<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uğur Aydoğdu</title>
	<atom:link href="https://uguraydogdu.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://uguraydogdu.com/</link>
	<description>Kişisel Web Sitesi.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Apr 2024 20:39:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>Enzo&#8217;ya Veda</title>
		<link>https://uguraydogdu.com/2024/04/enzoya-veda/</link>
					<comments>https://uguraydogdu.com/2024/04/enzoya-veda/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uğur Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Apr 2024 20:39:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayatın Içinden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uguraydogdu.com/?p=322</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir sepetin içinde, yanındaki peluş oyuncak ve battaniyenle katıldın aramıza. Ve uzun sürmedi benim kokum olduğu için eşofmanlarımı ev yapman. Çekyatı ranza yaptık altlı üstlü aylarca. Her kelimeye oturuşunu izledik &#8220;doğru yaptım di mi? Mama?&#8221; bakışınla. Ve artık zamanı gelince sırt çantasında &#8220;dışarı&#8221; çıktık.&#160; Çok dışarı çıktık, hatta bütün dışarılara çıkabilseydik keşke seninle&#8230; Gün geldi [&#8230;]</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2024/04/enzoya-veda/">Enzo&#8217;ya Veda</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bir sepetin içinde, yanındaki peluş oyuncak ve battaniyenle katıldın aramıza. Ve uzun sürmedi benim kokum olduğu için eşofmanlarımı ev yapman.</p>



<p>Çekyatı ranza yaptık altlı üstlü aylarca.</p>



<p>Her kelimeye oturuşunu izledik &#8220;doğru yaptım di mi? Mama?&#8221; bakışınla.</p>



<p>Ve artık zamanı gelince sırt çantasında &#8220;dışarı&#8221; çıktık.&nbsp; Çok dışarı çıktık, hatta bütün dışarılara çıkabilseydik keşke seninle&#8230;</p>



<p>Gün geldi kızdık havladık birbirimize, gün geldi kavga ettik. Ama hep yan yanaydık.. Ya da üst üste, göt göte&#8230;&nbsp; Sonuçta &#8220;bu benim insanım&#8221; demek için üstüne oturmak gerek çünkü değil mi?</p>



<p>Sen bizim insanımız oldun, biz senin sürün. Öyle yaşayıp gittik&#8230;</p>



<p>Ama yine ve yine çok hızlı geçti zaman, çok zamansız geldik bugüne&#8230; Korka korka, gözümüzü kaçıra kaçıra, ayaklarımız geriye gide gide geldik&#8230;.</p>



<p>Gün geldi ben ağladım bir gün bugünün gelmesinden korkup saatlerce başında&#8230; Gün geldi boynunda papyon, kafanda yılbaşı gözlüğü, balonlar&#8230;</p>



<p>Velhasıl aslında sen hep güldürdün bizi.</p>



<p>Saksıdaki çiçekleri, evdeki son bölüme gelen kitapları, yeni alınan eşyaları, 3d gözlükleri yedin diye kızarken de güldük de; gösteremedik söyleyemedik arada&#8230; İnsanız malum&#8230;&nbsp;</p>



<p>Bu arada &#8220;Biz&#8221; derken öyle üç beş değil&#8230;</p>



<p>Onlar, yüzler bile değil. Belki binlerce insana Enzo oldun, mutluluk oldun; bana gurur, dost, arkadaş, öğretmen. Kimimiz korkusunu yendi, kimimiz kendine hayat arkadaşı edindi, kimi kendi dostuna örnek gösterdi seni&#8230; Düşmedin yani hiç dilimizden&#8230;. Muhtemelen düşmeyeceksin&#8230;.</p>



<p>Her telefonda Enzuş nasıl diye sormalarımız, Yağmurda Yarış Sanatı izleyip, koşa koşa bizim bir arada olmamız lazım diye gelişim, arabadan inmemek için attığın tripler, havuz başında heyecanla deli deli dönüşlerin, bulduğun, paylaşmak istemediğin toplar, oyuncaklar. Misafir geldiğinde sevinip oyuncak götürmen ve oyuncakların nedense hep bi anda koltuğun altına kaçması&#8230;.</p>



<p>Bitmeyecek kadar anı&#8230;</p>



<p>Her nano saniyesi güzel.</p>



<p>Bugün, belki de yıllardır yazmaktan korktuğum; ve hatta yazmamak için defalarca, susmamacasına ağladığım, fakat kendime ve sana sözüm olan bir bu yazıyı yazmak zorundayım&#8230;.</p>



<p>Enzo&#8217;m, Enzoşum&#8230;</p>



<p>Hepimize koşulsuz sevgiyi öğrettiğin, hep mutlu olmanın, etmenin bir yolunu bulup bazı şeylerin ne kadar mümkün olduğunu, en uysal ve en güzel yollarla bize anlattığın için; muhteşem arkadaşlığın, dostluğun ve varlığın için sana teşekkürler.</p>



<p>Aslan yeleli ustam, bilim köpeğim, sessiz filozofum, emekli albayım, mutluluk mühendisim benim.</p>



<p>Sen hep en iyisi ve en güzeliydin.</p>



<p>Ve hep öyle kalacaksın.</p>



<p>Sensiz çok ama çok eksik kalsam da; yaşattıklarınla, hissettirdiklerinle, düşündürdüklerinle, öğrettiklerinle, mutluluklarınla; biz çoktan bir olduk.</p>



<p>Ve ben var olduğum sürece devam edeceğiz.</p>



<p>Küçük yalanmalar, vuflamalar, ıslanınca kıvırcık olan kulaklar, sofradan ses gelince kapıyı çalan patiler, usta bir burun hareketiyle elimizin altına güzel bir kafanın giremeyişi; bundan sonra yalnızca bizim eksikliğimiz olacak&#8230;</p>



<p>Sen mutlu uyu, bak bakalım orada da güzel toplar var mıymış&#8230;.</p>



<p>Hem belki filmdeki gibi gelirsin bi yolunu bulup? Neden olmasın?&nbsp;</p>



<p>Daha eğlenceli, mutlu şeyler varsa gelme ama boşver&#8230;&nbsp;</p>



<p>Nasılsa bir gün hepimiz buluşuruz&#8230;</p>



<p>Haşmet&#8217;e,&nbsp; Japon&#8217;a, Şirin&#8217;e, Miniş&#8217;e,</p>



<p>Doğan&#8217;a, İfo&#8217;ya, Gülser&#8217;e, İsmail ve İrfan dedeye, sayamadığım herkese selam söyle&#8230;</p>



<p>Birlikte en az buradaki kadar güzel olacağınıza eminim&#8230;</p>



<p>Işıklı toplar içinde uyu,</p>



<p>Küçük küçük koştuğun rüyalarda bizi gör</p>



<p>HERŞEY İÇİN TEŞEKKÜRLER&nbsp;</p>



<p>Vuf!</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2024/04/enzoya-veda/">Enzo&#8217;ya Veda</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uguraydogdu.com/2024/04/enzoya-veda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnisiyatifin İki Yüzü: Tasarım ve Yazılım Projelerinde Dengeli Yaklaşım</title>
		<link>https://uguraydogdu.com/2023/11/yazilim-tasarim-sureclerinde-inisiyatif/</link>
					<comments>https://uguraydogdu.com/2023/11/yazilim-tasarim-sureclerinde-inisiyatif/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uğur Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Nov 2023 22:44:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgisayar & Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uguraydogdu.com/?p=318</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada neredeyse tamamı inisiyatife dayanan mesleklerinden birini yaptığımı(zı) düşününce bazen hala şaşırıyorum. Ve kariyerim boyunca, hem tasarım hem yazılım geliştirme süreçlerinde inisiyatif almanın ilk bakışta göründüğünden çok daha incelikli olduğunu hayretler içerisinde fark ettim, öğrendim. Liderlik ve işbirliği, yenilikçilik ve tutarlılık arasında karmaşık bir dans olarak tanımladığım bu konuya dair bir şeyler karalamak istedim.. Şüphesiz, [&#8230;]</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2023/11/yazilim-tasarim-sureclerinde-inisiyatif/">İnisiyatifin İki Yüzü: Tasarım ve Yazılım Projelerinde Dengeli Yaklaşım</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünyada neredeyse tamamı inisiyatife dayanan mesleklerinden birini yaptığımı(zı) düşününce bazen hala şaşırıyorum. Ve kariyerim boyunca, hem tasarım hem yazılım geliştirme süreçlerinde inisiyatif almanın ilk bakışta göründüğünden çok daha incelikli olduğunu hayretler içerisinde fark ettim, öğrendim. Liderlik ve işbirliği, yenilikçilik ve tutarlılık arasında karmaşık bir dans olarak tanımladığım bu konuya dair bir şeyler karalamak istedim..</p>



<p><br>Şüphesiz, tasarım ve yazılım projelerinde inisiyatif almak cesaret ve kendine güven gerektiren bir eylem. İnisiyatif ise hemen hemen bir çok projenin can damarı. Ancak bunun mutlaka akıllıca yönetilmesi gerekiyor.  İnisiyatif alırken, hem projenin bütünlüğünü korumak, hem süreci düşünmek hem de yenilikçi çözümler geliştirebilmek için bir denge kurmanız şarttır. </p>



<p>Bana göre bu dengenin hayati unsurları şöyle:</p>



<h2 class="wp-block-heading">Küçük Adımlar, Büyük İlerlemeler</h2>



<p>İnisiyatif almak, bazen kocaman bir adım atmak yerine, bir dizi küçük adımla ilerlemeyi gerektiriyor. Özellikle tasarım ve yazılım alanında, her küçük adım, geniş çaplı etkiler hatta kelebek etkileri yaratabilir. Detaylara dikkat etmek, küçük geri bildirimler almak ve bunları hızla uygulamak, projenin ana hatlarını kaybetmeden etkili şekilde ilerlemenizi sağlıyor. Böylece, her adımınızda projeyi daha da iyi bir hale getirebiliyor ve tekrar en başa dönme riskinden bir hayli uzaklaşmış oluyorsunuz. Aksi olursa ise &#8220;baştan yazalım&#8221;, &#8220;başka bir şey düşünmüştüm&#8221;, &#8220;onu kast etmemiştim&#8221; ler an meselesi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Derin İçgörüler, Sağlam Yöntemler</h2>



<p>Her tasarım veya yazılım parçasının arkasında, belirli bir ihtiyacı karşılamak yatar. Ancak bu ihtiyacı doğru şekilde analiz etmek ve yaratıcı çözümler sunmak, derinlemesine içgörü ve sağlam bir metodoloji gerektirir. Sürecinizde ihtiyaç analizi, çözüm geliştirme, içerik stratejisi, yerleşim planlaması ve nihai tasarım gibi adımların her biri, projenin başarısı için kritik öneme sahip oluyor. Bu süreçlerdeki herhangi bir yanlış hamle veya yanlış sıralama ise ne yazık ki yine sizi başa dönmeye zorlayabiliyor. Bu yüzden, her adımı kapsamlı bir şekilde düşünmek ve doğru içgörülerle hareket etmek, hem zaman hem de kaynak tasarrufu için şart.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Güven ve İletişim: Dengeyi Bulmak</h2>



<p>İletişim ve güven, her başarılı projenin temel taşlarıdır. Ancak, aşırı rahatlık ve her geri bildirimi uygulama eğilimi, projenizi gerçek amacından uzaklaştırabilir. Diğer yandan ilk iki maddedeki devamlı iletişim ve hızlı geri bildirim/onay sistemleri için en önemli unsur sormak, konuşmak, bilgilendirmek.<br><br>İletişim, sürekli ve açık olmalı ama aynı zamanda odaklı ve amaca hizmet eder bir nitelik taşımalı. Proje ekibinin her bir üyesine güvenmek, onların görüşlerine değer vermek önemliyken, son kararları verirken de proje hedeflerini ve kapsamını önceliklendirmek gerekebiliyor. </p>



