<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2turkishfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss version="2.0"><channel><title>fikirbulutu</title><link>http://www.fikirbulutu.com</link><description>Yeni fikirler ve tasarımlar üzerine paylaşımlar bulabileceğiniz fikibulutu'na hoş geldiniz.
Yayınlanmış fikirlere göz atmak için, Arşiv sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca benim de paylaşmak istediğim bir fikrim var derseniz, Fikrini Paylaş sayfasını kullanabilirsiniz.</description><language>tr</language><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/yenibirfikir" type="application/rss+xml" /><feedburner:emailServiceId xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0">yenibirfikir</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0">http://feedburner.google.com</feedburner:feedburnerHostname><feedburner:feedFlare xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" href="http://add.my.yahoo.com/rss?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyenibirfikir" src="http://us.i1.yimg.com/us.yimg.com/i/us/my/addtomyyahoo4.gif">Subscribe with My Yahoo!</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" href="http://www.newsgator.com/ngs/subscriber/subext.aspx?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyenibirfikir" src="http://www.newsgator.com/images/ngsub1.gif">Subscribe with NewsGator</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" href="http://feeds.my.aol.com/add.jsp?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyenibirfikir" src="http://o.aolcdn.com/favorites.my.aol.com/webmaster/ffclient/webroot/locale/en-US/images/myAOLButtonSmall.gif">Subscribe with My AOL</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" href="http://www.bloglines.com/sub/http://feeds.feedburner.com/yenibirfikir" src="http://www.bloglines.com/images/sub_modern11.gif">Subscribe with Bloglines</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" href="http://www.netvibes.com/subscribe.php?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyenibirfikir" src="http://www.netvibes.com/img/add2netvibes.gif">Subscribe with Netvibes</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" href="http://fusion.google.com/add?feedurl=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyenibirfikir" src="http://buttons.googlesyndication.com/fusion/add.gif">Subscribe with Google</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" href="http://www.pageflakes.com/subscribe.aspx?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyenibirfikir" src="http://www.pageflakes.com/ImageFile.ashx?instanceId=Static_4&amp;fileName=ATP_blu_91x17.gif">Subscribe with Pageflakes</feedburner:feedFlare><item><title>Renklendirilmiş Doğalgaz</title><link>http://www.fikirbulutu.com/renklendirilmis-dogalgaz</link><category>doğalgaz kaçağı</category><category>Problem/Çözüm</category><category>renk</category><category>tedbir</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Furkan Turan</dc:creator><pubDate>Thu, 09 Jul 2009 09:12:45 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">71 at http://www.fikirbulutu.com</guid><description>&lt;p&gt;Doğalgaz renksizdir, kokusuzdur. Doğalgaz hakkında bilinen en temel şeyler bunlar. Fakat evlerimizde kullandığımız doğalgaz ise kokuludur, herhangi bir gaz kaçağına karşı doğalgaza bir miktar koku katılır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Cihan Can'ın bizimle paylaştığı bu fikrin temelinde yatan düşünce: &lt;b&gt;kaçakları anlamak için doğalgaza koku katıldığı gibi, renk de katılabilir.&lt;/b&gt; Böylece kaçak durumuna karşı daha iyi bir tedbir alınmış olur.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Büyük oranlarda katılması gerektiğini düşünmüyorum. Çünkü evde ocağı açtığımızda (alevi de geç yaktığımızda) içerisinin renklenmesini istemeyiz. Fakat bir kaçak durumunda, doğalgaz yoğun bir hal alır ve bu durumda az oranlarda bulunan renk maddesi bile belirgin halde gözükebilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gerekli AR-GE çalışmaları yapılarak, doğalgaz için en uygun renklendirme sistemi rahatça bulunabilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img class="kenarlikli alignright" src="http://www.fikirbulutu.com/content/smoke.jpg" alt="Renkli Gaz" /&gt;Şu anda bir doğalgaz kaçağı durumunda, eğer kaçağın yeri tam olarak bilinemiyorsa: Doğalgaz İhbar Hattı'ndan yetkililer gelip, doğalgaz dedektörleri ile yerini ararlar ve müdahaleyi yaparlar. Dedektörler olmadan, gazın nerelere yayıldığını, ne kadar yoğun olduğunu bilemezler. Tabi meraklı mahhalle sakinlerinin de tehlikelere rağmen, etrafta dolaşması cabası olur.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eğer doğlagazı renklendirir isek: Hem kaçağın olduğu yeri rahatça öğrenebiliriz. Hem yoğunluğunu rengin koyuluğuna bakarak anlayabiliriz. Hem de rüzgarın gaz üzerine etkisini, havadaki gazın dağılıp dağılmadığını anlayabiliriz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu yüzden renklendirilmiş doğalgaz, birçok açıdan kazalara karşı bir güvence olacaktır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Cihan Can'a bu fikri FikirBulutu ile paylaştığı için çok teşekkür ediyorum. Siz de fikirlerinizi paylaşmak isterseniz, &lt;a href="http://www.fikirbulutu.com/contact" title="Fikrini Paylaş"&gt;Fikrini Paylaş&lt;/a&gt; sayfasını kullanabilirsiniz.