuz.</p>
<p><strong>Dengelemek için musluk suyu en etkili ve en kolay çözüm</strong><br />
Yiyeceklerimizin çoğunda pH düşüktür. Dengeyi sağlamak için her zaman pH değeri yüksek gıda bulamayız. O halde hiç olmazsa çayı kahveyi kolayı gazozu azaltalım ve alkalin değeri yüksek su bol bol içelim. Musluk sularımız genelde kireçlidir, pH yüksektir. Eğer belediyeniz içilebilir garantisi veriyorsa sağlığınız için bol bol musluk suyu için.</p>
<p><strong>Şeker yerine yapay tatlandırıcı kullanmak sadece bir kandırmaca</strong><br />
Şeker yerine kalorisiz tatlandırıcı ile içilen çaylar kahveler, light cola, zero bilmem ne içeceklerden de (fazlasından) uzak durmamız gerektiğini anlamış bulunuyoruz. Bu tür içeceklerin pH derecelerinin düşük olması şekerli olması kadar tehlikelidir bunu iyi bilelim.</p>
<p><strong>Çaysız kahvesiz de olmuyor</strong><br />
Söz konusu içeceklere hepten elveda dememiz şart değil. Sadece elimizden geldiğince azaltmalıyız. Mesela kahvaltıda, beş çayında birkaç bardak çay, günde bir veya iki fincan Türk usulü kahve, akşam yemeklerinde bir bardak kola ile yetinmeliyiz. Bunlardan fazlası pH düşüklüğü açısından zarardır. <span style="text-decoration: underline;">İçecek olarak en çok alkalin değeri yüksek su içmeliyiz.</span></p>
<p><strong>Ellerinizde pet şişe, her yerde su içiyorsunuz ama&#8230;</strong><br />
O &#8220;marka&#8221; suların pH derecelerine dikkat edin (üstlerinde yazıyor). 7&#8242;den yüksek ise çok iyi. Daha azsa kilo almanıza yardım ediyor demektir. Kilo almak istemiyorsanız içtiğiniz suya bile dikkat edeceksiniz!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mebahis.com/su-cay-kahve-kilo-aldirir-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şifa kaynakları – en etkili şifalı gıdalar</title>
		<link>http://www.mebahis.com/sifa-kaynaklari-en-etkili-sifali-gidalar</link>
		<comments>http://www.mebahis.com/sifa-kaynaklari-en-etkili-sifali-gidalar#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 06:46:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Konular]]></category>
		<category><![CDATA[İyi Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mebahis.com/?p=11414</guid>
		<description><![CDATA[Unutmayalım ki Allah şifası olmayan dert yaratmamıştır. Hangi hastalığın şifası nerededir, birçoğu bilimsel olarak bulunmuştur; onlarda elbette sadece doktorlara başvuracağız. Çaresi bulunmamış dertlerde ise hastalığa teslim olmayalım. Ayrıca herkesin şifası aynı şeyde bulunmayabilir. Bismillah deyip aramaya başlayan kişi o şifayı bulur. Aşağıda kesinlikle şifalı olduğuna inandığım gıda maddelerinin listesini veriyorum. Açıklamaları da okumanızı tavsiye ederim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Unutmayalım ki Allah şifası olmayan dert yaratmamıştır. Hangi hastalığın şifası nerededir, birçoğu bilimsel olarak bulunmuştur; onlarda elbette sadece doktorlara başvuracağız. Çaresi bulunmamış dertlerde ise hastalığa teslim olmayalım. Ayrıca herkesin şifası aynı şeyde bulunmayabilir. Bismillah deyip aramaya başlayan kişi o şifayı bulur.</p>
<p>Aşağıda kesinlikle şifalı olduğuna inandığım gıda maddelerinin listesini veriyorum. Açıklamaları da okumanızı tavsiye ederim.</p>
<p><strong>1- Gerçek organik yumurta</strong><br />
