<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Toprakkaya</title>
	<atom:link href="https://www.toprakkaya.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.toprakkaya.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Nov 2018 16:21:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.8.25</generator>
	<item>
		<title>Küfredersin</title>
		<link>https://www.toprakkaya.com/kufredersin/</link>
		<comments>https://www.toprakkaya.com/kufredersin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2015 22:34:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Toprakkaya]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dağ]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[uçurum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=581</guid>
		<description><![CDATA[Girişimcilik hiç bitmeyen bir yolculuk gibi. Engelleri aşarsın, ezilirsin, büyürsün, küçülürsün, tırmanırsın tam tepeye ulaştım derken bir uçuruma geldiğini farkedersin. Küfredersin. Söylene söylene, yorula yorula o çıktığın yerden inmeye çalışırsın. Başka bir yoldan yeniden dağa çıkmak için. Bazen çıktığın o uçurum-sonlu tepeden geri dönmek, çıkmaktan daha uzun sürer. Fakat eninde sonunda inersin. Küfredersin. Tüm enerjini <a class="read-more" href="https://www.toprakkaya.com/kufredersin/">&#8230;&#160;<span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/68d79a35_AT_211_MaceraEk-56.jpg"><img class="  aligncenter wp-image-582 size-large" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/68d79a35_AT_211_MaceraEk-56-1024x606.jpg" alt="Hasan Dağı" width="1024" height="606" srcset="https://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/68d79a35_AT_211_MaceraEk-56-1024x606.jpg 1024w, https://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/68d79a35_AT_211_MaceraEk-56-300x178.jpg 300w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></p>
<p>Girişimcilik hiç bitmeyen bir yolculuk gibi.</p>
<p>Engelleri aşarsın, ezilirsin, büyürsün, küçülürsün, tırmanırsın tam tepeye ulaştım derken bir uçuruma geldiğini farkedersin. Küfredersin.</p>
<p>Söylene söylene, yorula yorula o çıktığın yerden inmeye çalışırsın. Başka bir yoldan yeniden dağa çıkmak için. Bazen çıktığın o uçurum-sonlu tepeden geri dönmek, çıkmaktan daha uzun sürer. Fakat eninde sonunda inersin. Küfredersin.</p>
<p>Tüm enerjini toplar, bu sefer daha fazla engeli göze alarak, dağa başka bir patikadan yeniden çıkmaya başlarsın. Günler geceleri, geceler günleri kovalar. Yıllar geçer bazen. Ve gene zirveye yaklaştığını düşündüğün an kar fırtınası başlar. Etraf beyazlar. Yürüyemez olursun. O kar fırtınasıyla birlikte tekrar dağın sakin eteklerine geri dönersin. Küfredersin.</p>
<p>Bazıları bu yolculuklara daha fazla dayanamaz. Vazgeçer. Küfreder.</p>
<p>Bahar gelir. Karlar erir. Yeni patikalar belirir. İçin içine sığmaz. Çoşarsın dağa doğru. Daha doğrusu koşarsın. Koşmak en güzeli. En güzeli koşmak. Yorulursun. Küfredersin.</p>
<p>Gün gelir. Farkedersin. Yolda olmanın güzelliğini.</p>
<p>Küfrettiğine küfredersin.</p>
<p>Yolda olanlara, yoldan çıkmışlara, yola çıkacaklara ithafen.</p>
<p><em>Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün / Atlas Dergisi</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.toprakkaya.com/kufredersin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düşünmeyi Kapatmak</title>
		<link>https://www.toprakkaya.com/dusunmeyi-kapatmak/</link>
		<comments>https://www.toprakkaya.com/dusunmeyi-kapatmak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Oct 2013 13:48:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Toprakkaya]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[kapat]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=570</guid>
