<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0">
  <channel>
    <title>Meb Personel Meb en güncel ve hızlı haberin adresi</title>
    <link>https://www.personelmeb.net/</link>
    <description>MEB Personel,MEB,MEBBİS,Öğretmen,MEB Personeli,Personel MEB,Kamudan Haber.</description>
    <atom:link href="https://www.personelmeb.net/rss" rel="self" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr_TR</language>
    <copyright>Copyright 2026, Meb Personel Meb en güncel ve hızlı haberin adresi</copyright>
    <lastBuildDate>Wed, 04 Nov 2026 19:59:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>MEB Personel,MEB,MEBBİS,Öğretmen,MEB Personeli,Personel MEB,Kamudan Haber.</itunes:subtitle><item>
      <title><![CDATA[Okul Yöneticilerine MEBBİS ve E-Okul Görevi: Ek Ders Hesaplamalarında Beş Haftalık Dönem]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/okul-yoneticilerine-mebbis-ve-e-okul-gorevi-ek-ders-hesaplamalarinda-bes-haftalik-donem-mp789-h2643.html</link>
      <description><![CDATA[Okullarda görev yapan müdürlerin ve müdür yardımcılarının ek ders ücretlerinin hesaplanması için yerine getirmeleri gereken mebbis ve e-okul görevleri bulunmaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yayınlanma: 29/10/2026 12:32</p><p>Okullarda görev yapan müdürler ve müdür yardımcıları, ek ders ücretlerinin hesaplanabilmesi için MEBBİS ve e-okul sistemlerinde belirli görevleri yerine getirmek durumunda. Milli Eğitim Bakanlığı'nın talimatı doğrultusunda, öğretmenlerin ek ders ücretleri bu ay beş hafta üzerinden hesaplanacak.</p><p>Bu ayın ek ders ücretleri 28 Ekim ve 1 Kasım tarihleri için hesaplanacak. Saat bazında hesaplama işlemleri MEBBİS modülü üzerindeki ek ders modülü ile yapılacak. Ek ders modülüne verilerin sağlıklı olarak yansıtılabilmesi için öğretmenlerin e-okuldaki ders saatlerinin eksiksiz olarak sisteme girilmesi gerekiyor.</p><p>Öğretmenlerin e-okul üzerinden ders tanımlamalarının yapılmaması halinde ek ders ücretleri sisteme otomatik olarak yansımayacak. Bu durumda okul idarecilerinin ek ders modülü üzerindeki ders yüklerini el ile sisteme girmeleri gerekecek. Her durumda ek ders ücretlerinin sisteme girilebilmesi için MEBBİS üzerinden gerekli işlemlerin tamamlanıp ek ders saat bilgisinin KBS sistemine aktarılması gerekmektedir.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Ek ders ücretlerinin beş haftalık dönem üzerinden hesaplanması, okul yöneticilerinin iş yükünü artırırken, e-okul ve MEBBİS verilerinin uyumlu olmaması durumunda manuel giriş zorunluluğu doğuruyor. Bu durum, öğretmenlerin ücretlerinde gecikme yaşanmasına yol açabileceği gibi, okul idarecilerinin mesai saatleri dışında ek işlem yapmasını da gerektirebilir. MEB'in bu talimatı, sistemler arası entegrasyonun önemini bir kez daha ortaya koyarken, okul yöneticilerinin teknik bilgi ve dikkat düzeyini test eden bir süreç olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/okul-yoneticilerine-mebbis-ve-e-okul-gorevi-ek-ders-hesaplamalarinda-bes-haftalik-donem-mp789-h2643.html</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 13:18:10 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/okul-yoneticilerine-mebbis-ve-e-okul-gorevi-ek-ders-hesaplamalarinda-bes-haftalik-donem-mp789.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Okullarda görev yapan müdürlerin ve müdür yardımcılarının ek ders ücretlerinin hesaplanması için yerine getirmeleri gereken mebbis ve e-okul görevleri bulunmaktadır.</itunes:subtitle><itunes:summary>Okullarda görev yapan müdürlerin ve müdür yardımcılarının ek ders ücretlerinin hesaplanması için yerine getirmeleri gereken mebbis ve e-okul görevleri bulunmaktadır.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrenci Sayısı Dalgalanırken Öğretmen Kadrosunda Yeni Denge Arayışı: Üç Bölgeden Reform Deneyimleri]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ogrenci-sayisi-dalgalanirken-ogretmen-kadrosunda-yeni-denge-arayisi-uc-bolgeden-reform-deneyimleri-mp996-h2642.html</link>
      <description><![CDATA[Okul çağı nüfusundaki kademeli değişim, temel eğitimde öğretmen arz-talep dengesini kökten yeniden biçimlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Öğrenci Sayısı Dalgalanırken Öğretmen Kadrosunda Yeni Denge Arayışı: Üç Bölgeden Reform Deneyimleri</h1><p><strong>Okul çağı nüfusundaki kademeli değişim, temel eğitimde öğretmen arz-talep dengesini kökten yeniden biçimlendiriyor. Sabit kadro ve artımlı tamamlama mantığına dayanan geleneksel model, dalgalanan öğrenci sayısı karşısında yetersiz kalıyor; toplam kadro kontrolü ile yapısal eksik kadro bir arada yaşanıyor.</strong></p><p>Okul çağı nüfusunun kademeli olarak değişmesiyle birlikte temel eğitimde öğretmen arz ve talebinin yapısı derinden dönüşüyor. Sabit kadro tahsisi ve artımlı tamamlama esasına dayanan geleneksel statik dağıtım modeli, öğrenci sayısındaki dalgalanmalara yanıt vermekte zorlanıyor; toplam kadro kontrolü ile yapısal eksik kadro sorununun aynı anda yaşanması yaygın bir tablo haline geliyor. Çözümün anahtarı, öğretmen kadrosunun hareketliliğini canlandırmakta yatıyor. Son dönemde Fujian Sanming, Hubei Zaoyang ve Zhejiang Fuyang'daki eğitim yöneticileri, öğrenci yapısındaki değişime karşı yürüttükleri uygulamaları ve reform rotalarını paylaştı.</p><h2>Yapısal Dengesizlik: Toplam Yetersizlikten Hassas Uyumsuzluğa</h2><p>Bir il düzeyi yerleşim olan Sanming, nüfus dönüm noktasının getirdiği eğitim kademeleri arası kaymayı yaşıyor. 2024 ile 2029 arasında kent genelinde öğretmen emekliliğinde bir zirve dönemi bekleniyor; buna öğrenci sayısındaki tepe ve dip hareketleri de eklenince baskı katlanıyor. Somut görünüm şöyle: okul öncesi eğitimde kadro dışı personel oranı yüksek, ilkokulda öğrenci sayısının sürekli azalması kırsalda fazla öğretmen yaratıyor, ortaokul fazla kadrodan eksik kadroya dönüyor, lise öğretmeni açığı ise yıldan yıla büyüyor. Aynı zamanda kent içinde kadro dağılımı dengesiz; nüfusun aktığı bölgelerde sıkışma, dağlık ilçelerde fazlalık var ve ilçeler arası geçişte eşikler bulunuyor.</p><p>Hubei Zaoyang ise tipik bir ilçe profili sergiliyor: "kentte sıkışma, kırda boşluk; lisede artış, ilkokulda azalma". Lise fen bilimleri öğretmenlerinde kapsamlı bir kıtlık, mesleki ortaöğretimde "çift yeterlilikli" öğretmen eksikliği yaşanırken ilkokulun tüm ders ve sosyal bilimler kadrosunda görece fazlalık bulunuyor. Kentleşme, kırsal öğrenciyi kent merkezine toplarken kent öğretmeni aşırı yükleniyor, kırsaldaki küçük ölçekli okullarda ise öğretmen atıl kalıyor.</p><p>Hangzhou'ya bağlı bir ilçe olan Fuyang'da okul çağı nüfusu "önce eksik, sonra fazla; kademe kademe aktarılan" bir özellik taşıyor. İlkokul kadrosu, doğum sayısındaki keskin düşüş ve beraberindeki çocukların azalmasıyla dönemsel fazlalık veriyor; 2031'de devlet ilkokullarında 840'ı aşkın kadro fazlası beklenirken ortaokulda 550 kişilik kadro açığı öngörülüyor. Kır-kent dağılımında öğrenci kent merkezine yığılırken öğretmen "kentte az, kırda çok" biçiminde ters bir tablo çiziyor.</p><h2>Reform Atağı: Dinamik Eşgüdüm ve Kademeler Arası Geçiş</h2><p>Farklılaşan dengesizlik sorunlarına karşı üç bölge kendine özgü reform yaklaşımları belirledi.</p><p>Sanming, kadronun dinamik eşgüdümünü merkeze alarak okul çağı nüfusu için ileriye dönük erken uyarı mekanizması kurdu; il düzeyinde kadro rotasyon havuzu oluşturarak 1696 kurum kadrosunu kademeler arası aktarımla öğrenci artışı yaşanan ilçelere kaydırdı. Küçük ölçekli okulların kadro belirleme yöntemini iyileştirirken kademeler arası görev değişikliğini standartlaştırdı; 2024'ten bu yana 297 ilkokul ve anaokulu öğretmenini ortaokul ve liseye kazandırdı, ayrıca "gümüş yaş yeniden istihdam" uygulamasıyla kırsaldaki ders açığını kapattı.</p><p>Fuyang, "sıkı denge, kademeler arası, güçlü etkileşim" ilkesine bağlı kalarak "yukarıdan aşağıya" yedek atama ile "aşağıdan yukarıya" potansiyel yetiştirme arasında iki yönlü bir mekanizma kurdu. "Ortaokulda atama, ilkokulda paylaşım, süre sonunda geri dönüş" modelini yenilikçi biçimde uygulayarak 85 öğretmen atadı; 2025'ten itibaren 150 ilkokul çekirdek öğretmenini seçerek kademeler arası yedek havuzu oluşturdu. "İlçe yönetiminde okul ataması" uygulamasını derinleştirerek toplam 633 öğretmenin yer değiştirmesini sağladı, fazla kadrolu 338 öğretmeni başka birimlere yönlendirdi.</p><p>Zaoyang, üç katmanlı kademeli bir ilçe öğretmen dağıtım sistemi inşa etti. Reform öncesinde dinamik kayıt sistemi kurarak "sonradan telafi" yaklaşımından "ileriye dönük planlama"ya geçiş yaptı. Kademeler arası seçmeli geçişle 56 öğretmeni lise fen bilimleri kadrosuna kazandırdı; geniş kapsamlı kır-kent karşılıklı akışıyla 46 kasaba öğretmenini kent merkezine nakletti; kasabalar arası yakın mesafe hassas dengeleme ile birikmiş kadroyu harekete geçirdi, 2026'da zorunlu eğitimde öğretmen rotasyonu 587 kişiye ulaştı.</p><h2>Mekanizma Güvencesi: Tıkanıklıkları Aşma ve Uzun Vadeli İnşa</h2><p>Reformların uygulanmasında üç bölge özellikle yeterlilik uyumu, zihinsel algı ve kapalı döngü mekanizması gibi tıkanıklıklara odaklandı. Zaoyang beş kademeli eğitim sistemi kurdu, sipariş usulü eğitimi devreye aldı ve rotasyona giren öğretmenlere değerlendirme, ödüllendirme ve unvan yükseltmede öncelik tanıdı. Fuyang "seçim, değerlendirme, yetiştirme, güvence" zincirinden oluşan tam kapalı döngü oluşturdu, "1+N+N" disiplin çalışma atölyelerini yenilikçi biçimde hayata geçirdi, performans haklarının düşmemesini ve unvan karşılıklı tanınmasını sağladı, ayrıca özel bir yönetim yöntemi yayımladı. Sanming ise "ilçe yönetiminde okul ataması" reformunu derinleştirerek kadroyu dinamik biçimde belirledi, okul içi ve okullar arası rekabetçi atamayı uygulamaya koydu, çoklu kurum politikalarının eşgüdümünü teşvik ederek bütçe ve kadro hakları güvencesini koordine etti.</p><p>Üç bölgenin deneyimi, kadro engellerinin aşılması, dinamik erken uyarının güçlendirilmesi ve görev değişikliği yetiştirme mekanizmasının iyileştirilmesi yoluyla öğrenci yapısındaki değişimin getirdiği zorluklara etkili biçimde yanıt verilebildiğini, nitelikli temel eğitim öğretmen sisteminin inşasına değerli deneyimler sunulduğunu gösteriyor.</p><p>Bu metin, 29 Ekim 2026 tarihinde PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Öğretmen kadrosunun kademeler ve bölgeler arasında esnek biçimde yönlendirilmesi, eğitim hizmetinin sürekliliği açısından kadın öğretmenlerin iş-aile dengesi üzerinde doğrudan etkili olabiliyor; ani görev yeri değişiklikleri özellikle çocuk bakımı sorumluluğu taşıyan kadın eğitimciler için ek yük oluşturabilir. Öte yandan kırsalda atıl kalan kadronun harekete geçirilmesi ve genç öğretmenlerin farklı kademelerde deneyim kazanması, mesleki gelişim ve kariyer çeşitlenmesi bakımından olumlu bir zemin sunuyor. Reformların başarısı, bu geçişlerin gönüllülük, destek ve şeffaf kriterler temelinde yürütülmesine bağlı görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ogrenci-sayisi-dalgalanirken-ogretmen-kadrosunda-yeni-denge-arayisi-uc-bolgeden-reform-deneyimleri-mp996-h2642.html</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 13:14:26 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/no_headline.png"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Okul çağı nüfusundaki kademeli değişim, temel eğitimde öğretmen arz-talep dengesini kökten yeniden biçimlendiriyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Okul çağı nüfusundaki kademeli değişim, temel eğitimde öğretmen arz-talep dengesini kökten yeniden biçimlendiriyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[30 Ekim Cuma Okullar Açık mı? Devamsızlık Riski ve MEB Takvimi]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/30-ekim-cuma-okullar-acik-mi-devamsizlik-riski-ve-meb-takvimi-mp830-h2641.html</link>
      <description><![CDATA[30 Ekim Cuma Günü Okullar Açık mı, Devamsızlık Yazılacak mı?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>30 Ekim Cuma Okullar Açık mı? Devamsızlık Riski ve MEB Takvimi</h1><p><strong>Cumhuriyet Bayramı tatilinin 29 Ekim Perşembe günü sona ermesinin ardından, 30 Ekim Cuma günü eğitimin devam edip etmeyeceği ve devamsızlık durumu velilerin ve öğrencilerin en çok merak ettiği konu oldu. Resmi bir tatil kararı bulunmadığı için okulların açık olması bekleniyor.</strong></p><p>Yayınlanma: 29/10/2026 10:01</p><p>Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet Bayramı tatili, 28 Ekim günü saat 13.00 itibarıyla başlamakta ve 29 Ekim Perşembe günü boyunca devam etmektedir. Bu yasal çerçeve, tatilin ne zaman sona ereceğini net biçimde ortaya koymaktadır. Dolayısıyla 29 Ekim akşamı itibarıyla resmi tatil süreci tamamlanmaktadır.</p><p>Perşembe gününün resmi tatil kapsamında olması, cuma gününün de kendiliğinden tatil ilan edildiği anlamına gelmemektedir. 30 Ekim'in tatil statüsü kazanabilmesi için ayrıca bir idari izin kararı alınması gerekmektedir. Ancak şu ana kadar ülke genelini kapsayan resmi bir açıklama bulunmamaktadır. Bu durum, eğitim kurumlarının olağan çalışma düzenini sürdüreceğini göstermektedir.</p><p>Yeni ve resmi bir tatil kararı açıklanmadığı sürece, 30 Ekim Cuma günü okullar olağan çalışma düzeninde açık olacaktır. İlkokul, ortaokul ve lise düzeyinde ülke genelinde farklı bir uygulama duyurulmamıştır. Öğrencilerin derslere katılması ve okulun günlük programına uyması gerekmektedir. Bu noktada devamsızlık kaydı açısından herhangi bir muafiyet öngörülmemektedir.</p><p>Sadece hava koşulları veya olağanüstü gelişmeler gibi yerel durumlarda ilgili valilikler eğitime ara verme kararı alabilmektedir. Ancak bu tür yerel kararlar tüm Türkiye'yi kapsamamaktadır. Cuma günü için herhangi bir valilik duyurusu bulunmayan illerde eğitim kesintisiz sürecektir. Bu husus, yerel yönetimlerin inisiyatif alanının sınırlı olduğunu ve genel uygulamanın merkezi takvime bağlı kaldığını göstermektedir.</p><p>30 Ekim'de eğitim olağan akışında devam edeceği için okullarda standart ders programı uygulanacaktır. Sabahçı ve öğlenci grupların ders saatleri kurumların kendi düzenine göre yürütülecektir. Bayram kutlamaları ve törenler 29 Ekim Çarşamba ve Perşembe gününe denk geldiği için, cuma günkü ders programında kendiliğinden bir değişiklik olmamaktadır. Bu durum, eğitim sürekliliği açısından önemli bir istikrar unsuru olarak değerlendirilebilir.</p><p>Bu gün tarihi ile KadinHerYerde.COM yazarı Zümra Naz tarafından derlenmiş aktarılmıştır.</p><p>Konunun kadın ve yaşam boyutu değerlendirildiğinde, çalışan annelerin ve kadın velilerin günlük planlamaları açısından 30 Ekim'in tatil olmaması, iş ve okul düzeninin kesintisiz sürmesi anlamına gelmektedir. Bu durum, özellikle çocuk bakımı ve ulaşım konusunda ekstra koordinasyon gerektiren kadınlar için olumlu bir istikrar sağlarken, bayram sonrası ilk iş gününde yoğunluk yaşanması gibi pratik zorlukları da beraberinde getirebilmektedir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/30-ekim-cuma-okullar-acik-mi-devamsizlik-riski-ve-meb-takvimi-mp830-h2641.html</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 13:12:48 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/30-ekim-cuma-okullar-acik-mi-devamsizlik-riski-ve-meb-takvimi-mp830.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>30 Ekim Cuma Günü Okullar Açık mı, Devamsızlık Yazılacak mı?</itunes:subtitle><itunes:summary>30 Ekim Cuma Günü Okullar Açık mı, Devamsızlık Yazılacak mı?</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ortak Sınavlarda Dijital Dönem: Öğretmenlere 'İkinci Mesai' Yükü]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ortak-sinavlarda-dijital-donem-ogretmenlere-ikinci-mesai-yuku-mp562-h2640.html</link>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni ortak sınav sistemi ile ilgili kılavuz yayımlandı. Yayımlanan kılavuza göre öğretmenlerin sınav görevi kapsamında iş yükü önemli ölçüde artacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) ortak sınav sisteminde köklü bir değişikliğe gittiği, 18/10/2026 tarihinde yayımlanan kılavuzla netleşti. Ortaokul ve liselerde yürütülen ortak sınav uygulamalarında kullanılan mevcut yöntem tamamen terk edilerek, yerine bakanlığın geliştirdiği dijital sisteme geçilecek. Bu dönüşüm, sınav süreçlerinin yanı sıra öğretmenlerin görev tanımlarını ve iş yüklerini de doğrudan etkiliyor.</p><p>Yeni modelde öğretmenler, sınav sorularını belirlenen ortak sınav sistemi üzerinden çekecek. Sistem, sınavdan yalnızca bir gün önce öğretmenlerin erişimine açılacak. Soruların iki tanesi ise zümre başkanı öğretmenler tarafından belirlenecek. Bu düzenleme, sınav hazırlık sürecinde öğretmenler arası koordinasyonu artırırken, aynı zamanda ciddi bir zaman kısıtı getiriyor.</p><p>Yeni ortak sınav sistemi, ortaokullarda 5, 6 ve 7. sınıflarda Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile İngilizce branşlarında uygulanacak; ancak 7. sınıf İngilizce dersi kapsam dışında tutulacak. Liselerde ise 9, 10 ve 11. sınıflarda Türk Dili ve Edebiyatı, Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya, Felsefe, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ve İngilizce olmak üzere toplam 16 branşta geçerli olacak; 11. sınıf İngilizce dersi bu uygulamanın dışında kalacak.</p><p>Asıl yük ise sınav sonrasında başlıyor. Öğretmenler, sınav kâğıtlarındaki tüm soruları tek tek ortak sınav sistemi üzerinden değerlendirecek. Somut bir örnekle, 30 kişilik bir sınıfa 10 soruluk sınav uygulayan bir öğretmen, her bir öğrencinin her bir sorusu için sisteme değerlendirme girecek. Bu durumda tek bir sınav için 300 ayrı işlem yapılmış olacak. Bu tablo, dijitalleşmenin getirdiği hız avantajının, değerlendirme aşamasında yerini yoğun bir veri girişi mesaisine bırakacağını gösteriyor.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>MEB'in dijital sınav hamlesi, kâğıt ve lojistik maliyetlerini azaltma potansiyeli taşısa da öğretmenlerin mesleki zamanını doğrudan etkileyen bir iş yükü artışını beraberinde getiriyor. Sistemin, okullardaki teknolojik altyapı ve öğretmenlerin dijital okuryazarlık düzeyiyle ne ölçüde uyumlu çalışacağı ise şimdiden eğitim camiasının gündeminde. Bakanlığın, sınav değerlendirme süreçlerinde öğretmenlere sağlayacağı destek mekanizmaları, bu geçişin sancısız atlatılması açısından belirleyici olacak.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ortak-sinavlarda-dijital-donem-ogretmenlere-ikinci-mesai-yuku-mp562-h2640.html</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 13:18:18 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/ortak-sinavlarda-dijital-donem-ogretmenlere-ikinci-mesai-yuku-mp562.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni ortak sınav sistemi ile ilgili kılavuz yayımlandı. Yayımlanan kılavuza göre öğretmenlerin sınav görevi kapsamında iş yükü önemli ölçüde artacak.</itunes:subtitle><itunes:summary>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni ortak sınav sistemi ile ilgili kılavuz yayımlandı. Yayımlanan kılavuza göre öğretmenlerin sınav görevi kapsamında iş yükü önemli ölçüde artacak.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karasu'da Sel Mağduru Okul Yine Tatil: Bir Ayda Üçüncü Felaket]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/karasuda-sel-magduru-okul-yine-tatil-bir-ayda-ucuncu-felaket-mp653-h2639.html</link>
      <description><![CDATA[Edildibu yıl üç defa sel felaketiyle karşı karşıya kalan Sakarya'nın Karasu ilçesindeki Şehit Oktay Demirci İlkokulu ve Ortaokulu yarın yine tatil edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batı bölgelerini teslim alan sağanak ve fırtına, gündelik yaşamı pek çok ilde felç etti. Caddeler göle döndü, ev, iş yeri ve araçlar büyük hasar gördü; dereler ve kanallar taştı. Can kayıpları yürekleri dağladı. Olumsuz hava koşulları nedeniyle birçok ilde eğitime ara verilirken, Sakarya'nın Karasu ilçesine bağlı Darıçayırı Mahallesi'ndeki Şehit Oktay Demirci İlkokulu ve Ortaokulu, felaketin en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıktı. Valilik kararıyla okulda eğitim-öğretime yarın ara verilecek.</p><p>17 Ekim'i 18 Ekim'e bağlayan gece aniden bastıran şiddetli yağmur, Darıçayırı'nda yeniden sele yol açtı. Yükselen sular okulun zemin katına sızarak binayı bir kez daha sular altında bıraktı. Mahallede bu yıl yaşanan üçüncü sel olayı nedeniyle ekipler ve mahalle halkı, okulu yeniden ayağa kaldırmak için zaman kaybetmeden çalışmaya koyuldu.</p><p>Darıçayırı'nda 28 ve 29 Eylül'de görülen şiddetli yağışlar sonrası okul büyük zarar görmüştü. Mahalle halkı ve belediye ekiplerinin dayanışmasıyla yürütülen temizlik ve onarım çalışmaları sayesinde bina kısa sürede yeniden eğitime hazır hale getirilmişti. Ancak bir ay dolmadan yeni bir felaketle karşılaşıldı.</p><p>Yaşanan tekrarlayan afetler karşısında büyük üzüntü duyduğumuzu belirtir; Darıçayırı Mahallesi halkına, Şehit Oktay Demirci İlkokulu ve Ortaokulu yönetimine, öğretmenlerine ve öğrencilerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz. Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Tekrarlayan sel baskınları, yalnızca fiziki hasar değil, eğitim sürekliliğinde ciddi bir kırılma yaratıyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın afet yönetimi ve altyapı iyileştirme politikaları, bu tür okullarda öğretmen ve öğrenci motivasyonunu doğrudan etkiliyor. Öğretim yılının kesintisiz sürmesi için bölgesel risk haritalarının güncellenmesi ve kalıcı çözümlerin bir an önce devreye alınması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/karasuda-sel-magduru-okul-yine-tatil-bir-ayda-ucuncu-felaket-mp653-h2639.html</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 13:18:18 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/karasuda-sel-magduru-okul-yine-tatil-bir-ayda-ucuncu-felaket-mp653.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Edildibu yıl üç defa sel felaketiyle karşı karşıya kalan Sakarya'nın Karasu ilçesindeki Şehit Oktay Demirci İlkokulu ve Ortaokulu yarın yine tatil edildi.</itunes:subtitle><itunes:summary>Edildibu yıl üç defa sel felaketiyle karşı karşıya kalan Sakarya'nın Karasu ilçesindeki Şehit Oktay Demirci İlkokulu ve Ortaokulu yarın yine tatil edildi.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[06:30'dan 21:00'e: Vietnamlı Öğretmenler 'İsimsiz İşler' Denizinde Boğuluyor]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/son-dakika/0630dan-2100e-vietnamli-ogretmenler-isimsiz-isler-denizinde-boguluyor-mp982-h2638.html</link>
      <description><![CDATA[Okula sabah 06:30'da giden ve eve 21:00'e doğru dönen öğretmenler, akşam yemeğini bile telefonla velilere yanıt vererek geçiriyor. Bu tablo, mesleki tükenmişliğin ve idari yükün somut bir yansıması olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>06:30'dan 21:00'e: Vietnamlı Öğretmenler 'İsimsiz İşler' Denizinde Boğuluyor</h1><p><strong>Okula sabah 06:30'da giden ve eve 21:00'e doğru dönen öğretmenler, akşam yemeğini bile telefonla velilere yanıt vererek geçiriyor. Bu tablo, mesleki tükenmişliğin ve idari yükün somut bir yansıması olarak öne çıkıyor.</strong></p><p>Bir ilkokul birinci sınıf öğretmeni olan Mai Anh, sabah 06:30'da okula gidiyor ve akşam 21:00'e doğru evine dönüyor. Akşam yemeğine oturmadan telefonu eline alıp velilerin sorularını yanıtlamak zorunda kalıyor. Yemek sürekli bölündüğü için eşi defalarca tepki gösteriyor. Bu, Mai Anh'nın yaklaşık 15 saat süren günlük çalışma temposunun sıradan bir günü.</p><p>Mai Anh, "Neredeyse her gün velilerle iletişime geçiliyor; çoğu kez mesleki konularla pek ilgisi olmayan önemsiz meseleler, şikayetler dile getiriliyor" diyor. Çocuğunun arkadaşları tarafından rahatsız edildiği gerekçesiyle yer değişikliği talebi, çocuğunun eşyalarını kaybettiğini bildirip arama ricası gibi mesajlar artık olağan hale gelmiş. 12 yıllık öğretmenlik deneyimine sahip olan Mai Anh, "Velilerden hiçbir zaman motivasyon veya takdir mesajı almadım" diyerek yaşadığı hayal kırıklığını dile getiriyor.</p><p>Öğretmenin velilerin her görüşünü görmezden gelmesi mümkün değil; öğrencilerin güvenliği ve psikolojik durumu her zaman öncelikli olmak zorunda. Ancak velilerin anında yanıt beklemeleri, alamadıklarında ise ısrarla telefonla aramaları, öğretmenin yemek yerken bile telefonuna bakmasına neden oluyor. Bu baskıyı eşi anlıyor ancak her zaman hoşgörü gösterebildiği söylenemez.</p><p><strong>Dijitalleşme mi, yoksa ekstra iş yükü mü?</strong></p><p>Bu eğitim yılında Mai Anh'nın iş yükü dijitalleşme gereklilikleri nedeniyle önemli ölçüde arttı. Ders planları ve öğretim programları bilgisayarda hazırlanmak zorunda, ancak aynı zamanda bir dizi basılı evrak da hazırlanıyor. Paralel olarak, öğretmen videoları ve ders sunumlarını LMS sistemine yüklüyor; bilgileri ve ödevleri eNetViet uygulaması üzerinden gönderiyor. Mai Anh, "Normalde sadece sınıfın Zalo grubuna ödev göndermek yeterliydi, şimdi velilerin görebilmesi için başka bir yazılıma da yüklemek gerekiyor; bu da ekstra bir iş demek" diyerek iç çekiyor.</p><p>Başka bir bölgede, 29 yaşındaki beşinci sınıf öğretmeni Ngân da benzer 'isimsiz işlerden' yakınıyor. Son birkaç yılda yerel kurumlara destek olmak için sürekli görevlendirildi: öğrenci sağlık verilerinin girilmesi, ehliyet evraklarının düzenlenmesi, askere gidenlerin işlemlerine yardım, öğrencilerin kimlik kartı işlemlerinin takibi, parti üyelerinin özgeçmişlerinin dijitalleştirilmesi gibi işler bunlar arasında.</p><p>Ngân, "Hepsi mesleki uzmanlık dışı işler; öğle tatillerine ve hafta sonlarına giriyor" diyor. En son sağlık taramasının ardından sağlık ekibi bilgileri sadece deftere kaydetmiş, tüm verilerin bilgisayara girilmesi işi Ngân'a kalmış. Yaklaşık 40 öğrencinin bulunduğu sınıf için bir pazar sabahının tamamını bu işe ayırmak zorunda kalmış ve çocuğuyla parka gitme planını ertelemek durumunda kalmış.</p><p><strong>Veriler: Bölgede idari baskı yüksek seviyede</strong></p><p>Thuận Kiều İlkokulu Müdürü Lê Thị Thoa, öğretmenlerin mesleki olmayan işlerden kaynaklanan önemli bir baskı altında olduğunu değerlendiriyor. OECD'nin 2024 yılında yayımlanan ve en güncel verileri içeren Uluslararası Öğretme ve Öğrenme Araştırması'na (TALIS) göre, eski 58 il ve şehirdeki 202 okulda görev yapan 4.400'ün üzerinde öğretmenin yaklaşık %41'i idari iş yükünün çok fazla olmasını 'çok' veya daha yüksek düzeyde stres kaynağı olarak görüyor. Dikkat çekici olarak, öğretmenlerin %39'u velilerin endişelerini gidermekten kaynaklanan baskı ve stresten şikayet ediyor; bu oran, araştırmaya katılan 49 ülke ve bölge arasında en yüksek gruplardan birinde yer alıyor.</p><p>Fermat Teknoloji Anonim Şirketi'nin kurucusu ve Ba Đình (Hanoi) İlçe Eğitim ve Öğretim Müdürlüğü eski Başkanı Dr. Lê Đức Thuận, "Öğretmenlerin bu konudaki şikayetlerini, bunu hemen özveri eksikliği olarak görmek yerine ciddiyetle dinlemek gerekiyor" diyor.</p><p>Thuận'a göre sorunun kökü, iş dağıtımı ve hesap verme yöntemlerinde yatıyor. Eski işler gözden geçirilmeden sürekli yenileri ekleniyor; aynı bilgi birden fazla yere raporlanıyor; sorumluluklar net olmadığı için her şey sınıf öğretmenine yükleniyor ve aşırı yük kaçınılmaz hale geliyor. Ayrıca, senkronize olmayan dijitalleşme de ekstra iş yaratıyor: bilgiler yazılıma giriliyor ama yine de deftere yazılıyor, veriler gönderiliyor ama sonra tekrar derlenip raporlanıyor.</p><p>Müdür Lê Thị Thoa, velilerle mesai dışı iletişimin nedenini, iki taraf arasındaki görüşmeleri yönetecek kural ve araçların eksikliğine, öğretmenlerin soruları kabul edip yanıtlayacağı net bir zaman diliminin olmamasına bağlıyor. Eğitim psikolojisi uzmanı ve An Nhiên Eğitim Psikolojisi Uygulama Merkezi Direktörü Yüksek Lisans Lê Minh Huân ise buna Vietnamlıların iletişim kültürünün bir özelliğini ekliyor: "Bazı veliler, sık sık eleştiri ve öneride bulunmanın ilgi gösterdiklerini, öğretmenin daha iyi iş yapmasını ve çocuklarına daha iyi bakmasını istediklerini kanıtladığını düşünüyor."</p><p><strong>Şevk giderek aşınıyor</strong></p><p>Uzmanlar ve eğitimciler, mesleki olmayan işlerden kaynaklanan uzun süreli baskının öğretmenlerin yaratıcılık şevkini azaltabileceğini, kendilerini geliştirmeye ve ailelerine bakmaya zaman bulamayacaklarını belirtiyor. Daha endişe verici olan, mesleğini seven birinin zamanla 'iyi yapmak' arzusundan 'yeterince yapmak' zihniyetine geçerek uyarı almaktan kaçınması. Zihin parçalara ayrıldığında, öğretmenlerin her bir öğrenciye, özellikle de desteğe ihtiyaç duyanlara yeterince dikkat göstermesi zorlaşıyor.</p><p>Đồng Tháp Üniversitesi araştırma grubunun Mayıs 2026'da yayımladığı ve güney bölgesindeki 536 ortaokul ve lise öğretmeniyle yapılan anket de benzer sonuçlar veriyor: evrak yükü, raporlama talepleri ve idari prosedürler genç öğretmenlerin 'enerjisini tüketiyor', 'şevkini aşındırıyor'.</p><p>Ngân, geçen yıl kızı henüz 1 yaşına girmemişken, meslektaşlarına öğretmenlik yarışmasına hazırlık desteği vermek için akşam 22:00'ye kadar okulda kalmak zorunda kaldığını anlatıyor. Eve döndüğünde kızı sesi kısılana kadar ağlayarak annesini arıyor, eşi ise üç gün boyunca küsüyor. Ardından ailece bir 'aile toplantısı' yaparak çalışma programını yeniden düzenlemek zorunda kalmışlar.</p><p>"Bazen isimsiz işlerden kaynaklanan baskı ve yorgunluk, derse girmek ve ödevleri kontrol etmekten daha ağır oluyor" diyor Ngân; sesi sakin ama dinleyen herkes ne demek istediğini anlıyor.</p><p><strong>Çıkış yolu nerede?</strong></p><p>Yeni eğitim yılı başından itibaren Eğitim ve Öğretim Bakanlığı, okullardan evrak, defter ve toplantıları, ayrıca gereksiz yarışma ve kampanyaları azaltarak mesleki çalışmalara odaklanmalarını birçok kez talep etti. Parti ve Devlet liderleri de eğitim sektöründen idari baskıyı azaltmasını, öğretmenlerin yaşam koşullarıyla ilgilenmesini ve böylece öğretmenlerin tüm enerjilerini öğrencilerine ayırmasını istedi.</p><p>Lê Đức Thuận, öncelikle okulların ve yönetim birimlerinin her bir görevi gözden geçirmesi gerektiğini öneriyor: ne için kullanılıyor, tekrar var mı, öğretmene verilmesi şart mı? "Gereksiz işler kaldırılmalı, gerekli işler için ise kişi ve süre net olarak belirlenmeli; iş dağıtım yöntemi değişmeden öğretmenlere sadece 'zamanınızı daha iyi yönetin' demek yeterli olmaz" diye vurguluyor.</p><p>Ayrıca okulların dijitalleşme süreçlerini yeniden tasarlaması gerekiyor: ortak veriler yetkilendirilmeli, elektronik evraklar izin verilen içeriklerde kağıt belgelerin yerini almalı. Örneğin, devam verileri sisteme girildiğinde sistem otomatik olarak rapor oluşturmalı, öğretmenden tekrar yazması istenmemeli.</p><p>Lê Minh Huân'a göre, öğretmenlerin ruh sağlığının korunması da aynı düzeyde ele alınmalı. Öğretmenler, stres, kaygı veya tükenmişlik durumlarıyla başa çıkma becerilerini uzmanlardan alacakları danışmanlık ve destek faaliyetleriyle kazanmalı; aşırı yük altında kendi başlarının çaresine bakmak zorunda bırakılmamalı.</p><p>Son olarak, velilerle iletişim kanalı, zaman dilimi, yanıt süresi ve acil durum yönetimi konusunda uzlaşılmalı. Müdür Lê Thị Thoa, okulun genellikle velilerin ilgilendiği faaliyetler veya konular hakkında önceden bilgi hazırlayarak öğretmenlerin bunları sınıf grubuna iletmesini sağladığını belirtiyor. Zor durumlarla karşılaşıldığında öğretmenlerin okul yönetimiyle görüşerek yönlendirme almaları teşvik ediliyor; böylece olayların karmaşıklaşmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.</p><p>Mai Anh, yaklaşık 15 saatlik çalışmanın ardından sadece basit bir dileğini dile getiriyor: "Öğretmenlerin de ailesi, çocukları ve kendilerine ait işleri var. Sadece ders vermeye daha fazla odaklanabilmeyi, derse hazırlanacak ve öğrencilerle daha iyi ilgilenecek zamanımın olmasını istiyorum."</p><p>Bu tablo, kadın öğretmenlerin omuzlarındaki görünmez yükün ne denli ağır olduğunu gözler önüne seriyor. Mesleki tatminin yerini idari görevlerin alması, öğretmenlik mesleğinin itibarını ve eğitimin niteliğini olumsuz etkiliyor; zira öğretmenlerin enerjisi öğrencilere değil, evrak işlerine harcanıyor. Bu durum, eğitim sisteminin geleceği açısından ciddi bir uyarı niteliği taşıyor.</p><p>Bu metin, PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından 19 Ekim 2026 tarihinde derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/son-dakika/0630dan-2100e-vietnamli-ogretmenler-isimsiz-isler-denizinde-boguluyor-mp982-h2638.html</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 13:16:38 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/0630dan-2100e-vietnamli-ogretmenler-isimsiz-isler-denizinde-boguluyor-mp982.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Okula sabah 06:30'da giden ve eve 21:00'e doğru dönen öğretmenler, akşam yemeğini bile telefonla velilere yanıt vererek geçiriyor. Bu tablo, mesleki tükenmişliğin ve idari yükün somut bir yansıması olarak öne çıkıyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Okula sabah 06:30'da giden ve eve 21:00'e doğru dönen öğretmenler, akşam yemeğini bile telefonla velilere yanıt vererek geçiriyor. Bu tablo, mesleki tükenmişliğin ve idari yükün somut bir yansıması olarak öne çıkıyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[SSC 2027 Başvuru Takvimi Açıklandı: 16 Kasım'da Başlıyor, GPA İyileştirme ve Belirsiz Adaylar İçin 6 Kritik Kural]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ssc-2027-basvuru-takvimi-aciklandi-16-kasimda-basliyor-gpa-iyilestirme-ve-belirsiz-adaylar-icin-6-kritik-kural-mp359-h2637.html</link>
      <description><![CDATA[2027 SSC sınavı için çevrim içi form doldurma ve ücret yatırma süreci 16 Kasım'da başlayacak; Dhaka Ortaöğretim ve Yükseköğretim Eğitim Kurulu, GPA iyileştirme ve belirsiz adaylar için ayrıntılı kurallar yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>SSC 2027 Başvuru Takvimi Açıklandı: 16 Kasım'da Başlıyor, GPA İyileştirme ve Belirsiz Adaylar İçin 6 Kritik Kural</h1><p><strong>2027 SSC sınavı için çevrim içi form doldurma ve ücret yatırma süreci 16 Kasım'da başlayacak; Dhaka Ortaöğretim ve Yükseköğretim Eğitim Kurulu, GPA iyileştirme ve belirsiz adaylar için ayrıntılı kurallar yayımladı.</strong></p><p>Dhaka Ortaöğretim ve Yükseköğretim Eğitim Kurulu, 2027 SSC sınavına ilişkin çevrim içi form doldurma ve ücret yatırma takvimini duyurdu. Kurulun bildirisine göre, gecikme ücreti ödenmeden çevrim içi form doldurma <strong>16 Kasım</strong> itibarıyla başlayacak ve <strong>23 Kasım</strong> tarihine kadar sürecek. Bu tarihten sonra gecikme ücreti ödemek kaydıyla form doldurma imkânı tanınacak.</p><h2>GPA İyileştirme Fırsatı ve Şartları</h2><p>2026 SSC sınavında tüm derslerden katılıp başarılı olmasına karşın GPA-5'in altında kalan öğrenciler, kayıt süreleri geçerli olmak kaydıyla GPA iyileştirme hakkından yararlanabilecek. Bu hakkın temel koşulu, adayların <strong>tüm derslerden 2026 yılı müfredatının tamamına göre</strong> sınava girmesidir. 2027 sınavında elde edilecek sonuçlarda GPA iyileştirmesi gerçekleşirse bu sonuç geçerli sayılacak; aksi hâlde önceki GPA korunacak. GPA iyileştirme adayının, önceki giriş belgesi ile akademik transkriptinin onaylı fotokopisini basılı kopyayla birlikte teslim etmesi gerekiyor.</p><h2>Belirsiz Adaylar ve Disiplin Cezası Almış Öğrenciler İçin Kurallar</h2><p>Disiplin cezası almış adaylar, cezalarının süresi dolmuş olması ve kayıt sürelerinin geçerli olması koşuluyla 2027 SSC sınavına <strong>belirsiz aday</strong> statüsünde katılabilecek. Ancak bu adayların <strong>tüm derslerden</strong> sınava girmesi zorunlu.</p><p>2023-24 ve 2024-25 kayıt dönemine ait adaylar, 2025 ve 2026 sınavlarına katılmamış olmaları hâlinde 2027'de belirsiz aday olarak <strong>dördüncü ders dâhil tüm derslerden</strong> sınava girebilecek. Öte yandan 2023-24 ve 2024-25 kayıt dönemine ait olup 2025 ve 2026'da tüm derslere katılarak dördüncü dersten başarılı olan ve 1 ile 4 ders arasında başarısız olan adaylar, 2027'de önceki başarısız derslerden sınava girip başarılı olmaları hâlinde dördüncü ders avantajından yararlanabilecek.</p><h2>Soru Kâğıtları ve Değerlendirme Süreci</h2><p>Kurulun yönergelerine göre:</p><ul><li><strong>Belirsiz/not iyileştirme adayları</strong>, 2025 ve 2026 SSC sınavı müfredatına göre hazırlanan soru kâğıtlarıyla sınava girecek.</li><li><strong>Belirli adaylar</strong>, 2027 SSC sınavı müfredatına göre hazırlanan soru kâğıtlarıyla sınava girecek.</li><li>Tüm eğitim yıllarındaki öğrenciler için beden eğitimi, sağlık bilgisi ve spor ile kariyer eğitimi derslerinde NCTB yönergeleri doğrultusunda sürekli değerlendirme notları, eğitim kurumu tarafından ilgili merkeze iletilecek. Merkez, uygulamalı sınav notlarıyla birlikte sürekli değerlendirme notlarını kurulun internet sitesine çevrim içi olarak gönderecek ve <strong>el yazısıyla tutulan asıl not formunu Ortaöğretim Sınav Şubesine elden</strong> teslim edecek.</li></ul><h2>Seçme Sınavı Zorunluluğu</h2><p>GPA iyileştirme adayları ve daha önce SSC sınavında başarısız olmuş adaylar hariç <strong>tüm öğrenciler için seçme sınavına katılmak zorunlu</strong>.</p><h2>Kayıt Süresi ve Özel Değerlendirme</h2><p>2023-24 ve 2024-25 kayıt dönemine ait olup 2025 ve 2026'da sınava katılmayanlar, kendi eğitim kurumları aracılığıyla belirsiz aday olarak 2027'de katılabilecek; <strong>hiçbir koşulda belirli aday olarak değerlendirilmeyecek</strong>.</p><p>2026'da tüm derslere girip dördüncü ders hariç 1 ile 4 ders arasında başarısız olanlar, kayıt süreleri geçerliyse belirsiz aday olarak 2027'de yalnızca başarısız derslerden ya da isterlerse tüm derslerden sınava girebilecek.</p><p>2025'te dördüncü ders hariç 1 ile 3 ders arasında başarısız olup 2026'da sınava girmeyenler veya yeniden birden fazla dersten başarısız olanlar, kayıt süreleri geçerliyse 2027'de önceki başarısız derslerden ya da tüm derslerden katılabilecek. Ancak <strong>kısmi derslerden katılmak isteyen adaylar dördüncü dersten sınava giremeyecek</strong>.</p><p>2022-23 kayıt dönemine ait olup süresi dolmuş olsa da dördüncü ders hariç hâlâ bir dersten başarısız olanlar, <strong>özel değerlendirmeyle kayıt sürelerini bir yıl süreyle yenileyerek</strong> 2027'de belirsiz aday olarak başarısız derslerden katılabilecek. Bunun için form doldurmadan önce ilgili eğitim kurumunun müdürünün, asıl kayıt kartını okul denetmenliği ofisine teslim ederek yenilenmiş kartı alması gerekiyor.</p><p>Söz konusu tüm adayların <strong>önceki başarılı derslerden aldıkları GP korunacak</strong>. 2027 sınavında katılım sağlanan derslerin GP'si ile önceki korunan GP'ler toplanarak toplam GPA belirlenecek.</p><p>Bu düzenlemeler, eğitim sisteminde fırsat eşitliğini güçlendirme ve bireysel gelişim yollarını çeşitlendirme açısından kadın öğrenciler başta olmak üzere tüm adaylar için umut verici bir çerçeve sunuyor; ancak süreçlerin karmaşıklığı, özellikle kırsal kesimdeki aileler için bilgiye erişim ve danışmanlık ihtiyacını artırıyor. Öğrencilerin ve velilerin takvimi dikkatle izlemesi, belirsizlikleri azaltmak adına kritik önem taşıyor.</p><p>Bu metin, güncel tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ssc-2027-basvuru-takvimi-aciklandi-16-kasimda-basliyor-gpa-iyilestirme-ve-belirsiz-adaylar-icin-6-kritik-kural-mp359-h2637.html</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 13:16:35 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/ssc-2027-basvuru-takvimi-aciklandi-16-kasimda-basliyor-gpa-iyilestirme-ve-belirsiz-adaylar-icin-6-kritik-kural-mp359.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>2027 SSC sınavı için çevrim içi form doldurma ve ücret yatırma süreci 16 Kasım'da başlayacak; Dhaka Ortaöğretim ve Yükseköğretim Eğitim Kurulu, GPA iyileştirme ve belirsiz adaylar için ayrıntılı kurallar yayımladı.</itunes:subtitle><itunes:summary>2027 SSC sınavı için çevrim içi form doldurma ve ücret yatırma süreci 16 Kasım'da başlayacak; Dhaka Ortaöğretim ve Yükseköğretim Eğitim Kurulu, GPA iyileştirme ve belirsiz adaylar için ayrıntılı kurallar yayımladı.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB Taşra Teşkilatında Vekalet Dönemi Kapanıyor: 81 İle Acil Talimat]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/meb-tasra-teskilatinda-vekalet-donemi-kapaniyor-81-ile-acil-talimat-mp707-h2636.html</link>
      <description><![CDATA[MEB Taşra Teşkilatında "Vekalet" Devri Kapandı: Bakanlıktan 81 İle İvedilik Talimatı!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sayıştay Başkanlığı’nın Milli Eğitim Bakanlığı 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, taşra teşkilatındaki vekaleten atamalarda ciddi mevzuat ihlallerini gün yüzüne çıkardı. Raporun Bulgu 1 bölümünde, gerekli şartları taşımadığı halde vekaleten atanan personele mevzuata aykırı biçimde vekalet aylığı, zam, tazminat ve ek ödeme farkı ödendiği tespit edildi. Bu tespit, Bakanlık bünyesinde acil bir idari hareketliliğin kapısını araladı.</p><p>Denetçiler, yapılan görevlendirmelerin birçoğunda 657 sayılı Kanun’un 86. maddesine açıkça dayanılmadığını, onay yazılarında bu hususun belirtilmediğini, atamaların asili atamaya yetkili amirlerce gerçekleştirilmediğini ve görevlendirilen personelin asaleten atanma şartlarını taşımadığını vurguladı. Mevzuat uyarınca bir personele vekalet farkı ödenebilmesi için asaleten atanmada aranan tüm genel ve özel şartları, sınav şartı dahil, taşıması ve görevlendirmenin yetkili amirce yapılması gerekiyor. Sayıştay, bu şartları taşımayan görevlendirmelerin hukuken “vekalet” değil yalnızca “tedviren görevlendirme” sayılabileceğini hatırlatarak, bu durumdaki personele mali hak farkı ödenmesinin kanuna aykırı olduğunu belirtti.</p><p>Sayıştay’ın uyarısı ve tespitleri üzerine Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, 05.10.2026 tarihli ve 171618469 sayılı resmi yazıyla il milli eğitim müdürlüklerini uyardı. Daha önce 02.04.2026 tarihinde yayımlanan talimata atıfta bulunan Bakanlık, taşra teşkilatında görev yapan personele yönelik valiliklerce yapılan vekaleten görevlendirmelerin derhal sonlandırılmasını istedi. Bakanlık, Sayıştay raporundaki hususları da hatırlatarak, taşra teşkilatındaki tüm birimlerin mağduriyet ve kamu zararı oluşmaması adına kararı ivedilikle ve eksiksiz uygulamasını talep etti.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Vekaleten atama uygulamasının sona ermesi, taşra teşkilatında görev yapan personel için hem bir belirsizlik hem de bir düzen arayışı anlamına geliyor. Asaleten atanma şartlarını taşımayan personelin vekalet farkı alamaması, mali haklar açısından ciddi bir kırılma yaratabilir; ancak uzun vadede liyakat ve mevzuat uyumu açısından kurumsal güveni tesis edici bir adım olarak da okunabilir. Okullar ve öğretmenler cephesinde ise bu karar, yönetici atamalarında ehliyetin öncelenmesi yönünde bir sinyal olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/meb-tasra-teskilatinda-vekalet-donemi-kapaniyor-81-ile-acil-talimat-mp707-h2636.html</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 13:14:18 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/meb-tasra-teskilatinda-vekalet-donemi-kapaniyor-81-ile-acil-talimat-mp707.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>MEB Taşra Teşkilatında "Vekalet" Devri Kapandı: Bakanlıktan 81 İle İvedilik Talimatı!</itunes:subtitle><itunes:summary>MEB Taşra Teşkilatında "Vekalet" Devri Kapandı: Bakanlıktan 81 İle İvedilik Talimatı!</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sayıştay Denetimi MEB'de Vekalet Uygulamalarını Sarstı: Bakanlık Taşraya 'Derhal Sonlandırın' Talimatı Gönderdi]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/sayistay-denetimi-mebde-vekalet-uygulamalarini-sarsti-bakanlik-tasraya-derhal-sonlandirin-talimati-gonderdi-mp530-h2635.html</link>
      <description><![CDATA[Sayıştay denetimlerinde şartları taşımayanlara vekalet ücreti ödendiği tespit edildi. MEB, valiliklere talimat göndererek unvanlı kadrolardaki vekaleten görevlendirmelerin sonlandırılmasını istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu'nda taşra teşkilatındaki vekaleten atama ve görevlendirmelere ilişkin mevzuata aykırılıkların tespit edilmesi, Bakanlık bünyesinde hareketli günler yaşanmasına yol açtı. Sayıştay'ın ortaya koyduğu bulguların ardından Bakanlık, taşra birimlerine acil bir talimat yollayarak usulsüz görülen görevlendirmelerin sona erdirilmesini istedi.</p><p>Denetim raporuna yansıyan incelemelerde, Bakanlık taşra birimlerinde vekaleten atanan memurlara yersiz biçimde vekalet aylığı, zam ve tazminat farkı ile ek ödeme farkı ödendiği belirlendi. 657 sayılı Kanun'un 86'ncı maddesi ve ilgili düzenlemeler, bu ödemelerin yapılabilmesi için vekaletin kanuna dayandırılmasını, onayda açıkça belirtilmesini, asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesini ve personelin asaleten atanma şartlarının tamamını taşımasını şart koşuyor. Yapılan incelemelerde ise görevlendirmelerin bu şartları sağlamadığı, hukuken "vekalet" yerine "tedviren" gerçekleştiği ve gerekli şartlar taşınmadığı halde ek ödemelerin yapıldığı ortaya çıktı.</p><p>Sayıştay raporundaki uyarıların ardından Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, il milli eğitim müdürlüklerine bir talimat gönderdi. Bakanlık daha önce yayımladığı yazıyla; memur, şef, ayniyat saymanı, sayman, mühendis, şube müdürü ve ilçe milli eğitim müdürü gibi unvanlı kadrolara valiliklerce vekaleten atama veya görevlendirme yapılmamasını, halihazırda yapılmış olanların da ivedilikle sonlandırılmasını istemişti. Yeni yazıda, Sayıştay raporundaki tespitler doğrultusunda bu sürecin titizlikle uygulanması gerektiği bir kez daha vurgulandı.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Konunun eğitim camiası açısından yansımaları ise dikkat çekici. Taşra teşkilatında vekaleten yürütülen unvanlı kadroların sonlandırılması, hizmet akışında kısa vadeli aksaklıklara yol açabilecek olsa da uzun vadede liyakat ve hukuki güvence açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle şube müdürü ve ilçe milli eğitim müdürü gibi kilit pozisyonlarda asaleten atama şartlarının aranması, eğitim yönetiminde istikrarı ve hesap verebilirliği güçlendirebilir. Ancak boşalan kadroların hızla doldurulmaması halinde okulların ve öğretmenlerin idari işleyişte zorluk yaşayabileceği, bu nedenle Bakanlığın atama takvimini şeffaf ve hızlı biçimde yönetmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/sayistay-denetimi-mebde-vekalet-uygulamalarini-sarsti-bakanlik-tasraya-derhal-sonlandirin-talimati-gonderdi-mp530-h2635.html</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 13:14:18 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/sayistay-denetimi-mebde-vekalet-uygulamalarini-sarsti-bakanlik-tasraya-derhal-sonlandirin-talimati-gonderdi-mp530.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Sayıştay denetimlerinde şartları taşımayanlara vekalet ücreti ödendiği tespit edildi. MEB, valiliklere talimat göndererek unvanlı kadrolardaki vekaleten görevlendirmelerin sonlandırılmasını istedi.</itunes:subtitle><itunes:summary>Sayıştay denetimlerinde şartları taşımayanlara vekalet ücreti ödendiği tespit edildi. MEB, valiliklere talimat göndererek unvanlı kadrolardaki vekaleten görevlendirmelerin sonlandırılmasını istedi.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okulda Şiddet Sinyalleri: Aileler ve Öğretmenler İçin Erken Müdahale Rehberi]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/okulda-siddet-sinyalleri-aileler-ve-ogretmenler-icin-erken-mudahale-rehberi-mp618-h2634.html</link>
      <description><![CDATA[Çocuğunuz Okulda Şiddet Eğilimi Gösteriyorsa Ne Yapmalısınız?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olayları, önleyici tedbirlerin ve erken müdahale mekanizmalarının ne denli hayati olduğunu gözler önüne seriyor. Uzmanlar, öğrencilerdeki risk işaretlerinin vaktinde tespit edilmesinin ve aile ile okul arasındaki iletişim kanallarının sürekli açık tutulmasının, olası vakaların önlenmesinde en belirleyici faktör olduğunu vurguluyor.</p><p>Bilimsel çalışmalar, okul ortamındaki şiddet eylemlerinin ani bir patlama göstermediğini, aksine belirli bir hazırlık evresinden geçtiğini ortaya koyuyor. Okul baskınlarına ve şiddet olaylarına karışan her 3 kişiden 2'si, planladığı eylemi öncesinde çevresine veya yakın arkadaşlarına aktarıyor. Bu veri, öğrenciler arasındaki konuşmaların ve paylaşımların ne kadar kritik bir istihbarat kaynağı olabileceğini gösteriyor.</p><p>Öğrencide gözlemlenen ani davranış değişiklikleri, öfke patlamaları, belirli kişilere yönelik tehditler ve şiddet içerikli söylemler en belirgin risk işaretleri arasında sıralanıyor. Bu sinyallerin öğretmenler veya arkadaş çevresi tarafından zamanında fark edilip bildirilmesi, olası vakaların yarısından fazlasının engellenmesini sağlıyor. Bu noktada okul içi bildirim mekanizmalarının işlerliği, güvenlik zincirinin en zayıf halkasını oluşturmamalı.</p><p>Ailesel problemler, geçmiş travmalar ya da uzun süre maruz kalınan akran zorbalığı çocuklarda şiddet eğilimini tetikleyebiliyor. Ancak uzmanlar önemli bir ayrımın altını çiziyor: Psikolojik bir sorun yaşamak ya da bir tanıya sahip olmak, tek başına şiddet uygulayıcısı olunacağı anlamına gelmez. Okulların ve rehberlik servislerinin odaklanması gereken temel unsur öğrencinin klinik tanısı değil; gözlemlenebilir tehdit davranışları, zarar verme niyetinin açıkça ifade edilmesi ve somut güvenlik riskleridir. Çocuğun özel hayatının gizliliği ile okul ortamının güvenliği birbirini dışlayan değil, birlikte korunması gereken iki temel ilkedir.</p><p>Çocuğun kendisine veya başkalarına zarar verme riski taşıdığı, bir kişiyi açıkça tehdit ettiği ya da eylem hazırlığı içinde olduğu durumlarda bilginin okula iletilmesi hem hayati bir güvenlik ihtiyacı hem de önemli bir ebeveynlik sorumluluğudur. Öğretmenlerin görevi klinik bir değerlendirme yapmak ya da bir öğrencinin gelecekte şiddet uygulayıp uygulamayacağına karar vermek değildir. Öğretmenler bu tür sinyalleri güvenilir bildirim kanalları üzerinden okul yönetimi ve rehberlik servisine iletmeli, kendi uzmanlık alanlarının dışına taşan bir yargıya varmaktan kaçınmalıdır.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığı ve okul yönetimleri açısından bakıldığında, bu tür olayların önlenmesi için sistematik bir yaklaşımın benimsenmesi gerekiyor. Öğretmenlere yönelik düzenli eğitimler, rehberlik servislerinin güçlendirilmesi ve ailelerle kurulan iletişim ağının kurumsallaşması, bakanlığın öncelikli gündem maddeleri arasında yer almalı. Aksi halde her vaka, hem eğitim camiasında hem de toplumda güven kaybına yol açacak, okulların asli işlevi olan güvenli öğrenme ortamı sağlama görevi zarar görecektir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/okulda-siddet-sinyalleri-aileler-ve-ogretmenler-icin-erken-mudahale-rehberi-mp618-h2634.html</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 13:12:23 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/okulda-siddet-sinyalleri-aileler-ve-ogretmenler-icin-erken-mudahale-rehberi-mp618.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Çocuğunuz Okulda Şiddet Eğilimi Gösteriyorsa Ne Yapmalısınız?</itunes:subtitle><itunes:summary>Çocuğunuz Okulda Şiddet Eğilimi Gösteriyorsa Ne Yapmalısınız?</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ortak Sınav Sistemi Öğretmenlerin İş Yükünü Nasıl Değiştirecek?]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ortak-sinav-sistemi-ogretmenlerin-is-yukunu-nasil-degistirecek-mp496-h2633.html</link>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan yeni ortak sınav sistemi öğretmenlere ne gibi sorumluluklar getirecek?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı, 2026/2027 eğitim öğretim yılının ilk sınav döneminde, 2-13 Kasım tarihleri arasında geçerli olacak yeni bir ortak sınav sistemini devreye alıyor. Karar, belirli branşlarla sınırlı tutulmuş durumda; sistem 5., 6., 7., 9., 10. ve 11. sınıf düzeylerinde uygulanacak.</p><p>Yeni düzenlemenin öğretmenlere yüklediği sorumluluklar, sınav sürecinin her aşamasına yayılmış durumda. Sınav soruları ortak bir havuzdan çekilecek; her sınavda yer alacak iki soru, zümre başkanı öğretmenler tarafından belirlenecek. Öğretmenler bu soruları sisteme yükleyecek, değerlendirme işlemlerini yine sınav sistemi üzerinden gerçekleştirecek. Ayrıca her öğrencinin her sorudan aldığı puan, tek tek ilgili sınav sistemine işlenecek.</p><p>Ortaokul düzeyinde sınav takvimi şöyle: Fen Bilimleri 3 Kasım, Matematik 5 Kasım, Sosyal Bilgiler 6 Kasım, Türkçe 10 Kasım, İngilizce 12 Kasım ve Din Kültürü 13 Kasım. Lise düzeyinde ise Biyoloji 3 Kasım, Kimya ve Tarih 4 Kasım, Matematik 5 Kasım, Fizik ve Felsefe 6 Kasım, Coğrafya 10 Kasım, Türk Dili ve Edebiyatı ile Din Kültürü 11 Kasım, İngilizce 13 Kasım tarihlerinde yapılacak.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Sistemin öğretmenler açısından en çok tartışılacak yanı, sınav sorularının belirlenmesinden puanlamaya kadar uzanan zincirdeki iş bölümü. Ortak havuz uygulaması, branşlar arası standartlaşmayı güçlendirse de zümre başkanlarının soru seçimindeki inisiyatifi ve her bir öğrencinin her sorudan aldığı puanın sisteme ayrı ayrı girilmesi, öğretmenlerin sınav dönemlerindeki iş yükünü artırabilir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu yükü dengelemek için okullara ek teknik destek ve zaman planlaması sunup sunmayacağı, sistemin sahada nasıl karşılanacağını belirleyecek.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ortak-sinav-sistemi-ogretmenlerin-is-yukunu-nasil-degistirecek-mp496-h2633.html</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 01:56:03 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/ortak-sinav-sistemi-ogretmenlerin-is-yukunu-nasil-degistirecek-mp496.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan yeni ortak sınav sistemi öğretmenlere ne gibi sorumluluklar getirecek?</itunes:subtitle><itunes:summary>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan yeni ortak sınav sistemi öğretmenlere ne gibi sorumluluklar getirecek?</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Horasan'da Öğretmen Promosyonu Krizi: 3 İhale, Sıfır Anlaşma]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/horasanda-ogretmen-promosyonu-krizi-3-ihale-sifir-anlasma-mp332-h2632.html</link>
      <description><![CDATA[3 İhale Yapıldı, Anlaşma Sağlanamadı: Öğretmenlerin Promosyon Tepkisi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim-Bir-Sen Horasan İlçe Temsilciliği, ilçedeki eğitim emekçilerinin banka promosyonu sözleşmesi sürecinde yaşanan tıkanıklığa ilişkin kamuoyunu bilgilendirdi. Yaklaşık üç yıl önce atılan imzaların ardından, ekonomik dengelerin altüst olması ve enflasyonun hız kesmemesi nedeniyle sözleşmenin güncellenmediği; 8 aylık uzatma döneminde çalışanlara 10 bin 500 TL ödendiği hatırlatıldı.</p><p>Sözleşmenin süresi dolduktan sonra Horasan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü üç kez ihaleye gitti. Ancak bankaların verdiği teklifler, ne mevcut ekonomik gerçekleri ne de çalışanların beklentilerini karşıladı. Sendika temsilciliği, çevre ilçelerde personel sayısı daha azken daha yüksek promosyon tutarlarının elde edildiğini vurgulayarak, Horasan'daki eğitim çalışanları için de aynı koşulların sağlanması gerektiğini dile getirdi. Bankalara çağrı net: rekabetçi ve gerçekçi teklifler.</p><p>İhale sürecinde bankaların sözleşmeye eklemek istediği promosyon iadesi maddesi de tartışma yarattı. Bazı bankalar, tayini çıkan ya da görevden ayrılan öğretmenlerin aldıkları promosyonun bir kısmını veya tamamını geri ödemesini şart koştu. Eğitim-Bir-Sen bu şartın çalışanlar açısından mağduriyet doğuracağını belirterek uygulamaya karşı çıktı. İlçe Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü de söz konusu talebe onay vermedi.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Yaşanan bu süreç, Milli Eğitim Bakanlığı'nın taşradaki eğitim çalışanlarının ekonomik haklarını koruma noktasında ne kadar etkin olduğunu sorgulatıyor. Promosyon gibi doğrudan maddi refahı ilgilendiren bir konuda ilçeler arasındaki derin uçurum, MEB'in yerel yönetimlerle ve sendikalarla daha koordineli bir politika izlemesi gerektiğini gösteriyor. Öğretmenlerin motivasyonu ve mesleki itibarı, bu tür sözleşmelerin adil ve şeffaf yürütülmesine bağlı; aksi halde eğitim ordusunun temel taşı olan öğretmenlerin sisteme olan güveni daha da sarsılabilir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/horasanda-ogretmen-promosyonu-krizi-3-ihale-sifir-anlasma-mp332-h2632.html</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 13:10:32 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/horasanda-ogretmen-promosyonu-krizi-3-ihale-sifir-anlasma-mp332.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>3 İhale Yapıldı, Anlaşma Sağlanamadı: Öğretmenlerin Promosyon Tepkisi</itunes:subtitle><itunes:summary>3 İhale Yapıldı, Anlaşma Sağlanamadı: Öğretmenlerin Promosyon Tepkisi</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genel Seferberlik: Sendikalar Birliği Öğrencilere Verilen Sözlerin Tutulmasını Talep Ediyor]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/genel-seferberlik-sendikalar-birligi-ogrencilere-verilen-sozlerin-tutulmasini-talep-ediyor-mp496-h2631.html</link>
      <description><![CDATA[Eğitim sendikaları ve lise öğrencileri, hükümetin somut adımlar atmadığını belirterek ortak bir seferberlik çağrısı yaptı. Eğitim camiası, 2027 vizyonu için okulun yeniden inşası gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eğitim sendikaları ve lise öğrencileri, hükümetin somut adımlar atmadığını belirterek ortak bir seferberlik çağrısı yaptı. Eğitim camiası, 2027 vizyonu için okulun yeniden inşası gerektiğini vurguluyor.</strong></p><p>Café pédagogique tarafından düzenlenen Manifesto Forumu'nda, Union Syndicale Lycéenne sözcüsü lise öğrencisi Ryad Rani, eğitim paydaşlarını yürütme organı üzerindeki baskıyı sürdürmeye çağırdı. Rani, hükümeti "kandırmak ve zaman kazanmak için sadece duyuru efektleri yaratmakla" suçladı. Bu durum karşısında geniş bir sendikal koalisyon, liselerde doğan harekete katılma ve genel seferberlik çağrısı yapma kararı aldı. Snes-FSU'dan Sophie Vénétitay, bu birleşmenin "Cumhuriyet'in 2027'de sunması gereken okul üzerine fikir tartışmasında kendini kabul ettirme" fırsatı olduğunu belirtti.</p><p>Bu çağrı etrafında oluşan oybirliği, eğitim camiasının okul kurumuna dair ortak bir vizyonu, basit siyasi vaatlerin ötesinde duyurma kararlılığını yansıtıyor.</p><p><strong>Ortak talepler etrafında genel seferberlik çağrısı</strong></p><p>10 Ekim Cumartesi günü Bourse du travail, Café pédagogique'in Manifesto Forumu'na ev sahipliği yaptı. Philippe Meirieu ve Djéhanne Gani koordinatörlüğünde yürütülen <em>Parions sur l'École</em> ve <em>l'éducation</em> girişiminin ikinci etkinliği olan forumda, çok sayıda halk eğitimi kolektifi, araştırma grubu ve sendika bir araya geldi. Lise eylemleri bağlamında, Manifesto'nun kolektif ve birleştirici düşünce ve eylem yaklaşımı güçlü bir yankı buldu.</p><p>Café pédagogique Manifestosu etrafında toplanan geniş bir sendikalar arası birlik (SNES-FSU, SNUipp-FSU, SE-Unsa, Unsa, CGT, CFDT, FEP-CFDT), büyük alkış alan Ryad Rani tarafından temsil edilen USL'nin de katılımıyla genel seferberlik çağrısı başlattı. Söz alan gençlik, sendikal örgütler tarafından yıllardır dile getirilen taleplere yeni bir güç katıyor.</p><p><em>"Her geçen gün kitleselleşen bir hareket. Hükümete karşı bu güç dengesini kurabilmek için bunun devam etmesi gerekiyor; çünkü hükümet bugün taleplerimize somut çözümlerle değil, sadece bizi aldatmaya ve zaman kazanmaya yönelik duyuru efektleriyle yanıt veriyor. Sizi bu seferberliği sürdürmeye davet ediyorum."</em> diyor USL adına Ryad Rani. Ayrıca herkesi bütçelenmiş ve detaylandırılmış talep listesini incelemeye ve dilekçeyi imzalamaya çağırıyor. <em>"İstediğimiz şey, sözlerini tutan cumhuriyetçi bir okul."</em></p><p><strong>Lise öğrencileri: "İhtiyaçlara denk kaynaklar"</strong></p><p>Ryad Rani, bazı öğrencilerin yaşadıklarını şöyle tanımlayarak tonu belirledi: <em>"Sınıfa geliyorlar, tavan başlarına yıkılıyor ve öğretmenleri yok. Gerçek bu."</em> Okul binaları, yönlendirme, kaldırılan kadrolar: <em>"Taleplerimiz meşru. Onların çalışma koşulları, bizim öğrenme koşullarımız."</em> Lise temsilcisi, <em>"herkesin başarı şansının eşit olması için ülkenin her yerinde, denizaşırı topraklar dahil, tüm kaynakların seferber edildiği"</em> bir okul arzu ediyor.</p><p><em>"Buna izin vermeyeceğiz. Çünkü aslında bu bize borçlu olunan şey."</em> USL temsilcisi, dixmesures.fr sitesinde toplanan on bütçelenmiş öneri sundu: <em>"Derinlemesine bir çalışma yaptık ve bunu finanse etmenin yollarını bulduk."</em> SNU'ya ayrılan milyarları göz önüne sererken kaldırılan kadrolara dikkat çekiyor. Parcoursup? <em>"Bu sadece seçme!"</em></p><p><strong>Yıllardır dile getirilen talepler</strong></p><p>UNSA genel sekreteri Morgane Verviers, lise hareketinde sendikal örgütlerin yıllardır dile getirdiği taleplerin <em>"kelimelere döküldüğünü"</em> görüyor. Öğrencilerin <em>"her sınıfın önünde öğretmen olmasını"</em> istediğini ve <em>"kışın çok soğuk, yazın çok sıcak olan binaları"</em> eleştirdiğini hatırlatıyor. <em>"Yıllardır bir yatırım planı talep ediyoruz."</em> Bu durumda <em>"tutulmayan cumhuriyet vaadini"</em> okuyor. Devam eden nüfus azalmasının Milli Eğitim ile yükseköğretim ve araştırma için kaynak yaratmasını umuyor ve farklı bir reform yöntemi de savunuyor: <em>"Meslektaşlar kendilerini duyulmuş hissetmiyor, on yıllık reformlar geçirdik. Gençleri gören profesyonellerin kararlar üzerinde nasıl etkili olabileceğini nasıl sağlarız?"</em></p><p>FEP-CFDT genel sekreteri Valérie Ginet, <em>"özel okul öğrencilerinin lise öğrencileriyle dayanışma içinde olduğunu"</em> vurguladı. Özel okulun okul haritasına dahil edilmesini ve öğrencilerin daha iyi dağıtılmasını, ayrıca <em>"Parcoursup kriterlerinin şeffaf hale getirilmesini"</em> savunuyor.</p><p>CFDT adına Laurent Alexandre, gençlere <em>"bir topluma biraz dinamizm kattıkları"</em> için teşekkür ediyor ve <em>"bu kutsal okul söylemini durdurma"</em> çağrısı yapıyor: <em>"Dışarısı bir tehdit değil, öğretmenlerin ve öğrencilerin gerçeği."</em></p><p><strong>Sosyal karma: Yasal düzenleme şart</strong></p><p>Se-Unsa laiklik ulusal sekreteri ve CNAL genel sekreteri Marie-Laure Tirelle, <em>"yoksullaşan sosyal eşitsizlikleri azaltmak"</em> için laikliği ve karma eğitimi savundu. <em>"Tüm kurumlarda sosyal ve okul karması üzerine mutlaka yasal düzenleme yapılmalı"</em> diyerek, sözleşmeli okullar da dahil olmak üzere kurumların finansmanını karma kriterlerine uyuma bağlamayı önerdi. Cnal için Ifop tarafından yapılan bir ankete göre kamuoyu buna hazır: <em>"Kamu veya özel okul velilerinin %75'i bu finansmanın sosyal ve okul karması kriterlerine bağlanmasına katılıyor. O halde harekete geçmeliyiz."</em></p><p>Lise hareketinde dolaylı bir kanıt görüyor: <em>"On yıllık baskı ve gerici söylemden sonra, bu hareket okulun özgürleşme hedefini başardığını gösteriyor."</em> Bu gençler, cumhuriyet değerlerinin ve vicdan özgürlüğünün aktarımının mirasçıları olan <em>"şehirde harekete geçmek isteyen vatandaşlar"</em>. <em>"Bu hareket kamu okulunun başarısını gösteriyor."</em></p><p><strong>"Fikir savaşını kazanmak"</strong></p><p><em>"Macron'un son on yılından sonra okul devrilme noktasında, çünkü yapılan bütçe tercihleri bilinçli olarak kamu okulunun olması gerekenin sırtını döndü. Onu yeniden inşa etmek yıllar alacak"</em> diyerek bilanço çıkarıyor SNES-FSU genel sekreteri Sophie Vénétitay. Kader değil! <em>"Bir eğitim camiasının hedefleri etrafında birleştiğini"</em> gözlemliyor; ailelerin ve daha fazla eşitlik isteyen öğrencileri alkışlayan sokağın desteğiyle. Genel sekreter burada <em>"Cumhuriyet Okulu'nun 2027'de ne olması gerektiği üzerine fikir savaşını kazanma"</em> fırsatını görüyor: özgürleşme okulu, hedefleri, kaynakları ve işleyişiyle. Yıllarca <em>"gerici fikirler tarafından ezildikten"</em> sonra (üniforma, SNU, muhafazakarlığın mekanı olarak tasarlanan okul), rüzgarın döndüğüne inanmak istiyor: <em>"Kader yok. Öğrencileri ayıklayan bir okul istemiyoruz."</em> Aşırı sağa karşı, velilere ve vatandaşlara <em>"başka bir okul modeli olduğunu"</em> söylemek gerekecek.</p><p>UNSA sonuç olarak tüm kamu hizmetlerinin zor durumda olduğunu hatırlatıyor: <em>"Bugün sonuçlarını gören okul."</em> Ve bunu artık kimse görmezden gelemez.</p><p>Bu içerik, bugünkü tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Seferberlik daha yeni başlıyor ve sendikal cephe, niyetleri gelecek nesiller için somut eylemlere dönüştürme iradesini gösteriyor. Eğitimdeki bu hareket, kadın öğretmenler ve kız öğrenciler için daha eşitlikçi bir gelecek umudu taşırken, mevcut eşitsizliklerin derinleşmesi riskini de beraberinde getiriyor; zira okullardaki fiziksel koşulların yetersizliği ve kaynak eksikliği, özellikle kız çocuklarının eğitime erişimini ve başarısını olumsuz etkileyebilir. Bu mücadele, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından kritik bir dönüm noktası olabilir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/genel-seferberlik-sendikalar-birligi-ogrencilere-verilen-sozlerin-tutulmasini-talep-ediyor-mp496-h2631.html</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 13:10:31 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/genel-seferberlik-sendikalar-birligi-ogrencilere-verilen-sozlerin-tutulmasini-talep-ediyor-mp496.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Eğitim sendikaları ve lise öğrencileri, hükümetin somut adımlar atmadığını belirterek ortak bir seferberlik çağrısı yaptı. Eğitim camiası, 2027 vizyonu için okulun yeniden inşası gerektiğini vurguluyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Eğitim sendikaları ve lise öğrencileri, hükümetin somut adımlar atmadığını belirterek ortak bir seferberlik çağrısı yaptı. Eğitim camiası, 2027 vizyonu için okulun yeniden inşası gerektiğini vurguluyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sonbahar Döneminde Düzenli Tüketilen Düşük Sodyumlu Besinler Hipertansiyon Yönetimine Katkı Sağlayabilir]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/son-dakika/sonbahar-doneminde-duzenli-tuketilen-dusuk-sodyumlu-besinler-hipertansiyon-yonetimine-katki-saglayabilir-mp470-h2630.html</link>
      <description><![CDATA[Kan basıncının kontrol altına alınması yalnızca ilaç tedavisiyle sınırlı kalmayıp beslenme düzeni, sodyum alımı, vücut ağırlığı ve yaşam tarzı faktörleriyle doğrudan ilişkilidir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Sonbahar Döneminde Düzenli Tüketilen Düşük Sodyumlu Besinler Hipertansiyon Yönetimine Katkı Sağlayabilir</h1>

<p><strong>Kan basıncının kontrol altına alınması yalnızca ilaç tedavisiyle sınırlı kalmayıp beslenme düzeni, sodyum alımı, vücut ağırlığı ve yaşam tarzı faktörleriyle doğrudan ilişkilidir. Geleneksel tıp yaklaşımına göre beslenme, bedenin bakımında kritik bir rol üstlenir; kişinin bünyesine uygun gıdaların seçilmesi ve bileşenlerin düzenli biçimde bir araya getirilmesiyle hazırlanan yemekler, hipertansiyon hastaları için faydalı olabilir.</strong></p>

<p>Sağlık Bakanlığı'nın yetişkin hipertansiyon hastalarına yönelik beslenme kılavuzu, sodyum tüketiminin azaltılmasını, potasyum ve lif açısından zengin gıdaların artırılmasını, sebze-meyve, tam tahıl ve baklagillerin önceliklendirilmesini, ayrıca tuz oranı yüksek işlenmiş ürünlerden kaçınılmasını önermektedir. Bu ilkeler, kan basıncı kontrolü üzerine araştırmaları bulunan DASH beslenme modeliyle önemli ölçüde örtüşmektedir.</p>

<p>Sonbahar ayları, potasyum ve lif bakımından zengin, hafif yemeklerin hazırlanmasına uygun pek çok gıdayı barındırmaktadır.</p>