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>FikirBulutu</title><link>http://www.fikirbulutu.com/tasindik-fikirbulutu</link><category>Diğer</category><category>taşındık</category><category>yeni</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Furkan Turan</dc:creator><pubDate>Wed, 08 Jul 2009 02:07:17 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">70 at http://www.fikirbulutu.com</guid><description>&lt;h2&gt;Taşındık: Bundan sonra fikirler FikirBulutu'nda&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;İki seneye yakın bir süre &lt;b&gt;yenibirfikir.net&lt;/b&gt; adı altında birçok fikir paylaştım. Sizden gelen fikirleri yayınladım. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu süre içerisinde; yayınladığım ve yayınlamadığım her yeni fikirle beraber acaba bu fikir gerçekleşebilir mi diye düşünüp araştırırken, beni çok şaşırtan ve aklıma kazınan birçok şeyle tanıştım. Dahası birşeyler üretmeyi öğrendim, hedefler koyup onlara ulaşmaya çalıştım. İnterneti de daha yakından tanımış oldum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şimdi de (gerekli) bir değişiklik yapıp, blogu &lt;b&gt;FikirBulutu&lt;/b&gt;'na dönüştürdüm. Bundan sonra fikirlerimi burada paylaşacağım. Siz de fikirlerinizi benimle ve FikirBulutu'yla paylaşmak isterseniz buradan dinleyeceğim. Bkz: &lt;a href="http://www.fikirbulutu.com/contact" title="Fikrini Paylaş"&gt;Fikrini Paylaş&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yani şimdiye kadar ne yaptımsa, bundan sonra daha fazlasını yapmaya çalışacağım. Umarım başarılı olurum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Unutmadan! Hem FikirBulutu isminin, hem de yeni temanın fikrini veren kız kardeşime de çok teşekkür ediyorum. &lt;/p&gt;</description></item><item><title>Patent Nasıl Alınır?</title><link>http://www.fikirbulutu.com/patent-nasil-alinir</link><category>Bilgi Verici</category><category>patent almak</category><category>patent işlemleri</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Furkan Turan</dc:creator><pubDate>Thu, 25 Jun 2009 02:22:34 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">69 at http://www.fikirbulutu.com</guid><description>&lt;p&gt;Daha önce &lt;a href="http://www.fikirbulutu.com/patent-almak-nedir" title="Patent Almak Nedir"&gt;Patent Almak Nedir?&lt;/a&gt; adlı bir yazı yazmıştım. O yazıda patentin ne olduğundan nelere patent alınabileceğinden bahsettim. Bu yazı da o yazıda bahsettiğim devam yazısıdır. Bu yazıda patent nasıl alınır, hangi belgelere ihtiyaç duyulur konusuna değineceğim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu konuda ihtiyacınız olan her türlü bilgiye tüm ayrıntısı ile Türk Patent Enstitüsünün hazırladığı, &lt;a href="http://www.turkpatent.gov.tr/dosyalar/yayinlar/basvuru_kilavuz/PATENT_BK.pdf" title="Patent Başvuru Klavuzu"&gt;Patent Başvuru Klavuzu&lt;/a&gt;ndan ulaşabilrisiniz. Ben de o klavuzu elimden geldiğince basitleştirmeye ve kendi tecrüberelerimle beraber size ulaştırmaya çalışacağım.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Patent Başvuru Belgeleri&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Öncelikle patent almak istediğiniz buluşu anlatmalısınız ve bu anlatımı patent enstitüsünün istediği şekilde yapmalısınız. Patent enstitüsü sizden aşağıda maddelediğim dosyaları hazırlamanızı istiyor:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img class="kenarlikli" src="http://www.fikirbulutu.com/content/ampul.jpg" alt="Patent Nasıl Alınır" /&gt;&lt;br /&gt;
&amp;lt;!--break--&gt;&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;Tarifname:&lt;/b&gt; Adından da anlaşılacağı gibi buluş tarifname sayfalarında anlatılacak. Önce tekniğin bilenen durumu, yani sizin buluşunuzdan önce nasıl yapıldığı anlatılacak. Sonra sizin buluşunuz anlatılacak ve buluşunuzun getirdiği faydalara değinilecek.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;İstemler:&lt;/b&gt; Bu belgede buluşun patentlenmek istenen özellikleri maddelenmiş halde bulunacak. Patent aldığınız zaman, istemler belgesinde maddelenmiş özellikler korunmuş olacak.
&lt;p&gt;Bu nedenle istemler kısmını yazarken çok dikkatli olmalısınız. Geniş cümleler kurup, buluşunuzun bu cümleler dışına çıkartılamamasını sağlamalısınız. Ayrıca istemler belgesinde maddelenen özellikler tarifname içerisinde anlatılmış olmalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir de istemler belgesinin olmazsa olmazı olan kalıp cümleleri vardır:&lt;br /&gt;
İlk madde: &lt;em&gt;"Buluş ... olup özelliği; ...dır."&lt;/em&gt; şeklinde olacak.&lt;br /&gt;
Alt maddeler de bu üst maddeye bağlı olup; &lt;em&gt;"İstem 1'de bahsedilen ..., ... olup; özelliği ...dır."&lt;/em&gt; şeklinde olacak.&lt;/p&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;Resimler:&lt;/b&gt; Buluşunuzu anlatırken resimlere ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu resimler kesinlikle başka bir belge içerinde bulunmayacak. Resimler belgesinde toplu halde bulunacaklar.
&lt;p&gt;Ayrıca resimler üzerinde herhangi bir yazı veya ok işareti bulunmayacak. İsmi verilmek istenen gerekli parçalar numaralandırılacak, ve tarifname içerisinde resimlerin açıklaması diye bir bölüm açılıp orada anlatılacak.&lt;/p&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;Özet:&lt;/b&gt; Bu belgede buluşunuz mümkün olduğunca bir paragrafı geçmeyecek biçimde anlatılacak.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;Patent Başvuru Formu:&lt;/b&gt; Bu belge patent enstitüsünün sitesinden indirilecek ve gerekli boşluklar doldurulacak.
