<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2turkishfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:creativeCommons="http://backend.userland.com/creativeCommonsRssModule" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0"><channel><title>Yepce.Com</title><link>http://yepce.com</link><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/yepce" /><description>Yeni Fikirlerin Buluşma Noktası</description><language>en</language><lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 01:54:07 PST</lastBuildDate><sy:updatePeriod xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">1</sy:updateFrequency><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/yepce" /><feedburner:info uri="yepce" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-nd/3.0/</creativeCommons:license><image><link>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-nd/3.0/</link><url>http://creativecommons.org/images/public/somerights20.gif</url><title>Some Rights Reserved</title></image><feedburner:emailServiceId>yepce</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname>http://feedburner.google.com</feedburner:feedburnerHostname><feedburner:feedFlare href="http://add.my.yahoo.com/rss?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://us.i1.yimg.com/us.yimg.com/i/us/my/addtomyyahoo4.gif">Subscribe with My Yahoo!</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.newsgator.com/ngs/subscriber/subext.aspx?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://www.newsgator.com/images/ngsub1.gif">Subscribe with NewsGator</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://feeds.my.aol.com/add.jsp?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://o.aolcdn.com/favorites.my.aol.com/webmaster/ffclient/webroot/locale/en-US/images/myAOLButtonSmall.gif">Subscribe with My AOL</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.bloglines.com/sub/http://feeds.feedburner.com/yepce" src="http://www.bloglines.com/images/sub_modern11.gif">Subscribe with Bloglines</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.netvibes.com/subscribe.php?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://www.netvibes.com/img/add2netvibes.gif">Subscribe with Netvibes</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://fusion.google.com/add?feedurl=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://buttons.googlesyndication.com/fusion/add.gif">Subscribe with Google</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.pageflakes.com/subscribe.aspx?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://www.pageflakes.com/ImageFile.ashx?instanceId=Static_4&amp;fileName=ATP_blu_91x17.gif">Subscribe with Pageflakes</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.plusmo.com/add?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://plusmo.com/res/graphics/fbplusmo.gif">Subscribe with Plusmo</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.thefreedictionary.com/_/hp/AddRSS.aspx?http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://img.tfd.com/hp/addToTheFreeDictionary.gif">Subscribe with The Free Dictionary</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.bitty.com/manual/?contenttype=rssfeed&amp;contentvalue=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://www.bitty.com/img/bittychicklet_91x17.gif">Subscribe with Bitty Browser</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.live.com/?add=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://tkfiles.storage.msn.com/x1piYkpqHC_35nIp1gLE68-wvzLZO8iXl_JMledmJQXP-XTBOLfmQv4zhj4MhcWEJh_GtoBIiAl1Mjh-ndp9k47If7hTaFno0mxW9_i3p_5qQw">Subscribe with Live.com</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://mix.excite.eu/add?feedurl=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://image.excite.co.uk/mix/addtomix.gif">Subscribe with Excite MIX</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.webwag.com/wwgthis.php?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://www.webwag.com/images/wwgthis.gif">Subscribe with Webwag</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.podcastready.com/oneclick_bookmark.php?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://www.podcastready.com/images/podcastready_button.gif">Subscribe with Podcast Ready</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.wikio.com/subscribe?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://www.wikio.com/shared/img/add2wikio.gif">Subscribe with Wikio</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.dailyrotation.com/index.php?feed=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fyepce" src="http://www.dailyrotation.com/rss-dr2.gif">Subscribe with Daily Rotation</feedburner:feedFlare><feedburner:browserFriendly>Siteye uğramayı unutmayın... :)</feedburner:browserFriendly><item><title>Dosyalarınıza Her Zaman Her Yerden Ulaşın</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/yepce/~3/WkqJ_wdwaM8/</link><category>İnternet</category><category>dropbox</category><category>easy file sharign</category><category>kolay dosya paylaşımı</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Y.Ercan Payidar</dc:creator><pubDate>Sat, 04 Feb 2012 01:52:49 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">http://yepce.com/?p=4814</guid><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[<p></p><p>İnternetin nimetlerinden faydalanmıyorsak neye yarar internetin sınırsızlığı? Çağımızda en önemli şey hızdır! Her şeye en hızlı şekilde ulaşabilmek ise internetin bizlere sunduğu en önemli kolaylıklardan biridir.</p>
<p>Bu sebeple size bugün <span style="color: #3366ff;">DropBox.Com</span> adlı siteyi tanıtmayı uygun gördüm.</p>
<p>Çoğu kişi bu tip sistemleri duymasına rağmen kullanma aşamasına bir türlü geçemiyor. Belki tanıtımdan sonra fikrini değiştirip bu konuda bir şeyler yapabilirsiniz.</p>
<p><strong>DropBox.Com Nedir?</strong></p>
<p>Kısaca, bilgisayarda bulunan dosyalarınıza her yerden ulaşmanızı sağlayan bir internet sitesidir.</p>
<p><strong>Nasıl çalışıyor?</strong></p>
<p>Çok basit.</p>
<p>DropBox&#8217;un programını indiriyorsunuz ve bu programda belirlediğiniz klasörü istediğiniz yerden ulaşmak için paylaşıma açıyorsunuz.</p>
<p><strong>Avantajları nelerdir?</strong></p>
<p>Paylaştığınız klasörü istediğiniz kişi ile e-mail adresini girerek paylaşıma açabilme.</p>
<p>Seyahattesiniz veya bilgisayarınız yanınızda değil fakat telefonunuz yanınızda&#8230; Dosyalarınız her zaman sizinle beraber&#8230; (Iphone, Android Blackberry desteği&#8230;) İsterseniz, telefonunuzdaki fotoğraf ve videoları hemen sisteme yükleyebiliyorsunuz.</p>
<p>Üstün güvenlik uzmanları ile 24 saat canlı izleme&#8230;</p>
<p><strong>Fiyatı nedir?</strong></p>
<p>2 gb. için bedava iken üyeliğinizi yükseltmek isterseniz aylık 9.99$ gibi bir fiyata 50 gb. alana sahip oluyorsunuz. Fakat 2 gb. neyinize yetmez ki? Özellikle iş amaçlı kullanacak olanlar için 2 gb. demek yaklaşık 10.000 adet Microsoft Word, Excel, P.Point dosyası demek oluyor.</p>
<p><strong>Diğer bilgisayarlarımda nasıl kullanıyorum?</strong></p>
<p>Paylaşıma açtığınız bilgisayarınıza indirdiğiniz programın aynısını diğer bilgisayarınıza da yüklüyorsunuz, şifrenizi ve kullanıcı adınızı girdikten sonra artık tüm dosyalarınız diğer bilgisayarınızda da anlık olarak güncellenerek kullanabiliyorsunuz.</p>
<p><strong>En önemli özellik?</strong></p>
<p>Sadece bir dosyada değişiklik yaptığınız zaman o dosyada yapılan değişiklik kısmını sisteme yüklüyor. Hız veya bekleme sorunu yaşamıyorsunuz.</p>
<p>DropBox sistemini tanıtan videoyu izlemeyi unutmayın.</p>
<p><a href="http://yepce.com/2012/02/04/dosyalariniza-her-zaman-her-yerden-ulasin/">Video\\\'yu izlemek için tıklayın...</a></p>
<p>İşte bu kadar basit; yanında bilgisayarını taşımayı sevmeyenler için mükmmel bir sistem&#8230;</p>
<p>Kesinlikle tadına bakmalısınız.</p>
<p>İlk önce Dropbox&#8217;a üye olun ve daha sonra aşağıdaki videoyu izleyin.</p>
<p>Üyelik ve Programı İndirmek için, <a href="http://db.tt/LOL9vNV">Dropbox Üyelik Sayfası</a>&#8216;a buradan ulaşabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://webtv.hurriyet.com.tr/8/18769/0/1/dropbox-ile-dosya-paylasimi-ve-yedekleme-nasil-yapilir.aspx">Dropbox&#8217;da Dosya Paylaşımı ve Yedekleme Nasıl Yapılır?</a></p>