Piyasada organik yumurta diye satılan yumurtalar gerçekte organik değildir, hiç alakası yoktur inanmayın. Verimli toprakları olan, yeşilliği bol yerlerde “tamamen özgür” olarak yetiştirilen tavukların yumurtalarında hem bedensel hem manevi dertlerinize hiç ummadığınız şekilde şifa bulabilirsiniz. Yurdumuzda çoğu köylük yerlerde tavuklar dışarı serbest bırakılır; onlara sahipleri sadece az miktarda buğday vb. tahıllardan verir ama tavuklar yetinmez, bol bol gezinirler bünyeleri neye ihtiyaç duyuyorsa onları arar bulurlar. Onların yumurtalarının şifalı olmasına sebep budur; yani doğal ortamlarda özgürce dolaşıp neleri yiyeceklerine kendilerinin karar vermeleri.. Bu imkâna sahip tavukların yumurtalarından çıkan civcivlerin bağışıklık sistemlerinin son derece sağlıklı, son derece güçlü olduğu bilimsel olarak tespit edilmiştir. Gerçek organik yumurta her mevsim bulunmaz. En çok ilkbaharda ve yaz mevsiminin ilk yarısında olur.</p>
<p><strong>2- Balık yağı ve taze zeytinyağı</strong><br />
İnsan bünyesinde bazı şeyler zamanla tükeniyor. Kimde ne zaman tükenir, bunun yaşı yok. O tükenen maddeler yüzünden bazı dertlere muzdarip olabiliriz. Baş gösteren sorunlardan en yaygını, bağışıklık sistemimizin güç kaybetmesidir veya dengesinin bozulmasıdır. Mesela sık sık gribe yakalanmak gibi veya çeşitli alerjilere tutulmak gibi. O eksilen maddelerin telafisi ise ancak balık yağı ile ve zeytinyağı ile mümkündür, bir de elbette yukarda anlattığım türden yumurtalarla.<br />
Balık yağının ayrıca şu faydası var: Tahrip olmuş dokuların süratle yenilenmesinde muazzam faydalıdır. Herhangi bir ilaç kullanmayan kişilerin günde bir tatlı kaşığı balık yağını C vitaminli bir meyve (özellikle kivi) eşliğinde yutmaları gerekir. İlaç kullananlar doktora danışmadan balık yağı almamalılar, zararı olabilir.</p>
<p>Zeytinyağını taze olarak her gün her fırsatta özellikle çiğ olarak, salatalara karıştırarak ve bazı baharatlar eşliğinde ekmeği banarak yemelisiniz.</p>
<p><strong>3- Özellikle “dağlarda” serbest bırakılan keçilerin sütü</strong><br />
Aynen tavuklar gibi keçiler de yiyecek konusunda acayip araştırıcıdır. Uygun yerlerde serbest bırakılırsa geniş bir bölgeyi merakla dolaşırlar bin bir çeşit şey yerler. Yediklerinin hemen hepsi bitkisel olsa gerek. Ama bilemeyiz, belki tavuklar gibi onlar da gerekli gördükleri topraklardan, böceklerden yiyor olabilirler. En azından bazı kayaları yalamayı sevdiklerini biliyoruz. Neyi gerekli görüyorlarsa, muhakkak onların sütünün şifalılığını arttırıyordur. En azından tertemiz dağların şifalı bitkilerini yiyorlar.</p>
<p><strong>4- Bal</strong><br />
Bal, elde edildiği bölgeye göre değişik maddeler içerir. Nerenin balının hangi hastalığa çare olacağı bilinmez. Bal çeşitlerinden denemelisiniz. Küçük bir kavanozdan günde bir iki kaşık yeseniz, bitince başka bir bal çeşidine devam etseniz, belki birinden birinin mucizevi bir ektisi olabilir ve birçok faydasını görebilirsiniz.</p>
<p><strong>5- Organik tarım ürünü her çeşit sebze ve meyve</strong><br />
Her ne kadar organik dense de, özellikle sebzeler için güvenmemeli. Zira insanoğlunun devamlı işlediği toprakların pek organikliği kalmıyor. Siz kendiniz, imkânınız varsa arada bir kırlık dağlık yerlerde geziye çıkarak ebegümeci, labada, hindiba, karahindiba (radika), kazayağı, madımak gibi bildiğiniz yenilebilir otları tamamen doğal ortamlardan bulup onlardan da yemelisiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mebahis.com/sifa-kaynaklari-en-etkili-sifali-gidalar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sauna etkisi veren giysilerle bol ter atarak zayıflamak</title>