&lt;p&gt;Bu form çok basit bir formdur. Fakat tek bir yeri var ki kafanızı karıştırabilir, o da&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Rüçhan Hakkı:&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;TPE'ye yapılan başvurular ulusal başvurudur. Ama siz buluşunuzu başka bir ülkede de koruma altına almak isteyebilirsiniz. Bu durumda o ülkeyi rüçhan hakkı yani öncelik hakkı bölümünde belirtirseniz, sizin TPE'ye olan başvuru tarihinizle beraber o ülkede de bir koruma başlar. Tabi bu korumanın süresi bitene kadar orada da bir başvuru yapıp işlemleri başlatmanız gerekmektedir.
&lt;/p&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;Makbuz:&lt;/b&gt; 25 TL (25.06.2009 tarihinde) olan başvuru ücreti patent enstitüsünün banka hesabına yatırılacak. Hesap bilgileri TPE'nin sitesinde mevcut.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;Bu belgelerin hepsi bir zarf içerisinde patent enstitüsüne ulaştırılacak, ve enstitünün cevabı beklenmeye geçilecek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Patent ensititüsü, önce tarifname takımını (yukarıda bahsedilen belgelerin hepsinin genel adı) şekli açıdan inceleyecek. Klavuzda anlatılan özellikleri içeriyor mu, anlatım düzgün mü, yanlış yazılan cümleler var mı; bunların hepsi incelenecek. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eğer bir sorun varsa; yanlışlık olan belge; yanlışlığın olduğu yerler altı çizilmiş, hatta bazen nasıl düzeltileceği bile yazılmış halde size bir posta gönderilecek ve düzeltmeniz istenecek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eğer hatanız yoksa veya hataları düzelttiyseniz, şekli eksiklik giderildiğine dair bir belge gönderilecek ve başvurunuz araştırma aşamasına geçecek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tarifname takımını hazırlarken TPE'nin belirlediği kurallara uymalısınız. Başlıklar, yazı tipi, marjlar, gibi olan bu kuralların tamamını &lt;b&gt;Patent Başvuru Klavuzu&lt;/b&gt;nda bulabilirsiniz. Ayrıca klavuzun içerisinde bulunan örnek patent başvurusunu inceleyebilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Araştıma Aşaması&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Başvurunuzun şekli eksikliği olmadığı zaman geçeceği aşama, araştırma aşamasıdır. Araştırma aşamasında buluş için daha önceden patent alınıp alınmadığı araştırılır. Yani buluşunuz gerçekten yeni mi, değil mi diye bakılır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eğer buluşunuz bu aşamaya geldiyse sizden &lt;b&gt;Araştırma Talep Formu&lt;/b&gt; istenir. Bu belgeyi de patent enstitüsünün sitesinden indirebilirsiniz. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu formda doldurulması gereken en önemli kısım, buluşunuzu araştırmak için hangi kurumu seçtiğiniz kısımdır. Belgede gözüken kurumlardan istediğinizi seçeceksiniz. Tabi farklı kurumların  farklı araştırma ücretleri var. TPE'nin araştırma ücreti fiyatı 470 TL (25.06.2009 tarihinde). Tüm ücretler listesine de TPE'nin sitesinden ulaşabilirsiniz. Araştırma ücretini ister daha sonra isterseniz de Araştırma Talep Formu ile birlikte teslim edebilirsiniz. &lt;/p&gt;
&lt;h4&gt;TÜBİTAK Patent Teşviği&lt;/h4&gt;
&lt;p&gt;Başvuru aşamasından sonra, &lt;b&gt;Araştırma Talep Formu&lt;/b&gt;nu işleme sokmadan önce &lt;b&gt;TÜBİTAK patent teşviği&lt;/b&gt;ne başvurabilirsiniz. Teşviğe başvurmak için &lt;a href="http://www.tubitak.gov.tr/home.do?sid=371&amp;amp;pid=364" titlw="TÜBİTAK - ARDEB Patent Teşviği"&gt;TÜBİTAK'ın sitesi&lt;/a&gt;nden indireceğiniz belgelerden uygun olanını doldurup TÜBİTAK'a yollamanız yeterlidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eğer TÜBİTAK size teşvik verirse &lt;em&gt;-ki inanıyorum vereceklerdir çünkü gerçekten teşvik anlamında çok yardımcı oluyorlar-&lt;/em&gt; &lt;b&gt;Araştırma Talep Formu&lt;/b&gt;nu, TPE'nin sitesindeki teşvikli forumlardan seçerek dolduracaksınız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;TÜBİTAK'ın patent teşviği 3,000 TL'dir (25.06.2009 tarihinde). Ayrıca bu para sizin elinize geçmeyecek. Siz patent için gerekli olan formları: teşvikli formlardan seçeceksiniz ve formun gerektirdiği ücret TÜBİTAK tarafından karşılanacak.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;İnceleme Aşaması&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;İnceleme aşamasında buluşunuz patent verilebilirlik açısından incelenecektir. Yalnız buluşunuz incelemeye girmeden de patentlenebilir. Fakat önce şundan bahsedeyim: &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Araştıma aşaması farklı şekillerde sonlanabilir. &lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;Buluşunuza daha önce rastlanmamıştır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Buluşunuz zaten patentlenmiştir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Buluşunuz daha önce patentlenmiştir ama Türkiye'de patentlenmemiştir.
&lt;p&gt;&lt;em&gt;Biliyorsunuz, Türk Patent Enstitüsüne yaptığınız başvurular ulusaldır. Bu nedenle buluşunuzun başka bir ülkede patentinin alınması (tabi Türkiye'de öncelik/rüçhan hakkının alınmamış olması durumunda) durumunda hala daha patent alabilme hakkınız bulunur. Yalnız incelemeli patent yani 20 yıllık koruma hakkınız kaybolur, fakat incelemesiz patent yani 7 yıllık koruma alabilirsiniz.&lt;/em&gt;
&lt;/p&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;Araştırma aşamasından sonra sizden sistem tercihi yapmanız istenir. TPE'nin sitesinden indireceğiniz &lt;b&gt;Sistem Tercihi ve İnceleme Talep Formu&lt;/b&gt; ile inceleme aşamasını başlatabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu formda öncelikle incelemeli veya incelemesiz patent sistemlerinden birini tercih etmeniz gerekiyor. &lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;İncelemeli Patent Sistemi:&lt;/b&gt; Buluşunuz patent verilebilirlik (yenilik, tekniğin bilinen durumu, sanayide uygulanabilirlik) açısından üç defa incelenir. Bu patent sisteminde 20 yıllık koruma süresi vardır.
