<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><rss xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0"><channel><title>Bilim Kurgu</title><description></description><managingEditor>noreply@blogger.com (Mehmet Hanedar)</managingEditor><pubDate>Wed, 4 Dec 2024 11:40:23 -0800</pubDate><generator>Blogger http://www.blogger.com</generator><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">62</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">25</openSearch:itemsPerPage><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/search/label/Haberler</link><language>en-us</language><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle/><itunes:category text="Science &amp; Medicine"><itunes:category text="Natural Sciences"/></itunes:category><itunes:owner><itunes:email>noreply@blogger.com</itunes:email></itunes:owner><item><title>Okyanus sırları çözülüyor!</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/04/okyanus-srlar-cozuluyor.html</link><category>Bilim ve Teknoloji</category><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><category>Okyanus</category><category>Teknoloji</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Wed, 23 Apr 2014 03:29:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-2884573863320707536</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiaAyiszNlYKt_w8uMH2w4qw-fmOgjNq7qElXkPuuWm5qPjPNHgd0ImqtcYOjZ83gR1N30LDgV5GlJ8x3kim_fgSHULXQsBZZzoyrGOxXbp8Kms0rXc_jy1Z6ZSOJGB0Dh04N21QfBtN5U/s1600/8.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiaAyiszNlYKt_w8uMH2w4qw-fmOgjNq7qElXkPuuWm5qPjPNHgd0ImqtcYOjZ83gR1N30LDgV5GlJ8x3kim_fgSHULXQsBZZzoyrGOxXbp8Kms0rXc_jy1Z6ZSOJGB0Dh04N21QfBtN5U/s1600/8.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Okyanusların sırrı çözülüyor!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim adamları, okyanus çukurları ile ilgili yıllardır sorular soruların cevapları ortaya çıkıyor!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Okyanusun en derin noktalarında nelerin yaşadığını hiç merak etmiş miydiniz? National Science Foundation (NSF) tarafından desteklenen bir grup araştırmacı bu amaç ile, dünyanın tek tam-okyanus derinliğine uygun, hybrid, uzaktan yönetmeli aracı Nereus'u ve diğer ileri teknoloji ürünlerini kullanacaklar. Hedefleri ise Pasifik Okyanusu'nun dibindeki Kermadec Çukuru.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Çukur, Yeni Zelanda'nın yakınlarında bulunuyor ve Dünya'nın en derin beşinci çukuru. Ulaştığı maksimum derinlik ise yaklaşık olarak 10000 metre. Aynı zamanda bu çukur, Antarktika'dan gelen derin su akıntıları sebebi ile dünyanın en soğuk çukurlarından biri.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;40 gün sürecek olan Kermadec Çukuru keşif seferi, 12 Nisan 2014 tarihinde başlayarak üç yıldır süren ortaklaşa bir çalışmanın meyvesi konumunda bulunuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Hadal Ecosystem Studies Project (HADES) olarak bilinen proje, okyanus çukurları üzerindeki ilk sistematik çalışmayı yapacak ve bu çukurlardaki hayatı, komşu derin okyanus düzlükleri üzerindeki yaşam ile karşılaştıracak. Derin okyanus düzlükleri olarak geçen bölgeler ise, genel olarak 3000 ile 6000 metre arasındaki okyanus tabanlarında bulunuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;HADES'i parasal anlamda destekleyen NSF'nin Okyanus Bilimleri Bölümü'nün program yöneticisi David Garrison'un söylediğine göre, HADES projesi büyük risk taşıyan ancak getirisinin de büyük olması beklenen bir proje idi ve bu proje ile, dünyanın en karanlık derin okyanus çukurlarındaki yaşama ışık tutulmak isteniyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Derinliğin getirdiği aşırı yüksek basınç ve buralara ulaşmanın gerektirdiği teknik zorluklar nedeni ile, okyanus çukurları gezegenimizin en az araştırılmış bölgeleri arasında yer alıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Çalışmaya katılan organizasyonlardan biri olan Woods Hole Oceanographic Institution'dan bir biyolog olan Tim Shank, okyanus çukurlarında hayat hakkında bilgimizin çok az olduğunu hatırlatıyor ve ekliyor: "Daha önceleri, bunun gibi sistematik araştırmalar yapmak için gerekli teknolojiye sahip değildik. Bu, çukurlardaki yaşam yapısı, adaptasyon ve evrime ilk bakışımız olacak."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;NSF HADES'in baş araştırmacıları ise, Shank ile beraber, University of Hawaii'den Jeff Drazen ve Whitman College'dan Paul Yancey.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Çalışmaya katılan diğer araştırmacılar ise Yeni Zelanda'da yer alan National Institute of Water and Atmospheric Research'den Malcolm Clark ve Ashley Rowden, Southampton'da yer alan National Oceanography Center'dan Henry Ruhl, University of aberdeen'den Alan Jamieson ve Daniel Mayor ile beraber Japon'yanın Marine-Earth Science of Technology'sinden, Scripps Institution of Oceanography'den ve University of Oregon'dan bir grup işbirlikçi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Yapılan keşif araştırmasını ise araştırmanın internet sitesi üzerindeki blogdan ve canlı video yayınından takip etmek mümkün olacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;Okyanus çukurları: Özel türlerin evi...&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhE6oW1TTUBpvNsNLmI76A5ngn2IOCkCP_5vwf30a8Hl07ZOLsSptpVMi26H8pnMl7461-S6yIZXgJOfPo-VKfm3Hrk7KdoFOub1EabIZYBsV1tvxR6hTvEjAVe_qwjF7CssDMpIsjwbzw/s1600/9.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhE6oW1TTUBpvNsNLmI76A5ngn2IOCkCP_5vwf30a8Hl07ZOLsSptpVMi26H8pnMl7461-S6yIZXgJOfPo-VKfm3Hrk7KdoFOub1EabIZYBsV1tvxR6hTvEjAVe_qwjF7CssDMpIsjwbzw/s1600/9.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kermadec Çukuru'nda hangi deniz hayvanları yaşıyor ve buradaki inanılmaz basınca nasıl dayanıyorlar? Araştırma grubunun merak ettiği sorular arasında bunlar gibi pek çokları yer almakta.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Biyologlar, araştırmayı 15 istasyon üzerinde yapmayı planlıyorlar. Bu istasyonların arasında ise, testler için sığ su alanları ve çukur aksındaki alanlar ile derin su düzlüklerindeki alanlar yer alıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bu alanların her birine Hadal-Landers ve "asansörler" denilen, deneyler ekipmanlarla donatılmış "yardımcılar" bırakılacaklar. Bu asansörler ile de hayvanların metabolizmalarının nasıl çalıştığı gibi şeylere cevap aranırken, su örnekleri alınarak buralarda yaşayan mikrobik aktiviteler araştırılacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Takım, 12 saat boyunca görevde kalabilen Nereus'u kullanarak biyolojik ve tortu örnekleri toplamayı amaçlıyor. Nereus, insan saçı genişliğine sahip bir fiber-optik kablo aracılığı ile gemiye video görüntülerini aktaracak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Çalışmanın ise, aynı çukurda daha önce Jamieson ve National Institute of Water and Atmospheric Research ile University of Tokyo'daki meslektaşlarının yaptığı çalışmalarının üzerine kurulması bekleniyor. Bu grup, Hadal-Lander yardımı ile Kermadec ve Pasifik'teki diğer çukurlarda yer alan bazı yeni türleri belgelemişlerdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bir zamanlar hayattan yoksun olduğu düşünülen çukurlar, pek çok özel türe ev sahipliği yapıyor olabilir. Buralarda çok fazla "yiyecek" bulunduğuna dair kanıtlar giderek artmakta. Her ne kadar nedeni hâlâ tam olarak bilinmiyor da olsa, derin su akıntıları ile okyanuslardaki pek çok organik materyalin bu çukurlara taşınma ihtimali var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Araştırmacılar, farklı derinliklerdeki yiyecek bolluğuna bakmanın yanı sıra, çukur organizmalarındaki enerji ihtiyacını ve bu organizmaların hayvan topluluk yapısındaki rolünü de araştıracaklar. Drazen'in söylediğine göre, hadal hayvanlarının enerji ihtiyaçları daha önce hiç ölçülmedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Çukurlardaki hayvanların, basınca dayanmak için nasıl bir evrim geçirdiği ise bilinmiyor ancak Shank'ın amacı, buralardaki hayvanların genomlarını inceleyerek bu soruya bir cevap bulmak. Shank, buradaki asıl sorunun, okyanuslardaki farklı çukurlardaki canlıların, farklı evrimler geçirip geçirmediğini bulmak olduğunu söylüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bazı noktalarda yüzeydekinin 1100 katı olabilen okyanus basıncının, belirli proteinlerin çalışmasını engellediği biliyor. Yansey'nin araştıracağı konu ise bu noktada devreye giriyor. Yansey'nin amacı, piezolyte denilen ve proteinleri basınçtan koruyan küçük moleküllerin, çukur hayvanlarının adaptasyonu üzerindeki etkisini bulmak. Yancey'nin bulduğu "piezolyte"ler daha önceleri her derin su proteinin yüksek basınca dayanamadıklarına dair bulguları açıklayabilirler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.veteknoloji.com/okyanus-sirlari-cozuluyor-73881--.html" target="_blank"&gt;veteknoloji&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiaAyiszNlYKt_w8uMH2w4qw-fmOgjNq7qElXkPuuWm5qPjPNHgd0ImqtcYOjZ83gR1N30LDgV5GlJ8x3kim_fgSHULXQsBZZzoyrGOxXbp8Kms0rXc_jy1Z6ZSOJGB0Dh04N21QfBtN5U/s72-c/8.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>2100 yılı Türkiye öngörüsü!</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/04/2100-yl-turkiye-ongorusu.html</link><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><category>Kıyamet</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Wed, 23 Apr 2014 03:23:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-2847251356436121503</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjYcN37qORahWxWZldvokY_5z6vlCnaoPFVDWs_AOYkWm4hyphenhyphenYFZEcaUpGvurltAiAkmDS7yobQ_S4UhVJVL1zgeXRoKeIyEtr_KZSKgaXg1IvR9TWtH32hlEoe83DqcqGWYOxOxRjmYQCA/s1600/8.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjYcN37qORahWxWZldvokY_5z6vlCnaoPFVDWs_AOYkWm4hyphenhyphenYFZEcaUpGvurltAiAkmDS7yobQ_S4UhVJVL1zgeXRoKeIyEtr_KZSKgaXg1IvR9TWtH32hlEoe83DqcqGWYOxOxRjmYQCA/s1600/8.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Türkiye'ye 2100 yılı için felaket öngörüsü.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim adamları insan kaynaklı küresel ısınmanın devam etmesi durumunda kutuplardaki buzulların erimesi yüzünden 2100 yılına kadar deniz seviyesinde 80cm yükselme olacağı konusunda uyarıda bulundu.