<p>Buradaki denge bir sebeple kaçtığında veya tutturulamadığında, güven, özveri gibi çok sevip her daim öne çıkardığımız değerli davranışlar bile handikapa dönüşebiliyor.</p>



<p>Projenin bütünlüğünü korurken, değişiklikler, öneriler ve farklı koşullara adapte olabilmek için çok doğru ve devamlı bir iletişim şart.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Uyanık Olmak ve Farkındalık Geliştirmek</h2>



<p>Proje ilerlerken uyanık olmak ve yüksek bir farkındalık seviyesi geliştirmek, inisiyatif alırken düşülebilecek tuzaklardan kaçınmak için kesinlikle lazım. Paranoyaklaşmaya gerek yok ama her adımı sorgulayın, her kararı tartın ve her yeniliği kritik bir gözle değerlendirin. </p>



<p>Unutmayın ki sorumluluk almak, sadece karar vermek değil, aynı zamanda bu kararların sonuçlarını da üstlenmek demektir. Ve her aksiyonun ön görmesi hiç de kolay olmayan etkileri/sonuçları olabilir.</p>



<p>Yanlış öngörü ve/ya ihmal; istemediğimiz sonuçlar doğuracaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Doğrusu: İnisiyatifi Bilgece Kullanmak</h2>



<p>Sonuç olarak inisiyatif almak, sanıyorum ki ciddi bir denge işi. Yaratıcılığınızı ve liderliğinizi sergilerken, aynı zamanda projenin/konunun bütünlüğünü korumak ve ekiple uyum içinde çalışmak, değişen gündemlerde koşullarda da hep beraber aynı sayfada kalabilmek önemli. </p>



<p>Bütün bu bileşenleri bir araya getirince &#8220;İnisiyatifi bilgece kullanmak&#8221; diye yeni bir tanım yapabiliyoruz.</p>



<p>Bence her biri üzerinde ayrı ayrı durulması gereken bu noktalar, yaratıcı alandaki projelerde inisiyatif alırken dengeli ve verimli bir yol izlemeye olanak tanıyor. </p>



<p>Ve tam olarak bu nedenle profesyonellik çatısı altında toplayabileceğimiz pek çok kavram gibi, inisiyatif almak da bir sanat ve bu sanatı ustaca icra etmek, hem bireysel hem de takım bazında gelişmesi gereken bir yetenek haline geliyor.</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2023/11/yazilim-tasarim-sureclerinde-inisiyatif/">İnisiyatifin İki Yüzü: Tasarım ve Yazılım Projelerinde Dengeli Yaklaşım</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uguraydogdu.com/2023/11/yazilim-tasarim-sureclerinde-inisiyatif/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Talep Üzerine Öğrenmenin Olumsuz Etkileri</title>
		<link>https://uguraydogdu.com/2023/04/talep-uzerine-ogrenmenin-olumsuz-etkileri/</link>
					<comments>https://uguraydogdu.com/2023/04/talep-uzerine-ogrenmenin-olumsuz-etkileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uğur Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Apr 2023 02:35:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatın Içinden]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[iş dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal kültür]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uguraydogdu.com/?p=307</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herkes işitsel, görsel, kinestetik ve benzeri sözde &#8220;öğrenme stilleri türlerini&#8221; duymuştur. Bu konuda muhtemelen her şey söylenmiştir&#8230; Peki ya öğrenmenin farklı veya iyi bir hali mümkün mü? Bu kez öğrenme eylemini sadece iki kategoriye ayıralım. Birincisine &#8220;ön öğrenme&#8221; diyelim ve buna okulda yaptığımız klasik öğrenmedir diyelim. Bu modelde gerçekten faydalı olacağından %100 emin olmadan gelecekte [&#8230;]</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2023/04/talep-uzerine-ogrenmenin-olumsuz-etkileri/">Talep Üzerine Öğrenmenin Olumsuz Etkileri</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Herkes işitsel, görsel, kinestetik ve benzeri sözde &#8220;öğrenme stilleri türlerini&#8221; duymuştur. Bu konuda muhtemelen her şey söylenmiştir&#8230; </p>



<p>Peki ya öğrenmenin farklı veya iyi bir hali mümkün mü?  Bu kez öğrenme eylemini sadece iki kategoriye ayıralım. Birincisine <strong>&#8220;ön öğrenme&#8221;</strong> diyelim ve buna okulda yaptığımız klasik öğrenmedir diyelim. Bu modelde gerçekten faydalı olacağından %100 emin olmadan gelecekte faydalı olabilecek bilgileri ediniriz. İkinci kategori ise <strong>&#8220;talep üzerine öğrenme&#8221;  </strong>olsun; bunu da bilgiyi ne erken ne de geç değil, durum gerektirdiğinde edinme eylemidir şeklinde tanımlayalım. Bu iki öğrenme tekniğini göz önünde bulundurarak faydaları ve dezavantajları hakkında ne söyleyebiliriz? Hiç modern çevremizin öğrenme şeklimizi nasıl değiştirdiğini düşündünüz mü?</p>



<p>İyi bir yazılımcıya kod yazmakta nasıl iyi olabileceğinizi sorarsanız, cevap büyük olasılıkla &#8220;kodlamaya başla &#8211; tutkulu olduğun bir proje seç ve kodla, başarısız olmaya, denemeye ve hatalarından öğrenmeye devam et&#8221; şeklinde olacaktır. Bu muazzam bir tavsiye. Hatta bence en iyi yazılımcıların çoğu bu şekilde yaratılmıştır. </p>



<p>Ancak, düşünürseniz, kodlama yaparken takıldığınız zaman, her zaman Stack Overflow, Dokümantasyon, YouTube ve size yardımcı olacak yüzlerce çevrimiçi kaynak vardır. Yani asla yalnız öğrenmiyorsunuz. İşte bu şekilde kişi, yavaş yavaş, hata hata, ders ders, harika bir programcı oluyor. Bu, &#8220;talep üzerine öğrenmenin&#8221; iyi işlediğine dair mükemmel bir örnek. Hatta belki de en iyi örnek, çünkü bu ölçekte kendi kendine öğrenme, internetin mümkün kıldığı ve nispeten yeni bir strateji. Bilgiye anında erişim ve yazılımdaki düşük başarısızlık maliyeti, isteğe bağlı öğrenmeyi son derece uygulanabilir kılıyor; hatta sadece uygulanabilir değil, aynı zamanda oldukça başarılı diyebiliriz.</p>



<p>Talep üzerine öğrenmenin teknolojide &#8220;varsayılan öğrenme stratejisi&#8221; olarak hızla yükselişe geçmesinin birçok nedeni de mutlaka ki var. Neredeyse her gün öğrenilecek yeni teknolojiler, yeni çerçeveler, yeni programlama dilleri, yeni şartlar ortaya çıkıyor &#8211; hatta yerleşik teknolojiler bile sürekli bir metamorfoz içinde. Gerçekten de isteğe bağlı öğrenme çok mantıklı. Mesela ileride kullanacağımdan %100 emin değilsem en yeni JavaScript framework&#8217;ünü de öğrenmek için 20 saatimi daha harcamam. Kodlama eğitim kamplarının ve &#8220;bir ayda teknoloji alanında iş sahibi olun&#8221; benzeri bir başlığa sahip çevrimiçi kursların ortaya çıkış hızına bir bakın. Bazı önde gelen üniversiteler bile yavaş yavaş öğrenmeye daha uygulamalı bir yaklaşım getirmeye başladı.</p>



<p>Bahsetmek istediğim: sorun, biraz da talep üzerine öğrenmenin yazılım geliştirme dünyasındaki yadsınamaz başarısı kontrolsüz bir şekilde diğer alanlara yayıldığında başlıyor. İnsanlar durum ne olursa olsun bu tekniği en uygun öğrenme stratejisi olarak algılamaya başlamış durumda. Yani bir anda şirketler ve kurumlar da dahil herkes; bu tekniğin birçok dezavantajını ve &#8220;geleneksel&#8221; ön öğrenmenin o muazzam gücünü unutmuş gibi görünüyor.</p>



<p>Her iki tekniğin de farklı şekillerde faydalı olduğunu söylemeye zaten gerek yok. Ancak yeni bir durumla karşı karşıya kalırsanız hangi stratejiyi / nasıl kullanacağınızı biliyor musunuz?  Bunlar aslında önemsiz sorular değil. Elbette, genel bir fikriniz ve hatta bir tercihiniz olabilir. Ancak her yaklaşımın temel sınırlamaları vardır. Bu nedenle gelin, bu sefer öğrenme stillerini değil de öğrenilecek şeyleri bir kategorizasyona tabi tutalım. </p>



<p>Öğrenilebilecek her şeyi bir genellik spektrumuna yerleştirirsek, spektrumun bir ucunda spesifik bir konu etrafındaki pek çok detaylı ve teknik bilgi bulunabiliyor &#8211; bunlar diğer alanlara çevrilemeyen bilgilerdir diyebiliriz . Diğer tarafta ise birden fazla durumda faydalı olabilecek genel bilgi ve beceriler var. </p>



<p></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="991" height="306" src="https://www.uguraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/spectrum.png" alt="" class="wp-image-308" srcset="https://uguraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/spectrum.png 991w, https://uguraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/spectrum-800x247.png 800w, https://uguraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/spectrum-768x237.png 768w, https://uguraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/spectrum-720x222.png 720w, https://uguraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/spectrum-580x179.png 580w, https://uguraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/spectrum-320x99.png 320w" sizes="(max-width: 991px) 100vw, 991px" /></figure>



<p><br>Bu ayrımı nasıl kavramsallaştırırsanız kavramsallaştırın &#8211; özele karşı genel, insan bilgisine karşı doğa bilgisi ya da kavramlara karşı araçlar gibi &#8211; çoğu insan belki bunun farkındadır. Ancak farkında olmak yeterli değil. İyi bir zihinsel çerçeve yalnızca anlamaya yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda daha derin bağlantıları da görmenizi bulmanızı sağlar. Bu nedenle, daha pragmatik olan &#8220;kavramlar ve araçlar&#8221; kategorizasyonuna sadık kalalım ve bunun bizi nereye götüreceğini görelim.</p>



<p>Araçlar işlerin yapılmasını sağlayan ya da en azından işlerin yapılmasını kolaylaştıran şeylerdir. Araçlar olmadan üretken hiçbir şey yapamazsınız. Öte yandan kavramlar çok daha soyuttur. Çoğunlukla belirli bir görev için gerekli değildirler, ancak birçok farklı görevde yardımcı olurlar. </p>



<p>Yine kolay anlaşılması için bir örnek verelim. Kodlama Bootcamp&#8217;ından yeni mezun bir yazılım mühendisi düşünün. Başka hiçbir kodlama deneyimi ya da resmi eğitimi olmadığını varsayalım. Bu  geliştirici yeterince kararlıysa, muhtemelen birkaç hafta içinde karmaşık ve tamamen işlevsel bir web uygulaması yapabilir. Bunun için herhangi bir bilgisayar bilimi teorisi bilmesine gerek yoktur, sadece araçları ve framework&#8217;leri bilmesi yeterlidir. Ancak, elbette, yalnızca React ve Node gibi araçlar(framework&#8217;ler) yerine algoritma karmaşıklığı ve veri yapıları gibi kavramlar hakkında bilgi sahibi olsaydı, yaptığı uygulama  muhtemelen daha kaliteli, performanslı belki de daha hızlı ve güvenilir olurdu.</p>



