<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2enclosuresfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0"><channel><title>Sivyus'un notalarıyla notlar</title><link>http://www.sivyus.com/</link><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/yaban" /><description>Yaban, yıllar önce okuduğu Yakup Kadri romanından etkilenip, bir Ahmet Celal olmak istemiş, yaban koymuş adını, kendine bile bazen yabancı</description><language>en</language><managingEditor>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</managingEditor><lastBuildDate>Thu, 11 Mar 2010 23:12:56 PST</lastBuildDate><generator>Blogger http://www.blogger.com</generator><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">2322</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/">25</openSearch:itemsPerPage><feedburner:info xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" uri="yaban" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><itunes:owner><itunes:email>joseph190758@hotmail.com</itunes:email></itunes:owner><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Yaban, yıllar önce okuduğu Yakup Kadri romanından etkilenip, bir Ahmet Celal olmak istemiş, yaban koymuş adını, kendine bile bazen yabancı</itunes:subtitle><item><title>Dubai’den bakınca 5 para etmeyen insanların bizim yüreğimizdeki değerleri.</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/dubaiden-baknca-5-para-etmeyen.html</link><category>Perihan Mağden</category><category>Ayşe Arman</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Thu, 11 Mar 2010 23:12:56 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-4437543792630846468</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.haberjet.com/Resources/2010/2/7/671391_1.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="250" src="http://www.haberjet.com/Resources/2010/2/7/671391_1.gif" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ayşe Arman&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13987308.asp?yazarid=12&amp;amp;gid=61"&gt;Hürriyet Gazetesinde&lt;/a&gt; &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Perihan Mağden’in kitabını okuduğunu söylemiş, sonra da Mağden için 5 para etmez demiş, bana göre sağduyulu bir ülkenin ilk ihtiyaç duyacağı yazardır Perihan Mağden temel ihtiyaçtır, bu açıdan bakılınca evet belki de 5 para etmeyebilir. Örneğin en temel ihtiyacımız su en ucuz içeceklerden biridir, bir Viskiden çok daha ucuzdur. Ancak yine dönüp Maslow’a ve onun piramidine döndüğümüzde Maslow yazarlar piramidinin ilk basamağında bana göre Perihan Mağden olurdu. Ha insanların ne zamanki yaşam standartları yükselir ve lüks yaşamaya başlarlar, işte orada bir tane Ayşe Arman gerekebilir, hani biraz daha eğlenmek adına.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ayşe Arman’ı yinede tebrik ediyorum. Perihan Mağden çemkirme cesareti bulmuş. Elbette ki onun saçma sapan hayatından etkilenen kadınlar bu çemkirmede Ayşe Arman tarafında yerlerini alacaklardır. Gazetelerin tiraj ordusuna bakıldığında Ayşe Arman’ın ordusu daha kalabalıktır, ancak Mağden de gerilla savaşında uzman olacak ölçüde dirayetli ve stratejik olarak beyni daha iyi çalışan bir okur grubuna sahiptir.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ayşe Arman daha iyi seksin nasıl yapıldığını yazarken, Perihan Mağden bazılarının seksi arzularına kurban giden kadınları yazabilir, Ayşe Arman türbanlı kılığına girip kendisine restoranda içki siparişi verecek kadar sığken, Perihan Mağden onların içki içmemesinin de doğal bir hak olduğunu savunabilir. Ayşe Arman sadece röportajlarından kitap yazabilecekken, Perihan Mağden daha da güzelleri yazabilir. Biz Ayşe Arman seksi pozlarını görmek için çırpınırken Perihan Mağden çalışan beynini görmek isteriz ve çoğu zaman Arman’ın bacaklarından daha da değerlidir o beyin. Yine de katılmıyorum Arman’a&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Türkiye gibi akil kadın çölünde, Perihan Mağden 5 paradan fazlasını eder, elbette Çölde gökdelen aramayanlar için, ama parayı bulunca bilmem nerelerine süreceğini bilmeyen Arapların gökdelenlerinin arasında yaşayan Arman için Mağden’in 5 para etmemesi doğaldır.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-4437543792630846468?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-12T09:12:56.250+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Kupayı  kupa yapan onun tutacak ellerdir.Şampiyonluk kupası golcülere yakışır.</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/kupay-kupa-yapan-onun-tutacak.html</link><category>Dimitar İvankov</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Thu, 11 Mar 2010 14:54:33 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-912500790857659850</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.ajansspor.com/resim/ivankov_bursa_alkis.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.ajansspor.com/resim/ivankov_bursa_alkis.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bursaspor iyi gittikçe yazmaya devam edeceğiz, neyi yazacağız Bursaspor’un Şampiyon olmasını mı yoksa Teknik analizle oynadığı futbolu mu, elbette bunları yazmayacağız, aslında onları da yazacağız ama daha çok bir 5. Şampiyon çıkar mı onu yazacağız. Bu sefer olur mu o yazacağız. Bunu yaparken her hafta zirveye yakın takımların yenilmesi için dua ederken, Bursaspor kazansın diye de dua edeceğiz. Rijkaard’ı üzme pahasına oyumuzu Bursaspor’dan yana kullanacağız. Eski takımına karşı gol atıp gerçek Fenerbahçeli olmak isteyen yerine adam gibi adam Ertuğrul Sağlam’a kupa daha çok yakıştığı için Bursasporlu olacağız. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Trabzonspor’a kazık atan Yusuf yerine Bursasporlu İvan Ergiç için Bursaspor’u tutacağız. Celtic stili formayı almak için bahanemiz olsun diye Bursaspor’u tutacağız.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Daha da ötesi taraftarları bir takım olduğu için, yabancı futbol medyası yeni bir cehennem ile tanışsın diye Bursaspor’u tutacağız.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Samsunspor’dan yetişen ama Samsunspor’la şampiyonluk yaşamayan, Serkan Aykut, Tanju Çolak, Ertuğrul Sağlam gibi golcüler için Bursaspor’u tutacağız, çünkü o Samsun’da şampiyon olmayan golcülerin gittikleri her takımda şampiyon olma şansları var. Bursasporlu Hakan Şükür, Ali Nail için Bursaspor’u tutacağız. Dahası en az Gançev kadar sempatik olan kaleci İvankov için Bursaspor tutacağız. Belki de Barcelona’yı, Liverpool bize bir feribot kadar yakınlaştırdığı için Bursaspor’u tutacağız. Tutmayacağımız anlarda olacak mesela Irkçı tezahürat yaptıklarında ya da hala Ankaragücü ile dost oldukları için. Artıları eksilerinden daha fazla, Sivasspor ve Fenerbahçe maçları da geçtiğine göre şimdi Bursaspor’u tutabiliriz, o benim tuttuğum takımlara 3 er gol atsa da.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-912500790857659850?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-12T00:54:33.623+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Ölüm hayatımızdaki yeri</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/olum-hayatmzdaki-yeri.html</link><category>Turhan Selçuk</category><category>İlhan Selçuk</category><category>Cumhuriyet Gazetesi</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Thu, 11 Mar 2010 14:36:36 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-2877614121030966799</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.dergi.havuz.de/0001-D-ANA%20SAYFA%20KARALERI/FOTOS/turhan-selcuk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="197" src="http://www.dergi.havuz.de/0001-D-ANA%20SAYFA%20KARALERI/FOTOS/turhan-selcuk.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Turhan Selçuk da hayatımızdan ayıranlardan, artık bizde yaşlanıyoruz, Turhan Selçuk’un ölümü bize aslında gün geçtikçe hayatımızdan birilerinin eksildiğini gösteriyor. Bana uzak bir Gazetede olsa da eksikliği hissedilecek bir insan. En azından bir figür toplumda yeri olması gereken bir insandı.,İlhan Selçuk’un ağabeysi aynı zamanda. Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi İlhan Selçuk’un. Bir kere daha ölümü hatırlama fırsatı verdi bize Turhan Selçuk.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bu aralar ölüm ve Kerpiç ev, deprem ve ölüm gibi kavramları konuşuyorduk. Diğer yandan da Ergenekon hayatımızın önemli bir terimiydi artık. İşte Ergenekon’u ölümü içinde bulunduran bir cümle kurulduğunda, ikisinin belki de kesişim kümesinde gibi duruyor Turhan Selçuk. Allah rahmet eylesin.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-2877614121030966799?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-12T00:36:36.580+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Yüreğime sordum izleme dedi</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/yuregime-sordum-izleme-dedi.html</link><category>Tuğba Büyüküstün</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Thu, 11 Mar 2010 14:22:51 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-5010104291928216363</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://ciftikla.com/google-image/yuregine-sor.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="205" src="http://ciftikla.com/google-image/yuregine-sor.