		<description><![CDATA[7-8 yaşlarımda izlediğim bir filmde devasa bir kardan adam tüm şehri yakıp yıkıyordu. Bir baba ve çocuğu ise kardan adamdan kurtulmak için şehrin en yüksek binasının çatısına çıkmaya çalışıyorlardı. Bunu fark eden kardan adam da binanın en üstüne tırmandı. Filmin en heyecanlı yerinde çocuğun babası bağırarak &#8220;Hiç bir şey düşünme. Eğer düşünecek olursan kardan adam <a class="read-more" href="https://www.toprakkaya.com/dusunmeyi-kapatmak/">&#8230;&#160;<span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/doctorwho_photo_snowmen_01_web.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-569" title="kardanadam" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/doctorwho_photo_snowmen_01_web-300x224.jpg" alt="kardanadam" width="300" height="224" srcset="https://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/doctorwho_photo_snowmen_01_web-300x224.jpg 300w, https://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/doctorwho_photo_snowmen_01_web.jpg 962w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>7-8 yaşlarımda izlediğim bir filmde devasa bir kardan adam tüm şehri yakıp yıkıyordu. Bir baba ve çocuğu ise kardan adamdan kurtulmak için şehrin en yüksek binasının çatısına çıkmaya çalışıyorlardı. Bunu fark eden kardan adam da binanın en üstüne tırmandı. Filmin en heyecanlı yerinde çocuğun babası bağırarak &#8220;Hiç bir şey düşünme. Eğer düşünecek olursan kardan adam bizi öldürecek&#8221; diye seslendi. Fakat çocuk düşünmeden durmayı başaramadığı için kardan adam ikisini de bir güzel buzlu midesine indirdi.</p>
<p>İşte tam bu noktada, yeni yeni birbirine entegre olan devrelerimden duman kokuları gelmeye başladı. Beynimde yanan mum ışığında düşünmemenin mümkün olup olmayacağını düşünemeye başladım. İlk paradoks deneyimimi yaşadığımı yıllar sonra farketiysem de beyaz boşluk hayal ederek düşünmemenin mümkün olduğuna kendimi inandırmıştım o yıllarda.</p>
<p>Beyni tamamen kapatmak imkansız olsa da düşünmemeye doğru atılan her adım bizi geçmiş ve gelecekten uzaklaştırıp şimdiyi yaşamaya yöneltecektir. Beynimiz genellikle şimdi de yaşadıklarımızı daha çok otomatiğe bağlarken, biz(benlik) genellikle geçmişimizle ya da geleceğimizle uğraşırız. İşte düşüncesizlik bize şimdinin farkındalığına varmamızı sağlar. Çoşku verir, şaşırtır.</p>
<p><strong><em>Peki şimdiyi nasıl bilinçli olarak algılarız</em></strong></p>
<ul>
<li>Nefes alış verişlerimizdeki hava akımının ritmini takip ederek</li>
<li>En yakındaki sesten en uzaktaki sese doğru sırasıyla odaklanarak</li>
<li>Dokunduğumuz objelerin kıvrımlarını, desenlerini, renklerini, parmaklarımızda bıraktığı çukurun genişliğini ve derinliğini algılamaya çalışarak</li>
<li>Bonus: Sağ ayağınızdaki serçe parmağınızı hareket ettirmenin verdiği huzuru en derinlerinizde hissederek <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/2.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></li>
</ul>
<p>Konuyu toparlarsak: &#8220;Şimdiyi algılamaktır hayatın lezzeti.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.toprakkaya.com/dusunmeyi-kapatmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Süper Kahıraman</title>
		<link>https://www.toprakkaya.com/super-kahiraman/</link>
		<comments>https://www.toprakkaya.com/super-kahiraman/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jul 2013 19:11:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Toprakkaya]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[düş]]></category>
		<category><![CDATA[kötü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=549</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Düşe kalka büyür insan&#8221; denir. Mental olarak yere çakıldığında gördüğün rüyadan uyanacağını ve sil baştan başlıyacağını düşünürsün. Düşüşün önlemez bir safhaya geldiğinde, yere çakılmayı düşleyerek düşüşün seyrine dalarsın. Fakat bazen düşüşün yeni başlangıçlara değil yeni düşmelere neden olur. O kadar sert ve acılı yere çakılırsın ki, çakıldığın yer çöküp yeni bir uçuruma düşmeye başlarsın. Katmanlar <a class="read-more" href="https://www.toprakkaya.com/super-kahiraman/">&#8230;&#160;<span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/superhero.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-555" title="superhero" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/superhero-199x300.jpg" alt="superhero" width="199" height="300" srcset="https://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/superhero-199x300.jpg 199w, https://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/superhero.jpg 332w" sizes="(max-width: 199px) 100vw, 199px" /></a>&#8220;Düşe kalka büyür insan&#8221; denir.<br />