<p>Bu konunun o kadar da tartışmalı olmayacağını tahmin ediyorum. Ancak, bunun sonuçları neler? İlk olarak, herhangi bir işi yapmak için kavramlar gerekli değilse; büyük olasılıkla yalnızca araçları öğrenir, kavramları öğrenmezsiniz. Bu nedenle teorik olarak, tüm kariyerinizi sadece işinizi tamamlamak için gerekli olan minimum şeyleri öğrenerek geçirebilirsiniz &#8211; öncelikle de araçları. Elbette, bu tutumu benimserseniz dahi, muhtemelen &#8220;iyi&#8221; olacaksınız; ancak kavramları öğrenmek için zaman ayırmış olsaydınız işinizin ne kadar daha iyi olabilirdiniz? Muhtemelen asla bilemeyeceksiniz.</p>



<p></p>



<p>Evet, özünde ön öğrenme için zaman ayırmanın uzun vadede gerçekten daha çok işe yarayabileceğini anlatmaya çalışıyorum. </p>



<p>Belki o an için zaman kaybı gibi görünebilir veya zor gelebilir. Ama inanın, bu bir verimlilik tuzağıdır. Şirketler ve bireyler kavramsal anlayışın önemini kabul ettiklerinde, daha önce bahsettiğim hatta dünya üzerindeki pek çok sorunun daha kolay ve etkili çözülebileceğine yürekten inanıyorum. Diğer yandan anlayışa değer veren şirketlerin yakın gelecekte olmasa bile orta vadede önemli bir avantaj elde edeceğini  de tahmin ediyorum. </p>



<p>Ön öğrenmenin ücretli iş yükünün bir parçası olması gerektiğine de kesinlikle inanıyorum ve uzunca bir süredir Epigra&#8217;da bunu uygulamaya çalışıyoruz ve hatta Epigra sonrasında farklı şirketlerde çalışan eski Epigrian&#8217;ların pek çoğunun gittiği şirketlerde <strong>star</strong> olmasının en önemli sebeplerinden birisi olarak bunu görüyorum. </p>



<p>Ancak bütün bunlardan bundan bağımsız olarak, yolun başındaki özellikle genç arkadaşlara üniversite kesinlikle kavram öğreniminizin sonu değil, yaşam boyu sürecek bir yolculuğun sadece bir adımı olmalıdır diye de eklemek istiyorum.</p>



<p><strong>&#8220;Live as if you were to die tomorrow. Learn as if you were to live forever.&#8221; <br>&#8211; Mahatma Gandhi</strong></p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2023/04/talep-uzerine-ogrenmenin-olumsuz-etkileri/">Talep Üzerine Öğrenmenin Olumsuz Etkileri</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uguraydogdu.com/2023/04/talep-uzerine-ogrenmenin-olumsuz-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Chat GPT&#8217;nin &#8220;Vicdana Bırakmak&#8221; ile ilgili yorumu</title>
		<link>https://uguraydogdu.com/2023/02/chat-gptnin-vicdana-birakmak-ile-ilgili-yorumu/</link>
					<comments>https://uguraydogdu.com/2023/02/chat-gptnin-vicdana-birakmak-ile-ilgili-yorumu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uğur Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2023 14:55:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uguraydogdu.com/?p=303</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ne yazık ki bir kez daha, hiç yaşamak istemediğimiz şekilde günlerdir ekranların, sosyal medyanın karşısından &#8220;belki bir kişiye daha fayda sağlayabilmek umuduyla&#8221; ayrılamadığımız zamanlardan birisini daha yaşıyoruz. Ülke olarak çok zor bir dönemden -daha- geçiyoruz ve bu yazıya başlamadan deprem bölgesinde yaşasın/yaşamasın, depremden etkilenen herkese geçmiş olsun diyerek; yakınlarını kaybedenlere de kalpten bir baş sağlığı [&#8230;]</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2023/02/chat-gptnin-vicdana-birakmak-ile-ilgili-yorumu/">Chat GPT&#8217;nin &#8220;Vicdana Bırakmak&#8221; ile ilgili yorumu</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ne yazık ki bir kez daha, hiç yaşamak istemediğimiz şekilde günlerdir ekranların, sosyal medyanın karşısından &#8220;belki bir kişiye daha fayda sağlayabilmek umuduyla&#8221; ayrılamadığımız zamanlardan birisini daha yaşıyoruz.</p>



<p>Ülke olarak çok zor bir dönemden -daha- geçiyoruz ve bu yazıya başlamadan deprem bölgesinde yaşasın/yaşamasın, depremden etkilenen herkese geçmiş olsun diyerek; yakınlarını kaybedenlere de kalpten bir baş sağlığı dileyerek başlamak istiyorum.</p>



<p>Kişisel merakım, karakterim ve mesleki alışkanlıklarım gereği <strong>&#8220;bir sistem olarak insan ve insanın sistemler ile ilişkisi&#8221;</strong> üzerine sık sık kafa yoran birisi olarak; hassasiyet geliştirdiğim, takıldığım, üzerine felsefesini yaptığım pek çok konu oluyor ve kendimce sorular sorup, cevaplar arayıp &#8220;daha iyiye&#8221; kafa yoruyorum.</p>



<p>Son zamanlarda <strong>&#8220;&#8230;. havale ediyorum&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;&#8230; bırakıyorum&#8221;</strong> gibi cümleler ve duygular daha çok dikkatimi çekmeye başladı.</p>



<p>&#8220;Kullanılan dil ve düşünce sistemi etkileşimi&#8221; olarak baktığımda, Türkçe&#8217;de tanımı aslen <strong>&#8220;gücün kalmayışı, vazgeçiş, uğraşmama&#8221;</strong> olan &#8220;bırakmak&#8221; ifadesinin &#8220;insanların vicdanına bırakıyorum&#8221; a dönüştüğünde &#8220;aslında hala biraz umut barındıran&#8221; hali bir an dikkatimi çekti ve nedense CHAT GPT&#8217;nin bu özelde ne diyeceğini merak ettim.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Chat GPT ve Vicdana Bırakmak</strong></h3>



<p>Teknolojiyi yakınen takip edenler bilecektir ki &#8220;yapay zeka ve insan&#8221; felsefelerinin çok uzun süredir, belki de en çok tartıştığı; filmlere sıkça konu olan konusu vicdandır. Tekillik (singularity) vb her şey döner dolaşır buraya gelir.</p>



<p>Chat GPT yapısı gereği biraz daha farklı olsa da, acaba &#8220;vicdana bırakmak&#8221;, yapay zekaya nasıl görünüyor dedim ve sordum:</p>



<p><strong>Bir şeyi insanların vicdanına bırakmak sence doğru mu?</strong></p>



<p>Aldığım cevap şaşırtıcı derecede iyiydi.</p>



<p><strong>&#8220;Etik ve ahlaki değerlere bağlılığı ve sorumluluğu belli bir seviyenin üzerindeyse insanlara bırakmak son derece doğru ve etkili bir yöntem olabilir. &#8220;</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="809" height="656" src="https://www.uguraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/02/64f3e6f5-5b2d-40cc-9562-20079f326c57.png" alt="" class="wp-image-304" srcset="https://uguraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/02/64f3e6f5-5b2d-40cc-9562-20079f326c57.png 809w, https://uguraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/02/64f3e6f5-5b2d-40cc-9562-20079f326c57-555x450.png 555w, https://uguraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/02/64f3e6f5-5b2d-40cc-9562-20079f326c57-768x623.png 768w, https://uguraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/02/64f3e6f5-5b2d-40cc-9562-20079f326c57-720x584.png 720w, https://uguraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/02/64f3e6f5-5b2d-40cc-9562-20079f326c57-580x470.png 580w, https://uguraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/02/64f3e6f5-5b2d-40cc-9562-20079f326c57-320x259.png 320w" sizes="(max-width: 809px) 100vw, 809px" /></figure>



<p>Fakat aksi halde, istenen sonuçlara ulaşabilmek için mutlaka yönlendirme ve kurallara ihtiyaç duyulacaktır. dedi.</p>



<p><strong>Peki dedim, aidiyet ve vicdan zarar gördüyse ne olacak?</strong></p>



<p>O zaman sistemlere, hesap verilebilirliğe ve eğitime mutlaka daha çok ihtiyaç olacaktır dedi ve ekledi:</p>



<p><strong>Onun bile yöntemi ve doğrusu: duruma, sürece ve dahil olacak, yönetecek, sorumluluk alacak insanlara göre değişkenlik gösterecektir.</strong></p>



<p>Cevabın dikkat çekilen pek çok konuyu özetleyen haklılığı içinde son yıllarda yaşanan tüm toplumsal olaylarda gündeme getirmeye çalıştığımız kelimelerin ve kavramların kısa bir listesi şu şekilde oluştu:</p>



<ol class="wp-block-list"><li>Değerler: Etik, Ahlak, Vicdan, Sevgi</li><li>Hukuk, Hesap Verilebilirlik ve Denetim</li><li>Bilgi ve Eğitim</li><li>Sorumluluk</li><li>Liyakat</li><li>Strateji ve Eylem</li></ol>



<p>ve farkettim ki &#8220;<strong>insan=vicdan</strong>&#8221; dan denkleminin sağlamasını yapıyoruz.</p>



<p>&#8220;İnsanların huzurlu ve mutlu şekilde yaşaması için&#8221; ortaya çıkmış devlet sisteminin de, &#8220;sosyal bir canlı&#8221; olan insanın sosyal düzeninin de küçük bir gereksinim analizini yapmış oluyoruz.</p>



<p>Velhasıl, &#8220;Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz&#8221; ve bu klişelerden kurtulmayı hala başaramadığımız şu günlerde de, diğer günlerde de her zaman bunlara ihtiyacımız olacak.</p>



<p>Klişelere kapılmadan, &#8220;lafın gelişi kınayıp geçenlere aldanmadan&#8221;, &#8220;ötekileşmeden&#8221;, gücünüz bitse haliniz kalmasa bile:</p>



<p><strong>&#8220;Lütfen bırakmayın: düşünün, inanın ve gücünüz olduğu müddetçe çabalamaya devam edin.&#8221;</strong></p>



<p><strong>Unutmayın ki dünyanın bunlara ve size hiç olmadığı kadar ihtiyacı var.</strong></p>



<p>Daha güzel günlerde görüşmek dileğiyle&#8230;</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2023/02/chat-gptnin-vicdana-birakmak-ile-ilgili-yorumu/">Chat GPT&#8217;nin &#8220;Vicdana Bırakmak&#8221; ile ilgili yorumu</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uguraydogdu.com/2023/02/chat-gptnin-vicdana-birakmak-ile-ilgili-yorumu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayata Dair Notlar</title>
		<link>https://uguraydogdu.com/2021/01/hayata-dair-notlar/</link>
					<comments>https://uguraydogdu.com/2021/01/hayata-dair-notlar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uğur Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2021 17:10:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayatın Içinden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uguraydogdu.com/?p=298</guid>

					<description><![CDATA[<p>2021 yılı içerisinde daha çok düşünme üretme kararının ilk dalgası olarak geçtiğimiz hafta bülten paylaşmaya tekrar başlamıştım. Bu haftanın bülteninin yanına da gerek okuduklarımdan, gerek düşündüklerimden ve öğrendiklerimden hayata dair bir derleme yaparak bir şeyler karalamak ve 2021&#8217;in ilk blog yazısını oluşturmak istedim. Keyifli okumalar. Zihinsel ve fiziksel sağlığımız her şeyden önce geliyor. Ve evet, [&#8230;]</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2021/01/hayata-dair-notlar/">Hayata Dair Notlar</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>2021 yılı içerisinde daha çok düşünme üretme kararının ilk dalgası olarak geçtiğimiz hafta <a href="http://bulten.uguraydogdu.com">bülten</a> paylaşmaya tekrar başlamıştım.</p>