		<link>http://www.mebahis.com/sauna-etkisi-veren-giysilerle-bol-ter-atarak-zayiflamak</link>
		<comments>http://www.mebahis.com/sauna-etkisi-veren-giysilerle-bol-ter-atarak-zayiflamak#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 09:14:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[İyi Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji - Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlığa Zararlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mebahis.com/?p=11412</guid>
		<description><![CDATA[Gereksiz yere devamlı ter atmak bünyenin ihtiyacı olan pek çok şeyi de beraberinde götürür. Telafi etmek için kayıp şeyleri içeren yiyeceklerden içeceklerden yemek içmek gerekir. Devamlı ter atmak yerine devamlı hareketli olmayı tercih etmelisiniz. Boğazınızı tutun canınızın istediği her şeyi mideye indirmeyin. Aşırı kilolu olsanız bile diyet yapma çalışmalarınızda ilkeniz şu olmalı: "Ben kilolarımdan çok memnunum. Zayıflamaya çalışmıyorum. Amacım bu kilonun üstüne çıkmamak."]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her şeyden önce, “zayıflamak için” devamlı aşırı terlemenin yanlış olduğunu belirteyim. Gereksiz yere devamlı ter atmak bünyenin ihtiyacı olan pek çok şeyi de beraberinde götürür. Telafi etmek için kayıp şeyleri içeren yiyeceklerden içeceklerden yemek içmek gerekir. Bunlar genelde o maddelerin yanı sıra bol kalori içerir. Bir kısırdöngü içine girersiniz. Siz istemeseniz bile insan biyoritmi bünyenin ihtiyacı olan şeylerin bulunduğu yiyeceklere içeceklere karşı müthiş bir iştah oluşturur. Hamile kadınların aşermesi gibi bir hale düşer ve kendinizi engelleyemezsiniz o yiyecekleri içecekleri tüketirsiniz. Kendinizi engelleyebilseniz bu daha kötü. Bünyenizi ihtiyacı olduğu önemli maddelerden alıkoymakla hiç akla gelmedik hastalıklara davetiye çıkarıyorsunuz.</p>
<p><strong>Devamlı ter atmak yerine devamlı hareketli olmayı tercih etmelisiniz. Boğazınızı tutun canınızın istediği her şeyi mideye indirmeyin.</strong> Metabolizmanız yaş ilerledikçe yavaşlar. Yaşınız ilerledikçe daha fazla hareketli olmak “zorundasınız”. Hem yaşlanmayla beraber kaslarda erimeler incelmeler azalmalar baş gösterir. Önlem için kasları hareket ettirici kültürfizik hareketlerini düzenli olarak yapmak “zorundasınız”. Hatta yüz kaslarınızı bile düşünün. Bu alışkanlıkları 30 yaşına girer girmez edinmelisiniz. Yaşlanmayı beklemeyin.</p>
<p><strong>Bol hareketlilik, düzenli spor, aerobik, dengeli beslenmek, hayatı sevmek, eşi dostu sık ziyaret etmek, boş durmamak, insanlara emirler yağdırmak yerine herkesten fazla hizmet etmek sizi genç tutar sağlıklı ve mutlu kılar.</strong></p>
<p>Bir de tığ gibi zayıf olma takıntınızdan kurtulun. Herkesin dikkatini çeken bir şey var: Biraz kilolu insanlar çok daha rahat, keyifli, neşeli, pozitif enerji dolu oluyor. Zayıf insanlar genelde asabi, hırçın, huysuz, yaşam enerjisi düşük ve negatif oluyor. Balık etinde iseniz bunu sorun olarak görmeyin. Yapmanız gereken şey çok hareketli olup yediğinize içtiğinize dikkat etmektir, o kadar. Yani zayıflamaya değil daha fazla kilo almamaya çalışın mutlu olun. <strong>Aşırı kilolu olsanız bile diyet yapma çalışmalarınızda ilkeniz şu olmalı: &#8220;Ben kilolarımdan çok memnunum. Zayıflamaya çalışmıyorum. Amacım bu kilonun üstüne çıkmamak.