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Buzulların erimesi durumunda özellikle Marmara Denizi yükselecek ve İstanbul'un güney kıyıları sulara gömülecek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Dünyadaki denizler 1880 yılından bu yana 20 cm yükselmiş durumda. Bilim adamları insanların sebep olduğunu iddia ettiği küresel ısınma nedeniyle kutuplardaki buzulların erimesi sonucu denizlerde 80cm yükselme olacağı ve karaların bildiğimiz şekillerinin bozulacağı konusunda uyarıda bulundu. Bunun üzerine Slovakyalı amatör grafik tasarımcısı Martin Vargic sular 80 cm yükseldiğinde dünyanın ne durumda olacağına dair bir harita hazırladı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Senaryonun gerçekleşmesi durumunda en ağır hasarı Londra, Amsterdam ve Berlin alıyor, zira bu şehirler tamamen su seviyesinin altında kalarak yok olacak. Avustralya'nın büyük bölümü suların altında kalacak ve devasa bataklıklar ortaya çıkacak. Güney Amerika'da ise Amazon ormanlarının neredeyse tamamı suların altında kalarak Amazon Denizi'ne dönüşecek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Türkiye'de buzulların erimesi durumunda toprakları suların altında kalacak ülkelerden. Buzulların erimesi durumunda özellikle Marmara Denizi yükselecek ve İstanbul'un güney kıyıları sulara gömülecek. Bunun dışında Karadeniz'in Orta Karadeniz Bölümünde ve Ege Kıyılarında da kayıplar oluşacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Grafik tasarımcısı Vargic yaptığı açıklamada, "Yapılan çalışmalar kutuplardaki buzulların erimesi sonucunda deniz seviyesini 80-100 metre yükseltebilecek miktarda olduğunu gösteriyor. Böyle bir durumun gerçekleşmesi bütün uygarlık ve dünya biyosferi için büyük bir felaket anlamına geliyor" dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Dünya nüfusunun yüzde 75'inden fazlası deniz seviyesinin 100 metre altında yaşıyor. Bilim adamları küresel ısınma devam ederse hava durumunda ciddi değişikler olacağı, kasırga, tayfun ve devasa su baskınları gibi felaketlerin daha büyük ölçeklerde ve sıklaşacağı konusunda uyarıda bulunuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Vargic ayrıca "Bu durumun biz hayatta iken olması pek mümkün değil çünkü iklim değişimleri kısa sürede olabilecek bir şey değil. Ama CO2 (karbondioksit) salınımını global olarak minimuma indirmediğimiz takdirde 2100 yılında dünya ısısı 4°C'den fazla artacak ve buda buzulların erimesine sebep olacak. Bu durum dünyanın bildiğimiz şekliyle kalmayacağı anlamına geliyor" şeklinde konuştu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;ABD Çevre Koruma Ajansı'nın hazırladığı rapora göre geçtiğimiz yüzyılda deniz seviyesi 18cm kadar arttı. Bunun sebebinin ise dünya ısısının 0,5°C ısınmasından ötürü olduğunu açıkladı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.veteknoloji.com/2100-yili-turkiye-ongorusu-73958--.html" target="_blank"&gt;veteknoloji&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjYcN37qORahWxWZldvokY_5z6vlCnaoPFVDWs_AOYkWm4hyphenhyphenYFZEcaUpGvurltAiAkmDS7yobQ_S4UhVJVL1zgeXRoKeIyEtr_KZSKgaXg1IvR9TWtH32hlEoe83DqcqGWYOxOxRjmYQCA/s72-c/8.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Titanik'in batış teorisi doğru değil mi?</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/04/titanikin-bats-teorisi-dogru-degil-mi.html</link><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><category>Tarih</category><category>Tarih Bilim</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Fri, 11 Apr 2014 03:18:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-4908056123367209212</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEinWT3hdhbsw4UuHMX2aMdmLDJBqo5ty2knFAgKiBUyYGVYSfGa3cVBgib77s9QyhOCNo3mXdw0YwwZIWaYHLG-Mqgs54Ma-LXxFd_FZqBxOToZhFjopowDPt7mOUBilkAovFKaC1n3_Qc/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEinWT3hdhbsw4UuHMX2aMdmLDJBqo5ty2knFAgKiBUyYGVYSfGa3cVBgib77s9QyhOCNo3mXdw0YwwZIWaYHLG-Mqgs54Ma-LXxFd_FZqBxOToZhFjopowDPt7mOUBilkAovFKaC1n3_Qc/s1600/1.jpg" height="225" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
İngiliz bilim insanları, Titanik'in bilinen batış sebebini sorgulamaya açacak yeni bir bilgiye ulaştı.&lt;br /&gt;
Araştırmaya göre, transatlantiğin buzdağına çarptığı 1912 yılında, Kuzey Atlantik'teki buzdağı sayısı iddia edildiği gibi anormal seviyede değildi. İngiltere'deki Sheffield Üniversitesi'nden bilim insanları, Titanik'in battığı yılı da içine alan 20 yıllık dönemdeki buzul hareketlerini inceledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sonuçları Weather Journal'da yayınlanan araştırmaya göre, Titanik'in battığı 1912 yılında Kuzey Atlantik'teki buzdağı sayısı "çok" ancak iddia edildiği gibi "olağanüstü" değildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Grant Bigg ve David Wilton'ın, ABD Sahil Güvenlik verilerine dayandırarak yaptığı araştırmaya göre, o yıl 48. paralelin güneyine inen buz dağı sayısı 1038. Bu, çok görünse de, o dönem için alışıldık bir sayı.&lt;br /&gt;
500 metre kala fark edilmişti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Zamanının en büyük transatlantik yolcu gemisi Titanik, 15 Nisan 1912'de ilk seferini yaparken, rotasındaki buzdağını ancak 500 metre kala fark edebilmişti. Bu, 269 metre uzunluğundaki yolcu gemisinin manevra yapabilmesi için yeterli bir mesafe değildi. Titanik, çarpmadan iki buçuk saat sonra, Grönland'in güneybatısında, bin 500'den fazla yolcusuyla birlikte sulara gömüldü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh-fLSZQ3ERQ2-IFBIHSk6i0UahxQ2YVDqYnDtXHFjbk3nNl6N0iVJ_JIL-5n4ya7aB8ZkFJ5OgklBLafwx9I_tnm1smV2fGB5xNbME9WWbpizxZ_5FCJLd-iDqr87ozLB0aQUXqxqDQYc/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh-fLSZQ3ERQ2-IFBIHSk6i0UahxQ2YVDqYnDtXHFjbk3nNl6N0iVJ_JIL-5n4ya7aB8ZkFJ5OgklBLafwx9I_tnm1smV2fGB5xNbME9WWbpizxZ_5FCJLd-iDqr87ozLB0aQUXqxqDQYc/s1600/2.jpg" height="225" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Facinanın hemen ardından çıkan haberler, sebebin, Kuzey Atlantik'teki buzdağı sayısının normalin üzerine çıkmış olmasını işaret ediyordu. Amerikalı yetkililer, sıcak geçen kış mevsiminin buzulları erittiğini, buzullardan kopan büyük kütlelerin rüzgar ve okyanus akıntılarıyla güneye yani Kuzey Atlantik'e sürüklendiğini iddia etmişti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hatta İngiltere'de yayınlanan Times gazetesi, Ay'ın Dünya ile konumlanmasında oluşan olağanüstü bir durum nedeniyle yaşanan şiddetli gel-git'in, buzulların bu hareketinde etkili olduğunu yazmıştı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
100 yıl öncesinin buzul hareketleri incelendi&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sheffield Üniversitesi'nden Grant Bigg ve David Wilton'in 1900-1920 yıllarını kapsayan araştırmasına göre ise, 1912 yılında, Kuzey Atlantik'teki buzdağı sayısı olağanüstü düzeyde değildi. Hatta 1909 yılında, 1912'ye kıyasla çok daha fazla buzdağı, bu kadar güneye inmişti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BBC'ye konuşan Profesör Bigg, Titanik'in battığı yıl, Kuzey Atlantik'teki buzul sayısının, 20. Yüzyılın ilk 60-70 yılı için normal sayılabilecek düzeyde olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Araştırmacılar, verilere dayanarak geliştirdikleri bilgisayar simülasyonunda, Titanik'in çarptığı buzdağına dair yeni bilgiler de ortaya çıkardı. Tahminlere göre tarihin en büyük deniz faciasına neden olan buzdağı, 1911 sonbaharında büyük bir buzuldan koptu; yaklaşık 500 metre uzunluğunda ve 300 metre derinliğindeydi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kaynak : &lt;a href="http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/04/140410_titanik_buzul.shtml" target="_blank"&gt;BBC/Türk&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEinWT3hdhbsw4UuHMX2aMdmLDJBqo5ty2knFAgKiBUyYGVYSfGa3cVBgib77s9QyhOCNo3mXdw0YwwZIWaYHLG-Mqgs54Ma-LXxFd_FZqBxOToZhFjopowDPt7mOUBilkAovFKaC1n3_Qc/s72-c/1.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Büyük Okyanus'ta iki volkanik ada birleşti</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/04/buyuk-okyanusta-iki-volkanik-ada.html</link><category>Dünya</category><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Thu, 10 Apr 2014 06:18:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-5159172252676350707</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgZdVmG98eJQJUC_rz2whJ3plxo_eoayE_S6vj5CVlqvA3XuozkIqHSiDYkYwDC0oW84Fga1VAxQUu7Nhi0oxHBRsb0CNEseoDrVuJcJZ_DLeu83Bz-mE5QHCivGkIlIBu149KtBLxR-ls/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgZdVmG98eJQJUC_rz2whJ3plxo_eoayE_S6vj5CVlqvA3XuozkIqHSiDYkYwDC0oW84Fga1VAxQUu7Nhi0oxHBRsb0CNEseoDrVuJcJZ_DLeu83Bz-mE5QHCivGkIlIBu149KtBLxR-ls/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
NASA, Büyük Okyanus'ta iki volkanik adanın birleşerek büyük bir kara parçası oluşturduğunu açıkladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nden (NASA) yapılan açıklamada, Japonya'nın başkenti Tokyo'nun 1000 kilometre güneyinde yer alan iki adanın deniz tabanındaki volkanik patlamalar sonucu birbirlerine doğru itilerek birleştiği belirtildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
NASA, Kasım 2013'te Nishino-shima adası yakınlarında yeni bir adanın ortaya çıktığını, deniz dibindeki volkanik hareketlilik sonucu iki adanın dört ay sonra birleştiğini kaydetti. &amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Birleşmenin ardından adanın genişliği, 1 kilometreyi buldu. Deniz seviyesinden 60 metre yükseklikte iki volkanik kraterin oluştuğu adanın güneyinde lav akışı belirlendi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nishino-shima, 1970'li yıllarda bir başka adayla daha birleşerek genişlemişti. Volkanik ada, Ogasawara (Bonin) takımadasında yer alıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kaynak : &lt;a href="http://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/311636--buyuk-okyanusta-iki-volkanik-ada-birlesti" target="_blank"&gt;AA&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgZdVmG98eJQJUC_rz2whJ3plxo_eoayE_S6vj5CVlqvA3XuozkIqHSiDYkYwDC0oW84Fga1VAxQUu7Nhi0oxHBRsb0CNEseoDrVuJcJZ_DLeu83Bz-mE5QHCivGkIlIBu149KtBLxR-ls/s72-c/1.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Bilim-kurgu gerçek oluyor!</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/03/bilim-kurgu-gercek-oluyor.html</link><category>Bilim Kurgu</category><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Mon, 17 Mar 2014 02:19:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-5180485445133340449</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-fX7IwBZPIbQ/Uya95P0KseI/AAAAAAAAMd0/nDR7DSB_pXI/s1600/4.jpg.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-fX7IwBZPIbQ/Uya95P0KseI/AAAAAAAAMd0/nDR7DSB_pXI/s1600/4.jpg.png" height="289" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Terminator, yakında gerçek olabilir...