&lt;p&gt;Ayrıca incelemesiz patent sistemini, daha sonra incelemelerini yaptırarak, incelemeli sisteme çevirebilirsiniz.&lt;/p&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;İncelemesiz Patent Sistemi:&lt;/b&gt; Buluşunuz araştırma aşamasını geçtikten sonra kısa bir süre içinde yayınlama aşamasına geçer. Buluşunuz incelenmediği için patentiniz daha kısa bir süre içince çıkacağı gibi, patent koruma sürenizde kısa olur. 7 yıllık bir koruma sağlar.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;h3&gt;Buluşun Yayınlanma Aşaması&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" class="kenarlikli" src="http://www.fikirbulutu.com/content/patent.jpg" alt="Patent Nasıl Alınır" /&gt;&lt;br /&gt;
Burada TPE'nin Başvuru Klavuzundan aldığım bir paragrafı doğrudan yazayım:&lt;/p&gt;
&lt;blockquote&gt;&lt;p&gt;
Başvuru, başvuru tarihi veya rüçhan hakkı talep edilmişse rüçhan tarihinden itibaren on sekiz aylık sürenin dolması ile Enstitü tarafından Resmi Patent Bülteninde yayımlanır.&lt;br /&gt;
(Bülten, her ayın 21’inde aylık olarak yayınlanmaktadır.)
&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;
&lt;p&gt;Yayınlanma süreci bittiğinde buluşunuzu patentlediğinize dair gerekli belgeye sahip olacaksınız ve buluşunuz koruma altına alınmış olacak.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ayrıca buluşunuzun koruma süresinin başlangııcı, başvuru tarihinizdir. İşlemler uzun sürebilir fakat buluşunuz başvuru tarihinden itibaren koruma altında olacak.&lt;/p&gt;
&lt;div class="bildiri"&gt;Ben bu yazıda patent alma işlemlerinin genel gerekliliklerinden bahsetmeye çalıştım. 
&lt;p&gt;Farklı ihtiyaçlarınız doğrultusunda Türk Patent Enstitüsü'nün internet sitesinden gerekli form ile işleminizi gerçekleştirebilirsiniz. (Ücret iade talep formu gibi). &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ayrıca kafanıza takılan her türlü soru için, TPE'yi arayıp patent uzmanlarından yardım alabilirsiniz, bazen verdikleri bilgiler çok önemli oluyor. (Mesela süreci farklı bir durum söz konusu olduğunda süreci nasıl kısaltabileceiğiniz anlatıyorlar.)&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>Bavul Üstü Valiz</title><link>http://www.fikirbulutu.com/bavul-ustu-valiz</link><category>bavul</category><category>kullanışlılık</category><category>Tasarım</category><category>taşınabilir</category><category>valiz</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Furkan Turan</dc:creator><pubDate>Mon, 15 Jun 2009 03:34:45 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">68 at http://www.fikirbulutu.com</guid><description>&lt;p&gt;Uzun zamandır bir yazı yazamadım. Sene sonu, finaller, eve dönüş derken fırsatım olmadı. Ama şimdi eve döndüm ve bu dönüş sırasında gördüğüm bir problemden doğan bir fikri paylaşacağım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir sürü öğrenci, bir sürü eşyasıyla beraber evine dönüyordu benim gibi. Neredeyse herkesde bir tekerlekli bavul vardı. Bavulun yanısıra; ya el valizi, ya bilgisayar çantası gibi omuzdan askılı bir çanta daha taşıyan kişi sayısı da çoktu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu çanta omuza yük olmasın diye bir çok kişi; çantasını bavulunun üzerine koymuş ve bavulun sapından ikisini beraber çekiyordu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img class="kenarlikli" src="http://www.fikirbulutu.com/content/bavullu.jpg" alt="Bavul Üstünde Valiz" height="480" width="633" /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu resimdeki oda arkadaşımın bavulu. O da valizini bavulunun üzerine koydu. Üstteki valizin saplarına bakarsanız; valiz düşmesin diye sıkıca gerilmiş ve birbirlerine iliklenmiş bir haldeler. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tabi havaalanında aynı soun için birçok yaratıcı fikir görmek mümkün. Zira iki adımda bir, yerden valizini alıp bavulun üstüne tekrar iliştirmeye çalışanlar da çok. Ayrıca birçok kişinin bavul sapı da bu yüzden kırılmış durumda.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Çözüm Yolu&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Dediğim gibi havaalanlarında bir sürü yaratıcı fikir bulabilirsiniz. Valizi bavula bantlayanlar, bir iple bavulun sapına iliştirenler gibi. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Benim önereceğiim çözüm fikri de böyle birşey. Nasıl ki valiz aldığınız zaman içinde bir omuz askısı veriliyor: Bavul alınca da; valiz kemeri verilebilir diye düşünüyorum. Veya valizin, tam bavulun saplarına denk gelen kısmına konulacak çıtçıtlı bir mekanizma ile kendini bavula bağlaması da olabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Siz de farklı çözüm yollarını, farklı fikirlerinizi; &lt;a href="http://www.fikirbulutu.com/bavul-ustu-valiz"  title="Yorum Yaz"&gt;yorumunuzu yazarak&lt;/a&gt; paylaşabilirsiniz.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Merkezi Bilgisayar Sistemi</title><link>http://www.fikirbulutu.com/merkezi-bilgisayar-sistemi</link><category>bilgisayar</category><category>merkezi sistem</category><category>sınıf</category><category>Teknoloji</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Furkan Turan</dc:creator><pubDate>Mon, 18 May 2009 12:26:30 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">67 at http://www.fikirbulutu.com</guid><description>&lt;p&gt;Bu aralar finallerim yaklaşmakta olduğu için, derslerden ve dersliklerden başka şey ile uğraşamaz oldum. Bu fikir de bu arada doğdu:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bizim okulun havuz derslerinin yapıldığı, derslikler binasında 45 sınıf var. Bu sınıflar yalnızca matematik, fizik, kimya, ve tarih gibi dersler için kullanılıyor. Ve her sınıfta bir bilgisayar var. Bu bilgisyarların monitörü yok ama projektörü var. