<?xml version='1.0' encoding='utf-8'?><rss version='2.0' xmlns:atom='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' xmlns:content='http://purl.org/rss/1.0/modules/content/'><channel><title>bianet</title><link>https://bianet.org/</link><description>Son Haberler</description><language>tr-TR</language><ttl>300</ttl><lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2026 18:50:48 +0300</lastBuildDate><image><title>bianet</title><url>https://static.bianet.org/logos/bianet-logo.svg</url><link>https://bianet.org/</link></image><atom:link rel='self' type='application/rss+xml' href='https://bianet.org/rss/bianet'/><item><title><![CDATA[Özgür Özel, Veli Ağbaba ve Sera Kadıgil’in fezlekeleri TBMM’de]]></title><link>https://bianet.org/haber/ozgur-ozel-veli-agbaba-ve-sera-kadigilin-fezlekeleri-tbmmde-322483</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/ozgur-ozel-veli-agbaba-ve-sera-kadigilin-fezlekeleri-tbmmde.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/ozgur-ozel-veli-agbaba-ve-sera-kadigilin-fezlekeleri-tbmmde-322483</guid><description><![CDATA[Özgür Özel, Veli Ağbaba ve Sera Kadıgil’in yasama dokunulmazlıklarının kaldırılmasını öngören fezlekeler Karma Komisyona havale edildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ile Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Saliha Sera Kadıgil'in yasama dokunulmazlıklarının kaldırılması hakkındaki fezlekeler TBMM Başkanlığı'na sunuldu.</p>
<p>YENİ Parti Genel Başkanı ve Manisa Milletvekili Özgür Özel ile Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın yasama dokunulmazlıklarının kaldırılması hakkındaki Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, 6 Ağustos tarihinde TBMM Başkanlığı'na geldi.</p>
<p>TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil'in yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ise 7 Ağustos tarihinde TBMM Başkanlığı'na ulaştı.</p>
<p>Hazırlanan fezlekeler, Meclis Başkanlığınca "Gelen Kağıtlar" listesinde yayımlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale edildi.</p>
<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında "zincirleme şekilde rüşvet almak" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle 4 Ağustos'ta fezleke hazırlandığını bildirmişti.</p>
<div class="box-1">
<h3>Süreç nasıl işliyor?</h3>
<p>Fezleke süreci, bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması amacıyla hazırlanan soruşturma dosyasının Meclis'te oylanarak karara bağlanması anlamına geliyor. Süreç, savcılık raporunun Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı üzerinden Meclis'e ulaşmasıyla başlıyor, Karma Komisyon ve Genel Kurul aşamalarıyla devam ediyor.</p>
<p>Savcılık, suç iddiasına yönelik delilleri toplayarak bir fezleke hazırlıyor, dosya Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı kanalıyla TBMM Başkanlığı'na gönderiliyor. TBMM Başkanlığı gelen fezlekeyi milletvekillerine duyuruyor. Fezleke, TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon'a sevk ediliyor, sonrasında kura ile beş kişilik bir Hazırlık Komisyonu kuruluyor.</p>
<p>Söz konusu milletvekili, Komisyonu'nda savunmasını yapıyor veya başka bir milletvekiline yaptırıyor. Bu komisyon bir ay içinde çalışmasını tamamlayıp raporunu Karma Komisyon'a sunuyor.</p>
<p>Karma Komisyon raporu görüşüyor, dokunulmazlığın kaldırılmasına ya da kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sonuna ertelenmesine karar veriyor. Sonrasında rapor TBMM Genel Kurulu gündemine giriyor. Milletvekili son savunmasını yapıyor.</p>
<h3>Ayrı ayrı oylama yapılıyor</h3>
<p>Bir milletvekili hakkında birden fazla fezleke varsa, her dosya için Genel Kurul'da ayrı ayrı oylama yapılıyor ve salt çoğunluk aranıyor.</p>
<p>Dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili, kararın iptali için yedi gün içinde Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurabiliyor. Yüksek Mahkeme iptal istemini 15 gün içinde kesin olarak karara bağlıyor.</p>
<p>Başvuru reddedilirse veya başvuru yapılmazsa dokunulmazlık kalkıyor, dosya ilgili mahkemeye gidiyor ve milletvekilinin yargılanma süreci başlıyor.</p>
<p>Milletvekilliği sıfatı ise mahkeme kesin hüküm açıklayana kadar devam ediyor.</p>
</div>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 17:32:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İHD Vicdani Ret Komisyonu: Güvenliği, bütçeyi ve militarizmi birlikte yeniden tartışmalıyız]]></title><link>https://bianet.org/haber/ihd-vicdani-ret-komisyonu-guvenligi-butceyi-ve-militarizmi-birlikte-yeniden-tartismaliyiz-322479</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/ihd-vicdani-ret-komisyonu-kadinlar-lgbti-lar-islamcilar-gelin-hep-birlikte-militarizmi-tartisalim.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/ihd-vicdani-ret-komisyonu-guvenligi-butceyi-ve-militarizmi-birlikte-yeniden-tartismaliyiz-322479</guid><description><![CDATA[İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Vicdani Ret Komisyonu, vicdani ret mücadelesini hak ihlallerinin ötesinde militarizm, savaş karşıtlığı ve askeri harcamaları kapsayan daha geniş bir mücadele alanı olarak ele alıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>IPS İletişim Vakfı/bianet olarak sivil toplumun güçlendirilmesi ve düzenli iletişim kanallarının artırılması hedefiyle Temmuz 2023’ten bu yana sürdürdüğümüz Hak Örgütleriyle Buluşmalar serisinde 35’inci buluşmamızı İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Vicdani Ret Komisyonu ile gerçekleştirdik. </p>
<p>Atölye BİA’da 11 Ağustos’ta gerçekleştirdiğimiz buluşmaya IPS İletişim Vakfı/bianet adına Atölye BİA Araştırma Koordinatörü Sinem Aydınlı, bianet Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Vecih Cuzdan ve bianet Sivil Toplum Paydaşları Muhabiri/Atölye BİA Asistanı Evrim Gündüz; İHD İstanbul Şube Vicdani Ret Komisyonu adına Jiyan Tosun ve Alper Yalçın katıldı. </p>
<p>Buluşmada, İHD Vicdani Ret Komisyonu’nun yeniden faaliyete geçme sürecini, güncel çalışmalarını ve vicdani retçilerin gündelik yaşamda karşılaştıkları hak ihlallerini konuştuk.</p>
<a href='/proje/hak-orgutleriyle-bulusmalar-316540' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-proje/2026/02/10/hak-orgutleriyle-bulusmalar.png' alt='Hak Örgütleriyle Buluşmalar' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Hak Örgütleriyle Buluşmalar</h5>
<div class='date'>10 Şubat 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Jiyan Tosun: “Vicdani retçilere yönelik ihlaller biçim değiştirdi” </h3>
<p>Jiyan Tosun, Vicdani Ret Komisyonu’nun ilk olarak 2000’li yıllarda kurulduğunu ve o dönem vicdani ret, antimilitarizm ve savaş karşıtlığını birlikte ele alan aktif bir çalışma yürüttüğünü anlattı. </p>
<p>Komisyonu Haziran 2025’te yeniden aktifleştirdiklerini söyleyen Tosun, vicdani retçilere yönelik hak ihlallerinin yıllar içinde biçim değiştirdiğine dikkat çekti: </p>
<blockquote>
<p>Vicdani ret meselesinde cezai yaptırımların yanında çalışma, eğitim ve sağlık hakkı gibi pek çok alanda hak ihlalleri yaşanıyor. Bunlar insanın bütün hayatına yayılıyor, hayat kurma hakkına engel oluyor. Eskiden gözaltılar ve cezai yaptırımlarla daha görünür olan ihlaller bugün biçim değiştirdi. Vicdani retçilerin hayatlarında devam eden bu ihlaller artık yeterince görülmüyor. Biz de ‘Ne yapabiliriz?’ diyerek komisyonu yeniden aktifleştirdik.</p>
</blockquote>
<h3>Alper Yalçın: “Vicdani ret mağduriyetin ötesinde antimilitarist bir tutum” </h3>
<p>Alper Yalçın, vicdani reddini açıklayan kişilerin yoklama kaçağı, bakaya ya da firari olarak değerlendirildiğini anlattı. Bunun gündelik hayatta farklı haklara erişimi etkilediğini söyledi. Sigortalı bir işe girilebilse de sonrasında tebligatlarla karşılaşılabildiğini belirten Yalçın, üniversite kayıtlarında istenen askerlik durum belgesinin de eğitim hakkına erişimi engelleyebildiğini ifade etti.  </p>
<p>Yalçın, vicdani retçilerin yaşadığı bu durumu anlatmak için kullanılan “sivil ölüm” kavramına da değindi. Kavramın vicdani retçileri salt mağduriyet üzerinden tanımlama riski taşıdığını belirtti:</p>
<blockquote>
<p>Ben kendi adıma ‘sivil ölüm’ gömleğini üstüme giymek istemiyorum. Çünkü bu kavram bizi salt mağduriyet üzerinden tanımlama riski taşıyor. Oysa vicdani ret, benim için mağduriyetin ötesinde antimilitarist ve savaş karşıtı bir tutum. Biz yaşadığımız hak ihlallerinin yanı sıra karşı çıktığımız sistemi de konuşmak istiyoruz. Askeri harcamaları tartışmaya açmak da bunun bir parçası.</p>
</blockquote>
<div class="box-13"><em>Sivil ölüm, kişinin temel insan ve yurttaş haklarından uzun süreli olarak mahrum bırakılmasını ifade ediyor. Vicdani ret bağlamında ise askerlik yükümlülüğü nedeniyle çalışma, eğitim, seyahat gibi ekonomik, sosyal ve medeni hakların kısıtlanmasını tanımlamak için kullanılıyor.</em></div>
<h3>“Militarizmi birlikte tartışmalıyız”</h3>
<p>Yalçın, vicdani ret mücadelesinin askeri harcamalar ve savunma sanayii politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Savunma sanayiindeki şirketlerin yapısı ve işleyişinin de sorgulanması gerektiğini belirten Yalçın, güvenlik söyleminin toplumsal hayatı nasıl şekillendirdiğine dikkat çekti. </p>
<p>Barış tartışmalarının güvenlik anlayışını yeniden düşünmek için de bir alan açması gerektiğini söyleyen Yalçın “Güvenliği, bütçeyi ve militarizmi birlikte tartışmalıyız. Özellikle barıştan söz ederken güvenlik anlayışını ve bütçeyi yeniden düşünmeliyiz. Savunma sanayiindeki şirketler kimlere ait, nasıl çalışıyorlar? Yurttaşlar olarak bunları nasıl bilmeyiz, nasıl konuşamayız? Tam da bunları tartışmaya açmak istiyoruz” dedi.</p>
<a href='/yazi/turkiyede-vicdani-ret-hareketinin-kisa-direnis-tarihi-2-307512' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-yazi/2025/05/16/turkiyede-vicdani-ret-hareketinin-kisa-direnis-tarihi-2.jpg' alt='Türkiye’de Vicdani Ret Hareketi’nin kısa direniş tarihi - 2' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Türkiye’de Vicdani Ret Hareketi’nin kısa direniş tarihi - 2</h5>
<div class='date'>17 Mayıs 2025</div>
</div>
</a>

<h3>“Savaş giderek sıradanlaşıyor” </h3>
<p>Yalçın, militarizmin gündelik hayatta nasıl yeniden üretildiğine de değindi. Okuldan medyaya uzanan farklı alanlarda insanların “düşman” olarak tanımlanan gruplara ilişkin hazır anlatılarla karşılaştığını belirten Yalçın, bu anlatıların sorgulanmasının önemine dikkat çekti.  </p>
<p>Yalçın, savaş ve katliam haberlerine sürekli maruz kalmanın şiddetle kurulan ilişkiyi de değiştirdiğini söyledi: </p>
<blockquote>
<p>O kadar fazla katliama tanıklık ediyoruz ki bunların hepsi sanki birer savaş oyununa dönüşüyor. Her gün haberlerde bir yerin bombalandığını görüyoruz. Savaş giderek gündelik hayatın içinde sıradanlaşan bir şeye dönüşüyor. Bununla birlikte müthiş bir yabancılaşma da yaşıyoruz.</p>
</blockquote>
<h3>“Militarizm farklı toplumsal mücadelelerin de meselesi” </h3>
<p>Yalçın, antimilitarist mücadelenin zorunlu askerlik yükümlülerinin deneyimleriyle sınırlı olmadığını belirterek kadın ve LGBTİ+ hareketlerinin bu alandaki birikimine dikkat çekti.  </p>
<p>Özellikle kadın hareketinin militarizm ile erkeklik arasındaki ilişkiye yönelik eleştirilerinin önemli bir düşünsel alan açtığını söyledi: </p>
<blockquote>
<p>Kadınların, erkekliği yeniden üreten ve kadını belirli bir konuma yerleştiren militarist sisteme karşı söyledikleri sözler çok zihin açıcı. Kadın hareketi hep bu tartışmanın içerisindeydi, LGBTİ+ hareketi de öyle. Başka toplumsal mücadelelerin militarizmi nasıl sahiplendiğine de bakmak gerekiyor.</p>
</blockquote>
<a href='/haber/lgbti-vicdani-retciler-devletin-dayattigi-erkekligi-reddediyoruz-320015' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/29/lgbti-vicdani-retciler-devletin-dayattigi-erkekligi-reddediyoruz.jpg' alt='LGBTİ+ vicdani retçiler: “Devletin dayattığı erkekliği reddediyoruz”' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>LGBTİ+ vicdani retçiler: “Devletin dayattığı erkekliği reddediyoruz”</h5>
<div class='date'>30 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Bilgi ve destek mekanizmasına ihtiyaç var” </h3>
<p>Yalçın, vicdani ret konusunda soru sormak, bilgi almak ya da yaşadığı hak ihlallerini paylaşmak isteyen kişilerin başvurabileceği bir alan oluşturmak istediklerini anlattı. Hukuki destek sağlayabilecek kişilerin bulunduğunu belirten Yalçın, özellikle vicdani ret konusunda karar vermeye çalışan gençlerin bilgiye ve deneyim paylaşımına erişebilmesinin önemine dikkat çekti. </p>
<p>Yalçın, yakın zamanda İHD Vicdani Ret Komisyonu'na ulaşan bir gençle yaptığı görüşmeyi anlattı:</p>
<blockquote>
<p>20 yaşındasın, vicdani retle ilgili kafan çok karışık. Biriyle konuşmaya ihtiyacın var ama herkes seni bu konuda korkutuyor. Sen de doğal olarak korkuyorsun. Kiminle konuşacaksın? Bir gencin arayıp kafa karışıklığını özgürce paylaşabileceği, merak ettiği şeyleri öğrenebileceği bir bilgi ve destek mekanizmasına ihtiyaç var.</p>
</blockquote>
<p>Yalçın, Komisyonun zorunlu askerlik yükümlülerinin ötesinde militarizmi tartışmak isteyen herkese açık olmasını istediklerini de söyledi: </p>
<blockquote>
<p>Militarizmi birlikte tartışabileceğimiz alanlara ihtiyaç var. Bir kadın da, bir LGBTİ+ da, bir İslamcı da gelebilsin. Beraber militarizmi, bütçeyi, bütün o ritüelleri ve kutsanan şeyleri tartışalım.</p>
</blockquote>
<a href='/haber/ihd-istanbul-subesinden-vicdani-retcilere-destek-mekanizmasi-322196' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/04/ihd-istanbul-subesinden-vicdani-retcilere-destek-mekanizmasi.jpg' alt='İHD İstanbul Şubesi’nden vicdani retçilere destek mekanizması' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>İHD İstanbul Şubesi’nden vicdani retçilere destek mekanizması</h5>
<div class='date'>4 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p><em>İHD İstanbul Şube Vicdani Ret Komisyonu’nu <a href="https://www.instagram.com/ihdistanbul_vicdaniret/" target="_blank" rel="nofollow noopener">Instagram</a> ve <a href="https://x.com/ihd_vicdaniret" target="_blank" rel="nofollow noopener">X</a> gibi sosyal medya mecralarından takip edebilirsiniz.</em></p>
<div class="box-13">
<h3>Türkiye'de vicdani ret</h3>
<p>Türkiye’de vicdani ret hakkı yasal olarak tanınmıyor. Zorunlu askerlik hizmetini vicdani, siyasi, dini ya da felsefi nedenlerle reddedenler için alternatif bir sivil hizmet seçeneği de bulunmuyor.</p>
<p>Vicdani reddini açıklayanlar ayrı bir hukuki statüye sahip değil. Askerlik yükümlülüğünü yerine getirmeyenler yoklama kaçağı, bakaya ya da firari sayılabiliyor; idari para cezaları ve tekrarlanan yargı süreçleriyle karşı karşıya kalabiliyor. Bu durum çalışma ve eğitim hakkından seyahat özgürlüğüne kadar gündelik hayatın farklı alanlarında hak ihlallerine yol açabiliyor.</p>
</div>
<p>(EG)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Mahsuni Karaman ve Prof. Dr. Adem Sözüer’den ‘Demirtaş’ değerlendirmesi]]></title><link>https://bianet.org/haber/mahsuni-karaman-ve-prof-dr-adem-sozuerden-demirtas-degerlendirmesi-322477</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/mahsuni-karaman-ve-prof-dr-adem-sozuerden-demirtas-degerlendirmesi.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/mahsuni-karaman-ve-prof-dr-adem-sozuerden-demirtas-degerlendirmesi-322477</guid><description><![CDATA[Demirtaş’ın avukatı Karaman, önceliklerinin AİHM kararlarının uygulanması olduğunu ancak müvekkilinin ‘çerçeve yasa’ kapsamında da tahliye edilebileceğini söylerken, Prof. Dr. Sözüer, “Çoktan serbest bırakılması gereken bir kişinin aftan yararlanıp yararlanmayacağını tartışıyoruz” dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>PKK’nin silah bırakma sürecine ilişkin hazırlanan ve kamuoyunda ‘çerçeve yasa’ olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” teklifi, 10 Ağustos’ta TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek kanunlaştı.</p>
<p>Yasanın kabul edilmesinin ardından, Kasım 2016’dan bu yana Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacağı kamuoyunda tartışılmaya başladı.</p>
<a href='/haber/milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesine-dair-kanun-teklifinin-tam-metni-322256' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/05/milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesine-dair-kanun-teklifinin-tam-metni.png' alt='“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin tam metni' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin tam metni</h5>
<div class='date'>5 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>bianet’e konuşan Demirtaş’ın avukatı <strong>Mahsuni Karaman</strong>, öncelikli taleplerinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanarak müvekkilinin tahliye edilmesi olduğunu söylerken, ‘çerçeve yasa’ bakımından da Demirtaş’ın kapsam dışında olmadığı görüşünde.</p>
<p>Ceza hukukçusu <strong>Prof. Dr. Adem Sözüer</strong> ise Demirtaş’ın durumunun ‘çerçeve yasa’ üzerinden tartışılmasını eleştirerek, öncelikle AİHM ve AYM kararlarının uygulanması gerektiğini söyledi.</p>
<a href='/haber/aihmden-selahattin-demirtasin-tutukluluguna-dair-yeni-ihlal-karari-309267' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/haber/2024/10/21/demirtas-ozel-gorusmesini-degerlendirdi-verimli-bir-tartisma-yuruttuk.jpg' alt='AİHM’den Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna dair yeni ihlal kararı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>AİHM’den Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna dair yeni ihlal kararı</h5>
<div class='date'>8 Temmuz 2025</div>
</div>
</a>

<h3>Karaman: “Yasa kapsamında tahliye edilmelerinde tereddüt yok”</h3>
<p>Avukat Karaman, öncelikli taleplerinin AİHM kararlarının uygulanması olduğunu belirtti.</p>
<blockquote>
<p>Sayın Demirtaş hakkında verilmiş, kendisinin siyasi saiklerle tutuklu olduğunu tespit eden ve derhal tahliyesi zorunluluğuna işaret eden üç AİHM kararı mevcut. Bu kararlar uygulanmadı. Uygulanmaması, devletin uluslararası hukuktan doğan bu bağlayıcı sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor.</p>
<p>Elbette öncelikli amaç ve talebimiz Demirtaş ve Kobanî tutuklularının AİHM kararları doğrultusunda tahliye edilmesi. Ancak güncel tartışma itibarıyla da aslolanın Demirtaş ve arkadaşlarının özgürlüğü olduğunun altını çizerek, çerçeve yasa kapsamında kaldıklarını ve bu yasa kapsamında da tahliye edilecekleri konusunda bir tereddüt olmadığını belirteyim.</p>
</blockquote>
<div class="box-13"><em>Demirtaş hakkında AİHM’in tutukluluğuna ilişkin birden fazla ihlal kararı bulunuyor. Mahkeme, 2018’de tutukluluğunun sona erdirilmesine, 2020’de ise Büyük Daire kararıyla derhal serbest bırakılması için gerekli tedbirlerin alınmasına hükmetti. AİHM, Temmuz 2025’te de Demirtaş’ın 20 Eylül 2019’dan sonraki tutukluluğunda özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine karar verdi.</em></div>
<h3><img src="https://static.bianet.org/2026/08/karaman-demirtas.jpg" alt=""></h3>
<h3>Prof. Dr. Sözüer: “Belirsizlikler giderilmeliydi”</h3>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer ise düzenlemenin kapsamı ve uygulanmasına ilişkin belirsizlikler bulunduğu görüşünde.</p>
<blockquote>
<p>Biz de böyle bir kanunun yapılması taraftarıyız. Çünkü silah bırakmak ve topluma dönmek isteyen bir örgüte ‘Hayır, yapmayın’ denmeyeceği aşikâr. Umut hakkı, af, erteleme; hepsi yapılabilir. O nedenle başta Prof. Dr. İzzet Özgenç olmak üzere birçok akademisyen bir alt komisyon kurulmasını ve orada belirsizliklerin giderilmesini istedik. Kim hangi koşullarda yararlanacak, kanunun hukuki niteliği af mı, yoksa koşula bağlı salıverme veya erteleme mi olacak? Ama maalesef bu önerilerimiz kabul edilmedi.</p>
<p>Kanunun uygulanmasında kim yararlanacak kim yaralanmayacak konusunda ki yetkiler yargıya değil yürütme organına veriliyor. Siyasi bir organ de elbette kararlarının politik çıkarlarına göre verecek. Günümüzdeki uygulamada öyle zaten iktidarla iyi geçinenler, parti değiştirenler tutuklanmıyor, serbest bırakılıyor. </p>
</blockquote>
<a href='/haber/aihm-ankara-nin-itirazini-reddetti-demirtas-i-serbest-birakin-313178' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2025/11/03/aihm-ankara-nin-itirazini-reddetti-demirtas-i-serbest-birakin.jpg' alt='AİHM Ankara&#39;nın itirazını reddetti: "Demirtaş&#39;ı serbest bırakın"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>BÜYÜK DAİRE TAHLİYE KARARINI KESİNLEŞTİRDİ</h6>
<h5 class='headline'>AİHM Ankara'nın itirazını reddetti: "Demirtaş'ı serbest bırakın"</h5>
<div class='date'>3 Kasım 2025</div>
</div>
</a>

<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/adem-sozuer.jpg" alt=""></p>
<p>Sözüer, Demirtaş’ın durumunun ‘çerçeve yasa’ üzerinden tartışılmasını da eleştirerek AİHM kararlarının öncelikle uygulanması gerektiğini söyledi.</p>
<blockquote>
<p>Selahattin Demirtaş’ın durumunu tartışmak anormal ve üzücü. Çünkü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne göre çoktan serbest kalması gerekiyor. Selahattin Demirtaş hakkında çok sayıda dava açılmış ve mahkûmiyet kararları verilmişti. Yargılanma süreci, yargılandığı yer, bulunduğu cezaevi dahi hukuk ve adalet ilkelerine aykırı.</p>
<p>Bu benim kişisel yorumum değil. AİHM’in Demirtaş kararı, adil bir yargılama yapılmadığını ve Demirtaş’a yönelik tutuklama dahil uygulamaların hukuki değil siyasi amaç taşıdığını; diğer bir deyişle, onu siyaseten tasfiye etmek için bu davaların kullanıldığını söylemektedir. Türkiye’ye yönelik ağır kararlardan biridir. </p>
</blockquote>
<a href='/haber/demirtas-ve-kavala-hakkinda-uygulanmayan-aihm-kararlari-avrupa-konseyi-bakanlar-komitesinde-320370' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/10/demirtas-ve-kavala-hakkinda-uygulanmayan-aihm-kararlari-avrupa-konseyi-bakanlar-komitesi-nde.jpg' alt='Demirtaş ve Kavala hakkında uygulanmayan AİHM kararları Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinde' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Demirtaş ve Kavala hakkında uygulanmayan AİHM kararları Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinde</h5>
<div class='date'>10 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Serbest bırakılması gerekirken aftan yararlanmasını tartışıyoruz”</h3>
<blockquote>
<p>Biz şimdi döndük, ‘Aftan yararlanır mı, yararlanmaz mı?’ diye soruyoruz. Ama affedilecek bir durumu olmadığını, çünkü adil yargılama yapılmadığını ve tutuklamanın haksız olduğunu AİHM söylüyor. Ortada bir garabet var; çünkü çoktan serbest bırakılması gereken bir kişinin şimdi aftan yararlanıp yararlanmayacağını tartışıyoruz.</p>
<p>Çerçeve yasanın bütün hatalarına, bütün yanlışlıklarına rağmen eğer bu yasanın bir şansı olacaksa, gerçekten toplumda kabul görecekse sadece Selahattin Demirtaş değil, Türkiye’nin önündeki AİHM ve AYM kararlarının uygulanması gerekiyor. Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve diğerlerinin tahliye edilmesi gerekiyor. Demirtaş diyoruz ama sadece Demirtaş değil; Figen Yüksekdağ ve diğer Kobanî davası tutukluları var.</p>
<p>Sadece benim değil Türkiye'deki her hukukçunun eleştirdiği bu yasanın olumlu bir sonucu olacaksa, Türkiye biraz hukuka dönecekse, öncelikle AİHM ve AYM’nin kararları uygulanmalıdır. Kimin yararlanıp yararlanmayacağı yürütmenin iki dudağının arasında olduğu bir kanunun faydalı olacağını, doğru olduğunu düşünmüyorum. Nitekim yargıya da egemen olmuş bir yürütmenin hukuksal ve yargısal alanlara müdahalelerinden şu ana kadar hiçbir olumlu sonuç doğduğu görülmedi.</p>
</blockquote>
<p>(FY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:45:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Yaban keçileri için Meclis araştırması talebi: “Yaşam hakkı satılamaz”]]></title><link>https://bianet.org/haber/yaban-kecileri-icin-meclis-arastirmasi-talebi-yasam-hakki-satilamaz-322478</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/yaban-kecileri-icin-meclis-arastirmasi-talebi-yasam-hakki-satilamaz.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/yaban-kecileri-icin-meclis-arastirmasi-talebi-yasam-hakki-satilamaz-322478</guid><description><![CDATA[DEM Parti Hakkâri Milletvekili Öznur Bartın, Yüksekova ve Şemdinli’de üç yaban keçisinin “av turizmi” kapsamında öldürülmesine yönelik ihaleyi TBMM gündemine taşıdı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Halkların Demokrasi ve Eşitlik Partisi (DEM Parti) Hakkâri Milletvekili Öznur Bartın, Hakkâri’nin Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde yaban keçilerinin "av turizmi" adı altında öldürülmesini içeren ihalelerle ilgili Meclis araştırması açılmasını istedi.</p>
<p>Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğü tarafından 2026-2027 av sezonu kapsamında açılan ihale, Yüksekova’daki Gürkavak Genel Avlağı’nda iki, Şemdinli’deki Konur Devlet Avlağı’nda ise bir yaban keçisinin öldürülmesini kapsıyor. Bölgede siyasi parti temsilcileri, yerel yöneticiler ve meslek örgütleri de ihalenin iptal edilmesi çağrısı yaptı.</p>
<a href='/haber/haritanin-ucunda-ertelenmis-bir-kent-hakkari-319570' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/13/haritanin-ucunda-ertelenmis-bir-kent-hakkari.png' alt='Haritanın ucunda ertelenmiş bir kent: Hakkari' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Haritanın ucunda ertelenmiş bir kent: Hakkari</h5>
<div class='date'>13 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Koruma politikalarıyla çelişiyor”</h3>
<p>Bartın, yaban keçilerinin Hakkâri’nin dağ ekosisteminin ve biyolojik çeşitliliğinin önemli parçalarından olduğunu belirterek, yaşam hakkının ihale konusu yapılmasına itiraz etti.</p>
<p>"Av turizmi" uygulamasının yaban hayatını koruma yaklaşımıyla çeliştiğini söyleyen Bartın, devlet kurumlarının görevinin yaban hayvanlarının yaşam alanlarını ve türlerin devamlılığını güvence altına almak olduğunu ifade etti.</p>
<p>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026-2027 "av turizmi" uygulama talimatında yaban keçileri için Türkiye’nin farklı bölgelerinde av kotaları ve ücretleri belirleniyor. Düzenlemede yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi ve kızıl geyik gibi türler "av turizmi" kapsamındaki türler arasında yer alıyor.</p>
<a href='/haber/yaban-kecileri-kar-sonrasi-munzur-vadisine-indi-314737' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2025/12/20/yaban-kecileri-kar-sonrasi-munzur-vadisine-indi.jpg' alt='Yaban keçileri kar sonrası Munzur Vadisi’ne indi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Yaban keçileri kar sonrası Munzur Vadisi’ne indi</h5>
<div class='date'>20 Aralık 2025</div>
</div>
</a>

<h3>Bölgeden iptal çağrıları</h3>
<p>İhaleye ilişkin daha önce Yüksekova ve Şemdinli’de DEM Parti ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) tarafından da açıklamalar yapılmıştı.</p>
<p>Yüksekova’daki açıklamada yaban keçilerinin bölgenin yalnızca doğal zenginliği olmadığı, dağ ekosisteminin ve ortak yaşamın bir parçası olduğu belirtilerek ihalenin durdurulması istendi. Şemdinli’deki açıklamada ise av turizmi uygulamalarına son verilmesi ve yaban hayatını koruma politikalarının yerel halk ile ekoloji örgütlerinin katılımıyla oluşturulması talep edildi.</p>
<p>Yüksekova Ziraat Odası Başkanı Perviz Geçirgen de ihaleye karşı hukuki ve idari girişimlerde bulunacaklarını açıklamış, yaban keçilerinin Hakkâri’nin doğal ve kültürel kimliğinin bir parçası olduğunu söylemişti.</p>
<a href='/haber/yasam-hakki-savunuculari-eylem-yapti-322157' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/02/yasam-hakki-savunuculari-eylem-yapti.jpeg' alt='Yaşam hakkı savunucuları eylem yaptı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Yaşam hakkı savunucuları eylem yaptı</h5>
<div class='date'>2 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Bartın: Yaşam hakkı ekonomik karşılıkla ölçülemez</h3>
<p>Bartın, Meclis araştırması talebinde yaban hayatının korunması ile av turizmi politikalarının birlikte ele alınmasını, uygulamaların ekosistem ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkilerinin araştırılmasını istedi.</p>
<p>Yaban hayvanlarının yaşam hakkının ekonomik bir karşılık üzerinden tanımlanamayacağını vurgulayan Bartın’ın çağrısı, “yaban keçilerinin yaşam hakkı satılamaz” sözleriyle özetlendi.</p>
<p>Bartın, yaban keçilerinin ve yaşam alanlarının korunmasını, benzer av ihalelerinin ekolojik etkilerinin incelenmesini ve koruma politikalarının yaşam hakkı temelinde yeniden değerlendirilmesini istedi.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:28:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İşten çıkartılan Ağaç A.Ş. işçileri: "104 gündür muhatap bulamıyoruz"]]></title><link>https://bianet.org/haber/isten-cikartilan-agac-a-s-iscileri-104-gundur-muhatap-bulamiyoruz-322476</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/agac-a-s-iscileri-bir-onur-mucadelesi-veriyoruz.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/isten-cikartilan-agac-a-s-iscileri-104-gundur-muhatap-bulamiyoruz-322476</guid><description><![CDATA[Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması gerekçesiyle işten çıkartılan Ağaç A.Ş. direnişlerinin 104. gününde açlık grevine girdi. İşçiler arasındaki Kezban Karlık “104 gündür muhatap bulamıyoruz” dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki Ağaç A.Ş.’de yaklaşık 150 işçi 104 gün önce “güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması” gerekçesi ile işten çıkarıldı.</p>
<p>İşlerinden çıkarılan emekçiler direnişlerinin 104. gününde Saraçhane’de açıklama yaptı. İşçiler, direnişlerini açlık grevi ile sürdüreceklerini duyurdu. </p>
<p>bianet’e konuşan Ağaç A.Ş. direniş sözcüsü Kezban Karlık, aylardır süren çabalarına ve taleplerine karşın herhangi bir kurumdan ya da yetkiliden geri dönüş alamadıklarını ve mücadelelerine açlık grevi yaparak devam edeceklerini söyledi.</p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/Sara%C3%A7hane?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">#Saraçhane</a> | Güvenlik soruşturması gerekçesiyle işten atılan <a href="https://x.com/ibbagaciscileri?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">@ibbagaciscileri</a>, direnişlerinin 104. gününde açlık grevine başladı. <br><br>🗣️ İBB Ağaç A.Ş. Direniş Sözcüsü Kezban Karlık: "Kayyum yok evet ama muhatap da yok. Biz, bizlerin partisi tarafından çıkarıldık."<br><br>📹 Elanur… <a href="https://t.co/zUvjjtm2lo" target="_blank" rel="nofollow noopener">pic.twitter.com/zUvjjtm2lo</a></p>
— bianet (@bianet_org) <a href="https://x.com/bianet_org/status/2087482146034274360?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">August 12, 2026</a></blockquote>
<p>İşten çıkarılan emekçiler arasındaki Karlık, “<em>Yaklaşık dört buçuk aydır hepimiz işsiziz. İstanbul’da  kira, eğitim, sağlık hizmetleri ve gıda pahalılığından ötürü hepimiz geçim sıkıntısı içerisindeyiz”</em> dedi. Sürdürdükleri mücadelenin aynı zamanda bir “onur mücadelesi” olduğunu ekledi:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Kamu ve özel sektör fark etmeksizin zaten insanlar çok fazla geçim sıkıntısı yaşıyorlar. Biz işsiz kesim olarak bunu tabii ki çok daha yoğun bir şekilde hissediyoruz. Ama buradaki mücadelemize hiçbir şey engel değil.”</em></p>
<p>Karlık, Ağaç A.Ş. emekçilerinin haklarında açılan güvenlik soruşturması ve işten çıkarılma sürecini de <em>“Biz ilk başta güvenlik soruşturmasının ne olduğunu anlayamadık. Çünkü buradaki çoğu arkadaşımız 2021 yılında işe girdi. 2022'de yapılan ikinci güvenlik soruşturmasından da geçtikten sonra biz beş yılın ardından nedense bir anda güvenlik soruşturması bahanesiyle işlerimizden edildiğimizde çok şaşkındık. İlk bir ay neye uğradığımızı şaşırdık.”</em> sözleriyle anlattı.</p>
<h3>"Kayyım yok ama muhatap da yok"</h3>
<p>İşten çıkarılmalarının üzerine bürokratlara, valiliğe ve yetkililere soruşturmanın gerekçesi hakkında bilgi almak için başvurduklarını anlatan Karlık, kendilerini Valiliğin değil İBB’nin çıkardığını söyledi:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Bize ilk başta Valilik kararı dendi. Sonrasında Valilik bu kararı uygulama yetkisinin olmadığını, yalnızca gelen talep doğrultusunda kişilerin arşiv dosyasını İBB’ye iletmekle yükümlü olduklarını söyledi.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Bunun üzerine Ağaç A.Ş. kararın İBB'ye ait olduğunu açıkladı. Belediyeden birçok kez randevu talep ettik. Ancak yanıt alamadık.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>İBB Başkan Danışmanı, İnsan Kaynakları ve Organizasyonel Gelişim Danışmanı olan Yiğit Oğuz Duman’la da konu hakkında görüşmek istedik. Bizimle görüşmedi. </em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>104 gündür direniyoruz. Şu ana kadar somut bir geri dönüş olmadı. Sebebini biz de merak ediyoruz. Neden bir yetkilinin çıkıp ‘Siz şu sebeple işten çıkarıldınız’ demediğini bizler de merak ediyoruz.”</em></p>
<p>Karlık, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Arslan’ın kendilerine işten çıkarılmalar üzerine bir komisyon kuracağını söylediğini fakat bu konuda da somut bir adım atılmadığını anlattı.</p>