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sinema dünyamız geniş efendim, Türk filmleri ardı ardına geliyor, yetişmek ne mümkün, Vakit bir problem para ayrı bir problem bence sinema filmlerinde de kombine olmalı, sinemalar kombine koltuklar satmalı, örneğin her Cuma bir film gibi, her galada bir film izleme şansı gibi, böyle şeyler yapılabilir. Sinemada da açılım gerekli İki Dil Bir Bavul’un ötesinde açılımlar, gerçi Yol filminin yasaklı olduğu yerlerden geldiğimiz yerlere bakınca alınmış mesafeler var.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yüreğine Sor isimli bir film geliyor bugün sinemalara, beni bu filmi izlemekten alıkoyan şey Tuba Büyüküstün, maalesef bana sinemada tat verir gibi gelmiyor. Beğenmiyorum oyunculuğunu. Onun yüzden Şevval Sam’ı, Cihan Canova’yı da izleyemeyeceğim yazık oldu, Ayla Algan ve Tomris Oğuzalp’i de kaçırmış oluyorum. Başrol oyuncuları o filmi izlenir kılan isimlerden oluşmalı, birde insanı irite edecek oyuncular istemiyoruz, gereksiz alan kaplayanlar oyuncular, tamam dizilerde var, ama filmlere taşımaya gerek yok Tuba Büyüküstün gibileri kendisini güzel bulsam da yok diyorum, o film izlenmez. Yüreğime soruyorum. Beni nereye götürecek diye bakıyorum, ama maalesef beni Yüreğine Sor’un oynadığı sinemalardan herhangi birinin koltuğuna götüremiyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-5010104291928216363?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-12T00:22:51.461+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Sinemada da toplum ikiye bölündü.</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/sinemada-da-toplum-ikiye-bolundu.html</link><category>Sinan Albayrak</category><category>Veda</category><category>Eşrefpaşalılar</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Thu, 11 Mar 2010 14:10:46 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-5382873334925333912</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://img200.imageshack.us/img200/4227/62277796.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="227" src="http://img200.imageshack.us/img200/4227/62277796.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Efendim dün Eşrefpaşalılar filmine gittim. Aslında tüm amaç Atatürk’ün hayatını anlatan Veda filmine gitmekti. Ancak sinema sinema dolaşmaktan gidemedik. Önce Çemberlitaş Şafak sinemasında daha filmin başlamasına 2 saat olması bizleri aceleye sevk etti ve hemen filmi yakalamak adına Taksim’e gittik, orada da yakalayamadık Veda filmini kaçırmışız, diğer seansın başlangıcı da çok genişti. Çünkü şarkıda da dediği gibi daha gidecek yolumuz vardı. Bizde dedik ki o yola baş koyalım oraya gidelim.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Önce İstanbul gerçeği kalabalık bir metro ile Mecidiyeköy’e, &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;ha bu arada aklımda da Kasımpaşa-Bursa maçı var, içim yanıyor, diğer yanda İnönü’de Beşiktaş Belediye maçı da insanın adrenalini yükseltiyor, ama biz hala Veda yollarındayız. Birde Mecidiyeköy’den Ali Sami Yen stadını metrobüsle geçip, Kadıköy’e doğru yol alırken, şu 4 stadın önünden, yanından, çevresinden geçip, halen bir başka metrobüs durağı Uzunçayır’da inip tam yayılacaktık, ot bulamayınca Otobüse yayıldık. Efendim Uydukent’te Atlantis’e gittik, kentin adı Uydu da aslında Kuytu olmalı, bizim Duygu bu tabire kızar ama neyse, efendim kaçırdık filmi yine. Atlantis denilen Alış Veriş merkezinde kaçan filmin telafisini Eşrefpaşalılar ile yaptık.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Güzel film olmuş, koyu Atatürkçü Duygu Atatürk filmi kaçırıp, bir Camii imamının güzelleştirdiği Eşrefpaşalılara gidince biraz bozuldu, ama Veda filminde türban takmama şartı olmadığı gibi bu filmi izlemek içinde radikal bir gruba üye olmak gerekmiyordu. İlk kez bir cami imamının başrolde olduğu bir film gördüm, izledim ilk defa bir Cami imamı gölge değil asıldı. İmamı canlandıran Sinan Albayrak daha iyi oynayabilirdi, sanki zoraki oynuyor gibiydi. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Filmde kabadayıların neden kulak kestiği öğrenmiş oldum. Bu yerindeydi, dinlemeyen kulak kesilir, birde racona uymayanların hep arkadan vurma şansının olduğunu öğrenmem iyi oldu. En çok Savaş Bayındır’ı beğendim güzel oynamış. Sermin Hürmeriç bana göre pek şiveyi tutturamamış ha bana göre bu zaten film değil dizi olması gereken bir yapım. Turgay Tanülkü bana hep Çocuklar Duymasın filminin çaycı Hüseyin’in battal boyu gibi gelir. Filmin küfürsüz güldürme niyeti var, ama o kadarda iyi espriler yer almıyor, ancak arkasında Fetullah Gülen olduğu söylenen bir film için Dünyevi yanı mantıklı tutulmuş bir film. Bence Samanyolu’nun saçma sapan hak kavramını, işlemesinden daha mantıklı işlemiş. Yani insanları basitçe gören bir film değil.Film en sevecen karakteri de Skoda lakaplı Ali Yaylı, yine de bence dizi olmalıydı. Veda filmine de gideceğiz elbette ki bir daha izne.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-5382873334925333912?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-12T00:10:46.644+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>İsviçre’den Milka Çikolata, Amerika’dan Bakan ve Eski Romandan dizi getir.</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/isvicreden-milka-cikolata-amerikadan.html</link><category>Sibel Kekili</category><category>Milka</category><category>Fatih Akın</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Tue, 09 Mar 2010 14:24:36 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-8010021417460574264</guid><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://pierogifoodstore.com/catalog/images/24_milka-happy-cows.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 432px; height: 432px;" src="http://pierogifoodstore.com/catalog/images/24_milka-happy-cows.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Allah hakkımızda hayırlı nasip etsin diye dua ederiz. Amacımız hayırlı olanı yaşamaktadır. Kendi kararsızlığımız içinde boğulurken. Kimimiz onca sınav içinde kendimize hangi ders çalışma yöntemini belirlemeye çalışırken 50 defa ismi değişmiş Ö.S.S sınavına doğru yöntemle çalışıp elemek isteriz rakiplerimizden bir kaçını, kimi KPSS ile memur olup ömür boyu iş garantisi peşinde elbette 4-C, 4-B gibi yasalara takılmadan. Kimi ise sözleşmeli de olsa bir işe razı. Kimimiz Allah’tan yardım isterken, dünyanın en çok tanrısına sahip mitleriyle ünlü, mitoloji ülkesi Yunanistan batağın peşinde Zeus’tan medet umar durumda sanki.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Bizde kimi zaman ekonomimiz kötü gidince dışarıdaki bizlerden medet umduk, hatta bu hükümet Kemal Derviş’in taklidi, Mehmet Şimşek’i getirdi. Futbolcu ihtiyacımız olduğunda da hemen yurtdışında getirip çözüyoruz bizden olanı örneğin Nihat Kahveci. Oscar alamayan sinemamız zora düşerse listede Fatih Akın ve Sibel Kekili var, hemen geri gelirler. Gerçi Kekili kabul görür mü bilinmez Porno’da oynamış, Fatih Akın’da pek de ailevi sayılmayan Duvara Karşının yönetmeni, aman bakan duymasın kızar. Gerçi Aşkı Memnu da öyle bir anlatıyor ki hiç izlemedim, Porno sanıyorum, ama için içinde bir aldatma var.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Fal baktırıp doğru olan sonuca ulaşmak gerek sanırım. Ne doğru hayatımızda, bağladığımız çaputlardan da medet umuyoruz. Yatırlara yatırım yapma konusunda da fena sayılmayız. Medet ummalarımız devam ediyor. Örneğin Zülfü Livaneli de Atatürk’ten medet ummuş, yarın gidip göreceğiz Veda filmini zamanımız olursa ve bakacağız nasılmış diye, gerçi Can Dündar’ın Mustafa’sını izleyemedik sinemalarda, dünyayı Alice in Wonderland sallarken bizde ki adıyla Alice Harikalar diyarında biz eski romanların film versiyonları yerine dizi versiyonlarıyla idare ediyoruz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-8010021417460574264?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-10T00:24:36.471+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Bakan Bihter’i mi kıskanıyor yoksa Behlül’ün neslini mi korumaya alıyor.</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/bakan-bihteri-mi-kskanyor-yoksa.html</link><category>SELMA ALİYE KAVAF</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Tue, 09 Mar 2010 14:04:20 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-7436382295664253340</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.hayrabolusesi.net/resim/aliye%20kavaf.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="239" src="http://www.hayrabolusesi.net/resim/aliye%20kavaf.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Selma Aliye Kavaf, gündeme çok sık gelmeye başladı. Nimet Çubukçu aslında iyi yürütüyordu, Kadın ve Aileden sorumlu Devlet Bakanlığını, şimdi gelin Kavaf’ı biraz savunalım, ama riske girmektir. Kendisi Hürriyet Gazetesinde Faruk Bildirici’ye eş cinsellik bir hastalık dedi. Ancak bu demek ülkemizde modern çağın gerisinde kalmak demek oysa Aileden sorumlu sıfatıyla bakanlık yapan birinin Eşcinselliğin önüne geçmek istemesi oldukça normal bir davranış. Diğer yandan da elbette yepyeni fikir arttı ki ortaya Ebeveyn İzleme Kurulu ki müthiş, diğer yandan Sayın Bakanın Kurtlar Vadisi izlemesi bana göre Evebeyn İzleme Kurulu istemesinden daha vahim. Çünkü dediğim gibi Kadın ve Aileden sorumlu bir bakanın Evebeyn izleme kurulu talebinde bulunması normal, en azından bana öyle geliyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Tüm bunların ötesinde AKP şöyle bir dişe dokunur, Bayan Bakan çıkaramadı. Edibe Sözen’den gelen fişleme önerisi sonrası, Selma Aliye Kavaf önerileriyle hayatımızda yer ediyor. Ben kendisine destek vermiyor, ama fikirlerinin bakanlığının adıyla doğru orantılı olduğuna inanıyorum. Bir yandan da bu fikirleri ortaya atan kişinin çok can alıcı güzelliği olmaması, bazılarının dilinde Bihter’i kıskanıyor şeklinde yorumlanmak istenebilir ki bu bayat bir mahalle kadını kavgası söylemidir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-7436382295664253340?