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kısa bir hesap yapmam gerekirse: Aynı anda ders yapılan sınıf sayısı ortalama 7. Aynı anda kullanılan bilgisayar sayısı ortalama 1, o da tarih veya kimya dersi. Yani toplamda 45 bilgisayar var ama aynı anda kullanlanının sayısı 5'i geçmez. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İşte bunu düşünürken aklıma; işlemlerin başka bir yerde yapılıp sınıfa yollandığı bir bilgisayar sistemi geldi. Dedim ki bilgisayarlar eternet ağı üzerinden çalışsınlar. Yani sınıflarda bilgisayar kasası bulunmasın, ama kasaya takılan klavye, fare ve projektör bulunsun.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img class="kenarlikli" src="http://www.fikirbulutu.com/content/merkezi.jpg" width="630" height="345" alt="Metu Online" /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İşlemleri yapacak bilgisayarlar, kazan dairesi gibi tek bir odada bulunsun. Tabi 45 sınıf için 45 bilgisayar değil, 2 veya 3 bilgisayar. Bu bilgisayarlar, bilgisayar sistemi kullanılmak istenen her sınıf için sanal bir masasütü uygulaması başlatsın. Ve sınıftaki girdi cihazlarını (klavye, fare) dinlesin. Sonucu da o sınıfın projektörüne yollasın. Böylece sınıftaki hoca; klavyeyi, fareyi orada bilgisayar varmış gibi kullanabilsin.&lt;br /&gt;
&amp;lt;!--break--&gt;&lt;br /&gt;
Buna benzer bir şey ipCam'ler ile yapılmıştı daha önce. Büyük mekanlarda bir sürü güvenlik kamersaı olur bilirsiniz. Bunları bilgisayara bağlamak büyük bir sorundu, çünkü bilgisayarlarda kısıtlı sayıda giriş oluyordu. Daha sonra ipCam adlı kameralrı geliştirdiler. Bu kameralar eternet ağına bağlanıyor, ve hepsinin kendi ip'si yani adresi oluyor. Aynı ağa bağlı başka bir bilgisayar da istediği kameradaki görüntü o ağ vasıtasıyla çekiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu yazıda anlatmaya çalıştığım merkezi bilgisayar sistemini hayal ederken bunu düşündüm. Sınıflarda bir projektör bulunur. Bir de klavye, fare, ve USB belleklerin üzerine takılacağı, USB çoklayıcı gibi bir aparat. Daha sonra bunlar eternet ağına bağlanıp adresleri, merkezi bilgisayar sistemine tanıtılır. Böylece hangi sınıfta hangi tuşa basıldıysa bilinip, o odanın projektörüne sonuç yansıtılır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ben fikri anlatırken bizim okulu düşünerek anlattım ama çok daha kullanışlı olabileceği yerler vardır diye düşünüyorum. Ayrıca bir bilgisayar mühendisliği öğrencisi için de güzel bir proje olabilir.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Camdan Havuz Kapağı</title><link>http://www.fikirbulutu.com/camdan-havuz-kapagi</link><category>cam</category><category>havuz</category><category>kullanışlılık</category><category>Tasarım</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Furkan Turan</dc:creator><pubDate>Fri, 01 May 2009 16:10:08 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">66 at http://www.fikirbulutu.com</guid><description>&lt;p&gt;Geçen hafta bahçeli bir ev gördüm. Küçük bir bahçesi ve nerdeyse bütün bahçeyi kaplayan bir havuz vardı. Havuz 3 metreye 4 metreydi diyebilirim tahminen. Ve bahçe kapısından, evin kapısına gitmek için havuzun etrafını turalamak gerekiyordu. Tam bu havuzu, ve ne kadar kullanışlı olduğunu düşünürken aklıma bu fikir geldi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Havuz her zaman kullanılmaz. Mevsimi vardır. Eğer bir havuzunuz varsa, senenin iki üç ayı için, ki o aylarda da her zaman kullanmayacağınız halde, büyük bir alanı feda etmiş olursunuz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu fikir, yani havuz kapağı fikri; havuz kullanılmazken de, havuz için ayrılan alanın kullanılmasını amaçlıyor:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Havuzun sürgülü bir kapağı olduğunu düşünün. Ayrıca camdan bir kapak, ama dayanıklı camdan. Gerekirse üzerine beş, altı kişi çıksanız da kırılmamalı. Havuzu kullanmadığınız zamanlarda, kapağı çekeceksiniz ve havuzun alanı da artık bahçenize dahil olmuş olacak.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Mesela bahçede yemek yemek istediniz, kapağı kapatacaksınız. Üzerine masayı atacaksınız. Havuzun ışıklandırmasından, cama yansıyan dalga desenleri üzerinde yemeğinizi yiyeceksiniz. Güzel olmaz mı?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Havuzun pislenmemesi, yaprak veya kuş pisliği dolmaması için kullanılan naylon örtülere de gerek kalmamamış olur.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ayrıca daha önceden yazmış olduğumuz, &lt;a href="http://www.fikirbulutu.com/isik-kureleri" title="Işık Küreleri ile Havuz Işıklandırma" &gt;ışık küreleri ile havuz ışıklandırma&lt;/a&gt; adlı fikre de göz atabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Camın kırılması riskine dair öğrenmiş bir bilgiyi de paylaşmak istiyorum. Arabaların ön camı gibi, dayanıklı olması gereken camlarda, üç parçadan oluşuyor. İki parça cam, arası silikon veya plastik. Böyle olunca cama bir şey çarpsa ve cam kırılsa dahi dağılmıyor ve bir arada duruyor.