<p>Karlık, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş’ın konuyla ilgili dosyayı Özgür Özel’e ilettiğini fakat Özgür Özel’den de bir geri dönüş alamadıklarını söyledi:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Belediye bünyesinde bir kayyım yok fakat bir muhatap da yok. Biz ilk başta bir yanlışlık olduğunu düşünmüştük. Ama bugün 104. günümüzdeyiz. Bizim AKP’li, MHP’li veya CHP’li olmamız önemli değil. Burada önemli olan bize yaşatılan hukuksuzluk.”</em></p>
<h3>Birçok sendika ve kurumdan destek</h3>
<p>Saraçhane’de yapılan açıklamaya Ağaç A.Ş. işçilerine destek olmak amacıyla çok sayıda sendika ve sol örgüt katıldı. Yapılan açıklamada birçok kurum da söz alarak farklı iş kollarında emekçilerin yaşadıklarından bahsederek adalet arayışında olduklarını vurguladı.</p>
<p>DİSK Birleşik Metal-İş, DİSK Nakliyat-İş, DİSK BTO-SEN, Dev Turizm-İş, Tez Koop İş Sendikası, Umut-Sen, Yapı Yol-İş, Enerji-Sen, Emekli Meclisleri Sendikası, Demokratik Emekliler Sendikası açıklamada söz alan kurumlar arasındaydı.</p>
<p>DİSK Genel Başkan Yardımcısı Özkan Atar da yapılan açıklamada söz aldı. Sendikaların yanı sıra Halkların Demokratik Kongresi İstanbul İl Eş Başkanı Cengiz Topbaş, işten çıkarılan İSTAÇ emekçisi Adem Tok ve Elektrik Mühendisleri Odası’ndan işten atılan emekçi Nursemin Yıldız da söz aldı.</p>
<p>Burada hazırladıkları basın açıklamasını okuyan Kezban Karlık ise şunları kaydetti:</p>
<blockquote>
<p><em>“Bugün güvenlik soruşturması bahanesiyle işten çıkarılmamızın 104. günündeyiz.</em></p>
<p><em>Bu süreç boyunca yaşadığımız hukuksuzluğu anlatmak ve hakkımızı aramak için çalmadığımız kapı bırakmadık. Başta işten çıkarılan arkadaşlarımızın çalıştığı Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Banu Saraçlar’a, ardından İBB Başkan Vekili Nuri Aslan’a, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu’na, son olarak da YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e yaşadığımız mağduriyeti anlatan dosyalarımızı ilettik.</em></p>
<p><em>Ancak bugüne kadar yaptığımız başvuruların hiçbirine ilişkin somut bir adım atılmadı.</em></p>
<p><em>Biz, iktidarın hukuksuzluklarıyla karşı karşıya kalan ve bu hukuksuzluklara itiraz edenlerin, kendi sorumluluk alanlarında yaşanan haksızlıklara da sessiz kalmayacağını düşündük.</em></p>
<p><em>Fakat 104 gündür karşı karşıya kaldığımız tablo bizler açısından büyük bir hayal kırıklığıdır.</em></p>
<p><em>İBB’yi adeta bir kayyım zihniyetiyle yöneten, işçiyi ve emekçiyi karar süreçlerinin dışında bırakan piyasacı İnsan Kaynakları anlayışının insafına terk edildik.</em></p>
<p><em>İşçiye tepeden bakan, bürokratik ve nobran bu anlayışa karşı mücadelemizi sürdürüyoruz.</em></p>
<p><em>YENİ Parti’ye ve Özgür Özel’e açıkça soruyoruz:</em></p>
<p><em>‘YENİ Parti işçilerin de partisi olacak’ dediniz. Peki, bu işçilerin içerisinde İBB’de haksız ve hukuksuz biçimde işten çıkarılan Ağaç A.Ş. işçileri de var mı?</em></p>
<p><em>Yarın iktidara geldiğinizde, bugün kendi belediyelerinizde yaşanan bu uygulamalarla mı halka umut vereceksiniz?</em></p>
<p><em>Biz artık söz değil, somut bir irade ve çözüm bekliyoruz.</em></p>
<p><em>Mücadeleden vazgeçmiyoruz.</em></p>
<p><em>Emeğimiz, onurumuz ve çocuklarımızın geleceği için bugüne kadar nasıl mücadele ettiysek, bundan sonra da mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz.</em></p>
<p><em>Bugün itibarıyla açlık grevine başlıyoruz.</em></p>
<p><em>İşimize geri dönünceye ve uğradığımız haksızlık giderilinceye kadar açlık grevimiz ve kendi inisiyatifimizle gerçekleştireceğimiz eylemlerimiz devam edecektir.</em></p>
<p><em>Bu mücadele yalnızca birkaç işçinin mücadelesi değildir.</em></p>
<p><em>Bu mücadele emeğin, adaletin ve hukukun mücadelesidir.</em>”</p>
</blockquote>
<p>(EÖ/HA)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 13:49:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Perseid meteor yağmuru bu gece: Türkiye'de hangi şehir kaçta izleyecek?]]></title><link>https://bianet.org/haber/perseid-meteor-yagmuru-bu-gece-turkiye-de-hangi-sehir-kacta-izleyecek-322475</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/perseid-meteor-yagmuru-bu-gece-turkiye-de-hangi-sehir-kacta-izleyecek.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/perseid-meteor-yagmuru-bu-gece-turkiye-de-hangi-sehir-kacta-izleyecek-322475</guid><description><![CDATA[Yılın en yoğun meteor yağmurlarından Perseidler, 12 Ağustos’u 13 Ağustos’a bağlayan gece zirveye ulaşacak. Türkiye’nin birçok kentinde gözlem için en uygun saatlerin gece yarısından sonra olması bekleniyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl temmuz ve ağustos aylarında gözlemlenen Perseid meteor yağmuru, bu gece en yoğun dönemine giriyor.</p>
<p>Meteor yağmurunun kaynağı, 109P/Swift-Tuttle kuyruklu yıldızının yörüngesinde bıraktığı parçacıklar. Dünya bu parçacıkların bulunduğu bölgeden geçerken atmosfere giren küçük gök cisimleri yanarak ışık izleri oluşturuyor.</p>
<p>TÜBİTAK da 12-15 Ağustos 2026 tarihlerinde Afyonkarahisar’daki Emre Gölü’nde düzenlediği Gökyüzü Gözlem Etkinliği’nin Perseid meteor yağmurunun maksimum etkinlik dönemine denk geldiğini belirtiyor.</p>
<a href='/haber/iki-astronotun-uzay-yuruyusu-canli-yayinda-322304' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/07/iki-astronotun-uzay-yuruyusu-canli-yayinda.jpg' alt='İki astronotun uzay yürüyüşü canlı yayında' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>İki astronotun uzay yürüyüşü canlı yayında</h5>
<div class='date'>6 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>En uygun saatler gece yarısından sonra</h3>
<p>Meteorlar hava karardıktan sonra görülmeye başlayabilecek. Ancak gözlem için en elverişli zaman aralığının 02.00-05.00 arasında olması bekleniyor. Kent merkezlerindeki ışık kirliliği nedeniyle karanlık, açık ve görüş alanı geniş noktaların tercih edilmesi öneriliyor. Meteor yağmurunu izlemek için teleskop ya da dürbün gerekmiyor.</p>
<p>Aşağıdaki saatler, kentlerde gökyüzünün gözlem yapılabilecek ölçüde kararmaya başladığı yaklaşık başlangıç saatlerini gösteriyor. En yoğun meteor geçişlerinin ise gece yarısından sonra görülmesi bekleniyor.</p>
<h3>Şehir şehir Perseid gözlem başlangıç saatleri</h3>
<div class="box-13">
<p><strong>19.45</strong><br>Hakkâri, Iğdır, Van</p>
<p><strong>19.50</strong><br>Ağrı, Ardahan, Bitlis, Kars, Siirt, Şırnak</p>
<p><strong>19.55</strong><br>Artvin, Batman, Bingöl, Erzurum, Mardin, Muş</p>
<p><strong>20.00</strong><br>Bayburt, Diyarbakır, Erzincan, Gümüşhane, Rize, Tunceli</p>
<p><strong>20.05</strong><br>Adıyaman, Elazığ, Giresun, Malatya, Urfa, Trabzon</p>
<p><strong>20.10</strong><br>Antep, Maraş, Kilis, Ordu, Osmaniye, Sivas</p>
<p><strong>20.15</strong><br>Adana, Amasya, Hatay, Samsun, Tokat</p>
<p><strong>20.20</strong><br>Çorum, Kayseri, Mersin, Nevşehir, Niğde, Sinop, Yozgat</p>
<p><strong>20.25</strong><br>Aksaray, Çankırı, Kastamonu, Kırıkkale, Kırşehir</p>
<p><strong>20.30</strong><br>Ankara, Karabük, Karaman, Konya</p>
<p><strong>20.35</strong><br>Afyonkarahisar, Antalya, Bartın, Bolu, Burdur, Eskişehir, Isparta, Zonguldak</p>
<p><strong>20.40</strong><br>Bilecik, Denizli, Düzce, Kocaeli, Kütahya, Sakarya, Uşak</p>
<p><strong>20.45</strong><br>Aydın, Balıkesir, Bursa, İstanbul, İzmir, Manisa, Muğla, Yalova</p>
<p><strong>20.50</strong><br>Çanakkale, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ</p>
</div>
<a href='/haber/nasa-ay-ve-mars-gorevi-simulasyonu-icin-gonullu-ariyor-321253' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/07/07/nasa-ay-ve-mars-gorevi-simulasyonu-icin-gonullu-ariyor.png' alt='NASA, Ay ve Mars görevi simülasyonu için gönüllü arıyor' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>NASA, Ay ve Mars görevi simülasyonu için gönüllü arıyor</h5>
<div class='date'>7 Temmuz 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Nasıl izlenebilir?</h3>
<p>Gökyüzünü görmek için özel bir ekipmana ihtiyaç yok. Işık kirliliğinden mümkün olduğunca uzaklaşmak, görüşü ağaç ya da yapılarla kapanmayan bir alan seçmek ve gözlerin karanlığa alışması için yaklaşık 20 dakika beklemek gözlem koşullarını iyileştiriyor.</p>
<p>İstanbul’da Şile, Ağva, Riva, Anadolu Feneri, Poyrazköy, Çatalca ve Terkos gibi kent ışıklarından görece uzak bölgeler; Ankara’da Kızılcahamam ve çevresi, İzmir’de ise Karaburun gibi karanlık alanlar gözlem için öne çıkıyor.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 13:40:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kurtulmuş: Hiçbir Kürt gencinin dağa çıkmayı düşünmeyeceği bir bütünleşme sağlanmalı]]></title><link>https://bianet.org/haber/kurtulmus-hicbir-kurt-gencinin-daga-cikmayi-dusunmeyecegi-bir-butunlesme-saglanmali-322473</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/kurtulmus-hicbir-kurt-gencinin-daga-cikmayi-dusunmeyecegi-bir-butunlesme-saglanmali.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kurtulmus-hicbir-kurt-gencinin-daga-cikmayi-dusunmeyecegi-bir-butunlesme-saglanmali-322473</guid><description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis’te kabul edilen düzenlemenin ardından “eski dilin” terk edilmesi gerektiğini söyledi. Kurtulmuş’a göre yeni dönemde husumet ve karşıtlık yerine “barış ve kardeşlik dili” öne çıkmalı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.</p>
<p>Kurtulmuş, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” kapsamında hazırlanan ve Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen, 'çerçeve yasa' olarak da bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Teklifin 467 oyla kabul edilmesini değerlendiren Kurtulmuş, sonucu toplumdaki desteğin siyasete yansıması olarak nitelendirdi:</p>
<p>“Milletin verdiği desteğin siyasete yansımasıdır. Barış ve esenlik havasını toplumun tamamı satın aldı. Çıkan sonuç bunun siyasete yansımasıdır.”</p>
<a href='/haber/kadin-siyasetcilere-yalnizca-surecin-vicdani-rolu-bicilemez-322469' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/12/kadin-siyasetcilere-yalnizca-surecin-vicdani-rolu-bicilemez.jpeg' alt='"Kadın siyasetçilere yalnızca ‘sürecin vicdanı’ rolü biçilemez”' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>"Kadın siyasetçilere yalnızca ‘sürecin vicdanı’ rolü biçilemez”</h5>
<div class='date'>Bugün  11:52</div>
</div>
</a>

<h3>“Bu yol birliğin, kardeşliğin yoludur”</h3>
<p>Rapor, yasa ve taslakların hazırlanması sırasında geniş bir kesimin kabul edebileceği bir denge oluşturmaya çalıştıklarını söyleyen Kurtulmuş, sürecin “milli hassasiyetlerin ve devlet yapısının korunması” temelinde yürütüldüğünü belirtti.</p>
<p>Kurtulmuş şöyle konuştu:</p>
<p>“Ortaya koyduğumuz Türkiye modeli tamamlandığında bütün dünyaya örnek olacak, fakültelerde ders olarak okutulacaktır. Böylesine zor bir coğrafyada, iddiası olan bir ülke olarak Türkiye, iç kalesini tahkim etmek mecburiyetindedir.”</p>
<p>Raporun “kapıyı araladığını”, Meclis’te kabul edilen yasanın ise “kapıyı tamamen açtığını” söyleyen Kurtulmuş, “Bu yol birliğin, kardeşliğin yoludur” dedi.</p>
<h3>“Husumete dayalı dil bırakılmalı”</h3>
<p>Kurtulmuş, yeni dönemde siyasi dilin de değişmesi gerektiğini savundu.</p>
<p>“Husumete ya da karşıtlıklara dayalı dilin bırakılması gerektiğini düşünüyorum” diyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:</p>
<p>“Herkes yeni dönemin hassasiyetine uygun, barış ve kardeşlik diliyle konuşmak durumundadır. Önceki ezberlerine göre yapılan siyasetin bundan sonra bir karşılığı olmayacak.”</p>
<p>Siyasetin yalnızca “yankı odalarında” yapılmaması gerektiğini belirten Kurtulmuş, siyasi aktörlerin “şehrin meydanlarında, sokaklarında herkesi kuşatan, herkese söz söyleyen” bir dil geliştirmesi gerektiğini söyledi.</p>
<a href='/haber/cerceve-yasa-tarihi-bir-firsat-ancak-kalici-baris-ceza-hukuku-duzenlemeleriyle-saglanamaz-322471' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/12/cerceve-yasa-tarihi-bir-firsat-ancak-kalici-baris-ceza-hukuku-duzenlemeleriyle-saglanamaz.jpg' alt='"Çerçeve yasa tarihi bir fırsat ancak kalıcı barış ceza hukuku düzenlemeleriyle sağlanamaz"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>"Çerçeve yasa tarihi bir fırsat ancak kalıcı barış ceza hukuku düzenlemeleriyle sağlanamaz"</h5>
<div class='date'>Bugün  12:36</div>
</div>
</a>

<h3>“Genel af değil”</h3>
<p>Kurtulmuş, kabul edilen düzenlemenin “genel af” anlamına gelmediğini de söyledi.</p>
<p>Uygulamanın dosya bazında yapılacağını belirten Kurtulmuş, “Tek tek her bir dosyayla ilgili Kurul’da kararlar verilecek ve Kurul’un verdiği kararlar çerçevesinde uygulama gerçekleşecek” dedi.</p>
<p>Kurtulmuş, sürecin hedefini ise şöyle ifade etti:</p>
<p>“Mühim olan bir daha bu memlekette hiçbir Kürt gencinin ‘Dağa çıkmam gerekir’ demeyeceği bir fikri, siyasi olgunluğun sağlanması, bir bütünleşmenin temin edilmesidir.”</p>
<h3>İsrail açıklaması: “Uyanık olmalıyız”</h3>
<p>Kurtulmuş, sürece yönelik dış tehditlerin bulunduğunu ileri sürerek İsrail’i işaret etti.</p>
<p>“İsrail’in provokasyonları da mutlaka olacaktır” diyen Kurtulmuş, geçmişteki “iyi niyetli çabaların” çeşitli odaklar tarafından engellendiğini savundu.</p>
<p>Kurtulmuş, “Bu süreçte çok dikkatli olmalı ve uyanık davranmalıyız” dedi.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 13:23:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA["Çerçeve yasa tarihi bir fırsat ancak kalıcı barış ceza hukuku düzenlemeleriyle sağlanamaz"]]></title><link>https://bianet.org/haber/cerceve-yasa-tarihi-bir-firsat-ancak-kalici-baris-ceza-hukuku-duzenlemeleriyle-saglanamaz-322471</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/cerceve-yasa-tarihi-bir-firsat-ancak-kalici-baris-ceza-hukuku-duzenlemeleriyle-saglanamaz.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/cerceve-yasa-tarihi-bir-firsat-ancak-kalici-baris-ceza-hukuku-duzenlemeleriyle-saglanamaz-322471</guid><description><![CDATA[Bölge illerinin baroları, TBMM’de kabul edilen çerçeve yasayı kalıcı barışa katkı sunması bakımından “tarihi bir fırsat” olarak değerlendirdi. Ancak sürecin "hukukun üstünlüğü, şeffaflık, toplumsal adalet ve demokratikleşme temelinde" desteklenmesi gerektiğini belirten bir açıklama yaptı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van baroları, “çerçeve yasa” hakkında ortak açıklama yaptı.</p>
<p>Barolar, yaklaşık yarım asırdır devam eden çatışmalı sürecin on binlerce insanın yaşamını yitirmesine, zorunlu göçlere, derin toplumsal acılara ve ağır ekonomik sonuçlara yol açtığını hatırlatarak, çatışmaların kalıcı biçimde sona erdirilmesine yönelik “samimi hukuki ve demokratik adımları” tarihi bir fırsat olarak değerlendirdiklerini bildirdi.</p>
<p>Kanunun hukuk tekniği ve kapsam bakımından geliştirilmesi gereken yönleri bulunduğu belirten barolar düzenlemenin, “silahların tamamen susmasını ve sorunların hukuk ile demokratik siyaset zemininde çözülmesini hedeflemesi” nedeniyle tarihi bir adım olduğu kaydetti.</p>
<p>Ancak “Kalıcı barış ceza hukuku düzenlemeleriyle sağlanamaz” uyarısı da yaptı. Yasadaki eksikliklere dikkat çekti. Baroların ortak açıklaması şöyle:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Yaklaşık yarım asırdır on binlerce insanın yaşamını yitirmesine, derin toplumsal acılara, zorunlu göçlere ve ağır ekonomik bedellere neden olan çatışma ortamının kalıcı biçimde sona erdirilmesine yönelik her samimi hukuki ve demokratik adımı tarihî bir fırsat olarak değerlendiriyoruz.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>TBMM Genel Kurulunda kabul edilen ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’, hukuk tekniği ve kapsamı bakımından geliştirilmesi gereken yönleri bulunmakla birlikte, silahların tamamen susmasını ve sorunların hukuk ile demokratik siyaset zemininde çözülmesini hedeflemesi bakımından tarihi bir adımdır.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Kalıcı barışın yalnızca ceza hukuku düzenlemeleriyle sağlanamayacağı açıktır. Sürecin; hukukun üstünlüğü, şeffaflık, toplumsal adalet ve demokratikleşme temelinde ilerlemesi, temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi ve toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla desteklenmesi gerekmektedir.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Kanunun uygulamada farklı yorumlara yol açabilecek hükümlerinin açık ve öngörülebilir hâle getirilmesi, kapsamının netleştirilmesi ve eşit uygulamayı sağlayacak objektif ölçütlerin belirlenmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Eksikliklerinin evrensel hukuk ilkeleri doğrultusunda giderilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerimizi saklı tutmakla birlikte; ülkemizin uzun yıllardır özlemini duyduğu kalıcı barışa katkı sunabilecek bu düzenlemeyi tarihî bir fırsat olarak görüyor ve ilkesel olarak destekliyoruz.”</em></p>
<a href='/haber/cerceve-yasa-erdoganin-onayina-sunuldu-322464' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/12/cerceve-yasa-erdoganin-onayina-sunuldu.jpg' alt='Çerçeve yasa Erdoğan’ın onayına sunuldu' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Çerçeve yasa Erdoğan’ın onayına sunuldu</h5>
<div class='date'>Bugün  10:47</div>
</div>
</a>

<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 12:36:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA["Kadın siyasetçilere yalnızca ‘sürecin vicdanı’ rolü biçilemez”]]></title><link>https://bianet.org/haber/kadin-siyasetcilere-yalnizca-surecin-vicdani-rolu-bicilemez-322469</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/kadin-siyasetcilere-yalnizca-surecin-vicdani-rolu-bicilemez.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kadin-siyasetcilere-yalnizca-surecin-vicdani-rolu-bicilemez-322469</guid><description><![CDATA[TBMM’de kabul edilen çerçeve yasanın ardından kadın siyasetçiler uygulama sürecine dikkat çekti. Elif Esen, Sevda Karaca ve Meral Danış Beştaş, barışın silahların susmasıyla sınırlı kalamayacağını, kadınların karar mekanizmalarında eşit yer alması gerektiğini söyledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>TBMM’de geniş oy çoğunluğuyla kabul edilen çerçeve yasanın ardından gözler uygulama sürecine çevrildi. Silah bırakma ve çatışmasızlık sürecinin hangi hukuki ve siyasi adımlarla ilerleyeceği, Meclis’in nasıl bir denetim üstleneceği ve demokratikleşme başlıklarının sürece dahil edilip edilmeyeceği bundan sonraki dönemin temel tartışmaları arasında yer alacak.</p>
<p>Barışın ve çatışmasızlığın konuşulduğu Genel Kurul’da kadın siyasetçilerin sesinin sınırlı kalması, bir başka soruyu da gündeme taşıdı: Kadınlar karar ve denetim mekanizmalarında ne kadar yer alacak?</p>
<div class="box-13">TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” kabul edildi. Oylamada 467 milletvekili 'evet', 87 milletvekili 'hayır', 7 milletvekili ise 'çekimser' oy kullandı. 31 milletvekili oylamaya katılmadı.</div>
<p>bianet, Genel Kurul’da oy kullanan ancak o gün kürsüden sesini duyamadığımız kadın siyasetçilere yasanın ardından nasıl bir yol haritası izlenmesi gerektiğini, uygulamanın hangi güvencelerle yürütüleceğini ve kadınların bu süreçte nasıl bir rol üstleneceğini sordu.</p>
<p>DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, EMEP Genel Başkan Yardımcısı ve Antep Milletvekili Sevda Karaca ile Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü ve DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın değerlendirmelerinde ortak bir vurgu öne çıktı: Yasanın Meclis’ten geçmesi bir son olmayacak; asıl sınav uygulamada verilecek ve kadınların yer almadığı karar mekanizmaları eksik kalacak.</p>
<a href='/haber/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-322427' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/11/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-1.jpg' alt='TBMM’de &#39;çerçeve yasa&#39; oylaması: Kim &#39;evet&#39;, kim &#39;hayır&#39; dedi?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>TBMM’de 'çerçeve yasa' oylaması: Kim 'evet', kim 'hayır' dedi?</h5>
<div class='date'>11 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Elif Esen: Uygulamada şeffaflık ve eşit temsil vurgusu</h3>
<p>DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen, yasanın kabulüyle sürecin yeni bir evreye geçtiğini değerlendirdi. Bundan sonraki dönemde silahsızlanmanın güvenilir, bağımsız ve denetlenebilir biçimde yürütülmesi; kararların açık ölçütlere, bireysel değerlendirmeye ve yargı denetimine dayanması gerektiğini söyledi.</p>
<p>“Yasanın kabulü asla bir son değil, tam aksine yeni bir evrenin başlangıcı. Silahsızlanma ve örgütün fiilî varlığının sona ermesi güvenilir, bağımsız ve denetlenebilir biçimde işletilmeli, izlenmeli ve doğrulanmalı; kanun kapsamındaki her karar şeffaflıkla açık ölçütlere, bireysel değerlendirmeye ve yargı denetimine dayanmalıdır. Barış hukukla, kardeşlik eşit vatandaşlıkla, millî birlik ise güvenle güçlenir.”</p>
<p>Yasanın uygulamada karşılık bulması için bağımsız doğrulama, etkili yargı denetimi, Meclis gözetimi, düzenli raporlama ve mağdurlar için açık başvuru yollarına ihtiyaç olduğunu değerlendiren Esen, 10’uncu maddedeki sorumsuzluk hükmünün ağır kusur, kötü niyet ya da yetki aşımını koruyan bir zırha dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Kadınların ise sürecin “vicdanı” ya da “yumuşatıcı sesi” gibi sembolik bir konuma sıkıştırılmaması gerektiğini söyledi:</p>
<blockquote>
<p>Kadın siyasetçilere yalnızca sürecin vicdanı veya yumuşatıcı sesi gibi sembolik bir rol biçilemez. Kadınlar karar, uygulama ve denetim mekanizmalarında eşit söz sahibi olarak sürecin içinde olmalıdır. Çünkü kadın temsili yalnızca bir cinsiyet meselesi değil, toplumun yarısını oluşturan kadınların güncel sorun ve ihtiyaçlarını çözüm mekanizmalarına taşıyan güçtür. Kadınların bakış açısı, deneyimi ve karar gücü olmadan barış masası eksik kalır.</p>
</blockquote>
<h3>Sevda Karaca: Demokratik çözüm silah bırakmanın ötesinde</h3>
<p>EMEK Partisi Antep Milletvekili Sevda Karaca, yasaya yüklenen anlam ile düzenlediği alanın birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.</p>
<p>“Silahların bırakılması ile Kürt sorununun demokratik çözümü aynı siyasal mesele değildir. Birincisi, ikincisinin önünü açabilecek önemli bir gelişmedir; fakat ikincisinin yerine geçirilemez.”</p>
<p>Karaca, bundan sonraki sürecin yönünü yasanın hangi siyasi iradeyle ve hangi toplumsal güçlerin denetiminde uygulanacağının belirleyeceğini kaydetti. Meclis’in yasa çıktıktan sonra süreçten çekilmemesi, uygulamayı sürekli izleyen, düzenli bilgi alan ve gerektiğinde müdahale edebilen bir mekanizma kurması gerektiğini söyledi.</p>
<blockquote>
<p>Ortak sözün birlikte ortaya konması için daha fazla istişareye, daha fazla açıklığa ve daha güçlü bir ortaklaşmaya ihtiyaç var. Kürt halkının demokratik taleplerinin, emekçilerin barış ve eşitlik taleplerinin ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için mücadele eden güçlerin ortak sözünü birlikte kurabileceğimiz kanalları güçlendirmeliyiz.</p>
<p>Bunun sorumluluğu elbette öncelikle iktidardadır. Fakat iktidarın kapalılığı, bizim kendi aramızdaki açıklığı ve dayanışmayı azaltmamızın gerekçesi olamaz. Tam tersine, böylesi bir dönemde birbirimizi daha fazla bilgilendirmeye, tartışmaya, eleştirmeye ve ortak mücadele zeminlerini güçlendirmeye çalışmalıyız.</p>
</blockquote>
<p>Karaca, kadınların süreçteki rolünün yalnızca Meclis’teki kadın milletvekili sayısı ya da müzakere masalarındaki temsil üzerinden ele alınamayacağını söyledi. Kadınların çatışmanın sonuçlarını doğrudan yaşadığını, aynı zamanda barış ve demokrasi mücadelesinin toplumsal hafızasını taşıdığını vurguladı:</p>
<p>“Kadınlar savaşın ve çatışmanın sonuçlarını hayatın en somut alanlarında yaşadılar. Göç, yoksulluk, kayıplar, cezasızlık, şiddet ve siyasal baskılar kadınların hayatında doğrudan karşılık buldu. Aynı zamanda kadınlar, bütün bu koşullara rağmen barış ve demokrasi mücadelesinin sürekliliğini sağlayan en önemli toplumsal güçlerden biri oldular.”</p>
<a href='/yazi/barisa-giden-yolda-bir-durak-cerceve-yasa-322434' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-yazi/2026/08/11/barisa-giden-yolda-bir-durak-cerceve-yasa.jpg' alt='Barışa giden yolda bir durak: Çerçeve Yasa' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Barışa giden yolda bir durak: Çerçeve Yasa</h5>
<div class='date'>11 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Meral Danış Beştaş: Kadınlar karar mekanizmalarında yer almalı</h3>
<p>DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, yasanın geniş oy çoğunluğuyla kabul edilmesini Türkiye halklarının barışa duyduğu ihtiyacın ve inancın bir yansıması olarak değerlendirdi. Bundan sonraki süreçte açık, şeffaf ve takvime bağlanmış bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu söyledi.</p>
<blockquote>
<p>Son derece önemli bir eşik aşıldı ve artık hukuk zemininde Kürtler için bir tanımlama yapılmış oldu. Bu muazzam emeğin hakkının teslim edilmesi, yasanın uygulayıcılar elinde bir keyfiyet aracına dönüşmesinin önlenmesi için bundan sonraki süreçte açık, şeffaf ve takvime bağlanmış bir yol haritasına ihtiyaç var.</p>
</blockquote>
<p>Barışın yalnızca güvenlik başlığı altında değerlendirilemeyeceğini belirten Beştaş, demokratik siyasetin, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün ve hukuk devletinin güçlendirilmesi ile eşit yurttaşlığın önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi. AİHM ve AYM kararlarının uygulanması ve demokratikleşmeye ilişkin yasal düzenlemelerin hızlandırılması gerektiğini de vurguladı.</p>
<p>“Kürt meselesinin çözümünün vesayet veya baskı araçlarıyla değil, toplumsal uzlaşı, müzakere ve kolektif hakları güvence altına alan bir hukukla mümkün olduğu anlaşılmış oldu. Bu hukukun tesisi ve uygulanması halinde bambaşka yarınların bizleri beklediğini görmeliyiz.”</p>
<p>Kadınların yalnızca çatışmadan etkilenen kesimler olarak değil, siyaset üreten, karar alan ve müzakere eden özneler olarak sürecin bütün aşamalarında yer alması gerektiğini söyledi:</p>
<blockquote>
<p>Kadınları yalnızca mağduriyetleri üzerinden değil, siyaset üreten, karar alan ve müzakere eden özneler olarak görmek zorundayız. Kadınların karar mekanizmalarında eşit ve etkin biçimde yer almadığı bir barış süreci eksik kalır. Kadın örgütlerinin, kadın siyasetçilerin ve farklı toplumsal kesimlerin sürecin bütün aşamalarına dahil edilmesi gerekir.</p>
</blockquote>
<p>Beştaş, Genel Kurul’daki konuşmacı planlamasının DEM Parti’nin kadınların süreçteki rolüne ilişkin yaklaşımını yansıtmadığını anlattı. Partinin eşit temsil politikasını ve kadınların barış ile demokratik toplumun inşasındaki öncü rolünü bundan sonraki aşamalarda da sürdüreceğini ifade etti.</p>
<p>Oluşturulacak mekanizma ve alt kurullarda kadınların yer alması için çalışmalar yürüttüklerini aktaran Beştaş, silah bırakma ve geri dönüş sürecinde kadınların özgün ihtiyaçlarının da ayrıca ele alınması gerektiğine dikkat çekti.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:52:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Lübnan idam cezasına son verme yolunda]]></title><link>https://bianet.org/haber/lubnan-idam-cezasina-son-verme-yolunda-322466</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/lubnan-idam-cezasina-son-verme-yolunda.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/lubnan-idam-cezasina-son-verme-yolunda-322466</guid><description><![CDATA[Lübnan, tüm suçlar için ölüm cezasını kaldıran bir yasayı parlamentodan geçirdi. Kararın yasalaşması için Cumhurbaşkanının onaması ve Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Lübnan Meclisi, ülkede idam cezasını kaldıran ve yerine müebbet hapis cezası getirilmesini öngören yasa tasarısını kabul etti.</p>
<p>Lübnan Adalet Bakanı Adil Nassar, yasanın Meclisten geçmesini "tarihi bir adım" şeklinde nitelerken, idam cezasının kaldırılmasının "suça karşı müsamaha gösterileceği anlamına gelmediğini" kaydetti.</p>
<p>Ülkede idam cezası son olarak, eski Cumhurbaşkanı Emile Lahud'un görevde olduğu 2004 yılında infaz edildi. Eğitim Bakanlığında görevli bir memur, izin talebinin müdiresi tarafından reddedilmesinin ardından çıkan kişisel anlaşmazlık sonucu 11 meslektaşını öldürmekten suçlu bulunarak idam edilmişti.</p>
<p>Lübnan Adalet Bakanlığı 2008 yılında 10 milletvekilinin imzasıyla idam cezasının affedilemez ve indirilemez ağırlaştırılmış müebbet hapisle değiştirilmesini öngören bir kanun tasarısı sunmuş, ancak söz konusu tasarı siyasi uzlaşı sağlanamaması nedeniyle meclis komisyonlarında kalmış ve yasalaşamamıştı.</p>
<h3>BM'den karara övgü</h3>
<p>Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Lübnan Meclisinin ülkede idam cezasını tamamen kaldıran yasa tasarısını onaylamasını takdir ederek bunu "yaşam hakkına yönelik güçlü ve ilkesel bir taahhüt" olarak değerlendirdi.</p>
<p>​​​​​​​ Türk, yaptığı yazılı açıklamada, Lübnan'ın bölgede bu adımı atan "ilk ülke" olduğunu belirterek, kararı "insan hakları alanında önemli bir ilerleme" şeklinde niteledi.</p>
<p>Lübnan'ın yıkıcı saldırılara, ağır kayıplara ve büyük acılara maruz kaldığı bir dönemden geçtiğine dikkati çeken Türk, "Bu karar, böyle bir ortamda yaşam hakkına verilen güçlü ve ilkesel bir taahhüdü temsil ediyor." ifadesini kullandı.</p>
<p>Türk, kanunun gecikmeksizin yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanlığına hızla sevk edilerek onaylanması çağrısında bulunurken, halen idam cezasını uygulayan diğer ülkelere de Lübnan'ı örnek almaları tavsiyesinde bulundu.</p>
<p>BM'nin idam cezasını "insan onuruna ve yaşam hakkına aykırı" gördüğünü vurgulayan Türk, kararı desteklediklerini kaydetti.</p>
<h3>Af Örgütü: Lübnan’da ölüm cezasının kaldırılması tarihi bir zafer</h3>
<p>1977’den beri suçun niteliği, kişinin özellikleri ne olursa olsun, istisnasız her durumda ölüm cezasına karşı çıkan ve bu yönde çalışan Uluslararası Af Örgütü de kararı destekleyen bir açıklama yaptı.</p>
<p>Örgütün Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Direktörü Heba Morayef, bu kararın, ülkedeki insan hakları için önemli bir dönüm noktası ve zafer olduğunu belirterek, şunları söyledi:</p>
<p>“Adalet, geri dönüşü olmayan ve zalimane bir cezaya değil, insan haklarına dayandırılmalı. Bu yasanın kabulü, Lübnan’da insan hakları savunucuları ve örgütlerinin on yıllardır sürdürdüğü yorulmak bilmeyen savunuculuk çalışmalarının yanı sıra ölüm cezasını -genellikle adil olmayan yargılama süreçlerinin ardından uygulanan ve yükü sıklıkla en dezavantajlı kesimlerin omuzlarına binen- zalimane ve insanlık dışı bir ceza olarak gören kilit yetkililerin liderliğinin bir kanıtı.</p>
<p>Yasanın kâğıt üzerinde kalmaması ve uygulamaya geçmesi için Lübnan yetkilileri, şimdi tüm ölüm cezalarının hafifletilmesini sağlamalı ve bu cezanın kaldırılmasına ilişkin temel uluslararası sözleşmeyi onaylamalı. Yetkililer, bu yasayı, ceza adaleti kapsamında verilen tüm cezaların insan hakları ilkeleriyle uyumlu olmasını sağlamak da dahil olmak üzere, daha kapsamlı bir yasama reformuyla desteklemeli.”</p>
<h3>Lübnan 144. ülke olacak</h3>
<p>Yasanın, yürürlüğe girmeden önce nihai imza için Cumhurbaşkanı’na iletilmesi ve Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor.</p>
<p>Uluslararası insan hakları hukuku kapsamında ölüm cezasının kaldırılmasını geri döndürülemez hale getirmek için Lübnan yetkilileri, ölüm cezasının kaldırılmasını amaçlayan Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ne ilişkin İkinci İhtiyari Protokolü onaylamalı.</p>
<p>Yasa yürürlüğe girdiğinde Lübnan, tüm suçlar için ölüm cezasını kaldıran 114. ülke olacak. Toplam 145 ülke, yasada veya uygulamada ölüm cezasını kaldırmışken, 54 ülke ise bu cezayı uygulamayı hâlâ sürdürüyor.</p>
<h3>2025’te 17 ülkede 2 bin 707 kişi infaz edildi</h3>
<p>Uluslararası Af Örgütü’nün mayısta yayımladığı <a href="https://www.amnesty.org.tr/icerik/kuresel-infazlar-44-yildir-kaydedilen-en-yuksek-sayiya-ulasti" target="_blank" rel="nofollow noopener">Ölüm Cezaları ve İnfazlar </a>raporuna göre, 2025’te dünyadaki infaz sayısı, 44 yılın en yüksek oranına ulaştı.</p>
<p>2025’te 17 ülkede 2 bin 707 kişi infaz edildi. Bu, 3 bin 191 infazın tespit edildiği (Çin hariç) 1981’den bu yana kaydedilen en yüksek sayı.</p>
<p>Bu ciddi artış, korkuyla yönetmek için ölüm cezasını araçsallaştıran bir avuç hükümetten kaynaklandı.</p>
<p>İran’da 2024’te en az 972 olan infaz sayısı, iki katından fazla artarak 2025’te en az 2 bin 159’a ulaştı ve kaydedilen tüm infazların yüzde 80’ini oluşturdu.</p>