<div id="wherego_related"><h3>Bu yazıyı okuyanların okuduğu diğer yazılar:</h3><ul><li><a href="http://yepce.com/2010/02/19/nubrellaelleriniz-size-kalsin/" rel="bookmark" class="wherego_title">Nubrella;Elleriniz Size Kalsın</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/where-did-they-go-from-here/">Where did they go from here?</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/yepce/~4/WkqJ_wdwaM8" height="1" width="1"/>]]></content:encoded><description>İnternetin nimetlerinden faydalanmıyorsak neye yarar internetin sınırsızlığı? Çağımızda en önemli şey hızdır! Her şeye en hızlı şekilde ulaşabilmek ise internetin bizlere sunduğu en önemli kolaylıklardan biridir. Bu sebeple size bugün DropBox.Com adlı siteyi tanıtmayı uygun gördüm. Çoğu kişi bu tip sistemleri duymasına rağmen kullanma aşamasına bir türlü geçemiyor. Belki tanıtımdan sonra fikrini değiştirip bu konuda ...</description><wfw:commentRss xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/">http://yepce.com/2012/02/04/dosyalariniza-her-zaman-her-yerden-ulasin/feed/</wfw:commentRss><slash:comments xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">0</slash:comments><feedburner:origLink>http://yepce.com/2012/02/04/dosyalariniza-her-zaman-her-yerden-ulasin/</feedburner:origLink></item><item><title>Dilimlenmiş Ekmek</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/yepce/~3/J6277Ag1Nag/</link><category>Reklamcılık</category><category>Videolar</category><category>pazarlama</category><category>pazarlama nedir</category><category>pazarlama üzerine</category><category>seth godin</category><category>seth godin kimdir</category><category>sliced bread</category><category>ted konuşmaları</category><category>türkçe ted konuşmaları</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Y.Ercan Payidar</dc:creator><pubDate>Wed, 01 Feb 2012 23:31:46 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">http://yepce.com/?p=4800</guid><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[<p></p><p>Yıllardır kitapları ve önerileri ile hepimize yoldaş olmayan çalışan Seth Godin&#8217;in benim gözümde bugüne dek yapmış olduğu en önemli konuşmalardan birini sizinle paylaşıyorum. Pazarlamanın kısaca ne olduğunu, nasıl başarılı olabileceğimizi ve bunu hangi yöntemleri kullanarak yapabileceğimizi sade, esprili ve ufkunuzu açacak şekilde anlatıyor, Seth Godin&#8230;</p>
<p>Subtitles kısmından Turkish seçeneğini işaretlemeyi unutmayın.</p>
<p>İyi seyirler.</p>
<p><object width="526" height="374" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="bgColor" value="#ffffff" /><param name="flashvars" value="vu=http://video.ted.com/talk/stream/2003/Blank/SethGodin_2003-320k.mp4&amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/SethGodin-2003.embed_thumbnail.jpg&amp;vw=512&amp;vh=288&amp;ap=0&amp;ti=28&amp;lang=tr&amp;introDuration=15330&amp;adDuration=4000&amp;postAdDuration=830&amp;adKeys=talk=seth_godin_on_sliced_bread;year=2003;theme=tales_of_invention;theme=not_business_as_usual;theme=the_creative_spark;theme=presentation_innovation;event=TED2003;tag=business;tag=choice;tag=culture;tag=marketing;tag=shopping;tag=storytelling;&amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;" /><param name="src" value="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" /><param name="pluginspace" value="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><embed width="526" height="374" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" wmode="transparent" bgColor="#ffffff" flashvars="vu=http://video.ted.com/talk/stream/2003/Blank/SethGodin_2003-320k.mp4&amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/SethGodin-2003.embed_thumbnail.jpg&amp;vw=512&amp;vh=288&amp;ap=0&amp;ti=28&amp;lang=tr&amp;introDuration=15330&amp;adDuration=4000&amp;postAdDuration=830&amp;adKeys=talk=seth_godin_on_sliced_bread;year=2003;theme=tales_of_invention;theme=not_business_as_usual;theme=the_creative_spark;theme=presentation_innovation;event=TED2003;tag=business;tag=choice;tag=culture;tag=marketing;tag=shopping;tag=storytelling;&amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;" pluginspace="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" /></object></p>
<p>İzlemekte sorun yaşayanlar Ted&#8217;in sitesinde bu konuşmaya ulaşabilirler.<br />
<a title="Seth Godin - Dilimlenmiş Ekmek" href="http://www.ted.com/talks/seth_godin_on_sliced_bread.html" target="_blank"> http://www.ted.com/talks/seth_godin_on_sliced_bread.html</a></p>
<div id="wherego_related"><h3>Bu yazıyı okuyanların okuduğu diğer yazılar:</h3><ul><li><a href="http://yepce.com/2011/09/28/turkcenin-matematigi/" rel="bookmark" class="wherego_title">Türkçe&#8217;nin Matematiği</a></li><li><a href="http://yepce.com/2012/01/03/harflerden-gelecege/" rel="bookmark" class="wherego_title">Harflerden Geleceğe</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/where-did-they-go-from-here/">Where did they go from here?</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/yepce/~4/J6277Ag1Nag" height="1" width="1"/>]]></content:encoded><description>Yıllardır kitapları ve önerileri ile hepimize yoldaş olmayan çalışan Seth Godin&amp;#8217;in benim gözümde bugüne dek yapmış olduğu en önemli konuşmalardan birini sizinle paylaşıyorum. Pazarlamanın kısaca ne olduğunu, nasıl başarılı olabileceğimizi ve bunu hangi yöntemleri kullanarak yapabileceğimizi sade, esprili ve ufkunuzu açacak şekilde anlatıyor, Seth Godin&amp;#8230; Subtitles kısmından Turkish seçeneğini işaretlemeyi unutmayın. İyi seyirler. İzlemekte sorun ...</description><wfw:commentRss xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/">http://yepce.com/2012/02/02/dilimlenmis-ekmek/feed/</wfw:commentRss><slash:comments xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">0</slash:comments><feedburner:origLink>http://yepce.com/2012/02/02/dilimlenmis-ekmek/</feedburner:origLink></item><item><title>Ucuz Dergi Aboneliği</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/yepce/~3/inM6M3uilzo/</link><category>İnternet</category><category>1 ay sonra dergi</category><category>ucuz dergi</category><category>ucuz dergi nasıl alınır</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Y.Ercan Payidar</dc:creator><pubDate>Mon, 23 Jan 2012 00:48:33 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">http://yepce.com/?p=4795</guid><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[<p></p><p>Okuma alışkanlığı çok fazla olmayan bir ülke olarak bazı imkanlardan da ne yazıkki haberimiz olmuyor. Diğer taraftan ne kadar kitap okuma alışkanlığımız olmasa da gazete ve dergilere harcadığımız para ise hatırı sayılır derecede fazla&#8230; Bu sebepten dolayı olsa gerek geçtiğimiz yıllarda hayata geçen bazı siteler bu probleme akılcı çözümler sunuyorlar.</p>
<p>Mesela Dergikapinda.Com sitesinde dünyada 10 milyondan fazla satan 3 derginin senelik abonelik ücreti 118 TL civarında ve buna benzer tüm ürünler aşağı yukarı bu değerlerde satışa çıkıyor. 3 dergiye ayrı ayrı abone olsa idik ödeyeceğimiz değer 300 TL&#8217;den fazla olacakken sadece 1 ay sonra elimize geçecek olan dergiler için 3 de biri fiyat ödeyebiliyoruz.</p>
<p>Dergikapinda.Com sitesinde bulunan nasıl çalışır bölümündeki yazı şöyledir:</p>
<blockquote><p>Dergiler diğer yayın organlarına göre makale ve röportaj içeriğine ağırlık verdiğinden güncelliğini çok daha uzun süre koruyan yayınlardır. İşte bu neden sistemin tercih edilmesinde önemli bir etkendir.</p>
<p>Ay sonunda raf ömrünü tamamlamış dergilerin toplaması yapıldıktan sonra Medya Paleti  tarafından bu dergiler paketleri açılmamış bir şekilde promosyonlarıyla beraber alınıp normal etiket fiyatından daha ucuz bir fiyata sizlere sunmaktadır. <em>Dergikapinda.Com</em> sitesinden satın almış olduğunuz Ocak ayı dergisi Şubat ayının 15 inde anlaşmalı olduğumuz kargo şirketi ile kapınıza kadar ücretsiz gönderilir.</p></blockquote>
<p>Bu tipte iş yapan sitelerin adresleri:</p>
<ul>
<li>http://www.dergikapinda.com/</li>
<li>http://www.dergiofisi.com/</li>
<li>http://www.444dergi.com/</li>
<li>http://www.dergidunyasi.com/</li>
</ul>
<p>Bildiğiniz üzere güncel konuların olmadığı dergilere 1 ay sonra yarı fiyatına sahip olmak çoğumuz için bulunmaz bir nimettir. O yüzden bu işfikri ile karşımıza çıkan girişimcilere teşekkürü bir borç bilirim.</p>