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Ortaklaşa Proje Geliştirmek</title><link>http://www.fikirbulutu.com/proje-gelistirmek</link><category>beraber</category><category>çevrimiçi</category><category>proje geliştirmek</category><category>Teknoloji</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Furkan Turan</dc:creator><pubDate>Wed, 22 Apr 2009 11:30:10 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">65 at http://www.fikirbulutu.com</guid><description>&lt;p&gt;Bir kaç gün önce Samet Güngören'den bir e-posta aldım. Samet arkadaşlarıyla beraber projeler geliştirirken (bilgisayar üzerinde), projenin gelişimini kolaylaştırsın diye yazdığı &lt;a href="http://sametgungoren.byethost6.com/wp/?p=48" title="CodEro"&gt;CodEro&lt;/a&gt; adlı programı tanıtmış. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Programdan kısaca bahsedeyim. Projenin dosyaları internet üzerinde tutuluyor. Program bu dosyalara evinizden ulaşmanızı, dosyaları düzenledikten sonra yine aynı yerde depolamanızı, ve yapılan değişikliklerden diğer kullanıcıların haberdar olmasını sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Benim bu yazıda anlatacağım da bu programa neler eklenebileceği. Böyle bir programın şablonu ne olmalı gibi soruları madde madde cevaplamaya çalışacağım. Kendimce ve tartıştığım konuyu tartıştığım kişilerce.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Program mı olmalı yoksa web sitesi mi?&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Öncelikle program diyoruz ama bir program olmasına gerek olmayabilir. Bir internet sitesi daha kullanışlı olabilir. Mesela DropBox'un web arayüzüne benzer bir arayüz kullanılabilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Buna benzer bir diğer sistem olarak da METU Online diyebilirim. Ders notlarına ulaşmak, aynı dersi alan diğer öğrenciler ve hocayla iletişime geçmek, sınav sonuçlarını görmek ve ödev teslim (upload ederek) etmek vb için kullanılan bu servisin benzeri, ortaklaşa proje geliştirmek için de kullanılabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.fikirbulutu.com/content/metuonline.jpg" title="Metu Online"&gt;&lt;img class="kenarlikli" src="http://www.fikirbulutu.com/content/metuonlinekucuk.jpg" alt="Metu Online" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&amp;lt;!--break--&gt;&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Dosyalarda yapılan değişiklikler anlatılmalı.&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bildiğiniz gibi kod dosyaları normal bir yazı dosyası gibi değildir. Okumak kolay olabilir ama anlamak bazen epeyce bir zor olabilir. Hele de bir virgül bile herşeyi değiştirebilecek olunca.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu nedenle bir dosyanın değiştirilmişi/geliştirilmişi sisteme yüklendiği zaman, yapılan değişiklikleri anlatmak için, eklenen dosyaları yorum ekleyebilme özelliği güzel olacaktır. Ayrıca yorumlar sadece upload ederken değil sonradan da eklenebilmelidir ki dosyayı inceleyenler, gerekli uyarıları yapabilsinler.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Arşivleme mekanizması olmalı.&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bir dosyada değişiklik yapıldı ve sisteme yüklendi. Bu durumda eski dosya silinmemeli arşiv halinde tutulmalı. Böylece bir yedekleme mekanizması da doğacaktır. &lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Durum raporu çıkartılabilmeli.&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bir proje bittiğinde şu olacak şekilde olsun diyerek yapılmaz. Yapılacak her adım planlanmalıdır. Bu sistemin de bir &lt;u&gt;önümüzdeki yol&lt;/u&gt; bölümü olmalı. Nelerin tamamlandığı, neler yapılacağı sisteme dahil olan herkes tarafından görünebilmeli.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hatta anlık durum da görünebilmeli. Mesela çeviri projelerinde kullanılan sistem kullanılabilir. Basit bir örnek olarak &lt;a href="http://www.turkcealtyazi.org/" &gt;Tükçealtyazi.org&lt;/a&gt;'u örenek vereyim:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yeni bir film çıkar, altyazısı beklenenler listesina alınır. Gönüllü bir üye sorumluluğu üzerine alır. Bu durumda o altyazının kimin tarafından hazırlanmakta olduğu görülür. Ayrıca altyazıyı hazırlayan kişi belirli aralıklarla, çevirinin yüzde kaçını tamamladığını da siteye bildirip, diğer kullanıcıları bilgilendirebilmektedir. &lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;CodEro'da neler var?&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Burada yazdıklarım, proje geliştirmek deyince, benim olmazsa olmazlarımı barındırıyor. CodEro'da bunlara bir tamamlayıcı oluyor. Bu nedenle &lt;a href="http://sametgungoren.byethost6.com/wp/?p=48" title="CodEro"&gt;CodEro&lt;/a&gt;'nun özelliklerini de buraya madde madde yazmak istiyorum:&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;Tüm takımla aynı anda canlı kodlama yapabilme.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Tüm programlarla çalışabilme. Limit yok (Visual Studio, Delphi, Photoshop, Flash, vb.)&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Aynı anda kodların güncel hallerini indirebilme.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Tüm programcılarla mesajlaşabilme.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;CodEro bünyesinde proje takımları oluşturabilme ve üyelere davetler yollayabilme.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Takım içinde proje haberleri ekleyebilme.