<p>2025'te İran ile birlikte ABD, Suudi Arabistan, Yemen, Mısır, Irak, Çin, Kuzey Kore, Vietnam, Somali, Kuveyt, Singapur, Afganistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Japonya, Güney Sudan ve Tayvan idam cezasını uygulayan ülkelerdi.</p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:58:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Çerçeve yasa Erdoğan’ın onayına sunuldu]]></title><link>https://bianet.org/haber/cerceve-yasa-erdoganin-onayina-sunuldu-322464</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/cerceve-yasa-erdoganin-onayina-sunuldu.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/cerceve-yasa-erdoganin-onayina-sunuldu-322464</guid><description><![CDATA[10 Ağustos'ta Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen çerçeve yasa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sunuldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>"Çerçeve yasaé olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" Erdoğan'ın onayına sunuldu.</p>
<a href='/haber/mustafa-karasu-cerceve-yasanin-elestirilecek-cok-yani-var-ama-bir-kulvara-girildi-322458' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/12/mustafa-karasu-kurt-sorununu-cozen-cozum-getiren-bir-yasa-degil.jpg' alt='Mustafa Karasu: Çerçeve yasanın eleştirilecek çok yanı var ama bir kulvara girildi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Mustafa Karasu: Çerçeve yasanın eleştirilecek çok yanı var ama bir kulvara girildi</h5>
<div class='date'>Bugün  07:49</div>
</div>
</a>

<p>10 Ağusatos'ta <a href="https://www.birgun.net/etiket/meclis-1106" target="_blank" rel="noopener">Meclis</a> Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen görüşmeler yaklaşık 12 saat sürmüştü. Gün sonunda yapılan oylamada ise teklif 467 oyla kabul edilmişti.</p>
<p>(FY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:47:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Meclis 1. Başkan Vekilli Evin Yelboğa oldu]]></title><link>https://bianet.org/haber/diyarbakir-buyuksehir-belediyesi-meclis-1-baskan-vekilli-evin-yelboga-oldu-322463</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/diyarbakirda-dogan-hatunun-yerine-evin-yelboga-secildi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/diyarbakir-buyuksehir-belediyesi-meclis-1-baskan-vekilli-evin-yelboga-oldu-322463</guid><description><![CDATA[DBB Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nın ilk oturumu, Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Meclis üyelerinin katıldığı oturumda, Meclis 1. Başkan Vekilliği için seçim yapıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde Doğan Hatun’un istifasıyla boşalan 1. Başkan Vekilliği görevine, yapılan kapalı zarf usulü seçimle DEM Parti Meclis Üyesi Evin Yelboğa seçildi.</p>
<p>5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 19. maddesi ile Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliği’nin 13. maddesi kapsamında gerçekleştirilen seçimde, meclis üyeleri oylarını kapalı zarf usulüyle kullandı.</p>
<p>Tasnif heyetinin gerçekleştirdiği sayımın ardından DEM Parti Meclis Üyesi Evin Yelboğa, DBB Meclis 1. Başkan Vekilliğine seçildi.</p>
<p>Yelboğa’nın seçilmesiyle birlikte Doğan Hatun’un istifası sonrası Meclis 1. Başkan Vekilliği görevindeki boşluk giderilmiş oldu. </p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">✍🏻 Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantımızın İlk Oturumu Gerçekleştirildi<br><br>📌 DBB Meclisi Ağustos Ayı Olağan Toplantısı’nın ilk oturumu, meclis üyelerinin katılımıyla Meclis Toplantı Salonumuzda gerçekleştirildi. Oturumda gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından, daha önce… <a href="https://t.co/UHJTJWXXQZ" target="_blank" rel="nofollow noopener">pic.twitter.com/UHJTJWXXQZ</a></p>
— Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (@diyarbakirbld) <a href="https://x.com/diyarbakirbld/status/2086851089161171017?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">August 10, 2026</a></blockquote>
<p>(FY)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:31:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[TBMM'nin tatil kararı Resmi Gazete'de]]></title><link>https://bianet.org/haber/tbmm-nin-tatil-karari-resmi-gazete-de-322462</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/11/cerceve-yasa-pazartesi-gunu-partilere-sunulabilir.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/tbmm-nin-tatil-karari-resmi-gazete-de-322462</guid><description><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre TBMM 1 Ekim’e açılacak.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) 1 Ekim'e kadar tatile girmesine ilişkin karar, Resmi Gazete'de <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/08/20260812-1.pdf" target="_blank" rel="nofollow noopener">yayımlandı</a>.</p>
<p>Buna göre, TBMM'nin, 10 Ağustos Pazartesi gününden itibaren 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00'te toplanmak üzere tatile girmesine, Genel Kurulun 10 Ağustos tarihli 125'inci birleşiminde karar verildi.</p>
<a href='/haber/cerceve-yasa-kanun-teklifi-tbmm-den-gecti-322424' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/cerceve-yasa-kanun-teklifi-tbmm-den-gecti.jpeg' alt='"Çerçeve yasa" kanun teklifi TBMM&#39;den geçti' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>"Çerçeve yasa" kanun teklifi TBMM'den geçti</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:51:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[MHP'li Feti Yıldız: Selahattin Demirtaş da yasa kapsamında]]></title><link>https://bianet.org/haber/mhp-li-feti-yildiz-selahattin-demirtas-da-yasa-kapsaminda-322460</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/mhp-li-feti-yildiz-selahattin-demirtas-da-yasa-kapsaminda.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/mhp-li-feti-yildiz-selahattin-demirtas-da-yasa-kapsaminda-322460</guid><description><![CDATA[Avukat Mahsuni Karaman, "Demirtaş ve arkadaşları sadece yasa kapsamındaki TCK 302’den tutuklu. Düzenleme yürürlüğe girdiğinde tahliyeleri konusunda hukuken bir tereddüt yok" dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Çerçeve yasanın TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesiyle yasadan yararlanacak isimler tartışma konusu oldu. Tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yasadan yararlanıp yararlanmayacağı konusunda ise farklı açıklamalar yapıldı.</p>
<h3>Mahsuni Karaman'dan açıklama</h3>
<p>Eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş'ın avukatı Mahsuni Karaman sosyal medya hesabından "Demirtaş ve arkadaşları sadece yasa kapsamındaki TCK 302’den tutuklu. Düzenleme yürürlüğe girdiğinde tahliyeleri konusunda hukuken bir tereddüt yok" paylaşımını yapmıştı.</p>
<h3>Feti Yıldız not gönderdi</h3>
<p>Gazeteci Alişer Delek, Habertürk TV yayınında “Dağ kadrosundan abisi Nurettin Demirtaş dönecek ama Selahattin Demirtaş’ın durumu belirsiz” ifadelerini kullandı. Delek bu yorumu üzerine MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız'ın kendisine not gönderdiğini belirterek "Sayın Feti Yıldız, not gönderdi ve 'Selahattin Demirtaş yasa kapsamında' dedi" ifadelerini kullandı.</p>
<p>(FY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 08:29:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Trump Türkiye’den ayrılırken uçağını değiştirmiş: "Bir tehdit vardı"]]></title><link>https://bianet.org/haber/trump-turkiyeden-ayrilirken-ucagini-degistirmis-bir-tehdit-vardi-322459</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/trump-turkiyeden-ayrilirken-ucagini-degistirmis-bir-tehdit-vardi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/trump-turkiyeden-ayrilirken-ucagini-degistirmis-bir-tehdit-vardi-322459</guid><description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’a müzakere sürecinde güvenmediğini söyledi. Trump, NATO Zirvesi’nin ardından Türkiye’den ayrılırken güvenlik tehdidi nedeniyle farklı bir uçak kullandığını da doğruladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, ABD Başkanı Trump, Ohio'dan Washington'a dönüşünde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Trump geçen ay NATO Zirvesi’nin ardından Türkiye’den ayrılırken “<a href="https://www.birgun.net/etiket/guvenlik-1550" target="_blank" rel="noopener">güvenlik</a> endişeleri” nedeniyle farklı bir <a href="https://www.birgun.net/etiket/ucak-1028" target="_blank" rel="noopener">uçak</a> kullandığını doğruladı.</p>
<p>Gizli Servis ve ordunun yönlendirmesine uyduğunu belirten Trump, “Sanırım bir <a href="https://www.birgun.net/etiket/tehdit-1601" target="_blank" rel="noopener">tehdit</a> vardı. Bu konuda pek fazla soru sormadım. Çok fazla tehdit alıyorum” dedi.</p>
<h3>"Çok fazla tehdit alıyorum"</h3>
<div class="box-1">Trump, konuyla ilgili bir soruya, "Bu tamamen Gizli Servis'e bağlı. Ben sadece onlar ne diyorsa ona uyarım. Dolayısıyla Gizli Servis ve ordunun yönlendirmesine uyarım. Benden farklı bir uçakla gitmemi istediler, o da güvenlik açısından eşdeğer bir seçenekti" yanıtını verdi</div>
<p>Kendisine birçok yerden farklı tehditlerin olduğunu ifade eden Trump, şunları söyledi:</p>
<blockquote>
<p>"Bunu yapmamı istediler, ben de yaptım. Ne derlerse onu yaparım. Sanırım bir tehdit vardı. Bu konuda pek fazla soru sormadım. Çok fazla tehdit alıyorum."</p>
</blockquote>
<h3>İran açıklaması</h3>
<p>Öte yandan ABD Başkanı Trump, müzakereler konusunda İran'a güvenmediğini belirterek, "İran'a güvenecek en son kişi benim. Bana sürekli yalan söylediler" dedi.</p>
<p>Trump, İran'ın müzakereler boyunca kendilerine defalarca "yalan söylediğini" iddia ederek, bu süreçte Tahran'a güvenmediğini dile getirdi.</p>
<p>ABD Başkanı, "İran'a güvenmiyorum. Neden sanki İran'a güveniyormuşum gibi konuşuyorsunuz? İran'a güvenecek en son kişi benim. Bana sürekli yalan söylediler" diye konuştu.</p>
<p>Hürmüz Boğazı'nın tamamen ABD Donanması tarafından kontrol edildiğini savunan Trump, şu ifadeleri kullandı: "Şu anda Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrolümüz var. Kontrol onlarda değil, tam kontrol bizde. Orası bizim."</p>
<p>(FY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 08:06:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Mustafa Karasu: Çerçeve yasanın eleştirilecek çok yanı var ama bir kulvara girildi]]></title><link>https://bianet.org/haber/mustafa-karasu-cerceve-yasanin-elestirilecek-cok-yani-var-ama-bir-kulvara-girildi-322458</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/mustafa-karasu-kurt-sorununu-cozen-cozum-getiren-bir-yasa-degil.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/mustafa-karasu-cerceve-yasanin-elestirilecek-cok-yani-var-ama-bir-kulvara-girildi-322458</guid><description><![CDATA[KCK Yürütme Konseyi Üyesi Karasu, Abdullah Öcalan’ın sürecin yönetimi ve yönlendirilmesinde rol almaması halinde yasada öngörülen adımların hayata geçirilmesinin mümkün olmayacağını söyledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Meclis Genel Kurulu’ndaki görüşmelerin ardından 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla kabul edilen, ‘çerçeve yasa’ olarak adlandırılan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifini değerlendirdi.</p>
<p>Karasu, çerçeve yasayı siyasi çözüm sürecinin başlangıcı olarak değerlendirirken, yasanın Kürt sorununa doğrudan çözüm getirmediğini, sürecin ilerlemesi için kullanılan dilin değişmesi ve Abdullah Öcalan’ın aktif rol üstlenmesi gerektiğini savundu.</p>
<a href='/haber/milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesine-dair-kanun-teklifinin-tam-metni-322256' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/05/milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesine-dair-kanun-teklifinin-tam-metni.png' alt='“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin tam metni' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin tam metni</h5>
<div class='date'>5 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>Medya Haber TV’ye konuşan Karasu’nun açıklamasından satır başları şöyle:</p>
<h3>Yasa ve süreç</h3>
<blockquote>
<p>Bu yasa tabii şu an anlamda önemlidir, eleştirilecek çok yanı vardır ama bir kulvara girilmiştir. Türk devleti ile Kürtler arasında yüz yıllık kopukluk var. Zaten demokratik-siyasal çözümün amacı bu kopukluğu gidermektir. Yaklaşımımız böyledir. Bu yasayı böyle hukuki ve siyasi çözüm, siyasi sürece girmenin bir başlangıcı olarak değerlendirmek gerekiyor. Önderliğin dediği gibi ‘bin kilometre bir adımla başlar.’ Böyle değerlendiriyoruz. Yoksa bu yasa Kürt sorununu çözen, çözüm getiren bir yasa değil. Ama hedefi, amacı o olan bir yaklaşımın ilk adımı olarak değerlendirmek gerekiyor.</p>
<p>Tabii yasa ne kadar böyle ifadelerde bulunsa da Kürt sorunundan söz etmemesi, Kürt sorununun çözümünü ortaya koyan, Kürt gerçeğini ortaya koyan bir yasa olmaması tabii ki önemli bir eksikliktir. Bunu zaten açıklamamızda dile getirdik. Ama artık bir başlangıçtır.</p>
<p>Bundan sonraki süreç önemlidir. Gerçekten bunu ilerletecek miyiz? Yoksa bu başlangıç son bir buçuk yıl, iki yıl olduğu gibi yavaşlayacak, gereken hızda, gereken kararlılıkta yürümeyecek mi? Onu tabii zaman gösterecek. Bizim açımızdan şu; biz kesinlikle bu süreci başarıya götürmek istiyoruz. İrademiz bu yöndedir.</p>
</blockquote>
<h3>Dil ve barış</h3>
<blockquote>
<p>Barış ilk önce dille başlar. Bu 100 yıllık bir sorundur. Evet, 50 yıllık bizim öncülük ettiğimiz mücadele var. 50 yıllık bir çatışma var. Bu yönüyle 100 yıllık bir sorun çözülecekse burada dil önemlidir. Dil değişmeden, üslup değişmeden, yaklaşım değişmeden barışı gerçekleştirmek mümkün değildir.</p>
<p>Hem barış için oturacağız, konuşacağız, görüşeceğiz hem de dilimizi buna göre ayarlamayacağız. Öyle ‘terörist’ demek, ‘terör örgütü’ demenin artık anlamı yok. Dün savaşıyorduk, biz de eleştiriyorduk, devlet de tabi bize karşı savaş yürütürken her türlü kavramı kullanıyordu. Gerçekten bu konuda basın da, iktidar da, sözcüleri de çok dikkat etmediler.</p>
</blockquote>
<h3>PKK'nin feshi ve topluluk </h3>
<blockquote>
<p><em>Önder Apo bu işin merkezinde olmazsa, bu sürecin yönetilmesinde, yönlendirilmesinde rol oynamazsa o yasada belirtilenleri gerçekleştirmek mümkün değildir. Gerçekleşmesi için Önder Apo'nun rol alması gerekiyor. </em>Rolünü oynaması gerekiyor, yönetmesi gerekiyor. Çünkü bu durum bir kişiyi ilgilendirmiyor ki. Bir toplumu ilgilendiriyor. Binlerce savaşçıyı ilgilendiriyor. Binlerce kadroyu ilgilendiriyor.</p>
<p>Evet PKK kendini feshetti ama bir yine de bir topluluk var ortada. PKK zaten şöyle bir hareket olmadı. Tüzükle yürüyen bir hareket olmadı. PKK bir örgüt kültürüyle bugünlere geldi. Tüzüğü kültür olarak geldi. Şu anda bu topluluk var. Zaten bu topluluğun durumu tartışılıyor.</p>
<p>Şimdi bu açıdan bu topluluğun nasıl hareket edeceği, nasıl yaklaşacağını belirleyecek Önder Apo'dur. Önder Apo yönetmeden, yönlendirmeden hiç kimse, eskisi de yeni katılan gerilla da bireysel bir davranış içine girmez, yaklaşım içine girmez. Her zaman söyledik. Buna bizim de gücümüz yetmez. Herkes Önder Apo'ya bakıyor.</p>
</blockquote>
<p>(FY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 07:49:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[BM’den ‘çerçeve yasaya’ destek: Barış adımlarını teşvik ediyoruz]]></title><link>https://bianet.org/haber/bmden-cerceve-yasaya-destek-baris-adimlarini-tesvik-ediyoruz-322457</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/bmden-cerceve-yasaya-destek-baris-adimlarini-tesvik-ediyoruz.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/bmden-cerceve-yasaya-destek-baris-adimlarini-tesvik-ediyoruz-322457</guid><description><![CDATA[BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, PKK dahil Kürt gruplarla barışın sağlanmasına yönelik atılan tüm adımları desteklediklerini belirtti.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM), Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin yaptığı açıklamada, tasarısının kabul edilmesini memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.</p>
<a href='/haber/teyit-ve-ilan-mekanizmasini-calistirarak-ilk-adimi-devlet-atmali-322448' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/11/geri-donusleri-toplumsal-bir-gosteriye-bir-zafer-havasi-olusturmadan-ilerlemek-gerekir.jpg' alt='"Teyit ve ilan mekanizmasını çalıştırarak ilk adımı devlet atmalı"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>"Teyit ve ilan mekanizmasını çalıştırarak ilk adımı devlet atmalı"</h5>
<div class='date'>11 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>Rûdaw’ın haberine göre Haq, şu ifadeleri kullandı:</p>
<blockquote>
<p>"Sürecin ilerlemesine paralel olarak durumu değerlendiriyoruz. Ancak elbette, Türkiye hükümetinin PKK dahil Kürt gruplarla barışı sağlamak için ileriye dönük attığı tüm adımları teşvik ediyoruz."</p>
</blockquote>
<p>(FY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 07:14:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Öldürülmeme hakkı]]></title><link>https://bianet.org/yazi/oldurulmeme-hakki-322441</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/yazi/2026/08/11/oldurulmeme-hakki.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/oldurulmeme-hakki-322441</guid><description><![CDATA[Ortak mücadelenin sağlanması yönünde, verili durumu dikkate alan bir çerçevede, dışlayıcı olmayan, yapıcı, ısrarcı ve her daim “gerçekçi” bir tutuma gereksinim var.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>“Çerçeve Yasa Teklifi” kamuoyuyla 5 Ağustos’ta paylaşılmasıyla birlikte, daha “mürekkebi bile kurumadan”, televizyon programlarının “kadrolu konukları” toplumu kutuplaştırma, kamplaştırma, ötekileştirme ve düşmanlaştırmayla ilgili herhangi bir kaygı taşımaksızın dillerindeki bütün kötülükleri boca etti. Bir bölümü temelden karşı olup “teröristler muhatap alınamaz” derken, diğer bir bölümü de “tüm yetki cumhurbaşkanında, meclis işlevsiz kalmış, demokratik değil, demokratikleşmeyle ilgili hiçbir maddesi yok” mealinde olduğu ifade edilebilecek ya da “yetmez ama evet” olarak tanımlanabilecek değerlendirmelerde bulunuyor. Ancak büyük çoğunluğu bu tutumunu, “kıymetli görüşlerini” nesnel verilere dayandırma gereksinimi duymadan sergiliyor.</p>
<h3>Türkiye’de rejim</h3>
<p>Sekiz yılı aşan bir süredir geçerli olan “partili cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”ni, yapı ve işleyişiyle yeni bir rejim gibi yansıtmaktan ne utanıyor ne de sıkılıyorlar. Sanki bu rejimin yönetim biçim ve araçları yıllardır kullanılmıyormuş da bunlarla ilk defa karşılaşıyorlarmış gibi davranıyorlar. Tasarıdaki yetkilendirme durumu tabii ki demokrasi adına bir olumsuzluk. Ancak bu metne özgün yeni bir uygulama değil. Ülkenin sekiz yıldır tek bir kişinin imzasıyla ve istediği tarihte yürürlüğe giren, istediği zaman yürürlükten kaldırdığı cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yönetildiğini, pek çok konuda TBMM’nin önceki rejime göre inisiyatifsiz kaldığını reddetmek mümkün mü? TBMM’nin inisiyatifinin devam ettiği başlıklarda da iktidar partisinin yapısal özelliği nedeniyle yalnızca parmakların inip kalktığını bilmiyorlar mı? Sanmıyorum! Peki o zaman bu tutumları neden? Tek bir yanıt vermek oldukça zor...</p>
<h3>Antlaşma TBMM’de de kabul edildi</h3>
<p>TBMM Genel Kurulu’nda 10 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilen “Çerçeve Yasa Teklifi”, dünya genelinde yürütülmüş olan <strong>çatışma çözümleri süreçleri</strong>ndeki örneklerine benzer olarak, özü itibarıyla <strong>silahlı çatışmanın tarafları arasındaki bir antlaşma</strong> metni. Bu köşede daha önce tartışılmaya çalışıldığı gibi, “demokratikleşme” ile ilgili adımlar esas olarak <strong>silahların susması</strong>nın/<strong>yaşam hakkı</strong>nın/<strong>öldürülmeme hakkı</strong>nın sağlanması amacıyla hazırlanmış böylesi bir antlaşmanın içeriğinde bulunmaz, aranmamalıdır. Özel, kasti bir eksiklik olarak değerlendirilmemelidir. Hele ki toplumsal rıza üretimi için kendini de eriten iki araca mahkûm hale gelmiş bir iktidardan beklenen bir adım olamaz. “Demokratikleşme”, günümüzdeki niteliklere sahip bir iktidarın yapacağı/yapabileceği bir uygulama, atabileceği bir adım değil. Elinde, her geçen gün dozunu artırmak zorunda kaldığı “şiddet”in farklı formlarından ve hukukun araçsallaştırılmasından başka rıza aracının kalmadığı herkesin malumuyken demokratikleşme için adım atmasına yönelik böyle bir beklenti gerçekçi değil. Kendimizi yanıltmayalım.</p>
<h3>Bugünü yaratan ve sağlayan</h3>
<p>Peki gündemdeki yasa/antlaşma esas olarak kimler için? Hiçbir tereddüde yer vermeden ve kaygıya kapılmadan, bütün sahiciliğiyle dile getirmekte yarar var. Gündeme gelen bu yasa; Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin Süleymaniye ilinin Dukan kasabasında bulunan Casane Mağarası bölgesinde, 11 Temmuz 2025 tarihindeki törenle silahlarını imha eden ve bunun gerekçesini yazılı bir metinle dünyaya duyuran “Barış ve Demokratik Toplum Grubu” ile metindeki görüşlere katılan, destekleyen ancak orada bulunamayanlar için. Tabii ki bu metni sahiplenen, “imzasını atabilecek” şu anda Türkiye hapishanelerinde bulunan binlerce tutsak ile yurt dışında yaşamak zorunda kalan on binlerce siyasi sürgün için de. Metni kısaca anımsatmak gerekirse; <em>“Kürt varlığına yönelik inkâr ve imha amaçlı saldırılara karşı savaşmak amacıyla farklı tarihlerde PKK’ye katılmış ve silah kuşanıp farklı bölgelerde mücadele etmiş özgürlük savaşçıları (…) Özgürlük, demokrasi ve sosyalizm mücadelemizi, demokratik siyaset ve hukuk yöntemi ile yürütmek amacıyla ve demokratik entegrasyon yasalarının çıkarılması temelinde sizlerin huzurunda silahlarımızı özgür irademizle imha ediyoruz.”</em></p>
<p>Dar anlamıyla söz konusu yasa, böylesi bir talep üzerine kurulmuş bir antlaşmadan ibaret. Bu aşamada yeterli olmasa da önemli olan, çatışan tarafların talep ettikleri “<strong>öldürülmeme hakkı</strong>”nın, müzakereler sonucunda bir antlaşma/yasa ile sağlanıp sağlanamadığı olmalıdır. Taraflar anlaştıklarını söylüyor! “Eksikleri var, ama başlangıç için yeterli sayılabilir.” diyorlar. Umarız yasanın uygulanma aşaması, önemli bir sorun yaşanmadan bütünüyle ve en kısa sürede hayata geçirilir.</p>
<p>Metinde de ifade edildiği gibi, günümüz koşullarında ulaşıldığı kabul edilen bir sonuç olarak “Kürt varlığının inkâr ve imhasına yönelik saldırıların” sonlandırılması, uzun yıllara dayanan ve büyük bedeller ödenen mücadelenin bir sonucu. Söz konusu mücadele sürecinin sağladığı siyasal ve toplumsal birikim, öncelikle Kürt halkının ulusal varlığına sahip çıkmasını sağladı. Yanı sıra, Türkiye ve dünya genelinde geliştirdiği ilişkiler ve oluşturduğu ittifaklarla da ayrıca güçlendi. Bugün müzakere masasında olmanın arka planında bu tarihsel birikim ve zenginliğin varlığı, yadsınamaz bir güç ve güven unsuru olarak duruyor. Bu durum, doğası gereği masada alınacak ve ortaklaşılacak kararlar için de benzer bir sorumluluğu gerekli kılıyor.</p>
<h3>Kürt sorununun siyasi çözümü için</h3>
<p>Bu yasa, bir antlaşma metni olmasının yanında, “Kürt sorununun siyasi çözümü” için de bu dönemde hukuk alanındaki ilk adım olma işlevi de görecek. Kürt sorunu ve çözümü, komisyon faaliyetiyle TBMM çatısı altına taşınmıştı. Bu aşamayla birlikte, yasama organı işleviyle de bir “ilk” olacak. Ancak ne bu yasanın içeriği ne de TBMM’nin bugünkü yapısı <strong>Kürt sorununun siyasi çözümü</strong> ve çatışma çözümü süreçlerinin son aşaması olarak bilinen “<strong>normalleşme</strong>” <strong>için </strong>yeterli. O nedenle cumhuriyetin demokratikleşmesinin önündeki engellerin birer birer kaldırılması ve <strong>eşit yurttaşlık temelinde “yeni” bir hayatın-düzenin tesis edilmesi için de birlikte mücadele gerekiyor</strong>.</p>
<p>Bütün sol, sosyalist, demokrat parti ve yapılar gibi DEM Parti de barıştan yana. Bununla birlikte, diğerlerinden farklı olarak bu sürecin ilerlemesinde, eksiklikleri olsa da doğası gereği yer ve rol alan, almak zorunda olan bir parti. Buna karşın, bazı durgunluk dönemlerine rağmen bugüne kadar toplumsal eşitlik, özgürlükler, hak ve hukuk mücadelesinde <strong>toplumsal muhalefetin ayrılmaz bir bileşeni</strong> olmayı başardı. Muhalefetin somut tarihsel kazanımlarında önemli roller de üstlendi. Hangi aşamaya gelinmiş olursa olsun, bununla ilgili <strong>en küçük bir tereddüt</strong> dahi hem <strong>sürecin </strong>önceki yıllardaki gibi <strong>akamete uğraması</strong> hem de <strong>DEM Parti’nin yalnızlaşma, daralma, küçülme riskini artıracak</strong>tır. Bu konuda DEM Parti kadar muhalefetin diğer bileşenlerine de önemli roller düşüyor.</p>
<h3>Çözüm için ortak mücadele</h3>
<p>Ortak mücadelenin sağlanması yönünde, verili durumu dikkate alan bir çerçevede, dışlayıcı olmayan, yapıcı, ısrarcı ve her daim “gerçekçi” bir tutuma gereksinim var. Her aşamada empati kurabilmeli, kişisel ve kurumsal hesaplara daralmadan, öncelikle Kürt sorununun siyasi çözümünü de sağlayacak adımları her zaman birlikte atabilmenin koşullarını yaratmak için çaba göstermeli ve bu koşulları yaratabilmelidir. Unutmayalım ki eşit yurttaşlık sağlandıktan sonra, etnik kimlikler dâhil alt kimliklerin sınıfı bölen, “kendi için sınıf olma önündeki” önemli bir duvar yıkılma olasılığı taşıyor. Bunun gerçekleşmesi, sınıf mücadelesinin de önünü açabilecek olanakları sağlama potansiyeline sahip.</p>
<p>Türkiye’de genel olarak var olan verili durumdan bütünüyle ya/ya da bazı başlıklarda rahatsız olan, rıza göstermeyenler, amasız fakatsız hep birlikte, yan yana, bir arada, somut talepler ve nesnel bir plan ve programla öncelikle eylem birliğine karar verebilmeliler. Bu eylem birliği geniş toplum kesimlerince de benimsenmeli ki talepler dikkate alınsın. Ya da DEM Parti’nin CHP’ye önerisiyle 2024 yerel seçimlerinde hayata geçirilen ve AKP-MHP iktidarına son on yılın en büyük yenilgisini yaşatan “<strong>kent uzlaşısı</strong>” benzeri bir ittifakla seçim sandıklarında kaybettirilebilsin. Ancak günümüzde bunun da yeterli olmadığını yaşayarak görüyoruz. Kazanılana nasıl sahip çıkılacağının, çıkılması gerektiğinin de hazırlığı yapılmalı.</p>
<p>Burada sözü 70’li yıllardaki öncülerimize bırakalım: “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.”</p>
<p>(OH/VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 07:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Petrol güzelleri!]]></title><link>https://bianet.org/yazi/petrol-guzelleri-322440</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/yazi/2026/08/11/petrol-guzelleri.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/petrol-guzelleri-322440</guid><description><![CDATA[Daha 20 yaşına basmamış genç kızların yarıştığı taşradaki güzellik yarışması fosil yakıt ısrarını kamufle etmeye yeter mi?]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin en Demokrat eyaletlerinden sayılan Kaliforniya’nın Taft kasabasından Cumhuriyetçi titreşimlerin yükselmesine şaşırmıyoruz; varlığını petrole borçlu olan bir yerleşim merkezi fosil yakıt lobisinin piyonu<strong> Trump</strong>'ın döneminde muhakkak ki ayrıcalıklı pozisyonunu pekiştirecektir!</p>
<p>Üstelik, kıtanın kadim halklarına soykırım uygulanarak Avrupalılar tarafından işgal edilmesi ve akabinde kaynaklarının çılgınca sömürülmesi pratiğine uygun olarak nostaljik Taft, sadece petrol yatakları sayesinde yaşanmaya devam edilen az sayıdaki yerleşim merkezlerinden biri payesine de sahip. </p>
<p>Tahmin edilebileceği gibi Taft’ın bir zamanlar beyaz olmayan vatandaşlara yerel yasalar aracılığıyla ırksal ayrımcılığın uygulandığı, siyahları korkutarak ve şiddete maruz bırakarak uzaklaştırma politikalarının güdüldüğü karanlık mazisi de biliniyor. </p>
<p>Takriben bir asırdır, beş senede bir tertip edilmekte olan “Petrol kızları” güzellik yarışmasının beş safhasından birinde ise katılımcıların mayoyla kendilerini teşhir etme şartını da pek ciddiye almanıza gerek yok. Sabıkalı lider Trump’ın uzun süre boyunca şahsen organize edip yönettiği güzellik yarışmaları sırasında kendine katılımcılarla alakalı muhtelif serbestlikler tanıdığı malum.</p>
<p>Oysa Taft’ta, ABD liderinin yüksek tecrübe ve zevkine saygıda kesinlikle kusur edilmemesine rağmen yarışmacılar asla bikini giymiyor; mümkünse spor yapılırken giyilen daha kapalı mayomsu kıyafetler veya geleneksel Eski Batı nüanslı kısa etekler tercih ediliyor. Mühim olan etkinliğin “aile dostu” statüsüne halel gelmemesi!</p>
<p>Hazırlıklar aylar öncesinden başlıyor, katılımcılar harıl harıl hazırlanıyor; kasabanın ana arterinde bando eşliğinde halka tanıtıldıktan sonra tiyatro salonunda genç kızlar jüri karşısına çıkıyor ve nihayet “Oildorado Güzeli” alkışlar ve bilhassa çığlıklar eşliğinde tacına kavuşuyor. </p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/maids.jpg" alt=""></p>
<h3>Locarno’dan bir kısa film</h3>
<p>Halen devam etmekte olan Locarno Film Festivali'nde dünya prömiyerini gerçekleştiren <em>Petrol Kızları (Maids of Petroleum) </em>adlı şirin belgesel sayesinde ABD taşrasında muhafazakâr bir kasabaya misafir ediliyoruz. Bilhassa pedofil <strong>Epstein</strong> hakkındaki hukuki çıkmaz yüzünden imajı iyice zedelenmiş Trump’a sadakatlerini yitirmemeye körü körüne ant içmişlere kısaca göz atıyor, zarif bir mizah dozuyla hoşça vakit geçiriyoruz.</p>
<p>Prodüktör hanesinde de adı geçen yönetmen <strong>Hans Baumann</strong> imzalı 2026 ABD yapımı 16 dakikalık manidar filmde, çürümüşlüğü ayyuka çıkmış bir memlekette taşranın ananelerine nasıl sıkıca bağlı kalmaya çalıştığını dudaklarımızda bir tebessümle izlememiz tesadüf değil.</p>
<p>Aslında daha çok çevreci filmlerle tanınan Baumann sanki yorumda bulunmuyor, sadece zarafetle göstermeyi seçiyor; hakikatlere mümkün olduğunca sadık kalmaya ihtimam gösterirken elindeki malzemeyi dürüstçe kullanmak suretiyle kahramanlarını pek manipüle etmiyor; abartabilecekken kanırtmıyor, lakin layıkıyla teşhir ediyor.</p>
<p>Ovadaki bir kasabada ritim neyse, belgeselin temposu da o. Görüntülerdeki estetik montajla pekişiyor, ufacık da olsa bazı teferruatlarla gerçekler apaçık biçimde afişe oluyor.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/maids2.jpg" alt=""></p>
<p>Kalabalık caddenin ortasındaki keşmekeşte, kartondan boyu kadar bir petrol kuyusu maketini taşıyan Latin Amerika kökenli, koyu tenli ufacık kızın gözlerindeki endişe, hatta korku manidar!</p>
<p>Uzun süre pek bir şeyin yaşanmadığı monoton yerleşim merkezinde belediye başkanının mikrofonla yaptığı konuşma olsun, ana caddedeki resmigeçit olsun, ponponlu kızların süslediği stadyumdaki Amerikan futbolu maçı olsun, hepsi ahaliye bir panayır coşkusu yaşatıyor; gösterilerdeki şiddet dozunu artırmak üzere geleneksel kovboy kıyafetlerine bürünüp muhtelif silahlarla havaya ateş açanlar da cabası!</p>
<p>Güzellik yarışması da zaten “assolist” faaliyet gibi yaşanıp şamatayı taçlandırıyor.</p>
<p>Tanıtım, mayo, kabiliyet, gece kıyafeti ve röportaj başlığı taşıyan beş ayrı seksiyondan müteşekkil yarışma muhakkak ki ziyadesiyle ciddiye alınıyor; belgesel çekimi sırasında yapılanında 12 genç kız “sportmence” yarışıyor ve enteresan bir tesadüf olarak favori sarışınlara rağmen tacı esmer bir genç kız kapıyor.</p>
<p>Artık yalnız çılgın müzik konserlerinde değil, sinemadaki ağırbaşlı film galalarında, hatta kalantor klasik müzik konserlerinde alkışlara eşlik eden, çağdaş görgüsüzlük örneği tiz perdeden çığlıklarla karşılanan “Petrol Güzeli” hazır bulunanlara 32 dişini göstererek engin mutluluğunu paylaşıyor.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/maids3.jpg" alt=""></p>
<h3>Sistemi sorgulayabilene aşk olsun!</h3>
<p>Belgeseli izlerken ABD toplumunun bir mikro kozmosuna şahit olduğumuzu ve pasifçe itaat etmesi tercih edilen muhafazakâr kasaba ahalisinden neyin beklendiğini açıkça gördüğümüzü söyleyebiliriz.</p>
<p>Camia, topluluk veya cemaat olarak tercüme edilebilecek “community” kelimesi yarışmacı kızların kendilerini tanıtırken yaptıkları konuşmalarda dillerine pelesenk oluyor ve herkes için ne kadar değerli olduğu defalarca ifade ediliyor. Şehirde bir süreliğine yaşamış olan bir genç kız şehir çok daha kalabalık olmasına rağmen orada kendini kasabaya kıyasla çok daha yalnız hissettiğini belirtip alkış topluyor.</p>
<p>Bir diğeri petrol kuyusunda yıllarca çalışmış babası ve tüm aile için madenciliğin bir yaşam biçimine dönüştüğünü; çok çalışmanın, kendini işe adamanın ve azmi elden bırakmamanın ne kadar mühim olduğunu söylüyor.</p>
<p>Her bir güzellik kraliçesi adayı kasabanın önde gelen şirketleri tarafından sponsorlu olduğu için mevzubahis şirketleri temsil etmenin ve onların adına kazanma mesuliyetini taşımanın önemi belirtilirken akla tamamıyla kendini güçlü şirketlere, beynelmilel lobilere teslim etmiş ABD’nin genel siyasi manzarası geliyor.</p>
<p><iframe title="vimeo-player" src="https://player.vimeo.com/video/1194553052?h=0cc1ed304d" width="640" height="360" frameborder="0" allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture; clipboard-write; encrypted-media; web-share" allowfullscreen="allowfullscreen" loading="lazy"></iframe></p>
<p>Aslında dinle alakası olmadığını daha önce her fırsatta çaktırmış, hatta belirtmiş olmasına rağmen Trump’a dinî kült lideri muamelesi yapanların benzerlerini Taft Kasaba Meclisinde veya Mütevelli Heyeti toplantılarında mutlaka Tanrı veya İsa’yı anarken görüyoruz. Ruhani güçlerden istenenler yalnız cemaati kollamaları yönündeki taleplerle kalmıyor, bilhassa güvenlik kuvvetlerinin temsilcilerini korumaları isteniyor.</p>