<div id="wherego_related"><h3>Bu yazıyı okuyanların okuduğu diğer yazılar:</h3><ul><li><a href="http://yepce.com/2011/12/06/korkuyoruz/" rel="bookmark" class="wherego_title">Korkuyoruz&#8230;</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/07/11/uzun-pozlama-ornekleri/" rel="bookmark" class="wherego_title">Uzun Pozlama Örnekleri</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/02/22/3gyi-sevmisiz/" rel="bookmark" class="wherego_title">3G&#8217;yi Sevmişiz</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/03/15/albert-camus-badem-agaclari/" rel="bookmark" class="wherego_title">Albert Camus-Badem Ağaçları</a></li><li><a href="http://yepce.com/2012/01/21/hayatlar-uzerine-oynanan-bahisler/" rel="bookmark" class="wherego_title">Hayatlar Üzerine Oynanan Bahisler</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/08/22/ise-yaramaz-aletler/" rel="bookmark" class="wherego_title">İşe Yaramaz Aletler</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/where-did-they-go-from-here/">Where did they go from here?</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/yepce/~4/inM6M3uilzo" height="1" width="1"/>]]></content:encoded><description>Okuma alışkanlığı çok fazla olmayan bir ülke olarak bazı imkanlardan da ne yazıkki haberimiz olmuyor. Diğer taraftan ne kadar kitap okuma alışkanlığımız olmasa da gazete ve dergilere harcadığımız para ise hatırı sayılır derecede fazla&amp;#8230; Bu sebepten dolayı olsa gerek geçtiğimiz yıllarda hayata geçen bazı siteler bu probleme akılcı çözümler sunuyorlar. Mesela Dergikapinda.Com sitesinde dünyada 10 ...</description><wfw:commentRss xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/">http://yepce.com/2012/01/23/ucuz-dergi-aboneligi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">0</slash:comments><feedburner:origLink>http://yepce.com/2012/01/23/ucuz-dergi-aboneligi/</feedburner:origLink></item><item><title>Hayatlar Üzerine Oynanan Bahisler</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/yepce/~3/XK_uv-8lS68/</link><category>Yaşam-Sağlık-Spor</category><category>Yazılar ve Makaleler</category><category>bahis</category><category>bahis sistemleri</category><category>bahis tahmin</category><category>bahis yapmak</category><category>bets10.com</category><category>bilyoner.com</category><category>com</category><category>iddaa</category><category>iddaa.com</category><category>nesine.com</category><category>oley</category><category>sistemli bahis</category><category>superbahis.com</category><category>superbahis298.com</category><category>tuttur.com</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Y.Ercan Payidar</dc:creator><pubDate>Sat, 21 Jan 2012 05:54:00 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">http://yepce.com/?p=4790</guid><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[<p></p><p>Biraz ağır bir başlık oldu, fakat derinlemesine düşündüğünüz zaman aslında verilmek istenen mesajın ne kadar açık olduğunu sizlerde göreceksiniz. En azından Türkiye gibi ülkelerde bahis, şans oyunlar vb. şeylerin bu kadar ön planda olmasının sebebini bir düşünün.</p>
<p>Spor bahisleri bugünlerde insanımızın hayatlarını çok fazla etkilemeye başladı. Özellikle birkaç aydır keyif veren ufak tefek bahisler yapmaya başlayınca durumumuzu daha iyi gördüm. Kimi zengin olmanın hayalini kurarken, kimi bu işi ciddi anlamda yaptığını düşünerek bahis yapıyor. Sonunda firmaların bahis bürolarının kazançları katlanarak artıyor.</p>
<p>Ülkemizde yasal olarak sadece İddaa&#8217;dan bahis yapmamız mümkün ve bu bahislerin kurallarını da yine İddaa belirliyor. Öyle tek maça bahis yapmak, yüksek oranlardan oynamak ve bunun gibi bahis severlerin önünü açacak yenilikler yok. Hatta bazı sanal bayilerin promosyonlarını bile yasaklıyorlar. Durum böyle olunca insanlarımızın bahis yapmaması konusunda uyarılması gerekiyor.</p>
<p>Arkadaşlar bahis yapmayın, siz bu işten medet umdukça İddaa şimarık bir çocuk gibi daha da fazlasını istiyor.</p>
<p>Diğer taraftan illa bu işi yapmayı planlıyorsanız en azından bir sistem içinde devam edin. Aşağıdaki yazı internette kimin yazdığını bilmediğim fakat genel olarak bahisten anlayan birisinin yazdığı aydınlatıcı bir yazı. Bahis yapmaya gönül verdiyeseniz lütfen mutlaka okuyun. Uzun dönemde kayıplarınız olmaması için gereken tüm doneler aşağıda mevcuttur. Bazı bölümlere dikkat çekmek için altı çizili hale getirdim, umarım işinize yarar.</p>
<p><strong>Bahiste Yapılan Hatalar</strong></p>
<p>Çözüme ulaşmak için yapılması gereken ilk şey problemi tanımlamaktır. Bu yazı birçok bahisçinin sık düştüğü yanlışları özetlemektedir. Bu görüşlere kişisel deneyimlerimin yanı sıra, başarılı ve başarısız birçok bahisçi ile yıllardır süregelen bağlantım altyapı oluşturmaktadır.</p>
<p>Buradaki amacım, bu genel hataların üstünden geçerek sizlerin başarılı bahisçiler olabilmesi için katkı sağlamaktır.</p>
<p><strong>1) Sadece bahis amaçlı ayrı bir hesap/kasa kullanmamak</strong></p>
<p>Birçok bahisçi, düzenli, uzun ömürlü ve baştan sona aynı kalitede devam ettirilebilir bir kazanç yaratabilmek için diğer tüm harcamalarından ayrı olarak sadece bahis amaçlı kullanılacak bir hesabı bulunması gerektiği gerçeğini anlayamamıştır.</p>
<p>Hangi metodu ya da sistemi kullanırsanız kullanın, kimi takip ederseniz edin, <span style="text-decoration: underline;">ancak, sadece bahis için ayrılmış bir kasanız bulunduğu takdirde daha iyi durumda olacaksınız.</span> Bu kasayı diğer harcamalarınızdan ayrı tutmalı ve olası tehditlerden korumalısınız. Böylece bahisleriniz için karar verme sürecinde birçok duygusal baskıyı ortadan kaldırmış olacaksınız. Unutmayın duygular bütün bahisçileri tehdit eden bir faktördür.</p>
<p>Bahis kasanız doğal olarak tamamen içinde bulunduğunuz ekonomik şartlarla ve bu iş için ayırabildiğiniz nakitle bağlantılı olacaktır. Şartları zorlamayın, sahip olmadığınız parayı riske etmeyin.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Bahisçilerin çok büyük çoğunluğunun ortak hatalarından biri de, kazançlarını tasarruf ettikleri ya da eksilen kasalarını destekledikleri bir yan kasa oluşturmamalarıdır.</span> Genellikle tamamen plansız ve cebindeki paraya bağlı olarak yapılan bahisler bir süre sonra kişiye telafi edilmesi güç yüksek riskler olarak dönmektedir.</p>
<p>Profesyonel yaklaşıma sahip bir bahisçi ise bahis amaçlı kullanacağı, rahatça karşılayabileceği bir miktar anaparayı (kasa) sadece bu iş için ayıracak ve en iyi kullanım yolunu belirleme yoluna gidecektir.</p>
<p>Yan kasamızla desteklediğimiz ve sabitlediğimiz kasamızla beraber, şimdi başarısızlığın sıradaki sebebine geçiyoruz.<br />
<strong>2) Doğru riskler alamamak</strong></p>
<p>Bahis için ayırdığınız kasanızın sınırlı olduğunu anlamanız çok önemli. Sonsuz derinlikte kaynaklarınız yok. <span style="text-decoration: underline;">Bahis doğası gereği riskli bir iştir.</span> Bu riskler arasında düşük isabet oranı ve uzun kayıp serileri olacaktır. Bahis kasanız ve aldığınız riskler kullandığınız metoda göre ayarlanmış olmalıdır.</p>
<p>Öncelikle, kendinizi ortalamanın altında bir kayıp zinciri olasılığına karşın hazırlamalı ve kasanızda böyle bir durum için yeterli birim bulundurmalı, risklerinizi buna göre almalısınız.</p>
<p>Doğru/sistemli bir risk yönetimi ve matematiksel gerçekler olağan dışı gerçekleşen olumlu ve olumsuz serilere vereceğiniz duygusal tepkilerinizin üstesinden gelmenize yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>3) Kayıpların peşine düşmek</strong></p>
<p>Kayıpların peşine düşmek ilk etapta en sonunda kar getirmesi olası garanti bir yol gibi gözükse de, asıl olan, bu yöntemin bir işe yaramadığıdır.</p>
<p>Tek amacı kayıplarını geri almak olanlar bahislerinde değer olgusunu aramak istemeyen, yeterli donanıma sahip olmayan bahisçi tipidir. Her müsabakaya bahis yapmak zorunda değilsiniz. Zararla geçen bir günün ardından, kayıpları geri alma amacıyla bahis yapmaya devam ederseniz doğru karar verme mekanizmasından yoksun bir şekilde, sadece bahis bürolarına çalışmış olursunuz.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Birçok bahisçi, kayıpla geçen bir günün ardından aldığı son riski tamamen kayıpları telafi etme yönünde ayarlar, büroların sizden istediği de budur zaten. Dikkat ederseniz, günün son yarışı/müsabakası/maçı genellikle tahmini en zor olandır.</span> Her gün olduğu gibi yarın ve ertesi gün de maçlar olacak, kayıplarınızı geri almak için acele etmeyin. Önemli nokta, fırsatları kollamak ve sadece şartlar sizin istediğiniz gibiyken bahis yapmaktır. Yaklaşımınızı asla değiştirmeyin ve soğukkanlı olun, akılcı riskler alın, maçlar bitmez unutmayın.</p>