Mental olarak yere çakıldığında gördüğün rüyadan uyanacağını ve sil baştan başlıyacağını düşünürsün.<br />
Düşüşün önlemez bir safhaya geldiğinde, yere çakılmayı düşleyerek düşüşün seyrine dalarsın.<br />
Fakat bazen düşüşün yeni başlangıçlara değil yeni düşmelere neden olur.<br />
O kadar sert ve acılı yere çakılırsın ki, çakıldığın yer çöküp yeni bir uçuruma düşmeye başlarsın.<br />
Katmanlar arası geçişi başarmıssındır artık.<br />
Kendini süper kahıramanlar kategorisinde hissedersin. Senden daha güçlüsü, senden daha dibi boylayanı yoktur artık.</p>
<p>Bilirsinki iyi insan ya da kötü insan tamamen yorumcuya bağlı göreceli bir sınıflandırmadır. Her insan hem biraz iyidir hem biraz kötüdür.<br />
Fakat sen kendini kötüler sınıfına dahil etmeye başlarsın artık. Kötüsündür çünkü. Yoksa neden düşesin!<br />
&#8220;İnsanın gerçekten kötü birine dönüştüğü an, artık kötü birine dönüştüğünü kabullendiği andır.&#8221; [*]<br />
Allah kabul etsin.<br />
Amin.</p>
<p><em>[*] İşaretli cümle Alper Canıgüz&#8217;ün Cehennem Çiçeği kitabından alıntıdır.</em></p>
<p><em>Resim: <a href="http://www.flickr.com/photos/brucefu/3375498608/" target="_blank">brucefu</a></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.toprakkaya.com/super-kahiraman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Simülasyon</title>
		<link>https://www.toprakkaya.com/simulasyon/</link>
		<comments>https://www.toprakkaya.com/simulasyon/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Apr 2013 01:15:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Toprakkaya]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kod]]></category>
		<category><![CDATA[kopya]]></category>
		<category><![CDATA[Nick Bostrom]]></category>
		<category><![CDATA[simülasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=536</guid>
		<description><![CDATA[Gün içerisinde kaç farklı duygu arasında salınım yaptığımızın istatistiğini tutabilen bir cihaz olsaydı bize neler gösterirdi? Kahkahalarla güldüğün bir anın hemen ardından endişelerle dolu bir denize balıklama atlarsın. Denizden çıkarken gökyüzünün karamsar havası seni içine çeker. Tam o sırada bulutları delerek yer yüzüne ulaşmayı başarmış güneş ışığını görüp hayatta her zaman bir umut kırıntısı olduğu <a class="read-more" href="https://www.toprakkaya.com/simulasyon/">&#8230;&#160;<span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/aufklarung_by_mandelbrat-d627ds8.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-540" title="aufklarung_by_mandelbrat-d627ds8" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/aufklarung_by_mandelbrat-d627ds8-300x225.jpg" alt="aufklarung_by_mandelbrat-d627ds8" width="300" height="225" srcset="https://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/aufklarung_by_mandelbrat-d627ds8-300x225.jpg 300w, https://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/aufklarung_by_mandelbrat-d627ds8.jpg 900w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Gün içerisinde kaç farklı duygu arasında salınım yaptığımızın istatistiğini tutabilen bir cihaz olsaydı bize neler gösterirdi?</p>
<p>Kahkahalarla güldüğün bir anın hemen ardından endişelerle dolu bir denize balıklama atlarsın. Denizden çıkarken gökyüzünün karamsar havası seni içine çeker. Tam o sırada bulutları delerek yer yüzüne ulaşmayı başarmış güneş ışığını görüp hayatta her zaman bir umut kırıntısı olduğu düşüncesine kapılırsın. Bu salınımlar farklı mekanlarda, farklı zaman dilimlerinde, farklı etkileşim seviyelerinde rasgele döngülerde devam eder. Gün içerisinde hissetiğin duyguların yoğunluğuna ve uzunluğuna göre kendini bir duygu kümesine aitmiş gibi hissedersin.</p>
<p>Günün koşuşturması bitip, kafanı yastığa koyduğun an (Meditasyon anı &#8211; Kendinle başbaşa kaldığın an) duygulardan arınmış gerçeklerle yüzleşirsin. Fakat bu gerçeklerin neredeyse hepsi sorulardan oluşur. Nedengiller ve Nasılgiller ile birlikte beyin kıvrımlarında, uyuyana kadar sürecek br yolculuğa çıkarsın. Yolculuk sırasında gördüklerin ve duyduklarındır perdenin ardındaki yalın gerçeği gösteren. Aslında milyarlarca insan kopyasından biri olduğun gerçeğidir bu. Yüzleri, görünüşleri, karakterleri farklı ama özleri aynı bütüne bağlı milyarlarca kopyadan birisindir.</p>