<p>Uzun zamandır koltuğunu kimseye kaptırmayan belediye başkanı petrolü kastederek <em>”Tanrı tarafından bağışlanan ve uzun zamandır hayatlarımızın çağdaş kalitesinin temelinde yatan bir maddeyi üretiyoruz... Dünya ona ihtiyaç duyduğu ve bel bağladığı sürece Tanrı adına bunu yapmaya devam edeceğiz!” </em>diyor.</p>
<p>Temiz enerji olarak adlandırılan ne varsa reddeden ve endüstrinin o yönde gelişmesine mani olurken gezegeni sarmış çevre felaketlerine rağmen petrol, gaz ve kömür gibi kaynaklara yönelen Trump’ın suyu aslında çoktan ısındı. Üstelik mahkemede tecavüz suçlusu ilan edilip hayatı boyunca kadınlarla başı daima belaya girmiş olduğu gibi, adının sıkça geçtiği Epstein dosyaları en başta olmak üzere başka foyalarının tamamıyla meydana çıkmasına az kaldı; dolayısıyla günümüzde insan usturuplu da olsa ABD’de (ve tüm gezegende) gencecik kızların iştirak ettiği bir güzellik yarışmasına şüpheyle yaklaşmaktan ne yazık ki kendini alamıyor.</p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 07:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Şirket sözünü tutmadı, haklarını talep eden işçiler gözaltına alındı]]></title><link>https://bianet.org/haber/sirket-sozunu-tutmadi-haklarini-talep-eden-isciler-gozaltina-alindi-322456</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/sirket-sozunu-tutmadi-haklarini-talep-eden-isciler-gozaltina-alindi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/sirket-sozunu-tutmadi-haklarini-talep-eden-isciler-gozaltina-alindi-322456</guid><description><![CDATA[Elazığ Eti Gümüş Madeni’nde çalışan Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi işçiler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümelerine izin verilmedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ Eti Gümüş Madeni’nde çalışan Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi işçiler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek istedi. Yaklaşık 5 saat süren bekleyişin ardından işçiler gözaltına alındı.</p>
<h3>Polis ablukasına alındılar</h3>
<p>Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Elazığ Eti Gümüş'te çalışan Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi madencilerinin haklarını alma talebiyle başlattıkları eylem sürüyor.</p>
<p>Kendilerine verilen garantörlük sözünün yerine getirilmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek isteyen madenciler, Milli Kütüphane Metro İstasyonu çıkışında polis tarafından durduruldu.</p>
<p>Bakanlığa yürümesine izin verilmeyen madenciler yaklaşık 5 saat süren polis ablukasının ardından gözaltına alındı.</p>
<p>(FY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 06:50:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Millet ve hassasiyetleri meselesi üzerine]]></title><link>https://bianet.org/yazi/millet-ve-hassasiyetleri-meselesi-uzerine-322454</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/yazi/2026/08/11/millet-ve-hassasiyetleri-meselesi-uzerine.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/millet-ve-hassasiyetleri-meselesi-uzerine-322454</guid><description><![CDATA[Milletin hassasiyetlerini dinlemek temsilin başlangıcıdır; onları kendi kararının nihai ve açıklamasız gerekçesi yapmak temsilin sona erdiği yerdir.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Önüme düşen bir tweet şöyle: </p>
<p><em>“Özgür Özel, ‘vekiller kendi bölgelerine göre evet ya da hayır oyu verecek’ demişti. Adana’da iki vekil ‘evet’ diyor, ikisi ‘hayır’ diyor. Özel’in memleketi Manisa’da sadece Özel ‘evet’ diyor. İki vekil ‘hayır’ diyor.”</em></p>
<p>Bu önemli bir mesele.</p>
<p>Çünkü YENİ Parti, kanun teklifi ile ilgili meselede çok bocaladı ve süreci yönetemedi kendisi açısından. Net olamadı.</p>
<p>Benim için en önemli çıktı, Özgür Özel’in bu gidişatla işinin zor olacağı. Bugün net karar veremeyen, yarın da vermeyecek. Herkesi memnun etmek diye bir şey olamaz siyasette. Genel Kurul’da yaptığı konuşma da bu açıdan ibretlikti. Konuşmanın sonlarına doğru tüm dengeleri alt alta, üst üste yığdı ve günün sonunda bir şey diyememiş oldu. Daha da kötüsü, dediklerine uymayan bir parti yapısı ile karşı karşıya kaldı. “Ana yönetim kadrom ‘evet’ diyecek” dedi, oradan bile ‘hayır’ çıktı.</p>
<p>Bu oylama, YENİ Parti’nin en büyük ve ilk sınavı idi. Kürtlerin talebini daha ilk sınavda bertaraf etmenin anlaşılır bir mantığı varsa topluma açıklasınlar. Bu bağlamda, daha başlamadan biten bir hikâye olarak da anılabilir ileride. Zamana bırakalım bu kısmı.</p>
<p>İşin esas kısmına geleyim.</p>
<p>“Vekiller bulundukları bölgelere göre ‘evet’ ya da ‘hayır’ desinler” dedi. Bu formül, hangi kötümser aklın icadı bilemiyorum. Fakat bir formül olmadığını biliyorum.</p>
<p>Türkiye’nin yüzyıllık bir meselesinin, totalde yüzbinleri bulan ölümlerden sonra ‘karar anına’ gelirken, karar vermesi gereken irade makamı, “E valla ben bir şey diyemem, halkın hassasiyetleri var, onlara bırakayım” demesi tarihe bir utanç olarak geçecek davranışlardan biri olsa gerek.</p>
<p>Neden mi? Birkaç basit nedenden ötürü.</p>
<p>İlki, ben sanmıyorum ki halkın seçip iradesini temsil etmesi için yetki verdiği vekili Meclis’e gönderirken “Git savaşı derinleştir, ülkenin en büyük yarasını daha da kaşı ve bizi perişan etmeye devam etsin” dediğini.</p>
<p>İkincisi, siyaset dediğimiz mekanizma bildiğim kadarıyla sorunları çözmek için var. Meclis de bunun mercisi. Bundan kaçılıyorsa neye ve nereye gidilecek?</p>
<p>O halde şunu net ifade etmek gerekiyor.</p>
<p>Milletin hassasiyetleri dediğimiz şey boş gösterendir burada. Ölümlerin engelleneceği bir yerde, böylesi en temel insani bir hakkı tartıştığımız bir konuda, bunu hassasiyetlere ya da coğrafyasal denklemlere meze edemezsin.</p>
<p>Milletin hassasiyetlerini dinlemek temsilin başlangıcıdır; onları kendi kararının nihai ve açıklamasız gerekçesi yapmak temsilin sona erdiği yerdir.</p>
<p>Başka sorunlar da var.</p>
<p>Örneğin,</p>
<p>- Hangi millet kesiminin hangi kaygısının esas alındığı ifade edilmiyor. Aynı şehrin bir vekili ‘evet’ diğeri ‘hayır’ diyor. Bir şey hem doğru hem yanlış olamaz.</p>
<p>- Milletvekilinin kendi hukuki ve ahlaki kanaatini görünmez hale getiriyor.</p>
<p>- Gelecekte yanlış çıkacak kararın sorumluluğu seçmene yükleniyor.</p>
<p>- Barışın uzun vadeli ve görünmeyen getirilerini bugünkü görünür öfkeye karşı sistematik olarak dezavantajlı hale getiriyor.</p>
<p>Daha da uzatılabilir.</p>
<p>“Ben bu maddenin şu nedenle yanlış olduğunu düşünüyorum” yerine, “milletin hassasiyetleri böyle” demek bir siyaset biçimi olmamalı. Bu, siyasetten kaçıştır.</p>
<p>Bir milletvekilinin görevi, bugünkü kızgınlığın termometresi olmak mıdır? Sanmam.</p>
<p>Çatışma çözümü kararlarının maliyet ve faydaları yıllara yayılır. Bugün siyasal olarak pahalı olan bir karar, on yıl sonra ülkenin yararına olabilir; bugün popüler olan bir güvenlik sertleşmesi, uzun vadede kurumsal veya toplumsal maliyet üretebilir.</p>
<p>Gözden kaçmaması gereken bir diğer bağlam da şudur: “Toplumda rahatsızlık var”, tek başına veto gerekçesine dönüştüğünde, herhangi bir uzlaşmanın en rahatsız edici maddesi bütün paketi bloke etmeye yeter de artar bile. Barış gibi meseleler söz konusu olduğunda toplumun hassasiyetleri/rahatsızlıklarına hapsedilemez.</p>
<p>Ezcümle varmak istediğim yer şu:</p>
<p>Günün sonunda elbette millet ve hassasiyetlerinin bir anlamı var. Göz ardı edilecek bir durum değil. Fakat bir ‘hayır’ oyunun ülkeye maliyeti olabilir. Hele hele bu ölüm-barış-gelecek denklemi söz konusu ise. Milletin duygusunu kararın bahanesi değil de gerekçeli demokratik bir muhakemenin temeli yapmak daha iyi olmaz mı? </p>
<p>(SB/Mİ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İran: Cinsel saldırıya karşı koyan 23 yaşındaki kadın, saldırganı öldürmekten idam edildi]]></title><link>https://bianet.org/haber/iran-cinsel-saldiriya-karsi-koyan-23-yasindaki-kadin-saldirgani-oldurmekten-idam-edildi-322455</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/12/iran-cinsel-saldiriya-karsi-koyan-23-yasindaki-kadin-saldirgani-oldurmekten-idam-edildi.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/iran-cinsel-saldiriya-karsi-koyan-23-yasindaki-kadin-saldirgani-oldurmekten-idam-edildi-322455</guid><description><![CDATA[Marziye Niyeri'nin idamıyla, bu yıl infaz edilen kadın sayısı 14'e çıktı. Kadınların büyük bölümünün aile içi şiddet, zorla evlendirme veya cinsel saldırı geçmişi içeren davalarda mahkûm olmasına dikkat çeken hak kuruluşları, İran'daki kısas rejimini ve kadına yönelik ayrımcı hukuku eleştiriyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İran İnsan Hakları Örgütü (IHRNGO), 23 yaşındaki Marziye Niyeri'nin geçtiğimiz cumartesi sabahı İran'ın Kazvin kentindeki Merkez Cezaevi'nde idam edildiğini duyurdu. Kuruluşun açıklamasına göre Niyeri 17 yaşında ailesinin baskısıyla evlendirilmişti. </p>
<h3>Saldırgan, eşinin ortağı</h3>
<p>Mahkemedeki ifadesine göre, Niyeri'nin eşinin iş ortaklarından biri dava konusu olayda alkollü halde kendisine cinsel saldırıda bulunmaya çalışmıştı. Niyeri, saldırıyı mutfak bıçağıyla engellemeye çalıştığını, çıkan arbede sırasında hem saldırganın hem de eşinin öldüğünü söyledi. Olaydan 4 gün sonra polise teslim oldu.</p>
<p>Mahkeme meşru müdafaa savunmasını kabul etmedi. Ölenlerin aileleri İran hukukundaki kısas hakkını kullanarak Niyeri'nin idam cezasının infazını talep etti ve genç kadın hakkında verilen ölüm cezası cumartesi günü uygulandı.</p>
<p>İran İnsan Hakları Örgütü'ne göre Niyeri, 2026 yılı başından bu yana İran'da idam edilen en az 14'üncü kadın oldu.</p>
<h2>Kadın idamlarında keskin artış</h2>
<p>İran'da kadınlara yönelik idamlar son yıllarda belirgin biçimde arttı.</p>
<p>ABD Dışişleri Bakanlığı'nın verilerine göre ülkede 2025'te en az 61 kadın idam edildi. Bu, son 25 yılın en yüksek sayısı ve bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 70 artış anlamına geliyor.</p>
<p>İran İnsan Hakları Örgütü, 2025'te idam edilen kadınlardan en az 21'inin eşlerini veya nişanlılarını öldürdükleri gerekçesiyle kısas kapsamında infaz edildiğini belirtiyor.</p>
<p>Kadın hakları örgütleri bu davaların önemli bir bölümünde kadınların erken yaşta zorla evlendirildiğini, yıllarca aile içi şiddete maruz kaldığını, ekonomik bağımlılık ve boşanma hakkına erişimdeki engeller nedeniyle şiddet ortamından çıkamadığını vurguluyor. Örgütlere göre mahkemeler çoğu zaman bu koşulları yeterince dikkate almıyor.</p>
<h2>Kısas sistemi tartışılıyor</h2>
<p>İran'da kasten öldürme suçlarında uygulanan kısas sistemi, mağdurun yakınlarına hükümlünün idam edilmesini isteme ya da bunun yerine (kan bedeli) kabul ederek infazdan vazgeçme hakkı tanıyor.</p>
<p>İnsan hakları kuruluşları, cezanın uygulanmasının mağdur yakınlarının kararına bağlı olmasının, ölüm cezasının kaldırılması yönündeki uluslararası insan hakları standartlarıyla bağdaşmadığını savunuyor.</p>
<p>Uluslararası Af Örgütü, suçun niteliğinden bağımsız olarak her durumda idam cezasına karşı çıkıyor ve ölüm cezasını yaşam hakkının ihlali olarak değerlendirdiğini belirtiyor.</p>
<h2>İran infazlarda dünya sıralamasında üst sıralarda</h2>
<p>İnsan hakları örgütlerinin verilerine göre İran'da 2025'te en az 1.639 kişi idam edildi. 1989'dan bu yana kaydedilen bu en yüksek yıllık infaz sayısı, günde ortalama 4 infaza karşılık geliyor.</p>
<p>Uluslararası Af Örgütü'ne göre İran, infaz sayısı bakımından Çin'in ardından dünyada ikinci sırada. İnsan hakları örgütleri, aralık 2025'te başlayan protestolar ve son savaşın ardından 2026'da idamların daha da artabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.</p>
<p>Aynı gün, Mazenderan eyaletinde görülen başka bir davada da Kolthoum Ekberi adındaki kadın, çoğu geçici evlilik yaptığı yaşlı erkekleri öldürmekten 10 ayrı kısas için idam cezasına çarptırıldı. Yetkililer, Ekberi'nin kurban sayısının açıklanandan fazla olabileceğini öne sürdü. </p>
<p>(AEK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 23:56:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Küresel deniz yüzeyi sıcaklığı temmuzda rekor düzeylere çıktı]]></title><link>https://bianet.org/haber/kuresel-deniz-yuzeyi-sicakligi-temmuzda-rekor-duzeylere-cikti-322453</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/kuresel-deniz-yuzeyi-sicakligi-temmuzda-rekor-duzeylere-cikti.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kuresel-deniz-yuzeyi-sicakligi-temmuzda-rekor-duzeylere-cikti-322453</guid><description><![CDATA[AB Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S), kutup bölgeleri dışındaki ortalama deniz yüzeyi sıcaklığının temmuz 2026'da 20,96 °C'ye ulaşarak tüm temmuzların en yüksek değerini kaydettiğini açıkladı. Önümüzdeki aylarda yeni sıcaklık rekorları görülebilir.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Copernicus'un temmuz iklim bültenine göre, 60 derece kuzey ile 60 derece güney enlemleri arasındaki ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı 20,96 °C olarak ölçüldü. Böylece temmuz 2023'te kaydedilen önceki 20,89 °C'lik rekor kırıldı. Atlantik'in Avrupa kıyıları ve Batı Akdeniz'de deniz yüzeyi sıcaklıkları rekor düzeylere ulaşırken, birçok bölgede şiddetli denizel sıcaklık dalgaları gözlendi.</p>
<p>Temmuz 2026, küresel yüzey hava sıcaklığı bakımından da kayıtlardaki ikinci en sıcak temmuz oldu. Ortalama sıcaklık, sanayi öncesi dönemden 1,47 °C daha yükseldi.  </p>
<h3>Deniz yüzey sıcaklığının artışı iklim krizinin en önemli göstergesi</h3>
<p>İklim bilimciler, okyanusların insan faaliyetlerinden kaynaklanan fazla ısının büyük bölümünü emerek küresel iklim sistemini dengelediğini, bu nedenle deniz sıcaklıklarındaki artışın iklim krizinin en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirtiyorlar. Denizel sıcaklık dalgaları mercan resiflerinde kitlesel beyazlamaya, denizlerde oksijen düzeyinin düşmesine ve çok sayıda balık türünün daha serin sulara göç etmesine yol açabiliyor. Bu süreç yalnızca deniz ekosistemlerini değil, balıkçılığı ve kıyı toplumlarının geçim kaynaklarını da doğrudan etkiliyor.</p>
<h3>Batı Avrupa sıcaklık ve kuraklığın etkisi altında</h3>
<p>Copernicus verileri, Batı Avrupa'nın haziran-temmuz döneminde ölçüm tarihinin en sıcak iki aylık dönemini yaşadığını ortaya koydu. Bölgenin ortalama sıcaklığı 21,62 °C ile 1991-2020 ortalamasının 2,79 °C üzerine çıktı.</p>
<p>Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi'nde iklim stratejisi lideri Samantha Burgess, mayıs, haziran ve temmuz boyunca etkili olan yüksek basınç sistemlerinin sıcak havayı bölge üzerinde tuttuklarını, kuruyan toprakların ise doğal serinlemeyi azaltarak sıcaklıkları daha da yükselttiğini açıkladı.</p>
<p>Fransa, İspanya, Almanya'nın bazı kesimleri ve İngiltere'de yağış ve toprak nemi normalin altında kaldı. Seine, Ren ve Tuna nehirlerinde su seviyeleri belirgin biçimde gerilerken, sıcak ve kurak koşullar Avrupa'nın birçok bölgesinde büyük orman yangınları için elverişli bir ortam oluşturdu.</p>
<h2>El Niño yeni rekorları tetikleyebilir</h2>
<p>Copernicus, Pasifik Okyanusu'nun ekvator çevresindeki sularında El Niño koşullarının gelişmekte olduğunu bildirdi.El Niño, bu alanlarda doğal bir iklim salınımı olsa da, Dünya Meteoroloji Örgütü'ne göre insan kaynaklı küresel ısınma üzerine eklendiğinde küresel sıcaklıkların geçici olarak daha da yükselmesine, sıcak hava dalgalarının, kuraklıkların ve aşırı yağışların şiddetlenmesine yol açabiliyor.</p>
<p>Copernicus'a göre son yıllarda art arda kırılan deniz sıcaklığı rekorları, fosil yakıt kullanımının yol açtığı küresel ısınmanın etkisinin derinleştiğini gösteriyor. El Niño'nun güçlenmesi halinde önümüzdeki aylarda hem deniz hem de kara sıcaklıklarında yeni rekorların görülme olasılığı artacak.</p>
<p>(AEK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 22:04:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Esadlar’a ve eski Dera siyasi polis şefine idam: Suriye'de galipler suçlarını temize çekiyor]]></title><link>https://bianet.org/haber/esadlara-ve-eski-dera-siyasi-polis-sefine-idam-suriye-de-galipler-suclarini-temize-cekiyor-322452</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/esadlara-ve-dera-siyasi-polis-sefine-idam-suriye-de-galipler-suclarini-temize-cekiyor.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/esadlara-ve-eski-dera-siyasi-polis-sefine-idam-suriye-de-galipler-suclarini-temize-cekiyor-322452</guid><description><![CDATA[İnsan hakları ve hukuk kuruluşları, eski güvenlik şefi Atıf Necib’in yüzüne karşı, Beşar Esad ile kardeşi Mahir’in gıyabında idam cezasına çarptırılmasının, iç savaşın diğer tarafında benzer savaş suçlarından sorumlu Ahmed eş-Şara yönetiminin cezasızlığının tescili anlamına geldiğini değerlendiriyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Suriye’de Şam Dördüncü Ceza Mahkemesi, devrik Devlet Başkanı Beşar Esad ile kardeşi Mahir Esad’ı gıyaplarında, Esad’ın kuzeni ve eski Dera Siyasi Güvenlik Şubesi Başkanı Atıf Necib’i yüzüne karşı idam cezasına çarptırdı.</p>
<h3>Esad ilk kez bir mahkemede hüküm giydi</h3>
<p>Mahkeme, Esad’ı birden fazla kişinin ve çocukların kasten öldürülmesi, işkence, keyfi gözaltı ve insanlığa karşı suçlardan mahkûm etti. Mahir Esad ve Atıf Necib hakkında da idam kararı verdi. Reuters’a göre karar, aralık 2024’te devrilen Esad hakkında Suriye’de bir mahkemenin verdiği ilk mahkûmiyet kararı oldu. </p>
<p>Karar Dera ve Şam’da, Esad yönetiminin şiddetinden etkilenen aileler arasında kutlamalarla karşılandı: Suriye güvenlik güçlerinin mart 2011’de Dera’daki barışçıl protestoları şiddetle bastırması, daha sonra 14 yıl süren savaşa dönüşecek ayaklanmanın başlangıç noktası olmuştu. Mahkûm edilen Atıf Necib o dönemde Dera’daki Siyasi Güvenlik Şubesi’nin başındaydı. </p>
<p>Ancak hukuk yorumcuları, Esad rejiminin suçlarının hukuken tanınmasıyla Suriye’de kurulmakta olan yeni hukuk düzeninin meşruiyetini birbirinden ayrı sorunlar olarak değerlendiriyor.</p>
<h2>Esad rejiminin suçları tartışmalı değil</h2>
<p>Beşar Esad yönetiminin ağır insan hakları ihlallerinden ve uluslararası suçlardan sorumlu olduğu yalnızca bugün Şam'da iktidarda olan Geçiş Yönetimi'nin iddiasına dayanmıyor.</p>
<p>BM mekanizmaları, uluslararası insan hakları örgütleri ve Avrupa’daki evrensel yargı kurumları, yıllar boyu Esad döneminde Suriye devlet aygıtının sistematik işkence, keyfi gözaltı, zorla kaybetme ve sivillere yönelik saldırılarını belgeledi. </p>
<p>New York merkezli uluslararası insan hakları örgütü İnsan Hakları Gözlem (Human Rights Watch [HRW]), temmuz 2026’da yaptığı değerlendirmede Esad’ın 24 yıllık iktidarı sırasında devlet görevlilerinin “çok sayıda savaş suçu, insanlığa karşı suç ve ağır insan hakları ihlali” işlediğini belirtti. Ancak aynı değerlendirmede, iç savaşın diğer taraflarının da ağır ihlallerden sorumlu olduğunun altını çizdi.</p>
<p>Suriye'deki hukuk sorunu, Esad yönetiminin hesap vermesi gerekip gerekmediğinden ibaret değil, bunun hangi hukuk, yargı ve adalet anlayışıyla ve mekanizmalarla yapılacağı da birincisi kadar önemli.</p>
<h3>Suriye hukukunda “savaş suçu” başlı başına suç değil</h3>
<p>Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) Başkanı Fadel Abdulghany, Atıf Necib davası başladığında yürürlükteki Suriye Ceza Kanunu’nun yapısal olarak, devletin işlediği kitlesel suçları yargılamak açısından yetersiz olduğunu belirtmişti.</p>
<p>Abdulghany’ye göre Suriye’nin 1949 tarihli Ceza Kanunu’nda savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar bağımsız suç kategorileri olarak yer almıyor. Bu nedenle yaygın ve sistematik biçimde sivillere yöneltilen saldırılar bile cinayet, işkence ve benzeri adi ceza hükümleri üzerinden yargılanıyor. </p>
<p>Bu yalnızca bir hukuk tekniği sorunu değil.</p>
<p>Uluslararası ceza hukukunda “insanlığa karşı suç”, tek tek cinayetlerin toplamından farklı bir suç kategorisi. Bu kategori, devlet veya örgütlü bir güç tarafından sivillere karşı yaygın ya da sistematik saldırı yürütülmesini ve bunun örgütsel yapısını kapsıyor.</p>
<p>Aynı şekilde, üst düzey siyasi ve askeri yöneticilerin sorumluluğunu belirlemekte kullanılan emir-komuta zinciri sorumluluğu ilkesi de Suriye hukukunda açık biçimde düzenlenmemiş.</p>
<p>HRW, bu nedenle Atıf Necib davasıyla ilgili olarak mahkemenin Cenevre Sözleşmeleri, ek protokoller ve teamül hukukuna başvurmasının uluslararası standartlara yaklaşma çabası olduğunu saptamakla birlikte, Suriye hukukunda bu suç kategorilerinin tanımlanmamış oluşunun bu standartların nasıl uygulanacağını belirsiz bıraktığını söylüyor. </p>
<h3>“Bu geçiş adaleti değil, gösteri adaleti”</h3>
<p>İdam kararına en sert hukuki itirazlardan biri, yıllardır Esad rejiminin suçlarının soruşturulması için çaba gösteren Suriyeli hukukçu Enver el-Bunni’den geldi.</p>
<p>Suriye Hukuki Araştırmalar ve Çalışmalar Merkezi Başkanı Bunni, ölüm cezasının yalnızca insan hakları bakımından değil, Esad’ın gerçekten yargılanabilmesi açısından da ters sonuç doğuracağını söyledi.</p>
<p>Bunni, Reuters’a yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:</p>
<blockquote>
<p>“Ölüm cezası veren bir ülkeye hiç kimse bir suçluyu teslim etmez. Bu, Esad’ın ve diğer birçok suçlunun Suriye’ye teslim edilmesinin yolunu kapatacak.</p>
<p>“Bu geçiş adaleti değil, gösteri adaletidir.”</p>
</blockquote>
<p>İdam kararı bu nedenle bir paradoksa yol açıyor: Beşar Esad’ın Suriye’ye getirilip kanıtların açıkça mahkeme önünde tartışıldığı gerçek bir davada yargılanmasını kolaylaştırmak yerine daha da güçleştiriyor.</p>
<p>Beşar Esad ve kardeşi Mahir, aralık 2024’te yönetimin devrilmesinin ardından Rusya’ya kaçmıştı. Suriye yönetimi Rusya’dan ikisinin de teslimini istiyor. </p>
<h3>HRW: Adil yargılama güvence altında değil</h3>
<p>HRW'nin Suriye araştırmacısı Hiba Zayadin de kararın açıklandığı gün ölüm cezasına karşı çıktı.</p>
<p>Zayadin, Esad döneminde adalet bekleyenlerin yaşadığı 15 yıllık acının mahkemedeki tabloya yansıdığını belirtmekle birlikte, HRW’nin bu davada ve tüm davalarda ölüm cezasına karşı olduğunu söyledi.</p>
<p>Zayadin’e göre ölüm cezası özellikle de adil yargılanmanın güvence altında olmadığı koşullarda “acımasız ve geri döndürülemez” bir ceza.  HRW'li hukukçu asıl hesap verebilirliğin Esad dönemi suçlarını cezalandırmaktan fazlasını gerektirdiğini, Suriye’de kalıcı ve bağımsız bir adalet sistemi kurulmasına bağlı olduğunu vurguladı. </p>
<h3>Asıl sorun: Yargılanan yalnızca kaybedenlerin suçları</h3>
<p>Yeni Suriye yönetiminin “geçiş adaleti” anlayışının daha derine giden sorunu ise mahkemenin hükmettiği cezadan önce gelen kurumsal yapıda.</p>
<p>Ahmed eş-Şara yönetiminin mayıs 2025’te kurduğu Ulusal Geçiş Adaleti Komisyonu’nun görevi, yalnızca “devrik rejimin” işlediği ihlalleri araştırmakla sınırlandırıldı.Böylece HTŞ, IŞİD, Suriye Demokratik Güçleri ve Türkiye destekli silahlı gruplar ile savaşın diğer taraflarının işlediği ağır ihlaller komisyonun yetki alanının dışında bırakıldı.</p>
<p>HRW, bunun çok sayıda mağdurun adalet mekanizmalarına erişmesini önlediğini belirtiyor; geçiş adaleti düzenlemesinin, çatışmanın bütün taraflarının işlediği ağır suçları açıkça kapsaması gerektiğini söylüyor. </p>
<p>Human Rights Watch, Şara yönetiminin kökleri El-Kaide’de yatan eski Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) kadroları tarafından kontrol edildiğini ve HTŞ’nin Suriye iç savaşı sırasında insan hakları ihlallerinden ve savaş suçlarından sorumlu olduğunu kaydediyor. </p>
<p>Yeni yönetimin ihlalleri yalnızca geçmiş eylemlerinden ibaret değil. Mart 2025’te Lazkiye, Tartus ve çevresindeki sahil bölgelerinde Alevi sivillere yönelik kitlesel öldürmeler, Şara yönetiminin kendi güçleri ve müttefiklerinin işledikleri ağır suçlardan ötürü hesaba çekilip çekilmeyeceği sorusunu doğrudan gündeme getirdi.</p>
<p>HRW, hükümet güçleri ve hükümet bağlantılı silahlı grupların “güvenlik taraması” operasyonları sırasında sivilleri kimlikleri temelinde hedef alan yaygın ihlaller işlediğini, Alevi toplumunun şiddetin esas yükünü taşıdığını belgeledi. Amnesty International ise hükümet bağlantılı milislerin Alevi sivilleri kasıtlı biçimde öldürdüğüne ilişkin kanıtlar bulunduğunu belirterek bu katliamların savaş suçu olarak soruşturulmasını istedi. BM Suriye Soruşturma Komisyonu da Mart 2025’te sahil ve batı-orta Suriye’yi saran şiddetin yaygın olduğunu tespit etti.</p>
<p>Aynı sorun temmuz 2025’te Süveyda’da yeniden ortaya çıktı. HRW, hükümet güçleri ile Dürzi ve Bedevi silahlı grupların ağır ihlaller işlediğini ve savaş suçlarından sorumlu komutanlar ile üst düzey yetkililerin de komuta sorumluluğu çerçevesinde soruşturulması gerektiğini bildirdi. </p>
<p>Bütün bu nedenlerle Esad rejiminin mahkûm edilmesi, Ahmed eş-Şara yönetimini onun üzerinde bir hukuk normunun temsilcisi hâline getirmiyor. </p>
<h3>Hukukun uyarısı: "Geçiş adaleti yalnızca mağlupların yargılanmasıyla kurulamaz" </h3>
<p>HRW, Şam yönetimine sunduğu değerlendirmede Geçiş Adaleti Komisyonu'nun yalnızca eski rejimin suçlarını soruşturmakla sınırlandırılmasını eleştirerek, mekanizmanın çatışmanın bütün taraflarının işlediği ağır ihlalleri kapsayacak şekilde genişletilmesini, Suriye hukukunun Roma Statüsü ve uluslararası ceza hukuku standartlarıyla uyumlu hale getirilmesini ve ölüm cezasının kaldırılmasını öneriyor.</p>
<p>Human Rights Watch'un eski İcra Direktörü Kenneth Roth ve Suriyeli hukukçu Fadel Abdulghany de benzer bir uyarıda bulunuyor: İki hukukçuya göre Uluslararası Ceza Mahkemesinin yargı yetkisi "çatışmanın yalnızca bir tarafındaki aktörlerle sınırlandırılamaz"; aynı zaman dilimi ve coğrafyada suç işlediği iddia edilen tüm tarafları kapsamak zorundadır. Roth ve Abdulghany, Şara yönetiminin yalnızca eski rejim suçlarını kapsayan geçiş adaleti modelinin bu nedenle uluslararası hukukta tartışma yarattığını belirtiyor.</p>
<p>Hukukçular, 11 Ağustos kararını Esad rejiminin suçlarının ilk kez Suriye'de mahkûmiyet hükmüne bağlanması bakımından tarihsel bir dönüm noktası olarak değerlendirirken, bunun tek başına Suriye'de uluslararası hukuk standartlarına uygun bir geçiş adaleti düzeninin kurulduğu anlamına gelmeyeceği uyarısında bulunuyor.</p>
<p>(AEK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 20:40:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Çerçeve yasa hareketliliği: 81 ilin valisi, emniyet müdürü ve jandarma komutanı toplantıya çağrıldı]]></title><link>https://bianet.org/haber/cerceve-yasa-hareketliligi-81-ilin-valisi-emniyet-muduru-ve-jandarma-komutani-toplantiya-cagrildi-322450</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/cerceve-yasa-hareketliligi-81-ilin-valisi-emniyet-muduru-ve-jandarma-komutani-toplantiya-cagrildi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/cerceve-yasa-hareketliligi-81-ilin-valisi-emniyet-muduru-ve-jandarma-komutani-toplantiya-cagrildi-322450</guid><description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 81 ilin valisi, emniyet müdürü ve jandarma komutanını toplantıya çağırdı. Toplantıya Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş da katılacak.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, çerçeve yasanın Meclis’te kabul edilmesinden sonra 81 ilin valisi, emniyet müdürü ve jandarma komutanı ile toplantı yapma kararı aldı.</p>
<a href='/haber/teyit-ve-ilan-mekanizmasini-calistirarak-ilk-adimi-devlet-atmali-322448' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/11/geri-donusleri-toplumsal-bir-gosteriye-bir-zafer-havasi-olusturmadan-ilerlemek-gerekir.jpg' alt='"Teyit ve ilan mekanizmasını çalıştırarak ilk adımı devlet atmalı"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>"Teyit ve ilan mekanizmasını çalıştırarak ilk adımı devlet atmalı"</h5>
<div class='date'>11 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş da toplantıya katılacak. </p>
<p>Toplantı yarın saat 15.00'da, GAMER Toplantı Salonu'nda Video Konferans Sistemi (VKS) üzerinden yapılacak. </p>
<p>Toplantıda, yasanın yürürlüğe girmesi için gereken uygulamaların yol haritasını belirlemesi ve olası sorunların çözümü gündeme gelecek. </p>
<p>(FY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 17:32:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA["Teyit ve ilan mekanizmasını çalıştırarak ilk adımı devlet atmalı"]]></title><link>https://bianet.org/haber/teyit-ve-ilan-mekanizmasini-calistirarak-ilk-adimi-devlet-atmali-322448</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/geri-donusleri-toplumsal-bir-gosteriye-bir-zafer-havasi-olusturmadan-ilerlemek-gerekir.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/teyit-ve-ilan-mekanizmasini-calistirarak-ilk-adimi-devlet-atmali-322448</guid><description><![CDATA[Hazırlık aşamasındayken çerçeve yasayı “bıçak sırtı bir denge” olarak nitelendiren Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, "Kimsenin yanlış yapma, süreci sürüncemede bırakma lüksü kalmamıştır" dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Meclis Genel Kurulu’ndaki görüşmelerin ardından, ‘çerçeve yasa’ olarak adlandırılan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifi 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla kabul edildi. Görüşmelerin tamamlanmasının ardından Meclis, 1 Ekim’e kadar tatile girdi.</p>
<h3>“Bir zafer havası oluşturmadan ilerletmek gerekir”</h3>
<p>Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Meclis’te kabul edilen çerçeve yasayı bianet’e değerlendirdi.</p>
<p>Hazırlık aşamasında yasayı “bıçak sırtı bir denge” olarak nitelendiren Ekmen, bu tanımlamayla devletin ve toplumun geniş kesimlerinin hassasiyetleri ile örgütün kendini feshetme ve silahsızlanma iradesine yanıt verecek hukuki düzenleme ihtiyacı arasındaki dengeyi kastettiğini aktardı.</p>
<blockquote>
<p>Bir yanda devletin ve toplumun geniş kesimlerinin hassasiyetleri, diğer yanda ise örgütün kendini sonlandırma ve silahsızlandırma arzusuna cevap verecek bir yasal düzenlemeye ihtiyaç vardı. Toplumun geniş kesimlerinin irite olacağı bir düzenleme bu yasada yok. Örgütün de yasayı bir başlangıç kabul ederek, eksiği gediğiyle sürece katılacağı yönünde kuvvetli bir kanaat var. Yasayı işletmek, mekanizmaları kurmak devletin ödevi; diğer tarafta ise olası geri dönüşleri toplumsal bir gösteriye dönüştürmemek, bir zafer havası oluşturmadan ilerlemek gerekir.</p>
</blockquote>
<h3>“Her iki taraf için büyük bir sorumluluk”</h3>
<p>Ekmen’e göre, kanuna verilen geniş destek doğrudan taraflara değil, çatışmadan yorulan toplumun geleceği barış ve huzur içinde birlikte kurma isteğine yönelik.</p>
<blockquote>
<p>Ülke yönetimindeki otoriteleşme, süreç yönetimindeki hatalar, kanun hazırlama sürecindeki eksikliklere rağmen verilen bu büyük destek; taraflara değil, çatışmadan yorulmuş toplumun, geleceği barış ve huzur içerisinde birlikte kurma isteğine verilmiş büyük bir destektir. Bu tablo her iki taraf için de büyük bir sorumluluktur. Kimsenin yanlış yapma, süreci sürüncemede bırakma lüksü kalamamıştır.</p>
</blockquote>
<h3>Yasa neden toplumsallaşamadı?</h3>
<p>Sürecin yeterince toplumsallaşmadığı yönündeki eleştirileri de değerlendiren Ekmen, temel sorunun sürecin kamuoyuna doğru biçimde aktarılamaması olduğunu kaydetti.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın süreci kendi perspektifinden topluma yeterince anlatamadığını savunan Ekmen, yasanın gecikmesi ve yaşanan hukuki belirsizliklerin mevcut güvensizliği daha da artırdığı görüşünde.</p>
<blockquote>
<p>Şu an Cumhurbaşkanlığında kurulacak Kurul ve Meclis’te kurulacak İzleme Heyeti bir model üretecek. Yasa, örgütün stratejik dönüşümüne katılmak isteyen üyeler, yöneticiler ve hatta kurucular için bir hukuki teminat sunuyor. Bu Kurul’un, teyit ve ilanı beklemeden kurulup komisyonlar, alt kurullar ve ilgili görevlendirmeler gibi mekanizmalarını oturtması ve devlet içinde bir mimari oluşturması gerekiyor. Devlet açısından Milli Güvenlik Kurulu’nun teyit ve ilan mekanizması çalıştırılmalı. Örgüt gereken adımları atmalı ve MGK ekim ayında bunu ilan etmeli.</p>
</blockquote>
<h3>“Bütün kesimler sürece katılmalı”</h3>
<p>Sivil toplumun sürece güçlü biçimde dahil edilmesinin önemine işaret eden Ekmen, henüz sivil toplum kuruluşları ile baroların gözlemci olarak katılımına ilişkin somutlaşmış bir düzenleme bulunmadığını söyledi.</p>
<blockquote>
<p>Ancak hem Cumhurbaşkanlığındaki Kurul’un dizaynındaki geniş hareket alanı hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki Komisyon’un çerçevesine dair yapıcı muğlaklık istenirse geniş bir hareket alanı oluşturuyor. Başta barolar, meslek örgütleri ve barış için çaba gösteren bütün kesimler olmak üzere, süreç karşıtları dahil, sivil toplumu kuvvetli bir şekilde çalışmalara katmak gerekir.</p>
</blockquote>
<h3>“Kayyım düzeni bir an önce sona ermeli”</h3>
