<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2enclosuresfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>sakinkafa.com</title>
	
	<link>http://www.sakinkafa.com</link>
	<description>kafayı sakinleştirmek için</description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 May 2012 00:17:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/sakinkafa" /><feedburner:info uri="sakinkafa" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>kafayı sakinleştirmek için</itunes:subtitle><feedburner:emailServiceId>sakinkafa</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname>http://feedburner.google.com</feedburner:feedburnerHostname><item>
		<title>Sitedeki Virüs ve Çözümü Hakkında</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/RVsqBjuEJlQ/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/sitedeki-virus-ve-cozumu-hakkinda/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 00:16:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yulimeka</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çözüm merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[advanced find and replace]]></category>
		<category><![CDATA[js iframe]]></category>
		<category><![CDATA[JS Injection metodu]]></category>
		<category><![CDATA[JS:Iframe virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[JSinj kodu]]></category>
		<category><![CDATA[toplu kod değiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[toplu metin tarama]]></category>
		<category><![CDATA[unclesamm.com]]></category>
		<category><![CDATA[unclesamm.com virüs uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress iframe virüsü temizleme]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress iframe virüsünü silmek]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress virüs uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[wp iframe virüsü çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[wp trojan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=14449</guid>
		<description><![CDATA[sakinkafa.com&#8217;un ziyaretçilerinden dikkatli bir antivirüse sahip olanlar farkındalardır ki sitemiz yaklaşık 6 aydır ciddi bir şekilde enfekte olmuş durumda. İlk farkedildiği günden beri sürekli temizlenmesine yeni önlemler alınmasına rağmen teknik olarak bir virüs sayılmayan, zararlı olarak sınıflandırılan ancak bir virüsten daha tehlikeli sayılan Js-Iframe exploitinin tehdidi altında&#8230;. Bu exploit öylesine zekice tasarlanmış ki erişebildiği tüm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>sakinkafa.com&#8217;un ziyaretçilerinden dikkatli bir antivirüse sahip olanlar farkındalardır ki sitemiz yaklaşık 6 aydır ciddi bir şekilde enfekte olmuş durumda. İlk farkedildiği günden beri sürekli temizlenmesine yeni önlemler alınmasına rağmen teknik olarak bir virüs sayılmayan, zararlı olarak sınıflandırılan ancak bir virüsten daha tehlikeli sayılan Js-Iframe exploitinin tehdidi altında&#8230;. Bu exploit öylesine zekice tasarlanmış ki erişebildiği tüm dosyalara kendisini eklemiş.<span id="more-14449"></span></p>
<p>Exploitin çalışma mantığı virüslerin aksine çok basit. Virüs bulaştığı bilgisayarı öldürür, bunlar ise öldürmeden bitkisel hayata sokup süründürerek enfekte olan siteler aracılığıyla bilgisayarlara yayılıp bir botnet ağının temellerini atıyor. sakinkafa.com&#8217;a bulaşan exploit etkilediği her sayfada ziyaretçinin tarayıcısında 0 piksel en ve boyunda yani görünmeyen bir iç pencere yani iframe açarak zararlı kodların esas olarak yerleştirildiği adrese bağlanılmasını sağlıyor. Bizim durumumuzda bu Amerikalıları sevmemeyi haklı kılacak türden bir isimle &#8220;unclesamm.com&#8221; internet sitesi.</p>
<p>Velhasılı kelam ben 6 aydır tüm dosyaları tarayarak, kodları silip wordpressi güncelleştirmekten bıktım, bu exploit bulaşmaktan bıkmadı. En son &#8220;Caner&#8221; isimli bir okuycumuzun uyarısıyla tekrar bulaştığını farkettiğimiz saldırıyı kökten çözüme kavuşturmak üzere yaptığım araştırmalarım sonucunda ve bir dostumun tavsiyesiyle Wp Editörde bulunan ve kolayca resim eklemeyi sağlayan Medya butonunu kaldırmak zorunda kaldım. Tüm yazar dostlarımıza ilanen duyurulur.</p>
<p>Tüm bu kod bulma ve silme işlemlerinde itinayla kullandığım Advanced Find and Replace isimli programın yazarlarına da büyük şükran borçluyum. Kendilerini teker teker tebrik ediyor, gözlerinden öpüyorum. NŞA&#8217;da saatlerce sürecek işi saniyesinde yapmamı sağlayarak takdirimi kazandılar. Aferin çocuklar!!!</p>
<p>Kesin çözüm konusunda fikri olanlardan tavsiyelerini merakla bekliyorum.</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 0 defa okundu...</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/RVsqBjuEJlQ" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/sitedeki-virus-ve-cozumu-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/sitedeki-virus-ve-cozumu-hakkinda/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Apartmanda yaşamak</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/3cYLmVjkM20/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/apartmanda-yasamak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 08:37:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mor paspas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayattan Detaylar]]></category>
		<category><![CDATA[apartman]]></category>
		<category><![CDATA[asansör]]></category>
		<category><![CDATA[asansörde kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[gökdelen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=14442</guid>
		<description><![CDATA[1 milyon katlı bir yapının yarım milyonuncu katına taşındım. Bu yapıya apartman demek saygısızlık olur biliyorum. Lakin &#8220;gökdelen&#8221; gibi ezici ve kuvvetli bir kelimeyi daha çok hakediyor. Ama ben yine de bu yapıyı biraz mütevazi olmaya zorlayacağım ve ona &#8220;apartman&#8221; diyeceğim. Bu kelimenin kökeni İtalyanca “appartamento” sözcüğünden geliyor. Neyseki kökeni sevimli ordan biraz yırtıyor. Benim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-14443" title="dogal-apartman" src="http://www.sakinkafa.com/images/dogal-apartman-195x300.jpg" alt="" width="195" height="300" />1 milyon katlı bir yapının yarım milyonuncu katına taşındım. Bu yapıya apartman demek saygısızlık olur biliyorum. Lakin <strong>&#8220;gökdelen&#8221;</strong> gibi ezici ve kuvvetli bir kelimeyi daha çok hakediyor. Ama ben yine de bu yapıyı biraz mütevazi olmaya zorlayacağım ve ona <strong>&#8220;apartman&#8221;</strong> diyeceğim.</p>
<p>Bu kelimenin kökeni İtalyanca <strong><em>“appartamento”</em></strong> sözcüğünden geliyor. Neyseki kökeni sevimli ordan biraz yırtıyor. Benim gibi sayfiyeden gelip buraya yerleşenler için hiçbir zaman sevilecek bir yer olmayacağı da muhakkak. Zamanla buradaki yaşama alışılacak mı, evet mecburen. Ama aramızda bir bağ olmayacak sevgili okur. Bazen nefretle, sancılı bir şekilde süren ve sürecek olan ilişkimiz birkaç yazımıza malzeme olabilir. Ötesinde bir ilişki istemiyorum. Üstü kalsın. Hatta kalmasın. Üzerimde yarım milyon kat olmasın. Ama yapacak bir şey yok, zorunlu bir ilişki bizimkisi.</p>
<p>Taşındığımız ilk 2 saat içinde asansörde 10 kişi kaldı. Zaten hali hazırda 35bin milyon <span id="more-14442"></span>korkusu olan birisi olduğumdan hemen bir gözden geçirip “asansörde kalma korkum” olduğunu da hatırladım. “Vay benim halime, yazık lan bana” dedim. (Yeri gelmişken siz de bana acıyabilirsiniz, beni sevin hatta cici okur).</p>