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-10T00:04:20.929+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Yunanistan ile Türkiye’nin kesişim kümesi Kardak değil Almanya</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/yunanistan-ile-turkiyenin-kesisim.html</link><category>Almanya</category><category>Yunanistan</category><category>Helenizm</category><category>Ekonomi</category><category>Türkiye</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Tue, 09 Mar 2010 13:45:13 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-8592006170521883405</guid><description>&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.masaustu-resimleri.com/d/7050-2/Yunanistan+Resimleri.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://www.masaustu-resimleri.com/d/7050-2/Yunanistan+Resimleri.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yunanistan batıyor mu? Hani olaya şöyle bakalım komşumuz aç yatıyor, aç yatmıyor da batıyor, bundan önce de İzlanda batıyordu, E-Bay da satışa sunulmuştu. Dünyada Yunanistan’ı alacak kadar zengin olan var mıdır bilemem; ama bunlar birer fantezi ürünü. Diğer yanda asıl kaygıyı kefen parasını Avro’da tutanlar çekiyordur. Konuşulan o ki, Yunanistan’ın batması Avro’ya ve Avrupa Birliği’ne zarar verebilir, bu durumda ise Dolar daha da değer kazanabilir. Bunlar tabii tahminler.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yunanistan’ın koca Helen kültürünün düştüğü durum bizi sevindirmemeli, ama aslında orada bizi ilgilendiren bir kısım var ki, o da şu, bizden korktuklarından savunma harcamalarını artırmışlar, bence buna biz Türkler de destek vermeli böylece ülke kaynaklarının silaha aktarılmasını sorgulamalıyız. Geçmişte bir Kardak için karalar bağlayan Yunanistan bugün gemilerini Karadeniz’de olmasa bile Ege Denizi’nde baktırmak üzere. Üstelik Demirel daha önce söylemiş olduğu Ege bir Yunan gölü değildir sözünü, Ege bir bataklık değildir diyerek geri alabilir. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bir yandan da her gün Almanların her gün Yunanlıları aşağılamasını okuyoruz. Komşumuz kapı kapı &lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;dolaşıp para arıyor. Bild Gazetesi tarafından da aşağıdaki gibi aşağılanmışlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;“Burada insanlar &amp;nbsp;67 yaşına kadar çalışıyor. Memurlar için 14. maaş (izin parası) uzun süredir yok. Burada hiç kimse, hastanede zamanında yatak almak için bin euro rüşvet&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;ödemek zorunda değil. Biz, evlenecek kişi bulamayan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;general&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;kızları için emeklilik de ödemiyoruz. Bizde benzin istasyonlarında yazar kasalar var, taksi şoförleri makbuz yazıyor ve çiftçiler, hiç ortada olmayan zeytin ağaçları ile AB’nin milyonlarca sübvansiyonunu dolandırmıyor. Gerçi Almanya’nın çok borcu var, ancak ödeyebiliriz. Çünkü sabahları oldukça erken kalkıyoruz ve bütün gün çalışıyoruz. Çünkü maaşımızdan bir kısmını, daima kötü zamanlar için biriktiriyoruz. Çünkü ürünleri dünya çapında aranan firmalarımız var. Sevgili başbakan, siz bugün, on binlerce turistle, büyük miktarda parayı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Yunanistan’a taşıyan bir ülkedesiniz. Hatta siz, Otto Rehhagel ile futbolda&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Avrupa&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;şampiyonu olan teknik direktörünüzü gönderen ülkedesiniz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="apple-style-span"&gt;Biz Yunanistan’ın dostu olmak istiyoruz. Bu, Almanya’nın,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;Avrupa Birliği&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;üyeliğinden beri net olarak 50 milyar Euro’yu ülkenize vermesinin nedenidir. Ancak bir şey açıklığa kavuşmak zorunda: Gerekli olduğunda doğru şekilde gerçeği söylemek de iyi bir dostluğun gereğidir.”&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Bizim ülkemize gelirsek bizde de zamanında 40 yaşında emekli olup hem devletten para alıp, hem de ek iş yapanlar var, ha burada emekli maaşı yetmiyor denilebilir ama o ayrı bir konu. Rüşvet bizde de var, hastanelerde bıçak parası kavramı var.Taksi şoförlerimiz ancak istediğinde makbuz yazıyorlar. Yani birçok yönden benziyoruz, biz satmaya başladık zaten, satacak adalarımızda var. İki ülkede Almanya ile ortak geçmişe sahip, Yunanistan ile bizde de öyle.Sonumuz hayır olsun.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-8592006170521883405?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-09T23:45:13.448+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Sağlam aday 11.07.2007</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/saglam-aday-11072007.html</link><category>Mehmet Sağlam</category><category>Tansu Çiller</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Mon, 08 Mar 2010 23:27:30 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-2592922807406039057</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://saricam.meb.gov.tr/site/images/eklenenler/Image/msa%EF%BF%BDlam.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://saricam.meb.gov.tr/site/images/eklenenler/Image/msa%EF%BF%BDlam.JPG" width="310" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style="background-color: white; font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 5px; padding-left: 5px; padding-right: 5px; padding-top: 5px;"&gt;Cumhurbaşkanlığı için Mehmet Sağlam’ın adı geçmeye başlamış. Eski Yök Başkanı ve Eski Milli Eğitim Bakanı Sağlam’ın Cumhurbaşkanlığı’na adaylık için adının geçmesi bana siyasal anlamda pek bir şey ifade etmiyor. Siyasi bir değerlendirme yapmak istemiyorum. Kendisini sadece eski Doğru Yol Partisi Milletvekili olarak hatırlıyorum. Daha doğrusu ne YÖK Başkanlığı ne de Milli Eğitim Bakanlığı döneminden hiçbir icraatı aklımda kalmamış.&lt;br /&gt;
Bu da demektir ki, pek hatırlanacak bir icraatı yok, dahası biraz kendini kanıtlamamış bir insan. Bu benim kişisel kanatim. Taşıdığı sıfatlarında bir anlamı yok, daha doğrusu Yök başkanlığı deyince bile tüylerim ürperiyor. Yök kelimesinin geçmesi bile yetiyor.&lt;br /&gt;
Milli Eğitim Bakanlığı yapmış olmasıda demek ki sayın Çiller ile arasının iyi olmasından yoksa birkaç icraatını hatırlardım. Ben Mehmet Sağlam pek uygun görmüyorum Cumhurbaşkanlığına. Bize soran olmaz; ama yine de fikrimizi beyan edelim. Sağlam’ın adaylığı sadece ve sadece uzlaşmanın sağlanması için gündeme gelmiş olur, Aslında Cumhurbaşkanının kim olduğunun önemi pek yok. Eşi türbansız olsun ve Milli Görüş tabanından gelmesin yeter. Sağlam’a pek kanım kaynamadı. Hadi derler ya gözüm tutmadı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-2592922807406039057?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-09T09:27:30.709+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Selülit indirimi  11.07.2007</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/selulit-indirimi-11072007.html</link><category>Selülit</category><category>Deniz Seki</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Mon, 08 Mar 2010 23:25:14 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-285877266850970543</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.unlulerkervani.com/data/media/143/deniz_seki_020.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://www.unlulerkervani.com/data/media/143/deniz_seki_020.jpg" width="195" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style="background-color: white; font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 5px; padding-left: 5px; padding-right: 5px; padding-top: 5px;"&gt;Ereğli Belediye Başkanı, “Kuliste gördüm, Deniz Seki’ nin selüliti yok” demiş. Adam iyi niyetli Deniz Seki’ yi kurtaracak; ama pot kırmış. Bu kadınların selülit ile araları bayağı kötü. Selüliti sevmiyolar. Hele ünlüler selülitli görünmelerinin kendilerine zarar verdiğini düşünüyor.&lt;br /&gt;
Ereğli Belediye Başkanı’da böyle bir yorum yapınca tabii biraz farklı algılanıyor. Yalnız benim anlamadığım bu sanatçılar iç çamaşırı reklamında oynamayacaklar ya da manken değiller. Açık seçik de giyinmek zorunda değiller. O zaman nedir bu selülit kaygıları. Anlıyorum hepsi güzel bir vücüda sahip olmak istiyorlar; ama olmuyorsa olmuyor. Ondan sonra biri çıkar sizi savunuyum derken pot kırar düşersiniz dillere.&lt;br /&gt;
Hakınızda bir takım espriler alır yürümeye başlar. O zaman iş daha komik bir hal alır. Selülit ile yaşamayı öğrenmek zorundayız. Düzgün kalçalar ve selülitsiz kalçalar olunca sesin oktavı daha mı iyi çıkıyor bilmiyorum; ama sorun kameralara yakalanmak ise tedbil_i kıyafet halk plajlarına gidiverin. Selülitsiz bir Türkiye için konserler verin.&lt;br /&gt;