<p>Neden bir kopya kendi iradesi olduğunu düşünür? Neden bir kopya özgür olduğunu düşünür? Neden bir kopya bu yazıyı yazarak kendinin farklı olduğunu düşünür?</p>
<p>İnsan eğer özgür olmadığına, iradesinin olmadığına, farklı olmadığına kendini inandırırsa işte o gün onun kıyameti olur. Beyhudedir tüm çabalar. Lafügüzaftır tüm kelamlar.</p>
<p>Bu düşünceler içerisinde <a href="http://www.nickbostrom.com" target="_blank">Nick Bostrom</a>&#8216;un önermelerini keşfetmem daha da çıkılamaz bir noktaya götürdü soruları.</p>
<p>Bostrom aşağıdaki üç önermeden en az birinin doğru olduğuğunu söylemektedir.</p>
<blockquote>
<ol>
<li>İnsanlık çok üstün bir teknolojik çağa ulaşmadan yok olacaktır.</li>
<li>Teknolojik olarak üst düzeylere ulaşan medeniyetlerin hiçbiri bizim evrimsel tarihimizi simüle etmekle ilgilenmeyecektir.</li>
<li>Kesinlikle neredeyse bir bilgisayar simülasyonunda yaşıyoruz.</li>
</ol>
</blockquote>
<p>Bilgisayar ortamında oluşturulacak program evreninde, benim belirleyeceğim fiziksel kurallarda yaşayan kod parçacıkları yazmak uzun süredir beynimin bir köşesini kemiriyor. (Hayal etmek bedava). Teknoloji bu hızla ilerlerse çok yakın zamanda bireysilerin yaşadığı simüle edilmiş evrenler yaratabilecek kapasiteye geleceğiz (Bu konunun detaylarını başka bir yazıya saklıyorum). O gün geldiğinde herkesin aklında tek bir soru olacak: &#8220;Hepimiz bir simülasyon içinde yaşayan kopyalar mıyız?&#8221;</p>
<p>Fakat o gün gelmeden de bu sorunun cevabını bulmaya hevesli bilim adamlarımız var. Washington Üniversitesi araştırmacıları bir simülasyon içinde yaşayıp yaşamadığımızı test edebileceklerini düşünüyorlar: &#8220;<a href="http://www.washington.edu/news/2012/12/10/do-we-live-in-a-computer-simulation-uw-researchers-say-idea-can-be-tested/" target="_blank">Do we live in a computer simulation?</a>&#8221;</p>
<p>Yarın uyandığımda ne mi olacak? Güneşli bir günü tüm algılarımla hissedebildiğim için şükredip olağan yaşama geri döneceğim.</p>
<p>&#8211; Kaçınılmaz Son &#8211;</p>
<p><em>Görsel: <a href="http://mandelbrat.deviantart.com/art/Aufklarung-366500744" target="_blank">Aufklarung</a></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.toprakkaya.com/simulasyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaçış</title>
		<link>https://www.toprakkaya.com/kacis/</link>
		<comments>https://www.toprakkaya.com/kacis/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Apr 2013 20:56:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Toprakkaya]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[deli]]></category>
		<category><![CDATA[kaçık]]></category>
		<category><![CDATA[kaybeden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=518</guid>
		<description><![CDATA[Kaçmak, her şeyi arkada bırakmak, sıfırdan başlamak hep çekici gelmiştir insana. Bunaldığımızda aklımızda bin bir türlü kaçış planları yaparız. Bu plan bazen yurtdışına kaçmak, bazen işi gücü bırakıp sahil kasabasına yerleşmek, bazense tek başına kalmayı arzulamaktır. İçinde yaşadığımız döngünün dışı için korku ve hayranlık duyarız. Bu gitgeller kaçış hayalini daha da çekici hale getirir. Peki <a class="read-more" href="https://www.toprakkaya.com/kacis/">&#8230;&#160;<span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/park-at-pearl-ridge.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-517" title="Park at Pearl Ridge - John Ciccarelli" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/park-at-pearl-ridge-214x300.jpg" alt="Park at Pearl Ridge - John Ciccarelli" width="214" height="300" srcset="https://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/park-at-pearl-ridge-214x300.jpg 214w, https://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/park-at-pearl-ridge-731x1024.jpg 731w, https://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/park-at-pearl-ridge.jpg 1463w" sizes="(max-width: 214px) 100vw, 214px" /></a>Kaçmak, her şeyi arkada bırakmak, sıfırdan başlamak hep çekici gelmiştir insana. Bunaldığımızda aklımızda bin bir türlü kaçış planları yaparız. Bu plan bazen yurtdışına kaçmak, bazen işi gücü bırakıp sahil kasabasına yerleşmek, bazense tek başına kalmayı arzulamaktır.</p>