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Programcıları sınıflandırma: Müdür, Proje yöneticisi veya Programcı&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Proje görevleri belirleyebilme programcılar için görev tarihleri ayarlayabilme.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;CodEro için yeni güncellemeleri alabilme.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bedava CodEro sunucuları.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Müdür olarak tüm üye ayarları (ekle,çıkar,kov,değiştir.. ) &lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;h3&gt;Son olarak..&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Son olarak veri güvenliği de çok önemli dedikten sonra, listeyi yorumlarınızla geliştirmek üzere size bırakıyorum.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Yalan Söylediğimi Söyler Miyim?</title><link>http://www.fikirbulutu.com/node/64</link><category>kısa hikaye</category><category>komik</category><category>Senaryo/Hikaye</category><category>sitcom</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Furkan Turan</dc:creator><pubDate>Thu, 16 Apr 2009 15:59:37 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">64 at http://www.fikirbulutu.com</guid><description>&lt;p&gt;Bu sefer yazacağım fikir kısa bir hikaye. Bir dizinin veya filmin kısa bir parçası olabileceğini düşündüğüm kısalıkta ve asıl adamı doğru kişi oynadığında gerçekten izleyenleri güldürebilecek olan bir hikaye. En azından ben öyle olduğunu düşünüyorum. Neyse hikayeye geçelim:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hikaye bir havalimanında başlar. Üç kişilik bir bank vardır ve adamımız bakın ortasındaki oturakta oturmaktadır. Solundaki oturak boştur, sağındaki oturağa da eşyalarını yığmıştır. Bir bavul, bir küçük valiz ve hepsinin üzerinde belirgin halde duran kırmızı bir hamburger paketi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir iki saniye sonra adamımızın telefonu çalar. Açar, arayan yakın bir arkadaşıdır. Havadan sudan konuşmaya başlarlar. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Derken bir başka adam gelir. Adamımızın sağındaki eşya dolu oturağa oturmak istediğini belirtecek bir şekilde eşyaları gösterip; &lt;u&gt;&lt;em&gt;bunlar sizin mi&lt;/em&gt;&lt;/u&gt; der. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Adamın niyeti açıktır. Oraya oturmak istiyordur ve eşyaların çekilmesi gerekmektedir. Ama sol bank boştur ve adam sağ banka oturmak istemiştir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bankta oturmakta olan adamımız da durumu tersler. Telefonda konuştuğu akadaşına &lt;u&gt;&lt;em&gt;bir dakika der&lt;/em&gt;&lt;/u&gt; eşyalarını sol yanındaki oturaya yığar, bu sırada surat ifadesinden adama gıcık olduğu anlaşılabilmektedir. Eşyaları sol yanına yığdıktan sonra, adama buyrun der ve konuşmasına devam eder.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Telefondaki konuşması birden garipleşir, şaşkınlık belirir. Karşısındaki kişinin birisine yalan söylediğini ve sonra gidip yalan söyledim dediğini öğrenir. Belki çok fazla tepki verilmeyecek birşey olabilir bu ama o adam için bu olamaz birşeydir ve neredeyse karşısındakini aşağılamaya başlar. Onunla alay edercesine konuşur.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;em&gt;Adamın karakterini How I Met Your Mother'daki Barney Stinson'a benzetebiliriz.&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;em&gt;"Yalan söyleyeceğim ve sonra gidip kusura bakma ben yalan söyledim mi diyeceğim?"&lt;/em&gt; şeklinde bir cümle kurar ki, bir adam daha gelir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu adam da, bir önceki adamın yaptığı gibi eşyaları gösterip oturmak için izin ister gibi &lt;u&gt;&lt;em&gt;bunlar sizin mi&lt;/em&gt;&lt;/u&gt; diye sorar. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Evet derse eşyalarını yere koyması gerekeceğini düşünür. Ayrıca yere koysa da bankın ortasında oturan bir kişi olarak bunu istemeyecektir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çok kısa bir düşünme sürecinden sonra &lt;u&gt;&lt;em&gt;hayır, kimin olduklarını bilmiyorum&lt;/em&gt;&lt;/u&gt; der ve hiç umrunda olmayan bir halde telefonu kulağına tekrar dayayıp konuşmaya devam eder: &lt;u&gt;&lt;em&gt;Yalan söyledim kusura bakmayın aslında ben ha..&lt;/em&gt;&lt;/u&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Az önce gelen ve eşyaları soran adam &lt;u&gt;&lt;em&gt;iyi öyleyse&lt;/em&gt;&lt;/u&gt; der; bankta oturan eşyalarının en üstünde duran ve albenisi olan hamburger poşetini alıp ilerlemeye başlar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir elinde telefon, giden adamın arkasından bakakalan asıl adamımız, gidip poşetini geri almak ister. Ama yalan söyledim diyemeyecektir. Olduğu yerde, sadece kendi duyacağı sesle ve umutsuzca &lt;u&gt;&lt;em&gt;Yalan söyledim benim onlar&lt;/em&gt;&lt;/u&gt; diye tekrar etmeye başlar, sesi sürekli azalır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu sırada kucağına düşmüş elindeki telefondan da bir iki ses duyulur ve hikaye biter.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Yağ Dolum İstasyonu</title><link>http://www.fikirbulutu.com/yag-dolum-istasyonu</link><category>Pazarlama</category><category>Tasarruf</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Furkan Turan</dc:creator><pubDate>Wed, 08 Apr 2009 11:15:48 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">63 at http://www.fikirbulutu.com</guid><description>&lt;p&gt;Küçük mahallelerde deterjancılar vardır bilirsiniz. Hanımlar deterjanı marketten almazlar, verirler çocuğun eline bidonu, yollarlar deterjancıya. Deterjancıda bir sürü varil vardır hepsinde de ayrı bir renk deterjan. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Deterjanı marketten değil de buradan almak daha ucuza gelir, ki deterjancılar da bu yüzden tercih edilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hüsamettin Köse'nin bizimle paylaştığı bu fikir de buna benzer birşey. Mahallerlerde kurulabilecek yağ dolum istasyonları. Ben de fikri Hüseyin'in paylaştığı gibi anlatayım: &lt;/p&gt;