Selülitli bir sanatçının karizması gözümde kayboluyor mu, bilmiyorum; ama hiçbir gerçek sanatçının sadece sanatı ile var olan sanatçının selüliti var mı diye merak etmedim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-285877266850970543?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-09T09:25:14.644+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Sandıksız seçmen 11.07.2007</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/sandksz-secmen-11072007.html</link><category>Sandık</category><category>Demokrasi</category><category>Seçmen</category><category>2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Mon, 08 Mar 2010 23:22:23 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-2165992410085792497</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.tunceliemek.com.tr/resim/sand%C4%B1k.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="241" src="http://www.tunceliemek.com.tr/resim/sand%C4%B1k.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: medium;"&gt;&lt;div style="background-color: white; font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 5px; padding-left: 5px; padding-right: 5px; padding-top: 5px;"&gt;Sandığa gitmemek sadece görevini yapmamak olarak tanımlanmamalı. Sandığa gitmemekte bir demokratik haktır. Sandığa gidip, boş oy atmaktansa sandığa gitmeyi tercih etmemekte bir vatandaşlık hakkıdır.&lt;br /&gt;
Seçim pusulasından bulunan partilerden birini tercih etmiyor olabilirsiniz. İktidarın ya da muhalefetin kim olduğu sizi ilgilendirmeyebilir. Sandıkta alınan neticeyle ile ilgilenmiyor olabilirsiniz.&lt;br /&gt;
Sandıktan çıkan sonuçların ve taleplerinizin dikkate alınmadığını düşünüp sandığa küsmüş olabilirsiniz. Bu durumda siyasi partilere bir nevi mesajtır. Bunun için anlama kabiliyeti yüksek siyasi liderler lazımdır.&lt;br /&gt;
Bakın Meclis’te muhalefet sandığa gitmeyerek, demokratik bir tepki gösterdi ve sandığa gitmeyerek sonuç aldılar. Böyle bir hakkı halkta kullanmak isteyebilir. Tembelliğinden ya da sandığa gitmeyi angarya olarak görmek istediğinden sandığa gitmek istemeyenler de vardır. Bunun dışında sandıktan çıkan sonuçlarının meclise yeterince yansımadığını düşünerek sandığa gitmeyenler de mevcut.&lt;br /&gt;
Sandığa gitmeyenleri demokrasiye katılamayanlar olarak görmek yanlıştır. Önemli olan sayıları milyonları bulan bu kitlenin neden sandığa gitmek istemediğidir.Kararsız olup, son güne kadar karar vermeyip sandığa gitmeyecek olanlar da olabilir. Ülkenin bulunduğu durumdan kaygı duyuluyor olması sandığa gidenlerin sayısını artırabilir. Ülkedeki siyasi ortamın stabil bir yapı kazanmasında sandığa az gidilmesine sebep olacak bir davranıştır.&lt;br /&gt;
Apolitik gençler yaratılması, gençlerin politik düşünceler karşısında karantinaya alınması da sandığa katılımı azaltabilecek bir etkendir. Sandığa gidip, hangi partiye oy verdin diye didik didik sorgulanmak istemeyenler de sandığa gitme konusunda çekingen davranabilmektedir.&lt;br /&gt;
Sırf sandığa gitmekle demokratik olmak ölçülmez&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-2165992410085792497?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-09T09:22:23.222+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Oyun içinde oyun 11.07.2007</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/oyun-icinde-oyun-11072007.html</link><category>Recep Tayyip Erdoğan</category><category>Saklambaç</category><category>Deniz Baykal</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Mon, 08 Mar 2010 23:14:11 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-6236301765068713890</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.itusozluk.com/img.php/753bd499860759f0a2c842b63eef05599013/deniz+baykal" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="263" src="http://www.itusozluk.com/img.php/753bd499860759f0a2c842b63eef05599013/deniz+baykal" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style="background-color: white; font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 5px; padding-left: 5px; padding-right: 5px; padding-top: 5px;"&gt;Liderler oyun oynuyor dedik ya devam edelim. Hangi oyun neden oynanır. Mesela Sayın Başbakanımız Erdoğan bol bol saklambaç oynadı. Cumhurbaşkanı sakladı. Hatta Baykal kendisine&lt;br /&gt;
“Hu Hu Başbakan Cumhurbaşkanı Belli oldu mu?” diye sordu. Başbakan’da saklambacı kuralına göre oynadı ve Cumhurbaşkanı adayını ortaya çıkarmadı. Saklambaç’ı kaybeden Baykal bu sefer oyunun adını değiştirdi. Mendil kapmaca oynadılar; ama kim kimin sırtına vurdu belli olmadı, soluğu Anayasa Mahkemesinde aldılar.&lt;br /&gt;
Şimdi oyun iyicene karışacak bu sefer Dokuztaş oynamaya başlayacaklar. Bir arada okey oynadılar. Cumhurbaşkanı çıkmadı. Şimdi Tayyip Erdoğan seçimde okey çekmeyi bekliyor, Okeyi çekerse oyunu kazanacak.&lt;br /&gt;
Bir yandan seçim meydanlarında yakan top oynuyorlar. O ona saldırıyor O ona. Oyun oynamayı seviyor bizim siyasetçiler. Şimdi Cumhurbaşkanını Erdoğan yağ satarım bal satarım diyerek belirlemeye çalışacak mendil kimin arkasında kalır acaba bilinmez. Oyun oynamak iyidir.&lt;br /&gt;
Birazda işi tavlaya döküyorlar. Tayyip Erdoğan uzlaşma diyerek altı altı attım diyor. Baykal diyor ki, altı altı attın; ama oynamazsın altı altının kapısı kapalı. Aslında satranç oynasalardı ne güzel olurdu. Gerçi Başbakan Vezir’i oyuna sürdü. Abdullah Gül’ü; ama vezirin akıbeti de belli değil, ya o da elden giderse bu sefer ne olur bilinmez. İkide bir birbirlerine şah çekiyorlar. Başbakan halk seçsin deyip Rok yaptı; ama bakalım ne olacak.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-6236301765068713890?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-09T09:14:11.364+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Tiki tiki tak 10.07.2007</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/tiki-tiki-tak.html</link><category>Tikky</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Mon, 08 Mar 2010 23:11:05 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-8741658442605947307</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.turkiyeforum.com/anti-tikky-pic534.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="239" src="http://www.turkiyeforum.com/anti-tikky-pic534.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style="background-color: white; font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 5px; padding-left: 5px; padding-right: 5px; padding-top: 5px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;T&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;iki diye bir kavram türemiş şimdi de. Bugünlerde tikiler ile ilgili yazılar okumaya başladım. Önce cahil cahil tik sahibi olan insanlar oldukları geldi aklıma. Gerçi bir takım tikleri varmış; marka giyermiş bu tiki kardeşlerimiz. Tiki tiki saatin kaç yerine tiki tiki swatch’ın kaç deniyormuş. Günümüz toplumunda sınıflandırmalar bile garipleşti. Eskiden işçiler ve burjuvalar vardı. Feodalite çöktü orta çağda kaldı, bende yedim. Bu Tikiler mikiler neyin ürünü? Şimdi ise metrosundan überine seksüellerimiz var. Eskiden biz insanları iki cins bildirdik, kadın ve erkek olarak. Sonra Transa geçip, transeksüel olanı istersin başına bi alıp biseksüel olanı mı? Konumuz ise bambaşka bir kavram tiki.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;Tiki aynı zamanda bir kalem markasıymış. Marka bağımlısı genç kesim yani tikiler, bağlamlılıktan kurtulmak istemiyordur sanırım. Yıllar önce bir arkadaşım nerden giyiniyorsun diye sormuştu; boyumu bükmedim bile sadece güldüm. Demek o zaman bu akım varmış. Nerden giyiniyorum sorusunun cevabı ise basit. Bit Pazarından. Marka bağımlığının altında yatan ana neden ise bunların kendilerini ifade edecek başka bir özelliği yok; ancak marka ile ifade edebiliyorlar kendilerini.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;Şimdi yeni bir yarışmamamız varya güzel ve dahi. Bunların hepsi dahi de bizi sanki biraz enayi yerine koyuyorlar. İnsan Kenan Evreni tanımıyorsa uzaydan gelmiş olmalı. Bu tikiler de UFO gibi bir şey sanırım. Bazen kavramlar öyle bir türüyor ki şaşıyorum gözümü kapatıyorum açıyorum bir kavram çıkıyor. Tiki tak tiki tiki tak.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;Marka nedir niye giyilir diye kendime sordum. Cevabını bulamadım. Marka bir değerdir. Aynı kumaştan iki elbise arasında ki fiyat farkını oluşturan en önemli öğedir marka. Marka giyerek kendileri bir marka olmuş bu tikilerin. Tiki Nebahat, Tiki Ayşe diye bunlar sıfat olarak da kullanıyordur bunu. İngilizcesi de Tikky imiş.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;Oğlumuz Pop Star olamadı, tiki olsun diyen anne ve babalar çıkacaktır. Şimdi ben bunları niye bu kadar eleştiriyorum; çünkü marka giyemiyorum o yüzden bu arkadaşlara sitem ediyorum. Bu kadar olayı basite indirgemek lazım. Ben Marka giymeyi gerçekten anlamsız da buluyor olabilirim. Marka giyerseniz bu ülkede asgari ücrete sadece 3 gömlek alındığına kanıt teşkil edersiniz. Sizin aldığınız 1 gömleğin parasına ise insanlar 10 gömlek alabilir. Ondan sonra siz bir tiki olarak ne kadar modern olduğunuzdan söz edersiniz. Nedir modernin ölçüsü marka giymek. İnsanlar açlıktan ölüyormuş size ne.