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim-kurgu filmlerinde gördüğümüz bir teknoloji daha, gerçek olmak üzere...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Çinli bilim adamları, sıvı metal maddelerin kendi kendilerine şekil ve form almaları için bir yöntem geliştirdiler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Tsinghue University ve Chinese Academy of Sciences araştırmacıları, sıvı metal alaşımlarına elektrik yükleyerek, maddelerin hareketlerini kontrol edebileceklerini ve basit biçimleri oluşturabileceklerini düşünüyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Araştırma, alaşımların elektrik akımı altında, dönebilen ve hareket edebilen küresel şekillere kavuştuklarını keşfetti. Ayrıca, bakır tel yardımı ile akım, pek çok damlanın bir araya gelerek daha büyük bir küre şekline kavuşmasına da neden olabiliyor; yaklaşık olarak Terminator 2'deki T-1000'in yaptığı gibi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Araştırmaya göre, benzer metal şekil değiştiriciler, isteğe bağlı olarak farklı biçimlerde üretilebilirler. Önemli olan, akıllı sıvı metal makinelerin belirli bir elektrot düzenlemesi ile üç boyuta ulaşabilecek olmaları.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Araştırma takımı, 12V güç kaynağı ve zehirli olmayan, suyun içerisindeki erime noktası oda sıcaklığında olan alaşımlar kullanarak çalışmalarının gösterimini de yaptı. Doğru akımın da kullanıldığı gösterimde, malzeme, metallerin ve su yüzeyinin gerilimini kullanarak çalışıyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-N13QXMXOiNA/Uya9_N_o1WI/AAAAAAAAMd8/7JKF9mdVbU8/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-N13QXMXOiNA/Uya9_N_o1WI/AAAAAAAAMd8/7JKF9mdVbU8/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim adamları, bu keşfin, daha karmaşık sıvı metal objelerin yapımı için bir ilk adım olabileceğini düşünüyorlar. Bahsi geçen "karmaşık" objelerin arasında ise, 3D modelleme üniteleri, elektronik bileşenler ve hatta sıvı "yumuşak" robotlar bulunmakta. Bu keşfe bu kadar iyi gözle bakılmasının en büyük sebeplerinden biri ise, sıvı alaşımların, daha çok kullanılan cıva gibi sıvı elementlerin aksine, insan teması için zararsız olmaları ve nispeten daha ucuza üretilip kullanılabilmeleri. Ayrıca bu tekniklerin tıp ve gün içi kullanıma uygun hale gelebilmeleri de mümkün.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bundan sonra dikkat etmemiz gereken tek nokta ise, bu teknolojinin üstün bir yapay zekaya kavuşmasını önlemek gibi duruyor...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.veteknoloji.com/bilim-kurgu-gercek-oluyor-72812--.html" target="_blank"&gt;veteknoloji&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://1.bp.blogspot.com/-fX7IwBZPIbQ/Uya95P0KseI/AAAAAAAAMd0/nDR7DSB_pXI/s72-c/4.jpg.png" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Görünmezlik gerçek olmak üzere!</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/03/gorunmezlik-gercek-olmak-uzere.html</link><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 16 Mar 2014 05:27:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-2146125388587248507</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-LxUR4GonHKw/UyWYBqVoDSI/AAAAAAAAMco/2zJW2re5Cv8/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-LxUR4GonHKw/UyWYBqVoDSI/AAAAAAAAMco/2zJW2re5Cv8/s1600/1.jpg" height="331" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;'Görünmezlik' teknolojisi gün geçtikçe gelişiyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Singapur Ulusal Üniversitesi ekibi termotik materyalleri kullanarak termal illüzyon yaratarak termal kamuflaj ve görünmezlik yaratmayı başardı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim insanları yıllardır görünmezliği sağlayacak bir alet bulmaya çalışıyor. Predator filminde bir uzaylı, izinin sürülmemesi için kamufle edilerek görünmez olmuştu. Filmde yüksek teknoloji kullanan bu uzaylı termal görüntüleme kullanan avcılara karşı avantaj sağlıyordu. İşte sanki filmden bir kare gibi gözüken bu teknoloji artık gerçekleşmek üzere.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Gerçekbilim.com'un haberine göre, özellikle savunma sanayiinde önem taşıyan teknoloji gün geçtikçe gelişiyor. Singapur Ulusal Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliğinden Dr Qiu Chengwei ve ekibi termotik materyalleri kullanarak termal illüzyon yaratarak termal kamuflaj ve görünmezlik yaratmayı başardı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;ASKERİ UYGULAMALAR İÇİN HAZIR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Dr Qiu’nin keşfettiği cihaz Predator filmindekine benziyor. Bu cihaz termal sinyalleri bloke ederek, aynı zamanda illüzyonsal bir kamuflaj yaratıyor. Araştırma Amerika ve İngiltere ’de bilim çevrelerinde 'devrim niteliğinde' olarak adlandırıldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Dr Qiu verdiği demeçte, “Termotiklere dayanan bu tarzda bir görünmezlik pelerininin etkili bir şekilde çalıştığı ilk kez kanıtlandı. Bu başarıdan aldığımız şevkle gizleme teknolojimizi ucuz ve daha büyük objelere örneğin gece görevindeki askerleri gizlemek için kullanabiliriz” diyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Dr Han Tiancheng, Ms Bai Xue, Yrd. Doç. Dr. John T L Thong ve Prof. Li Baowen (Fizik Bölümü) yer aldığı ekip, cihaz için hem zaman ve hem sıcaklığa bağlı olan durumları dikkatlice araştırarak en mükemmel termodinamik performansı sağlayacak aleti buldular. Teknoloji şimdiden askeri uygulamalar için hazır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.veteknoloji.com/gorunmezlik-gercek-olmak-uzere-72758--.html" target="_blank"&gt;veteknoloji&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://3.bp.blogspot.com/-LxUR4GonHKw/UyWYBqVoDSI/AAAAAAAAMco/2zJW2re5Cv8/s72-c/1.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>T-Rex'in 'kuzeni' Kanada'da bulundu</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/03/t-rexin-kuzeni-kanadada-bulundu.html</link><category>Dinozorlar</category><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 16 Mar 2014 04:47:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-1521950127264139369</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-0ji9z0MANf4/UyWKQDj6DsI/AAAAAAAAMcI/jLdo21-_IkE/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-0ji9z0MANf4/UyWKQDj6DsI/AAAAAAAAMcI/jLdo21-_IkE/s1600/1.jpg" height="215" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kuzey Kutbu'nda yeni bir dinozor türü fosili bulundu. 70 milyon yaşındaki dinozorun T-Rex olarak bilinen türün "kuzeni" olduğu açıklandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kanada'nın kuzey bölgesi Yukon ile Alaska sınırında yapılan bilimsel çalışmalarda yeni bir dinozor türü fosili bulunduğu bildirildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Yeni bulunan türün, T-Rex olarak da bilinen "Tyrannosaurus rex" türü dinozorun "kuzeni" ve onun yarısı büyüklüğünde, yine de insandan iri olduğu belirtildi. Dinozorun, "Nanuqsaurus hoglundi" türünde olduğu açıklandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim ekibinden Teksas'taki Perot Doğa ve Bilim Müzesi uzmanı Tony Fiorillo, fosilin kafatası ve çene parçalarının Prince Creek formasyonunda olduğunu söyledi. Fosilin, mezozoik dönemin sonlarında yaşadığını, bu dönemin de Kuzey Kutbu'nun diğer bölgelere oranla daha sıcak ve otlak olduğunu hatırlatan Fiorillo, cüssenin küçüklüğünü ise "24 saat karanlık geçen kış şartlarına uyum" ile açıkladı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ekibin araştırmasına ilişkin bilimsel makale de PLOS ONE isimli bilim dergisinde yayımlandı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25504264" target="_blank"&gt;ntvmsnbc&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://4.bp.blogspot.com/-0ji9z0MANf4/UyWKQDj6DsI/AAAAAAAAMcI/jLdo21-_IkE/s72-c/1.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Üç boyutlu yazıcıyla yeni yüz yaratıldı</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/03/uc-boyutlu-yazcyla-yeni-yuz-yaratld.html</link><category>Bilim</category><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Thu, 13 Mar 2014 05:07:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-5919650334163831348</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-P7Z7f4Sqn6U/UyGdoSABDPI/AAAAAAAAMbk/Irv177xGqDw/s1600/parties1(2).jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-P7Z7f4Sqn6U/UyGdoSABDPI/AAAAAAAAMbk/Irv177xGqDw/s1600/parties1(2).jpg" height="180" width="320" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İngiltere'de motosiklet kazasında yaralanan bir gencin yüzü, 3D teknolojisiyle yani üç boyutlu yazıcı kullanılarak yeniden yapıldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Stephen Power'ın, tedavisinin her aşamasında üç boyutlu yazıcı kullanılan dünyadaki ilk hasta olduğu düşünülüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İngiltere'de Swansea kentinde yapılan ameliyatta, kazadan aylar sonra, özel olarak uyarlanmış ve basılmış modeller, plakalar ve implantlar kullanıldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ameliyatı gerçekleştiren Morriston Hastanesi doktorları, Power'ın yeni yüzünü yapmadan önce elmacık kemiklerini yeniden kırdıklarını açıkladılar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ekip, simetriyi sağlamak için, Power'in kafatasının tomografisini çektiklerini ve üç boyutlu yazıcı ile bastıkları plakaları kullanarak bir modelini oluşturduklarını söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Modelin oluşturulmasından sonra yapılan ameliyat, sekiz saat sürmüş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İngiltere, 3D teknolojisini ameliyatlarda kullanan öncü ülkelerden biri. Daha önce üç boyutlu yazıcı ile doğuştan gelen sorunlar onarılıyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Power, 2012'de geçirdiği kazada, kask taktığı halde birden çok darbe ile yaralanmış ve dört ay boyunca hastanede kalmıştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;29 yaşındaki Power, geçirdiği kazayı şöyle anlatıyor:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;"Kazayı hatırlamıyorum. Tek hatırladığım kazadan 5 dakika öncesi ve birkaç ay sonra hastanede kendime gelişim. Her iki elmacık kemiğimle birlikte, üst çenemi ve burnumu kırmışım. Aynı zamanda kafatasımı çatlatmışım."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;'Hayat değiştiren' bir deneyimÇene ve yüz cerrahı Adrian Sugar, 3D teknolojisi sayesinde estetik ameliyatlarda artık tahmin yürütmeye gerek kalmadığını söylüyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;"Elde ettiğimiz sonuçlar öncekilerle karşılaştırılacak gibi değil, bugün elde ettiğimiz sonuçlar, daha önce elde ettiklerimizden çok daha ileride."