<p>Geleneksel tıp literatüründe tatlı patates (cam thự, phiên thự) tatlı lezzetli ve nötr özellikte kabul edilir; bazı kaynaklar onu orta bölgeyi güçlendirici, enerji verici, dalağı kuvvetlendirici ve yin besleyici olarak tanımlar. <em>Bản thảo cương mục</em> adlı eser tatlı patatesin zayıflığı giderdiğini, güç verdiğini ve mide-dalak sistemini desteklediğini belirtir. <em>Trung dược đại từ điển</em> ise tatlı patatesin tatlı lezzetli, nötr özellikte olduğunu, enerji verip dalağı güçlendirdiğini, yin ve böbreği beslediğini, ağırlıklı olarak gıda olarak kullanıldığını kaydeder.</p>

<p>Modern beslenme açısından tatlı patates potasyum, lif ve beta-karoten sağlar. Potasyum, sodyum dengesinin korunmasında ve damar düz kaslarının işleyişinin düzenlenmesinde görev alır. Antosiyanin açısından zengin mor tatlı patates üzerine yapılan bazı çalışmalar sistolik kan basıncında düşüş eğilimi olduğunu gösterse de kanıtlar sınırlıdır ve tatlı patates hipertansiyon tedavisi için bir yöntem olarak değerlendirilemez.</p>

<p>Hipertansiyon hastaları için uygun bazı gıdalarla yemek hazırlanabilir.</p>

<p><strong>Yemek – tedavi: </strong>Tatlı patates lapası 100 gram tatlı patates ve 100-150 gram pirinçle hazırlanıp kahvaltıda ya da ara öğünde tüketilebilir. Bu hazırlama biçimi, Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi'nin belgelerinde besleyici bir yemek olarak tanıtılmakta; tatlı patates pirinçle birleştirilerek dalağı güçlendirmek ve kanı dengelemek amacıyla kullanılmaktadır.</p>

<p>Hipertansiyon hastaları tatlı patatesi haşlanmış, buharda pişmiş veya lapa halinde tüketmeli; şeker, tereyağı, şurup ya da aşırı tuz ilavesinden kaçınmalıdır.</p>

<p>Bal kabağı (nam qua) sonbaharda hazırlanması kolay bir gıdadır. Geleneksel tıp kaynaklarına göre bal kabağı tatlı lezzetli, nötr özellikte olup akciğer, dalak ve mide meridyenlerine etki eder; genellikle orta bölgeyi güçlendirici ve enerji verici etkisiyle anılır. Bazı klasik kaynaklar ve beslenme tedavisi ders kitapları bal kabağını buharda pişmiş, çorba ya da güveç biçiminde kullanmaktadır.</p>

<p>Bal kabağı karotenoid, lif ve pek çok eser element sağlar. Hipertansiyon beslenmesinde bal kabağının değeri esas olarak enerji yoğun, tuzlu ya da işlenmiş gıdaların yerini almasından kaynaklanır.</p>

<p><strong>Yemek – tedavi: </strong>100-150 gram bal kabağı, pirinç ve az miktarda yağsız et veya baklagille bal kabağı lapası hazırlanabilir; yumuşayana kadar pişirilip hafif tuzla tatlandırılır. Bu yöntem, geleneksel tıbbın gıdayı mide-dalak bakımının aracı olarak kullanma ilkesine uygun olduğu gibi hipertansiyon hastalarının tuzu azaltma ilkesiyle de örtüşür.</p>

<p>Bal kabağı buharda pişirilebilir ya da çeşitli sebzelerle çorba halinde hazırlanabilir. Yapısal olarak balgam-nem eğilimi gösteren, karın şişliği yaşayan ya da sindirim güçlüğü çeken kişiler aşırı tatlı bal kabağı yemeklerini ya da tek seferde büyük porsiyonları tüketmemelidir.</p>

<p>Geleneksel tıpta baklagiller farklı lezzet, özellik ve etkileriyle çeşitlilik gösterir.</p>

<p><b>Siyah fasulye</b> tatlı lezzetli, nötr özellikte olup genellikle karaciğer ve böbrek meridyenlerine etki eder; geleneksel tıp mantığına göre böbreği güçlendirici, idrar söktürücü ve detoks etkisi vardır. <em>Thực vật liệu pháp</em> adlı kaynak siyah fasulyenin tatlı lezzetli, nötr özellikte olduğunu kaydeder ve siyah fasulyenin yemeklerde, özellikle lapa ya da güveç biçiminde kullanıldığı bazı tarifler sunar.</p>

<p><b>Xích tiểu đậu </b>(ilaç olarak kullanılan kırmızı fasulye) tatlı, ekşi lezzetli ve nötr özellikte olup klasik kaynaklara göre idrar söktürücü, ödemi giderici ve detoks etkisi taşır. Geleneksel tıpta kullanılan xích tiểu đậu ile benzer görünümlü bazı gıda kırmızı fasulyeleri birbirinden ayırt etmek gerekir. Xích tiểu đậu tatlı-ekşi lezzetli, nötr özellikte olup genellikle lapa halinde ya da balıkla birlikte idrar söktürücü etkiyi desteklemek amacıyla pişirilir.</p>

<p>Modern beslenme açısından baklagiller bitkisel protein, lif, potasyum ve magnezyum sağlar. Beslenme verilerinin analizi, düzenli baklagil tüketen kişilerin lif, potasyum ve magnezyum alımlarının daha yüksek olduğunu, ayrıca sistolik kan basınçlarının baklagil tüketmeyen gruba kıyasla daha düşük olduğunu göstermektedir. Müdahale çalışmaları da baklagillerle zenginleştirilmiş DASH beslenmesinin sistolik kan basıncını iyileştirebileceğini ortaya koymaktadır.</p>

<p><strong>Yemek – tedavi: </strong>Xích tiểu đậu pirinçle lapa halinde pişirilebilir; ya da serin havalarda siyah fasulye lapası tüketilebilir. Hipertansiyon hastaları için hazırlanırken fazla tuz, yağlı et ya da işlenmiş gıda eklenmemelidir.</p>

<p>Yulaf, Vietnam geleneksel tıbbının klasik reçetelerinde sık görülen bir madde olmasa da modern makrobiyotik beslenme ve beslenme tedavisinde kullanılmaktadır. Yulaf tatlı lezzetli, nötr özellikte olup modern geleneksel tıp kaynakları yulafı dalak, mide ve karaciğer meridyenlerine bağlar; karaciğeri destekleyici, mideyi dengeleyici ve sindirimi kolaylaştırıcı etkisi olduğu belirtilir.</p>

<p>Modern beslenme açısından yulaf özellikle beta-glukan adlı çözünür lif bakımından zengindir. 1.569 kişiyle yapılan 21 randomize çalışmanın derlemesi ve meta-analizi, yulaf tüketiminin sistolik kan basıncını ortalama yaklaşık 2,82 mmHg belirgin biçimde düşürdüğünü; etkinin hipertansiyonlu bazı gruplarda daha belirgin olduğunu göstermiştir.</p>

<p><strong>Yemek – tedavi: </strong>En basit yöntem 25-40 gram yulafın su ya da şekersiz sütle pişirilmesiyle hazırlanan yulaf lapasıdır; bal kabağı, az miktarda kuruyemiş ya da meyve eklenebilir ancak fazla şeker ilave edilmemelidir. Sağlık Bakanlığı da yulafı hipertansiyon hastaları için örnek menülere dahil etmiş; örneğin yulaf yemeklerde pirinçle birlikte kullanılmıştır.</p>

<p>Geleneksel tıp açısından "beslenme tedavisi" yalnızca bir gıdayı yemeğe ekleyip kan basıncının düşmesini beklemek değildir. Önemli ilke, bünyeye uygun yemek seçmek, ölçülü beslenmek ve bunu makul yaşam düzeniyle birleştirmektir.</p>

<p>Dolayısıyla tatlı patates, bal kabağı, baklagil ve yulaftan hazırlanan yemekler sonbahar menüsünde iyi birer seçenek olabilir; ancak etki tek bir yemekten gelmez. Hipertansiyon tedavisi gören kişiler ilaçlarını hekimin önerdiği şekilde kullanmaya devam etmeli, kan basıncını düzenli izlemeli ve beslenme düzenini değiştirmek ya da farmakolojik etkisi olan bitki ve gıdalar eklemek istediklerinde hekimleriyle görüşmelidir.</p>

<p>Meyve suları besin değeri açısından zengin olsa da ilaç etkileşimlerine yol açabilir, ilaç düzeylerini değiştirebilir ve kan basıncı ilacı kullanan kişiler için zaman zaman tehlikeli olabilir.</p>

<p>Bu içerik, 10 Ekim 2026 tarihinde MediHaber.COM yazarı Hülya Şahin tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>

<p>Hipertansiyon yönetiminde beslenmenin rolü yadsınamaz; potasyum ve liften zengin sonbahar gıdalarının düzenli tüketimi kan basıncı kontrolüne katkı sağlayabilir. Bununla birlikte bu gıdaların tek başına ilaç tedavisinin yerini alabileceği düşünülmemeli, aksi yönde bir beklenti hastalığın seyrini olumsuz etkileyebilir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/son-dakika/sonbahar-doneminde-duzenli-tuketilen-dusuk-sodyumlu-besinler-hipertansiyon-yonetimine-katki-saglayabilir-mp470-h2630.html</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 13:06:37 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/sonbahar-doneminde-duzenli-tuketilen-dusuk-sodyumlu-besinler-hipertansiyon-yonetimine-katki-saglayabilir-mp470.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Kan basıncının kontrol altına alınması yalnızca ilaç tedavisiyle sınırlı kalmayıp beslenme düzeni, sodyum alımı, vücut ağırlığı ve yaşam tarzı faktörleriyle doğrudan ilişkilidir.</itunes:subtitle><itunes:summary>Kan basıncının kontrol altına alınması yalnızca ilaç tedavisiyle sınırlı kalmayıp beslenme düzeni, sodyum alımı, vücut ağırlığı ve yaşam tarzı faktörleriyle doğrudan ilişkilidir.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul Öncesi Öğretmenlerine 1.100 TL Ek Ders Ödemesi: Kasım'ın İlk Haftası Hesaplarda]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/okul-oncesi-ogretmenlerine-1-100-tl-ek-ders-odemesi-kasimin-ilk-haftasi-hesaplarda-mp116-h2629.html</link>
      <description><![CDATA[Teneffüssüz çalışan okul öncesi öğretmenlerine haftalık 1 saat ek dersle 5 haftalık Ekim için 1.100 TL ek ödeme Kasım'ın ilk haftası yatacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır. 11/10/2026 08:32</p><p>Toplu sözleşme mutabakat metnindeki mali ve sosyal haklar çerçevesinde, okul öncesi öğretmenlerinin ek ders hesaplamalarında kritik bir ayrıntı yürürlükte kalmaya devam ediyor. Gün boyu kesintisiz çalışan bu öğretmenlere haftalık 1 saat ilave ek ders ücreti verilmesi kararlaştırıldı. Böylece standart 20 saatlik haftalık ek ders sınırı 21 saate yükseltiliyor.</p><p>Geçtiğimiz eğitim öğretim döneminde de uygulanan bu düzenleme, öğretmenlerin bütçesine ek destek sağlıyor. Normalde 4 haftalık aylarda saat başı 220 TL üzerinden toplam 880 TL ek ödeme alan okul öncesi öğretmenleri, 5 haftalık Ekim ayında daha avantajlı bir hesaplamadan yararlanacak. Ekim boyunca 5 saat fazladan ek ders ücreti yansıtılacak. Saat ücreti 220 TL olduğundan, bu dönem için öğretmen başına yatacak ek tutar 1.100 TL olarak hesaplanıyor. Hak edilen ödemeler Kasım ayının ilk haftasında hesaplara aktarılacak.</p><p>Ek ders artışının ardındaki temel etken, okul öncesi öğretmenlerinin diğer branşlardaki meslektaşları gibi mola veya teneffüs imkânına sahip olmaması. Öğrencilerle birebir ve aralıksız sürdürülen eğitim faaliyetlerinin yarattığı dezavantajı dengelemek amacıyla hayata geçirilen uygulamanın, yaklaşan 9. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde sendikalar tarafından daha kapsamlı maddelerle masaya taşınması bekleniyor.</p><p>MEB ve okul yönetimleri açısından bu ödeme, okul öncesi kademesindeki öğretmen motivasyonunu ve mesleki devamlılığı destekleyen bir adım olarak öne çıkıyor. Ancak ek ders saatlerinin branşlar arası farklılığı, eğitimde norm ve denge tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Önümüzdeki toplu sözleşme sürecinde bu konunun daha geniş bir zeminde ele alınması, okul öncesi eğitimin niteliği ve öğretmenlerin çalışma koşulları açısından belirleyici olacak.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/okul-oncesi-ogretmenlerine-1-100-tl-ek-ders-odemesi-kasimin-ilk-haftasi-hesaplarda-mp116-h2629.html</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 13:02:15 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/okul-oncesi-ogretmenlerine-1-100-tl-ek-ders-odemesi-kasimin-ilk-haftasi-hesaplarda-mp116.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Teneffüssüz çalışan okul öncesi öğretmenlerine haftalık 1 saat ek dersle 5 haftalık Ekim için 1.100 TL ek ödeme Kasım'ın ilk haftası yatacak.</itunes:subtitle><itunes:summary>Teneffüssüz çalışan okul öncesi öğretmenlerine haftalık 1 saat ek dersle 5 haftalık Ekim için 1.100 TL ek ödeme Kasım'ın ilk haftası yatacak.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB'den Teneffüs Hamlesi: Oyun ve Dinlenme Hakkı Artık Güvence Altında]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/mebden-teneffus-hamlesi-oyun-ve-dinlenme-hakki-artik-guvence-altinda-mp334-h2628.html</link>
      <description><![CDATA[MEB’den Ders Araları İçin Önemli Karar!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), çocukların oyun ve dinlenme hakkını kurumsal bir güvenceye bağlayan adımı kamuoyuna duyurdu. 11/10/2026 tarihinde açıklanan "Türkiye Oyun Politika Belgesi ve Eylem Planı", okul çağındaki çocukların teneffüs ve serbest zaman sürelerinin kısaltılmasının önüne geçmeyi hedefliyor. Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Belgenin en çarpıcı yönü, ders aralarına getirilen dokunulmazlık statüsü. MEB, teneffüsleri ve doğal oyun sürelerini "korunması gereken kamusal bir kaynak" olarak tanımladı. Bu çerçevede mevcut teneffüs uygulamaları, çocukların oyun ve dinlenme hakları gözetilerek yeniden incelenecek. İhtiyaç duyulan durumlarda mevzuat değişikliğine gidilerek teneffüs hakları yasal güvenceye kavuşturulacak.</p><p>Bakanlık, ders aralarını yalnızca bir mola olarak görmüyor; çocuğun bütüncül gelişimini destekleyen özel bir öğrenme alanı olarak değerlendiriyor. Bu doğrultuda okullarda daha nitelikli ve etkili teneffüs alanlarının tasarlanması amacıyla özel rehberler hazırlanacak. Süreç okulla sınırlı kalmayacak; ailelere de çocukların evdeki zamanlarında ders dışı serbest etkinlik ve oyun alanları bırakmaları konusunda bilgilendirmeler yapılacak. Böylece çocukların oyun hakkı hem okulda hem de evde koruma altına alınacak.</p><p>MEB'in bu adımı, eğitim camiasında teneffüslerin pedagojik değerine ilişkin farkındalığı artırabilir. Ancak uygulamanın sahada ne ölçüde hayata geçeceği, öğretmenlerin ve okul yönetimlerinin inisiyatifine bırakılmaması kritik önem taşıyor. Teneffüs sürelerinin kısaltılması yönündeki yerleşik eğilimin kırılması, beraberinde denetim ve rehberlik mekanizmalarını da gündeme getirebilir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/mebden-teneffus-hamlesi-oyun-ve-dinlenme-hakki-artik-guvence-altinda-mp334-h2628.html</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 13:02:14 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/mebden-teneffus-hamlesi-oyun-ve-dinlenme-hakki-artik-guvence-altinda-mp334.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>MEB’den Ders Araları İçin Önemli Karar!</itunes:subtitle><itunes:summary>MEB’den Ders Araları İçin Önemli Karar!</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB'den Eğitim Çalışanlarına Özel Diyetisyen İndirimi: Uzman Diyetisyen Fazilet Kurt ile Anlaşma Sağlandı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/mebden-egitim-calisanlarina-ozel-diyetisyen-indirimi-uzman-diyetisyen-fazilet-kurt-ile-anlasma-saglandi-mp818-h2627.html</link>
      <description><![CDATA[MEB personeli ve öğretmenler için Uzman Diyetisyen Fazilet Kurt ile indirim anlaşması imzalandı. Yüz yüze ve online diyet hizmetlerinde %25 ile %30 arası indirim sunuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>MEB'den Eğitim Çalışanlarına Özel Diyetisyen İndirimi: Uzman Diyetisyen Fazilet Kurt ile Anlaşma Sağlandı</h1>

<p><strong>Millî Eğitim Bakanlığı personeli ve öğretmenler için Uzman Diyetisyen Fazilet Kurt ile indirim anlaşması imzalandı. Yüz yüze ve online diyet hizmetlerinde %25 ile %30 arası indirim sunuluyor.</strong></p>

<p>Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), öğretmenler ile eğitim çalışanlarının yaşam kalitesini artırmaya yönelik adımlarına bir yenisini daha ekledi. MEB bünyesinde görev yapan personel ile aileleri için indirimli uzman diyetisyen danışmanlığı anlaşması hayata geçirildi.</p>

<p>Ankara Medipol Üniversitesi Teknoloji Merkezi (MEDİTEK TEKMER) bünyesinde faaliyet gösteren Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi Uzman Diyetisyeni Fazilet KURT tarafından sunulan diyet danışmanlığı hizmetlerinde öğretmenlere ve eğitim çalışanlarına özel indirim olanağı sağlandı.</p>

<p><strong>Kimler Yararlanabilir?</strong> Millî Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında görev yapan idari personel ve öğretmenler ile bu kişilerin birinci derece yakınları (eş, çocuk, anne ve baba) indirimden faydalanabilecektir.</p>

<p><strong>Online Danışmanlık:</strong> Güncel danışmanlık ücreti üzerinden %30 indirim uygulanacaktır.</p>

<p><strong>Kapsamdaki Hizmetler:</strong> Ağırlık Yönetimi, Gebelik ve Emzirme Döneminde Beslenme, Sindirim Sistemi Hastalıkları ve Kronik Hastalıklarda Beslenme alanlarını kapsamaktadır.</p>

<p><strong>Kampanya Süresi:</strong> İndirimli hizmetler 15.01.2027 tarihine kadar geçerli olacaktır.</p>

<p>Randevu sistemi ile yürütülecek hizmetlerde uygulanacak başlangıç liste ücretleri (indirim öncesi) şu şekildedir:</p>

<p>Öğretmenler ve MEB personelinin indirimden yararlanabilmeleri için MEB Personel Kimlik Kartı veya e-Devlet üzerinden alınacak görev yeri belgesini ibraz etmeleri yeterli olacaktır.</p>

<p>Hacı Bayram Mah. Talatpaşa Bulv. Üniversite No:4/10-1 (Ankara Medipol Üniversitesi Merkez Kampüsü İçi / N Blok MEDİTEK TEKMER) Altındağ / ANKARA</p>

<p>Bu haber, 11/10/2026 tarihinde KadinHerYerde.COM yazarı Zümra Naz tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>

<p>Eğitim camiasının yoğun ve stresli çalışma temposu düşünüldüğünde, öğretmenlerin ve ailelerinin sağlıklı beslenme konusunda profesyonel destek alabilmesi, hem fiziksel hem de ruhsal iyi oluşları açısından son derece değerli bir adım olarak öne çıkıyor. Özellikle gebelik, emzirme ve kronik hastalıklar gibi özel dönemlerde sunulan bu indirimli danışmanlık hizmeti, kadın öğretmenler ve anne adayları için ayrı bir önem taşıyor; sağlıklı nesillerin temelinde sağlıklı annelerin ve eğitimcilerin bulunduğu gerçeğiyle bu tür desteklerin yaygınlaşması toplumsal fayda sağlayacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/mebden-egitim-calisanlarina-ozel-diyetisyen-indirimi-uzman-diyetisyen-fazilet-kurt-ile-anlasma-saglandi-mp818-h2627.html</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 13:00:17 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/mebden-egitim-calisanlarina-ozel-diyetisyen-indirimi-uzman-diyetisyen-fazilet-kurt-ile-anlasma-saglandi-mp818.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>MEB personeli ve öğretmenler için Uzman Diyetisyen Fazilet Kurt ile indirim anlaşması imzalandı. Yüz yüze ve online diyet hizmetlerinde %25 ile %30 arası indirim sunuluyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>MEB personeli ve öğretmenler için Uzman Diyetisyen Fazilet Kurt ile indirim anlaşması imzalandı. Yüz yüze ve online diyet hizmetlerinde %25 ile %30 arası indirim sunuluyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zamek Królewski'de Eğitimin Yıldızları Ödüllendirildi: Nauczyciel Roku 2026 ve Nauczyciel Jutr@ Sahiplerini Buldu]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/zamek-krlewskide-egitimin-yildizlari-odullendirildi-nauczyciel-roku-2026-ve-nauczyciel-jutr-sahiplerini-buldu-mp337-h2626.html</link>
      <description><![CDATA[7 Ekim'de Varşova'daki Kraliyet Kalesi Büyük Salonu'nda düzenlenen görkemli törenle Nauczyciel Roku 2026 ve Nauczyciel Jutr@ yarışmalarının kazananları açıklandı. Eğitim camiasının önde gelen isimleri ve devlet erkanı, öğretmenlik mesleğinin itibarını yücelten bu anlamlı gecede bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Zamek Królewski'de Eğitimin Yıldızları Ödüllendirildi: Nauczyciel Roku 2026 ve Nauczyciel Jutr@ Sahiplerini Buldu</h1>
<p><strong>7 Ekim'de Varşova'daki Kraliyet Kalesi Büyük Salonu'nda düzenlenen görkemli törenle Nauczyciel Roku 2026 ve Nauczyciel Jutr@ yarışmalarının kazananları açıklandı. Eğitim camiasının önde gelen isimleri ve devlet erkanı, öğretmenlik mesleğinin itibarını yücelten bu anlamlı gecede bir araya geldi.</strong></p>
<p>7 października tarihinde Sali Wielkiej Zamku Królewskiego ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda, Głos Nauczycielski ve Minister Edukacji iş birliğiyle düzenlenen Nauczyciel Roku 2026 ile Głos Nauczycielski ve Fundacja Orange ortaklığında yürütülen Nauczyciel Jutr@ yarışmalarının sonuçları kamuoyuna duyuruldu. Eğitim alanındaki başarıların taçlandırıldığı bu özel gecede, öğretmenlik mesleğinin toplumsal değeri bir kez daha vurgulandı.</p>
<p>Törene katılan seçkin davetliler arasında wicemarszałek Senatu Rafał Grupiński, ministra edukacji Barbara Nowacka, wiceprezeski Zarządu Głównego ZNP Urszula Woźniak ve Jadwiga Aleksandra Rezler yer aldı. Ayrıca sejmowej Komisji Edukacji Nauki'den çok sayıda posłanka ve poseł ile Komisji Edukacji Senatu RP'den senatorler de etkinlikte hazır bulundu. Zastępczyni prezydenta Warszawy Karolina Bober, hükümet ve yerel yönetim temsilcileri, kuratorzy oświaty, üniversite çevrelerinden akademisyenler ve Związek Nauczycielstwa Polskiego'nun çeşitli birimlerinden temsilciler de geceye katılanlar arasındaydı.</p>
<p>Gecenin asıl kahramanları ise Nauczyciel Roku 2026 ve Nauczyciel Jutr@ yarışmalarının finalistleri oldu. Etkinliğin sunuculuğunu Olga Bończyk üstlenirken, sanatsal performanslarıyla izleyicilere unutulmaz anlar yaşatan isimler XV LO im. Narcyzy Żmichowskiej w Warszawie öğrencileri ve mezunları ile Global Teacher Prize'ın bu yılki finalisti Ewa Drobek'in yetiştirdiği öğrenciler oldu. Sanat ve eğitimin iç içe geçtiği bu anlar, öğretmenlerin yalnızca bilgi aktaran değil, aynı zamanda kültür ve sanatı da besleyen rehberler olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p>Tomasz Ordza, biyoloji, kimya ve sağlık eğitimi öğretmeni olarak Nauczyciel Roku 2026 unvanını kazandı. Bu prestijli ödül, mesleğinde olağanüstü başarı gösteren ve öğrencilerinin gelişimine katkı sağlayan eğitimcilere veriliyor. Anna Smaga-Trojanowska ve Mirosław Brozis ise Nauczyciel Roku 2026 yarışmasında Wyróżnieni (mansiyon) ödülüne layık görüldü.</p>
<p>Nauczyciel Roku 2026'ya aday gösterilen ve "złota dziesiątka" (altın onlu) olarak anılan on seçkin eğitimci de törende tanıtıldı. Grzegorz Szczechla ise Głos Nauczycielski ve Fundacja Orange iş birliğiyle düzenlenen Nauczyciel Jutr@ yarışmasında birincilik elde etti. Ayrıca Agnieszka Sikora, Fundacja po DRUGIE bünyesindeki çalışmalarıyla Przyjaciel Szkoły (Okulun Dostu) ödülünü alırken, NASK kurumu Dyżurnet.pl projesiyle Inicjatywa Edukacyjna Roku 2026 (2026 Yılının Eğitim Girişimi) ödülünün sahibi oldu.</p>
<p>Bu tür organizasyonlar, öğretmenlik mesleğinin toplum nezdindeki algısını güçlendirmesi ve eğitimcilerin motivasyonunu artırması bakımından kritik bir işlev görüyor. Öğretmenlerin mesleki gelişimlerini teşvik eden, başarılarını görünür kılan ve eğitim camiasını bir araya getiren bu platformlar, eğitim sisteminin sürdürülebilir kalitesi açısından stratejik bir öneme sahip. Yarışmaların uzun soluklu kurumsal yapısı, eğitimde mükemmeliyet arayışının sistematik bir karşılık bulduğunu gösteriyor.</p>
<p>Bu gün tarihi ile PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş aktarılmıştır.</p>
<p>Eğitim alanındaki bu tür ödül programları, kadın eğitimcilerin görünürlüğünü artırması ve toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlaması bakımından da ayrıca değerlendirilmelidir. Barbara Nowacka'nın Eğitim Bakanı olarak varlığı, Urszula Woźniak ve Jadwiga Aleksandra Rezler gibi güçlü kadın sendika liderlerinin etkinliği, Karolina Bober'in yerel yönetimdeki temsili ve Ewa Drobek'in Global Teacher Prize finalistliği, eğitimde kadın liderliğinin yükselişini simgeliyor. Bu tablo, genç kızların ve kadın öğretmenlerin kariyer hedeflerini şekillendirmeleri açısından umut verici bir perspektif sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/zamek-krlewskide-egitimin-yildizlari-odullendirildi-nauczyciel-roku-2026-ve-nauczyciel-jutr-sahiplerini-buldu-mp337-h2626.html</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 23:34:18 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/zamek-krlewskide-egitimin-yildizlari-odullendirildi-nauczyciel-roku-2026-ve-nauczyciel-jutr-sahiplerini-buldu-mp337.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>7 Ekim'de Varşova'daki Kraliyet Kalesi Büyük Salonu'nda düzenlenen görkemli törenle Nauczyciel Roku 2026 ve Nauczyciel Jutr@ yarışmalarının kazananları açıklandı. Eğitim camiasının önde gelen isimleri ve devlet erkanı, öğretmenlik mesleğinin itibarını yücelten bu anlamlı gecede bir araya geldi.</itunes:subtitle><itunes:summary>7 Ekim'de Varşova'daki Kraliyet Kalesi Büyük Salonu'nda düzenlenen görkemli törenle Nauczyciel Roku 2026 ve Nauczyciel Jutr@ yarışmalarının kazananları açıklandı. Eğitim camiasının önde gelen isimleri ve devlet erkanı, öğretmenlik mesleğinin itibarını yücelten bu anlamlı gecede bir araya geldi.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Edirne'de Okulda Silah Alarmı: 8. Sınıf Öğrencisinin Çantasından Kurusıkı Tabanca Çıktı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/edirnede-okulda-silah-alarmi-8-sinif-ogrencisinin-cantasindan-kurusiki-tabanca-cikti-mp138-h2625.html</link>
      <description><![CDATA[Edirne'de Hacıilbey Ortaokulu'nda 8. sınıf öğrencisi R.B.'nin çantasında kurusıkı tabanca tespit edildi; öğrenci ve ailesi polis ekiplerince gözaltına alındı. Sınıf arkadaşlarının durumu okul yönetimi ve okul polisine bildirmesi üzerine harekete geçen ekipler, tabancaya el koyarak olayla ilgili inceleme başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edirne'de Yıldırım Hacı Sarraf Mahallesi'nde bulunan Hacıilbey Ortaokulu'nda eğitim gören 8. sınıf öğrencisi R.B.'nin çantasında kurusıkı tabanca bulundu. Durumu fark eden sınıf arkadaşları, okul yönetimini ve okul polisini durumdan haberdar etti. İhbar üzerine okula gelen polis ekipleri, öğrencinin çantasında bulunan kurusıkı tabancaya el koydu. Olayın ardından öğrenci ve ailesi polis merkezine götürülerek gözaltına alındı.</p><p>Olayla ilgili inceleme başlatıldı.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Bu tür olaylar, Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul güvenliği politikalarını ve öğretmenlerin sorumluluklarını yeniden gözden geçirmesini gerektiriyor. Okullarda silah taşınması, öğrencilerin ve personelin güvenliğini tehdit ederken, eğitim ortamının huzurunu da zedeliyor. MEB'in okul güvenliği konusunda daha etkin önlemler alması ve öğretmenlere yönelik farkındalık eğitimleri düzenlemesi, benzer olayların önlenmesi açısından kritik önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/edirnede-okulda-silah-alarmi-8-sinif-ogrencisinin-cantasindan-kurusiki-tabanca-cikti-mp138-h2625.html</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 00:22:18 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/edirnede-okulda-silah-alarmi-8-sinif-ogrencisinin-cantasindan-kurusiki-tabanca-cikti-mp138.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Edirne'de Hacıilbey Ortaokulu'nda 8. sınıf öğrencisi R.B.'nin çantasında kurusıkı tabanca tespit edildi; öğrenci ve ailesi polis ekiplerince gözaltına alındı. Sınıf arkadaşlarının durumu okul yönetimi ve okul polisine bildirmesi üzerine harekete geçen ekipler, tabancaya el koyarak olayla ilgili inceleme başlattı.</itunes:subtitle><itunes:summary>Edirne'de Hacıilbey Ortaokulu'nda 8. sınıf öğrencisi R.B.'nin çantasında kurusıkı tabanca tespit edildi; öğrenci ve ailesi polis ekiplerince gözaltına alındı. Sınıf arkadaşlarının durumu okul yönetimi ve okul polisine bildirmesi üzerine harekete geçen ekipler, tabancaya el koyarak olayla ilgili inceleme başlattı.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[முதுகலை மற்றும் பட்டதாரி ஆசிரியர் பணியிடங்களுக்கான இறுதி தேர்வுப் பட்டியல் வெளியீடு – ஆசிரியர் தேர்வு வாரியம் அதிகாரப்பூர்வ அறிவிப்பு]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/-mp552-h2624.html</link>
      <description><![CDATA[முதுகலை மற்றும் பட்டதாரி ஆசிரியர் பணியிடங்களுக்கான இறுதி தேர்வுப் பட்டியல் வெளியீடு – ஆசிரியர் தேர்வு வாரியம் அதிகாரப்பூர்வ அறிவிப்புஆசிரியர் தேர்வு வாரியம், முதுகலை ஆசிரியர் மற்றும் பட்டதாரி...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>முதுகலை மற்றும் பட்டதாரி ஆசிரியர் பணியிடங்களுக்கான இறுதி தேர்வுப் பட்டியல் வெளியீடு – ஆசிரியர் தேர்வு வாரியம் அதிகாரப்பூர்வ அறிவிப்பு</h1><p><strong>ஆசிரியர் தேர்வு வாரியம், முதுகலை ஆசிரியர் மற்றும் பட்டதாரி ஆசிரியர் பணியிடங்களுக்கான இறுதி தேர்வுப் பட்டியலை வெளியிட்டுள்ளது. இந்த அறிவிப்பு, ஆயிரக்கணக்கான ஆசிரியர் பணியாளர்களின் எதிர்பார்ப்புகளை நிறைவேற்றும் வகையில் அமைந்துள்ளது.</strong></p><p>ஆசிரியர் தேர்வு வாரியம் (TRB) முதுகலை ஆசிரியர் (PG Assistant) மற்றும் பட்டதாரி ஆசிரியர் (BT Assistant) பணியிடங்களுக்கான இறுதி தேர்வுப் பட்டியலை அதிகாரப்பூர்வமாக வெளியிட்டுள்ளது. இந்தப் பட்டியல், தகுதிபெற்ற அனைத்து ஆசிரியர்களின் இறுதி தேர்வு முடிவுகளை உள்ளடக்கியதாகும். ஆசிரியர் தேர்வு வாரியத்தின் இந்த நடவடிக்கை, கல்வித் துறையில் பணியாற்ற விரும்பும் ஆசிரியர்களுக்கு ஒரு தெளிவான மற்றும் நியாயமான தேர்வு செயல்முறையை உறுதிப்படுத்துகிறது.</p><p>இந்த இறுதி தேர்வுப் பட்டியல் வெளியீடு, ஆசிரியர் பணியிடங்களுக்கான போட்டி மிக அதிகமாக உள்ள நிலையில், தகுதியானவர்களைத் தேர்ந்தெடுக்கும் ஒரு முக்கியமான படியாகும். ஆசிரியர் தேர்வு வாரியம், தேர்வு நடைமுறைகளில் வெளிப்படைத்தன்மையைப் பேணி, அனைத்து தகுதியான விண்ணப்பதாரர்களுக்கும் சமமான வாய்ப்பை வழங்குவதை உறுதி செய்துள்ளது. முதுகலை ஆசிரியர் மற்றும் பட்டதாரி ஆசிரியர் பணியிடங்களுக்கான இந்த இறுதி பட்டியல், கல்வித் தரத்தை மேம்படுத்துவதில் முக்கிய பங்கு வகிக்கும்.</p><p>இந்த அறிவிப்பு, ஆசிரியர் சமூகத்தில் பெரும் எதிர்பார்ப்பை ஏற்படுத்தியுள்ளது. தேர்வுப் பட்டியலில் இடம்பெற்றுள்ள ஆசிரியர்கள், தங்கள் பணியிடங்களில் சேருவதற்கான அடுத்தகட்ட நடவடிக்கைகளை மேற்கொள்ள வேண்டும். ஆசிரியர் தேர்வு வாரியம், தேர்வு முடிவுகளை வெளியிடுவதில் கடைப்பிடித்துள்ள விரைவான மற்றும் திறமையான நடைமுறைகள், பிற அரசுத் தேர்வு நிறுவனங்களுக்கு ஒரு முன்மாதிரியாக அமைந்துள்ளது.</p><p>கல்வித் துறையில் ஆசிரியர்களின் பங்கு மிக முக்கியமானது. முதுகலை ஆசிரியர் மற்றும் பட்டதாரி ஆசிரியர் பணியிடங்களுக்கான இந்த இறுதி தேர்வுப் பட்டியல், தரமான கல்வியை வழங்குவதற்கான ஒரு முக்கிய அடித்தளமாகும். தகுதியான ஆசிரியர்கள் தேர்ந்தெடுக்கப்படுவதன் மூலம், மாணவர்களின் கல்வித் தரம் உயரும். இந்த நடவடிக்கை, கல்வி அமைப்பின் ஒட்டுமொத்த செயல்திறனை மேம்படுத்தும்.</p><p>இந்த செய்தி தொடர்பான கூடுதல் தகவல்களுக்கு, ஆசிரியர் தேர்வு வாரியத்தின் அதிகாரப்பூர்வ இணையதளத்தை பார்வையிடவும். தேர்வுப் பட்டியல் தொடர்பான அறிவிப்புகள் மற்றும் புதுப்பிப்புகள் அங்கு வெளியிடப்படும். ஆசிரியர் பணியிடங்களுக்கான இறுதி தேர்வுப் பட்டியல் வெளியீடு, கல்வித் துறையில் ஒரு முக்கிய மைல்கல்லாகும்.</p><p><em>Bu metin, PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</em></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/-mp552-h2624.html</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 03:56:05 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/-mp552.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>முதுகலை மற்றும் பட்டதாரி ஆசிரியர் பணியிடங்களுக்கான இறுதி தேர்வுப் பட்டியல் வெளியீடு – ஆசிரியர் தேர்வு வாரியம் அதிகாரப்பூர்வ அறிவிப்புஆசிரியர் தேர்வு வாரியம், முதுகலை ஆசிரியர் மற்றும் பட்டதாரி...</itunes:subtitle><itunes:summary>முதுகலை மற்றும் பட்டதாரி ஆசிரியர் பணியிடங்களுக்கான இறுதி தேர்வுப் பட்டியல் வெளியீடு – ஆசிரியர் தேர்வு வாரியம் அதிகாரப்பூர்வ அறிவிப்புஆசிரியர் தேர்வு வாரியம், முதுகலை ஆசிரியர் மற்றும் பட்டதாரி...</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 Ön Lisans KPSS Zorlayıcı Mıydı, Rahat Mı Geçti? Adayların İlk İzlenimleri]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/2026-on-lisans-kpss-zorlayici-miydi-rahat-mi-gecti-adaylarin-ilk-izlenimleri-mp482-h2623.html</link>
      <description><![CDATA[202026 Ön Lisans KPSS Zor Muydu? Kolay Mıydı?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>2026 Ön Lisans KPSS Zorlayıcı Mıydı, Rahat Mı Geçti? Adayların İlk İzlenimleri</h1>
<p><strong>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından düzenlenen 2026 Önlisans KPSS maratonu, Türkiye genelinde binlerce adayın katılımıyla bugün sona erdi. Adaylar, 120 soruluk Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerinde ter döktü.</strong></p>
<p>04/10/2026 12:25 itibarıyla sınavın tamamlanmasının ardından, memur olma hedefiyle aylar boyunca yoğun bir çalışma temposu sürdüren adaylar, sabahın erken saatlerinde sınav salonlarına giderek 120 sorudan oluşan Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerini yanıtladı. Sınav maratonunun bitişiyle birlikte adaylar, soru zorluk derecelerinden zaman yönetimine kadar sınavın seyrini etkileyen unsurları sıcağı sıcağına değerlendirdi.</p>
<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilen 2026 Önlisans KPSS'nin ardından adayların sosyal medya üzerinden yaptığı yorumlar, sınavın zorluk seviyesine dair birbirinden farklı kanaatlerin oluştuğunu ortaya koydu. Bazı adaylar matematik sorularının alışılagelmiş kalıpların dışında ve güç olduğunu vurgulayarak, hazırlık sürecinde karşılaştıkları soru tiplerinden farklı yapılarla karşılaştıklarını belirtti. Buna karşılık, sınava DGS gibi alternatif temellerle hazırlanan diğer adaylar ise Türkçe, Tarih ve Matematik testlerini oldukça kolay bulduklarını dile getirdi.</p>
<p>Adayların bu bölünmüş değerlendirmeleri, sınavın zorluk algısının kişisel hazırlık stratejilerine ve önceki deneyimlere göre ne denli değişebildiğini gösteriyor. Özellikle matematik testindeki soru tarzlarının, klasik KPSS hazırlık kaynaklarından farklılaşması, bazı adaylar için sürpriz etkisi yaratırken; DGS odaklı çalışanlar için tanıdık geldiği anlaşılıyor. Bu durum, sınavın genel zorluk düzeyinin tek bir çatı altında tanımlanmasının güçlüğünü ve adayların beklentileriyle gerçekler arasındaki farkı ortaya koyuyor.</p>
<p>2026 Önlisans KPSS, kadın adaylar açısından da yoğun bir emek ve özveri sürecini temsil ediyor. Kamu sektöründe istihdam hedefleyen kadınların sınav salonlarındaki varlığı, toplumsal cinsiyet eşitliği yolunda atılan adımların somut bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Ancak sınavın zorluk algısındaki farklılıklar, kadın adayların da farklı hazırlık koşullarına sahip olabileceğini ve bu süreçte destek mekanizmalarının önemini gözler önüne seriyor. Sınav sonrası belirsizlik ve stres yönetimi, özellikle kadın adayların psikolojik dayanıklılığını test eden bir etken olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Bu haber, bugünün tarihi ile KadinHerYerde.COM yazarı Zümra Naz tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/2026-on-lisans-kpss-zorlayici-miydi-rahat-mi-gecti-adaylarin-ilk-izlenimleri-mp482-h2623.html</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 01:06:03 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/2026-on-lisans-kpss-zorlayici-miydi-rahat-mi-gecti-adaylarin-ilk-izlenimleri-mp482.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>202026 Ön Lisans KPSS Zor Muydu? Kolay Mıydı?</itunes:subtitle><itunes:summary>202026 Ön Lisans KPSS Zor Muydu? Kolay Mıydı?</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 KPSS Ön Lisans Sınavı Sona Erdi: Genel Kültür ve Genel Yetenek Soruları Gündemde]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/2026-kpss-on-lisans-sinavi-sona-erdi-genel-kultur-ve-genel-yetenek-sorulari-gundemde-mp561-h2622.html</link>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilen 2026 KPSS Ön Lisans sınavı, binlerce adayın katılımıyla tamamlandı. Sınavın ardından Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerinde yer alan sorular, sosyal medyada geniş bir tartışma zemini buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>2026 KPSS Ön Lisans Sınavı Tamamlandı: Adayların Merakla Beklediği Sorular ve Cevaplar</h1>

<p><strong>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilen 2026 KPSS Ön Lisans sınavı, binlerce adayın katılımıyla tamamlandı. Sınavın ardından Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerinde yer alan sorular, sosyal medyada geniş bir tartışma zemini buldu.</strong></p>

<p>04/10/2026 tarihinde yapılan sınav, devlet memurluğu hedefiyle hazırlanan adaylar için kritik bir aşamayı temsil ediyor. Sınavın sona ermesiyle birlikte adaylar, karşılaştıkları soruları ve doğru yanıtları çeşitli platformlarda paylaşarak birbirleriyle etkileşime geçti. Bu durum, sınavın içeriğine dair geniş çaplı bir bilgi alışverişini de beraberinde getirdi.</p>

<p>Genel Kültür testinde dikkat çeken sorulardan biri, halk ozanı Aşık Veysel'e aitti. "Dostlar beni hatırlasın" dizesiyle özdeşleşen ozanımız, sınavda adaylara yöneltilen sorulardan biri olarak öne çıktı. Doğru yanıt ise Aşık Veysel olarak belirlendi. Bu soru, Türk halk edebiyatının önemli isimlerinin adaylar tarafından ne ölçüde bilindiğini sorgulayan bir nitelik taşıdı.</p>

<p>Dünya edebiyatının klasikleri arasında gösterilen Küçük Prens, sınavda sorulan bir diğer eserdi. Antoine de Saint-Exupéry'nin kaleme aldığı bu ünlü yapıt, adayların edebiyat bilgisini ölçmeye yönelik bir soru olarak yer aldı. Doğru cevap ise Küçük Prens oldu. Bu tür sorular, evrensel edebiyatın Türkiye'deki sınav sistemindeki yerini gözler önüne serdi.</p>

<p>Spor alanından gelen sorulardan biri, rekorlarıyla adından sıkça söz ettiren Armand Duplantis'e odaklanmıştı. Ünlü sporcunun branşı sorgulandı ve doğru yanıt Sırıkla Atlama olarak kaydedildi. Bu soru, güncel spor olaylarının sınav müfredatındaki ağırlığını yansıtan bir örnek olarak değerlendirildi.</p>

<p>Coğrafya bölümünde ise iki farklı soru öne çıktı. Bunlardan ilki, hangi ilde hızlı tren hattının bulunmadığına yönelikti ve doğru cevap Samsun olarak açıklandı. İkinci soru ise yaz kuraklığının görülmediği ili sorguluyordu; bu sorunun yanıtı Ardahan oldu. Bu iki soru, Türkiye'nin coğrafi çeşitliliğini ve bölgesel farklılıklarını adayların analiz etme becerisini ölçmeyi amaçladı.</p>

<p>Tarih testinde Osmanlı Devleti'ne ilişkin bir soru dikkat çekti. Başkenti Edirne'ye taşıyan padişahın kim olduğu soruldu ve doğru yanıt 1. Murad olarak belirlendi. Bir diğer tarih sorusu ise İran-Irak Savaşı'nın çıkış nedenlerine odaklanmıştı. Savaşın temel sorunu olarak Petrol Sorunu öne çıktı. Bu sorular, adayların tarihsel süreçleri ve neden-sonuç ilişkilerini kavrama düzeyini değerlendirmeye yönelikti.</p>

<p>Kültür ve Sanat alanında ise Ani Harabeleri'nin bulunduğu il soruldu ve doğru cevap Kars olarak açıklandı. Ayrıca görsel üzerinden yöneltilen motif sorusunda ise doğru yanıt Tezhip oldu. Bu sorular, Türkiye'nin kültürel mirasını ve geleneksel sanat dallarını tanıma noktasında adayların bilgi birikimini ölçmeyi hedefledi.</p>

<p>Sınavın genel yapısına bakıldığında, soruların farklı disiplinlerden seçilerek adayların çok yönlü bilgi düzeyini test etmeyi amaçladığı görülüyor. Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerinin dengeli bir dağılım göstermesi, sınavın kapsayıcılığını artıran bir unsur olarak öne çıktı. Adayların sınav sonrası paylaşımları, soruların zorluk derecesi ve içeriği hakkında çeşitli değerlendirmeleri de beraberinde getirdi.</p>

<p>Kadın adaylar açısından değerlendirildiğinde, sınavın kapsayıcı yapısı ve farklı alanlardan sorular içermesi, kadınların kamuda istihdamını teşvik eden bir unsur olarak görülebilir. Ancak sınavın yalnızca bir aşama olduğu ve atanma sürecinin daha geniş bir değerlendirmeyi gerektirdiği unutulmamalıdır. Kadınların iş gücüne katılımını artırmak için sınav sisteminin yanı sıra sosyal ve ekonomik destek mekanizmalarının da güçlendirilmesi gerekmektedir.</p>

<p>Bu haber, KadinHerYerde.COM yazarı Zümra Naz tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/2026-kpss-on-lisans-sinavi-sona-erdi-genel-kultur-ve-genel-yetenek-sorulari-gundemde-mp561-h2622.html</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 01:02:04 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/2026-kpss-on-lisans-sinavi-sona-erdi-genel-kultur-ve-genel-yetenek-sorulari-gundemde-mp561.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilen 2026 KPSS Ön Lisans sınavı, binlerce adayın katılımıyla tamamlandı. Sınavın ardından Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerinde yer alan sorular, sosyal medyada geniş bir tartışma zemini buldu.</itunes:subtitle><itunes:summary>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilen 2026 KPSS Ön Lisans sınavı, binlerce adayın katılımıyla tamamlandı. Sınavın ardından Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerinde yer alan sorular, sosyal medyada geniş bir tartışma zemini buldu.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğretmenini CİMER'e Şikâyet Eden Öğrenciye İftiradan Hapis ve 45 Bin TL Mahkeme Masrafı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenini-cimere-sikyet-eden-ogrenciye-iftiradan-hapis-ve-45-bin-tl-mahkeme-masrafi-mp161-h2621.html</link>
      <description><![CDATA[Öğretmenini CİMER'e şikâyet eden öğrenci iftiradan hapis cezası aldı. Üstüne 45 bin TL mahkeme masrafı da ödeyecek. Peki asılsız şikâyetlerde bu karar neyi değiştirecek? İşte ayrıntılar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Öğretmenini CİMER'e Şikâyet Eden Öğrenciye İftiradan Hapis ve 45 Bin TL Mahkeme Masrafı</h1>
<p><strong>Öğretmeni hakkında CİMER üzerinden asılsız şikâyette bulunan öğrenci, iftira suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, öğrenciyi 45 bin TL tutarındaki mahkeme masrafını ödemeye de mahkûm etti.</strong></p>
<p>04/10/2026 14:02 tarihinde kamuoyuna yansıyan karara göre, bir öğrencinin öğretmeni hakkında CİMER üzerinden yaptığı başvuru, yargılama süreci sonunda gerçeği yansıtmayan ve kişiyi suçlayan beyanlar olarak nitelendirildi. Mahkeme, söz konusu beyanları iftira suçu kapsamında değerlendirerek öğrenci hakkında 1 yıl 15 gün hapis cezası hükmetti. Kararda, hapis cezasının yanı sıra 45 bin TL tutarındaki mahkeme masrafının da öğrenci tarafından karşılanmasına karar verildi.</p>
<p>Olayın geçmişine bakıldığında, öğretmenlerin mesleki itibarını korumaya yönelik düzenlemelerin son yıllarda giderek arttığı görülüyor. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan yasal düzenleme, öğretmenlere yönelik iftira niteliğindeki şikâyetlerin cezai müeyyideye tabi tutulması için gerekli adımların tamamlanmasını sağlamıştı. Bu düzenleme, mahkemenin verdiği kararın alınmasında etkili oldu.</p>
<p>Karar, yalnızca bireysel bir uyuşmazlığın çözümü olarak kalmayıp eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı. Öğretmenlerin mesleki saygınlığını zedeleyen asılsız ihbar ve şikâyetlerin hukuki sonuçları olabileceğini gösteren bu karar, benzer durumlarda emsal teşkil edebilecek nitelikte. Eğitimciler, kararın meslektaşlarına yönelik asılsız suçlamaların önüne geçilmesi açısından caydırıcı bir işlev göreceğini değerlendiriyor.</p>
<p>Öte yandan, kararın eğitim ortamındaki güven ilişkisine etkisi de tartışılıyor. Öğrenci-öğretmen arasındaki iletişimin sağlıklı yürümesi, karşılıklı güven ve saygıya dayanıyor. Asılsız şikâyetlerin hem öğretmenlerin motivasyonunu hem de eğitim kalitesini olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Mahkemenin verdiği ceza, bu tür girişimlerin hukuki sonuçlar doğuracağını net biçimde ortaya koyuyor.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki, iftira suçu yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, aynı zamanda toplumsal güveni sarsan bir eylem olarak değerlendiriliyor. Eğitim sisteminin temel taşı olan öğretmenlerin korunması, nitelikli bir eğitim ortamının sürdürülebilmesi için kritik önem taşıyor. Bu karar, öğretmenlere yönelik asılsız suçlamaların hukuki yaptırımlarla karşılanacağını gösteren somut bir örnek olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>Bu haber, 04/10/2026 tarihinde KadinHerYerde.COM yazarı Zümra Naz tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>
<p>Kadın eğitimcilerin mesleki itibarını korumak, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından da ayrı bir önem taşıyor. Öğretmenlik mesleğini icra eden kadınların asılsız suçlamalarla karşı karşıya kalması, hem bireysel hem de mesleki anlamda yıpratıcı sonuçlar doğurabiliyor. Mahkemenin verdiği karar, kadın öğretmenlerin haklarının hukuki güvence altında olduğunu göstermesi bakımından umut verici. Ancak eğitim ortamında güvenin tesisi için yalnızca cezai yaptırımların yeterli olmayacağı, aynı zamanda farkındalık ve eğitim çalışmalarının da sürdürülmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenini-cimere-sikyet-eden-ogrenciye-iftiradan-hapis-ve-45-bin-tl-mahkeme-masrafi-mp161-h2621.html</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 01:00:04 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/ogretmenini-cimere-sikyet-eden-ogrenciye-iftiradan-hapis-ve-45-bin-tl-mahkeme-masrafi-mp161.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Öğretmenini CİMER'e şikâyet eden öğrenci iftiradan hapis cezası aldı. Üstüne 45 bin TL mahkeme masrafı da ödeyecek. Peki asılsız şikâyetlerde bu karar neyi değiştirecek? İşte ayrıntılar...</itunes:subtitle><itunes:summary>Öğretmenini CİMER'e şikâyet eden öğrenci iftiradan hapis cezası aldı. Üstüne 45 bin TL mahkeme masrafı da ödeyecek. Peki asılsız şikâyetlerde bu karar neyi değiştirecek? İşte ayrıntılar...</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğretmenler Günü Arifesinde VDNH'de Dahi Pedagojlar Anlatılacak – Учительская газета]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenler-gunu-arifesinde-vdnhde-dahi-pedagojlar-anlatilacak-mp428-h2620.html</link>
      <description><![CDATA[Rusya'da 5 Ekim'de kutlanacak Öğretmenler Günü kapsamında VDNH'de düzenlenen etkinlikler, eğitim tarihine damga vurmuş isimleri ve pedagojik düşüncenin evrimini çok yönlü bir perspektifle ele alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Öğretmenler Günü Arifesinde VDNH'de Dahi Pedagojlar Anlatılacak</h1><p><strong>Rusya'da 5 Ekim'de kutlanacak Öğretmenler Günü kapsamında VDNH'de düzenlenen etkinlikler, eğitim tarihine damga vurmuş isimleri ve pedagojik düşüncenin evrimini çok yönlü bir perspektifle ele alıyor.</strong></p><p>Rusya'da Öğretmenler Günü, 5 Ekim'de kutlanacak. Bu kapsamda VDNH'de birkaç gün sürecek etkinlikler 3 Ekim Cumartesi günü başladı ve 6 Ekim Salı günü sona erecek. Ziyaretçiler bu süre boyunca tematik turlara, film gösterimlerine ve bir konsere katılacak.</p><p>3 Ekim'de VDNH konukları, organizatörlerin Giuseppe Verdi, Giacomo Puccini, Pyotr Çaykovski, Sergey Rahmaninov ve diğer büyük bestecilerin operalarından bölümler eklediği "İlham Melodileri" konserini dinledi. Bu eserler, "Birlikte – İyilik Sanatına!" adlı hayırsever sanat projesinin uluslararası yarışma ödüllü pedagogları, opera projeleri ve Moskova tiyatrolarının solistleri tarafından seslendirildi.</p><p>4 Ekim'de "Kozmonotik ve Havacılık" merkezinde "İnsanlar ve Uzay. Geleceğin Öğretmeni – Konstantin Tsiolkovski" adlı tur düzenlenecek. Zira bazıları bilmeyebilir: Dahi mucit olarak ünlenen Konstantin Tsiolkovski, hayatı boyunca sıradan bir öğretmen olarak çalıştı.</p><p>1880'den 1921'e kadar Borovsk ve Kaluga çocuklarına aritmetik, cebir ve geometri, fizik ve kimya öğretti. Bu süre zarfında öğrencilerinin sayısı bin beş yüzü aştı. Tsiolkovski, en büyük başarısı olarak pedagogluk emeğini görüyordu.</p><p>"Öğretmen – Anlamlar Dünyasına Rehber" adlı tur, Eski Rusya'nın pedagoglarına, Rus prenslerinin eğitim yöntemlerine ve devrimci deneylere adanmıştır. 4 Ekim'de "Slovo" Slav Yazısı Müzesi'nde gerçekleşecek. Rehber, katılımcılara ülkemizde pedagoji biliminin gelişimindeki temel aşamaları tanıtacak ve XX. yüzyılda pedagojik düşünce tarzını etkileyen sıra dışı bir kişilik olan Anton Makarenko'nun hayatını anlatacak.</p><p>VDNH'deki Sinema Müzesi konukları, 4 Ekim'de A.A. Hanjonkov adını taşıyan sinema salonunda özel bir film gösterimi programına katılacak. Organizatörler programına okul, öğretmenler ve pedagog-öğrenci ilişkilerine adanmış filmleri dahil etti. İzleyiciler, Valentin Rasputin'in aynı adlı öyküsünden uyarlanan Yevgeni Taşkov'un "Fransızca Dersleri" (1978) ve Eldar Ryazanov'un "Sevgili Yelena Sergeyevna" (1988) filmlerini görecek.</p><p>Moskova Belediye Başkanı'nın internet sitesinde bildirildiğine göre, "Öğretme Sanatı ve Yaratma Sanatı" adlı tura katılanlar, yerli sanat eğitimi tarihinden ilginç gerçekleri öğrenebilecek. Tur, 6 Ekim'de 1 No'lu "Merkez" pavyonunda gerçekleşecek.</p><p>Daha önce, öğretmenlere adanan bayram arifesinde sonuçları açıklanan Tüm Rusya "Rusya'nın Yılın Öğretmeni" yarışmasının kazananının, Tver'den bilişim öğretmeni Aleksey Morozov olduğu duyurulmuştu.</p><p>Bu içerik, bugünün tarihiyle PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Öğretmenlik mesleğinin görünürlüğünü artıran bu tür etkinlikler, eğitimin toplumsal cinsiyet dengeli bir bakışla ele alınmasına da katkı sunuyor. Kadın pedagogların sanat ve bilim alanındaki temsili, genç kızların kariyer seçimlerinde önemli bir rol model işlevi görürken; tarih boyunca öğretmenlik emeğinin kadın emeğiyle özdeşleştirilmesi, mesleğin ekonomik ve sosyal statüsünün düşük tutulmasına yol açan yapısal bir sorun olarak dikkat çekiyor. Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, yalnızca kadın öğretmenlerin değil, tüm eğitim emekçilerinin hak ettiği değeri görmesiyle mümkün olacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenler-gunu-arifesinde-vdnhde-dahi-pedagojlar-anlatilacak-mp428-h2620.html</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 00:56:04 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/ogretmenler-gunu-arifesinde-vdnhde-dahi-pedagojlar-anlatilacak-mp428.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Rusya'da 5 Ekim'de kutlanacak Öğretmenler Günü kapsamında VDNH'de düzenlenen etkinlikler, eğitim tarihine damga vurmuş isimleri ve pedagojik düşüncenin evrimini çok yönlü bir perspektifle ele alıyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Rusya'da 5 Ekim'de kutlanacak Öğretmenler Günü kapsamında VDNH'de düzenlenen etkinlikler, eğitim tarihine damga vurmuş isimleri ve pedagojik düşüncenin evrimini çok yönlü bir perspektifle ele alıyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vietnam 2026 IOAA'da Büyük Başarı: 10 Madalyanın Tamamı Kazanıldı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/vietnam-2026-ioaada-buyuk-basari-10-madalyanin-tamami-kazanildi-mp354-h2619.html</link>
      <description><![CDATA[Vietnam, 2026 yılında düzenlenen Uluslararası Astronomi ve Astrofizik Olimpiyatı'nda (IOAA) ev sahibi olarak 10 öğrencisinin tamamına madalya kazandırarak dikkat çekici bir başarı elde etti. Toplamda 6 Altın ve 4 Gümüş madalya kazanıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Vietnam 2026 IOAA'da Büyük Başarı: 10 Madalyanın Tamamı Kazanıldı</h1>
<p><strong>Vietnam, 2026 yılında düzenlenen Uluslararası Astronomi ve Astrofizik Olimpiyatı'nda (IOAA) ev sahibi olarak 10 öğrencisinin tamamına madalya kazandırarak dikkat çekici bir başarı elde etti. Toplamda 6 Altın ve 4 Gümüş madalya kazanıldı.</strong></p>
<p>25 Eylül - 5 Ekim 2026 tarihleri arasında Hanoi'de gerçekleştirilen Uluslararası Astronomi ve Astrofizik Olimpiyatı (IOAA) 2026'da Vietnam, ev sahibi ülke olarak iki takımla temsil edildi: Resmi takım Vietnam 1 ve konuk takım Vietnam 2. Toplam 10 öğrenciden oluşan her iki takım da tüm yarışmacılarının madalya kazanmasını sağladı; 6 Altın ve 4 Gümüş madalya elde edildi.</p>
<p>IOAA 2026 Organizasyon Komitesi Başkanı ve Hanoi Belediye Halk Komitesi Başkan Yardımcısı Vu Thu Ha, yarışmacıların teorik sınavlar, takım yarışmaları, teleskopla gözlem, veri işleme ve planetaryum sınavlarında mücadele ettiğini belirtti. Sınav içerikleri; sağlam bilgi birikimi, bağımsız düşünme, yaratıcılık, hassas uygulama becerileri ve işbirliği yeteneği gerektiren zorluklar içeriyordu. Öğrenciler yeteneklerini, cesaretlerini ve bilgiyi fethetme arzularını sergilediler.</p>
<p>Bilim insanları, uzmanlar ve heyet başkanlarının sorumluluk bilinciyle, IOAA 2026'nın tüm teknik içerikleri programa uygun olarak tamamlandı; ciddiyet, objektiflik ve adalet sağlandı. IOAA 2026 belirlenen hedeflere ulaştı, IOAA topluluğunun olumlu değerlerini sürdürdü ve Hanoi'de unutulmaz izler bıraktı.</p>
<p>IOAA 2026 açılış töreninde Vietnam hükümet liderleri, genç yeteneklerin keşfedilmesi ve geliştirilmesinin yanı sıra eğitim ve bilim alanında uluslararası işbirliğinin genişletilmesinin önemini vurguladı. IOAA 2026 bu yönelimi somutlaştırarak Vietnamlı ve diğer ülkelerden öğrencilerin birbirlerinden öğrenmeleri, yeteneklerini geliştirmeleri ve henüz okul sıralarındayken güçlü bağlar kurmaları için fırsat yarattı.</p>
<p>Vu Thu Ha, "Yarışmacıların inançlarını korumalarını, öğrenmeye devam etmelerini ve sevdikleri bilimsel yolda azimle ilerlemelerini umuyorum. Öğretmenlerin, bilim insanlarının rehberliğini ve ailelerin, okulların öğrencilerin tutkularını besleme ve yeteneklerini geliştirme konusundaki desteğini saygıyla anıyoruz" dedi.</p>
<p>Kapanış programı kapsamında Organizasyon Komitesi, yarışmacılara 51 Altın Madalya, 48 Gümüş Madalya, 60 Bronz Madalya ve 22 Mansiyon Ödülü verdi. Ayrıca en yüksek toplam puana sahip 1 yarışmacıya, teorik sınavda en iyi performansı gösteren 1 yarışmacıya, uygulamalı sınavda en iyi performansı gösteren 1 yarışmacıya ve takım ödüllerine Özel Ödüller verildi.</p>
<p>Vietnam 1 takımı üyeleri: Nguyen Tuan Kiet, 12. sınıf Fizik 2, Nguyen Hue Lisesi ve Le Gia Hong Minh, 12. sınıf Fizik 1, Hanoi - Amsterdam Lisesi her ikisi de Altın Madalya kazandı.</p>
<p>Tran Minh Thai ve Bui Nguyen Hong Quan, her ikisi de Hanoi - Amsterdam Lisesi 12. sınıf Fizik 1 öğrencisi; Nguyen Truong Chinh, Hanoi - Amsterdam Lisesi 11. sınıf Fizik 1 öğrencisi Gümüş Madalya kazandı.</p>
<p>Vietnam 2 takımı (Konuk Takım) üyeleri: Le Ba Tuan Viet, 12A3 Fizik, Doğa Bilimleri Lisesi, Hanoi Ulusal Üniversitesi; Le Quang Tri, 12. sınıf Fizik, Yetenekli Gençlik Lisesi, Ho Chi Minh Şehri Ulusal Üniversitesi; Nguyen Quang Dung ve Mai Van Khanh, Lam Son Lisesi (Thanh Hoa) 12. sınıf Fizik öğrencileri Altın Madalya kazandı. Dinh Quang Dung, Vinh Phuc Lisesi (Phu Tho) 12A5 sınıfı öğrencisi Gümüş Madalya kazandı.</p>
<p>Vietnam 2 takımı, ülke genelinde katılım koşullarını karşılayan lise öğrencileri arasından seçildi; bu sayede astronomi ve astrofizik alanında üstün yetenekli öğrencilerin keşfedilmesi ve geliştirilmesi için fırsatlar genişletildi. 2027 yılında düzenlenecek XX. Uluslararası Astronomi ve Astrofizik Olimpiyatı Türkiye'de gerçekleştirilecek.</p>
<p>Bu tür uluslararası bilim olimpiyatları, gençlerin bilimsel merakını ve akademik hedeflerini güçlendirirken, kız öğrencilerin de fen bilimlerine katılımını teşvik etmesi açısından yaşam boyu öğrenme ve toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden olumlu bir etki yaratmaktadır. Özellikle bilim alanında kız çocuklarının başarılarının görünürlüğü, gelecek nesiller için ilham kaynağı olmaktadır.</p>
<p>Bu haber, PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından 18 Ekim 2026 tarihinde derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/vietnam-2026-ioaada-buyuk-basari-10-madalyanin-tamami-kazanildi-mp354-h2619.html</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 00:54:05 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/vietnam-2026-ioaada-buyuk-basari-10-madalyanin-tamami-kazanildi-mp354.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Vietnam, 2026 yılında düzenlenen Uluslararası Astronomi ve Astrofizik Olimpiyatı'nda (IOAA) ev sahibi olarak 10 öğrencisinin tamamına madalya kazandırarak dikkat çekici bir başarı elde etti. Toplamda 6 Altın ve 4 Gümüş madalya kazanıldı.</itunes:subtitle><itunes:summary>Vietnam, 2026 yılında düzenlenen Uluslararası Astronomi ve Astrofizik Olimpiyatı'nda (IOAA) ev sahibi olarak 10 öğrencisinin tamamına madalya kazandırarak dikkat çekici bir başarı elde etti. Toplamda 6 Altın ve 4 Gümüş madalya kazanıldı.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den YKS, Müfredat ve Oyun Açıklaması: "Yeni Sınavda Sadece Müfredat Farklı Olacak"]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/milli-egitim-bakani-yusuf-tekinden-yks-mufredat-ve-oyun-aciklamasi-yeni-sinavda-sadece-mufredat-farkli-olacak-mp604-h2618.html</link>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den YKS, Müfredat ve "Oyun" Açıklaması: "Yeni Sınavda Sadece Müfredat Farklı Olacak"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den YKS, Müfredat ve Oyun Açıklaması: "Yeni Sınavda Sadece Müfredat Farklı Olacak"</h1><p><strong>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı bir programda YKS sistemi, müfredat değişiklikleri ve eğitimde oyunun rolüne dair önemli mesajlar verdi. Tekin, sınavın sisteminde ve usulünde bir değişiklik olmayacağını, yalnızca müfredatın güncelleneceğini duyurdu.</strong></p><p>04/10/2026 tarihinde yayınlanan habere göre, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Haberimiz Olsun" projesinin pilot okulu olan Demirören Medya ve Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ni ziyaret etti. Bu ziyaret sırasında öğrencilerin stüdyo ortamında hazırladığı bültene konuk olan Bakan Tekin, EBA, TRT EBA ve Bakanlığın sosyal medya hesaplarında yayınlanan programda gençlerin merak ettiği soruları yanıtladı.</p><p>Özellikle YKS konusundaki iddialara açıklık getiren Tekin, önümüzdeki yıl 12. sınıfa geçecek öğrenciler için sınav sisteminde veya usulünde herhangi bir değişiklik olmayacağını vurguladı. Tekin, "Sınavın ne sistemi değişecek ne usulü. Değişen tek şey, müfredatınız olacak. Size kendi müfredatınızdan sorular soracağız. MEBİ ve EBA'da sınavlara hazırlık için yeterince materyal mevcut" ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) kapsamında bu yıl "Maarifin Kalbinde Oyun" başlığıyla yeni bir süreci başlattıklarını duyuran Tekin; oyunları obezite ve dijital bağımlılıkla mücadelede, aynı zamanda dayanışma gibi değerleri kazandırmada bir eğitim enstrümanı olarak kullanacaklarını belirtti. Müfredat değişikliklerinin PISA ölçütleriyle uyumlu hale getirildiğini söyleyen Bakan Tekin, Türkiye'nin 2015'ten bu yana PISA'da istikrarlı bir tırmanış yakalayarak zirve noktaya ulaştığını ifade etti.</p><p>Bu açıklamalar, eğitim sisteminin geleceği açısından kritik bir dönemeçte yapıldı. Bakan Tekin'in sınav sistemi ve usulünde değişiklik olmayacağını net bir şekilde belirtmesi, öğrenciler ve veliler üzerindeki belirsizliği azaltmayı amaçlıyor. Müfredatın güncellenmesi ise Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bir parçası olarak, eğitimin içeriğini çağın gereksinimlerine uyarlama çabası olarak değerlendirilebilir. Özellikle PISA ölçütleriyle uyumlu hale getirilen müfredat, uluslararası standartlarda bir eğitim hedefini işaret ediyor.</p><p>"Maarifin Kalbinde Oyun" yaklaşımı, eğitimde oyunun bir araç olarak kullanılmasıyla obezite ve dijital bağımlılık gibi güncel sorunlara çözüm üretmeyi amaçlıyor. Bu strateji, aynı zamanda dayanışma gibi değerlerin kazandırılmasında da etkili olabilir. Ancak, oyun temelli eğitimin akademik başarı üzerindeki etkileri dikkatle izlenmeli ve dengeli bir şekilde uygulanmalıdır. Bakan Tekin'in PISA'daki istikrarlı tırmanışa dair verdiği bilgiler, Türkiye'nin eğitimdeki performansını uluslararası platformda kanıtlama çabası olarak yorumlanabilir.</p><p>Bu gelişmeler, kadın ve yaşam perspektifinden de değerlendirilmelidir. Eğitimde oyunun teşvik edilmesi, özellikle kız çocuklarının fiziksel aktiviteye katılımını artırarak obezite riskini azaltabilir ve dijital bağımlılıkla mücadelede olumlu bir adım olabilir. Ancak, müfredat değişikliklerinin toplumsal cinsiyet eşitliği açısından nasıl yansıyacağı ve kız öğrencilerin STEM alanlarındaki katılımını nasıl etkileyeceği yakından takip edilmelidir. Eğitimde fırsat eşitliği sağlandığı sürece, bu politikalar kadınların güçlenmesine katkı sunabilir. (Bu haber, 04/10/2026 tarihinde KadinHerYerde.COM yazarı Zümra Naz tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.)</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/milli-egitim-bakani-yusuf-tekinden-yks-mufredat-ve-oyun-aciklamasi-yeni-sinavda-sadece-mufredat-farkli-olacak-mp604-h2618.html</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 00:48:04 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/milli-egitim-bakani-yusuf-tekinden-yks-mufredat-ve-oyun-aciklamasi-yeni-sinavda-sadece-mufredat-farkli-olacak-mp604.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den YKS, Müfredat ve "Oyun" Açıklaması: "Yeni Sınavda Sadece Müfredat Farklı Olacak"</itunes:subtitle><itunes:summary>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den YKS, Müfredat ve "Oyun" Açıklaması: "Yeni Sınavda Sadece Müfredat Farklı Olacak"</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[29 Ekim Provalarında Görevli Öğretmenlere İki Hafta İdari İzin]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/29-ekim-provalarinda-gorevli-ogretmenlere-iki-hafta-idari-izin-mp764-h2617.html</link>
      <description><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı provasında görevli Türkçe, Edebiyat, Müzik, Beden Eğitimi, BÖTE ve Bilişim öğretmenleri, önümüzdeki haftadan itibaren takribi iki hafta boyunca idari izinli sayılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>29 Ekim Cumhuriyet Bayramı provalarında görev alacak Türkçe, Edebiyat, Müzik, Beden Eğitimi, BÖTE ve Bilişim öğretmenleri, önümüzdeki haftadan itibaren yaklaşık iki hafta süreyle idari izinli sayılacak. Bu yıl 29 Ekim Perşembe gününe denk geliyor. İlçe merkezindeki merkez okulların stadyumlarda düzenleyeceği gösteriler, bayrama ayrı bir renk katacak.</p><p>İlçe merkezindeki okullarda görev yapan ve kutlama etkinliklerinde bizzat görevlendirilen branş öğretmenlerinin çalışma takvimi netleşti. Görev alacak branşlar listeye şöyle yansıdı: Türkçe, Edebiyat, Müzik, Beden Eğitimi, BÖTE ve Bilişim.</p><p>Kutlama organizasyonlarında aktif rol üstlenecek öğretmenler, önümüzdeki haftadan itibaren provalara başlayacak. Saha çalışmaları ve tören hazırlıkları boyunca bu öğretmenler yaklaşık iki hafta idari izinli kabul edilecek.</p><p>Öğretmenler, 29 Ekim kutlama provaları kapsamında giremedikleri derslerden muaf tutulacak. Ders tanımı bulunan öğretmenlerin provalarda olduğu günlerde bu dersleri yerine getirmiş oldukları kabul edilecek.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu tür görevlendirmeleri, bayram coşkusunun okullara yayılmasını sağlarken, öğretmenlerin ders programlarında aksamalara yol açabilir. İdari izin, provalara katılan öğretmenler için motivasyon artırıcı bir unsur olsa da, diğer öğretmenlerin iş yükünü geçici olarak artırabilir. Bakanlığın, bu tür etkinliklerde görev alan öğretmenlerin telafi mekanizmalarını netleştirmesi, eğitim-öğretim sürekliliği açısından faydalı olacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/29-ekim-provalarinda-gorevli-ogretmenlere-iki-hafta-idari-izin-mp764-h2617.html</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 00:44:05 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/29-ekim-provalarinda-gorevli-ogretmenlere-iki-hafta-idari-izin-mp764.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>29 Ekim Cumhuriyet Bayramı provasında görevli Türkçe, Edebiyat, Müzik, Beden Eğitimi, BÖTE ve Bilişim öğretmenleri, önümüzdeki haftadan itibaren takribi iki hafta boyunca idari izinli sayılacak.</itunes:subtitle><itunes:summary>29 Ekim Cumhuriyet Bayramı provasında görevli Türkçe, Edebiyat, Müzik, Beden Eğitimi, BÖTE ve Bilişim öğretmenleri, önümüzdeki haftadan itibaren takribi iki hafta boyunca idari izinli sayılacak.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğretmen Yeterliklerinde Kapsamlı Revizyon: MEB Akademisi Görüş Toplama Sürecini Başlattı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmen-yeterliklerinde-kapsamli-revizyon-meb-akademisi-gorus-toplama-surecini-baslatti-mp342-h2616.html</link>
      <description><![CDATA[MEB Akademisinden Öğretmen Yeterlikleri Güncellemesi: Görüş Toplama Süreci Başladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Millî Eğitim Akademisi, öğretmenlik mesleğinin çerçevesini belirleyen genel yeterlikleri güncellemek üzere harekete geçti. 1 Ekim 2026 tarihinde ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilen resmî yazıyla, mevcut standartların Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ekseninde ve değişen eğitim ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandırılması için paydaşların görüş ve önerileri talep edildi.</p><p>Akademi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışma, öğretmen yetiştirmeden meslek içi gelişime kadar uzanan geniş bir alanı kapsıyor. Resmî yazıda öğretmen yeterlikleri; personelin görevlerini etkin ve verimli bir biçimde sürdürebilmesi için sahip olması gereken bilgi, beceri ve tutumlar bütünü olarak tanımlandı.</p><p>18 Ekim 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu kapsamında öğretmen yeterliklerini belirleme ve değişen şartlara göre güncelleme yetkisinin Millî Eğitim Akademisine verildiği hatırlatıldı. Hazırlanacak yeterliklerin; hizmet öncesi öğretim programlarının oluşturulması, meslek içi eğitimler, kariyer basamakları, ödüllendirme mekanizmaları ve öz değerlendirme uygulamalarında temel başvuru kaynağı olacağı belirtildi.</p><p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile tam uyum sağlama, sahada uygulanabilirliği artırma ve kurumsal eş güdümü güçlendirme amacıyla yürütülen çalışma kapsamında paydaşların değerlendirmeleri alınacak. Bu doğrultuda hazırlanan 7 sayfalık “Öğretmen Yeterlikleri Görüş Formu” paydaş kurumlara iletildi. İlgili birimlerin yeterlik alanları, alt yeterlikler ve performans göstergelerine ilişkin önerilerini 16 Ekim tarihine kadar bildirmeleri gerekiyor.</p><p>Çalışmalar tamamlandığında yürürlüğe girecek olan yeni çerçevenin; hâlen görevde bulunan öğretmenlerin mesleki gelişim süreçlerinin yanı sıra üniversitelerdeki öğretmen yetiştirme programlarını ve hizmet öncesi hazırlık evrelerini kapsayacağı bildirildi. Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Yeni yeterlik çerçevesinin, öğretmenlerin mesleki kimliğini güçlendirme ve eğitim sisteminin bütüncül yapısını sağlamlaştırma potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor. Öte yandan, sahadaki uygulayıcıların sürece ne ölçüde dahil edileceği ve güncellenen standartların kariyer basamakları ile ödüllendirme mekanizmalarına yansımasının nasıl şekilleneceği, izlenmesi gereken başlıca başlıklar arasında yer alıyor. Millî Eğitim Bakanlığı ve okul yönetimleri açısından bakıldığında, sürecin şeffaf ve katılımcı bir zeminde ilerlemesi, öğretmenlerin mesleki motivasyonu ve sistemin uzun vadeli başarısı üzerinde belirleyici bir etki yaratabilir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmen-yeterliklerinde-kapsamli-revizyon-meb-akademisi-gorus-toplama-surecini-baslatti-mp342-h2616.html</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 00:40:29 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/ogretmen-yeterliklerinde-kapsamli-revizyon-meb-akademisi-gorus-toplama-surecini-baslatti-mp342.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>MEB Akademisinden Öğretmen Yeterlikleri Güncellemesi: Görüş Toplama Süreci Başladı</itunes:subtitle><itunes:summary>MEB Akademisinden Öğretmen Yeterlikleri Güncellemesi: Görüş Toplama Süreci Başladı</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teknoloji ve Tasarım Öğretmenlerinin Norm Mağduriyeti İçin MEB'e Resmi Başvuru]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/teknoloji-ve-tasarim-ogretmenlerinin-norm-magduriyeti-icin-mebe-resmi-basvuru-mp316-h2615.html</link>
      <description><![CDATA[O Branş Öğretmenlerine Norm Güncellemesi Talebi MEB'e İletildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışması Sendikası (Eğitim Gücü Sen), Teknoloji ve Tasarım öğretmenlerinin norm kadro sorunlarına çözüm bulunması ve dersin uygulamalı yapısına uygun standartların tesisi amacıyla Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Personel Genel Müdürlüğüne resmi bir başvuru yaptı. Sendika, öğretmenlerin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi için harekete geçti.</p>
<p>Sendika açıklamasında, Teknoloji ve Tasarım dersinin öğrencilere problem çözme, tasarım odaklı düşünme ve pratik beceriler kazandırma hedefi vurgulandı. Mevcut uygulamada sınıfların bölünmesi için gereken 25 öğrenci şartının pedagojik gerçeklerle uyuşmadığı belirtildi. 24 öğrencisi olan sınıflarda bile grupların oluşturulamamasının dersin niteliğini düşürdüğü ve öğretmenlerin ders yükü azlığı nedeniyle norm fazlası durumuna düşmesine neden olduğu ifade edildi.</p>
<p>Okul yönetimlerinin inisiyatifine bırakılan uygulamaların sahada belirsizlik yarattığını dile getiren sendika, sınıf bölünme ve grup oluşturma alt sınırının ülke genelinde bağlayıcı ve net bir kararla 20 öğrenciye indirilmesini talep etti. Bu talep, öğretmenlerin ders yükünün artırılması ve norm kadro mağduriyetlerinin giderilmesi açısından kritik görülüyor.</p>
<p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından 04/10/2026 tarihinde derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>
<p>MEB'in bu başvuruya vereceği yanıt, Teknoloji ve Tasarım öğretmenlerinin çalışma koşullarını doğrudan etkileyecek. Norm kadro düzenlemeleri, öğretmenlerin istihdamını ve derslerin kalitesini belirleyen temel bir unsur. Okul yönetimlerinin inisiyatifine bırakılan mevcut sistem, sahada eşitsizliklere yol açıyor. Sendikanın 20 öğrenci önerisi, pedagojik açıdan daha gerçekçi bir yaklaşım sunuyor. MEB'in atacağı adımlar, eğitim camiasında norm kadro adaletsizliğine karşı bir emsal teşkil edebilir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/teknoloji-ve-tasarim-ogretmenlerinin-norm-magduriyeti-icin-mebe-resmi-basvuru-mp316-h2615.html</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 00:38:25 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/teknoloji-ve-tasarim-ogretmenlerinin-norm-magduriyeti-icin-mebe-resmi-basvuru-mp316.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>O Branş Öğretmenlerine Norm Güncellemesi Talebi MEB'e İletildi</itunes:subtitle><itunes:summary>O Branş Öğretmenlerine Norm Güncellemesi Talebi MEB'e İletildi</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[2013-2025 Öğretmen Atamaları: Sınıf Öğretmenliğine Kaç Kontenjan Verildi?]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/2013-2025-ogretmen-atamalari-sinif-ogretmenligine-kac-kontenjan-verildi-mp703-h2614.html</link>
      <description><![CDATA[2013’ten 2025’e Öğretmen Atamaları: Hangi Branşa Kaç Kontenjan Verildi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Öğretmen atama sürecinde 2013-2025 yılları arasında toplam 452.000 atama gerçekleşti. Bu atamaların 65.973'ü sınıf öğretmenliği branşına ayrıldı. Söz konusu branşın genel atamalar içindeki ortalama payı %14,60 oldu.</p><p>Dönem boyunca sınıf öğretmenliği kontenjanlarında ciddi dalgalanmalar görüldü. 2024 KPSS döneminde (24 Kasım 2025 ataması) 15.000 toplam atamanın 4.378'i sınıf öğretmenliğine verildi; bu, %29,19 ile en yüksek oran olarak kayda geçti. 2016 KPSS döneminde ise oran %28,89 seviyesindeydi.</p><p>En düşük pay 2013 KPSS dönemine ait. 9 Eylül 2013'teki atamada 40.000 kontenjanın yalnızca 1.835'i sınıf öğretmenliğine ayrıldı ve oran %4,59'da kaldı.</p><p>Tekil atama bazında en yüksek sayı 2022 KPSS döneminde yakalandı. 8 Mayıs 2023'te yapılan atamada 45.000 kontenjanın 7.878'i sınıf öğretmenliğine tahsis edildi (%17,51).</p><p>MEB'in branş bazlı planlaması, sınıf öğretmenliği gibi temel eğitim basamağının bel kemiği olan alanlarda dalgalı bir seyir izliyor. Yüksek oranlı yıllar kadro ihtiyacını geçici olarak rahatlatsa da düşük oranlı dönemler, okullarda öğretmen açığını derinleştiriyor. Bu tablo, atama politikalarının uzun vadeli ve öngörülebilir bir zemine oturtulması gerektiğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/2013-2025-ogretmen-atamalari-sinif-ogretmenligine-kac-kontenjan-verildi-mp703-h2614.html</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 00:34:20 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/2013-2025-ogretmen-atamalari-sinif-ogretmenligine-kac-kontenjan-verildi-mp703.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>2013’ten 2025’e Öğretmen Atamaları: Hangi Branşa Kaç Kontenjan Verildi?</itunes:subtitle><itunes:summary>2013’ten 2025’e Öğretmen Atamaları: Hangi Branşa Kaç Kontenjan Verildi?</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusça'da Yeni Bir Bağlaç Doğuyor: «то что» Dilbilgisel Norm Haline mi Geliyor?]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ruscada-yeni-bir-baglac-doguyor-dilbilgisel-norm-haline-mi-geliyor-mp125-h2613.html</link>
      <description><![CDATA[Rusça'da Yeni Bir Bağlaç Doğuyor: «то что» Dilbilgisel Norm Haline mi Geliyor? Rus dilinde «то что» yapısının hatalı kullanımdan standart dilbilgisi kuralına dönüşme ihtimali, dilbilimciler arasında...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Rusça'da Yeni Bir Bağlaç Doğuyor: «то что» Dilbilgisel Norm Haline mi Geliyor?</h1>
<p><strong>Rus dilinde «то что» yapısının hatalı kullanımdan standart dilbilgisi kuralına dönüşme ihtimali, dilbilimciler arasında tartışma başlattı. Uzmanlar, dilin değişen dinamiklerine dikkat çekiyor.</strong></p>
<p>Rus dili, tarih boyunca sürekli bir evrim geçirerek günümüze ulaştı. Bu evrimin son halkalarından biri de şu sıralar dilbilim çevrelerinde hararetle tartışılıyor: «то что» bağlacının yakın gelecekte resmi dilbilgisi kuralları arasına girip girmeyeceği. Rusya Bilimler Akademisi Rus Dili Enstitüsü'nde görev yapan ve aynı zamanda «Тотальный диктант» (Total Diktant) Fonu'nun Filoloji Konseyi Başkanı olan Vladimir Pahomov, bu konudaki görüşlerini kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p>Pahomov, «то что» kullanımının bugün itibarıyla dilbilgisel açıdan hatalı kabul edildiğini vurguladı. Ancak uzman, dilin canlı bir organizma gibi sürekli değiştiğini hatırlatarak, bu yapının zamanla standart dilin bir parçası haline gelebileceğini belirtti. Dilbilimci, tarihsel süreçte pek çok sözcük ve sözcük öbeğinin benzer bir dönüşüm geçirdiğini anımsattı.</p>
<p>Pahomov, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: «Şu anda hatalı olan bir kullanımın ileride normatif hale gelmesinden söz edeceksek, dilbilgisi bağlamında meşhur “то что” yapısını hatırlamamak mümkün değil. Bu da şu sıralar tartışmaların yaşandığı bir alan: “он сказал, то что завтра придет” (yarın geleceğini söyledi). Bu süreci gözlemleyen dilbilimciler, Rus dilinde yeni bir birleşik bağımlı bağlacın doğmakta olduğunu ifade ediyor.»</p>
<p>Uzman, günümüzde bu kullanımın hata olarak değerlendirildiğini ve doğru yapının «он сказал, что завтра не придёт» (yarın gelmeyeceğini söyledi) şeklinde olması gerektiğini belirtti. Bununla birlikte, özellikle genç kuşağın «то что» demeyi tercih ettiğini gözlemlediğini ekledi.</p>
<p>Pahomov, bu yapının kullanım sıklığındaki artışın, «в случае если», «потому что» veya «для того чтобы» gibi mevcut birleşik bağımlı bağlaçlara benzer yeni bir bağlacın ortaya çıkmasına duyulan ihtiyacın bir göstergesi olabileceğini ifade etti.</p>
<p>«Тотальный диктант» Fonu Filoloji Konseyi Başkanı, konuşmasının devamında şu değerlendirmeyi yaptı: «Büyük olasılıkla bu, yarının değilse de öbür günün normu olacak. Bu bir felaket değil. Bu bir korkunçluk değil, dilin yozlaşması değil; bu sadece normun değişmesidir.»</p>
<p>Daha önce Rusya Bilimler Akademisi Rus Dili Enstitüsü'nden yapılan açıklamada, «звонит» (arıyor) fiilini bekleyen değişimlere ilişkin bilgiler paylaşılmıştı. Aynı kaynak, Rus dilinde «куркума» (zerdeçal) sözcüğünün vurgusunun resmi olarak değiştiğini de duyurmuştu.</p>
<p>Dilbilimsel değişimlerin toplum üzerindeki yansımaları, eğitimden medyaya, edebiyattan günlük iletişime kadar geniş bir yelpazede hissediliyor. Özellikle eğitimciler ve dil uzmanları, bu tür dönüşümlerin öğrencilere aktarılmasında titiz bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini savunuyor. Dilin kurallarındaki esneklik, bir yandan iletişimi kolaylaştırırken diğer yandan kuşaklar arası anlaşmazlıklara da zemin hazırlayabiliyor.</p>
<p>Bu tür dilbilgisel tartışmalar, yalnızca akademik bir mesele olarak kalmıyor; toplumsal cinsiyet, eğitim ve kültürel kimlik gibi konularla da kesişiyor. Dilin evrimi, kadınların ve gençlerin günlük dil pratiklerinde kendini gösterirken, bu değişimlerin kabulü veya reddi, toplumsal normların yeniden üretilmesinde belirleyici bir rol oynuyor. Özellikle genç neslin dil tercihleri, geleceğin standart dilini şekillendirme potansiyeli taşıyor. Dilin yozlaşma değil, dönüşüm olarak okunması gerektiği görüşü, eğitim politikalarına da yön vermesi gereken bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Bu haber, bugünkü tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ruscada-yeni-bir-baglac-doguyor-dilbilgisel-norm-haline-mi-geliyor-mp125-h2613.html</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 00:32:31 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/ruscada-yeni-bir-baglac-doguyor-dilbilgisel-norm-haline-mi-geliyor-mp125.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Rusça'da Yeni Bir Bağlaç Doğuyor: «то что» Dilbilgisel Norm Haline mi Geliyor? Rus dilinde «то что» yapısının hatalı kullanımdan standart dilbilgisi kuralına dönüşme ihtimali, dilbilimciler arasında...</itunes:subtitle><itunes:summary>Rusça'da Yeni Bir Bağlaç Doğuyor: «то что» Dilbilgisel Norm Haline mi Geliyor? Rus dilinde «то что» yapısının hatalı kullanımdan standart dilbilgisi kuralına dönüşme ihtimali, dilbilimciler arasında...</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa Milli Eğitim Bakanı Geffray'dan Okul Müdürlerine Çağrı: Diyalog Seferberliği ve Lise Öğrencileri İçin Çevrimiçi Anket Başlatılıyor]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/fransa-milli-egitim-bakani-geffraydan-okul-mudurlerine-cagri-diyalog-seferberligi-ve-lise-ogrencileri-icin-cevrimici-anket-baslatiliyor-mp953-h2612.html</link>
      <description><![CDATA[Fransa Milli Eğitim Bakanı Edouard Geffray, lise öğrencilerine yönelik 5 Ekim'de başlayacak çevrimiçi istişare sürecini duyururken, okul yöneticilerine diyalog çağrısı yaptı. Güvenlik koşulları bozulan kurumlar ise 2 Ekim Cuma günü kapatılabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Fransa Milli Eğitim Bakanı Geffray'dan Okul Müdürlerine Çağrı: Diyalog Seferberliği ve Lise Öğrencileri İçin Çevrimiçi Anket Başlatılıyor</h1>