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;İşe Jeep ile gelip giden patron, asgari ücret ile işçi alıştırmakta sakınca görmüyorsa gelsin tiki gitsin tiki. Sıfatlarımız değişiyor. Artık sıfatlarımız garip şekillere giriyor. Şimdi biri ile kahve içmenin bile şekli değişti. Kahve içmeye gitmeyip, Starbucks’a gittiğini vurgulayan aldığı elbisenin markasını insanın gözüne sokan kişiler sadece ve sadece bana Mevlana’yı hatırlatır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;“Ne İnsanlar gördüm elbisesi yok; ne elbiseler gördüm içinde insan yok”&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-8741658442605947307?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-09T09:11:05.017+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Gerçek liderli bilmeyen lig</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/gercek-liderli-bilmeyen-lig.html</link><category>Koray Arslan</category><category>Mehmet Özdilek</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Mon, 08 Mar 2010 14:55:27 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-3032458738284441763</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.sakaryagazetesi.com.tr/haber_resim/672009223345.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="302" src="http://www.sakaryagazetesi.com.tr/haber_resim/672009223345.gif" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ligin bu sene düşme korkusu yaşayan takımı Sivasspor, kendisi geçen yıl şampiyonluktan eden İstanbul Büyükşehir Belediye takımını ağırladı. Geçen haftanın flaş futbolcusu İskender’in vuruşu kaleciden döndüğünde topu tamamlayıp ağlara gönderen isim Tevfik Köse oluyordu ve 21. Dakikada İstanbul Büyükşehir Belediye öne geçiyordu. Bu haftanın dikkat çeken oyuncusu da İskender Alın’dı. Galatasaray’ın gençlerinden Oğuz Sanbankay çift sarıdan kırmızı görüp oyundan atıldı, ancak son dakika olması Büyükşehir Belediye için şanstı. Bu skorla İstanbul Büyükşehir Belediye geçen yıldan daha fazla puan alma yolunda ilerlerken, Sivasspor’un umudu belki de kağıt üstünde küme düşecek takımlar oldu.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Diyarbakır’da Diyarbakırspor ile Bursaspor karşılaşamayınca 2 maçı eksik Bursaspor belki de liderliği tadamadı. 2 Maçtan 6 Puan almaları halinde lider olacaklar. Diyarbakırspor ise düşmemek için çırpınacak.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;İstanbul’un renkli takımlarından Kasımpaşa evinde Kayserispor’u ağırladı. Klasik bir Kasımpaşa maçıydı, iki kez öne geçtiler, ama yine berabere kalmayı başardılar. Sezonun en erken golünü atan isim Yekta oldu, 18. Saniyede takımını 1-0 öne geçirdi. İlk yarı başlarken de golü buldu, Kasımpaşa golün sahibi Merthan Açıl idi. Sürekli Makakula ile didişen Açıl gol konusunda da didişti ve her ikisi de gol atma başarısı gösterdiler. Bu arada son 5 dakikalardan şikâyet eden Kasımpaşa ilk 5 dakikalarda golü buldu. Makukula 50. Dakikada durumu hemen 2-1’e getirmeyi başardı. Golle başlayan maç golle bitti, Abdullah Durak durumu 2-2 yaparken, hakemin gol öncesi verdiği karara Yılmaz Vural çok sinirlendi. Faul sonrası gelen gol, Kasımpaşa’yı yıktı. Bu beraberlik Kasımpaşa’nın nefes almasını engellerken, Kayserispor’u yukarıda değil, baş altında tuttu.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Trabzon’da Trabzonspor Gençlerbirliği’ni konuk etti.25.Dakikada Gençlerbirliği gerçekten güzel bir atakta öne geçiyordu. Golü atan isim Sandro oluyordu. 30.Dakikada Bırak Yılmaz takımına eşitliği getiriyordu, bakalım Burak Trabzonspor şansını iyi değerlendirebilecek mi? İkinci yarıda Mahmut’un kaçırdığı maçın dönüm noktası oldu, Onur doğru yerdeydi.89.Dakikada Serkan Balcı bitmeyen enerjisiyle topu Gabric’e atıp eski takımının ipini çeken adam oluyordu. 90+ da Umut Bulut durumu 3-1’e getirmeyi başarıyordu. Bu sonuçla Trabzonspor 40 puan barajını aştı, Gençlerbirliği için şimdilik tehlike yok.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ankara’da, Ankaragücü ile Gaziantepspor’un mücadelesi vardı. Gaziantepspor eski Fenerbahçeli Olcan ile etkili olmaya çalıştı.50.Dakikada Rajnoch Kırmızı kart görüyordu, Gaziantepspor oyunu kartsız tamamladı.2.yarıda Olcan ile Gaziantepspor direği de buldu. Maç bu skorla bitince aklımızın bir köşesinde Ankaragücü düşer mi sorusu geliyor, Gaziantepspor için şimdilik sorun yok. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Manisaspor ile Denizlispor Ege derbisinde karşı karşıya geldiler. Aynı zamanda düşmeme mücadelesi.8.Dakikada Yiğit Gökoğlan kale yerine direği buluyordu. Mehmet Güven ile çarpışan Güray Vural’ın ayağı kırılıyordu. Denizlisporlu oyuncu belki de Anadolu takımı oyuncusu olduğu dikkat bile çekmeyecek. Denizlispor hem Angelov’un düşürülmesine hem de sonrasında elle müdahale gerçekleriyle penaltı beklediler. Manisa’da sahaya maddeler yağdı bunlardan biri de Kaleci Özden’e geldi; ama burada maç tamamlandı. Sahaya giren taraftar çabası ancak maç berabere bitiyordu. Bu beraberlikle yarış biraz çetin hal alıyordu, Denizlispor’un halen umutları var.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Soğuk İstanbul akşamında Fenerbahçe, ülkemizin sıcak kentinin takımı Antalyaspor’u konuk ediyordu. Fenerbahçe 33.dakikada maçın tek golünü Emre’nin asistinde atıyordu ve durumu böyle olunca Mehmet Özdilek kızıyordu, çünkü ilk yarıdaki maçta da böyle bir gol yemişlerdi. Golü atan isimde Andre Dos Santos oluyordu. Maçta gol kaçıran Emre’yi Guiza’nın teselli etmesi de ilginç bir anekdottu. Fenerbahçe kazanırken, liderle arasındaki farkı 2’ye indiriyordu.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Eskişehir’de, Eskişehirspor lideri ağırlıyordu. Galatasaray’ın belalısı Eskişehirspor 43.dakikada Koray Aslan ile öne geçiyordu.46.Dakikada da içeride devre arasında gaz alan Koray durumu 2-0 yapıyordu.72.dakikada Giovanni Dos Santos düşürülünce hakem penaltıyı çalıyor ve Galatasaray durumu 2-1 yapıyordu. Penaltıyı gole çeviren Elano’ydu.Bu skorla Galatasaray maç fazlasıyla lider, Eskişehirspor ise 40 puan barajına tek puan uzaklıkta.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-3032458738284441763?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-09T00:55:27.567+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Oscar’da da açılım var</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/oscarda-da-aclm-var.html</link><category>The Hurt Locker</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Sun, 07 Mar 2010 23:15:47 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-8721309271602454937</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://remingtons.files.wordpress.com/2009/06/the-hurt-locker2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://remingtons.files.wordpress.com/2009/06/the-hurt-locker2.jpg" width="248" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Oscar Goes to sözüyle hayatımızda, daha doğrusu kimilerinin hayatında yer eden Oscar sahiplerini buldu. Elbette kırmızı halının büyüsünü dikkate almak gerekir. En iyi filmi The Hurt Locker aldı.Birçoğumuzun tahmininde Avatar vardı aslında, ama Avatar yerine The Hurt Locker en iyi film ödülünün sahibi oldu.Kathryn Bigelow ise en iyi yönetmen oldu. Belki de Oscar da bir açılım yapmak istedi. İlk kez bir kadın yönetmen Oscar ödülünü alıyor. Böylece Amerika’nın Obama açılımıyla başlayan açılımlar dünyasına Oscar da açıldı. Sıra Türkiye’de Altın Portakal’ı alacak kadın yönetmende.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://psychonappy.files.wordpress.com/2009/09/dir-kathryn-bigelow.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://psychonappy.files.wordpress.com/2009/09/dir-kathryn-bigelow.jpg" width="252" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;En iyi erkek oyuncu dalında ödülü alan isim Jeff Bridges olurken filmi Crazy Hearth ile en iyi kadın oyuncu da ödülün sahibi tanıdık bir isim olan Sandra Bullock oldu. Bullock The Blind Side filmindeki oyunuyla aldı. The Hurt Locker’ın senaryo yazarı Mark Boal en iyi orijinal Senaryo dalında ödül aldı. En iyi Görüntü Yönetmeni ödülü, En iyi Sanat Yönetmeni ödülü, En iyi Görsel efekt, ödülleri Avatar’a gitti. Böylece 82. Oscar ödülleri de hayatımızdaki yerini almış oldu.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://larryfire.files.wordpress.com/2009/09/jeff_bridges.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://larryfire.files.wordpress.com/2009/09/jeff_bridges.jpg" width="256" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-8721309271602454937?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-08T09:15:47.546+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>İstanbul’da deprem olur mu diye sormadan öğrenebilmeliyiz Depremle yaşamayı.</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/istanbulda-deprem-olur-mu-diye-sormadan.html</link><category>Deprem</category><category>Palu</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Sun, 07 Mar 2010 22:56:41 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-7343799958840988949</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.gazeteturka.com/images/news/55497.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="259" src="http://www.gazeteturka.com/images/news/55497.