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Sugar, bu yöntemle daha az hata yaptıklarını da vurguluyor:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;"Artık herkes tahmin yürüterek ameliyat etmenin yeterince iyi olmadığını düşünüyor."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Daha önce Belçika'da basılan ve tıbbi kullanıma uygun titanyum implantlar kullanılarak kemiklerin yeni şeklini koruması sağlanıyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Power, geçirdiği ameliyatın sonuçlarına baktığında, yüzünün kaza önceki haline ne kadar benzediğini gördüğünü ve kendisini dönüşmüş hissettiğini söylüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;"Bu ameliyat hayatımı değiştirdi" diyen Power, sözlerine şöyle devam ediyor:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;"Ameliyatın ertesi günü uyandığımda, yarattığı farkı hemen hissettim."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-llQLEXP62O4/UyGd067aXZI/AAAAAAAAMbs/kOBqfk3pWbQ/s1600/56.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-llQLEXP62O4/UyGd067aXZI/AAAAAAAAMbs/kOBqfk3pWbQ/s1600/56.jpg" height="356" width="640" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ameliyat öncesinde maske kullanan Power, artık özgüvenin arttığını söylüyor:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;"Artık kendimi gizlememe gerek kalmayacak. Günlük aktivitelere katılabileceğim, insanlarla buluşabileceğim, sokaklarda yürüyebileceğim ve hatta kamuya açık yerlere gidebileceğim."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ameliyat, Swansea cerrah ekibi ve Cardiff Metropol Üniversitesi'ndeki bilim insanlarıyla işbirliği yapan "Ameliyatta Estetik Teknolojileri Merkezi"nin (Cartis) projesiydi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Tasarım mühendisi Sean Peel, bu deneyimin İngiliz Sağlık Hizmetleri'ni üç boyutlu yazıcı kullanmaları konusunda teşvik etmesi gerektiğini söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Peel "Bu teknoloji oldukça karmaşık bireysel vakalarda, karmaşık ama uzun soluklu bir tasarım süreci olarak kullanılabiliyor. Bir sonraki zaferimiz, bu yöntemin daha yaygın kullanılması. Böylece hem daha ucuza mal edilir hem de tasarım teknikleri gelişir" dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Power'ın geçirdiği ameliyat şu anda Londra'daki Bilim Müzesi'nde "Üçboyutlu Basım: Gelecek" ismiyle sergileniyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/03/140312_3d_yazici.shtml" target="_blank"&gt;bbc/türk&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://1.bp.blogspot.com/-P7Z7f4Sqn6U/UyGdoSABDPI/AAAAAAAAMbk/Irv177xGqDw/s72-c/parties1(2).jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Tron filminden çıkmış gibi motosiklet</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/03/tron-filminden-ckms-gibi-motosiklet.html</link><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Tue, 4 Mar 2014 03:02:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-6526758878242639453</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-i2jWqDENI2s/UxWysuh91fI/AAAAAAAAMNg/tWrj2RBwSEQ/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-i2jWqDENI2s/UxWysuh91fI/AAAAAAAAMNg/tWrj2RBwSEQ/s1600/4.jpg" height="224" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Aynı zamanda mühendislik firması da olan İngilizlerin efsanevi otomobil üreticisi Lotus, ilk kez üzerinde kendi markası bulunan bir motosikleti yollara çıkmarmaya hazırlanıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Üstelik bu motosiklet, bilim-kurgu “Tron” filmindeki motosikletten esinlenilerek tasarlandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Lotus ile Tron filminde kullanılan motosikleti tasarlayan Daniel Simons’un ortak ürünü olan Lotus C-01, iki yıllık bir çalışma sonrası üretime girmek için gün sayıyor. 2 silindirli, dört zamanlı ve 200 HP güç üretebilen 1.195 cc’lik motorla donatılan motosikletin gövdesi ise karbon fiber, titanyum ve havacılıkta kullanılan çelikten imal edilecek. Şimdilik sadece 100 adet üretilmesi planlanan motosikletin, Lotus’un bantlarından değil, Alman firması Kodewa’dan çıkacak. Ancak lisansı Lotus’ta olacak. Şimdilik fiyatı ve diğer özellikleri açıklanmayan C-01’in farklı renk seçenekleri de bulunacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://ekonomi.milliyet.com.tr/tron-filminden-cikmis-gibi/ekonomi/detay/1840496/default.htm" target="_blank"&gt;milliyet&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://4.bp.blogspot.com/-i2jWqDENI2s/UxWysuh91fI/AAAAAAAAMNg/tWrj2RBwSEQ/s72-c/4.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Bilinmeyen denizlerden ilk görüntüler</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/03/bilinmeyen-denizlerden-ilk-goruntuler.html</link><category>Evrim</category><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><category>Hayvanlar</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Tue, 4 Mar 2014 02:41:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-4326094458980757283</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-i7oUmKfPiVI/UxWs0jjK5VI/AAAAAAAAMM0/9cPf3t7LjlM/s1600/56.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-i7oUmKfPiVI/UxWs0jjK5VI/AAAAAAAAMM0/9cPf3t7LjlM/s1600/56.jpg" height="384" width="587" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim insanları Büyük Okyanus'un en derin noktalarından birindeki doğal yaşamı ilk kez görüntüledi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Büyük Okyanus'taki Yeni Hebridler Çukuru'na yollanan insansız araç, 7 bin metrenin altındaki derinliklerde yaşayan kayışbalığı ve kabuklu deniz canlılarını tespit etti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Uzmanlar bu çukurdaki ekolojinin, daha önce araştırılan çukurlardan farklı olduğunu belirtti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Yeni Zelanda Ulusal Su ve Atmosfer Araştırmaları Enstitüsü ve İskoçya'daki Aberdeen Üniversitesi'nin ortaklaşa yaptığı çalışmada yer alan Dr. Alan Jamieson "Bir çukurda olanların, tüm diğer çukurlarda olanları göstermediğini fark etmeye başlıyoruz" dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-4f9SZQidSuc/UxWs0jWw2aI/AAAAAAAAMMw/UcmoMAIdYIA/s1600/parties1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-4f9SZQidSuc/UxWs0jWw2aI/AAAAAAAAMMw/UcmoMAIdYIA/s1600/parties1.jpg" height="385" width="587" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Dünyada 30'dan fazla derin deniz çukuru bulunuyor ve bunların büyük çoğunluğu Büyük Okyanus'un tabanında bulunuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Şimdiye dek Yeni Zelanda'nın 1500 kilometre kuzeyindeki Yeni Hebridler Çukuru'nun dipleri araştırılmamıştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İnsansız aracın yaptığı kayıtta aracın dışına asılan yemi yiyen ve boyları bir metreyi bulan gri kayışbalıkları görülüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Çukurun 7200 metre derinliğindeki en derin noktasında balıklarla birlikte büyük, parlak renkli karidesler de bulunuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-IuE9S7hmmNM/UxWtBv5qy7I/AAAAAAAAMNA/qc2u4akavqQ/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-IuE9S7hmmNM/UxWtBv5qy7I/AAAAAAAAMNA/qc2u4akavqQ/s1600/4.jpg" height="385" width="5870" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ayrıca çeşitli farklı türlerde yılan balıkları ve binlerce kabuklu canlı da bulunuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ancak uzmanlar daha önce inceledikleri çukurlarla, bu çukur arasında kayda değer farklılıklar bulunduğunu söylüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Örneğin, en çok görülen derin deniz balığı olan fare balıkları bu çukurda bulunmuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="//www.youtube.com/embed/YegeLirpFzw?feature=player_detailpage" width="580"&gt;&lt;/iframe&gt;
&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : bbc/türk&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://4.bp.blogspot.com/-i7oUmKfPiVI/UxWs0jjK5VI/AAAAAAAAMM0/9cPf3t7LjlM/s72-c/56.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Bin 500 ada haritadan silinecek!</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/02/bin-500-ada-haritadan-silinecek.html</link><category>Dünya</category><category>Evren</category><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Thu, 27 Feb 2014 11:37:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-7688240699512940256</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-SdctBrK7Rp4/Uw-T1fq0xlI/AAAAAAAAL_w/4wpHqiV4unw/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-SdctBrK7Rp4/Uw-T1fq0xlI/AAAAAAAAL_w/4wpHqiV4unw/s1600/4.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Küresel ısınma sebebiyle Endonezya'daki adaların bir kısmı sular altında kalacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Küresel ısınma ülkelerin toprak bütünlüğünü de tehdit ediyor. Yapılan bir araştırmada, 2050 yılına kadar bir adalar ülkesi olan Endonezya'ya ait bin 500 adanın sular altında kalacağı belirtildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Endonezya, 17 bin 500 adadan oluşuyor. Bu adaların yaklaşık 6 bininde insanlar yaşıyor. Ancak bu adaların bir kısmı, küresel ısınmadan ötürü önümüzdeki 30-40 yıl içinde sular altında kalacak. Yani Endonezya'nın yüzölçümü azalacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Yaklaşık 250 milyon nüfuslu Endonezya'da nüfusun beşte biri sahillerden sadece 3 kilometre uzaktaki yerleşim birimlerinde yaşıyor.Hal böyle olunca da su seviyesinin yükselmesi yerleşim birimlerini ciddi anlamda tehdit ediyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Singapur'daki bir üniversitenin yaptığı araştırmaya göre, Endonezya'nın başkenti Cakarta'daki Sokarno-Hatta Uluslararası Havalimanı, 2030 yılına kadar okyanusun altına gömülecek. 2050 yılına gelindiğinde ise bin 500'den fazla ada haritadan silinecek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Adaların sular altında kalması aynı zamanda denizdeki ekosisteme de ağır darbe vuracak. Zira karalar su altında kalınca sudaki asit seviyesi yükselecek, bazı deniz canlıları yaşamını sürdüremeyecek ve balık üretimi önemli ölçüde azalacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.veteknoloji.com/bin-500-ada-haritadan-silinecek-72153--.html" target="_blank"&gt;veteknoloji&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://4.bp.blogspot.com/-SdctBrK7Rp4/Uw-T1fq0xlI/AAAAAAAAL_w/4wpHqiV4unw/s72-c/4.