<p><strong>4) &#8220;Değer&#8221; yargılamasından yoksun olmak</strong></p>
<p>Bahiste uzun soluklu başarı için değer yargılaması yapabilmek şarttır. <span style="text-decoration: underline;">Uzun seriler sonunda karda olabilmeniz için girdiğiniz bahislere verilen oranlar, aslında gerçek kazanma ihtimaline göre yüksek verilmiş olmalıdır.</span> Uzun süreli olarak bunu yapabilmek için risk aldığınız her müsabakaya özel olarak konsantre olmalı ve değerli bahisleri görmeye çalışmalısınız.</p>
<p>Her müsabakada değerli bahisler yer almaktadır, işin anahtarı bu seçimlerin nerede olduğunu görmekten geçer. Unutulmaması gereken bir diğer konu, yüksek oran yüksek değer demek değildir. Değer yargılaması biraz kişisel olmakla beraber, hangi bahisin hangi oranda değerli olduğunu görebilmek için deneyim ve dikkat şarttır.</p>
<p>Herkesin durumlar karşısında öngörüleri vardır, sonuçta bahis dediğimiz şey görüşlerin çarpıştığı bir oyundur, hiç kimse her zaman doğru ya da yanlış olamaz. Doğru seçimleri yapamazsanız &#8220;değer&#8221; kullandığınız en pahalı sözcük olabilir. Hak ettiğinden daha yüksek oranlara sahip seçimler değerlidir şeklinde özetlediğimiz eski klişe doğrudur ancak bu işin sadece küçük bir kısmını oluşturur. Buna ek olarak, doğru şekilde doğru seçimlere bahis yapmalısınız, ancak bu yolla bahis kasanızı koruyabilirsiniz.</p>
<p>Bahislerinizde değerli olanların oranını artırmak için çabalamalısınız. Değerli gördüğünüz bir seçime karşınıza çıkan ilk orandan bahis yapmaktansa, diğer büroların size ne önerdiğini kontrol edin, genellikle en yüksek oranı verecek olan Exchange büroları unutmayın.</p>
<p>Oranlarda küçük ve değersiz gözüken ondalık değişimler uzun vadede kar miktarınıza hatırı sayılır bir katkı sağlayacaktır.</p>
<p><strong>5) Kısa sürede zengin olma isteği/hırsı</strong></p>
<p>Birçok bahisçi küçük masraflarla hayatlarını değiştirecek, büyük getiriler sağlayacak bahisler peşinde koşmaktadır. Bürolar sizin bu açığınızı çok iyi biliyor ve sizi bu yönde bahisler yapmanız konusunda cesaretlendiriyor. Küçük miktarlar riske ettiğiniz yüksek oranlı kombinelerden bahsediyoruz.</p>
<p>Profesyoneller ise çok nadiren kombine bahislere para ayırırlar. Birçoğu sadece tekli seçimler ile kombinelerden uzak durur. Bürolar kurnazca isimlendirdikleri değişik türden kombine olanaklarıyla ( Lucky15, Yankee, Goliath vs.) sizi bu yönde bahis yapmaya teşvik ederler, unutmayın kombinenize eklediğiniz her seçim büroların kar oranını arttırır ve bu sadece onların işine gelir. Tabii ki oran yükseldikçe sabit riskle kazanabileceğiniz olası getiriniz de artacaktır ancak uzun vadede kasası yavaşça eriyen yine siz olacaksınız.</p>
<p>Eğer doğaüstü güçleriniz yoksa ya da çok şanslı bir insan değilseniz hangi tür kombinelerin daha faydalı olduğunu tartışmak zaman kaybından başka bir şey değildir. <span style="text-decoration: underline;">Tekli bahisler çoğunlukla en mantıklı seçenektir.<br />
</span><br />
Bahis işine kısa zamanda zengin olabilme yöntemi olarak yaklaşamazsınız. Bahiste başarı için uzun soluklu düşünmek şarttır. Hangi büroya giderseniz gidin, özel promosyonların çoğunda minimum bir oran ya da kombine şartı arandığını göreceksiniz. Bahis büroları sizden kombine bahisler yapmanızı beklemektedir, çünkü siz kombine yaptıkça onların kar oranlarındaki artış hız kazanmaktadır.</p>
<p><strong>6) Disiplinden yoksun olmak</strong></p>
<p>Para kaybetmenize sebep olan hobinizi kazançlı bir uğraşa çevirebilmek için aşılması gereken en güç engel disiplinsizliktir. Bahis büroları da bu durumun farkındalar. İşte bu yüzden hemen her büroda, lotolar, top oyunları, kart oyunları, adını bile duymadığınız liglere, yarışçılara açılan bahisler ve hatta sanal yarışlar müsabakalar yer almaktadır.</p>
<p>Birçok bahisçi sadece heyecan olsun diye anlamsız oyunlara dâhil olurlar ve sonunda kazanan yine bürolar olur. Yukarıda bahsi geçen oyun türlerinde çok nadir olarak kazananlar olacaktır bu da sistemin büroların istediği şekilde işlemesine yol açmaktadır.</p>
<p>Bu tuzaklara düşmeyecek kadar becerikli usta diyebileceğimiz bahisçiler bile zaman zaman bu tür yanılgılar içine girerler ve çok çaba sarf ederek sahip oldukları kazançlarını eğlence uğruna bürolara teslim etmektedirler.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Yeri geldiğinde bahis yapmamak disiplin gerektirir.</span> Doğru olmayan ya da hak ettiği değerden düşük orana sahip bahisten uzaklaşmak için disiplinli olmalısınız. Eğlence amaçlı gereksiz bahisler yapmamak için disiplin şarttır. Paranızı cebinizde tutabilmek için disiplinli olmaktan başka çareniz yok.</p>
<p>Bahisçiler çok çeşitlilik gösterir. En keskin, akılcı tabir ettiğimiz bahisçiler bile disiplinsizliğin sebep olduğu tuzaklara düşebilmektedir. Kazançlı bir periyodun ardından, bu kazancı nasıl elde ettiklerini unuturlar, aşırı güvenin getirdiği tembellik ve disiplinsizliğe teslim olurlar.</p>
<p>Uzun vadede başarılı bir bahisçi olabilmek, akıntıya karşı yüzmeye benzer. Olduğunuz yerde kalabilmek için çok çaba sarf etmelisiniz, çok daha fazla çaba ise ileri hareket edebilmeniz için gereklidir. En ufak bir gevşeklik ya da rahatlama hissi sizi başladığınız noktaya ya da daha kötü durumlara sürükler.</p>
<p><strong>7) Duygular</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Bahis yalnız oynanan bir oyundur.</span> Aynı zamanda ustalık gerektirir. Duygular birçok yolla başarıyı sabote eder. Kendinizi rahatlatmak amacıyla koyun gibi düşünmek gerekirse, hatalı olduğunuzda bu sizin suçunuz değildir, çünkü herkes sizinle aynı şeyi yapmaktadır. Bahis söz konusu olduğunda ise, piyasanın arz talep kanunları uzun vadede tüm koyunların kırkılacağını dikte eder. Duygular disiplini nötralize eder.</p>
<p>Bir diğeriyle bağlantısı bulunmayan herhangi bir yarışın/maçın/müsabakanın sonucu bir öncekine ya da sonrakine tesiri yoktur. Müsabakalar tek başına değerlendirilmeli ve diğerleriyle mümkün oldukça bağlantı kurulmamalıdır. Hepimiz duygularımızı bu işe dâhil etmekteyiz ancak piramidin en tepesindekiler bu işi bir sanata çevirebilmiş ve duygularını maksimum kontrol altına alabilmiş olanlardır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Bahisçilerin %95&#8242;i duygularının etkisinde kusurlu hareket eder.</span> Bir seçime, sporcuya antrenöre ya da tipster&#8217;a körü körüne bağlanıp olası bir kazancı kaçırmak korkusuyla bahis yapmak duygusal hareket etmekten başka bir şey değildir.</p>
<p>Birçok bahisçi kendilerinden rahatsızlık duyar, başarılı ve kazançlı olmak onlara uzakmış gibi hissederler. Duygularıyla hareket eden bahisçiler verimsiz geçen dönemlerde kontrolü kaybeder ve kazandıkları bahislerde bile gerçekleşmesi gereken kazancı elde edemezler. Kayda değmeyen sistemlerle ve stratejilerle gereksiz efor kaybına girerler. Bahiste duygularınızı kontrol edebildiğiniz ölçüde başarılı olabilirsiniz. Oyundaki herkesi kendinize düşman kabul etmeli ve zar zor kazandığınız parayı sizden almaya çalışan kişiler olarak görmelisiniz. Duygularınıza hükmetmeyi öğrendiğinizde bahislerinizden kazançlı çıkabilmek için önemli adımlardan birini atmışsınız demektir.<br />
<strong>8) &#8220;Çimen daha yeşil gözüktüğünde..&#8221;</strong></p>
<p>Diğer taraftaki çimen nadiren daha yeşildir. <span style="text-decoration: underline;">Birçok bahisçi yaklaşımlarını ve metotlarını çok sık değiştirirler, hiçbir metoda kendini ispatlaması için yeterli süreyi vermezler. </span>Başlangıçta işe yarayan bir strateji bulduklarında dahi art arda birkaç başarısız sonuç geldiğinde bu sistemden vazgeçme yoluna giderler.</p>
<p>Bu tür bahisçiler birçok oyuncakla aynı anda tanışan çocuklara benzerler. Hiçbir metoda başarılı olabilecek düzeye gelene kadar sahip çıkmazlar. Her zaman çimen diğer tarafta daha yeşil diye düşünürler. Bahislerinde uzun ömürlü tutarlılık göstermezler, hali hazırda değerlendirdikleri sistemden, daha iyisini bulabilmek amacıyla sapmalar gösterirler.</p>