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Deprem yine kapımızda merkez üssü Elazığ’ın Karakoçan &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;ilçesinde 6,0 şiddetinde deprem oldu.38 Kişi hayatını kaybetti, tam da Haiti, Şili gibi ülkelerde deprem olmasının ardından. Depremle yaşamayı öğrenmeliyiz. Bu öğrenme şöyle olmamalı, ama televizyon ekranlarında yeni deprem şovmenleri yaratmadan, İstanbul’da deprem olabilir mi diye sormadan yapmamız lazım. Bu coğrafyanın her yerindeki depremler bizi ilgilendirir, ancak bu yaparken bundan korku reytingleri çıkarmak isteyen televizyonlar ya da bunu bir kara dönüştürmek isteyen profesörleri göz ardı etmeliyiz. Ana amacımız yardım etmek ve yaralarını onamak olmalı. İnsanlara yardım etmeliyiz. Yardımın yanında da insanların bilinçlenmelerini sağlamak, ölüm binaları dikenlere sıkı getirmek gerekir. Yoksa sızlanmak yetmiyor. Her birimiz bu bilince sahip olmalıyız. Bu ülkenin birçok yerinde deprem olma olasılığı vardır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-7343799958840988949?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-08T08:56:41.318+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Diyar’ı Bekir’i Cehennem diyarı yaptılar.</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/diyar-bekiri-cehennem-diyar-yaptlar.html</link><category>Bursaspor</category><category>Diyarbakırspor</category><category>Mustafa Kamil Abitoğlu</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Sat, 06 Mar 2010 11:57:31 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-913328194192407600</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.hitresim.com/upload/D%C4%B0YARBAKIR%20SPOR-IYn.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://www.hitresim.com/upload/D%C4%B0YARBAKIR%20SPOR-IYn.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Türk futbolunun beyaz ırkına sahip olanlar, bugün bir çırpıda Diyarbakırspor-Bursaspor maçının oynanmamasına karar verdiler. Elbette bu koşullarda maç oynanmazdı; ama daha ne koşullar gördük biz büyük takımların maçları hep oynandı. Maçları oynanmayanlar cephesinde üç büyüklerden birini görmedik, bana göre hakem 17.dakikadan sonra bir kez daha denemeliydi. Bu hassas maçı oynatmalıydı, daha fazla denemeliydi. Eğer bu ülke bir gün üç büyüklerin maçını oynatılmadığı zaman bu maçının oynatılmamasını anlama şansımız olabilirdi.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bu maçta sahaya atılanlar maddelerinin tribüne girmesine nasıl izin verildi bilinmez. Belki de bu işin içinde P.K.K adına huzur ve güvenlik adına bu maçın oynanmasını engellemek isteyenler vardı, ancak daha ciddi önlemler alınabilirdi. Önemli olan yaşamın olağan halinin sürmesini sağlamak, taş yağmasından bahsediyoruz, elbette gerekli cezalar verilmeli, ama aynı cezalar ırkçılık yapan takımlara da verilmeli.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Diyarbakırspor ve bu ülke kaybetti bugün sahada maç oynansaydı kimin kazanacağını önemli değil, ama yine futbolseverler kazanmadı, bir kısım fanatikler günün galibiydi. Diyarbakırspor’un sansasyonel başkanı, takımı ikide bir ligden çeken başkanı taraftarı tribünlere taçsız, çakmaksız da çekmeyi başarabilseydi, hakkımız yendi diye avazı çıktığı kadar bağırmasaydı belki de yaşananlar yaşanmaya bilirdi. Diğer yandan da elbette büyük ağabeyleri gibi düdük astırma kuvveti olsaydı belki de Abitoğlu maçı bu kadar kolay tatil edemezdi.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Birde bu görüntüler ile 2016 adaylığımızda zarar görecektir. Buluttan nem kapan Avrupa bize bu şampiyonayı düzenleme fırsatı vermeyecektir. Bu maçın iptal edilmesinin suçu, bir Türkiye’de ki çifte standart uygulamalarda, iki basiretsiz yöneticilerde, üç gerekli tedbiri almayan güvenlik birimlerinde.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Biz bu maç iptal edilmesin diyebiliriz ama bugün Diyarbakır’da yarın başka şehirde oynayacak futbolcular bunlar olmamalı maçın tehir kararı doğru diyebilmeliydi. Yine ilk maçta bir Bursalı çıkıp tribünlerimiz ırkçı tezahürat yaptı, özür dileriz diyebilmeliydi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-913328194192407600?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-06T21:57:31.403+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">4</thr:total></item><item><title>Önemli değildi katsayı, şu koca gökdelenlerin yeterince kata sahip olduğu dünyada.</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/onemli-degildi-katsay-su-koca.html</link><category>Viyana</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Fri, 05 Mar 2010 13:24:04 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-8870596301807980785</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://img2.blogcu.com/images/f/a/t/fatosungunlugu/viyana1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="210" src="http://img2.blogcu.com/images/f/a/t/fatosungunlugu/viyana1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Dedelerimiz Viyana kapılarından ölmüş, ondan sonra Osmanlı çökmüş. Bu Viyana kapılarıyla ilişkimiz kadınlarla ilişkimiz gibi sanırım, kadınlarla ilişkilerde kapıdan döndüğünüz anda gerileme devriniz başlıyor, sınıra kadar yaklaşıp oradan geri dönmek belki de bir çöküş.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Viyana kapıları yüzünden belki de Vanilyaya gıcık kapar olduk, o yüzden yüreğim kabarsın diye sarıldık kabartma tozuyla kabaran keklere, gururumuz tekrar kabarsın diye ve belki de birçok erkek kızlar tarafından keklenip, kekler müzesinde yerini aldı. Kimi erkekler nasıl sevdiklerini söyleyeceklerini bilmeden birer birer kekeme oldular, sevmeyi söyleme antrenmanlarında ve kurbanı oldular ezberci eğitim sisteminin, kendi şiirleri gibi ezberlediler bilmedikleri şairlerin şiirlerini ve okudular onları şiir gibi aşk yaşamak isteyen şiirden bir haber eski deyimle manitalarına ya da kapitalizmin sevgililer gününe finansman sağlasın diye yeni devirde sevgili olarak adlandırılan sevgililerine. Kimileri yine Viyana kapılarından dönen dedelerinin başkalarını devşirdiklerini unutup, kendileri devşirdiler metroseksüel’den biseksüel kadar birçok seksüele. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Daktilo dersinin neden verildiğini anlamayan yeni nesiller, SMS yazan parmaklarına katkısı olsun diye derslere mesaj nasıl yazılır gibi müfredat konuları eklesin istediler, oysa gerek yoktu bu kadar katsayıyla uğraşıp memleketin sinir katsayısını yükseltmeye. Yine ihtiyaç duyan bazıları vardı, nikâh kıyacak imamlara, belki de bu yüzden önemli değildi katsayı, şu koca gökdelenlerin yeterince kata sahip olduğu dünyada. Belki de şansızlıktı bizim için yok olmamız gereken dünyada var olmamız ben lokum ile ünlü bir coğrafyada doğmamız.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yunanı denizlere döken, Almanya yenilince yenilmiş sayılan, Amerika tarafından tasarıyla korkutulan, Hamburgeri mideye indirip Lewis’a girecek popuyu büyüten bir yüzyılda doğduk biz eskiden de dedelerimizin Viyana’nın kapılarından dönmüştü ve biz alışmaya başlamıştık yüzümüze kapatılan kapılara. Viyana’da kapıdan döndük diye bir daha döneriz diye almayan kapısında bekleten Avrupa birliğine sitem ederken, hep sitemlerimizi yeşerttik, sistemlerimiz yerine, zaten sistemlerimizi hem iç hem dış müdahaleye o kadar açıkken birde iki de bir çıkıp iç işlerimiz lafını kullandık,kendi kullanılmışlıklarımızı unutarak. İkinci el oto pazarı da çok sevdik, semt pazarının ocağına incir ağacı diken plazaları da elbette plazmaları unutmadan. Ve unuttuk sahi kimdik biz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-8870596301807980785?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-05T23:24:04.556+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Belki bir evimiz olmayacak, ama öldüğümüzde ikimizin de birer mezarı olacak</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/belki-bir-evimiz-olmayacak-ama.html</link><category>Mezar</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Fri, 05 Mar 2010 13:03:24 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-2127480926195426224</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://site.mynet.com/ergunzoralmaz/mynet_resimlerim/mezar.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="293" src="http://site.mynet.com/ergunzoralmaz/mynet_resimlerim/mezar.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ne köyüm ne kasabam olmayacağını söyleyenler var. Evim olmazmış, köyüm olmazmış.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Evim olsun diye bir hayalim var, ama köyüm yok. Ha orda bir sürü köyler var, hani gitmesem de benim olan, belki tapusunu aldığımda yine benim olabiliyordu. O konuyu tam aydınlığa kavuşturamadım. Şu dünyada maddiyatın varsa yaptıkların doğrudur. Lafın yeri geldi, hani bugün iyi ki Cumaya gitmişim, hocanın bir lafı hoşuma gitti, inanlara hitap eden bir söz ama, eğer bir felsefe anlatıyorsa&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;herkese hitap etmeli , hoca cennete götüren şey hayırlıdır. İnancı olmayan, cennet ve cehenneme inanmayanlar iyiliğe götüren şey hayırlıdır diye tercüme edebilirler. Hoca’nın dediği gibi belki seni bir Villa değil, ama bir ev iyiliğe götürebilir. Bu dünyada evim köyüm yok.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ailemle yaşıyorum, bunu bile insanlar silah olarak kullanıyor tartışmalarda, tuzum kuru diye paraya az önem verdiğimi söylüyorlar, neden tuzum kuru olduğunu düşünüyorlar, çünkü çok lüks harcamalar yapıpı ödemeyeceğim kredi kartlarım kimseden borç isteme huyum, öyle olunca bende daha iyi durumda olanlar taşınmazı onlar benim paraya ihtiyacım olmadığını sadece cebimdeki anlık nakitin onlardan fazla olmasıyla ölçüyorlar, oysa ben onlardan daha garibanım ve edebiyatını yapmıyorum. Parasal kaygılardan arınma girişimim hep evim olmaz köyüm olmazla yüzüme bir ayıpmış gibi çarpılırken ben aslında bir mezar yerimin olacağını bilmenin rahatlığını yaşıyorum, rahatça biliyorum ki ölünce öyle ya da böyle bir mezar yerim olacak ve hepimizin öyle. Oysa arkada bırakabildiğim, bir iyiliğimin dokunduğu ya da beni iyi gören bir insan hep beni hayırla anacak ve oğlum, kızım olursa hep lanetli değil Rahmetli Yusuf’un çocukları olacaklar, o zaman çok da önemli&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;olmayacak evimin ve köyümün olmaması.