<p>Yerel yönetimlerin özerkliği, kayyım uygulamaları ve idari reformlar da Ekmen’in gündeme getirdiği başlıklar arasında yer aldı. Ekmen, DEVA Partisi’nin kayyım uygulamalarına son verilmesi yönündeki tutumunu daha önce de Adalet Komisyonu’nda, Genel Kurul’da, katıldığı yayınlarda ve yazılarında dile getirdiğini hatırlattı.</p>
<blockquote>
<p>Anayasa Mahkemesi, AİHM kararları, kayyım düzeni gibi uygulamalara bir an önce son vermeli. Bunlara yönelik çalışmalar yapılmalı, kararlara uyulmalı. Çok uzun uzadıya yol haritalarına ihtiyaç yok. Kararlar uygulanmalı, kayyım siyasetine son verilmeli. Bu toplumda bir ferahlama yaratır sürece güveni arttırır.</p>
</blockquote>
<p>(FY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:16:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[DSÖ: Gazze’deki binlerce hasta tıbbi tahliye bekliyor]]></title><link>https://bianet.org/haber/dso-gazzedeki-binlerce-hasta-tibbi-tahliye-bekliyor-322446</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/dso-gazzedeki-binlerce-hasta-tibbi-tahliye-bekliyor.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/dso-gazzedeki-binlerce-hasta-tibbi-tahliye-bekliyor-322446</guid><description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü Sözcüsü Tarik Jasarevic “Gazze’de ateşkese rağmen tıbbi tahliyeler konusunda sorunların devam ettiğini görüyoruz” dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Tarik Jasarevic, ateşkese rağmen İsrail’in ablukası altında bulunan Gazze Şeridi’nde binlerce hastanın tıbbi tahliye beklediğini bildirdi.</p>
<p>Jasarevic, AA muhabirinin “Gazze’de ateşkese rağmen tıbbi tahliyeler konusunda sorunların devam ettiğini görüyoruz. Buradaki birçok hasta da tedavi olmak için yardım çağrısında bulunuyor. Tıbbi tahliyelerle ilgili son durum nedir? Kaç kişi tıbbi tahliye bekliyor?” sorusunu yazılı yanıtladı.</p>
<a href='/haber/gazze-seridinde-ambulans-ve-hasta-nakil-araclarinin-yuzde-70i-hizmet-disi-kaldi-321407' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/07/11/gazze-seridinde-ambulans-ve-hasta-nakil-araclarinin-yuzde-70i-hizmet-disi-kaldi.png' alt='“Gazze Şeridi’nde ambulans ve hasta nakil araçlarının yüzde 70’i hizmet dışı kaldı”' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>“Gazze Şeridi’nde ambulans ve hasta nakil araçlarının yüzde 70’i hizmet dışı kaldı”</h5>
<div class='date'>11 Temmuz 2026</div>
</div>
</a>

<p>Gazze’de Ekim 2023’ten bu yana 6 bin 186’sı çocuk olmak üzere 12 bin 913 hastanın tıbbi tahliyesinin gerçekleştiğini belirten Jasarevic, 16 bin refakatçinin de tahliye edildiğini aktardı.</p>
<p>Jasarevic, tıbbi tahliyelerin haftada 3-4 kez gerçekleştirildiğinin altını çizerek, “Geçen hafta, 2-8 Ağustos tarihlerinde 101 hasta ve 164 refakatçi tahliye edildi. Binlerce hasta hala tıbbi tahliye bekliyor.” ifadelerine yer verdi.</p>
<a href='/haber/filistin-kizilayi-gazze-seridi-nde-18-bin-kisi-tedavi-bekliyor-318874' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/04/19/filistin-kizilayi-gazze-seridi-nde-18-bin-kisi-tedavi-bekliyor.png' alt='Filistin Kızılayı: Gazze Şeridi&#39;nde 18 bin kişi tedavi bekliyor' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Filistin Kızılayı: Gazze Şeridi'nde 18 bin kişi tedavi bekliyor</h5>
<div class='date'>19 Nisan 2026</div>
</div>
</a>

<p>Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana İsrail’in saldırılarında 4 bin 145 kişinin yaralandığını, 1258 kişinin hayatını kaybettiğini belirtmişti.</p>
<p>Bakanlık, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 73 bin 386, yaralı sayısının ise 174 bin 256 olduğunu ifade etmişti.</p>
<a href='/haber/israilin-gazzeye-saldirilarinda-can-kaybi-73-bin-386ya-yukseldi-322380' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/09/israilin-gazzeye-saldirilarinda-can-kaybi-73-bin-386ya-yukseldi.jpg' alt='İsrail’in Gazze’ye saldırılarında can kaybı 73 bin 386’ya yükseldi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>İsrail’in Gazze’ye saldırılarında can kaybı 73 bin 386’ya yükseldi</h5>
<div class='date'>9 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>(VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 15:25:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Krizin faturası: Kadınların şiddetten çıkışı zorlaşıyor]]></title><link>https://bianet.org/haber/krizin-faturasi-kadinlarin-siddetten-cikisi-zorlasiyor-322447</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/krizin-faturasi-kadinlarin-siddetten-cikisi-zorlasiyor.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/krizin-faturasi-kadinlarin-siddetten-cikisi-zorlasiyor-322447</guid><description><![CDATA[UN Women’ın raporu, finansman daralmasının kadınların temel hizmetlere erişimini zorlaştırdığını ortaya koydu. Mor Çatı ve KCDP de Türkiye’de benzer biçimde şiddetten çıkış yollarının daraldığına dikkat çekiyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin (UN Women) “Beyond the Breaking Point” raporu, kriz ve çatışma bölgelerinde kadın örgütlerinin yaşadığı finansman daralmasının, kadınların temel hizmetlere erişimini doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Rapora göre kadın örgütlerinin yüzde 84’ü destek taleplerinin arttığını, yaklaşık 10 örgütten dokuzu ise mevcut ihtiyaçları karşılayamadığını belirtti. Ocak 2025’ten bu yana en az 1 milyon kadın ve kız çocuğunun kritik destek hizmetlerine erişimini kaybettiği ifade ediliyor.</p>
<p>Rapor Türkiye’deki kadın örgütlerinin finansman durumunu doğrudan ele almıyor. Ancak Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı ile Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) bianet'e yaptıkları değerlendirmelere göre, ekonomik ve kurumsal daralmanın kadınların şiddetten uzaklaşmak için ihtiyaç duyduğu desteklere erişimini zorlaştırdığını gösteriyor.</p>
<h3>Mor Çatı: Sivil toplumdaki daralma kadınların başvurularına yansıyor</h3>
<p>Mor Çatı, UN Women raporunun ağırlıklı olarak insani yardım alanına odaklandığını ve kendilerinin bu alanda çalışmadığını belirtiyor. Buna karşın özellikle göç alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının kapasitesindeki azalmanın kadınların başvurularına yansıdığını söylüyor.</p>
<p>Daha önce başka kuruluşlardan destek alan göçmen ve kimliksiz kadınların Mor Çatı’ya yönlendirildiğini belirten örgüt, Türkiye’nin farklı kentlerinden ve farklı ülkelerden göç ve şiddet deneyimi yaşayan kadınların kendilerine ulaştığını aktarıyor.</p>
<p>Mor Çatı’ya göre destek seçeneklerinin azalması özellikle barınma alanında sorun yaratıyor. Prosedürlerin uzaması ve güvenli barınma imkânlarının sınırlanması, kadınların şiddetten uzaklaşıp bağımsız bir yaşam kurmasını güçleştiriyor.</p>
<p>Örgüt, uluslararası fonlara erişimdeki azalmanın yalnızca göç alanını değil, insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında uzun süredir çalışan kuruluşları da etkilediğini belirtiyor.</p>
<a href='/haber/barisa-ihtiyacim-var-kadin-inisiyatifi-cerceve-yasa-kadinlarin-katilimiyla-hazirlanmali-322298' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/06/barisa-ihtiyacim-var-kadin-inisiyatifi-cerceve-yasa-kadinlarin-katilimiyla-hazirlanmali.jpg' alt='Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi: Çerçeve yasa kadınların katılımıyla hazırlanmalı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi: Çerçeve yasa kadınların katılımıyla hazırlanmalı</h5>
<div class='date'>6 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Sorun kadınların yönlendirildiği yerde başlıyor”</h3>
<p>Mor Çatı, şiddete maruz kalan kadınlara hakları ve başvurabilecekleri mekanizmalar hakkında bilgi vererek ilgili kurumlara yönlendirme yaptığını belirtiyor. Ancak kurumların görevlerini yerine getirmemesi ya da ekonomik, psikolojik, tıbbi ve sosyal desteklerin yetersiz kalması, kadınların şiddetten uzaklaşmasını zorlaştırıyor.</p>
<p>Ekonomik şiddet de bu sürecin önemli bir parçası. Kadınların çalışmasının engellenmesi, gelirlerine veya banka hesaplarına el konulması, borçlandırılmaları, ortak malların kontrol edilmesi ve nafakanın ödenmemesi ekonomik şiddetin farklı biçimleri arasında yer alıyor.</p>
<p>Mor Çatı, ekonomik bağımsızlığın olmamasının bakım yüküyle birleştiğinde kadınların şiddet ortamından çıkmasını daha da güçleştirdiğine dikkat çekiyor.</p>
<h3>KCDP: Ekonomik kriz şiddetten çıkış koşullarını daraltıyor</h3>
<p>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu da ekonomik kriz ile kadınların şiddetten çıkabilme koşulları arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor.</p>
<p>Platforma göre şiddet gören bir kadının evden ayrılabilmesi; güvenli barınma, düzenli gelir, çocuk bakım hizmetleri, ulaşım, sağlık ve hukuki desteğe erişebilmesine bağlı.</p>
<p>Düzenli geliri olmayan kadınlar açısından ayrılma kararı, “Nerede kalacağım, çocuğuma nasıl bakacağım, kirayı nasıl ödeyeceğim?” sorularını beraberinde getiriyor.</p>
<p>KCDP, TÜİK’in Mayıs 2026 verilerine göre kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 35, istihdam oranının yüzde 31,4, işsizlik oranının ise yüzde 10,5 olduğunu hatırlatıyor.</p>
<a href='/haber/erkekler-temmuzda-28-kadini-oldurdu-322254' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/05/erkekler-temmuzda-28-kadini-oldurdu.jpg' alt='Erkekler Temmuz’da 28 kadını öldürdü' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>ERKEK ŞİDDETİ ÇETELESİ TEMMUZ 2026</h6>
<h5 class='headline'>Erkekler Temmuz’da 28 kadını öldürdü</h5>
<div class='date'>6 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Kadın örgütleri devletin yerine geçemez”</h3>
<p>KCDP’ye göre kadınların şiddetten çıkabilmesi için yalnızca koruma kararları yeterli değil. Güvenli barınma, düzenli gelir, çocuk bakım hizmetleri, ücretsiz ve nitelikli hukuki destek ile etkili koruma mekanizmalarının birlikte işletilmesi gerekiyor.</p>
<p>6284 sayılı Kanun kapsamında geçici maddi yardım, barınma, koruma, uzaklaştırma ve hukuki destek gibi mekanizmalar bulunduğunu hatırlatan Platform, bir hakkın mevzuatta yer alması ile kadınların bu hakka zamanında ve etkili biçimde ulaşabilmesinin aynı şey olmadığını vurguluyor.</p>
<p>Kadın örgütleri ve dayanışma ağlarının önemli bir işlev gördüğünü belirten KCDP, bu yapıların kamu hizmetlerinin yerini tutamayacağını; kadınların yaşam hakkını koruyacak hizmetlerin oluşturulması ve sürdürülebilir biçimde finanse edilmesinin devletin sorumluluğu olduğunu söylüyor.</p>
<h3>Nafaka tartışması ekonomik bağımsızlıktan ayrı değil</h3>
<p>KCDP, nafaka hakkının da kadınların ekonomik koşullarından bağımsız düşünülemeyeceğini belirtiyor.</p>
<p>Ücretsiz bakım emeği, çocukların bakım yükü, eğitim ve istihdama erişimdeki eşitsizlikler ile güvencesiz çalışma koşulları, kadınların boşanma sonrasında yoksullaşma riskini artırıyor.</p>
<p>Platforma göre nafaka hakkının zayıflatılması, ekonomik bağımsızlığı olmayan ve şiddet gören kadınların evlilikten çıkmasını da zorlaştırabilir.</p>
<a href='/haber/diyarbakir-barosundan-nafaka-hakki-ve-kadin-cinayetleri-calistayi-321582' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/07/17/diyarbakir-barosundan-nafaka-hakki-ve-kadin-cinayetleri-calistayi.jpg' alt='Diyarbakır Barosu’ndan nafaka hakkı ve kadın cinayetleri çalıştayı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Diyarbakır Barosu’ndan nafaka hakkı ve kadın cinayetleri çalıştayı</h5>
<div class='date'>17 Temmuz 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Kadın öldürülmeden önce hangi mekanizmalar çalışmadı?”</h3>
<p>KCDP’nin 2026’nın ilk altı ayına ilişkin verilerine göre 150 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 151 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Haziranda 31 kadın cinayeti ve 31 şüpheli kadın ölümü kaydedildi.</p>
<p>Platform, kadın cinayetlerinin yalnızca cinayet gerçekleştikten sonra değil, öncesinde işlemeyen mekanizmalar üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>
<p>Kadınların neden şiddet gördükleri evden çıkamadığı, neden güvenli barınmaya ulaşamadığı, neden ekonomik bağımsızlığını kuramadığı ve koruma kararlarına rağmen neden güvende olmadığı sorularının yanıtlanması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>UN Women’ın raporu küresel ölçekte kadın örgütlerinin yaşadığı finansman daralmasının hizmetlere erişimi nasıl etkilediğini ortaya koyarken, Türkiye’de Mor Çatı ve KCDP’nin aktardıkları, kadınların şiddetten uzaklaşabilmesinin yalnızca hukuki korumaya değil; barınma, gelir, bakım ve kamusal destek mekanizmalarının birlikte işlemesine bağlı olduğunu gösteriyor.</p>
<p>(SG/NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 15:22:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[“Umman ile İran arasındaki Hürmüz görüşmelerinde ilerleme kaydedildi”]]></title><link>https://bianet.org/haber/umman-ile-iran-arasindaki-hurmuz-gorusmelerinde-ilerleme-kaydedildi-322444</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/katar-umman-ile-iran-arasindaki-hurmuz-gorusmelerinde-ilerleme-kaydedildi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/umman-ile-iran-arasindaki-hurmuz-gorusmelerinde-ilerleme-kaydedildi-322444</guid><description><![CDATA[Katar Dışişleri Bakanlığı, arabulucu olarak önceliklerinin Hürmüz Boğazı’nın “mümkün olan en kısa sürede yeniden açılması” olduğunu açıkladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, başkent Doha’da düzenlediği basın toplantısında, ABD-İran gerilimi, İran ve Umman arasındaki Hürmüz Boğazı görüşmeleri ile bölgedeki son gelişmeler ve Gazze’deki ateşkes durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Ensari, Katar’ın arabulucu olarak önceliğinin Hürmüz Boğazı’nın mümkün olan en kısa sürede yeniden açılması olduğunu belirterek, Umman ve İran’dan görüşmelere ilişkin olumlu geri dönüşler aldıklarını ifade etti.</p>
<p>Katar’ın, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini ve deniz ulaşımının serbestisini güvence altına alan, Boğaz’ın siyasi baskı aracı olarak kullanılmasını engelleyen her türlü formülü desteklediğini kaydeden Ensari, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin ise sürdüğünü belirtti.</p>
<p>Ensari, şu ifadeleri kullandı:</p>
<blockquote>
<p>Bölgede gerilimin durdurulması için taraflarla yürüttüğümüz diplomatik çabalar sürüyor. Önceliğimiz gerilimi bir an önce durdurmak, diplomasi masasına geri dönmek ve Hürmüz Boğazı’nın eskiden olduğu gibi sorunsuz şekilde serbest geçişlere yeniden açılması.</p>
</blockquote>
<h3>“Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı memnuniyetle karşılıyoruz”</h3>
<p>Ensari Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı memnuniyet ile karşıladıklarını ifade ederek “Bölgenin güvenliği ortak bir sorumluluktur ve ortak bölgesel koordinasyon gerektiriyor.” diye konuştu.</p>
<p>Sözcü Ensari, Katar’ın bölgede güvenlik ve istikrarı güçlendirecek her türlü bölgesel işbirliğini memnuniyetle karşıladığını belirtti.</p>
<a href='/haber/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-uclu-savunma-anlasmasi-imzaladi-322346' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/07/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-uclu-savunma-anlasmasi-imzaladi.jpg' alt='Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzaladı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzaladı</h5>
<div class='date'>7 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Gazze Anlaşması’nın uygulanması için çabalarımız sürüyor”</h3>
<p>Gazze’deki ateşkes sürecine dair ise Ensari, arabulucu ülkeler Katar, Mısır ve Türkiye’nin ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının en kısa sürede uygulanması için çalışmalarının sürdüğünü belirtti.</p>
<p>İsrail’in, Gazze ve Batı Şeria’daki uygulamalarına karşı uluslararası toplumun net bir tutum ortaya koyması gerektiğini vurgulayan Ensari, İsrail’in Gazze Anlaşması’nı uygulama konusunda “oyalama politikası” yürüttüğünü vurguladı.</p>
<p>Ensari, anlaşmanın hayata geçirilmesi için uluslararası toplumun İsrail’e baskı yapmasını beklediklerini kaydetti.</p>
<a href='/haber/israilin-gazzeye-saldirilarinda-can-kaybi-73-bin-386ya-yukseldi-322380' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/09/israilin-gazzeye-saldirilarinda-can-kaybi-73-bin-386ya-yukseldi.jpg' alt='İsrail’in Gazze’ye saldırılarında can kaybı 73 bin 386’ya yükseldi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>İsrail’in Gazze’ye saldırılarında can kaybı 73 bin 386’ya yükseldi</h5>
<div class='date'>9 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<div class="box-1">
<h3>İran ve Umman arasında Hürmüz Boğazı görüşmeleri</h3>
<p>İran ve ABD arasında 14 Haziran’da Pakistan arabuluculuğunda varılan mutabakatın ilk aşamasında ABD’nin İran’a ait dondurulmuş varlıkları serbest bırakması karşılığında Hürmüz Boğazı’nın açılması ve İran’ın bu stratejik su yolundan geçişlerden 60 gün boyunca ücret almaması kararlaştırılmıştı.</p>
<p>ABD, mutabakatın imzalanmasının ardından İran’ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakmamış ve Hürmüz Boğazı’ndan geçişler için Umman kara sularından alternatif rota belirlemişti.</p>
<p>ABD’nin bu adımlarını mutabakatın ihlali sayan İran, Boğaz’dan geçişleri kısıtlayarak “izinsiz geçiş yapmaya çalışan” bazı gemileri vurmuştu. Mutabakata rağmen iki ülke arasındaki gerginlik 8 Temmuz’da şiddetli çatışmaların başlamasına yol açmış ve yaklaşık iki hafta devam etmişti.</p>
<p>İran, Hürmüz Boğazı’na kıyısı bulunan Umman ile Boğaz’da gemiler için güvenli geçiş yolları belirlenmesi amacıyla yeniden görüşmelere başlamıştı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Umman ile yürütülen teknik ve siyasi görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini açıklamıştı.</p>
</div>
<p>(VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 14:55:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Madenciler hak aramasın diye: Ankara’da 15 gün eylem yasağı]]></title><link>https://bianet.org/haber/madenciler-hak-aramasin-diye-ankarada-15-gun-eylem-yasagi-322443</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/madenciler-hak-aramasin-diye-ankarada-15-gun-eylem-yasagi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/madenciler-hak-aramasin-diye-ankarada-15-gun-eylem-yasagi-322443</guid><description><![CDATA[Ücret ve tazminat hakları için Ankara’ya gelen  Eti Gümüş ve Doruk Madencilik işçileri, Valiliğin 15 günlük eylem yasağı kararını tanımadı. İşçiler “haklarımızı istiyoruz” derken, sendika ve destek veren milletvekilleri bakanlardan verdiği sözleri tutmalarını istedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ödeme sözü verilen ancak tutulmayan ücret ve tazminatları için bir kez daha Ankara’ya gelen Bağımsız Maden İşçileri Sendikası (Bağımsız Maden-İş) üyesi Eti Gümüş ve <a href="https://bianet.org/etiket/doruk-madencilik-124262" target="_blank" rel="noopener">Doruk Madencilik</a> işçileri dünkü gözaltının ardından bugün eylemlerine devam ediyor.</p>
<a href='/haber/eti-gumus-ve-doruk-madencilik-iscileri-enerji-bakanligi-onunde-gozaltina-alindi-322401' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/eti-gumus-ve-doruk-madencilik-iscileri-enerji-bakanligi-onunde-gozaltina-alindi.jpg' alt='Eti Gümüş ve Doruk Madencilik işçileri Enerji Bakanlığı önünde gözaltına alındı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Eti Gümüş ve Doruk Madencilik işçileri Enerji Bakanlığı önünde gözaltına alındı</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>Eylem öncesinde Ankara Valiliği, başkent genelinde 15 gün boyunca tüm eylem ve etkinlikleri yasakladığını duyurdu.</p>
<p>Yasak dinlemeyen işçiler Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek için Akköprü Metro İstasyonu önünde toplandı. İşçilere Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ve Milletvekili Ahmet Şık da destek verdi. Daha sonra DEM Parti Milletvekili Ferit Şenyaşar da işçilerin yanına geldi.</p>
<h3>"Bizi dolandırıyor"</h3>
<p>Burada konuşan Eti Gümüş Madencisi, Kasım 2024’ten beri ücretlerini alamadıklarını belirterek ve çoğu kişinin Nisan 2025’ten sonra zorunlu ücret izne çıkartıldığının bilgisini vererek şöyle konuştu:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Çoğu arkadaşlarımızın çoluk çocuğu var, okula giden var, hasta olan var… Zorunlu çıkış alıp başka bir yerde kendine iş bakanlar oldu. Çoğumuz maden halen faaliyette çalıştığı halde maaşlarını alamıyorlar. Geldik görüştük. Bize ‘Sizin maaşlarınızı yatıracağız’ dediler ama herhangi bir sonuç yok. Bizi resmen oyalıyorlar. Söz verdikleri tarih geçti, maaşlar yatmadı. Bizi oyalamak için maaşların bir kısmını yatırdılar sadece. Çok az bir şey… İçeride kıdem tazminatlarımız var, ihbar tazminatlarımız var. Ücretsiz izinde olan arkadaşlarımızın hakları var.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Biz burada siyaset yapmıyoruz. Alnımızın teri için geldik. Hiçbir yere bir zarar vermedik. Ama bizi gözaltına aldılar. Hepimiz mağduruz. Devlet yanımızda olacağına holdingin yanında oluyor. Sayın bakanlarım, sayın devlet yetkililerimiz sizden arz ediyoruz. Bunlar bizi dolandırıyor.”</em></p>
<h3>"Patronla görüşmeyeceğiz, muhatabımız devlettir"</h3>
<p>Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır da söz alarak şuınları söyledi:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Bu ülkede yasalar gerçekten işçi sınıfına çalıştığını görüyoruz. Patronlara yasa yok. İşçilere var yasalar. İşçiler yola çıktığında hakkını aradığında ne yazık ki yasa şu diyorlar, durduruyorlar.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Şimdi vali bey 15 günlüğüne Ankara'da eylem yasakları koymuş. Vali Bey'e sormak lazım. Bu işçiler aylardır maaş almıyor. Bu işçiler mağdur. Bu işçilerin de sizin gibi aileleri var. Bu işçilerin de sizin gibi çocukları var. Siz bu kararı niçin aldınız?</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Bu kararı bizi işçilere alacağınıza patronu çağırsanız da patrona gereken cümleleri söyleseniz de biz de teşekkür etsek sizlere daha kıymetli, daha değerli olmaz mı?</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Biz bakan beylerin karşısına geçip de gözaltına alınmak ister miyiz? Bizim de ailemiz var, bizim de çocuklarımız var, bizim de ev geçindirdiğimiz insanlar var. Bizler de sizin gibi bir insanız.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Biz bu meselenin Çalışma ve Enerji Bakanlığı’nda çözüleceğini biliyoruz. Bu saatten sonra hiçbir şekilde biz patronla görüşmeyeceğiz. Bizim muhatabımız devlettir. Bu işçiler de devlet işçisidir. Çünkü bu şirketler patrona devlet garantörlüğünde devletten alınıp verilmiştir. İşçi arkadaşlarımızın bir an önce bütün haklarını ödesinler."</em></p>
<h3>"İşçiyle dalga mı geçiyorsunuz?"</h3>
<p>TİP Genel Başkanı Erkan Baş da işçilere destek vererek yaptığı konuşmada, madencilerin aylardır haklarını alamadığını ve daha önce verilen devlet güvencesi sözlerinin yerine getirilmediğini söyledi Kendi tanıklığını anlattı:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Sırılsıklam olduğumuz bir yağmur altında işçi arkadaşlarla bu mücadeleye başlamıştık. Bugün biraz önce baktım, Ankara’da hava sıcaklığı 34 derece gösteriyor. Şu anda ise betonun üzerinde, güneşin altında beklemeye devam ediyoruz.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Arada ne oldu? Arada 17 gün boyunca yüzlerce kilometre yürüyerek, günlerce aç kalarak arkadaşlarımız haklı olduklarını bütün Türkiye’ye duyurdu. Duymayan kulaklar, görmek istemeyen gözler bile gördü. Nihayetinde bakanlar da arkadaşlarımızın biraz önce söylediği gibi; İçişleri Bakanı, Çalışma Bakanı ve Enerji Bakanı bu konuda garantör olduklarını açıkladılar.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>İşçi arkadaşlarımız hep şunu söylediler: ‘Biz daha önce bu patron tarafından defalarca aldatıldık. Defalarca yüzümüze bakarak yalan söyledi. Her pazartesi ödeme yapacağını söyledi, sonra cuma vereceğini söyledi. Her cuma pazartesiye erteledi. Aylar geçti, biz haklarımızı alamadık.’ Bu nedenle işçiler patrona güvenmediklerini söylediler.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Bakanlar da ‘Merak etmeyin, devletimiz sizin arkanızdadır. Sizin haklı olduğunuzu görüyoruz, haksızlığa uğradığınızı kabul ediyoruz ve sizin yanınızda olacağız’ dediler.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Hatta arkadaşlar, hatırlayın; 28 Nisan’da Gökay Başkanımıza İçişleri Bakanlığı’nda çiçekli bir kutlama yapıldı. Bakanlık, ‘Sorunu biz çözdük, işçinin hakkına sahip çıktık’ diyerek günlerce propaganda yaptı. Ama üzerinden aylar geçti. İşçi arkadaşlarımız hala herkesin kabul ettiği haklarını alamadı.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Herkes bu işçilerin haklı olduğunu söylüyor. Mahkeme haklı diyor, bakan haklı diyor, Türkiye’de 86 milyon insan bu işçilerin haklı olduğunu söylüyor. Ama işçiler aç. İşçilerin çocukları evlerinde ekmek derdinde.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>86 milyon insan, bakanlar, hakimler, savcılar, bürokratlar herkes ‘işçiler haklı’ diyor. Ama işçiler hala sokaklarda haklarını aramak zorunda. Bu nedenle arkadaşlarımız tekrar Ankara’ya geldi.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Biz bekleriz ki bakanlar Beypazarı’na gidip Bağımsız Maden-İş Sendikası’nın kapısını çalsın ve ‘Kusura bakmayın, başaramadık. Size verdiğimiz sözü söylediğimiz tarihte yerine getiremedik ama sözümüzün arkasındayız. Bu ülkede işçilerin ezilmesine izin vermeyeceğiz’ desin. Normal bir insanın yapması gereken budur.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Ama sonra karşımıza polis çıkıyor ve ‘Valilik kararı var, bekleyemezsiniz’ deniyor. Arkadaşlar, dalga mı geçiyorsunuz siz bizimle? İşçiyle dalga mı geçiyorsunuz? Farkında olmayabilirsiniz ama alın teriyle, çoluğun çocuğun geleceğiyle dalga geçiyorsunuz. Yeter artık. Bu işçiler ne yapacak, soruyorum?”</em></p>
<p>İşçiler daha sonra metroyla Bakanlık önüne gitmek istedi. Ancak polis madencileri ablukaya aldı. İşçilerin bakanlık önünde beklemelerine izin verilmiyor. </p>
<p>Öte yandan milletvekillerinin aracılığıyla Enerji Bakanlığı ile bir görüşme ayarlandığı da gelen bilgiler arasında.</p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 14:35:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Dünya medyası “çerçeve yasa”nın kabulünü nasıl gördü?]]></title><link>https://bianet.org/haber/dunya-medyasi-cerceve-yasanin-kabulunu-nasil-gordu-322442</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/dunya-medyasi-cerceve-yasanin-kabulunu-nasil-gordu.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/dunya-medyasi-cerceve-yasanin-kabulunu-nasil-gordu-322442</guid><description><![CDATA[“Çerçeve yasa”nın Meclis’ten geçmesi dünya basınında geniş yankı buldu. Uluslararası medya, düzenlemeyi “tarihi bir adım” olarak değerlendirirken bölgesel ve siyasi sonuçlarına dikkat çekti.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>"Demokratik Toplum ve Barış Süreci" kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, 10 Ağustos günü 562 milletvekilinin katıldığı oylamada 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oy ile kabul edildi.</p>
<p>PKK'nin silah bırakması sürecinin yasal çerçevesini oluşturması öngörülen yasa kabul edilmesinin ardından uluslararası basının da gündemine girdi. Haber ajansları ve gazeteler, yasayı “tarihi bir eşik” olarak tanımlarken feshedilen PKK yönetiminin görüşlerine, Türkiye’nin Ortadoğu’daki bölgesel konumuna ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi geleceğine değindi. </p>
<a href='/haber/cerceve-yasa-meclisten-gecti-gazeteler-uzlasma-baris-ve-acilim-basliklariyla-gordu-322431' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/11/cerceve-yasa-meclisten-gecti-gazeteler-uzlasma-baris-af-ve-acilim-basliklariyla-gordu.jpg' alt='Çerçeve yasa Meclis’ten geçti: Gazeteler “uzlaşma”, “barış” ve “açılım” başlıklarıyla gördü' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Çerçeve yasa Meclis’ten geçti: Gazeteler “uzlaşma”, “barış” ve “açılım” başlıklarıyla gördü</h5>
<div class='date'>11 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Yasanın kabulü dünya gündeminde</h3>
<p><em><a href="https://www.reuters.com/world/middle-east/turkish-parliament-passes-landmark-law-advance-pkk-peace-process-2026-08-10/" target="_blank" rel="nofollow noopener">İngiltere merkezli haber ajansı Reuters</a></em>, yasayı “tarihi nitelikte yasa” olarak nitelendirdi. Haber ajansı yasanın, Abdullah Öcalan’ın PKK’ye silah bırakma ve kendini feshetme çağrısından bu yana atılan “en somut adım” olduğunu belirtti. </p>
<p><em><a href="https://www.ft.com/content/fecd1cc3-7f51-4124-9c6d-e731634e252a?syn-25a6b1a6=1" target="_blank" rel="nofollow noopener">Londra merkezli günlük yayınlanan gazete Financial Time</a><a href="https://www.ft.com/content/fecd1cc3-7f51-4124-9c6d-e731634e252a?syn-25a6b1a6=1" target="_blank" rel="noopener">s,</a></em> yasanın Ortadoğu’da oynayabileceği rol hakkında yazdı. Gazeteye göre, anlaşma Ortadoğu’nun politik istikrarını sağlamaya ve Suriye’nin yeniden inşasına yol açabilir. Gazete, demokratik olarak nitelendirilen bu adımın Türkiye’nin ana muhalefet partisine yönelik baskılar ile çeliştiğini belirtti. Analistlere göre yasanın, Türkiye ve Irak arasındaki ticari ilişkilerin yakınlaşmasına ve Kerkük-Ceyhan boru hattı üzerinden petrol akışına ilişkin bir anlaşmaya varılmasına katkı sağlayacağını belirten gazete, “Barış girişimi bölgeyi şimdiden etkiledi” dedi. Financial Times, atılan adımın Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından potansiyel bir seçim getirisi taşıyabileceğinden de bahsetti. </p>
<h3>New York Times: Yasa Demirtaş için de bir yol açabilir</h3>
<p><em><a href="https://www.nytimes.com/2026/08/10/world/europe/turkey-law-pkk-peace-framework.html" target="_blank" rel="nofollow noopener">New York’ta yayınlanan bir günlük gazete olan The New York Times</a>,</em> Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın genel başkan yardımcısı Efkan Ala’nın sözlerine değindi. Yasa içeriğinden bahseden gazete, yasanın Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasının önünü açabileceğine değindi. Gazete, Türkiye’deki Kürtlerin “devlet kaynaklı ayrımcılığa” maruz kaldığından, Kürtçe dili ve Kürt geleneklerinin bastırıldığına değindi. </p>
<p><a href="https://www.aljazeera.com/news/2026/8/10/turkiye-approves-pardon-like-bill-for-thousands-of-pkk-fighters" target="_blank" rel="nofollow noopener"><em>Katar merkezli haber kanalı Al Jazeera</em>,</a> yasayı yıllardır süregelen çatışmanın bitmesi adına “önemli bir adım” olarak nitelendirdi. Haber kanalı, PKK ile bağlantılı üç bin 500 tutuklunun Türkiye’deki cezaevlerinde tutulan toplam kişi sayısının üçte birine denk geldiğini belirtti. </p>
<a href='/haber/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-322427' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/11/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-1.jpg' alt='TBMM’de &#39;çerçeve yasa&#39; oylaması: Kim &#39;evet&#39;, kim &#39;hayır&#39; dedi?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>TBMM’de 'çerçeve yasa' oylaması: Kim 'evet', kim 'hayır' dedi?</h5>
<div class='date'>11 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Yasanın bölgesel sonuçları</h3>
<p><em><a href="https://english.news.cn/20260811/0336a211cdf645b7b19f618d9225b135/c.html" target="_blank" rel="nofollow noopener">Çin'in resmi haber ajansı olan Xinhua</a>,</em> yasayı “tarihi bir adım” olarak nitelendirdi. Yasanın içeriğinden ve Türkiye-PKK çatışmalarının tarihsel sürecinden bahseden ajans, Ankara merkezli ORSAM düşünce kuruluşunda kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Oytun Oyhan’nın ajansa yaptığı açıklamalardan bahsetti. Diyarbakır’da görev yapan gazeteci Mahmut Bozarslan’ın da haber ajansına yaptığı açıklamalardan bahseden Xinhua, atılan adıma yönelik kamuoyu güveninin sınandığını belirtti. </p>
<p><em><a href="https://www.voiceofemirates.com/en/news/2026/08/11/turkish-parliament-passes-landmark-law-to-advance-peace-process-with-pkk/" target="_blank" rel="nofollow noopener">Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Voice of Emirates’ten</a> </em>Mohammed Yossry’in haberinde Türkiye’nin yaşadığı süreç “yapılandırılmış bir siyasi müzakere süreci” olarak adlandırıldı. Haber platformu, yasanın pratikteki etkisinin, çıkarılacak idari düzenlemelere ve tarafların uzlaşılan adımları uygulama konusundaki uzun vadeli kararlılığına bağlı olacağını belirtti. </p>
<p><a href="https://www.ekathimerini.com/politics/1312161/turkeys-parliament-approves-a-pardon-like-bill-for-thousands-of-pkk-militants/" target="_blank" rel="nofollow noopener"><em>Yunanistan merkezli Kathimerini,</em></a> yasanın bölgesel sonuçları olabileceğine dikkat çekti. Gazete, düzenlemenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iki dönemlik sınırın ötesinde görevde kalabilmesine yardımcı olmak üzere DEM Parti’nin desteğini kazanma fırsatı sunabileceğinden de bahsetti. Gazete, DEM Parti milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in konuşmasına ve PKK’nin yasa hakkındaki görüşlerine de yer verdi.</p>