<p>Bu haftanın bülteninin yanına da gerek okuduklarımdan, gerek düşündüklerimden ve öğrendiklerimden hayata dair bir derleme yaparak  bir şeyler karalamak ve 2021&#8217;in ilk blog yazısını oluşturmak istedim.</p>



<p>Keyifli okumalar.</p>



<p></p>



<ol class="wp-block-list"><li>Zihinsel ve fiziksel sağlığımız her şeyden önce geliyor.</li><li>Ve evet, bu bir klişe. Fakat yaşadıkça, okudukça düşündükçe insan klişelerin sandığından çok daha derin olduğunu ve her birinin haklı sebepleri olduğunu görüyor. Bu nedenle anti-klişe olmadan önce düşünmek şart.</li><li>Az, gerçekten öz. Sadeleşmek ise cevap olsa bile zannettiğimizden çok daha zor.</li><li>Hikayesini dinlediğinizde empati yapamayacağınız kimse yok.</li><li>Bilimsel veya toplumsal kanunların dışında, tüm kurallar kendi koyabildiğimiz kadar katı, uyabildiğimiz ölçüde gerçek.</li><li>Bir başarı içerisinde şansın oranı yadsınamayacak kadar yüksek. Fakat gözden kaçan en büyük konulardan birisi şansın aslında bir şekilde görülebilir, yakalanabilir veya yaratılabilir olduğu.</li><li>Keza her şey zihinlerimizde başlıyor ve bitiyor. Buradaki en önemli beceri ve hatta başarı bence nasıl düşündüğümüz.</li><li>Beklentiler mutsuz edebilir. Tanımlarımızla biraz oynadığımızda mutluluğun dahi aslında &#8220;geçici&#8221; bir hoşnut olma hali olduğunu kolaylıkla görebiliriz. Burada bir süreklilik beklemek daha mutsuz olmakla sonuçlanabilir.</li><li>Kendimiz dahil neredeyse hayatımızda tanıdığımız/tanıyacağımız herkesin, bilmediğimiz, beklemediğimiz hatta ona yakıştıramadığımız halleri olabilir. Hayatı bir devamlılık veya formülüze edilmiş bir şey olarak görmek daha büyük yanılgılara sebebiyet veriyor.</li><li>İncelik veya duygusallık zannedilenin aksine bir zaafiyet olmanın çok ötesinde. Bir güç. En kötünün içinden bile en iyi çıkarmamızı sağlıyor.</li><li>Her insan ilham verici. Göreceli başarı kavramlarını bir kenara koyarsak, her birimiz kendi hayatlarımızda çok ama çok büyük şeyleri başarıyoruz.</li><li>Mükemmellik ve mümkünlük adını verdiğimiz şeylerin tamamen bizim algı ve deneyimlerimiz ile ilgili. İnançlarımız kendi gerçeklerimiz üzerinde sandığımızdan fazla etki sahibi. Gerçeğimizi her daim sorgulamak gerekiyor. Sorguladıkça gerçeğin kelimenin ima ettiğinden çok daha karışık bir şey olduğunu anlıyoruz.</li><li>Okumak, düşünmek ve yapmak dünyadaki en güzel meditasyonlardan birisi.</li><li>Bilim, insanlığın en güçlü silahı.  Fakat hala olası alternatiflere kıyasla belirlenebilmiş / üzerinde aktif olarak çalışılan bilim alanları gerçekten sınırlı. Düşünülmemişi düşünmek, yapılmamışı yapmak fark edilmemişi fark etmek gerek.</li><li>Felsefe anlamak ile ilgili değildir. Sormak ve düşünmek ile ilgilidir.</li><li>Sanat&#8217;ın bu kadar değerli olmasının sebebi, sınırlara/beklentilere bakmaksızın düşünebilme ortamı sağlamasında; güzelliği ise benliğimizin dışında bizi düşündürme/hissettirme yeteneğinde yatıyor.</li><li>Eleştirmek de şikayet etmek de çok kolaydır.  Önemli olan herhangi bir şeyi değiştirip değiştiremediğimiz; veya bunun için ne kadar çabaladığımızdır. Şikayet etmek yerine örnek olmaya çalışın.</li><li>Hayır dediğimiz şeyler evet dediğimiz şeylere kıyasla hayatımızda çok daha belirleyicidir.</li><li>Neyi istediğimizi bilmek ise neyi istemediğimizi bilmeye kıyasla çok daha zordur. </li><li>İnsanlık tarihi ne kadar eski olursa, medeniyet ne kadar gelişirse gelişsin &#8220;hayat hep bir mücadele&#8221;. İyi mücadele edebilmeyi, ayakta durabilmeyi öğrenmek ise hayatta edinilebilecek en değerli şeylerden hatta başarı olarak adlandırabileceğimiz unsurlardan birisi.</li><li>Zaman dünyada herkese eşit dağıtılan tek şey. Çok ama çok ciddi bir saygıyı hak ediyor.  Diğer yandan da doğru yönetildiğinde çok olumlu etkileri oluyor.</li><li>Plan yapmak kesinlikle çok yararlı. Fakat her şey hazır ve planlı olana dek başlamamak ciddi kayıplara sebep veriyor. Harekete geçmeye korkmayın.</li><li>İlişkilerimizde önemsiz şeyleri ne kadar önemsemediğimiz, önemli şeyleri ne kadar önemsediğimiz kadar belirleyici.</li><li>Odaklanmak bir çok konuda sonuca direkt etki ediyor. Sahip olduğumuz en özel meziyetlerden birisi.</li><li>Şansa veya tesadüfe atfettiğimiz olumlu şeylerin pek çoğu bir yandan azim, inanç ve bu odaklanma ile ilişkili.</li><li>Çoğu pişmanlık zamanında kendi kendinize doğru soruları soramamış olmanızdan kaynaklanıyor.</li><li>Temel ihtiyaçlarımız dışındaki hayat kavramı gerçekten son derece göreceli. </li><li>Eylemler belleğinizde tuttuklarınızı desteklemediği müddetçe bilgi zannedildiği kadar değerli bir şey değil.</li><li>İnsan verileri girdi olarak alıp düşünceye ve eyleme dönüştüren bir biyolojik algoritmalar bütünü. Çevremiz bu girdiler konusunda ciddi bir etken.</li><li>Gelişim hayatı anlamlı anlamlı kılan şeylerin başında geliyor. Ve gelişime giden yol çoğunlukla zorlanmaktan geçiyor.</li><li>İyi bir partnerin de iyi bir arkadaşın da amacı aslında bizi tamamlamak değil geliştirmek olmalı. Bu konuda çoğunlukla eksik olan yanlarımıza yenik düşüyoruz.</li><li>Başlarken mantık veya zeka öncelik teşkil ederken; uzun vadede yaratıcılık ve çözüm bulma sonucu belirliyor.</li><li>Acıyı ızdırap olmadan yaşayabilmenin (çekebilmenin) çok güzel yolları var.</li><li>Hayatta alınabilecek en büyük risk, hiç risk almamak.</li><li>Aşk zaman içerisinde kavramsal olarak o kadar yüceltilen bir kavram fakat saygı, güven ve empati bütün ilişkilerin temelini oluşturuyor.</li><li>Hayattaki amacımızı bilemiyoruz, bilemeyeceğiz. Ama kendimize edindiğimiz amaçlar bizi biz yapıyor. Yapmak; var olmanın en güzel dışavurumlarından birisi.</li><li>Hayatta yapmayı veya başarmayı hedeflemek çok ama çok büyük bir yanılgı. Yapmak da başarmak da bizi son derece güçlü/zinde tutuyor ama aslında yaşamak=deneyimlemek.</li><li>Paraya pula başarıya veya aklınıza gelebilecek tüm elde etmelere istediğiniz kadar odaklanmak da; ilgili gereklilikleri yerine getirerek bunları başarmak ve elde etmek de mümkün. Fakat bunların asla yeterli olmayacağına emin olabilirsiniz.</li><li>Minnet veya teşekkür anlık olarak gelen değil devamlı olan, yalnızca zaman zaman söylenen kavramlara dönüştüğü zaman &#8220;anlamlar ve değerler&#8221; çok daha kalıcı oluyor.</li><li>Hayat kısa. Nazik olmak pahasına saçmalıklara vakit ayırmak, gereklilikler pahasına kendi düşündüklerinizden ve hissettiklerinizden ödün vermek çoğunlukla bir işe yaramıyor. Geç olana kadar beklemeyin.</li><li>Hiçbir şey sandığımız kadar önemli değil.</li><li>Karşılaştırmalar yanıltıcıdır ve çoğunlukla zaman kaybıdır. Bütünü anlayabilecek ve bilebilecek kadar olaylara hakim değiliz, olamayacağız. </li><li>Eckhart Tolle&#8217;un dediği gibi &#8220;Hayat ölümün zıttı değildir. Ölümün zıttı doğumdur. Hayat ebedidir&#8221;.  Hayatı güzel geçirmenin yolu ise günlük sıradanlıkların, olanların veya olmayanların tadını çıkarmanın bir yolunu bulmak, hissetmek ve paylaşmaktan geçiyor.</li><li>Farklı bir şeyler yapmış olmak için bile farklı bir şeyler yapabilirsiniz. Bunun için kimsenin iznine veya onayına ihtiyacınız yok.</li><li>Her şey aslında yaklaşıktır. Haklı veya doğru olmayı boşuna hedeflemeyin. Yapabileceğimiz en güzel şey &#8220;az yanlış olmaya çalışmak&#8221;</li><li>Başkasının fikrini veya inancını körü körüne takip etmektense sanıyorum fikirsiz ve bilgisiz olmak çok daha iyi.</li><li>Kindarlık genellikle doğru şekilde yeteri kadar anlayamama/değerlendirememenin bir ürünüdür.</li><li>Saflık enayilik değildir. İyiden yana olmak her zaman güzel ve özeldir.  Kötüyü seçtiğinde bazı şeylerin farklı sonuçları olacağını düşünmek aslen bir illüzyondur. &#8220;Sürekli seni başka biri yapmaya çalışan bir dünyada kendin olmak, işte en büyük başarıdır.&#8221; Ralph Waldo Emerson</li><li>Yenilmek pes etmek yerine pes etmemeye dönüştüğünde her şey çok daha farklı oluyor.</li><li>Başarıya verilen değer ne kadar fazlaysa gerçekleştirme şansı o kadar az olabiliyor. </li><li>Hayatta vereceğimiz en önemli karar belki de neye önem vereceğimizi seçmek.</li><li>Acımasız dürüstlük değişik bir kavram. Zaman zaman incitici olsa bile her şeyi daha kolay hale getirmesinin yanında ilginç bir şekilde bağları güçlendiriyor.</li><li>Vicdan koyulmuş tüm kurallardan daha güçlü bir araçtır. </li><li>Adalet ne yazık ki kendi kendini gerçekleştirebilen bir kavram değil. Adaletsizden yakınmanın veya adalet beklemenin faydası tartışılır; ama ne olursa olsun bireysel olarak olabildiğince adil olmaya gayret edebiliriz.</li><li>Gerçeklik asla sınırlı değildir. Düşünceler ve duygular da olmamalı.</li><li>Insanları potansiyelleri ile değerlendirmek güzel olsa dahi yanılgıya sebebiyet verebilir. &#8220;Herkes her şeyi yapabilir&#8221; ama &#8220;Herkes her şeyi yapamaz&#8221;. </li><li>Herkesi kendimiz gibi sanmak veya anlaşılmayı/aynı düşünmeyi beklemek  hayatın genelinde yaptığımız bir yanlıştır.</li><li>Öz farkındalık, bilinç ve entelektüel birikimlerimiz hayat nezdinde çok ama çok değerli.</li><li>Hata arayan zihin mutlaka bir hata bulacaktır.</li><li>Aynı şekilde öğrenmek için sorgulayan zihin de mutlaka öğrenecek bir şey bulabiliyor.</li><li>Başarılarımız ile gurur duymamız çok normal. Fakat pek çoğumuz bu başarıyı yalnızca kendiyle ilişkili görme yanılgısına düşüyor. Sizinle birlikte olan insanları, sizi destekleyenleri asla unutmamak lazım.</li><li>Başarılarımız kadar başarısızlıklarımız da bizi tanımlamak konusunda yetersiz kalacaktır. Başarısızlıklarımızda kendimize daha anlayışlı ve nazik olmayı &#8220;başarmak&#8221; gerekiyor.</li><li>Hayat uzun. Zamanımızı verimli kullanırsak pek çok şeyi yapabilir, bir hayata çok hayatlık anı/duygu/deneyim dahi sığdırabiliriz.</li><li>Ve fakat hayat kısa. Ertelemeyin, vazgeçmeyin, sevin, düşünün, hissedin. Doya doya siz olun.</li></ol>