<p>İçinde yaşadığımız döngünün dışı için korku ve hayranlık duyarız. Bu gitgeller kaçış hayalini daha da çekici hale getirir.</p>
<p>Peki kaçımız bunu başarabildik? Başarmaktan kastım kısa süreli bir kaçış değil, her şeyi olduğu gibi o anda terketip başka diyarlara yelken açmak.</p>
<p>Kaçmak, dönmemek üzere yola çıkmaktır. Kaçma eylemini gerçekleştirenlerin yürüdüğü yol tek yönlüdür. Durmadan yürürler taki bir sonraki kaçış planını yapacakları duraklarına kadar. Onlar gerçek kaçıklardır. Durmak yakışmaz onlara.</p>
<p>Fakat biz duranlar, bilirizki zaman geçtikçe daha çok saplanırız içinde bulunduğumuz tasarlanmış dünyaya. Gerçek anlamda bile yürüyemez hale geliyoruz. Hepimiz bir olmuş kendi algılarımızla oynuyoruz. Birbirimizi günbegün daha sıkı zincirliyoruz, insan yığını bataklığımıza.</p>
<p>İçimizden kaçmayı başaranları ise damgalamaktan büyük zevk alıyoruz. İnsan yığınlarına göre bazen o kaçık deli oluyor, bazense kaybeden.</p>
<p>Kaybetmeyi başaranlardır, dünyanın en özgür insanları.</p>
<p>Tüm kaybedenler ve deliler için:</p>
<p><iframe width="640" height="360" src="http://www.youtube.com/embed/VYCOg-yglNM" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Fotoğraf: <i><a href="https://plus.google.com/u/0/115173506940974583754/posts" target="_blank">John Ciccarelli</a></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.toprakkaya.com/kacis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Basit</title>
		<link>https://www.toprakkaya.com/basit/</link>
		<comments>https://www.toprakkaya.com/basit/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Mar 2013 00:48:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Toprakkaya]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[basit]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=514</guid>
		<description><![CDATA[Hep ortasından sıktığım diş macununun bir gece eve geldiğimde düzelmiş olduğunu görmemle başlamıştı tüm hikaye. Yüzümü kaplayan gülümseyle aynadaki yansımama bakakaldım dakikalarca, görmeden. Beklenmeyen bir anda, ufak bir detay kendime onlarca soru sormama neden oldu. Bu kadar basitti aslında mutlu olmak. Bu kadar basitti aslında birinin hayatını değiştirmek. Öyle bir hale geldik ki, koşmaktan detayları <a class="read-more" href="https://www.toprakkaya.com/basit/">&#8230;&#160;<span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Hep ortasından sıktığım diş macununun bir gece eve geldiğimde düzelmiş olduğunu görmemle başlamıştı tüm hikaye.<br />
Yüzümü kaplayan gülümseyle aynadaki yansımama bakakaldım dakikalarca, görmeden.<br />
Beklenmeyen bir anda, ufak bir detay kendime onlarca soru sormama neden oldu.<br />
Bu kadar basitti aslında mutlu olmak.<br />
Bu kadar basitti aslında birinin hayatını değiştirmek.<br />
Öyle bir hale geldik ki, koşmaktan detayları göremez olduk.<br />
Hep büyük hedefler koyduk kendimize.<br />
O hedefler için savaştık.<br />
O hedefler için seviştik.<br />
Küçük mutlulukları ezerek yükseliyorduk tükenen hayatlarımızdaki hayallerimizi gerçekleştirmek için.<br />
Ya biri kulağımıza &#8220;O büyük mutluluk hiç bir zaman olmayacak&#8221; diye fısıldarsa.<br />
İşte o gün yıkılır özene bezene kurmaya çalıştığımız küçük evrenimiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.toprakkaya.com/basit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>OTUZ++</title>
		<link>https://www.toprakkaya.com/otuz-2/</link>
		<comments>https://www.toprakkaya.com/otuz-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Nov 2012 20:50:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Toprakkaya]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[otuz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=507</guid>