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>'Mars'a gitmeyin' fetvası</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/02/marsa-gitmeyin-fetvas.html</link><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Thu, 27 Feb 2014 11:23:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-8679888880082640867</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-RPtl-DyOFhQ/Uw-Qp3miHDI/AAAAAAAAL_Q/TLU0bYjywb4/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-RPtl-DyOFhQ/Uw-Qp3miHDI/AAAAAAAAL_Q/TLU0bYjywb4/s1600/4.jpg" height="228" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Birleşik Arap Emirlikleri’nde yayınlanan bir fetvada Müslümanların Mars’a yapılacak tek yönlü seyahate katılmaları yasaklandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Abu Dabi'deki İslam İşleri ve Aydınlanma Genel İdaresi tarafından yayınlanan fetvada, bu tarz bir yolculuğun yaşam için büyük bir tehlike içerdiği ve İslam adına onaylanamayacağı belirtildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Khaleej Times adlı gazetede yayınlanan haberde, fetvanın “Mars'a giden bir insanın orada hayatta kalamama olasılığının bulunduğunu“ içerdiğini yazdı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Fetvada, hayatını bu tarz bir oyun içine sokanların ahirette intihar edenlerle benzer bir şekilde cezalandırılacağı kaydedildi. Fetvayı yayınlayan kurulun başkanı Profesör Faruk Hamada, hayatı tüm tehlikelerden korumanın tüm dinler tarafından kabul edildiğini söyledi. Hamada, Nisa Suresi'nin “Kendinizi helâk etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir” şeklindeki 29'uncu ayetine atıfta bulundu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Fetvanın yayınlanmasının gerekçesi, Hollandalı bir firmanın "Mars One" adlı proje kapsamında 2023 yılına kadar tek yönlü Mars uçuşlarını başlatmak istemesi. Khaleej Times, dünyada misyon için yapılan binlerce başvuru arasında 500 kadar Suudi vatandaşı ve diğer Arap ülkelerinden insanların da olduğunu yazdı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Öte yandan fetvada ayrıca, insanın başka gezegenlerde de Allah'ın son yargısından kaçamayacağı belirtilerek, “Tek bir atom parçası bile yaratıcı olarak Allah'ın kudreti dışında değildir“ denildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25500463/" target="_blank"&gt;ntvmsnbc&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://1.bp.blogspot.com/-RPtl-DyOFhQ/Uw-Qp3miHDI/AAAAAAAAL_Q/TLU0bYjywb4/s72-c/4.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Ölümü bilen test</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/02/olumu-bilen-test.html</link><category>Bilim ve Teknoloji</category><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><category>Teknoloji</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Thu, 27 Feb 2014 10:22:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-2961103429354316436</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-cMd_D0qpGjk/Uw-CWmEA1JI/AAAAAAAAL_A/NfnzfEPX9uM/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-cMd_D0qpGjk/Uw-CWmEA1JI/AAAAAAAAL_A/NfnzfEPX9uM/s1600/4.jpg" height="228" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim insaları basit bir kan testiyle bir kişinin 5 yıl içinde ölüp ölmeyeceğini tespit edebiliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Sağlıklı bir kişinin önümüzdeki 5 yıl içinde ölme ihtimali nedir? Bilim insanları, basit bir kan testiyle artık bu soruyak yanıt verebilecekleri görüşünde.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Finlandiya ve Estonyalı araştırmacılar, kişinin 5 yıl içinde ölme ihtimalini tahmin eden bir test keşfetti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Araştırmacılar, kandaki 4 değerin belirleyici olduğunu söylüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Araştırmada, sağlık sorunu olmayan 17 bin kişinin kanlarındaki yüz farklı biyomoleküle bakıldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kişilerin sağlık durumları 5 yıl boyunca takip edildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Takip süresince bu kişilerden yaklaşık 700'ü kalp ve kanser de dahil çeşitli hastalıklar nedeniyle öldü.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ölenlerin hepsinde dört değerin benzer seviyede olduğu saptandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bu göstergeler albumin, alfa-1 asit glikoprotein, sitrat ve düşük yoğunluklu lipoprotein.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim insanları, bu dört değere bakarak insanların 5 yıl içinde ölüp ölmeyeceğinin anlaşılabileceğini söylüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ancak önlemek için bir şey yapılamayacaksa, kişilerin öleceklerini önceden bilmelerinin ne işe yaracağı da tartışılıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25501580" target="_blank"&gt;ntvmsnbc&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://4.bp.blogspot.com/-cMd_D0qpGjk/Uw-CWmEA1JI/AAAAAAAAL_A/NfnzfEPX9uM/s72-c/4.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Yerküre'nin en eski parçası: 4,4 milyar yıllık kristal</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/02/yerkurenin-en-eski-parcas-44-milyar.html</link><category>Dünya</category><category>Evren</category><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Thu, 27 Feb 2014 10:11:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-8671806767266007850</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-xMzcB2jtXhE/Uw9_uB5YITI/AAAAAAAAL-I/RL37vqgzWdU/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-xMzcB2jtXhE/Uw9_uB5YITI/AAAAAAAAL-I/RL37vqgzWdU/s1600/4.jpg" height="225" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Avustralya'da bulunan ve 4,4 milyar yıl öncesine ait olan küçük kristal parçasının, yerkabuğunun en eski parçası olduğu teyit edildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Sözkonusu zirkon Batı Avustralya'nın Jack Hills bölgesindeki kumtaşında bulundu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim insanları kristalin uranyum ve kurşun atomlarını inceleyerek yaşını tespit etti. Uranyum zaman içinde yavaşça kurşuna dönüşüyor ve bu yönüyle zaman ölçümünde kullanılabiliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Araştırmanın bulguları jeoloji dergisi Nature Geoscience'da yayımlandı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bu bulgu, düşünülenin aksine, dünyanın 4,6 milyar yıl önce oluşumundan ve birkaç on milyon yıl sonra Mars büyüklüğünde bir kütle ile çarpışıp Ay'ın ortaya çıkmasından kısa bir süre sonra yerkabuğuna sahip olduğunu gösteriyor. Yerkabuğu oluşmadan önce Dünya erimiş magma topu halindeydi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;'Yaşam daha erken başlamış olabilir'Fakat yerkabuğunun düşünülenden daha erken oluşmuş olması bilgisi, Dünya'da yaşamın düşünülenden daha erken başlamış olabileceği ihtimaline de işaret ediyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Araştırmanın yazarı olan ABD Wisconsin-Madison Üniversitesi'nden Prof. John Valley, bu bulgunun, Yerküre'nin soğuyup yaşam barındırmaya elverişli hale geldiğine dair inancı teyit ettiğini söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Valley, "O dönem yaşam olduğuna ya da olmadığına dair kanıtımız yok. Fakat 4,3 milyar yıl önce yaşamın olmaması için bir neden yok" dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Yerkabuğu katmanlarının kayması ve hava koşulları, Yerküre'nin ilk oluşan yüzeyinden inceleyecek bir kalıntı bırakmadı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kanada gibi sınırlı bölgelerde 3,5 milyar yılı bulan bazı kaya oluşumlarına rastlanabiliyor; fakat Dünya yüzeyinin çoğu birkaç yüz milyonluk geçmişe sahip.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Avustralya'da bulunan zirkonlar, yeni oluşumlarla içiçe geçmiş eski sert kaya parçalarından oluşuyor. Çıplak gözle zor görülen bu madde, ilk sertleştikleri koşulların izlerini taşıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bu çalışma, Dünya'nın oluşumundan 100 milyon yıl kadar sonra kıtasal kabuğun oluştuğunu ve ısının fazla yüksek olmaması halinde yüzeyde suyun bile bulunmuş olabileceğini gösteriyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/02/140224_yerkabugu_kristal.shtml" target="_blank"&gt;bbc/türk&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://2.bp.blogspot.com/-xMzcB2jtXhE/Uw9_uB5YITI/AAAAAAAAL-I/RL37vqgzWdU/s72-c/4.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>1968'de bunu hayal etmişler!</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/02/1968de-bunu-hayal-etmisler.html</link><category>Akıllı Telefon</category><category>Haberler</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Tue, 4 Feb 2014 06:55:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-6554135895953594169</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;
&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-n_2xu3M4bEk/UvD_CYW15II/AAAAAAAAL3U/EtRqoLswa_o/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; font-family: ''; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-n_2xu3M4bEk/UvD_CYW15II/AAAAAAAAL3U/EtRqoLswa_o/s1600/3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;1968'de bu telefonu hayal etmişler!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;1968'de yayınlanan bu telefon reklamı, gelecekle ilgili tahmin yaparken biraz fazla "uçmuş!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;1968'de yayınlanan Southwester Bell reklamında, gelecekte bizleri bekleyen telefonlardan ve robotlardan bahsediliyor. Ancak bu reklam sadece video-telefonları değil, üç boyutlu video-telefonların ve alışveriş yapan robotların sözünü verecek kadar iddialı. Üstelik tüm bunların 2000 yılından önce gerçekleşeceğini iddia ediyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;9 Ocak 1968 tarihinde, Oklahoma'da yer alan Ada Evening News gazetesi, yukarıda yer alan reklamı yayınladı. Bu reklamda söylenenler şöyleydi: "2000 yılında telefonunuzun nasıl bir şey olacağını merak ettiğinizi mi söylüyorsunuz? Artık merak etmenize gerek kalmadı! Gelecek yıllarda bizi nasıl teknolojilerin beklediğini görmek için daha fazla düşünmeyin!