<p>Sevgiler&#8230;</p>



<p>** Bu listeye değerli yorum ve düşünceleriniz ile katkıda bulunabilirseniz çok memnun olurum.</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2021/01/hayata-dair-notlar/">Hayata Dair Notlar</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uguraydogdu.com/2021/01/hayata-dair-notlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital Vücut Dili: Kişisel Markanızı Etkileyen 105 Faktör</title>
		<link>https://uguraydogdu.com/2017/11/sosyal-ve-dijital-vucut-dili-kisisel-markayi-ve-firmayi-etkileyen-105-faktor/</link>
					<comments>https://uguraydogdu.com/2017/11/sosyal-ve-dijital-vucut-dili-kisisel-markayi-ve-firmayi-etkileyen-105-faktor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uğur Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Nov 2017 08:26:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayatın Içinden]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[dijital pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[vücut dili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uguraydogdu.com/?p=257</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akılda kalıcı, kolay hatırlanabilir marka etkisi denilince aklınıza ne geliyor? Logo mu, renkler mi, verdiği mesaj mı, ton mu, duygu mu? Hepsi mi ya da hiçbiri mi? En iyi liderler, pazarlamacılar bile sosyal medyanın hızına yetişmeye çalışırken ve bu değişimleri işletmelerine entegrasyonunu sağlarken kaybolmuş, boğulmuş hissediyor. Bu boğulma aşamasında, liderlerin çoğu kendilerini öğrenme süreci içerisinde [&#8230;]</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2017/11/sosyal-ve-dijital-vucut-dili-kisisel-markayi-ve-firmayi-etkileyen-105-faktor/">Dijital Vücut Dili: Kişisel Markanızı Etkileyen 105 Faktör</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akılda kalıcı, kolay hatırlanabilir marka etkisi denilince aklınıza ne geliyor? Logo mu, renkler mi, verdiği mesaj mı, ton mu, duygu mu? Hepsi mi ya da hiçbiri mi?</p>
<p>En iyi liderler, pazarlamacılar bile sosyal medyanın hızına yetişmeye çalışırken ve bu değişimleri işletmelerine entegrasyonunu sağlarken kaybolmuş, boğulmuş hissediyor.</p>
<p>Bu boğulma aşamasında, liderlerin çoğu kendilerini öğrenme süreci içerisinde kaybolmuş buluyor. Farketmedikleri şey ise, pozitif veya negatif marka etkisinin marka geliştirmeyle çoğunlukla düşünüldüğü gibi alakalı olmadığı…</p>
<h4><strong>Sosyal medya hem sanat, hem de bilim&#8230;</strong></h4>
<p>Müşterilerime, ekibe ve danışanlara her zaman sosyal medya pazarlamasının hem bir sanat hem de bilim gibi olduğunu söylerim. Eğer kendinizi öğrenme araçlarına ve teknolojiye saplanmış olarak bulursanız, ilk olarak bu işi neden yaptığınızı unutursunuz ve bu durum tehlikelidir.</p>
<p>Sosyal medya ile gerçek sonuçlar elde etmek için sanata da bilime gerek var. Sosyal medya araçlarını sadece bilmek yetmez, en önemlisi bu araçları sonuç elde etmek için ne kadar kullanacağınızı bilmeniz.  Yani diğer bir deyişle işin mühendisliği. Araçlar sadece yapacağınız iş ile ilgili size yardımcı olur. Bundan çok daha önemlisi hedef kitlenizi ve onları nasıl etkileyeceğinizi bilmeniz gerekliliğidir.</p>
<p>Yani konu aslında <strong>&#8220;Teknolojinin size yapabilecekleri değil, sizin onunla neler yapabileceğiniz!&#8221;</strong></p>
<h4><strong>Ya sizin dijital vücut diliniz?</strong></h4>
<p>Dijital vücut diliniz, sizin ve markanızın nasıl mesaj verdiği, nasıl iletişim kurduğu, neler paylaştığı , gönderileri ve daha birçok şeyi içerir.</p>
<p>İnsanlar arası iletişimde vücut dilinizin kapalı olması nasıl bütün iletişimimizi etkiliyorsa, dijital ortamdaki vücut dilinizin de hep açık, online ve erişilebilir olması da o kadar önemli.</p>
<p>Hedef kitlenizi, takipçilerinizi ve onların sizden neler beklediğini bilmeniz son derece hassas ve önemli bir konu.</p>
<p>Nasıl bir görüntü çizmek istiyorsunuz? Markanızın karakteri nasıl veya vaadi ne?</p>
<p>Dijital ortamdaki vücut diliniz daha önceden belirlenmiş olan marka vaadinizi karşılıyor mu? Eğer cevabınız hayır ise, geri dönüp sosyal medyadaki eylemlerinizi gözden geçirmenizde ve temizlik yapmanızda fayda var.</p>
<p>Birçok firma sahibinin, veya kanaat önderinin (hadi fenomen diyelim) birçok  denemeler yaparak dijital ortamda negatif bir vücut dili geliştirdiğini fark ediyorum.</p>
<p>Dijital ortamdaki dilinizi bilerek ve bu bilgiyi takipçilerinizle paylaşarak; belki biraz da hedeflerinizle senkronize ederek birçok kişinin veya şirketin arasından sıyrılarak zirveye yerleşebilirsiniz.</p>
<p>Sosyal medyadaki pozitif diliniz, hedeflediğiniz kitlenin ilgisini çekmenize, onlara ilham vermenize yardımcı olurken, doğal olarak sizle bir bağ kurarken markayla da bir bağ oluşturmalarını sağlayacak.</p>
<p>Amaç güven inşa etmek ve ilişkileri geliştirmek. Eğer dijital ortamdaki vücut diliniz bunu yapmanıza yardımcı olmuyorsa, markanıza yardım etmekten çok zarar görmesine sebep olur.</p>
<p>Dijital vücut dilinizi etkileyen ve hedef kitlenizin size nasıl gördüğünü belirleyen 105 faktör isminde güzel bir liste mevcut. Bu maddelerden yüzlerce hatta binlerce daha var.</p>
<p>Umarım, bu liste sosyal medyadaki davranışınızın etkilerini düşünmeniz için bir başlangıç olur. Unutmayın, markanız için kurulan cümleler değil, sizin online ortamda nasıl olduğunuz da markanızı etkiler.</p>
<h3><strong>İşte o 105 faktör:</strong></h3>
<ol>
<li>Sosyal medya mecralarında ne yaptığınız ve ne söylediğiniz.</li>
<li>Kendi hakkınızda ne kadar konuştuğunuz.</li>
<li>Çevrenize ne kadar değer kattığınız.</li>
<li>İnsanlara ne kadar yardım ettiğiniz (ya da etmediğiniz).</li>
<li>Kendi içeriğinizi ve kaynağınızı içeren linkleri ne kadar tweet ettiğiniz.</li>
<li>Satışa “yardımcı olan içerik” yüzdesi.</li>
<li>Online tanıştığınız insanlara cevaplarınız ve nasıl yaklaştığınız.</li>
<li>Sizle iletişime geçenlere nasıl cevap verdiğiniz.</li>
<li>Sizle iletişime geçenlere ne kadar hızlı cevap verdiğiniz.</li>
<li>Konuşmalarınızdaki tonunuz.</li>
<li>Kullandığınız dilin tarzı.</li>
<li>Argo kelimeleri kullanmayı tercih edip etmediğiniz.</li>
<li>Kullandığınız hashtag’ler.</li>
<li>Paylaşımlarda kullandığınız hashtag sayısı.</li>
<li>Sosyal medyada paylaşım yaparken otomasyon araçlarını ne kadar kullandığınız.</li>
<li>Sosyal medya paylaşımlarını nasıl otomatikleştirdiğiniz.</li>
<li>Bağlantıya geçtiğiniz insanlar.</li>
<li>Bağlantıya geçtiğiniz markalar.</li>
<li>Bağlantıya geçtiğiniz kişilerin etkisi. Sadece etki payı yüksek kişilerle mi yoksa size yakın değerleri paylaşan kişilerle mi bağlantıya geçersiniz?</li>
<li>Konuşmalarınızın doğası ve duygusu. Pozitif, negatif, yardımsever, arkadaşça, çılgınca, mutlu ya da karmaşık mı?</li>
<li>Ne kadar mütevazi ya da kibirli olduğunuz. İhtiyacınız olduğunda yardım ister misiniz?</li>
<li>Diğerleri hakkında iyi ya da kötü ne kadar konuştuğunuz, tweet attığınız, blog yazdığınız.</li>
<li>Sizin hakkınızda söylenenleri içeren tweetleri ne kadar retweet ettiğiniz.</li>
<li>Blogunuz ya da web sitenizin telefondan okunup okunmadığı. Siteniz mobil sürüm destekli mi?</li>
<li>Online konuşmalarınızın, bağlantılarınızın ne kadar özgün ve hakiki olduğu.</li>
<li>Sosyal medya krizlerini nasıl yönettiğiniz.</li>
<li>PR krizlerini nasıl idare ettiğiniz ve sosyal medya mecraları üzerinden ne konuştuğunuz.</li>
<li>Popüler konulara nasıl yaklaştığınız. Haberleri kaçırmayı, değiştirmeyi deniyor musunuz?</li>
<li>Hedef kitlenizi, müşterilerinizi iyi dinliyor musunuz, onlara ihtiyacı oldukları cevabı ve servisi sağlayacak bir yazılımınız mevcut mu?</li>
<li>Online ve offline olarak söylediğiniz şeyleri yapmanız.</li>
<li>Twitter, Facebook, LinkedIn ve Instagram üzerinden gelen özel mesajları okumak ve bu mesajlara cevap vermek.</li>
<li>Troll’lere olan muameleniz.</li>
<li>Münakaşayı, uyuşmazlığı nasıl idare ettiğiniz.</li>
<li>Negatif yorumları nasıl idare ettiğiniz.</li>
<li>Blogunuzdaki yorumları nasıl karşıladığınız.</li>
<li>Facebook üzerindeki negatif yorumları ve geribildirimleri nasıl karşıladığınız.</li>
<li>Facebook, Google+, LinkedIn gibi mecralarda özel bağlantıları nasıl kurduğunuz.</li>
<li>Facebook’ta tanıtımını yaptığınız gönderininiz içeriği.</li>
<li>Facebook ve diğer reklam alanlarındaki gücünüz.</li>
<li>Beğendiğiniz Facebook gönderileri.</li>
<li>Yorum yaptığınız Facebook gönderileri.</li>
<li>Paylaştığınız Facebook gönderileri.</li>
<li>Facebook’ta paylaştığınız gönderinin orjinal kaynağı.</li>
<li>Facebook’ta kimleri arkadaş olarak kabul ettiğiniz.</li>
<li>Kişisel Facebook sayfanızı nasıl kontrol ettiğiniz.</li>
<li>Markanızın Facebook sayfasını nasıl idare ettiğiniz.</li>
<li>Facebook’ta paylaştığınız gönderilerin içerikleri. İlgi çekmek için değer yaratan gönderiler mi yoksa kedi görselleri, popüler sözler mi paylaşıyorsunuz? Sandığınızın aksine kedi videoları, markanıza zarar veriyor olabilir.</li>
<li>Bir markanın sayfasını beğendikten sonra karşı beğenme talep etmek. (#takibetakip)</li>
<li>Twitter’da, Google+’ta, LinkedIn’de beğeni için yalvarmak.</li>
<li>Nasıl tweet attığınız.</li>
<li>Ne kadar sıklıkla tweet attığınız.</li>
<li>Günün hangi saatinde tweet attığınız.</li>
<li>Kimle tweet attığınız.</li>
<li>Twitter listenize eklediğiniz kullanıcılar.</li>
<li>Favorilerinize eklediğiniz tweetler.</li>
<li>Retweetlediğiniz tweetler.</li>
<li>Tweet sohbetinde kendinizi nasıl kontrol ettiğiniz.</li>
<li>Twitter’daki direkt mesajla insanlarla nasıl iletişim kurduğunuz.</li>
<li>Otomatik direkt mesajla linklerinizi spam haline getirip getirmediğiniz.</li>
<li>İnsanların sizle ilgili söylediği güzel ve iyi şeyleri devamlı retweet edip etmediğiniz.</li>
<li>Blog sayfanızla ilgili retweetleri devamlı retweet edip etmediğiniz. Bu otomatik olarak blog sayfanızdaki “Twitter paylaşımı sayısını” arttıyor.</li>
<li>Firmanızın LinkedIn sayfasının eksiksiz olması.</li>
<li>LinkedIn’in paylaşım sayfasını ne kadar kullandığınız.</li>
<li>Sosyal medya platformlarındaki profillerinizin tutarlılığı.</li>
<li>Markanızın sosyal medya profillerindeki tutarlılığı.</li>
<li>Tonunuzun, içeriğinizin, markanızın online ve offline mecralardaki tutarlılığı.</li>
<li>LinkedIn’deki yeni bağlantıları nasıl idare ettiğiniz. Anında satış ve pazarlama için mi iletişime geçiyorsunuz?</li>
<li>Günün hangi saatinde özgül içerik paylaştığınız.</li>
<li>Her Instagram gönderisini, linklerle ve sektör jargonuyla paylaşıp paylaşmadığınız.</li>
<li>Sosyal medyaya ara verip vermediğiniz. 7 gün 24 saat, 365 gün iş konuşup yine de yaşam kalitesi hakkında öğüt vermek mi (!)</li>
<li>Özel yaşamınızla ilgili ne kadar paylaşım yaptığınız.</li>
<li>Çalışanlarınızın özel yaşamı ile ilgili ne kadar paylaşım yaptığı.</li>
<li>Takımınız ve takımınızın sorumlulukları hakkında ne kadar paylaşım yaptığınız.</li>
<li>Çalışanlarınıza ne kadar yetki verdiğiniz.</li>
<li>Çalışanlarınızla online ortamda ne kadar konuştuğunuz.</li>
<li>Sosyal ve diğer ortamlarda (bloglar, sosyal platformlar vb) çalışanlarınızı ne kadar tanıtımını yaptığınız ve teşvik ettiğiniz.</li>
<li>Blogunuzdaki yazıların içeriği.</li>
<li>Sosyal medyada ve diğer platformlarda kullandığınız dil.</li>
<li>Sattığınız ürünlerin ve hizmetlerin türü.</li>
<li>Hizmet sağladığınız müşteriler ve onları nasıl tanıttığınız.</li>
<li>Web sitenizdeki, blogunuzdaki, sosyal ağlardaki profillerinizdeki paylaştığınız içeriklerin doğruluğu ve kesinliği.</li>
<li>Takımınızın ve yönetim kadronuzun bio’larının web sitesinde ya da blogda yer alması.</li>
<li>Çalışanlarınızın sosyal ağlardaki profillerinde yer alan bio’ları.</li>
<li>Facebook’a, Twitter’a, Instagram’a, Google+’a ne gibi görseller yüklersiniz?</li>
<li>Google+’ta kimlerle bağlantılısınız?</li>
<li>Online ortamda kimlerle takılırsınız?</li>
<li>Başkalarının düşüncelerine saygı duyun.</li>
<li>Sosyal ağda çevre oluştururken sizin çin nitelik mi nicelik mi önemli ?</li>
<li>Sosyal ağda çevrenizi nasıl oluşturursunuz? (Takipçi satın alarak, reklam ve tanıtım yaparak, otomatik paylaşımda bulunarak vs)</li>
<li>Sahte takipçiler ve beğeniler satın almak.</li>
<li>Beğeniler satın almak, YouTube izlenmesini arttırmak, blogu tıklanma yoluyla ziyaretini arttırmak.</li>
<li>E-mail programınızın içeriği</li>
<li>Verdiğiniz önerileri, öğütleri uygulayıp uygulamadığınız. Nitelik nicelikten daha önemli dediğiniz halde her gün SPAM içeren gönderiler paylaşıyor musunuz?</li>
<li>Nitelik nicelikten daha önemli dediğiniz halde 7 gün 24 saat, 365 gün otomatik olarak aynı tweetleri tweetliyor musunuz?</li>
<li>Sosyal medyada paylaşımda bulunmak için hangi araçları kullanıyorsunuz?</li>
<li>İçeriğinizin apaçık bir şekilde sizinle ve çevrenizle ilgili olması?</li>
<li>Etkisi yüksek kişilere ulaşırken spam tarzı, etik olmayan bir yol kullanıyor musunuz?</li>
<li>Çalışanlarınız bloglara nasıl yorumlar yaptığı.</li>
<li>Çalışanlarınızın satış esnasında sosyal medya platformlarındaki iletişimi nasıl?</li>
<li>Çalışanlarınızın iletişim formlarından kişilerle ve markalarla iletişimi, dili, tarzı nasıl?</li>
<li>Çalışanlarınız sosyal medya üzerinden memnun, sinirli ya da her ikisinin ortasında hisseden kişilerle ve markalarla iletişime geçerken nasıl davranıyor?</li>
<li>E-mail üzeirnden yürüttüğünüz kampanyaların içeriği.</li>
<li>Sizinle mail adreslerini paylaşan kişilerin mahremiyetine olan saygınız.</li>
<li>Yeni bir şey öğrendiğinizde ve bunu paylaştığınızda kaynağın sahibini kaynak gösterme şekliniz.</li>
<li>Söylediğiniz, paylaştığınız tweet, pin, +1, kısacası online yaptığınız her şeyin niteliği…</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dijital vücut diliniz SİZSİNİZ! Sizin ve çalışanlarınızın nasıl bağlandığıdır. Yazılan her tweet, paylaşılan her gönderi ve etkileşim ömür boyu sürecek marka etkisini yaratabilir. Her etkileşimi önemseyin ve her zaman pozitif olun!</p>
<p><strong>Bu liste düşünmenizi sağladı mı?</strong></p>
<p>Hedef kitlenize söylemek istediklerinizden daha çok şey söylediğinizi fark ettiniz mi? Sosyal medyada eylemler, sözcüklerden daha çok şey anlatır. Günlük hayat için de “lafla peynir gemisi yürümez” diye bir söz vardır. Ne iseniz o olun ve ne hissettiğinizi söyleyin ama bunu yaparken de içten olun, etik hareket edin ki marka vaadinizle uyuşan bir görüntü çizerek hedef kitlenize arzu ettiğiniz izlenimi bırakın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2017/11/sosyal-ve-dijital-vucut-dili-kisisel-markayi-ve-firmayi-etkileyen-105-faktor/">Dijital Vücut Dili: Kişisel Markanızı Etkileyen 105 Faktör</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uguraydogdu.com/2017/11/sosyal-ve-dijital-vucut-dili-kisisel-markayi-ve-firmayi-etkileyen-105-faktor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden İkna Edemiyoruz?</title>
		<link>https://uguraydogdu.com/2017/11/neden-ikna-edemiyoruz/</link>
					<comments>https://uguraydogdu.com/2017/11/neden-ikna-edemiyoruz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uğur Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Nov 2017 23:04:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayatın Içinden]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[ikna]]></category>
		<category><![CDATA[tartışma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uguraydogdu.com/?p=285</guid>