<p><strong>Fransa Milli Eğitim Bakanı Edouard Geffray, lise öğrencilerine yönelik 5 Ekim'de başlayacak çevrimiçi istişare sürecini duyururken, okul yöneticilerine diyalog çağrısı yaptı. Güvenlik koşulları bozulan kurumlar ise 2 Ekim Cuma günü kapatılabilecek.</strong></p>

<p>Fransa Milli Eğitim Bakanı Edouard Geffray, 1 Ekim Perşembe günü okul müdürlerine gönderdiği yazılı talimatta, harekete geçen öğrencilerle diyaloğun güçlendirilmesini istedi. Bakanlığın eğitim kurumlarındaki gerilimi düşürmeye yönelik bu adımı, 5 Ekim Pazartesi günü başlatılacak çevrimiçi bir öğrenci anketiyle desteklenecek. Söz konusu girişim, okul yönetimlerine hem öğrenci taleplerini dinleme hem de kamu hizmeti sürekliliğini koruma sorumluluğunu aynı anda yüklüyor.</p>

<p><strong>Diyalog ve çevrimiçi istişare süreci</strong></p>

<p>Bakan Geffray, gönderdiği mektupta okulların kişilere saygı ve cumhuriyet ilkelerine bağlı kalmak kaydıyla tartışma ve fikir ayrılıklarının yaşandığı alanlar olabileceğini vurguladı. Öğrencilerin talepleriyle şiddet eylemlerini birbirinden ayıran Bakan, okul yönetimlerinden öğrencilerin görüşlerini Sınıf Yaşam Konseyleri (CVL) çerçevesinde ifade etmelerine imkân tanımalarını istedi. Ayrıca yönetim kurullarının toplanması çağrısında bulunan Geffray, bu kurulların yapıcı bir diyaloğu başlatması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: <em>"Bu merciler, demokraside yeri olmayan şiddete karşı tek meşru alternatif olan yapıcı diyaloğu başlatmalıdır. Okullarımız, kişilere saygı ve cumhuriyet ilkeleri çerçevesinde organize edildiği sürece tartışma ve fikir ayrılığı alanları olabilir."</em></p>

<p>5 Ekim Pazartesi gününden itibaren öğrencilere sunulacak çevrimiçi anketin sonuçlarının ardından akademik ve ulusal düzeyde çalışmalar yürütülmesi planlanıyor. Bakan Geffray'a göre <em>"somut eylem önerileri bu çerçevede ortaya çıkabilir ve her kurum ölçeğinde kolektif olarak uygulanabilir."</em></p>

<p>Lise öğrencilerinin eylemlerinin damga vurduğu günlerin ardından sorumluluğu okul yönetimlerine bırakan Bakan, onlara desteğinin <em>"sarsılmaz"</em> olduğunu yineledi ve diyalog ile somut eylem önerilerinin ortaya çıkması noktasındaki <em>"profesyonelliklerinden"</em> dolayı <em>"takdirlerini"</em> iletti.</p>

<p><strong>2 Ekim Cuma günü kapatma kararı alınabilecek</strong></p>

<p>Bakan, güvenlik koşulları aşırı derecede bozulan kurumlar için de acil bir tedbir öngörüyor. Kamu hizmetinin sürekliliğinin <em>"neredeyse imkânsız veya aşırı riskli"</em> hale geldiği durumlarda, özellikle personel, öğrenci veya mala yönelik saldırılar nedeniyle okul müdürleri, 2 Ekim Cuma günü valiler ve bölge eğitim müdürleriyle bağlantılı olarak kurumlarını kapatma kararı alabilecek.</p>

<p><strong>Uzaktan eğitim sürekliliği</strong></p>

<p>Bu kapatma kararına uzaktan eğitim sürekliliği planlarının uygulanması eşlik edebilecek. Bakan son olarak yönetim ekiplerinden iki temel ilkeyi korumalarını istedi: <em>"şiddet karşısında birlik ve kararlılığımız"</em> ve kurumun öğrencilere taleplerini <em>"sakin ve yapıcı"</em> biçimde ifade etme alanı açma kapasitesi.</p>

<p>Bu haber, güncel tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>

<p>Eğitim politikalarının şekillenmesinde kadın öğretmenler ve kız öğrenciler açısından kritik bir dönemeç yaşanıyor. Şiddet olaylarının gölgesinde yürütülen diyalog girişimleri, okul ortamında güven duygusunu yeniden tesis etme açısından hayati önem taşıyor. Özellikle genç kızların eğitim hakkına kesintisiz erişimi, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden bakıldığında bu tür kriz dönemlerinde daha da kırılgan hale geliyor; okulların kapanması ve uzaktan eğitime geçiş, ev içi sorumlulukları üstlenen kız öğrenciler üzerinde orantısız bir yük oluşturabilir. Bu nedenle atılacak her adımın toplumsal cinsiyet etkilerinin gözetilmesi, eğitimde fırsat eşitliğinin korunması adına elzem görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/fransa-milli-egitim-bakani-geffraydan-okul-mudurlerine-cagri-diyalog-seferberligi-ve-lise-ogrencileri-icin-cevrimici-anket-baslatiliyor-mp953-h2612.html</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 00:56:23 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/fransa-milli-egitim-bakani-geffraydan-okul-mudurlerine-cagri-diyalog-seferberligi-ve-lise-ogrencileri-icin-cevrimici-anket-baslatiliyor-mp953.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Fransa Milli Eğitim Bakanı Edouard Geffray, lise öğrencilerine yönelik 5 Ekim'de başlayacak çevrimiçi istişare sürecini duyururken, okul yöneticilerine diyalog çağrısı yaptı. Güvenlik koşulları bozulan kurumlar ise 2 Ekim Cuma günü kapatılabilecek.</itunes:subtitle><itunes:summary>Fransa Milli Eğitim Bakanı Edouard Geffray, lise öğrencilerine yönelik 5 Ekim'de başlayacak çevrimiçi istişare sürecini duyururken, okul yöneticilerine diyalog çağrısı yaptı. Güvenlik koşulları bozulan kurumlar ise 2 Ekim Cuma günü kapatılabilecek.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni Eğitim-Öğretim Yılının İlk Ayında Bakanlık Kritik Başlıkları Mercek Altına Aldı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/son-dakika/yeni-egitim-ogretim-yilinin-ilk-ayinda-bakanlik-kritik-basliklari-mercek-altina-aldi-mp219-h2611.html</link>
      <description><![CDATA[Eğitim-öğretim yılının başlangıcından bu yana geçen bir aylık süreçte Millî Eğitim Bakanlığı, ülke genelindeki okulların işleyişine dair kapsamlı bir değerlendirme toplantısı düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eğitim-öğretim yılının başlangıcından bu yana geçen bir aylık süreçte Millî Eğitim Bakanlığı, ülke genelindeki okulların işleyişine dair kapsamlı bir değerlendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda, yeni yapılanma sonrası okulların durumu, sınır bölgelerindeki yatılı okullar, beslenme hizmetleri, dijital dönüşüm ve öğretmen istihdamı gibi başlıklar ele alındı.</strong></p>

<p>Millî Eğitim Bakanlığı tarafından organize edilen ve 34 ilin valiliklerine bağlı toplantı noktalarıyla çevrim içi olarak birleştirilen geniş katılımlı istişare toplantısı, hem merkezî hem de yerel düzeyde eş zamanlı yürütüldü. Bakanlık merkezindeki ana oturuma Bakan Hoàng Minh Sơn, Daimî Müsteşar Phạm Ngọc Thưởng ve Müsteşar Nguyễn Thị Quyên Thanh katıldı. Maliye Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Etnik ve Dinî İşler Bakanlığı temsilcilerinin yanı sıra Bakanlığa bağlı daire, birim ve kurum yöneticileri de hazır bulundu. Yerel düzeyde ise il valilikleri, il millî eğitim müdürlükleri, il emniyet birimleri, ilgili il müdürlükleri ve sınır bölgelerindeki bazı belde yönetimleri ile eğitim kurumu yöneticileri toplantıya iştirak etti.</p>

<p>Açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Hoàng Minh Sơn, son iki hafta içinde Başbakan ve Başbakan Yardımcısı'nın eğitim alanına ilişkin üç ayrı toplantı düzenleyerek önemli kararlar aldığını hatırlattı. Bu kararların; eğitim kurumlarının yeniden yapılandırılması, ders kitaplarının temini ve müfredata uygunluğu, öğretmen fazlalığı ve açığı sorununun pedagojik üniversitelerdeki öğretmen yetiştirme süreçleriyle ilişkilendirilerek çözülmesi gibi kritik başlıkları kapsadığını belirtti. Bu tablo, hükümetin eğitim ve öğretime verdiği önceliğin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi.</p>

<p>2026-2027 eğitim-öğretim yılı için tüm sektörün ortak teması "Düşünce Yapısında Yenilik - Güçlü Dönüşüm - Somut Sonuç" olarak belirlendi. Bakan, bu yılın birçok eğitim kurumunun yeniden yapılandırma sonrası yeni teşkilat modeliyle faaliyete başladığı ilk dönem olduğunu ve aynı zamanda Bakanlığın eğitim ve öğretimde atılım geliştirmeye yönelik 71-NQ/TW sayılı Politbüro Kararı'nı uyguladığı ikinci yıl olduğunu vurguladı.</p>

<p>Başbakan tarafından yayımlanan 31 sayılı Talimat ile eğitim yönetiminden eğitim gelişiminin yönetimine geçiş hedeflenmiş ve bu doğrultuda 18 somut görev tanımlanmıştır. Bu görevlerin çıktılarının net biçimde ortaya konması ve somut sonuç üretmesi beklenmektedir. Eğitim-öğretim yılının ilk günlerinden itibaren okulların istikrarlı işleyişi, yeterli öğretmen kadrosu, güvenli beslenme, doğru veri akışı ve öğrencilerin tüm imkânlarla okula erişiminin sağlanması öncelikli hedefler arasında yer aldı.</p>

<p>Toplantının temel amacı, ilgili bakanlıklar ve 34 il ile birlikte 31 sayılı Talimat ile Başbakanlık kararlarının eğitim-öğretim yılının ilk haftalarındaki uygulama durumunu gözden geçirmek; tamamlanan görevleri, süresi geldiği hâlde tamamlanmayan görevleri tespit etmek ve çözüme kavuşturulması gereken konuları netleştirerek öneriler geliştirmekti. Bakan, toplantıda beş ana başlığa odaklanılmasını istedi:</p>

<p><i>Birincisi</i>, yeniden yapılandırma sonrası eğitim kurumlarının işleyişi. Bakan, geçtiğimiz ay içinde Bakanlığın çeşitli illerde 4 inceleme ve denetim heyeti oluşturduğunu bildirdi. Birçok ilin bu konuda başarılı çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Ancak birim sayısının azaltılması ve öğretmen kadrosunun yeniden düzenlenmesinin sürecin yalnızca bir parçası olduğunu; asıl önemli olanın okulların istikrarlı, kesintisiz ve kaliteli biçimde faaliyet göstermesi, öğrencilerin okul ve sınıfa erişim hakkının güvence altına alınması, her bir öğrencinin ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanması, kalitede herhangi bir düşüş yaşanmaması ve okul yönetiminin etkinliğinin artırılması olduğunu dile getirdi.</p>

<p><i>İkincisi</i>, sınır bölgelerindeki beldelerde çok kademeli yatılı genel eğitim okullarının kurulması ve işletilmesi. Açılış töreni itibarıyla 107 okulun hizmete açıldığını belirten Bakan, bazı okullarda henüz tamamlanmayan bölümler bulunduğunu kaydetti. Bu nedenle, özellikle öğrencilerin yemek, barınma ve öğrenim ihtiyaçlarına hizmet eden temel bölümler ile öğretmenlerin barınma alanlarının bir an önce tamamlanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Aynı zamanda okulların güvenli ve kesintisiz işlemesi, hem eğitim-öğretim kalitesinin hem de öğrenci ve öğretmenlerin yaşam koşullarının güvence altına alınması gerektiğini ifade etti. İkinci etap okul inşaatlarının hızlandırılarak eğitim-öğretim yılının gerektirdiği takvime uygun biçimde tamamlanması, 2027-2028 eğitim-öğretim yılına girildiğinde okulların hâlâ bitirilmemiş olması gibi bir duruma izin verilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>

<p><i>Üçüncüsü</i>, öğrencilere sunulan yarı zamanlı ve tam zamanlı yatılı yemek hizmetlerinin besin değeri ve güvenliğinin sağlanması. Başbakanlık tarafından bu konuda bir talimat yayımlandığını hatırlatan Bakan, basının da birçok bölgede yemek kalitesi, gıda güvenliği ve öğün sunum süreleriyle ilgili sorunları gündeme taşıdığını belirtti. Yerel yönetimlerin doğrudan katılımıyla birçok ilde iyileştirmeler ve çabalar görüldüğünü, ancak güçlüklerin ve iyi uygulama göstermeyen bölgelerin titizlikle incelenerek önümüzdeki dönemde gerekli yönlendirmelerin yapılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><i>Dördüncüsü</i>, sektörde dijital dönüşüm. Bakan, eğitim ve öğretim sektörünün veri tabanının çok sayıda eğitim kurumu, öğrenci ve öğretmeni kapsayacak şekilde tamamlanmakta olduğunu bildirdi. Özellikle dijital karneler ve dijital diplomaların yalnızca eğitim sektörü için değil, idari prosedürlerin iyileştirilmesi açısından da kritik önem taşıdığını vurguladı. Dijital diploma sisteminin, iş gücünün nitelik yapısına dair bir tablo sunarak insan kaynağı gelişimi ve politikası oluşturma süreçlerine hizmet edeceğini belirtti. Özellikle okul, sınıf, öğrenci ve öğretmen kadrosuna ilişkin verilerin doğru biçimde güncellenmesinin, kadro sayısının belirlenmesi ve önerilmesi açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<p><i>Beşincisi</i>, öğretmen kadrosu, eğitim yöneticileri ve yeniden yapılandırma sonrası insan kaynağının görevlendirilmesi ve kullanımı. Toplantıda, yeniden yapılandırma sonrası yönetici, okul müdürü ve müdür yardımcısı görevlendirmelerinde en uygun biçimde yaşanan güçlüklerin tartışılması; özellikle bazı derslerde ve zorlu bölgelerde ortaya çıkan öğretmen fazlalığı ve açığı sorununa çözüm önerileri geliştirilmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Toplantının somut sonuç üretmesi için Bakan, görüşlerin gerçeği olduğu gibi yansıtmasını, 31 sayılı Talimat kapsamında hangi görevlerin tamamlandığının, hangilerinin süresi geldiği hâlde tamamlanmadığının, güçlüklerin nerede olduğunun, hangi aşamada tıkanıklık yaşandığının ve sorumluluğun kime ait olduğunun açıkça ortaya konmasını istedi. Kaçınma ve genel geçer raporlamadan uzak durulması gerektiğini vurguladı. Sunulan verilerin doğru, kapsam bakımından tutarlı, kaynaklı ve sektör veri tabanıyla karşılaştırılabilir olması gerektiğini belirtti. Yetki alanlarının net biçimde ayrıştırılması ve önerilerin somut ve uygulanabilir olması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>

<p>2026-2027 eğitim-öğretim yılının başında okul öncesi ve genel eğitime ilişkin bazı öncelikli görevlerin gözden geçirilmesi ve değerlendirilmesi sonuçlarına dair raporu sunan Genel Eğitim Dairesi Başkanı Thái Văn Tài, merkezî yönetim, hükümet, başbakanlık ve Bakanlık tarafından teşkilat yapılandırmasından istikrarlı ve etkin işleyişe geçiş için gerekli politikaların, düzenlemelerin ve yönlendirmelerin büyük ölçüde yayımlandığını belirtti. Günümüzdeki odak noktasının artık "yapılandırma yapılıp yapılmadığı" değil, yapılandırma sonrası modelin iyi işleyip işlemediği, kalitenin, güvenliğin ve öğrencilerin öğrenim hakkının güvence altına alınıp alınmadığı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bakanlık, 34 ildeki eğitim kurumlarında görevli yöneticilere yönelik çevrim içi bir anket düzenledi; durumu sürekli izlemek, yönlendirmek, soruları yanıtlamak ve verileri derlemek üzere bir hızlı müdahale ekibi oluşturdu; ayrıca 12 ilde yerinde denetim yapan 4 heyet görevlendirdi. Anket, denetim ve illerden gelen raporlar doğrultusunda Bakanlık, yeniden yapılandırma sonrası kadro yerleştirme, faaliyet organizasyonu ve işletme koşullarına ilişkin güçlükleri zamanında yönlendirerek çözüme kavuşturdu.</p>

<p>Elde edilen sonuçlara ilişkin bilgi veren Thái Văn Tài, 34 ilin tamamının yapılandırmayı gerçekleştirdiğini; kamu eğitim kurumu sayısının 37.530'dan 18.555'e düştüğünü, yani 18.975 birim azalarak %50,6 oranında bir düşüş yaşandığını belirtti.</p>

<p>Yapılandırma sonrası 13.518 kurumun çok birimli model altında örgütlendiği ve bunun %72,9'a karşılık geldiği; 2.418 çok kademeli genel eğitim okulu oluşturulduğu, bunların 2.013'ünün ilkokul-ortaokul, 391'inin ortaokul-lise ve 14'ünün üç kademeli okul olduğu bildirildi. İllerden gelen mevcut raporlara göre 10.534 şube açıldığı kaydedildi.</p>

<p>Tüzel kişilik sayısındaki azalmanın öğretim noktalarında aynı oranda bir düşüşe yol açmadığı; eğitime erişimi güvence altına almak için gerekli şubelerin ve okul noktalarının korunduğu belirtildi.</p>

<p>Birim sayısını sadeleştirme hedefine büyük öl]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/son-dakika/yeni-egitim-ogretim-yilinin-ilk-ayinda-bakanlik-kritik-basliklari-mercek-altina-aldi-mp219-h2611.html</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 00:54:39 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/yeni-egitim-ogretim-yilinin-ilk-ayinda-bakanlik-kritik-basliklari-mercek-altina-aldi-mp219.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Eğitim-öğretim yılının başlangıcından bu yana geçen bir aylık süreçte Millî Eğitim Bakanlığı, ülke genelindeki okulların işleyişine dair kapsamlı bir değerlendirme toplantısı düzenledi.</itunes:subtitle><itunes:summary>Eğitim-öğretim yılının başlangıcından bu yana geçen bir aylık süreçte Millî Eğitim Bakanlığı, ülke genelindeki okulların işleyişine dair kapsamlı bir değerlendirme toplantısı düzenledi.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geleceğin Okulları Sadece Sınıflardan Fazlasını Gerektiriyor: Mimarlık ve Pedagoji Nasıl Bütünleşir? – Bir Röportaj]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/son-dakika/gelecegin-okullari-sadece-siniflardan-fazlasini-gerektiriyor-mimarlik-ve-pedagoji-nasil-butunlesir-bir-roportaj-mp241-h2610.html</link>
      <description><![CDATA[Eğitim yapıları, geçmiş on yılların kalıplarını aşarak pedagojik ihtiyaçlara göre yeniden şekilleniyor. Rheinland-Pfalz'da 2023 sonundan bu yana yürürlükte olan yeni okul yapım yönergesi, okullara mekân tasarımında daha fazla özgürlük tanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Geleceğin Okulları Sadece Sınıflardan Fazlasını Gerektiriyor: Mimarlık ve Pedagoji Nasıl Bütünleşir? – Bir Röportaj</h1><p><strong>Eğitim yapıları, geçmiş on yılların kalıplarını aşarak pedagojik ihtiyaçlara göre yeniden şekilleniyor. Rheinland-Pfalz'da 2023 sonundan bu yana yürürlükte olan yeni okul yapım yönergesi, okullara mekân tasarımında daha fazla özgürlük tanıyor.</strong></p><p>MAINZ. Sınıflar, koridorlar, öğretmenler odası – okul binaları hâlâ çoğunlukla geçmiş on yılların şablonlarını takip ediyor. Ancak Rheinland-Pfalz bunu değiştirmek istiyor: 2023 sonundan bu yana, okullara mekânlarının tasarımında daha fazla serbestlik tanıyan yeni bir okul yapım yönergesi bulunuyor.</p><p>Bu dönüşüme eşlik eden isimlerden biri, Pädagogisches Landesinstitut'ta pedagojik okul yapımı referanı ve danışmanı olan Timo Schlosser. Schlosser, katı sınıf anlayışından vazgeçmenin neden kaçınılmaz olduğunu ve okulların nasıl gerçek öğrenme ve yaşam mekânlarına dönüşebileceğini açıklıyor.</p><p>News4teachers: Sayın Schlosser, resmî olarak başlayalım: Pädagogisches Landesinstitut Rheinland-Pfalz tarafından kurulan pedagojik okul yapımı danışma grubunu yönetiyorsunuz. Amacınız nedir?</p><p><strong>Timo Schlosser:</strong> Hareket noktası, Rheinland-Pfalz'ın Aralık 2023'ten bu yana yeni bir okul yapım yönergesine sahip olmasıydı. Daha önce yalnızca bağlayıcı bir mekân listesi vardı ve bu liste ne okul idarelerine ne de okullara neredeyse hiç esneklik tanımıyordu. Diğer federal eyaletlerden farklı olarak bu eski mekân listesi basitçe modernize edilmiş bir listeyle değiştirilmedi. Aksine siyasi irade, katılımı teşvik etmek yönünde. Okullar artık bir pedagojik konsept geliştiriyor – yani yaşanan pedagojiyi binaya yönelik gereksinimlere dönüştürüyor. Bizim görevimiz de onlara bu süreçte destek olmak.</p><p><em><strong>News4teachers:</strong> Yani bu özgürlük daha önce yok muydu?</em></p><p><strong>Timo Schlosser:</strong> Hayır. Eskiden temelde sabit mekân listesi geçerliydi: Sekiz sınıf, sekiz sınıf odası demekti; buna bir müdür odası ve bir müdür yardımcısı odası eklenirdi. Bu ve diğer mekânlar katı biçimde önceden belirlenmişti. Yeni okul yapım yönergesi hâlâ mekân inşasına izin veriyor. Ancak artık mekân programı değil, bir bant genişliğine sahip alan programı esas alınıyor. Yeni okul yapım yönergesiyle eyalet, okul idarelerine pedagojik bir konsept temelinde alan konseptlerini hayata geçirme imkânı tanıyor.</p><p><em>Okul idareleri öğrenme iklimini, enerjiyi ve bütçeyi dengede tutmak zorunda. <strong>Delta Controls Germany</strong>; ısıtma, havalandırma, iklimlendirme, aydınlatma, gölgeleme, giriş kontrolü ve enerji izleme alanlarını sınıftan tüm okul kampüsüne kadar açık bir platformda (örneğin BACnet/IP) birleştiriyor.</em></p><p><strong>Bu okullara ne kazandırıyor?</strong></p><p><strong>Biz şöyle çalışıyoruz:</strong> Sertifikalı partnerlerle birlikte danışmanlık, planlama, devreye alma, eğitim ve servis sunuyoruz. Amacımız: daha iyi bir öğrenme iklimi, daha az enerji tüketimi ve şeffaf maliyetler.</p><p><strong>İlgilendiniz mi?</strong> Referanslarımız: www.deltacontrols.de/delta-buildings-referenzen</p><p>İletişim: info@deltacontrols.de</p><p><em><strong>News4teachers:</strong> Provokatif bir soru: Daha fazla özgürlük, standartların altına inilmesine yol açmaz mı?</em></p><p><strong>Timo Schlosser:</strong> İşte tam bu yüzden katılım çok önemli. Ayrıca Rheinland-Pfalz'da şu geçerli: Okul yapım tedbirleri için eyaletten onay alınması gerekiyor. Denetim ve Hizmet Müdürlüğü olan ADD'nin okul otoritesi olarak okul yapımı için çok deneyimli uzmanların bulunduğu ayrı bir birimi var. Orada her pedagojik konsept inceleniyor. Yapı planları bu konsepti tanınabilir biçimde yansıtmak zorunda.</p><p>Sonunda bu bir müzakere süreci: Onaylanabilirlik, finanse edilebilirlik ve pedagojik gereksinimler arasında uzlaşma bulunması gerekiyor.</p><p><em><strong>News4teachers:</strong> Bu yalnızca herkesin aynı yönde çekmesiyle mi işler?</em></p><p><strong>Timo Schlosser:</strong> Kesinlikle. Bu, herkesin katkı vermesi gereken katılımcı bir süreç.</p><p><em><strong>News4teachers:</strong> Yeni yönerge 2023 sonundan beri geçerli, yani danışma grubunuz henüz genç. Bu, bu süreçten çıkmış bir okulun henüz olmadığı anlamına mı geliyor?</em></p><p><strong>Timo Schlosser:</strong> Doğru. Bu kadar hızlı olmuyor. Ancak eski yönergenin cömert yorumlanmasıyla şimdiden çok modern inşa edilmiş okullar var. Bunlar bugün deniz feneri projeleri olarak hizmet ediyor. Ama ilk fikirden tamamlanmış okula kadar zaman alıyor.</p><p><em><strong>News4teachers:</strong> Genellikle ne kadar sürüyor?</em></p><p><strong>Timo Schlosser:</strong> Yeni bina mı yoksa mevcut binada tadilat mı olduğuna bağlı. Özellikle mevcut yapıda işler karmaşıklaşabiliyor; örneğin yangın koruması söz konusu olduğunda – özellikle daha açık alanlar oluşturulacaksa.</p><p>Buna bir de çok sayıda paydaş arasındaki koordinasyon ekleniyor: okul idareleri, siyaset, yönetim, okul müdürlükleri, öğretmenler, veliler. Okul yapım projeleri son derece karmaşık – farklı çıkarlar ve bilgi düzeyleriyle.</p><p><em><strong>News4teachers:</strong> Burada bazen bir arabulucu gibi de oluyor musunuz?</em></p><p><strong>Timo Schlosser:</strong> Kesinlikle. Çalışma günlerimizde her zaman şunu söylüyorum: Amaç, euro başına mümkün olduğunca çok iyi okul. Kamu kaynakları sınırlı, birçok belediye maliyetlere çok dikkat etmek zorunda. Bizim görevimiz verimli çözümler geliştirmek.</p><p>Önemli bir nokta, mekânların çok amaçlı kullanımı. Tam gün eğitimde bu şu anlama geliyor: sabah için ayrı, öğleden sonra için ayrı mekânlar değil, çok işlevli mekânlar. Bu maliyet tasarrufu sağlıyor, pedagojik imkânları artırıyor ve daha sürdürülebilir. Yeniden kullanılabilen her metrekare, yeni inşaattan daha ucuz.</p><p>Buna ek olarak: Birçok bina yenileme gerektiriyor. Aynı zamanda pedagoji de gelişti. Bu yüzden yapısal olarak da yeni yanıtlar gerekiyor – iklim uyumu dâhil. Binalar kışa dayanıklı kalmalı ve aynı zamanda yaz sıcağından korumalı.</p><p><em><strong>News4teachers:</strong> Eğitim Bakanı Sven Teuber, iklim değişikliğine uyumu okul yapımında büyük bir zorluk olarak nitelendirdi.</em></p><p><strong>Timo Schlosser:</strong> Öyle. Ancak illa klima sistemleri olması gerekmiyor. Çoğu zaman akıllı havalandırma, iyi düşünülmüş gölgeleme veya değiştirilmiş cepheler yeterli. Ve son olarak dış alan da buna dâhil: Klasik okul bahçeleri çoğu zaman gölgesiz asfalt yüzeyler. Burada yeni çözümler bulmalıyız – çünkü gelecekte dışarıda daha fazla zaman geçirilebilir.</p><p><em><strong>News4teachers:</strong> Modern okul yapımı temelde gelenekselden nasıl ayrılıyor?</em></p><p><strong>Timo Schlosser:</strong> Her şeyden önce gruplar yerine işlevlere yönelmesiyle. Eskiden: bir sınıf için bir oda. Bugün sıklıkla belirli amaçlar için mekânlar var: grup çalışması, yoğun bireysel çalışma, sunumlar, medya projeleri veya el işi çalışmaları.</p><p>İlkokullarda örneğin <em>Churer-Modell</em> yaygın: farklı işlev alanlarına sahip bir oda – okuma köşesi, sessiz çalışma yerleri, grup masası. Sorun: Farklı işlevler farklı ses seviyeleri yaratıyor ve bunları uzlaştırmak zor. Bu yüzden eğilim, tüm binayı işlev odaklı planlamaya yöneliyor.</p><p>Modern ofis binalarında olduğu gibi: Altı kişilik bir toplantı odası çok yönlü kullanılabilir – öğrenci çalışması, veli görüşmeleri, destek raporları veya ekip toplantıları için. Mekânlar artık sabit bir gruba atanmıyor, işlevleri yerine getiriyor. Paradigma değişimi bu.</p><p><em><strong>News4teachers:</strong> Burada öğretmenlerin bakış açısı ne rol oynuyor?</em></p><p><strong>Timo Schlosser:</strong> Büyük rol. Tam gün eğitim nedeniyle öğretmenler okulda daha uzun kalıyor, yükler artıyor. Ana istekleri: arada bir sessizlik.</p><p>Klasik öğretmenler odaları aşırı yüklü: dar bir alanda yemek yeniyor, ödev düzeltiliyor, tartışılıyor. Bu bir arada olmuyor. Bu yüzden modern öğretmenler odaları işlevlere göre farklılaşıyor: yoğun çalışma için bir oda, toplantılar için bir oda, kahve mutfağı olan bir iletişim odası – ve kanepe ve rahat atmosferli bir dinlenme odası.</p><p>İyi bir örnek Dernbach'taki Raiffeisen-Campus: geleneksel bir öğretmenler odasıyla aynı alan, ancak üç işlev odasına bölünmüş.</p><p><em><strong>News4teachers:</strong> Yani öğretmenler tüm gün okulda çalışabilecek şekilde mi?</em></p><p><strong>Timo Schlosser:</strong> Evet. Bu gelişme zaten sürüyor – tam gün ve bakım hizmetleriyle. Pedagojik konsept ne kadar açık olursa, meslektaşlar arasında o kadar fazla alışveriş olur. Sınıf düzeyleri arası, proje temelli veya öğrenci odaklı çalışanlar daha fazla anlaşmak zorunda. Bunun için mekân ve zaman gerekiyor.</p><p><em><strong>News4teachers:</strong> Bu, öğretmenlerin okulda bulunma sürelerinin uzadığı anlamına mı geliyor?</em></p><p><strong>Timo Schlosser:</strong> Evet, ekip çalışması ciddiye alındığında. Elbette bazı şeyler çevrimiçi de mümkün. Ama belirleyici olan: Meslektaşlar birlikte çalışmak istiyorsa, buluşmaya ihtiyaç var. Çalışma süresi giderek daha sık tartışılan bir konu.</p><p><em><strong>News4teachers:</strong> Dijitalleşme okul yapımında ne rol oynuyor?</em></p><p><strong>Timo Schlosser:</strong> Büyük rol. Sadece kablolar ve akıllı tahtalar değil, mekânların tüm donanımı da söz konusu. Mobilyalar esnek olmalı – ve öğrenciler tarafından kendileri tarafından değiştirilebilir olmalı.</p><p>Bir örnek: modüler küpler. Nasıl yerleştirildiğine bağlı olarak farklı oturma yükseklikleri oluşuyor. Bir daire veya açıklama basamağı oluşturmak için birleştirilebilir veya yan yana konularak bir sahne oluşturulabilir.</p><p>Esnek masalar da buna dâhil. Önemli olan, dönüşümlerin öğrenciler tarafından hızlıca yapılabilmesi. Böylece kısa sürede farklı öğrenme]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/son-dakika/gelecegin-okullari-sadece-siniflardan-fazlasini-gerektiriyor-mimarlik-ve-pedagoji-nasil-butunlesir-bir-roportaj-mp241-h2610.html</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 00:54:35 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/gelecegin-okullari-sadece-siniflardan-fazlasini-gerektiriyor-mimarlik-ve-pedagoji-nasil-butunlesir-bir-roportaj-mp241.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Eğitim yapıları, geçmiş on yılların kalıplarını aşarak pedagojik ihtiyaçlara göre yeniden şekilleniyor. Rheinland-Pfalz'da 2023 sonundan bu yana yürürlükte olan yeni okul yapım yönergesi, okullara mekân tasarımında daha fazla özgürlük tanıyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Eğitim yapıları, geçmiş on yılların kalıplarını aşarak pedagojik ihtiyaçlara göre yeniden şekilleniyor. Rheinland-Pfalz'da 2023 sonundan bu yana yürürlükte olan yeni okul yapım yönergesi, okullara mekân tasarımında daha fazla özgürlük tanıyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekim Ayında Norm Fazlası Öğretmen Ataması Yapılacak Mı? MEB'in Yeni Yıl Boyu Atama Dönemi Sonrası Gözler Norm Güncellemelerinde]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ekim-ayinda-norm-fazlasi-ogretmen-atamasi-yapilacak-mi-mebin-yeni-yil-boyu-atama-donemi-sonrasi-gozler-norm-guncellemelerinde-mp241-h2609.html</link>
      <description><![CDATA[MEB'in norm fazlası öğretmenler için başlattığı yıl boyu atama dönemi sonrası gözler Ekim ayı norm güncellemelerine çevrildi. Ağustos atamalarının ardından yeni süreç merakla bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) norm kadro fazlası öğretmenlerin yer değişikliği işlemlerine yönelik başlattığı yıl boyu atama dönemi, eğitim camiasında geniş bir yankı uyandırdı. Alınan kararla birlikte norm fazlası öğretmenlerin atama ve yer değiştirme süreçleri artık belirli bir takvime bağlı kalmaksızın yıl boyunca kesintisiz yürütülebilecek. Ancak Ağustos ayında tamamlanan atamaların ardından gözler, her yıl merakla beklenen Ekim ayı norm belirleme sürecine çevrildi.</p>

<p>Yeni dönemin en kritik aşamasını, okullardaki ders saatleri ve öğrenci sayılarına göre her yıl Ekim ayında güncellenen norm kadro tespit çalışmaları oluşturuyor. Yapılacak bu güncellemeler sonucunda norm kadro fazlası olduğu kesinleşen öğretmenlerin yeniden yer değiştirme sürecine tabi tutulması bekleniyor.</p>

<p>Ağustos ayında gerçekleştirilen norm fazlası öğretmen tespit ve atama sürecinin ardından, Ekim ayında yeni bir atama duyurusunun gelip gelmeyeceği ise öğretmenler arasında büyük bir merak konusu oldu. Bakanlıktan henüz Ekim ayındaki atama takvimine ilişkin net ve resmi bir açıklama yapılmış değil.</p>

<p>Ekim ayındaki norm güncellemelerinin ardından il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin koordinasyonuyla yürütülecek olası atama sürecinde, öğretmenlerin mağduriyet yaşamaması adına şu kademeli yol izlenecek:</p>

<p>İstek ve Tercihler: İlk aşamada öğretmenlerin kendi talepleri ve tercihleri esas alınacak.</p>

<p>İlçe İçi Resen Atama: Tercihlerine yerleşemeyenler, öncelikle görev yaptıkları ilçe içerisindeki ihtiyaç bulunan okullara atanacak.</p>

<p>İlçe Grupları Arası Atama: İlçe içinde uygun kadro bulunamaması halinde atamalar belirlenen ilçe grupları arasında gerçekleştirilecek.</p>

<p>İl Geneli Resen Atama: Son aşamada ise süreç, il genelindeki boş kadrolara resen atama yapılmasıyla tamamlanacak.</p>

<p>İller arası atamalar ve yönetici görevlendirmeleri sonucunda boşalan kadrolara öncelikli olarak norm fazlası öğretmenlerin yerleştirilmesi hedefleniyor. Bakanlığın bu adımıyla, okullardaki ders ve öğretmen ihtiyacının daha hızlı karşılanması ve atıl kapasitenin önüne geçilmesi planlanıyor.</p>

<p>Ekim ayındaki norm güncellemelerinin tamamlanmasıyla birlikte MEB'in atama takvimini netleştirmesi bekleniyor.</p>