<p>Sonunda da beklenen olay gerçekleşti. Asansörde kaldım, hatta kaldık. (Şunu da hatırladım ki bundan 3 sene önce yine yeni bir başlangıç yaparken maceramıza asansörde kalarak başlamıştık. <a href="http://www.sakinkafa.com/akip-giden-hayata-uzaktan-bir-bakis/">Meraklısı buyursun</a>.) Olay esnasında saatler gece yarısını gösteriyordu, asansöre 4 kişi binmiştik. Daha yola yeni çıkmıştık ki, çeyrek milyonuncu katta hop diye duruverdi. Ardından bir sürü tuşa bastılar. Daha önceden asansörde kalınca güvenliğin aranacağını ve onların gelip bizi kurtaracağını öğrenmiştim. Hemen heyecanla -ama aslında heyecansız kalmaya çalışacak- cep telefonuma sarıldım ve güvenliğin numarasını çevirdim. Ve kocaman ve beklenen harika bir sürpriz. Cep telefonu çekmiyor. Asansördeki diğer kişilerin de çekmiyor. Ve bizi asansörden kurtaracak kişi o sırada apartmanda olabilecek kutsal bir kurtarıcı. Ama olayın gerçekleşme saatini tekrar hatırlayalım. Gece yarısı&#8230; Ancak sabaha karşı işe ilk erken gidecek kişi tarafından fark edilip kurtarılabiliriz. Başka şansımız yok. O saate kadar sebatla bekleyebilirsek. 4 kişiye hava yeterse, çişim gelmezse, tansiyonum çıkmazsa, bayılmazsam&#8230;</p>
<p>Çok şükür ki birkaç dakikadan sonra yine tüm tuşlara basarak sonunda asansör çalıştı ve sıfırıncı kata indirdi bizi. Şimdi gel de sev bu yapıyı. Böyle tıklım tıklım insan güruhu. Sabahın 6’sında kalkıp iş yerlerine dağılıyoruz. Ki iş yerlerinin sözde modern ve robotik yapısına hiç girmiyorum. Sonra akşam oluyor. Yine eve koşturup gelip ertesi sabah morotona tekrar başlıyoruz. Arada saymadığım ve bizi sıradanlığa iten bir dünya dünyevi olayla didişiyoruz.</p>
<p>Ben sayfiyeyi özlüyorum. İçten samimi dostlarımı özlüyorum. Sokak köpeklerimi özlüyorum. Merdivenleri özlüyorum. Sen nerden çıktın bilmiyorum. Seni sevmek için sevimli adınla sesleniyorum. Sen nerden çıktın <strong><em>“appartamento”</em></strong> ?</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 1, toplam 26 defa okundu...</p>
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar<ul><li><a href="http://www.sakinkafa.com/apartmanda-yasamak/" title="kocaeli dönme dolap">kocaeli dönme dolap</a> (2)</li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/3cYLmVjkM20" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/apartmanda-yasamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/apartmanda-yasamak/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Benim doğum günüm de ee iş güç nasıl?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/1t3p1fTmIPU/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/benim-dogum-gunumde-ee-is-guc-nasil/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 May 2012 15:48:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pera</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayattan Detaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=14243</guid>
		<description><![CDATA[Benim bir sorunum var: Yazıya nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Hani bir konuşma olsa &#8216;ıııııhhmmm öhhööömmm&#8217; diyerek abzürt hareketlerle bodoslama dalarım konuya. Ama burada bu kadar uzatmak zorunda kalıyorum. Neyseki iki üç cümle oldu şimdi konuya giriyorum. Yarın benim doğum günüm! (oh be rahatladım valla haykırınca) Ee peki ne yapalım senin doğum gününse diyebilirsin sevgili okuyucu(!) 18 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Benim bir sorunum var: Yazıya nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Hani bir konuşma olsa &#8216;ıııııhhmmm öhhööömmm&#8217; diyerek abzürt hareketlerle bodoslama dalarım konuya. Ama burada bu kadar uzatmak zorunda kalıyorum. Neyseki iki üç cümle oldu şimdi konuya giriyorum. Yarın benim doğum günüm! (oh be rahatladım valla haykırınca) Ee peki ne yapalım senin doğum gününse diyebilirsin sevgili okuyucu(!) 18 yaşıma giriyorum.Hani ben böyle şeyleri önemsemezdim yok 18miş 20ymiş vs, ama bu doğum günümde bir heves ettim ki anlatamam. Nerdeyse Çırağan&#8217;da kutlayabilirdim bu doğum günümü. Fakat bu kadar heves edince aksi gitmesi gereken şeyler var. Mesela ailem yok yanımda, gittiler. Arkadaşlarım desek hepsinin ayrı ayrı işi çıktı birinin çizim kursu, diğerinin sınavları, bir başkasınında başka zımbırtısı. Kaldım mı yalnız! O zaman bu şarkı bana Sakinkafa arayıcılığıyla hediye olsun mu, olsun.<span id="more-14243"></span><br />
<a title="Alone" href="http://www.youtube.com/watch?v=6v3aTea1H0E" target="_blank">
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=6v3aTea1H0E">http://www.youtube.com/watch?v=6v3aTea1H0E</a></p>
<p></a></p>
<p>Dipnot: Ben video nasıl eklenir bilmiyorum, kızmayın bana.</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 2, toplam 71 defa okundu...</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/1t3p1fTmIPU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/benim-dogum-gunumde-ee-is-guc-nasil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/benim-dogum-gunumde-ee-is-guc-nasil/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Güzelliğin Sırrı :)</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/Y6FuKqQ3jPI/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/guzelligin-sirri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Apr 2012 08:57:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sizden Gelenler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Afacan Köşe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=14211</guid>
		<description><![CDATA[bugün 0, toplam 24 defa okundu... Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalarreklam sıfır bazen bir başlangıçtır (1)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sakinkafa.com/images/568171054.gif"><img class="aligncenter size-full wp-image-14212" title="568171054" src="http://www.sakinkafa.com/images/568171054.gif" alt="" width="480" height="360" /></a></p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 24 defa okundu...</p>
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar<ul><li><a href="http://www.sakinkafa.com/guzelligin-sirri/" title="reklam sıfır bazen bir başlangıçtır">reklam sıfır bazen bir başlangıçtır</a> (1)</li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/Y6FuKqQ3jPI" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/guzelligin-sirri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/guzelligin-sirri/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Sıfır Nedir?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/UTwMYDzVeUw/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/sifir-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 06:41:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yulimeka</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=14193</guid>