&#8221;</strong> Böylece &#8220;kilo verecek miyim, ne kadar zayıfladım acaba&#8221; gibi yüksek stres veren düşüncelere kendinizi hiç kaptırmazsanız diyetinize seve seve devam edersiniz, diyet yapmaktan keyif alırsınız. Diyete alışıp kiloluluk takıntılarınızdan kurtulsanız işte o zaman bünyeniz biyoritminiz stresin verdiği baskıların etkisinde olmayacağı için kilo verme sürecine girer, bu modda başarı ile devam eder.</p>
<p>Çevrenizi fiziğinizle değil kişiliğinizle etkileyin. Kitap okuyun, insanları iyi gözlemleyin, az konuşun çok dinleyin dikkatle dinleyin muhatabınızın ne dediğini değil ne demek istediğini tam anlamaya gayret edin. Etkileyici insanlar dinlemeyi ve özellikle “anlamayı” bilen insanlardır.<br />
Bakın bu çok önemli. Fiziğiniz ne kadar mükemmel olursa olsun, bir insan size bir şey anlatmaya çalışıyorken “ben de şunu şunu anlatayım” mücadelesine girmeyin; bunu yaptığımız takdirde gerçekten çok itici oluyoruz. Bu “pis” huy bizim toplumumuzda neredeyse herkeste var. Onun için insanlarımız birbirine hem itici oluyor hem birbirinden kaçar oluyor. Sonuçta “ben niçin bağlayıcı olamıyorum” diye düşüne düşüne bütün suçu dış görünümlerine yüklüyorlar. Oysa hiç alakası yok.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mebahis.com/sauna-etkisi-veren-giysilerle-bol-ter-atarak-zayiflamak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Organ mafyalarının taktikleri ve kolay kurbanları</title>
		<link>http://www.mebahis.com/organ-mafyalarinin-taktikleri-ve-kolay-kurbanlari</link>
		<comments>http://www.mebahis.com/organ-mafyalarinin-taktikleri-ve-kolay-kurbanlari#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 01:05:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Konular]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda katkı maddeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlığa Zararlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mebahis.com/?p=11410</guid>
		<description><![CDATA[Organ mafyası Türkiye’de faaliyette. Organlar dış ülkelere satıldığı gibi içerden de müşteri bulunabilir. 75 milyona yakın ve çoğunluğu eğitimsiz olan nüfusuyla Türkiye organ mafyası her açıdan elverişli özellikler taşıyor. Sadece çocuklarımız, yaşlılarımız ve aylak cahillerimiz değil, her birimiz tehlike altındayız. İşin daha da kötü yanı, bu mafya işini çok dikkatli yapıyor hiçbir iz bırakmıyor, dolayısıyla yakalanmıyorlar. Bize de bu durumda çok tedbirli olmak düşüyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bizim çocukluğumuzda annelerimiz babalarımız cinsi sapıklardan bizi korumak için sokakta tanımadığımız hiç kimseden hiçbir şey almamamızı, onlardan uzak durmamızı, hatta okul arkadaşlarımızın evlerine bile gitmememizi öğütlerdi. Şimdi ise çocuklar hatta yetişkinler için bu tehlikeli insanlara bir de organ mafyası elemanları katıldı.</p>
<p><strong>En kolay kurbanlar </strong><br />
En kolay kurbanlar çay bahçelerinde veya parklarda banklarda tek başına oturan kişiler. Bunlarla diyaloga girilir, bisküvi, ayran, çay gibi şeyler ikram edilir. Öldürücü düzeyde uyuşturucu, bayıltıcı madde içeren bu ikramların tesiriyle kişi kendinden geçtiği zaman arabalarına attıkları gibi ameliyathanelerine götürür organlarını alırlar, cesedi yok ederler.</p>