<p><strong>9) Tembellik</strong></p>
<p>Çoğu bahisçi tembeldir!</p>
<p>Kutsal bir doktrinmiş gibi, birçok bahisçi zayıf planlama ve yetersiz araştırma alışkanlıklarına sahiptirler. <span style="text-decoration: underline;">Bahiste başarılı olmanın şartı olan çok çalışmayı ve saatler harcamayı reddederler.</span> Doğru oyuna yatırım yapmayı ve kazanmayı reddederler. Bahisten para kazanmak zor bir iştir ve çok çaba sarf etmeyi gerektirir. <span style="text-decoration: underline;">Eğer kolay olsaydı herkes bu işle uğraşırdı.</span> Ya kendiniz çok çalışacaksınız ya da bunun için birini tutacaksınız.</p>
<p>Normal insan eğilimi, minimum eforla bir işten sıyrılmaya dönüktür. Tembel bahisçiler bürolar için savaşta ilk feda edilen zararsız askerler gibidir, onları yok etmek çok kolaydır. Seçimlerini yaparken hiçbir çaba sarf etmeyen, en ufak araştırmadan bile kaçınan kişilerin başarılı olmasını beklemek yersizdir.</p>
<p>Benim felsefem çok basit, büro çalışanları, araştırmacılar ya da olasılık hesaplayan analizciler bir bahise 3 saat zaman ayırıyorsa onlardan üstün duruma gelebilmek için benim 6 saat çalışmam gerekiyor demektir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Ünlü golfçü Gary Player , &#8220;Ne kadar çok çalışırsam o kadar şansım artar.&#8221; demiştir. Bu söz golfte olduğu kadar bahiste de geçerlidir.</span></p>
<p><strong>10) Aptallık</strong></p>
<p>İlginçtir, çoğu bahisçi kendi hatalarından yeni şeyler öğrenme konusunda yetersizdir. Yıllar boyu aynı basit hataları tekrarlar dururlar. Bu saf aptallık değildir de nedir?</p>
<p>Bahisteki performansınızı sürekli olarak hatalarınızdan yaptığınız çıkarımlarla geliştirmek için çabalamalısınız. Bürolar yıllardır size gülüyor olabilir ancak, yüzlerindeki bu gülümsemeyi silmek için gerekli güç içinizde mevcut, unutmayın.</p>
<div id="wherego_related"><h3>Bu yazıyı okuyanların okuduğu diğer yazılar:</h3><ul><li><a href="http://yepce.com/2011/12/06/korkuyoruz/" rel="bookmark" class="wherego_title">Korkuyoruz&#8230;</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/08/14/olumlu-dusunme-uzerine/" rel="bookmark" class="wherego_title">Olumlu Düşünce Üzerine</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/09/06/gorunmeyen-deniz/" rel="bookmark" class="wherego_title">Görünmeyen Deniz</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/07/01/dunyanin-en-guzel-yerleri/" rel="bookmark" class="wherego_title">Dünyanın En Güzel Yerleri</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/05/02/tecrubelerin-anlatmak-istedikleri/" rel="bookmark" class="wherego_title">Tecrübelerin Anlatmak İstedikleri&#8230;</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/03/05/aptallar-cagi-ni-izlediniz-mi/" rel="bookmark" class="wherego_title">&#8220;Aptallar Çağı&#8221; nı İzlediniz mi?</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/where-did-they-go-from-here/">Where did they go from here?</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/yepce/~4/XK_uv-8lS68" height="1" width="1"/>]]></content:encoded><description>Biraz ağır bir başlık oldu, fakat derinlemesine düşündüğünüz zaman aslında verilmek istenen mesajın ne kadar açık olduğunu sizlerde göreceksiniz. En azından Türkiye gibi ülkelerde bahis, şans oyunlar vb. şeylerin bu kadar ön planda olmasının sebebini bir düşünün. Spor bahisleri bugünlerde insanımızın hayatlarını çok fazla etkilemeye başladı. Özellikle birkaç aydır keyif veren ufak tefek bahisler yapmaya ...</description><wfw:commentRss xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/">http://yepce.com/2012/01/21/hayatlar-uzerine-oynanan-bahisler/feed/</wfw:commentRss><slash:comments xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">0</slash:comments><feedburner:origLink>http://yepce.com/2012/01/21/hayatlar-uzerine-oynanan-bahisler/</feedburner:origLink></item><item><title>Harflerden Geleceğe</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/yepce/~3/40eTv1iKIm4/</link><category>İnternet</category><category>futureme</category><category>geleceğe e-posta</category><category>geleceğe mektup</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Y.Ercan Payidar</dc:creator><pubDate>Tue, 03 Jan 2012 00:41:53 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">http://yepce.com/?p=4786</guid><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[<p></p><p>Hedeflerinize ne kadar sadık olduğunuzu test etmek ister misiniz?</p>
<p>Futureme adlı site bunu yapmanıza olanak sağlayan mükemmel bir yönteme ev sahipliği yapıyor. Eskilerin icat ettiği bu yöntem, aslında hepimizin aşina olduğu fakat ne için kullanmamız gerektiğini bilmediğimiz bir yöntemdir.</p>
<p>Gelecek tarihli mektup atmayı kimisi yazdığı bir kitap, tiyatro oyunu veya iş fikri için haklarını korumayı düşünerek yaparken, kimisi ise sadece eğlencelik olarak görmektedir.</p>
<p>Biz ise bunu hedeflerimize ne kadar yaklaştığımızı test etmek için kullanacağız. Bir seneyi 4 aylık dönemlere, her dönem için gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz olayları yazarak, gelecek tarihli e-postalar göndereceğiz. Bu sayede hem hedeflerimize sadık kalmayı öğrenip hem de geleceği planlamaya çalışacağız.</p>
<p>Emin olun çok ilginç oluyor. İlk denememi bundan tam 4 ay önce yapmıştım. Tabi ki bugün bana gelmesini istediğim e-postayı yazdığımı unutmuşum ve inanılmaz süpriz oldu. Hedeflerime ulaşamadığımı görünce ister istemez canım sıkıldı fakat diğer yandan önümüzdeki 4 aylık dönemi daha iyi değerlendirmem için de mükemmel bir uyarıcı rolünü üstlendi.</p>
<p>Deneyin, bence işinize yarayabilir.</p>
<p><a href="http://www.futureme.org">Futureme.Org</a></p>
<div id="wherego_related"><h3>Bu yazıyı okuyanların okuduğu diğer yazılar:</h3><ul><li><a href="http://yepce.com/2012/01/23/ucuz-dergi-aboneligi/" rel="bookmark" class="wherego_title">Ucuz Dergi Aboneliği</a></li><li><a href="http://yepce.com/2012/01/21/hayatlar-uzerine-oynanan-bahisler/" rel="bookmark" class="wherego_title">Hayatlar Üzerine Oynanan Bahisler</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/11/18/a-day-made-of-glass/" rel="bookmark" class="wherego_title">A Day Made Of Glass</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/12/06/gorulmeyene-inaniyor-musunuz/" rel="bookmark" class="wherego_title">Görülmeyene İnanıyor musunuz?</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/08/19/alan-tasarrufu-saglayan-hong-kong-evi/" rel="bookmark" class="wherego_title">Alan Tasarrufu Sağlayan Hong Kong Evi</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/12/02/kendini-ne-kadar-begeniyorsun/" rel="bookmark" class="wherego_title">Kendini Ne Kadar Beğeniyorsun?</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/where-did-they-go-from-here/">Where did they go from here?</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/yepce/~4/40eTv1iKIm4" height="1" width="1"/>]]></content:encoded><description>Hedeflerinize ne kadar sadık olduğunuzu test etmek ister misiniz? Futureme adlı site bunu yapmanıza olanak sağlayan mükemmel bir yönteme ev sahipliği yapıyor. Eskilerin icat ettiği bu yöntem, aslında hepimizin aşina olduğu fakat ne için kullanmamız gerektiğini bilmediğimiz bir yöntemdir. Gelecek tarihli mektup atmayı kimisi yazdığı bir kitap, tiyatro oyunu veya iş fikri için haklarını korumayı ...</description><wfw:commentRss xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/">http://yepce.com/2012/01/03/harflerden-gelecege/feed/</wfw:commentRss><slash:comments xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">0</slash:comments><feedburner:origLink>http://yepce.com/2012/01/03/harflerden-gelecege/</feedburner:origLink></item><item><title>Holofonik Sesler (Holophonics)</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/yepce/~3/UeiFZEhQSmM/</link><category>Bilim ve Teknoloji</category><category>Müzik</category><category>3d sesler</category><category>3d sound</category><category>holofonik sesler</category><category>holophonics</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Y.Ercan Payidar</dc:creator><pubDate>Fri, 23 Dec 2011 02:04:31 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">http://yepce.com/?p=4770</guid><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[<p></p><p>Hugo Zuccarelli tarafından 1980 yılında Milano Üniversitesindeki çalışmalarından ortaya çıkmış bir yöntemdir. 3 boyutlu ses olarak da anılıyor. Fakat yıllarca birçok müzisyenin dahi kullandığı bu yöntem çoğu kişi tarafından bilinmez. Pink Floyd bu yöntem ile 1984 yılında &#8220;The Final Cut&#8221; adlı albümünü çıkarttı ve Roger Waters&#8217;da aynı yıl bu yöntemi kullandı. Bu yöntem bianaural teknik olarak da bilinir.</p>