<h3>Le Monde: 40 yıllık çatışmanın ardından eşitlik talebi</h3>
<p><em><a href="https://www.france24.com/en/middle-east/20260810-turkey-parliament-passes-limited-amnesty-law-for-kurdish-pkk-militants" target="_blank" rel="nofollow noopener">Fransa merkezli yayın kuruluşu France 24</a>,</em> Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yasanın Abdullah Öcalan’ı kapsamayacağına dair yaptığı açıklamaya değindi. PKK yönetiminin Abdullah Öcalan’ın hukuki durumu hakkındaki görüşlerine de değinen yayın kuruluşu, PKK’nin Öcalan serbest bırakılmadığı durumda yasa hakkında yaptığı “ölü bir metin” nitelendirmesine de yer verdi. </p>
<p><em><a href="https://www.lemonde.fr/en/international/article/2025/10/27/pkk-withdraws-fighters-from-turkey-in-first-phase-of-peace-process_6746817_4.html?srsltid=AfmBOoovg-UcQwM8a5JcMIJExW78SqHgFlqBRvuymvJDwz3xab5BrTB0" target="_blank" rel="nofollow noopener">Fransa merkezli gazete Le Monde</a>, </em>Türkiye ve PKK arasındaki çatışmayı tarihsel boyutlarıyla ele aldı. Gazete, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın gazetecilere yaptığı açıklamaya da değindi. </p>
<p><em><a href="https://www.indiatoday.in/world/story/pkk-pardon-law-turkey-conditional-relief-full-disarmament-ptag-2968227-2026-08-11" target="_blank" rel="nofollow noopener">Hindistan merkezli haber dergisi India Today</a>, </em>yasayı “koşullu af” olarak nitelendirdi. Yasanın Abdullah Öcalan’ın statüsüne veya olası tahliyesine yönelik herhangi bir hüküm içermediğini belirten dergi, PKK yönetiminin yasayı yeterli bulmadığından bahsetti. Haber dergisi, yasanın etkileyebileceği bölgesel dinamiklerden ve Erdoğan’ın mevcut iki dönem sınırının ötesinde yeniden aday olabilmesi için DEM Parti’nin desteğini kazanabileceğinden bahsetti. </p>
<div class="box-13">bianet stajyeri Eylül Özer çevirdi.</div>
<p>(EÖ/NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:22:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA["Gereksinim duyduğum tek şey sevgi"]]></title><link>https://bianet.org/yazi/gereksinim-duydugum-tek-sey-sevgi-322436</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/yazi/2026/08/11/gereksinim-duydugum-tek-sey-sevgi.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/gereksinim-duydugum-tek-sey-sevgi-322436</guid><description><![CDATA[Koreografilerinde cinsiyet kalıplarını ve toplumsal cinsiyet dayatmalarını aşmaya yönelen Nijinsky’nin sanat tarihindeki yeri, önemi ve ağırlığı klasik erkek dansçı imgesini belirsizleştirmesi ve zaman zaman da silmesinden ileri geliyor]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Politik, kültürel ve ekonomik manada Avrupa’da kartların yeniden dağıtıldığı on sekizinci yüzyılın sonunda, 1890’da Kiev’de dünyaya gelen Vaslav F. Nijinsky; St. Petersburg’daki İmparatorluk Tiyatrosu’nda aldığı eğitimden sonra kurumda parmakla gösterilen bir dansçı hâline geliyor hızla. Yaşamının akışını değiştirecek Sergey Diaghilev’le de yine burada rol aldığı temsillerden birinde tanışıyor. Proust’un izleyip “dâhi bir dansçı” diye nitelediği Nijinsky, ilkgençlik döneminde 1910’ların en iyi baleti olarak kabul ediliyor. Özellikle Paris’te rol aldığı temsillerle izleyicilerin ve eleştirmenlerin dikkatini çekerken St. Petersburg İmparatorluk Tiyatrosu’ndan ayrılıp Diaghilev’in topluluğuna katılıyor.</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı arifesinde Diaghilev’le kavgaya tutuşan, savaş sırasında ve sonrasında onunla tekrar yan yana gelen Nijinsky’nin, eşiyle beraber yerleştiği İsviçre’nin Saint-Moritz kentinde kaleme aldığı günlüklerde, o dönem yaşadığı ruhsal gelgitlerden izlere rastlıyoruz.</p>
<p>1920’lerden itibaren ruh sağlığı bozulmaya başlayan ve gördüğü tedavilerle sanat yaşamı sekteye uğrayan balet, meslektaşlarından teknik olarak ayrılıyor ve geleneksel bale anlayışından farklı bir yola sapıyor; sıçrayışlarıyla ve parmak uçlarında dans ederek geliştirdiği figürlerle anılan bir isme dönüşürken koreograf olarak da baleye önemli katkılarda bulunuyor.</p>
<p>Koreografilerinde cinsiyet kalıplarını ve toplumsal cinsiyet dayatmalarını aşmaya yönelen Nijinsky’nin sanat tarihindeki yeri, önemi ve ağırlığı klasik erkek dansçı imgesini belirsizleştirmesi ve zaman zaman da silmesinden ileri geliyor. Bu anlamda izleyici profilini de değiştiriyor; koltuklardaki heteroseksüellerin sayısı azalıyor. Bir diğer önemli nokta ise Nijinsky’nin, temsillerde bedeni ruhun ve arzunun bir aracı olarak değil, yansıması şeklinde sahneye koyarak dönemin cinsiyet algısına ve ahlak kumkumalarına başkaldırması.</p>
<p>Böylesine önemli işler başarmış ve âdeta zamanın ruhuna direnmiş bu balet, sağlık sorunları nedeniyle çok sevdiği sahnelerden ve yaşamdan uzaklaşıyor. Bu sıkıntılı dönemlerde, İsviçre’de yazdığı günlüklerinde Nijinsky’nin uyumsuzluğunu rahatlıkla görebiliyoruz.</p>
<h3><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="https://static.bianet.org/2026/08/nijinskynin-gunlugu.png" alt="">“Sözlerimde kötülükten eser yok”</h3>
<p>Büyük bir kararlılıkla yazdığı ve uzun yıllar sonra kızı Kyra’nın eşyaları arasında tesadüfen bulunan günlüklerde Nijinsky, kendisiyle ve yaşamına girip çıkan herkesle konuşurken anlaşılmayı bekliyor.</p>
<p>Davranış bozukluğundan mustarip olan ve etrafındaki bazı insanlar tarafından “deli” diye yaftalanan Nijinsky, kendisini huzursuz eden ve mutlu kılan şeyler arasında âdeta bir yolculuğa çıkıyor günlüklerinde. Baletin satırlarında Tanrı’ya duyduğu yakınlık, dans ile devinimi bir arada düşünmesi ve gelgitleri de önemli bir yer tutuyor: <em>“Şeyleri, aklı işin içine karıştırmadan, sadece etle hissederim. Ben et ve duyguyum, etten ve duygudan oluşmuş Tanrı’yım. Hayır, Tanrı değil insanım, dünyayla yalnızca duygu yoluyla ilişki kurmaya zorunlu ve düşünmeye önem vermemeyi becerebilen basit bir insanım. Bilginler beni düşünüp kafa patlatıyorlar ve şaşırıp kalıyorlar. Onların tahminlerinden bir şey çıkacağı yok; hepsi birer saçmalık. Benim rahat bir konuşma biçimim var ve sözlerimde kötülükten eser yok. Tıpkı Dünya’nın yaratılışı gibi, insanın yaratılışı da Tanrı’nın işidir. İnsan onu anlamakta güçlük çeker ama Tanrı kendi kendisini anladığından, insan da onun bir parçası olduğundan, kimi zaman her şeye karşın başarılı olur.”</em></p>
<p>Bazen anlaşılmadığını hisseden Nijinsky’nin başarısının kaynağında şaşırtmanın yanı sıra özgün sanatçılığı yatıyor. Bunu anlatırken kendisini ilahlaştırmaktan da çekinmeyen, ihtiyaçlarının, korkularının ve tedirginliklerinin anlaşılmasını isteyen Nijinsky, “harika çocuk değilim, doğuştan duyarlı bir adamım” diyor. Çok para kazanma arzusundan söz ediyor, sonra parayı lanetleyip “gereksinim duyduğum tek şey sevgi” diyor. Dönem dönem kopup ardından bir araya geldiği, “kokuşmuş adam” diye nitelediği; yaşamının önemli bir bölümünü etkileyen ve günlüğü kaleme aldığı tarihlerden sonra da etkileyecek Diaghilev’le ilgili epey yazıyor günlüğüne: <em>“Diaghilev kendisini sanatların tanrısı gibi görüyor. Ona meydan okumak istiyorum. O zaman dünya bundan söz edecek; çünkü Diaghilev’in tüm düşüncelerinin, saçmalığın daniskası olduğunu göstermeyi arzuluyorum. Bunu insanlara kanıtlamak benim için çocuk oyuncağı. Onunla aralıksız beş yıl çalıştım ve onun tüm hinliklerini, çevirdiği dümenlerdeki tüm incelikleri biliyorum. Birlikte yaşadığımız zamandan sonra, onu kendisinden bile iyi tanıyorum, güçlü yanlarını da zayıflıklarını da biliyorum. Beni korkutmuyor.”</em></p>
<p>Sanatsal hırslar, egolar, kişisel husumetler ve istekler ile yoğrulmuş satırlarında Nijinsky’nin bazı çelişkilerine de tanık oluyoruz. Mesela eşine sadakatinden bahsederken arzuladığı başka kadınları da araya katıyor. Başarılı bulduğu bazı isimleri, sonrasında eleştiri bombardımanına tutması da cabası.</p>
<h3>“İnsanların önemini kavrayamadığı yaşam çetindir”</h3>
<p>Tedavi gördüğü kliniklere ve kendisiyle ilgilenen doktorlara dair gözlemlerinin de yer aldığı günlüklerinde Nijinsky, hatırlama ve hesaplaşma arasında salınıyor. Anımsadığı çocukluğundan kızının çocukluğuna geçtikten sonra dostlarıyla ve dost bildikleriyle didişiyor, en başta tabii ki Diaghilev’le: <em>“Diaghilev’in alçağın teki olduğunu ya da hapishaneye atılması gerektiğini söylemek değil benim derdim ve hatta kendisine kötülük edilmesini de istemem. Onu sevmiyorsam bu, onun bir insan olmadığı anlamına gelmez ve tüm insanlara karşı duyduğum sevgi, onlardan herhangi birine zarar vermemi yasaklar. (...) Diaghilev’e kötülük gelsin hiç istemem, dileğim onu rahat bırakmaları, onu da ötekiler gibi seviyorum. (...) Hataları cezalandıran insan yasaları Diaghilev’e uygulanamaz. Onun zarar verdiği benim, yalnızca ben ve ben ona hiçbir ceza vermiyorum. Herkes kendi hatasını bilmeli ve işte herkesin önünde yaşamımı anlatarak kendimi cezalandırıyorum.”</em></p>
<p>Özgürlüğüne düşkün biri olan ve özgün işler yapmaya uğraşan Nijinsky’nin zaman zaman özgürlükten korktuğunu görüyoruz. Bu gerilim ile birlikte, çocukluğuna ve çalışma hayatına dair aklına gelenler onu öfkelendiriyor. Elbette bir de bahsetmekten pek hoşlanmadığı, klinikte kalmasına yol açan ve satır aralarında yer verdiği patolojik meseleler var. Duygusal gerilimler ve yaşadığı savruluşlar, onu ölüm üzerine yoğun biçimde düşünüp yazmaya da itiyor bu dönemde: <em>“Ölüm ansızın geldi. Gelmesini umuyordum, yaşamak istemiyordum, uzun da yaşamadım. Deli olduğum söyleniyordu ama bana hiç huzur vermemelerine karşın yaşamayı sürdürdüm. Yaşamaktan mutlu olduğum zamanlarda, benim kötü bir adam olduğum söylendi. İşte bu beni ölüm üstüne yazmaya itti.”</em></p>
<p>Kavga etmekten hoşlanmayan ve kavgaların son bulmasını arzulayan Nijinsky, yeryüzünün cehennem olduğunu yazıyor günlüğüne. Savaşların gölgesinde ve insanların savaşmaya hazır olduğu, hatta savaşı romantize ettiği dönemde kaleme aldığı satırlarında ısrarla merhameti ve vicdanı vurguluyor. Sevginin yaşamda daha fazla yer kaplaması gerektiğini düşünüyor, insanların ölmek ve öldürmek yerine gülmesinden yana tavır koyuyor. Sonra yine çelişkiler içine düşüyor:<em> “İnsanların önemini kavrayamadığı yaşam çetindir, kısadır ve canlılık olmazsa yaşam da olmaz. Kendimi eğlendirmek için değil, insanlık için yaşama ve ölüme bir açıklama getirmek için yazıyorum, her ikisini de çok severim. Tanrı istiyorsa ölüm büyüleyici görünebilir; O olmazsa korkunçtur.”</em></p>
<p>Kendini acı çeken ve iyileşme umudu pek bulunmayan biri olarak niteleyen Nijinsky, büyük bir insan ve sanatçı diye anılmayı beklemiyor. Ruhu felce uğramış bir insan olarak anlaşılmayı ve sevilmeyi bekliyor yalnızca. Bu endişeyle ve umutla kaleme kâğıda sarılıyor.</p>
<p>Yaşamın ve ölümün anlamına dair çözümlemeler yapmak, hastalıklarını ve öfkesini aşarak hayatına anlam katmak, hatırlamak ve içinde kalanları anlatmak için günlükler kaleme alan Nijinsky; tüm yorgunluğuna rağmen zihnindekileri azimle kâğıda döküyor. Ruhsal çalkantıları ve rahatsızlığı izin verdiği ölçüde derdini aktarırken günlüklerini, uzun yaşama isteğinin bir yansıması olarak görüyor. Nitekim öyle de oluyor; bu satırlar, ölümünden çok sonra bile baletin adını, tıpkı sanat tarihinde olduğu gibi yaşatıyor.  </p>
<p><a href="https://www.yapikrediyayinlari.com.tr/nijinskynin-gunlugu-2.aspx" target="_blank" rel="nofollow noopener"><strong><em>Nijinsky’nin Günlüğü</em>, Vaslav F. Nijinsky, Çeviren: Orçun Türkay, Yapı Kredi Yayınları, 130 s. </strong></a></p>
<p>(AB/VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:15:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Bugünün operasyon adresi: Vize şirketleri]]></title><link>https://bianet.org/haber/bugunun-operasyon-adresi-vize-sirketleri-322435</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/bugunun-operasyon-adresi-vize-sirketleri.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/bugunun-operasyon-adresi-vize-sirketleri-322435</guid><description><![CDATA[Vize danışmanlığı adı altında randevu sistemlerinde “bot” yazılım kullanan 49 kişi hakkında gözaltı kararı çıkartıldı. MASAK 2,8 milyar TL'lik para hareketi tespit etti.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen vize randevusu soruşturması kapsamında İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir’de eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p>
<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen çalışmada, “vize danışmanlığı” adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin konsolosluklar ile yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerine “bot” olarak adlandırılan yazılımlar aracılığıyla eriştiği iddiası araştırıldı.</p>
<p>Soruşturma makamları, söz konusu yapıların randevuları toplu biçimde alarak kişilerin doğrudan randevu almasını fiilen zorlaştırdığını öne sürüyor.</p>
<h3>“41 bini aşkın kişiden 918 milyon TL tahsil edildi”</h3>
<p>Gürlek’in aktardığına göre soruşturmada, belirli sürelerde vize ya da randevu sağlama garantisi verilerek başvuru sahiplerinden “yazılım”, “danışmanlık” ve “hizmet bedeli” adı altında yüksek tutarlarda para tahsil edildiğine ilişkin bulgular elde edildi.</p>
<p>Taahhüt edilen hizmetin verilmediği durumlarda ücretlerin iade edilmediği ve başvuru sahiplerine ait kişisel verilerin özel dijital sistemlere aktarıldığı da soruşturma kapsamındaki iddialar arasında.</p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının incelemelerine ilişkin bilgi de paylaşan Gürlek, Ocak 2024-Temmuz 2026 döneminde soruşturmaya konu şirket yapılanmalarının hesaplarında 2 milyar 841 milyon TL’yi aşan para hareketi tespit edildiğini açıkladı. 41 bini aşkın kişiden de yaklaşık 918 milyon TL tahsil edildiği tespit edildi.</p>
<p>Tahsilatların önemli bir bölümünün şirket ortakları ve çalışanlarının hesaplarına yönlendirildiği; hesaplarda yoğun nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketleri bulunduğu ileri sürüldü.</p>
<h3>Dijital materyaller inceleniyor</h3>
<p>Soruşturma kapsamında İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir’de toplam 63 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p>
<p>49 şüphelinin yakalanmasına yönelik adli işlem gerçekleştirildi. Aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve belgeler üzerindeki inceleme ise sürüyor.</p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:33:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Barışa giden yolda bir durak: Çerçeve Yasa]]></title><link>https://bianet.org/yazi/barisa-giden-yolda-bir-durak-cerceve-yasa-322434</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/yazi/2026/08/11/barisa-giden-yolda-bir-durak-cerceve-yasa.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/barisa-giden-yolda-bir-durak-cerceve-yasa-322434</guid><description><![CDATA[Yasanın tek başına barışı getirmeyeceğini bilerek hareket etmemiz gerekiyor. Bu noktada, gerek Çerçeve Yasa’ya gerekse sürece ilişkin eleştirel bir bakış açısını muhafaza etmek iyidir.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><em>Özgürlüğe giden bu uzun yolu yürüdüm. Durmamaya çalıştım; bu uzun yol boyunca yanlış adımlar attım. Fakat bu yolda keşfettiğim sır insanın büyük bir tepeye tırmandıktan sonra yalnızca tırmanılacak daha çok tepe olduğunu fark ettiği oldu. Burada bir süreliğine dinlenmek, etrafımı saran harika manzaraya biraz bakmak, arkama dönüp geldiğim mesafeye bakmak için durdum. Ancak yalnızca kısa bir süreliğine dinlenebilirim çünkü özgürlük beraberindeki sorumluluklarla geliyor ve özgürlüğüm için yürümem gereken uzun yol henüz bitmediğinden geç kalmayı göze alamam.</em></p>
<p>Nelson Mandela’nın <em>Özgürlüğe Giden Uzun Yol</em><a href="#_ftn1" target="_blank" rel="noopener" name="_ftnref1">[1]</a> başlıklı otobiyografisi bu şekilde sonlanıyor. Geçen hafta <a href="https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y4/T2/WebOnergeMetni/7a2bdba9-f0eb-4de1-86a2-01dd10713cc4.pdf" target="_blank" rel="noopener">Çerçeve Yasa</a>’nın içeriğini öğrendiğimizde aklıma Mandela’nın bu sözleri geldi. Mandela’nın bu sözleri, Güney Afrika bakımından sürecin resmî olarak tamamlanmasının ardından sarf edilmiyor. Kitaptaki anlatı, Mandela’nın 27 yılın ardından hapisten çıktığı gün bitiyor.</p>
<p>Bu paragraf, Mandela’nın ya da halkının ona seslendiği ismiyle Madiba’nın yaşamını ve mücadelesini bir nevi özetliyor. Nihayetinde Madiba, on yıllar süren çatışmaya dair müzakereleri, barışa giden yolun bir anda tamamlanmayacağını bilerek yürütüyor ve ülkesinde çatışmayı sonlandırıyor.</p>
<p>Güney Afrika’da barış inşası ise bugün bile sürüyor.</p>
<p>Kalıcı barışa giden yolun uzun sürdüğünün Öcalan da farkında. Nitekim İmralı Heyeti’nin, Öcalan ile yaptığı görüşmeye istinaden 3 Ağustos’ta yaptığı <a href="https://www.demparti.org.tr/tr/basina-ve-kamuoyuna/22824/" target="_blank" rel="noopener">açıklama</a> “Bin kilometrelik yol bir adımla başlar” sözleriyle başlıyor. Öcalan’ın bu değerlendirmesi, yasayı bir başlangıç ve uzun bir yolun ilk adımı olarak gördüğünü ortaya koyuyor.</p>
<h3>Yasaya dair eleştiriler, görüşler</h3>
<p>TBMM’de kabul edilerek yasalaşan metne ilişkin birçok eleştiri yapılabilir ve yapılıyor. Sürecin uzun olması ve çok sayıda yasal düzenleme gerektiren niteliği aşikâr.</p>
<p>Bu bakımdan TBMM’de kabul edilen yasa, barışa giden yolda bir duraktır.</p>
<p>Taslak açıklandığında İnsan Hakları Derneği (İHD) olarak yedi maddeden <a href="https://www.ihd.org.tr/icerik/milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesine-dair-kanun-teklifine-iliskin-gorus-ve-tavsiyelerimiz" target="_blank" rel="noopener">görüşlerimizi</a> kamuoyuyla paylaştık. Sürecin zamana yayılmasını önleyecek tedbirlerin ve suç tarihi ile tipi bakımından yapılan ayrımların, barışa giden yolu kısaltmaya katkı sunacağını ifade ettik. Başta barış talep ettiği için üniversitelerden koparılan Barış Akademisyenleri olmak üzere, ihraç edilen kamu personelinin de yasa da yer alması gerektiğini belirttik.</p>
<p>Sürece açıktan muhalif olanların eleştirileri maalesef daha çok çözüme dair bir öneri sunmuyor. Bu gibi eleştirilere dair en genel yorumum, hak ihlallerinin devam etmesine yol açma riski barındırmalarıdır. Nihayetinde, tüm eksikliklerine rağmen sürecin devam etmesi çatışmalı ortamdan evladır. Cicero’nun da dediği gibi: <em>“En kötü barış, en haklı savaştan iyidir.”</em></p>
<p>Böylesi eleştiriler sadece sürece muhalif olanlar tarafından yapılmıyor.</p>
<p>Örneğin, Hareket Yönetimi imzasıyla yapılan <a href="https://bianet.org/haber/hareket-yonetimi-cerceve-yasa-ciddi-hata-ve-yetersizlikler-tasiyor-322384-yapmazsa-bircok-husus-gerceklesmez/" target="_blank" rel="nofollow noopener">açıklamada</a>, “<em>Bu yasa ciddi hata ve yetersizlikler taşımaktadır. Meclis komisyonunun hazırladığı raporda demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü doğrultusundaki önerileri bu rapora yansıtılmamıştır” </em>değerlendirmesi yapılıyor.<em> </em>Kürt sorununun çözümüne dair eksiklikler barındırdığına dikkat çeken açıklama <em>“yasanın bir başlangıç” </em>olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Yasaya yöneltilen kimi eleştiriler ise sürecin geneliyle ilgili, daha geniş bir çerçeveden yapılıyor. Eleştiriler, iktidarın hak ihlallerine yol açan genel politikalarına dair değerlendirmeler de içeriyor.</p>
<h3>Eleştirel bakış</h3>
<p>Yasanın tek başına barışı getirmeyeceğini bilerek hareket etmemiz gerekiyor. Bu noktada, gerek Çerçeve Yasa’ya gerekse sürece ilişkin eleştirel bir bakış açısını muhafaza etmek iyidir. </p>
<p>Eleştirel bakış, barış sürecindeki yasalarla demokrasi, hukukun üstünlüğü, haklar ve özgürlükler alanındaki ilerlemelerin paralel gitmesini sağlayabilecek bir tutumdur.</p>
<h3>Yasadan beklenti: Uygulama</h3>
<p>Yasalar önemlidir ancak etkili ve doğru bir biçimde uygulanmaları daha da önemlidir. Sıkça dile getirildiği üzere, örneğin Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Osman Kavala, Can Atalay vb. kişilerin tahliyesi için yasal değişikliğe dahi ihtiyaç bulunmuyor. Benzer şekilde, hasta mahpusların tahliyesinin önünde yasal değil, idari engeller bulunuyor.</p>
<p>Yasanın nasıl yorumlandığına ve günlük yaşama nasıl etki ettiğine bakmamız gerekiyor. Çerçeve Yasa’nın uygulanmasındaki izleme kurulları, insan hakları örgütlerinin ve barış alanında çalışan uzmanların katılımına açık olmalı. Sadece barış çalışması yürütenlere ek olarak, bu alanda sözü ve politikası olan barolar, meslek örgütleri, sendikalar, kadın, gençlik, LGBTİ+ ve çevre örgütleri de sürece anlamlı bir biçimde katkı sunabilmelidir.</p>
<p>Bu nedenle İHD açıklamamızda, izleme komisyonunun siyasi ve sivil katılıma açık olmasının sürece olan güveni artıracağını vurguladık.</p>
<p>Benzeri bir görüş, Barış Vakfı’nın TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a hitaben yazdığı <a href="https://barisvakfi.org/baris-vakfindan-tbmm-baskanina-cagri/" target="_blank" rel="noopener">mektupta</a> da belirtiliyor. Barış Vakfı’nın mektubundaki ilgili bölüm şu şekilde: <em><strong>“İzleme Komisyonunun oluşturulması ve çalışmalarının yürütülmesi aşamalarında, çatışma çözümü ve barış inşası alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının bilgi, deneyim ve önerilerinden yararlanılmasını ve bu kuruluşların sürece anlamlı ve etkin biçimde katılımının sağlanmasını öneriyoruz.”</strong></em></p>
<p>İHD ve Barış Vakfı açıklamalarının da vurguladığı üzere, sivil toplum örgütlerinin anlamlı ve etkili katılımı sürece esaslı katkı sunacaktır.</p>
<h3>Süreçten beklenti: Barış ve demokratikleşme</h3>
<p>Özünde bir insan hakları ve demokrasi konusu olan Kürt meselesine yönelik, on yıllarca süren güvenlik temelli politikalar derin tahribatlara yol açtı. Milyonlarca insanı doğrudan etkileyen ve toplumun genelini ilgilendiren böylesi köklü bir meseleyi tek yasayla çözmek ne mümkün ne de gerçekçi.</p>
<p>Siyasal, ekonomik, kültürel, hukuki vb. birçok katmandan oluşan Kürt meselesinin çözümünde esas faktör siyasi iradedir. Meselenin ehemmiyeti nedeniyle, siyasi iradenin izleyeceği politikaların ve atacağı adımların yakından izlenmesi gereklidir.</p>
<p>Bu bakımdan, yasa metnine dair eleştirilerde demokrasi, hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü, toplumsal cinsiyet, işçi hakları vb. alanlarda uzun süredir yaşanan sorunları gündemde tutmak kritik önemdedir.</p>
<h3>Barışa ulaşmak için</h3>
<p>Barışın yolu uzundur.</p>
<p>Barışa ulaşmak, yolda karşılaşılan tıkanma ve engelleri aşacak siyasi irade ve manevra kabiliyeti gerektiriyor. Zira barışa ulaşmak, uzun soluklu bir mücadele ve program gerektiriyor.</p>
<p>Barışın uzun yolunda kılavuz, insan hakları ve özgürlükleridir.</p>
<p>Barışa giden uzun yolda yürümeye devam.</p>
<p><strong>Dipnot:</strong></p>
<p><a href="#_ftnref1" target="_blank" rel="noopener" name="_ftn1">[1]</a> Nelson Mandela, Özgürlüğe Giden Uzun Yol, Çev. Osman İşçi, Alfa Yayınları, 2025, 680 sayfa.</p>
<p>(Oİ/VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:25:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[DEM Parti’den ilk değerlendirme: MGK bir an önce raporunu hazırlamalı]]></title><link>https://bianet.org/haber/dem-partiden-ilk-degerlendirme-mgk-bir-an-once-raporunu-hazirlamali-322432</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/dem-partiden-ilk-degerlendirme-mgk-bir-an-once-raporunu-hazirlamali.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/dem-partiden-ilk-degerlendirme-mgk-bir-an-once-raporunu-hazirlamali-322432</guid><description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Önümüzdeki dönemde barışın bu topraklarda tesis edilmesi için bir ilk adım olarak değerlendiriyoruz" dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen "Çerçeve Yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin ilk değerlendirmesini yaptı.</p>
<a href='/haber/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-322427' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/11/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-1.jpg' alt='TBMM’de &#39;çerçeve yasa&#39; oylaması: Kim &#39;evet&#39;, kim &#39;hayır&#39; dedi?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>TBMM’de 'çerçeve yasa' oylaması: Kim 'evet', kim 'hayır' dedi?</h5>
<div class='date'>11 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, şunları söyledi:</p>
<blockquote>
<p>"Çerçeve yasanın bütün Türkiye'ye ve Türkiye barışına hayırlı olmasını diliyorum. Tabii çok önemli tartışmalar yaşandı bugün Genel Kurulda. Birçok kesim kaygısını da dile getirdi elbette. Bizler de bu yasanın bir çerçeve oluşturmasını ve önümüzdeki dönemde barışın bu topraklarda tesis edilmesi için bir ilk adım olarak değerlendiriyoruz. Bu sebeple de bu yasayı önemli bir biçimde destekledik."</p>
</blockquote>
<p>“MGK bir an önce raporunu hazırlasın”</p>
<p>Yasanın ardından atılacak somut adımların önemine dikkat çeken Hatimoğulları, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<blockquote>
<p>"Bu yasadan sonra esas atılacak somut adımlar çok önemli. Yasanın hayata geçmesi için bir an önce kurulun oluşması, MGK'nın raporunu hazırlayıp Resmi Gazete'de yayınlaması ve böylece yürürlüğe girmesi yasanın çıkması kadar önemli ve hayatidir. Bundan sonra Türkiye'nin demokratikleşmesi için atılacak somut adım ve yapılacak yeni yasalar konusunda daha güçlü adımları parlamentonun açıldığı ilk günlerde bekliyoruz."</p>
</blockquote>
<h3>“Bu yasanın çıkması bir başlangıç”</h3>
<p>Hatimoğulları, "MGK kararının aylar sonrasına, hatta yeni yıla bırakılması ihtimaline" ilişkin ise "Çıkmamasını ümit ediyoruz. Çünkü biz bu çerçeve yasanın, yani bu yasanın çıkmasının bir başlangıç olduğunu her fırsatta ifade ettik" dedi.</p>
<a href='/haber/akp-li-gul-den-cerceve-yasa-aciklamasi-bu-model-bir-ankara-mutabakatidir-322419' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/akp-li-gul-den-cerceve-yasa-aciklamasi-bu-model-bir-ankara-mutabakatidir.jpg' alt='AKP&#39;li Gül&#39;den çerçeve yasa açıklaması: Bu model bir Ankara mutabakatıdır' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>AKP'li Gül'den çerçeve yasa açıklaması: Bu model bir Ankara mutabakatıdır</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>Hatimoğulları, şöyle konuştu:</p>
<blockquote>
<p>"Bir an önce MGK'nın raporunu hazırlayarak bir an önce bunu Resmi Gazete'de yayınlaması cezaevleri, sürgündekiler, silah bırakıp geleceklerin demokratik siyasete katılımının önünün hızla açılması çok önemli. Süreç ne kadar uzarsa, hep ifade etmiştik ya enfekte olur, enfekte olur... Yani bu yasanın çıkması süreci enfekte olmaktan kurtarmaz. Dolayısıyla bu yasanın çıkması son derece hayati ve önemlidir ama uygulanması bir o kadar da hayati ve önemlidir. O yüzden gecikmemeli."</p>
</blockquote>
<h3>“Çok önemli bir sonuç alındı”</h3>
<p>DEM Parti İmralı Heyeti üyesi ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, "Çerçeve Yasa"nın kabul edilmesinin ardından yaptığı kısa değerlendirmede, "Hayırlısı olsun, öyle diyelim. İşimiz uzun, yolumuz uzun" dedi.</p>
<a href='/haber/demirtas-ve-mizrakli-dan-cerceve-yasa-aciklamasi-el-ele-gelecege-yurumek-zorundayiz-322402' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/demirtas-ve-mizrakli-dan-cerceve-yasa-aciklamasi-el-ele-gelecege-yurumek-zorundayiz.jpg' alt='Demirtaş ve Mızraklı&#39;dan &#39;çerçeve yasa&#39; açıklaması: &#39;El ele geleceğe yürümek zorundayız&#39;' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Demirtaş ve Mızraklı'dan 'çerçeve yasa' açıklaması: 'El ele geleceğe yürümek zorundayız'</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç ise oylamaya ilişkin, "Çok önemli bir sonuç alındı. 468 evet büyük bir mutabakatı gösteriyor. Parlamento açısından da inşallah bunun toplumdaki yansıması da böyle olur. Çok sevinçliyiz" diye konuştu.</p>
<h3>“Önemli bir eşik aşıldı”</h3>
<p>Öte yandan DEM Parti'nin sosyal medya hesabında şu paylaşım yapıldı:</p>
<blockquote>
<p>“Tarihi bir süreç olan Barış ve Demokratik Toplum Sürecinde önemli bir eşik aşıldı. “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" kanun teklifi, Meclis Genel Kurulu'nda 468 oyla kabul edildi. Yasanın Barış ve Demokratik Toplum Sürecine hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Eleştirileri ve önerileriyle katkı sunan tüm vekillere ve siyasi aktörlere teşekkürlerimizi sunuyoruz Türkiye ve bölge halkları için Barış ve Demokratik Toplum Sürecinde yükümüz bu saatten sonra daha da ağırlaşmıştır. Bunun farkında olarak mücadelemizi sürdürecek, barışı, demokrasiyi ve eşitliği bu topraklarda kalıcı hale getireceğiz.”</p>
</blockquote>
<p>(FY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:06:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Çerçeve yasa Meclis’ten geçti: Gazeteler “uzlaşma”, “barış” ve “açılım” başlıklarıyla gördü]]></title><link>https://bianet.org/haber/cerceve-yasa-meclisten-gecti-gazeteler-uzlasma-baris-ve-acilim-basliklariyla-gordu-322431</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/cerceve-yasa-meclisten-gecti-gazeteler-uzlasma-baris-af-ve-acilim-basliklariyla-gordu.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/cerceve-yasa-meclisten-gecti-gazeteler-uzlasma-baris-ve-acilim-basliklariyla-gordu-322431</guid><description><![CDATA[İktidara yakın gazeteler düzenlemeyi “tarihi uzlaşma”, “asrın kararı” ve “Terörsüz Türkiye” başlıklarıyla karşılarken, Sözcü, Korkusuz ve Yeniçağ “açılım” ve “af” vurgusuyla karşı çıktı. BirGün ve Cumhuriyet ise barışın demokratikleşmeyle birlikte ele alınması gerektiğini öne çıkardı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu’ndan geçen, “Terörsüz Türkiye” sürecinin yasal çerçevesini oluşturması öngörülen düzenleme, ulusal gazetelerin büyük bölümünde 11 Ağustos 2026’nın birinci sayfa konusu oldu.</p>
<p>Gazeteler aynı Meclis oturumunu aktarırken kullandıkları kavramlarda keskin biçimde ayrıştı. Bir grup gazete oylamayı “tarihi uzlaşma” ve “barış” olarak sunarken, bir grup “PKK’ye af”, “açılım” ve “ihanet” ifadelerini öne çıkardı. Diğer gazetelerde ise düzenlemenin kendisinden çok demokratikleşme, haklar ve sürecin uygulanması öne çıktı.</p>
<h3>Yeni Yaşam: Çerçeve yasa amacına ulaştırılmalı</h3>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/yeni-yasam.jpg" alt=""></p>
<p>Yeni Yaşam çerçeve yasayı Hareket Yönetimi'nin açıklamasından gördü. "Yasa Öcalan'la pratikleşir" manşetini attı.</p>
<p>"Çerçeve yasa gecikmeden demokratikleşmeyi sağlayan yasalar ve uygulamalarla amacına ulaştırılmalıdır" dedi. Ayrıca Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı'nın süreci destekleyen açıklamalarına yer verdi.</p>
<h3>İktidara yakın basın: “Tarihi uzlaşma”, “asrın kararı”</h3>
<p>Hürriyet, birinci sayfasının büyük bölümünü Meclis fotoğrafına ayırdı ve “Tarihi yasada büyük uzlaşma” başlığını kullandı. Gazete, farklı partilerden gelen kabul oylarını “uzlaşma” üzerinden okudu.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/hurriyet.jpg" alt=""></p>
<p>Benzer bir yaklaşım<strong> </strong>Milliyet’te de vardı. Gazete, “Rekor katılım, rekor uzlaşma” manşetiyle çıktı; Meclis’teki yüksek katılımı ve kabul oylarını düzenlemenin temel anlamı olarak öne çıkardı.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/milliyet.jpg" alt=""></p>
<p>Türkiye gazetesi ise çok daha iddialı bir ifadeyi tercih etti: “Asrın kararı”. Gazete, düzenlemeyi “Terörsüz Türkiye için büyük mutabakat” olarak niteledi ve oylamayı uzun yıllardır devam eden Kürt meselesinin çözümüne yönelik tarihsel bir dönemeç olarak sundu.</p>
<p>Akşam, “Terörsüz Türkiye’de uzlaşma”, Türkgün ise “Terörsüz Türkiye’ye merhaba” manşetiyle düzenlemeye güçlü destek verdi.</p>
<p>Takvim de aynı çizgideydi. Gazetenin manşeti “Türkiye tarih yazıyor” oldu. Düzenleme “50 yıllık pranganın kırılması” ve yeni dönemin hukuki zemininin hazırlanması ifadeleriyle anlatıldı.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/takvim.jpg" alt=""></p>
<p>Sabah ana manşetini Cumhurbaşkanlığı sisteminin yıldönümüne ayırırken, çerçeve yasayı “Meclis’ten Milli Dayanışma Yasası’na rekor onay” başlığıyla duyurdu.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/sabah.jpg" alt=""></p>
<p>Yeni Şafak'ın ana gündemi Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerdi. Çerçeve yasa ise ilk sayfada “Terörsüz Türkiye’ye bir adım daha” başlığıyla olumlu bir çerçevede yer aldı.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/yeni-safak-1.jpg" alt=""></p>
<p>Milat da Meclis’teki düzenlemeyi “Hedef: Terörün tamamen tasfiyesi” başlığıyla verdi. Gazete, yasa ile şehit aileleri ve gazilere getirilen yeni hakları da öne çıkardı.</p>
<h3>Nefes: “Çok sesli barış”</h3>
<p>Nefes, iktidara yakın gazetelerden farklı bir siyasi hatta bulunmasına rağmen düzenlemeyi uzlaşma ve barış ekseninde gördü.</p>
<p>Gazete<strong> </strong>“Çok sesli barış” manşetiyle çıktı. AKP, MHP, CHP, DEM Parti, Yeni Parti, TİP ve Saadet Partisi’nden gelen destekleri sıralayan gazete, Meclis’te “barış için büyük bir uzlaşma” oluştuğu değerlendirmesini yaptı.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/nefes.jpg" alt=""></p>