		<description><![CDATA[Otuz’dan itibaren insanın yaşı 10 yılda bir güncelleniyormuş. O yüzden otuzuma tekrar girdim olarak görüyorum yeni yaşımı. Dikkat: “Geçmiş yılda neler yaşadım ve otuz bir yaşından beklentilerim neler?” içermez! Uyarıdan sonra kalan az sayıda okuyucuya söyleyeceğim fakat hemen akabinde unutmalarını tavsiye edeceğim sözlerim olacak. Başarı için acı çekmeyi sevmeyi öğrenmen gerekiyor. Zira uykusuz geçirmek zorunda <a class="read-more" href="https://www.toprakkaya.com/otuz-2/">&#8230;&#160;<span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Otuz’dan itibaren insanın yaşı 10 yılda bir güncelleniyormuş. O yüzden otuzuma tekrar girdim olarak görüyorum yeni yaşımı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong>Dikkat:</strong> “Geçmiş yılda neler yaşadım ve otuz bir yaşından beklentilerim neler?” içermez!</p>
<p class="MsoNormal">Uyarıdan sonra kalan az sayıda okuyucuya söyleyeceğim fakat hemen akabinde<span style="text-decoration: underline;"> </span>unutmalarını tavsiye edeceğim sözlerim olacak.</p>
<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle">
<ul>
<li>Başarı için acı çekmeyi sevmeyi öğrenmen gerekiyor. Zira uykusuz geçirmek zorunda kalacağın bir kaç günün sonunda söyleyeceğin bundan daha zorlu ve yoğun bir dönem olamaz dediğinde mutlaka daha zorlusu önüne geliyor. İşte bu zorluklar vazgeçmediğin sürece seni ileriye götütüyor.</li>
<li>Akıl ve ruh sağlığına önem verenler girişimci olmasın. Akıl sağlığı yerinde olan girişimci bende şüphe uyandırıyor.</li>
<li>Zaman ilerliyor. Zamanın azalıyor. Normal sürede ilk yarının sonlarına yaklaşıyorsun.</li>
<li>Kaybediş korkusu artmaya devam ediyor.</li>
<li>Çevresel baskılar seni olmak istediğinden ziyade oldurulmak istenilen kalıba sokmaya çalışıyor.</li>
<li>Vereceğin kararların çok daha fazla etkisi  ve tepkisi oluyor.</li>
<li>Her şeyi arkada bırakıp başka bir paralelde yeniden başlama fantesizi diye bir karabasan bazı günler ensenize yapışıyor. Görmezden gelin.</li>
<li>Nefes alış verişinizi dinleyin. Huzur kaynağı.</li>
<li>Kararsızlık: En büyük düşman. Hayatın gidişatını değiştirmek istiyorsan karar ver. O an sana yanlış gelen kararlar bile uzun vadede şükrettiğin kararlara dönüşebiliyor.</li>
</ul>
<p>Bir yaşın daha sonuna geldik.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.toprakkaya.com/otuz-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Wabi-Sabi: Kusurlunun / Sıradanlığın / Basitliğin Güzelliği</title>
		<link>https://www.toprakkaya.com/wabi-sabi-kusurlunun-siradanligin-basitligin-guzelligi/</link>
		<comments>https://www.toprakkaya.com/wabi-sabi-kusurlunun-siradanligin-basitligin-guzelligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Sep 2012 23:31:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Toprakkaya]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[kamera]]></category>
		<category><![CDATA[kusursuz]]></category>
		<category><![CDATA[wabi-sabi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=501</guid>
		<description><![CDATA[Bir çoğumuz, kusursuz olana, abartı olana, büyük olana sahip olmak isteyen süper kahramanlar olarak yetiştirildik ve bizden sonraki nesli de bu değerler evreninde yetiştirmeye devam ediyoruz. Mükemmele sahip olma arzusunu damarlarımıza kadar pompaladılar. Mutluluk kavramını öyle güzel bir balon haline getirdiler ki nefes almanın bile nasıl mucizevi bir döngüye sahip olduğunu unutturdular. Wabi-Sabi işte bu <a class="read-more" href="https://www.toprakkaya.com/wabi-sabi-kusurlunun-siradanligin-basitligin-guzelligi/">&#8230;&#160;<span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Bir çoğumuz, kusursuz olana, abartı olana, büyük olana sahip olmak isteyen süper kahramanlar olarak yetiştirildik ve bizden sonraki nesli de bu değerler evreninde yetiştirmeye devam ediyoruz. Mükemmele sahip olma arzusunu damarlarımıza kadar pompaladılar. Mutluluk kavramını öyle güzel bir balon haline getirdiler ki nefes almanın bile nasıl mucizevi bir döngüye sahip olduğunu unutturdular.</p>
<p><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Wabi-sabi" target="_blank">Wabi-Sabi</a> işte bu olguların tam karşısında duran bir düşünce sistematiğidir.</p>
<p><strong>Wabi-Sabi:</strong></p>
<ul>
<li>Basit olmaktır. Hiç&#8217;liğe övgüdür.</li>
<li>Topluluklara değil kişilere inanmaktır.</li>
<li>Gelecek için değil, şu an için yaşamaktır.</li>
<li>Kusurlu olandaki güzelliği görmektir</li>
<li>Geçici olduğunun farkında olmaktır.</li>
<li>Kaçınılmaz olanın kabulüdür.</li>