		<description><![CDATA[Sıfır nedir? diye soruyor bir reklamda&#8230; Sonrada başlıyor sıralamaya, sıfır bazen bir başlangıçtır, bazen bitiştir ve saire. Cidden sıfır nedir diye uzun uzun düşündüğümde ise vardığım sonuç şu oldu : &#8220;Sıfır imandır&#8221;. Çünkü; İnsan denen bilinçli varlığın bir şeyi bilmesi için öncelikle onun olması lâzımdır. Adı üstünde bir şeyin şey olabilmesi, zihnimizde yer bulabilmesi için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft  wp-image-14197" title="sıfır" src="http://www.sakinkafa.com/images/sıfır-300x248.jpg" alt="" width="150" height="124" />Sıfır nedir? diye soruyor bir reklamda&#8230; Sonrada başlıyor sıralamaya, sıfır bazen bir başlangıçtır, bazen bitiştir ve saire. Cidden sıfır nedir diye uzun uzun düşündüğümde ise vardığım sonuç şu oldu : &#8220;Sıfır imandır&#8221;. Çünkü;</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan denen bilinçli varlığın bir şeyi bilmesi için öncelikle onun olması lâzımdır. Adı üstünde bir şeyin şey olabilmesi, zihnimizde yer bulabilmesi için öncelikle onun &#8220;bir&#8221; olması gereklidir. Bir şeyi yokken sevemezsiniz. <span id="more-14193"></span>Buradaki yoktan kastım önce var olup sonra kaybolmak değil, hiç olmamak anlamında yok olmak. Yok olmak Allah&#8217;a mahsus bilgi alanına girer, yoklar dünyası gaybdır. Biz bir şeyi O&#8217;nun &#8220;Ol&#8221; emriyle olmasından sonra biliriz. Öncesini bilmeyiz. Bunun için &#8220;Kitab&#8221; da imanın temel şartları içerisinde &#8220;Gayb&#8221;a iman önemli bir yer tutar.</p>
<p style="text-align: justify;">Muhterem Senai Demirci ve Yusuf Özkan Özburun&#8217;un birlikte kaleme aldıkları &#8220;Tanrı Sana Küsmedi&#8221; başlıklı kitapta geçen bir pasajda şöyle diyordu : &#8220;Annen, baban, arkadaşların seni seviyorlar, ancak seni sen olmadan önce sevemezlerdi. Ancak Tanrı seni o kadar seviyor ki  seni sen yokken sevip, seni yarattı&#8221; Ne kadar doğru bir tespit&#8230; Kızımı düşünmüştüm bu satırları okurken. Aslı Melek olmadan önce, ben onun olabileceğini bile hayal etmeden önce Rabbim onu sevmişti, ve yoklar aleminden varlık alemine bırakmış, onu yaratmıştı. Ben onu bırakın yaratıldıktan sonra, ancak doğduktan sonra sevebilmiştim. Yani onu yokken değil ancak &#8220;bir&#8221; olduktan sonra sevmiştim&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yani insan ancak &#8220;bir&#8221; olanı bilebilir. Bilmeye &#8220;bir&#8221; olanla başlar. Ondan öncesini bilemez. Diğer herşeyi bu &#8220;bir&#8221; üzerinden biliriz. İlk bildiğimiz &#8220;bir&#8221; den sonra bildiğimiz başka &#8220;bir&#8221; ilkine eklenerek &#8220;iki&#8221; olur. Sonra bu böylece ilanihaye devam eder gider. Aynı mantıktan hareket edersek bildiğimiz &#8220;bir&#8221; şey &#8220;gayb&#8221; olursa, artık bizim için olmazsa bildiğimiz &#8220;bir&#8221; şeye &#8220;bir&#8221; şey daha eklemiş oluruz. Bildiğimiz şeyler sonsuz değildir, bir gün &#8220;gayb&#8221; olabilirler bilgisi &#8220;gayb&#8221; olan şeyimizi asla sıfır yapmaz. Ancak yapsa yapsa iki yapar. Bu tamamen bildiğiniz şeye nasıl ve nereden baktığınızla alakalıdır. İkiyi elde etmek için birden bir adım gidiyorsak, bugünkü cebir bilgimizle sıfırı elde etmek için de yine birden bir adım gidiyoruz. Ancak klasik cebir bize iki için ileri, sıfır için geri gitmemizi söylüyor. &#8220;Kitab&#8221; ise bunun tam tersini, hiç bir şeyin sıfır olmayacağını, sıfır olma bilgisinin yalnızca &#8220;Rabb&#8221; katında olduğunu ve bu bilginin &#8220;Gayb&#8221; olduğunu, bu bilginin yalnızca &#8220;Rabb katında olduğu&#8221;na imanın ise inanmanın ve teslim olmanın temel şartı olduğunu bildiriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıdaki açıklamalardan hareketle sıfırın bir anlatım bozukluğu, bir cehalet vesikası olduğunu düşünüyorum. Sıfır kavramı kendini çok büyük, hatta tek büyük gören zihnin yokluğu kavrama çabasının yanlış bir ürünü.  İnanmış bir zihin ise  aczini itiraf edip sıfırın ne olduğunu bilmediğini beyan eder ve &#8220;Kitab&#8221; dan şu satırları kendine okuyarak rahata kavuşur :</p>
<p style="text-align: center;">بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ<br />
Bismillâhir rahmânir rahîm.<br />
الم<br />
Elif, lâm, mim.<br />
ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ<br />
İşte o kitap, bunda şüphe yok, müttakiler (kötülükten korunacaklar) için hidayettir.<br />
الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ<br />
Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar.</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 1, toplam 40 defa okundu...</p>
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar<ul><li><a href="http://www.sakinkafa.com/sifir-nedir/" title="sıfır nedir">sıfır nedir</a> (3)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/sifir-nedir/" title="noktalama işaretleri ile ilgili ilginç temalar">noktalama işaretleri ile ilgili ilginç temalar</a> (3)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/sifir-nedir/" title="bazen sifir reklam">bazen sifir reklam</a> (2)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/sifir-nedir/" title="bazen başlangıçtır sıfır">bazen başlangıçtır sıfır</a> (1)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/sifir-nedir/" title="sıfır nedir reklam">sıfır nedir reklam</a> (1)</li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/UTwMYDzVeUw" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/sifir-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/sifir-nedir/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Bahar Etkisi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/lLKrEdh8J7E/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/bahar-etkisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Apr 2012 23:52:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>faith no more</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hafakan]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[gülünç]]></category>
		<category><![CDATA[komik]]></category>
		<category><![CDATA[sarhoş]]></category>
		<category><![CDATA[şaşkın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=14156</guid>
		<description><![CDATA[Ne zamandır siteye girip bakamadığımı farkettim, aslında girip bakamadığımı farketmedim bilerek girmedim belki bilmiyorum, belli bir nedeni yok. Neyse mevsim bahar olunca, sevenler kavuşunca, güneş tene vurunca yaşamak daha bir coşkulu gibi geliyor.Bahar sarhoşluğu gibi bir tanımlama var mıydı bilmiyorum, anımsamıyorum ama şu dönemde çevremde birtakım olayların sebebi sanırım yaşadığımız mevsim. Fazla derleyip toparlayamayacağım ondan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sakinkafa.com/bahar-etkisi/adsiz-11/" rel="attachment wp-att-14162"><img class="alignleft size-medium wp-image-14162" src="http://www.sakinkafa.com/images/Adsız1-234x300.jpg" alt="" width="234" height="300" /></a>Ne zamandır siteye girip bakamadığımı farkettim, aslında girip bakamadığımı farketmedim bilerek girmedim belki bilmiyorum, belli bir nedeni yok.<br />
Neyse mevsim bahar olunca, sevenler kavuşunca, güneş tene vurunca yaşamak daha bir coşkulu gibi geliyor.Bahar sarhoşluğu gibi bir tanımlama var mıydı bilmiyorum, anımsamıyorum ama şu dönemde çevremde birtakım olayların sebebi sanırım yaşadığımız mevsim. Fazla derleyip toparlayamayacağım ondan kısa başlıklar halinde bence sarhoşluk olan bu hadiselerden kesitler vereceğim. Birkaç gün önce işyerinde mesai arkadaşlarımızdan bir hanım bir konudan bahsederken şöyle bir cümle kurdu &#8221; benim x konuda 3 prensibim var, birincisi y, ikincisi z, ay üçüncüsünü hatırlayamıyorum ehehehehe &#8220;, sonra başka bir gün ben, bir erkek çalışma arkadaşımız ve başka bir arkadaşımızla sigara molasındayken havadan sudan bahsederken şöyle bir cümle kurdu &#8221; ben düğüne gitmeyi sevmem abi, en son kendi düğünüme gittim valla &#8220;.</p>