<p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır. 02/10/2026</p>

<p>Norm fazlası öğretmenlerin yıl boyu atanabilmesi, öğretmenler açısından yer değiştirme süreçlerinde esneklik sağlasa da, Ekim ayı norm güncellemelerinin ardından atama takviminin netleşmemesi belirsizlik yaratıyor. MEB'in kademeli atama planı, mağduriyetleri en aza indirmeyi amaçlarken, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin koordinasyonu sürecin sağlıklı işlemesi için kritik önem taşıyor. Öğretmenlerin tercihlerine öncelik verilmesi, resen atamaların ise ancak zorunlu durumlarda devreye girmesi, sistemin adil işleyişine katkı sunabilir. Ancak resmi bir takvimin açıklanmaması, eğitim camiasında tedirginliği artırıyor; bu durum, okullardaki ders ihtiyacının planlanmasını da güçleştiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ekim-ayinda-norm-fazlasi-ogretmen-atamasi-yapilacak-mi-mebin-yeni-yil-boyu-atama-donemi-sonrasi-gozler-norm-guncellemelerinde-mp241-h2609.html</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 00:52:28 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/ekim-ayinda-norm-fazlasi-ogretmen-atamasi-yapilacak-mi-mebin-yeni-yil-boyu-atama-donemi-sonrasi-gozler-norm-guncellemelerinde-mp241.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>MEB'in norm fazlası öğretmenler için başlattığı yıl boyu atama dönemi sonrası gözler Ekim ayı norm güncellemelerine çevrildi. Ağustos atamalarının ardından yeni süreç merakla bekleniyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>MEB'in norm fazlası öğretmenler için başlattığı yıl boyu atama dönemi sonrası gözler Ekim ayı norm güncellemelerine çevrildi. Ağustos atamalarının ardından yeni süreç merakla bekleniyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Federal Burs Vergi Kredisi Nasıl İşleyecek? Uzman Görüşüyle Kapsamlı Rehber]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/son-dakika/federal-burs-vergi-kredisi-nasil-isleyecek-uzman-gorusuyle-kapsamli-rehber-mp768-h2608.html</link>
      <description><![CDATA[2025'te Kongre tarafından yasalaşan Federal Burs Vergi Kredisi (FSTC), Ocak 2027'de yürürlüğe giriyor. Program, eğitimde fırsat eşitliğini artırmayı hedeflerken, uygulama detayları ve olası riskler tartışılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Federal Burs Vergi Kredisi Nasıl İşleyecek? Uzman Görüşüyle Kapsamlı Rehber</h1>
<p><strong>2025'te Kongre tarafından yasalaşan Federal Burs Vergi Kredisi (FSTC), Ocak 2027'de yürürlüğe giriyor. Program, eğitimde fırsat eşitliğini artırmayı hedeflerken, uygulama detayları ve olası riskler tartışılıyor.</strong></p>
<p>Eğitim politikaları alanında uzman isim Rick Hess, American Enterprise Institute düşünce kuruluşundan, politika, siyaset, araştırma ve reform konularında net açıklamalar sunuyor. Yeni Federal Burs Vergi Kredisi (FSTC) Ocak 2027'de devreye girecek. Kongre tarafından 2025 yılında yasalaştırılan bu program, ülkenin en büyük okul seçim programı olarak nitelendiriliyor. Ancak programın ne anlama geldiği ve nasıl işleyeceği konusunda ciddi bir kafa karışıklığı da mevcut. Bu hafta, ABD Hazine Bakanlığı nihayet iki dizi kural yayımladı: bir kural seti programı 2027'de yönetecek, daha uzun bir öneri kural seti ise Aralık ayında bir kamu duruşmasına konu olacak. Bu kadar belirsizlik varken, Jim Blew'e danıştım. Jim, Federal Burs Vergi Kredisi Koalisyonu'na danışmanlık yapıyor ve daha önce ABD Eğitim Bakanlığı'nda Sekreter Betsy DeVos döneminde politika asistan sekreteri olarak bu çalışmanın içinde yer almıştı. İşte söyledikleri. —Rick</p>
<p>Rick: Jim, Federal Burs Vergi Kredisi'nin Ocak ayındaki başlangıç tarihi yaklaşıyor. Bu konuyu yakından takip etmeyen okuyucular için, mesele nedir?</p>
<p>Jim: Bu yasa, devlet okulları, charter okulları ve özel okullardaki öğrenciler için K-12 burslarına milyarlarca dolar kazandırma potansiyeline sahip. Bireysel vergi mükelleflerinin, bir 'burs veren kuruluşa' (SGO) bağışta bulunarak yıllık 1.700 dolara kadar dolar-dolar vergi kredisi talep etmelerine olanak tanıyor. Bu para daha sonra özel ders, okul tarafından sağlanan ders dışı programlar ve özel okul ücretleri dahil olmak üzere çeşitli eğitim harcamaları için burslara dönüştürülebiliyor.</p>
<p>Rick: Bu programın neden önemli olduğunu düşünüyorsunuz?</p>
<p>Jim: Çünkü öğrenciler için sonuçları iyileştireceğine inanıyorum. Ulusal düzeyde, 4. ve 8. sınıf öğrencilerinin yaklaşık üçte biri 'temel' düzeyde okuma veya matematik yapmayı öğrenemiyor. Bu burslar, çocukların gelişmeleri için ihtiyaç duydukları ek hizmetleri veya yeni okulu almalarına yardımcı olacak. Benim gibi reformcular buna ailelere 'eğitim özgürlüğü' vermek diyor. Birçok aile için, özellikle okul seçim programı olmayan eyaletlerde, çocuklarının eğitimi üzerinde ilk kez bir güce sahip olacaklar.</p>
<p>Rick: Bu hafta ABD Hazine Bakanlığı, programın nasıl işleyeceğine dair merakla beklenen kuralları yayımladı. Ana çıkarımlar neler?</p>
<p>Jim: Üç ana çıkarım var. Birincisi, kurallar valilerin veya eyalet yasasının belirlediği kişilerin programa nasıl katılacağını ve eyaletlerindeki öğrencilerin bu burslara erişmesini nasıl sağlayacağını ortaya koyuyor. Otuz eyalet gelecek yıl için zaten katıldı ve geri kalanların 1 Ocak 2027'ye kadar katılması gerekiyor. Eyaletler her yıl katılmak zorunda. Bir eyalet katılmazsa, o takvim yılı boyunca öğrencileri bu fonlara erişemez, ancak sakinleri yine de diğer eyaletlerdeki SGO'lara bağışta bulunup krediyi talep edebilir. İkincisi, kurallar valilerin eyaletlerinde FSTC tarafından finanse edilen bursları sağlamaya yetkili kuruluşların listesini nasıl derlemesi gerektiğini belirliyor ve eyaletlerin kendi kısıtlamalarını eklemelerini yasaklıyor. Son olarak, vergi mükelleflerinin kuruluşlara bağışta bulunarak krediyi nasıl alabileceğini açıklıyorlar; Hazine, evli çiftlerin ortak beyanname vermeleri durumunda her eşin 1.700 dolarlık krediyi talep etmesine izin vermeyi öneriyor, bu da toplamda 3.400 dolara kadar kredi anlamına geliyor.</p>
<p>Jim: SGO'lar, bağışçılar ile burs alıcıları arasında aracı görevi gören vergiden muaf, kâr amacı gütmeyen kuruluşlardır. Kendi K-12 burs programlarını tasarlar, vergi kredili bağışlardan para toplar, burs başvurularını işler, alıcıların uygunluğunu kontrol eder ve elbette bursları dağıtır. Ayrıca federal yasalara, IRS denetimine ve eyalet incelemesine uymak zorundadırlar. SGO'lar hangi eğitim hizmetlerini sunacaklarını ve ihtiyaca göre sağlanacak yardımın belirli miktarını belirleyecekler. Ancak uygun olmak ve bir eyaletin onaylı listesinde yer almak için uzun bir federal kural listesine uymak zorundadırlar.</p>
<p>Rick: Bu kuruluşları yöneten temel federal kurallar nelerdir?</p>
<p>Jim: Bir SGO, 501(c)(3) kamu yardım kuruluşu olmalı, gelirinin en az %90'ını burslara harcamalı ve hepsi aynı okula gitmeyen en az 10 öğrenciye hizmet vermelidir. Bu öğrenciler kuruluşun bulunduğu eyalette olmalı ve aile büyüklüğüne göre ayarlanmış bölgelerinin medyan gelirinin %300'ü veya altındaki hanelerden gelmelidir. Hazine Bakanlığı ve IRS, bu gelir sınırına göre, katılan eyaletlerdeki çocukların %96'sının uygun olacağını tahmin ediyor. SGO'lar ayrıca geri dönen alıcılara ve kardeşlerine öncelik vermeli ve bağışçıların katkıları belirli öğrenciler için ayırmasına izin vermemelidir.</p>
<p>Rick: Kaç tane SGO görmeyi bekliyorsunuz?</p>
<p>Jim: Başlangıçta binlerce olacağını düşünmüştüm, çünkü birçok küçük okul grubu veya uzatılmış gün programı SGO oluşturmayı düşünüyordu. Ancak zamanla, bu grupların çoğu kendi program türlerine veya öğrencilerine önem veren daha yerleşik bir kuruluşla ortaklık kurmayı tercih etti. Yani bu noktada, her eyalette birkaç büyük ve birden fazla eyalette faaliyet gösteren 30 kadar kuruluşla birlikte yüzlerce diyebilirim.</p>
<p>Rick: Potansiyel bağışçılar bu grupları nasıl değerlendirebilecek?</p>
<p>Jim: İlk başta, SGO'ların kendilerini pazarlamasına ve vergi mükelleflerinin onları yerel ağlar aracılığıyla bulmasına güveneceğiz. IRS onaylı kuruluşların bir listesini yayımlayacak, ancak bu sadece bir başlangıç. Zamanla, tüm yetkili SGO'ları potansiyel bağışçılar için temel bilgilerle listeleyen vergi mükellefi odaklı bir portala ihtiyacımız olacak. Ayrıca ebeveynlerin ihtiyaçlarına uygun okulları ve programları ve onlara burs sağlayan kuruluşları belirleyebileceği aile odaklı bir portala da ihtiyacımız var.</p>
<p>Rick: Dikkatli okuyucular önerilen kurallar ve nihai kurallar hakkında bir şeyler duymuş olabilir. Aslında, az önce bahsettiğiniz kurallar tüm manzarayı kapsamıyor gibi görünüyor. Bu 2027 kuralları ile önerilen kurallar arasındaki farkı açıklayabilir misiniz?</p>
<p>Jim: 2027 kuralları 'geçici' niteliktedir, çünkü vergi kredisi burs programını ilk yılında yönetecekler. Fonların izin verilen kullanımları dahil olmak üzere birkaç konuyu tam olarak ele almıyorlar ve bu nedenle daha kapsamlı bir kural setine ihtiyaç var. Bu da bizi Hazine'nin bu hafta yayımladığı önerilen kurallara getiriyor. Onlara '2028 ve Sonrası Kuralları' diyorum çünkü programı 2028'den itibaren yönetecek ve kalıcı hale gelecekler. Önerilen kurallar daha fazla konuyu kapsıyor ve 60 günlük kamu yorum süresi dahil olmak üzere tipik kural oluşturma sürecinden geçecek.</p>
<p>Rick: Trump'ın ilk döneminde, siz ABD Eğitim Bakanlığı'nda çalışırken bir vergi kredisi bursu versiyonu görmüştük. Bu program o ilk versiyondan nasıl farklı?</p>
<p>Jim: Haklısınız, 2025 yasası başlangıçta önerilenden farklı. Bazı değişiklikler oldukça olumluydu; örneğin her vergi mükellefinin kredisi için 1.700 dolarlık üst sınır gibi. Bu, SGO'ları birçok küçük bireysel bağış toplayarak finansal destek tabanlarını genişletmeye zorlayacak. En sorunlu kısım ise, Temsilciler Meclisi'nin kabul ettiği versiyonun aksine, nihai yasanın valilere eyaletlerinde ailelerin K-12 burslarına erişimini katılmayarak engelleme yetkisi vermesi.</p>
<p>Rick: Cumhuriyetçiler eğitimi eyaletlere iade etmenin değerini vurguladılar. Buna göre, valilerin katılmasını gerektirmenin sorunu nedir?</p>
<p>Jim: Valiler politik hayvanlardır. Onlara bir eyaletin FSTC'ye katılıp katılmayacağı konusunda veto yetkisi vererek, Kongre'nin kabul ettiği yasa bu programı anında partizan bir siyasi mesele haline getirdi. Kentucky'de milletvekilleri katılmak için valinin vetosunu geçersiz kılmak zorunda kaldı. Ebeveynlerin çocuklarının eğitiminden öncelikli olarak sorumlu olduğuna inanan bizler için, Kongre'nin öğrencilere yardım etmek isteyen bağışçılar ile yardım isteyen aileler arasındaki özel etkileşime valileri sokması için hiçbir neden yoktu.</p>
<p>Rick: Burs fonlarının hem özel hem de devlet seçeneklerine gidebileceğini belirtiyorsunuz. Bu pratikte ne anlama geliyor?</p>
<p>Jim: Bir SGO, örneğin devlet okulu öğrencileri için özel ders burslarını finanse etmek için topluluğundan vergi kredili bağışlar toplayabilir. Daha sonra çocukları için özel ders isteyen ailelerden başvuruları alıp incelerken, bu öğrencilere hizmet verecek nitelikli özel ders öğretmenlerinin bir listesini oluşturur. Son olarak, özel ders masraflarını karşılamak için bursları verir. Seçilen aileler listeden bir öğretmen seçebilir ve aldıkları fonları masrafları karşılamak için kullanabilir. Çoğu SGO muhtemelen dijital cüzdanlara güvenecektir. Pratikte bu, ailenin ödemeyi cüzdan üzerinden yönlendirdiği ve paranın SGO'nun hesabından öğretmene gittiği anlamına gelir. Bu, paranın sahtekarlıkla harcanmasını önlemeye yardımcı olur.</p>
<p>Rick: Gelecek yıl kredinin ne kadar para kazandırmasını bekliyorsunuz?</p>
<p>Jim: Kongre'nin Ortak Vergi Komitesi'nin 2027 mali yılı için başlangıçta öngördüğü 500 milyon dolardan çok daha fazla olabileceğini söyleyerek sorunuzu geçiştirmek istiyorum. Ancak kayda geçmek gerekirse, SGO'ların toplu olarak yaklaşık 3 milyar dolar toplayacağını tahmin ediyorum. Bu sayıya ulaşmak için federal gelir vergisi mükelleflerinin %2'sinden azının katkıda bulunması gerekecek.</p>
<p>Rick: Bu kadar çok bağışçı gerçekten vermeye motive olacak mı, hatta nasıl vereceğini bilecek mi?</p>
<p>Jim: Bu zorluğu fark etmenizde haklısınız. İnsanların 'maliyeti olmadığı için' vergi mükelleflerinin %20 veya]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/son-dakika/federal-burs-vergi-kredisi-nasil-isleyecek-uzman-gorusuyle-kapsamli-rehber-mp768-h2608.html</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 00:52:26 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/federal-burs-vergi-kredisi-nasil-isleyecek-uzman-gorusuyle-kapsamli-rehber-mp768.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>2025'te Kongre tarafından yasalaşan Federal Burs Vergi Kredisi (FSTC), Ocak 2027'de yürürlüğe giriyor. Program, eğitimde fırsat eşitliğini artırmayı hedeflerken, uygulama detayları ve olası riskler tartışılıyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>2025'te Kongre tarafından yasalaşan Federal Burs Vergi Kredisi (FSTC), Ocak 2027'de yürürlüğe giriyor. Program, eğitimde fırsat eşitliğini artırmayı hedeflerken, uygulama detayları ve olası riskler tartışılıyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her Öğrenciye Ulaşan Duyarlı Okuryazarlık Sistemleri Nasıl Kurulur?]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/her-ogrenciye-ulasan-duyarli-okuryazarlik-sistemleri-nasil-kurulur-mp585-h2607.html</link>
      <description><![CDATA[Education Week Spotlight'ın "Building Responsive Literacy Systems for Every Learner" başlıklı derlemesi, editörler tarafından özenle seçilen makalelerden oluşuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Her Öğrenciye Ulaşan Duyarlı Okuryazarlık Sistemleri Nasıl Kurulur?</h1><p><strong>Education Week Spotlight'ın "Building Responsive Literacy Systems for Every Learner" başlıklı derlemesi, editörler tarafından özenle seçilen makalelerden oluşuyor. Bu içerik, okuma ihtiyaçlarının sınıf düzeyi, ders ve öğrenme deneyimlerine göre farklılık gösterdiğini kabul eden bütüncül bir okuryazarlık anlayışını ele alıyor.</strong></p><p>Duyarlı bir okuryazarlık sistemi inşa etmek, öğrencilerin okuma gereksinimlerinin sınıf seviyeleri, ders alanları ve öğrenme deneyimleri boyunca çeşitlilik gösterdiğinin farkına varılmasını gerektirir. Küçük yaştaki okurların sağlam temeller oluşturmasına yardımcı olmaktan, temel becerilerde hâlâ zorluk yaşayan ergenlere destek sunmaya kadar, okulların her aşamadaki öğrenciye yanıt verebilen tutarlı yaklaşımlara ihtiyacı vardır. Bu Spotlight, eğitimcilerin ve bölge yöneticilerinin etkili müdahale, yüksek kaliteli öğretim materyalleri, çok dilli öğrencilere destek ve içerik alanları genelinde okuma öğretimi yoluyla okuryazarlığı nasıl güçlendirebileceğini araştırıyor; her öğrencinin yetkin ve kendine güvenen bir okur olmasına yardımcı olmak için tasarlanmış sistemler oluşturmayı ele alıyor.</p><p>Eğitim sistemlerinde okuryazarlık, yalnızca erken çocukluk dönemine özgü bir beceri olarak görülmemelidir. Öğrencilerin okuma yeterlilikleri, ilerleyen sınıf düzeylerinde ve farklı disiplinlerde karşılaştıkları metinlerin karmaşıklığına bağlı olarak sürekli bir gelişim gösterir. Bu nedenle okulların, tek tip bir müfredat yerine kademeli ve katmanlı bir yaklaşım benimsemesi kritik önem taşır. Özellikle ergenlik döneminde temel okuma becerilerinde eksiklik yaşayan öğrenciler için tasarlanacak müdahale programları, onların akademik özgüvenlerini ve ders başarılarını doğrudan etkiler. Eğitimcilerin bu noktada veriye dayalı karar alma süreçlerini işletmesi, hangi öğrencinin hangi desteğe ihtiyaç duyduğunu doğru tespit etmelerini sağlar.</p><p>Çok dilli öğrencilerin okuryazarlık gelişimi ise ayrı bir uzmanlık alanı gerektirir. Bu öğrencilerin ana dillerindeki becerilerini koruyarak ikinci dilde okuma yetkinliği kazanmaları, onların bilişsel esnekliklerini ve kültürel adaptasyonlarını güçlendirir. Öğretmenlerin sınıf içinde kullandıkları materyallerin kültürel çeşitliliği yansıtması, öğrencilerin metinlerle kurdukları bağı kuvvetlendirir. Aynı zamanda içerik alanları öğretmenlerinin de — fen, sosyal bilgiler veya matematik derslerinde — okuma stratejilerini derslerine entegre etmeleri, öğrencilerin akademik metinleri anlama becerilerini artırır. Bu disiplinler arası yaklaşım, okuryazarlığı tüm okul kültürüne yayar.</p><p>Yüksek kaliteli öğretim materyalleri, duyarlı bir okuryazarlık sisteminin bel kemiğini oluşturur. Bu materyallerin bilimsel temelli olması, öğrencilerin sesbilgisel farkındalık, akıcı okuma ve anlama gibi bileşenlerde sistematik ilerleme kaydetmesini sağlar. Eğitim liderlerinin öğretmenlere sürekli mesleki gelişim fırsatları sunması, sınıf içi uygulamaların kalitesini yükseltir. Böylece okuryazarlık eğitimi, yalnızca bireysel öğretmen çabasına bağlı kalmaktan çıkarak kurumsal bir sorumluluk haline gelir. Her öğrencinin yetkin ve özgüvenli bir okur olarak yetişmesi, uzun vadede toplumsal eşitliğe ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlar.</p><p>Bu içerik, bugünkü tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Okuryazarlık eğitimi, özellikle kız çocuklarının ve dezavantajlı grupların güçlendirilmesinde yaşam boyu etkili bir araçtır. Okuma becerisi kazanmış bir kadın, aile içi karar alma süreçlerinde daha aktif rol alır, çocuklarının eğitimine daha fazla katkı sunar ve ekonomik hayata daha güçlü katılır. Bu yönüyle duyarlı okuryazarlık sistemleri, yalnızca akademik bir mesele değil; toplumsal cinsiyet eşitliği ve sürdürülebilir kalkınma açısından da dönüştürücü bir işlev taşır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/her-ogrenciye-ulasan-duyarli-okuryazarlik-sistemleri-nasil-kurulur-mp585-h2607.html</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 00:50:26 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/no_headline.png"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Education Week Spotlight'ın "Building Responsive Literacy Systems for Every Learner" başlıklı derlemesi, editörler tarafından özenle seçilen makalelerden oluşuyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Education Week Spotlight'ın "Building Responsive Literacy Systems for Every Learner" başlıklı derlemesi, editörler tarafından özenle seçilen makalelerden oluşuyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[«Разговоры о важном» 5 октября: о силе слова и генерале Котляревском – Учительская газета]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/5-mp373-h2606.html</link>
      <description><![CDATA[«Разговоры о важном» 5 октября: о силе слова и генерале Котляревском – Учительская газета5 октября российские школы проведут очередные занятия цикла «Разговоры о важном»: младшим классам расскажут о...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>«Разговоры о важном» 5 октября: о силе слова и генерале Котляревском – Учительская газета</h1><p><strong>5 октября российские школы проведут очередные занятия цикла «Разговоры о важном»: младшим классам расскажут о силе слова и Дне учителя, старшим — о генерале Петре Котляревском, чьё служение Отечеству стало осознанным выбором.</strong></p><p>5 октября во всех российских школах пройдут очередные занятия из цикла «Разговоры о важном». Темы, как обычно, различаются для младших и старших классов. Ученикам 1–5 классов расскажут о силе слова и Дне учителя, а 6–11 классов — о генерале Петре Котляревском, для которого служение Отечеству стало осознанным выбором.</p><p>Младшим школьникам объяснят, что слово — это инструмент, которым можно поддержать человека или, наоборот, ранить. Первоклассникам предложат задание «Какими бывают слова?»: нужно подобрать определения к картинкам и придумать собственный символ для слова. Затем учитель приведёт пример: мальчик построил башню из песка, но она разрушилась.</p><p>Один сказал: «У тебя всё равно ничего не получится!», а другой: «Попробуй ещё раз, у тебя обязательно получится!» Школьники обсудят, после каких слов захочется попробовать снова. Также дети посмотрят фрагмент «Смешариков» и разберут, почему поссорились Нюша и Бараш, а потом выполнят интерактивное задание «Разберём стену» — придумают слова, которые помогут героям помириться. В конце занятия они выполнят задание «Строим город» и закончат фразу: «Я постараюсь использовать слова, чтобы…».</p><p>Старшеклассникам расскажут о Петре Котляревском — военачальнике, который уже в 11 лет взял в руки оружие. Пушкин посвящал ему стихи, Айвазовский спроектировал его усыпальницу. Школьники посмотрят видеоролик и обсудят, какие качества Котляревского проявились в его поступках. Им расскажут легенду: когда император Александр I спросил, кто был его покровителем, генерал ответил, что обязан карьерой солдатам, которыми командовал. Также учащиеся узнают, что после выхода в отставку Котляревский почти всю пенсию отдавал раненым солдатам-инвалидам.</p><p>Самым ярким станет практическое задание «На тебя рассчитывают». Класс разделят на команды, каждая получит кейс. Например, кейс «Дедлайн»: до защиты проекта 40 минут, в главном слайде ошибка — нужно решить, исправлять всё, только проблемный слайд или сначала проверить всю презентацию. Или кейс «Команда» — предполагается, что участник не может прийти на мероприятие, нужно перераспределить обязанности. При выполнении кейса «Решение за других» капитан должен решить, заменить ли волнующегося участника перед соревнованием. Команды используют технологию «Три шага сильного решения»: оцени, реши, проверь. В финале школьники закончат фразу: «На меня можно рассчитывать, если…». Со всеми материалами к занятию для разных классов можно ознакомиться на сайте проекта.</p><p>Взгляд зумера: как культурные привычки влияют на обучение</p><p>Подпишитесь, чтобы получать актуальные новости и специальные предложения от «Учительской газеты», не выходя из почтового ящика</p><p>Я принимаю условия Пользовательского соглашения и даю согласие на обработку моих персональных данных на условиях и для целей, определенных в политике в отношении обработки персональных данных</p><p>Для добавления комментария вы должны быть авторизированы.</p><p>Взгляд зумера: как культурные привычки влияют на обучение</p><p>Подпишитесь, чтобы получать актуальные новости и специальные предложения от «Учительской газеты», не выходя из почтового ящика</p><p>Я принимаю условия Пользовательского соглашения и даю согласие на обработку моих персональных данных на условиях и для целей, определенных в политике в отношении обработки персональных данных</p><p>Сетевое издание «Учительская газета» 12+<br>Зарегистрировано Роскомнадзором 6 июля 2012 года Эл No. ФС77-50440</p><p>Учредитель: АО «Издательский дом «Учительская газета»<br>Главный редактор: ЧУДИН Никита Викторович (nikvik87@mail.ru)<br>Адрес электронной почты редакции: ug@ug.ru</p><p>Любое копирование материалов допускается с разрешения правообладателя и с указанием ссылки на издание www.ug.ru.</p><p>Использование логотипа без согласия правообладателя запрещено законом</p><p>© 2025 «Учительская газета»<br>Пользовательское соглашение · Согласие на обработку персональных данных · Политика конфиденциальности персональных данных</p><p>Key title: Ucitel’skaa^ gazeta (Online) || ISSN 1607-2162. Abbreviated key title: Ucit. gaz (Online)</p><p>Bu içerik, bugünkü tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Son olarak, eğitimde kadın ve yaşam perspektifinden bakıldığında, bu tür programların öğrencilere empati, iletişim ve toplumsal sorumluluk gibi değerleri aşılaması olumlu bir adım olarak değerlendirilebilir; ancak içeriklerin cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık açısından daha dengeli bir yaklaşımla zenginleştirilmesi, gelecek nesillerin daha sağlıklı bir toplum yapısına katkı sağlaması bakımından önem taşımaktadır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/5-mp373-h2606.html</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 00:50:25 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/5-mp373.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>«Разговоры о важном» 5 октября: о силе слова и генерале Котляревском – Учительская газета5 октября российские школы проведут очередные занятия цикла «Разговоры о важном»: младшим классам расскажут о...</itunes:subtitle><itunes:summary>«Разговоры о важном» 5 октября: о силе слова и генерале Котляревском – Учительская газета5 октября российские школы проведут очередные занятия цикла «Разговоры о важном»: младшим классам расскажут о...</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yükseköğretimde Pilot Proje: 2026 Yılı Kabul Kampanyasının Sonuçları – Учительская газета]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/yuksekogretimde-pilot-proje-2026-yili-kabul-kampanyasinin-sonuclari-mp974-h2605.html</link>
      <description><![CDATA[2026 yılında yeni yükseköğretim modeli pilot projesine katılan üniversiteler, kabul kampanyasının sonuçlarını açıkladı. Temel ve uzmanlaşmış yükseköğretim programlarına toplam 63 binden fazla öğrenci alındı; bunların 41 bini devlet bütçeli kontenjanlara yerleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Yükseköğretimde Pilot Proje: 2026 Yılı Kabul Kampanyasının Sonuçları</h1><p><strong>2026 yılında yeni yükseköğretim modeli pilot projesine katılan üniversiteler, kabul kampanyasının sonuçlarını açıkladı. Temel ve uzmanlaşmış yükseköğretim programlarına toplam 63 binden fazla öğrenci alındı; bunların 41 bini devlet bütçeli kontenjanlara yerleştirildi. Rektörler, en çok talep gören alanları ve adaylar için nelerin değiştiğini anlattı.</strong></p><p>МАИ, 2024 yılından bu yana pilot programlara tam kontenjanla öğrenci alıyor. Bu yıl temel yükseköğretime 3 690'dan fazla, uzmanlaşmış yükseköğretime ise 1 150 kişi kabul edildi. Mühendislik alanları başvuru sayısında liderliğe yükselirken, havacılık ve uçak yapımı ilk beş sıralamada başı çekti.</p><p>МАИ Rektörü Михаил Погосян, bu durumu uygulama odaklı yaklaşıma, eleştirel düşüncenin geliştirilmesine ve kariyer yollarına bağladı.</p><p>УрФУ'da 176 yeni programa 6 282 öğrenci kaydedildi. Ortalama ЕГЭ puanı 79,2'ye yükseldi. Üniversite, gelecek yıl kabul kampanyasına destek olacak öğrenci elçilerine ağırlık veriyor. МФТИ programları yeniden yapılandırıyor: Öğrenci kendi rotasını çizmeli, alanlar arasında geçiş yapmalı ve gerektiğinde denkleştirici kurslara katılmalı. İlk sınıflardan itibaren meslek yönlendirme dersleri ve bilim insanlarıyla buluşmalar ekleniyor.</p><p>Санкт-Петербургский горный университет'te 2000'den fazla kişi yüksek mühendislik eğitimi programlarına kaydoldu. Diploma ortalaması 96,7; yarısından fazlası onur derecesiyle mezun oldu.</p><p>МГПУ ilk kez hedefli kontenjanlara kapsamlı bir alım gerçekleştirdi. Moskova okullarıyla iş birliği sayesinde öğrenciler mezuniyet öncesinde istihdam garantisine sahip. En çok talep gören alanlar matematik ve fen bilimleri öğretmenliği. Üniversite, hazırlık sürecini güçlendirmek için МФТИ, МИФИ, Бауманка ve diğerleriyle ortaklıklar kurdu.</p><p>ТГУ, kabul kontrol rakamlarını %100 oranında yerine getirdi; ortalama ЕГЭ puanı yükseldi. Çalışanlar için bilgi bankası ve yeni modele yönelik yapay zeka danışmanı oluşturuldu. РНИМУ имени Пирогова, pediatri programları, biyoloji yüksek lisansı ve pratik sağlık hizmetlerinin taleplerine yönelik dokuz uzmanlık programı başlattı.</p><p>ДВФУ, pilot programlara 20 binden fazla başvuru aldı; ortalama rekabet 17 kişi başına bir kontenjan oldu. Üniversite, Asya-Pasifik bölgesi ülkelerine odaklanıyor. РУТ, programların %100'ünü yeni modele geçirdi. Başvurular geçen yıla göre %28 arttı. «Инфраструктура ВСМ» ve «Эксплуатация беспилотных авиационных систем» dahil dokuz yeni program açıldı.</p><p>МГТУ имени Баумана'da kabul planının yaklaşık %85'i temel yükseköğretim programlarından oluştu. En popüler alanlar roket-uzay teknolojisi ve makine mühendisliği oldu; oysa bir yıl önce bilişim ve bilgi güvenliği liderdi. Rektör Михаил Гордин, pilot katılımcılarının yaklaşımlarının genelleştirilmesini ve uyumlaştırılmasını önerdi. ЮФУ, 243 programı yeni modele geçirdi; kayıtlı öğrencilerin %55'i bu programlarda okuyor. Programın üçte biri mesleki ortamda gerçekleşiyor.</p><p>Университет МИСИС, işverenlerin rolünü ve uygulamalı eğitimi güçlendiriyor. ТюмГУ, eğitim ve yönetime yapay zeka yetkinlikleri ve araçlarını entegre ediyor. СПбГМТУ'da uygulama oranı %45'e çıkarıldı; laboratuvar çalışmaları gerçek nesneler üzerinde yürütülüyor.</p><p>Минобрнауки России sitesinin aktardığına göre МПГУ, kontrol rakamlarını yerine getirdi: temel yükseköğretime 2 635, uzmanlaşmış yükseköğretime 1 491 kişi; ortalama puan 83. БФУ имени Канта, IT, biyoteknoloji ve medya teknolojilerinde geçme puanlarında 8,6 ile 12,5 arasında artış kaydetti. СтГАУ, 36 programı pilota geçirdi ve 2027'de bu oranı %50'ye çıkarmayı planlıyor.</p><p>Bu tablo, yükseköğretimde yapısal dönüşümün yalnızca kontenjan dağılımını değil, aynı zamanda öğrenci profillerini, akademik başarı göstergelerini ve mezuniyet sonrası istihdam beklentilerini de yeniden şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Uygulama odaklı modellerin yaygınlaşması, teorik bilgi ile saha deneyimi arasındaki dengeyi değiştirirken; üniversitelerin iş dünyası ve kamu kurumlarıyla kurduğu ortaklıklar, eğitimin çıktılarını doğrudan etkiliyor. Özellikle mühendislik, sağlık ve eğitim bilimleri alanlarındaki talep artışı, iş gücü piyasasının nitelikli mezun beklentisini yansıtıyor. Kadın öğrenciler açısından bakıldığında, öğretmenlik ve sağlık programlarındaki kontenjan genişlemesi, kariyer güvencesi ve mesleki süreklilik açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir; ancak uygulama yoğunluğunun artması, iş-yaşam dengesi ve bakım sorumlulukları üzerinde ek yük oluşturabilir. Uzun vadede bu dönüşümün toplumsal cinsiyet eşitliği ve yaşam kalitesi üzerindeki etkileri, mezunların istihdam koşulları ve çalışma ortamlarının niteliğiyle yakından ilişkili olacaktır.</p><p>Bu gün tarihi ile PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş aktarılmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/yuksekogretimde-pilot-proje-2026-yili-kabul-kampanyasinin-sonuclari-mp974-h2605.html</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 00:48:23 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/yuksekogretimde-pilot-proje-2026-yili-kabul-kampanyasinin-sonuclari-mp974.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>2026 yılında yeni yükseköğretim modeli pilot projesine katılan üniversiteler, kabul kampanyasının sonuçlarını açıkladı. Temel ve uzmanlaşmış yükseköğretim programlarına toplam 63 binden fazla öğrenci alındı; bunların 41 bini devlet bütçeli kontenjanlara yerleştirildi.</itunes:subtitle><itunes:summary>2026 yılında yeni yükseköğretim modeli pilot projesine katılan üniversiteler, kabul kampanyasının sonuçlarını açıkladı. Temel ve uzmanlaşmış yükseköğretim programlarına toplam 63 binden fazla öğrenci alındı; bunların 41 bini devlet bütçeli kontenjanlara yerleştirildi.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa'nın İncil Yayma Estetiği ile İspanya'nın İhmali: Karşılaştırmalı Bir Analiz]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/son-dakika/fransanin-incil-yayma-estetigi-ile-ispanyanin-ihmali-karsilastirmali-bir-analiz-mp669-h2604.html</link>
      <description><![CDATA[Papa XIV. Leo'nun 2026 yaz aylarında İspanya ve Fransa'ya yaptığı ziyaretler, Katolik dünyasında estetik ve sanatsal yaklaşımların misyon üzerindeki etkisini gözler önüne serdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Fransa'nın İncil Yayma Estetiği ile İspanya'nın İhmali: Karşılaştırmalı Bir Analiz</h1><p><strong>Papa XIV. Leo'nun 2026 yaz aylarında İspanya ve Fransa'ya yaptığı ziyaretler, Katolik dünyasında estetik ve sanatsal yaklaşımların misyon üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. Fransa'nın özenli sanatsal planlaması, İspanya'nın ise geleneksel mirasına güvenerek sergilediği pasif tutum, iki ülke arasındaki belirgin farkı ortaya koydu.</strong></p><p>Papa XIV. Leo'nun Haziran 2026'da İspanya'ya ve Eylül 2026'da Fransa'ya gerçekleştirdiği apostolik geziler, her iki ülkenin de ortak tarihsel inanç köklerine ve sekülerleşme süreçlerine sahip olmasına rağmen, sanatsal sembollerin kullanımı, tarih anlatımı ve güzellik çağrısı açısından çarpıcı bir karşılaştırma fırsatı sundu. İspanya'nın altı günlük ziyaretine karşılık Fransa'nın dört günlük programı, organizasyonel yaklaşımlardaki derin farklılıkları gün yüzüne çıkardı. Fransız düzenleyiciler, laik mekânlarda bile <em>via pulchritudinis</em> (güzellik yolu) kavramını etkin bir şekilde kullanarak İncil'i yayma misyonunu güçlendirdi. Buna karşılık İspanyol organizasyonu, kutsal gizemin sanatsal biçimlerini belirgin şekilde ihmal etti. Bu durum bir şikâyetten ziyade, gelecekteki etkinlikler için bir ders niteliği taşıyor.</p><p>Fransa'da düzenli dini pratiklerin %5'in altında seyretmesi ve katı laiklik modelinin hâkim olması, Kilise'yi alışkanlıkların ataletine güvenmek yerine harekete geçmeye zorladı. Katolik aidiyet, artık pasif bir sosyokültürel miras olmaktan çıkıp bilinçli bir kişisel tercihe dönüşmüş durumda; 2026 Paskalyası'nda 21.386 yetişkinin vaftiz edilmesi bu dönüşümün somut kanıtı. Fransız organizasyon, halkı çekmek için ana pedagojik araç olarak güzellik yolunu benimsedi. Stadyumlar, cumhuriyet meydanları ve UNESCO merkezi gibi nötr veya sivil mekânlarda üst düzey polifoni, etkileyici sahne tasarımı ve neredeyse kışkırtıcı düzeyde epik bir tarih anlatısıyla cesur bir dramaturji sergiledi.</p><p>İspanya ise tam aksine, Papa'yı ağırlarken zengin kültürel mirasına ve sanatsal birikimine başvurmayı gereksiz gördü; halk dindarlığının her türlü beklentiyi karşılayacağını varsaydı (nitekim öyle de oldu). Kutlamalar, canlı geleneğe sahip kutsal ve sivil mekânlarda gerçekleşti: Barselona'daki Sagrada Familia, Montserrat Manastırı, Almudena Katedrali, Madrid'deki Cibeles Meydanı ve hatta tüm Paseo de la Castellana (Corpus Christi ayini ve nöbet). Kilise sanatı ve mimarisinin mekânlarda zaten "mevcut" olduğuna güvenen İspanyol organizasyon, ayrıntılı bir kültürel sahne kurmaktan kaçındı. "Laikliğin vatanı" estetiği misyon aracı olarak titizlikle işlerken, İspanya'daki Kilise düşük profilli, yer yer vasat bir tutum sergileyerek kutsal gizemleri anlamaya ve yaşamaya yardımcı olacak sembolleri ihmal etti. Tarih söz konusu olduğunda ise fark neredeyse rahatsız edici boyutlara ulaşıyor.</p><p>İki papalık ziyareti arasındaki tarih ele alış farkı, en belirgin ayrılıklardan biri. Stade de France'da 80.000 gencin katıldığı gençlik nöbetinde Fransız organizasyon, sahne yönetmeni Jean-Baptiste <strong>Darantière</strong> tarafından tasarlanan görkemli bir "azizler freski" sundu. Yüzlerce aktör, atlı ve figüranın canlandırdığı on alegorik tablo aracılığıyla sahne tasarımı, ulusun ruhsal hafızasını komplekssizce yansıttı: Provence'a efsanevi çıkışlarından itibaren Azize Mecdelli Meryem ve Aziz Lazarus'un inişi, Azize Joan of Arc'ın dörtnala zafer yürüyüşü, bisikletle gül dağıtan Azize Lisieux'lü Teresa ve Aziz Charles de Foucauld. Puy du Fou tarzındaki bu sunum, estetik duyguyla dokunmanın cesaretini alkışlayanlar ile inancın "gösterileştirilmesi" eleştirisini yöneltenler arasında canlı bir tartışma başlattı.</p><p>İspanya'da ise kimse inancımızın ve azizlerimizin hikâyesini anlatmayı üstlenmedi... ve Papa bunu yapmak zorunda kaldı. Her açıdan Fransa'dan üstün bir hagiografik ve kültürel birikime sahip olmasına rağmen, organizasyon inanç yaşamından en ufak bir gurur duymadı. Kraliyet Sarayı'ndaki veya Milletvekilleri Kongresi'ndeki kurumsal konuşmalarında bizzat XIV. Leo, kültürel bir yedek olarak devreye girerek Aziz Yakup tarafından aktarılan inanç yaşamının önemini ve Salamanca Okulu'nun etik-hukuki düşünce dehasını hatırlatmak zorunda kaldı. Karşılaştırma yapıldığında, bir havari tarafından İncil'i yayma ayrıcalığına sahip olmayan Fransızlar, Azize Mecdelli Meryem ve Aziz Lazarus'un oraya tekneyle geldiği efsanesini utanmadan kullanarak onları Stade de France'a soktu. Bu titizlik düzeyinde İspanyollar sadece Yakup'u değil, Pavlus'u ve hatta Petrus'u bile öne sürebilirdi.</p><p>İspanya'daki bu sembolik cesaret eksikliği, kutsal emanetler ve kuyumculuk kullanımında da kendini gösterdi. Paris stadyumundaki doruk anı yaratmak için Fransız organizatörler, Argenteuil Kutsal Tunik'i (Tutku'nun tuniği olarak saygı gören) 60 büyük kutsal emanetle birlikte taşıyarak 80.000 gencin dakikalarca huşu içinde sessiz kalmasını sağladı. İspanya'da ise Madrid'deki gençlik etkinliği, teolojik olarak emanetlere saygıdan çok daha üstün olan çok daha uzun bir Efkaristiya Tapınması içermesine rağmen, Kutsal Sakrament'i birinci sınıf sanat eserleriyle süsleme fırsatı kaçırıldı. 2011 Madrid JMJ'sinde Tapınmaya başkanlık eden Toledo'nun görkemli Arfe Kustodisi'ne başvurmak yeterliydi: "Zafer kazanma korkusuyla" aynı estetiği tekrarlamaktan mı korktular, yoksa bu basitçe vasatlık ve sanatsal hırs eksikliği miydi?</p><p>Kamusal alanlarda günah çıkarma konusunda da yeni bir karşıtlık ortaya çıktı; gerçi Fransız tarafında bu bir ölçüde doğaçlamaydı. Concorde Meydanı'ndaki büyük ayinden önceki saatlerde Champs-Élysées, doğaçlama ve kitlesel bir "açık hava günah çıkarma yeri"ne dönüştü. Düzinelerce rahip, dünyanın en ünlü caddesinin kaldırımı boyunca oturarak kesintisiz genç kuyruklarına uzlaşma sakramentini sundu. Sokakta yapılan bu günah çıkarmaların görüntüleri sosyal medyada viral oldu — muhabir Paul Larrouturou'nun profilinde 300.000'den fazla görüntüleme aldı — ve tazeliği ve doğallığıyla kamuoyunu etkiledi.</p><p>Papa XIV. Leo'nun Haziran 2026'daki İspanya apostolik gezisi, 2011 JMJ'sinin Retiro Parkı'na kurulan sayısız günah çıkarma kabinine kıyasla, merkezi etkinlikleri sırasında kamusal alanlarda günah çıkarma kabini bulunmuyordu. Madrid Başpiskoposluğu liderliğindeki organizasyon, "dinleme merkezleri" veya pastoral danışmanlarla diyalog alanları gibi sakramental olmayan bir refakat formülünü tercih etti. Resmi olarak lojistik nedenler ve etkinliğin bir JMJ'den farklı doğasıyla gerekçelendirilen bu karar, çeşitli kesimlerce uzlaşma sakramentini kamusal alanda görünür kılma fırsatının kaçırılması olarak yorumlandı ve kurumsal düzeyde açık ve kesin inanç işaretlerini kentsel alanda sergileme konusundaki isteksizliği bir kez daha gözler önüne serdi.</p><p>Fransa'da müzik, sadece arka plan eşliği değil, duanın motoru işlevini gördü. Restore edilmiş Notre-Dame Katedrali'ndeki akşam duaları polifoni ve senfonik orgla tapınağı titretirken, Stade de France'da Ecclesia Cantic'in 2.500 genç koristi bir araya geldi. Solist Monroe'nun Reims Maitrise'i ile birlikte seslendirdiği Vavilov/Caccini'nin Ave Maria'sı yüksek lirik incelik düzeylerine ulaştı.</p><p>Ancak duygusal doruk büyük bir stadyumda değil, Lourdes'deki Accueil Notre-Dame'da yaşandı; Azize Bernadette üzerine bir müzikaldedeki rolüne uygun olarak çoban kız kıyafeti giyen sadece 13 yaşındaki küçük Eva Molenmaker, Papa ve hastaların önünde <em>Quand tu t'en iras</em> duasını a capella seslendirerek topluluğu derinden etkileyen yalın bir güzellik anı yarattı.</p><p>İspanya'da ise müzikal boyut organizasyonel müdahalelerden zarar gördü. Barselona'daki Sagrada Familia'da bu vesileyle hazırlanan bir koro projesi, yerel siyasi gerilimler nedeniyle maalesef iptal edildi. Movistar Arena'daki kültür dünyasıyla buluşma gibi diğer kültürel etkinliklerde organizasyon, dansçı Sara Baras'ın flamenkosu gibi profan sanata başvurmayı tercih etti. Kuşkusuz plastik değeri yüksek olan bu folklor kullanımı, yüksek kaliteli çağdaş kutsal müzik veya klasik polifoni programlama kapasitesizliğini ve kamusal alanda açık bir litürjik veya kutsal dil sunma konusundaki çekingenliği gözler önüne serdi. XIV. Leo'nun Stade de France'a gelişini hazırlayan ilahiler ve Papa'nın huzurunda söylenenler, kim karşılaştırırsa karşılaştırsın, XIV. Leo'nun huzurunda Lima Meydanı'nda sahne alan <em>Godspell</em> müzikalinin grubunun performansını açık ara geride bırakıyor: görüntüler, orada bulunan gençlerin bu nitelendirilmesi zor estetikle bağlantı kuramadığını ve kesinlikle duaya davet etmediğini kanıtlıyor. İyi niyet yeterli değil; bu gösteri hakkında söylenebilecek en iyi şey bu.</p><p>Her iki ülkede de tapınaklar büyük etkinlikler için yetersizdi. Fransa'da Kilise, Stade de France, Concorde Meydanı veya UNESCO merkezi gibi profan veya laik mekânları "kutsallaştırmaktan" çekinmedi. Dini gelenekten kopuk bu mekânlarda Fransız organizasyon yoğun bir içe kapanma anları yaratmayı başardı. İspanya ise etkinliklerini canlı tapınaklarda ve tarihi yankı uyandıran meydanlarda (Cibeles, Castellana, Almudena Katedrali, Montserrat) kutlama avantajına sahipti. Teolojik olarak İspanyol organizasyon, Efkaristiya Tapınması'nı Madrid'deki gençlik nöbetinin merkezine yerleştirerek her iki gezinin en yüksek noktasına ulaştı; Fransızlar ise kutsal emanetlere saygıyla yetindi. Ancak teolojik gerçek, biçimsel ihmalı mazur göstermez. Fransızlar ikincil bir dindarlığı (bir emaneti) unutulmaz bir estetik gösteriyle süslemeyi bilirken, İspanya inancın en yüce gizemini (Efkaristiya) sıradan bir sahne tasarımı içinde sunarak kuyumculuk ve kutsal sanatının muazzam hazinesini heba etti. Elbette, kutsal emanetler konusunda yarışacak olsalar, İspanyollar sonuna kadar gitmek isteselerdi Papa'ya Oviedo'nun Kutsal Kefeni'ni, Valencia'nın Son Akşam Yemeği Kadehi'ni (kâse) ve hatta Coria'nın Örtüsü'nü saygıyla sunabilirlerdi; Fransızlar ise her şeyi verdiler ve Tunik'i Stadyum'a götürmenin yanı sıra Papa'yı Notre Dame]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/son-dakika/fransanin-incil-yayma-estetigi-ile-ispanyanin-ihmali-karsilastirmali-bir-analiz-mp669-h2604.html</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 00:42:32 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/10/fransanin-incil-yayma-estetigi-ile-ispanyanin-ihmali-karsilastirmali-bir-analiz-mp669.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Papa XIV. Leo'nun 2026 yaz aylarında İspanya ve Fransa'ya yaptığı ziyaretler, Katolik dünyasında estetik ve sanatsal yaklaşımların misyon üzerindeki etkisini gözler önüne serdi.</itunes:subtitle><itunes:summary>Papa XIV. Leo'nun 2026 yaz aylarında İspanya ve Fransa'ya yaptığı ziyaretler, Katolik dünyasında estetik ve sanatsal yaklaşımların misyon üzerindeki etkisini gözler önüne serdi.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma: Kadın doktorlar, diğer sektörlerdeki kadınlardan 20 yıl daha fazla potansiyel yaşam kaybediyor]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/arastirma-kadin-doktorlar-diger-sektorlerdeki-kadinlardan-20-yil-daha-fazla-potansiyel-yasam-kaybediyor-mp207-h2603.html</link>
      <description><![CDATA[Organización Médica Colegial (OMC) ve Instituto Nacional de Estadística (INE) tarafından yapılan ortak analiz, hekimlerin ortalama 72,9 yaşında hayatını kaybettiğini, genel nüfusun ise 78,6 yaşına kadar yaşadığını ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Araştırma: Kadın doktorlar, diğer sektörlerdeki kadınlardan 20 yıl daha fazla potansiyel yaşam kaybediyor</h1>
<p><strong>Organización Médica Colegial (OMC) ve Instituto Nacional de Estadística (INE) tarafından yapılan ortak analiz, hekimlerin ortalama 72,9 yaşında hayatını kaybettiğini, genel nüfusun ise 78,6 yaşına kadar yaşadığını ortaya koyuyor. Rapordaki en çarpıcı veri ise kadın hekimlerin, sağlık sektörü dışındaki kadınlara kıyasla ölüm nedeniyle 20,68 yıl daha fazla potansiyel yaşam kaybı biriktirmesi.</strong></p>
<p>Ölüm herkes için kaçınılmaz olsa da alışkanlıklar ve meslek, ölümün ne zaman geleceğini etkileyebiliyor. Organización Médica Colegial (OMC) ve Instituto Nacional de Estadística (INE) tarafından gerçekleştirilen ortak analiz, hekimlerin ortalama 72,9 yaşında hayatını kaybettiğini, genel nüfusun ise 78,6 yaşına kadar yaşadığını gösteriyor. Bu fark kısmen sağlık kadrosunun mevcut genç yapısıyla açıklanıyor; bu demografik etken, rapordaki en çarpıcı verinin anlaşılmasına yardımcı oluyor: kadın hekimler, sektöre ait olmayan kadınlara kıyasla ölüm nedeniyle 20,68 yıl daha fazla potansiyel yaşam kaybı biriktiriyor.</p>
<p>'La mortalidad de los médicos en España (2003-2022)' başlıklı analiz, hekimlerin ortalama ölüm yaşını <strong>72,9</strong> olarak belirlerken, genel nüfusta bu rakam 78,6'ya çıkıyor. Bu farklılık, son yıllarda güçlü biçimde kadınlaşan hekim topluluğunun demografik olarak daha genç bir yapıya sahip olmasından kaynaklanıyor; bu durum istatistiksel olarak ölümlerin daha erken yaşlarda yoğunlaşmasına yol açıyor. Tüm ölüm nedenleri dikkate alındığında, ölüm başına kaybedilen ortalama potansiyel yaşam süresi, hekim kadrosunda vatandaşlara göre <strong>5,60 yıl</strong> daha yüksek çıkıyor. Bu değişken, kadın hekimlerde topluluk dışındaki kadınlara kıyasla <strong>20,68 yıl</strong>a ulaşırken, erkek hekimler arasındaki fark yalnızca <strong>0,61 yıl</strong> kayıpla sınırlı kalıyor.</p>
<p>Bu erken etkiye rağmen araştırma, genel ölüm oranının sağlık sektöründe ülkedeki toplam nüfusa göre daha düşük olduğunu hatırlatıyor. Araştırmanın koordinatörlerinden biri ve <strong>Hospital Clínic de Barcelona</strong> psikiyatristi, durumu şöyle açıklıyor: <strong>"Tıp mesleğinde bir paradoks var. Daha uzun yaşama olasılığımız yüksek, ancak belirli bir nedenden etkilendiğimizde daha erken ölüyoruz."</strong></p>
<p>Potansiyel yaşam yıllarının kaybının arkasındaki ana etken, aynı zamanda mesleğin en sık görülen ölüm nedeni. <strong>Malign neoplazmlar</strong> ölüm başına ortalama <strong>4,54 yıl</strong> yaşam kaybına yol açıyor; bu rakam kadın hekimlerde <strong>16,71 yıl</strong>a kadar çıkıyor. Etkisi erkek hekimlerde daha ölçülü seyrediyor ve kanser bu grupta <strong>1,61 yıl</strong> kısaltıyor.</p>
<p>Onkolojik düzeylere ulaşan başka bir patoloji bulunmuyor; ancak onu kalp rahatsızlıkları izliyor ve genel olarak 0,61 yıllık bir kayba neden oluyor. Üçüncü sırada yer alan <strong>intihar</strong>, hekimin yaşamını <strong>0,31 yıl</strong> kısaltıyor. Bu sonuç kadın hekimleri daha sert vuruyor; onlar bu nedenle <strong>1,44 yıl</strong> kayıp kaydediyor. Bu profesyonellerin intihar oranları, genç ve orta yaş dönemlerinin belirli yaş aralıklarında diğer kadınların oranlarını aşıyor; bununla birlikte genel risk, genel nüfusa kıyasla istatistiksel olarak anlamlı bir fark ortaya koymuyor.</p>
<p>Diğer ölüm nedenlerine gelince; <strong>Covid-19</strong> hekimlerin potansiyel yaşamını <strong>0,20 yıl</strong>; <strong>aort anevrizması</strong> <strong>0,11 yıl</strong>; kazalar <strong>0,10 yıl</strong>; <strong>iyi huylu neoplazmlar</strong> <strong>0,09 yıl</strong>; <strong>parkinson</strong> <strong>0,03 yıl</strong> ve zatürre <strong>0,01 yıl</strong> kısaltıyor. Buna karşılık alzheimer, diyabet veya kronik solunum yolu hastalıkları gibi rahatsızlıklar bu ölçütte negatif değerler gösteriyor. Bu da aynı rahatsızlıkları yaşayan vatandaşlara kıyasla sağlık çalışanları arasında daha az erken yaşam yılı kaybına yol açtıklarını doğruluyor.</p>
<p>Sağlık profesyonellerinin ölüm nedenleri, en ölümcül hastalıklarla örtüştüğü için nüfusun geri kalanıyla benzerlik gösteriyor. Araştırma, yirmi yıl boyunca kaydedilen 27.000 hekim ölümüne dayanıyor. Bunun için araştırmacılar, OMC'nin muhafaza ettiği ölüm belgelerini titizlikle inceledi; bu da topluluğun ölüm yapısını röntgen gibi görüntüleyebilen ve etkili iş yeri koruma önlemleri tasarlayabilen bir projenin oluşturulmasını sağladı.</p>
<p>Bu bulgular, sağlık çalışanlarının maruz kaldığı mesleki risklerin ve yaşam tarzı faktörlerinin, genel nüfusa kıyasla daha erken ölümlere yol açabileceğini gösteriyor. Özellikle kadın hekimlerde malign neoplazmlar ve intihar kaynaklı potansiyel yaşam kaybının belirgin biçimde yüksek olması, sektörde cinsiyete duyarlı koruyucu sağlık stratejilerinin ve psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Hekimlerin topluma sunduğu sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği açısından, bu mesleki paradoksun sağlık politikaları düzeyinde ele alınması kritik önem taşıyor.</p>
<p><em>Bu metin, MediHaber.COM yazarı Hülya Şahin tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</em></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/arastirma-kadin-doktorlar-diger-sektorlerdeki-kadinlardan-20-yil-daha-fazla-potansiyel-yasam-kaybediyor-mp207-h2603.html</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 20:58:23 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/arastirma-kadin-doktorlar-diger-sektorlerdeki-kadinlardan-20-yil-daha-fazla-potansiyel-yasam-kaybediyor-mp207.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Organización Médica Colegial (OMC) ve Instituto Nacional de Estadística (INE) tarafından yapılan ortak analiz, hekimlerin ortalama 72,9 yaşında hayatını kaybettiğini, genel nüfusun ise 78,6 yaşına kadar yaşadığını ortaya koyuyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Organización Médica Colegial (OMC) ve Instituto Nacional de Estadística (INE) tarafından yapılan ortak analiz, hekimlerin ortalama 72,9 yaşında hayatını kaybettiğini, genel nüfusun ise 78,6 yaşına kadar yaşadığını ortaya koyuyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[İspanya'da Özel Mesleki Eğitim Merkezlerine Yeni Düzen: Online FP'de Yüz Yüze Ders Zorunluluğu ve Sınıf Mevcudunda Azaltım]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ispanyada-ozel-mesleki-egitim-merkezlerine-yeni-duzen-online-fpde-yuz-yuze-ders-zorunlulugu-ve-sinif-mevcudunda-azaltim-mp275-h2602.html</link>
      <description><![CDATA[İspanya Eğitim, Mesleki Eğitim ve Spor Bakanlığı'nın özel Mesleki Eğitim (FP) merkezlerine yönelik hazırladığı Kraliyet Kararnamesi taslağı, sanal ve yarı yüz yüze eğitimde asgari yüz yüze ders oranı getiriyor; ayrıca sınıf başına düşen öğrenci sayısında azaltıma gidilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>İspanya'da Özel Mesleki Eğitim Merkezlerine Yeni Düzen: Online FP'de Yüz Yüze Ders Zorunluluğu ve Sınıf Mevcudunda Azaltım</h1>
<p><strong>İspanya Eğitim, Mesleki Eğitim ve Spor Bakanlığı'nın özel Mesleki Eğitim (FP) merkezlerine yönelik hazırladığı Kraliyet Kararnamesi taslağı, sanal ve yarı yüz yüze eğitimde asgari yüz yüze ders oranı getiriyor; ayrıca sınıf başına düşen öğrenci sayısında azaltıma gidilecek.</strong></p>
<p>İspanya Eğitim, Mesleki Eğitim ve Spor Bakanlığı, özel Mesleki Eğitim (Formación Profesional) merkezlerinin uyması gereken kalite standartlarını belirleyecek Kraliyet Kararnamesi taslağını bu Pazartesi günü kamuoyuna sundu. Kamuoyu bilgilendirme süreci başlayan metin, hem sanal hem de yarı yüz yüze modellerde asgari yüz yüze öğretim oranı zorunluluğu getiriyor.</p>
<p>Somut olarak, sanal Mesleki Eğitim'de yüz yüze eğitim oranının <strong>%15 ile %39</strong> arasında olması şartı aranacak. Yarı yüz yüze modelde ise bu oran toplam ders saatinin <strong>%40 ile %60</strong>'ı aralığına yükselecek. Bu rakamlar, merkezlerin yetkilerini koruyabilmek adına düzenli olarak kanıtlaması gereken diğer yükümlülüklere ekleniyor.</p>
<p>Gelecekteki Kraliyet Kararnamesi, özel merkezleri <strong>yeterli öğretim kadrosu ve kaynak</strong>, uygun fiziki donanım ve kalite yönetim sistemleri bulundurmaya mecbur kılacak. Ayrıca sanal ve yarı yüz yüze modellerde görev alan öğretim elemanlarına tahsis edilen ders ve danışmanlık saatleri, yüz yüze eğitim için öngörülen sürelerin altında olamayacak.</p>
<p>Akademik arzın da <strong>sağlam bir eğitim yapısı</strong> sunduğunu belgelemesi gerekecek. Merkezler, aynı meslek ailesine ait birden fazla dereceden oluşan dikey bir müfredat yolu ya da farklı meslek ailelerine bağlı döngüleri bir araya getiren yatay bir teklif sunmak zorunda olacak.</p>
<p>Bu koşullara uyum <strong>her dört yılda bir</strong> ispatlanacak. Akreditasyon sürecini geçemeyen bir merkezin yetkisi idare tarafından iptal edilebilecek. Böyle bir durumda kayıtlı öğrencilerin eğitimlerine devam edebilmeleri için başka kurumlara yerleştirilmesi sağlanacak.</p>
<p>Bu düzenleme, Mesleki Eğitim alanında uzaktan eğitimin kalitesine yönelik denetimleri sıkılaştırırken, yüz yüze etkileşimin öğrenci başarısı ve mesleki yeterlilik kazanımı üzerindeki rolünü yeniden öne çıkarıyor. Sınıf mevcudunun azaltılması ve öğretmenlere tanınan ders saatlerinin yüz yüze eğitimle eşitlenmesi, öğrenciye birebir geri bildirim imkânı sunarak öğrenme çıktılarını güçlendirebilir. Öte yandan, küçük ölçekli özel merkezler için artan maliyet ve akreditasyon baskısı, sektörde bir dönüşüm ve konsolidasyon sürecini beraberinde getirebilir.</p>
<p>Bu içerik, PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından 28 Eylül 2026 tarihinde derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ispanyada-ozel-mesleki-egitim-merkezlerine-yeni-duzen-online-fpde-yuz-yuze-ders-zorunlulugu-ve-sinif-mevcudunda-azaltim-mp275-h2602.html</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 20:56:17 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/ispanyada-ozel-mesleki-egitim-merkezlerine-yeni-duzen-online-fpde-yuz-yuze-ders-zorunlulugu-ve-sinif-mevcudunda-azaltim-mp275.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>İspanya Eğitim, Mesleki Eğitim ve Spor Bakanlığı'nın özel Mesleki Eğitim (FP) merkezlerine yönelik hazırladığı Kraliyet Kararnamesi taslağı, sanal ve yarı yüz yüze eğitimde asgari yüz yüze ders oranı getiriyor; ayrıca sınıf başına düşen öğrenci sayısında azaltıma gidilecek.</itunes:subtitle><itunes:summary>İspanya Eğitim, Mesleki Eğitim ve Spor Bakanlığı'nın özel Mesleki Eğitim (FP) merkezlerine yönelik hazırladığı Kraliyet Kararnamesi taslağı, sanal ve yarı yüz yüze eğitimde asgari yüz yüze ders oranı getiriyor; ayrıca sınıf başına düşen öğrenci sayısında azaltıma gidilecek.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Osmaniye'de Öğretmenin Ölümüyle Sarsılan Okulda Eğitime İki Gün Ara Verildi]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/osmaniyede-ogretmenin-olumuyle-sarsilan-okulda-egitime-iki-gun-ara-verildi-mp463-h2601.html</link>
      <description><![CDATA[Osmaniye'de okul bahçesinde silahlı saldırıya uğrayan Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili hayatını kaybetti. Olayın ardından Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2 müfettiş görevlendirilirken, okulda eğitim öğretime 28-29 Eylül tarihlerinde ara verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osmaniye'nin Çardak köyünde bulunan Farabi Anadolu Lisesi'nde görevli Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, 28 Eylül 2026 tarihinde okul bahçesindeki kamelya alanında silahlı saldırıya uğradı. Ders saatinde meydana gelen olayda ağır yaralanan Bilgili, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.</p><p>Saldırının faili olduğu belirlenen 41 yaşındaki şüphelinin, öğretmenin yeğeni olduğu tespit edildi. Olay sırasında okulda biri silahlı iki güvenlik görevlisinin bulunduğu, görevlilerin hızla müdahale ederek şüpheliyi etkisiz hale getirdiği ve ardından polis ekiplerine teslim ettiği bildirildi. Şüpheli gözaltına alınırken, olayla ilgili geniş çaplı bir tahkikat başlatıldı.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığı, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için iki müfettiş görevlendirdi. Ayrıca bir bakan yardımcısı ile iki genel müdürün koordinasyon çalışmaları için Osmaniye'ye hareket ettiği öğrenildi. Yaşanan trajediden etkilenen öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik psikososyal destek ekipleri harekete geçirildi.</p><p>Farabi Anadolu Lisesi'nde eğitim öğretime 28 ve 29 Eylül tarihlerinde ara verildi. Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Bu olay, okul güvenliği ve personel koruma mekanizmalarının yeniden sorgulanmasına yol açarken, Milli Eğitim Bakanlığı'nın kriz yönetimi ve psikososyal destek kapasitesini bir kez daha gündeme taşıdı. Öğretmenlerin mesleki itibarı ve can güvenliği konusundaki endişeler, eğitim camiasında derin bir yankı uyandırdı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/osmaniyede-ogretmenin-olumuyle-sarsilan-okulda-egitime-iki-gun-ara-verildi-mp463-h2601.html</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 20:54:16 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/osmaniyede-ogretmenin-olumuyle-sarsilan-okulda-egitime-iki-gun-ara-verildi-mp463.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Osmaniye'de okul bahçesinde silahlı saldırıya uğrayan Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili hayatını kaybetti. Olayın ardından Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2 müfettiş görevlendirilirken, okulda eğitim öğretime 28-29 Eylül tarihlerinde ara verildi.</itunes:subtitle><itunes:summary>Osmaniye'de okul bahçesinde silahlı saldırıya uğrayan Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili hayatını kaybetti. Olayın ardından Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2 müfettiş görevlendirilirken, okulda eğitim öğretime 28-29 Eylül tarihlerinde ara verildi.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Moskova Havacılık Enstitüsü'nde öğrencilerin maskotu kedi Musa'ya bronz heykel dikildi]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/moskova-havacilik-enstitusunde-ogrencilerin-maskotu-kedi-musaya-bronz-heykel-dikildi-mp644-h2600.html</link>
      <description><![CDATA[Moskova Havacılık Enstitüsü'nde yirmi yılı aşkın süre yaşayan ve öğrencilerin uğur simgesi haline gelen kedi Musa, ölümünün ardından bronz bir heykelle onurlandırıldı. Heykel, üçüncü bina girişine yerleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Moskova Havacılık Enstitüsü'nde Öğrencilerin Maskotu Kedi Musa'ya Bronz Heykel Dikildi</h1><p><strong>Moskova Havacılık Enstitüsü'nde yirmi yılı aşkın süre yaşayan ve öğrencilerin uğur simgesi haline gelen kedi Musa, ölümünün ardından bronz bir heykelle onurlandırıldı. Heykel, üçüncü bina girişine yerleştirildi.</strong></p><p>Moskova Havacılık Enstitüsü'nün üçüncü binasının giriş kapısı önüne bronz bir heykel konuldu. Burada yirmi yıldan fazla bir süre yaşamını sürdüren kedi Musa, bu mekânı adeta kendi yuvası olarak benimsemişti. Sabahları öğrencileri karşılar, ders bitiminde onları uğurlar, koridorlarda serbestçe dolaşır, sınavlarda sık sık görünür ve kendisine gösterilen ilgiden büyük keyif alırdı. Öğrencilerin büyük bölümü ona 'üçüncü binanın kedisi' derdi ve onunla karşılaşmayı, özellikle sınav öncesi hayra yorardı. Bu nedenle ona ikram edilecek yiyecek her zaman bulunurdu. Karşılığında ise minnetle bacaklara sokulur, kendini sevdirirdi. Öğrencilere göre Musa, gerginliği azaltmaya yardımcı olduğu için 'dört ayaklı psikolog' ve 'maskot' olarak anılırdı.</p><p>Musa'nın vefat ettiği geçtiğimiz yılın nisan ayında Moskova Havacılık Enstitüsü yönetimi, herkesin sevgilisi olan bu kediye bir heykel dikilmesi gerektiğine karar verdi. En iyi tasarım için bir yarışma düzenlendi; yarışmaya öğrenciler katıldı ve sonunda bronz heykel yerleştirildi. Heykelin altına 'Üçüncü binanın kedisi' yazıldı.</p><p>Enstitünün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi: 'Musa, bu sensin ❤ Bugün Moskova Havacılık Enstitüsü'nde birçok kişinin beklediği şey gerçekleşti. Üçüncü binada, üçüncü binanın kedisinin heykeli belirdi. Üniversitede yirmi yıldan fazla yaşayan Musa'mız, derslere yetişen öğrencileri bir zamanlar kendine seçtiği o özel noktada karşılamaya devam edecek. Yoldan geçerken uğrayıp bronz burnunu okşa, günün kesinlikle güzel geçecek.'</p><p>Bu haber, PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından bugün derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Bir kedinin yirmi yılı aşkın süre bir üniversite kampüsünde yaşaması, hayvanların insan yaşamındaki duygusal ve sosyal rolünü gözler önüne seriyor. Musa'nın öğrenciler üzerindeki sakinleştirici etkisi, akademik stresin yoğun olduğu ortamlarda hayvan dostlarının ne denli önemli bir işlev üstlenebileceğini gösteriyor. Bu tür bağlar, öğrencilerin aidiyet duygusunu güçlendirirken, kampüs kültürüne de sıcak bir dokunuş katıyor. Ancak unutmamak gerekir ki, böylesi sevimli hikâyelerin arkasında, sokak hayvanlarının bakımı ve korunması konusunda toplumsal sorumluluğun sürekliliği de yatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/moskova-havacilik-enstitusunde-ogrencilerin-maskotu-kedi-musaya-bronz-heykel-dikildi-mp644-h2600.html</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 20:54:15 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/moskova-havacilik-enstitusunde-ogrencilerin-maskotu-kedi-musaya-bronz-heykel-dikildi-mp644.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Moskova Havacılık Enstitüsü'nde yirmi yılı aşkın süre yaşayan ve öğrencilerin uğur simgesi haline gelen kedi Musa, ölümünün ardından bronz bir heykelle onurlandırıldı. Heykel, üçüncü bina girişine yerleştirildi.</itunes:subtitle><itunes:summary>Moskova Havacılık Enstitüsü'nde yirmi yılı aşkın süre yaşayan ve öğrencilerin uğur simgesi haline gelen kedi Musa, ölümünün ardından bronz bir heykelle onurlandırıldı. Heykel, üçüncü bina girişine yerleştirildi.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[«ПрофСтарт-2026»: форуму десять лет — учителям новый стимул]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/son-dakika/2026-mp691-h2599.html</link>
      <description><![CDATA[«ПрофСтарт-2026»: форуму десять лет — учителям новый стимул Юбилейный межрегиональный форум молодых педагогов «ПрофСтарт» в десятый раз собрал учителей, воспитателей и преподавателей, подтвердив...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>«ПрофСтарт-2026»: форуму десять лет — учителям новый стимул</h1>
<p><strong>Юбилейный межрегиональный форум молодых педагогов «ПрофСтарт» в десятый раз собрал учителей, воспитателей и преподавателей, подтвердив статус ключевой площадки профессионального роста и поддержки начинающих специалистов.</strong></p>
<p>«ПрофСтарт» — межрегиональный форум, ежегодно объединяющий молодых учителей, воспитателей и преподавателей Кубани. В юбилейный, десятый раз он прошёл в Геленджике. Участниками стали педагоги из всех городов и районов Краснодарского края, а также их коллеги из Волгоградской и Ростовской областей, Калмыкии и Крыма.</p>
<p>Основной целью мероприятия является поддержка молодых специалистов, развитие профессиональных навыков, обмен опытом, знакомство с современными методами обучения. В программе форума — мастер-классы, тренинги, лекции от экспертов, семинары-практикумы и творческие мероприятия.</p>
<p>За этими, казалось бы, сухими фразами стоит огромная работа: чёткая, слаженная, организованная, профессиональная, выверенная до мелочей. И ещё — неимоверная энергетика образовательного пространства, которое вовлекает в процесс познания, самоопределения и саморазвития.</p>
<p>Вот уже больше шести лет стараюсь принимать активное участие вместе с клубом «Учитель года Кубани» в этом невероятном событии. Каждый раз получаю заряд колоссальной энергии, приток новых идей и вдохновение. Всегда задаю себе итоговый вопрос: «Кто получает от общения больше пользы: я или молодые педагоги?» Ответа на него у меня пока нет.</p>
<p>Этот год стал юбилейным. За время работы «ПрофСтарта» на нём побывало более тысячи молодых учителей, преподавателей, студентов. С одной стороны, число скромное, с другой, участники – это амбассадоры, двигатели молодёжного педагогического движения в своих муниципалитетах, городах, образовательных учреждениях, регионах.</p>
<p>Геленджик в очередной раз стал местом притяжения для тех, кто не просто учит, а по-настоящему живёт профессией. На берегу моря, под тёплым солнцем и в атмосфере живого профессионального диалога прошёл десятый, юбилейный форум «ПрофСтарт». Десять лет — это уже не просто традиция, а целая история: сотни встреч, десятки идей, которые из смелых набросков превратились в реальные школьные практики, и тысячи педагогов, которые однажды приехали «просто послушать», а уехали с планом на год вперёд.</p>
<p>Юбилейный формат был не про «отметить красиво», а про то, чтобы собрать самое важное из опыта и задать вектор на будущее. Программа получилась многослойной: здесь и глубокая методическая работа, и забота о себе, и командное проектирование. Форум будто специально был устроен так, чтобы педагог мог и «прокачать» предметные навыки, и выдохнуть, и почувствовать себя частью большого сообщества.</p>
<p>На площадке говорили не абстрактно, а через конкретные кейсы, инструменты и честные признания: «Вот это у меня сработало, вот тут пришлось переделывать три раза».</p>
<p>Владислав Гайворонский задал тон всей программе: его выступление было про опору на опыт и про то, как не растерять смыслы в потоке изменений. Он напомнил, что даже в эпоху тотальной цифровизации главным ресурсом остаётся учитель — и именно его профессиональная уверенность становится тем самым «якорем» для класса. Заместитель председателя краевой организации Профсоюза Владислав Гайворонский рассказал о реализации молодёжной политики, грантовой деятельности краевой организации Профсоюза и победах в конкурсах грантов Президента РФ и Губернатора Краснодарского края.</p>
<p>«Опыт — это не то, что с нами происходит, а то, что мы с этим делаем. Хороший педагог не просто фиксирует трудности, он превращает их в методические находки».</p>
<p>Сергей Балыцкий, главный специалист, правовой инспектор труда краевой организации Профсоюза, в рамках «Правовой приёмной» разобрал самые острые и частые вопросы, с которыми сталкиваются учителя: от документальных тонкостей до границ ответственности. Его подход — не «читать закон», а переводить его на понятный язык и сразу давать алгоритм действий.</p>
<p>Виктория Бостанжиева, ведущий специалист по связям с общественностью и информационным технологиям, ведущая радиостанции DFM-Краснодар, говорила о речевой культуре — и не только о грамматике. Речь шла о том, как слово формирует атмосферу в классе, как интонация может поддержать или ранить, и как учителю важно слышать себя. Её мастер-класс был построен на живых примерах из школьной практики: разбирали реальные фразы и искали более бережные и точные формулировки. Опытный оратор детально рассказала и показала, как с помощью несложных приёмов можно улучшить свои речевые навыки.</p>
<p>Светлана Толкачёва, методист центра развития г. Геленджика, в теме «Профессиональная навигация педагога» предложила участникам простую, но мощную метафору: учитель — это навигатор, который помогает ребёнку проложить маршрут в мире знаний. Она показала инструменты для самодиагностики и планирования профессионального роста, которые можно внедрить уже в начале учебного года.</p>
<p>Алёна Миночкина, руководитель направления по работе с госсектором «Алгоритмики», в секции «Цифровое образование. Алгоритмика» доказала, что алгоритмическое мышление — это не про «только информатику», а про навык, который нужен каждому ребёнку. Она поделилась готовыми промтами, где логика и последовательность действий тренируются даже на гуманитарных предметах. Завершением стал квиз «Можем ли мы отличить ИИ от человеческого разума?».</p>
<p>Инна Макуха, заведующий отделением дополнительного образования и профессионального обучения ГБПОУ КК «Армавирский юридический техникум», раскрыла тему цифровых инструментов как помощников, а не «обязаловки». Её подход — минимализм и эффективность: один инструмент, но так, чтобы он реально экономил время и усиливал результат. Участники уходили с готовыми чек-листами и понятными инструкциями.</p>
<p>Андрей Семке, преподаватель физики международной школы «Фоксфорд», объединил сразу несколько тем — тренды образования, счастье педагога и оценивание учащихся. Это был разговор о балансе: как не потерять радость от работы в потоке требований и как выстроить систему оценивания, которая мотивирует, а не демотивирует.</p>
<p>«Счастье педагога — это не отпуск и не отсутствие проверок. Это когда ты видишь, что ребёнок понял, сделал шаг и поверил в себя. И наша задача — создавать такие моменты системно».</p>
<p>Евгения Константинова, учитель русского языка онлайн-школы «Точка роста», представила «Модель вовлекающего урока» — практико-ориентированный модуль, где каждый участник мог собрать свой «конструктор» вовлечения: от простого приёма на 30 секунд до полноценной структуры урока, где игры становились основой познания и поиска. Акцент был на том, чтобы вовлечённость не превращалась в «вечный праздник», а становилась инструментом достижения образовательных результатов.</p>
<p>Галина Аболонкова, советник директора по воспитанию и взаимодействию с детскими общественными объединениями Краснодарского архитектурно-строительного техникума, напомнила о ценности живого общения в эпоху экранов. Её секция «Классный час — живое общение» была построена на реальных историях и техниках, которые помогают превратить формальное мероприятие в пространство доверия и диалога.</p>
<p><strong>Больше, чем лекции: треки, которые объединяют</strong></p>
<p>Форум не ограничивался выступлениями. Важной частью программы стали командообразующие треки: педагоги из разных регионов и муниципалитетов учились слышать друг друга, договариваться и распределять роли — навыки, которые потом пригодятся и в проектной работе, и в управлении классом.</p>
<p>Отдельное внимание уделили ЗОЖ и благополучию педагога. Это были не просто лекции о здоровье, а практические форматы: короткие зарядки, техники саморегуляции, разбор типичных «ловушек» выгорания и простые стратегии восстановления ресурса.</p>
<p>Квесты стали способом закрепить знания в игровой форме: участники выполняли задания, применяя инструменты, о которых только что услышали на лекциях. Такой подход позволил сразу «примерить» новые методы и увидеть, где могут возникнуть сложности.</p>
<p>Кульминацией форума стала стратегическая сессия с Сергеем Даниленко, председателем Краснодарской краевой организации Профсоюза. Здесь обсуждали не отдельные приёмы, а системные вопросы: как поддерживать педагогов на уровне региона, какие механизмы защиты прав реально работают и как выстраивать диалог с администрацией и родителями.</p>
<p>«У молодёжи цель одна – научиться мастерству воспитания, преподавания, объединить усилия на развитие системы образования, и мы, как профессиональный союз, для себя определили в этом свою главную роль – поддержка молодёжи, поддержка их стремлений на профессиональном пути. Сила профессионального сообщества — в том, что мы не остаёмся один на один с проблемами. Когда есть площадка для обсуждения и есть инструменты поддержки, даже самые сложные задачи становятся решаемыми».</p>
<p>Десятый «ПрофСтарт» получился не просто «очередным мероприятием», а пространством, где теория встречается с практикой, а поддержка — с требовательностью к себе. Здесь не обещали «волшебных таблеток», но давали реальные инструменты, которые можно взять и использовать уже завтра.</p>
<p>Для многих участников ключевым стало ощущение принадлежности к сообществу: когда ты слышишь, что твои трудности знакомы коллегам, а твои находки кому-то помогают, профессия начинает звучать по-новому. И, возможно, именно в этом и есть главный результат форума: не в количестве слайдов, а в том, сколько педагогов после него почувствовали себя увереннее, сильнее и чуть счастливее.</p>
<p>Пожалуй, на этом можно было бы закончить материал о юбилейном «ПрофСтарте»-2026, но мне хотелось бы, чтобы мы услышали мнение и голоса главных участников: молодых педагогов и учителей. Дадим им слово.</p>
<p>«Я раньше так не могла — а теперь делаю прямо сейчас». Сижу между тренингами и лекциями, в голове — вихрь идей, в руках — очередной стакан кофе, а внутри такой заряд энергии, будто я могу свернуть горы. И самое крутое — я не одна. Рядом мои «Лимончеллики»!</p>
<p>Мы жёлтые (такой цвет достался команде), нас видно издалека, и мы не пытаемся быть «тихими и удобными». Наоборот: хотим подсвечивать проблемы, предлагать решения, даже если они пока сырые. Эта «желтизна» стала нашим характером: лимон — он дерзкий, освежающий, он добавляет вкуса там, где всё кажется пресным. Вот и мы стараемся не сглаживать углы, а честно говорить о том, что волнует.</p>
<p>Кураторы говорят, что у нас дерзкий подход — а мы считаем, что просто не хотим делать «как всегда». Мы хотим делать лучше. А ещё мы просто отлично друг друга чувствуем: в самый напряжённый момент кто-то из ребят кладёт руку на плечо и говорит: «Давай ещё пять минут, посмотрим свежим взглядом». И эти пять минут меняют всё.</p>
<p>И знаешь, что самое важное? На этом форуме я ловлю себя на мысли: «Я раньше так не могла». Не могла уверенно стоять и отстаивать идею. Не могла спокойно сказать: «Я не знаю, давайте разберёмся вместе». А сейчас — могу. И это чувство, когда ты делаешь то, что раньше казалось недосягаемым, — оно бесценно.</p>
<p>Я уезжаю с «ПрофСтарта» не только с пачкой заметок и кучей новых знаний. Я уезжаю с пониманием, что даже маленькая команда с забавным названием может менять реальность вокруг. Что твои слова и действия действительно что-то значат.</p>
<p>Александр Плюснин, Волгоградская область:</p>
<p>Когда я шёл на «ПрофСтарт», думал, что просто послушаю лекции и заберу пару чек-листов. А в итоге ушёл с ощущением, будто заново собрал себя как профессионала.</p>
<p>Самым сильным моментом стала панельная дискуссия про первые проекты: спикеры не рассказывали, «как надо», а честно делились провалами и ошибками. И вот это «мы тоже ошибались» вдруг сняло столько напряжения. Будто мне разрешили не быть идеальным.</p>
<p>Из инсайтов: оказалось, что «быть полезным» важнее, чем «знать всё». Один из наставников сказал: «Начинай с малого, но делай так, чтобы человеку стало легче». С этой мыслью я потом подошёл к своему мини-проекту — и всё пошло совсем по-другому.</p>
<p>«ПрофСтарт» для меня — это не просто обучение, а настоящий буст. Столько энергии, столько идей, что голова кружится!</p>
<p>Больше всего запомнился мастер-класс по упаковке навыков: мы учились описывать свой опыт так, чтобы он звучал понятно и сильно. Я впервые по-настоящему «разложил по полочкам» то, что умею, и увидел, как это можно применять в разных задачах.</p>
<p>Самый запоминающийся момент — групповая работа, где нужно было придумать решение для реальной задачи. Не ради оценки, а чтобы помочь. В процессе я понял, что мне нравится не столько «делать всё самому», сколько помогать команде находить сильные стороны и соединять идеи. Мы обсуждали, как по-разному решаем похожие проблемы. Это расширило мой взгляд и показало, что нет единственно правильного пути.</p>
<p>Главный инсайт: рост — это не про «вдруг стать экспертом», а про малень]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/son-dakika/2026-mp691-h2599.html</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 20:52:37 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/2026-mp691.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>«ПрофСтарт-2026»: форуму десять лет — учителям новый стимул Юбилейный межрегиональный форум молодых педагогов «ПрофСтарт» в десятый раз собрал учителей, воспитателей и преподавателей, подтвердив...</itunes:subtitle><itunes:summary>«ПрофСтарт-2026»: форуму десять лет — учителям новый стимул Юбилейный межрегиональный форум молодых педагогов «ПрофСтарт» в десятый раз собрал учителей, воспитателей и преподавателей, подтвердив...</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitimde Dürüstlük ve Liyakat Kültürü İnşası: Bakanlıktan Yeni Eylem Planı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/son-dakika/egitimde-durustluk-ve-liyakat-kulturu-insasi-bakanliktan-yeni-eylem-plani-mp889-h2598.html</link>
      <description><![CDATA[Eğitimde Dürüstlük ve Liyakat Kültürü İnşası: Bakanlıktan Yeni Eylem Planı Millî Eğitim Bakanlığı, 18 Eylül 2026 tarihinde yayımladığı 2758/QĐ-BGDĐT sayılı Karar ile eğitim ortamlarında disiplini...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Eğitimde Dürüstlük ve Liyakat Kültürü İnşası: Bakanlıktan Yeni Eylem Planı</h1>
<p><strong>Millî Eğitim Bakanlığı, 18 Eylül 2026 tarihinde yayımladığı 2758/QĐ-BGDĐT sayılı Karar ile eğitim ortamlarında disiplini güçlendirmeyi ve dürüstlük, liyakat ile gerçekçilik kültürünü tüm faaliyetlerde hâkim kılmayı hedefleyen kapsamlı bir eylem programını devreye aldı.</strong></p>
<p>Eğitimciler, dijitalleşmenin ve yapay zekâ destekli araçların hızla yaygınlaştığı günümüz koşullarında, öğrencilerin akademik dürüstlük algısının yeniden şekillenmesi gerektiğini vurguluyor. Bu kapsamda, Phố Hiến İlkokulu'nda görev yapan öğretmen Phạm Thị Thanh Hà, uzun yıllara dayanan mesleki deneyiminden hareketle, dürüstlük, liyakat ve sorumluluk bilincinin artık ders kitaplarında soyut ahlaki kavramlar olarak kalmaması gerektiğini ifade ediyor. Öğretmen Hà'ya göre bu nitelikler, öğrencilerin öğrenme yolculuğunda ve gelişim sürecinde somut işlevler üstleniyor.</p>
<p>Yapay zekâ uygulamalarının, ödev çözüm platformlarının ve çevrimiçi kaynakların hızlı gelişimiyle birlikte "gerçek öğrenme" ile kopya arasındaki sınır giderek belirsizleşiyor. Phạm Thị Thanh Hà, dürüstlük eğitiminin yalnızca öğrencilere kopya çekmemeleri veya hile yapmamaları yönünde telkinde bulunmakla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirtiyor. Ona göre asıl önemli olan, öğrencilerin kendi emekleriyle öğrenmenin ve kendi çabalarıyla sonuç üretmenin değerini kavramalarını sağlamak. Kopyadan elde edilen bir 10 puanın değil, bizzat kazanılan 6 puanın çok daha kıymetli olduğunu dile getiriyor.</p>
<p>Öğrenme sonuçlarına karşı dürüst davranan bir öğrenci, kazanımlarını güzel bir notla örtbas etmek yerine hangi alanlarda bilgi eksikliği yaşadığını fark edebiliyor ve eksiklerini gidermeye yönelebiliyor.</p>
<p>Dürüstlük, öğrencinin öğrenme sürecinde gerçeğe saygı duymasını sağlarken; liyakat ise somut durumlarda ilkeleri koruma biçiminde tezahür ediyor: sınavlarda hile yapmamak, grup ödevlerinde arkadaşının emeğini sahiplenmemek, doğruyu savunmak ve fikri mülkiyet haklarına saygı göstermek.</p>
<p>Sorumluluk bilinci ise görünüşte çok küçük işlerden başlıyor: verilen görevleri tamamlamak, kendi tercihlerinin sonuçlarını üstlenmek, hatayı kabul edip düzeltme yoluna gitmek.</p>
<p>Phạm Thị Thanh Hà, "Öğrenciler not baskısı, aile beklentisi veya merak duygusu nedeniyle kolayca hata yapabiliyor. Bu nedenle öğretmenler, öğrencileri 'uslu' olmaya zorlamak için yalnızca cezaya veya tehdide başvurmamalı; onların doğruyu söyleyebileceği, hata yaptığında hoşgörü görebileceği ve düzeltme konusunda rehberlik alabileceği bir ortam oluşturmalıdır. Bu da gerçek anlamda mutlu bir okulun temelini oluşturur" değerlendirmesinde bulunuyor.</p>
<p>Huế kentindeki Phạm Văn Đồng Ortaokulu'nda görevli öğretmen Trần Công Nhật ise mutlu okul kavramının yalnızca öğrencilerin oyun oynayabildiği, sevgi gördüğü, baskının azaldığı veya çok sayıda deneyim etkinliğine katıldığı bir yer olarak tanımlanmasının yetersiz kaldığını savunuyor.</p>
<p>Bir okulun gerçekten mutlu olabilmesi için orada insanların birbirine güvenebilmesi gerekiyor. Güvenin oluşması ise dürüstlük, liyakat ve sorumluluk ile mümkün. Bu üç nitelik yalnızca öğrencilere kazandırılması gereken değerler değil; aynı zamanda sağlıklı bir eğitim ortamının oluşması için temel koşul niteliği taşıyor.</p>
<p>Trần Công Nhật bu kavramları şöyle ayrıştırıyor: dürüstlük, gerçeğin kendisi için elverişsiz olduğu durumlarda bile gerçeğe saygı göstermek; liyakat, dürüstlükten daha ileri giderek kimse denetlemediğinde dahi ilkeleri koruma becerisi; sorumluluk ise koşulları veya başkalarını suçlamak yerine kendi tercih ve eylemlerinin sonuçlarını kabul etmek anlamına geliyor.</p>
<p>Trần Công Nhật, "Dürüstlük insanın gerçeğe doğru bakmasını sağlarken, liyakat kişinin kısa vadeli çıkarlar uğruna ilkelerine ihanet etmemesine yardımcı olur; sorumluluk ise bu değerleri somut davranışlara dönüştürür. Başka bir deyişle bu üçü, kişilik eğitiminin omurgasını oluşturur" ifadelerini kullanıyor.</p>
<p>Ancak bu niteliklerin davranışa dönüşmesi için okulun yalnızca değerlerden söz etmesi yeterli değil. Trần Công Nhật'a göre öğrencilerden kopya çekmemelerini, hile yapmamalarını, intihalden kaçınmalarını istemek gerekli; fakat bunun yanında okulun, bu tür davranışları tetikleyebilecek etkenlere de eğilmesi gerekiyor: not baskısı, başarı odaklılık, ailenin hayal kırıklığına uğrama korkusu veya akranlarla eşit olma kaygısı gibi.</p>
<p>Sonuç, ona ulaşma biçiminden daha önemli hâle geldiğinde, dürüstlük kültürünü yalnızca sloganlarla veya denetimi artırarak inşa etmek zorlaşıyor. Kamera bir öğrencinin kopya çekmesini engelleyebilir, gözetmen hileli davranışı tespit edebilir, iç yönetmelik yaptırım uygulayabilir. Ancak bu önlemler ağırlıklı olarak davranışı, gözlemci varken kontrol eder. Eğitimin daha derin amacı ise kimse izlemediğinde dahi öğrencinin aldatıcı yola başvurmamayı seçmesidir.</p>
<p>Bu nedenle Trần Công Nhật'a göre mutlu okul, hatanın hiç yaşanmadığı bir yer değil. Öğrencinin "yanıldım" diyebildiğinde küçük düşürülmediği, "anlamadım" dediğinde hor görülme korkusu yaşamadığı, öğretmeninden farklı bir görüş ortaya koyduğunda derhâl karşı çıkış olarak nitelendirilmediği bir yer olmalı. Öğretmenlerin bile öğrencilere "ben hata yaptım" diyebilme becerisine sahip olması gerekiyor.</p>
<p>Okulda mutluluk, her şeyin sürekli konforlu olması değil; insanın saygı gördüğü, hata yapma hakkına sahip olduğu, yanlışını düzeltebildiği ve öz saygısını feda etmeden olgunlaşabildiği bir ortamın yaratılmasıdır.</p>
<p>Trần Công Nhật ayrıca dürüstlük eğitiminin yalnızca ahlak dersleri veya özel bilgilendirme toplantılarıyla sınırlı kalamayacağını savunuyor. Bir niteliğin oluşabilmesi için "değerlerden söz etmek"ten "değerleri uygulama fırsatı yaratmak"a geçilmesi gerekiyor.</p>
<p>Bir öğrencinin arkadaşının eşyasını bulup kendiliğinden geri vermesi; düşük not almayı göze alarak kopya çekmemesi; bir görevi tamamlamadığını söyleme cesareti göstermesi; bir grubun ortak parayı yönetip harcamaları açıkça paylaşması; bir öğrencinin topluluk önünde hatasını kabul etmesi... Bu küçük davranışlar eğitici bir güce sahip; çünkü öğrenci nitelikler hakkında yalnızca dinlemekle kalmıyor, doğrudan o nitelikleri uyguluyor.</p>
<p>"Onur sınavı", "onur sözleşmesi" veya "kilitsiz dolap" gibi modeller uygulama fırsatı yaratabilir; ancak Trần Công Nhật'a göre modelin kendisi amaç değil. Bir akıma dönüşüp fotoğraf çekilir, özet çıkarılır ve rapora eklenirse, bir yaşam değeri kolayca biçimsel bir etkinliğe dönüşebiliyor.</p>
<p>Önemli olan, okulun dürüstlükle ilgili kaç modele sahip olduğu değil; bu deneyimlerin ardından öğrencinin seçimlerini değiştirip değiştirmediği. Nitelik eğitimi duvardaki slogan sayısıyla ölçülemez; öğrencinin her gün verdiği küçük kararlarda görülmesi gerekir.</p>
<p>Ve öğrencilerden dürüstlük istenmeden önce, yetişkinlerin bunu uygulayan kişiler olması gerekiyor. Trần Công Nhật bu noktayı vurgulayarak, yetişkinler kendi sınırlılıkları konusunda dürüst değilse öğrencilerden dürüstlük istenemeyeceğini; her sorun çıktığında başkalarını suçlama yoluna gidilirse sorumluluk öğretilemeyeceğini; öğrenci değerlendirmesi başarı veya öznel duygularla şekilleniyorsa adaletin öğretilemeyeceğini belirtiyor.</p>
<p>Trần Công Nhật, "Dürüstlük üzerine yapılan 45 dakikalık bir ders, bazen öğretmenin sakin bir şekilde 'Bu işi doğru yapmadım, sizden özür dilerim' dediği ana denk gelmez" diyor.</p>
<p>Mutlu bir okul sloganlardan değil, gerçekle yüzleşme kültüründen doğar. Orada öğrenciler, yetişkinlerin belirlediği kalıplara göre rol yapmak zorunda kalmaz; gerçeği söyleme, hata yapma, düzeltme ve kendi kararlarının sorumluluğunu üstlenme hakkına sahip olur. Öğrencilere dürüstlük eğitimi vermek, bir gün öğretmenler, ebeveynler, kameralar veya herhangi bir gözlemci olmadığında dahi kendi başlarına doğru yaşamayı bilmeleri içindir. İşte o zaman eğitim, davranış yönetiminden kişilik inşasına gerçek anlamda geçiş yapmış olur.</p>
<p>Bu içerik, bugünün tarihiyle PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>
<p>Eğitimde dürüstlük ve liyakat kültürünün inşası, özellikle kadın öğretmenlerin mesleki deneyimleri ve bakış açılarıyla daha da zenginleşiyor. Phạm Thị Thanh Hà gibi deneyimli bir kadın eğitimcinin, not baskısı ve aile beklentileri karşısında öğrencilerin yaşadığı ikilemleri anlamlandırması ve çözüm önerileri sunması, eğitim ortamlarının insani yönünü güçlendiriyor. Öte yandan, dijitalleşme ve yapay zekâ araçlarının yaygınlaşması, öğrencilerin akademik dürüstlük algısını tehdit eden yeni riskler barındırıyor; bu risklerin yalnızca denetimle değil, değer temelli bir eğitim anlayışıyla ele alınması gerekiyor. Aksi hâlde, not odaklı bir sistemde şekillenen gençler, gerçek öğrenmenin ve öz saygının değerini yitirme riskiyle karşı karşıya kalabilir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/son-dakika/egitimde-durustluk-ve-liyakat-kulturu-insasi-bakanliktan-yeni-eylem-plani-mp889-h2598.html</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 20:52:36 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/egitimde-durustluk-ve-liyakat-kulturu-insasi-bakanliktan-yeni-eylem-plani-mp889.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Eğitimde Dürüstlük ve Liyakat Kültürü İnşası: Bakanlıktan Yeni Eylem Planı Millî Eğitim Bakanlığı, 18 Eylül 2026 tarihinde yayımladığı 2758/QĐ-BGDĐT sayılı Karar ile eğitim ortamlarında disiplini...</itunes:subtitle><itunes:summary>Eğitimde Dürüstlük ve Liyakat Kültürü İnşası: Bakanlıktan Yeni Eylem Planı Millî Eğitim Bakanlığı, 18 Eylül 2026 tarihinde yayımladığı 2758/QĐ-BGDĐT sayılı Karar ile eğitim ortamlarında disiplini...</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[İleri Sınıflarda Da Sürdürülmesi Gereken Kod Çözme Eğitimi: Eğitimciler Uyarıyor]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ileri-siniflarda-da-surdurulmesi-gereken-kod-cozme-egitimi-egitimciler-uyariyor-mp424-h2597.html</link>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, okuma güçlüğü çeken öğrencilerin yalnızca temel sınıflarda değil, lise yıllarına kadar süren bir kod çözme desteğine ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Çok heceli kelimeleri çözümleyemeyen öğrenciler, ders materyallerine tam anlamıyla erişemiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>İleri Sınıflarda Da Sürdürülmesi Gereken Kod Çözme Eğitimi: Eğitimciler Uyarıyor</h1><p><strong>Uzmanlar, okuma güçlüğü çeken öğrencilerin yalnızca temel sınıflarda değil, lise yıllarına kadar süren bir kod çözme desteğine ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Çok heceli kelimeleri çözümleyemeyen öğrenciler, ders materyallerine tam anlamıyla erişemiyor.</strong></p><p>Advanced Education Research and Development Fund bünyesinde görev yapan Rebecca Kockler, kod çözme becerilerinin üçüncü sınıftan çok sonra da gelişmeye ve uyum sağlamaya devam etmesi gerektiğini haklı bir şekilde dile getiriyor. ("One Reading Skill Might Be Responsible for Many Older Students' Struggles," 25 Mart 2026.)</p><p>Kırk yılı aşkın süredir ergenlere eğitim veren ve binlerce öğretmeni yetiştiren biri olarak, okuma zorluğu yaşayan ileri yaş öğrencilerin çoğunlukla çok heceli kelimeleri çözümleyemediklerini sıkça gözlemledim. Öğrenciler önlerindeki kelimeleri doğru okuyamadıklarında, herhangi bir dersteki sınıf düzeyindeki materyallere tam olarak katılamıyorlar.</p><p>Bu nedenle ileri düzey kelime çalışması, yalnızca okuma güçlüğü çeken öğrenciler için değil, 4-12. sınıflardaki tüm öğrenciler için temel bir öğretim parçası olmalıdır. Temel ses bilgisi üzerine inşa edilen bu çalışma, heceler ve anlamlı kelime parçaları (biçimbirimler) gibi daha karmaşık yapılara odaklanır: önekler, sonekler ve kökler. Bu öğretim tüm ders alanlarında yapılabilir ve yapılmalıdır; böylece öğrenciler bu becerileri gerçek metinlerde karşılaştıkları kelimelere düzenli olarak uygulama fırsatı bulur. 4. ve 5. sınıflarda "disrupted" ve "conventional" gibi kelimelerden, ortaokul ve lisede "longitudinal," "crustacean" ve "eukaryotic" gibi terimlere kadar.</p><p>2022 What Works Clearinghouse uygulama kılavuzu "Providing Reading Interventions for Students in Grades 4-9"un temel önerilerinden biri, öğrencilere çok heceli kelimeler için tutarlı bir kelime analizi rutini öğretmektir. Öğrenciler kelime parçalarını tanımlamayı, her parçayı söylemeyi ve ardından parçaları birleştirerek kelimeyi oluşturmayı öğrenmekten fayda sağlar. Ayrıca vurgusuz hecelerde yaygın olarak bulunan "schwa" ünlüsü dahil olmak üzere ünlü seslerini ayarlamayı da öğrenmeleri gerekir.</p><p>Öğrencilerin giderek karmaşıklaşan metinleri okuyup anlamalarını bekliyorsak, öğretimimiz bu kelimelerin gerçekte nasıl işlediğini yansıtmalıdır. İleri düzey kod çözmeye sürekli dikkat gösterilmezse, çok sayıda öğrenci metnin diline tam olarak erişemedikleri için bir tavana çarpar.</p><p>Joan Sedita, Kurucu, Keys to Literacy, Rowley, Mass.</p><p>Bu yazının önceki bir versiyonu, 1 Ekim 2026 tarihli Education Week sayısında "Yes, students still need to develop decoding skills beyond elementary school." başlığıyla yayımlanmıştı.</p><p>Bu metin, güncel tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Son olarak, okuma becerisinin yaşam boyu öğrenme üzerindeki etkisi düşünüldüğünde, ileri sınıflarda kod çözme eğitiminin ihmal edilmesi, özellikle kız öğrencilerin akademik özgüvenini ve kariyer hedeflerini olumsuz etkileyebilir. Eğitimde fırsat eşitliği açısından, bu tür becerilerin tüm öğrencilere sistematik olarak sunulması, toplumsal cinsiyet eşitliğine de katkı sağlayacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ileri-siniflarda-da-surdurulmesi-gereken-kod-cozme-egitimi-egitimciler-uyariyor-mp424-h2597.html</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 20:50:16 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/ileri-siniflarda-da-surdurulmesi-gereken-kod-cozme-egitimi-egitimciler-uyariyor-mp424.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Uzmanlar, okuma güçlüğü çeken öğrencilerin yalnızca temel sınıflarda değil, lise yıllarına kadar süren bir kod çözme desteğine ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Çok heceli kelimeleri çözümleyemeyen öğrenciler, ders materyallerine tam anlamıyla erişemiyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Uzmanlar, okuma güçlüğü çeken öğrencilerin yalnızca temel sınıflarda değil, lise yıllarına kadar süren bir kod çözme desteğine ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Çok heceli kelimeleri çözümleyemeyen öğrenciler, ders materyallerine tam anlamıyla erişemiyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğretmenlerin Yöneticilik Atama Kararnameleri İçin Bekleyiş Sürüyor]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenlerin-yoneticilik-atama-kararnameleri-icin-bekleyis-suruyor-mp510-h2596.html</link>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan yönetici atamaları gereği yöneticilikten ayrılan öğretmenlerin atamaları tamamlandı. Peki atama kararnameleri ne zaman yayımlanacak?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı, bu yıl alışılagelmiş uygulamadan farklı bir takvim izleyerek yöneticilik görevinden ayrılan öğretmenlerin müdür ve müdür yardımcısı atamalarını 25 Eylül tarihinde gerçekleştirdi. Yaklaşık dokuz günlük bir eğitim sürecinin ardından okul müdürleri ve müdür yardımcıları, 17-21 Eylül tarihleri arasında tercihlerini yaptı. Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Tercih sürecinin tamamlanmasıyla birlikte müdür ve müdür yardımcısı olarak atanan öğretmenlerin merakla beklediği atama kararnamelerine ilişkin işleyiş de netlik kazandı. Öğretmenlerin atandıkları eğitim kurumlarında göreve başlayabilmeleri için söz konusu kararnamelerin okullara ulaştırılması gerekiyor. Bu kapsamda kararnamelerin bu hafta içinde okullara gönderilmesi öngörülüyor.</p><p>Kararnamelerini teslim alan öğretmenlerin, ek ders bütünlüğünün korunması adına 5 Ekim Pazartesi günü görevlerine başlamaları bekleniyor. Yöneticilik görevine başlayacak öğretmenlerin öncelikle kadrolarının bulunduğu okuldan ilişiklerini kesmeleri, ardından hazırlanan personel nakil bildirimleriyle atandıkları eğitim kurumlarında göreve başlamaları gerekiyor.</p><p>Bu süreç, eğitim camiasında yönetici atamalarının zamanlaması ve kararnamelerin okullara ulaşma hızına dair tartışmaları da beraberinde getiriyor. MEB’in bu yılki takvimi, öğretmenlerin ek ders kayıplarını önleme ve eğitim-öğretim sürekliliğini sağlama açısından kritik bir adım olarak değerlendirilse de, kararnamelerin gecikmesi halinde okullarda yönetsel boşlukların oluşabileceği ve öğretmenlerin mağduriyet yaşayabileceği ifade ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenlerin-yoneticilik-atama-kararnameleri-icin-bekleyis-suruyor-mp510-h2596.html</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 20:50:16 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/ogretmenlerin-yoneticilik-atama-kararnameleri-icin-bekleyis-suruyor-mp510.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan yönetici atamaları gereği yöneticilikten ayrılan öğretmenlerin atamaları tamamlandı. Peki atama kararnameleri ne zaman yayımlanacak?</itunes:subtitle><itunes:summary>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan yönetici atamaları gereği yöneticilikten ayrılan öğretmenlerin atamaları tamamlandı. Peki atama kararnameleri ne zaman yayımlanacak?</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB ve İçişleri Bakanlığı'ndan 81 İlde Eş Zamanlı Okul Güvenliği Denetimi]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/meb-ve-icisleri-bakanligindan-81-ilde-es-zamanli-okul-guvenligi-denetimi-mp197-h2595.html</link>
      <description><![CDATA[Bakanlık Duyurdu: Okullar İçin Müfettiş Heyetleri 81 İlde Sahada Olacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, yeni eğitim-öğretim döneminde öğrenci ve gençlerin güvenliğini sağlamak amacıyla 81 ilde geniş çaplı bir denetim çalışması başlattı. Mülkiye, emniyet, jandarma ve Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) müfettişlerinin ortak koordinasyonuyla yürütülecek saha taramasında; okul çevrelerindeki asayiş uygulamalarından binaya giriş-çıkış güvenlik protokollerine kadar tüm süreçler yerinde incelenecek.</p><p>Bakanlık tarafından hayata geçirilen denetim planı kapsamında başmüfettişler, valilikler, kaymakamlıklar ve okul yönetimleri tarafından alınan mevcut tedbirlerin etkinliğini ve yerindeliğini bizzat kontrol edecek. Çalışmanın detaylarına ilişkin açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, tüm illerin kapsama alındığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Okullarda alınan tedbirlerin yerindeliği konusunda Millî Eğitim Bakanlığı müfettişlerimiz, mülkiye müfettişlerimiz, polis başmüfettişlerimiz ve jandarma müfettişlerimizle beraber bütün illerimizi tekrar bir tarayacağız. Okul güvenliği konusunda hem valiliklerimizin, kaymakamlarımızın ve okullarımızın aldığı tedbirleri yerinde gözden geçirmiş olacağız."</p><p>Yapılacak denetimlerle, yerel yönetimler ve kolluk kuvvetlerince uygulanan güvenlik önlemlerindeki aksaklıkların önüne geçilmesi ve okul çevrelerindeki emniyet standartlarının en üst seviyeye çıkarılması hedefleniyor.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Denetimlerin, MEB müfettişleri ve okul yönetimleri üzerindeki etkisi ise merak konusu. Müfettişlerin sahadaki varlığı, okul idarecilerinin güvenlik protokollerine uyumunu artırabilir; ancak bu durum, öğretmenler ve okul çalışanları için ek bir denetim baskısı yaratabilir. MEB'in bu süreçteki rolü, standartların yükseltilmesi adına kritik önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/meb-ve-icisleri-bakanligindan-81-ilde-es-zamanli-okul-guvenligi-denetimi-mp197-h2595.html</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 20:48:19 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/meb-ve-icisleri-bakanligindan-81-ilde-es-zamanli-okul-guvenligi-denetimi-mp197.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Bakanlık Duyurdu: Okullar İçin Müfettiş Heyetleri 81 İlde Sahada Olacak</itunes:subtitle><itunes:summary>Bakanlık Duyurdu: Okullar İçin Müfettiş Heyetleri 81 İlde Sahada Olacak</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB'den 81 İle Denetim Talimatı: Kütüphane Kafe ve Deneme Kulübü Adı Altında Eğitim Verenlere Ağır Yaptırım]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/mebden-81-ile-denetim-talimati-kutuphane-kafe-ve-deneme-kulubu-adi-altinda-egitim-verenlere-agir-yaptirim-mp361-h2594.html</link>
      <description><![CDATA[Millî Eğitim Bakanlığı, farklı adlar altında izinsiz eğitim ve öğretim faaliyeti yürüten işletmelere yönelik denetimleri artırıyor. Ruhsatsız faaliyet gösterdiği belirlenen yerlere idari para cezası kesilecek ve söz konusu işletmeler valiliklerce kapatılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, ülke genelinde izinsiz yürütülen eğitim ve öğretim faaliyetlerine karşı kapsamlı bir saha hamlesi başlattı. 81 ilin valiliğine gönderilen resmi yazıyla, eğitim öğretim hizmetlerinin devletin gözetim ve denetimi altında yürütülmesi gerekliliği bir kez daha hatırlatıldı. Resmi, özel ya da gönüllü kuruluşlar eliyle sürdürülen tüm eğitim çalışmalarının Bakanlık denetimine tabi olduğu vurgulandı.</p>
<p>Bakanlığın talimatı doğrultusunda, il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri kendi sorumluluk alanlarında detaylı incelemeler yürütecek. Denetim ekipleri cadde cadde, sokak sokak faaliyet gösteren işletmeleri tek tek mercek altına alacak. Tabelasında ya da görünürdeki hizmet türünde farklı bir iş kolu yazmasına rağmen fiilen öğrencilere eğitim hizmeti sunduğu belirlenen yerler bu taramanın odağında yer alacak.</p>
<h2>Kütüphane, Kafe ve Deneme Kulübü İsimleri Mercek Altında</h2>
<p>Özellikle "kütüphane", "kütüphane istasyonu", "kafe", "kütüphane kafe" ve "deneme kulübü" gibi unvanlarla hizmet veren mekânlar denetimlerin ana hedefi konumunda. Farklı isimler altında faaliyet gösterip Bakanlık izni olmaksızın eğitim öğretim sunduğu saptanan işletmeler hakkında tutanak tutulacak. Dijital ortamlarda yapılan incelemelerin de bu yöndeki bulguları doğruladığı ifade edildi.</p>
<h2>20 Brüt Asgari Ücret Ceza ve Valilik Kararıyla Kapatma</h2>
<p>Özel Öğretim Kurumları Kanunu uyarınca, kurum açma izni ve çalışma ruhsatı bulunmaksızın eğitim faaliyeti yürüten kişi veya işletmelere brüt asgari ücretin 20 katı tutarında idari para cezası kesilecek. Ruhsatsız faaliyet gösterdiği kesinleşen işletmeler ayrıca valilikler kanalıyla kapatılacak. İşletmelerin durum tespiti daha önce illere iletilen rapor formatına göre yapılacak ve saha çalışmaları sonucunda elde edilen veriler 1 Kasım'a kadar Bakanlığa iletilecek.</p>
<p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>
<p>MEB'in bu hamlesi, eğitim camiasında uzun süredir tartışılan bir boşluğu kapatmaya yönelik ciddi bir adım olarak öne çıkıyor. Dershanelerin kapatılmasının ardından öğrencilerin destek ihtiyacını karşılamak üzere türeyen ve çoğu zaman denetim dışı kalan bu yapılar, veliler için hem maddi hem de pedagojik bir belirsizlik alanı oluşturuyordu. Bakanlığın talimatı, kayıt dışı eğitim ekonomisini disipline etmeyi amaçlarken; okullar ve öğretmenler açısından da "her tabelanın altında eğitim var mı?" sorusunun yanıtını netleştirmeye dönük bir çerçeve çiziyor. Ancak sahada denetim ekiplerinin iş yükünü artıracak bu sürecin, öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin asli görevlerini aksatmadan yürütülmesi, uygulamanın başarısı açısından kritik görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/mebden-81-ile-denetim-talimati-kutuphane-kafe-ve-deneme-kulubu-adi-altinda-egitim-verenlere-agir-yaptirim-mp361-h2594.html</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 13:04:16 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/mebden-81-ile-denetim-talimati-kutuphane-kafe-ve-deneme-kulubu-adi-altinda-egitim-verenlere-agir-yaptirim-mp361.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Millî Eğitim Bakanlığı, farklı adlar altında izinsiz eğitim ve öğretim faaliyeti yürüten işletmelere yönelik denetimleri artırıyor. Ruhsatsız faaliyet gösterdiği belirlenen yerlere idari para cezası kesilecek ve söz konusu işletmeler valiliklerce kapatılacak.</itunes:subtitle><itunes:summary>Millî Eğitim Bakanlığı, farklı adlar altında izinsiz eğitim ve öğretim faaliyeti yürüten işletmelere yönelik denetimleri artırıyor. Ruhsatsız faaliyet gösterdiği belirlenen yerlere idari para cezası kesilecek ve söz konusu işletmeler valiliklerce kapatılacak.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğretmenlere Çift Ek Ders Müjdesi: Eylül Ödemelerinde 30 Saat Detayı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenlere-cift-ek-ders-mujdesi-eylul-odemelerinde-30-saat-detayi-mp520-h2593.html</link>
      <description><![CDATA[O Öğretmenlere İki Kat Ek Ders Ücreti Ödenecek!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Öğretmenlere Çift Ek Ders Müjdesi: Eylül Ödemelerinde 30 Saat Detayı</h1>
<p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde görev yapan öğretmenlerin Eylül ayı ek ders ödemelerinde seminer ve uyum haftası kaynaklı belirsizlik giderildi. Okul öncesi, 1. ve 5. sınıf öğretmenleri, fiili eğitim verdikleri için çift ödeme almaya hak kazanıyor.</strong></p>
<p>Yeni eğitim-öğretim döneminin kapıda olmasıyla birlikte, öğretmenlerin Eylül ayı ek ders hesaplamalarına ilişkin tereddütler sona erdi. 1-11 Eylül tarihleri arasında icra edilen mesleki çalışmalar (seminerler) ve okula yeni adım atan öğrenciler için planlanan uyum haftası kapsamındaki ek ders modülü, MEBBİS Ek Ders Modülü verileri doğrultusunda netlik kazandı.</p>
<p>MEBBİS Ek Ders Modülü verilerine göre, 1-11 Eylül tarihleri arasında düzenlenen mesleki çalışmalara ve seminer dönemine katılan tüm öğretmenlere 15 saat ek ders ücreti ödenecek.</p>
<p>Uyum haftasında fiilen görev yapan öğretmenler için ise sevindirici bir detay öne çıkıyor. Okul öncesi (anaokulu), 1. sınıf ve 5. sınıf öğretmenleri, 7-11 Eylül tarihleri arasında öğrencilerin okula alışmasını sağlamak amacıyla fiili olarak görev yaptıkları için ek ödemeye hak kazanıyor.</p>
<p>Mevzuata göre bu öğretmenler, sadece seminer çalışması yapmayıp fiilen uyum eğitimi verdikleri için seminer ücretine ilave olarak +15 saat daha ek ders ücreti alacak. Böylece uyum haftasında görev alan öğretmenlerin toplam ek ders saati 30 saate ulaşmış olacak.</p>
<p>Eğitim mevzuatı uzmanları, seminer çalışması ile fiili eğitimin birbirinden farklı olduğuna dikkat çekiyor. Yapılan açıklamada:</p>
<p>&quot;Uyum haftası eğitimi bir seminer çalışması değil, öğrencilerle birebir yürütülen fiili bir eğitim faaliyetidir. Bu nedenle okul öncesi, 1. ve 5. sınıf öğretmenlerine hem seminer çalışması hem de verdikleri fiili eğitim için ayrı ayrı ödeme yapılması gerekmektedir.&quot; ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Öğretmenlerin mağduriyet yaşamamaları adına MEBBİS ek ders girişlerinin okul yönetimlerince bu esaslara göre kontrol edilerek onaylanması bekleniyor.</p>