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Özetle, reklamda, 21. yüzyılın başında, eski telefonlarımıza hiç benzemeyen şeyler ile karşılaşacağımız söyleniyor. Örnek olarak ise, "Picturephone" adlı ürün gösterilmiş. Konuşurken karşınızdakini görmenizi sağlayan bu servis, o sıralarda sınırlı kullanımda imiş. Ama reklam, bu servisin kolaylıkla renkli ve üç boyutlu olabileceği iddia ediyor. Buraya kadar her şey normal. Ama reklamın devamında oldukça "acayip" tahminler de var. Bu servis ile, market alışverişini yapmanız, yeni bir araba almanız veya bir şapka almanız mümkün; üstelik evinizi hiç terk etmeden! Bize bunu sağlayan ise, Picturephone ile bağlantı kuracağımız robotlardan başkası değil. Onlar markete gidecek, biz o gezdikçe ürünleri göreceğiz ve hangilerini alacağını, robotumuza söyleyeceğiz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Tabii ki bu sözlerin hepsi robotlar ve görüntülü görüşmelerden oluşmuyor. Southwestern Bell firması, kablosuz telefonlar ve arama aktarma gibi servislerin 21. YY başlarında alışıldık şeyler olacağı tahmininde yanılmamış durumda. Aynı şekilde, otomatik ödeme servisleri gibi tam olarak telefona bağlı olmayan hizmetler konusunda da büyük bir yanılgı söz konusu değil. Ama bizim için alışveriş yapan robotlar tahmini, pek de tutmuş gibi görünmüyor. Yine de, bizim için alışveriş yapan robotlarımız olsaydı, pek de kötü olmazdı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-WtZyY7TwZlc/UvD_CsrdM6I/AAAAAAAAL3Y/T6V_TieofEo/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="font-family: ''; margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-WtZyY7TwZlc/UvD_CsrdM6I/AAAAAAAAL3Y/T6V_TieofEo/s1600/4.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : veteknoloji&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://1.bp.blogspot.com/-n_2xu3M4bEk/UvD_CYW15II/AAAAAAAAL3U/EtRqoLswa_o/s72-c/3.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Grafen sayesinde internet 'hızlanacak'</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/02/grafen-sayesinde-internet-hzlanacak.html</link><category>Bilgisayar</category><category>Haberler</category><category>PC</category><category>İnternet</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Tue, 4 Feb 2014 06:46:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-4613422324854328750</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-36HUswN0rjM/UvD87kuBHGI/AAAAAAAAL28/6xilt0UYCRg/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-36HUswN0rjM/UvD87kuBHGI/AAAAAAAAL28/6xilt0UYCRg/s1600/3.jpg" height="225" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Daha hızlı, daha ucuz ve daha etkin kablosuz internet erişimine bir adım daha yaklaşıldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;IBM’e bağlı araştırmacılar, çok ince bir madde olan ve elektronik dünyasının ‘mucizevi’ maddesi olarak anılan ‘grafen’den yapılan genişmiş bir devreyi tanıttı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;‘Grafen’ devreleri sayesinde, mobil cihazlar eskisine oranla verileri çok daha hızlı bir şekilde iletebiliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Yeni sistemin ayrıntıları Nature Communications (Doğa İletişimleri) adlı dergide yayımlandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;‘Grafen’ maddesi, 2004 yılında Manchester Üniversitesi’nde Andre Geim ve Konstantin Novoselov tarafından üretildi. Karbondan imal edilen grafenin yapısı, bal peteği şeklindeki tek bir atom inceliğinde.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim insanları, birçok elektrik, optik, mekanik ve termal ürünlerin silikon maddesine kıyasla grafen sayesinde daha ucuza üretilebilmesi ve daha etkin kullanılabilmesi amacıyla araştırmalar yürütüyorlardı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Nano boyutlarIBM Araştırma Merkezi’nin fizik bilimlerinden sorumlu müdürü Supratik Guha, “Silikon teknolojisine kıyasla kablosuz modern iletişim sistemlerinin işletimi için kullanılabilecek grafen cihazları ve grafenden üretilen devreleri ilk defa sergileniyor” dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Veri uygulamalarının giderek daha yaygın hale gelmesi, daha etkin ve kısa yollardan bilgi paylaşımı sağlayan mobil cihazlara verilen önemi de arttırdı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-kx60HiEIrXw/UvD87toixoI/AAAAAAAAL24/F00C89w3RhU/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; font-family: ''; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-kx60HiEIrXw/UvD87toixoI/AAAAAAAAL24/F00C89w3RhU/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; font-family: ''; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-kx60HiEIrXw/UvD87toixoI/AAAAAAAAL24/F00C89w3RhU/s1600/4.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;IBM, grafen maddesinin özellikle kablosuz internet bağlantılarına uygun olabileceğini söylüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Grafenden yapılan entegre devrelerin üretimi, maddenin nano boyutlara sahip olmasından dolayı, üretim sırasında zarar görebileceği gerekçesiyle zor bir çalışma olarak görülüyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;IBM, 2011 yılında genişbantlı erişim için grafen benzeri bir madde üretmiş ancak maddenin iletkenliği imalat sürecindeki kusurlar nedeniyle zayıf kalmıştı. İlk denemenin ardından araştırmacılar, maddenin benzerlerini ve daha gelişmişini üretmek için çalışmalar yürütüyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim insanları iletkenlik kalitesini koruyan yeni bir yol geliştirdi ve bu yol sayesinde de gelişmiş grafen devrelerini kullanmaya başladı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Grafen devrenin bir önceki benzerlerine göre 10 bin kat daha gelişmiş olduğu belirtilirken, araştırmacılar bu buluşun grafen teknolojisinde atılan büyük bir adım olduğunu söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/02/140203_grafen_internet.shtml" target="_blank"&gt;bbc/türk&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://3.bp.blogspot.com/-36HUswN0rjM/UvD87kuBHGI/AAAAAAAAL28/6xilt0UYCRg/s72-c/3.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>2400 dilime ayrılan beyin buluta aktarıldı</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/02/2400-dilime-ayrlan-beyin-buluta-aktarld.html</link><category>Bilim</category><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Mon, 3 Feb 2014 00:38:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-2590685641871167882</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-qlxx4ivWo8w/Uu9VaEgUC_I/AAAAAAAAL2U/tb7YP044SyA/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-qlxx4ivWo8w/Uu9VaEgUC_I/AAAAAAAAL2U/tb7YP044SyA/s1600/4.jpg" height="183" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim insanları, yaşadığı hafıza sorunu nedeniyle on yıllarca psikoloji deneylerinin önde gelen ismi olan Hennry Gustav Molaison'un beynini buluta aktardı. Molaison'un beyni, dijital ortama aktarılabilmek için 2400 parçaya dilimlendi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Yaşadığı beyin rahatsızlığı nedeniyle belleği ilgilendiren hipokampus dahil beyninden birçok parça alınan ve 2008 yılındaki ölümüne kadar sayısız deneye konu olan Henry Molaison, bulut ortamında ölümsüzlüğe ulaştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kısa süreli belleğini uzun süreli belleğe aktaramadığı için neredeyse hiçbir anı oluşturamayan Molaison, yıllar süren deneylerde bilim dünyasına beynin fonksiyonları ve belleiğin nasıl oluştuğu konusunda önemli bilgiler kazandırmıştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25495829" target="_blank"&gt;ntvmsnbc&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://1.bp.blogspot.com/-qlxx4ivWo8w/Uu9VaEgUC_I/AAAAAAAAL2U/tb7YP044SyA/s72-c/4.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Okyanus'ta ortaya çıkan ada 30 kat büyüdü</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/01/okyanusta-ortaya-ckan-ada-30-kat-buyudu.html</link><category>Haberler</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Wed, 29 Jan 2014 02:47:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-253516675093163004</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pY2P-iw6720/UujcRrNqBfI/AAAAAAAAL1E/Xhr0uFZTlPw/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-pY2P-iw6720/UujcRrNqBfI/AAAAAAAAL1E/Xhr0uFZTlPw/s1600/3.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Japonya'da okyanus dibindeki bir yanardağın geçen yıl Kasım ayında patlaması ardından ortaya çıkan bir ada büyümeye devam ediyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Başkent Tokyo'ya bin kilometre mesafedeki adanın daha da büyümesi durumunda Japonya'nın karasularının sınırının değişebileceği belirtiliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ancak bu beklenti nedeniyle resmen isim verilmeyen ada, o günden bu yana büyümeye devam ediyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ada, sosyal medyada, bazı açılardan bakıldığında ünlü çizgi karakter Snoopy'e benzediği için bu isimle anılmaya başlandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bu hafta yayınlanan yeni fotoğraflar, adanın, ilk ortaya çıktığı günlere kıyasla 30 kat büyüdüğünü ve yakınındaki bir diğer adayı yutmakta olduğunu ortaya koydu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bu nedenle Japonya Sahil Güvenlik Dairesi, ülkenin karasularının sınırını değiştirmek gerekebileceğini belirtiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Pasifik'te Japonya'nın toprakları bu ada ile genişlemeye devam ederken, bilim adamları incelemelerini sürdürüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bir dinî grup, ortaya çıkan adanın, günahkârların tövbe etmesi için Tanrı'nın gönderdiği bir işaret olduğuna inanıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/01/140124_japonya_ada.shtml" target="_blank"&gt;BBC/Türk&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://4.bp.blogspot.com/-pY2P-iw6720/UujcRrNqBfI/AAAAAAAAL1E/Xhr0uFZTlPw/s72-c/3.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Yüz yıl aradan sonra yeni bir nehir yunusu!</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/01/yuz-yl-aradan-sonra-yeni-bir-nehir.html</link><category>Güncel Haberler</category><category>Haberler</category><category>Hayvanlar</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sat, 25 Jan 2014 01:56:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-6670013426811253631</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-VcqoAelAo3w/UuOKFr4uwkI/AAAAAAAAL0w/v5LmSdSC6yg/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-VcqoAelAo3w/UuOKFr4uwkI/AAAAAAAAL0w/v5LmSdSC6yg/s1600/3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