<li>Tüm bu düzende sadece izleyici olduğunu bilmektir.</li>
</ul>
<p>Evreni koca bir sinema filmine benzetebiliriz. Her bir insanı ise bu sinema filmindeki milyarlarca geçici kameradan biri olarak düşünebiliriz.</p>
<p>Hepimiz birer kamera olarak içinde rol aldığımız filmimizi çekiyoruz.</p>
<p>Hala hayattayken izlediğimiz filmden mutlu olmaya çalışsak iyi olur.</p>
<p><em><strong>Not: </strong>Wabi-Sabi çok derin bir felsefi olgu. Okuduklarım ve anladıklarım çerçevesinde ancak yüzeysel bir şeyler karalayabildim.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.toprakkaya.com/wabi-sabi-kusurlunun-siradanligin-basitligin-guzelligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ot&#8217;uz</title>
		<link>https://www.toprakkaya.com/otuz/</link>
		<comments>https://www.toprakkaya.com/otuz/#respond</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jun 2012 18:14:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Toprakkaya]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[40]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[ot]]></category>
		<category><![CDATA[zaman efsanesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=461</guid>
		<description><![CDATA[Derlerdi inanmazdım ama gerçekten 29 ile 30 yaş arasında tam 10 yıl var. Asıl sorunsa gene inanmak istemesem de 30 ile 40 yaş arasında sadece 1 yıl olduğu gerçeği. Bu kadar kötümser bir giriş yapsam da aslında 30 yaşında kendinizi ve çevrenizi büyük oranda tanıdığınızı tüm damarlarınızda hissedebiliyorsunuz. Evreni, dünyayı, insanları anlamak için doğduğunuz andan <a class="read-more" href="https://www.toprakkaya.com/otuz/">&#8230;&#160;<span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/99e734f0c15511e1bf341231380f8a12_7.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-496" title="99e734f0c15511e1bf341231380f8a12_7" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/99e734f0c15511e1bf341231380f8a12_7-150x150.jpg" alt="99e734f0c15511e1bf341231380f8a12_7" width="150" height="150" srcset="https://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/99e734f0c15511e1bf341231380f8a12_7-150x150.jpg 150w, https://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/99e734f0c15511e1bf341231380f8a12_7-300x300.jpg 300w, https://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/99e734f0c15511e1bf341231380f8a12_7.jpg 612w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /></a>Derlerdi inanmazdım ama gerçekten 29 ile 30 yaş arasında tam 10 yıl var. Asıl sorunsa gene inanmak istemesem de 30 ile 40 yaş arasında sadece 1 yıl olduğu gerçeği.</p>
<p>Bu kadar kötümser bir giriş yapsam da aslında 30 yaşında kendinizi ve çevrenizi büyük oranda tanıdığınızı tüm damarlarınızda hissedebiliyorsunuz. Evreni, dünyayı, insanları anlamak için doğduğunuz andan itibaren sorduğunuz sorular azalır hatta kaybolurlar. Sisteme ayak uydurup, soru sorup cevapları bulmanın ne kadar manasız ve anlamsız olduğunu idrak edersiniz. Cevaplar genellikle görecelidir. Görecesiz cevabı bulsan ne fark eder. Senden önce milyarlarcasının başına geldiği gibi sen de solucanların midelerine meze olacaksın nasıl olsa.</p>
<p>Otuzuna kadar nelere sinirlendin, nelere ağladın, neleri bıraktın, nelere inandın. Hep son dediğinde yeniden başladın, yeni başlıyorum dediğinde sona geldin. Değerlerin vardı değersizleşen, değer vermediklerin vardı değerlenen. Hep yarınları beklerken, şimdiyi yaşamayı unuttun. Güneşe baktığında gözlerin yaşardı, denize girdiğinde tenin kızardı, toprağa uzandığında alerji kaptın.</p>
<p>Otuzuna kadar yediğin onca şeyin hala vücudundan atamadığın parçaları bedeninde sinsice birikmeye devam ederken, sen hep aynı kalacağını zannettin. Beynin tarafından uydurulmuş en büyük yalanlardan biri olan &#8220;Zaman Efsanesi&#8221;, hayallerinin bir asalak gibi senle yaşamasını sağladı. Hayallerindi seni sisteme zincirleyen, zincirlendikçe tekrar tekrar hayaller kurdurtan.</p>
<p>Peki neydi bu hayatın anlamı? Geçen bir arkadaşımın twitter&#8217;da paylaştığı bir <a href="https://twitter.com/fatihtaskiran/status/218422354089480194" target="_blank">cümlede</a> gizlenmiş olabilir. &#8220;Life isn&#8217;t about finding yourself. Life is about creating yourself&#8221; (&#8220;Yaşam kendini bulmak değil, yaşam kendini yaratmaktır.&#8221;) &#8221;</p>