<p>Eğitim sisteminin temel taşı olan öğretmenlerin emeklerinin karşılığını eksiksiz alması, eğitimin kalitesi açısından kritik bir önem taşıyor. Özellikle uyum haftasında fiilen görev yapan öğretmenlerin çift ek ders alması, mesleki motivasyonu artırıcı bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak sürecin sağlıklı işlemesi için okul yönetimlerinin MEBBİS girişlerini titizlikle kontrol etmesi ve öğretmenlerin hak kaybı yaşamaması gerekiyor. Eğitim camiası, bu tür düzenlemelerin öğretmenlerin mesleki onurunu ve iş tatminini desteklemesi açısından olumlu bir gelişme olarak görüyor.</p>
<p>Bu haber, 27/09/2026 tarihinde KadinHerYerde.COM yazarı Zümra Naz tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenlere-cift-ek-ders-mujdesi-eylul-odemelerinde-30-saat-detayi-mp520-h2593.html</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 13:02:25 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/ogretmenlere-cift-ek-ders-mujdesi-eylul-odemelerinde-30-saat-detayi-mp520.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>O Öğretmenlere İki Kat Ek Ders Ücreti Ödenecek!</itunes:subtitle><itunes:summary>O Öğretmenlere İki Kat Ek Ders Ücreti Ödenecek!</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Patryk Hałajczak Skandalı: Polskie Towarzystwo Psychologiczne "Emsalsiz" Prosedürler Hakkında Açıklama Yaptı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/patryk-haajczak-skandali-polskie-towarzystwo-psychologiczne-emsalsiz-prosedurler-hakkinda-aciklama-yapti-mp605-h2592.html</link>
      <description><![CDATA[Polskie Towarzystwo Psychologiczne, Patryk Hałajczak'ın görevden ayrılmasının ardından kurum içi doğrulama süreçlerinde yaşanan eksiklikleri kabul ederek "emsalsiz" olarak nitelendirdiği yeni prosedürler üzerinde çalıştığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Patryk Hałajczak Skandalı: Polskie Towarzystwo Psychologiczne "Emsalsiz" Prosedürler Hakkında Açıklama Yaptı</h1>
<p><strong>Polskie Towarzystwo Psychologiczne, Patryk Hałajczak'ın görevden ayrılmasının ardından kurum içi doğrulama süreçlerinde yaşanan eksiklikleri kabul ederek "emsalsiz" olarak nitelendirdiği yeni prosedürler üzerinde çalıştığını duyurdu.</strong></p>
<p>Patryk Hałajczak, 1 Mart 2025 tarihinden itibaren bir buçuk yıl boyunca Polskie Towarzystwo Psychologiczne'nin (PTP) Varşova şubesinin başkanlığını yürüttü. Ancak psikolog diplomasını 2020 yılında Poznań'daki Wyższa Szkoła Bezpieczeństwa'dan almıştı. Daha önce çocuklarla çalışabilmek için sahte bir SWPS diploması kullandığı iddia edildi.</p>
<p>WOT PTP başkanı olarak avukatlar, vesayet memurları ve Çocuk Hakları Ombudsmanı ile fotoğraf çektirdi. Polonya'nın en eski ve en büyük PTP şubesinin başındaki kişinin geçmişi gerektiği gibi araştırılmadı. Sahte diploma ve yetkisiz olarak küçüklerle çalışma konularının yanı sıra, Pedofili Komisyonu ile ilişkilendirme ve Andrzej Samson'un dosyalarına ilgi duyma konusu da gündeme geldi.</p>
<p>14 Eylül'de Patryk Hałajczak, PTP Varşova Bölge Şubesi başkanlığından istifa etti. Bu sırada ortaya çıkan tartışmaları ilk kez Rynek Zdrowia bildirdi. Ardından Hałajczak davası, Rynek Zdrowia editörleriyle paralel olarak Gazeta Wyborcza başta olmak üzere diğer medya kuruluşları tarafından da ele alındı.</p>
<p>"Psikolojik yardım alan kişiler, sağlıklarını emanet ettikleri kişinin nitelikleri hakkında doğru bilgi edinme hakkına sahiptir. PTP Ana Yönetim Kurulu'nun eylemlerini ve Dernek prosedürlerini iyileştirme planını sunuyoruz" açıklaması 26 Eylül Cumartesi günü dernek tarafından yapıldı.</p>
<p>WOT PTP başkanlığından ayrılmadan önce Patryk Hałajczak'ın, Polonya psikolojisi ve psikoterapisi tarihinin en acı verici sayfalarından birine "göz atma" girişiminde bulunduğu öne sürüldü. Dernek üyelerine gönderilen ve ele geçirilen yazışmalarda, WOT PTP Yönetim Kurulu Başkanı olarak Varşova-Mokotów Bölge Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'ne başvurarak çocuklara yönelik cinsel suçlardan hüküm giymiş tanınmış psikolog ve psikoterapist Andrzej Samson'un ceza davası dosyalarına erişim talep ettiğini bildirdiği iddia edildi.</p>
<p>"Bay Hałajczak tarafından duyurulan Andrzej Samson davası dosyalarına erişim girişimi PTP'nin bir eylemi değildi. Ana Yönetim Kurulu bu konuda önceden bilgilendirilmedi ve kendisine bu konuda yetki verilmedi" açıklamasını Polskie Towarzystwo Psychologiczne yönetimi yaptı.</p>
<p>Mevcut Yönetim Kurulu göreve geldiğinde Hałajczak'ın zaten PTP Varşova şubesinin başkanı olduğu vurgulandı. "Temmuz 2026'da Şube'nin diğer kurumlarla işbirliğine ilişkin konuları aydınlatmaya başladık. Yapılan anlaşmaların dayanaklarını doğrulayan belgeleri ve açıklamaları defalarca talep ettik" diyen PTP yönetimi sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>Yönetim, Patryk Hałajczak'ın daha önce psikolog olarak çalıştığına dair bilgi edindikten sonra eylemlerini genişlettiğini açıkladı. "Bir hukuk bürosuna, aralarında bir kreşteki çalışmasının da bulunduğu önceki istihdamını kontrol etmesi için talimat verdik. RAD-on sistemindeki elimizdeki eğitim verilerinde 2020 yılında yüksek lisans derecesi alındığı kayıtlıydı. 2014-2016 yılları arasında psikolog olarak çalıştığına dair bilgilerle ortaya çıkan tutarsızlığın açıklığa kavuşturulması gerekiyordu" diye açıkladı PTP.</p>
<p>Patryk Hałajczak'ın, konu aydınlatılana kadar aktif görev yapmaktan kaçınması için PTP Ana Yönetim Kurulu tarafından uyarıldığı bildirildi. "31 Ağustos için önerilen toplantı gerçekleşmedi. Şikayet Onur Mahkemesi'ne iletilene kadar tam belgeleri ve yanıtları alamadık" diye ekledi Yönetim.</p>
<p>31 Ağustos'ta Patryk Hałajczak'ın PTP'nin 120. yıl kutlamalarını düzenleyen komiteden azledildiği ve şüpheler aydınlatılana kadar Ana Yönetim Kurulu tarafından derneğin komisyonlarına, gruplarına ve diğer danışma organlarına atanma olasılığının askıya alındığı belirtildi.</p>
<p>"7 Eylül'de PTP Onur Mahkemesi'ne - dernek üyeleriyle ilgili şikayetleri inceleyen iç organ - bir şikayet gönderdik. Bu şikayet Bay Hałajczak'ın Şube'deki faaliyetlerini, tam belge ve açıklama eksikliğini ve önceki mesleki çalışmalarına ilişkin şüpheleri kapsıyordu. Gerçeklerin tespit edilmesini ve kendisinin görüşünü sunmasını sağlamayı amaçlıyordu" ifadelerine yer verildi.</p>
<p>PTP yönetimi, WOT PTP başkanının görevinden istifa etmesinin nedenleri hakkında bir yargıya varmadığını, ancak bu kararın Yönetim Kurulu'nun eylemlerini sonlandırmadığını ekledi. "Kolluk kuvvetlerine suç duyurusunda bulunduk" açıklaması yapıldı.</p>
<p>"PTP'ye kabul, eğitimi doğrulayan belgelerin sunulmasını ve derneğin iki asil üyesi tarafından imzalanmış bir beyanı gerektirir. Karar, ilgili şubenin yönetim kurulu tarafından karar ile alınır. <strong>Bay Hałajczak söz konusu olduğunda, tüm mesleki kariyeri hakkında ayrıntılı bir kontrol yapılmamıştır</strong>. Tüzük bu konuda ayrı bir prosedür öngörmemektedir" diye kabul etti Yönetim Kurulu.</p>
<p>Patryk Hałajczak'ın kabulü için referans veren kişilerden birinin, Gazeta Wyborcza'nın haberinde bu konuyla ilgili bilgi yayınlayan sosyal medya profilinin kurucusu olarak gösterilen Piotr Toczyski olduğu belirtildi.</p>
<p>"Daha önceki bir referans, sonradan ortaya çıkan gerçeklerin bilindiğini göstermez. Derneğin prosedürlerinden ve kararlarından dernek yönetimleri sorumludur.<br>PTP Tüzüğü'nde değişiklik çalışmalarına başlıyoruz. Derneğe kabul edilen ve yönetime aday olan kişilerin doğrulamasını ve bildirimlere yanıt verme şeklimizi iyileştirmek istiyoruz" açıklamasını yapan PTP şunları sıraladı:</p>
<p>"PTP tarihinde bu tür prosedürleri uygulamaya koymayı planlayan ilk Yönetim Kurulu biziz" denildi.</p>
<p>Yönetim Kurulu, alınan hukuki görüşe göre PTP'nin adayların önceki sabıka kayıtlarına ilişkin verileri işlemek için bir dayanağı olmadığını açıkladı. Ancak "Yasal kısıtlamalar bizi mevcut doğrulama yöntemlerini iyileştirme yükümlülüğünden muaf tutmaz" diye ekledi.</p>
<p>PTP Yönetim Kurulu, endişe verici bilgilere tepki verilmesi çağrısında bulundu.</p>
<p>"Kişisel ilişkiler veya çevredeki konum, soru sormayı engellememelidir. Şüpheleri belgelemeye ve uygun prosedürleri ve mevcut yasal yolları kullanmaya teşvik ediyoruz" diye yazdı PTP yönetimi.</p>
<p>Cesaretin sözlerin ve eylemlerin sorumluluğunu gerektirdiğini, ancak bunun küçümseme, ima veya kanıt olmadan suçlama ile karıştırılmaması gerektiğini ekledi.</p>
<p>"Dernek üyelerini değişiklik projeleri, alınan kararlar ve bunların uygulanması hakkında bilgilendirmeye devam edeceğiz" diye özetledi PTP Yönetim Kurulu.</p>
<p>Bu haber, 27 Eylül 2026 tarihinde PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>
<p>Yaşam ve güzellik perspektifinden bakıldığında, psikolojik destek hizmeti alan bireylerin, kendilerine hizmet sunan profesyonellerin gerçek niteliklerini bilme hakkı, ruh sağlığı alanında güvenin temelini oluşturur. Bu tür skandallar, toplumun psikologlara ve psikoterapistlere duyduğu güveni sarsarak, iyileşme sürecindeki hassas bireylerin zarar görmesine yol açabilir; bu nedenle mesleki etik ve şeffaflık, hem bireysel hem de toplumsal iyi oluş için vazgeçilmezdir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/patryk-haajczak-skandali-polskie-towarzystwo-psychologiczne-emsalsiz-prosedurler-hakkinda-aciklama-yapti-mp605-h2592.html</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 13:02:24 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/patryk-haajczak-skandali-polskie-towarzystwo-psychologiczne-emsalsiz-prosedurler-hakkinda-aciklama-yapti-mp605.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Polskie Towarzystwo Psychologiczne, Patryk Hałajczak'ın görevden ayrılmasının ardından kurum içi doğrulama süreçlerinde yaşanan eksiklikleri kabul ederek "emsalsiz" olarak nitelendirdiği yeni prosedürler üzerinde çalıştığını duyurdu.</itunes:subtitle><itunes:summary>Polskie Towarzystwo Psychologiczne, Patryk Hałajczak'ın görevden ayrılmasının ardından kurum içi doğrulama süreçlerinde yaşanan eksiklikleri kabul ederek "emsalsiz" olarak nitelendirdiği yeni prosedürler üzerinde çalıştığını duyurdu.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğretmenler Önlük Giyiyor Mu? Okullardaki Son Durum]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenler-onluk-giyiyor-mu-okullardaki-son-durum-mp939-h2591.html</link>
      <description><![CDATA[Okullar açıldı, iki hafta geride kaldı. Peki MEB tarafından öğretmenlerin önlük giymelerine yönelik iletilen talimatlar sahada ne derece karşılık buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır. Okullar açılalı iki hafta geride kaldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) öğretmenlerin önlük giymesi yönünde valiliklere ilettiği talimatların sahada ne ölçüde karşılık bulduğu merak konusu. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamındaki kılık kıyafet hükümlerine ek olarak, resmi yazılarda öğretmenlerin önlük giymesine dair maddeler de yer aldı.</p><p>Ancak neredeyse tüm öğretmen sendikaları bu talimata tepki gösterdi. Sendikaların önemli bir bölümü üyelerine eylem çağrısı yaparak serbest kıyafet uygulamasına devam etmelerini ve önlük giymemelerini istedi. Sahadan gelen veriler, öğretmenlerin bakanlığın önlük talimatına büyük ölçüde uyduğunu ortaya koyuyor. Öğretmenlerin büyük bir kısmı, kılık kıyafetle ilgili bu yıl istenen hususlara uzun süredir dikkat ediyor. Bununla birlikte, öğretmenlerin sendikalarının önlük giymeme eylemine büyük ölçüde katılmadıkları gözlemleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenler-onluk-giyiyor-mu-okullardaki-son-durum-mp939-h2591.html</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 13:00:18 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/ogretmenler-onluk-giyiyor-mu-okullardaki-son-durum-mp939.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Okullar açıldı, iki hafta geride kaldı. Peki MEB tarafından öğretmenlerin önlük giymelerine yönelik iletilen talimatlar sahada ne derece karşılık buldu.</itunes:subtitle><itunes:summary>Okullar açıldı, iki hafta geride kaldı. Peki MEB tarafından öğretmenlerin önlük giymelerine yönelik iletilen talimatlar sahada ne derece karşılık buldu.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vietnam'da Eğitim Dönüşümü: Ezberden Öz Düzenlemeye Geçişin PISA 2025 Analizi]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/son-dakika/vietnamda-egitim-donusumu-ezberden-oz-duzenlemeye-gecisin-pisa-2025-analizi-mp889-h2590.html</link>
      <description><![CDATA[PISA 2025 verileri, Vietnamlı öğrencilerin geleneksel çalışkanlık kültürünü korurken öz düzenleme becerilerinde de dikkat çekici bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koyuyor. PGS.TS Phạm Quốc Khánh, bu dönüşümün nasıl yönetilmesi gerektiğine dair kritik değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Vietnam'da Eğitim Dönüşümü: Ezberden Öz Düzenlemeye Geçişin PISA 2025 Analizi</h1><p><b>PISA 2025 verileri, Vietnamlı öğrencilerin geleneksel çalışkanlık kültürünü korurken öz düzenleme becerilerinde de dikkat çekici bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koyuyor. PGS.TS Phạm Quốc Khánh, bu dönüşümün nasıl yönetilmesi gerektiğine dair kritik değerlendirmelerde bulundu.</b></p><p>PISA 2025 kapsamında Vietnam'da gerçekleştirilen saha çalışmasına 194 okuldan 7.353 öğrenci katıldı ve bu örneklem, yaklaşık 1,109 milyon 15 yaşındaki öğrenciyi temsil ediyor. Elde edilen sonuçlar arasında en dikkat çekici olanlardan biri, öğrencilerin %54'ünün öğrenme planlaması yapması; bu oran OECD ortalaması olan %37'nin oldukça üzerinde. PGS.TS Phạm Quốc Khánh - Cục Quản lý chất lượng (Bộ GD&ĐT) Phó Cục trưởng'ü, bu farkın 17 puanlık bir pozitif sinyal olduğunu ve Vietnamlı öğrencilerin önemli bir kesiminin öğrenme hedefleri konusunda bilinçli davrandığını, süreç içinde tamamen pasif kalmadığını vurguluyor.</p><p>Ancak PISA'nın ele aldığı 'hedef belirleme' kavramının doğru anlaşılması gerektiğini belirten Khánh, bunun yalnızca 8 veya 9 puan almak, bir üniversiteye girmek ya da sınıfın en iyileri arasında yer almak gibi sonuç odaklı bir hedef koymaktan ibaret olmadığını ifade ediyor. PISA daha çok şu somut davranışlara odaklanıyor: Öğrencinin nasıl çalışacağına dair plan yapıp yapmadığı; mevcut yöntem işe yaramadığında stratejisini değiştirip değiştirmediği; notlarına bakmadan kendine sorular sorarak veya bilgiyi özetleyerek kendini test edip etmediği. Bu unsurlar, öz düzenlemeli öğrenmenin temel bileşenlerini oluşturuyor.</p><p>Hedef belirlemenin öğrenme çıktılarıyla ilişkili olduğunu ancak bunun 'sihirli bir formül' olmadığını belirten veriler, genel olarak hedef belirleme becerisi daha iyi olan öğrencilerin daha yüksek akademik sonuçlar elde ettiğini gösteriyor. Bu ilişki, Filipinler, Güney Kore ve Kenya dahil birçok eğitim sisteminde Fen Bilimleri dersinde belirgin şekilde görülüyor. Ne var ki yirmiden fazla eğitim sisteminde bu bağlantı anlamlı düzeyde değil. Dolayısıyla, yalnızca öğrencilerden hedef belirlemelerini istemenin başarıyı otomatik olarak artıracağı sonucuna varmak mümkün değil; hedef belirleme, daha geniş bir öğrenme ekosisteminin yalnızca bir bileşeni.</p><p>Öğrencilerin hedeflerini eyleme dönüştürebilmesi için temel bilgi birikimine, uygun öğrenme yöntemlerine, odaklanma becerisine, öğretmen geri bildirimine, destekleyici bir ortama ve hata düzeltme fırsatlarına ihtiyaç duyduğunu aktaran Khánh, çok yüksek hedefler koyup beceri eksikliği veya destek yoksunluğu nedeniyle sürekli başarısız olan bir öğrencinin durumunda hedef belirlemenin biçimsel bir ritüele dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.</p><p>PISA verileri, hedef belirleme becerisinin merak ve azim ile oldukça güçlü bir ilişki içinde olduğunu gösteriyor. OECD ortalamasına göre, hedef belirleme becerisi iyi olan gruptaki öğrencilerin yaklaşık %83'ü meraklı olduklarını ve yeni şeyler öğrenmeyi sevdiklerini belirtirken, bu oran hedef odaklılığı daha düşük olan grupta yalnızca %57 civarında. Bu durum, aktif bir öğrencinin tek bir özellikle tanımlanamayacağını; merak, azim, hedef, özgüven ve öz düzenleme gibi faktörlerin genellikle birbiriyle etkileşim halinde olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle eğitim politikalarının başarıyı artırmak için tek bir 'basit önlem' aramaması, bunun yerine öğrencileri keşfetmeye teşvik eden, zorlukları kabul eden ve öğrenme sürecini giderek kendi kontrolüne alan bir ortam inşa etmeye odaklanması gerekiyor.</p><p>PISA 2025, öğretmenlerin rolüne dair de çarpıcı bir bulgu sunuyor. OECD ortalaması ve 38 eğitim sistemi üzerinden bakıldığında, öğrencilerin öğretmenlerinden yüksek düzeyde destek aldığı durumlarda merak ile hedef belirleme arasındaki ilişki güçleniyor. Filipinler, Bulgaristan, Peru, Özbekistan, Dominik Cumhuriyeti ve Lübnan'da bu bağlantı, yüksek destek ortamında düşük destek ortamına kıyasla yaklaşık iki kat daha güçlü. Bu da öğrenci motivasyonunun öğretim süreci aracılığıyla 'dönüştürülmesi' gerektiğini gösteriyor.</p><p>Bir öğrenci ilerlemek isteyebilir ancak nasıl ilerleyeceğini bilmeyebilir. Öğretmen, öğrencinin genel isteğini somut eylemlere dönüştürmesine yardımcı olabilir: Büyük hedefleri küçük parçalara bölmek, öğrenme stratejileri seçmek, ilerlemeyi takip etmek, hataları tespit etmek, öğrenme yöntemini ayarlamak ve gerektiğinde yardım aramak. Bu rol, yalnızca içerik aktaran geleneksel öğretmen modelinden farklıdır; öğretmen burada öğrenme ortamının tasarımcısı ve öğrenciye nasıl öğreneceğini rehberlik eden bir figür haline gelir.</p><p>PISA 2025'in bir diğer dikkat çekici sonucu, Vietnamlı öğrencilerin %85'inin kendini okula ait hissetmesi. Bu oran OECD ortalaması olan %77'nin üzerinde. Buna karşılık, 'okul zaman kaybıdır' görüşüne katılanların oranı Vietnam'da %13 iken OECD ortalaması %26; yani Vietnam, OECD'nin yarısı kadar bir orana sahip. Birçok ülkenin ergenlerde öğrenme motivasyonunun düşmesi ve okuldan kopuş endişesi yaşadığı bir dönemde, Vietnamlı öğrencilerin bu aidiyet duygusu önemli bir pozitif kaynak olarak değerlendirilebilir.</p><p>Ancak 'aidiyet hissi' yalnızca öğrencinin okula gitmeyi sevmesi anlamına gelmiyor. Bu kavram, öğrencinin kendini kabul edilmiş, değerli ve öğretmenler, arkadaşlar ve okul topluluğuyla olumlu ilişkiler içinde hissedip hissetmediğini yansıtıyor. PISA'ya göre, okula ait olduğunu hisseden öğrenciler daha yüksek merak düzeyi, daha olumlu bir gelişim zihniyeti, kendine hedef koyma becerisi ve zorluklarla karşılaştığında aktif olarak yardım arama eğilimi gösteriyor.</p><p>Okula aidiyet duygusu yüksek olan öğrencilerin yaklaşık %68'i zor bir ödevle karşılaştıklarında daha fazla çaba göstereceklerini belirtirken, aidiyet düzeyi düşük grupta bu oran yalnızca %51. 17 puanlık bu fark oldukça anlamlı. Bu da duygular ile öğrenmenin birbirinden ayrı iki konu olmadığını gösteriyor. Kendini okul topluluğunda saygı gören ve bir yere ait hisseden bir öğrenci, zorluklarla karşılaştığında devam etmek için daha fazla motivasyona sahip olabilir. Tersine, kendini izole edilmiş veya fark edilmemiş hisseden bir öğrencinin öğrenme motivasyonunu sürdürmesi daha zor olacaktır.</p><p>PISA verileri, sınıf ortamının özel bir öneme sahip olduğunu da gösteriyor. Öğretmenler, kapsayıcı bir sınıf oluşturarak, öğrencileri katılıma teşvik ederek ve çabalarını ve başarılarını takdir ederek aidiyet duygusunu güçlendirebilir. Öğrenciler kendilerini saygı gören, değer verilen ve bağlantıda hisseden bireyler olarak algıladıklarında, okul faaliyetlerine daha aktif katılma eğiliminde oluyorlar. Öğretmenlerden gelen güçlü destek, aidiyet duygusu ile öğrenci merakı arasındaki bağlantının daha da güçlenmesiyle ilişkili. Dolayısıyla okul ortamı, bilgi öğretiminin yanında 'destekleyici' bir faktör değil; eğitim kalitesinin bir parçası.</p><p>PISA 2025, Vietnamlı öğrencilerin özellikle motivasyon ve öğrenme tutumları açısından olumlu bir temele sahip olduğunu gösteriyor. Peki bu avantajlar nasıl sürdürülebilir öğrenme kalitesine dönüştürülebilir? Vietnamlı öğrencilerin yüksek öğrenme planlaması oranı, yüksek okul aidiyet duygusu ve okulu 'zaman kaybı' olarak görme oranının görece düşüklüğü kayda değer avantajlar. Ancak bunlar kendiliğinden başarıya dönüşmüyor.</p><p>Vietnam eğitiminin önündeki zorluk, motivasyonu öğrenme yöntemine, çalışkanlığı öz düzenleme becerisine ve okula bağlılığı aktif öğrenme katılımına dönüştürmek. Bunu başarmak için öğretmenin rolünün bilgi aktarıcısından öğrenme rehberine genişletilmesi, değerlendirme faaliyetlerinin öğrencinin ilerlemesini fark etmesine yardımcı olması ve okul ortamının öğrencilere saygı, beklenti ve destek hissini sürdürmesi gerekiyor.</p><p>PISA belgeleri, öğrencilerin net hedef ve yönlere ihtiyaç duyduğunu ancak hedeflerin dışarıdan dayatılması yerine okulun öğrencilerin kendi hedeflerini belirlemesine destek olması gerektiğini vurguluyor. Teknolojinin giderek daha fazla yer aldığı bir işgücü piyasasında, bağımsız gelişme, uyum sağlama ve yenilik yapma yetkinliği giderek daha önemli hale geliyor.</p><p>PISA 2025'in Vietnam için en olumlu mesajlarından biri yalnızca puanlarda değil; birçok Vietnamlı öğrencinin hâlâ öğrenmek istemesi, öğrenme yönelimine sahip olması ve kendini okulun bir parçası olarak hissetmesinde yatıyor. Eğitim sistemi bu motivasyon kaynağını koruyabilir ve aynı zamanda öğrencilerin kendi hedeflerini belirlemesine, kendini değerlendirmesine, stratejilerini değiştirmesine ve kendi öğrenmesi konusunda giderek daha fazla sorumluluk almasına yardımcı olabilirse, bu gelecek yıllarda eğitim kalitesi için önemli bir kaynak olacaktır. Nihai hedef yalnızca 'rehberlik olduğunda iyi öğrenen' öğrenciler yetiştirmek değil; 'adım adım rehberlik olmadan da öğrenmeye devam etmeyi bilen' gençler yetiştirmek. Bu da hızla değişen bir dünyada yaşam boyu öğrenme için gerekli yetkinlik.</p><p>Khánh, hedef belirlemenin biçimsel bir kampanyaya dönüştürülmemesi gerektiğini de özellikle vurguluyor. Öğrenme hedefleri konusunda olumlu veriler görüldükten sonra okulların biçimsel olarak haftalık veya aylık hedef yazdırma, takip defteri tutturma gibi uygulamalar başlatması riskine dikkat çekiyor. Bu, PISA bulgusunun asıl ruhunu yansıtmıyor. Önemli olan öğrencinin hedef yazıp yazmaması değil, hedefi eyleme dönüştürüp dönüştürememesi. Şu sorular daha faydalı olabilir: 'Neyi iyileştirmek istiyorsun?', 'Bunu başarmak için ne yapacaksın?', 'İlerlediğini nasıl anlarsın?', 'Bu yöntem işe yaramazsa neyi değiştirirsin?', 'Zorlandığında nereden destek alacaksın?' Bu tür sorular, öğrencinin gerç]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/son-dakika/vietnamda-egitim-donusumu-ezberden-oz-duzenlemeye-gecisin-pisa-2025-analizi-mp889-h2590.html</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 22:48:24 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/vietnamda-egitim-donusumu-ezberden-oz-duzenlemeye-gecisin-pisa-2025-analizi-mp889.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>PISA 2025 verileri, Vietnamlı öğrencilerin geleneksel çalışkanlık kültürünü korurken öz düzenleme becerilerinde de dikkat çekici bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koyuyor. PGS.TS Phạm Quốc Khánh, bu dönüşümün nasıl yönetilmesi gerektiğine dair kritik değerlendirmelerde bulundu.</itunes:subtitle><itunes:summary>PISA 2025 verileri, Vietnamlı öğrencilerin geleneksel çalışkanlık kültürünü korurken öz düzenleme becerilerinde de dikkat çekici bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koyuyor. PGS.TS Phạm Quốc Khánh, bu dönüşümün nasıl yönetilmesi gerektiğine dair kritik değerlendirmelerde bulundu.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ek Ders Ücretinde Zirve O Öğretmenlerde: 27.500 TL'ye Ulaşan Brüt Gelir Haritası]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ek-ders-ucretinde-zirve-o-ogretmenlerde-27-500-tlye-ulasan-brut-gelir-haritasi-mp250-h2589.html</link>
      <description><![CDATA[Ek Ders Ücretinde Zirve O Öğretmenlerde!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı kadrosunda görev yapan öğretmenlerin ek ders gelir haritası da netleşti. Memur katsayısındaki güncellemeler sonrasında standart gündüz ek ders ücreti 220,57 TL seviyesine yükselirken, öğretmenler arasındaki gelir farklılıklarını belirleyen temel unsurlar; yapılan görevin niteliği, sahip olunan akademik unvan ve haftalık ders saati yükü olarak öne çıkıyor. Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Ek ders kazançlarında en dikkat çekici artışın kurs ve özel eğitim branşlarında yaşandığı görülüyor. Eylül ayında gerçekleştirilen 15 saatlik seminer ve mesleki çalışma ödemelerinin de ilk bordrolara yansıtılacağı bildirildi.</p><p>Hesaplamalara göre aylık tahmini brüt ek ders gelirinde zirve, 27.500 TL ile hafif otizm sınıfı özel eğitim öğretmenlerine ait. Okul müdürleri ve genel özel eğitim öğretmenleri 21.900 TL ile ikinci sırada yer alıyor. Haftalık 30 saat derse giren bir branş öğretmeni 20.240 TL, okul öncesi öğretmeni 18.480 TL, sınıf öğretmeni ise 17.600 TL brüt ek ders geliri elde edebilecek. Yalnızca zorunlu 15 saat derse giren branş öğretmenlerinin ek ders geliri ise 5.280 TL seviyesinde kalıyor.</p><p>Net tutarların, öğretmenin yer aldığı vergi dilimine (%15, %20 veya %27) ve tutulan nöbet, hazırlık-planlama, sevk ile izin gibi kişisel durumlara göre netleşeceği bildirildi.</p><p>Bu tablo, öğretmenler arasındaki gelir dağılımının yalnızca kıdeme değil, aynı zamanda branş seçimine ve görev tanımına ne denli bağlı olduğunu gözler önüne seriyor. Özel eğitim alanında çalışan öğretmenlerin daha yüksek ek ders geliri elde etmesi, bu alandaki personel ihtiyacının ve iş yükünün bir yansıması olarak okunabilir. MEB'in önümüzdeki dönemde ek ders ücretlerine ilişkin yeni bir düzenleme yapıp yapmayacağı ise eğitim camiasının gündeminde kalmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ek-ders-ucretinde-zirve-o-ogretmenlerde-27-500-tlye-ulasan-brut-gelir-haritasi-mp250-h2589.html</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 22:44:17 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/ek-ders-ucretinde-zirve-o-ogretmenlerde-27-500-tlye-ulasan-brut-gelir-haritasi-mp250.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Ek Ders Ücretinde Zirve O Öğretmenlerde!</itunes:subtitle><itunes:summary>Ek Ders Ücretinde Zirve O Öğretmenlerde!</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya'da Vesayet Belgeleri Artık «Gosuslugi» Üzerinden Online Düzenlenebilecek]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/rusyada-vesayet-belgeleri-artik-gosuslugi-uzerinden-online-duzenlenebilecek-mp154-h2588.html</link>
      <description><![CDATA[Rusya Federasyonu Eğitim Bakanlığı, vesayet ve kayyımlık süreçlerini dijitalleştiren yeni bir yasa tasarısı hazırladı. Tasarı, vasi atama başvurularından yıllık mal varlığı raporlarına kadar birçok işlemin tek bir dijital servis üzerinden yürütülmesini öngörüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Rusya'da Vesayet Belgeleri Artık «Gosuslugi» Üzerinden Online Düzenlenebilecek</h1><p><strong>Rusya Federasyonu Eğitim Bakanlığı, vesayet ve kayyımlık süreçlerini dijitalleştiren yeni bir yasa tasarısı hazırladı. Tasarı, vasi atama başvurularından yıllık mal varlığı raporlarına kadar birçok işlemin tek bir dijital servis üzerinden yürütülmesini öngörüyor.</strong></p><p>Rusya Federasyonu Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan ve normatif hukuki düzenlemeler tasarıları Federal Portalı'nda yayımlanan yasa tasarısı, vesayet işlemlerini vatandaşlar için daha pratik hale getirmeyi amaçlıyor. Söz konusu girişime göre, vasi veya kayyım atanmasına ilişkin başvuru artık uzaktan — birleşik «Gosuslugi» portalı ya da bölgesel servisler aracılığıyla — yapılabilecek.</p><p>Aynı yöntemle, vesayet altındaki kişinin mal varlığının saklanması, kullanımı ve yönetimine dair yıllık raporun gönderilmesi de mümkün olacak. Bunun yanı sıra, ehliyetsiz veya sınırlı ehliyetli yetişkin vatandaşlar üzerindeki vesayet ya da kayyımlık görevinden feragat edilmesine ilişkin başvurular da dijital ortamda iletilebilecek. Tüm bu belgeler, vesayet ve kayyımlık alanında özel olarak oluşturulacak bir servis çerçevesinde işleme alınacak.</p><p>Yasa tasarısının gerekçesinde şu ifadelere yer veriliyor: «Yasa tasarısı, reşit olmayanlara ilişkin vesayet ve kayyımlık organlarının faaliyetlerinin iyileştirilmesi konsepti ve “Vesayet (kayyımlık)” yaşam durumu yol haritası çerçevesinde hazırlanmıştır. Önerilen değişiklikler, vesayet tescili prosedürünün basitleştirilmesini ve hızlandırılmasını sağlayacaktır.»</p><p>Bakanlık, söz konusu belgenin vesayet ve kayyımlık alanındaki hizmetlerin dijital dönüşümünü, erişilebilirliğinin artırılmasını ve kurumlar arası elektronik etkileşimin iyileştirilmesini hedeflediğini vurguladı.</p><p>Ayrıca, çocuklara ilişkin veri bankasında yer alan bilgilerin kapsamının genişletilmesi öneriliyor: ebeveynler, yaşam koşulları ve reşit olmayanın belgeleri hakkında bilgiler bu kapsama girecek. Bununla birlikte, 10 yaşından büyük çocuğun, kendisi hakkındaki bilgilerin kitle iletişim araçlarında yayımlanması olasılığına ilişkin görüşü de dikkate alınacak.</p><p>Bu düzenleme, vesayet altındaki bireylerin ve ailelerinin hayatını kolaylaştırma potansiyeli taşıyor. Özellikle kadınların, geleneksel olarak bakım ve vesayet sorumluluklarını daha fazla üstlendiği düşünüldüğünde, bürokratik engellerin azalması, günlük yaşam yükünü hafifletici bir etki yaratabilir. Dijitalleşmenin getirdiği hız ve şeffaflık, vesayet süreçlerinde hak kayıplarının önlenmesine de katkı sunabilir.</p><p>Bu haber, PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/rusyada-vesayet-belgeleri-artik-gosuslugi-uzerinden-online-duzenlenebilecek-mp154-h2588.html</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 13:56:20 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/rusyada-vesayet-belgeleri-artik-gosuslugi-uzerinden-online-duzenlenebilecek-mp154.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Rusya Federasyonu Eğitim Bakanlığı, vesayet ve kayyımlık süreçlerini dijitalleştiren yeni bir yasa tasarısı hazırladı. Tasarı, vasi atama başvurularından yıllık mal varlığı raporlarına kadar birçok işlemin tek bir dijital servis üzerinden yürütülmesini öngörüyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Rusya Federasyonu Eğitim Bakanlığı, vesayet ve kayyımlık süreçlerini dijitalleştiren yeni bir yasa tasarısı hazırladı. Tasarı, vasi atama başvurularından yıllık mal varlığı raporlarına kadar birçok işlemin tek bir dijital servis üzerinden yürütülmesini öngörüyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Krasnoyarsk, Finansal Güvenlik Uluslararası Olimpiyatı Finaline Ev Sahipliği Yapacak — 40'tan Fazla Ülkeden Yaklaşık 700 Katılımcı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/krasnoyarsk-finansal-guvenlik-uluslararasi-olimpiyati-finaline-ev-sahipligi-yapacak-40tan-fazla-ulkeden-yaklasik-700-katilimci-mp103-h2587.html</link>
      <description><![CDATA[Finansal güvenlik alanında küresel ölçekli bir bilgi yarışması olan Altıncı Uluslararası Finansal Güvenlik Olimpiyatı'nın final etabı, 27 Eylül – 2 Ekim tarihleri arasında Krasnoyarsk'ta düzenlenecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Finansal güvenlik alanında küresel ölçekli bir bilgi yarışması olan Altıncı Uluslararası Finansal Güvenlik Olimpiyatı'nın final etabı, 27 Eylül – 2 Ekim tarihleri arasında Krasnoyarsk'ta düzenlenecek. Organizasyon komitesi toplantısında konuşan Başbakan Yardımcısı Dmitriy Çernışenko, etkinliğe 40'tan fazla ülkeden yaklaşık 700 gencin katılacağını duyurdu.</strong></p><p>Başbakan Yardımcısı Dmitriy Çernışenko, toplantıda yaptığı değerlendirmede, Krasnoyarsk'ın üst üste ikinci kez Uluslararası Finansal Güvenlik Olimpiyatı finaline ev sahipliği yaptığını belirterek, organizasyonun Devlet Başkanı Vladimir Vladimiroviç Putin'in talimatı doğrultusunda yürütüldüğünü ifade etti. Çernışenko, bu yılki final müsabakalarına 40'tan fazla ülkeden yaklaşık 700 gencin iştirak edeceğini kaydederek, hazırlık sürecinde son aşamaya gelindiğini ve temel hedeflerinin katılımcılara rahat bir ortam sunarak bilgi ile becerilerini en üst düzeyde sergilemelerini sağlamak olduğunu vurguladı.</p><p>Federal Mali İzleme Servisi Direktörü Yuriy Çihançin ise olimpiyatın coğrafi kapsamının her geçen yıl genişlediğine dikkat çekti. Final haftasının merkezî temasının finansal güvenlik alanında yapay zekâ uygulamaları ve bu teknolojilerin beraberinde getirdiği riskler olduğunu belirten Çihançin, Yemen, Kamerun, Libya, Senegal, Sudan, Togo, Tunus ve Çad'dan ulusal olimpiyat birincilerinin ilk kez ziyaret gerçekleştirmesinin beklendiğini aktardı. Final haftası kapsamında Rusya – Afrika stratejik oturumunun da düzenleneceğini ifade eden Çihançin, ulusal olimpiyatların seçme sürecinin bir aşaması hâline geldiğini, katılımcıları zafere hazırlamak amacıyla yaz ve kış finansal güvenlik okullarının faaliyete geçirildiğini ve Krasnoyarsk'taki SFU bünyesinde farklı ülkelerden okul takımları için hazırlık merkezlerinin kurulduğunu sözlerine ekledi.</p><p>Katılımcılar için panel tartışmaları, atölye çalışmaları ve uzman buluşmaları dâhil olmak üzere toplamda 100'den fazla etkinlik organize edildiği bildirildi.</p><p>Krasnoyarsk Krayı Valisi Mihail Kotyukov, olimpiyat finaline yönelik hazırlıkların tüm alanlarda planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini açıkladı. Kotyukov, öncelikli başlıkların katılımcı güvenliği, sağlıklı lojistik planlaması ve delegasyonların konforlu biçimde ağırlanması olduğunu dile getirdi.</p><p>Uluslararası Finansal Güvenlik Olimpiyatı'nın 2021 yılından bu yana her yıl düzenlenen birinci düzey bir yarışma olduğu hatırlatıldı. Birinciler ve dereceye girenler, üniversite başvurularında ek avantajlar elde etmenin yanı sıra Rosfinmonitoring ve iş ortağı kuruluşlarda staj yapma imkânına da kavuşuyor.</p><p>Bu içerik, bugünkü tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Finansal güvenlik gibi teknik bir alanda gençlerin uluslararası düzeyde bir araya gelmesi, kadın katılımcılar açısından da önemli bir fırsat penceresi sunuyor. Geleneksel olarak erkek egemen görülen finans ve teknoloji sektörlerinde kız öğrencilerin bu tür platformlarda görünürlük kazanması, hem mesleki çeşitliliği artırıyor hem de gelecek nesil kadın uzmanlar için rol model işlevi görüyor. Öte yandan, yapay zekâ destekli finansal suçların yükselişi, dijital okuryazarlığı zayıf olan bireylerin ve dolayısıyla kadınların ekonomik güvenliğini orantısız biçimde tehdit ediyor; bu nedenle olimpiyatın ana temasının toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele alınması büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/krasnoyarsk-finansal-guvenlik-uluslararasi-olimpiyati-finaline-ev-sahipligi-yapacak-40tan-fazla-ulkeden-yaklasik-700-katilimci-mp103-h2587.html</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 13:56:19 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/krasnoyarsk-finansal-guvenlik-uluslararasi-olimpiyati-finaline-ev-sahipligi-yapacak-40tan-fazla-ulkeden-yaklasik-700-katilimci-mp103.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Finansal güvenlik alanında küresel ölçekli bir bilgi yarışması olan Altıncı Uluslararası Finansal Güvenlik Olimpiyatı'nın final etabı, 27 Eylül – 2 Ekim tarihleri arasında Krasnoyarsk'ta düzenlenecek.</itunes:subtitle><itunes:summary>Finansal güvenlik alanında küresel ölçekli bir bilgi yarışması olan Altıncı Uluslararası Finansal Güvenlik Olimpiyatı'nın final etabı, 27 Eylül – 2 Ekim tarihleri arasında Krasnoyarsk'ta düzenlenecek.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB'den Yeni Ücretli Öğretmen Hamlesi, Pazartesi Günü Göreve Başlayacaklar]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/mebden-yeni-ucretli-ogretmen-hamlesi-pazartesi-gunu-goreve-baslayacaklar-mp485-h2586.html</link>
      <description><![CDATA[İl içi ve yönetici atamaları ile görev yeri değişen öğretmenlerin yerine kadrolu, sözleşmeli öğretmen bulunamaması halinde ücretli öğretmen görevlendirmesi yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı, 25 Eylül'de duyurulması planlanan iller arası yer değişikliği atama sonuçlarını 24 Eylül Perşembe günü açıklayarak öğretmenlere beklenmedik bir sürpriz yaptı. Kararnameler bugün itibarıyla okullara ulaşmaya başladı ve ilişik kesme işlemleri 25 Eylül'den itibaren başlayacak.</p><p>Öte yandan bu akşam il milli eğitim müdürlükleri, yöneticilikten ayrılan öğretmenlerin atama sonuçlarını duyuracak. Yönetici olarak görevlendirilen öğretmenler ise 28 Eylül Pazartesi günü görevlerine başlayacak.</p><p>Her iki gelişme, çok sayıda öğretmenlik kadrosunun boşa çıkmasına yol açacak. Münhal hale gelen bu kadrolara öncelikle sözleşmeli ve kadrolu öğretmen ataması yapılacak. Ancak sözleşmeli ve kadrolu öğretmen bulunamayan branşlarda ücretli öğretmen görevlendirmesine gidilecek.</p><p>Özel eğitim alanında münhale düşen kadrolar için ücretli ve kadrolu öğretmen temini neredeyse imkânsız görünüyor. Bu alandaki ihtiyacın tamamına yakını ücretli öğretmenlerle karşılanacak.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>MEB'in bu hamlesi, öğretmen istihdamındaki yapısal sorunları bir kez daha gözler önüne seriyor. Ücretli öğretmenliğin geçici bir çözüm olarak öne çıkması, eğitimde sürdürülebilir kadrolu istihdam hedefinin ne kadar uzağında olduğumuzu gösteriyor. Özellikle özel eğitim gibi uzmanlık gerektiren alanlarda ücretli öğretmenlere bağımlılık, eğitim kalitesi ve öğrenci hakları açısından ciddi riskler taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/mebden-yeni-ucretli-ogretmen-hamlesi-pazartesi-gunu-goreve-baslayacaklar-mp485-h2586.html</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 13:52:13 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/mebden-yeni-ucretli-ogretmen-hamlesi-pazartesi-gunu-goreve-baslayacaklar-mp485.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>İl içi ve yönetici atamaları ile görev yeri değişen öğretmenlerin yerine kadrolu, sözleşmeli öğretmen bulunamaması halinde ücretli öğretmen görevlendirmesi yapılacak.</itunes:subtitle><itunes:summary>İl içi ve yönetici atamaları ile görev yeri değişen öğretmenlerin yerine kadrolu, sözleşmeli öğretmen bulunamaması halinde ücretli öğretmen görevlendirmesi yapılacak.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB'den Kaçak Eğitim Yerlerine Sıkı Denetim: 20 Kat Asgari Ücret Cezası ve Kapatma Geliyor]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/mebden-kacak-egitim-yerlerine-siki-denetim-20-kat-asgari-ucret-cezasi-ve-kapatma-geliyor-mp970-h2585.html</link>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, kütüphane veya kafe adı altında izinsiz eğitim veren yerlere savaş açtı. 81 ile gönderilen resmi yazıyla, kaçak kurslara 20 kat asgari ücret cezası ve kapatma geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, 23 Eylül 2026 tarihli ve E-35235946-410.99-169289323 sayılı resmi yazıyı 81 il valiliğine göndererek, kütüphane, kütüphane istasyonu, kafe, kütüphane kafe, deneme kulübü gibi isimler altında izinsiz eğitim-öğretim faaliyeti yürüten yerlere yönelik denetimlerin artırılmasını ve cezai işlemlerin uygulanmasını istedi. Bakanlık, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'na atıfta bulunarak, her ne ad altında olursa olsun eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin MEB'in izin ve denetimine tabi olduğunu vurguladı.</p><p>Yetkili makamlardan kurum açma izni ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almadan eğitim-öğretim faaliyeti yürüten veya işletenlere brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanacak. İl milli eğitim müdürlüklerinin koordinesinde; il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından alan, cadde ve sokaklar taranarak denetimler gerçekleştirilecek. Denetimler kapsamında farklı isimler altında izinsiz eğitim faaliyeti yürüttüğü tespit edilen yerler tutanak altına alınacak ve valiliklerce kapatılması ile cezai işlemlerin uygulanması sağlanacak.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Bu hamle, eğitim sektöründe kayıt dışı faaliyet gösteren yapıların disiplin altına alınması açısından kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Özellikle özel öğretim kurumları üzerindeki denetim baskısının artması, hem öğrenci güvenliği hem de eğitim kalitesi standartlarının korunmasına katkı sağlayabilir. MEB'in bu kararlı tutumu, sahada faaliyet gösteren okullar ve öğretmenler için daha şeffaf bir rekabet ortamı yaratırken, velilerin de izinsiz yapılara karşı bilinçlenmesine yardımcı olacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/mebden-kacak-egitim-yerlerine-siki-denetim-20-kat-asgari-ucret-cezasi-ve-kapatma-geliyor-mp970-h2585.html</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 13:52:13 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/mebden-kacak-egitim-yerlerine-siki-denetim-20-kat-asgari-ucret-cezasi-ve-kapatma-geliyor-mp970.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Milli Eğitim Bakanlığı, kütüphane veya kafe adı altında izinsiz eğitim veren yerlere savaş açtı. 81 ile gönderilen resmi yazıyla, kaçak kurslara 20 kat asgari ücret cezası ve kapatma geliyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Milli Eğitim Bakanlığı, kütüphane veya kafe adı altında izinsiz eğitim veren yerlere savaş açtı. 81 ile gönderilen resmi yazıyla, kaçak kurslara 20 kat asgari ücret cezası ve kapatma geliyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oyun Temelli Öğrenme Çocuklarda Bağımsızlığı Nasıl Besliyor?]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/oyun-temelli-ogrenme-cocuklarda-bagimsizligi-nasil-besliyor-mp364-h2584.html</link>
      <description><![CDATA[Erken çocukluk eğitiminde oyun yoluyla öğrenmenin, küçük yaştaki çocuklarda özerklik ve günlük yaşam becerilerini güçlendiren etkili bir araç olduğu savunuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Erken çocukluk eğitiminde oyun yoluyla öğrenmenin, küçük yaştaki çocuklarda özerklik ve günlük yaşam becerilerini güçlendiren etkili bir araç olduğu savunuluyor.</strong></p><p>Erken çocukluk eğitimi alanındaki pek çok uzman, oyun temelli öğrenmenin çocukların bağımsızlık duygusunu ve pratik yaşam becerilerini geliştirmede güçlü bir yöntem olarak öne çıktığını dile getiriyor. Bu yaklaşım, çocuğun kendi kararlarını almasına, sorunlarla yüzleşmesine ve günlük rutinlerde sorumluluk üstlenmesine olanak tanıyarak gelişimsel süreçlere katkı sağlıyor.</p><p>2022 yılında yaklaşık 40 araştırmayı kapsayan bir analiz, 8 yaş ve altındaki çocuklarda rehberli oyun ile doğrudan öğretimi karşılaştırdı. Doğrudan öğretim, öğretmenin yapılandırılmış ve önceden belirlenmiş dersleri belirli bir yöntemle aktardığı bir modeli ifade ediyor. Analiz sonuçları, rehberli oyunun erken matematik becerileri, şekilleri anlama ve görevler arasında geçiş yapabilme kapasitesi üzerinde doğrudan öğretime kıyasla daha olumlu bir etki yarattığını ortaya koydu. Bu bulgu, oyunun yalnızca eğlence değil, aynı zamanda bilişsel esneklik ve öz düzenleme becerileri için de kritik bir zemin oluşturduğunu gösteriyor.</p><p>EdWeek, izleyicilerin oyun temelli etkinliklerin çocuklarda ilkokul ve yaşam boyu başarıyı destekleyen bütüncül becerileri nasıl geliştirdiğini daha iyi anlamasına yardımcı olmak amacıyla Lakeland, Fla.'da WonderHere tarafından yürütülen bir erken çocukluk programını ziyaret etti. Program, çocukların oyun aracılığıyla problem çözme, işbirliği ve bağımsız karar verme yetilerini pekiştirmeyi hedefliyor.</p><p>Bu video, EdWeek'in erken çocukluk dönemi ve oyun temelli öğrenmenin okul öncesi ile anaokulu çocukları için sağladığı faydalara odaklanan beş bölümlük serisinin bir parçası olarak sunuluyor. Seri, oyunun eğitimdeki rolünü sistematik bir bakışla ele alarak ebeveynler ve eğitimciler için yol gösterici bir çerçeve çiziyor.</p><p>Bu metin, bugünkü tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Oyun temelli öğrenme, çocukların yaşamında olumlu bir iz bırakarak bağımsız bireyler olma yolunda sağlam adımlar atmalarını destekliyor. Özellikle kadın eğitimciler ve anneler için bu yaklaşım, çocukların günlük yaşamda kendilerini ifade etme ve sorumluluk alma becerilerini güçlendirmesi açısından umut verici bir perspektif sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/oyun-temelli-ogrenme-cocuklarda-bagimsizligi-nasil-besliyor-mp364-h2584.html</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 13:50:17 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/oyun-temelli-ogrenme-cocuklarda-bagimsizligi-nasil-besliyor-mp364.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Erken çocukluk eğitiminde oyun yoluyla öğrenmenin, küçük yaştaki çocuklarda özerklik ve günlük yaşam becerilerini güçlendiren etkili bir araç olduğu savunuluyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Erken çocukluk eğitiminde oyun yoluyla öğrenmenin, küçük yaştaki çocuklarda özerklik ve günlük yaşam becerilerini güçlendiren etkili bir araç olduğu savunuluyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa Saldırısı Sonrası Memur-Sen'den Okul Güvenliği İçin Kalıcı Kadro Çağrısı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/manisa-saldirisi-sonrasi-memur-senden-okul-guvenligi-icin-kalici-kadro-cagrisi-mp266-h2583.html</link>
      <description><![CDATA[Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın, Manisa'daki saldırı sonrası okullarda TYP kapsamındaki geçici güvenliğin kalıcı kadroya dönüştürülmesini ve her okula rehber öğretmen normu verilmesini talep etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa'nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınlarında meydana gelen silahlı saldırı, eğitim camiasında şiddet tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Olayın ardından bölgeye giden Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, okul yöneticileri, öğretmenler, yaralanan öğrenciler ve aileleriyle görüşerek incelemelerde bulundu. Ziyaret kapsamında Manisa Valisi Vahdettin Özkan, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli ve Turgutlu İlçe Milli Eğitim Müdürü Serdar Dincer ile istişareler gerçekleştiren Yalçın, Milli Eğitim Bakanlığı'nın olay sonrası hızla başlattığı psikoterapi çalışmalarını ve müfettiş görevlendirmesini yerinde bir adım olarak nitelendirdi.</p>
<p>Okullarda Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında sağlanan güvenlik desteğinin dönemsel kalmasının yetersiz olduğunu vurgulayan Yalçın, güvenliğin geçici çözümlerle değil, okulu, öğrenciyi ve eğitim ortamını tanıyan süreklilik arz eden bir istihdam modeliyle sağlanması gerektiğini dile getirdi. Personelin ücret ve özlük haklarının iyileştirilmesi, okul güvenliği, öğrenciyle iletişim ve eğitim ortamının gerektirdiği diğer alanlarda sürekli eğitimlerle yeterliliklerinin artırılması gerektiğini belirten Yalçın, mevcut modelin dönemsel olmaktan çıkarılarak kalıcı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması çağrısında bulundu.</p>
<p>Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve Manisa'da yaşanan olayların derinlemesine incelenmesi gerektiğini kaydeden Yalçın; dijital riskler, aile içi iletişim kopuklukları ve medyadaki olumsuz içeriklerin gençler üzerinde büyük risk oluşturduğunu ifade etti. Önleyici tedbirler kapsamında rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini savunan Yalçın, öğrencilere sunulan rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin her zamankinden daha fazla önem taşıdığını belirterek rehberlik hizmetlerinin kapasitesinin artırılması, her okula rehber öğretmen normu verilmesi ve öğrenci sayısına göre normların yükseltilmesi gerektiğini söyledi. 12 yıllık zorunlu eğitimin, özellikle son 4 yılının yeniden masaya yatırılması ve gelişen, değişen şartlar göz önüne alınarak gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi.</p>
<p>Eğitim kurumlarında öğretmenlerin otoritesinin ve mesleki hareket alanının da güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Ali Yalçın, Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını bildirdi. Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>
<p>Yaşanan bu olaylar ve sendikal talepler, Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul güvenliği ve rehberlik politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Kadrolu güvenlik personeli istihdamı ve rehber öğretmen normlarının artırılması, öğretmenlerin ve MEB çalışanlarının görev yaptıkları ortamlarda kendilerini daha güvende hissetmelerine katkı sağlayabilir. Bakanlığın bu taleplere kayıtsız kalmaması, hem eğitim çalışanlarının motivasyonu hem de öğrencilerin güvenli bir ortamda eğitim alması açısından kritik önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/manisa-saldirisi-sonrasi-memur-senden-okul-guvenligi-icin-kalici-kadro-cagrisi-mp266-h2583.html</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 13:50:15 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/manisa-saldirisi-sonrasi-memur-senden-okul-guvenligi-icin-kalici-kadro-cagrisi-mp266.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın, Manisa'daki saldırı sonrası okullarda TYP kapsamındaki geçici güvenliğin kalıcı kadroya dönüştürülmesini ve her okula rehber öğretmen normu verilmesini talep etti.</itunes:subtitle><itunes:summary>Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın, Manisa'daki saldırı sonrası okullarda TYP kapsamındaki geçici güvenliğin kalıcı kadroya dönüştürülmesini ve her okula rehber öğretmen normu verilmesini talep etti.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul Saldırılarını Yaşayan Müdürlerden Yeni Rehberde Çarpıcı Dersler]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/okul-saldirilarini-yasayan-mudurlerden-yeni-rehberde-carpici-dersler-mp516-h2582.html</link>
      <description><![CDATA[Okul saldırılarına tanıklık eden okul yöneticileri, hem öğrencilerin hem de personelin travma sonrası iyileşme sürecine ışık tutan güncellenmiş bir rehber yayımladı. Rehber, yalnızca öğrencilere değil, olayı bizzat yaşayan yetişkinlere de psikolojik destek sağlanması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Okul saldırılarına tanıklık eden okul yöneticileri, hem öğrencilerin hem de personelin travma sonrası iyileşme sürecine ışık tutan güncellenmiş bir rehber yayımladı. Rehber, yalnızca öğrencilere değil, olayı bizzat yaşayan yetişkinlere de psikolojik destek sağlanması gerektiğini vurguluyor.</strong></p><p>Bir okul topluluğunu silahlı bir saldırının ardından yönetmek için basit bir el kitabı bulunmuyor. Ancak okul müdürlerinden oluşan bir koalisyon, pratik bir rehber niteliği taşıyan kapsamlı bir kaynak oluşturmak üzere bir araya geldi.</p><p>Okullarında silahlı şiddete maruz kalmış hâlihazırdaki ve eski okul yöneticilerinden oluşan Principal Recovery Network (PRN), öğrencilerin ve personelin iyileşmesine ve güvenlik hissinin yeniden tesis edilmesine yardımcı olmaya yönelik 2022 tarihli kaynağının güncellenmiş bir sürümünü yayımladı. Gözden geçirilmiş rehber, şiddet olayının ardından okul liderlerinin yalnızca öğrencilerin değil, personelin de ihtiyaçlarını nasıl karşılayabileceğine dair yeni bölümler içeriyor.</p><p>Kentucky Center for School Safety bünyesindeki kaynak merkezinin direktörü ve PRN üyesi Patricia Greer, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Binadaki yetişkinlerin hâlâ binada olduğunu anlamak konusunda bilinçli olmak istedik. Öğrenciler sınıf sınıf ilerliyor. Bazı durumlarda lisede mezun oluyorlar. Ancak yetişkinleriniz hâlâ binada kalıyor."</p><p>Greer, okul liderlerinin personel için de danışmanlık imkânları sunmamasının "kısa görüşlülük" olacağını ifade etti.</p><p>Greer, 2018 yılında Benton, Ky.'deki Marshall County High School'da müdür olarak görev yapıyordu. Bir öğrenci ateş açarak iki sınıf arkadaşını öldürmüş, bir düzine kişiyi yaralamış ve kolluk kuvvetleri tarafından etkisiz hâle getirilmişti. Greer, yeni rehberi kaleme alan 19 kişilik PRN ekibinin bir parçasıydı.</p><p>Rehber ayrıca, okul müdürlerinin trajik bir saldırı durumunda bölgeleriyle iş birliği yaparak danışmanlık desteği tekliflerini incelemesi ve organize etmesi, güvenilir ulusal okul davranış sağlığı kuruluşlarıyla resmî anlaşmalar yapması gibi proaktif adımlara da işaret ediyor.</p><p>İstatistiksel olarak nadir görülse de okul saldırıları, şiddet olayının üzerinden uzun yıllar geçse bile öğrencilerin, öğretmenlerin ve toplum üyelerinin hayatlarında derin izler bırakmaya devam ediyor. Education Week'in okul saldırısı takip verilerine göre 2026 yılında şu ana kadar 19 okul saldırısı yaşandı; bu sayı, 2025'in tamamındaki 18 saldırıyı şimdiden geride bıraktı.</p><p>Bir saldırının ardından okul liderleri çoğu zaman okulun yeniden nasıl güvenli hissettirileceği, kaybedilen hayatların nasıl anılacağı ve silahlı şiddet travmasından kaynaklanan ruh sağlığı sorunlarının nasıl ele alınacağı gibi zorlu görevlerle karşı karşıya kalıyor. PRN, bu müdürlere akran desteği ve tavsiye sunmak amacıyla 2019'da bir araya geldi.</p><p>PRN, güncellenmiş rehberi 24 Eylül'de, ABD tarihinin en ölümcül lise toplu saldırısına sahne olan Parkland, Fla.'daki Marjory Stoneman Douglas High School'da düzenlenen yıllık toplantısında tanıttı. 2018'de eski bir öğrenci 17 kişiyi öldürmüş, 17 kişiyi de yaralamıştı.</p><p>Greer ve diğer PRN üyeleri, Çarşamba günü saldırıdan iki yıl sonra açılan yeni okul binasını gezerek kurbanlar için inşa edilen anma alanlarını gördü.</p><p>Education Week, gezi sonrasında Greer ile yeni rehber ve okul liderlerinin güvenli ve destekleyici topluluklar oluşturma yolları üzerine görüştü. Söyleşi, uzunluk ve netlik amacıyla düzenlenmiştir.</p><p>Bir grup olarak okulların gerçekten sertleştirilmesi gerektiğini, güvenlik süreçlerinin yerinde olması gerektiğini anlatmak için sıklıkla "sertleştirme" kelimesini kullanıyoruz. Ancak okul topluluğunuzu da sertleştirmeniz gerekiyor.</p><p>Çocuklarınız sevildiklerini bilmeli. Tüm çocukların değer gördüklerini bilmelerini istiyoruz. Binadaki yetişkinler onları yalnızca bir öğrenci olarak değil, binadaki bütün bir çocuk olarak önemsiyor. O okulu gerçekten etkili bir öğrenme ortamı hâline getirmek için sosyal-duygusal öğrenmeye bakmamız gerekiyor.</p><p>O öğrenme ortamını yeniden inşa etmek için adımlar atmanız gerekiyor. Bazı durumlarda toplum, bu ortamı yeniden oluşturmanın en iyi yolunun silah tespit ve tarama sistemleri eklemek olduğunu düşünüyor.</p><p>Bu, öğrencileriniz ve personeliniz için öğrenme ortamına katkı sağlıyorsa, bu sistemin nasıl verimli ve etkili yürütüleceğine dair süreçlere bakmanız gerekiyor.</p><p>Marjory Stoneman Douglas'da öğrencilerin binaya nasıl girdiğini ve silah tespit sürecinin nasıl kurulduğunu izledik. Süreci ve öğrencilerin neler olduğunu nasıl anladığını tartıştık. Çocukların uzun süre dışarıda sıkışıp kalmadığını gördük. Sistem oldukça verimli ve etkiliydi.</p><p>Marshall County High School'da müdürken, saldırı sonrasında öğrencilerle konuşmaya ve onları dinlemeye özen gösterdik. Rehberimizde personelin ve öğrencilerin süregelen ihtiyaçlarını karşılamaya ve onları dinlemeye ayrılmış bir bölüm var. Öğrencilerim her şeyin farklı olmasını istiyordu. Sürekli duyduğum anahtar kelime buydu.</p><p>Olaydan önce yürürlükte olan süreçlerin aynısıyla okula gitmeye devam etmek istemiyorlardı. Silah tespiti ekledik; öğrencilerin çantaları metal detektörden geçerken arandı. Elbette bu birkaç yıl önceydi, silah tespit teknolojisi bugünkü seviyede değildi.</p><p>Hepimiz bir ölçüde ceza sürecinden geçtik ve ardından elbette bu olayların ardından sıklıkla gelen hukuk davaları var. Tüm bunlar gündeme geldiğinde personel ve hatta siz sorgulanabilir veya ifade vermeniz gerekebilir.</p><p>Travma tepkilerinizin bir kısmını yeniden yaşarsınız. Okul liderlerinin hazırlıklı olmasını istiyoruz. Bu süreçten geçerken bedeninizin yeniden travma hissine dönmesi normaldir ve bu durum okulunuzu da etkileyecektir.</p><p>Bu olaylardan bahsederken öğretmenlerinizi etkilemeyeceğini varsaymak kısa görüşlülüktür. Onları etkileyecektir çünkü çoğu haber yayınlarını izleyecek veya bu tür bir hukuki sürece dahil olabilecektir.</p><p>Education Week'in okul saldırılarına ilişkin haberleri kısmen William Talbott Hillman Foundation tarafından sağlanan bir hibe ile finanse edilmektedir. Education Week, bu haber kapsamının içeriği üzerinde tam editoryal bağımsızlığını korumaktadır.</p><p>Bu gün PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Okul saldırıları gibi travmatik olaylar, eğitimciler ve kadın öğretmenler başta olmak üzere tüm okul topluluğu üzerinde derin ve kalıcı psikolojik etkiler bırakıyor. Rehberin, yalnızca öğrencilere değil, olayı bizzat yaşayan yetişkinlere de destek sunulması gerektiğini vurgulaması, eğitim camiasında kadınların yoğun olarak görev yaptığı öğretmenlik mesleğinin ruh sağlığı boyutunu da öne çıkarıyor. Okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin travma sonrası yaşadığı zorlukların görünür kılınması, eğitim sisteminin insani yönünün güçlendirilmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendirilebilir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/okul-saldirilarini-yasayan-mudurlerden-yeni-rehberde-carpici-dersler-mp516-h2582.html</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 13:48:21 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/no_headline.png"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Okul saldırılarına tanıklık eden okul yöneticileri, hem öğrencilerin hem de personelin travma sonrası iyileşme sürecine ışık tutan güncellenmiş bir rehber yayımladı. Rehber, yalnızca öğrencilere değil, olayı bizzat yaşayan yetişkinlere de psikolojik destek sağlanması gerektiğini vurguluyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Okul saldırılarına tanıklık eden okul yöneticileri, hem öğrencilerin hem de personelin travma sonrası iyileşme sürecine ışık tutan güncellenmiş bir rehber yayımladı. Rehber, yalnızca öğrencilere değil, olayı bizzat yaşayan yetişkinlere de psikolojik destek sağlanması gerektiğini vurguluyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 Pekin Yeşil Kalkınma Forumu Sürdürülebilir Yeteneklere Odaklandı: Yapay Zeka Çağında Rekabet Gücü Mercek Altında]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/2026-pekin-yesil-kalkinma-forumu-surdurulebilir-yeteneklere-odaklandi-yapay-zeka-caginda-rekabet-gucu-mercek-altinda-mp163-h2581.html</link>
      <description><![CDATA[18 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen forum, yapay zeka çağında yeşil yeteneklerin rekabet gücünü mercek altına alarak, yeşil beceriler ve yeşil liderlik konularını uluslararası bir perspektifle ele aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>2026 Pekin Yeşil Kalkınma Forumu Sürdürülebilir Yeteneklere Odaklandı: Yapay Zeka Çağında Rekabet Gücü Mercek Altında</h1>
<p><strong>18 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen forum, yapay zeka çağında yeşil yeteneklerin rekabet gücünü mercek altına alarak, yeşil beceriler ve yeşil liderlik konularını uluslararası bir perspektifle ele aldı.</strong></p>
<p>18 Eylül 2026 tarihinde, 2026 Pekin Yeşil Kalkınma Forumu kapsamında Yeşil Yetenek Forumu, başkentin kentsel yan merkezinde başarıyla gerçekleştirildi. "Yapay Zeka Çağında Yeşil Yetenek Rekabet Gücü: Yeşil Beceriler ve Yeşil Liderlik" ana teması etrafında şekillenen etkinlik, yaklaşık 200 yerli ve yabancı konuğu bir araya getirdi. Katılımcı profili, sektörler arası bir diyalog zemini oluşturarak, yeşil dönüşümün yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir strateji olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>Forum çerçevesinde çok sayıda somut çıktı üretildi. Uluslararası Yetenek Örgütleri Federasyonu (AGTO) bünyesinde Yeşil Yetenek Özel Komitesi'nin kuruluşu ilan edildi ve Pekin kentsel yan merkezinin yeşil yetenek gelişimini destekleyen politikaları kamuoyuyla paylaşıldı. Bu adımlar, platform, politika ve hizmet boyutlarında bütüncül bir destek mekanizması oluşturarak, Pekin'in uluslararası yeşil ekonomi standartı şehri ve kentsel yan merkezin ulusal yeşil kalkınma gösterge bölgesi hedeflerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Söz konusu politikaların, yeşil iş gücünün nicelik ve nitelik açısından güçlendirilmesine yönelik somut bir çerçeve sunduğu değerlendiriliyor.</p>
<p>Enerji tasarrufu ve karbon azaltımı alanında faaliyet gösteren üç genç temsilci, yeşil meslek hikayelerini katılımcılarla paylaştı ve "Genç Yetenekler için Yeşil Beceriler ve Yeşil Liderlik İnisiyatifi"ni duyurdu. İnisiyatif, daha fazla gencin yeşil kalkınmaya katılımını teşvik etmeyi ve eğitim kurumları, hükümet ve iş dünyası gibi paydaşlardan destek talep etmeyi hedefliyor. Bu girişim, genç neslin yeşil dönüşümdeki rolünü güçlendirirken, aynı zamanda politika yapıcılar ve özel sektör için bir yol haritası niteliği taşıyor.</p>
<p>Etkinlikte ayrıca "Yeşil yetenek açığı koşullarında algıyı nasıl yeniden şekillendirmeli?" ve "Nasıl daha hızlı yetiştirebiliriz?" başlıklı oturumlar düzenlendi. Eğitim, sanayi, sivil toplum ve düşünce kuruluşlarından yerli ve yabancı uzmanlar, sektörel ihtiyaçlardan yola çıkarak yeşil yeteneklerin sahip olması gereken yetkinlikleri tanımladı ve yenilikçi yetiştirme modelleri ile vaka örneklerini paylaştı. Tartışmalar, yeşil yetenek açığının kapatılmasında disiplinler arası iş birliğinin ve pratik odaklı eğitim yaklaşımlarının kritik olduğunu gösterdi.</p>
<p>Katılımcıların birçoğu, forumun gündem kurgusunun ileri görüşlü olduğunu ve katılımcı tabanının çeşitliliğinin altını çizdi. Etkinlik, Pekin'in yeşil kalkınma ve yeşil yetenek birikimi konusundaki öncü konumunu ve açık yaklaşımını sergilemenin yanı sıra, farklı ülkelerden genç yetenekler için kendilerini gösterebilecekleri ve karşılıklı öğrenme sağlayabilecekleri bir platform işlevi gördü. Bu yönüyle forum, uluslararası iş birliklerinin güçlenmesine zemin hazırladı.</p>
<p>Forum, AGTO ve Küreselleşme Düşünce Kuruluşu (CCG) tarafından organize edildi ve 2026 Pekin Yeşil Kalkınma Forumu'nun paralel oturumlarından biri olarak gerçekleştirildi. Organizasyon yapısı, etkinliğin uluslararası kurumsal destek ve akademik altyapıyla beslendiğini gösteriyor.</p>
<p>Bu içerik, PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>
<p>Yeşil yeteneklerin gelişimi ve kadın istihdamı perspektifinden bakıldığında, forumun toplumsal cinsiyet eşitliği boyutunu güçlendirecek somut hedefler ortaya koymaması dikkat çekici bir eksiklik olarak öne çıkıyor. Yeşil dönüşüm süreçlerinde kadınların liderlik rollerine daha fazla katılımı, sürdürülebilir kalkınmanın sosyal ayağını güçlendirecektir; bu yönde atılacak adımlar, forumun gelecek yıllardaki gündeminde daha belirgin bir yer almalıdır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/2026-pekin-yesil-kalkinma-forumu-surdurulebilir-yeteneklere-odaklandi-yapay-zeka-caginda-rekabet-gucu-mercek-altinda-mp163-h2581.html</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 02:46:18 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/2026-pekin-yesil-kalkinma-forumu-surdurulebilir-yeteneklere-odaklandi-yapay-zeka-caginda-rekabet-gucu-mercek-altinda-mp163.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>18 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen forum, yapay zeka çağında yeşil yeteneklerin rekabet gücünü mercek altına alarak, yeşil beceriler ve yeşil liderlik konularını uluslararası bir perspektifle ele aldı.</itunes:subtitle><itunes:summary>18 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen forum, yapay zeka çağında yeşil yeteneklerin rekabet gücünü mercek altına alarak, yeşil beceriler ve yeşil liderlik konularını uluslararası bir perspektifle ele aldı.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğretmenlerin Eğitime Hazırlık Ödenekleri İçin Gözler Eylül Sonunda: Ödeme Takvimi Netleşti]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenlerin-egitime-hazirlik-odenekleri-icin-gozler-eylul-sonunda-odeme-takvimi-netlesti-mp227-h2580.html</link>
      <description><![CDATA[2026-2027 eğitim yılında 1.2 milyon öğretmenin beklediği hazırlık ödenekleri hesaplara yatıyor. Kadrolu ve sözleşmeli öğretmenlerin alacağı net tutarlar belirlendi, ödemeler en geç 30 Eylül'de tamamlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, yaklaşık 1 milyon 200 bin öğretmenin beklediği eğitime hazırlık ödenekleri için süreç hız kazandı. İl ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin evrak tamamlama işlemlerine bağlı olarak ödemeler şehirden şehire farklılık gösterse de, hesaplara aktarılacak tutarların en geç 30 Eylül Çarşamba günü öğretmenlere ulaştırılması hedefleniyor.</p><p>Ödenek tutarları, öğretmenlerin kadro durumuna ve göreve başlama dönemlerine göre belirlendi. Eylül ayı itibarıyla görevde olan öğretmenler ödeneğin tamamını (%100) alırken, ders yılı içinde göreve başlayanlara oranlı bir ödeme yapılacak. Bu kapsamda, kadrolu ve sözleşmeli öğretmenlerin alacağı net tutarlar da netleşmiş durumda.</p><p>Ödeme süreci, illerin valilik ve defterdarlık onaylarının ardından tamamlanacak. Eylül ayı itibarıyla görev başında olan tüm öğretmenlerin banka hesapları bu hafta itibarıyla takip edilmeye başlanabilir. Önümüzdeki 15 günlük süreçte hazırlık ödeneklerinin kademeli olarak hesaplara tanımlanması bekleniyor.</p><p>MEB'in öğretmenlere yönelik bu ödeme kalemi, eğitim camiasında maddi bir rahatlama sağlarken, ödeme takvimindeki il bazlı farklılıklar ve bürokratik süreçler, öğretmenler arasında zaman zaman belirsizlik yaratabiliyor. Özellikle ders yılı içinde göreve başlayan öğretmenler için oranlı ödeme uygulaması, sistemin adil bir dağıtım mekanizması kurma çabasını yansıtsa da, sürecin şeffaf ve zamanında işlemesi, öğretmen motivasyonu ve eğitim kalitesi açısından kritik önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenlerin-egitime-hazirlik-odenekleri-icin-gozler-eylul-sonunda-odeme-takvimi-netlesti-mp227-h2580.html</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 02:44:21 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/ogretmenlerin-egitime-hazirlik-odenekleri-icin-gozler-eylul-sonunda-odeme-takvimi-netlesti-mp227.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>2026-2027 eğitim yılında 1.2 milyon öğretmenin beklediği hazırlık ödenekleri hesaplara yatıyor. Kadrolu ve sözleşmeli öğretmenlerin alacağı net tutarlar belirlendi, ödemeler en geç 30 Eylül'de tamamlanacak.</itunes:subtitle><itunes:summary>2026-2027 eğitim yılında 1.2 milyon öğretmenin beklediği hazırlık ödenekleri hesaplara yatıyor. Kadrolu ve sözleşmeli öğretmenlerin alacağı net tutarlar belirlendi, ödemeler en geç 30 Eylül'de tamamlanacak.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Omsk, 2026 Kültür Başkenti Simgesi Olarak Öğretmen Anıtıyla Süsledi]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/omsk-2026-kultur-baskenti-simgesi-olarak-ogretmen-anitiyla-susledi-mp697-h2579.html</link>
      <description><![CDATA[Omsk'ta Çokana Valihanova Caddesi 3 numarada, öğretmene adanmış "Müzik" adlı anıtsal kompozisyon açıldı. Yaklaşık altı bin kişinin katıldığı çevrimiçi oylamayla seçilen eser, usta ile öğrenci arasındaki duygusal bağı ve kemanın simgelediği müzikal mükemmelliği yansıtıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Omsk, 2026 Kültür Başkenti Simgesi Olarak Öğretmen Anıtıyla Süsledi</h1>
<p><strong>Omsk'ta Çokana Valihanova Caddesi 3 numarada, öğretmene adanmış "Müzik" adlı anıtsal kompozisyon açıldı. Yaklaşık altı bin kişinin katıldığı çevrimiçi oylamayla seçilen eser, usta ile öğrenci arasındaki duygusal bağı ve kemanın simgelediği müzikal mükemmelliği yansıtıyor.</strong></p>
<p>Rusya'nın Omsk kentinde, sanatın nesiller arası aktarımını vurgulayan "Müzik" adlı heykel kompozisyonu, Çokana Valihanova Caddesi 3 numarada ziyarete açıldı. Eser, bir öğretmen ile öğrencisinin iletişimini betimleyerek, sanat yoluyla kuşaklar arası süreklilik fikrini öne çıkarıyor. Kompozisyonun ana odağında ise uyumun ve yüksek müzikal ustalığın sembolü olan keman yer alıyor. Bu anıtsal çalışma, Omsk'un 2026 yılı Rusya Kültür Başkenti unvanını taşımasının bir simgesi olarak kentin dokusuna işlendi.</p>
<p>Yerel sanatçı, heykeltıraş ve tasarımcı İgor Vahitov'un imzasını taşıyan eserin kente kazandırılmasında, halk oylamasına katılan yaklaşık altı bin Omsklu'nun doğrudan etkisi bulunuyor. Vatandaşların çevrimiçi tercihleri, kentsel estetiğin şekillenmesinde kolektif iradenin ne denli belirleyici olabileceğini gösteriyor. Bu yönüyle anıt, yalnızca bir sanat nesnesi değil, aynı zamanda yerel katılımın somut bir çıktısı olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Omsk Oblastı Hükümeti basın servisinden yapılan açıklamaya göre, yeni kentsel heykelin yerleştirilmesi, "Numaralı Fon, Altyapı ve Yeni Çekim Noktalarının Oluşturulması" federal projesi kapsamında tahsis edilen kaynaklarla mümkün oldu. Söz konusu finansman modeli, bölgesel kültürel yatırımların merkezi programlarla desteklenmesinin bir örneği olarak değerlendiriliyor. "Müzik" heykeli, kültürel kimliği güçlendirilmiş bir Omsk imgesine yeni bir katman ekliyor.</p>
<p>Daha önce Omsk'un 2026 Kültür Başkenti seçildiği duyurulmuştu. Bu onursal unvanı Sibirya'nın büyükşehrine devreden şehir ise bir önceki yıl aynı statüyü taşıyan Grozni olmuştu. Unvan devri, kültürel başkentlik uygulamasının şehirler arasında dönüşümlü bir prestij mekanizması olarak işlediğini ortaya koyuyor. Omsk'un bu sorumluluğu, kentsel kültür politikalarını görünür kılacak projelerle desteklemesi bekleniyor.</p>
<p>Öğretmenlik mesleğinin kamusal alanda bir heykelle temsil edilmesi, eğitim emeğinin toplumsal hafızadaki yerini sağlamlaştırma açısından dikkat çekici bir adım olarak okunabilir. Sanatın kuşaklar arası köprü işlevi, bu tür sembolik yatırımlarla somutlaşırken, kent sakinlerinin karar süreçlerine dahil edilmesi yerel aidiyeti güçlendiriyor. Bu bağlamda eser, estetik değerinin ötesinde bir toplumsal diyalog aracı işlevi de üstleniyor.</p>
<p>Bu metin, güncel tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>
<p>Kadın emeğinin ve öğretmenlik mesleğinin sanat aracılığıyla kamusal alanda görünür kılınması, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Öğrenci figürünün bir kız çocuğu olarak kurgulanması, eğitimde kadının rolüne dair güçlü bir mesaj taşırken; heykelin kent estetiğine kattığı zarafet, yaşam alanlarının sanatla zenginleşmesinin gündelik hayat kalitesine olan katkısını da gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/omsk-2026-kultur-baskenti-simgesi-olarak-ogretmen-anitiyla-susledi-mp697-h2579.html</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 02:44:20 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/omsk-2026-kultur-baskenti-simgesi-olarak-ogretmen-anitiyla-susledi-mp697.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Omsk'ta Çokana Valihanova Caddesi 3 numarada, öğretmene adanmış "Müzik" adlı anıtsal kompozisyon açıldı. Yaklaşık altı bin kişinin katıldığı çevrimiçi oylamayla seçilen eser, usta ile öğrenci arasındaki duygusal bağı ve kemanın simgelediği müzikal mükemmelliği yansıtıyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Omsk'ta Çokana Valihanova Caddesi 3 numarada, öğretmene adanmış "Müzik" adlı anıtsal kompozisyon açıldı. Yaklaşık altı bin kişinin katıldığı çevrimiçi oylamayla seçilen eser, usta ile öğrenci arasındaki duygusal bağı ve kemanın simgelediği müzikal mükemmelliği yansıtıyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[URAP 2025-2026 Dünya Alan Sıralaması: Türkiye'den 90 Üniversite Listeye Girdi, İTÜ 28 Alanla Zirvede]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/urap-2025-2026-dunya-alan-siralamasi-turkiyeden-90-universite-listeye-girdi-itu-28-alanla-zirvede-mp671-h2578.html</link>
      <description><![CDATA[URAP’ın 2025-2026 dünya alan sıralamasında Türkiye’den 90 üniversite yer aldı. 28 alanla İTÜ Türkiye lideri olurken; Türk üniversiteleri en çok tıp ve mühendislik branşlarında başarı gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>URAP 2025-2026 Dünya Alan Sıralaması: Türkiye'den 90 Üniversite Listeye Girdi, İTÜ 28 Alanla Zirvede</h1>
<p><strong>ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesindeki URAP Araştırma Laboratuvarı'nın 2025-2026 Dünya Alan Sıralaması'nda Türkiye'den 90 üniversite yer aldı. İstanbul Teknik Üniversitesi 28 alanla Türkiye lideri olurken, Türk üniversiteleri en çok tıp ve mühendislik alanlarında başarı gösterdi.</strong></p>
<p>ODTÜ Enformatik Enstitüsü çatısı altında çalışmalarını sürdüren URAP (University Ranking by Academic Performance) Araştırma Laboratuvarı, 2025-2026 yılına ait "Dünya Alan Sıralaması" sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Söz konusu sıralama; akademik performans göstergeleri, makale ve atıf sayıları ile uluslararası işbirliği verileri temel alınarak hazırlandı. Toplam 78 bilim alanının mercek altına alındığı araştırmada, Türkiye'den 90 üniversite en az bir bilim alanında küresel ölçekte listeye girmeyi başardı. Bu tablo, Türk yükseköğretim sisteminin uluslararası görünürlüğünün her geçen yıl arttığını gösteriyor.</p>
<p>Türkiye'de en fazla bilim alanında listeye girerek liderliği üstlenen kurum İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) oldu. İTÜ, tam 28 farklı alanda gösterdiği başarıyla Türkiye'nin akademik lokomotifi konumunda yer aldığını bir kez daha kanıtladı. Bu geniş yelpaze, üniversitenin yalnızca mühendislik ve teknolojiyle sınırlı kalmayıp fen ve sosyal bilimler dahil birçok disiplinde üretken olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Türk üniversitelerinin küresel ölçekte varlık gösterdiği toplam 48 alan arasında en büyük payı tıp-sağlık bilimleri ve mühendislik aldı. Fizik ve Malzeme Bilimleri alanlarında ise 12'şer üniversite dünya listelerinde kendilerine yer buldu. Bu dağılım, Türkiye'nin özellikle uygulamalı bilimlerdeki geleneksel gücünü yansıtırken; temel bilimlerde de istikrarlı bir varlık oluşturduğunu gösteriyor.</p>
<p>Dünya genelindeki ilk sıralarda Türk üniversiteleri, uzmanlaştıkları branşlarda dikkat çeken dereceler elde etti. İTÜ; Polimer Bilimi alanında dünya 73'üncüsü olarak tarihi bir dereceye imza attı. Ayrıca Su Kaynakları (139), Deniz Bilimleri (141), İnşaat Mühendisliği (151), Jeoloji (207), Yapay Zeka (223) ve Robotik &amp; Akıllı Sistemler (268) alanlarında öne çıktı. Bu sonuçlar, İTÜ'nün disiplinler arası araştırma kapasitesinin küresel ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor.</p>
<p>Ankara Üniversitesi; Diş Hekimliği alanında dünya 103'üncüsü, Pediatri alanında ise 212'nci oldu. Hacettepe Üniversitesi; Diş Hekimliği (116), Pediatri (129) ve Eğitim (243) alanlarında dünya çapında dereceler yaptı. İstanbul Üniversitesi; Pediatri alanında 194'üncü, Diş Hekimliğinde ise 215'inci sıraya yerleşti. Koç Üniversitesi; Siyaset Bilimi alanında 222'nci, Klinik Nöroloji alanında 286'ncı oldu. ODTÜ ise Enerji ve Yakıt alanında 253'üncü, Polimer alanında 270'inci, İnşaat Mühendisliğinde 291'inci sırada yer aldı.</p>
<p>Dünya geneline bakıldığında 121 ülkeden 2 bin 566 üniversitenin değerlendirildiği listede, en çok üniversiteyle yer alan ülke 422 üniversite ile Çin oldu. Çin'i 293 üniversite ile ABD ve 146 üniversite ile Hindistan takip etti. En başarılı üniversite unvanını koruyan Harvard Üniversitesi, incelenen 78 alanın 19'unda dünya birincisi olarak lider konumunu sürdürdü. Liderliği takip edenler arasında Çin'den Tsinghua Üniversitesi 15 alanda, İngiltere'den Oxford Üniversitesi 8 alanda, Hollanda'dan Amsterdam Üniversitesi ise 4 alanda birinci sırada yer aldı.</p>
<p>Bu tablo, Türkiye'nin bilimsel üretim kapasitesinin belirli alanlarda yoğunlaştığını, ancak alan çeşitliliği açısından gelişim alanları bulunduğunu gösteriyor. Özellikle tıp ve mühendislikteki güçlü varlık, kadın akademisyenler ve öğrenciler için bu disiplinlerde kariyer yapma yolunda önemli bir zemin sunuyor. Ne var ki, sosyal bilimler ve sanat alanlarındaki temsilin görece sınırlı kalması, toplumsal cinsiyet dengesi ve disiplinler arası çeşitlilik açısından dikkatle ele alınması gereken bir konu olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Bu içerik, 20/09/2026 tarihinde KadinHerYerde.COM yazarı Zümra Naz tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/urap-2025-2026-dunya-alan-siralamasi-turkiyeden-90-universite-listeye-girdi-itu-28-alanla-zirvede-mp671-h2578.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 22:26:23 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/urap-2025-2026-dunya-alan-siralamasi-turkiyeden-90-universite-listeye-girdi-itu-28-alanla-zirvede-mp671.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>URAP’ın 2025-2026 dünya alan sıralamasında Türkiye’den 90 üniversite yer aldı. 28 alanla İTÜ Türkiye lideri olurken; Türk üniversiteleri en çok tıp ve mühendislik branşlarında başarı gösterdi.</itunes:subtitle><itunes:summary>URAP’ın 2025-2026 dünya alan sıralamasında Türkiye’den 90 üniversite yer aldı. 28 alanla İTÜ Türkiye lideri olurken; Türk üniversiteleri en çok tıp ve mühendislik branşlarında başarı gösterdi.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[«Okean»da lise öğrencileri arasında «Büyük Değişim» yarı finali sona erdi]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/okeanda-lise-ogrencileri-arasinda-buyuk-degisim-yari-finali-sona-erdi-mp108-h2577.html</link>
      <description><![CDATA[Rusya'nın dört bir yanından 8-10. sınıf öğrencileri, «Büyük Değişim» yarışmasının yarı final aşamasında bir araya geldi. İki vardiya halinde gerçekleştirilen etkinlik, Tüm Rusya Çocuk Merkezi «Okean» ev sahipliğinde düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>«Okean»da Lise Öğrencileri Arasında «Büyük Değişim» Yarışmasının Yarı Finali Tamamlandı</h1><p><strong>Rusya'nın dört bir yanından 8-10. sınıf öğrencileri, «Büyük Değişim» yarışmasının yarı final aşamasında bir araya geldi. İki vardiya halinde gerçekleştirilen etkinlik, Tüm Rusya Çocuk Merkezi «Okean» ev sahipliğinde düzenlendi.</strong></p><p>Rusya'nın farklı bölgelerinden yaklaşık 900 sekizinci, dokuzuncu ve onuncu sınıf öğrencisi, «Büyük Değişim» yarışmasının yarı final etabına katıldı. Söz konusu organizasyon, Tüm Rusya Çocuk Merkezi «Okean» bünyesinde iki ayrı vardiya halinde hayata geçirildi.</p><p>Birinci Hareketi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Valeriy Morgunovskiy, yarışmacılara seslendiği video mesajında yarı finalin sona ermesini kutladı.</p><p>Valeriy Morgunovskiy yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: «Büyük Değişim yarı finali sona eriyor, ancak sizi daha pek çok parlak olay bekliyor. Çünkü uzun bir yol kat ettiniz ve zaferden sizi ayıran son atılım kaldı. Arkadaşlar, hayal kurmaktan, kendinize büyük hedefler koymaktan ve bunlara kararlılıkla yürümekten korkmayın. Yeni şeyler deneyin, kendinize inanın, arkadaşlık kurun, birbirinize yardım edin! Biz her zaman yanınızda olacağız ve sizi mutlaka destekleyeceğiz!»</p><p>Primorskiy Krayı'ndaki «Büyük Değişim» yarı finaline ülkenin 26 bölgesinden öğrenciler katıldı: Amur, Vologda, İrkutsk, Kurgan, Magadan, Moskova, Novosibirsk, Omsk, Sahalin, Sverdlovsk, Tyumen ve Çelyabinsk oblastları, Kemerovo oblastı – Kuzbass, Altay, Zabaykal, Kamçatka, Krasnoyarsk, Primorskiy ve Habarovsk krayları, Altay, Buryatiya, Saha (Yakutiya) ve Hakasya cumhuriyetleri ile Hantı-Mansiysk özerk okrugu – Yugra, Çukotka ve Yamalo-Nenets özerk okrukları.</p><p>Tüm Rusya Çocuk Merkezi «Okean» Müdürü Natalya Solovey ise şunları kaydetti: «Yarı final süresince çocuklar «Okean»da kendi vardiyalarını yaşama fırsatı buldular – kendi buluşmaları, arkadaşlıkları, ortak işleri ve duygularıyla. Eminim ki birçoğu için bu, gezinin en değerli parçalarından biri olacak. Finale kalanlara ise özgüven ve başarı diliyorum. Final buluşması, çocukların burada, «Okean»da başlattıkları hikâyenin devamı olsun.»</p><p>Öğrenciler yalnızca yarışma görevlerini yerine getirmekle kalmadı, aynı zamanda yoğun bir eğitim programına da katıldı. Okul öğrencileri için motivasyon buluşmaları, atölye çalışmaları ve iş oyunları düzenlendi.</p><p>Yedinci sezonun yarı finalleri daha önce Tomsk oblastı, Perm krayı, Pskov oblastı, İvanovo oblastı, Leningrad oblastı, Krasnodar krayı, Tver oblastı, Tataristan Cumhuriyeti ve Mordovya Cumhuriyeti'nde tamamlanmıştı.</p><p>Lise öğrencileri ve orta mesleki eğitim kurumu öğrencileri için yarışmanın finalleri ekim-kasım aylarında gerçekleştirilecek. Final sonuçlarına göre birinci derece ödül sahipleri 1 milyon ruble, ikinci derece ödül sahipleri 200 bin ruble, üçüncü derece ödül sahipleri ise 100 bin ruble alacak. Birinci derece ödül sahibi olan yirmi takım kaptanı ayrıca bir mentorla çalışma imkânı elde edecek.</p><p>8-10. sınıf öğrencileri ve orta mesleki eğitim kurumları öğrencileri arasındaki kazananların öğretmen-mentorları, kazananın kategorisine bağlı olarak 50 ila 200 bin ruble arasında para ödülü alacak. Onlar için ayrıca «Büyük Değişim» ortakları tarafından bir eğitim programı da öngörülüyor.</p><p>Bu haber, bugünkü tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Eğitim temelli yarışmaların gençler üzerindeki olumlu etkisi yadsınamaz. Özellikle kız öğrencilerin bu tür organizasyonlarda aktif rol alması, özgüvenlerini artırmakta ve gelecekteki kariyer hedeflerine ulaşmalarında önemli bir motivasyon kaynağı oluşturmaktadır. Ancak bu tür etkinliklerin yalnızca büyük merkezlerde düzenlenmesi, taşradaki gençlerin eşit fırsatlara erişimini kısıtlayabilir; bu nedenle organizasyonların bölgesel yaygınlığının artırılması büyük önem taşımaktadır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/okeanda-lise-ogrencileri-arasinda-buyuk-degisim-yari-finali-sona-erdi-mp108-h2577.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 22:26:22 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/okeanda-lise-ogrencileri-arasinda-buyuk-degisim-yari-finali-sona-erdi-mp108.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Rusya'nın dört bir yanından 8-10. sınıf öğrencileri, «Büyük Değişim» yarışmasının yarı final aşamasında bir araya geldi. İki vardiya halinde gerçekleştirilen etkinlik, Tüm Rusya Çocuk Merkezi «Okean» ev sahipliğinde düzenlendi.</itunes:subtitle><itunes:summary>Rusya'nın dört bir yanından 8-10. sınıf öğrencileri, «Büyük Değişim» yarışmasının yarı final aşamasında bir araya geldi. İki vardiya halinde gerçekleştirilen etkinlik, Tüm Rusya Çocuk Merkezi «Okean» ev sahipliğinde düzenlendi.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul Döneminde Siber Dolandırıcılık Alarmı: Veliler ve Öğrenciler Nasıl Korunmalı?]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/okul-doneminde-siber-dolandiricilik-alarmi-veliler-ve-ogrenciler-nasil-korunmali-mp931-h2576.html</link>
      <description><![CDATA[Okul Alışverişi Yaparken Tuzağa Düşmeyin! Siber Saldırganlar Velileri Hedef Aldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Okulların açılmasıyla birlikte eğitim heyecanı başlarken, siber dolandırıcılar da öğrenci ve velileri hedef almak için harekete geçti. Okul alışverişleri, harç ödemeleri ve burs başvurularının yoğunlaştığı bu dönemi fırsat bilen dolandırıcılar; yapay zeka ve deepfake gibi gelişmiş teknolojileri kullanarak sahte mesajlar ve içeriklerle kişisel ve finansal verileri ele geçirmeye çalışıyor. Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Siber güvenlik uzmanları, kamuoyunda güven duyulan kurumların, üniversitelerin ve kargo şirketlerinin adları kullanılarak yapılan en yaygın dolandırıcılık yöntemlerine karşı uyardı.</p><p>Kargo Tuzakları: Artan okul alışverişlerini fırsat bilen saldırganlar, "Paketiniz teslim edilemedi" veya "Teslimat için küçük bir ücret ödemeniz gerekiyor" mesajlarıyla kredi kartı bilgilerine erişmeyi ya da sahte kargo takip uygulamaları üzerinden cihazlara zararlı yazılım bulaştırmayı amaçlıyor.</p><p>Sahte Alışveriş Siteleri: Kırtasiye, kıyafet ve elektronik cihaz harcamalarındaki artışı izleyen dolandırıcılar, tanınmış alışveriş sitelerini taklit ediyor. Piyasa değerinin çok altında sunulan "gerçek olamayacak kadar iyi" indirim vaatleriyle tüketiciler tuzağa düşürülüyor.</p><p>"Burs Kazandınız" ve Sahte Borç Yalanı: Öğrencilere "burs kazandınız" veya "öğrenim krediniz silinecek" denilerek ön ödeme talep ediliyor. Üniversitelilere ise "ödenmemiş katkı payı borcunuz var" şeklinde sahte mesajlar gönderiliyor. Uzmanlar, herhangi bir ödeme yapılmadan önce bilginin mutlaka okulun resmi kanallarından teyit edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.</p><p>Şüpheli E-postaları Açmayın: Tanımadığınız adreslerden gelen e-postaları yanıtlamayın ve eklerini indirmeyin.</p><p>Sistemleri Güncel Tutun: Telefon ve bilgisayarların işletim sistemlerini güncel tutarak güvenlik açıklarını kapatın.</p><p>Güçlü ve Farklı Parolalar Kullanın: Her hesap için benzersiz ve karmaşık şifreler tercih edin.</p><p>Ekran Kilitlerini İhmal Etmeyin: Cihazlarınızın ekran kilidini her zaman aktif tutun.</p><p>Verilerinizi Yedekleyin: Olası bir veri kaybı veya siber saldırıya karşı verilerinizi düzenli olarak yedekleyin.</p><p>Ödeme Taleplerini Resmi Makamlardan Teyit Edin: Okul, üniversite veya burs adı altında gelen şüpheli ödeme taleplerini gerçekleştirmeden önce doğrudan kurumun resmi iletişim kanallarıyla iletişime geçin.</p><p>Bu tür siber saldırılar, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullar, öğretmenler ve veliler üzerinde ciddi bir güven erozyonu yaratma potansiyeli taşıyor. Eğitim kurumlarının resmi iletişim kanallarını güçlendirmesi ve velileri bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yapması, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesinde kritik bir rol oynayacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/okul-doneminde-siber-dolandiricilik-alarmi-veliler-ve-ogrenciler-nasil-korunmali-mp931-h2576.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 22:24:19 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/okul-doneminde-siber-dolandiricilik-alarmi-veliler-ve-ogrenciler-nasil-korunmali-mp931.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Okul Alışverişi Yaparken Tuzağa Düşmeyin! Siber Saldırganlar Velileri Hedef Aldı</itunes:subtitle><itunes:summary>Okul Alışverişi Yaparken Tuzağa Düşmeyin! Siber Saldırganlar Velileri Hedef Aldı</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya'da Dört Öğretmene Ülkenin En Yüksek Pedagojik Onursal Unvanı Verildi]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/rusyada-dort-ogretmene-ulkenin-en-yuksek-pedagojik-onursal-unvani-verildi-mp156-h2575.html</link>
      <description><![CDATA[Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, 18 Eylül 2026 tarihinde imzaladığı 667 sayılı kararname ile eğitim alanında üstün hizmetlerin en yüksek takdiri sayılan "Rusya Federasyonu Halk Öğretmeni" onursal unvanını dört eğitimciye tevdi etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Rusya'da Dört Öğretmene Ülkenin En Yüksek Pedagojik Onursal Unvanı Verildi</h1>
<p><strong>Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, 18 Eylül 2026 tarihinde imzaladığı 667 sayılı kararname ile eğitim alanında üstün hizmetlerin en yüksek takdiri sayılan "Rusya Federasyonu Halk Öğretmeni" onursal unvanını dört eğitimciye tevdi etti. Söz konusu ödül töreni, 5 Ekim'de kutlanan Öğretmenler Günü vesilesiyle gerçekleştirilecek.</strong></p>
<p>Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 18 Eylül 2026 tarihli 667 sayılı kararnamesiyle, eğitim sahasındaki fedakârlığın, yüksek pedagojik ustalığın ve ülke eğitim sistemine yapılan kayda değer katkıların bir nişanesi olarak dört öğretmen "Rusya Federasyonu Halk Öğretmeni" onursal unvanına layık görüldü. Bu unvan, mesleğe adanmışlığın ve genç nesillerin yetiştirilmesine ömrünü vakfetmenin derin bir takdiri olarak öne çıkıyor. Ödül merasimi, 5 Ekim Öğretmenler Günü'ne denk getirilerek anlamlandırılıyor. Eğitim camiası, bu seçkin unvanı kazananları içtenlikle tebrik ediyor.</p>
<p>"Rusya Federasyonu Halk Öğretmeni" onursal unvanı, 2000 yılında ihdas edilmiş olup öğretmenlerin liyakatının devlet nezdindeki en üst düzey tescili niteliğindedir. Bu unvan, "Rusya Federasyonu Onur Öğretmeni" unvanının alınmasının üzerinden en az 10 yıl geçtikten sonra; ülke eğitimine olağanüstü katkı sağlamış, öğrencileri bilimsel, toplumsal ve üretim alanlarında üstün başarılara imza atmış öğretmen, akademisyen ve diğer eğitim kurumu çalışanlarına tevcih edilmektedir. İlgili kararname, her yıl Öğretmenler Günü arefesinde yayımlanmaktadır.</p>
<p>Daha önce, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı'nın kararnamesiyle 10 eğitimcinin "Rusya Federasyonu Onur Öğretmeni" onursal unvanına layık görüldüğü bildirilmişti.</p>
<p>Bu tür üst düzey onursal unvanlar, öğretmenlik mesleğinin toplumsal itibarını güçlendirmenin yanı sıra eğitim emekçilerinin motivasyonunu artırarak ülke genelinde eğitim kalitesinin sürdürülebilirliğine katkı sağlar. Zira bir toplumun kalkınmasında öğretmenlerin rolü yadsınamaz; onların özverili çalışmaları, gelecek nesillerin donanımını ve dolayısıyla ülkenin beşeri sermayesini doğrudan şekillendirir. Ödüllerin Öğretmenler Günü'ne denk getirilmesi ise mesleki onurun toplum nezdinde daha görünür kılınmasına hizmet eder.</p>
<p>Bu haber, güncel tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>
<p>Öğretmenlik, toplumun her kesimini şekillendiren, kadınların ve genç kızların eğitim yoluyla güçlenmesinde kritik bir rol üstlenen kutsal bir meslektir. Bu tür onursal unvanların kadın eğitimcilere de verilmesi, meslekte cinsiyet eşitliğinin ve kadın emeğinin görünürlüğünün artmasına katkı sağlarken; genç nesillerin yaşam boyu öğrenme alışkanlığı kazanmasında öğretmenlerin rehberliği, bireylerin yaşam kalitesini yükselten kalıcı bir etki yaratmaktadır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/rusyada-dort-ogretmene-ulkenin-en-yuksek-pedagojik-onursal-unvani-verildi-mp156-h2575.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 13:36:15 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/rusyada-dort-ogretmene-ulkenin-en-yuksek-pedagojik-onursal-unvani-verildi-mp156.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, 18 Eylül 2026 tarihinde imzaladığı 667 sayılı kararname ile eğitim alanında üstün hizmetlerin en yüksek takdiri sayılan "Rusya Federasyonu Halk Öğretmeni" onursal unvanını dört eğitimciye tevdi etti.</itunes:subtitle><itunes:summary>Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, 18 Eylül 2026 tarihinde imzaladığı 667 sayılı kararname ile eğitim alanında üstün hizmetlerin en yüksek takdiri sayılan "Rusya Federasyonu Halk Öğretmeni" onursal unvanını dört eğitimciye tevdi etti.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul Müdürünün Yetkisi Nasıl Değişti? Otuz Yıllık Dönüşümün Anatomisi]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/son-dakika/okul-mudurunun-yetkisi-nasil-degisti-otuz-yillik-donusumun-anatomisi-mp428-h2574.html</link>
      <description><![CDATA[Son otuz yılda okul müdürünün konumu köklü biçimde dönüştü; artık her yönetim kararının gerekçelendirilmesi, belirlenmiş prosedürlere uyulması ve itiraz edilebilir olması bekleniyor. Peki bu değişim okulun mesleki özerkliğini koruyarak nasıl sürdürülebilir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Okul Müdürünün Yetkisi Nasıl Değişti? Otuz Yıllık Dönüşümün Anatomisi</h1>
<p><strong>Son otuz yılda okul müdürünün konumu köklü biçimde dönüştü; artık her yönetim kararının gerekçelendirilmesi, belirlenmiş prosedürlere uyulması ve itiraz edilebilir olması bekleniyor. Peki bu değişim okulun mesleki özerkliğini koruyarak nasıl sürdürülebilir?</strong></p>
<p>Rusya'daki okullar, tek kişinin iradesine dayanan yönetim anlayışından, kararların açık gerekçeler, tanımlı süreçler ve itiraz yolları gerektirdiği bir yapıya evrildi. Hukuki güvencelerin beraberinde getirdiği bürokratik yük ise kaçınılmaz oldu. Bu noktada asıl mesele, müdür keyfiliğine geri dönmeden okulun profesyonel karar alma bağımsızlığını nasıl koruyacağıdır.</p>
<p>24 Ağustos 2026 tarihinde Rusya Yüksek Mahkemesi, Sverdlovsk bölgesinden bir öğrenciyle ilgili davada kararını açıkladı. Dokuzuncu sınıfın ardından devlet nihai sınavını başarıyla geçen genç, aynı okulda öğrenimine devam edemedi. Okulun üst sınıfları profilliydi ve aile, çocuğun genel eğitim sınıfına kabul edilmesini talep etti. Yönetim bu talebi reddetti ve eğitim ilişkilerinin sona ermesini, öğrenimin tamamlanmasına bağlı kayıt silme işlemi olarak belgelendirdi.</p>
<p>Üç yargı mercisi okulun işlemlerini hukuka uygun bulmuştu. Yüksek Mahkeme bu kararları bozarak, dokuzuncu sınıf sonrası yapılan sınavın temel genel eğitimin tamamlandığını gösterdiğini, ancak bunun tek başına öğrenimin bütünüyle sona erdiği anlamına gelmediğini vurguladı. Profil sınıflarına yönelik bireysel seçme usulünün de çocuğun anayasal eğitim hakkını ortadan kaldıramayacağı belirtildi.</p>
<p>Bir hukukçu için bu dava, öncelikle ortaöğretim hakkına ilişkin bir uyuşmazlıktır. Uzun yıllar okulda görev yapan biri içinse burada başka bir hikâye daha görünür. Son on yıllarda yönetim kararının statüsü değişti. Eskiden pek çok gündelik durumda idarenin talimatı, idareden geldiği için ağırlık taşırdı. Bugün ise karardan giderek daha fazla açıklanabilirlik bekleniyor: hukuki dayanak, uyulmuş prosedür ve müdür odasının dışından da denetlenebilecek belgesel bir iz.</p>
<p><strong>Devlet hiyerarşisi içinde müdür</strong></p>
<p>Sovyet okulu, merkezi bir sisteme derinlemesine entegreydi. Müfredatlar, programlar, örgütsel kurallar ve personel politikası devlet hiyerarşisi tarafından belirlenirdi. Bu nedenle o dönemin müdürünü özerk bir kurumun yöneticisi saymak doğru olmaz. Ancak gündelik okul yaşamında müdürün fiili rolü son derece genişti.</p>
<p>Öğrenci, veli ve öğretmen için müdür, en yakın ve en görünür otorite makamıydı. Çatışmalar, görev dağılımı, disiplin meseleleri, kadro kararları ve ailelerle ilişkiler onun odasından geçerdi. Şikâyet imkânları mevcuttu; fakat biçimsel hak ile çocuğun yıllarca okuyacağı okulla açık çatışmaya girme isteği her zaman örtüşmezdi.</p>
<p>1980'lerin sonuna gelindiğinde bu yapı çoktan değişmeye başlamıştı. 1989 tarihli ortaokul konseyi yönetmeliği, okul kolektifi konferansını en yüksek öz yönetim organı olarak tanımladı. Konferansta çalışan, veli ve öğrenci temsilcileri yer alacaktı. Konferans tüzüğü kabul etme, gelişim yönlerini belirleme ve müdürü gizli oyla seçip ilgili halk eğitimi konseyinin onayına sunma hakkı kazandı. Daha fazla bağımsızlık ve kolektif karar alma yönündeki hareket, SSCB'nin dağılmasından önce başlamıştı.</p>
<p>1991 sonrasında eğitim kurumunun imkânları belirgin biçimde genişledi. 1992 tarihli Eğitim Kanunu, okulun eğitim sürecinde, personel seçimi ve yerleştirilmesinde, mali ve idari faaliyetlerde yasa ve kendi tüzüğü çerçevesinde bağımsızlığını güvence altına aldı. Eğitim programları, müfredatlar, yönetim yapısı ve yerel düzenlemeler okulun yetkisi kapsamına girdi.</p>
<p>1990'ların mevzuat sisteminde kurumların çeşitliliği de güvence altına alındı. 1994 tarihli tip yönetmelik, genel eğitim kurumları arasında belirli derslerde derinleştirilmiş eğitim veren okulları, liseleri ve gimnazyumları sayıyordu. Hukuki formun arkasında kültürel bir kayma vardı: okul, kendi pedagojik itibarını inşa etme ve komşusundan belirgin biçimde ayrışma imkânı buldu.</p>
<p>Matematik veya fen bilimlerinde güçlü altyapıya sahip liseler, beşeri bilimler geleneği taşıyan gimnazyumlar, özgün eğitim yaklaşımı olan okullar, üniversite bünyesindeki sınıflar ortaya çıktı. Kurumun adı giderek belirli bir eğitim ortamının işareti haline geldi. Kentlerde artık yalnızca çocuğun nerede okuduğu değil, hangi okulda okuduğu da sorulmaya başlandı.</p>
<p>Çeşitliliğin bir de ters yüzü vardı. Güçlü kurumlar motive öğrencileri, aktif aileleri, isim yapmış öğretmenleri ve ek kaynakları bir araya toplarken; diğer okullar bunların tümünü aynı anda yitirebiliyordu. Sergey Kosaretskiy, İrina Gruniçeva ve Mihail Goşin'in araştırması, Sovyet sonrası eğitim politikası ve sosyoekonomik koşulların okullar arasında kaynak ve sonuç bakımından farklılıkların artmasına eşlik ettiğini gösteriyor.</p>
<p>Bu ortamda özellikle yönetici figürü öne çıktı. Güçlü bir müdür ekibi bir araya getirebilir, bir profil oluşturabilir, üniversiteyle anlaşabilir, ek kaynak bulabilir ve pedagojik konsepti savunabilirdi. Pek çok kurumun istikrarsız işlediği koşullarda, yöneticinin kişisel karar alma becerisi gerçekten de okulun kaynağı haline geliyordu.</p>
<p>Bu modelin önemli bir üstünlüğü var: insan muhakemesine alan bırakıyor. Kendi deneyimim de ona yalnızca eleştirel bakmama izin vermiyor. Bir zamanlar bir liseye büyük ölçüde, bende potansiyel gören müdür sayesinde girebilmiştim. Biçimsel sistem bunu pekâlâ fark etmeyebilirdi.</p>
<p>Aynı yapı, kişisel karar tek mekanizma haline geldiğinde riskli hale geliyordu. Bir okulda müdürün otoritesi güçlü bir mesleki kültürü desteklerken, bir başkasında itiraz edilmesi neredeyse imkânsız alışkanlıkları pekiştiriyordu. Yöneticinin kişisel iradesiyle çözülen sorunlar arttıkça, ailenin durumu belirli bir kişiyle olan ilişkisine daha fazla bağlı hale geliyordu.</p>
<p>Veli haklarını bilebilir, ama önce anlaşmaya çalışırdı. Bu, küçük bir topluluk içinde son derece akılcı bir davranıştır: çatışmadan sonra taraflar aynı binada her gün karşılaşmaya devam eder. Resmî şikâyet imkânı, şikâyeti alışılmış ve güvenli bir mekanizmaya dönüştürmez.</p>
<p>Bugün eğitim sürecine katılanın kurumla ilişkisi farklı kurgulanmış durumda. Yasa, velilere okul belgelerini inceleme, belirlenen sınırlar içinde eğitim biçimlerini seçme, kurum yönetimine katılma ve çocuğun çıkarlarını koruma hakkı tanıyor. Uyuşmazlıklar için bir anlaşmazlık çözüm komisyonu öngörülüyor; komisyon kararlarına belirlenen usulle itiraz edilebiliyor.</p>
<p>Okulla konuşmanın gündelik dili de değişti. "Bizim için istisna yapılabilir mi?" sorusunun yerini giderek "karar hangi gerekçeyle alındı?" sorusu alıyor. Fark küçük görünse de tarafların konumunu değiştiriyor. Rica, yöneticinin iyi niyetini varsayar. Gerekçe talebi ise konuşmayı, farklı kişiler için aynı şekilde işlemesi gereken kurallar alanına taşır.</p>
<p>İşte bu nedenle onuncu sınıfa kabul davası çarpıcıdır. Okul, profilli eğitim düzenleme ve belirlenmiş seçme kurallarını uygulama hakkına sahiptir. Ancak böyle bir karar, eğitim hakkına ilişkin genel güvenceler sistemi içinde var olur ve dışarıdan hukuki değerlendirmeye tabi tutulabilir. Makamın otoritesi artık gerekçenin yerini tutmuyor.</p>
<p>Burada her okul idaresinin yakından bildiği bir çelişki başlıyor. Bir karara itiraz edilebilmesi, ancak alınma sürecinin yeniden kurgulanabilmesiyle mümkündür. Ölçütler, süreler, tutanaklar, yerel düzenlemeler, bildirimler ve tebliğ tebellüğ belgeleri gerekir. Bunlar olmadan denetleyici merci veya mahkemenin, kuralın aynı şekilde uygulanıp uygulanmadığını ve katılımcıların haklarının korunup korunmadığını tespit etmesi güçtür.</p>
<p>Dolayısıyla prosedürel yükün artışını yalnızca bürokratların raporlama sevgisiyle açıklamak mümkün değil. Belgelerin bir kısmı, keyfî karara karşı koruma altyapısı olarak ortaya çıktı. Birine bir zamanlar açık gerekçe olmadan ret verildiğinde, sistemin atacağı sonraki adım öngörülebilir: gerekçeyi formüle etme zorunluluğu doğar. Bir çalışana ödeme yapılıp diğerine neden yapılmadığı tespit edilemediğinde, ölçütler ve komisyon tutanağı ortaya çıkar.</p>
<p>Zamanla koruyucu prosedür şişebilir. Belirli bir noktada işin doğruluğunu kanıtlama çabası, işin kendisiyle yarışmaya başlar. Belge artık karar seçimini etkiler: yönetici olası bir şikâyeti, yanıtın ifadesini, kurucu denetimini ve birkaç ay sonra dosyada ne bulunacağını önceden düşünür.</p>
<p>Belgesel olarak savunulması en kolay seçenek, en uygun hale gelir. Pedagojik durum ise içine yerleştirilmek zorunda kalınan hukuki şemadan daha karmaşık olabilir. Böylece prosedürün kendine özgü bir yönetimsel gücü doğar.</p>
<p>İki şeyi ayırt etmek önemlidir. Hakkı korumaya imkân tanıyan prosedür ile raporlama uğruna raporlama farklı niteliktedir. İkisini "bürokrasi" kavramında birleştirmek, kolayca aşırı uçlara götürür: neredeyse tüm düzenlemelerin kaldırılmasını talep etmek ya da her yeni belgeyi adalete doğru bir adım saymak. Okul pratiği bu basitleştirmelerin hiçbirini doğrulamıyor.</p>
<p>Paralel olarak tek bir okulun devlet sistemi içindeki yeri de değişti. 1990'lı yıllarda lise ve gimnazyum, mevzuat sınıflandırmasında ayrı genel eğitim kurumu türleri olarak yer alıyordu. Yürürlükteki yasa farklı kurgulanmıştır: bunlar için temel tür, genel eğitim kuruluşudur. "Lise" veya "gimnazyum" sözcükleri adı içinde korunabilir ve faaliyet özelliklerine işaret edebil]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/son-dakika/okul-mudurunun-yetkisi-nasil-degisti-otuz-yillik-donusumun-anatomisi-mp428-h2574.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 13:34:35 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/okul-mudurunun-yetkisi-nasil-degisti-otuz-yillik-donusumun-anatomisi-mp428.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Son otuz yılda okul müdürünün konumu köklü biçimde dönüştü; artık her yönetim kararının gerekçelendirilmesi, belirlenmiş prosedürlere uyulması ve itiraz edilebilir olması bekleniyor. Peki bu değişim okulun mesleki özerkliğini koruyarak nasıl sürdürülebilir?</itunes:subtitle><itunes:summary>Son otuz yılda okul müdürünün konumu köklü biçimde dönüştü; artık her yönetim kararının gerekçelendirilmesi, belirlenmiş prosedürlere uyulması ve itiraz edilebilir olması bekleniyor. Peki bu değişim okulun mesleki özerkliğini koruyarak nasıl sürdürülebilir?</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nauczyciel Roku 2026 ve Nauczyciel Jutr@ Finalistleri Açıklandı: Eğitimde Mükemmellik Yarışı Kızışıyor]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/nauczyciel-roku-2026-ve-nauczyciel-jutr-finalistleri-aciklandi-egitimde-mukemmellik-yarisi-kizisiyor-mp694-h2573.html</link>
      <description><![CDATA[Polonya'nın en prestijli öğretmenlik ödüllerinde finalistler belli oldu. Nauczyciel Roku 2026 yarışında 13 öğretmen, Nauczyciel Jutr@ kategorisinde ise 5 eğitimci finale kaldı. Kazananlar 7 Ekim'de Varşova'daki Kraliyet Kalesi'nde düzenlenecek görkemli galada açıklanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Nauczyciel Roku 2026 ve Nauczyciel Jutr@ Finalistleri Açıklandı: Eğitimde Mükemmellik Yarışı Kızışıyor</h1>