<p>İşleme yöntemi aslında çok basit kafatası gibi bir düzeneğin içine mikrofonlar koyarak her sesin geldiği yere göre insan beynine iz düşümü yapılması sağlanıyor.</p>
<p>Kulaklık kullanarak dinlerseniz neden bahsettiğimi çok iyi anlayacaksınız.</p>
<p>Martin Zuccarelli&#8217;nin çalışmalarına ulaşabileceğiniz <a href="http://www.acousticintegrity.com" target="_blank">site&#8230; </a></p>
<p>Aşağıda örneklerini dinleyebilirsiniz, kulaklık kullanmayı unutmayın.</p>
<p><strong><span style="font-size: medium;">En çok bilinen holofonik ses çalışması:  &#8220;Virtual Barber Shop&#8221;</span></strong></p>
<p><a href="http://yepce.com/2011/12/23/holofonik-sesler-holophonics/">Video\\\'yu izlemek için tıklayın...</a></p>
<p><strong><span style="font-size: medium;">Diğer güzel bir çalışma:</span></strong></p>
<p><a href="http://yepce.com/2011/12/23/holofonik-sesler-holophonics/">Video\\\'yu izlemek için tıklayın...</a></p>
<p><strong>Görüntülü holofonik çalışmalar için adresler :</strong><br />
<a href="http://www.holophonic.ch/newsite/index.php" rel="nofollow" target="_blank">http://otophonics.com/demo/</p>
<p>http://www.holophonic.ch/newsite/index.php</a></p>
<p><a href="http://www.metacafe.com/tags/holophonic/" rel="nofollow" target="_blank">http://www.metacafe.com/tags/holophonic/</a></p>
<p><strong>Diğer holofonik çalışmalar için adres :</strong><br />
<a href="http://gethighnow.com/holophonic-sound/" target="_blank">http://gethighnow.com/holophonic-sound/</a></p>
<div id="wherego_related"><h3>Bu yazıyı okuyanların okuduğu diğer yazılar:</h3><ul><li><a href="http://yepce.com/2011/09/27/daha-az-ile-daha-cok-kazanmak-mumkun-mu/" rel="bookmark" class="wherego_title">Daha Az ile Daha Çok Kazanmak Mümkün mü?</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/03/05/a-einstein-bilim-ve-din/" rel="bookmark" class="wherego_title">A.Einstein-Bilim ve Din</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/02/19/1-macta-6-kirmizi-kart-nasil-gorulur/" rel="bookmark" class="wherego_title">1 Maçta 6 Kırmızı Kart Nasıl Görülür?</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/08/30/doganin-sesleri/" rel="bookmark" class="wherego_title">Doğanın Sesleri</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/12/06/korkuyoruz/" rel="bookmark" class="wherego_title">Korkuyoruz&#8230;</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/03/18/ilham-veren-ted-konusmalari/" rel="bookmark" class="wherego_title">İlham Veren Ted Konuşmaları</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/where-did-they-go-from-here/">Where did they go from here?</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/yepce/~4/UeiFZEhQSmM" height="1" width="1"/>]]></content:encoded><description>Hugo Zuccarelli tarafından 1980 yılında Milano Üniversitesindeki çalışmalarından ortaya çıkmış bir yöntemdir. 3 boyutlu ses olarak da anılıyor. Fakat yıllarca birçok müzisyenin dahi kullandığı bu yöntem çoğu kişi tarafından bilinmez. Pink Floyd bu yöntem ile 1984 yılında &amp;#8220;The Final Cut&amp;#8221; adlı albümünü çıkarttı ve Roger Waters&amp;#8217;da aynı yıl bu yöntemi kullandı. Bu yöntem bianaural teknik ...</description><wfw:commentRss xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/">http://yepce.com/2011/12/23/holofonik-sesler-holophonics/feed/</wfw:commentRss><slash:comments xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">0</slash:comments><feedburner:origLink>http://yepce.com/2011/12/23/holofonik-sesler-holophonics/</feedburner:origLink></item><item><title>Korkuyoruz…</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/yepce/~3/RGXF5gQNBWE/</link><category>Yazılar ve Makaleler</category><category>Hata</category><category>Korku</category><category>Olumlu Düşünce</category><category>Shakespeare</category><category>Yunus Emre</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Erhan Payidar</dc:creator><pubDate>Tue, 06 Dec 2011 11:58:52 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">http://yepce.com/?p=2817</guid><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[<p></p><p style="text-align: justify;"><strong>Shakespeare</strong> benzersiz anlatımıyla nasılda dile getirmiş korkutuğumuz gerçeğini. Ortada böyle bir gerçek olduğunu ve çoğu zaman yüzleştiğimizi kimse inkar edemez sanırsam. Ne kadar acımasız bir hayat yaşıyoruz ki bu denli korkuyla dolu bir yaşam sürmekteyiz anlam verebilmiş değilim doğrusu.</p>
<blockquote><p>İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.<br />
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.<br />
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.<br />
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.<br />
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.<br />
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.<br />
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermedigi için.<br />
Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.</p>
<p>&nbsp;</p></blockquote>
<p>Bu yüzden ben <strong>korkularımızdan kurtulmak mümkün müdür </strong>bunu ele almak istiyorum. İnsan olarak öyle muhteşem özelliklere sahibiz ki bunların başında şüphesiz soyut düşünme yeteneğimiz gelir. İnsanoğlunun düşünce gücüyle başaramayacağı bir şey olduğunu düşünemiyorum açıkçası. Hayatımızı şekillendirmek için düşüncelerimizden yola çıkmamız gerekir. Eğer hayata olumlu yönünden bakmaya çalışıp, düşüncelerimize o yönde komutlar verirsek o denli pozitif bir yaşam süreriz. Ne zaman ki korkularımız düşüncelerimize yön vermeye başlarsa, işte o zaman bir şeylerin ters gitmeye başlayacağı su götürmez bir gerçektir. Bu yüzden korkularımızı düşünmeyi bir kenara bırakarak elimizden geldiği kadarıyla hayatta var olan güzellikler üzerine düşünmeli ve bu şekilde düşüncelerimize yön vermeye çalışmalıyız ve özelikle de hiç bir zaman eylemlerimizi hata korkusuyla kısıtlamamalıyız.  <span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold; font-size: small;">&#8220;Hiç hata yapmayan insan, hiç bir şey yapmayan insandır Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır!..&#8221; Yunus Emre </span><span class="Apple-style-span" style="font-size: small;">ne güzel de söylemiş. Bu yüzden korkularınızı bir yana bırakarak sizi esir almasına izin vermeyin ve fazla sorgulamayın bunu yapsam ne olur, şunu söylesem ne olur diyerek. Siz siz olun beyninizin yarattığı korku illüzyonlarına kanmayın.    </span></p>
<div id="wherego_related"><h3>Bu yazıyı okuyanların okuduğu diğer yazılar:</h3><ul><li><a href="http://yepce.com/2011/12/04/onyargilarimiz-ustune/" rel="bookmark" class="wherego_title">Önyargılarımız Üstüne</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/08/22/tercihlerimiz-ve-kaos/" rel="bookmark" class="wherego_title">Tercihlerimiz ve Kaos</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/03/09/denizin-60-metre-dibinde-akan-nehir/" rel="bookmark" class="wherego_title">Denizin 60 Metre Dibinde Akan Nehir</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/11/24/deviantartdan-inciler/" rel="bookmark" class="wherego_title">Deviantart&#8217;dan İnciler</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/09/06/gorunmeyen-deniz/" rel="bookmark" class="wherego_title">Görünmeyen Deniz</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/12/23/holofonik-sesler-holophonics/" rel="bookmark" class="wherego_title">Holofonik Sesler (Holophonics)</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/where-did-they-go-from-here/">Where did they go from here?