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yazdıklarım yine edebiyat ve bu adaletsiz dünya ile eşleşmiyor olabilir zaten ben böyle düşündüğüm için kimseyle parasal ortaklığa girmiyorum, ben kendi felsefemin esiri olmak istiyorum, belki de bu yüzden kimi zaman yalnızlık güzel. İşte hayatımda eşim olacak insanda bunu bilmeli, diyorum ki ben belki bir evimiz olmayacak ama korkma öldüğümüzde ikimizin de birer mezarı olacak endişelenme. Bunu tüm insanlara söylüyorum, korkmayın öldüğünüzde bir mezarınız olacak.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-2127480926195426224?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-05T23:03:24.445+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Cem Yılmaz bu halkın Yıldız olmayı bilmiş sade insanıdır.</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/cem-ylmaz-bu-halkn-yldz-olmay-bilmis.html</link><category>Cem Yılmaz</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Fri, 05 Mar 2010 12:34:49 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-233908191266389563</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://sinema.nkfu.com/unluler/cem-yilmaz/cem-yilmaz-resimleri-1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://sinema.nkfu.com/unluler/cem-yilmaz/cem-yilmaz-resimleri-1.jpg" width="249" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=sR2NoxKSK-k"&gt;Cem Yılmaz Anlatıyor&lt;/a&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Cem Yılmaz’ı izledim, bir kere daha sevdim Cem Yılmaz’ı, adam ne yaptığını biliyor, hani cool kelimesinin tam karşılığı seviyorum bu adamı. Bir arkadaşım ne demek istediğini şimdi anlıyorum, bazı adamlara ukalalık yakışıyor derdi, Cem Yılmaz onlardan biri, ne yapmak istediğini biliyor ve yapıyor. Sinema filmlerini de eleştiriyoruz, ama farklı bir şeyler yapmaya çalışıyor. Bir yandan bilet fiyatları ile eleştiriyoruz, ama basit işlerin para kazandığı dönemde, kendinde dediği gibi haddini bilen Cem Yılmaz’ın bundan nasiplenmemesini bekleyemeyiz.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Cem Yılmaz’ı bize yakın kılan, onun hepimize eşit uzaklılıkta olması, her birimize aynı uzaklıkta, Askeriye de Başbakana da, bana da Rahmi Koç’a da, belki bu politik bir tavır, belki Cem Yılmaz’ı bu noktada eleştirebiliriz. Sanki her devrin adamı gibi, ama ben öyle düşünmüyorum kanımca tarzı bu, belki de o tarzın içinde bir yerlerine dokunduruyordur, anlamak önemli. Cem Yılmaz’ın en iyi komedyen olduğunu söyleyebilir miyiz, bence evet, neye göre. Cem Yılmaz bir ürün olarak düşünün ve o üründen memnun kalacağınız belli. Eleştirebiliriz, ama hep tarzından bir şeyler sunuyor. Cem Yılmaz bize gökten bakan yıldızlardan değil, çamura da batmıyor, saklanmıyor, hep ortalarda ve ilginç işlere imza atıyor ve hayallerinin peşinde gidiyor, bana göre bu toplumu anlayan ender insanlardan biri. Toplumu anlamış bir komedyen ve Cem Yılmaz adına sahip çıkıyor.Markasını iyi yönetiyor. Marka yönetimi konusunda da başarılı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-233908191266389563?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-05T22:34:49.565+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total></item><item><title></title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/banu-yelkovan-ile-rdvan-dilmeni-kars.html</link><category>Rıdvan Dilmen</category><category>Banu Yelkovan</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Fri, 05 Mar 2010 11:28:46 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-382449526325019296</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Mb6VE9QCee0/SqJnQbmyoRI/AAAAAAAABN4/q_yCcH-De40/s400/Untitled+1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="227" src="http://4.bp.blogspot.com/_Mb6VE9QCee0/SqJnQbmyoRI/AAAAAAAABN4/q_yCcH-De40/s320/Untitled+1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Banu Yelkovan ile Rıdvan Dilmen’i karşı karşıya getirmek yanlıştır. Neden bilmiyorum birilerinin tarafında olmak zorundayız, mesela ülkenin yetiştirdiği aklı başındaki az yazardan biri olan Banu Yelkovan’ı Radikal’de yazdığı bir yazı&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&amp;amp;ArticleID=983152&amp;amp;Yazar=BANU%20K.%20YELKOVAN&amp;amp;Date=05.03.2010&amp;amp;CategoryID=103"&gt;Radikal&lt;/a&gt; için eleştirmek ondan sonra onu yerden vurmak hele ki Rıdvan Dilmen ile karşı karşıya getirmek biraz ayıp oluyor. Banu Yelkovan bu ülkenin fanatik olmayan içinde futbol sevgisi olan yazarlarından biri, Rıdvan Dilmen’de bu ülkenin transfer olduğu takıma göre takım değiştirmeyenler fanatiklerinden ama aklı başında fanatiklerinden biri ve her ikisi futbolumuzu, İlker Yasin’den Şansal Büyüka’dan, Ziya Şengül’den daha çok sevdiriyor. Rijkaard da &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;bize futbolu sevdiren figürlerden.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Banu Yelkovan hep Radikal de yazsın; Rıdvan Dilmen hep Fenerbahçe’de oynasın, futbolumuz sanki daha güzel olur. Oğuz Çetin de Fenerbahçelidir, samimi gelmez, Aykut Kocaman da samimi gelmiyor artık, sanki bu ikisi kuyu kazıcılar, onlara Fenerbahçe yanlış yaptıktan sonra , Fenerbahçe’ye geri geldiklerinde Almanların başını yiyenlerden oldular. Gerçi Aykut Kocaman daha yemedi, ama işte bunlar böyleyken taraflı da olsa Rıdvan farklı, tamam Rijkaard’ı eleştiriyor, ama işi bu bunu yaparken de kanımca hep insanlık ölçüsü içinde üstelik kimsenin yerinde de gözü varmış gibi geliyor, Rıdvan NTV de başladı ve popüler olsa orada devam ediyor, belki iyi kazanıyor, ama tıpkı futbolculuğunda ki gibi saf değiştirmiyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Banu Yelkovan Türkiye’nin tek okunası gazetesinde okunur yazılar yazıyor, Rıdvan Türkiye’nin tek seyredilesi televizyonunda yorumlar yapıyor, bunlar ayrı cephenin insanları değiller, en azından benim gönlümde aynı cephedeler. Aynı cephelerin insanları.İkisini ayrı cephelerde göstermeyelim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-382449526325019296?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-05T21:28:46.563+02:00</app:edited><media:thumbnail url="http://4.bp.blogspot.com/_Mb6VE9QCee0/SqJnQbmyoRI/AAAAAAAABN4/q_yCcH-De40/s72-c/Untitled+1.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Kadına güzellik vergisi gelirse</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/kadna-guzellik-vergisi-gelirse.html</link><category>Şükrü Kızılot</category><category>Cesare Pavese</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Fri, 05 Mar 2010 09:59:39 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-4350201632555618976</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://aceticoglaciale.files.wordpress.com/2009/12/pavese.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://aceticoglaciale.files.wordpress.com/2009/12/pavese.jpg" width="206" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;"Kadinlar kendilerini güçsüz olana bir idol, güçlü olana bir eşya gibi sunarlar."&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-margin-top-alt: auto; mso-outline-level: 1;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-font-kerning: 18.0pt;"&gt;&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=cesare"&gt;&lt;span style="color: windowtext;"&gt;Cesare&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=pavese"&gt;&lt;span style="color: windowtext;"&gt;Pavese&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-margin-top-alt: auto; mso-outline-level: 1;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-font-kerning: 18.0pt;"&gt;İtalyan yazara katılıyorum, aslında kolaydır kadınlar hakkında yazmak, biz onların hakkında daha çok yazıyoruz, onlarda bizim hakkımızda yazıyorlar, ama biz daha fazla sanki, çünkü daha kabul görüyor kadınlar hakkında yazmak ve her zaman işler kadınlar hakkında fikir beyan etmek, çünkü kolaydır, her söylenene itiraz edecek 4-5 kadını kolayca bulmak, oysa erkek dediğimiz nesne o kadar da duyarlı değil kendi hakkında söylenenlere, zaten kadınlarla bu konuda aşık atılmaz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-margin-top-alt: auto; mso-outline-level: 1;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-font-kerning: 18.0pt;"&gt;Bu söz doğru desek de bir sürü itiraz eden çıkar önümüze oysa bu söze doğru diyebilirim benim kanım bu yönde. Kadınlarda böyle bir duygu var, özellikle güzel kadınlarda, kendilerini ulaşılmaz göstermek, oysa hep şunu söylerim güzellikleriyle ön plana çıkan kadınların ömrü 50 yıldır diye, onlar güzellikleriyle ölür. Güzel kadın idoldür, bir kadını idol yapan zaten güzelliğidir. Birçoğumuz itiraf etmeliyiz ki kadınlara güzel oldukları için ihtiyaç duyarız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-margin-top-alt: auto; mso-outline-level: 1;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-font-kerning: 18.0pt;"&gt;Sözün ikinci kısmına ise tam anlamıyla katılmıyorum, çünkü eşya olarak sunmazlar güçlülere her daim ha burada bazı kadınlar güzellikleri pazarlar bunu da belirtmek gerek. Güzellik kimi zaman kadınlar tarafından servete dönüştürülüyor. Güzel ve genç kadın para harcayacak o kadar insan var ki, diğer yanda kadınlarında güzel olmak için harcadıkları var, ikisini bir araya getirince belki de bir kadının maliyeti üstünden kendine değer biçmesidir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-margin-top-alt: auto; mso-outline-level: 1;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-font-kerning: 18.0pt;"&gt;Diğer yandan da gerçekten kadının güzelliği ve gençliği bu dünyada o kadar para etmeli, bunu neden sorgulamıyoruz. Daha da ileri gidelim tüm gelir dağılımında ya da harcamalarında ne biliyim vergi konularında seks harcamaları pek gündeme gelmez.