<p><span id="more-14156"></span>Son kesitimizde bir başka gün işyerimize ait araçla ben, bir erkek arkadaş ve bir hanım arkadaşımız bir firma ziyaretinden işyerimize geri dönüyoruz, ben öndeki erkek arkadaşla playoffları irdeliyorum, hanım arkadaş arkada oturuyor ve telefonla konuşuyordu (yani bu kadar şeyden sonra o da olabilir demeyin telefonun cismi ile değil, başka bir telefonu olan arkadaşıyla konuşmaktaydı), tıngır mıngır giderken birden arkadan canhıraş bir çığlık duyup arka koltuğa döndük ki arkada oturup telefonla sohbette olan hanım arkadaşımız bir elini cama koymuş, telefonu kulağıyla omzu arasına sıkıştırmış, boşta olan eliylede düğmeye basarak camı kapatmaktaydı. Birkaç saniye süren bu olay, arabayı kullanan arkadaşın kendi yanındaki kumanda düğmelerinden arka cama müdahale etmesiyle son buldu. O anın şokuyla ne güldük, ne birşeyi olup olmadığını öğrenmek için soru sorabildik.<br />
Bu güzide örneklerden ( çok var ama en vurucu olanları bence bunlar) görülebildiği, benim bana bile garip gelen tarzda olan yazımdan anlaşılabileceği üzere çevremde bahar sarhoşluğu, baharın pozitif etkisi had safhada.</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 48 defa okundu...</p>
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar<ul><li><a href="http://www.sakinkafa.com/bahar-etkisi/" title="hafakan ruhu">hafakan ruhu</a> (6)</li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/lLKrEdh8J7E" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/bahar-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/bahar-etkisi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Nasıl?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/bex5sy3U8Ns/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/nasil/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Apr 2012 01:52:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yulimeka</dc:creator>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=14119</guid>
		<description><![CDATA[sakinkafa.com sessiz sedasız, boynu bükük ve mahsunca dördüncü yaşına girdi. Yazarların hepsi çok meşgul olduğundan olsa gerek yazı da yayımlanmıyorken dedim kendi kendime:&#8221;hadi yulimeka, boz bu sessizliği, site biraz şenlensin&#8221; ve yeni temayı tasarlayarak tamamlanmış bulunmaktayım. Genelde site hakkında, özelde ise tema hakkında olmak üzere çiftbükümlü yorumlarınızı bekliyor ve dördün iyiliğini kutlayarak saygılarımı sunuyorum&#8230; Hamiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-14120" title="dort" src="http://www.sakinkafa.com/images/dort-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" />sakinkafa.com sessiz sedasız, boynu bükük ve mahsunca dördüncü yaşına girdi. Yazarların hepsi çok meşgul olduğundan olsa gerek yazı da yayımlanmıyorken dedim kendi kendime:&#8221;hadi yulimeka, boz bu sessizliği, site biraz şenlensin&#8221; ve yeni temayı tasarlayarak tamamlanmış bulunmaktayım.</p>
<p>Genelde site hakkında, özelde ise tema hakkında olmak üzere çiftbükümlü yorumlarınızı bekliyor ve dördün iyiliğini kutlayarak saygılarımı sunuyorum&#8230;</p>
<p>Hamiş : Tema kalıcı değildir, herşey gibi fani birşeydir, çok da beğenilmiyorsa kaldırılır ve gidilir&#8230; Önemli olan 4&#8242;ün güzel olması ve yaş günlerinin unutulmamasıdır!!!</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 62 defa okundu...</p>
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar<ul><li><a href="http://www.sakinkafa.com/nasil/" title="lugano sinirli">lugano sinirli</a> (2)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/nasil/" title="lugano bakis">lugano bakis</a> (1)</li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/bex5sy3U8Ns" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/nasil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/nasil/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Quite Simple Past Tense</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/Mas6c6ztq2g/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/quite-simple-past-tense/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2012 22:39:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yulimeka</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hafakan]]></category>
		<category><![CDATA[geçmiş zaman]]></category>
		<category><![CDATA[ileri görüşlülük]]></category>
		<category><![CDATA[pensilvanya]]></category>
		<category><![CDATA[robert kolej]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=14093</guid>
		<description><![CDATA[1863 yılının Mart ayında, yazın müjdecisi olan ılık bir Pazar günü, Pennsylvania eyaletinin büyük kentlerinden Philadelphia yakınlarındaki Somerset Gölünün kıyısında kurulu olan minik kasaba Southwood’da rutin bir kilise ayini sonrası John ve Zach, iki eski kafadar, yılların verdiği alışkanlıkla, teklifsiz bir şekilde Limestone taş ocağının önündeki yolu takip ederek Wilhem’in tamircisinin yakınındaki büyük bara doğru [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-14094" title="İleri Görüşlülük" src="http://www.sakinkafa.com/images/4.png" alt="" width="259" height="294" />1863 yılının Mart ayında, yazın müjdecisi olan ılık bir Pazar günü, Pennsylvania eyaletinin büyük kentlerinden Philadelphia yakınlarındaki Somerset Gölünün kıyısında kurulu olan minik kasaba Southwood’da rutin bir kilise ayini sonrası John ve Zach, iki eski kafadar, yılların verdiği alışkanlıkla, teklifsiz bir şekilde Limestone taş ocağının önündeki yolu takip ederek Wilhem’in tamircisinin yakınındaki büyük bara doğru yürüdüler.<span id="more-14093"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bara girip milleti selamladıktan sonra kendilerine köşelerde bir yer bularak oturan bu iki eski kafadardan John Katolikliğe sıkı sıkıya bağlı, gelenekçi bir çiftçi, Zach ise her ne kadar Katolik olsa da dini vecibelerini ancak pazardan pazara hatırlayan, ortama ayak uyduran bir zahire tüccarıydı. Arkadaşlıkları çocukluk yıllarına dayandığından dünya görüşleri arasındaki bu farklılıklar biraz da Zach’in herkesle hemen aynı görüşte olabilme yeteneği nedeniyle sorun olmuyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">John bir Katolik olarak Kilise ve onun destekçisi olan kurumları desteklemenin bir vazife olduğunu düşünür, bu kurumlara düzenli olarak yardım yapar, ayrıca kilisenin resmi yayın organı“Pennsylvania Testament” gazetesini de günlük olarak okur, kaçırmazdı.</p>
<p style="text-align: justify;">Sohbetin ilerleyen bir kısmında Zach, arkadaşının dini duygularının kabarıklığını bildiğinden damardan girmek için lafa daldı. “Biliyor musun John? Geçen gün şehre indiğimde bir arkadaşa uğramıştım mal almak için, adam başladı anlatmaya, meğerse Robertçiymiş… Yok efendim dünyanın her yerine ilahi mesajı ulaştırıyorlarmış, Amerikan’ın bayrağını her yerde dalgalandırıyorlarmış, hatta Christopher Robert artık İmparatorluğun başkenti İstanbul’a yerleşmiş ve bir kolej açmış, tabiî ki Pennsylvanialı iş adamlarının katkılarıyla olduğu için hepsine ayrı ayrı teşekkür etmiş ve bu yaz onları İstanbul’a davet etmiş. Adam bir de utanmadan benden de para talep etmez mi? Yahu dedim siz buraları bitirdiniz de başkalarını kurtarıyorsunuz!!!”</p>