</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/yepce/~4/RGXF5gQNBWE" height="1" width="1"/>]]></content:encoded><description>Shakespeare benzersiz anlatımıyla nasılda dile getirmiş korkutuğumuz gerçeğini. Ortada böyle bir gerçek olduğunu ve çoğu zaman yüzleştiğimizi kimse inkar edemez sanırsam. Ne kadar acımasız bir hayat yaşıyoruz ki bu denli korkuyla dolu bir yaşam sürmekteyiz anlam verebilmiş değilim doğrusu. İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor. Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için. Düşünmekten korkuyor, ...</description><wfw:commentRss xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/">http://yepce.com/2011/12/06/korkuyoruz/feed/</wfw:commentRss><slash:comments xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">0</slash:comments><feedburner:origLink>http://yepce.com/2011/12/06/korkuyoruz/</feedburner:origLink></item><item><title>Görülmeyene İnanıyor musunuz?</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/yepce/~3/w6KMmlm3K2k/</link><category>Videolar</category><category>Yazılar ve Makaleler</category><category>ahmet şerif izgören</category><category>everything is possible</category><category>görülmeyene inanmak</category><category>herşey mümkündür</category><category>inanmak</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Y.Ercan Payidar</dc:creator><pubDate>Tue, 06 Dec 2011 02:26:52 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">http://yepce.com/?p=4757</guid><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[<p></p><p>Çalışarak herşeyi başarabiliriz.</p>
<p>Peki bizi başarmaktan veya çalışmaktan alıkoyan şey nedir?</p>
<p>Aslında bu sorunun cevabı daha önce Yepce&#8217;de yanıtlamaya çalıştığım diğer pekilerden daha kolay&#8230; Çalışarak yapabileceklerimizin sınırsızlığına olan inancımız ile çalışmaya başlama gerekliliğimiz arasında çok ince bir çizgi vardır. Başarmak isteyen insanlar ile başarısı için çalışanlar arasında ise uçurumlar&#8230;</p>
<p>İşte bu kadar basit&#8230;</p>
<p>Başarmak istiyorsan çalışmak zorundasın&#8230;</p>
<p>Çalışmak içinse kendini ikna etmen&#8230;</p>
<p>Görülmeyene inananlar başkalarının hayal edemediklerini gerçekleştirenlerdir… Bu güzel söz için Ahmet Şerif İzgören&#8217;e teşekkür ederim.</p>
<p><a href="http://yepce.com/2011/12/06/gorulmeyene-inaniyor-musunuz/">Video\\\'yu izlemek için tıklayın...</a></p>
<div id="wherego_related"><h3>Bu yazıyı okuyanların okuduğu diğer yazılar:</h3><ul><li><a href="http://yepce.com/2011/08/24/george-bernard-shaw/" rel="bookmark" class="wherego_title">George Bernard Shaw</a></li><li><a href="http://yepce.com/2012/01/21/hayatlar-uzerine-oynanan-bahisler/" rel="bookmark" class="wherego_title">Hayatlar Üzerine Oynanan Bahisler</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/02/27/su-alti-dehasi-andrej-belic/" rel="bookmark" class="wherego_title">Su Altı Dehası, Andrej Belic</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/02/24/prof-randy-pauschun-son-dersi/" rel="bookmark" class="wherego_title">Prof. Randy Pausch&#8217;un Son Dersi</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/03/05/bozuk-paralarin-kenari-neden-tirtiklidir/" rel="bookmark" class="wherego_title">Bozuk Paraların Kenarı Neden Tırtıklıdır?</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/11/18/a-day-made-of-glass/" rel="bookmark" class="wherego_title">A Day Made Of Glass</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/where-did-they-go-from-here/">Where did they go from here?</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/yepce/~4/w6KMmlm3K2k" height="1" width="1"/>]]></content:encoded><description>Çalışarak herşeyi başarabiliriz. Peki bizi başarmaktan veya çalışmaktan alıkoyan şey nedir? Aslında bu sorunun cevabı daha önce Yepce&amp;#8217;de yanıtlamaya çalıştığım diğer pekilerden daha kolay&amp;#8230; Çalışarak yapabileceklerimizin sınırsızlığına olan inancımız ile çalışmaya başlama gerekliliğimiz arasında çok ince bir çizgi vardır. Başarmak isteyen insanlar ile başarısı için çalışanlar arasında ise uçurumlar&amp;#8230; İşte bu kadar basit&amp;#8230; Başarmak istiyorsan ...</description><wfw:commentRss xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/">http://yepce.com/2011/12/06/gorulmeyene-inaniyor-musunuz/feed/</wfw:commentRss><slash:comments xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">0</slash:comments><feedburner:origLink>http://yepce.com/2011/12/06/gorulmeyene-inaniyor-musunuz/</feedburner:origLink></item><item><title>Önyargılarımız Üstüne</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/yepce/~3/jXvM6cCPE94/</link><category>Yazılar ve Makaleler</category><category>Alışkanlık</category><category>einstein</category><category>İlişkiler</category><category>Önyargı</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Erhan Payidar</dc:creator><pubDate>Sat, 03 Dec 2011 16:01:48 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">http://yepce.com/?p=2818</guid><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[<p></p><p>Öncelikle <strong>&#8221;önyargı&#8221;</strong> kavramına değinecek olursak; kelimenin sözlük karşılığının; <strong>&#8220;Bir kimse yahut şey hakkında bazı olay veya görüşlere dayanılarak iyice bilgi edinilmeden verilen hüküm, peşin hüküm&#8221;</strong> şeklinde olduğunu görebiliriz. Önyargı sosyal bir durumdur ve ne yazık ki insanlar önyargılı olmayı alışkanlık haline getirmişlerdir. Her şeye karşı içlerindeki bir his onları her zaman bir şekilde dürtüp dururak rahatsız eder. Özellikle de, insan ilişkilerinde ki güven açısından ele alırsak hiç süphe yoktur ki bir insana güvenmek gerçekten zor bir şeydir ve zaman gerektirir. Zamanla taşların yerine oturacağını bilerek, bekleriz her zaman bir beklenti içinde oluruz ama öyle bir an gelirki en ufak bir istenmeyen durumla karşılaşıldığında içimizdeki dürtüyü dışa vurarak karşımızdaki insanı ne pahasına olursa olsun kaybetmeyi bile göze alabiliriz. Buna önyargılı davranışımız sebep olur. İnsanlar bir olay olduğunda nedense karşısındakini pek dinlemek, anlamak ve olayı çözümlemek istemez direk yaşanan olaylara ve genel izlenimlere bakarak peşin bir hükümde bulunurlar. Ne kadar hatalı bir yol olduğu bilindiği halde karar verme sırasında çok etkili olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Ben Einstein&#8217;nın <em><strong>“Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur…”</strong>  sözüne inat eğer istenirse insanoğlu önyargılarından sıyrılmayı, olaylara karşı objektif bir bakış açısıyla yaklaşmayı ve bu sayede önyargılarını en aza indirgemeyi başarabileceğine inanıyorum.</em><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif; font-size: small;"><em><br />
</em></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif; font-size: small;"><a href="http://yepce.com/2011/12/04/onyargilarimiz-ustune/onyargi/" rel="attachment wp-att-4705"><img class="size-medium wp-image-4705 aligncenter" title="Önyargı" src="http://yepce.com/wp-content/uploads/2011/12/onyargi-460x338.jpg" alt="onyargi 460x338 Önyargılarımız Üstüne" width="233" height="169" /></a></span></p>
<p style="text-align: center;">Önyargılarımızdan arınmış daha güzel ilişkiler kurmamız dileğiyle&#8230;</p>
<p><a href="http://yepce.com/2011/12/04/onyargilarimiz-ustune/">Video\\\'yu izlemek için tıklayın...</a></p>