<p>Gözümüzü dört açalım. Tek başına dolaşmayı, tanımadığı insanlarla sohbet etmeyi seven yakınlarımızı ve arkadaşlarımızı büyük bir ciddiyetle uyaralım. Çocuklarımıza bunları önemle anlatalım.</p>
<p><strong>Uçkuruna düşkün, zinadan çekinmeyen erkekler de kolay av</strong><br />
Bunlar için yem olarak genç ve alımlı kadınlar kızlar kullanılır. Kurbanlar barlarda kolayca bulunuyor ve uygun bir yere götürülerek icaplarına bakılıyor. Zinaya düşkün arkadaşlarımızı uyaralım!</p>
<p><strong>Hainlerin başka bir yolu</strong><br />
Yaşlı bir kadın veya erkek caddede sokakta karşıdan karşıya geçmek için yardım ister. Kolunuza girer. Yürürken cildinize bayıltıcı veya bütün sinirleri felç edici bir ilaç enjekte eder. Olduğunuz yere yığılırsınız. O sırada diğer elemanlar hızla gelir sizi arabayla alır götürür. Her an her birimizin başına gelebilecek bir tehlike.<br />
<strong>Peki tedbirli olacağız diye yaşlılara yardım etmeyelim mi?</strong><br />
Yardım edelim ama en fazla yarım metre mesafede olarak, uzak durarak, hiç temas etmeden karşıdan karşıya geçmelerine eşlik edelim o kadar.</p>
<p><strong>Sokaklarda başıboş oynayan çocuklar</strong><br />
Zaman geçtikçe kayıp çocuk vakaları artıyor. Bunlardan çoğu organ mafyası kurbanı olmuştur. Çocuklar küçük, hafif ve kuvvetsiz oldukları için tenha bir köşede bir çırpıda arabaya alıp kaçırabiliyorlar. Bütün aramalara rağmen bu çocukların cesetleri bulunamıyor. Mafya iz bırakmamakta çok usta.</p>
<p><strong>Tek başına gezen yaşlılar</strong><br />
Yaşlılarımızın beyin fonksiyonlarının kalitesi düşmüştür. Çoğu alzheimer hastası olmuştur veya bu hastalığın başlangış aşamasındadırlar ve en yakınları bile anlayamamaktadır. Normal yaşlılık halleri diye geçiştirirler. Bu yaşlılar kolayca endişelendirilerek kandırılabilirler: Mesela oğlun kaza geçirdi hemen seni yanına götürelim dendiğinde hiç düşünmeden paniğe kapılıp onlara uyarlar. veya başka hikayelerle kolayca kandırılabilirler. Organ mafyası için kolay kurbanlardandır. Kayıp çocuklar gibi kayıp yaşlı vakaları da son aylarda artış gösteriyor. Yaşlılarımızı tek başlarına kesinlikle dışarı bırakmamalıyız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mebahis.com/organ-mafyalarinin-taktikleri-ve-kolay-kurbanlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lasix idrar sökücü iğneleri devlet hastanelerinin para makinesi</title>
		<link>http://www.mebahis.com/lasix-idrar-sokucu-igneleri-devlet-hastanelerinin-para-makinesi</link>
		<comments>http://www.mebahis.com/lasix-idrar-sokucu-igneleri-devlet-hastanelerinin-para-makinesi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 May 2010 04:38:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Konular]]></category>
		<category><![CDATA[Doktorlar]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç]]></category>
		<category><![CDATA[Tansiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mebahis.com/?p=11409</guid>