<p style="text-align: justify;">John’un çakmak çakmak yanmaya başlayan yeşil gözleri öfkesini her ne kadar belli etse de sakin bir sesle : “ Kardeşim, önce kendini kurtaracaksın… Ne işin var senin elin memleketinde, bak dinsizlik aldı yürüdü, çocuklarımız hep özenti içinde… Kilisede senin benim gibi üç beş yaşlı… Bir tane genç yok. Hadi bunların derdi din değil zaten de eğiteceksen elin Türkünü neden eğitiyorsun, bak çocuklarımız cahilin önde gideni, okuyamıyorlar, iş bulamıyorlar… İşsizlikten hepsi &#8220;<strong>cow</strong>-boy&#8221; oldu çıktı. Sanki elin Türk’üne İngilizce öğretince bir faydası olacak, geçen bende okudum Testament’te, bir de demeç vermişler : “Amerikan Tipi eğitim vereceğiz” diye! İşte böyleleri yüzünden biz adam olmayız kardeşim!!!”</p>
<p style="text-align: justify;"> Zach John’a sırf biraz daha indirim alabilir miyim diye bu okul için 200 $ bağışladığını söylemeden hararetli hararetli kafasını sallayarak “Evet kardeşim, çok haklısın… Zaten bunlar işin parasında, başka dertleri yok” dedi. Tam o sırada masaya gelen garson ikinci neskafelerini uzatırken Zach konuyu hemen bu yılki buğday fiyatlarına getirdi ve sohbet öylece devam etti gitti….</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 47 defa okundu...</p>
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar<ul><li><a href="http://www.sakinkafa.com/quite-simple-past-tense/" title="davul zurna ile şarkı söyliyen iki kafadar">davul zurna ile şarkı söyliyen iki kafadar</a> (1)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/quite-simple-past-tense/" title="içerisinde sımple past tense geçen efsaneler">içerisinde sımple past tense geçen efsaneler</a> (1)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/quite-simple-past-tense/" title="müzi̇k si̇mple past tense müzi̇kleri̇eri̇">müzi̇k si̇mple past tense müzi̇kleri̇eri̇</a> (1)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/quite-simple-past-tense/" title="simple past karikatür">simple past karikatür</a> (1)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/quite-simple-past-tense/" title="simple past tense">simple past tense</a> (1)</li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/Mas6c6ztq2g" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/quite-simple-past-tense/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/quite-simple-past-tense/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Şok!!! Twitter da Kapandı!!!</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/ygKCc1EZBWA/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/sok-twitter-da-kapandi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Mar 2012 23:28:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yulimeka</dc:creator>
				<category><![CDATA[Afacan Köşe]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[tesettür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=14061</guid>
		<description><![CDATA[Evet, yanlış duymadınız bu da oldu sn. sakinkafalar. Gözümüzün nuru, bir tanecik twittimizde kapandı. Konu hakkında site yetkililerinden henüz bir açıklama gelmezken siyasiler ise ilk demeçlerini vermeye başladılar. İşte ilk açıklamalardan bazıları : &#8220;Twitter bizim geleceğimizin teminatıdır, kapattırmayız&#8221; &#8220;Burası meydan okuma yeri değildir, densize haddini bildiriniz!&#8221; &#8220;Bu sorun bizim iktidarımızda çözülecek&#8221; twitter ise yaptığı açıklamada:&#8220;Özgürlüğü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, yanlış duymadınız bu da oldu sn. sakinkafalar. Gözümüzün nuru, bir tanecik twittimizde kapandı. Konu hakkında site yetkililerinden henüz bir açıklama gelmezken siyasiler ise ilk demeçlerini vermeye başladılar. İşte ilk açıklamalardan bazıları :</p>
<p>&#8220;Twitter bizim geleceğimizin teminatıdır, kapattırmayız&#8221;</p>
<p>&#8220;Burası meydan okuma yeri değildir, densize haddini bildiriniz!&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu sorun bizim iktidarımızda çözülecek&#8221;</p>
<p>twitter ise yaptığı açıklamada:<span id="more-14061"></span>&#8220;<a title="Başörtüsü Özgürlüktür" href="http://www.takvim.com.tr/Guncel/2011/12/28/bmwnin-basortusu-tahammulsuzlugu" target="_blank">Özgürlüğü Yaşatıyoruz</a>&#8221; dedi ;)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-medium wp-image-14062 aligncenter" title="tesetturlu-tweet" src="http://www.sakinkafa.com/images/kapali-tweet-300x222.png" alt="" width="300" height="222" /></p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 50 defa okundu...</p>
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar<ul><li><a href="http://www.sakinkafa.com/sok-twitter-da-kapandi/" title="twitter kapandı">twitter kapandı</a> (1)</li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/ygKCc1EZBWA" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/sok-twitter-da-kapandi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/sok-twitter-da-kapandi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Öylesine</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/SOqa0xVgJKo/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/oylesine/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 11:08:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yulimeka</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hafakan]]></category>
		<category><![CDATA[on parmak yazmak]]></category>
		<category><![CDATA[serbest yazı]]></category>
		<category><![CDATA[yazar olmak]]></category>
		<category><![CDATA[yazarak rahatlamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=14052</guid>
		<description><![CDATA[Evet öylesine bir yazı bu parmaklarımın uzun süredir çalışmadıklarını hissedip on parmak f klavye yazmanın insanın psikolojisi üzerinde ne kadar rahatlatıcı etkilerini olduğunu hatırlayarak ruhumu dinlendirmek için yapılmış bir tören olarak varsayabiliriz noktalama işareti kullanmadan daha hızlı yazılabilir çünkü insan noktayı virgülü nereye koyocağını düşünürken yazdıklarını bir çerçeve içine oturtmaya çalışırken yavaşlıyor düşünürken çok hızlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft  wp-image-14053" title="yazmak" src="http://www.sakinkafa.com/images/yazmak1-300x200.jpg" alt="" width="188" height="125" />Evet öylesine bir yazı bu parmaklarımın uzun süredir çalışmadıklarını hissedip on parmak f klavye yazmanın insanın psikolojisi üzerinde ne kadar rahatlatıcı etkilerini olduğunu hatırlayarak ruhumu dinlendirmek için yapılmış bir tören olarak varsayabiliriz noktalama işareti kullanmadan daha hızlı yazılabilir <span id="more-14052"></span>çünkü insan noktayı virgülü nereye koyocağını düşünürken yazdıklarını bir çerçeve içine oturtmaya çalışırken yavaşlıyor düşünürken çok hızlı düşünüyoruz kafamızdan geçenler sanki binmlerce sayfa konuşurken yarısını eliyoruz karışdakine aktarmak söylediklerimizi anlamlı hale getirmek için yazarken ise bir yarısını daha eliyoruz ki bizi hiç tanımadan yazdıklarımızdan bizi tanıyacak olanlara kendimizi yanlış tanıtmamak için ben böyle bir film seyretmiştim sene ya doksandı ya da doksanların sonu trt de yayınlanan pazar günü filmlerinden biriydi bir zenci çocuk ki en büyük hayali yazar olmaktır ve bu çocuk liseye gitmektedir lise derken bizim liselerden değil icabında ogüne ogün high school anlatabiliyormuyum artık fen high schoolumudur düz high school mudur bilemeyeceğim bir okul bu çocuk malum zenci ortamında yaşar giderken yazar olmaya karar verir ancak düşündüklerini kağıda dökmeyi bir türlü beceremez aynı mahallede müslüman mahallesinde salyangoz satarcasına ki ben bu deyimi de hiç anlamamışımdır müslüman mahallesinde salyangoz niye satılmaz çoğu imama göre helaldir kendileri neyse konuyu dağıtmadan zenci