<div id="wherego_related"><h3>Bu yazıyı okuyanların okuduğu diğer yazılar:</h3><ul><li><a href="http://yepce.com/2010/03/23/kizilotesi-fotograflar/" rel="bookmark" class="wherego_title">Kızılötesi Fotoğraflar</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/10/09/sikilmak-uzerine/" rel="bookmark" class="wherego_title">Sıkılmak Üzerine</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/03/06/crazy-heart/" rel="bookmark" class="wherego_title">Crazy Heart</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/08/25/a-trip-of-a-life-time-eat-learn-move/" rel="bookmark" class="wherego_title">A Trip Of A Life Time (Eat, Learn, Move)</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/03/06/albert-camus-bilmece/" rel="bookmark" class="wherego_title">Albert Camus-Bilmece</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/12/06/gorulmeyene-inaniyor-musunuz/" rel="bookmark" class="wherego_title">Görülmeyene İnanıyor musunuz?</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/where-did-they-go-from-here/">Where did they go from here?</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/yepce/~4/jXvM6cCPE94" height="1" width="1"/>]]></content:encoded><description>Öncelikle &amp;#8221;önyargı&amp;#8221; kavramına değinecek olursak; kelimenin sözlük karşılığının; &amp;#8220;Bir kimse yahut şey hakkında bazı olay veya görüşlere dayanılarak iyice bilgi edinilmeden verilen hüküm, peşin hüküm&amp;#8221; şeklinde olduğunu görebiliriz. Önyargı sosyal bir durumdur ve ne yazık ki insanlar önyargılı olmayı alışkanlık haline getirmişlerdir. Her şeye karşı içlerindeki bir his onları her zaman bir şekilde dürtüp dururak rahatsız eder. Özellikle de, insan ...</description><wfw:commentRss xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/">http://yepce.com/2011/12/04/onyargilarimiz-ustune/feed/</wfw:commentRss><slash:comments xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">2</slash:comments><feedburner:origLink>http://yepce.com/2011/12/04/onyargilarimiz-ustune/</feedburner:origLink></item><item><title>Kendini Ne Kadar Beğeniyorsun?</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/yepce/~3/PhPem1Brx3g/</link><category>Yazılar ve Makaleler</category><category>Assange</category><category>facebook insan üzerine etkileri</category><category>kendini beğenmişlik</category><category>Wikileaks</category><category>zucekberg</category><dc:creator xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">Y.Ercan Payidar</dc:creator><pubDate>Fri, 02 Dec 2011 03:07:23 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">http://yepce.com/?p=4692</guid><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[<p></p><p>Kişisel bilgilerimizin milyon dolarlar ettiği bir dünyada yaşıyoruz artık&#8230; Şirketlerin insan davranışının temellerine inebilmesi için gerekli olan bilgilerin paha biçilmez olduğu günümüzde, kimileri bu sayede dünyanın en zengin insanları arasına girmeyi başarabilirken. İnsanlık için çalışan çabalayan kişiler ise yerin dibine sokuluyor. Bunun en son öreniğini Jullian Assange adlı yayıncının başından geçenlerden anlayabiliyoruz.</p>
<p>18 Kasım 2010 tarihinde Assange hakkında cinsel taciz suçlaması nedeniyle uluslararası arama kararı çıkartıldı. Kendi isteği doğrultusunda İngiltere&#8217;de ifade vermeye gitti ve İsveç tarafından hakkında tutuklama emri olduğu için tutuklandı. Tam bir hafta sonra sanıyorum ki delil yetersizliğinden şartlı tahliyesine karar verildi.</p>
<p>Bir yandan Uluslararası Af Örgütü ödül verirken, diğer taraftan ülkelerin ve şirketlerin devamlı süren takibinde bulunuyor. Ne yazıkki örgütlerin, 800 wikileaks gönüllüsü güzel insanın veya şeffaflığa değer veren insanların çabaları Assange gibi aktivistleri kurtarmak için yeterli olmadığı aşikar. Ülkeler ve şirketlerin yanında -paranın yanında- bizlerin en azından şu an için yardımımız olmuyor.</p>
<blockquote><p>Zuckerberg ile benim aramda ne gibi farklar var? Ben, şirketler ile ilgili özel bilgileri size bedava veriyorum.</p>
<p>Zuckerberg ise sizinle ilgili bilgileri şirketlere para karşılığı veriyor ve bu sayede yılın adamı seçiliyor!</p>
<p>Jullian Assange</p></blockquote>
<p>Şimdi dünyamıza birde diğer yönlerinden bakalım.</p>
<p>Evet Mark Zuckerberg, yüz yılın ilk beş icadı olabilecek Facebook&#8217;un kurucusu. Kişisel bilgilerimizin şirketlere, ülkeler verilmediğini düşünürsek; hayatlarımızı paylaşmamızı sağlayan, herşeyden haberimiz olmasına olanak veren mükmmel Facebook&#8217;un yaratıcısı.</p>
<p>Milyonlarca insanın üzerinden kazandığı reklam gelirleri yetmeyince, direk olarak insanları pazarlamaya başlayan bir sistemin kurucusu&#8230;</p>
<p>Belki niyeti bu değildi, belki de mecbur bırakılıyor. Bunlara net bir cevap veremeyiz. Sonuç olarak bilgilerimiz şu an ülkelere ve şirketlere peş keş çekiliyor. Bunu inkar edemeyiz.</p>
<p>Adı üstünde Facebook&#8230;</p>
<p>İnsan yüzü; bir başkası tarafından farkedilmesini, ayırt edilmesini sağlayan uzvu&#8230;</p>
<p>Peki 600 milyon adet uzuv ile ilgili bilgilere sahip olan ve o uzuvlar sayesinde yakınlarında bulunan kişiler ile ilgili bilgilere sahip olan bir şirketin, değeri nedir?</p>
<p>300 Milyar Doların üzerinde olması sizi şaşırtır mı?</p>
<p>Bilgi çağı diye boşuna demiyorlar. Satacak yeni değerler bulamayınca bilgiyi satmaya başladılar, adına bilgi çağı dediler.* Bizde yedik! Bilgiyi ticari meta haline getiren bu insanların hedefi ranttan başka bir şey değildi. Ne oldu? Sonuç olarak hepimizin gönüllü olarak başkalarına hizmet etmeye başladık. Onların kazancının ne olabileceğini düşünmedik. Bizim duygusal boşluklarımızı doldursunlar yeterdi.</p>
<p>Doldurdular da&#8230; Ceplerini bizim kendimizi beğenmişliğimizi kullanarak doldurdular.</p>
<p>İnsan doğası işte; hep daha güzel, daha yakışıklı olduğunu, daha dolu, daha deli yaşadığını göstermek ister. Çünkü en nihayetinde hastalıklıdır. Kendini beğenmiştir. Beğenmesinde görücü usülü evlenmiş insanlar vardır çevremizde, aşk yoktur. Fakat zaman geçtikçe birbirlerini sevmeye başlamışlardır. İşte insanın kendini beğenmesi de buna benzer yıllarca kendi kendisiyle yalnız kalmasından ötürü insan kendini herkesten çok beğenir. Narsistlik böyle başlar. Dünya düzeni dediğimiz şey aslında Narsistik düzendir. Bu düzene ayak uyduramayanlar kendilerine yer bulamaz yok olup giderler ve bunun farkına varan kişiler ise yılın en önemli insanı seçilirler.</p>
<p>Kendinizi haddinden fazla beğenin.</p>
<p>Bu dünya başka türlü dönmez çünkü!</p>
<p>Ne diyordum, Jullian Assange&#8230;</p>
<p>Neyse siz kendinizi beğenin ne işiniz olur Assange&#8217;la Massange&#8217;la&#8230;</p>
<p><a title="Kim Bu Assange?" href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25118205/"><img class="size-full wp-image-4695 alignnone" title="AssangeVSZuckerberg" src="http://yepce.com/wp-content/uploads/2011/12/time1304409676.jpg" alt="time1304409676 Kendini Ne Kadar Beğeniyorsun?" width="551" height="363" /></a></p>
<p><a title="Kim Bu Assange?" href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25118205/"><span style="font-size: x-small;">Kim bu Assange?</span></a></p>
<p><span style="font-size: x-small;">*Bilgi çağı gerçek anlamı ile bilgi teknolojisinin getirdikleri ile ilgilidir. Ben yazıda bu anlamı ile kullanmadım.</span></p>
<div id="wherego_related"><h3>Bu yazıyı okuyanların okuduğu diğer yazılar:</h3><ul><li><a href="http://yepce.com/2010/03/19/reklam-metni-denemesi/" rel="bookmark" class="wherego_title">Reklam Metni Denemesi</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/08/17/yaratici-dusunme-uzerine/" rel="bookmark" class="wherego_title">Yaratıcı Düşünme Üzerine</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/03/19/ogrendim-hz-mevlana/" rel="bookmark" class="wherego_title">Öğrendim, Hz. Mevlana</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/11/22/gunluk-esyalarin-dunyasi/" rel="bookmark" class="wherego_title">Günlük Eşyaların Dünyası</a></li><li><a href="http://yepce.com/2010/02/26/359-alan-kodu-ile-gelen-cagrilara-dikkat/" rel="bookmark" class="wherego_title">+359 Alan Kodu İle Gelen Çağrılara Dikkat!</a></li><li><a href="http://yepce.com/2011/09/27/daha-az-ile-daha-cok-kazanmak-mumkun-mu/" rel="bookmark" class="wherego_title">Daha Az ile Daha Çok Kazanmak Mümkün mü?</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/where-did-they-go-from-here/">Where did they go from here?</a></li></ul></div><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/yepce/~4/PhPem1Brx3g" height="1" width="1"/>]]></content:encoded><description>Kişisel bilgilerimizin milyon dolarlar ettiği bir dünyada yaşıyoruz artık&amp;#8230; Şirketlerin insan davranışının temellerine inebilmesi için gerekli olan bilgilerin paha biçilmez olduğu günümüzde, kimileri bu sayede dünyanın en zengin insanları arasına girmeyi başarabilirken. İnsanlık için çalışan çabalayan kişiler ise yerin dibine sokuluyor. Bunun en son öreniğini Jullian Assange adlı yayıncının başından geçenlerden anlayabiliyoruz. 18 Kasım 2010 ...</description><wfw:commentRss xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/">http://yepce.com/2011/12/02/kendini-ne-kadar-begeniyorsun/feed/</wfw:commentRss><slash:comments xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">0</slash:comments><feedburner:origLink>http://yepce.com/2011/12/02/kendini-ne-kadar-begeniyorsun/</feedburner:origLink></item></channel></rss>