					<description><![CDATA[<p>Davranışsal ve düşünsel kökleri çok çok eskilere gidiyor olsa dahi, neredeyse hepimiz ilk aşamada istemsizce iknanın çekişmeye ve tartışmaya; belki bir oranda güce dayalı olduğunu düşünüyoruz. Ve &#8220;Hakkını vere vere tartışabilmek ve ikna edebilmek için; başkasının savunduğu şeylerdeki kusurları belirlemelisiniz; ki onlara o yolun kapalı olduğunu gösteresiniz.&#8221; değil mi? Çoğu durumda bunun doğru ve genelde [&#8230;]</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2017/11/neden-ikna-edemiyoruz/">Neden İkna Edemiyoruz?</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Davranışsal ve düşünsel kökleri çok çok eskilere gidiyor olsa dahi, neredeyse hepimiz ilk aşamada istemsizce iknanın çekişmeye ve tartışmaya; belki bir oranda güce dayalı olduğunu düşünüyoruz. Ve &#8220;Hakkını vere vere tartışabilmek ve ikna edebilmek için; başkasının savunduğu şeylerdeki kusurları belirlemelisiniz; ki onlara o yolun kapalı olduğunu gösteresiniz.&#8221; değil mi?</p>
<p>Çoğu durumda bunun doğru ve genelde işleyen bir mekanizma olduğunu düşünsek de aslında yanlış. Bu şekilde davranmak ikna açısından işe yaramıyor. Yani başkalarına bir şeyleri kabul ettirmek için başarılı olsanız bile, o tartışmayı &#8220;kazanmak&#8221; için kullandığınız mantık veya koşulun artık orada olmadığı bir zaman geliyor, ve insanlar eski düşüncelerine kendiliğinden geri dönüyor.</p>
<p>Diğer bir deyişle, ikna olmak: salt gerçekler ve mantığın net ve soğuk kimliğinden çok, duygular üzerindeki etkiye de bağlı ve bu nedenle ikna edebilir olmak diğer tüm beceriler ve yeterlilikler gibi pratikle daha da iyi hale gelebiliyor.</p>
<p>Neleri yanlış yapıyoruz diye şöyle bir bakınca:</p>
<h2>Olmayan bir savaşı kazanmaya ÇALIŞIYORUZ</h2>
<p>En son birisiyle tartıştığınız zamanı hatırlayın. Muhtemelen her iki tarafın da savunmaya geçtiği veya kendisini savunmak zorunda hissettiği bir duygu durumuyla sonlanmıştır. Bunun sebebi çoğunlukla kendimizi ifade etmeye çalışırken karşı taraf için de ikna edici olmaktan çıkıp duygularımızın da verdiği yoğunluk ile baskıcı ve zorlayıcı bir tavra bürünmemiz.</p>
<p>Bunun nasıl üstesinden gelebileceğimiz konusu ise aslında çok basit; uygulamada ise bir o kadar zor.  Yapmamız gereken yalnızca &#8220;düşman (karşı tarafta) olmadığımızı&#8221; hatırlamak ve hatırlatmak. Elbette ki bu her şeyi kabul edip, köşemize çekilip fikirlerimizi savunmamak anlamına gelmiyor.</p>
<p>Zorlayıcı olmak veya diretmek yerine konunun aslında ortak bir sorun çözmek amacıyla veya aynı noktadan gelerek ayrıştığını hatırlamayı ihmal etmemek gerekiyor.</p>
<h2>Aktif Bir Dinleyici Olamıyoruz&#8230;</h2>
<p>Dinlendiğimizi hissettiğimizde, şüphesiz karşıdaki insanın fikirlerine de daha açık hale geliyoruz. Bu açıklığı yaratmak için, karşımızdaki konuşmaya başladıktan sonra veya bitirmeden önce nasıl yanıt vereceğiniz konusunda düşünme tuzağından kaçınmak gerekiyor. Dinlemek de şüphesiz tartışmak kadar önemli bir yetenek, ancak öğrenmesi sanıyorum diğerine kıyasla daha zor.</p>
<p>Karşımızdakine dinlendiğini ve anlaşıldığını bildirmelenin basit bir yolu, daha önce söylediği bir şeyi tekrarlamak veya onayını almak olabilir. Bu şekilde, tüm söylenenleri kendi yargılarınız ile karşılaştırıp karşı çıkmak yerine &#8220;kendinize hakim olarak&#8221; ifade ettikleri şeyleri derinlemesine irdeleme imkanı bulabilir ve hamle hakkınızı daha doğru kullanabilirsiniz.</p>
<h2>Çoğunlukla Biz Konuşuyoruz&#8230;</h2>
<p>Çoğunlukla en iyi dinleyicilerin az konuşan insanlardan olduğu ve çoğu durumda da daha ikna edici olduğu söylenir. Ama konu bir tartışma ortamı olduğunda veya ikna etmek söz konusuysa; çoğunlukla kendimizi karşımızdakine nefes bile aldırmadan anlatırken buluruz.</p>
<p>Birini ikna etmeye çalışıyorsanız, durumun veya konuşmanın sadece sizin kontrolünüzde olduğu duygusu karşınızdakine iyi hissetmeyecektir. Onun yerine kontrolün karşıda olduğu bir ortam yaratmayı deneyebilirsiniz.</p>
<p>Karşınızdaki kişi konuşurken, bağlantı kurabilmek, ortak bir nokta yakalamak için dinlemeyi ihmal etmeyin. Bu sayede konuyu karşınızdakinin gözünden de görerek aynı değerleri paylaştığınızda durumun nasıl göründüğünü değerlendirmek ve fikirlerinizle birlikte ifade etmek için bir fırsat yakalayabilirsiniz.</p>
<h2>Haklısın Diyemiyoruz&#8230;</h2>
<p>Karşıdaki kişinin fikirlerinde veya savunduğu konularda ona hak veriyorsanız tartışma esnasında bile olsa bunu ifade etmek size bir şey kaybettirmez, aksine kazandırır. Herkesin iltifatı ve takdir görmeyi sevmesinin yanı sıra; emin olun karşı çıkacağına dair ön yargılar olan bir ortamda bu olumlu cümleler beklediğinizden çok daha fazla olumlu etki edecektir. Yalnız bu noktada samimiyeti kaybettiğiniz düşünülürse işler çığrından çıkabileceği için dikkatli ve temkinli ( ya da sadece samimi ) olmakta fayda var.</p>
<p>Yakaladığınız noktaları karşınızdaki ile doğru şekilde paylaşmayı başarabilirseniz; sonrasında yaşanabilecek fikir ayrılıklarını bile daha iyi tolere edebildiklerini göreceksiniz. Diğer yandan da sizin yalnızca kötü ve olumsuz şeyleri gören/düşünen değil olumlu tarafları da değerlendiren birisi olduğunuz izlenimi yalnızca bu konuşma için değil; sonrasında da sizin için hatrı sayılır bir güven kaynağı olacaktır.</p>
<h2>En Güzeli, En Zoru&#8230; Fikir Ekimi (İnception)</h2>
<p>Bu kısım biraz hileli ve her zaman ulaşması mümkün olmasa da, karşınızdaki kişiyi ikna edebilmenin en verimli yollarından birisi: &#8220;fikri karşınızdakinin zihnine yerleştirin ve onun kendi fikri olduğu hissini yaşamalarını sağlayın&#8221;. Elbette ki profesyonel bir düzenbaz veya manipülatör olmaktan bahsetmiyorum. Bunu yapmanın en güzel yolu: &#8220;kendi fikirlerinizi olasılıklar halinde sunmak&#8221;</p>
<p>Daha önce hiç bu açıdan düşünmemiş olabilirsiniz. Ama bütün mevzu, karşıdaki kişinin duygularını güçlü kılarak kendileri karar vermesini sağlamak. Daha önce söylediğim gibi, konuyu asla iki tarafı olan bir savaş olarak ele almayın. Biraz olsun kendi egonuzu işin içerisinden çıkarmayı deneyin ve &#8220;sizin savunduğunuz değil birlikte gelinen noktada (!)&#8221; karar vermenin karşınızdaki kişi için de tek başına bir dayatmadan çok daha kolay olduğu gerçeğiyle yüzleşin.</p>
<h2>GüvenSiziz&#8230;</h2>
<p>Kendi görüşünüzden emin değilseniz veya ortaya koyduğunuz gerçekliğin çizgileri sizin için bile net değilse; karşınızdaki kişilerden size hak vermelerini beklemek takdir edersiniz ki haksızlık olur.</p>
<p>Bu nedenle henüz kendi kendinizi ikna edemediğiniz veya edemeyeceğinizi hissettiğiniz bir durumdaysanız, karşınızdaki kişiler gözündeki  kredinizi de harcamak yerine hiç başlamamayı bile tercih edebilirsiniz. Emin olun, diyalog esnasında mantıksal olarak karşınızdaki kişiyi inandırmış bile olsanız, yalnızca sizin güvensizliğiniz sebebiyle tekrar sorgulanmanız an meselesi.</p>
<p>Bu nedenle ikna edemeden sonuçlanan her tartışma sonrasında; tekrar kaybetme riskiniz olan ve sizin peşinizi sonraki tartışmalarda da bırakmayacak en önemli unsur olan güven konusunu en baştan sağlama almak için; tartışmaya başlamadan önce konuyla ilgili yeterli bilginiz olması ve bakış açınızı ilk sorgulayan insanın da kendiniz olmasında fayda var. Bu sayede kendisini kolaylıkla ele verecek olan ve çabuk kaybedeceğiniz suni bir güven ihtiyacını da ortadan kaldırmış olursunuz.</p>
<p>Günün sonunda..</p>
<p>Daha ikna edici olmak bizi konu ile ilgili bir üst noktaya taşıyıp elimize istediğimiz kozları veriyor olsa da, bu yolda göstereceğimiz tüm çabalar dinleme, ilişkilendirme, ortak nokta bulma, empati yapma gibi pek çok sosyal beceriyi de geliştirme fırsatı yaratıyor.</p>
<p>En nihayetinde zorla güzellik olmasa da, bazı alışkanlıkları ve bakış açılarını değiştirerek &#8220;ihtiyacımız olan tamam&#8221; ı almak belki daha kolay olabilir.</p>
<p>Siz ne dersiniz?</p>
<p>Tartışmaları uzlaşmalara çeviren gizli formülleriniz var mı?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8212; Edit: Vaktiniz olursa Zorbalığa karşı ne yapılması gerektiğini lise öğrencilerine anlatan aşağıdaki videonun son bölümlerinde; karşılıklı hakarete varan bir tartışmanın yaşandığı esnada; farklı bir davranış şablonu izlendiğinde işlerin nasıl değiştiğini izlemenizi tavsiye ederim.</p>
<p><iframe width="425" height="344" src="http://www.youtube.com/embed/7oKjW1OIjuw?wmode=transparent" frameborder="0" allowfullscreen> </iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2017/11/neden-ikna-edemiyoruz/">Neden İkna Edemiyoruz?</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uguraydogdu.com/2017/11/neden-ikna-edemiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalnızlığın İnovasyonu</title>