mahallesine yerleşen beyaz bir yazar çocuğu kanatlarının altına alır ve ona yazmayı öğretir önüne bir daktilo verir ve bir yığın kağıt yazmasını ister çocuk ne yazayım diye sorar yazarda aklına ne geliyorsa anlamlı anlamsız yazmasını ister gözlerini kapatıp daktilodan kafasını çevirmesini sokağa odaklanmasını ve gördüklerini direkt olarak bir periskop gibi aktarmasını ister ve de silme tuşunu hiç kullanmamasını ve de noktalama işaretlerini sevmemesini söyler çocuk ilk birkaç gün çok zorlanır yapamaz kalıplarını kıramaz illaki noktalama işareti kullanacak illaki yazdıklarını bir çerçeve içine oturtacaktır ancak çerçevesinin ne olduğunu bilmeyen biri yazdıklarını nereye oturtabilirki bu çocuk belli bir süre sonra farkederki yazdıklarının çerçevesi kendiliğinden belirivermiş bir suyun kaynaktan kendiliğinden akıvermesi gibi kelimeler beyninden kağıda süzülüvermiş ve yapıtla karakterler kendiliğinden ortaya çıkmış filmin sonunu hatırlamıyorum çocuk noble ödülü aldımı yada bir kitabı best seller oldumu yoksa bir çete savaşında zenci gangsta abilerinin paradise nı mı mesken tuttu hiç bilmiyorum işin aslı beni filmin sonu hiç ilgilendirmedi aradan geçen yıllarda hep bunu yapmak istedim pencereden dışarıya bakıp aklımı serbest bırakarak noktalama işaretlerini kullanmadan onparmak yazabilmeyi istedim on parma yazabiliyordum zaten ama aklımı hiç serbest bırakamadım nasip bugüneymiş meğer lise birde onparmak öğrenmeye başladığım günden beri hep yaptığım gibi boş bir belgeyi açıp her zaman yaptığım gibi yaparak yazımı ve üç yüz seksen sekiz kelimeyi özgürce tamamlamak istiyor hepinize saygılar sunuyor sabrınızı takdirle karşılıyorum merhaba ben yulimeka nasılsın iyimisin hepimizin iyi olacağı günlerin elbette geleceğini biliyorum ve umut ediyorum iki bu iyilik hepimizin içindeki insani duygularını kabartsın baharın tazeliği ruhumuzun tazeliğine vursun cimler bahçeler cennet içimizde olsun</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 53 defa okundu...</p>
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar<ul><li><a href="http://www.sakinkafa.com/oylesine/" title="noktalama işaretleri nokta">noktalama işaretleri nokta</a> (2)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/oylesine/" title="nokta işareti">nokta işareti</a> (1)</li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/SOqa0xVgJKo" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/oylesine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/oylesine/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>‘Ev’</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/KF9U-KUXbu4/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/ev/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Mar 2012 23:13:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ayasophia</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayattan Detaylar]]></category>
		<category><![CDATA[ben]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[macera]]></category>
		<category><![CDATA[öteki]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[tamamlanmak]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=14045</guid>
		<description><![CDATA[Romalı savaşçılar, kan gölünün ortasında dikilip son bir kez zafer/hüsran biçimindeki gözlerle meydana baktıktan hemen sonra, evlerine dönermiş. Homeros, Odysseus&#8217;un eve dönüş yolculuğunu anlatır uzun uzun. Bu &#8220;eve dönüş&#8221; teması, bütün bir Batı edebiyatının temelini teşkil eder. Hep &#8220;eve&#8221; doğrudur mücadeleler. Evden başlar ve eve doğru kıvrılır çoğu kez. Ev, huzurun mekânıdır. Tamamlanmışlık hissinin, kendini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sakinkafa.com/ev/home-2/" rel="attachment wp-att-14046"><img class="alignleft size-medium wp-image-14046" title="home" src="http://www.sakinkafa.com/images/home-257x300.jpg" alt="" width="257" height="300" /></a>Romalı savaşçılar, kan gölünün ortasında dikilip son bir kez zafer/hüsran biçimindeki gözlerle meydana baktıktan hemen sonra, evlerine dönermiş. Homeros, Odysseus&#8217;un eve dönüş yolculuğunu anlatır uzun uzun. Bu &#8220;eve dönüş&#8221; teması, bütün bir Batı edebiyatının temelini teşkil eder. Hep &#8220;eve&#8221; doğrudur mücadeleler. Evden başlar ve eve doğru kıvrılır çoğu kez. Ev, huzurun mekânıdır. Tamamlanmışlık hissinin, kendini bulmanın, sıcak bir banyonun, şefkatli bir kadının/ailenin, nihayet &#8220;savaş&#8221; hâlinin tam tersinin yeridir. &#8216;Ev&#8217; yoksa, savaşmanın (Troy), bir maceraya atılmanın (Indiana Jones), hatta büyüleyici bir yolculuğun (Alice in Wonderland) hiçbir anlamı yoktur. Düşünün bir kere, Alice neden tekrar yukarı çıkar ki o tavşan deliğinden?<span id="more-14045"></span></p>
<p>Bütün bu hikâye, &#8220;sokağa çıkma&#8221; eyleminde, &#8220;devrim&#8221; sürecinde, hatta milliyetçi literatürde de görülür. Bir insanın &#8216;ev&#8217;inden çıkıp sokakta &#8216;öteki&#8217;yle karşılaşması, bir anlamda onunla &#8216;savaş&#8217;ması demektir. Zira bu karşılaşma, farklılıkların altını çizer, &#8216;kendi&#8217;nden çok &#8216;farklı&#8217; bir &#8216;öteki&#8217;yle mücadeleye girişir ve hem &#8216;kendi&#8217;ni hem de &#8216;öteki&#8217;ni sonsuza kadar dönüştürür. Sokak, bu türlü karşılaşmaların spontan olduğu, acımasız bir mekândır aynı zamanda. Kaçınılmaz bir &#8220;dönüşüm&#8221; hikâyesi yatar orda. &#8220;Devrim&#8221; de aynı şekilde sokakta cereyan eder. Burada &#8216;ev&#8217; az evvel terk edilen değildir; belki aynı mekândır ama &#8220;devrim&#8221; nasılsa onu da dönüştürecektir. Ütopya, umut ya da mefkure&#8230; &#8216;ev&#8217; orasıdır. Herkesin eşit olduğu, haliyle &#8216;farklılıklar yüzünden&#8217; doğan çatışmanın son bulduğu, &#8216;ben&#8217; ile &#8216;öteki&#8217; arasındaki gerilimin kaybolduğu o sütliman hâldir, &#8216;ev&#8217;. Ve milliyetçi için de &#8216;vatan&#8217;dır. Onu muhafaza etmek, aynı zamanda dönüp zaman zaman onda soluklanmak&#8230; Ya da bir &#8216;ulus&#8217; için bir &#8216;vatan&#8217;/'ev&#8217; aramak.</p>
<p>Tasavvuf ehli için &#8216;ev&#8217; bu dünyada değil; huzurun, dinginliğin, çatışmasızlık hâlinin yegâne mekanı &#8216;cennet&#8217;. Orası çok güzel bir yer olduğundan değil. Cennettir, çünkü orada Allah var, Cemalullah var, &#8220;dostla bir olma&#8221; var. Bu dünyada her ne kadar O&#8217;nunla olunsa bile, neticede Allah&#8217;ın en sevgili kulu, Hz. Muhammed Mustafa bile, vefat etmek üzereyken yanı başında kendisine dua eden Hz. Ayşe&#8217;nin elini tutup, &#8220;Allahumme er Refika&#8217;l Âla!&#8221; (En yüce refîke, dosta) demişti.</p>
<p>Buradan yola çıkarak iddia edebilirim ki, bütün bir insanlık öyküsü, aslında tamamıyla &#8216;ev&#8217;e varma iddiasıdır. Kimisi, çocukluğundaki o güvenli, sevecen, şefkatli ânı kollar; kimisi hiç yaşayamadığı ama hep duyduğu böylesi bir mekâna hasrettir; ama en nihayet herkes &#8220;bütünlük&#8221; hissini yaşayacağı bir &#8216;ev&#8217; arayışındadır. Dışarıda yaşamak yorucu çünkü; bütün o komplo teorileri, ayak oyunları, Bizans entrikaları, &#8216;insan insanın kurdudur&#8217; fasılları&#8230; Bu kadar karmaşanın arasında insanın kendine döneceği, ayağını sağlam basacağı bir mekân arayışında olması; en azından günün sonunda içine sığınıp yenilenebileceği bir yer olarak &#8216;ev&#8217;i görmesi, bir hayli gerçekçi geliyor bana.</p>