1918 yılından bu yana ilk kez yeni bir nehir yunusu türü keşfedildi. Brezilya'da keşfedilen ve dünyanın bilinen beşinci nehir yunusu türüne, bulunduğu nehre ithafen Araguaia adı verildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Plos One adlı dergide keşfedilen türü anlatan uzmanlar, Araguaia'nın diğer Güney Amerika nehir yunuslarından iki milyon yıl önce ayrıldığını anlattılar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Araguaia nehri havzasında 1000 kadar farklı hayvan türünün yaşadığı tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nehir yunusları dünyanın en nadir hayvan türlerinden.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uluslararası Doğadaki Türleri Koruma Birliği'ne (IUCN) göre bu son keşfe kadar dünyada dört nehir yunusu türü vardı ve bunlardan üçü "kırmızı liste"de yani yok olmak üzere olan türlerdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeni bulunan tür deniz yunuslarının çok uzaktan akrabası. Nehir yatağındaki çamurların içinde balık avlamalarına olanak sağlayan gagaya benzer ağızları var.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;BEYİNLERİ BÜYÜK&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünyada en çok bilinen nehir yunusu türü 2006 yılı civarında yok olduğu düşünülen Yangtze (Uzun Nehir) yunusuydu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Güney Amerika'da pembe yunus ya da boto adlarıyla da bilinen Amazon nehir yunusu ise, nehirde yaşayan tüm hayvan türlerinin en zekisi olarak biliniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeni keşfedilen yunusun Amazon yunusuyla akraba olduğu ancak türlerin iki milyon yılı aşkın bir süre önce ayrıldıkları düşünülüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Amazonlar Federal Üniversitesi'nden Doktor Tomas Hrbek "Amazon yunusuna çok benziyor. Çok şaşırtıcı oldu bu keşif. Aslında insanlar sürekli görüyor bu yunusları, büyük memeliler bunlar. Fakat kimse dikkat etmemiş" diyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uzmanlar iki türün diş sayısının farklı olduğunu ve Araguaia'nın muhtemelen biraz daha küçük olduğunu düşünüyorlar. Fakat farklılıkların net olarak ortaya çıkması için genetik bir inceleme gerekti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Amazon ve Araguaia nehirlerinden onlarca yunusun DNA'larını inceleyen uzmanlar Araguaia'nın gerçekten farklı bir tür olduğu sonucuna vardılar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ama iki tür arasındaki farkın çok küçük olduğunu söyleyenlerin de çıkabileceğini biliyorlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Doktor Hrbek "Bilim böyle bir şey. Hiç bir şeyden tam olarak emin olamazsınız" diyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Biz, hayvanın soyunun nereden devam ettiğini ortaya koyan mitokondriyal DNA'lara baktık. Soyağaçları aynı değil. Ayrıca gözlemlediğimiz farklılıklar diğer bilinen yunus türleri arasındaki farklardan daha büyük. Ama bu iki tür birbirine başka yerlerdeki yunuslara olduklarından daha yakın. Bu da, birbirlerinden çok uzun bir süre önce ayrılmış olduklarına işaret ediyor" diye açıklıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uzmanlar yeni türe Araguia Boto'su denmesini öneriyorlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;TEHDİT ALTINDA&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Amazon ile birleşmeden önce 2 bin 600 kilometrelik uzunluğu olan Araguia nehrinde bu yunuslardan 1000 kadarının yaşadığı tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fakat uzmanlar yeni keşfettikleri türün geleceğinden endişeli. Genetik çeşitliliğin çok dar olması, ayrıca nehir çevresindeki insan yerleşimleri ve faaliyetlerinin artması onları kaygılandırıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Doktor Hrbek tarım ve besicilik faaliyetlerindeki artış ve hidro elektrik baraj inşaatlarına işaret ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Balıkçılıkla geçinen insanların yunusların rekabetinden hoşlanmadığını ve onları yok etmeye çalıştığına da dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uzmanlar bu yüzden Araguaia yunusunun da soyu tükenme tehlikesiyle yüzyüze hayvanlar listesine alınması gerektiği kanısında.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kaynak : &amp;nbsp;&lt;a href="http://www.veteknoloji.com/yuz-yil-aradan-sonra-yeni-bir-nehir-yunusu-71022--.html" target="_blank"&gt;veteknoloji&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://4.bp.blogspot.com/-VcqoAelAo3w/UuOKFr4uwkI/AAAAAAAAL0w/v5LmSdSC6yg/s72-c/3.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>En eski kanser genomu 11 bin yaşında</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/01/en-eski-kanser-genomu-11-bin-yasnda.html</link><category>Evrim</category><category>Haberler</category><category>Sağlık</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Fri, 24 Jan 2014 04:40:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-1519277744636895622</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-7dD-E79kggY/UuJfR24wZOI/AAAAAAAALz4/19cpSiSiwGM/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-7dD-E79kggY/UuJfR24wZOI/AAAAAAAALz4/19cpSiSiwGM/s1600/3.jpg" height="183" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim insanları, binlerce yıldır köpeklerde kansere neden olan bir genomun orijini keşfetti. Köpekler arasında cinsel yolla bulaşan kanserin, bilinen en uzun süredir hayatta kalan kanser türü olduğu belirtildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İnsanların aksine köpeklere özgü olan ve cinsel yolla bulaşan bir kanser türünün, ilk olarak 11 bin yıl önce ortaya çıktığı anlaşıldı. Dünyanın dört bir yanındaki köpekleri etkileyen ve hayvanların cinsel organında tümör oluşumuna neden olan kanserin, tek bir köpekte belirdiği ve cinsel yolla bulaşarak hayatta kalmaya devam ettiği ifade edildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Science dergisinde yayımlanan araştırmada yer alan Cambridge Üniversitesi'nden Dr. Elizabeth Murchison, "Binlerce yıl hayatta kalmayı başaran genom, uygun şartlar oluştuktan sonra kanserin milyonlarca mutasyona rağmen hayatta kalabileceğine işaret etti" dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bulaşıcı kanserin halen ilk ortaya çıktığı köpeğin genetik çeşitliliğinde yer aldığını ifade eden bilim insanları, bu çeşitlilikleri analiz ederek söz konusu köpeğin Alaska malamutu veya Sibirya kurdu (Husky) olabileceğini belirtti. Tek renk, gri, siyah veya kahverengi postu olduğu düşünülen köpeğin genomu, cinsiyetini ele vermiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;SON 500 YILDA YAYILDI&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Murchison, 'söz konusu spesifik türün nasıl bulaşıcı bir kanser türü geliştirdiğini bilmediklerini ancak antik köpek genomları üzerinde bugün bu sırrı çözmeye çalışmanın çok etkileyici olduğunu' söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Antik genom dizilimini inceleyen araştırmacılar, dünya genelinde köpeklerde sıkça rastlanan kanser türünün nasıl yayıldığına dair de yeni bilgiler elde etti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Murchison, "Farklı kıtalardaki genetik çeşitliliğin izleri, kanserin çok uzun süre boyunca tek bir köpek populasyonunda sınırlı kaldığını gösterdi" dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kanser, insanlarla beraber yeni kıta ve bölgelerin keşfinde yer alan köpeklerin aracılığıyla son 500 yılda tüm dünyaya yayıldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25494176" target="_blank"&gt;ntvmsnbc&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://3.bp.blogspot.com/-7dD-E79kggY/UuJfR24wZOI/AAAAAAAALz4/19cpSiSiwGM/s72-c/3.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Yandex, Facebook'a "sızıyor!"</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/01/yandex-facebooka-szyor.html</link><category>Bilgisayar</category><category>Haberler</category><category>PC</category><category>İnternet</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Tue, 21 Jan 2014 03:23:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-6813358848669721807</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-DBdoW9LkNfU/Ut5YkEFCSwI/AAAAAAAALvo/Row44NAScXk/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-DBdoW9LkNfU/Ut5YkEFCSwI/AAAAAAAALvo/Row44NAScXk/s1600/4.jpg" height="170" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Facebook, Google'a bile vermediği bu önemli izinleri, Rus arama motoru Yandex'e verdi!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Rus arama motoru devi Yandex, Facebook kullanıcılarının paylaştığı bilgilere ulaşmak ve bunların arasında arama yapabilmek için Facebook'tan izini kopardı. Aynı izinleri isteyen Google'a ise Facebook'un cevabı hayır olmuştu. Google'ı kendine rakip gören Facebook'un Google'a izin vermezken Google'ın rakibi Yandex'e izin vermesi de son derece manidar oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu yeni yetkiyle beraber Yandex artık kullanıcıların herkese açık olarak yayınladıkları kişisel verileri ve paylaşımları arama sonuçlarında gösterebilecek. Böylece Yandex kullanıcıları aranan ifade hakkında çok daha zengin bir kaynak sahibi olacak. Facebook paylaşımlarında ve sohbetlerinde pek çok konu hakkında önemli veriler bulunabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu anlaşma için Yandex ve Facebook arasında bir para alışverişi olup olmadığı bilinmiyor ancak Facebook'un bu anlaşma sayesinde Yandex kullanıcıları arasından trafik alması, Yandex'in de daha zengin ve keskin arama sonuçları vererek kullanıcılarını memnun etmesi bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.chip.com.tr/haber/yandex-facebook-a-siziyor_44860.html" target="_blank"&gt;chip&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://2.bp.blogspot.com/-DBdoW9LkNfU/Ut5YkEFCSwI/AAAAAAAALvo/Row44NAScXk/s72-c/4.