<h3>Sözcü ve Korkusuz: “Af” ve “açılım” eleştirisi</h3>
<p>Sözcü, düzenlemeye karşı en sert manşetlerden biriyle çıktı. “Açılım kervanı yolda düzülecek.” başlığını attı.</p>
<p>Gazete, silahların kim tarafından, nerede ve nasıl teslim edileceği gibi başlıkların belirsiz olduğunu savundu. Meclis’te kabul edilen düzenlemeden çok, bundan sonraki uygulama sürecindeki soru işaretlerine odaklandı.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/sozcu-1.jpg" alt=""></p>
<p>Korkusuz ise düzenlemeye destek veren siyasi partileri doğrudan hedef aldı: “Evet diyenleri millet de tarih de affetmeyecek.”</p>
<p>Üst başlığında düzenlemeyi “PKK’lı hainlere af yolunu açacak yasa” olarak tanımlayan gazete, ölen askerlerin ailelerinin tepkilerini de birinci sayfasına taşıdı.</p>
<p>Tavır da benzer bir çizgide, özellikle muhalefetten gelen destek oylarını hedef aldı. Gazete “AKP’ye verdi veriştirdi sonra da evet dedi... Ve ayağına sıktı!” manşetiyle çıktı.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/tavir.jpg" alt=""></p>
<h3>Yeniçağ'dan “Yetmez ama evet” göndermesi</h3>
<p>Yeniçağ, düzenlemeye karşı çıkarken 2010 anayasa referandumuna gönderme yaptı. “Çekincelerimiz var ama evet diyoruz” tutumunu eleştirdi ve düzenlemenin Sevr Antlaşması’nın yıldönümünde kabul edilmesini de özellikle vurguladı.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/yenicag-1.jpg" alt=""></p>
<h3>BirGün: “Çerçeve’den çıkmak lazım”</h3>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/birgun-1.jpg" alt=""></p>
<p>BirGün ise tartışmayı “teröre destek-teröre karşı mücadele” ikiliğinin dışında kurdu.</p>
<p>Gazete “‘Çerçeve’den çıkmak lazım” manşetini attı ve iktidarın Kürt sorununu demokratikleşme ekseninden uzaklaştırarak “rejimi tahkim etmenin aracına” dönüştürdüğünü kaydetti.</p>
<p>SOL Parti, TİP, EMEP ve çeşitli siyasi aktörlerin değerlendirmelerine yer verildi. Ortak vurgu, sorunun hak ve özgürlükler ile demokratikleşme temelinde ele alınması gerektiğiydi.</p>
<h3>Cumhuriyet: “Barışın koşulu demokrasi”</h3>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/cumhuriyet.jpg" alt=""></p>
<p>Cumhuriyet de düzenlemeye kategorik bir “evet-hayır” çerçevesinden yaklaşmadı.</p>
<p>Gazete, “Barışın koşulu demokrasi” manşetiyle çıktı. Düzenlemenin Sevr Antlaşması’nın yıldönümünde görüşülmesine ilişkin tartışmaları da başlığının üzerine taşıdı.</p>
<p>Cumhuriyet, Yeni Parti içindeki görüş ayrılıklarına, ek görüşlerde dile getirilen demokratikleşme taleplerine ve muhalefetin sürece ilişkin çekincelerine geniş yer ayırdı.</p>
<h3>Karar 'anayasa' tartışmasına dikkat çekti</h3>
<p><strong><img src="https://static.bianet.org/2026/08/karar-1.jpg" alt=""></strong></p>
<p>Karar gazetesinin manşeti ise doğrudan yasanın kabulünden çok sonrasında yaşanabilecek siyasi tartışmaya odaklandı. “Süreçte ‘anayasa’ sinyali” başlığını attı.</p>
<p>Gazete, düzenlemenin ardından anayasa değişikliği ve referandum tartışmalarının yeniden gündeme geldiğine dikkat çekti. Böylece oylamayı nihai bir sonuçtan çok yeni bir siyasi sürecin başlangıcı olarak okudu.</p>
<h3>Evrensel: Eleştiriler sürüyor</h3>
<p><strong><img src="https://static.bianet.org/2026/08/evrensel-1.jpg" alt=""></strong></p>
<p>Evrensel, çerçeve yasayı ana manşetine taşımadı. Gazetenin üst başlığında “Çerçeve yasa Meclis’ten geçti, eleştiriler sürüyor” ifadesi yer aldı.</p>
<p>Evrensel’in birinci sayfadaki ağırlıklı gündemi ise Elazığ’daki madencilerin ücret ve tazminat talepleri nedeniyle gözaltına alınmasıydı.</p>
<h3>Milli Gazete’den “şartlı destek”</h3>
<p><strong><img src="https://static.bianet.org/2026/08/milli-gazete-1.jpg" alt=""></strong></p>
<p>Milli Gazete, Saadet Partisi’nin yaklaşımını öne çıkardı.</p>
<p>Gazete “İhtiyacımız olan ‘Yaşanabilir Türkiye’dir” başlığını kullandı ve Saadet Partisi’nin düzenlemeye verdiği desteğin “koşulsuz bir siyasi destek” olmadığı mesajını manşetine taşıdı.</p>
<a href='/haber/cerceve-yasa-kanun-teklifi-tbmm-den-gecti-322424' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/cerceve-yasa-kanun-teklifi-tbmm-den-gecti.jpeg' alt='"Çerçeve yasa" kanun teklifi TBMM&#39;den geçti' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>"Çerçeve yasa" kanun teklifi TBMM'den geçti</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>
<a href='/haber/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-322427' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/11/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-1.jpg' alt='TBMM’de &#39;çerçeve yasa&#39; oylaması: Kim &#39;evet&#39;, kim &#39;hayır&#39; dedi?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>TBMM’de 'çerçeve yasa' oylaması: Kim 'evet', kim 'hayır' dedi?</h5>
<div class='date'>11 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kuşadası Belediyesi soruşturmasında 14 kişi tutuklandı]]></title><link>https://bianet.org/haber/kusadasi-belediyesi-sorusturmasinda-14-kisi-tutuklandi-322430</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/kusadasi-belediyesi-sorusturmasinda-14-kisi-tutuklandi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kusadasi-belediyesi-sorusturmasinda-14-kisi-tutuklandi-322430</guid><description><![CDATA[Tutuklananlar arasında belediye başkanının özel kalem müdürü, CHP'li meclis üyesi, mimar, harita mühendisi, tekniker, muhasebeci ve iş insanları var.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kuşadası Belediyesi ile bağlantılı "rüşvet" ve "irtikap" suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 14 kişi tutuklandı.</p>
<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun Kuşadası Belediyesi ile bağlantılı olarak "rüşvet" ve "irtikap" suçlarına ilişkin yürütülen soruşturması kapsamında gözaltına alınan 15 kişinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p>
<p>Devam eden soruşturmada 2 kişinin daha sonra gözaltına alındığı öğrenildi. Soruşturmada hakkında gözaltı kararı bulunan 4 kişi ise aranıyor.</p>
<p>Gözaltındaki 17 kişi sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından da nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.</p>
<p>Hakimlik, Özel Kalem Müdürü Şebnem Kars Şenol, CHP Meclis Üyesi Ali Kotan, Kooperatif Yönetim Kurulu Üyesi Kağan Özcan, belediye personeli Ercüment Duman, mimar Cumhur Ulusoy, harita mühendisi Hasan Hüseyin Demirkol, tekniker Atıl Ulaş Bengi, muhasebeci Ertan Sözmener, iş insanları Şakir Eviz, Emrah Temel ve Yusuf Yazıcı, otel sahibi Hakan Tanır ile inşaat firması sahipleri Resul Mert Çiftçi ve Oğuz Ali Helvacı'nın tutuklanmasına karar verdi.</p>
<p>İş insanı Macit Günel hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı", İsmail Yurtseven ile Şefik Çalık hakkında da "imza yükümlülüğü" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol hükümleri uygulandı.</p>
<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada CHP’li Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel 16 Mart’ta tutuklanmıştı.</p>
<p>Savcılık şüphelileri "rüşvet" ve "irtikap" ile suçluyor.</p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:22:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kolombiya'daki 7,4'lük depremde can kaybı 132'ye yükseldi]]></title><link>https://bianet.org/haber/kolombiya-daki-7-4-luk-depremde-can-kaybi-132-ye-yukseldi-322429</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/kolombiya-da-7-4-buyuklugundeki-depremde-olenlerin-sayisi-132-ye-yukseldi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kolombiya-daki-7-4-luk-depremde-can-kaybi-132-ye-yukseldi-322429</guid><description><![CDATA[Güney Amerika ülkesini sarsan 7,4 büyüklüğündeki deprem sonrası en fazla can kaybı Pereira'da yaşandı. Yetkililer kayıp 188 kişi için çalışmalarını sürdürüyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Güney Amerika ülkesi Kolombiya'da dün meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 132'ye yükseldi.</p>
<p>Kolombiya Başkentler Birliği (Asocapitales), ülkeyi vuran 7,4 büyüklüğündeki depremin ardından son duruma ilişkin açıklamada bulundu. Depremde ölenlerin sayısını 132 olarak bildirirken 700'den fazla kişinin ise yaralandığını duyurdu.</p>
<p>Ulusal basına göre, depremde en fazla can ve mal kaybının yaşandığı Pereira, Cali, Quibdo, Manizales ve Armenia'da kırmızı alarm ilan edilirken, söz konusu kentlerde güvenlik gerekçesiyle sokağa çıkma yasağı uygulamaya konuldu.</p>
<p>Arama-kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdüğü kentler arasında en fazla can kaybı, 60 kişinin hayatını kaybettiği Pereira'da yaşandı.</p>
<p>Basına göre, 188 kişi için kayıp başvurusunda bulunulurken, can kaybının daha da artmasından endişe ediliyor.</p>
<p>Ülkenin üçüncü büyük kenti Cali'de deprem nedeniyle bazı yolların çöktüğü ve 10 hastanenin hizmet veremediği bildirilirken, başkent Bogota ile Medellin'den arama-kurtarma ekipleri bölgeye destek için sevk edildi.</p>
<p>Quibdo ve Manizales'te ise deprem, su, elektrik, telekomünikasyon ve ulaşım hizmetlerinde kesintilere neden oldu.</p>
<h3>Cali'de sokağa çıkma yasağı ilan edildi</h3>
<figure class="image"><img src="https://static.bianet.org/2026/08/deprem.jpg" alt="">
<figcaption>Fotoğraf: <span style="font-size: 16px;">Alexis Munera / AA</span></figcaption>
</figure>
<p>Cali Belediye Başkanı Alejandro Eder, basına yaptığı açıklamada, güvenlik ve yağma olaylarını önlemek amacıyla sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini, kararın acil durum ve kurtarma ekiplerinin çalışmalarını daha güvenli ve hızlı yürütmesini sağlamak için alındığını söyledi.</p>
<p>ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), merkez üssü Kolombiya'nın batısındaki San Jose del Palmar kasabasının yaklaşık 5 kilometre doğusunda 7,4 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıklamıştı.</p>
<h3>Venezuela, Ekvador ve Panama'da da hissedilmişti</h3>
<p>Deprem, Kolombiya'nın yanı sıra Venezuela, Ekvador ve Panama'nın çeşitli bölgelerinde de hissedilmişti.</p>
<p>Merkezi Venezuela'da bulunan Telesur internet sitesinin haberine göre, Kolombiya'daki deprem nedeniyle Venezuela'da bazı binaların dış cepheleri kısmen yıkıldı, bir katedral ve bir havalimanı hasar görmüştü.</p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 08:51:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[TBMM’de 'çerçeve yasa' oylaması: Kim 'evet', kim 'hayır' dedi?]]></title><link>https://bianet.org/haber/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-322427</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/11/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-1.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-322427</guid><description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” kabul edildi. Oylamada 467 milletvekili 'evet', 87 milletvekili 'hayır', 7 milletvekili ise 'çekimser' oy kullandı. 31 milletvekili oylamaya katılmadı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen 'çerçeve yasa' teklifinin oylamasında 561 milletvekili oy kullandı. Teklif, 467 kabul oyuna karşılık 87 ret ve 7 çekimser oyla kabul edildi.</p>
<p>Oylama sonuçlarına göre iktidar ortağı partiler teklif lehine oy kullanırken, muhalefet partilerinde farklı tutumlar ortaya çıktı. AKP, MHP ve DEM Parti milletvekillerinin tamamına yakını kabul oyu verirken, CHP grubunda hem kabul hem ret oyları çıktı. YENİ Parti’de de kabul ve çekimser oylar kullanıldı.</p>
<a href='/haber/cerceve-yasa-kanun-teklifi-tbmm-den-gecti-322424' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/cerceve-yasa-kanun-teklifi-tbmm-den-gecti.jpeg' alt='"Çerçeve yasa" kanun teklifi TBMM&#39;den geçti' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>"Çerçeve yasa" kanun teklifi TBMM'den geçti</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>
]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 08:04:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Sorun dedektörsüz okullar mı, değersizleşen eğitim mi?]]></title><link>https://bianet.org/yazi/sorun-dedektorsuz-okullar-mi-degersizlesen-egitim-mi-322420</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/yazi/2026/08/10/sorun-dedektorsuz-okullar-mi-degersizlesen-egitim-mi.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/sorun-dedektorsuz-okullar-mi-degersizlesen-egitim-mi-322420</guid><description><![CDATA[Elbette güvenlik tedbirleri gereksiz değildir. Hiç kimse okulların kontrolsüz olmasını savunamaz. Risk taşıyan bölgelerde güvenlik personelinin bulunması, giriş çıkışların denetlenmesi ve teknolojik tedbirlerin alınması önemlidir. Ancak bunların hiçbiri tek başına çözüm değildir.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><em>"Bir toplum, okullarına dedektör koymaya başladığında değil; çocuklarına değer vermeyi unuttuğunda tehlike başlamıştır."</em></p>
<p>Yeni eğitim-öğretim yılına sayılı günler kala kamuoyuna önemli bir karar açıklandı. Son dönemde okullarda yaşanan üzücü şiddet olaylarının ardından İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının koordinasyonunda Türkiye genelindeki okullarda dedektörlü güvenlik sistemi kurulacağı, ayrıca İŞKUR aracılığıyla 30 bin güvenlik görevlisinin görevlendirileceği duyuruldu. Güvenlik personeline okul girişlerinde dedektörle arama yapma yetkisi verilmesi de alınan tedbirler arasında yer aldı.</p>
<p>İlk bakışta bu karar, veliler açısından rahatlatıcı görünebilir. Her anne ve baba çocuğunu güvenli bir okula göndermek ister. Her öğretmen huzurlu bir eğitim ortamında görev yapmak ister. Her öğrenci kendisini güvende hissederek eğitim görmek ister. Buna hiç kimsenin itirazı olamaz.</p>
<p>Ancak burada asıl tartışılması gereken konu şu:</p>
<p><strong>Okulları dedektörlerle donatmak, eğitim kurumlarını gerçekten güvenli hâle getirecek mi? Yoksa bu uygulama, yıllardır büyüyen sorunların yalnızca görünen kısmına yapılan bir müdahale mi?</strong></p>
<p>Bugün okul kapılarına dedektör koyuyoruz. Peki, çocuklarımızın zihinlerine ve kalplerine yerleşen öfkeyi hangi dedektör tespit edecek?</p>
<p>Artan akran zorbalığını…</p>
<p>Sosyal medyanın normalleştirdiği şiddeti…</p>
<p>Parçalanan aile yapılarının çocuklar üzerindeki etkisini…</p>
<p>Ekonomik sıkıntılar nedeniyle umutsuzlaşan gençleri…</p>
<p>Sevgisizliği…</p>
<p>Empati eksikliğini…</p>
<p>Psikolojik sorunları…</p>
<p>Değerler erozyonunu…</p>
<p>Bunların hangisini güvenlik görevlileri engelleyebilir?</p>
<p>Dedektörler, metal cisimleri tespit edebilir; ancak nefreti tespit edemez.</p>
<p>Güvenlik görevlileri okul kapısında bekleyebilir; ancak öğrencinin içine düştüğü yalnızlığı göremez.</p>
<p>Kameralar koridorları izleyebilir; fakat çocukların sessiz çığlıklarını kaydedemez.</p>
<p>Çünkü şiddet, okul kapısından içeri girmez; çoğu zaman toplumun içinde büyür, ailede şekillenir, dijital dünyada beslenir ve okulda görünür hâle gelir.</p>
<p>Dolayısıyla okulda yaşanan şiddeti yalnızca okulun güvenlik sorunu olarak görmek, meselenin özünü gözden kaçırmaktır.</p>
<p>Bugün eğitim sistemimizin konuşması gereken çok daha temel sorunlar var.</p>
<p>Kalabalık sınıflar…</p>
<p>Öğretmenlerin artan iş yükü…</p>
<p>Rehber öğretmen ve psikolojik danışman yetersizliği…</p>
<p>Değerler eğitiminin giderek zayıflaması…</p>
<p>Aile-okul iş birliğinin istenilen seviyeye ulaşamaması…</p>
<p>Sınav odaklı eğitim anlayışının öğrenciler üzerindeki baskısı…</p>
<p>Çocukların giderek yalnızlaşması…</p>
<p>Dijital bağımlılık…</p>
<p>Akran zorbalığı…</p>
<p>Bu sorunlar çözülmeden yalnızca güvenlik önlemlerini artırmak, hastalığın nedenini değil belirtilerini tedavi etmeye benzer.</p>
<p>Elbette güvenlik tedbirleri gereksiz değildir. Hiç kimse okulların kontrolsüz olmasını savunamaz. Risk taşıyan bölgelerde güvenlik personelinin bulunması, giriş çıkışların denetlenmesi ve teknolojik tedbirlerin alınması önemlidir. Ancak bunların hiçbiri tek başına çözüm değildir.</p>
<p>Çünkü eğitim kurumları, cezaevi mantığıyla yönetilemez.</p>
<p>Bir okulun güvenli olması için önce öğrencinin kendisini o okulun değerli bir parçası olarak hissetmesi gerekir.</p>
<p>Öğretmenin yalnız bırakılmadığı…</p>
<p>Rehberlik servislerinin güçlendirildiği…</p>
<p>Psikolojik destek mekanizmalarının yaygınlaştırıldığı…</p>
<p>Velilerin eğitim sürecine aktif katıldığı…</p>
<p>Sanatın, sporun ve kültürel faaliyetlerin öğrencinin hayatında daha fazla yer bulduğu…</p>
<p>Sevgi, saygı ve sorumluluk duygusunun çocuklara küçük yaşlardan itibaren kazandırıldığı bir eğitim sistemi kurulmadan, okul girişlerine ne kadar dedektör koyarsak koyalım şiddetin önüne kalıcı olarak geçemeyiz.</p>
<p>Bugün birçok gelişmiş ülke okul güvenliğini yalnızca fiziksel tedbirlerle değil; önleyici eğitim politikalarıyla sağlıyor. Sosyal-duygusal öğrenme programları, güçlü psikolojik danışmanlık hizmetleri, erken uyarı sistemleri, aile destek mekanizmaları ve kapsayıcı okul kültürü sayesinde şiddetin ortaya çıkması engellenmeye çalışılıyor. Çünkü asıl başarı, olay gerçekleştikten sonra müdahale etmek değil, olayın hiç yaşanmamasını sağlamaktır.</p>
<p>Eğitim; bilgi aktarmanın ötesinde, karakter inşa etme sürecidir. Eğer çocuklarımıza empatiyi, hoşgörüyü, sabrı, öfke kontrolünü, farklılıklara saygıyı ve birlikte yaşama kültürünü kazandıramıyorsak, okul girişlerine koyduğumuz en gelişmiş güvenlik sistemleri bile bizi gerçek anlamda koruyamaz.</p>
<p>Unutmamak gerekir ki bugün dedektör koyduğumuz okulun kapısından yarın mezun olacak çocuklar, bu ülkenin doktoru, öğretmeni, mühendisi, polisi, hâkimi ve yöneticisi olacaklar. Eğer onları yalnızca kontrol ederek büyütür, fakat anlayarak ve destekleyerek yetiştiremezsek, geleceğin toplumunu güvenlik önlemleriyle değil, korkularımızla inşa etmiş oluruz.</p>
<p>Güvenlik tedbirleri elbette gereklidir; ancak bunlar eğitimin yerine geçemez. Okulları gerçekten güvenli kılacak olan; güçlü bir eğitim sistemi, nitelikli öğretmenler, etkili rehberlik hizmetleri, bilinçli aileler, sağlıklı sosyal politikalar ve çocukların kendilerini değerli hissettikleri bir okul iklimidir.</p>
<p>Çünkü bir toplumun geleceği, okul kapısındaki dedektörlerin sayısıyla değil; sınıfların içinde yetişen vicdanlı, sorumluluk sahibi ve mutlu çocukların sayısıyla güvence altına alınır.</p>
<p><strong><em>Okullarımızın daha fazla dedektöre değil; daha fazla sevgiye, daha fazla rehberliğe, daha fazla adalete ve daha fazla eğitime ihtiyacı vardır. Gerçek güvenlik, demir kapılarda değil; iyi yetişmiş insanlarda saklı.</em></strong></p>
<p>(AÖ/NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 07:50:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İngiltere'nin yüzde 71,3'ünde resmî kuraklık alarmı]]></title><link>https://bianet.org/haber/ingiltere-nin-yuzde-71-3-unde-resmi-kuraklik-alarmi-322425</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/10/ingiltere-nin-yuzde-71-3-unde-resmi-kuraklik-alarmi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/ingiltere-nin-yuzde-71-3-unde-resmi-kuraklik-alarmi-322425</guid><description><![CDATA[İngiltere'de kuraklık ilan edilen bölgelerin sayısı yeniden artırıldı. Son kararla ülke topraklarının yüzde 71'i resmen kuraklık kapsamına alınırken, etkilenen bölgelerde yaşayan nüfus 45 milyona ulaştı. Çevre örgütleri sorunun kaynağında büyüme modelinin yattığını söylüyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Yağmuruyla özdeşleşen Birleşik Krallık, son yılların en ağır kuraklıklarından biriyle karşı karşıya. Reuters'in haberine göre, İngiltere Çevre Ajansı koordinasyonunda toplanan Ulusal Kuraklık Grubu, East Midlands, Lincolnshire ve Northamptonshire, Kent ile East Sussex ve Solent-South Downs bölgelerini de kuraklık kapsamına aldı. Böylece ülke topraklarının yüzde 71,3'ünde resmen kuraklık ilan edilmiş oldu. </p>
<p>Kuraklığın etkili olduğu bölgelerde yaklaşık 45 milyon kişi yaşıyor. Su kullanımına yönelik kısıtlamaların uygulandığı bölgelerde de 27 milyon kişi var. Yetkililer, nehir debilerinin, yeraltı suyu seviyelerinin ve rezervuarların hızla gerilemeye devam ettiğini, anlamlı ve sürekli yağışlar görülmedikçe koşulların daha da ağırlaşabileceğini belirtiyor. </p>
<h2>Kuraklık artık olağanüstü değil</h2>
<p>Bu yıl İngiltere beşinci sıcak hava dalgasını yaşarken, 2026 Temmuz'u son 190 yılın en kurak temmuzlarından biri olarak kayda geçti. Güneydoğu İngiltere'nin bazı kesimleri yağış normallerinin yalnızca yüzde 1'ini aldı. Uzmanlara göre bu durum tarım üretimini, içme suyu kaynaklarını, sulak alanları ve yaban hayatını aynı anda tehdit ediyor. Nehirlerdeki düşük su seviyeleri balıklar ve amfibiler için yaşam alanlarını daraltırken, kuruyan bitki örtüsü orman yangını riskini de artırıyor.</p>
<div class="box-1">
<h2>"Sorun yalnızca iklim değil, ekonomik tercih"</h2>
<p>İngiltere'deki çevre hareketleri ise krizin yalnızca meteorolojik nedenlerle açıklanmasına itiraz ediyor. Friends of the Earth, hükümetin iklim değişikliğine uyum politikalarının yetersiz kaldığını, aşırı sıcaklar, kuraklık ve sellerin artık "istisna değil, yeni normal" haline geldiğini belirtiyor. Örgüte göre sorun yalnızca sera gazı emisyonlarını azaltmak değil; kentlerin, tarımın ve su yönetiminin de iklim krizine göre yeniden planlanması. </p>
<p>Çevre örgütleri, kuraklığın etkisini ağırlaştıran üç yapısal soruna dikkat çekiyor:</p>
<p><span style="background-color: rgb(241, 196, 15);"> ■ </span> Fosil yakıtlara dayalı büyüme modeli, iklim krizini hızlandırıyor.</p>
<p><span style="background-color: rgb(241, 196, 15);"> ■ </span> 1989'da özelleştirilen su şirketlerinin, onlarca yıldır yeni rezervuar ve şebeke yatırımlarını yeterince yapmaması nedeniyle her gün milyarlarca litre su sızıntılarla kaybediliyor.</p>
<p><span style="background-color: rgb(241, 196, 15);"> ■ </span> Yoğun endüstriyel tarım ve yüksek su tüketimine dayalı üretim modeli, nehirler ve yeraltı suyu üzerindeki baskıyı artırıyor.<a href="https://www.theguardian.com/uk-news/live/2026/aug/10/england-drought-declared-another-summer-heatwave-hot-weather-latest-news-updates?utm_source=chatgpt.com" target="_blank" rel="noopener"> </a></p>
</div>
<h2>"Yağmur ülkesi" su kriziyle yüzleşiyor</h2>
<p>İngiltere, Sanayi Devrimi'nin doğduğu ve fosil yakıtlara dayalı endüstriyel büyümenin simgesi olan ülkelerden biri. Ekoloji hareketi, bugün yaşanan kuraklığı yalnızca mevsimsel bir felaket olarak değil, iki yüzyıllık üretim ve tüketim modelinin doğal sınırlarına ulaşmasının göstergesi olarak değerlendiriyor. Onlara göre çözüm, daha fazla su tasarrufu çağrısı yapmakla sınırlı olamaz; enerji, tarım ve su politikalarının doğanın taşıma kapasitesini esas alacak biçimde yeniden kurulması gerekiyor. </p>
<div class="box-1">
<h3><span style="color: rgb(126, 140, 141);">Bilgi kutusu |</span> "Kuraklık ilanı" ne anlama geliyor?</h3>
<p>İngiltere'de kuraklık ilanı, yağış azlığı nedeniyle su kaynaklarının olağanüstü baskı altına girdiğinin resmen kabul edilmesi anlamına geliyor. Bu kararın ardından su şirketleri bahçe sulama ve araç yıkama gibi faaliyetlere kısıtlama getirebiliyor; tarımsal sulama izinleri gözden geçiriliyor ve çevresel koruma önlemleri sıkılaştırılıyor. Kuraklık ilanı aynı zamanda hükümet ve yerel yönetimlerin su arzı, tarım ve doğal yaşam için acil tedbirler almasını sağlayan hukuki süreci de başlatıyor.</p>
</div>
<p>(AEK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 10 Aug 2026 23:14:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA["Çerçeve yasa" kanun teklifi TBMM'den geçti]]></title><link>https://bianet.org/haber/cerceve-yasa-kanun-teklifi-tbmm-den-gecti-322424</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/10/cerceve-yasa-kanun-teklifi-tbmm-den-gecti.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/cerceve-yasa-kanun-teklifi-tbmm-den-gecti-322424</guid><description><![CDATA[Yasanın 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla kabul edilmesinin ardından TBMM 1 Ekim'e kadar tatile girdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Meclis Genel Kurulu’nda yapılan görüşmeler sonucunda Çerçeve Yasa olarak adlandırılan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifi oy çokluğuyla kabul edildi.</p>
<a href='/haber/tbmm-genel-kurulu-nda-cerceve-yasa-gorusmeleri-322395' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/tbmm-genel-kurulu-nda-cerceve-yasa-gorusmeleri.png' alt='TBMM Genel Kurulu&#39;nda &#39;çerçeve yasa&#39; görüşmeleri' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>TBMM Genel Kurulu'nda 'çerçeve yasa' görüşmeleri</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>Yasa 467 kabul, 87 ret, 7 çekimser oy ile kabul edildi. Görüşmelerin bitmesinin ardından Meclis 1 Ekim tarihine kadar tatile girdi.</p>
<p>PKK'nin silah bırakması sürecinin yasal çerçevesini oluşturması öngörülen ve “Çerçeve Yasa” olarak adlandırılan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi Meclis Genel Kurulu’nda yapılan görüşmeler sonucunda oy çokluğuyla kabul edildi.</p>
<a href='/haber/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-322427' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/11/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-1.jpg' alt='TBMM’de &#39;çerçeve yasa&#39; oylaması: Kim &#39;evet&#39;, kim &#39;hayır&#39; dedi?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>TBMM’de 'çerçeve yasa' oylaması: Kim 'evet', kim 'hayır' dedi?</h5>
<div class='date'>11 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>(AEK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 10 Aug 2026 22:43:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İmamoğlu'ndan Özgür Özel'in "çerçeve yasa" kararına destek: "Altına imzamı atıyorum"]]></title><link>https://bianet.org/haber/imamoglu-ndan-ozgur-ozel-in-cerceve-yasa-kararina-destek-altina-imzami-atiyorum-322423</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/10/imamoglu-ndan-ozgur-ozel-in-cerceve-yasa-kararina-destek-altina-imzami-atiyorum.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/imamoglu-ndan-ozgur-ozel-in-cerceve-yasa-kararina-destek-altina-imzami-atiyorum-322423</guid><description><![CDATA[Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, YENİ Parti'nin çerçeve yasaya  "evet" oyu verme kararını destekledi. İmamoğlu, Genel Başkan Özgür Özel'in tutumunun arkasında olduğunu belirtirken, Mansur Yavaş'ın uyarılarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından yaptığı açıklamayla, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin YENİ Parti'nin tutumuna destek <a href="https://x.com/CA_iletisim/status/2086862897536172321" target="_blank" rel="nofollow noopener">verdi</a>. Kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak anılan teklif konusunda Genel Başkan Özgür Özel'in "evet" oyu verme kararını destekleyen İmamoğlu, sürecin demokratik denetim altında yürütülmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<blockquote>
<p>Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in açtığı yeni siyaset yoluna, büyük mücadelesine ve liderliğine inanıyor; bütün uyarıları ile ortaya koyduğu üstün kararlılığı yürekten destekliyorum. Bugün aldığı kararın altına imzamı atıyorum.</p>
</blockquote>
<h3>Özgür Özel: "Öfkemizi milletin geleceğinin önüne koymadık"</h3>
<p>Yeni Parti Genel Başkanı Özel TBMM Genel Kurulu'nda partisinin görüşünü açıklarken şöyle demişti: </p>
<blockquote>
<p>[...] bu yasaya "hayır" deme hakkına en çok biz sahibiz ama bu hakkı milletin barış hakkının önüne koymayan da bizleriz. Komisyonda masadan kalkmadık çünkü o masa Erdoğan'ın masası değildir; o masa milletin barış umutlarının masasıdır, Türkiye'nin hak ettiği kalkınma umudunun masasıdır, Türkiye'de yaşayan etnik kökeni ne olursa olsun bütün gençlerin iyi bir gelecek umudunun masasıdır; öfkemizi milletin geleceğinin önüne koymadık, koymayacağız.</p>
</blockquote>
<h2>Mansur Yavaş'ın uyarılarına vurgu</h2>
<p>İmamoğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in izlediği çizgiyi desteklediğini belirterek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın dile getirdiği çekincelerin de sürecin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.</p>
<blockquote>
<p>"Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in açtığı yeni siyaset yoluna, büyük mücadelesine ve liderliğine inanıyor; bütün uyarıları ile ortaya koyduğu üstün kararlılığı yürekten destekliyorum. Bugün aldığı kararın altına imzamı atıyorum. Kıymetli Başkanımız Sayın Mansur Yavaş'ın dikkat çektiği, uyardığı ve önerdiği bütün tespitlere katılıyor ve önemsiyorum."</p>
</blockquote>
<h2>"İktidarın sicili güven vermiyor"</h2>
<p>İmamoğlu, barış ve demokratik çözüm hedefini desteklediğini belirtirken, iktidarın süreci yönetme biçimine güven duymadığını söyledi. Açıklamasında, çözüm sürecinin güvencesinin TBMM, hukuk ve toplumun iradesi olması gerektiğini ifade etti.</p>
<blockquote>
<p>"Bu iktidarın süreç yönetimi, samimiyeti ve şeffaflık sicili bozuktur. Bu nedenle mücadelemize bir yandan sorunların çözümü için destek ve katkı anlayışıyla devam edecek, diğer taraftan denetleme görevimizi ve milletimizi bilgilendirme gayretimizi en üst seviyede göstereceğiz."</p>
<p>"Bu mesele günlük siyasi hesaplara, kapalı kapılara ve kişisel ikbal arayışlarına bırakılamaz. Sürecin güvencesi şeffaflık, TBMM, hukuk ve milletin iradesidir. Barışı siyasi hesaplara teslim etmeyeceğiz. Siyasi hesaplara duyduğumuz güvensizliğin de barış umudumuzu esir almasına izin vermeyeceğiz."</p>
<p>İmamoğlu, açıklamasında ayrıca Selahattin Demirtaş'ın barış çağrısını "bütünleştirici ve birleştirici" olarak nitelendirirken, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünün demokrasi ve hukuk devleti ilkeleriyle güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
</blockquote>
<p>(AEK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 10 Aug 2026 22:23:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Transfer haberi yapan gazeteci gözaltına alındı]]></title><link>https://bianet.org/haber/transfer-haberi-yapan-gazeteci-gozaltina-alindi-322422</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/10/transfer-haberi-yapan-gazeteci-gozaltina-alindi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/transfer-haberi-yapan-gazeteci-gozaltina-alindi-322422</guid><description><![CDATA[Spor gazetecisi Burhan Can Terzi, Galatasaray’ın Jamal Musiala’yı transfer edeceğine ilişkin haberleri nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma kapsamında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla gözaltına alındı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Burhan Can Terzi, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında bugün (10 Ağustos) gözaltına alındı.</p>
<p>Terzi, ifade işlemleri için İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.</p>
<p>Soruşturmanın, Terzi’nin Bayern Münih forması giyen Jamal Musiala’nın Galatasaray’a transfer olacağı yönündeki haber ve sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili olduğu bildirildi.</p>
<h3>Galatasaray haberi yalanlamıştı</h3>
<p>Terzi, temmuz sonunda Galatasaray’ın Musiala ve Bayern Münih ile anlaşmaya vardığını, futbolcunun kısa süre içerisinde takıma katılacağını öne sürdü.</p>
<p>Galatasaray ise 26 Temmuz’da yaptığı açıklamayla transfer iddiasını yalanladı. Kulüp, Musiala ve Bayern Münih ile anlaşma sağlandığı yönündeki haberlerin “doğru olmadığını” duyurdu.</p>
<p>Terzi, kulübün açıklamasının ardından da haberinin arkasında olduğunu söyledi. Çeşitli yayınlarda, “Ben kellemi koydum bu habere” diyerek transferin gerçekleşeceğine ilişkin iddiasını sürdürdü.</p>
<p>Terzi ayrıca farklı kaynaklardan Musiala’nın Galatasaray kampına katılacağı bilgisini aldığını belirterek haberini kendisinin uydurmadığını söyledi.</p>
<p>Transfer gerçekleşmedi ve Musiala Bayern Münih’te kaldı.</p>
<p>Galatasaray, transfer haberlerinin ardından yaptığı bir başka açıklamada, kulüp hakkında “gerçeği yansıtmayan haberlerin” kasıtlı biçimde dolaşıma sokulduğunu savundu.</p>
<p>Musiala’nın Galatasaray’a transfer olacağı yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu belirten kulüp, söz konusu haberlerin ısrarla gündemde tutulmasının “kamuoyunu yanıltmaya” yönelik olduğunu ileri sürdü.</p>
<p>Terzi hakkında daha sonra Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldı. Adli makamlara sevk edilen Terzi daha sonra serbest bırakıldı.</p>
<div class="box-1">
<h3>Burhan Can Terzi hakkında</h3>
<p>Spor gazetecisi ve yorumcu.</p>
<p>Fotospor, Güneş, Akşam, Türkiye Gazetesi ve Ajansspor’un da aralarında bulunduğu çeşitli medya kuruluşlarında çalıştı. Televizyon kanallarında futbol yorumculuğu da yaptı.</p>
<p>Son olarak kurucuları arasında yer aldığı Sportcell Medya isimli YouTube kanalında içerik üretiyordu.</p>