<p><strong>Polonya'nın en prestijli öğretmenlik ödüllerinde finalistler belli oldu. Nauczyciel Roku 2026 yarışında 13 öğretmen, Nauczyciel Jutr@ kategorisinde ise 5 eğitimci finale kaldı. Kazananlar 7 Ekim'de Varşova'daki Kraliyet Kalesi'nde düzenlenecek görkemli galada açıklanacak.</strong></p>

<p>Eğitim camiasının merakla beklediği Nauczyciel Roku 2026 ve Nauczyciel Jutr@ yarışmalarının finalistleri, titiz bir değerlendirme sürecinin ardından kamuoyuna duyuruldu. Polonya Bilimler Akademisi Pedagoji Bilimleri Komitesi Başkanlığı'ndan Prof. Stefan M. Kwiatkowski'nin başkanlık ettiği jüri heyeti, yoğun başvuru sayısı ve adayların olağanüstü nitelikleri karşısında zorlu bir seçim süreci yürüttü. Değerlendirme kriterlerinin çeşitliliği ve başvuru dosyalarının yüksek kalitesi, jüri üyelerinin karar vermesini bir hayli güçleştirdi.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanı ile birlikte organize edilen 24. Nauczyciel Roku yarışmasında "Altın On Üçlü" olarak adlandırılan finalist grubu belirlendi. Öte yandan, Fundacja Orange işbirliğiyle düzenlenen 6. Nauczyciel Jutr@ yarışmasında ise beş eğitimci finalist olarak seçildi. Her iki yarışma da Polonya eğitim sisteminin farklı kademelerinde görev yapan, yenilikçi yaklaşımları ve özverili çalışmalarıyla öne çıkan öğretmenleri onurlandırmayı amaçlıyor.</p>

<p>Nauczyciel Roku 2026 jürisi, adayların başvurularını detaylı bir şekilde inceledikten sonra aşağıdaki öğretmenleri finale taşıdı:</p>

<p>Varşova'daki LXII Liceum Ogólnokształcące Mistrzostwa Sportowego im. gen. broni Władysława Andersa'da matematik öğretmeni olarak görev yapan Wojciech Augustyniak;</p>

<p>Varşova'daki Szkoła Podstawowa nr 397 im. Bohaterów Olszynki Grochowskiej'de Polonya dili öğretmeni Agnieszka Bassa;</p>

<p>Słupsk'teki I Liceum Ogólnokształcące im. Bolesława Krzywoustego'da fizik ve STEM öğretmeni Mirosław Brozis;</p>

<p>Libusza'daki Zespół Szkolno-Przedszkolny'de İngilizce öğretmeni Katarzyna Guzior;</p>

<p>Katowice'deki Zespół Szkół Technicznych i Ogólnokształcących nr 2'de meslek dersleri öğretmeni Daniel Kiełpiński;</p>

<p>Poznań'daki Specjalny Ośrodek Szkolno-Wychowawczy dla Dzieci i Młodzieży Niepełnosprawnej'da matematik ve rehabilitasyon dersleri öğretmeni Włodzimierz Lapis;</p>

<p>Wejherowo'daki Specjalny Ośrodek Szkolno-Wychowawczy nr 2 dla Niesłyszących i Słabosłyszących'te beden eğitimi öğretmeni Katarzyna Malinowska-Rezk;</p>

<p>Dąbrówka'daki Szkoła Podstawowa im. Kazimierza Nowaka'da biyoloji, kimya ve sağlık eğitimi öğretmeni Tomasz Ordza;</p>

<p>Gdańsk'taki Państwowe Szkoły Budownictwa im. prof. Mariana Osińskiego'da meslek dersleri öğretmeni ve müdür yardımcısı Magdalena Pytka-Leśniak;</p>

<p>Wierzchowiny'deki Publiczna Szkoła Podstawowa im. kard. Stefana Wyszyńskiego ve Wola Goryńska'daki Szkoła Podstawowa im. św. Jana Pawła II'de matematik ve fizik öğretmeni Justyna Sadowska;</p>

<p>Olsztyn'deki Zespół Placówek Edukacyjnych'te İngilizce öğretmeni Michał Siwkowski;</p>

<p>Limanowa'daki I Liceum Ogólnokształcące im. Władysława Orkana'da Polonya dili ve felsefe öğretmeni Anna Smaga-Trojanowska;</p>

<p>Cieszyn'deki II Liceum Ogólnokształcące im. Mikołaja Kopernika'da biyoloji öğretmeni Grzegorz Szczechla.</p>

<p>Nauczyciel Jutr@ yarışması jürisi ise şu öğretmenleri finalist olarak belirledi:</p>

<p>Sopot'taki I Liceum Ogólnokształcące z Oddziałami Mistrzostwa Sportowego im. Marii Skłodowskiej-Curie'de matematik öğretmeni Krzysztof Jasiński;</p>

<p>Ciechanów'daki I Liceum Ogólnokształcące im. Zygmunta Krasińskiego'da coğrafya, İngilizce ve sağlık eğitimi öğretmeni Jarosław Piech;</p>

<p>Poznań'daki Spark Academy'de kimya öğretmeni Mateusz Ryczyński;</p>

<p>Cieszyn'deki II Liceum Ogólnokształcące im. Mikołaja Kopernika'da biyoloji öğretmeni Grzegorz Szczechla;</p>

<p>Dzierżoniów'daki Szkoła Podstawowa nr 9 im. Mikołaja Kopernika'da İngilizce öğretmeni Anna Szczepaniak.</p>

<p>Nauczyciel Roku 2026 unvanını kimin kazanacağı, iki eşdeğer mansiyon ödülünün hangi öğretmenlere verileceği ve Nauczyciel Roku 2026 unvanına aday gösterilenlerin kimler olacağı, 7 Ekim'de Varşova'daki Kraliyet Kalesi'nde gerçekleştirilecek Final Gala'sında açıklanacak. Aynı törende Nauczyciel Jutr@ ödülünün sahibi de belli olacak.</p>

<p>Her iki yarışmanın finalistleri, farklı okul türlerinde, küçük ya da büyük yerleşim birimlerinde ve çeşitli eğitim kademelerinde görev yapıyor olsalar da ortak bir özellik taşıyor: olağanüstü öğretmenler olmaları. Jüri tarafından seçilen bu eğitimciler, mesleki yetkinlikleri, yenilikçi yaklaşımları ve öğrenciler üzerindeki dönüştürücü etkileriyle öne çıkıyor. Finale kalma başarısı gösteren tüm öğretmenleri içtenlikle kutluyoruz.</p>

<p>Yarışmaya katılan tüm adaylara, genellikle tüm eğitim camiasının ortak eseri olarak ortaya çıkan yarışma dosyalarının hazırlanmasında gösterdikleri özveri ve emeklerinden dolayı teşekkür ediyoruz.</p>

<p>Bu haber, PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenerek aktarılmıştır.</p>

<p>Eğitim alanındaki bu tür ödüller, öğretmenlik mesleğinin toplumsal saygınlığını artırması ve genç nesillerin geleceğini şekillendiren eğitimcilerin motivasyonunu yükseltmesi açısından büyük önem taşıyor. Ancak unutulmamalıdır ki, ödül alan ya da almayan tüm öğretmenler, her gün sınıflarında gösterdikleri fedakarlık ve özveriyle asıl kahramanlardır. Bu tür yarışmalar, eğitimde mükemmelliği teşvik etmenin yanı sıra, öğretmenlik mesleğinin hak ettiği değeri görmesi için bir farkındalık yaratma işlevi de görüyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/nauczyciel-roku-2026-ve-nauczyciel-jutr-finalistleri-aciklandi-egitimde-mukemmellik-yarisi-kizisiyor-mp694-h2573.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 13:34:33 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/nauczyciel-roku-2026-ve-nauczyciel-jutr-finalistleri-aciklandi-egitimde-mukemmellik-yarisi-kizisiyor-mp694.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Polonya'nın en prestijli öğretmenlik ödüllerinde finalistler belli oldu. Nauczyciel Roku 2026 yarışında 13 öğretmen, Nauczyciel Jutr@ kategorisinde ise 5 eğitimci finale kaldı. Kazananlar 7 Ekim'de Varşova'daki Kraliyet Kalesi'nde düzenlenecek görkemli galada açıklanacak.</itunes:subtitle><itunes:summary>Polonya'nın en prestijli öğretmenlik ödüllerinde finalistler belli oldu. Nauczyciel Roku 2026 yarışında 13 öğretmen, Nauczyciel Jutr@ kategorisinde ise 5 eğitimci finale kaldı. Kazananlar 7 Ekim'de Varşova'daki Kraliyet Kalesi'nde düzenlenecek görkemli galada açıklanacak.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[«Смешарики» Olayından Doğan Yeni Yaklaşım: Tula Bölgesinde Çocuk Yaratıcılığına Alan Açılıyor]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/olayindan-dogan-yeni-yaklasim-tula-bolgesinde-cocuk-yaraticiligina-alan-aciliyor-mp805-h2572.html</link>
      <description><![CDATA[«Смешарики» Olayından Doğan Yeni Yaklaşım: Tula Bölgesinde Çocuk Yaratıcılığına Alan AçılıyorTula Bölgesi'nde bir kız çocuğunun oyun alanına çizdiği «Смешарики» karakterleri, bölgesel yönetimi...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>«Смешарики» Olayından Doğan Yeni Yaklaşım: Tula Bölgesinde Çocuk Yaratıcılığına Alan Açılıyor</h1><p><strong>Tula Bölgesi'nde bir kız çocuğunun oyun alanına çizdiği «Смешарики» karakterleri, bölgesel yönetimi harekete geçirdi ve çocukların sanatsal ifadesini destekleyen somut bir projeye dönüştü.</strong></p><p>Tula Bölgesi'nde yaşayan genç bir kızın, bir çocuk oyun alanının kauçuk zeminine «Смешарики» çizgi dizisinin kahramanlarını resmetmesiyle başlayan süreç, beklenmedik bir toplumsal gelişmeye sahne oldu. Söz konusu olay, kısa sürede bölgesel yönetimin gündemine taşındı ve yaratıcılığın desteklenmesine yönelik yeni bir yaklaşımın fitilini ateşledi.</p><p>Yaklaşık bir ay önce kamuoyuna yansıyan olayda, çocuk oyun alanına çizim yapan küçük sanatçının durumu belirsizliğini korurken, Tula Bölgesi Valisi Dmitri Milyayev genç ressamın yanında yer aldı. Milyayev, o dönemde yaptığı açıklamada, düzenin elbette korunması gerektiğini ancak bunun absürt bir noktaya taşınmaması gerektiğini vurguladı. Vali, çocuğun yaratıcı dürtüsünden dolayı korkutulmaması, aksine yeteneğinin ortaya çıkarılmasına yardımcı olunması gerektiğini belirterek, örneğin asfalt üzerine çocuk resim yarışması düzenlenebileceğini ve hatta çocuklara şehirdeki bazı alanları kendi çizimleriyle süsleme imkânı tanınabileceğini ifade etti. Bu açıklama, Milyayev tarafından MAX adlı mesajlaşma uygulaması üzerinden paylaşıldı.</p><p>Olayın olumlu bir şekilde sonuçlanmasının ardından bir ay geçtikten sonra, bölge yöneticisi Kseniya adlı okul öğrencisi sayesinde tanınan Bolohovo'daki çocuk oyun alanını ziyaret etti. Bu alanda artık tebeşirle resim yapılabilen tahtalar bulunuyor. Ziyaret sırasında Vali Milyayev, tüm çocuklara kısa bir mesaj bıraktı: «Çocuklar, resim yapın, şarkı söyleyin, dans edin, oynayın. Yaratıcılıkta ruh açığa çıkar, dostluk doğar!»</p><p>Bu gelişmenin ardından bölgedeki çocuk oyun alanlarına resim tahtaları yerleştirilmesi kararlaştırıldı. Tula'da, Krasnoarmeyskiy Caddesi ile Fyodor Smirnov Sokağı'nın kesiştiği meydanda bulunan bir parkta 1 Ekim'e kadar bir oyun alanı daha açılacak.</p><p>Vali Milyayev, MAX uygulaması üzerinden yaptığı açıklamada, graffiti sevenler için de alanlar oluşturulmaya çalışılacağını belirtti. İlk halka açık alanın gelecek yıl Kazan Seti'nin uzatılması projesi kapsamında hayata geçirilmesinin planlandığını duyurdu.</p><p>Bu gelişme, çocukların sanatsal ifade özgürlüğünün desteklenmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Yaratıcılığın teşvik edilmesi, hem bireysel gelişim hem de toplumsal aidiyet duygusunun güçlenmesine katkı sağlıyor. Genç neslin hayal gücünü kısıtlamak yerine yönlendirmenin, uzun vadede daha sağlıklı ve üretken bir toplum yapısına hizmet edeceği öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/olayindan-dogan-yeni-yaklasim-tula-bolgesinde-cocuk-yaraticiligina-alan-aciliyor-mp805-h2572.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 13:32:29 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/olayindan-dogan-yeni-yaklasim-tula-bolgesinde-cocuk-yaraticiligina-alan-aciliyor-mp805.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>«Смешарики» Olayından Doğan Yeni Yaklaşım: Tula Bölgesinde Çocuk Yaratıcılığına Alan AçılıyorTula Bölgesi'nde bir kız çocuğunun oyun alanına çizdiği «Смешарики» karakterleri, bölgesel yönetimi...</itunes:subtitle><itunes:summary>«Смешарики» Olayından Doğan Yeni Yaklaşım: Tula Bölgesinde Çocuk Yaratıcılığına Alan AçılıyorTula Bölgesi'nde bir kız çocuğunun oyun alanına çizdiği «Смешарики» karakterleri, bölgesel yönetimi...</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mevsim Döngüsünü Hissetmek ve Doğanın Ritmini Anlamak: Erken Yaşta Çevre Bilinci]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/mevsim-dongusunu-hissetmek-ve-doganin-ritmini-anlamak-erken-yasta-cevre-bilinci-mp228-h2571.html</link>
      <description><![CDATA[Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, Gansu eyaleti Jinchang şehri Jinchuan bölgesindeki Beşinci Anaokulu'nda çocuklar, bilimsel tanıtım panoları etrafında toplanarak sonbaharın gelişini ve doğadaki değişimleri büyük bir merakla keşfediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, Gansu eyaleti Jinchang şehri Jinchuan bölgesindeki Beşinci Anaokulu'nda çocuklar, bilimsel tanıtım panoları etrafında toplanarak sonbaharın gelişini ve doğadaki değişimleri büyük bir merakla keşfediyor.</strong></p>

<p>Yeni eğitim yılı başlarken, Gansu eyaleti Jinchang şehri Jinchuan bölgesi Beşinci Anaokulu (kısaca "Beşinci Anaokulu") çocukları bilimsel tanıtım panolarının önünde bir araya gelerek Sonbaharın Başlangıcı ve Sıcak Yazın Sonu dönemlerindeki doğa olaylarını büyük bir ilgiyle araştırdı. Çocukların masum soruları ile pencereden dökülen yapraklar bir araya gelerek sıcak bir tablo oluşturdu. Bu görüntü, anaokulunun geleneksel takvim temalı etkinliklerinin canlı bir yansımasıdır.</p>

<p>Son yıllarda Jinchang'daki anaokulları, yirmi dört geleneksel takvim dönemi üzerine düzenli olarak özel eğitim araştırmaları yürütüyor; takvim dönemlerine ilişkin doğa olayları bilgisini ve folklorik anlamları derinlemesine inceliyor; eğlenceli temalı etkinlikler hazırlayarak Çin'in seçkin geleneksel kültürünü çocukların günlük yaşamına entegre ediyor.</p>

<p>Geçmişteki geleneksel kültür etkinliklerinin dağınık içerikli ve kalıplaşmış biçiminden farklı olarak, Jinchang'daki anaokulları takvim eğitimini günlük bakım ve eğitime dahil ediyor: İlkbaharın Başlangıcı'nda doğanın canlanmasını anlatıyor, Küçük Soğuk ve Büyük Soğuk dönemlerinde kış ikliminin özelliklerini tanıtıyor...</p>

<p>"Takvim etkinlikleri hem eğlenceli hem de keyifli; kışın neden kar yağdığını, çiçeklerin ve ağaçların kışı nasıl geçirdiğini öğrendim!" diyor Beşinci Anaokulu öğrencisi Li Ningyu, yüzünde büyük bir sevinçle.</p>

<p>Son yıllarda Jinchang, "bilme-hissetme-uygulama-kavrama" ekseninde "sınıfta takvim öğrenme-yaşamda takvimi hissetme-pratikte takvimi kullanma" eğitim döngüsünü inşa etti. Anaokulu eğitim grubu ortak araştırma modeline dayanarak öğretmenler takvim kaynaklarını sistematik biçimde düzenliyor; takvim şiirlerini ve folklorik gelenekleri çocukların algısına uygun eğlenceli etkinliklere dönüştürüyor. "Bu yaklaşım, geleneksel kültür etkinliklerinin parçalı yapısını değiştirerek takvim bilgisini gözlem, keşif ve oyunun içine gizliyor; çocukların zaman akışının doğal güzelliğini gerçek anlamda hissetmesini sağlıyor" diyor Beşinci Anaokulu Müdürü Rong Weina.</p>

<p>"Çocukların yaş özelliklerine dayanarak takvim kaynaklarını derinlemesine inceliyor, ortak araştırmayı rutin hale getiriyor ve öğretmenlerin etkinlik tasarımı ile uygulama becerilerini sürekli geliştiriyoruz" diye belirtiyor Beşinci Anaokulu öğretmeni Qu Chenyu.</p>

<p>Jinchang Eğitim Bürosu Müdür Yardımcısı Yang Xiaoping, anaokullarının kuru nasihatlerden kaçınarak animasyon anlatımı, eğlenceli deneyler gibi çeşitli yöntemlerle etkinlikler düzenlediğini ve takvim bilgisini hissedilebilir, dokunulabilir kıldığını aktarıyor. Aynı zamanda öğretmen kadrosunun araştırma kapasitesini güçlendirmek için çaba harcanarak takvim eğitiminin rutin hale gelmesi sağlanıyor.</p>

<p>İlkbaharın Başlangıcı'nda kağıt kesme ile baharı karşılamaktan, Uyanan Böcekler'de armut çayı tatmaya kadar... Bugün Jinchang'daki anaokullarında zengin ve çeşitli takvim etkinlikleri sırayla düzenleniyor.</p>

<p>"Çocukların yirmi dört geleneksel takvim dönemini anlamasının özü, onları doğadaki değişimleri gözlemlemeye yönlendirmek ve deneyim yoluyla Çin'in seçkin geleneksel kültürünün benzersiz cazibesini hissetmelerini sağlamaktır" diyor Jinchang Şehri Anaokulu Parti Şubesi Sekreteri ve Müdürü Zhu Jing. Anaokulu, etkinlik biçimlerini yenileyerek folklorik deneyimleri ve geleneksel el sanatlarını takvim etkinliklerine dahil ediyor ve geleneksel kültüre yeni bir eğlence boyutu kazandırıyor.</p>

<p>Muhabirin edindiği bilgiye göre, Jinchang'daki anaokulları özel ekim alanları oluşturarak çocukların takvime uygun olarak ekim yapmasını, sulama ve hasat süreçlerine katılmasını sağlıyor; böylece dört mevsimin döngüsü içinde takvim ile tarım arasındaki ilişkiyi kavrıyor ve "derslerde takvim, etkinliklerde takvim kavrayışı, çalışmada takvim bilgisi" şeklinde güçlü bir atmosfer oluşuyor. Takvim eğitimi estetik eğitimi ve bilimsel aydınlanma ile birleştirilerek çocukların gözlem yapması, deneyimlemesi ve uygulaması sağlanıyor. Takvim teması temelinde anaokullarının araştırma güçleri koordine edilerek kurum uygulaması, grup işbirliği ve bölgesel paylaşım temelli bir takvim eğitimi modeli inşa ediliyor.</p>

<p>Ayrıca Jinchang'daki anaokulları, somut olmayan kültürel miras taşıyıcılarını okula davet ederek takvim mini dersleri açıyor; hamur şekillendirme ve geleneksel tütsü yapımı gibi deneyim etkinlikleri düzenleyerek kadim el sanatlarına yeni bir soluk kazandırıyor.</p>

<p>"Öğretmenim, annem ve babamla birlikte bahar rulosu yapmak istiyorum!" "Ailemle birlikte takvim araştırma tablosunu tamamlayacağım." ... Bu tür çocuksu dilekler artık birer birer gerçeğe dönüşüyor.</p>

<p>Takvim eğitimi ailelerin günlük yaşamına nasıl taşınabilir? Jinchang'daki anaokulları aile-okul-toplum işbirliğine dayalı eğitim uygulamalarını sürekli derinleştirerek düzenli aralıklarla zengin takvim etkinlikleri sunuyor; ebeveynler ve çocuklar birlikte takvim araştırma tabloları dolduruyor, takvim el sanatları üretiyor; kadim folklor aile bağlarını güçlendiren bir köprü haline geliyor.</p>

<p>Jinchang'ın yaklaşımı sınırları aşmak: Anaokulları ebeveyn kaynaklarını etkin biçimde değerlendirerek özel uzmanlığa sahip velileri sınıfa davet ediyor, takvim sağlığı bilgilendirmesi gibi özel etkinlikler düzenliyor; toplumdaki somut olmayan kültürel miras atölyeleriyle işbirliği yaparak ailelere yönelik folklorik el sanatları deneyim etkinlikleri organize ediyor ve faaliyetleri okul dışına taşıyor.</p>

<p>Takvim eğitiminin uygulama alanı genişletiliyor: Toplumdaki somut olmayan kültürel miras atölyelerinde çeşitli el sanatları deneyimleri sırayla düzenleniyor; çocuklar ve ebeveynler birlikte geleneksel teknikleri deneyimleyerek takvim folklorunun benzersiz cazibesini hissediyor.</p>

<p>"Çok yönlü güçleri harekete geçirerek aile ve toplum kaynaklarını eğitim kaynaklarına dönüştürüyor; takvim kültürünün okul dışına çıkmasını, ailelere entegre olmasını ve topluma yayılmasını sağlayarak aile-okul-toplum arasında ortak bir rezonans oluşturuyoruz" diyor Jinchang Şehri Yongchang İlçesi Hexi Kalesi Anaokulu yetkilisi Qiao Liping.</p>