<p>Kim bilir, belki de Osmanlı medeniyetini bir &#8220;gök kubbe&#8221; tasavvuru ile yâd eden Yahya Kemal, &#8220;çatısını çattık mı gerisi gelir&#8230;&#8221; diye düşünmüştür. Osmanlı&#8217;nın bir &#8216;ev&#8217; hissi yarattığı kimseler var elbette ama ben tarihin &#8220;uzak bir ülke&#8221; olduğu ve asla bugüne olduğu gibi taşınamayacağı, bu sebeple de tarihte bir &#8216;ev&#8217; inşa etmenin, ya da aramanın pek de mantıklı olmadığını düşündüm hep. Kimisi, &#8216;ev&#8217; deyince mesela &#8216;dil&#8217; örneğini veriyor. &#8216;Ev&#8217;de yalnızlık huzur verir mi bilmem ama eğer &#8216;ev&#8217;de başkalarıyla oturacaksak, ortak bir &#8216;dil&#8217; konuşabilmemiz de gerekir. En nihayet, &#8216;ev&#8217; savaş yaralarımızı saracağımız, kendimizi tamir edeceğimiz, umutlarımızı tazeleyeceğimiz, sokağa yeniden çıkmadan önce bir kez daha kendimiz olacağımız mekândır bence. Böylesi bir &#8216;ev&#8217;imiz var mı?</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 2, toplam 119 defa okundu...</p>
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar<ul><li><a href="http://www.sakinkafa.com/ev/" title="azim ve çaba ile ilgili resim">azim ve çaba ile ilgili resim</a> (2)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/ev/" title="ayasophia sakin kafa">ayasophia sakin kafa</a> (1)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/ev/" title="azim ve çaba ile ilgili resimler">azim ve çaba ile ilgili resimler</a> (1)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/ev/" title="madde bağımlılığı hareketli foto">madde bağımlılığı hareketli foto</a> (1)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/ev/" title="madde bağımlılığı hareketli resimler">madde bağımlılığı hareketli resimler</a> (1)</li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/KF9U-KUXbu4" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/ev/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/ev/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Biraz arabesk ama…</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/--Xc8YuKDhM/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/beni-bana-sor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Mar 2012 07:44:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sizden Gelenler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayattan Detaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=14017</guid>
		<description><![CDATA[ beni bana sor bugün 0, toplam 26 defa okundu... Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalarbiraz arabesk (1)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"> <a href="http://www.sakinkafa.com/images/beni-bana-sor..mp3">beni bana sor</a></p>
<p><a href="http://www.sakinkafa.com/images/ytreutre678t1.bmp"><img class="aligncenter  wp-image-14019" title="ytreutre678t" src="http://www.sakinkafa.com/images/ytreutre678t1.bmp" alt="" width="500" height="227" /></a></p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 26 defa okundu...</p>
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar<ul><li><a href="http://www.sakinkafa.com/beni-bana-sor/" title="biraz arabesk">biraz arabesk</a> (1)</li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/--Xc8YuKDhM" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/beni-bana-sor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>

		<media:content url="http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~5/8S_B42CeC4g/beni-bana-sor..mp3" fileSize="3784704" type="audio/mpeg" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle> beni bana sor bugün 0, toplam 26 defa okundu... Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalarbiraz arabesk (1)</itunes:subtitle><itunes:summary> beni bana sor bugün 0, toplam 26 defa okundu... Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalarbiraz arabesk (1)</itunes:summary><itunes:keywords>Hayattan Detaylar</itunes:keywords><feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/beni-bana-sor/</feedburner:origLink><enclosure url="http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~5/8S_B42CeC4g/beni-bana-sor..mp3" length="3784704" type="audio/mpeg" /><feedburner:origEnclosureLink>http://www.sakinkafa.com/images/beni-bana-sor..mp3</feedburner:origEnclosureLink></item>
		<item>
		<title>Göğe bakalım…</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/TfYoc2874hk/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/goge-bakalim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Mar 2012 06:43:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sizden Gelenler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayattan Detaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=14008</guid>
		<description><![CDATA[Yalnızlık ancak bu şiirle sonlanabilir kanımca&#8230;Bir hırsız bir şarkı söyler gibi şen okur bu şiiri ve kaçmak iki başına yapılan bir eylem oluverir. Uykusuzluk artık bu şehirden kaçmak için alelacele atlanan eski bir otobüs gibidir.  Gökyüzü yıllardır ötekini bulmadan okumak istemediğin bir şiir. Artık satır satır, altını çize çize beraber ezberlersiniz. Tanrı erken kapatır ışıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sakinkafa.com/images/205448_196342010405864_112397672133632_538143_4906262_n.jpg"><img class="alignleft  wp-image-14013" title="205448_196342010405864_112397672133632_538143_4906262_n" src="http://www.sakinkafa.com/images/205448_196342010405864_112397672133632_538143_4906262_n-300x300.jpg" alt="" width="237" height="229" /></a>Yalnızlık ancak bu şiirle sonlanabilir kanımca&#8230;Bir hırsız bir şarkı söyler gibi şen okur bu şiiri ve kaçmak iki başına yapılan bir eylem oluverir. Uykusuzluk artık bu şehirden kaçmak için alelacele atlanan eski bir otobüs gibidir.  Gökyüzü yıllardır ötekini bulmadan okumak istemediğin bir şiir. Artık satır satır, altını çize çize beraber ezberlersiniz. Tanrı erken kapatır ışıkları ve sen onun pencerelerini ellerinle kapatırsın. Bir şiir ezberlemek bir şehirden kaçmak gibidir. Ne mutlu bir şiiri tek başına ezberlemeyenlere&#8230;</p>
<p><em>ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım</em><br />
<em>Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından</em><br />
<em>Bebe dişlerinden güneşlerden yanan otlarından</em><br />
<em>Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar</em><br />
<em>Şu aranıp duran korkak ellerimi tut</em><br />
<em>Bu evleri atla bu evleri de bunları da</em><br />
<em>Göğe bakalım<span id="more-14008"></span></em></p>
<p><em>Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım</em><br />
<em>İnecek var deriz otobüs durur ineriz</em><br />
<em>Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya</em><br />
<em>Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum</em><br />
<em>Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun</em><br />
<em>Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam</em><br />
<em>Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım</em><br />
<em>Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda</em><br />
<em>Beni bırak göğe bakalım</em></p>
<p><em>Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım</em><br />
<em>Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum</em><br />
<em>Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi</em><br />
<em>Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor</em><br />
<em>Seni aldım bu sunturlu yere getirdim</em><br />