</div>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 10 Aug 2026 17:39:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[YENİ Parti’de hangi milletvekilleri çerçeve yasaya ‘hayır’ diyecek?]]></title><link>https://bianet.org/haber/yeni-partide-hangi-milletvekilleri-cerceve-yasaya-hayir-diyecek-322421</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/10/yeni-partide-hangi-milletvekilleri-cerceve-yasaya-hayir-diyecek.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/yeni-partide-hangi-milletvekilleri-cerceve-yasaya-hayir-diyecek-322421</guid><description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in milletvekillerinin seçim bölgelerindeki yurttaşların tutumuna göre oy kullanacağını açıklamasının ardından, şu ana kadar en az 42 milletvekili çerçeve yasaya ‘hayır’ diyeceğini sosyal medyadan duyurdu. Oylamada 54 milletvekili 'ret' oyu verdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen ve kamuoyunda ‘çerçeve yasa’ olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, YENİ Parti içinde farklı oy tercihlerine sahne olacak.</p>
<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Kurul’daki konuşmasında kendisinin ve yönetici arkadaşlarının teklife ‘evet’ oyu vereceğini açıklarken milletvekillerinin temsil ettikleri illerdeki yurttaşların hassasiyetlerini, beklentilerini ve kaygılarını dikkate alarak karar vereceklerini söyledi.</p>
<a href='/haber/ozgur-ozel-barisin-onunde-durmayacagiz-322408' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/ozgur-ozel-barisin-onunde-durmayacagiz.png' alt='Özgür Özel: Barışın önünde durmayacağız' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Özgür Özel: Barışın önünde durmayacağız</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>Özgür Özel, “Milletvekillerimiz de seçildikleri illerde millet ne diyorsa ona göre karar verecek, ona göre oy kullanacaktır” dedi. Bunun grubu “kararında serbest bırakmak” anlamına gelmediğini belirten Özel, milletvekillerini “kendi il, bölge ve temsil ettiği toplumsal kesimlerin hassasiyet, beklenti, endişe, umut ve heyecanını dikkate alarak milletin vekili olma sorumluluğuyla” baş başa bıraktığını ifade etti.</p>
<div class="box-13"><em>Özel’in açıklamasının ardından, şu ana kadar Sibel Suiçmez, Deniz Yavuzyılmaz, Salih Uzun, Cemal Enginyurt, Süreyya Öneş Derici, Hasan Öztürk, İzzet Akbulut, İbrahim Arslan, Hikmet Yalım Halıcı, Cumhur Uzun, Murat Çan, Eylem Ertuğ Ertuğrul, Uğur Bayraktutan, Mahmut Tanal, Elvan Işık Gezmiş, Seyit Torun, Şeref Arpacı, Melih Meriç, Ümit Özlale, Mehmet Tahtasız, Fethi Açıkel, Servet Mullaoğlu, Murat Bakan, Mustafa Erdem, İsmail Atakan Ünver, Reşat Karagöz, Barış Karadeniz, Ayhan Barut, Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu, Fahri Özkan, Deniz Yücel, Seda Kaya Ösen, Ednan Arslan, Ayça Taşkent, Aliye Coşar, Gizem Özcan, Aşkın Genç, Suat Özçağdaş, Talat Dinçer, Orhan Sümer, Kayıhan Pala, Tahsin Ocaklı olmak üzere en az 42 YENİ Parti milletvekili ‘hayır’ oyu verdiklerini sosyal medya hesaplarından duyurdu.<strong> YENİ Parti’nin Meclis’te 91 sandalyesi bulunuyor. Oylamaya katılan 89 YENİ Parti’li milletvekilinden 54’ü ret, 35’i kabul oyu verdi.</strong></em></div>
<a href='/haber/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-322427' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/11/tbmmde-cerceve-yasa-oylamasi-kim-evet-kim-hayir-dedi-1.jpg' alt='TBMM’de &#39;çerçeve yasa&#39; oylaması: Kim &#39;evet&#39;, kim &#39;hayır&#39; dedi?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>TBMM’de 'çerçeve yasa' oylaması: Kim 'evet', kim 'hayır' dedi?</h5>
<div class='date'>11 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>
]]></content:encoded><pubDate>Mon, 10 Aug 2026 17:25:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[AKP'li Gül'den çerçeve yasa açıklaması: Bu model bir Ankara mutabakatıdır]]></title><link>https://bianet.org/haber/akp-li-gul-den-cerceve-yasa-aciklamasi-bu-model-bir-ankara-mutabakatidir-322419</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/10/akp-li-gul-den-cerceve-yasa-aciklamasi-bu-model-bir-ankara-mutabakatidir.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/akp-li-gul-den-cerceve-yasa-aciklamasi-bu-model-bir-ankara-mutabakatidir-322419</guid><description><![CDATA[TBMM Genel Kurul’da konuşan AKP Grup Başkan Vekili Abdülhamit Gül, “Diyarbakır Anneleri, Cumartesi Anneleri, barış anneleri kazanacak" dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>“Çerçeve yasa” olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" Meclis'te görüşülüyor. AKP Grup Başkan Vekili Abdülhamit Gül, partisi adına söz aldı.</p>
<p>Gül’ün kürsüde yaptığı konuşmasının tam metni şöyle:</p>
<div class="box-1">
<p>“Sayın Başkanım, Sayın Genel Başkanlar, çok değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, sevgiyle, hürmetle selamlıyorum.</p>
<p>Bugün öncelikle sözlerime başlamadan önce bu vatan için canını veren şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum, gazilerimizi, güvenlik güçlerimizi ve ailelerini Gazi Meclisten saygıyla, hürmetle selamlıyoruz. Bugün terörsüz Türkiye'yi konuşuyorsak gazilerimizin, şehitlerimizin bu süreci çok önemli katkıları var. Onların sayesinde bugün bu süreci konuşuyoruz.</p>
<p>Yine, değerli arkadaşlar, tarih cesur adımlarla ve sarsılmaz iradeyle yazılır. Bugün bir tarih yazıyoruz, bugün tarih Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılıyor, bugün AK PARTİ tarafından yazılıyor, Cumhur İttifakı tarafından yapılıyor, bugün Gazi Meclisimizde tüm milletvekillerimizle bir tarih yazılıyor. Bunun için hepinizi, Gazi Meclisi tebrik ediyorum. Kararlı ve vizyoner liderliğiyle bu süreci aşan ve her zaman bu süreçte yolumuzu açan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, yine siyasette ezberleri bozarak terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda her zaman destek olan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye teşekkürlerimizi arz ediyoruz. Yine, tüm süreçte kolaylaştırıcı desteğiyle Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş'a ve tüm siyasi parti Genel Başkanlarına ve milletvekillerine çok teşekkür ediyoruz.</p>
<p>Bugün bu kanun teklifi, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi 367 milletvekili arkadaşımız tarafından verilmiştir. Bu çok tarihî bir uzlaşmanın, bir siyasal mutabakatın çok önemli bir göstergesidir. Bu aynı zamanda ülkemizde bir güven ve umut ikliminin de yansıması bakımından çok değerlidir; siyaset kurumunun itibarı bakımından da Türk demokrasi tarihine geçmiş çok önemli bir dönüm noktasıdır; bu yüzden yine Gazi Meclis çok önemli bir işlevi ifa etmiştir</p>
<p>Değerli arkadaşlar, bugün kurallı bir dünya düzeninin sonuna geldik. Gerçekten uluslararası sistemin çöktüğü, artık bir çatışmayı çözüme kavuşturamadığı bir dünyayı yaşıyoruz; bunun karnesi Bosna'da, Suriye'de, Lübnan'da ve Gazze'de ortadadır. Önerdikleri sistem insanlığa zulüm ve gözyaşı getirmiştir, barışı sağlayamamıştır. Gramsci "Eski dünya ölüyor, yenisi doğmak için çabalıyor." diyor. Gerçekten de artık yeni bir dünyanın kurulması elzemdir. Bu eski dünya can çekişirken yeni dünya kurulacak, bu yeni dünyanın kuruluşu da işte bugün Gazi Meclisten, Türkiye'den doğacak; bütün dünyaya barışı, küresel adaleti sağlayacak bir adımı bugün konuşuyoruz.</p>
<p>Ülkemiz 50 yıllık, cumhuriyetimiz 100 yaşında; elli yıldır terör prangasıyla Türkiye boğuşmak zorunda bırakıldı ama bizim en büyük gücümüz nedir? Yeni dünyayı kurarken sarsılmaz iç cephemiz; en büyük kalkanımız 86 milyon bir ve beraber olmaktır. Biz sadece bu topraklarda aynı anda nefes alıp vermiyoruz, aynı kıbleye dönüyoruz, aynı rüyaları görüyoruz, aynı şeylere seviniyor, aynı şeylere üzülüyoruz. İstiklal Marşı'mız bir, bayrağımız bir, vatanımız bir ve bizler Malazgirt'te Alparslan'ın safında nasıl bir arada olmuşsak Kudüs'te Salâhaddin Eyyubî'yle beraber omuz omuza olmuşsak, Çanakkale'de, Sakarya'da nasıl omuz omuza olmuşsak, bu cumhuriyeti kurmuşsak bin yıldır duygudaşlığımız, kaderdaşlığımız, kardeşliğimiz kıyamete kadar daha da güçlenerek devam edecek.</p>
<p>Değerli arkadaşlar, Komisyonda büyük bir mutabakatla çalışmamızı yaptık. Bir ortak akıl ve millet mutabakatıyla bu kanun, yol çizildi ve kanun teklifinde -az önce Değerli Grup Başkanımız anlattı, o yüzden o kısmı geçeceğim- 12 maddeden oluşan bu kanun teklifinde PKK/KCK terör örgütü ve bununla bağlantılı tüm oluşumların fiilî varlığına son vermesi, silahların bırakılması, teslim edilmesi, bunun tespit edilmesi güvenlik kurumlarınca, bu tespitin Millî Güvenlik Kurulunca teyit edilmesi, bu teyidin Resmî Gazete'de yayınlanması gibi çok önemli bir kritik eşiği yine Komisyonda mutabakatla yaptık. Dolayısıyla burada bir milletin aklı var, bir siyasal akıl var, Mecliste izleme komisyonuyla da denetimi yine Gazi Meclisin denetim ve işlevine bırakıyoruz.</p>
<p>Değerli arkadaşlar, burada özellikle şunu ifade etmemiz gerekir ki Türkiye Büyük Millet Meclisi süreci izleyecek, bahsettiğimiz bir kurul var. Bu kurul Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında, Millî Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı, Adalet Bakanı, MİT Başkanı, Cumhurbaşkanı ve MGK Genel Sekreterliği tüm bu kurulun çalışmalarını izlemek üzere Mecliste bir komisyon kuruyoruz. Az önce de değerli başkanımız bahsetti, burada bizim en büyük hakemimiz milletin ta kendisi. Birçok uluslararası çatışma çözümleri oldu, farklı ülkelerde gelişmeler var ama bunların hiçbiri bizim için bir model değildir. Bu model bir Ankara mutabakatıdır, bir Türkiye mutabakatıdır bir Türkiye modelidir, bütün dünyaya örnek olacak barışın bir modelidir.</p>
<p>Değerli arkadaşlar, burada bir barış değil, bir çatışma, diğer ülkelerde etnik kavgalar oldu, dinî mezhepsel çatışmalar oldu. Ama biz bin yıldır kardeşçe yaşadık, o yüzden burada bir barış değil, toplumsal huzuru, bütünleşmeyi bu anlamda öne çıkaracak bir süreci hep beraber yapacağız. Unutmayalım ki Trabzon'un huzuru neyse İzmir'in neşesi odur, Mardin'in, Van'daki gencin rüyası neyse İstanbul'daki evladımızın da geleceği odur. Bu millet, Türk'üyle Kürt'ü, Alevi'si, Sünni'siyle, Çerkez'iyle Boşnak'ıyla, sayamadığımız bütün zenginliklerle 86 milyon kardeş olarak yolumuza devam edeceğiz. Artık Anadolu'da hiçbir anne Türkçe de ağıt yakmayacak, Kürtçe de ağıt yakmayacak. İbni Haldun ta yıllar önce, yüzyıllar önce ne söylüyor: "Devletlerin gerçek temeli ortak dayanışma duygusuyla güçlenir.” Biz millî dayanışmamızı güçlendirdikçe devlet daha güçlenir, millet daha güçlenir. O yüzden, dayanışmamızı amasız fakatsız bin yıllık kardeşliğimiz ahdimizi daha da güçlendirerek Türk'ün gururu ile Kürt'ün onurunu eş zamanlı olarak dikkate alarak biz yolumuza devam edeceğiz.</p>
<p>Değerli arkadaşlar, kırk yılı aşkın çok ağır bedeller ödedik. Peki, biz bir test koyuyoruz ortaya "Artık terör sona ersin." diyoruz. Çerçeveyi belirledik, kritik eşiği ortaya koyduk; peki, buna karşı çıkanlar hangi tezi ortaya koyuyorsunuz, hangi antitezi ortaya koyuyorsunuz? Terör devam mı etsin, yine anneler ağlasın mı, anneler ağlamaya mı devam etsin, terörsüz Türkiye "terörlü Türkiye" olarak bir elli yıl daha yoluna mı devam etsin?</p>
<p>Değerli arkadaşlar, biz Fırat'ın, Dicle'nin, Sakarya'nın, Meriç'in evlatlarını kurda kuşa yedirmeyeceğiz, bu terör belasına son vereceğiz. Değerli arkadaşlar, Türkiye'ye ayrıca bunun ekonomik maliyeti de yol yapacakken, fabrika yapacakken, okul yapacakken  Türkiye'ye maliyeti 2,3 trilyon dolardır. Elbette maliyetle açıklanmaz ama şunu söylemek lazım: Türkiye'yi bir 3 defa daha yıkıp yeniden inşa etsek o kadar maliyet söz konusu. İşte, tüm bu kaynaklar milletimize üretim, istihdam, fabrika, iş, aş olarak yansıyacak, yeni bir sayfa açılacak. Elbette silahlar susacak, adalet, kardeşlik, hukuk, demokrasi daha güçlü bir sesle yoluna devam edecek. Daha fazla özgürlük siyasetimizde yeni bir nefes alacak, demokrasimiz daha fazla oksijene kavuşacak. Yine, demokratik kurumlar toplumsal dayanışmayla elbette güçlenir, bizler bugün demokrasimizi daha fazla güçlendireceğiz.</p>
<p>Değerli arkadaşlar, etnik ve mezhepsel guruplar üzerinden istikrarsızlık oluşturma çabalarına karşı biz bugün bu ortaya koyduğumuz iradeyle milletimizin kazanacağı bir yola çıkıyoruz. Vatanımız kazanacak, Türk kazanacak, Kürt kazanacak, Arap kazanacak, 86 milyon vatandaşımız kazanacak, Alevi kardeşlerimiz kazanacak, bu coğrafya altında, bu coğrafyada yaşayan herkesin kazanacağı, kaybedenin olmayacağı bir süreç. Çocuklar kazanacak, gençler kazanacak, anneler kazanacak, Diyarbakır Anneleri, Cumartesi Anneleri, barış anneleri kazanacak. Merak etmeyin, annelerin kazandığı yerde herkes kazanacak, hiç kimse kaybetmeyecek.</p>
<p>Değerli kardeşim, Türkiye'de dönemsel olarak korkularla, yeri geldi irtica korkusuyla "Türkiye'ye şeriat gelecek, Türkiye'de şu olacak." diye dindarlar; yeri geldi Kürtler, kendi dilini konuşmak isteyenler "Bu ülkeyi bölmek istiyorlar." diye bölücülük korkusuyla; yeri geldi Aleviler hep ötekileştirildi. Bunun örneklerini yer yer cumhuriyet tarihinde maalesef acı bir şekilde yaşadık.</p>
<p>Tüm bu çalışmaların, bu bariyerlerin, korkuların hepsi, acı hatırası ülkemizde yaşandı; Diyarbakır Cezaevi, köy baskınları, bu ülkede yaşanan isim değişiklikleri, bunların hepsi yaşandı oysa içeride düşman olmaz, suçlu olur ama bir düşman anlayışıyla icabında yanlış uygulamalar oldu ama bizim, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde iktidara geldiğimizde ilk yaptığımız icraat OHAL uygulamasına son vermektir. Kürtçe şarkı, isim yasaklarını ortadan kaldırdık. Bu ülkede Kürtçeye bilinmeyen dil denen anlayışı ortadan kaldırdık. Bin yıldır kadim bir şekilde bu coğrafyada ağıtların yakıldığı, ninnilerin söylendiği Kürtçe bilinmeyen dil değil kadim dildir, bu coğrafyanın asli dilidir, bunu kimse inkâr edemez. Bu anlayışı ortaya koyan çalışmaları, ana dilde savunma hakkını getirdik. Oğluyla cezaevinde konuşamayan...</p>
<p>Sözlerimi toparlarken Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu vizyonla; Sayın Bahçeli'nin, Sayın Genel Başkanın ortaya koyduğu bu vizyonla, sizlerin desteğiyle Türkiye'de yeni bir sayfanın açılacağı dönem hayırlı olsun diyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.</p>
</div>
<p>(FY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 10 Aug 2026 16:47:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA["Bugünü görmek en çok Sırrı Süreyya Önder'in hakkıydı"]]></title><link>https://bianet.org/haber/bugunu-gormek-en-cok-sirri-sureyya-onder-in-hakkiydi-322418</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/10/bugunu-gormek-en-cok-sirri-sureyya-onder-in-hakkiydi.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/bugunu-gormek-en-cok-sirri-sureyya-onder-in-hakkiydi-322418</guid><description><![CDATA[CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, TBMM Genel Kurulu’ndaki “çerçeve yasa” görüşmelerinde, silahların devreden çıkmasının ardından demokratik siyasetin alanının genişletilmesi gerektiğini söyledi: “Artık demokratikleşme zamanıdır.”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, 10 Ağustos 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” kapsamında hazırlanan ve 'çerçeve yasa' olarak da bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin görüşmeleri sırasında söz aldı. Salıcı, konuşmasında Kürt meselesinin silahlardan arındırılması, demokratik siyasetin alanının genişletilmesi ve sürecin demokratikleşme adımlarıyla sürdürülmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Konuşmasına Sırrı Süreyya Önder’i anarak başlayan Salıcı, “Bugünü görmek en çok onun hakkıydı” dedi. Bölgedeki savaş ve siyasi kırılmalara değinen Salıcı, çocuklarının “şiddetin, savaşın uğramadığı bir Türkiye’de” büyümesini istediğini söyledi.</p>
<p>Ortadoğu’da sınırların ve güç dengelerinin değiştiğini belirten Salıcı, dış müdahalelere karşı toplumsal barışın ve Meclis’in önemine dikkat çekti:</p>
<p>“Bu müdahaleleri püskürtmenin yolu toplumsal barıştır; milletin birbirine şüphe dolu gözlerle bakmamasıdır; Meclisin milletin ortak iradesini güçlü biçimde taşımasıdır.”</p>
<a href='/haber/tbmm-genel-kurulu-nda-cerceve-yasa-gorusmeleri-322395' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/tbmm-genel-kurulu-nda-cerceve-yasa-gorusmeleri.png' alt='TBMM Genel Kurulu&#39;nda &#39;çerçeve yasa&#39; görüşmeleri' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>TBMM Genel Kurulu'nda 'çerçeve yasa' görüşmeleri</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Bugün sözü başlatıyoruz”</h3>
<p>Meclis’teki sürecin Kürt meselesinin bütünüyle çözümü anlamına gelmediğini söyleyen Salıcı, “Biz bugün Kürt meselesinin silahlardan arındırılması yönünde tarihî bir adım atıyoruz. Silahın olduğu yerde sözün bir anlamı kalır mı? Biz bugün sözü başlatıyoruz” dedi.</p>
<p>SHP’nin 1989 tarihli Kürt raporunu hatırlatan Salıcı, CHP geleneğinin demokratik çözümün adresi olarak uzun süredir Meclis’i gösterdiğini söyledi. Geçmişte bu yaklaşım nedeniyle partilerine yönelik “terörle işbirliği” suçlamaları yapıldığını belirten Salıcı, iktidar sıralarına seslenerek, “Madem barışın kapısını açıyoruz, sizce de Türkiye’ye bir özür borcunuz yok mu?” diye sordu.</p>
<h3>“Demokratik siyaset genişledikçe şiddetin alanı daralacak”</h3>
<p>Türkiye’nin uzun yıllar birçok meselesini güvenlik ekseninde ele aldığını söyleyen Salıcı, sürecin başarısına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:</p>
<blockquote>
<p>Sürecin gerçek başarısı, silahların kaç adet teslim edildiğiyle değil siyasetin ne kadar genişlediğiyle ölçülmelidir. Demokratik siyasetin alanı genişledikçe şiddet alanı daralacaktır.</p>
</blockquote>
<p>Sürecin bölgesel gelişmelerle başlamış olabileceğini ancak geleceğinin yalnızca güvenlik koşullarına bağlanmaması gerektiğini belirten Salıcı, “Jeopolitik gelişmeler değişken ve dalgalıdır. Demokratik siyaset ise kalıcıdır” dedi. Sürecin devlet politikasına dönüşmesini de bu açıdan “kıymetli ve anlamlı” olarak niteledi.</p>
<a href='/haber/cerceve-yasa-teklifine-mecliste-hangi-parti-nasil-oy-verecek-322411' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/cerceve-yasa-teklifine-mecliste-hangi-parti-nasil-oy-verecek.jpg' alt='‘Çerçeve yasa’ teklifine Meclis’te hangi parti nasıl oy verecek?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>‘Çerçeve yasa’ teklifine Meclis’te hangi parti nasıl oy verecek?</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>AYM, AİHM ve kayyum vurgusu</h3>
<p>Salıcı, silahların devreden çıkmasıyla demokratikleşmenin önündeki gerekçelerin de ortadan kalkması gerektiğini söyledi:</p>
<blockquote>
<p>Artık demokratikleşme zamanıdır. Bizi, Komisyonumuzun raporuna, ‘Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmalıdır’ diye yazdırmak zorunda bırakan zihniyeti değiştirme zamanıdır. Kayyum uygulamalarına veda etme zamanıdır.</p>
</blockquote>
<p>Gazeteciler, sanatçılar ve komedyenler için ifade özgürlüğü çağrısı yapan Salıcı, demokratikleşmenin yalnızca seçimler ve kuvvetler ayrılığıyla sınırlı düşünülemeyeceğini belirtti. Eşit yurttaşlığın güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Salıcı, “Bir yurttaş kendi kimliği nedeniyle eksik muamele gördüğünü düşünüyorsa cumhuriyet henüz tamamlanmamıştır” dedi.</p>
<a href='/haber/demirtas-ve-mizrakli-dan-cerceve-yasa-aciklamasi-el-ele-gelecege-yurumek-zorundayiz-322402' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/demirtas-ve-mizrakli-dan-cerceve-yasa-aciklamasi-el-ele-gelecege-yurumek-zorundayiz.jpg' alt='Demirtaş ve Mızraklı&#39;dan &#39;çerçeve yasa&#39; açıklaması: &#39;El ele geleceğe yürümek zorundayız&#39;' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Demirtaş ve Mızraklı'dan 'çerçeve yasa' açıklaması: 'El ele geleceğe yürümek zorundayız'</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>Konuşmasının sonunda ortak yaşam ve eşit yurttaşlık vurgusu yapan Salıcı şöyle konuştu:</p>
<blockquote>
<p>Biz güçlü devlet istiyoruz ama yurttaşlarının korktuğu değil, yurttaşına güven veren güçlü bir devlet istiyoruz. Biz büyük bir devlet istiyoruz ama yurttaşına büyüklenen değil, yurttaşını büyüten bir devlet istiyoruz.</p>
</blockquote>
<p>Salıcı, “Gelin, hep beraber güvenliği demokrasiyle, devleti yurttaşla, cumhuriyeti özgürlüklerle güçlendirelim” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 10 Aug 2026 16:36:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[TİP’ten çerçeve yasaya şerhli 'evet']]></title><link>https://bianet.org/haber/tipten-cerceve-yasaya-serhli-evet-322415</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/10/tip-cerceve-yasaya-serhlerle-evet-oyu.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/tipten-cerceve-yasaya-serhli-evet-322415</guid><description><![CDATA[Açıklanan bildirgede, iktidarın antidemokratik uygulamalarına, muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlara, Kürt sorununun çözüm sürecine ve ekonomik krize ilişkin değerlendirmeler yer aldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İşçi Partisi (TİP) Parti Meclisi (PM), 8-9 Ağustos tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirdiği toplantının sonuç bildirgesini açıkladı.</p>
<a href='/haber/cerceve-yasa-teklifine-mecliste-hangi-parti-nasil-oy-verecek-322411' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/cerceve-yasa-teklifine-mecliste-hangi-parti-nasil-oy-verecek.jpg' alt='‘Çerçeve yasa’ teklifine Meclis’te hangi parti nasıl oy verecek?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>‘Çerçeve yasa’ teklifine Meclis’te hangi parti nasıl oy verecek?</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>"Saray Rejimi cumhuriyeti fiilen ortadan kaldırdı"</h3>
<p>Bildirgede ilk olarak siyasi rejimin yapısı ve muhalefetin durumu ele alındı. İktidarın karşı devrimci yönelimini yoğunlaştırarak Cumhuriyet’in kurumlarını dönüştürdüğü ve onu fiilen ortadan kaldırdığı savunulan bildirgede, şu ifadelere yer verildi:</p>
<blockquote>
<p> "Yerleşik hale gelen rejim, topluma dönük rıza üretme ihtiyacını bir kenara bırakmıştır ve salt çıplak güçle karşıtlarını etkisiz hale getirmeye devam etmektedir. Özellikle ana muhalefete dönük saldırıları, her gün bir başka belediyeye operasyon düzenlenmesi, belediye başkanlarının tutuklanması, toplumun geniş kesimlerinde öfke uyandırmaktadır. Halk iradesinin gasp edilmesine karşı ortak mücadelemizi sürdüreceğiz."</p>
</blockquote>
<p>Muhalefet cephesinin dağınık halde bulunduğu tespitine yer verilen açıklamada, CHP’deki gelişmeler ve düzen siyasetinin sağcılaşması eleştirildi. TİP'in "Bağımsızlık, Demokrasi, Sosyalizm" çizgisinde bir direniş örgütleme sorumluluğuyla hareket ettiği ifade edildi.</p>
<a href='/haber/bakirhan-kurtler-ayrilmak-istese-burada-olmazdik-322406' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/bakirhan-kurtler-ayrilmak-istese-burada-olmazdik-1.jpg' alt='Bakırhan: Kürtler ayrılmak istese burada olmazdık' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Bakırhan: Kürtler ayrılmak istese burada olmazdık</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Çerçeve yasaya "şerhlerle" evet oyu</h3>
<p>Kürt sorununun çözümünün ülkenin eşitlik ve barış içinde yaşaması için en temel ihtiyaç olduğu vurgulanan bildirgede, Meclis’e sunulan yeni çerçeve yasa teklifi değerlendirildi. Hazırlanan yasa teklifinin kapalı kapılar ardında görüşülmesine ve şeffaflıktan uzak yürütülmesine tepki gösterildi.</p>
<a href='/haber/tbmm-genel-kurulu-nda-cerceve-yasa-gorusmeleri-322395' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/tbmm-genel-kurulu-nda-cerceve-yasa-gorusmeleri.png' alt='TBMM Genel Kurulu&#39;nda &#39;çerçeve yasa&#39; görüşmeleri' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>TBMM Genel Kurulu'nda 'çerçeve yasa' görüşmeleri</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>Yasanın kişiler arasında eşitlik ilkesine aykırılıklar içermesi, bazı yargısal yetkilerin yürütmeye bağlı kurullara devredilmesi ve siyaset yasakları getirmesi eleştirilmekle birlikte, TİP’in Meclis’teki oy tutumu şu sözlerle duyuruldu:</p>
<blockquote>
<p>"Söz konusu çerçeve yasa silahların susmasını ve demokratik siyaset yapmayı isteyen muhataplarının, şerhleriyle birlikte onay verdiği bir düzenlemedir. Biz de şerhlerimizle birlikte bu onayı dikkate alıyoruz. Ayrıca TBMM’nin çözüm zemini olarak görülmesini başından beri dile getirmemiz ve barış yolunda atılacak somut adımlara destek vereceğimizi sürecin başında ilan etmemiz nedeniyle çerçeve yasaya sıraladığımız eksiklikler ve eleştiriler şerh olmak üzere evet oyu kullanacağımızı kamuoyuyla paylaşmak isteriz."</p>
</blockquote>
<p>Bildirgede ayrıca, kalıcı barışın sağlanması için AYM ve AİHM kararlarına uyulması, kayyum uygulamalarının son bulması, cezaevlerindeki hukuksuzlukların kaldırılması ve Barış Akademisyenleri ile haksızlığa uğrayan KHK’lıların görevlerine iade edilmesi gerektiği belirtildi. İktidarın ömrünü uzatmaya yönelik olası bir Anayasa değişikliği girişimine de geçit verilmeyeceği vurgulandı.</p>
<h3>Siyasal yol haritası ve yoğunlaştırılmış kamp</h3>
<p>Halkın ekonomik sıkıntılar, geçim derdi ve siyasi kaostan bunaldığına dikkat çekilen açıklamada, TİP’in örgütlenme çalışmalarını ve toplumsal mücadele alanlarındaki varlığını derinleştireceği kaydedildi.</p>
<p>Yaz boyunca yürütülen "Bir Yol Var" halk buluşmalarının devam edeceği ve Ağustos ayı sonunda parti yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek yoğunlaştırılmış kampta gelecek dönemin siyasal ve örgütsel yol haritasının netleştirileceği ifade edildi.</p>
<p>(FY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 10 Aug 2026 16:05:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Abdullah Öcalan’ın ailesi ile çektirdiği fotoğrafı paylaşıldı]]></title><link>https://bianet.org/haber/abdullah-ocalanin-ailesi-ile-cektirdigi-fotografi-paylasildi-322412</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/10/abdullah-ocalanin-ailesi-ile-cektirdigi-fotografi-paylasildi.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/abdullah-ocalanin-ailesi-ile-cektirdigi-fotografi-paylasildi-322412</guid><description><![CDATA[DEM Parti Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, Abdullah Öcalan’la 31 Ekim 2025’te İmralı’da yapılan aile görüşmesinde çekilen ve bugüne kadar yayımlanmayan fotoğrafı ilk kez paylaştı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, Abdullah Öcalan’la 31 Ekim 2025’te İmralı’da yapılan aile görüşmesinde çekilen bir fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaştı.</p>
<blockquote class="instagram-media" style="background: #FFF; border: 0; border-radius: 3px; box-shadow: 0 0 1px 0 rgba(0,0,0,0.5),0 1px 10px 0 rgba(0,0,0,0.15); margin: 1px; max-width: 540px; min-width: 326px; padding: 0; width: calc(100% - 2px);" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/p/Db2-zv2ozdr/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div style="padding: 16px;">
<div style="display: flex; flex-direction: row; align-items: center;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; flex-grow: 0; height: 40px; margin-right: 14px; width: 40px;"> </div>
<div style="display: flex; flex-direction: column; flex-grow: 1; justify-content: center;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; margin-bottom: 6px; width: 100px;"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; width: 60px;"> </div>
</div>
</div>
<div style="padding: 19% 0;"> </div>
<div style="display: block; height: 50px; margin: 0 auto 12px; width: 50px;"> </div>
<div style="padding-top: 8px;">
<div style="color: #3897f0; font-family: Arial,sans-serif; font-size: 14px; font-style: normal; font-weight: 550; line-height: 18px;">Bu gönderiyi Instagram'da gör</div>
</div>
<div style="padding: 12.5% 0;"> </div>
<div style="display: flex; flex-direction: row; margin-bottom: 14px; align-items: center;">
<div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; height: 12.5px; width: 12.5px; transform: translateX(0px) translateY(7px);"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; height: 12.5px; transform: rotate(-45deg) translateX(3px) translateY(1px); width: 12.5px; flex-grow: 0; margin-right: 14px; margin-left: 2px;"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; height: 12.5px; width: 12.5px; transform: translateX(9px) translateY(-18px);"> </div>
</div>
<div style="margin-left: 8px;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; flex-grow: 0; height: 20px; width: 20px;"> </div>
<div style="width: 0; height: 0; border-top: 2px solid transparent; border-left: 6px solid #f4f4f4; border-bottom: 2px solid transparent; transform: translateX(16px) translateY(-4px) rotate(30deg);"> </div>
</div>
<div style="margin-left: auto;">
<div style="width: 0px; border-top: 8px solid #F4F4F4; border-right: 8px solid transparent; transform: translateY(16px);"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; flex-grow: 0; height: 12px; width: 16px; transform: translateY(-4px);"> </div>
<div style="width: 0; height: 0; border-top: 8px solid #F4F4F4; border-left: 8px solid transparent; transform: translateY(-4px) translateX(8px);"> </div>
</div>
</div>
<div style="display: flex; flex-direction: column; flex-grow: 1; justify-content: center; margin-bottom: 24px;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; margin-bottom: 6px; width: 224px;"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; width: 144px;"> </div>
</div>
<p style="color: #c9c8cd; font-family: Arial,sans-serif; font-size: 14px; line-height: 17px; margin-bottom: 0; margin-top: 8px; overflow: hidden; padding: 8px 0 7px; text-align: center; text-overflow: ellipsis; white-space: nowrap;"><a style="color: #c9c8cd; font-family: Arial,sans-serif; font-size: 14px; font-style: normal; font-weight: normal; line-height: 17px; text-decoration: none;" href="https://www.instagram.com/p/Db2-zv2ozdr/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" target="_blank" rel="noopener">Ömer Öcalan (@omer_ocalan)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<p>İlk kez yayımlanan fotoğrafta Abdullah Öcalan’ın yanı sıra kardeşi Fatma Öcalan ile yeğenleri Ömer Öcalan, Berfin Öcalan ve Ali Öcalan yer alıyor.</p>
<p>(NÖ)</p><script async="" src="//www.instagram.com/embed.js"></script>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 10 Aug 2026 15:34:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[‘Çerçeve yasa’ teklifine Meclis’te hangi parti nasıl oy verecek?]]></title><link>https://bianet.org/haber/cerceve-yasa-teklifine-mecliste-hangi-parti-nasil-oy-verecek-322411</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/10/cerceve-yasa-teklifine-mecliste-hangi-parti-nasil-oy-verecek.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/cerceve-yasa-teklifine-mecliste-hangi-parti-nasil-oy-verecek-322411</guid><description><![CDATA[AKP, MHP, DSP, DEM Parti ve DBP teklif için ‘evet’ oyu vereceklerini açıkladı. YENİ Parti, Yeni Yol Partisi ve TİP koşullu destek verirken, İYİ Parti ile Demokrat Parti ‘hayır’ diyecek. Yeniden Refah Partisi ise çekimser kalacak.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu’nda, kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin görüşmeleri başladı.</p>
<div class="box-13"><em>Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplanan Genel Kurul’da, AKP’nin, teklifin 10, 11 veya 12 Ağustos birleşimlerinden herhangi birinde görüşmelerinin tamamlanması hâlinde TBMM’nin 1 Ekim’e kadar tatile girmesine ilişkin önerisi kabul edildi.</em></div>
<a href='/haber/tbmm-genel-kurulu-nda-cerceve-yasa-gorusmeleri-322395' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/10/tbmm-genel-kurulu-nda-cerceve-yasa-gorusmeleri.png' alt='TBMM Genel Kurulu&#39;nda &#39;çerçeve yasa&#39; görüşmeleri' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>TBMM Genel Kurulu'nda 'çerçeve yasa' görüşmeleri</h5>
<div class='date'>10 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>TBMM’de 15 siyasi partiye mensup milletvekilleri ile bağımsızlar olmak üzere toplam 592 milletvekili bulunuyor. Meclis tutanaklarına yansıyan konuşmalar ile diğer partilerin açıklamalarından hareketle, grubu bulunan AKP, YENİ Parti, DEM Parti, MHP, CHP ve Yeni Yol Partisi başta olmak üzere siyasi partilerin teklife ilişkin tutumlarını derledik.</p>
<p>Buna göre AKP, DEM Parti, DBP, MHP ve DSP teklife ‘evet’ oyu vereceklerini açıklarken, YENİ Parti, Yeni Yol Partisi ve Türkiye İşçi Partisi koşullu ‘evet’ dedi. İYİ Parti ile Demokrat Parti ise ‘hayır’ oyu vereceklerini açıkladı. Yeniden Refah Partisi çekimser oy kullanacağını duyurdu.</p>
<div class="box-13"><em>Meclis’te AKP’nin 277, YENİ Parti’nin 91, DEM Parti’nin 56, MHP’nin 46, CHP’nin 44, İYİ Parti’nin 29, Yeni Yol Partisi’nin 20, HÜDA PAR’ın 4, Yeniden Refah Partisi’nin 4, Türkiye İşçi Partisi’nin 3, Demokratik Bölgeler Partisi’nin 2, EMEK Partisi’nin 2; Saadet Partisi, Demokratik Sol Parti ve Demokrat Parti’nin ise birer milletvekili bulunuyor. Ayrıca 11 milletvekili bağımsız olarak görev yapıyor.</em></div>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 10 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate></item></channel></rss>