		<link>https://uguraydogdu.com/2017/09/yalnizligin-inovasyonu/</link>
					<comments>https://uguraydogdu.com/2017/09/yalnizligin-inovasyonu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uğur Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Sep 2017 22:48:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uguraydogdu.com/?p=131</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknoloji ve sosyal medyanın hayatımızın tam da ortasına yerleştiği şu günlerde aslında hepimiz bir şekilde daha sosyal olabildiğimize inanmış durumdayız. Teorik olarak doğru olduğunu sandığımız bu durum ile ilgili ilginç noktalardan biri; bizler daha bağlantılı oldukça insani etkileşimlerimizin de aslında ne kadar azaldığı. Bu video, insanoğlunun sosyal yönlerinin nasıl geliştiğini ve dönüştüğünü tam olarak yansıtıyor [&#8230;]</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2017/09/yalnizligin-inovasyonu/">Yalnızlığın İnovasyonu</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Teknoloji ve sosyal medyanın hayatımızın tam da ortasına yerleştiği şu günlerde aslında hepimiz bir şekilde daha sosyal olabildiğimize inanmış durumdayız.</p>
<p>Teorik olarak doğru olduğunu sandığımız bu durum ile ilgili ilginç noktalardan biri; bizler daha bağlantılı oldukça insani etkileşimlerimizin de aslında ne kadar azaldığı.</p>
<p>Bu video, insanoğlunun sosyal yönlerinin nasıl geliştiğini ve dönüştüğünü tam olarak yansıtıyor ve toplumsal bakış açısından ne kadar gerilediğimizi gösteriyor.</p>
<p><iframe loading="lazy" src="http://player.vimeo.com/video/70534716" width="400" height="225" frameborder="0" webkitAllowFullScreen mozallowfullscreen allowFullScreen></iframe></p>
<p>Shimi Cohen sosyal yapımızda neyin yanlış olduğunu ve anlık olarak gerçekleri vurgulamak yerine akranlarına, aile üyelerine ve potansiyel online arkadaşlara sosyal medyada kendimiz sunmak için olayları sunularken ne kadar manipüle ettiğimizi gösteriyor.</p>
<p>Ne dersiniz?</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2017/09/yalnizligin-inovasyonu/">Yalnızlığın İnovasyonu</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uguraydogdu.com/2017/09/yalnizligin-inovasyonu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pazarlama&#8217;ya Yönelik Bir İş Planınız Olsun</title>
		<link>https://uguraydogdu.com/2014/10/pazarlamaya-yonelik-bir-planiniz-olsun/</link>
					<comments>https://uguraydogdu.com/2014/10/pazarlamaya-yonelik-bir-planiniz-olsun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uğur Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2014 11:03:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[iş geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İş Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama Planı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uguraydogdu.com/?p=259</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hangi sektörde, hangi işte çalışıyorsanız çalışın, mutlaka belirli bir plan dahilinde hareket etmeniz, oluşturacağınız bu plana göre adımlarınızı atmanız gerekmektedir. Sadece, plan dahilinde adım atmak deyimi yetersiz olabilir, çünkü oluşturacağınız planın da, işinizin ilerleyişinde önemli rol oynaması, süreklilik arz etmesi önem taşır. Bir iş planı oluştururken, çok stratejik hareket etmeniz, işinizin durumunu göz önüne alarak [&#8230;]</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2014/10/pazarlamaya-yonelik-bir-planiniz-olsun/">Pazarlama&#8217;ya Yönelik Bir İş Planınız Olsun</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hangi sektörde, hangi işte çalışıyorsanız çalışın, mutlaka belirli bir <strong>plan</strong> dahilinde hareket etmeniz, oluşturacağınız bu plana göre adımlarınızı atmanız gerekmektedir.</p>
<p>Sadece, plan dahilinde adım atmak deyimi yetersiz olabilir, çünkü oluşturacağınız planın da, işinizin ilerleyişinde önemli rol oynaması, süreklilik arz etmesi önem taşır. Bir iş planı oluştururken, çok stratejik hareket etmeniz, işinizin durumunu göz önüne alarak neyi, ne zaman, nasıl yapacağınızın özetini ortaya koymanız gerekir.</p>
<p>Günümüzün özellikle <strong>Dijital </strong>anlamda en önemli sektörlerinden biri olan <strong>Pazarlama</strong> sektöründe yer alıyorsanız eğer, işinize yarayacak aşağıdaki taktikleri bir kenara not almalısınız.</p>
<h2>Kurumsal Amaçlarınızı Belirleyin</h2>
<p>Kurumsal amaçların belirlenmesi, bir işletmenin <strong>Pazarlama Planı</strong>’nın oluşabilmesi için temel faktörlerin başında gelir.</p>
<p>Bu hedeflere yönelik bir iş inşa etmek, her zaman doğru sulara yelken açmakla eşdeğer bir anlam taşır. Ne istediğini bilen, hangi amaca göre hareket edeceğini önceden planlamış bir işletmenin, hizmet ettiği sektörde kalıcı bir değer yaratabilmesi mümkündür.</p>
<h2>Mevcut Kaynaklarınızı Değerlendirin</h2>
<p>Bir iş planı yaparken, firmanızın elinde bulundurduğu kaynakların da çok iyi bilinmesi gerekmektedir. Bu kaynaklar, işletmenizin adeta cephanesi niteliğindedir.</p>
<p>Aynı zamanda, mevcut kaynakları bilmek, gereksinim duyulabilecek kaynakları da ortaya dökmek demektir. Bu da işletmenizin hangi kaynaklar bakımından yeterli, hangi kaynaklar anlamında yetersiz olduğunun bir tablosudur.</p>
<h2>Risk Ve Fırsatlarınızı Hesaplayın</h2>
<p>Çoğu iş profesyonelinin ve işletmenin bildiği bir yöntem olan<strong> SWOT</strong> analiz, firmanızın iş planlama sürecinde bir rehberidir aslında.</p>
<p>Bu rehber size, zayıf ve güçlü yanlarınızı net olarak açığa çıkarmanız, işinizin ilerleyebileceği muhtemel süreçte yararlanabileceğiniz fırsatları görmeniz veya hangi risklerle karşılaşabileceğinizi hesaplayabilmenizi sağlar.</p>
<h2>Bir Pazarlama Stratejiniz Olsun</h2>
<p>Hangi iş kolunda olursanız olun, strateji esas olgudur. Belirli bir stratejiniz olmadan hareket etmek, en optimal planı yapmış olsanız bile, bu planın sonuca ulaşamaması anlamına gelir.</p>
<p>Pazarlama stratejisi ise başlı başına, bu disiplini tanıma ve kendi kurumsal duruşunuza göre aksiyon gösterebilme yeteneğiniz ile ilgilidir. Bu anlamda profesyonel kişilerle çalışabileceğiniz gibi, kendi kurumunuz içerisinde bu zekaya sahip insanlardan oluşturacağınız bir ekip yardımıyla da hareket edebilirsiniz.</p>
<h2>Stratejinizi Uygulayın</h2>
<p>Belirlemiş olduğunuz stratejinizin hayata geçebilmesi için hemen çalışmalara başlayın. Mümkün olduğunca vakit kaybetmeksizin yapılacak hamleler, rakiplerinizin de benzer stratejilerle karşınıza çıkabilme olasılığını minimum düzeye indirecektir.</p>
<p>Bu stratejiyi uygularken, gelişen süreçte hedef kitlenizden aldığınız geri dönüşler (feedback), mevcut sektörünüzün gidişatı, rakiplerinizin piyasada yapacağı muhtemel karşı hamleler ..vb olgular, göz önüne almanız gereken, önemli anekdotlardır.</p>
<div class="visually_embed"><a href="http://visual.ly/why-marketing-strategy-important/?utm_source=visually_embed"><img decoding="async" class="visually_embed_infographic aligncenter" src="http://thumbnails-visually.netdna-ssl.com/why-is-marketing-strategy-important_5442007d2e532_w540.jpg" alt="Why is Marketing strategy important?" /></a></div>
<div class="visually_embed"></div>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2014/10/pazarlamaya-yonelik-bir-planiniz-olsun/">Pazarlama&#8217;ya Yönelik Bir İş Planınız Olsun</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uguraydogdu.com/2014/10/pazarlamaya-yonelik-bir-planiniz-olsun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Online Girişiminizde Başarıyı Nasıl Yakalayabilirsiniz?</title>
		<link>https://uguraydogdu.com/2014/10/online-girisiminizde-basariyi-nasil-yakalayabilirsiniz/</link>
					<comments>https://uguraydogdu.com/2014/10/online-girisiminizde-basariyi-nasil-yakalayabilirsiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uğur Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2014 09:27:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[dijital pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[dijital strateji]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[internet girişimciliği]]></category>
		<category><![CDATA[iş geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[online]]></category>
		<category><![CDATA[online girişimcilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uguraydogdu.com/?p=254</guid>