&lt;blockquote&gt;&lt;p&gt;Sizinle paylaşmak istediğim bir iş fikri var. Bütçem kısıtlı olduğundan hayata geçiremiyorum. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Biliyorsunuz hemen hemen her evde çesitli gramajlara sıvı yağ kullanılmakta. Bu bütçe ve damak çeşitliliğine göre ayçiçek veya zeytin yağı olabiliyor. Tabi sizde biliyorsunuz ki bittikten sonra gidip marketten yenisi alınıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tam bu aşamada benim fikrim ortaya çıkıyor. Tıpkı benzin istasyonlarında, araba depolarının dolumu gibi, yağ dolum istasyonlari kurmak. Abartmak gibi olmasin ama her mahalleye bir, büyüklüğüne göre iki dolum istasyonu. Hatta bunun için kimi marketlerin uygun kısımlarına dolum pompası dahi eklenebilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img class="kenarlikli alignright" src="http://www.fikirbulutu.com/content/yag.jpg" alt="yag" /&gt;Sağlık Bakanlığından veya iligili mercilerden dolum istasyonunun hijyenik olduguna ve gerekli durum tespitine dair ruhsatlar alındıktan sonra yapılması gereken iyi bir reklam.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Özellikle Türkiye gibi nufusun büyük bir çoğunluğunun alt ve orta gelir grubuna sahip ülkelerde bu tip işlerin ister istemez trend olacağını tahmin ediyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bugün ülkemizin hemen hemen her şehrinde, ilçesinde ve hatta caddelerinde "minyatür market" denilecek tarzda büfeler var. Ve bunların kurulum masrafı öyle çok da abartılı bir mebla değil. Buradan bahisle, bu tip &lt;b&gt;yağ dolum istasyonları&lt;/b&gt;nın kurulumu için de cok fazla bir maliyet gerekeceğini sanmıyorum. Kaba bir hesaplama ile 8-10 bin TL. Ama sonrasında sürekli bir gelir. Üstelik istasyon sayısını arttırmak veya evlere bizzat servisle dolum yapmak gibi bir hizmet ile de kazanç katlanabilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu fikri ben bütçem el vermediginden ötürü uygulayamıyorum. Paylaşıyorum ve umuyorumki gercekten ticari kaygıdan ziyade, insanımıza hizmeti kendine ilke edinmiş bir girişmci ruh bunu hayata geçirsin. Çünkü inandığım birşey var ki, insanların gözlerine hitap edenler gönüllerine hitap edebilecek donanımda oldukları müddetçe korkacak hiçbir şey yok. &lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;
&lt;div class="bildiri"&gt;Unutmayın! Siz de paylaşmak istediğiniz fikirlerinizi &lt;a href="http://www.fikirbulutu.com/contact" title="Fikrini Paylaş"&gt;Fikrini Paylaş&lt;/a&gt; sayfası aracılığıyla paylaşabilirsiniz.&lt;/div&gt;</description></item><item><title>Buzluk Rafı</title><link>http://www.fikirbulutu.com/buzluk-rafi</link><category>Tasarım</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Furkan Turan</dc:creator><pubDate>Fri, 03 Apr 2009 12:26:34 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">62 at http://www.fikirbulutu.com</guid><description>&lt;p&gt;Arkadaşlarıma buzdolabında, buzluğun yeri sizce neresi olmalı diye sordum; üstte mi, yoksa altta mı? Birçoğu altta olması benim için daha iyi dedi. Çünkü fazla kullanmıyorlarmış ve buzluk üstte olunca üst rafın kullanımı kısıtlanıyormuş.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tabiki buzluğun yeri yukarısıdır, en kullanışlı olduğu yer orasıdır diyenler de oldu. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ben de dedim, madem bu kişiden kişiye değişen bir şey; isteyen buzuluğunu istediği yere koyabilse güzel olur:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çift kapılı buzdolapları için geçerli değil dediğim, tek kapılı olanlar yani buzluk için ayrı bir kapı olmayanlar için geçerli. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Buzluğu bir raf gibi düşünün, kutu şeklinde bir raf gibi. Kullanmak istediğiniz yer neresi ise, alıyorsunuz ve oraya koyuyorsunuz. İster buzdolabının en altına, ister en üstüne veya meyveliğin üstüne. Amaç, herkes buzdolabını istediği gibi kullanabilsin, ve buzdolaplarının kullanışlılığı artsın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yapılabilir mi, yoksa çok mu uçuk bir fikir diye biraz düşünüdüm. Bizim yurt odasındaki buzdolabını açıp baktım. Buzluk yaklaşık altı vidayla duruyor, ve buzluğa giden bir de kablo var. Resimlerini de &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/frturan/sets/72157616308700222/" title="Buzluk Rafı Fikri Resimleri" &gt;buraya&lt;/a&gt; koydum. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Biliyorum son paragrafım biraz düz mantık gibi duruyor. Ve tabi ki buzluğu raf haline getirmek, yalnızca bu vidalardan kurtulmak demek değil. Ama yapılamayacak birşey olduğunu da düşünmüyorum. Üstelik de kullanışlılığı artıracaksa yapılmalı diye de düşünüyorum.   &lt;/p&gt;</description></item></channel></rss>