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>İnsan vücudu içinde yüzecek organizma</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/01/insan-vucudu-icinde-yuzecek-organizma.html</link><category>Evrim</category><category>Haberler</category><category>Sağlık</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sun, 19 Jan 2014 05:32:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-1812889111937688576</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-e7XkI8dT75o/UtvTtuOwW9I/AAAAAAAALt4/hoAOQrUt688/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-e7XkI8dT75o/UtvTtuOwW9I/AAAAAAAALt4/hoAOQrUt688/s1600/1.jpg" height="183" style="cursor: move;" width="320" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim insanları, kalp rahatsızlıklarından kansere kadar insan vücudunda birçok hastalığın tespit edilmesi ve önlenmesi için kullanılacak mikroskobik organizma geliştirdi. İnsan vücudunda yüzerek hücreleri denetleyecek ‘bio-bot’, geleneksel cerrahi operasyonları da gereksiz kılabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Illinois Üniversitesi araştırmacıları, esnek polimer kullanarak kuyruğu sayesinde sperm gibi hareket edebilen mikroskobik bir organizma üretti. Bio-bot adı verilen organizma, vücut içinde hareket ederek zararlı madde ve hastalıklı hücreleri tespit edecek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim insanları, büyüttükleri kalp hücrelerini polimer örtü içinde bir araya getirdi. Zamanla atışları senkronize hale gelen kalp hücreleri, kuyruk sayesinde hareket edebilmeye başladı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Araştırma ekibinin başında yer alan Profesör Taher Saif, gelecekte tıp alanında büyük faydalar getirmesini umduğu bio-bot’un, insan vücudunda incelenmesi son derece zor bölgelere girebileceğini söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Phys.org sitesinin haberine göre, daha hızlı yüzen çift kuyruklu bir bio-bot üzerinde de çalışan Saif, &amp;nbsp;mikroskobik organizma sayesinde hastalıkların çok daha kesin tanı ve erkenden teşhis edilebileceğini umuyor. Böylece, geleneksel cerrahi müdahalelere gerek kalmadan tedavi imkanı doğabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilim insanları, bio-bot’ sayesinde sentetik ve organik materyallerin bir araya gelmesiyle oluşturulan teknolojilerin de geliştirilmesi adına önemli bier adım atmak istiyor. Kalp hücrelerinin etkileşime girmesiyle kuyruğu gerilen bio bot, hücrelerin serbest kalmasıyla tek yönde hareket edebiliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmada bir sonraki hedef, bio bot’un istenilen hedefe yönlenmesi ve bilgi toplamasını sağlamak olacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25492965/" target="_blank"&gt;ntvmsnbc&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://2.bp.blogspot.com/-e7XkI8dT75o/UtvTtuOwW9I/AAAAAAAALt4/hoAOQrUt688/s72-c/1.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Buz çağı geliyor!</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/01/buz-cag-geliyor.html</link><category>Dünya</category><category>Evren</category><category>Haberler</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sat, 18 Jan 2014 05:42:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-3008228674988526757</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-GTugmFiL7QQ/UtqEljyUfOI/AAAAAAAALto/JE0JiY9V-5o/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-GTugmFiL7QQ/UtqEljyUfOI/AAAAAAAALto/JE0JiY9V-5o/s1600/4.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilimadamları uyardı 'Güneş uykuya daldı buz çağı gelebilir'&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bilimadamları tüm dünyayı ilgilendiren korkutucu bir tahminde bulundu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Güneş yüzeyindeki aktivitelerin son 100 yılın en düşüğünde olduğunu söyleyen uzmanlar bu seviyelerin en son 1645 yılında gerçekleştiğini ve yaşanan 'mini buz çağında' (Maunder Minimum) Londra'da Thames nehrinin bile donduğunu hatırlatıyor. Verilere göre Dünya'nın ikliminin büyük bir değişiklik yaşaması olası. İngiltere'de bulunan Rutherford Appleton Laboratuvarı'ndan Richard Harrison, "30 senedir güneş fizikçiyim ve böyle birşey ile daha öne hiç karşılaşmadım. Kışlar çok daha soğuk geçecek" yorumunda bulunuyor. University College London'dan ise Lucie Green ise nüfusun 400 yıl öncekine göre çok daha fazla olduğunu ve bu varlığın soğuklarla mücadele edebileceğini düşünüyor. "400 yıllık gözlem ve bilgiye sahibiz. 'Maunder Minimum' ile çok benzer bir döneme giriyoruz fakat insanların güneşin etkilerine karşı koyabileceğini düşünüyorum" diye konuşan Green, mini buz çağı yaşanabileceğini fakat etkilerinin ne olacağını tahmin etmenin zor olduğunu ekliyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.haber3.com/buz-cagi-geri-geliyor-haberi-2432758h.htm" target="_blank"&gt;haber3&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://2.bp.blogspot.com/-GTugmFiL7QQ/UtqEljyUfOI/AAAAAAAALto/JE0JiY9V-5o/s72-c/4.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Antarktika buzulu yok oluyor</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/01/antarktika-buzulu-yok-oluyor.html</link><category>Bilim</category><category>Evren</category><category>Haberler</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Sat, 18 Jan 2014 05:33:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-1258036992028076022</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-eqyj3yNfFyc/UtqCim9Gy3I/AAAAAAAALtU/ZbzkhYhgFLY/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-eqyj3yNfFyc/UtqCim9Gy3I/AAAAAAAALtU/ZbzkhYhgFLY/s1600/4.jpg" height="183" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Antarktika'daki en büyük buzul olan Pine Island'dan bir parça daha eriyerek koptu. Araştırmalara göre buzulun erimesi durdurulamıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Dünya çapında hissedilen iklim değişikliği Antarktika Yarımadası'nı tehdit etmeye devam ediyor. Antarktika kıtasının Güney Kutup Dairesi dışına çıkan tek uzantısı olan yarımadayı gözlemleyen bilim insanları son 15 yılda yarımadadaki dengelerin değiştiği alarmını veriyor. Araştırmalara göre büyük buzul kütleleri koparak okyanusa karışıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Okyanusa taşınan bu buzulların en büyüğü ise Pine Island buzulu. Uzmanlar en fazla bu buzuldaki gelişmelerin Antarktika Yarımadası'ndaki tehlikeyi tetiklediğini belirtiyorlar. Fransız Grenoble Üniversitesi'nden Gael Durand yaptığı araştırmalar sonucunda buzulun erime eğiliminin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini belirtiyor ve ekliyor: "Okyanus sularının ya da havanın sıcaklığı sabit kalsa dahi erime sürecek. Erime kendi kendine gerçekleşiyor. İleriki zamanlarda daha fazla buzul dağı kopacak ve eriyecek. Bu deniz seviyesinin de yükselmesine neden olacaktır."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;'DENİZ SEVİYESİ BİR SANTİMETRE YÜKSELECEK'&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Durand önümüzdeki 20 yıl içerisinde deniz seviyesinin bir santimetre kadar yükselebileceğini de sözlerine ekliyor. Bunun dehşet verici bir rakam olduğunun altını çizen Durand 2010 yılında yapılan araştırmalarda bu seviyenin 3,2 milimetre oranında, yani son 20 yıl içerisindeki seviyenin iki katı oranında arttığını belirtiyor. Bu durumda Durand'ın tahmini, deniz seviyesinin neredeyse 3 kat daha hızlı artacağına işaret ediyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Almanya'daki Kaiserslautern Üniversitesi ve kutup ve deniz araştırmaları merkezi Alfred Wegener Enstitüsü (AWI) yetkilileri de araştırma sonuçlarını onaylıyor. AWI yetkililerinden Angelika Humbert "Buzul kütlesinin bir kısmı hâlâ kaya parçası üzerinde diğer kısmıysa su üzerinde kalıyor" diyor. Humbert ve ekibi yaptıkları araştırmada bu farklı iki kütle üzerinde kalan buzul parçalarının hangi mekaniğe göre hareket ettiklerini araştırıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İKLİM DEĞİŞSE DE ERİME DURMAYACAK&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Fransız Grenoble Üniversitesi'nden Gael Durand buzulun daha sıcak deniz suyuna maruz kaldığından durdurulamayacak hızda eridiğini belirtiyor. Durand ayrıca sıcaklıkların 100 yıl önceki seviyeye ulaşsa dahi erimeyi durduramayacağını da sözlerine ekliyor. Alman buzul bilimci Angelika Humbert de önüne geçilemeyen bu eğilimin ne gibi sonuçlar doğurabileceğini kestirebilecek tekniklerin henüz geliştirilmediğini vurguluyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;'DEVRİLME NOKTASINDAYIZ!'&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Fransız bilim adamı Gael Durand son araştırma sonuçlarının dünya çapındaki iklim araştırmaları için önemini vurgulayarak "Bu buzul dönüşü olmayan bir noktaya gelmiştir. Yani biz davranışlarımızla iklimi değiştiriyoruz. Ve iklim de değişmeye devam edecek. Araştırma sonuçları iklim değişikliğinde bir devrilme noktasına geldiğimizi gösteriyor" şeklinde konuştu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından 1988 yılında insan faaliyetlerinin neden olduğu iklim değişikliğinin risklerini değerlendirmek üzere kurulan Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli de son raporunda Batı Antarktika'da kopan buzulların bölgeyi tehlikeye sokacağını belirtmişti. Fransız bilim adamı Gael Durand ve ekibi yaptıkları son araştırmayla bu tehlikenin artık somut bir tehlike haline geldiğini kanıtlamış oldu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25492835" target="_blank"&gt;ntvmsnbc&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://1.bp.blogspot.com/-eqyj3yNfFyc/UtqCim9Gy3I/AAAAAAAALtU/ZbzkhYhgFLY/s72-c/4.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Deprem ışıklarının sırrı ortaya çıktı</title><link>http://thesciencefiction.blogspot.com/2014/01/deprem-sklarnn-srr-ortaya-ckt.html</link><category>Bilim ve Teknoloji</category><category>Haberler</category><category>Teknoloji</category><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><pubDate>Fri, 17 Jan 2014 02:11:00 -0800</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6735307961836242737.post-7908331227691914328</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-wAZibmfPt4s/UtkBn8RV28I/AAAAAAAALtE/BrxKDolzpPA/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-wAZibmfPt4s/UtkBn8RV28I/AAAAAAAALtE/BrxKDolzpPA/s1600/2.jpg" height="405" width="580" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Depremler sırasında insanların şahit olduğu garip gökyüzü ışıkları hakkında bilim insanları nihayet sonuca ulaştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Büyük depremler sırasında rapor edilen ışıklar hakkında araştırma yapan bilim insanları, 1600'lü yıllara kadar kayıt altına alınan 65 büyük depremi inceleme altına aldı. Bu depremler hakkında şahitlerin anlatılarını inceleyen bilim insanları deprem ışıklarına mantıklı bir açıklama getirebildiler.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Nature dergisinde yayınlanan makaleye göre, deprem sırasında birbirine sürtünen kaya katmanları yüksek miktarda elektrik üretiyor. Bu elektrik ise atmosfere yükselerek ışık oyunlarına sebep oluyor. Araştırma Kanada'daki Quebec's Ministry of Natural Resources'te görevli Robert Thériault tarafından gerçekleştirilmiş.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;&lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/25586627.asp" target="_blank"&gt;Kaynak : Hurriyet&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="http://2.bp.blogspot.com/-wAZibmfPt4s/UtkBn8RV28I/AAAAAAAALtE/BrxKDolzpPA/s72-c/2.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item></channel></rss>