					<description><![CDATA[<p>Online bir girişimde bulunmak ve işinizi internet kanalında geliştirmek istiyorsanız, bazı stratejik ipuçlarına ihtiyaç duyabilirsiniz. Günümüzde, birçok girişimcinin tercihi internet üzerinden sürdürülebilir bir iş oluşturabilmektir. Özelikle sosyal medya kanallarını da kullanarak, birçok kişiye ulaşabileceğiniz düşünülürse, işinizi online boyutta organize etmenin önemi büyüktür. Birçok girişimci, ilk olarak atıldığı işlerde başarısızlık yaşamıştır. Bu başarısızlık doğru yöntemleri uygulayamamak [&#8230;]</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2014/10/online-girisiminizde-basariyi-nasil-yakalayabilirsiniz/">Online Girişiminizde Başarıyı Nasıl Yakalayabilirsiniz?</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Online</strong> bir girişimde bulunmak ve işinizi internet kanalında geliştirmek istiyorsanız, bazı stratejik ipuçlarına ihtiyaç duyabilirsiniz.</p>
<p>Günümüzde, birçok girişimcinin tercihi <strong>internet </strong>üzerinden sürdürülebilir bir iş oluşturabilmektir. Özelikle sosyal medya kanallarını da kullanarak, birçok kişiye ulaşabileceğiniz düşünülürse, işinizi online boyutta organize etmenin önemi büyüktür.</p>
<p>Birçok girişimci, ilk olarak atıldığı işlerde başarısızlık yaşamıştır. Bu başarısızlık doğru yöntemleri uygulayamamak ile direkt olarak ilgilidir.</p>
<p>Online bir girişimi sürdürülebilir hale getirebilmek adına, not almanız gereken ipuçlarına göz atalım;</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>Boşlukları Doldurun</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yeni bir girişim fikri geliştirmek, sektördeki boşlukları yakalamak ile direkt olarak ilgilidir. Öncelikle hangi sektöre hitap edeceğinize karara verin ve bu anlamda, sektörde yer alan boşlukları değerlendirme üzerine stratejik planlar yapın.</p>
<p>Sektörde olmayan bir faaliyeti gerçekleştirmeniz demek, rekabet düzeyini minimuma indirmeniz, yakalayacağınız fırsatları ise maksimum seviyelere çıkarmanız demektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>Kullanışlı Bir Websitesi Oluşturun</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>İnternet üzerinden işinizi kurmanın belki de temel gereksinimi, kolay kullanılabilir ve göze hoş gelen bir tasarıma sahip websitesi oluşturmaktır.</p>
<p>Websitenizde ürün ve hizmetlerinizi sergileyebileceğiniz gibi, kurumsal anlamda bilgilendirici içeriklere de yer verebilirsiniz.</p>
<p>Mobil internet açısından hız kazanılan bu çağda, websitenizi <strong>responsive</strong> (responsive web design) anlamda dizayn etmeli, mobil olarak ta stratejik bir gelişme kaydedebilmelisiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>İlgi Çekici Yazılar Yazın</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Websiteniz veya Kurumsal Blog’unuzda yer alacak yazıların, hedef kitlenizi istediğiniz bir şekilde odaklamanız ve ilgisini cezbedebilmeniz açısından önemli bir yeri vardır.</p>
<p>İlgi çekici başlıklar kullanmak, görsel anlamda zengin içerikler yazmak, müşteri kitleniz üzerinde yaptığınız iş konusunda farkındalık yaratmanız, işinizin gelişmesi adına stratejik bir adım atabilmeniz demektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>Arama Motorlarını Kullanın</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Arama motorlarında üst sıralarda yer almak konusunda yapacağınız çalışmalar, internet üzerindeki işinizin tanıtımı ve duyurulması anlamında önemlidir.</p>
<p>Özellikle Google’ın kendi içerisinde yer alan dinamiklerini kullanarak geliştireceğiniz marka algısı oluşturma stratejisi, firmanızın websitesi için trafik demektir. Bu trafik, işinizin, ürün ve hizmetlerinizin fark edilebilmesi, sonuç olarak, satışa yönelik dolaylı bir etkinin oluşması demektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>Uzmanlığınızı Ön Plana Çıkarın</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Online kanallar, belirli bir işteki uzmanlığınızın çok daha geniş kitlelere yayılabilmesi için olanak tanırlar. Bu kanalları kullanarak işinizdeki yeterliliğiniz hakkında müşteri kitlenizi bilgilendirebilir ve bir güven ortamı oluşturabilirsiniz.</p>
<p>Özellikle <strong>Sosyal Medya</strong> kanalarında yapacağınız paylaşımlar, hedef kitleniz ile etkileşiminizin maksimum seviyelere çıkması demektir. Bu mecraları aktif kullanarak, işiniz ve işinizdeki uzmanlığınız hakkında kurumsal anlamda bilgiler verebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>E-Posta Pazarlamasından Yararlanın</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>E-Posta pazarlaması, halen önemini koruyan, direkt olarak müşteri kitlenize dokunabildiğiniz ender online iletişim stratejilerinden biridir.</p>
<p>Periyodik aralıklarla, müşteri kitleniz için hazırladığınız içeriklerin dağıtımı, firmanız ile ilgili faaliyet bilgilerinin paylaşımı, ürün ve hizmet yeniliklerinin duyurulması ..vb e-posta hamleleriyle, internet üzerindeki işinizi geliştirmeye yönelik faaliyetlerde bulunabilirsiniz.</p>
<p>Bu yazı <a href="https://uguraydogdu.com/2014/10/online-girisiminizde-basariyi-nasil-yakalayabilirsiniz/">Online Girişiminizde Başarıyı Nasıl Yakalayabilirsiniz?</a> adresinde yayınlanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uguraydogdu.com/2014/10/online-girisiminizde-basariyi-nasil-yakalayabilirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