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-margin-top-alt: auto; mso-outline-level: 1;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;&lt;a href="http://www.haber7.com/haber/20100124/Seks-Shoplara-devlet-takibi.php"&gt;http://www.haber7.com/haber/20100124/Seks-Shoplara-devlet-takibi.php&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-margin-top-alt: auto; mso-outline-level: 1;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Pek bir mevzuat bulamadım, ancak kalıma Şükrü Kızılot’a yazmak geldi içimden. Vergi ile ilgili bir şeyler bulurum diye Google’a yazdığımda Haber 7 çıkması da ilginç oldu. Kadınlar, acaba güzelliklerinden kazandıklarının vergisi vermeli mi, gerçi hediyeler vergiye tabii onu da yine Sayın Şükrü Kızılot’un yazısında buldum &lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=120469&amp;amp;yazarid=82"&gt;http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=120469&amp;amp;yazarid=82&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-margin-top-alt: auto; mso-outline-level: 1;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Kadınlar yazdıklarımıza kızacaktır, ancak fikir jimnastiği yapıyoruz.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-font-kerning: 18.0pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-margin-top-alt: auto; mso-outline-level: 1;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-4350201632555618976?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-05T19:59:39.872+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Her şarkının bir sanatçısı vardır.</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/her-sarknn-bir-sanatcs-vardr.html</link><category>Barış</category><category>Candan Erçetin</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Fri, 05 Mar 2010 09:15:19 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-6951509189834509281</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.yuxell.net/Muzik/Turkce/Esmeray/esmeray.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="318" src="http://www.yuxell.net/Muzik/Turkce/Esmeray/esmeray.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Şu sanatçılar sadece kendi şarkıları söyleseler. &lt;a href="http://video.cnnturk.com/2010/haber/2/18/15-ocak-candan-ercetin-part1"&gt;http://video.cnnturk.com/2010/haber/2/18/15-ocak-candan-ercetin-part1&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Candan Erçetin çok sevdiğim bir sanatçı, insanı kendinden geçirecek kadar ideal bir kadın; en azından benim için öyle, ben bir Candan Erçetin hayranıyım; ama bu programda olmamış Esmeray’ın şarkısını söylemesi, unutamama beni biz Esmeray’dan sevmiştik. Buna dikkat etmeli sanatçılar, bazı şarkılar dokunmamalılar, anı albümlerine bir itirazım yok ancak bunun dışında her sanatçı kendi şarkısını kendisi söylesin, hayatını kaybeden sanatçıların şarkıları da onlara ait kalsın, benim içimden geçen bu, yakıştıramıyorum, her şarkının kendi sanatçısına ait olmasını isterim, bütünleşmesi.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bazı şarkılar bazı seslerle anlam kazanıyor, tıpkı neden şarkısının sadece Candan Erçetin ile mana kazandığı gibi. Belki bir sadistçe ama böyle olmalı diye düşünüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Hele Sezen Aksu şarkıları, Barış Manço şarkıları, Zeki Müren’in şarkılarını söylerken sesini ve hareketlerini ona benzetmeye çalışanları saymıyorum bile, yine türküleri okuyacağım diye bana göre ağlamaklı sesiyle onları berbat eden Mahsun Kırmızıgül’ü hatırlayınca daha da kötü oluyorum. Hayatları boyunca Kürtçe’ye uzak duranların Kürtçe şarkı söylemeleri de beni irite ediyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-6951509189834509281?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-05T19:15:19.944+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Soykırım diye diye nicesine sarıldım benim sadık dostum Amerikadır</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/soykrm-diye-diye-nicesine-sarldm-benim.html</link><category>Ermeni Tasarısı</category><category>Temsilciler Meclisi</category><category>Soykırım</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Fri, 05 Mar 2010 01:30:24 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-3248786786796902980</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.turkishjournal.com/images/temsilciler_meclisi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="208" src="http://www.turkishjournal.com/images/temsilciler_meclisi.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bazı şeyleri anlamadan yaşıyoruz, ama hayatımızda yer tutuyor, yer tutmasının sebebi hem biz hem de bizden ileride olduğu söylenen devletler, gerçekten küçük bir oyun oynuyorlar, nedir bu oynanan oyun şudur ki, hep aynı şeyleri göz önüne getirip durmak. Yılardır tartıştığımız bir olay Ermeni Soykırımı olmuş mudur, olmamış mıdır diye, kardeşim Almanya ile savaşa girdik diye Almanya’nın her yaptığını yapmış mı sayılacağız, yani onlar Yahudi Soykırımı yaptı diye bizde mi soykırım yaptık, bana kalırsa yapmadık, neye göre söylüyorum bizim kültürümüzde soykırım yoktur, kovmak vardır. Mesela bu ülkenin vatandaşları şey düşünür kırılalım yok edelim değil, sürelim biz sürgüncü milletiz. Fizana süreriz, ama soykırım yapmayız, ha acı çektirdiğimiz birçok etnik grup vardır. Bakın biz devşiririz bize uydurmaya çalışırız, uymayanları süreriz, Ermenileri de sürmüşüz, kimileri de öldürülmüştür, direnenler,burada yapılan doğrudur demiyorum, ancak o zaman dünya cografyasının tüm devletlerini yargılamamız, lazım, başta şu Güneş batmayan ülke İngiltere olmak üzere, yanında Afrika kıtasına sürekli tecavüz etmiş Fransa’yı ekleyin, Nazi Almanları unutmayın, Irak’ta, Ortadoğu da milletin anasından emdiği sütü burnundan getiren Amerika’yı üstüne koyun.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Amerika tutmuş, Temsilciler meclisi dış ilişkiler komisyonunda kabul edilmiş, etsinler efendim, nasıl&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;olsa her yıl gelen bir tasarı her yıl yapılan bir maç, bir derbi müsabakası yıllarca bu böyle sürüp gidecek, işte bizde çıkıp kalleş Amerikalılar, Ermeniler diyeceğiz, onlar çıkıp Katliamcı Türkler deyip ortalığı velveleye verecekler, ne olacak düşmanlığımız körüklenecek, başka olan bir şey yok, hepimiz düşman olacağız, hayatımız bu şekilde devam edip gidecek, bundan düşmanlıktan pay alan garantör görüntüsündeki acayip devletler karlı çıkacak olay budur.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=18383384"&gt;http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=18383384&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;En güzel yorum da ekşi sözlükten gelmiş yine, bu işin uzmanı yapmış diyorsa yapmışızdır efendim.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-3248786786796902980?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-05T11:30:24.450+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Bir günlük muavin.</title><link>http://www.sivyus.com/2010/03/bir-gunluk-muavin.html</link><category>Muavin</category><author>joseph190758@hotmail.com (SIVYUS)</author><pubDate>Fri, 05 Mar 2010 00:47:59 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-32832202.post-5904439329805596701</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.tasimacilar.com/img/2009_3/HalkOtobus_istesob.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="233" src="http://www.tasimacilar.com/img/2009_3/HalkOtobus_istesob.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Çarşamba günü hayatımın ilginç anlarından birini yaşadım, hani kimseye ilginç gelmez biliyorum, ama şunu da biliyorum benim için ilginç ve kişisel tarihimde bir yeri var, nedir o yer, o yer şu ki hoş bir anı. Çarşamba akşamı 16 K otobüsüne bindiğimde ki Halk otobüsüydü. Pek halktan yana olmayan otobüslerdir, Halk otobüsleri o yüzden istemiyorum onlara Halk otobüsü denmesini ama işte Halk otobüsüydü. Halk otobüsü rica etti, Muavin koltuğuna oturdum ve paraları almaya başladım, bu arada iki indirim yaptım, aynı zamanda birde bedava seyahat eden yolcu sahibi oldum. İyi oldu. Anılar kitabımızda bu da yerini aldı. Her gün anı ekmek hayatın anlarına, böylece geriye dönüp baktığında hoş oluyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32832202-5904439329805596701?l=www.sivyus.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-05T10:47:59.108+02:00</app:edited><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><media:rating>nonadult</media:rating></channel></rss>