<p>Telif hakkı @2000-2022 www.jyb.cn Tüm hakları saklıdır.</p>

<p>Bu içerik, bugünkü tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>

<p>Erken yaşta doğa ve mevsim döngüsü eğitimi, çocukların çevreye duyarlılığını artırırken aile içi iletişimi de güçlendiriyor; geleneksel kültürün kuşaklar arası aktarımında kadınların ve aile bireylerinin rolü, bu tür projelerin sürdürülebilirliği açısından yaşamın her alanına olumlu katkı sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/mevsim-dongusunu-hissetmek-ve-doganin-ritmini-anlamak-erken-yasta-cevre-bilinci-mp228-h2571.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 13:32:27 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/mevsim-dongusunu-hissetmek-ve-doganin-ritmini-anlamak-erken-yasta-cevre-bilinci-mp228.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, Gansu eyaleti Jinchang şehri Jinchuan bölgesindeki Beşinci Anaokulu'nda çocuklar, bilimsel tanıtım panoları etrafında toplanarak sonbaharın gelişini ve doğadaki değişimleri büyük bir merakla keşfediyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, Gansu eyaleti Jinchang şehri Jinchuan bölgesindeki Beşinci Anaokulu'nda çocuklar, bilimsel tanıtım panoları etrafında toplanarak sonbaharın gelişini ve doğadaki değişimleri büyük bir merakla keşfediyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[全国托育服务宣传月深度解读：让家庭轻松托育、优质托育触手可及]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/-mp807-h2570.html</link>
      <description><![CDATA[全国托育服务宣传月深度解读：让家庭轻松托育、优质托育触手可及 2026年9月1日至30日，全国托育服务宣传月再度启幕。从社区嵌入式托育点到医育结合新模式，从真金白银的财政补贴到覆盖城乡的服务网络，一场关乎千万家庭育儿福祉的系统性变革正在加速推进。...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>全国托育服务宣传月深度解读：让家庭轻松托育、优质托育触手可及</h1>
<p><strong>2026年9月1日至30日，全国托育服务宣传月再度启幕。从社区嵌入式托育点到医育结合新模式，从真金白银的财政补贴到覆盖城乡的服务网络，一场关乎千万家庭育儿福祉的系统性变革正在加速推进。</strong></p>
<p>今年全国托育服务宣传月的时间为9月1日至9月30日。托育服务如何更好守护婴幼儿健康成长？记者近日走访多地，近距离感受托育服务给育儿家庭带来的便利和温暖。</p>
<p>在广州市越秀区建设街，一家由社区党群服务中心现有阵地优化改造而成的街道普惠托育园里，孩子们正在老师带领下做游戏。正值全国托育服务宣传月开放日，几位家长围在教室外，透过玻璃窗认真观看。</p>
<p>“以前总觉得托育机构离得远、价格高，没想到就在楼下，一个月才两千多元。”家住附近的李女士告诉记者。</p>
<p>越秀区卫生健康局有关负责人介绍，作为老城区，越秀空间资源紧张，当地因地制宜探索出党群中心“嵌托育”、公建配套“做托育”、直管公房“建托育”、办公用房“改托育”等模式，全区所有街道建成“家门口”“楼底下”的公建民营街道普惠托育园。</p>
<p>在深圳，社区托育服务点累计建成800余个，托育服务社区覆盖率达99%；在长沙，全市托位达5.34万个，普惠托位占比达91.7%……一张张“托育服务网”越织越密，让“家门口入托”从愿景变为现实。</p>
<p>国家卫生健康委数据显示，截至2025年底，我国共有托育机构12.6万家，托位数666万个，千人口托位数4.73个。</p>
<p>9月11日，四川省彭州市托育综合服务中心正式启用。该中心由彭州市机关幼儿园联合市妇幼保健院筹建运营，面向3岁以下婴幼儿提供普惠优质托育服务。</p>
<p>与一般医疗机构和婴幼儿托管机构不同，彭州市托育综合服务中心依托医院专业医疗资源和幼儿园专业教师资源，把儿童保健、健康护理融入日常托育。同时，彭州市妇幼保健院儿童保健专家团队定期入园，开展发育评估、营养指导与应急培训，并常态化开设家长课堂，为0至3岁婴幼儿配备家门口的“健康管家”。</p>
<p>从有到优，“医育结合”成为多地提升托育服务质量的重要抓手。济南市创新推行“健康副园长”制度，选派三甲医院医务人员下沉托育机构常态化一对一指导；成都市从2021年开始探索建立托育机构健康管理员制度，全市备案托育机构健康管理员配备率达100%。</p>
<p>记者注意到，一些地方针对当地地广人稀、居住分散的实际，创新探索特色托育服务。比如，内蒙古自治区探索“固定站点兜底+精准入户指导”特色模式，统筹整合托育机构、妇幼保健等力量，开展生长发育监测、居家安全照护、科学育儿宣讲等服务。</p>
<p>全国托育服务宣传月不仅是服务展示的窗口，更是政策落地的助推器。各地以宣传月为契机，让托育服务真正走进千家万户。</p>
<p>厦门市自2026年1月1日起接续实施乳儿班、托小班激励性奖励及租金减免政策，创新推出“爱邻护幼”公益托育体验服务，项目期内服务超5万人次；南京市建立建设补助、运营补助、示范奖励等多维度支持机制……</p>
<p>南京市卫生健康委有关负责人介绍，当地对新建普惠托育机构和社区托育点给予10万至40万元一次性补助，幼儿园开设托班按每班5万至10万元补助，机构运营后按普惠托位每年2000至3000元补助，并对备案机构、示范机构及优质连锁品牌实行分层分类奖励。</p>
<p>近年来，我国出台政策“组合拳”，正推动托育服务从“有没有”向“好不好”加速转变。比如，将托育设施用地纳入划拨用地目录，明确托育机构水电气热按照居民生活类价格执行；印发《关于加强托育综合服务中心有关工作的通知》，提出各地要综合考虑当地人口规模、托育需求、经济社会发展等实际情况，建设规模适度、装备适宜、功能完善的托育综合服务中心。</p>
<p>国家卫生健康委人口家庭司有关负责人表示，下一步，国家卫生健康委将会同相关部门发展普惠托育和托幼一体化服务，持续扩大优质供给、降低托育价格、提升服务质量，让群众托得上、托得起、托得好，切实解决家庭在育儿方面的急难愁盼。</p>
<p>Bu içerik, bugünkü tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>
<p>Kadın istihdamı ve aile yaşam dengesi açısından bakıldığında, erişilebilir ve uygun fiyatlı托育 hizmetlerinin yaygınlaşması, annelerin iş gücüne katılımını doğrudan destekleyen kritik bir sosyal politika aracı olarak öne çıkmaktadır. Ancak hizmet kalitesinin denetimi ve özellikle kırsal bölgelerde erişim eşitliğinin sağlanması, önümüzdeki dönemde çözülmesi gereken temel başlıklar olarak durmaktadır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/-mp807-h2570.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 13:30:21 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/-mp807.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>全国托育服务宣传月深度解读：让家庭轻松托育、优质托育触手可及 2026年9月1日至30日，全国托育服务宣传月再度启幕。从社区嵌入式托育点到医育结合新模式，从真金白银的财政补贴到覆盖城乡的服务网络，一场关乎千万家庭育儿福祉的系统性变革正在加速推进。...</itunes:subtitle><itunes:summary>全国托育服务宣传月深度解读：让家庭轻松托育、优质托育触手可及 2026年9月1日至30日，全国托育服务宣传月再度启幕。从社区嵌入式托育点到医育结合新模式，从真金白银的财政补贴到覆盖城乡的服务网络，一场关乎千万家庭育儿福祉的系统性变革正在加速推进。...</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim Politikalarının Hayata Geçirilmesine Odaklanma: Eğitim Politikalarının Yaşama Derinlemesine İşlemesi]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/son-dakika/egitim-politikalarinin-hayata-gecirilmesine-odaklanma-egitim-politikalarinin-yasama-derinlemesine-islemesi-mp292-h2569.html</link>
      <description><![CDATA[Eğitim ve öğretim alanındaki yasal düzenlemelerin uygulanmasına yönelik denetim oturumunda, politikaların toplumsal yaşama nüfuz etmesi için atılması gereken adımlar masaya yatırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Eğitim Politikalarının Hayata Geçirilmesine Odaklanma: Eğitim Politikalarının Yaşama Derinlemesine İşlemesi</h1><p><strong>Eğitim ve öğretim alanındaki yasal düzenlemelerin uygulanmasına yönelik denetim oturumunda, politikaların toplumsal yaşama nüfuz etmesi için atılması gereken adımlar masaya yatırıldı.</strong></p><p>PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş aktarılmıştır.</p><p>Ulusal Meclis Başkan Vekili Nguyễn Thị Thanh'ın yönetiminde gerçekleşen denetim oturumuna, Kültür ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Nguyễn Đắc Vinh, Başkan Vekilleri, Kültür ve Sosyal İşler Komisyonu üyeleri ile Ulusal Meclis'in diğer bazı komisyonlarının temsilcileri katıldı.</p><p>Bakanlıklar ve sektörler cephesinden ise Eğitim ve Öğretim Bakanı Hoàng Minh Sơn; Eğitim ve Öğretim Bakan Yardımcıları Nguyễn Thị Quyên Thanh, Phạm Quang Hưng; İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı yöneticileri; Sağlık Bakanlığı ile Kültür, Spor ve Turizm Bakanlığı temsilcileri; ayrıca Eğitim ve Öğretim Bakanlığı'na bağlı birimlerin yöneticileri hazır bulundu.</p><p>Denetim oturumunun amacı, eğitim ve öğretim alanında çıkarılan yasalar ile kararların yaklaşık 9 aylık uygulama sürecinin değerlendirilmesi; detaylandırıcı ve yol gösterici nitelikteki düzenleyici belgelerin hazırlanma ve yayımlanma takviminin netleştirilmesi; sahadaki ilk uygulama sonuçlarının ortaya konması; karşılaşılan güçlükler ve tıkanıklıkların tespiti; bu sorunların nedenlerinin analiz edilmesi; Hükümet, Eğitim ve Öğretim Bakanlığı, diğer bakanlıklar, sektörler ve yerel yönetimlerin yasal düzenlemelerin uygulanmasındaki sorumluluklarının açıklığa kavuşturulmasıydı.</p><p>Buradan hareketle, politikaların ve mevzuatın daha da mükemmelleştirilmesine yönelik çözüm önerileri; uygulamada gerçeklikle uyumlu organizasyonel çözümler; devlet yönetiminin etkinliğinin ve verimliliğinin artırılması; Ulusal Meclis'in yasa ve kararlarının önümüzdeki dönemde eşgüdümlü, tutarlı ve etkili biçimde hayata geçirilmesinin güvence altına alınması, özellikle de alana ilişkin atılım niteliği taşıyan düzenlemelerin yaşama geçirilmesi hedeflendi.</p><p>Açılış konuşmasında, Ulusal Meclis Kültür ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Nguyễn Đắc Vinh, netleştirilmesi gereken 9 başlık altında toplanan konu grubunu önerdi. Bunlar arasında; yasaların uygulanmasına yönelik rehber belgelerin, detaylandırıcı düzenlemeler ve uygulama yönergeleri dahil olmak üzere çıkarılması; öğretmenlerle ilgili meseleler; 2018 Genel Eğitim Programı ve ders kitapları; sınav, denetim ve değerlendirme çalışmaları; öğrenci yönlendirmesi; ek ders ve özel ders konusu; okulda şiddet ve okul kültürünün inşası; üniversite harçları ve üniversite eğitiminin kalitesinin harçlarla ilişkili biçimde ele alınması yer aldı.</p><p>Yönlendirici konuşmasında Ulusal Meclis Başkan Vekili Nguyễn Thị Thanh, eğitim ve öğretimin ulusal öncelikli mesele olarak tanımlandığını ve ulusun geleceği açısından belirleyici bir anlam taşıdığını vurguladı.</p><p>Parti'nin 14. Kongresi Kararı ve Politbüro'nun eğitim ve öğretimde atılım geliştirmeye ilişkin 71-NQ/TW sayılı Kararı, kurumsal yapıdan politikalara ve uygulamaya kadar güçlü ve eşgüdümlü bir yenilenme gerekliliğini ortaya koydu.</p><p>Son dönemde Ulusal Meclis, eğitim ve öğretime özel bir önem vererek kurumsal çerçevenin mükemmelleştirilmesine odaklandı ve atılım niteliği taşıyan birçok yeni politikayı yürürlüğe koydu; aynı zamanda yeni dönemde eğitimin yenilenmesini ve kalitesinin yükseltilmesini teşvik edecek önemli mekanizmalar ve kaynaklar tahsis etti.</p><p>Yeni politikaların bir an önce yaşama geçirilmesi için Hükümet, Eğitim ve Öğretim Bakanlığı ile diğer bakanlıklar ve sektörler çok kapsamlı bir iş yükünü hayata geçirdi; detaylandırıcı ve yol gösterici düzenleyici belgelerin hazırlanmasına ve yayımlanmasına odaklanıldı; öğretmenlik mesleğine, eğitim yönetimine, mali mekanizmalara, mesleki eğitime, üniversite eğitimine ve insan kaynağının geliştirilmesine ilişkin politikaların uygulanması için gerekli koşullar hazırlandı.</p><p>Ulusal Meclis Başkan Vekili'ne göre, elde edilen ilk sonuçlardan hareketle bugünkü gereklilik, kurumsal yapının mükemmelleştirilmesinden uygulamaya güçlü bir geçiş yapmak ve yeni politikaların gerçekten yaşama girmesini sağlamaktır. Bu aynı zamanda, Genel Sekreter ve Devlet Başkanı Tô Lâm'ın yönlendirici talimatları doğrultusunda 2026-2027 eğitim-öğretim yılında özel bir önem taşımaktadır.</p><p>Denetim oturumunda Ulusal Meclis Başkan Vekili, uygulamada ortaya çıkan, tekrar tekrar gündeme gelen, yıllar boyunca birçok kez görüşülmesine rağmen köklü biçimde çözülemeyen sorunların netleştirilmesine odaklanılmasını istedi. Nedenlerin, sorumlulukların ve çözüm yollarının bulunması, somut ve belirgin bir dönüşüm yaratılması gerekmektedir.</p><p>Bazı konulara değinen Ulusal Meclis Başkan Vekili, öncelikle yasaların ve kararların uygulanma takviminin ve sonuçlarının gerçekçi biçimde değerlendirilmesini; detaylandırıcı ve yol gösterici düzenleyici belgelerin yayımlanmasını; düzenlemeler arasındaki eşgüdüm ve tutarlılık ile uygulama koşullarının güvence altına alınmasını ele aldı. Hangi politikaların hâlâ yavaş ilerlediği, hangilerinin tıkandığı, bunun yasal düzenlemelerden mi, kaynaklardan mı yoksa uygulamadan mı kaynaklandığı; sorumluluklar ve çözüm yönleri netleştirilmelidir.</p><p>Aynı zamanda, eğitim yönetiminde yetki devri ve yerinden yönetim konusunun, özellikle iki kademeli yerel yönetim modelinin işletilmesi koşullarında açıklığa kavuşturulması; görev, yetki, insan kaynağı, kaynak ve hesap verebilirlik dengesinin sağlanması; uygulamada boşluk veya örtüşme oluşmasının önlenmesi gerekmektedir.</p><p>Öğretmenlik Mesleği Yasası, Ulusal Meclis tarafından birçok yeni politikayla kabul edildi. Ulusal Meclis Başkan Vekili, öğretmenlerin işe alımı, yönetimi, istihdamı, kabulü, nakli, geçici görevlendirilmesi ve yer değiştirmesine ilişkin düzenlemelerin uygulanmasının; maaş, ödenek, sosyal haklar ve zor koşullarda görev yapan öğretmenleri teşvik edici politikaların netleştirilmesini istedi.</p><p>Özellikle, kademe, ders ve bölge bazında yerel öğretmen fazlalığı ve eksikliği sorununa köklü çözümler bulunması gerekmektedir. Nüfus hareketleri, okul ve sınıf ağı, işe alım mekanizması ve düzenleme mekanizmalarıyla ilişkili olarak öğretmen ihtiyacının tahmin edilmesi; "Öğrenci neredeyse, öğretmen de orada olmalıdır" ilkesinin eğitim ve öğretim gereksinimlerini karşılayacak biçimde güvence altına alınması netleştirilmelidir.</p><p>Kurumsal yapının sadeleştirilmesi ve mahalle ile beldelerdeki okulların yeniden düzenlenmesiyle ilgili olarak Ulusal Meclis Başkan Vekili, yalnızca raporlarla değil, gerçek durumun doğru biçimde güncellenmesi gerektiğini belirtti. Düzenlemenin öngörülen gereklilikleri karşılayıp karşılamadığını yerinde inceleyecek bir çalışma grubu oluşturulmalıdır; 4-5 okulun tek okul altında birleştirilmesi, ancak okul noktalarının, öğretmenlerin ve öğrencilerin aynı konumda kalması durumunda yönetim ve idarenin nasıl işleyeceği; yönetici ve öğretmen kadrosunda kaygı ve beklentilerin oluşup oluşmadığı ve bu duyguların eğitim-öğretim kalitesini etkilememesi için zamanında giderilip giderilmediği araştırılmalıdır.</p><p>Ulusal Meclis Başkan Vekili aynı zamanda meslek lisesi modelinin uygulanması, ortaokul sonrası öğrenci yönlendirme politikası, kalite güvence koşulları, geçiş mekanizması ve öğrencilerin öğrenimlerine devam etme olanaklarının netleştirilmesini istedi.</p><p>Nitelikli insan kaynağı konusunda, ihtiyaç tahmini ile eğitim, çekim ve istihdam arasındaki uyumun açıklığa kavuşturulması; özellikle ülkenin ihtiyaç duyduğu öncelikli alanlarda eğitim ile kullanım ihtiyacı arasındaki uyumsuzluğun giderilmesi; öğrenci destek politikalarının etkinliğinin değerlendirilmesi, eğitime erişimde fırsat eşitliğinin sağlanması, ekonomik koşulların veya coğrafi konumun öğrenme engeli haline gelmemesi gerekmektedir.</p><p>Lise bitirme sınavı ve üniversiteye giriş, seçmenlerin, halkın, öğrencilerin ve velilerin özellikle ilgi gösterdiği bir konudur. Ulusal Meclis Başkan Vekili, sınav organizasyonunun ciddi, objektif, adil, güvenli, istikrarlı ve gereksiz baskıyı azaltacak biçimde değerlendirilmesini istedi.</p><p>Üniversiteye girişte şeffaflık, farklı yöntemler ve puan kombinasyonları arasında karşılaştırılabilirlik; politikanın istikrarı, tutarlılığı ve öngörülebilirliği; ani değişikliklerin öğrenciler için zorluk yaratmasının önlenmesi netleştirilmelidir. Denetim ve değerlendirme, başarı hastalığını ve puan odaklı zihniyeti köklü biçimde ortadan kaldırmalı, gerçek yetenekleri doğru biçimde ölçmeye yönelmelidir.</p><p>Ulusal Meclis Başkan Vekili ayrıca güvenli, sağlıklı ve insani bir eğitim ortamının oluşturulmasına önem verilmesi gerektiğini vurguladı; ahlak, yaşam tarzı, yaşam becerileri eğitiminin güçlendirilmesi, psikolojik danışmanlık, okulda şiddetin önlenmesi ve öğrencilerin çevrimiçi ortamda korunması gerektiğini belirtti.</p><p>Yapay zekânın (AI) hızla yaygınlaşması karşısında, eğitimde AI'nın yönetimi ve kullanımına ilişkin uygun bir yönlendirmeye ihtiyaç duyulmaktadır. Dijital dönüşüm ve AI, öğretim kalitesinin ve okul yönetiminin iyileştirilmesine somut katkı sağlamalı; aynı zamanda akademik dürüstlük, veri güvenliği ve öğrencilerin bağımsız, yaratıcı düşünme becerisi güvence altına alınmalıdır. AI'nın insanın özverili öğrenme ve yaratıcı düşünme çabasının yerini almasına kesinlikle izin verilmemelidir.</p><]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/son-dakika/egitim-politikalarinin-hayata-gecirilmesine-odaklanma-egitim-politikalarinin-yasama-derinlemesine-islemesi-mp292-h2569.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 13:28:30 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/egitim-politikalarinin-hayata-gecirilmesine-odaklanma-egitim-politikalarinin-yasama-derinlemesine-islemesi-mp292.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Eğitim ve öğretim alanındaki yasal düzenlemelerin uygulanmasına yönelik denetim oturumunda, politikaların toplumsal yaşama nüfuz etmesi için atılması gereken adımlar masaya yatırıldı.</itunes:subtitle><itunes:summary>Eğitim ve öğretim alanındaki yasal düzenlemelerin uygulanmasına yönelik denetim oturumunda, politikaların toplumsal yaşama nüfuz etmesi için atılması gereken adımlar masaya yatırıldı.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğretmenlerin Ek Ders Ücretleri Hesaplanmaya Başlandı: Hangi Branş Ne Kadar Alacak?]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenlerin-ek-ders-ucretleri-hesaplanmaya-baslandi-hangi-brans-ne-kadar-alacak-mp589-h2568.html</link>
      <description><![CDATA[2026-2027 dönemi ilk ders ziliyle başladı. Taban ek ders saati 220 TL’ye yükselirken, Eylül ayı semineri dahil hesaplanan ücretler Ekim’in ilk haftasında hesaplara yatırılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Öğretmenlerin Ek Ders Ücretleri Hesaplanmaya Başlandı: Hangi Branş Ne Kadar Alacak?</h1><p><strong>2026-2027 eğitim-öğretim yılı 14 Eylül Pazartesi günü başladı. Taban ek ders saati 220 TL’ye yükselirken, Eylül semineri dahil hesaplanan ücretler Ekim’in ilk haftasında hesaplara yatırılacak.</strong></p><p>2026-2027 eğitim-öğretim yılı, 14 Eylül Pazartesi günü çalan ilk ders ziliyle resmen başladı. Yeni dönemin startıyla birlikte öğretmenlerin odak noktası ek ders ücretlerine kaydı. Eğitimciler, Ocak ayındaki yeni zam dönemine kadar Temmuz zammıyla belirlenen güncel tarifeler üzerinden ek ders ödemelerini almaya devam edecek. Memur maaş katsayısındaki artışla birlikte standart bir ders saatinin taban karşılığı 193 TL’den 220 TL seviyesine yükseldi.</p><p>Yapılan son düzenlemelerin ardından unvan, eğitim seviyesi, idari sorumluluk ve girilen dersin niteliğine göre en yüksek ek ders geliri elde edecek kadrolar ve branşlar da netleşti.</p><p>Girilmiş olan dersin türü ve öğretmenin akademik derecesi, saat başına alınacak tutarı doğrudan belirliyor:</p><p>Destekleme ve Yetiştirme Kursları (DYK): Hafta sonu ya da mesai sonrası kurslarda görev alan eğitimcilere %100 zamlı tarife uygulanarak saatlik 440 TL ödeniyor.</p><p>Artırımlı Sınıf Uygulamaları: Farklı eğitim ihtiyaçlarına hitap eden özel eğitim gibi derslerde birim ödeme %25 fazlasıyla 275 TL seviyesine çıktı.</p><p>Doktora Dereceli Öğretmenler: Akademik kariyerini tamamlamış kadrolar ders başına %20 ilaveyle 264 TL kazanıyor.</p><p>Yüksek Lisanslı Öğretmenler: Uzmanlığını alanında tamamlayanlara %7 fark eklenerek saatlik ücret 235 TL olarak hesaplanıyor.</p><p>Aylık ek ders ödemelerinde zirvede özel eğitim branşı yer alırken, onu okul idarecileri ve yüksek ders yüküne sahip branş öğretmenleri takip ediyor. Haftalık ders saati yoğunluğu ve idari sorumluluklar göz önüne alındığında ay sonunda hesaplara yatacak toplam tutarlar şu şekilde:</p><p>Yapılan hesaplamalara göre en fazla ek ders ücreti alacak öğretmenler özel eğitim sınıflarında derse giren öğretmenler olacak. Özel eğitim sınıflarında derse girecek olan öğretmenlerin içinde hafif otizm sınıflarında derse girecek öğretmenler diğer öğretmenlerden daha fazla ek ders alacak.</p><p>Öğretmenlerin ek ders hesaplama işlemleri başlarken, tüm iş ve işlemlerin Eylül ayının son haftasında tamamlanması hedefleniyor. Tahakkuk eden ek ders ödemeleri Ekim ayının ilk haftası itibarıyla öğretmenlerin banka hesaplarına aktarılacak. Ayrıca Eylül ayı ek ders ücretlerine, dönem başında gerçekleştirilen mesleki çalışmalar kapsamındaki 15 saatlik Eylül semineri ek ders ücretleri de yansıtılacak.</p><p>Bu gün 20/09/2026 tarihi ile KadinHerYerde.COM yazarı Zümra Naz tarafından derlenmiş aktarılmıştır.</p><p>Ek ders ücretlerindeki artış, öğretmenlerin ekonomik koşullarını kısmen iyileştirse de özellikle kadın öğretmenler açısından mesleki yaşam dengelerini yeniden kurma ihtiyacını gündeme getiriyor. Özel eğitim gibi yüksek sorumluluk gerektiren alanlarda görev yapan kadın eğitimcilerin aldığı ek ders ücretleri, emeklerinin karşılığını tam olarak yansıtmıyor. Yine de bu düzenlemeler, eğitimde fırsat eşitliği ve mesleki motivasyon açısından olumlu bir adım olarak değerlendirilebilir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenlerin-ek-ders-ucretleri-hesaplanmaya-baslandi-hangi-brans-ne-kadar-alacak-mp589-h2568.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 13:28:26 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/ogretmenlerin-ek-ders-ucretleri-hesaplanmaya-baslandi-hangi-brans-ne-kadar-alacak-mp589.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>2026-2027 dönemi ilk ders ziliyle başladı. Taban ek ders saati 220 TL’ye yükselirken, Eylül ayı semineri dahil hesaplanan ücretler Ekim’in ilk haftasında hesaplara yatırılacak.</itunes:subtitle><itunes:summary>2026-2027 dönemi ilk ders ziliyle başladı. Taban ek ders saati 220 TL’ye yükselirken, Eylül ayı semineri dahil hesaplanan ücretler Ekim’in ilk haftasında hesaplara yatırılacak.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pazartesi Günü O Öğretmenlere Resen E-Sınav Görevi Verilecek]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/pazartesi-gunu-o-ogretmenlere-resen-e-sinav-gorevi-verilecek-mp696-h2567.html</link>
      <description><![CDATA[MEB, 21-27 Eylül e-sınav görevlerini onaylamayan öğretmenlerin yerine resen atama yapacak. Resen atanan görevler için öğretmenlerin MEBBİS üzerinden ayrıca onay vermesi gerekmeyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı, 21-27 Eylül tarihleri arasında e-sınav merkezlerinde düzenlenecek oturumlar için görevlendirme takvimini devreye aldı. E-sınav uygulama sorumlusu sertifikası bulunan ve MEBBİS üzerinden başvuru yapan öğretmenler açısından süreç, kritik bir eşiğe dayanmış durumda.</p><p>Sistem tarafından sınav görevi tanımlanan öğretmenlerin, bu görevleri 19 Eylül Cumartesi günü saat 23.59'a kadar MEBBİS üzerinden teyit etmeleri şart. Bu saate kadar onaylanmayan görevler iptal edilecek; boş kalan kontenjanlara ise başvuru esnasında "resen görev talep eden" öğretmenler yönlendirilecek.</p><p>Onaylanmayan görevlerin yerine resen ataması yapılan öğretmenler için ayrıca bir onay adımı istenmeyecek. Resen görevlendirilenlerin işlemleri sistem tarafından otomatik tamamlanacak ve görev teslim edilmiş sayılacak. Böylece e-sınav merkezlerindeki personel ihtiyacının eksiksiz karşılanması hedefleniyor.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Bu düzenleme, öğretmenlerin görev onaylama sürecindeki inisiyatifini daraltırken, sistemin sınav organizasyonunu kesintisiz sürdürme önceliğini öne çıkarıyor. MEBBİS üzerinden yürüyen otomatik atama mekanizması, idari yükü azaltsa da öğretmenlerin planlama özgürlüğü ve mesleki motivasyonu üzerinde tartışmalı bir etki yaratabilir. E-sınav merkezlerindeki görev dağılımının adil ve şeffaf yürütülmesi, Bakanlığın bu tür resen atamalarda öğretmenlerin haklı gerekçelerini ne ölçüde dikkate aldığıyla doğrudan ilişkili görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/pazartesi-gunu-o-ogretmenlere-resen-e-sinav-gorevi-verilecek-mp696-h2567.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 13:26:19 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/pazartesi-gunu-o-ogretmenlere-resen-e-sinav-gorevi-verilecek-mp696.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>MEB, 21-27 Eylül e-sınav görevlerini onaylamayan öğretmenlerin yerine resen atama yapacak. Resen atanan görevler için öğretmenlerin MEBBİS üzerinden ayrıca onay vermesi gerekmeyecek.</itunes:subtitle><itunes:summary>MEB, 21-27 Eylül e-sınav görevlerini onaylamayan öğretmenlerin yerine resen atama yapacak. Resen atanan görevler için öğretmenlerin MEBBİS üzerinden ayrıca onay vermesi gerekmeyecek.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğretmenlerin Nöbet Görevi Muafiyeti: MEB Yönetmeliğinde Hangi Şartlar Belirlendi?]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenlerin-nobet-gorevi-muafiyeti-meb-yonetmeliginde-hangi-sartlar-belirlendi-mp387-h2566.html</link>
      <description><![CDATA[O Öğretmenler Nöbet Görevinden Muaf Tutulacak?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Öğretmenlerin Nöbet Görevi Muafiyeti: MEB Yönetmeliğinde Hangi Şartlar Belirlendi?</h1>
<p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği kapsamında öğretmenlerin nöbet görevine ilişkin uygulama esasları ve muafiyet koşulları netleştirildi. Peki, hangi öğretmenler talepleri doğrultusunda nöbetten muaf tutulabilecek?</strong></p>
<p>20/09/2026 08:01 itibarıyla geçerli olan düzenlemelere göre, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde öğretmenlerin nöbet görevine dair uygulama esasları ve muafiyet şartları açıklığa kavuşturuldu. Bu düzenleme, eğitim kurumlarındaki işleyişin düzenlenmesi ve öğretmenlerin çalışma koşullarının belirlenmesi açısından önemli bir çerçeve sunuyor.</p>
<p>Yönetmelik uyarınca, belirli şartları taşıyan öğretmenler talepleri halinde nöbet görevinden muaf tutulabilecek. Bu kapsamda doğum yapan öğretmenler, doğum sonrası iki yıllık süre boyunca istemedikleri takdirde nöbet görevinden muaf sayılacak. Söz konusu düzenleme, öğretmenlerin ailevi sorumlulukları ile mesleki yükümlülükleri arasında bir denge kurmayı hedefliyor.</p>
<p>Muafiyet hakkı bulunan öğretmenlerden nöbet tutmak isteyenlere ise görev verilebilecek. Bu durumda, ilgili öğretmenlerin gün tercihleri öncelikli olarak dikkate alınacak. Böylece hem kurum ihtiyaçları hem de öğretmenlerin bireysel planlamaları gözetilmiş olacak.</p>
<p>Nöbet görevinin zamanlamasına ilişkin de detaylar netleştirildi. Buna göre nöbet görevi, ilk ders saatinden 30 dakika önce başlayacak ve son dersin bitiminden 30 dakika sonra sona erecek. Okulun fiziki şartlarına bağlı olarak bu süre, Öğretmenler Kurulu kararıyla 15 dakikadan az olmamak şartıyla kısaltılabilecek.</p>
<p>Yönetmelikte ayrıca, nöbet görevinin öğretmenlerin yasal görevleri arasında yer aldığı; okul düzeni, öğrenci güvenliği ve eğitim-öğretimin sürekliliği açısından taşıdığı önem vurgulandı. Bu yönüyle nöbet uygulaması, eğitim ortamının sağlıklı bir şekilde sürdürülmesinde kritik bir rol üstleniyor.</p>
<p>Bu gün tarihi ile KadinHerYerde.COM yazarı Zümra Naz tarafından derlenmiş aktarılmıştır.</p>
<p>Kadın öğretmenler açısından değerlendirildiğinde, doğum sonrası iki yıllık süre boyunca nöbet muafiyeti hakkı, annelik ile meslek hayatını uyumlu hale getirmeye katkı sağlayan olumlu bir adım olarak öne çıkıyor. Bu düzenleme, kadın öğretmenlerin iş-yaşam dengesini güçlendirirken, eğitim kurumlarındaki görev dağılımında da daha esnek ve adil bir yaklaşımın kapısını aralıyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenlerin-nobet-gorevi-muafiyeti-meb-yonetmeliginde-hangi-sartlar-belirlendi-mp387-h2566.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 13:06:14 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/ogretmenlerin-nobet-gorevi-muafiyeti-meb-yonetmeliginde-hangi-sartlar-belirlendi-mp387.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>O Öğretmenler Nöbet Görevinden Muaf Tutulacak?</itunes:subtitle><itunes:summary>O Öğretmenler Nöbet Görevinden Muaf Tutulacak?</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul Döneminde Siber Dolandırıcılık Alarmı: Veli ve Öğrenciler İçin 8 Kritik Uyarı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/okul-doneminde-siber-dolandiricilik-alarmi-veli-ve-ogrenciler-icin-8-kritik-uyari-mp317-h2565.html</link>
      <description><![CDATA[Okul alışverişleri, burs başvuruları ve eğitim ödemelerinin yoğunlaştığı bugünlerde siber dolandırıcılar veli ve öğrencileri hedef almaya başladı. Sahte kargo mesajları, taklit alışveriş siteleri ve "burs kazandınız" vaatleriyle kişisel bilgileri ele geçirmeye çalışan uzmanlar, 8 maddelik korunma rehberini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim-öğretim takviminin başlamasıyla birlikte velilerin ve öğrencilerin yoğun bir tüketim ve başvuru dönemine girmesi, siber suçlular için de verimli bir av sahası oluşturuyor. Kırtasiye malzemelerinden elektronik cihazlara, özel ders ücretlerinden okul kayıt aidatlarına kadar uzanan geniş bir harcama yelpazesi, dolandırıcıların en sık başvurduğu yöntemleri çeşitlendirmesine zemin hazırlıyor. Uzmanlar, bu dönemde artan dijital temas yoğunluğunun, kullanıcıların dikkat seviyesini düşürerek hata payını yükselttiğini vurguluyor.</p>
<p>Son yıllarda yapay zeka destekli metin ve ses üretim araçlarının yaygınlaşması, siber dolandırıcılıkta yeni bir dönemi de beraberinde getirdi. Kurumsal e-postaların veya resmi bildirimlerin birebir kopyası gibi görünen sahte içerikler, deepfake teknolojisiyle üretilen sesli mesajlar ve taklit edilen web siteleri, sıradan bir kullanıcının gerçeği ayırt etme kabiliyetini ciddi biçimde zorluyor. Bu tablo, bireysel dikkatin ötesinde, kurumsal düzeyde bir farkındalık ve savunma mekanizması geliştirilmesini zorunlu kılıyor.</p>
<h2>Oltalama Saldırıları ve Aciliyet Baskısı</h2>
<p>Siber güvenlik uzmanlarının sıklıkla dile getirdiği en yaygın tehdit türü olan oltalama, eğitim sezonunda farklı bir boyuta taşınıyor. Saldırganlar, okul yönetimleri, öğretmenler veya kargo firmaları gibi güvenilir aktörlerin kimliğine bürünerek gönderdikleri iletilerde, alıcıyı hızlı hareket etmeye zorlayan bir dil kullanıyor. "Hesabınız askıya alınacak", "Kayıt işleminiz iptal edilecek" gibi ifadelerle panik yaratılarak, mesajdaki bağlantıya tıklanması, bir dosyanın indirilmesi veya form doldurulması isteniyor. Bu noktada kritik olan, hiçbir resmi kurumun e-posta veya kısa mesaj yoluyla anlık şifre, kart bilgisi ya da kimlik numarası talep etmeyeceğinin bilinmesidir.</p>
<h2>Kargo Bildirimleri Üzerinden Yürütülen Tuzaklar</h2>
<p>Okul alışverişlerinin artış gösterdiği şu günlerde, kargo temalı dolandırıcılık girişimleri de yoğunluk kazanıyor. "Paketiniz adresinize teslim edilemedi" veya "Teslimat için küçük bir ücret ödemeniz gerekiyor" şeklindeki sahte bildirimler, kullanıcıları kredi kartı bilgilerini girmeye veya kimlik verilerini paylaşmaya yönlendiriyor. Bazı durumlarda ise paket takip uygulaması görünümünde indirilen dosyalar, cihazlara zararlı yazılım bulaştırarak çok daha geniş çaplı bir veri ihlaline kapı aralıyor. Bu tür mesajlarda yer alan bağlantıların, gerçek kargo firmalarının resmi uygulamaları veya web adresleriyle karşılaştırılması hayati önem taşıyor.</p>
<h2>Taklit Alışveriş Siteleri ve Cazip Fiyat Tuzağı</h2>
<p>Velilerin kırtasiye, kıyafet, elektronik cihaz ve benzeri okul ihtiyaçlarına yönelik harcamaları, dolandırıcıların radarında yer alıyor. Gerçek alışveriş platformlarının tasarımını birebir kopyalayan sahte mağazalar, piyasa fiyatlarının çok altında etiketler ve yüksek indirim vaatleriyle tüketicileri tuzağa çekiyor. Uzmanlar, "gerçek olamayacak kadar iyi" görünen kampanyalara karşı temkinli olunması gerektiğini, alışveriş öncesinde sitenin adres çubuğundaki güvenlik sertifikasının ve kurumsal bilgilerin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>
<h3>Sahte Burs ve Eğitim Desteği Vaatleri</h3>
<p>Öğrencileri doğrudan hedef alan yöntemlerin başında, sahte burs ve eğitim desteği vaatleri geliyor. Dolandırıcılar, "burs kazandınız", "öğrenci krediniz silinecek" ya da "okula dönüş kuponu kazandınız" gibi cazip ifadelerle ön ödeme talep edebiliyor. Üniversite öğrencileri ve aileleri ise "ödenmemiş katkı payı" veya "öğrenim ücreti borcu" bulunduğu iddiasıyla gönderilen sahte mesajlarla hedef alınabiliyor. Bu tür durumlarda, herhangi bir ödeme yapılmadan önce bilginin mutlaka okul veya üniversitenin resmi iletişim kanalları üzerinden doğrulanması gerekiyor.</p>
<h3>Veli ve Öğrencilere Yönelik 8 Maddelik Korunma Rehberi</h3>
<p>Bilinmeyen bağlantılara tıklamayın.<br>Şüpheli e-postaları açmayın.<br>Kişisel ve finansal bilgileri mesaj yoluyla paylaşmayın.<br>Cihazlarınızın işletim sistemlerini güncel tutun.<br>Her hesap için farklı ve güçlü parolalar kullanın.<br>Telefon ve bilgisayarlarınızın ekran kilidini aktif tutun.<br>Verilerinizi düzenli olarak yedekleyin.<br>Şüpheli ödeme taleplerini okul veya üniversiteden teyit edin.</p>
<p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>
<p>Siber dolandırıcılık girişimlerinin okul sezonunda yoğunlaşması, Milli Eğitim Bakanlığı ve bağlı kurumlar için de önemli bir gündem maddesi oluşturuyor. Velilerin ve öğrencilerin bu tür saldırılara karşı bilinçlendirilmesi, okulların rehberlik servisleri ve öğretmenler aracılığıyla yürütülecek düzenli bilgilendirme çalışmalarıyla mümkün olabilir. Bakanlığın, eğitim yılı başında velilere yönelik dijital güvenlik broşürleri dağıtması veya okul web sitelerinde güncel uyarılar yayımlaması, bu tür mağduriyetlerin önlenmesinde etkili bir adım olacaktır. Aksi halde, her eğitim döneminin başında benzer dolandırıcılık haberleriyle karşılaşmak kaçınılmaz hale gelebilir.</p>
<h2>Dijital Güvenlikte Kurumsal Sorumluluk</h2>
<p>Okul yönetimlerinin, veli iletişim gruplarında ve resmi yazışmalarda kullandıkları kanalların güvenliğini sağlaması, dolandırıcılık girişimlerinin önlenmesinde kritik bir rol oynuyor. Özellikle WhatsApp ve benzeri mesajlaşma uygulamaları üzerinden kurulan veli gruplarında paylaşılan sahte bağlantılar, hızlı yayılım göstererek geniş kitlelere ulaşabiliyor. Bu nedenle okulların, resmi iletişim için yalnızca kendi domain adreslerini ve doğrulanmış e-posta hesaplarını kullanması, velilerin de bu konuda bilinçlendirilmesi gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/okul-doneminde-siber-dolandiricilik-alarmi-veli-ve-ogrenciler-icin-8-kritik-uyari-mp317-h2565.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 13:04:21 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/okul-doneminde-siber-dolandiricilik-alarmi-veli-ve-ogrenciler-icin-8-kritik-uyari-mp317.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Okul alışverişleri, burs başvuruları ve eğitim ödemelerinin yoğunlaştığı bugünlerde siber dolandırıcılar veli ve öğrencileri hedef almaya başladı. Sahte kargo mesajları, taklit alışveriş siteleri ve "burs kazandınız" vaatleriyle kişisel bilgileri ele geçirmeye çalışan uzmanlar, 8 maddelik korunma rehberini açıkladı.</itunes:subtitle><itunes:summary>Okul alışverişleri, burs başvuruları ve eğitim ödemelerinin yoğunlaştığı bugünlerde siber dolandırıcılar veli ve öğrencileri hedef almaya başladı. Sahte kargo mesajları, taklit alışveriş siteleri ve "burs kazandınız" vaatleriyle kişisel bilgileri ele geçirmeye çalışan uzmanlar, 8 maddelik korunma rehberini açıkladı.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Минпросвещения рекомендует школам увеличить спортивные модули на уроках физкультуры]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/-mp314-h2564.html</link>
      <description><![CDATA[Минпросвещения рекомендует школам увеличить спортивные модули на уроках физкультуры Министерство просвещения Российской Федерации разослало по регионам методические рекомендации по преподаванию...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Минпросвещения рекомендует школам увеличить спортивные модули на уроках физкультуры</h1>
<p><strong>Министерство просвещения Российской Федерации разослало по регионам методические рекомендации по преподаванию физической культуры в 2026/27 учебном году. Предмет остаётся обязательным с первого по одиннадцатый класс, а спортивные модули рекомендуется расширить.</strong></p>
<p>Согласно федеральным образовательным программам, недельное количество уроков физкультуры школы определяют самостоятельно — два или три часа. Если учебное заведение выбирает модуль по конкретному виду спорта, его можно проводить только в качестве третьего часа занятий. Такой подход позволяет гибко сочетать базовую физическую подготовку с углублённым освоением отдельных дисциплин.</p>
<p>Наборы спортивных модулей различаются для начальной, основной и средней школы. При этом 24 модуля являются общими для всех школьников — среди них самбо, гандбол, дзюдо, хоккей, футбол, бадминтон, скалолазание, спортивный туризм, бокс, тяжёлая атлетика и другие. Ряд направлений доступен только на отдельных ступенях обучения: подвижные шахматы, коньки и теннис — лишь в начальной школе; плавание, тэг-регби и лёгкая атлетика — в начальной и основной. В основной школе к плаванию добавляются шахматы и компьютерный спорт, который также включён в перечень для средней школы.</p>
<p>Для начального общего образования федеральная рабочая программа предусматривает суммарно от 270 до 405 часов в 1–4-х классах. Представлено пять вариантов федерального учебного плана — как для 5-дневной, так и для 6-дневной учебной недели. Такая вариативность даёт возможность учитывать региональные особенности и материально-техническую базу школ.</p>
<p>На уровне основного общего образования рекомендуемый объём составляет 510 часов (по 102 часа в год в 5–9-х классах). На модульный блок «Базовая физическая подготовка» отводится 150 часов из общего числа (1 час в неделю в каждом классе). Если учебный план предполагает 2 часа в неделю, общее количество часов составляет 340. Для основного общего образования предусмотрено шесть вариантов федерального учебного плана.</p>
<p>В средней школе рекомендованное общее число часов — 136 (по 68 часов в 10-х и 11-х классах). В рамках универсального профиля показатель возрастает до 204 часов: по 102 часа в каждом классе (3 часа в неделю).</p>
<p>К занятиям физической культурой допускаются только учащиеся с соответствующим медицинским заключением. При планировании нагрузок образовательные организации обязаны учитывать информацию о медицинской группе здоровья каждого школьника. Это требование направлено на предотвращение перегрузок и сохранение здоровья детей.</p>
<p>В пресс-службе Минпросвщения России напомнили, что рабочая программа должна включать содержание учебного предмета, планируемые результаты его освоения, тематическое планирование с указанием количества часов, отводимых на изучение каждой темы. Для её составления учителя могут воспользоваться «Конструктором рабочих программ» на портале «Единое содержание общего образования».</p>
<p>Более того, за информационно-методической помощью педагоги могут обращаться к ресурсам Института содержания и методов обучения им. В. С. Леднева. Также доступны официальный чат-бот горячей линии Единого содержания общего образования — учебно-методический консультационный ассистент (УМКА) и горячая линия «Обновление содержания общего образования».</p>
<p>С точки зрения влияния на жизнь школьников, особенно девочек, расширение спортивных модулей открывает больше возможностей для гармоничного физического развития. Регулярные занятия физкультурой способствуют укреплению здоровья, формированию правильной осанки и повышению уверенности в себе, что в долгосрочной перспективе положительно сказывается на качестве жизни и общем самочувствии.</p>
<p>Metin İçerisine bu gün tarihi ile PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş aktarılmıştır</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/-mp314-h2564.html</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 20:42:20 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/-mp314.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Минпросвещения рекомендует школам увеличить спортивные модули на уроках физкультуры Министерство просвещения Российской Федерации разослало по регионам методические рекомендации по преподаванию...</itunes:subtitle><itunes:summary>Минпросвещения рекомендует школам увеличить спортивные модули на уроках физкультуры Министерство просвещения Российской Федерации разослало по регионам методические рекомендации по преподаванию...</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB'den Teneffüs Kararı: Ders Araları Artık Kısaltılamayacak, Oyun Hakkı Güvence Altında]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/mebden-teneffus-karari-ders-aralari-artik-kisaltilamayacak-oyun-hakki-guvence-altinda-mp782-h2563.html</link>
      <description><![CDATA[MEB’den Teneffüs Kararı: Ders Araları Artık Kısaltılamayacak!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığı, çocukların oyun hakkını yasal ve kurumsal güvence altına almak, unutulmaya yüz tutan oyun kültürünü canlandırmak ve oyunu hayat boyu süren bir gelişim aracına dönüştürmek amacıyla "Türkiye Oyun Politika Belgesi ve Eylem Planı"nı kamuoyuna duyurdu. İlk kez hazırlanan bu kapsamlı strateji belgesi, okul öncesinden yetişkinlik ve ileri yaş gruplarına kadar geniş bir kitleyi kapsayarak "hayat boyu oyun" anlayışını benimsiyor.</p><p>Hazırlanan belgede 6 ana hedef, 29 politika maddesi ve 90 somut eylem adımı yer alıyor. Eğitim kurumlarının yanı sıra yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, öğretmenler ve ailelerin ortak paydaş olarak konumlandırıldığı plan; güvenli dijital oyun ikliminden erdemli insan yetiştirme hedefine kadar pek çok kritik alanı düzenliyor.</p><p>Politika belgesinin temelini oluşturan 6 stratejik hedef ise şu şekilde belirlendi:</p><p><strong>Oyun Hakkının Güvence Altına Alınması:</strong> Oyun zamanı ve mekanlarının korunması gereken bir kamusal kaynak olarak kabul edilmesi.</p><p><strong>Kültürel Mirasın Aktarılması:</strong> Geleneksel oyun kültürünün yaşatılması ve gelecek nesillere taşınması.</p><p><strong>Karakter Gelişimi:</strong> Oyun yoluyla erdemli ve değer sahibi bireylerin yetişmesine katkı sunulması.</p><p><strong>Eğitimde Dönüşüm:</strong> Oyunun doğrudan öğretim süreçlerinin merkezine yerleştirilmesi.</p><p><strong>Güvenli Dijital İklim:</strong> Çocuklar için nitelikli, bilinçli ve güvenli dijital oyun alanlarının tasarlanması.</p><p><strong>Paydaş Sorumlulukları:</strong> Sürece dahil olan tüm kurum ve bireylerin görev alanlarının netleştirilmesi.</p><p>Belgenin dikkat çeken en önemli başlıklarından biri de teneffüs ve serbest zaman düzenlemeleri oldu. Çocukların okulda geçirdiği teneffüslerin ve doğal oyun sürelerinin kısaltılamayacağı vurgulanırken, bu zaman dilimlerinin çocuğun bütüncül gelişimini destekleyen özel birer öğrenme alanı olduğu ifade edildi.</p><p>Mevcuttaki teneffüs uygulamaları çocukların dinlenme ve oyun hakları çerçevesinde yeniden incelenecek, gerekli görüldüğü takdirde mevzuat değişikliklerine gidilecek. Ayrıca okullarda etkili teneffüs tasarımları için rehberler hazırlanırken; ailelere de çocukların evdeki zamanlarında ders dışı serbest etkinlik ve oyun alanları bırakması gerektiği yönünde bilgilendirmeler yapılacak.</p><p>Bu karar, Milli Eğitim Bakanlığı, okullar, öğretmenler ve MEB çalışanları üzerinde derin etkiler yaratacak. Teneffüs sürelerinin kısaltılamaması, öğretmenlerin ders planlamasını ve okul yönetiminin günlük işleyişini yeniden düşünmesini gerektirecek. Öğrencilerin oyun hakkının güvence altına alınması, okul iklimini olumlu yönde dönüştürürken; öğretmenler için de ders aralarında dinlenme ve gözlem yapma fırsatları doğuracak. MEB çalışanları ise yeni mevzuat ve rehberlik çalışmalarıyla süreci sahaya taşımak için yoğun bir mesai harcayacak. Uzun vadede, bu politika belgesinin eğitim sistemine oyun temelli bir dönüşüm kazandırması ve çocukların bütüncül gelişimine katkı sunması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/mebden-teneffus-karari-ders-aralari-artik-kisaltilamayacak-oyun-hakki-guvence-altinda-mp782-h2563.html</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 20:42:19 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/mebden-teneffus-karari-ders-aralari-artik-kisaltilamayacak-oyun-hakki-guvence-altinda-mp782.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>MEB’den Teneffüs Kararı: Ders Araları Artık Kısaltılamayacak!</itunes:subtitle><itunes:summary>MEB’den Teneffüs Kararı: Ders Araları Artık Kısaltılamayacak!</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi'den Emniyet Kemeri Çağrısı: 'Bir Kemer, Bir Hayat']]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/icisleri-bakani-ciftciden-emniyet-kemeri-cagrisi-bir-kemer-bir-hayat-mp115-h2562.html</link>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, trafik güvenliğine dikkat çekerek "Bir kemer, bir hayat" mesajıyla emniyet kemeri takma çağrısında bulundu. Çocukların yetişkinleri örnek aldığını vurgulayan Bakan Çiftçi, emniyet kemerinin yasal bir zorunluluktan ziyade yaşamsal bir alışkanlık olması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, trafik güvenliği konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla sosyal medya hesabı üzerinden önemli bir paylaşımda bulundu. Bakan Çiftçi, emniyet kemerinin yalnızca yasal bir mecburiyet olmadığını, aynı zamanda hayati bir alışkanlık haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Paylaşımında "Bir kemer, bir hayat" sloganına yer veren Çiftçi, trafik güvenliğinin bireysel bir kuraldan öte, toplumsal bir sorumluluk ve karşılıklı saygının göstergesi olduğunu belirtti.</p><h2>"Çocuklar Anlatılandan Çok Gördüklerini Öğrenir"</h2><p>Bakan Çiftçi, özellikle çocukların yetişkinleri rol model aldığına dikkat çekerek, güvenli bir geleceğin doğru alışkanlıklarla inşa edilebileceğini ifade etti. "Çocuklarımız okula giderken, ailelerimiz yola çıkarken, bizler direksiyon başına geçtiğimizde ilk hareketimiz emniyet kemerimizi takmak olmalı" diyen Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü çocuklar anlatılandan çok gördüklerini öğrenir, güvenli bir gelecek de doğru alışkanlıklarla başlar."</p><h2>Emniyet Kemeri Bir Zorunluluk Değil, Yaşam Biçimi Olmalı</h2><p>Bakan Çiftçi, emniyet kemerinin sadece ceza almamak için değil, hayatı korumak için takılması gerektiğini belirterek, "İstiyoruz ki emniyet kemeri bir zorunluluk olarak değil, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olarak görülsün" ifadelerini kullandı. Evlatların, anne babaların ve sevdiklerin sağ salim eve dönmesinin her şeyden kıymetli olduğunu vurgulayan Çiftçi, "Tedbir bizden, takdir Cenabıhak'tandır. Kemerimizi takalım, kendimizi, sevdiklerimizi ve geleceğimizi koruyalım" çağrısında bulundu.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır. 16 Eylül 2026</p><p>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve okullar özelinde değerlendirildiğinde, Bakan Çiftçi'nin bu çağrısı, eğitim kurumlarında verilecek trafik güvenliği dersleri ve uygulamalı etkinliklerle desteklenmesi gereken bir toplumsal sorumluluk olarak öne çıkıyor. Öğretmenlerin ve okul yönetimlerinin, öğrencilere emniyet kemeri alışkanlığını kazandırmada aktif rol alması, gelecek nesillerin trafik kültürünü şekillendirmede kritik bir öneme sahip. Okullarda düzenlenecek seminerler, veli toplantılarında yapılacak bilgilendirmeler ve örnek uygulamalar, bu farkındalığın kalıcı hale gelmesine katkı sağlayacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/icisleri-bakani-ciftciden-emniyet-kemeri-cagrisi-bir-kemer-bir-hayat-mp115-h2562.html</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 20:40:18 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/icisleri-bakani-ciftciden-emniyet-kemeri-cagrisi-bir-kemer-bir-hayat-mp115.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, trafik güvenliğine dikkat çekerek "Bir kemer, bir hayat" mesajıyla emniyet kemeri takma çağrısında bulundu. Çocukların yetişkinleri örnek aldığını vurgulayan Bakan Çiftçi, emniyet kemerinin yasal bir zorunluluktan ziyade yaşamsal bir alışkanlık olması gerektiğini belirtti.</itunes:subtitle><itunes:summary>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, trafik güvenliğine dikkat çekerek "Bir kemer, bir hayat" mesajıyla emniyet kemeri takma çağrısında bulundu. Çocukların yetişkinleri örnek aldığını vurgulayan Bakan Çiftçi, emniyet kemerinin yasal bir zorunluluktan ziyade yaşamsal bir alışkanlık olması gerektiğini belirtti.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Siber Güvenlik: ANS'den Olaylara Bir Saatten Kısa Sürede Müdahale Hedefi]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/siber-guvenlik-ansden-olaylara-bir-saatten-kisa-surede-mudahale-hedefi-mp438-h2561.html</link>
      <description><![CDATA[Dix mois après sa prise de fonction, le directeur général de l’Agence du numérique en santé (ANS), Jean-Christophe Zerbini, a présenté les grandes lignes du contrat d’objectifs et de performance (COP) de l’agence pour les trois prochaines années. Cette feuille de route fixe les objectifs prioritaires jusqu’en 2028 de l’ANS, dont la ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Siber Güvenlik: ANS'den Olaylara Bir Saatten Kısa Sürede Müdahale Hedefi</h1><p><strong>Dijital sağlık ekosisteminin güvenliği için kritik bir eşik belirlendi: ANS, siber olaylara bir saatten kısa sürede yanıt verilmesini öngören yeni performans çerçevesini kamuoyuyla paylaştı.</strong></p><p>Sağlık alanındaki dijital dönüşümün merkezinde yer alan Agence du numérique en santé (ANS), göreve başlamasının üzerinden on ay geçen Genel Müdürü Jean-Christophe Zerbini'nin liderliğinde, önümüzdeki üç yıla ilişkin hedef ve performans sözleşmesinin (COP) ana hatlarını duyurdu. 14 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan bu yol haritası, kurumun 2028 yılına kadar önceliklendireceği stratejik başlıkları tanımlıyor.</p><p>Belirlenen çerçevenin en dikkat çekici unsuru, siber güvenlik alanında tesis edilen operasyonel refleks süresi oldu. Buna göre ANS, siber olaylara bir saatten kısa sürede müdahale edilmesini temel bir performans göstergesi olarak kabul ediyor. Bu eşik, sağlık verilerinin korunması ve dijital altyapıların kesintisiz işleyişi açısından sistemik bir güvence mekanizması işlevi görüyor.</p><p>Performans sözleşmesinin kapsamı yalnızca reaksiyon süreleriyle sınırlı kalmıyor. Kurumun dijital sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması, veri güvenliğinin güçlendirilmesi ve paydaşlar arası koordinasyonun iyileştirilmesi gibi çok katmanlı hedefleri de bu üç yıllık takvim içinde somutlaştırılıyor. Söz konusu yol haritası, sağlık bilişimi alanında faaliyet gösteren aktörler için öngörülebilir bir çerçeve sunarken, aynı zamanda denetim ve hesap verebilirlik mekanizmalarını da güçlendirmeyi amaçlıyor.</p><p>Siber tehditlerin karmaşıklık düzeyinin her geçen gün arttığı bir ortamda, bir saatlik müdahale eşiği iddialı bir taahhüt olarak öne çıkıyor. Sağlık kuruluşlarının maruz kaldığı olası bir siber saldırıda, hasta güvenliğini ve hizmet sürekliliğini doğrudan etkileyebilecek kesintilerin önlenmesi açısından bu tür bir hedefin varlığı, sektördeki risk yönetimi yaklaşımının olgunlaştığını gösteriyor. ANS'nin bu taahhüdü, yalnızca teknik bir gösterge değil, aynı zamanda dijital sağlık hizmetlerine duyulan güvenin sürdürülebilirliği bakımından stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.</p><p>Bu gün MediHaber.COM yazarı Hülya Şahin tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Sağlık sektöründe dijitalleşmenin hız kazanması, hasta verilerinin korunmasını hem bir zorunluluk hem de bir güven unsuru haline getiriyor. ANS'nin bir saatten kısa sürede müdahale hedefi, siber olayların hasta güvenliği üzerindeki olası olumsuz etkilerini en aza indirme yolunda umut verici bir adım olsa da, bu taahhüdün sahada ne ölçüde karşılık bulacağı, uygulama ve denetim süreçlerinin şeffaflığıyla doğrudan ilişkili olacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/siber-guvenlik-ansden-olaylara-bir-saatten-kisa-surede-mudahale-hedefi-mp438-h2561.html</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 18:48:31 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/siber-guvenlik-ansden-olaylara-bir-saatten-kisa-surede-mudahale-hedefi-mp438.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Dix mois après sa prise de fonction, le directeur général de l’Agence du numérique en santé (ANS), Jean-Christophe Zerbini, a présenté les grandes lignes du contrat d’objectifs et de performance (COP) de l’agence pour les trois prochaines années. Cette feuille de route fixe les objectifs prioritaires jusqu’en 2028 de l’ANS, dont la </itunes:subtitle><itunes:summary>Dix mois après sa prise de fonction, le directeur général de l’Agence du numérique en santé (ANS), Jean-Christophe Zerbini, a présenté les grandes lignes du contrat d’objectifs et de performance (COP) de l’agence pour les trois prochaines années. Cette feuille de route fixe les objectifs prioritaires jusqu’en 2028 de l’ANS, dont la </itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul Bölgelerinde Büyük Değişimler Yaşanırken Sağlam İlişkiler Kritik Önem Taşıyor]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/okul-bolgelerinde-buyuk-degisimler-yasanirken-saglam-iliskiler-kritik-onem-tasiyor-mp908-h2560.html</link>
      <description><![CDATA[A neighboring school closed. His district embraced a reorganization. It was a lesson in leadership.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Okul Bölgelerinde Büyük Değişimler Yaşanırken Sağlam İlişkiler Kritik Önem Taşıyor</h1><p><strong>Bir okul bölgesinin yeniden yapılandırılması, yalnızca idari bir süreç değil; toplulukların aidiyet duygusunu, güvenini ve geleceğe dair umutlarını doğrudan etkileyen çok katmanlı bir dönüşümdür. Bu süreçte liderlerin birbirleriyle kurduğu sağlam ilişkiler, başarının en belirleyici unsuru olarak öne çıkıyor.</strong></p><p>Eğitim alanındaki kariyerim boyunca, meslektaşlarımın çoğundan daha geniş bir yelpazede topluluklara hizmet verme fırsatım oldu; yüksek yoksulluk oranına sahip bölgelerden orta sınıf okullara, İngilizce öğrenen nüfusun yoğun olduğu bölgelerden Yerli topluluklara ve Hutterite kolonilerine kadar. Değişmeyen tek bir gerçek vardı: Her aile, çocukları için mümkün olan en iyi eğitimi, devlet okulları bünyesinde gerçek fırsatlarla birlikte istiyordu. Fort Ransom'da bölge yöneticileri, bu imkânı artık sunamayacakları endişesini taşıyordu.</p><p>2021'de Lisbon okul bölgesinin müdürü olduğumda, Lisbon ve Fort Ransom yeniden yapılandırmayı zaten tartışmaya başlamıştı. Yaklaşık 100 sakini bulunan küçük bir topluluk olan Fort Ransom, 1916'dan bu yana tek bir okul tarafından hizmet alıyordu. 2024-25 eğitim yılında—okulun son akademik yılı olacağı bu dönemde—kayıtlı öğrenci sayısı bir düzinenin altındaydı.</p><p>Okulun kapanacağı herkes tarafından bilinse de, öğretmen bulmakta zorlanmaya başladığında işler kontrolden çıktı. Tam o noktada, Fort Ransom'un müdürü Dr. Steven Johnson ile oturup okul kapanışının nasıl görüneceğini ciddi şekilde konuştuk. Okulun karşı karşıya olduğu önemli zorluklar—azalan kayıt sayısı, ciddi tesis sorunları ve personel sıkıntısı—hakkında sayısız görüşme yaptık. Bölgenin uzun vadeli sürdürülebilirliği giderek daha da zorlaşıyordu.</p><p>Kuzey Dakota'da okul yeniden yapılandırması sık rastlanan bir durum değildir. Daha yaygın olarak, okullar idari açıdan daha kolay olduğu için feshedilir. Yeniden yapılandırma ise birçok adım ve zorluk içerir. Bir okulu kapatmak hiçbir zaman kolay değildir; özellikle de topluluğun merkezi işlevi görmüş kırsal bir okul için. Çok sayıda yasal evrak işi olacaktı. Her iki kasabadan temsilcilerin yer aldığı bir komite kurulması gerekecekti. Komitenin bir yeniden yapılandırma planı üzerinde anlaşması, bu planın yerel ve eyalet yetkilileri tarafından onaylanması gerekecekti. Ayrıca, Fort Ransom-Lisbon okul bölgesi yeniden yapılandırmasını resmen onaylamak için her iki topluluğun salt çoğunluğunu gerektiren özel bir seçim düzenlememiz gerekecekti.</p><p>Okul yeniden yapılandırması konusundaki tüm deneyimiyle Dr. Johnson, bunun mümkün olacağına inanıyordu ve avantajları sıraladı: iki bölge arasındaki uzun süreli çalışma ilişkisi, toplulukların birbirlerine aşinalığı ve yeni yapılandırılmış bir bölgenin Fort Ransom öğrencilerine sunabileceği ek akademik ve ders dışı fırsatlar. Ayrıca iki topluluk arasında geçmişe dayalı bir husumet olmaması da şansımızdı. Dr. Johnson'ın Lisbonlu olması ve bölgeyle uzun yıllara dayanan bir çalışma geçmişine sahip olması sayesinde, onun onlarca yıl içinde kurduğu ilişkilere güvenebildik. Bu durum sürecin ilerlemesine yardımcı oldu.</p><p>Zorluklarımız da oldu; bunlardan biri 2025 sonbaharında Fort Ransom okul kurulu başkanının ani vefatıydı. Bu hepimiz için çok ağır oldu. Ancak boğayı boynuzlarından tuttuk.</p><p>Bu proje, okul bölgesi liderlerinin, Education Week muhabirlerinin ve EdWeek Research Center'ın K-12 eğitiminin en büyük zorlukları hakkında zor sorular sorduğu ve kapsamlı uzmanlıklarına ve haber kapsamlarına dayalı içgörüler sunduğu "Big Ideas" adlı özel bir raporun parçasıdır.</p><p>Komite toplantılarımız Lisbon High School'da yapıldı. Topluluklara karşı şeffaf davrandık; insanlara endişelerini dile getirme, soru sorma ve dürüst yanıtlar alma fırsatları sunduk—tüm bunlar desteği sürdürmek için kritikti. Yıl boyunca—Fort Ransom Okulu'nun öğrencilere kapılarını kapatmasından bu yaz özel seçimde seçmenlerin yeniden yapılandırmayı onaylamasına kadar—yerel ve eyalet politika yapıcıları da dahil olmak üzere asgari düzeyde muhalefetle karşılaştık. Organizatörlerin birbirlerine duyduğu güven, sayısız dürüst konuşmayla inşa edilmişti ve bu kilit önemdeydi.</p><p>Müdürler, toplulukları içinde lider olarak görülür ve başkalarıyla çalışma ve bölgelerini bir yeniden yapılandırma sürecinde—ya da başka herhangi bir zorlukta—yönlendirme becerileri başarı için kritiktir. Bizimki gibi büyük bir girişim, güçlü müdür ilişkileri gerektirir.</p><p>Dr. Johnson ve ben sık sık kendi bölgelerimizin çıkarlarını temsil ederken bulduk kendimizi; ancak öğrencilere odaklanmamız, finans, personel, tesisler ve topluluk endişeleri hakkındaki zorlu tartışmaları, kişisel gündemlerin veya kurumsal gururun daha büyük amacın önüne geçmesine izin vermeden yönetmemize yardımcı oldu. Bu deneyim, başarılı liderliğin güven, işbirliği ve zor kararlar alınsa bile öğrenciler için doğru olanı yapma konusundaki sarsılmaz bir kararlılık üzerine inşa edildiği inancımı pekiştirdi.</p><p>Dr. Johnson ile güçlü bir profesyonel ilişkiye sahip olduğumuz için son derece şanslıydık. Kendisi, eyalet genelindeki okul bölgelerinin değişimi yönetmesine yardımcı olmuş, sözünü sakınmayan bir liderdir. Bunun nasıl işleyeceğini biliyordu; kısmen Lisbon ve Fort Ransom bölgesindeki yıllara dayanan kamu hizmeti sayesinde geliştirdiği ilişkiler sayesinde. Topluluk üyeleri ona sorularını rahatça yöneltebiliyor, dürüst ve doğru yanıtlar vereceğine güveniyorlardı. Ayrıca bu işte bizzat çıkarı vardı. Her iki bölgede de arazi sahibi ve vergi mükellefiydi ve her iki topluluk için finansal sonuçları anlıyordu.</p><p>Bu yeniden yapılandırma, Johnson'ın mirasının büyük bir parçası olacak. Bu bölgeleri bir araya getirdi ve kimsenin kalbi kırılmadı. Bu onun en büyük başarısı—başarılarından biri. Bu süreci aşmamıza yardımcı olmak için doğru kişi, doğru yerde, doğru zamandaydı. Onsuz bu kadar kolay olacağından emin değilim.</p><p>"Bu Okul Kurulu Başkanı İçin Liderlik Alçakgönüllülükle Başlıyor" (Görüş)</p><p>Öne Çıkan Fotoğraf: Justin Fryer —Natalie Behring, Education Week için</p><p>Bağlantıları teşvik etme ve ayrılıkları köprüleme konusundaki haber kapsamına destek kısmen Aspen Institute'un Weave: The Social Fabric Project (weavers.org) tarafından sağlanmaktadır. Education Week, bu kapsamın içeriği üzerinde tam editoryal bağımsızlığını korur.</p><p>Bu metin, PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından bugünkü tarihle derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Eğitimde yaşanan bu tür yapısal dönüşümler, toplumsal yaşamın dokusunu derinden etkiler. Bir okulun kapanması, yalnızca öğrencilerin gideceği yeri değiştirmez; o okulun etrafında şekillenen sosyal bağları, ailelerin birbirleriyle kurduğu dayanışma ağlarını ve küçük toplulukların kimlik duygusunu da sarsar. Kadınların ve ailelerin günlük yaşamında okul, çoğu zaman bir buluşma noktası, bir güven kaynağı ve çocukların geleceğine dair umudun simgesidir. Bu nedenle yeniden yapılandırma süreçlerinin, yalnızca idari ve mali verimlilik açısından değil, aynı zamanda toplulukların duygusal ve sosyal dokusu üzerindeki etkileri açısından da değerlendirilmesi gerekir. Sağlam ilişkiler ve şeffaf iletişim, bu geçişlerin daha az yıkıcı olmasını sağlayabilir; ancak küçük bir kasabanın okulunu kaybetmesinin yarattığı boşluk, en iyi yönetilen süreçlerde bile uzun süre hissedilmeye devam edecektir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/okul-bolgelerinde-buyuk-degisimler-yasanirken-saglam-iliskiler-kritik-onem-tasiyor-mp908-h2560.html</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 18:46:32 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/okul-bolgelerinde-buyuk-degisimler-yasanirken-saglam-iliskiler-kritik-onem-tasiyor-mp908.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>A neighboring school closed. His district embraced a reorganization. It was a lesson in leadership.</itunes:subtitle><itunes:summary>A neighboring school closed. His district embraced a reorganization. It was a lesson in leadership.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tianjin Üniversiteleri İşbirliğiyle Sahnelenen İmmersif Sahne Dersi 《山海为鉴》 Tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/tianjin-universiteleri-isbirligiyle-sahnelenen-immersif-sahne-dersi-tanitildi-mp720-h2559.html</link>
      <description><![CDATA[Tianjin'deki yükseköğretim kurumları, yeni dönem büyük başarıları konu alan özgün sahne dersi 《山海为鉴》 ile teori eğitimini sanatsal bir deneyime dönüştürdü.Çin Eğitim Bakanlığı Sosyal Bilimler...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tianjin'deki yükseköğretim kurumları, yeni dönem büyük başarıları konu alan özgün sahne dersi 《山海为鉴》 ile teori eğitimini sanatsal bir deneyime dönüştürdü.</strong></p><p>Çin Eğitim Bakanlığı Sosyal Bilimler Dairesi'nin rehberliğinde, Tianjin Belediye Parti Propaganda Dairesi, Tianjin Belediye Parti Eğitim Çalışma Komitesi ve Tianjin Belediye Eğitim Komisyonu tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, üniversite 《Xi Jinping'in Yeni Dönem Çin Özellikli Sosyalizmi Üzerine Giriş》 ders kitabı sistemi temel alınarak "bir bölüm bir oyun" yaklaşımıyla hazırlanan immersif yeni dönem büyük başarıları konulu özgün sahne dersi 《山海为鉴》, yakın zamanda Tianjin Büyük Salonu'nda ilk kez halka açık olarak sahnelendi. Söz konusu eser, Tianjin Medya Üniversitesi'nin Nankai Üniversitesi, Tianjin Üniversitesi ve Tianjin Normal Üniversitesi ile ortaklaşa yürüttüğü çalışmalarla tamamlandı; yaratım süreci yaklaşık iki yıl sürdü ve Tianjin Medya Üniversitesi bünyesinde yaklaşık bin öğretim üyesi ve öğrenci senaryo yazımı ile sahneleme süreçlerinde görev aldı.</p><p>Elde edilen bilgilere göre, eserin tamamı üniversitelerde okutulan 《Xi Jinping'in Yeni Dönem Çin Özellikli Sosyalizmi Üzerine Giriş》 ders kitabının 17 bölümüyle birebir örtüşecek biçimde kurgulandı. Yapıt, "ön gösteri — on yedi sahne — kapanış" şeklinde bir anlatı hattı üzerine inşa edildi. Ön gösteri bölümü 《寻光之路》 ile başlangıçtaki öz kaynağa geri dönüş yapılırken, on yedi sahne sırasıyla yeni dönemde Çin özellikli sosyalizmin korunması ve geliştirilmesi, Çin tarzı modernleşme ile Çin ulusunun büyük yeniden dirilişinin kapsamlı biçimde ilerletilmesi, yüksek kaliteli kalkınmanın teşvik edilmesi gibi teorik başlıklara karşılık geliyor. Bu yapı, geniş kitlelerdeki genç öğrencilerin inanç ve ideallerini pekiştirmelerini, ulusal diriliş ve güçlü ülke inşası yolculuğunda kararlılıkla ilerlemelerini amaçlıyor.</p><p>Yapıt; çoklu ortam ışık-gölge gösterileri, durum canlandırmaları, zamanlar arası diyalog, koro okumaları, immersif performans, toplu dans ve koro gibi çeşitli sahne biçimlerini bir araya getiriyor. Reformun önünü açma, yoksullukla mücadele, yerel düzeyde hukuk devleti, bilimsel ve teknolojik yenilik, kültürel güç, ulusal savunma ve sınır koruma, iki yakın kıyı arasındaki birlik gibi temalar sahneye taşınarak tipik şahsiyetlerin öne çıkan başarıları mercek altına alınıyor. Yeni dönemdeki büyük dönüşümün arkasındaki teorik mantık, tarihsel mantık ve pratik mantık çok boyutlu ve katmanlı bir biçimde açıklanırken, teorik öğrenme, sanatsal estetik ve değer yönlendirmesi arasında derin bir bütünleşme sağlanıyor. Böylece düşünsel derinliği, sanatsal sıcaklığı ve dönemsel gücü bir arada barındıran yeni bir ideolojik-politik eğitim sahnesi inşa edilmiş oluyor.</p><p>Tianjin Belediye Eğitim Komisyonu ve Eğitim Dairesi'nin ilgili sorumlu yetkilileri, 《山海为鉴》 adlı yeni dönem büyük başarıları konulu özgün sahne dersinin hayata geçirilmesinin, Tianjin'in "Xi Jinping'in Yeni Dönem Çin Özellikli Sosyalizmi Üzerine Giriş" dersinin öğretim reformu ve yeniliğini kararlılıkla ilerletmesi, "ideolojik-politik eğitim + uzmanlık" işbirliğine dayalı yetiştirme modelini güçlendirmesi ve özgün Marksizm yüksekokulu inşasını derinleştirmesi açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.</p><p>Bu içerik, bugünkü tarih itibarıyla PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Eğitim materyallerinin sanatsal performansla harmanlanması, öğrencilerin teorik bilgiyi duygusal ve estetik bir düzlemde deneyimlemesine olanak tanırken; bu tür yenilikçi yaklaşımların kadın izleyiciler ve genç sanatçılar açısından ilham verici bir rol model oluşturduğu, sahne sanatlarına ilgi duyan kadın öğrenciler için güçlü bir motivasyon kaynağı yarattığı değerlendirilmektedir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/tianjin-universiteleri-isbirligiyle-sahnelenen-immersif-sahne-dersi-tanitildi-mp720-h2559.html</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 18:44:30 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/no_headline.png"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Tianjin'deki yükseköğretim kurumları, yeni dönem büyük başarıları konu alan özgün sahne dersi 《山海为鉴》 ile teori eğitimini sanatsal bir deneyime dönüştürdü.Çin Eğitim Bakanlığı Sosyal Bilimler...</itunes:subtitle><itunes:summary>Tianjin'deki yükseköğretim kurumları, yeni dönem büyük başarıları konu alan özgün sahne dersi 《山海为鉴》 ile teori eğitimini sanatsal bir deneyime dönüştürdü.Çin Eğitim Bakanlığı Sosyal Bilimler...</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bildungsmonitor 2026: Saarland beşinci sıraya yükseldi – başka hiçbir yerde bu kadar iyileşme yok]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/son-dakika/bildungsmonitor-2026-saarland-besinci-siraya-yukseldi-baska-hicbir-yerde-bu-kadar-iyilesme-yok-mp968-h2558.html</link>
      <description><![CDATA[BERLIN. Deutschlands Bildungssysteme driften bei den Bedingungen für Kinder und Jugendliche erheblich auseinander. Das zeigt der neue Bildungsmonitor des]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Bildungsmonitor 2026: Saarland beşinci sıraya yükseldi – başka hiçbir yerde bu kadar iyileşme yok</h1>
<p><strong>Almanya'nın eyaletleri arasındaki eğitim sistemleri, çocuk ve gençlerin öğrenme ile bakım koşulları açısından birbirinden belirgin biçimde ayrışıyor. Institut der deutschen Wirtschaft (IW) tarafından hazırlanan güncel Bildungsmonitor, bu uçurumu somut verilerle gözler önüne seriyor: Bazı eyaletler tam gün eğitim olanaklarında, kreş personelinde veya öğrenci-öğretmen oranında açık ara öndeyken, diğerlerinde ciddi boşluklar bulunuyor. Lider konumdaki Saksonya bile mükemmel okul performansını görece kötü bakım koşullarıyla birleştiriyor. Almanya geneli için uzun vadeli tablo ise daha da karamsar: 2013'ten bu yana okul kalitesi, eğitim yoksulluğu ve eğitim fırsatları kötüleşti. Sıralama, tek bir 'en iyi eğitim sistemi'nden çok, 16 eyaletin birbirinden çok farklı güçlü ve zayıf yönlerini anlatıyor.</strong></p>
<p>Bildungsmonitor 2026 sıralamasında Saksonya birinciliğini koruyor; onu Bavyera, Hamburg ve Baden-Württemberg takip ediyor. Saarland, Thüringen'i geçerek beşinci sıraya yerleşiyor. Ardından Hessen, Mecklenburg-Vorpommern, Schleswig-Holstein, Aşağı Saksonya, Berlin ve Rheinland-Pfalz geliyor. Son sıralarda ise Brandenburg, Kuzey Ren-Vestfalya, Saksonya-Anhalt ve Bremen bulunuyor. 2013'e kıyasla Saarland belirgin biçimde, Hamburg ve Berlin ise kayda değer ölçüde iyileşme gösterdi; buna karşılık Thüringen, Saksonya-Anhalt ve Bremen ciddi biçimde geriledi.</p>
<p>Bu sıralamanın ne anlama geldiğini doğru okumak gerekiyor. IW'nin 2004'ten bu yana Initiative Neue Soziale Marktwirtschaft (INSM) adına hazırladığı Bildungsmonitor, eğitim sistemlerini açıkça eğitim ekonomisi perspektifinden ele alıyor. INSM, metal ve elektro sanayi işveren birlikleri tarafından finanse ediliyor. 13 faaliyet alanından 98 gösterge, eğitimin eğitim yoksulluğunun azaltılmasına, nitelikli iş gücü güvencesine ve ekonomik büyümeye ne ölçüde katkı sağladığını ortaya koymayı amaçlıyor. Veriler ağırlıklı olarak 2024 yılına, kreş alanına ilişkin bazı değerler ise 2025'e dayanıyor. Dolayısıyla bir eyaletin zirvede yer alması, o eyaletin eğitim sistemine dair kapsamlı bir kalite yargısı anlamına gelmiyor.</p>
<p>Özellikle okullar açısından uzun vadeli eğilim sorun teşkil ediyor. 2013'ten bu yana okul kalitesi faaliyet alanındaki değerlendirme ülke genelinde 48,5 puan, eğitim yoksulluğunda 41,8 puan, entegrasyon ve eğitim fırsatlarında ise 25,1 puan düştü. Matematik, fen bilimleri ve okuma alanlarındaki ortalama yeterlilikler geriledi; aynı dönemde asgari standartlara ulaşamayan ya da diploma alamayan çocuk ve genç sayısı arttı. Buna karşılık destek altyapısı ve bakım koşulları gibi alanlarda iyileşme kaydedildi. Ortaya çıkan tablo çelişkili: Daha fazla tam gün eğitim ve kısmen daha iyi çerçeve koşullar, otomatik olarak daha iyi öğrenme sonuçları doğurmuyor.</p>
<p>Araştırma lideri Prof. Axel Plünnecke burada ikili bir gelişmeye işaret ediyor. Bir yandan son yirmi yılda eğitim hareketliliği arttı; diğer yandan eğitim yoksulluğu büyüyor. "Veriler, Almanya'da eğitimin hâlâ yükseliş sağladığını ve son yirmi yılda eğitim yoluyla yükselişin arttığını gösteriyor. Ancak PISA'nın güncel sonuçlarının da ortaya koyduğu gibi eğitim yoksulluğu da arttı" diyen eğitim ekonomisti, eğitim başarısının insanların "iş piyasasına ve toplumsal yaşama kalıcı biçimde katılıp katılamayacağını" giderek daha belirleyici hâle geldiğini vurguluyor.</p>
<p>Bu gelişmenin arkasında eğitim diplomalarındaki artan kutuplaşma yatıyor. 25-64 yaş grubunda üniversite mezunu oranı 2005 ile 2024 arasında yüzde 15,4'ten yüzde 25,6'ya yükseldi. Aynı dönemde mesleki yeterlilik belgesi olmayanların oranı, bir ara geriledikten sonra yeniden artarak 2024'te yüzde 20,4'e ulaştı. INSM verilerine göre genç yetişkinlerde ise yüzde 18,8'i herhangi bir resmî mesleki niteliğe sahip değil. Araştırmacılara göre farklılıklar erken yaşta başlıyor: Sosyoekonomik arka plan, erken çocukluk dönemi destek hizmetlerinden yararlanmayı, ilerleyen yıllarda ise yeterlilikleri, diplomaları ve eğitim yollarını etkiliyor.</p>
<p>INSM Genel Müdürü Thorsten Alsleben, "Sosyal hareketlilikteki bireysel iyileşmelere rağmen yeni Bildungsmonitor, Almanya'nın eğitim merkezi olma iddiası açısından bir yüz karasıdır. Eğitim düzeyi tüm eyaletlerde düşüyor. İnsanların neredeyse beşte birinin diplomasız olması utanç vericidir" değerlendirmesini yapıyor. INSM bu nedenle ilkokula başlamadan önce ülke çapında zorunlu dil seviyesi tespiti ve buna uygun dil desteği, sosyal endekse göre dağıtılan ek kaynaklar, Startchancen programının kreşleri ve dezavantajlı bölgelerdeki diğer okulları kapsayacak şekilde genişletilmesi ve tam gün eğitim olanaklarının yaygınlaştırılması gibi taleplerde bulunuyor. Buna güvence altına alınmış öğretmen temini ve veriye dayalı ders geliştirme de ekleniyor.</p>
<p>Bu hedeflere ulaşmak için eyaletlerin başlangıç koşullarının ne kadar farklı olduğunu tek tek eyalet profilleri ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Saksonya</strong> birinciliğini özellikle destek altyapısının güçlü biçimde genişletilmesine borçlu. 2025'te üç-altı yaş grubundaki çocukların yüzde 85,9'u tam gün bakım aldı; 2024'te ilkokul çocuklarının yüzde 95,4'ü ve ortaokul I. kademe öğrencilerinin yüzde 85,3'ü tam gün okula gitti. Kreş personelinde de Saksonya dikkat çekiyor: Yüzde 13,7'si üniversite mezunu, yalnızca yüzde 1,1'i vasıfsız sayılıyor. Aynı zamanda eyalet okul kalitesinde birinci sırada; dokuzuncu sınıf öğrencileri 2024'te matematik ve fen bilimlerinde ülke çapında en yüksek ortalama yeterliliklere ulaştı. Ancak Saksonya'da da yeterlilik değerleri önceki ölçüme göre düştü. Üstelik iyi destek altyapısı bir zayıflığı örtüyor: Eğitim personeli başına 8,6 kreş çocuğuyla Saksonya, tüm eyaletler arasında en elverişsiz bakım oranına sahip; öğrenci-öğretmen oranı da birçok okul türünde ortalamanın altında kalıyor.</p>