<em>Sayısız penceren vardı bir bir kapattım</em><br />
<em>Bana dönesin diye bir bir kapattım</em><br />
<em>Şimdi otobüs gelir biner gideriz</em><br />
<em>Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç</em><br />
<em>Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin</em><br />
<em>Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat</em><br />
<em>Durma kendini hatırlat</em><br />
<em>Durma göğe bakalım&#8230;</em></p>
<p>(T.U)</p>
<p><strong>Yazan: Konstantiniyye</strong></p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 53 defa okundu...</p>
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar<ul><li><a href="http://www.sakinkafa.com/goge-bakalim/" title="fırat uykusuz uğur gürsoy">fırat uykusuz uğur gürsoy</a> (2)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/goge-bakalim/" title="ellerin belleyelim gitsin">ellerin belleyelim gitsin</a> (1)</li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/TfYoc2874hk" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/goge-bakalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/goge-bakalim/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Afkurmak nedir</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/-8FeTFt3WoM/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/afkurmak-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2012 07:36:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mor paspas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayattan Detaylar]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim düzeyi]]></category>
		<category><![CDATA[küfür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=14001</guid>
		<description><![CDATA[Pamuk şekeri ojelerim var. Onlar yazıyor bu yazıyı. Pek şekerler, pek pamuklar, pek saflar&#8230; Hani ünlü bir şair var demiştim ya, şöyle değerli bir dizesi vardı:  “Hayat beni neden yoruyorsun?”* İşte ben de o cümleyi tekrarlıyorum. Pardon ben değil bu yazıyı yazan pamuk ojeler. Onlar diyor. “Hayat” diyorlar. “Neden böyle yoruyorsun bizi” diyorlar. Hayat da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-14002" title="TAVUKDONER" src="http://www.sakinkafa.com/images/TAVUKDONER-300x277.jpg" alt="" width="300" height="277" />Pamuk şekeri ojelerim var. Onlar yazıyor bu yazıyı. Pek şekerler, pek pamuklar, pek saflar&#8230;<br />
Hani ünlü bir şair var demiştim ya, şöyle değerli bir dizesi vardı:<br />
<em><strong> “Hayat beni neden yoruyorsun?”*</strong></em><br />
İşte ben de o cümleyi tekrarlıyorum. Pardon ben değil bu yazıyı yazan pamuk ojeler. Onlar diyor. <strong><em>“Hayat”</em></strong> diyorlar. <em><strong>“Neden böyle</strong></em> <strong><em>yoruyorsun bizi”</em></strong> diyorlar. Hayat da onlara diyor ki <em><strong>“Who the hell are you man?”</strong></em>  Hayat akıllı vesselam, evrensel bir dil kullanıyor. O akıllı da biz anlamıyoruz işte cevabı.<br />
Geçenlerde bir adam bana karşı saygısız davranarak arkamdan küfürler etti. Sonra bana küstü. O zamandan beri türlü türlü alicengiz oyunları deniyor. Yalandan bir şeyler yapıp çevredekileri dolduruşa getirip fena bir şeyler yapma arzusuyla yanıp tutuşuyor. Hırslanıyor, saldırıyor. Ben ise <span id="more-14001"></span>sakin kalmaya çalışarak sadece bu durumu yetkililerle paylaşıyorum. Bazen böyle kişileri gördükçe karşımda afkuran bir köpek var zannediyorum. Ama köpekleri sevdiğim için bu görüntüyü siliyorum hemen. Bu sefer gözlerimin önünde oyuncağı elinden alınan ve yerden aldığı taşları çevresine atan bir çocuk geliyor. Bu benzetme daha çok uyuyor.<br />
Eğitim şart diye geyik yapıp ardından kıkırdıyoruz çoğu zaman. Ama şu anda dürüstüm. İneği kız doğurduğunda sevinip baklava dağıtan ama kendi kızını okula göndermeyen çünkü onun görevinin evde inek bakmak olduğunu zanneden birisinden bahsediyoruz. Onlarla yumuşak bir dille konuşmaya çalıştığınızda “heh tamam bu kolay iş, bunun başı kolay ezilir” diyorlar. Sonra da birçok şey diyorlar, çok konuşup çok saldırıp çok salya saçıyorlar. Bazen bu kadar sakin duruşuma şaşırıyorum. Şaşkınlığım ve sükunetim ahenkle karışıp bu yazıyı yazma görevini pamuk şekeri ojelerime veriyorlar. Fon müziğinde de o meşhur dize var.</p>
<p>*Bu arada birisi o şaire söylesin. Artık daha fazla söz yazmasına gerek yok, biz anladık, bu kadar yeterli, sağolsun.</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 101 defa okundu...</p>
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar<ul><li><a href="http://www.sakinkafa.com/afkurmak-nedir/" title="afkurmak">afkurmak</a> (4)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/afkurmak-nedir/" title="afkurma ne demek">afkurma ne demek</a> (3)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/afkurmak-nedir/" title="yazı yazan çocuk">yazı yazan çocuk</a> (2)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/afkurmak-nedir/" title="afkuran ne demek">afkuran ne demek</a> (2)</li><li><a href="http://www.sakinkafa.com/afkurmak-nedir/" title="afguran ne demk">afguran ne demk</a> (1)</li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/-8FeTFt3WoM" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/afkurmak-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/afkurmak-nedir/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Ruhun Derin Acılarla İnlemesi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/sakinkafa/~3/mYk-jQ4zd7M/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/ruhun-derin-acilarla-inlemesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2012 12:31:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nohut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hafakan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=13998</guid>
		<description><![CDATA[Şu an yaşadığım derin azabı daha da hissetmek için dinlediğim müziği kapatıyorum. Evet karşımda oturup fütursuzca höpürtederek sıcak bir şey içen insana karşı savunmasızım artık. Höpürdetilen çay yazımda bahsetmiştim gene bundan. Link mink yok merak eden aratsın. Şu an karşımda ben yazarken içmesine devam ediyor. Normalde böyle çay içilir de. O şu an sıcak şeffaf [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-medium wp-image-13999 alignleft" title="azap" src="http://www.sakinkafa.com/images/azap-300x244.jpg" alt="" width="300" height="244" />Şu an yaşadığım derin azabı daha da hissetmek için dinlediğim müziği kapatıyorum.</p>
<p>Evet karşımda oturup fütursuzca höpürtederek sıcak bir şey içen insana karşı savunmasızım artık.</p>
<p>Höpürdetilen çay yazımda bahsetmiştim gene bundan. Link mink yok merak eden aratsın.</p>
<p>Şu an karşımda ben yazarken içmesine devam ediyor.</p>
<p>Normalde böyle çay içilir de. O şu an sıcak şeffaf bişi içiyor ne olduğunu anlamadım.</p>
<p>Karşımda çay höpürtederek hakkıma giren kimseye hakkımı helal etmiyorum.</p>
<p>Nefret ediyorum insanlardan.</p>
<p>Huzur içinde çalışmak isterken böyle bir şey olmaz!<br />
yeTER YA!! :d((d(d Öf!</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 22 defa okundu...</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/sakinkafa/~4/mYk-jQ4zd7M" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/ruhun-derin-acilarla-inlemesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.sakinkafa.com/ruhun-derin-acilarla-inlemesi/</feedburner:origLink></item>
	<media:rating>nonadult</media:rating></channel>
</rss><!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->