		<description><![CDATA[Rahmetli annemle ne zaman hastaneye acil servise gitsek doktorlar anlattıklarımı hiç ciddiye almadan hemen tansiyonunu ölçerler ve yüksek bulup tansiyonu düşürmek için hemen lasix iğnesi yaparlardı. Yarım saat bir saat ara ile tekrar tansiyon ölçerek yeterince düşmemiş diye tekrar lasix.. hatta tansiyonunu fazla yüksek bulduklarında en başta iki lasix vurduklarını da hatırlıyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rahmetli annemle ne zaman hastaneye acil servise gitsek doktorlar anlattıklarımı hiç ciddiye almadan hemen tansiyonunu ölçerler ve yüksek bulup tansiyonu düşürmek için hemen lasix iğnesi yaparlardı. Yarım saat bir saat ara ile tekrar tansiyon ölçerek yeterince düşmemiş diye tekrar lasix.. hatta tansiyonunu fazla yüksek bulduklarında en başta iki lasix vurduklarını da hatırlıyorum.<br />
<strong>Sadece anneme değil, acil servise gelen neredeyse bütün yaşlı hastalara yüksek tansiyon bahanesiyle aynı muameleyi yaptıklarına şahit olmuştum. Hasta başına en az 2 iğne diyebilirim. Tabi genel olarak.. </strong></p>
<p>Tahmin ediyorum Lasix idrar söktürücü ilaçları hastanelerin en başta gelen ve en çok para kazandıran aracıdır.<br />
Durum çok korkunç… Hastanelerde yaşlı insanlar kazanç için ve ayrıca ilaç firmalarından fazlaca pirim alabilmek için kullanılıyorlar.<br />
Bu zararlı iğneden başka, kan ve idrar tahlillerini de belirteyim. Gerekli olsun olmasın bu tahliller yapılır çünkü hastanelerde döner sermaye filan söz konusudur. Doktorlar, başhekimler, hemşireler tümü o paradan kendi hisselerini alırlar.</p>
<p>Abimle de sık sık hastanelerin acil servislerine gittiğim oluyor. Ona muamele çok daha farklı. Çünkü o yaşlı değil. Ölse ölümü şaibeli bulunabilir. Ama yaşlılar ölse kimse doktorlardan şüphelenmez.<br />
Abimden de kan tahlillerini asla eksik etmezler. Oysa şimdiye kadar hiçbir işe yaramadığından adım gibi eminim. En başta abimin panik atak geçirdiğinden emin olan doktorlar, sakinleştici bir iki uygulama için bekletirken kan tahlili de yaptırıyorlar. Sebep elbette fazladan para tırtıklamak. Böylesi rezalet canlarımızı emanet ettiğimiz tıbbi kurumlara hiç yakışmıyor.</p>
<p><strong>Lasix ilacı yaşlılar için gerçekten çok sakıncalı, ciddi anlamda tehlikeli. Çünkü bünyeye fazlaca sıvı kaybettiriyor, bunu yaşlı insanların bünyeleri kaldıramıyor. Elektrotların azalması kalp, böbrekler ve diğer iç organlarda önemli sorunlara ve hasarlara sebep olur.</strong></p>
<p><strong>Sıvı kaybı yaşlılarda geçici bilinç kaybına da yol açıyor. Beyne ciddi hasarı var. Alzaymır (Alzheimer) hastalığını sağlayabilir.</strong> Annem son üç yılda devlet hastanelerinin bu insanlık dışı uygulamaları yüzünden her seferinde bilincini yitirirdi, birkaç günde anca kendine gelirdi. Küçük olayları yazmıyorum ama üç defasında çok ciddi bilinç kaybına uğradı. Tek sebebi lasix iğneleriydi. Son altı ayında alzaymır hastalığı belirtileri başlamıştı. Sülalemizde, geçmişimizde hiç kimsede yoktur.</p>
<p>Doktorlara ne kadar ısrar ettiysem de mücadelelerim tatsız münakaşalardan başka işe yaramamıştı. Sonunda Etfal hastanesinin insani vasıflarını yitirmiş doktorlarının yüzünden annemi kaybettik. Son rahatsızlığında bütün mücadelelerime rağmen hastaneye yatıramamıştım.</p>
<p>Çaresizlik çok kötü. Paran yoksa yaşlı hastalarını devlet hastaneleri öldürür. Eski ve köklü özel hastaneler iyi ama onlar da çok para istiyor. Bu ülkede paran kadar değerin var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mebahis.com/lasix-idrar-sokucu-igneleri-devlet-hastanelerinin-para-makinesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss><!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Served from: www.mebahis.com @ 2012-01-31 00:14:19 -->