<p><strong>Bavyera</strong> ikinci sırada yer alıyor ve özellikle okul kalitesi ile eğitim yoksulluğunda iyi sonuçlar veriyor. 2024 IQB araştırmalarında dokuzuncu sınıf öğrencileri matematik ve fen bilimlerinde ikinci en yüksek değere, liselerde ise en yüksek değere ulaştı. Yüzde 5,9 ile Bavyera ayrıca tüm eyaletler arasında en düşük okul terk oranına sahip. Buna karşılık destek altyapısı belirgin biçimde zayıf: 2025'te üç-altı yaş grubundaki çocukların yalnızca yüzde 33,1'i tam gün bakım aldı; ilkokullarda tam gün oranı 2024'te yüzde 51,2 olan ülke ortalamasına karşılık yalnızca yüzde 15,5'te kaldı. Araştırma, Bavyera'nın ek olarak gündüz bakım yerleri sunduğuna işaret etse de asıl tam gün okul karşılaştırmasında eyalet yine de açık ara geride kalıyor.</p>
<p><strong>Hamburg</strong> üçüncü sırada ve özellikle geniş biçimde yaygınlaştırılmış tam gün eğitimle öne çıkıyor. 2024'te ilkokul çocuklarının yüzde 99'u ve ortaokul I. kademe öğrencilerinin yüzde 97,7'si tam gün okula gitti. Bakım oranları da görece elverişli: İlkokulda bir öğretmene 13 çocuk düşerken ülke genelinde bu sayı 15,9'du; kreşlerde de Hamburg ortalamanın üzerindeydi. Ayrıca kreş çalışanlarının yüzde 12,1'i akademik nitelikli. Sorunlu olan ise sosyal seçicilik: 2024 IQB verilerinde köken ile dokuzuncu sınıf öğrencilerinin matematik yeterlilikleri arasındaki ilişki görece güçlü çıktı. Yani iyi altyapı ve yüksek tam gün oranları, eğitim adaleti sorununu Hamburg'da da kendiliğinden çözmüyor.</p>
<p><strong>Baden-Württemberg</strong> dördüncü sıraya ulaşıyor ve okul performansı ile bakımda iyi değerler gösteriyor. Dokuzuncu sınıf öğrencileri 2024'te matematik ve fen bilimlerinde üçüncü sırada yer aldı; okul terk oranı yüzde 7,4 ile ülke ortalamasının biraz altındaydı. Kreş bakımı özellikle elverişli: Hesaplamaya göre bir bakım personeline 4,1 çocuk düşüyordu – tüm eyaletlerin en iyi değeri. İlkokullarda sınıflar ortalama 20,1 çocukla görece küçüktü. Buna karşılık tam gün yapısı zayıf gelişmiş durumda. 2025'te üç-altı yaş grubundaki çocukların yalnızca yüzde 23,3'ü tam gün bakım aldı – Almanya'nın en düşük değeri. İlkokulların tam gün oranı da yüzde 40,3 ile ülke ortalamasının belirgin biçimde altında. Buna ek olarak akademik nitelikli kreş çalışanlarının oranı ortalamanın altında, vasıfsız çalışan oranı ise ortalamanın üzerinde.</p>
<p><strong>Saarland</strong> beşinci sırada ve okul alanında özellikle kaynaklara odaklanıyor. Kamu bütçelerinin toplam harcamalarına oranla hiçbir eyalet eğitim harcamalarına Saarland kadar öncelik vermiyor; ilkokullarda 2024'te çocuk başına 9.200 Euro harcandı. Bakım oranları da görece elverişli: Kreşlerde bir bakım personeline 4,7 çocuk, ilkokullarda bir öğretmene 14,8 öğrenci düşüyordu. Eyalet ayrıca görece fazla bilişim dersi ve hızlı kablosuz ağ sunuyor. Öğrenme sonuçlarında ise tablo daha karışık: Matematikte dokuzuncu sınıf öğrencilerinin ortalamanın üzerindeki bir bölümü risk grubunda yer aldı; diplomasız okul terk oranı yüzde 9,1 ile ülke ortalamasının üzerindeydi. 2022 IQB araştırmasında Saarland, İngilizce okuma ve dinleme alanlarında ise son sırada yer aldı.</p>
<p><strong>Thüringen</strong> altıncı sırada ve kreşler ile ilkokullarda olağanüstü geniş tam gün altyapısına sahip. 2025'te üç-altı yaş grubundaki çocukların yüzde 94'ü tam gün bakım aldı – tüm eyaletlerin en yüksek değeri. İlkokullarda tam gün oranı yüzde 90,3'tü; ayrıca vasıfsız kreş çalışanlarının oranı yüzde 0,8 ile özellikle düşükken yüzde 10,9'u üniversite mezunuydu. Okul yeterlilikleri de görece yüksek:]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/son-dakika/bildungsmonitor-2026-saarland-besinci-siraya-yukseldi-baska-hicbir-yerde-bu-kadar-iyilesme-yok-mp968-h2558.html</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 18:44:30 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/bildungsmonitor-2026-saarland-besinci-siraya-yukseldi-baska-hicbir-yerde-bu-kadar-iyilesme-yok-mp968.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>BERLIN. Deutschlands Bildungssysteme driften bei den Bedingungen für Kinder und Jugendliche erheblich auseinander. Das zeigt der neue Bildungsmonitor des</itunes:subtitle><itunes:summary>BERLIN. Deutschlands Bildungssysteme driften bei den Bedingungen für Kinder und Jugendliche erheblich auseinander. Das zeigt der neue Bildungsmonitor des</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir hemşirenin kaleminden 45 çocuk öyküsü: Sağlık korkusunu anlatılarla yenmek]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/bir-hemsirenin-kaleminden-45-cocuk-oykusu-saglik-korkusunu-anlatilarla-yenmek-mp102-h2557.html</link>
      <description><![CDATA[Lorenzo Bergua, enfermero en Huesca desde hace casi 20 años, ha creado una colección de 45 cuentos sanitarios y emocionales infantiles nacida directamente de su experiencia profesional.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Bir hemşirenin kaleminden 45 çocuk öyküsü: Sağlık korkusunu anlatılarla yenmek</h1>
<p><strong>Hemşire Lorenzo Bergua, çocukların hastalık ve tedavi süreçlerine dair korkularını azaltmak amacıyla 45 resimli öykü kaleme aldı. Proje, hem hastane odalarına hem de sınıflara ulaşmayı hedefliyor.</strong></p>
<p>Sağlık hizmetlerinin içinde geçen uzun yıllar, hemşire Lorenzo Bergua'ya çocukların yalnızca hastalıktan değil, aynı zamanda anlamlandıramadıkları tıbbi müdahalelerden de korktuğunu gösterdi. Anestezi, radyografi, yoğun bakım, sonda, protez ya da rehabilitasyon gibi kavramların çocuk zihninde belirsizlik yarattığını fark eden Bergua, bu gözlemini somut bir projeye dönüştürdü. Çocukların dünyasına uygun bir dille kurgulanmış 45 resimli öykü, astımdan diyabete, hastane yatışından anesteziye, pediatrik yoğun bakımdan onkolojiye, engellilikten ruh sağlığına, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğundan Down sendromuna, rehabilitasyondan tanı testlerine, palyatif bakımdan sağlık mesleklerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.</p>
<p>Projenin iki temel ayağı bulunuyor. İlk ayak, çocuğun yaşadığı durumu daha iyi kavramasını ve bilinmeyene dair duyduğu korkunun bir kısmını geride bırakmasını sağlamak üzere <strong>hastaneler</strong>. Bergua'nın asıl önemli gördüğü ikinci ayak ise <strong>okullar</strong>. Ona göre sağlık eğitimi, hastalık ortaya çıkmadan önce başlamalı. Küçük yaşlardan itibaren sağlık, engellilik, çeşitlilik, hastaneler, duygular ve sağlık meslekleri üzerine konuşmak; daha bilgili, daha az korkan ve aynı zamanda daha empatik çocukların yetişmesine katkı sunabilir.</p>
<p>Hâlihazırda <strong>GoFundMe</strong> üzerinden yürütülen bağış kampanyası, tam koleksiyonların finanse edilerek çocuk hastanelerine bağışlanmasını amaçlıyor. Ancak hedef bundan çok daha geniş: bu materyallerin zamanla <strong>İspanya'nın dört bir yanındaki hastanelere ve okullara</strong> ulaşmasını sağlamak. Girişim şimdiden ilgi uyandırmaya başlamış durumda; basında ve hemşirelik mesleğine yönelik yayınlarda yer buldu, sosyal medyada yayılıyor.</p>
<p>Bergua, projenin sağlık, eğitim ve toplumsal boyutlarıyla dikkat çekici bir hikâye barındırdığını düşünüyor: Neredeyse yirmi yılını hastalara adayan bir hemşirenin, çocuklar için zorlu yaşantıları onların anlayabileceği öykülere dönüştürme çabası.</p>
<p>Bu günkü tarih ile PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş aktarılmıştır.</p>
<p>Sağlık eğitiminin erken yaşta başlaması, çocukların hastalık ve farklılıklara dair korkularını azaltırken toplumsal empatiyi de güçlendiriyor. Bu tür girişimler, kadınların ve ailelerin sağlık okuryazarlığını artırarak yaşam kalitesine olumlu katkı sunma potansiyeli taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/bir-hemsirenin-kaleminden-45-cocuk-oykusu-saglik-korkusunu-anlatilarla-yenmek-mp102-h2557.html</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 18:42:23 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/bir-hemsirenin-kaleminden-45-cocuk-oykusu-saglik-korkusunu-anlatilarla-yenmek-mp102.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Lorenzo Bergua, enfermero en Huesca desde hace casi 20 años, ha creado una colección de 45 cuentos sanitarios y emocionales infantiles nacida directamente de su experiencia profesional.</itunes:subtitle><itunes:summary>Lorenzo Bergua, enfermero en Huesca desde hace casi 20 años, ha creado una colección de 45 cuentos sanitarios y emocionales infantiles nacida directamente de su experiencia profesional.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yükseköğretimde İhtisaslaşma Hamlesi: Cevdet Yılmaz'dan 'Kopya Üniversite' Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/yuksekogretimde-ihtisaslasma-hamlesi-cevdet-yilmazdan-kopya-universite-uyarisi-mp135-h2556.html</link>
      <description><![CDATA[Necmettin Erbakan Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yıl Açılışındaki konuşmasında yükseköğretimde ihtisaslaşma vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, birbirinin kopyası değil bölgesel ve stratejik alanlarda farklılaşan üniversiteler hedeflediklerini ve 5 yılda 3 bin genç araştırmacının yetiştirileceği yeni stratejik programı hayata geçirdiklerini kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konya'da düzenlenen Necmettin Erbakan Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yıl Açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin yükseköğretim vizyonuna dair kritik mesajlar verdi. Programa katılmak üzere kente gelen Yılmaz, öncelikle Valilik ziyaretinde bulunarak Vali İbrahim Akın ile bir araya geldi ve Şeref Defteri'ni imzaladı. Ardından Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Konferans Salonu'ndaki açılış programına geçen Yılmaz, merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın adını taşıyan üniversitede bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p><h2>"Gerçek Kalkınma Bilginin Hayata Dokunmasıyla Başlar"</h2><p>Yılmaz, konuşmasında üniversitelerin topluma karşı sorumluluklarına dikkat çekerek, kalkınmanın ancak bilginin pratiğe dönüşmesiyle mümkün olacağını vurguladı. 81 vilayette üniversite kurulmasının ve ciddi yatırımların yapılmasının temel amacının vatandaşın refahı olduğunu belirten Yılmaz, "Bütün bunların gerçek patronu vatandaşımız, milletimiz, insanımız. Onun kaynaklarıyla oluyor her şey. Dolayısıyla biz üniversitelerimizden bu anlamda çok şey bekliyoruz ve bunu milletimizin hak ettiğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.</p><h2>"Farklılaşan ve Uzmanlaşan Üniversiteler"</h2><p>Son 24 yılda yükseköğretimde fırsat eşitliğinden barınma imkanlarına, Ar-Ge desteklerinden burslara kadar geniş bir dönüşüm yaşandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, 6,3 milyona yaklaşan üniversite öğrencisi ve 190 bin akademik personel ile güçlü bir kapasiteye ulaşıldığını kaydetti. Yılmaz, bu kapasitenin verimli kullanılması gerektiğini belirterek, "Biz birbirinin kopyası üniversiteler istemiyoruz, farklılaşan üniversiteler istiyoruz" dedi. Her üniversitenin kendini belirli konularda farklılaştırarak öne çıkması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, 25 üniversitede yapay zeka, sağlıkta dijital teknolojiler, enerji ve gıda biyoteknolojisi gibi stratejik alanlarda ihtisaslaşmanın desteklendiğini aktardı.</p><h2>"Sosyal Medya Aslında Asosyal Medya"</h2><p>İstihdamla bağı kopan 175 programın sistemden çıkarıldığını, 54 programın sektör beklentilerine göre dönüştürüldüğünü ve 100 üniversitede yapay zeka ile dijitalleşme alanında yeni programların hayata geçirildiğini belirten Yılmaz, gençlere staj ve uygulama konusunda önemli tavsiyelerde bulundu. Yılmaz, "Sosyal medya aslında asosyal medya. Bizi de yalnızlaştıran, toplumdan koparan bir medya. Buna karşı takım çalışmasının ben çok önemli olduğuna inanıyorum. Süpermen yok değerli arkadaşlar. Hep birlikte bir araya gelip iş başaran insanlar var" diyerek gençlerin dijitalleşirken sosyalleşmeyi de ihmal etmemeleri gerektiğini söyledi.</p><h2>"Güçlü ve Haklı Türkiye"</h2><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı'na da değinen Yılmaz, ilk yıl 550 doktora öğrencisinin araştırma görevlisi olarak istihdam edileceğini ve 5 yıl içinde yapay zeka, bilişim, siber güvenlik ile donanım alanlarında toplam 3 bin genç araştırmacının yetiştirileceğini açıkladı. Dünyada yükselen "güçlüysem her şeyi yapabilirim" anlayışının tehlikelerine işaret eden Yılmaz, "Biz hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız. İkisini aynı anda başaracağız. Asıl fark da burada" dedi.</p><h2>"Emeğin Kıymeti ve Ahlaki Miras"</h2><p>Merhum Necmettin Erbakan'ın "önce ahlak ve maneviyat" anlayışının bilim ve kalkınma için güçlü bir ölçü olduğunu belirten Yılmaz, kolay kazanç anlayışının yaygınlaştığı bir dönemde gerçek kahramanların alın teri dökenler olduğunu vurguladı. Yılmaz, "Emekle kazanılan 1 liranın hiçbir emek olmadan gelen 10 liradan daha kıymetli olduğunu hep birlikte anlamamız ve aktarmamız lazım" diyerek sözlerini tamamladı. Programda Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu da bir konuşma yaparak yeni akademik yılın hayırlı olmasını diledi ve Yılmaz'a tablo hediye etti.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Yükseköğretimdeki bu ihtisaslaşma ve farklılaşma hamlesi, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) ortaöğretim politikalarını da yakından ilgilendiriyor. Üniversitelerin belirli alanlarda uzmanlaşması, liselerdeki yönlendirme sisteminin ve müfredatın da bu doğrultuda güncellenmesini gerekli kılıyor. Öğretmenlerin ve MEB çalışanlarının, öğrencileri geleceğin stratejik mesleklerine hazırlarken bu yeni ihtisaslaşma modelini göz önünde bulundurması, istihdam odaklı bir eğitim ekosisteminin oluşmasına katkı sağlayacaktır. Aksi halde, üniversite kapılarında yaşanan yığılmalar ve mezuniyet sonrası işsizlik sorunu, eğitim sisteminin tüm kademelerinde çözülmesi gereken yapısal bir mesele olarak varlığını sürdürecektir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/yuksekogretimde-ihtisaslasma-hamlesi-cevdet-yilmazdan-kopya-universite-uyarisi-mp135-h2556.html</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 18:42:22 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/yuksekogretimde-ihtisaslasma-hamlesi-cevdet-yilmazdan-kopya-universite-uyarisi-mp135.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Necmettin Erbakan Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yıl Açılışındaki konuşmasında yükseköğretimde ihtisaslaşma vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, birbirinin kopyası değil bölgesel ve stratejik alanlarda farklılaşan üniversiteler hedeflediklerini ve 5 yılda 3 bin genç araştırmacının yetiştirileceği yeni stratejik programı hayata geçirdiklerini kaydetti.</itunes:subtitle><itunes:summary>Necmettin Erbakan Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yıl Açılışındaki konuşmasında yükseköğretimde ihtisaslaşma vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, birbirinin kopyası değil bölgesel ve stratejik alanlarda farklılaşan üniversiteler hedeflediklerini ve 5 yılda 3 bin genç araştırmacının yetiştirileceği yeni stratejik programı hayata geçirdiklerini kaydetti.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitime Hazırlık Ödeneği 2026-2027: Kademeli Ödeme Modeli Öğretmenlerin Bütçesini Sarstı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/egitime-hazirlik-odenegi-2026-2027-kademeli-odeme-modeli-ogretmenlerin-butcesini-sarsti-mp318-h2555.html</link>
      <description><![CDATA[Öğretmenlerin merakla beklediği 2026-2027 Eğitime Hazırlık Ödeneği detayları belli oldu. Kadro statüsü ve göreve başlama tarihine göre hesaplanan ödenekler bazı öğretmenlere eksik yatırılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>2026-2027 eğitim öğretim yılı, 7 Eylül'de yapılan öğretmenler kurulu toplantılarıyla start alırken, eğitim camiasının gündemine oturan kırtasiye yardımı düzenlemesi netlik kazandı. Öğretmenlerin ders yılı hazırlıklarında kullanması için verilen Eğitime Hazırlık Ödeneği'nde bu yıl köklü bir değişikliğe gidiliyor. Artık her öğretmen aynı tutarı alamayacak; kadro statüsü ve göreve başlama tarihi baz alınarak kademeli bir ödeme sistemi uygulanacak. Bu yeni model, bazı eğitimciler için ödeneğin eksik yatırılması anlamına geliyor.</p><p>Bakanlık bünyesindeki kadrolu ve sözleşmeli personelin alacağı net tutarlar, göreve başlanan döneme göre %100, %75 ve %50 oranlarında farklılık gösterecek. Eylül ayında görevinin başında olan öğretmenler ödeneğin tamamına hak kazanırken, birinci veya ikinci dönem içinde göreve yeni başlayan ya da izin dönüşü yapan meslektaşlarının ödemesinde kesintiye gidilecek. Bu tablo, özellikle yıl ortasında göreve başlayan öğretmenler açısından maddi bir dezavantaj oluşturuyor.</p><p>Ödemenin yatırılacağı tarihe ilişkin resmi prosedürlerin son aşamaya geldiği öğrenildi. İdari işlemlerin tamamlanmasının ardından hazırlık ödeneklerinin yaklaşık 15 gün içinde öğretmenlerin banka hesaplarına aktarılması planlanıyor. Bu süreç, öğretmenlerin eğitim yılına hazırlık aşamasında yaptıkları harcamaları ne zaman telafi edebilecekleri konusunda belirsizliği de beraberinde getiriyor.</p><p>MEB'in bu düzenlemesi, öğretmenler arasında eşitsizlik yarattığı gerekçesiyle tartışma yaratabilir. Özellikle göreve yeni başlayan veya izin dönüşü yapan eğitimcilerin ödenekten tam olarak yararlanamaması, mesleki motivasyonu ve mali planlamayı olumsuz etkileyebilir. Okulların kırtasiye ihtiyaçlarının karşılanmasında öğretmenlerin kişisel bütçelerine yük bindiren bu modelin, uzun vadede eğitim kalitesine yansımaları ise merak konusu.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/egitime-hazirlik-odenegi-2026-2027-kademeli-odeme-modeli-ogretmenlerin-butcesini-sarsti-mp318-h2555.html</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 18:40:19 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/egitime-hazirlik-odenegi-2026-2027-kademeli-odeme-modeli-ogretmenlerin-butcesini-sarsti-mp318.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Öğretmenlerin merakla beklediği 2026-2027 Eğitime Hazırlık Ödeneği detayları belli oldu. Kadro statüsü ve göreve başlama tarihine göre hesaplanan ödenekler bazı öğretmenlere eksik yatırılacak.</itunes:subtitle><itunes:summary>Öğretmenlerin merakla beklediği 2026-2027 Eğitime Hazırlık Ödeneği detayları belli oldu. Kadro statüsü ve göreve başlama tarihine göre hesaplanan ödenekler bazı öğretmenlere eksik yatırılacak.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filologlar Suçlamaların Sonlanmasını İstiyor: PISA Eleştirisi Yerine Erken Çocukluk Eğitimine Odaklanılmalı]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/filologlar-suclamalarin-sonlanmasini-istiyor-pisa-elestirisi-yerine-erken-cocukluk-egitimine-odaklanilmali-mp120-h2554.html</link>
      <description><![CDATA[BERLIN. „Schluss mit Schuldzuweisungen“: Der Deutsche Philologenverband (DPhV) wehrt sich nach den neuen PISA-Ergebnissen gegen eine pauschale Kritik am]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Filologlar Suçlamaların Sonlanmasını İstiyor: PISA Eleştirisi Yerine Erken Çocukluk Eğitimine Odaklanılmalı</h1><p><strong>Alman Filologlar Birliği (DPhV), güncel PISA sonuçlarının ardından tartışmaların daha objektif bir zeminde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. Okulların ve öğretmenlerin yeniden günah keçisi ilan edilmesine karşı çıkan birlik, asıl sorumluluğun politika yapıcılarda olduğunu savunuyor.</strong></p><p>BERLİN. Alman Filologlar Birliği (DPhV), açıklanan son PISA araştırmasının akabinde kamuoyunda oluşan havayı sakinleştirmek ve tartışmayı daha rasyonel bir düzleme taşımak amacıyla dikkat çekici bir açıklama yayınladı. Açıklamada, elde edilen sonuçlardan dolayı yeniden okulların ve öğretmenlerin sorumlu tutulmaması gerektiğinin altı çizilirken, asıl üzerinde durulması gereken hususun nitelikli bir eğitim için gerekli koşulların politika tarafından iyileştirilmesi olduğu belirtildi. Bu kapsamda birlik, okul öncesi dönemde zorunlu dil testleri ve müdahale programları uygulanmasını, ayrıca öğretim kadrosunun daha iyi yetiştirilmesini ve iş yükünün hafifletilmesini talep ediyor. Birlik Başkanı Susanne Lin-Klitzing, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, sonuçların abartılı bir şekilde dramatize edilmemesi gerektiğini; zira ne "dramatik bir düşüşün" ne de "gerçek bir trend dönüşünün" söz konusu olduğunu ifade etti.</p><p>Yapılan eleştiriler yalnızca eğitim politikalarına yönelik değil, aynı zamanda PISA sonuçlarının medya ve kamuoyu tarafından yorumlanma biçimine de odaklanıyor. Geçmişte okulların ve öğretmenlerin, öğrenci performanslarındaki düşüklükten aceleyle sorumlu tutulduğuna dikkat çekilirken, bu kez asıl üzerinde durulması gereken noktanın eğitimin gerçekleştiği koşullar olduğu vurgulanıyor.</p><p>DPhV Genel Başkanı Prof. Susanne Lin-Klitzing, yaygın kriz teşhisine de katılmıyor: "Bugün açıklanan sonuçlar beklenen düzeydeydi: Almanya, OECD ortalamasında yer alıyor; ulusal ve uluslararası düzeyde hafif bir gerileme söz konusu, ne dramatik bir düşüş ne de gerçek bir dönüşüm var."</p><p>Gerçekten de, Alman 15 yaşındaki öğrencilerin ortalama puanları – fen bilimlerinde 486, matematikte 464 ve okumada 465 – OECD ortalamasına yakın bir seyir izliyor. Ancak önceki değerlendirmeye kıyasla her üç alanda da performans düşüşü, OECD ortalamasının üzerinde gerçekleşmiş durumda. DPhV bu noktada, Almanya'daki gelişimin uluslararası bir gerileme trendinin parçası olduğuna işaret ediyor.</p><p>Birlik için asıl mesele, sonuçlardan kimin sorumlu tutulacağından ziyade hangi ön koşulların değiştirilmesi gerektiğidir. Lin-Klitzing, "Bu durum açıkça gösteriyor ki: Sorunların köküne okul öncesi dönemde sistematik olarak inilmediği sürece kalıcı bir iyileşme de mümkün olmayacaktır!" şeklinde konuştu.</p><p>Lin-Klitzing'e göre fırsat eşitliği ve başarı birbirinden ayrı düşünülemez: "Daha fazla fırsat eşitliği isteniyorsa, çocukların okula başlarken Almancayı yaşlarına uygun bir düzeyde konuşabilmeleri sağlanmalıdır. Daha iyi performans hedefleniyorsa, okuma becerisi yüksek çocukların daha fazla desteklenmesi ve iyi eğitilmiş, alanında uzman öğretmenlere yatırım yapılması gerekir; öğretmenlerin sürekli olarak ders dışı görevlerle yüklenmesi ya da eğitim sürelerinin kısaltılması doğru bir yaklaşım değildir."</p><p>DPhV bu nedenle, tespit edilen ihtiyaç durumunda zorunlu destek içeren, tutarlı bir okul öncesi dil teşhis sistemi talep ediyor. Bu argümana göre okullar, daha önce ihmal edilmiş konuları telafi etmek zorunda bırakılmamalıdır. Birlik aynı zamanda üstün yetenekli çocukların daha güçlü bir şekilde teşvik edilmesini de savunuyor.</p><p>DPhV bu bağlamda, temel yeterlilikleri yetersiz olan birçok genç hakkındaki tartışmalarda gözden kaçabilen bir gelişmeye dikkat çekiyor. Birliğin aktardığı OECD verilerine göre, Almanya'da yüksek yeterlilik seviyeleri V ve VI'da bulunan öğrencilerin oranı fen bilimlerinde yüzde 9 ile OECD ortalaması olan yüzde 7'nin üzerinde; okumada ise yüzde 7'ye karşılık yüzde 6 ile yine ortalamanın üzerinde. Matematikte ise her iki oran da yüzde 8 ile OECD ortalamasına denk geliyor.</p><p>Öte yandan, temel yeterlilik seviyesinin altında kalan gençlerin oranı 2015'ten bu yana ciddi bir artış gösterdi: Birliğin verilerine göre bu artış matematikte 17 puan, okumada 15 puan ve fen bilimlerinde 10 puan oldu. Ancak 2022 ile 2025 arasında, en başarılı ve en başarısız yüzde 10'luk öğrenci grupları arasındaki farkın üç yeterlilik alanında da anlamlı bir değişim göstermediği belirtiliyor. Bu durum, sürekli genişleyen bir başarı uçurumu tezinden daha farklı bir tablo ortaya koyuyor.</p><p>Birlik, özellikle okuma alanındaki gelişmelere büyük önem atfediyor. DPhV, OECD bulgularına dayanarak 2018 ile 2025 yılları arasında "hızlı ama özensiz okuyan" öğrenci oranının neredeyse iki katına çıktığına dikkat çekiyor. Bu öğrenciler, metinleri hızla gözden geçirip ardından çabuk ama yanlış cevaplar veren öğrenciler olarak tanımlanıyor. Ayrıca, sosyoekonomik açıdan en ayrıcalıklı öğrenci grubunun da belirgin bir performans düşüşü yaşadığı gözlemleniyor.</p><p>DPhV bu durumu, daha derinlemesine ve odaklı okuma becerilerinin geliştirilmesi için bir argüman olarak görüyor. Özellikle yapay zeka ile etkileşimde, bilgileri sınıflandırma, kaynak ilişkileri kurma ve ifadeleri eleştirel bir gözle değerlendirme yetenekleri daha da önem kazanıyor. Bu nedenle derslerin, mümkün olduğunca çok konuyu yüzeysel olarak işlemek yerine, seçilmiş içeriklerin derinlemesine incelenmesine olanak tanıması gerektiği ifade ediliyor. Birlik ayrıca, önlenebilir dijital dikkat dağıtıcı unsurların sınıf ortamından uzak tutulması gerektiğini savunuyor.</p><p>Birliğin bakış açısına göre, dijital yeterliliklerin her alanda zayıf olduğu söylenemez. İlk kez değerlendirilen model tabanlı problem çözme alanında Almanya 498 puan elde ederek OECD ortalaması olan 500 puana oldukça yakın bir performans sergiledi.</p><p>Filologlar Birliği'nin üzerinde durduğu ikinci önemli konu ise öğretmenler. Birliğin aktardığı PISA verilerine göre, Almanya'da öğrencilerin yüzde 52'si, okul müdürlüğünce öğretmen eksikliğinin dersleri olumsuz etkilediği bildirilen bir okula devam ediyor. OECD ortalamasında bu oran yüzde 39. 2022'de bu oranın yüzde 73 olduğu düşünüldüğünde, Almanya'daki durumun iyileştiği söylenebilir; ancak ülke hâlâ OECD ortalamasının oldukça üzerinde.</p><p>DPhV için buradan çıkan sonuç yalnızca daha fazla personel ihtiyacı değil. Asıl belirleyici olan, personelin niteliğidir. Birlik, branş öğretmenliği ilkesine geri dönülmesini talep ediyor ve personel eksikliğine kalıcı bir çözüm olarak branş dışı ders uygulamasına karşı çıkıyor. Ayrıca, staj süresinin daha da kısaltılmasına da itiraz ediliyor. Bunun yerine, öğretmenlerin ders dışı görevlerden arındırılması ve haftalık ders yüklerinin azaltılması isteniyor.</p><p>Dijitalleşme ve yapay zeka konusunda ise birlik, bu teknolojilerin okullardan uzak tutulmasını kesinlikle istemiyor. Dersle ilgili geri bildirim ve alıştırma amaçlı yapay zeka kullanımı, uygun bir dijital altyapı ve ilgili hizmet içi eğitimler talep ediliyor. Buradaki yaklaşım, daha az dijitalleşme değil, dijitalleşmenin öğrenme üzerindeki faydasına daha fazla odaklanmak şeklinde özetlenebilir.</p><p>DPhV, açıklamasının sonunda başlangıçta karşı çıktığı soruya geri dönüyor: Bu gelişmenin sorumlusu kim? Lin-Klitzing, "Öğretmenlere ve Alman okul sistemine yönelik suçlamalar bizi bugüne kadar tek bir adım bile ileriye taşımadı – aksine, bakış açısını daralttı ve gerçek iyileşmeyi engelledi" diyor.</p><p>Sorumluluğu bu şekilde daha geniş bir çerçeveye yayıyor ve kamuoyundaki tartışmayı da buna dahil ediyor: "Artık odağı erken çocukluk dönemi dil desteğine, öğretmenlerimizin eğitimine ve değerine ve yönetmek yerine kapsamlı ve tutarlı bir şekilde hareket eden bir politikaya çevirmenin zamanı geldi. Eğitim politikası, mevcut olumsuz gidişatı tersine çevirme gücüne sahiptir. Şimdi birlikte harekete geçme zamanı: ebeveyn evlerinde, erken destekte, okullarda, politikada."</p><p>Lin-Klitzing ayrıca medyaya da görev düştüğünü belirtiyor: "Bu, medyanın da sonuçlarla politika kadar sorumlu bir şekilde başa çıkması gerektiği anlamına geliyor – eleştirel, yapıcı, klişelere sapmadan ve öğrencilerimiz için net bir pusula ile."</p><p>Bu haber, 09 Eylül 2026 tarihinde PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır. Eğitim sistemindeki bu tartışmalar, toplumun geleceğini şekillendiren en önemli unsurlardan biri olan çocukların ve gençlerin gelişimini doğrudan etkilemektedir. Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve her çocuğun potansiyelini gerçekleştirebilmesi, yalnızca bireysel başarıyı değil, aynı zamanda toplumsal refahı ve yaşam kalitesini de artıran temel bir faktördür. Bu nedenle, eğitim politikalarının çocukların yararına ve geleceğimize yapılan en değerli yatırım olduğu bilinciyle hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/filologlar-suclamalarin-sonlanmasini-istiyor-pisa-elestirisi-yerine-erken-cocukluk-egitimine-odaklanilmali-mp120-h2554.html</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 19:40:48 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/filologlar-suclamalarin-sonlanmasini-istiyor-pisa-elestirisi-yerine-erken-cocukluk-egitimine-odaklanilmali-mp120.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>BERLIN. „Schluss mit Schuldzuweisungen“: Der Deutsche Philologenverband (DPhV) wehrt sich nach den neuen PISA-Ergebnissen gegen eine pauschale Kritik am</itunes:subtitle><itunes:summary>BERLIN. „Schluss mit Schuldzuweisungen“: Der Deutsche Philologenverband (DPhV) wehrt sich nach den neuen PISA-Ergebnissen gegen eine pauschale Kritik am</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[CECE Madrid, PISA 2025 Başarısını Vurgulayarak Eğitim Ağı Tartışmasının Ötesine Geçilmesini İstiyor]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/cece-madrid-pisa-2025-basarisini-vurgulayarak-egitim-agi-tartismasinin-otesine-gecilmesini-istiyor-mp960-h2553.html</link>
      <description><![CDATA[La patronal de centros privados y concertados celebra el liderazgo madrileño en PISA 2025, pero reclama analizar el retroceso registrado desde 2015 y evaluar las políticas educativas antes de impulsar nuevas reformas.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CECE Madrid, <strong>Madrid Topluluğu'nun PISA 2025 değerlendirmesinde İspanya'nın en yüksek sonuçlarını elde ettiğini</strong> vurgulayarak, eğitimdeki tartışmaların salt okul ağı üzerinden yürütülmesinin ötesine geçilmesi gerektiğini savunuyor.</p><p>Madrid, Fen Bilimleri alanında 495 puan alarak hem OECD hem de Avrupa Birliği ortalamalarının üzerinde bir performans sergiledi. Castilla y León ile birlikte, temel fen yeterliliğine ulaşamayan öğrenci oranının en düşük olduğu bölgeler arasında yer alan Madrid'de bu oran yaklaşık %18'de kaldı. Matematikte ise ülke genelindeki en iyi göstergeyi elde eden bölge, %19,6'lık sınıf tekrarı oranıyla da en düşük seviyelerden birini yakaladı.</p><p>CECE Madrid Başkanı Vidal Sánchez, bu başarıyı, kamu veya özel fark etmeksizin <strong>Madrid'deki okulların ve öğretmenlerinin özverili çalışmalarına</strong> bağlıyor. Ancak örgüt, bu olumlu tablonun, sistemin zayıf yönlerine dair derinlemesine bir analiz yapılmasının önüne geçmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.</p><p>CECE Madrid'in üzerinde durduğu önemli bir nokta, kamu ve özel okullar arasındaki Fen Bilimleri performans farkı. Sosyoekonomik faktörler hesaba katılmadığında bu fark özel okullar lehine 25 puana ulaşıyor. Ancak öğrencilerin sosyoekonomik düzeyi devreye girdiğinde fark 5 puana, okulların sosyoekonomik profili de eklendiğinde ise yalnızca <strong>1 puana kadar geriliyor</strong>. Bu durum, patronal örgüte göre, benzer öğrenci profilleri ve benzer okul koşulları karşılaştırıldığında hiçbir okul ağının diğerine belirgin bir üstünlük sağlayamadığını ortaya koyuyor.</p><p>Bu bulgular ışığında CECE Madrid, eğitim ağlarının birbirine üstünlüğü tartışmasının sona erdirilerek, asıl odak noktasının <strong>gerçek öğrenme koşulları</strong> ve tüm öğrencilerin başarısını artırabilecek politikalar olması gerektiğini belirtiyor.</p><p>Bölgesel liderliğe rağmen, Madrid'in 2015 yılına kıyasla bir gerileme yaşadığına dikkat çeken CECE Madrid, bu eğilimin neredeyse tüm özerk bölgeler ve değerlendirmeye katılan ülkelerin büyük bir kısmı için geçerli olduğunu ifade ediyor. Bu bağlamda örgüt, hangi önlemlerin işe yaradığını, hangilerinin yaramadığını ve düşüşün arkasındaki faktörleri titizlikle araştırmayı öneriyor.</p><p>CECE Madrid'in öncelikleri arasında <strong>okuduğunu anlama ve dikkat becerilerinin geliştirilmesi</strong> yer alıyor. Bu iki yeteneğin diğer tüm öğrenmelerin temelini oluşturduğuna inanan patronal örgüt, bu becerilerin geri kazanılması için basit açıklamalardan ve yalnızca politik çözümlerden kaçınılarak müdahaleler yapılmasını talep ediyor.</p><p>Bu ihtiyatlı yaklaşım, teknoloji ve yapay zeka tartışmalarına da yansıyor. İspanya'da dijital dikkat dağınıklığının 2022'de %32,8 iken 2025'te %29,2'ye düştüğü, ancak aynı dönemde akademik sonuçların da gerilediği belirtiliyor. Singapur, Japonya veya Estonya gibi yüksek performanslı eğitim sistemlerinin dijital araçları yoğun şekilde kullandığına dikkat çeken CECE Madrid, tartışmanın yalnızca <strong>ne kadar teknoloji kullanıldığı</strong> üzerinden değil, teknolojinin amacı, sınıftaki entegrasyonu ve pedagojik yaklaşım üzerinden yürütülmesi gerektiğini savunuyor.</p><p>Örgüt, gelecekteki her türlü eğitim reformunun öncesinde <strong>kapsamlı bir sonuç değerlendirmesi</strong> yapılmasını şart koşuyor. Bu analiz, yeni yasalar, kararnameler veya bölgesel düzenlemeler onaylanmadan önce hangi kararların işe yaradığını, hangilerinin başarısız olduğunu ve nedenlerini netleştirmelidir.</p><p>CECE Madrid'e göre, yalnızca öğrencileri değerlendirmek sistem hakkında eksik bir tablo çiziyor. Eğitimde iyileşme, <strong>siyasi ve pedagojik kararların</strong> da eleştirel bir gözle incelenmesini, etkilerinin ölçülmesini ve taraflı ya da yetersiz doğrulanmış teşhislere dayanan reformlardan kaçınılmasını gerektiriyor.</p><p>CECE Madrid, bölgedeki 125 özel ve sözleşmeli eğitim kurumunu bünyesinde barındırıyor. Bu kurumlar; kentsel ve kırsal, dini ve laik okulların yanı sıra okul öncesi eğitim merkezleri, Özel Eğitim okulları, Mesleki Eğitim kurumları ve üniversiteleri kapsıyor. Toplamda 4.000'den fazla derslik, yaklaşık 101.000 öğrenci ve 8.000'den fazla profesyonel bu çatı altında bir araya geliyor.</p><p>PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır. Eğitim sistemindeki bu veriler, toplumsal refahın ve bireysel gelişimin temel taşı olan eğitimin, sadece akademik başarıdan ibaret olmadığını, aynı zamanda yaşam kalitesini ve toplumsal fırsat eşitliğini doğrudan etkilediğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu bağlamda, eğitimdeki fırsat eşitsizliklerinin giderilmesi ve her çocuğun potansiyelini gerçekleştirebileceği bir ortamın sağlanması, yalnızca bir eğitim politikası değil, aynı zamanda bir toplumsal adalet ve yaşam standardı meselesidir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/cece-madrid-pisa-2025-basarisini-vurgulayarak-egitim-agi-tartismasinin-otesine-gecilmesini-istiyor-mp960-h2553.html</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 19:40:46 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/cece-madrid-pisa-2025-basarisini-vurgulayarak-egitim-agi-tartismasinin-otesine-gecilmesini-istiyor-mp960.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>La patronal de centros privados y concertados celebra el liderazgo madrileño en PISA 2025, pero reclama analizar el retroceso registrado desde 2015 y evaluar las políticas educativas antes de impulsar nuevas reformas.</itunes:subtitle><itunes:summary>La patronal de centros privados y concertados celebra el liderazgo madrileño en PISA 2025, pero reclama analizar el retroceso registrado desde 2015 y evaluar las políticas educativas antes de impulsar nuevas reformas.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'dan Öğretmenlere Ulaşımda Yeni Dönem: 86 Bin Eğitimci İçin Abonman Desteği]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ankaradan-ogretmenlere-ulasimda-yeni-donem-86-bin-egitimci-icin-abonman-destegi-mp421-h2552.html</link>
      <description><![CDATA[Büyükşehir Belediyesinden 86 Bin Öğretmeni Kapsayan Destek!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, eğitime yönelik sosyal belediyecilik uygulamalarına bir yenisini daha ekleyerek gözünü bu kez öğretmenlere çevirdi. Daha önce hayata geçirilen öğrenci abonman uygulamasının ardından, eğitim camiasından gelen talepler doğrultusunda şekillenen yeni proje, kentte görev yapan on binlerce öğretmenin ulaşım yükünü hafifletmeyi hedefliyor.</p><p>Ankara genelindeki resmi ve özel okullarda çalışan yaklaşık 86 bin öğretmeni kapsayan uygulamayla birlikte, eğitimciler aylık 100 binişlik abonman kartını yalnızca 1.300 TL karşılığında kullanabilecek. Bu avantajlı tarife, eğitim takvimi boyunca 9 ay süreyle geçerli olacak; EGO otobüsleri, Metro, Ankaray ve Başkentray'ın merkez hatlarında geçiş imkanı tanıyacak.</p><p>Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, uygulamayı duyururken öğretmenlerin toplumdaki kritik rolüne vurgu yaptı. Yavaş, çocukları geleceğe hazırlayan eğitimcilerin hayatını kolaylaştırmak istediklerini belirterek, "İyi ki varsınız" ifadesiyle öğretmenlere minnettarlığını dile getirdi. Bu açıklama, yerel yönetimlerin eğitime verdiği desteğin sadece öğrencilerle sınırlı kalmadığının da bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p><p>Öğretmenlerin kent içi ulaşım giderleri, özellikle büyükşehirlerde mesleki maliyetlerin önemli bir kalemini oluşturuyor. Belediyenin bu adımı, öğretmen maaşlarının alım gücü karşısında ulaşım zamlarının yarattığı baskıyı bir nebze olsun hafifletmesi açısından anlamlı bulunuyor. Uygulamanın, öğretmenlerin motivasyonuna ve dolayısıyla eğitim kalitesine olumlu yansıması bekleniyor. Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Bu tür yerel yönetim destekleri, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) merkezi politikalarının yanında, eğitim çalışanlarının özlük haklarına ilişkin farkındalığı artırıcı bir rol oynuyor. Öğretmenlerin mesleki verimliliğinin artması, dolaylı olarak öğrenci başarısını da etkiliyor. Yerel yönetimlerin bu inisiyatifi, eğitimin sadece okul duvarları içinde değil, şehrin tamamında ortak bir sorumluluk olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor. Ancak bu tür desteklerin kalıcı olması ve yaygınlaşması, eğitim bütçesinin sürdürülebilirliği açısından merkezi hükümetin de benzer adımları atmasını gerektirebilir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ankaradan-ogretmenlere-ulasimda-yeni-donem-86-bin-egitimci-icin-abonman-destegi-mp421-h2552.html</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 19:24:12 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/ankaradan-ogretmenlere-ulasimda-yeni-donem-86-bin-egitimci-icin-abonman-destegi-mp421.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Büyükşehir Belediyesinden 86 Bin Öğretmeni Kapsayan Destek!</itunes:subtitle><itunes:summary>Büyükşehir Belediyesinden 86 Bin Öğretmeni Kapsayan Destek!</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[南京邮电大学：传承与关怀交织，2026级新生启航新篇章]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/2026-mp612-h2551.html</link>
      <description><![CDATA[2026年9月8日，南京邮电大学以一场充满温情与传承的迎新活动，迎接了超过一万名2026级新生的到来。从车站的接站服务到校园内的报到流程，每一处细节都彰显着学校对新生的深切关怀与殷切期望，为他们的大学之旅铺设了温暖的起点。在今年的迎新故事中，现代邮政学院、智慧交通学院的本科生新生徐千蘅的经历尤为动人。她的外婆曾在南京邮电大学讲台上默默耕耘近30载，这份家庭的传承成为她选择南邮的重要动力。站在校园中...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026年9月8日，南京邮电大学以一场充满温情与传承的迎新活动，迎接了超过一万名2026级新生的到来。从车站的接站服务到校园内的报到流程，每一处细节都彰显着学校对新生的深切关怀与殷切期望，为他们的大学之旅铺设了温暖的起点。</p><p>在今年的迎新故事中，现代邮政学院、智慧交通学院的本科生新生徐千蘅的经历尤为动人。她的外婆曾在南京邮电大学讲台上默默耕耘近30载，这份家庭的传承成为她选择南邮的重要动力。站在校园中，徐千蘅坚定地表示：“我要跑好祖辈与孙辈的南邮接力棒。”这不仅是个人的选择，更是家族教育情怀的延续，为校园增添了一份厚重的情感底蕴。</p><p>同样，2026级通信与信息工程学院研究生新生周群道的故事也颇具深意。他在南邮完成本科学习后，选择加入研究生支教团，将青春的熱忱播撒在西部讲台上。如今重返校园攻读研究生，他感慨道：“相较于本科阶段，研究生时期更让我体会到踏实严谨的治学氛围。未来，我期待投身科学研究，在学术求索之路上扛起信息报国的责任。”这种从西部实践到学术深耕的转变，体现了当代青年对个人价值与社会责任的深刻思考。</p><p>在计算机学院，信息安全专业的332名本科新生收到了辅导员李丰旭精心设计的“心愿卡”。这些卡片藏在报到台的“抽奖箱”中，内容别出心裁，如“和你一起在老门东‘南京’字的墙前拍一张打卡照”或“你来教我说一句你的家乡话”。新生们只需伸手一摸，便能抽取一张专属卡片，并将编号填入登记手册，开学后即可凭此兑现与辅导员的特别约定。这一创新举措不仅拉近了师生距离，也为新生融入校园生活增添了趣味与期待。</p><p>此外，外国语学院师生团队编创的《大学生成长手札》成为迎新中的另一亮点。手札中收录了“大学的100件小事”、学期计划表及情绪调节工具，旨在为学生的全面发展提供指引。参与编创的2025级学生徐嘉禾分享道：“手札既为德智体美劳标注航向，也为喜怒哀乐留出心情便利贴。希望学弟学妹不必慌张，允许成长慢慢来。”这种细致入微的关怀，体现了学校对学生心理健康与成长节奏的尊重。</p><p>南京邮电大学此次迎新活动，不仅是一次简单的入学仪式，更是一场教育理念的生动展示。从家庭传承的温情故事，到师生互动的创新设计，再到成长工具的贴心编创，学校以实际行动诠释了“传承与关怀”的主题。这种氛围无疑将为新生们的学术探索与个人成长提供坚实的支持，也为高等教育如何更好地迎接新一代学子提供了有益参考。今日（2026年9月8日），此报道由PersonelMeb.NET编辑Bekir Güven根据多方信息整理编译，旨在传递教育领域的积极动态。</p><p>从生活与情感的角度审视，此次迎新活动中的“心愿卡”与《大学生成长手札》等细节，不仅是对新生学习生活的支持，更是对其情感世界的温柔关照。在快节奏的现代社会中，这种鼓励学生“慢慢来”的引导方式，为缓解新生初入大学的焦虑提供了正向示范，体现了教育中人本关怀的积极力量。</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/2026-mp612-h2551.html</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:16:36 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/2026-mp612.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>2026年9月8日，南京邮电大学以一场充满温情与传承的迎新活动，迎接了超过一万名2026级新生的到来。从车站的接站服务到校园内的报到流程，每一处细节都彰显着学校对新生的深切关怀与殷切期望，为他们的大学之旅铺设了温暖的起点。在今年的迎新故事中，现代邮政学院、智慧交通学院的本科生新生徐千蘅的经历尤为动人。她的外婆曾在南京邮电大学讲台上默默耕耘近30载，这份家庭的传承成为她选择南邮的重要动力。站在校园中...</itunes:subtitle><itunes:summary>2026年9月8日，南京邮电大学以一场充满温情与传承的迎新活动，迎接了超过一万名2026级新生的到来。从车站的接站服务到校园内的报到流程，每一处细节都彰显着学校对新生的深切关怀与殷切期望，为他们的大学之旅铺设了温暖的起点。在今年的迎新故事中，现代邮政学院、智慧交通学院的本科生新生徐千蘅的经历尤为动人。她的外婆曾在南京邮电大学讲台上默默耕耘近30载，这份家庭的传承成为她选择南邮的重要动力。站在校园中...</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB Mazerete Bağlı Tayin Takvimini Açıkladı: Başvurular Bugün Başladı, Kadroya Geçiş Süreci Kritik]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/meb-mazerete-bagli-tayin-takvimini-acikladi-basvurular-bugun-basladi-kadroya-gecis-sureci-kritik-mp460-h2550.html</link>
      <description><![CDATA[MEB Duyurdu: Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Başvuruları Bugün Alınmaya Başlıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlerin mazerete dayalı iller arası yer değişikliği sürecine ilişkin yeni bir duyuru yayımlayarak takvimi netleştirdi. '2026 Yılı Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu 2' başlığıyla yapılan açıklama, özellikle 2023 yılındaki 45 bin sözleşmeli öğretmen atamasıyla göreve başlayanlar için kritik bir döneme işaret ediyor.</p><p>Bu kapsamda, 14 Eylül 2026 tarihi itibarıyla üç yıllık yasal çalışma süresini dolduracak olan sözleşmeli öğretmenler, kadroya geçiş hakkı kazanacak ve bu hakla birlikte mazeret tayini başvurusunda bulunabilecek. Bugün (9 Eylül) itibarıyla başvuru sürecinin başlaması, öğretmenler arasında yoğun bir mesai dönemini de beraberinde getirdi.</p><p>Duyuruya göre, mazerete bağlı yer değişikliği hakkından yararlanabilecek iki ana grup bulunuyor. Bunlardan ilki, 2026 yılı yaz tatilinde yapılan mazeret tayini sürecinde ataması gerçekleşmeyen öğretmenler. İkinci ve daha geniş kitleyi oluşturan grup ise, 14 Eylül 2026 itibarıyla sözleşmelilikten kadroya geçecek olan ve geçerli bir mazereti bulunan öğretmenler.</p><p>Belirlenen tarih aralıklarında, şartları taşıyan tüm kadrolu öğretmenler ile kadroya geçmeye hak kazananlar, başvurularını sistem üzerinden elektronik ortamda tamamlayabilecek. Sürecin, özellikle aile birliği, sağlık ve eş durumu gibi mazeretleri bulunan öğretmenler için büyük bir beklenti yarattığı gözlemleniyor.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Bu düzenleme, uzun süredir kadroya geçiş ve tayin süreçlerinin iç içe geçtiği öğretmenler açısından önemli bir rahatlama sağlarken, bürokratik işleyişin dijital altyapısının bu yoğun talebi ne ölçüde karşılayacağı da merak konusu. Özellikle 45 bin kişilik kitlenin aynı dönemde başvuru yapacak olması, sistemde yaşanabilecek olası aksaklıkların öğretmenlerin mağduriyetine yol açmaması için MEB'in teknik kapasitesini ve iletişim kanallarını etkin kullanması gerektiğini ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/meb-mazerete-bagli-tayin-takvimini-acikladi-basvurular-bugun-basladi-kadroya-gecis-sureci-kritik-mp460-h2550.html</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:14:21 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/meb-mazerete-bagli-tayin-takvimini-acikladi-basvurular-bugun-basladi-kadroya-gecis-sureci-kritik-mp460.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>MEB Duyurdu: Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Başvuruları Bugün Alınmaya Başlıyor</itunes:subtitle><itunes:summary>MEB Duyurdu: Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Başvuruları Bugün Alınmaya Başlıyor</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıdemi Düşük Öğretmenler MEB Ödül Sisteminde Devre Dışı Kalıyor]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/kidemi-dusuk-ogretmenler-meb-odul-sisteminde-devre-disi-kaliyor-mp979-h2549.html</link>
      <description><![CDATA[O Öğretmenler MEB Ödül Sisteminde Devre Dışı Kaldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Kıdemi Düşük Öğretmenler MEB Ödül Sisteminde Devre Dışı Kalıyor</h1><p><strong>Millî Eğitim Bakanlığı bünyesindeki ödül değerlendirme kriterleri, genç ve başarılı öğretmenlerin sistemin dışında kalmasına yol açıyor. Ankara genelinde 2026 yılı ödül sonuçlarına yansıyan veriler, mevcut performans değerlendirme mekanizmasındaki yapısal bir sorunu gözler önüne serdi.</strong></p><p>Yayınlanma: 09/09/2026 08:32</p><p>Eğitimde liyakat ve performansın ödüllendirilmesi beklenirken, uygulamada ortaya çıkan tablo, sistemin kıdem eksenli bir yapıya evrildiğini gösteriyor. Ankara'daki ödül değerlendirmelerinde idareciler tarafından 100 tam puan verilen yüzlerce öğretmenin varlığı, sıralamanın belirleyici unsurunu değiştirmiş durumda.</p><p>Değerlendirme sürecinde idareciler tarafından 100 tam puan verilen yüzlerce öğretmen bulunması sebebiyle, ödül sıralaması zorunlu olarak Kazanılmış Hak Aylık (KHA) süresine, yani kıdeme göre yapıldı. Bu durum, ödülün bir performans göstergesi olmaktan çıkıp, uzun yıllar görev yapmış öğretmenlerin otomatik olarak öne çıktığı bir kariyer basamağına dönüşmesine neden oluyor.</p><p>Ankara'da ödül almaya hak kazanan 1397 kişilik listenin zirvesinde yer alan öğretmenin hizmet süresi 44 yıl 5 ay (16.230 gün) olurken, listenin son sırasındaki öğretmenin kıdemi ise 30 yıl 4 ay (11.083 gün) olarak gerçekleşti. Bu veriler, ödül sisteminin fiilen 30 yılın altında hizmeti bulunan öğretmenlere kapalı olduğunu ortaya koyuyor.</p><p>Mevcut sistemde idari değerlendirmelerin tavan puanda eşitlenmesi, kriterlerin ayırt ediciliğini yitirmesine neden oluyor. Puanlamadaki bu tıkanıklık, başarıyı ölçmek yerine kıdemi ölçen bir mekanizmaya dönüşüyor. Eğitim paydaşları, bu durumun genç öğretmenlerin motivasyonunu olumsuz etkilediğini ve mesleki gelişim isteklerini körelttiğini belirtiyor.</p><p>Bu tablo, başarı ve yüksek performans gösterse dahi hizmet süresi 30 yılın altında kalan genç öğretmenlerin ödül mekanizmasından yararlanmasını imkânsız hâle getiriyor. Eğitim paydaşları, ödül sisteminin kıdem odaklı bir sıralama aracına dönüşmemesi ve genç öğretmenlerin motivasyonunun korunması adına kriterlerin liyakat ve objektif somut başarılara göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor.</p><p>Bu içerik, KadinHerYerde.COM yazarı Zümra Naz tarafından 09/09/2026 tarihinde derlenmiş ve aktarılmıştır. Eğitim sistemindeki bu dengesizlik, öğretmenlik mesleğinin geleceği açısından kritik bir önem taşımakta; genç ve dinamik eğitimcilerin emeklerinin görünür kılınması, onların mesleki bağlılıklarını artıracaktır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/kidemi-dusuk-ogretmenler-meb-odul-sisteminde-devre-disi-kaliyor-mp979-h2549.html</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:14:20 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/kidemi-dusuk-ogretmenler-meb-odul-sisteminde-devre-disi-kaliyor-mp979.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>O Öğretmenler MEB Ödül Sisteminde Devre Dışı Kaldı</itunes:subtitle><itunes:summary>O Öğretmenler MEB Ödül Sisteminde Devre Dışı Kaldı</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğretmenlerin Ek Ders Ücretleri İçin Yeni Onay Sistemi: MEBBİS ve EBYS Adımları]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenlerin-ek-ders-ucretleri-icin-yeni-onay-sistemi-mebbis-ve-ebys-adimlari-mp548-h2548.html</link>
      <description><![CDATA[Öğretmenler Ücretlerini Artık Bu Yolla Onaylayacak!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerin ek ders ödemelerinde yaşanan aksaklıkların önüne geçmek amacıyla onay süreçleri yeniden düzenlendi. MEBBİS ve EBYS entegrasyonuyla yürütülen Ek Ders Ücret Onay Çizelgesi işlemleri, artık daha hızlı ve şeffaf bir şekilde tamamlanacak. Okul yönetimlerinin ve öğretmenlerin bu yeni sisteme uyum sağlaması için izlemesi gereken adımlar, sürecin sorunsuz ilerlemesi açısından kritik önem taşıyor.</p><p>Ek ders ücretlerinin zamanında ödenmesi, öğretmenlerin motivasyonu ve eğitim öğretim süreçlerinin aksamaması için hayati bir konu. Bu nedenle, onay çizelgesinin doğru ve eksiksiz doldurulması, sürecin en başında dikkat edilmesi gereken bir husus. Çizelgeye erişim ve doldurma işlemleri, öğretmenlerin ve idarecilerin sıklıkla karıştırdığı bir alan olarak öne çıkıyor.</p><p>İlk olarak, Ek Ders Ücret Onay Çizelgesi'ni indirmek için MEBBİS sistemine giriş yapılması gerekiyor. Sistemin ana sayfasında yer alan 'Personel İşlemleri' menüsü altındaki 'Ek Ders İşlemleri' sekmesine tıklanmalı ve ardından 'Raporlar' bölümüne geçilmelidir. Buradan ilgili dönem ve kurum bilgileri seçilerek çizelgeye ulaşmak mümkün.</p><p>Çizelge indirildikten sonra, üzerindeki form alanlarının doğru bir şekilde doldurulması sürecin en kritik adımını oluşturuyor. Öğretmenin adı, soyadı, sicil numarası, görev yaptığı kurum ve ilgili ay gibi bilgilerin eksiksiz ve hatasız girilmesi gerekiyor. Özellikle Eylül 2026 gibi dönem seçimlerinde, ay ve yıl bilgilerinin doğru işaretlenmesi, ödeme takviminin aksamaması için büyük önem taşıyor.</p><p>Form doldurulduktan sonra, çizelgenin çıktısı alınarak yetkili makamlarca imzalanması ve ilgili birimlere iletilmesi gerekiyor. Bu aşamada, evrakın ıslak imzalı olması ve okul yönetimi tarafından onaylanması, resmi sürecin işlemesi için zorunlu. Ardından, çizelgenin bir nüshasının öğretmen dosyasında saklanması ve diğer nüshasının ilçe veya il milli eğitim müdürlüğüne teslim edilmesi gerekiyor.</p><p>Sürecin sağlıklı işlemesi için okul idarecilerinin ve öğretmenlerin şu kontrol listesine uyması büyük önem taşıyor: Öncelikle çizelgenin doğru doldurulduğundan emin olun, ardından imzaların tamamlandığını kontrol edin. Evrakı dosyalayın ve son olarak bir nüshayı ilgili birime teslim edin. Bu adımların her biri, ödemelerin zamanında yapılmasını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Bu yeni onay süreci, MEB'in dijital dönüşüm hedefleri doğrultusunda atılmış önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Ancak, sistemin etkinliği, kullanıcıların bu dijital araçlara olan hakimiyetiyle doğrudan ilişkili. Özellikle kırsal bölgelerdeki okullarda görev yapan öğretmenlerin ve idarecilerin bu sürece uyum sağlaması zaman alabilir. Bu noktada, Bakanlığın periyodik eğitimler düzenlemesi ve teknik destek hattı oluşturması, olası aksaklıkların önüne geçilmesi açısından faydalı olacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ogretmenlerin-ek-ders-ucretleri-icin-yeni-onay-sistemi-mebbis-ve-ebys-adimlari-mp548-h2548.html</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:12:40 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/ogretmenlerin-ek-ders-ucretleri-icin-yeni-onay-sistemi-mebbis-ve-ebys-adimlari-mp548.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Öğretmenler Ücretlerini Artık Bu Yolla Onaylayacak!</itunes:subtitle><itunes:summary>Öğretmenler Ücretlerini Artık Bu Yolla Onaylayacak!</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrenci Bağlılığı Krizi: Okulların Öğrencileri Yeniden Kazanma Stratejileri]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/ogrenci-bagliligi-krizi-okullarin-ogrencileri-yeniden-kazanma-stratejileri-mp153-h2547.html</link>
      <description><![CDATA[A new poll examines Gen Z students' levels of school engagement and feelings of belonging.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gallup ve Walton Aile Vakfı tarafından yürütülen yeni bir araştırma, okul topluluğuna bağlı, desteklenen ve kendini ait hisseden öğrencilerin, daha az bağlı akranlarına kıyasla her okul gününü hevesle bekleme olasılığının beş kattan daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Aynı zamanda bu bağlı öğrenciler, genel refah, iyimserlik ve gelecekteki çabalarına hazır olma konularında daha yüksek seviyeler bildirme eğilimindedir.</p><p>Ancak Gallup'ta kıdemli eğitim araştırmacısı olan Zach Hrynowski bir röportajda birçok öğrencinin bağlılığının düşük olduğunu belirtti. Öğrencilerin okulda sahip olması gereken deneyimler ile gerçek deneyimleri arasındaki farkı kapatmak için hâlâ yapılacak çok iş olduğunu ifade etti.</p><p>Gallup tarafından Mayıs ve Haziran ayları arasında 1.700'den fazla ortaokul ve lise öğrencisinden oluşan ulusal düzeyde temsili bir örneklemle gerçekleştirilen rapora göre, sınıf içi katılım, yetişkin desteği ve aidiyet duygusuna ilişkin 12 ölçümün ortalamasında, ortalama bir öğrenci yaklaşık sekiz deneyim yaşadığını bildirdi.</p><p>Bu 12 ölçüm, öğrencilerin okulların şunları yapıp yapmadığını hissetmelerini içeriyor: Öğretmenlerin konuları ilginç kılması, öğrenilenlerin gerçek dünyada nasıl kullanılacağının açıklanması, gelecekteki iş ve kariyer seçeneklerinin tartışılması, öğrencilere düzenli olarak nasıl olduklarını soran bir yetişkinin bulunması ve okulun kendileri gibi öğrenciler için uygun bir yer olduğu hissi.</p><p>Bazı insanlar bazı çocukların okula bağlı olmamasını bir gerçek olarak kabul ediyor ve durumun böyle olduğunu düşünüyor. Ancak Hrynowski'ye göre eğitimcilerin bu rapordan çıkaracağı en büyük ders, bunun 'kaçınılmaz bir son olmadığı'dır. Her çocuğun okulda bağlı olma kapasitesine sahip olduğunu belirten Hrynowski, asıl sorunun bu çocukların daha fazlasını nasıl bağlayacağımız olduğunu söyledi.</p><p>Rapor, bölgelerin öğrenci kayıtlarındaki düşüşler, kronik devamsızlık, personel eksiklikleri ve bütçe açıklarıyla karşı karşıya kaldığı bir dönemde geliyor. Genel olarak, öğrencilerin yarısından azı (%48) her gün veya çoğu gün okula gitmeyi dört gözle bekliyor. Bu bulgu tüm sınıf seviyelerinde ve cinsiyetlerde benzerlik gösteriyor, ancak rapora göre beyaz olmayan öğrenciler, beyaz akranlarına kıyasla okula tüm günler veya çoğu gün gitmeyi daha olası buluyor.</p><p>Sınıf içi katılım söz konusu olduğunda, öğrencilerin yarısından biraz fazlası okulda ilgi çekici deneyimler yaşadığını bildiriyor. Rapora göre, öğrencilerin %44'ü geçen yıl ders aldıkları öğretmenlerin çoğunun veya tamamının öğrettikleri konu hakkında heyecanlı olduğunu, %37'si ise konuları ilginç kıldığını söyledi. Öğrencilerin yaklaşık üçte biri öğretmenlerinin çoğunun öğrettiklerinin gerçek dünyada nasıl kullanılabileceğini açıkladığını, dörtte birinden azı ise gelecekteki iş ve kariyer seçeneklerinden bahsettiğini belirtti.</p><p>Bazı öğrenciler okul binalarında aidiyet eksikliği ve güvenilir yetişkinlerle ilişkilerin yetersizliğini bildirdi. Örneğin, öğrencilerin yaklaşık %33'ü okulda kendilerini düzenli olarak kontrol eden bir öğretmen veya başka bir yetişkin olduğu konusunda hemfikir değil ve yaklaşık %45'i okullarının kendileri gibi öğrenciler için mükemmel bir yer olduğu konusunda hemfikir değil. Del.'deki P.S. DuPont Ortaokulu'nda müdür yardımcısı olan Amber Tos, verilerin bizden 'Öğrenciler öğreniyor mu?'nun ötesine bakmamızı ve aynı zamanda 'Öğrenciler öğrenirken nasıl hissediyor?' diye sormamızı istediğini düşünüyor.</p><p>Bulgular, öğretmen-öğrenci ilişkilerine yatırım yapılması gerektiğini gösteriyor. Hrynowski'ye göre öğrencileri bağlamanın formülü 'gerçekten basit' ve 'öğretmenle başlıyor'. Öğrenciler sınıfta meşgul olduklarında ve öğrendikleri şey hakkında heyecanlandıklarında, bunun nedeni genellikle öğretmenin öğrettiği şey hakkında heyecanlı olması ve öğrencilerle bağlantı kurmasıdır.</p><p>Ulusal Öğrenci Konseyi başkanı ve Ohio, Franklin'deki Bishop Fenwick Lisesi son sınıf öğrencisi Addison Yannetta, 'Öğretmenler bir okulu başarılı kılar veya başarısız kılar' dedi. 'Sınıfta sizinle birlikte olan onlar. Bir öğretmen ilgi çekici değilse, anlayışlı değilse ve sorunlarınız olduğunda sizinle çalışmaya istekli değilse, bu deneyiminizi olumlu veya olumsuz etkiler.'</p><p>Tos, okul liderlerinin 'öğretmenlerin bu ilişkileri kurması için koşulları yaratması' gerektiğini belirtti. Bu, işbirliği için zaman ayırmayı, öğretmenlere öğrencilerini akademik konuların ötesinde tanıma fırsatları vermeyi, öğretmenleri mesleki gelişimlerinde desteklemeyi ve yetişkinlerin kendilerini değerli ve desteklenmiş hissetmelerini sağlamayı içerir.</p><p>Akran ilişkileri de öğrenci katılımını etkiliyor. Addison, ortaokul ve lise yaşamının drama ve kliklerle dolu olabileceğini söyledi. 'Dünyamızda uyum sağlamak için popüler olmanız ya da belirli bir arkadaş grubunda olmanız gerektiğini hissediyorum ya da 'Seni tanımıyorum, bu yüzden sana partner olmayacağım' gibi bir yaklaşım var ve bu ben gençken daha da kötüleşti' dedi.</p><p>Öğretmenlere ve personele yatırım yapmanın ötesinde, okullar öğrencilerin ilgisini çeken ve birbirleriyle bağlantı kurmalarına yardımcı olan çeşitli dersler ve müfredat dışı etkinlikler sunmalıdır. Ulusal Öğrenci Konseyi üyelik başkan yardımcısı ve Teksas, Frisco'daki Rock Hill Lisesi son sınıf öğrencisi Dante Tapia, okulda bağlı kalmasını sağlayan şeyin öğrenci liderliğindeki dersler olduğunu söyledi. Öğrencilerin bir okul mağazası işlettiği perakende yönetimi ve öğrenci liderliği gibi derslerin kendisini meşgul ettiğini belirten Dante, 'Liseler öğrencilerin ihtiyaçlarına uyum sağladığında, öğrenciler daha çok bağlanıyor' dedi.</p><p>Tos, okulların itaat ve uyuma o kadar odaklanmaması gerektiğini, aksi takdirde 'öğrenme sevincini kaybedeceklerini' söyledi. 'Öğrencilerin yapıya ve hesap verebilirliğe kesinlikle ihtiyacı var. Ancak liderlik etme, karar verme, risk alma, güvenli bir şekilde başarısız olma ve neyi iyi yaptıklarını keşfetme fırsatlarına da ihtiyaçları var.' Tos, zorluğun okulların bu kadar çok rekabet eden talebi dengelemek zorunda olmasından kaynaklandığını ifade etti. 'Akademik ihtiyaçları, sosyal-duygusal ihtiyaçları, davranışsal sorunları, devam kaygılarını, teknoloji zorluklarını ve inanılmaz derecede çeşitli bir öğrenci grubunun bireysel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz - tüm bunları öğrencilerin her gün okula getirdiği daha büyük sorunları yönetirken yapıyoruz.'</p><p>Tos'a göre, öğrencilerin kendilerini bağlı hissettikleri ve aidiyet duygusu yaşadıkları bir atmosfer yaratmak, sürekli çaba gerektiren, öğrenci seslerinin aktif olarak dinlenmesini, veri analizini ve her bir öğrencinin eğitim yolculuğunu iyileştirme taahhüdünü içeren devam eden bir çalışmadır.</p><p>Bu araştırma, eğitim sisteminin yalnızca akademik başarıya odaklanmasının öğrencilerin içsel motivasyonunu ve okula bağlılığını göz ardı edebileceğini gösteriyor. Öğrencilerin duygusal ihtiyaçları ve aidiyet duyguları, onların genel yaşam memnuniyetleri üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Eğitim politikalarının, öğretmen-öğrenci ilişkilerini güçlendirmeye ve öğrencilerin kendilerini değerli hissedecekleri kapsayıcı bir okul kültürü oluşturmaya öncelik vermesi, hem bireysel öğrenci refahı hem de toplumun geleceği için hayati bir önem taşımaktadır.</p><p>Bu içerik, 08 Eylül 2026 tarihinde PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/ogrenci-bagliligi-krizi-okullarin-ogrencileri-yeniden-kazanma-stratejileri-mp153-h2547.html</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:12:39 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/ogrenci-bagliligi-krizi-okullarin-ogrencileri-yeniden-kazanma-stratejileri-mp153.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>A new poll examines Gen Z students' levels of school engagement and feelings of belonging.</itunes:subtitle><itunes:summary>A new poll examines Gen Z students' levels of school engagement and feelings of belonging.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Álvaro Bilbao'dan Lise Öğrencisinin İlk Okul Gününe Dair Adım Adım Rehber]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/lvaro-bilbaodan-lise-ogrencisinin-ilk-okul-gunune-dair-adim-adim-rehber-mp210-h2546.html</link>
      <description><![CDATA[Álvaro Bilbao abrió la nueva temporada de La Charleta Educativa con una advertencia clara: el curso no empieza el primer día de clase.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Álvaro Bilbao, eğitim dünyasının yakından takip ettiği 'La Charleta Educativa' programında José Mª de Moya ile bir araya gelerek, 15 yaşındaki bir gencin evindeki tipik bir okul başlangıcı gününü neredeyse an be an analiz etti. Uzmanın temel argümanı, okulun ilk gününün tesadüflere bırakılmaması gerektiği yönündeydi.</strong></p><p>Álvaro Bilbao'nun üzerinde durduğu ilk nokta, ergenlik döneminin ani çözümleri veya son dakika önerilerini kabul etmediği gerçeğiydi. Uzmanın bakış açısı, sürekli değişen, zaman zaman düzensizleşen ve aslında hazırlığa, sınırlara ve her şeyden önemlisi güçlü bir bağ kurulmasına ihtiyaç duyan bir beyne odaklanmıştı. Bu çerçevede sohbet, tiyatrodan uzak, ancak günümüz eğitiminin en hassas noktalarından biri olan teknoloji, sosyal medya ve yapay zekanın gençlerin uyku, iletişim, ders çalışma alışkanlıkları ve kimlik gelişimi üzerindeki derin etkisine dair sürekli bir uyarı içeren bir yol haritasına dönüştü.</p><p>Yaz tatilinin getirdiği esnek saatlerin ardından erken kalkma alışkanlığına dönüşün bir gecede yaşanacak sert bir değişim olmaması gerektiğini vurgulayan Bilbao, gencin uyanışının <strong>önceden planlanması</strong> gerektiğini savundu. Bu süreçte, derslerin başlamasından günler hatta haftalar önce uyku düzeninin kademeli olarak yeniden ayarlanmasının önemine dikkat çekti. Ergenlerin genellikle daha geç uyku ritimlerine sahip olduğunu ve organizmalarının okulun taleplerine uyum sağlamak için zamana ihtiyaç duyduğunu belirten uzman, bu dönemde panik, bağırma veya ani bir disiplin anlayışından ziyade öngörülü olmayı önerdi.</p><p>Bilbao ayrıca, mümkün olduğunca ebeveynlerin o ilk sabah <strong>çocuklarının yanında olmasını</strong> tavsiye etti. Uyanma anına eşlik etmek, kahvaltıyı birlikte yapmak veya sadece sakin bir atmosfer yaratmak, gerginliği azaltmada yardımcı olabilir. Zoraki sohbetler başlatmaya veya anı gereğinden fazla ciddi bir törene dönüştürmeye gerek olmadığını ifade eden Bilbao, asıl amacın gence güven veren küçük bir ritüel oluşturmak olduğunu sözlerine ekledi.</p><p>Uyku düzeninin erkene çekilmesi, evde bulunan yiyeceklerin ebeveynler tarafından seçilmesi ancak tüketim miktarına çocuğun karar vermesi, sakin bir ortam ve zoraki konuşmalardan kaçınılması, televizyonun kapalı tutulması ve sorgulama yapılmaması, cinsellik, alkol, uyuşturucu veya intihar gibi konuların masada konuşulmaya açık olması, ödülden önce çabanın gelmesi gerektiği, yapay zekanın öğrencinin düşünme becerisinin yerini alamayacağı, ekstra derslerin yalnızca gerçek ilgi alanlarına göre seçilmesi ve can sıkıntısının yaratıcılığı beslediği, gece geç saatlerde telefon kullanımının (vamping) uykuyu ve dolayısıyla okul başarısını tehdit ettiği gibi pek çok altın değerinde öneri, sohbetin ana hatlarını oluşturdu. Tüm bu önerilerin temelinde ise 'önce bağ kur, sonra sınır koy' anlayışı yatıyor. Mesele daha çok denetim yapmak değil, gencin dünyasını daha iyi anlayabilmektir.</p><p>Bu kapsamlı rehber, eğitimde iletişimin ve anlayışın, katı kurallardan çok daha belirleyici olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Álvaro Bilbao'nun önerileri, yalnızca okulun ilk gününü değil, genç bireyin tüm gelişim sürecini destekleyen, onun duygusal ve bilişsel ihtiyaçlarına duyarlı bir ebeveynlik yaklaşımını teşvik ediyor. Bu bakış açısı, gençlerin sağlıklı bir kimlik inşa etmelerine ve potansiyellerini gerçekleştirmelerine olanak tanıyan, olumlu ve yapıcı bir aile ortamının önemini vurgulaması açısından büyük bir değer taşıyor.</p><p>Bu haber, 08 Eylül 2026 tarihinde PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/lvaro-bilbaodan-lise-ogrencisinin-ilk-okul-gunune-dair-adim-adim-rehber-mp210-h2546.html</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:10:28 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/lvaro-bilbaodan-lise-ogrencisinin-ilk-okul-gunune-dair-adim-adim-rehber-mp210.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Álvaro Bilbao abrió la nueva temporada de La Charleta Educativa con una advertencia clara: el curso no empieza el primer día de clase.</itunes:subtitle><itunes:summary>Álvaro Bilbao abrió la nueva temporada de La Charleta Educativa con una advertencia clara: el curso no empieza el primer día de clase.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[Norm Fazlası Öğretmenlerin Dava Başvuruları Başlıyor: Resen Atamalarda Hukuk Mücadelesi]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/norm-fazlasi-ogretmenlerin-dava-basvurulari-basliyor-resen-atamalarda-hukuk-mucadelesi-mp357-h2545.html</link>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan ve norm fazlası yer değişikliği atamaları ile resen ataması yapılan öğretmenlerin dava başvuruları başlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan öğretmenlerin norm fazlası yer değişikliği atamaları ile resen ataması yapılanların dava başvuruları başlıyor. 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde gerçekleştirilen atama sonuçları dün Personel Genel Müdürlüğü'nün resmi internet sitesi üzerinden açıklandı. Sonuçların erişime açılmasıyla birlikte, sürecin en kritik aşaması olan hukuki itiraz süreci de fiilen başlamış oldu.</p><p>Tercih doğrultusunda ya da resen yapılan atamalarda kararnameler bugün itibarıyla okullara ulaştırılmaya başlanacak. Ancak kendi iradesi dışında resen ataması yapılan öğretmenler için asıl gündem, geçmiş yıllardaki emsaller doğrultusunda idare mahkemelerine taşınacak olan dava süreci. Öğretmenler, sendikalar aracılığıyla yürütecekleri bu hukuki süreçte, atama kararnamesinin iptalini ve eski görev yerlerine dönüşü talep edecek.</p><p>Atama kararnamesi yayınlanan ve göreve başlayan resen atama sonucu görev yeri değişen öğretmenler, eski görev yerlerinin bulunduğu ilçelere dönmek için dava sonuçlarını bekleyecek. Bu süreçte öğretmenlerin mağduriyet yaşamaması adına idare mahkemelerinin geçmişte verdiği kararlar belirleyici olacak. Özellikle eş durumu gerekçesiyle açılan davalarda, mahkemelerin öğretmen lehine sonuçlandırdığı kararlar, yeni süreçte de emsal teşkil ediyor.</p><p>Geçtiğimiz eğitim öğretim yılında ve daha önceki yıllarda olduğu gibi, bu kapsamda dava açan öğretmenlerin eş durumları sebebiyle eski görev yaptıkları ilçelere döndürüldükleri biliniyor. İdare mahkemeleri, eşi kamuda veya özel sektörde çalışan öğretmenlere bu kapsamda bir önceki görev yapmış olduğu ilçeye dönme hakkı tanıyor. Bu durum, resen atamaların bireysel ve ailevi sonuçları açısından önemli bir hukuki dayanak oluşturuyor.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Norm fazlası öğretmen atamalarında yaşanan bu hukuki süreç, yalnızca öğretmenlerin özlük hakları açısından değil, aynı zamanda eğitim sisteminin işleyişi açısından da kritik bir öneme sahip. Mahkemelerin verdiği kararlar, MEB'in atama politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyarken, öğretmenlerin aile bütünlüğü ve görev yeri değişikliği arasındaki dengenin kurulması gerekliliğini de gözler önüne seriyor. Bu süreçte alınacak kararlar, hem öğretmenlerin motivasyonunu hem de eğitim kurumlarındaki istikrarı doğrudan etkileyecek nitelikte.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/norm-fazlasi-ogretmenlerin-dava-basvurulari-basliyor-resen-atamalarda-hukuk-mucadelesi-mp357-h2545.html</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:10:26 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/norm-fazlasi-ogretmenlerin-dava-basvurulari-basliyor-resen-atamalarda-hukuk-mucadelesi-mp357.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan ve norm fazlası yer değişikliği atamaları ile resen ataması yapılan öğretmenlerin dava başvuruları başlıyor.</itunes:subtitle><itunes:summary>Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan ve norm fazlası yer değişikliği atamaları ile resen ataması yapılan öğretmenlerin dava başvuruları başlıyor.</itunes:summary></item>
    <item>
      <title><![CDATA[丁薛祥全国教材工作会议讲话：紧扣立德树人，加快锻造中国特色高质量教材体系]]></title>
      <link>https://www.personelmeb.net/egitim/-mp596-h2544.html</link>
      <description><![CDATA[据新华社北京9月8日电 全国教材工作会议于9月8日在北京举行。中共中央政治局常委、国务院副总理丁薛祥出席并发表讲话。丁薛祥指出，教材是传播知识的主要载体，体现党和国家意志，反映人民重大关切，直接关系党的教育方针落实和教育目标实现。我国教材工作取得历史性成就、发生格局性变化，根本在于以习近平同志为核心的党中央领航掌舵，在于习近平新时代中国特色社会主义思想科学指引。要深入学习贯彻习近平总书记重要指示精...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>据新华社北京9月8日电 全国教材工作会议于9月8日在北京举行。中共中央政治局常委、国务院副总理丁薛祥出席并发表讲话。</p><p>丁薛祥指出，教材是传播知识的主要载体，体现党和国家意志，反映人民重大关切，直接关系党的教育方针落实和教育目标实现。我国教材工作取得历史性成就、发生格局性变化，根本在于以习近平同志为核心的党中央领航掌舵，在于习近平新时代中国特色社会主义思想科学指引。要深入学习贯彻习近平总书记重要指示精神，贯彻落实党中央和国务院决策部署，深刻把握教育的政治属性、人民属性、战略属性，以高度的政治责任感和历史使命感，进一步加强和改进教材工作，加快构建中国特色高质量教材体系，为教育强国建设提供有力支撑。</p><p>丁薛祥强调，要坚持和加强党对教材工作的全面领导，牢牢把握正确政治方向和价值导向，确保党的教育方针贯彻落实到教材建设的各个方面。紧紧围绕立德树人根本任务，深入推进党的创新理论进课程教材，坚持不懈用习近平新时代中国特色社会主义思想铸魂育人。更好适应时代要求，加快构建哲学社会科学自主知识体系和原创性教材体系，统筹基础教育、职业教育、高等教育教材建设，用心打造培根铸魂、启智增慧的精品教材。严格教材编审出版管理，规范教材选用使用，做好舆论引导工作，持续提升教材工作治理效能。加强理论研究和人才队伍建设，完善政策支持和法治保障，推动教材工作开创新局面。</p><p>国家教材委员会委员，各省区市和新疆生产建设兵团、中央和国家机关有关部门、有关高校负责同志参加会议。教育部、中央宣传部、工业和信息化部、浙江省、北京大学负责同志，以及教师代表作交流发言。</p><p>本日（2026年9月8日）由PersonelMeb.NET yazarı Bekir Güven tarafından derlenmiş aktarılmıştır. Bu haberin içeriği, eğitim politikalarının toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların eğitime erişimi üzerindeki etkisine dair önemli ipuçları barındırmaktadır. Özellikle vurgulanan “立德树人” (ahlaki değerlerle insan yetiştirme) hedefi, kız çocuklarının ve kadınların eğitimde fırsat eşitliği elde etmesi ve toplumsal hayatta daha güçlü bir konuma gelmesi açısından olumlu bir zemin hazırlamaktadır. Bu tür kapsayıcı eğitim politikaları, kadınların bilgiye erişimini kolaylaştırarak toplumsal kalkınmaya daha aktif katılımlarını teşvik etmekte ve bu yönüyle yaşam kalitesinin artmasına katkı sağlamaktadır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.personelmeb.net/egitim/-mp596-h2544.html</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 01:08:40 +0300</pubDate>
      <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.personelmeb.net/images/haberler/2026/09/-mp596.jpg"/>
    <itunes:explicit/><itunes:subtitle>据新华社北京9月8日电 全国教材工作会议于9月8日在北京举行。中共中央政治局常委、国务院副总理丁薛祥出席并发表讲话。丁薛祥指出，教材是传播知识的主要载体，体现党和国家意志，反映人民重大关切，直接关系党的教育方针落实和教育目标实现。我国教材工作取得历史性成就、发生格局性变化，根本在于以习近平同志为核心的党中央领航掌舵，在于习近平新时代中国特色社会主义思想科学指引。要深入学习贯彻习近平总书记重要指示精...</itunes:subtitle><itunes:summary>据新华社北京9月8日电 全国教材工作会议于9月8日在北京举行。中共中央政治局常委、国务院副总理丁薛祥出席并发表讲话。丁薛祥指出，教材是传播知识的主要载体，体现党和国家意志，反映人民重大关切，直接关系党的教育方针落实和教育目标实现。我国教材工作取得历史性成就、发生格局性变化，根本在于以习近平同志为核心的党中央领航掌舵，在于习近平新时代中国特色社会主义思想科学指引。要深入学习贯彻习近平总书记重要指示精...</itunes:summary></item>
  </channel>
</rss>