<p><strong>Bir</strong>&#8216;leşme gününüz geldiğinde yarattığınız <strong>ben </strong>kadar anlam kazanmış olacak bu evren.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.toprakkaya.com/otuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bengi Dönüş</title>
		<link>https://www.toprakkaya.com/bengi-donus/</link>
		<comments>https://www.toprakkaya.com/bengi-donus/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 May 2012 21:05:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Toprakkaya]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[baş kaldırış]]></category>
		<category><![CDATA[bengi dönüş]]></category>
		<category><![CDATA[sinirlenmek]]></category>
		<category><![CDATA[vazgeçiş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yürümek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=481</guid>
		<description><![CDATA[Sinirlenmek: Bazen o kadar gerekli bir duygudur ki, insanı kararsızlıktan çıkartıp beklenmeyen bir yöne doğru fırlatır. Hayata rasgelelelik katar, monotonluğa son verir. İnsanın, saplandığı o derin çukurdan çıkmasını sağlayacak, bir halattır. Baş kaldırış: İnsan candır, coşkudur, heyecandır, umuttur. İnsan asidir. Uysal olmak ona yakışmaz. Bazen kendine baş kaldırır, bazen birine, bazense tüm dünyaya. Doğası gereğidir ama <a class="read-more" href="https://www.toprakkaya.com/bengi-donus/">&#8230;&#160;<span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sinirlenmek:</strong> Bazen o kadar gerekli bir duygudur ki, insanı kararsızlıktan çıkartıp beklenmeyen bir yöne doğru fırlatır. Hayata rasgelelelik katar, monotonluğa son verir. İnsanın, saplandığı o derin çukurdan çıkmasını sağlayacak, bir halattır.</p>
<p><strong>Baş kaldırış:</strong> İnsan candır, coşkudur, heyecandır, umuttur. İnsan asidir. Uysal olmak ona yakışmaz. Bazen kendine baş kaldırır, bazen birine, bazense tüm dünyaya. Doğası gereğidir ama gereği olduğu için baş kaldırmaz insan. Yolu dikenli olduğu kadar, başı diktir.</p>
<p><strong>Vazgeçiş:</strong> Vazgeçen taraf için yeniden doğuş, vazgeçilen ise ölüm anıdır. Ölümde yeniden doğuşun farklı bir yorumudur. İki tarafta bekledikleri paslanmış duraklarından kalkıp yeniden yola koyulur. Olması gereken olmuştur. Olmaması gerekendir durmak, durulmak.</p>
<p><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/the_persistence_of_memory.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-485" title="the_persistence_of_memory" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/the_persistence_of_memory-150x150.jpg" alt="the_persistence_of_memory" width="150" height="150" /></a>Bir gün gelir öyle bir <strong>sinirlenirsiniz </strong>ki gözünüz tek bir parça geçmiş anı dahi görmez, göremez. Gözünüz kararır. Dönüşü olmayan bir yola gideceğinizi bile bile isyan eder her şeye <strong>baş kaldırırsınız</strong>. O andan itibaren sıfırdan başlayacağınızı bilseniz de içinizde yeni çıkılacak yolun bilinmezliğinin getirdiği heyecan vardır. Kararınızı vermişsinizdir. Artık, kimse sizi durduramaz. <strong>Vazgeçersiniz</strong>. O koca koca yılları, hiç bir zaman kavramının hesaplayamacağı bir hızda silersiniz.</p>
<p>Yoktur bu hayat yolunun bir kazananı ya da kaybedeni. Yürümektir asıl olan. Yürürken göremediğimiz kırılım noktalarından geçeriz. O an anlam veremeyiz, üzülürüz, pişman oluruz, nefret ederiz, söveriz. Çünkü göremeyiz yolumuzun bize ne göstermek istediğini. Zamandır bu noktaları birleştirip bize o büyük resmi gösteren. Noktalar birleştikçe anlarız çizgilerin ne kadar da muhteşem kıvrımlara sahip olduğunu. Çizgileri gördükçe fark ederiz çizdiğimiz o mükemmel <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bengi_d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F" target="_blank"><strong>bengi dönüşü</strong></a>.</p>
<p><em><strong>Resim:</strong> <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/The_Persistence_of_Memory" target="_blank">The Persistence of Memory</a></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.toprakkaya.com/bengi-donus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
